Korona süreci kronikleşti

ANKARA (ANKA) – Avrupa’nın en büyük hastanesi olarak açıklanan Ankara Şehir Hastanesi’ndeki koronavirüs yoğun bakımına ANKA Haber Ajansı ekibi girdi ve virüs ile yüz yüze mücadeleyi görüntüledi. Hastanedeki koronavirüs yoğun bakım yatağı sayısının, 1 Haziran’da atılan normalleşme adımları öncesinde 48’e kadar indiği ancak şimdi 300’e ulaştığı ve hastanede yoğun bakım doluluk oranının yüzde 95’e vardığı bildirildi. Yoğun Bakım Uzmanı Doç. Dr. Sema Turan, Türkiye’de koronavirüs sürecinin kronik hale geldiğini söyledi.
Anka Haber Ajansı ekibi, Ankara Şehir Hastanesi Covid-19 yoğun bakım servisinde virüs ile mücadeleyi yerinde görüntüledi; sağlık çalışanları ve hastaların sorunlarını araştırdı.
Koordinatör Başhekim Op. Dr. Aziz Ahmet Surel hastanedeki durum hakkında bilgi verdi. Surel, Amerika’da koronavirüs ölüm oranının yüzde 4, Türkiye genelinde yüzde 2 ve hastanelerinde ise yüzde 1.3 olduğunu açıkladı. Türkiye’de koronavirüs vakasını görüldüğü Mart ayında 750 yoğun bakım yatağı olan Ankara Şehir Hastanesi’nde 2 blok pandemi için ayırıldı. 15 bin personelin bulunduğu hastanedeki insan sirkülasyon 90 bin kişiyi bulduğu ve pandeminin ardından bu sayının yarı oranda azaldığı bildirildi. 20 bin civarında olan poliklinik hizmeti ise 10 binlere indi. Ankara’nın yoğun bakım yatak sayısının yüzde 50’sini bulunduran hastanede 1 Haziran’a kadar koronavirüs hastaları için ayrılan sayı 48’e kadar inmişti fakat 1 Haziran’da atılan normalleşme adımları bu durumu değiştirdi. Kapatılan 2 bloktan birisinin yeniden açıldığı ve  koronavirüs vakaları için ayrılan yatak sayısının şu an 300’e vardığı belirtildi. Dünyanın en çok yoğun bakım yatak kapasitesine sahip ikinci hastanesi olan hastanede dahi koronavirüs vakalarında yoğun bakım yatağı doluluk oranının yüzde 95 seviyesine ulaştığı bildirildi. Hastanedeki filyasyon ekibinde yer alan sayısı sağlıkçı sayısının 400’ü bulduğu bilgisi verildi.
“BU ÜLKENİN BAŞBAKANINI BİLE YATIRMADIK”
ANKA, eski Başbakan Binali Yıldırım’ın da gittiği bu hastanede yoğun bakım hastalarının yanına girdi. İlk önce Koordinatör Başhekim  Aziz Ahmet Surel, hastanedeki durum hakkında bilgi verdi. Daha önce Pandemini başından bu yana gece gündüz çalıştıklarını ve annesini bile görmeye gidemediğini söyleyen Surel, “Anneme gidecektim, içim el vermedi. Yoldan geri döndüm” dedi.
Surel, şehir hastanelerinin büyüklüğünün eleştirildiğini ancak bu büyüklüğün yoğun bakım yatakları arasında mesafeyi sağladığını belirtti. Yoğun bakımda tedaviyi benimsemediklerini ifade eden Surel, “Bu ülkenin Başbakanını bile yatırmadık. Sizi en kaliteli izole edeceğim yer, kendi eviniz. Yoğun bakımda yatmanın psikiyatrik etkileri oluyor. Karşınızda astronot gibi bir adam giriyor, size dokunmadan kaçıyor” dedi.
Ankara’da kapatılan 6 hastaneyle ilgili görüşünü de açıklayan Surel, “Benim şu binalarımın birindeki yoğun bakım sayısı bu hastanelerin yoğun bakım sayısı. Benim sadece kalp-damardaki yoğun bakım yatak sayım 144” ifadelerini kullandı.
KAPILARDA KARTLI SİSTEM
ANKA ekibi Ankara Şehir Hastanesi’nde dünyanın korkar hale geldiği koronavirüs ile mesafeyi santimetrelere indirerek mücadele edilen yoğun bakım servisine girdi. Hastanedeki koronavirüs yoğun bakımına girmek için kartlı bir sistem gerekiyor. Bu sistem ile başka hastaların koronavirüs servisine girmesinin önüne geçiliyor. Uzun bir koridoru yürüdükten sonra giriş kapısıyla karşılaşıyorsunuz. Kapıdan girdikten koronavirüs servisine giden asansöre biniyorsunuz ve yoğun bakım servisine geçiyorsunuz.
KORONA İLE MESAFE SANTİMLERE İNİYOR
Yoğun bakıma girmeden önce alınması gerekin önlemler var. Tulum, N95 maske, bone, gözlük ve  eldiveni giydikten sonra yoğun bakımdan içeri giriyorsunuz. Buradan girdiğinizde serin hava ve gözünüzü kamaştıran beyaz ışık karşılıyor. Yan yana dizilmiş yoğun bakım yatakları, içeride soluk almaya çalışan hastalar. Hastaların yanına geçmek için sensörlü kapılardan içeri girmek gerekiyor. Bu kapıdan içeri girildiğinde önlem artıyor. Çünkü koronavirüs ile aranızdaki metreler, santimlere iniyor.
“SAĞLIKÇILARIN YAŞAM ALANI YOĞUN BAKIM OLMUŞ”
Sağlıkçılar koronavirüs tedavisine biraz uyum sağlamış görünüyor. Hastanın yanına girecek sağlıkçı, servisin içerisinde N95 maske, gözlük ve tulum ihtiyaç duymuyorlar ancak hastaların yanına girdiklerinde bunları ihmal etmiyorlar.  Yoğun bakım yataklarının hemen yanında onlara ayrılan oda var. Pandemini ardından günlerinin büyük bir bölümü yoğun bakımda geçtiği için hayatları burası olmuş. Yatacak battaniye, yastıkları da bu odalarda bulunuyor.
“KORONAVİRÜS’TE KRONİK SÜRECE GEÇİLDİ,AKUT DÖNEMDE DEĞİLİZ”
Yoğun Bakım Uzmanı Doç. Dr. Sema Turan, şehir hastanesindeki yoğun bakım servislerindeki doluluk oranının yüzde 90 olduğunu bildirirken, pandemide artık kronik sürecine geçildiğini, akut dönemde olunmadığını söyledi. Turan, vakaların son 10 gün içinde en yüksek seviyeye ulaştığını belirtirken son 2 gündür vaka sayılarının stabil olduğunu ifade etti. Turan, pandemi sürecinde okulların açılmasına ilişkin, kurallara uyulması gerektiğini vurgulayarak çocukların psikolojik durumlarının ve pandemi kurallarının dengelenmesini önerdi. Turan, çocuklara kuralların çok iyi öğretilmesi gerektiğini söyledi.
“YOĞUN BAKIMDA YATAN AĞIR HASTALARIN İÇİNDE RİSK GRUBUNDA OLMAYANLAR DA VAR”
Turan, aynı Covid-19 yoğun bakım odasında iki hastanın tedavi görmesine yönelik, hastaların durumlarının takip edildiğini, PCR testi negatife dönen hastaların pozitif hastadan izole edildiğini ifade etti. Turan, yoğun bakım servisinde yatan ağır hastaların içinde risk grubunda olmayan, genç ve altta yatan kronik hastalığı bulunmayan vakaların da olduğunu belirterek, tedbirlere herkesin dikkat etmesi gerektiğini hatırlattı.