Korona virüsün turizme etkileri

NAZ AKMAN-

Covid-19 tatil alışkanlıklarını değiştiriyor mu?

 

Türkiye Seyahat Acenteleri Birliği (TÜRSAB) Orta Anadolu Bölge Temsil Kurulu Başkanı Engin Şahin, Covid-19 virüs salgınının turizm sektörüne yansımalarını değerlendirerek, virüsün tatil alışkanlıklarını dönüştürdüğünü dolayısıyla sektörün de bu talep doğrultusunda alternatif arayışına girdiğini belirtti

Covid-19 virüs salgınından en fazla etkilenen turizm sektöründe, 2020 yılı sektör için kayıp bir yıl olarak değerlendiriliyor. Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) Haziran ayında yayımladığı son verilere göre; Türkiye’ye gelen yabancı turist sayısı Nisan ayında yüzde 99 düşüş kaydederken, yılın birinci çeyreğinde, turizm gelirleri de 2019’un aynı dönemine göre, yüzde 11,4 azalarak, 4,1 milyar dolara geriledi. Sektördeki küçülmenin en temel nedenini ise korona virüs salgını nedeniyle getirilen kısıtlamalar. Virüs riski ve söz konusu kısıtlamalar ise beraberinde müşteri beklentisinin ve tatil anlayışının değişmesine neden oluyor.
Türkiye Seyahat Acenteleri Birliği (TÜRSAB) Orta Anadolu Bölge Temsil Kurulu Başkanı Engin Şahin, pandemi sürecinde seyahat acentelerinin ekonomik durumunu, çalışma koşullarını, destek paketlerini ve değişen tatil alışkanlıklarını anlattı.
Şahin, pandeminin başlamasıyla birlikte izolasyon politikası çerçevesinde acente şirketlerinin iş yerlerini kapatarak evden çalışma sistemine geçtiğini, bazı işletmelerin ise süreci öngöremedikleri gerekçesiyle ekonomik yükünü hafifletmek için işyerlerini tamamen kapattıklarını belirtti. Şahin çalışma koşullarına ilişkin, “2020 yılının Mart ayında virüs ile beraber izolasyon politikası çerçevesinde karantina süreci yaşadık. Seyahat acenteleri yarı kamu kuruluşu olarak görüldüğü için işyerleri mesai saatleri içinde açık tutulmak zorundaydı ancak Kültür ve Turizm Bakanlığı, pandemi dolayısıyla bu süreçte evden çalışmamıza müsaade etti. İşyerlerimizi açmadan evden faaliyetlerimizi sürdürmeye devam ettik. Yeni normalleşmeyle birlikte işyerleri tamamen açıldı ancak beklenen rakamlara ulaşılmadığı için evden çalışma izinleri uzatıldı. Bu nedenle pek çok acente bu süreçte masraflarını azaltmak için ofisini açmadan evden çalışmayı sürdürdü, süreci öngöremeyen bazı acenteler ise tamamen kapattı. Normalleşmede izolasyonu sağlamak için bilet satışı, otel satışı ve muhasebeden birer kişi olmak üzere dönüşümlü çalışmaya başladık” dedi.
2020’nin ikinci yarısında turizmde hareketlilik beklediklerini ifade eden Şahin, pandemide pek çok ülkenin sınırlarını kapatması ile iç ve dış hat uçuşlarının seyrekliği dolayısıyla cirolarda azalmaların yaşandığına dikkat çekti. Şahin, 27 Mart’ta durdurulan tüm dış uçuşlar ile sadece belirli noktalara uçuşların gerçekleştiği iç hat uçuşları, sokağa çıkma kısıtlamaları ve iç turizm açısından büyük önem taşıyan 23 Nisan, 19 Mayıs ile Şeker Bayramı tatillerinde de uygulanan sokağa çıkma yasağının sektörü olumsuz etkilediğini kaydetti.
“Bu seneki ciromuz geçen seneki karımızdan daha az”
Şahin, seyahat kısıtlamaları ve sokağa çıkma yasaklarının büyük bir bölümüne son verilen Haziran ayında turizmde beklenen canlanmanın yaşanmadığına dikkat çekerek sezon hakkında şu bilgileri verdi:
“Virüsün yayılmasını önlemek amacıyla başlatılan seyahat ve uçuş kısıtlamaları gibi tedbirlerin kaldırılmasının ardından hareketlenme bekliyorduk ancak beklediğimiz düzeyde bir canlanma olmadı. Sadece bayram satışlarında bir hareketlilik yaşandı. İç pazarda bir hareketlilik olsa da dış pazar çok düşük ilerliyor. Turizm sektörü için esas gelir kaynağı dış pazardır. Uçaklar uzun süre uçmadı şimdi ise düşük frekansta uçuşlar var dolayısıyla bilet satışlarında yüzde 90’ın üzerinde ciddi bir azalma mevcut. Uluslararası turizm örgütleri,
2019 havacılık rakamlarına ancak 2023’te ulaşılabileceğini belirtiyor. Uluslararası turizmin bel kemiği havacılıktır ancak dünyada havacılıkla ilgili kötümser bir tablo var.
Tur satışları izolasyon nedeniyle yüzde 90 azaldı yani yok denecek kadar az sayıda yapılıyor. Otel satışları aynı gerekçeler nedeniyle azaldı, insanlar büyük otellerde kalmak yerine butik yerleri ve yazlıkları tercih etmeye başladı. Aynı şekilde organizasyonlarda da hareketlilik yaşanmadı. Toplam ciromuzda ciddi bir azalma oldu. Bu seneki ciromuz geçen seneki karımızdan daha az. Kazancımızın hepsi kar olsa bile bu yıl geçinemeyeceğiz ancak kredi destekleri, önceki birikimler veya kredilerin ertelenmesiyle süreci atlatabiliriz. Bu yıldan beklentimiz bu yönde değildi, en azından ikinci dönem daha iyi olacağını düşünmüştük ancak ikinci dalga söylemleri geri çekilmeye neden oldu. Gelecek sene çok büyük bir iş olmasa da sıfır noktasını yakalayabiliriz. 2022’de 2019 yılındaki rakamları yakalayabileceğimizi düşünüyorum.

İzole tatil seçeneklerine ilgi artıyor
Covid-19’un tatil alışkanlıklarını dönüştürdüğünü ifade eden Şahin, söz konusu süreçte müşteri beklentilerinde değişiklikler gözlemlendiğini, sağlık ve hijyene eskisinden daha fazla önem verilmeye başlandığını söyledi.
Kalabalıklara hitap eden oteller yerine butik otellerin, tur gezileri yerine tekne veya bireysel gezilerin, uçak veya otobüs yolculuğu yerine özel araç kiralamanın değişen tatil alışkanlıkları arasında yer aldığını söyleyen Şahin, “Virüs pek çok alışkanlığımızı değiştirdi. Her şey dahil oteller, animasyon, yeme içme büfeleri, şehir turları veya kalabalık organizasyonlar gibi toplu alanlardan kaçınıyoruz. Gittiğimiz her yerde temas gerektirmeyecek şekilde davranmaya özen gösteriyoruz. Mutfak alışverişinden kıyafete kadar her şeyi sanal ortamdan satın alıyoruz. Turizmde de alışılagelmiş pek çok geleneksel alışkanlık değişmeye başlıyor. Dijitalleşmeyle birlikte bu değişimi bekliyorduk ancak virüs süreci hızlandırmış oldu. Bu süreçte beklenmedik satışlarımızdan biri araç kiralamaydı, insanlar ailesi veya arkadaş grubuyla birlikte toplu taşıma araçları yerine özel araçlar kiraladı. Tatil için doğal ortamlarda konumlanmış yazlık evler tercih edildi. Mobil uygulamalar hayatımızda büyük bir yer edinmeye başladı, az temasla hemen hemen her hizmeti alma imkânı oldu. Alışkanlıklar değişince bizlerde buna uyum sağlamak için alternatifler üretmeye çalışıyoruz. Kültür ve Turizm Bakanlığı bu süreçte online müzeleri ücretsiz ziyarete açtı. Sanal turlar, müzeler, konserler, festivaller, sanal eğlence hizmetleri hayatımıza girmeye başladı. İnsanlar oturduğu yerden turizm hizmeti alabilecek” dedi.
Borçların ertelenmesi ve SGK primlerinin tahsil edilmemesi talebi
Pandemi sürecinde sağlanan kısa çalışma ödeneği, kredi desteği, vergi ve kredi borçlarının ertelenmesi gibi desteklerin sektör çalışanlarını ayakta tuttuğunu belirten Şahin, vergi ve kredi borçlarının ertelenmesinin önemine dikkat çekti. Şahin, “Kısa çalışma ödeneği bu süreçte bizlere büyük bir destek oldu. Verilen desteklerden bir diğeri ise vergi ve kredi borçlarının ertelenmesiydi. Bizler içinde Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından 50 bin liralık altı ay ödemesiz kredi desteği sağlandı. Ankara Ticaret Odası da 100 bin liralık can suyu kredisi verdi. Bu destekler olmasaydı sektörde pek çok insan işten çıkarılacak veya acenteler kapanacaktı. Borçların ertelenmesi ve SGK primlerinin tahsil edilmemesi de sektör çalışanlarına büyük kolaylık sağlayabilecek önemli kalemlerden biri. Sektörü ayakta tutmak istiyoruz çünkü Türkiye’de hizmet sektöründe en çok istihdam yaratan, milli ekonomiye en çok katkı veren, bacasız fabrika olarak tanımlanan sektördür, turizm. Bu sektörde çalışan insan gücünün sektör dışına çıkması bizler için büyük bir kayıp olacaktır, gelişmiş iş gücünü elde etmek hem pahalı hem de zor olur” sözlerine yer verdi.