“Kur’an-ı Kerim’den ne istediniz?”

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, “Dini siyasete alet eden münafık ve gıybet ehlilerini de kimse unutmayacak. Tokat’ta Kur’an-ı Kerim tasarımlı pasta hazırlayan, bu pastayı keserek yiyenleri tarif ve izah edecek sözcükler henüz sözlüklerde yoktur” değerlendirmesini yaptı.
MHP’den yapılan açıklamaya göre Bahçeli, Twitter’dan dün yayınladığı mesajında, mübarek günlerin feyiz ve bereketiyle müşerref olunan bir dönem, bir süreç, bir zaman aralığında olunduğunu belirterek, “Çalkantı ve dalgalanma eşliğinde de olsa Türk-İslam dünyasının kutlu ve ulvi üç aylarına ulaşmış bulunuyoruz. Hepimize mübarek olsun” ifadesini kullandı.
Duanın deva, huzur, umut, güzellik, nimet, özlem, adanmışlık, hoşgörü ve barış olduğuna işaret eden Bahçeli, Allah’tan, duanın hikmetiyle gönüllerdeki pasların silinmesini, kalplerdeki mührün çözülmesini, gönüllerdeki durgunluğun dağılmasını diledi.
Bahçeli dinin samimiyet, nasihat, akıl, diriliş, manevi kurtuluş, ümidin sığınağı ve yurdu olduğunu belirterek, şöyle devam etti:
“Muhakkak ki Allah’ın indinde din, İslam’dır. Fakat istismarcılar için din, farklı manadadır. Cehalet yuvaları, bilimi dışlayan kafalar, şirk koşan odaklar, dini karalayan günahkarlardır. Sakal-ı Şerif’i VIP salonlarına getirten bakanları bu millet, unutmadı. Dini siyasete alet eden münafık ve gıybet ehlilerini de kimse unutmayacak. Tokat’ta Kur’an-ı Kerim tasarımlı pasta hazırlayan, bu pastayı keserek yiyenleri tarif ve izah edecek sözcükler henüz sözlüklerde yoktur. Hadi rüşveti yediniz, hadi haramı yediniz, hadi her şeyi yediniz yuttunuz ama Kur’an-ı Kerim’den ne istediniz? Bu günaha nasıl ortak oldunuz? Cahiliye döneminde, her akşam helvadan put yapıp ertesi gün çöl sıcağında acıkınca yiyenler, Kur’an-ı Kerim’den pasta yapıp yiyenlerle esasen aynıdır. Kur’an-ı Kerim kıyamete kadar inkarcılara ‘Ey kendilerini bilgisizliğe feda edenler’ diye seslenir. İnanın bunlardan öyle çok ki. Cahiliye devri putları olan Hübel, Lat, Menat ve Uzza tekrar ayaklanıyor, ayağa kaldırılıyor. Nemrut kol geziyor, Firavun tur atıyor. Şükrediyorum ki, kız çocuklarını diri diri gömmeye kalkan veya niyetlenen iblis piyonları, insanlık düşmanları şimdilik görülmüyor.”
Bahçeli, Üsküdar Belediyesi’nin Asr-ı Saadet köyü kurduğuna, Kabe, Hira Dağı ve Muallak Taşı’nın maketini yaptığına işaret ederek, şu görüşlere yer verdi:
“Yüce dinimizi, ruhumuza zem zem suyu şifası veren değerlerimizi sömürenler, sapkınlık ve sapıklık deryasında yüzüyor. Allah affetsin! Her bakana uçak almayı hedefleyen, hırsızlığı baş tacı eden, Patrikhane’de Ermeni çetelerini anmayı öven zihniyet batıyor, bitiyor, çöküyor. Allah, her şeyi bilmekte ve görmektedir. Günah batağında çırpınan, maneviyat ticareti yapan meymenetsizler son kozlarını oynuyor.”
Şair Arif Nihat Asya’nın “Bilmek” isimli şiirinden “Boşalacakları bilir, dolacakları bilirsin. Göçecekleri bilir, kalacakları bilirsin. Biz olmuşları bilmeyiz; sen, olacakları bilirsin” ve “Gidecekleri bilir; gelecekleri, doğacakları, ölecekleri, ağlayacakları, gülecekleri bilirsin. Biz, olanları bilmeyiz; sen olacakları bilirsin” dizelerini aktaran Bahçeli, şunları kaydetti:
“Efendimiz Resulullah’ın yeryüzüne teşrif edişinin, bu yüksek ahlak ve aklın insanlığa nur gibi inişinin 1444. yıl dönümünü de idrak ediyoruz. Nebiler nebisi Efendimiz, haysiyet vahası, adalet kutbu, iman zirvesidir. Onun kutsal tebliği, muazzam hayatı bizlerin rehber ve pusulasıdır. Sizlerin ve milletimizin, iki gün sonra idrak edeceğimiz Regaip Kandili’ni bugünden tebrik ediyor, dualarımızın kabul olmasını yürekten diliyorum.”