Küresel ısınma Kovid-19’un olumlu etkisine rağmen dünyayı tehdit ediyor

Ankara – Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınının kısa vadeli olumlu etkisine rağmen küresel ısınma ve iklim değişikliği ekosistemi tehdit ederken, Çin açık arayla dünyada en fazla karbondioksit salımı yapan ülke olmaya devam ediyor.
Küresel ısınmadaki artış ve iklim değişikliği sorunlarını gündeme getirmek için 15 Mayıs’ta dünyada İklim Günü kutlanıyor.
“15 Mayıs İklim Günü” dolayısıyla derlediği bilgilere göre, küresel ısınma ve iklim değişikliğinin en önemli nedenini 1850’lerde başlayan sanayi devrimiyle artan karbondioksit emisyonu oluşturuyor.
Dünya Meteoroloji Örgütünün raporuna göre, 1850’den beri her 10 sene öncekinden daha sıcak hale geliyor ve 2010-2019 tarihteki en sıcak 10 yıl oldu.
Karbondioksit salımı hedeflenen ölçüde düşürülmezse 2100 yılına kadar küresel sıcaklık 4 derece artabilecek.
Artan sıcaklıklar kuraklık, seller, şiddetli kasırgalar, okyanus ve deniz suyu seviyelerinde yükselme ve buzulların erimesine neden oluyor, bu durum da ekosistemi ve içindeki canlıları tehdit ediyor.
Kovid-19’un küresel ısınmaya etkisi
Breakthrough Enstitüsünün raporuna göre, dünya ekonomisini durma noktasına getiren Kovid-19 salgını nedeniyle karbondioksit salımında 2020 yılında yüzde 5 ila 8 ile tarihteki en büyük düşüş bekleniyor.
2020’de kısılan her bir ton karbondioksit salımı dünya ekonomisine 1750 dolara mal oluyor. Bu da ekonominin etkilenmesiyle çevre dostu yenilenebilir enerji yatırımlarının da azalabileceği anlamına geliyor.
Yenilenebilir enerji küresel ısınmaya karşı tek sürdürülebilir seçenek olarak değerlendiriliyor.
2 derecelik Paris Anlaşması hedefi
Paris Anlaşması, Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği 21. Taraflar Konferansı’nda küresel ısınmaya karşı önlemler almak için 2015 yılında oy birliğiyle kabul edildi.
Anlaşmaya göre, fosil yakıtları aşamalı olarak azaltarak ve temiz enerji yatırımlarını artırarak sıcaklık artışının 100 yıllık süreçte 1,5 ila 2 derece sınırlandırılması konusunda uzlaşıldı.
Anlaşma, küresel ortalama sıcaklık artışının sınırlandırılması, fosil yakıtların aşamalı olarak azaltılması ve temiz enerji yatırımlarının hızlandırılmasını gündeme getirdi.
Ancak ABD Başkanı Donald Trump, ABD’nin 2017’de anlaşmadan çekildiğini açıkladı.
En yüksek karbon salımı yapan ülkeler
Küresel Karbon Projesi’nin 2018 raporuna göre, 9,8 milyar ton ile Çin en yüksek karbon salımı yapan ülke olmaya devam ediyor.
Çin’in ardından 5,3 milyar ton ile ABD, 2,5 milyar ton ile Hindistan ve 2,5 milyar ton ile Rusya geliyor.
Çin’in ilk sırada gelmesinin nedeni dev endüstrisinin yanı sıra enerji kaynağı olarak ağırlıklı kömür ve petrol kullanması.
Kömür ve petrol, içeriklerinde yoğun karbon bulundurmaları nedeniyle çevreye en zararlı enerji kaynakları olarak görülüyor.
Karbondioksit salımında enerji sektörü yaklaşık yüzde 26 ile ilk sırada yer alırken, bu alanı endüstri yüzde 20, ormancılık yüzde 17, ulaşım sektörü yüzde 14 ve tarım yüzde 13 ile takip ediyor.