Kuşakların yeni medyayla ilişkisi, internet haberciliğini nasıl etkiliyor?

Türkiye’de sosyal medya kullanımının artması, internet haberciliğine olan ilgiyi de azalttı. Güncel haberleri takip oranı, Y kuşağından Z’ye doğru giderek düşürüyor. Sosyal medya kullanım ölçeği çalışmasında, Y kuşağının yüzde 64,5’i, güncel haber takip ederken, Z kuşağının güncel haber takip oranı ise yüzde 21,6 oranında kaldı. Kuşakların yeni medyayla ilişkisi incelendiğinde ise internet haberciliğinin yerine sosyal medya gazeteciliğinin geçeceği öngörülüyor

Giray Poyraz Ürey – Araştırmalar, Türkiye’de sosyal medya kullanımının önemli ölçüde arttığını gösteriyor. Dijital Düşün Derneği, Türkiye’de sosyal medyanın 10 yılını araştırdı ve yayınladığı raporla bazı noktalara dikkat çekti. Raporda, son 10 yılda Türkiye’de sosyal medya kullanıcı sayısının önemli ölçüde arttığı, internete bağlanan kullanıcıların yüzde 95’inin bir sosyal medya sitesi üyesi olduğu bilgisine yer verildi. Araştırmada, “İnternete bağlanan kullanıcıların yüzde 67’si ise sosyal medyayı aktif olarak kullanıyor. Türkiye’de sosyal medya kullanıcıları günde ortalama 2 saat 46 dakikalarını sosyal medyada geçiriyorlar. Bu oranlar dünya geneli ile karşılaştırıldığında oldukça yüksek. Türkiye nüfustan bağımsız olarak sosyal medyayı en yoğun kullanan ilk 10 ülke içinde” saptamaları da yapıldı.
Türkiye’deki sosyal medya kullanımına ilişkin bu rapor-araştırma verilerinden yola çıkarak 24 Saat Gazetesi olarak bir uzmanla görüştük. Üsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi Yeni Medya ve Gazetecilik Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Aylin Tutgun Ünal ile yeni medya ve kuşak ilişkisini konuştuk. Ayrıca, Marmara Üniversitesi Atatürk Eğitim Fakültesi Eğitim Bilimleri Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Levent Deniz ile birlikte hazırladıkları Türkiye’nin ilk “Sosyal medya ölçeği” çalışmasını inceledik.
“Sosyal medya ölçeği” çalışması İstanbul’daki üç vakıf iki devlet üniversitesinde eğitim alan, 17-45 yaş arasındaki 1034 kişiye uygulandı. Araştırma, sosyal medya çağında kuşakları anlamak amacıyla gerçekleştirilen çalışma, kuşaklar arasında ilginç farklılıklar gösterirken aynı zamanda internet haberciliğinin geleceğini de sorgulatıyor.
Teknolojik gelişmeler kuşakların karakteristik özelliklerini belirliyor
Dr. Öğretim Üyesi Aylin Tutgun Ünal, kuşak farklılıklarının oluşumunda dünya genelinde olan gelişmelerin oldukça önemli olduğuna değinerek şunları anlatıyor:
“Teknoloji, zaten dünya genelinde gelişiyor ve gelişirken ülkemize de yansıyor. Y Kuşağı’nın ebeveynleri de artık teknoloji kullanıyor. X Kuşağı ebeveynler, teknolojiyle alakalı biraz daha fazla dijital yaşıyor ve bu da doğal olarak Y Kuşağı’nın karakteristik özelliklerini etkiliyor. Y’nin de yetiştirdiği çocukları (Z kuşağı) etkiliyor. Yani, anne ve babanın da etkisi belirleyici oluyor. Dolayısıyla hem dünyadaki hem de coğrafi gelişmeler, aile ve çevresel faktörler, kuşakların karakteristik özelliklerini belirlemede etkili oluyor.”
Fotoğraf ve video paylaşımlarının yoğun olduğu uygulamalar tercih ediliyor
Doç. Dr. Levent Deniz’le birlikte Dr. Ünal’ın hazırladığı Türkiye’nin ilk “Sosyal medya ölçeği” çalışması; Baby Boomer, X, Y ve Z kuşağının kullandığı uygulamaların farklılaştığını ortaya koyuyor. Çalışmaya göre, 1946-1964 yılları arasında doğan Baby Boomer Kuşağı, yüzde 41.4 oranında birinci sırada Facebook uygulamasını kullanıyor. Yani bu kuşağın Facebook kullanım oranı yarıya yaklaşmış durumda. X Kuşağı biraz daha genç kuşak olduğu için Facebook ve İnstagram kullanım oranı bu kuşakta birbirine yakın çıktı.
Y Kuşağı’na baktığımızda, bu kuşak ilk sırada en çok İnstagram uygulamasını kullanırken aynı zamanda Youtube uygulamasına yönelimin de fazla olduğu gözüküyor. Çalışmada, Z Kuşağı’nın İnstagram kullanımı yüzde 45.8 oranında birinci sırada yer alırken, Youtube ise yüzde 37.1 Y ve Z kuşağında ise Facebook kullanımı daha az tercih ediliyor.
Dr. Ünal, “Sosyal medya ölçeği” çalışmasından yola çıkarak, gençlerin artık fotoğraf ve video paylaşımlarının yoğun olduğu uygulamaları daha çok tercih ettiğinin altını çiziyor.
Haber içerikleri genç kuşakların ilgisini çekmiyor
Doç. Dr. Deniz’in hazırladığı “Sosyal medya ölçeği” çalışmasını incelediğimizde, kuşakların sosyal medya uygulamalarında ilgilendiği içeriklerin de farklılaştığı görülüyor. Çalışmada, Baby Boomer Kuşağı, Facebook uygulamasında ilk sırada yüzde 56,7 oranında güncel haberleri takip ediyor. X Kuşağı’nın sosyal medyada ilgilendiği içeriklerin başında güncel haberler birinci sırada yer alıyor. X Kuşağı ise, yüzde 70.6 oranında Facebook ve İnstagram üzerinden güncel haberleri takip ediyor.
Çalışmada, Y ve Z kuşağının, sosyal medyada daha çok video-müzik içeriklerine yönelim olduğunu da ortaya koyuyor. Güncel haberleri takip oranı, Y Kuşağı’ndan Z’ye doğru giderek azalıyor. Y Kuşağı’nın yüzde 64.5’i sosyal medyada güncel haber içerikleriyle ilgilenirken Z Kuşağı’nda ise bu oran yüzde 21.6’de kalıyor.
“Bakıp geçme gazeteciliği: Story Journalism”
Dr. Ünal, genç kuşakların çabuk sıkılma gibi bir özelliği olduğuna dikkat çekerek şu değerlendirmede bulunuyor:
“Genç kuşak, çabuk tüketen ve çabuk sıkılan bir kuşak. Dolayısıyla genç kuşağa bir haberi sunmanın en iyi yöntemi, haberi hızlı bir şekilde kurgulamaktır. ‘Devamını okumak istiyorsan tıkla’ ya da ‘kaydır’ özelliği de işte buna hitap ediyor. Çünkü ne yaparsanız yapın genç kuşak çok okumayacak. Bu durum daha çok bakıp geçmek ile alakalı. İnternet gazeteciliğinde daha önce ‘göz tarama’ diye bir şey vardı. Okuyucuların okuma alışkanlıkları daha çok göz atmaydı. Şimdi bu da evirildi. Şu an ‘bakıp geçme’ dönemi başladı. Bakıp geçiyoruz, çok okumak istemiyoruz. Hatta ben buna ‘Bakıp geçme gazeteciliği’ diyorum. Böyle terimler ortaya çıkardım. ‘Story journalism’ dediğim şey, eşittir ‘bakıp geçme gazeteciliği’ şeklinde yorumluyorum.”
“Dikkat, ilgi çekmek, güven ve tatmin çok önemli”
Özellikle en genç kuşak olan Z Kuşağı’nın okumayı sevmediğine işaret eden Dr. Ünal, gençlerin çabuk sıkılan bir kuşak olduğunu vurguluyor. Gazetecilerin artık video-görsel içeriklere daha çok ağırlık vermesinin ve uzun cümlelerden kaçınmasının öneminin altını çizen Ünal, motivasyon modelini örnek göstererek sözlerine şöyle devam ediyor:
“Mesela öğretmen, sınıfta dikkati ilk birkaç dakika içinde çekemiyorsa o ders çöpe gider. Bu sebeple yeni kuşaklara yoğun içerikleri, bilgiyi, dikkat ve ilgi çeken kısa yazılarla vermek gerekiyor. Ayrıca okuyucunun güvenini kazanmak da çok önemli. Haberi sırf ilgi çekmek için aldatıcı bir içeriğe dönüştürmemek gerekiyor. Dikkat, ilgi çekmek, güven ve tatmin çok önemli. Gazetecilerin bu dört basamağı asla atlamaması gerekiyor. Bazı haber sitelerinde bunu görüyoruz. Haber başlığı çok ilgi çekiyor, ama içeriğe baktığımızda karşımıza bambaşka bir şey çıkıyor. Dolayısıyla güven kaybettiriyor.”
Haber ajansları da sosyal medya gazeteciliği yapmaya başladı
İnternet haberciliğinin yerine artık sosyal medya gazeteciliğinin geleceğini öngördüğü ve bununla ilgili bir çalışma gerçekleştirdiklerini anlatan Dr. Ünal, sosyal medya gazeteciliğinin kavramsallaşmasıyla ilgili çalışmasında sosyal medya uygulamaları bazında gazeteciliği tek tek ele aldığını ifade ederek şunları söylüyor:
“Yurtdışında ‘instagram gazeteciliği’ diye, bir makale görmüştüm. Yani bazı ülkelerde instagram gazeteciliği başladı. Genç kuşakların giderek İnstagram’da veya görsel içerikleri talep ettiği daha görsel uygulamalarda bulunduğunu, bir araya geldiğini söylersek o zaman bütün mesleki alanların bu durumu göz önünde bulundurması lazım. Bunlardan biri de gazetecilik mesleği. Dolayısıyla gazetecilik mesleğinin de İnstagram ve Youtube’da var olması gerekecek. ‘Yok muydu?’ diye soracak olursanız, İnternet haberciliği diye bir şey vardı ama şimdi artık internet haberciliğinden bahsetmiyoruz. Sosyal medya ülkemizde çok yoğun olarak kullanılıyor. Hemen hemen onun başından kalkmaz hale geldik. Günde 4 saatten fazla ve hatta 7 saate kadar sosyal medya kullanıldığını araştırmalarda söyledik. Dolayısıyla Twitter Gazeteciliği, İnstagram Gazeteciliği ve hatta onun içinde ‘Hikâye Gazeteciliği- Story Journalism’ diye bir kavram ortaya attım.
‘Sosyal Medya Ölçümleme’ sitesinin birinde haber araştırmaları analiz ettim. Artık ülkemizde Anadolu, Demirören ve İhlas Haber Ajansı’nın da sosyal medyaya adapte olduğunu söyleyebiliriz. Haber ajansları da sosyal medya gazeteciliği yapmaya başladı. Bunlar daha çok instagram uygulamasının galeri bölümünde haber vermek, hikâye kısmını ise kurumsal haber sitesine yönlendirmek için kullanıyor. İnstagram hikâye bölümünde, ‘Haberin devamını görmek için yukarı kaydır’ seçeneği de sunuyor. Tüm haber ajanslarının, gazetelerin görsel içeriğe daha çok ağırlık vererek genç kuşaklara ulaşması gerekiyor. Yeni kuşağın buna ihtiyacı var.”
Sosyal medya gazeteciliğinin kavramsallaştırılması gerekiyor
Youtube’da haber yapan öğrencilerinin olduğunu söyleyen Dr. Ünal, oradan gelen tıklama ve gönderiyi beğenmeler sayesinde öğrencilerinin para kazandığını dile getiriyor. Yeni medya ve gazetecilik bölümünde, sosyal medya gazeteciliğine yönelmelerin olduğunu ifade eden Ünal, ülkemizde “sosyal medya gazetecisi” unvanıyla gazetecilik yapılması gerektiğini belirtti. Ünal, bunun için, ilk basamağında kavramsallaştırmak ve tanımlamak gerektiği ile ilgili bir girişimde bulunduğunu da söylüyor.
“Sosyal medyada herkes hikâye, gönderi paylaşıyor, bu gazetecilik değil”
Sosyal medya gazetecisi olmak isteyenlerin Yeni Medya ve Gazetecilik Bölümü’nde okuyabileceğini bildiren Dr. Ünal, aynı zamanda “yurttaş gazeteciliğe” de işaret ederek şunları söyledi:
“Her vatandaş isterse yine bu mesleği yapabilir ama bunun için öncelikle gazetecilik mesleğine uygun dinamikleri kullanması gerekiyor. Gazetecilik mesleğine uygun içerikleri sunuyorsa, evden çıkıp yolda yürürken bile sosyal medya gazeteciliği yapabilir. Bu kişiyi de sosyal medya gazetecisi olarak tanımlayabiliriz. Aslında baktığımız zaman bu alanda yelpaze genişliyor. Yurttaş gazeteciliği, internet gazeteciliği, serbest gazetecilik kavramalarının hepsi tek bir şemsiye altında toplanmaya başladığını söyleyebilirim. Ancak bir hususa dikkat çekmem gerekiyor: Sokakta veya gündelik hayatta herhangi fotoğraf ya da video çekip sosyal medyada paylaşanlara sosyal medya gazetecisi demiyoruz. Gazetecilik mesleğinin dinamiklerini doğru kullanan, bilinçli, sorgulayan, kurgulayan kişiler bu mesleği yapabilir. Yoksa sosyal medyada herkes hikâye, gönderi paylaşıyor, bu gazetecilik değildir.”
Dr. Ünal, son olarak Yeni Medya ve Gazetecilik Bölümü’nü tercih edecek kişilere bölümle ilgili biraz bilinçli gelmeleri tavsiyesinde bulunuyor. Aynı zamanda teknolojiye sıcak bakan ve dijital teknolojiyle iç içe olanların tercih edebileceği bölüm olduğunu ifade eden Dr. Ünal, değerlendirmelerini sosyal medyanın artık eğlence amaçlı olmaktan çıktığı, dolayısıyla sosyal medyayla ilgili tutuculuk yapılmaması gereken bir dönemde olduğumuzun altını çizerek bitiriyor.