Mumcu ailesinden sim sırma ve yağlı boya resim sergisi

Tuna, “Artık AVM’lerden çıkıp, Ankara’nın mirasını yakından görmemiz ve bu dokuyu yakından hissetmemiz lazım” dedi

SULTAN YAVUZ/ANKARA – Gazeteci-Yazar Uğur Mumcu’nun ağabeyi Ceyhan Mumcu’nun eşi Naciye Mumcu’nun yaptığı sim sırma tabloları ile kızı Evren Mumcu’nun yağlı boya eserlerinden oluşan “Analı- Kızlı” sergisi Galeri Z’de açıldı. Basın mensupları ve sanatseverlerin ilgi gösterdiği sergide, Naciye Mumcu’nun altın ve gümüş sim sırmaları elinde işleyerek ürettiği özgün tablolar ile Evren Mumcu’nun “Gür Dalkıran” Atölyesi çalışmaları, Başkentlilerin beğenisine sunuldu.
Serginin açılış konuşmasını yapan Galeri Z’nin sahibi Fatma Tuna, Naciye Mumcu ile dostluklarının geçmişe dayandığını belirterek, onun sim sırma konusundaki duayenlerden biri olduğunu ifade etti. Tuna, “Bizden sonrakileri de bu sanatı bırakması mutluluk verici, inşallah ondan esinlenerek devam eden yürekli kızlarımız çıkar” dedi. Tuna, Evren Mumcu’nun sanatını da takdir ettiğini vurgulayarak, “Umuyorum ki bundan sonra ressamlarımız içinde anılacaktır” diye konuştu.

Fatma Tuna

Tuna devamla şunları söyledi:
“Aslında sergilerimizi herkes gelebilsin diye Cumartesi günleri açarız ama kapatma olur mu diye düşünerek, bu kez Cuma günü yapıyoruz, fakat yarın da bir açılış yapacağız. Bugün aynı zamanda İstiklal Marşı’mızın kabulünün 100. yılı… Geçtiğimiz hafta da 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’ydü. 14 Mart ise Tıp Bayramı ve 80 doktorun resimlerinden oluşan bir sergi de açılacak, Ankara Kalesi’ne gelmişken onu da gezmenizi temenni ederim. Ben 24 yıldır buradayım ve Kale için çok mücadele ediyorum. Artık AVM’lerden çıkıp, Ankara’nın mirasını yakından görmemiz ve bu dokuyu yakından hissetmemiz lazım. Özellikle Ankaralıların boynunun borcu olduğunu düşünüyorum. Hoşgeldiniz…”

Ceyhan Mumcu

Mumcu, “Ankara’nın kalbi Kale”
Tuna’dan sonra söz alan Ceyhan Mumcu, serginin iki açılışı olması nedeniyle tarihe geçeceğini söyleyerek, eşi ve kızının birlikte sergi açmasındna duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Mumcu, “Sim sırma zor bir seçim, çok emek isteyen bir alan ve bir tablo altı ayı bulabiliyor. Göz nuru ve el emeğini en çok gerektiren sanatlardan biri, bu nedenle de çok önemli. Eşim ‘Uluslararası Altın Eller Yarışması’nda birincilik ve üçüncülük elde eden bir sanatçıdır. Kızım Evren ise yeteneği ilkokulda keşfedilen bir insan… 7 yaşındayken ilk ödülünü aldı ve zaman zaman resim yapıp, zaman zaman bıraksa da, değerli üstadlardan ders alarak eğitimini sürdürdü. Evrensel sanat değerlerine aşina ve yatkın biri. Galeri Z ise Ankara’nın tarihi dokusu içinde herkesin bilmesi gereken bir yer. Ankara’nın kalbi Kale…” dedi.

Naciye Mumcu

Naciye Mumcu, “Herkesin yaptığını yapmak istemedim, özgün olması için yeni şeyler denedim”
Sergiye ilişikn 24 Saat gazetesine konuşan Naciye Mumcu, 78 yaşında olduğunu ve bu 31. serginin “Belki de son sergisi” olabileceğini belirtti. Kızıyla birlikte sergi açma fikrine kızı Evren’in de sıcak bakmasıyla böyle bir etkinliği hayata geçirdiklerini kaydeden Mumcu şunları söyledi:
“Benim yaptığım altın ve gümüş sim sırmaların çizimleri de bana ait ve her biri yıllar süren çalışmalarımın ürünü… Herkesin ilgisini çekmesi beni mutlu ediyor. Hem yurt dışında hem de Türkiye’nin değişik yerlerinde sergi açtım, ödüller aldım. Aynı zamanda Kültür Bakanlığı sanatçısı olduğum için bu sanatı yurt dışına da tanıtmış oldum. Sergiye hazırlanma süreci çok uzun, resim gibi hemen biten bir sanat değil, şablon hazırlandıktan sonra, milim milim çirişli mukavvayı oyarak, kumaşa yapıştırdıktan sonra da yine milim milim dikiyor, tek tek altın ve gümüşle işliyorum. Okul yıllarımı da sayarsam, 60 yıldır bu sanatı icra ediyorum.
Eskiden Anadolu’da da yapılıyordu ama Osmanlı zamanında hız verilmiş ve çok güzel kaftanlar yapılmış. Bense, herkesin yaptığını yapmak istemedim, özgün olması için yeni şeyler denedim. Atatürk, Yunus Emre, kuşlar, Mevlana gibi motifleri yeri geldi papirüs, yeri geldi kadife üzerine işledim. Kişisel sanatımı yansıtan, benim çizim ve muhayyilemden çıkan çalışmalar…” dedi.

Evren Mumcu

Evren Mumcu, “Mavi ve lacivert renklerle çalışmaya devam edeceğim”
“Analı- Kızlı” sergi adının kulağa hoş geldiğini kaydeden Evren Mumcu, annesiyle farklı dallarda sanata yöneldiklerini ve kendisinin ilkokuldayken İtalya’da, Çekoslavakya’da ödüller kazandığını söyledi. Mumcu, “Resim yeteneğim erken yaşlara dayanıyor. Daha sonra mimariyi seçip, Yeditepe Üniversitesi’nde sanat ve tasarım bmlümünü kurarak, çizim ve teknik dersleri verdim. Yurt dışına eşimle gittiğimizde, boş zamanlarımda resim yaptım, çoğu da orada kaldı, getiremedim. Türkiye’ye dönüp eşimi kaybettikten sonra, Gür Dalkıran Hocam bana bir gün Uğur Mumcu tablosu hediye etmişti. Ben de onun atölyesinde resme yeniden döndüm” dedi.
Daha çok mavi ve lacivert renkle çalıştığını kaydeden Mumcu, bundan sonra da bu renkelere yöneleceğini ifade ederek, sözlerini şöyle sonlandırdı:
“Pandemiden hepimiz çok yorulduk ve bunaldık. Bu süreçte hepimiz dikkat etmeliyiz ama biz kurallara uyarak bu sergiyi açtık. Yeri açısından da risk taşımıyor, girişi ve çıkışı kolay, birinci kat ve kapısı, penceresi açık. Umarım sanatla dolu günlere geri döneriz…”
Naciye Mumcu “Sim Sırmanın Dili”
1942 yılında Kütahya’da doğan Naciye Mumcu, küçük yaşlardan itibaren geleneksel kıyafetler ve bindallı giysilere olan ilgisi üzerine eğitimini Ankara Kız Teknik Öğretim Olgunlaşma Enstitüsü’nde tamamladı. 60 yılını verdiği moda tasarımı, dikiş ve nakışla başlayan meslek hayatını sim sırma sanatı ile pekiştiren Mumcu, bu yoğun soluklu sanat yaşamında yüzlerce öğrenci yetiştirdi. Mumcu, Almanya Hamburg, Köln, Fransa, Paris, Lyon, Marseillan, Hollanda Roterdam, İspanya seville ve Nahçıvan’da olmak üzere yurt dışında 16 ve yurt içinde 15 sergi açtı. Sanatçı, geleneksel el sanatları dalında 33 ödül aldı.
Evren Mumcu “Gür Dalkıran Atölyesi”
1967 Ankara doğumlu Evren Mumcu, Bilkent Üniversitesi İç Mimari ve Çevre Tasarımı bölümünden 1994 yılında mezun oldu. 2009 yılında Ankara Üniversitesi Peyzaj Mimarlığı’nda ve İtalya’da sit alanları konusunda yüksek lisans yaptı. İtalya Reggio Emilia’da, Arteas Progetti’de “Kuzey İtalya Şehir ve Planlama Projeleri” üzerine çalıştı. Yurt içinde Tepe Proje ve MNG Targem’de proje sorumlusu oldu.
2002 yılında Yeditepe Üniversitesi’nde araştırma görevlisi olarak, İtalyanca öğretim yapan Sanat ve Tasarım bölümünü kurdu. Ayrıca yurt içinde çeşitli mimari projelendirme çalışmalarında yer alan sanatçı, resim ve sanat çalışmalarına devam ediyor. GESAM üyesi.