Orhan Altan yarışı

Artun TALAY

Ankara’da yapıldı.
Ben onun evladı sayılırım diyen kişi bu yazı sana.
Atletler yarıştaydı, antrenörler yarıştaydı, hakemler yarıştaydı, yöneticiler yarıştaydı. Sen neredeydin?
Yarışlara sahadaki bazı malzemelerin fotoğrafını çekmek için gelmişsin.
Sporcular ve antrenörler yarışta başarılı olmak için çaba harcarken, senin bu malzeme aşkın nedir, bravo doğrusu.
Çok merak ettiysen söyleyeyim, İstanbul’da depolarda atıl bulunan ve Ankara’ya getirilen malzemeler.
Orhan Altan yarışında, mesafe, sprint, atlama ve atma dallarına katılan en başarılı kadın ve erkek atlete, onların antrenörlerine, başarılı hakemlere ödül veremez miydin?
20 plaket, 20 Orhan Altan tişörtü, ama vermedin!
Sen fotoğraf çekmeye devam et, malzemeler belki seni kurtarır.
Gelelim 22 Şubat’taki ölüm yıl dönümünde Orhan Altan’ı anma ve ödül törenine.
Orada neden yoktun?
Zaten bu anma törenlerine yıllardır katılmıyorsun.
Doğru işler yaptığında seni takdir edenlerin, yanlış işler yaptığında seni eleştireceklerini hatırlatırım.
Hem beni evladı gibi severdi diyorsun, hem de Orhan Altan organizasyonlarına ilgisiz kalıyorsun. Bu nasıl evlatlık?
Orhan Altan bu davranışlarını görsey, acaba seni evladı gibi sever miydi?
Yoksa yoksa Orhan Altan atletizm misyonu ile ilgili bir ayıbın, bir kusurun, bir kabahatin mi var?