Osman Nahit Duru’yu sonsuzluğa uğurladık

Gazeteciler Cemiyeti Basın Konseyi üyesi Osman Nahit Duru toprağa verildi. Duru için Gazeteciler Cemiyeti’nde düzenlenen cenaze töreninde konuşma yapan Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Nazmi Bilgin, Duru’nun ölümünden duyduğu derin üzüntüyü ifade ederek, “Duru, ölümüyle en sıkışık durumlarda bile bir gazeteci olarak nasıl dik durulacağını götürdü” dedi

Gazeteciler Cemiyeti Basın Konseyi üyesi Osman Nahit Duru sonsuzluğa uğurlandı. Gazeteciler Cemiyeti’nde düzenlenen törenin ardından Kocatepe Camii’ne götürülen Duru’nun cenazesi burada kılınan öğlen namazından sonra Karşıyaka Mezarlığı’na defnedildi.
Duru için yapılan cenaze törenine Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Nazmi Bilgin, Başkan Yardımcılarından Yusuf Kanlı, Mali Sekreter Mustafa Yoldaş, Yönetim Kurulu üyeleri Güray Soysal, Önder Sürenkök, Ali Oruç, Olgunay Köse, Denetim Kurulu Başkanı Doğan Bulgun ile aralarında CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun da yer aldığı siyaset, medya, sanat ve spor dünyasından pek çok kişi ve Duru’nun ailesi, sevenleri katıldı.

Gazeteciler Cemiyeti’nde düzenlen cenaze töreninde konuşan Başkan Nazmi Bilgin, Duru’nun ölüm haberinin ardından, sosyal medyada 650 bin kişinin başsağlığı dileğinde bulunduğunu ve bu sayının bir rekor olduğunu söyledi. Söz konusu rakamın, Duru’nun Türkiye’de ne kadar değerli olduğunu da gösterdiğini ifade eden Bilgin şunları söyledi:
“Nahit Duru ile yarım yüzyılı aşan dostluğumuz oldu. Sencer Güneşsoy, ‘Yarım gitti’ demiş, aslında bu ayrılış Güneşsoy’dan yarısını götürdü belki ama hepimizden çok şey götürdü. Anılarımızı götürdü, dik durma örneğimizi götürdü, bir domokrasi âşığını götürdü, bir adam gibi adamı götürdü. En sıkışık durumlarda bile bir gazeteci olarak nasıl dik durulacağını, o görüşlerimizi götürdü. İnsanlar belirli mevkilerdeyken değil, düştükleri zaman yanında olmanın ne kadar erdemli bir davranış olduğu görüşünü de bir parça götürdü bizdden, saymakla bitmeyecek şey götürdü…
Her şeye rağmen dik duran gazeteciler öylesine azaldı ki… Hayatına yansız bir gazeteci olarak başladı ve ölürken de bir televizyon yayınında son görevini yaparak içimizden ayrıldı. Benim bir yarenimi götürdü, çoğu konularda eskilerin deyimiyle hem dert oluyorduk, benim dert ortağımı götürdü. Hepimizin başı sağolsun, şuna inanıyorum ki, Duru ailesinden biri bu ülke topraklarında bir yere gittiğinde ve ‘ben Nahit Duru’nun yakınıyım’ dediğinde tüm kapılar ona açılacaktır. Bir insanın bırakabileceği en büyük miras da bu olsa gerekir. Ruhu şad olsun…”

Fatih Güllapoğlu, “Nahit Duru vefat etmemiştir, meslek şehidi olmuştur”
Başkan Bilgin’in ardından söz alan Fatih Güllapoğlu, mesleğe başladığı 1977 yılında Nahit Duru’yu tanıdığını ve son bir yıldır her akşam kendisiyle görüştüğünü kaydetti. Güllapoğlu, Duru’yu şu sözlerle anlattı:
“Her akşam telefonla açık hoparlörden konuşurduk. Eşlerimiz bu konuşmaya şahit olurdu fakat öyle bir beyefendilik timsaliydi ki, kapatırken ‘Hanımefendiye hürmetler’ derdi, ben de ‘Bilmukabele’ derdim. Benim onu aramamın nedeni sağlığından endişe duymamdı ama ikimiz için de önemli olan kitap yazmasıydı. İki kitap yazacağından ve bunların çalışmasını birlikte yürütmek istediğinden bahsetmişti. Ben de redaksiyonunu üstlenecektim. 12 Eyül 1980 askeri darbesinin öncesi birinci kitap; ikinci de 1980 darbesi sonrası Türkiye’de siyaset. O kadar titizdi ki, üstünde çok durdu. Hatta kitap içinde geçen isimlerin onayını da istedi. Ilk kitabı tamamladık, ikinci kitabın iki bölümünü bitirdi ve ara verdi. Biraz dinlenmek istiyordur dedim. Günler geçtikçe oksijen makinesini daha çok kullanıyordu, dedim ki ‘Bir ay dinlensen, telefonunu kapatsan?’ ‘Ne diyorsun Fatih, asla böyle bir şey yapmam, ben mesleğimi yaptıkça varım ve bu böyle devam edecek’ dedi. Üç hafta önceydi bu konuşma ve kurduğu son cümle, ‘Fatih ben mesleğimi yaparken ölmek istiyorum’ du. Nahit Duru vefat etmemiştir, meslek şehidi olmuştur. Bunun bu şeklide kayda geçmesini herkesten istiyorum, Nahit Abi’nin ruhu şad olsun…”
Nahit Duru’nun eşi Yasemin Duru ise, eşinin yaşamının sevgi kavramını tanımladığını söyleyerek, şöyle konuştu:
“Hepiniz bir dostunuzu, arkadaşınızı kaybettiniz. Ben de dostumu, sevgilimi, eşimi, arkadaşımı kaybettim. Söyleyeceğim tek şey biz ailesi olarak onunla hep gurur duyduk, hep de duyacağız. Bize böyle bir isim bıraktığı için binlerce kere kocama teşekkür ediyorum…”
Merdan Yanardağ, “Nahit Duru geleceğe kalacak”
Cenaze töreninde son sözü alan gazeteci Merdan Yanardağ ise Duru’nun gazetecilik mesleğinde nadir bulunan insanlardan biri olduğunu belirterek, bir dava insanı olan Duru’nun son program konuşmasının bir veda töreni gibi olduğunu kaydetti. Yanardağ, “12 Eylül’ü anlattığı program bir veda töreniydi. Duru ile birlikte gazetecilik yapan bazı isimler daha hayattayken öldüler; kendi hayatlarına ihanet eden, bu topluma ihanet eden, servet ve ikbal için inançlarına ihanet eden insansanlarla doludur mesleğimiz. Duru da bunun tanığıdır. ”

Nahit Duru kimdir?
Samsun’da 1947 yılında dünyaya gelen Duru, Gazi Üniversitesi Gazetecilik Yüksek Okulundan mezun olduktan sonra gazeteciliğe 1966 yılında Ulus gazetesinde başladı. Hürriyet gazetesi ile Arayış dergisinde yazı işleri müdürlüğü, Güneş gazetesinde genel yayın yönetmenliği, TV8’de Ankara Temsilciliği ve Kanal B’de genel müdürlük görevlerinde bulundu.
Yurt gazetesi ve ABC gazetesinin Ankara temsilciliklerini de yapan Nahit Duru, Tele1 televizyonunda yayın kurulu üyeliği görevini yürütüyordu. 1980 dönemini anlatan “Arayış” adlı kitabın yazarı olan Duru, Ankara Fenerbahçeliler Kulübü Derneğinin de kurucusuydu.
3 yıldır KOAH tedavisi gören Nahit Duru, 13 Eylül akşamı kalp krizi sonucu kaldırıldığı hastanede hayata veda etmişti.