Oyun içinde oyun

Müsabakalar ile ilgili şans oyunları yıllara dayanıyor geçmişi… Spor Toto ile başlayıp, yıllarca devam etti…
Teknoloji ile birlikte bu şans oyunları da gelişti çeşitlilik kazandı. Sayısal Loto, Şans Topu, On Numara gibi şans oyunlar bunların dışında…
Önceleri sadece futbol ile başlayıp günümüzde bütün bronşları içine alan iddaa adı altında günümüze kadar, oyun içinde oyun haline geldi.
Önceleri çok masumane başlayıp ardından, alt mı, üst mü, Yok olmadı, ilk yarı ikinci yarı maç sonucu ve canlısına kadar uzadı… Uzadıkça da çeşitlilik arttı, müsabakaların da ne tadı ne tuzu kaldı.
Taraftarlar bile kazanma uğruna kendi takımlarına mağlubiyeti bile yakıştırır hale geldi.
Legal ve illegal oyunlar olarak iki kategoriye ayrıldı… Legali bir noktada kurumsallaştıran ülkeler, kontrolden çıkan illegalline önlem alamadı… İllegaller böylelikle çığ gibi büyüdü…
Ardından bu gelişmeler maçların skorlarına tesir etmeye başladı… Yöneticisinden teknik adamına ve oyuncusuna kadar etkisi altına aldı… Durdurabilene aşk olsun.
Çeşit çeşit oyunlar… İlk tacı kim atacaktan, ilk kırmızı karta… İlk golü atandan tutunda ofsayta kadar… Daha neler neler, akla gelmedik oyunlar…
Temaşa olarak kabul edilen sportif müsabakalar özellikle takım oyunları masumiyetini yitirdi… Freni patlamış kamyon gibi bayır aşağı son sürat iniyor. Kontrolsüz güç önemini yitirmiş bir tehlike haline gelmiş. Tehlikede; oyun kuralları ve skorun deformasyonuna neden olmuş…
Çok uzağa gitmeye gerek yok… Ülkemizde bile skorların farklılıkları kartların havada uçuştukları aşikarken…
Tabi ki; bütün ülke ligleri de bundan nasibini almakta…
Nasibini alamayanlar ise; taraftarı oldukları takımlarını canı gönülden destekleyememiş olmaları.
Sahada kimin daha iyi oynayıp kazandığı değil, kimin iddaa da kazandığı konuşuluyor şu ortamda…
Desenize yine oyun içinde oyun var burada…