Pınar Ayhan’la zamanda yolculuk


ZAMANI MÜZİKLE DURDURDU

HABER-FOTOĞRAF SULTAN YAVUZ ÖZİNANIR / Pınar Ayhan’ın “Orada Duruverseydi Zaman” isimli müzikli anlatısı, Çankaya Belediyesi Yılmaz Güney Sahnesi’nde seyircilerle buluştu. Kâh Schubert’in, kâh Aşık Veysel’in ezgilerinin çalındığı gösteride Pınar Ayhan, tarihde pek bilinmeyen hikayelere ışık tuttu.

Çanakkale Savaşı, Karadeniz Vapuru, Özsoy Operası ve Köy Enstitüleri’ne ilişkin öykülerin yer aldığı bu yüz yıllık zaman yolculuğu, izleyecilerin büyük beğenisini kazandı. Yakın tarihe ışık tutan anlatı, zaman zaman duygusal anlara sahne oldu.

Gösteriye, 10. Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer ve eşi Semra Sezer, Adalet Eski Bakanı Hikmet Sami Türk, Çankaya Belediye Başkanı Alper Taşdelen, 24. Dönem İstanbul Milletvekili Umut Oran ve İnönü Vakfı Başkanı, 2. Cumhurbaşkanı İsmet İnönü’nün kızı Özden Toker de katıldı.

Proje koordinatörlüğünü Gülçin Onbaşıoğlu ile dönem araştırma ve metin yazarlığını Banu Mertyürek Güler’in üstlendiği Orada Duruverseydi Zaman’ın orkestrası ise  Aslı Gültekin (çello), Bilgin Canaz  (ney), Erdinç Aktuğ (perküsyon ), Evren Kalaycıoğlu ( piyano )   Murat Işık (bağlama/ud/buzuki) gibi deneyimli müzisyenlerden oluşuyor. Ayrıca Cengiz Özkan’da, bağlaması ile etkinliğe renk katıyor.

Pınar Ayhan: “Projenin Hedefi Gençlerdi”

Projeyi tasarlayan ve sahnede icra eden Pınar Ayhan, onu böyle bir gösteri yapmaya götüren süreci şu sözlerle anlattı: “ İki yıl kadar önceydi… Ben TRT’de senelerce program yaptım ama TRT’de işim sona erdi. Tabii, bir şeyler yapma ihtiyacı içindeydim ama henüz karar vermemiştim. İki yıl önce, 15-16 yaşlarındaki oğlumu alıp tiyatrolara götürüyorum, bir uyanış gibi gençlik adına bir şeyler talep ediyoruz ama bir türlü beğenmiyor. Ben de düşünüyorum, ‘Allah Allah bu gençlere nasıl ulaşmak lazım acaba’  diye. Sonra, ‘Son bir şans ver, seni bir gösteriye götüreceğim. Eğer onu da beğenmezsen artık seni bırakıyorum, ne yaparsan yap’ dedim. Sunay Akın’ın ‘Görçek’ oyunu. Ben oğlum Yankı’yı, o ise Sunay Akın’ı seyrediyordu. Bütün oyun boyunca hiç gözünü kırpmadan seyretti. Çıktıktan sonra da heyecanlandı. Sordum, ‘Nasıl buldun?’ dedim. ‘İşte anne bana böyle entelektüel şeylerle gel’ dedi. O  öyle deyince, ‘anlaşıldı’ dedim. Oğlum ve gençler bizden böyle şeyler bekliyor; yani gerçekleri bekliyorlar. Tabii benim bunu yapabilmemin yolu sanat. Ben siyasetçi değilim, tarihçi değilim. Bunların hepsini birleştirdim ve aslında hedef gençlerdi” dedi.

 

“Çok Özel Hikâyeler Öğrendik”

Araştırma sürecinin geçtiği 2 yılda, pek çok özel insanla ve hikâyeyle tanıştıklarını ifade eden Ayhan,Okumalara başladım ama okumalar çok kapsamlı oldu. Öyle sıradan bir kitap alıp, ‘okuyayım’ değildi bu. Sahafları gezmeyi başladım, tarihi belgeler okuyup araştırmaya başladım. Önceleri yalnız başıma okuyordum. Bir dolu hikâye öğreniyorum not alıyorum, hikâyeleri çok beğeniyorum, çok heyecanlanıyorum. Fakat nasıl bunları yazıya dökeceğimi bilmiyorum, metin yazmak tabi çok farklı bir şey. Bunun üzerine TRT’den arkadaşım Gülçin Onbaşıoğlu ile görüştüm, koordinatörümüz oldu. O da beni Banu Hanım’la buluşturdu, metin yazarımız o oldu. Aylarca tekrar başkadık okumaya, okumaları derinleştirmeye. Her gün okumalar yaptık, Ankara dışında röportajlara gittik. Çok özel hikâyeler öğrendik, sonra yazım kısmına geçildi. Geçtiğimiz yaz boyunca da deli gibi çalıştık, hâlâ da  çalışıyoruz. Her gün başka hikâyeler öğreniyoruz. Başka şehirlere gideceğiz, orada o şehre ait hikâyeleri de ekleyeceğiz, yani esnek bir proje aslında” diye konuştu.

 “Uzun Yıllar Bunu Yapmayı Planlıyoruz”

Pınar Ayhan, projenin uzun yıllar süreceğinin sinyalini vererek, “ Formatta ben sahnede olacağım, hikâyeleri anlatacağım ve bunların müziklerini de bulucağız. Çünkü bunların hepsi orijinal müzikler, yani döneme ait. Ancak hikâyeler değişebilir, gittiğimiz yerlere göre sipariş bile alıyoruz. Kırklareli mesela, terör olayları nedeniyle iptal olmasaydı, Atatürk’ün Kırklareli’ye gidişi üzerine yazacaktık. Çanakkale’ye gideceğiz, zaten Çanakkale hikâyesi var. Eskişehir’e gidiceğiz, orayla alakalı hikâyemiz olacak. Gittiği yere kadar gidecek, uzun yıllar bunu yapmayı planlıyoruz” dedi.