Prof. Dr. Semih Güneri ve ‘Türk – Altay Kuramı’

TÜRKİYE’DEKİ tarihçilik ve arkeoloji anlayışı neden Avrasya’daki Türk tarihinin arkeolojik birikimini görmezden gelir? Türklerin onguncu (totemistik) hayvanı kurt mudur? Sümerler Türk müydü? Sümercenin, Hatticenin, Hurricenin, Elamcanın, Hiksos dilinin Türkçe ile bağlantıları nelerdir? Türkler ile İskitler arasında etnik bağlantılar var mıdır? Türklerin kültür tarihi en erken hangi zaman dilimine uzanır? Türklerin Roma kültürü, Helen kültürü gibi arkeolojik kültürü var mıdır?
Türk-Altay Kuramı neredeyse 300 yıldır şekilden şekle sokulan Hint-Avrupacı hipotezleri ele alıdı. İrdeledi. Eleştirdi. Bu kitap, Türklerin Kuzey Asya’daki erken kültür tarihine dair, Hint-Avrupacı ne kadar ünlü araştırmacı-yazar varsa her birinin tutarsız, hatalı, inandırıcılığı zayıf ve hayalî argümanlarını, hipotezlerini sarsıp yerle bir ediyor.
Prof. Dr. Semih Güneri kitabı “Türk-Altay Kuramı”nda özetle şu bilgileri paylaşıyor.
“Tarihçilere göre Türk tarihi neye göre yazılır? Orhun anıtları dediğimiz yazılı taşlardaki Runik yazıtların ışığında ya da Çin kaynaklarının belli bir tarihi aydınlatan yıllıklarına bakarak. Bunların zaman aralığı MS 6-8’inci Yüz yıllardır. Tanımlanmış arkeolojik belgeler varsa biz buradan hareketle, daha erken zaman dilimine doğru yürüyebiliriz. Arkeolojik stil gelişimi yöntemlerini kullanarak Türk dili konuşan halkların hangi erken zaman dilimlerine ulaştığını bilebiliriz. Burada başarının yolu, arazi deneyiminden ve malzemeyi çok iyi tanımadan, tanımlamadan geçiyor. Doktora öğrencilerimle birlikte ortaklaşa yürttüğümüz çalışmalarımız boyunca bir yandan arkeolojik belgelerin analizlerini diğer yandan genetik çalışmaların sonuçlarını değerlendirdik. Bu süreçte işlenmiş malzeme bize şunu gösterdi: Yer-Kuzey Asya. Yenisey ve Lena Irmakları arsasındaki mikro-klima alanlar. Bu alanlarda, çeşitli buzul dönemlerinden buzullardan muaf kalmış küçük yerleşimler. Üst Paleolitik dönemlerden itibaren bu alanlarda kendilerine yaşam bölgesi yaratan popülasyon.”