“Renklerin Ustaları” Emin Antik Sanat Merkezi’nde buluştu

Bilgin: Kale benim yüreğimi rahatlatıyor

Ankara Kale’de yer alan Emin Antik Sanat Merkezi “Renklerin Ustaları” isimli resim sergisinin açılışını yaptı. “Mehlika Sultan’a âşık yedi genç ressamın, Yedi Tepe’den Ankara’ya uzanışı” temalı sergide, Gafur Uzuner, Kadir Ablak, Musa Güney, İsmail Tetikçi, Mustafa Albayrak, Osman Akça ve Tolga Boztoprak’ın eserleri yer alıyor. Etkinliğe katılan Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Nazmi Bilgin, açılışta yaptığı konuşmada, Kale’ye duyduğu sevgiyi, “Kale benim yüreğimi rahatlatıyor” ifadesiyle anlattı

SULTAN YAVUZ – Emin Antik Sanat Merkezi, “Renklerin Ustaları” başlıklı resim sergisinin açılışını yaparak, usta ressamlar Gafur Uzuner, Kadir Ablak, Musa Güney, İsmail Tetikçi, Mustafa Albayrak, Osman Akça ve Tolga Boztoprak’ın yağlı boya eserlerini sanatseverlerle buluşturdu. Mehlika Sultan’a âşık yedi genç ressamın, Yedi Tepe’den Ankara’ya uzanışı” temalı sergide, 70 tablo yer alıyor.
Emin Antik Sanat Merkezi’nin kurucularından İbrahim Terzioğlu’nun açılış konuşması ve takdimi ile başlayan sergide konuşma yapan Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Nazmi Bilgin, Kale’ye duyduğu sevgiyi, “Kale benim yüreğimi rahatlatıyor” sözüyle ifade etti. Bilgin şöyle konuştu:
“Emin Antik açıldığından beri geliyorum, Kale’ye ise 50 yıldır geliyorum, haftada bir kez mutlaka ziyaret ediyorum, çünkü Kale benim yüreğimi rahatlatıyor. Bu serginin başka bir güzelliği var, tüm sanatçılarımızı kutluyorum ama Erzurumlu ressamların çoğunlukta olması, bir Erzurumlu olarak beni mutlu etti. Bir Türklüğümle övünürüm, bir de Erzurumluluğumla… Bugün, eğer sağlığı yerinde olsaydı değerli dostum Ragıp Buluç da burada olacaktı. Onu yâd ederek sözlerimi bitirirken, İbrahim Terzioğlu’ndan el almış oğlu Emin’i de kutlamak istiyorum. Bir oğul ancak böyle olabilir…”
Sergide konuşma yapan ressamlardan Gafur Uzuner, sanatın insanı güzelleştirdiğini söyleyerek, İbrahim Terzioğlu’nun Kale’ye çok katkısı olduğunu belirterek teşekkürlerini sundu. Serginin küratörlüğünü de üstlenen ressam Kadir Ablak ise Kale’yi, “Kültür ve sanatın buluştuğu” yer olarak tanımladı.
Ressam İsmail Tetikçi, birlikte daha uzun süreler ortak sergiler açmak istediğini ifade ederken, ressam Mustafa Albayrak ise sanatçıları bir araya getiren İbrahim Terzioğlu’na teşekkür etti. Ankara’nın sanatseverlerini çok sevdiğini vurgulayan ressam Osman Akça da, sergiden duyduğu memnuniyeti dile getirdi.
Pekmezci, “Hepimizin çok sevdiği Ragıp Buluç, her toplantımızda orijinal düşünceler ortaya getiren bir büyüğümüzdür”
Emin Antik’in Sanat Danışma Kurulu üyelerinden mimar Ragıp Duran’ın haftanın altı günü Kale’de olduğunu belirten İbrahim Terzioğlu, sağlık sorunu nedeniyle etkinliğe katılamayan Duran’ı andıktan sonra, “Kendilerine kol kanat gererek, büyük emek veren Hasan ve Şükran Pekmezci ailesine söz verdi.
Sözlerine Ragıp Buluç’u anarak başlayan Akademisyen ve ressam Hasan Pekmezci, “Hepimizin çok sevdiği Ragıp Buluç, her toplantımızda orijinal düşünceler ortaya getiren bir büyüğümüzdür. Sağlıkla aramıza katılmasını diliyoruz” dedi. Pekmezci şöyle devam etti:
“Bu tür etkinliklerde, Nazmi Bilgin gibi değerli büyüğümüzün destekleri bizi her zaman yüreklendiriyor. Farklı sanat dallarından insanların bir araya gelip grup oluşturmalarını takdir ediyorum. Bir aradaki farklılıkları görebilme açısından Emin Antik bir eğitim kurumu niteliği kazandı. Galeri değil de artık bir sanat merkezi oldu. Bu işlevi başarıyla yerine getiriyor. Ümit Yaşar Gözüm ise yazı ve düşünceleriyle bu etkinlikleri belgeliyor. Bizde yazma ve belgeleme en büyük eksik, onu da Ümit Bey tamamlıyor.”
Etkinliğin son konuşmacısı yazar ve sanat felsefecisi, Emin Antik Sanat Danışma Kurulu Başkanı Ümit Yaşar Gözüm şunları söyledi:
“Yedi tepeli yedi dağın yamacından bizi eserleriyle buluşturan değerli genç sanatçılar… Bu yedi ismin bir araya geldiği bir sergi ile karşılaşmak kolay nasip olan bir iş değildir. Bu sergiye karma sergi değil de, sanatta yetkinliğini ispatlayan yedi sanatçının, 21. yüzyılın ilk çeyreğine imza atan önemli ressamların sergisi diyelim. Ne olur, bir sanat kurumunun kapısını çalın; tiyatro, opera, bale, resim galerisi… Yeter ki pavyon olmasın. Sanatın desteklenmeye değil, sanatı yaşamaya ihtiyaç duyduğumuz bir zamandan geçiyoruz. Yüreğinizi estetik duygunun güzelliği bürüsün…”
Sanat felsefecisi yazar Ümit Yaşar Gözüm’ün, “Sanata yeni ruh üfleyenler” diye tanımladığı yedi ressamın eserleri, 9 Ocak tarihine kadar görülebilecek.