Şairliği, aşkları ve acılarıyla Cemal Süreya, Fade Sahne’de

Cemal Süreya’yı şiirleriyle anlatan oyun: “Ben Cemal Süreya Şiir Adam”

Tiyatro Ayme tarafından ortaya koyulan, tiyatrocu Mehmet Nurkut İlhan tarafından hayat verilen şair Cemal Süreya’nın hayatını anlatan oyun, Fade Sahne’de izleyiciyle buluşuyor. 24. Uluslararası Ankara Tiyatro Festivali’nden “emek ödülü” alan İlhan, aynı zamanda bu oyunla biyografi dalında 18. Direklerarası Seyirci Ödülü’ne değer bulundu. Oyun, 2019 ve 2020 yıllarında seyirciyle buluşmaya devam edecek

NAZ AKMAN – İkinci Yeni şiir akımının önemli temsilcilerinden şair Cemal Süreya’nın hayatını şiirleriyle ortaya koyan “Ben Cemal Süreya Şiir Adam” isimli oyun, 2019 ve 2020 yıllarında seyirciyle buluşmaya devam ediyor. Tiyatro Ayme tarafından ortaya koyulan oyunun yönetmenliğini T. Murat Demirbaş, yazarlığını Mehtap Temiz ve Mehmet Nurkut İlhan, ışık tasarımı ve yönetimini Metin Atay ve Murat Afşar, müziklerini ise Dursun Özdil ve Gürcan Yazırlıoğlu üstlendi.
Cemal Süreya’nın hayatını biyografik bir şekilde şiirleriyle anlatan oyunda 10 şiir yer alıyor. Bunlardan ikisi ise büyük şair Nazım Hikmet’e ait… “Biri yurt dışında, biri yurt içinde hasretlik çektiği için ikisini buluşturmak istedim” diyen Mehmet Nurkut İlhan, 2017 yılında oynamaya başladığı oyunun, rejisinde değişikliğe gittiğini belirtti.
29 kere ev değiştiren Cemal Süreya’yı anlatırken, sahnede yedi sandalye ve bir askılık kullanan İlhan, askının Tomris Uyar olduğunu belirterek, oyundaki diğer karakterleri de kendisi canlandırıyor. Süreya’yı çok yönlü anlatmak istediğini belirten İlhan, şairin futbol sevgisine gönderme yaparak bir futbol topunu da oyuna dâhil ediyor. İlhan, “O zamanki derbiler, izleyen herkes için bir ders olmuştu, şimdikilerde örnek teşkil edecek yok” diyor.
Süreya’nın bir yaşında kaybettiği abisi ile 23 yaşındayken Bilecik’te kaybettiği annesinin şairi etkilediğini ve bu acıları da özellikle türkülerle ifade ettiklerini belirten İlhan, oyun öncesi Elazığ ve Bilecik türkülerinden oluşan canlı müziğin de bunu temsil ettiğini söylüyor.
“Bunlar kavga ederken, ben Tomris’le evlendim”
Aşklarıyla da adından söz ettiren Cemal Süreya’nın en çok Tomris Uyar’ı sevdiğini ifade eden İlhan, oyunda da yer alan şu anekdotu paylaşıyor: “Bir gün bir içki sofrasında Cemal Süreya, Edip Cansever, Tomris Uyar ve Turgut Uyar sohbet ederken, Edip Cansever Cemal Süreya’yı kastederek, ‘Buna şiir yazmayı ben öğrettim’ diyor. Altta kalmayan Cemal Süreya da, ‘Buna da içki içmesini ben öğrettim’ diyor. Turgut Uyar ise ‘İşte bunlar kavga ederken ben de Tomris’le evlendim’ diyor.”
Cemal Süreya’nın daha çok şair ve sanatçı yönünü yansıtmak istediklerini kaydeden İlhan, Süreya’nın 300 kadar sözcüğü Türk diline kazandırdığını da vurguluyor. Oyunda teknoloji, doğa ve insan ilişkileri gibi unsurlara da değinildiğine dikkat çeken İlhan, seyircide bir merak ve soru işareti bırakmak istediklerini de sözlerine ekliyor. İlhan, “Sanırım bir hukuk öğrencisi, oyundan önce Cemal Süreya’yı tanımadığını söyledi, ona Üvercinka’yı önerdim. Okuduktan sonra yeniden oyuna davet ettim, böyle durumlar olabiliyor. Zaten seyirciden de çok şey öğreniyorum” diyor.
Oyunun süreç içinde demlendiğini belirten İlhan, Cemal Süreya’nın yaşamı terk etmesinin de bir dram olduğunu şu sözlerle anlatıyor: “Son eşi Zuhal Hanım bunu kabul etmiyor ama ölümüne oğlu Memo’nun yol açtığı da konuşuluyor. Biliyorsunuz, Memo İslamcıydı ve bir gün sarhoş eve gelen Süreya, gece su içmek için kalktığında, oğlu içeceğini düşünerek şairi hırpalıyor. Hastaneye kaldırılan şair bir hafta sonra kalp krizinden ölüyor. Rahmetli Özdemir Nutku’dan da bunu dinelmiştim. Fakat sonra oğlu da tüfekle intihar ediyor, acıklı bir hikâye…”
“Yerel yönetimler yeterli desteği vermiyor”
Devlet Tiyatroları dâhil, tiyatroların yıllık oyun düzeni çıkarmadıklarını ancak kendisinin yıllık çıkardığını kaydeden İlhan, Cemal Süreya’nın kendisini en etkileyen yanının, yaşamdaki tüm acılara rağmen üretmeye devam etmesi olduğunu ifade ediyor. İlhan, “Süreya insan ayrımı yapmayan, son derece nazik ve toplumsal duyarlılığı olan bir şairdi” diyor.
Cemal Süreya oyununu geniş topluluklara oynamak istediğini söyleyen İlhan, özellikle Bilecik Tiyatro Festivali’nde ve şairin büyüdüğü Erzincan’da oynamak istediğini ancak yerel yönetimleri yeterli ilgiyi göstermemesinden şikâyet ediyor.
İlhan şöyle konuşuyor: “Çankaya Belediyesi’ne de önerdim, hatta Cemal Süreya Parkı’nda oynamayı çok istedim, geçtiğimiz Eylül ayında Kuğulu Park’ta oynayabileceğimi söylemişlerdi ama sonra ses çıkmadı. Beş milyonluk şehirde bir avuç tiyatroyu ayakta tutmak zor olmasa gerek. Sanata karşı duyarsızlığa rağmen yeni tiyatrolar açılıyor ve şu an butik tiyatrolar revaçta. Biz 23. Ankara Uluslararası Tiyatro Festivali’ne, 33. Denizli Amatör Tiyatro Festivali’ne ve 13. Ethos Tiyatro Festivali’ne katıldık. Emek ödülüne değer bulunmam ise sorumluluğumu artırdı…”
“Ben cemal Süreya Şiir Adam” oyunu, 19 ve 26 Aralık 2019’da, 13-31 Ocak 2020’de, 13-28 Şubat’ta, 19-27 Mart’ta, 9-24 Nisan’da, 19-29 Mayıs’ta, 11-26 Haziran’da, 10 Temmuz’da ve 5-26 Ağustos 2020 tarihlerinde Fade Sahne’de sergilenmeye devam edecek.