Sanatla dolu yaşamlar; Efkan Beyaz, Şehriyar Cem…

3’üncü Uluslararası Bilkent Sanat Festivali, 34 farklı ülkeden gelen 78 resim ve heykel sanatçısıyla birlikte Ankara’da sanat dolu bir haftaya imza attı. Festivale katılan sanatçılar Şehriyar Cem ve Efkan Beyaz ile festivalin ardından söyleştik

NAZ AKMAN – Bu yıl üçüncüsü düzenlenen Uluslararası Bilkent Sanat Festivali, 80’e yakın yabancı ve yerli sanatçıyı ağırladı. Festival süresinde sanatçılar resimden heykele, müzikten dansa, sergiden söyleşiye çok sayıda etkinlikle Başkentlilere sanat dolu bir hafta sundu. Bu yıl “Başkent Sanatla Renkleniyor” temasıyla bir araya gelen sanatçılar, festival süresince çok sayıda tablo ve heykel yaptı. Bilkent Center ev sahipliğinde Rahmi Çöğendez yönetiminde gerçekleştirilen festivalin ardından başarılı çalışmalarıyla adından sıkça söz ettiren sanatçılar Efkan Beyaz ve Şehriyar Cem ile Türkiye’nin festivaline dönüşen Bilkent Sanat Festivali ve Ankara’daki sanat gelişmeleri hakkında konuştuk.
Efkan Beyaz’ın yaptığı tablo, pul ve lunapark çalışmaları dünyayı geziyor. Beyaz, 1985 yılında Türkiye Radyo Televizyon Kurumu’nda (TRT) ressam illistratör olarak görev yapmış, animasyon, hikaye resimleri ve aylık TRT dergisine çok sayıda karikatürler çizmiş bir sanatçı. 1990 – 2000 yılları arasında ise PTT Pul Müdürlüğüne anma pulları hazırladı ve bu pulları dünyanın dört bir yanına gitti.
Eurovision Şarkı Yarışmasındaki sanatçıların karikatürünü çizdi
Beyaz’ın ressamlığının yanı sıra başarılı çalışmalara imza attığı bir diğer alan ise karikatür. Sanatçı yine TRT bünyesinde 2004 yılında Eurovision Şarkı Yarışmasında 36 ülke sanatçılarının karikatürlerini çizdi. Eurovision Şarkı Yarışması tarihinde farklı bir çalışma ile bir ilke imza atan Beyaz, “Yarışmanın organizasyonunda öncelikle kroki karikatür çizmiştim. Sonrasında ise müdürlerimin talebi üzerine her bir sanatçı sahneye çıkmadan önce anlattığı hikayeler üzerine 15 dakika içinde karikatürlerini yapıp, kendilerine hediye ettim. Bu da belki yarışma tarihinde ilk kez oluyordur” dedi.
2000 yılından itibaren Lunapark Ressamlığı yapmaya başlayan Beyaz’ın yaptığı işler gerek yurt içi gerekse yurt dışına ihraç edildi. Beyaz’ın lunapark çalışmalarında yapmış olduğu heykeller ve pano resimleri Rusya, Irak, Dubai, Yugoslavya, İtalya, Almanya ve Fransa’ya ihraç edildi. Beyaz bu çalışmalarına ilişkin “Lunapark ressamlığı işini de yaptım. Yaklaşık 15 sene lunapark oyuncakları boyadım ancak rahatsızlığımdan dolayı bırakmak durumunda kaldım. Fabrikada büyük devasa oyuncakların panolarına boyama yaptım, bu lunapark ressamlığının önemini de gittiğim üniversitelerdeki öğrencilere anlatıyorum” sözlerine yer verdi.
Eserleri dünyanın dört bir yanında
Yurt içi ve yurt dışında çok sayıda sergiye imza atan Beyaz’ın eserleri, Türkmenistan Cumhurbaşkanlığı Sarayı, Çin-Hong Kong, Almanya, Bulgaristan, Romanya, İngiltere ve Belçika gibi çok sayıda ülkede geziyor. Hem Ankaralı sanatçı oluşu hem de festivale üçüncü katılışından dolayı ev sahibi sanatçılar arasında yer alan Beyaz, “Gerek ressamlığı gerekse karikatüristliği çok seven ve gönül veren bir sanatçıyım. Sanat festivalleri, farklı kültürlerin bir araya gelmesine vesile olan hem sanatçılar hem de sanat izleyicilerinin eşsiz bir atmosfere tanıklık etmelerine imkan tanıyor. Bu festivallerle amaçlanan sanatı sevdirmek ve insanların az da olsa günlük yaşamın dışına çıkarak kendilerini mutlu hissetmelerini sağlamak. Festival kapsamında iki tablo yaptım 3 metre civarında, bunlar da sanırım festival alanında yapılan en büyük çalışmalar arasında yer alıyor. Şu sıralar üniversitelere giderek, öğrencilerle sanat üzerine hem çalışmalar yapıyor hem de keyifli söyleşiler gerçekleştiriyoruz. Genç sanatçılara başarıyı elde etmeleri için yol göstermeye çalışıyorum ve bunu keyifle yapıyorum” diye konuştu.
10 metrelik “Fırtına Yakın” tablosuyla festivale damga vurdu
Bilkent Sanat Sokağı sanatçılarından olan Şehriyar Cem bu yıl ilk kez festivale katıldı. Yaptığı tablolarla yoğun bir ilgi göre Cem’in yaklaşık bir ay boyunca üzerinde çalıştığı ve ilk kez festival kapsamında gösterilen 10 metrelik tablosu hem sanat camiası hem de ziyaretçiler tarafından hayranlıkla izlendi. “Fırtına Yakın” tablosu ile festivalde en çok ses getiren sanatçı Cem, “Festival için yaptığım bu eseri müzayede salonunda ilk kez yine festival kapsamında gösterdik. Tablonun hikayesi aslında benim sınırları zorlama isteğim. Büyük tabloları 2 veya 3 tuvale yapmak yerine kasnakların beze yansıyan çizgilerinden hoşlanmadığımdan yekpare yapmaya karar verdim. Daha önce de 7 metrelik stüdyomda yine 10 metrelik resim yapmıştım. Sınırları zorlamayı seviyorum” dedi.
Sanatıyla sınırları zorluyor
Bir süre Amerika’da The Art Student’s League of New York’ta eğitim gören Cem, 140 yıllık sanat okulunun birikiminden faydalandığına işaret ederek, sanat anlayışına ilişkin şöyle konuştu:
“Yaklaşık 22 yıldır hem heykel hem de resim üzerine çalışmalar yapıyorum. Genel olarak soyut ekspresyonizm yani soyut dışavurumculuk üzerine çalışıyorum. Bilinçaltımızdaki bilgiyi renk olarak dışarıya döküyorum. Eserlerimde rastgele dönen bir olay yok. Resmin bir matematiği, metodu ve planlaması var. Oldukça renk kullanmaya çalışıyorum. Çünkü hayat renklerle dolu. Aldığımız tatlarda bile renk vardır. Eserlerimde bol bol sıçratmalar var, çünkü hayat çok dinamik bu nedenle benim de tablolarımda bu dinamizm mevcut. Türkiye’de heykel bölümünden mezun olmuştum ama Amerika’daki okulumda ufkum açıldı diyebilirim. Okul anlayamayacağınız bir biçimde yoğundu. Orada bir ayda öğrendiğimi Türkiye’de 10 yılda öğrenemezdim herhalde. 140 yıllık bir sanat okulu bu ve sadece sanatçının ne yapmak istediğiyle ilgilenen bir yer.”
Bilkent’in sanatçısı
Cem’in yaptığı eserlerden biri 19 Mayıs’ta İstanbul’da yapılacak olan müzayedenin ardından Türk Eğitim Vakfı’na (TEV) da bağışlanacak. Cem genç yaşta eriştiği başarı ve festival hakkında ise “Festival her yıl giderek büyüyor. Ben yıllardır Bilkent Sanat Sokağı’ndayım fakat ilk kez bu sene festivale katıldım. Burada çok farklı bir enerji var. Sürekli boya kokusu, fırça sesi, dışarıdan gelen kuş, yağmur sesleri… Sanatçıyı besleyen bir ortam. İşime çok inanıyorum. Dürüst ve özverili çalışmaya gayret ediyorum. Bu özverimi de elbette dışarıya yansıtıyorum. Sanat her ne kadar sınırsız bir özgürlük alanı olsa da aslında kendi içinde bir disiplini vardır, sanatçı bunu sağlayabilmeli. Ben tüm bunlara önem verdiğim için sanırım başarıyı elde edebiliyorum” ifadesini kullandı.