Sarıkız Kazdağı Etnografya Galerisi

Birsen GÜRDİL 

Adını duyduğunu, nerede olduğunu, hatta gidip gördüğünüzü bile tahmin etmediğim bu ilginç galeri, bence bir aile müzesidir.
Troya yılı nedeniyle yetkililerin ve de medyanın dikkatini çekerde, ülke genelinde bir tanıtımla varlığı ortaya çıkarılırsa, bölge coğrafyasından binlerce yıl öncesinden yakın tarihimize kadar uzanan bir yolculuğa çıkmış oluruz.
4000 yıllık geçmişi kapsayan bu serüven sırasında Havran’danTroya’ya, antik tarihten mübadeleye uzanan tarihi geçmişi görsel ve yazılı materyallerle teşhir edilen bu yerde marketler, heykeller ve tarihi objeler ve de Atatürk’ün pelerinli muhteşem bir mumya heykelini de görmeniz mümkündür.
Edremitli Murat ve Uğur Bostancıoğlu kardeşler, babaları Ali Bostancıoğlu anasına açtıkları bu etnografya müzesi ile Türk müzeciliğine, sanat ve kültürüne büyük bir hizmet yapmışlardır.
300 metrekare alan, 2 farklı salon, hediyelik eşya dükkanı, kafeterya ve 50 kişilik bu galeri Güre Mahallesi iskele mevkiinde tarihi zeytinyağı fabrikasının terstaresinden sonra galeri olarak hizmete sunulmuştur. Bölgeyi ve Kaz dağlarını tanıtan 8 dakikalık tanıtım filminin yanı sıra büyük önder, dahi lider Atatürk’ün Edremit’i ziyaretlerini canlandıran balmumu heykeli, klarnetin ünlü virtüözü Şükrü Tunar, “Benim meskenim dağlardır dağlar” diyen Sabahattin Ali, Kazdağılarında Koca Seyit Sutüven, ömrünün son yıllarını Kazdağılarında geçiren ünlü halk ozanı Ali Ekber Çiçek ve daha pek çok balmumundan yapılmış.
Türk sanatına, kültürüne ve kahramanlık dünyamıza varlıkları ile örnek olmuş, bu mümtaz kişilerin pek çok özel eşyaları da bu galeride teşhir edilmektedir. Tabi Nazım Hikmet’te papyonlu hali ile bu galeriye ayrı bir hava kazandırmıştır.
Sarıkız Kazdağı Etnografya Galerisi’nde
Sarıkız gibi daha çok tarihimize ışık tutan belgeler, fotoğraflar, tarihi objelerden yanı sıra Fatih’in İstanbul’u fethi sırasında Toroslardan getirttiği Tahtacı Türkmenleri, Yörükler ve de Muhacirler, bu kültür ve sanat merkezindeki teşhirde yer almışlardır. Galerinin diğer bir hususiyeti ise İda Dağı mitolojileri, Troya ve Antandros gibi antik yerler, Kuzey Ege tarihi yerleri ve bu dönemlere ait çok nadide ve değerli objelerin sikke, vazo ve ev malzemelerin de yer almış olmasıdır. Sarıkız ve Hasanboğuldu efsanelerinin de işlendiği galeride görenleri şaşırtacak şıklıkta.
Galeriyi oldukça zenginleştiren ve bir tarihe canlı örnek olan büyük Atatürk’ün Edremit’i ikinci ziyaretinde binmiş olduğu arabanında sergilenmesidir. Daha önce Manastır Bölgesi’nde atık halde çürümeye terk edilmiş araba Arkök Ailesi tarafından galeriye armağan edilmiştir.
Sarıkız Kazdağı Etnografya Galerisi’ni ziyaret edenler burada ayrıca yörenin tamamen doğal ürünlerinden elde edilen ev yapımı limonata, kumda kahve, koruk suyu, gül suyu, şerbet ve Kazdağı bitki çayları asırlık çınar ağaçların serin gölgesi altında ikram edilmektedir. Çok cüzi bir ücret karşılığı gezilen bu tarih kokan yere yolunuz düşerse, değil bizzat programınıza koyup görmenizi tavsiye ederim. 4000 yıllık geçmişi canlı canlı yaşamak isterseniz böyle bir imkânı kaçırmayın. Çocuklar engelliler, gaziler ve şehit aileleri ile yakınlarından ücret talep edilmemektedir.
Bende hiçbir karşılık beklemeden, ülkeye böylesine muhteşem bir galeri kazandıran Bostancıoğlu Ailesine ve buram buram tarih kokan mekânın tanıtımına yardımcı olması için Kültür ve Turizm Bakanlığı yetkililerinden ilgi bekliyorum. Murat ve Uğur kardeşler sizleri ülkeme böyle değerli bir galeri kazandırdığınız için yürekten kutluyorum.
Dünyanın en zengin ikinci oksijen bölgesi Şahindere Kalyonu
İsviçre Alper’inden sonra dünyanın en yüksek oksijen değerlerine sahip Şahinderesi Kalyonu, Tanrının bu lütfu sayesinde bolca yerli ve yabancı turist çekmektedir.
Bölgede hava değişimini sağlayan Şahinderesi Kanyonu, dağdan çektiği çam kokulu havayı ovaya dağıtırken, denizden aldığı iyot kokulu havayı dağa çıkartarak, bir çeşit baca görevi görmektedir. İnsan sağlığı için bu son derece değerli hava için yurt içinden ve dışından gelen pek çok hasta ve yaşlılar sıhhatlerine kavuşup, geldikleri yerlere dönmektedir. Ne var ki bugüne kadar oksijen deposu bu dağların yamaçlarına hiçbir sağlık tesisi yapılmamıştır.
Eğer imkân bulursanız gezi programınıza Sarıkız Kazdağı Etnografya gezisini eklerken, Kazdağılarına yapılan çeşitli turlara da katılmaktan geri kalmayın.