Seymenler, Hasanoğlan Köy Enstitüsü’ne sahip çıkılmasını istiyor

Kınacı: Hasanoğlan Köy Enstitüsü, Türkiye’de kurulan 21 köy enstitüsünün 15’ncisidir

  Saka: Yerleşke, önemini taşıyan tarihi bir müze olabilir, yemyeşil doğal örtüsü de korunarak bir üniversitesinin yerleşkesi olabilir

HABER MERKEZİ – Seymenler, “Hasanoğlan Köy Enstitüsü’ne sahip çıkılsın” çağrısı yapıyor. Elmadağ’da bulunan Hasanoğlu Yüksek Köy Enstitüsü yerleşkesini gezen Ankara Kulübü Çankaya Şube Başkanı Halil Bahadır Saka, Şube Seymenleri ve Ankara Kulübü Genel Merkez Seymenlerden Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Gürcan Maden, enstitü ile ilgili Köy Enstitüleri ve Çağdaş Eğitim Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi emekli Öğretmen Ali Kınacı’dan bilgi aldı.
Saka, enstitüyü gezerken gördükleri yapılar ve öğrendikleri bilgilerin kendilerini çok duygulandırdığını belirterek, “Atıl durumda kalmaya devam eden Hasanoğlan Köy Enstitüsü yerleşkesi özgün değeri ile birlikte yeniden işlevsel hale getirilerek ülkemize, insanımıza yararlı bir hizmet için sunulmalıdır” dedi. Söz konusu enstitünün Türkiye’de çok önemli bir mirasın parçası olduğunu ve şu anda “yalnızlık ve terk edilmiş duygusunu yansıttığını” kaydeden Saka, kullanılmadığı için zamanın yazgısına bırakılan binaların korunmasının elzem olduğunu ifade etti.
Saka şunları söyledi:
“Kullanılmayan binaların büyük bir bölümü yazgısına terk edilmiş durumda. Bugün ise Köy Enstitüsü döneminden kalan okul binaları, atölyeler, yatakhaneler, toplantı salonları, sinema ve müzik salonları, açık hava tiyatrosu ile tarım ve hayvancılık yapılan açık kapalı alanlardan oluşan tüm yapılar terk edilmiş durumda. Hasanoğlan Köy Enstitüsü ve Yüksek Köy Enstitüsü yapısındaki birçok tarihi sanatsal eşya ise kayıtsızlıktan çürüyor. Yerleşke ve üzerinde bulunan yapılar korunmalı, ihtiyaç duyulan yapılar için restorasyon çalışması başlatılmalı. İçerisinde bulunan eşyalarıyla, tarihi sanatsal değeri olan malzemeleriyle birlikte terk edilmiş bir durumda atıl kalmaya devam eden yerleşkedeki yapıların özgün değeri ile birlikte yeniden işlevsel hale getirilerek ülkemize, insanımıza yararlı bir hizmet için sunulması sağlanmalıdır.
Bizlere, Hasanoğlan’da gösterilen ilgi, alaka ve misafirperverlikten dolayı Ali Kınacı hocamıza, Ankara Kulübü Seymeni Yalçın Meraklı’ya ve Hasanoğlan Eğitim, Kültür, Yardımlaşma ve Çevre Koruma Derneği Başkanı Mehmet Güven hocamıza çok teşekkür ederiz…”
Kınacı, Köy Enstitüleri’ni anlattı
Köy Enstitülerinin kuruluş amacı ve Hasanoğlan Köy Enstitüsü hakkında bilgi veren Köy Enstitüleri ve Çağdaş Eğitim Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi emekli Öğretmen Ali Kınacı, 1930’lu yıllardan Türkiye’de yaşayan insanların okur yazar oranının yüzde 20 civarında olduğunu ve nüfusun büyük kısmının köylerde yaşadığını belirtti.
Cumhurbaşkanı İsmet İnönü’nün önderliğinde, ilköğretim seferberliği başlatıldığını kaydeden Kınacı, Milli Eğitim Bakanı Hasan Ali Yücel ile İlköğretim Genel Müdürü İsmail Hakkı Tonguç’un çabalarıyla köylerde yaşayan ve ilkokul mezunu vasfı taşıyan çocukların eğitim görüp tekrar yaşadıkları köylere dönerek öğretmenlik yapması amacıyla Köy Enstitüleri’nin 1940 yılında kurulmaya başlandığını aktardı.
Kınacı, “Türkiye genelinde 21 bölgede kurulan Köy Enstitüsü projesi cumhuriyetimizin en önemli atılımlarından biri olmuştur. O günlerde her iki ilin arasına ve özellikle verimli toprakları olan ve demiryoluna yakın olan bölgelere bir enstitü kurarak o zamanki 63 il arasında olanak eşitliği sağlama düşünce yapısı hakimdi. Bu anlamda Ankara Hasanoğlan’da kurulan Hasanoğlan Köy Enstitüsü de üreten köy enstitüsü anlamında çok değerli hizmetler yerine getirdi” dedi.
Köy Enstitüsü sistemi sayesinde, 17 bin 346 öğretmen, 8 bin 675 eğitmen, bin 599 sağlık memuru, 213 yüksek köy enstitülü yetiştirildi
Hasanoğlan Köy Enstitüsü’nün, Türkiye’de kurulan 21 köy enstitüsünün 15’ncisi olduğunu ifade eden Kınacı, söz konusu enstitünün kendisinden önce 1940 yılında açılan 14 Köy Enstitüsü’nden gelen iş ekipleri, usta öğrenciler ve öğrenciler tarafından imece usulüyle 1941 yılında yapıldığını belirtti.
Kınacı, “Burada yapılan üretimden elde edilen gelir yine enstitünün inşası için kullanılıyor. Sayıları artan yeni enstitülere öğretmen ihtiyacını karşılamak için bugünkü anlamıyla köy üniversitesi Hasanoğlan Yüksek Köy Enstitüsü bölümü de 1942 yılında Hasanoğlan Köy Enstitüsü bünyesinde açıldı. Köy Enstitüsü sistemi sayesinde, 17 bin 346 öğretmen, 8 bin 675 eğitmen, bin 599 sağlık memuru, 213 yüksek köy enstitülü yetiştirildi. 1946 yılına değin Köy Enstitüsü sistemi özgün ilkeleriyle işledi.
1947 yılında Köy Enstitülerine öğretmen yetiştiren sistemin merkezi sayılan Hasanoğlan Yüksek Köy Enstitüsü kapatıldı. 1954 tarihinde de çıkarılan bir yasayla Öğretmen Okullarıyla birleştirilerek Köy Enstitüleri temelli kapatıldı” dedi.
Kınacı, şu anda atıl durumda olan enstitünün korunması ve gelecek kuşaklara aktarılmasının önemine işaret ederek, “Bu hem geçmişteki insanlara saygı anlamına gelir hem de insanımızın Başkent Ankara Hasanoğlan’da tarihi sorgulamalarına, geçmişi öğrenmelerine, içselleştirmelerine imkan sağlayacak ortamları oluşturur” diye konuştu.
Ankara Kulübü Derneği Çankaya Şube Başkanı Halil Bahadır Saka da “Hasanoğlan Köy Enstitüsü yerleşkesi büyük bir alana sahip… Yerleşke atıl durumda kalmaya devam etmesin. Yerleşke önemini taşıyan tarihi bir müze olabilir, yemyeşil doğal örtüsü de korunarak bir üniversitesinin yerleşkesi olabilir” dedi.