“Siyasal kampanyalarda barışçıl dil kullanılmalı”

Yerel seçimler arifesinde Şiddetsiz
Toplum Derneği’nden uyarı geldi

Şiddetsiz Toplum Derneği, yaklaşan 31 Mart 2019 Yerel Seçimler nedeniyle kampanyalar yürütülürken dil şiddetinden uzaklaşılması gerektiğini hatırlatarak,siyasi partilere gönüllü örgütlenme ile mahallelerde çevre bilinci, sokak hayvanlarını koruma ve şiddetin önlenmesi gibi çalışması çağrısında bulundu

NAZ AKMAN – Şiddetsiz Toplum Derneği Başkanı Rıza Sümer, “şiddetsiz toplum” amacına ulaşılması için siyasi parti adaylarının, seçim kampanyalarını yürütürken barışçıl bir dil tercih etmeleri ve kamuoyunda nefret duygularını uyandırmamaları gerektiğini bildirdi. Sümer, siyasi partiler ve siyasetçilere kullandıkları dilde ötekileştirme, hedef gösterme, tehdit etme ve ayrıştırma gibi söylemlerden vazgeçmeleri gerektiği uyarısı yaptı.
Sümer, 31 Mart 2019’da gerçekleşecek yerel seçimler konusunda Rize Pazarlılar Kültür ve Dayanışma Derneği’nde basın toplantısı düzenledi. Sümer, siyasal partilerin kamu, yerel yönetimler ve gönüllü kuruluşlarla işbirliği yaparak Türkiye genelinde çevre, hayvan hakları, insan hakları, şiddetin önlenmesi konularında bilinçlenme sağlayabileceğini vurguladı.
Dernek olarak Türkiye’nin “şiddetsiz toplum” yapısına sahip olması için çalışmalar yürüttüklerini anımsatan Sümer, siyasi partiler ve siyasetçilerden de çatışma yerine uzlaşının inşa edilmesi, toplumun farkındalığın geliştirilmesine yönelik görev üstlenmelerini beklediklerini anlattı. Yerel seçimler vesilesiyle yerel düzeyde bu konuda görev alacak gönüllü örgütlenmeler yapılabileceğini kaydeden Sümer, siyasi partiler adına sosyal sorumluluk temsilcilerinin, gönüllülük ilkesiyle toplumun iyileştirilmesinde fayda sağlayabileceklerini işaret etti.
“Önerilerimizle, siyasetçilerin halkımızla kuracağı bağ güçlendirilecek”
Şiddetsiz Toplum Derneği’nin siyasi partilere yönelik önerilerini de açıklayan Sümer, “Her köy, mahalle, belde, ilçe ve il örgütlerinde, gönüllü üyelerin katılımıyla bir kurul gibi belirli konularda görev üstlenmeli. İl, ilçe ve genel merkezlerde kurullarla ilgili ayrı ayrı e-mail iletişim ağları oluşturulmalı.Her siyasal partinin, ‘Türkiye evimiz, üstünde yaşayanlar ailemiz, farklılıklar ise doğal zenginliğimiz’ şeklinde ülkemizin her yöresinde örgütlenebilmeli, temsilcilik açabilmelidir. Bu konuda, kamu, yerel yönetimler, siyasal partiler ve gönüllü kuruluşlar işbirliğinde, topluma sevgi, hoşgörü ve haklarla ilgili bilgiler verilmeli, farkındalık geliştirilmeli” ifadelerini kullandı.
Ayrıca “Siyasal partilere, siyasetçilere, medyaya, medya mensuplarına yönelik olanlar başta, şiddet girişimleri ve eylemleri, af veya ceza indirimi kapsamına alınmadan yargılanmalıdır” diyen Sümer, söz konusu önerilerin uygulanmasından siyasi partilerin kazançlı çıkacağını da vurguladı. Sümer, “Bu öneriler, siyasal partilerin üyeleri ve diğer partiler arasındaki iletişiminde şiddetin azaltılması, bireysel ve toplumsal mutluluğun artırılması sürecine katkı sağlayacak.Önerilerimiz yine partilerin halkla ilişkilerini güçlendireceği gibi partilerin belde, ilçe, il ve genel merkez örgütlenmesine ve çalışmaların verimliliğine çok olumlu katkılar sunacaktır. Bu sayede siyasetçilerimizin halkımızla kuracağı bağ güçlendirilecek” dedi.