Sporun artı ve eksileri…

Güray SOYSAL

ANKARA’YA 3 TAKIM FAZLA

Bir zamanlar Ankara futboluna damga vuran takımlar vardı.
Aklımda kaldığına göre, Şekerspor. PTT, Demirspor, Güneşspor ve Toprakspor ismini taşıyan takımlar futbolda Başkent’i temsil etmişti.
Sonraları onlar, tarihteki yerini alıp, kaybolup gittiler.
Süper Ligde Ankaragücü ve Gençlerbirliği, bir alt lige inip çıktılar.
Şimdilerde Osmanlıspor ve Keçiörengücü, Süper Lig hayali içinde.
Şu anda Süper Lig’de bulunan Ankaragücü ve Gençlerbirliği mücadele verip, Ankara’nın sesini duyurmaya çalışıyor.
Tıpkı İstanbul’a 4 takımın fazla gelmesi gibi.
16 milyon nüfuslu İstanbul’da da bir zamanlar Vefa, Beykoz, İstanbulspor, Sarıyer, Bakırköyspor, Zeytinburnuspor, Feriköy ve Beyoğluspor Türk futboluna hizmet vermeye gayret etti.
Sonraları bu takımlar da futbol tarihimizden silinip gitti.
İstanbul’da Başakşehirspor ve Kasımpaşa ise 3 büyüklerin peşine takılıp, bu konuda “Biz de varız” deme gayreti içindeler.
Zaman Fenerbahçe, Galatasaray ve Beşiktaş’ın. Üç büyükler dediğimiz takımların dışında kalanlar futbolumuzun ve sporumuzun tarih yapraklarının tozlu bölümlerine eninde sonunda gidecek.
Dediğim gibi…
Ankara’nın en çok 2, İstanbul’un ise 3 takımının haricinde lige tutunmaya çalışanların mücadelesi fazlalık gösteriyor.

ODASINDAN KOVARDI, AMA ASLA KALBİNDEN KOVMAZDI

Daha bıyıklarım dahi terlememişti. Bugün 75 yaşında olduğuma göre, onunla dostluğumun derinliğini siz tahmin edin, artık.
Onu tanıdığımda, hayatında 2 konu vardı.
Biri askerlik, diğeri ise spor… Evet, 22 federasyonda antrenörlük yapabilecek diplomaları ile sporumuzun yıllarca hizmetinde bulunan Yücel Seçkiner abimden bahsediyorum.
Askerlikte albaylığa kadar yükselip, sporda da bu işin en üstünde bulunurken başarısını hep kanıtladı.
Yani…
Spordan Sorumlu Bakanlıksa onu da bileğinin hakkı ile yaptığını herkese gösterdi. Dediğim gibi, onu teğmen rütbesiyle toy bir genç olarak tanıdım.
Federasyon Başkanlığı, Genel Müdürlük ve Bakanlık yaptığı dönemlerde onu zaman zaman bıktırdım. Hatta makamından en çok kovulan adam oldum. Beni odasından kovar, beş dakika sonra yemek ısmarlardı. Ne ben, ne de O kırgınlığı hiç düşünmedik.
Siyasi hayatından sonra, sık sık Ankara Gazeteciler Cemiyetine gelir, dertleşirdik.
Daha 1 ay öncesinde, Bayram Şit hocamız cenazesi için Karşıyaka’da idik.
Ömrümün sonuna kadar dost kalacağım eski Bakanlardan Yücel Seçkiner ile Ali Şevki Erek’in arasına girip bir fotoğraf çektirmek istedim. Kardeşim Doğan Bulgun o anı ölümsüzleştirdi. İyi de yapmışım. Şimdi, bu 2 dosttan biri artık yok. Diğer dost ve abim Ali Şevki Erek’e de Allahım sağlıklı uzun ömür versin.
Abim Seçkiner politikaya atlamasına rağmen, konuşmalarımız ise sadece ve sadece spor üzerine idi.
Sonunda…
Yücel abimi sonsuzluğa uğurladık. Şimdilerde Güreş Vakfı’nın Karşıyaka’daki Anıt Mezarlığında, şampiyonlarla birlikte derin uykusuna daldı.
Büyük spor ve devlet adamına rahmet dilerim.

SEZAİ BAĞBAŞI’NIN 2’NCİ DÖNEMİ

Spor Teşkilatımıza top toplayıcısı olarak giren, daha sonraları bileğinin hakkı ile bürokraside yükselip, Gençlik Spor Genel Müdürlüğü!nde üst kademe yöneticiliğinde bulunan Sezai Bagbaşı, şimdilerde 2. kez kayınpeder olmanın mutluluğu yaşıyor.
Spor adamı Sezai Bağbaşı’nın oğlu Emre ile Yaren Çetinkaya 17 Ağustos günü evlenecek.
Şimdiden bu genç evlilerle anne babalarına mutluluklar dilerim.

Unutulmayanlar /  HALİL AKTAŞ

Atletizm sporuna tesadüfen başladı. Ortaokuldayken “Ben de yarışabilirim” diye çıktığı dönem onu Türk atletizminin başarılı sporcuları arasına soktu. Koştuğu 3 bin engellinin yanı sıra 5 bin ve 10 bin metrede uluslararası başarılar elde etti. Geçirdiği sakatlıktan sonra köşesine çekilmeyip, yine atletizmin içinde bulundu. Bir yandan tahsilini tamamlayan Halil Aktaş Kütahya’da yaşarken, Atletizm Federasyonu’un mesafe dallarının koordinatörlüğünde bulunuyor. 1983 doğumlu olan atletimiz, bekar olarak yaşantısını sürdürüyor.

BİLEĞİNİN HAKKI İLE

Ankara’nın yetiştirdiği değerli tıp ve spor adamı Uğur Erdener, ikinci defa Uluslararası Olimpiyat Komitesine seçildi.
IOC’nin Lozan’daki 134’ncü genel kurulunda, Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi Başkanı Uğur Erdener’in, Olimpiyat Komitesi Bilimsel ve Tıbbi komisyon Başkanlığı ile Dünya Anti Doping Ajansı WADA’daki Uluslararası Olimpiyat Komitesi Temsilciliği görevini yerine getirilebilmesi amacıyla görev süresinin 4 yıl uzatılmasına karar verildi.
IOC üyelerinin görev süreleri 70 yaş ile sınırlı olmasına karşın, 69 yaşındaki Uğur Erdener’in Uluslararası Olimpiyat Komitesi’nde üstlendiği kritik görevlerin kesintiye uğramaması için üyeliğinin 2024 yılının sonuna kadar uzatılmasını Türk sporu adına gurur verici bir olay olarak nitelendiriyorum.
Tebrikler spor adamı Prof. Dr. Uğur Erdener’e.

DOĞRU SÖZE NE DENİR?

İnsan mı PARAYA bağlı, Para mı İNSANA bağlı? Bu insana bağlı. ÖZDEMİR ASAF