Sporun güzel ve acı yönleri

Güray SOYSAL

KADINLAR BAŞ TACIMIZDIR

Kadının girdiği işlerde güzellikler olur.
Hayatımızda onu her dönem görürüz.
Hele hele erkeklerin hegomanyasındaki futbola yönetici olmak istemeleri kadınların bu konuyu da süsleyeceği görüşündeyim.
Kayserispor Başkanlığından sonra, onlardan birisi daha ortaya çıktı. Bölgesel Amatör Lig 6. Grup’ta Bolu’yu temsil eden Göynük Belediyespor Futbol Kulübü, geçtiğimiz günlerde Olağan Genel Kurul yaptı. Gerçekleştirilen genel kurulda tek başkan adayı olan 3 çocuk annesi iş kadını Ayşe Aydın, delegelerin oylarıyla bu kentin ilk kadın kulüp başkanı seçildi.
Aynı zamanda Göynük ilçesinin gelini olan ve Türkiye’nin de ikinci kadın başkanı seçilen Ayşe Aydın, başkan seçilmesinin ardından oyuncularla birebir ilgilenmeye başladı. Takımın antrenmanlarını kaçırmayan ve sporcularla bir anne şefkatiyle ilgilenen Aydın, antrenmanlar öncesinde sporcularla konuşarak onları motive etmeyi de ihmal etmiyor.
Erkek yöneticileri şimdiden uyarıyorum.
Kadınlar futbolumuza ciddi bir şekilde el attılar.
Darısı diğer spor branşları için diyelim.

BRAVO KIRKPINAR AĞASINA

BAĞIŞIN DA AĞASI OLDU

Elazığ’da gerçekleşen ve hepimizi yasa boğan deprem sonrası ülkemiz adeta kenetlendi.
Spor camiası da depremzedeler için kampanyalar düzenlemeye devam ediyor. Kırkpınar ağası Seyfettin Selim’de kendine yakışanı yaptı. Yardım kampanyasına katılan Seyfettin Selim 261 bin liralık yardımda bulundu.
Bunun yanı sıra Murat Cavcav’da kişisel kasasında 100 bin liralık yardımda bulunurken, çorbada tuzunun olmasını istedi.
Her iki spor adamı ile diğer bağışçıları kutlarım.

 

SPOR YAZARLARINA YER YOK

Ekran ve gazetelerin spor sayfalarına baktığımızda gerçek spor Yazarlarına yer kalmadığını görüyorum.Ekran ve gazetelerin spor sayfaları futbolun eskileri tarafından işgal edilmiş durumda.TRT’nin hizmet (!) aldığı bu futbol eskilerinin bazıları şöyle:
Abdullah Ercan. Ogün Temizkanoğlu, Tümer Metin, Ali Gültiken, Deniz Kolcu, Kaya Çilingiroğlu, Tarık Üstün ve Alp Pehlivan.Elbette unuttuklarımda var, onlarda bu durumu yaşına bağışlasın.
Futbol sahalarında kendilerine yer bulamayanlara, şimdilerde ekran ve gazete sütunlarında yer açtığımız kişiler sayesinde, futbolumuzun son durumunu tartışmaya dahi lüzum görmem.
Zira…O kişilere kapımızı sonun a kadar açan yine bizleriz. Onun için, suçu başka yerde aramayalım.

Unutulmayanlar NAZİF KURAN

1945 yılında Erzurum’da dünyaya gelen boksumuzun efsanesi, ring içinde ve dışında hep Saroğlan veya Spartaküs lakabı ile tanınırken, sıkletinde de hep en büyük oldu. 1967’de Akdeniz Oyunlarında gümüş, 1969’da Balkanlarda ikinci, 1972 yılında da Münih Olimpiyatlarında beşinci olma başarışını gösterdi. 45 kez milli formayı giyen ve çıktığı her müsabakada rakibini nakavt etmeyi düşünen bu Dadaşların şampiyonu, faal sporculuğundan sonra 24 yıl süre ile Boks Milli Takımızın antrenörlüğü de yaptı. Yetiştirdiği boksörlerin sayısını unutan Nazif Kuran, merhum Sinan Şamilsan’a büyük emek verdi. Ters gardlı olması ile rinde hep fırtına gibi esen Nazif Kuran, şimdilerde mütevazi hayatına Erzurum’da devam ediyor.

SPORUMUZA GÜNEŞ GİBİ DOĞMUŞTU / BİR GÜNEŞ TECELLİMİZ VARDI

Kendisi ile pek sıkı-fıkı değildik.
Ancak karşılaştığımızda, hep meslekle ilgi konuşup, gırgırlarla gülüşürdük.
Hiç unutmam, televizyonda program yapıyordu. Önündeki kağıdı okuduktan sonra bir kenara bırakmıştı.
Birkaç dakika sonrasında aynı haberi ikinci kez okuyunca, kızdı ve canlı programda o kağıdı bir daha önüne gelip, okunmamak üzere, yırtıp atmıştı.
Olduğu gibi görüntülerle canlı programlara çıkan sevgili büyüğüm Güneş Tecelli hiçbirşeyi kendisine dert etmezdi.
Dikkatimi çeken bir husus var yazmadan edemeyeceğim. Hıncal Uluç’un kendisi ile beraber mesleğe başlayan Güneş Abimin vafatıyla ilgili tek kelime etmemesi ben çok üzdü.
1500 metrede koşarken, 1955 yılındaki Büyük Atatürk koşusunda yer almıştı. Bu büyük meslek ve spor adamının yattığı yerde rahat uyumasını temenni ederim.