Sporun sevilen ve çirkin tarafı

Güray SOYSAL

TAKIM TUTARKEN, PATATES DE YETİŞTİRECEĞİZ

Doğrusu herşey aklıma gelirdi de, taraftarlar için renkli patates yetiştirileceğini hiç düşünmezdim.
Onu da Tarım Bakanı gündemimize taşıdı.
Buyurun haberimize göz atalım, isterseniz.
Tarım Bakanı Bekir Pakdemirli artık sarı-lacivert, sarı-kırmızı taraftar patateslerimiz piyasaya çıkabilecekmiş..
Bu durum üzerine Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Bor’un Salı pazarından Bakan Pakdemirli’ye seslendi: “Vatandaş patatesin rengine değil, kendine muhtaç.”
Bakanlık ise ne yapıyordu..
Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, Niğde’nin Yeşilgölcük beldesinde seçim koordinasyon merkezinin açılışının ardından yerli tohum çalışmalarının yürütüldüğü Patates Araştırma Enstitüsü’nü ziyaret etmişti.
Bu ziyarette, Enstitüde renkli patates cipsi üretildiğine dikkati çeken Bakan Pakdemirli, “Bugün aynı zamanda renkli patateslerimizi de gördük. Artık yarınlara yönelik sarı-lacivert, sarı-kırmızı taraftar patateslerimiz de piyasaya çıkabilecek. Çeşitli renklerde patateslerimizi gördük” ifadelerini kullanmıştı.
Birde sayın Bakan, vatandaşın boş olan tenceresine çareler aranmasından yana tavır koyarsa sevinirim.

BU DOSTLUK UNUTULAMAZ

78 nci kez çıktıkları maçtan önce Eryaman Stadındaki görsel görüntü ve Ankaragücü ile Bursaspor arasındaki dostluk görülmeye değerdi.
Adeta iki takım bir bütün olmuştu. Bu görüntü, bizleri ayırmaya çalışanlara çok güzel bir görüntüydü.Trafik kazasında ölen Mert ve Eren’i anmak için maç boyunca iki kulüp taraftarları öyle bir güzellikleri sergilediler, elimde olsa, idi, bu bütünleşen iki takımın taraftarlarına en büyük ödülü orada verirdim. Ortaya çıkan duygu seli ile birleşenlerin keyfini bozmak isteyen miktarları bir avuç bile olmayanlar büyük taraftar kitlesi tarafından lanetlendi.Herşeye karşın bu muhteşem olay karşısında herkesin takdirini kazananları ben buradan kutlamak istiyorum.
Bu muhteşem manzarayı çıkartanların ellerine, emeklerine ve yüreklerine minnet borçluyuz.

Şimdi ne yapıyor? CEMALETTİN SAKALLIOĞLU

Herkes ona uçan kartal diyordu. 1 Ocak 1955’de Ankara’da dünyaya gelen Cemalettin Sakallıoğlu futbol ile tanışması 1970 yılında başladı. Gençlerbirliği alt yapısında meşin yuvarlağın peşinde koşan, daha sonraları Başkent takımında bilhassa hava toplarının hakimi olan Cemalettin’in bu başarısı 1975-76 yılında A takımına çıkarak ortaya koydu. Kısa zamanda Gençlerbirliği takımının ası ve kaptanı olan bu futbolcu tahsilini de Spor Akademisinde bitirdikten sonra takımının Türkiye kupasını almasından sonra, teknik adamlık yapmaya başladı. Merhum Metin Türel’! n yanında antrenörlüğe başlayan Cemalettin 45 yıldır Gençlerbirliği’ne hizmet vermeye devam ediyor. İnşaat Mühendisi olan 1 kızı ve İşletme okuyan erkek çocuğa sahip bulunan Cemalettin 35 yıllık evli bulunuyor. Bu futbolumuzun gerçek emekçisi şu günlerde Gençlerbirliği tesislerinden ve personelden sorumlu bulunuyor.

ÖLELİ 5 YIL OLMUŞ

Aynı anne ve babadan doğmamış olmamıza karşın, kardeşimden daha yakındı.
Herşeyimizin yanı sıra, parasızlığı ve sıkıntıları zaman zaman beraber göğüsledik.
Evet, kardeşim ve dostum Yaşar Uçar’ı kaybedeli 5 yıl oldu.
İnanın onsuz geçen her saniyenin özlemi içinde, Yaşar Uçar’ın lafı geçtiğinde, adeta burnum sızlar.
Çok iyi foto muhabiri idi. Girdiği her toplulukta kendisini sevdirmeyi başarmıştı.
Dediğim gibi, Yaşar Uçar’ı bugün daha çok arıyorum.
Hemde özlemle…

İŞ BİTTİKTEN SONRA ETİK OLMA…

Tarihini pek çıkartamıyorum, ancak zannederim 2 ay öncesinde İddaa ile Misli.com’un ihalesi yapıldı. İhale sonunda, o günlerde Futbol Federasyonu Başkanlığı görevinde bulunan Yıldırım Demirören’in şirketi Demirören Holding’inde bu işin kalması, kafalardaki soru işaretlerini artırmıştı.
Sonunda bu ihale kesinleşmiş ve o zaman Yıldırım Demirören Futbol Federasyonu Başkanlığından ayrılmayı “etik (!)” olayı olarak gördü ve istifasını verdi.
İşin doğrusu şu idi.
Futbol Federasyonu Başkanı Yıldırım Demirören bu ihaleye girmeden önce görevden ayrılmalıydı. Anlamadığım konu şu şekilde gerçekleşebilirdi:
Tercih edilen yol, iş garantiye bindikten sonra çekip gitmenin neresinin etik olduğunu bir türlü anlayamadım.