TanzanyalA� Alberta��A�n TA?rkiye gA?ncesi

Kimariyoa��nun kabilesi, a�?SakA�n geleneklerimizi unutma ve beyaz bir kA�zla gelmea�?

TanzanyalA� Albert Kimariyo, 2011 yA�lA�nda burs kazanarak gelmiAY TA?rkiyea��ye. Ankara A?niversitesi Bilgisayar MA?hendisliAYi bA�lA?mA?nde okuyan Kimariyoa��nun yurt dA�AYA�na ilk A�A�kA�AYA� da TA?rkiye ile olmuAY. KA?ltA?rA?, dili, dini ve insanlarA� ile kendi A?lkesinden A�ok farklA� olan TA?rkiyea��ye zaman iA�inde alA�AYan ve A�ok seven Kimariyo, bu sA?rede TA?rkA�e kadar A�ekirdek yemeyi de, a�?Ankaraa��nA�n BaAYlarA�a�? AYarkA�sA�nA� da, yemekleri de A�AYrenmiAY ama mantA� ile yA�ldA�zA� bir tA?rlA? barA�AYmamA�AY. KonuAYurken gA�zlerinin iA�i gA?len Kimariyo ile TA?rkiyea��de yaAYadA�klarA�nA�, a�?yabancA�a�? bir gA�zle A?lkemizi nasA�l gA�rdA?AYA?nA? konuAYtuk. Sohbet ettikA�e, iki insanA� birbirine baAYlayan A�zelliklerin dil, ten rengi ya da din deAYil, sevgi ve anlayA�AY gibi insanlA�AYA�n ortak deAYerleri olduAYunu bir kez daha anladA�m

RA�PORTAJ / SULTAN YAVUZ A�ZA�NANIR TA?rkiye ile arasA�ndaki mesafe uA�akla yedi saat olan bir A?lke Tanzanya… Albert Kimariyoa��nun anlattA�klarA�ndan yola A�A�karsam, tek katlA� evlerin olduAYu, her AYehirde iki kabilenin bulunduAYu, fakir ama mutlu insanlarA�n A?lkesi Tanzanya… a�?En bA?yA?k binamA�z, sizin SabancA� yurdunuz kadar, ara sA�ra geA�en uA�aklarA� fark etmemeniz imkansA�zdA�r, cami, kilise ve bA?yA?cA?nA?n bulunduAYu yer yan yanadA�r. Kola ve fanta iA�mek ancak bayramlarda mA?mkA?ndA?r. Biz AYiddet gA�stermeyiz, dans ederiz…a�? Bu cA?mleler, TanzayalA� Alberta��A�n nasA�l bir kA?ltA?rden geldiAYini de, insancA�llA�AYA�nA� da aA�A�klamaya yetiyor aslA�nda…
Tanzanyaa��da liseyi bitirip A?niversiteye gidene kadar geA�en altA� aylA�k sA?rede, genA� nA?fus internet A?zerinden burs verme imkanA� olan yerleri araAYtA�rmaya baAYlar ve baAYka A?lkelere gidebilmenin hayalini kurarmA�AY. 2011 yA�lA�nda, bu genA�lerden biri olan Albert da internet A?zerinden araAYtA�rma yaparken TA?rkiyea��yi bulmuAY ve burs kazanarak buraya gelmiAY. Ne TA?rkiye ne de TA?rkA�ea��ye dair bir AYey bilen Albert, akrabalarA�nA�n verdiAYi cep harA�lA�AYA� ve A?lkesine gA�re A�ok bA?yA?k bir paraya tekabA?l eden 800 dolarlA�k uA�ak biletini de patronunun vermesiyle TA?rkiyea��ye gelebilmiAY. Gelmeden A�nce toplanan ve Alberta��a A�AYA?tler veren kabile A?yeleri, a�?Arap bir A?lkeye gidiyorsun, sana uyuAYturucu iA�irip canlA� bomba yapabilirler dikkat et. Geleneklerimizi sakA�n unutma ve sakA�n yanA�nda beyaz bir kA�zla gelmea�? demiAYler.
TA?rkiyea��de ilk olarak A�stanbula��a gelen Albert, bu hiA� bilmediAYi A?lkede gA�rdA?AYA? a�?parlaka�?lA�AYa AYaAYA�rmA�AY. AktarmalA� uA�aAYA� ile Ankaraa��ya hareket eden Albert, AAzTA�a��den CEPAa��ya kadar 60 lira para A�demiAY taksiciye. Albert, a�?Dili bilmiyorsun, hiA�bir AYeyi bilmiyorsun, bizim A?lkemizde de taksi var ama beyaz renkte. Taksi, taksidir diyerek derdimi anlattA�m ama beni dolandA�rdA�AYA�nA� A�ok sonra A�AYrendima�? diyor.
A�lk yA�l dil kursuna giden Albert, yurtta kalA�yormuAY ve arkadaAYlarA� da daha A�ok Afrikaa��dan gelen A�AYrencilermiAY. Kursun ardA�ndan her bir A�AYrenci baAYka bir AYehrin A?niversitesine gidince yalnA�z kalan Albert, TA?rk arkadaAYlarA�yla daha A�ok vakit geA�irmeye baAYlamA�AY. Dil konusunda ilk yA�l A�ok zorluk A�eken Albert, a�?Hem dile ve kA?ltA?re yabancA�ydA�m hem de bana haksA�zlA�k yapA�lsa bile sineye A�ekmek zorundaydA�m. Bir kavgaya karA�AYsam bursum kesilirdi ve bu nedenle A?lkeme dA�nseydim, akrabalarA�m beni dA�AYlardA�. Teksin ve bazA� AYeylere katlanmak zorundasA�n. Zamanla a�?aman, boAY vera�� demeyi A�AYrendim. TA?rkA�eyi A�AYrenmeye baAYlayA�nca hayatA�m da kolaylaAYmaya baAYladA�. TA?rkA�e zor bir dil ama kursta kurallarA� A�AYrettiler. Bir de a�?Sen Hristiyan mA�sA�n, MA?slA?man mA�sA�n?a�� diye soruyorlardA�. Benim A?lkemde A�yle bir ayrA�m yoktu kia�� Cami, kilise ve bA?yA?cA?nA?n yeri yan yanadA�r. A?A� dinin din adamlarA�nA� sohbet ederken gA�rebilirsiniza�? diyor.
a�?SA�nA�f arkadaAYlarA�m beni benimsedilera�?
Albert, kendisine sataAYan ya da ayrA�mcA�lA�k yapanlarA�n sokaktan insanlar olduAYunu, okulunda ise ayrA�mcA�lA�AYa uAYramadA�AYA�nA� AYu sA�zlerle anlatA�yor, a�?SA�nA�fta tek siyah bendim ve beni hemen sahiplenmeye baAYladA�lar. Mesela ben sA�nA�fa girmeden A�nce hoca TA?rkA�e ders anlatA�rken, ben girince, a�?Alberta��A�mA�z geldia�� diyor ve A�ngilizce anlatmaya baAYlA�yordu. ArkadaAYlarA�m A�ok tatlA� insanlardA� ve ayrA�mcA�lA�AYa uAYramadA�m. Sokakta tanA�madA�AYA�m insanlar, a�?Naa��ber zenci? Naa��pA�yon AYA�pA�dA�k?a�� diye laf atabiliyordu.a�?
Albert, TA?rkA�e A�AYrenirken yaAYadA�AYA� zorluklar hakkA�nda da AYunlarA� sA�ylA?yor, a�?Mesela karA�AYtA�rdA�AYA�m kelimeler var; a�?amuda kalkmaka�� A�rneAYina�� Ben onu a�?umuda kalkmaka�� diye sA�ylA?yordum. A�A?nkA? a�?amuda kalkmaka��, aklA�ma a�?Ahmeta��e kalkmayA�a�� getiriyordu ve anlam veremiyordum, hA?lA? sA�ylerken dA?AYA?nA?yorum. Aziveler de zordu, kursta bize a�?gelecek misiniz? Gidelim mi?a�� diye A�AYretildi ama insanlar a�?gelecen mi? gidek mi?a�� diyorlardA� ve bunu kafamda oturtmam zaman aldA�. Mesela A�orumlular a�?kolay gelea�� diyor. TA?rkA�e A�AYrenmek iA�in ilk yA�l A?lkeme gitmedim, yaz okuluna kaldA�m. Sonra A�alA�AYmaya baAYlayA�nca da maddi imkA?nlarA�m el vermedi. TA?rkiyea��de KA?tahya, Antalya, Alanya ve Bodruma��a gittim. A?lkeme ancak kA�sa sA?reliAYine beAYinci yA�lA�mda gidebildim.a�?
a�?IspanaAYa yoAYurt konur mu?a�?
TA?rkiyea��de A�ok sigara iA�ilmesi, ilk zamanlar sigara kullanmayan Alberta��a A�ok garip gelmiAY ama sonra kendisi de sigaraya baAYlamA�AY. A�ki A?lkenin yemek kA?ltA?rA?nA?n A�ok farklA� olduAYunu kaydeden Albert, esprili bir dille bu durumu AYA�yle anlatA�yor, a�?Ben mantA�nA�n nasA�l bir yemek olduAYunu hA?lA? A�A�zemedim ve sevemedim. Et mi yiyorum, hamur mu yiyorum belli deAYil. TA?rk mutfaAYA� A�ok zengin ama bazA� yA�nlerine alA�AYamadA�m. Mesela A�spanaAYa yoAYurt koyulur mu? Biz onu kavurur, A?stA?ne de et koyarA�z. Burada yoAYurt konuluyor ve Afrikaa��dan gelen A�oAYu insan bu duruma alA�AYamA�yor. Yurtta yemek konurken, bir bakA�yorum A�spanaAYA�n A?stA?ne yoAYurt koymuAYlar, a�?ben yiyemema�� deyince, a�?TA?rk usulA? bua�� diyorlardA�. Ama asA�l farklA�lA�k, porsiyonlarA�nA�z A�ok kA?A�A?k gerA�ekten. Bizim orada kocaman bir masaya, A�ok bA?yA?k tepsiye pilav, A?stA?ne kuru fasulye, A�spanak ve et konulur. Elle, kalabalA�k bir sofrada yenir. Burada ise kA?A�A?k porsiyonlarla doymak A�ok zor, sA�yleyince a�?ekmekle yea�� dediler. Ben zeytin, peyniri ilk defa burada yedim ve bizim kahvaltA�mA�zda bunlar yoktur. En lA?ks kahvaltA�mA�z yumurta piAYirmektir ve siz o yumurtayA� yapA�nca, komAYu kokusunu alA�r. KA�rmA�zA� eti A�ok tA?ketiriz ama tavuk ve yumurta lA?kstA?r, sadece bayramlarda yiyebiliriz. Kola ve fanta da lA?kstA?r, onlar da bayramda kasayla alA�nA�r ve bu bizim iA�in bir AYA�lendir. Tanzanyaa��nA�n en A�ok yemeklerini A�zlA?yorum. Bizde farklA� dinlerin insanlarA� bayramlarda diAYer dinden olanlara yemek daAYA�tA�rlar, bir kasa kola daAYA�tA�rlar, biz de onlar iA�in aynA� AYeyi yaparA�z. Bir de sizin A�ekirdeAYiniza�� Anlam veremiyordum, a�?ye bak A�ok gA?zel, muhabbete iyi gidera�� dediler ve bir ayda A�ekirdek yemeye de alA�AYtA�m.a�?
a�?Biz AYiddet gA�stermeyiz, dans ederiza�?
Tanzanyaa��nA�n insanlarA�nA� da A�ok A�zlediAYini sA�yleyen Albert, TanzanyalA�larA�n A�ok sA�cakkanlA� olduklarA�nA� belirtiyor. A�ok fakir bir A?lke olduklarA�nA� ama buna raAYmen A�ok da mutlu olduklarA�nA� ifade eden Albert, a�?Yemek bulamadA�AYA� iA�in aA� ama hA?lA? a�?mutluyuma�� diyor insanlar. Bir lafA�mA�z vardA�r, a�?en A�ok yarA�m saat aA� kalabilirsina�� diye. A�A?nkA? yarA�m saat sonra, vA?cut o aA�lA�AYa alA�AYA�r, hem o kadar bA?yA?k tepsilerde yemek yiyoruz, biraz da aA� kalalA�m, yaAYlarA�mA�zA� yakalA�ma�� derler. GA?ney AfrikalA�lar A�ngiliz sA�mA?rgesini kovarken savaAYmadA�lar, dans ettiler. Mesela burada insanlar polise taAY atA�yor, polis de onlara gaz atA�yor ya, biz asla AYiddet kullanmayA�z, dans ederiz. Mesela A�ocuAYu siyah adam tarafA�ndan A�ldA?rA?len adam bile dans ederek karAYA� koyar, davullarla, eteklerle maymun gibi dans ede ede AYiddeti kovarA�z.a�?
Albert Kimariyo A?lkesine dair AYu bilgileri de veriyor, a�?Mesela bizim bA?yA?k fabrikalarA�mA�z yoktur, komAYumuz Kenyaa��da var ama. Bizim A?lkemizde yetiAYen A?rA?nleri biz baAYka A?lkelere veriyoruz, orada iAYleniyor ve daha pahalA�ya onlardan satA�n alA�yoruz. Hem sA�mA?rge nedeniyle hem de bizi yA�netenler yA?zA?nden A?lkemiz fakir. Mesela A?lkemize yol yapA�lsA�n diye A�in iki trilyon para veriyorsa, yA�netici onun A�oAYunu kendisi iA�in ayA�rA�yor ve 100 milyonu ile yol yapA�yor. Tanzanyaa��da AYehirler kalabalA�klaAYtA�kA�a bA�lA?nA?r. Bizim kabilemiz, kA�zlarA�nA�n gA?zelliAYi ile meAYhurdur, o yA?zden dA�AYarA�dan biriyle evlenmelerine mA?saade edilmez. Sokuma diye bir kabile ise ilginA� bir A?dete sahiptir. Orada bir kadA�n kocasA�ndan dayak yemezse, kocasA�nA�n onu sevmediAYini dA?AYA?nA?r ve kayA�n pederine AYikA?yet eder. O kabileden evlenmek istersen, bA?yA?klerin, a�?gA�ze alabiliyor musun? Senden sA?rekli dayak bekler karA�n, bu riski gA�ze alabiliyor musun?a�� der. Sizin aksinize, bizde evlenebilmek iA�in A�nce kadA�nA�n hamile kalmasA� gerekir.a�?
HenA?z 21 yaAYA�ndayken TA?rkiyea��ye gelmek A?zere hazA�rlanan Alberta��a, tA?m kabile toplanarak A�AYA?t verir, a�?Geleneklerimizi sakA�n unutma ve sakA�n beyaz bir kA�zla gelme.a�? Alberta��A�n hayatA�nda beyaz bir kA�z olur mu bilinmez ama geldiAYi A?lkenin gA?zel yanlarA�nA� kiAYiliAYinde yansA�tmayA� iyi bilen Kimariyo, bir dA?nya vatandaAYA� olarak adlandA�rA�labilecek kadar A�nyargA�lardan arA�nmA�AY ve gA?lA?msemenin en gA?zel iletiAYim yolu olduAYunu A�A�zmA?AY.