Tarihi Çoban Mektebi, kaderine terk edildi


Kaan ULU/ANKARA, (DHA)- Mustafa Kemal Atatürk’ün 9 heyeti temsil üyesiyle birlikte kaldığı ve milli mücadele döneminde önemli bir yeri bulunan Çoban Mektebi binası kaderine terk edildi. 1895-1897 yılları arasında inşa edilen bina, geçtiğimiz yıl çıkan yangında da hasar gördükten sonra madde bağımlılarının yuvası haline geldi. Binanın durumu gören vatandaşların tepkisini çekti. Mimarlar Odası Ankara Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Tezcan Karakuş Candan, binanın bir an önce restore edilmesi gerektiğini söyledi. Keçiören ilçesinde, 1895-1897 yılları arasında inşa edilen Çoban Mektebi, Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve Heyet-i Temsiliye üyelerine ev sahipliği yaptı. Atatürk, 27 Aralık 1919’da Heyet-i Temsiliye üyeleri ile birlikte Ankara’ya geldiğinde bu binaya yerleşerek, milli mücadeleyi başlattı. Padişah 2’nci Abdülhamid döneminde inşa edilen ve 2009 yılında Kültür Bakanlığınca tarihi eser olarak tescillenen okul binası, aradan geçen sürede bakımsızlık ve ilgisizlik nedeniyle harabeye döndü. Geçen yıl Mart ayında çıkan yangında da kısmen hasar gören bina, madde bağımlılarının barınağı haline geldi. Camları ve kapıları kırılan, içi enkaz haline gelen binanın durumu görenlerin de tepkisini çekti. Mimarlar Odası Ankara Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Tezcan Karakuş Candan, tarihi Çoban Mektebi’nin Ankara için önemli bir yapı olduğunu söyledi. Candan “Ankara’nın tiftik keçisi çok ünlüdür ve aslında angora yününün satışı o yıllarda dünya piyasasında birinci sıradadır. Ankara ekonomik olarak da güçlü olan bir yer. Tam da o dönemde yapılmış bir mektep. Daha sonra milli mücadeleye ev sahipliği yapmış. Atatürk, Ankara’ya geldiği zaman 9 heyeti temsil üyesiyle birlikte ilk buraya yerleşmiş ve milli mücadelenin Anadolu’ya yayılmasında da çok önemli bir tanık mekân. Çünkü buradan telgraflar gitmiş milli mücadelenin yaygınlaşması için. O açıdan önemli bir mekan. Bütün telgrafların buradan çekiliyor olması, heyeti temsil üyeleriyle Atatürk’ün burada kalıyor olması, Halide Edip Adıvar’ın burada oluyor olması, bunlar gerçekten hem tarihsel olarak önemli tanıklıklar ve bir döneme ışık tutuyor” dedi.
‘RESTORE EDİLMESİ GEREKİYOR’
Candan, tescilli tarihi binanın, özellikle geçen yıl çıkan yangından sonra kaderine terk edildiğini söyleyerek, “Bugün belki gördüğünüz o harabe hali yangından sonra herhangi bir müdahale yapılmadığından kaynaklıdır. Ama bu tür yerleri korumamız gerekiyor. Bu tür mekânları korumak ve gelecek kuşaklara aktarmak gerekiyor. Gerekiyorsa müze yapmak gerekiyor. Başka türlü işlevlendirmek gerekiyor. Ama koruma kurulunun bu konuda herhangi bir çabası yok, üzüntü duyulan şey bu. Buranın bir an önce restore edilmesi gerekiyor” diye konuştu.