Tarihle iç içe yaşıyoruz!

Birsen GÜRDİL

Ne mutlu bize, dünyanın en muhteşem ülkesi Türkiye’de yaşıyoruz. Daha doğrusu hiçbir ülkeye nasip olmayan tarihi zenginliklerin içinde modern çağı yaşıyoruz.
Kafamızı ne tarafa çevirsek, gözlerimizin önüne dünya tarihinin derinlikten gelen antik eserler, şehirler, arenalar, Açıkhava tiyatroları, yeraltı ve üstü birbirinden güzel yapıları daha da zenginleştiren termal sular ve de doyumsuz tabiat örtüsü.
Bugün bacasız fabrika olarak gördüğümüz turizm sektörlerine kapılarını açmış olan belli başlı şehirlerimizin başında gelen Denizli için, UNESCO kültür mirası listesine pek çok değerli yapıları dâhil etmiştir. Hierapolis, Laodikya, Tripolis bunlardan bazılarıdır. Tabi Pamukkale’yi unutmamak gerekir.
Herodot yüzyıllar önce Afrodisias için, “Gökyüzünün altındaki en güzel yeryüzü” diye tanımladığı bu antik kent ile Aydın’da ülkemizin önemli tarihi yapılarına sahip bir şehrimizdir.
29 antik yapıya sahip Aydın’da Dünya’da ilk müzik notasının oluşturulduğu Tralleis Antik kentinin kazıları ise halen sürmektedir.
İnsanlığa evrensel bir mesaj olarak sunulan Safranbolu, bugün huzurun ve sakinliğin adresi olarak tanınmaktadır. Tarihi, kültürel ve doğal yapısı ile bu beldemize yılda 35 ülkeden, 32 binin üstünde gezgin gelmektedir.
Ağaç ile taşın muhteşem zarafetinin örnekleri ile dolu, Karabük’e bağlı bu İlçemizde Kent Tarihi Müzesi, Kaymakamlar Müze Evi, Saat Kulesi, Anadolu saat kuleleri, minyatürleri, tarihi Cezaevi, tarihi Cinci Hanı ve Hamamı, Hıdırlık Tepesi, Güneş Saati, tarihi Camiler, Bulak Mencilis Mağarası, İncekaya Su Kemeri, Yörük Köyü ve daha pek çok mekân görülmeye değer eserlerdir. Dünya çapında şöhrete sahip ünlü soprano Leyla Gencer’de bu İlçemizde dünyaya gelmişti.
Tarihte, “Zeus7un göklerdeki tahtına en yakın yer” olarak tanımlanan Nemrut Dağı, iki bin yılı aşkın devasa heykelleri ile 1987 yılında UNESCO Dünya Kültürel Miras Listesinde alınan bu tarihi bölgenin çevresi de tarihi yapılarla doludur. Kral 1. Antiochos Kitabeleri, M.Ö. 11. Yüzyılın başlarında Kommagenelerin atası Arsemia tarafından yapılmış Kanta Kalesi, bölgede yer alan Antiochos-Herakles tokalaşma steli, Callinichos’un mezarı gibi tarihi antik yapılar bulunmaktadır. Bu bakımdan Adıyaman’da turizm için pala biçilmez bir yerdir.
UNESCO Dünya Miras Listesi’nde yer alan Diyarbakır Surları ve Hevsel Bahçeleri yüzyıllar boyu görkemli bir açık hava müzesi konumunda kullanılmıştır. Farklı dinlerin ve kültürlerin izlerini taşıyan Camileri, Kiliseleri ve binaları ile bu ilimizde önemli bir inanç ve kültür kentimizdir.
1988 yılında UNESCO Dünya Miras Listesi’ne alınan Letoon Antik Kenti, Fethiye’nin Kumluca İlçesi’nde bulunmaktadır. Bodrum’da bulunan Bodrum Kalesi, Yatağan’da bulunan Stratonikeia Antik Kenti, Köyceğiz’de bulunan Kaunos Antik Kenti, Milas’ta bulunan Hekatomnos Anıt Mezarı, Beçin Ortaçağ Kenti, Likya Uygarlığı Antik Kent Pınara, Tlos Antik Kenti ve daha pek çok anıtsal eserlerle dolu Muğla’nın bu tarihi zenginliklerle dolu topraklarında daha gün yüzüne çıkmayı bekleyen yüzlerce eser bulunmaktadır.
Ülkemizin tarihi yapıların antik kentleri böyle sınırlı köşelerde toplamak muhakkak ki mümkün değildir. Vurulan kazmanın altından tarihi bir eser çıkan yurdumda, M.Ö. 1200 yıllarında yaşamış Hititler ’in bugün günümüze kalmış olan İmparatorluğun başkenti Hattuşaş, bilindiği gibi Çorum’un 80 kilometre güneybatısında bulunmaktadır. Bu emsalsiz antik abide aslanlı kapısı ve içi yüzünde silahlı tanrının bulunması ile tanınmaktadır. Kazılar sırasında, 31 bin 519 çivi yazılı tabletler halen İstanbul Arkeoloji Müzesi’nde bulunmaktadır.
“1001 Kilise şehri ve 40 kapalı şehir” olarak tanınan Anı Antik Kenti, 15 Temmuz 2016 yılında UNESCO Dünya Mirası Listesine alınmıştır. Kuzeydoğu Türkiye sınırları içinde bulunan tarihi yapı, turistlerin ilgisini de çekmektedir.
Bugüne kadar keşfedilmemiş en eski ve en gelişmiş neolitik devir yerleşimi olan Çatalhöyük, Efsanevi Troya Atı ile tanınan Troya Antik Kenti, Bergama, İzmir, Sivas, Divriği, Kars’ın gıpta ile baktıkları tarihi yapılar, gezginlerin gözlerini büyülemektedir. Tabi soyguncu batılıların kaçırdıkları tarihi zenginliklerimizi geri alırsak daha da muhteşem olacaktır.