Tesis fukarasının başına gelenler

Güray SOYSAL

SAKARYA’YA VAR, ANKARA’YA YİNE YOK

Bir kere değil, bin kez yazacağım.
Ankara’nın spor tesislerindeki fakirliğini duymayan kalmadı.
19 Mayıs Stadı, Anıttepe Yüzme Havuzu, Cebeci Stadı gibi tesisler elinden kayıp giden, ancak yerlerine yenileri bir türlü konulamayan spor tesisleri yenilenmediği sürece, bu düşüncem de sürüp gidecek.
İşte, biz Ankaralılara imrendirecek bir spor tesisi daha hizmete girmek üzere…
Sakarya’da hayata geçirilen “Yaşayan Stadyum” projesi kapsamında Yeni Sakarya Atatürk Stadı, yeni dönemde kapılarını sporculara açmayı bekliyor.
Yaklaşık 128 dönüm arazinin 28 dönümü üzerinde, UEFA standartlarına uygun olarak Toplu Konut İdaresi Başkanlığı tarafından 150 milyon liraya inşa edilen Yeni Sakarya Atatürk Stadı, 8 Ekim 2017’de Sakaryaspor ile Kahramanmaraşspor arasında oynanan maçla taraftara kapılarını açtı.
Sakaryalılara “hayırlı olsun” diyorum.
Malum cümlemi tekrarlarken “Darısı Başkent Ankaralıların başına” diyeceğim.

GEÇMİŞ OLSUN VEHBİ AKDAĞ

1972 Münih Olimpiyatlarında ikinci olan 71 yaşındaki Vehbi Akdağ Ankara’da tedavi görüyor.
1949 yılında Tokat’da doğan Vehbi Akdağ 16 yaşında güreşe başlamış ve 1970 yılında 1972 Münih Olimpiyatları’nda ikincilik elde etmişti. 1971’de Avrupa üçüncüsü olup, 1974 yılı Dünya Şampiyonası’nda gümüş madalya kazandı. 75 kez milli formayı giydi.

ATLETİZMİMİZİN ACI KAYBI

Bir süredir Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’nde tedavi görmekte olan Türkiye şampiyonu eski milli sprinter Mehmet Çöteli hayatını kaybetti.
Türk atletizmi, 70’li yıllardaki önemli bir atletini kaybetmenin üzüntüsünü yaşıyor. 1971 yılı 100 metre Türkiye şampiyonu eski milli atlet Mehmet Çöteli, İstanbul’da hayatını kaybetti. 70 yaşındaki Çöteli, geçirdiği beyin kanaması sonrasında yaklaşık üç haftadır tedavi altındaydı.

BU MUHTEŞEM KADRO UNUTULMAZ

Ankaragücü, 3 Haziran 1981 tarihinde Trabzonspor’u 1-0 yenerek Devlet Başkanlığı kupasını almıştı.
O zamanki Başkan Sabri Mermutlu ve yöneticilerinin, ortaya çıkardığı muhteşem kadronun kurulmasında çok emekleri olmuştu.
O günün Teknik Direktörü Yılmaz Gökdel ile yardımcısı Baskın Soysal takıma çok büyük katkı yapmaları da unutulmaz.
Büyük ve muhteşem taraftarlarının katkısı ile Ankaragücü’nün İkinci Lig takımı olarak Türkiye Kupası ve Devlet Başkanlığı Kupasını aynı sene içinde alan Dünya’da tek takımın adının olduğu unutulmaz.

Unutulmayanlar / HAYRİ OBÜS

28 Şubat 1951’de Ankara’da dünyaya gelen Hayri Obüs, Ankara Demirspor’da başladığı futbolculuk hayatını, Altay, Sivasspor, Kayserispor, Petrolofisi ve Şekerspor’da devam ettirdi. Bilhassa Şekerspor’daki futbolu ile her zaman dikkatleri üzerinde toplayan Hayri Obüs, elde ettiği Pro-Lisansı ile teknik adam oldu. Teknik adamlığında da Şekerspor, Keçiörengücü, ASKİSpor, Elazığspor, Şanlı Urfaspor, Uşakspor ve Bucaspor’da çalıştı. Bucaspor ve Uşakspor’un 1’nci lige çıkmasına sebep olan Hayri Obüs, daha sonra teknik direktörlükteki hayatını sona erdirip, ailesi ile birlikte sağlıklı bir hayat sürdürüyor.

ONUN ÇİZDİĞİ YOLDAN GİDİLİYOR

Koronavirüs belası nedeniyle şu günlerde hepimizde spor yapma merakı ortaya çıktı.
İyi de oldu…
Bu spor olayı gündeme gelince Ersin Uysal aklıma geldi.
Rahmetli kardeşim Ersin Uysal bu işe TRT’de her sabah yanında eşi Songül ile birlikte spor yaparak başladı.
1958 yılında Beypazarı’nda dünyaya gelen rahmetli kardeşim, gazeteciliğe yanımda, 1982 yılında Güneş Gazetesinde başladı.
Cıvıl cılvıl bir insandı. Spor Yazarlığının yanı sıra, sporu yaymak için, adeta park ve bahçeleri kendisine mesken tutmuş, sabah yürüyüşü yapanları bir arada tutup, bedenimiz için lazım olan çalışmaları yaptırıyordu. Hem de bir kuruş talep etmeden.
13 Ocak 2007’de beynine musallat olan ur sonucun da genç yaşta, hayata gözlerini kapattı. Allah rahmet eylesin.
O günlerde Televizyonda bu işleri yapmasına karımdım. Hatta, zaman zaman öğütler vererek, bu işten caydırmaya çok çalıştım.
O günlerle ile şimdiki spor programını kıyasladığımda, rahmetlinin spora ne denli yakın olduğunu bugün daha iyi anlıyorum.
Nikah şahitliğini yaptığım rahmetli kardeşimi, anarken, spordaki dünya görüşünü bugün daha iyi anladığımı itiraf etmek istedim.

DOĞRU SÖZE NE DENİR?

SEN cevapları ezberliyorsun ama, HAYAT asla aynı soruyu tekrarlamaz. OSHO