Türk tiyatrosunun unutulmayan ustaları

Birsen GÜRDİL

Bugün başarılı sahne oyunları ile Türkiye dâhil dünyanın pek çok ülkesinde temsil edilen eserler daima kapalı gişe oynamaktadır. Bugün en parlak günlerini yaşayan devlet, belediye ve özel sahne toplulukları başarılarını geride bıraktığımız yıllarda, yani sahne oyunlarının yasaklı olduğu günlerde ne pahasına olursa olsun bu mesleği icra etmek isteyen fedakâr oyuncuların cesaretine borçludurlar.
Türk tiyatrosunun unutulmayan ustalarından biriside “Abdi Efendi”dir. Diğer bir adıyla İBİŞ tipini yaratan Osmanlı tuluatçısıdır. 1938’de doğan 1914’te vefat eden Abdi Efendi’nin asıl adı Abdülrezzak’tır. Çocuk yaşta mahalle tiyatrolarında sahneye çıkan Abdi Efendi, polis baskısından kurtulur, kurtulmaz, 1880’de Direklerarasında kendi tiyatrosu Handehane-i Osmani’yi kurmuştur.
1985’te II. Abdülhamid’in ilgisin çeken tuluat sanatçısına Mülazım-ı Sani rütbesi verilerek saray kadrosuna dâhil edildi. Sahnede yaptığı bir nükte yüzünden gözden düşen Abdi Efendi, bir daha sahneye çıkartılmadı. Meşrutiyetin ilanından sonra 1908’lerde çeşitli tiyatrolarda çalışarak pek çok tuluatçının yetişmesinde katkıda bulunmuştur.
. Agop Efendi: Asıl adı Agop Vartovyan olan Agop Efendi, Tanzimat döneminin önde gelen sahne oyuncularından birisi idi. Kendi isteği ile İslam dinini kabul eden Agop Efendi, Güllü Agop olarak tanınmış ve 1860’da Şark Tiyatrosu’nu kurmuştur. II. Abdülhamid’in ilgisini çekmiş, saraya Muzıka-Hümayun kadrosu ile tayin edilmiştir. Ahmet Necip, Ahmet Fehim, Kavuklu Hamdi ve İsmail Hakkı gibi tiyatromuza emeği geçen pek çok sanatçı yetiştirdi. 1840 yılında dünyaya gelen sanatçı, 1891 yılında vefat etmiştir.
Ahmet Fehim: Tanzimat ve Meşrutiyet dönemlerinin tanınmış tiyatro oyuncusu ve yönetmenlerindendi. İkinci Meşrutiyetin ilanından sonra kendi topluluğunu kurarak turnelere çıktı. Sahne çalışmaları sürerken Darülbedayi (Şehir Tiyatroları)’de öğretmenliğe atandı. Filmlerde rol aldı. Bazı filmlerin yönetmenliğini yaptı. Vakit Gazetesi’nde yayımlanan anıları daha sonra kitap haline getirildi. 1857 yılında dünyaya gelen Ahmet Fehim, 1930 yılında aramızdan ayrıldı.
Direktör Ali Bey: Türk sahne dünyasına telif ve çeviri oyunları ile katkıda bulunmuş, o yılların Osmanlı yazarı olarak ta tanınmıştır. Osmanlı borçlar yönetimi müfettişliği ve direktörlüğü görevini uzun yıllar sürdüren Ali Bey, sahne oyuncularına diksiyon dersi verirken, yerli ve yabancı pek çok temsili de tiyatro arşivine girmiştir. “Kokana yanıyor, Tosun Ağa” 1871’de sahnelenen “Ayyar Hamza” adlı yapıtları defalarca sahnelenmiştir. Telif oyunlarının en ünlüleri ise, “Geveze Berber” (1873) ve “Lefafet” adlı oyunlarıdır. Zaman zaman mizah yazarlığı da yapan Direktör Ali Bey, 1844’de doğmuş, 1899’da vefat etmiştir.
İsmail Dümbüllü: Tuluat ve ortaoyunu ustası olarak yetişen, kendi özgü tarzıyla tiyatroda ve fillerde büyük başarı elde etmiştir. 1897 yılında doğan İsmail Dümbüllü 1973 yılında ölümüne kadar sahne ve film çalışmaları ile ünlendi. Kel Hasani ölümünden sonra geleneksel kavuğu olan Dümbüllü, 1940 ve 1950’li yıllarda Memiş, Keloğlan, İncili Çavuş, Dümbüllü, Macera peşinde, Bayram gecesi, Nasreddin Hoca ve Timurlenk adlı filmlerde rol aldı. 1968 yılında jübilesini yaparak emekliye ayrıldı. Geleneksel kavuğu ölümünden önce Münir Özkul’a devretti. 1973 yılında aramızdan ayrıldı.
Kavuklu Hamdi Efendi: 1841’de dünyaya gelen Kavuklu Hamdi Efendi, Tuluat Tiyatrosu’nu kuran, orta oyuncu olarak ta adını duyuran bir sanatçı idi. İstanbul’un pek çok semtinde sahneye çıktı. Gedikpaşa Tiyatrosu’nda çalıştı. 1875’te kendi topluluğunu kurdu. Son yılları sıkıntılar içinde geçen Kavuklu, Eyüp’te kahvecilik yaparken 1911’de vefat etmiştir.
Hazım Körmükçü: Türk tiyatrosunun tanınmış komedi oyuncularındandı. Figüranlıkla başlayan sahne çalışmaları Darülbedeyi’de sürdürdü. 1971’de girdiği bu toplulukta, “Aynaruz Kadısı, Mum söndü, Pazartesi-Perşembe” gibi oyunlarda rol aldı. “Lüküs hayat, Deli dolu” gibi operetlerde başarısını tekrarladı. 1929 yılından sonra, “Kaçakçılar, Karım beni aldatırsa ve Leblebici Horhor” gibi filmlerde başarılı çalışmalar sergiledi. 1944 yılında aramızdan ayrıldı.