Türkiye’de her 4 kişiden 1’i su israfına duyarsız

Kalabalık hanelerin ve yüksek gelir grubundakilerin su tüketim miktarlarının ve dolayısıyla su tüketimine harcadığı paranın daha yüksek olduğu ortaya çıkarken, aylık kazancı 3 bin liradan düşük olan katılımcıların su tasarrufuna daha çok dikkat ettikleri belirlendi

ANKARA – Türkiye’de her 4 kişiden birinin aşırı su tüketimine karşı herhangi bir önlem almadığı ve su israfına duyarsız kaldığı belirlenirken, aylık kazancı 3 bin liradan düşük olanların su tasarrufuna daha çok dikkat ettikleri ortaya çıktı. Sürdürülebilir kalkınma ve çevre için önemli konuların başında su kaynaklarının etkin ve verimli kullanılması geliyor. Bu kaynağın tüketiminde rol oynayan en etkili tüketici grubu hane halkları olarak öne çıkıyor. Dünyanın yaklaşık 4’te 3’ü sudan oluştuğu için su sorunu olmadığı algısı büyük bir yanılgıya ve su israfına yol açıyor.
Dünyada kullanılabilir tatlı su oranı sadece yüzde 2,5 olmakla birlikte, bu oranın yüzde 69,5’i de doğada buzul halinde bulunuyor. Buradan yola çıkarak dünyada aslında çok kısıtlı miktarda kullanılabilir tatlı su olduğu gerçeği ortaya çıkıyor.  Birleşmiş Milletler ve UNESCO başta olmak üzere ilgili kuruluşların raporlarına göre, dünyada ve Türkiye’de artan nüfus, küresel ısınma, kuraklık gibi nedenlerle her geçen yıl suya olan talep artarken, tatlı su kaynakları azalıyor. Dünya nüfusunun yüzde 40’ını barındıran 80 ülke şimdiden su sıkıntısı çekiyor. Türkiye, sanıldığının aksine su zengini bir ülke olmamakla birlikte yıllık ortalama yaklaşık 643 milimetre yağış alıyor ancak bu rakam 800 milimetre olan dünya ortalamasının oldukça altında seyrediyor. Türkiye’nin brüt yer üstü suyu potansiyeli 193 kilometreküp seviyesinde bulunurken, yer altı suyunu besleyen 41 kilometreküp de dikkate alındığında, toplam yenilenebilir su potansiyeli brüt 234 kilometreküpü buluyor ancak günün teknik ve ekonomik şartları hesaba katıldığında Türkiye’nin tüketilebilir yer üstü ve yer altı su potansiyeli yılda ortalama 112 kilometreküp civarında hesaplanıyor.
Yılda kişi başına düşen kullanılabilir su miktarı 8-10 bin metreküp olan ülkeler su zengini, 2 bin metreküpten az olanlar su azlığı çeken, bin metreküpten azı da su fakiri ülkeler arasında kabul edilirken, Türkiye’nin kişi başına su tüketimi bin 500 metreküp seviyesinde bulunuyor. Bu durum Türkiye’yi su azlığı yaşayan ülke kategorisine sokuyor.
Ticaret Bakanlığınca yapılan israf araştırmasında, Türkiye’de insanların suyun tüketimine ve israfına ilişkin davranışları yanında su tasarrufuna ilişkin uygulamaları incelendi.  Genel olarak daha kalabalık hanelerin ve yüksek gelir grubundakilerin su tüketim miktarı dolayısıyla su tüketimine harcanan paranın daha yüksek olduğu ortaya çıktı. Aylık kazancı 3 bin liradan düşük olan katılımcıların su tasarrufuna daha çok dikkat ettikleri ve su faturalarının daha düşük geldiği belirlendi.  Bireylerin su israfını azaltmaya yönelik davranış ve uygulamalarına bakıldığında, evlerde kullanılan suyun yüzde 40’ının kişisel temizlik için duş, banyo ve lavabolarda, yüzde 13’ünün çamaşır yıkanmasında, yüzde 25’inin tuvalet rezervuarlarında, yüzde 5’inin temizlikte, yüzde 5’inin bahçe sulamasında ve yüzde 12’sinin mutfak kullanımlarında harcandığı tespit edildi.
Bu alanlarda alınacak bazı önlemlerle hem su kaynağının rasyonel kullanımı hem de aile bütçesine önemli katkı sağlanabileceği hesaplandı. Alınabilecek başlıca önlemler ve olası sonuçları şöyle sıralandı:
“Yapılan çalışmalar evlerin sıhhi tesisatlarında kullanılan ürünlerin su tasarrufu sağlayan ürünlerden seçilmesi durumunda 4 kişilik bir ailede toplamda 189 bin 800 litre olan yıllık su tüketimini 84 bin 480 litreye düşürmenin mümkün olduğunu ortaya koydu. Su israfını azaltmak ve daha az para harcamak için bireylerin gerçekleştirdikleri davranışlar incelendiğinde, en yüksek oran olan bireylerin yüzde 83’ünün ‘çamaşırları çamaşır makinesinde yıkamaya’, yüzde 74,8’inin ‘çamaşır makinesini kısa programda çalıştırmaya’, yüzde 74,4’ünün bulaşıkları bulaşık makinesinde yıkamaya, yüzde 70,2’sinin ‘banyo yaparken, diş fırçalarken, tıraş olurken su kullanılmadığı zaman musluğu kapatmaya’, yüzde 70,2’sinin de ‘bulaşık makinesini tam kapasite dolmadan çalıştırmamaya dikkat ettikleri belirlendi. Bununla birlikte söz konusu önlemlere katılımcıların yaklaşık yüzde 25’i, diğer bir deyişle her dört katılımcıdan birinin dikkat etmediği tespit edildi.”
– Düşük gelirlilerin “akan su” hassasiyeti
Gelir gruplarının su tasarrufu davranışı incelendiğinde, banyo yaparken, diş fırçalarken, tıraş olurken suyu kullanmadığı zaman kapatma davranışı “bin 404 lira ve altı” ve “bin 405-3 bin lira” gelir gruplarında daha çok görülürken, çamaşırları makinede yıkama davranışı da “3 bin 1-5 bin lira” ve “7 bin 501-10 bin lira” gelir grubunda bulunan bireylerin tercihleri arasında üst sırada yer aldı.
Gelir düzeyi  “bin 405-3 bin lira” olan bireylerin “bulaşık makinesini tam kapasite dolmadan çalıştırmama”, “bin 404 lira ve altı” gelir grubundaki tüketicilerin de “sıcak su musluğu açıldığında su ısınıncaya kadar akan suyu bir kovada biriktirip çiçek sulamada ya da temizlikte kullanma” davranışlarının diğer gruplardan anlamlı düzeyde yüksek olduğu tespit edildi.