Türkiye’de televizyon yayıncılığında 52 yılı geride bıraktı

Televizyonun ilklerinden Ünlen Demiralp deneme yayınının başlamasını anlattı

Türkiye, ekranla tanışıklığında yarım asrı geride bıraktı. Kamu yayıncılığı olarak başlayan ve bugün özel sektörün eline geçen televizyon yayıncılığının ilklerinden, Gazeteciler Cemiyeti üyesi Ünlen Demiralp, o tarihi günleri 24 Saat Gazetesine anlattı

SULTAN YAVUZ –  Türkiye’de televizyon yayıncılığı 52. yılını doldurdu. Kamu yayıncılığı ile başlayan televizyonu, sektörün ilklerinden olan Gazeteciler Cemiyeti üyesi Ünlü Demiralp anlattı. Ankara Radyosu’nda göreve başlayan ve televizyonun kurulma aşamasında eğitim için yurtdışına giden Demiralp o günleri şöyle anlatıyor:
“1964 yılında Thomson Vakfı Televizyon Koleji’nde televizyon yapımcılığı, yönetmenliği ve yayıncılığı eğitimi aldıktan sonra, Haziran ayında Ankara Radyosu’na döndüm. 1 Mayıs’ta TRT yasası kabul edilmiş ve bu nedenle de televizyon çalışmaları hız kazanmıştı. Bu çerçevede, televizyon alanında kendimi geliştirebilmem için bir ekiple birlikte, 1965 yılına girerken Batı Almanya’ya gönderildim. Ekipte, teknik konularda Hüseyin Ersoy ve Ufuk Bulut; kamera için Halim Büyükbulut ve Ümit İlhan; ışık servisinden Yüksel Yazgan ile program yapımcılığı ve yönetmenliği için de benimle birlikte, Bülent Varol da ekipte yer alıyordu.
Hep birlikte 1966 yılında Ankara’ya döndük. Biz yurt dışındayken “Televizyon Dairesi Başkanlığı” kurulmuştu ve orada çalışmaya başladık. Daha önce Almanya’da eğitim gören Güner Sarıoğlu ve BBC’de eğitim gören Gülseven Güven (Yaşer) de arkadaşlarımız arasındaydı.”
TRT’deki ilk televizyon çalışması
Demiralp, Türkiye’de televizyon yayının iki binanın bodrum katından başladığını belirterek şunları söylüyor:
“Ankara’da, Mithat Paşa Caddesi, 47 ve 49 numaralı apartmanların bodrum katları birleştirilerek bir büyük televizyon stüdyosu inşa edilmişti. Her şeyimiz burasıydı, daha sonra 49 numaralı binanın zemin katında “Haberler” için küçük bir TV stüdyosu yapılmıştı.
Fahrettin Işıkçı Televizyon Dairesi başkanıydı. Semih Tuğrul Bey de program biriminin başındaydı. Fahrettin Bey, tamamlanan TV altyapısının işletilmesi konusunda çok istekliydi. Semih Bey ise yayın için hazırlıkların ve personelin henüz yeterli olmadığı görüşündeydi.
Biz de Fahrettin Bey’le aynı düşünceyi paylaşıyorduk. Bunu bilen Fahrettin Bey, Semih Bey’in yurt dışında bulunduğu bir sırada, kapalı devre bir televizyon yayını planı düşünmüş ve bunu da arkadaşımız Gülseven’e açmıştı. Biz de bu öneriyi kabul ederek kolları sıvadık. Düzenlenecek bu yayın, TRT tarihindeki ilk televizyon çalışması olacaktı.”
Parlamenterlere gösteri
Bu ekip, televizyonun tanınmasını ve bu alana gereken maddi-manevi desteğin verilmesi gerektiğine inancıya kendi görüşlerinde çare aramaya başlarlar. Bu konunun hükümet programlarına girebilmesi ve buradan da kaynak aktarılması düşüncesiyle parlamentoya atılan adımın öyküsünü de Demiralp şöyle ifade ediyor:
“1966 yılının Haziran ayında üç arkadaş; Gülseven ve Bülent “Şiir” ve “Müzik” programlarını, ben de “Haber” programını hazırladık. Bu deneme yayını başarılı oldu. Bunun üzerine deneme yayınlarına ve program çalışmalarına devam edildi. Biz, üç kapalı devre yayını daha yaptık. Güner Sarıoğlu da hazırladığı “Haftanın Getirdikleri” programı ve bir filmle birlikte bu ekibe girdi.
1967 yılına gelindiğinde, 16 Ocak’ta, yayıncılık tarihimizde dönüm noktası olacak çok önemli ve özel bir kapalı devre yayını hazırladık. Bu çalışma ile “İkinci Beş Yıllık Kalkınma Planı”nda yer almayan TV yatırımlarının önünü açmak ve hükümet programlarında yer almasını sağlamak amaçlanmıştı. Bunun için yayını izlemeye TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu üyelerini davet ettik. Yayında, BBC’de eğitim gören Zeki Sözer “Haberler”, Gülseven Güven “Masal”, Bülent Varol “Keşifler” adlı programlarını hazırladılar ve yönettiler. Ben de kısa bir bale filmi ve Emel Sayın’la Yaşar Özel’in katıldığı canlı bir TSM programını hazırladım ve yönettim.”
TRT Ankara Televizyonu haftada üç gün düzenli olarak deneme yayınlarına başlıyor
Genç yayıncılar amaçlarına ulaşır. Bu gösteri, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu üyelerince takdirle karşılanır, bu tanıtımdan sonra onların da desteği ile TV yatırımları konusu da komisyonunun gündemine girer. Ünlen Demiralp televizyonun ilk yıllarını da şöyle anlatıyor:
“TRT Yönetim Kurulu, yayının 1 Ocak’ta 1968’de başlamasına karar vermişti fakat hazırlıkların yetişmemesi nedeniyle 31 Ocak tarihi belirlendi. Bunu Göker Müftüoğlu şöyle anlatıyor, ‘1967 yılının son günleriydi. Fahrettin Bey’e bir evrak imzalatmaya gitmiştim. Birden odaya TRT Yönetim Kurulu Başkanı Profesör İsmet Giritli girdi, odadan çıkmak istedim ama beni oturttu. Fahrettin Bey’den yayın hazırlıkları hakkında bilgi istedi. O da hazırlıkların tamamlanabilmesi için birkaç aya ihtiyaç olduğunu söyleyince Giritli’nin ama ben Ocak ayı diye beyanat verdim demesi üzerine yayın, o ayda ama en son gününde başladı.’
Bundan sonra Betül Mardin, Göker Müftüoğlu, Meral Savcı,Demet Gülöz (Arıyak), Güneş Tecelli ve Haluk Tuncalı BBC’ye gönderildi. Ayrıca ülke çapında duyuru yapılarak çeşitli dallarda sınavlar açıldı, yeni elemanlar alındı hatta bunlara yabancı uzmanların arasında olduğu geniş bir kadro eğitim verdi. TRT Ankara Televizyonu haftada üç gün düzenli olarak deneme yayınlarına başladı.”