“Türkiye’deki bütün renklerin mecliste olmalı”

CHP Genel Başkan Yardımcısı Yakup Akkaya, “Yüzde 35 oy hedefi tek başına iktidar için yetersiz bir oy hedefi değildir” dedi.
Akkaya, gazetecilere yaptığı açıklamada, CHP’nin bu seçime çok ciddi hazırlandığını hem vatandaşların, hem de taraflı ya da tarafsız birçok köşe yazarının belirttiğini aktardı.
Seçim süreci içinde yapılan çalışmalara bakıldığında, CHP’nin doğru yolda olduğunu belirten Akkaya, “Çünkü, halkımıza sunduğumuz vaatlerin, ayakları yere basan vaatler olduğunda herkes hemfikir. Seçimin sonucundan çok umutluyuz. Çünkü halktan karşılığını alıyoruz. 7 Haziran akşamı Türkiye’de CHP’nin patlama yaptığını, oyunu kamuoyunda yapılan araştırmaları da çöpe atacak oranda yükselteceğini hepimiz göreceğiz” diye konuştu.
Yakup Akkaya, CHP’nin oy oranının yüzde 35’ten daha yüksek olacağına inandığını vurgulayarak, “Çünkü, hatırlarsınız, Genel Başkanımız yüzde 35’i söylediği zaman, ‘Bunların hedefi yüzde 35, tek başlarına iktidar olmayı hedeflemiyorlar’ diyorlardı. Ama hatırlatmak isterim 2002 yılında AK Parti iktidara geldiğinde yüzde 34,5 oy almıştı. Yüzde 35 oy hedefi tek başına iktidar için yetersiz bir oy hedefi değildir” ifadesini kullandı.
“Biz CHP olarak sadece HDP’nin değil, Türkiye’deki bütün renklerin mecliste olmasını istiyoruz” diyen Akkaya, şöyle devam etti:
“Çünkü demokrasi ancak bu şekilde gelişir. Ancak bu şekilde güzelleşir. Yüzde 10 seçim barajını bırakın yüzde 7’si hatta yüzde 5’i bile yüksek bir seçim barajıdır. Bunu biz CHP olarak Parlamentoda defalarca dile getirdik. Sadece HDP’nin değil diğer seçime giren partilerin de barajı aşmasından memnun oluruz. Biz sorunların, problemlerin Mecliste çözülmesi gerektiğine inanıyoruz. Doğal olarak bu konuda hiçbir siyasi partinin meclisin dışında kalmasına gönlümüz razı olmaz.”
Akkaya, Türk halkının yararına olacak yasal düzenlemelerin hep beraber hayata geçirilmesini istedi.
Çözüm Süreci’ne de değinen Akkaya, şunları kaydetti:
“Bu, siyaset üstü bir olaydır. Siyaset üstü bir çalışma yapılması gerekir. Burada ‘belli bir bölgenin ve insanların mağduriyetini düzeltelim’ anlayışı çok doğru değildir. Demokrasi ve özgürlük, hukukun sorunları, bütün yurttaşlarımızın yaşadığı sıkıntı ve problemlerdir. Bizim derdimiz çözüm süreci olarak değil, demokrasi ve özgürlükler süreci içerisinde bu sorunların üstesinden gelmek. Onun için herkesin katılımı ile oluşabilecek yeni bir özgürlükçü anayasanın olması için de bütün partilerin mecliste olması gerektiğine inanıyoruz.”