Türkiye’nin ilk yedi aylık turizm karnesi

Turizmci ve Seyahat Acenteleri Derneği (TÜRSAD) Başkanı Engin Şahin

Wonderland Eurasia, Ankara için
yeni bir ürün olabilir mi?

Turizmci ve Seyahat Acenteleri Derneği (TÜRSAD) Başkanı Engin Şahin, 2019 yılı sonunda beklenen 46 milyonun üzerindeki turist sayısına yaklaşıldığını ancak kişi başı gelirde artış yaşanmadığına dikkat çekti. Şahin, kişi başı gelirin artması için turizmcilerin ürün çeşitliliğine ağırlık vermesi, sezonu genişletmesi ve yeni pazarlara açılması gerektiğini vurguladı

NAZ AKMANTurizm sektöründe 2023 yılında “50 milyon turist, 50 milyar dolar gelir” hedefine odaklanan sektör çalışanları, 2019 yılının ilk 7 aylık verilerine göre beklenen 46 milyon turist sayısına yaklaşırken, kişi başı gelirde hayal kırıklığı yaşadı. Geçtiğimiz yıl 45, 8 milyon turist ile dünya turizm sıralamasında altıncı olan Türkiye, turizm gelirinde ise 25 milyar dolarla 14’üncü sırada yer alıyordu. Bu yıl 50 milyon turist ile 35 milyar dolar beklentisi olan turizmin ilk 7 aylık resmi olmayan verilere göre ortalama 25 milyar dolar civarında.
Öte yandan Şubat ayında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin arasında imzalanan “2019 Türkiye-Rusya Karşılıklı Kültür ve Turizm Yılı Niyet Bildirgesi” Türkiye’ye gelen Rus turist sayısında artışa neden oldu. Geçtiğimiz yıl Ocak-Haziran dönemleri arasında Türkiye’yi tercih eden Rus turistler bu sene aynı dönem içinde yüzde 13.91’lik artış gösterdi.
Türkiye’yi en çok hangi ülkeler tercih ediyor?
Turizmci ve Seyahat Acenteleri Derneği (TÜRSAD) Başkanı Engin Şahin, Türkiye’ye gelen turistlerin dağılımı, yakın zamanda kurulan Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı’nın sektöre yansımalarını ve Ankara’nın turizm potansiyelini değerlendirdi. Türkiye’ye yurt dışından gelen yolcu rakamlarına bakıldığında en büyük pazarın Rusya ve Almanya olduğuna dikkat çeken Şahin, “Bu yılki istatistiklere göre Türkiye’yi en fazla tercih eden ilk sekiz ülke arasında Rusya, Almanya, Bulgaristan, Gürcistan, İngiltere, Ukrayna, Irak ve Hollanda yer alıyor. Ancak Bulgaristan ve Gürcistan sınır hareketliliği yani sınır ticareti nedeniyle bu rakamı elde ediyor. İran ise hem sınır ticareti hem de Nevruz Bayramı döneminde turist olarak Van’a geliyor” dedi. 2017 yılında İran’dan yaklaşık 2,5 milyon turist geldiğini anımsatan Şahin, geçtiğimiz yıl bu rakamın İran hükümetinin Türkiye çıkışlarına ek vergi koyması nedeniyle 1 milyon 670 bin civarına gerilediğini da belirtti.
Kişi başı gelir nasıl artırılabilir?
Avrupa Birliği’nin ekonomik olarak güçlü olan ülkeleri, Almanya İngiltere, Hollanda ve Fransa gibi ülkeleri kaybetmemek gerektiğini vurgulayan Şahin, kişi başı gelirin artırılması konusunda ise şu bilgilere yer verdi:
“Bu ülkelerdeki insanlar tatil için Akdeniz çanağını tercih ediyor. Türkiye hem bu çanakta yer alması hem uzun olmayan uçuş saati hem de fiyat performansı nedeniyle rakibi olmayan avantajlı ülke konumunda. Ancak gelen turistlerin kişi başı harcamaları oldukça düşük. Ülkemize turist getirtebiliyoruz fakat para harcayabilecekleri alanlar sunmuyoruz veya turistlere cazip kampanyalar yaparak herhangi bir kar elde edemiyoruz. Gerek hükümet kanadındaki ilgililerin gerekse turizmcilerin odak pazarlar yerine halihazırda zaten uygulanan yelpazeyi genişletme politikasını sürdürmeleri gerekiyor. Arap camiası, Ortadoğu, Uzak Doğu gibi bölgelerde de turizm hareketliliği yaşanması için çalışmalarda bulunuldu. Bu politika kapsamında Türkiye olarak pazarımızı büyütmeye çalışıyoruz. Turizmcinin de alternatif ürün sunması gerekiyor. Sadece yaz sezonunda deniz, kum, güneş değil, kongre, kültür, gastronomi, inanç, sağlık veya kış turizmi gibi sezonu 12 aya yayacak ürünler sunabilmeliyiz. Özellikle kültür, spor, kongre ve sağlık turizmi ciddi gelir bırakan alanlar. Ürün sayısında çeşitlilik, sezonun genişletilmesi ve pazarın büyütülmesi beklenen kişi başı geliri yakalamamız da büyük bir katkı sağlayacaktır.”
Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı’nda acentelerin temsiliyeti yok
Geçtiğimiz günlerde Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın ilgili kuruluşu olarak kurulan Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı’nın sektör açısından önemli bir yeri olduğunu söyleyen Şahin, ajansın yönetim ve icra kurulunda seyahat acentelerini temsil edecek herhangi bir kurumun olmamasının büyük bir eksiklik olduğunu söyledi. Türkiye’nin turizm hedeflerine ulaşması amacıyla imkân ve fırsatlarının dünyada tanıtılması, turizm potansiyelinin tüm yönleriyle değerlendirilerek ülke ekonomisine kazandırılması, turizm yatırımlarının ülke ekonomisindeki payının ve hizmet kalitesinin artırılması için kurulan ajans bünyesinde acentelerin olmaması sektör çalışanları arasında da tartışmalara neden oldu.
Şahin ajansa ilişkin, “Ajansın hem olumlu hem de olumsuz yönleri var. Birincisi sektör kendi bütçesini yaratarak kendi yağında kavrulabilecek. Ancak ajans yapısında çok kritik bir hata var. Seyahat acenteleri işin dışında bırakıldı. Ajansın yönetim ve icra kurulunda ağırlıklı olarak otelciler yer alıyor. TÜRSAB gibi acenteleri temsil edecek bir kurum maalesef yok. Oteller yıllık bütçelerinin yüzde 0.75’ini bu ajansa verecek, seyahat acenteleri ise yıllık bütçelerinin binde 0.75’ini. Acenteler otelcilere oranla daha az bir ödeme yapacak. Ancak turisti Türkiye’ye getiren oteller değil, seyahat acenteleri. Türkiye’nin yurt dışındaki fuarlara katılımını ve tanıtımını da acenteler sağlıyor. Bu işin tanıtım tarafını yıllardır acenteler yapıyor. Ajansta sadece bir kişi üye olarak acenteleri temsil edebilecekmiş. Bu durumun ilerleyen dönemlerde sorunlara zemin hazırlayacağını düşünüyoruz” dedi.
Türk Lirası değer kaybetti, yerli turist tatil yapamadı
Son dönemlerde Türk Lirası’nın değer kaybetmesi ve döviz kurundaki dalgalanmanın turizm sektörüne yansıması hakkında da bilgiler veren Şahin, en büyük yansımanın iç pazarda yaşandığını söyledi. Lira bazında otellerin çok pahalı olduğunu dolayısıyla pek çok yerli turistin yaz döneminde tatile çıkamadığını bildiren Şahin, “Bu dalgalanma turizmciler açısından olumlu gelişmelere neden olurken turistler açısından ise dezavantajlara sebep oldu. Otel açısından yabancı pazarda fiyatlarımızı yükseltmesek bile karımız arttı, bu da turizmde karlılığa neden oldu. Ancak turizm yatırımlarının tamamı Euro olarak yapılıyor. Otel açmak isteyen biri 40-50 milyon Euro kredi çekip geri ödemeyi yine Euro ile yapıyor. Dolayısıyla ana gideriniz yani amortisman ve tesis kurulum giderleri Euro bazında olduğu için bir karlılık olmadı. Olumsuz yansıma en fazla iç pazarda yaşandı. Oda fiyatları kurdan dolayı birçok insanın tatile çıkamamasına neden oldu. Otelciler liranın değer kaybetmesi ile fiyatları aşağı indiremeyerek iç pazar için ayırdığı oranı düşürdü. Gündemde sık sık otellerin doluluk oranının yüzde yüze yaklaştığını duyuyoruz ancak bu doluluğu yabancı turistler sağladı” diye konuştu.
Kent konseyi Ankara turizmine yön verebilir
Haziran ayında Ankara Büyükşehir Belediyesi tarafından kurulan kent konseyinin ve yine bu yıl kullanıma açılan Avrupa’nın en büyük eğlence parkı olarak tanıtılan Wonderland Eurasia’nın (Ankapark) Başkentin turizmine katkı sağlayacağını söyleyen Şahin, sağlık turizminin geliştirilmesi için son zamanlarda atılan adımlar hakkında da bilgiler verdi. Kent konseyinin Ankara turizmine yön verebileceğini söyleyen Şahin, “Büyükşehir belediyesi bünyesinde kurulan konsey, şehrin önemli sivil toplum örgütlerini bir araya getirdi. Konseyde ortak akıl ile öne atılacak projelerin daha kısa sürede ve daha etkili sonuçlar doğurabileceği kanısındayım. Çünkü tüm sivil toplum kuruluşları güçlerini birleştirip böyle bir çatı altında faydalı hizmetlere imza atabilir” dedi.
Ankara turizminin hareketli hale getirilmesi için Kale etrafının turistlere hitap edecek hizmetlerle donatılması gerektiğini belirten Şahin, “Konsey, Ankara Kalesi’nin etrafındaki esnafla görüşüp, bölgeyi hareketlendirmeyi amaçlıyor. Şu an Ankara için bir cazibe noktamız yok. Bana kalırsa Ankara Kalesi, Ulus ve Hamamönü üçlemesi cazibe merkezi haline getirilip ürün olarak satılabilir. Çünkü bu bölgenin potansiyeli var. Öte yandan Ankara’da yeni bir ürün var, Wonderland. Bu eğlence parkı Avrupa’ya değil ancak Ortadoğu’ya pazarlanabilir” sözlerine yer verdi.
Ankara’da sağlık turizmi
Son olarak sağlık turizmiyle ilgili Ankara’da ciddi bir hareketliliğin yaşandığını söyleyen Şahin, “Sağlık turizmi, Türkiye için yüksek geliri olan turizm hareketliliğini yaratabilir. Ankara’da sağlık turizmi belgesi alan yaklaşık 17 acente var. Bu iyi bir rakam çünkü ülke genelinde toplamda 50 acente var. Hastane anlamında da sağlık akreditörü olarak bilinen Joint Commission International (JCI) sertifikasına sahip olan çok sayıda hastane var. Eğer hastanenin böyle bir akreditasyonu varsa sağlık turizmi yapabileceği anlamına geliyor. Öte yandan hükümet, şehir hastanelerinde de yabancıların sağlık hizmet alabilmesi konusunda girişimlerde bulundu. Ancak tüm bu hizmetlerden faydalanırken seyahat acentesiyle ortak çalışılmasını zorunlu kılıyor” dedi.