“Unutma Beni”nin Emine’si: Berivan Edebali

Başkentte dizi sektörü ve oyunculuk

HABER VE FOTOĞRAFLAR / NAZ AKMAN (ANKARA) – Fox Tv’de yayınlanan Unutma Beni isimli Ankara dizisinin başrol oyuncusu Berivan Edebali (Emine) oyunculuk kariyerini ve dizi sektörünü anlattı.
2002 yılında Mehmet Erişdi, Gülsen Erişdi ve Altan Yücel tarafından kurulan MGA Yapım Ankara’nın en önemli yapım şirketlerinden biri. Öncelikle TRT ardından Kanal 1 ve ATV’de ekrana gelen Bizim Evin Halleri adlı günlük diziyle sektöre giriş yapan MGA Yapım, Ne Seninle Ne Sensiz, Gönül Yokuşu, Unutma Beni, Deniz Yıldızı, Aşkların En Güzeli, Esaretim Sensin ve Beni Affet dizileri ile Ankaralı izleyicilerin büyük ilgisini çekti.
MGA Yapım’ın en önemli projelerinden biri olan Unutma Beni isimli dizide 1702 bölüm boyunca “Emine” adlı başrol karakterine hayat veren Berivan Edebali, Ankara Üniversitesi Devlet Konservatuarı Opera Bölümü’nden mezun olduktan ilk oyunculuk tecrübesi olan rolünü ve dizi sektörünü anlattı. Sekiz sezon canlandırdığı karakterine veda ettikten sonra oyunculuğa İstanbul’da devam etmeye karar veren Edebali, Ankara’da çekilen günlük dizilerin reyting kaygısı nedeniyle uzun soluklu olamadığını söyledi.
8 yıl aynı karakterle büyüdüm
Sekiz yıl içinde evlendiğini ve bir çocuk sahibi olduğunu söyleyen Edebali, dizi ve karakteri hakkında şöyle konuştu:
“MGA, 2008 yılında hayata geçirmek istediği proje için başrole uygun olduğumu düşünerek, teklif sunmuştu. Unutma Beni dizisi iki ana hikayeden oluşuyordu. Günlük bir diziydi sekiz sezon 1702 bölümden oluşuyordu. Bu hikayelerden birinin başrolünü oynayacaktım. Proje aile dizi olarak çok ilgimi çekmişti, bu nedenle kısa sürede benimsedim. Emine karakterinin analizini okuduğumda sadece bir komşu kızıydı ancak zamanla çok farklı karakterlere evrildi. Uzun soluklu bir dizide karakter git gide size göre uyarlanır çünkü karakterinizle beraber büyüyorsunuz. Senarist de sizi tanıdıkça rolünüzü de ona göre yazmaya başlar. Emine küçük bir kız çocuğuydu. Kırılgan, naif, saf, mağdur, masum bir yapıya sahipti. Emine, dizi boyunca 5 kez evlenip, 8 defa tecavüze uğramasına rağmen dizinin en temiz karakteri olarak halkın desteğini almayı başarabilen bir tip. Emine ile aramda her zaman bir bağ vardı, çünkü karakterime sahip çıktım. Acılarına, sevinçlerine, kaygılarına ortak oldum. Dizi devam ederken evlendim ve hamile kaldım. Ancak diziye ara vermeden Emine’yi hamile bir şekilde canlandırdım. Kızımı da büyüttüm rolümü de sürdürdüm. Genellikle oyuncular bu tarz durumlarda ara verir veya çıkarılır. Ben sahne sanatlarından geliyorum ancak oyunculuğa da büyük bir ciddiyetle kanalize olabildim. Unutma Beni, oyunculuk anlamında kendimi geliştirdiğim bir okul gibiydi.”
Ankara’nın dizi sektörünün MGA Yapım’ın yürüttüğü projelerle şekillendiğini söyleyen Edabali, dizi sektörünün geçmiş yıllara oranla gerilediğini belirtti. Edebali, “Ankara dizi anlamında maalesef İstanbul’a nazaran profesyonel bir işleyişe sahip değil. Ancak günlük dizi formatında başarılı bir yol izliyor. Bunun da nedeni İstanbul’daki oyuncuların günlük dizilere sıcak bakmamasından kaynaklanıyor. Çünkü günlük diziler haftalık dizilere oranla daha kaşesi düşük ancak yüksek performans ve çalışmanın gerektiği bir alan” diye konuştu.
“Aşk ve entrika dizilerin sonunu getirdi”
Dizilerin sık sık benzer konuları işlediği için izlenmediğini, bu nedenle kısa sürede piyasadan çekildiğini vurgulayan Edebali, bir oyuncu olarak sektörü şöyle değerlendirdi:
“Dizi sektöründe genel olarak bir gerileme var. Ankara’da dizi anlamında ne uzadı ne de kısaldı. Yerinde sayarak, kendi yağında kavruluyor. Ama son dönemlerde reyting dediğimiz şey pek çok dizinin sonunun gelmesine neden oldu. Teknolojik anlamda sektörde önemli yol kat edilse de reyting kaygısı ve işlenen benzer konular işleri zorlaştırdı. Oynadığım dizinin reytingi artınca telaşa kapılıyorduk çünkü reyting daha fazla mesai, emek karşılığında ise aynı ücreti almak demekti. Günlük dizi maksimum yarım saati bulan bir formattır. Bu tarz kaygılar nedeniyle günlük diziler reklamlarla birlikte yaklaşık bir buçuk saati bulmaya başladı. Bundan hem oyuncular hem de izleyiciler sıkılmaya başladı. Özellikle aşk ve entrika konuları aile dizilerinde işlenmeye başlayınca izlenme oranlarında epey bir düşüş yaşandı. Bu konular başlangıçta izleniyor ama bunu her diziye kes kopyala şeklinde uyarlayınca bayatlıyor. Aile dizileri en küçüğünden en büyüğüne her yaş grubunun izleyebileceği bir tür ancak işin içine şiddet, entrika, çarpık ilişki gibi konular girince hedef kitlesini kaybedebiliyor. Bu nedenle Bizim Evin Halleri gibi en çok izlenen dizilerin ardından çekilen pek çok proje uzun soluklu olamadı. Ankara’daki dizi sayıları her geçen gün azalıyor.”
Ankara, oyuncuların okulu
Ankara’nın oyunculuk anlamında bir okul görevi üstlendiğini ifade eden Edebali, Başkentte yetişen oyuncuların tiyatro kökenli olduğunu ve bir sanatçı disipliniyle çalıştığını söyledi. Edebali, genç oyunculara ve gelecek projelerine ilişkin “Ankaralı genç meslektaşlarıma en önemli tavsiyem tiyatro veya konservatuvardan bu işin eğitimini almalı. Ego dediğimiz kaprislerden uzak rolünü ciddiye almaları ve doğru bir karakterle sektöre giriş yapmaları. 8 yıl boyunca bir karakteri oynadım. İlerleyen dönemlerde oynayacağım rolün daha dişi, baskın, hem iyi hem de kötüyü içinde barındıran bir tip olmasını istiyorum. Özellikle profesyonel bir ekiple daha verimli projelerde yer almayı amaçlıyorum” diye konuştu.
Layla Şirin Cast Ajansı’nın Ankara birimine de destek verdiğini ekleyen Edebali, Ankara’da Yasin Çetin’in çekimlerine devam ettiği uzun metrajlı bir sanat filmi için beş yaşındaki çocuk oyuncuyu hazırladıklarını da söyledi. Festival filminin müjdesini veren Edebali, yeni sezonda mesleğine İstanbul’dan devam edeceği haberini de verdi.