“Üretmeden refah artışı yakalayamazsınız”

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, “Üretmeden refah artışı yakalayamazsınız. Her kim üretmeden refah artışı vadediyorsa, bu ülkenin geleceğine kötülük yapıyordur” dedi.
Işık, Marriott Otel’de düzenlenen Teknoloji Transfer Ofisleri Uluslararası Konferansı’nda yaptığı konuşmada, dünyanın her döneminde en önemli gücün bilgi olduğunu ve bilgiye odaklanan toplumların önemli farklar oluşturduğunu söyledi.
Türkiye’de son 12 yıldır bilgi temelli bir ekonomiye geçiş için önemli çalışmalar yürüttüklerini anlatan Işık, Hükümetin tüm alanlarda bilgi ekonomisine geçişi desteklediğini vurguladı.
Bu noktada, temel bilimleri son derece önemsediklerini aktaran Işık, üniversitelerde ilk 5 ve 10 bine giren veya bu alanlarda çift ana dal yapan öğrencilere 2 bin liraya kadar burs verdiklerini ifade etti. Bu desteğin, daha ilk yılda etkisini gösterdiğini vurgulayan Işık, Yükseköğretim Kurulu Başkanlığının (YÖK) temel bilimler alanına özel önem vereceğini açıklamasından dolayı duyduğu memnuniyeti dile getirdi.
Bilgilerin üretildiği en önemli merkezlerin üniversiteler olduğuna işaret eden Işık, üniversitelerin artık disiplinler arası çalışmayı ön plana almak zorunda olduğunu ifade etti.
Bugün dizel motor üretimi konusunda bir çalıştay yapacaklarını anlatan Işık, şöyle konuştu:
“Euro 6 standartı var motorlarda, geçmemiz gerekiyor. Euro 6 dediğiniz şey, mekaniğin kimya ve elektronikle birleşmesi, bir de yazılımın içine girmesi. Şimdi mekanikçiler elektronik dendiği zaman korkuyor, elektronikçiler mekanikten anlamıyor. Peki bu Euro 6’yı nasıl geliştireceğiz? İşte interdisipliner çalışmayla geliştireceğiz. Artık Türkiye’de üniversitelerin sadece eğitim misyonuyla hareket etmesi mümkün değil. Türkiye’de üniversiteler artık mutlaka araştırmaya, teknoloji geliştirmeye ve interdisipliner çalışmaya da odaklanmak zorunda. Bunu başarıyla yapan üniversiteler var ama üzülerek söylemeliyim ki hala üniversitelerimizden önemli bir kısmı sadece eğitim misyonuyla yetiniyor.”

– “Sanayi ile üniversite arasında Katolik nikahı olmalı”
Üniversitelerin uzun yıllar sadece bilime odaklandığını belirten Işık, bu bilimin insanlığın faydasına bir ürüne dönüştürme noktasında adım atılamadığını söyledi.
Bir tarafta üniversitelerin bilgi üretmek için uğraştığına bir tarafta da güçlü bir sanayinin olduğuna dikkati çeken Işık, “Türkiye artık geleneksel olarak güçlü olduğu tüm sektörlerde katma değeri yüksek ürünlere geçmek durumunda. Bunun da yolu üniversitelerle sanayinin işbirliği yapmasıyla olur. Bizde üniversitelerle sanayi birbirinden çok kopuk çalışmış ama son yıllarda sanayimiz, üniversitelerle sıkı bir işbirliğine girdi. Biz de hükümet olarak bu işbirliğini güçlendirmek ve kalıcı hale getirmek için çalışıyoruz. Benden önceki bakan arkadaşım, sanayi ile üniversite nikah kıymak durumunda demişti. Ben de dedim ki bu nikah Katolik nikahı olmalı, ömür boyu bozulmamalı” diye konuştu.

– “Hedefimiz 500 Ar-Ge merkezi”
Bakan Işık, Türkiye’nin artık bilgi üretecek mekanizmaları daha fazla desteklemesi gerektiğini belirterek, ülkede 2002 yılında sadece 2 teknoloji geliştirme bölgesinin olduğunu, bugün ise bu rakamın 59’a çıktığını bildirdi. Bu bölgelerdeki araştırmacı sayısının ise 32 bini geçtiğini anlatan Işık, bunun yanı sıra Ar-Ge merkezlerine de önemli destekler verdiklerini açıkladı.
Bugün gelinen noktada Türkiye’de 177 Ar-Ge merkezi olduğunu belirten Işık, hedefin bu rakamı 500′ çıkarmak olduğunu dile getirdi.
Tüm bunları bilgi ekonomisine geçmek için yaptıklarını söyleyen Işık, “Tüm bunları niye yapıyoruz? Türkiye hızla bir refah toplumu olmaya gidiyor. Bizim asgari ücretimizin bin lira olması yetmez. Asgari ücretimizi üreterek, çok daha yukarılara çıkarmak için yapıyoruz. Üretmeden refah artışı yakalayamazsınız. Her kim üretmeden refah artışı vadediyorsa, bu ülkenin geleceğine kötülük yapıyordur” ifadelerini kullandı.
Üniversiteleri teknoloji transfer ofisi kurmaya ve geliştirmeye özendirdiklerini anlatan Işık, 2012’de 10, 2013’te 10 ve geçen yıl 14 üniversiteye birer milyon lira teknoloji transfer ofisi desteği verdiklerini bildirdi.
Bu desteğin, söz konusu üniversitelere 10 yıl boyunca verileceğini kaydeden Işık, “Bundan sonra bilim yarışında var olmak isteyen üniversitelerin ilk kuracakları ofis, teknoloji transfer ofisi olacak” dedi.

– “Türkiye’nin 2023 yılı için çok iddialı hedefleri var”
Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu Maslahatgüzarı Bela Szombati de dünya araştırma harcamalarının önemli bölümünün AB’de gerçekleştirildiğini ifade etti.
Geçen 10 yıl içinde dünyada araştırma ve yenilik ikliminin oldukça değiştiğini dile getiren Szombati, birçok ülkenin bu iklime dahil olduğunu söyledi.
Türkiye’nin 2023 yılı için çok iddialı hedeflerinin olduğuna işaret eden Szombati, AB’nin bu hedeflere ulaşmada teknoloji transferinin çok önemli bir rol oynayacağını kaydetti. Szombati, AB’nin de Türkiye’nin bu hedeflere ulaşması için elinden gelen her türlü desteği vereceğini sözlerine ekledi.