Uzaktan eğitim, mülteci öğrencileri eğitimden kopardı

Pandemiyle birlikte hayata geçirilen uzaktan eğitim, “dijital uçurum” ve eşitsizlikleri daha da büyüttü. Bu süreçte bilgisayar, tablet, akıllı telefon ve internet bağlantısına erişemeyen mülteci öğrenciler uzaktan eğitime erişemedi

Metehan Ud
İzmir-Dünya Sağlık Örgütü (World Health Organization – WHO) tarafından Koronavirüs COVİD-19 salgınının ardından pandemi ilan edilmesiyle, alınan önlemler kapsamında Türkiye’de de örgün eğitime ara verilerek uzaktan eğitime geçildi. Uzaktan eğitimde bir yıl geride kalırken Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), 2020-2021 eğitim öğretim yılının ikinci döneminde haftada iki gün yüz yüze diğer günlerde de uzaktan eğitimin devam edeceğini açıkladı. Ancak yaşanmak zorunda kalınan uzaktan eğitim süreci, “dijital uçurum” ve var olan eşitsizlikleri daha da derinleştirdi.
Kızılay’ın açıkladığı “COVID-19 Sürecinde Geçici ve Uluslararası Koruma Altındaki Çocukların Uzaktan Eğitime Erişimi Durum Analizi” raporunda yer alan anket sonuçlarına göre, her 3 öğrenciden 1’i bu süreçte dersleri takip edemedi. Takip edenlerin önemli bir kısmı dersleri düzenli olarak takip edemediğini bildirdi.
Bu süreçte özellikle yoksul ailelerin çocukları, Eğitim Bilişim Ağı’na (EBA) erişimde ve dersleri takip etmekte güçlüklerle karşılaştı. Eğitim hakkına erişemeyen en dezavantajlı kesimlerin başında da Suriyeli mülteci çocuklar geliyor. Evde televizyon, tablet ve bilgisayar gibi cihazların eksikliği, dil bariyeri ve barınma koşulları, Suriyeli mülteci öğrencileri uzaktan eğitimin tüm dezavantajlarını yaşamalarına neden oldu.
“Mülteci öğrencilerin yarısı eğitimden koptu”
Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (United Nations High Commissioner for Refugees-UNHCR), açıkladığı raporunda pandemi sürecinde dünyadaki mülteci öğrencilerin yarısının eğitimden koptuğuna işaret etti. Raporda, özellikle mülteci kız çocukları için daha da ciddi bir tehlike olduğu vurgulandı. Mülteci kız çocuklarının eğitime erişimlerinin erkeklere göre daha düşük bir seviyede seyrettiği belirtilen raporda, kızların ortaöğretime geldiklerinde okula kayıt oranlarının erkeklere kıyasla yarı yarıya daha azaldığı kaydedildi.
UNHCR, okullar tekrar açıldığında ortaöğretimdeki mülteci kızlarının yarısının okula geri dönmeyeceğini tahmin ediyor. Mülteci öğrencilerin eğitim hayatından kopması, pandemi sürecindeki ekonomik kayıplara da bağlı olarak onların çalışma yaşamına dahil olma ihtimalini de güçlendiriyor.
Baba işsiz kaldığında, çocuklar dersleri izleyebildi
Mülteci çocukların uzaktan eğitime erişimde neler yaşadığını öğrenmek için, İzmir Basmane’deki Suriyeli ailelerle konuştuk.
Biri ilkokulda diğeri ortaokulda okuyan iki çocuğu olan Leyla, evlerinde bilgisayar, tablet ve internet bağlantılarının bulunmadığını belirtti. Sadece eşinin kullandığı bir akıllı telefonları olduğunu söyleyen Leyla, yaşadıklarını şöyle anlattı:
“Eşim işe gitmediği zamanlarda çocuklar, canlı dersleri takip etti. Ancak o zaman da dönüşümlü takip edebiliyorlardı. Eşim, uzun süre işsiz olduğu için başka bir telefon alamadık. Evde bir televizyonumuz olduğu için çocuklar, TRT EBA’yı da izledi. Onu da dönüşümlü olarak izlediler. Türkiyeli velilerden tablet dağıtıldığını öğrendik, başvurduk ama geri dönüş alamadık. Çocukların tamamen okuldan soğumaması için ben de elimden geldiğince Arapça okuma yazma öğretmeye çalıştım.”
“Bu yıl, mülteci çocuklar açısından eğitimsiz geçti’
İzmir’de Suriyeli Mültecilerle Dayanışma Derneği Başkanı, eğitimci Muhammed Salih Ali de pandemi döneminde mülteci çocukların eğitim hayatından uzaklaştığının altını çizdi. Uzaktan eğitimde sadece yüzde 20 mülteci öğrencinin faydalanabildiğine dikkat çeken Salih Ali, dil bariyeri ve ev koşullarının da çocukların eğitime ulaşmasına engel olduğunu vurguladı. Salih Ali, “Çoğu evde tablet ve bilgisayar yok. Akıllı cep telefonu, sınırlı sayıda. Çok az aile tablet desteği alabildi. Mülteci aileler, çocuklarına tablet alamayacak durumda. Bence bu sene mülteci çocuklar açısından eğitimsiz geçti” açıklamasında bulundu.
Çocuklar, hak ihlallerinin de ortasında kaldı
Çocuk Pusulası Platformu Genel Koordinatörü Makbule Kurt, COVİD-19 pandemisinin tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de dezavantajlı grupları daha fazla etkilediğini belirterek şunları söyledi:
“Özellikle mülteci çocuklarda sorunlar daha da büyük. Farklı, farklı afetler yaşadı bu çocuklar. Savaş gibi bir afetin içinden çıkıp bir salgın hastalığın içinde kaldılar. Covid sürecinde dijital araçlara ulaşım, ağ bağlantı problemleri ve dil bariyeri, eğitime erişimdeki uçurumu daha da açtı. Çocuğun eğitim alanındaki ihlalleri çözülemezken en temel hakkı olan gelişim ve korunma, pandemi sürecinde çok daha fazla gündeme geldi. Geçtiğimiz dönem, mülteci çocukların eğitime uyumlarını konuşulurken bugün, çocukların ihmal ve istismardan korunmasının önemi, erken evlilik ve çocuk işçiliğini konuşuyoruz. Çocuklar, artık tamamen eğitim sürecinden kopmuş ve hak ihlallerinin ortasında kalmış durumda. Bu nedenle yasa koyucuların, çocukların haklarını korunması için harekete geçmesi gerekiyor.”