Uzaktan eğitimde en önemli unsurlardan biri rutini muhafaza etmek

Brüksel –  Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Kurumuna (UNESCO) göre, yeni tip koronavirüs (Kovid-19)  dünya genelinde yaklaşık 1,5 milyar öğrencinin eğitim sürecini etkiledi. Kovid-19’la mücadele kapsamında 165 ülkede okullar kapatılarak uzaktan eğitime geçildi. Okulların ne zaman açılacağının belli olmaması ise eğitimcilerin her gün uzaktan eğitim yöntemlerini geliştirmesine yol açıyor.

Brüksel’de İngilizce eğitim veren ACE of Brussels, ilk günden itibaren video konferanslar, sanal ortamda eğitim ve öğrenci bazında destekle uzaktan eğitime başlayarak şehirdeki diğer özel okullar için de örnek teşkil etmeye başladı.

AA muhabirine uzaktan eğitim süreciyle ilgili açıklamalarda bulunan Okul Müdürü Jackie Daire, ACE of Brussels’ta 3 yaşından itibaren lise sona kadar tüm öğrencilerin ilk günden itibaren eğitime başladığını bildirdi.

Anaokulunda öğretmenin sanal ortamda öğrencilerine kitap okuduğunu ve sorular yönettiğini aktaran Daire, “Okulumuzun en başından beri tutumu ‘mümkün olabildiğince normal süreci yürütmek’ oldu. Olağanüstü öğretmenlerimiz bazı sorunlara rağmen bunu öğrencilerin ve velilerin yardımıyla büyük ölçüde başardı.” diye konuştu.

Daire, normal okul döneminde olduğu gibi haftada bir öğretmenler toplantısı yaptıklarını ve her cuma genel durumu değerlendirmek için sanal ortamda tekrar bir araya geldiklerini belirtti.

“Normal rutin çok önemli”

Okulun iki yıl önce “Google for Education” sanal platformunu idari işler ve eğitim için kullanmaya başladığını anlatan Daire, bu nedenle Belçika hükümetinin Kovid-19 nedeniyle okulları kapattığında tüm öğretmen ve öğrencilerin hesaplarının bulunduğu bu platformda eğitime geçebildiğini ifade etti.

Daire, personelin sürekli iletişimde olmasının büyük katkı sağladığının altını çizerek, aynı zamanda birçok sanal eğitim platformunun içeriklerini ücretsiz olarak sunmaya başladığını, okulun da bunlardan faydalandığını söyledi.

Sıkıntılardan birinin öğrencileri “normal rutinin” devam ettiğine ikna etmek olduğunu vurgulayan Daire, “Tatilde olmadığımızı ve okulun devam ettiğini anlatmamız gerekti. Uyanınca öğrencilerimize kıyafetlerini giyinmelerini, dişlerini fırçalamalarını ve sanal ortamda her sabah aldığımız yoklamaya katılmaları gerektiğini anlattık.” dedi.

Daire, en fazla lise öğrencilerinin bunu yapmakta zorluk yaşadığına dikkati çekerek, “Süreç ergenler için daha zor olabilir ama anlayışla yaklaşmamız gerekiyor. Müdür olarak benim için en önemli öncelik mümkün olduğu kadar ‘normal bir rutini’ korumak.” şeklinde konuştu.

“Sürece mizah katmak gerekli”

“Öğrencileri meşgul etmek ve biraz da sürece mizah katmak gerekiyor. Eğlenmek, korku, izolasyon ve yalnızlıkla baş etmemizi kolaylaştırıyor.” diyen Daire, sürecin faydalarından birinin öğrencilerin araştırma kabiliyetlerinin gelişmesi olduğunu belirtti.

Daire, öğrencilerin aynı zamanda dijital ortamda daha aktif hale geldiğine ve bunun da büyüdüklerinde ihtiyaçları olacak becerilerden biri olduğuna dikkati çekerek, “Ancak en büyük endişem, bu sürecin çocukların sosyalleşme becerilerini olumsuz etkilemesiyle ilgili.” mesajını verdi.

Velilerin güvenli sanal platformlar üzerinden çocukların sosyalleşmesini sağlayabileceğini ifade eden Daire, bunun da kontrollü şekilde yapılmasını önerdi.

“Güvenli çalışma ortamı oluşturun”

Daire, velilerin bu sürece nasıl katkı sağlayabileceğine ilişkin ise “Bazı velilerin ciddi anlamda bocaladığına ilişkin mesajlar alıyorum. Tabii ki velilerin bu konuda özel eğitim almış öğretmenlerle aynı düzeyde öğrencilere konu anlatımı yapmasını bekleyemeyiz. Bu bizim işimiz.” dedi.

Velilerin öğrenciler için “güvenli ve sessiz çalışma alanı” oluşturmasını isteyen Daire, “Kendi hayatınızla uyumlu olacak bir çalışma ortamı yaratın ve evde çocuklarınızla geçirdiğiniz vaktin tadını çıkarmaya çalışın. Akademik eğitim çok önemli ancak çocukların hayat becerileri kazanması için çok daha fazlası gerekiyor. Veliler için çocuklarının öz güvenini geliştirmek ve başka birçok beceri kazanmalarını sağlamaya yardımcı olmak için daha önce hiç olmadığı kadar zamanları var.” değerlendirmesinde bulundu.

Daire, her yaşta çocuğun mevcut gelişmelerle ilgili duyduklarından dolayı “korkuya” maruz kaldığını, velilerin çocuklarla konuşması, onların korkularını ve kaygılarını dinleyerek güvence temin etmeleri gerektiğini belirtti.

“Sakin olun ve eğlenmeye çalışın”

Günlük okul rutininde de öğrencilerini güler yüzle her gün okul kapısında karşıladığını ve onlarla sohbet ettiğini dile getiren Daire, genel tavsiyelerini ise şu şekilde sıraladı:

“Sakin olmaya ve eğlenmeye çalışın. Sürecin kısa sürede sonlanması beklenmiyor. Bazen rüşvet yoluna başvurabilirsiniz. Örneğin, ‘Eğer 30 dakika matematik yaparsan, 15 dakika lego oynayabilirsin’ diyin. Emin olun işe yarıyor. Çocukların sürekli aktif olması gerekmiyor. Bazen çocuklar kendi dünyalarına çekilerek keşif yapar ve düşünür, onlara bu süreç için zaman tanıyın. En önemlisiyse çocuklarınızla birlikte olmanın tadını çıkarın. Bir anda büyüyorlar. Çokça sarılın ve kıymetini bilin.”

“Olumlu olmaya çalışın, ekran zamanını kısıtlayın”

Daha önce İstanbul’da öğretmenlik yapmış, ikinci ve üçüncü sınıf öğretmeni Emma Marshall da öğrenciler için rutinin kilit öneme sahip olduğuna işaret etti.

Her sabah öğrencilerine farklı dilde “günaydın” videosu gönderdiğine değinen Marshall, daha sonra saat 09.00’da “Google Hangouts” adlı sanal platformda görüntülü olarak öğrencileriyle bir araya geldiğini, burada yoklama alıp onlarla sohbet ettiğini ve gün içinde yapılacak dersleri anlattığını aktardı.

Marshall, ihtiyaç olması durumunda öğrencilere gün içinde bire bir konu anlatımı da yaparak yardımcı olduğunu söyledi.

Marshall, “Google for Education”ın yanı sıra müdür ve diğer personelle sürekli iletişimde kalarak teknolojik imkanlarını geliştirdiklerini belirterek, “Epic Books, Vooks ve Sumdog” gibi diğer uygulamalardan da faydalandıklarını kaydetti.

Bu sürecin olası olumsuz etkilerinden de bahseden Marshall, birçok öğrencinin ana dilinin İngilizce olmadığını, bu nedenle dil düzeylerinde gerileme olabileceğinden endişe ettiğini dile getirdi.

“Öğrencilerin bilgisayar ve televizyonda çok fazla vakit geçirmesinin olumsuz etkileri olabilir. Ekran zamanını kısıtlamaya çalışın.” diyen Marshall, bu alanda kısıtlamalara gidilmesini önerdi.

Marshall, şöyle devam etti: “Bu süreçte velilerin bir rutin oluşturması ve ara verme zamanı ile yemek saatini her gün aynı zamanda yapmaya çalışması önemli. Aynı zamanda velilerin olumlu tutum takınması da faydalı olacaktır. ‘Benim matematiğim hiç iyi değildi zaten’ tarzında cümleler öğrencileri olumsuz etkileyebilir.”

Öğrencilere süreç hakkında yaşlarına uygun bilgi verilmesinin de önemli olduğunu ifade eden Marshall, çocukların dış dünyada neler olup bittiğini korku duyguları beslemeden anlaması gerektiğine işaret etti.

Velilerin de aynı zamanda “kendilerine çok yüklenmemeleri ve mola vermeleri” gerektiğini söyleyen Marshall, çok sıkıntılı bir durumda karşılaştıklarında öğretmenlerden yardım istemeleri tavsiyesinde bulundu.

Marshall, “Biz öğretmenler olarak öğrencilerimizi ve velilerimizi baskı altına sokmak istemiyoruz. Bu süreçte temel kararları velilerin alması gerekiyor.” dedi.