Üzüntü ve sevinç bir arada

Güray SOYSAL

ENGELLiLERE ÖRNEK

Milli dansçı engelleri aşıp azmiyle başarıdan, başarıya koşuyor.Tekerlekli sandalye dans yarışmalarında kazandığı madalyalarla ismini duyuran 54 yaşındaki milli sporcu Osman Ertöz, başarılarının yanı sıra yaşam sevinciyle engellilere örnek oluyor.
Ertöz, 2 yaşında geçirdiği çocuk felci nedeniyle tekerlekli sandalyeye bağımlı hale geldi. Küçük yaşta hayata atılan ve engeline rağmen pazarda limon satan Ertöz, 22 yaşına geldiğinde memuriyete girdi.
Ertöz, 2 kez Avrupa üçüncüsü, bir kez de dünya dördüncüsü oldu.Evinde oturup, kaderine küsen engellilere Osman Ertöz, son örnek olarak karşımızda duruyor.

UZTÜRK, BAŞKANIN BAŞARISI

Engelliler Federasyonu Başkanlığını, her türlü sıkıntısına göğüs gererek başarılı bir şekilde sürdüren Arif Ümit Uztürk, şimdi de Dünya Ampute Futbol Federasyonu Başkanlığına soyundu.
Yaptığı işlerdeki başarısı ile dikkat çeken Uztürk Başkan, 16-19 Ekim tarihinde yapılacak Genel Kurul’da Başkan adayı oldu.
Hem de 17 Avrupa ülkesinin açık oyları sonunda.
Bu konuda da hedefine varacağına kalıbımı bastığım Başkan Arif Ümit Uztürk bu konuda da Türkiye’nin gurur kaynağı olacağını bir kez daha gösterecek.

FENERLi OLAN BEŞiKTAŞLI..

Yıllar önce Konya’daki takımın Basketbol koçluğu yapıyordu.
Bir toplantı nedeniyle, o zamanın TSYD Genel Başkanı Attila Gökçek ile Konya’da bulunuyorduk.
Toplantı bitince, bizi sabah kahvaltısı için evine çağırdı.
“Evin nerede” diye sorduğumda “Beşiktaş konaklarında” cevabını aldım.
Konyalı meslektaşlarıma “Bu konak nerede” diye sorduğumda, olumlu cevap alamadım.
Ne ise, ertesi gün Meram’a yakın bir eve geldik. Ev 3 katlı idi ve en üstten, toprağa kadar Beşiktaş bayrağını görünce, nereye geldiğimizi anladım.
Evet, bu kişi Basketbolumuzun duayenlerinden Murat Didin’di.
Koyu bir Beşiktaşlı olduğunu bildiğim Murat Didin, şimdilerde Fenerbahçe televizyonda yorumlar yapıyor.
Anlaşılan…
Kardeşim Murat Didin “Herkes birgün Fenerbahçeli olacak” sözüyle olsa gerek, gündemde kalıyor.

KULÜPLERİN BAŞINA GELENLER

Bilhassa profesyonel futbol kulüplerimizden yana dertliyiz.
Niye mi?
Mevcutların başına aldıkları ticari isimler, iyice öne çıkmış vaziyette.
Nasıl mı?_
Filanca kulübün esas ismini bulmak için, önüne alınan şirket isimleri, paranın gücüyle ön plana çıkarttığını görüyoruz.
Falanca kulüp o isimle yıllarca yaşadığı halde, sponsorlar sayesinde gerçekliğini ikinci bölüme atıyor.
Bakınız Süper Lige…
Birçok kulübümüz, filanca şirketin ismini duyurmak için, gerçekliğini adeta unutturuyor.
Bunun sonucunda zaman gelece o bilinen kent veya ilçe isimleri kaybolup gidiyor.
Bu konu da yanılmayı beklerim.
Ama…
Günümüzde para herşeyin üstünü örtüğü için, daha büyük çirkinlerin ortaya çıkmamasını dilerim.

Unutulmayanlar / FATİH ÇİNTİMAR

21 Aralık 1969 Erzurum doğumlu olan Çintimar, 1984-2002 yılları arasında aktif olarak atletizm yaptı. Erzurum PTT’de başlayan spor yaşamında milli takım formasını 103 kez giydi. Kros ve yol koşularında başarılı sonuçlar alan Çintimar, Avrasya Maratonu’nda kısa yarış, Trabzon Yarı Maratonu, Türkiye Kros Şampiyonası gibi yarışmalarda birincilikler elde etti. 1996’da Atatürk Üniversitesi Beden Eğitimi Bölümü “Sporda Yönetim ve Organizasyon” dalında ihtisas yapan Çintimar, aynı bölümde 2003 yılına kadar öğretim görevlisi olarak çalıştı. 2003 yılında Erzurum Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürü olan Fatih Çintimar, 30 Temmuz 2011’de Türkiye Buz Hokeyi Federasyonu başkanı seçildi. Çintimar, Erzurum’daki ilk müdürlüğü görevi sırasında 2011 Universiade Kış Oyunları’nın hazırlık komitesinde yer alarak altı yıl boyunca organizasyonun tüm kademelerinde bulundu. 2013’te Mersin’deki Akdeniz Oyunları’nın genel koordinatör yardımcılığını da üstlenen Fatih Çintimar, aynı yıl 28 Eylül’de yapılan olağanüstü kongrede sporcu olarak yıllarını verdiği atletizme federasyon başkanı olarak seçildi. Fatih Çintimar, halen Balkan Atletizm Federasyonları Birliği başkan yardımcılığı görevini de bulunuyor. Çintimar 2’si kız, 1’i ise üç evlada sahip bulunurken, oğlu ise Kayakta Milli takımda yarışıyor.

EFSANEDEN MESAJ VAR

Doğma büyüme Ankaralı olduğunu belirten Zapu lakaplı Asım Gündüz, ‘’Babam-annem ve iki sülale de Trabzonlu. Babam Yeni Cuma, annem Kuzgundereli’dir. Futbola 1969 yılında amatör lig ekiplerinden Kayaşspor’da lisanslı olarak başladım. 1971 yılında 16 yaşımda Gençlerbirliği genç takımına geldim. 1972 yılında A takıma çıktım ve direkt oynadım’’ diyor.
Gençlerbirliği’nin efsaneleri arasında bulunan Asım Gündüz, ‘’1976-1977 sezonunda başkanım İlhan Cavcav idi. O iyi bir başkandı, adeta yetenek avcısıydı” değerlendirmesinde bulunuyor.
Asım Gündüz, Zapo lakabını rahmetli takım arkadaşı Mehmet Bulduk’un, Çek atlet Emily Zatopek’ten esinlenerek kullandığını ve sonra herkesin ”Zapo” demeye başladığını kaydetti.
Bu büyük futbolcu, Ankara’dan uzak bulunmasına karşılık, gönlündeki Gençlerbirliği sevgisi ile yaşıyor.
Hem de elindeki cümbüşü ile…

DOĞRU SÖZE NE DENİR?

Bilgi, büyük adamı alçak gönüllü yapar, normal adamı şaşırtır, küçük adamı ise kibirlendirir.