Vefayı unutanlara

Güray SOYSAL

Daha evvelde yazdım, yine usanmadan, yazmaya devam edeceğim.
Türk futbolunda son dönemlerde sezon planlaması yapılırken, futbola hizmete geçmiş isimler ön plana çıkartılıp, Süper lige o kişinin isme veriliyor.
Tıpkı, Hasan Doğan, Lefter Küçükandonyadis ve Turgay Şeren gibi isimler Süper Lige ismini veriyor.
Buraya kadar her şeyin güzel olduğunu söyleyebilirim. Bu insanlar Türk futboluna hizmet etmişler ve böylece anılmaları kadar doğal bir düşünce olamaz.
Ancak…
Futbolumuzun başına getirilen ve 49 günlük Futbol Federasyonluğu Başkanlığı yapan ile yıllarını futbolumuza verenlerin eşit görülmesine karşıyım.
Bu konuda adım atılırken, Orhan Şeref Apak ve Hasan Polat gibi isimlerin unutulmasını bir türlü hazmedemiyorum.
Bu isimler, mevcut futbolumuzun temeline attıkları harç ile hep ön planda tutulmalı. Bu harcı, bir kenara bırakmak kimsenin haddi olmamalı.
Hele hele, biten sezonda Turgay Şeren’den sonra, yeni sezonun isim babalığının İlhan Cavcav olmasını ise içime sindiremiyorum.
Yanlış anlaşılmasın…
İlhan Cavcav’ın Türk futboluna yaptığı hizmeti unutmam mümkün değil. Yakın dostum ve ağabeyim olan İlhan Cavcav’ın yaptığını unutmamız mümkün değil.
Fakat…
Orhan Şeref ismi dururken, İlhan Cavcav isminin öne çıkarılmasına isyan ediyorum. Orhan Şeref Apat, Türk futbolunda unutulacak bir isim değildir. Eğer bugünkü gençliğe Orhan Şeref Apak ismi öğretilmediyse, onun da günahı Türk futboluna hizmet ettiğini söyleyenlere ait olduğunu açık yüreklilikle söylüyorum.
Aynı isyanımı rahmetli İlhan Cavcav’ın da edeceğine kalıbımı basarım. İlhan Ağabey “Durun beyler, Orhan Şeref Apak’ın ismi varken, benim hizmetim onun yanında hiç kalırdı” diyeceğine kalıbı basardım.
O bakımdan…
Yeni sezonun isim babalığının Orhan Şeref olarak ilan edilmesini bekliyoruz.
Çünkü o büyük insan, yattığı yerden geciken bu vefasızlığa son verilmesini bekliyordur.
Geç de olsa, bu gerçeğin gündeme gelmesinin yanı sıra, icraatın gerçeklemesi sonunda, futbola gönül verenlerin yüreklerine soğuk su serinliğinde olacağına eminim.
Zira…Vefa’nın sadece İstanbul’da bir semt olmadığını göstermek zorundayız.
SON MAÇ MI?
Gençlerbirliği Kasımpşa maçı için 19 Mayıs Stadı’na giderken hüzün içindeydim. Zira yarım asrı geçen 19 Mayıs Stadı yıkılacaktı. Bu lafları 53 yıllık meslek hayatımda çok duydum. Ama bir türlü stada kazma vurulamıyordu. Bu sefer işin ciddi olmasını dileyerek tam basın tribününe girerken can dostum ve meslektaşım Doğan Bulgun “ Güray gel şu 19 Mayıs’ın kapısında fotoğraf çektirelim demez mi? “ hiç düşünmeden fotoğrafı çektirdik ve tarihin tozlu sayfalarının arasına yolladık. Hemde iki Mehmet’in  yanında…
ATATÜRK İSİMLERİ NEDEN SİLİNİYOR
Mevcut spor yöneticilerini eleştirebilirsiniz, ancak rakamsal olarak, yapılan spor tesisleri konusunda, Cumhuriyet tarihimizin,  üzerine çıkarak, bu konuda gayet güzel işler yaptına şahit oluyoruz
Buraya kadar teşekkürlerimizi sunarız..
Ama…
Tesisler mükemmel olmasına karşılık, buraların sporcularla doldurulamaması, eleştiririz.
Tesis konusuna mükemmel olanlar, içini sporcularla doldurulamamasının sıkıntısı içinde olmaları gerekiyor.
İşin diğer yüzü ise, bir tuhaf…
Atatürk ve ülkemize hizmet edenlerin isminin statlardan bir bir siliniyor.
İşte, onlardan bazıları…
İstanbul’daki İnönü Stadı, Ali Sami Yen Stadı, Hüseyin Avni Aker Stadı, Antalya Atatürk Stadı, Afyon Atatürk Stadı, Bursa Atatürk Stadı, Eskişehir Atatürk Stadı, Sakarya Atatürk Stadı, Antakya Atatürk Stadı, İzmit İsmet Paşa Stadı, Malatya İnönü Stadı, Mersin Tevfik Sırrı Gür Stadı, Gaziantep Kamil Ocak Stadı, Samsun 19 Mayıs Stadı…
Örnekleri çoğaltabilirim.
Bu tarihimize hizmet edenlerin isimleri mevcut yerlerinde silindi, kimine Arena, kimi Timsah, kimine Kalyon, kimine Medical Park Arena gibi isimler verildi.
Dikkat ederseniz, sporumuza hizmet edenlerin yanı sıra, yeni statlardaki Atatürk ve İnönü gibi isimler tozlu sayfalar arasına konuldu.
Eski statların yerine yenilerinin yapılması kadar doğal bir iş yok. Buraya kadar iyi işler yapanların, bir çuval inciri nasıl mahvettiğini görüyoruz.
Zira…
O büyük insanların silmeye çalışanlar, yarın unutulmuşlar listesinin son satırlarına konulacağına yüzde yüz eminim.
Bu yanlışlığı bir kez daha hatırlatalım dedik.