Vicdani dayanışma

Mehmet Necati GÜNGÖR

Yüksek Seçim Kurulu’nun kararı toplumumuzda bir vicdani uyanışa vesile oldu.
Bu kararı alan yedileri kutlamak lâzım ama, dilim varmıyor, çünkü onlar hukuku hiçe sayan bir karara imza attılar. Gözümüzden düştüler.
Her ne ise bu karar uyuyan vicdanları silkeledi ve topluca haksızlığa karşı çıkma bilincine yöneltti.
Türk toplumu, önceki seçimde aklını kullanarak İmamoğlu’na oy vermişti, yenilenecek olan seçimde bu defa hem aklını hem vicdanını kullanarak karar verecek.
Bu, aynı zamanda demokratik bir uyanıştır.
Parlamenter demokrasiyi yeniden var etme kararlılığı ile gelen bir uyanış.
Demokrasi Batı toplumuna Magna Carta ile geldi.
Bize de asırlar sonra nasip olmuştu ki, ara sıra yerle bir etmekte üstümüze yok.
Son olay, bunun vicdanlarda yara açan göstergesi oldu.
Magna Carta ile İngiliz halkı ta 1215’lerde Krala kafa tutarak dedi ki:
“Madem vergi alıyorsun, o halde hesabını da vereceksin.”
Parlamento ve demokrasi bu kararlılıktan çıktı.
İslam toplumlarının demokrasi ile fazla derdi olmadı.
Zira, oralarda halen biatçılık esası üzerine işler yürüyor.
Peygamber dönemi mutluluk dönemiydi.
Hz. Ömer’e sırtındaki kumaşın hesabını soran o yüksek irade bir döneme aitmiş, bitti gitti.
İmamoğlu, İstanbul Belediyesindeki hesapları sormaya kalkıştı, başına bu işler geldi.
Demokrasi batı toplumlarında hakkaniyet, eşitlik, insan hakları ve laiklik üzerine inşa edildi ve çok güzel pratikleriyle gelişerek ilerliyor.
Bizimkiler her ne kadar onlara “gâvur” diye dudak bükseler de gerçek böyle.
Ben bu tabirden oldu bitti hiç hoşlanmadım.
Dinimiz İslam, barış ve esenlik dini olarak geldi.
Yüce Yaratıcı bir ayetinde buyuruyor ki: “Bütün dinlerin adı İslâm.”
O halde diğer din ve inanç sahiplerini bu sıfatla aşağılamak ayıp ve günah olmuyor mu?
Keşke dudak büktüğünüz o toplumlardan azıcık hisseler kapsaydınız.
Evet, ben YSK’nın kararına bu yönüyle “vaka-i Hayriye” diyorum.
Zira, işler hayırlı gelişmelere doğru seyir halinde.
Bunun adı vicdani dayanışmadır.
Haksızlığa, hukuksuzluğa ve adaletsizliğe karşı vicdanlarla karşı çıkmaktır.
Toplumu daha fazla germeden, daha fazla ayrıştırmadan, birlik ve beraberlik duygularını pekiştirmeyi hedefleyen bir adayımız var artık.
Bu adayın adı Ekrem İmamoğlu’dur.
Allah’ın bu topluma ikramıdır Ekrem bey.
Vicdanlar şimdi O’nun etrafında haleleniyor.
13 bin farkı az bulanlar, bunun en az 100 katına hazır olsunlar.