Yansıyan ve geride kalanlar…

Güray SOYSAL

SAHİPSİZLİĞİN GÖSTERGESİ

Her fırsatta Başkent Ankara’nın sahipsizliğinden dem vurup duyuyorum.
Bu ikazları dinleyecek, anlayacak kimse çıkmadığı için, hep kendim söyleyip, kendim dinliyorum.
Herşeye rağmen, bıkıp, usanmadan bu düşünceyi hep gündemde tutacağım.
İşte yenisi…
Türkiye’de zamanında modern spora geçişin temellerinin atıldığı Başkent Ankara’daki spor tesisleri bir bir yıkılıyor.
En eski ve birçok yüzücünün yetişmesinin yolunun açıldığı Ankara Anıttepe Yüzme Havuzu yıkıldı ve yenisi bir türlü yapılmak istenmedi.
Yetkililer buraya 10 kulvarlı olimpik ölçülerde yüzme havuzun yapılacağını söylediler. Zaman geçtikçe, bu lafların da bir gerçeğe dayanmadığı ve Başkentlileri uyutma düşüncesinin devam ettiğini görüyoruz.
1982 yılında Türk sporunun hizmetine açılan tesisin yerinde moloz yığını duruyor.
Yani…
Ortada bir toprak yığınından başka birşey yok.
Tıpkı 19 Mayıs Stadı gibi.

EMEĞİ GEÇENLERE BRAVO

Gençlerbirliği’nin sosyal faaliyetleri pek olmazdı.
Yani…
Ankara’nın belirli kesimi ile ilgilenir, gerisini yok sayardı.
Ancak…
Yeni Yönetim bu eksik konuya el atmaya başladı.
Beştepe’de bulunan bölgede kulübün spor eşyalarını satan kısmında mağaza açmayı kararlaştırdı.
Mağazanın açılışına çok sayıda taraftar ve Ankaralı katıldı.Taraftarlar hem mağazada alış-veriş yaptı, hem de muhteşem tesisleri görme imkanını buldu.
Hele hele Atatürk imzalı formalar kapış kapış gitti…
Cemiyette çalışırken, rahmetli büyük Başkan İlhan Cavcav’ın ziyaretinde verdiği Gençlerbirliği bayrağının yanında Atatürk imzalı forma da en kısa zamanda yerini alacak
Hem de en kısa zamanda….
Bu sosyal ilişkiyi ortaya çıkartanları kutlarım.

BüYüK USTAYI ANDIK

Göçeli 2 yıl olmuş.
Zaman ne çabuk geçiyor…
Türk Tekvandosunun mimarı İsmet Iraz’ı vefatının 2’nci yılında, önce Karşıyaka’daki mezarında sonra Spor Bakanlığının toplantı salonunda andık.
Tekvando Federasyonun eksiksiz organize ettiği toplantıya ben dahil, Devlet eski Bakan ve adamlığı her dönem görünen Ünal Erkan, Federasyon Başkanı Prof.Dr. Metin Şahin ve Prof.Dr. Özbay Güven katıldı.
Iraz hocayı sevenlerin her iki yeri doldurduğu törenlerde bu büyük spor adamını anıldı.
Böylesine sevilen bir insanın anma törenine katıldığımız için elbette gururluyum.
“Keşke, bu büyük spor adamı yanımızda olsaydı” diyecektim, ama emir büyük yerden geldiğinden boynum eğik kaldı.

 

 

 

 

 

 

 

 

Unutulmayanlar / ELFESYA ALPTEKİN

Ağrı doğumlu olan bu atletizm gönüllüsü, yetiştirdiği atletlerle her zaman gurur duyar. Göreve başladığı Ağrı’da çok yetenekli uzun mesafe koşucusunun Türk atletizmine kazandırması ile dikkatleri üzerinde topladı. Bu arada Ağrı, Kars ve Afyon Spor İl Müdürlüğünde bulundu. Kayak sporu ile de ilgilenen Elfesya Alptekin, kendisi gibi atletizm gönüllüsü Emine hanımla evlendikten sonra 4 çocuk sahibi oldu. Elfesya Alptekin, halen emeklilik dönemini Antalya’da geçiriyor.

BEŞİKTAŞLI MÜMTAZ HOCA

Mümtaz Soysal hoca ile pek bilgim yoktu.
Beşiktaşlı olduğundan, 19 Mayıs Stadındaki bazı maçlara gelir ve konuşurduk.
Böyle bir maçı 19 Mayıs Stadında izlemeye gelmişti.
Mümtaz hoca Beşiktaşlı olduğu için, takımının her atağında ayağa kalkıp durdu.
Ancak…
Beşiktaş o maçta yenik durumdaydı.
O sıralar TSYD Ankara Şubesi Başkanı olan merhum kardeşim Erol Yaşar’da pek belli etmemesine rağmen, Mümtaz hoca gibi Beşiktaşlı olduğundan karşılaşmayı beraber izliyorduk.
Beşiktaş o maçta kötü oynarken, Erol Yaşar ayağa kalktı ve 5 dakika sonra herkesin duyacağı bir şekilde “Mümtaz Hocam, Rauf Denktaş bey sizi bekliyormuş” demez mi?.
O dönemlerde Mümtaz hoca Rauf Denktaş’ın baş danışmanlığını yaptığından hemen ayağa kalkıp, tribünü terk etmişti.
Erol Yaşar’a, böyle birşeyi niye yaptığını sorduğumda “Mümtaz Hoca Beşiktaş maçlarına uğurlu gelmiyor. Onun için böyle bir şey yapmak zorunda kaldım” diye cevapladı.
Sonuçta, Mümtaz hoca gittikten sonra Beşiktaş zar-zor berabere kalmıştı.

DOĞRU SÖZE NE DENİR?

Görgüsüzle dost olmaz. Zira ikram bilmez ŞEYH EDEPALİ