Yapılması ve yapılmaması gereken işler…

Güray SOYSAL 

ADANA’YA VAR, BİZE YİNE YOK…

Her zaman yazdık, yazmaya devam edeceğim.
Ülkemizin her köşesine çok güzel spor tesisleri yapılırken, bizim “Kimsesiz” ve “Garip” Ankaramız yine avucunu yalamaya devam ediyor.
Bazılarına göre son güzellik Adana’ya yapılmak ve bitmek üzere.
Bu tesis ile kısa bilgiler şöyle:
UEFA ve FIFA standartlarındaki 33 bin kişi kapasiteli yeni stadyum inşaatında sona gelindi. 2 ay sonra tamamlanacak olan stadyum, Gençlik ve Spor Bakanlığı’na teslim edilecek.
Merkez Sarıçam ilçesinde yaklaşık 4 yıldır yapımı süren Adana’nın yeni stadyumunun 2018-2019 sezonunun ikinci yarısına yetişebilmesi için çalışmalar sürüyor. Stadyumda, sosyal donatıların yanı sıra 10 asansör, 2 yürüyen merdiven, 104 turnike, basın ve VIP tribünü yer alıyor.
Yaklaşık 102 dönüm arazinin 43 dönümü üzerinde yükselen stat, çim zeminden itibaren 6 kat yüksekliğinde, 33 bin kişi kapasiteli olarak tasarlandı. 2018-2019 sezonunun ikinci yarısına yetişebilmesi için çok sayıda işçinin 24 saat esasına göre vardiyalı çalıştığı statta, mimari olarak engellilerin de rahatça kullanabileceği, 172 kişilik engelli bölümü ve 172 refakatçi koltuğunun bulunacağı şekilde inşa edildi.
Darısı “Kimsesiz” Ankaramızın başına…

SPORUMUZU GÜREŞÇİLER YÖNETİYOR

Onlar her zaman Türk sporunun madalya deposu oldular.
Minderdeki başarılarının yanı sıra, Gençlik ve Spor Bakanlığındaki aktif görevlerin başına hemen hemen hep güreşçiler getirildi.
Bu söz üzerine, sporumuzu yöneten bürokrat- güreşçileri şöyle tespit ettik. Unuttuklarım varsa kusuruma bakmasınlar…
Hamza Yerlikaya (Olimpiyat, Dünya ve Avrupa Şampiyonu): Bakan Yardımcısı
Selçuk Çebi (Dünya Şampiyonu): Spor Eğitim Daire Başkanı
Ercan Yıldız (Dünya Şampiyonu): Organizasyon Daire Başkanı
Metin Kaplan (Avrupa Şampiyonu): Yalova Spor İl Müdürü
Tahir Yılmaz (Genç Milli Dünya ikincisi): Güreş Federasyonu Genel Sekreteri
Tevfik Odabaşı (Avrupa Şampiyonu): Kayak Federasyonu Genel Sekreteri.

BİRAZ AYIP OLUYOR

Ankaragücü Kulübü Başkanı Mehmet Yiğiner, geçenlerde çıktığı televizyon programında yönetime talip olanların karşısına çıkmasını istedi.
Hatta birara “Bulsunlar parayı pulu, göreve gelsinler” diyerek açıkça meydan okudu.
Buna ilk cevap Murat Ağcabay’dan geldi.Murat Ağcabağ daha bir ay öncesine kadar Mehmet Yiğiner’in yönetimindeydi.
Sonra, Başkanın istifalarını istediği 3 kişiden biri oldu.
Onlarda, Başkan’ın isteğini hemen yerine getirerek kenara çekildiler.Yanlış anlaşılmasın, kenara değil, Mehmet Yiğiner’e karşı durmayı tercih ettiler.
Başkanın bu açık meydan okumasına eyvallah diyen Murat Ağcabağ, aynı şekilde karşılık verdi.
Şimdilerde ise, daha bir ay öncesine kadar omuz omuza mücadele eden Yiğiner ve Ağcabağ karşı karşıya geldi.
Mehmet Yiğiner ile sadece 2 kez yan yana gelen bir spor yazarı olarak, Murat Ağcabağ’ı tanımam.Ama, bu ikilinin davranışında Murat Ağcabağ’ın yanında yer alırım.
Zira…
Mehmet Yiğiner, artık metal yorgunluğu içinde olduğunu görüyorum.
Onun için kendisine teşekkür edilip, yeni yönetimi yolunun açılmasından yanayım.
Ankaragücü’nün hayrı için böyle yapılması gerekiyor.

Şimdi ne yapıyor? ALTAN TÜRKERİ

1934 yılında dünyaya gelen bu Atatürk ve spor sevdalısı,66 kez Büyük Atatürk Koşusuna katılma şerefine ulaştı. Atletizm ve spor nerede varsa, onu hep oralarda görür, gençlere örmek olmak için çırpınırdı. Şimdilerde sağlık sorunlarıyla boğuşup duruyor. Evli olan Altan Türkeri, evinden dışarıya çıkıp, bilhassa Atatürk koşusuna katılmak istemesine rağmen, doktorların iznini bir türlü aşamıyor.

BRAVO ŞAMPİYON

                      Yasemin
                         Adar

Şampiyon olmak için çok çalışmak ve onun karşılığında da zirveye çıkmak çok büyük emek ister.
O emeği sarf edenlerin içinde yer alan güreşçi kızımız Yasemin Adar, geçenlerde bir yarışma programına çıktı ve 60 bin lira kazandı.
Bugün için 60 bin lira Yasemin Adar için çok iyi para olurdu.
Ama o ne yaptı?
Kazandığı 60 bin liranın kılına dokunmadan “Kimsesiz Çocukların” hizmetine gönderdi.
Demek ki, adam olmak için, sadece Şampiyon olmak yetmiyormuş.
Bravolarım Yasemin için..

İŞTE 19 MAYIS STADI…

1936 Yılında Ankara gençliğinin hizmetine giren 19 Mayıs Stadının, şimdilerde yerle bir olmasına ramak kaldı. Yıkılmadık sadece Şeref tribünü kaldı. O’da en kısa zamanda yıkılacak.
Tarihi stadyum, dönemin Başbakanı İsmet İnönü tarafından 1936 yılında açılmış, 29 Aralık 2018’de ise kaderinin ne olacağını bekleyip duruyor.

UNUTULMAYACAK HATIRALAR

Şimdilerde 19 Mayıs’ın yerinde yeller esiyor. O dönemi yaşayanlar, şimdiki manzarayı gözleri yaşlı bir şekilde izlemekle yetiniyor.Buraya yeni bir stat yapılacağı söylenip duruyor. O olmazsa millet parkının yapılacağı söylentileri var.
Ne olursa olsun, gözlerimiz O 19 Mayıs Stadını arayıp duruyor.Yıllarca birçok maça ev sahipliği yapan ve Cumhuriyet dönemini yansıtan bir stat olarak kalbimizde 19 Mayıs hep yer alacak.
Şu andaki durum içler acısı.
Yasal süreç işletilse idi ve öncelikle Cebeci stadı yıkılıp toplu 10.000 kişilik stadın yanı sıra, 19 Mayıs stadı 30 bin kişilik yapılsın diye yırtınıp durduk. Plansızlık sebebiyle belki Ankaragücü zor durumda kalacak, Gençlerbirliği Süper Lige çıkmakta zorlanacak.
Ancak…
Ortadaki “Spordaki Ankara’nın kimsesizliği” karşımızda “Dimdik” durduğunu bir kez daha anlıyoruz..
(Atila Güvenç’e Teşekkürler)

AMATÖRLERE GÖZDAĞI MI VERİLİYOR?

Türkiye Futbol Federasyonu, artan şiddet ve yaşanılan üzücü olaylar nedeniyle amatör maçları tatil etti
Federasyon, yaşanan olaylar sebebiyle 4, 5 ve 6 Ocak tarihlerinde Türkiye genelinde yapılan tüm amatör müsabakaların oynanmayacağına karar verdi.
Karar hemen uygulandı.
Profesyonellerin maçlarında daha kanlı olayları geçiştiren yetkililer ellerindeki sopayı hemen amatörlere vurmasını yadırgadım.
Bu tip çirkin olay karşısında profesyoneli “Es” geç, amatörler olunca “Vur beline. beline” diyen zihniyeti, kınarım.