Yavaş: Anket sonuçlarından rahatsız oldular

Kaan ULU- Selen YALAZ- Haluk KARAASLAN/ANKARA, (DHA)- Millet İttifakı’nın CHP Ankara Büyükşehir Belediye Başkan adayı Mansur Yavaş, sahte senet ile icra takibi yaptığı iddialarına cevap verdi. 600 bin dolarlık senedin tahsilinde ihtilafa düştüğü iş insanı Necmettin Kesgin’in ‘şantaj’, ‘resmi belgede sahtecilik’ suçlarından 6,5 yıl hapis cezasına çarptırıldığını söyleyen Yavaş, söz konusu kişinin hapse girmekten kurtulmaya çalıştığını ileri sürdü. Yavaş, asıl mağdurun kendisi olduğunu söyledi.
CHP’nin Ankara adayı Mansur Yavaş, 600 bin dolarlık senedin tahsili konusunda ihtilafa düştüğü iş insanı Necmettin Kesgin’in şikayeti üzerine, 329 bin 736 TL ‘kötü niyet’ tazminatı ile 164 bin 768 TL para cezası ödemeye mahkum edilmesi ve bu süreçte ‘görevi kötüye kullanma’, ‘kişilerin huzur ve sükununu bozmak’ suçlarından hakkında düzenlenen iddianamenin mahkemece kabul edilmesiyle ilgili basın toplantısı düzenledi. Ankara’da otelde yapılan toplantıya CHP Samsun Milletvekili Haluk Koç, İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı ve İzmir Milletvekili Aytun Çıray ile CHP Ankara İl Başkanı Rıfkı Güvener de katıldı.
Mansur Yavaş, AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik’in de gündeme getirdiği, yargı süreci devam eden sahte senet ile icra takibi yaptığı iddialarına toplantıda cevap verirken, şizofreni raporu bulunduğu ve suç makinesi olduğunu iddia ettiği Necmettin Kesgin ile ilgili belgeleri basın mensuplarına dağıttı.
‘AVUKATLIĞINI YAPTIĞIM ŞİRKETİN YAPTIĞI ÖDEMEYİ ALIP KAÇTI’
Mansur Yavaş, Necmettin Kesgin’in, avukatlığını yaptığı şirketin kendisine yaptığı ödemeyi alıp kaçtığını söyledi. Yavaş, buna karşılık Kesgin’in kendisine bıraktığı senedi icraya vermesi sonucunda, senetteki imzasının sahte olduğunun ortaya çıktığını, asıl mağdurun kendisi olduğunu kaydetti. Yavaş, avukatlık görevini yaptığı şirketin de bu kişi hakkında şirketi dolandırdığı gerekçesiyle suç duyurusunda bulunduğunu anlattı.
‘YARGITAY’IN ONAYLADIĞI CEZA DAVASI YOK’
Yavaş, söz konusu yargı süreciyle ilgili Yargıtay’ın onayladığı bir ceza davası olmadığını ileri sürerek, “Yani hakkımda verilmiş herhangi bir ceza kararı bulunmamaktadır. Şahsın bana verdiği sahte senetten dolayı icra mahkemesinde verilen bir imza inkâr tazminat kararı vardır. Ancak bu tazminat da başvurumuz üzerine, ekte sunduğumuz 6’ncı Asliye Ticaret Mahkemesi kararıyla tedbiren durdurulmuştur. Tedbir kararı halen devam etmektedir” diye konuştu.
‘SAVCI SUÇ TİPİNİ DEĞİŞTİRİP JET HIZIYLA İDDİANAME HAZIRLADI’
Hakkında hazırlanan iddianame ile ilgili de konşan Mansur Yavaş, “Bu şahsın şikayeti üzerine hakkımda Savcılık tarafından daha önce ‘kovuşturmaya yer yok’ denmişken soruşturma savcısı değiştirilmiş ve yeni savcı suç tipini de değiştirerek jet hızıyla bir iddianame düzenlemiştir. Bu iddianameyi düzenleyen savcının da KPSS soruşturmasından dolayı sıkıntılı olması, bu yöntemin nereden miras kaldığı hakkında fazlasıyla düşündürücüdür. Kaybedilen seçimi sözde geri getirmek için başvurulun bu adi yöntem, tekrar ediyorum, bizi yolumuzdan alıkoyamayacaktır. Anketlerdeki felaketi durdurmak için, beni ‘Seçilse bile yönetemeyecek’ şeklinde gösterip, Ankaralı seçmeni bu algı oyunlarıyla etkilemeye çalışmak, büyük bir çaresizliğin göstergesidir. Hiçbir şekilde sonuç vermeyecektir; çünkü Ankaralı seçmen hiç olmadığı kadar kararlıdır” şeklinde konuştu.
‘SUÇ MAKİNESİ’
Yavaş, söz konusu kişinin başka suçların da faili olduğunu iddia ederek şöyle konuştu: “Bu dosyayı okuyan namuslu, ahlaklı, şerefli herhangi birinin, ar damarını yitirmemiş birinin, bu şahsın adını ağzına alması, onun iftiralarını yayması, onu referans olarak kullanması mümkün değildir. Özellikle çocuklar konusunda zerre kadar hassasiyet taşıyan birinin, bu şahsa sahip çıktıktan sonra kendi çocuklarının veya ülkemizin çocuklarının yüzüne bakması ahlakla açıklanamaz. Şayet o şahsı araştırmadan ilişkiye girdiyseler durum çok kötü. Eğer kendilerini kullanan bu şahsı, iddia ettikleri gibi gerçekten araştırdıysalar, bu çok daha kötü bir durum. Sahteci olduğu anlaşıldıktan sonra derhal ilişkilerini kesmeleri gereken bir şahısla, üstelik sicilini araştırdıktan sonra iş tutmaya devam etmek, acilen tutuklanması gereken birini televizyonlarda gezdirmek, hem adaletin yüzünü kızartmaktır hem de siyaseti çamura bulamaktır.”
‘MAL VARLIĞIMI AÇIKLAYINCA OPERASYON BAŞLADI’
Operasyonun, kendi mal varlığını açıklaması ve şeffaflık beyannamesini imzalayarak rakibi Mehmet Özhaseki’nin de mal beyanında bulunmasını talep etmesinden sonra başladığını öne süren Yavaş, şunları söyledi: “Bir türlü ‘mal beyanında bulunamamak’ ve ‘seçim kaybetme telaşı’ birleşince böyle ucuz ve utanç verici kampanya devreye sokulmuştur. Sanılmasın ki biz savunmaya çekilip ‘mal beyanı’ istemekten vazgeçeceğiz. Şeffaflık ve dürüstlük neyi gerektiriyorsa, onu hem kendimiz yapacağız hem de rakibimizden isteyeceğiz. Hiçbir şekilde de kaçmasına, sahteciler üzerinden gündemi değiştirmesine izin vermeyeceğiz.Anket sonuçlarından ve sahada bize gösterilen ilgiden rahatsız olanlar, bütün kutsallarını unutup her türlü ayak oyununu yapacak kadar gözlerini karartmış olabilirler. Öyle olsa da, kazanmak için her yolu mubah görenlerin, bu toprakların inançlarıyla dalga geçmelerine Ankara seçmeni gerekli cevabı çok ağır biçimde verecektir.”
‘YARGIYI ETKİLEMEMEK İÇİN KONUŞMADIM’
CHP’nin adayı Mansur Yavaş, yargıyı etkilemek için bugüne kadar konuşmadığını da anlatarak şöyle konuştu:
“Yaptıkları haberler, siyasilerin yaptıkları açıklamalar açıkça adil yargılamayı etkileme suçu oluşturmaktadır. Kendilerine sesleniyorum; Sahte evraktan, şantajdan, usulsüz görüntü kaydetmekten ve cinsel istismardan devam davalardan bu şahıs beraat ettiği takdirde memnun mu olacaksınız? Bana seçimi kaybettirmek için bir suçlunun sokakta gezmesi, hiç vicdanınız sızlatmayacak mı? Himayenize aldığınız bu şahıs mahkumiyet kararları kesinleştiğinde kaçarsa tüm mağdurların yüzüne nasıl bakacaksınız? Bir koltuk uğruna düşülen bu siyasi acziyet, bu siyaset cellatlığı, tuzak kuranların ayağına dolanmıştır. Biz en başından beri şunu söyledik; Allah iyinin ve haklının yanındadır.”
‘SUÇ DUYURUSUNDA BULUNACAĞIZ’
​Türk Ceza Kanunu’nun 288’inci maddesi gereğince devam eden bir yargılama hakkında davayı etkileyecek yazılı ve sözlü beyanda bulunulamayacağına, bulunulursa adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs suçunun oluştuğuna, bu suç basın yoluyla yapıldığı takdirde cezanın yarı oranında artırıldığına dikkat çeken Yavaş, “Hal böyleyken, gerek haberi yapan gazete ve bu gazete ve haberlere dayanarak kasıtlı olarak adil yargılamayı etkilemek isteyen başta Özhaseki ve Ömer Çelik olmak üzere haberi yapanlarla ilgili suç duyurusunda bulunacağız” dedi.