Zaman tünelinde bir Mayıs ayı

Birsen GÜRDİL

Yaşlı dünyamızın tozlu raflarında kalan bir “Mayıs” ayının zaman tünelinde yaşanmış acı-tatlı olaylarına bir bakacak olursak geçmişimizin bir bölümünü tekrar hatırlamış olacağız.
Mozart ve Figaro’nun düğünü
1 Mayıs 1786’da dünya klasik müzik âlemi için çok önemli bir gündür. Beaumarchais’nin tiyatro eserini operaya çevirmesi üzeri Da Ponte ile yaptığı müşterek çalışma sonunda Figaro’nun düğünü adlı opera meydana getirilmiştir. Liberetto yazarı Da Ponte ve eserin bestekârı Wafgang Amadeus Mozart’ın iş birliği ile Don Giovanni ve Cosi Fan Tutte adlı dünya müzik âlemine armağan edilmiş operalar sahnelenmiştir.
1 Mayıs 1786 yılında Burgt heater opera binasında dünya galası yapılmıştır. Mozart bu yapıtında orkestra şefliğini yaparak dünya müzik tarihine adını altın harflerle yazdırmıştır.
Follies Bergere kapılarını eğlence dünyasına açtı
Paris’te bulunan dünyanın en ünlü müzikholü olan Folies Bergere, 2 Mayıs 1869 yılında kapılarını temaşa dünyasına Folies Trevise adıyla açmış olan bu müzikhol, 1890-1920 yıllarında dünyanın en ünlü eğlence mekânı olarak şöhretli bir mekândı. Günümüzde de bu unvanını koruyan Folies Trevise, 13 Eylül 1872 yılında ise Follies Bergere (Foli-Berjer) Show dünyasındaki sarsılmaz yerini sürdürmektedir.
Ömür Göksel dünyaya geldi
Türk Pop Müziği’nin kadife sesli ünlü sanatçısı Ömür Göksel, 2 Mayıs 1942 yılında İstanbul Kadıköy’de dünyaya geldi. Kadife sesli şarkıcı olarak uzun yıllar şöhretin zirvesinde kalmayı başaran Ömür, halen pek çok sanatçı tarafından söylenen 1969 yılında Mutluluk, 1977’de Sevemem artık ve 1975’de Yanıyorum adlı parçaları ile altın plak ödülleri ile taltif edilmiştir.
Ömür Göksel’in hit olmuş şarkıları, “Ağlıyormuşsun, Yaşadım mı öldüm mü anlayamadım, Senden bana yar olanda, Umurumda mı dünya?, İçki, sigara, yaş kalmadı özlerimde, içki sigara, kazım, şeytan diyor ki, ha 3 gün önce ha 5 gün sonra, sessiz ve yaş kalmadı gözlerimde” gibi unutulmaz şarkıları ile başarı ve şöhretini korumasını bilmiş örnek bir sanatçı idi.
Ankara Devlet Konservatuvarı kuruldu
Büyük önder Atatürk’ün direktifleriyle müzik ve sahne sanatçılarının yetişmesi ve gelişmesi için kısa zamanda kurulmuş olan konservatuvar, 6 Mayıs 1936 yılında, öncelikle Musiki Muallim Mektebi öğrencileri arasında yapılan sınav sonucu tiyatro ve müzik bölümüne öğrenci alımı ile eğitime başlayan bu kültür merkezi bugün, yurtiçinde ve dışında ün sahibi olmuş pek çok sahne ve müzik sanatçısı yetiştirmiştir.
Cumhuriyetin ikinci yılında Ankara’da müzik eğitmeni yetiştirilmesi amacıyla, “Musiki Muallim Mektebi’nin açılmasından sonra bu okullara aşırı başvuruşlar yüzünden bugün çok sayıda konservatuvar düzeyinde eğitim veren fakülteler açılmıştır.”
Ulvi Cemal Erkin’in büyük başarısı
Besteci, orkestra şefi piyano öğretmeni olarak birinci kuşak çağdaş Türk müziği sanatçısı Ulvi Cemal Erkin Cumhuriyetin ilk yıllarında çeşitli müzik kurumlarında yöneticilik yaparak Türk müzik devrimine büyük katkıları olmuştur. 8 Mayıs 1947’de Prag’da Çek Filarmoni Orkestrasını yöneterek unvanını yurt dışına taşımıştır.
Sağır olan Beethoven senfoni bestelemiştir
1801 yılından sonra sağlık sorunları yaşayan Ludwin Van Beethoven, 1817 yılında tamamen sağır olmuştur. Buna rağmen ölümüne kadar işitmeme sorunları çalışmalarına mani olmamış, hatta 9. Senfoniyi sağır döneminde bestelemiş ve Viyana’da ilk kez 7 Mayıs 1824’de yapıtını yönetmiştir.
Leyla Gencer Milano’da hayatını kaybetti
Türk opera sanatçısı Leyla Gencer, diğer adıyla La Diva, “Turca, La Gencer, La Regina” adıyla son 20 yılın prima donnası olarak ününü bütün dünyaya yaymış olan Türk opera sanatçısı, 10 Mayıs 2008’de İtalya-Milano’daki evinde geçirdiği bir kalp krizi sonucu hayata gözlerini yummuştur.
Vasiyeti üzerine Krematoryuma götürülen naşı yakılmış, külleri 16 Mayıs 2008’de Dolmabahçe sahillerinde düzenlenen bir törenle 16 Mayıs günü boğaz sularına dökülmüştür.
Melehat Pars’ı kaybettik
“Ben gamlı hazan, sense bahar dinle de vazgeç, gümüş tellerle örsem saçının her telini, avare gönül yine sensiz hicrana daldı, hiç dinmeyen bir arzudur sana olan hasretim” adlı besteleri ile Türk Musikisinde ayrı bir yeri olup, Emel Sayın ve Bülent Ersoy’a da hocalık yapmış olan Melehat Pars’ı, 17 Mayıs 2005 yılında sonsuzluğa uğurladık.
1944 yılında solist olarak Ankara Radyosu’na giren sanatçı, 1954 yılında İstanbul Radyosu sanatçısı oldu. Kendine has üslubu ile icra ettiği şarkıları halen Türkiye radyolarında çalınmaktadır.
İlk Eurovision Şarkı Yarışması düzenlendi
Avrupa Yayın Birliği’nin 1955 yılında Monako’da yapılan toplantısında alınan karar gereğiyle, 7 ülkenin katılımı ile İsviçre’nin Lugano kentinde yapılmıştır. Yarışmada İsviçre ilk ve son birinciliği ile ülkeler arası bu müzik yarışmaları başlamıştır.
Ünlü Soprano Maria Callas Türkiye’ye geldi
Dünya opera âleminin gelmiş geçmiş en ünlü sesi olan Maria Callas, Pier Pado Pasolini’nin Euripides’in Medea’sından esinlenerek yazıp, yönettiği film olan Medea’nın tüm çekimleri Türkiye-Kapadokya’da başrol oyuncusu Maris Callas o yıllardaki henüz turizmin gelişmediği günlerde çok zor şartlar altında bu filmindeki rolünü tamamlamıştır.
Türkiye’ye gelirken valizlerinin kaybolması, suları akmayan otelde konaklanması, onuruna verilen resepsiyona geç gelmesi ile bir hayli sıkıntılı günler geçirmiş olan Maria Kallas 31 Mayıs 1967 yılında Türkiye’den hiçte hoş olmayan anılarla ayrılmıştır.