Cumhuriyet Halk Partisi’nde mahkemenin 38. Olağan Kurultay’ı iptal etmesi ve Kemal Kılıçdaroğlu’nun hukuken yeniden genel başkanlık makamına getirilmesinin ardından başlayan yetki krizi, meclis grubunda derinleşiyor.

Kemal Kılıçdaroğlu’nun sosyal medya hesabı üzerinden, "11 Haziran Perşembe günü yapacağımız ilk Parti Meclisi toplantısıyla kurultay sürecimizi başlatıyoruz. Tüm örgütümüzü yarınki grup toplantımızda tek yürek olmaya, sağduyu ve yoldaşlık bağıyla kenetlenmeye davet ediyorum" ifadeleriyle yaptığı çağrıya ilişkin Sözcü'ye konuşan CHP Elazığ Milletvekili Gürsel Erol, parti içi muhalefet ve yönetim kadrolarına yönelik tepkilerini dile getirdi.

"Ben kişilerin değil, CHP'nin milletvekiliyim"

Parti içinde oluşan keskin kutuplaşma ortamına dikkat çeken Gürsel Erol, tarafların kendisini konumlandırma çabalarına karşı doğrudan şu ifadeleri kullandı:

"Bu süreçte televizyon programı yapmak çok da doğru olmaz diye uyardılar. Çünkü taraflar arasında öyle bir kutuplaşma var ki, ne söylerseniz söyleyin herkes kendine göre değerlendiriyor ve onun üzerine bir yorum yapıyor ve bir linç kampanyası geliştiriliyor. Ben de şu cevabı verdim arkadaşlarıma: Ben Cumhuriyeti kuran Cumhuriyet Halk Partisi’nin milletvekiliyim. Ben kişilerin milletvekili değilim. Yani ne Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun ne de Özgür Özel’in milletvekiliyim."

"İki ayrı grup toplantısı olursa süreç kaosa döner"

Genel merkez binasına polis girmesini büyük bir hata olarak nitelendiren ve üç milletvekili arkadaşıyla birlikte bunu ortak bildiriyle kınadıklarını hatırlatan Erol, mecliste yaşanabilecek olası bir çift başlılık riskine karşı uyarılarda bulundu:

"Ne kadar bir partiye polisin girmesi büyük hataysa, bugün yeni parti söylemlerinin dillendirilmesi de CHP adına büyük bir hatadır. Eğer yarın iki ayrı grup toplantısı olur da bir gerilim davranışları hoş olmayan sonuçlara giderse bu CHP genlerine geleneklerine uymaz. Bu süreç kaosa dönmeye başlıyor çözemezsek gençlerimizin geleceğine de umuduna da yazık olacak. Bu ülkenin geleceği ile ilgili CHP'den umut bekleyen insanların umutsuzluğa sevk edilmesi meselesi. Kemal Bey de gelse, Özgür Bey de gelse bu durum değişmeyecek. İnsanlar diyor ki siz kendi aranızda bile sorunları çözemezseniz devleti nasıl yöneteceksiniz. Bu süreç her iki taraf açısından da doğru yönetilmiyor. Bir tarafta yanlışlık varsa diğer tarafın taviz vermesi lazım."

"Genel başkanlarım, bu partiye yazık etmeyin"

Sürecin taraflarca doğru yönetilemediğini savunan ve gerilimin düşürülmesi için 10 günlük bir "sessizlik" önerisinde bulunan Elazığ Milletvekili, liderlere şu sözlerle seslendi:

"Sayın Genel Başkanlarım bu partiye yazık etmeyin. İkisi de benim genel başkanım. Ben son üç kurultayda Sayın Özel'e oy verdim. Bizim kimin yanında olduğumuz önemli değil. Yıpranan CHP, yok olan insanların umudu. Bırakalım zamana bırakalım. 10 gün boyunca bir susalım. Grup toplantısı da olmasın, kendimizi bir unutturalım soğutalım. Bu iş böyledir. Her gün birisi bir fitne sokuyor."

"Yeter artık, isyan etme noktasına geldik"

Partideki koltuk ve vekillik pazarlıklarını eleştiren Erol, "delege oyunlarına" tepki göstererek konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Her dönemin adamları bunlar. Yeter biraz İstanbul'dan Ankara'dan İzmir'den dört dönemdir vekillik yaptınız. İnsanların geleceği ile oynamayın. Yazık günah. Bu kadar da olmaz artık isyan etme noktasına geldik. Yeter artık kardeşim herkesin kendisine çeki düzen vermesi gerekiyor. İsim isim anlatırım artık yeter. Yazık değil mi ayıp değil mi? Nedir bu rezillik yeter artık bir durun yahu. Ben o taraftan da değilim bu taraftan da ben CHP'liyim. Bu parti bu ülkenin kuruluş değerlerini getiren bir parti. Kurucusu Mustafa Kemal Atatürk olan bir parti bu parti. Bir sürü derdi var ülkemizin. Hala kim ilçe başkanı olacak kim vekil olacak, yeter Allah belasını versin böyle şeylerin. Yeter artık."

Bakan Bolat'tan Gaziantep-Halep vurgusu: Hedef küresel ticaret merkezi
Bakan Bolat'tan Gaziantep-Halep vurgusu: Hedef küresel ticaret merkezi
İçeriği Görüntüle

"Kemal Bey'in yanındaki arkadaşların yanlış yönlendirmesi"

Kemal Kılıçdaroğlu'nun etrafındaki kadrolar tarafından manipüle edildiğini savunan Gürsel Erol, kendi aile geçmişine de vurgu yaparak, "Bu Kemal Bey'in yanındaki arkadaşların yanlış yönlendirmesi. Artık isyan etme noktasına geldik. Ben tesadüfle CHP'li olmuş birisi değilim. Bizim CHP ile olan aile bağımız 103 yıllık bir tarihe dayanır. Bu sürecin farklı değerlendirmesi gerekiyor" dedi.

"Aranızda kan davası yok, ağabey hukukunu işletin"

Program sırasında hem Özgür Özel hem de Kemal Kılıçdaroğlu ile yoğun bir telefon trafiği gerçekleştirdiğini ve krizin çözümü için iki tarafa da düşüncelerini ilettiğini belirten Erol, uzlaşı çağrısını şu cümlelerle tamamladı:

"Büyüklük düşerse Kemal Bey'e düşer. Bu konunun çözümüne onun katkı vermesi gerekir. Sayın Özel'e de şunu söyleyebilirim aranızdaki ağabey hukukunu işletin. Bizi aracı yapmak yerine birbirinizi arayabilirsiniz. Aranızda kan davası yok. Haksızlıklar olabilir uyuşmazlıklar olabilir ama bunların hesaplaşmasının yapılacağı dönemi geçtik. Bunlara takılırsak CHP'yi iktidara getiremeyiz."

Kaynak: Haber Merkezi