Kabak tadı

Abone Ol

Pandemiye inat

“İnat, inadı besler” diye bir söz var. İnatçılık için kullanılan bir deyimdir. “Senin inadın, karşındakinin inadını besler.” Sözü buradan neşet etmiş olmalı. Malûm bütün insanlığı ve ülkemizi tehdit eden bir salgınla karşı karşıyayız. Salgından korunmanın çaresi: “Maske, mesafe, hijyen.” Bu slogan kalabalık toplantıların girişlerine asılıyor ama nafile. Herkes bildiğini okuyor. Sokaklarda maskesiz insanlara rastlıyoruz. Bu kavramlara riayet edilmeden yapılan parti kongrelerini görüyoruz. Kongreleri tertipleyenler. Salonların lebalep dolu olmasıyla övünüyorlar. İktidarın İstanbul gençlik kolu biraz fazla coşup sazlı sözlü kutlama yapınca “bu kadarı da fazla” diyen parti yöneticileri gençler hakkında soruşturma açmışlar. Onlar da, “lebalep”li savunma yapacaklarmış. Salgınla inatlaşmanın sonu felâketle biter, Allah korusun. Onunla inatlaştıkça yayılım hızını arttırmaktan başka bir sonuç alınmaz. Anadolu’da büyük inatlar için kullanılan bir deyim de var: “Katır inadı.” Bu arada, eşek sütünün nelere faydalı olduğu yolunda haberler de çıkıyor basında. Anadolu’da bazı köylerde astım, boğmaca gibi hastalık geçirenlere eşek sütü içirirlermiş. Eşek sütünün kansere de iyi geldiği yolundaki uydurma haberler yayılınca, Bursa’da uyanık bir köylü iki eşekle başladığı süt ticaretini 22 eşeğe çıkarıp, litresi 100 liradan büyük kazançlar sağlamış. Eşek sütünün bilimsel olmayan faydası o kadar yayılmış ki, Antalya’da eşek çiftlikleri kuranlar bile olmuş. Bilim adamları ise eşek sütünün hiçbir faydasının olmadığını ileri sürüp insanlara bu sütün içirilmemesi konusunda uyarılarda bulunuyorlar. Hatta, bu sütü içen bir kadının ölümden döndüğü de bildiriliyor. O halde eşek sütü üzerine yürütülen bu katır inadını anlamak mümkün değil. Katırla eşek arasında biyolojik bağlantı olduğuna inananlar, eşek sütü içenlerin de inat olduğunu iddia ediyorlar. Bu da bilim dışı. Ne olursa olsun; İnatlaşmak, iyi bir davranış şekli değil. İnadına yaptığınız iş, karşı tarafın inadını besler, unutmayın!