Montrö tartışmaları

Abone Ol
Utku ŞENSOY İstanbul Sözleşmesi’nin tartışmalı biçimde feshinin ardından bu kez nur topu gibi bir başka tartışma konumuz oldu. Montrö! Asırlardır askeri ve ekonomik açıdan stratejik öneme sahip, Karadeniz'i Akdeniz'e bağlayan tek suyolu olan İstanbul ve Çanakkale Boğazları uluslararası planda sıkça gündeme gelir. Meclis Başkanı Mustafa Şentop’ un, Cumhurbaşkanı Montrö’yü feshettim diyebilir mi? şeklindeki bir soruya cevaben, “Yapabilir. Mümkün-muhtemel arasında fark var. Yeterli miktar yoğurt bulursanız, Marmara Denizi’ni de karıştırırsanız, ayran yapmak mümkündür” yanıtının ardından alevlenen Montrö tartışmaları, gündemin üst sıralarına oturdu. Süveyş Kanalı’nın, Ever Given adlı devasa yük gemisinin karaya oturup kanalı tıkaması sonucu günlerdir gemi trafiğine kapandığı bir dönemde bu kez de 1936 yılında imzalanan, Montrö Boğazlar Sözleşmesi’ni tartışıyoruz. Bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olma hastalığımız bu tartışmada da nüksetti. Takım tutar gibi siyasi görüş sahibi olduğumuz için, konuyu incelemeden, aidiyet duygusu içinde oy verdiğimiz partinin, görüşü neyse körü körüne destekleme alışkanlığımız burada da kendini gösterdi. Oysaki bu tür refleksler 21’nci yüzyılda dünya devi Türkiye’de yaşayan insanlara yakışmıyor. Montrö’yü mercek altına alıp neyi tartıştığımızı anlamaya çalışalım, ardından neye inanıyorsak ona taraf olalım. MONTRÖ BOĞAZLAR SÖZLEŞMESİ NEDİR, NE ÖNGÖRÜYOR? 1923'de imzaladığımız Türkiye Cumhuriyeti'nin varlığının milletlerarası cemiyet tarafından tescili anlamına gelen Lozan Anlaşması, Boğazlar üzerinde egemenliğimize bazı sınırlamalar getiriyordu. Ancak Lozan’a gittiğimizde İstanbul ve Çanakkale boğazlar bölgesi işgal güçlerinin denetimindeydi. Lozan'da bu durumdan kurtulmak amacıyla Boğazlardan geçişin aralarında İngiltere, Fransa İtalya ve bugün olmayan Yugoslavya gibi 9 ülkeyle birlikte denetlenmesini kabul etmek zorunda kaldık. Ayrıca boğazlar bölgesinde Türk askerinin bulunması da yasaklanmıştı. Lozan'daki bu eksikliği Mustafa Kemal Atatürk'ün önderliğindeki Türkiye Cumhuriyeti, en uygun zamanı bekledi ve koşullar oluşunca, Montrö'yü yaşama geçirip Uluslararası Boğazlar Komisyonu'nun tüm yetkilerinin Türkiye Cumhuriyeti'ne devrini, dolayısıyla askerimizin boğazlar bölgesinde konuşlanıp, bölgenin savunmasını üstlendi. Böylece Montrö’yle, Lozan'da getirilen tüm sınırlamalar kaldırıldı. Montrö hamlesi ile Türkiye’nin, boğazlarını savunma hakkı elde ettiğini, bu hakkımızın devamı için bu sözleşmenin muhafaza edilip uygulamada kalmasının ulusal güvenliğimiz açısından yaşamsal olduğunun altını çizmekte yarar var. [caption id="attachment_208305" align="alignleft" width="620"] Rus savaş gemisi Çanakkale Boğazında[/caption] MONTRÖ’DE TARTIŞILAN NEDİR? Öte yandan, Montrö Boğazlar Sözleşmesi’nde, iktidarın egemenlik haklarımızın ihlali olarak gördüğü bazı maddeler olduğu görüşüne de katılmamak mümkün değil. Bunların başında ticari gemilerin bayrak ve yükü ne olursa olsun boğazlarımızdan elini kolunu sallayarak serbestçe geçme özgürlüğüdür. Süveyş ve Panama kanalları para basarken, bizim boğazlarımızdan geçişten gelir elde edemeyişimiz aslında büyük bir kayıp. Ancak kent güvenliği nedeniyle İstanbul boğazını tamamen ticari gemi geçişlerine kapatıp, yapılması düşünülen Kanal İstanbul’ a yönlendirmek ne derece gerçekçi bunun da hesabının iyi yapılması gerek. Zira bu konuda yapay olmayıp, doğal su geçişleri olan boğazlardan ya da yeni kanaldan ücretli geçiş zorunluluğunu milletlerarası camiaya özellikle de Rusya’ya kabul ettirmek hemen hemen olanaksız. Bir diğer husus, yine barış zamanında Karadeniz’e kıyısı olmayan devletlerin savaş gemilerinin boğazlardan en fazla 15 bin tonluk gemileri geçirebilme maddesi. Buna göre bu devletler, Karadeniz’de en fazla 30 bin tonluk savaş gemisi bulundurabilme (özel durumlarda 45 bin ton) ve en fazla 3 hafta kalabilmesi hükme bağlanmışken, sözleşmenin feshiyle doğacak boşluğun ne şekilde doldurulacağı meçhul. Boğazlar, Karadeniz’e kıyıdaş olmayan ülke denizaltılarına geçiş izni vermezken, kıyısı olan ülkeler önceden bildirim kaydıyla denizaltı ve daha fazla tonajlı gemi geçirebiliyorlar. Savaş durumunda getirilen hükümler ise Türkiye’nin lehine. Buna göre, saldırıya uğramış bir devlete ve Türkiye'yi bağlayan bir karşılıklı yardım antlaşması gereğince yapılan yardım durumları dışında, savaşan herhangi bir devletin savaş gemilerinin Boğazlardan geçmesini Montrö yasaklıyor. BOĞAZLARDAN GEÇİŞ MONTRÖ’YE BAĞLI DEĞİL SÜRESİ SONSUZ! Sözleşmenin Fesih Şartları başlıklı bölümü uyarınca, sözleşmenin süresi, yürürlüğe giriş tarihinden başlayarak, 20 yıldır. Bununla birlikte, sözleşmenin 1’nci maddesinde özellikle ticari gemiler için şu paragraf dikkat çekiyor. “Doğrulanan geçiş ve gidiş-geliş (ulaşım) özgürlüğü ilkesinin sonsuz bir süresi olacaktır”. Yine fesih başlıklı bölümdeki şu tanımlama çarpıcıdır. “Uluslararası Deniz Hukuku kuralları ve fesih şartlarında da belirtildiği gibi gemilerin uğraksız geçiş hakkı gereği sözleşmenin değişmesi durumunda dahi Türk Boğazlarından geçecek hiçbir gemiden zorunlu ücret talep edilemeyecektir.” Yani ne yaparsak yapalım geçiş yapan gemilerden ücret talep edemeyiz ya da zorla paralı alternatif güzergaha yönlendiremeyiz. 1956 YILINDA SÖZLEŞMENİN İPTALİ İSTENMİŞTİ! Türkiye Montrö’yü, gerek İkinci Dünya Savaşı ve sonrasındaki Stalin’in taleplerini de içeren Soğuk Savaş döneminde, gerekse son dönemdeki Ukrayna ve Gürcistan krizlerinde, bölgedeki tansiyonu arttırmayacak biçimde tarafsız ve şeffaf bir uygulamayla yürüterek, Karadeniz’i çatışmaların dışında tutabilmiştir. Karadeniz’in Basra Körfezi gibi çatışma ve ihtilafların odağı haline gelmemesi, mevcut huzurun sürmesine herkesten çok Türkiye’nin ihtiyacı var. Bunu değiştirebilecek adımların çok iyi tartılarak atılması lazım. 20 Temmuz 1956'da sözleşmenin süresinin bitiminde, imza koyan devletler Montrö Boğazlar Sözleşmesi'ni değiştirmek için girişimde bulunmuş ancak başarılı olamamışlardı. Onların başaramadığı sözleşmenin iptali konusunun bugün ülkemizde tartışılması düşündürücüdür. Not: 29 maddelik, Ticaret Gemileri, Savaş Gemileri, Uçaklar, Genel Hükümler ve Son Hükümler başlıklarıyla, ek 4 maddeden oluşan Montrö Sözleşmesi’ne ilişkin ayrıntılara ekteki linkten ulaşabilirsiniz. https://www.kiyiemniyeti.gov.tr/userfiles/file/mevzuat/Montreux%20Bo%C4%9Fazlar%20S%C3%B6zle%C5%9Fmesi.pdf