Mutlak butlan kararının ardından Kemal Kılıçdaroğlu'nun CHP Genel Başkanlığı görevine atanması ve aynı gün yaşanan grup toplantısı krizi, parti içinde tansiyonu yükseltti. CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in TBMM'deki grup toplantısında konuşma yapacağını duyurmasının ardından sabah saatlerinden itibaren çok sayıda vatandaş Meclis'e giderek destek gösterisinde bulundu. Kılıçdaroğlu'na destek verenlerin de bölgede yer alması nedeniyle iki grup arasında zaman zaman tartışmalar yaşandı.
Gerilimin arttığı saatlerde Kemal Kılıçdaroğlu, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın yaptığı sağduyu çağrısını paylaşarak yazılı bir açıklama yayımladı. Kılıçdaroğlu açıklamasında, "İç karışıklık yaratma çabaları, sadece dış müdahale heveslilerine zemin hazırlar. Biz bu oyunu bozarız! Şimdi kavga değil, omuz omuza durma vaktidir. Bütün yol arkadaşlarımı, bu köklü çınarın evlatlarını sükunete ve akla davet ediyorum. Gün, baba ocağına sahip çıkma günüdür!" ifadelerini kullandı ve saat 14.00'te CHP Genel Merkezi'nde bir toplantı yapılacağını duyurdu.
Özgür Özel ise TBMM Dikmen Kapısı önünde toplanan kalabalığa seslenerek, "Grup toplantısını provoke edecek, sabote edecek, gerekirse kaba kuvvetle ele geçirecek ve kürsüyü seçilmiş Genel Başkan’a değil, atanmış bir kararla gelen birisine vereceklerdi. Helal olsun size" dedi.
Böylece CHP, aynı gün ve aynı saatlerde iki ayrı konuşmaya sahne oldu. Özel, Meclis'teki grup toplantısında partililere hitap ederken, Kılıçdaroğlu da CHP Genel Merkezi önünde açıklamalarda bulundu.
Yaşanan gelişmelerin ardından Muharrem İnce, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada "Nerede durduğumu soranlara cevabımdır: CHP'nin yanındayım" notunu paylaştı. CHP'nin kendi siyasi yaşamındaki önemine vurgu yapan İnce, partinin Türkiye açısından taşıdığı kritik role dikkat çekti.
Açıklamasında, "CHP benim 40 yıllık emeğimdir, göz yaşımdır, alın terimdir, torunlarıma bırakacağım demokratik Cumhuriyet mücadelesi mirasımdır. CHP, Türkiye'nin sigortası, yıkılmaması gereken kalesidir. Kurucu parti parçalanırsa, Türkiye parçalanır; eşit ve özgür bireyler üzerinde yükselen demokratik Cumhuriyet yok olur" diyen İnce, iktidarın ve bazı medya organlarının CHP'yi bölmeye çalıştığını savundu.
Parti içinde yaşanan tartışmaların yanlış bir zemine oturduğunu belirten İnce, "Ne yazık ki CHP, saray rejiminin kurduğu tuzağa düşmüştür. 'Arınma' ve 'direnme' kavramları etrafında, CHP'yi parçalanmaya taşıyan anlamsız, gereksiz, yersiz ve talihsiz sert bir kavga yürütülmektedir. Kavgayı kızıştıran, partiyi ayrıştıran eylem ve söylemlerin, CHP'nin ve Türkiye'nin aleyhine olduğunu görmemek için siyaseten kör olmak gerekir" ifadelerini kullandı.
Parti üyelerine de birlik çağrısında bulunan İnce, CHP'den ayrılmanın ya da yeni bir siyasi oluşum kurmanın doğru bir tercih olmayacağını belirterek geçmişte yaşadığı deneyimlere atıfta bulundu.
Çözüm önerilerini de sıralayan İnce, CHP'nin demokratik işleyişini güçlendirecek adımlar atılması gerektiğini söyledi. Bu kapsamda, "Hiç itiraz etmeden acil bir Tüzük kurultayı toplanmalıdır. Tüzük AKP tüzüğünden aşırılan maddelerden temizlenerek, genel başkan, parti meclisi, milletvekili, belediye başkanı ve meclis üyelerinin parti üyeleri tarafından seçileceği demokratik bir yapıya kavuşturulmalıdır" çağrısında bulundu.
İnce ayrıca, tüzük değişikliğinin ardından genel başkan ve parti meclisinin doğrudan üyelerin oylarıyla belirleneceği yeni bir kurultayın vakit kaybetmeden gerçekleştirilmesi gerektiğini ifade etti.
Açıklamasının sonunda CHP'nin yaşadığı sürecin partiye ve seçmenlere zarar verdiğini dile getiren İnce, mutlak butlan kararının ardından ortaya çıkan kutuplaşmanın parti tabanında derin hayal kırıklığı yarattığını savundu. CHP Genel Merkezi'nin polis eşliğinde boşaltılmasına ilişkin görüntülerin kamuoyunda olumsuz bir iz bıraktığını belirten İnce, grup toplantısı öncesinde yaşanan olayların da milyonlarca CHP seçmenini üzdüğünü ifade etti.




