Öğrenme güçlüğü çeken milyonlarca çocuğa umut oluyor

Ege Orhan

Meraklı Karga şirketinin kurucusu ve Eğitim Teknolojileri Uzmanı Ege Orhan, özgül öğrenme güçlüğü ve dikkat dağınıklığı yaşayan pek çok çocuğa umut oluyor. Orhan, özgül öğrenme güçlüğü ve dikkat dağınıklığı çeken çocuklara yönelik Hacettepe Teknokent’te geliştirdiği Özöğretmen Projesi ile Türkiye’de yaklaşık bir milyon çocuğun eğitim hayatına değer katıyor

NAZ AKMAN/ANKARA – Özöğretmen projesi ile eğitim hayatından umudunu kesen çocuklardan mucitler ortaya çıkaran Ege Orhan, Hacettepe Teknokent bünyesinde geliştirdiği Özöğretmen Projesi ile robatik kodlama, algometrik kodlama, üç boyutlu tasarım gibi eğitimlerle 9-15 yaş aralığındaki çocuklara kendi kendilerine öğrenmeleri konusunda destek veriyor. Meraklı Karga şirketinin kurucusu ve Eğitim Teknolojileri Uzmanı Ege Orhan, özgül öğrenme güçlüğü ve dikkat dağınıklığı yaşayan pek çok çocuğa bu projeyle umut oluyor. Orhan, özgül öğrenme güçlüğü ve dikkat dağınıklığı çeken yaklaşık bir milyon çocuğun eğitim hayatına değer katıyor.
Özgül öğrenme güçlüğü ve dikkat dağınıklığı ile 1993 yılında dünyaya gelen Ege Orhan, akademik hayatta büyük zorluklar yaşadı. Okul hayatının çok zor geçtiğini belirten Orhan, ailesinin desteği ve ilgisi ile akademik hayatına devam etti. Kendisi gibi milyonlarca çocuğun akademik hayata devam edemediğini söyleyen Ege Orhan, Anadolu Üniversitesi Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Eğitimi bölümünden mezun oldu ve Hacettepe Üniversitesi Bilgi Yönetiminde Yüksek Lisans yaptı. Hacettepe Teknokent ön kuluçka merkezi bünyesinde projesini geliştiren Orhan, Meraklı Karga şirketi ile milyonlara umut olmak için mücadele ediyor. Orhan, “Özgül öğrenme süreci ve dikkat eksikliği yaşan çocuklarda uzun ve meşakkatli bir süreç izlenmesi gerekiyor. Ben de o çocuklardan biriydim ve çok zorlu yollardan geçtim. Bu yüzden Özöğretmen projesini Hacettepe Teknokent bünyesinde hayata geçirdim. Türkiye’de yaklaşık bir milyon çocuğun eğitim hayatına değer katmaya çalışıyoruz” dedi.

Orhan, “Okulda okuma yazma öğrenemedim”
Kendini “Özgür Yazılım Aktivisti” olarak tanımlayan Orhan, Özöğretmen projesi ve kendi yaşam serüvenine ilişkin, “Ben sınıfta okuma yazma öğrenemedim. Ailemin yönlendirmesi ve desteği ile başka öğretmenler ile öğrendim. Çocukluğumda uzaktan eğitim setlerini alıp kendi kendime öğrenme pratiğini geliştirmeye çalıştım. Kendi kendime öğrenme pratiğini geliştirememiş olsaydım üniversiteyi de bitiremezdim. Öğrenme güçlüğü yaşa göre azalan ama hayat boyu devam eden bir süreç. Her zaman kendi kendine kontrol ve iç disiplin gerektiriyor. Kurallarımız var ve otomatikleşmeye başladığımız zaman başarıya ulaşıyoruz. Ben kendimi özgür yazılım aktivisti olarak tanımlıyorum. Özgür öğrenme güçlüğü ve dikkat dağınıklığı problemi olan bir çocuk olarak dünyaya geldim. 1999 yılında bu konuyla ilgili toplumun ilgisizliğini ve eğitim sisteminin yetersizliğini fark ettim. Elbette kendimi çok şanslı bir çocuk olarak görüyorum. Annem ve babam Hacettepe Üniversitesi mezunu ve onların da yardımıyla öğrenme sürecim daha kolay oldu. Aynı zamanda bir sürü insanın öğrenmenin zorlu yollarında perişan olduğunu çok iyi biliyordum. Bana benzeyen çocuklar için bir proje yapmak fikri her zaman aklımda vardı. Cebimdeki sorunla diğer cebimdeki sorun birbirine çok iyi uyuyordu. 2017 yılında Bilgisayar ve Eğitim Teknolojileri alanından mezun oldum. Benim gibi çocuklar için ne yapabilirim sorusunu yanıtlamaya çalıştım. Onlara kendi kendilerini nasıl öğretebileceklerini gösterebilirdim” bilgisini verdi.
Hacettepe Teknokent Ön kuluçka merkezine kabul edildikten sonra dokuz ay boyunca ön kuluçkada projesini büyüttüğünü söyleyen Orhan, “Daha sonra kuluçka merkezine geçtim. Özöğretmen, öğrenme zorluğu çeken çocukların kendi kendilerine öğrenmesi için geliştirilen bir proje. Özöğretmen olarak biz sadece okuma yazma öğretmek değil, öğrenmeyi öğretmeye çalışıyoruz. Çocuklar öğretmenden ya da çevresel faktörlerden dolayı öğrenme güçlüğü çekmiyor, içten gelen bir şey bu. Çocukların kendi kendilerine çözebilecekleri bir süreç. Biz iyileştirmeyi değil yardım etmeyi hedefliyoruz” diye konuştu.
Projeyle çocuklar kendi projelerini geliştirip kazanç sağlayabilir
Öğrenme zorluğu çeken çocukların içindeki mucitleri ortaya çıkarmak istediklerini ifade eden Orhan, “Biz projeye başlarken çocukların akademik hayatlarının başarısız olduğunu biliyorduk. Matematik yapamıyor, coğrafyada zayıf, hali ile bir sürü problem yaşıyorlar akademik hayat ile ilgili. Akademik hayatları kötü ama bunlar yeni beceriler kazanmalarına engel değil. Bizim projemiz ile çocuklar proje geliştirir ve kazanç sağlayabilir” dedi.
Kaynaklar yetersiz
Proje kapsamında 8 kişinin eğitim materyalini geliştirdiğini söyleyen Orhan, dört kişi tarafından da teknik destek verildiğini belirtti. Halihazırda kayıtlı 87 çocuğun bulunduğunu ve altı ay içinde 300 sayısını aşmayı hedeflediklerini söyleyen Orhan, proje kapsamında 9-15 yaş aralığındaki çocukları kabul ettiklerini ancak 15 yaş üstü çocukların da derslerle ilgilenebileceklerini belirtti.
Eğitimlerin 21. yüzyıl becerileri üzerine kurgulandığını robatik kodlama, algometrik kodlama, üç boyutlu tasarım gibi eğitimlerin verildiğini kaydeden Orhan, çocuklar kendileri ya da iş için bir proje geliştirirken öğrenmesi gereken çok şeyi öğrenmiş olduklarını ayrıca üç boyutlu tasarımlarla perde tasarladıklarını, otomatik açılıp kapanmasını sağladıklarını ve kod yazabildiklerini söyledi.
Projenin yoğun bir talep gördüğünü vurgulayan Orhan, kullanıcıların aktif öğrenmelerine katkı sunmaya çalıştıklarını bildirerek, “Çocuklar videoları izlesin geçsin sonra da bir sertifika verelim mantığı ile ilerlemiyoruz. Çocuklar uzaktan eğitim derslerinin olduğu platforma üye olarak, dersleri seçiyor. Örneğin kodlama öğrenmek istiyorlar. Çocuklar öğrenmek istedikleri şeylerle ilgili hiçbir kaynak bulamıyorlar. Biz de bu konuda kendimizi geliştirdik. Bir dersi çocuk her yerde bulabilir ama öğrenme güçlüğü (disleksi) olan çocuklar buna ulaşamaz. Herkes çocuklarına okuma yazma öğretiyor ancak hikaye orada bitmiyor. Çocuklar okuma yazma öğrendikten sonra kendi kendilerine nasıl öğrenecekler bunu bilmiyorlar. Akademik hayatlarında akran, öğretmen zorbalığına maruz kalıyorlar. Günümüzde öğrenme güçlüğü çeken çocukların kendi kendilerine öğrenmelerinin daha sağlıklı ve başarılı olduğuna inanıyorum. Çocuklar harflerle ve anlamlı okuma ile ilgili çok sıkıntı yaşıyorlar. Biz de sistem için Ağustos ayında satışa sunulmak için proje hazırlıyoruz. Harfler hangi yöne yönelik, harfleri söylerken dudak hareketlerimiz nasıl olacak sorularının cevabını veriyor. Üyelik ücretsiz ama dersler için makul oranda ücret alıyoruz” sözlerine yer verdi.