<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>24 Saat Gazetesi Ankara</title>
    <link>https://www.24saatgazetesi.com</link>
    <description>Ankara son dakika haberleri, asayiş, trafik kazası ve yangın olayları Gazeteciler Cemiyeti yayın organı 24 Saat'te. Günün maçı saat kaçta, ne zaman, hangi kanalda?</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.24saatgazetesi.com/rss/politika" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>24 Saat Gazetesi Ankara - Copyright © 2026. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Wed, 01 Jul 2026 16:54:39 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/rss/politika"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Cemil Tugay, AKP'ye geçeceği yönündeki iddiaları yalanladı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/cemil-tugay-akpye-gececegi-yonundeki-iddialari-yalanladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/cemil-tugay-akpye-gececegi-yonundeki-iddialari-yalanladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in İzmir mitinginde Muharrem İnce'nin seçim otobüsünü kullanmasının ardından, otobüsün geri alındığı yönündeki iddialar gündem oldu. Muharrem İnce, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamayla iddiaları yalanlayarak, "Otobüsü isteyen yok, otobüsü vermeme gibi bir durum yok" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı <strong>Cemil Tugay</strong>, AKP'ye katılmak için parti temsilcileriyle görüştüğü yönündeki <strong>iddiaları yalanladı.</strong></p>

<p>Tugay, "Benim böyle bir talebim asla olmadı. Hiç kimseyle bu yönde bir görüşme yapmadık. İzmir halkının oyları bana emanet, onlara saygımı koruyarak yoluma devam edeceğim" dedi.</p>

<h2><strong>"Hiç kimseyle böyle bir görüşme yapmadık"</strong></h2>

<p>İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, AKP'ye geçeceği ve parti yöneticileriyle temas kurduğu iddialarına ilişkin açıklama yaptı.</p>

<p>Ege Ligazete'ye konuşan Tugay, söz konusu iddiaların gerçeği yansıtmadığını belirterek, "Böyle bir düşüncem yok. Benim böyle bir talebim asla olmadı. Bu yönde bir görüşme hiçbir şekilde hiç kimseyle yapmadık" ifadelerini kullandı.</p>

<h3><strong>"CHP'deki süreci takip ediyorum"</strong></h3>

<p>CHP'deki gelişmeleri yakından izlediğini belirten Tugay, belediye başkanlığı görevine odaklandığını söyledi.</p>

<p>Tugay, "Cumhuriyet Halk Partisi'nin siyasi geleceğiyle ilgili süreci takip ediyorum. Benim bir işim, görevim var. Belediye başkanlığına odaklanmış durumdayım." dedi.</p>

<h3><strong>Yeni parti iddialarına da değindi</strong></h3>

<p>Yeni parti kurulacağı yönündeki iddialara ilişkin de konuşan Tugay, henüz böyle bir oluşumun bulunmadığını belirterek, "Şu anda yeni bir parti kurulmuş değil. Yeni bir parti yokken bununla ilgili konuşmak da doğru değil." değerlendirmesinde bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>"İzmir halkının oyları bize emanet"</strong></h3>

<p>Görevini seçmenlerin kendisine duyduğu güvene layık olacak şekilde sürdürmeye devam edeceğini vurgulayan Tugay, "İzmir halkının oyları bize emanet. Bu güveni sarsmadan görevimi en iyi şekilde yaparak yoluma devam edeceğim." ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/cemil-tugay-akpye-gececegi-yonundeki-iddialari-yalanladi</guid>
      <pubDate>Wed, 01 Jul 2026 16:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/18323800-4499-4f1a-8c4b-5c1860d6471b.jpg" type="image/jpeg" length="91996"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik'ten Özgür Özel'e 'dış vesayet' eleştirisi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/ak-parti-sozcusu-omer-celikten-ozgur-ozele-dis-vesayet-elestirisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/ak-parti-sozcusu-omer-celikten-ozgur-ozele-dis-vesayet-elestirisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in açıklamalarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Çelik, Özel'in "dış vesayet" arayışında olduğunu öne sürerken, seçim sistemi, Türkiye'nin NATO'daki rolü ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a yönelik ifadeler üzerinden eleştirilerde bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in yabancı bir gazetede kaleme aldığı yazıya ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Çelik, Özel'in seçim sistemi, Türkiye'nin NATO içindeki konumu ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a yönelik ifadelerini eleştirdi.</p>

<h2><strong>"Cumhurbaşkanımız tüm dünyanın sözüne dikkat kesildiği bir lider"</strong></h2>

<p>Çelik'in sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada, şunlar kaydedildi:</p>

<p>"CHP milletvekili Özgür Özel yabancı bir gazeteye yazı yazarak 'Türkiye'de seçimler yoluyla iktidar değişimini' sorgulamış. Defalarca seçimle iş başına gelmiş Cumhurbaşkanımızın temsil ettiği iradeyi 'rejim' olarak etiketlemek bir CHP geleneğidir. CHP'nin siyasi tarihimizde en çok başvurduğu şey 'rejim krizi' çıkartmak yoluyla kendine alan açmaktır. İç siyasette bu yöntem artık kullanılamaz hale gelince Özgür Özel ve ekibi 'dış vesayet' arayışına yöneldi. Kimseden yüz bulamasalar da Türkiye'nin her siyasi gündemini kendi vesayet arayışlarına zemin yapmaya çalışıyorlar. Türkiye'de sağlıklı bir seçim sistemi olduğu için Özgür Özel zihniyeti iktidara gelemiyor. Çünkü milletimizin sağduyusu bu zihniyetin siyasi dinamiklerinin milli olmadığını görüyor.</p>

<p>Öte yandan Özgür Özel Türkiye'nin NATO içindeki rolünü de sorgulamış. Dünyadan bu kadar kopuk bir yaklaşım az görülür. Tüm dünya Türkiye'nin gerek NATO içindeki güçlü rolünü gerekse bölgesel ve küresel güvenlik için artan ağırlığını konuşuyor. Türkiye'deki muhalefet ise ters yönde gitmeye devam ediyor. Özgür Özel'in Cumhurbaşkanımızın eskisi kadar popüler olmadığını söylemesi ise hiçbir açıdan ciddiye alınacak bir şey değil. Dünyanın en bilinen liderlerinin başında gelen Cumhurbaşkanımız hakkında söylenen bu sözü kimse ciddiye almaz. Cumhurbaşkanımız tüm dünyanın sözüne dikkat kesildiği bir liderdir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Özgür Özel'in 'toplumsal ve siyasi çalkantı'dan bahsetmesi ise sadece hezeyandır. Milletimiz kardeşlik, birlik ve dirlik içinde tarihsel yürüyüşünü sürdürüyor. 'Çalkantı' olan tek yer ise içindeki taht kavgaları yüzünden CHP'dir. Özgür Özel'in milletimizin iradesiyle seçilmiş Cumhurbaşkanımızı, NATO müttefiklerimiz için tehdit olarak tanımlaması, kendi siciline yazdığı bir utançtır. Siyasi tarihimizde bu derece çarpık bir zihniyet görülmedi. Bu sözü söyleyen kişi 'vesayetçi zihniyetin personeli' olmaktan öteye gidemez."</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Genel, Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/ak-parti-sozcusu-omer-celikten-ozgur-ozele-dis-vesayet-elestirisi</guid>
      <pubDate>Wed, 01 Jul 2026 16:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/ak-parti-sozcusu-omer-celikten-ozgur-ozele-dis-vesayet-elestirisi.jpg" type="image/jpeg" length="77784"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Muharrem İnce'den 'seçim otobüsü' iddialarına yanıt]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/muharrem-inceden-secim-otobusu-iddialarina-yanit</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/muharrem-inceden-secim-otobusu-iddialarina-yanit" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in İzmir mitinginde Muharrem İnce'nin seçim otobüsünü kullanmasının ardından, otobüsün geri alındığı yönündeki iddialar gündem oldu. Muharrem İnce, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamayla iddiaları yalanlayarak, "Otobüsü isteyen yok, otobüsü vermeme gibi bir durum yok" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in İzmir mitinginde Muharrem İnce'nin seçim otobüsünü kullandığının görülmesinin ardından, otobüsün geri alındığı yönündeki iddialar gündeme geldi. Muharrem İnce, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamayla söz konusu iddiaları yalanladı.</p>

<h2><strong>Muharrem İnce'den açıklama geldi</strong></h2>

<p>CHP'de yaşanan "mutlak butlan" tartışmaları sürerken, Genel Başkan Özgür Özel'in İzmir mitinginde Muharrem İnce'nin seçim otobüsünü kullanması dikkat çekmişti.</p>

<p>Bunun ardından sosyal medya ve bazı haber mecralarında, İnce'nin seçim otobüsünü geri aldığı yönünde iddialar ortaya atıldı.</p>

<p>İddialar üzerine Muharrem İnce, resmi sosyal medya hesabından açıklama yaptı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>"Otobüsü isteyen yok"</strong></h3>

<p>İnce, paylaşımında şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p>"Otobüsü isteyen yok, otobüsü vermeme gibi bir durum yok, otobüs üzerinden yalan haber yapanların ahlakı hiç yok."</p>
</blockquote>

<h3><strong>Ne olmuştu?</strong></h3>

<p>CHP'ye ilişkin "mutlak butlan" tartışmalarının ardından, Özgür Özel'e yakın isimlerin yeni bir siyasi parti kurabileceği yönünde çeşitli iddialar gündeme gelmişti.</p>

<p>Muharrem İnce ise daha önce yaptığı açıklamada yeni parti tartışmalarına ilişkin, <i>"Ben partiden ayrılmanın zorluğunu yaşadım" ifadelerini kullanmıştı.</i></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/muharrem-inceden-secim-otobusu-iddialarina-yanit</guid>
      <pubDate>Wed, 01 Jul 2026 16:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/49d6c442-18b8-439c-bb4f-9eef70b1e7b4jpg.webp" type="image/jpeg" length="94211"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Mardin'de CHP'li 8 ilçe başkanı istifa etti: "Özgür Özel'in yanındayız"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/mardinde-chpli-8-ilce-baskani-istifa-etti-ozgur-ozelin-yanindayiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/mardinde-chpli-8-ilce-baskani-istifa-etti-ozgur-ozelin-yanindayiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP'de 26 il başkanının görevden alınmasının ardından Mardin'de siyasi kriz derinleşti. Artuklu, Kızıltepe, Savur, Dargeçit, Derik, Mazıdağı, Ömerli ve Midyat ilçe başkanları görevlerinden istifa ederken, yaptıkları açıklamada seçilmiş Genel Başkan Özgür Özel'in yanında olduklarını vurguladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhuriyet Halk Partisi'nde (CHP) 26 il başkanının görevden alınmasına yönelik kararın ardından <strong>Mardin'de 8 ilçe başkanı görevlerinden istifa etti.</strong></p>

<p>Artuklu, Kızıltepe, Savur, Dargeçit, Derik, Mazıdağı, Ömerli ve Midyat ilçe başkanları, alınan karara tepki göstererek görevlerini bıraktıklarını açıkladı.</p>

<h2><strong>Azad Kılınçaslan: "Bu karar bizim için gurur madalyasıdır"</strong></h2>

<p>MYK kararıyla görevden alınan il başkanları arasında bulunan <strong>Azad Kılınçaslan</strong>, yaptığı açıklamada kararın siyasi olduğunu savundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kılınçaslan,<i> "Öncelikle şunu belirtmek isterim ki, Mardin iline Kemal Kılıçdaroğlu döneminde ikinci kez kayyum ataması yapılmıştır. Butlancıların verdiği bu karar ben ve ailem için bir gurur madalyasıdır. Yola çıktıklarımızı yarı yolda bırakmadığımız için, 38. Olağan kongrede değişimden ve partinin arınmasından yana olduğumuz için bugün görevden alınmış bulunmaktayız. Biz her zaman dik durduk, dik duracağız. Dik duran genel başkanımız ve liderimiz Sayın Özgür Özel'in yolunda ilerlemeye devam edeceğiz" </i>ifadelerini kullandı.</p>

<h3><strong>"Seçilmiş Genel Başkanımız Özgür Özel'in yanındayız"</strong></h3>

<p>İstifa eden ilçe başkanları adına açıklama yapan <strong>CHP Mazıdağı İlçe Başkanı Neytullah Akpolat</strong>, kurultayda ortaya çıkan örgüt iradesinin yok sayıldığını öne sürdü.</p>

<p>Akpolat, CHP'nin meşru yönetiminin delegelerin oylarıyla seçilen Genel Başkan <strong>Özgür Özel</strong> ve Parti Meclisi olduğunu belirterek, şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p>“38. Olağan Kurultay dahil 13 seçim kaybeden Kemal Kılıçdaroğlu yönetimini değiştirme isteğimiz nedeniyle Mardin'in ilçe başkanları olarak partimizin örgüt iradesini yok sayan, kurultayda delegelerimizin ortaya koyduğu demokratik tercihi görmezden gelen ve örgütümüzün emek mücadelesini hedef alan hiçbir anlayışı kabul etmiyoruz. CHP'nin meşru yönetimi delegelerimizin özgür iradesiyle seçilmiş Genel Başkanımız Özgür Özel ve Parti Meclisimizdir. Bizim duruşumuz nettir. Dün olduğu gibi bugün de yarın da seçilmiş Genel Başkanımız Özgür Özel'in yanında olmaya devam edeceğiz."</p>
</blockquote>

<h3><strong>"CHP örgütün partisidir"</strong></h3>

<p>Akpolat, açıklamasında il yönetimine destek verdiklerini belirterek şu değerlendirmede bulundu:</p>

<blockquote>
<p>"Bu kararı siyasi ve örgütsel açıdan kabul etmiyor, İl Başkanımız Azad Kılınçaslan ve il yönetimimizin yanında olduğumuzu en güçlü şekilde ifade ediyoruz. Bizim seçilmiş İl Başkanımız Azad Kılınçaslan'dır. CHP mekanların değil, örgütün partisidir. Gücünü üyelerinden, delegelerinden ve halktan alır. Bizler Mardin'in seçilmiş ilçe başkanları olarak ortak irademizi bir kez daha ilan ediyoruz. Seçilmiş Genel Başkanımız Özgür Özel'in liderliğinde yürütülen mücadeleye sahip çıkmaya, Mardin örgütünün onurunu ve emeğini savunmaya kararlıyız. Örgütümüzü yok sayan bu anlayışlara boyun eğmeyecek, CHP'nin demokratik değerlerini ve değişim iradesini sonuna kadar savunacağız. İlçe başkanları olarak görevimizden istifa etmiş bulunmaktayız.”</p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/mardinde-chpli-8-ilce-baskani-istifa-etti-ozgur-ozelin-yanindayiz</guid>
      <pubDate>Wed, 01 Jul 2026 15:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/ekran-resmi-2026-07-01-154047.png" type="image/jpeg" length="13971"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Mahkemeden Tamar Tanrıyar'ın YouTube kanalı için erişim engeli kararı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/mahkemeden-tamar-tanriyarin-youtube-kanali-icin-erisim-engeli-karari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/mahkemeden-tamar-tanriyarin-youtube-kanali-icin-erisim-engeli-karari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının talebi doğrultusunda mahkeme, Tamar Tanrıyar'a ait Siber Haber isimli YouTube kanalına erişimin engellenmesine karar verdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Gözaltına alınmasının ardından adli kontrol tedbiri uygulanarak serbest bırakılan Tamar Tanrıyar'a ait "Siber Haber" isimli YouTube kanalı hakkında mahkeme tarafından erişim engeli kararı alındı.</p>

<p>Alınan erişim engeli kararının, uygulanması amacıyla Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu'na (BTK) gönderildiği öğrenildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kararın ardından kanalın YouTube sayfasında, Tamar Tanrıyar'ın fotoğrafının kullanıldığı ve "Hesaplarımı kapattırıyorlar!!!" ifadesinin yer aldığı bir video yayımlandı.</p>

<p>Paylaşılan videoda herhangi bir ses bulunmadığı, görüntünün sessiz şekilde yayımlandığı görüldü.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Politika, Son Dakika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/mahkemeden-tamar-tanriyarin-youtube-kanali-icin-erisim-engeli-karari</guid>
      <pubDate>Wed, 01 Jul 2026 15:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/ekran-resmi-2026-07-01-154558.png" type="image/jpeg" length="11901"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[CHP MYK’dan yurt dışı örgütlere yetki iptali: 7 birlik için karar alındı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/chp-mykdan-yurt-disi-orgutlere-yetki-iptali-7-birlik-icin-karar-alindi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/chp-mykdan-yurt-disi-orgutlere-yetki-iptali-7-birlik-icin-karar-alindi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP Merkez Yönetim Kurulu (MYK), Hollanda, Belçika, İsveç, Avusturya federasyonları ile Lyon, Bordeaux ve Manchester birliklerinin yetki belgelerini iptal etti. Karar, CHP Yurt Dışı Örgütlenmeden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Semra Dinçer'in imzasıyla ilgili birliklere bildirilirken, yetkisi iptal edilen birliklerin daha önce Özgür Özel'e destek veren ortak açıklamaya imza attığı belirtildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>CHP yurt dışı birlikleri hakkında alınan yeni karar kamuoyuna yansıdı. CHP Merkez Yönetim Kurulu (MYK) tarafından alınan karar doğrultusunda Hollanda, Belçika, İsveç, Avusturya federasyonları ile Fransa'nın Lyon ve Bordeaux, İngiltere'nin Manchester birliklerinin yetki belgeleri iptal edildi.</p>

<p>CHP Yurt Dışı Örgütlenmeden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Semra Dinçer'in imzasıyla gönderilen yazıda, kararın gerekçesine yer verilirken, yetki belgesi iptal edilen birliklerin daha önce Özgür Özel'e destek açıklamasına imza atan yapılar arasında bulunduğu belirtildi.</p>

<h2><strong>CHP MYK'dan yurt dışı birlikleri için yetki iptali kararı</strong></h2>

<p>CHP Yurt Dışı Örgütlenmeden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Semra Dinçer imzasıyla Hollanda, Belçika, İsveç, Avusturya federasyonları ile Fransa'nın Lyon ve Bordeaux, İngiltere'nin Manchester birliklerine resmi yazı gönderildi.</p>

<p>Yazıda, söz konusu birliklerin Birlik Kurma Yetki Belgelerinin CHP Merkez Yönetim Kurulu tarafından iptal edildiği bildirildi.</p>

<p>Kararın, MYK'nın 30 Haziran 2026 tarihli toplantısında alındığı ifade edildi.</p>

<h3><strong>Kararın gerekçesi yazıda açıklandı</strong></h3>

<p>Semra Dinçer tarafından gönderilen yazıda, yetki iptaline ilişkin gerekçeye de yer verildi.</p>

<p>Yazıda, şu ifadeler yer aldı:</p>

<p>"Partimiz Yurt Dışı Birlikler Yönetmeliğinin 4. maddesinde yer alan ‘Tüm çalışmaların Yurt Dışı Örgütlenmeden Sorumlu Genel Başkan Yardımcılığının eşgüdüm, yönlendirme ve denetimi altında yürütülmesi’ kuralına aykırı davranılması nedeniyle; ‘Birlik Kurma Yetki Belgeleri’nin iptal edilmesine Merkez Yönetim Kurulunun 30 Haziran 2026 tarihli toplantısında karar verilmiştir.”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Aynı yazıda, yetki belgesi iptal edilen birliklerin Avrupa Birliği ülkelerinde CHP adını kullanmaları halinde yasal yollara başvurulacağının bildirildiği aktarıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Genel, Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/chp-mykdan-yurt-disi-orgutlere-yetki-iptali-7-birlik-icin-karar-alindi</guid>
      <pubDate>Wed, 01 Jul 2026 15:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/chp-mykdan-yurt-disi-orgutlere-yetki-iptali-7-birlik-icin-karar-alindi.png" type="image/jpeg" length="50930"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[BBP Genel Başkanı Destici'den komedyen Deniz Göktaş'a: "O dili koparırız"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/bbp-genel-baskani-desticiden-komedyen-deniz-goktasa-o-dili-kopaririz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/bbp-genel-baskani-desticiden-komedyen-deniz-goktasa-o-dili-kopaririz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, komedyen Deniz Göktaş hakkında başlatılan soruşturmaya ilişkin açıklamalarda bulundu. Destici, kutsal değerlere yönelik ifadelerin mizah kapsamında değerlendirilemeyeceğini savunarak "Sen benim kutsalıma dil uzatırsan, biz o dili koparırız" ifadelerini kullandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı <strong>Mustafa Destici</strong>, partisinin genel merkezinde düzenlediği haftalık basın toplantısında, komedyen <strong>Deniz Göktaş</strong> hakkında açıklamalarda bulundu.</p>

<p>Göktaş'ın kısa sürede geniş kitlelere ulaştığını belirten Destici, bunun nasıl gerçekleştiğinin yürütülen soruşturma kapsamında ortaya çıkacağını öne sürdü.</p>

<h2><strong>"Mizah yapılabilir ancak kutsallara dil uzatılamaz"</strong></h2>

<p>Stand-up gösterilerinde siyasetçilerin, sanatçıların, iş insanlarının ve toplumsal olayların mizah konusu yapılabileceğini söyleyen Destici, dini değerlerin ise bu kapsamda değerlendirilemeyeceğini savundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Destici, konuşmasında şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p>"Bir anda çok izlenir duruma getirildi. Bu bir proje midir, kendiliğinden mi oluşmuştur elbette açılan soruşturma sonucu bütün bunlar ortaya çıkacaktır. Şunu ifade etmek istiyorum; herkes stand-up yapabilir. Bu stand-up içerisinde siyasileri de mizah edebilir, önemli iş adamlarını, sanatçıları da mizah edebilir. Toplumun önünde olan herkesi de mizah edebilir. Toplumsal olayları gündeme alabilir. Ülke gündemini değerlendirebilir. Bunların mizahını yapabilir. Bütün bunlarla ilgili hiçbir sıkıntı yoktur"</p>
</blockquote>

<h3><strong>"Sen benim kutsalıma dil uzatırsan, biz o dili koparırız"</strong></h3>

<p>Destici, sözlerine şöyle devam etti:</p>

<blockquote>
<p>"Sen bu milletin kutsallarına dil uzatamazsın. Ölçü burasıdır. Sen sadece Türkiye’deki 85 milyonun değil, dünyadaki 2 milyarın üzerindeki insanın kutsal kitabım dediği, hayatını ona göre yaşadığı Kuran-ı Kerim’e dil uzatamazsın. Onu mizah edemezsin, onu hafifletemezsin. Onunla tabiri caizse eğlenemezsin ve eğlendiremezsin. Bizim ifade etmek istediğimiz budur. Sen benim kutsalıma dil uzatırsan, biz o dili koparırız."</p>
</blockquote>

<h2><br />
<strong>Ne olmuştu?</strong></h2>

<p>Komedyen Deniz Göktaş'ın <strong>Harbiye Cemil Topuzlu Açıkhava Tiyatrosu'nda</strong> sahnelediği <strong>"Ölü Deniz"</strong> adlı stand-up gösterisinin YouTube'da yayımlanmasının ardından bazı bölümler sosyal medyada gündem olmuştu.</p>

<p>Gösteriye yönelik tepkilerin ardından <strong>İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı</strong>, Göktaş hakkında <strong>"dini değerleri alenen aşağılama"</strong> iddiasıyla soruşturma başlatmıştı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Cumhuriyet</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/bbp-genel-baskani-desticiden-komedyen-deniz-goktasa-o-dili-kopaririz</guid>
      <pubDate>Wed, 01 Jul 2026 14:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/01/ekran-goruntusu-2026-01-08-081321.jpg" type="image/jpeg" length="53109"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ümit Özdağ'dan 'Terörsüz Türkiye' çıkışı: "Büyük Orta Doğu Projesi'nin bir parçası"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/umit-ozdagdan-terorsuz-turkiye-cikisi-buyuk-orta-dogu-projesinin-bir-parcasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/umit-ozdagdan-terorsuz-turkiye-cikisi-buyuk-orta-dogu-projesinin-bir-parcasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, "Terörsüz Türkiye" sürecine ilişkin açıklamasında, sürecin Türkiye'nin üniter devlet yapısını hedef aldığını öne sürdü. Özdağ, projenin Büyük Orta Doğu Projesi'nin bir parçası olduğunu savunarak, tüm vatanseverleri Cumhuriyet'in kuruluş ilkeleri etrafında birleşmeye çağırdı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Zafer Partisi Genel Başkanı <strong>Ümit Özdağ</strong>, "Terörsüz Türkiye" sürecine ilişkin yaptığı açıklamada, sürecin Türkiye'nin anayasal ve üniter yapısını değiştirmeyi amaçladığını iddia etti.</p>

<p>Özdağ, açıklamasında Türkiye'nin milli ve üniter devlet yapısının hedef alındığını öne sürerek, sürece yönelik eleştirilerde bulundu.</p>

<h2><strong>"Büyük Orta Doğu Projesi'nin bir parçası"</strong></h2>

<p>Özdağ, "Terörsüz Türkiye" olarak adlandırılan sürecin <strong>Büyük Orta Doğu Projesi'nin</strong> bir parçası olduğunu savundu.</p>

<p>Irak ve Suriye'nin parçalandığını, İran'ın ise benzer bir süreçle karşı karşıya kaldığını öne süren Özdağ, Türkiye'nin de anayasal yapısının değiştirilmek istendiğini iddia etti:</p>

<p><i>"İran'a yönelik saldırıyla hemen hemen eş zamanlı olarak Türkiye'ye yönelik de bir örtülü operasyon saldırısı başladı. Bu örtülü operasyon saldırısının adı Terörsüz Türkiye'dir. Terörsüz Türkiye Projesi, Büyük Orta Doğu Projesi'nin bir parçasıdır. Irak ve Suriye işgal edilerek parçalanmıştır. İran, rejimi yıkılarak bir iç savaşa sürüklenmek istenmiş ve buna direnmiştir. Türkiye ise 'Terörsüz Türkiye' Projesi ile anayasal yapısı değiştirilerek; demografi mühendisliğiyle gerçekleştirilen nüfus kaydırmaları üzerinden tahrip edilerek milli, üniter devletten çok milletli federal bir yapıya dönüştürülmeye çalışılmaktadır. Buna Ankara'da karanlık koridorlarda 'yumuşatılmış üniter devlet' deniliyor.</i>"</p>

<h3><strong>"DEM ve PKK'nın hedefi demokrasi ve insan hakları mücadelesi vermek değil; ayrı bir millet olmaktır"</strong></h3>

<p>Zafer Partisi lideri, açıklamasında DEM Parti ve PKK'ya yönelik eleştirilerde bulunurken, iktidar ortakları ile bazı siyasi partilerin de söz konusu süreci desteklediğini iddia etti:</p>

<p><i>"DEM ve PKK'nın hedefi demokrasi ve insan hakları mücadelesi vermek değil; ayrı bir millet olma, ayrı bir millet olarak önce bir süre Türkiye Cumhuriyeti'ne ortak olma ve sonra uygun fırsat bulunca Türkiye'den koparabileceği en büyük parçayı kopararak ülkemizi parçalayarak ayrılmaktır. DEM ve PKK'nın emperyalizm tarafından desteklenen bu projesine karşı Türk milleti ancak Atatürk ve Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş değerleri ve esasları etrafında birleşerek direnebilir. Atatürk ve kuruluş esasları adına yapılacak bu direniş, Türk milletinin egemenlik ve hukukunu tasfiye etmeyi hedefleyen komisyon masalarında oturarak yapılamaz. Atatürk ve kuruluş esasları adına yapılacak bu direniş, 'hem PKK ve DEM'i mutlu edeyim hem de Türk halkını memnun edeyim' şeklindeki bir zihniyetle de gerçekleştirilemez.</i></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><i>Emperyalizmin bütün gücüyle desteklediği ve içeride AKP, MHP, DEM, HÜDA PAR gibi unsurların savunduğu bu projeye karşı Türk milletinin başarılı bir şekilde direnmesi ancak bütün Atatürkçülerin, milliyetçilerin, ulusalcıların ve vatanseverlerin Atatürk'ten taviz vermeden, Cumhuriyet'in kuruluş esasları etrafında birleşerek Türkiye Cumhuriyeti'nin milli, üniter ve laik yapısını savunmasıyla mümkündür. Zafer Partisi olarak tekrar bütün vatansever, Atatürkçü, milliyetçi parti ve kadroları Türkiye Cumhuriyeti'ni savunmak için bir araya gelmeye davet ediyoruz."</i></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/umit-ozdagdan-terorsuz-turkiye-cikisi-buyuk-orta-dogu-projesinin-bir-parcasi</guid>
      <pubDate>Wed, 01 Jul 2026 14:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/f4a9e834-8ac3-485b-9547-b1bb5d02998b.webp" type="image/jpeg" length="39500"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[10 Ekim davasında 11 yıl sonra ilk kez hakim karşısına çıkan IŞİD'li sanığın savunması salonda gerginliğe yol açtı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/10-ekim-davasinda-11-yil-sonra-ilk-kez-hakim-karsisina-cikan-isidli-sanigin-savunmasi-salonda-gerginlige-yol-acti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/10-ekim-davasinda-11-yil-sonra-ilk-kez-hakim-karsisina-cikan-isidli-sanigin-savunmasi-salonda-gerginlige-yol-acti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[10 Ekim Gar Katliamı davasında 16 sanık yönünden ayrılan dosyanın duruşmasında, Suriye'de yakalandıktan sonra 11 yıl aranın ardından ilk kez dün (30 Haziran) mahkeme huzuruna çıkarılan IŞİD'li sanık Ömer Deniz Dündar savunma yaptı. Dündar'ın "Zalim olarak ölmektense mazlum olarak ölmeyi tercih ederim" ifadelerine müşteki aileleri "Bizim çocuklarımız ne olacak?" diyerek tepki gösterdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>10 Ekim Ankara Gar Katliamı davasında ana dosyadan ayrılan 16 firari sanıklı dosyanın görülmesine devam edildi. Yakın zaman önce Suriye'de yakalanarak yargı makamlarına teslim edilen ve katliam sürecinde kritik roller üstlendiği ileri sürülen IŞİD mensubu Ömer Deniz Dündar’ın çapraz sorgusu, adliye koridorlarında ve duruşma salonunda hareketli saatlerin yaşanmasına neden oldu.</p>

<h2><strong>Sanık Dündar: "Karşınızda girdiği yoldan dönen, pişman olan biri var"</strong></h2>

<p>Duruşmanın aranın ardından başlayan çapraz sorgu bölümünde, katliamda eşi avukat Uygar Coşgun’u kaybeden Mehtap Sakinci sanığa yönelik, <i>"Burada katliamda hayatını kaybeden ailelerin yakınları var. Ben de eşimi kaybettim. Bu mahkeme sizi 11 yıldır bekliyor. Her sözünde IŞİD’in Türkiye’deki değil Suriye’deki işlerinde görevli olduğunuzu söylüyorsunuz. O halde katliamın hala bilinmeyen canlı bombacılarından Suriye uyruklu olduğu söylenen birinin kim olduğuna dair bilginiz var mı? Etkin pişmanlıktan faydalanıyorsanız eğer bunu açıkça söyler misiniz?"</i> sorusunu yöneltti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Söz konusu canlı bombanın yalnızca Suriyeli olduğunu bildiğini iddia eden sanık Ömer Deniz Dündar, şu savunmayı yaptı:</p>

<blockquote>
<p>"Suriyeli olduğunu biliyorum sadece. Başınız sağolsun. Şu an sizin karşınızda hatasını anlayan ve girdiği yoldan dönen, pişman olan biri var. Ben ve benim gibi bir çok kişi böyle örgütlerce kullanılıyor. Ben HTŞ tarafından tutuklanınca dini bilgimin eksikliğini anladım ve hata yaptığımı farkettim. Zalim olarak ölmektense mazlum olarak ölmeyi tercih ederim.”</p>
</blockquote>

<h2><strong>Mahkeme Başkanı ailelerin salondan çıkarılmasını istedi</strong></h2>

<p>Sanık Dündar'ın kendisini "mazlum" olarak nitelendirdiği bu savunma sözlerine, duruşma salonunda bulunan müşteki aileleri sert tepki gösterdi. Hayatını kaybedenlerin yakınları, <i>"Bizim çocuklarımız ne olacak peki? Onlar toprağın altında. 8 yaşında çocuğumuz büyümedi bizim”</i> diyerek mahkeme heyetine seslendi.</p>

<p>Tepkilerin yükselmesi üzerine Mahkeme Başkanı, salon düzeninin bozulduğunu belirterek tepki gösteren müşteki ailelerinin salondan çıkartılmasını istedi ve duruşmaya 5 dakika ara verdi.</p>

<h2><strong>Avukat Işık: "Bir müvekkilimizin sözünü dinlemeye tahammülünüz yok"</strong></h2>

<p>Verilen kısa aranın ardından Mahkeme Başkanı, salon düzeninin yeniden bozulması durumunda duruşmayı doğrudan başka bir tarihe erteleyeceğini ihtar etti. Mahkemenin tutumuna tepki gösteren ailelerin avukatı İlke Işık, söz alarak şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p>"Biz 11 yıldır adalet bekliyoruz. 11 yıldır bu sanığı bekliyoruz soru soralım diye. Emniyette hiç sorulmayan şeyleri soracaktık, teşhis yapacaktık. Bir müvekkilimizin sözünü dinlemeye tahammülünüz yok sizin. Ancak biz, tüm sanıklar yargılanana ve ceza alana kadar mücadelemize devamecegiz. Taleplerimizi sunmuyoruz. Duruşma tarihini verebilirsiniz.”</p>
</blockquote>

<p>Bu beyanın ardından mağdur yakınları duruşma salonunu alkışlarla protesto ederek terk etti. Mahkeme heyeti, duruşmayı <strong>25 Eylül</strong> tarihine ertelediğini açıkladı.</p>

<h2><strong>"Bizi adalet mücadelesinden vazgeçiremeyecekler"</strong></h2>

<p>Duruşmanın ertelenmesinin ardından müşteki aileleri ve dava avukatları Ankara Sıhhıye Adliyesi önünde basın açıklaması gerçekleştirdi. 10 Ekim Barış Derneği Eş Sözcüsü İshak Kocabıyık, yargılama sürecinde maruz kaldıkları tutumu eleştirerek şunları söyledi:</p>

<blockquote>
<p>"Bu yargılama sürecine hep birlikte şahit olduk. Acılarımızı bitireceğine, üzüntülerimizi, yasımızı bitireceğine her mahkeme sonrası haketmediğimiz ölçüde rencide eden, hakaret eden davranışlara maruz kaldık. Bugün de bir benzerini yaşadık. Ama ne yaparlarsa yapsınlar, dostlarımız biliyor düşmanlarımız daha çok bilsin, bizi adalet mücadelesinden asla vazgeçiremeyecekler.”</p>
</blockquote>

<p>Davanın başından bu yana dört kez mahkeme heyetinin değiştiğine dikkat çeken avukat İlke Işık ise her koşulda mücadeleye devam edeceklerini belirterek sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<blockquote>
<p>“Adalet sisteminin nasıl işlemediğinin somut bir örneğini biz burada yaşıyoruz. Ülkenin en önemli katliamı, en önemli ceza davalarından birinde değişen heyetler, onun yerine çıkan geçici başkanlar… Bunlar bizim problemimiz değil. Bu adil yargılamaları yapsınlar diye arkada kurulmuş kocaman kocaman adalet sarayları var. Biz 11 yıl sonra ilk kez duruşma gününü öğrenmeden çıktık. Çünkü hiç kimse 11 yıldır davamızı takip eden müvekkillerimizi, anneleri, babaları, kardeşleri, sevgililerini kaybetmiş insanları duruşma salonundan çıkartamaz. Buna asla müsaade etmeyiz. Mahkemeler adalet talebinde ne kadar ısrarcı olduğumuzu yine görecek. Önemli olan tek şey adalet istemeye devam ediyoruz. 11 yıl sonra gelen firari sanıklar ve diğer firari sanıkların gelmesiyle tüm sorumluların yargılanacağı bir adalet için her koşulda mücadele etmeye devam edeceğiz.”</p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anka Haber Ajansı</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/10-ekim-davasinda-11-yil-sonra-ilk-kez-hakim-karsisina-cikan-isidli-sanigin-savunmasi-salonda-gerginlige-yol-acti</guid>
      <pubDate>Wed, 01 Jul 2026 14:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/102759885-c16753ab-f119-4052-8209-18dca662b4b2.jpg" type="image/jpeg" length="23081"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[CHP’li Günaydın’dan 26 il başkanının görevden alınmasına tepki: "Hızlı bir kurultay süreci planlanmalı"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/chpli-gunaydindan-26-il-baskaninin-gorevden-alinmasina-tepki-hizli-bir-kurultay-sureci-planlanmali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/chpli-gunaydindan-26-il-baskaninin-gorevden-alinmasina-tepki-hizli-bir-kurultay-sureci-planlanmali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP Sözcüsü Müslim Sarı'nın dün 26 il başkanının görevden alındığını duyurmasının ardından, CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın'dan genel merkeze yönelik sert bir açıklama geldi. Sosyal medya hesabı üzerinden kararı eleştiren Günaydın, uygulamayı "demokratik ilke ve geleneklere taban tabana zıt" olarak nitelendirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) taşra teşkilatlarında yürütülen görevden alma operasyonlarının kapsamının 26 il başkanına kadar genişlemesi, parti grubunda ve meclis yönetiminde yankı buldu. CHP Sözcüsü Müslim Sarı’nın kamuoyuna duyurduğu toplu görevden alma kararlarına tepki gösteren CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, genel merkezin idari tasarruflarının ve hukuki süreçlerinin partiyi ve ülkenin demokratik geleceğini çıkmaza sürüklediğini savundu.</p>

<h2><strong>"Bu uygulama kabul edilemez, tartışma il ve ilçelere yayılıyor"</strong></h2>

<p>Sosyal medya platformlarındaki resmi kurumsal hesabı üzerinden yazılı bir bildiri yayımlayan CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, seçilmiş yerel iradelere yönelik müdahalelerin parti içi sınırları aşarak makro-siyasal bir risk barındırdığını ileri sürdü. Günaydın, açıklamasında şu doğrudan alıntılara yer verdi:</p>

<p>"Daha evvelki görevden almaların yanında, Cumhuriyet Halk Partisi’nin il kongrelerinde seçilmiş 26 il başkanının bir kararla görevden alınması, demokratik ilke ve geleneklere taban tabana zıt ve kabul edilemez bir uygulamadır. CHP Genel Merkezi’nde başlatılan tartışmanın il ve ilçelere yayılması, Türkiye’nin seçimli demokrasiden uzaklaşılarak otoriter bir rejime tümüyle dönüşmesinden başka bir amaca hizmet etmez. Bu bir parti içi tartışma değildir, etkileri itibariyle de Türkiye’nin geleceğini etkileyecek / belirleyecek sonuçlar doğuracağından kuşku yoktur."</p>

<h2><strong>"Tüm temyiz talepleri geri çekilmeli ve kurultay planlanmalıdır"</strong></h2>

<p>Parti teşkilatlarının sürekli bir hukuki ve idari çekişme sarmalında kalmasının yaratacağı bütçesel ve siyasi kayıplara dikkat çeken Günaydın, mevcut kriz durumundan kurumsal çıkış stratejisini de net bir dille paylaştı. Memleket ve parti geleceği ekseninde acil önlemler alınması gerektiğini savunan CHP Grup Başkanvekili, sözlerini şu şekilde noktaladı:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>"Parti’nin bu tartışmalardan bir an evvel çıkarılması gerekmektedir. Bunun yegane yolu ise tüm temyiz taleplerinin geri çekilmesi ve hızlı bir kurultay sürecinin planlanmasıdır. Bunun yapılmaması, sürekli tartışmaların içinde kalan bir parti görünümüyle geleceğimizin kaybedilmesi anlamını taşıyacaktır. Sorumluluğun yalnızca partiye değil, ülkeye yönelik bir sorumluluk olduğu unutulmamalıdır. Mesele memleketse, gerisi teferruattır. Ya bir yol bulacağız, ya bir yol yapacağız."</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/chpli-gunaydindan-26-il-baskaninin-gorevden-alinmasina-tepki-hizli-bir-kurultay-sureci-planlanmali</guid>
      <pubDate>Wed, 01 Jul 2026 13:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2025/07/chpli-gunaydin-22135-milletvekilimizin-61i-hakkinda-240-dokunulmazlik-dosyasi-var22.jpg" type="image/jpeg" length="80982"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[AP Türkiye Raportörü Amor’dan NATO Zirvesi öncesi gözaltılara tepki: "Kabul edilebilir değil"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/ap-turkiye-raportoru-amordan-nato-zirvesi-oncesi-gozaltilara-tepki-kabul-edilebilir-degil</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/ap-turkiye-raportoru-amordan-nato-zirvesi-oncesi-gozaltilara-tepki-kabul-edilebilir-degil" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Avrupa Parlamentosu (AP) Türkiye Raportörü Nacho Sánchez Amor, Ankara'da düzenlenecek NATO Zirvesi öncesinde Türkiye'de sivil toplum kuruluşlarına ve aktivistlere yönelik gerçekleştirilen operasyonları sert dille eleştirdi. Sosyal medya hesabı üzerinden açıklama yapan Amor, aralarında TEMA Vakfı ve Kaos GL aktivistlerinin de bulunduğu yüzlerce kişinin "önleyici gerekçelerle" gözaltına alınmasının NATO'nun kurumsal itibarına ve temel değerlerine zarar verdiğini ifade etti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>7-8 Temmuz tarihleri arasında Ankara’nın ev sahipliğinde gerçekleştirilecek olan NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi öncesinde başkentte yürütülen geniş kapsamlı güvenlik operasyonları ve sivil alana yönelik idari tasarruflar, uluslararası kurumların gündemine taşındı. Avrupa Parlamentosu Türkiye Raportörü Nacho Sánchez Amor, zirve hazırlıkları kapsamında uygulanan muhakeme yöntemlerine tepki gösterdi.</p>

<h2><strong>Amor: "NATO'nun itibarına zarar veriyor"</strong></h2>

<p>Nacho Sánchez Amor, resmi sosyal medya mecraları üzerinden yaptığı İngilizce kurumsal paylaşımda, zirve öncesi süreçte demokratik hakların ve medya özgürlüğünün zedelendiğini ileri sürdü. Uluslararası güvenlik ittifakının bu süreç karşısında sessiz kalmasını eleştiren AP Raportörü Amor, şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p>"Sivil haklar kısıtlanıyor, medya baskı altında, yüzlerce kişi (aralarında çevre örgütü TEMA Vakfı ve LGBTİ+ örgütü Kaos GL aktivistlerinin de bulunduğu) önleyici şekilde gözaltına alındı... Bunların hiçbiri NATO açısından kabul edilebilir olmamalı. Türkiye'nin zirve öncesindeki otoriter refleksleri, utanç verici şekilde sessiz kalan NATO'nun itibarına zarar veriyor.”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
</blockquote>

<p>Amor’un açıklamasında özellikle çevre koruma alanında faaliyet yürüten TEMA Vakfı ile hak savunuculuğu alanında çalışan Kaos GL gibi sivil toplum kuruluşlarının (STK) aktivistlerinin "önleyici gözaltı" mekanizmasıyla emniyet birimlerince alıkonulmasına dikkat çekildi. Avrupa Birliği organlarının ve uluslararası insan hakları mekanizmalarının, Ankara’daki zirve takvimi boyunca sahada yaşanacak idari ve adli süreçleri yakından izlemeyi sürdüreceği bildirildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anka Haber Ajansı</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/ap-turkiye-raportoru-amordan-nato-zirvesi-oncesi-gozaltilara-tepki-kabul-edilebilir-degil</guid>
      <pubDate>Wed, 01 Jul 2026 13:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/images-38-1.jpg" type="image/jpeg" length="13807"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Dervişoğlu: "TBMM silahlı yapıların beklentileri için yasa çıkaran bir kurum değildir"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/dervisoglu-tbmm-silahli-yapilarin-beklentileri-icin-yasa-cikaran-bir-kurum-degildir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/dervisoglu-tbmm-silahli-yapilarin-beklentileri-icin-yasa-cikaran-bir-kurum-degildir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu NATO Zirvesi güvenlik önlemlerini ve AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik'in "Terörsüz Türkiye" sürecine dair açıklamalarını eleştiren Dervişoğlu, "Türkiye'nin itibarı boyanan duvarlarla, kapatılan yollarla, susturulan gazetecilerle ölçülmez" dedi. Dervişoğlu 'sürece' ilişkin yasal zemin oluşturulması fikrine karşı çıkarak, "TBMM hiçbir silahlı örgütün ve yapının beklentilerini karşılamak için önceden yasa çıkaran bir kurum değildir" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, partisinin parlamento grubunda gerçekleştirdiği haftalık hitabında, hafta sonu Ankara Tandoğan Meydanı'nda düzenlenen mitingin ardından tabandan aldıkları mesajları paylaştı. Milli Eğitim Bakanlığı'nın müfredat yapısından NATO Zirvesi lojistik kararlarına ve hükümetin terörle mücadele konseptindeki son söylem değişikliklerine kadar pek çok konuyu ele alan Dervişoğlu, yürütülen politikalara tepki gösterdi.</p>

<h2><strong>"Tandoğan'da yükselen ses bir saman alevi değil çoban ateşidir"</strong></h2>

<p>Konuşmasının ilk bölümünde Tandoğan'da gerçekleştirdikleri kitlesel mitinge değinen Dervişoğlu, meydandan yükselen iradenin geçici bir reaksiyon olmadığını savundu ve şu ifadeleri kullandı:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<blockquote>
<p>"Tandoğan'da hakkına, hukukuna ve geleceğine sahip çıkan; bayrağına sahip çıkan, vatanına, cumhuriyetine sahip çıkan Türk milleti vardı. O iradenin haykırışı şuydu: Türk milleti buradadır, ayaktadır. Ve her şeyin farkındadır. Tandoğan bize şunu gösterdi; Türk milletinin hafızası silinmemiştir. Türk milletinin yüreği soğumamıştır. Türk milletinin istiklal aşkı tükenmemiştir. Kimse bu milletin sabrını çaresizlik sanmasın. Kimse bu milletin sükunetini teslimiyet sanmasın. O meydanda yükselen ses, bir saman alevi değil, bir çoban ateşidir."</p>
</blockquote>

<h3><strong>Milli Eğitim Bakanı Tekin'e "pedagojik fukaralık" tepkisi</strong></h3>

<p>Eğitim ve öğretim döneminin kapanmasıyla birlikte karne süreçlerini ve eğitim kalitesini eleştiren Dervişoğlu, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in idari tasarruflarına yönelik şu eleştirileri yöneltti:</p>

<blockquote>
<p>"Bugün Türkiye'de eğitim sadece müfredat meselesi değildir. Çocuğun okula aç gitmesidir. Öğretmenin sınıfa huzurla girememesidir. Ailenin eğitim yükünü taşıyamamasıdır. Milli eğitim, hurafeyi tarih diye okutmak değildir. Tarihini bilen, milletinin kaderini anlayan, dünyaya açık ama vatanına bağlı gençler yetiştirmektir. Bu durumda Milli Eğitim Bakanı'nın görevi, saraya sinyal çakmak değil, Cumhuriyet'in çocuklarına sahip çıkmaktır. Öğretmenleri itibarsızlaştırmak değil, onların yanında durmaktır. Bakanlığın görevi, okulu vakıf ve dernek ağlarına bırakmak değil, devletini okullarını güçlendirmektir. Tandoğan'da milletin itirazının, bayrak açışının sebeplerinden biri de işte bu millisiz eğitim anlayışınadır. Bu torpil düzeninedir. Bu mankurtlaştırma siyasetinedir. Bu pedagojik fukaralığadır."</p>
</blockquote>

<p>Gençlerin sosyal medya paylaşımları ve fikir beyanları nedeniyle baskı altına alındığını savunan İYİ Parti lideri, <i>"Bırakın özgürce konuşabilsinler. Bir sosyal medya paylaşımından dolayı hayatlarını zehir etmeyin. Genç fikirlerden korkmayın, korkutmayın. Bu kirli tezgahlara, değil bir kuşağımızı, tek bir gencimizi bile yedirmeyeceğim"</i> şeklinde konuştu.</p>

<h3><strong>"Türkiye'nin itibarı boyanan duvarlarla, susturulan gazetecilerle ölçülmez"</strong></h3>

<p>7-8 Temmuz tarihleri arasında Ankara'da icra edilecek olan NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi'ne yönelik alınan olağanüstü güvenlik tedbirlerini, esnafa yansıyan ciro kayıplarını ve kapatılan kurumları eleştiren Müsavat Dervişoğlu, İYİ Parti Grubu olarak esnafın stopaj ve sigorta yükünün hafifletilmesi amacıyla kanun teklifi verdiklerini hatırlatarak şunları kaydetti:</p>

<blockquote>
<p>"Büyük devlet olmak, o toplantılara kurumsal ciddiyetle ve millet onuruyla hazırlanmakla olur. Bugün Ankara'da yaşanan manzaraya bakıyoruz. Yolar kapanıyor. Şehir, olağan düzeninden çıkarılıyor. Üniversiteler, kamu kurumları kapatılıyor. Gündelik hayat, güvenlik tedbirleri bahanesiyle zorlanıyor. Gazetecilerin akreditasyonları tartışma konusu oluyor. İnsanlar yasaklarla, gözaltılarla karşı karşıya bırakılıyor. Bu telaş nedir? Bu eyyamcılık nedir?</p>

<p>Madem Ankara'yı Brezilya favelası gibi tenekelerle çevirmeyi biliyorsunuz, başka bir mağduriyet, başka bir utanç ve rezalet yaratmayın. Türkiye, NATO Zirvesi'ne ev sahipliği yapıyor diye kendi vatandaşına yabancı muamelesi yapmak mecburiyetinde değildir. Gazeteciden, öğrenciden, akademisyenden, sivil toplumdan korkmak mecburiyetinde değildir. Devlet ciddiyeti bu değildir. Türkiye'nin itibarı boyanan duvarlarla, kapatılan yollarla, susturulan gazetecilerle ölçülmez. Türkiye'nin itibarı, hukukunun güvenilirliğiyle, kurumlarının ciddiyetiyle ve dış politikasının tutarlılığıyla ölçülür."</p>
</blockquote>

<p>Hükümetin dış politika çizgisini "savrulma" olarak nitelendiren Dervişoğlu; Suriye krizi, S-400 alımı, F-35 programından çıkarılma süreçleri ve kapatılan askeri hastaneler üzerinden eleştirilerini sürdürdü. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin "askeri hastaneler yeniden açılmalı" çıkışına da değinen Dervişoğlu, <i>"İYİ Parti olarak, hem 27. Hem de 28. dönemde defalarca önerge verdik. Hastanelerin yeniden açılması için kanun teklifleri hazırladık. Bu iktidar tarafından ya reddedildi ya da Meclis gündemine getirilmedi. Yaptığınız hatayı düzelterek alkış alamazsınız. Günaydın derler buna. Üsküdar'da sabah oldu"</i> dedi.</p>

<h2><strong>"Millete otomatik sistem, yandaşa korumatik sistem işliyor"</strong></h2>

<p>Açlık sınırının 35 bin lirayı aşmasına rağmen temmuz ayında asgari ücret ile emekli aylıklarına güncelleme yapılmamasını eleştiren Dervişoğlu, ekonomi yönetiminin "otomatik sistem" savunmasına şu sözlerle karşılık verdi:</p>

<blockquote>
<p>"Evet, bu ülkede otomatik işleyen bir sistem var. Vatandaş otomatik olarak vergi ödüyor. Emekli, otomatik olarak yoksullaşıyor. Asgari ücretli, otomatik olarak eziliyor. Çiftçi, otomatik olarak borçlanıyor. Sanayici, otomatik olarak faiz yüküne giriyor. Genç, otomatik olarak gelecek kaygısına mahkum ediliyor. Millete gelince otomatik sistem, yandaşa ve iktidara gelince korumatik sistem işliyor. Onlara özel ilgi var. Onlara öncelik var. Onlara imtiyaz, ihale var, garanti var. Onlara rant var. İşte biz buna razı değiliz."</p>
</blockquote>

<h2><strong>"Açılım sürecinde büyük bir aldatmacayla karşı karşıyayız"</strong></h2>

<p>Grup konuşmasının son bölümünde AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik'in "Terörsüz Türkiye" başlığı altında yürüttüğü açıklamalara değinen İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, parlamentosal meşruiyet sınırlarının esnetilmek istendiğini ileri sürdü. Dervişoğlu, yasama organının örgütsel taleplere göre pozisyon alamayacağını belirterek şu ifadelerle konuşmasını noktaladı:</p>

<blockquote>
<p>"Yaklaşık iki yıldan beri gündemde tutulan yeni açılım süreciyle ilgili olarak büyük bir aldatmacayla karşı karşıya bulundumuzu defalarca dile getirmiş, oynanan oyuna işaret etmiştim. Her zaman olduğu gibi yine haklı çıktık. Ömer Çelik'in son açıklaması, 'Terörsüz Türkiye' sürecinde bugüne kadar kamuoyuna anlatılan temel çerçeveyi fiilen değiştirmektedir. Düne kadar söylenen şuydu; önce terör örgütü hiçbir şart ileri sürmeden silah bırakacak, ardından ihtiyaç varsa hukuki düzenlemeler değerlendirilecekti. Bugün ise deniliyor ki, 'Terör örgütünün silah bırakmasını gerçekleştirecek yasal zeminin oluşması gerekiyor.' Bu cümle, iktidarın bugüne kadar anlattığı sürecin mantığını tersine çevirmektedir. Önce yasa çıkarılacak, sonra silah bırakılacak.</p>

<p>TBMM hiçbir silahlı örgütün ve yapının beklentilerini karşılamak için önceden yasa çıkaran bir kurum değildir. Herkes aklını başına almalıdır. Bu cani örgüt silah bırakmamıştır. Türkiye Cumhuriyeti'ne ve Türk milletine karşı düşmanlıktan vazgeçmemiştir. Dertleri çözüm filan değildir. Dertleri, İmralı canisi bebek katiline statü kazandırmak, teröristlere hukuki imtiyaz ve özgürlük sağlamaktır. Türk milleti buna asla izin vermecektir. Buradan uyarıyorum; Türkiye'nin geleceğini karartacak adımları atmayın. Bugünkü pozisyonunuza güvenip, hesabını veremeyeceğiniz kararlar almayın. İhanetin zaman aşımı olmadığını da asla unutmayın."</p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anka Haber Ajansı</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/dervisoglu-tbmm-silahli-yapilarin-beklentileri-icin-yasa-cikaran-bir-kurum-degildir</guid>
      <pubDate>Wed, 01 Jul 2026 13:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/e0a49517-e1ea-4b9f-96ee-f2ce497f8f02-w.jpg" type="image/jpeg" length="10841"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ferdi Zeyrek'in ölümüne ilişkin dava ertelendi: Avukat Karaoğlanlar'dan 'suikast' iddialarına yanıt geldi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/ferdi-zeyrekin-olumune-iliskin-dava-ertelendi-avukat-karaoglanlardan-suikast-iddialarina-yanit-geldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/ferdi-zeyrekin-olumune-iliskin-dava-ertelendi-avukat-karaoglanlardan-suikast-iddialarina-yanit-geldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eski Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Ferdi Zeyrek'in elektrik akımına kapılarak yaşamını yitirmesine ilişkin davanın dördüncü duruşması görüldü. Mahkeme, bilirkişi raporunun beklenmesine karar vererek duruşmayı 9 Ekim tarihine erteledi. Duruşma sonrası konuşan aile avukatı Necibe Karaoğlanlar suikast iddialarına ilişkin konuştu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Eski Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı <strong>Ferdi Zeyrek'in</strong> evindeki havuzun makine dairesinde elektrik akımına kapılarak hayatını kaybetmesine ilişkin davanın dördüncü duruşması, Manisa 5. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görüldü.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Duruşmada, ana dava dosyasıyla birleştirilen ve <strong>Yunusemre Belediyesi'nde görev yapan 6 kamu görevlisinin</strong> de yer aldığı dosya kapsamında sanıkların savunmaları alındı.</p>

<h2><strong>Kamu görevlileri suçlamaları kabul etmedi</strong></h2>

<p>Duruşmaya Ferdi Zeyrek'in eşi <strong>Nurcan Zeyrek</strong>, aile avukatı <strong>Necibe Karaoğlanlar</strong> ile bazı tutuksuz sanıklar katıldı. İki sanık ise SEGBİS aracılığıyla duruşmaya bağlandı.</p>

<p>Yunusemre Belediyesi İmar ve Şehircilik Müdürlüğü'nde görev yapan saha personelleri <strong>M.S.</strong> ve <strong>Ö.T.</strong>, yapı denetimi sırasında konutta yalnızca süs havuzu bulunduğunu, yüzme havuzunun yer almadığını ve tespit edilen yapının ruhsata tabi olmadığını savundu.</p>

<p>Diğer kamu görevlisi sanıklar da olayda herhangi bir kusur veya ihmallerinin bulunmadığını belirterek beraat talebinde bulundu.</p>

<h3><strong>Duruşma 9 Ekim'e ertelendi</strong></h3>

<p>Mahkeme heyeti, <strong>Dokuz Eylül Üniversitesi</strong> tarafından hazırlanacak bilirkişi raporunun dosyaya sunulmasının beklenmesine ve eksikliklerin giderilmesine karar vererek davayı <strong>9 Ekim</strong> tarihine erteledi.</p>

<h3><strong>Nurcan Zeyrek: "Mücadelemiz devam ediyor"</strong></h3>

<p>Duruşmanın ardından adliye önünde açıklama yapan Ferdi Zeyrek'in eşi <strong>Nurcan Zeyrek</strong>, davanın sonuna kadar takipçisi olacaklarını söyledi.</p>

<p>Zeyrek, şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p>"Bu konuda kimsenin şüphesi olmasın, mücadelemiz devam ediyor. Ailece işin peşindeyiz. Herkese çok teşekkür ediyorum. Adalet yerini bulacak. Bunun için de ne yapılması gerekiyorsa yapılıyor, yapıyoruz. Kimsenin bir şüphesi olmasın. Bu süreçte de bize bununla ilgili çok sorular geliyor. Buradan herkese söylüyorum. Yapılması gereken neyse onu yapıyoruz”</p>
</blockquote>

<h3><strong>Avukat Karaoğlanlar: "Süreç hukuki olarak normal ilerliyor"</strong></h3>

<p>Ailenin avukatı <strong>Necibe Karaoğlanlar</strong>, bilirkişi raporunun henüz dosyaya ulaşmadığını belirterek yargılamanın hukuki açıdan olağan seyrinde devam ettiğini ifade etti:</p>

<blockquote>
<p>“Hukuki olarak değerlendirmemiz gerekirse Ferdi Zeyrek davasının bugün 4'üncü celsesine katıldık. Bilirkişi raporu henüz dosyaya teslim edilmedi. Bu celsede soruşturma kendisi aleyhlerinde soruşturma izni verilen 6 kamu görevlisinin ifadeleri alındı ve dosya kapsamında değerlendirilecek. Hukuki olarak süreç gayet normal seyrediyor. Çünkü değişken bazı hususlar var. Tüm hassasiyetiyle mahkeme tarafından incelenmeye gayret ediliyor. Biz de Nurcan Hanım'la beraber süreci hassasiyetle ve merakla takip ediyoruz. Hukuki olarak herhangi bir sıkıntı olduğunu düşünmüyorum bu aşamaya kadar. Umarım adalet yerini bulur”</p>
</blockquote>

<h3><strong>"Suikast ihtimaline ilişkin hukuki veri yok"</strong></h3>

<p>Son dönemde kamuoyunda gündeme gelen suikast iddialarına da değinen Karaoğlanlar, dosya kapsamında bu yönde herhangi bir bulgu bulunmadığını vurguladı.</p>

<p>Karaoğlanlar, mevcut deliller ışığında suikast ihtimalini destekleyen bir hukuki verinin dosyada yer almadığını belirterek, yargılamanın tüm yönleriyle sürdüğünü ifade etti:</p>

<blockquote>
<p><i>“Bu konuda merhum Ferdi Zeyrek'in ölümü akabinde ben yazılı bir açıklamada bulunmuştum. Sosyal medya mecralarında bu konu olabildiğince yüksek hadle çekiştiriliyor. İnsanların kafası karışıyor. Ben şahsi olarak da bu konuda çok soru alıyorum ve herkese bu konuyu izah etmekle yükümlü de hissediyorum kendimi ama özellikle herhangi bir suikast ihtimalinin olmadığını şu an dosya kapsamındaki verilerden kendi içinde bulunduğumuz fiziki ortamda ben de orada her ne kadar avukatı olsam da arkadaş olarak yaşıyorum. Çok başka bir hukukumuz olduğu için olayların çok da içindeyim. O yüzden lütfen herkes müsterih olsun. Herhangi bir suikast ihtimali olduğunu düşünmemekteyiz. Şu an mahkemeye yansıyan böyle bir hukuki veri de yok. Bu konuda yargılamanın tüm hassasiyetiyle devam ettiğini ve herhangi bir eksik kalmadığını hukukçu olarak ben size ısrarla tekrar ediyorum.”</i></p>
</blockquote>

<h3><strong>Ne olmuştu?</strong></h3>

<p>Ferdi Zeyrek, <strong>6 Haziran 2025</strong> tarihinde Manisa'nın Yunusemre ilçesindeki evinde havuzun makine dairesindeki arızayı kontrol ettiği sırada elektrik akımına kapılarak ağır yaralanmıştı. Tedavi gördüğü hastanede <strong>9 Haziran 2025'te</strong> yaşamını yitiren Zeyrek'in eşi <strong>Nurcan Zeyrek</strong> de olay sırasında eşini kurtarmaya çalışırken yaralanmıştı.</p>

<p>Soruşturma kapsamında hazırlanan iddianamede, ilk etapta 10 sanık hakkında <strong>"taksirle bir kişinin ölümüne ve bir kişinin yaralanmasına neden olma"</strong> suçundan dava açıldı. Daha sonra Yunusemre Belediyesi'nde görev yapan 6 kamu görevlisi hakkında açılan dava da ana dosyayla birleştirildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/ferdi-zeyrekin-olumune-iliskin-dava-ertelendi-avukat-karaoglanlardan-suikast-iddialarina-yanit-geldi</guid>
      <pubDate>Wed, 01 Jul 2026 13:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/bc4bcc0e-a0ec-4a4c-afae-a09eed2b9df3jpg.webp" type="image/jpeg" length="64212"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[33 yıl sonra 33 ‘can’ Madımak Oteli önünde anılacak!]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/33-yil-sonra-33-can-madimak-oteli-onunde-anilacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/33-yil-sonra-33-can-madimak-oteli-onunde-anilacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2 Temmuz 1993 yılında, Kültür Bakanlığı’nın da desteklediği Pir Sultan Abdal şenlikleri için Sivas’a giden ve Madımak Oteli’nin gerici saldırganlar tarafından yakılması sonucu 33 aydın, sanatçı, gencin öldürüldüğü katliamın üzerinden 33 yıl geçti. Katliam, 33. yılında, yarın Madımak Oteli önüne yapılacak yürüyüş ve konuşmalarla, semah ile kınanacak. Her 1 yıl Ankara’da yapılan etkinlikler ise NATO yasakları nedeniyle gerçekleştirilemedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sivas Madımak Katliamı’nın üzerinden 33 yıl geçti. Pir Sultan Abdal Kültür Derneği’nin organizasyonu ve Kültür Bakanlığı’nın desteği ile Pir Sultan şenlikleri için Sivas’a giden 33 yazar, şair, karikatürist, sanatçı ve genç, 2 Temmuz 1993 günü Madımak Oteli yakılarak öldürüldü. Tarihe <strong>Madımak Katliamı </strong>olarak geçen bu katliamın üzerinden 33 yıl geçti, ancak ne ailelerin ne de insanlığın “adalet” beklentisi karşılandı.</p>

<p><img alt="Madımak Katliamı 33 Yıl" class="detail-photo img-fluid" height="841" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/madimak-katliami-33-yil.jpg" width="1076" /></p>

<p><strong>2 Temmuz 1993</strong>’te Pir Sultan Abdal Şenlikleri için Sivas’a giden aralarında 66 yaşındaki <strong>Asım Bezirci</strong>’den 12 yaşındaki <strong>Koray Kaya</strong>’ya 33 aydın, sanatçı otel önünde toplananların,<i> “şeriat isteriz”, “Cumhuriyet burada kuruldu, burada yıkılacak” </i>sloganları eşliğinde öldürüldü. Katliam 8 saat canlı yayınlandı, sadece Türkiye değil, dünya seyretti. Oteli ateşe verenler, otelden çıkılmasını da engellerken, Türkiye’nin en büyük toplu kıyımlarından biri yaşandı. Etkinlik için gidenlerden 33 ‘can’ yanarak, dumandan boğularak öldürüldü. Katliamda ayrıca 2’si otel görevlisi, 2’si de saldırganlardan olmak üzere dört kişi daha öldürüldü.</p>

<p>Katliamın ardından Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) ve Alevi örgütlerinin organizasyonu ile her yıl 2 Temmuz’da Sivas’a gidilip, Madımak önüne yürünerek öldürülenler anılıyor, katliam protesto ediliyor. Bu yıl da PSAKD’nin çağrısı ile <strong>“33 can, 33 yıl”</strong> sloganı ile 2 Temmuz’da Madımak Oteli önünde anma gerçekleştirilecek.</p>

<p><img alt="Madımak Ertelenen Anma" class="detail-photo img-fluid" height="1600" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/madimak-ertelenen-anma.jpeg" width="1142" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Ankara’daki anmalara NATO engeli</strong></h2>

<p><br />
PSAKD çağrısı ile her 1 Temmuz gecesi, Dikmen Caddesi’ndeki eski şube binası önünde toplanılıp, karanfiller bırakma ve sonrasında 2 Temmuz Parkı’na yapılan yürüyüş bu yıl NATO Zirvesi yasakları nedeniyle yapılamayacak. Her yıl 2 Temmuz Parkı’nda yapılan konuşmalar, çekilen semah ve söylenen türkülerle anma 12 Temmuz’a ertelendi.</p>

<p>PSAKD’nden yapılan açıklamada şunlar ifade edildi:</p>

<blockquote>
<p>“Unutmadık, Unutturmayacağız!</p>

<p>1 Temmuz Çarşamba günü gerçekleştirmeyi planladığımız Madımak Katliamı Anma Programı, NATO Zirvesi gerekçesiyle getirilen yasaklar nedeniyle engellenmiştir.</p>

<p>Bize dayatılan engeller ve yasaklar, kaybettiğimiz canlarımızı anmamıza ve adaleti haykırmamıza engel olamaz! Yasakların hemen ardından, programımızı kararlılıkla gerçekleştireceğimiz yeni tarihimiz ve detaylar şu şekildedir:</p>

<p>Tarih: 12 Temmuz Pazar</p>

<p>Saat 18:30: Dikmen Caddesi No:297 (PSAKD İlk Şube Önü)</p>

<p>Saat 19:30: 2 Temmuz Anıt Parkı</p>

<p>Tüm canları, dostları ve adalet arayışımıza omuz veren herkesi 12 Temmuz Pazar günü sesimize ses katmaya davet ediyoruz.</p>
</blockquote>

<h3><img alt="Madımak 33 Yıl" class="detail-photo img-fluid" height="730" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/madimak-33-yil.jpg" width="1394" /></h3>

<h3><strong>2 Temmuz’da Sivas’a Madımak önüne çağrı</strong></h3>

<p>PSAKD ve demokratik kitle örgütleri de “33 yıl önce Sivas'ta yitirdiğimiz 33 canımızı anmak, onların ışığını ve mücadelesini<strong> </strong>yaşatmak hepimizin ortak sorumluluğudur” diyerek Madımak önüne çağrı yaptı. Yapılan çağrılarda, “Acımız ilk günkü kadar taze, hafızamız ise dimdik ayaktadır. Bu nedenle düzenlenecek anma etkinliğinde omuz omuza olmak, birlik ve dayanışmamızı göstermek büyük önem taşımaktadır.</p>

<p><img alt="Madımak Katliamı'nın 32. yılı | ÇYDD:  “Laik ve demokratik Türkiye’nin ışığı hiç sönmeyecek”" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2025/07/madimak-ft9-v-cover.jpg" width="1280" /></p>

<p>Geliniz, katledilen canlarımızı saygı ve özlemle analım; unutmayanların, unutturmayanların sesi olalım.</p>

<p>Unutmadık, Unutturmayacağız!” denildi.</p>

<p><img alt="madımak katliamıo" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/9a73df79-8f36-486c-9cad-942a8cac5ddbjpg.webp" width="1280" /></p>

<p>Başta Ankara ve  İstanbul olmak üzere birçok ilden gece otobüslerle Sivas’a gidecek olanlar, Alibaba Mahallesi’nde buluşup, buradan Madımak önüne yürüyecek ve katledilenleri anacak.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Sultan Özer</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Genel, Politika, Yaşam</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/33-yil-sonra-33-can-madimak-oteli-onunde-anilacak</guid>
      <pubDate>Wed, 01 Jul 2026 13:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2025/07/madimak-3.webp" type="image/jpeg" length="26600"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[CHP Olağan Kurultay davasında itirafçı Adem Soytekin: "İrade gaspına dair görgü tanıklığım yok"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/chp-olagan-kurultay-davasinda-itirafci-adem-soytekin-irade-gaspina-dair-gorgu-tanikligim-yok</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/chp-olagan-kurultay-davasinda-itirafci-adem-soytekin-irade-gaspina-dair-gorgu-tanikligim-yok" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP'nin 38'inci Olağan Kurultayı'nda delegelerin iradesini etkilemek amacıyla usulsüzlük yapıldığı iddialarına ilişkin, aralarında Ekrem İmamoğlu’nun da bulunduğu 12 sanığın yargılandığı davada İBB Davası itirafçısı Adem Soytekin, KİPTAŞ'tan delegelere daire satışı yapıldığını iddia etse de "Dairelerin verilmesi karşılığında delegelerin iradesinin etkilenip etkilenmediğine ilişkin bilgim yok. İrade gaspı konusunda bir görgü tanıklığım yok" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) genel başkan değişiminin yaşandığı 38’inci Olağan Kurultayı’ndaki oy ve delege süreçlerine yönelik "Seçim Kanunu'na muhalefet" suçlamasıyla açılan davanın görülmesine devam edildi. Ankara 26. Asliye Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmada, aralarında İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat ve CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik’in de yer aldığı sanıkların yargılandığı dosyada, sanık savunmaları ile kritik tanık ifadeleri tutanaklara geçti.</p>

<h2><strong>Özgen Nama: "Kamera kayıtları incelensin, yanımda çanta olmadığı görülecek"</strong></h2>

<p>ANKA Haber Ajansı'ndan Esra Tokat'ın haberine göre duruşmada ilk olarak sanık kürsüsüne çıkan İBB BELTUR Yönetim Kurulu Başkanı Özgen Nama, delegelere verilmek üzere otele çanta ile para getirdiği yönündeki iddiaları kesin bir dille reddetti. Kurultay döneminde delege dahi olmadığını belirten Nama, savunmasında şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p>“Zaten sadece bir kişi beni bir yerde çanta ile gördüğünü söylüyor. Bunlar tamamen soyuttur ve gerçek dışıdır. CHP’nin kongreleri, kurultayları karnaval şeklinde olur. Otelde kalan delegeler bu sırada ziyaret edilir, yemek yenilir, sohbet edilir. Bunlar olağandır. Otelin kamera kayıtları da incelendiğinde yanımda çanta olmadığı da açıkça görülecektir. Öte yandan otele yürüyerek girdiğim içinde MOBESE kameraları da incelenirse yanımda çanta olmayacağı görüşecektir. İddia edildiği gibi herhangi bir menfaat sağlanması söz konusu değildir. Buna ilişkin de dosyada somut bir delil yoktur. Ben söz konusu kurultayda delege değildim. Kurultay sonucunda da bir kişisel menfaat elde etmem gibi bir durum söz konusu değildir. Öte yandan 30 yılı aşkındır CHP çatısı altında siyaset yapmaktayım. Bu süreçte şeffaf ve kamu vicdanına uygun hareket etmişimdir. Hakkımda bu asılsız iddiaları atan kişi hakkında suç duyurusunda bulundum. İlgili süreç devam etmektedir. Beraatimi karar verilmesini talep ediyorum.”</p>
</blockquote>

<p>Nama’nın avukatı Onur Cingil de müvekkilinin kurultayda resmi bir görevi olmadığını vurgulayarak, <i>"Buradaki yapacağımız savunmalar Asliye Hukuk Mahkemesindeki verilmiş hükme rağmen yapıyor değiliz. Burada buna rağmen adil bir yargılanma yapılacağına inanıyoruz. İfadelerin pek çok yerinde ‘duydum’ ifadesi geçmektedir. Soyut ve gerçek dışı tanık ifadelerini kabul etmiyoruz"</i> diyerek beraat talebinde bulundu.</p>

<h2><strong>İtirafçı Adem Soytekin SEGBİS ile dinlendi</strong></h2>

<p>Duruşmada, başka bir soruşturma kapsamında yürütülen "İBB Davası"nın itirafçısı olan Adem Soytekin, Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) üzerinden tanık sıfatıyla dinlendi. İfadeye başlarken Soytekin’in yanında avukatı olduğunun ve elinde notlar bulunduğunun fark edilmesi üzerine, Mahkeme Başkanı avukatı salondan çıkararak elindeki notları kaldırmasını istedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>KİPTAŞ’tan bazı delegelere daire satışı yapıldığına dair bir isim listesi gördüğünü öne süren Soytekin, <i>"Bir liste vardı. Bu listedeki birçok isim CHP Meclis üyesi, delegeler vardı. İsimler satış listesi gibi isimlerdi. Bu kişiler genellikle siyasi bağlantılı olan isimlerdi. Ben kurultay sürecinde orada değildim. Daha önce milletvekilliği adaylığı yapmış isimler vardı"</i> dedi.</p>

<p>Mahkeme Başkanının, bu gayrimenkullerin satılış amaçlarına dair somut bir bilgisi olup olmadığını sorması üzerine tanık Soytekin, siyasi iradeyi bağlayan bir durum görmediğini belirterek "Bize amacı söylenmedi. Dairelerin verilmesi karşılığında delegelerin iradesinin etkilenmesine ilişkin bilgim yok. İrade gaspı konusunda bir görgü tanıklığım yok" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Ekrem İmamoğlu’nun avukatı Çağlar Çağlayan’ın, <i>"2021 Aralık-2022 Ocak tarihlerinde satılan taşınmazların satışı hakkında ‘bunları sat, biz kurultay için söz verdik’ diyen oldu mu"</i> sorusuna ise Soytekin, <i>"Hayır, öyle bir konuşma olmadı. ‘Bunları ayıralım, CHP’li ve İBB’de çalışmış kişilere vereceğiz’ gibi bir konuşma geçti"</i> yanıtını verdi.</p>

<h2><strong>Avukat Çağlayan: "Nerede liste, nerede verilen evler? Yok!"</strong></h2>

<p>Tanık beyanlarının ardından söz alan Ekrem İmamoğlu’nun müdafii avukat Çağlar Çağlayan, dosyada tanıklık yapan isimlerin motivasyonlarını ve hukuki açmazları eleştirdi. Dosyadaki diğer tanıklardan Yılmaz Özkanat’ın dün itibarıyla il başkanı yapıldığını hatırlatan Çağlayan, davanın esasına ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu:</p>

<blockquote>
<p>"Bugün burada dinlenen Adem Soytekin, yargılandığı İstanbul'daki dosyada etkin pişmanlıktan ifade verdi birden fazla kez, ilk ifadesinde çıkamayınca 'aklıma yeni geldi' diyerek farklı şeyler daha anlattı. Bu kişi hapisten çıkana kadar ifade verdi. Etkin pişmanlıktan faydalanan kişi tek seferde her şeyi anlatmaz mı? Öte yandan, Soytekin 'isim listesi var, kurultay delegelerine ev verildi' dedi. İddianı kanıtlasana o halde. Peki nerde bunlar? Nerede liste, nerede verilen evler? Yok. Çünkü böyle birşey yok. Buradaki iddiaların KİPTAŞ’tan sorulmasını istiyoruz.</p>

<p>Elimizde bir mahkeme kararı var ne yazıkki. Ortada sanki sizin tarafınızdan tespit edilmiş bir suç varmış gibi butlan kararı verildi. Bu yüzden bu yargılamadaki endişemiz de artmış oldu haliyle."</p>
</blockquote>

<h2><strong>Duruşma Eylül ayına ertelendi</strong></h2>

<p>Beyanların ve taleplerin alınmasının ardından ara kararını açıklayan Ankara 26. Asliye Ceza Mahkemesi, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi tarafından verilen ve tartışmalara neden olan "mutlak butlan" kararının gerekçeli metninin ilgili mahkemeden celp edilmesine hükmetti. Dosyadaki diğer eksik hususların giderilmesini kararlaştıran mahkeme heyeti, duruşmayı <strong>16 Eylül 2026</strong> tarihine erteledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/chp-olagan-kurultay-davasinda-itirafci-adem-soytekin-irade-gaspina-dair-gorgu-tanikligim-yok</guid>
      <pubDate>Wed, 01 Jul 2026 13:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/da7efd00-4be2-4520-bd85-964118c89314.jpg" type="image/jpeg" length="80470"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ali Babacan: "NATO'yu kendi insanımızdan koruma derdine düşmüşler"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/ali-babacan-natoyu-kendi-insanimizdan-koruma-derdine-dusmusler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/ali-babacan-natoyu-kendi-insanimizdan-koruma-derdine-dusmusler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Ankara'da düzenlenecek NATO Zirvesi güvenlik tedbirlerini eleştirerek, "Bunlar NATO’yu bizim kendi insanlarımızdan koruma derdine düşmüşler" dedi. TÜRK-İŞ'in açıkladığı gıda verilerine atıfta bulunan Babacan, 1 Temmuz'da asgari ücrete ve en düşük emekli maaşına ara zam yapılmamasını "hak gaspı" olarak nitelendirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Demokrasi ve Atılım (DEVA) Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, parti genel merkezinde düzenlenen Yeni Yol Grup Toplantısı’nda makroekonomik göstergeler, Temmuz ayı asgari ücret/emekli zammı tartışmaları, Ankara'daki zirve hazırlıkları ve adli mevzuat düzenlemelerine ilişkin kapsamlı değerlendirmelerde bulundu. Babacan, iktidarın iç güvenlik, maliye ve yargı politikalarını veriler üzerinden eleştirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>"Açlık sınırı 35 bin 759 liraya çıktı, ara zam yapmamak hak gaspıdır"</strong></h2>

<p>Konuşmasına TÜRK-İŞ tarafından haziran ayı sonu itibarıyla açıklanan açlık ve yoksulluk sınırı verilerini paylaşarak başlayan Ali Babacan, alım gücündeki gerilemeye dikkat çekti. 1 Temmuz'da asgari ücret ve emekli aylıklarına ara zam yapılmamasının yasal ve ahlaki bir sorun olduğunu iddia eden Babacan, şu doğrudan alıntıları paylaştı:</p>

<blockquote>
<p>“Dört kişilik bir ailenin sadece gıda masrafları, yani açlık sınırı olarak tanımladığımız rakamın 35 bin 759 liraya çıktığını gördük. Yılbaşında bu rakam 30 bin 143 liraydı. Yani aralık sonu itibarıyla 30 bin 143 lira olan rakam, haziran sonu itibarıyla 35 bin 759 liraya yükseldi. Artış tam yüzde 18,6. Yani yılbaşından bugüne vatandaşlarımızın sadece gıda harcamalarına yüzde 18,6 zam geldiğini TÜRK-İŞ’in çalışması, araştırması tespit etmiş durumda.</p>

<p>Şimdi gelelim asgari ücrete. Asgari ücret biliyorsunuz yılbaşında belirlendi. Ve her yıl bu ülkede asgari ücrete 1 Temmuz’da ara zam verilirken, geçen yıl da bu yıl da ara zam vermeme konusunda iktidar ısrarcı. Şimdi asgari ücrete baktığımızda, yılbaşındaki 33 bin liranın satın alma gücü bugünün 40 bin lirası. Yani yılbaşında asgari ücretli bir vatandaşımızın 33 bin liraya aldığı gıda, bugün çıkmış 40 bin liraya. 1 Temmuz’da asgari ücrete ara zam vermemek, söylöyorum, söyleyeceğim; hak gaspıdır, kul hakkına girmektir. Bu kadar açık.</p>

<p>Yine en düşük emekli maaşımızın mutlaka güncellenmesi gerekiyor. Yılbaşında 20 bin lira olarak belirlenen, açlık sınırının dahi çok altında olan bir rakamın 1 Temmuz’da pas geçilmesi düşünülemez, kabul edilemez. Hep söyledik, söylüyoruz, emeklilerine insanca bir yaşam şartı sunmayan, emeklilerinin insan onuruna yakışır bir hayat sürmediği bir ülkeye demokrasi de denmez, hukuk devleti de denmez. Bir an önce bu hak kayıpları giderilmelidir."</p>
</blockquote>

<h2><strong>"NATO’yu bizim kendi insanlarımızdan koruma derdine düşmüşler"</strong></h2>

<p>7-8 Temmuz 2026 tarihlerinde başkent Ankara’da gerçekleştirilecek olan uluslararası NATO Zirvesi öncesinde kentte uygulanan güvenlik bariyerlerini, boşaltılan yurtları ve yürütülen gözaltı operasyonlarını eleştiren DEVA Partisi lideri, ceza muhakemesi usullerine yönelik tepkisini şu sözlerle dile getirdi:</p>

<blockquote>
<p>"Zirve henüz gerçekleşmeden hepimizin dikkatini çeken çok farklı, çok garip gelişmeleri izliyoruz, gözlemliyoruz. Yapılan operasyonlarla yüzlerce vatandaşımız gözaltına alındı. Aralarında gazeteciler var, akademisyenler var, avukatlar var, çevre gönüllüleri var, sivil toplum temsilcileri var. Daha da vahimi, bu tutuklama talebine dayanak gösterilen ifadeler, gerçek bir hukuk garabeti. Savcılığın sevk yazısına bakıyorsunuz; 'Düzenledikleri eylemler' demiyor, 'İşledikleri suçlar' demiyor. Ne diyor? 'Eylem gerçekleştirebilirler belki de' diyor. Türkiye Cumhuriyeti yargısının bir savcılığının iddianamesinde yer alabilecek ifadeler mi bunlar? Hukuk ihtimallerle, varsayımlarla, belkilerle, potansiyellerle işlemez. Hukuk delille işler, kanıtla işler. 'Sen ya suç işlersen' diye hiç kimseyi gözaltına alamazsın.</p>

<p>Sadece havaalanının tadilatı, lüksleştirilmesi, daha gösterişli bir yer olsun diye harcadıkları rakam, kendi ifadeleriyle 10 milyar lira. Sadece havaalanı. Emeklilerimizin, çalışanlarımızın en zor şartlarda yaşadığı bir dönemde israfa tam gaz devam. Üstüne üstlük bu zirve nedeniyle şehri kapatacaklar, hayatı durduracaklar. Üniversitelerin yurtlarını boşalttırdılar. Üniversite yurtlarında bir tane öğrenci kalmayacak dediler. 'Tamamını gönderin, nereye gönderirseniz gönderin' dediler.</p>

<p>Esnafımız, KOBİ’miz, sanayicimiz bu bir hafta boyunca duran şehrin maliyetini, işlerin durmasının bütün külfetini tek başına üstlenmek zorunda kalacak. İnanın hicap duyuyorum. Her yerlere duvarlar, brandalar, olağanüstü şekilde Türkiye’deki bütün güvenlik güçlerinin Ankara’ya yığılması... Nedir bu ya? NATO, ülkeleri dış tehditlere karşı koruma sistemidir. Bunlar NATO’yu bizim kendi insanlarımızdan koruma derdine düşmüşler."</p>
</blockquote>

<h3><strong>"Bu ekonomi yönetimi değildir, yoksulluğu yönetmektir"</strong></h3>

<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın makro büyüme açıklamaları ile Hazine ve Maliye Bakanlığı'nın sosyal yardım bütçelerini karşılaştıran Babacan, bütçe dengelerine ilişkin şu verileri paylaştı ve ekledi:</p>

<blockquote>
<p>"Bakıyoruz her fırsatta Sayın Erdoğan büyüme rakamlarından bahsediyor. Oysa bir ülkede vatandaşlar yardım kuyruğunda bekliyorsa, ekonomi kâğıt üzerinde büyüyor ama insanların hayatında küçülüyor demektir. Hazine ve Maliye Bakanlığı verilerine göre 2026 yılının ilk beş ayında tam 190 milyar lira sosyal yardımlar için harcandı. 2025 yılında e-Devlet üzerinden sosyal yardım başvurusu yapan vatandaşlarımızın sayısı 26 milyon 800 bin insan. Bakın, 86 milyonluk ülkede 26 milyon 800 bin kişi e-Devlet’ten sosyal yardım için başvurmuş, sadece 2025 yılında. Bu, Hazine Bakanlığı’nın verileri.</p>

<p>Önemli olan sosyal yardım ihtiyacı olan insanların sayısını düşürmektir. Herkesin kendi alın teriyle, kendi emeğiyle, çalıştığının karşılığını aldığı onurlu bir yaşam sürmesidir. Siz insanları fakirleştirin, yoksul duruma düşürün, yardıma muhtaç edin ondan sonra deyin ki 'Bakın şu kadar insana yardım ettik, şu kadar destek bütçesi ayırdık.' Bu ekonomi yönetimi değildir. Bu sadece fakirliği yönetmektir, yoksulluğu yönetmektir."</p>
</blockquote>

<h4><strong>"12'nci Yargı Paketi'nin içeriği boş"</strong></h4>

<p>TBMM Genel Kurulu gündemine gelmesi beklenen yeni adli düzenleme serisini "teknik ve yetersiz" olarak nitelendiren Babacan, pakette çözüm üretilmeyen alanları sıralayarak konuşmasını tamamladı:</p>

<blockquote>
<p>"Beklentilerin çok uzağında bir paket olduğunu gördük. Tabii bu yargı paketleri böyle numaralandırılmış geliyor ya seri numaralı 11, 12 falan diye… Bunlar bizim zamanında başlattığımız yargı paketleriyle uzaktan yakından alakası olmayan paketler. Bugün geldiğimiz noktada infazda eşitlik talebi var mı? Pakette yok. 31 Temmuz Kovid düzenlemesinden doğan mağduriyetlerle ilgili bir düzenleme var mı? Yok. Cezaevlerindeki kapasite sorunu var mı? Yok. Hasta tutuklu ve hükümlülerin durumu var mı? Yok. Aynı şekilde çek kanunundan kaynaklanan mağduriyetler var mı? Yok. KHK sonrası oluşan büyük haksızlıklar ve hukuksuzluklarla ilgili sorunların çözümü var mı? Yok. Uzun tutukluluk süreleri var mı? Yok. Adil yargılanma hakkına ilişkin yapısal sorunlar var mı? Yok. Yok, yok, yok. Bunların her biri doğrudan vatandaşlarımızın hayatına dokunan ve adalet duygusunu zedeleyen konular. Ve bunların hiçbirinde çözüm yok."</p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anka Haber Ajansı</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/ali-babacan-natoyu-kendi-insanimizdan-koruma-derdine-dusmusler</guid>
      <pubDate>Wed, 01 Jul 2026 13:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2025/12/babacan1-1.jpg" type="image/jpeg" length="24412"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İBB Davası'nda Murat Ongun'un savunması sürüyor: "Arkadaşlarıma sırtımı dönmem, paralel yapı iddiası yalan"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/ibb-davasinda-murat-ongunun-savunmasi-suruyor-arkadaslarima-sirtimi-donmem-paralel-yapi-iddiasi-yalan</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/ibb-davasinda-murat-ongunun-savunmasi-suruyor-arkadaslarima-sirtimi-donmem-paralel-yapi-iddiasi-yalan" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP'nin cumhurbaşkanı adayı ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da aralarında bulunduğu 414 sanıklı İBB Davası’nın 60'ıncı günü, tutuklu sanık Medya AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun’un savunmasıyla devam etti. Ongun, hakkında paralel yapı kurduğu iddia edilen iş insanı Emrah Bağdatlı’yı savunarak, "Murat Ongun şeytan oldu, Emrah Bağdatlı şeytan oldu. 2,5 yılda toplam 7,5 milyon liralık resmi iş alan bir insanı dosyanın merkezine yerleştirdiler" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kamuoyunun yakından takip ettiği, 59'u tutuklu olmak üzere toplam 414 sanığın yargılandığı "İBB Davası"nda sekizinci hafta geride kalıyor. İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından Silivri’deki Marmara Kapalı Cezaevi Yerleşkesi 1 No’lu Duruşma Salonu’nda görülen davanın son celsesi, sabah saatlerinde tutuklu sanıkların alkışlar eşliğinde salona getirilmesiyle başladı. Duruşmada, dünkü oturumda kürsüye çıkan eski İBB Sözcüsü ve Medya AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun’un savunmasına devam edildi.</p>

<h2><strong>"Neden ayrımcılığa tabi tutulduğumuzu anlamış değilim"</strong></h2>

<p>Duruşmanın ilk bölümünde bir gün önceki beyanlarının üzerinden geçerek iddialarını yineleyen Murat Ongun, haklarındaki soruşturmayı önceden bilmelerine rağmen kaçmadıklarını ve hayatlarında bir değişiklik yapmadıklarını vurguladı. Yargılama sürecinde Anayasa'nın eşitlik ilkesinin ihlal edildiğini ve "ikili hukuk" uygulandığını savunan Ongun, mahkeme heyetine hitaben şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p>"Dün burada soruşturmandan nasıl haberdar olduğumu anlattım. Buna rağmen hayatımızda hiçbir şey değişmedi. Sonra da çok sayıda örnekle aynı fiillerin bize suç yazılırken, başkalarına suç sayılmadığını anlattım. Biz neden bu ayrımcılığa tabi tutulduk? Bu insanlar neden kayırıldı? Şimdiye kadar bu soruya tatmin edici bir cevap verilmedi. Siz bu konuda tatmin edici bir açıklama yaparsanız ben gerçekten huzur içinde cezamı çekerim."</p>
</blockquote>

<h2><strong>"Soruşturmanın odağında ben ve Emrah vardık"</strong></h2>

<p>Soruşturmanın ilk 3 aylık safhasında dosyanın bilinçli olarak Medya AŞ ve Kültür AŞ üzerinden kurgulandığını iddia eden Ongun, cezaevinden takip ettiği iktidara yakın medyanın yayınları ile etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanan sanıkların ifadelerinin eş güdümlü yürüdüğünü öne sürdü. Ongun, sürece ilişkin şu ifadeleri kullandı: </p>

<blockquote>
<p>"Mayıs ve haziran aylarında etkin pişmanlık ifadelerinin pik yaptığını söylemiştim. Pek çok itirafçı aynı ve benzer cümlelerle beni ve Emrah Bağdatlı’yı suçlayarak tahliye oldu. Üç ay boyunca bu soruşturmanın odağında kendimi ve Emrah’ı gördüm. Havuz medyasındaki yazılanları okudukça bu soruşturmanın çıkmazda olduğunu çok net anladım."</p>
</blockquote>

<h2><strong>"Arkadaşlarıma sırtımı dönmem, paralel yapı iddiası yalan"</strong></h2>

<p>İddianamede yer alan, "Medya AŞ ve Kültür AŞ'ye paralel bir yapılanma kurduğu ve bu yapının başına resmi sıfatı bulunmayan Emrah Bağdatlı’yı getirdiği" yönündeki suçlamayı kesin bir dille reddeden Murat Ongun, Bağdatlı ile 2000'li yılların başından beri (ATV ve Bir Yudum İnsan belgeseli dönemi) tanıştıklarını anlattı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bağdatlı'nın İBB'de fiili bir odası veya konumu olmadığını belirten Ongun, <i>"Emrah Bağdatlı’nın İletişim Koordinatörlüğü’nde bir odası yoktur. Şu salonda bir Allah’ın kulu Emrah’ın odasında çay içmemiştir. Ben arkadaşlarımı, kendi hakkında ne yapıp ne yapmadığını bildiğim insanları savcı suçladı diye sırtımı dönmem. Bu benim karakterime ters"</i> diye konuştu. Ongun, geçen hafta tahliye edilen eski Medya AŞ Genel Müdürü Elif Atayman’ın duruşmadaki, <i>"Bizim Emrah Bağdatlı ile resmi ilişkimiz vardı"</i> beyanının da gerçeği tam olarak yansıttığını kaydetti.</p>

<h2><strong>"İki şirketin 2,5 yılda aldığı toplam iş 7,5 milyon lira"</strong></h2>

<p>Savunmasının son bölümünde davanın mali boyutuna ve sözleşme detaylarına giren Murat Ongun, Emrah Bağdatlı'nın ortağı Seda Hoşel Kiraz ile yürüttüğü ticari faaliyetlerin yasal ve şeffaf olduğunu söyledi. Marka konumlandırma, strateji ve logo tasarımı gibi işler kapsamında Medya AŞ ile Waytosay (Değişik Hikayeler) firması arasında 2019-2022 yılları arasında toplam 9 sözleşme yapıldığını belirten Ongun, telaffuz edilen bütçeleri şu sözlerle açıkladı:</p>

<blockquote>
<p>"Emrah Bağdatlı’nın 15 yıldır bu alanlarda faaliyet gösteren şirketleri var. Neden ben bu insanın ihalelere girmesini engelleyeyim? Neden gizli, örtülü, paralel bir yapı kurayım? Neden 50 tane firma organize edip iş yürütmeye çalışayım? Dün burada gördük; bir yıllık şirkete 5 ayda 600 milyon lira ihale verilmiş.</p>

<p>Waytosay şirketi 2,5 yılda toplam 1 milyon 975 bin liralık iş aldı. Bağdatlı’nın diğer şirketi Şimdi Yapım ise yaklaşık 5,6 milyon liralık iş yaptı. Savcılığın fenomen zanlısı ilan ettiği Emrah Bağdatlı ve ortağının 2,5 yılda aldığı toplam resmi iş yaklaşık 7,5 milyon lira. Dün burada 5 ayda 600 milyon lira ihale alan şirketi gördük. O insanlar dışarıda geziyor. Emrah’ı ise şeytan yaptılar. Fasit bir daire oluşturuldu. Medyada yazıldı, sonra tanıklar gelip aynı şeyleri söyledi, sonra tahliye olup gittiler. Murat Ongun şeytan oldu, Emrah Bağdatlı şeytan oldu."</p>
</blockquote>

<p>Duruşma, mahkeme heyetinin Murat Ongun'un savunma eklerini incelemesi ve diğer sanık avukatlarının taleplerinin alınmasıyla devam ediyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anka Haber Ajansı</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/ibb-davasinda-murat-ongunun-savunmasi-suruyor-arkadaslarima-sirtimi-donmem-paralel-yapi-iddiasi-yalan</guid>
      <pubDate>Wed, 01 Jul 2026 13:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/01/murat-ongun-icinizdeki-irlandalilari-madem-ogrenmek-istemiyorsunuz.jpeg" type="image/jpeg" length="58958"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Görevden alınan CHP Sinop İl Başkanı Yalçınkaya: "Bu kararı tanımıyorum"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/gorevden-alinan-chp-sinop-il-baskani-yalcinkaya-bu-karari-tanimiyorum</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/gorevden-alinan-chp-sinop-il-baskani-yalcinkaya-bu-karari-tanimiyorum" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Sinop İl Başkanlığı görevinden alınan Aykut Cem Yalçınkaya, genel merkezin kararını tanımadığını ilan etti. Görevden el çektirilme sürecinde parti tüzüğünün ve Siyasi Partiler Kanunu'nun ihlal edildiğini savunan Yalçınkaya, kararın hukuki değil "kin ve şahsi düşüncelere" dayandığını öne sürdü. Yalçınkaya, örgüt olarak Genel Başkan Özgür Özel’in yanında durmaya devam edeceklerini vurguladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>CHP Sinop İl Başkanlığı görevinden el çektirilmesine ilişkin basın açıklaması yapan Aykut Cem Yalçınkaya, idari ve hukuki süreçleri sert dille eleştirerek görevi bırakma tasarrufunu tanımadığını duyurdu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>"Tüzük ve Siyasi Partiler Kanunu ihlal edildi"</strong></h2>

<p>Aykut Cem Yalçınkaya, yaptığı açıklamada, genel merkez bünyesindeki mevcut yönetimsel işleyişin yasal zeminini sorguladı. Merkez Yönetim Kurulu'nun (MYK) oluşum şekline değinen Yalçınkaya, şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p>"Usulüne uygun şekilde teşekkül etmemiş bir MYK'nın Parti Meclisi onayı olmadan ilan edildiğini ve sonrasında çeşitli işlemler gerçekleştirdiğini savundu. Bu süreçte hem parti tüzüğünün hem de Siyasi Partiler Kanunu'nun açıkça ihlal edildiğini ileri süren Yalçınkaya, Yargıtay'ın aradan geçen süre içerisinde bu duruma müdahale etmemesi nedeniyle hukuka aykırı işlemlerin devam ettiğini ifade etti."</p>
</blockquote>

<h2><strong>"Bu kararı bir onur madalyası olarak görüyorum"</strong></h2>

<p>Partiye üye olduğu günden bu yana herhangi bir parti suçu işlemediğini ve kamuoyunda olumsuz bir olayla anılmadığını belirten Yalçınkaya, Sinopluların kendisini yakından tanıdığını dile getirdi. Kararın arkasında kişisel husumetler olduğunu iddia eden Yalçınkaya, şunları kaydetti:</p>

<blockquote>
<p>"Herhangi bir yılgınlığa düşeceğimiz, moralimizi bozacağımız bir durum yok. Tam aksine vatandaşlarımızın desteği ve partililerimizin teveccühüyle yolumuza daha güçlü şekilde devam edeceğiz. Bu kararı bir onur madalyası olarak görüyorum."</p>
</blockquote>

<h2><strong>"Özgür Özel'in yanında durmaya devam edeceğiz"</strong></h2>

<p>CHP Genel Başkanı Özgür Özel ile düzenli olarak iletişim halinde olduklarını ve diğer il başkanlarıyla çevrim içi koordinasyon toplantıları gerçekleştirdiklerini aktaran Yalçınkaya, siyasi duruşlarını şu sözlerle özetledi:</p>

<blockquote>
<p>"Hem Sinop'ta hem de Türkiye'nin dört bir yanında il örgütlerimiz kararlı bir şekilde Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel'in yanında durmaya devam ediyor ve edecektir."</p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anka Haber Ajansı</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/gorevden-alinan-chp-sinop-il-baskani-yalcinkaya-bu-karari-tanimiyorum</guid>
      <pubDate>Wed, 01 Jul 2026 13:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/videoframe-2.png" type="image/jpeg" length="97858"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[CHP Toprakkale ilçe yönetimi istifa etti: "Atanmış bir genel başkanı kabul etmiyoruz"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/chp-toprakkale-ilce-yonetimi-istifa-etti-atanmis-bir-genel-baskani-kabul-etmiyoruz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/chp-toprakkale-ilce-yonetimi-istifa-etti-atanmis-bir-genel-baskani-kabul-etmiyoruz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Osmaniye İl Başkanı Mutlu Yavuzer'in görevden alınmasının ardından karara tepki gösteren CHP Toprakkale İlçe Başkanı Abdurrahman Odabaşı, ilçe yönetim kurulu üyeleriyle birlikte görevlerinden istifa ettiklerini açıkladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhuriyet Halk Partisi bünyesinde taşra teşkilatlarında yürütülen görevden alma ve yeni atama kararları, yerelde istifalara yol açtı. CHP Osmaniye İl Başkanı Mutlu Yavuzer'in genel merkez tarafından görevden el çektirilmesine tepki gösteren Toprakkale İlçe Teşkilatı, toplu olarak görevi bırakma kararı aldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Odabaşı: "Özgür Özel nereyi işaret ederse orada olacağım"</strong></h2>

<p>İstifa kararını yazılı bir basın açıklamasıyla duyuran CHP Toprakkale İlçe Başkanı Abdurrahman Odabaşı, genel merkezin mevcut yönetim meşruiyetini ve il başkanlığına yapılan tasarrufu kabul etmediklerini vurguladı. Odabaşı, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p>"Butlan kararıyla partiye hukuksuzca atanmış olan bir genel başkanı kabul etmediklerini (bildirerek); Aynı zamanda atanmış bir il başkanını da kabul etmiyoruz. Bu yüzden ilçe başkanı olarak ben ve yönetimim görevi bırakıyoruz. Seçilmiş Genel Başkanımız Özgür Özel nereyi işaret ederse orada olacağım. Tüm Toprakkaleli hemşehrilerime bugüne kadar vermiş olduğunuz desteklerden dolayı saygılarımı sunuyorum."</p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anka Haber Ajansı</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/chp-toprakkale-ilce-yonetimi-istifa-etti-atanmis-bir-genel-baskani-kabul-etmiyoruz</guid>
      <pubDate>Wed, 01 Jul 2026 12:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/3e6f2656-2720-4035-8d46-52d188ab770a-w.jpg" type="image/jpeg" length="95710"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[“Son 5 yılda bin 824 kadın öldürüldü, İstanbul Sözleşmesi yeniden yürürlüğe girmeli”]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/son-5-yilda-1824-kadin-olduruldu-istanbul-sozlesmesi-yeniden-yururluge-girmeli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/son-5-yilda-1824-kadin-olduruldu-istanbul-sozlesmesi-yeniden-yururluge-girmeli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu Başkanı Canan Güllü, İstanbul Sözleşmesi'nin imzalanmasının 15. yılı dolayısıyla yaptığı açıklamada, sözleşmenin kadınların yaşam hakkının güvencesi olduğunu belirterek, son beş yılda bin 824 kadının erkekler tarafından öldürüldüğünü söyledi. Güllü, İstanbul Sözleşmesi'nin yeniden yürürlüğe gireceğine inandıklarını vurguladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu (TKDF) Başkanı Canan Güllü, İstanbul Sözleşmesi'nin Türkiye tarafından imzalanmasının 15. yılına dikkat çekerek, sözleşmeden çıkılan son 5 yılda 1.824 kadının erkekler tarafından öldürüldüğünü ifade etti. Güllü, sözleşmenin yalnızca uluslararası bir hukuk metni olmayıp, kadınların yaşam hakkını koruyan temel bir güvence olduğunu ifade etti.</p>

<p><img alt="Canan Güllü T K D F2-1" class="detail-photo img-fluid" height="822" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/canan-gullu-t-k-d-f2-1.jpg" width="883" /></p>

<h2><strong>İstanbul Sözleşmesi’ni ilk imzalayan ülke Türkiye'ydi</strong></h2>

<p>Türkiye'nin 1 Mayıs 2011'de İstanbul Sözleşmesi'ni ilk imzalayan ülke olduğunu hatırlatan Güllü, o gün yalnızca uluslararası bir sözleşmeye imza atılmadığını, kadınların yaşam hakkını koruyacak ve şiddeti önlemeyi devletin asli görevi haline getirecek yeni bir döneme ilişkin umutların doğduğunu belirtti.</p>

<p>Kadın örgütleri açısından İstanbul Sözleşmesi'nin yıllardır verilen mücadelenin uluslararası güvenceye kavuşması anlamına geldiğini kaydeden Güllü, “Ancak daha ilk günden bu umudun eksik bırakıldığını gördük” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Kadın Cinayetleri" class="detail-photo img-fluid" height="902" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2024/03/kadin-cinayetleri.jpg" width="1600" /></p>

<h3><strong>“Kadınlar yalnızca cezalarla korunamaz” </strong></h3>

<p>Sözleşmenin hazırlık sürecinde en çok üzerinde durdukları konunun şiddeti önleyici kamu politikalarının oluşturulması olduğunun altını çizen Güllü, “Çünkü biliyorduk ki kadınlar yalnızca cezalarla korunamazdı. Eğitimden sağlığa, adaletten yerel yönetimlere kadar bütün kurumların ortak sorumluluk üstlenmesi gerekiyordu” dedi.</p>

<p>Bu anlayışla hazırlanan 6284 sayılı Kanun taslağının, “Kadına Yönelik Şiddetin Önlenmesi” ekseninde oluşturulduğunu, ancak Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde adının “Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun” olarak değiştirildiğini aktaran Güllü şu değerlendirmeyi yaptı:</p>

<blockquote>
<p><strong>“Bu değişiklik yalnızca bir isim değişikliği değildi. Kadını birey olarak görmek yerine aile içinde tanımlayan siyasal anlayışın ilk güçlü işaretiydi.</strong></p>

<p><strong>Aynı dönemde Kadın ve Aileden Sorumlu Devlet Bakanlığı’nın ortadan kaldırılarak yerine aile odaklı bir bakanlık yapısının kurulması da bu yaklaşımın devamı oldu. Biz kadın örgütleri o gün sevincimizin kursağımızda kaldığını hissettik. Çünkü zihniyet değişmeden yasaların tek başına kadınları yaşatamayacağını biliyorduk.”</strong></p>
</blockquote>

<p>“Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından uygun bulunan İstanbul Sözleşmesi’nin Türkçe resmî çevirisinin uzun süre yayımlanmamasının bile sürecin ne kadar isteksiz yürütüldüğünün göstergesi” olduğunu belirten Güllü, <i>“Bugün geriye dönüp baktığımızda artık çok daha net görüyoruz ki, o dönemde atılan adımların önemli bir kısmı, Opuz v. Turkey sonrasında Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararının ve Avrupa Birliği sürecinin yarattığı uluslararası baskıyı yönetmeye yönelikti. Ancak sözleşmenin gerektirdiği zihniyet dönüşümü hiçbir zaman tam anlamıyla hayata geçirilmedi” </i>dedi.</p>

<h3><strong>“İstanbul Sözleşmesi daha ilk günden hedef haline getirildi”</strong></h3>

<p><img alt="Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu: Kadına yönelik şiddetle mücadelede kararlılığımız sürecek" class="detail-photo img-fluid" height="233" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2025/11/0ab70546-ac53-438d-9da7-3d3b7213e18e.jpg" width="414" /></p>

<p>İstanbul Sözleşmesi’nin, daha ilk günden itibaren kadınların eşitliğinden rahatsız olan çevrelerin hedefi haline getirildiğini hatırlatan Güllü şunları ifade etti:</p>

<blockquote>
<p>“Çünkü bu sözleşme; çocuk yaşta, erken ve zorla evliliklerle mücadeleyi, kadına yönelik şiddetin önlenmesini, faillerin etkin biçimde cezalandırılmasını, mağdurların korunmasını ve devletin önleyici politikalar üretmesini zorunlu kılıyordu, işte tam da bu nedenlerle uygulanması engellendi, kadın politikasızlığına mahkûm edilen bir toplum yaratıldı.”</p>
</blockquote>

<p>Buna rağmen mücadeleden vazgeçmediklerini belirten Güllü, Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu olarak kadın cinayetleri davalarını takip ettiklerini, mahkemelerde müdahillik için mücadele verdiklerini, barolarla birlikte cezasızlığa karşı hukuk mücadelesi yürüttüklerini, Ev İçi Şiddet Acil Yardım Hattı aracılığıyla binlerce kadın ve çocuğun yanında olduklarını, yerel yönetimlerle kadın-erkek eşitliğini güçlendiren çalışmalar yaptıklarını ve uluslararası platformlarda Türkiye'deki kadınların sesi olmaya devam ettiklerini kaydetti.</p>

<p><img alt="Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile MGK'da yeni dönem: İç ve dış güvenlik ayrıştırıldı" class="detail-photo img-fluid" height="450" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/03/1742446614095-mgk-2311089-1.jpg" width="800" /></p>

<h3><strong>Bir gece yarısı imzası ile sözleşmeden çıkıldı </strong></h3>

<p>Güllü, 20 Mart 2021 gecesi tek bir Cumhurbaşkanı Kararı ile Türkiye'nin İstanbul Sözleşmesi'nden çekildiğinin ilan edildiğini hatırlatarak, buna boyun eğmediklerini, hem şahsı hem de Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu adına Danıştay'da davalar açtıklarını, hukuka ve Anayasa'ya olan inançla mücadeleyi sürdürdüklerini ancak bekledikleri hukukî sonucu alamadıklarını söyledi. Buna karşın hiçbir mahkeme kararının kadınların yaşam hakkı mücadelesini durduramadığını ifade etti.</p>

<h3><strong>1.824 kadın yaşamdan koparıldı</strong></h3>

<p>İstanbul Sözleşmesi'nden çekilme kararının ardından geçen beş yılda kadınların yaşam hakkının daha ağır tehdit altına girdiğini belirten Güllü, TKDF verilerine göre 2021 yılında 280, 2022 yılında 334, 2023 yılında 425, 2024 yılında 394 ve 2025 yılında 391 kadının erkekler tarafından öldürüldüğünü açıkladı. Güllü, sadece son beş yılda toplam 1.824 kadının yaşamdan koparıldığını vurguladı.</p>

<p>2025 yılında öldürülen kadınların büyük bölümünün eşleri, boşandıkları eşleri, birlikte oldukları ya da ayrılmak istedikleri erkekler tarafından öldürüldüğünü belirten Güllü, kadınların en güvende olması gereken evlerin onlar için en tehlikeli yerlere dönüştüğünü, ateşli silah kullanımındaki artış ve cezasızlık uygulamalarının tabloyu daha da ağırlaştırdığını ifade etti.</p>

<p><img alt="Çocuk istismarı ve pedofiliye hayır" class="detail-photo img-fluid" height="857" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2023/11/cocuk-istismari-ve-pedofiliye-hayir.jpg" width="1525" /></p>

<h3><strong>“Çocuklara yönelik cinsel istismar vakaları arttı”</strong></h3>

<p>“Çocuklara yönelik cinsel istismar vakalarının artmaya devam ettiğini, erken ve zorla evliliklerle mücadelede geri adımlar atıldığını, şiddeti önlemeye yönelik bütüncül kamu politikalarının hâlâ oluşturulmadığını” belirten Güllü, İstanbul Sözleşmesi'nin "Şiddet yaşandıktan sonra değil, yaşanmadan önce önleyin" anlayışını benimsediğini hatırlattı.</p>

<p>Kadınların yaşam hakkını koruyan politikalardan uzaklaşıldıkça kadın cinayetlerinin azalmadığını dile getiren Güllü, "Bu nedenle İstanbul Sözleşmesi yalnızca uluslararası bir metin değil, kadınların yaşam hakkının güvencesidir" dedi.</p>

<p><img alt="TKDF'dan kasım ayı kadına şiddet bilançosu: 32 kadın öldürüldü" class="detail-photo img-fluid" height="1280" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2025/12/kadin-eylem.jpg" width="1920" /></p>

<h3><strong>“Hiçbir kadını ve çocuğu yalnız bırakmayacağız”</strong></h3>

<p>İstanbul Sözleşmesi'nin imzalanmasının 15. yılında kadınların yalnız olmadığını bir kez daha vurgulayan Güllü, “şiddete maruz bırakılan her kadının yanında olmaya, hiçbir çocuğu yalnız bırakmamaya devam edeceğiz” dedi.</p>

<p><img alt="Canan Güllü-2" class="detail-photo img-fluid" height="1201" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/canan-gullu-2.jpg" width="987" /></p>

<p>İstanbul Sözleşmesi'nin yeniden yürürlüğe gireceğine inancını dile getiren Güllü, "Kadınların yaşam hakkı hiçbir siyasi tercihten daha değersiz değildir. Kadınların yıllardır sürdürdüğü mücadele er ya da geç hukukta da siyasette de karşılığını bulacaktır. O sözleşme yeniden imzalanacak ve kadınları yaşatacak politikalar yeniden devletin temel yükümlülüğü olacaktır" ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Sultan Özer</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Genel, Politika, Yaşam</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/son-5-yilda-1824-kadin-olduruldu-istanbul-sozlesmesi-yeniden-yururluge-girmeli</guid>
      <pubDate>Wed, 01 Jul 2026 12:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/istanbul-sozlesmesi-yasatir2.jpg" type="image/jpeg" length="14122"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
