<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>24 Saat Gazetesi Ankara</title>
    <link>https://www.24saatgazetesi.com</link>
    <description>Ankara son dakika haberleri, asayiş, trafik kazası ve yangın olayları Gazeteciler Cemiyeti yayın organı 24 Saat'te. Günün maçı saat kaçta, ne zaman, hangi kanalda?</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.24saatgazetesi.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>24 Saat Gazetesi Ankara - Copyright © 2026. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Fri, 21 Aug 2026 17:45:27 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[DSÖ: KDC’de Ebola salgınına karşı risk seviyesi yükseldi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/dso-kdcde-ebola-salginina-karsi-risk-seviyesi-yukseldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/dso-kdcde-ebola-salginina-karsi-risk-seviyesi-yukseldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[DSÖ, Kongo Demokratik Cumhuriyeti’ndeki Ebola salgınına ilişkin risk değerlendirmesini açıkladı. Ülkedeki genel risk çok yüksek olarak değerlendirildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ)</strong>, Kongo Demokratik Cumhuriyeti’nde (<strong>KDC</strong>) devam eden Ebola salgınına ilişkin hızlı risk değerlendirmesini yayımladı. Değerlendirmede ülkedeki genel riskin çok yüksek, kara sınırı bulunan komşu ülkelerdeki riskin ise yüksek olduğu belirtildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>DSÖ, bölgesel ve küresel düzeyde riskin düşük kaldığını bildirirken, salgının merkezindeki gelişmelerin yakından takip edildiğini aktardı.</p>

<h2><strong>Ebola salgınında risk seviyesi yüksek</strong></h2>

<p>DSÖ'nün değerlendirmesine göre, KDC'de <strong>Bundibugyo</strong> virüsü kaynaklı <strong>Ebola salgını</strong> devam ediyor. Ituri eyaleti salgının merkez üssü olmayı sürdürürken, virüsün yeni bölgelere yayılması ve sağlık çalışanları arasındaki enfeksiyonların artması endişe oluşturan başlıklar arasında yer aldı.</p>

<p>Salgında vaka-ölüm oranının yüzde 47 seviyesinde olduğu bildirildi. DSÖ, bulaşmanın farklı bölgelere yayılma ihtimali ve çok sayıda bulaşma zincirinin henüz tespit edilememesinin salgının kontrolünü zorlaştırdığını belirtti.</p>

<h3><strong>Sağlık çalışanları arasındaki vakalar artıyor</strong></h3>

<p>Salgına ilişkin gözetim ve temas takibi çalışmalarının genişletildiği ancak bazı bulaşma zincirlerinin halen belirlenemediği ifade edildi. Sağlık çalışanları arasında artan enfeksiyonların da salgının kontrol altına alınmasını zorlaştıran unsurlardan biri olduğu kaydedildi.</p>

<p>Güvensizlik ortamı, sağlık hizmetlerindeki sınırlı kapasite ve finansman eksiklikleri de müdahale çalışmalarının önündeki sorunlar arasında gösterildi. DSÖ ayrıca söz konusu varyanta karşı lisanslı bir aşının bulunmadığına dikkati çekti.</p>

<h3><strong>Komşu ülkeler için risk yüksek</strong></h3>

<p>KDC ile kara sınırı bulunan ülkelerde Ebola salgınına ilişkin risk yüksek olarak değerlendirildi. Buna karşılık bölgesel ve küresel seviyedeki riskin düşük olduğu bildirildi.</p>

<p>Uganda, Fransa ve Almanya'da KDC kaynaklı ithal vakaların tespit edildiği belirtildi. Ancak KDC dışında sürekli bir bulaşmanın gerçekleşmediği ifade edildi.</p>

<p>Hazırlık çalışmalarının ve vakaların hızlı şekilde tespit edilmesine yönelik önlemlerin hastalığın daha geniş alanlara yayılmasını önlemeye yardımcı olduğu bildirildi.</p>

<h3><strong>Ebola salgını mayısta ilan edildi</strong></h3>

<p>KDC'nin doğusundaki Ituri eyaletinde 246 şüpheli vaka ve 65 ölümün ardından 15 Mayıs'ta Ebola salgını ilan edildi. Sağlık yetkilileri, mayıs ayında ortaya çıkan Bundibugyo varyantına karşı onaylanmış bir tedavi veya aşının bulunmadığını bildirdi.</p>

<p><strong>Ebola virüsü</strong>, kanamalı ateşe neden olabilen bir virüs olarak biliniyor. İlk kez 1976'da Sudan'ın <strong>Nzara</strong> kasabası ile KDC'nin Yambuku köyünde eş zamanlı salgınlarla tespit edildi.</p>

<p>Virüse, KDC'deki ilk salgının başladığı bölgenin yakınından geçen Ebola Nehri'nin adı verildi.</p>

<h3><strong>Batı Afrika’daki salgında 11 binden fazla kişi öldü</strong></h3>

<p>Ebola virüsü, Aralık 2013'te Batı Afrika'da yeniden geniş çaplı şekilde yayıldı. Gine, Liberya ve Sierra Leone'de 2014-2017 yılları arasında görülen salgında yaklaşık 30 bin kişiye virüs bulaştı ve 11 binden fazla kişi yaşamını yitirdi.</p>

<p>DSÖ'nün Hızlı Risk Değerlendirmesi ise salgın ve diğer acil halk sağlığı olaylarında riskin boyutunu hızlı şekilde belirlemek amacıyla kullanılıyor. Sistem, elde edilen bilgiler doğrultusunda karar alma süreçlerine ve acil müdahale planlarının oluşturulmasına katkı sağlıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/dso-kdcde-ebola-salginina-karsi-risk-seviyesi-yukseldi</guid>
      <pubDate>Fri, 21 Aug 2026 17:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/dso-kdcdeki-ebola-salgini-icin-genel-riskin-22cok-yuksek22-oldugunu-bildirdi.png" type="image/jpeg" length="11463"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Rekabet Kurulu: TEVA hakkında soruşturma başlatıldı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/rekabet-kurulu-teva-hakkinda-sorusturma-baslatildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/rekabet-kurulu-teva-hakkinda-sorusturma-baslatildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Rekabet Kurulu, TEVA ve bağlı şirketleri hakkında patent uygulamaları ve jenerik ilaç rekabetine ilişkin iddialar kapsamında soruşturma açılmasına karar verdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Rekabet Kurulu</strong>, <strong>Teva İlaçları Sanayi</strong> ve Ticaret AŞ (TEVA) ve aynı ekonomik bütünlük içinde yer alan şirketler hakkında soruşturma açılmasına karar verdi. Soruşturmanın, şirketin patent süreçlerini ve sağlık otoriteleri nezdindeki uygulamalarını kullanarak jenerik ilaç rekabetini kısıtlayıp kısıtlamadığının belirlenmesi amacıyla yürütüleceği bildirildi.</p>

<h2><strong>Rekabet Kurulu ön araştırmayı tamamladı</strong></h2>

<p>Rekabet Kurumunun internet sitesinde yayımlanan duyuruya göre Kurul, <strong>TEVA</strong> hakkında yürütülen ön araştırmayı sonuçlandırdı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İncelemede şirketin bölünmüş patent prosedürlerini stratejik amaçlarla kullanıp kullanmadığı ve rakip ürünlerin etkinliği ile güvenliğine ilişkin sağlık otoriteleri nezdinde yanıltıcı bir algı oluşturabilecek uygulamalarda bulunup bulunmadığı değerlendirildi.</p>

<p>Kurul, yapılan ön araştırmanın ardından Teva İlaçları Sanayi ve Ticaret AŞ, Teva Pharmaceuticals Europe B.V. ve Teva Pharmaceutical Industries Ltd'den oluşan ekonomik bütünlük hakkında soruşturma açılmasına karar verdi.</p>

<h3><strong>Patent uygulamaları soruşturmanın konusu oldu</strong></h3>

<p><strong>Soruşturma</strong>nın kapsamını, TEVA'nın rakip ürünlerin pazara girişini zorlaştırabilecek nitelikteki çeşitli uygulamaları oluşturuyor. Şirketin özellikle <strong>nöroloji</strong> ve <strong>immünoloji</strong> alanlarında geliştirdiği patentli ürünlerinin bulunduğu belirtildi.</p>

<p>İnceleme kapsamında, TEVA'nın temel molekül patentinin koruma süresinin sona ermesinin ardından yaptığı üretim usulü ve dozaj rejimine ilişkin bölünmüş patent başvuruları değerlendirilecek.</p>

<p>Bu başvurularla bağlantılı geri çekme uygulamalarının eşdeğer ilaçların pazardaki rekabetini sınırlayıp sınırlamadığı da soruşturma kapsamında ele alınacak.</p>

<h3><strong>Rakip ürünlere ilişkin iddialar incelenecek</strong></h3>

<p>Kurulun inceleyeceği başlıklardan biri de rakip ürünlerin etkinliği ve güvenliği konusunda sağlık otoriteleri nezdinde yanıltıcı bir imaj oluşturulup oluşturulmadığı olacak.</p>

<p>Bu kapsamda TEVA'nın söz konusu uygulamalarının<strong> Rekabetin Korunması Hakkında Kanun </strong>kapsamında rekabeti kısıtlayıcı nitelik taşıyıp taşımadığı araştırılacak.</p>

<p>Soruşturma sonucunda şirketin ilgili kanun hükümlerini ihlal edip etmediği ortaya konulacak. Kurulun soruşturma açılması yönündeki kararının tek başına TEVA'nın kanunu ihlal ettiği veya herhangi bir yaptırımla karşılaşacağı anlamına gelmediği de belirtildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/rekabet-kurulu-teva-hakkinda-sorusturma-baslatildi</guid>
      <pubDate>Fri, 21 Aug 2026 17:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/rekabet-kurulu-ilac-sektorunde-faaliyet-gosteren-teva-hakkinda-sorusturma-acti.png" type="image/jpeg" length="30927"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Hırvatistan - Türkiye maçı hangi kanalda, saat kaçta? DBB Super Cup yarı finali canlı yayın bilgileri]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/hirvatistan-turkiye-maci-hangi-kanalda-saat-kacta-dbb-super-cup-yari-finali-canli-yayin-bilgileri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/hirvatistan-turkiye-maci-hangi-kanalda-saat-kacta-dbb-super-cup-yari-finali-canli-yayin-bilgileri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hırvatistan - Türkiye basketbol maçı için geri sayım başladı. A Milli Erkek Basketbol Takımı, DBB Super Cup yarı finalinde bugün Hırvatistan ile karşı karşıya gelecek. Hamburg'da oynanacak mücadele Türkiye saatiyle 18.45'te başlayacak.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>A Milli Erkek Basketbol Takımı, 21 Ağustos 2026 Cuma günü DBB Super Cup yarı finalinde Hırvatistan'ın karşısına çıkacak. Almanya'nın Hamburg kentindeki Barclays Arena'da oynanacak karşılaşmanın başlama saati Türkiye'de 18.45 olarak açıklandı. Turnuvanın diğer yarı finalinde ise Almanya ile Çekya karşılaşacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>HIRVATİSTAN - TÜRKİYE MAÇI NE ZAMAN, SAAT KAÇTA?</h2>

<p>Hırvatistan - Türkiye DBB Super Cup yarı final maçı <strong>21 Ağustos 2026 Cuma günü saat 18.45'te</strong> başlayacak. Organizasyon Almanya'nın Hamburg kentinde bulunan Barclays Arena'da gerçekleştiriliyor.</p>

<p>Yerel saatle 17.45'te başlayacak mücadele, Türkiye ile Almanya arasındaki saat farkı nedeniyle Türkiye saatiyle 18.45'te oynanacak. Kazanan takım, 22 Ağustos Cumartesi günü düzenlenecek DBB Super Cup finaline yükselecek.</p>

<h3>DBB SUPER CUP'TA FİNAL PROGRAMI</h3>

<p>Dört takımın mücadele ettiği organizasyonda Hırvatistan, Türkiye, Almanya ve Çekya yer alıyor. İlk yarı final Hırvatistan ile Türkiye arasında oynanırken, günün ikinci maçında Almanya ile Çekya saat 21.30'da karşılaşacak.</p>

<p>Yarı final maçlarını kazanan ekipler 22 Ağustos'ta şampiyonluk için sahaya çıkacak. Kaybeden takımlar ise aynı gün üçüncülük maçında karşı karşıya gelecek.</p>

<h3>HIRVATİSTAN - TÜRKİYE MAÇI HANGİ KANALDA?</h3>

<p>Hırvatistan - Türkiye basketbol maçı <strong><a href="https://www.htspor.com/" rel="nofollow">HT Spor, S Sport</a> ve S Sport Plus</strong> üzerinden canlı olarak takip edilebilecek. Karşılaşma Türkiye saatiyle 18.45'te başlayacak.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/hirvatistan-turkiye-maci-hangi-kanalda-saat-kacta-dbb-super-cup-yari-finali-canli-yayin-bilgileri</guid>
      <pubDate>Fri, 21 Aug 2026 17:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2025/09/12-dev-adam-4.jpg" type="image/jpeg" length="71722"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türkiye Letonya maçı hangi kanalda, saat kaçta? Filenin Sultanları Avrupa Şampiyonası'na başlıyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/turkiye-letonya-maci-hangi-kanalda-saat-kacta-filenin-sultanlari-avrupa-sampiyonasina-basliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/turkiye-letonya-maci-hangi-kanalda-saat-kacta-filenin-sultanlari-avrupa-sampiyonasina-basliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye Letonya maçı, 2026 CEV Kadınlar Avrupa Voleybol Şampiyonası A Grubu’nun ilk karşılaşmasında oynanacak. Filenin Sultanları, 21 Ağustos 2026 Cuma günü saat 19.00’da İstanbul’daki Sinan Erdem Spor Salonu’nda Letonya ile karşı karşıya gelecek.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>A Milli Kadın Voleybol Takımı, 2026 CEV Kadınlar Avrupa Voleybol Şampiyonası serüvenine bugün Letonya karşılaşmasıyla başlıyor. Türkiye - Letonya maçı saat 19.00’da başlayacak ve mücadele Sinan Erdem Spor Salonu’nda oynanacak. CEV’nin resmi fikstüründe de karşılaşmanın 21 Ağustos saat 19.00’da İstanbul’da yapılacağı belirtiliyor.</p>

<p><img alt="17 Yaş Altı Kadın Milli Voleybol Takımı Dünya Şampiyonası'nda son 16 turunda" class="detail-photo img-fluid" height="853" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/01-k-z-t9-h-f9-a-f-x-p-z-y3-m-e-d8-x4-j-c-k-z.jpg" width="1280" /></p>

<h2>TÜRKİYE LETONYA MAÇI NE ZAMAN, SAAT KAÇTA?</h2>

<p>Türkiye - Letonya voleybol maçı, <strong>21 Ağustos 2026 Cuma günü saat 19.00’da</strong> başlayacak. Karşılaşmaya İstanbul’daki <strong>Sinan Erdem Spor Salonu</strong> ev sahipliği yapacak.</p>

<p>Filenin Sultanları, turnuvaya son Avrupa şampiyonu unvanıyla katılıyor. Türkiye, 21 Ağustos-6 Eylül tarihleri arasında düzenlenen organizasyonda grup aşamasını İstanbul’da oynayacak.</p>

<p><img alt="Abd Türkiye Voleybol Maçı" class="detail-photo img-fluid" height="941" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/abd-turkiye-voleybol-maci.webp" width="1672" /></p>

<h3>FİLENİN SULTANLARI A GRUBU'NDA MÜCADELE EDECEK</h3>

<p>Türkiye, 2026 Avrupa Şampiyonası’nda A Grubu’nda yer alıyor. Milli takımın gruptaki rakipleri Letonya, Slovenya, Macaristan, Almanya ve Polonya olacak.</p>

<p>Filenin Sultanları, Letonya maçının ardından 23 Ağustos’ta Slovenya, 24 Ağustos’ta Macaristan, 26 Ağustos’ta Almanya ve 28 Ağustos’ta Polonya ile karşılaşacak. Türkiye’nin grup aşamasındaki tüm maçlarının saat 19.00’da başlaması planlanıyor.</p>

<p>Turnuvaya 24 ülke katılırken Türkiye, Çekya, Azerbaycan ve İsveç organizasyona ev sahipliği yapıyor. İstanbul, grup karşılaşmalarının yanı sıra eleme turlarındaki önemli müsabakalara da sahne olacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="A Milli Kadın Voleybol Takımı, Milletler Ligi’nde Dominik Cumhuriyeti'ni 3-2 mağlup etti" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/eba02ab8-ea2f-403f-b368-a0ec5c73f4b9.jpg" width="1600" /></p>

<h3>TÜRKİYE LETONYA MAÇI HANGİ KANALDA, ŞİFRESİZ Mİ?</h3>

<p>Türkiye - Letonya maçı <strong>21 Ağustos Cuma günü saat 19.00’da <a href="https://www.trt1.com.tr/" rel="nofollow">TRT</a> 1’den canlı ve şifresiz olarak yayınlanacak.</strong> TRT 1’in resmi programında da Türkiye - Letonya 2026 CEV Kadınlar Voleybol Şampiyonası grup maçının saat 19.00’da canlı yayınlanacağı duyuruldu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/turkiye-letonya-maci-hangi-kanalda-saat-kacta-filenin-sultanlari-avrupa-sampiyonasina-basliyor</guid>
      <pubDate>Fri, 21 Aug 2026 17:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/turkiye-cin-voleybol-maci-1.webp" type="image/jpeg" length="86796"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[JPMorgan'dan TCMB için faiz mesajı: Türk lirasında uzun pozisyon korunuyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/jpmorgandan-tcmb-icin-faiz-mesaji-turk-lirasinda-uzun-pozisyon-korunuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/jpmorgandan-tcmb-icin-faiz-mesaji-turk-lirasinda-uzun-pozisyon-korunuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[JPMorgan analistleri, Türkiye'de enflasyon görünümü, fiyat artışlarındaki yavaşlama ve cari dengedeki iyileşmenin TCMB'ye eylül ayından itibaren faiz indirimi için alan sağlayabileceğini belirtti. Banka, Türk lirasındaki uzun pozisyonunu korurken yüksek carry trade pozisyonlarının olası olumsuz gelişmelere karşı piyasaların hareket alanını daraltabileceği uyarısında bulundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>JPMorgan</strong> analistleri, Türkiye ekonomisine ilişkin yayımladıkları günlük yatırımcı notunda TCMB'nin para politikası görünümünü değerlendirdi. Temmuz ayında enflasyonun beklentilerin altında kalması, fiyat artış hızındaki yavaşlama ve cari işlemler dengesindeki gelişmenin, merkez bankasının faiz politikası açısından alan oluşturabileceği belirtildi. Banka ayrıca Türk lirasındaki uzun pozisyonunu sürdürdüğünü açıkladı.</p>

<h2><strong>JPMorgan'dan TCMB faiz indirimi için eylül değerlendirmesi</strong></h2>

<p>JPMorgan'ın analizinde Türkiye'deki enflasyon görünümünün TCMB açısından önemli bir gelişme olduğu ifade edildi. Temmuz ayı enflasyonunun beklentilerin altında gerçekleşmesi ve fiyat artışlarındaki ivmenin azalmasının yanı sıra cari işlemler dengesindeki iyileşmenin de para politikası açısından etkili olduğu belirtildi.</p>

<p>Banka, bu gelişmelerin döviz kuru politikasında kapsamlı bir değişiklik yapılmasına gerek kalmadan eylül ayından itibaren faiz indirimlerinin başlamasına imkan sağlayabileceğini değerlendirdi.</p>

<h3><strong>Türk lirasında uzun pozisyon korunuyor</strong></h3>

<p>JPMorgan, yayımladığı yatırımcı notunda Türk lirasındaki uzun pozisyonunu koruduğunu bildirdi. Analistler, dezenflasyon programı kapsamında yetkililerin TL'nin reel olarak değer kazanmasını desteklemeyi sürdüreceği görüşünü aktardı.</p>

<p>Banka, mevcut para politikası çerçevesinin korunması halinde TL'de kademeli bir gevşeme için alan oluşabileceğine ilişkin değerlendirmede bulundu.</p>

<h3><strong>JPMorgan'dan carry trade pozisyonlarına uyarı</strong></h3>

<p>Türkiye piyasasına ilişkin değerlendirmede öne çıkan başlıklardan biri de yüksek carry trade pozisyonları oldu. Yurt dışı kaynaklı carry trade pozisyonlarının İran çatışması öncesindeki seviyelerin üzerine çıkarak yaklaşık 47 milyar dolara ulaştığı tahmin edildi.</p>

<p>JPMorgan analistleri, piyasadaki yüksek pozisyonlanmanın iç siyasi gelişmeler, enflasyon veya enerji fiyatlarından kaynaklanabilecek olumsuz sürprizlere karşı hareket alanını sınırladığına dikkat çekti.</p>

<h3><strong>Bessent'in İran açıklaması piyasaların gündeminde</strong></h3>

<p>JPMorgan'ın notunda ABD Hazine Bakanı Scott Bessent'in pazartesi günü İran'a yönelik açıklaması beklenen mali önlemler de ele alındı. Söz konusu beklentilerin son günlerde Türk lirasında yaşanan çıkışlarda etkili olduğu değerlendirildi.</p>

<p>Bessent'in İran'a ilişkin açıklamasının piyasalar tarafından takip edilen gelişmeler arasında yer aldığı belirtildi.</p>

<h3><strong>TL için asıl sınav faiz indirimleriyle başlayabilir</strong></h3>

<p>JPMorgan, Türk lirasında mevcut değer kaybı eğiliminin kısa vadede devam edebileceği öngörüsünde bulundu. Bankanın değerlendirmesine göre TL açısından daha önemli süreç, faiz indirimlerinin başlaması ve cari işlemler dengesindeki mevsimsel desteğin kasım ayı civarında tersine dönmesiyle ortaya çıkabilir.</p>

<p>TCMB'nin bu dönemde yerli yatırımcıların davranışlarını yakından izlemesinin önem taşıdığı belirtildi. JPMorgan, TL mevduatların cazibesini koruyacak seviyede sıkı para politikasının devam ettirilmesinin gerekebileceğini ifade etti.</p>

<h3><strong>TL mevduatlardan dolara belirgin geçiş görülmedi</strong></h3>

<p>JPMorgan'ın değerlendirmesinde hanehalkının TL mevduatlardan dolara yönelimine ilişkin gelişmeler de yer aldı. Banka, şu ana kadar TL mevduatlardan dolar varlıklara belirgin bir geçiş görülmemesini olumlu unsurlardan biri olarak değerlendirdi.</p>

<p>Bu görünümün mevcut kur çerçevesinin korunması halinde para politikasında kademeli gevşemeye imkan sağlayabileceği belirtildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>JPMorgan Türk lirası pozisyonunu koruyor</strong></h3>

<p>Genel değerlendirmesinde JPMorgan, Türk lirasındaki uzun pozisyonunu sürdürmekte rahat olduğunu bildirdi. Bununla birlikte banka, yabancı yatırımcıların yüksek pozisyonlanmasının olası olumsuz gelişmelere karşı toleransı önemli ölçüde azalttığı uyarısında bulundu.</p>

<p>JPMorgan'ın analizinde Türkiye'de enflasyon ve cari dengedeki görünümün TCMB'ye faiz politikası açısından yeni bir alan açabileceği değerlendirilirken, yüksek carry trade pozisyonları nedeniyle piyasadaki risklere de dikkat çekildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/jpmorgandan-tcmb-icin-faiz-mesaji-turk-lirasinda-uzun-pozisyon-korunuyor</guid>
      <pubDate>Fri, 21 Aug 2026 17:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2025/10/jpmorgan-altin-fiyatlari-uc-yilda-yuzde-110-artabilir.jpg" type="image/jpeg" length="22088"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İngiltere Meteoroloji Ofisi’nden El Nino uyarısı: Küresel sıcaklıklar artabilir]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/ingiltere-meteoroloji-ofisinden-el-nino-uyarisi-kuresel-sicakliklar-artabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/ingiltere-meteoroloji-ofisinden-el-nino-uyarisi-kuresel-sicakliklar-artabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Met Office, Pasifik Okyanusu’nda gelişen El Nino’nun geçmişteki en güçlü olaylardan biri olabileceğini açıkladı. Kurum, 2027’de sıcaklık rekorları yaşanabileceği uyarısında bulundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>İngiltere Meteoroloji Ofisi (Met Office)</strong>, <strong>Pasifik Okyanusu</strong>’nda gelişmekte olan El Nino olayına ilişkin değerlendirmede bulundu. Kurum, mevcut El Nino’nun güçlü bir seyir izlediğini ve küresel sıcaklıklar üzerindeki etkisini artırabileceğini belirtti.</p>

<p>Met Office’in açıklamasında, Pasifik’te gelişen <strong>El Nino</strong>’nun geçmişte kaydedilen güçlü örnekler arasında yer alabileceği ifade edildi. Tahminlere göre olayın etkileri 2027 yılında sıcaklıkların rekor seviyelere ulaşmasına neden olabilir.</p>

<h2><strong>El Nino güçlü seyrediyor</strong></h2>

<p>Met Office’in verilerine göre Pasifik Okyanusu’nda gelişen El Nino, küresel sıcaklıkların yükselmesine katkı sağlıyor. Kurum, mevcut hava olayının 19. yüzyıldan bu yana görülen en geniş kapsamlı El Nino olaylarından biri olabileceğini değerlendiriyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>El Nino’nun özellikle 2027 yılında sıcaklıklar üzerindeki etkisinin daha belirgin hale gelmesi bekleniyor. Tahminler, <strong>küresel sıcaklık</strong> değerlerinin söz konusu dönemde rekor seviyelere çıkabileceğine işaret ediyor.</p>

<h3><strong>Met Office: Daha önce böyle bir sinyal görmedim</strong></h3>

<p>Met Office Uzun Vadeli Tahminler Bölümü Başkanı Adam Scaife, El Nino’nun gücüne ilişkin değerlendirmede bulundu. Scaife, mevcut gelişmenin olağan dışı bir durum olduğunu belirterek, “Tahminlerimizde bu kadar yoğun bir El Nino sinyali hiç görmemiştim” dedi.</p>

<p>Scaife, El Nino’nun benzeri görülmemiş bir olay niteliği taşıdığına dikkati çekti. Met Office’in değerlendirmesinde, mevcut tahminlerin olayın güçlü bir seviyeye ulaşabileceğini gösterdiği belirtildi.</p>

<h3><strong>Kuraklık ve sel riski gündemde</strong></h3>

<p>El Nino, <strong>Pasifik Okyanusu</strong>’ndaki yüzey sularının normalden daha sıcak hale gelmesiyle ortaya çıkıyor. Güçlü El Nino olayları farklı bölgelerde hava koşullarını etkileyerek kuraklık, sel ve aşırı sıcaklık gibi olayların görülme ihtimalini artırabiliyor.</p>

<p>Bu yıl güçlü olması beklenen El Nino’nun olası etkileri arasında <strong>sıcaklık</strong> artışlarının yanı sıra aşırı yağış ve kuraklık dönemleri de bulunuyor. Bu gelişmelerin tarım, enerji, ulaşım ve diğer ekonomik faaliyetler üzerinde maliyet oluşturabileceği öngörülüyor.</p>

<h3><strong>Küresel sıcaklıklar için yeni risk</strong></h3>

<p>Met Office, El Nino’nun küresel sıcaklıklar üzerindeki etkisinin önümüzdeki dönemde devam etmesini bekliyor. Özellikle 2027 yılı için yapılan tahminlerde sıcaklık değerlerinin yüksek seviyelere ulaşabileceği belirtiliyor.</p>

<p><strong>Pasifik Okyanusu</strong>’ndaki sıcaklık değişimleri yakından takip edilirken, El Nino’nun gelişim sürecinin küresel hava koşulları üzerindeki etkileri de izleniyor. Met Office’in tahminleri, olayın gücünün önümüzdeki dönemde sıcaklıklar ve farklı hava olayları açısından belirleyici olabileceğine işaret ediyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/ingiltere-meteoroloji-ofisinden-el-nino-uyarisi-kuresel-sicakliklar-artabilir</guid>
      <pubDate>Fri, 21 Aug 2026 17:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/ingiltere-meteoroloji-ofisi-bu-yilki-el-nino-hafizalardaki-en-guclulerden-biri-olabilir.png" type="image/jpeg" length="69211"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[BORSA İSTANBUL ALTIN PİYASASI kapanış verileri: Standart altın kilogram fiyatı yükseldi - 21 AĞUSTOS 2026]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/borsa-istanbul-altin-piyasasi-kapanis-verileri-standart-altin-kilogram-fiyati-yukseldi-21-agustos-2026</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/borsa-istanbul-altin-piyasasi-kapanis-verileri-standart-altin-kilogram-fiyati-yukseldi-21-agustos-2026" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Borsa İstanbul Kıymetli Madenler ve Kıymetli Taşlar Piyasası'nda standart altının kilogram fiyatı, gün sonunda yüzde 2,3 yükselerek 7 milyon 39 bin 200 liraya ulaştı. Altında gün içindeki işlem hacmi 6,68 milyar lirayı aştı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Borsa İstanbul'</strong>da<strong> altın fiyatları</strong> gün sonunda yükseliş kaydetti. Borsa İstanbul Kıymetli Madenler ve Kıymetli Taşlar Piyasası'nda standart altının kilogram fiyatı, günü yüzde 2,3 artışla 7 milyon 39 bin 200 liradan tamamladı. Standart altının kilogram fiyatı önceki gün 6 milyon 880 bin lira seviyesindeydi.</p>

<h2><strong>Altının kilogram fiyatı gün içinde 7 milyon 74 bin lirayı gördü</strong></h2>

<p>KMKTP'de standart altının kilogram fiyatı gün içerisinde 6 milyon 875 bin 200 lira ile 7 milyon 74 bin lira arasında işlem gördü. Günün sonunda fiyat 7 milyon 39 bin 200 liraya yükseldi.</p>

<p>Bir önceki işlem gününde 6 milyon 880 bin liradan kapanan standart altının kilogram fiyatındaki günlük artış yüzde 2,3 olarak kaydedildi.</p>

<h3><strong>Altın piyasasında işlem hacmi 6,6 milyar lirayı aştı</strong></h3>

<p>KMKTP'de altın işlemlerinin toplam hacmi 6 milyar 688 milyon 796 bin 559,94 lira oldu. Gün içerisinde gerçekleştirilen işlemlerin toplam miktarı ise 951,22 kilogram olarak açıklandı.</p>

<p>Borsa İstanbul'da tüm metaller dikkate alındığında toplam işlem hacmi 6 milyar 776 milyon 172 bin 481,59 liraya ulaştı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Altın borsasında en fazla işlem yapan kurumlar</strong></h3>

<p>Günün işlemlerinde en yüksek işlem hacmine ulaşan kurumlar da belli oldu. Altın piyasasında bugün en fazla işlem gerçekleştiren kurumlar Misyon Yatırım Bankası, Türkiye Emlak Katılım Bankası, Dünya Katılım Bankası, Kuveyt Türk Katılım Bankası ve QNB Bank olarak sıralandı.</p>

<p>KMKTP'deki gün sonu verilerinde standart altının kilogram fiyatı 7 milyon 39 bin 200 lira olurken, altın piyasasındaki toplam işlem miktarı 951,22 kilogram olarak gerçekleşti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/borsa-istanbul-altin-piyasasi-kapanis-verileri-standart-altin-kilogram-fiyati-yukseldi-21-agustos-2026</guid>
      <pubDate>Fri, 21 Aug 2026 16:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/standart-altin-kilogram-fiyati-geriledi.png" type="image/jpeg" length="24873"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yunanistan’da Eğriboz Adası’nda yangın çıktı: Havadan ve karadan müdahale sürüyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/yunanistanda-egriboz-adasinda-yangin-cikti-havadan-ve-karadan-mudahale-suruyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/yunanistanda-egriboz-adasinda-yangin-cikti-havadan-ve-karadan-mudahale-suruyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yunanistan’ın Eğriboz Adası’nda ormanlık alanda yangın çıktı. Girit ve Larisa’da da çıkan yangınlara havadan ve karadan müdahale ediliyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Yunanistan</strong>’ın <strong>Eğriboz</strong> <strong>Adası</strong>’nda ormanlık alanda yangın çıktı. Komito Karisto bölgesinde başlayan yangına itfaiye ekipleri tarafından havadan ve karadan müdahale edilirken, bölgede çalışmalar devam ediyor.</p>

<h2><strong>Eğriboz Adası’nda yangın çıktı</strong></h2>

<p>Yunan basınında yer alan haberlere göre, Eğriboz Adası’nın Komito Karisto bölgesindeki ormanlık alanda yangın çıktı. Aynı bölgede salı günü de yangın meydana geldiği ve itfaiye ekiplerinin havadan ve karadan müdahalesi sonucunda söndürüldüğü belirtildi.</p>

<p>Bölgede yeniden yangın çıkmasının ardından ekipler harekete geçti. Yangının çevredeki ormanlık alanlara yayılmasını önlemek amacıyla söndürme çalışmalarına başlandı.</p>

<h3><strong>Girit ve Larisa’da da yangın çıktı</strong></h3>

<p>Yunanistan İtfaiye Teşkilatı, ülkenin farklı bölgelerinde çıkan yangınlara ilişkin de açıklama yaptı. Buna göre <strong>Girit Adası</strong>'nda Zaniana ve Livadia bölgeleri arasında, <strong>Larisa</strong> ilinin Tempi bölgesinde ise makilik alanlarda yangın çıktı.</p>

<p>Her iki yangına da itfaiye ekipleri tarafından havadan ve karadan müdahale edildi. Söndürme çalışmalarına gönüllü ekiplerin de destek verdiği bildirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yangınların kontrol altına alınması için ekiplerin bölgedeki çalışmaları devam ederken, yangınların çıkış nedenlerine ilişkin açıklama yapılmadı.</p>

<h3><strong>Yangın riski için uyarı yapıldı</strong></h3>

<p>Yunanistan Sivil Koruma Genel Sekreterliği, ülkede yangın riskinin yüksek olduğu bölgeler konusunda vatandaşlara uyarıda bulundu.</p>

<p>Bugün için <strong>Attika</strong>, <strong>Viotia</strong>, <strong>Ftiotis</strong>, <strong>Preveza</strong>, <strong>Korint</strong>, <strong>Mora Yarımadası</strong> ve <strong>İyon adaları </strong>gibi bölgelerde yangın riskinin yüksek olacağı bildirildi. Yetkililer, söz konusu bölgelerde yaşayan ve bulunan vatandaşlardan dikkatli olmalarını istedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/yunanistanda-egriboz-adasinda-yangin-cikti-havadan-ve-karadan-mudahale-suruyor</guid>
      <pubDate>Fri, 21 Aug 2026 16:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/yunanistanin-egriboz-adasinda-orman-yangini-cikti.png" type="image/jpeg" length="70360"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sahte belge kullanımına karşı denetim: 34 bin 315 mükellefe yazı gönderildi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/sahte-belge-kullanimina-karsi-denetim-34-bin-315-mukellefe-yazi-gonderildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/sahte-belge-kullanimina-karsi-denetim-34-bin-315-mukellefe-yazi-gonderildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Vergi Denetim Kurulu'nun sahte belge kullanımına yönelik çalışmaları kapsamında incelemeye alınan 34 bin 315 mükellefe yapılan bildirimlerin ardından önemli tutarda matrah düzeltmesi yapıldı. Mükellefler, herhangi bir vergi incelemesine gerek kalmadan toplam 28,7 milyar liralık matrahlarını gönüllü olarak düzeltti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Vergi Denetim Kurulu</strong> (VDK), sahte belge kullanımının tespit edilmesine yönelik yürütülen <strong>Sahte Belge ile Mücadele Gözetim Programı III</strong>'ün sonuçlarını açıkladı. Program kapsamında yapılan değerlendirmeler sonucunda 34 bin 315 mükellefe bilgi isteme yazısı gönderilirken, incelemeye gerek kalmadan toplam 28,73 milyar liralık matrah düzeltmesi gerçekleştirildi.</p>

<h2><strong>Vergi denetiminde 34 bin 315 mükellef mercek altına alındı</strong></h2>

<p>VDK'nin yürüttüğü Sahte Belge ile Mücadele Gözetim Programı III kapsamında Risk Analiz Merkezi tarafından geliştirilen KURGAN sisteminden yararlanıldı. Sistemde geçmiş dönemlere ilişkin veriler üzerinden incelemeler gerçekleştirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Analizler sonucunda şüpheli işlemlerde “alıcı” konumunda bulunduğu değerlendirilen 34 bin 315 mükellef belirlendi. Bu mükelleflere işlemlerine ilişkin bilgi isteme yazıları iletildi.</p>

<h3><strong>Sahte belge denetimi sonrası 28,7 milyar liralık düzeltme</strong></h3>

<p>Program kapsamında bilgi isteme yazısı gönderilen mükelleflerin önemli bir kısmı, alış faturalarıyla ilgili düzeltme beyannamesi sundu. Bu işlemler sonucunda sahte belge kullanımına ilişkin ayrıca vergi incelemesi yapılmasına gerek kalmadan gönüllü uyum sağlandı.</p>

<p>Verilen düzeltme beyannameleriyle 25 milyar 984,5 milyon liralık KDV matrahında değişiklik yapıldı. Gelir ve kurumlar vergisi matrahında ise 2 milyar 746 milyon liralık düzeltme gerçekleştirildi.</p>

<p>Bu iki kalemde yapılan düzeltmelerin toplam tutarı 28,73 milyar liraya ulaştı.</p>

<h3><strong>Vergi matrahı düzeltmesi geçen yılın 3,6 katını aştı</strong></h3>

<p>Sahte belgeyle mücadele programı kapsamında gönüllü olarak yapılan matrah düzeltmelerinin tutarı, VDK'nin 2025 yılında gerçekleştirdiği sahte belge incelemelerinde belirlenen matrah farkının üzerinde gerçekleşti.</p>

<p>Vergi Denetim Kurulu'nun 2025 yılı sahte belge incelemelerinde tespit ettiği matrah farkı 7,9 milyar lira olarak açıklanmıştı. Sahte Belge ile Mücadele Gözetim Programı III kapsamında yapılan 28,7 milyar liralık düzeltme ise geçen yıl belirlenen tutarın yaklaşık 3,6 katına ulaştı.</p>

<h3><strong>Sahte belgeyle mücadelede KURGAN sistemi kullanıldı</strong></h3>

<p>Program kapsamında yapılan analizlerin temelinde Risk Analiz Merkezi bünyesinde geliştirilen KURGAN sistemi yer aldı. Geçmiş dönem verilerinin incelendiği sistem üzerinden şüpheli işlemlerde alıcı olarak yer aldığı değerlendirilen mükellefler tespit edildi.</p>

<p>Belirlenen 34 bin 315 mükellefe gönderilen bilgi isteme yazılarının ardından alış faturalarına yönelik düzeltme beyannameleri verildi. Böylece toplam 28,73 milyar liralık matrah düzeltmesi gerçekleştirildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/sahte-belge-kullanimina-karsi-denetim-34-bin-315-mukellefe-yazi-gonderildi</guid>
      <pubDate>Fri, 21 Aug 2026 16:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/parayi-en-cok-neye-harciyoruz-iste-turkiyenin-harcama-haritasi.jpg" type="image/jpeg" length="23386"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Çanakkale Lapseki Gökköy’de yangın: Bölgeye ekipler sevk edildi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/canakkale-lapseki-gokkoyde-yangin-bolgeye-ekipler-sevk-edildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/canakkale-lapseki-gokkoyde-yangin-bolgeye-ekipler-sevk-edildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çanakkale’nin Lapseki ilçesinde zirai alanda çıkan yangına havadan ve karadan müdahale ediliyor. Gökköy’deki meyve bahçesinde başlayan yangını söndürme çalışmaları sürüyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Çanakkale</strong>’nin <strong>Lapseki</strong> ilçesinde zirai alanda henüz belirlenemeyen nedenle yangın çıktı. İlçeye bağlı <strong>Gökköy</strong>’de bulunan bir meyve bahçesinde başlayan yangının fark edilmesinin ardından bölgeye Orman Bölge Müdürlüğüne bağlı ekipler sevk edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Meyve bahçesinde yangın çıktı</strong></h2>

<p>Gökköy’deki meyve bahçesinde henüz belirlenemeyen nedenle başlayan yangın kısa sürede ekiplerin müdahalesini gerektirdi. Yangını görenlerin ihbarda bulunmasının ardından Orman Bölge Müdürlüğü harekete geçti.</p>

<p>İhbar üzerine bölgeye hava ve kara unsurları gönderildi. Ekipler, <strong>yangın</strong>ın kontrol altına alınması ve çevredeki alanlara yayılmasının önlenmesi amacıyla çalışma başlattı.</p>

<h3><strong>Havadan ve karadan müdahale sürüyor</strong></h3>

<p>Yangın bölgesine ulaşan ekiplerin havadan ve karadan müdahalesi devam ediyor. Söndürme çalışmaları kapsamında yangının ilerleyişinin kontrol altına alınması için çalışmalar sürdürülüyor.</p>

<p>Ekiplerin bölgedeki müdahalesi devam ederken yangının çıkış nedenine ilişkin henüz resmi bir açıklama yapılmadı. Yangının kontrol altına alınmasının ardından bölgede gerekli çalışmaların sürdürüleceği bildirildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Çevre, Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/canakkale-lapseki-gokkoyde-yangin-bolgeye-ekipler-sevk-edildi</guid>
      <pubDate>Fri, 21 Aug 2026 16:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/canakkalede-zirai-alanda-cikan-yangina-mudahale-ediliyor.png" type="image/jpeg" length="39954"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sınıflar ne zaman belli olacak? Sınıf ve öğretmen belirleme kurası ne zaman? 1. ve 5. sınıf şubeleri nereden öğrenilir?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/siniflar-ne-zaman-belli-olacak-sinif-ve-ogretmen-belirleme-kurasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/siniflar-ne-zaman-belli-olacak-sinif-ve-ogretmen-belirleme-kurasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[1. ve 5. sınıf şubeleri ne zaman belli olacak? 2026-2027 eğitim öğretim yılı öncesinde velilerin merak ettiği sınıf ve öğretmen belirleme sürecinin takvimi netleşiyor. MEB’in ilgili düzenlemelerine göre ilkokul 1. sınıflarda şube ve sınıf öğretmeni, ortaokul 5. sınıflarda ise şubeler kura yöntemiyle e-Okul üzerinden belirleniyor. Peki 1. sınıf öğretmeni ve 5. sınıf şubesi ne zaman belli olacak, sonuçlar nasıl öğrenilecek?]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>2026-2027 eğitim öğretim yılının başlamasına kısa süre kala velilerin gündeminde bu kez öğrencilerin hangi şubeye yerleştirileceği ve özellikle ilkokul 1. sınıfa başlayacak çocukların sınıf öğretmenlerinin kim olacağı bulunuyor. Millî Eğitim Bakanlığının (MEB) 2026-2027 eğitim öğretim yılı kayıt işlemlerine ilişkin yayımlanan bilgilendirmesinde, <strong>ilkokul 1. sınıflarda şube ve sınıf öğretmeni ile 5. sınıfa başlayacak öğrencilerin şubelerinin kura yöntemiyle belirleneceği</strong> bildirildi.</p>

<p>Ancak burada önemli bir takvim ayrıntısı bulunuyor. Daha önce bazı haberlerde yer alan 2-4 Eylül tarihleri, MEB'in 2026-2027 eğitim öğretim yılı kayıt işlemlerine ilişkin güncel açıklamasıyla örtüşmüyor. Bakanlığın ilgili bilgilendirmesinde 1. sınıf şube ve öğretmenleri ile 5. sınıf şubelerinin belirlenmesinin <strong>Ağustos ayının son haftasında </strong>gerçekleştirileceği belirtiliyor. Bu nedenle velilerin yalnızca uyum haftası takvimini esas alarak eylül ayının ilk günlerini beklememesi gerekiyor.</p>

<h2><strong>1. ve 5. sınıf şubeleri ne zaman belli olacak?</strong></h2>

<p>MEB'in 2026-2027 eğitim öğretim yılı kayıt işlemlerine ilişkin açıklamasında, ilkokul 1. sınıflarda şube ve sınıf öğretmeninin, 5. sınıfa başlayacak öğrencilerde ise şubelerin <strong>Ağustos ayının son haftasında</strong> belirleneceği ifade edildi. Dolayısıyla 21 Ağustos 2026 itibarıyla kesinleşmiş bir 2-4 Eylül kura takvimi yerine, Bakanlığın resmî açıklamasındaki Ağustos ayının son haftası bilgisi esas alınmalı.</p>

<p>Bu süreç, öğrencilerin yeni eğitim dönemine başlamadan önce sınıflarının belirlenmesini sağlayacak. İlkokul 1. sınıfa başlayacak öğrenciler açısından şubenin yanı sıra sınıf öğretmeni de bu sistem üzerinden belirlenecek.</p>

<p>MEB'in açıkladığı çalışma takvimine göre okul öncesi eğitim ile ilkokul 1. sınıfa başlayacak öğrencilerin uyum eğitimleri <strong>7-11 Eylül 2026</strong> tarihleri arasında gerçekleştirilecek. Tüm öğrenciler açısından yeni eğitim öğretim yılının birinci dönemi ise <strong>14 Eylül 2026 Pazartesi</strong> günü başlayacak.</p>

<p>Bu nedenle sınıf ve öğretmen bilgilerinin uyum eğitimi başlamadan önce sistemlere aktarılması bekleniyor. Ancak sonuçların velilerin ekranına hangi gün ve saatte yansıtılacağına ilişkin ayrıca ilan edilmiş bir saat bulunmuyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>1. sınıf öğrencilerinin şubesi ve öğretmeni nasıl belirlenecek?</strong></h3>

<p>MEB'in ilgili düzenlemesine göre ilkokula kaydı yapılan öğrencilerin şubeleri ve öğretmenleri <strong>kura yöntemiyle e-Okul sistemi üzerinden Bakanlık tarafından</strong> belirleniyor. Bu uygulama, öğrencilerin sınıflara dağılımının okul yönetimi tarafından bireysel tercihler üzerinden yapılmasının önüne geçiyor.</p>

<p>Başka bir ifadeyle 1. sınıfa başlayacak bir öğrencinin hangi şubede okuyacağı ve hangi sınıf öğretmeniyle eğitim göreceği, belirlenen elektronik sistem üzerinden gerçekleştirilecek kura sonucunda ortaya çıkacak.</p>

<p>Bu noktada velilerin özellikle dikkat etmesi gereken konu, sınıf veya öğretmen seçiminin başvuru yoluyla yapılacağı yönünde bir uygulama bulunmaması. Şube ve öğretmen belirleme işleminin Bakanlık tarafından e-Okul üzerinden kura yöntemiyle yapılacağı resmî kayıtlarda açıkça belirtiliyor.</p>

<p><img alt="Ilkokul 3" class="detail-photo img-fluid" height="703" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2025/12/ilkokul-3.webp" width="1250" /></p>

<h3><strong>5. sınıf öğrencilerinin şubeleri nasıl belirlenecek?</strong></h3>

<p>İlkokuldan ortaokula geçen öğrenciler için de benzer bir elektronik kura sistemi uygulanacak. MEB'in 2026-2027 kayıt işlemleri bilgilendirmesinde, ortaokula kaydı yapılan öğrencilerin <strong>şubelerinin kura yöntemiyle e-Okul sistemi üzerinden Bakanlıkça belirleneceği</strong> açıklandı.</p>

<p>Buradaki temel fark, 5. sınıf öğrencileri için kura sonucunda şubenin belirlenmesi. İlkokul 1. sınıflarda ise hem şube hem de sınıf öğretmeni belirleniyor.</p>

<p>Dolayısıyla 5. sınıfa geçecek öğrencilerin velileri, öğrencinin A, B, C veya okulda kullanılan diğer şube seçeneklerinden hangisine yerleştirildiğini sistem üzerinden takip edebilecek.</p>

<h3><strong>Kura sonuçları nereden öğrenilecek?</strong></h3>

<p>Şube belirleme işlemi e-Okul sistemi üzerinden yapıldığı için velilerin ilk olarak e-Okul ve MEB'in veli bilgilendirme hizmetlerini takip etmesi gerekiyor. MEB'in e-Okul sistemi öğrencilerin eğitim bilgilerine yönelik çeşitli işlemlerin yürütüldüğü resmî platform olarak hizmet veriyor.</p>

<p>Veliler sonuçlar sisteme aktarıldığında öğrencinin eğitim bilgilerini kontrol ederek şube bilgisinin yayımlanıp yayımlanmadığını görebilecek. MEB'in e-Devlet üzerinde de <strong>EBA Veli Bilgilendirme Sistemi</strong> hizmeti bulunuyor ve bu hizmet kimlik doğrulamasıyla kullanılabiliyor.</p>

<p>Sorgulama sırasında kullanılabilecek resmî kanallar arasında:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>e-Okul Veli Bilgilendirme Sistemi</strong></p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>e-Devlet Kapısı üzerinden MEB'in veli bilgilendirme hizmetleri</strong></p>
 </li>
 <li>
 <p>Öğrencinin kayıtlı olduğu okulun resmî duyuruları</p>
 </li>
</ul>

<p>yer alıyor.</p>

<p>MEB'in açıklamasına göre öğrencinin hangi okula yerleştirildiği bilgisi de e-Okul ve e-Devlet üzerinden öğrenilebiliyor. 3 Ağustos 2026 itibarıyla adrese dayalı kayıt sonucunda öğrencinin yerleştirildiği okulun sorgulanabildiği bildirildi.</p>

<h3><strong>e-Okul'da sınıf bilgisi görünmüyorsa ne yapılmalı?</strong></h3>

<p>Şube belirleme işlemi tamamlanmadan önce öğrencinin ekranında sınıf bilgisinin görünmemesi normal olabilir. Çünkü okul kaydının yapılmış olması ile şube ve öğretmen belirleme işlemi aynı aşama değil.</p>

<p>MEB'in güncel bilgilendirmesine göre okul kayıtları MERNİS adres bilgileri esas alınarak e-Okul sistemi üzerinden gerçekleştiriliyor. Şube ve öğretmen belirleme işlemi ise daha sonraki aşamada kura yöntemiyle yapılıyor.</p>

<p>Bu nedenle velilerin sınıf bilgisi henüz görünmediğinde yeniden kayıt başvurusu yapması veya okul değişikliği için işlem başlatması gerekmiyor. Öncelikle MEB tarafından açıklanan kura sürecinin tamamlanması ve bilgilerin sisteme işlenmesi beklenmeli.</p>

<p><img alt="Ilkokul" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2024/08/ilkokul.jpg" width="864" /></p>

<h3><strong>Veliler öğretmen veya şube seçebilir mi?</strong></h3>

<p>Mevcut düzenlemeye göre öğrencilerin şube ve öğretmen belirleme işlemi Bakanlık tarafından kura yöntemiyle gerçekleştiriliyor. Dolayısıyla velilerin önceden belirlenmiş bir öğretmeni seçerek öğrenciyi o sınıfa kaydettirmesine yönelik bir uygulama bulunmuyor.</p>

<p>Bununla birlikte yönetmelikte belirli koşullarda sonradan şube değişikliğine ilişkin düzenleme de bulunuyor. MEB'in yayımladığı kayıt bilgilendirmesinde, ilkokulda şube değişikliğinin velinin yazılı talebi, rehberlik servisinin hazırlayacağı gerekçeli görüş raporu ve okul yönetiminin değerlendirmesiyle ders yılı içinde bir defaya mahsus yapılabileceği belirtiliyor. Ortaokul şubeleri için de benzer şekilde velinin yazılı talebi ve rehberlik servisinin gerekçeli görüş raporu esas alınıyor.</p>

<p>Bu nedenle kura sonucunun açıklanması ile öğrencinin şubesinin kesinlikle hiçbir koşulda değiştirilemeyeceği sonucuna varmak da doğru değil. Mevzuatta belirtilen şartların oluşması halinde ilgili süreç işletilebiliyor.</p>

<h3><strong>2026-2027 eğitim öğretim yılı ne zaman başlayacak?</strong></h3>

<p>MEB'in yayımladığı resmî çalışma takvimine göre öğretmenlerin yeni eğitim yılına hazırlık amacıyla yapacağı mesleki çalışmalar <strong>1 Eylül 2026 Salı</strong> günü başlayacak. İlkokul 1. sınıfa başlayacak öğrenciler için uyum eğitimleri <strong>7-11 Eylül 2026</strong> arasında gerçekleştirilecek. Ortaokul 5. sınıf öğrencileri için ise yeni eğitim ortamına uyumu desteklemek amacıyla rehberlik çalışmaları yapılacak.</p>

<p>Birinci dönemin tüm öğrenciler için başlangıç tarihi ise <strong>14 Eylül 2026 Pazartesi</strong> olarak belirlendi. Eğitim öğretim yılı 25 Haziran 2027 Cuma günü tamamlanacak.</p>

<p>Bu takvim doğrultusunda velilerin önümüzdeki günlerde e-Okul ve ilgili MEB duyurularını takip etmesi önem taşıyor. Özellikle 1. sınıfa başlayacak öğrenciler için yalnızca şube değil, sınıf öğretmeni bilgisi de kura sürecinin ardından netleşecek.</p>

<p>2026-2027 eğitim öğretim yılında 1. sınıf öğrencilerinin şubesi ve sınıf öğretmeni ile 5. sınıf öğrencilerinin şubeleri Bakanlık tarafından kura yöntemiyle belirlenecek. MEB'in güncel kayıt bilgilendirmesinde bu işlemlerin <strong>Ağustos ayının son haftasında</strong> gerçekleştirileceği belirtiliyor. Sonuçlar sisteme işlendiğinde veliler e-Okul ve MEB'in veli bilgilendirme kanalları üzerinden öğrencilerinin sınıf bilgilerini takip edebilecek.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nida Çitler</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Eğitim</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/siniflar-ne-zaman-belli-olacak-sinif-ve-ogretmen-belirleme-kurasi</guid>
      <pubDate>Fri, 21 Aug 2026 16:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2025/08/cocuk-okul.jpg" type="image/jpeg" length="49081"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Uçakta sıvı taşıma kuralında yeni dönem: 100 ml sınırı bazı havalimanlarında kalktı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/ucakta-sivi-tasima-kuralinda-yeni-donem-100-ml-siniri-bazi-havalimanlarinda-kalkti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/ucakta-sivi-tasima-kuralinda-yeni-donem-100-ml-siniri-bazi-havalimanlarinda-kalkti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Avrupa'da hava yolu seyahatlerinde uzun süredir uygulanan sıvı taşıma kurallarında değişiklik başladı. Yeni teknolojiye sahip güvenlik tarayıcılarının devreye alındığı bazı havalimanlarında yolcuların el bagajında 2 litreye kadar sıvı bulundurmasına izin veriliyor. Ancak söz konusu uygulama Avrupa genelindeki tüm havalimanlarını kapsamıyor; birçok havalimanında 100 mililitrelik sıvı sınırı uygulanmaya devam ediyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Avrupa'ya uçakla seyahat eden yolcuların uzun süredir uyması gereken 100 ml sıvı kuralında bazı havalimanlarında değişikliğe gidildi. Yeni güvenlik teknolojilerinin kullanıldığı noktalarda şampuan, güneş kremi ve parfüm gibi sıvıların daha büyük kaplarda taşınmasının önü açıldı. Ancak uygulama henüz Avrupa'daki tüm havalimanlarını kapsamıyor.</p>

<h2><strong>Uçakta sıvı taşıma kuralı bazı havalimanlarında değişti</strong></h2>

<p>Yeni güvenlik sistemlerinin kullanıma alındığı havalimanlarında yolcular, güvenlik kontrolünden 2 litreye kadar sıvı içeren kaplarla geçebiliyor. Böylece el bagajındaki sıvıların küçük şişelere aktarılması zorunluluğu bazı noktalarda sona eriyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Uygulamanın geçerli olduğu havalimanlarında güvenlik kontrolleri sırasında sıvıların ve bazı elektronik cihazların çantadan çıkarılmasına da gerek kalmayabiliyor.</p>

<h3><strong>100 ml sıvı kuralını değiştiren C3/CT tarayıcıları</strong></h3>

<p>Sıvı taşıma kurallarındaki değişikliğin temelinde C3/CT olarak adlandırılan yeni nesil güvenlik tarayıcıları bulunuyor. Söz konusu cihazlar, kabin bagajlarının içeriğini üç boyutlu ve ayrıntılı şekilde görüntüleyebiliyor.</p>

<p>Güvenlik noktalarında sistemin tamamen kurulması ve kullanımının onaylanması halinde görevliler, sıvılar ile elektronik cihazları çantaların içerisinden inceleyebiliyor. Bu nedenle yolcuların bazı havalimanlarında söz konusu ürünleri bagajlarından çıkarmasına ihtiyaç duyulmuyor.</p>

<h3><strong>El bagajında 2 litre sıvıya izin veren havalimanları</strong></h3>

<p>Yeni güvenlik sisteminin kullanıldığı ve 2 litreye kadar sıvı taşımasına izin verilen havalimanları arasında Roma Fiumicino, Viyana, Dublin, Billund, Malta, Palma de Mallorca ve Krakow bulunuyor.</p>

<p>İngiltere'de de bazı havalimanlarında benzer uygulamaya geçildi. Ancak Avrupa genelinde ortak bir uygulama bulunmadığı için yolcuların seyahat edecekleri havalimanının kurallarını önceden kontrol etmesi gerekiyor.</p>

<h3><strong>Aynı ülkedeki havalimanlarında bile sıvı kuralları farklı</strong></h3>

<p>Uçakta sıvı taşıma konusunda uygulamalar yalnızca ülkeler arasında değişmiyor. Aynı ülke içerisinde bulunan farklı havalimanlarında da farklı kurallar uygulanabiliyor.</p>

<p>İspanya'daki Palma de Mallorca Havalimanı'nda yeni güvenlik sisteminin tamamen devreye alındığı belirtilirken, Malaga Havalimanı'nda uygulamanın daha sınırlı olduğu ifade ediliyor. İspanya'daki bazı büyük havalimanlarında ise 100 ml sıvı sınırı uygulanmaya devam ediyor.</p>

<h3><strong>El bagajında laptop ve tablet kuralları da değişiyor</strong></h3>

<p>Yeni CT tarayıcılarının kullanılması, yolcuların güvenlik kontrolündeki elektronik cihaz işlemlerini de değiştirebiliyor. Uygun sistemlerin bulunduğu kontrol noktalarında dizüstü bilgisayar, tablet ve kişisel bakım ürünleri kabin bagajının içerisinde bırakılabiliyor.</p>

<p>Bu uygulamanın geçerli olduğu noktalarda elektronik cihazların ayrı güvenlik tepsilerine konulması gerekmiyor. Böylece güvenlik kontrolü sırasında bagajdan çıkarılması gereken ürünlerin sayısı azalıyor.</p>

<h3><strong>100 ml sıvı kuralı Avrupa genelinde kaldırılmadı</strong></h3>

<p>Yeni teknolojinin kullanıldığı bazı havalimanlarında 2 litreye kadar sıvı taşınmasına izin verilmesi, Avrupa genelindeki 100 ml kuralının tamamen kaldırıldığı anlamına gelmiyor.</p>

<p>Genel uygulamada sıvıların en fazla 100 ml kaplarda taşınması ve bu kapların genellikle şeffaf, 1 litrelik poşet içerisinde bulunması gerekiyor. Daha yüksek miktarda sıvı taşıma imkanı ise yalnızca yeni güvenlik tarayıcılarının kullanıldığı ve bu uygulamaya onay verilen havalimanlarında geçerli.</p>

<h3><strong>Gidişte 2 litre, dönüşte 100 ml sınırı uygulanabilir</strong></h3>

<p>Yeni uygulama, aynı seyahat içerisinde farklı sıvı taşıma kurallarıyla karşılaşılmasına da neden olabiliyor. Yolcular, 2 litreye kadar sıvı taşımasına izin veren bir havalimanından uçuşa başlayabilirken dönüşte 100 ml sınırının uygulandığı başka bir havalimanından geçebilir.</p>

<p>Benzer durum aktarmalı uçuşlarda da yaşanabiliyor. Bu nedenle yolcuların yalnızca ilk uçuşun kalkış yaptığı havalimanını değil, aktarma noktalarını ve dönüş uçuşunun gerçekleşeceği havalimanını da dikkate alması gerekiyor.</p>

<h3><strong>2026'da daha fazla havalimanında yeni sistem kullanılacak</strong></h3>

<p>C3/CT güvenlik tarayıcılarının Avrupa genelindeki kurulumu 2026 yılı boyunca sürüyor. Yeni sistemlerin kullanılmaya başlamasıyla birlikte 2 litreye kadar sıvı taşımasına izin veren havalimanlarının sayısının artması bekleniyor.</p>

<p>Bununla birlikte uygulama tüm havalimanlarında aynı anda yürürlüğe girmediği için sıvı taşıma kuralları bir süre daha havalimanına göre farklılık gösterecek. Yolcuların seyahat öncesinde güzergahlarındaki her havalimanının güncel güvenlik kurallarını ayrı ayrı kontrol etmesi gerekiyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/ucakta-sivi-tasima-kuralinda-yeni-donem-100-ml-siniri-bazi-havalimanlarinda-kalkti</guid>
      <pubDate>Fri, 21 Aug 2026 16:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/ucakta-sivi-tasima-kuralinda-yeni-donem.png" type="image/jpeg" length="92385"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İstanbul'da hafta sonu yollar neden kapalı? 23 Ağustos İstanbul'da hangi yollar kapanacak? İşte alternatif güzergahlar]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/istanbulda-hafta-sonu-yollar-neden-kapali-23-agustos</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/istanbulda-hafta-sonu-yollar-neden-kapali-23-agustos" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[23 Ağustos İstanbul trafik durumu sürücüler tarafından araştırılıyor. 30 Ağustos Zafer Bayramı kutlamaları kapsamında yapılacak prova nedeniyle İstanbul'da bazı yollar belirli saatlerde araç trafiğine kapatılacak. Adnan Menderes Bulvarı (Vatan Caddesi) ile bağlantılı yolların kullanımında kısıtlama uygulanırken, sürücüler için Turgut Özal Millet Caddesi, Fevzipaşa Caddesi, Atatürk Bulvarı, D-100 kara yolu ve O-3 Hal Yolu alternatif güzergahlar olarak öne çıkıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İstanbul'da 30 Ağustos Zafer Bayramı hazırlıkları kapsamında trafik düzenlemesine gidilecek. İstanbul Valiliği tarafından yapılan duyuruya göre, <strong>23 Ağustos Pazar günü</strong> Zafer Bayramı kutlamaları öncesinde gerçekleştirilecek prova nedeniyle Adnan Menderes Bulvarı olarak bilinen Vatan Caddesi ile bağlantılı bazı yollar araç trafiğine kapatılacak.</p>

<p>Söz konusu düzenleme, özellikle Fatih ve çevresinde ulaşım sağlayan sürücüleri yakından ilgilendiriyor. Vatan Caddesi'nin her iki yönünde uygulanacak kapatma nedeniyle bölgeden geçiş yapacak araçların alternatif güzergahlara yönelmesi gerekecek. İstanbul Valiliği'nin duyurusunda alternatif olarak kullanılabilecek ana arterler de sıralandı.</p>

<h2><strong>23 Ağustos'ta İstanbul'da yollar saat kaçta kapanacak?</strong></h2>

<p>23 Ağustos'taki prova kapsamında trafik düzenlemesi <strong>saat 07.00'de başlayacak ve programın tamamlanmasına kadar devam edecek.</strong> Bu süre boyunca Adnan Menderes Bulvarı (Vatan Caddesi) iki yönlü olarak araç trafiğine kapatılacak.</p>

<p>Vatan Caddesi'ne doğrudan bağlanan bazı cadde ve sokaklardan bulvara girişler de engellenecek. Böylece yalnızca ana caddenin değil, çevredeki bağlantı noktalarının da trafik akışı açısından etkileneceği bir düzenleme yapılacak.</p>

<p>İstanbul Valiliği'nin duyurusunda uygulamanın 23 Ağustos'taki prova kapsamında gerçekleştirileceği belirtilirken, aynı güzergah üzerindeki trafik tedbirlerinin <strong>30 Ağustos Zafer Bayramı kutlama töreni ve tören geçişi</strong> sırasında da uygulanacağı bildirildi.</p>

<h3><strong>23 Ağustos'ta Vatan Caddesi trafiğe kapanacak</strong></h3>

<p>Trafik düzenlemesinin merkezinde Adnan Menderes Bulvarı, diğer adıyla Vatan Caddesi bulunuyor. Bulvarın gidiş ve geliş yönlerinin trafiğe kapatılması nedeniyle bölgedeki bağlantı yollarında da geçiş kısıtlaması uygulanacak.</p>

<p>Valiliğin yayımladığı düzenlemeye göre kapatılacak noktalar arasında şunlar bulunuyor:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Adnan Menderes Bulvarı (Vatan Caddesi) gidiş ve geliş yönleri</strong></p>
 </li>
 <li>
 <p>D-100 kara yolunun kuzey ve güney istikametlerinden Vatan Caddesi'ne girişler</p>
 </li>
 <li>
 <ol start="10">
  <li>
  <p>Yıl Caddesi'nden Vatan Caddesi'ne girişler</p>
  </li>
 </ol>
 </li>
 <li>
 <p>Edirnekapı yönünden Vatan Caddesi girişleri</p>
 </li>
 <li>
 <p>Oğuzhan Caddesi'nden Vatan Caddesi girişleri</p>
 </li>
 <li>
 <p>Sofular Caddesi'nden Vatan Caddesi girişleri</p>
 </li>
 <li>
 <p>Halıcılar Caddesi'nden Vatan Caddesi girişleri</p>
 </li>
 <li>
 <p>Akdeniz Caddesi'nden Vatan Caddesi girişleri</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
 </li>
 <li>
 <p>Akşemsettin Caddesi'nden Vatan Caddesi girişleri</p>
 </li>
 <li>
 <p>Ordu Caddesi ve Atatürk Bulvarı üzerinden Aksaray yönünden Vatan Caddesi girişleri</p>
 </li>
 <li>
 <p>Keçeci Meydan Sokak'tan Vatan Caddesi girişleri</p>
 </li>
 <li>
 <p>Hal Yolu'nun güney yönünden Vatan Caddesi girişleri</p>
 </li>
 <li>
 <p>Vatan Caddesi'ne bağlanan diğer cadde ve sokaklar</p>
 </li>
 <li>
 <p>Tatlıpınar Caddesi'nden Vatan Caddesi'ne katılım</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kaleboyu Caddesi'nden Vatan Caddesi'ne katılım</p>
 </li>
 <li>
 <p>Sulukule Caddesi'nden Vatan Caddesi'ne katılım</p>
 </li>
</ul>

<p>Bu noktalar üzerinden Vatan Caddesi'ne ulaşmak isteyen sürücülerin trafik ekiplerinin yönlendirmelerine uyması ve alternatif güzergahları kullanması gerekecek.</p>

<p><img alt="Bakan Uraloğlu açıkladı: 1 saatlik yol 35 dakikaya düşecek" class="detail-photo img-fluid" height="508" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/64212fdc-0540-4d86-a6e9-49866b14a7fc.jpg" width="900" /></p>

<h3><strong>23 Ağustos'ta hangi yollar alternatif olarak kullanılacak?</strong></h3>

<p>Vatan Caddesi ve bağlantılarında uygulanacak trafik kısıtlaması nedeniyle İstanbul Valiliği tarafından alternatif güzergahlar da açıklandı.</p>

<p>Sürücülerin kullanabileceği güzergahlar şöyle sıralandı:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Turgut Özal Millet Caddesi</strong></p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Fevzipaşa Caddesi</strong></p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Atatürk Bulvarı</strong></p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>D-100 kara yolu</strong></p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>O-3 Hal Yolu</strong></p>
 </li>
</ul>

<p>Bu güzergahlar, Vatan Caddesi'ndeki trafik akışının alternatif yollara yönlendirilmesi amacıyla belirlendi. Sürücülerin özellikle Fatih, Aksaray, Edirnekapı ve çevresindeki seyahatlerini planlarken yol kapatma saatlerini dikkate alması önem taşıyor.</p>

<h3><strong>Trafik düzenlemesi neden yapılıyor?</strong></h3>

<p>23 Ağustos'taki ulaşım düzenlemesinin nedeni, 30 Ağustos Zafer Bayramı kutlamaları öncesinde gerçekleştirilecek prova programı. Vatan Caddesi, İstanbul'daki resmi bayram törenlerinin önemli merkezlerinden biri olarak kullanılıyor.</p>

<p>İstanbul Valiliği'nin önceki yıllardaki resmi duyurularında da Zafer Bayramı provası ve tören geçişi nedeniyle Vatan Caddesi ile bağlantı yollarında benzer trafik tedbirlerinin uygulandığı görülüyor. 2024 yılında yayımlanan valilik açıklamasında da prova nedeniyle Vatan Caddesi'nin gidiş ve geliş yönlerinin yanı sıra çok sayıda bağlantı yolunun kapatılacağı, Turgut Özal Millet Caddesi, Fevzipaşa Caddesi, Atatürk Bulvarı, D-100 ve O-3 Hal Yolu'nun alternatif olarak kullanılacağı bildirilmişti.</p>

<p>2025 yılında ise Zafer Bayramı'nın 103. yıl dönümü kutlamaları kapsamında yapılan genel prova ve tören için benzer bir trafik planlaması hazırlanmıştı. Valiliğin 22 Ağustos 2025 tarihli açıklamasında Vatan Caddesi'nin iki yönlü olarak kapatılması ve çevredeki bağlantı yollarına ilişkin tedbirler duyurulmuştu.</p>

<h3><strong>30 Ağustos'ta da trafik kısıtlaması uygulanacak</strong></h3>

<p>23 Ağustos'taki trafik tedbiri yalnızca prova günüyle sınırlı değil. İstanbul'da Zafer Bayramı kutlamaları nedeniyle <strong>30 Ağustos'ta da Vatan Caddesi ve bağlantı yollarında trafik kısıtlaması</strong> uygulanacak.</p>

<p>Geçmiş yıllardaki resmi törenlerde de Vatan Caddesi'nde tören geçişi gerçekleştirilirken ulaşım tedbirleri alınmıştı. 2024 yılına ilişkin İstanbul Valiliği açıklamasında 30 Ağustos günü saat 06.00'dan program bitimine kadar Vatan Caddesi ve çok sayıda bağlantı yolunun kapatılacağı belirtilmişti.</p>

<p>2025 yılında da Zafer Bayramı töreni için Vatan Caddesi'ndeki trafik akışında düzenlemeye gidilmişti. Valiliğin açıklamasına göre Turgut Özal Millet Caddesi, Fevzipaşa Caddesi, Atatürk Bulvarı, D-100 kara yolu ve O-3 Hal Yolu alternatif güzergahlar arasında yer almıştı.</p>

<h3><strong>İstanbul'da 23 Ağustos yol durumunda sürücüler nelere dikkat etmeli?</strong></h3>

<p>23 Ağustos Pazar günü Vatan Caddesi ve çevresinde seyahat edecek sürücülerin, kapatma saatinin başlangıcı olan 07.00'yi dikkate alması gerekiyor. Özellikle Vatan Caddesi'ne bağlanan ara yolların da trafiğe kapatılacak olması nedeniyle yalnızca bulvarın kendisindeki kapatmayı hesaba katmak yeterli olmayacak.</p>

<p>Fatih ve çevresinden geçen sürücülerin seyahat öncesinde alternatif güzergah belirlemesi, mümkün olduğunda Turgut Özal Millet Caddesi, Fevzipaşa Caddesi, Atatürk Bulvarı, D-100 veya O-3 Hal Yolu'nu değerlendirmesi gerekiyor. Trafik yoğunluğunun alternatif güzergahlara yansıması ihtimaline karşı yolculuk süresinin normalden daha uzun planlanması da ulaşım açısından önem taşıyor.</p>

<p>Öte yandan toplu taşıma kullanan yolcular açısından da Vatan Caddesi çevresindeki trafik düzenlemesinin etkileri takip edilmeli. Yol kapatma uygulamasının kapsamı araç trafiğine yönelik olduğundan, toplu taşıma hatlarında yaşanabilecek değişiklikler için ilgili ulaşım kurumlarının güncel duyurularının takip edilmesi gerekiyor.</p>

<p><img alt="İstanbul’da bugün hangi yollar kapalı? Rams Park (Ali Sami Yen) çevresi için fırtına ve trafik uyarısı!" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/thumbs-b-c-55e6f49856c89ffd372528b9b19a0c57.webp" width="871" /></p>

<h3><strong>23 Ağustos İstanbul trafik düzenlemesinin özeti</strong></h3>

<p>İstanbul'da 30 Ağustos Zafer Bayramı hazırlıkları kapsamında yapılacak prova nedeniyle <strong>23 Ağustos Pazar günü saat 07.00'den program bitimine kadar Vatan Caddesi ve bağlantılı yolların önemli bölümünde trafik kısıtlaması uygulanacak.</strong></p>

<p>Sürücülerin özellikle Adnan Menderes Bulvarı'na ulaşan cadde ve sokakların da kapatma kapsamında olduğunu dikkate alması gerekiyor. İstanbul Valiliği tarafından belirlenen alternatif güzergahlar ise Turgut Özal Millet Caddesi, Fevzipaşa Caddesi, Atatürk Bulvarı, D-100 kara yolu ve O-3 Hal Yolu olarak açıklandı.</p>

<p>Trafik düzenlemesi 23 Ağustos'taki prova sonrasında da gündemde olacak. 30 Ağustos Zafer Bayramı'nda gerçekleştirilecek resmi tören ve tören geçişi sırasında Vatan Caddesi çevresinde yeniden trafik tedbirleri uygulanacak. Bu nedenle İstanbul'da özellikle Fatih ve çevresinde yolculuk yapacakların hem prova hem de tören günü için ulaşım planlarını önceden yapması gerekiyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nida Çitler</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/istanbulda-hafta-sonu-yollar-neden-kapali-23-agustos</guid>
      <pubDate>Fri, 21 Aug 2026 15:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2025/11/ekran-resmi-2025-11-27-102115.png" type="image/jpeg" length="75324"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Putin: Kremlin’de Arktik bölgesinin güvenliği ve stratejisi ele alındı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/putin-kremlinde-arktik-bolgesinin-guvenligi-ve-stratejisi-ele-alindi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/putin-kremlinde-arktik-bolgesinin-guvenligi-ve-stratejisi-ele-alindi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Güvenlik Konseyi toplantısında Arktik bölgesinin geliştirilmesi ve Rusya’nın bölgedeki ulusal güvenliğine yönelik stratejiyi ele aldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Rusya Devlet Başkanı <strong>Vladimir</strong> <strong>Putin</strong>, ülkesinin Arktik bölgesine ilişkin çalışmalarını <strong>Güvenlik Konseyi </strong>üyeleriyle değerlendirdi. Kremlin Sarayı’nda gerçekleştirilen toplantıda, bölgenin geliştirilmesi ve ulusal güvenliğin sağlanmasına yönelik strateji ele alındı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kremlin Sarayı’ndan yapılan açıklamaya göre Putin, Güvenlik Konseyi üyeleriyle bir araya gelerek Arktik bölgesine ilişkin çeşitli başlıklarda görüş alışverişinde bulundu. Toplantının ana gündemini, <strong>Arktik bölgesi</strong>nin geliştirilmesi ve bu bölgede Rusya’nın ulusal güvenliğinin sağlanmasına yönelik izlenecek strateji oluşturdu.</p>

<h2><strong>Arktik bölgesinin geliştirilmesi görüşüldü</strong></h2>

<p>Toplantıda Arktik bölgesinin kalkınmasına yönelik çalışmalar ile <strong>Rusya</strong>’nın bölgedeki güvenlik politikaları değerlendirildi. Bölgenin geliştirilmesine ilişkin stratejinin yanı sıra ulusal güvenliğin korunmasına yönelik başlıklar da toplantının gündeminde yer aldı.</p>

<p>Putin ve Güvenlik Konseyi üyeleri, Arktik bölgesine yönelik mevcut çalışmalar hakkında bilgi alırken, Rusya’nın bu bölgedeki güvenlik yaklaşımına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</p>

<h3><strong>Askeri ve siyasi konular da gündemdeydi</strong></h3>

<p>Görüşmede Arktik bölgesiyle bağlantılı askeri ve siyasi meseleler de ele alındı. Bu kapsamda toplantıya katılan yetkililer, bölgedeki gelişmelere ilişkin değerlendirmelerini Putin’e sundu.</p>

<p>Putin’in Uzak Doğu Federal Bölgesi Yetkili Temsilcisi Yuriy Trutnev ile yardımcısı Nikolay Patruşev de toplantıda Arktik bölgesine ilişkin konularda bilgi verdi.</p>

<h3><strong>Güvenlik stratejisi üzerinde istişare yapıldı</strong></h3>

<p>Toplantının bir diğer başlığını ise Arktik bölgesinde ulusal güvenliğin sağlanmasına yönelik strateji oluşturdu. Rusya yönetimi, bölgenin geliştirilmesiyle güvenlik politikalarının birlikte ele alınmasına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</p>

<p><strong>Kremlin</strong>’in açıklamasında, toplantıda ele alınan başlıkların ayrıntılarına ilişkin ek bilgi paylaşılmadı. Ancak görüşmenin Arktik bölgesinin geliştirilmesi ve Rusya’nın ulusal güvenliğinin sağlanmasına yönelik strateji çerçevesinde gerçekleştirildiği belirtildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anadolu Ajansı</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/putin-kremlinde-arktik-bolgesinin-guvenligi-ve-stratejisi-ele-alindi</guid>
      <pubDate>Fri, 21 Aug 2026 15:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/putin-rusya-guvenlik-konseyi-ile-arktikte-ulusal-guvenligin-saglanmasini-gorustu.png" type="image/jpeg" length="62862"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Mabel Matiz'in “Ha Leylim” klibi soruşturmasında yeni gelişme]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/mabel-matizin-ha-leylim-klibi-sorusturmasinda-yeni-gelisme</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/mabel-matizin-ha-leylim-klibi-sorusturmasinda-yeni-gelisme" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Mabel Matiz, “Ha Leylim” şarkısı ve klibi nedeniyle hakkında başlatılan “müstehcenlik” soruşturması kapsamında İstanbul Adliyesi’nde ifade verdi. Savcılığın ardından hakimliğe sevk edilen sanatçı, yurt dışı çıkış yasağı uygulanarak serbest bırakıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Mabel Matiz, “Ha Leylim” şarkısı ve klibi nedeniyle hakkında başlatılan “müstehcenlik” soruşturması kapsamında İstanbul Adliyesi’nde ifade verdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>ANKA'nın haberine göre</strong> savcılığın ardından hakimliğe sevk edilen sanatçı, yurt dışı çıkış yasağı uygulanarak serbest bırakıldı. Matiz'in ifadesinde suçlamayı reddederek, “Şarkım bir sanat eseridir” dediği öğrenildi.</p>

<p>Daha önce “Perperişan” adlı şarkısının sözleri nedeniyle hakkında “müstehcenlik” suçlamasıyla dava açılan ve yargılama sonucunda beraat eden Fatih Karaca, bu kez “Mabel Matiz” sahne adıyla yayımlanan “Ha Leylim” isimli video klipteki sözler nedeniyle soruşturmayla karşı karşıya kaldı.</p>

<h2><strong>"Eserlerimi sürekli açıklamak zorunda kalmak haksızlık"</strong></h2>

<p>Sanatçı, yürütülen soruşturma kapsamında Çağlayan'daki İstanbul Adliyesi'ne giderek savcılıkta ifade verdi. İfadesinin ardından hakimliğe gönderilen Mabel Matiz, hakkında uygulanan yurt dışına çıkış yasağıyla serbest kaldı.</p>

<p>Mabel Matiz'in ifadesinde suçlamayı reddettiği ve şunları söylediği öğrenildi:</p>

<p>"Şarkım bir sanat eseridir. Klipte mühtehcenliğe ilişkin herhangi bir sahne, görüntü, gönderme bulunmamaktadır. Soruşturma kapsamında video klibinde yer alan iki erkeğin birbirine bakmasına ilişkin görüntü, aralarındaki ilişkinin niteliği ne olursa olsun müstehcenlik suçuna vücut vermemektedir. İki insanın birbirine bakması karşılıklı dans etmeleri suç değildir. Birbirlerine aşk ile de bakıyor olabilirler, nefret ile de bakıyor olabilirler, kırgınlıkla da bakıyor olabilirler. Bütün bunlar sinemanın sanatın, edebiyatın konusuna dahildir ve suçlanmamalıdır. Sistematik bir şekilde yapmış olduğum çoğu eserden kimliğim üzerinden suç içerikli anlamlar çıkarılmasını kabul etmiyorum. Eserlerimi sürekli açıklamak zorunda bırakılmanın haksızlık olduğunu düşünüyorum. Aynı eserlerin başka bir sanatçı tarafından yapıldığı takdirde herhangi bir soruşturma açılıp açılmayacağını, aynı yorumların yapılıp yapılmayacağını samimiyetle ve naçizane kendi içimde sorguluyorum."</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel, Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/mabel-matizin-ha-leylim-klibi-sorusturmasinda-yeni-gelisme</guid>
      <pubDate>Fri, 21 Aug 2026 15:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/mabel-matizin-ha-leylim-klibi-sorusturmasinda-yeni-gelisme.png" type="image/jpeg" length="40386"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kitapçı sadece dükkândan ibaret değil: Dünyada devlet kalkanı, Türkiye’de serbest piyasa kıskacı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/kitapci-sadece-dukkandan-ibaret-degil-dunyada-devlet-kalkani-turkiyede-serbest-piyasa</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/kitapci-sadece-dukkandan-ibaret-degil-dunyada-devlet-kalkani-turkiyede-serbest-piyasa" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Suadiye Remzi Kitabevi’nin kapanacağını duyurması sonrası kitapçıların neslinin tükenmesi tekrar gündem oldu. Kitapçıların kapanmasında e-ticaret sitelerinin yaptığı indirimler ve satın alma alışkanlıklarının değişmesi gösterilse de dünyadaki örnekler, kitapçıların kent kültürü ve okur alışkanlıklarının beslenmesi adına kültür politikaları aracılığıyla devletler tarafından desteklendiğini gösteriyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p dir="ltr">Büyükşehirlerdeki merkezi bölgelerde yüksek kira artışları ile çevrimiçi satış platformlarının yıkıcı indirim rekabeti, köklü fiziki kitabevlerinin kapanmasında başat rol oynuyor. Bunun son örneği ise İstanbul Suadiye’de bulunan Remzi Kitabevi oldu. Kitapseverlerin uğrak noktası olarak bilinen kitabevi, sadece bir satış noktasından ziyade buluşma ve zaman geçirme mekânı olarak hafızalarda yer etmişti.</p>

<p dir="ltr"><img alt="Bagdat Caddesindeki Subesinin Kapanacagi Duyurulmustu Remzi Kitabevinden Yeni Aciklama Agfd" class="detail-photo img-fluid" height="415" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/bagdat-caddesindeki-subesinin-kapanacagi-duyurulmustu-remzi-kitabevinden-yeni-aciklama-agfd.webp" width="740" /></p>

<p dir="ltr">Dünyada bağımsız ve zincir kitapçıları korumak adına katı yasal ve mali koruma kalkanları bulunurken, Türkiye’de bu koruma oldukça sınırlı bir çerçevede kalıyor.</p>

<p dir="ltr">Türkiye'de 2019 yılında yapılan yasal düzenlemeyle basılı kitap ve süreli yayınların satışında KDV sıfırlandı. Ancak bu muafiyet yalnızca fiziki kitapçılara değil, internet sitelerine ve büyük zincirlere de uygulandığı için bağımsız kitapçılara herhangi bir rekabet avantajı sağlamıyor.</p>

<p dir="ltr">Bunun yanı sıra Türkiye Yayıncılar Birliği ve sektör temsilcilerinin yıllardır talep ettiği "Sabit Kitap Fiyatı Yasası" henüz yasalaşmış değil. Yasal boşluk nedeniyle e-ticaret platformları kitapları liste fiyatının yüzde 40 - yüzde 50 altına satabilirken; yüksek kira, personel ve stok maliyeti taşıyan cadde mağazaları bu fiyatlarla rekabet edemiyor. Ayrıca bağımsız kitabevlerini "kültürel miras" veya "kamu yararına alan" statüsüne alıp kira artışlarını denetleyen ya da sübvanse eden bir belediye veya bakanlık desteği de bulunmuyor.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>Dünya kitapçıları nasıl koruyor?</strong></h3>

<p dir="ltr">Türkiye'deki tablonun aksine, birçok ülke bağımsız kitapçıları ayakta tutmak için kapsamlı yasal ve idari tedbirler uyguluyor.</p>

<p dir="ltr">Fransa'da 1981'de yürürlüğe giren ve adını dönemin Kültür Bakanı Jack Lang’den alan Loi Lang (Lang Yasası), kitabın yayınlandığı tarihten itibaren liste fiyatının maksimum yüzde 5 altında satılmasına izin veriyor. Benzer model Almanya (Buchpreisbindungsgesetz), İspanya, İtalya, Avusturya ve Güney Kore'de de uygulanarak internet sitelerinin haksız indirim rekabeti yapması engelleniyor; okur kitabı her yerde aynı fiyata bulabildiği için semtindeki kitapçıyı tercih ediyor.</p>

<p dir="ltr">Fransa, e-ticaret devlerinin "ücretsiz veya sembolik kargo" avantajıyla fiziki dükkânları ezmesini önlemek amacıyla 35 Euro altındaki online kitap siparişlerine yasal minimum 3 euro kargo bedeli şartı getirdi.</p>

<p dir="ltr" style="text-align:center"><i><img alt="Images 2026 08 20T133301.709" class="detail-photo img-fluid" height="452" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/images-2026-08-20t133301709.jpg" width="679" /></i></p>

<p dir="ltr" style="text-align:center"><i>Portekiz'de bulunan Neogotik ve Art Nouveau mimarisine sahip Livraria Lello 1906'dan beri faaliyette </i></p>

<p dir="ltr">İtalya, Fransa ve İspanya'da 18 yaşına giren gençlere devlet tarafından sağlanan 300-500 Euro değerindeki kültür kuponları, yalnızca yerel ve kayıtlı fiziki kültür mekanlarında (bağımsız kitapçılar, tiyatrolar, sergiler) harcanabilecek şekilde sınırlandırılarak doğrudan kitapçılara nakit akışı yaratıyor.</p>

<p dir="ltr">Paris ve Londra gibi metropollerde yerel yönetimler, kentin kültürel dokusunu korumak adına semt kitapçılarına belediye mülklerinde indirimli kira veya vergi indirimleri sağlıyor.</p>

<p dir="ltr">ABD ve İngiltere'de kurulan Bookshop.org gibi platformlar, tüketicinin internetten verdiği siparişin kârını doğrudan müşterinin seçtiği yerel bağımsız kitapçıya aktararak küçük işletmelerin çevrimiçi pazardan pay almasını sağlıyor.</p>

<h2 dir="ltr"><strong>Madalyonun diğer yüzü: Rekabet hukuku ve tüketici refahı itirazı</strong></h2>

<p dir="ltr">Fiziki kitapçıların korunması ve "Sabit Fiyat Yasası" talepleri kamuoyunda geniş yankı bulsa da meselenin hukuki ve iktisadi boyutunda güçlü bir karşı duruş yer alıyor. Serbest piyasa savunucuları ve tüketici örgütleri, konunun salt "kültürel nostalji" üzerinden okunamayacağını belirterek taban fiyat veya koruma duvarlarının tüketici aleyhine sonuçlar doğuracağını savunuyor.</p>

<p dir="ltr">Türkiye'de 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun, perakende satış fiyatının tedarikçi/yayıncı tarafından belirlenmesini (Yeniden Satış Fiyatının Tespiti) doğrudan "ağır rekabet ihlali" sayıyor. Rekabet Kurulu'nun eğitim ve yayıncılık sektörüne yönelik aldığı emsal kararlar, bayilere veya internet sitelerine asgari fiyat dayatılmasını ve indirim kısıtlaması getirilmesini piyasa rekabetini bozan eylemler olarak cezalandırıyor. Kurum, istisnai bir yasal muafiyet getirilmediği sürece fiyat rekabetinin korunmasının temel tüketici hakkı olduğunu vurguluyor.</p>

<p dir="ltr">Tüketici dernekleri ve federasyonları, sabit fiyat düzenlemesinin özellikle alım gücü kısıtlı öğrenciler ve Anadolu’da fiziki kitabevine erişimi bulunmayan taşradaki okurlar için açık bir mağduriyet yaratacağı görüşünde. İnternet indirimlerinin kültüre erişimi demokratikleştirdiğini belirten temsilciler, fiyatların yukarıda eşitlenmesi halinde okuma oranlarının düşeceği ve bandrolsüz korsan kitap/kaçak PDF kullanımının katlanacağı uyarısında bulunuyor.</p>

<p dir="ltr">Tartışmanın uluslararası boyutunda ise İngiltere örneği öne çıkıyor. İngiltere’de 1900 yılından itibaren uygulanan sabit fiyat sistemi (Net Book Agreement), 1990’larda piyasa dinamiklerine dayanamayarak çökmüş; 1997’de İngiliz Rekabet Otoritesi (OFT) bu sistemi "tüketici refahını zedeleyen ve yapay fiyat artışı yaratan bir kartel" ilân ederek tamamen yürürlükten kaldırmıştı.</p>

<p dir="ltr" style="text-align:center"><i><img alt="Ateneo Grand Splendid 1500X610" class="detail-photo img-fluid" height="610" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/ateneo-grand-splendid-1500x610.jpg" width="1500" />Arjantin Buenos Aires'te 1919'da inşa edilen tiyatro binası 2000'de El Ateneo Grand Splendid adıyla kitapçı olarak hizmet veriyor</i></p>

<h2 dir="ltr"><strong>Belediyelerin kira desteğine Sayıştay engeli</strong></h2>

<p dir="ltr">Fiziki kitapçıların kapanmasıyla birlikte gözler il ve ilçe belediyelerine çevrilirken, yerel yönetimlerin müdahale kapasitesi Türkiye’deki mevcut idari ve mali mevzuat sınırlarına çarpıyor. Belediyelerin özel mülklerdeki fahiş kira artışlarına doğrudan bütçeyle müdahale etme yetkisi bulunmazken, uzmanlar mevcut kanunlar dahilinde geliştirilebilecek dolaylı destek modellerine dikkat çekiyor.</p>

<p dir="ltr">5393 sayılı Belediye Kanunu ve kamu mali yönetimi mevzuatı, kamu kaynaklarının şahıs veya şirket mülkiyetindeki özel ticari işletmelere doğrudan nakit sübvansiyonu olarak aktarılmasını yasaklıyor. Bağdat Caddesi gibi yüksek rant baskısı altındaki bölgelerde belediyelerin dükkân kirasını karşılaması veya desteklemesi, Sayıştay denetimlerinde doğrudan "kamu zararı ve zimmet" suçu kapsamına giriyor. Benzer şekilde, emlak vergisi muafiyeti gibi mali imtiyazlar da yerel meclislerin değil, TBMM'nin merkezi yetki alanında yer alıyor.</p>

<p dir="ltr">Mevzuat engellerine karşın yerel yönetimlerin elinde kullanabileceği önemli araçlar da mevcut. Belediyeler, mülkiyeti kendilerinde bulunan dükkân ve taşınmazları ihale ederken şartnameye "bağımsız kitapçı, sahaf veya kültürel mekân" şartı koyarak piyasa rayicinin çok altında sembolik bedellerle uzun vadeli kiralamalar yapabiliyor.</p>

<p dir="ltr" style="text-align:center"><i><img alt="Images 2026 08 20T134152.159" class="detail-photo img-fluid" height="445" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/images-2026-08-20t134152159.jpg" width="689" /></i></p>

<p dir="ltr" style="text-align:center"><i>Tokyo'da Kitap Mahallesi 1880'lerde kurulan Sanseido kitapçısına da ev sahipliği yapıyor</i></p>

<p dir="ltr">Belediyelerin kültür-sanat etkinlikleri bütçeleri kapsamında; yazar söyleşileri, atölyeler ve semt festivalleri yerel kitapçılarla ortaklaşa düzenlenerek bu işletmelere yasal çerçevede hizmet/etkinlik bedeli ödenebiliyor.</p>

<p dir="ltr">Sosyal yardım veya gençlik kartı projeleri üzerinden doğrudan "yalnızca anlaşmalı fiziki ve yerel kitapçılarda geçerli" bakiye tanımlanması mevzuata uygun bir nakit akışı sağlıyor. Ayrıca belediye kütüphaneleri ve kültür merkezleri için yapılacak kitap alımlarının, Kamu İhale Kanunu’nun doğrudan temin limitleri kapsamında büyük dağıtım tekelleri yerine doğrudan ilçedeki bağımsız kitapçılardan karşılanması yerel esnafı ayakta tutacak pratik çözümler arasında gösteriliyor. Ulaşımın yanında sosyal yardım ve market ödemelerinde de kullanılan İstanbulkart üzerinden bu desteğin yapılması teknik olarak mümkün.</p>

<p dir="ltr" style="text-align:center"><i><img alt="Hatchards Bookshop Hatchards Piccadilly Shop Front Image Courtesy Of Hatchards 4D3Bbeed395C609Be9Cf498882Debd37" class="detail-photo img-fluid" height="360" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/hatchards-bookshop-hatchards-piccadilly-shop-front-image-courtesy-of-hatchards-4d3bbeed395c609be9cf498882debd37.jpg" width="640" /></i></p>

<p dir="ltr" style="text-align:center"><i>Oscar Wilde, Lord Byron ve Charles Dickens gibi yazarların müdavimi olduğu Hatchards 1797 beri Londra'da faaliyette</i></p>

<h2 dir="ltr"><strong>Kitapçılar bireyin kentte "müşteri" değil "yurttaş" olarak var olmasını sağlıyor</strong></h2>

<p dir="ltr">Fiziki kitabevlerinin kapanması yalnızca ticari bir iflas veya perakende sektöründeki daralma olarak değil, kentin kimliğini ve sosyal dokusunu doğrudan aşındıran sosyolojik bir kırılma olarak değerlendiriliyor. Uzmanlar ve şehir sosyologları, bağımsız kitapçıların yok oluşunun kentsel hafıza ve kamusal yaşam üzerindeki derin etkilerine dikkat çekiyor.</p>

<p dir="ltr">Sosyolog Sharon Zukin’in 1982 tarihli ‘Loft Yaşamı: Kentsel Değişimde Kültür ve Sermaye’, 1995 tarihli ‘Şehirlerin Kültürleri’, 2010 tarihli Çıplak Şehir: Otantik Kentsel Mekânların Ölümü ve Yaşamı’ kitaplarında ele aldığı "ticari soylulaşma" kavramıyla açıkladığı süreç, Kadıköy, Beyoğlu, Beşiktaş gibi ilçelerde somut bir gerçekliğe dönüşüyor. Kültürel sermayenin yükselttiği caddeler hızla rant baskısına girerken, semte özgün ruhunu veren bağımsız kitapçıların yerini küresel kahve zincirleri veya fast-food restoranları alıyor. Bu durum, mahallenin ortak hafızasını silerek kenti tek tipleştiriyor.</p>

<p dir="ltr">Sosyolog <strong>Ray Oldenburg</strong>’un 1989’da yayımlandığı ‘<strong>Harika Güzel Mekân</strong>’ isimli kitabında ev ve iş dışındaki "üçüncü mekân" tanımına en uygun alanlardan biri olan kitabevleri, modern kentin yoğun tüketim dayatmasından sıyrılabilen nadir bölgeler arasında yer alıyor. Bir şeyler satın alma zorunluluğu hissetmeden raflar arasında vakit geçirilebilen, sokağın gürültüsünden içeriye sığınılabilen bu alanlar, bireyin kentte "müşteri" değil "yurttaş" olarak var olmasını sağlıyor.</p>

<p dir="ltr">Kentsel kuramcı <strong>Jane Jacobs</strong>’ın 1961 tarihli ‘<strong>Büyük Amerikan Şehirlerinin Ölümü ve Yaşamı</strong>’ kitabında öne sürdüğü "sokağın gözleri" teorisi uyarınca, vitrini sokağa bakan, yaya trafiğini yavaşlatan ve semt sakinlerini dışarı çeken bağımsız dükkânlar, caddelerin insani ve güvenli kalmasının temel şartı olarak öne çıkıyor. Semt kitapçılarının yerini kapalı kutu formatındaki mağazalara veya boş dükkânlara bırakması, sokak seviyesindeki canlılığı ve doğal sosyal denetim ağını zayıflatıyor.</p>

<p dir="ltr">Sosyolog <strong>Eric Klinenberg</strong>’in 2018’de yayımlanan ‘<strong>Halkın Sarayları: Sosyal Altyapı Eşitsizlik, Kutuplaşma ve Kamusal Yaşamın Gerilemesiyle Mücadeleye Nasıl Yardımcı Olabilir?</strong>’ kitabında yer verdiği "sosyal altyapı" kavramına dahil olan kitabevleri; imza günleri, atölyeler ile mahalleliyi bir araya getiren kolektif temas noktaları işlevi görüyor. Bu ortak alanların çekilmesi, modern metropollerdeki sosyal kutuplaşmayı, yabancılaşmayı ve kronik yalnızlık hissini derinleştiriyor.</p>

<p dir="ltr" style="text-align:center"><i><img alt="The Strand Bookstore In New York" class="detail-photo img-fluid" height="504" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/the-strand-bookstore-in-new-york.webp" width="670" /></i></p>

<p dir="ltr" style="text-align:center"><i>Manhattan’ın tarihi 'Kitapçılar Sırası' bölgesinde ayakta kalan tek kitapçı Strand 1927'de kuruldu</i></p>

<h2 dir="ltr"><strong>Direnen kitapçılar nasıl dönüşüyor?</strong></h2>

<p dir="ltr">Fahiş kira artışları, dağıtımcı iskontolarındaki dengesizlik ve e-ticaret devlerinin yıkıcı fiyat rekabetine rağmen kepenk kapatmak istemeyen bağımsız kitabevleri, geleneksel perakendecilik kalıplarını kırarak yeni varoluş stratejileri geliştiriyor. Salt kitap satışı üzerinden dönen ciro modellerinin tıkandığı bir piyasada, ayakta kalmayı başaran işletmeler çok işlevli kültürel üretim merkezlerine evriliyor.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>İmzalı, nadir kitap satışı ve atölyeler nefes aldırıyor</strong></h3>

<p dir="ltr">Kitap satışındaki eriyen kâr marjlarını telafi etmek isteyen işletmeler mekânlarını nitelikli kafe ve tasarım atölyeleriyle birleştiriyor. İçecek ve yiyecek satışından sağlanan kâr payı, raflardaki yavaş satan kuramsal, edebi ve felsefi metinlerin stok maliyetini doğrudan sübvanse ediyor.</p>

<p dir="ltr">Bazı kitabevleri "müşteri" ilişkisini "okur topluluğu" bağına dönüştürerek sadakat, askıda kitap ve patronaj programları uyguluyor.</p>

<p dir="ltr">İngiltere'de Pages of Hackney veya İspanya'daki kitapçı kooperatifleri, mahalle sakinlerinden toplanan aylık düzenli aidatlar ve kitle fonlaması ile kira bütçesini güvenceye alıyor. Türkiye'de ise Kadıköy ve Beyoğlu hattındaki bağımsız mekânlar ile Robinson Crusoe 389’un geçmişte başlattığı ve bugün farklı bağımsızlarca sürdürülen önce öde sonra al, askıda kitap ve sadakat destek fonları, dükkânın sabit masraflarının doğrudan müdavimlerce karşılanmasını sağlıyor.</p>

<p dir="ltr">Dijital platformların fiyat kıramayacağı ve seri üretim bandrolü taşımayan alanlara yönelen bağımsızlar; ilk baskılar, ithaflı-imzalı nüshalar, süreli yayın arşivleri ve efemeralarla kataloglarını zenginleştiriyor.</p>

<p dir="ltr">Beyazıt Sahaflar Çarşısı ve Moda’daki bazı sahaflar, algoritmaların erişemediği koleksiyonluk parçalar, eski haritalar ve akademik birinci el kaynaklar üzerinden niş bir gelir alanı yaratarak zincir sitelerin yıkıcı indirim baskısını bertaraf ediyor.</p>

<p dir="ltr"><img alt="270A8C29 42B5 447D A587 2D5F947E1B66 Istock 1054414296" class="detail-photo img-fluid" height="1200" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/270a8c29-42b5-447d-a587-2d5f947e1b66-istock-1054414296.webp" width="1600" /></p>

<p dir="ltr">Kitabevleri sadece basılı kâğıdın el değiştirdiği satış noktaları olmaktan çıkıp yazarlarla yüz yüze söyleşilerin, yaratıcı yazarlık atölyelerinin, çocuk masal kulüplerinin ve felsefe seminerlerinin düzenlendiği "canlı deneyim alanlarına" dönüşüyor.</p>

<p dir="ltr">Paris'teki <strong><a href="https://www.shakespeareandcompany.com/?srsltid=AfmBOopUvzYoOxW6g9vwpsJju1n7NSSMuREG7Fzn5DJchwC5Z5qGnsUT" rel="nofollow">Shakespeare and Company</a></strong> ve büyükşehirlerdeki bağımsız kitapçılarda düzenlenen ücretli/katılımlı okuma atölyeleri, felsefe seminerleri ve çeviri kulüpleri, kitapçının kasasına yayıncılık iskontosundan bağımsız, sürdürülebilir bir nakit akışı sağlıyor.</p>

<h2 dir="ltr"><strong>Algoritmalar sadece “çok satanları” gösteriyor, keşif duygusu zayıflıyor</strong></h2>

<p dir="ltr">Fiziki kitabevlerinin yok oluşu, sadece kentsel ve iktisadi bir kayıp yaratmakla kalmıyor; okuma kültürünün zihinsel inşasını ve bireylerin bilişsel süreçlerini de doğrudan etkiliyor. Bilişsel psikoloji ve nörobilim alanında yapılan güncel araştırmalar, algoritma tabanlı dijital alışveriş ile fiziksel bir kitabevi deneyimi arasındaki derin zihinsel uçurumu gözler önüne seriyor. E-ticaret platformlarının algoritmaları, kullanıcıları geçmiş arama verilerine hapsederek "filtre balonu" yaratırken; satış listelerinin ezici çoğunluğunu en çok satan popüler başlıklar oluşturuyor. Harvard Business School’dan Prof. Ryan Raffaelli’nin <strong><a href="https://www.library.hbs.edu/working-knowledge/why-independent-bookstores-haved-thrived-in-spite-of-amazon-com" rel="nofollow">araştırmaları </a></strong>ise bağımsız kitapçıların asıl gücünün "insan eliyle yapılan kürasyon" olduğunu kanıtlıyor. Kitapçılar, bağımsız yayınları ve niş eserleri görünür kılarak kültürel çeşitliliği korurken, okurun aramadığı bir kitapla rafta göz göze gelmesi beynin keşif ve ödül mekanizmalarını harekete geçiriyor.</p>

<p dir="ltr">Stavanger Üniversitesi’nden Prof. Anne Mangen ve ekibinin nörobilişsel alandaki <strong><a href="https://www.researchgate.net/publication/256563189_Reading_linear_texts_on_paper_versus_computer_screen_Effects_on_reading_comprehension" rel="nofollow">araştırması</a></strong>; sayfaları çevirerek, kâğıdın kalınlığını ve ağırlığını hissederek okumanın metindeki kronolojik akışı ve olay örgüsünü kavramada dijital ekranlara kıyasla istatistiksel olarak çok daha yüksek bir hafıza tutarlılığı sağladığını gösteriyor.</p>

<p dir="ltr">Kaliforniya Los Angeles Üniversitesi (UCLA) nörolog Prof. Maryanne Wolf 2018 tarihli ‘Okur, Eve Dön: Dijital Dünyada Okuyan Beyin’ kitabında ekran okumasının insan beynini dikkat dağınıklığına ve yüzeysel taramaya programladığını; buna karşılık fiziksel metinle kurulan temasın analitik düşünme, empati ve çıkarım yapmayı sağlayan "derin okuma" devrelerini uyardığını vurguluyor. Kitabevleri, çocukların ve yetişkinlerin bu zihinsel kası kaybetmesini önleyen birer pratik alanı olarak öne çıkıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p dir="ltr">OECD’nin ‘<strong><a href="https://www.oecd.org/en/publications/21st-century-readers_a83d84cb-en.html" rel="nofollow">21. Yüzyıl Okurları</a></strong>’ raporu ve PISA <strong><a href="https://www.oecd.org/en/publications/does-the-digital-world-open-up-an-increasing-divide-in-access-to-print-books_54f9d8f7-en.html" rel="nofollow">verileri</a></strong>, fiziksel olarak zengin kitap ortamlarıyla temas eden çocukların akademik ve okuma becerilerinin çok daha gelişmiş olduğunu ortaya koyuyor. Çocuğun bir ekranda kaydırma yapmak yerine kitabevinde raflara uzanması, kapakları inceleyerek kendi kitabını seçmesi, erken yaşta nesneyle duygusal bağ kurma ve bağımsız karar alma becerisini doğrudan pekiştiriyor.</p>

<p dir="ltr" style="text-align:center"><img alt="Images 2026 08 20T134638.661" class="detail-photo img-fluid" height="452" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/images-2026-08-20t134638661.jpg" width="678" /></p>

<p dir="ltr" style="text-align:center"><i>"Beat Kuşağı" edebiyatının kalbi olarak bilinen City Lights' Book, 1953'te San Francisco'da kuruldu</i></p>

<h3 dir="ltr"><strong>Tüketici açısından “uzun vadeli fiyat tuzağı": Yüksek fiyatlandırma ve tekelleşme riski</strong></h3>

<p dir="ltr">Çevrimiçi platformların sunduğu yüksek indirimler kısa vadede okurun bütçesine bir avantaj gibi görünse de iktisatçılar ve rekabet hukuku uzmanları bu tablonun uzun vadede tüketici aleyhine işleyen tehlikeli bir "fiyat tuzağı" barındırdığı konusunda uyarıyor. Kitabın e-ticarette bir yem olarak kullanılması, orta ve uzun vadede pazarın tekelleşmesine, alternatif kanalların silinmesine ve fiyat kontrol mekanizmalarının şirket algoritmalarına teslim olmasına zemin hazırlıyor.</p>

<p dir="ltr">Sermaye gücü yüksek dev platformlar, fiziksel perakendecileri ve küçük e-ticaret sitelerini pazar dışına itmek amacıyla kitapları maliyetinin altına veya başa baş fiyatlarla satıyor.</p>

<p dir="ltr">E-ticaret devlerinin pazar payı kapmak için zararına satış stratejisini nasıl kullandığının en bilinen örneği, Amazon’un çocuk ürünleri perakendecisi Diapers.com’u satın alma sürecinde belgelendi. Şirketi bünyesine katmak için ilgili kategoride aylık 100 milyon dolar zarar etmeyi göze alarak fiyatları maliyetin yarısına indiren platform, rakibini iflasın eşiğine getirip satın aldıktan birkaç yıl sonra operasyonu kapatarak ürün fiyatlarını yeniden yükseltti. İktisatçılar, aynı stratejinin fiziki kitapçılara ve butik satıcılara karşı da işletildiğine dikkat çekiyor.</p>

<h2 dir="ltr"><strong>ABD devi Amazon Fransızların köklü kitabevine karşı</strong></h2>

<p dir="ltr">Pazar hâkimiyeti kuran platformlar, iskonto şartlarını kabul etmeyen yayınevlerine ve daha ucuza kitap satmaya çalışan bağımsız satıcılara karşı görünmez yaptırımlar uyguluyor. 2014 yılında Amazon, e-kitap ve basılı kitap fiyatlandırmasında anlaşamadığı Fransız yayın devi Hachette’e karşı platform gücünü silah olarak kullandı; J.K. Rowling ve Stephen King gibi yazarların kitaplarındaki "Ön Sipariş" ve "Satın Al" butonlarını kaldırıp teslimat sürelerini kasten haftalarca geciktirdi. 2023 yılında ABD Federal Ticaret Komisyonu (FTC) ve 17 eyaletin açtığı tarihi antitröst davasında da platformun başka sitelerde daha ucuza kitap/ürün satan satıcıları arama sonuçlarının en dibine iterek tüm internette fiyatları tek taraflı belirlediği mahkeme kayıtlarına girdi.</p>

<h2 dir="ltr"><strong>“Şişirilmiş fiyat üzerinden” indirim riski</strong></h2>

<p dir="ltr">E-ticaret sitelerinin yayıncılardan talep ettiği iskonto oranları yüzde 60-65 seviyelerine tırmandıkça, yayınevleri bu yüksek indirim payını sübvanse edebilmek için kitapların etiket/liste fiyatlarını yapay biçimde yukarı çekmek zorunda kalıyor. Sonuç olarak okur, aslında "yüzde 50 indirimli" aldığını düşündüğü bir eseri, şişirilmiş liste fiyatı nedeniyle olması gereken reel perakende fiyatının üzerinde bir bedelle satın alıyor.</p>

<p dir="ltr">Türkiye'de sınav hazırlık ve eğitim yayıncılığı alanında bazı büyük yayıncı ve dağıtımcıların internet sitelerindeki dampingi önlemek adına "Bu fiyatın altına satılamaz" diyerek taban fiyat uygulaması, Rekabet Kurulu tarafından "Yeniden Satış Fiyatının Tespiti" gerekçesiyle milyonlarca liralık idari para cezalarıyla sonuçlandı. Bu durum, yürürlükteki 4054 sayılı Rekabet Kanunu kapsamında yasal bir istisna bulunmadığı sürece, e-ticaret sitelerinin yıkıcı fiyat kırmalarına karşı fiziki kitapçıları koruyacak bir taban fiyat mekanizmasının mevcut mevzuatla işletilemeyeceğini tescilliyor.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>E-sipariş kentsel lojistik yükü, ekolojik ayak izi ve ambalaj israfını artırıyor</strong></h3>

<p dir="ltr">Çevrim içi kitap siparişlerinin sunduğu kapıya teslimat konforu, arka planda ciddi bir kentsel lojistik yükü, karbon salımı ve ambalaj atığı krizini beraberinde getiriyor. Okurun semtindeki kitapçıya yürüyerek veya toplu taşımayla ulaşarak temin edebileceği tek bir kitap, e-ticaret lojistiği devreye girdiğinde yüksek karbon ayak izine sahip karmaşık bir rotaya dönüşüyor.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>Hızlı teslimat karbon ayak izini iki katına çıkarıyor</strong></h3>

<p dir="ltr">Massachusetts Institute of Technology (MIT) tarafından yapılan lojistik <strong><a href="https://dspace.mit.edu/entities/publication/85840c03-089b-4dbb-9fd5-775d6dd58cb1" rel="nofollow">araştırması</a></strong>, "hızlı ve tekil teslimat" içeren e-ticaret alışverişlerinin, toplu sevkiyat yapan fiziki perakendeye oranla kişi başına düşen karbon ayak izini yaklaşık iki katına çıkardığını ortaya koyuyor. Fiziki bir kitabevi, yayınevinden veya dağıtımcıdan tek seferde yüzlerce kitabı tek bir araçla teslim alarak lojistik verimlilik sağlarken; çevrimiçi alışverişte her bir kitap için ayrı bir motorlu kurye veya ticari van yola çıkıyor.</p>

<p dir="ltr">Dünya Ekonomik Forumu (WEF) <strong><a href="https://www.weforum.org/publications/the-future-of-the-last-mile-ecosystem/" rel="nofollow">raporları</a></strong>, e-ticaretteki son kilometre teslimat araçlarının kentsel merkezlerdeki trafik sıkışıklığını yüzde 21, yerel emisyonları ise yüzde 30’un üzerinde artırdığını belgeliyor. İstanbul gibi metropollerde Kadıköy, Beşiktaş veya Şişli gibi yoğun sokaklarda tek bir kitap teslimatı için çalışan ticari araçlar hem hava kirliliğini hem de gürültü ve trafik yükünü tırmandırıyor.</p>

<p dir="ltr">Küresel çevre örgütü Oceana’nın e-ticaret ambalaj atıklarına ilişkin <strong><a href="https://oceana.org/wp-content/uploads/sites/18/Oceana_AmazonPlasticReport_Final.pdf" rel="nofollow">araştırmaları</a></strong>, platformların yalnızca hava yastıkları, balonlu naylonlar ve plastik kargo poşetleri nedeniyle yılda yüz binlerce ton geri dönüştürülemeyen plastik atık ürettiğini gösteriyor.</p>

<p dir="ltr">Fiziki kitapçıda genellikle kese kâğıdıyla veya doğrudan çantaya konularak taşınan bir kitap; dijital sevkiyatta hasar görmemesi adına kat kat plastik balonlu naylona sarılıyor, büyük karton kutulara konuluyor ve plastik bantlarla mühürleniyor. Sipariş edilen 200 gramlık bir kitap için hacminin katbekat fazlası tek kullanımlık atık üretiliyor.</p>

<p dir="ltr" role="presentation">Fransa'nın 35 Euro altındaki online kitap siparişlerine yasal taban kargo ücreti olarak 3 euro zorunluluğu getirmesinin ardındaki temel yasal gerekçelerden birini de "çevresel sürdürülebilirlik ve kentsel lojistik optimizasyonu" oluşturuyor. Yasa yapıcılar, bu adımla tekil ve gereksiz kargo sevkiyatlarının azaltılmasını, yerel mahalle hareketliliğinin teşvik edilmesini ve kentsel karbon salımının sınırlandırılmasını hedefliyor</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ahmet Çağatay Bayraktar</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/kitapci-sadece-dukkandan-ibaret-degil-dunyada-devlet-kalkani-turkiyede-serbest-piyasa</guid>
      <pubDate>Fri, 21 Aug 2026 15:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/gemini-generated-image-qloi3tqlo-1.jpg" type="image/jpeg" length="12010"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Mesut Adlin kimdir, kaç yaşında? Mesut Adlin olayı nedir? Manifest ve Tolga Akış hakkında ne iddia etti?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/mesut-adlin-kimdir-kac-yasinda-mesut-adlin-olayi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/mesut-adlin-kimdir-kac-yasinda-mesut-adlin-olayi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Mesut Adlin neden yeniden gündeme geldi, Manifest ve Tolga Akış hakkında hangi iddiaları ortaya attı? Manifest'in eski fotoğrafçısı, YouTube kanalında yayımladığı yaklaşık 15 dakikalık videoda grubun sözleşmeleri, gelir paylaşımı, üyelerin özel hayatlarına yönelik olduğu öne sürülen müdahaleler ve 2025'te yaşanan tartışmayla ilgili çeşitli açıklamalarda bulundu. Adlin'in anlatımları ve paylaştığını belirttiği materyaller henüz bağımsız kaynaklarca doğrulanmış değil.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Mesut Adlin, Manifest ile geçmişte yaptığı çalışmalar ve 2025 yılında hakkında gündeme gelen tartışmaların ardından bu kez yayımladığı yeni YouTube videosuyla yeniden gündemde. Müzik sektöründe fotoğrafçı olarak tanınan Adlin, yaklaşık 15 dakikalık videosunda Manifest grubu, grubun menajeri Tolga Akış ve çevredeki bazı isimlerle ilgili çeşitli iddialarda bulundu. Videoda sözleşmelerden gelir paylaşımına, grup üyelerinin özel hayatlarına yönelik olduğu öne sürülen müdahalelerden çalışma ilişkilerine kadar farklı başlıklar ele alındı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Adlin, anlatımlarını desteklediğini belirttiği bazı mesajlaşma ekran görüntüleri, ses kayıtları ve videoları da izleyicilerle paylaştı. Ancak videoda dile getirilen iddiaların önemli bölümü Adlin'in kendi beyanlarına dayanıyor. Söz konusu materyallerin tamamının bağımsız şekilde doğrulandığına ilişkin kamuya açık bir bilgi bulunmuyor.</p>

<h2><strong>Mesut Adlin kimdir?</strong></h2>

<p>Mesut Adlin, özellikle müzik ve eğlence sektöründeki fotoğraf çalışmalarıyla tanınan bir fotoğrafçı. Kariyeri boyunca Edis, Mabel Matiz, Zeynep Bastık ve Gülşen gibi sanatçılarla çeşitli projelerde çalışan Adlin, Manifest'in de yükseliş döneminde fotoğraf çalışmalarını gerçekleştiren isimler arasında yer aldı.</p>

<p>Manifest'in müzik sektöründe görünürlüğünün arttığı dönemde grubun basın, sosyal medya ve tanıtım çalışmalarında kullanılan bazı fotoğraflarda Adlin'in imzası bulunuyordu. Bu çalışma ilişkisi nedeniyle fotoğrafçının adı, grubun ilk dönemlerinden itibaren Manifest ile birlikte anıldı.</p>

<p>Ancak Adlin ile grubun profesyonel ilişkisi 2025 yılında sosyal medyada başlayan tartışmaların ardından sona erdi. Yaşanan gelişmeler sonrasında Manifest, Adlin ile planlanan çekimlerin iptal edildiğini açıklamıştı.</p>

<h3><strong>Mesut Adlin ile Manifest arasındaki ilişki neden sona erdi?</strong></h3>

<p>Mesut Adlin'in Manifest ile ilişkisinin kamuoyunda tartışılmasına yol açan süreç Ağustos 2025'te başladı. O dönemde sosyal medya platformlarında Adlin'e ait olduğu öne sürülen bazı mesajlaşmalar paylaşıldı ve fotoğrafçı hakkında çeşitli suçlamalar yöneltildi.</p>

<p>Söz konusu yazışmaların reşit olmayan bir kişiyle iletişim içerdiği öne sürüldü. Tartışmanın büyümesi üzerine Manifest, Adlin ile gerçekleştirilmesi planlanan çekimleri iptal ettiğini duyurdu. Grubun menajerliğini yapan Tolga Akış da o dönemde yaptığı açıklamada, sektörde farklı kişilerle iletişim halinde olduklarını ancak yanlış gördükleri davranışları savunmayacaklarını ifade etti.</p>

<p>Adlin ise kendisine yöneltilen suçlamaları reddetti. Fotoğrafçı, karşısındaki kişinin yaşını öğrendiğinde iletişimi sonlandırdığını, sosyal medyada yayılan konuşmaların bağlamından koparıldığını ve kendisine yönelik anlatımın gerçeği tam olarak yansıtmadığını savundu.</p>

<p>Böylece Adlin ile Manifest arasındaki çalışma ilişkisi sona ererken, konu bir süre sosyal medyanın gündeminde kaldı. Yaklaşık bir yıl sonra yayımlanan yeni video ise eski tartışmanın yanı sıra bu kez Manifest'in çalışma düzenine ilişkin yeni iddiaları gündeme taşıdı.</p>

<p><img alt="mesut adlin-1" class="detail-photo img-fluid" height="1202" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/ekran-resmi-2026-08-21-151454.png" width="976" /></p>

<h3><strong>Mesut Adlin videosunda ne dedi?</strong></h3>

<p>Adlin'in yaklaşık 15 dakikalık videosundaki en dikkat çekici bölümlerden biri Manifest üyelerinin sözleşmeleriyle ilgili oldu. Fotoğrafçı, grubun üyeleriyle uzun süreli sözleşmeler yapıldığını ve bu sözleşmelerin gelir paylaşımı bakımından üyelerin aleyhine olduğunu öne sürdü.</p>

<p>Adlin'in anlatımına göre sözleşmelerin süresi 10 yıl olarak belirlendi. Dijital müzik platformlarından elde edilen gelirler, konser kazançları ve marka anlaşmalarının dağılımı konusunda da çeşitli iddialar ortaya atıldı.</p>

<p>Fotoğrafçı, Spotify ve YouTube gelirlerinin dağılımına ilişkin olarak grubun yönetim tarafının belirleyici olduğunu ileri sürerken, konser gelirlerinde Manifest üyelerinin her birine yüzde 10 pay verildiğini iddia etti. Marka iş birliklerinden elde edilen gelirlerde üyelerin payının da yönetim tarafından belirlendiğini savundu.</p>

<p>Adlin ayrıca Manifest için yaptığı bazı fotoğraf çalışmalarının uluslararası bir yayın olan Rolling Stone'da kullanıldığını, buna karşın bu çalışmalar nedeniyle kendisine ödeme yapılmadığını ileri sürdü.</p>

<h3><strong>Manifest üyelerinin özel hayatlarıyla ilgili ne iddia etti?</strong></h3>

<p>Videonun bir diğer bölümünde Manifest üyelerinin özel hayatları ve grup yönetiminin bu ilişkilere yaklaşımı ele alındı.</p>

<p>Adlin, Sueda Uluca ile Berkcan Güven arasındaki ilişkinin grup yönetimi tarafından Manifest'in imajına uygun bulunmadığını öne sürdü. Fotoğrafçının anlatımına göre Berkcan Güven'e ilişkinin grup açısından sorun oluşturduğunu belirten bir mesaj iletildi ve ilişkinin devam etmesi durumunda Sueda Uluca'nın gruptan çıkarılmasının gündeme getirildiği iddia edildi.</p>

<p>Adlin benzer bir sürecin Hilal Yelekçi ile Agah Uz arasındaki ilişki konusunda da yaşandığını ileri sürdü. Fotoğrafçı, Hilal'in ilişkiyi sürdürmesi halinde Manifest'in geleceğinin tehlikeye gireceği yönünde bir yaklaşım ortaya konulduğunu ve diğer grup üyelerinin bu konuda Hilal ile konuştuğunu savundu.</p>

<p>Adlin, söz konusu süreçlerin bazı grup üyeleri üzerinde baskı oluşturduğunu ileri sürerek bu uygulamaları mobbing olarak nitelendirdi.</p>

<p>Bu iddiaların grup üyelerinin özel yaşamlarıyla ilgili olması nedeniyle, kamuoyuna yansıyan bilgilerin kişilerin kendi açıklamaları ve doğrulanabilir belgeler üzerinden değerlendirilmesi önem taşıyor. Adlin'in videosunda yer verdiğini belirttiği materyallerin tamamının bağımsız doğrulaması ise mevcut değil.</p>

<h3><strong>Videoda hangi isimler geçiyor?</strong></h3>

<p>Mesut Adlin'in açıklamalarında yalnızca Manifest ve Tolga Akış'ın değil, müzik ve sosyal medya dünyasından farklı isimlerin de adı geçti.</p>

<p>Bunlar arasında Berkcan Güven, Gizem Kaya, Zeybik ve Pango da bulunuyor. Adlin, 2025 yılında kendisi hakkında ortaya atılan suçlamalar sırasında kamuoyu önünde sergilenen tavır ile bazı kişilerin özel mesajlardaki yaklaşımı arasında farklılık olduğunu iddia etti.</p>

<p>Fotoğrafçı, bazı kişilerin kamuoyu önünde kendisine mesafeli davranırken özel yazışmalarda destek mesajları gönderdiğini öne sürdü. Videoda Gizem Kaya'ya ait olduğu iddia edilen bazı yazışmaların da gösterildiği belirtildi.</p>

<p>Adlin ayrıca Pango ile ilgili olduğu öne sürülen bazı mesaj ve ses kayıtlarından söz etti. Emircan İğrek'in isminin de bazı konuşmalarda geçtiğini ileri sürdü.</p>

<p><img alt="mesut adlin" class="detail-photo img-fluid" height="1202" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/ekran-resmi-2026-08-21-151503.png" width="976" /></p>

<h3><strong>2025'teki Mesut Adlin olayı neydi?</strong></h3>

<p>Mesut Adlin'in bugün yeniden gündeme gelmesinin arka planında 2025 yılında yaşanan sosyal medya tartışması bulunuyor.</p>

<p>Ağustos 2025'te Adlin'e ait olduğu öne sürülen bazı yazışmalar sosyal medyada yayıldı. Yazışmaların reşit olmayan bir kişiyle iletişim içerdiği iddiası üzerine fotoğrafçı hakkında yoğun eleştiriler yöneltildi.</p>

<p>Manifest, tartışmaların ardından Adlin ile yapılması planlanan çekimleri iptal etti. Tolga Akış da kamuoyuna yansıyan açıklamasında sektörde çok sayıda kişiyle iletişim halinde olduklarını ancak yanlış olduğunu düşündükleri davranışları savunmayacaklarını belirtti.</p>

<p>Adlin ise suçlamaları kabul etmedi. Karşısındaki kişinin yaşını öğrendiğinde iletişimi kestiğini ve paylaşılan konuşmaların bütünlüğünün bozulduğunu savundu. Fotoğrafçı ayrıca hakkındaki iddiaların araştırılması amacıyla hukuki girişimlerde bulunduğunu ve bazı kişiler hakkında şikâyette bulunduğunu açıklamıştı.</p>

<p>Dolayısıyla 2025'teki olay, Adlin ile Manifest arasındaki profesyonel ilişkinin sona ermesine neden oldu.</p>

<h3><strong>Yeni video neden gündem oldu?</strong></h3>

<p>Yeni videonun kısa sürede dikkat çekmesinin temel nedeni, Adlin'in yaklaşık bir yıl önce kendisi hakkında ortaya atılan iddiaların ardından bu kez Manifest'in çalışma düzeni ve grup yönetimi hakkında konuşması oldu.</p>

<p>Fotoğrafçı, geçmişte grup içerisinde bulunduğu döneme ilişkin kendi deneyimlerini aktarırken sözleşmeler, gelir dağılımı, özel hayat ve sektör içindeki ilişkiler konusunda çeşitli iddialar ortaya attı. Bu iddiaların bazılarını ekran görüntüleri, ses kayıtları ve videolarla desteklediğini belirtti.</p>

<p>Böylece 2025 yılında Adlin'i merkeze alan tartışma, 2026'da farklı bir boyuta taşındı. Sosyal medyada videodan alınan bölümlerin paylaşılmasıyla birlikte Manifest üyelerinin çalışma koşulları ve grubun yönetim modeli de tartışılmaya başladı.</p>

<p><img alt="mesut adlin" class="detail-photo img-fluid" height="602" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/ekran-resmi-2026-08-21-151444.png" width="976" /></p>

<h3><strong>Tolga Akış ve Manifest cephesinden açıklama var mı?</strong></h3>

<p>Mesut Adlin'in yeni videosunda Tolga Akış ve Manifest hakkında çok sayıda iddia gündeme getirilirken, söz konusu yeni iddialara ilişkin tarafların kapsamlı bir yanıtı kamuoyuna yansımış değil.</p>

<p>Bu nedenle özellikle sözleşmeler, gelir paylaşımı, özel hayatlara müdahale ve çalışma ilişkilerine dair anlatımların değerlendirilmesinde karşı tarafın açıklamalarının da dikkate alınması gerekiyor.</p>

<p>Bir iddianın video içerisinde görüntü, mesaj veya ses kaydıyla desteklendiğinin söylenmesi de tek başına içeriğin gerçekliğini kanıtlamıyor. Kayıtların bütünlüğü, tarihleri, tarafları ve bağlamı gibi unsurların bağımsız biçimde incelenmesi gerekiyor.</p>

<p>Mesut Adlin'in yeni videosu bu yönüyle yalnızca magazin gündeminin değil, müzik sektöründeki sanatçı-yönetim ilişkilerinin de tartışılmasına neden oldu. Ancak ortaya atılan iddiaların doğruluğunun kesinleşmesi için ilgili kişilerin açıklamaları ve varsa hukuki süreçlerin sonuçları önem taşıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nida Çitler</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/mesut-adlin-kimdir-kac-yasinda-mesut-adlin-olayi</guid>
      <pubDate>Fri, 21 Aug 2026 15:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/ekran-resmi-2026-08-21-151438.png" type="image/jpeg" length="50431"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Danimarka ABD’nin UCM yaptırım kararına tepki gösterdi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/danimarka-abdnin-ucm-yaptirim-kararina-tepki-gosterdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/danimarka-abdnin-ucm-yaptirim-kararina-tepki-gosterdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Danimarka, ABD’nin UCM Başkanı Tomoko Akane ve üst düzey yetkililerini yaptırım listesine alma kararına tepki gösterdi. Kopenhag, mahkemenin bağımsızlığına desteğini yineledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Danimarka</strong>, ABD’nin <strong>Uluslararası Ceza Mahkemesi </strong>Başkanı Tomoko Akane ile mahkemenin üst düzey yetkililerine yönelik yaptırım kararından duyduğu rahatsızlığı açıkladı. Danimarka Dışişleri Bakanı Lars Lokke Rasmussen, ülkesinin UCM’nin bağımsızlığı, tarafsızlığı ve dürüstlüğüne tam destek verdiğini bildirdi.</p>

<h2><strong>Danimarka’dan UCM’ye destek mesajı</strong></h2>

<p>Danimarka Dışişleri Bakanlığı, ABD merkezli X platformundaki hesabından yaptığı paylaşımda Bakan Rasmussen’in değerlendirmelerine yer verdi. Rasmussen, ABD’nin Akane ve <strong>UCM</strong>’nin üst düzey yetkililerini yaptırım listesine dahil etme kararına ilişkin açıklamada bulundu.</p>

<p>Rasmussen, “ABD'nin UCM Başkanı Akane ve üst düzey yetkilileri yaptırım listesine alma kararını derin bir endişeyle karşılıyoruz” dedi.</p>

<p>Danimarka’nın UCM’nin çalışmalarına yönelik desteğini sürdüreceğini belirten Rasmussen, mahkemenin etkinliğinin devam etmesi için uluslararası düzeyde çalışmalar yürüttüklerini aktardı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>AB ve BM’de ortak çalışma yürütülecek</strong></h3>

<p>Rasmussen, UCM’nin etkinliğinin korunması amacıyla <strong>Avrupa Birliği (AB)</strong> ve <strong>Birleşmiş Milletler Güvenlik Konsey</strong>i’nde benzer görüşlere sahip ülkelerle işbirliğinin sürdürüleceğini belirtti.</p>

<p>Danimarkalı Bakanın açıklaması, ABD’nin UCM yetkililerine yönelik yeni yaptırım kararının ardından geldi. Washington yönetimi, daha önce de mahkemenin bazı yetkililerine yaptırım uygulamıştı.</p>

<h3><strong>ABD’nin UCM’ye yönelik yaptırımları</strong></h3>

<p>UCM, 21 Kasım 2024’te Gazze’de işlendiği belirtilen savaş suçları kapsamında İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve eski Savunma Bakanı Yoav Gallant hakkında tutuklama emri çıkarmıştı.</p>

<p>Bu kararın ardından ABD, Haziran 2025’te UCM Başsavcısı Kerim Han’ı yaptırım listesine aldı. Washington yönetimi, Ağustos 2025’te ise İsrail’e yönelik tutumları gerekçesiyle UCM üyesi 4 kişiye daha yaptırım uyguladı.</p>

<p>ABD, 18 Ağustos’ta aldığı yeni kararla UCM Başkanı Japon yargıç Tomoko Akane ile mahkemenin üst düzey yetkililerinden Abdoulaye Seye’yi de yaptırım listesine ekledi.</p>

<h3><strong>Trump’tan UCM’ye yönelik eleştiriler</strong></h3>

<p>ABD Başkanı <strong>Donald</strong> <strong>Trump</strong>, daha önce yaptığı açıklamalarda UCM’yi eleştirmiş ve müttefik ülkelere mahkemeden ayrılmaları çağrısında bulunmuştu. Washington ile UCM arasındaki gerilim, mahkemenin <strong>İsrail</strong> ve <strong>Gazze </strong>savaşıyla ilgili aldığı kararların ardından daha da belirgin hale geldi.</p>

<p>Danimarka’nın son açıklamasıyla birlikte Kopenhag yönetimi, UCM’nin bağımsızlığı ve çalışmalarının sürdürülmesine yönelik desteğini bir kez daha ortaya koydu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anadolu Ajansı</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/danimarka-abdnin-ucm-yaptirim-kararina-tepki-gosterdi</guid>
      <pubDate>Fri, 21 Aug 2026 15:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/danimarkadan-abdnin-ucm-yetkililerine-yonelik-yaptirimlarina-tepki.png" type="image/jpeg" length="64038"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ABD yaptırımları sonrası İran'dan dolar mesajı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/abd-yaptirimlari-sonrasi-irandan-dolar-mesaji</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/abd-yaptirimlari-sonrasi-irandan-dolar-mesaji" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD'nin yeni yaptırım kararlarıyla karşı karşıya kalan İran'dan, küresel ticarette dolara olan bağımlılığın azaltılması yönünde çağrı yapıldı. İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, yaptırımların etkisini sınırlamak amacıyla ülkelerin ticari işlemlerde kendi para birimlerinin kullanımını artırabileceğini belirtti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>İran</strong> Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, <strong>ABD</strong>'nin <strong>Tahran</strong> yönetimine yönelik yeni yaptırımlarına karşı ekonomik alanda karşılık verilmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Bağdat'taki İran Büyükelçiliğinde İranlı ve Iraklı iş insanlarıyla görüşen Kalibaf, yaptırımların ekonomik etkilerini sınırlamak amacıyla alternatif ticaret yöntemlerinin hayata geçirilmesi gerektiğini dile getirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>"Bu yolda mülkümüzü ve yerimizi koruyacağız"</strong></h2>

<p>Tahran yönetiminin ne savaş yanlısı olduğunu ne de savaş aradığını belirten Kalibaf, şunları kaydetti:</p>

<p>"Biz ancak Müslümanlar olarak İslam ümmetinde tek bir ilkeye inanıyoruz: İnsanların gelip şerefimize ve haysiyetimize ayak basmasına ve gitmesine izin vermeyeceğiz. Bu yolda mülkümüzü ve yerimizi koruyacak, şerefimizi ve haysiyetimizi savunacağız." </p>

<h3><strong>"Haksız yaptırımlara karşı planlama yapmalıyız"</strong></h3>

<p>Kalibaf, ABD'nin İran'a yönelik yeni yaptırımlarına şu sözlerle işaret etti:</p>

<p>"Müslüman ülkelerin kaynaklarına ve hammaddelerine dikkat ederseniz, düşmanlarımızın bunları yağmalamaya geldiğini fark edeceksiniz. Dolayısıyla bu şartlar altında, haksız yaptırımlara karşı planlama yapmalı ve bunların üstesinden gelebilmeliyiz. Bugün, ulusal para birimleriyle ticaret işlemleri yapmak ve Amerikan para birimine darbe vurmak mümkündür."</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya, Ekonomi, Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/abd-yaptirimlari-sonrasi-irandan-dolar-mesaji</guid>
      <pubDate>Fri, 21 Aug 2026 15:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/iran-13.png" type="image/jpeg" length="39040"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[MEB okul güvenlik görevlisi alımı başladı mı? İŞKUR başvuru nasıl yapılır? Kimler başvurabilecek, başvuru şartları neler]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/meb-okul-guvenlik-gorevlisi-alimi-basladi-mi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/meb-okul-guvenlik-gorevlisi-alimi-basladi-mi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İŞKUR okullara güvenlik alımı için 81 ilde toplam 30 bin personelin görevlendirilmesi planlanırken adayların gözü başvuru takvimine çevrildi. Peki 30 bin güvenlik görevlisi alımı ne zaman başlayacak, İŞKUR başvuru ekranı açıldı mı ve hangi şartlar aranacak? 14 Eylül 2026'da başlayacak yeni eğitim öğretim yılı öncesinde yürütülen çalışmada kesin başvuru tarihi ve kontenjan dağılımı henüz resmî ilanla açıklanmadı. İşte son durum ve merak edilen ayrıntılar.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>2026-2027 eğitim öğretim yılı öncesinde okullarda güvenlik tedbirlerinin artırılması amacıyla planlanan <strong>30 bin güvenlik görevlisi alımı</strong> için gözler İŞKUR ve ilgili bakanlıklardan yapılacak resmî açıklamalara çevrildi. Çalışma kapsamında 81 ilde okullarda görevlendirilmek üzere toplam 30 bin güvenlik personelinin istihdam edilmesi planlanıyor. Ancak 21 Ağustos 2026 itibarıyla adayların başvuru yapabileceği kesinleşmiş bir İŞKUR ilanı veya açıklanmış bir başvuru takvimi bulunmuyor.</p>

<p>Yeni eğitim öğretim yılının 14 Eylül 2026'da başlaması öncesinde gündeme gelen uygulamanın, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı ve Millî Eğitim Bakanlığı koordinasyonunda yürütülmesi planlanıyor. Personel alımının İŞKUR üzerinden gerçekleştirilmesi beklenirken, başvuru tarihleri, il bazındaki kontenjanlar ve adaylarda aranacak kesin koşulların resmî ilanla netleşmesi gerekiyor.</p>

<p>Dolayısıyla sosyal medya veya internet sitelerinde yer alan belirli bir başlama tarihinin kesinleşmiş başvuru takvimi gibi değerlendirilmemesi gerekiyor. Resmî ilan yayımlanmadan adayların başvuru yapabileceği bir ekranın açıldığı söylenemez.</p>

<h2><strong>30 bin güvenlik görevlisi alımı ne zaman başlayacak?</strong></h2>

<p><strong>30 bin güvenlik görevlisi alımı</strong> için şu an kesin başvuru tarihi açıklanmış değil. İlgili kurumların çalışmayı yeni eğitim öğretim yılı öncesinde hayata geçirmeyi planladığı belirtilirken, ilanların hangi tarihte yayımlanacağına ilişkin resmî takvim henüz paylaşılmadı.</p>

<p>Çalışmanın 14 Eylül'de başlayacak eğitim öğretim yılı öncesinde uygulanması planlandığı için adayların özellikle ağustos ayının son günlerinde İŞKUR ve ilgili kurumların duyurularını takip etmesi önem taşıyor. Ancak eğitim döneminin başlangıç tarihi, başvuruların mutlaka belirli bir gün açılacağı anlamına gelmiyor.</p>

<p>Başvuru sürecinin başlamasıyla birlikte ilanlarda görev yapılacak il, ilçe, okul, kontenjan, başvuru tarihleri, çalışma süresi ve adaylarda aranacak özel şartların açıklanması bekleniyor.</p>

<h3><strong>İŞKUR okullara güvenlik alımı başvuruları başladı mı?</strong></h3>

<p>21 Ağustos 2026 itibarıyla <strong>İŞKUR okullara güvenlik alımı başvuruları başlamış değil</strong>. Türkiye genelindeki 30 bin kişilik planlama için adayların başvurabileceği kesinleşmiş bir ilan yayımlanmadı.</p>

<p>Daha önceki açıklamalarda başvuruların İŞKUR aracılığıyla yürütülmesinin planlandığı belirtiliyor. İlanların yayımlanmasının ardından adayların elektronik kanallardan veya İŞKUR'un belirleyeceği başvuru yönteminden işlemlerini gerçekleştirmesi bekleniyor.</p>

<p>Burada önemli nokta, <strong>İŞKUR'da yayımlanan her güvenlik görevlisi ilanının 30 bin okul güvenlik alımı kapsamında olmayacağıdır</strong>. Adayların ilan başlığını, işyerini, görev yerini ve programın kapsamını kontrol etmesi gerekiyor.</p>

<p>30 bin kişilik okul güvenliği çalışmasına ilişkin ilan yayımlandığında, hangi kontenjanların eğitim kurumları için ayrıldığı daha net biçimde görülebilecek.</p>

<p><img alt="ÖGG sınav sonuçları, 117. dönem ÖGG sonuçları, EGM özel güvenlik sınavı, egm.gov.tr ÖGG sorgulama, ÖGG sınav sonuç ekranı, özel güvenlik görevlisi sınav sonuçları, EGM online işlemler, ÖGG sonuç itiraz, özel güvenlik kimlik kartı, 117. dönem özel güvenlik" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2025/11/thumbs-b-c-7f9555d483b4545d83042a85db539df5.jpg" width="864" /></p>

<h3><strong>30 bin güvenlik görevlisi hangi illerde çalışacak?</strong></h3>

<p>Planlama <strong>81 ili</strong> kapsıyor. Ancak mevcut durumda her il için kaç güvenlik görevlisi alınacağına ilişkin kesin kontenjan tablosu yayımlanmış değil.</p>

<p>Personel dağılımının okulların ihtiyaçlarına göre yapılması planlanıyor. Bu kapsamda okulun öğrenci kapasitesi, bulunduğu bölgenin özellikleri, mevcut güvenlik durumu ve fiziki koşullar gibi unsurların dikkate alınacağı aktarılıyor. İl ve okul bazındaki dağılımın ise valiliklerin koordinasyonunda gerçekleştirilmesi planlanıyor.</p>

<p>Bu nedenle Ankara, İstanbul, İzmir, Bursa, Antalya veya diğer iller için şu aşamada belirli sayılar üzerinden kesin kontenjan açıklaması yapmak mümkün değil. İl kontenjanlarının resmî ilanla birlikte ortaya çıkması bekleniyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>İllere göre kontenjanlar ne zaman belli olacak?</strong></h3>

<p>İl ve okul bazındaki kontenjanların, İŞKUR ilanlarının yayımlanmasıyla birlikte açıklanması bekleniyor. Adayların yalnızca toplam 30 bin kişilik rakama bakarak kendi illerinde kaç kişilik kontenjan açılacağını öngörmesi mümkün değil.</p>

<p>Özellikle büyükşehirlerde okul sayısı ve öğrenci nüfusu daha yüksek olduğundan personel dağılımında ihtiyaç kriterlerinin belirleyici olması bekleniyor. Bununla birlikte kesin kontenjanlar açıklanmadan herhangi bir il için sayı vermek doğru olmayacaktır.</p>

<h3><strong>İŞKUR okul güvenlik görevlisi başvuru şartları belli oldu mu?</strong></h3>

<p>30 bin kişilik alıma ilişkin <strong>kesin başvuru şartları henüz resmî ilanla açıklanmadı</strong>. Bu nedenle adayların internet üzerinde daha önceki TYP veya güvenlik görevlisi ilanlarında yer alan şartları doğrudan 2026 alımı için geçerli kabul etmemesi gerekiyor.</p>

<p>Planlanan istihdamın niteliğine göre güvenlik görevlisi adaylarında özel güvenlik mevzuatından kaynaklanan koşulların gündeme gelmesi mümkün. Ancak özel güvenlik kimlik kartı, yaş, eğitim, çalışma durumu veya diğer kriterlerin hangi kapsamda uygulanacağı yayımlanacak ilanda kesinleşecek.</p>

<p>Mevcut açıklamalarda adayların güvenlik soruşturması süreçlerinden geçirileceği ve işe alım sürecindeki değerlendirmelerde ilgili kurumların görev alacağı belirtiliyor. Güvenlik soruşturmasının İçişleri Bakanlığı tarafından, mülakat sürecinin ise Millî Eğitim Bakanlığı tarafından yürütülmesinin planlandığı aktarılıyor.</p>

<p>Bu nedenle adayların resmî şartlar açıklanmadan kesin bir şart listesine göre başvuru hazırlığı yapmaması gerekiyor.</p>

<h3><strong>Özel güvenlik kimlik kartı şartı olacak mı?</strong></h3>

<p>Adayların en fazla araştırdığı konulardan biri de <strong>özel güvenlik kimlik kartı</strong> şartının bulunup bulunmayacağı. Ancak 30 bin kişilik okul güvenlik personeli istihdamı için yayımlanmış kesin başvuru kılavuzu olmadığı için bu konuda şu aşamada kesin hüküm vermek mümkün değil.</p>

<p>Güvenlik görevlisi olarak çalışmanın niteliği ve görev tanımı, başvuru ilanında belirlenecek. İlanın özel güvenlik mevzuatına tabi bir görev için hazırlanması halinde adaylardan geçerli özel güvenlik kimlik kartı istenmesi gündeme gelebilir.</p>

<p>Öte yandan planlamanın İŞKUR kapsamında hangi program üzerinden yürütüleceği ve görevlendirmenin hukuki niteliği de başvuru şartlarının belirlenmesinde önem taşıyacak.</p>

<p>Bu nedenle "<strong>silahlı veya silahsız özel güvenlik kartı kesinlikle zorunlu</strong>" şeklindeki ifadeler, resmî başvuru kılavuzu yayımlanmadan doğrulanmış bilgi olarak değerlendirilmemeli.</p>

<h3><img alt="ÖGG sınav sonuçları, 117. dönem ÖGG sonuçları, EGM özel güvenlik sınavı, egm.gov.tr ÖGG sorgulama, ÖGG sınav sonuç ekranı, özel güvenlik görevlisi sınav sonuçları, EGM online işlemler, ÖGG sonuç itiraz, özel güvenlik kimlik kartı, 117. dönem özel güvenlik" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2025/11/thumbs-b-c-9baeb0309c14220f6d45219769dbbc82.jpg" width="864" /></h3>

<h3><strong>İŞKUR 30 bin güvenlik alımı başvurusu nasıl yapılacak?</strong></h3>

<p>Başvuru yöntemi, resmî ilan yayımlandığında kesinleşecek. Çalışmanın İŞKUR üzerinden yürütülmesi planlandığı için adayların ilanların İŞKUR'un resmî kanallarında yayımlanmasını beklemesi gerekiyor.</p>

<p>Başvuru ekranı açıldığında adayların genel olarak şu bilgileri kontrol etmesi gerekecek:</p>

<ul>
 <li>
 <p>İlanın <strong>30 bin okul güvenlik personeli</strong> çalışması kapsamında olup olmadığı,</p>
 </li>
 <li>
 <p>Görev yapılacak il ve ilçe,</p>
 </li>
 <li>
 <p>Okul veya kurum bilgisi,</p>
 </li>
 <li>
 <p>Başvuru başlangıç ve bitiş tarihi,</p>
 </li>
 <li>
 <p>Eğitim ve yaş şartları,</p>
 </li>
 <li>
 <p>Güvenlik görevlisi kimlik kartı şartı,</p>
 </li>
 <li>
 <p>İŞKUR kayıt ve iş arayan statüsüyle ilgili koşullar,</p>
 </li>
 <li>
 <p>Çalışma süresi ve programın niteliği,</p>
 </li>
 <li>
 <p>Başvuru için istenen belgeler,</p>
 </li>
 <li>
 <p>Seçim yönteminin nasıl uygulanacağı.</p>
 </li>
</ul>

<p>İlan yayımlandığında adayların yalnızca "güvenlik görevlisi" ifadesini araması yeterli olmayabilir. Başvuru ekranında ilan numarası ve görev yeri gibi bilgilerin de kontrol edilmesi önem taşıyacak.</p>

<h3><strong>Başvurular İŞKUR TYP üzerinden mi yapılacak?</strong></h3>

<p>Kamuoyunda 30 bin güvenlik görevlisi istihdamıyla ilgili olarak <strong>İŞKUR TYP</strong> ifadesi de kullanılıyor. Ancak programın kesin kapsamı ve uygulanacak yöntem resmî duyuruyla netleşmeden bu alımın bütün ayrıntılarıyla TYP kapsamında gerçekleşeceğini söylemek doğru değil.</p>

<p>Daha önceki haber ve açıklamalarda alımların İŞKUR aracılığıyla yapılacağı belirtilirken, TYP üzerinden uygulanması halinde başvuru ve katılımcı seçimine ilişkin kuralların ilgili programın şartlarına göre belirlenmesi gerekecek. </p>

<p>Bu ayrım adaylar açısından önemli. Çünkü İŞKUR üzerinden yapılan her kamu istihdamı aynı çalışma modeliyle yürütülmüyor. Dolayısıyla çalışma süresi, başvuru koşulları, seçim yöntemi ve ödeme esasları ancak resmî program ve ilan açıklandığında kesinleşebilir.</p>

<h3><strong>30 bin güvenlik alımı kadrolu mu olacak?</strong></h3>

<p>30 bin kişilik planlama, şu aşamada <strong>kadrolu memur alımı</strong> olarak değerlendirilmemeli. Çalışmanın İŞKUR aracılığıyla yürütülmesinin planlanması, istihdamın niteliğinin ayrıca açıklanmasını gerektiriyor.</p>

<p>Dolayısıyla adayların "30 bin güvenlik görevlisi alınacak" bilgisini doğrudan devlet kadrosuna memur ataması şeklinde yorumlamaması gerekiyor. Görevlendirmenin çalışma modeli, süresi, ücretlendirme biçimi ve diğer koşulları yayımlanacak resmî ilanla birlikte netleşecek.</p>

<p>Bu ayrıntı özellikle kamu personeli alımlarını takip eden adaylar açısından önem taşıyor. Çünkü İŞKUR üzerinden gerçekleştirilen geçici veya program kapsamındaki istihdamlar ile 657 sayılı Kanun kapsamında yapılan memur atamaları aynı statüye sahip değil.</p>

<h3><strong>Okullarda güvenlik personeli ne yapacak?</strong></h3>

<p>Planlanan uygulamanın temel amacı eğitim kurumlarında fiziki güvenlik tedbirlerini güçlendirmek. Görevlendirilecek personelin okul giriş ve çıkışlarında öğrenci, veli ve ziyaretçi hareketliliğinin kontrol edilmesine katkı sağlaması planlanıyor.</p>

<p>Okulların ihtiyaçlarına göre görev dağılımının değişmesi mümkün olacak. Güvenlik personelinin özellikle okul girişleri, çıkışları ve çevresinde güvenlik risklerinin erken fark edilmesine katkı sunması hedefleniyor.</p>

<p>Çalışmanın, daha önce gündeme getirilen okul güvenliği modelindeki fiziki güvenlik ve erken müdahale uygulamalarını güçlendirmesi amaçlanıyor. Ancak personelin yetki ve sorumluluklarının kapsamı, görev tanımının yer alacağı resmî düzenleme veya ilanla birlikte daha açık hale gelecek.</p>

<h3><strong>Her okula bir güvenlik görevlisi mi alınacak?</strong></h3>

<p>Planlamanın kamuoyuna yansıyan hedeflerinden biri, okullarda en az bir güvenlik personelinin bulunmasını sağlamak. Ancak toplam 30 bin kişilik kontenjanın Türkiye'deki tüm okullara bire bir dağıtılacağı şeklinde kesin bir uygulama açıklanmış değil.</p>

<p>Personel ihtiyacının okulun öğrenci sayısı, bulunduğu bölge, güvenlik gereksinimi ve fiziki şartlarına göre belirlenmesi planlanıyor. Bu nedenle bazı okullarda bir, bazı ihtiyaç bölgelerinde ise daha fazla personel görevlendirilip görevlendirilmeyeceği resmî kontenjan planlamasıyla belli olacak.</p>

<p><img alt="ÖGG sınav sonuçları, 117. dönem ÖGG sonuçları, EGM özel güvenlik sınavı, egm.gov.tr ÖGG sorgulama, ÖGG sınav sonuç ekranı, özel güvenlik görevlisi sınav sonuçları, EGM online işlemler, ÖGG sonuç itiraz, özel güvenlik kimlik kartı, 117. dönem özel güvenlik" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2025/11/thumbs-b-c-cda584ad5a5431e696db7659ce70d367.jpg" width="864" /></p>

<h3><strong>Yeni eğitim öğretim yılı ne zaman başlayacak?</strong></h3>

<p>30 bin güvenlik görevlisi planlamasının zamanlamasında en önemli tarihlerden biri yeni eğitim öğretim yılının başlangıcı. <strong>2026-2027 eğitim öğretim yılı 14 Eylül 2026'da başlayacak.</strong> Okullarda güvenlik tedbirlerinin bu tarihten önce güçlendirilmesi hedefleniyor.</p>

<p>Ancak eğitim yılının başlangıç tarihinin yaklaşmış olması, 30 bin kişilik alımın başvuru tarihinin otomatik olarak belli olduğu anlamına gelmiyor. İŞKUR ilanı yayımlanmadan başvuru sürecinin başladığı kabul edilemez.</p>

<h3><strong>Adaylar hangi açıklamaları takip etmeli?</strong></h3>

<p>30 bin kişilik okul güvenlik görevlisi alımına başvurmak isteyenlerin öncelikle İŞKUR, Millî Eğitim Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından yapılacak açıklamaları takip etmesi gerekiyor.</p>

<p>Özellikle sosyal medya hesaplarında paylaşılan ve kaynağı belirtilmeyen "başvurular şu gün başlayacak" şeklindeki duyurulara karşı dikkatli olunması önem taşıyor. Resmî ilan yayımlandığında başvuru tarihleri, kontenjanlar, şartlar ve seçim yöntemi birlikte açıklanacak.</p>

<p><strong>21 Ağustos 2026 itibarıyla son durum:</strong> 81 ilde 30 bin güvenlik görevlisinin istihdam edilmesi planlanıyor; başvuruların İŞKUR üzerinden yürütülmesi bekleniyor ancak <strong>kesin başvuru tarihi, il kontenjanları ve nihai başvuru şartları henüz resmî ilanla açıklanmış değil.</strong></p>

<p>Bu nedenle adayların başvuru ekranının açıldığını gösteren resmî duyuru gelmeden herhangi bir işlem yapmaya çalışmaması ve kişisel bilgilerini kaynağı belirsiz internet sitelerine girmemesi gerekiyor. İlan yayımlandığında başvurunun hangi kanaldan, hangi tarihler arasında ve hangi koşullarla alınacağı kesin olarak görülebilecek.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nida Çitler</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/meb-okul-guvenlik-gorevlisi-alimi-basladi-mi</guid>
      <pubDate>Fri, 21 Aug 2026 15:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2025/11/thumbs-b-c-4f0470c2912fc75a9c683eb456b6da30.jpg" type="image/jpeg" length="73516"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sağlıklı ve uzun bir ömür için genç yaşlardan itibaren damar sağlığına yatırım yapmak gerekiyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/saglikli-ve-uzun-bir-omur-icin-genc-yaslardan-itibaren-damar-sagligina-yatirim-yapmak-gerekiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/saglikli-ve-uzun-bir-omur-icin-genc-yaslardan-itibaren-damar-sagligina-yatirim-yapmak-gerekiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Kliniği İdari ve Eğitim Sorumlusu Prof. Dr. Ayhan Tekiner, beyin anevrizmaları ve inmede erken tanının önemine dikkat çekti. Tekiner, sağlıklı ve uzun bir yaşam için damar sağlığının genç yaşlardan itibaren korunması, sigaradan uzak durulması, düzenli hareket edilmesi ve risk faktörlerinin kontrol altına alınması gerektiğini vurguladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “<strong>Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi</strong>” programının konuğu Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Kliniği İdari ve Eğitim Sorumlusu <strong>Prof. Dr. Ayhan Tekiner</strong> oldu. Programda beyin anevrizmaları, inme ve felç, risk faktörleri, erken tanının önemi ve korunma yolları ele alındı.</p>

<h2><strong>Ailesinde anevrizma öyküsü olanlar kontrollerini ihmal etmemeli</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Ayhan Tekiner, anevrizmanın beyin damarlarının belirli bölgelerinde oluşan balonlaşmalar olduğunu belirterek, hastalığın özellikle 40 yaşından sonra daha sık görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Doğuştan gelen yatkınlığın yanı sıra yaşam tarzına bağlı olarak damarların elastikiyetini kaybetmesinin anevrizma gelişiminde önemli rol oynadığını ifade eden Tekiner, anevrizma kanamalarının beynin etkilenen bölgesine göre ölümden kalıcı sakatlığa kadar uzanan ciddi sonuçlara yol açabileceğini vurguladı.</p>

<p>Erken tanının büyük önem taşıdığına dikkat çeken Tekiner, ailesinde anevrizma öyküsü bulunan kişilerin BT anjiyografi veya MR anjiyografi ile mutlaka değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Geçmişte 5 milimetrenin altındaki anevrizmalara çoğunlukla müdahale edilmediğini hatırlatan Tekiner, son yıllarda tedavi yöntemlerindeki gelişmeler sayesinde komplikasyon riskinin yüzde 1’in altına düştüğünü, bu nedenle uygun hastalarda daha küçük anevrizmaların da tedavi edilebildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 08 07 At 18.47.53" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184753.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Şah damarındaki plaklar inmenin en önemli nedenlerinden biri</strong></h2>

<p>Programda inme ve felç konusunda da önemli bilgiler veren Prof. Dr. Tekiner, beyni besleyen damarların sağlıklı olmasının hayati önem taşıdığını ifade etti.</p>

<p><strong>Şah damarı</strong> olarak bilinen <strong>karotis arterlerde</strong> oluşan plakların inmelerin yaklaşık yüzde 20-25’inden sorumlu olduğunu belirten Tekiner, obezite başta olmak üzere sağlıksız yaşam tarzının damar yapısını bozduğunu söyledi.</p>

<p>Fazla yağ dokusunun karaciğer aracılığıyla dolaşıma katılarak damar yapısını olumsuz etkilediğini ifade eden Tekiner, kötü kolesterol ile birleşen bu sürecin damar tıkanıklığına ve emboliye neden olabildiğini belirtti.</p>

<p>Yüksek tansiyon, diyabet, hareketsizlik ve ilerleyen yaşın da inme riskini artırdığını vurgulayan Tekiner, damar yapısındaki bozulmanın yalnızca beyni değil tüm organ ve sistemleri etkilediğini söyledi.</p>

<h2><strong>İnmede ilk 2 saat hayat kurtarıyor</strong></h2>

<p>İnme belirtilerinin fark edildiği anda vakit kaybetmeden 112 Acil Çağrı Merkezi’nin aranması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Tekiner, bulantı, kusma, bilinç kaybı, yüz felci, konuşma bozukluğu ve kol veya bacakta güç kaybı gibi belirtilerin acil değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Eskiden ilk 6 saatin kritik kabul edildiğini hatırlatan Tekiner, günümüzde özellikle <strong>ilk 2 saatin tedavi başarısı açısından çok daha önemli olduğunun</strong> altını çizdi.</p>

<p>Hastaneye zamanında ulaştırılan hastalarda uygun durumlarda damar açıcı tedavi uygulanabildiğini ya da pıhtının girişimsel yöntemlerle damardan çıkarılabildiğini belirten Tekiner, hızlı müdahalenin hastanın yaşamını ve yaşam kalitesini doğrudan etkilediğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 08 07 At 18.47.52 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184752-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>İnme tedavisi bir ekip işidir</strong></h2>

<p>İnme tedavisinde başarının hızlı ve koordineli çalışmaya bağlı olduğunu belirten Prof. Dr. Tekiner, hastanın 112 ekipleri tarafından en kısa sürede uygun hastaneye ulaştırılması, acil serviste zaman kaybetmeden değerlendirilmesi ve deneyimli ekipler tarafından müdahale edilmesinin hayati önem taşıdığını ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Tüm sürecin kusursuz işlemesi halinde hastaya hastaneye ulaştıktan sonraki 10-15 dakika içerisinde müdahale edilebildiğini belirten Tekiner, bu sayede hastaların kalıcı hasar gelişmeden normal yaşamlarına dönebilme şansının önemli ölçüde arttığını söyledi.</p>

<h2><strong>Sigara ve elektronik sigara damar sağlığının düşmanı</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Tekiner, damar sağlığını korumak için halk arasında yaygın olan yanlış inanışlara da dikkat çekti.</p>

<p>Herhangi bir besinin tek başına kanı sulandırmasının mümkün olmadığını belirten Tekiner, sağlıklı ve dengeli beslenmenin damar yapısını korumanın temel şartı olduğunu söyledi.</p>

<p>Sigaranın damar sağlığının en büyük düşmanlarından biri olduğunu vurgulayan Tekiner, elektronik sigaraların da masum olmadığını, binlerce zararlı madde içerdiğini ve damar yapısını olumsuz etkilediğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 08 07 At 18.47.52" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184752.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Hareketli yaşam ve stres kontrolü sağlıklı yaşlanmanın anahtarı</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Ayhan Tekiner, sağlıklı damar yapısının genç yaşlardan itibaren korunması gerektiğini belirterek, obezite ile mücadele, düzenli fiziksel aktivite ve dengeli beslenmenin beyin ve damar hastalıklarından korunmada en etkili yöntemler arasında yer aldığını söyledi.</p>

<p>Uzun yolculuklarda belirli aralıklarla ayağa kalkıp yürünmesini öneren Tekiner, egzersize yeni başlayacak <strong>özellikle obezite, hipertansiyon ve diyabet hastalarının</strong> sabahın erken saatleri yerine <strong>öğleden sonra veya akşamüstünü </strong>tercih etmelerinin daha uygun olacağını ifade etti.</p>

<p>Geç saatlerde yemek yememek, yeterli sıvı tüketmek ve düzenli hareket etmenin damar sağlığını desteklediğini belirten Tekiner, stresin de kortizol salgısını artırarak tansiyon ve kan şekerini yükselttiğini, bunun da damar sistemi üzerinde olumsuz etkiler oluşturduğunu söyledi.</p>

<p>Uzun ve kaliteli yaşamın temelinde sağlıklı beslenme, hareketli yaşam, sigaradan uzak durma ve stresin kontrol altında tutulmasının bulunduğunu vurgulayan Prof. Dr. Tekiner, “Yalnızca uzun yaşamak değil, sağlıklı ve kaliteli bir yaşam sürmek için damar sağlığımıza genç yaşlardan itibaren yatırım yapmalıyız” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/saglikli-ve-uzun-bir-omur-icin-genc-yaslardan-itibaren-damar-sagligina-yatirim-yapmak-gerekiyor</guid>
      <pubDate>Sat, 08 Aug 2026 09:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184752-2.jpeg" type="image/jpeg" length="62747"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fethi Akkoç 24 Saat Kayıt'a anlattı: "Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/fethi-akkoc-24-saat-kayita-anlatti-nihat-erim-basbakan-olacagini-benden-ogrendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/fethi-akkoc-24-saat-kayita-anlatti-nihat-erim-basbakan-olacagini-benden-ogrendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat Kayıt'ta 12 Mart Muhtırası'na giden sürecin perde arkasını anlattı. Akkoç, darbenin arkasındaki uluslararası dengeleri, haşhaş krizi ve Sovyetler Birliği ile yürütülen sanayi hamlelerini değerlendirirken, "Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi" sözleriyle dikkat çeken bir tanıklığını da paylaştı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gazeteci Fethi Akkoç, 24Saat Kayıt'ta Türkiye'nin darbe süreçlerine ilişkin tanıklıklarını anlattı. 12 Mart Muhtırası'na giden süreci değerlendiren Akkoç, yaşadığı olayları ve perde arkasında yaşananları ilk kez ayrıntılarıyla paylaştı. Akkoç'a göre 12 Mart'a giden sürecin temelinde <strong>haşhaş ekimi, Sovyetler Birliği ile yürütülen ağır sanayi hamleleri ve uluslararası konjonktür</strong> yer alıyordu.</p>

<h2><strong>"Görüntüyle gerçek hiçbir zaman aynı değildi"</strong></h2>

<p>Akkoç, yıllar boyunca devlet yönetiminde görünenle yaşananın farklı olduğunu gözlemlediğini belirterek şöyle konuştu:</p>

<p><i>"Devletlerin yönetiminde ve siyasi olaylarda, hatta savaşlarda bile görüntüyle gerçeğin birbirinden farklı olduğunu, senaryoların önceden hazırlandığını yaşayarak gördük. 1950 yılından itibaren Amerika'nın desteğiyle iktidara gelen hükümetlerin, çizilen çizginin dışına çıktıkları zaman yine darbelerle görevden alındıklarını gördüm."</i></p>

<h3><strong>"Doğan Koloğlu bana 'Nihat Erim başbakan olacak' dedi"</strong></h3>

<p>Yeni İstanbul Gazetesi Ankara Bürosu'nda görev yaptığı dönemi anlatan Akkoç, Genel Yayın Müdürü Doğan Koloğlu'nun kendisine sürekli aynı bilgiyi doğrulatmaya çalıştığını söyledi.</p>

<p><i>"Doğan ağabey bana, 'Çok önemli bir yerden duydum. Nihat Erim başbakan olacakmış. Konuşabilir misin?' dedi. Ben de 'Nasıl sorayım? Demirel başbakan, İnönü muhalefet lideri. Böyle bir soru sorulur mu?' diye cevap veriyordum. Ama salı, çarşamba, perşembe aynı şey tekrarlandı."</i></p>

<h3><strong>"Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi"</strong></h3>

<p>Israrlar üzerine Nihat Erim'i aradığını söyleyen Akkoç, o telefon görüşmesini şu sözlerle anlattı:</p>

<p><i>"Telefonu çevirdim. 'Beyefendi hayırlı uğurlu olsun. Başbakan oluyormuşsunuz' dedim. Ama bunun benim sorum olmadığını, Genel Yayın Müdürü Doğan Koloğlu'nun sorusu olduğunu söyledim. Nihat Bey şaşırdı. 'Ya Fethi Bey, nereden çıktı bu?' dedi. Ben de kaynağı söylemedim. Çünkü telefonların dinlendiğini biliyorduk."</i></p>

<p>Akkoç, yıllar sonra bu olayı değerlendirirken şu ifadeleri kullandı:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><i>"Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi. O konuşmada bunu kendisinin de bilmediğini anladım."</i></p>

<h3><strong>"Telefon konuşmasını unutmamı rica etti"</strong></h3>

<p>Muhtıranın ardından yaşananları da anlatan Akkoç, Erim'in koruma müdürü aracılığıyla kendisine mesaj gönderdiğini belirtti.</p>

<p><i>"Koruma müdürü yanıma geldi. 'Sayın Nihat Bey'in size saygıları var, o telefon konuşmasını unutmanızı rica ediyor' dedi. Ben de 'O konuşmayı unuttum. Ama hükümet güvenoyu aldıktan sonra ilk demecini bana versin' dedim. İlk yazılı demecini bana gönderdi."</i></p>

<h3><strong>"12 Mart'ın üç temel nedeni vardı"</strong></h3>

<p>Akkoç, muhtıranın yalnızca iç politik gelişmelerle açıklanamayacağını belirterek <strong>üç temel neden sıraladı:</strong></p>

<p><i>"Birinci sebep haşhaştı. Amerika Demirel'e 'Haşhaşı kapat' diyordu. Demirel ise 'Daraltırım ama tamamen kapatamam' diyordu.</i></p>

<p><i>İkinci sebep Sovyetler Birliği ile yapılan ağır sanayi hamleleriydi. Türkiye'nin en büyük fabrikalarını Ruslara kurdurmuşlardı.</i></p>

<p><i>Üçüncü sebep ise Nixon'ın Çin ziyareti sonrasında Türkiye'ye yaptığı baskıydı. Tayvan'la ilişkilerin kesilip Mao'nun Çin'inin tanınması isteniyordu. Demirel bunu kabul etmedi."</i></p>

<h3><strong>"İlk kararname haşhaş yasağı oldu"</strong></h3>

<p>Akkoç, şöyle devam etti:</p>

<p><i>"Nihat Erim başbakan olduktan sonra imzaladığı ilk kararname haşhaş ekiminin yasaklanması oldu. Darbelerin temelinde, 1946'dan sonra çizilen çizginin dışına çıkan iktidarların değiştirilmesi anlayışı vardı."</i></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/fethi-akkoc-24-saat-kayita-anlatti-nihat-erim-basbakan-olacagini-benden-ogrendi</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Aug 2026 15:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/ekran-resmi-2026-08-05-160720.png" type="image/jpeg" length="37374"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[AĞUSTOS 2026 EMEKLİ BANKA PROMOSYONLARI: En yüksek ödemeyi hangi banka yapıyor?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/agustos-2026-emekli-banka-promosyonlari-en-yuksek-odemeyi-hangi-banka-yapiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/agustos-2026-emekli-banka-promosyonlari-en-yuksek-odemeyi-hangi-banka-yapiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ağustos ayının başlamasıyla birlikte bankaların 2026 yılı emekli promosyon kampanyaları yeniden gündeme geldi. SSK, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı kapsamında aylık alan vatandaşlar, maaşlarını hangi bankaya taşımalarının daha avantajlı olacağını araştırıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bankalar, maaşını üç yıl boyunca kendilerinden alma taahhüdü veren emeklilere nakit promosyon ödüyor. Bazı bankalar ise bu ödemeye otomatik fatura talimatı, kredi kartı kullanımı, hesap açılışı ve harcama kampanyaları gibi ek fırsatlar dahil ediyor. Böylece toplam kazanç tutarı bazı kampanyalarda 32 bin liraya kadar çıkabiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Peki, Ağustos 2026 döneminde en yüksek emekli promosyonunu hangi banka veriyor? Bankaların nakit promosyonları ile ek ödül kampanyalarında hangi koşullar aranıyor? İşte banka banka güncel promosyon tutarları...</p>

<h2></h2></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/agustos-2026-emekli-banka-promosyonlari-en-yuksek-odemeyi-hangi-banka-yapiyor</guid>
      <pubDate>Sun, 02 Aug 2026 20:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/emekli-maas-promosyonu-banka.webp" type="image/jpeg" length="75633"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kistik fibroziste erken tanı yaşamı değiştiriyor: "Yenidoğan tarama testlerinden kaçınılmamalı"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çocuk Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Hayriye Uğur Özçelik, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programında kistik fibrozise ilişkin önemli bilgiler verdi. Erken tanının tedavide başarıyı ve yaşam kalitesini artırdığını vurgulayan Özçelik, yenidoğan tarama testlerinin önemine dikkat çekerek ailelere “Testlerden korkmayın” çağrısında bulundu. Özçelik, modülatör tedavilerdeki gelişmelerin yanı sıra hastalığın yaşam boyu takip ve bakım gerektirdiğini anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Çocuk Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Hayriye Uğur Özçelik</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk oldu. Programda, yaşam boyu takip ve tedavi gerektiren kalıtsal hastalıklardan biri olan <strong>kistik fibrozis</strong> tüm yönleriyle ele alındı.</p>

<p>Kistik fibrozisin genetik geçişli, kalıtsal bir hastalık olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, hastalığın anne karnından itibaren gelişmeye başladığını söyledi. Hastalığın temelinde salgı yapan hücrelerde bulunan klor kanallarındaki bozukluğun yer aldığını ifade eden Özçelik, bu nedenle tüm salgıların normalden daha koyu ve yapışkan hale geldiğini kaydetti.</p>

<p><strong>En fazla akciğerleri etkiliyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin birçok organı etkileyebildiğini belirten Prof. Dr. Özçelik, en ciddi hasarın akciğerlerde oluştuğunu söyledi.</p>

<p>Akciğerlerde biriken koyu kıvamlı mukusun solunum yollarını tıkadığını, bu ortamda yerleşen mikropların temizlenememesi nedeniyle tekrarlayan enfeksiyonlar ve zamanla ilerleyici akciğer hasarı geliştiğini anlatan Özçelik, hastalığın yalnızca akciğerleri değil, üst solunum yolları ile mide-bağırsak sistemini de etkileyebildiğini ifade etti. Kistik fibrozisli hastalarda insülin direnci ve üreme sistemiyle ilgili sorunların da görülebildiğini belirtti.</p>

<p><strong>Akraba evlilikleri riski artırıyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin çekinik genlerle aktarılan bir hastalık olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Özçelik, özellikle akraba evliliklerinde hastalığın ortaya çıkma riskinin önemli ölçüde arttığını söyledi. Özçelik, bu nedenle genetik danışmanlığın ve akraba evliliklerinin azaltılmasının büyük önem taşıdığını vurguladı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.10 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134510-1.jpeg" width="1600" /></p>

<p><strong>Erken tanı tedavinin başarısını artırıyor</strong></p>

<p>Hastalığın ne kadar erken tanınırsa tedavinin o kadar başarılı olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, bu nedenle yenidoğan tarama programlarının büyük önem taşıdığını söyledi.</p>

<p>Yenidoğan tarama testleri sayesinde hastalığın henüz belirti vermeden saptanabildiğini ifade eden Özçelik, erken dönemde başlanan tedavilerle organ hasarı gelişmeden hastalığın kontrol altına alınabildiğini kaydetti. Özçelik günümüzde bazı modülatör tedavilerin bebekler henüz bir aylıkken başlanabildiğini belirtti.</p>

<p><strong>“Yenidoğan tarama testlerinden korkmayın”</strong></p>

<p>Son yıllarda yenidoğan tarama testlerine yönelik çeşitli yanlış bilgilerin yayıldığını söyleyen Prof. Dr. Özçelik, ailelere önemli uyarılarda bulundu.</p>

<p>Bazı ailelerin bebeklerinden kan örneği alınmasını istemediğini belirten Özçelik, kan örneklerinin farklı amaçlarla kullanılacağı yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını, tüm sürecin devlet kontrolünde yürütüldüğünü ifade ederek ailelerin bu testleri mutlaka yaptırması gerektiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11" class="detail-photo img-fluid" height="695" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511.jpeg" width="1103" /></p>

<p><strong>Kistik fibrozis sürekli bakım gerektiriyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin yaşam boyu düzenli takip gerektiren bir hastalık olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Özçelik, tedavide en önemli basamaklardan birinin akciğer bakımının sağlanması olduğunu belirtti.</p>

<p>Ailelerin solunum fizyoterapisi ve günlük bakım için saatler harcadığını ifade eden Özçelik, hastaların sık akciğer enfeksiyonları nedeniyle zaman zaman hastaneye yatmak zorunda kaldıklarını söyledi. Özçelik, organlar hasar görmeden önce tedaviye başlanmasının yaşam süresi ve yaşam kalitesi açısından belirleyici olduğunu vurguladı.</p>

<p><strong>Modülatör tedavilerde yeni dönem</strong></p>

<p>Kistik fibrozis tedavisinde son yılların en önemli gelişmelerinden birinin modülatör tedaviler olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, bu ilaçların hastalığın temelindeki klor kanalındaki bozukluğu hedef aldığını söyledi.</p>

<p>İlk modülatör tedavilerin 2012 yılında kullanılmaya başlandığını, tedavilerin yıllar içinde gelişerek 2019 yılında üçlü kombinasyonlara ulaştığını belirten Özçelik, modülatör tedavilerin 2025 yılının Ağustos ayından itibaren geri ödeme kapsamına alınmasının hastalar açısından önemli bir dönüm noktası olduğunu ifade etti. Bu tedavilerin yüksek maliyetli olduğuna dikkat çeken Özçelik, ayrıca hastalığın hücresel mekanizmasını düzeltmeye yönelik yeni ilaçlarla ilgili faz 2 ve faz 3 klinik çalışmaların da sürdüğünü söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="688" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511-2.jpeg" width="1272" /></p>

<p><strong>Erkek hastalarda kısırlık sık görülüyor</strong></p>

<p>Prof. Dr. Özçelik, kistik fibrozisli erkeklerde kısırlığın oldukça yüksek oranlarda görüldüğünü belirterek, hastalığın yalnızca solunum sistemini değil, yaşamın birçok alanını etkileyen çok yönlü bir sağlık sorunu olduğuna dikkat çekti.</p>

<p><strong>Çocuklar sosyal yaşamda da zorlanabiliyor</strong></p>

<p>Sık öksürük ve balgam nedeniyle çocukların okul ve sosyal yaşamlarında güçlük yaşayabildiğini belirten Özçelik, tekrarlayan akciğer enfeksiyonları nedeniyle sık hastane yatışlarının eğitim hayatını olumsuz etkileyebildiğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Büyüme ve gelişmenin akranlarının gerisinde kalmasının hem çocukları hem de ailelerini psikolojik olarak zorlayabildiğini ifade eden Özçelik, günümüzde tedavide sağlanan gelişmeler sayesinde bu çocukların geleceğe çok daha umutla bakabildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.10" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134510.jpeg" width="1600" /></p>

<p><strong>Yaşam süresi önemli ölçüde uzadı</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin tanımlandığı ilk yıllarda hastaların büyük bölümünün iki yaşına ulaşamadan yaşamını yitirdiğini hatırlatan Prof. Dr. Özçelik, hastalığın 1938-1939 yıllarında tanımlandığını, 1989 yılında ise hastalığa neden olan genin keşfedildiğini söyledi.</p>

<p>Genetik keşfin ardından geçen süreçte tedavide büyük ilerlemeler kaydedildiğini belirten Özçelik, bugün erken tanı alan ve uygun tedavi gören hastaların yaşam sürelerinin ve yaşam kalitelerinin belirgin şekilde arttığını ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="727" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511-1.jpeg" width="1126" /></p>

<p><strong>İleri yaşta da tanı konulabiliyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin en sık <strong>beyaz ırkta</strong> görüldüğünü, siyah ırkta daha düşük, sarı ırkta ise daha nadir rastlandığını belirten Prof. Dr. Özçelik, hastalığın yalnızca çocukluk çağında görülmediğini de vurguladı.</p>

<p>Tekrarlayan akciğer enfeksiyonları, sürekli balgam çıkarma, büyüme geriliği bulunan çocukların mutlaka kistik fibrozis açısından değerlendirilmesi gerektiğini belirten Özçelik, bronş genişlemesi bulunan erişkin hastalarda da ayırıcı tanıda kistik fibrozisin mutlaka düşünülmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Literatürde 81 yaşında kistik fibrozis tanısı alan hastaların bulunduğunu hatırlatan Prof. Dr. Özçelik, aile öyküsü bulunan gebeliklerde ise anne karnında takip ile hastalığın erken dönemde saptanabildiğini sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali</guid>
      <pubDate>Sat, 01 Aug 2026 11:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134512.jpeg" type="image/jpeg" length="46760"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SÜPER LİG'DE TRANSFER FIRTINASI: Dört büyüklere kimler geldi, kimler gitti?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Süper Lig'de şampiyonluk yarışı transfer döneminden başladı! Galatasaray, Fenerbahçe, Beşiktaş ve Trabzonspor'un kadrosuna kattığı flaş isimler netleşti. İşte 4 büyüklerin dev transfer listesi ve oyuncuların detaylı analizleri.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Süper Lig'de yeni sezon hazırlıkları tüm hızıyla sürerken, şampiyonluk parolasıyla yola çıkan <strong>Galatasaray</strong>, <strong>Fenerbahçe</strong>, <strong>Beşiktaş</strong> ve <strong>Trabzonspor</strong>, kadrolarını dünya yıldızlarıyla güçlendirmeye devam ediyor. Milyonlarca taraftarın gözü kulağı son dakika transfer gelişmelerine çevrilmiş durumdayken, Avrupa devlerinden Süper Lig'e uzanan transfer trafiği de hız kazandı. Nathan Ake'den Mason Greenwood'a, Leandro Trossard'dan Vedat Muriç'e kadar yeşil sahalarda fırtına gibi esecek birçok önemli yetenek, yeni sezonda formalarını giymeye hazırlanıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti</guid>
      <pubDate>Fri, 31 Jul 2026 14:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/dort-buyukler-transfer-super-lig.webp" type="image/jpeg" length="19134"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[MS tedavisinde yeni dönem: “Artık tekerlekli sandalyeye mahkûm olmak kader değil”]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi programına konuk olan Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, günümüzde geliştirilen yeni nesil tedaviler sayesinde MS’nin ilerlemesinin büyük ölçüde kontrol altına alınabildiğini belirterek düzenli tedavi gören hastaların iş, aile ve sosyal yaşamlarını sürdürebildiğini ifade etti. Mungan, “Artık tekerlekli sandalyeye mahkûm olmak kader değil.” mesajını verdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi programına konuk olan Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, Multipl Skleroz (MS) hastalığında tanı, tedavi ve yaşam yönetimine ilişkin önemli bilgiler verdi. Günümüzde MS tedavisinde çok önemli gelişmeler yaşandığını belirten Mungan, erken tanı, kişiye özel tedavi ve düzenli takip sayesinde hastaların büyük bölümünün aktif yaşamlarını sürdürebildiğini söyledi.</p>

<p><strong>Dünyada 2,8 milyon, Türkiye’de yaklaşık 83 bin kişi MS ile yaşıyor</strong></p>

<p>Multipl Skleroz (MS), dünyada yaklaşık 2,8 milyon, Türkiye’de ise 82–83 bin kişiyi etkileyen kronik bir nörolojik hastalık olarak biliniyor.</p>

<p>Hastalığın merkezi sinir sistemini etkilediğini anlatan Prof. Dr. Mungan, beyin ve omurilikteki sinir hücrelerini saran miyelin kılıfının, bağışıklık sistemindeki bozukluklar nedeniyle hasar gördüğünü belirterek şunları söyledi:</p>

<p>“Bağışıklık sistemindeki değişiklikler miyelin kılıfında yıkıma yol açıyor ve sinir hücreleri arasındaki iletiyi bozuyor. Bunun sonucunda da hastalık çok farklı belirtilerle ortaya çıkıyor.”</p>

<p>MS’nin bağışıklık sistemi hastalığı olduğunu ancak genetik ve çevresel faktörlerin de hastalığın oluşumu ve ilerlemesinde önemli rol oynadığını ifade eden Mungan, hastalığın kadınlarda erkeklere göre 2,5–3 kat daha sık görüldüğünü, özellikle 20–40 yaş arasında ortaya çıktığını söyledi.</p>

<p>Kadınlarda daha sık görülmesinin kesin nedeninin bilinmediğini belirten Mungan, “Östrojen ve diğer kadınlık hormonlarının bağışıklık sistemi üzerindeki etkileri nedeniyle özellikle doğurganlık çağında hastalık daha sık görülüyor.” dedi.</p>

<p>Mungan, son yıllarda tanı olanaklarının gelişmesi sayesinde ileri yaşta başlayan MS vakalarının daha sık tanı aldığını, nadir de olsa çocukluk çağında da görülebildiğini söyledi.</p>

<p>İlk belirti görme kaybı da olabilir, uyuşma da…</p>

<p>MS’nin çok farklı belirtilerle ortaya çıkabildiğini belirten Prof. Dr. Mungan, en sık görülen bulguların;</p>

<ul>
 <li>Görme kaybı,</li>
 <li>Çift görme,</li>
 <li>Kol veya bacakta uyuşma,</li>
 <li>Güçsüzlük,</li>
 <li>Denge bozukluğu,</li>
 <li>İdrar problemleri olduğunu söyledi.</li>
</ul>

<p>MR’da görülen plakların beynin veya omuriliğin hangi bölgesini etkilediğine göre belirtilerin değiştiğini belirten Mungan, “Plak hangi fonksiyonu etkiliyorsa hastanın şikâyeti de ona göre ortaya çıkıyor.” dedi.</p>

<p>Görme kaybı yaşayan hastaların çoğunlukla önce göz hastalıkları uzmanına başvurduğunu belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, göz muayenesinde sorun bulunmaması halinde hastaların nörolojiye yönlendirildiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.34 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234-1.jpeg" width="1920" /></p>

<p><strong>Tanıda MR ve nörolojik muayene belirleyici</strong></p>

<p>MS tanısında ayrıntılı klinik öykü ve nörolojik muayenenin vazgeçilmez olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hem beyin hem de omurilik MR’ının mutlaka çekildiğini ifade etti.</p>

<p>Son yıllarda güncellenen tanı kriterlerinde MR’ın çok daha belirleyici hâle geldiğini söyleyen Mungan, yardımcı tanı yöntemleri arasında VEP testi ile göz sinirlerindeki iletimin değerlendirildiğini anlattı.</p>

<p>Tanıda en önemli yardımcı yöntemlerden birinin ise beyin omurilik sıvısının incelenmesi olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, şöyle konuştu:</p>

<p>“Lomber ponksiyon yardımcı test olarak geçse de hemen hemen her hastada yapmak istiyoruz. Hem kesin tanı hem de ayırıcı tanı açısından çok önemli. Ayrıca hastalığın gelecekte nasıl seyredeceği konusunda da bize önemli bilgiler veriyor.”</p>

<p><strong>MS her hastada farklı seyrediyor</strong></p>

<p>Kesin MS tanısı alan hastalarda koruyucu tedavinin geciktirilmemesi gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Mungan, tedavi edilmediğinde hastalığın ilerleyerek kalıcı fonksiyon kayıplarına neden olabileceğini söyledi.</p>

<p>Atak dönemlerinde öncelikle yüksek doz kortizon tedavisi uygulandığını belirten Mungan, ardından hastalığın tipine uygun koruyucu tedavilerin planlandığını ifade etti.</p>

<p>MS hastalığının en sık görülen tipinin ataklar ve iyileşmelerle seyreden RRMS (Relapsing Remitting MS) olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hastaların yaklaşık yüzde 15–20’sinde ilerleyici tip MS görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Bazı hastalarda hastalığın en baştan ilerleyici seyredebildiğini, bazılarında ise yıllar içinde ilerleyici forma dönüşebildiğini belirten Mungan, “MS tamamen kişiye özgü seyreden bir hastalık. Hastaların düzenli izlenmesi ve hastalık tipinin doğru belirlenmesi tedavinin başarısını belirliyor.” dedi.</p>

<p><strong>Aynı hekim tarafından uzun süre takip büyük önem taşıyor</strong></p>

<p>MS’nin uzun yıllar takip gerektiren kronik bir hastalık olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hastaların tanı sonrasında sürekli doktor değiştirmemesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Kesin tanı konulduktan sonra hastaların aynı hekim tarafından izlenmesi tedavi başarısını artırıyor. Çünkü MS’de bireyselleştirilmiş tedavi çok önemli. Doktorun hastanın geçmişini, MR değişimlerini, atak sıklığını ve nörolojik durumunu yakından bilmesi gerekiyor.”</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.35" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001235.jpeg" width="1920" /></p>

<p><strong>Hastalar gerçek atak ile yalancı atağı karıştırabiliyor</strong></p>

<p>MS atağının belirtilerin 24 saatten uzun sürmesi olarak tanımlandığını belirten Prof. Dr. Mungan, optik nörit, güçsüzlük, uyuşma ve denge bozukluğunun gerçek atak belirtileri arasında yer aldığını söyledi.</p>

<p>Bunun yanında enfeksiyon, sıcak hava, yoğun stres, regl dönemi veya aşırı egzersiz gibi vücut ısısını artıran durumlarda yalancı atakların görülebileceğini belirten Mungan, bu nedenle hastaların önce ayrıntılı değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p><strong>Atak tedavisinde altın standart kortizon tedavisi</strong></p>

<p>MS ataklarında günlük 1000 mg kortizonun 5–7 gün, bazı hastalarda ise 10 güne kadar uygulanabildiğini belirten Prof. Dr. Mungan, kortizona yanıt alınamayan hastalarda ise plazmaferez tedavisinin uygulandığını söyledi.</p>

<p>Bu tedavinin özellikle üniversite ve şehir hastanelerindeki deneyimli MS merkezlerinde yapılabildiğini ifade etti.</p>

<p><strong>Akıllı ilaçlar umut veriyor</strong></p>

<p>Atak tedavisinin dışında hastalığın ilerlemesini durdurmaya yönelik çok sayıda tedavi bulunduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, Türkiye’de tedavilerin basamaklı sistemle uygulandığını söyledi.</p>

<p>Tablet, enjeksiyon ve infüzyon tedavilerinin bulunduğunu belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, yeni nesil bağışıklık sistemini yeniden yapılandıran tedavilere ilişkin şu bilgileri verdi:</p>

<p>“Hastaların akıllı ilaç olarak adlandırdığı yeni tedaviler sayesinde çok az doz uygulayıp hastaları uzun süre tedavisiz takip edebildiğimiz durumlar olabiliyor.”</p>

<p>Tedavi seçiminde hastanın yaşı, cinsiyeti, gebelik planı, mesleği, sosyal yaşamı ve hastalığın seyri gibi çok sayıda faktörün dikkate alındığını belirtti.</p>

<p><strong>MS hastaları evlenebilir, çocuk sahibi olabilir</strong></p>

<p>Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, MS hastalarının normal yaşamlarını sürdürebileceklerini belirterek şu önerilerde bulundu:</p>

<p>“MS hastaları evlenebilir, planlı gebelik gerçekleştirebilir ve doktorlarıyla koordineli şekilde çocuk sahibi olabilirler. Gebelik öncesinde hastalığın en az bir yıl stabil seyretmesini tercih ediyoruz.”</p>

<p>Ağır egzersizlerden kaçınılmasını öneren Mungan; yürüyüş, yüzme, yoga ve pilatesin uygun sporlar olduğunu söyledi.</p>

<p><strong>Akdeniz tipi beslenme öneriliyor</strong></p>

<p>Beslenmenin tedavinin önemli bir parçası olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, Akdeniz tipi beslenmenin önerildiğini söyledi.</p>

<p>Mungan, sebze, meyve ve balık ağırlıklı beslenmenin önemine dikkat çekerek D vitamini ve B12 eksikliklerinin mutlaka giderilmesi gerektiğini, balık tüketemeyen hastalarda ise omega-3 desteğinin yararlı olabileceğini belirtti. Prof. Dr. Mungan, “Miyelin kılıfının iyileşmesinde omega-3’ün önemli etkileri bulunuyor.” dedi.</p>

<p><strong>Sigara ve D vitamini eksikliği hastalığın en önemli çevresel sebepleri</strong></p>

<p>MS için kanıtlanmış iki önemli çevresel risk faktörü bulunduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, bunların D vitamini eksikliği ve sigara olduğunu belirterek, “Hastalar kesinlikle sigara içmemeli, sigara içilen ortamlarda da bulunmamalı.” dedi.</p>

<p><strong>MS hastaları yaz sıcaklarında dikkatli olmalı</strong></p>

<p>Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, MS hastalarının yaz aylarında çok daha dikkatli olmalarını belirterek sıcak ortamlardan kaçınmalarını söyledi.</p>

<p>Mungan:</p>

<ul>
 <li>Sıcak suyla banyo yapılmamasını,</li>
 <li>Hamam ve saunadan uzak durulmasını,</li>
 <li>Yazın 11.00–14.00 saatleri arasında güneşten kaçınılmasını,</li>
 <li>Bol su tüketilmesini,</li>
 <li>Hafif beslenilmesini önerdi.</li>
</ul>

<p><strong>Türkiye’de hastalar güncel tedavilere kolaylıkla ulaşıyor</strong></p>

<p>Dünyada kullanılan güncel MS tedavilerinin neredeyse tamamına Türkiye’de geri ödeme kapsamında erişilebildiğini belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, bunun hastalar açısından önemli bir avantaj olduğunu söyledi.</p>

<p>Ayrıca ilerleyen yaşlarda bağışıklık sisteminin daha sakin hâle gelmesi nedeniyle bazı hastalarda hastalığın da daha durağan seyredebildiğini ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.34 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="684" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234-2.jpeg" width="1290" /></p>

<p><strong>Kök hücre mucize değil</strong></p>

<p>Kök hücre tedavisine ilişkin yanlış beklentilere dikkat çeken Prof. Dr. Mungan, şu değerlendirmede bulundu:</p>

<p>“Kök hücre tedavisi bağışıklık sistemini yeniden yapılandırmayı hedefliyor ancak hastalığı tamamen ortadan kaldırmıyor. Diğer tedavilere belirgin bir üstünlüğü de bulunmuyor. Mucize beklememek gerekiyor.”</p>

<p>Mungan, kök hücre tedavisinin özellikle ataklı MS grubunda daha etkili olduğunu, Türkiye’de ise yalnızca çok sınırlı sayıdaki merkezde uygulanabildiğini söyledi.</p>

<p><strong>Aktarlardan alınan ürünlerden uzak durun</strong></p>

<p>MS hastalarının Sağlık Bakanlığı onaylı ilaçlar dışında hiçbir ürünü kontrolsüz şekilde kullanmamaları gerektiğini belirten Prof. Dr. Mungan, “Hekimlerinizin önermediği bitkisel ürünleri ve aktarlardan alınan karışımları kesinlikle kullanmayın.” uyarısında bulundu.</p>

<p><strong>“MS tanısı alanlar umutsuzluğa kapılmasın”</strong></p>

<p>Programın sonunda MS tanısı alan hastalara seslenen Prof. Dr. Mungan, moral ve sosyal desteğin tedavinin önemli parçalarından biri olduğunu belirterek şu mesajı verdi:</p>

<p>“MS tedavi edilebilen ve ilerlemesi durdurulabilen bir hastalık. Hastalar düzenli takiplerini yaptırır, tedavilerini aksatmaz ve yaşam tarzlarına dikkat ederlerse bugün tekerlekli sandalyeye mahkûm olmaları artık neredeyse söz konusu olmuyor.”</p>

<p>Hasta yakınlarının desteğinin büyük önem taşıdığını belirten Mungan, hastaların iş yaşamlarından kopmamalarını, sosyal hayata katılmalarını ve hobi edinmelerini önerdi. Ayrıca bulundukları illerde Türkiye MS Derneği şubelerine başvurarak ücretsiz eğitim, yoga ve pilates programlarından yararlanabileceklerini söyledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 09:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234.jpeg" type="image/jpeg" length="23765"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fethi Akkoç: Kıbrıs’ın kaderi Londra’daki 24 saatlik diplomasi trafiğinde belirlendi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kıbrıs Barış Harekatı’nın 52. yıl dönümünde, harekat öncesindeki kritik diplomasi trafiğinin tanıklarından gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat’e konuştu. Akkoç, Başbakan Bülent Ecevit’in Londra’da gerçekleştirdiği 24 saatlik görüşmelerin Kıbrıs’ın kaderini belirlediğini anlattı. Ayrıntılar 24 Saat Kayıt'ta...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kıbrıs Barış Harekatı’nın 52. yıl dönümünde, harekatın diplomasi trafiğine tanıklık eden gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat’te yayınlanan Kayıt Dışı programına konuk oldu. Akkoç, harekat öncesinde Londra’da yürütülen kritik görüşmeleri, uluslararası diplomasinin perde arkasını ve bugüne kadar kamuoyunda çok az bilinen, kayıt dışı kalan ayrıntıları detaylarıyla anlatarak şu değerlendirmelerde bulundu:</p>

<p>“52 yıl önce, 20 Temmuz 1974’te Kıbrıs’a yapılan müdahalenin önce diplomasiyle, ardından askeri harekatla kazanıldığını yaşayarak öğrendim. Kıbrıs’ın kaderi, Başbakan Bülent Ecevit’in Londra’da İngiltere Başbakanı Harold Wilson, Dışişleri Bakanı James Callaghan ve daha sonra görüşmelere katılan ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Joseph Sisco ile yaptığı tam 24 saatlik temasların sonunda şekillendi.”</p>

<p>Akkoç, harekattan bir gün önce ABD’nin Yunanistan’daki askeri yönetime kritik bir uyarıda bulunduğunu da öne sürdü:</p>

<p>“ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Joseph Sisco, 19 Temmuz’da Yunanistan’a giderek cunta yönetimine, ‘Türkiye müdahale edecek. Sakın karşılık vermeyin. Karışırsanız Türkiye sizi de ezer. Biz Türkiye’nin yanındayız.’ mesajını iletti. Bu süreci bizzat yaşayarak ve görerek öğrendim.”</p>

<h2><strong>“Londra’ya özel uçakla gittik”</strong></h2>

<p>Akkoç, 17 Temmuz 1974’te Başbakan Bülent Ecevit başkanlığındaki heyetle birlikte Türk Hava Yolları’nın özel uçağıyla Londra’ya gittiklerini anlattı.</p>

<p>Heyette, Başbakan Yardımcısı ve İçişleri Bakanı Oğuzhan Asiltürk, Dışişleri Bakanlığı Yüksek Müşaviri Ümit Haluk Bayülken, Hukuk Müşaviri Namık Kemal Yolga ile dönemin Milli Savunma Bakanı ve Dışişleri Bakan Vekili Hasan Esat Işık’ın bulunduğunu belirten Akkoç, Dışişleri Bakanı Turan Güneş’in ise o sırada Çin’de resmi temaslarda olduğu için heyete katılamadığını ifade etti.</p>

<p>Basın mensupları olarak ise Hürriyet’ten Cüneyt Arcayürek, Milliyet’ten Orhan Tokatlı, Günaydın’dan Örsan Öymen, Tercüman gazetesi adına kendisi, Anadolu Ajansı Genel Müdürü Atilla Onuk ile TRT ekibinin yer aldığını söyledi.</p>

<h3><strong>“Dünyanın gözü Londra’daydı”</strong></h3>

<p>Akkoç, heyetin Heathrow Havalimanı’ndan doğrudan İngiltere Başbakanı Harold Wilson’ın konutuna geçtiğini belirterek, görüşmeleri dünyanın dört bir yanından gelen gazetecilerin takip ettiğini anlattı.</p>

<p>“Biz yalnız değildik. İngiliz gazeteciler başta olmak üzere dünyanın her yerinden basın mensupları Başbakanlık Konutu’nun önünde bekliyordu.”</p>

<h3><strong>“Sisco ile beş dakikalık kritik görüşme”</strong></h3>

<p>Görüşmelerin ardından Bülent Ecevit’in Joseph Sisco ile baş başa yaklaşık beş dakika süren özel bir görüşme yaptığını aktaran Akkoç, bu görüşmenin önemine dikkat çekti.</p>

<p>“Hasan Esat Işık’a ‘Bülent Bey nerede?’ diye sordum. ‘Sisco ile baş başa görüşüyor’ dedi. Saatime baktım, tam beş dakika sürdü. Görüşmenin ardından Bülent Bey son derece rahat ve memnun görünüyordu. Dünya basınına da gayet sakin ve güçlü bir açıklama yaptı.”</p>

<h3><strong>“Harekatın başlayacağını biliyorduk”</strong></h3>

<p>Londra temaslarının tam 24 saat sürdüğünü ifade eden Akkoç, Ankara’ya döndüklerinde harekat kararının artık kesinleştiğini hissettiklerini söyledi.</p>

<p>“Harekatın yapılacağını biliyorduk. Hazırlıkların tamamlandığını hissediyorduk ancak yalnızca başlama zamanı henüz net değildi.”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Akkoç, Joseph Sisco’nun ertesi gün yeniden Türkiye’ye geldiğini, ardından Yunanistan’a geçerek cunta yönetimiyle görüştüğünü ve aynı gün tekrar Ankara’ya döndüğünü belirterek, Yunanistan’a yapılan uyarının da bu diplomasi trafiğinin bir parçası olduğunu dile getirdi.</p>

<h3><strong>“Harekat haberi Güvenpark’ta duyuruldu”</strong></h3>

<p>20 Temmuz sabahı yaşanan anları da anlatan Akkoç, şunları söyledi:</p>

<p>“Cumartesi sabahı saat 06.00’da bütün bakanlar dışarı çıktı. Gazeteciler olarak biz de oradaydık. Başbakanın açıklama yapacağını düşünüyorduk. O sabah Güvenpark’a doğru yürürken Kıbrıs Barış Harekatı’nın başladığı resmen açıklandı.”</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 20:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/ppdvK1JySZk/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="33723"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ağrısız doğum lüks değil, anne adayının hakkı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Berrin Günaydın, doğum ağrısının modern anestezi yöntemleriyle güvenli biçimde azaltılabileceğini anlattı. Epidural analjezinin uygun koşullarda uygulandığında normal doğumu desteklediğini vurgulayan Prof. Dr. Günaydın, doğum ağrısının giderilmesinin bir lüks değil, anne adayının hakkı olduğunu söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan <strong>Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Berrin Günaydın doğum ağrısının azaltılması ile ilgili uygulanan yöntemleri anlattı. Prof. Dr. Günaydın</strong>, “Doğum ağrısını azaltmak mümkün. Epidural analjezi, doğru ekip ve uygun koşullarda hem anneye konfor sağlıyor hem de normal doğumu destekliyor” diye konuştu.</p>

<p>Doğum sancısı, anne adaylarının en büyük kaygılarından biri olmaya devam ediyor. Ancak günümüzde modern anestezi yöntemleri sayesinde doğum ağrısını büyük ölçüde azaltmak mümkün. Prof. Dr. Berrin Günaydın, halk arasında <strong>“ağrısız doğum”</strong> olarak bilinen uygulamanın çoğunlukla <strong>epidural analjezi</strong> ile yapıldığını belirterek, doğru koşullarda uygulandığında annenin doğuma bilinçli ve konforlu şekilde katılmasını sağladığını söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Günaydın, “Aslında tıpta kullandığımız doğru ifade ağrısız doğum değil, doğum ağrısının etkili şekilde azaltılmasıdır. Anne sancıları hisseder ancak dayanılmaz ağrı büyük ölçüde ortadan kalkar. Böylece doğuma aktif olarak katılır ve bebeğinin dünyaya gelişine tanıklık eder” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (3)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-3.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>"Obstetrik anestezi gelişmiş ülkelerde ayrı bir uzmanlık alanı"</strong></h2>

<p>Amerika Birleşik Devletleri ve İngiltere’de obstetrik anestezinin anesteziyolojinin özel bir çalışma alanı olarak kabul edildiğini belirten Prof. Dr. Günaydın, bu ülkelerdeki uygulamaları yerinde inceleyerek Gazi Üniversitesi’nde Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı ile 2004 yılında başlattıklarını söyledi.</p>

<p>Doğum ağrısının yönetiminde kadın hastalıkları ve doğum uzmanları ile anesteziyoloji uzmanlarının birlikte çalışmasının önemine dikkat çeken Günaydın, “Kadın doğum uzmanı ve anne adayının onayı olmadan epidural analjezi uygulanamaz. Bu nedenle anne adaylarının doğru bilgilendirilmesinde kadın doğum uzmanlarının rolü son derece önemlidir” diye konuştu.</p>

<h2><strong>"Ağrısız doğumda altın standart epidural analjezi"</strong></h2>

<p>Doğum ağrısını azaltmaya yönelik farklı yöntemler bulunduğunu ancak *altın standardın epidural analjezi olduğunu* vurgulayan Prof. Dr. Berrin Günaydın, yöntemin bel bölgesinden omuriliğin dışındaki epidural boşluğa yerleştirilen ince bir kateter aracılığıyla uygulandığını anlattı.</p>

<p>Günaydın “Düşük dozlarda lokal anestezik ilaçlar ve yardımcı ilaçlar kullanıyoruz. Amaç annenin ağrısını azaltırken hareket edebilmesini, doğuma aktif katılmasını ve bebeğin doğumuna bilinçli şekilde eşlik etmesini sağlamaktır” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>“Epidural felç yapmaz, bebeğe zarar vermez”</strong></h2>

<p>Toplumda *epiduralle* ilgili çok sayıda yanlış bilgi bulunduğunu belirten Prof. Dr. Günaydın, en sık karşılaştıkları soruların felç, kalıcı bel ağrısı ve bebeğe zarar verip vermediği olduğunu söyleyerek şunları kaydetti:</p>

<p>“Epidural uygulama omuriliğin içine değil, dışındaki güvenli alana yapılır. Deneyimli ekip ve uygun koşullarda uygulandığında son derece güvenli bir yöntemdir. Bilimsel çalışmalar epidural analjezinin kalıcı bel ağrısına neden olmadığını gösteriyor. Ayrıca kullanılan ilaçlar çok düşük dozlarda uygulanıyor. Amaç annenin rahatlamasıdır. Anne rahatladığında stres hormonları azalıyor, bu da bebeğin oksijenlenmesini ve doğum sürecini olumlu etkileyebiliyor.”</p>

<h2><strong>"Sezaryen oranlarının düşürülmesine katkı sağlayabilir"</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Günaydın, bilimsel çalışmaların epidural analjezinin sezaryen oranını artırmadığını gösterdiğini belirterek, gelişmiş ülkelerde bunun tam tersine normal doğumu destekleyen önemli uygulamalardan biri olduğunu ifade etti. Günaydın şöyle konuştu:</p>

<p>“Amerika ve İngiltere’de sezaryen oranları yaklaşık yüzde 30 seviyelerinde. Bu ülkelerde doğumların büyük bölümü epidural analjezi ile gerçekleştiriliyor. Anne adayları bu konuda bilinçli olduğu için doğum ağrısının azaltılmasını talep ediyor. Normal doğumun desteklenmesi de sezaryen oranlarının düşmesine katkı sağlayabiliyor.”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Türkiye’de de öncelikle bu konuda farkındalığın artırılması gerektiğini belirten Günaydın, “Toplum bilinçlenmeden yalnızca hizmeti yaygınlaştırmak yeterli olmaz. Aynı zamanda bunu karşılayacak eğitimli ekiplerin ve uygun altyapının da hazır olması gerekir” diye konuştu.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-1.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>"Ağrısız doğum ekip işi"</strong></h2>

<p>Epidural analjezinin yalnızca bir anestezi uygulaması olmadığını belirten Prof. Dr. Günaydın, başarılı bir doğum yönetimi için kadın hastalıkları ve doğum uzmanı, anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanı, deneyimli hemşireler, uygun monitörizasyon ve teknik donanımın birlikte çalışmasının şart olduğunu söyledi.</p>

<p>Anne adaylarının gebelik boyunca düzenli olarak değerlendirildiğini ifade eden Günaydın, kan sulandırıcı ilaç kullananlar, bazı kanama-pıhtılaşma bozukluğu bulunanlar, girişim bölgesinde enfeksiyonu olanlar veya bazı özel nörolojik hastalıkları bulunan kişilerde epidural uygulanamayabileceğini belirtti. Uygun adaylarda ise anestezi değerlendirmesi ve bilgilendirilmiş onam sonrasında güvenle uygulanabileceğini kaydetti.</p>

<h2><strong>Sezaryende de önemli avantaj sağlıyor</strong></h2>

<p>Planlı sezaryenlerde tıbbi engel bulunmadığı sürece spinal, kombine spinal-epidural veya epidural gibi bölgesel anestezi yöntemlerinin tercih edilmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Günaydın, doğum sırasında epidural kateter takılmış bir gebenin acil sezaryene alınması gerekirse aynı kateter üzerinden anestezinin sürdürülebileceğini söyledi.</p>

<p>Ayrıca epidural kateterin sezaryen sonrasında da ameliyat ağrısının kontrolünde kullanılabildiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (4)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-4.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>“Doğum bir hastalık değil, hayatın en güzel mucizelerinden biridir”</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Günaydın, Dünya Anesteziyoloji Dernekleri Federasyonu’nun (WFSA) doğum ağrısının giderilmesini lüks değil, hasta hakkı olarak değerlendirdiğini, Amerikan Kadın Doğum Uzmanları Koleji’nin (ACOG) ise tıbbi engel bulunmayan gebelerde annenin doğum ağrısının giderilmesini istemesini tek başına yeterli bir tıbbi endikasyon olarak kabul ettiğini hatırlattı. Günaydın, şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>“Bizim amacımız kadınları epidurale yönlendirmek değil; doğru bilgiyi vererek bilinçli seçim yapmalarını sağlamaktır. Ağrısız doğum bir zorunluluk değildir ancak isteyen ve tıbbi açıdan uygun olan hiçbir anne adayının bu haktan mahrum bırakılmaması gerekir.”</p>

<p>Doğumun doğal bir süreç olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Günaydın, sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<p>“Doğum bir hastalık değil, hayatın en güzel mucizelerinden biridir. Biz anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanlarının görevi de bu mucizeyi anne ve bebek için daha güvenli, daha konforlu ve daha güzel bir deneyime dönüştürmektir.”</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Jul 2026 09:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-2.jpeg" type="image/jpeg" length="94723"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[“Diz ameliyatı sonrası kayak da yapılabilir, tenis de oynanabilir”]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Akkaya, diz ağrılarının ihmal edilmemesi gerektiğini vurgulayarak, yeni nesil cerrahi teknikler, kişiye özel implantlar ve yapay zekâ destekli rehabilitasyon sayesinde hastaların yeniden aktif yaşama dönebildiğini söyledi. Akkaya, uygun tedaviyle diz ameliyatı sonrası kayak, tenis ve koşu gibi sporlara yeniden dönüşün mümkün olduğunu belirtti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı <strong>Prof. Dr. Mustafa Akkaya</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu <strong>“Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi”</strong> programında diz eklemi hastalıkları ve diz cerrahisinde yaşanan yeni gelişmeleri anlattı.</p>

<p>Diz ağrılarının toplumda en sık ihmal edilen sağlık sorunları arasında yer aldığını belirten Akkaya, erken dönemde başvurulduğunda birçok sorunun ilerlemeden kontrol altına alınabileceğini söyledi.</p>

<p>Diz ekleminin çok özel bir anatomiye sahip olduğunu vurgulayan Akkaya, yanlış ya da gecikmiş tedavilerin hareket kabiliyetini ciddi şekilde etkileyebileceğini belirterek, “Yürüme her şeydir. İnsanların mobilize olması genel beden ve ruh sağlığı açısından çok önemli. İnsanlar yürüyemediklerinde sosyal hayattan kopuyor, kilo alımı artıyor ve başkalarına bağımlı hale gelebiliyorlar” dedi.</p>

<h2><strong>“Diz sorunları yaşa ve cinsiyete göre değişiyor”</strong></h2>

<p>Diz eklemi hastalıklarının yaşa, cinsiyete ve yaşam biçimine göre farklılık gösterdiğini ifade eden Prof. Dr. Akkaya, çocukluk döneminde daha çok travmaya bağlı diz kapağı çıkıkları ve yaralanmaların görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Orta yaş döneminde ise kadın ve erkeklerde farklı sorunların öne çıktığını belirten Akkaya, kadınlarda kas yapısındaki farklılıklar nedeniyle diz kapağı çevresindeki problemlerin daha sık yaşanabildiğini ifade etti.</p>

<p>“Merdiven inip çıkarken, çömelirken veya oturup kalkarken oluşan ağrılar ön diz ağrısının habercisi olabilir. Erken dönemde müdahale edilirse kıkırdak aşınması ilerlemeden önlem alınabilir.” diyen Akkaya, ihmal edilen problemlerin ilerleyen yaşlarda kireçlenmeye dönüşebileceğini söyledi.</p>

<p>Akkaya, erkeklerde ise spor yaralanmalarına bağlı menisküs yırtıkları ve ön çapraz bağ sorunlarının daha sık görüldüğünü belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Kadınlar ciltlerine gösterdikleri özeni dizlerine de göstermeli”</strong></h2>

<p>Menopoz döneminin diz sağlığı açısından kritik olduğuna dikkat çeken Akkaya, hormonal değişikliklerle birlikte kemik ve kıkırdak dokusunun da etkilendiğini söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Akkaya, “Kadınlar menopoza girdikten sonra ciltlerine gösterdikleri özeni dizlerine de göstermeliler. Çünkü dizler yaşam kalitesini etkileyen en önemli yapılardan biridir” dedi.</p>

<p>Akkaya, menopoz öncesi yapılacak kontroller sayesinde kıkırdak koruyucu tedavilerle diz sağlığının korunabileceğini belirtti.</p>

<h2><strong>“Her diz ağrısı ameliyat gerektirmez”</strong></h2>

<p>Diz tedavisinde son yıllarda rejeneratif tıp ve ortobiyolojik uygulamaların önemli gelişmeler sağladığını anlatan Prof. Dr. Akkaya, amaçlarının vücudun kendi iyileştirme kapasitesinden yararlanmak olduğunu söyleyerek “Kişinin iyileştirici kapasitesi aslında kendi vücudunda saklıdır. Erken evre kıkırdak hasarlarında kişinin kendi kök hücrelerinden yararlanılarak yapılan ortobiyolojik tedavilerle başarılı sonuçlar alınabiliyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya, rejeneratif ve ortobiyolojik tedaviler konusunda toplumda bilgi karmaşası yaşanabildiğine dikkat çekti.</p>

<p>Kök hücre tedavileri ile kandan elde edilen trombosit uygulamalarının farklı yöntemler olduğunu belirten Akkaya:</p>

<p>“Vücutta dolaşan kandan kök hücre elde etmek mümkün değildir. Kök hücreler, leğen kemiği gibi büyük kemiklerden ya da yağ dokusundan elde edilebilir. Kandan alınan ise kök hücre değil, trombosit dediğimiz kan hücreleridir.” dedi.</p>

<p>Menisküs ve kıkırdak dokularının iyileşme kapasitesinin sınırlı olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Akkaya:</p>

<p>“Kas dokusu kanlanması sayesinde kendini onarabilir ancak kıkırdak ve menisküs gibi dokular yeterli kan damarına sahip değildir. Bu nedenle erken evre hasarlarda uyguladığımız ortobiyolojik tedavilerle o bölgede iyileşmeyi destekleyecek bir ortam oluşturmayı hedefliyoruz.” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.58 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="730" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182958-1.jpeg" width="1194" /></p>

<h2><strong>“Sosyal medyada mucize tedavi gibi sunulan uygulamalara dikkat”</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya, menisküs ve kıkırdak tedavileri konusunda bilimsel gelişmelerin umut verici olduğunu ancak her yeni yöntemin “kesin tedavi” gibi sunulmaması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Menisküsün dışarıdan verilen maddelerle tamamen tedavi edilmesinin bugün için mümkün olmadığını belirten Akkaya:</p>

<p>“Biyoteknoloji çok hızlı ilerliyor. Kitosan içerikli jeller ve akıllı moleküllerle hasarlı bölgeyi hedefleyen çalışmalar devam ediyor. Gelecekte kıkırdak ve menisküs dokularına yönelik yeni tedavi seçenekleri mümkün olabilir.” dedi.</p>

<p>Ancak mevcut bilimsel aşamada tek bir enjeksiyonla tüm sorunları ortadan kaldıran bir tedavi yaklaşımının olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Akkaya:</p>

<p>“Henüz bir iğneyle menisküsü ya da kıkırdağı tamamen tedavi edebilecek noktada değiliz. Hastalar erken dönemde hekime başvurursa ortobiyolojik tedavilerle mevcut hasarın ilerlemesini yavaşlatmak ve eklemi korumak mümkün olabilir.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Akkaya, kıkırdak, menisküs ve eklem hasarlarında her hastaya özel değerlendirme yapılarak kişiselleştirilmiş tedavi planlanması gerektiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Ağrıyla ve ağrı kesicilerle yaşamak kader gibi görülmemeli”</strong></h2>

<p>Toplumda birçok kişinin uzun süre ağrı kesicilerle yaşamaya çalıştığını belirten Prof. Dr. Akkaya, bunun doğru bir yaklaşım olmadığını söyledi.</p>

<p>Diz cerrahisinde kişiye özel çözümlerin artık çok daha gelişmiş olduğunu ifade eden Akkaya, “Robotik cerrahi, kişiye özel protezler ve küçük implantlarla diz cerrahisinde ciddi yollar katettik. Hastalar erken başvurduklarında çok daha küçük ve kişiselleştirilmiş müdahalelerle sağlıklı bir yaşam sürdürebiliyor” dedi.</p>

<h2><strong>“Aynı ameliyatta her iki dize protez uygulanabilir”</strong></h2>

<p>Diz ve kalça protezleri konusunda hastaların endişe duymaması gerektiğini belirten Prof. Dr. Akkaya, uygun cerrahi teknik, kaliteli implant ve doğru rehabilitasyonla protezlerin uzun yıllar kullanılabildiğini söyleyerek, “Güncel çalışmalar uygun şekilde yapılan cerrahilerde implant kullanım süresinin 30 yıla ulaşabildiğini gösteriyor. Hastalar protez cerrahisinden korkmamalı ve ağrıyla yaşamayı kader olarak görmemeli” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Akkaya şunları söyledi:</p>

<p>“Eğer hasta biyolojik olarak aynı seansta iki dizine birden ameliyatı kaldırabilecek durumdaysa genel sağlık durumu buna elverişli ise aynı ameliyatta her iki dize birden ameliyat yapılabilir hatta tercih edilmelidir. Hastanın ihtiyacı varsa her iki dize de aynı anda tedavi uygulanmasının önemli avantajları var. Hasta bir kez ameliyat oluyor, bir kez rehabilitasyon desteği alıyor, hasta bakım desteği bir kez alınıyor, ameliyat maliyetleri önemli ölçüde azalıyor.”</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.58" class="detail-photo img-fluid" height="676" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182958.jpeg" width="1156" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>“Yapay zekâ destekli kişiye özel rehabilitasyon”</strong></h2>

<p>Cerrahi başarının yalnızca ameliyatla sınırlı olmadığını belirten Akkaya, ameliyat sonrası rehabilitasyon sürecinin de kişiye özel planlanması gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Ben hastalarıma yapay zekâ destekli kişiselleştirilmiş rehabilitasyon programı uyguluyorum” diyen Akkaya, hastanın yaşı, mesleği, beklentileri ve yapılan cerrahinin değerlendirilerek özel iyileşme programları oluşturulduğunu anlattı.</p>

<h2><strong>“Diz ameliyatı sonrası kayak da yapılabilir, tenis de oynanabilir”</strong></h2>

<p>Diz ameliyatlarından sonra hastaların aktif yaşama dönebileceğini vurgulayan Prof. Dr. Akkaya, “Bir hasta ameliyat öncesi kayak yapıyorsa ameliyat sonrası da kayak yapabilir hale getirmeyi hedefliyoruz. Uygun cerrahi teknikler ve implantlarla hastalar koşabilir, tenis oynayabilir, istedikleri gibi aktif biçimde hayatın içinde kalabilirler” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Gerekli sağlık koşullarını taşıyan hastalarda iki dizin aynı seansta ameliyat edilebildiğini de söyleyen Akkaya, bunun bazı hastalar için tek iyileşme ve rehabilitasyon süreciyle önemli avantaj sağlayabildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Diz sağlığı için önemli uyarılar</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya diz eklemlerini korumak için şu önerilerde bulundu:</p>

<p>• Herkes kendi vücudunu tanıyarak spor yapmalı, bilinçsiz ağır antrenmanlardan kaçınılmalı.<br />
• Spora başlamadan önce gerekirse profesyonel destek alınmalı.<br />
• Kadınlar menopoz öncesinde diz kontrollerini ihmal etmemeli.<br />
• Dizde kilitlenme ve takılma gibi mekanik sorunlar ciddiye alınmalı.<br />
• Gece ağrısı veya sürekli ağrı varsa ağrı kesicilerle süreç geçiştirilmemeli.</p>

<p>Akkaya ayrıca “Kaliteli ve bağımsız bir yaşam için hareket etmek, hareket edebilmek için de diz sağlığını korumak gerekiyor” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Jul 2026 09:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-3.jpeg" type="image/jpeg" length="82294"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Teknoloji hayatı kolaylaştırıyor, ruhu zorluyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/teknoloji-hayati-kolaylastiriyor-ruhu-zorluyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/teknoloji-hayati-kolaylastiriyor-ruhu-zorluyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu "Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi" programına konuk olan Psikiyatri Uzmanı Dr. Bilge Bilgin Kapucu, teknolojinin ruh sağlığı üzerindeki etkilerini değerlendirdi. Sosyal medyanın yalnızlaşma, kaygı ve dikkat dağınıklığını artırabileceğine dikkat çeken Kapucu, yapay zekanın insanın duygu dünyasını, klinik muhakemesini ve bir psikiyatristin şefkatini bütünüyle taklit edemeyeceğini vurgulayarak teknoloji kullanımında dengenin önemine işaret etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Psikiyatri Uzmanı Dr. <strong>Bilge Bilgin Kapucu</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “<strong>Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi</strong>”programına konuk oldu. Teknolojinin ruh sağlığı üzerindeki etkilerini değerlendiren Kapucu, sosyal medyanın yalnızlaşma ve kaygıyı artırabildiğini, yapay zekânın ise sağlık alanında önemli katkılar sunmasına rağmen insanın duygu dünyasını ve klinik değerlendirmesini bütünüyle taklit edemeyeceğini söyledi.</p>

<h2><strong>“Son 30-40 yılda toplum büyük bir değişim yaşadı”</strong></h2>

<p>Son 30-40 yılda teknolojinin yaşamın merkezine yerleştiğini belirten Dr. Kapucu, özellikle pandemi döneminde insanların zorunlu izolasyon nedeniyle teknolojiyle çok daha yoğun bir ilişki kurduğunu ifade etti.</p>

<p>Teknolojinin bir yandan insanların yalnızlık hissini azaltmasına yardımcı olduğunu, diğer yandan ise yalnızlaşmanın önemli nedenlerinden biri haline gelebildiğini söyleyen Kapucu, bu değişimin ruh sağlığı üzerinde de belirgin etkiler oluşturduğunu dile getirdi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 04 At 01.37.19" class="detail-photo img-fluid" height="718" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013719.jpeg" width="1290" /></p>

<h2><strong>“Ruhsal hastalıklar arttı”</strong></h2>

<p>Yapılan araştırmaların son 30 yılda ruhsal hastalıkların arttığını gösterdiğini belirten Kapucu, bunun yalnızca daha fazla kişinin sağlık hizmetine başvurması ve tanı almasıyla açıklanamayacağını söyledi.</p>

<p>Toplumdaki yaşam biçiminin ve sosyal normların değişmesinin de bu artışta etkili olduğunu ifade eden Kapucu, özellikle sosyal medyanın anksiyete ve yalnızlaşmayı artırabildiğine dikkat çekti.</p>

<p>Eskiden gençlerin ağırlıklı olarak yüz yüze sosyalleştiğini hatırlatan Kapucu, bugün dijital iletişimin gerçek sosyal ilişkilerin yerini almaya başladığını ve bunun ruh sağlığı açısından önemli sonuçlar doğurabileceğini vurguladı.</p>

<h2><strong>“İnsan beyni sadece matematikten ibaret değil”</strong></h2>

<p>Yapay zekânın çalışma prensibini de değerlendiren Kapucu, bu sistemlerin büyük veri ve matematiksel algoritmalar üzerine kurulu olduğunu söyledi.</p>

<p>Makine öğrenmesi ve derin öğrenme yöntemlerinin insan beynini taklit etmeye çalıştığını belirten Kapucu, psikiyatri uzmanları ve nörobilimcilerin bile beynin çalışma mekanizmasını tam olarak çözemediğini ifade etti.</p>

<p>İnsan beyninin yalnızca verileri işlemeyen, aynı zamanda bedenden gelen sinyalleri, hisleri ve duygusal deneyimleri de değerlendiren çok daha karmaşık bir yapı olduğunu söyleyen Kapucu, mevcut yapay zekâ sistemlerinin bu yönüyle insan beynini tam anlamıyla karşılayamadığını kaydetti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 04 At 01.37.19 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013719-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Yapay zekâdan yararlansanız da son sözü uzmana bırakın</strong></h2>

<p>Yapay zekânın birçok alanda başarılı sonuçlar ortaya koyduğunu belirten Kapucu, buna rağmen elde edilen bilgilerin mutlaka alanında uzman kişiler tarafından değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Yapay zekâya ne kadar veri yüklerseniz, size ancak o kadar sonuç verebilir.” diyen Kapucu, uzman denetimi olmadan kullanılan yapay zekâ uygulamalarında hata ve eksikliklerin ortaya çıkabileceğini ifade etti.</p>

<h2><strong>“Psikiyatristin bilgeliği ve şefkatini makinadan bekleyemeyiz”</strong></h2>

<p>Yapay zekânın artık hayatın bir parçası olduğunu belirten Kapucu, bunu reddetmenin ya da tamamen uzak durmanın gerçekçi olmadığını söyledi.</p>

<p>Radyoloji gibi alanlarda yapay zekânın tanıya önemli katkılar sunduğunu ifade eden Kapucu, psikiyatride ise tanının yalnızca verilerle değil, hekimin klinik deneyimi, gözlemleri, düşünceleri ve empatisiyle konulduğunu vurguladı.</p>

<p>Buna karşın yapay zekânın psikiyatride takip ve izlem süreçlerinde yararlı olabileceğini belirten Kapucu, konuşma hızı, rutin alışkanlıklar ve davranış değişiklikleri gibi verileri analiz ederek hastalığın seyri hakkında önemli geri bildirimler sağlayabileceğini söyledi.</p>

<p>Bazı kişilerin yargılanma korkusu, güven problemleri veya sosyalleşmeyi tercih etmemeleri nedeniyle zaman zaman bir psikiyatrist yerine yapay zekâ ile iletişim kurmayı seçebileceğini belirten Kapucu, buna rağmen hiçbir teknolojinin bir psikiyatri uzmanının bilgeliğini, klinik muhakemesini ve şefkatini yerine koyamayacağını ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 04 At 01.37.19 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013719-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Teknolojiye fazla maruz kalmak dikkat eksikliğine yol açıyor”</strong></h2>

<p>Teknolojinin hayatın vazgeçilmez bir parçası haline geldiğini ancak insanların gerçek sosyal ilişkilerini koruması gerektiğini vurgulayan Kapucu, yalnızlığın ruh sağlığını olumsuz etkileyen önemli faktörlerden biri olduğunu söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İnsanların kendilerine teknolojiden tamamen uzak, sakin zamanlar ayırmasının önemine dikkat çeken Kapucu, telefon, tablet ve bilgisayar bildirimlerine sürekli maruz kalmanın dikkat dağınıklığına ve kaygıya yol açabileceğini belirtti.</p>

<p>“Anı yaşayabilmek çok kıymetli” diyen Kapucu, ruh sağlığını korumanın en önemli yollarından birinin gerçek ilişkiler içinde kalmak ve teknoloji kullanımında dengeyi sağlayabilmek olduğunu sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/teknoloji-hayati-kolaylastiriyor-ruhu-zorluyor</guid>
      <pubDate>Sat, 04 Jul 2026 09:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013720.jpeg" type="image/jpeg" length="18947"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Duygularını kontrol edemeyenler dikkat! Borderline kişilik bozukluğu hayatınızı alt üst edebilir!]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/duygularini-kontrol-edemeyenler-dikkat-borderline-kisilik-bozuklugu-hayatinizi-alt-ust-edebilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/duygularini-kontrol-edemeyenler-dikkat-borderline-kisilik-bozuklugu-hayatinizi-alt-ust-edebilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı'nın sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Selçuk Aslan, borderline kişilik bozukluğuna ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Duygu düzenleme güçlüğü, dürtü kontrol sorunları ve sağlıksız ilişkilerin hastalığın en belirgin özellikleri arasında yer aldığını belirten Aslan, erken tanı, doğru psikiyatrik destek ve psikoterapinin yaşam kalitesini artırmada kritik rol oynadığını vurguladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı'nın sunduğu <strong>“Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi”</strong> programına konuk olan Psikiyatri Uzmanı <strong>Prof. Dr. Selçuk Aslan</strong>, <strong>borderline kişilik bozukluğunu</strong> tüm yönleriyle anlattı. Borderline kişilik bozukluğunun özellikle dürtü kontrolü, duygu düzenleme ve kişilerarası ilişkilerde ciddi sorunlara yol açtığını belirten Aslan, erken tanı ve uygun tedavinin bireyin yaşam kalitesini önemli ölçüde artırabileceğini söyledi.</p>

<h2><strong>Tanı 18 yaşından sonra konuluyor</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğunun toplumda çoğu zaman dengesiz davranışlar ve sürekli duygu değişimleri yaşayan kişiler için kullanılan bir tanımlama olduğunu belirten Prof. Dr. Aslan, kişilik yapısının 18 yaşına kadar gelişimini sürdürdüğünü söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Aslan, “18 yaşından önce kişilik henüz tam olarak oturmadığı için bu yaş grubundaki bireylere borderline kişilik bozukluğu tanısı konulmaz. Hastalıktan söz edebilmek için belirtilerin erişkin dönemde devam etmesi gerekir” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Ergenlik dönemindeki travmalar hastalığın temelini atabilir!</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğundan söz edebilmek için bireyde dürtü kontrol bozukluğunun da bulunması gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Aslan, bu kişilerde öfke, kaygı ve üzüntü gibi duyguların çok yoğun yaşandığını ve bu duyguları yatıştırmakta güçlük çektiklerini söyledi.</p>

<p>Konuşma ve davranışlarda kendini kontrol edememe, kendine zarar verme eğilimi, eşyalara zarar verme ve öfke sırasında kontrolden çıkma gibi davranışların da görülebildiğini belirten Aslan, bu durumun bireyin günlük yaşamını ve sosyal ilişkilerini ciddi şekilde etkileyebildiğini ifade etti.</p>

<p><strong>Borderline kişilik</strong> özelliği taşıyan bireylerin zaman zaman çevrelerindeki insanların davranış kalıplarını benimsediklerini belirten Prof. Dr. Aslan, bunun karakterin tam olarak oturmamış olmasından kaynaklanabileceğini söyledi.</p>

<p>Bu bireylerde depresyon eğiliminin daha yüksek olabileceğini ifade eden Aslan, “Kendilerini boşlukta hissedebilirler. Yoğun mutsuzluk ve depresyon yaşayabilir, hatta intihar düşünceleri geliştirebilirler” diye konuştu.</p>

<p>Borderline kişilik bozukluğunun gelişiminde ergenlik döneminin kritik öneme sahip olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Selçuk Aslan, bu dönemde yaşanan travmaların kişilik yapılanmasını etkileyebileceğini söyledi.</p>

<p>Sınıf içinde küçük düşürülme, dışlanma, reddedilme ya da karşılıksız kalan duygusal ilişkilerin bireyde “sevilmiyorum” düşüncesini geliştirebildiğini belirten Aslan, “Sevilmediğini düşünen kişiler kabul görmek için aşırı verici davranabilir. Bu da onları maddi ve manevi olarak suistimale açık hale getirebilir” diye konuştu.</p>

<p>Bazı bireylerin zamanla dünyanın, insanların ve hatta kendilerinin kötü olduğuna yönelik inanç geliştirebildiğini belirten Aslan, bunun da yoğun mutsuzluk ve duygusal çöküşe neden olabileceğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07 (3)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-3.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Zeki oldukları halde iş ve sosyal yaşamda başarılı olamayabilirler</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğu olan bireylerin d<strong>uygularını kontrol etmekte zorlandıklarını</strong> söyleyen Prof. Dr. Aslan, grup uyumu, takım çalışması ve kurallara uyma konusunda da güçlük yaşayabileceklerini belirtti.</p>

<p>“Çok zeki ve yüksek potansiyele sahip olsalar bile duygu durumlarını ve davranışlarını yönetmekte zorlandıkları için bulundukları ortamlarda istedikleri başarıyı sürdüremeyebilirler” diyen Aslan, bu durumun işlevselliği önemli ölçüde bozduğunu vurguladı.</p>

<p>Prof. Dr. Aslan, <strong>otizmli bazı kadınlarda</strong> borderline kişilik bozukluğunu düşündüren davranışların görülebileceğini belirterek, özellikle duygusal ilişkilerde kendi haklarını ve çıkarlarını korumakta güçlük yaşayabileceklerini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Tedavide ilaç tek başına yeterli olmuyor</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğunda erken dönemde psikiyatrik destek alınmasının büyük önem taşıdığını söyleyen Prof. Dr. Aslan, <strong>ilaç tedavisinin</strong> duyguların dengelenmesine katkı sağladığını ancak tek başına yeterli olmadığını belirtti.</p>

<p>Aslan, “Mutlaka destekleyici psikoterapi uygulanmalı. Özellikle bilişsel davranışçı yaklaşımlar sayesinde kişiler duygu, düşünce ve davranış ilişkisini anlamayı, dürtülerini tanımayı ve duygularını yönetmeyi öğrenebilir. Terapi uzun vadede kişiye önemli bir içgörü kazandırır” dedi.</p>

<h2><strong>Aile tutumu kişilik gelişiminde belirleyici rol oynuyor</strong></h2>

<p>Gençlik döneminde ailelerin yaklaşımı, çocukların kişilik gelişimini doğrudan etkiliyor.</p>

<p>Gençlik döneminde ebeveyn tutumlarının kişilik gelişiminde belirleyici olduğunu ifade eden Prof. Dr. Aslan, ailelerin çocuklarına hem sorumluluk vermesi hem de kontrollü bir özgürlük alanı tanıması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Aslan, “Gençlerin hayatı deneyimlemelerine fırsat verilmesi, baskıcı olmayan ama tutarlı ve dengeli ebeveyn tutumları sergilenmesi kişilik gelişimini olumlu yönde destekler.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Aslan baskıcı ya da tamamen kontrolsüz tutumlar yerine dengeli ve tutarlı ebeveyn davranışlarının, gençlerin sağlıklı bir kişilik geliştirmesine katkı sağladığını kaydederek şunları söyledi:</p>

<blockquote>
<p>“Gençlik döneminde aile tutumları çok önem taşıyor. Ebeveyn davranışları çocukların kişilik yapısına uygun, dengeli ve tutarlı olursa çocuklar ve gençler daha az bocalar. Gençlere aşırı baskı kurmadan onlara alan açmak, sorumluluk vermek, kontrollü bir şekilde hayatı deneyimlemelerine fırsat tanımak kişilik gelişimini olumlu yönde destekler.”</p>
</blockquote>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-2.jpeg" width="1600" /></h2>

<h2><strong>Borderline ile bipolar bozukluk karıştırılabiliyor</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğunun toplumda zaman zaman <strong>bipolar bozukluk ile karıştırıldığını</strong> belirten Prof. Dr. Aslan, iki hastalığın birbirinden farklı olduğunu söyledi.</p>

<p>Aslan, “Bipolar bozuklukta duygu durum değişimleri haftalar ya da aylar sürebilen depresif ve manik dönemler halinde görülür. Borderline kişilik bozukluğunda ise duygu değişimleri çok daha hızlıdır ve çoğu zaman çevresel olaylarla tetiklenir. Bu nedenle doğru tanı, doğru tedavi açısından büyük önem taşır” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/duygularini-kontrol-edemeyenler-dikkat-borderline-kisilik-bozuklugu-hayatinizi-alt-ust-edebilir</guid>
      <pubDate>Tue, 30 Jun 2026 09:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-4.jpeg" type="image/jpeg" length="77286"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Meme kanseri tedavisine başarının anahtarı: Kişiye özel tedavi planlaması]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/meme-kanseri-tedavisine-basarinin-anahtari-kisiye-ozel-tedavi-planlamasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/meme-kanseri-tedavisine-basarinin-anahtari-kisiye-ozel-tedavi-planlamasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Ekmel Tezel, meme kanserinde artık tek tip tedavi döneminin geride kaldığını vurguladı. Erken tanının önemine dikkat çeken Tezel, tümörün moleküler özelliklerine göre kişiye özel tedavi planlamasının hem yaşam süresini hem de yaşam kalitesini artırdığını anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Meme kanseri, dünyada ve Türkiye’de kadınlarda en sık görülen kanser türü olmayı sürdürüyor. Yaşın ilerlemesiyle birlikte risk artarken, görüntüleme yöntemlerindeki gelişmeler sayesinde hastalık çok daha erken evrelerde tespit edilebiliyor.</p>

<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu <strong>”Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi”</strong> programına konuk olan Genel Cerrahi Uzmanı <strong>Prof. Dr. Ekmel Tezel</strong>, meme kanseri tedavisindeki güncel yaklaşımları anlatarak erken tanı, kişiye özel tedavi ve yaşam kalitesini koruyan cerrahi yöntemlerin önemine dikkat çekti.</p>

<h2><strong>Kanal içi kanserlerde başarı oranı yüzde 100’e yaklaşıyor</strong></h2>

<p>Yaş ilerledikçe meme kanseri görülme sıklığının arttığını belirten Prof. Dr. Tezel, son yıllarda mamografi ve diğer görüntüleme yöntemlerindeki gelişmeler sayesinde kanal içi kanserlerin daha sık tespit edildiğini söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Tezel, “Kanal içi kanser evre 0 (sıfır) olarak kabul ettiğimiz, <strong>duktal karsinoma in situ</strong> dediğimiz, tümör hücrelerinin henüz süt kanalları içinde hapsolduğu ve çevre dokulara yayılmadığı durumdur” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu evrede yakalanan hastalarda tedavinin oldukça başarılı olduğunu belirten Tezel, “Kanal içi kanserlerin tedavisi çok daha kolaydır ve hayatta kalma ihtimali neredeyse yüzde 100’dür” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.01 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150701-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Memeyi koruyan cerrahiler ön planda</strong></h2>

<p>Kanal içi kanserlerin çoğunlukla mamografide görülen <strong>mikrokalsifikasyonlar</strong> sayesinde saptandığını belirten Prof. Dr. Tezel, hastalığın yaygınlığına göre farklı cerrahi yöntemlerin tercih edildiğini söyleyerek şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p>“Kireçlenme yalnızca sınırlı bir bölgede ise memeyi koruyarak sadece o alanı çıkarıyoruz ve sonrasında radyoterapi uyguluyoruz. Eğer yaygın bir tutulum söz konusuysa memenin iç dokusunu boşaltıp protez yerleştiriyoruz. Bu durumda çoğu zaman radyoterapiye ihtiyaç kalmıyor.”</p>
</blockquote>

<h2><strong>Meme kanseri riskini artıran ve azaltan faktörler</strong></h2>

<p>Meme kanseri gelişiminde kadın olmak, yaşın ilerlemesi, erken adet görmek, geç menopoza girmek ve ailesel yatkınlık gibi değiştirilemeyen risk faktörlerinin bulunduğunu belirten Prof. Dr. Tezel, yaşam tarzının da önemli rol oynadığını vurguladı.</p>

<p>Beslenme alışkanlıkları, sigara ve alkol kullanımı ile dışarıdan alınan hormonların riski etkileyebildiğini ifade eden Tezel, <strong>östrojen hormonunun</strong> meme kanserinde önemli bir etken olduğuna dikkat çekti.</p>

<p>Menopoz döneminde kullanılan hormon replasman tedavilerinin mutlaka meme kontrolleri yapıldıktan sonra başlanması gerektiğini belirten Prof. Dr. Tezel, tedavi süresinin uzamasının riski artırabildiğini söyleyerek, “Menopoz semptomlarının kontrolü için yaklaşık iki yıllık kullanım çoğu zaman yeterli oluyor. Ancak bu süre beş yıl ve üzerine çıktığında meme kanseri riski artabiliyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Doğum kontrol hapları konusunda da benzer bir durumun söz konusu olduğunu belirten Tezel, uzun süreli kullanımın dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.05" class="detail-photo img-fluid" height="700" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150705.jpeg" width="1193" /></p>

<h2><strong>Meme kanserinde tedaviler artık tümörün kimliğine göre belirleniyor</strong></h2>

<p>Meme kanseri cerrahisinde son 30 yılda önemli değişimler yaşandığını belirten Prof. Dr. Tezel, son 10 yılda ise tedavilerin çok daha <strong>kişiselleştiğini</strong> söyledi.<br />
Daha önce moleküler alt tiplere göre değil de anatomik evrelere göre hastalara cerrahi tedavi, kemoterapi, ışın tedavisi önerildiğini belirten Prof. Dr. Ekmel Tezel şunları kaydetti:</p>

<blockquote>
<p>“Şimdi artık moleküler alt tipleri de işin içine kattık. Tümör çok küçük, koltuk altında bir metastaz varken eğer bu östrojene duyarlı bir tümör ve çoğalma hızı düşükse mesela ameliyattan çok büyük fayda görüyor. Eğer östrojen negatif ve akıllı ilaçtan fayda görecek yani HER2 reseptörü pozitifse onu hiç bir şekilde ameliyat etmeyip önce ilaç tedavisine, kemoterapiye gönderiyoruz. Üçlü negatif dediğimiz tümör tipi ise çoğu kez artık koltuk altı durumuna da bakmaksızın, öncelikle kemoterapi ile başlıyoruz tedaviye.”</p>
</blockquote>

<p>Prof. Dr. Ekmel Tezel meme kanserinde kişiye özel tedavilerin önemini vurguladı. Östrojen duyarlı ve çoğalma hızı düşük tümörlerde cerrahinin büyük fayda sağladığını belirten Tezel, bazı tümör tiplerinde ise ameliyatın ilk seçenek olmaktan çıktığını ifade etti.</p>

<p>Özellikle genç hastalarda uygulanan bu yeni tedavi yaklaşımlarının önemli avantajlar sağladığını belirten Prof. Dr. Tezel, şöyle konuştu:</p>

<blockquote>
<p>“Bu özellikle genç hastalarda görülen bir durum; bu meme kaybıyla sonlanmadığı gibi bu tedavi yöntemi daha da iyisi koltuk altındaki lenf bezlerini korumuş oluyoruz.''</p>

<p>''Meme kanseri tedavisinde amacımız hem daha uzun hem de daha kaliteli bir hayat sunmak o yüzden her hastaya özel değerlendirme ile kişiye özel tedavi planlaması yapıyoruz.”</p>
</blockquote>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.02 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="907" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150702-1.jpeg" width="1600" /></h2>

<h2><strong>Ameliyat öncesi işaretleme teknikleri başarıyı artırıyor</strong></h2>

<p>Meme kanseri cerrahisinde ameliyat öncesi yapılan işaretlemelerin cerrahi başarısını artırdığını belirten Prof. Dr. Tezel, tümör ve gerekli durumlarda lenf bezlerinin <strong>marker</strong> adı verilen özel işaretleyicilerle belirlenebildiğini söyledi.</p>

<p>Bazı hastalarda mamografi eşliğinde tel ile işaretleme de yapıldığını anlatan Tezel, bu yöntem sayesinde çıkarılacak dokunun sınırlarının çok daha doğru belirlenebildiğini ifade etti.</p>

<p>Modern meme cerrahisinin en önemli amaçlarından birinin <strong>gereksiz doku çıkarımını önlemek</strong> olduğunu belirten Prof. Dr. Tezel, ameliyat sırasında uygulanan sentinel lenf nodu biyopsisinin bu konuda önemli avantajlar sağladığını söyleyerek şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p>“Ameliyat sırasında özel bir boya veriyoruz. Boyanın ulaştığı ilk lenf bezlerini çıkarıp patologlarımız değerlendiriyor. Böylece tüm lenf bezlerininin tamamını almak zorunda kalmadan cerrahinin sınırlarını belirleyebiliyoruz.”</p>
</blockquote>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.02" class="detail-photo img-fluid" height="694" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150702.jpeg" width="1081" /></h2>

<h2><strong>Amaç sadece hayatı uzatmak değil, yaşam kalitesini de korumak</strong></h2>

<p>Meme kanseri tedavisindeki temel hedefin yalnızca hastalığı ortadan kaldırmak olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Tezel, yaşam kalitesinin korunmasının da en az tedavinin başarısı kadar önemli olduğunu söyleyerek, “Meme kanseri tedavisinde amacımız hem daha uzun hem de daha kaliteli bir hayat sunmak. Bu nedenle her hastayı ayrı değerlendiriyor ve kişiye özel tedavi planı oluşturuyoruz” diye konuştu.</p>

<h2><strong>“Bizi korkutan hastalık değil, hastalık hakkındaki düşüncemiz”</strong></h2>

<p>Tedavinin yalnızca cerrahi ve ilaçlardan ibaret olmadığını belirten Prof. Dr. Tezel, hasta-hekim iletişiminin önemine dikkat çekerek, “Bizi korkutan hastalık değil, hastalık hakkındaki düşüncemizdir. Tedaviye başlamadan önce hastanın duygu durumunu anlamak, kaygılarını dinlemek ve onu sürece hazırlamak son derece önemlidir” diye konuştu.</p>

<p>Tedavi sonrasında ilk 2-3 yıl altı ayda bir, daha sonra ise yılda bir kontrolün yeterli olduğunu belirten Prof. Dr. Tezel, yaşam tarzı değişikliklerinin de nüks riskini azaltabileceğini söyledi.</p>

<p>Düzenli yürüyüş yapmak, aktif kalmak, yoga ve pilates gibi hem fiziksel hem de zihinsel rahatlama sağlayan aktivitelerle ilgilenmek ve sosyal yaşamı sürdürmenin önemine dikkat çeken Tezel, hastaların yalnızca hastalık üzerine konuşulan ortamlarda bulunmak yerine farklı sosyal faaliyetlere katılmalarını önerdi. Tezel, “Ameliyatlar nasıl kişiye göre planlanıyorsa, ameliyat sonrası yaşam değişiklikleri de kişinin karakterine, beklentilerine ve yaşam biçimine göre planlanmalıdır” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.01" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150701.jpeg" width="1600" /></p>

<p>Prof. Dr. Tezel, gelecekte meme kanseri tedavisinde medikal tedaviler ve genetik temelli uygulamaların daha da ön plana çıkacağını belirterek, kişiye özel tedavi anlayışının giderek güçleneceğini sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/meme-kanseri-tedavisine-basarinin-anahtari-kisiye-ozel-tedavi-planlamasi</guid>
      <pubDate>Tue, 16 Jun 2026 09:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150702-2.jpeg" type="image/jpeg" length="72521"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[KİM NE KADAR MAAŞ ALACAK? Temmuz zammı sonrası memur, emekli ve kamu çalışanı maaşları: 33 meslek için maaş tablosu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ara zam sonrası memur, emekli ve kamu çalışanı maaşları için yeni hesaplama yapıldı. Hakim, savcı, polis, öğretmen, hemşire, zabıta, itfaiyeci, infaz koruma memuru, mübaşir, vaiz, mühendis, kamu işçisi, SSK ve Bağ-Kur emeklisi maaşlarında güncel tablo ortaya çıktı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ara zam için milyonlarca memur, emekli ve kamu çalışanının beklediği maaş hesabı yeniden güncellendi. TÜİK’in 3 Temmuz'da enflasyon verisini açıklamasıyla birlikte 6 aylık zam oranı netleşirken, memur, memur emeklisi, SSK ve Bağ-Kur emeklileri için yeni maaş tahminleri de ortaya çıktı. Hakim, savcı, polis, öğretmen, hemşire, zabıta, itfaiyeci, infaz koruma memuru, vaiz, mühendis ve kamu işçisi gibi birçok meslek grubunda Temmuz sonrası beklenen maaşlar tek tek hesaplandı. İşte en güncel Temmuz zammı tablosu ve meslek meslek yeni maaş beklentileri...</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu</guid>
      <pubDate>Mon, 08 Jun 2026 15:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/kim-ne-kadar-maas-aliyor-emekli-memur-kamu-temmuz-zammi.webp" type="image/jpeg" length="31740"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN DEĞERLİ TÜRK FUTBOLCULAR: İŞTE GÜNCELLENEN PİYASA DEĞERLERİYLE EN DEĞERLİ TÜRK OYUNCULAR]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[En değerli Türk oyuncular listesi yeniden güncellendi. Avrupa’da ve Süper Lig’de öne çıkan en değerli Türk futbolcular arasındaki sıralama değişirken, en değerli Türk futbolcuları kimler sorusu da yeniden gündeme geldi. Piyasa değeri artan yıldızlar, dikkat çeken performanslar ve yükselen genç yeteneklerle şekillenen en değerli Türk futbolcular güncel listesinde tüm detaylar bu fotogaleride.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>En değerli Türk oyuncular listesi bir kez daha güncellendi. Avrupa’nın önde gelen liglerinde forma giyen ve Süper Lig’de performansıyla öne çıkan isimlerin yer aldığı bu sıralama, en değerli Türk futbolcular arasındaki rekabeti net biçimde ortaya koyuyor. Piyasa değerleri, yaş, performans ve uluslararası etki kriterleri dikkate alınarak hazırlanan listede, en değerli Türk futbolcuları kimler sorusunun yanıtı dikkat çekiyor. İşte en değerli Türk futbolcular güncel listesi ve detayları…</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli</guid>
      <pubDate>Fri, 05 Jun 2026 10:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/en-degerli-turk-futbolcular-1.webp" type="image/jpeg" length="28056"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[A MİLLİ TAKIMDAN DÜNYA SIRALAMASINDA SIÇRAMA! İşte kadro değeri, güncel kadro ve maç programı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[A Milli Futbol Takımı’nın 2026 Dünya Kupası yolculuğu başladı. İşte Montella’nın aday kadrosu, hazırlık maçları, D Grubu fikstürü ve ay-yıldızlıların piyasa değeri hakkında tüm detaylar!]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>A Milli Futbol Takımı, Vincenzo Montella yönetiminde 24 yıllık Dünya Kupası hasretini sona erdirerek 2026 FIFA Dünya Kupası yolculuğuna hazırlanıyor. Geçtiğimiz günlerde açıklanan geniş aday kadro, turnuva öncesi hazırlık maçları, grup fikstürü ve ay-yıldızlı ekibin toplam piyasa değeri futbolseverlerin gündeminde. İşte A Milli Takım’ın Dünya Kupası öncesi merak edilen tüm detayları…</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3></h3>

<h2></h2></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi</guid>
      <pubDate>Tue, 19 May 2026 21:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/amillitakim-1.webp" type="image/jpeg" length="84009"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN PAHALI OYUNCULAR! İşte güncel sıralamayla Süper Lig'in en değerli 20 futbolcusu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Süper Lig’de oyuncuların piyasa değerleri yeniden şekillendi. Güncel Transfermarkt verileri doğrultusunda ligde forma giyen futbolcular arasından en yüksek piyasa değerine sahip 20 isim belirlendi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Süper Lig ekiplerinde forma giyen oyuncuların piyasa değeri sıralaması da yeniden şekillendi. Güncel verilerle birlikte Süper Lig’in en değerli 20 futbolcusu netleşti. İşte listenin tamamı…</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri</guid>
      <pubDate>Mon, 18 May 2026 14:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/guncel-liste-super-lig-oyuncular.webp" type="image/jpeg" length="94787"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EMEKLİYE ÖTV’SİZ ARAÇ DÜZENLEMESİ 2026 SON DURUM: Emekliye ÖTV’siz araba şartları ve araç fiyatları]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Son dakika gelişmesi: emekliye ÖTVsiz araç düzenlemesi gündemde. ÖTVsiz araç fiyatları ve araç listesi 2026 detaylarıyla ÖTV indirimi ve muafiyet kapsamı netleşiyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Emekliye ÖTVsiz araç düzenlemesi 2026 yılında en çok konuşulan başlıklar arasında yer alıyor. Özellikle emekliye ÖTVsiz araç listesi 2026 kapsamında hangi modellerin yer alacağı ve kimlerin bu haktan yararlanabileceği araştırılıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari</guid>
      <pubDate>Sat, 16 May 2026 08:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-son-durum.webp" type="image/jpeg" length="61087"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[3. ODTÜ Jonglörlük Festivali'nde sanatçıların performansı beğeni topladı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ODTÜ Jonglörler Topluluğu tarafından düzenlenen 3. ODTÜ Jonglörlük Festivali, Başkentli sanatseverleri ve öğrencileri bir araya getirmeye devam ediyor. ODTÜ Büyük Spor Salonu ve çevresinde süren etkinlikler kapsamında, havanın kararmasıyla birlikte sahne alan sanatçılar, ateşle yaptıkları tehlikeli ve estetik gösterilerle geceyi aydınlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ODTÜ Jonglörler Topluluğu tarafından bu yıl üçüncüsü düzenlenen 3. ODTÜ Jonglörlük Festivali, ODTÜ Büyük Spor Salonu’nda tüm coşkusuyla devam ediyor. Festival programı kapsamında sahne alan sanatçıların gece karanlığında gerçekleştirdiği ateş gösterileri, izleyicilere adrenalin dolu anlar yaşattı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sanatçıların ateşli asalar ve çeşitli ekipmanlarla sergilediği estetik figürler, jonglörlük sanatının sınırlarını zorlayan performanslara sahne oldu. Hem teknik ustalığın hem de görsel sanatın harmanlandığı festival, Başkentli sanatseverler ve öğrenciler tarafından ilgiyle takip ediliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ahmet Çağatay Bayraktar</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi</guid>
      <pubDate>Sun, 03 May 2026 10:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/a-a-20260503-41275051-41275034-o-d-t-u-j-o-n-g-l-o-r-l-u-k-f-e-s-t-i-v-a-l-i.jpg" type="image/jpeg" length="73313"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ASGARİ ÜCRET VE EMEKLİ MAAŞLARINA ARA ZAM TALİMATI: İşte masadaki rakamlar]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye’de milyonlarca çalışan ve emekliyi doğrudan ilgilendiren maaş düzenlemelerine ilişkin yeni iddialar gündemde... Asgari ücret ve emekli maaşlarına ek zam yapılacağı söylentisi seçim hazırlıklarıyla birlikte ekonomi politikalarında değişim beklentisini artırdı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye’de milyonlarca çalışan ve emekliyi ilgilendiren maaş düzenlemeleriyle ilgili kulis bilgileri gündemi hareketlendirdi. Asgari ücret ve emekli maaşlarına ek zam yapılabileceği yönündeki iddialar, seçim hazırlıklarıyla birlikte ekonomi politikalarında değişim sinyali olarak yorumlanıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 14:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/emekli-asgariucretli-seyyanen-zam.webp" type="image/jpeg" length="53202"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN DEĞERLİ MİLLİ TAKIMLAR GÜNCEL LİSTE: Türkiye kaçıncı sırada?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2026’nın en değerli milli takımları açıklandı! Türkiye A Milli Takımı, kadro değerinde 40 milyon euroluk artışla büyük bir sıçrama yaptı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Uluslararası futbol arenasında milli takımların piyasa değerleri güncellendi. 2026 yılının Mart ayı itibarıyla açıklanan listede, Türkiye A Milli Futbol Takımı büyük bir çıkış yakalayarak dikkatleri üzerine çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Türkiye de sıralamada yer buldu</strong></h2>

<p>Genç ve Avrupa’da forma giyen futbolcuların değerindeki artış, bu sıçramanın en büyük nedenlerinden biri olarak gösteriliyor. Özellikle Arda Güler ve Kenan Yıldız gibi isimlerin performansları, milli takımın piyasa değerine ciddi katkı sağladı. İşte dünyanın en değerli milli takımları!</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada</guid>
      <pubDate>Mon, 23 Mar 2026 15:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/03/en-degerli-milli-takimlar-turkiye-kacinci.webp" type="image/jpeg" length="69481"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
