<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>24 Saat Gazetesi Ankara</title>
    <link>https://www.24saatgazetesi.com</link>
    <description>Ankara son dakika haberleri, asayiş, trafik kazası ve yangın olayları Gazeteciler Cemiyeti yayın organı 24 Saat'te. Günün maçı saat kaçta, ne zaman, hangi kanalda?</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.24saatgazetesi.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>24 Saat Gazetesi Ankara - Copyright © 2026. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Mon, 07 Sep 2026 18:29:58 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Suriye: İsrail’in eski hatlara çekilmesi için ABD arabuluculuğunda müzakere yürütüyoruz]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/suriye-israilin-eski-hatlara-cekilmesi-icin-abd-arabuluculugunda-muzakere-yurutuyoruz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/suriye-israilin-eski-hatlara-cekilmesi-icin-abd-arabuluculugunda-muzakere-yurutuyoruz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Suriye Dışişleri Bakanı Esad Hasan Şeybani, İsrail’in Suriye’ye yönelik saldırılarının sona erdirilmesi ve 8 Aralık 2024 öncesindeki hatlara çekilmesi amacıyla ABD arabuluculuğunda müzakerelerin sürdüğünü açıkladı. Şeybani, Suriye’nin yeniden inşaya odaklandığını ve ülkeyi yeni bir çatışmaya sürükleyecek gelişmelerden kaçındığını belirtti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Şeybani, Mısır'ın başkenti Kahire’de düzenlenen Arap Birliği'nin 166. Bakanlar Oturumu'nda yaptığı konuşmada, "Bugün, dayanışma ve birleşik bir vizyon gerektiren bir anda, Arap Birliği şemsiyesi altında bir araya geliyoruz." dedi.</p>

<p>Ülkede silahın tek elde toplanması ve caydırma kararının devletin mutlak egemenlik hakkı olduğunu ifade eden Şeybani, "Amacımız Suriyelileri tek vatanda korumaktır." diye konuştu.</p>

<p>Şeybani, İsrail'in saldırılarının sona erdirilmesi ve 8 Aralık 2024 öncesindeki hatlara çekilmesini sağlamak için ABD arabuluculuğunda müzakerelerin yürütüldüğünü bildirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Suriye'nin yeniden inşasına odaklanıldığını vurgulayan Şeybani, "Ülkemizi yeniden inşa etme çabalarımızı dağıtacak bir çatışmaya sürüklenmeyi reddediyoruz." diye konuştu.</p>

<p>Suriye halkının 20 ay içinde ülkeyi kriz yönetiminden ulusal yeniden yapılanmaya dönüştürdüğünü belirten Şeybani, "On yıllarca Suriyelilerin canını tüketen kanlı tiranlık dönemini geride bıraktık.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Bakan Şeybani halkın özgür iradesiyle modern Suriye'nin ilk Halk Meclisi'ni seçtiğini, sınırların korunması için ulusal güvenlik ve savunma kurumlarının yeniden yapılandırıldığını aktardı.</p>

<p>Kolombiya'nın İsrail tarafından Golan Tepeleri'nin ilhakını tanıması kararını kınadığı için Arap Birliği'ne teşekkür eden Şeybani, "Suriye, işgal altındaki Golan'daki Arap haklarının devredilemez olduğunu teyit eder. Suriye diplomatik çözüme bağlıdır ve İsrail'in saldırganlığını, tutuklamalarını ve ihlallerini sona erdirmek için çalışmaktadır." değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/suriye-israilin-eski-hatlara-cekilmesi-icin-abd-arabuluculugunda-muzakere-yurutuyoruz</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 18:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/09096c61-da3d-4cff-890a-d22fec8c9f99.jpg" type="image/jpeg" length="31401"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Suat Özçağdaş’tan Üsküdar’daki başkanvekilliği seçimi öncesi İstanbul Valiliği’ne çağrı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/suat-ozcagdastan-uskudardaki-baskanvekilligi-secimi-oncesi-istanbul-valiligine-cagri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/suat-ozcagdastan-uskudardaki-baskanvekilligi-secimi-oncesi-istanbul-valiligine-cagri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yeni Parti İstanbul Milletvekili Suat Özçağdaş, Üsküdar Belediyesi’nde yarın yapılacak başkanvekilliği seçimi öncesi yaptığı açıklamada, meclis üyeleri ve parti yöneticilerine yönelik salon kısıtlamalarına tepki gösterdi. Özçağdaş, İstanbul Valiliği ve süreci yürüten savcılığa seçimlerin kamuoyuna açık yapılması çağrısında bulundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Suat Özçağdaş, Üsküdar Belediyesi önünde yaptığı açıklamada, Belediye Başkanı <strong>Sinem Dedetaş</strong>”ın 157 bin oy alarak en yakın rakibi <strong>Hilmi Türkmen</strong>”e karşı seçimi kazandığını hatırlattı. Üsküdar”da meclis üyelerine yönelik gözaltı ve tutuklama süreçlerine değinen Özçağdaş, <i>“28 Belediye Meclis üyesi ile başladık. Bir arkadaşımız hala görevine dönemedi. Kaldık 27... Bu 27”den 4”ü, çeşitli baskılarla, tehditlerle ve tekliflerle transfer edildiler. Geriye 23 kaldı. O operasyon da devam etti, iki arkadaşımız daha gözaltına alındı ve tutuklandı”</i> dedi.</p>

<p><strong>Erdoğan”ın yargılanma süreci hatırlatması</strong></p>

<p>Sürece savcılığın müdahil olmasını eleştiren Özçağdaş, Cumhurbaşkanı <strong>Recep Tayyip Erdoğan</strong>”ın da geçmişte belediye başkanlığı yaparken yargılandığını belirterek, <i>“O, birinci derece mahkemelerinde tutuksuz yargılandı. Üst mahkemelerde tutuksuz yargılandı. Hakkındaki hüküm kesinleşince törenle istediği cezaevine gitti. Eski Türkiye”de bir demokrasi vardı”</i> ifadelerini kullandı. Özçağdaş, Belediye Başkan Yardımcısı <strong>Nihat Doğan</strong> ve Divan Başkanı <strong>Ali Aral</strong> başta olmak üzere meclis üyelerinin savcılığa çağrılarak ifade verdiğini ve bu durumun idari bir seçime yargı müdahalesi olduğunu savundu.</p>

<p><strong>Valiliğe 'seçimler açık yapılmalı' çağrısı</strong></p>

<p>İstanbul Valiliği”nin “grubu olmayan partilerin yöneticileri giremez” yönündeki kararına tepki gösteren Özçağdaş, şunları söyledi:</p>

<p><i>“İstanbul Valisi, nereden buldun bu formülü sen? Meclis”in bırakın seçimlerini, görüşmeleri bile açıktır. Cumhuriyet Savcısı, buranın seçimini sen yönetmiyorsun. Buradaki seçimi, yürütme organı yapıyor. Valilik, kanunun verdiği görevi yapacak. İstanbul Valisi”ne bir kere daha sesleniyorum: Seçimler açık olarak yapılmak durumundadır.”</i></p>

<p><strong>“Bir sonraki seçimde fark 50 bin olacak”</strong></p>

<p>Tutuklu meclis üyeleri <strong>Ekrem Baki</strong> ve <strong>Amine Cansu Çelik</strong>”in durumuna da değinen Özçağdaş, Yeni Parti grubunun yarın sabah 09.00”da tam kadro mecliste olacağını ifade etti. Özçağdaş, <i>“Ne yaparsanız yapın, yarın sabah 09.00”da arkadaşlarımız orada olacaklar. Bu belediye meclis üyelerimiz başı dik oraya girecekler. Buradan ilan ediyorum: Bir sonraki Üsküdar seçiminde fark 50 bin olacak, en az. Göreceksiniz. Sinem Dedetaş dönecek, görevinin başına gelecek”</i> diye konuştu.</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/suat-ozcagdastan-uskudardaki-baskanvekilligi-secimi-oncesi-istanbul-valiligine-cagri</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 18:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2024/09/suat-ozcagdas27952.jpeg" type="image/jpeg" length="74841"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Potanın Perileri, Porto Riko'ya yenilerek Dünya Kupası'na veda etti]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/potanin-perileri-porto-rikoya-yenilerek-dunya-kupasina-veda-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/potanin-perileri-porto-rikoya-yenilerek-dunya-kupasina-veda-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[A Milli Kadın Basketbol Takımı, FIBA 2026 Kadınlar Basketbol Dünya Kupası C Grubu'ndaki son maçında Porto Riko'ya 75-71 mağlup olarak grubu son sırada tamamladı ve turnuvaya veda etti. Karşılaşmada sakatlanan Elif Bayram ise maça devam edemedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>FIBA 2026 Kadınlar Basketbol Dünya Kupası C Grubu 3. ve son maçında Türkiye, Porto Riko'ya 75-71 mağlup oldu. Bu sonuçla üçüncü yenilgisini yaşayan A Milli Kadın Basketbol Takımı, grubu 4. ve son sırada tamamladı. Milliler, turnuvaya veda etti. C Grubu'nu 3. sırada bitiren Porto Riko ise çeyrek final eleme maçı oynamaya hak kazandı.</p>

<p>Gruptaki diğer müsabakada Belçika, Avustralya'yı 80-68 yenerek 3'te 3 yaptı ve zirvede yer alarak direkt çeyrek finale yükseldi. İkinci basamaktaki Avustralya ise çeyrek final elemesi oynayacak.</p>

<p>Boyalı alandan skor üreten Porto Riko karşısında 3 sayı çizgisinin gerisinden etkili olan A Milli Kadın Basketbol Takımı, <strong>Sevgi Uzun</strong>'un 10 sayı kaydettiği ilk periyodu 20-19 önde tamamladı.</p>

<p>Başa baş geçen ikinci çeyrekte savunmasını sertleştiren ve topu iyi paylaşarak hücumda etkili olan milliler, 18. dakikada farkı 6 sayıya kadar çıkardı: 29-35. Ay-yıldızlı ekip, soyunma odasına 40-37 üstün gitti.</p>

<p>A Milli Takım, karşılaşmanın ikinci yarısına etkili başladı. Özellikle ribauntlarda Porto Riko'ya üstünlük kuran ve hücumda yüksek yüzdeyle oynayan Türkiye, <strong>Elif Bayram</strong>'ın pota altından kaydettiği basketle 25. dakikada 8 sayılık fark yakaladı: 43-51. Milli takım, son çeyreğe 58-51 önde girdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Dördüncü ve son periyodu 8-0'lık seriyle başlayan Porto Riko, 32. dakikada skoru lehine çevirdi: 59-58. Skor üretmeye devam eden Porto Riko, 37. dakikada farkı 7'ye çıkardı: 67-60. Kalan bölüm büyük bir heyecana sahne oldu. Pes etmeyen ve farkı 2'ye kadar indiren ay-yıldızlı takımın çabası yeterli olmadı ve Porto Riko, karşılaşmayı 75-71 kazandı.</p>

<h3><strong>Elif Bayram sakatlandı</strong></h3>

<p>A Milli Kadın Basketbol Takımı'nda Elif Bayram, dördüncü çeyreğin başında yaşadığı sakatlık nedeniyle maça devam edemedi.</p>

<p>Maçın 31. dakikasında hücum ribaundu almaya çalıştığı esnada yere düşen Elif, sol bileğinden sakatlandı. Bileğine buz tedavisi uygulanan 24 yaşındaki oyuncu, maçın kalan bölümünü kenardan takip etti.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/potanin-perileri-porto-rikoya-yenilerek-dunya-kupasina-veda-etti</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 17:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/960x540-2026-09-07t152308490jpg.jpg" type="image/jpeg" length="11742"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[2 ilde narkotik operasyonu: 5 şüpheli tutuklandı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/2-ilde-narkotik-operasyonu-5-supheli-tutuklandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/2-ilde-narkotik-operasyonu-5-supheli-tutuklandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Manisa ve Mersin'de düzenlenen uyuşturucu operasyonunda gözaltına alınan 5 zanlı tutuklandı. Operasyonda milyonlarca hap ve imalat malzemesi ele geçirildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>İçişleri Bakanlığı</strong>nın koordinasyonunda Manisa ve Mersin'de uyuşturucu madde üretimi ve ticaretine yönelik düzenlenen operasyonda gözaltına alınan 5 zanlı, çıkarıldıkları hakimlikçe tutuklandı.</p>

<p>3 Eylül'de gerçekleştirilen <strong>operasyon</strong> kapsamında yakalanan Y.G, E.P, A.G, M.V. ve E.P'nin Manisa İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğündeki işlemleri tamamlandı.</p>

<p>Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen zanlılar, çıkarıldıkları hakimlik tarafından tutuklanarak cezaevine gönderildi.</p>

<h2><strong>Uyuşturucu ve imalat malzemeleri sergilendi</strong></h2>

<p>Operasyon kapsamında ele geçirilen uyuşturucu maddeler ile bunların üretiminde kullanıldığı değerlendirilen malzemeler, <strong>Manisa İl Emniyet Müdürlüğü</strong> Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünün bahçesinde sergilendi.</p>

<p>Ele geçirilen malzemeler arasında yüksek miktarda sentetik ecza hapın yanı sıra uyuşturucu üretiminde kullanılabilecek çeşitli ekipman ve ambalaj malzemelerinin bulunduğu belirtildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>İki kentte eş zamanlı operasyon düzenlendi</strong></h3>

<p>Manisa'nın merkezinde ve <strong>Mersin</strong>'in <strong>Yenişehir</strong> ile <strong>Mezitli</strong> ilçelerinde daha önceden belirlenen adreslere 3 Eylül'de eş zamanlı operasyon gerçekleştirildi.</p>

<p>Çalışmalar kapsamında yapılan incelemelerde, sentetik hap üretiminde kullanıldığı belirlenen 2 makinenin bulunduğu bir imalathane tespit edildi. Ekiplerin adreslerde gerçekleştirdiği aramalarda uyuşturucu madde üretimi ve paketlenmesine yönelik çok sayıda malzeme ele geçirildi.</p>

<h3><strong>Yaklaşık 2 milyon sentetik ecza hap ele geçirildi</strong></h3>

<p>Operasyonda yapılan aramalarda 1 milyon 983 bin 540 sentetik ecza hap bulundu. Bunun yanı sıra 1 ton 917 kilogram pregabalin, 2 milyon 486 bin basıma hazır boş kapsül ve 27 bin 290 boş blister ele geçirildi.</p>

<p>Tablet veya kapsüllerin korunmasını sağlayan ambalaj olarak kullanılan boş blisterlerin de ele geçirilen malzemeler arasında yer aldığı bildirildi.</p>

<p>Operasyon sonucunda 5 şüpheli gözaltına alınırken, <strong>emniye</strong>tteki işlemlerinin tamamlanmasının ardından adliyeye sevk edilen zanlıların tamamı tutuklandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/2-ilde-narkotik-operasyonu-5-supheli-tutuklandi</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 17:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/manisa-ve-mersindeki-uyusturucu-operasyonlarinda-yakalanan-5-supheli-tutuklandi.png" type="image/jpeg" length="25776"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Burdur Bucak'ta orman yangını: Alevler kontrol altına alındı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/burdur-bucakta-orman-yangini-alevler-kontrol-altina-alindi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/burdur-bucakta-orman-yangini-alevler-kontrol-altina-alindi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Burdur'un Bucak ilçesinde Kızılseki köyü Yoncaağaç mevkisinde çıkan orman yangını, ekiplerin havadan ve karadan müdahalesiyle kontrol altına alındı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Burdur</strong>'un <strong>Bucak</strong> ilçesinde ormanlık alanda henüz belirlenemeyen nedenle yangın çıktı. Kızılseki köyü Yoncaağaç mevkisinde başlayan yangının fark edilmesinin ardından bölgedeki ekipler kısa sürede harekete geçti.</p>

<p>Yangına müdahalenin hızlı şekilde başlatılması amacıyla <strong>Orman Bölge Müdürlüğü</strong>ne bağlı hava ve kara araçları ile itfaiye ekipleri bölgeye sevk edildi. Ekipler, <strong>yangın</strong>ın ilerleyebileceği alanlarda çalışmalarını yoğunlaştırarak alevlerin kontrol altına alınması için mücadele etti.</p>

<h2><strong>Yangına çok sayıda araç ve personelle müdahale edildi</strong></h2>

<p>Yangının kontrol altına alınması amacıyla bölgede geniş kapsamlı çalışma yürütüldü. Söndürme çalışmalarına 2 uçak ve 3 yangın söndürme helikopterinin yanı sıra 21 arazöz destek verdi.</p>

<p>Kara ekiplerinin çalışmalarına 4 su tankeri, 1 itfaiye aracı ve 3 iş makinesi de katıldı. Yangınla mücadelede toplam 112 personel görev aldı. Ayrıca bölgede güvenliğin sağlanması ve çalışmaların koordineli şekilde yürütülmesi amacıyla 5 <strong>jandarma</strong> asayiş timi görev yaptı.</p>

<h3><strong>Havadan ve karadan müdahale gerçekleştirildi</strong></h3>

<p>Yangına havadan yapılan müdahaleler, kara ekiplerinin çalışmalarıyla eş zamanlı olarak sürdürüldü. Arazözler ve diğer kara araçlarıyla yangının çevresinde çalışma gerçekleştirilirken, hava araçları da alevlerin etkili olduğu bölgelere müdahalede bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ekiplerin koordineli çalışması sonucunda yangının büyümesinin önüne geçildi. Yangının kontrol altına alınmasının ardından bölgede görev yapan ekiplerin çalışmaları devam etti.</p>

<h3><strong>Yangın kontrol altına alındı</strong></h3>

<p><strong>Orman Bölge Müdürlüğü</strong> ve itfaiye ekiplerinin müdahalesiyle Bucak'taki orman yangını kontrol altına alındı. Yangının çıkış nedeninin ise henüz belirlenemediği bildirildi.</p>

<p>Bölgede görev yapan ekiplerin müdahalesiyle yangının kontrol altına alınmasının ardından çalışmaların güvenli şekilde tamamlanmasına yönelik süreç sürdürüldü.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/burdur-bucakta-orman-yangini-alevler-kontrol-altina-alindi</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 17:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/yangin-sondurme-helikopterinin-mudahalesi.png" type="image/jpeg" length="71749"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[7 EYLÜL 2026 BORSA İSTANBUL ALTIN PİYASASI kapanış verileri: Standart altın kilogram fiyatı geriledi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/7-eylul-2026-borsa-istanbul-altin-piyasasi-kapanis-verileri-standart-altin-kilogram-fiyati-geriledi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/7-eylul-2026-borsa-istanbul-altin-piyasasi-kapanis-verileri-standart-altin-kilogram-fiyati-geriledi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Borsa İstanbul Kıymetli Madenler ve Kıymetli Taşlar Piyasası’nda standart altının kilogram fiyatı, 7 Eylül Pazartesi yüzde 1,5 düşüşle 6 milyon 820 bin liradan tamamladı. Altın piyasasında gün içinde fiyat 6 milyon 800 bin ile 6 milyon 862 bin lira arasında değişti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Borsa İstanbul </strong>Kıymetli Madenler ve Kıymetli Taşlar Piyasası’nda (KMKTP) işlem gören <strong>standart altının kilogram fiyatında </strong>gün sonunda düşüş kaydedildi. Altın kilogram fiyatı, önceki kapanışa göre yüzde 1,5 gerileyerek 6 milyon 820 bin liraya indi.</p>

<p>Gün içerisinde altın piyasasında standart altının kilogram fiyatı en düşük 6 milyon 800 bin lirayı, en yüksek ise 6 milyon 862 bin lirayı gördü. Standart altının kilogram fiyatı cuma günü ise 6 milyon 922 bin 900 liradan kapanmıştı.</p>

<h2><strong>Altın kilogram fiyatında gün sonu düşüşü</strong></h2>

<p>KMKTP’de standart altının kilogram fiyatı, gün içinde dalgalı bir seyir izledi. Gün sonunda 6 milyon 820 bin liraya gerileyen altın kilogram fiyatı, cuma günkü kapanış seviyesine kıyasla düşüş gösterdi.</p>

<p>Piyasada günün en düşük fiyatı 6 milyon 800 bin lira olurken, en yüksek seviye 6 milyon 862 bin lira olarak kaydedildi.</p>

<h3><strong>Altın piyasasında işlem hacmi 2,5 milyar lirayı aştı</strong></h3>

<p>KMKTP verilerine göre, altın işlemlerinde gün boyunca toplam 2 milyar 544 milyon 570 bin 443,85 liralık hacme ulaşıldı. İşlem miktarı ise 372,03 kilogram olarak gerçekleşti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Tüm metaller birlikte değerlendirildiğinde piyasadaki toplam işlem hacmi 2 milyar 631 milyon 184 bin 511,43 lira oldu.</p>

<h3><strong>Altın borsasında en fazla işlem yapan kurumlar</strong></h3>

<p>Günün işlemlerinde öne çıkan kurumlar arasında Türkiye İş Bankası, Kuveyt Türk Katılım Bankası, Nil Kıymetli Madenler, NMGlobal Kıymetli Madenler ve Aizona Kıymetli Madenler yer aldı.</p>

<p>Söz konusu kurumlar, altın borsasında gün içinde en fazla işlem gerçekleştiren kuruluşlar olarak sıralandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/7-eylul-2026-borsa-istanbul-altin-piyasasi-kapanis-verileri-standart-altin-kilogram-fiyati-geriledi</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 17:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/standart-altin-kilogram-fiyati-geriledi.png" type="image/jpeg" length="98218"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bakan Tekin: Maarif Vakfı Viyana Temsilciliğinde incelemelerde bulundu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/bakan-tekin-maarif-vakfi-viyana-temsilciliginde-incelemelerde-bulundu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/bakan-tekin-maarif-vakfi-viyana-temsilciliginde-incelemelerde-bulundu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Viyana Büyükelçiliği ve Türkiye Maarif Vakfı Viyana Temsilciliğini ziyaret ederek eğitim çalışmalarına ilişkin bilgi aldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Milli Eğitim Bakanı <strong>Yusuf Tekin</strong>, Viyana temasları kapsamında Türkiye'nin Viyana Büyükelçiliği ile <strong>Türkiye Maarif Vakfı Viyana Temsilciliği</strong>ni ziyaret etti.</p>

<p>Tekin, büyükelçilik ziyaretine ilişkin sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Büyükelçi Gürsel Dönmez ile bir araya geldiğini belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Büyükelçilikte eğitim çalışmaları görüşüldü</strong></h2>

<p><strong>Viyana Büyükelçiliği</strong>nde gerçekleştirilen görüşmede kentte yürütülen eğitim faaliyetleri hakkında bilgi alan Tekin, çalışmalarla ilgili fikir alışverişinde bulundu.</p>

<p>Tekin, paylaşımında, "Viyana Büyükelçiliğimizi ziyaret ederek değerli Büyükelçimiz Sayın Gürsel Dönmez ile bir araya geldik. Viyana'da gerçekleştirilen eğitim çalışmalarına ilişkin bilgi aldık, fikir alışverişinde bulunduk. Kıymetli Büyükelçimize konukseverliğinden ötürü teşekkür ediyorum" ifadelerine yer verdi.</p>

<h3><strong>Maarif Vakfı temsilciliğine ziyaret </strong></h3>

<p>Tekin, <strong>Viyana</strong> programı kapsamında Türkiye Maarif Vakfı Viyana Temsilciliğini de ziyaret etti. Burada görev yapan personelle bir araya gelen Tekin, temsilciliğin yürüttüğü çalışmalar hakkında bilgi aldı.</p>

<p>Ziyaretine ilişkin paylaşımında Tekin, "Türkiye Maarif Vakfı Viyana Temsilciliğimizi ziyaret ettik. Temsilciliğimizde özveriyle görev yapan personelimizle bir araya gelerek gerçekleştirilen çalışmalara dair bilgi aldık, hasbihal ettik. Değerli çalışanlarımıza konukseverliklerinden ötürü teşekkür ediyor, çalışmalarında muvaffakiyetler diliyorum" dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/bakan-tekin-maarif-vakfi-viyana-temsilciliginde-incelemelerde-bulundu</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 17:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/bakan-tekinden-viyana-buyukelciligi-ve-turkiye-maarif-vakfi-viyana-temsilciligine-ziyaret.png" type="image/jpeg" length="95961"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Adana Karaisalı'da orman yangını: Havadan ve karadan müdahale ediliyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/adana-karaisalida-orman-yangini-havadan-ve-karadan-mudahale-ediliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/adana-karaisalida-orman-yangini-havadan-ve-karadan-mudahale-ediliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Adana'nın Karaisalı ilçesinde ormanlık alanda henüz belirlenemeyen nedenle yangın çıktı. Bölgeye sevk edilen ekipler, alevlere havadan ve karadan müdahale ediyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Adana</strong>'nın <strong>Karaisalı</strong> ilçesinde ormanlık alanda yangın çıktı.</p>

<p>Yangının, Çorlu Mahallesi kırsalında henüz belirlenemeyen bir nedenle başladığı bildirildi.</p>

<h2><strong>Yangına havadan ve karadan müdahale sürüyor</strong></h2>

<p>İhbar üzerine bölgeye <strong>Orman Bölge Müdürlüğü</strong> ekipleri ile söndürme helikopterleri sevk edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ekiplerin yangını kontrol altına almak için havadan ve karadan müdahalesi sürüyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Son Dakika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/adana-karaisalida-orman-yangini-havadan-ve-karadan-mudahale-ediliyor</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 17:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/adana-da-orman-yangini.jpg" type="image/jpeg" length="57868"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[KDC'de Ebola salgını: Ölü sayısı 3 bin 95'e yükseldi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/kdcde-ebola-salgini-olu-sayisi-3-bin-95e-yukseldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/kdcde-ebola-salgini-olu-sayisi-3-bin-95e-yukseldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kongo Demokratik Cumhuriyeti'nde Ebola salgınında can kaybı 3 bin 95'e, doğrulanmış vaka sayısı ise 6 bin 436'ya yükseldi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Kongo Demokratik Cumhuriyet</strong>i'nde<strong> Ebola salgın</strong>ı nedeniyle hayatını kaybedenlerin sayısı 3 bin 95'e yükseldi. Sağlık Bakanlığının açıkladığı son verilere göre salgın, ülkenin 6 eyaletindeki 60 bölgede etkisini sürdürüyor.</p>

<p>Ülkede doğrulanmış Ebola vakalarının sayısı 6 bin 436'ya ulaşırken, salgına bağlı ölüm oranı yüzde 48,1 olarak güncellendi.</p>

<h2><strong>Ituri salgının merkezinde yer alıyor</strong></h2>

<p>Salgından en fazla etkilenen bölgelerin başında Ituri eyaleti gelmeye devam ediyor. <strong>Güney Kivu</strong>'da ise 95 gündür yeni doğrulanmış Ebola vakasına rastlanmadığı bildirildi.</p>

<p>KDC'nin doğusundaki Ituri eyaletinde daha önce 246 şüpheli vaka ve 65 ölüm tespit edilmesinin ardından, 15 Mayıs'ta ülkede Ebola salgını ilan edilmişti.</p>

<h3><strong>Ebola virüsü ilk kez 1976'da görüldü</strong></h3>

<p>Kanamalı ateşe neden olan Ebola virüsü, ilk kez 1976 yılında <strong>Sudan</strong>'ın <strong>Nzara</strong> ve KDC'nin Yambuku kentlerinde eş zamanlı olarak ortaya çıkan salgınlarla tespit edildi.</p>

<p>Hastalığa, KDC'de Ebola Nehri yakınlarındaki bir köyde ortaya çıkması nedeniyle bu nehrin adı verildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Batı Afrika'da binlerce kişi hayatını kaybetti</strong></h3>

<p>Ebola <strong>virüs</strong>ü, Aralık 2013'te <strong>Batı Afrika</strong>'da da geniş çapta yayıldı. Gine, Liberya ve Sierra Leone'de 2014-2017 yılları arasında görülen salgında yaklaşık 30 bin kişiye virüs bulaşırken, 11 binden fazla kişi hayatını kaybetti.</p>

<p>Sağlık yetkilileri, mayıs ayında ortaya çıkan "<strong>Bundibugyo</strong>" Ebola varyantına karşı henüz onaylanmış bir tedavi veya aşının bulunmadığını belirtiyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/kdcde-ebola-salgini-olu-sayisi-3-bin-95e-yukseldi</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 16:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/kdcdeki-ebola-salgininda-can-kaybi-3-bin-95e-yukseldi.png" type="image/jpeg" length="12555"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Etimesgut Belediye Başkan Yardımcısı Taylan Özgüven hakkında soruşturma]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/etimesgut-belediye-baskan-yardimcisi-taylan-ozguven-hakkinda-sorusturma</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/etimesgut-belediye-baskan-yardimcisi-taylan-ozguven-hakkinda-sorusturma" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Etimesgut Belediyesi Başkan Yardımcısı Taylan Özgüven hakkında uyuşturucu kullanımı iddiasıyla Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatıldı. Adli Tıp incelemesinde Özgüven’in saç örneğinde sentetik kannabinoid türü olduğu belirtilen 5F-ADB ve MDMB-INACA maddelerinin tespit edildiği bildirildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Etimesgut Belediyesi Başkan Yardımcısı Taylan Özgüven hakkında uyuşturucu kullandığı iddiasıyla Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma açıldı.</p>

<p>Soruşturma kapsamında Özgüven’e ilişkin Adli Tıp incelemesi gerçekleştirildi.</p>

<h2><strong>Saç örneğinde uyuşturucu madde tespit edildiği bildirildi</strong></h2>

<p>Adli Tıp incelemesinde Özgüven’in saç örneğinde sentetik kannabinoid türü <strong>5F-ADB ve MDMB-INACA</strong> maddelerinin tespit edildiği bildirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmanın kapsamına ilişkin yeni ayrıntıların soruşturma sürecinde ortaya çıkması bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Son Dakika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/etimesgut-belediye-baskan-yardimcisi-taylan-ozguven-hakkinda-sorusturma</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 16:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/2572c74b-5b45-4616-bba2-da273e5d8603-w.png" type="image/jpeg" length="74671"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Özçağdaş’tan Üsküdar çıkışı: “Üsküdar, sizin yutabileceğiniz bir lokma değil”]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/ozcagdastan-uskudar-cikisi-uskudar-sizin-yutabileceginiz-bir-lokma-degil</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/ozcagdastan-uskudar-cikisi-uskudar-sizin-yutabileceginiz-bir-lokma-degil" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[YENİ Partili Suat Özçağdaş, yarın yapılması planlanan Üsküdar Belediyesi Başkan Vekilliği seçimine ilişkin açıklamalarda bulundu. Özçağdaş, "Üsküdar, sizin yutabileceğiniz bir lokma değil. O yüzden ne yaparsanız yapın, yarın sabah 09.00'da arkadaşlarımız orada olacaklar. Biz buradayız, Üsküdar'ı kolay kazanmadık" dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>YENİ Parti</strong> İstanbul Milletvekili <strong>Suat Özçağdaş</strong>, mahkemenin verdiği durdurma kararının ardından yarın yeniden gerçekleştirilecek Üsküdar Belediyesi Başkan Vekilliği seçimiyle ilgili belediye binasında basın açıklaması yaptı.</p>

<h2></h2>

<h2><strong>"Üsküdar olarak zor bir süreçten geçiyoruz"</strong></h2>

<p><u><strong>Özçağdaş'ın açıklamasında şunlar kaydedildi:</strong></u></p>

<p>*Üsküdar olarak zor bir süreçten geçiyoruz. Hepinizin bildiği gibi Belediye Başkanımız Sayın Sinem Dedetaş burada 157 bin oy alarak seçildi. En yakın rakibi Hilmi Türkmen 133 bin oy almıştı. Üstelik buranın iktidarı, dönemin ve bugünün ikinci partisi konumundaydı. Bir miktar da o dönemde başka partilerden aday olan, Hilmi Türkmen'e oy vermeyen seçmenler vardı. Bu sayı 16-17 bin civarındaydı. Dolayısıyla Üsküdarlılar, çok büyük bir çoğunlukla Üsküdar'da yeni bir başlangıç yapılmasını istediklerini dile getirdiler.</p>

<p>*Sinem Dedetaş seçildikten sonra Türkiye'nin tamamına yönelik bir duygu dalgası oluştu. Sayın Belediye Başkanı, Üsküdar'ın ötesinde tanınan bir figür olarak ortaya çıktı. Çok güzel işler oldu. Fakat mevcut iktidar güzel iş sevmez. Türkiye'nin dört bir yanına hukuk yollarıyla yaptıkları müdahaleleri, Üsküdar'da da gerçekleştirdiler. Üsküdar'ın bir özelliği var.</p>

<h3><strong>"Türkiye siyasi tarihinde uzun yıllar konuşulabilecek bir süreç"</strong></h3>

<p>*Bu, inanılmaz bir rakam ve daha üçüncü yılı doldurmadık. Fakat Üsküdar'da başka bir durum var. Bu hukuk darbeleri ne zaman gündeme gelse ilk dalgada belediye başkanlarımız bürokratlarla beraber alındılar. Üsküdar'da Sayın Belediye Başkanımız birinci, ikinci ve üçüncü dalgalarda alınmadı. İstendi ki Türkiye'deki başka bazıları gibi iktidar partisine geçsin. Dik durdu, geçmedi ve en sonunda onun da kapısı çalındı. O da dik durmaya devam etti. Burada yaşadığımız süreç, Türkiye siyasi tarihinde bundan sonra uzun yıllar konuşulabilecek bir süreç. 28 Belediye Meclis üyesi ile başladık. Bir arkadaşımız hala görevine dönemedi. Akıl alır gibi değil. Türkiye'de inanılmaz mesajlar verenler, halkın iradesiyle seçilmiş bir belediye meclis üyesini geri döndürmediler. Kaldık 27... Bu 27'den 4'ü, çeşitli baskılarla, tehditlerle ve tekliflerle, siyasi ahlaka asla sığmayacak şekilde transfer edildiler. Bu ayıp onların boynunda bir ömür devam edecek. Ama kaldı geriye 23 kaldı, hala önde. İşte o operasyon da devam etti, iki arkadaşımız daha gözaltına alındı. Sonra tutuklandılar, bomboş dosyalarla.</p>

<h3><strong>"Kapalılık kararı yoksa, TBMM'de yapılan her görüşme açıktır"</strong></h3>

<p>*Üsküdar'da yaşayan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, kendisi de belediye başkanlığı yapmıştı. Belediye başkanıyken 'Akbil yolsuzluğu' da dahil çok sayıda dosyadan yargılanmıştı. Bugün Ekrem İmamoğlu neyden yargılanıyorsa, birçok şeyden o da yargılanmıştı. Bugün Sinem Dedetaş'ın yargılandığı konularda bizzat kendisinin basın açıklamaları vardı. Bizim arkadaşlarımız, kaçak yapılara ruhsat vermediler ama Recep Tayyip Erdoğan, 'Belediyeye gelir elde ediyoruz. Kaçak yapılara ruhsat veriyoruz' demiş bir belediye başkanıydı.</p>

<p>*O, birinci derece mahkemelerinde tutuksuz yargılandı. Üst mahkemelerde tutuksuz yargılandı. Hakkındaki hüküm kesinleşince, 'Beyefendi, buyurun, hangi cezaevinde kalmak istersiniz' diye soruldu. Törenle İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nden davul ve zurnayla, istediği kişilerle, istediği cezaevine gitti. Sorarsanız eski Türkiye. Eski Türkiye'de bir demokrasi vardı. Tayyip Erdoğan Türkiye'sinde yok demokrasi.</p>

<p>*Bu arada burada bir seçim yapıldı. Seçimden sonra savcılık sürece el koydu. Sekiz arkadaşımız, tanık ifadesiyle davet edildiler ve son derece uygunsuz şekilde kendileriyle konuşmalar yapıldı. Buradaki süreç AK Parti-MHP grubuyla CHP-YENİ Parti grubu arasında geçmiyor. Aslında savcılıkla diğer belediye meclisleri arasında yaşanan bir durum söz konusu. Belediye Başkan Yardımcısı Nihat Doğan çağrıldı, ifade verdi. Divan Başkanı Ali Aral çağrıldı, ifade verdi. Buradaki diğer Meclis üyelerimiz çağrıldı, ifade verdi.</p>

<p>*Yetmedi, Valilikten bir yazı geldi: 'Grubu olmayan partilerin yöneticileri giremez.' Nereden çıkardınız bunu? İstanbul Valisi, nereden buldun bu formülü sen? Meclis'in bırakın seçimlerini, görüşmeleri bile açıktır. Vatandaş, burada ne olduğunu görecek. TBMM'de yapılan her görüşme açıktır, kapalılık kararı yoksa. O da savaş hali vesaire gibi büyük konular içindir. Ne tartışırsak milletin önünde tartışıyoruz. AK Parti gibi halktan korkmadığımız için, nerede belediyeyi kazandıysak belediye meclisinin bütün oturumlarını da halka açık canlı yayından yapıyoruz.</p>

<h3><strong>"Sinem Dedetaş tutuksuz yargılanmalıydı"</strong></h3>

<p>AK Parti anlatır, 'Millet, millet iradesi' der ama hep kaçırır. Burada yıllarca 'Canlı yayında yayınlayın' dedik. Üsküdar'ın yerel basını burada, ulusal basın burada. Yayınlayamadılar. Üsküdar'daki, Türkiye'nin dört bir yanındaki AK Partili belediyeler, belediye meclisindeki görüşmeleri canlı yayında yayınlayamadılar. O yüzden arkadaşlarımız hatırlayacaklardır. Ben İlçe Başkanıyken burada, her seferinde Meclisten önce ve sonra yerel basınımızı topluyordum, maddeler hakkında bilgi veriyordum. İlgili Genel Başkan Yardımcımız geliyordu. Bu kadar gün ışığından korkan insanlarsınız. Bu kadar gerçeklikten korkan insanlarsınız.</p>

<p>Sinem Dedetaş geldi ve dedi ki, 'Belediye meclisi toplantılarımız halka açık olacak.' Vali diyor ki, 'Grubu olmayan partilerin yöneticileri giremez.' Sebep? Her yurttaş belediye meclisinin seçimine de görüşmesine de girebilir kardeşim. E peki, grup kuruldu. CHP grubu var. Başkanımız burada. YENİ Parti grubu derhal kuruldu. Savcılıktan bir yazı: 'Efendim, kimse girmesin seçime.' Hangi hadle ya? Cumhuriyet Savcısı, buranın seçimini sen yönetmiyorsun. Herkes bir hukukuna bir baksın. Savcı, yürütme organının bir parçası değil; yargı organının bir parçası. Sen, burada bir aksilik olursa, bir şikayet olursa, sana bir şey sorulursa, görev verilirse devreye girecek bir kamu görevlisisin.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Buradaki seçimi, savcı yapmıyor. Buradaki seçimi, yürütme organı yapıyor. Bugün itibarıyla belediye başkan vekili seçmek zorunda olduğumuz için, ki olmamalıydık, Sinem Dedetaş tutuksuz yargılanmalıydı, Valilik, kanunun verdiği görevi yapacak. İstanbul Valisi, hangi hakla burada insanların girmesini engelliyorsun? Herkes bir kendine baksın, bir çeki düzen versin. Ne zannediyorsunuz? İçeri kimse girmeyince bizim Belediye Meclis üyelerimizi korkutacaksınız mı zannediyorsunuz?</p>

<p>Buradakilerin hepsi, Üsküdar'da sizinle 30 senedir mücadele vermiş olan insanlar. Çeşitli görevlerde; belediye meclis üyesi olarak, ilçe yöneticisi olarak, sandık sorumlusu olarak, seçim koordinasyon başkanı olarak, ilçe başkanı olarak... Siz kimi korkutacağınızı zannediyorsunuz? Siz kiminle muhatap olduğunuzun farkında değilsiniz. Buradan İstanbul Valisi'ne bir kere daha sesleniyorum: Seçimler açık olarak yapılmak durumundadır. Ben İstanbul milletvekiliyim, Üsküdar'da yaşıyorum. Benim Üsküdar Belediye Başkan Vekili'min belirlendiği seçimi geleceğim, göreceğim, izleyeceğim.</p>

<h3><strong>"Bir sonraki Üsküdar seçiminde fark 50 bin olacak, en az"</strong></h3>

<p>Kendi kendinize bir devlet tanımı yaptınız. Kendi kendinize bir uygulama biçimi oluşturdunuz. Üsküdar, sizin yutabileceğiniz bir lokma değil. Biz 30 sene burada mücadele ettik. Şunu görüyorum: AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan Üsküdar'da yaşıyor. Çok üzülüyor. Üsküdar'ı kaybettiği için çok üzülüyor. O burada oturduğu için herkes AK Parti'ye oy verecek zannediyor. O günler geçti.</p>

<p>Referandumda 'Atı alan Üsküdar'ı geçti' demişti. Atı aldık, Üsküdar'dayız, buradayız. Üsküdarlılar kararını çok net bir biçimde verdiler: 157 bin, 133 bin. Öyle 500 kişi, 100 kişi falan değil yani. Dolayısıyla Üsküdar'daki mücadelemiz İstanbul mücadelesidir. İstanbul'daki mücadelemiz Türkiye mücadelesidir. Üsküdar Belediye Meclis Üyemiz Ekrem Baki'ye, 'Sen Ekrem İmamoğlu'nu neden bu kadar çok ziyaret ediyorsun' diye suçlama yapılıyor. Siz, biraz aklınızı başınıza mı alsanız acaba? Bir avukatın bir sınırı mı var? Metraj mı var?</p>

<p>Ekrem Baki'nin günahı ne? Ekrem Baki çıkmış, 'Böyle ülke yönetilmez. Böyle haksızlık olmaz' demiş. Sizin gözünüzün içine bakmış. Sizin asıl derdiniz bu. Amine Cansu Çelik gencecik bir anne. Neymiş Amine Cansu Çelik'in suçu? Neden tutuklu yargılanıyormuş? Sizin bu zulümleriniz, boynunuzda bir ferman gibi duracak. Sizin bu zulümleriniz bundan sonra girdiğiniz her seçimde aşağı doğru gitmenize neden olacak. Şimdi buradan ilan ediyorum: Bir sonraki Üsküdar seçiminde fark 50 bin olacak, en az. Göreceksiniz."</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel, Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/ozcagdastan-uskudar-cikisi-uskudar-sizin-yutabileceginiz-bir-lokma-degil</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 16:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2025/07/chpli-ozcagdastan-bakan-tekine-lgs-tepkisi-olu-taklidi-yapmayi-birak.JPG" type="image/jpeg" length="70686"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Davutoğlu, 'Cumhurbaşkanı'na hakaret' suçlamasından ifade verdi: "Cumhuriyet tarihinde bir ilk"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/davutoglu-cumhurbaskanina-hakaret-suclamasindan-ifade-verdi-cumhuriyet-tarihinde-bir-ilk</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/davutoglu-cumhurbaskanina-hakaret-suclamasindan-ifade-verdi-cumhuriyet-tarihinde-bir-ilk" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eski Başbakan ve Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, 2022'deki bir konuşması nedeniyle hakkında başlatılan "Cumhurbaşkanı'na hakaret" soruşturması kapsamında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nda ifade verdi. Davutoğlu'na adliyeye girişinde DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan ve Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan eşlik etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Eski Başbakan ve eski Dışişleri Bakanı <strong>Ahmet Davutoğlu</strong>, hakkında yürütülen <strong>"Cumhurbaşkanı'na hakaret"</strong> soruşturması kapsamında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na giderek ifade verdi.</p>

<p>Davutoğlu'na adliyeye girişinde, AKP hükümetleri döneminde bakanlık yapan DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan ile Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan eşlik etti.</p>

<p>Savcılıktaki işlemlerinin ardından adliye önünde açıklama yapan Davutoğlu, yargıya duyduğu saygı nedeniyle ifade verdiğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>"Cumhuriyet tarihinde ilk kez bir başbakan şüpheli sıfatıyla çağrıldı"</strong></h2>

<p>Davutoğlu, soruşturmayı eleştirerek, Cumhuriyet tarihinde ilk kez bir başbakanın düşüncelerini ve eleştirilerini dile getirdiği için "şüpheli" sıfatıyla adliyeye çağrıldığını savundu. Davutoğlu, "Bu benim şahsi itibarım değil, ülkemin itibarıdır" dedi.</p>

<p>Yargının üzerinde hiç kimsenin olmadığına inandığını belirten Davutoğlu, bu nedenle kendisinden talep edilen ifadeyi verdiğini ifade etti.</p>

<h3><strong>Soruşturma 2022'deki konuşması nedeniyle başlatıldı</strong></h3>

<p>Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Davutoğlu hakkında Diyarbakır ziyareti sırasında yaptığı konuşma nedeniyle soruşturma başlatmıştı.</p>

<p>Davutoğlu'nun söz konusu konuşmasında, kendisinden sonra görev yapan bakanları ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı hedef aldığı öne sürülen ifadeler kullanması soruşturmanın gerekçesi olarak gösterildi.</p>

<p>Davutoğlu, konuşmasında "Benden sonraki bakanlar gibi bir kuruş haram lokma yemedim" ifadelerini kullanmış, bazı yöneticilerin yakınlarını ve belirli müteahhitleri zengin ettiğini iddia etmişti.</p>

<p>Başsavcılık, sosyal medya platformlarında yayılan paylaşımların resen incelemeye alınmasının ardından soruşturma başlatıldığını açıklamıştı.</p>

<h3><strong>"O sözlerimin arkasındayım"</strong></h3>

<p>Davutoğlu, adliye önündeki açıklamasında söz konusu konuşmasına ilişkin tutumunu değiştirmediğini belirtti.</p>

<p>Kendisini yönlendiren temel ilkenin "dosdoğru olmak" olduğunu söyleyen Davutoğlu, "Yaptığım o konuşmada bir provokatörün sorusu üzerine verdiklerim de dosdoğru olmanın bir gereğiydi. O sözlerimin arkasındayım" diyerek şöyle devam etti:</p>

<p><i>"Tabii bu, Türkiye Cumhuriyeti tarihinde bir ilk... Cumhuriyet tarihinde ilk kez bir başbakan düşüncesini ifade ettiği, eleştirilerini dile getirdiği için 'şüpheli' sıfatıyla adliyeye çağrıldı; bunun herkes tarafından bilinmesini isterim. Ben yargıya duyduğum saygı gereği, hiç kimsenin yargının üzerinde olmadığı inancıyla bir Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak ifademi verdim. Ama bu ülkeye Dışişleri Bakanı ve Başbakan olarak hizmet etmiş bir devlet adamı olarak da ilk kez böyle bir uygulamanın devletin üst katında yaşanmış olmasını hüzünle karşılıyorum.</i></p>

<p><i>Soruşturmanın açıldığı ilk günden itibaren ulusal ve uluslararası basından çok sayıda görüşme talebi geldi. Geçmişte birlikte çalıştığım muhataplarımdan ne olup bittiğiyle ilgili sorular iletildi. Bunların hiçbirine cevap vermedim, hiçbir demeç vermedim. Hatta cuma günü, son derece önemli bir kuruluşta eski devlet yetkililerinin, siyasilerin ve akademisyenlerin bulunduğu bir oturumda konuşmam vardı; onu da iptal ettim. Çünkü kendi ülkemin ve ülkemin yargısının olumsuz bir algıyla anılmasını asla istemedim. Böyle bir durumu savunmak bile bana zül gelir. Hâlâ çok sayıda telefon alıyorum; kimisine cevap vermiyorum, cevap verdiklerimde de ülkemin yurt dışında olumsuz bir algıyla anılmamasına özen gösteriyorum"</i></p>

<h3><strong>"Ulusal ve uluslararası basına açıklama yapmayacağım"</strong></h3>

<p>Soruşturmanın başlamasının ardından çok sayıda ulusal ve uluslararası medya kuruluşundan görüşme talebi aldığını belirten Davutoğlu, bunlara yanıt vermediğini söyledi.</p>

<p>Ülkesinin yurt dışında olumsuz bir algıyla anılmasını istemediğini belirten Davutoğlu, şunları kaydetti:</p>

<p><i>"Şimdi uzun bir açıklama yapacak değilim. Avukatım Sayın <strong>Hasan Seymen</strong> baştan itibaren süreci takip ettiği için sizlere bütün teknik detayları verecek. Ulusal basınımızın temsilcilerinden birçoğu aradı, hiçbirinin telefonuna dönmedim. Açık bir şekilde söylüyorum: Bundan sonra da ulusal ve uluslararası basının görüşme taleplerine asla olumlu bir cevap vermeyeceğim. Çünkü bu benim şahsi itibarım değil, ülkemin itibarıdır.</i></p>

<p><i>Siyasetten çekilme kararı almıştım. Bundan sonra da aynı ilke çerçevesinde ama inandığım doğrular doğrultusunda görüşlerimi beyan etmeye devam edeceğim. Benim hayatımı yönlendiren en önemli ilke, "Emrolunduğun gibi dosdoğru ol" ilahi kelamının kendisidir. Akademik hayatta ders verirken, kitap yazarken, büyükelçi olarak devletimi temsil ederken, Dışişleri Bakanı olarak Türkiye'nin menfaatlerini gözetirken ve Başbakan olarak ülkede şeffaflığı, hukuk devletini savunup terörle mücadelenin en sert şartlarında görevimi yaparken hep bu ilkeyle davrandım. Dosdoğru... Emrolunduğum gibi dosdoğru olmaya çalıştım, buna milletim şahittir. Yaptığım o konuşmada bir provokatörün sorusu üzerine verdiklerim de dosdoğru olmanın bir gereğiydi. O sözlerimin arkasındayım. Buradan milletime söz veriyorum: Bundan sonra da Rabb'im ve milletim adına dosdoğru olmaya devam edeceğim. Ben tekrar genel başkanımıza teşekkür ediyorum. Avukatım kalacak, onunla görüşmeye devam edebilirsiniz. Soru almayacağım, ilkesel bir tutum olarak bu konuda ülkemin itibarı adına hiçbir soruya cevap vermeyeceğim."</i></p>

<h3><strong>Davutoğlu'nun avukatı Seymen: "Hukuki süreçlere katkıda bulunmayı ilkesel zorunluluk görüyor"</strong></h3>

<p>Davutoğlu'nun avukatı Hasan Seymen de soruşturmanın başlatıldığı dönemde yaptığı açıklamada, soruşturmanın Davutoğlu'nun Gelecek Partisi Genel Başkanı ve "Seçilmiş Son Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı" sıfatıyla yaptığı konuşmadaki bazı ifadeler nedeniyle başlatıldığını belirtmişti.</p>

<p>Seymen, Davutoğlu'nun şeffaflığı bir hayat ilkesi olarak benimsediğini ve hakkında yürütülen hukuki süreçlere katkıda bulunmayı ilkesel bir zorunluluk olarak gördüğünü ifade etmişti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/davutoglu-cumhurbaskanina-hakaret-suclamasindan-ifade-verdi-cumhuriyet-tarihinde-bir-ilk</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 16:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/1735100391654-akp-4-vekillll.jpg" type="image/jpeg" length="49160"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Trabzon Yeni Havalimanı projesinde yeni gelişme: ÇED kararı çıktı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/trabzon-yeni-havalimani-projesinde-yeni-gelisme-ced-karari-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/trabzon-yeni-havalimani-projesinde-yeni-gelisme-ced-karari-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Trabzon Ortahisar'da yapılması planlanan Yeni Havalimanı Projesi'ne "ÇED Olumlu" kararı verdi. 45 milyar 650 milyon lira yatırım bedeli öngörülen proje kapsamında yaklaşık 97 milyon ton deniz dolgusu ve 13 milyon ton kazı yapılacak.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Trabzon'un Ortahisar ilçesinde yapılması planlanan <strong>Trabzon Yeni Havalimanı Projesi</strong> için Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından "<strong>ÇED Olumlu</strong>" kararı verildi.</p>

<p>Proje alanının büyük bölümünün deniz üzerinde oluşturulması planlanırken, havalimanının inşası için yaklaşık <strong>97 milyon ton deniz dolgusu</strong> yapılması öngörülüyor.</p>

<p>Projenin toplam yatırım bedeli ise <strong>45 milyar 650 milyon lira</strong> olarak hesaplandı.</p>

<h2><strong>97 milyon ton deniz dolgusu yapılacak</strong></h2>

<p>ÇED dosyasında yer alan bilgilere göre proje kapsamında yaklaşık <strong>6 bin metre uzunluğunda koruyucu mendirek</strong> inşa edilecek.</p>

<p>Yeni havalimanı alanının oluşturulması için yaklaşık <strong>97 milyon ton deniz dolgusu </strong>yapılacak. Dolgu çalışmalarının karadan denize doğru gerçekleştirilmesi planlanıyor.</p>

<h3><strong>Mevcut havalimanı için 13 milyon ton kazı yapılacak</strong></h3>

<p>Proje kapsamında yalnızca deniz dolgusu yapılmayacak. Mevcut Trabzon Havalimanı'nın kotunun deniz dolgusu seviyesine getirilebilmesi amacıyla yaklaşık <strong>13 milyon ton kazı</strong> yapılması öngörülüyor.</p>

<p>Yeni havalimanında ayrıca <strong>110 bin metrekare terminal binası</strong>, 30 bin metrekare büyüklüğünde ve 1250 araç kapasiteli kapalı otopark ile 35 bin metrekarelik teknik blok, kule ve destek binalarının yapılması planlanıyor.</p>

<h3><strong>Havalimanının 2033'te işletmeye alınması planlanıyor</strong></h3>

<p>ÇED dosyasına göre projenin <strong>2026 yılında başlaması</strong>, yaklaşık 7 yıllık inşaat sürecinin ardından <strong>2033 yılında işletmeye alınması</strong> planlanıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Havalimanının işletme süresinin ise 30 yıl olması öngörülüyor.</p>

<p>Yeni havalimanının ICAO ve uluslararası standartlara uygun şekilde tasarlanacağı belirtiliyor.</p>

<h3><strong>Mevcut havalimanının kapasitesi yetersiz kalıyor</strong></h3>

<p>ÇED dosyasında mevcut Trabzon Havalimanı'nın özellikle turizm sezonunda artan yolcu trafiği nedeniyle kapasite açısından yetersiz kaldığı değerlendirmesine yer verildi.</p>

<p>Trabzon Havalimanı'nın 2025 yılında <strong>3 milyon 873 bin 979 yolcuya</strong> hizmet verdiği belirtildi. Aynı yıl havalimanında <strong>26 bin 507 uçak trafiği</strong> gerçekleşirken, yük trafiğinin <strong>38 bin 16 ton</strong> olduğu kaydedildi.</p>

<p>Yeni havalimanının orta ve büyük gövdeli yolcu uçaklarının yanı sıra kargo uçaklarının kullanımına uygun olarak planlandığı bildirildi.</p>

<h3><strong>Proje alanının büyük bölümü deniz üzerinde</strong></h3>

<p>Trabzon kent merkezinin yaklaşık <strong>7 kilometre kuzeyinde</strong> yer alan proje sahası, Ortahisar ilçesindeki Pelitli ve Konaklar mahallelerine komşu konumda bulunuyor.</p>

<p>Proje alanının büyük bölümünün deniz dolgusu üzerinde oluşturulması planlanıyor.</p>

<p>ÇED dosyasına göre proje sahası, devletin hüküm ve tasarrufu altındaki deniz alanları ile Hazine mülkiyetindeki taşınmazlardan oluşuyor.</p>

<p>Proje alanının batısında <strong>100. Yıl Balıkçı Barınağı, Trabzon Yat Limanı, Trabzon Limanı ve Faroz Limanı</strong>, doğusunda ise Yomra Limanı bulunuyor.</p>

<h3><strong>Bölgede 284 tür tespit edildi</strong></h3>

<p>ÇED çalışmaları kapsamında proje bölgesindeki canlı türlerine ilişkin de inceleme yapıldı.</p>

<p>Çalışmalarda bölgede 66 bitki, 4 kurbağa, 10 sürüngen, 167 kuş ve 37 memeli türünün bulunduğu belirlendi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/trabzon-yeni-havalimani-projesinde-yeni-gelisme-ced-karari-cikti</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 16:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/b1941ac8-74ba-4270-b1e5-09fccd7fc965-w.JPG" type="image/jpeg" length="64600"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Zelenskiy: Hava savunması ve kış paketi somut şekilde ele alındı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/zelenskiy-hava-savunmasi-ve-kis-paketi-somut-sekilde-ele-alindi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/zelenskiy-hava-savunmasi-ve-kis-paketi-somut-sekilde-ele-alindi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Zelenskiy, ABD'li özel temsilciler Witkoff ve Kushner ile Kiev'deki görüşmelerde hava savunması, teknolojik işbirliği ve kış paketini ele aldıklarını açıkladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ukrayna Devlet Başkanı<strong> Volodimir Zelenskiy</strong>, sosyal medya hesaplarından yaptığı açıklamada, ABD'li özel temsilciler Steve Witkoff ve Jared Kushner ile Kiev'de gerçekleştirdiği görüşmelerin ayrıntılarını paylaştı.</p>

<p>Zelenskiy, Witkoff ve Kushner ile hem ikili hem de heyetlerin katıldığı toplantılar yaptıklarını belirterek, görüşmelerin üç tur halinde gerçekleştirildiğini bildirdi. <strong>Fransa</strong>, <strong>İngiltere</strong> ve <strong>Almanya</strong>'dan temsilcilerin de müzakerelerin bir bölümüne katıldığını aktardı.</p>

<h2><strong>Hava savunması ve kış hazırlıkları görüşüldü</strong></h2>

<p>Görüşmelerde <strong>Ukrayna</strong>'nın savunma ihtiyaçlarının yanı sıra teknoloji alanındaki işbirliği ve kış aylarında ihtiyaç duyulacak destek paketinin ele alındığını belirten Zelenskiy, "Hava savunmasına yönelik ihtiyaçlarımızı, buna ilişkin teknolojik işbirliğini ve gerekli kış paketini somut şekilde ele aldık. Ortaklarımız, neyin işe yarayabileceğini ve özellikle kış gelmeden önce neyin hayata geçirilmesi gerektiğini biliyor” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Zelenskiy, görüşmeler sırasında bundan sonraki süreçte atılacak adımların da koordinasyonunun sağlandığını belirtti. Yeni görüşmeler ve iletişim süreçlerinin hazırlanması için çalışmalar yürüttüklerini kaydeden Zelenskiy, "Ukrayna'nın önerileri yapıcıdır ve her zaman böyle olacaktır" açıklamasında bulundu.</p>

<h3><strong>Witkoff ve Kushner Moskova'da Putin'le de görüşmüştü</strong></h3>

<p>ABD Başkanı <strong>Donald Trump</strong>'ın özel temsilcileri Steve Witkoff ve Jared Kushner, 5 Eylül'de Moskova'da Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile bir araya gelmişti.</p>

<p>Witkoff ve Kushner, Moskova'daki temaslarının ardından <strong>Kiev</strong>'e geçerek Zelenskiy ile görüşmüştü. Kiev'deki görüşmelerde Ukrayna'nın savunma ihtiyaçları, teknolojik işbirliği ve kış dönemi hazırlıkları gündeme geldi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anadolu Ajansı</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/zelenskiy-hava-savunmasi-ve-kis-paketi-somut-sekilde-ele-alindi</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 16:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/zelenskiy-trumpin-ozel-temsilcileriyle-yaptigi-gorusmeyi-degerlendirdi.png" type="image/jpeg" length="55403"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Enerji geçiş noktası Hürmüz’de LNG trafiği alarm veriyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/enerji-gecis-noktasi-hurmuzde-lng-trafigi-alarm-veriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/enerji-gecis-noktasi-hurmuzde-lng-trafigi-alarm-veriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ortadoğu’da devam eden savaş, küresel enerji taşımacılığının kritik noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı’ndaki deniz trafiğini önemli ölçüde etkiledi. Petrol sevkiyatı alternatif rotalar üzerinden kısmen devam ederken, boğazdan gerçekleştirilen LNG taşımacılığında yüzde 92’lik düşüş yaşandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Hürmüz Boğazı’</strong>nda artan güvenlik sorunları küresel enerji taşımacılığını olumsuz etkilemeyi sürdürürken, petrol ve <strong>LNG taşımacılığı </strong>arasındaki fark da belirginleşti. Petrol tankerlerinin geçişi düşük hacimlerde devam ederken, LNG gemilerinin boğazdaki hareketliliği neredeyse tamamen sona erdi.</p>

<p>ABD Enerji Enformasyon İdaresi (EIA) tarafından açıklanan verilere göre, 2025 yılının son çeyreğinde Hürmüz Boğazı üzerinden günlük 21,6 milyon varil petrol taşındı. ABD/İsrail-İran Savaşı sonrasında ise bu miktar, 2026’nın ikinci çeyreğinde günlük 4,9 milyon varile kadar geriledi.</p>

<p>LNG taşımacılığında da benzer bir düşüş görüldü ancak gerilemenin boyutu daha yüksek oldu. Günlük LNG akışı aynı dönemler arasında 10,5 milyar fitküpten 800 milyon fitküpe indi. Böylece Hürmüz Boğazı’ndaki petrol geçişinde yüzde 77, LNG taşımacılığında ise yüzde 92 oranında azalma gerçekleşti.</p>

<h2><strong>Hürmüz Boğazı’ndan LNG gemisi geçişi kaydedilmedi</strong></h2>

<p>Gemi hareketlerine ilişkin güncel veriler, petrol ile LNG taşımacılığı arasındaki ayrışmanın daha da arttığını ortaya koydu.</p>

<p>Clarksons Research verilerine göre, 21-27 Haziran tarihleri arasındaki haftada Hürmüz Boğazı’ndan 66 ham petrol tankeri ile 16 LNG gemisi geçti. 23-29 Ağustos döneminde ise boğazdan geçen ham petrol tankerlerinin sayısı 4’e düşerken, LNG gemisi geçişi gerçekleşmedi.</p>

<p>Hürmüz Boğazı’ndaki LNG taşımacılığının kesintiye uğraması, küresel doğal gaz piyasası açısından önem taşıyor. Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri’nin LNG ihracatında kullandığı tek deniz rotası Hürmüz Boğazı olurken, dünya genelindeki LNG arzının yaklaşık beşte biri bu güzergah üzerinden taşınıyor. Gaz İhraç Eden Ülkeler Forumu (GECF) tahminlerine göre, çatışmaların yoğunlaştığı mart-haziran döneminde Katar’ın 300’den fazla, BAE’nin ise yaklaşık 20 LNG kargosu sevk edilemedi.</p>

<h3><strong>Petrol taşımacılığında alternatif güzergah kullanıldı</strong></h3>

<p>Petrol sevkiyatında ise farklı taşıma rotalarının devreye alınabilmesi, Hürmüz Boğazı’ndaki düşüşün etkisini kısmen azalttı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Suudi Arabistan, petrol sevkiyatının bir kısmını Doğu-Batı Ham Petrol Boru Hattı aracılığıyla Kızıldeniz kıyısındaki Yanbu Limanı’na yönlendirdi. Bu yön değişikliğinin de etkisiyle Babülmendep Boğazı üzerinden taşınan petrol miktarı, 2025’in son çeyreğindeki günlük 5,4 milyon varilden 2026’nın ikinci çeyreğinde 8,1 milyon varile çıktı.</p>

<p>Petrol taşımacılığında alternatif güzergahların kullanılabilmesine karşın LNG sevkiyatında aynı imkan bulunmuyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/enerji-gecis-noktasi-hurmuzde-lng-trafigi-alarm-veriyor</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 16:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/enerji-gecis-noktasi-hurmuzde-lng-trafigi-alarm-veriyor.png" type="image/jpeg" length="22892"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Rekabet Kurumu'ndan otomotiv yan sanayiinde çalışan transferi soruşturması]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/rekabet-kurumundan-otomotiv-yan-sanayiinde-calisan-transferi-sorusturmasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/rekabet-kurumundan-otomotiv-yan-sanayiinde-calisan-transferi-sorusturmasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Rekabet Kurumu, otomotiv yan sanayiinde faaliyet gösteren şirketlerin birbirlerinin çalışanlarını işe almamak için anlaşma yaptığı iddiası üzerine soruşturma başlattı. 37 şirket ve iki sektör kuruluşunun inceleneceği soruşturmada, çalışan transferlerinin yanı sıra ücret ve çalışma koşullarına ilişkin bilgi paylaşımı iddiaları da araştırılacak.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Rekabet Kurumu, otomotiv yan sanayiinde faaliyet gösteren çok sayıda şirket hakkında soruşturma başlattı.</p>

<p>Soruşturmanın temelinde, şirketlerin <strong>birbirlerinin çalışanlarını işe almamak amacıyla anlaşma yaptığı</strong> iddiası bulunuyor.</p>

<p>Önaraştırmada elde edilen bulgular doğrultusunda başlatılan soruşturma kapsamında toplam <strong>37 şirket ile iki sektör kuruluşu</strong> incelenecek.</p>

<h2><strong>Hangi şirketler soruşturma kapsamında?</strong></h2>

<p>Soruşturma kapsamında incelenecek kuruluşlar arasında <strong>Taşıt Araçları Tedarik Sanayicileri Derneği</strong> ile <strong>Otomotiv Tedarik Sanayi İhtisas Organize Sanayi Bölgesi</strong> de bulunuyor.</p>

<p>İncelenen şirketler arasında ise <strong>Assan Hanil, Autoliv, Denso, Farplas, Tırsan, Toyota Boshoku ve Toyotetsu</strong> gibi otomotiv sektörünün yan sanayi kuruluşları yer alıyor.</p>

<h3><strong>"Çalışan almama" anlaşması iddiası araştırılacak</strong></h3>

<p>Rekabet Kurumu'nun önaraştırmasında elde edilen ciddi bulgulara göre, şirketlerin çeşitli toplantılar ve iletişim kanalları üzerinden birbirlerinin çalışanlarını istihdam etmemeye yönelik <strong>"centilmenlik anlaşmaları"</strong> yapmış olabileceği değerlendiriliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Soruşturma kapsamında bu tür anlaşmaların yapılıp yapılmadığı ve şirketler arasındaki çalışan transferlerinin hangi uygulamalar üzerinden gerçekleştiği araştırılacak.</p>

<h3><strong>Ücret ve çalışma koşulları da incelenecek</strong></h3>

<p>Soruşturma yalnızca çalışan transferleriyle sınırlı olmayacak.</p>

<p>Şirketlerin çalışanların <strong>ücretleri ve diğer çalışma koşulları</strong> hakkında birbirleriyle bilgi paylaşmış olabileceği iddiası da inceleme konusu olacak.</p>

<p>Rakip şirketlerin aynı çalışanı istihdam etmek için rekabet etmemesi yönündeki olası anlaşmaların, çalışanların daha yüksek ücret veya daha iyi çalışma koşulları sunan başka şirketlere geçiş imkanını kısıtlayabileceği değerlendiriliyor.</p>

<h3><strong>Çalışanların iş değiştirme imkanları araştırılacak</strong></h3>

<p>Soruşturma kapsamında, bir şirketten ayrılan çalışanların aynı sektörde faaliyet gösteren başka şirketlerden iş teklifi alma imkanlarının etkilenip etkilenmediği de incelenecek.</p>

<p>Ayrıca çalışanların mesleki deneyimlerine uygun başka bir şirkete geçmek yerine <strong>farklı bir sektöre yönelmek zorunda kalıp kalmadıkları</strong> da araştırılacak.</p>

<p>Rekabet Kurumu'nun incelemesi sonucunda şirketler arasındaki uygulamaların rekabet hukuku açısından ihlal oluşturup oluşturmadığı belirlenecek.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/rekabet-kurumundan-otomotiv-yan-sanayiinde-calisan-transferi-sorusturmasi</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 16:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/b3dd83fd-a8f1-4b2a-bcf6-ce1a72d41943.webp" type="image/jpeg" length="22347"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[DEM Parti’de kongre sonrası ilk toplantı: Yeni MYK belirlendi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/dem-partide-kongre-sonrasi-ilk-toplanti-yeni-myk-belirlendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/dem-partide-kongre-sonrasi-ilk-toplanti-yeni-myk-belirlendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[DEM Parti’nin 5’inci Olağan Büyük Kongresi’nin ardından toplanan Parti Meclisi’nde, yeni dönemde görev yapacak Merkez Yürütme Kurulu (MYK) üyeleri belirlendi. MYK’da 23 isim yer aldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi</strong>'nin (<strong>DEM Parti</strong>) 5’inci Olağan Büyük Kongresi sonrasında oluşturulan Parti Meclisi, ilk toplantısını bugün yaptı. Toplantının gündeminde partinin yeni döneminde görev alacak Merkez Yürütme Kurulu’nun (MYK) belirlenmesi yer aldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Parti tarafından yapılan açıklamada, Parti Meclisi toplantısının Eş Genel Başkanlar Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan’ın başkanlığında gerçekleştirildiği bildirildi.</p>

<h2><strong>MYK üyeleri belirlendi</strong></h2>

<p>Toplantının ardından DEM Parti’nin yeni dönemdeki Merkez Yürütme Kurulu’nda görev yapacak isimler de netleşti. MYK’da Canan Çalağan, Cemile Turhallı, Derya Arslan, Ebru Günay, Elif Bulut, Elif Çoban, Emin Orhan, Emirali Türkmen, Hakkı Saruhan Oluç, Hatice Betül Çelebi, İbrahim Akın, İlknur Birol, Mahfuz Güleryüz, Mehmet Rüştü Tiryaki, Muhsin Dalfidan, Murad Mıhçı, Özlem Gündüz, Öztürk Türkdoğan, Serhat Eren, Sevtap Akdağ Karahalı, Tayip Temel, Umut Vedat Açar ve Yüksel Mutlu yer aldı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel, Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/dem-partide-kongre-sonrasi-ilk-toplanti-yeni-myk-belirlendi</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 16:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/dem-partide-kongre-sonrasi-ilk-toplanti.jpg" type="image/jpeg" length="86484"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Enerji dönüşümünde yeni dönem: Türkiye’de maliyetler artıyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/enerji-donusumunde-yeni-donem-turkiyede-maliyetler-artiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/enerji-donusumunde-yeni-donem-turkiyede-maliyetler-artiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Enerji piyasalarındaki hareketlilik, Türkiye’nin enerji arz güvenliği, yenilenebilir enerji hedefleri ve artan elektrik talebiyle birlikte yeni tartışmaları gündeme taşıyor. TESPAM Genel Başkanı Oğuzhan Akyener, akaryakıt ve doğal gaz fiyatlarından enerji depolama yatırımlarına, nükleer enerjiden elektrikli araçların şebekeye getireceği ek yüke kadar enerji sektörünün gündemindeki başlıkları 24 Saat Gazetesi’ne değerlendirdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Enerji piyasalarında yaşanan fiyat hareketliliği, akaryakıttan doğal gaza ve elektrikten yenilenebilir enerji yatırımlarına kadar enerji sektörünün farklı alanlarını etkiliyor.</p>

<p><strong>Türkiye Enerji Stratejileri ve Politikaları Araştırma Merkezi (TESPAM) Genel Başkanı Oğuzhan Akyener</strong>, uluslararası piyasalardaki yükselişin nedenlerini ve Türkiye'deki enerji fiyatlarına olası yansımalarını değerlendirirken, arz güvenliği, yenilenebilir enerji, enerji depolama ve elektrikli araçların artan tüketim üzerindeki etkilerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</p>

<p><img alt="Tespam (Türkiye Enerji Stratejileri Ve Politikaları Araştırma Merkezi) Genel Başkanı Oğuzhan Akyener" class="detail-photo img-fluid" height="1434" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/tespam-turkiye-enerji-stratejileri-ve-politikalari-arastirma-merkezi-genel-baskani-oguzhan-akyener.png" width="2716" /></p>

<p>Enerji fiyatlarındaki yükselişin faturalara nasıl yansıyacağının fatura türlerine göre farklı değerlendirilmesi gerektiğini belirten Oğuzhan Akyener, uluslararası piyasalarda ciddi bir fiyat yükselişi yaşandığını söyledi. Bu artışın özellikle arz-talep dengesizliğinden kaynaklanmadığını vurgulayan Akyener, “Halen arz talebi karşılayabilecek kabiliyette” dedi.</p>

<p>Birçok soruna ve <strong>Hürmüz Boğazı</strong>'ndaki kesintilere rağmen arzın talebi karşılayabildiğini belirten Akyener, fiyatlardaki ivmenin jeopolitik risk priminden kaynaklandığını ifade etti. Navlun bedellerindeki yükselişin de uluslararası enerji trafiğini, özellikle petrol ve petrol ürünleriyle ilgili taşımacılığı olumsuz etkilediğini aktardı.</p>

<h2><strong>Akaryakıt ürünlerinde farklı oranlarda artış yaşanıyor</strong></h2>

<p>Bu gelişmelerin öncelikle ham petrol, ardından dizel ve jet yakıtı gibi ürünlerin fiyatlarında ciddi yükselişlere neden olduğunu belirten Akyener, bazı ürünlerdeki artış oranlarının diğerlerinden daha yüksek seviyelere çıktığını söyledi.</p>

<p>Jet yakıtındaki yükselişin dizel ve ham petrol fiyatlarındaki artış oranlarının üzerine çıktığını aktaran Akyener, dizel fiyatlarının da benzin fiyatlarına kıyasla daha yüksek oranda yükseldiğini ifade etti. Bu değişimlerin enerji türlerinin farklı kalemlerinde farklı dalgalanmalara neden olduğunu belirten Akyener, Rusya-Ukrayna savaşı ve savaş nedeniyle Karadeniz'deki enerji trafiğinin aksaması gibi süreçlerin de dikkate alınması gerektiğini söyledi. Tüm bu gelişmelerin genel olarak farklı enerji kalemlerinde fiyat artışına neden olduğunu kaydetti.</p>

<p>Türkiye perspektifinden değerlendirme yapan Akyener, “Akaryakıt fiyatları, elektrik ve doğal gaz anlamında Türkiye, Avrupa Birliği'ndeki birçok ülkeden çok daha uygun fiyatla enerji arz edebilen bir ülke” dedi. Enerji fiyatlarındaki yükselişin akaryakıt piyasalarını doğrudan etkilediğini belirten Akyener, dizelde eşel mobil sisteminin belli bir kademe sürecine bağlandığını söyledi.</p>

<p>Eşel mobil sisteminin devre dışı kaldığını belirten Akyener, artış süreçlerinin piyasalardaki dalgalanmaları doğrudan yansıtacak şekilde modellendiğini ifade etti. Vergi anlamında ise eşel mobil kayıplarının dizele parça parça yansıtılmasıyla ilgili bir politika izlendiğini aktardı. Gelinen noktada dizel fiyatlarının Türkiye'de neredeyse yüzde 10'a yakın oranda artış gösterdiğini belirten Akyener, bu yükselişin yakın zamanda uluslararası dizel fiyatlarında yaşanan dalgalanmadan kaynaklandığını söyledi.</p>

<h3><strong>Doğal gaz tarifelerinde yükseliş henüz fiyatlara yansımadı</strong></h3>

<p>Benzinde <strong>eşel mobil sistemi</strong>nin hâlâ geçerli olması nedeniyle daha kontrollü bir süreç yaşandığını belirten Akyener, spot piyasalardaki doğal gaz fiyatlarının yükseldiğini ancak Türkiye'deki doğal gaz fiyatlarının uzun vadeli kontratların fiyatlarıyla birlikte şekillendiğini ifade etti. Özellikle sanayicilere, çevrim santrallerine ve konutlara uygulanan doğal gaz tarifelerine henüz bir fiyat yansıması olmadığını belirten Akyener, “Ama uzun vadede eğer bu yükseliş dalgalanmaları devam ederse oralarda da biz etkisini göreceğiz” diye konuştu.</p>

<p>Bunun yanı sıra elektrik fiyatları açısından değerlendirildiğinde, ham petrol fiyatlarındaki artıştan ziyade doğal gaz ve kömür fiyatlarındaki yükselişlerin süreci doğrudan etkileyebildiğini belirten Akyener, Türkiye'de yenilenebilir elektrik üretim oranlarının bir hayli yükseldiğini söyledi. Bunun Türkiye'nin süreci çok daha rahat yönetebilmesi anlamına geldiğini ifade eden Akyener, navlun fiyatlarındaki artışın kömür maliyetlerini, özellikle ithal kömürden üretilen elektrik için tedarik giderlerini yükselttiğini aktardı.</p>

<p>Doğal gaz tarafında ise spot piyasalardaki yükselişin bu alandaki fiyatları artırdığını belirten Akyener, uzun vadeli kontrat yerine spot piyasadan doğal gaz alarak elektrik üreten çevrim santrallerinin maliyetlerinin de bu durumdan etkilendiğini söyledi. Gün öncesi piyasası açısından elektrikte de bir yükseliş ve ivmelenme yaşandığını belirten Akyener, ancak şu an için çok yüksek oranlarda bir etkinin hissedilmediğini ifade etti.</p>

<p>Arz güvenliğini güçlendirmek için atılması gereken adımlara ilişkin değerlendirmelerde bulunan Akyener, Türkiye'nin bu alanda bölgedeki en başarılı ülkelerden biri olduğunu dile getirdi. Türkiye'nin arz güvenliği konusunda yaşadığı sorunun neredeyse yok denecek kadar az olduğunu kaydeden Akyener, hacimsel açıdan bakıldığında enerji tedarikinde herhangi bir sorun bulunmadığını vurguladı. Arz güvenliğinin Türkiye açısından daha çok fiyatlar üzerinden hissedildiğine dikkat çeken Akyener, dolar kuru, yüksek enflasyon ve alım gücündeki düşüşün özellikle bireysel tüketiciler üzerindeki bu etkiyi artırabildiğini aktardı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Enerji Dönüşümleri" class="detail-photo img-fluid" height="824" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/enerji-donusumleri.png" width="1374" /></p>

<h3><strong>Enerji altyapısının güçlendirilmesi için yatırımlar sürüyor</strong></h3>

<p>Türkiye'nin arz güvenliği alanında enerji tesislerinin kapasitesini artırması, farklı tedarik anlaşmaları yapması, doğal gaz depolama kabiliyetlerini geliştirmesi ve yurt içinde petrol ile doğal gaz üretim projelerine ağırlık vermesi gibi adımların öne çıktığını belirten Akyener, yeni keşifler ve uzun vadeli tedarik anlaşmalarının da bu sürece katkı sağladığını kaydetti. Elektrik sisteminin güçlendirilmesi, yenilenebilir enerji yatırımlarına ağırlık verilmesi ve Akkuyu Nükleer Santrali gibi entegre projelerle Türkiye'nin arz güvenliği altyapısının önemli ölçüde geliştirildiğini vurguladı.</p>

<p>Buna rağmen fosil yakıtların genel enerji denklemindeki payının ve bu kaynaklarda dışa bağımlılık oranının hâlâ yüksek olduğunu belirten Akyener, “Şu an yaklaşık yüzde 70'in üzerinde halen Türkiye'de bir dışa bağımlılık oranı var. Hatta yüzde 75'ler civarında diye hatırlıyorum” dedi.</p>

<p>Akyener, bağımlılık oranının arz güvenliği üzerindeki etkisine ilişkin şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>“Bu bağımlılık oranı Türkiye'nin arz güvenliğini bir taraftan tehdit eder gibi gözükse de Türkiye yaptığı anlaşmalar ve tesis altyapılarıyla fiziki anlamda arz güvenliği sorununu çözmüş durumda. Ama tabii enerji ithalat oranının hala yüksek olması ve buna bağlı olarak dolar kuruyla alakalı sorunlar Türkiye'nin arz güvenliğini fiyat ve ekonomik anlamda tehdit ediyor”</p>

<p>Bu kapsamda Türkiye'nin doğal gazdaki depolama kapasitesini daha da artırabileceğini belirten Akyener, şebeke yatırımlarının genişletilmesinin de önemli olduğunu kaydetti. Böylece yenilenebilir enerji hedeflerine daha kontrollü şekilde ulaşılabileceğini ifade etti.</p>

<p>Enerji verimliliği konusunda birçok projenin hayata geçirildiğini hatırlatan Akyener, bu çalışmaların sürdürülmesi gerektiğini söyledi. Türkiye'de enerji finansmanı açısından bazı sorunların bulunduğuna değinen Akyener, daha fazla finansmana ihtiyaç duyulduğunu dile getirdi. Daha büyük miktarlardaki finansmanın Türkiye'ye çekilmesi ve ülkenin enerji merkezi olma hedefinin güçlendirilmesinin önemine işaret eden Akyener, yurt dışında petrol ve doğal gaz alanındaki girişim ve yatırımlara da müdahil olunmasının önem taşıdığını kaydetti.</p>

<h3><strong>Yenilenebilir enerjide 2035 hedefi 120 gigavat olarak belirleniyor</strong></h3>

<p>Türkiye'nin yenilenebilir enerji alanındaki yatırımlarında son dönemde önemli bir hızlanma yaşandığını belirten Akyener, elektrik kurulu gücünün yarıdan fazlasının yenilenebilir kaynaklardan oluştuğunu, özellikle rüzgâr ve güneş enerjisinde ciddi bir ivme yakalandığını dile getirdi.</p>

<p>Türkiye'nin 2035 yılına kadar rüzgâr ve güneş kurulu gücünün toplamda 120 bin megavata ulaştırılmasını hedeflediğini aktaran Akyener, bu hedefin elektrik üretiminde fosil yakıtların payının azaltılması açısından önem taşıdığını söyledi. Bu süreçte batarya ve depolama teknolojilerine yönelik yatırımların da artırılması gerektiğine işaret eden Akyener, 2035'e kadar 7,5 gigavat kapasitesinde depolama tesisi kurulmasının planlandığını kaydetti. Finansal imkânların ve ilgili teknolojilerin maliyetlerindeki düşüşün söz konusu hedeflerin gerçekleşme sürecinde belirleyici olacağını ifade etti.</p>

<p>Mevcut durumda rüzgâr ve güneş enerjisinde toplam kurulu gücün 42,5 gigavata yaklaştığını belirten Akyener, önümüzdeki 9 yılda çok büyük yatırımlar yapılması gerektiğini söyledi. Tüm yatırımların hedeflenen ölçüde gerçekleştirilip gerçekleştirilemeyeceğine ilişkin ise “Yani tam anlamıyla başarılmasa da ben en azından yüzde 50-60 oranında bir başarı bekliyorum bu politikada dahil” değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p>Güneş ve rüzgâr enerjisinde Türkiye'nin geldiği noktaya ilişkin Akyener, ülkenin 10 yıl öncesine kıyasla önemli ölçüde ilerleme kaydettiğini söyledi. Haziran 2026 sonu itibarıyla Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) verilerine göre Türkiye'nin elektrik kurulu gücünün 126 gigavata ulaştığını aktaran Akyener, güneş enerjisinin 27 gigavat ile toplam kurulu güç içindeki payının yüzde 21'e, güneş ve rüzgârın toplam kurulu gücünün ise 42,4 gigavat ile yüzde 33'e yükseldiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Güneş Enerjisi-1" class="detail-photo img-fluid" height="864" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/gunes-enerjisi-1.png" width="1570" /></p>

<h3><strong>Yenilenebilir kaynakların kurulu güçteki payı yüzde 62'ye ulaştı</strong></h3>

<p><strong>Yenilenebilir enerji kaynakları</strong>nın toplam kurulu güçteki payının 78,8 gigavat ile yüzde 62'ye ulaştığına dikkat çeken Akyener, üretim tarafında da önemli bir değişim yaşandığını ifade etti. 2026'nın ilk yarısında yenilenebilir kaynaklardan elektrik üretiminin payının yüzde 47'den yüzde 61 seviyesine yükseldiğini kaydeden Akyener, bunun önemli bir adım olduğunu vurguladı. Enerji dönüşümünün yalnızca elektrik üretimi üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini dile getiren Akyener, genel enerji denkleminde yenilenebilir kaynakların payının halen düşük olduğunu söyledi. Enerji dönüşüm süreçleri ve benzeri gelişmelerin ise mevcut dengelerde değişime yol açabildiğini belirtti.</p>

<p>Enerji depolamanın önemine değinen Akyener, elektrifikasyon sürecinin ilerlemesi ve rüzgâr ile güneş gibi temiz enerji kaynaklarının elektrik sistemindeki payının artırılması için depolama kapasitesinin geliştirilmesi gerektiğini söyledi. Doğal gazda da depolamanın kritik olduğunu belirten Akyener, uluslararası piyasalarda ham petrol arzında yaşanan sıkıntılar ve fiyat artışlarının, petrol stoklarının ve depolama kabiliyetlerinin artırılmasının önemini tüm dünyaya gösterdiğini aktardı.</p>

<h3><strong>Rüzgâr ve güneş enerjisinde depolama öne çıkıyor</strong></h3>

<p>Petrol ve doğal gaz alanındaki depolama kapasitesinin geliştirilmesinin uzun süredir bilinen bir gereklilik olduğunu ifade eden Akyener, enerji dönüşümünün hızlanmasıyla birlikte rüzgâr ve güneş enerjisinin elektrik şebekesindeki ağırlığının artmasının dengeleri farklı bir noktaya taşıdığını dile getirdi. Rüzgâr ve güneşin her zaman emre amade kaynaklar olmadığına dikkat çeken Akyener, güneş olduğunda güneşten, rüzgâr olduğunda ise rüzgârdan elektrik üretilebildiğini, bu kaynakların kapasite faktörlerinin ise düşük olduğunu söyledi.</p>

<p>Elektrik tüketiminde en yüksek talebin yaşandığı saatlerin genellikle akşam dönemine denk geldiğini belirten Akyener, bu saatlerde Güneş Enerjisi Santralleri (GES) ve Rüzgâr Enerjisi Santralleri (RES) üzerinden elektrik üretiminin azalabildiğini ifade etti. Böyle bir durumda ya doğal gaz santralleri gibi istenilen zamanda devreye alınabilen kaynakların kullanılması ya da güneş ve rüzgâr enerjisinden daha etkin yararlanabilmek için depolama kapasitesinin artırılması gerektiğini kaydetti.</p>

<p>Elektrikli araçlar başta olmak üzere enerji dönüşümü ve elektrifikasyon süreçlerinin elektrik şebekesine yoğun yük bindirdiğini vurgulayan Akyener, bu sürecin yönetilmesinin kolay olmadığını söyledi. Depolama kapasitesinin geliştirilmemesi halinde enerji dönüşümü ve elektrifikasyondaki hızlı ilerlemenin mümkün olmayacağını belirten Akyener, depolamanın artık enerji sektörünün bütün alanlarında kritik bir konuma ulaştığını ifade etti.</p>

<h3><strong>Doğal gazda dışa bağımlılığı azaltmak için üretim artırılmalı</strong></h3>

<p>Doğal gazda dışa bağımlılığın azaltılabilmesi için iki temel yol bulunduğunu belirten Akyener, tüketimin düşürülmesi veya yeni kaynakların keşfedilerek üretime kazandırılması gerektiğini söyledi. Karadeniz'de gerçekleştirilen doğal gaz keşfinin ve yurt içindeki girişimlerin Türkiye açısından önemli bir adım olduğunu vurgulayan Akyener, Karadeniz gazının tam kapasiteyle üretime alınması halinde dahi ülkenin doğal gaz tüketiminin yaklaşık yüzde 15 ila 20'sini karşılayabileceğini ifade etti.</p>

<p>Karadeniz gazının Türkiye için büyük bir kazanım olduğunu ancak tek başına yeterli olmayacağını dile getiren Akyener, dışa bağımlılığın azaltılması için yurt dışında yeni kaynakların üretime dahil edilmesinin veya farklı enerji kaynaklarına yönelerek doğal gaz tüketiminin azaltılmasının da gerektiğini aktardı. Türkiye'nin bu alanların tamamında çalışmalar yürüttüğünü belirten Akyener, tüketimi azaltmaya yönelik adımlar atılmasına rağmen doğal gaz kullanımının artmaya devam ettiğini söyledi. Öte yandan yeni keşifler ve yurt dışındaki enerji girişimleri konusunda Türkiye'nin yoğun bir çaba gösterdiğini kaydetti.</p>

<h3><strong>Nükleer enerji gelecekte daha önemli hale gelecek</strong></h3>

<p>Nükleer enerjinin gelecekteki konumuna ilişkin öngörülerini paylaşan Akyener, TESPAM tarafından hazırlanan projeksiyonların, mevcut teknolojik dönüşümler, enerji dönüşümü hedefleri, karbon emisyonlarının azaltılması ve maliyetler birlikte ele alındığında nükleer enerjinin Türkiye'nin gelecekteki en önemli enerji ve elektrik üretim kaynaklarından biri haline geleceğini gösterdiğini söyledi.</p>

<p>Türkiye'nin bu doğrultuda Akkuyu Nükleer Santrali ölçeğinde 9 santrale daha ihtiyaç duyabileceğini belirten Akyener, gelecekte oluşacak talebin bu kapasiteyi destekleyeceğini ifade etti. Bununla birlikte mevcut kapasitenin üzerinde mikro ve modüler reaktör teknolojilerinin de enerji sisteminde yer almasının öngörüldüğünü aktardı.</p>

<p><img alt="Nükleer Enerji" class="detail-photo img-fluid" height="828" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/nukleer-enerji.png" width="1420" /></p>

<p>Nükleer enerjinin Türkiye açısından kritik bir konumda bulunduğunu vurgulayan Akyener, enerji dönüşümü, yapay zekâ ve elektrifikasyon gibi gelişmelerin nükleer enerjiyi geleceğin enerji sisteminin merkezine taşıdığını dile getirdi.</p>

<p>Elektrikli araçların elektrik tüketimi üzerinde ciddi bir yük oluşturduğunu belirten Akyener, kendi tüketimi üzerinden yaptığı hesaplamayı örnek gösterdi. Elektrikli araç kullanmadığını ifade eden Akyener, “mesela bir Togg alsam” Ankara'da dizel aracıyla şehir içinde yaptığı kilometre kadar yol kat etmesi durumunda, konutundaki elektrik tüketiminin yaklaşık üç katına çıkacağını söyledi. Şehirler arası yolculukların da hesaba katılması halinde bu ilave tüketimin, mevcut elektrik tüketiminin 3 ila 6 katına ulaşabileceğini belirtti.</p>

<h3><strong>Elektrikli araçlar enerji altyapısına ek yük getirecek</strong></h3>

<p>Elektrikli araç kullanımındaki artışın konutlardaki elektrik tüketiminin de önemli ölçüde yükselmesi anlamına geleceğini dile getiren Akyener, bu durumun trafo kapasitelerinin yenilenmesini ve elektrik talebini karşılayacak yeni üretim projelerinin hayata geçirilmesini gerektirebileceğini aktardı.</p>

<p>Artan ihtiyacın yüz milyarlarca dolarlık ilave yatırım gerektirebileceğine işaret eden Akyener, elektrikli araçların belirli bir noktadan sonra oluşturduğu ek yük nedeniyle maliyetler açısından enerji dönüşüm sürecini önemli ölçüde zorlaştırabileceğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Elektrikli Araç-3" class="detail-photo img-fluid" height="1502" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/elektrikli-arac-3.png" width="2768" /></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Şilan Eylül Kandemir</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/enerji-donusumunde-yeni-donem-turkiyede-maliyetler-artiyor</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 16:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/enerji-1.jpeg" type="image/jpeg" length="18074"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Merkez Bankası rezervlerinde düşüş ikinci haftaya taşındı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/merkez-bankasi-rezervlerinde-dusus-ikinci-haftaya-tasindi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/merkez-bankasi-rezervlerinde-dusus-ikinci-haftaya-tasindi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TCMB toplam rezervleri, 4 Eylül 2026 ile sona eren haftada 188,2 milyar dolardan 183,8 milyar dolara geriledi. Böylece TCMB rezervleri iki hafta üst üste düşüş gösterirken, tarihi zirvenin 34,4 milyar dolar altında kaldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye Cumhuriyet <strong>Merkez Bankası</strong> (TCMB) toplam rezervlerinde 4 Eylül 2026 haftasında düşüş kaydedildi. Matriks Haber’in TCMB verileri üzerinden yaptığı hesaplamaya göre, bir haftalık dönemde rezervler yaklaşık 4,4 milyar dolar azalarak 183,8 milyar dolara indi.</p>

<p>28 Ağustos haftasında 188,2 milyar dolar seviyesinde bulunan TCMB rezervleri, 4 Eylül haftasında 183,8 milyar dolara geriledi. Böylece rezervlerde iki haftalık düşüş süreci yaşandı.</p>

<h2><strong>Merkez Bankası rezervleri tarihi zirvenin altında kaldı</strong></h2>

<p>TCMB rezervleri, 30 Ocak 2026 haftasında 218,2 milyar dolarla tarihi en yüksek seviyesine ulaşmıştı. Bu zirvenin ardından rezervlerde dalgalı ve genel olarak aşağı yönlü bir hareket görüldü.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Mart ayında belirgin bir düşüş yaşayan rezervler, 26 Haziran haftasında 149,2 milyar dolara kadar indi. Bu seviye, yaklaşık altı aylık dönemin en düşük rezerv tutarı oldu.</p>

<h3><strong>TCMB rezervleri temmuz ayında toparlandı</strong></h3>

<p>Haziran sonundaki düşük seviyenin ardından TCMB rezervlerinde temmuz ayında yeniden yükseliş başladı. Rezervler, 31 Temmuz haftasında 164,4 milyar dolara çıktı.</p>

<p>Toparlanma ağustos ayında da sürdü. 7 Ağustos haftasında 178,4 milyar dolara yükselen rezervler, 21 Ağustos haftasında 188,4 milyar dolara ulaştı.</p>

<p>Böylece TCMB rezervleri, 21 Ağustos haftasında 188,4 milyar dolarla 13 Mart’tan bu yana yaklaşık 5,5 ayın en yüksek seviyesini gördü.</p>

<h3><strong>Merkez Bankası rezervleri iki hafta üst üste geriledi</strong></h3>

<p>21 Ağustos haftasındaki 188,4 milyar dolarlık seviyenin ardından rezervlerde yeniden düşüş yaşandı. 28 Ağustos haftasında toplam rezervler 188,2 milyar dolara geriledi.</p>

<p>4 Eylül haftasında ise düşüş hızlanarak rezervlerin 183,8 milyar dolara inmesine yol açtı. Böylece TCMB rezervleri iki hafta arka arkaya gerilemiş oldu.</p>

<p>4 Eylül itibarıyla ulaşılan 183,8 milyar dolarlık toplam rezerv, 30 Ocak’ta kaydedilen 218,2 milyar dolarlık tarihi zirvenin yaklaşık 34,4 milyar dolar altında kaldı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/merkez-bankasi-rezervlerinde-dusus-ikinci-haftaya-tasindi</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 16:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/merkez-bankasi-yilin-3uncu-enflasyon-raporunu-13-agustosta-istanbulda-aciklayacak.png" type="image/jpeg" length="40487"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[71 ilde narkotik operasyonu: 424 şüpheli tutuklandı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/71-ilde-narkotik-operasyonu-424-supheli-tutuklandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/71-ilde-narkotik-operasyonu-424-supheli-tutuklandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[71 ilde son 10 günde düzenlenen uyuşturucu operasyonlarında 2 ton 367 kilogram uyuşturucu madde ve 4 milyon 34 bin 459 uyuşturucu hap ele geçirildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>İçişleri Bakanlığı</strong> sosyal medya heabından duyurdu. Uyuşturucu madde satıcılarına yönelik yurt genelindeki operasyonlar aralıksız sürdürülüyor.<strong> Emniyet Genel Müdürlüğü</strong> Narkotik Suçlarla Mücadele Başkanlığı ve Cumhuriyet Başsavcılıklarının koordinasyonunda, son 10 günde 71 ilde geniş kapsamlı operasyonlar gerçekleştirildi.</p>

<h2><strong>Operasyonlara binlerce personel katıldı</strong></h2>

<p>İl Emniyet Müdürlükleri tarafından düzenlenen <strong>operasyon</strong>larda 1.345 ekip görev aldı. Çalışmalara 3 bin 360 personelin yanı sıra 11 hava aracı ve 43 narkotik dedektör köpeği katıldı.</p>

<p>Ekiplerin uyuşturucu madde satıcılarına yönelik yürüttüğü operasyonlarda önemli miktarda uyuşturucu madde ve uyuşturucu hap ele geçirildi.</p>

<h3><strong>2 ton 367 kilogram uyuşturucu ele geçirildi</strong></h3>

<p>Operasyonlar kapsamında toplam 2 ton 367 kilogram uyuşturucu madde ile 4 milyon 34 bin 459 adet uyuşturucu hap ele geçirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Çalışmalarda 894 şüpheli yakalanırken, bunlardan 424'ü çıkarıldıkları adli makamlarca tutuklandı. 93 şüpheli hakkında ise adli kontrol hükümleri uygulandı. Diğer şüphelilerin işlemlerinin devam ettiği bildirildi.</p>

<h3><strong>Mücadele kararlılıkla sürdürülüyor</strong></h3>

<p>Uyuşturucuyla mücadelenin çocukların, gençlerin ve ailelerin güvenliği açısından önem taşıdığı vurgulandı.</p>

<p>Yapılan açıklamada, "Uyuşturucu, birçok suçu besleyen karanlık bir ana damardır. Bu damarı kurutmak; çocuklarımızın istikbalini, gençlerimizin geleceğini ve ailelerimizin huzurunu korumak için zehir tacirlerine yönelik mücadelemizi kararlılıkla sürdürüyoruz" ifadeleri kullanıldı.</p>

<p>Açıklamada ayrıca operasyonlarda görev alan polis ekipleri, Narkotik Suçlarla Mücadele Başkanlığı, <strong>Cumhuriyet Başsavcılıkları </strong>ve çalışmalara katkı sağlayan personele teşekkür edildi.</p>

<p></p>

<blockquote class="twitter-tweet">
<p dir="ltr" lang="tr">71 ilde “Uyuşturucu Madde Satıcılarına” yönelik Polisimiz tarafından son 10 günde düzenlenen operasyonlarda;<br />
-2 ton 367 kg Uyuşturucu Madde ile<br />
-4 milyon 34 bin 459 adet Uyuşturucu Hap ele geçirildi.<br />
<br />
-894 şüpheli yakalandı.<br />
-424’ü tutuklandı.<br />
-93’ü hakkında adli kontrol… <a href="https://t.co/OEep0l4Glx" rel="nofollow">pic.twitter.com/OEep0l4Glx</a></p>
— T.C. İçişleri Bakanlığı (@TC_icisleri) <a href="https://x.com/TC_icisleri/status/2096939343680004347?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">September 7, 2026</a></blockquote>
<script async src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/71-ilde-narkotik-operasyonu-424-supheli-tutuklandi</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 16:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/71-ilde-narkotik-operasyonu.png" type="image/jpeg" length="27076"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gazeteci Fethi Akkoç, 12 Eylül’ün perde arkasını anlattı: "Kanlı terör neden bir anda kesildi, açıklayamadılar"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/gazeteci-fethi-akkoc-12-eylulun-perde-arkasini-anlatti-partilerin-bir-babanin-uc-cocugundan-farki-yoktu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/gazeteci-fethi-akkoc-12-eylulun-perde-arkasini-anlatti-partilerin-bir-babanin-uc-cocugundan-farki-yoktu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[12 Eylül 1980 askeri darbesinin 46. yılında, dönemin tanıklarından gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat Kayıt’a konuştu. Darbe öncesinde yaşanan siyasi ve toplumsal atmosferi anlatan Akkoç, darbenin ardından değişen siyasi dengelere, Turgut Özal’ın yükselişine ve 1983 seçimlerine uzanan sürece ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Akkoç, darbe gerekçesi gösterilen şiddetin bir gün içinde sona ermesine dikkat çekerek “Kanlı terör neden bir anda kesildiğini açıklayamadılar” dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>12 Eylül 1980 askeri darbesinin 46. yılında, dönemin tanıklarından gazeteci <strong>Fethi Akkoç</strong>, 24 Saat Kayıt’a konuştu. Akkoç, darbe öncesindeki siyasi atmosferden Kenan Evren liderliğindeki askeri yönetimin uygulamalarına, Turgut Özal’ın siyasi geleceğinden 1983 seçimlerine uzanan süreçte yaşananları anlattı.</p>

<p>Akkoç, 12 Eylül öncesinde sağ ve sol görüşlü gençlerin sokaklara döküldüğünü, toplumun yaşanan şiddet olaylarından ciddi biçimde rahatsız olduğunu belirterek, darbenin ardından yaşananlara ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.</p>

<h2><strong>“Kanlı terör neden bir anda kesildiğini bir türlü açıklayamadılar”</strong></h2>

<p>12 Eylül öncesindeki atmosferi anlatan Akkoç, sağ ve sol görüşlü gençler arasındaki çatışmaların toplumu yorduğunu söyledi. Akkoç, darbenin gerekçesi olarak gösterilen olayların darbenin hemen ardından sona ermesine dikkat çekerek şöyle konuştu:</p>

<blockquote>
<p>“12 Eylül 1980 darbesi sırasında, 12 Mart öncesinde olduğu gibi sağcı ve solcu gençler sokağa dökülmüş, anarşi hortlamıştı. Vatandaş anarşiden, günlük olaylardan ve gençlerin birbirini öldürmesinden bıkmış, ciddi şekilde rahatsız hale gelmişti.</p>

<p>Ancak 12 Eylül darbesini yapanlar, darbeden bir gün sonra, darbe için gerekçe olarak gösterilen olayların ve kanlı terörün neden bir anda, bir gün içinde kesildiğini bir türlü açıklayamadılar.</p>

<p><i>Askeri müdahaleye uygun şartların oluşması için solcu ve sağcı gençleri sokaklara döküp kan akıtanlar, istediklerini maalesef yine elde etmişlerdi.</i>”</p>
</blockquote>

<h3><strong>"Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönmesini sağladılar"</strong></h3>

<p>Akkoç, 12 Eylül darbesinin ardından Türkiye’nin dış politikasında ve ekonomik yapısında önemli değişiklikler yaşandığını savundu. Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönüşünü de bu sürecin önemli başlıklarından biri olarak değerlendiren Akkoç, şöyle konuştu:</p>

<blockquote>
<p>“Askeri yönetimleri ve parlamento dışı hükümetleri, kendi istediklerini kabul ettirebilmek için uygun gören Amerikalılar, 12 Eylül darbesinden sonra Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönmesini sağladılar.”</p>
</blockquote>

<p>Akkoç, dönemin ekonomik gelişmelerine ilişkin ise tütün tekeli kanununun kaldırılmasını örnek gösterdi:</p>

<blockquote>
<p>“Ardından tütün tekeli kanunu kaldırılarak Türk tütünü yerine ithal Virginia tütünü getirildi ve Türk sigarası yerine Amerikan sigarası piyasaya girdi. Tütün tekeli kanununun kaldırılmasıyla da tütün satan bir ülke olan Türkiye, tütün ithal eder hale getirildi”</p>
</blockquote>

<h3><strong>“Türkiye’de siyasetin yeniden dizayn edilmesinin yolu açıldı”</strong></h3>

<p>12 Eylül darbesinin siyasi sonuçlarına da değinen Akkoç, başta Bülent Ecevit ve Süleyman Demirel olmak üzere siyasi parti liderlerine getirilen yasakların yeni bir siyasi yapılanmanın önünü açtığını söyledi:</p>

<blockquote>
<p>“12 Eylül darbesiyle başta Ecevit ve Demirel olmak üzere bütün siyasi partilerin yöneticilerine siyaset yasağı getirildi. Böylece Türkiye’de siyasetin yeni partiler ve yeni yüzlerle yeniden dizayn edilmesinin yolu açılmış oldu.”</p>
</blockquote>

<p>Akkoç, bu sürecin yalnızca Türkiye içindeki siyasi dengelerle açıklanamayacağını savunarak, dönemin MİT Ekonomik İşler Dairesi Başkanı Mahir Kaynak’ın açıklamalarına da dikkat çekti.</p>

<blockquote>
<p>“12 Eylül öncesinde Milli İstihbarat Teşkilatı’nda Ekonomik İşler Dairesi Başkanı olarak görev yapan Profesör Mahir Kaynak, Cumhuriyet gazetesinde Yüneyt Arcayürek’le yaptığı bir söyleşide, Demirel hükümetinin uyguladığı bağımsız ekonomik politika nedeniyle Amerikalılar tarafından devrileceğini bir ay önceden yönetime rapor olarak bildirdiğini açıklamıştı.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>Kenan Evren’in açıklaması: “Her türlü gayret gösterilecek”</strong></h3>

<p>Akkoç, 12 Eylül lideri Orgeneral Kenan Evren’in darbeden kısa süre sonra Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönüşü konusunda yaptığı açıklamayı da hatırlattı:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<blockquote>
<p>“12 Eylül’ün lideri Orgeneral Kenan Evren, 15 Eylül tarihinde düzenlediği basın toplantısında Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönebilmesi için gerekli her türlü gayretin gösterileceğini açıkladı.</p>

<p>Türkiye’nin Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönüşünü alelacele veto etmeden kabul etmesiyle Türkiye, Yunanistan’la arasındaki Kıbrıs, 12 Adalar, kıta sahanlığı, Ege Denizi ve Fırat hattı problemlerinin çözümünde ve ayrıca Avrupa Birliği ile ilişkilerinde kullanabileceği çok önemli bir siyasi kozu kaybetmiş oldu.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>“Darbeciler siyasetçiden çok siyasetçi gibi davrandı”</strong></h3>

<p>Akkoç, 12 Eylül’ün dikkat çeken yönlerinden birinin de askeri yönetimin siyasi yapılanma konusunda izlediği yöntem olduğunu söyledi:</p>

<blockquote>
<p>“12 Eylül darbesinin bir başka önemli tarafı da darbeyi yapanların siyasetçiden çok siyasetçi, politikacıdan çok politikacı gibi davranmış olmasıydı.”</p>

<p>12 Eylül’den hemen sonra, 14-15 Eylül günlerinde Ankara kulislerinde Güven Partisi Genel Başkanı Profesör Turan Feyzioğlu’nun başbakan, Zeyyat Baykara’nın ise başbakan yardımcısı olacağı konuşulmaya ve tartışılmaya başlanmıştı.”</p>
</blockquote>

<p>O dönemde Tercüman gazetesinde çalıştığını belirten Akkoç, yaşananları şöyle anlattı:</p>

<blockquote>
<p>“Hiç unutmam, o dönemde çalıştığım Tercüman gazetesinde Avrupa baskılarına bakıyordum. Bu siyasi gelişmeler ve Feyzioğlu’nun başbakanlığı konusu tartışılırken köşe yazarı Kurtul Altuğ, Feyzioğlu’nun başbakan olacağını söylemişti. Ben de, ‘Askerler diğer darbelerden farklı olarak kamuoyuna, halka ve belli görevlerde bulunanlara karşı çok dikkatli davranıyorlar. Politikacıdan fazla politikacı gibi davranıyorlar’ dedim.</p>

<p>Üç milletvekili olan Güven Partisi’nin genel başkanını büyük tepki alacağı düşüncesiyle başbakan yapmadılar.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>"Ulusu’nun başbakanlığının açıklanmasıyla taşlar yerine oturmaya başladı"</strong></h3>

<p>Akkoç, 20 Eylül’de Bülent Ulusu’nun başbakanlığının açıklanmasıyla daha önceki siyasi senaryonun değiştiğini belirtti.</p>

<blockquote>
<p>“Feyzioğlu’nun başbakan olması mümkün değildi, yapmazlardı. Çünkü bu arada Ferit Melen hükümetinin senaryosunu uyguluyorlardı.</p>

<p>Ulusu’nun başbakanlığının açıklanmasıyla taşlar yerine oturmaya başladı. Demirel hükümetinin bakanlar üstü bürokratı Turgut Özal, darbecilerin kurduğu hükümette ekonomik işlerden sorumlu başbakan yardımcısı oldu. Yani adeta fiili başbakan durumuna geldi.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>“Özal mutlaka parti kuracaktı ve iktidara getirilecekti”</strong></h3>

<p>Akkoç, 12 Eylül sonrasında Türkiye’de yeni siyasi partilerin kurulacağına ilişkin kulislerin hızlandığını, bu süreçte Turgut Özal’ın da parti kuracağının konuşulduğunu söyledi.</p>

<p>1982 yılının Şubat ayında Almanya’da olduğunu belirten Akkoç, Tercüman gazetesinde Yavuz Donat’ın Özal’la yaptığı görüşmenin dokuz sütun manşetten yayımlandığını anlattı:</p>

<blockquote>
<p>“‘Özal'ın hiç kimse gocunmasın, parti kurmayacağım’ şeklindeki sözleri şok etkisi yarattı. Bu açıklama bende de şok etkisi yarattı. Benim değerlendirmeme göre Özal mutlaka parti kuracaktı ve iktidara getirilecekti.</p>

<p>Çünkü yeniden siyasi yapılanmaya gidileceği, bütün partilere, her partiye, her adaya ve her lidere izin verilmeyeceği biliniyordu. Benim tahminime göre Özal’ın parti kuracağı kesindi.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>"Özal bana, "Ben öyle söylemedim" dedi"</strong></h3>

<p>Ankara’ya döndükten sonra 28 Mart’ta Turgut Özal’dan randevu aldığını anlatan Akkoç, kendisine parti kurmayacağı yönündeki açıklamasını sorduğunu belirtti. Özal’ın sözlerinin yanlış değerlendirildiğini söylediğini aktaran Akkoç, görüşmeyi şöyle anlattı:</p>

<blockquote>
<p>“Özal bana, ‘Ben öyle söylemedim. Yavuz onu yanlış değerlendirmiş. O konuşmada ben de bugün için parti kurmayı düşünmüyorum dedim’ dedi.</p>

<p>‘Hiç kimse gocunmasın’ ifadesinin doğru olduğunu, ancak ‘Bugün için parti kurmayı düşünmüyorum. Ama gelecekte şartlar ne olur, onu bilemem’ şeklinde konuştuğunu söyledi. Yavuz Donat’ın sözlerini yanlış değerlendirdiğini belirtti. Ben beklediğim cevabı almıştım”</p>
</blockquote>

<h3><strong>"Turgut Bey’den açık cevabı orada almıştım"</strong></h3>

<p>Akkoç, görüşmede Özal’a 12 Mart ve 12 Eylül dönemlerinde üst düzey görevlerde bulunmasını da sorduğunu anlattı:</p>

<blockquote>
<p>“Ardından Özal’a, ‘Efendim, 12 Mart darbesi sırasında da Planlama Müsteşarıydınız. 12 Eylül darbesi sırasında yine Planlama Müsteşarıydınız. Burada daha yetkili şekilde, bakanlar üstü bürokrat unvanınız vardı. Bu sadece tesadüf mü?’ diye sordum. Özal bu soru karşısında şaşırdı ve “Tesadüfler var” dedi. Görüşmenin en dikkat çekici bölümü Özal’ın darbeler hakkındaki değerlendirmesiydi, bana "27 Mayıs’ da, 12 Mart da, 12 Eylül de neticeleri itibarıyla Türkiye’yi kurtarmak için yapılmıştır. 12 Eylül ise diğerlerinden daha farklıdır ve başarılıdır" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Turgut Bey’den açık cevabı orada almıştım. Çünkü orada diğer bütün darbelere sahip çıkıyor, 12 Eylül’e ise ayrıca sahip çıkıyordu. 12 Eylül’ü diğerlerinden daha başarılı olarak değerlendiriyordu.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>"Partilerin bir babanın üç çocuğundan farkı yoktu"</strong></h3>

<p>Akkoç, 12 Eylül sonrasında eski siyasi liderlerin yasaklı olduğu ve yeni siyasi yapılanmanın şekillendirildiği dönemi de anlattı:</p>

<blockquote>
<p>“Seçim ortamına girildiğinde eski liderler yasaklıydı. Bütün partilerin liderleri yasaklıydı. Eski liderlere yakınlığıyla bilinen kişiler dahi veto edildi. Partiler veto edildikçe üç partinin seçime girmesine izin verildi: Anavatan Partisi, Milliyetçi Demokrasi Partisi ve Halkçı Parti.”</p>

<p>Milliyetçi Demokrasi Partisi’nin başında Turgut Sunalp vardı. Askerlerin ‘abi’ dedikleri, çok sevdikleri ve ordu içerisinde çok sevilen bir liderdi Turgut Paşa.</p>

<p>Anavatan Partisi’nin başında başbakan yardımcısı vardı, yani askerlerin kurduğu hükümetin başbakan yardımcısı Turgut Özal’dı. Halkçı Parti’nin başında ise Başbakanlık Müsteşarı Necdet Calp vardı.</p>

<p>Yani biri askerlerin çok yakın gördüğü bir isim, biri başbakan yardımcısı, diğeri de Başbakanlık Müsteşarıydı. Partilerin bir babanın üç çocuğundan farkı yoktu.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>“Özal’ın vetosu orada önlendi”</strong></h3>

<p>Akkoç, diğer siyasi aktörlerin veto edildiğini, hatta eski siyasi liderlerle yakınlığı bulunan isimlerin de seçim sürecinin dışında bırakıldığını belirtti:</p>

<blockquote>
<p>“Diğer partilerin hiçbiri seçime sokulmadı, veto edildi. Hatta eski partilerle ve eski liderlerle yakınlığı bilinen kişiler de veto edildi. İsmet Paşa’nın oğlu Erdal İnönü bile veto edildi. Konseyde görev yapan komutanlar ve generaller, Anavatan Partisi’nin ve Turgut Özal’ın veto edileceğini düşünüyorlardı. Açıkçası ‘Olmaz, getirilmez, olmaz’ diyorlardı.</p>

<p>Veto işlemleri 30 Eylül’e kadar yapıldı. 15 Eylül tarihinde Amerikalı üst düzey bir yetkili geldi ve Evren’le görüştü. Özal’ın vetosu orada önlendi.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>“MDP beklenirken Turgut Özal iktidara geldi”</strong></h3>

<p>Akkoç, 1983 seçimlerine giden süreçte askeri yönetimin beklentisinin Milliyetçi Demokrasi Partisi’nin iktidara gelmesi yönünde olduğunu ancak sonuçların farklı çıktığını belirtti:</p>

<blockquote>
<p>“MDP’nin iktidara getirileceği beklenirken Turgut Özal iktidara geldi. Yeni yapılanma böylece gerçekleşti. 12 Eylül de görevini bu şekilde yerine getirmiş oldu.”</p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/gazeteci-fethi-akkoc-12-eylulun-perde-arkasini-anlatti-partilerin-bir-babanin-uc-cocugundan-farki-yoktu</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 16:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/ekran-resmi-2026-09-07-155535.png" type="image/jpeg" length="11403"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Katarakt ameliyatı için görmenin tamamen kaybolmasını beklemek gerekmiyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/katarakt-ameliyati-icin-gormenin-tamamen-kaybolmasini-beklemek-gerekmiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/katarakt-ameliyati-icin-gormenin-tamamen-kaybolmasini-beklemek-gerekmiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazeteci Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Göz Hastalıkları Kliniği Eğitim Sorumlusu Prof. Dr. Ayşe Burcu, katarakt ve tedavisindeki güncel gelişmeleri anlattı. Burcu, katarakt ameliyatı için görmenin ileri derecede azalmasının beklenmesine gerek olmadığını belirterek, ameliyat zamanının hastanın görme düzeyi, günlük yaşamı ve ihtiyaçlarına göre belirlenmesi gerektiğini vurguladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gazeteci Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programının konuğu <strong>Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Göz Hastalıkları Kliniği Eğitim Sorumlusu Prof. Dr. Ayşe Burcu</strong> oldu. Katarakt hastalığı ve tedavisindeki son gelişmelerin ele alındığı programda Burcu, kataraktın nedenlerinden ameliyat zamanına, yeni nesil merceklerden ameliyat sonrası dikkat edilmesi gerekenlere kadar önemli bilgiler verdi.</p>

<h2><strong>Katarakt yaşlanmanın belirtilerinden biri</strong></h2>

<p>Kataraktın, gözün içindeki saydam merceğin zaman içerisinde elastikiyetini ve saydamlığını kaybetmesi sonucu ortaya çıktığını belirten Prof. Dr. Burcu, bu süreci cildin kırışması ve saçların beyazlaması gibi yaşla birlikte gelişen değişikliklere benzetti.</p>

<p>En sık görülen katarakt türünün yaşa bağlı katarakt olduğunu ifade eden Burcu, genetik yatkınlığın hastalığın daha erken yaşlarda ortaya çıkmasına neden olabileceğini söyledi.</p>

<p><img alt="figen balcı" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-14-53.jpg" width="1920" /></p>

<h2><strong>Güneş ışınları zarar veriyor!</strong></h2>

<p>Katarakt gelişiminde güneş ışınlarının önemli bir etken olduğunu belirten Burcu, beslenme ve yaşam koşullarının da hastalığın gelişim sürecini etkileyebildiğini kaydetti.</p>

<p>Kataraktın nadiren çocukluk çağında da görülebildiğini anlatan Burcu, annenin hamilelik sırasında geçirdiği bazı enfeksiyonlar, genetik faktörler, travmalar ve özellikle uzun süreli kortizon kullanımının katarakt gelişimine yol açabileceğini ifade etti.</p>

<h2><strong>Diyabet kataraktın daha erken ortaya çıkmasına neden olabiliyor</strong></h2>

<p>İleri yaşlarda özellikle diyabetin kataraktın daha erken ortaya çıkmasında önemli bir risk faktörü olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Burcu, diyabetin ameliyat süreci ve sonrasında da dikkate alınması gereken önemli bir hastalık olduğunu söyledi.</p>

<p>Diyabetli hastalarda göz sağlığının yakından takip edilmesi gerektiğini belirten Burcu, ameliyat sonrasında da güneş ışınlarından iyi korunmanın önemine dikkat çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Katarakt gelişimini mümkün olduğunca geciktirmek için sağlıklı yaşam alışkanlıklarının önemini vurgulayan Burcu, karbonhidrat ve şeker tüketiminin sınırlandırılması, Akdeniz tipi beslenme, yüksek ultraviyole korumasına sahip kaliteli güneş gözlüğü ve gerektiğinde şapka kullanımının göz sağlığını korumaya yardımcı olduğunu ifade etti.</p>

<p><img alt="figen balcı" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-13-58.jpg" width="1920" /></p>

<h2><strong>Ameliyat için kataraktın ilerlemesini beklemek gerekmiyor</strong></h2>

<p>Katarakt ameliyatının zamanlamasının hastanın görme düzeyi, günlük yaşamı ve ihtiyaçlarına göre belirlenmesi gerektiğini söyleyen Prof. Dr. Burcu, geçmişte olduğu gibi görmenin ileri derecede azalmasını beklemenin artık gerekli olmadığını belirtti.</p>

<p>Hastanın görmesi iyiyse, katarakt günlük yaşamını etkilemiyorsa ve gözlükle yeterli görme keskinliği sağlanabiliyorsa ameliyatın bekletilebileceğini ifade eden Burcu, buna karşılık kataraktın kişinin yaşam kalitesini ve günlük faaliyetlerini etkilemeye başlaması halinde ameliyatın planlanabileceğini söyledi.</p>

<p>Katarakt ameliyatını gereğinden fazla geciktirmenin de doğru olmadığını vurgulayan Burcu, ileri derecede sertleşmiş kataraktın cerrahiyi zorlaştırabileceğini ve komplikasyon riskini artırabileceğini kaydetti.</p>

<p><img alt="figen balcı" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-26-11.jpg" width="1920" /></p>

<h2><strong>Yeni ameliyat yöntemleri ile hastalar daha hızlı iyileşiyor</strong></h2>

<p>Kataraktın günümüzde tek tedavisinin cerrahi olduğunu belirten Prof. Dr. Burcu, cerrahi tekniklerde son yıllarda önemli gelişmeler yaşandığını söyledi.</p>

<p>Geçmişte çok daha büyük kesilerle gerçekleştirilen ameliyatların artık oldukça küçük kesilerden yapılabildiğini anlatan Burcu, bu gelişmenin hem cerrahi süreci kolaylaştırdığını hem de hastaların ameliyat sonrasında günlük ve sosyal yaşamlarına daha hızlı dönmelerine olanak sağladığını ifade etti.</p>

<p>Katarakt ameliyatında göz içine yerleştirilen merceklerin biyolojik uyumluluğu yüksek materyallerden üretildiğini belirten Burcu, bu merceklerin kullanım ömrünün yaklaşık 100 yıl olduğunu ve normal koşullarda hastanın ilerleyen yıllarda merceğinin değiştirilmesinin gerekmediğini söyledi.</p>

<h2><strong>“Akıllı mercek” seçiminde hastanın ihtiyacı belirleyici</strong></h2>

<p>Halk arasında “akıllı mercek” olarak bilinen yeni nesil göz içi merceklere de değinen Prof. Dr. Burcu, bu merceklerin yakın, orta ve uzak mesafelerde dengeli görme sağlamayı hedeflediğini söyledi.</p>

<p>Katarakt ameliyatında tek odaklı veya çok odaklı merceklerin tercih edilebildiğini belirten Burcu, mercek seçiminde hastanın günlük yaşamının, mesleğinin ve görme beklentisinin çok iyi değerlendirilmesi gerektiğinin altını çizdi.</p>

<p>Uzak, orta ve yakın mesafeyi mümkün olduğunca gözlüksüz görmek isteyen hastalarda üç odaklı merceklerin tercih edilebildiğini, uzak görüşün öncelikli olduğu hastalarda ise tek odaklı merceklerin daha uygun olabileceğini anlatan Burcu, bu durumda yakın gözlüğüne ihtiyaç duyulabileceğini söyledi.</p>

<p>Ameliyat sonrasında bebeklik dönemindeki gibi kusursuz bir görüş beklentisinin gerçekçi olmayacağını belirten Burcu, en doğru yaklaşımın hastanın beklentisini iyi anlamak ve ihtiyacına uygun merceği seçmek olduğunu vurguladı.</p>

<p><img alt="figen balcı-1" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-14-44.jpg" width="1920" /></p>

<h2><strong>Her katarakt ameliyatı sadece damla anesteziyle yapılmıyor</strong></h2>

<p>Katarakt ameliyatlarında hastanın durumuna göre farklı anestezi yöntemlerinin uygulanabildiğini anlatan Prof. Dr. Burcu, ameliyata uyum sağlayabilecek hastalarda damla anestezisinin yeterli olabildiğini söyledi.</p>

<p>Yoğun kaygısı bulunan, işitme sorunu veya ameliyat sırasında iletişimi güçleştirecek özel bir durumu olan hastalarda sedasyon ya da farklı anestezi yöntemlerinin tercih edilebildiğini belirten Burcu, çocuk hastaların ise genel anestezi altında ameliyat edildiğini ifade etti.</p>

<p>Yeni cerrahi tekniklerle çok küçük kesilerden ameliyat yapılabildiği için geçmişte olduğu gibi gözün uzun süre kapatılmasının her hastada gerekli olmadığını belirten Prof. Dr. Burcu, bazı hekimlerin gözü hiç kapatmayabildiğini, bazılarının ise bir veya iki gün süreyle koruma önerebildiğini söyledi.</p>

<p>Ameliyat sonrası hijyenin büyük önem taşıdığını vurgulayan Burcu, özellikle ilk 48 saatin dikkat gerektirdiğini, yaklaşık 10 gün boyunca ameliyat edilen göz ve çevresinin doğrudan suyla temasından kaçınılması gerektiğini ifade etti.</p>

<h2><strong>“İki gözü aynı anda ameliyat etmeyi tercih etmiyoruz”</strong></h2>

<p>Her iki göze aynı anda katarakt ameliyatı yapmayı rutin olarak tercih etmediklerini belirten Prof. Dr. Burcu, bir gözün ameliyatından en az üç gün sonra, genellikle de yaklaşık bir hafta içerisinde diğer gözün ameliyat edilebildiğini söyledi.</p>

<p>Genel anestezi alması gereken ve ikinci kez anestezi uygulanmasının sağlık açısından risk oluşturduğu çok özel hastalarda iki gözün aynı seansta ameliyat edilebildiğini belirten Burcu, bu durumda ikinci göze geçilirken tamamen yeni bir ameliyat yapılıyormuş gibi cerrahi hazırlığın ve kullanılan malzemelerin yenilendiğini anlattı.</p>

<p><img alt="figen balcı" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-29-56.jpg" width="1920" /></p>

<h2><strong>Katarakt tekrarlamaz</strong></h2>

<p>Katarakt ameliyatından sonra hastalığın yeniden oluşmadığını vurgulayan Prof. Dr. Burcu, bazı hastalarda iyileşme sürecinde göz içindeki arka kapsülde opaklaşma gelişebildiğini söyledi.</p>

<p>Halk arasında zaman zaman “katarakt yeniden oluştu” veya “gözde kireçlenme oldu” şeklinde ifade edilen bu durumun kataraktın tekrarlaması anlamına gelmediğini belirten Burcu, arka kapsül opasitesi olarak adlandırılan tablonun basit bir lazer işlemiyle giderilebildiğini ifade etti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/katarakt-ameliyati-icin-gormenin-tamamen-kaybolmasini-beklemek-gerekmiyor</guid>
      <pubDate>Sat, 05 Sep 2026 09:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-35-52.jpg" type="image/jpeg" length="18816"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EMEKLİ PROMOSYONLARI 2026 EYLÜL GÜNCEL LİSTE: En yüksek ödemeyi hangi banka yapıyor?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekli-promosyonlari-2026-eylul-guncel-liste-en-yuksek-odemeyi-hangi-banka-yapiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekli-promosyonlari-2026-eylul-guncel-liste-en-yuksek-odemeyi-hangi-banka-yapiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eylül ayının başlamasıyla birlikte bankaların 2026 yılı emekli promosyon kampanyaları yeniden gündeme geldi. SSK, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı kapsamında aylık alan vatandaşlar, maaşlarını hangi bankaya taşımalarının daha avantajlı olacağını araştırıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Eylül ayının başlamasıyla birlikte bankaların emekli müşterilere yönelik promosyon kampanyaları yakından takip ediliyor. ING, Akbank, İş Bankası, QNB, Vakıf Katılım, Garanti BBVA ve kamu bankalarının açıkladığı fırsatlarda maaş miktarına göre farklı ödeme seçenekleri bulunuyor. Bazı kampanyalarda doğrudan nakit promosyonun yanı sıra kart harcaması, otomatik ödeme talimatı ve çeşitli bankacılık ürünlerinin kullanılması karşılığında ek avantajlar da sunuluyor. İşte Eylül 2026 itibarıyla bankaların açıkladığı emekli promosyonları...</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekli-promosyonlari-2026-eylul-guncel-liste-en-yuksek-odemeyi-hangi-banka-yapiyor</guid>
      <pubDate>Mon, 31 Aug 2026 16:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/eylul-ayi-emekli-maas-promosyonu.webp" type="image/jpeg" length="11462"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sağlıklı ve uzun bir ömür için genç yaşlardan itibaren damar sağlığına yatırım yapmak gerekiyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/saglikli-ve-uzun-bir-omur-icin-genc-yaslardan-itibaren-damar-sagligina-yatirim-yapmak-gerekiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/saglikli-ve-uzun-bir-omur-icin-genc-yaslardan-itibaren-damar-sagligina-yatirim-yapmak-gerekiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Kliniği İdari ve Eğitim Sorumlusu Prof. Dr. Ayhan Tekiner, beyin anevrizmaları ve inmede erken tanının önemine dikkat çekti. Tekiner, sağlıklı ve uzun bir yaşam için damar sağlığının genç yaşlardan itibaren korunması, sigaradan uzak durulması, düzenli hareket edilmesi ve risk faktörlerinin kontrol altına alınması gerektiğini vurguladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “<strong>Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi</strong>” programının konuğu Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Kliniği İdari ve Eğitim Sorumlusu <strong>Prof. Dr. Ayhan Tekiner</strong> oldu. Programda beyin anevrizmaları, inme ve felç, risk faktörleri, erken tanının önemi ve korunma yolları ele alındı.</p>

<h2><strong>Ailesinde anevrizma öyküsü olanlar kontrollerini ihmal etmemeli</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Ayhan Tekiner, anevrizmanın beyin damarlarının belirli bölgelerinde oluşan balonlaşmalar olduğunu belirterek, hastalığın özellikle 40 yaşından sonra daha sık görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Doğuştan gelen yatkınlığın yanı sıra yaşam tarzına bağlı olarak damarların elastikiyetini kaybetmesinin anevrizma gelişiminde önemli rol oynadığını ifade eden Tekiner, anevrizma kanamalarının beynin etkilenen bölgesine göre ölümden kalıcı sakatlığa kadar uzanan ciddi sonuçlara yol açabileceğini vurguladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Erken tanının büyük önem taşıdığına dikkat çeken Tekiner, ailesinde anevrizma öyküsü bulunan kişilerin BT anjiyografi veya MR anjiyografi ile mutlaka değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Geçmişte 5 milimetrenin altındaki anevrizmalara çoğunlukla müdahale edilmediğini hatırlatan Tekiner, son yıllarda tedavi yöntemlerindeki gelişmeler sayesinde komplikasyon riskinin yüzde 1’in altına düştüğünü, bu nedenle uygun hastalarda daha küçük anevrizmaların da tedavi edilebildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 08 07 At 18.47.53" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184753.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Şah damarındaki plaklar inmenin en önemli nedenlerinden biri</strong></h2>

<p>Programda inme ve felç konusunda da önemli bilgiler veren Prof. Dr. Tekiner, beyni besleyen damarların sağlıklı olmasının hayati önem taşıdığını ifade etti.</p>

<p><strong>Şah damarı</strong> olarak bilinen <strong>karotis arterlerde</strong> oluşan plakların inmelerin yaklaşık yüzde 20-25’inden sorumlu olduğunu belirten Tekiner, obezite başta olmak üzere sağlıksız yaşam tarzının damar yapısını bozduğunu söyledi.</p>

<p>Fazla yağ dokusunun karaciğer aracılığıyla dolaşıma katılarak damar yapısını olumsuz etkilediğini ifade eden Tekiner, kötü kolesterol ile birleşen bu sürecin damar tıkanıklığına ve emboliye neden olabildiğini belirtti.</p>

<p>Yüksek tansiyon, diyabet, hareketsizlik ve ilerleyen yaşın da inme riskini artırdığını vurgulayan Tekiner, damar yapısındaki bozulmanın yalnızca beyni değil tüm organ ve sistemleri etkilediğini söyledi.</p>

<h2><strong>İnmede ilk 2 saat hayat kurtarıyor</strong></h2>

<p>İnme belirtilerinin fark edildiği anda vakit kaybetmeden 112 Acil Çağrı Merkezi’nin aranması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Tekiner, bulantı, kusma, bilinç kaybı, yüz felci, konuşma bozukluğu ve kol veya bacakta güç kaybı gibi belirtilerin acil değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Eskiden ilk 6 saatin kritik kabul edildiğini hatırlatan Tekiner, günümüzde özellikle <strong>ilk 2 saatin tedavi başarısı açısından çok daha önemli olduğunun</strong> altını çizdi.</p>

<p>Hastaneye zamanında ulaştırılan hastalarda uygun durumlarda damar açıcı tedavi uygulanabildiğini ya da pıhtının girişimsel yöntemlerle damardan çıkarılabildiğini belirten Tekiner, hızlı müdahalenin hastanın yaşamını ve yaşam kalitesini doğrudan etkilediğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 08 07 At 18.47.52 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184752-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>İnme tedavisi bir ekip işidir</strong></h2>

<p>İnme tedavisinde başarının hızlı ve koordineli çalışmaya bağlı olduğunu belirten Prof. Dr. Tekiner, hastanın 112 ekipleri tarafından en kısa sürede uygun hastaneye ulaştırılması, acil serviste zaman kaybetmeden değerlendirilmesi ve deneyimli ekipler tarafından müdahale edilmesinin hayati önem taşıdığını ifade etti.</p>

<p>Tüm sürecin kusursuz işlemesi halinde hastaya hastaneye ulaştıktan sonraki 10-15 dakika içerisinde müdahale edilebildiğini belirten Tekiner, bu sayede hastaların kalıcı hasar gelişmeden normal yaşamlarına dönebilme şansının önemli ölçüde arttığını söyledi.</p>

<h2><strong>Sigara ve elektronik sigara damar sağlığının düşmanı</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Tekiner, damar sağlığını korumak için halk arasında yaygın olan yanlış inanışlara da dikkat çekti.</p>

<p>Herhangi bir besinin tek başına kanı sulandırmasının mümkün olmadığını belirten Tekiner, sağlıklı ve dengeli beslenmenin damar yapısını korumanın temel şartı olduğunu söyledi.</p>

<p>Sigaranın damar sağlığının en büyük düşmanlarından biri olduğunu vurgulayan Tekiner, elektronik sigaraların da masum olmadığını, binlerce zararlı madde içerdiğini ve damar yapısını olumsuz etkilediğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 08 07 At 18.47.52" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184752.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Hareketli yaşam ve stres kontrolü sağlıklı yaşlanmanın anahtarı</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Ayhan Tekiner, sağlıklı damar yapısının genç yaşlardan itibaren korunması gerektiğini belirterek, obezite ile mücadele, düzenli fiziksel aktivite ve dengeli beslenmenin beyin ve damar hastalıklarından korunmada en etkili yöntemler arasında yer aldığını söyledi.</p>

<p>Uzun yolculuklarda belirli aralıklarla ayağa kalkıp yürünmesini öneren Tekiner, egzersize yeni başlayacak <strong>özellikle obezite, hipertansiyon ve diyabet hastalarının</strong> sabahın erken saatleri yerine <strong>öğleden sonra veya akşamüstünü </strong>tercih etmelerinin daha uygun olacağını ifade etti.</p>

<p>Geç saatlerde yemek yememek, yeterli sıvı tüketmek ve düzenli hareket etmenin damar sağlığını desteklediğini belirten Tekiner, stresin de kortizol salgısını artırarak tansiyon ve kan şekerini yükselttiğini, bunun da damar sistemi üzerinde olumsuz etkiler oluşturduğunu söyledi.</p>

<p>Uzun ve kaliteli yaşamın temelinde sağlıklı beslenme, hareketli yaşam, sigaradan uzak durma ve stresin kontrol altında tutulmasının bulunduğunu vurgulayan Prof. Dr. Tekiner, “Yalnızca uzun yaşamak değil, sağlıklı ve kaliteli bir yaşam sürmek için damar sağlığımıza genç yaşlardan itibaren yatırım yapmalıyız” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/saglikli-ve-uzun-bir-omur-icin-genc-yaslardan-itibaren-damar-sagligina-yatirim-yapmak-gerekiyor</guid>
      <pubDate>Sat, 08 Aug 2026 09:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184752-2.jpeg" type="image/jpeg" length="60150"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fethi Akkoç 24 Saat Kayıt'a anlattı: "Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/fethi-akkoc-24-saat-kayita-anlatti-nihat-erim-basbakan-olacagini-benden-ogrendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/fethi-akkoc-24-saat-kayita-anlatti-nihat-erim-basbakan-olacagini-benden-ogrendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat Kayıt'ta 12 Mart Muhtırası'na giden sürecin perde arkasını anlattı. Akkoç, darbenin arkasındaki uluslararası dengeleri, haşhaş krizi ve Sovyetler Birliği ile yürütülen sanayi hamlelerini değerlendirirken, "Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi" sözleriyle dikkat çeken bir tanıklığını da paylaştı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gazeteci Fethi Akkoç, 24Saat Kayıt'ta Türkiye'nin darbe süreçlerine ilişkin tanıklıklarını anlattı. 12 Mart Muhtırası'na giden süreci değerlendiren Akkoç, yaşadığı olayları ve perde arkasında yaşananları ilk kez ayrıntılarıyla paylaştı. Akkoç'a göre 12 Mart'a giden sürecin temelinde <strong>haşhaş ekimi, Sovyetler Birliği ile yürütülen ağır sanayi hamleleri ve uluslararası konjonktür</strong> yer alıyordu.</p>

<h2><strong>"Görüntüyle gerçek hiçbir zaman aynı değildi"</strong></h2>

<p>Akkoç, yıllar boyunca devlet yönetiminde görünenle yaşananın farklı olduğunu gözlemlediğini belirterek şöyle konuştu:</p>

<p><i>"Devletlerin yönetiminde ve siyasi olaylarda, hatta savaşlarda bile görüntüyle gerçeğin birbirinden farklı olduğunu, senaryoların önceden hazırlandığını yaşayarak gördük. 1950 yılından itibaren Amerika'nın desteğiyle iktidara gelen hükümetlerin, çizilen çizginin dışına çıktıkları zaman yine darbelerle görevden alındıklarını gördüm."</i></p>

<h3><strong>"Doğan Koloğlu bana 'Nihat Erim başbakan olacak' dedi"</strong></h3>

<p>Yeni İstanbul Gazetesi Ankara Bürosu'nda görev yaptığı dönemi anlatan Akkoç, Genel Yayın Müdürü Doğan Koloğlu'nun kendisine sürekli aynı bilgiyi doğrulatmaya çalıştığını söyledi.</p>

<p><i>"Doğan ağabey bana, 'Çok önemli bir yerden duydum. Nihat Erim başbakan olacakmış. Konuşabilir misin?' dedi. Ben de 'Nasıl sorayım? Demirel başbakan, İnönü muhalefet lideri. Böyle bir soru sorulur mu?' diye cevap veriyordum. Ama salı, çarşamba, perşembe aynı şey tekrarlandı."</i></p>

<h3><strong>"Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi"</strong></h3>

<p>Israrlar üzerine Nihat Erim'i aradığını söyleyen Akkoç, o telefon görüşmesini şu sözlerle anlattı:</p>

<p><i>"Telefonu çevirdim. 'Beyefendi hayırlı uğurlu olsun. Başbakan oluyormuşsunuz' dedim. Ama bunun benim sorum olmadığını, Genel Yayın Müdürü Doğan Koloğlu'nun sorusu olduğunu söyledim. Nihat Bey şaşırdı. 'Ya Fethi Bey, nereden çıktı bu?' dedi. Ben de kaynağı söylemedim. Çünkü telefonların dinlendiğini biliyorduk."</i></p>

<p>Akkoç, yıllar sonra bu olayı değerlendirirken şu ifadeleri kullandı:</p>

<p><i>"Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi. O konuşmada bunu kendisinin de bilmediğini anladım."</i></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>"Telefon konuşmasını unutmamı rica etti"</strong></h3>

<p>Muhtıranın ardından yaşananları da anlatan Akkoç, Erim'in koruma müdürü aracılığıyla kendisine mesaj gönderdiğini belirtti.</p>

<p><i>"Koruma müdürü yanıma geldi. 'Sayın Nihat Bey'in size saygıları var, o telefon konuşmasını unutmanızı rica ediyor' dedi. Ben de 'O konuşmayı unuttum. Ama hükümet güvenoyu aldıktan sonra ilk demecini bana versin' dedim. İlk yazılı demecini bana gönderdi."</i></p>

<h3><strong>"12 Mart'ın üç temel nedeni vardı"</strong></h3>

<p>Akkoç, muhtıranın yalnızca iç politik gelişmelerle açıklanamayacağını belirterek <strong>üç temel neden sıraladı:</strong></p>

<p><i>"Birinci sebep haşhaştı. Amerika Demirel'e 'Haşhaşı kapat' diyordu. Demirel ise 'Daraltırım ama tamamen kapatamam' diyordu.</i></p>

<p><i>İkinci sebep Sovyetler Birliği ile yapılan ağır sanayi hamleleriydi. Türkiye'nin en büyük fabrikalarını Ruslara kurdurmuşlardı.</i></p>

<p><i>Üçüncü sebep ise Nixon'ın Çin ziyareti sonrasında Türkiye'ye yaptığı baskıydı. Tayvan'la ilişkilerin kesilip Mao'nun Çin'inin tanınması isteniyordu. Demirel bunu kabul etmedi."</i></p>

<h3><strong>"İlk kararname haşhaş yasağı oldu"</strong></h3>

<p>Akkoç, şöyle devam etti:</p>

<p><i>"Nihat Erim başbakan olduktan sonra imzaladığı ilk kararname haşhaş ekiminin yasaklanması oldu. Darbelerin temelinde, 1946'dan sonra çizilen çizginin dışına çıkan iktidarların değiştirilmesi anlayışı vardı."</i></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/fethi-akkoc-24-saat-kayita-anlatti-nihat-erim-basbakan-olacagini-benden-ogrendi</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Aug 2026 15:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/ekran-resmi-2026-08-05-160720.png" type="image/jpeg" length="33002"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kistik fibroziste erken tanı yaşamı değiştiriyor: "Yenidoğan tarama testlerinden kaçınılmamalı"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çocuk Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Hayriye Uğur Özçelik, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programında kistik fibrozise ilişkin önemli bilgiler verdi. Erken tanının tedavide başarıyı ve yaşam kalitesini artırdığını vurgulayan Özçelik, yenidoğan tarama testlerinin önemine dikkat çekerek ailelere “Testlerden korkmayın” çağrısında bulundu. Özçelik, modülatör tedavilerdeki gelişmelerin yanı sıra hastalığın yaşam boyu takip ve bakım gerektirdiğini anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Çocuk Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Hayriye Uğur Özçelik</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk oldu. Programda, yaşam boyu takip ve tedavi gerektiren kalıtsal hastalıklardan biri olan <strong>kistik fibrozis</strong> tüm yönleriyle ele alındı.</p>

<p>Kistik fibrozisin genetik geçişli, kalıtsal bir hastalık olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, hastalığın anne karnından itibaren gelişmeye başladığını söyledi. Hastalığın temelinde salgı yapan hücrelerde bulunan klor kanallarındaki bozukluğun yer aldığını ifade eden Özçelik, bu nedenle tüm salgıların normalden daha koyu ve yapışkan hale geldiğini kaydetti.</p>

<p><strong>En fazla akciğerleri etkiliyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin birçok organı etkileyebildiğini belirten Prof. Dr. Özçelik, en ciddi hasarın akciğerlerde oluştuğunu söyledi.</p>

<p>Akciğerlerde biriken koyu kıvamlı mukusun solunum yollarını tıkadığını, bu ortamda yerleşen mikropların temizlenememesi nedeniyle tekrarlayan enfeksiyonlar ve zamanla ilerleyici akciğer hasarı geliştiğini anlatan Özçelik, hastalığın yalnızca akciğerleri değil, üst solunum yolları ile mide-bağırsak sistemini de etkileyebildiğini ifade etti. Kistik fibrozisli hastalarda insülin direnci ve üreme sistemiyle ilgili sorunların da görülebildiğini belirtti.</p>

<p><strong>Akraba evlilikleri riski artırıyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin çekinik genlerle aktarılan bir hastalık olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Özçelik, özellikle akraba evliliklerinde hastalığın ortaya çıkma riskinin önemli ölçüde arttığını söyledi. Özçelik, bu nedenle genetik danışmanlığın ve akraba evliliklerinin azaltılmasının büyük önem taşıdığını vurguladı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.10 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134510-1.jpeg" width="1600" /></p>

<p><strong>Erken tanı tedavinin başarısını artırıyor</strong></p>

<p>Hastalığın ne kadar erken tanınırsa tedavinin o kadar başarılı olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, bu nedenle yenidoğan tarama programlarının büyük önem taşıdığını söyledi.</p>

<p>Yenidoğan tarama testleri sayesinde hastalığın henüz belirti vermeden saptanabildiğini ifade eden Özçelik, erken dönemde başlanan tedavilerle organ hasarı gelişmeden hastalığın kontrol altına alınabildiğini kaydetti. Özçelik günümüzde bazı modülatör tedavilerin bebekler henüz bir aylıkken başlanabildiğini belirtti.</p>

<p><strong>“Yenidoğan tarama testlerinden korkmayın”</strong></p>

<p>Son yıllarda yenidoğan tarama testlerine yönelik çeşitli yanlış bilgilerin yayıldığını söyleyen Prof. Dr. Özçelik, ailelere önemli uyarılarda bulundu.</p>

<p>Bazı ailelerin bebeklerinden kan örneği alınmasını istemediğini belirten Özçelik, kan örneklerinin farklı amaçlarla kullanılacağı yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını, tüm sürecin devlet kontrolünde yürütüldüğünü ifade ederek ailelerin bu testleri mutlaka yaptırması gerektiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11" class="detail-photo img-fluid" height="695" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511.jpeg" width="1103" /></p>

<p><strong>Kistik fibrozis sürekli bakım gerektiriyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin yaşam boyu düzenli takip gerektiren bir hastalık olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Özçelik, tedavide en önemli basamaklardan birinin akciğer bakımının sağlanması olduğunu belirtti.</p>

<p>Ailelerin solunum fizyoterapisi ve günlük bakım için saatler harcadığını ifade eden Özçelik, hastaların sık akciğer enfeksiyonları nedeniyle zaman zaman hastaneye yatmak zorunda kaldıklarını söyledi. Özçelik, organlar hasar görmeden önce tedaviye başlanmasının yaşam süresi ve yaşam kalitesi açısından belirleyici olduğunu vurguladı.</p>

<p><strong>Modülatör tedavilerde yeni dönem</strong></p>

<p>Kistik fibrozis tedavisinde son yılların en önemli gelişmelerinden birinin modülatör tedaviler olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, bu ilaçların hastalığın temelindeki klor kanalındaki bozukluğu hedef aldığını söyledi.</p>

<p>İlk modülatör tedavilerin 2012 yılında kullanılmaya başlandığını, tedavilerin yıllar içinde gelişerek 2019 yılında üçlü kombinasyonlara ulaştığını belirten Özçelik, modülatör tedavilerin 2025 yılının Ağustos ayından itibaren geri ödeme kapsamına alınmasının hastalar açısından önemli bir dönüm noktası olduğunu ifade etti. Bu tedavilerin yüksek maliyetli olduğuna dikkat çeken Özçelik, ayrıca hastalığın hücresel mekanizmasını düzeltmeye yönelik yeni ilaçlarla ilgili faz 2 ve faz 3 klinik çalışmaların da sürdüğünü söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="688" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511-2.jpeg" width="1272" /></p>

<p><strong>Erkek hastalarda kısırlık sık görülüyor</strong></p>

<p>Prof. Dr. Özçelik, kistik fibrozisli erkeklerde kısırlığın oldukça yüksek oranlarda görüldüğünü belirterek, hastalığın yalnızca solunum sistemini değil, yaşamın birçok alanını etkileyen çok yönlü bir sağlık sorunu olduğuna dikkat çekti.</p>

<p><strong>Çocuklar sosyal yaşamda da zorlanabiliyor</strong></p>

<p>Sık öksürük ve balgam nedeniyle çocukların okul ve sosyal yaşamlarında güçlük yaşayabildiğini belirten Özçelik, tekrarlayan akciğer enfeksiyonları nedeniyle sık hastane yatışlarının eğitim hayatını olumsuz etkileyebildiğini söyledi.</p>

<p>Büyüme ve gelişmenin akranlarının gerisinde kalmasının hem çocukları hem de ailelerini psikolojik olarak zorlayabildiğini ifade eden Özçelik, günümüzde tedavide sağlanan gelişmeler sayesinde bu çocukların geleceğe çok daha umutla bakabildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.10" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134510.jpeg" width="1600" /></p>

<p><strong>Yaşam süresi önemli ölçüde uzadı</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin tanımlandığı ilk yıllarda hastaların büyük bölümünün iki yaşına ulaşamadan yaşamını yitirdiğini hatırlatan Prof. Dr. Özçelik, hastalığın 1938-1939 yıllarında tanımlandığını, 1989 yılında ise hastalığa neden olan genin keşfedildiğini söyledi.</p>

<p>Genetik keşfin ardından geçen süreçte tedavide büyük ilerlemeler kaydedildiğini belirten Özçelik, bugün erken tanı alan ve uygun tedavi gören hastaların yaşam sürelerinin ve yaşam kalitelerinin belirgin şekilde arttığını ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="727" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511-1.jpeg" width="1126" /></p>

<p><strong>İleri yaşta da tanı konulabiliyor</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kistik fibrozisin en sık <strong>beyaz ırkta</strong> görüldüğünü, siyah ırkta daha düşük, sarı ırkta ise daha nadir rastlandığını belirten Prof. Dr. Özçelik, hastalığın yalnızca çocukluk çağında görülmediğini de vurguladı.</p>

<p>Tekrarlayan akciğer enfeksiyonları, sürekli balgam çıkarma, büyüme geriliği bulunan çocukların mutlaka kistik fibrozis açısından değerlendirilmesi gerektiğini belirten Özçelik, bronş genişlemesi bulunan erişkin hastalarda da ayırıcı tanıda kistik fibrozisin mutlaka düşünülmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Literatürde 81 yaşında kistik fibrozis tanısı alan hastaların bulunduğunu hatırlatan Prof. Dr. Özçelik, aile öyküsü bulunan gebeliklerde ise anne karnında takip ile hastalığın erken dönemde saptanabildiğini sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali</guid>
      <pubDate>Sat, 01 Aug 2026 11:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134512.jpeg" type="image/jpeg" length="24765"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SÜPER LİG'DE TRANSFER FIRTINASI: Dört büyüklere kimler geldi, kimler gitti?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Süper Lig'de şampiyonluk yarışı transfer döneminden başladı! Galatasaray, Fenerbahçe, Beşiktaş ve Trabzonspor'un kadrosuna kattığı flaş isimler netleşti. İşte 4 büyüklerin dev transfer listesi ve oyuncuların detaylı analizleri.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Süper Lig'de yeni sezon hazırlıkları tüm hızıyla sürerken, şampiyonluk parolasıyla yola çıkan <strong>Galatasaray</strong>, <strong>Fenerbahçe</strong>, <strong>Beşiktaş</strong> ve <strong>Trabzonspor</strong>, kadrolarını dünya yıldızlarıyla güçlendirmeye devam ediyor. Milyonlarca taraftarın gözü kulağı son dakika transfer gelişmelerine çevrilmiş durumdayken, Avrupa devlerinden Süper Lig'e uzanan transfer trafiği de hız kazandı. Nathan Ake'den Mason Greenwood'a, Leandro Trossard'dan Vedat Muriç'e kadar yeşil sahalarda fırtına gibi esecek birçok önemli yetenek, yeni sezonda formalarını giymeye hazırlanıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti</guid>
      <pubDate>Fri, 31 Jul 2026 14:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/dort-buyukler-transfer-super-lig.webp" type="image/jpeg" length="16251"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[MS tedavisinde yeni dönem: “Artık tekerlekli sandalyeye mahkûm olmak kader değil”]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi programına konuk olan Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, günümüzde geliştirilen yeni nesil tedaviler sayesinde MS’nin ilerlemesinin büyük ölçüde kontrol altına alınabildiğini belirterek düzenli tedavi gören hastaların iş, aile ve sosyal yaşamlarını sürdürebildiğini ifade etti. Mungan, “Artık tekerlekli sandalyeye mahkûm olmak kader değil.” mesajını verdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi programına konuk olan Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, Multipl Skleroz (MS) hastalığında tanı, tedavi ve yaşam yönetimine ilişkin önemli bilgiler verdi. Günümüzde MS tedavisinde çok önemli gelişmeler yaşandığını belirten Mungan, erken tanı, kişiye özel tedavi ve düzenli takip sayesinde hastaların büyük bölümünün aktif yaşamlarını sürdürebildiğini söyledi.</p>

<p><strong>Dünyada 2,8 milyon, Türkiye’de yaklaşık 83 bin kişi MS ile yaşıyor</strong></p>

<p>Multipl Skleroz (MS), dünyada yaklaşık 2,8 milyon, Türkiye’de ise 82–83 bin kişiyi etkileyen kronik bir nörolojik hastalık olarak biliniyor.</p>

<p>Hastalığın merkezi sinir sistemini etkilediğini anlatan Prof. Dr. Mungan, beyin ve omurilikteki sinir hücrelerini saran miyelin kılıfının, bağışıklık sistemindeki bozukluklar nedeniyle hasar gördüğünü belirterek şunları söyledi:</p>

<p>“Bağışıklık sistemindeki değişiklikler miyelin kılıfında yıkıma yol açıyor ve sinir hücreleri arasındaki iletiyi bozuyor. Bunun sonucunda da hastalık çok farklı belirtilerle ortaya çıkıyor.”</p>

<p>MS’nin bağışıklık sistemi hastalığı olduğunu ancak genetik ve çevresel faktörlerin de hastalığın oluşumu ve ilerlemesinde önemli rol oynadığını ifade eden Mungan, hastalığın kadınlarda erkeklere göre 2,5–3 kat daha sık görüldüğünü, özellikle 20–40 yaş arasında ortaya çıktığını söyledi.</p>

<p>Kadınlarda daha sık görülmesinin kesin nedeninin bilinmediğini belirten Mungan, “Östrojen ve diğer kadınlık hormonlarının bağışıklık sistemi üzerindeki etkileri nedeniyle özellikle doğurganlık çağında hastalık daha sık görülüyor.” dedi.</p>

<p>Mungan, son yıllarda tanı olanaklarının gelişmesi sayesinde ileri yaşta başlayan MS vakalarının daha sık tanı aldığını, nadir de olsa çocukluk çağında da görülebildiğini söyledi.</p>

<p>İlk belirti görme kaybı da olabilir, uyuşma da…</p>

<p>MS’nin çok farklı belirtilerle ortaya çıkabildiğini belirten Prof. Dr. Mungan, en sık görülen bulguların;</p>

<ul>
 <li>Görme kaybı,</li>
 <li>Çift görme,</li>
 <li>Kol veya bacakta uyuşma,</li>
 <li>Güçsüzlük,</li>
 <li>Denge bozukluğu,</li>
 <li>İdrar problemleri olduğunu söyledi.</li>
</ul>

<p>MR’da görülen plakların beynin veya omuriliğin hangi bölgesini etkilediğine göre belirtilerin değiştiğini belirten Mungan, “Plak hangi fonksiyonu etkiliyorsa hastanın şikâyeti de ona göre ortaya çıkıyor.” dedi.</p>

<p>Görme kaybı yaşayan hastaların çoğunlukla önce göz hastalıkları uzmanına başvurduğunu belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, göz muayenesinde sorun bulunmaması halinde hastaların nörolojiye yönlendirildiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.34 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234-1.jpeg" width="1920" /></p>

<p><strong>Tanıda MR ve nörolojik muayene belirleyici</strong></p>

<p>MS tanısında ayrıntılı klinik öykü ve nörolojik muayenenin vazgeçilmez olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hem beyin hem de omurilik MR’ının mutlaka çekildiğini ifade etti.</p>

<p>Son yıllarda güncellenen tanı kriterlerinde MR’ın çok daha belirleyici hâle geldiğini söyleyen Mungan, yardımcı tanı yöntemleri arasında VEP testi ile göz sinirlerindeki iletimin değerlendirildiğini anlattı.</p>

<p>Tanıda en önemli yardımcı yöntemlerden birinin ise beyin omurilik sıvısının incelenmesi olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, şöyle konuştu:</p>

<p>“Lomber ponksiyon yardımcı test olarak geçse de hemen hemen her hastada yapmak istiyoruz. Hem kesin tanı hem de ayırıcı tanı açısından çok önemli. Ayrıca hastalığın gelecekte nasıl seyredeceği konusunda da bize önemli bilgiler veriyor.”</p>

<p><strong>MS her hastada farklı seyrediyor</strong></p>

<p>Kesin MS tanısı alan hastalarda koruyucu tedavinin geciktirilmemesi gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Mungan, tedavi edilmediğinde hastalığın ilerleyerek kalıcı fonksiyon kayıplarına neden olabileceğini söyledi.</p>

<p>Atak dönemlerinde öncelikle yüksek doz kortizon tedavisi uygulandığını belirten Mungan, ardından hastalığın tipine uygun koruyucu tedavilerin planlandığını ifade etti.</p>

<p>MS hastalığının en sık görülen tipinin ataklar ve iyileşmelerle seyreden RRMS (Relapsing Remitting MS) olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hastaların yaklaşık yüzde 15–20’sinde ilerleyici tip MS görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Bazı hastalarda hastalığın en baştan ilerleyici seyredebildiğini, bazılarında ise yıllar içinde ilerleyici forma dönüşebildiğini belirten Mungan, “MS tamamen kişiye özgü seyreden bir hastalık. Hastaların düzenli izlenmesi ve hastalık tipinin doğru belirlenmesi tedavinin başarısını belirliyor.” dedi.</p>

<p><strong>Aynı hekim tarafından uzun süre takip büyük önem taşıyor</strong></p>

<p>MS’nin uzun yıllar takip gerektiren kronik bir hastalık olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hastaların tanı sonrasında sürekli doktor değiştirmemesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Kesin tanı konulduktan sonra hastaların aynı hekim tarafından izlenmesi tedavi başarısını artırıyor. Çünkü MS’de bireyselleştirilmiş tedavi çok önemli. Doktorun hastanın geçmişini, MR değişimlerini, atak sıklığını ve nörolojik durumunu yakından bilmesi gerekiyor.”</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.35" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001235.jpeg" width="1920" /></p>

<p><strong>Hastalar gerçek atak ile yalancı atağı karıştırabiliyor</strong></p>

<p>MS atağının belirtilerin 24 saatten uzun sürmesi olarak tanımlandığını belirten Prof. Dr. Mungan, optik nörit, güçsüzlük, uyuşma ve denge bozukluğunun gerçek atak belirtileri arasında yer aldığını söyledi.</p>

<p>Bunun yanında enfeksiyon, sıcak hava, yoğun stres, regl dönemi veya aşırı egzersiz gibi vücut ısısını artıran durumlarda yalancı atakların görülebileceğini belirten Mungan, bu nedenle hastaların önce ayrıntılı değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p><strong>Atak tedavisinde altın standart kortizon tedavisi</strong></p>

<p>MS ataklarında günlük 1000 mg kortizonun 5–7 gün, bazı hastalarda ise 10 güne kadar uygulanabildiğini belirten Prof. Dr. Mungan, kortizona yanıt alınamayan hastalarda ise plazmaferez tedavisinin uygulandığını söyledi.</p>

<p>Bu tedavinin özellikle üniversite ve şehir hastanelerindeki deneyimli MS merkezlerinde yapılabildiğini ifade etti.</p>

<p><strong>Akıllı ilaçlar umut veriyor</strong></p>

<p>Atak tedavisinin dışında hastalığın ilerlemesini durdurmaya yönelik çok sayıda tedavi bulunduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, Türkiye’de tedavilerin basamaklı sistemle uygulandığını söyledi.</p>

<p>Tablet, enjeksiyon ve infüzyon tedavilerinin bulunduğunu belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, yeni nesil bağışıklık sistemini yeniden yapılandıran tedavilere ilişkin şu bilgileri verdi:</p>

<p>“Hastaların akıllı ilaç olarak adlandırdığı yeni tedaviler sayesinde çok az doz uygulayıp hastaları uzun süre tedavisiz takip edebildiğimiz durumlar olabiliyor.”</p>

<p>Tedavi seçiminde hastanın yaşı, cinsiyeti, gebelik planı, mesleği, sosyal yaşamı ve hastalığın seyri gibi çok sayıda faktörün dikkate alındığını belirtti.</p>

<p><strong>MS hastaları evlenebilir, çocuk sahibi olabilir</strong></p>

<p>Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, MS hastalarının normal yaşamlarını sürdürebileceklerini belirterek şu önerilerde bulundu:</p>

<p>“MS hastaları evlenebilir, planlı gebelik gerçekleştirebilir ve doktorlarıyla koordineli şekilde çocuk sahibi olabilirler. Gebelik öncesinde hastalığın en az bir yıl stabil seyretmesini tercih ediyoruz.”</p>

<p>Ağır egzersizlerden kaçınılmasını öneren Mungan; yürüyüş, yüzme, yoga ve pilatesin uygun sporlar olduğunu söyledi.</p>

<p><strong>Akdeniz tipi beslenme öneriliyor</strong></p>

<p>Beslenmenin tedavinin önemli bir parçası olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, Akdeniz tipi beslenmenin önerildiğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Mungan, sebze, meyve ve balık ağırlıklı beslenmenin önemine dikkat çekerek D vitamini ve B12 eksikliklerinin mutlaka giderilmesi gerektiğini, balık tüketemeyen hastalarda ise omega-3 desteğinin yararlı olabileceğini belirtti. Prof. Dr. Mungan, “Miyelin kılıfının iyileşmesinde omega-3’ün önemli etkileri bulunuyor.” dedi.</p>

<p><strong>Sigara ve D vitamini eksikliği hastalığın en önemli çevresel sebepleri</strong></p>

<p>MS için kanıtlanmış iki önemli çevresel risk faktörü bulunduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, bunların D vitamini eksikliği ve sigara olduğunu belirterek, “Hastalar kesinlikle sigara içmemeli, sigara içilen ortamlarda da bulunmamalı.” dedi.</p>

<p><strong>MS hastaları yaz sıcaklarında dikkatli olmalı</strong></p>

<p>Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, MS hastalarının yaz aylarında çok daha dikkatli olmalarını belirterek sıcak ortamlardan kaçınmalarını söyledi.</p>

<p>Mungan:</p>

<ul>
 <li>Sıcak suyla banyo yapılmamasını,</li>
 <li>Hamam ve saunadan uzak durulmasını,</li>
 <li>Yazın 11.00–14.00 saatleri arasında güneşten kaçınılmasını,</li>
 <li>Bol su tüketilmesini,</li>
 <li>Hafif beslenilmesini önerdi.</li>
</ul>

<p><strong>Türkiye’de hastalar güncel tedavilere kolaylıkla ulaşıyor</strong></p>

<p>Dünyada kullanılan güncel MS tedavilerinin neredeyse tamamına Türkiye’de geri ödeme kapsamında erişilebildiğini belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, bunun hastalar açısından önemli bir avantaj olduğunu söyledi.</p>

<p>Ayrıca ilerleyen yaşlarda bağışıklık sisteminin daha sakin hâle gelmesi nedeniyle bazı hastalarda hastalığın da daha durağan seyredebildiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.34 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="684" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234-2.jpeg" width="1290" /></p>

<p><strong>Kök hücre mucize değil</strong></p>

<p>Kök hücre tedavisine ilişkin yanlış beklentilere dikkat çeken Prof. Dr. Mungan, şu değerlendirmede bulundu:</p>

<p>“Kök hücre tedavisi bağışıklık sistemini yeniden yapılandırmayı hedefliyor ancak hastalığı tamamen ortadan kaldırmıyor. Diğer tedavilere belirgin bir üstünlüğü de bulunmuyor. Mucize beklememek gerekiyor.”</p>

<p>Mungan, kök hücre tedavisinin özellikle ataklı MS grubunda daha etkili olduğunu, Türkiye’de ise yalnızca çok sınırlı sayıdaki merkezde uygulanabildiğini söyledi.</p>

<p><strong>Aktarlardan alınan ürünlerden uzak durun</strong></p>

<p>MS hastalarının Sağlık Bakanlığı onaylı ilaçlar dışında hiçbir ürünü kontrolsüz şekilde kullanmamaları gerektiğini belirten Prof. Dr. Mungan, “Hekimlerinizin önermediği bitkisel ürünleri ve aktarlardan alınan karışımları kesinlikle kullanmayın.” uyarısında bulundu.</p>

<p><strong>“MS tanısı alanlar umutsuzluğa kapılmasın”</strong></p>

<p>Programın sonunda MS tanısı alan hastalara seslenen Prof. Dr. Mungan, moral ve sosyal desteğin tedavinin önemli parçalarından biri olduğunu belirterek şu mesajı verdi:</p>

<p>“MS tedavi edilebilen ve ilerlemesi durdurulabilen bir hastalık. Hastalar düzenli takiplerini yaptırır, tedavilerini aksatmaz ve yaşam tarzlarına dikkat ederlerse bugün tekerlekli sandalyeye mahkûm olmaları artık neredeyse söz konusu olmuyor.”</p>

<p>Hasta yakınlarının desteğinin büyük önem taşıdığını belirten Mungan, hastaların iş yaşamlarından kopmamalarını, sosyal hayata katılmalarını ve hobi edinmelerini önerdi. Ayrıca bulundukları illerde Türkiye MS Derneği şubelerine başvurarak ücretsiz eğitim, yoga ve pilates programlarından yararlanabileceklerini söyledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 09:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234.jpeg" type="image/jpeg" length="72823"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fethi Akkoç: Kıbrıs’ın kaderi Londra’daki 24 saatlik diplomasi trafiğinde belirlendi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kıbrıs Barış Harekatı’nın 52. yıl dönümünde, harekat öncesindeki kritik diplomasi trafiğinin tanıklarından gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat’e konuştu. Akkoç, Başbakan Bülent Ecevit’in Londra’da gerçekleştirdiği 24 saatlik görüşmelerin Kıbrıs’ın kaderini belirlediğini anlattı. Ayrıntılar 24 Saat Kayıt'ta...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kıbrıs Barış Harekatı’nın 52. yıl dönümünde, harekatın diplomasi trafiğine tanıklık eden gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat’te yayınlanan Kayıt Dışı programına konuk oldu. Akkoç, harekat öncesinde Londra’da yürütülen kritik görüşmeleri, uluslararası diplomasinin perde arkasını ve bugüne kadar kamuoyunda çok az bilinen, kayıt dışı kalan ayrıntıları detaylarıyla anlatarak şu değerlendirmelerde bulundu:</p>

<p>“52 yıl önce, 20 Temmuz 1974’te Kıbrıs’a yapılan müdahalenin önce diplomasiyle, ardından askeri harekatla kazanıldığını yaşayarak öğrendim. Kıbrıs’ın kaderi, Başbakan Bülent Ecevit’in Londra’da İngiltere Başbakanı Harold Wilson, Dışişleri Bakanı James Callaghan ve daha sonra görüşmelere katılan ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Joseph Sisco ile yaptığı tam 24 saatlik temasların sonunda şekillendi.”</p>

<p>Akkoç, harekattan bir gün önce ABD’nin Yunanistan’daki askeri yönetime kritik bir uyarıda bulunduğunu da öne sürdü:</p>

<p>“ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Joseph Sisco, 19 Temmuz’da Yunanistan’a giderek cunta yönetimine, ‘Türkiye müdahale edecek. Sakın karşılık vermeyin. Karışırsanız Türkiye sizi de ezer. Biz Türkiye’nin yanındayız.’ mesajını iletti. Bu süreci bizzat yaşayarak ve görerek öğrendim.”</p>

<h2><strong>“Londra’ya özel uçakla gittik”</strong></h2>

<p>Akkoç, 17 Temmuz 1974’te Başbakan Bülent Ecevit başkanlığındaki heyetle birlikte Türk Hava Yolları’nın özel uçağıyla Londra’ya gittiklerini anlattı.</p>

<p>Heyette, Başbakan Yardımcısı ve İçişleri Bakanı Oğuzhan Asiltürk, Dışişleri Bakanlığı Yüksek Müşaviri Ümit Haluk Bayülken, Hukuk Müşaviri Namık Kemal Yolga ile dönemin Milli Savunma Bakanı ve Dışişleri Bakan Vekili Hasan Esat Işık’ın bulunduğunu belirten Akkoç, Dışişleri Bakanı Turan Güneş’in ise o sırada Çin’de resmi temaslarda olduğu için heyete katılamadığını ifade etti.</p>

<p>Basın mensupları olarak ise Hürriyet’ten Cüneyt Arcayürek, Milliyet’ten Orhan Tokatlı, Günaydın’dan Örsan Öymen, Tercüman gazetesi adına kendisi, Anadolu Ajansı Genel Müdürü Atilla Onuk ile TRT ekibinin yer aldığını söyledi.</p>

<h3><strong>“Dünyanın gözü Londra’daydı”</strong></h3>

<p>Akkoç, heyetin Heathrow Havalimanı’ndan doğrudan İngiltere Başbakanı Harold Wilson’ın konutuna geçtiğini belirterek, görüşmeleri dünyanın dört bir yanından gelen gazetecilerin takip ettiğini anlattı.</p>

<p>“Biz yalnız değildik. İngiliz gazeteciler başta olmak üzere dünyanın her yerinden basın mensupları Başbakanlık Konutu’nun önünde bekliyordu.”</p>

<h3><strong>“Sisco ile beş dakikalık kritik görüşme”</strong></h3>

<p>Görüşmelerin ardından Bülent Ecevit’in Joseph Sisco ile baş başa yaklaşık beş dakika süren özel bir görüşme yaptığını aktaran Akkoç, bu görüşmenin önemine dikkat çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“Hasan Esat Işık’a ‘Bülent Bey nerede?’ diye sordum. ‘Sisco ile baş başa görüşüyor’ dedi. Saatime baktım, tam beş dakika sürdü. Görüşmenin ardından Bülent Bey son derece rahat ve memnun görünüyordu. Dünya basınına da gayet sakin ve güçlü bir açıklama yaptı.”</p>

<h3><strong>“Harekatın başlayacağını biliyorduk”</strong></h3>

<p>Londra temaslarının tam 24 saat sürdüğünü ifade eden Akkoç, Ankara’ya döndüklerinde harekat kararının artık kesinleştiğini hissettiklerini söyledi.</p>

<p>“Harekatın yapılacağını biliyorduk. Hazırlıkların tamamlandığını hissediyorduk ancak yalnızca başlama zamanı henüz net değildi.”</p>

<p>Akkoç, Joseph Sisco’nun ertesi gün yeniden Türkiye’ye geldiğini, ardından Yunanistan’a geçerek cunta yönetimiyle görüştüğünü ve aynı gün tekrar Ankara’ya döndüğünü belirterek, Yunanistan’a yapılan uyarının da bu diplomasi trafiğinin bir parçası olduğunu dile getirdi.</p>

<h3><strong>“Harekat haberi Güvenpark’ta duyuruldu”</strong></h3>

<p>20 Temmuz sabahı yaşanan anları da anlatan Akkoç, şunları söyledi:</p>

<p>“Cumartesi sabahı saat 06.00’da bütün bakanlar dışarı çıktı. Gazeteciler olarak biz de oradaydık. Başbakanın açıklama yapacağını düşünüyorduk. O sabah Güvenpark’a doğru yürürken Kıbrıs Barış Harekatı’nın başladığı resmen açıklandı.”</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 20:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/ppdvK1JySZk/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="69602"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ağrısız doğum lüks değil, anne adayının hakkı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Berrin Günaydın, doğum ağrısının modern anestezi yöntemleriyle güvenli biçimde azaltılabileceğini anlattı. Epidural analjezinin uygun koşullarda uygulandığında normal doğumu desteklediğini vurgulayan Prof. Dr. Günaydın, doğum ağrısının giderilmesinin bir lüks değil, anne adayının hakkı olduğunu söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan <strong>Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Berrin Günaydın doğum ağrısının azaltılması ile ilgili uygulanan yöntemleri anlattı. Prof. Dr. Günaydın</strong>, “Doğum ağrısını azaltmak mümkün. Epidural analjezi, doğru ekip ve uygun koşullarda hem anneye konfor sağlıyor hem de normal doğumu destekliyor” diye konuştu.</p>

<p>Doğum sancısı, anne adaylarının en büyük kaygılarından biri olmaya devam ediyor. Ancak günümüzde modern anestezi yöntemleri sayesinde doğum ağrısını büyük ölçüde azaltmak mümkün. Prof. Dr. Berrin Günaydın, halk arasında <strong>“ağrısız doğum”</strong> olarak bilinen uygulamanın çoğunlukla <strong>epidural analjezi</strong> ile yapıldığını belirterek, doğru koşullarda uygulandığında annenin doğuma bilinçli ve konforlu şekilde katılmasını sağladığını söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Günaydın, “Aslında tıpta kullandığımız doğru ifade ağrısız doğum değil, doğum ağrısının etkili şekilde azaltılmasıdır. Anne sancıları hisseder ancak dayanılmaz ağrı büyük ölçüde ortadan kalkar. Böylece doğuma aktif olarak katılır ve bebeğinin dünyaya gelişine tanıklık eder” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (3)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-3.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>"Obstetrik anestezi gelişmiş ülkelerde ayrı bir uzmanlık alanı"</strong></h2>

<p>Amerika Birleşik Devletleri ve İngiltere’de obstetrik anestezinin anesteziyolojinin özel bir çalışma alanı olarak kabul edildiğini belirten Prof. Dr. Günaydın, bu ülkelerdeki uygulamaları yerinde inceleyerek Gazi Üniversitesi’nde Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı ile 2004 yılında başlattıklarını söyledi.</p>

<p>Doğum ağrısının yönetiminde kadın hastalıkları ve doğum uzmanları ile anesteziyoloji uzmanlarının birlikte çalışmasının önemine dikkat çeken Günaydın, “Kadın doğum uzmanı ve anne adayının onayı olmadan epidural analjezi uygulanamaz. Bu nedenle anne adaylarının doğru bilgilendirilmesinde kadın doğum uzmanlarının rolü son derece önemlidir” diye konuştu.</p>

<h2><strong>"Ağrısız doğumda altın standart epidural analjezi"</strong></h2>

<p>Doğum ağrısını azaltmaya yönelik farklı yöntemler bulunduğunu ancak *altın standardın epidural analjezi olduğunu* vurgulayan Prof. Dr. Berrin Günaydın, yöntemin bel bölgesinden omuriliğin dışındaki epidural boşluğa yerleştirilen ince bir kateter aracılığıyla uygulandığını anlattı.</p>

<p>Günaydın “Düşük dozlarda lokal anestezik ilaçlar ve yardımcı ilaçlar kullanıyoruz. Amaç annenin ağrısını azaltırken hareket edebilmesini, doğuma aktif katılmasını ve bebeğin doğumuna bilinçli şekilde eşlik etmesini sağlamaktır” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>“Epidural felç yapmaz, bebeğe zarar vermez”</strong></h2>

<p>Toplumda *epiduralle* ilgili çok sayıda yanlış bilgi bulunduğunu belirten Prof. Dr. Günaydın, en sık karşılaştıkları soruların felç, kalıcı bel ağrısı ve bebeğe zarar verip vermediği olduğunu söyleyerek şunları kaydetti:</p>

<p>“Epidural uygulama omuriliğin içine değil, dışındaki güvenli alana yapılır. Deneyimli ekip ve uygun koşullarda uygulandığında son derece güvenli bir yöntemdir. Bilimsel çalışmalar epidural analjezinin kalıcı bel ağrısına neden olmadığını gösteriyor. Ayrıca kullanılan ilaçlar çok düşük dozlarda uygulanıyor. Amaç annenin rahatlamasıdır. Anne rahatladığında stres hormonları azalıyor, bu da bebeğin oksijenlenmesini ve doğum sürecini olumlu etkileyebiliyor.”</p>

<h2><strong>"Sezaryen oranlarının düşürülmesine katkı sağlayabilir"</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Günaydın, bilimsel çalışmaların epidural analjezinin sezaryen oranını artırmadığını gösterdiğini belirterek, gelişmiş ülkelerde bunun tam tersine normal doğumu destekleyen önemli uygulamalardan biri olduğunu ifade etti. Günaydın şöyle konuştu:</p>

<p>“Amerika ve İngiltere’de sezaryen oranları yaklaşık yüzde 30 seviyelerinde. Bu ülkelerde doğumların büyük bölümü epidural analjezi ile gerçekleştiriliyor. Anne adayları bu konuda bilinçli olduğu için doğum ağrısının azaltılmasını talep ediyor. Normal doğumun desteklenmesi de sezaryen oranlarının düşmesine katkı sağlayabiliyor.”</p>

<p>Türkiye’de de öncelikle bu konuda farkındalığın artırılması gerektiğini belirten Günaydın, “Toplum bilinçlenmeden yalnızca hizmeti yaygınlaştırmak yeterli olmaz. Aynı zamanda bunu karşılayacak eğitimli ekiplerin ve uygun altyapının da hazır olması gerekir” diye konuştu.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-1.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>"Ağrısız doğum ekip işi"</strong></h2>

<p>Epidural analjezinin yalnızca bir anestezi uygulaması olmadığını belirten Prof. Dr. Günaydın, başarılı bir doğum yönetimi için kadın hastalıkları ve doğum uzmanı, anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanı, deneyimli hemşireler, uygun monitörizasyon ve teknik donanımın birlikte çalışmasının şart olduğunu söyledi.</p>

<p>Anne adaylarının gebelik boyunca düzenli olarak değerlendirildiğini ifade eden Günaydın, kan sulandırıcı ilaç kullananlar, bazı kanama-pıhtılaşma bozukluğu bulunanlar, girişim bölgesinde enfeksiyonu olanlar veya bazı özel nörolojik hastalıkları bulunan kişilerde epidural uygulanamayabileceğini belirtti. Uygun adaylarda ise anestezi değerlendirmesi ve bilgilendirilmiş onam sonrasında güvenle uygulanabileceğini kaydetti.</p>

<h2><strong>Sezaryende de önemli avantaj sağlıyor</strong></h2>

<p>Planlı sezaryenlerde tıbbi engel bulunmadığı sürece spinal, kombine spinal-epidural veya epidural gibi bölgesel anestezi yöntemlerinin tercih edilmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Günaydın, doğum sırasında epidural kateter takılmış bir gebenin acil sezaryene alınması gerekirse aynı kateter üzerinden anestezinin sürdürülebileceğini söyledi.</p>

<p>Ayrıca epidural kateterin sezaryen sonrasında da ameliyat ağrısının kontrolünde kullanılabildiğini ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (4)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-4.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>“Doğum bir hastalık değil, hayatın en güzel mucizelerinden biridir”</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Günaydın, Dünya Anesteziyoloji Dernekleri Federasyonu’nun (WFSA) doğum ağrısının giderilmesini lüks değil, hasta hakkı olarak değerlendirdiğini, Amerikan Kadın Doğum Uzmanları Koleji’nin (ACOG) ise tıbbi engel bulunmayan gebelerde annenin doğum ağrısının giderilmesini istemesini tek başına yeterli bir tıbbi endikasyon olarak kabul ettiğini hatırlattı. Günaydın, şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>“Bizim amacımız kadınları epidurale yönlendirmek değil; doğru bilgiyi vererek bilinçli seçim yapmalarını sağlamaktır. Ağrısız doğum bir zorunluluk değildir ancak isteyen ve tıbbi açıdan uygun olan hiçbir anne adayının bu haktan mahrum bırakılmaması gerekir.”</p>

<p>Doğumun doğal bir süreç olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Günaydın, sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<p>“Doğum bir hastalık değil, hayatın en güzel mucizelerinden biridir. Biz anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanlarının görevi de bu mucizeyi anne ve bebek için daha güvenli, daha konforlu ve daha güzel bir deneyime dönüştürmektir.”</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Jul 2026 09:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-2.jpeg" type="image/jpeg" length="23573"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[“Diz ameliyatı sonrası kayak da yapılabilir, tenis de oynanabilir”]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Akkaya, diz ağrılarının ihmal edilmemesi gerektiğini vurgulayarak, yeni nesil cerrahi teknikler, kişiye özel implantlar ve yapay zekâ destekli rehabilitasyon sayesinde hastaların yeniden aktif yaşama dönebildiğini söyledi. Akkaya, uygun tedaviyle diz ameliyatı sonrası kayak, tenis ve koşu gibi sporlara yeniden dönüşün mümkün olduğunu belirtti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı <strong>Prof. Dr. Mustafa Akkaya</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu <strong>“Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi”</strong> programında diz eklemi hastalıkları ve diz cerrahisinde yaşanan yeni gelişmeleri anlattı.</p>

<p>Diz ağrılarının toplumda en sık ihmal edilen sağlık sorunları arasında yer aldığını belirten Akkaya, erken dönemde başvurulduğunda birçok sorunun ilerlemeden kontrol altına alınabileceğini söyledi.</p>

<p>Diz ekleminin çok özel bir anatomiye sahip olduğunu vurgulayan Akkaya, yanlış ya da gecikmiş tedavilerin hareket kabiliyetini ciddi şekilde etkileyebileceğini belirterek, “Yürüme her şeydir. İnsanların mobilize olması genel beden ve ruh sağlığı açısından çok önemli. İnsanlar yürüyemediklerinde sosyal hayattan kopuyor, kilo alımı artıyor ve başkalarına bağımlı hale gelebiliyorlar” dedi.</p>

<h2><strong>“Diz sorunları yaşa ve cinsiyete göre değişiyor”</strong></h2>

<p>Diz eklemi hastalıklarının yaşa, cinsiyete ve yaşam biçimine göre farklılık gösterdiğini ifade eden Prof. Dr. Akkaya, çocukluk döneminde daha çok travmaya bağlı diz kapağı çıkıkları ve yaralanmaların görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Orta yaş döneminde ise kadın ve erkeklerde farklı sorunların öne çıktığını belirten Akkaya, kadınlarda kas yapısındaki farklılıklar nedeniyle diz kapağı çevresindeki problemlerin daha sık yaşanabildiğini ifade etti.</p>

<p>“Merdiven inip çıkarken, çömelirken veya oturup kalkarken oluşan ağrılar ön diz ağrısının habercisi olabilir. Erken dönemde müdahale edilirse kıkırdak aşınması ilerlemeden önlem alınabilir.” diyen Akkaya, ihmal edilen problemlerin ilerleyen yaşlarda kireçlenmeye dönüşebileceğini söyledi.</p>

<p>Akkaya, erkeklerde ise spor yaralanmalarına bağlı menisküs yırtıkları ve ön çapraz bağ sorunlarının daha sık görüldüğünü belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Kadınlar ciltlerine gösterdikleri özeni dizlerine de göstermeli”</strong></h2>

<p>Menopoz döneminin diz sağlığı açısından kritik olduğuna dikkat çeken Akkaya, hormonal değişikliklerle birlikte kemik ve kıkırdak dokusunun da etkilendiğini söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Akkaya, “Kadınlar menopoza girdikten sonra ciltlerine gösterdikleri özeni dizlerine de göstermeliler. Çünkü dizler yaşam kalitesini etkileyen en önemli yapılardan biridir” dedi.</p>

<p>Akkaya, menopoz öncesi yapılacak kontroller sayesinde kıkırdak koruyucu tedavilerle diz sağlığının korunabileceğini belirtti.</p>

<h2><strong>“Her diz ağrısı ameliyat gerektirmez”</strong></h2>

<p>Diz tedavisinde son yıllarda rejeneratif tıp ve ortobiyolojik uygulamaların önemli gelişmeler sağladığını anlatan Prof. Dr. Akkaya, amaçlarının vücudun kendi iyileştirme kapasitesinden yararlanmak olduğunu söyleyerek “Kişinin iyileştirici kapasitesi aslında kendi vücudunda saklıdır. Erken evre kıkırdak hasarlarında kişinin kendi kök hücrelerinden yararlanılarak yapılan ortobiyolojik tedavilerle başarılı sonuçlar alınabiliyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya, rejeneratif ve ortobiyolojik tedaviler konusunda toplumda bilgi karmaşası yaşanabildiğine dikkat çekti.</p>

<p>Kök hücre tedavileri ile kandan elde edilen trombosit uygulamalarının farklı yöntemler olduğunu belirten Akkaya:</p>

<p>“Vücutta dolaşan kandan kök hücre elde etmek mümkün değildir. Kök hücreler, leğen kemiği gibi büyük kemiklerden ya da yağ dokusundan elde edilebilir. Kandan alınan ise kök hücre değil, trombosit dediğimiz kan hücreleridir.” dedi.</p>

<p>Menisküs ve kıkırdak dokularının iyileşme kapasitesinin sınırlı olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Akkaya:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“Kas dokusu kanlanması sayesinde kendini onarabilir ancak kıkırdak ve menisküs gibi dokular yeterli kan damarına sahip değildir. Bu nedenle erken evre hasarlarda uyguladığımız ortobiyolojik tedavilerle o bölgede iyileşmeyi destekleyecek bir ortam oluşturmayı hedefliyoruz.” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.58 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="730" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182958-1.jpeg" width="1194" /></p>

<h2><strong>“Sosyal medyada mucize tedavi gibi sunulan uygulamalara dikkat”</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya, menisküs ve kıkırdak tedavileri konusunda bilimsel gelişmelerin umut verici olduğunu ancak her yeni yöntemin “kesin tedavi” gibi sunulmaması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Menisküsün dışarıdan verilen maddelerle tamamen tedavi edilmesinin bugün için mümkün olmadığını belirten Akkaya:</p>

<p>“Biyoteknoloji çok hızlı ilerliyor. Kitosan içerikli jeller ve akıllı moleküllerle hasarlı bölgeyi hedefleyen çalışmalar devam ediyor. Gelecekte kıkırdak ve menisküs dokularına yönelik yeni tedavi seçenekleri mümkün olabilir.” dedi.</p>

<p>Ancak mevcut bilimsel aşamada tek bir enjeksiyonla tüm sorunları ortadan kaldıran bir tedavi yaklaşımının olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Akkaya:</p>

<p>“Henüz bir iğneyle menisküsü ya da kıkırdağı tamamen tedavi edebilecek noktada değiliz. Hastalar erken dönemde hekime başvurursa ortobiyolojik tedavilerle mevcut hasarın ilerlemesini yavaşlatmak ve eklemi korumak mümkün olabilir.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Akkaya, kıkırdak, menisküs ve eklem hasarlarında her hastaya özel değerlendirme yapılarak kişiselleştirilmiş tedavi planlanması gerektiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Ağrıyla ve ağrı kesicilerle yaşamak kader gibi görülmemeli”</strong></h2>

<p>Toplumda birçok kişinin uzun süre ağrı kesicilerle yaşamaya çalıştığını belirten Prof. Dr. Akkaya, bunun doğru bir yaklaşım olmadığını söyledi.</p>

<p>Diz cerrahisinde kişiye özel çözümlerin artık çok daha gelişmiş olduğunu ifade eden Akkaya, “Robotik cerrahi, kişiye özel protezler ve küçük implantlarla diz cerrahisinde ciddi yollar katettik. Hastalar erken başvurduklarında çok daha küçük ve kişiselleştirilmiş müdahalelerle sağlıklı bir yaşam sürdürebiliyor” dedi.</p>

<h2><strong>“Aynı ameliyatta her iki dize protez uygulanabilir”</strong></h2>

<p>Diz ve kalça protezleri konusunda hastaların endişe duymaması gerektiğini belirten Prof. Dr. Akkaya, uygun cerrahi teknik, kaliteli implant ve doğru rehabilitasyonla protezlerin uzun yıllar kullanılabildiğini söyleyerek, “Güncel çalışmalar uygun şekilde yapılan cerrahilerde implant kullanım süresinin 30 yıla ulaşabildiğini gösteriyor. Hastalar protez cerrahisinden korkmamalı ve ağrıyla yaşamayı kader olarak görmemeli” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Akkaya şunları söyledi:</p>

<p>“Eğer hasta biyolojik olarak aynı seansta iki dizine birden ameliyatı kaldırabilecek durumdaysa genel sağlık durumu buna elverişli ise aynı ameliyatta her iki dize birden ameliyat yapılabilir hatta tercih edilmelidir. Hastanın ihtiyacı varsa her iki dize de aynı anda tedavi uygulanmasının önemli avantajları var. Hasta bir kez ameliyat oluyor, bir kez rehabilitasyon desteği alıyor, hasta bakım desteği bir kez alınıyor, ameliyat maliyetleri önemli ölçüde azalıyor.”</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.58" class="detail-photo img-fluid" height="676" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182958.jpeg" width="1156" /></p>

<h2><strong>“Yapay zekâ destekli kişiye özel rehabilitasyon”</strong></h2>

<p>Cerrahi başarının yalnızca ameliyatla sınırlı olmadığını belirten Akkaya, ameliyat sonrası rehabilitasyon sürecinin de kişiye özel planlanması gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Ben hastalarıma yapay zekâ destekli kişiselleştirilmiş rehabilitasyon programı uyguluyorum” diyen Akkaya, hastanın yaşı, mesleği, beklentileri ve yapılan cerrahinin değerlendirilerek özel iyileşme programları oluşturulduğunu anlattı.</p>

<h2><strong>“Diz ameliyatı sonrası kayak da yapılabilir, tenis de oynanabilir”</strong></h2>

<p>Diz ameliyatlarından sonra hastaların aktif yaşama dönebileceğini vurgulayan Prof. Dr. Akkaya, “Bir hasta ameliyat öncesi kayak yapıyorsa ameliyat sonrası da kayak yapabilir hale getirmeyi hedefliyoruz. Uygun cerrahi teknikler ve implantlarla hastalar koşabilir, tenis oynayabilir, istedikleri gibi aktif biçimde hayatın içinde kalabilirler” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Gerekli sağlık koşullarını taşıyan hastalarda iki dizin aynı seansta ameliyat edilebildiğini de söyleyen Akkaya, bunun bazı hastalar için tek iyileşme ve rehabilitasyon süreciyle önemli avantaj sağlayabildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Diz sağlığı için önemli uyarılar</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya diz eklemlerini korumak için şu önerilerde bulundu:</p>

<p>• Herkes kendi vücudunu tanıyarak spor yapmalı, bilinçsiz ağır antrenmanlardan kaçınılmalı.<br />
• Spora başlamadan önce gerekirse profesyonel destek alınmalı.<br />
• Kadınlar menopoz öncesinde diz kontrollerini ihmal etmemeli.<br />
• Dizde kilitlenme ve takılma gibi mekanik sorunlar ciddiye alınmalı.<br />
• Gece ağrısı veya sürekli ağrı varsa ağrı kesicilerle süreç geçiştirilmemeli.</p>

<p>Akkaya ayrıca “Kaliteli ve bağımsız bir yaşam için hareket etmek, hareket edebilmek için de diz sağlığını korumak gerekiyor” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Jul 2026 09:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-3.jpeg" type="image/jpeg" length="86398"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Teknoloji hayatı kolaylaştırıyor, ruhu zorluyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/teknoloji-hayati-kolaylastiriyor-ruhu-zorluyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/teknoloji-hayati-kolaylastiriyor-ruhu-zorluyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu "Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi" programına konuk olan Psikiyatri Uzmanı Dr. Bilge Bilgin Kapucu, teknolojinin ruh sağlığı üzerindeki etkilerini değerlendirdi. Sosyal medyanın yalnızlaşma, kaygı ve dikkat dağınıklığını artırabileceğine dikkat çeken Kapucu, yapay zekanın insanın duygu dünyasını, klinik muhakemesini ve bir psikiyatristin şefkatini bütünüyle taklit edemeyeceğini vurgulayarak teknoloji kullanımında dengenin önemine işaret etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Psikiyatri Uzmanı Dr. <strong>Bilge Bilgin Kapucu</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “<strong>Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi</strong>”programına konuk oldu. Teknolojinin ruh sağlığı üzerindeki etkilerini değerlendiren Kapucu, sosyal medyanın yalnızlaşma ve kaygıyı artırabildiğini, yapay zekânın ise sağlık alanında önemli katkılar sunmasına rağmen insanın duygu dünyasını ve klinik değerlendirmesini bütünüyle taklit edemeyeceğini söyledi.</p>

<h2><strong>“Son 30-40 yılda toplum büyük bir değişim yaşadı”</strong></h2>

<p>Son 30-40 yılda teknolojinin yaşamın merkezine yerleştiğini belirten Dr. Kapucu, özellikle pandemi döneminde insanların zorunlu izolasyon nedeniyle teknolojiyle çok daha yoğun bir ilişki kurduğunu ifade etti.</p>

<p>Teknolojinin bir yandan insanların yalnızlık hissini azaltmasına yardımcı olduğunu, diğer yandan ise yalnızlaşmanın önemli nedenlerinden biri haline gelebildiğini söyleyen Kapucu, bu değişimin ruh sağlığı üzerinde de belirgin etkiler oluşturduğunu dile getirdi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 04 At 01.37.19" class="detail-photo img-fluid" height="718" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013719.jpeg" width="1290" /></p>

<h2><strong>“Ruhsal hastalıklar arttı”</strong></h2>

<p>Yapılan araştırmaların son 30 yılda ruhsal hastalıkların arttığını gösterdiğini belirten Kapucu, bunun yalnızca daha fazla kişinin sağlık hizmetine başvurması ve tanı almasıyla açıklanamayacağını söyledi.</p>

<p>Toplumdaki yaşam biçiminin ve sosyal normların değişmesinin de bu artışta etkili olduğunu ifade eden Kapucu, özellikle sosyal medyanın anksiyete ve yalnızlaşmayı artırabildiğine dikkat çekti.</p>

<p>Eskiden gençlerin ağırlıklı olarak yüz yüze sosyalleştiğini hatırlatan Kapucu, bugün dijital iletişimin gerçek sosyal ilişkilerin yerini almaya başladığını ve bunun ruh sağlığı açısından önemli sonuçlar doğurabileceğini vurguladı.</p>

<h2><strong>“İnsan beyni sadece matematikten ibaret değil”</strong></h2>

<p>Yapay zekânın çalışma prensibini de değerlendiren Kapucu, bu sistemlerin büyük veri ve matematiksel algoritmalar üzerine kurulu olduğunu söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Makine öğrenmesi ve derin öğrenme yöntemlerinin insan beynini taklit etmeye çalıştığını belirten Kapucu, psikiyatri uzmanları ve nörobilimcilerin bile beynin çalışma mekanizmasını tam olarak çözemediğini ifade etti.</p>

<p>İnsan beyninin yalnızca verileri işlemeyen, aynı zamanda bedenden gelen sinyalleri, hisleri ve duygusal deneyimleri de değerlendiren çok daha karmaşık bir yapı olduğunu söyleyen Kapucu, mevcut yapay zekâ sistemlerinin bu yönüyle insan beynini tam anlamıyla karşılayamadığını kaydetti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 04 At 01.37.19 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013719-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Yapay zekâdan yararlansanız da son sözü uzmana bırakın</strong></h2>

<p>Yapay zekânın birçok alanda başarılı sonuçlar ortaya koyduğunu belirten Kapucu, buna rağmen elde edilen bilgilerin mutlaka alanında uzman kişiler tarafından değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Yapay zekâya ne kadar veri yüklerseniz, size ancak o kadar sonuç verebilir.” diyen Kapucu, uzman denetimi olmadan kullanılan yapay zekâ uygulamalarında hata ve eksikliklerin ortaya çıkabileceğini ifade etti.</p>

<h2><strong>“Psikiyatristin bilgeliği ve şefkatini makinadan bekleyemeyiz”</strong></h2>

<p>Yapay zekânın artık hayatın bir parçası olduğunu belirten Kapucu, bunu reddetmenin ya da tamamen uzak durmanın gerçekçi olmadığını söyledi.</p>

<p>Radyoloji gibi alanlarda yapay zekânın tanıya önemli katkılar sunduğunu ifade eden Kapucu, psikiyatride ise tanının yalnızca verilerle değil, hekimin klinik deneyimi, gözlemleri, düşünceleri ve empatisiyle konulduğunu vurguladı.</p>

<p>Buna karşın yapay zekânın psikiyatride takip ve izlem süreçlerinde yararlı olabileceğini belirten Kapucu, konuşma hızı, rutin alışkanlıklar ve davranış değişiklikleri gibi verileri analiz ederek hastalığın seyri hakkında önemli geri bildirimler sağlayabileceğini söyledi.</p>

<p>Bazı kişilerin yargılanma korkusu, güven problemleri veya sosyalleşmeyi tercih etmemeleri nedeniyle zaman zaman bir psikiyatrist yerine yapay zekâ ile iletişim kurmayı seçebileceğini belirten Kapucu, buna rağmen hiçbir teknolojinin bir psikiyatri uzmanının bilgeliğini, klinik muhakemesini ve şefkatini yerine koyamayacağını ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 04 At 01.37.19 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013719-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Teknolojiye fazla maruz kalmak dikkat eksikliğine yol açıyor”</strong></h2>

<p>Teknolojinin hayatın vazgeçilmez bir parçası haline geldiğini ancak insanların gerçek sosyal ilişkilerini koruması gerektiğini vurgulayan Kapucu, yalnızlığın ruh sağlığını olumsuz etkileyen önemli faktörlerden biri olduğunu söyledi.</p>

<p>İnsanların kendilerine teknolojiden tamamen uzak, sakin zamanlar ayırmasının önemine dikkat çeken Kapucu, telefon, tablet ve bilgisayar bildirimlerine sürekli maruz kalmanın dikkat dağınıklığına ve kaygıya yol açabileceğini belirtti.</p>

<p>“Anı yaşayabilmek çok kıymetli” diyen Kapucu, ruh sağlığını korumanın en önemli yollarından birinin gerçek ilişkiler içinde kalmak ve teknoloji kullanımında dengeyi sağlayabilmek olduğunu sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/teknoloji-hayati-kolaylastiriyor-ruhu-zorluyor</guid>
      <pubDate>Sat, 04 Jul 2026 09:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013720.jpeg" type="image/jpeg" length="62531"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[KİM NE KADAR MAAŞ ALACAK? Temmuz zammı sonrası memur, emekli ve kamu çalışanı maaşları: 33 meslek için maaş tablosu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ara zam sonrası memur, emekli ve kamu çalışanı maaşları için yeni hesaplama yapıldı. Hakim, savcı, polis, öğretmen, hemşire, zabıta, itfaiyeci, infaz koruma memuru, mübaşir, vaiz, mühendis, kamu işçisi, SSK ve Bağ-Kur emeklisi maaşlarında güncel tablo ortaya çıktı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Ara zam için milyonlarca memur, emekli ve kamu çalışanının beklediği maaş hesabı yeniden güncellendi. TÜİK’in 3 Temmuz'da enflasyon verisini açıklamasıyla birlikte 6 aylık zam oranı netleşirken, memur, memur emeklisi, SSK ve Bağ-Kur emeklileri için yeni maaş tahminleri de ortaya çıktı. Hakim, savcı, polis, öğretmen, hemşire, zabıta, itfaiyeci, infaz koruma memuru, vaiz, mühendis ve kamu işçisi gibi birçok meslek grubunda Temmuz sonrası beklenen maaşlar tek tek hesaplandı. İşte en güncel Temmuz zammı tablosu ve meslek meslek yeni maaş beklentileri...</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu</guid>
      <pubDate>Mon, 08 Jun 2026 15:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/kim-ne-kadar-maas-aliyor-emekli-memur-kamu-temmuz-zammi.webp" type="image/jpeg" length="62215"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN DEĞERLİ TÜRK FUTBOLCULAR: İŞTE GÜNCELLENEN PİYASA DEĞERLERİYLE EN DEĞERLİ TÜRK OYUNCULAR]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[En değerli Türk oyuncular listesi yeniden güncellendi. Avrupa’da ve Süper Lig’de öne çıkan en değerli Türk futbolcular arasındaki sıralama değişirken, en değerli Türk futbolcuları kimler sorusu da yeniden gündeme geldi. Piyasa değeri artan yıldızlar, dikkat çeken performanslar ve yükselen genç yeteneklerle şekillenen en değerli Türk futbolcular güncel listesinde tüm detaylar bu fotogaleride.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>En değerli Türk oyuncular listesi bir kez daha güncellendi. Avrupa’nın önde gelen liglerinde forma giyen ve Süper Lig’de performansıyla öne çıkan isimlerin yer aldığı bu sıralama, en değerli Türk futbolcular arasındaki rekabeti net biçimde ortaya koyuyor. Piyasa değerleri, yaş, performans ve uluslararası etki kriterleri dikkate alınarak hazırlanan listede, en değerli Türk futbolcuları kimler sorusunun yanıtı dikkat çekiyor. İşte en değerli Türk futbolcular güncel listesi ve detayları…</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli</guid>
      <pubDate>Fri, 05 Jun 2026 10:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/en-degerli-turk-futbolcular-1.webp" type="image/jpeg" length="24306"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[A MİLLİ TAKIMDAN DÜNYA SIRALAMASINDA SIÇRAMA! İşte kadro değeri, güncel kadro ve maç programı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[A Milli Futbol Takımı’nın 2026 Dünya Kupası yolculuğu başladı. İşte Montella’nın aday kadrosu, hazırlık maçları, D Grubu fikstürü ve ay-yıldızlıların piyasa değeri hakkında tüm detaylar!]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>A Milli Futbol Takımı, Vincenzo Montella yönetiminde 24 yıllık Dünya Kupası hasretini sona erdirerek 2026 FIFA Dünya Kupası yolculuğuna hazırlanıyor. Geçtiğimiz günlerde açıklanan geniş aday kadro, turnuva öncesi hazırlık maçları, grup fikstürü ve ay-yıldızlı ekibin toplam piyasa değeri futbolseverlerin gündeminde. İşte A Milli Takım’ın Dünya Kupası öncesi merak edilen tüm detayları…</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3></h3>

<h2></h2></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi</guid>
      <pubDate>Tue, 19 May 2026 21:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/amillitakim-1.webp" type="image/jpeg" length="75613"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN PAHALI OYUNCULAR! İşte güncel sıralamayla Süper Lig'in en değerli 20 futbolcusu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Süper Lig’de oyuncuların piyasa değerleri yeniden şekillendi. Güncel Transfermarkt verileri doğrultusunda ligde forma giyen futbolcular arasından en yüksek piyasa değerine sahip 20 isim belirlendi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Süper Lig ekiplerinde forma giyen oyuncuların piyasa değeri sıralaması da yeniden şekillendi. Güncel verilerle birlikte Süper Lig’in en değerli 20 futbolcusu netleşti. İşte listenin tamamı…</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri</guid>
      <pubDate>Mon, 18 May 2026 14:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/guncel-liste-super-lig-oyuncular.webp" type="image/jpeg" length="85019"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EMEKLİYE ÖTV’SİZ ARAÇ DÜZENLEMESİ 2026 SON DURUM: Emekliye ÖTV’siz araba şartları ve araç fiyatları]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Son dakika gelişmesi: emekliye ÖTVsiz araç düzenlemesi gündemde. ÖTVsiz araç fiyatları ve araç listesi 2026 detaylarıyla ÖTV indirimi ve muafiyet kapsamı netleşiyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Emekliye ÖTVsiz araç düzenlemesi 2026 yılında en çok konuşulan başlıklar arasında yer alıyor. Özellikle emekliye ÖTVsiz araç listesi 2026 kapsamında hangi modellerin yer alacağı ve kimlerin bu haktan yararlanabileceği araştırılıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari</guid>
      <pubDate>Sat, 16 May 2026 08:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-son-durum.webp" type="image/jpeg" length="52863"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[3. ODTÜ Jonglörlük Festivali'nde sanatçıların performansı beğeni topladı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ODTÜ Jonglörler Topluluğu tarafından düzenlenen 3. ODTÜ Jonglörlük Festivali, Başkentli sanatseverleri ve öğrencileri bir araya getirmeye devam ediyor. ODTÜ Büyük Spor Salonu ve çevresinde süren etkinlikler kapsamında, havanın kararmasıyla birlikte sahne alan sanatçılar, ateşle yaptıkları tehlikeli ve estetik gösterilerle geceyi aydınlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ODTÜ Jonglörler Topluluğu tarafından bu yıl üçüncüsü düzenlenen 3. ODTÜ Jonglörlük Festivali, ODTÜ Büyük Spor Salonu’nda tüm coşkusuyla devam ediyor. Festival programı kapsamında sahne alan sanatçıların gece karanlığında gerçekleştirdiği ateş gösterileri, izleyicilere adrenalin dolu anlar yaşattı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sanatçıların ateşli asalar ve çeşitli ekipmanlarla sergilediği estetik figürler, jonglörlük sanatının sınırlarını zorlayan performanslara sahne oldu. Hem teknik ustalığın hem de görsel sanatın harmanlandığı festival, Başkentli sanatseverler ve öğrenciler tarafından ilgiyle takip ediliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ahmet Çağatay Bayraktar</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi</guid>
      <pubDate>Sun, 03 May 2026 10:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/a-a-20260503-41275051-41275034-o-d-t-u-j-o-n-g-l-o-r-l-u-k-f-e-s-t-i-v-a-l-i.jpg" type="image/jpeg" length="99735"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ASGARİ ÜCRET VE EMEKLİ MAAŞLARINA ARA ZAM TALİMATI: İşte masadaki rakamlar]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye’de milyonlarca çalışan ve emekliyi doğrudan ilgilendiren maaş düzenlemelerine ilişkin yeni iddialar gündemde... Asgari ücret ve emekli maaşlarına ek zam yapılacağı söylentisi seçim hazırlıklarıyla birlikte ekonomi politikalarında değişim beklentisini artırdı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye’de milyonlarca çalışan ve emekliyi ilgilendiren maaş düzenlemeleriyle ilgili kulis bilgileri gündemi hareketlendirdi. Asgari ücret ve emekli maaşlarına ek zam yapılabileceği yönündeki iddialar, seçim hazırlıklarıyla birlikte ekonomi politikalarında değişim sinyali olarak yorumlanıyor.</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 14:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/emekli-asgariucretli-seyyanen-zam.webp" type="image/jpeg" length="13942"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN DEĞERLİ MİLLİ TAKIMLAR GÜNCEL LİSTE: Türkiye kaçıncı sırada?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2026’nın en değerli milli takımları açıklandı! Türkiye A Milli Takımı, kadro değerinde 40 milyon euroluk artışla büyük bir sıçrama yaptı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Uluslararası futbol arenasında milli takımların piyasa değerleri güncellendi. 2026 yılının Mart ayı itibarıyla açıklanan listede, Türkiye A Milli Futbol Takımı büyük bir çıkış yakalayarak dikkatleri üzerine çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Türkiye de sıralamada yer buldu</strong></h2>

<p>Genç ve Avrupa’da forma giyen futbolcuların değerindeki artış, bu sıçramanın en büyük nedenlerinden biri olarak gösteriliyor. Özellikle Arda Güler ve Kenan Yıldız gibi isimlerin performansları, milli takımın piyasa değerine ciddi katkı sağladı. İşte dünyanın en değerli milli takımları!</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada</guid>
      <pubDate>Mon, 23 Mar 2026 15:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/03/en-degerli-milli-takimlar-turkiye-kacinci.webp" type="image/jpeg" length="30939"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
