<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>24 Saat Gazetesi Ankara</title>
    <link>https://www.24saatgazetesi.com</link>
    <description>Ankara son dakika haberleri, asayiş, trafik kazası ve yangın olayları Gazeteciler Cemiyeti yayın organı 24 Saat'te. Günün maçı saat kaçta, ne zaman, hangi kanalda?</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.24saatgazetesi.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>24 Saat Gazetesi Ankara - Copyright © 2026. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Tue, 11 Aug 2026 14:40:57 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bakanlığa yürümek isteyen madencilere polis ablukası: "İşçiler aç, çocukları ekmek bekliyor"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/bakanliga-yurumek-isteyen-madencilere-polis-ablukasi-isciler-ac-cocuklari-ekmek-bekliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/bakanliga-yurumek-isteyen-madencilere-polis-ablukasi-isciler-ac-cocuklari-ekmek-bekliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Elazığ Eti Gümüş Madeni’nde çalışan Bağımsız Maden-İş üyesi işçiler, kendilerine verilen garantörlük sözünün yerine getirilmesi ve biriken maaş ve özlük haklarının ödenmesi talebiyle Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’na yürümek istedi. Milli Kütüphane çıkışında polis ablukasına alınan madencilere TİP Genel Başkanı Erkan Baş ve Yeni Yol Partisi Milletvekili Ümit Özlale de destek verdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Elazığ Eti Gümüş Madeni’nde çalışan <strong>Bağımsız Maden-İş </strong>üyesi işçiler, biriken maaş ve özlük haklarının ödenmesi talebiyle Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’na yürümek istedi. Milli Kütüphane çıkışında polis ablukasına alınan madencilere TİP Genel Başkanı Erkan Baş ve Yeni Yol Partisi Milletvekili Ümit Özlale de destek verdi.</p>

<p>Yıldızlar SSS Holding’e bağlı <strong>Eti Gümüş </strong>ve <strong>Doruk Maden</strong> işçilerinin haklarını almak amacıyla başlattığı eylem sürüyor. İşçiler, kendilerine verilen garantörlük sözünün yerine getirilmesini ve 5-7 aylık maaşları ile geriye dönük özlük haklarının ödenmesini talep ediyor.</p>

<h2><strong>Madencilerin Bakanlığa yürümesine polis engeli</strong></h2>

<p>Bağımsız Maden-İş üyesi işçiler, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’na yürümek üzere Milli Kütüphane’den çıkmak istedi. Ancak madenciler polis tarafından ablukaya alındı.</p>

<p>Bağımsız Maden-İş Genel Başkanı Gökay Çakır, gözaltına alınan işçilere su ve yemek verilmediğini öne sürerek üç bakanlığa çağrıda bulundu.</p>

<p>Çakır, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile İçişleri Bakanlığı’nın işçilerin 5-7 aylık maaşları ve geriye dönük özlük haklarının ödenmesi konusunda sorumluluk üstlenmesi gerektiğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>“İşçiler bıkmış, usanmış, bıçak kemiğe dayanmış”</strong></h3>

<p>Çakır, işçilerin patronla görüşmek istemediğini, muhataplarının kendilerine söz veren bakanlıklar olduğunu belirtti.</p>

<p>Çakır, “İşçiler bıkmış, usanmış, bıçak kemiğe dayanmış. Çünkü işçilerin aileleri, çocukları var. Çünkü işçiler haklı mücadelesini burada vermek istiyor” dedi.</p>

<p>İşçilerin Ankara’da haklarını aramaya devam edeceğini belirten Çakır, sorunun bir an önce çözülmesini istedi.</p>

<h3><strong>536 işçinin tazminat ve diğer hakları doğdu</strong></h3>

<p>Çakır, Elazığ Maden ve Doruk Maden işçilerinin mağduriyetlerinin daha önce de bakanlıklara iletildiğini söyledi.</p>

<p>Müfettiş incelemeleri sonucunda 536 işçinin tazminat ve diğer haklarının doğduğunu belirten Çakır, buna rağmen verilen sözlerin henüz yerine getirilmediğini ifade etti.</p>

<p>Çakır, “Çünkü onlar bize söz vermişti, onlar kefil olmuştu” diyerek bakanlıkların sürece müdahale etmesini istedi.</p>

<h3><strong>Özlale: “İşçilerin hakları devletin namusuna emanettir”</strong></h3>

<p>Yeni Yol Partisi İzmir Milletvekili Ümit Özlale de madencilerin eylemine destek verdi.</p>

<p>28 Nisan’da Çalışma ve Sosyal Güvenlik, İçişleri ile Enerji ve Tabii Kaynaklar bakanlıklarının garantörlüğünde bir anlaşma imzalandığını hatırlatan Özlale, anlaşmanın uygulanması çağrısında bulundu.</p>

<p>Özlale, verilen sözlerin yerine getirilmediğini savunarak, “Bundan sonra işçilerin hakları devletin namusuna emanettir” dedi.</p>

<h3><strong>“Baret takmalarına bile müdahale edilmek isteniyor”</strong></h3>

<p>Özlale, Ankara Valiliği’nin Doruk Maden ve Eti Gümüş işçilerinin altı gün boyunca birlikte eylem yapmasını yasaklayan karar aldığını söyledi.</p>

<p>İşçilerin Ankara’da hak taleplerini dile getirmesinin engellendiğini savunan Özlale, polislerin eylem sırasında madencilerden baretlerini çıkarmalarını istediğini belirtti.</p>

<p>Özlale, “İşçilerin çok haklı taleplerini Ankara’da dile getirmesi için yaptıkları bütün eylemleri yasaklayan, baret takmalarına bile müdahale etmek isteyen bir anlayışla karşı karşıyayız” ifadelerini kullandı.</p>

<h3><strong>Erkan Baş: “İşçiler aç, çocukları evde ekmek bekliyor”</strong></h3>

<p>TİP Genel Başkanı Erkan Baş da madencilerin eylemine destek verdi.</p>

<p>Doruk Maden işçilerinin haklarını almak için 17 gün boyunca yüzlerce kilometre yürüdüğünü ve günlerce aç kaldığını belirten Baş, 28 Nisan’da üç bakanlığın işçilerin haklarının korunması konusunda garantör olduğunu hatırlattı.</p>

<p>Aradan aylar geçmesine rağmen anlaşmanın gereğinin yerine getirilmediğini savunan Baş, “Mahkeme, bakan ve herkes işçilerin haklı olduğunu söylüyor. Ama işçiler aç, çocukları evde ekmek bekliyor ve işçiler sokaklarda kalmak zorunda” dedi.</p>

<h3><strong>“Bakanlar işçilerden özür dilemeli”</strong></h3>

<p>Baş, işçilerin haklarını aradıkları gerekçesiyle gözaltına alındığını belirterek hükümetin verdiği sözleri yerine getirmediğini savundu.</p>

<p>Üç bakanlığın anlaşmada garantör olduğunu yineleyen Baş, bakanların verilen sözün tutulmadığını kabul ederek işçilerden özür dilemesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Baş, bir taraftan işçilere görüşme sözü verilirken diğer taraftan valilik kararıyla beklemelerine izin verilmemesine tepki göstererek, “Bir tarafta ‘bekleyin, geleceğiz’ deniyor, diğer tarafta ‘bekleyemezsin’ deniyor. İşçi ne yapacak?” diye konuştu.</p>

<p>Baş, madencilerin eylemine destek vermeye devam edeceğini belirterek, “İşçi ne yaparsa ben de onunla beraber yapacağım” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/bakanliga-yurumek-isteyen-madencilere-polis-ablukasi-isciler-ac-cocuklari-ekmek-bekliyor</guid>
      <pubDate>Tue, 11 Aug 2026 14:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/ekran-resmi-2026-08-11-143951.png" type="image/jpeg" length="51288"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[2026 TUS 2. dönem sınavı ne zaman, saat kaçta yapılacak? Sınav yerleri açıklandı mı?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/2026-tus-2-donem-sinavi-ne-zaman</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/2026-tus-2-donem-sinavi-ne-zaman" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2026 TUS 2. dönem sınavı için geri sayım sürüyor. ÖSYM takvimine göre Tıpta Uzmanlık Eğitimi Giriş Sınavı 23 Ağustos 2026 Pazar günü saat 10.15’te uygulanacak. Başvuruları temmuz ayında tamamlanan sınavın sonuçları ise 17 Eylül’de açıklanacak. Peki TUS sınav giriş belgesi ne zaman yayınlanacak, sınav yerleri belli oldu mu ve adaylar belgeye nereden ulaşabilecek? İşte 2026 TUS 2. dönem sınavına ilişkin güncel takvim.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Tıp fakültesi mezunlarının uzmanlık eğitimi için katıldığı <strong>Tıpta Uzmanlık Eğitimi Giriş Sınavı (TUS)</strong> için ikinci dönem hazırlıkları devam ediyor. ÖSYM’nin 2026 sınav takviminde yer alan bilgilere göre TUS 2. dönem sınavı <strong>23 Ağustos 2026 Pazar günü saat 10.15’te</strong> gerçekleştirilecek. Sınavın sonuçları ise 17 Eylül 2026 tarihinde açıklanacak.</p>

<p>2026-TUS 2. Dönem başvuruları 8-16 Temmuz tarihleri arasında alınmış, geç başvuru işlemleri ise 24 Temmuz’da tamamlanmıştı. Sınav tarihinin yaklaşmasıyla birlikte adayların gündemindeki en önemli başlıklardan biri de sınava girecekleri bina ve salon bilgilerinin ne zaman açıklanacağı oldu.</p>

<h2><strong>2026 TUS ne zaman?</strong></h2>

<p>ÖSYM’nin yayımladığı güncel takvime göre <strong>2026-TUS 2. Dönem Sınavı 23 Ağustos 2026 Pazar günü saat 10.15’te </strong>yapılacak. Aynı gün Tıp Doktorluğu Alanında Yurt Dışı Yükseköğretim Diploma Denkliği için düzenlenen 2026-STS Tıp Doktorluğu 2. Dönem sınavı da gerçekleştirilecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>TUS, tıp fakültesi mezunu hekimlerin uzmanlık eğitimi programlarına yerleşebilmek amacıyla katıldığı merkezi sınav niteliğini taşıyor. Ağustos ayında yapılacak ikinci dönem oturumu için başvuru süreci tamamlanmış durumda.</p>

<p>ÖSYM kayıtlarında 2026-TUS 2. Dönem için başvuruların <strong>8 Temmuz 2026 saat 10.30’da başlayıp 16 Temmuz 2026 saat 23.59’da sona erdiği</strong> görülüyor. Geç başvurular ise 24 Temmuz’da alındı.</p>

<h3><strong>TUS sınav giriş belgesi ne zaman yayınlanacak?</strong></h3>

<p>Adayların sınava girecekleri <strong>bina ve salon bilgilerini gösteren Sınava Giriş Belgesi</strong>, ÖSYM tarafından Aday İşlemleri Sistemi üzerinden erişime açılıyor. Ancak 11 Ağustos 2026 itibarıyla ÖSYM’nin resmî duyurularında 2026-TUS 2. Dönem için sınava giriş belgelerinin erişime açıldığına ilişkin bir açıklama bulunmuyor. ÖSYM’nin TUS duyuruları arasında şu aşamada sınavın kılavuz ve başvuru bilgileri yer alıyor.</p>

<p>Bu nedenle adayların sınava giriş belgesinin yayımlandığı yönündeki resmî duyuruyu ÖSYM’nin internet sitesi ve AİS üzerinden takip etmesi gerekiyor.</p>

<p>ÖSYM, sınava giriş belgelerinin yayımlanma tarihini her sınav için ayrıca duyuruyor. Örneğin 2 Ağustos 2026’da yapılan ALES/2 için sınava giriş belgeleri 23 Temmuz’da erişime açılmıştı. Bu örnekte belge sınavdan yaklaşık 10 gün önce yayımlanmıştı. Ancak bu durum <strong>TUS için kesin bir yayımlanma tarihi anlamına gelmiyor</strong>.</p>

<p>Dolayısıyla 23 Ağustos’taki TUS için “sınav giriş belgesi kesin şu gün yayımlanacak” şeklinde ÖSYM tarafından açıklanmamış bir tarihi kesin bilgi olarak vermemek gerekiyor.</p>

<p><img alt="Doktorluktan men edilmesine rağmen ameliyata giren şüpheliye 33 yıl hapis istemi" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2025/10/doktor2.jpg" width="864" /></p>

<h3><strong>TUS sınav yerleri belli oldu mu?</strong></h3>

<p>2026-TUS 2. Dönem sınavına ilişkin <strong>sınav merkezi, bina ve salon bilgilerinin yer aldığı sınava giriş belgesi henüz erişime açılmış değil</strong>. Adayların sınava nerede gireceği, ÖSYM tarafından belge yayımlandığında kesinleşecek.</p>

<p>Sınav giriş belgesinde adayın sınava gireceği merkez, bina, salon ve sıra gibi bilgiler yer alıyor. Bu nedenle sınava kısa süre kala adayların yalnızca sınav tarihini bilmesi yeterli olmayacak. Belge üzerinden sınav merkezi ve bina bilgilerinin mutlaka kontrol edilmesi gerekecek.</p>

<p>ÖSYM’nin Aday İşlemleri Sistemi’nde TUS 2. Dönem başvurusu kayıtları bulunuyor. Ancak mevcut işlem ekranlarında TUS için henüz sınava giriş belgesi işlemi görünmüyor.</p>

<h3><strong>TUS sınav giriş belgesi nereden alınır?</strong></h3>

<p>Sınava giriş belgesi yayımlandığında adaylar belgeye <strong>ÖSYM Aday İşlemleri Sistemi (AİS)</strong> üzerinden ulaşabilecek.</p>

<p>Adayların işlem sırasında ÖSYM sistemine giriş yaparak ilgili sınavı seçmesi ve Sınava Giriş Belgesi bölümünden belgesini görüntülemesi gerekiyor.</p>

<p>Belgeye ulaşıldığında özellikle şu bilgilerin kontrol edilmesi önem taşıyor:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Sınav tarihi</p>
 </li>
 <li>
 <p>Sınav saati</p>
 </li>
 <li>
 <p>Sınav merkezi</p>
 </li>
 <li>
 <p>Sınav binası</p>
 </li>
 <li>
 <p>Salon bilgisi</p>
 </li>
 <li>
 <p>Adayın sınava gireceği sıra</p>
 </li>
</ul>

<p>Sınava giriş belgesinin sınav günü adayın yanında bulunması gerekiyor. Adayların belgeyi önceden temin ederek sınav günüyle ilgili ulaşım ve zaman planlamasını da buna göre yapması önem taşıyor.</p>

<h3><strong>TUS sınavı saat kaçta başlayacak?</strong></h3>

<p>ÖSYM’nin güncel sınav takviminde 2026-TUS 2. Dönem için sınav tarihi <strong>23 Ağustos 2026</strong>, sınav saati ise <strong>10.15</strong> olarak yer alıyor.</p>

<p>Sınava girecek adayların yalnızca başlangıç saatini değil, ÖSYM’nin sınav günü için belirlediği binaya giriş kurallarını da takip etmesi gerekiyor. Bu nedenle sınava giriş belgesi yayımlandığında belgedeki uyarıların dikkatle okunması gerekiyor.</p>

<p>Sınav günü ulaşım problemi yaşamamak için adayların sınav binasını daha önceden kontrol etmesi de faydalı olacaktır. Özellikle büyükşehirlerde sınav merkezine ulaşım süresinin önceden hesaplanması, son dakikada yaşanabilecek gecikmelerin önüne geçebilir.</p>

<p><img alt="Sağlık Bakanlığı doktorların sosyal medya paylaşımlarını takibe aldı" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2025/11/d-o-k-t-o-r3.jpg" width="864" /></p>

<h3><strong>TUS sonuçları ne zaman açıklanacak?</strong></h3>

<p>TUS 2. dönem sınavına girecek adayların merak ettiği bir diğer tarih ise sonuçların açıklanacağı gün.</p>

<p>ÖSYM’nin 2026 sınav takvimine göre <strong>2026-TUS 2. Dönem sonuçları 17 Eylül 2026 tarihinde</strong> açıklanacak. Aynı tarih 2026-STS Tıp Doktorluğu 2. Dönem sınavı için de sonuç tarihi olarak belirlenmiş durumda.</p>

<p>Sınav sonuçları ÖSYM’nin sonuç sistemi üzerinden adayların erişimine açılacak. Adaylar sonuç ekranında sınav performanslarına ilişkin bilgileri sistem üzerinden görüntüleyebilecek.</p>

<h3><strong>2026 TUS başvuruları ne zaman yapıldı?</strong></h3>

<p>2026-TUS 2. Dönem başvuruları temmuz ayında tamamlandı. ÖSYM’nin duyurusuna göre normal başvuru dönemi <strong>8-16 Temmuz 2026</strong> tarihleri arasında gerçekleştirildi. Geç başvuru günü ise <strong>24 Temmuz 2026</strong> olarak belirlendi.</p>

<p>Başvuru sürecinin sona ermesinin ardından adayların sınavla ilgili takip etmesi gereken temel aşamalar sınava giriş belgesinin yayımlanması, sınavın gerçekleştirilmesi ve sonuçların açıklanması olacak.</p>

<h3><strong>2026 TUS 2. dönem takvimi</strong></h3>

<p>ÖSYM’nin yayımladığı takvim doğrultusunda TUS 2. dönem için öne çıkan tarihler şöyle:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>TUS 2. dönem başvuruları:</strong> 8-16 Temmuz 2026</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>TUS 2. dönem geç başvuru:</strong> 24 Temmuz 2026</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>TUS sınav tarihi:</strong> 23 Ağustos 2026</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>TUS sınav saati:</strong> 10.15</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>TUS sonuç tarihi:</strong> 17 Eylül 2026</p>
 </li>
</ul>

<p>Sınava giriş belgesinin yayımlanacağı tarih ise ÖSYM tarafından henüz ayrıca açıklanmış değil. Adayların bu nedenle ÖSYM’nin duyurularını ve AİS ekranını düzenli olarak kontrol etmesi gerekiyor.</p>

<h3><strong>TUS sınavına ilişkin adayların takip etmesi gerekenler</strong></h3>

<p>Sınava sayılı günler kala adayların yalnızca çalışma programlarına değil, sınavla ilgili idari işlemlere de dikkat etmesi gerekiyor. Özellikle sınava giriş belgesi yayımlandığında adayın sınav merkezi ve bina bilgilerinin kontrol edilmesi önem taşıyor.</p>

<p>Sınav merkezinin ikamet edilen bölgeden farklı olması halinde ulaşım planının önceden yapılması, sınav günü yaşanabilecek zaman kaybını azaltabilir. Adayların sınav günü için gerekli belgeler ve ÖSYM’nin yasaklı eşya kurallarını da sınav öncesinde kontrol etmesi gerekiyor.</p>

<p><img alt="Operatör Doktor Nedir?" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2025/09/operator-doktor-nedir.jpg" width="864" /></p>

<p><strong>2026 TUS 2. Dönem için şu an bilinen temel bilgiler şöyle:</strong></p>

<p><strong>Sınav:</strong> Tıpta Uzmanlık Eğitimi Giriş Sınavı<br />
<strong>Dönem:</strong> 2. Dönem<br />
<strong>Sınav tarihi:</strong> 23 Ağustos 2026 Pazar<br />
<strong>Sınav saati:</strong> 10.15<br />
<strong>Başvuru tarihleri:</strong> 8-16 Temmuz 2026<br />
<strong>Geç başvuru:</strong> 24 Temmuz 2026<br />
<strong>Sınav giriş belgesi:</strong> 11 Ağustos itibarıyla henüz yayımlanmadı<br />
<strong>Sonuç tarihi:</strong> 17 Eylül 2026<br />
<strong>Sınav giriş sistemi:</strong> ÖSYM Aday İşlemleri Sistemi (AİS)</p>

<p>Adayların sınav giriş belgesiyle ilgili yeni duyuruları ÖSYM’nin resmî internet sitesinden takip etmesi gerekiyor. Belge erişime açıldığında sınav merkezi, bina ve salon bilgileri de kesinleşmiş olacak.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nida Çitler</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Eğitim</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/2026-tus-2-donem-sinavi-ne-zaman</guid>
      <pubDate>Tue, 11 Aug 2026 14:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/03/tip-bayrami-doktor.webp" type="image/jpeg" length="99872"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fransa'da sıcak hava alarmı: 43 vilayette turuncu alarm verildi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/fransada-sicak-hava-alarmi-43-vilayette-turuncu-alarm-verildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/fransada-sicak-hava-alarmi-43-vilayette-turuncu-alarm-verildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Fransa'da yeni sıcak hava dalgası etkisini artırıyor. Turuncu alarm verilen vilayet sayısı 43'e yükselirken sıcaklıkların 38 dereceye ulaşması bekleniyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Fransa</strong>, yeni bir sıcak hava dalgasının etkisi altına girdi. Fransız meteoroloji kurumu Meteo-France, ülke genelinde sıcaklıkların yükselmeye başladığını bildirirken, yüksek sıcaklıklara karşı turuncu alarm uygulanan vilayetlerin sayısının 43'e çıktığını açıkladı.</p>

<p><strong>Meteo-France</strong> tarafından yapılan açıklamada, bir gün önce <strong>21 vilayet</strong>te uygulanan <strong>turuncu alarm</strong>ın bugün itibarıyla 43 vilayeti kapsadığı belirtildi. Yetkililer, sıcak hava koşullarının etkisini artırması nedeniyle vatandaşları dikkatli olmaları konusunda uyardı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Sıcaklıklar 38 dereceye kadar çıkacak</strong></h2>

<p>Fransa genelinde gece ölçülecek en düşük sıcaklıkların 20 derece seviyesinde olması bekleniyor. Özellikle ülkenin batı ve güneybatı kesimlerinde sıcaklıkların daha yüksek seyredeceği ve termometrelerin 36 ila 38 dereceyi göstereceği tahmin ediliyor.</p>

<p>Meteo-France, sıcak hava dalgasının ülkenin farklı bölgelerinde etkisini artırmasıyla birlikte alarm seviyesinin yükseltildiğini bildirdi.</p>

<h3><strong>Fransa temmuz ayında sıcaklık rekoru kırmıştı</strong></h3>

<p>Fransa'da bu yıl yüksek sıcaklıkların etkisi daha önce de görülmüştü. Ülke, tarihindeki en sıcak temmuz ayını geride bırakırken, haziran sonu ile temmuz başında etkili olan sıcak hava dalgası önemli sonuçlara yol açmıştı.</p>

<p>Söz konusu dönemde, önceki yılların ortalamasına kıyasla yüzde 36 artışla 5 bin 767 ek ölüm kaydedilmişti.</p>

<h3><strong>Sıcak hava yangın riskini artırdı</strong></h3>

<p>Ülkede yüksek sıcaklıkların yanı sıra kuraklık da yangın tehlikesini artırdı. Bu yıl sıcak hava ve <strong>kuraklık</strong> nedeniyle Fransa genelinde 117 bin hektarlık alanın yangınlarda zarar gördüğü bildirildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/fransada-sicak-hava-alarmi-43-vilayette-turuncu-alarm-verildi</guid>
      <pubDate>Tue, 11 Aug 2026 13:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/fransada-43-vilayette-sicaklik-nedeniyle-alarm-seviyesi-turuncuya-yukseltildi.png" type="image/jpeg" length="90256"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Prof. Dr. Hakkı Hakan Yılmaz: "Savaş kaynaklı enflasyon hanelerin sofrasından bir öğün eksiltti"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/prof-dr-hakki-hakan-yilmaz-savas-kaynakli-enflasyon-hanelerin-sofrasindan-bir-ogun-eksiltti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/prof-dr-hakki-hakan-yilmaz-savas-kaynakli-enflasyon-hanelerin-sofrasindan-bir-ogun-eksiltti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ekonomist Prof. Dr. Hakkı Hakan Yılmaz, ABD-İran savaşının Türkiye'deki gıda harcamalarını reel olarak yüzde 19 düşürdüğünü vurgulayarak, artan barınma maliyetleri ve enflasyon nedeniyle vatandaşın sofrasından bir öğünün eksildiğini belirtti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ekonomist Prof. Dr. Hakkı Hakan Yılmaz, ABD-İran savaşının Türkiye'deki ekonomik krizi derinleştirdiğini; yükselen enflasyon ve barınma maliyetleri nedeniyle vatandaşın gıda harcamalarının reel olarak gerilediğini belirtti.</p>

<p>ANKA Haber Ajansı’na açıklamalarda bulunan Ekonomist Prof. Dr. Hakkı Hakan Yılmaz, hazırladığı çalışma ile ABD-İran savaşının krizle boğuşan Türk ekonomisine, çalışanların ücretlerine ve hanehalkı bütçesine etkilerini değerlendirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>"Savaş olmasaydı enflasyon yüzde 25-26’lar seviyesinde olacaktı"</strong></h3>

<p>Savaşın en somut etkisinin yüksek enerji fiyatları kanalıyla hissedildiğini vurgulayan Yılmaz, mevcut enflasyon rakamları üzerindeki savaş baskısını şu sözlerle aktardı:</p>

<blockquote>
<p><i>"Bugün birçok çalışmanın ortaya koyduğu mevcut enflasyonun 4-5 puanı enerji fiyatlarındaki artıştan kaynaklanmakta. Bunun anlamı, şu anda yüzde 32’ler seviyesinde olan yıllık enflasyon, savaş olmasaydı yüzde 25-26’lar seviyesinde olacaktı."</i></p>
</blockquote>

<h3><strong>"100 TL olan gıda harcaması reel olarak 81 TL'ye düştü"</strong></h3>

<p>Gıda enflasyonunun son bir yılda ortalama enflasyonun üzerine çıkarak yüzde 37,8 düzeyinde gerçekleştiğine dikkat çeken Yılmaz, artan barınma maliyetlerinin gıda bütçesini sıkıştırdığını kaydetti:</p>

<blockquote>
<p><i>"Hanelerin geçimlik yaşam maliyetlerinin gelirlerinin üstünde artması özellikle yoksul hanelerde gıda harcamaları üstünde ayrıca baskı yaratmaktadır. Hanelerin harcamaları içinde gıda harcamalarının payı en yoksul kesimde 2022’de yüzde 36’lardan 2025’te yüzde 28’lere düşmüştür. Konut grubu harcamaları ise aynı dönemde yüzde 29’lardan yüzde 38’lere önemli bir artış içinde olmuştur. 2026’da bunun gıda aleyhine artarak devam edeceğini, düşük kalan gelir artışları ve gıda enflasyonu üzerinden söyleyebiliriz."</i></p>
</blockquote>

<p>Gıdadaki daralmanın boyutunu rakamlarla açıklayan Prof. Dr. Yılmaz, durumu şu ifadelerle özetledi:</p>

<blockquote>
<p><i>"100 TL olan gıda harcamaları reel olarak 81 TL’ye düşmüştür. Konut grubundaki artışın yüzde 40’ı aşması ile birlikte bu gelişme hanelerin sofrasından bir öğünün azalması veya her öğünden birer kap yemeğin azalması anlamına gelmektedir."</i></p>
</blockquote>

<h3><strong>"Yoksullara yöneltilen sosyal yardımlar en düşük seviyede"</strong></h3>

<p>Bütçedeki sosyal yardım kalemlerinde kısıntıya gidildiğini belirten Yılmaz, kırılgan grupların yaşadığı güçlükleri şu sözlerle dile getirdi:</p>

<blockquote>
<p><i>"Yoksullara yönelik sosyal yardım harcamalarının bütçe içindeki payının en düşük düzeye gerilediği yıl, yüzde 2,71 ile 2026 olmuştur. Enflasyonun özellikle yoksulları ve çocukları vurması 2026 yılında daha sert yaşanmaktadır."</i></p>
</blockquote>

<p>Çalışanların enflasyon karşısında üst vergi dilimlerine daha hızlı girdiğini ve bu durumun reel gelir kaybını artırdığını ifade eden Yılmaz, maaşlardaki erimeyi şu şekilde hesapladı:</p>

<blockquote>
<p><i>"Ortalama enflasyonun yüzde 20’ler yerine yüzde 30’ları aşması demek vergi dilimlerinin enflasyona göre düzeltilmediği bir yapıda çalışanların daha hızlı şekilde üst vergi dilimine girmeleri ve daha yüksek orandan vergi ödemek suretiyle gelirlerinin azalması anlamına geliyor. Savaş, bu yönüyle çalışan ve emeklilerin maaşlarında önemli bir erimeye sebep oldu. Enflasyondaki yaklaşık 5 puanlık artış en düşük ücrette 1500 TL, ortalama ücrette 2300 TL olmak üzere bir azalmaya sebep oldu."</i></p>
</blockquote>

<p>Yılmaz, ortalama ücret alan bir hanenin net harcanabilir gelirinin sırf savaş nedeniyle yüzde 10-15 arasında daraldığını, diğer ekonomik program faktörleriyle birleştiğinde bu azalışın yüzde 20’nin üzerine çıktığını vurguladı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anka Haber Ajansı</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/prof-dr-hakki-hakan-yilmaz-savas-kaynakli-enflasyon-hanelerin-sofrasindan-bir-ogun-eksiltti</guid>
      <pubDate>Tue, 11 Aug 2026 13:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2025/10/ekran-resmi-2025-10-09-120439.png" type="image/jpeg" length="76096"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gümüşte yükseliş sonrası sert düşüş: Gözler ABD enflasyon verisinde]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/gumuste-yukselis-sonrasi-sert-dusus-gozler-abd-enflasyon-verisinde</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/gumuste-yukselis-sonrasi-sert-dusus-gozler-abd-enflasyon-verisinde" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gümüşün ons fiyatı, pazartesi günü 66,60 dolarla yedi haftanın zirvesini gördükten sonra satışlarla 64,50 doların altına indi. Piyasalarda 63,30 dolar desteği ile 67 dolar direnci takip edilirken, gözler ABD'de açıklanacak enflasyon verisine çevrildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Gümüş </strong>fiyatlarında son günlerde görülen yükseliş salı günü yerini düşüşe bıraktı. Ons gümüş, pazartesi günü 66,60 dolar seviyesine çıkarak son yedi haftanın en yüksek değerini görmesinin ardından gelen satışlarla 64,50 doların altına geriledi. Fiyat hareketinde petrol piyasasındaki yükseliş, ABD Merkez Bankası'ndan gelen açıklamalar ve yaklaşan ABD enflasyon verisi öne çıktı.</p>

<h2><strong>Gümüş fiyatlarında 67 dolar direnci aşılamadı</strong></h2>

<p>Gümüşün ons fiyatı son yükseliş hareketinde 67 dolar seviyesine yaklaşmasına karşın bu bölgede oluşan satışları karşılayamadı. Pazartesi günü 66,60 dolar civarına ulaşan fiyat, takip eden seansta aşağı yönlü hareket etti.</p>

<p>Böylece gümüş fiyatlarında son haftalarda görülen yükselişin ardından 67 dolar bölgesi önemli bir direnç noktası olarak öne çıktı. Piyasada bundan sonraki hareket açısından fiyatın bu seviyeyi yeniden test edip etmeyeceği izlenecek.</p>

<h3><strong>Petrol fiyatlarındaki yükseliş gümüşü etkiledi</strong></h3>

<p>Gümüşteki geri çekilmede petrol fiyatlarında yeniden başlayan yükseliş de etkili oldu. ABD ile İran arasında devam eden görüşmelerde ilerleme sağlanamaması ve Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılmasına ilişkin beklentilerin zayıflaması, petrol fiyatlarının yukarı yönlü hareket etmesine neden oldu.</p>

<p>Petrol fiyatlarındaki yükselişin küresel piyasalarda enflasyon endişelerini yeniden artırması, değerli metaller üzerinde faiz beklentilerine bağlı baskının gündeme gelmesine yol açtı. Yüksek petrol fiyatlarının enflasyonu destekleyebileceğine ilişkin değerlendirmeler de piyasalardaki fiyatlamalarda etkili oldu.</p>

<h3><strong>Fed açıklamaları faiz beklentilerini gündeme taşıdı</strong></h3>

<p>Gümüş fiyatları üzerinde etkili olan bir diğer gelişme ABD Merkez Bankası'ndan gelen mesajlar oldu. Cleveland Fed Başkanı Beth Hammack, mevcut para politikasının ekonomi üzerinde zarar oluşturmadığını ve enflasyonun hedef seviyeye döndürülmesi için birden fazla faiz artışının gerekebileceğini ifade etti.</p>

<p>Hammack'ın açıklamalarının ardından eylül ayında faiz artışı yapılabileceğine ilişkin beklentiler yeniden gündeme geldi. Faizlerin yüksek seviyelerde kalması, faiz getirisi bulunmayan gümüş gibi değerli metaller açısından baskı unsuru olarak değerlendiriliyor.</p>

<h3><strong>Gümüşte gözler ABD enflasyon verisine çevrildi</strong></h3>

<p>Gümüş fiyatlarının kısa vadeli yönü açısından ABD'den gelecek enflasyon verisi önem taşıyor. Yatırımcılar, çarşamba günü açıklanacak tüketici fiyatları verisini takip edecek.</p>

<p>Enflasyonun beklentilerin üzerinde gerçekleşmesi durumunda Fed'in yeniden faiz artırabileceğine yönelik beklentilerin güçlenmesi bekleniyor. Daha düşük bir enflasyon verisinin ise dolar ve tahvil faizleri üzerindeki baskıyı hafifletebileceği ve gümüş fiyatlarını destekleyebileceği belirtiliyor.</p>

<h3><strong>Gümüş fiyatlarında 63,30 dolar desteği izleniyor</strong></h3>

<p>Teknik görünümde gümüş için öne çıkan seviyelerden biri 63,30 dolar olarak gösteriliyor. Daha önce direnç bölgesi olarak takip edilen bu seviye, son fiyat hareketinin ardından destek konumuna geçti.</p>

<p>Gümüş fiyatının 63,30 doların üzerinde kalması, son yükseliş hareketinin tamamen ortadan kalkmadığına ilişkin teknik görünümün korunmasını sağlayabilir. Bu nedenle kısa vadeli fiyat hareketinde 63,30 dolar seviyesi yakından izleniyor.</p>

<p>Gümüşün 63,30 dolar seviyesinin altına gerilemesi durumunda satış baskısının artabileceği değerlendiriliyor. Böyle bir harekette ilk takip edilecek bölgenin 61 dolar civarı olduğu belirtiliyor.</p>

<p>Daha geniş kapsamlı bir düşüş senaryosunda ise 51,55 dolar seviyesi teknik açıdan daha aşağıdaki destek bölgesi olarak öne çıkıyor. Söz konusu seviyeler mevcut fiyatın altında bulunurken, aşağı yönlü olası hareketler kapsamında takip ediliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Gümüşte 67 doların üzerinde yeni hedefler bulunuyor</strong></h3>

<p>Fiyatın yeniden yükseliş eğilimine dönmesi halinde gümüş için ilk önemli direnç 67,17 dolar seviyesinde bulunuyor. Bu bölge, son iki ay içerisinde ulaşılan en yüksek seviyeye karşılık geliyor.</p>

<p>67,17 dolar direncinin aşılması halinde 200 günlük hareketli ortalamanın bulunduğu 71,38 dolar seviyesi takip edilecek. Bunun üzerinde ise 71,50 dolar civarı gündeme gelebilecek bir diğer bölge olarak öne çıkıyor.</p>

<h3><strong>Gümüşte teknik göstergeler takip ediliyor</strong></h3>

<p>Gümüş fiyatlarında yaşanan geri çekilmeye karşın teknik göstergelerde tamamen negatif bir görünüm oluşmuş değil. Günlük grafikte göreceli güç endeksi yaklaşık 60 seviyesinde bulunurken, MACD göstergesi sıfırın üzerinde seyrediyor.</p>

<p>Bu göstergeler, fiyat hareketindeki düşüşe rağmen yükseliş yönündeki momentumun tamamen ortadan kalkmadığını ortaya koyuyor. Önümüzdeki dönemde gümüş fiyatlarının seyrinde 63,30 dolar desteğinin korunup korunmayacağı, ABD enflasyon verisinin sonucu ve 67 dolar bölgesinin aşılıp aşılamayacağı izlenecek.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/gumuste-yukselis-sonrasi-sert-dusus-gozler-abd-enflasyon-verisinde</guid>
      <pubDate>Tue, 11 Aug 2026 13:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/gumus-fiyatlarinda-son-gelisme.png" type="image/jpeg" length="28222"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Eskişehir Büyükşehir Spor Kulübü Para Yüzme Takımı Türkiye şampiyonu oldu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/eskisehir-buyuksehir-spor-kulubu-para-yuzme-takimi-turkiye-sampiyonu-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/eskisehir-buyuksehir-spor-kulubu-para-yuzme-takimi-turkiye-sampiyonu-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eskişehir Büyükşehir Spor Kulübü Para Yüzme Takımı, Çorum'da düzenlenen Kulüplerarası Türkiye Şampiyonası'nda erkekler genel klasmanında ilk sırada yer alarak Türkiye şampiyonu oldu. Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, dev rakiplerini geride bırakan özel sporcuları ve antrenörleri tebrik etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Eskişehir Büyükşehir Spor Kulübü Para Yüzme Takımı, Çorum’da düzenlenen Kulüplerarası Türkiye Şampiyonası’nda erkekler kategorisinde zafere ulaşarak kupayı şehre taşıdı. Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, "Bu büyük gururu bizlere yaşatan tüm yüzücülerimizi ve antrenörlerimizi yürekten kutluyorum" dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="989F192A 5Be2 400D 91B0 11A7Ea80Ec73 W" class="detail-photo img-fluid" height="1200" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/989f192a-5be2-400d-91b0-11a7ea80ec73-w.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>44 kulüp arasından zirveye tırmandılar</strong></h2>

<p>Türkiye Yüzme Federasyonu tarafından 6-9 Ağustos 2026 tarihlerinde Çorum Olimpik Yüzme Havuzu’nda gerçekleştirilen Para Yüzme Kulüplerarası Türkiye Şampiyonası tamamlandı.</p>

<p>Türkiye genelinden 44 kulüp ve 121 sporcunun kıyasıya mücadele ettiği organizasyona Eskişehir Büyükşehir Spor Kulübü damga vurdu. Şampiyona boyunca topladıkları puanlarla erkekler genel klasmanında ilk sırada yer alan Eskişehir temsilcisi, Türkiye şampiyonluğunu ilan ederek kupanın sahibi oldu.</p>

<h3><strong>Ayşe Ünlüce: "Bu gurur tüm Eskişehir’in"</strong></h3>

<p>Elde edilen tarihi başarının ardından değerlendirmelerde bulunan Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, sporcuların azmi ve disiplinine dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p><i>"Çorum’da düzenlenen Türkiye Şampiyonası’nda dev rakiplerini geride bırakarak kupayı şehrimize getiren özel sporcularımızla ne kadar gurur duysak azdır. Onların azmi, disiplini ve hiçbir engel tanımayan şampiyonluk ruhu tüm Türkiye’ye örnek olmuştur. Eskişehir Büyükşehir Belediyesi olarak her zaman sporun ve sporcularımızın yanında olmaya devam edeceğiz. Bu büyük gururu bizlere yaşatan tüm yüzücülerimizi ve antrenörlerimizi yürekten kutluyorum.”</i></p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anka Haber Ajansı</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/eskisehir-buyuksehir-spor-kulubu-para-yuzme-takimi-turkiye-sampiyonu-oldu</guid>
      <pubDate>Tue, 11 Aug 2026 13:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/e8ad9ca8-f54c-42a8-8691-ad10a6cef48b-w.jpeg" type="image/jpeg" length="41218"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İstanbul'da taş ocağı kapasitesi artışına onay: 24 bini aşkın ağaç kesilecek]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/istanbulda-tas-ocagi-kapasitesi-artisina-onay-24-bini-askin-agac-kesilecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/istanbulda-tas-ocagi-kapasitesi-artisina-onay-24-bini-askin-agac-kesilecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Çatalca'da tamamı orman arazisinde kalan kuvarsit ve kuvars kumu ocağının kapasite artırımı projesine "ÇED Olumlu" kararı verdi. Yıllık üretimin 1,2 milyon tona çıkarılacağı proje kapsamında 24 binden fazla ağacın etkilenmesi öngörülüyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, İstanbul'un Çatalca ilçesinde işletilecek olan kuvarsit ve kuvars kumu ocağının kapasite artırımı projesine "ÇED Olumlu" kararı verdi. Yıllık üretimin 1,2 milyon tona çıkarılacağı proje kapsamında, tamamı orman statüsündeki arazide 24 binden fazla ağacın kesilmesi öngörülüyor.</p>

<h2><strong>Üretim kapasitesi üçe katlanıyor</strong></h2>

<p>Burhanettin Soğancılar tarafından işletilmesi planlanan ocakta mevcut üretim kapasitesi yıllık 397 bin 500 ton seviyesinde bulunuyor. Alınan yeni ÇED kararıyla bu miktarın yıllık 900 bin tonu kuvarsit, 300 bin tonu kuvars kumu olmak üzere toplam 1 milyon 200 bin tona çıkarılması planlanıyor. Sahadaki görünür rezervin 25 milyon 551 bin 300 ton olduğu ÇED raporunda belirtilirken, projenin toplam ömrü yaklaşık 21 yıl olarak hesaplandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Tamamı orman arazisi</strong></h3>

<p>Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü sistemine göre proje alanının tamamı "orman" arazisi olarak kayıtlı bulunuyor. ÇED raporuna göre kapasite artışından etkilenecek toplam alan 39,37 hektar olarak belirlendi. Hektar başına düşen ortalama 623 ağaç üzerinden yapılan hesaba göre, 24 bin 536 ağacın projeden etkilenmesi öngörülüyor.</p>

<p>Kesilecek net ağaç sayısı, orman izni sürecinde Orman Bölge Müdürlüğü yetkilileri refakatinde tespit edilecek.</p>

<p>Kesim işlemleri orman idaresinin denetiminde yapılacak ve kesilen ağaçlar için idareye döner sermaye bedeli ödenecek.</p>

<h2><strong>Su kaynakları da etkilenecek</strong></h2>

<p>Güneyde Akalan, kuzeyde ise Kalfaköy'e bağlanan köy yoluna 445 metre mesafede yer alan proje alanının su kaynaklarına etkileri de raporda değerlendirildi. Sahaya en yakın su kaynağının Kokarca Pınarı'ndan beslenen ve ileride Büyükdere adını alan Kaynarkazan Deresi olduğu belirtildi. Raporda, bu derenin yer altı ve yer üstü su sistemiyle ruhsat sahası arasında fiziksel bir bağlantı olmadığı, saha içindeki tek su sisteminin ise sadece aşırı yağışlarda akan Çifçioğlu Kuru Deresi olduğu ifade edildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anka Haber Ajansı</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Çevre</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/istanbulda-tas-ocagi-kapasitesi-artisina-onay-24-bini-askin-agac-kesilecek</guid>
      <pubDate>Tue, 11 Aug 2026 13:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/7144e5ed-92cf-4d99-a8d4-68dfbcd01b0a-w.jpg" type="image/jpeg" length="99507"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ankara Büyükşehir'den "kadın dostu kent" hedefi için yeni hamle]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/ankara-buyuksehirden-kadin-dostu-kent-hedefi-icin-yeni-hamle</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/ankara-buyuksehirden-kadin-dostu-kent-hedefi-icin-yeni-hamle" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ankara Büyükşehir Belediyesi, "Kadın Dostu Kentler Programı" kapsamında Yerel Eşitlik Eylem Planı değerlendirme toplantısı gerçekleştirdi. BM Nüfus Fonu ve TBB iş birliğiyle yürütülen projeyle, toplumsal cinsiyet eşitliği perspektifinin belediyenin tüm birimlerine yayılması ve Yerel Eşitlik Konseyi kurulması hedefleniyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ankara Büyükşehir Belediyesi, Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu (UNFPA) ve Türkiye Belediyeler Birliği iş birliğiyle yürütülen "Kadın Dostu Kentler Programı" kapsamında Yerel Eşitlik Eylem Planı değerlendirme toplantısını gerçekleştirdi.</p>

<h2><strong>Avrupa Birliği destekli programın 3. fazı sürüyor</strong></h2>

<p>Kadınların kent yaşamında eşit fırsatlara erişimini güçlendirmeyi amaçlayan program, Avrupa Birliği desteğiyle yürütülüyor. Belediye birimleri ile sivil toplum kuruluşlarının temsilcilerini bir araya getiren toplantıda, Yerel Eşitlik Eylem Planı'nın uygulanmasına ilişkin detaylı yol haritası masaya yatırıldı.</p>

<h3><strong>"25 ilde eşitlik perspektifi güçlendiriliyor"</strong></h3>

<p>Programın 2006 yılından bu yana uygulandığını ve 2025 yılında üçüncü fazına geçildiğini hatırlatan UNFPA Yerel Eşitlik Uzmanı Hülya Barbaros, Türkiye genelinde 25 ilde yerel yönetimlerle ortak çalışıldığını ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ankara'da yaklaşık bir yıldır sürdürülen çalışmalara dikkat çeken Barbaros, şunları kaydetti:</p>

<blockquote>
<p><i>"Belediyede Yerel Eşitlik Birimi kuruldu, Belediye Meclisi'nde Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu bulunuyor. Önümüzdeki süreçte Yerel Eşitlik Konseyi de oluşturularak belediye içerisinde güçlü bir eşitlik mekanizması kurulacak. Amacımız kadın erkek eşitliği perspektifini belediyenin tüm birimlerine yaymak."</i></p>
</blockquote>

<h3><strong>Birimler arası koordinasyon güçlendi</strong></h3>

<p>Yerel Eşitlik Birimi Sorumlusu ve Ankara Proje Koordinatörü Fatma Erol ise hazırlık sürecinde üst düzey yöneticilerle çalıştaylar ve öz değerlendirme toplantıları yaptıklarını belirtti. Erol, eşitlik masalarının hem çevrim içi hem de yüz yüze buluşmalarla bir araya geldiğini, bu sayede belediye birimleri arasındaki koordinasyonun kolaylaştığını vurguladı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anka Haber Ajansı</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ankara Haberleri</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/ankara-buyuksehirden-kadin-dostu-kent-hedefi-icin-yeni-hamle</guid>
      <pubDate>Tue, 11 Aug 2026 13:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/5e82e13b-6f45-4e14-9df7-795d5a070034-w.jpg" type="image/jpeg" length="48514"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EPDK: Enerji girişimlerine 8 milyon liralık ödül verilecek]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/epdk-enerji-girisimlerine-8-milyon-liralik-odul-verilecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/epdk-enerji-girisimlerine-8-milyon-liralik-odul-verilecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[EPDK, Elder ve İTÜ ARI Teknokent işbirliğiyle enerji sektöründeki girişimlere toplam 8 milyon lira ödül desteği sağlanacak. Başvurular yarın 13.00'te sona erecek.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK)</strong> ile Elektrik Dağıtım Hizmetleri Derneği (<strong>Elder</strong>) tarafından yürütülen girişimcilik programları kapsamında enerji sektörüne yönelik yeni teknolojiler geliştiren girişimler desteklenecek. İTÜ ARI Teknokent'in işbirliğiyle gerçekleştirilen programlarda toplam 8 milyon liralık nakit ödül dağıtılacak.</p>

<p>Ödüllerin 4 milyon liralık bölümü Enerjim Sensin Hızlandırma Programı Final Sahnesi'nde, diğer 4 milyon liralık kısmı ise Big Bang Startup Challenge bünyesindeki Enerji Sahnesi'nde girişimcilere sunulacak.</p>

<h2><strong>Enerjim Sensin girişimlere sektör deneyimi sunuyor</strong></h2>

<p>EPDK ve Elder'in öncülüğünde 2019 yılında başlatılan<strong> Enerjim Sensin Hızlandırma Programı</strong>, enerji sektöründeki düzenleyici bilgi birikimi ile elektrik dağıtım şirketlerinin saha deneyimini İTÜ ARI Teknokent'in girişimcilik altyapısıyla bir araya getiriyor.</p>

<p>Program, enerji sektörünün bugün ve gelecekte karşılaşabileceği ihtiyaçlara yönelik ürün ve hizmetler geliştiren girişimleri destekliyor. Programa dahil edilen girişimler, geliştirdikleri çözümleri sektör temsilcilerine tanıtma ve elektrik dağıtım şirketlerinin alanında görev yapan uzmanlarıyla doğrudan çalışma fırsatı buluyor.</p>

<p>Katılımcılara ürün ve hizmetlerini geliştirebilmeleri amacıyla eğitim ve mentörlük desteği de sağlanıyor.</p>

<h3><strong>238 girişim desteklerden yararlandı</strong></h3>

<p>Enerjim Sensin Hızlandırma Programı kapsamında bugüne kadar 238 girişim destek aldı. Programdan yararlanan girişimlerin oluşturduğu istihdam 1300 kişiyi aşarken, toplam ciroları 150 milyon doların üzerine çıktı.</p>

<p>Söz konusu girişimlerin bugüne kadar aldığı yatırım miktarı da 25 milyon doları geçti.</p>

<p>EPDK Başkan Yardımcısı ve AR-GE Komisyonu Başkanı Hacı Ali Ulutaş, enerji sektöründeki dijitalleşme, sürdürülebilirlik ve verimlilik odaklı değişimin araştırma geliştirme ve inovasyon çalışmalarını daha önemli hale getirdiğini belirtti.</p>

<p>Kamu, özel sektör ve girişimcilik ekosisteminin ortak hareket etmesinin enerji sektörünün ihtiyaçlarına uygun teknolojilerin geliştirilmesi açısından önem taşıdığını ifade eden Ulutaş, Enerjim Sensin programının yenilikçi fikirlerin hayata geçirilmesine imkan sağlayan bir işbirliği modeli sunduğunu kaydetti.</p>

<p>Ulutaş, şu açıklamalarda bulundu:</p>

<p><i>"AR-GE ve innovasyona yapılan her yatırım, enerji sektörünün geleceğine yapılan yatırımdır. Enerjim Sensin Hızlandırma Programı ile girişimcilerin yenilikçi çözüm kapasitesini sektörün bilgi birikimi ve uygulama tecrübesiyle buluşturuyoruz. Geliştirilen teknolojilerin yalnızca fikir aşamasında kalmamasını, uygulanabilir ve yaygınlaştırılabilir çözümlere dönüşmesini önemsiyoruz. Enerjinin geleceğine katkı sağlayacak tüm girişimcileri programa başvurmaya davet ediyoruz."</i></p>

<h3><strong>Elektrik dağıtım şebekelerinde teknoloji vurgusu</strong></h3>

<p>Elder Genel Sekreteri Fakir Hüseyin Erdoğan da elektrifikasyonun yaygınlaşması, yenilenebilir enerji kaynaklarının artması, enerji depolama sistemleri, elektrikli ulaşım ve dijitalleşme gibi gelişmelerin elektrik dağıtım şebekelerinin görevini yeniden şekillendirdiğini belirtti.</p>

<p>Dağıtım altyapısının daha dijital, esnek ve dayanıklı hale getirilmesi için güçlü bir teknoloji ve inovasyon ekosistemine ihtiyaç bulunduğunu aktaran Erdoğan, Enerjim Sensin programının girişimcilere sektörün gerçek ihtiyaçlarını doğrudan görme fırsatı verdiğini ifade etti.</p>

<p>Erdoğan, "Enerji dönüşümünün sahadaki ana taşıyıcısı elektrik dağıtım şebekeleridir. Elektrik dağıtım şirketleri olarak innovasyonu, hizmet kalitesini, operasyonel verimliliği ve tüketici deneyimini birlikte geliştiren stratejik bir kapasite olarak görüyoruz. Enerjim Sensin, girişimcilere sektörün gerçek ihtiyaçlarına temas etme, çözümlerini sektör profesyonelleriyle olgunlaştırma ve kalıcı iş birliklerine dönüştürme imkanı sağlıyor. Programdan çıkacak yenilikçi çözümlerin elektrik dağıtım sektörünün teknolojik kapasitesine önemli katkılar sunacağına inanıyoruz" dedi.</p>

<h3><strong>Enerji teknolojilerine yönelik girişimler desteklenecek</strong></h3>

<p>İTÜ ARI Teknokent Genel Müdürü Prof. Dr. Attila Dikbaş ise enerji teknolojileri alanında faaliyet gösteren girişimlerin gelişiminde sektörler arası bağlantıların, mentörlüğün, teknik imkanların, yatırımcı erişiminin ve işbirliklerinin önemli olduğunu belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Dikbaş, Enerjim Sensin'in girişimcilerin enerji sektöründeki karar vericiler ve uygulayıcılarla doğrudan iletişim kurmasına imkan tanıdığını söyledi.</p>

<p>Dikbaş, "Enerji teknolojilerindeki dönüşüm, yenilikçi girişimlerin geliştirdiği çözümlerle hız kazanıyor. EPDK ve Elder ile yürüttüğümüz iş birliği sayesinde girişimciler, çözümlerini sektörün gerçek ihtiyaçları doğrultusunda geliştirme imkanı buluyor. İTÜ ARI Teknokent olarak girişimlerin ticarileşme ve büyüme yolculuklarını destekliyor, enerji teknolojileri alanında gerçek ihtiyaç ve beklentilere yönelik olarak, Türkiye'den daha fazla başarı hikayesi çıkmasını hedefliyoruz" değerlendirmesinde bulundu.</p>

<h3><strong>Enerji Sahnesi'nde 4 milyon lira ödül verilecek</strong></h3>

<p><strong>EPDK</strong> ve Elder'in ana destekçileri arasında bulunduğu İTÜ Çekirdek Enerji Dikeyi kapsamında Big Bang Startup Challenge bünyesinde oluşturulan <strong>Enerji Sahnesi </strong>de enerji teknolojileri geliştiren girişimlere destek sağlayacak.</p>

<p>Enerji alanında yenilikçi ürün ve teknolojiler geliştiren girişimlere bu kapsamda toplam 4 milyon lira nakit ödül sunulacak. Programa seçilen girişimler, İTÜ Çekirdek'in hızlandırma programından yararlanarak iş modellerini geliştirme imkanına sahip olacak.</p>

<p>Girişimler ayrıca yatırımcılar ve potansiyel müşterilerle bir araya gelerek Big Bang Startup Challenge kapsamında projelerini tanıtma fırsatı bulacak.</p>

<p>Enerjim Sensin Hızlandırma Programı ile İTÜ Çekirdek Enerji Dikeyi için başvurular yarın saat 13.00'te sona erecek.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anadolu Ajansı</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/epdk-enerji-girisimlerine-8-milyon-liralik-odul-verilecek</guid>
      <pubDate>Tue, 11 Aug 2026 13:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/epdk-ve-elderin-enerji-girisimcilerine-yonelik-programlarinda-8-milyon-liralik-odul-dagitilacak.png" type="image/jpeg" length="32819"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[MSB sözleşmeli er ve uzman erbaş alım süresini uzattı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/msb-sozlesmeli-er-ve-uzman-erbas-alim-suresini-uzatti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/msb-sozlesmeli-er-ve-uzman-erbas-alim-suresini-uzatti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Milli Savunma Bakanlığı; Kara, Deniz ve Hava Kuvvetleri Komutanlıklarının sözleşmeli er, uzman erbaş ve teknik sınıf uzman erbaş alımı başvuru süresini 17 Ağustos 2026 tarihine kadar uzattı. Başvurular MSB'nin resmi internet adresi üzerinden kabul edilmeye devam ediyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Milli Savunma Bakanlığı (MSB), Kara, Deniz ve Hava Kuvvetleri Komutanlıkları bünyesine yapılacak sözleşmeli er ve uzman erbaş alımlarında başvuru süresinin 17 Ağustos 2026'ya kadar uzatıldığını duyurdu.</p>

<p>Bakanlıktan yapılan resmi açıklamaya göre, Kara, Deniz ve Hava Kuvvetleri Komutanlıklarının:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>2026 Yılı 2. Dönem</strong> Sözleşmeli Er Temini,</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>2026 Yılı 3. Dönem</strong> Uzman Erbaş Temini,</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
 </li>
 <li>
 <p><strong>2026 Yılı 4. Dönem</strong> Teknik Sınıf Uzman Erbaş Temini</p>
 </li>
</ul>

<p>kapsamındaki başvuruların daha önce 9 Ağustos 2026 olarak açıklanan son tarihi, yapılan değerlendirmeler sonucunda <strong>17 Ağustos 2026</strong> tarihine kadar uzatıldı.</p>

<p>Adayların başvurularını Milli Savunma Bakanlığının resmi personel temin adresi olan <strong><a _nghost-ng-c4005280061="" decode-data-ved="1" externallink="" href="https://personeltemin.msb.gov.tr" jslog="197247;track:generic_click,impression,attention;BardVeMetadataKey:[[&quot;r_d536beb54eb4852d&quot;,&quot;c_80fdc6d49fb82b34&quot;,null,&quot;rc_b6d9788fb0caab64&quot;,null,null,&quot;tr&quot;,null,1,null,null,1,0]]" rel="nofollow" target="_blank">https://personeltemin.msb.gov.tr</a></strong> adresi üzerinden çevrim içi olarak gerçekleştirebilecekleri bildirildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Son Dakika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/msb-sozlesmeli-er-ve-uzman-erbas-alim-suresini-uzatti</guid>
      <pubDate>Tue, 11 Aug 2026 13:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/thumbs-b-c-46c6a74af9acf506975c1de9fec02eb1jpg.webp" type="image/jpeg" length="23294"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[UEFA yeni sistemini duyurdu: Hakem kararlarında "Clear Line" dönemi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/uefa-yeni-sistemini-duyurdu-hakem-kararlarinda-clear-line-donemi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/uefa-yeni-sistemini-duyurdu-hakem-kararlarinda-clear-line-donemi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[UEFA, Avrupa futbolunda hakem kararlarının daha tutarlı ve şeffaf şekilde uygulanması amacıyla "Clear Line" adlı yeni veri tabanını kullanıma açtı. Platformda 150'den fazla hakemlik senaryosu yer alıyor ve VAR müdahalelerine ilişkin rehberlik sunuluyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>UEFA</strong>, Avrupa futbolunda hakemlerin karar alma süreçlerine ilişkin yeni bir uygulamayı devreye aldı. "Clear Line" adı verilen veri tabanı, hakem kararları ile Video Yardımcı Hakem (VAR) müdahalelerinin daha tutarlı şekilde uygulanmasına yönelik bir referans çerçevesi olarak hazırlandı.</p>

<p>UEFA tarafından yapılan açıklamada, üye federasyonların hakemlerinin "Clear Line"ı hem ulusal hem de Avrupa seviyesindeki karşılaşmalarda kararların ve VAR uygulamalarının aynı şekilde yürütülmesi için referans olarak kabul ettiği bildirildi.</p>

<h2><strong>Clear Line'da 150'den fazla hakemlik senaryosu yer alıyor</strong></h2>

<p>UEFA'nın yeni platformunda 150'nin üzerinde farklı hakemlik senaryosu bir araya getirildi. Veri tabanında oyun kurallarının belirli durumlarda nasıl yorumlanması gerektiğine ilişkin açıklamaların yanı sıra VAR'ın hangi pozisyonlarda müdahale etmesi veya müdahale etmemesi gerektiği konusunda rehberlik bulunuyor.</p>

<p>UEFA, platformdaki rehberliğin hem yerel organizasyonlarda hem de UEFA müsabakalarında kullanılacağını belirtti. Uygulamada VAR protokolünün temel ilkelerinden biri de öne çıkarılıyor. Buna göre video incelemesinin yalnızca açık ve bariz hataların bulunduğu durumlarda uygulanması gerektiği vurgulanıyor.</p>

<h3><strong>UEFA hakem kararlarında tutarlılığı hedefliyor</strong></h3>

<p>"Clear Line"ın yalnızca maç görevlileri için değil, futbolun farklı paydaşları için de erişime sunulacağı belirtildi. UEFA, platformu Avrupa genelindeki hakemlerin yanı sıra oyuncular, antrenörler, yorumcular ve taraftarların kullanımına açmayı amaçlıyor.</p>

<p>Yeni veri tabanıyla hakem kararlarının arkasındaki gerekçelerin daha iyi anlaşılması ve oyun kurallarının Avrupa futbolunda daha düzenli uygulanması hedefleniyor.</p>

<h3><strong>VAR kararlarının gerekçeleri videolarla anlatılacak</strong></h3>

<p>Platformda futbol karşılaşmalarında en karmaşık ve tartışmalı durumlar arasında yer alan pozisyonlara ilişkin çeşitli videolar ve görsel açıklamalar bulunuyor. Bu içerikler aracılığıyla belirli kararların hangi gerekçeler doğrultusunda verildiğine ilişkin bilgiler aktarılıyor.</p>

<p>"Clear Line"ın sabit bir içerikle sınırlı kalmayacağı da açıklandı. UEFA, futbolda yeni durumların ortaya çıkması veya mevcut senaryolarla ilgili daha fazla açıklamaya ihtiyaç duyulması halinde platformun güncelleneceğini bildirdi.</p>

<h3><strong>Roberto Rosetti: Net ve kesin rehberlik sağlamak amacıyla tasarlandı</strong></h3>

<p>UEFA Hakem Direktörü Roberto Rosetti, yeni veri tabanının kullanım amacına ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<blockquote>
<p>"Net Çizgi, Avrupa futbolundaki maç hakemlerine net ve kesin rehberlik sağlamak, müsabakalar genelinde karar alma süreçlerinde daha fazla tutarlılık sağlamak ve oyunun yararına VAR kullanımına daha standart bir yaklaşım getirmek amacıyla tasarlandı. Hiçbir pozisyon birbirinin aynısı olmasa da ve ara sıra hatalar kaçınılmaz olsa da Net Çizgi, oyuncular, antrenörler, yorumcular ve taraftarlar için merkezi bir referans noktası sağlayacak, hakem kararlarının ardındaki mantığı açıklamaya yardımcı olacak ve karar alma sürecinin daha iyi anlaşılmasını sağlayacak."</p>
</blockquote>

<p>Rosetti'nin açıklamasında, farklı pozisyonların tamamen aynı özellikleri taşımayabileceği ve zaman zaman hataların yaşanabileceği ifade edildi. "Clear Line"ın ise hakem kararlarının dayandığı gerekçelerin anlaşılması için ortak bir referans noktası oluşturmasının amaçlandığı belirtildi.</p>

<h3><strong>Clear Line hem ulusal hem Avrupa maçlarında kullanılacak</strong></h3>

<p>UEFA'nın açıklamasına göre yeni veri tabanında yer alan rehberlik hem ulusal müsabakalarda hem de UEFA organizasyonlarında geçerli olacak. Hakemler, VAR uygulamaları ve oyun kurallarının yorumlanmasına ilişkin içerikler platform üzerinden takip edilebilecek.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/uefa-yeni-sistemini-duyurdu-hakem-kararlarinda-clear-line-donemi</guid>
      <pubDate>Tue, 11 Aug 2026 13:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/u-e-f-a-6.png" type="image/jpeg" length="91332"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Serebral palsi için başladı, masa tenisinde dünya sıralamasında ilk 25'e girdi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/serebral-palsi-icin-basladi-masa-tenisinde-dunya-siralamasinda-ilk-25e-girdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/serebral-palsi-icin-basladi-masa-tenisinde-dunya-siralamasinda-ilk-25e-girdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Serebral palsiye iyi gelmesi amacıyla masa tenisine başlayan 13 yaşındaki milli sporcu Tahir Efe Şahin, 2,5 yıllık kariyerinde kazandığı uluslararası madalyalarla Kendi Klasmanında dünya sıralamasında 25. basamağa yükseldi. Genç yeteneğin yeni hedefi ise 2028 Los Angeles Paralimpik Oyunları'nda madalya kazanmak.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Konya'da serebral palsiye iyi gelmesi amacıyla masa tenisine yönlendirilen 13 yaşındaki milli sporcu Tahir Efe Şahin, 2,5 yıllık kariyerine uluslararası madalyalar sığdırarak Kendi Klasmanında dünya sıralamasında 25. basamağa yükseldi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Fizik tedaviden uluslararası kürsülere</strong></h3>

<p>Kollarını ve bacaklarını etkileyen hastalığı sebebiyle operasyon geçiren Tahir Efe, ailesi ve doktorunun tavsiyesiyle masa tenisiyle tanıştı. Karatay Belediyespor Kulübü bünyesinde çalışmalarını sürdüren genç sporcu, kısa sürede elde ettiği başarılarla adından söz ettirmeye başladı.</p>

<p>Geçen yıl İstanbul'da düzenlenen 23 Yaş Altı Avrupa Şampiyonası'nda finale yükselme başarısı gösteren Tahir Efe, 2026 yılındaki performansıyla çıkışını sürdürdü. İspanya'da düzenlenen ITTF World Para Future Costa Brava Turnuvası'nda tek erkeklerde altın madalya kazanan milli sporcu; Sırbistan'daki Para Masa Tenisi Balkan Şampiyonası'nda ferdi ve çiftlerde 2 altın madalyanın sahibi oldu. Başarılarına Yalova'daki uluslararası organizasyonda bir bronz madalya ekleyen Tahir Efe, son olarak Kazakistan'da gerçekleştirilen ITTF World Para Future Aktobe 2026 Turnuvası Klas 7 kategorisinde de bronz madalya elde etti.</p>

<p>Bu yıl uluslararası alanda toplam 3 altın ve 2 bronz madalya kazanan milli raket, Kendi Klasmanındaki 126 sporcu arasından dünya sıralamasında <strong>25. sıraya</strong> yerleşti.</p>

<p><img alt="A A 20260811 42186692 42186690 H A S T A L I G I N A I Y I G E L M E S I I C I N B A S L A D I G I M A S A T E N I S I N D E D U N Y A S I R A L A M A S I N D A I L K 25 E G I R D I" class="detail-photo img-fluid" height="675" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/a-a-20260811-42186692-42186690-h-a-s-t-a-l-i-g-i-n-a-i-y-i-g-e-l-m-e-s-i-i-c-i-n-b-a-s-l-a-d-i-g-i-m-a-s-a-t-e-n-i-s-i-n-d-e-d-u-n-y-a-s-i-r-a-l-a-m-a-s-i-n-d-a-i-l-k-25-e-g-i-r-d-i.jpg" width="1200" /></p>

<h3><strong>Hedef: 2028 Los Angeles Paralimpik Oyunları</strong></h3>

<p>Uluslararası arenada Türkiye'yi temsil etmekten gurur duyduğunu belirten Tahir Efe Şahin, <i>"Önce Avrupa ve dünya şampiyonalarında, ardından da 2028 Los Angeles Paralimpik Oyunları'nda madalya kazanmak istiyorum. Yeni başarılara ulaşmak için heyecan ve tutkuyla çalışmaya devam ediyorum"</i> dedi.</p>

<h3><strong>"Özgüven çekincelerini disipliniyle aştı"</strong></h3>

<p>Antrenörü Muhammed Huzeyfe Kılınç ise ilk günlerde masada durmakta zorlanan ve çekinceleri olan bir sporcuyla yola çıktıklarını belirterek, Tahir Efe'nin disiplini sayesinde hem özgüvenini kazandığını hem de sosyal hayatında büyük gelişme kaydettiğini vurguladı. Kılınç, temel hedeflerinin olimpiyat kotasını alarak Paralimpik Oyunları'nda madalya kazanmak olduğunu ifade etti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/serebral-palsi-icin-basladi-masa-tenisinde-dunya-siralamasinda-ilk-25e-girdi</guid>
      <pubDate>Tue, 11 Aug 2026 13:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/a-a-20260811-42186692-42186687-h-a-s-t-a-l-i-g-i-n-a-i-y-i-g-e-l-m-e-s-i-i-c-i-n-b-a-s-l-a-d-i-g-i-m-a-s-a-t-e-n-i-s-i-n-d-e-d-u-n-y-a-s-i-r-a-l-a-m-a-s-i-n-d-a-i-l-k-25-e-g-i-r-d-i.jpg" type="image/jpeg" length="67969"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Harran Üniversitesi Vox Humanis Korosu dünya birincisi oldu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/harran-universitesi-vox-humanis-korosu-dunya-birincisi-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/harran-universitesi-vox-humanis-korosu-dunya-birincisi-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Harran Üniversitesi Vox Humanis Korosu, İsveç'te düzenlenen World Choir Games 2026'da kategorisinde en yüksek puanı alarak dünya birincisi oldu ve altın diploma kazandı. Anadolu'nun müzik mirasını uluslararası sahneye taşıyan koro, Şanlıurfa'ya büyük bir gurur yaşattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Harran Üniversitesi Vox Humanis Korosu, İsveç’te düzenlenen Dünya Koro Oyunları 2026’da (World Choir Games) uluslararası jüriden en yüksek puanı alarak kendi kategorisinde dünya birinciliğine ulaştı.</p>

<p>İsveç’in Helsingborg kentinde gerçekleştirilen organizasyonda, Harran Üniversitesi Eğitim Fakültesi Güzel Sanatlar Eğitimi Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Fırat Altun şefliğindeki Vox Humanis Korosu sahne aldı. Anadolu'nun müzik mirasını Batı'nın çok sesli koro geleneğiyle buluşturan koro, iki yıllık hazırlık sürecinin ardından yarıştığı <strong>"Open Competition - O5: Mixed Chamber Choirs and Vocal Ensembles"</strong> kategorisinde altın diploma alarak dünya birincisi oldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>UNESCO Yaratıcı Şehirler Ağı'nda "Müzik Şehri" unvanını taşıyan Şanlıurfa'nın kültürel birikimini uluslararası alana taşıyan başarı; YÖK, rektörlük ve koro yönetimi tarafından memnuniyetle karşılandı.</p>

<h3><strong>"Birincilik beklediğimiz bir sonuçtu"</strong></h3>

<p>Koro Şefi Dr. Öğretim Üyesi Fırat Altun, 2024 yılından bu yana sistemli ve bilimsel bir çalışma yürüttüklerini belirterek şu değerlendirmede bulundu:</p>

<blockquote>
<p><i>"Birincilik bizim için aslında beklediğimiz ve hedeflediğimiz bir sonuçtu. Ancak bunu kimseyle paylaşmadık. Doğru bir çalışma ve doğru yöntemle her şeyin olması gerektiği yere ulaşabileceğini gösterdik."</i></p>
</blockquote>

<h3><strong>"Bu başarı tesadüfi değil"</strong></h3>

<p>Harran Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Tahir Güllüoğlu, elde edilen derecenin arkasında büyük bir disiplin ve özveri bulunduğunu vurgulayarak, bu gururun Şanlıurfa ve Türkiye’ye ait olduğunu ifade etti.</p>

<p>Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Erol Özvar ise tebrik mesajında, Şanlıurfa'nın binlerce yıllık müzikal mirasını dünya sahnesine taşıyan koro üyelerini ve şef Fırat Altun'u kutladı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Eğitim</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/harran-universitesi-vox-humanis-korosu-dunya-birincisi-oldu</guid>
      <pubDate>Tue, 11 Aug 2026 13:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/6a7ae8e1dd4561c737f52682.webp" type="image/jpeg" length="99238"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Uzmanından "bilinçsiz D vitamini" uyarısı: Böbrek taşı ve hasarına yol açabilir]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/uzmanindan-bilincsiz-d-vitamini-uyarisi-bobrek-tasi-ve-hasarina-yol-acabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/uzmanindan-bilincsiz-d-vitamini-uyarisi-bobrek-tasi-ve-hasarina-yol-acabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Prof. Dr. İdris Kuzu, bilinçsiz ve yüksek dozda D vitamini kullanımının ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceği uyarısında bulundu. Kuzu, kontrolsüz takviyelerin kanda kalsiyum yüksekliği, böbrek taşı ve böbrek hasarına neden olabileceğini belirterek tedavinin hekim kontrolünde kişiye özel planlanması gerektiğini vurguladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. İdris Kuzu, kulaktan dolma bilgilerle yüksek dozda D vitamini kullanımının ciddi sağlık sorunlarına davetiye çıkardığını vurguladı.</strong> Kuzu, kontrolsüz takviye kullanımının kanda kalsiyum yüksekliği, böbrek taşı ve hatta kalıcı böbrek hasarına neden olabileceği uyarısında bulundu.</p>

<p>Yağda çözünen ve vücutta adeta bir hormon gibi görev yapan D vitamininin ana kaynağının güneş ışınları olduğunu belirten Prof. Dr. Kuzu, vitaminin güneşten gelen UVB ışınlarının ciltle temas etmesi sonucu sentezlendiğini aktardı. D vitamininin aktif hale geldikten sonraki hayati işlevleri sıralarken kalsiyum ve fosfor dengesini düzenleyerek iskelet yapısını koruduğunu kasların sağlıklı çalışmasını destekler, bağışıklık yanıtını düzenlediğini ifade etti.</p>

<p>Eksikliğinin yalnızca kemik yapısını etkilemediğine dikkat çeken Kuzu; uzun süreli eksikliğin çocuklarda <strong>raşitizm</strong>, yetişkinlerde ise <strong>osteomalazi (kemik yumuşaması)</strong>, kemik kaybı ve kırık riskinde belirgin artışa yol açtığını ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>"D vitamini bir mucize değildir, kişiye özel tedavi şart"</strong></h3>

<p>D vitamini eksikliği tespit edildiğinde hekim kontrolünde "kişiye özel" bir tedavi planlanması gerektiğinin altını çizen Prof. Dr. Kuzu, yaş, kilo, mevcut kronik hastalıklar ve kullanılan ilaçların doz belirlemede kritik rol oynadığını vurguladı.</p>

<p>Rastgele ve hızlı yükseltme amacıyla yüksek doz kullanımının tehlikelerine değinen Prof. Dr. Kuzu, şu değerlendirmelerde bulundu:</p>

<blockquote>
<p><i>"D vitamini önemli bir vitamindir ancak mucize değildir. Eksikliği mutlaka değerlendirilmeli ve tedavi edilmelidir; ancak bilinçsiz ve yüksek doz kullanımından kaçınılmalıdır. Kanda kalsiyum yüksekliği, böbrek taşı ve böbrek hasarı gibi tablolarla karşılaşmamak adına en güvenli yol; düzenli takip, dengeli beslenme, kontrollü güneşlenme ve hekim önerisiyle hareket etmektir."</i></p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/uzmanindan-bilincsiz-d-vitamini-uyarisi-bobrek-tasi-ve-hasarina-yol-acabilir</guid>
      <pubDate>Tue, 11 Aug 2026 13:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/thumbs-b-c-8fabc6062d557c27ddf4575e7d1ae9f7.webp" type="image/jpeg" length="84849"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA['Çerçeve yasa' hakkında konuşan Bakan Güler: "İç cephemizi tahkim eden bir adım"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/cerceve-yasa-hakkinda-konusan-bakan-guler-ic-cephemizi-tahkim-eden-bir-adim</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/cerceve-yasa-hakkinda-konusan-bakan-guler-ic-cephemizi-tahkim-eden-bir-adim" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Bartın'da yaptığı açıklamada TBMM'de kabul edilen "Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun"un "Terörsüz Türkiye" hedefine ulaşmada tarihi bir adım olduğunu vurgulayarak iç cephenin güçlendirildiğini belirtti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Bartın programı kapsamında yaptığı açıklamada, TBMM'de kabul edilen "Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun"un "Terörsüz Türkiye" hedefine ulaşmada tarihi bir adım olduğunu vurguladı.</strong></p>

<h3><strong>Bartın Valiliği ve AK Parti İl Başkanlığına Ziyaret</strong></h3>

<p>Çeşitli temaslarda bulunmak üzere Bartın’a gelen Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, programına Bartın Valiliği ziyaretiyle başladı. Valilik bahçesinde tören mangasını selamlayan Güler, Vali Nurtaç Arslan ve kent protokolü tarafından karşılandı. Şeref defterini imzalayan Bakan Güler, kentte yürütülen yatırımlar hakkında yetkililerden brifing aldı.</p>

<p>Ziyaretin ardından AK Parti Bartın İl Başkanlığına geçen Güler, burada partililerle bir araya gelerek gündeme ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu.</p>

<h3><strong>"Küresel güvenlik mimarisinde güçlü aktör konumundayız"</strong></h3>

<p>Bölgesel krizler ve küresel güvenlik dengelerinin yeniden şekillendiği bir dönemden geçildiğine dikkat çeken Bakan Güler, Türkiye’nin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın stratejik liderliğinde istikrarını koruduğunu ifade etti. Mekke’de imzalanan <strong>Ortak Savunma Anlaşması'nın</strong> ülkenin uluslararası alandaki gücünün somut bir göstergesi olduğunu belirten Güler; TSK’nın hudut güvenliğinden Mavi Vatan ve Gök Vatan’daki hakların korunmasına kadar geniş bir sahada kararlılıkla görev yaptığını söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>"İç cephemizi tahkim eden tarihi bir adım"</strong></h3>

<p>Konuşmasında Meclis'te kabul edilen yeni yasal düzenlemeye dikkat çeken Bakan Güler, şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p><i>"Sayın Cumhurbaşkanımızın vizyoner liderliğinde milli birlik ve kardeşliğimizi tahkim etme yolunda Terörsüz Türkiye sürecini kararlılıkla yürütmekteyiz. Dün akşam Gazi Meclisimiz tarafından ezici çoğunlukla kabul edilen <strong>Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun'la</strong> bu süreci başarıya ulaştırmak için tarihi bir adım atılmıştır. Bu süreç, şer eksenine karşı iç cephemizi güçlendirme ve ülkemizin kaynaklarını kalkınmaya ayırma hedefidir."</i></p>
</blockquote>

<p>Bakan Güler, AK Parti'nin 25. kuruluş yıl dönümünü de kutlayarak Bartın'daki temaslarını tamamladı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/cerceve-yasa-hakkinda-konusan-bakan-guler-ic-cephemizi-tahkim-eden-bir-adim</guid>
      <pubDate>Tue, 11 Aug 2026 13:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/images-2026-08-11t132626699.jpg" type="image/jpeg" length="23381"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Mansur Yavaş, ölüm yıl dönümlerinde Eren Bülbül ve Ferhat Gedik’i andı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/mansur-yavas-olum-yil-donumlerinde-eren-bulbul-ve-ferhat-gediki-andi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/mansur-yavas-olum-yil-donumlerinde-eren-bulbul-ve-ferhat-gediki-andi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABB Başkanı Mansur Yavaş, Trabzon’un Maçka ilçesinde 2017 yılında yaşamını yitiren Eren Bülbül ve Jandarma Astsubay Kıdemli Başçavuş Ferhat Gedik’i ölüm yıl dönümlerinde anarak  "Yüreği tertemiz, cesareti koca bir dağa sığmayan Eren Bülbül ve Jandarma Astsubay Kıdemli Başçavuş Ferhat Gedik… Henüz 15 yaşında, vatan sevgisiyle PKK'lı teröristlere karşı dimdik duran Eren ve onu korumak için canını ortaya koyan Ferhat Gedik’i, ölüm yıl dönümünde rahmet ve minnetle anıyorum" dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ankara Büyükşehir Belediye (ABB) Başkanı Mansur Yavaş, Trabzon’un Maçka ilçesinde 2017 yılında hayatını kaybeden <strong>Eren Bülbül </strong>ve Jandarma Astsubay Kıdemli Başçavuş<strong> Ferhat Gedik</strong>’i ölüm yıl dönümlerinde andı.</p>

<p>Yavaş, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda Eren Bülbül ve Ferhat Gedik için rahmet ve minnet mesajı yayımladı.</p>

<h2><strong>Yavaş’tan Eren Bülbül ve Ferhat Gedik mesajı</strong></h2>

<p>Mansur Yavaş, paylaşımında Eren Bülbül’ün 15 yaşında yaşamını yitirdiğine dikkat çekti.</p>

<p>Yavaş, iki ismi şu sözlerle andı:</p>

<p>“Yüreği tertemiz, cesareti koca bir dağa sığmayan Eren Bülbül ve Jandarma Astsubay Kıdemli Başçavuş Ferhat Gedik… Henüz 15 yaşında, vatan sevgisiyle PKK'lı teröristlere karşı dimdik duran Eren ve onu korumak için canını ortaya koyan Ferhat Gedik’i, ölüm yıl dönümünde rahmet ve minnetle anıyorum.”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Eren Bülbül ve Ferhat Gedik, Trabzon’un Maçka ilçesinde 11 Ağustos 2017’de meydana gelen olayda hayatını kaybetmişti.</p>

<p></p>

<blockquote class="twitter-tweet">
<p dir="ltr" lang="tr">Yüreği tertemiz, cesareti koca bir dağa sığmayan Eren Bülbül ve Jandarma Astsubay Kıdemli Başçavuş Ferhat Gedik…<br />
<br />
Henüz 15 yaşında, vatan sevgisiyle PKK'lı teröristlere karşı dimdik duran Eren ve onu korumak için canını ortaya koyan Ferhat Gedik’i, ölüm yıl dönümünde rahmet ve… <a href="https://t.co/MymvzB29ZL" rel="nofollow">pic.twitter.com/MymvzB29ZL</a></p>
— Mansur Yavaş (@mansuryavas06) <a href="https://x.com/mansuryavas06/status/2087113743847076081?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">August 11, 2026</a></blockquote>
<script async src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/mansur-yavas-olum-yil-donumlerinde-eren-bulbul-ve-ferhat-gediki-andi</guid>
      <pubDate>Tue, 11 Aug 2026 13:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/7d876164-fe4c-49d4-9970-f84d0c844cbe-wjfif.jpeg" type="image/jpeg" length="84560"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türkiye'nin de iş birliğinde yürütülen Moğolistan'daki Hun kurganlarında yeni keşif]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/turkiyenin-de-is-birliginde-yurutulen-mogolistandaki-hun-kurganlarinda-yeni-kesif</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/turkiyenin-de-is-birliginde-yurutulen-mogolistandaki-hun-kurganlarinda-yeni-kesif" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Doğu Moğolistan'da yürütülen "Atlılar Kültürü-2026" projesi kapsamındaki Hun kurganlarında, anatomik bütünlüğünü koruyan seçkin bir kadın iskeleti ile at arabası parçaları ve bronz kaplar bulundu. İskeletler üzerinde yapılan ilk incelemeler, Hunların gündelik yaşamındaki okçuluk ve binicilik izlerini de ortaya çıkardı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Doğu Moğolistan’da yürütülen "Atlılar Kültürü-2026" projesi kapsamında Hun Dönemi’ne ait kurganlarda heyecan verici keşiflere imza atıldı. Yaklaşık bir ay süren kazılarda, anatomik bütünlüğünü koruyan seçkin bir kadın iskeletinin yanı sıra at arabası parçaları, bronz kaplar, sıra dışı gömü ritüelleri ve Hun insanının okçuluk ile binicilikle şekillenen fiziksel izleri ortaya çıkarıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İstanbul Üniversitesi Moğol Araştırmaları Merkezi, İstanbul Aydın Üniversitesi Tarih Bölümü ve Moğolistan Devlet Üniversitesi Göçer Uygarlıkları Enstitüsü iş birliğiyle yürütülen projeye Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) destek verdi. İlteriş Vakfı ve Kanca El Aletleri AŞ'nin de katkı sunduğu kazılarda, MÖ 2. yüzyıl ile MS 2. yüzyıl arasına tarihlendirilen Hun Dönemi mezarları mercek altına alındı.</p>

<p>Türkiye tarafında yürütücülüğünü Prof. Dr. Kürşat Yıldırım ve Prof. Dr. Elvin Yıldırım'ın, Moğolistan tarafında ise Doç. Dr. Ulziibayar Sodnom ve Doç. Dr. B. Galbadrakh'ın üstlendiği kazılar, Moğolistan'ın Khentii vilayetindeki Bulgan Uul ve Yazaar Uul dağlarında gerçekleştirildi.</p>

<p>Kazı sezonunun en çarpıcı bulgusu Bulgan Uul'daki büyük Hun kurganında elde edildi. Anıtsal mezar mimarisine sahip kurganda at arabası parçaları, desenli ve boyalı tabut kalıntıları, kadın giyimine ait özel parçalar ile bronz ve seramik kaplar bulundu.</p>

<p>Kurganda, anatomik duruşunu büyük ölçüde koruyan bir kadın iskeletine ulaşıldı. Bu durum, dönemin gömü pozisyonları ve mezar düzenlemelerinin detaylı incelenmesine olanak sağladı.</p>

<h3><strong>Defin ritüelleri ve at eşlikli gömüler tespit edildi</strong></h3>

<p>Yazaar Uul’daki kazılar Hun toplumundaki ölü gömme geleneklerinin çeşitliliğini gözler önüne serdi. İncelemelerde geleneksel Hun tarzından farklı bir <strong>sunu kazanı</strong>, bir mezarda ikinci bir kişiye ait kafatası, <strong>at eşlikli gömü</strong> izleri ve parçalı ceset uygulamalarına dair insan kalıntıları tespit edildi.</p>

<h3><strong>Kemiklerde okçuluk ve binicilik izleri</strong></h3>

<p>İnsan iskeletleri üzerindeki ilk antropolojik incelemeler, Hunların gündelik yaşamına dair somut kanıtlar sundu. Bazı bireylerin kemiklerinde, sürekli yay çekme ve at binme hareketlerine bağlı deformasyonlar ve değişiklikler belirlendi. Bu veriler, okçuluk ve biniciliğin Hun toplumundaki fiziksel ve kültürel ağırlığını bir kez daha doğruladı.</p>

<h3><strong>Dijital belgeleme laboratuvar analizleri gerçekleştirilecek</strong></h3>

<p>Drone ile hava görüntüleme, fotogrametri ve 3D modelleme gibi dijital tekniklerle kayıt altına alınan eserler ön envanterin ardından <strong>Hentii İl Müzesi'ne</strong> teslim edildi. İskeletler ise antropolojik ve zooarkeolojik incelemeler için Moğolistan Devlet Üniversitesi Göçebe Uygarlıkları Enstitüsüne gönderildi.</p>

<p>İlerleyen süreçte gerçekleştirilecek <strong>antik DNA, radyokarbon tarihleme ve izotop analizleri</strong> sayesinde, gömülen bireylerin akrabalık bağları, beslenme alışkanlıkları ve biyolojik kökenleri gün ışığına çıkarılacak.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/turkiyenin-de-is-birliginde-yurutulen-mogolistandaki-hun-kurganlarinda-yeni-kesif</guid>
      <pubDate>Tue, 11 Aug 2026 13:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/images-2026-08-11t132008026.jpg" type="image/jpeg" length="66364"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İçişleri Bakanlığı'nda zirve toplantısı: 81 ilin valisi, emniyet müdürü ve jandarma komutanı katılacak]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/icisleri-bakanliginda-zirve-toplantisi-81-ilin-valisi-emniyet-muduru-ve-jandarma-komutani-katilacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/icisleri-bakanliginda-zirve-toplantisi-81-ilin-valisi-emniyet-muduru-ve-jandarma-komutani-katilacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[“Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun”un TBMM’den geçmesinin ardından İçişleri Bakanlığı harekete geçti. İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, sürecin yol haritasını belirlemek üzere 81 ilin valisi, emniyet müdürü ve jandarma komutanını toplantıya çağırdı. Toplantıya TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş da katılacak.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>“Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun”un TBMM’den geçmesinin ardından İçişleri Bakanlığı, sürecin sahadaki uygulamasına ilişkin harekete geçti.</p>

<p>İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, uygulamanın yol haritasını belirlemek ve 81 ilde koordinasyonu sağlamak amacıyla valiler, emniyet müdürleri ve jandarma komutanlarını Video Konferans Sistemi (VKS) toplantısına çağırdı.</p>

<p>Toplantıya TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş da katılacak.</p>

<h2><strong>81 ilin güvenlik bürokrasisi aynı toplantıda buluşacak</strong></h2>

<p>İçişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamaya göre geniş kapsamlı toplantıda, yasama organını temsil eden Meclis iradesi ile yürütmeyi sahada temsil eden mülki idare bir araya gelecek.</p>

<p>Toplantıda “Terörsüz Türkiye” olarak ifade edilen sürecin 81 ilde nasıl uygulanacağı ve kurumlar arasındaki koordinasyonun nasıl yürütüleceği ele alınacak.</p>

<p>İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, toplantı öncesinde yaptığı değerlendirmede, “Sürecin akamete uğramaması için herkes üzerine düşeni yapacak” dedi.</p>

<h3><strong>İçişleri Bakanlığı birimleri sahada olacak</strong></h3>

<p>Toplantıda valilerden sürece ilişkin gelişmeleri illerinde anlık olarak takip etmeleri istenecek.</p>

<p>Görüşmede toplumsal entegrasyon, rehabilitasyon ve kamu düzeninin etkin şekilde yürütülmesine ilişkin başlıklar ele alınacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İçişleri Bakanlığı birimlerinin süreç boyunca sahadaki gelişmeleri yakından takip etmesi ve ilgili kurumlarla koordinasyon içinde hareket etmesi planlanıyor.</p>

<h3><strong>Dezenformasyon ve provokasyon uyarısı</strong></h3>

<p>Toplantının önemli gündem başlıklarından birini ise sahada ortaya çıkabilecek olası sorunlar oluşturacak.</p>

<p>Valiler ve kolluk kuvvetlerine, olası provokasyonlara ve dezenformasyon dalgalarına karşı dikkatli olunması yönünde değerlendirmeler aktarılacak.</p>

<p>Süreci baltalamaya yönelik girişimlere karşı güvenlik birimlerinin sahadaki gelişmeleri yakından takip etmesi ve kamu düzeninin korunmasına yönelik tedbirlerin uygulanması ele alınacak.</p>

<h3><strong>Valiler sürecin koordinasyonunda görev üstlenecek</strong></h3>

<p>Toplantıda 81 ilin mülki amirleri ile emniyet ve jandarma birimlerine yönelik talimatların da ele alınması bekleniyor.</p>

<p>Valiler, illerindeki sürecin koordinasyonunda en üst düzeyde görev üstlenecek. Kurumlar arasındaki işbirliğinin sağlanması ve kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi de valiliklerin sorumluluk alanları arasında yer alacak.</p>

<p>Şehir merkezlerinde emniyet teşkilatı, kırsal bölgelerde ise jandarma birimleri kamu düzeni ve asayişin korunması için görev yapacak.</p>

<h3><strong>“Terörsüz Türkiye” sürecinin sahadaki yol haritası belirlenecek</strong></h3>

<p>Güvenlik güçlerinin bir yandan olası provokasyonların önlenmesine yönelik çalışma yürütürken diğer yandan vatandaşlarla güven ilişkisinin korunmasına yönelik hareket etmesi hedefleniyor.</p>

<p>Yarın saat 15.00’te gerçekleştirilmesi planlanan toplantıda, “Terörsüz Türkiye” sürecinin sahadaki uygulama esaslarının netleştirilmesi ve kurumların izleyeceği yol haritasının belirlenmesi bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/icisleri-bakanliginda-zirve-toplantisi-81-ilin-valisi-emniyet-muduru-ve-jandarma-komutani-katilacak</guid>
      <pubDate>Tue, 11 Aug 2026 13:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/1ac42d13-24e4-4352-a801-55604568974b.jpg" type="image/jpeg" length="18722"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA["Bir Kilim Hikâyesi"nin çizeri Catalina V. Hulsbus, Iberoamérica Ilustra seçkisinde]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/bir-kilim-hikayesinin-cizeri-catalina-v-hulsbus-iberoamerica-ilustra-seckisinde</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/bir-kilim-hikayesinin-cizeri-catalina-v-hulsbus-iberoamerica-ilustra-seckisinde" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA["Bir Kilim Hikâyesi" kitabının çizeri Catalina V. Hulsbus, çocuk ve gençlik edebiyatı illüstrasyonunun prestijli platformlarından 17. Iberoamérica Ilustra Kataloğu’na seçildi. Kitap, geleneksel kilim motiflerini ve kültürel mirası özgün görsel anlatısıyla uluslararası alana taşıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Galiya Saraç’ın kaleme aldığı "Bir Kilim Hikâyesi" <strong><a href="https://tudem.com/urun/kultur/1008/tudem_edebiyat/11505/bir_kilim_hik%C3%A2yesi.aspx" rel="nofollow">kitabının </a></strong>illüstratörü Catalina V. Hulsbus, Latin Amerika, İspanya ve Portekiz'in en seçkin illüstrasyon örneklerini buluşturan 17. Iberoamérica Ilustra Kataloğu’na seçilerek uluslararası alanda önemli bir başarıya imza attı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Fundación SM ve Dünyanın en büyük kitap fuarlarından biri olan Guadalajara Uluslararası Kitap Fuarı (Guadalajara International Book Fair) iş birliğiyle düzenlenen <strong>Iberoamérica Ilustra</strong>, çocuk ve gençlik edebiyatı illüstrasyonundaki nitelikli ve yenilikçi çalışmaları öne çıkaran en önemli uluslararası platformlardan biri olarak kabul ediliyor. 17. kez kapılarını açan seçkide yer almaya hak kazanan eserler, özel hazırlanan yıllık katalogda yayımlanmanın yanı sıra uluslararası alanda düzenlenecek gezici sergiler aracılığıyla dünya çapındaki okur ve sanatseverlerle buluşacak.</p>

<h3><strong>Geleneksel kültürel miras görsel anlatıyla buluşuyor</strong></h3>

<p>Galiya Saraç tarafından yazılan ve Catalina V. Hulsbus’un özgün çizimleriyle görselleşen <i>"Bir Kilim Hikâyesi"</i>; Anadolu'nun geleneksel kilim motiflerinde gizlenen sembolleri, geçmişten günümüze nesilden nesile aktarılan hikâyeleri ve köklü kültürel mirası incelikli bir anlatıyla okura sunuyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ahmet Çağatay Bayraktar</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/bir-kilim-hikayesinin-cizeri-catalina-v-hulsbus-iberoamerica-ilustra-seckisinde</guid>
      <pubDate>Tue, 11 Aug 2026 13:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/fotoramio-83-1.jpg" type="image/jpeg" length="31515"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yazar Andy Mulligan 12. İzmir Çocuk ve Gençlik Edebiyatı Günleri’ne geliyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/yazar-andy-mulligan-12-izmir-cocuk-ve-genclik-edebiyati-gunlerine-geliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/yazar-andy-mulligan-12-izmir-cocuk-ve-genclik-edebiyati-gunlerine-geliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çocuk ve gençlik edebiyatının dünyaca ünlü yazarı Andy Mulligan, EÇEV tarafından düzenlenen 12. İzmir Çocuk ve Gençlik Edebiyatı Günleri’nin konuğu oluyor. "Farkında (mı)sın?" temasıyla 28-29 Kasım'da gerçekleşecek etkinlikte okurlarıyla buluşacak olan yazar, programın ardından İzmir ve İstanbul'daki öğrencilerle bir araya gelecek.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Çocuk ve gençlik edebiyatının dünyaca tanınan ismi Andy Mulligan, Ege Çağdaş Eğitim Vakfı (EÇEV) tarafından düzenlenen 12. İzmir Çocuk ve Gençlik Edebiyatı Günleri (ÇOGED) kapsamında Türkiye'deki okurlarıyla bir araya gelecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>"Farkında (mı)sın?" temasıyla buluşacaklar</strong></h2>

<p>Bu yıl <strong>"Farkında (mı)sın?"</strong> temasıyla gerçekleştirilecek olan 12. İzmir Çocuk ve Gençlik Edebiyatı Günleri, <strong>28-29 Kasım 2026</strong> tarihlerinde <strong>Özel İzmir SEV İlkokulu</strong> ev sahipliğinde düzenlenecek.</p>

<p><i>Çöplük</i>, <i>Islak Burun</i> ve <i>Trendeki Adam</i> gibi milyonlarca okura ulaşan ve geniş bir okuyucu kitlesine sahip eserlerin yazarı olan Mulligan; çocukların, gençlerin ve yetişkinlerin dünyasından umut, cesaret, adalet ve dayanışma gibi güçlü temaları işliyor. Yazar, ÇOGED’de gerçekleştireceği söyleşide edebiyat yolculuğunu, yazma sürecinde ilham aldığı kaynakları ve anlatıların dönüştürücü gücünü edebiyatseverlerle paylaşacak.</p>

<h3><strong>İzmir ve İstanbul’da okul ziyaretleri gerçekleştirecek</strong></h3>

<p>Andy Mulligan, 12. ÇOGED kapsamındaki ana programın tamamlanmasının ardından etkinlik maratonuna devam edecek. İngiliz yazar, İzmir ve İstanbul’da belirlenen çeşitli okulları ziyaret ederek öğrencilerle söyleşiler gerçekleştirecek ve okurları için kitaplarını imzalayacak.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ahmet Çağatay Bayraktar</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/yazar-andy-mulligan-12-izmir-cocuk-ve-genclik-edebiyati-gunlerine-geliyor</guid>
      <pubDate>Tue, 11 Aug 2026 12:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/gemini-generated-image-re5qu2re5.png" type="image/jpeg" length="69471"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sağlıklı ve uzun bir ömür için genç yaşlardan itibaren damar sağlığına yatırım yapmak gerekiyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/saglikli-ve-uzun-bir-omur-icin-genc-yaslardan-itibaren-damar-sagligina-yatirim-yapmak-gerekiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/saglikli-ve-uzun-bir-omur-icin-genc-yaslardan-itibaren-damar-sagligina-yatirim-yapmak-gerekiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Kliniği İdari ve Eğitim Sorumlusu Prof. Dr. Ayhan Tekiner, beyin anevrizmaları ve inmede erken tanının önemine dikkat çekti. Tekiner, sağlıklı ve uzun bir yaşam için damar sağlığının genç yaşlardan itibaren korunması, sigaradan uzak durulması, düzenli hareket edilmesi ve risk faktörlerinin kontrol altına alınması gerektiğini vurguladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “<strong>Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi</strong>” programının konuğu Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Kliniği İdari ve Eğitim Sorumlusu <strong>Prof. Dr. Ayhan Tekiner</strong> oldu. Programda beyin anevrizmaları, inme ve felç, risk faktörleri, erken tanının önemi ve korunma yolları ele alındı.</p>

<h2><strong>Ailesinde anevrizma öyküsü olanlar kontrollerini ihmal etmemeli</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Ayhan Tekiner, anevrizmanın beyin damarlarının belirli bölgelerinde oluşan balonlaşmalar olduğunu belirterek, hastalığın özellikle 40 yaşından sonra daha sık görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Doğuştan gelen yatkınlığın yanı sıra yaşam tarzına bağlı olarak damarların elastikiyetini kaybetmesinin anevrizma gelişiminde önemli rol oynadığını ifade eden Tekiner, anevrizma kanamalarının beynin etkilenen bölgesine göre ölümden kalıcı sakatlığa kadar uzanan ciddi sonuçlara yol açabileceğini vurguladı.</p>

<p>Erken tanının büyük önem taşıdığına dikkat çeken Tekiner, ailesinde anevrizma öyküsü bulunan kişilerin BT anjiyografi veya MR anjiyografi ile mutlaka değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Geçmişte 5 milimetrenin altındaki anevrizmalara çoğunlukla müdahale edilmediğini hatırlatan Tekiner, son yıllarda tedavi yöntemlerindeki gelişmeler sayesinde komplikasyon riskinin yüzde 1’in altına düştüğünü, bu nedenle uygun hastalarda daha küçük anevrizmaların da tedavi edilebildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 08 07 At 18.47.53" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184753.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Şah damarındaki plaklar inmenin en önemli nedenlerinden biri</strong></h2>

<p>Programda inme ve felç konusunda da önemli bilgiler veren Prof. Dr. Tekiner, beyni besleyen damarların sağlıklı olmasının hayati önem taşıdığını ifade etti.</p>

<p><strong>Şah damarı</strong> olarak bilinen <strong>karotis arterlerde</strong> oluşan plakların inmelerin yaklaşık yüzde 20-25’inden sorumlu olduğunu belirten Tekiner, obezite başta olmak üzere sağlıksız yaşam tarzının damar yapısını bozduğunu söyledi.</p>

<p>Fazla yağ dokusunun karaciğer aracılığıyla dolaşıma katılarak damar yapısını olumsuz etkilediğini ifade eden Tekiner, kötü kolesterol ile birleşen bu sürecin damar tıkanıklığına ve emboliye neden olabildiğini belirtti.</p>

<p>Yüksek tansiyon, diyabet, hareketsizlik ve ilerleyen yaşın da inme riskini artırdığını vurgulayan Tekiner, damar yapısındaki bozulmanın yalnızca beyni değil tüm organ ve sistemleri etkilediğini söyledi.</p>

<h2><strong>İnmede ilk 2 saat hayat kurtarıyor</strong></h2>

<p>İnme belirtilerinin fark edildiği anda vakit kaybetmeden 112 Acil Çağrı Merkezi’nin aranması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Tekiner, bulantı, kusma, bilinç kaybı, yüz felci, konuşma bozukluğu ve kol veya bacakta güç kaybı gibi belirtilerin acil değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Eskiden ilk 6 saatin kritik kabul edildiğini hatırlatan Tekiner, günümüzde özellikle <strong>ilk 2 saatin tedavi başarısı açısından çok daha önemli olduğunun</strong> altını çizdi.</p>

<p>Hastaneye zamanında ulaştırılan hastalarda uygun durumlarda damar açıcı tedavi uygulanabildiğini ya da pıhtının girişimsel yöntemlerle damardan çıkarılabildiğini belirten Tekiner, hızlı müdahalenin hastanın yaşamını ve yaşam kalitesini doğrudan etkilediğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 08 07 At 18.47.52 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184752-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>İnme tedavisi bir ekip işidir</strong></h2>

<p>İnme tedavisinde başarının hızlı ve koordineli çalışmaya bağlı olduğunu belirten Prof. Dr. Tekiner, hastanın 112 ekipleri tarafından en kısa sürede uygun hastaneye ulaştırılması, acil serviste zaman kaybetmeden değerlendirilmesi ve deneyimli ekipler tarafından müdahale edilmesinin hayati önem taşıdığını ifade etti.</p>

<p>Tüm sürecin kusursuz işlemesi halinde hastaya hastaneye ulaştıktan sonraki 10-15 dakika içerisinde müdahale edilebildiğini belirten Tekiner, bu sayede hastaların kalıcı hasar gelişmeden normal yaşamlarına dönebilme şansının önemli ölçüde arttığını söyledi.</p>

<h2><strong>Sigara ve elektronik sigara damar sağlığının düşmanı</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Tekiner, damar sağlığını korumak için halk arasında yaygın olan yanlış inanışlara da dikkat çekti.</p>

<p>Herhangi bir besinin tek başına kanı sulandırmasının mümkün olmadığını belirten Tekiner, sağlıklı ve dengeli beslenmenin damar yapısını korumanın temel şartı olduğunu söyledi.</p>

<p>Sigaranın damar sağlığının en büyük düşmanlarından biri olduğunu vurgulayan Tekiner, elektronik sigaraların da masum olmadığını, binlerce zararlı madde içerdiğini ve damar yapısını olumsuz etkilediğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 08 07 At 18.47.52" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184752.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Hareketli yaşam ve stres kontrolü sağlıklı yaşlanmanın anahtarı</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Ayhan Tekiner, sağlıklı damar yapısının genç yaşlardan itibaren korunması gerektiğini belirterek, obezite ile mücadele, düzenli fiziksel aktivite ve dengeli beslenmenin beyin ve damar hastalıklarından korunmada en etkili yöntemler arasında yer aldığını söyledi.</p>

<p>Uzun yolculuklarda belirli aralıklarla ayağa kalkıp yürünmesini öneren Tekiner, egzersize yeni başlayacak <strong>özellikle obezite, hipertansiyon ve diyabet hastalarının</strong> sabahın erken saatleri yerine <strong>öğleden sonra veya akşamüstünü </strong>tercih etmelerinin daha uygun olacağını ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Geç saatlerde yemek yememek, yeterli sıvı tüketmek ve düzenli hareket etmenin damar sağlığını desteklediğini belirten Tekiner, stresin de kortizol salgısını artırarak tansiyon ve kan şekerini yükselttiğini, bunun da damar sistemi üzerinde olumsuz etkiler oluşturduğunu söyledi.</p>

<p>Uzun ve kaliteli yaşamın temelinde sağlıklı beslenme, hareketli yaşam, sigaradan uzak durma ve stresin kontrol altında tutulmasının bulunduğunu vurgulayan Prof. Dr. Tekiner, “Yalnızca uzun yaşamak değil, sağlıklı ve kaliteli bir yaşam sürmek için damar sağlığımıza genç yaşlardan itibaren yatırım yapmalıyız” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/saglikli-ve-uzun-bir-omur-icin-genc-yaslardan-itibaren-damar-sagligina-yatirim-yapmak-gerekiyor</guid>
      <pubDate>Sat, 08 Aug 2026 09:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184752-2.jpeg" type="image/jpeg" length="95183"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fethi Akkoç 24 Saat Kayıt'a anlattı: "Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/fethi-akkoc-24-saat-kayita-anlatti-nihat-erim-basbakan-olacagini-benden-ogrendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/fethi-akkoc-24-saat-kayita-anlatti-nihat-erim-basbakan-olacagini-benden-ogrendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat Kayıt'ta 12 Mart Muhtırası'na giden sürecin perde arkasını anlattı. Akkoç, darbenin arkasındaki uluslararası dengeleri, haşhaş krizi ve Sovyetler Birliği ile yürütülen sanayi hamlelerini değerlendirirken, "Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi" sözleriyle dikkat çeken bir tanıklığını da paylaştı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gazeteci Fethi Akkoç, 24Saat Kayıt'ta Türkiye'nin darbe süreçlerine ilişkin tanıklıklarını anlattı. 12 Mart Muhtırası'na giden süreci değerlendiren Akkoç, yaşadığı olayları ve perde arkasında yaşananları ilk kez ayrıntılarıyla paylaştı. Akkoç'a göre 12 Mart'a giden sürecin temelinde <strong>haşhaş ekimi, Sovyetler Birliği ile yürütülen ağır sanayi hamleleri ve uluslararası konjonktür</strong> yer alıyordu.</p>

<h2><strong>"Görüntüyle gerçek hiçbir zaman aynı değildi"</strong></h2>

<p>Akkoç, yıllar boyunca devlet yönetiminde görünenle yaşananın farklı olduğunu gözlemlediğini belirterek şöyle konuştu:</p>

<p><i>"Devletlerin yönetiminde ve siyasi olaylarda, hatta savaşlarda bile görüntüyle gerçeğin birbirinden farklı olduğunu, senaryoların önceden hazırlandığını yaşayarak gördük. 1950 yılından itibaren Amerika'nın desteğiyle iktidara gelen hükümetlerin, çizilen çizginin dışına çıktıkları zaman yine darbelerle görevden alındıklarını gördüm."</i></p>

<h3><strong>"Doğan Koloğlu bana 'Nihat Erim başbakan olacak' dedi"</strong></h3>

<p>Yeni İstanbul Gazetesi Ankara Bürosu'nda görev yaptığı dönemi anlatan Akkoç, Genel Yayın Müdürü Doğan Koloğlu'nun kendisine sürekli aynı bilgiyi doğrulatmaya çalıştığını söyledi.</p>

<p><i>"Doğan ağabey bana, 'Çok önemli bir yerden duydum. Nihat Erim başbakan olacakmış. Konuşabilir misin?' dedi. Ben de 'Nasıl sorayım? Demirel başbakan, İnönü muhalefet lideri. Böyle bir soru sorulur mu?' diye cevap veriyordum. Ama salı, çarşamba, perşembe aynı şey tekrarlandı."</i></p>

<h3><strong>"Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi"</strong></h3>

<p>Israrlar üzerine Nihat Erim'i aradığını söyleyen Akkoç, o telefon görüşmesini şu sözlerle anlattı:</p>

<p><i>"Telefonu çevirdim. 'Beyefendi hayırlı uğurlu olsun. Başbakan oluyormuşsunuz' dedim. Ama bunun benim sorum olmadığını, Genel Yayın Müdürü Doğan Koloğlu'nun sorusu olduğunu söyledim. Nihat Bey şaşırdı. 'Ya Fethi Bey, nereden çıktı bu?' dedi. Ben de kaynağı söylemedim. Çünkü telefonların dinlendiğini biliyorduk."</i></p>

<p>Akkoç, yıllar sonra bu olayı değerlendirirken şu ifadeleri kullandı:</p>

<p><i>"Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi. O konuşmada bunu kendisinin de bilmediğini anladım."</i></p>

<h3><strong>"Telefon konuşmasını unutmamı rica etti"</strong></h3>

<p>Muhtıranın ardından yaşananları da anlatan Akkoç, Erim'in koruma müdürü aracılığıyla kendisine mesaj gönderdiğini belirtti.</p>

<p><i>"Koruma müdürü yanıma geldi. 'Sayın Nihat Bey'in size saygıları var, o telefon konuşmasını unutmanızı rica ediyor' dedi. Ben de 'O konuşmayı unuttum. Ama hükümet güvenoyu aldıktan sonra ilk demecini bana versin' dedim. İlk yazılı demecini bana gönderdi."</i></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>"12 Mart'ın üç temel nedeni vardı"</strong></h3>

<p>Akkoç, muhtıranın yalnızca iç politik gelişmelerle açıklanamayacağını belirterek <strong>üç temel neden sıraladı:</strong></p>

<p><i>"Birinci sebep haşhaştı. Amerika Demirel'e 'Haşhaşı kapat' diyordu. Demirel ise 'Daraltırım ama tamamen kapatamam' diyordu.</i></p>

<p><i>İkinci sebep Sovyetler Birliği ile yapılan ağır sanayi hamleleriydi. Türkiye'nin en büyük fabrikalarını Ruslara kurdurmuşlardı.</i></p>

<p><i>Üçüncü sebep ise Nixon'ın Çin ziyareti sonrasında Türkiye'ye yaptığı baskıydı. Tayvan'la ilişkilerin kesilip Mao'nun Çin'inin tanınması isteniyordu. Demirel bunu kabul etmedi."</i></p>

<h3><strong>"İlk kararname haşhaş yasağı oldu"</strong></h3>

<p>Akkoç, şöyle devam etti:</p>

<p><i>"Nihat Erim başbakan olduktan sonra imzaladığı ilk kararname haşhaş ekiminin yasaklanması oldu. Darbelerin temelinde, 1946'dan sonra çizilen çizginin dışına çıkan iktidarların değiştirilmesi anlayışı vardı."</i></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/fethi-akkoc-24-saat-kayita-anlatti-nihat-erim-basbakan-olacagini-benden-ogrendi</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Aug 2026 15:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/ekran-resmi-2026-08-05-160720.png" type="image/jpeg" length="31071"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[AĞUSTOS 2026 EMEKLİ BANKA PROMOSYONLARI: En yüksek ödemeyi hangi banka yapıyor?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/agustos-2026-emekli-banka-promosyonlari-en-yuksek-odemeyi-hangi-banka-yapiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/agustos-2026-emekli-banka-promosyonlari-en-yuksek-odemeyi-hangi-banka-yapiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ağustos ayının başlamasıyla birlikte bankaların 2026 yılı emekli promosyon kampanyaları yeniden gündeme geldi. SSK, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı kapsamında aylık alan vatandaşlar, maaşlarını hangi bankaya taşımalarının daha avantajlı olacağını araştırıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bankalar, maaşını üç yıl boyunca kendilerinden alma taahhüdü veren emeklilere nakit promosyon ödüyor. Bazı bankalar ise bu ödemeye otomatik fatura talimatı, kredi kartı kullanımı, hesap açılışı ve harcama kampanyaları gibi ek fırsatlar dahil ediyor. Böylece toplam kazanç tutarı bazı kampanyalarda 32 bin liraya kadar çıkabiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Peki, Ağustos 2026 döneminde en yüksek emekli promosyonunu hangi banka veriyor? Bankaların nakit promosyonları ile ek ödül kampanyalarında hangi koşullar aranıyor? İşte banka banka güncel promosyon tutarları...</p>

<h2></h2></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/agustos-2026-emekli-banka-promosyonlari-en-yuksek-odemeyi-hangi-banka-yapiyor</guid>
      <pubDate>Sun, 02 Aug 2026 20:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/emekli-maas-promosyonu-banka.webp" type="image/jpeg" length="82046"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kistik fibroziste erken tanı yaşamı değiştiriyor: "Yenidoğan tarama testlerinden kaçınılmamalı"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çocuk Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Hayriye Uğur Özçelik, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programında kistik fibrozise ilişkin önemli bilgiler verdi. Erken tanının tedavide başarıyı ve yaşam kalitesini artırdığını vurgulayan Özçelik, yenidoğan tarama testlerinin önemine dikkat çekerek ailelere “Testlerden korkmayın” çağrısında bulundu. Özçelik, modülatör tedavilerdeki gelişmelerin yanı sıra hastalığın yaşam boyu takip ve bakım gerektirdiğini anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Çocuk Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Hayriye Uğur Özçelik</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk oldu. Programda, yaşam boyu takip ve tedavi gerektiren kalıtsal hastalıklardan biri olan <strong>kistik fibrozis</strong> tüm yönleriyle ele alındı.</p>

<p>Kistik fibrozisin genetik geçişli, kalıtsal bir hastalık olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, hastalığın anne karnından itibaren gelişmeye başladığını söyledi. Hastalığın temelinde salgı yapan hücrelerde bulunan klor kanallarındaki bozukluğun yer aldığını ifade eden Özçelik, bu nedenle tüm salgıların normalden daha koyu ve yapışkan hale geldiğini kaydetti.</p>

<p><strong>En fazla akciğerleri etkiliyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin birçok organı etkileyebildiğini belirten Prof. Dr. Özçelik, en ciddi hasarın akciğerlerde oluştuğunu söyledi.</p>

<p>Akciğerlerde biriken koyu kıvamlı mukusun solunum yollarını tıkadığını, bu ortamda yerleşen mikropların temizlenememesi nedeniyle tekrarlayan enfeksiyonlar ve zamanla ilerleyici akciğer hasarı geliştiğini anlatan Özçelik, hastalığın yalnızca akciğerleri değil, üst solunum yolları ile mide-bağırsak sistemini de etkileyebildiğini ifade etti. Kistik fibrozisli hastalarda insülin direnci ve üreme sistemiyle ilgili sorunların da görülebildiğini belirtti.</p>

<p><strong>Akraba evlilikleri riski artırıyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin çekinik genlerle aktarılan bir hastalık olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Özçelik, özellikle akraba evliliklerinde hastalığın ortaya çıkma riskinin önemli ölçüde arttığını söyledi. Özçelik, bu nedenle genetik danışmanlığın ve akraba evliliklerinin azaltılmasının büyük önem taşıdığını vurguladı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.10 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134510-1.jpeg" width="1600" /></p>

<p><strong>Erken tanı tedavinin başarısını artırıyor</strong></p>

<p>Hastalığın ne kadar erken tanınırsa tedavinin o kadar başarılı olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, bu nedenle yenidoğan tarama programlarının büyük önem taşıdığını söyledi.</p>

<p>Yenidoğan tarama testleri sayesinde hastalığın henüz belirti vermeden saptanabildiğini ifade eden Özçelik, erken dönemde başlanan tedavilerle organ hasarı gelişmeden hastalığın kontrol altına alınabildiğini kaydetti. Özçelik günümüzde bazı modülatör tedavilerin bebekler henüz bir aylıkken başlanabildiğini belirtti.</p>

<p><strong>“Yenidoğan tarama testlerinden korkmayın”</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Son yıllarda yenidoğan tarama testlerine yönelik çeşitli yanlış bilgilerin yayıldığını söyleyen Prof. Dr. Özçelik, ailelere önemli uyarılarda bulundu.</p>

<p>Bazı ailelerin bebeklerinden kan örneği alınmasını istemediğini belirten Özçelik, kan örneklerinin farklı amaçlarla kullanılacağı yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını, tüm sürecin devlet kontrolünde yürütüldüğünü ifade ederek ailelerin bu testleri mutlaka yaptırması gerektiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11" class="detail-photo img-fluid" height="695" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511.jpeg" width="1103" /></p>

<p><strong>Kistik fibrozis sürekli bakım gerektiriyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin yaşam boyu düzenli takip gerektiren bir hastalık olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Özçelik, tedavide en önemli basamaklardan birinin akciğer bakımının sağlanması olduğunu belirtti.</p>

<p>Ailelerin solunum fizyoterapisi ve günlük bakım için saatler harcadığını ifade eden Özçelik, hastaların sık akciğer enfeksiyonları nedeniyle zaman zaman hastaneye yatmak zorunda kaldıklarını söyledi. Özçelik, organlar hasar görmeden önce tedaviye başlanmasının yaşam süresi ve yaşam kalitesi açısından belirleyici olduğunu vurguladı.</p>

<p><strong>Modülatör tedavilerde yeni dönem</strong></p>

<p>Kistik fibrozis tedavisinde son yılların en önemli gelişmelerinden birinin modülatör tedaviler olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, bu ilaçların hastalığın temelindeki klor kanalındaki bozukluğu hedef aldığını söyledi.</p>

<p>İlk modülatör tedavilerin 2012 yılında kullanılmaya başlandığını, tedavilerin yıllar içinde gelişerek 2019 yılında üçlü kombinasyonlara ulaştığını belirten Özçelik, modülatör tedavilerin 2025 yılının Ağustos ayından itibaren geri ödeme kapsamına alınmasının hastalar açısından önemli bir dönüm noktası olduğunu ifade etti. Bu tedavilerin yüksek maliyetli olduğuna dikkat çeken Özçelik, ayrıca hastalığın hücresel mekanizmasını düzeltmeye yönelik yeni ilaçlarla ilgili faz 2 ve faz 3 klinik çalışmaların da sürdüğünü söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="688" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511-2.jpeg" width="1272" /></p>

<p><strong>Erkek hastalarda kısırlık sık görülüyor</strong></p>

<p>Prof. Dr. Özçelik, kistik fibrozisli erkeklerde kısırlığın oldukça yüksek oranlarda görüldüğünü belirterek, hastalığın yalnızca solunum sistemini değil, yaşamın birçok alanını etkileyen çok yönlü bir sağlık sorunu olduğuna dikkat çekti.</p>

<p><strong>Çocuklar sosyal yaşamda da zorlanabiliyor</strong></p>

<p>Sık öksürük ve balgam nedeniyle çocukların okul ve sosyal yaşamlarında güçlük yaşayabildiğini belirten Özçelik, tekrarlayan akciğer enfeksiyonları nedeniyle sık hastane yatışlarının eğitim hayatını olumsuz etkileyebildiğini söyledi.</p>

<p>Büyüme ve gelişmenin akranlarının gerisinde kalmasının hem çocukları hem de ailelerini psikolojik olarak zorlayabildiğini ifade eden Özçelik, günümüzde tedavide sağlanan gelişmeler sayesinde bu çocukların geleceğe çok daha umutla bakabildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.10" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134510.jpeg" width="1600" /></p>

<p><strong>Yaşam süresi önemli ölçüde uzadı</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin tanımlandığı ilk yıllarda hastaların büyük bölümünün iki yaşına ulaşamadan yaşamını yitirdiğini hatırlatan Prof. Dr. Özçelik, hastalığın 1938-1939 yıllarında tanımlandığını, 1989 yılında ise hastalığa neden olan genin keşfedildiğini söyledi.</p>

<p>Genetik keşfin ardından geçen süreçte tedavide büyük ilerlemeler kaydedildiğini belirten Özçelik, bugün erken tanı alan ve uygun tedavi gören hastaların yaşam sürelerinin ve yaşam kalitelerinin belirgin şekilde arttığını ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="727" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511-1.jpeg" width="1126" /></p>

<p><strong>İleri yaşta da tanı konulabiliyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin en sık <strong>beyaz ırkta</strong> görüldüğünü, siyah ırkta daha düşük, sarı ırkta ise daha nadir rastlandığını belirten Prof. Dr. Özçelik, hastalığın yalnızca çocukluk çağında görülmediğini de vurguladı.</p>

<p>Tekrarlayan akciğer enfeksiyonları, sürekli balgam çıkarma, büyüme geriliği bulunan çocukların mutlaka kistik fibrozis açısından değerlendirilmesi gerektiğini belirten Özçelik, bronş genişlemesi bulunan erişkin hastalarda da ayırıcı tanıda kistik fibrozisin mutlaka düşünülmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Literatürde 81 yaşında kistik fibrozis tanısı alan hastaların bulunduğunu hatırlatan Prof. Dr. Özçelik, aile öyküsü bulunan gebeliklerde ise anne karnında takip ile hastalığın erken dönemde saptanabildiğini sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali</guid>
      <pubDate>Sat, 01 Aug 2026 11:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134512.jpeg" type="image/jpeg" length="11589"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SÜPER LİG'DE TRANSFER FIRTINASI: Dört büyüklere kimler geldi, kimler gitti?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Süper Lig'de şampiyonluk yarışı transfer döneminden başladı! Galatasaray, Fenerbahçe, Beşiktaş ve Trabzonspor'un kadrosuna kattığı flaş isimler netleşti. İşte 4 büyüklerin dev transfer listesi ve oyuncuların detaylı analizleri.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Süper Lig'de yeni sezon hazırlıkları tüm hızıyla sürerken, şampiyonluk parolasıyla yola çıkan <strong>Galatasaray</strong>, <strong>Fenerbahçe</strong>, <strong>Beşiktaş</strong> ve <strong>Trabzonspor</strong>, kadrolarını dünya yıldızlarıyla güçlendirmeye devam ediyor. Milyonlarca taraftarın gözü kulağı son dakika transfer gelişmelerine çevrilmiş durumdayken, Avrupa devlerinden Süper Lig'e uzanan transfer trafiği de hız kazandı. Nathan Ake'den Mason Greenwood'a, Leandro Trossard'dan Vedat Muriç'e kadar yeşil sahalarda fırtına gibi esecek birçok önemli yetenek, yeni sezonda formalarını giymeye hazırlanıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti</guid>
      <pubDate>Fri, 31 Jul 2026 14:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/dort-buyukler-transfer-super-lig.webp" type="image/jpeg" length="14148"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[MS tedavisinde yeni dönem: “Artık tekerlekli sandalyeye mahkûm olmak kader değil”]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi programına konuk olan Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, günümüzde geliştirilen yeni nesil tedaviler sayesinde MS’nin ilerlemesinin büyük ölçüde kontrol altına alınabildiğini belirterek düzenli tedavi gören hastaların iş, aile ve sosyal yaşamlarını sürdürebildiğini ifade etti. Mungan, “Artık tekerlekli sandalyeye mahkûm olmak kader değil.” mesajını verdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi programına konuk olan Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, Multipl Skleroz (MS) hastalığında tanı, tedavi ve yaşam yönetimine ilişkin önemli bilgiler verdi. Günümüzde MS tedavisinde çok önemli gelişmeler yaşandığını belirten Mungan, erken tanı, kişiye özel tedavi ve düzenli takip sayesinde hastaların büyük bölümünün aktif yaşamlarını sürdürebildiğini söyledi.</p>

<p><strong>Dünyada 2,8 milyon, Türkiye’de yaklaşık 83 bin kişi MS ile yaşıyor</strong></p>

<p>Multipl Skleroz (MS), dünyada yaklaşık 2,8 milyon, Türkiye’de ise 82–83 bin kişiyi etkileyen kronik bir nörolojik hastalık olarak biliniyor.</p>

<p>Hastalığın merkezi sinir sistemini etkilediğini anlatan Prof. Dr. Mungan, beyin ve omurilikteki sinir hücrelerini saran miyelin kılıfının, bağışıklık sistemindeki bozukluklar nedeniyle hasar gördüğünü belirterek şunları söyledi:</p>

<p>“Bağışıklık sistemindeki değişiklikler miyelin kılıfında yıkıma yol açıyor ve sinir hücreleri arasındaki iletiyi bozuyor. Bunun sonucunda da hastalık çok farklı belirtilerle ortaya çıkıyor.”</p>

<p>MS’nin bağışıklık sistemi hastalığı olduğunu ancak genetik ve çevresel faktörlerin de hastalığın oluşumu ve ilerlemesinde önemli rol oynadığını ifade eden Mungan, hastalığın kadınlarda erkeklere göre 2,5–3 kat daha sık görüldüğünü, özellikle 20–40 yaş arasında ortaya çıktığını söyledi.</p>

<p>Kadınlarda daha sık görülmesinin kesin nedeninin bilinmediğini belirten Mungan, “Östrojen ve diğer kadınlık hormonlarının bağışıklık sistemi üzerindeki etkileri nedeniyle özellikle doğurganlık çağında hastalık daha sık görülüyor.” dedi.</p>

<p>Mungan, son yıllarda tanı olanaklarının gelişmesi sayesinde ileri yaşta başlayan MS vakalarının daha sık tanı aldığını, nadir de olsa çocukluk çağında da görülebildiğini söyledi.</p>

<p>İlk belirti görme kaybı da olabilir, uyuşma da…</p>

<p>MS’nin çok farklı belirtilerle ortaya çıkabildiğini belirten Prof. Dr. Mungan, en sık görülen bulguların;</p>

<ul>
 <li>Görme kaybı,</li>
 <li>Çift görme,</li>
 <li>Kol veya bacakta uyuşma,</li>
 <li>Güçsüzlük,</li>
 <li>Denge bozukluğu,</li>
 <li>İdrar problemleri olduğunu söyledi.</li>
</ul>

<p>MR’da görülen plakların beynin veya omuriliğin hangi bölgesini etkilediğine göre belirtilerin değiştiğini belirten Mungan, “Plak hangi fonksiyonu etkiliyorsa hastanın şikâyeti de ona göre ortaya çıkıyor.” dedi.</p>

<p>Görme kaybı yaşayan hastaların çoğunlukla önce göz hastalıkları uzmanına başvurduğunu belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, göz muayenesinde sorun bulunmaması halinde hastaların nörolojiye yönlendirildiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.34 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234-1.jpeg" width="1920" /></p>

<p><strong>Tanıda MR ve nörolojik muayene belirleyici</strong></p>

<p>MS tanısında ayrıntılı klinik öykü ve nörolojik muayenenin vazgeçilmez olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hem beyin hem de omurilik MR’ının mutlaka çekildiğini ifade etti.</p>

<p>Son yıllarda güncellenen tanı kriterlerinde MR’ın çok daha belirleyici hâle geldiğini söyleyen Mungan, yardımcı tanı yöntemleri arasında VEP testi ile göz sinirlerindeki iletimin değerlendirildiğini anlattı.</p>

<p>Tanıda en önemli yardımcı yöntemlerden birinin ise beyin omurilik sıvısının incelenmesi olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, şöyle konuştu:</p>

<p>“Lomber ponksiyon yardımcı test olarak geçse de hemen hemen her hastada yapmak istiyoruz. Hem kesin tanı hem de ayırıcı tanı açısından çok önemli. Ayrıca hastalığın gelecekte nasıl seyredeceği konusunda da bize önemli bilgiler veriyor.”</p>

<p><strong>MS her hastada farklı seyrediyor</strong></p>

<p>Kesin MS tanısı alan hastalarda koruyucu tedavinin geciktirilmemesi gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Mungan, tedavi edilmediğinde hastalığın ilerleyerek kalıcı fonksiyon kayıplarına neden olabileceğini söyledi.</p>

<p>Atak dönemlerinde öncelikle yüksek doz kortizon tedavisi uygulandığını belirten Mungan, ardından hastalığın tipine uygun koruyucu tedavilerin planlandığını ifade etti.</p>

<p>MS hastalığının en sık görülen tipinin ataklar ve iyileşmelerle seyreden RRMS (Relapsing Remitting MS) olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hastaların yaklaşık yüzde 15–20’sinde ilerleyici tip MS görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Bazı hastalarda hastalığın en baştan ilerleyici seyredebildiğini, bazılarında ise yıllar içinde ilerleyici forma dönüşebildiğini belirten Mungan, “MS tamamen kişiye özgü seyreden bir hastalık. Hastaların düzenli izlenmesi ve hastalık tipinin doğru belirlenmesi tedavinin başarısını belirliyor.” dedi.</p>

<p><strong>Aynı hekim tarafından uzun süre takip büyük önem taşıyor</strong></p>

<p>MS’nin uzun yıllar takip gerektiren kronik bir hastalık olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hastaların tanı sonrasında sürekli doktor değiştirmemesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Kesin tanı konulduktan sonra hastaların aynı hekim tarafından izlenmesi tedavi başarısını artırıyor. Çünkü MS’de bireyselleştirilmiş tedavi çok önemli. Doktorun hastanın geçmişini, MR değişimlerini, atak sıklığını ve nörolojik durumunu yakından bilmesi gerekiyor.”</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.35" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001235.jpeg" width="1920" /></p>

<p><strong>Hastalar gerçek atak ile yalancı atağı karıştırabiliyor</strong></p>

<p>MS atağının belirtilerin 24 saatten uzun sürmesi olarak tanımlandığını belirten Prof. Dr. Mungan, optik nörit, güçsüzlük, uyuşma ve denge bozukluğunun gerçek atak belirtileri arasında yer aldığını söyledi.</p>

<p>Bunun yanında enfeksiyon, sıcak hava, yoğun stres, regl dönemi veya aşırı egzersiz gibi vücut ısısını artıran durumlarda yalancı atakların görülebileceğini belirten Mungan, bu nedenle hastaların önce ayrıntılı değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p><strong>Atak tedavisinde altın standart kortizon tedavisi</strong></p>

<p>MS ataklarında günlük 1000 mg kortizonun 5–7 gün, bazı hastalarda ise 10 güne kadar uygulanabildiğini belirten Prof. Dr. Mungan, kortizona yanıt alınamayan hastalarda ise plazmaferez tedavisinin uygulandığını söyledi.</p>

<p>Bu tedavinin özellikle üniversite ve şehir hastanelerindeki deneyimli MS merkezlerinde yapılabildiğini ifade etti.</p>

<p><strong>Akıllı ilaçlar umut veriyor</strong></p>

<p>Atak tedavisinin dışında hastalığın ilerlemesini durdurmaya yönelik çok sayıda tedavi bulunduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, Türkiye’de tedavilerin basamaklı sistemle uygulandığını söyledi.</p>

<p>Tablet, enjeksiyon ve infüzyon tedavilerinin bulunduğunu belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, yeni nesil bağışıklık sistemini yeniden yapılandıran tedavilere ilişkin şu bilgileri verdi:</p>

<p>“Hastaların akıllı ilaç olarak adlandırdığı yeni tedaviler sayesinde çok az doz uygulayıp hastaları uzun süre tedavisiz takip edebildiğimiz durumlar olabiliyor.”</p>

<p>Tedavi seçiminde hastanın yaşı, cinsiyeti, gebelik planı, mesleği, sosyal yaşamı ve hastalığın seyri gibi çok sayıda faktörün dikkate alındığını belirtti.</p>

<p><strong>MS hastaları evlenebilir, çocuk sahibi olabilir</strong></p>

<p>Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, MS hastalarının normal yaşamlarını sürdürebileceklerini belirterek şu önerilerde bulundu:</p>

<p>“MS hastaları evlenebilir, planlı gebelik gerçekleştirebilir ve doktorlarıyla koordineli şekilde çocuk sahibi olabilirler. Gebelik öncesinde hastalığın en az bir yıl stabil seyretmesini tercih ediyoruz.”</p>

<p>Ağır egzersizlerden kaçınılmasını öneren Mungan; yürüyüş, yüzme, yoga ve pilatesin uygun sporlar olduğunu söyledi.</p>

<p><strong>Akdeniz tipi beslenme öneriliyor</strong></p>

<p>Beslenmenin tedavinin önemli bir parçası olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, Akdeniz tipi beslenmenin önerildiğini söyledi.</p>

<p>Mungan, sebze, meyve ve balık ağırlıklı beslenmenin önemine dikkat çekerek D vitamini ve B12 eksikliklerinin mutlaka giderilmesi gerektiğini, balık tüketemeyen hastalarda ise omega-3 desteğinin yararlı olabileceğini belirtti. Prof. Dr. Mungan, “Miyelin kılıfının iyileşmesinde omega-3’ün önemli etkileri bulunuyor.” dedi.</p>

<p><strong>Sigara ve D vitamini eksikliği hastalığın en önemli çevresel sebepleri</strong></p>

<p>MS için kanıtlanmış iki önemli çevresel risk faktörü bulunduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, bunların D vitamini eksikliği ve sigara olduğunu belirterek, “Hastalar kesinlikle sigara içmemeli, sigara içilen ortamlarda da bulunmamalı.” dedi.</p>

<p><strong>MS hastaları yaz sıcaklarında dikkatli olmalı</strong></p>

<p>Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, MS hastalarının yaz aylarında çok daha dikkatli olmalarını belirterek sıcak ortamlardan kaçınmalarını söyledi.</p>

<p>Mungan:</p>

<ul>
 <li>Sıcak suyla banyo yapılmamasını,</li>
 <li>Hamam ve saunadan uzak durulmasını,</li>
 <li>Yazın 11.00–14.00 saatleri arasında güneşten kaçınılmasını,</li>
 <li>Bol su tüketilmesini,</li>
 <li>Hafif beslenilmesini önerdi.</li>
</ul>

<p><strong>Türkiye’de hastalar güncel tedavilere kolaylıkla ulaşıyor</strong></p>

<p>Dünyada kullanılan güncel MS tedavilerinin neredeyse tamamına Türkiye’de geri ödeme kapsamında erişilebildiğini belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, bunun hastalar açısından önemli bir avantaj olduğunu söyledi.</p>

<p>Ayrıca ilerleyen yaşlarda bağışıklık sisteminin daha sakin hâle gelmesi nedeniyle bazı hastalarda hastalığın da daha durağan seyredebildiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.34 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="684" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234-2.jpeg" width="1290" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Kök hücre mucize değil</strong></p>

<p>Kök hücre tedavisine ilişkin yanlış beklentilere dikkat çeken Prof. Dr. Mungan, şu değerlendirmede bulundu:</p>

<p>“Kök hücre tedavisi bağışıklık sistemini yeniden yapılandırmayı hedefliyor ancak hastalığı tamamen ortadan kaldırmıyor. Diğer tedavilere belirgin bir üstünlüğü de bulunmuyor. Mucize beklememek gerekiyor.”</p>

<p>Mungan, kök hücre tedavisinin özellikle ataklı MS grubunda daha etkili olduğunu, Türkiye’de ise yalnızca çok sınırlı sayıdaki merkezde uygulanabildiğini söyledi.</p>

<p><strong>Aktarlardan alınan ürünlerden uzak durun</strong></p>

<p>MS hastalarının Sağlık Bakanlığı onaylı ilaçlar dışında hiçbir ürünü kontrolsüz şekilde kullanmamaları gerektiğini belirten Prof. Dr. Mungan, “Hekimlerinizin önermediği bitkisel ürünleri ve aktarlardan alınan karışımları kesinlikle kullanmayın.” uyarısında bulundu.</p>

<p><strong>“MS tanısı alanlar umutsuzluğa kapılmasın”</strong></p>

<p>Programın sonunda MS tanısı alan hastalara seslenen Prof. Dr. Mungan, moral ve sosyal desteğin tedavinin önemli parçalarından biri olduğunu belirterek şu mesajı verdi:</p>

<p>“MS tedavi edilebilen ve ilerlemesi durdurulabilen bir hastalık. Hastalar düzenli takiplerini yaptırır, tedavilerini aksatmaz ve yaşam tarzlarına dikkat ederlerse bugün tekerlekli sandalyeye mahkûm olmaları artık neredeyse söz konusu olmuyor.”</p>

<p>Hasta yakınlarının desteğinin büyük önem taşıdığını belirten Mungan, hastaların iş yaşamlarından kopmamalarını, sosyal hayata katılmalarını ve hobi edinmelerini önerdi. Ayrıca bulundukları illerde Türkiye MS Derneği şubelerine başvurarak ücretsiz eğitim, yoga ve pilates programlarından yararlanabileceklerini söyledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 09:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234.jpeg" type="image/jpeg" length="39165"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fethi Akkoç: Kıbrıs’ın kaderi Londra’daki 24 saatlik diplomasi trafiğinde belirlendi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kıbrıs Barış Harekatı’nın 52. yıl dönümünde, harekat öncesindeki kritik diplomasi trafiğinin tanıklarından gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat’e konuştu. Akkoç, Başbakan Bülent Ecevit’in Londra’da gerçekleştirdiği 24 saatlik görüşmelerin Kıbrıs’ın kaderini belirlediğini anlattı. Ayrıntılar 24 Saat Kayıt'ta...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kıbrıs Barış Harekatı’nın 52. yıl dönümünde, harekatın diplomasi trafiğine tanıklık eden gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat’te yayınlanan Kayıt Dışı programına konuk oldu. Akkoç, harekat öncesinde Londra’da yürütülen kritik görüşmeleri, uluslararası diplomasinin perde arkasını ve bugüne kadar kamuoyunda çok az bilinen, kayıt dışı kalan ayrıntıları detaylarıyla anlatarak şu değerlendirmelerde bulundu:</p>

<p>“52 yıl önce, 20 Temmuz 1974’te Kıbrıs’a yapılan müdahalenin önce diplomasiyle, ardından askeri harekatla kazanıldığını yaşayarak öğrendim. Kıbrıs’ın kaderi, Başbakan Bülent Ecevit’in Londra’da İngiltere Başbakanı Harold Wilson, Dışişleri Bakanı James Callaghan ve daha sonra görüşmelere katılan ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Joseph Sisco ile yaptığı tam 24 saatlik temasların sonunda şekillendi.”</p>

<p>Akkoç, harekattan bir gün önce ABD’nin Yunanistan’daki askeri yönetime kritik bir uyarıda bulunduğunu da öne sürdü:</p>

<p>“ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Joseph Sisco, 19 Temmuz’da Yunanistan’a giderek cunta yönetimine, ‘Türkiye müdahale edecek. Sakın karşılık vermeyin. Karışırsanız Türkiye sizi de ezer. Biz Türkiye’nin yanındayız.’ mesajını iletti. Bu süreci bizzat yaşayarak ve görerek öğrendim.”</p>

<h2><strong>“Londra’ya özel uçakla gittik”</strong></h2>

<p>Akkoç, 17 Temmuz 1974’te Başbakan Bülent Ecevit başkanlığındaki heyetle birlikte Türk Hava Yolları’nın özel uçağıyla Londra’ya gittiklerini anlattı.</p>

<p>Heyette, Başbakan Yardımcısı ve İçişleri Bakanı Oğuzhan Asiltürk, Dışişleri Bakanlığı Yüksek Müşaviri Ümit Haluk Bayülken, Hukuk Müşaviri Namık Kemal Yolga ile dönemin Milli Savunma Bakanı ve Dışişleri Bakan Vekili Hasan Esat Işık’ın bulunduğunu belirten Akkoç, Dışişleri Bakanı Turan Güneş’in ise o sırada Çin’de resmi temaslarda olduğu için heyete katılamadığını ifade etti.</p>

<p>Basın mensupları olarak ise Hürriyet’ten Cüneyt Arcayürek, Milliyet’ten Orhan Tokatlı, Günaydın’dan Örsan Öymen, Tercüman gazetesi adına kendisi, Anadolu Ajansı Genel Müdürü Atilla Onuk ile TRT ekibinin yer aldığını söyledi.</p>

<h3><strong>“Dünyanın gözü Londra’daydı”</strong></h3>

<p>Akkoç, heyetin Heathrow Havalimanı’ndan doğrudan İngiltere Başbakanı Harold Wilson’ın konutuna geçtiğini belirterek, görüşmeleri dünyanın dört bir yanından gelen gazetecilerin takip ettiğini anlattı.</p>

<p>“Biz yalnız değildik. İngiliz gazeteciler başta olmak üzere dünyanın her yerinden basın mensupları Başbakanlık Konutu’nun önünde bekliyordu.”</p>

<h3><strong>“Sisco ile beş dakikalık kritik görüşme”</strong></h3>

<p>Görüşmelerin ardından Bülent Ecevit’in Joseph Sisco ile baş başa yaklaşık beş dakika süren özel bir görüşme yaptığını aktaran Akkoç, bu görüşmenin önemine dikkat çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“Hasan Esat Işık’a ‘Bülent Bey nerede?’ diye sordum. ‘Sisco ile baş başa görüşüyor’ dedi. Saatime baktım, tam beş dakika sürdü. Görüşmenin ardından Bülent Bey son derece rahat ve memnun görünüyordu. Dünya basınına da gayet sakin ve güçlü bir açıklama yaptı.”</p>

<h3><strong>“Harekatın başlayacağını biliyorduk”</strong></h3>

<p>Londra temaslarının tam 24 saat sürdüğünü ifade eden Akkoç, Ankara’ya döndüklerinde harekat kararının artık kesinleştiğini hissettiklerini söyledi.</p>

<p>“Harekatın yapılacağını biliyorduk. Hazırlıkların tamamlandığını hissediyorduk ancak yalnızca başlama zamanı henüz net değildi.”</p>

<p>Akkoç, Joseph Sisco’nun ertesi gün yeniden Türkiye’ye geldiğini, ardından Yunanistan’a geçerek cunta yönetimiyle görüştüğünü ve aynı gün tekrar Ankara’ya döndüğünü belirterek, Yunanistan’a yapılan uyarının da bu diplomasi trafiğinin bir parçası olduğunu dile getirdi.</p>

<h3><strong>“Harekat haberi Güvenpark’ta duyuruldu”</strong></h3>

<p>20 Temmuz sabahı yaşanan anları da anlatan Akkoç, şunları söyledi:</p>

<p>“Cumartesi sabahı saat 06.00’da bütün bakanlar dışarı çıktı. Gazeteciler olarak biz de oradaydık. Başbakanın açıklama yapacağını düşünüyorduk. O sabah Güvenpark’a doğru yürürken Kıbrıs Barış Harekatı’nın başladığı resmen açıklandı.”</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 20:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/ppdvK1JySZk/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="35212"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ağrısız doğum lüks değil, anne adayının hakkı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Berrin Günaydın, doğum ağrısının modern anestezi yöntemleriyle güvenli biçimde azaltılabileceğini anlattı. Epidural analjezinin uygun koşullarda uygulandığında normal doğumu desteklediğini vurgulayan Prof. Dr. Günaydın, doğum ağrısının giderilmesinin bir lüks değil, anne adayının hakkı olduğunu söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan <strong>Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Berrin Günaydın doğum ağrısının azaltılması ile ilgili uygulanan yöntemleri anlattı. Prof. Dr. Günaydın</strong>, “Doğum ağrısını azaltmak mümkün. Epidural analjezi, doğru ekip ve uygun koşullarda hem anneye konfor sağlıyor hem de normal doğumu destekliyor” diye konuştu.</p>

<p>Doğum sancısı, anne adaylarının en büyük kaygılarından biri olmaya devam ediyor. Ancak günümüzde modern anestezi yöntemleri sayesinde doğum ağrısını büyük ölçüde azaltmak mümkün. Prof. Dr. Berrin Günaydın, halk arasında <strong>“ağrısız doğum”</strong> olarak bilinen uygulamanın çoğunlukla <strong>epidural analjezi</strong> ile yapıldığını belirterek, doğru koşullarda uygulandığında annenin doğuma bilinçli ve konforlu şekilde katılmasını sağladığını söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Günaydın, “Aslında tıpta kullandığımız doğru ifade ağrısız doğum değil, doğum ağrısının etkili şekilde azaltılmasıdır. Anne sancıları hisseder ancak dayanılmaz ağrı büyük ölçüde ortadan kalkar. Böylece doğuma aktif olarak katılır ve bebeğinin dünyaya gelişine tanıklık eder” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (3)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-3.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>"Obstetrik anestezi gelişmiş ülkelerde ayrı bir uzmanlık alanı"</strong></h2>

<p>Amerika Birleşik Devletleri ve İngiltere’de obstetrik anestezinin anesteziyolojinin özel bir çalışma alanı olarak kabul edildiğini belirten Prof. Dr. Günaydın, bu ülkelerdeki uygulamaları yerinde inceleyerek Gazi Üniversitesi’nde Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı ile 2004 yılında başlattıklarını söyledi.</p>

<p>Doğum ağrısının yönetiminde kadın hastalıkları ve doğum uzmanları ile anesteziyoloji uzmanlarının birlikte çalışmasının önemine dikkat çeken Günaydın, “Kadın doğum uzmanı ve anne adayının onayı olmadan epidural analjezi uygulanamaz. Bu nedenle anne adaylarının doğru bilgilendirilmesinde kadın doğum uzmanlarının rolü son derece önemlidir” diye konuştu.</p>

<h2><strong>"Ağrısız doğumda altın standart epidural analjezi"</strong></h2>

<p>Doğum ağrısını azaltmaya yönelik farklı yöntemler bulunduğunu ancak *altın standardın epidural analjezi olduğunu* vurgulayan Prof. Dr. Berrin Günaydın, yöntemin bel bölgesinden omuriliğin dışındaki epidural boşluğa yerleştirilen ince bir kateter aracılığıyla uygulandığını anlattı.</p>

<p>Günaydın “Düşük dozlarda lokal anestezik ilaçlar ve yardımcı ilaçlar kullanıyoruz. Amaç annenin ağrısını azaltırken hareket edebilmesini, doğuma aktif katılmasını ve bebeğin doğumuna bilinçli şekilde eşlik etmesini sağlamaktır” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>“Epidural felç yapmaz, bebeğe zarar vermez”</strong></h2>

<p>Toplumda *epiduralle* ilgili çok sayıda yanlış bilgi bulunduğunu belirten Prof. Dr. Günaydın, en sık karşılaştıkları soruların felç, kalıcı bel ağrısı ve bebeğe zarar verip vermediği olduğunu söyleyerek şunları kaydetti:</p>

<p>“Epidural uygulama omuriliğin içine değil, dışındaki güvenli alana yapılır. Deneyimli ekip ve uygun koşullarda uygulandığında son derece güvenli bir yöntemdir. Bilimsel çalışmalar epidural analjezinin kalıcı bel ağrısına neden olmadığını gösteriyor. Ayrıca kullanılan ilaçlar çok düşük dozlarda uygulanıyor. Amaç annenin rahatlamasıdır. Anne rahatladığında stres hormonları azalıyor, bu da bebeğin oksijenlenmesini ve doğum sürecini olumlu etkileyebiliyor.”</p>

<h2><strong>"Sezaryen oranlarının düşürülmesine katkı sağlayabilir"</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Günaydın, bilimsel çalışmaların epidural analjezinin sezaryen oranını artırmadığını gösterdiğini belirterek, gelişmiş ülkelerde bunun tam tersine normal doğumu destekleyen önemli uygulamalardan biri olduğunu ifade etti. Günaydın şöyle konuştu:</p>

<p>“Amerika ve İngiltere’de sezaryen oranları yaklaşık yüzde 30 seviyelerinde. Bu ülkelerde doğumların büyük bölümü epidural analjezi ile gerçekleştiriliyor. Anne adayları bu konuda bilinçli olduğu için doğum ağrısının azaltılmasını talep ediyor. Normal doğumun desteklenmesi de sezaryen oranlarının düşmesine katkı sağlayabiliyor.”</p>

<p>Türkiye’de de öncelikle bu konuda farkındalığın artırılması gerektiğini belirten Günaydın, “Toplum bilinçlenmeden yalnızca hizmeti yaygınlaştırmak yeterli olmaz. Aynı zamanda bunu karşılayacak eğitimli ekiplerin ve uygun altyapının da hazır olması gerekir” diye konuştu.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-1.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>"Ağrısız doğum ekip işi"</strong></h2>

<p>Epidural analjezinin yalnızca bir anestezi uygulaması olmadığını belirten Prof. Dr. Günaydın, başarılı bir doğum yönetimi için kadın hastalıkları ve doğum uzmanı, anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanı, deneyimli hemşireler, uygun monitörizasyon ve teknik donanımın birlikte çalışmasının şart olduğunu söyledi.</p>

<p>Anne adaylarının gebelik boyunca düzenli olarak değerlendirildiğini ifade eden Günaydın, kan sulandırıcı ilaç kullananlar, bazı kanama-pıhtılaşma bozukluğu bulunanlar, girişim bölgesinde enfeksiyonu olanlar veya bazı özel nörolojik hastalıkları bulunan kişilerde epidural uygulanamayabileceğini belirtti. Uygun adaylarda ise anestezi değerlendirmesi ve bilgilendirilmiş onam sonrasında güvenle uygulanabileceğini kaydetti.</p>

<h2><strong>Sezaryende de önemli avantaj sağlıyor</strong></h2>

<p>Planlı sezaryenlerde tıbbi engel bulunmadığı sürece spinal, kombine spinal-epidural veya epidural gibi bölgesel anestezi yöntemlerinin tercih edilmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Günaydın, doğum sırasında epidural kateter takılmış bir gebenin acil sezaryene alınması gerekirse aynı kateter üzerinden anestezinin sürdürülebileceğini söyledi.</p>

<p>Ayrıca epidural kateterin sezaryen sonrasında da ameliyat ağrısının kontrolünde kullanılabildiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (4)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-4.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>“Doğum bir hastalık değil, hayatın en güzel mucizelerinden biridir”</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Günaydın, Dünya Anesteziyoloji Dernekleri Federasyonu’nun (WFSA) doğum ağrısının giderilmesini lüks değil, hasta hakkı olarak değerlendirdiğini, Amerikan Kadın Doğum Uzmanları Koleji’nin (ACOG) ise tıbbi engel bulunmayan gebelerde annenin doğum ağrısının giderilmesini istemesini tek başına yeterli bir tıbbi endikasyon olarak kabul ettiğini hatırlattı. Günaydın, şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>“Bizim amacımız kadınları epidurale yönlendirmek değil; doğru bilgiyi vererek bilinçli seçim yapmalarını sağlamaktır. Ağrısız doğum bir zorunluluk değildir ancak isteyen ve tıbbi açıdan uygun olan hiçbir anne adayının bu haktan mahrum bırakılmaması gerekir.”</p>

<p>Doğumun doğal bir süreç olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Günaydın, sözlerini şöyle tamamladı:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“Doğum bir hastalık değil, hayatın en güzel mucizelerinden biridir. Biz anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanlarının görevi de bu mucizeyi anne ve bebek için daha güvenli, daha konforlu ve daha güzel bir deneyime dönüştürmektir.”</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Jul 2026 09:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-2.jpeg" type="image/jpeg" length="10770"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[“Diz ameliyatı sonrası kayak da yapılabilir, tenis de oynanabilir”]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Akkaya, diz ağrılarının ihmal edilmemesi gerektiğini vurgulayarak, yeni nesil cerrahi teknikler, kişiye özel implantlar ve yapay zekâ destekli rehabilitasyon sayesinde hastaların yeniden aktif yaşama dönebildiğini söyledi. Akkaya, uygun tedaviyle diz ameliyatı sonrası kayak, tenis ve koşu gibi sporlara yeniden dönüşün mümkün olduğunu belirtti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı <strong>Prof. Dr. Mustafa Akkaya</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu <strong>“Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi”</strong> programında diz eklemi hastalıkları ve diz cerrahisinde yaşanan yeni gelişmeleri anlattı.</p>

<p>Diz ağrılarının toplumda en sık ihmal edilen sağlık sorunları arasında yer aldığını belirten Akkaya, erken dönemde başvurulduğunda birçok sorunun ilerlemeden kontrol altına alınabileceğini söyledi.</p>

<p>Diz ekleminin çok özel bir anatomiye sahip olduğunu vurgulayan Akkaya, yanlış ya da gecikmiş tedavilerin hareket kabiliyetini ciddi şekilde etkileyebileceğini belirterek, “Yürüme her şeydir. İnsanların mobilize olması genel beden ve ruh sağlığı açısından çok önemli. İnsanlar yürüyemediklerinde sosyal hayattan kopuyor, kilo alımı artıyor ve başkalarına bağımlı hale gelebiliyorlar” dedi.</p>

<h2><strong>“Diz sorunları yaşa ve cinsiyete göre değişiyor”</strong></h2>

<p>Diz eklemi hastalıklarının yaşa, cinsiyete ve yaşam biçimine göre farklılık gösterdiğini ifade eden Prof. Dr. Akkaya, çocukluk döneminde daha çok travmaya bağlı diz kapağı çıkıkları ve yaralanmaların görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Orta yaş döneminde ise kadın ve erkeklerde farklı sorunların öne çıktığını belirten Akkaya, kadınlarda kas yapısındaki farklılıklar nedeniyle diz kapağı çevresindeki problemlerin daha sık yaşanabildiğini ifade etti.</p>

<p>“Merdiven inip çıkarken, çömelirken veya oturup kalkarken oluşan ağrılar ön diz ağrısının habercisi olabilir. Erken dönemde müdahale edilirse kıkırdak aşınması ilerlemeden önlem alınabilir.” diyen Akkaya, ihmal edilen problemlerin ilerleyen yaşlarda kireçlenmeye dönüşebileceğini söyledi.</p>

<p>Akkaya, erkeklerde ise spor yaralanmalarına bağlı menisküs yırtıkları ve ön çapraz bağ sorunlarının daha sık görüldüğünü belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Kadınlar ciltlerine gösterdikleri özeni dizlerine de göstermeli”</strong></h2>

<p>Menopoz döneminin diz sağlığı açısından kritik olduğuna dikkat çeken Akkaya, hormonal değişikliklerle birlikte kemik ve kıkırdak dokusunun da etkilendiğini söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Akkaya, “Kadınlar menopoza girdikten sonra ciltlerine gösterdikleri özeni dizlerine de göstermeliler. Çünkü dizler yaşam kalitesini etkileyen en önemli yapılardan biridir” dedi.</p>

<p>Akkaya, menopoz öncesi yapılacak kontroller sayesinde kıkırdak koruyucu tedavilerle diz sağlığının korunabileceğini belirtti.</p>

<h2><strong>“Her diz ağrısı ameliyat gerektirmez”</strong></h2>

<p>Diz tedavisinde son yıllarda rejeneratif tıp ve ortobiyolojik uygulamaların önemli gelişmeler sağladığını anlatan Prof. Dr. Akkaya, amaçlarının vücudun kendi iyileştirme kapasitesinden yararlanmak olduğunu söyleyerek “Kişinin iyileştirici kapasitesi aslında kendi vücudunda saklıdır. Erken evre kıkırdak hasarlarında kişinin kendi kök hücrelerinden yararlanılarak yapılan ortobiyolojik tedavilerle başarılı sonuçlar alınabiliyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya, rejeneratif ve ortobiyolojik tedaviler konusunda toplumda bilgi karmaşası yaşanabildiğine dikkat çekti.</p>

<p>Kök hücre tedavileri ile kandan elde edilen trombosit uygulamalarının farklı yöntemler olduğunu belirten Akkaya:</p>

<p>“Vücutta dolaşan kandan kök hücre elde etmek mümkün değildir. Kök hücreler, leğen kemiği gibi büyük kemiklerden ya da yağ dokusundan elde edilebilir. Kandan alınan ise kök hücre değil, trombosit dediğimiz kan hücreleridir.” dedi.</p>

<p>Menisküs ve kıkırdak dokularının iyileşme kapasitesinin sınırlı olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Akkaya:</p>

<p>“Kas dokusu kanlanması sayesinde kendini onarabilir ancak kıkırdak ve menisküs gibi dokular yeterli kan damarına sahip değildir. Bu nedenle erken evre hasarlarda uyguladığımız ortobiyolojik tedavilerle o bölgede iyileşmeyi destekleyecek bir ortam oluşturmayı hedefliyoruz.” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.58 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="730" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182958-1.jpeg" width="1194" /></p>

<h2><strong>“Sosyal medyada mucize tedavi gibi sunulan uygulamalara dikkat”</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya, menisküs ve kıkırdak tedavileri konusunda bilimsel gelişmelerin umut verici olduğunu ancak her yeni yöntemin “kesin tedavi” gibi sunulmaması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Menisküsün dışarıdan verilen maddelerle tamamen tedavi edilmesinin bugün için mümkün olmadığını belirten Akkaya:</p>

<p>“Biyoteknoloji çok hızlı ilerliyor. Kitosan içerikli jeller ve akıllı moleküllerle hasarlı bölgeyi hedefleyen çalışmalar devam ediyor. Gelecekte kıkırdak ve menisküs dokularına yönelik yeni tedavi seçenekleri mümkün olabilir.” dedi.</p>

<p>Ancak mevcut bilimsel aşamada tek bir enjeksiyonla tüm sorunları ortadan kaldıran bir tedavi yaklaşımının olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Akkaya:</p>

<p>“Henüz bir iğneyle menisküsü ya da kıkırdağı tamamen tedavi edebilecek noktada değiliz. Hastalar erken dönemde hekime başvurursa ortobiyolojik tedavilerle mevcut hasarın ilerlemesini yavaşlatmak ve eklemi korumak mümkün olabilir.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Akkaya, kıkırdak, menisküs ve eklem hasarlarında her hastaya özel değerlendirme yapılarak kişiselleştirilmiş tedavi planlanması gerektiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Ağrıyla ve ağrı kesicilerle yaşamak kader gibi görülmemeli”</strong></h2>

<p>Toplumda birçok kişinin uzun süre ağrı kesicilerle yaşamaya çalıştığını belirten Prof. Dr. Akkaya, bunun doğru bir yaklaşım olmadığını söyledi.</p>

<p>Diz cerrahisinde kişiye özel çözümlerin artık çok daha gelişmiş olduğunu ifade eden Akkaya, “Robotik cerrahi, kişiye özel protezler ve küçük implantlarla diz cerrahisinde ciddi yollar katettik. Hastalar erken başvurduklarında çok daha küçük ve kişiselleştirilmiş müdahalelerle sağlıklı bir yaşam sürdürebiliyor” dedi.</p>

<h2><strong>“Aynı ameliyatta her iki dize protez uygulanabilir”</strong></h2>

<p>Diz ve kalça protezleri konusunda hastaların endişe duymaması gerektiğini belirten Prof. Dr. Akkaya, uygun cerrahi teknik, kaliteli implant ve doğru rehabilitasyonla protezlerin uzun yıllar kullanılabildiğini söyleyerek, “Güncel çalışmalar uygun şekilde yapılan cerrahilerde implant kullanım süresinin 30 yıla ulaşabildiğini gösteriyor. Hastalar protez cerrahisinden korkmamalı ve ağrıyla yaşamayı kader olarak görmemeli” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Akkaya şunları söyledi:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“Eğer hasta biyolojik olarak aynı seansta iki dizine birden ameliyatı kaldırabilecek durumdaysa genel sağlık durumu buna elverişli ise aynı ameliyatta her iki dize birden ameliyat yapılabilir hatta tercih edilmelidir. Hastanın ihtiyacı varsa her iki dize de aynı anda tedavi uygulanmasının önemli avantajları var. Hasta bir kez ameliyat oluyor, bir kez rehabilitasyon desteği alıyor, hasta bakım desteği bir kez alınıyor, ameliyat maliyetleri önemli ölçüde azalıyor.”</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.58" class="detail-photo img-fluid" height="676" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182958.jpeg" width="1156" /></p>

<h2><strong>“Yapay zekâ destekli kişiye özel rehabilitasyon”</strong></h2>

<p>Cerrahi başarının yalnızca ameliyatla sınırlı olmadığını belirten Akkaya, ameliyat sonrası rehabilitasyon sürecinin de kişiye özel planlanması gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Ben hastalarıma yapay zekâ destekli kişiselleştirilmiş rehabilitasyon programı uyguluyorum” diyen Akkaya, hastanın yaşı, mesleği, beklentileri ve yapılan cerrahinin değerlendirilerek özel iyileşme programları oluşturulduğunu anlattı.</p>

<h2><strong>“Diz ameliyatı sonrası kayak da yapılabilir, tenis de oynanabilir”</strong></h2>

<p>Diz ameliyatlarından sonra hastaların aktif yaşama dönebileceğini vurgulayan Prof. Dr. Akkaya, “Bir hasta ameliyat öncesi kayak yapıyorsa ameliyat sonrası da kayak yapabilir hale getirmeyi hedefliyoruz. Uygun cerrahi teknikler ve implantlarla hastalar koşabilir, tenis oynayabilir, istedikleri gibi aktif biçimde hayatın içinde kalabilirler” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Gerekli sağlık koşullarını taşıyan hastalarda iki dizin aynı seansta ameliyat edilebildiğini de söyleyen Akkaya, bunun bazı hastalar için tek iyileşme ve rehabilitasyon süreciyle önemli avantaj sağlayabildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Diz sağlığı için önemli uyarılar</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya diz eklemlerini korumak için şu önerilerde bulundu:</p>

<p>• Herkes kendi vücudunu tanıyarak spor yapmalı, bilinçsiz ağır antrenmanlardan kaçınılmalı.<br />
• Spora başlamadan önce gerekirse profesyonel destek alınmalı.<br />
• Kadınlar menopoz öncesinde diz kontrollerini ihmal etmemeli.<br />
• Dizde kilitlenme ve takılma gibi mekanik sorunlar ciddiye alınmalı.<br />
• Gece ağrısı veya sürekli ağrı varsa ağrı kesicilerle süreç geçiştirilmemeli.</p>

<p>Akkaya ayrıca “Kaliteli ve bağımsız bir yaşam için hareket etmek, hareket edebilmek için de diz sağlığını korumak gerekiyor” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Jul 2026 09:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-3.jpeg" type="image/jpeg" length="42059"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Teknoloji hayatı kolaylaştırıyor, ruhu zorluyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/teknoloji-hayati-kolaylastiriyor-ruhu-zorluyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/teknoloji-hayati-kolaylastiriyor-ruhu-zorluyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu "Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi" programına konuk olan Psikiyatri Uzmanı Dr. Bilge Bilgin Kapucu, teknolojinin ruh sağlığı üzerindeki etkilerini değerlendirdi. Sosyal medyanın yalnızlaşma, kaygı ve dikkat dağınıklığını artırabileceğine dikkat çeken Kapucu, yapay zekanın insanın duygu dünyasını, klinik muhakemesini ve bir psikiyatristin şefkatini bütünüyle taklit edemeyeceğini vurgulayarak teknoloji kullanımında dengenin önemine işaret etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Psikiyatri Uzmanı Dr. <strong>Bilge Bilgin Kapucu</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “<strong>Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi</strong>”programına konuk oldu. Teknolojinin ruh sağlığı üzerindeki etkilerini değerlendiren Kapucu, sosyal medyanın yalnızlaşma ve kaygıyı artırabildiğini, yapay zekânın ise sağlık alanında önemli katkılar sunmasına rağmen insanın duygu dünyasını ve klinik değerlendirmesini bütünüyle taklit edemeyeceğini söyledi.</p>

<h2><strong>“Son 30-40 yılda toplum büyük bir değişim yaşadı”</strong></h2>

<p>Son 30-40 yılda teknolojinin yaşamın merkezine yerleştiğini belirten Dr. Kapucu, özellikle pandemi döneminde insanların zorunlu izolasyon nedeniyle teknolojiyle çok daha yoğun bir ilişki kurduğunu ifade etti.</p>

<p>Teknolojinin bir yandan insanların yalnızlık hissini azaltmasına yardımcı olduğunu, diğer yandan ise yalnızlaşmanın önemli nedenlerinden biri haline gelebildiğini söyleyen Kapucu, bu değişimin ruh sağlığı üzerinde de belirgin etkiler oluşturduğunu dile getirdi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 04 At 01.37.19" class="detail-photo img-fluid" height="718" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013719.jpeg" width="1290" /></p>

<h2><strong>“Ruhsal hastalıklar arttı”</strong></h2>

<p>Yapılan araştırmaların son 30 yılda ruhsal hastalıkların arttığını gösterdiğini belirten Kapucu, bunun yalnızca daha fazla kişinin sağlık hizmetine başvurması ve tanı almasıyla açıklanamayacağını söyledi.</p>

<p>Toplumdaki yaşam biçiminin ve sosyal normların değişmesinin de bu artışta etkili olduğunu ifade eden Kapucu, özellikle sosyal medyanın anksiyete ve yalnızlaşmayı artırabildiğine dikkat çekti.</p>

<p>Eskiden gençlerin ağırlıklı olarak yüz yüze sosyalleştiğini hatırlatan Kapucu, bugün dijital iletişimin gerçek sosyal ilişkilerin yerini almaya başladığını ve bunun ruh sağlığı açısından önemli sonuçlar doğurabileceğini vurguladı.</p>

<h2><strong>“İnsan beyni sadece matematikten ibaret değil”</strong></h2>

<p>Yapay zekânın çalışma prensibini de değerlendiren Kapucu, bu sistemlerin büyük veri ve matematiksel algoritmalar üzerine kurulu olduğunu söyledi.</p>

<p>Makine öğrenmesi ve derin öğrenme yöntemlerinin insan beynini taklit etmeye çalıştığını belirten Kapucu, psikiyatri uzmanları ve nörobilimcilerin bile beynin çalışma mekanizmasını tam olarak çözemediğini ifade etti.</p>

<p>İnsan beyninin yalnızca verileri işlemeyen, aynı zamanda bedenden gelen sinyalleri, hisleri ve duygusal deneyimleri de değerlendiren çok daha karmaşık bir yapı olduğunu söyleyen Kapucu, mevcut yapay zekâ sistemlerinin bu yönüyle insan beynini tam anlamıyla karşılayamadığını kaydetti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 04 At 01.37.19 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013719-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Yapay zekâdan yararlansanız da son sözü uzmana bırakın</strong></h2>

<p>Yapay zekânın birçok alanda başarılı sonuçlar ortaya koyduğunu belirten Kapucu, buna rağmen elde edilen bilgilerin mutlaka alanında uzman kişiler tarafından değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Yapay zekâya ne kadar veri yüklerseniz, size ancak o kadar sonuç verebilir.” diyen Kapucu, uzman denetimi olmadan kullanılan yapay zekâ uygulamalarında hata ve eksikliklerin ortaya çıkabileceğini ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>“Psikiyatristin bilgeliği ve şefkatini makinadan bekleyemeyiz”</strong></h2>

<p>Yapay zekânın artık hayatın bir parçası olduğunu belirten Kapucu, bunu reddetmenin ya da tamamen uzak durmanın gerçekçi olmadığını söyledi.</p>

<p>Radyoloji gibi alanlarda yapay zekânın tanıya önemli katkılar sunduğunu ifade eden Kapucu, psikiyatride ise tanının yalnızca verilerle değil, hekimin klinik deneyimi, gözlemleri, düşünceleri ve empatisiyle konulduğunu vurguladı.</p>

<p>Buna karşın yapay zekânın psikiyatride takip ve izlem süreçlerinde yararlı olabileceğini belirten Kapucu, konuşma hızı, rutin alışkanlıklar ve davranış değişiklikleri gibi verileri analiz ederek hastalığın seyri hakkında önemli geri bildirimler sağlayabileceğini söyledi.</p>

<p>Bazı kişilerin yargılanma korkusu, güven problemleri veya sosyalleşmeyi tercih etmemeleri nedeniyle zaman zaman bir psikiyatrist yerine yapay zekâ ile iletişim kurmayı seçebileceğini belirten Kapucu, buna rağmen hiçbir teknolojinin bir psikiyatri uzmanının bilgeliğini, klinik muhakemesini ve şefkatini yerine koyamayacağını ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 04 At 01.37.19 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013719-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Teknolojiye fazla maruz kalmak dikkat eksikliğine yol açıyor”</strong></h2>

<p>Teknolojinin hayatın vazgeçilmez bir parçası haline geldiğini ancak insanların gerçek sosyal ilişkilerini koruması gerektiğini vurgulayan Kapucu, yalnızlığın ruh sağlığını olumsuz etkileyen önemli faktörlerden biri olduğunu söyledi.</p>

<p>İnsanların kendilerine teknolojiden tamamen uzak, sakin zamanlar ayırmasının önemine dikkat çeken Kapucu, telefon, tablet ve bilgisayar bildirimlerine sürekli maruz kalmanın dikkat dağınıklığına ve kaygıya yol açabileceğini belirtti.</p>

<p>“Anı yaşayabilmek çok kıymetli” diyen Kapucu, ruh sağlığını korumanın en önemli yollarından birinin gerçek ilişkiler içinde kalmak ve teknoloji kullanımında dengeyi sağlayabilmek olduğunu sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/teknoloji-hayati-kolaylastiriyor-ruhu-zorluyor</guid>
      <pubDate>Sat, 04 Jul 2026 09:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013720.jpeg" type="image/jpeg" length="91082"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Duygularını kontrol edemeyenler dikkat! Borderline kişilik bozukluğu hayatınızı alt üst edebilir!]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/duygularini-kontrol-edemeyenler-dikkat-borderline-kisilik-bozuklugu-hayatinizi-alt-ust-edebilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/duygularini-kontrol-edemeyenler-dikkat-borderline-kisilik-bozuklugu-hayatinizi-alt-ust-edebilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı'nın sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Selçuk Aslan, borderline kişilik bozukluğuna ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Duygu düzenleme güçlüğü, dürtü kontrol sorunları ve sağlıksız ilişkilerin hastalığın en belirgin özellikleri arasında yer aldığını belirten Aslan, erken tanı, doğru psikiyatrik destek ve psikoterapinin yaşam kalitesini artırmada kritik rol oynadığını vurguladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı'nın sunduğu <strong>“Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi”</strong> programına konuk olan Psikiyatri Uzmanı <strong>Prof. Dr. Selçuk Aslan</strong>, <strong>borderline kişilik bozukluğunu</strong> tüm yönleriyle anlattı. Borderline kişilik bozukluğunun özellikle dürtü kontrolü, duygu düzenleme ve kişilerarası ilişkilerde ciddi sorunlara yol açtığını belirten Aslan, erken tanı ve uygun tedavinin bireyin yaşam kalitesini önemli ölçüde artırabileceğini söyledi.</p>

<h2><strong>Tanı 18 yaşından sonra konuluyor</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğunun toplumda çoğu zaman dengesiz davranışlar ve sürekli duygu değişimleri yaşayan kişiler için kullanılan bir tanımlama olduğunu belirten Prof. Dr. Aslan, kişilik yapısının 18 yaşına kadar gelişimini sürdürdüğünü söyledi.</p>

<p>Aslan, “18 yaşından önce kişilik henüz tam olarak oturmadığı için bu yaş grubundaki bireylere borderline kişilik bozukluğu tanısı konulmaz. Hastalıktan söz edebilmek için belirtilerin erişkin dönemde devam etmesi gerekir” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Ergenlik dönemindeki travmalar hastalığın temelini atabilir!</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğundan söz edebilmek için bireyde dürtü kontrol bozukluğunun da bulunması gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Aslan, bu kişilerde öfke, kaygı ve üzüntü gibi duyguların çok yoğun yaşandığını ve bu duyguları yatıştırmakta güçlük çektiklerini söyledi.</p>

<p>Konuşma ve davranışlarda kendini kontrol edememe, kendine zarar verme eğilimi, eşyalara zarar verme ve öfke sırasında kontrolden çıkma gibi davranışların da görülebildiğini belirten Aslan, bu durumun bireyin günlük yaşamını ve sosyal ilişkilerini ciddi şekilde etkileyebildiğini ifade etti.</p>

<p><strong>Borderline kişilik</strong> özelliği taşıyan bireylerin zaman zaman çevrelerindeki insanların davranış kalıplarını benimsediklerini belirten Prof. Dr. Aslan, bunun karakterin tam olarak oturmamış olmasından kaynaklanabileceğini söyledi.</p>

<p>Bu bireylerde depresyon eğiliminin daha yüksek olabileceğini ifade eden Aslan, “Kendilerini boşlukta hissedebilirler. Yoğun mutsuzluk ve depresyon yaşayabilir, hatta intihar düşünceleri geliştirebilirler” diye konuştu.</p>

<p>Borderline kişilik bozukluğunun gelişiminde ergenlik döneminin kritik öneme sahip olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Selçuk Aslan, bu dönemde yaşanan travmaların kişilik yapılanmasını etkileyebileceğini söyledi.</p>

<p>Sınıf içinde küçük düşürülme, dışlanma, reddedilme ya da karşılıksız kalan duygusal ilişkilerin bireyde “sevilmiyorum” düşüncesini geliştirebildiğini belirten Aslan, “Sevilmediğini düşünen kişiler kabul görmek için aşırı verici davranabilir. Bu da onları maddi ve manevi olarak suistimale açık hale getirebilir” diye konuştu.</p>

<p>Bazı bireylerin zamanla dünyanın, insanların ve hatta kendilerinin kötü olduğuna yönelik inanç geliştirebildiğini belirten Aslan, bunun da yoğun mutsuzluk ve duygusal çöküşe neden olabileceğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07 (3)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-3.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Zeki oldukları halde iş ve sosyal yaşamda başarılı olamayabilirler</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğu olan bireylerin d<strong>uygularını kontrol etmekte zorlandıklarını</strong> söyleyen Prof. Dr. Aslan, grup uyumu, takım çalışması ve kurallara uyma konusunda da güçlük yaşayabileceklerini belirtti.</p>

<p>“Çok zeki ve yüksek potansiyele sahip olsalar bile duygu durumlarını ve davranışlarını yönetmekte zorlandıkları için bulundukları ortamlarda istedikleri başarıyı sürdüremeyebilirler” diyen Aslan, bu durumun işlevselliği önemli ölçüde bozduğunu vurguladı.</p>

<p>Prof. Dr. Aslan, <strong>otizmli bazı kadınlarda</strong> borderline kişilik bozukluğunu düşündüren davranışların görülebileceğini belirterek, özellikle duygusal ilişkilerde kendi haklarını ve çıkarlarını korumakta güçlük yaşayabileceklerini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Tedavide ilaç tek başına yeterli olmuyor</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğunda erken dönemde psikiyatrik destek alınmasının büyük önem taşıdığını söyleyen Prof. Dr. Aslan, <strong>ilaç tedavisinin</strong> duyguların dengelenmesine katkı sağladığını ancak tek başına yeterli olmadığını belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Aslan, “Mutlaka destekleyici psikoterapi uygulanmalı. Özellikle bilişsel davranışçı yaklaşımlar sayesinde kişiler duygu, düşünce ve davranış ilişkisini anlamayı, dürtülerini tanımayı ve duygularını yönetmeyi öğrenebilir. Terapi uzun vadede kişiye önemli bir içgörü kazandırır” dedi.</p>

<h2><strong>Aile tutumu kişilik gelişiminde belirleyici rol oynuyor</strong></h2>

<p>Gençlik döneminde ailelerin yaklaşımı, çocukların kişilik gelişimini doğrudan etkiliyor.</p>

<p>Gençlik döneminde ebeveyn tutumlarının kişilik gelişiminde belirleyici olduğunu ifade eden Prof. Dr. Aslan, ailelerin çocuklarına hem sorumluluk vermesi hem de kontrollü bir özgürlük alanı tanıması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Aslan, “Gençlerin hayatı deneyimlemelerine fırsat verilmesi, baskıcı olmayan ama tutarlı ve dengeli ebeveyn tutumları sergilenmesi kişilik gelişimini olumlu yönde destekler.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Aslan baskıcı ya da tamamen kontrolsüz tutumlar yerine dengeli ve tutarlı ebeveyn davranışlarının, gençlerin sağlıklı bir kişilik geliştirmesine katkı sağladığını kaydederek şunları söyledi:</p>

<blockquote>
<p>“Gençlik döneminde aile tutumları çok önem taşıyor. Ebeveyn davranışları çocukların kişilik yapısına uygun, dengeli ve tutarlı olursa çocuklar ve gençler daha az bocalar. Gençlere aşırı baskı kurmadan onlara alan açmak, sorumluluk vermek, kontrollü bir şekilde hayatı deneyimlemelerine fırsat tanımak kişilik gelişimini olumlu yönde destekler.”</p>
</blockquote>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-2.jpeg" width="1600" /></h2>

<h2><strong>Borderline ile bipolar bozukluk karıştırılabiliyor</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğunun toplumda zaman zaman <strong>bipolar bozukluk ile karıştırıldığını</strong> belirten Prof. Dr. Aslan, iki hastalığın birbirinden farklı olduğunu söyledi.</p>

<p>Aslan, “Bipolar bozuklukta duygu durum değişimleri haftalar ya da aylar sürebilen depresif ve manik dönemler halinde görülür. Borderline kişilik bozukluğunda ise duygu değişimleri çok daha hızlıdır ve çoğu zaman çevresel olaylarla tetiklenir. Bu nedenle doğru tanı, doğru tedavi açısından büyük önem taşır” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/duygularini-kontrol-edemeyenler-dikkat-borderline-kisilik-bozuklugu-hayatinizi-alt-ust-edebilir</guid>
      <pubDate>Tue, 30 Jun 2026 09:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-4.jpeg" type="image/jpeg" length="11871"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Meme kanseri tedavisine başarının anahtarı: Kişiye özel tedavi planlaması]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/meme-kanseri-tedavisine-basarinin-anahtari-kisiye-ozel-tedavi-planlamasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/meme-kanseri-tedavisine-basarinin-anahtari-kisiye-ozel-tedavi-planlamasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Ekmel Tezel, meme kanserinde artık tek tip tedavi döneminin geride kaldığını vurguladı. Erken tanının önemine dikkat çeken Tezel, tümörün moleküler özelliklerine göre kişiye özel tedavi planlamasının hem yaşam süresini hem de yaşam kalitesini artırdığını anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Meme kanseri, dünyada ve Türkiye’de kadınlarda en sık görülen kanser türü olmayı sürdürüyor. Yaşın ilerlemesiyle birlikte risk artarken, görüntüleme yöntemlerindeki gelişmeler sayesinde hastalık çok daha erken evrelerde tespit edilebiliyor.</p>

<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu <strong>”Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi”</strong> programına konuk olan Genel Cerrahi Uzmanı <strong>Prof. Dr. Ekmel Tezel</strong>, meme kanseri tedavisindeki güncel yaklaşımları anlatarak erken tanı, kişiye özel tedavi ve yaşam kalitesini koruyan cerrahi yöntemlerin önemine dikkat çekti.</p>

<h2><strong>Kanal içi kanserlerde başarı oranı yüzde 100’e yaklaşıyor</strong></h2>

<p>Yaş ilerledikçe meme kanseri görülme sıklığının arttığını belirten Prof. Dr. Tezel, son yıllarda mamografi ve diğer görüntüleme yöntemlerindeki gelişmeler sayesinde kanal içi kanserlerin daha sık tespit edildiğini söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Tezel, “Kanal içi kanser evre 0 (sıfır) olarak kabul ettiğimiz, <strong>duktal karsinoma in situ</strong> dediğimiz, tümör hücrelerinin henüz süt kanalları içinde hapsolduğu ve çevre dokulara yayılmadığı durumdur” dedi.</p>

<p>Bu evrede yakalanan hastalarda tedavinin oldukça başarılı olduğunu belirten Tezel, “Kanal içi kanserlerin tedavisi çok daha kolaydır ve hayatta kalma ihtimali neredeyse yüzde 100’dür” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.01 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150701-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Memeyi koruyan cerrahiler ön planda</strong></h2>

<p>Kanal içi kanserlerin çoğunlukla mamografide görülen <strong>mikrokalsifikasyonlar</strong> sayesinde saptandığını belirten Prof. Dr. Tezel, hastalığın yaygınlığına göre farklı cerrahi yöntemlerin tercih edildiğini söyleyerek şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p>“Kireçlenme yalnızca sınırlı bir bölgede ise memeyi koruyarak sadece o alanı çıkarıyoruz ve sonrasında radyoterapi uyguluyoruz. Eğer yaygın bir tutulum söz konusuysa memenin iç dokusunu boşaltıp protez yerleştiriyoruz. Bu durumda çoğu zaman radyoterapiye ihtiyaç kalmıyor.”</p>
</blockquote>

<h2><strong>Meme kanseri riskini artıran ve azaltan faktörler</strong></h2>

<p>Meme kanseri gelişiminde kadın olmak, yaşın ilerlemesi, erken adet görmek, geç menopoza girmek ve ailesel yatkınlık gibi değiştirilemeyen risk faktörlerinin bulunduğunu belirten Prof. Dr. Tezel, yaşam tarzının da önemli rol oynadığını vurguladı.</p>

<p>Beslenme alışkanlıkları, sigara ve alkol kullanımı ile dışarıdan alınan hormonların riski etkileyebildiğini ifade eden Tezel, <strong>östrojen hormonunun</strong> meme kanserinde önemli bir etken olduğuna dikkat çekti.</p>

<p>Menopoz döneminde kullanılan hormon replasman tedavilerinin mutlaka meme kontrolleri yapıldıktan sonra başlanması gerektiğini belirten Prof. Dr. Tezel, tedavi süresinin uzamasının riski artırabildiğini söyleyerek, “Menopoz semptomlarının kontrolü için yaklaşık iki yıllık kullanım çoğu zaman yeterli oluyor. Ancak bu süre beş yıl ve üzerine çıktığında meme kanseri riski artabiliyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Doğum kontrol hapları konusunda da benzer bir durumun söz konusu olduğunu belirten Tezel, uzun süreli kullanımın dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.05" class="detail-photo img-fluid" height="700" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150705.jpeg" width="1193" /></p>

<h2><strong>Meme kanserinde tedaviler artık tümörün kimliğine göre belirleniyor</strong></h2>

<p>Meme kanseri cerrahisinde son 30 yılda önemli değişimler yaşandığını belirten Prof. Dr. Tezel, son 10 yılda ise tedavilerin çok daha <strong>kişiselleştiğini</strong> söyledi.<br />
Daha önce moleküler alt tiplere göre değil de anatomik evrelere göre hastalara cerrahi tedavi, kemoterapi, ışın tedavisi önerildiğini belirten Prof. Dr. Ekmel Tezel şunları kaydetti:</p>

<blockquote>
<p>“Şimdi artık moleküler alt tipleri de işin içine kattık. Tümör çok küçük, koltuk altında bir metastaz varken eğer bu östrojene duyarlı bir tümör ve çoğalma hızı düşükse mesela ameliyattan çok büyük fayda görüyor. Eğer östrojen negatif ve akıllı ilaçtan fayda görecek yani HER2 reseptörü pozitifse onu hiç bir şekilde ameliyat etmeyip önce ilaç tedavisine, kemoterapiye gönderiyoruz. Üçlü negatif dediğimiz tümör tipi ise çoğu kez artık koltuk altı durumuna da bakmaksızın, öncelikle kemoterapi ile başlıyoruz tedaviye.”</p>
</blockquote>

<p>Prof. Dr. Ekmel Tezel meme kanserinde kişiye özel tedavilerin önemini vurguladı. Östrojen duyarlı ve çoğalma hızı düşük tümörlerde cerrahinin büyük fayda sağladığını belirten Tezel, bazı tümör tiplerinde ise ameliyatın ilk seçenek olmaktan çıktığını ifade etti.</p>

<p>Özellikle genç hastalarda uygulanan bu yeni tedavi yaklaşımlarının önemli avantajlar sağladığını belirten Prof. Dr. Tezel, şöyle konuştu:</p>

<blockquote>
<p>“Bu özellikle genç hastalarda görülen bir durum; bu meme kaybıyla sonlanmadığı gibi bu tedavi yöntemi daha da iyisi koltuk altındaki lenf bezlerini korumuş oluyoruz.''</p>

<p>''Meme kanseri tedavisinde amacımız hem daha uzun hem de daha kaliteli bir hayat sunmak o yüzden her hastaya özel değerlendirme ile kişiye özel tedavi planlaması yapıyoruz.”</p>
</blockquote>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.02 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="907" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150702-1.jpeg" width="1600" /></h2>

<h2><strong>Ameliyat öncesi işaretleme teknikleri başarıyı artırıyor</strong></h2>

<p>Meme kanseri cerrahisinde ameliyat öncesi yapılan işaretlemelerin cerrahi başarısını artırdığını belirten Prof. Dr. Tezel, tümör ve gerekli durumlarda lenf bezlerinin <strong>marker</strong> adı verilen özel işaretleyicilerle belirlenebildiğini söyledi.</p>

<p>Bazı hastalarda mamografi eşliğinde tel ile işaretleme de yapıldığını anlatan Tezel, bu yöntem sayesinde çıkarılacak dokunun sınırlarının çok daha doğru belirlenebildiğini ifade etti.</p>

<p>Modern meme cerrahisinin en önemli amaçlarından birinin <strong>gereksiz doku çıkarımını önlemek</strong> olduğunu belirten Prof. Dr. Tezel, ameliyat sırasında uygulanan sentinel lenf nodu biyopsisinin bu konuda önemli avantajlar sağladığını söyleyerek şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p>“Ameliyat sırasında özel bir boya veriyoruz. Boyanın ulaştığı ilk lenf bezlerini çıkarıp patologlarımız değerlendiriyor. Böylece tüm lenf bezlerininin tamamını almak zorunda kalmadan cerrahinin sınırlarını belirleyebiliyoruz.”</p>
</blockquote>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.02" class="detail-photo img-fluid" height="694" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150702.jpeg" width="1081" /></h2>

<h2><strong>Amaç sadece hayatı uzatmak değil, yaşam kalitesini de korumak</strong></h2>

<p>Meme kanseri tedavisindeki temel hedefin yalnızca hastalığı ortadan kaldırmak olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Tezel, yaşam kalitesinin korunmasının da en az tedavinin başarısı kadar önemli olduğunu söyleyerek, “Meme kanseri tedavisinde amacımız hem daha uzun hem de daha kaliteli bir hayat sunmak. Bu nedenle her hastayı ayrı değerlendiriyor ve kişiye özel tedavi planı oluşturuyoruz” diye konuştu.</p>

<h2><strong>“Bizi korkutan hastalık değil, hastalık hakkındaki düşüncemiz”</strong></h2>

<p>Tedavinin yalnızca cerrahi ve ilaçlardan ibaret olmadığını belirten Prof. Dr. Tezel, hasta-hekim iletişiminin önemine dikkat çekerek, “Bizi korkutan hastalık değil, hastalık hakkındaki düşüncemizdir. Tedaviye başlamadan önce hastanın duygu durumunu anlamak, kaygılarını dinlemek ve onu sürece hazırlamak son derece önemlidir” diye konuştu.</p>

<p>Tedavi sonrasında ilk 2-3 yıl altı ayda bir, daha sonra ise yılda bir kontrolün yeterli olduğunu belirten Prof. Dr. Tezel, yaşam tarzı değişikliklerinin de nüks riskini azaltabileceğini söyledi.</p>

<p>Düzenli yürüyüş yapmak, aktif kalmak, yoga ve pilates gibi hem fiziksel hem de zihinsel rahatlama sağlayan aktivitelerle ilgilenmek ve sosyal yaşamı sürdürmenin önemine dikkat çeken Tezel, hastaların yalnızca hastalık üzerine konuşulan ortamlarda bulunmak yerine farklı sosyal faaliyetlere katılmalarını önerdi. Tezel, “Ameliyatlar nasıl kişiye göre planlanıyorsa, ameliyat sonrası yaşam değişiklikleri de kişinin karakterine, beklentilerine ve yaşam biçimine göre planlanmalıdır” ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.01" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150701.jpeg" width="1600" /></p>

<p>Prof. Dr. Tezel, gelecekte meme kanseri tedavisinde medikal tedaviler ve genetik temelli uygulamaların daha da ön plana çıkacağını belirterek, kişiye özel tedavi anlayışının giderek güçleneceğini sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/meme-kanseri-tedavisine-basarinin-anahtari-kisiye-ozel-tedavi-planlamasi</guid>
      <pubDate>Tue, 16 Jun 2026 09:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150702-2.jpeg" type="image/jpeg" length="13499"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[KİM NE KADAR MAAŞ ALACAK? Temmuz zammı sonrası memur, emekli ve kamu çalışanı maaşları: 33 meslek için maaş tablosu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ara zam sonrası memur, emekli ve kamu çalışanı maaşları için yeni hesaplama yapıldı. Hakim, savcı, polis, öğretmen, hemşire, zabıta, itfaiyeci, infaz koruma memuru, mübaşir, vaiz, mühendis, kamu işçisi, SSK ve Bağ-Kur emeklisi maaşlarında güncel tablo ortaya çıktı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ara zam için milyonlarca memur, emekli ve kamu çalışanının beklediği maaş hesabı yeniden güncellendi. TÜİK’in 3 Temmuz'da enflasyon verisini açıklamasıyla birlikte 6 aylık zam oranı netleşirken, memur, memur emeklisi, SSK ve Bağ-Kur emeklileri için yeni maaş tahminleri de ortaya çıktı. Hakim, savcı, polis, öğretmen, hemşire, zabıta, itfaiyeci, infaz koruma memuru, vaiz, mühendis ve kamu işçisi gibi birçok meslek grubunda Temmuz sonrası beklenen maaşlar tek tek hesaplandı. İşte en güncel Temmuz zammı tablosu ve meslek meslek yeni maaş beklentileri...</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu</guid>
      <pubDate>Mon, 08 Jun 2026 15:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/kim-ne-kadar-maas-aliyor-emekli-memur-kamu-temmuz-zammi.webp" type="image/jpeg" length="66665"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN DEĞERLİ TÜRK FUTBOLCULAR: İŞTE GÜNCELLENEN PİYASA DEĞERLERİYLE EN DEĞERLİ TÜRK OYUNCULAR]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[En değerli Türk oyuncular listesi yeniden güncellendi. Avrupa’da ve Süper Lig’de öne çıkan en değerli Türk futbolcular arasındaki sıralama değişirken, en değerli Türk futbolcuları kimler sorusu da yeniden gündeme geldi. Piyasa değeri artan yıldızlar, dikkat çeken performanslar ve yükselen genç yeteneklerle şekillenen en değerli Türk futbolcular güncel listesinde tüm detaylar bu fotogaleride.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>En değerli Türk oyuncular listesi bir kez daha güncellendi. Avrupa’nın önde gelen liglerinde forma giyen ve Süper Lig’de performansıyla öne çıkan isimlerin yer aldığı bu sıralama, en değerli Türk futbolcular arasındaki rekabeti net biçimde ortaya koyuyor. Piyasa değerleri, yaş, performans ve uluslararası etki kriterleri dikkate alınarak hazırlanan listede, en değerli Türk futbolcuları kimler sorusunun yanıtı dikkat çekiyor. İşte en değerli Türk futbolcular güncel listesi ve detayları…</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli</guid>
      <pubDate>Fri, 05 Jun 2026 10:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/en-degerli-turk-futbolcular-1.webp" type="image/jpeg" length="64216"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[A MİLLİ TAKIMDAN DÜNYA SIRALAMASINDA SIÇRAMA! İşte kadro değeri, güncel kadro ve maç programı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[A Milli Futbol Takımı’nın 2026 Dünya Kupası yolculuğu başladı. İşte Montella’nın aday kadrosu, hazırlık maçları, D Grubu fikstürü ve ay-yıldızlıların piyasa değeri hakkında tüm detaylar!]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>A Milli Futbol Takımı, Vincenzo Montella yönetiminde 24 yıllık Dünya Kupası hasretini sona erdirerek 2026 FIFA Dünya Kupası yolculuğuna hazırlanıyor. Geçtiğimiz günlerde açıklanan geniş aday kadro, turnuva öncesi hazırlık maçları, grup fikstürü ve ay-yıldızlı ekibin toplam piyasa değeri futbolseverlerin gündeminde. İşte A Milli Takım’ın Dünya Kupası öncesi merak edilen tüm detayları…</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3></h3>

<h2></h2></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi</guid>
      <pubDate>Tue, 19 May 2026 21:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/amillitakim-1.webp" type="image/jpeg" length="97158"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN PAHALI OYUNCULAR! İşte güncel sıralamayla Süper Lig'in en değerli 20 futbolcusu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Süper Lig’de oyuncuların piyasa değerleri yeniden şekillendi. Güncel Transfermarkt verileri doğrultusunda ligde forma giyen futbolcular arasından en yüksek piyasa değerine sahip 20 isim belirlendi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Süper Lig ekiplerinde forma giyen oyuncuların piyasa değeri sıralaması da yeniden şekillendi. Güncel verilerle birlikte Süper Lig’in en değerli 20 futbolcusu netleşti. İşte listenin tamamı…</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri</guid>
      <pubDate>Mon, 18 May 2026 14:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/guncel-liste-super-lig-oyuncular.webp" type="image/jpeg" length="78026"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EMEKLİYE ÖTV’SİZ ARAÇ DÜZENLEMESİ 2026 SON DURUM: Emekliye ÖTV’siz araba şartları ve araç fiyatları]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Son dakika gelişmesi: emekliye ÖTVsiz araç düzenlemesi gündemde. ÖTVsiz araç fiyatları ve araç listesi 2026 detaylarıyla ÖTV indirimi ve muafiyet kapsamı netleşiyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Emekliye ÖTVsiz araç düzenlemesi 2026 yılında en çok konuşulan başlıklar arasında yer alıyor. Özellikle emekliye ÖTVsiz araç listesi 2026 kapsamında hangi modellerin yer alacağı ve kimlerin bu haktan yararlanabileceği araştırılıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari</guid>
      <pubDate>Sat, 16 May 2026 08:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-son-durum.webp" type="image/jpeg" length="56892"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[3. ODTÜ Jonglörlük Festivali'nde sanatçıların performansı beğeni topladı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ODTÜ Jonglörler Topluluğu tarafından düzenlenen 3. ODTÜ Jonglörlük Festivali, Başkentli sanatseverleri ve öğrencileri bir araya getirmeye devam ediyor. ODTÜ Büyük Spor Salonu ve çevresinde süren etkinlikler kapsamında, havanın kararmasıyla birlikte sahne alan sanatçılar, ateşle yaptıkları tehlikeli ve estetik gösterilerle geceyi aydınlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ODTÜ Jonglörler Topluluğu tarafından bu yıl üçüncüsü düzenlenen 3. ODTÜ Jonglörlük Festivali, ODTÜ Büyük Spor Salonu’nda tüm coşkusuyla devam ediyor. Festival programı kapsamında sahne alan sanatçıların gece karanlığında gerçekleştirdiği ateş gösterileri, izleyicilere adrenalin dolu anlar yaşattı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sanatçıların ateşli asalar ve çeşitli ekipmanlarla sergilediği estetik figürler, jonglörlük sanatının sınırlarını zorlayan performanslara sahne oldu. Hem teknik ustalığın hem de görsel sanatın harmanlandığı festival, Başkentli sanatseverler ve öğrenciler tarafından ilgiyle takip ediliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ahmet Çağatay Bayraktar</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi</guid>
      <pubDate>Sun, 03 May 2026 10:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/a-a-20260503-41275051-41275034-o-d-t-u-j-o-n-g-l-o-r-l-u-k-f-e-s-t-i-v-a-l-i.jpg" type="image/jpeg" length="32173"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ASGARİ ÜCRET VE EMEKLİ MAAŞLARINA ARA ZAM TALİMATI: İşte masadaki rakamlar]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye’de milyonlarca çalışan ve emekliyi doğrudan ilgilendiren maaş düzenlemelerine ilişkin yeni iddialar gündemde... Asgari ücret ve emekli maaşlarına ek zam yapılacağı söylentisi seçim hazırlıklarıyla birlikte ekonomi politikalarında değişim beklentisini artırdı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye’de milyonlarca çalışan ve emekliyi ilgilendiren maaş düzenlemeleriyle ilgili kulis bilgileri gündemi hareketlendirdi. Asgari ücret ve emekli maaşlarına ek zam yapılabileceği yönündeki iddialar, seçim hazırlıklarıyla birlikte ekonomi politikalarında değişim sinyali olarak yorumlanıyor.</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 14:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/emekli-asgariucretli-seyyanen-zam.webp" type="image/jpeg" length="79025"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN DEĞERLİ MİLLİ TAKIMLAR GÜNCEL LİSTE: Türkiye kaçıncı sırada?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2026’nın en değerli milli takımları açıklandı! Türkiye A Milli Takımı, kadro değerinde 40 milyon euroluk artışla büyük bir sıçrama yaptı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Uluslararası futbol arenasında milli takımların piyasa değerleri güncellendi. 2026 yılının Mart ayı itibarıyla açıklanan listede, Türkiye A Milli Futbol Takımı büyük bir çıkış yakalayarak dikkatleri üzerine çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Türkiye de sıralamada yer buldu</strong></h2>

<p>Genç ve Avrupa’da forma giyen futbolcuların değerindeki artış, bu sıçramanın en büyük nedenlerinden biri olarak gösteriliyor. Özellikle Arda Güler ve Kenan Yıldız gibi isimlerin performansları, milli takımın piyasa değerine ciddi katkı sağladı. İşte dünyanın en değerli milli takımları!</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada</guid>
      <pubDate>Mon, 23 Mar 2026 15:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/03/en-degerli-milli-takimlar-turkiye-kacinci.webp" type="image/jpeg" length="92066"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
