<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>24 Saat Gazetesi Ankara</title>
    <link>https://www.24saatgazetesi.com</link>
    <description>Ankara son dakika haberleri, asayiş, trafik kazası ve yangın olayları Gazeteciler Cemiyeti yayın organı 24 Saat'te. Günün maçı saat kaçta, ne zaman, hangi kanalda?</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.24saatgazetesi.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>24 Saat Gazetesi Ankara - Copyright © 2026. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sun, 20 Sep 2026 02:35:34 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Çizgi romanın usta kalemi Fabien Toulmé Kadıköy Çizgi Festivali’nin onur konuğu oluyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/cizgi-romanin-usta-kalemi-fabien-toulme-kadikoy-cizgi-festivalinin-onur-konugu-oluyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/cizgi-romanin-usta-kalemi-fabien-toulme-kadikoy-cizgi-festivalinin-onur-konugu-oluyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hakim'in Yolculuğu serisiyle tanınan Fransız çizgi roman sanatçısı Fabien Toulmé, Kadıköy Belediyesi Karikatür Evi'nin davetlisi olarak Yoğurtçu Parkı'nda düzenlenecek Kadıköy Çizgi Festivali'ne katılıyor. 25-27 Eylül tarihleri arasında gerçekleşecek festivalde Toulmé; imza günleri, canlı çizim performansı ve "Yolun Sonunda Bir Ev Var mı?" başlıklı özel bir söyleşiyle okurlarıyla bir araya gelecek.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Güçlü anlatımı, insanı merkeze alan yalın çizgileri ve doğrudan tanıklıklardan beslenen grafik romanlarıyla dünya çapında geniş bir okur kitlesi edinen Fransız çizer Fabien Toulmé, Kadıköy Belediyesi Karikatür Evi’nin davetlisi olarak yeniden İstanbul’a geliyor. 25-27 Eylül tarihleri arasında Yoğurtçu Parkı’nda gerçekleştirilecek Kadıköy Çizgi Festivali kapsamında İstanbullu kitapseverlerle buluşacak olan Toulmé; imza günleri, canlı çizim performansı ve özel bir söyleşiyle festival programında yer alacak.</p>

<p>Özellikle Türkçe baskıları Desen Yayınları etiketiyle yayımlanan ve geniş yankı uyandıran <a href="https://tudem.com/kultur-yayinlari/1010/106/seri/hakimin_yolculugu.aspx" rel="nofollow">Hakim’in Yolculuğu</a> serisiyle tanınan usta çizer; göçmenlik, sürgün, toplumsal adalet ve kişisel dönüşüm gibi evrensel temaları ele aldığı külliyatını okurlarıyla yüz yüze değerlendirecek.</p>

<h3><strong>"Yolun sonunda bir ev var mı?" başlıklı özel söyleşi</strong></h3>

<p>Kadıköy Çizgi Festivali’nin Yoğurtçu Parkı’ndaki açık alanında kitapseverlerle buluşacak olan Toulmé’nin programı iki güne yayılıyor. Festivalin ikinci günü olan 26 Eylül Cumartesi günü saat 16.30’da, editör ve çevirmen Ömer Şentürk’ün moderatörlüğünde <strong>"Yolun Sonunda Bir Ev Var mı? Fabien Toulmé'nin Eserlerinde Konukseverlik, Sürgün ve Hafıza"</strong> başlıklı söyleşi düzenlenecek. Oturumda, sanatçının eserlerindeki mekân, aidiyet ve "ev" kavramları derinlemesine masaya yatırılacak.</p>

<p>Kadıköy Çizgi Festivali kapsamındaki Fabien Toulmé etkinlik programı şu şekilde belirlendi:</p>

<p><strong>26 Eylül 2026 Cumartesi</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<ul>
 <li>
 <p><strong>14.00 - 16.00:</strong> İmza Günü</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>16.30 - 17.30:</strong> Söyleşi: <i>Fabien Toulmé &amp; Ömer Şentürk</i> ("Yolun Sonunda Bir Ev Var mı?")</p>
 </li>
</ul>

<p><strong>27 Eylül 2026 Pazar</strong></p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>14.00 - 15.00:</strong> Canlı Çizim Etkinliği</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>15.30 - 17.30:</strong> İmza Günü</p>
 </li>
</ul></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ahmet Çağatay Bayraktar</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/cizgi-romanin-usta-kalemi-fabien-toulme-kadikoy-cizgi-festivalinin-onur-konugu-oluyor</guid>
      <pubDate>Sun, 20 Sep 2026 01:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/fabientoulmevisagesrcf-1-6cb10.jpg" type="image/jpeg" length="50385"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Tugay Kerimoğlu’ndan Galatasaraylı yıldız için çarpıcı teşhis: "Okan Hoca kazanmaya çalışıyor ama olmuyor!"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/tugay-kerimoglundan-galatasarayli-yildiz-icin-carpici-teshis-okan-hoca-kazanmaya-calisiyor-ama-olmuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/tugay-kerimoglundan-galatasarayli-yildiz-icin-carpici-teshis-okan-hoca-kazanmaya-calisiyor-ama-olmuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Trabzonspor'un Galatasaray'ı 4-0 mağlup ettiği tarihi derbinin ardından karşılaşmayı yorumlayan Tugay Kerimoğlu, sarı-kırmızılı takımın sahada hiçbir varlık gösteremediğini söyledi. Teknik ekibin ve en az 7 oyuncunun konsantrasyonunu yitirdiğini belirten Kerimoğlu, Leroy Sane’nin durumuna dikkat çekerek, "Okan hoca kazanmaya çalışıyor ama olmuyor, Sane'yi toparlama şansı çok zor" ifadelerini kullandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Trendyol Süper Lig’in 6. haftasında oynanan dev derbide Trabzonspor, sahasında ağırladığı Galatasaray’ı ilk yarısını 3-0 önde kapattığı mücadelede 4-0 mağlup ederek milli araya moralli girdi. Bordo-mavililere tarihi galibiyeti getiren golleri Mohamed Salah (3) ve Noah Saviolo kaydederken, karşılaşmanın ardından TRT Spor ekranlarında mücadeleyi değerlendiren Galatasaray’ın efsane isimlerinden Tugay Kerimoğlu, sarı-kırmızılı ekibin sergilediği oyuna ve Leroy Sane’nin form durumuna sert eleştiriler yöneltti.</p>

<p><img alt="Saviolosalahfranculino 936646" class="detail-photo img-fluid" height="523" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/saviolosalahfranculino-936646.webp" width="930" /></p>

<h3><strong>"7 oyuncun varlık gösteremiyorsa geri dönüş şansın yoktur"</strong></h3>

<p>Sarı-kırmızılı takımın sahadaki kopuk görüntüsüne ve reaksiyon eksikliğine dikkat çeken Kerimoğlu, teknik heyet dahil tüm ekibin konsantrasyon kaybı yaşadığını vurguladı:</p>

<blockquote>
<p><i>"Galatasaray'ın bugün konuşulacak hiçbir şeyi yok. Bakıyorsun, takım tamamen kopuk. Kötü anlamda en az 7 tane isim sayarım. 7 tane oyuncun sahada varlık gösteremiyorsa maçı geri çevirme şansın zaten yok, reaksiyonun da olmaz.</i></p>

<p><i>Teknik ekip tamamen konsantre değil, maça başlangıç çok kötü. Haftalar önce oyun kötü giderken doğru reaksiyonu verip oyunu toparlamaya çalışan Galatasaray'ı da izlemiştik. Ancak Trabzonspor'un bu maçta güçlü bir reaksiyon vereceği çok belliydi. Sahada 7-8 oyuncunun performansı kötüyse elini uzatarak rakibini tebrik etmen gerekiyor."</i></p>
</blockquote>

<h3><strong>"Sane'yi toparlama şansın çok zor, kafasındakileri atamıyor"</strong></h3>

<p>Galatasaray Teknik Direktörü Okan Buruk’un kazanmaya çalıştığı Alman yıldız Leroy Sane’nin sahadaki etkisizliğine özel parantez açan Kerimoğlu, oyuncudan umudunu kestiğini belirterek şu değerlendirmelerde bulundu:</p>

<blockquote>
<p><i>"Kaç haftadır Sane diyorum... Okan hoca kazanmaya çalışıyor ama olmuyor. Oyuna sokuyorsun, yine olmuyor. Formda olmayan bir Barış'ı sahaya koyduğunda performans olarak eksiliyorsun ama Barış toparlar mı, toparlayabilir.</i></p>

<p><i>Fakat Sane'yi toparlama şansın çok zor. Yaşadığı şeyleri bir türlü kafasından atamıyor. Kimsenin kötü olmasından yana konuşmuyorum; iyi olması adına düşüncelerimi aktarmaya çalışıyorum. Ancak mevcut tabloda bu ısrar karşılık bulmuyor."</i></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
</blockquote>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/tugay-kerimoglundan-galatasarayli-yildiz-icin-carpici-teshis-okan-hoca-kazanmaya-calisiyor-ama-olmuyor</guid>
      <pubDate>Sun, 20 Sep 2026 00:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/tugay-kerimoglu-352370.webp" type="image/jpeg" length="75910"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İlker Yağcıoğlu'ndan dikkat çeken Galatasaray yorumu: "Trabzonspor sürklase etti, tehlike çanları çalıyor!"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/ilker-yagcioglundan-dikkat-ceken-galatasaray-yorumu-trabzonspor-surklase-etti-tehlike-canlari-caliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/ilker-yagcioglundan-dikkat-ceken-galatasaray-yorumu-trabzonspor-surklase-etti-tehlike-canlari-caliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Trendyol Süper Lig’in 6. haftasındaki derbide Trabzonspor’un Galatasaray’ı 4-0 mağlup ettiği tarihi karşılaşmayı değerlendiren İlker Yağcıoğlu, sarı-kırmızılı takım için sert uyarılarda bulundu. Bordo-mavililerin rakibini sürklase ettiğini belirten Yağcıoğlu, Okan Buruk’un mevcut oyun kurgusundan vazgeçmesi gerektiğini vurgulayarak, "Osimhen olmadığında baskı kayboluyor, Galatasaray için tehlike çanları çalıyor" dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Trendyol Süper Lig’in 2026/27 sezonu 6. haftasında oynanan dev derbide Trabzonspor, sahasında ağırladığı Galatasaray’ı Mohamed Salah (3) ve Noah Saviolo’nun golleriyle 4-0 mağlup ederek milli takım arasına tarihi bir zaferle girdi. Karşılaşmanın ardından TRT Spor ekranlarında maçı değerlendiren ünlü yorumcu İlker Yağcıoğlu, Galatasaray'ın oyun anlayışını sert sözlerle eleştirirken Okan Buruk ve takımı için çarpıcı uyarılarda bulundu.</p>

<h3><strong>"Trabzonspor, Galatasaray'ı sürklase etti"</strong></h3>

<p>Bordo-mavili ekibin sahadaki ezici üstünlüğüne dikkat çeken Yağcıoğlu, sarı-kırmızılıların savunma zaaflarını şu ifadelerle değerlendirdi:</p>

<blockquote>
<p><i>"Trabzonspor, Galatasaray'ı sürklase etti. Maçın hemen başında buldukları golün de avantajı var tabii. Galatasaray bir gol yedi ki evlere şenlik. Yedikleri ilk gol inanılacak gibi değil. Salah gibi bir oyuncuya tedbir alınmaması olacak şey değil."</i></p>
</blockquote>

<p>Mısırlı dünya yıldızının ortaya koyduğu performansa hayran kaldığını belirten yorumcu, "Salah niye geldiğini, bu paraları neden hak ettiğini gösterdi. Hakikaten büyük bir yetenek. Hayranlıkla izlediğimiz bir Salah vardı. Trabzonspor transferlerinin karşılığını aldı. Öte yandan Saviolo diye bir oyuncu var; 'benim' diyen golcü onun attığı golü atamaz. Ancak Onuachu tarafında bir sorun var, ne sıkıntısı var henüz çözebilmiş değilim" dedi.</p>

<h3><strong>"Okan Hoca bu felsefeden vazgeçmeli"</strong></h3>

<p>Galatasaray’ın ligdeki oyun kurgusunun alarm verdiğini ve ön alan baskısının eski etkisini tamamen kaybettiğini savunan Yağcıoğlu, teknik direktör Okan Buruk’a radikal değişiklik çağrısında bulundu:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<blockquote>
<p><i>"Evet, Galatasaray önde ve coşkulu oynuyor gibi görünebilir. 'Avrupa haricinde çok fazla sıkıntı yaşamadı' deniyordu ama bu sene yaşayacak. Karşısında Trabzonspor gibi dinamik bir takım var. Beşiktaş'a karşı da böyle oynasın, çok ciddi anlamda sıkıntı yaşar.</i></p>

<p><i>Ön alan baskısını eskisi gibi yapamıyorlar. Amedspor'a karşı bile böyle oynayacaksan sorun yaşarsın. Okan hocanın bazı şeylerden; bu oyun felsefesinden ve kurgusundan vazgeçmesi lazım. Orta sahaya çıktığında sorun yaşıyorsun. Osimhen sahada olmadığında takım o baskıdan tamamen uzak kalıyor. Görüntü Galatasaray için hiç iç açıcı değil. Takımın değişmesi şart. Galatasaray'ı çok tehlikeli bir fikstür bekliyor ve tehlike çanları şimdiden çalıyor."</i></p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/ilker-yagcioglundan-dikkat-ceken-galatasaray-yorumu-trabzonspor-surklase-etti-tehlike-canlari-caliyor</guid>
      <pubDate>Sun, 20 Sep 2026 00:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/pina-leao-trabzonspor-galatasaray-866940.webp" type="image/jpeg" length="15223"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İstanbul Büyükçekmece'de toprak kayması: Göçük altında kalan 2 işçiden biri kurtarılamadı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/istanbul-buyukcekmecede-toprak-kaymasi-gocuk-altinda-kalan-2-isciden-biri-kurtarilamadi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/istanbul-buyukcekmecede-toprak-kaymasi-gocuk-altinda-kalan-2-isciden-biri-kurtarilamadi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul Büyükçekmece'de bir inşaat alanında meydana gelen toprak kayması sonucu göçük altında kalan iki işçiden biri yaşamını yitirdi, diğeri yaralı olarak hastaneye kaldırıldı. Olayla ilgili başlatılan soruşturmada inşaat firmasının sahibi, şantiye şefi ve bir firma çalışanı gözaltına alındı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>İstanbul</strong>'un Büyükçekmece ilçesinde bir inşaat sahasında yaşanan toprak kayması sonucu göçük altında kalan iki işçiden biri yaşamını yitirirken, diğer işçi yaralı olarak kurtarıldı. Olayın ardından inşaat firmasının sahibi, şantiye şefi ve bir firma çalışanı gözaltına alındı.</p>

<p>İstanbul Valiliği tarafından paylaşılan bilgilere göre, saat 18.40 civarında Alkent 2000 Mahallesi'ndeki inşaat alanında toprak kayması meydana geldi.</p>

<p>İhbar üzerine bölgeye gönderilen ekipler, göçük altında bulunan 39 yaşındaki A.M. ile 28 yaşındaki B.M.'yi kurtarmak için çalışma yürüttü. Çalışmalar sonucunda göçükten çıkarılan B.M., sağlık ekiplerinin müdahalesinin ardından hastaneye sevk edildi. A.M. için yürütülen kurtarma çalışmaları ise sonuç vermedi ve işçi olayda hayatını kaybetti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Toprak kaymasına ilişkin başlatılan soruşturma kapsamında inşaat firmasının sahibi Ö.T., şantiye şefi T.U. ve firma çalışanı N.Ş. ekipler tarafından yakalanarak gözaltına alındı. Şüphelilerin işlemlerinin devam ettiği öğrenildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/istanbul-buyukcekmecede-toprak-kaymasi-gocuk-altinda-kalan-2-isciden-biri-kurtarilamadi</guid>
      <pubDate>Sun, 20 Sep 2026 00:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/istanbul-buyukcekmecede-toprak-kaymasi.jpg" type="image/jpeg" length="63067"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Başkentin kadim lezzetleri Mehmet Yalçınkaya seçkisiyle "Bir Sofrada Ankara"da buluştu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/baskentin-kadim-lezzetleri-mehmet-yalcinkaya-seckisiyle-bir-sofrada-ankarada-bulustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/baskentin-kadim-lezzetleri-mehmet-yalcinkaya-seckisiyle-bir-sofrada-ankarada-bulustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ankara Kültür Yolu Festivali kapsamında düzenlenen "Bir Sofrada Ankara" buluşmasında, başkentin köklü lezzet mirası ve yerel ürünleri şef Mehmet Yalçınkaya'nın özel seçkisiyle tanıtıldı. Ankara tavasının tarihsel reçetesinin pirinçle hazırlandığına dikkat çeken buluşmada, TGA Genel Müdür Yardımcısı Dr. Elif Balcı Fisunoğlu kentin 60 restoranla "Lezzet Noktası" ağına dahil edildiğini açıkladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından düzenlenen Türkiye Kültür Yolu Festivali’nin 19’uncu durağı olan başkentte, kentin köklü yemek kültürünü ve zengin yöresel ürünlerini ön plana çıkaran "Bir Sofrada Ankara" etkinliği gerçekleştirildi. MasterChef jüri üyesi ve şef Mehmet Yalçınkaya’nın ev sahipliğinde Alaz Restoran’da düzenlenen buluşmada, gastronomi dünyasının önde gelen temsilcileri başkentin geleneksel mutfak mirası etrafında bir araya geldi.</p>

<p><img alt="A A 20260919 42515855 42515840 A N K A R A K U L T U R Y O L U F E S T I V A L I N D E S E F Y A L C I N K A Y A N I N A N K A R A L E Z Z E T L E R I S E C K I S I S U N U L D U" class="detail-photo img-fluid" height="800" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/a-a-20260919-42515855-42515840-a-n-k-a-r-a-k-u-l-t-u-r-y-o-l-u-f-e-s-t-i-v-a-l-i-n-d-e-s-e-f-y-a-l-c-i-n-k-a-y-a-n-i-n-a-n-k-a-r-a-l-e-z-z-e-t-l-e-r-i-s-e-c-k-i-s-i-s-u-n-u-l-d-u.jpg" width="1200" /></p>

<p>Programa; şefler Bedri Usta, Kemal Can Yurttaş, Doğa Çitçi, Sezai Ömer Aydoğan, Rafet İnce, Zeki Açıköz ve Gökhan Aksoy ile akademisyen şef Osman Korkmaz, yemek kültürü yazarı Aylin Öney Tan, akademisyen şef Asuman Kerkez ve Tarım Gıda ve Mutfak Kültürü Araştırmacısı Kübra Yüzüncüyıl katılım sağladı. Ankara’nın farklı ilçelerinden temin edilen coğrafi ve yerel malzemelerle hazırlanan menü, sektörün önde gelen isimlerinin beğenisine sunuldu.</p>

<p>Menüde; Kalecik karası, Dene çorbası, patlıcan bayıldı, sütte ciğer, kara kabak cizleme, kuzukulağı buzlaması, Ayaş domatesi, pirinçle hazırlanan geleneksel Ankara tavası ve Çubuk vişneli muhallebi gibi kentin özgün lezzetleri yer aldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="A A 20260919 42515855 42515845 A N K A R A K U L T U R Y O L U F E S T I V A L I N D E S E F Y A L C I N K A Y A N I N A N K A R A L E Z Z E T L E R I S E C K I S I S U N U L D U" class="detail-photo img-fluid" height="800" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/a-a-20260919-42515855-42515845-a-n-k-a-r-a-k-u-l-t-u-r-y-o-l-u-f-e-s-t-i-v-a-l-i-n-d-e-s-e-f-y-a-l-c-i-n-k-a-y-a-n-i-n-a-n-k-a-r-a-l-e-z-z-e-t-l-e-r-i-s-e-c-k-i-s-i-s-u-n-u-l-d-u.jpg" width="1200" /></p>

<h3><strong>Şef Mehmet Yalçınkaya: "Modern gastronomi Ankara’da başladı"</strong></h3>

<p>Ankara’nın Türk gastronomi tarihinde bir milat noktası olduğunu vurgulayan şef Mehmet Yalçınkaya, başkentin yalnızca köklü restoran geleneğiyle değil, hammadde ve ürün çeşitliliğiyle de benzersiz bir konumda yer aldığını belirtti. Yalçınkaya, kentin mutfak kimliğine ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu:</p>

<blockquote>
<p><i>"Ankara mutfağı aslında Türk gastronomisindeki restoranların başladığı yerdir. Çünkü tarihine baktığımız zaman 'Karpiç' dahil birçok simge restoranın burada açıldığını görüyoruz. Ankara sadece restoranlara göre değil, ürünleriyle de ön planda bir şehir. Hakikaten geniş bir çeşitliliği var, farklı kültürlerin bir araya geldiği bir kavşak noktası. Ankara'da restoran açarken 1,5 yıl önce kentin yöresel ürün çeşitliliğinden çok etkilendik. Ankara'nın her ilçesinden malzeme bulabiliyorsunuz ve bu malzemelerle zengin menüler oluşturabiliyorsunuz."</i></p>
</blockquote>

<p>Ankara mutfağının bilinen kalıpların çok ötesinde olduğunu ifade eden Yalçınkaya; balık yemekleri, Erkeç pastırması, geleneksel muhallebiler, turşu çeşitleri ve Ankara buğdayı gibi yerel unsurları kendi restoranlarında da aktif olarak kullandıklarını kaydetti. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’a ve Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı’na (TGA) gastronomi alanına verdikleri kurumsal destek dolayısıyla teşekkür etti.</p>

<h3><strong>"Ankara tavasının asıl reçetesi pirinçle hazırlanır"</strong></h3>

<p>Etkinlikte sunulan Ankara tavasının tarihsel kökenine değinen Yalçınkaya, kamuoyunda yaygın olarak bilinen arpa şehriyeli tarifin aksine, kentin yemek belleğinde yemeğin pirinçle hazırlandığını hatırlattı:</p>

<blockquote>
<p><i>"Ankara tava pirinçle yapılır. Şu anda izleyenler belki şaşıracaklar; çünkü biz yıllarca Ankara tavayı arpa şehriyeyle yiyerek büyüdük. Gördüğünüz gibi dereotlu bir pilav ve onun üzerinde yer alan etler... İşin aslı bu ve bugün biz de bu köklü tarifi tanıtmış oluyoruz."</i></p>
</blockquote>

<p>Söz konusu tarihsel reçeteye Ankara Kültür ve Turizm İl Müdürlüğü’nün Ankara yemekleri konulu yayını aracılığıyla ulaştıklarını belirten Yalçınkaya, bu kadim mirasın korunarak yaşatılması gerektiğini dile getirdi.</p>

<p></p>

<p><img alt="A A 20260919 42515855 42515844 A N K A R A K U L T U R Y O L U F E S T I V A L I N D E S E F Y A L C I N K A Y A N I N A N K A R A L E Z Z E T L E R I S E C K I S I S U N U L D U" class="detail-photo img-fluid" height="800" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/a-a-20260919-42515855-42515844-a-n-k-a-r-a-k-u-l-t-u-r-y-o-l-u-f-e-s-t-i-v-a-l-i-n-d-e-s-e-f-y-a-l-c-i-n-k-a-y-a-n-i-n-a-n-k-a-r-a-l-e-z-z-e-t-l-e-r-i-s-e-c-k-i-s-i-s-u-n-u-l-d-u.jpg" width="1200" /></p>

<h3><strong>TGA Genel Müdür Yardımcısı Fisunoğlu: "19 şehirde 815 lezzet noktası seçildi"</strong></h3>

<p>Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı (TGA) Genel Müdür Yardımcısı Dr. Elif Balcı Fisunoğlu ise Ankara’nın gastronomi potansiyelini ulusal ve küresel ölçeğe taşımayı hedeflediklerini belirterek, başkentin 60 restoran ile "Lezzet Noktası" seçkisine dahil edildiğini duyurdu.</p>

<p>Kültür ve Turizm Bakanlığı koordinasyonunda TGA tarafından yürütülen Lezzet Noktası projesinin turizm ekonomisini doğrudan canlandırdığına dikkat çeken Fisunoğlu, seçkinin yalnızca geleneksel işletmeleri değil; şef restoranlarını, üst düzey mutfakları, sokak lezzetlerini ve yabancı mutfak konseptlerini kapsayan geniş bir yelpazede kurgulandığını ifade etti. Bu kapsamda Şanlıurfa ile başlayan ve Ankara ile 19’uncu durağına varan Kültür Yolu Festivalleri kapsamında toplam 815 Lezzet Noktası belirlendi. Kasım ayında 26 şehre ulaşılması hedefleniyor.  Seçilen lezzet durakları ve oluşturulan lezzet haritası, festival sonrasında da yıl boyunca <i>GoTürkiye</i> platformu üzerinden Türkçe dahil 11 farklı dilde dünya genelindeki gezginlerin erişimine açık tutuluyor. Bugüne kadar 19 ilde yürütülen çalışmalara 110 gastronomi temsilcisi gönüllü olarak katkı sundu; Ankara programında ise 11 kişilik uzman heyet görev aldı.</p>

<p><img alt="Başkentin kadim lezzetleri Mehmet Yalçınkaya seçkisiyle " ankara="" bir="" sofrada="" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/a-a-20260919-42515855-42515846-a-n-k-a-r-a-k-u-l-t-u-r-y-o-l-u-f-e-s-t-i-v-a-l-i-n-d-e-s-e-f-y-a-l-c-i-n-k-a-y-a-n-i-n-a-n-k-a-r-a-l-e-z-z-e-t-l-e-r-i-s-e-c-k-i-s-i-s-u-n-u-l-d-u.jpg" /></p>

<h3><strong>"Gastronomi turizmi esnafa doğrudan katkı sağlıyor"</strong></h3>

<p>Uluslararası Michelin rehberi gibi standartların yanı sıra Türkiye’nin kendi yerel gastronomi envanterini çıkarmasının stratejik değerine işaret eden Fisunoğlu, festival hareketliliğinin sahadaki ekonomik etkisini esnaftan gelen somut örneklerle aktardı:</p>

<blockquote>
<p><i>"Önceliğimiz o markayı ve tanınırlığı sağlamak, ardından bunu kitlesel bir turizm hareketine dönüştürmek. Trabzon'daki Erşan Şefimiz, paylaşılan tanıtım videolarının ardından Erzurum'dan, Diyarbakır'dan işletmesine misafir geldiğini anlattı. Bir döner ustamız, festivalden bu yana her gün 10 kilo daha fazla döner taktığını, fırıncı esnafımız günde 50 pide fazla sattığını ifade ediyor. Amacımız bu ilgiyi yıl geneline yaymak."</i></p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ankara Haberleri</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/baskentin-kadim-lezzetleri-mehmet-yalcinkaya-seckisiyle-bir-sofrada-ankarada-bulustu</guid>
      <pubDate>Sun, 20 Sep 2026 00:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/a-a-20260919-42515855-42515834-a-n-k-a-r-a-k-u-l-t-u-r-y-o-l-u-f-e-s-t-i-v-a-l-i-n-d-e-s-e-f-y-a-l-c-i-n-k-a-y-a-n-i-n-a-n-k-a-r-a-l-e-z-z-e-t-l-e-r-i-s-e-c-k-i-s-i-s-u-n-u-l-d-u.jpg" type="image/jpeg" length="55806"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İYİ Parti İzmir İl Gençlik Kolları Başkanı saldırıya uğradı: Hukuki süreç başlatıldı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/iyi-parti-izmir-il-genclik-kollari-baskani-saldiriya-ugradi-hukuki-surec-baslatildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/iyi-parti-izmir-il-genclik-kollari-baskani-saldiriya-ugradi-hukuki-surec-baslatildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İzmir'de İYİ Parti İzmir İl Gençlik Kolları Başkanı Anıl Boyacıoğlu, otomobiline bindiği sırada kimliği henüz belirlenemeyen kişilerin saldırısına uğradı. Boyacıoğlu'nun sağlık durumunun iyi olduğu belirtilirken, olayla ilgili hukuki sürecin sürdüğü bildirildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>İzmir'de İYİ Parti İzmir İl Gençlik Kolları Başkanı Anıl Boyacıoğlu</strong>, aracına bindiği esnada kimliği henüz belirlenemeyen kişilerin saldırısına maruz kaldı.</p>

<p>Saldırıda darbedilen Boyacıoğlu'nun sağlık durumunun iyi olduğu öğrenilirken, olayın ardından başlatılan hukuki sürecin sürdüğü aktarıldı.</p>

<p>İYİ Parti İzmir İl Başkanı Ülkü Doğan, ANKA Haber Ajansı'na yaptığı açıklamada, şunları kaydetti:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>"İl Gençlik Kolları Başkanımızın sağlık durumu ve morali gayet iyidir. Kendisine yönelik bu tür saldırıların ne kendisini ne de teşkilatımızı korkutması, sindirmesi veya mücadele azmimizden geri bırakması söz konusu dahi değildir."</p>

<h2><strong>"Kamuoyuna gerekli açıklamayı yapacağız"</strong></h2>

<p>Olayla ilgili gerekli başvuruların yapıldığını kaydeden Doğan, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>

<p>"Olayla ilgili hukuki süreç devam etmekte olup gerekli başvurular yapılmıştır. Sürecin sağlıklı şekilde ilerlemesi açısından şu aşamada olayın ayrıntılarına ilişkin değerlendirme yapmayı doğru bulmuyoruz. Hukuki süreçteki gelişmeler ve olayın tüm yönleri netleştikten sonra kamuoyuna gerekli açıklamayı yapacağız."</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel, Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/iyi-parti-izmir-il-genclik-kollari-baskani-saldiriya-ugradi-hukuki-surec-baslatildi</guid>
      <pubDate>Sun, 20 Sep 2026 00:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/iyi-parti-izmir-il-genclik-kollari-baskani-saldiriya-ugradi-hukuki-surec-baslatildi.png" type="image/jpeg" length="99507"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Artistik Buz Pateni Gençler Grand Prix'sinde madalyalar sahiplerini Ankara'da buldu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/artistik-buz-pateni-gencler-grand-prixsinde-madalyalar-sahiplerini-ankarada-buldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/artistik-buz-pateni-gencler-grand-prixsinde-madalyalar-sahiplerini-ankarada-buldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ankara Çayyolu Buz Sporları Salonu’nda düzenlenen Artistik Buz Pateni Gençler Grand Prix Yarışması sona erdi. 39 ülkeden 144 sporcunun dört ayrı kategoride madalya mücadelesi verdiği organizasyonda, efsane patenci Evgeni Plushenko’nun oğlu Aleksandr Plushenko da ilk kez uluslararası arenada piste çıktı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Uluslararası alanda genç yeteneklerin sahne aldığı Artistik Buz Pateni Gençler Grand Prix Yarışması, Ankara'da tamamlandı. Çayyolu Buz Sporları Salonu'nun ev sahipliğinde gerçekleştirilen organizasyon, son gün yapılan erkekler serbest program müsabakalarıyla perdesini kapattı.</p>

<p><img alt="A A 20260919 42517943 42517934 A R T I S T I K B U Z P A T E N I G E N C L E R G R A N D P R I X Y A R I S M A S I A N K A R A D A T A M A M L A N D I" class="detail-photo img-fluid" height="800" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/a-a-20260919-42517943-42517934-a-r-t-i-s-t-i-k-b-u-z-p-a-t-e-n-i-g-e-n-c-l-e-r-g-r-a-n-d-p-r-i-x-y-a-r-i-s-m-a-s-i-a-n-k-a-r-a-d-a-t-a-m-a-m-l-a-n-d-i.jpg" width="1200" /></p>

<p>Toplam 39 ülkeden 144 elit sporcunun piste çıktığı şampiyonada, dört farklı kategoride kıyasıya rekabet yaşandı.</p>

<p>Organizasyonun dikkat çeken isimlerinden biri, dünya artistik patinaj tarihinin efsanelerinden, Olimpiyat şampiyonu Evgeni Plushenko'nun oğlu Aleksandr Plushenko oldu. İlk kez boy gösterdiği organizasyonda üzerinde baskı hissettiğini belirten genç sporcu, "Babam ilk başta her şeyin iyi olacağını ve yapmam gereken tek şeyin piste iyi bir karakter koymak olduğunu söyledi. Sonunda iyi bir performans sergilediğime inanıyorum" ifadelerini kullandı. Evgeni Plushenko ise oğlunun uzun ve istikrarlı bir kariyer sürdürmesini arzuladığını kaydetti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="A A 20260919 42517943 42517923 A R T I S T I K B U Z P A T E N I G E N C L E R G R A N D P R I X Y A R I S M A S I A N K A R A D A T A M A M L A N D I" class="detail-photo img-fluid" height="800" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/a-a-20260919-42517943-42517923-a-r-t-i-s-t-i-k-b-u-z-p-a-t-e-n-i-g-e-n-c-l-e-r-g-r-a-n-d-p-r-i-x-y-a-r-i-s-m-a-s-i-a-n-k-a-r-a-d-a-t-a-m-a-m-l-a-n-d-i.jpg" width="1200" /></p>

<h3><strong>Kürsüye Çıkan Sporcular</strong></h3>

<p>Yoğun geçen şampiyonanın ardından kategorilerinde dereceye giren sporcular şöyle sıralandı:</p>

<p><strong>Genç Kadınlar:</strong></p>

<ol start="1">
 <li>
 <p>Mei Okada (Japonya)</p>
 </li>
 <li>
 <p>Shuxian Jin (Çin)</p>
 </li>
 <li>
 <p>Stefania Gladki (Fransa)</p>
 </li>
</ol>

<p><img alt="A A 20260919 42517943 42517921 A R T I S T I K B U Z P A T E N I G E N C L E R G R A N D P R I X Y A R I S M A S I A N K A R A D A T A M A M L A N D I" class="detail-photo img-fluid" height="800" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/a-a-20260919-42517943-42517921-a-r-t-i-s-t-i-k-b-u-z-p-a-t-e-n-i-g-e-n-c-l-e-r-g-r-a-n-d-p-r-i-x-y-a-r-i-s-m-a-s-i-a-n-k-a-r-a-d-a-t-a-m-a-m-l-a-n-d-i.jpg" width="1200" /></p>

<p><strong>Genç Erkekler:</strong></p>

<ol start="1">
 <li>
 <p>Daiya Ebihara (Japonya)</p>
 </li>
 <li>
 <p>Yehor Kurtsev (Ukrayna)</p>
 </li>
 <li>
 <p>Habin Choi (Kore Cumhuriyeti)</p>
 </li>
</ol>

<p><img alt="A A 20260919 42517943 42517917 A R T I S T I K B U Z P A T E N I G E N C L E R G R A N D P R I X Y A R I S M A S I A N K A R A D A T A M A M L A N D I" class="detail-photo img-fluid" height="800" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/a-a-20260919-42517943-42517917-a-r-t-i-s-t-i-k-b-u-z-p-a-t-e-n-i-g-e-n-c-l-e-r-g-r-a-n-d-p-r-i-x-y-a-r-i-s-m-a-s-i-a-n-k-a-r-a-d-a-t-a-m-a-m-l-a-n-d-i.jpg" width="1200" /></p>

<p><strong>Buz Dansı:</strong></p>

<ol start="1">
 <li>
 <p>Hana Maria Aboian / Daniil Veselukhin (ABD)</p>
 </li>
 <li>
 <p>Dania Mouaden / Theo Bigot (Fransa)</p>
 </li>
 <li>
 <p>Xinyu Chen / Gordei Chitipakhovian (ABD)</p>
 </li>
</ol>

<p><img alt="A A 20260919 42517943 42517912 A R T I S T I K B U Z P A T E N I G E N C L E R G R A N D P R I X Y A R I S M A S I A N K A R A D A T A M A M L A N D I" class="detail-photo img-fluid" height="800" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/a-a-20260919-42517943-42517912-a-r-t-i-s-t-i-k-b-u-z-p-a-t-e-n-i-g-e-n-c-l-e-r-g-r-a-n-d-p-r-i-x-y-a-r-i-s-m-a-s-i-a-n-k-a-r-a-d-a-t-a-m-a-m-l-a-n-d-i.jpg" width="1200" /></p>

<p><strong>Genç Çiftler:</strong></p>

<ol start="1">
 <li>
 <p>Taisiia Guseva / Daniil Ovchinnikov (Tarafsız Sporcular)</p>
 </li>
 <li>
 <p>Polina Shesheleva / Egor Karnaukhov (Tarafsız Sporcular)</p>
 </li>
 <li>
 <p>Anita Mapelli / Noah Quesada Grau (İspanya)</p>
 </li>
</ol>

<p><img alt="A A 20260919 42517943 42517908 A R T I S T I K B U Z P A T E N I G E N C L E R G R A N D P R I X Y A R I S M A S I A N K A R A D A T A M A M L A N D I" class="detail-photo img-fluid" height="800" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/a-a-20260919-42517943-42517908-a-r-t-i-s-t-i-k-b-u-z-p-a-t-e-n-i-g-e-n-c-l-e-r-g-r-a-n-d-p-r-i-x-y-a-r-i-s-m-a-s-i-a-n-k-a-r-a-d-a-t-a-m-a-m-l-a-n-d-i.jpg" width="1200" /></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ankara Haberleri</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/artistik-buz-pateni-gencler-grand-prixsinde-madalyalar-sahiplerini-ankarada-buldu</guid>
      <pubDate>Sat, 19 Sep 2026 23:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/a-a-20260919-42517943-42517915-a-r-t-i-s-t-i-k-b-u-z-p-a-t-e-n-i-g-e-n-c-l-e-r-g-r-a-n-d-p-r-i-x-y-a-r-i-s-m-a-s-i-a-n-k-a-r-a-d-a-t-a-m-a-m-l-a-n-d-i.jpg" type="image/jpeg" length="59017"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kore ve Anadolu çizgileri CSO Ada Ankara’da açılan "Minhwa ve Minyatür" sergisinde buluştu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/kore-ve-anadolu-cizgileri-cso-ada-ankarada-acilan-minhwa-ve-minyatur-sergisinde-bulustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/kore-ve-anadolu-cizgileri-cso-ada-ankarada-acilan-minhwa-ve-minyatur-sergisinde-bulustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ankara Kültür Yolu Festivali kapsamında, Kore Cumhuriyeti Büyükelçiliği işbirliğiyle düzenlenen "Minhwa ve Minyatür Sergisi" CSO Ada Ankara'da açıldı. İki ülkeden 72 sanatçının 40 eser ve geleneksel Hanji lambalarıyla katıldığı sergi, Anadolu'nun köklü minyatür geleneği ile Kore'nin kadim halk sanatı Minhwa'yı aynı tematik çatıda buluşturdu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye Kültür Yolu Festivali kapsamında, Kore Cumhuriyeti Büyükelçiliği işbirliğiyle hayata geçirilen "Renklerin Buluşması ve İki Kültürün Diyaloğu, Minhwa ve Minyatür Sergisi", CSO Ada Ankara'da sanatseverlerin beğenisine sunuldu.</p>

<p>Küratörlüğünü Aehee Kang ile Meral Öztürk’ün üstlendiği sergi, Kore’nin köklü halk sanatı Minhwa ile Türk minyatür geleneğinin klasik ve çağdaş yorumlarını aynı çatı altında bir araya getirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="A A 20260919 42518075 42518066 K O R E N I N G E L E N E K S E L S A N A T I M I N W H A V E T U R K M I N Y A T U R U A N K A R A D A A Y N I S E R G I D E B U L U S T U" class="detail-photo img-fluid" height="802" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/a-a-20260919-42518075-42518066-k-o-r-e-n-i-n-g-e-l-e-n-e-k-s-e-l-s-a-n-a-t-i-m-i-n-w-h-a-v-e-t-u-r-k-m-i-n-y-a-t-u-r-u-a-n-k-a-r-a-d-a-a-y-n-i-s-e-r-g-i-d-e-b-u-l-u-s-t-u.jpg" width="1200" /></p>

<h2><strong>72 sanatçı, 40 eser ve hanji lambaları</strong></h2>

<p>Toplam 36 Türk ve 36 Koreli sanatçının üretimlerine yer verilen sergide; yaklaşık 40 tablonun yanı sıra Kore’nin geleneksel el yapımı kâğıdı Hanji kullanılarak tasarlanan aydınlatma lambaları sergilendi. Seçkide geleneksel Türk minyatürünün akademisyen ustaları ile genç temsilcilerinin yapıtları, Koreli Minhwa ustaları ve Kore Kültür Merkezi bünyesinde yetişen Türk sanatçıların çalışmalarıyla diyalog kurdu.</p>

<p><img alt="A A 20260919 42518075 42518069 K O R E N I N G E L E N E K S E L S A N A T I M I N W H A V E T U R K M I N Y A T U R U A N K A R A D A A Y N I S E R G I D E B U L U S T U" class="detail-photo img-fluid" height="803" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/a-a-20260919-42518075-42518069-k-o-r-e-n-i-n-g-e-l-e-n-e-k-s-e-l-s-a-n-a-t-i-m-i-n-w-h-a-v-e-t-u-r-k-m-i-n-y-a-t-u-r-u-a-n-k-a-r-a-d-a-a-y-n-i-s-e-r-g-i-d-e-b-u-l-u-s-t-u.jpg" width="1200" /></p>

<h3><strong>Canlı resim, "Uyum" dansı ve kâğıttan uçaklar</strong></h3>

<p>Serginin açılış töreninde, iki toplumun kültürel ortaklığını ve geleceğe dönük umutlarını simgeleyen çok disiplinli gösteriler gerçekleştirildi. Büyük bir kumaş üzerine yapılan canlı resim performansına, "Uyum" başlıklı tematik dans eşlik etti.</p>

<p>Üç metre uzunluğundaki geleneksel Kore kâğıdı üzerine icra edilen kaligrafi gösterisinin tamamlanmasıyla birlikte, iki ülkenin dostluğunu ve ortak geleceğini sembolize eden rengârenk kâğıt uçaklar izleyiciler tarafından performans alanına uçuruldu.</p>

<p><img alt="A A 20260919 42518075 42518071 K O R E N I N G E L E N E K S E L S A N A T I M I N W H A V E T U R K M I N Y A T U R U A N K A R A D A A Y N I S E R G I D E B U L U S T U" class="detail-photo img-fluid" height="802" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/a-a-20260919-42518075-42518071-k-o-r-e-n-i-n-g-e-l-e-n-e-k-s-e-l-s-a-n-a-t-i-m-i-n-w-h-a-v-e-t-u-r-k-m-i-n-y-a-t-u-r-u-a-n-k-a-r-a-d-a-a-y-n-i-s-e-r-g-i-d-e-b-u-l-u-s-t-u.jpg" width="1200" /></p>

<h3><strong>Kore'nin "Bojagi"si Anadolu'nun yamasıyla birleşti</strong></h3>

<p>Serginin küratörlerinden Aehee Kang, iki geleneğin malzeme ve teknik açısından ayrışsa da derin felsefi benzerlikler taşıdığını belirtti. Açılış performansındaki anlatıya değinen Kang, çalışmada farklı kumaş parçalarının birleştirilmesiyle yapılan geleneksel Kore "Bojagi" sanatından esinlenildiğini ve bu uygulamanın Anadolu'daki "yama" geleneğiyle birebir örtüştüğünü dile getirdi.</p>

<p><img alt="A A 20260919 42518075 42518072 K O R E N I N G E L E N E K S E L S A N A T I M I N W H A V E T U R K M I N Y A T U R U A N K A R A D A A Y N I S E R G I D E B U L U S T U" class="detail-photo img-fluid" height="802" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/a-a-20260919-42518075-42518072-k-o-r-e-n-i-n-g-e-l-e-n-e-k-s-e-l-s-a-n-a-t-i-m-i-n-w-h-a-v-e-t-u-r-k-m-i-n-y-a-t-u-r-u-a-n-k-a-r-a-d-a-a-y-n-i-s-e-r-g-i-d-e-b-u-l-u-s-t-u.jpg" width="1200" /></p>

<p>Küratör Meral Öztürk ise eserlerin Minhwa sanatına özgü kâğıt, boya ve fırça teknikleriyle harmanlandığını vurgulayarak şu değerlendirmede bulundu:</p>

<blockquote>
<p><i>"Gerçekten bir uyum ve dostluk içerisinde, sanatın birleştirici yönüyle ve kültürel miraslarımızla birleşince çok kıymetli bir sergi ortaya çıktı. Kültür Yolu Festivali kapsamında tüm sanatseverleri bu kültürel buluşmaya bekliyoruz."</i></p>
</blockquote>

<p>Güney Kore'nin Ankara Büyükelçisi Boo Sukjong'un da katılım gösterdiği sergi, festival boyunca CSO Ada Ankara'da ziyaret edilebilecek.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/kore-ve-anadolu-cizgileri-cso-ada-ankarada-acilan-minhwa-ve-minyatur-sergisinde-bulustu</guid>
      <pubDate>Sat, 19 Sep 2026 23:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/a-a-20260919-42518075-42518065-k-o-r-e-n-i-n-g-e-l-e-n-e-k-s-e-l-s-a-n-a-t-i-m-i-n-w-h-a-v-e-t-u-r-k-m-i-n-y-a-t-u-r-u-a-n-k-a-r-a-d-a-a-y-n-i-s-e-r-g-i-d-e-b-u-l-u-s-t-u.jpg" type="image/jpeg" length="59543"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kaşif Kozinoğlu soruşturmasında İstanbul ve Tekirdağ'da 4 yeni gözaltı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/kasif-kozinoglu-sorusturmasinda-istanbul-ve-tekirdagda-4-yeni-gozalti-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/kasif-kozinoglu-sorusturmasinda-istanbul-ve-tekirdagda-4-yeni-gozalti-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu'nun 2011'de Silivri Cezaevi'nde ölümüne ilişkin yeniden başlatılan soruşturma kapsamında 4 şüpheli daha gözaltına alındı. Son gözaltılarla birlikte soruşturmada tutuklu sayısı 6'ya, hakkında adli kontrol tedbiri uygulanan şüpheli sayısı ise 15'e yükseldi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Eski Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) görevlisi <strong>Kaşif Kozinoğlu</strong>'nun cezaevinde 2011 yılında hayatını kaybetmesine ilişkin yeniden yürütülen soruşturma kapsamında 4 şüpheli daha gözaltına alındı.</p>

<p>Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından sürdürülen soruşturma, Kozinoğlu'nun 2011'de Silivri Cezaevi'nde yaşamını yitirmesine ilişkin "kasten öldürme", "suç işlemek amacıyla örgüt kurma, yönetme ve üye olma" ve "2937 sayılı yasaya muhalefet" suçlamaları üzerinden devam ediyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Dosya kapsamında gerçekleştirilen son çalışmalarda 4 kişi hakkında daha gözaltı işlemi uygulandı.</p>

<p>Gözaltına alınan şüphelilerin eski gazeteci Osman Arslan, ambulans şoförü Süleyman Kaba, dönemin cezaevi müdürü Ömer Vatan ile dönemin vardiya amiri Kazım Beyke olduğu öğrenildi.</p>

<h2><strong>Soruşturma yeniden başlatılmıştı</strong></h2>

<p>Adalet Bakanı Akın Gürlek, NSosyal hesabından yaptığı paylaşımda, 2011 yılında Silivri Cezaevi'nde hayatını kaybeden eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu'nun ölümüne ilişkin soruşturmanın yeniden başlatıldığını açıklamıştı.</p>

<p>Gürlek, Kozinoğlu'nun tutuklu olarak bulunduğu Silivri 1 No'lu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nda 12 Kasım 2011 tarihinde rahatsızlanmasının ardından Silivri Devlet Hastanesi'ne gönderildiğini hatırlatmıştı.</p>

<p>Kozinoğlu'nun hastaneye ulaştırıldığı sırada hayatını kaybettiğinin belirlendiğini aktaran Gürlek, olayın ardından yürütülen soruşturma kapsamında kamera görüntüleri ile tıbbi belgelerin incelendiğini belirtmişti.</p>

<p>Gürlek, ceza infaz kurumu, jandarma ve sağlık personeliyle birlikte koğuş arkadaşları ve Kozinoğlu'nun eşinin tanık olarak ifadelerinin alındığını, 10 Nisan 2012'de ise kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karar verildiğini ifade etmişti.</p>

<h3><strong>Dosya yeniden incelendi</strong></h3>

<p>Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı tarafından dosyanın yeniden ele alındığını belirten Gürlek, soruşturmanın yeniden başlatılmasına ilişkin süreci şöyle açıklamıştı:</p>

<p>"Silivri Cumhuriyet Başsavcılığımız tarafından yapılan değerlendirmeler ışığında Silivri Sulh Ceza Hakimliğinin 26 Ağustos 2026 tarihli kararıyla takipsizlik kararı kaldırılmış ve soruşturma yeniden başlatılmıştır. Yeni soruşturma kapsamında gizlilik kararı alınmış, özel bir soruşturma ekibi oluşturularak olayın tüm yönleriyle yeniden aydınlatılmasına yönelik kapsamlı çalışmalar başlatılmıştır. Bugün gelinen aşamada, Silivri Cumhuriyet Başsavcılığımızca olay tarihinde ceza infaz kurumunda görev yapan 11 şüpheli hakkında adli işlem başlatılmış, 10 şüpheli gözaltına alınmış, 1 şüphelinin ise FETÖ firarisi olarak yurt dışında bulunduğu tespit edilmiştir."</p>

<p>İlk aşamada gözaltına alınan 10 şüpheliden 1'i tutuklanırken, 9 kişi serbest bırakılmıştı. Bu kişilerden 7'si hakkında adli kontrol tedbiri uygulanmıştı.</p>

<p>Soruşturmanın devamında 1 muhabir, 1 kameraman ve 7 sağlık çalışanının bulunduğu 9 şüpheli daha gözaltına alınmıştı.</p>

<p>Emniyetteki işlemleri tamamlanan bu şüpheliler daha sonra adliyeye gönderilmişti.</p>

<p>Savcılıkta ifadeleri alınan şüphelilerden, aralarında muhabirin de bulunduğu 3 kişi tutuklama istemiyle hakimliğe sevk edilmişti. Kameramanın da yer aldığı 3 şüpheli için "yurt dışına çıkış yasağı" ve "imza atmak", diğer 3 şüpheli için ise "yurt dışına çıkış yasağı" şeklinde adli kontrol uygulanması talep edilmişti.</p>

<p>Hakimlik, aralarında muhabirin bulunduğu 3 şüphelinin tutuklanmasına karar verirken, kameramanın da aralarında olduğu diğer 6 kişi hakkında adli kontrol tedbiri uygulanmasına hükmetmişti.</p>

<p>Bu kararların ardından soruşturma dosyasında tutuklu şüpheli sayısı 4'e, adli kontrol tedbiri uygulananların sayısı ise 13'e çıkmıştı.</p>

<h3><strong>Kozinoğlu'nun mezarı açılmıştı</strong></h3>

<p>Silivri Cumhuriyet Başsavcılığının talebi üzerine, Kozinoğlu'nun kesin ölüm sebebinin belirlenmesi ve ölüm olayında üçüncü kişilerin müdahalesinin bulunup bulunmadığının tespit edilmesi amacıyla fethi kabir işlemi yapılmıştı.</p>

<p>Dosya kapsamında Kurtlar Vadisi dizisinin senaristleri Raci Şaşmaz, Bahadır Özdener ve Cüneyt Aysan da "bilgi sahibi" sıfatıyla savcılıkta ifade vermişti.</p>

<p>Başsavcılık ayrıca soruşturma çerçevesinde Kurtlar Vadisi Pusu dizisinin incelenmesine karar verildiğini açıklamıştı.</p>

<h3><strong>Soruşturmada tutuklu sayısı 6'ya çıktı</strong></h3>

<p>Soruşturmanın ilerleyen aşamasında, olayın gerçekleştiği dönemde görev yapan Silivri Cumhuriyet Başsavcısı Ali İşgören ve cezaevi savcısı Necip Doğan'ın yanı sıra Kozinoğlu'nun koğuş arkadaşları emekli Deniz Yüzbaşı Hasan Ataman Yıldırım ile Jandarma Albay Hasan Atilla Uğur da gözaltına alınmıştı.</p>

<p>Dört şüpheli, jandarmadaki işlemlerinin tamamlanmasının ardından Silivri Adliyesi'ne sevk edilmişti.</p>

<p>Hakimlik, şüpheliler Necip Doğan ve Ali İşgören hakkında tutuklama kararı verirken, Hasan Ataman Yıldırım ve Hasan Atilla Uğur için ev hapsi şeklinde adli kontrol tedbiri uygulanmasına karar vermişti.</p>

<p>Son işlemlerin ardından soruşturma kapsamında tutuklu bulunan şüphelilerin sayısı 6'ya, haklarında adli kontrol tedbiri uygulanan şüphelilerin sayısı ise 15'e yükselmişti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/kasif-kozinoglu-sorusturmasinda-istanbul-ve-tekirdagda-4-yeni-gozalti-1</guid>
      <pubDate>Sat, 19 Sep 2026 23:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/kasif-kozinoglunun-olumu-15-yil-sonra-yeniden-sorusturuluyor-en-az-15-kisi-ifadeye-ca-1812348-20260829093908.jpg" type="image/jpeg" length="42245"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Başkentte "İki Devlet Bir Sahne": Ankara Kültür Yolu Festivali'nde Üzeyir Hacıbeyli ezgileri yankılandı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/baskentte-iki-devlet-bir-sahne-ankara-kultur-yolu-festivalinde-uzeyir-hacibeyli-ezgileri-yankilandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/baskentte-iki-devlet-bir-sahne-ankara-kultur-yolu-festivalinde-uzeyir-hacibeyli-ezgileri-yankilandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ankara Kültür Yolu Festivali kapsamında düzenlenen "İki Devlet Bir Sahne, Kardeş Ezgiler" konseri, CSO Ada Ankara Ziraat Bankası Ana Salonu’nda sanatseverlerle buluştu. Şef Yalçın Adıgözelov yönetimindeki konserde Azerbaycan klasik müziğinin öncüsü Üzeyir Hacıbeyli’nin eserleri seslendirildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından düzenlenen Ankara Kültür Yolu Festivali kapsamında, Türkiye ile Azerbaycan’ın köklü kültürel bağlarını sahneye taşıyan "İki Devlet Bir Sahne, Kardeş Ezgiler" konseri CSO Ada Ankara'da sanatseverlerle buluştu.</p>

<p><img alt="A A 20260919 42518646 42518633 C S O A D A A N K A R A D A I K I D E V L E T B I R S A H N E K A R D E S E Z G I L E R K O N S E R I D U Z E N L E N D I" class="detail-photo img-fluid" height="1200" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/a-a-20260919-42518646-42518633-c-s-o-a-d-a-a-n-k-a-r-a-d-a-i-k-i-d-e-v-l-e-t-b-i-r-s-a-h-n-e-k-a-r-d-e-s-e-z-g-i-l-e-r-k-o-n-s-e-r-i-d-u-z-e-n-l-e-n-d-i.jpg" width="1109" /></p>

<p>Ziraat Bankası Ana Salonu’nda gerçekleştirilen özel konserde, Azerbaycan klasik müzik geleneğinin kurucusu, besteci, müzikolog ve eğitimci Üzeyir Hacıbeyli’nin ölümsüz yapıtları seslendirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Klasik müzik dünyasının saygın isimlerinden şef Yalçın Adıgözelov yönetimindeki orkestra; Türk ve Azerbaycan ezgilerini harmanlayan geniş bir repertuvar sundu. Gecede Hacıbeyli'nin başyapıtları arasında yer alan "Köroğlu Uvertürü", "Bozlak" ve "Sevgili Canan" gibi sevilen eserler Ankaralı müzikseverlerin beğenisine sunularak salondan yoğun alkış aldı.</p>

<p><img alt="A A 20260919 42518646 42518642 C S O A D A A N K A R A D A I K I D E V L E T B I R S A H N E K A R D E S E Z G I L E R K O N S E R I D U Z E N L E N D I" class="detail-photo img-fluid" height="802" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/a-a-20260919-42518646-42518642-c-s-o-a-d-a-a-n-k-a-r-a-d-a-i-k-i-d-e-v-l-e-t-b-i-r-s-a-h-n-e-k-a-r-d-e-s-e-z-g-i-l-e-r-k-o-n-s-e-r-i-d-u-z-e-n-l-e-n-d-i.jpg" width="1200" /></p>

<p>Konseri; Azerbaycan Kültür Bakanı Adil Kerimli, Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Serdar Çam ile Devlet Opera ve Balesi (DOB) Genel Müdürü ve Genel Sanat Yönetmeni Barış Salcan da takip etti.</p>

<p><img alt="A A 20260919 42518646 42518643 C S O A D A A N K A R A D A I K I D E V L E T B I R S A H N E K A R D E S E Z G I L E R K O N S E R I D U Z E N L E N D I" class="detail-photo img-fluid" height="803" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/a-a-20260919-42518646-42518643-c-s-o-a-d-a-a-n-k-a-r-a-d-a-i-k-i-d-e-v-l-e-t-b-i-r-s-a-h-n-e-k-a-r-d-e-s-e-z-g-i-l-e-r-k-o-n-s-e-r-i-d-u-z-e-n-l-e-n-d-i.jpg" width="1200" /></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ankara Haberleri</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/baskentte-iki-devlet-bir-sahne-ankara-kultur-yolu-festivalinde-uzeyir-hacibeyli-ezgileri-yankilandi</guid>
      <pubDate>Sat, 19 Sep 2026 23:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/a-a-20260919-42518646-42518631-c-s-o-a-d-a-a-n-k-a-r-a-d-a-i-k-i-d-e-v-l-e-t-b-i-r-s-a-h-n-e-k-a-r-d-e-s-e-z-g-i-l-e-r-k-o-n-s-e-r-i-d-u-z-e-n-l-e-n-d-i.jpg" type="image/jpeg" length="31729"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Uluslararası Eskişehir Yunus Emre Edebiyat Şenliği başlıyor: 2026 Kent Edebiyat Ödülü Latife Tekin'in]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/uluslararasi-eskisehir-yunus-emre-edebiyat-senligi-basliyor-2026-kent-edebiyat-odulu-latife-tekinin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/uluslararasi-eskisehir-yunus-emre-edebiyat-senligi-basliyor-2026-kent-edebiyat-odulu-latife-tekinin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eskişehir Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen Uluslararası Eskişehir Yunus Emre Edebiyat Şenliği, 1-4 Ekim tarihlerinde edebiyat dünyasının önde gelen isimlerini bir araya getirecek. Şenlik kapsamında verilen 2026 Kent Edebiyat Ödülü; kentlerin hafızasını ve toprağın sesini kendine özgü anlatımıyla edebiyata taşıyan yazar Latife Tekin’e 1 Ekim'deki açılış töreninde sunulacak.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Eskişehir Büyükşehir Belediyesi tarafından "2026 Eskişehir Yılı" etkinlikleri kapsamında hayata geçirilen Uluslararası Eskişehir Yunus Emre Edebiyat Şenliği, 1-4 Ekim tarihleri arasında edebiyat dünyasının önde gelen yazar, şair ve akademisyenlerini Eskişehir’de ağırlayacak. Şenlik programı dahilinde takdim edilen 2026 Kent Edebiyat Ödülü'nün sahibi ise yazar Latife Tekin oldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Seçici kurul; kentlerin hafızasını, dönüşümünü ve toprağın sesini kendine özgü güçlü diliyle edebiyata aktaran nitelikli külliyatı dolayısıyla 2026 Kent Edebiyat Ödülü'nün Latife Tekin'e verilmesini kararlaştırdı.</p>

<p>Ödülü belirleyen seçici kurul heyetinde; Ayşe Ünlüce, Emel İrtem, Erol Büyükmeriç, Gülşah Demirci, Haydar Ergülen, Medine Sivri, Nilüfer Altunkaya, Ömer Asaf Tosun, Rahmi Emeç, Tuna Kiremitçi ve Ümit Alan yer aldı. Dört gün boyunca sürecek olan şenlikte panel, söyleşi ve imza günleriyle edebiyat dünyasının farklı disiplinleri kentte buluşacak.</p>

<h3><strong>Açılış ve ödül töreni 1 Ekim'de Sanat ve Kültür Sarayı'nda</strong></h3>

<p>Uluslararası Eskişehir Yunus Emre Edebiyat Şenliği'nin açılışı ile Latife Tekin'e sunulacak 2026 Kent Edebiyat Ödülü töreni, 1 Ekim Perşembe günü saat 18.00'de Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Sanat ve Kültür Sarayı’nda (Opera) gerçekleştirilecek.</p>

<p>Tüm Eskişehirlileri ve edebiyatseverleri organizasyona davet eden Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, şenliğin önemine değinerek "Edebiyatın, sanatın ve Yunus Emre’nin güzel mirasının izinde buluşmak üzere tüm hemşehrilerimizi şenliğimize bekliyorum" çağrısında bulundu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ahmet Çağatay Bayraktar</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/uluslararasi-eskisehir-yunus-emre-edebiyat-senligi-basliyor-2026-kent-edebiyat-odulu-latife-tekinin</guid>
      <pubDate>Sat, 19 Sep 2026 23:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/latife-tekin.webp" type="image/jpeg" length="34124"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bakan Fidan'dan Mekke İttifakı mesajı: “Gerçekten iyi bir aşamada”]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/bakan-fidandan-mekke-ittifaki-mesaji-gercekten-iyi-bir-asamada</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/bakan-fidandan-mekke-ittifaki-mesaji-gercekten-iyi-bir-asamada" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, dış politika gündemine ilişkin değerlendirmesinde İsrail'in bölgesel politikalarından Suriye'deki SDG sürecine, İran-ABD mutabakatından Ege Denizi'ndeki gelişmelere kadar çeşitli başlıklarda açıklamalarda bulundu. Fidan, Ege'deki sorunlara ilişkin Türkiye'nin tutumunun belli olduğunu belirtti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, NTV'de dış politika gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. </p>

<h2><strong>"İsrail sadece bölgeye değil, dünyaya tehdit"</strong></h2>

<p>Bakan Fidan, şunları kaydetti:</p>

<p>*(Netanyahu’nun Türkiye karşıtı çıkışları) Netanyahu içerideki siyasi pozisyonunu güçlendirmek için kendisini vazgeçilmez göstermek için arayışlar peşinde. Türkiye düşmanlığı da bunun bir ürünü. Bunu hafife alıyor değiliz.</p>

<p>*Umarız, İsrail hem kendisinin hem bölgenin çıkarına olacak, barışa dayalı saygıya işbirliğine dayalı bir dış politikayı benimser. Aksi takdirde gerçekten giderek yalnızlaşmakla kalmayacak, bunun bedelini bölgeyle beraber kendisi de ödeyecek.</p>

<p>*Kendi stratejik duruşumuzu iyi biliyoruz hesaplarımızı iyi yapıyoruz. Hiçbir zaman için de kendi başımıza hareket etmeyiz. Bölgede bizim ortaklarımız var.</p>

<p>*İsrail sadece bölgeye değil dünyaya tehdit.</p>

<p>*Bütün dünya bir olup Netanyahu politikalarıyla baş etmek için çözümler arıyor.</p>

<p>*Mekke İttifakı gerçekten iyi bir aşamada. Ortaya konmuş çok güçlü bir irade var. Bu iradenin harekete geçmesi için var gücümüzle çalışıyoruz.</p>

<p>*(Suriye’de SDG’nin feshi ve entegrasyonu) Kontrollü bir şekilde sürecin ilerletilmesine yönelik bir arzu görüyoruz taraflarda.</p>

<p>*(Babulmendeb krizinin çözümü) Girişim çok ama bu girişimlerin ilgili muhataplar tarafından birtakım çıktılar üretmesi gerekiyor.</p>

<p>*(İran-ABD arasında varılan mutabakat) Taraflar, işleyen süreci kendi lehine farklı bir şekilde yorumlamaya başladı.</p>

<p>Artık personel gönderip karargahın kurulması aşaması kaldı.</p>

<p>-Bölge ülkelerine açık bir ittifak, kurumsallaşma adımları atıldıktan sonra yeni müttefik alımıyla ilgili yeni görüşmelerin yapılacağını düşünüyorum.</p>

<h3><strong>"Çok ince, çok ısrarlı girişimlerimiz var"</strong></h3>

<p><strong>Yunanistan’ın Ege Denizi’ndeki arayışlarına ilişkin de konuşan Fidan, şu ifadeleri kullandı: </strong></p>

<p>*Orada da bir seçim atmosferi var ve bu dil biraz daha kullanılacak. Ama biz resmiyette olana bakıyoruz. Bu konuda Silahlı Kuvvetlerimiz ve sahil güvenlik ekiplerimiz hassas durumda. Umarız kimse orada çılgınca bir hareket yapmaz.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>*(Provokasyonlar) Bunu daha ileriye taşıyıp maceracı adımlara girmeye çalışırlarsa, bu (Türkiye) devletin gücü herkes tarafından biliniyor.</p>

<p>*Ege’deki sorunlarda, kıta sahanlığı meselesi çözülene kadar bizim durduğumuz yer belli. Biz gayri askeri statüye sahip adaların silahlandırılmasını kabul etmiyoruz. Bununla ilgili çok ince, çok ısrarlı girişimlerimiz var.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/bakan-fidandan-mekke-ittifaki-mesaji-gercekten-iyi-bir-asamada</guid>
      <pubDate>Sat, 19 Sep 2026 23:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/bakan-fidandan-mekke-ittifaki-mesaji.png" type="image/jpeg" length="43645"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[6. Mersin Roman Ödülü’nde başvurular sürüyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/6-mersin-roman-odulunde-basvurular-suruyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/6-mersin-roman-odulunde-basvurular-suruyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Mersin Büyükşehir Belediyesi tarafından edebiyat dünyasına yeni ve nitelikli yapıtlar kazandırmak amacıyla düzenlenen 6. Mersin Roman Ödülü’nde başvuru süreci başladı. Birincilik ödülünün 50 bin TL olarak belirlendiği yarışmaya başvurular, rumuz esasıyla 15 Kasım 2026 tarihine kadar çevrim içi form üzerinden kabul edilecek.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Mersin Büyükşehir Belediyesi tarafından bu yıl altıncısı düzenlenen Mersin Roman Ödülü için başvuru süreci başladı. Edebiyatın birey ve toplum üzerindeki dönüştürücü gücüne dikkat çekmek ve yazın dünyasına nitelikli eserler kazandırmak amacıyla hayata geçirilen yarışmada, başvurular dijital ortam üzerinden kabul ediliyor.</p>

<p>Yarışmaya 18 yaşını doldurmuş tüm Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları ücretsiz olarak katılabiliyor. Katılımcıların daha önce yayımlanmamış, özgün ve alıntı içermeyen tek bir roman dosyası ile başvurması gerekiyor.</p>

<p>Adayların metinlerini 12 punto ve Times New Roman yazı tipiyle hazırlamaları şart koşulurken, tarafsızlığın sağlanması adına yazarlar dosyalarında gerçek kimlik bilgileri yerine rumuz kullanacak. Daha önceki yıllarda Mersin Roman Ödülü'nü kazanmış olan isimler ise yarışmaya tekrar başvuramayacak.</p>

<p>Yarışma başvuruları, 15 Kasım 2026 saat 23.59’a kadar Mersin Büyükşehir Belediyesi'nin resmî başvuru adresi olan<a href="http://ulakbel.mersin.bel.tr/WebForm/6mroy" rel="nofollow"> <code>ulakbel.mersin.bel.tr/WebForm/6mroy</code></a> bağlantısındaki çevrim içi form üzerinden gerçekleştirilecek. Belirtilen tarih ve saatten sonra sisteme yüklenecek dosyalar değerlendirmeye alınmayacak.</p>

<p>Gelen başvurular, öncelikle Sadık Arslan, Remzi Karabulut, Alihan Demir'in yer aldığı ön kurulda incelenecek. Burada kabul edilen eserler Hidayet Karakuş, Orhan Özdemir, Turan Ali Çağlar, Öner Yağcı, Barış İnce'nin yer aldığı seçici kurulca değerlendirilecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yarışma kapsamında Birincilik Ödülü 50 bin TL, Seçici Kurul Özel Ödülü ise 20 bin TL olarak belirlendi. Şartname uyarınca gelen dosyalar arasında ödüle değer bir yapıt bulunamazsa birincilik ödülü verilmeyecek; özel ödülün takdimi ise tamamen seçici kurulun takdirinde olacak.</p>

<p>Sonuçların 27 Ocak 2027 tarihinde kamuoyuna duyurulacağı 6. Mersin Roman Ödülü'nün ödül töreni, 30 Ocak 2027'de düzenlenecek törenle sahiplerini bulacak.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ahmet Çağatay Bayraktar</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/6-mersin-roman-odulunde-basvurular-suruyor</guid>
      <pubDate>Sat, 19 Sep 2026 23:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/kitap-1.jpg" type="image/jpeg" length="57990"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ayvalık'ın sinema hafızası ele alındı: Tarihi Vural Sineması kültür merkezine dönüşecek]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/ayvalikin-sinema-hafizasi-ele-alindi-tarihi-vural-sinemasi-kultur-merkezine-donusecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/ayvalikin-sinema-hafizasi-ele-alindi-tarihi-vural-sinemasi-kultur-merkezine-donusecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ayvalık Uluslararası Film Festivali kapsamındaki "Kent Hafızası" oturumunda, ilçenin simge kültür duraklarından Vural Sineması’nın geçmişi ve geleceği tartışıldı. İKSV’nin AB destekli "Ortaklaşa" programı hibesiyle desteklenen projeyle, Cem Karaca’dan Barış Manço’ya nice usta ismi ağırlamış tarihi sinemanın 12 ay boyunca yaşayan aktif bir kültür merkezine dönüştürülmesi hedefleniyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ayvalık Uluslararası Film Festivali kapsamında düzenlenen özel oturumlardan "Kent Hafızası" söyleşisinde, ilçenin köklü sinema kültürü ile kentin simge yapılarından Vural Sineması’nın geçmişi ve geleceği kapsamlı bir şekilde ele alındı. Ayvalık Sosyal Hizmetler ve Eğitim Vakfı (ASKEV) ev sahipliğinde gerçekleşen oturumda, sinemanın yalnızca festival dönemlerinde değil, yılın 12 ayı boyunca erişilebilir bir kültür ve sanat mekânı olarak hizmet vermesi yönündeki vizyon paylaşıldı.</p>

<p><img alt="Ayvalık2" class="detail-photo img-fluid" height="1066" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/ayvalik2.jpeg" width="1600" /></p>

<p>Moderatörlüğünü Festival Direktörü Azize Tan’ın üstlendiği söyleşiye; Ayvalık Belediye Başkan Yardımcısı Erkan Karasu, UNESCO Dünya Mirası Birimi personeli mimar Fatih Kurunaz ile Vural Sineması’nın sahiplerinden psikolog ve pedagog İnci Vural konuşmacı olarak katıldı.</p>

<p>Festival Direktörü Azize Tan, Ayvalık Uluslararası Film Festivali’nin bu yıl İstanbul Kültür Sanat Vakfı’nın (İKSV) Avrupa Birliği destekli "Ortaklaşa: Kültür, Diyalog ve Destek Programı" kapsamında hibe almaya hak kazandığını açıkladı. Tan, yürütülecek bu proje doğrultusunda Vural Sineması’nın asıl işlevi olan sinema kimliğine kalıcı olarak yeniden kavuşmasının hedeflendiğini kaydetti.</p>

<p>UNESCO Dünya Mirası Birimi personeli mimar Fatih Kurunaz ise konuşmasında 1970’li yılların sinema ve kamu mimarisi üzerinden dönemsel karşılaştırmalar sunarak katılımcıları yapının mimari ve kentsel niteliği hakkında bilgilendirdi.</p>

<h3><strong>Cem Karaca ve Barış Manço'nun konserlerine ev sahipliği yaptı</strong></h3>

<p>Vural Sineması’nın tarihine ve kent hafızasındaki karşılığına değinen mekân sahiplerinden İnci Vural, salonun 1970'li yıllarda kentin en yoğun ilgi gören merkezlerinden biri olduğunu söyledi. Dönemin vizyon filmlerinin kapalı gişe oynadığını hatırlatan Vural, sinemanın Cem Karaca ve Barış Manço gibi Türkiye müzik tarihinin simge isimlerinin konserlerine ev sahipliği yaptığını belirterek, yapının salt bir film izleme alanı değil, çok katmanlı bir kültür merkezi niteliği taşıdığını dile getirdi.</p>

<h3><strong>12 ay boyunca yaşayan kültür alanı </strong></h3>

<p>Ayvalık Belediye Başkan Yardımcısı Erkan Karasu da yapının geleceğine ilişkin hedefleri aktardı. 2018 yılından bu yana ağırlıklı olarak festival takvimi dahilinde kullanılan Vural Sineması’nın tam zamanlı olarak canlandırılmasının önemine değinen Karasu; sinemanın 12 ay yaşayan bir merkez haline gelmesiyle ilçenin sinema ekosistemindeki rolünün pekişeceğini ve Ayvalık'ın sadece Kuzey Ege’den değil, Türkiye’nin dört bir yanından sinemaseverleri bir araya getiren bir çekim noktasına dönüşeceğini vurguladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Oturumda, söz konusu dönüşüm projesinin salt bir binanın fiziksel olarak yeniden işlevlendirilmesi değil, aynı zamanda kentin ortak kültürel mirasının ve hafızasının geleceğe aktarılması açısından hayati olduğu ifade edildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA Haber Ajansı</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/ayvalikin-sinema-hafizasi-ele-alindi-tarihi-vural-sinemasi-kultur-merkezine-donusecek</guid>
      <pubDate>Sat, 19 Sep 2026 23:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/ayvalik1.jpeg" type="image/jpeg" length="30003"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sevgi Soysal 90. yaşında Ankara'da anılacak]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/sevgi-soysal-90-yasinda-ankarada-anilac</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/sevgi-soysal-90-yasinda-ankarada-anilac" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sevgi Soysal, 90. yaş gününde hayatında ve metinlerinde derin izler bırakan Ankara'da anılıyor. 30 Eylül Çarşamba günü Kült Teras'ta düzenlenecek programda, Murat Meriç’in müzikli söyleşisinin ardından BGST Tiyatro yapımı "Sevgi Soysal Yaşamakta Israr Ediyor" adlı oyun başkentli sanatseverlerle buluşacak.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türk edebiyatının öncü yazarlarından, çevirmen ve radyo programcısı Sevgi Soysal, 90. doğum gününde eserleri ve yaşamında derin izler bırakan Ankara'da düzenlenecek özel bir programla anılacak. 30 Eylül Çarşamba günü Kült Teras ev sahipliğinde gerçekleştirilecek etkinliklerde; Murat Meriç'in müzikli söyleşisi ile BGST Tiyatro’nun yazarı sahneye taşıyan oyunu başkentli sanatseverlerle buluşacak.</p>

<h2><strong>Murat Meriç ile "Sevgi Soysal’ın Ankarası"</strong></h2>

<p>Anma programının ilk etkinliği saat 17.30’da başlayacak. Araştırmacı-yazar Murat Meriç, "Sevgi Soysal’ın Ankarası: Bir Dönemin Müzikli Panoraması" başlıklı söyleşisinde, Soysal’ın üretimlerine ve yaşamına tanıklık eden başkentin toplumsal ve kültürel atmosferini irdeleyecek. Söyleşide kentin simge mekânları dönemin toplumsal hafızası üzerinden ele alınırken, o yılların popüler şarkılarından örnekler dinletilecek.</p>

<h3><strong>"Sevgi Soysal Yaşamakta Israr Ediyor" oyunu sahnelenecek</strong></h3>

<p>Programın ikinci bölümünde ise saat 20.30’da Kült Teras Black Box sahnesinde BGST Tiyatro yapımı "Sevgi Soysal Yaşamakta Israr Ediyor" adlı tiyatro oyunu sergilenecek. Oyun, yazarın kanser tedavisi için bulunduğu Londra’da girdiği 40. yaş gününde açılıyor. Kendisine ulaştırılan gizemli bir paketten çıkan kitap sayfaları üzerinden kurgulanan anlatıda Soysal, kendi edebi evreninde ve anılarında içsel bir yolculuğa çıkıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sahne metninde yazarın "Tante Rosa", "Yürümek", "Şafak", "Yıldırım Bölge Kadınlar Koğuşu" ve "Yenişehir’de Bir Öğle Vakti" gibi kült eserlerinde yer alan karakterler, Soysal’ın biyografik anlatısıyla iç içe geçerek yeniden hayat buluyor.</p>

<p>30 Eylül 1936'da dünyaya gelen ve 22 Kasım 1976'da henüz 40 yaşındayken aramızdan ayrılan Sevgi Soysal, edebiyat dünyasına ilk adımını 1962 tarihli öykü kitabı Tutkulu Perçem ile attı. TRT bünyesindeki program uzmanlığı, tiyatro oyunculuğu ve gazete yazarlığıyla kültür hayatının aktif bir parçası olan Soysal; 1970'te yayımlanan Yürümek romanıyla TRT Sanat Ödülleri Başarı Ödülü'ne, Mamak Cezaevi günlerinde kaleme aldığı Yenişehir'de Bir Öğle Vakti romanıyla ise 1974 Orhan Kemal Roman Armağanı'na layık görüldü.</p>

<p>12 Mart döneminin baskı, cezaevi ve sürgün koşullarını tanıklık ettiği gerçeklikle kurgusuna taşıyan Soysal; Şafak, Yıldırım Bölge Kadınlar Koğuşu ve Barış Adlı Çocuk gibi eserleriyle Türkiye'nin toplumsal dönüşümünü edebiyatın odağına yerleştirdi. Son romanı Hoş Geldin Ölümü tamamlayamadan vefat eden yazarın gazete yazıları, radyo oyunları ve dergilerde kalan metinleri ölümünün ardından derlenerek edebiyat dünyasına kazandırıldı.</p>

<p>30 Eylül'deki söyleşi ve tiyatro gösterimi için biletler Biletinial platformunun yanı sıra Kült Teras ve Kült Kavaklıdere gişelerinden temin edilebilecek. Her iki etkinliği de takip etmek isteyen izleyicilerin iki oturum için ayrı bilet alması gerekiyor.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ahmet Çağatay Bayraktar</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ankara Haberleri</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/sevgi-soysal-90-yasinda-ankarada-anilac</guid>
      <pubDate>Sat, 19 Sep 2026 23:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/sevgisoysal.webp" type="image/jpeg" length="18372"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Aziz Nesin klasiğinin sahne arkası belgesel oldu: "Hadi Anlatsana Canikom" Altın Koza'da]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/aziz-nesin-klasiginin-sahne-arkasi-belgesel-oldu-hadi-anlatsana-canikom-altin-kozada</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/aziz-nesin-klasiginin-sahne-arkasi-belgesel-oldu-hadi-anlatsana-canikom-altin-kozada" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Aziz Nesin’in ölümsüz eseri "Hadi Öldürsene Canikom"un prova aşamasından prömiyer gecesine uzanan mutfak serüveni, gazeteci Aslı Atasoy yönetmenliğinde belgeselleştirildi. 70 saatlik arşiv görüntüsüyle tiyatro belleğine ışık tutan "Hadi Anlatsana Canikom", 33. Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali'nde özel gösterimle izleyiciyle buluşacak.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Edebiyatımızın unutulmaz yazarlarından Aziz Nesin’in kült eseri "Hadi Öldürsene Canikom"un tiyatro sahnesine taşınma serüveni belgeselleştirildi. Gazeteci Aslı Atasoy’un yönetmenliğini üstlendiği ve Vigor Sanat bünyesinde Serdar Akkaya’nın yapımcılığında hayata geçirilen "Hadi Anlatsana Canikom", bir tiyatro metninin prova odasından prömiyer gecesine uzanan mutfak sürecini tüm çıplaklığıyla kayıt altına aldı. Belgesel, 33. Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali kapsamında düzenlenecek özel bir gösterimle izleyici karşısına çıkacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Hadi Tiyatro" class="detail-photo img-fluid" height="853" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/hadi-tiyatro.webp" width="1280" /></p>

<h3><strong>Okuma provasından ilk gösterime kayıt altında</strong></h3>

<p>Barış Dinçel’in yönettiği, başrollerini Günay Karacaoğlu, Zeynep Kankonde ve Bülent Alkış’ın paylaştığı yapımın hazırlıklarına Ocak 2026'da başlandı. İlk okuma provasından perde açılan prömiyer gecesine kadar geçen üç aylık yoğun çalışma takvimi adım adım belgelendi. Toplamda 70 saatlik ham görüntü arasından kurgulanan 55 dakikalık film; sahne tasarımından kostüme, müzik seçimlerinden reji kararlarına kadar bir sahne eserinin kolektif üretim dinamiklerini gözler önüne seriyor.</p>

<p><img alt="Hadi Tiaytro3" class="detail-photo img-fluid" height="682" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/hadi-tiaytro3.webp" width="1024" /></p>

<p>Yönetmen Barış Dinçel’in tiyatro için benimsediği 'topluluk' yaklaşımını ve oyuncuların bu metotla sahne üzerindeki karakter inşasını odağına alan "Hadi Anlatsana Canikom", Türkiye’de tiyatro yayıncılığı ve hafıza oluşturma çalışmaları açısından nadir bir örnek sunuyor. Yapımda yalnızca sahne önü değil; müziğinden dekor kurulumuna kadar mutfakta emek veren tüm teknik ve yaratıcı ekibin tanıklıkları yer buluyor.</p>

<p><img alt="Hadi Tiyatro1" class="detail-photo img-fluid" height="447" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/hadi-tiyatro1.jpg" width="447" /></p>

<p>Belgesel, salt prova süreçlerini aktarmakla kalmayıp eserin tarihsel arka planına da temas ediyor. Aziz Nesin’in oğlu Prof. Dr. Ali Nesin ile usta grafik sanatçısı Mengü Ertel’in oğlu müzisyen Murat Ertel’in anlatımları, oyunun geçmişten bugüne uzanan kurumsal ve sanatsal belleğine ışık tutuyor.</p>

<p>Yönetmenliğini Aslı Atasoy’un, yapımcılığını Vigor Sanat adına Serdar Akkaya’nın, yürütücü yapımcılığını ise Düş Fabrikası’nın üstlendiği belgeselin görüntü yönetmenliğini Çağatay Yurt, kamera çalışmalarını Çağatay Yurt ile Hikmet Kerem Derin, kurgusunu Bahadır Koçak, ses tasarımını Zeynep Gürman, renk tasarımını Utku Faik ve oyun müziklerini ise Çiğdem Erken gerçekleştirdi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ahmet Çağatay Bayraktar</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/aziz-nesin-klasiginin-sahne-arkasi-belgesel-oldu-hadi-anlatsana-canikom-altin-kozada</guid>
      <pubDate>Sat, 19 Sep 2026 22:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/adsiz-tasarim-14.png" type="image/jpeg" length="45067"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Erdoğan'ın ABD ziyareti için tarih belli oldu: BM Genel Kurulu'na katılacak]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/erdoganin-abd-ziyareti-icin-tarih-belli-oldu-bm-genel-kuruluna-katilacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/erdoganin-abd-ziyareti-icin-tarih-belli-oldu-bm-genel-kuruluna-katilacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Birleşmiş Milletler (BM) 81. Genel Kurulu genel görüşmelerine katılmak üzere 20-23 Eylül tarihlerinde ABD'yi ziyaret edecek. Erdoğan, New York'ta gerçekleştirilecek genel görüşmelerin ilk gününde BM Genel Kurulu'na hitap edecek.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, <strong>Cumhurbaşkanı Erdoğan</strong>'ın <strong>BM 81. Genel Kurulu</strong> genel görüşmelerine katılmak amacıyla 20-23 Eylül tarihleri arasında Amerika Birleşik Devletleri'nde bulunacağını açıkladı.</p>

<p>Duran, NSosyal hesabından yaptığı paylaşımda Erdoğan'ın ziyaret programına ilişkin bilgi verdi. Erdoğan'ın, New York'ta gerçekleştirilecek BM 81. Genel Kurulu genel görüşmelerine katılacağı belirtildi.</p>

<h2><strong>Erdoğan BM Genel Kurulu'na hitap edecek</strong></h2>

<p>Burhanettin Duran, Erdoğan'ın BM Genel Kurulu genel görüşmelerinin ilk günü olan 22 Eylül'de konuşma yapacağını bildirdi.</p>

<p>Duran'ın açıklamasında Erdoğan'ın hitabının, "Güveni yeniden inşa etmek, dönüşümü yönetmek: Herkes için sonuç üreten bir Birleşmiş Milletler" temasıyla düzenlenecek 81. Genel Kurul genel görüşmelerinin ilk gününde gerçekleştirileceği ifade edildi.</p>

<h3><strong>Cumhurbaşkanı Erdoğan, BM Genel Sekreteri ve devlet başkanlarıyla görüşecek</strong></h3>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ABD ziyareti kapsamında BM Genel Sekreteri ile çeşitli ülkelerin devlet ve hükümet başkanlarıyla ikili temaslarda bulunacağı aktarıldı.</p>

<p>Burhanettin Duran, Erdoğan'ın ziyaret programında farklı ülkelerin devlet ve hükümet başkanlarıyla gerçekleştirilecek görüşmelerin de yer alacağını belirtti.</p>

<h3><strong>Erdoğan'ın ABD programında farklı temaslar da yer alacak</strong></h3>

<p>Duran'ın açıklamasına göre Erdoğan'ın ABD'deki programı, BM Genel Kurulu kapsamındaki temaslarla sınırlı olmayacak.</p>

<p>Erdoğan'ın ayrıca ABD'de yaşayan vatandaşların temsilcileri, Türk-Amerikan iş çevreleri ve düşünce kuruluşlarının temsilcileriyle çeşitli programlarda bir araya gelmesi öngörülüyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Burhanettin Duran, Erdoğan'ın ziyaretine ilişkin açıklamasında şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>"Sayın Cumhurbaşkanımız, 'Güveni yeniden inşa etmek, dönüşümü yönetmek: Herkes için sonuç üreten bir Birleşmiş Milletler' temasıyla düzenlenecek 81. Genel Kurul genel görüşmelerinin ilk günü olan 22 Eylül günü hitaplarını gerçekleştireceklerdir. Sayın Cumhurbaşkanımız, ziyaret kapsamında BM Genel Sekreteri'nin yanı sıra çeşitli ülkelerin devlet ve hükümet başkanlarıyla ikili görüşmeler yapacaktır. Sayın Cumhurbaşkanımız'ın ayrıca ABD'de mukim vatandaş temsilcileri, Türk-Amerikan iş çevreleri ve düşünce kuruluşu temsilcilerinin katıldığı çeşitli programlara teşrif etmeleri de öngörülmektedir."</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel, Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/erdoganin-abd-ziyareti-icin-tarih-belli-oldu-bm-genel-kuruluna-katilacak</guid>
      <pubDate>Sat, 19 Sep 2026 22:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/erdoganin-abd-ziyareti-icin-tarih-belli-oldu.png" type="image/jpeg" length="43574"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Özgür Özel'den Mansur Yavaş açıklaması: Adaylık ve parti üyeliği soruldu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/ozgur-ozelden-mansur-yavas-aciklamasi-adaylik-ve-parti-uyeligi-soruldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/ozgur-ozelden-mansur-yavas-aciklamasi-adaylik-ve-parti-uyeligi-soruldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[YENİ Parti lideri Özgür Özel, T24'ten kendisine sorulan "Mansur Bey hala potansiyel Cumhurbaşkanı adayı mıdır?" ve Yavaş'ın YENİ Parti'ye katılmamasına dair soruyu yanıtladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>YENİ Parti </strong>lideri <strong>Özgür Özel, </strong>Bursa ve Yalova'da gerçekleştirilen halk buluşmasının ardından kaldığı otelde kendisine sorulan Cumhurbaşkanı Adaylığı sorusuna "Ekrem Başkan aday olmasın diye her şeyi yapacaklar. Bu durumda Mansur Yavaş'ın adaylığı çok önemli bir seçenektir" sözleriyle yanıt verdi.</p>

<p>Özgür Özel, Bursa'da yapılan halk buluşmasından sonra <strong>T24'ten Murat Sabuncu</strong>'ya konuştu. </p>

<h2><strong>"Ekrem İmamoğlu'nun adaylığından korkuyorlar"</strong></h2>

<p>Sabuncu'nun Mansur Yavaş'ın adaylığına dair sorduğu soruyu yanıtlayan Özel, şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>"Evet. Yani şöyle bir şey söyleyeyim. Biz Cumhuriyet Halk Partisi'ndeyken Cumhuriyet Halk Partisi'nin adayını ön seçimde belirlemek istedik. Ama o sırada yargı operasyonları olunca bunu halka da sorduk. 15,5 milyon oyla Ekrem İmamoğlu seçildi. Ekrem İmamoğlu o andan itibaren halkın cumhurbaşkanı adayıydı. Onu geri çekmek ancak kendi kararıyla olabilecek bir şey, milletin kararıyla olabilecek bir şey. O açıdan Ekrem İmamoğlu teknik olarak, hukuken aday olabildikçe cumhurbaşkanı adayıdır zaten. Ve Ekrem Bey'in başına bu geldiğinde Masum Bey çok olgun bir tavır göstererek bu vakitten itibaren Cumhurbaşkanı adaylığıyla ilgili iddiamı geri çekiyorum dedi. Gitti Ekrem İmamoğlu'na. Hem ön seçimde oy verdi hem de arkasında durdu, durmaya devam ediyor. Bu çok önemli bir şey.</p>

<p>Ama bir realite bu iktidar Ekrem İmamoğlu’nun adaylığından o kadar korkuyor o kadar üstüne gidiyor ki hani düşünün kelimelerden açılan davalar var. Geçen gün bir davadan haberdar oldum ve inanamadım. Defalarca baktık, sorduk. Şevket'le beraberdik, açtık bir daha bir daha okuduk. İki yıl, bir ay bir ceza vermişlerdi Ekrem Başkan'a. Verdikleri ceza Ekrem Başkan kürsüdeyken, AK Parti Tuzla Belediye Başkanı provokasyon yapıyor. Birileriyle kavga ediyor, laf söylüyor falan. Diyor ki "Siz ona uymayın provokasyon yapıyor. O burayı germeye gelmiş." 'O burayı germeye gelmiş' lafından hapis cezası verdi. Önden de iki beraat oldu.</p>

<p>Şimdi hâl böyle olunca insan anlıyor ki Ekrem Başkan aday olmasın diye her şeyi yapacaklar. Bu durumda Mansur Yavaş'ın adaylığı çok önemli bir seçenektir. Ancak şurada hassas bir şey söyleyeyim. İlk günden beri söylüyorum. Kimseyi kimsenin yedeği ilan etmiyoruz. Mansur Bey kendisi "Ekrem Bey'in iddiası devam ettikçe ben iddiamı çekiyorum" demişti. Sonuçta günün ruhuna uygun bir tutumdu ve şu an kendisi aday olmayı düşündükçe, hem bizim için, hem gelecek cumhurbaşkanı adayını belirleme noktasında sorumluluğu olanlar için hem de millet için çok önemli bir seçenek."</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>"Mansur Bey ile aramızda böyle bir fikir ayrılığı yok"</strong></h3>

<p>Özgür Özel, ABB Başkanı Yavaş'ın YENİ Parti'ye gelmemesiyle ilgili soruya ise şöyle yanıt verdi:</p>

<p>"O yüzden ben gelmeyen belediye başkanına, Mansur Bey çıkıp da 'Ben Özgür Bey'le değilim, ben Yeni Parti'yle değilim' demedikçe bir problem yok. Zaten kendisiyle düzenli de görüşüyoruz. Hatta bazıları ona kızıyor. Hem sen bu partidesin hem diğer…</p>

<p>Mansur Bey'in Cumhuriyet Halk Partisi'nde yani butlanın olduğu andan itibaren ortaya koyduğu tavır şu ana kadar son derece tutarlı. Bizim kendisiyle aramızda böyle bir fikir ayrılığı ya da bir çelişki bu anlamda herhangi bir çelişkimiz yok. Ayrıca da çok sayıda belediye başkanı ve meclis üyesi katılabilmek için kendi programlarını yapıyorlar. Ve katılamayanlar da sürekli üzüntülerini belirtiyorlar. Sürekli iletişim halindeyiz. Mesela birlikte parti kurduğumuz milletvekillerinden meclis kapandıktan sonra beni telefonla, diyelim beni arayanlardan çok, bizim partili olmayıp gönlü burada olan belediye başkanları arıyor ve sürekli durumlarını anlatmaya çalışıyor."</p>

<p><a href="https://t24.com.tr/yazarlar/murat-sabuncu/ozgur-ozel-ekrem-baskan-aday-olmasin-diye-her-seyi-yapacaklar-bu-durumda-mansur-yavasin-adayligi-cok-onemli-bir-secenektir,59103?_t=1789835966885" rel="nofollow"><strong>HABERİ T24'TEN OKUMAK İÇİN TIKLAYIN...</strong></a></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>T24</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel, Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/ozgur-ozelden-mansur-yavas-aciklamasi-adaylik-ve-parti-uyeligi-soruldu</guid>
      <pubDate>Sat, 19 Sep 2026 22:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/ekran-resmi-2026-09-03-090020.png" type="image/jpeg" length="83692"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Avrupa Miras Günleri'ne akrobatik açılış]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/avrupa-miras-gunlerine-akrobatik-acilis</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/avrupa-miras-gunlerine-akrobatik-acilis" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ankara'da bu yıl beşincisi düzenlenen Avrupa Miras Günleri, Fransa Büyükelçiliğindeki resepsiyonla başladı. Fransa'nın Ankara Büyükelçisi Isabelle Dumont'un ev sahipliğindeki davete büyükelçiler, yabancı misyon temsilcileri ve kültür-sanat dünyasından çok sayıda isim katıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Avrupa Konseyi ile Avrupa Birliğinin ortak programı olan Avrupa Miras Günleri'nin Ankara ayağı, Avrupa Ulusal Kültür Enstitüleri Ağı EUNIC'in Ankara kümesinin girişimiyle düzenleniyor.</p>

<p>Büyükelçilik bahçesinde sahne alan Fransız çağdaş sirk topluluğu Cirque Entre Nous, akrobasi, müzik, dans ve dramayı buluşturan 'Çin Direği' performansını sergiledi. Dört arkadaşın günlük hayattaki birlikteliğini sahneye taşıyan topluluğun akrobasiyle mizahı bir araya getirdiği gösteri, davetlilerden büyük beğeni topladı.</p>

<h3><img alt="6-30" class="detail-photo img-fluid" height="852" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/6-30.webp" width="1280" /></h3>

<h3><strong>Etkinliğe destek her yıl artıyor</strong></h3>

<p>Açılışta konuşan Fransa'nın Ankara Büyükelçisi Isabelle Dumont, Avrupa Miras Günleri'nin bu yıl 11 büyükelçiliğin katılımıyla düzenlendiğini belirtti. Etkinliğe yönelik ilginin giderek arttığını söyleyen Dumont, her yıl daha fazla ortak ve kurumun programa sahip çıkmasından duyduğu memnuniyeti aktardı. Büyükelçilik bahçesindeki gösterinin eşsiz bir miras mekanında sanatla buluşma fırsatı sunduğunu vurgulayan Dumont, “İnsanlara bir sanat dalını keşfetme ve bu somut olmayan mirasın gelecek kuşaklara aktarılmasına katkıda bulunmasına imkan sunması açısından önemli.” ifadelerini kullandı.</p>

<h3><img alt="7-28" class="detail-photo img-fluid" height="852" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/7-28.webp" width="1280" /></h3>

<h3><strong>3 bin kişilik kontenjan bir saatte doldu</strong></h3>

<p>Fransa Büyükelçiliği Kültür Müsteşarı Gilles Roulland, Avrupa Miras Günleri'nin bu yıl beşincisinin düzenlendiğini ve programın her geçen yıl genişlediğini belirtti. Ankara Fransız Kültür Merkezi Müdürü Pascale Boeglin Rodier ise 3 bin kişilik kontenjana ait tüm biletlerin bir saat içinde tükendiğini belirterek bu ilgiden memnuniyet duyduklarını aktardı.</p>

<h3><img alt="4-69" class="detail-photo img-fluid" height="857" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/4-69.webp" width="1280" /></h3>

<h3><strong>“Sahne ile seyirci arasındaki duvarı ortadan kaldırmaya çalışıyoruz”</strong></h3>

<p>Gösterinin çıkış noktasını anlatan Cirque Entre Nous topluluğundan Matias Plaul, Çin direğinin sirk tekniklerinden biri olduğunu ve topluluğun bu alanda uzmanlaştığını belirtti. Dört arkadaşın buluşması fikrinden hareket ettiklerini aktaran Plaul, “Gösterimiz, arkadaşların bir araya gelmesi üzerine kurulu. Dört arkadaşın buluşup birlikte yapmaya alışkın oldukları şeyleri yapması ve birlikte eğlenmesi gibi” dedi.</p>

<p>Mizahın performansta önemli bir yer tuttuğunu ve seyirciyle doğrudan ilişki kurmayı amaçladıklarını vurgulayan Plaul, “Sahne ile seyirci arasındaki duvarı ortadan kaldırmaya çalışıyoruz. Bunu akrobasi kullanarak yapıyoruz” diye konuştu.</p>

<h3><img alt="3-112" class="detail-photo img-fluid" height="853" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/3-112.webp" width="1280" /></h3>

<h3><strong>Dört arkadaşın ilişkisi sahnede</strong></h3>

<p>Performansın özel bir mesaj taşımadığını, dört karakterin birbirleriyle kurduğu ilişkiye odaklandığını ifade eden Plaul, “Hayır, aslında mesele tam olarak bu. Bu sadece bir araya gelme hali” dedi. Birbirini tanıyan, birlikte ne yapacağını bilen ve şakalaşan karakterlerin bir aileyi andırdığını anlatan Plaul, “Neredeyse bir aile gibiler. Bir araya geldiklerinde birbirlerini tanıyorlar. Ne yapacaklarını biliyorlar” ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><img alt="2-129" class="detail-photo img-fluid" height="853" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/2-129.webp" width="1280" /></h3>

<h3><strong>Her gösteri kendine özgü</strong></h3>

<p>Her performansın farklı bir an yarattığına dikkat çeken Plaul, “Bizim açımızdan her gün aynı gösteriymiş gibi görünse de aslında öyle değil. Her gösteri kendine özgü” dedi. Gösterinin temel amacını anlatan Plaul, “Sadece gülmek, insanları güldürmek ve doğru anda doğru şeyin gerçekleştiğini hissettirmek istiyoruz” diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>M. Ferhat Yüksel</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/avrupa-miras-gunlerine-akrobatik-acilis</guid>
      <pubDate>Sat, 19 Sep 2026 22:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/1-182.webp" type="image/jpeg" length="99354"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Trabzonspor, Galatasaray karşısında sahadan 4-0 galip ayrıldı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/trabzonspor-galatasaray-karsisinda-sahadan-4-0-galip-ayrildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/trabzonspor-galatasaray-karsisinda-sahadan-4-0-galip-ayrildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Trendyol Süper Lig'in 6. haftasında Trabzonspor, Galatasaray'ı 4-0 yenerek karşılaşmadan farklı galibiyetle ayrıldı. Bordo-mavili ekibin gollerini Muhammed Salah ve Saviolo kaydetti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Trendyol Süper Lig'in 6. haftasında <strong>Trabzonspor</strong> ile<strong> Galatasaray</strong> karşı karşıya geldi. Trabzonspor, mücadeleyi 4-0 kazanırken ilk yarıyı da 3-0 önde tamamladı.</p>

<h2><strong>Trabzonspor galatasaray karşısında erken gol buldu</strong></h2>

<p>Karşılaşmanın 4. dakikasında Trabzonspor öne geçti. Galatasaray'ın sol taraftan Jakobs ile kullandığı taç atışının ardından Mustafa Eskihellaç'ın uzaklaştırdığı topla rakip savunmanın arkasında buluşan Muhammed Salah, ceza alanına kadar ilerledi.</p>

<p>Kaleci Uğurcan Çakır ile karşı karşıya kalan Salah, yerden yaptığı vuruşla meşin yuvarlağı Uğurcan'ın sağından ağlara gönderdi ve skoru 1-0'a taşıdı.</p>

<p>Trabzonspor'un ilk golünün ardından 9. dakikada Pina'nın sol kanattan gönderdiği pasla ceza alanında topla buluşan Salah'ın şutunda meşin yuvarlak direğin yanından dışarı çıktı.</p>

<h3><strong>Trabzonspor ilk yarıyı 3-0 önde tamamladı</strong></h3>

<p>Galatasaray, 18. dakikada Sara'nın sol taraftan kullandığı kornerde Abdülkerim Bardakcı'nın kafa vuruşuyla uzaklaştırdığı topu Sanchez ile tamamlamaya çalıştı ancak şut üstten auta gitti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>35. dakikada Sara'nın sağ kanattan kullandığı köşe vuruşunda Pina'nın ters kafa vuruşu sonrası topa müdahale eden Dju, meşin yuvarlağı direğin dibinden çıkardı.</p>

<p>Galatasaray'ın 37. dakikadaki atağında ise Jakobs'un sol kanattan ceza alanına girerek yaptığı vuruşta kaleci Onana topu güçlükle çeldi. Üst direğe de çarpan top daha sonra oyun alanından uzaklaştı.</p>

<p>Trabzonspor, 39. dakikada farkı ikiye çıkardı. Muhammed Salah'ın pasıyla ceza alanının sağ çaprazında topla buluşan Saviolo, yaptığı yerden vuruşla topu Uğurcan Çakır'ın solundan ağlara gönderdi.</p>

<p>Bordo-mavili ekip, 44. dakikada üçüncü golünü kaydetti. Dju'nun savunmada Sanchez'den kazandığı topu Salah'a aktarmasının ardından Mısırlı futbolcu, ceza alanı içindeki yerden vuruşuyla skoru 3-0 yaptı.</p>

<p>İlk yarı Trabzonspor'un 3-0 üstünlüğüyle tamamlandı.</p>

<h3><strong>Galatasaray farkı azaltamadı</strong></h3>

<p>İkinci yarının 50. dakikasında Sallai'nin ceza alanı dışından çektiği şutta kaleci Onana topu kontrol etti.</p>

<p>60. dakikada Saviolo'nun ceza alanının sol çaprazından yaptığı vuruşta savunmaya çarpan top kaleye yöneldi. Uğurcan Çakır, meşin yuvarlağı kornere göndererek gole izin vermedi.</p>

<p>Karşılaşmanın 72. dakikasında sarı kartı bulunan Galatasaray Teknik Direktörü Okan Buruk, yaptığı itirazın ardından kırmızı kartla oyun alanının dışına gönderildi.</p>

<h3><strong>Trabzonspor - Galatasaray maçında skor 4-0 oldu</strong></h3>

<p>Trabzonspor, 80. dakikada dördüncü golünü buldu. Ozan Tufan'ın pasıyla orta alanda topla buluşan Salah, sağ çaprazdan ceza alanına girdikten sonra Uğurcan Çakır ile karşı karşıya kaldı. Salah'ın plase vuruşunda top yerden filelerle buluştu ve skor 4-0'a geldi.</p>

<p>Galatasaray'da Ugochukwu, 85. dakikada Ozan Tufan'a yaptığı faulün ardından önce sarı kartla cezalandırıldı. VAR incelemesi sonrasında pozisyonu değerlendiren Batuhan Kolak, sarı kartı iptal ederek Ugochukwu'ya kırmızı kart gösterdi.</p>

<p>Karşılaşmanın kalan bölümünde başka gol olmayınca Trabzonspor, Galatasaray'ı 4-0 mağlup etti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel, Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/trabzonspor-galatasaray-karsisinda-sahadan-4-0-galip-ayrildi</guid>
      <pubDate>Sat, 19 Sep 2026 22:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/trabzonspor-galatasaray-karsisinda-sahadan-4-galip-ayrildi.png" type="image/jpeg" length="81841"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gençlerde gececilik ve ertelemecilik giderek artıyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/genclerde-gececilik-ve-ertelemecilik-giderek-artiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/genclerde-gececilik-ve-ertelemecilik-giderek-artiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Selçuk Aslan, gençlerde gececilik ve erteleme davranışlarının giderek yaygınlaştığına dikkat çekerek internet kullanımı, uyku yoksunluğu ve sosyal izolasyonun ruhsal ve fiziksel sağlık üzerindeki etkilerini değerlendirdi. Aslan, gençlerde motivasyon kaybı ve ertelemenin nedenlerine ilişkin önemli uyarılarda bulundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programının konuğu <strong>Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Selçuk Aslan</strong> oldu. Gençlerde giderek yaygınlaşan gece uyanık kalma ve erteleme davranışlarının ele alındığı programda Aslan, internet kullanımından uyku yoksunluğuna, obeziteden dikkat eksikliğine, sosyal izolasyondan depresyon riskine kadar önemli değerlendirmelerde bulundu.</p>

<h2><strong>Gençlerin yaklaşık yüzde 20’si geceleri uyanık kalıyor</strong></h2>

<p>Son yıllarda gençler arasında <strong>“gececiliğin”</strong> giderek yaygınlaştığını belirten Prof. Dr. Aslan, bunda internet ve teknoloji kullanımının önemli rol oynadığını söyledi.</p>

<p>Kişinin gece boyunca uyanık kalması ve ertesi gün kalkarak günlük yaşamına uyum sağlamakta zorlanmasının <strong>“gecikmiş uyku fazı sendromu”</strong> olarak tanımlandığını belirten Aslan, geçmişte yüzde 1-2 düzeylerinde görülen bu durumun günümüzde yüzde 10’lara kadar çıktığını ifade etti.</p>

<p>Hastalık boyutunda olmasa bile gençlerin yaklaşık yüzde 20’sinin geceleri uyanık kaldığını belirten Aslan, bu sürenin büyük ölçüde evde, internet başında ve sanal etkileşimlerle geçirildiğine dikkat çekti.</p>

<p>Gececilik davranışının yalnızca Türkiye’ye özgü olmadığını vurgulayan Aslan, dünyanın birçok ülkesinde benzer bir değişim yaşandığını söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 09 11 At 17.16.37" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/whatsapp-image-2026-09-11-at-171637.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Büyük kentler uyku yoksunu toplumlara dönüşüyor</strong></h2>

<p>Çalışma ve yaşam koşullarındaki değişimin de uyku düzenini etkilediğini belirten Prof. Dr. Aslan, özellikle büyük kentlerde insanların giderek “uyku yoksunu” hale geldiğine dikkat çekti.</p>

<p>Gece geç saatlerde yatıp sabah günlük yaşamın zorunlulukları nedeniyle erken kalkmak durumunda kalan çok sayıda kişinin 5-6 saatlik uykuyla yaşamını sürdürmeye çalıştığını belirten Aslan, yetişkinler için 6-9 saat arasındaki uykunun normal kabul edildiğini, sürekli 6 saatin altında uyuyan kişilerde ise uyku yoksunluğundan söz edilebileceğini ifade etti.</p>

<p>Daha düzenli bir uyku ritmi için sabah saat 07.00-08.00 civarında uyanmanın yararlı olabileceğini belirten Aslan, düzenli uyku alışkanlığının hem bedensel hem de ruhsal sağlık açısından önem taşıdığını söyledi.</p>

<h2><strong>Gece uyanık kalmak obezite riskini artırabiliyor</strong></h2>

<p>Gece uyanık kalmanın yalnızca uyku düzenini değil, beslenme alışkanlıklarını ve fiziksel aktiviteyi de etkilediğini anlatan Prof. Dr. Aslan, özellikle gençlerin gece boyunca daha fazla yemek yeme eğiliminde olduğunu ve bunun obeziteye zemin hazırlayabildiğini söyledi.</p>

<p>Uzun süre evden çıkmadan, gün ışığı görmeden, ihtiyaçlarını bulunduğu yere getirterek yaşayan, hareketsiz ve düzensiz beslenen bir yaşam biçiminin giderek daha görünür hale geldiğine dikkat çeken Aslan, toplumun bir bölümünün zamanının büyük kısmını evde geçirdiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 09 11 At 17.16.38 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/whatsapp-image-2026-09-11-at-171638-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Sadece sanal dünyada var olmak insanı doyuma ulaştırmıyor”</strong></h2>

<p>İnsanın ruhsal sağlığı açısından gerçek sosyal ilişkilerin önemini vurgulayan Prof. Dr. Aslan, yalnızca sanal dünyadaki etkileşimlerle sürdürülen bir hayatın kişiyi yeterince mutlu eden ve doyuma ulaştıran bir yaşam biçimi olmadığını söyledi.</p>

<p>İnsanların kendilerini iyi hissedebilmek için gerçek iletişime, gerçek insanlara ve yüz yüze ilişkilere ihtiyaç duyduğunu belirten Aslan, sosyal ilişkilerden uzaklaşıp sanal ortamlarda çok fazla zaman geçiren bireylerde bir süre sonra boşluk hissi, yaşamı sorgulama ve anlam arayışının ortaya çıkabileceğini ifade etti.</p>

<p>Bu sürecin motivasyon kaybı ve erteleme davranışlarıyla devam edebildiğini belirten Aslan, bazı kişilerde depresif belirtilerin de tabloya eklenebileceğini söyledi.</p>

<p><strong>“Sosyal beyin”</strong> kavramına dikkat çeken Aslan, insanı harekete geçiren ve motive eden önemli unsurlardan birinin toplum içinde diğer insanlarla kurduğu etkileşim olduğunu vurguladı.</p>

<h2><strong>Dikkat eksikliği olanlarda erteleme davranışı daha sık görülebiliyor</strong></h2>

<p>Erteleme davranışının nedenlerinin her bireyde ayrı değerlendirilmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Aslan, dikkat eksikliği bulunan bireylerde motivasyon kaybı ve erteleme eğiliminin daha kolay ortaya çıkabildiğini söyledi.</p>

<p>Araştırmaların dikkat eksikliği bulunan bireylerin gece uyanık kalmaya ve ertesi gün yapılması gereken işleri ertelemeye daha yatkın olabildiğini gösterdiğini ifade eden Aslan, bu nedenle sorunun yalnızca “isteksizlik” veya “tembellik” olarak değerlendirilmemesi gerektiğine dikkat çekti.</p>

<h2><strong>“Ertelemek insanın doğal bir eğilimi”</strong></h2>

<p>Ertelemenin belirli ölçülerde insanın doğal eğilimlerinden biri olduğunu belirten Prof. Dr. Aslan, kişinin konfor alanında kaldığı ve harekete geçmesini gerektiren koşulların azaldığı durumlarda erteleme davranışının daha kolay ortaya çıkabildiğini söyledi.</p>

<p>Ancak ertelemenin alışkanlık haline gelmesinin ruh sağlığını olumsuz etkileyebileceğini belirten Aslan, aşırı boş zaman ve sürekli düşünmenin olumsuz değerlendirmeleri artırarak kişiyi depresif bir duygu durumuna sürükleyebileceğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 09 11 At 17.16.38" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/whatsapp-image-2026-09-11-at-171638.jpeg" width="1600" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>“Önce eyleme geç, istek gelmesini bekleme”</strong></h2>

<p>Sosyal yaşamdan uzaklaşan ve hareketsizleşen bireylerin öncelikle fiziksel aktiviteye yönlendirilmesinin önemli olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Aslan, motivasyonun her zaman eylemden önce gelmesinin beklenmemesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Aslan, “Fiziksel aktivite için bu isteğin gelmesini beklemek yerine aktif olduğumuzda zaten kendimizi daha iyi hissediyoruz. Bilişsel davranışçı terapide söylediğimiz temel bir şey var; önce eyleme geç, istek gelmesini bekleme. Eyleme geçtikten sonra bir sonraki eylem için isteğin ortaya çıkması çok daha kolay olabiliyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Aslan, gececilik, sosyal içe kapanma ve erteleme davranışlarının günlük yaşamı belirgin biçimde etkilemesi durumunda deneyimli bir uzmandan destek alınmasının kişinin normal yaşamına uyumunu kolaylaştırabileceğini ifade etti.</p>

<h2><strong>Aileler gençlerle değerleri üzerinden iletişim kurabilir</strong></h2>

<p>İçe kapanan, sosyal yaşamdan uzaklaşan ve erteleme davranışı gösteren gençlere yaklaşımda ailelere de önemli görevler düştüğünü belirten Prof. Dr. Aslan, öncelikle gencin önem verdiği değerlerin anlaşılması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Güven, samimiyet, dürüstlük ve sahicilik gibi kavramların gençler açısından çok önemli olabildiğini belirten Aslan, gençlerin bu değerleri göremedikleri ve art arda hayal kırıklıkları yaşadıkları durumlarda vazgeçme ve geri çekilme davranışı gösterebildiklerini ifade etti.</p>

<p>Gençlik döneminin çevreden ve yaşanan deneyimlerden en fazla etkilenilen dönemlerden biri olduğunu vurgulayan Aslan, gençleri dijital ve kapalı ortamlardan çıkararak sosyal hayatın içine katacak kursların, programların ve etkinliklerin artırılmasının önemli olduğunu söyledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/genclerde-gececilik-ve-ertelemecilik-giderek-artiyor</guid>
      <pubDate>Sat, 12 Sep 2026 09:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/whatsapp-image-2026-09-11-at-171638-1.jpeg" type="image/jpeg" length="60128"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gazeteci Fethi Akkoç, 12 Eylül’ün perde arkasını anlattı: "Kanlı terör neden bir anda kesildi, açıklayamadılar"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/gazeteci-fethi-akkoc-12-eylulun-perde-arkasini-anlatti-partilerin-bir-babanin-uc-cocugundan-farki-yoktu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/gazeteci-fethi-akkoc-12-eylulun-perde-arkasini-anlatti-partilerin-bir-babanin-uc-cocugundan-farki-yoktu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[12 Eylül 1980 askeri darbesinin 46. yılında, dönemin tanıklarından gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat Kayıt’a konuştu. Darbe öncesinde yaşanan siyasi ve toplumsal atmosferi anlatan Akkoç, darbenin ardından değişen siyasi dengelere, Turgut Özal’ın yükselişine ve 1983 seçimlerine uzanan sürece ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Akkoç, darbe gerekçesi gösterilen şiddetin bir gün içinde sona ermesine dikkat çekerek “Kanlı terör neden bir anda kesildiğini açıklayamadılar” dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>12 Eylül 1980 askeri darbesinin 46. yılında, dönemin tanıklarından gazeteci <strong>Fethi Akkoç</strong>, 24 Saat Kayıt’a konuştu. Akkoç, darbe öncesindeki siyasi atmosferden Kenan Evren liderliğindeki askeri yönetimin uygulamalarına, Turgut Özal’ın siyasi geleceğinden 1983 seçimlerine uzanan süreçte yaşananları anlattı.</p>

<p>Akkoç, 12 Eylül öncesinde sağ ve sol görüşlü gençlerin sokaklara döküldüğünü, toplumun yaşanan şiddet olaylarından ciddi biçimde rahatsız olduğunu belirterek, darbenin ardından yaşananlara ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.</p>

<h2><strong>“Kanlı terör neden bir anda kesildiğini bir türlü açıklayamadılar”</strong></h2>

<p>12 Eylül öncesindeki atmosferi anlatan Akkoç, sağ ve sol görüşlü gençler arasındaki çatışmaların toplumu yorduğunu söyledi. Akkoç, darbenin gerekçesi olarak gösterilen olayların darbenin hemen ardından sona ermesine dikkat çekerek şöyle konuştu:</p>

<blockquote>
<p>“12 Eylül 1980 darbesi sırasında, 12 Mart öncesinde olduğu gibi sağcı ve solcu gençler sokağa dökülmüş, anarşi hortlamıştı. Vatandaş anarşiden, günlük olaylardan ve gençlerin birbirini öldürmesinden bıkmış, ciddi şekilde rahatsız hale gelmişti.</p>

<p>Ancak 12 Eylül darbesini yapanlar, darbeden bir gün sonra, darbe için gerekçe olarak gösterilen olayların ve kanlı terörün neden bir anda, bir gün içinde kesildiğini bir türlü açıklayamadılar.</p>

<p><i>Askeri müdahaleye uygun şartların oluşması için solcu ve sağcı gençleri sokaklara döküp kan akıtanlar, istediklerini maalesef yine elde etmişlerdi.</i>”</p>
</blockquote>

<h3><strong>"Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönmesini sağladılar"</strong></h3>

<p>Akkoç, 12 Eylül darbesinin ardından Türkiye’nin dış politikasında ve ekonomik yapısında önemli değişiklikler yaşandığını savundu. Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönüşünü de bu sürecin önemli başlıklarından biri olarak değerlendiren Akkoç, şöyle konuştu:</p>

<blockquote>
<p>“Askeri yönetimleri ve parlamento dışı hükümetleri, kendi istediklerini kabul ettirebilmek için uygun gören Amerikalılar, 12 Eylül darbesinden sonra Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönmesini sağladılar.”</p>
</blockquote>

<p>Akkoç, dönemin ekonomik gelişmelerine ilişkin ise tütün tekeli kanununun kaldırılmasını örnek gösterdi:</p>

<blockquote>
<p>“Ardından tütün tekeli kanunu kaldırılarak Türk tütünü yerine ithal Virginia tütünü getirildi ve Türk sigarası yerine Amerikan sigarası piyasaya girdi. Tütün tekeli kanununun kaldırılmasıyla da tütün satan bir ülke olan Türkiye, tütün ithal eder hale getirildi”</p>
</blockquote>

<h3><strong>“Türkiye’de siyasetin yeniden dizayn edilmesinin yolu açıldı”</strong></h3>

<p>12 Eylül darbesinin siyasi sonuçlarına da değinen Akkoç, başta Bülent Ecevit ve Süleyman Demirel olmak üzere siyasi parti liderlerine getirilen yasakların yeni bir siyasi yapılanmanın önünü açtığını söyledi:</p>

<blockquote>
<p>“12 Eylül darbesiyle başta Ecevit ve Demirel olmak üzere bütün siyasi partilerin yöneticilerine siyaset yasağı getirildi. Böylece Türkiye’de siyasetin yeni partiler ve yeni yüzlerle yeniden dizayn edilmesinin yolu açılmış oldu.”</p>
</blockquote>

<p>Akkoç, bu sürecin yalnızca Türkiye içindeki siyasi dengelerle açıklanamayacağını savunarak, dönemin MİT Ekonomik İşler Dairesi Başkanı Mahir Kaynak’ın açıklamalarına da dikkat çekti.</p>

<blockquote>
<p>“12 Eylül öncesinde Milli İstihbarat Teşkilatı’nda Ekonomik İşler Dairesi Başkanı olarak görev yapan Profesör Mahir Kaynak, Cumhuriyet gazetesinde Yüneyt Arcayürek’le yaptığı bir söyleşide, Demirel hükümetinin uyguladığı bağımsız ekonomik politika nedeniyle Amerikalılar tarafından devrileceğini bir ay önceden yönetime rapor olarak bildirdiğini açıklamıştı.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>Kenan Evren’in açıklaması: “Her türlü gayret gösterilecek”</strong></h3>

<p>Akkoç, 12 Eylül lideri Orgeneral Kenan Evren’in darbeden kısa süre sonra Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönüşü konusunda yaptığı açıklamayı da hatırlattı:</p>

<blockquote>
<p>“12 Eylül’ün lideri Orgeneral Kenan Evren, 15 Eylül tarihinde düzenlediği basın toplantısında Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönebilmesi için gerekli her türlü gayretin gösterileceğini açıkladı.</p>

<p>Türkiye’nin Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönüşünü alelacele veto etmeden kabul etmesiyle Türkiye, Yunanistan’la arasındaki Kıbrıs, 12 Adalar, kıta sahanlığı, Ege Denizi ve Fırat hattı problemlerinin çözümünde ve ayrıca Avrupa Birliği ile ilişkilerinde kullanabileceği çok önemli bir siyasi kozu kaybetmiş oldu.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>“Darbeciler siyasetçiden çok siyasetçi gibi davrandı”</strong></h3>

<p>Akkoç, 12 Eylül’ün dikkat çeken yönlerinden birinin de askeri yönetimin siyasi yapılanma konusunda izlediği yöntem olduğunu söyledi:</p>

<blockquote>
<p>“12 Eylül darbesinin bir başka önemli tarafı da darbeyi yapanların siyasetçiden çok siyasetçi, politikacıdan çok politikacı gibi davranmış olmasıydı.”</p>

<p>12 Eylül’den hemen sonra, 14-15 Eylül günlerinde Ankara kulislerinde Güven Partisi Genel Başkanı Profesör Turan Feyzioğlu’nun başbakan, Zeyyat Baykara’nın ise başbakan yardımcısı olacağı konuşulmaya ve tartışılmaya başlanmıştı.”</p>
</blockquote>

<p>O dönemde Tercüman gazetesinde çalıştığını belirten Akkoç, yaşananları şöyle anlattı:</p>

<blockquote>
<p>“Hiç unutmam, o dönemde çalıştığım Tercüman gazetesinde Avrupa baskılarına bakıyordum. Bu siyasi gelişmeler ve Feyzioğlu’nun başbakanlığı konusu tartışılırken köşe yazarı Kurtul Altuğ, Feyzioğlu’nun başbakan olacağını söylemişti. Ben de, ‘Askerler diğer darbelerden farklı olarak kamuoyuna, halka ve belli görevlerde bulunanlara karşı çok dikkatli davranıyorlar. Politikacıdan fazla politikacı gibi davranıyorlar’ dedim.</p>

<p>Üç milletvekili olan Güven Partisi’nin genel başkanını büyük tepki alacağı düşüncesiyle başbakan yapmadılar.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>"Ulusu’nun başbakanlığının açıklanmasıyla taşlar yerine oturmaya başladı"</strong></h3>

<p>Akkoç, 20 Eylül’de Bülent Ulusu’nun başbakanlığının açıklanmasıyla daha önceki siyasi senaryonun değiştiğini belirtti.</p>

<blockquote>
<p>“Feyzioğlu’nun başbakan olması mümkün değildi, yapmazlardı. Çünkü bu arada Ferit Melen hükümetinin senaryosunu uyguluyorlardı.</p>

<p>Ulusu’nun başbakanlığının açıklanmasıyla taşlar yerine oturmaya başladı. Demirel hükümetinin bakanlar üstü bürokratı Turgut Özal, darbecilerin kurduğu hükümette ekonomik işlerden sorumlu başbakan yardımcısı oldu. Yani adeta fiili başbakan durumuna geldi.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>“Özal mutlaka parti kuracaktı ve iktidara getirilecekti”</strong></h3>

<p>Akkoç, 12 Eylül sonrasında Türkiye’de yeni siyasi partilerin kurulacağına ilişkin kulislerin hızlandığını, bu süreçte Turgut Özal’ın da parti kuracağının konuşulduğunu söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>1982 yılının Şubat ayında Almanya’da olduğunu belirten Akkoç, Tercüman gazetesinde Yavuz Donat’ın Özal’la yaptığı görüşmenin dokuz sütun manşetten yayımlandığını anlattı:</p>

<blockquote>
<p>“‘Özal'ın hiç kimse gocunmasın, parti kurmayacağım’ şeklindeki sözleri şok etkisi yarattı. Bu açıklama bende de şok etkisi yarattı. Benim değerlendirmeme göre Özal mutlaka parti kuracaktı ve iktidara getirilecekti.</p>

<p>Çünkü yeniden siyasi yapılanmaya gidileceği, bütün partilere, her partiye, her adaya ve her lidere izin verilmeyeceği biliniyordu. Benim tahminime göre Özal’ın parti kuracağı kesindi.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>"Özal bana, "Ben öyle söylemedim" dedi"</strong></h3>

<p>Ankara’ya döndükten sonra 28 Mart’ta Turgut Özal’dan randevu aldığını anlatan Akkoç, kendisine parti kurmayacağı yönündeki açıklamasını sorduğunu belirtti. Özal’ın sözlerinin yanlış değerlendirildiğini söylediğini aktaran Akkoç, görüşmeyi şöyle anlattı:</p>

<blockquote>
<p>“Özal bana, ‘Ben öyle söylemedim. Yavuz onu yanlış değerlendirmiş. O konuşmada ben de bugün için parti kurmayı düşünmüyorum dedim’ dedi.</p>

<p>‘Hiç kimse gocunmasın’ ifadesinin doğru olduğunu, ancak ‘Bugün için parti kurmayı düşünmüyorum. Ama gelecekte şartlar ne olur, onu bilemem’ şeklinde konuştuğunu söyledi. Yavuz Donat’ın sözlerini yanlış değerlendirdiğini belirtti. Ben beklediğim cevabı almıştım”</p>
</blockquote>

<h3><strong>"Turgut Bey’den açık cevabı orada almıştım"</strong></h3>

<p>Akkoç, görüşmede Özal’a 12 Mart ve 12 Eylül dönemlerinde üst düzey görevlerde bulunmasını da sorduğunu anlattı:</p>

<blockquote>
<p>“Ardından Özal’a, ‘Efendim, 12 Mart darbesi sırasında da Planlama Müsteşarıydınız. 12 Eylül darbesi sırasında yine Planlama Müsteşarıydınız. Burada daha yetkili şekilde, bakanlar üstü bürokrat unvanınız vardı. Bu sadece tesadüf mü?’ diye sordum. Özal bu soru karşısında şaşırdı ve “Tesadüfler var” dedi. Görüşmenin en dikkat çekici bölümü Özal’ın darbeler hakkındaki değerlendirmesiydi, bana "27 Mayıs’ da, 12 Mart da, 12 Eylül de neticeleri itibarıyla Türkiye’yi kurtarmak için yapılmıştır. 12 Eylül ise diğerlerinden daha farklıdır ve başarılıdır" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Turgut Bey’den açık cevabı orada almıştım. Çünkü orada diğer bütün darbelere sahip çıkıyor, 12 Eylül’e ise ayrıca sahip çıkıyordu. 12 Eylül’ü diğerlerinden daha başarılı olarak değerlendiriyordu.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>"Partilerin bir babanın üç çocuğundan farkı yoktu"</strong></h3>

<p>Akkoç, 12 Eylül sonrasında eski siyasi liderlerin yasaklı olduğu ve yeni siyasi yapılanmanın şekillendirildiği dönemi de anlattı:</p>

<blockquote>
<p>“Seçim ortamına girildiğinde eski liderler yasaklıydı. Bütün partilerin liderleri yasaklıydı. Eski liderlere yakınlığıyla bilinen kişiler dahi veto edildi. Partiler veto edildikçe üç partinin seçime girmesine izin verildi: Anavatan Partisi, Milliyetçi Demokrasi Partisi ve Halkçı Parti.”</p>

<p>Milliyetçi Demokrasi Partisi’nin başında Turgut Sunalp vardı. Askerlerin ‘abi’ dedikleri, çok sevdikleri ve ordu içerisinde çok sevilen bir liderdi Turgut Paşa.</p>

<p>Anavatan Partisi’nin başında başbakan yardımcısı vardı, yani askerlerin kurduğu hükümetin başbakan yardımcısı Turgut Özal’dı. Halkçı Parti’nin başında ise Başbakanlık Müsteşarı Necdet Calp vardı.</p>

<p>Yani biri askerlerin çok yakın gördüğü bir isim, biri başbakan yardımcısı, diğeri de Başbakanlık Müsteşarıydı. Partilerin bir babanın üç çocuğundan farkı yoktu.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>“Özal’ın vetosu orada önlendi”</strong></h3>

<p>Akkoç, diğer siyasi aktörlerin veto edildiğini, hatta eski siyasi liderlerle yakınlığı bulunan isimlerin de seçim sürecinin dışında bırakıldığını belirtti:</p>

<blockquote>
<p>“Diğer partilerin hiçbiri seçime sokulmadı, veto edildi. Hatta eski partilerle ve eski liderlerle yakınlığı bilinen kişiler de veto edildi. İsmet Paşa’nın oğlu Erdal İnönü bile veto edildi. Konseyde görev yapan komutanlar ve generaller, Anavatan Partisi’nin ve Turgut Özal’ın veto edileceğini düşünüyorlardı. Açıkçası ‘Olmaz, getirilmez, olmaz’ diyorlardı.</p>

<p>Veto işlemleri 30 Eylül’e kadar yapıldı. 15 Eylül tarihinde Amerikalı üst düzey bir yetkili geldi ve Evren’le görüştü. Özal’ın vetosu orada önlendi.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>“MDP beklenirken Turgut Özal iktidara geldi”</strong></h3>

<p>Akkoç, 1983 seçimlerine giden süreçte askeri yönetimin beklentisinin Milliyetçi Demokrasi Partisi’nin iktidara gelmesi yönünde olduğunu ancak sonuçların farklı çıktığını belirtti:</p>

<blockquote>
<p>“MDP’nin iktidara getirileceği beklenirken Turgut Özal iktidara geldi. Yeni yapılanma böylece gerçekleşti. 12 Eylül de görevini bu şekilde yerine getirmiş oldu.”</p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/gazeteci-fethi-akkoc-12-eylulun-perde-arkasini-anlatti-partilerin-bir-babanin-uc-cocugundan-farki-yoktu</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 16:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/ekran-resmi-2026-09-07-155535.png" type="image/jpeg" length="71395"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Katarakt ameliyatı için görmenin tamamen kaybolmasını beklemek gerekmiyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/katarakt-ameliyati-icin-gormenin-tamamen-kaybolmasini-beklemek-gerekmiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/katarakt-ameliyati-icin-gormenin-tamamen-kaybolmasini-beklemek-gerekmiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazeteci Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Göz Hastalıkları Kliniği Eğitim Sorumlusu Prof. Dr. Ayşe Burcu, katarakt ve tedavisindeki güncel gelişmeleri anlattı. Burcu, katarakt ameliyatı için görmenin ileri derecede azalmasının beklenmesine gerek olmadığını belirterek, ameliyat zamanının hastanın görme düzeyi, günlük yaşamı ve ihtiyaçlarına göre belirlenmesi gerektiğini vurguladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gazeteci Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programının konuğu <strong>Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Göz Hastalıkları Kliniği Eğitim Sorumlusu Prof. Dr. Ayşe Burcu</strong> oldu. Katarakt hastalığı ve tedavisindeki son gelişmelerin ele alındığı programda Burcu, kataraktın nedenlerinden ameliyat zamanına, yeni nesil merceklerden ameliyat sonrası dikkat edilmesi gerekenlere kadar önemli bilgiler verdi.</p>

<h2><strong>Katarakt yaşlanmanın belirtilerinden biri</strong></h2>

<p>Kataraktın, gözün içindeki saydam merceğin zaman içerisinde elastikiyetini ve saydamlığını kaybetmesi sonucu ortaya çıktığını belirten Prof. Dr. Burcu, bu süreci cildin kırışması ve saçların beyazlaması gibi yaşla birlikte gelişen değişikliklere benzetti.</p>

<p>En sık görülen katarakt türünün yaşa bağlı katarakt olduğunu ifade eden Burcu, genetik yatkınlığın hastalığın daha erken yaşlarda ortaya çıkmasına neden olabileceğini söyledi.</p>

<p><img alt="figen balcı" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-14-53.jpg" width="1920" /></p>

<h2><strong>Güneş ışınları zarar veriyor!</strong></h2>

<p>Katarakt gelişiminde güneş ışınlarının önemli bir etken olduğunu belirten Burcu, beslenme ve yaşam koşullarının da hastalığın gelişim sürecini etkileyebildiğini kaydetti.</p>

<p>Kataraktın nadiren çocukluk çağında da görülebildiğini anlatan Burcu, annenin hamilelik sırasında geçirdiği bazı enfeksiyonlar, genetik faktörler, travmalar ve özellikle uzun süreli kortizon kullanımının katarakt gelişimine yol açabileceğini ifade etti.</p>

<h2><strong>Diyabet kataraktın daha erken ortaya çıkmasına neden olabiliyor</strong></h2>

<p>İleri yaşlarda özellikle diyabetin kataraktın daha erken ortaya çıkmasında önemli bir risk faktörü olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Burcu, diyabetin ameliyat süreci ve sonrasında da dikkate alınması gereken önemli bir hastalık olduğunu söyledi.</p>

<p>Diyabetli hastalarda göz sağlığının yakından takip edilmesi gerektiğini belirten Burcu, ameliyat sonrasında da güneş ışınlarından iyi korunmanın önemine dikkat çekti.</p>

<p>Katarakt gelişimini mümkün olduğunca geciktirmek için sağlıklı yaşam alışkanlıklarının önemini vurgulayan Burcu, karbonhidrat ve şeker tüketiminin sınırlandırılması, Akdeniz tipi beslenme, yüksek ultraviyole korumasına sahip kaliteli güneş gözlüğü ve gerektiğinde şapka kullanımının göz sağlığını korumaya yardımcı olduğunu ifade etti.</p>

<p><img alt="figen balcı" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-13-58.jpg" width="1920" /></p>

<h2><strong>Ameliyat için kataraktın ilerlemesini beklemek gerekmiyor</strong></h2>

<p>Katarakt ameliyatının zamanlamasının hastanın görme düzeyi, günlük yaşamı ve ihtiyaçlarına göre belirlenmesi gerektiğini söyleyen Prof. Dr. Burcu, geçmişte olduğu gibi görmenin ileri derecede azalmasını beklemenin artık gerekli olmadığını belirtti.</p>

<p>Hastanın görmesi iyiyse, katarakt günlük yaşamını etkilemiyorsa ve gözlükle yeterli görme keskinliği sağlanabiliyorsa ameliyatın bekletilebileceğini ifade eden Burcu, buna karşılık kataraktın kişinin yaşam kalitesini ve günlük faaliyetlerini etkilemeye başlaması halinde ameliyatın planlanabileceğini söyledi.</p>

<p>Katarakt ameliyatını gereğinden fazla geciktirmenin de doğru olmadığını vurgulayan Burcu, ileri derecede sertleşmiş kataraktın cerrahiyi zorlaştırabileceğini ve komplikasyon riskini artırabileceğini kaydetti.</p>

<p><img alt="figen balcı" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-26-11.jpg" width="1920" /></p>

<h2><strong>Yeni ameliyat yöntemleri ile hastalar daha hızlı iyileşiyor</strong></h2>

<p>Kataraktın günümüzde tek tedavisinin cerrahi olduğunu belirten Prof. Dr. Burcu, cerrahi tekniklerde son yıllarda önemli gelişmeler yaşandığını söyledi.</p>

<p>Geçmişte çok daha büyük kesilerle gerçekleştirilen ameliyatların artık oldukça küçük kesilerden yapılabildiğini anlatan Burcu, bu gelişmenin hem cerrahi süreci kolaylaştırdığını hem de hastaların ameliyat sonrasında günlük ve sosyal yaşamlarına daha hızlı dönmelerine olanak sağladığını ifade etti.</p>

<p>Katarakt ameliyatında göz içine yerleştirilen merceklerin biyolojik uyumluluğu yüksek materyallerden üretildiğini belirten Burcu, bu merceklerin kullanım ömrünün yaklaşık 100 yıl olduğunu ve normal koşullarda hastanın ilerleyen yıllarda merceğinin değiştirilmesinin gerekmediğini söyledi.</p>

<h2><strong>“Akıllı mercek” seçiminde hastanın ihtiyacı belirleyici</strong></h2>

<p>Halk arasında “akıllı mercek” olarak bilinen yeni nesil göz içi merceklere de değinen Prof. Dr. Burcu, bu merceklerin yakın, orta ve uzak mesafelerde dengeli görme sağlamayı hedeflediğini söyledi.</p>

<p>Katarakt ameliyatında tek odaklı veya çok odaklı merceklerin tercih edilebildiğini belirten Burcu, mercek seçiminde hastanın günlük yaşamının, mesleğinin ve görme beklentisinin çok iyi değerlendirilmesi gerektiğinin altını çizdi.</p>

<p>Uzak, orta ve yakın mesafeyi mümkün olduğunca gözlüksüz görmek isteyen hastalarda üç odaklı merceklerin tercih edilebildiğini, uzak görüşün öncelikli olduğu hastalarda ise tek odaklı merceklerin daha uygun olabileceğini anlatan Burcu, bu durumda yakın gözlüğüne ihtiyaç duyulabileceğini söyledi.</p>

<p>Ameliyat sonrasında bebeklik dönemindeki gibi kusursuz bir görüş beklentisinin gerçekçi olmayacağını belirten Burcu, en doğru yaklaşımın hastanın beklentisini iyi anlamak ve ihtiyacına uygun merceği seçmek olduğunu vurguladı.</p>

<p><img alt="figen balcı-1" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-14-44.jpg" width="1920" /></p>

<h2><strong>Her katarakt ameliyatı sadece damla anesteziyle yapılmıyor</strong></h2>

<p>Katarakt ameliyatlarında hastanın durumuna göre farklı anestezi yöntemlerinin uygulanabildiğini anlatan Prof. Dr. Burcu, ameliyata uyum sağlayabilecek hastalarda damla anestezisinin yeterli olabildiğini söyledi.</p>

<p>Yoğun kaygısı bulunan, işitme sorunu veya ameliyat sırasında iletişimi güçleştirecek özel bir durumu olan hastalarda sedasyon ya da farklı anestezi yöntemlerinin tercih edilebildiğini belirten Burcu, çocuk hastaların ise genel anestezi altında ameliyat edildiğini ifade etti.</p>

<p>Yeni cerrahi tekniklerle çok küçük kesilerden ameliyat yapılabildiği için geçmişte olduğu gibi gözün uzun süre kapatılmasının her hastada gerekli olmadığını belirten Prof. Dr. Burcu, bazı hekimlerin gözü hiç kapatmayabildiğini, bazılarının ise bir veya iki gün süreyle koruma önerebildiğini söyledi.</p>

<p>Ameliyat sonrası hijyenin büyük önem taşıdığını vurgulayan Burcu, özellikle ilk 48 saatin dikkat gerektirdiğini, yaklaşık 10 gün boyunca ameliyat edilen göz ve çevresinin doğrudan suyla temasından kaçınılması gerektiğini ifade etti.</p>

<h2><strong>“İki gözü aynı anda ameliyat etmeyi tercih etmiyoruz”</strong></h2>

<p>Her iki göze aynı anda katarakt ameliyatı yapmayı rutin olarak tercih etmediklerini belirten Prof. Dr. Burcu, bir gözün ameliyatından en az üç gün sonra, genellikle de yaklaşık bir hafta içerisinde diğer gözün ameliyat edilebildiğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Genel anestezi alması gereken ve ikinci kez anestezi uygulanmasının sağlık açısından risk oluşturduğu çok özel hastalarda iki gözün aynı seansta ameliyat edilebildiğini belirten Burcu, bu durumda ikinci göze geçilirken tamamen yeni bir ameliyat yapılıyormuş gibi cerrahi hazırlığın ve kullanılan malzemelerin yenilendiğini anlattı.</p>

<p><img alt="figen balcı" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-29-56.jpg" width="1920" /></p>

<h2><strong>Katarakt tekrarlamaz</strong></h2>

<p>Katarakt ameliyatından sonra hastalığın yeniden oluşmadığını vurgulayan Prof. Dr. Burcu, bazı hastalarda iyileşme sürecinde göz içindeki arka kapsülde opaklaşma gelişebildiğini söyledi.</p>

<p>Halk arasında zaman zaman “katarakt yeniden oluştu” veya “gözde kireçlenme oldu” şeklinde ifade edilen bu durumun kataraktın tekrarlaması anlamına gelmediğini belirten Burcu, arka kapsül opasitesi olarak adlandırılan tablonun basit bir lazer işlemiyle giderilebildiğini ifade etti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/katarakt-ameliyati-icin-gormenin-tamamen-kaybolmasini-beklemek-gerekmiyor</guid>
      <pubDate>Sat, 05 Sep 2026 09:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-35-52.jpg" type="image/jpeg" length="98288"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EMEKLİ PROMOSYONLARI 2026 EYLÜL GÜNCEL LİSTE: En yüksek ödemeyi hangi banka yapıyor?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekli-promosyonlari-2026-eylul-guncel-liste-en-yuksek-odemeyi-hangi-banka-yapiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekli-promosyonlari-2026-eylul-guncel-liste-en-yuksek-odemeyi-hangi-banka-yapiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eylül ayının başlamasıyla birlikte bankaların 2026 yılı emekli promosyon kampanyaları yeniden gündeme geldi. SSK, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı kapsamında aylık alan vatandaşlar, maaşlarını hangi bankaya taşımalarının daha avantajlı olacağını araştırıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Eylül ayının başlamasıyla birlikte bankaların emekli müşterilere yönelik promosyon kampanyaları yakından takip ediliyor. ING, Akbank, İş Bankası, QNB, Vakıf Katılım, Garanti BBVA ve kamu bankalarının açıkladığı fırsatlarda maaş miktarına göre farklı ödeme seçenekleri bulunuyor. Bazı kampanyalarda doğrudan nakit promosyonun yanı sıra kart harcaması, otomatik ödeme talimatı ve çeşitli bankacılık ürünlerinin kullanılması karşılığında ek avantajlar da sunuluyor. İşte Eylül 2026 itibarıyla bankaların açıkladığı emekli promosyonları...</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekli-promosyonlari-2026-eylul-guncel-liste-en-yuksek-odemeyi-hangi-banka-yapiyor</guid>
      <pubDate>Mon, 31 Aug 2026 16:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/eylul-ayi-emekli-maas-promosyonu.webp" type="image/jpeg" length="10429"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sağlıklı ve uzun bir ömür için genç yaşlardan itibaren damar sağlığına yatırım yapmak gerekiyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/saglikli-ve-uzun-bir-omur-icin-genc-yaslardan-itibaren-damar-sagligina-yatirim-yapmak-gerekiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/saglikli-ve-uzun-bir-omur-icin-genc-yaslardan-itibaren-damar-sagligina-yatirim-yapmak-gerekiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Kliniği İdari ve Eğitim Sorumlusu Prof. Dr. Ayhan Tekiner, beyin anevrizmaları ve inmede erken tanının önemine dikkat çekti. Tekiner, sağlıklı ve uzun bir yaşam için damar sağlığının genç yaşlardan itibaren korunması, sigaradan uzak durulması, düzenli hareket edilmesi ve risk faktörlerinin kontrol altına alınması gerektiğini vurguladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “<strong>Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi</strong>” programının konuğu Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Kliniği İdari ve Eğitim Sorumlusu <strong>Prof. Dr. Ayhan Tekiner</strong> oldu. Programda beyin anevrizmaları, inme ve felç, risk faktörleri, erken tanının önemi ve korunma yolları ele alındı.</p>

<h2><strong>Ailesinde anevrizma öyküsü olanlar kontrollerini ihmal etmemeli</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Ayhan Tekiner, anevrizmanın beyin damarlarının belirli bölgelerinde oluşan balonlaşmalar olduğunu belirterek, hastalığın özellikle 40 yaşından sonra daha sık görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Doğuştan gelen yatkınlığın yanı sıra yaşam tarzına bağlı olarak damarların elastikiyetini kaybetmesinin anevrizma gelişiminde önemli rol oynadığını ifade eden Tekiner, anevrizma kanamalarının beynin etkilenen bölgesine göre ölümden kalıcı sakatlığa kadar uzanan ciddi sonuçlara yol açabileceğini vurguladı.</p>

<p>Erken tanının büyük önem taşıdığına dikkat çeken Tekiner, ailesinde anevrizma öyküsü bulunan kişilerin BT anjiyografi veya MR anjiyografi ile mutlaka değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Geçmişte 5 milimetrenin altındaki anevrizmalara çoğunlukla müdahale edilmediğini hatırlatan Tekiner, son yıllarda tedavi yöntemlerindeki gelişmeler sayesinde komplikasyon riskinin yüzde 1’in altına düştüğünü, bu nedenle uygun hastalarda daha küçük anevrizmaların da tedavi edilebildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 08 07 At 18.47.53" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184753.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Şah damarındaki plaklar inmenin en önemli nedenlerinden biri</strong></h2>

<p>Programda inme ve felç konusunda da önemli bilgiler veren Prof. Dr. Tekiner, beyni besleyen damarların sağlıklı olmasının hayati önem taşıdığını ifade etti.</p>

<p><strong>Şah damarı</strong> olarak bilinen <strong>karotis arterlerde</strong> oluşan plakların inmelerin yaklaşık yüzde 20-25’inden sorumlu olduğunu belirten Tekiner, obezite başta olmak üzere sağlıksız yaşam tarzının damar yapısını bozduğunu söyledi.</p>

<p>Fazla yağ dokusunun karaciğer aracılığıyla dolaşıma katılarak damar yapısını olumsuz etkilediğini ifade eden Tekiner, kötü kolesterol ile birleşen bu sürecin damar tıkanıklığına ve emboliye neden olabildiğini belirtti.</p>

<p>Yüksek tansiyon, diyabet, hareketsizlik ve ilerleyen yaşın da inme riskini artırdığını vurgulayan Tekiner, damar yapısındaki bozulmanın yalnızca beyni değil tüm organ ve sistemleri etkilediğini söyledi.</p>

<h2><strong>İnmede ilk 2 saat hayat kurtarıyor</strong></h2>

<p>İnme belirtilerinin fark edildiği anda vakit kaybetmeden 112 Acil Çağrı Merkezi’nin aranması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Tekiner, bulantı, kusma, bilinç kaybı, yüz felci, konuşma bozukluğu ve kol veya bacakta güç kaybı gibi belirtilerin acil değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Eskiden ilk 6 saatin kritik kabul edildiğini hatırlatan Tekiner, günümüzde özellikle <strong>ilk 2 saatin tedavi başarısı açısından çok daha önemli olduğunun</strong> altını çizdi.</p>

<p>Hastaneye zamanında ulaştırılan hastalarda uygun durumlarda damar açıcı tedavi uygulanabildiğini ya da pıhtının girişimsel yöntemlerle damardan çıkarılabildiğini belirten Tekiner, hızlı müdahalenin hastanın yaşamını ve yaşam kalitesini doğrudan etkilediğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 08 07 At 18.47.52 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184752-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>İnme tedavisi bir ekip işidir</strong></h2>

<p>İnme tedavisinde başarının hızlı ve koordineli çalışmaya bağlı olduğunu belirten Prof. Dr. Tekiner, hastanın 112 ekipleri tarafından en kısa sürede uygun hastaneye ulaştırılması, acil serviste zaman kaybetmeden değerlendirilmesi ve deneyimli ekipler tarafından müdahale edilmesinin hayati önem taşıdığını ifade etti.</p>

<p>Tüm sürecin kusursuz işlemesi halinde hastaya hastaneye ulaştıktan sonraki 10-15 dakika içerisinde müdahale edilebildiğini belirten Tekiner, bu sayede hastaların kalıcı hasar gelişmeden normal yaşamlarına dönebilme şansının önemli ölçüde arttığını söyledi.</p>

<h2><strong>Sigara ve elektronik sigara damar sağlığının düşmanı</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Tekiner, damar sağlığını korumak için halk arasında yaygın olan yanlış inanışlara da dikkat çekti.</p>

<p>Herhangi bir besinin tek başına kanı sulandırmasının mümkün olmadığını belirten Tekiner, sağlıklı ve dengeli beslenmenin damar yapısını korumanın temel şartı olduğunu söyledi.</p>

<p>Sigaranın damar sağlığının en büyük düşmanlarından biri olduğunu vurgulayan Tekiner, elektronik sigaraların da masum olmadığını, binlerce zararlı madde içerdiğini ve damar yapısını olumsuz etkilediğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 08 07 At 18.47.52" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184752.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Hareketli yaşam ve stres kontrolü sağlıklı yaşlanmanın anahtarı</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Ayhan Tekiner, sağlıklı damar yapısının genç yaşlardan itibaren korunması gerektiğini belirterek, obezite ile mücadele, düzenli fiziksel aktivite ve dengeli beslenmenin beyin ve damar hastalıklarından korunmada en etkili yöntemler arasında yer aldığını söyledi.</p>

<p>Uzun yolculuklarda belirli aralıklarla ayağa kalkıp yürünmesini öneren Tekiner, egzersize yeni başlayacak <strong>özellikle obezite, hipertansiyon ve diyabet hastalarının</strong> sabahın erken saatleri yerine <strong>öğleden sonra veya akşamüstünü </strong>tercih etmelerinin daha uygun olacağını ifade etti.</p>

<p>Geç saatlerde yemek yememek, yeterli sıvı tüketmek ve düzenli hareket etmenin damar sağlığını desteklediğini belirten Tekiner, stresin de kortizol salgısını artırarak tansiyon ve kan şekerini yükselttiğini, bunun da damar sistemi üzerinde olumsuz etkiler oluşturduğunu söyledi.</p>

<p>Uzun ve kaliteli yaşamın temelinde sağlıklı beslenme, hareketli yaşam, sigaradan uzak durma ve stresin kontrol altında tutulmasının bulunduğunu vurgulayan Prof. Dr. Tekiner, “Yalnızca uzun yaşamak değil, sağlıklı ve kaliteli bir yaşam sürmek için damar sağlığımıza genç yaşlardan itibaren yatırım yapmalıyız” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/saglikli-ve-uzun-bir-omur-icin-genc-yaslardan-itibaren-damar-sagligina-yatirim-yapmak-gerekiyor</guid>
      <pubDate>Sat, 08 Aug 2026 09:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184752-2.jpeg" type="image/jpeg" length="36083"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fethi Akkoç 24 Saat Kayıt'a anlattı: "Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/fethi-akkoc-24-saat-kayita-anlatti-nihat-erim-basbakan-olacagini-benden-ogrendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/fethi-akkoc-24-saat-kayita-anlatti-nihat-erim-basbakan-olacagini-benden-ogrendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat Kayıt'ta 12 Mart Muhtırası'na giden sürecin perde arkasını anlattı. Akkoç, darbenin arkasındaki uluslararası dengeleri, haşhaş krizi ve Sovyetler Birliği ile yürütülen sanayi hamlelerini değerlendirirken, "Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi" sözleriyle dikkat çeken bir tanıklığını da paylaştı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gazeteci Fethi Akkoç, 24Saat Kayıt'ta Türkiye'nin darbe süreçlerine ilişkin tanıklıklarını anlattı. 12 Mart Muhtırası'na giden süreci değerlendiren Akkoç, yaşadığı olayları ve perde arkasında yaşananları ilk kez ayrıntılarıyla paylaştı. Akkoç'a göre 12 Mart'a giden sürecin temelinde <strong>haşhaş ekimi, Sovyetler Birliği ile yürütülen ağır sanayi hamleleri ve uluslararası konjonktür</strong> yer alıyordu.</p>

<h2><strong>"Görüntüyle gerçek hiçbir zaman aynı değildi"</strong></h2>

<p>Akkoç, yıllar boyunca devlet yönetiminde görünenle yaşananın farklı olduğunu gözlemlediğini belirterek şöyle konuştu:</p>

<p><i>"Devletlerin yönetiminde ve siyasi olaylarda, hatta savaşlarda bile görüntüyle gerçeğin birbirinden farklı olduğunu, senaryoların önceden hazırlandığını yaşayarak gördük. 1950 yılından itibaren Amerika'nın desteğiyle iktidara gelen hükümetlerin, çizilen çizginin dışına çıktıkları zaman yine darbelerle görevden alındıklarını gördüm."</i></p>

<h3><strong>"Doğan Koloğlu bana 'Nihat Erim başbakan olacak' dedi"</strong></h3>

<p>Yeni İstanbul Gazetesi Ankara Bürosu'nda görev yaptığı dönemi anlatan Akkoç, Genel Yayın Müdürü Doğan Koloğlu'nun kendisine sürekli aynı bilgiyi doğrulatmaya çalıştığını söyledi.</p>

<p><i>"Doğan ağabey bana, 'Çok önemli bir yerden duydum. Nihat Erim başbakan olacakmış. Konuşabilir misin?' dedi. Ben de 'Nasıl sorayım? Demirel başbakan, İnönü muhalefet lideri. Böyle bir soru sorulur mu?' diye cevap veriyordum. Ama salı, çarşamba, perşembe aynı şey tekrarlandı."</i></p>

<h3><strong>"Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi"</strong></h3>

<p>Israrlar üzerine Nihat Erim'i aradığını söyleyen Akkoç, o telefon görüşmesini şu sözlerle anlattı:</p>

<p><i>"Telefonu çevirdim. 'Beyefendi hayırlı uğurlu olsun. Başbakan oluyormuşsunuz' dedim. Ama bunun benim sorum olmadığını, Genel Yayın Müdürü Doğan Koloğlu'nun sorusu olduğunu söyledim. Nihat Bey şaşırdı. 'Ya Fethi Bey, nereden çıktı bu?' dedi. Ben de kaynağı söylemedim. Çünkü telefonların dinlendiğini biliyorduk."</i></p>

<p>Akkoç, yıllar sonra bu olayı değerlendirirken şu ifadeleri kullandı:</p>

<p><i>"Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi. O konuşmada bunu kendisinin de bilmediğini anladım."</i></p>

<h3><strong>"Telefon konuşmasını unutmamı rica etti"</strong></h3>

<p>Muhtıranın ardından yaşananları da anlatan Akkoç, Erim'in koruma müdürü aracılığıyla kendisine mesaj gönderdiğini belirtti.</p>

<p><i>"Koruma müdürü yanıma geldi. 'Sayın Nihat Bey'in size saygıları var, o telefon konuşmasını unutmanızı rica ediyor' dedi. Ben de 'O konuşmayı unuttum. Ama hükümet güvenoyu aldıktan sonra ilk demecini bana versin' dedim. İlk yazılı demecini bana gönderdi."</i></p>

<h3><strong>"12 Mart'ın üç temel nedeni vardı"</strong></h3>

<p>Akkoç, muhtıranın yalnızca iç politik gelişmelerle açıklanamayacağını belirterek <strong>üç temel neden sıraladı:</strong></p>

<p><i>"Birinci sebep haşhaştı. Amerika Demirel'e 'Haşhaşı kapat' diyordu. Demirel ise 'Daraltırım ama tamamen kapatamam' diyordu.</i></p>

<p><i>İkinci sebep Sovyetler Birliği ile yapılan ağır sanayi hamleleriydi. Türkiye'nin en büyük fabrikalarını Ruslara kurdurmuşlardı.</i></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><i>Üçüncü sebep ise Nixon'ın Çin ziyareti sonrasında Türkiye'ye yaptığı baskıydı. Tayvan'la ilişkilerin kesilip Mao'nun Çin'inin tanınması isteniyordu. Demirel bunu kabul etmedi."</i></p>

<h3><strong>"İlk kararname haşhaş yasağı oldu"</strong></h3>

<p>Akkoç, şöyle devam etti:</p>

<p><i>"Nihat Erim başbakan olduktan sonra imzaladığı ilk kararname haşhaş ekiminin yasaklanması oldu. Darbelerin temelinde, 1946'dan sonra çizilen çizginin dışına çıkan iktidarların değiştirilmesi anlayışı vardı."</i></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/fethi-akkoc-24-saat-kayita-anlatti-nihat-erim-basbakan-olacagini-benden-ogrendi</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Aug 2026 15:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/ekran-resmi-2026-08-05-160720.png" type="image/jpeg" length="93681"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kistik fibroziste erken tanı yaşamı değiştiriyor: "Yenidoğan tarama testlerinden kaçınılmamalı"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çocuk Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Hayriye Uğur Özçelik, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programında kistik fibrozise ilişkin önemli bilgiler verdi. Erken tanının tedavide başarıyı ve yaşam kalitesini artırdığını vurgulayan Özçelik, yenidoğan tarama testlerinin önemine dikkat çekerek ailelere “Testlerden korkmayın” çağrısında bulundu. Özçelik, modülatör tedavilerdeki gelişmelerin yanı sıra hastalığın yaşam boyu takip ve bakım gerektirdiğini anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Çocuk Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Hayriye Uğur Özçelik</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk oldu. Programda, yaşam boyu takip ve tedavi gerektiren kalıtsal hastalıklardan biri olan <strong>kistik fibrozis</strong> tüm yönleriyle ele alındı.</p>

<p>Kistik fibrozisin genetik geçişli, kalıtsal bir hastalık olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, hastalığın anne karnından itibaren gelişmeye başladığını söyledi. Hastalığın temelinde salgı yapan hücrelerde bulunan klor kanallarındaki bozukluğun yer aldığını ifade eden Özçelik, bu nedenle tüm salgıların normalden daha koyu ve yapışkan hale geldiğini kaydetti.</p>

<p><strong>En fazla akciğerleri etkiliyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin birçok organı etkileyebildiğini belirten Prof. Dr. Özçelik, en ciddi hasarın akciğerlerde oluştuğunu söyledi.</p>

<p>Akciğerlerde biriken koyu kıvamlı mukusun solunum yollarını tıkadığını, bu ortamda yerleşen mikropların temizlenememesi nedeniyle tekrarlayan enfeksiyonlar ve zamanla ilerleyici akciğer hasarı geliştiğini anlatan Özçelik, hastalığın yalnızca akciğerleri değil, üst solunum yolları ile mide-bağırsak sistemini de etkileyebildiğini ifade etti. Kistik fibrozisli hastalarda insülin direnci ve üreme sistemiyle ilgili sorunların da görülebildiğini belirtti.</p>

<p><strong>Akraba evlilikleri riski artırıyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin çekinik genlerle aktarılan bir hastalık olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Özçelik, özellikle akraba evliliklerinde hastalığın ortaya çıkma riskinin önemli ölçüde arttığını söyledi. Özçelik, bu nedenle genetik danışmanlığın ve akraba evliliklerinin azaltılmasının büyük önem taşıdığını vurguladı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.10 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134510-1.jpeg" width="1600" /></p>

<p><strong>Erken tanı tedavinin başarısını artırıyor</strong></p>

<p>Hastalığın ne kadar erken tanınırsa tedavinin o kadar başarılı olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, bu nedenle yenidoğan tarama programlarının büyük önem taşıdığını söyledi.</p>

<p>Yenidoğan tarama testleri sayesinde hastalığın henüz belirti vermeden saptanabildiğini ifade eden Özçelik, erken dönemde başlanan tedavilerle organ hasarı gelişmeden hastalığın kontrol altına alınabildiğini kaydetti. Özçelik günümüzde bazı modülatör tedavilerin bebekler henüz bir aylıkken başlanabildiğini belirtti.</p>

<p><strong>“Yenidoğan tarama testlerinden korkmayın”</strong></p>

<p>Son yıllarda yenidoğan tarama testlerine yönelik çeşitli yanlış bilgilerin yayıldığını söyleyen Prof. Dr. Özçelik, ailelere önemli uyarılarda bulundu.</p>

<p>Bazı ailelerin bebeklerinden kan örneği alınmasını istemediğini belirten Özçelik, kan örneklerinin farklı amaçlarla kullanılacağı yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını, tüm sürecin devlet kontrolünde yürütüldüğünü ifade ederek ailelerin bu testleri mutlaka yaptırması gerektiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11" class="detail-photo img-fluid" height="695" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511.jpeg" width="1103" /></p>

<p><strong>Kistik fibrozis sürekli bakım gerektiriyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin yaşam boyu düzenli takip gerektiren bir hastalık olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Özçelik, tedavide en önemli basamaklardan birinin akciğer bakımının sağlanması olduğunu belirtti.</p>

<p>Ailelerin solunum fizyoterapisi ve günlük bakım için saatler harcadığını ifade eden Özçelik, hastaların sık akciğer enfeksiyonları nedeniyle zaman zaman hastaneye yatmak zorunda kaldıklarını söyledi. Özçelik, organlar hasar görmeden önce tedaviye başlanmasının yaşam süresi ve yaşam kalitesi açısından belirleyici olduğunu vurguladı.</p>

<p><strong>Modülatör tedavilerde yeni dönem</strong></p>

<p>Kistik fibrozis tedavisinde son yılların en önemli gelişmelerinden birinin modülatör tedaviler olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, bu ilaçların hastalığın temelindeki klor kanalındaki bozukluğu hedef aldığını söyledi.</p>

<p>İlk modülatör tedavilerin 2012 yılında kullanılmaya başlandığını, tedavilerin yıllar içinde gelişerek 2019 yılında üçlü kombinasyonlara ulaştığını belirten Özçelik, modülatör tedavilerin 2025 yılının Ağustos ayından itibaren geri ödeme kapsamına alınmasının hastalar açısından önemli bir dönüm noktası olduğunu ifade etti. Bu tedavilerin yüksek maliyetli olduğuna dikkat çeken Özçelik, ayrıca hastalığın hücresel mekanizmasını düzeltmeye yönelik yeni ilaçlarla ilgili faz 2 ve faz 3 klinik çalışmaların da sürdüğünü söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="688" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511-2.jpeg" width="1272" /></p>

<p><strong>Erkek hastalarda kısırlık sık görülüyor</strong></p>

<p>Prof. Dr. Özçelik, kistik fibrozisli erkeklerde kısırlığın oldukça yüksek oranlarda görüldüğünü belirterek, hastalığın yalnızca solunum sistemini değil, yaşamın birçok alanını etkileyen çok yönlü bir sağlık sorunu olduğuna dikkat çekti.</p>

<p><strong>Çocuklar sosyal yaşamda da zorlanabiliyor</strong></p>

<p>Sık öksürük ve balgam nedeniyle çocukların okul ve sosyal yaşamlarında güçlük yaşayabildiğini belirten Özçelik, tekrarlayan akciğer enfeksiyonları nedeniyle sık hastane yatışlarının eğitim hayatını olumsuz etkileyebildiğini söyledi.</p>

<p>Büyüme ve gelişmenin akranlarının gerisinde kalmasının hem çocukları hem de ailelerini psikolojik olarak zorlayabildiğini ifade eden Özçelik, günümüzde tedavide sağlanan gelişmeler sayesinde bu çocukların geleceğe çok daha umutla bakabildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.10" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134510.jpeg" width="1600" /></p>

<p><strong>Yaşam süresi önemli ölçüde uzadı</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin tanımlandığı ilk yıllarda hastaların büyük bölümünün iki yaşına ulaşamadan yaşamını yitirdiğini hatırlatan Prof. Dr. Özçelik, hastalığın 1938-1939 yıllarında tanımlandığını, 1989 yılında ise hastalığa neden olan genin keşfedildiğini söyledi.</p>

<p>Genetik keşfin ardından geçen süreçte tedavide büyük ilerlemeler kaydedildiğini belirten Özçelik, bugün erken tanı alan ve uygun tedavi gören hastaların yaşam sürelerinin ve yaşam kalitelerinin belirgin şekilde arttığını ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="727" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511-1.jpeg" width="1126" /></p>

<p><strong>İleri yaşta da tanı konulabiliyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin en sık <strong>beyaz ırkta</strong> görüldüğünü, siyah ırkta daha düşük, sarı ırkta ise daha nadir rastlandığını belirten Prof. Dr. Özçelik, hastalığın yalnızca çocukluk çağında görülmediğini de vurguladı.</p>

<p>Tekrarlayan akciğer enfeksiyonları, sürekli balgam çıkarma, büyüme geriliği bulunan çocukların mutlaka kistik fibrozis açısından değerlendirilmesi gerektiğini belirten Özçelik, bronş genişlemesi bulunan erişkin hastalarda da ayırıcı tanıda kistik fibrozisin mutlaka düşünülmesi gerektiğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Literatürde 81 yaşında kistik fibrozis tanısı alan hastaların bulunduğunu hatırlatan Prof. Dr. Özçelik, aile öyküsü bulunan gebeliklerde ise anne karnında takip ile hastalığın erken dönemde saptanabildiğini sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali</guid>
      <pubDate>Sat, 01 Aug 2026 11:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134512.jpeg" type="image/jpeg" length="58542"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SÜPER LİG'DE TRANSFER FIRTINASI: Dört büyüklere kimler geldi, kimler gitti?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Süper Lig'de şampiyonluk yarışı transfer döneminden başladı! Galatasaray, Fenerbahçe, Beşiktaş ve Trabzonspor'un kadrosuna kattığı flaş isimler netleşti. İşte 4 büyüklerin dev transfer listesi ve oyuncuların detaylı analizleri.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Süper Lig'de yeni sezon hazırlıkları tüm hızıyla sürerken, şampiyonluk parolasıyla yola çıkan <strong>Galatasaray</strong>, <strong>Fenerbahçe</strong>, <strong>Beşiktaş</strong> ve <strong>Trabzonspor</strong>, kadrolarını dünya yıldızlarıyla güçlendirmeye devam ediyor. Milyonlarca taraftarın gözü kulağı son dakika transfer gelişmelerine çevrilmiş durumdayken, Avrupa devlerinden Süper Lig'e uzanan transfer trafiği de hız kazandı. Nathan Ake'den Mason Greenwood'a, Leandro Trossard'dan Vedat Muriç'e kadar yeşil sahalarda fırtına gibi esecek birçok önemli yetenek, yeni sezonda formalarını giymeye hazırlanıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti</guid>
      <pubDate>Fri, 31 Jul 2026 14:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/dort-buyukler-transfer-super-lig.webp" type="image/jpeg" length="76342"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[MS tedavisinde yeni dönem: “Artık tekerlekli sandalyeye mahkûm olmak kader değil”]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi programına konuk olan Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, günümüzde geliştirilen yeni nesil tedaviler sayesinde MS’nin ilerlemesinin büyük ölçüde kontrol altına alınabildiğini belirterek düzenli tedavi gören hastaların iş, aile ve sosyal yaşamlarını sürdürebildiğini ifade etti. Mungan, “Artık tekerlekli sandalyeye mahkûm olmak kader değil.” mesajını verdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi programına konuk olan Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, Multipl Skleroz (MS) hastalığında tanı, tedavi ve yaşam yönetimine ilişkin önemli bilgiler verdi. Günümüzde MS tedavisinde çok önemli gelişmeler yaşandığını belirten Mungan, erken tanı, kişiye özel tedavi ve düzenli takip sayesinde hastaların büyük bölümünün aktif yaşamlarını sürdürebildiğini söyledi.</p>

<p><strong>Dünyada 2,8 milyon, Türkiye’de yaklaşık 83 bin kişi MS ile yaşıyor</strong></p>

<p>Multipl Skleroz (MS), dünyada yaklaşık 2,8 milyon, Türkiye’de ise 82–83 bin kişiyi etkileyen kronik bir nörolojik hastalık olarak biliniyor.</p>

<p>Hastalığın merkezi sinir sistemini etkilediğini anlatan Prof. Dr. Mungan, beyin ve omurilikteki sinir hücrelerini saran miyelin kılıfının, bağışıklık sistemindeki bozukluklar nedeniyle hasar gördüğünü belirterek şunları söyledi:</p>

<p>“Bağışıklık sistemindeki değişiklikler miyelin kılıfında yıkıma yol açıyor ve sinir hücreleri arasındaki iletiyi bozuyor. Bunun sonucunda da hastalık çok farklı belirtilerle ortaya çıkıyor.”</p>

<p>MS’nin bağışıklık sistemi hastalığı olduğunu ancak genetik ve çevresel faktörlerin de hastalığın oluşumu ve ilerlemesinde önemli rol oynadığını ifade eden Mungan, hastalığın kadınlarda erkeklere göre 2,5–3 kat daha sık görüldüğünü, özellikle 20–40 yaş arasında ortaya çıktığını söyledi.</p>

<p>Kadınlarda daha sık görülmesinin kesin nedeninin bilinmediğini belirten Mungan, “Östrojen ve diğer kadınlık hormonlarının bağışıklık sistemi üzerindeki etkileri nedeniyle özellikle doğurganlık çağında hastalık daha sık görülüyor.” dedi.</p>

<p>Mungan, son yıllarda tanı olanaklarının gelişmesi sayesinde ileri yaşta başlayan MS vakalarının daha sık tanı aldığını, nadir de olsa çocukluk çağında da görülebildiğini söyledi.</p>

<p>İlk belirti görme kaybı da olabilir, uyuşma da…</p>

<p>MS’nin çok farklı belirtilerle ortaya çıkabildiğini belirten Prof. Dr. Mungan, en sık görülen bulguların;</p>

<ul>
 <li>Görme kaybı,</li>
 <li>Çift görme,</li>
 <li>Kol veya bacakta uyuşma,</li>
 <li>Güçsüzlük,</li>
 <li>Denge bozukluğu,</li>
 <li>İdrar problemleri olduğunu söyledi.</li>
</ul>

<p>MR’da görülen plakların beynin veya omuriliğin hangi bölgesini etkilediğine göre belirtilerin değiştiğini belirten Mungan, “Plak hangi fonksiyonu etkiliyorsa hastanın şikâyeti de ona göre ortaya çıkıyor.” dedi.</p>

<p>Görme kaybı yaşayan hastaların çoğunlukla önce göz hastalıkları uzmanına başvurduğunu belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, göz muayenesinde sorun bulunmaması halinde hastaların nörolojiye yönlendirildiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.34 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234-1.jpeg" width="1920" /></p>

<p><strong>Tanıda MR ve nörolojik muayene belirleyici</strong></p>

<p>MS tanısında ayrıntılı klinik öykü ve nörolojik muayenenin vazgeçilmez olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hem beyin hem de omurilik MR’ının mutlaka çekildiğini ifade etti.</p>

<p>Son yıllarda güncellenen tanı kriterlerinde MR’ın çok daha belirleyici hâle geldiğini söyleyen Mungan, yardımcı tanı yöntemleri arasında VEP testi ile göz sinirlerindeki iletimin değerlendirildiğini anlattı.</p>

<p>Tanıda en önemli yardımcı yöntemlerden birinin ise beyin omurilik sıvısının incelenmesi olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, şöyle konuştu:</p>

<p>“Lomber ponksiyon yardımcı test olarak geçse de hemen hemen her hastada yapmak istiyoruz. Hem kesin tanı hem de ayırıcı tanı açısından çok önemli. Ayrıca hastalığın gelecekte nasıl seyredeceği konusunda da bize önemli bilgiler veriyor.”</p>

<p><strong>MS her hastada farklı seyrediyor</strong></p>

<p>Kesin MS tanısı alan hastalarda koruyucu tedavinin geciktirilmemesi gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Mungan, tedavi edilmediğinde hastalığın ilerleyerek kalıcı fonksiyon kayıplarına neden olabileceğini söyledi.</p>

<p>Atak dönemlerinde öncelikle yüksek doz kortizon tedavisi uygulandığını belirten Mungan, ardından hastalığın tipine uygun koruyucu tedavilerin planlandığını ifade etti.</p>

<p>MS hastalığının en sık görülen tipinin ataklar ve iyileşmelerle seyreden RRMS (Relapsing Remitting MS) olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hastaların yaklaşık yüzde 15–20’sinde ilerleyici tip MS görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Bazı hastalarda hastalığın en baştan ilerleyici seyredebildiğini, bazılarında ise yıllar içinde ilerleyici forma dönüşebildiğini belirten Mungan, “MS tamamen kişiye özgü seyreden bir hastalık. Hastaların düzenli izlenmesi ve hastalık tipinin doğru belirlenmesi tedavinin başarısını belirliyor.” dedi.</p>

<p><strong>Aynı hekim tarafından uzun süre takip büyük önem taşıyor</strong></p>

<p>MS’nin uzun yıllar takip gerektiren kronik bir hastalık olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hastaların tanı sonrasında sürekli doktor değiştirmemesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Kesin tanı konulduktan sonra hastaların aynı hekim tarafından izlenmesi tedavi başarısını artırıyor. Çünkü MS’de bireyselleştirilmiş tedavi çok önemli. Doktorun hastanın geçmişini, MR değişimlerini, atak sıklığını ve nörolojik durumunu yakından bilmesi gerekiyor.”</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.35" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001235.jpeg" width="1920" /></p>

<p><strong>Hastalar gerçek atak ile yalancı atağı karıştırabiliyor</strong></p>

<p>MS atağının belirtilerin 24 saatten uzun sürmesi olarak tanımlandığını belirten Prof. Dr. Mungan, optik nörit, güçsüzlük, uyuşma ve denge bozukluğunun gerçek atak belirtileri arasında yer aldığını söyledi.</p>

<p>Bunun yanında enfeksiyon, sıcak hava, yoğun stres, regl dönemi veya aşırı egzersiz gibi vücut ısısını artıran durumlarda yalancı atakların görülebileceğini belirten Mungan, bu nedenle hastaların önce ayrıntılı değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p><strong>Atak tedavisinde altın standart kortizon tedavisi</strong></p>

<p>MS ataklarında günlük 1000 mg kortizonun 5–7 gün, bazı hastalarda ise 10 güne kadar uygulanabildiğini belirten Prof. Dr. Mungan, kortizona yanıt alınamayan hastalarda ise plazmaferez tedavisinin uygulandığını söyledi.</p>

<p>Bu tedavinin özellikle üniversite ve şehir hastanelerindeki deneyimli MS merkezlerinde yapılabildiğini ifade etti.</p>

<p><strong>Akıllı ilaçlar umut veriyor</strong></p>

<p>Atak tedavisinin dışında hastalığın ilerlemesini durdurmaya yönelik çok sayıda tedavi bulunduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, Türkiye’de tedavilerin basamaklı sistemle uygulandığını söyledi.</p>

<p>Tablet, enjeksiyon ve infüzyon tedavilerinin bulunduğunu belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, yeni nesil bağışıklık sistemini yeniden yapılandıran tedavilere ilişkin şu bilgileri verdi:</p>

<p>“Hastaların akıllı ilaç olarak adlandırdığı yeni tedaviler sayesinde çok az doz uygulayıp hastaları uzun süre tedavisiz takip edebildiğimiz durumlar olabiliyor.”</p>

<p>Tedavi seçiminde hastanın yaşı, cinsiyeti, gebelik planı, mesleği, sosyal yaşamı ve hastalığın seyri gibi çok sayıda faktörün dikkate alındığını belirtti.</p>

<p><strong>MS hastaları evlenebilir, çocuk sahibi olabilir</strong></p>

<p>Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, MS hastalarının normal yaşamlarını sürdürebileceklerini belirterek şu önerilerde bulundu:</p>

<p>“MS hastaları evlenebilir, planlı gebelik gerçekleştirebilir ve doktorlarıyla koordineli şekilde çocuk sahibi olabilirler. Gebelik öncesinde hastalığın en az bir yıl stabil seyretmesini tercih ediyoruz.”</p>

<p>Ağır egzersizlerden kaçınılmasını öneren Mungan; yürüyüş, yüzme, yoga ve pilatesin uygun sporlar olduğunu söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Akdeniz tipi beslenme öneriliyor</strong></p>

<p>Beslenmenin tedavinin önemli bir parçası olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, Akdeniz tipi beslenmenin önerildiğini söyledi.</p>

<p>Mungan, sebze, meyve ve balık ağırlıklı beslenmenin önemine dikkat çekerek D vitamini ve B12 eksikliklerinin mutlaka giderilmesi gerektiğini, balık tüketemeyen hastalarda ise omega-3 desteğinin yararlı olabileceğini belirtti. Prof. Dr. Mungan, “Miyelin kılıfının iyileşmesinde omega-3’ün önemli etkileri bulunuyor.” dedi.</p>

<p><strong>Sigara ve D vitamini eksikliği hastalığın en önemli çevresel sebepleri</strong></p>

<p>MS için kanıtlanmış iki önemli çevresel risk faktörü bulunduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, bunların D vitamini eksikliği ve sigara olduğunu belirterek, “Hastalar kesinlikle sigara içmemeli, sigara içilen ortamlarda da bulunmamalı.” dedi.</p>

<p><strong>MS hastaları yaz sıcaklarında dikkatli olmalı</strong></p>

<p>Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, MS hastalarının yaz aylarında çok daha dikkatli olmalarını belirterek sıcak ortamlardan kaçınmalarını söyledi.</p>

<p>Mungan:</p>

<ul>
 <li>Sıcak suyla banyo yapılmamasını,</li>
 <li>Hamam ve saunadan uzak durulmasını,</li>
 <li>Yazın 11.00–14.00 saatleri arasında güneşten kaçınılmasını,</li>
 <li>Bol su tüketilmesini,</li>
 <li>Hafif beslenilmesini önerdi.</li>
</ul>

<p><strong>Türkiye’de hastalar güncel tedavilere kolaylıkla ulaşıyor</strong></p>

<p>Dünyada kullanılan güncel MS tedavilerinin neredeyse tamamına Türkiye’de geri ödeme kapsamında erişilebildiğini belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, bunun hastalar açısından önemli bir avantaj olduğunu söyledi.</p>

<p>Ayrıca ilerleyen yaşlarda bağışıklık sisteminin daha sakin hâle gelmesi nedeniyle bazı hastalarda hastalığın da daha durağan seyredebildiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.34 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="684" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234-2.jpeg" width="1290" /></p>

<p><strong>Kök hücre mucize değil</strong></p>

<p>Kök hücre tedavisine ilişkin yanlış beklentilere dikkat çeken Prof. Dr. Mungan, şu değerlendirmede bulundu:</p>

<p>“Kök hücre tedavisi bağışıklık sistemini yeniden yapılandırmayı hedefliyor ancak hastalığı tamamen ortadan kaldırmıyor. Diğer tedavilere belirgin bir üstünlüğü de bulunmuyor. Mucize beklememek gerekiyor.”</p>

<p>Mungan, kök hücre tedavisinin özellikle ataklı MS grubunda daha etkili olduğunu, Türkiye’de ise yalnızca çok sınırlı sayıdaki merkezde uygulanabildiğini söyledi.</p>

<p><strong>Aktarlardan alınan ürünlerden uzak durun</strong></p>

<p>MS hastalarının Sağlık Bakanlığı onaylı ilaçlar dışında hiçbir ürünü kontrolsüz şekilde kullanmamaları gerektiğini belirten Prof. Dr. Mungan, “Hekimlerinizin önermediği bitkisel ürünleri ve aktarlardan alınan karışımları kesinlikle kullanmayın.” uyarısında bulundu.</p>

<p><strong>“MS tanısı alanlar umutsuzluğa kapılmasın”</strong></p>

<p>Programın sonunda MS tanısı alan hastalara seslenen Prof. Dr. Mungan, moral ve sosyal desteğin tedavinin önemli parçalarından biri olduğunu belirterek şu mesajı verdi:</p>

<p>“MS tedavi edilebilen ve ilerlemesi durdurulabilen bir hastalık. Hastalar düzenli takiplerini yaptırır, tedavilerini aksatmaz ve yaşam tarzlarına dikkat ederlerse bugün tekerlekli sandalyeye mahkûm olmaları artık neredeyse söz konusu olmuyor.”</p>

<p>Hasta yakınlarının desteğinin büyük önem taşıdığını belirten Mungan, hastaların iş yaşamlarından kopmamalarını, sosyal hayata katılmalarını ve hobi edinmelerini önerdi. Ayrıca bulundukları illerde Türkiye MS Derneği şubelerine başvurarak ücretsiz eğitim, yoga ve pilates programlarından yararlanabileceklerini söyledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 09:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234.jpeg" type="image/jpeg" length="36617"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fethi Akkoç: Kıbrıs’ın kaderi Londra’daki 24 saatlik diplomasi trafiğinde belirlendi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kıbrıs Barış Harekatı’nın 52. yıl dönümünde, harekat öncesindeki kritik diplomasi trafiğinin tanıklarından gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat’e konuştu. Akkoç, Başbakan Bülent Ecevit’in Londra’da gerçekleştirdiği 24 saatlik görüşmelerin Kıbrıs’ın kaderini belirlediğini anlattı. Ayrıntılar 24 Saat Kayıt'ta...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kıbrıs Barış Harekatı’nın 52. yıl dönümünde, harekatın diplomasi trafiğine tanıklık eden gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat’te yayınlanan Kayıt Dışı programına konuk oldu. Akkoç, harekat öncesinde Londra’da yürütülen kritik görüşmeleri, uluslararası diplomasinin perde arkasını ve bugüne kadar kamuoyunda çok az bilinen, kayıt dışı kalan ayrıntıları detaylarıyla anlatarak şu değerlendirmelerde bulundu:</p>

<p>“52 yıl önce, 20 Temmuz 1974’te Kıbrıs’a yapılan müdahalenin önce diplomasiyle, ardından askeri harekatla kazanıldığını yaşayarak öğrendim. Kıbrıs’ın kaderi, Başbakan Bülent Ecevit’in Londra’da İngiltere Başbakanı Harold Wilson, Dışişleri Bakanı James Callaghan ve daha sonra görüşmelere katılan ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Joseph Sisco ile yaptığı tam 24 saatlik temasların sonunda şekillendi.”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Akkoç, harekattan bir gün önce ABD’nin Yunanistan’daki askeri yönetime kritik bir uyarıda bulunduğunu da öne sürdü:</p>

<p>“ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Joseph Sisco, 19 Temmuz’da Yunanistan’a giderek cunta yönetimine, ‘Türkiye müdahale edecek. Sakın karşılık vermeyin. Karışırsanız Türkiye sizi de ezer. Biz Türkiye’nin yanındayız.’ mesajını iletti. Bu süreci bizzat yaşayarak ve görerek öğrendim.”</p>

<h2><strong>“Londra’ya özel uçakla gittik”</strong></h2>

<p>Akkoç, 17 Temmuz 1974’te Başbakan Bülent Ecevit başkanlığındaki heyetle birlikte Türk Hava Yolları’nın özel uçağıyla Londra’ya gittiklerini anlattı.</p>

<p>Heyette, Başbakan Yardımcısı ve İçişleri Bakanı Oğuzhan Asiltürk, Dışişleri Bakanlığı Yüksek Müşaviri Ümit Haluk Bayülken, Hukuk Müşaviri Namık Kemal Yolga ile dönemin Milli Savunma Bakanı ve Dışişleri Bakan Vekili Hasan Esat Işık’ın bulunduğunu belirten Akkoç, Dışişleri Bakanı Turan Güneş’in ise o sırada Çin’de resmi temaslarda olduğu için heyete katılamadığını ifade etti.</p>

<p>Basın mensupları olarak ise Hürriyet’ten Cüneyt Arcayürek, Milliyet’ten Orhan Tokatlı, Günaydın’dan Örsan Öymen, Tercüman gazetesi adına kendisi, Anadolu Ajansı Genel Müdürü Atilla Onuk ile TRT ekibinin yer aldığını söyledi.</p>

<h3><strong>“Dünyanın gözü Londra’daydı”</strong></h3>

<p>Akkoç, heyetin Heathrow Havalimanı’ndan doğrudan İngiltere Başbakanı Harold Wilson’ın konutuna geçtiğini belirterek, görüşmeleri dünyanın dört bir yanından gelen gazetecilerin takip ettiğini anlattı.</p>

<p>“Biz yalnız değildik. İngiliz gazeteciler başta olmak üzere dünyanın her yerinden basın mensupları Başbakanlık Konutu’nun önünde bekliyordu.”</p>

<h3><strong>“Sisco ile beş dakikalık kritik görüşme”</strong></h3>

<p>Görüşmelerin ardından Bülent Ecevit’in Joseph Sisco ile baş başa yaklaşık beş dakika süren özel bir görüşme yaptığını aktaran Akkoç, bu görüşmenin önemine dikkat çekti.</p>

<p>“Hasan Esat Işık’a ‘Bülent Bey nerede?’ diye sordum. ‘Sisco ile baş başa görüşüyor’ dedi. Saatime baktım, tam beş dakika sürdü. Görüşmenin ardından Bülent Bey son derece rahat ve memnun görünüyordu. Dünya basınına da gayet sakin ve güçlü bir açıklama yaptı.”</p>

<h3><strong>“Harekatın başlayacağını biliyorduk”</strong></h3>

<p>Londra temaslarının tam 24 saat sürdüğünü ifade eden Akkoç, Ankara’ya döndüklerinde harekat kararının artık kesinleştiğini hissettiklerini söyledi.</p>

<p>“Harekatın yapılacağını biliyorduk. Hazırlıkların tamamlandığını hissediyorduk ancak yalnızca başlama zamanı henüz net değildi.”</p>

<p>Akkoç, Joseph Sisco’nun ertesi gün yeniden Türkiye’ye geldiğini, ardından Yunanistan’a geçerek cunta yönetimiyle görüştüğünü ve aynı gün tekrar Ankara’ya döndüğünü belirterek, Yunanistan’a yapılan uyarının da bu diplomasi trafiğinin bir parçası olduğunu dile getirdi.</p>

<h3><strong>“Harekat haberi Güvenpark’ta duyuruldu”</strong></h3>

<p>20 Temmuz sabahı yaşanan anları da anlatan Akkoç, şunları söyledi:</p>

<p>“Cumartesi sabahı saat 06.00’da bütün bakanlar dışarı çıktı. Gazeteciler olarak biz de oradaydık. Başbakanın açıklama yapacağını düşünüyorduk. O sabah Güvenpark’a doğru yürürken Kıbrıs Barış Harekatı’nın başladığı resmen açıklandı.”</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 20:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/ppdvK1JySZk/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="64941"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ağrısız doğum lüks değil, anne adayının hakkı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Berrin Günaydın, doğum ağrısının modern anestezi yöntemleriyle güvenli biçimde azaltılabileceğini anlattı. Epidural analjezinin uygun koşullarda uygulandığında normal doğumu desteklediğini vurgulayan Prof. Dr. Günaydın, doğum ağrısının giderilmesinin bir lüks değil, anne adayının hakkı olduğunu söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan <strong>Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Berrin Günaydın doğum ağrısının azaltılması ile ilgili uygulanan yöntemleri anlattı. Prof. Dr. Günaydın</strong>, “Doğum ağrısını azaltmak mümkün. Epidural analjezi, doğru ekip ve uygun koşullarda hem anneye konfor sağlıyor hem de normal doğumu destekliyor” diye konuştu.</p>

<p>Doğum sancısı, anne adaylarının en büyük kaygılarından biri olmaya devam ediyor. Ancak günümüzde modern anestezi yöntemleri sayesinde doğum ağrısını büyük ölçüde azaltmak mümkün. Prof. Dr. Berrin Günaydın, halk arasında <strong>“ağrısız doğum”</strong> olarak bilinen uygulamanın çoğunlukla <strong>epidural analjezi</strong> ile yapıldığını belirterek, doğru koşullarda uygulandığında annenin doğuma bilinçli ve konforlu şekilde katılmasını sağladığını söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Günaydın, “Aslında tıpta kullandığımız doğru ifade ağrısız doğum değil, doğum ağrısının etkili şekilde azaltılmasıdır. Anne sancıları hisseder ancak dayanılmaz ağrı büyük ölçüde ortadan kalkar. Böylece doğuma aktif olarak katılır ve bebeğinin dünyaya gelişine tanıklık eder” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (3)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-3.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>"Obstetrik anestezi gelişmiş ülkelerde ayrı bir uzmanlık alanı"</strong></h2>

<p>Amerika Birleşik Devletleri ve İngiltere’de obstetrik anestezinin anesteziyolojinin özel bir çalışma alanı olarak kabul edildiğini belirten Prof. Dr. Günaydın, bu ülkelerdeki uygulamaları yerinde inceleyerek Gazi Üniversitesi’nde Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı ile 2004 yılında başlattıklarını söyledi.</p>

<p>Doğum ağrısının yönetiminde kadın hastalıkları ve doğum uzmanları ile anesteziyoloji uzmanlarının birlikte çalışmasının önemine dikkat çeken Günaydın, “Kadın doğum uzmanı ve anne adayının onayı olmadan epidural analjezi uygulanamaz. Bu nedenle anne adaylarının doğru bilgilendirilmesinde kadın doğum uzmanlarının rolü son derece önemlidir” diye konuştu.</p>

<h2><strong>"Ağrısız doğumda altın standart epidural analjezi"</strong></h2>

<p>Doğum ağrısını azaltmaya yönelik farklı yöntemler bulunduğunu ancak *altın standardın epidural analjezi olduğunu* vurgulayan Prof. Dr. Berrin Günaydın, yöntemin bel bölgesinden omuriliğin dışındaki epidural boşluğa yerleştirilen ince bir kateter aracılığıyla uygulandığını anlattı.</p>

<p>Günaydın “Düşük dozlarda lokal anestezik ilaçlar ve yardımcı ilaçlar kullanıyoruz. Amaç annenin ağrısını azaltırken hareket edebilmesini, doğuma aktif katılmasını ve bebeğin doğumuna bilinçli şekilde eşlik etmesini sağlamaktır” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>“Epidural felç yapmaz, bebeğe zarar vermez”</strong></h2>

<p>Toplumda *epiduralle* ilgili çok sayıda yanlış bilgi bulunduğunu belirten Prof. Dr. Günaydın, en sık karşılaştıkları soruların felç, kalıcı bel ağrısı ve bebeğe zarar verip vermediği olduğunu söyleyerek şunları kaydetti:</p>

<p>“Epidural uygulama omuriliğin içine değil, dışındaki güvenli alana yapılır. Deneyimli ekip ve uygun koşullarda uygulandığında son derece güvenli bir yöntemdir. Bilimsel çalışmalar epidural analjezinin kalıcı bel ağrısına neden olmadığını gösteriyor. Ayrıca kullanılan ilaçlar çok düşük dozlarda uygulanıyor. Amaç annenin rahatlamasıdır. Anne rahatladığında stres hormonları azalıyor, bu da bebeğin oksijenlenmesini ve doğum sürecini olumlu etkileyebiliyor.”</p>

<h2><strong>"Sezaryen oranlarının düşürülmesine katkı sağlayabilir"</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Günaydın, bilimsel çalışmaların epidural analjezinin sezaryen oranını artırmadığını gösterdiğini belirterek, gelişmiş ülkelerde bunun tam tersine normal doğumu destekleyen önemli uygulamalardan biri olduğunu ifade etti. Günaydın şöyle konuştu:</p>

<p>“Amerika ve İngiltere’de sezaryen oranları yaklaşık yüzde 30 seviyelerinde. Bu ülkelerde doğumların büyük bölümü epidural analjezi ile gerçekleştiriliyor. Anne adayları bu konuda bilinçli olduğu için doğum ağrısının azaltılmasını talep ediyor. Normal doğumun desteklenmesi de sezaryen oranlarının düşmesine katkı sağlayabiliyor.”</p>

<p>Türkiye’de de öncelikle bu konuda farkındalığın artırılması gerektiğini belirten Günaydın, “Toplum bilinçlenmeden yalnızca hizmeti yaygınlaştırmak yeterli olmaz. Aynı zamanda bunu karşılayacak eğitimli ekiplerin ve uygun altyapının da hazır olması gerekir” diye konuştu.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-1.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>"Ağrısız doğum ekip işi"</strong></h2>

<p>Epidural analjezinin yalnızca bir anestezi uygulaması olmadığını belirten Prof. Dr. Günaydın, başarılı bir doğum yönetimi için kadın hastalıkları ve doğum uzmanı, anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanı, deneyimli hemşireler, uygun monitörizasyon ve teknik donanımın birlikte çalışmasının şart olduğunu söyledi.</p>

<p>Anne adaylarının gebelik boyunca düzenli olarak değerlendirildiğini ifade eden Günaydın, kan sulandırıcı ilaç kullananlar, bazı kanama-pıhtılaşma bozukluğu bulunanlar, girişim bölgesinde enfeksiyonu olanlar veya bazı özel nörolojik hastalıkları bulunan kişilerde epidural uygulanamayabileceğini belirtti. Uygun adaylarda ise anestezi değerlendirmesi ve bilgilendirilmiş onam sonrasında güvenle uygulanabileceğini kaydetti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Sezaryende de önemli avantaj sağlıyor</strong></h2>

<p>Planlı sezaryenlerde tıbbi engel bulunmadığı sürece spinal, kombine spinal-epidural veya epidural gibi bölgesel anestezi yöntemlerinin tercih edilmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Günaydın, doğum sırasında epidural kateter takılmış bir gebenin acil sezaryene alınması gerekirse aynı kateter üzerinden anestezinin sürdürülebileceğini söyledi.</p>

<p>Ayrıca epidural kateterin sezaryen sonrasında da ameliyat ağrısının kontrolünde kullanılabildiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (4)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-4.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>“Doğum bir hastalık değil, hayatın en güzel mucizelerinden biridir”</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Günaydın, Dünya Anesteziyoloji Dernekleri Federasyonu’nun (WFSA) doğum ağrısının giderilmesini lüks değil, hasta hakkı olarak değerlendirdiğini, Amerikan Kadın Doğum Uzmanları Koleji’nin (ACOG) ise tıbbi engel bulunmayan gebelerde annenin doğum ağrısının giderilmesini istemesini tek başına yeterli bir tıbbi endikasyon olarak kabul ettiğini hatırlattı. Günaydın, şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>“Bizim amacımız kadınları epidurale yönlendirmek değil; doğru bilgiyi vererek bilinçli seçim yapmalarını sağlamaktır. Ağrısız doğum bir zorunluluk değildir ancak isteyen ve tıbbi açıdan uygun olan hiçbir anne adayının bu haktan mahrum bırakılmaması gerekir.”</p>

<p>Doğumun doğal bir süreç olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Günaydın, sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<p>“Doğum bir hastalık değil, hayatın en güzel mucizelerinden biridir. Biz anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanlarının görevi de bu mucizeyi anne ve bebek için daha güvenli, daha konforlu ve daha güzel bir deneyime dönüştürmektir.”</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Jul 2026 09:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-2.jpeg" type="image/jpeg" length="90805"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[“Diz ameliyatı sonrası kayak da yapılabilir, tenis de oynanabilir”]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Akkaya, diz ağrılarının ihmal edilmemesi gerektiğini vurgulayarak, yeni nesil cerrahi teknikler, kişiye özel implantlar ve yapay zekâ destekli rehabilitasyon sayesinde hastaların yeniden aktif yaşama dönebildiğini söyledi. Akkaya, uygun tedaviyle diz ameliyatı sonrası kayak, tenis ve koşu gibi sporlara yeniden dönüşün mümkün olduğunu belirtti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı <strong>Prof. Dr. Mustafa Akkaya</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu <strong>“Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi”</strong> programında diz eklemi hastalıkları ve diz cerrahisinde yaşanan yeni gelişmeleri anlattı.</p>

<p>Diz ağrılarının toplumda en sık ihmal edilen sağlık sorunları arasında yer aldığını belirten Akkaya, erken dönemde başvurulduğunda birçok sorunun ilerlemeden kontrol altına alınabileceğini söyledi.</p>

<p>Diz ekleminin çok özel bir anatomiye sahip olduğunu vurgulayan Akkaya, yanlış ya da gecikmiş tedavilerin hareket kabiliyetini ciddi şekilde etkileyebileceğini belirterek, “Yürüme her şeydir. İnsanların mobilize olması genel beden ve ruh sağlığı açısından çok önemli. İnsanlar yürüyemediklerinde sosyal hayattan kopuyor, kilo alımı artıyor ve başkalarına bağımlı hale gelebiliyorlar” dedi.</p>

<h2><strong>“Diz sorunları yaşa ve cinsiyete göre değişiyor”</strong></h2>

<p>Diz eklemi hastalıklarının yaşa, cinsiyete ve yaşam biçimine göre farklılık gösterdiğini ifade eden Prof. Dr. Akkaya, çocukluk döneminde daha çok travmaya bağlı diz kapağı çıkıkları ve yaralanmaların görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Orta yaş döneminde ise kadın ve erkeklerde farklı sorunların öne çıktığını belirten Akkaya, kadınlarda kas yapısındaki farklılıklar nedeniyle diz kapağı çevresindeki problemlerin daha sık yaşanabildiğini ifade etti.</p>

<p>“Merdiven inip çıkarken, çömelirken veya oturup kalkarken oluşan ağrılar ön diz ağrısının habercisi olabilir. Erken dönemde müdahale edilirse kıkırdak aşınması ilerlemeden önlem alınabilir.” diyen Akkaya, ihmal edilen problemlerin ilerleyen yaşlarda kireçlenmeye dönüşebileceğini söyledi.</p>

<p>Akkaya, erkeklerde ise spor yaralanmalarına bağlı menisküs yırtıkları ve ön çapraz bağ sorunlarının daha sık görüldüğünü belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Kadınlar ciltlerine gösterdikleri özeni dizlerine de göstermeli”</strong></h2>

<p>Menopoz döneminin diz sağlığı açısından kritik olduğuna dikkat çeken Akkaya, hormonal değişikliklerle birlikte kemik ve kıkırdak dokusunun da etkilendiğini söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Akkaya, “Kadınlar menopoza girdikten sonra ciltlerine gösterdikleri özeni dizlerine de göstermeliler. Çünkü dizler yaşam kalitesini etkileyen en önemli yapılardan biridir” dedi.</p>

<p>Akkaya, menopoz öncesi yapılacak kontroller sayesinde kıkırdak koruyucu tedavilerle diz sağlığının korunabileceğini belirtti.</p>

<h2><strong>“Her diz ağrısı ameliyat gerektirmez”</strong></h2>

<p>Diz tedavisinde son yıllarda rejeneratif tıp ve ortobiyolojik uygulamaların önemli gelişmeler sağladığını anlatan Prof. Dr. Akkaya, amaçlarının vücudun kendi iyileştirme kapasitesinden yararlanmak olduğunu söyleyerek “Kişinin iyileştirici kapasitesi aslında kendi vücudunda saklıdır. Erken evre kıkırdak hasarlarında kişinin kendi kök hücrelerinden yararlanılarak yapılan ortobiyolojik tedavilerle başarılı sonuçlar alınabiliyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya, rejeneratif ve ortobiyolojik tedaviler konusunda toplumda bilgi karmaşası yaşanabildiğine dikkat çekti.</p>

<p>Kök hücre tedavileri ile kandan elde edilen trombosit uygulamalarının farklı yöntemler olduğunu belirten Akkaya:</p>

<p>“Vücutta dolaşan kandan kök hücre elde etmek mümkün değildir. Kök hücreler, leğen kemiği gibi büyük kemiklerden ya da yağ dokusundan elde edilebilir. Kandan alınan ise kök hücre değil, trombosit dediğimiz kan hücreleridir.” dedi.</p>

<p>Menisküs ve kıkırdak dokularının iyileşme kapasitesinin sınırlı olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Akkaya:</p>

<p>“Kas dokusu kanlanması sayesinde kendini onarabilir ancak kıkırdak ve menisküs gibi dokular yeterli kan damarına sahip değildir. Bu nedenle erken evre hasarlarda uyguladığımız ortobiyolojik tedavilerle o bölgede iyileşmeyi destekleyecek bir ortam oluşturmayı hedefliyoruz.” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.58 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="730" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182958-1.jpeg" width="1194" /></p>

<h2><strong>“Sosyal medyada mucize tedavi gibi sunulan uygulamalara dikkat”</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya, menisküs ve kıkırdak tedavileri konusunda bilimsel gelişmelerin umut verici olduğunu ancak her yeni yöntemin “kesin tedavi” gibi sunulmaması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Menisküsün dışarıdan verilen maddelerle tamamen tedavi edilmesinin bugün için mümkün olmadığını belirten Akkaya:</p>

<p>“Biyoteknoloji çok hızlı ilerliyor. Kitosan içerikli jeller ve akıllı moleküllerle hasarlı bölgeyi hedefleyen çalışmalar devam ediyor. Gelecekte kıkırdak ve menisküs dokularına yönelik yeni tedavi seçenekleri mümkün olabilir.” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ancak mevcut bilimsel aşamada tek bir enjeksiyonla tüm sorunları ortadan kaldıran bir tedavi yaklaşımının olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Akkaya:</p>

<p>“Henüz bir iğneyle menisküsü ya da kıkırdağı tamamen tedavi edebilecek noktada değiliz. Hastalar erken dönemde hekime başvurursa ortobiyolojik tedavilerle mevcut hasarın ilerlemesini yavaşlatmak ve eklemi korumak mümkün olabilir.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Akkaya, kıkırdak, menisküs ve eklem hasarlarında her hastaya özel değerlendirme yapılarak kişiselleştirilmiş tedavi planlanması gerektiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Ağrıyla ve ağrı kesicilerle yaşamak kader gibi görülmemeli”</strong></h2>

<p>Toplumda birçok kişinin uzun süre ağrı kesicilerle yaşamaya çalıştığını belirten Prof. Dr. Akkaya, bunun doğru bir yaklaşım olmadığını söyledi.</p>

<p>Diz cerrahisinde kişiye özel çözümlerin artık çok daha gelişmiş olduğunu ifade eden Akkaya, “Robotik cerrahi, kişiye özel protezler ve küçük implantlarla diz cerrahisinde ciddi yollar katettik. Hastalar erken başvurduklarında çok daha küçük ve kişiselleştirilmiş müdahalelerle sağlıklı bir yaşam sürdürebiliyor” dedi.</p>

<h2><strong>“Aynı ameliyatta her iki dize protez uygulanabilir”</strong></h2>

<p>Diz ve kalça protezleri konusunda hastaların endişe duymaması gerektiğini belirten Prof. Dr. Akkaya, uygun cerrahi teknik, kaliteli implant ve doğru rehabilitasyonla protezlerin uzun yıllar kullanılabildiğini söyleyerek, “Güncel çalışmalar uygun şekilde yapılan cerrahilerde implant kullanım süresinin 30 yıla ulaşabildiğini gösteriyor. Hastalar protez cerrahisinden korkmamalı ve ağrıyla yaşamayı kader olarak görmemeli” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Akkaya şunları söyledi:</p>

<p>“Eğer hasta biyolojik olarak aynı seansta iki dizine birden ameliyatı kaldırabilecek durumdaysa genel sağlık durumu buna elverişli ise aynı ameliyatta her iki dize birden ameliyat yapılabilir hatta tercih edilmelidir. Hastanın ihtiyacı varsa her iki dize de aynı anda tedavi uygulanmasının önemli avantajları var. Hasta bir kez ameliyat oluyor, bir kez rehabilitasyon desteği alıyor, hasta bakım desteği bir kez alınıyor, ameliyat maliyetleri önemli ölçüde azalıyor.”</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.58" class="detail-photo img-fluid" height="676" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182958.jpeg" width="1156" /></p>

<h2><strong>“Yapay zekâ destekli kişiye özel rehabilitasyon”</strong></h2>

<p>Cerrahi başarının yalnızca ameliyatla sınırlı olmadığını belirten Akkaya, ameliyat sonrası rehabilitasyon sürecinin de kişiye özel planlanması gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Ben hastalarıma yapay zekâ destekli kişiselleştirilmiş rehabilitasyon programı uyguluyorum” diyen Akkaya, hastanın yaşı, mesleği, beklentileri ve yapılan cerrahinin değerlendirilerek özel iyileşme programları oluşturulduğunu anlattı.</p>

<h2><strong>“Diz ameliyatı sonrası kayak da yapılabilir, tenis de oynanabilir”</strong></h2>

<p>Diz ameliyatlarından sonra hastaların aktif yaşama dönebileceğini vurgulayan Prof. Dr. Akkaya, “Bir hasta ameliyat öncesi kayak yapıyorsa ameliyat sonrası da kayak yapabilir hale getirmeyi hedefliyoruz. Uygun cerrahi teknikler ve implantlarla hastalar koşabilir, tenis oynayabilir, istedikleri gibi aktif biçimde hayatın içinde kalabilirler” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Gerekli sağlık koşullarını taşıyan hastalarda iki dizin aynı seansta ameliyat edilebildiğini de söyleyen Akkaya, bunun bazı hastalar için tek iyileşme ve rehabilitasyon süreciyle önemli avantaj sağlayabildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Diz sağlığı için önemli uyarılar</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya diz eklemlerini korumak için şu önerilerde bulundu:</p>

<p>• Herkes kendi vücudunu tanıyarak spor yapmalı, bilinçsiz ağır antrenmanlardan kaçınılmalı.<br />
• Spora başlamadan önce gerekirse profesyonel destek alınmalı.<br />
• Kadınlar menopoz öncesinde diz kontrollerini ihmal etmemeli.<br />
• Dizde kilitlenme ve takılma gibi mekanik sorunlar ciddiye alınmalı.<br />
• Gece ağrısı veya sürekli ağrı varsa ağrı kesicilerle süreç geçiştirilmemeli.</p>

<p>Akkaya ayrıca “Kaliteli ve bağımsız bir yaşam için hareket etmek, hareket edebilmek için de diz sağlığını korumak gerekiyor” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Jul 2026 09:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-3.jpeg" type="image/jpeg" length="91178"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[KİM NE KADAR MAAŞ ALACAK? Temmuz zammı sonrası memur, emekli ve kamu çalışanı maaşları: 33 meslek için maaş tablosu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ara zam sonrası memur, emekli ve kamu çalışanı maaşları için yeni hesaplama yapıldı. Hakim, savcı, polis, öğretmen, hemşire, zabıta, itfaiyeci, infaz koruma memuru, mübaşir, vaiz, mühendis, kamu işçisi, SSK ve Bağ-Kur emeklisi maaşlarında güncel tablo ortaya çıktı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ara zam için milyonlarca memur, emekli ve kamu çalışanının beklediği maaş hesabı yeniden güncellendi. TÜİK’in 3 Temmuz'da enflasyon verisini açıklamasıyla birlikte 6 aylık zam oranı netleşirken, memur, memur emeklisi, SSK ve Bağ-Kur emeklileri için yeni maaş tahminleri de ortaya çıktı. Hakim, savcı, polis, öğretmen, hemşire, zabıta, itfaiyeci, infaz koruma memuru, vaiz, mühendis ve kamu işçisi gibi birçok meslek grubunda Temmuz sonrası beklenen maaşlar tek tek hesaplandı. İşte en güncel Temmuz zammı tablosu ve meslek meslek yeni maaş beklentileri...</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu</guid>
      <pubDate>Mon, 08 Jun 2026 15:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/kim-ne-kadar-maas-aliyor-emekli-memur-kamu-temmuz-zammi.webp" type="image/jpeg" length="35202"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN DEĞERLİ TÜRK FUTBOLCULAR: İŞTE GÜNCELLENEN PİYASA DEĞERLERİYLE EN DEĞERLİ TÜRK OYUNCULAR]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[En değerli Türk oyuncular listesi yeniden güncellendi. Avrupa’da ve Süper Lig’de öne çıkan en değerli Türk futbolcular arasındaki sıralama değişirken, en değerli Türk futbolcuları kimler sorusu da yeniden gündeme geldi. Piyasa değeri artan yıldızlar, dikkat çeken performanslar ve yükselen genç yeteneklerle şekillenen en değerli Türk futbolcular güncel listesinde tüm detaylar bu fotogaleride.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>En değerli Türk oyuncular listesi bir kez daha güncellendi. Avrupa’nın önde gelen liglerinde forma giyen ve Süper Lig’de performansıyla öne çıkan isimlerin yer aldığı bu sıralama, en değerli Türk futbolcular arasındaki rekabeti net biçimde ortaya koyuyor. Piyasa değerleri, yaş, performans ve uluslararası etki kriterleri dikkate alınarak hazırlanan listede, en değerli Türk futbolcuları kimler sorusunun yanıtı dikkat çekiyor. İşte en değerli Türk futbolcular güncel listesi ve detayları…</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli</guid>
      <pubDate>Fri, 05 Jun 2026 10:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/en-degerli-turk-futbolcular-1.webp" type="image/jpeg" length="65160"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[A MİLLİ TAKIMDAN DÜNYA SIRALAMASINDA SIÇRAMA! İşte kadro değeri, güncel kadro ve maç programı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[A Milli Futbol Takımı’nın 2026 Dünya Kupası yolculuğu başladı. İşte Montella’nın aday kadrosu, hazırlık maçları, D Grubu fikstürü ve ay-yıldızlıların piyasa değeri hakkında tüm detaylar!]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>A Milli Futbol Takımı, Vincenzo Montella yönetiminde 24 yıllık Dünya Kupası hasretini sona erdirerek 2026 FIFA Dünya Kupası yolculuğuna hazırlanıyor. Geçtiğimiz günlerde açıklanan geniş aday kadro, turnuva öncesi hazırlık maçları, grup fikstürü ve ay-yıldızlı ekibin toplam piyasa değeri futbolseverlerin gündeminde. İşte A Milli Takım’ın Dünya Kupası öncesi merak edilen tüm detayları…</p>

<h3></h3>

<h2></h2></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi</guid>
      <pubDate>Tue, 19 May 2026 21:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/amillitakim-1.webp" type="image/jpeg" length="69010"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN PAHALI OYUNCULAR! İşte güncel sıralamayla Süper Lig'in en değerli 20 futbolcusu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Süper Lig’de oyuncuların piyasa değerleri yeniden şekillendi. Güncel Transfermarkt verileri doğrultusunda ligde forma giyen futbolcular arasından en yüksek piyasa değerine sahip 20 isim belirlendi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Süper Lig ekiplerinde forma giyen oyuncuların piyasa değeri sıralaması da yeniden şekillendi. Güncel verilerle birlikte Süper Lig’in en değerli 20 futbolcusu netleşti. İşte listenin tamamı…</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri</guid>
      <pubDate>Mon, 18 May 2026 14:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/guncel-liste-super-lig-oyuncular.webp" type="image/jpeg" length="27135"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EMEKLİYE ÖTV’SİZ ARAÇ DÜZENLEMESİ 2026 SON DURUM: Emekliye ÖTV’siz araba şartları ve araç fiyatları]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Son dakika gelişmesi: emekliye ÖTVsiz araç düzenlemesi gündemde. ÖTVsiz araç fiyatları ve araç listesi 2026 detaylarıyla ÖTV indirimi ve muafiyet kapsamı netleşiyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Emekliye ÖTVsiz araç düzenlemesi 2026 yılında en çok konuşulan başlıklar arasında yer alıyor. Özellikle emekliye ÖTVsiz araç listesi 2026 kapsamında hangi modellerin yer alacağı ve kimlerin bu haktan yararlanabileceği araştırılıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari</guid>
      <pubDate>Sat, 16 May 2026 08:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-son-durum.webp" type="image/jpeg" length="83482"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[3. ODTÜ Jonglörlük Festivali'nde sanatçıların performansı beğeni topladı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ODTÜ Jonglörler Topluluğu tarafından düzenlenen 3. ODTÜ Jonglörlük Festivali, Başkentli sanatseverleri ve öğrencileri bir araya getirmeye devam ediyor. ODTÜ Büyük Spor Salonu ve çevresinde süren etkinlikler kapsamında, havanın kararmasıyla birlikte sahne alan sanatçılar, ateşle yaptıkları tehlikeli ve estetik gösterilerle geceyi aydınlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ODTÜ Jonglörler Topluluğu tarafından bu yıl üçüncüsü düzenlenen 3. ODTÜ Jonglörlük Festivali, ODTÜ Büyük Spor Salonu’nda tüm coşkusuyla devam ediyor. Festival programı kapsamında sahne alan sanatçıların gece karanlığında gerçekleştirdiği ateş gösterileri, izleyicilere adrenalin dolu anlar yaşattı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sanatçıların ateşli asalar ve çeşitli ekipmanlarla sergilediği estetik figürler, jonglörlük sanatının sınırlarını zorlayan performanslara sahne oldu. Hem teknik ustalığın hem de görsel sanatın harmanlandığı festival, Başkentli sanatseverler ve öğrenciler tarafından ilgiyle takip ediliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ahmet Çağatay Bayraktar</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi</guid>
      <pubDate>Sun, 03 May 2026 10:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/a-a-20260503-41275051-41275034-o-d-t-u-j-o-n-g-l-o-r-l-u-k-f-e-s-t-i-v-a-l-i.jpg" type="image/jpeg" length="26414"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ASGARİ ÜCRET VE EMEKLİ MAAŞLARINA ARA ZAM TALİMATI: İşte masadaki rakamlar]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye’de milyonlarca çalışan ve emekliyi doğrudan ilgilendiren maaş düzenlemelerine ilişkin yeni iddialar gündemde... Asgari ücret ve emekli maaşlarına ek zam yapılacağı söylentisi seçim hazırlıklarıyla birlikte ekonomi politikalarında değişim beklentisini artırdı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye’de milyonlarca çalışan ve emekliyi ilgilendiren maaş düzenlemeleriyle ilgili kulis bilgileri gündemi hareketlendirdi. Asgari ücret ve emekli maaşlarına ek zam yapılabileceği yönündeki iddialar, seçim hazırlıklarıyla birlikte ekonomi politikalarında değişim sinyali olarak yorumlanıyor.</p>

<p></p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 14:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/emekli-asgariucretli-seyyanen-zam.webp" type="image/jpeg" length="26040"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN DEĞERLİ MİLLİ TAKIMLAR GÜNCEL LİSTE: Türkiye kaçıncı sırada?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2026’nın en değerli milli takımları açıklandı! Türkiye A Milli Takımı, kadro değerinde 40 milyon euroluk artışla büyük bir sıçrama yaptı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Uluslararası futbol arenasında milli takımların piyasa değerleri güncellendi. 2026 yılının Mart ayı itibarıyla açıklanan listede, Türkiye A Milli Futbol Takımı büyük bir çıkış yakalayarak dikkatleri üzerine çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Türkiye de sıralamada yer buldu</strong></h2>

<p>Genç ve Avrupa’da forma giyen futbolcuların değerindeki artış, bu sıçramanın en büyük nedenlerinden biri olarak gösteriliyor. Özellikle Arda Güler ve Kenan Yıldız gibi isimlerin performansları, milli takımın piyasa değerine ciddi katkı sağladı. İşte dünyanın en değerli milli takımları!</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada</guid>
      <pubDate>Mon, 23 Mar 2026 15:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/03/en-degerli-milli-takimlar-turkiye-kacinci.webp" type="image/jpeg" length="63750"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
