<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>24 Saat Gazetesi Ankara</title>
    <link>https://www.24saatgazetesi.com</link>
    <description>Ankara son dakika haberleri, asayiş, trafik kazası ve yangın olayları Gazeteciler Cemiyeti yayın organı 24 Saat'te. Günün maçı saat kaçta, ne zaman, hangi kanalda?</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.24saatgazetesi.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>24 Saat Gazetesi Ankara - Copyright © 2026. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Thu, 23 Jul 2026 15:50:33 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[AB'den Google'a 890 milyon avro ceza: İki ihlal nedeniyle yaptırım uygulandı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/abden-googlea-890-milyon-avro-ceza-iki-ihlal-nedeniyle-yaptirim-uygulandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/abden-googlea-890-milyon-avro-ceza-iki-ihlal-nedeniyle-yaptirim-uygulandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[AB Komisyonu, Google'ın Arama hizmetinde kendi çözümlerini öne çıkardığını ve Google Play'de alternatif kanallara yönelik kısıtlamalar uyguladığını belirterek şirkete 890 milyon avro ceza verdi. Google'ın karara 60 gün içinde uyum sağlaması gerekiyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Avrupa Birliği (AB) Komisyonu</strong>, teknoloji şirketi Google hakkında yürüttüğü inceleme sonucunda <strong>Dijital Piyasalar Yasası</strong>'na aykırı uygulamalar tespit etti. Komisyon, şirketin iki farklı alandaki ihlali nedeniyle toplam 890 milyon avro para cezası uygulanmasına karar verdi.</p>

<p>AB Komisyonu tarafından yapılan açıklamada, <strong>Google</strong>'ın Arama hizmetinde kendi sunduğu hizmetleri öne çıkardığı ve Google Play platformunda işletmelerin kullanıcıları alternatif satın alma kanallarına yönlendirmesini kısıtladığı belirtildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Google'ın iki uygulaması ihlal kapsamında değerlendirildi</strong></h2>

<p>Komisyon, Google Arama hizmetinde şirketin kendi hizmetlerine avantaj sağladığını ve üçüncü taraf hizmetlerin aynı şartlarda görünürlüğe ulaşmasının engellendiğini bildirdi.</p>

<p>Google Play tarafında ise uygulama geliştiricilerinin kullanıcılarla mağaza dışındaki alternatif kanallar üzerinden iletişim kurmasının ve farklı sözleşme seçenekleri sunmasının önüne geçildiği ifade edildi.</p>

<p>AB Komisyonu, ilk ihlal için 460 milyon avro, ikinci ihlal için ise 430 milyon avro olmak üzere Google'a toplam 890 milyon avro tutarında ceza kesti.</p>

<h3><strong>Google'dan kurallara uyum talep edildi</strong></h3>

<p>Komisyon, Google'ın söz konusu uygulamaları sonlandırması gerektiğini açıkladı. Karar kapsamında şirketin, Arama sonuçlarında üçüncü taraf hizmetlere kendi hizmetleriyle eşit, adil ve ayrımcı olmayan şekilde yer vermesi istendi.</p>

<p>Bunun yanı sıra <strong>Google Play </strong>üzerinden uygulama dağıtan geliştiricilerin kullanıcılarla hem uygulama mağazası içinde hem de dışında serbest şekilde iletişim kurabilmesine ve anlaşma yapabilmesine imkan sağlanması gerektiği belirtildi.</p>

<p>AB Komisyonu, Google'ın alınan kararlara uyum sağlaması için şirkete 60 günlük süre tanındığını açıkladı.</p>

<h3><strong>Uymaması halinde ek yaptırım uygulanabilecek</strong></h3>

<p>Komisyon kararlarına belirtilen süre içinde uyulmaması halinde Google'ın daha ağır yaptırımlarla karşılaşabileceği bildirildi.</p>

<p>AB düzenlemelerine göre şirket, gerekli adımları atmaması durumunda küresel yıllık cirosunun yüzde 5'ine kadar günlük para cezası riskiyle karşı karşıya kalabilecek.</p>

<p>AB Komisyonu'nun kararı, <strong>dijital platformlar</strong>da rekabet koşullarının korunmasına yönelik uygulamaların sürdüğünü gösteren yeni adımlardan biri olarak değerlendiriliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya, Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/abden-googlea-890-milyon-avro-ceza-iki-ihlal-nedeniyle-yaptirim-uygulandi</guid>
      <pubDate>Thu, 23 Jul 2026 15:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/ab-komisyonundan-googlea-890-milyon-avro-ceza.png" type="image/jpeg" length="53901"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yazın kabusu aşırı terlemenin  tedavisi mümkün!]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/yazin-kabusu-asiri-terlemenin-tedavisi-mumkun</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/yazin-kabusu-asiri-terlemenin-tedavisi-mumkun" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dermatoloji Uzmanı Dr. Burçak Bozdemir Aral, yazın kabusu aşırı terlemenin tedavisini anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Yurt genelinde etkisini artıran kavurucu sıcaklar, yaz aylarının en sık karşılaşılan sorunlarından biri olan aşırı terlemeyi yeniden gündeme getirdi. Özellikle koltuk altı bölgesinde yaşanan yoğun terleme; kıyafetlerde oluşan izler, kötü koku endişesi ve sürekli ıslaklık hissi nedeniyle birçok kişinin günlük yaşantısını olumsuz etkileyebiliyor. Ancak çözüm mümkün! Acıbadem Kozyatağı Hastanesi Dermatoloji Uzmanı Dr. Burçak Bozdemir Aral “Aşırı terleme, sanıldığının aksine yalnızca kozmetik bir problem değil, yaşam kalitesini ciddi şekilde etkileyebilen bir sağlık sorunu olarak karşımıza çıkıyor. Birçok kişi aşırı terlemenin çözümü olmadığını düşünerek yıllarca bu sorunla yaşamaya çalışıyor. Oysa son yıllarda teknolojide ve tıpta yaşanan gelişmeler sayesinde aşırı terleme artık tedavi edilebiliyor” diyor. Dermatoloji Uzmanı Dr. Burçak Bozdemir Aral, yazın kabusu aşırı terlemenin tedavisini anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.<br />
Hava sıcaklıklarının yükselmesiyle birlikte aşırı terleme şikayetleri de daha görünür hale geliyor. Tıpta “hiperhidroz” olarak adlandırılan aşırı terleme; koltuk altı, avuç içi, ayak tabanı ve yüz bölgesinde normalden fazla ter üretilmesiyle ortaya çıkarken, özellikle yaz aylarında koltuk altı bölgesinde meydana gelen yoğun terleme nedeniyle dermatoloji kliniklerine başvuranların sayısı artıyor. Acıbadem Kozyatağı Hastanesi Dermatoloji Uzmanı Dr. Burçak Bozdemir Aral, günlük yaşamı zorlaştıran bu sorunun, yalnızca fiziksel rahatsızlığa değil, sosyal ve psikolojik problemlere de yol açabildiğini belirtirken, “Yaz aylarında çok daha belirgin hale gelen aşırı terleme, kişinin yaşam kalitesini ciddi ölçüde etkileyebilen ve özgüven kaybına neden olabilen bir sorun. Kıyafetlerde oluşan ter izleri, ıslaklık, kötü koku endişesi ve sürekli rahatsızlık hissi nedeniyle birçok kişi sosyal ortamlardan uzaklaşıp, yıllarca bu sorunla yaşamaya çalışıyor. Ancak aşırı terleme sorununa yönelik günümüzde artık etkili ve konforlu tedavi seçenekleri bulunuyor” diyor.<br />
<strong>Kol altı botoksu büyük konfor sağlıyor</strong><br />
Aşırı koltuk altı terlemesinde etkili yöntemlerin başında, son yıllarda hızla yaygınlaşan botoks uygulamasının geldiğini vurgulayan Dr. Aral, bu uygulama sayesinde ter bezlerini uyaran sinir iletilerinin geçici olarak bloke edilebildiğini ve böylece ter bezlerinin aşırı çalışmasının önüne geçilebildiğini söylüyor. Kol altı botoksunun 10-15 dakika gibi kısa bir sürede uygulanabildiğini belirten Dr. Burçak Bozdemir Aral, “İşlem sırasında çok ince uçlu iğneler kullanılıyor ve kişi aynı gün günlük yaşamına dönebiliyor. Cerrahi bir girişim olmaması, iyileşme süreci gerektirmemesi ve etkili sonuçlar sağlaması nedeniyle özellikle yaz aylarında sık tercih edilen uygulamalar arasında yer alıyor” diyor.<br />
<strong>Etkisi birkaç gün içinde başlıyor</strong><br />
Kol altı botoksunun etkisinin genellikle uygulamadan sonraki birkaç gün içinde görülmeye başladığını, tam etkinin ise yaklaşık iki hafta içinde ortaya çıktığını belirten Dr. Aral sözlerine şöyle devam ediyor: “Uygulamanın etkisi kişiden kişiye değişmekle birlikte ortalama 6 ila 9 ay boyunca devam edebiliyor. Amaç terlemeyi tamamen ortadan kaldırmak değil, kişinin yaşam kalitesini bozan aşırı terlemeyi kontrol altına almak oluyor. Hastalarımızın önemli bir kısmı işlem sonrasında kıyafet seçiminde daha özgür hissettiğini, sosyal ortamlarda daha rahat davrandığını ve özgüvenlerinin arttığını ifade ediyor.”<br />
Aşırı terlemenin her zaman sıcak hava koşullarıyla ilişkili olmadığını vurgulayan Dr. Burçak Bozdemir Aral, genetik yatkınlığın yanı sıra bazı hormonal değişikliklerin, stresin ve çeşitli sağlık sorunlarının da terleme şikayetlerini artırabildiğine dikkat çekiyor. Bu nedenle özellikle günlük yaşamı etkileyecek düzeyde terleme sorunu yaşayan kişilerin uzman değerlendirmesinden geçmeleri gerektiğini belirten Dr. Aral, “Aşırı terleme kader değil. Öncelikle altta yatan nedenin araştırılması ve kişiye uygun tedavinin planlanması gerekiyor.” diyor.<br />
<strong>Bakteriler nedeniyle kötü kokuya yol açabiliyor!</strong><br />
Aşırı terlemenin beraberinde kötü koku problemini de artırabildiğini belirten Dr. Burçak Bozdemir Aral, koltuk altı bölgesindeki nemin bakterilerin çoğalması için uygun ortam oluşturduğunu söylüyor. Terleme miktarının azalmasıyla birlikte kötü koku şikayetlerinde de belirgin düzelme görülebildiğini ifade eden Dr. Aral şöyle konuşuyor: “Özellikle yaz aylarında kişiler sadece terlemeden değil, ter kokusundan dolayı da sosyal kaygı yaşayabiliyor. Terleme kontrol altına alındığında bu şikayetlerde de önemli ölçüde rahatlama sağlanabiliyor.”<br />
<strong>Vücudun doğal terleme mekanizmasını bozmuyor</strong><br />
Kol altı botoksu yaptırmayı düşünen kişilerin en sık merak ettiği konulardan birini; vücudun doğal terleme mekanizmasına zarar verip vermediği oluşturuyor. Bu konuda toplumda bazı yanlış inanışlar bulunduğunu belirten Dr. Burçak Bozdemir Aral, “Kol altı botoksu yalnızca uygulama yapılan bölgedeki aşırı terlemeyi azaltıyor, diğer bölgeleri ekilemiyor. Vücut sadece koltuk altından terlemediği için sıcaklık düzenleme mekanizması ve doğal terleme fonksiyonları devam ediyor. Terlemenin vücudun toksinlerden arınmasındaki rolü değişmiyor” diye konuşuyor. Kol altı bölgesindeki aşırı terlemenin kontrol altına alınmasının vücudun genel işleyişini olumsuz etkilemediğini vurgulayan Dr. Aral, uygun hastalarda uygulanan botoks tedavisinin güvenli ve etkili bir yöntem olduğunu belirtiyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ramazan Atabey</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/yazin-kabusu-asiri-terlemenin-tedavisi-mumkun</guid>
      <pubDate>Thu, 23 Jul 2026 15:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/asiri-terleme.jpg" type="image/jpeg" length="20158"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ChatGPT'ye sağlık tavsiyesi davası: OpenAI ihmalle suçlandı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/chatgptye-saglik-tavsiyesi-davasi-openai-ihmalle-suclandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/chatgptye-saglik-tavsiyesi-davasi-openai-ihmalle-suclandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD'de bir kullanıcı, ChatGPT'nin sağlık sorunlarıyla ilgili verdiği yanıtlar nedeniyle OpenAI ve Sam Altman hakkında dava açtı. Dava dilekçesinde, yapay zeka sohbet robotunun kendisini tedavi almaktan caydırdığı iddia edildi. OpenAI ise ChatGPT'nin tanı ve tedavi amacıyla kullanılmaması gerektiğini belirtti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>ABD</strong>'de bir kişi, yapay zeka destekli sohbet uygulaması ChatGPT'nin sağlık sorunlarıyla ilgili verdiği cevapların kendisini tıbbi yardım almaktan uzaklaştırdığını öne sürerek OpenAI'a karşı hukuki süreç başlattı. Davacı, rahatsızlığının ilerleyen aşamalara ulaşmadan önce sağlık desteği almasının geciktiğini iddia etti.</p>

<p>The New York Times'ın haberine göre, Florida'da yaşayan rahip Scott Winters, <strong>OpenAI</strong> ile şirketin CEO'su Sam Altman hakkında California eyalet mahkemesinde dava açtı.</p>

<p>Dava dosyasında, OpenAI ve Altman, ChatGPT'nin sağlık konularındaki yanıtları nedeniyle "yetkisiz hekimlik" ve ihmalkarlık iddialarıyla karşı karşıya kaldı.</p>

<h2><strong>ChatGPT'nin sağlık tavsiyeleri mahkemeye taşındı</strong></h2>

<p>Dilekçede yer alan iddialara göre Winters, 2024 yılında yaşadığı sağlık problemleriyle ilgili olarak ChatGPT'den bilgi aldı. İlk yanıtlarında sağlık kuruluşuna başvurması yönünde yönlendirme yapıldığı, ancak daha sonraki görüşmelerde bu uyarıların azaldığı ve sohbet robotunun doğrudan öneriler sunduğu ileri sürüldü.</p>

<p>Davacı taraf, ChatGPT'nin sağlık durumunun ciddi bir risk oluşturmadığı yönünde değerlendirmeler yaptığını ve bunun gerçek bir <strong>sağlık hizmeti</strong>ne başvurma sürecini geciktirdiğini savundu.</p>

<p>Mahkeme başvurusunda, Winters'ın <strong>ChatGPT</strong>'nin yeterince önemsemediği öne sürülen ağrılarının ardından akciğer embolisi geçirdiği ve yoğun bakım tedavisi gördüğü iddia edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>OpenAI suçlamalara yanıt verdi</strong></h3>

<p>Dava kapsamında, ChatGPT'nin güvenlik sistemlerinin sağlıkla ilgili bu süreçte yeterli koruma sağlayamadığı öne sürüldü.</p>

<p>OpenAI tarafından yapılan açıklamada ise ChatGPT'nin kullanım şartlarında <strong>hastalık teşhisi</strong> koyma veya tedavi önerme amacıyla kullanılmaması gerektiğinin açık şekilde belirtildiği ifade edildi.</p>

<p>Şirket, sağlık konularındaki sorulara verilen yanıtların daha güvenli hale getirilmesi için çalışmaların devam ettiğini bildirdi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Bilim - Teknoloji</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/chatgptye-saglik-tavsiyesi-davasi-openai-ihmalle-suclandi</guid>
      <pubDate>Thu, 23 Jul 2026 15:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/abdde-chatgptnin-tavsiyesiyle-tedavi-olmayan-kisi-hastaligi-agirlastigi-icin-openaia-dava-acti.png" type="image/jpeg" length="90580"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Susuz Belediye Başkanı ve Belediye Meclis üyeleri CHP'den istifa etti]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/susuz-belediye-baskani-ve-belediye-meclis-uyeleri-chpden-istifa-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/susuz-belediye-baskani-ve-belediye-meclis-uyeleri-chpden-istifa-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kars'ın Susuz ilçesinin CHP'li Belediye Başkanı Oğuz Yantemur ile 6 Belediye Meclis üyesi partilerinden istifa etti. Yantemur, "Sayın Özgür Özel'in genel başkanlığında kurulacak yeni siyasi partiye katılma kararı aldık" dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kars'ın Susuz ilçesi Belediye Başkanı <strong>Oğuz Yantemur</strong> ile Belediye Meclis üyeleri Oktay Yahşi, Yasin Zerman, Ertürk Urlunç, Memet Mintemur, Çetin Yarba ve Ulaş Meniye CHP'den istifa etti.</p>

<p>Yantemur, düzenlediği basın toplantısında, Özgür Özel'in genel başkanlığında kurulacak yeni siyasi partiye katılma kararı aldıklarını açıkladı.</p>

<h2><strong>"Bizim için en üstün irade örgütün iradesidir"</strong></h2>

<p>Susuz Belediye Başkanı Oğuz Yantemur, CHP'de yaşanan son sürecin parti içi demokrasinin işleyişine ilişkin soru işaretleri yarattığını savundu.</p>

<p>Yantemur, "Son dönemde yaşanan butlan kararı ve sonrasında gelişen süreç, ne yazık ki parti içi demokrasinin işlemediğini açıkça ortaya koymuştur. Oysa bizler, siyasi yaşamımız boyunca üyeden delegeye, delegeden kurultaya kadar örgütün iradesini esas alan anlayışın savunucusu olduk" dedi.</p>

<p>"Bizim için en üstün irade; örgütün iradesidir. Kongredir, kurultaydır. Bunun üzerinde hiçbir güç tanımadık, bundan sonra da tanımayacağız" ifadelerini kullandı.</p>

<h3><strong>"Özgür Özel'in kuracağı partiye katılma kararı aldık"</strong></h3>

<p>CHP'de yaşanan gelişmelerin siyasi yolculuklarını yeniden değerlendirmelerine neden olduğunu belirten Yantemur, Belediye Meclis üyeleriyle birlikte CHP'den istifa ettiklerini duyurdu.</p>

<p>Yantemur, "Büyük bir onurla üyesi olduğumuz Cumhuriyet Halk Partisi'nde yaşanan bu süreç, geldiğimiz noktada siyasi yolculuğumuzu yeniden değerlendirmemizi zorunlu kılmıştır. Bu nedenle, birlikte karar aldığımız Belediye Meclis üyelerimizle birlikte Cumhuriyet Halk Partisi'nden istifa ettiğimizi kamuoyuna saygıyla açıklıyoruz" dedi.</p>

<p>Yantemur ayrıca, "Sayın Özgür Özel'in genel başkanlığında kurulacak yeni siyasi partiye katılma kararı aldığımızı da kamuoyuyla paylaşıyoruz" ifadelerini kullandı.</p>

<h3><strong>"Bu karar kişisel bir hesaplaşmanın sonucu değil"</strong></h3>

<p>İstifaların kişisel veya siyasi bir beklentiden kaynaklanmadığını savunan Yantemur, kararlarının demokrasi ve değişim talebinin sonucu olduğunu söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yantemur, "Bu karar ne kişisel bir hesaplaşmanın ne de siyasi bir beklentinin sonucudur. Bu karar; halkımızın değişim talebine, demokrasiye olan inancımıza ve ülkemize karşı taşıdığımız sorumluluğun bir gereğidir" diye konuştu.</p>

<h3><strong>"Türkiye'nin ihtiyacı kavga değil birlik"</strong></h3>

<p>Türkiye'nin birlik ve dayanışmaya ihtiyaç duyduğunu belirten Yantemur, yeni siyasi süreçte birleştirici bir anlayışla hareket edeceklerini söyledi.</p>

<p>Yantemur, "Bugün Türkiye'nin ihtiyacı olan şey; kavga değil birlik, kutuplaşma değil dayanışma, umutsuzluk değil güçlü bir gelecek umududur" dedi.</p>

<p>Yeni siyasi yolculuklarında ayrıştırıcı ve ötekileştirici siyasetten uzak duracaklarını belirten Yantemur, "Kars'ımıza ve ülkemize karşı duyduğumuz sorumlulukla çıktığımız bu yeni yolda; ayrıştıran değil birleştiren, ötekileştiren değil kucaklayan, milletimizin umudunu büyüten bir anlayışla mücadelemizi sürdüreceğiz" ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/susuz-belediye-baskani-ve-belediye-meclis-uyeleri-chpden-istifa-etti</guid>
      <pubDate>Thu, 23 Jul 2026 15:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/789d0aa6-b5ca-4121-a4a4-a586feb7d4b7jpg.webp" type="image/jpeg" length="86843"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Üniversitelerde öğrenci sayısı bir yılda yarım milyondan fazla azaldı, YKS'de “sıfır çeken” aday sayısı 26 bin 269 arttı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/universitelerde-ogrenci-sayisi-bir-yilda-yarim-milyondan-fazla-azaldi-yksde-sifir-ceken-aday-sayisi-26-bin-269-artti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/universitelerde-ogrenci-sayisi-bir-yilda-yarim-milyondan-fazla-azaldi-yksde-sifir-ceken-aday-sayisi-26-bin-269-artti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Üniversitede örgün öğrenci sayısı bir yılda 533 bin 681 kişi azalırken, yükseköğretim sınavında "sıfır çeken" aday sayısı 26 bin 269 kişi arttı. Eğitim Sen tarafından konuya ilişkin yapılan açıklamada, “On binlerce gencin sınav puanının hesaplanmasına yetecek düzeyde doğru cevap verememesi, bireysel başarısızlıkla açıklanamayacak kadar yaygın ve sistemli bir eğitim sorununun açık göstergesidir” denildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen) Merkez Yürütme Kurulu'nun 2025-2026 akademik yılına ilişkin değerlendirme raporu ile 2026 Yükseköğretim Kurumları Sınavı'nın (YKS) sonuçlarına dair yayımladığı değerlendirme, yükseköğretimde bir önceki yıla kıyasla yaşanan nitelik krizine dikkat çekiyor. Örgün öğrenci sayısındaki gerilemenin yanı sıra, sınavda puanı hesaplanamayan aday sayısındaki artış, matematik ve fen testlerindeki düşük doğru cevap ortalamaları ile sınava başvurup katılmayan yüz binlerce aday, yıl içindeki olumsuz gidişatın başlıca göstergeleri arasında yer aldı.</p>

<p><img alt="Thumbs B C 1E455E7D340F849305B0F4C09B114F5A" class="detail-photo img-fluid" height="1000" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/thumbs-b-c-1e455e7d340f849305b0f4c09b114f5a.webp" width="1800" /></p>

<h2><strong>Yükseköğretimdeki öğrenci sayısı bir yılda 533 bin 681 kişi azaldı</strong></h2>

<p>Eğitim Sen'in yıl sonu raporuna göre 2025-2026 eğitim-öğretim yılında yükseköğretim sistemindeki toplam öğrenci sayısı, bir önceki yıl 6 milyon 835 bin 115 iken 2025-2026 döneminde 6 milyon 301 bin 434'e geriledi; bu da bir yılda 533 bin 681 kişilik bir azalışa karşılık geliyor. Öğrencilerin 2 milyon 532 bini ön lisans, 3 milyon 348 bini lisans, 330 bini yüksek lisans, 89 bini doktora düzeyinde öğrenim görüyor. 2025-2026 akademik yılında yükseköğretim kurumlarına 1 milyon 393 bin 763 öğrenci yeni kayıt yaptırırken, 2024-2025 akademik yılında 874 bin 171 kişi yükseköğretim kurumlarından mezun oldu.</p>

<p>Rapor, sayısal büyüklüğün önemli bir bölümünün örgün eğitimden değil açık ve uzaktan öğretimden kaynaklandığına dikkat çekti. Açık ve uzaktan öğretime kayıtlı öğrenci sayısının 3 milyonu aştığı, yaklaşık 2 milyon öğrencinin ise ikinci üniversite kapsamında öğrenim gördüğü belirtildi. Yükseköğretimde görev yapan öğretim elemanı sayısı 189 bin 868 olarak kaydedildi; Türkiye genelinde öğretim elemanı başına düşen öğrenci sayısı yaklaşık 33 olarak hesaplandı.</p>

<p><img alt="Thumbs B C 06615A5F0Ed6999D7C18E8Ab84Ccc9Bc" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/thumbs-b-c-06615a5f0ed6999d7c18e8ab84ccc9bc.webp" width="864" /></p>

<h3><strong>40 soruluk matematik testinde doğru cevap ortalaması 6,4</strong></h3>

<p>Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) son dört yıldır sürdürdüğü uygulamayı devam ettirerek bu yıl da adayların net ortalamalarını paylaşmadı, yalnızca doğru cevap sayısı ortalamalarını açıkladı. Açıklanan verilere göre Temel Yeterlilik Testi'nin (TYT) 40 soruluk Temel Matematik testinde doğru cevap ortalaması 6,4, 20 soruluk Fen Bilimleri testinde ise 3,9 düzeyinde kaldı. Alan Yeterlilik Testleri'nde (AYT) de benzer bir tablo oluştu; matematikte doğru cevap ortalaması 7,1'de kalırken fizikte 2,6'ya, kimyada 2,1'e, felsefe grubunda ise 1,8'e kadar geriledi.</p>

<p>ÖSYM'nin açıkladığı verilere göre, ortaöğretim son sınıf öğrencilerinin doğru cevap ortalamaları da benzer bir görünüm sergiledi: 40 soruluk Türkçe testinde 20,5, 20 soruluk Sosyal Bilimler testinde 10,2, 40 soruluk Temel Matematik testinde 6,8, 20 soruluk Fen Bilimleri testinde ise 4,3 doğru cevap ortalaması kaydedildi.</p>

<h3><strong>“Sıfır çeken” aday sayısı bir yılda 26 bin 269 arttı</strong></h3>

<p>Sınav puanının hesaplanabilmesi için gereken düzeyde doğru cevap veremeyen, kamuoyunda "sıfır çeken" olarak adlandırılan adayların sayısı da kayda değer düzeyde arttı. ÖSYM verilerine göre bu kapsamdaki aday sayısı geçen yıl 40 bin 818 iken bu yıl 67 bin 87'ye yükseldi; yalnızca bir yılda 26 bin 269 kişilik bir artış yaşandı. ÖSYM'nin uyguladığı kritere göre 40'ar soruluk Türkçe ve Temel Matematik testlerinin herhangi birinden en az 0,5 ham puan alamayan adayların TYT puanı hesaplanamıyor.</p>

<p><img alt="Thumbs B C 2A5D990C15666584177A7D49Ca57E28D" class="detail-photo img-fluid" height="1000" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/thumbs-b-c-2a5d990c15666584177a7d49ca57e28d.webp" width="1462" /></p>

<h3><strong>Yüz binlerce aday başvurduğu sınava girmedi</strong></h3>

<p>ÖSYM verilerine göre 2 milyon 425 bin 627 adayın başvurduğu TYT'ye 170 bin 551 aday katılmadı. 1 milyon 627 bin 970 adayın başvurduğu AYT'de bu sayı 154 bin 857, 203 bin 640 adayın başvurduğu Yabancı Dil Testi'nde (YDT) ise 60 bin 370 oldu.</p>

<h3><strong>Bütçenin yüzde 73,78'i öğrenci destekleri yerine personel giderine ayrıldı</strong></h3>

<p>Eğitim Sen raporuna göre 2025 yılında 488 milyar 405 milyon TL olan yükseköğretim bütçesi, 2026 yılında 651 milyar 20 milyon TL'ye çıkarıldı; bu artış nominal olarak yaklaşık yüzde 33'e karşılık geliyor. Rapor, bütçenin yüzde 73,78'inin personel ve Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) devlet primi giderlerinden oluştuğunu, bilimsel araştırma, altyapı, öğrenci destekleri ile barınma ve beslenme olanaklarına ayrılan payın sınırlı kaldığını belirtti.</p>

<h3><strong>KYK yurtlarında dört öğrenciden yalnızca biri barınabiliyor</strong></h3>

<p>Rapora göre 2025-2026 eğitim-öğretim yılında Yükseköğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumuna (KYK) bağlı 880 yurt binasına 1 milyon 3 bin 259 öğrenci yerleştirilebildi. Örgün eğitimdeki 4 milyon 63 bin 774 öğrenci dikkate alındığında, yaklaşık dört öğrenciden yalnızca birinin devlet yurtlarında barınabildiği hesaplanıyor. KYK kredi ve burs miktarı 2026 yılı başında 4 bin TL'ye çıkarıldı.</p>

<p><img alt="Thumbs B C A8F9A8F98Fa96527550969F13Fa39694" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/thumbs-b-c-a8f9a8f98fa96527550969f13fa39694.webp" width="864" /></p>

<h3><strong>Eğitim Sen: Gençleri sınav cenderesine sıkıştıran rekabetçi ve piyasacı eğitim anlayışı derhal terk edilmelidir</strong></h3>

<p>Eğitim Sen, 2026-YKS sonuçlarına ilişkin değerlendirmesinde genel başarı düzeyindeki gerilemenin öğrenciler veya eğitim emekçileri kaynaklı olmadığını, eğitimi sınava, sıralamaya ve rekabete endeksleyen politikaların yapısal sonucu olduğunu belirtti. Sendika, Millî Eğitim Bakanlığı'nın müfredat ve öğretim programı değişikliklerini eğitim bileşenlerinin görüşünü almadan hayata geçirdiğini, hayat pahalılığı koşullarında barınma, ulaşım ve beslenme giderlerini karşılayamayan gençlerin mezuniyet sonrasında diplomalı işsizlikle karşılaştığını, bir kısım gencin ise Mesleki Eğitim Merkezleri (MESEM) aracılığıyla erken yaşta işgücüne dahil edildiğinin de altını çizdi.</p>

<p><img alt="Egitim Sen Logo-1" class="detail-photo img-fluid" height="390" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/egitim-sen-logo-1.jpg" width="595" /></p>

<p>Değerlendirmede şu ifadelere yer verildi: “Yüz binlerce genç, sınava hiç katılmadan ya da üniversiteye yerleşme hakkı kazansa bile kayıt yaptırmadan eğitim sisteminin dışına savrulmaktadır. Bu tablonun en önemli nedenlerinden biri, gençlerin eğitim yoluyla yaşamlarını değiştirebileceklerine ve güvenceli bir gelecek kurabileceklerine dair inançlarının giderek zayıflamasıdır.</p>

<p>Ortaya çıkan sonuçların gerisinde, yıllardır eğitimi bilimsel ve pedagojik ölçütlerden koparan, ideolojik ve siyasi hedefler doğrultusunda biçimlendiren bir anlayış bulunmaktadır. Millî Eğitim Bakanlığı, eğitimin kronikleşmiş sorunlarına çözüm üretmek yerine müfredatı ve öğretim programlarını eğitim bileşenlerinin görüşlerini almadan, ‘ben yaptım oldu’ anlayışıyla değiştirmektedir. Bilimsel düşünceyi, eleştirel aklı ve sorgulama becerilerini güçlendirmek yerine eğitimi siyasi ve ideolojik hedeflere göre biçimlendiren her adım, mevcut sorunları daha da ağırlaştırmaktadır.</p>

<p>Bu politikaların faturasını en ağır biçimde emekçi halk, yoksul aileler ve dar gelirli yurttaşlar ödemektedir. Maddi olanaklardan yoksun milyonlar, kamusal eğitimin sürekli daraltılması nedeniyle daha en baştan eşitsiz bir yarışa itilmekte; önemli bir bölümü yükseköğretime erişim olanağından mahrum bırakılmaktadır. Çocuklar ve gençler, erken yaşta ucuz işgücüne dönüştürüldükleri MESEM’lere ve piyasanın insafına terk edilmektedir.</p>

<p>Öğrenciler açısından üniversite sınavını kazanmak da tek başına yeterli değildir. Hayat pahalılığı nedeniyle barınma, ulaşım ve beslenme gibi en temel ihtiyaçlarını karşılayamayan, mezuniyet sonrasında ise diplomalı işsizlikle karşı karşıya kalan gençler için üniversite, giderek güvenli bir gelecek umudu olmaktan çıkmaktadır. Gençlerin eğitimle yaşamlarını değiştirebileceklerine dair inancını aşındıran bu düzen sürdürülemez.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Eğitim Sen olarak bir kez daha vurguluyoruz: Gençleri sınav cenderesine sıkıştıran rekabetçi ve piyasacı eğitim anlayışı derhal terk edilmelidir. Bunun yerine öğrenciyi merkeze alan, gelişimi rekabetin önüne koyan, pedagojik ve bilimsel ölçütlere dayalı nitelikli bir eğitim anlayışı benimsenmelidir. Eğitim, tüm kademelerde yeterli kamusal kaynak ayrılarak parasız, bilimsel ve demokratik bir hak olarak sunulmalıdır.”</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Cemre Polat</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Eğitim</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/universitelerde-ogrenci-sayisi-bir-yilda-yarim-milyondan-fazla-azaldi-yksde-sifir-ceken-aday-sayisi-26-bin-269-artti</guid>
      <pubDate>Thu, 23 Jul 2026 15:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/thumbs-b-c-f0e90136cc5207d2ec2f58bee6e3e35b.webp" type="image/jpeg" length="69313"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ABD - Çin Voleybol Maçı Ne Zaman, Saat Kaçta, Hangi Kanalda? 2026 VNL Çeyrek Final CANLI İZLE]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/abd-cin-voleybol-maci-ne-zaman-saat-kacta-hangi-kanalda-2026-vnl-ceyrek-final-canli-izle</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/abd-cin-voleybol-maci-ne-zaman-saat-kacta-hangi-kanalda-2026-vnl-ceyrek-final-canli-izle" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[FIVB Kadınlar Milletler Ligi’nde ABD ile Çin, yarı final bileti için karşı karşıya geliyor. 23 Temmuz Perşembe günü oynanan ABD - Çin voleybol maçını kazanan takım, yarı finalde Kanada’yı 3-1 mağlup eden Filenin Sultanları’nın rakibi olacak.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>2026 FIVB Kadınlar Milletler Ligi Finalleri’nde çeyrek final heyecanı ABD - Çin karşılaşmasıyla devam ediyor. Çin’in Makao kentinde düzenlenen mücadele 23 Temmuz 2026 Perşembe günü Türkiye saatiyle 14.30’da başladı. Turnuvanın son çeyrek final maçından galibiyetle ayrılacak ekip, adını son dört takım arasına yazdıracak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>ABD - ÇİN VOLEYBOL MAÇI NE ZAMAN, SAAT KAÇTA?</h2>

<p>ABD - Çin voleybol maçı, 23 Temmuz 2026 Perşembe günü oynanıyor. Makao’daki karşılaşmanın yerel başlangıç saati 19.30, Türkiye saatiyle başlangıç saati ise 14.30 olarak belirlendi.<br />
Mücadele, VNL Finalleri’nin dördüncü ve son çeyrek final karşılaşması olma özelliğini taşıyor. Tek maç üzerinden oynanan eşleşmede kazanan takım doğrudan yarı finale yükselecek.</p>

<h3>ABD VE ÇİN YARI FİNAL İÇİN KARŞILAŞIYOR</h3>

<p>ABD, 18 takımın mücadele ettiği VNL normal etabını lider tamamlayarak finallere birinci sıradan katıldı. Daha önce üç kez Milletler Ligi şampiyonluğu yaşayan ABD, çeyrek finalde ev sahibi Çin ile eşleşti.<br />
Çin ise finallere ev sahipliği yapmasının ardından çeyrek final tablosunda sekizinci sırada yer aldı. Ev sahibi avantajını kullanmak isteyen Çin, turnuvanın favorileri arasında gösterilen ABD karşısında yarı final bileti arıyor.</p>

<h3>FİLENİN SULTANLARI’NIN YARI FİNAL RAKİBİ BELLİ OLUYOR</h3>

<p>A Milli Kadın Voleybol Takımı, çeyrek finalde Kanada’yı 3-1 mağlup ederek VNL’de yarı finale yükseldi. İlk seti 25-22 kaybeden Filenin Sultanları, sonraki setleri 25-21, 25-21 ve 25-17 kazanarak karşılaşmayı çevirdi.<br />
Türkiye’nin yarı finaldeki rakibi ABD - Çin maçının ardından netleşecek. Bu nedenle karşılaşma, ABD ve Çin’in yanı sıra Filenin Sultanları’nın final yolundaki rakibini belirlemesi açısından da büyük önem taşıyor.</p>

<h3>2026 VNL FİNALLERİ HANGİ ŞEHİRDE OYNANIYOR?</h3>

<p>2026 Kadınlar Milletler Ligi Finalleri, Çin’in Makao kentindeki East Asian Games Dome’da düzenleniyor. Organizasyonun final etabında sekiz takım; çeyrek final, yarı final, üçüncülük ve final karşılaşmalarında mücadele ediyor.<br />
Çeyrek final karşılaşmalarının tamamlanmasının ardından turnuvada yarı final maçları 25 Temmuz Cumartesi günü oynanacak. Üçüncülük karşılaşması ve şampiyonluk maçı ise 26 Temmuz Pazar günü gerçekleştirilecek.</p>

<h3>ABD - ÇİN VOLEYBOL MAÇI HANGİ KANALDA, ŞİFRESİZ Mİ?</h3>

<p>ABD - Çin voleybol maçı 23 Temmuz Perşembe günü saat 14.30’dan itibaren S Sport kanalından canlı yayınlanıyor. Karşılaşmayı televizyondan izlemek için S <a href="https://www.ssportplus.com/" rel="nofollow">Sport</a>’un bulunduğu ücretli yayın platformlarından birine abone olunması gerekiyor; bu nedenle müsabaka şifresiz olarak yayınlanmıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/abd-cin-voleybol-maci-ne-zaman-saat-kacta-hangi-kanalda-2026-vnl-ceyrek-final-canli-izle</guid>
      <pubDate>Thu, 23 Jul 2026 15:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/voleybol-3.jpg" type="image/jpeg" length="39620"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[BDDK: KKM bakiyesi 202 milyon liraya geriledi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/bddk-kkm-bakiyesi-202-milyon-liraya-geriledi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/bddk-kkm-bakiyesi-202-milyon-liraya-geriledi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[BDDK'nın açıkladığı haftalık bankacılık verilerine göre KKM bakiyesi geriledi. Aynı dönemde toplam mevduat artarken kredi hacminde düşüş kaydedildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Bankacılık</strong> sektörüne ilişkin haftalık veriler açıklandı. <strong>Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu'nun (BDDK)</strong> yayımladığı bültene göre, kur korumalı Türk lirası mevduat ve katılma hesaplarında (<strong>KKM</strong>) düşüş yaşandı.</p>

<p>KKM bakiyesi, 17 Temmuz itibarıyla sona eren haftada 3 milyon lira azalarak 202 milyon liraya geriledi.</p>

<h2><strong>Kredi hacminde düşüş görüldü</strong></h2>

<p>BDDK verilerine göre, bankacılık sektörünün toplam kredi hacmi söz konusu dönemde 68 milyar 11 milyon lira azaldı.</p>

<p>Toplam kredi hacmi, 26 trilyon 817 milyar 337 milyon liradan 26 trilyon 749 milyar 326 milyon liraya indi.</p>

<p>Bankacılık sektöründe toplam mevduat ise geçen hafta artış gösterdi.</p>

<p>Bankalar arası dahil toplam mevduat, 515 milyar 479 milyon lira yükselerek 30 trilyon 52 milyar liradan 30 trilyon 567 milyar 479 milyon liraya çıktı.</p>

<p><strong>Tüketici kredileri</strong>nin toplam tutarı, aynı dönemde 24 milyar 703 milyon lira azalarak 3 trilyon 371 milyar 43 milyon liraya düştü.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Tüketici kredilerinin 808 milyar 124 milyon lirasını konut kredileri, 41 milyar 429 milyon lirasını taşıt kredileri, 2 trilyon 521 milyar 489 milyon lirasını ise ihtiyaç kredileri oluşturdu.</p>

<h3><strong>Ticari krediler ve kredi kartlarında değişim yaşandı</strong></h3>

<p>Taksitli ticari kredilerin tutarı haftalık bazda 9 milyar 17 milyon lira artarak 4 trilyon 137 milyar 250 milyon liraya yükseldi.</p>

<p>Bankaların bireysel kredi kartı alacakları ise yüzde 1,5 azalışla 3 trilyon 227 milyar 934 milyon lira seviyesinde gerçekleşti.</p>

<p>Bu tutarın 1 trilyon 220 milyar 533 milyon lirası taksitli, 2 trilyon 7 milyar 401 milyon lirası ise taksitsiz kredi kartı borçlarından oluştu. Bankacılık sektöründe takipteki alacaklarda da artış görüldü.</p>

<p>17 Temmuz itibarıyla takipteki alacaklar, önceki haftaya göre 14 milyar 818 milyon lira yükselerek 800 milyar 522 milyon liraya çıktı.</p>

<p>Takipte bulunan alacaklar için 600 milyar 691 milyon liralık bölümde özel karşılık oluşturulduğu belirtildi.</p>

<h3><strong>Bankacılık sektörünün öz kaynaklarında artış görüldü</strong></h3>

<p>Aynı dönemde bankacılık sisteminin yasal öz kaynaklarında yükseliş kaydedildi. Bankaların yasal öz kaynakları, haftalık bazda 39 milyar 258 milyon lira artış göstererek 5 trilyon 796 milyar 738 milyon liraya ulaştı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/bddk-kkm-bakiyesi-202-milyon-liraya-geriledi</guid>
      <pubDate>Thu, 23 Jul 2026 14:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/kkm-bakiyesindeki-dusus-devam-ediyor-4.png" type="image/jpeg" length="51363"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gazeteci Alican Uludağ'ın X paylaşımları için erişim engeli kararı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/gazeteci-alican-uludagin-x-paylasimlari-icin-erisim-engeli-karari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/gazeteci-alican-uludagin-x-paylasimlari-icin-erisim-engeli-karari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[DW Türkçe muhabiri Alican Uludağ'ın X hesabında yer alan 13 farklı paylaşıma erişim engeli getirildi. Erişim engeli kararının gerekçesi olarak "millî güvenlik ve kamu düzeninin korunması" gösterildi. Söz konusu paylaşımlar arasında yargı sistemi, 15 Temmuz, İBB davaları ve CHP'li belediyelere yönelik operasyonlarla ilgili değerlendirmeler yer aldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İfade Özgürlüğü Derneği'nin (İFÖD) EngelliWeb platformunda yayımlanan bilgilere göre, <strong>DW Türkçe muhabiri gazeteci Alican Uludağ</strong>'ın X hesabı (@alicanuludag) ile birlikte 13 paylaşımı için erişim engeli kararı verildi.</p>

<p>Söz konusu kararın, 5651 sayılı Kanun'un 8/A maddesi kapsamında "millî güvenlik ve kamu düzeninin korunması" gerekçesiyle alındığı aktarıldı.</p>

<p>Karar doğrultusunda erişime engellenen 13 paylaşım, X platformunda Türkiye'den görünmez hale getirildi. Ancak Alican Uludağ'ın X hesabı için herhangi bir görünmez kılma işlemi uygulanmadı.</p>

<h2><strong>Hangi paylaşımlar erişime engellendi?</strong></h2>

<p>İFÖD tarafından paylaşılan bilgiye göre erişim engeli getirilen içeriklerde, Türkiye'nin yakın dönem siyasi ve hukuki gelişmelerine ilişkin değerlendirmeler yer aldı.</p>

<p><u><strong>Erişim engeli uygulanan paylaşımların konuları şu şekilde sıralandı:</strong></u></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<ul>
 <li>Türkiye'deki yargı sistemine ilişkin değerlendirmeler ile masumiyet karinesine yönelik eleştiriler.</li>
 <li>15 Temmuz darbe girişimi öncesi ve sonrasındaki siyasi ve askerî sorumluluklara ilişkin sorular ile dönemin Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar'a yönelik eleştiriler.</li>
 <li>CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun belediye başkanlarına yönelik operasyonlara yaklaşımına ilişkin değerlendirmeler.</li>
 <li>CHP'li İstanbul Adalar Belediyesi'ne yönelik operasyonun sorgulandığı ve iktidar belediyelerine yönelik uygulamalara dikkat çekilen paylaşımlar.</li>
 <li>İBB Medya A.Ş. Genel Müdürü Fatoş Pınar Türker'in tutukluluk süreci, çıplak arama iddiaları ve çocuklarıyla tehdit edildiğine ilişkin savunmasının aktarıldığı içerikler.</li>
 <li>Gazetecilere yönelik soruşturmalarda terör savcılarının görevlendirilmesine ilişkin eleştiriler ile BirGün muhabiri Kayhan Ayhan'ın durumuna yer verilen paylaşımlar.</li>
 <li>Tiyatro sanatçısı Levent Üzümcü'nün gözaltına alınmasına ilişkin değerlendirmeler.</li>
 <li>Ankara'da NATO Zirvesi öncesinde yaşanan gözaltılar ile Muhammed Kavi'nin ölümüne ilişkin soru işaretlerini içeren paylaşımlar.</li>
 <li>78 kişinin hayatını kaybettiği Grand Kartal Otel yangınına ilişkin, Danıştay ile Çalışma Bakanlığı arasındaki sorumluluk tespitine yönelik değerlendirmeler.</li>
 <li>CHP kurultayı tartışmaları ve "mutlak butlan" davasında yargının tutumuna ilişkin eleştiriler.</li>
</ul>

<h3><strong>Ne olmuştu?</strong></h3>

<p>DW Türkçe muhabiri Alican Uludağ, kısa süre önce yargı sistemine ilişkin yaptığı bir X paylaşımı nedeniyle gözaltına alınmıştı. Daha sonra hakkında adli kontrol tedbiri uygulanmasına karar verilmiş ve serbest bırakılmıştı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>cumhuriyet.com.tr</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/gazeteci-alican-uludagin-x-paylasimlari-icin-erisim-engeli-karari</guid>
      <pubDate>Thu, 23 Jul 2026 14:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/02/2b88c6c6-2651-4856-a1b0-d15572a60243.webp" type="image/jpeg" length="22572"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fenerbahçe'den KAP’a bildirim: Mahmut Uslu ve 7 isim yönetimden ayrıldı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/fenerbahceden-kapa-bildirim-mahmut-uslu-ve-7-isim-yonetimden-ayrildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/fenerbahceden-kapa-bildirim-mahmut-uslu-ve-7-isim-yonetimden-ayrildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Fenerbahçe Kulübü, KAP açıklaması ile Yönetim Kurulu'nda görev yapan 7 ismin kendi istekleriyle ayrıldığını duyurdu. Sarı-lacivertli kulüp, boşalan üyelikler için bugün yapılacak olağanüstü genel kurulda seçim gerçekleştirileceğini bildirdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Fenerbahçe</strong>, Kamuyu Aydınlatma Platformu'na (KAP) yaptığı bildirimle Yönetim Kurulu'nda değişiklik yaşandığını açıkladı. Kulübün paylaşımına göre, Yönetim Kurulu'nda görev yapan 7 ismin kendi talepleri doğrultusunda görevlerinden ayrılmaları kabul edildi. Açıklamada, boşalan üyelikler için 23 Temmuz 2026 tarihinde yapılacak olağanüstü genel kurulda seçim yapılacağı bilgisi de yer aldı.</p>

<h2><strong>Fenerbahçe'den KAP açıklaması geldi</strong></h2>

<p>Fenerbahçe'nin KAP açıklaması, Yönetim Kurulu'nda yaşanan değişikliği kamuoyuna duyurdu. Yapılan bildirime göre Ali Gürbüz, Erdem Sezer, İlker Alkun, Mahmut Nedim Uslu, Olcay Doğan, Ufuk Şansal ve Yavuz Selim Demir'in 23 Temmuz 2026 tarihi itibarıyla kendi istekleri doğrultusunda görevlerinden ayrılmaları kabul edildi.</p>

<p>Kulüp, söz konusu değişikliğe ilişkin kararın Kamuyu Aydınlatma Platformu üzerinden paylaşıldığını bildirdi.</p>

<h3><strong>Olağanüstü genel kurulda seçim yapılacak</strong></h3>

<p>Fenerbahçe Yönetim Kurulu'nda boşalan üyeliklerle ilgili süreç de açıklamada yer aldı. Buna göre, ayrılan isimlerin ardından oluşan boş üyelikler için 23 Temmuz 2026 tarihinde gerçekleştirilecek olağanüstü genel kurulda seçim yapılmasına karar verildi.</p>

<p>Böylece Yönetim Kurulu'nda boşalan koltuklar için seçim süreci olağanüstü genel kurul kapsamında yürütülecek.</p>

<h3><strong>KAP bildiriminde yer alan açıklama</strong></h3>

<p>Fenerbahçe'nin Kamuyu Aydınlatma Platformu'na yaptığı bildirimde şu ifadeler yer aldı:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<blockquote>
<p>"Şirketimizde Yönetim Kurulu Üyeleri olarak görev yapmakta olan Sayın Ali Gürbüz, Sayın Erdem Sezer, Sayın İlker Alkun, Sayın Mahmut Nedim Uslu, Sayın Olcay Doğan, Sayın Ufuk Şansal, ve Sayın Yavuz Selim Demir'in 23.07.2026 tarihi itibarıyla kendi istekleri ile istifalarının kabulüne ve boşalan üyeliklere 23.07.2026 tarihinde (bugün) yapılacak olağanüstü genel kurulda seçim yapılmasına karar verilmiştir."</p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel, Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/fenerbahceden-kapa-bildirim-mahmut-uslu-ve-7-isim-yonetimden-ayrildi</guid>
      <pubDate>Thu, 23 Jul 2026 14:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/fenerbahce-mahmut-uslu.png" type="image/jpeg" length="81114"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İtalya'da orman yangınları sürüyor: Yerleşim yerleri tahliye edildi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/italyada-orman-yanginlari-suruyor-yerlesim-yerleri-tahliye-edildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/italyada-orman-yanginlari-suruyor-yerlesim-yerleri-tahliye-edildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sicilya'da etkisini sürdüren orman yangınları nedeniyle yerleşim yerlerinde tahliyeler gerçekleştirildi. Ekipler alevleri kontrol altına almak için gece boyunca çalışmalarını sürdürürken, yangınlarda evler, bitki örtüsü ve hayvanlar zarar gördü.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>İtalya</strong>'nın <strong>Sicilya Adası</strong>'nda <strong>Palermo</strong> kenti yakınlarında çıkan orman yangınları, şiddetli rüzgarın etkisiyle gece saatlerinde etkisini artırdı. İtfaiye ve sivil savunma ekipleri, alevleri kontrol altına almak için karadan yoğun müdahalede bulundu.</p>

<p>Yerel kaynaklardan edinilen bilgilere göre, Palermo yakınlarındaki Casaboli Ormanı'nda başlayan <strong>yangın</strong> kısa sürede büyüyerek Monreale, Pioppo ve Sagana beldelerine kadar ulaştı. Yangının yerleşim alanlarını tehdit etmesi üzerine bölgede güvenlik önlemleri artırıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Ekipler gece boyunca müdahale etti</strong></h2>

<p>İtalyan itfaiyesi ile sivil savunma ekipleri, yangının yerleşim yerlerine sıçramasını önlemek amacıyla gece boyunca arazözlerle çalışmalarını sürdürdü.</p>

<p>Risk altındaki bölgelerde yaşayan aileler tedbir amacıyla tahliye edilirken, ekipler alevlerin kontrol altına alınması için yoğun çaba harcadı.</p>

<h3><strong>Yangında evler ve tarım alanları zarar gördü</strong></h3>

<p>İtalyan basınında yer alan haberlerde, Monreale yakınlarındaki yangının geniş bir alandaki bitki örtüsünü küle çevirdiği bildirildi.</p>

<p>Yangında çok sayıda büyükbaş hayvanın telef olduğu, bazı evlerin de alevlerden zarar gördüğü belirtildi.</p>

<h3><strong>Tahliye edilenler evlerine döndü</strong></h3>

<p>Sicilya'nın güneyindeki Agrigento iline bağlı Santo Stefano Quisquina kasabası yakınlarında çıkan başka bir yangın nedeniyle evlerinden <strong>tahliye</strong> edilen 100'den fazla kişinin, yangının kontrol altına alınmasının ardından yeniden evlerine döndüğü aktarıldı.</p>

<h3><strong>Aşırı sıcaklar hayatı olumsuz etkiliyor</strong></h3>

<p>Sicilya ve <strong>Sardinya</strong> <strong>adaları</strong>nda günlerdir 40 derecenin üzerinde seyreden hava sıcaklıklarının yangın riskini artırdığı ifade edildi.</p>

<p>Yerel basında yer alan haberlerde, yüksek sıcaklıklar nedeniyle elektrik ve içme suyu temininde aksamalar yaşandığı, bu durumun özellikle yaz sezonunun yoğun dönemindeki turizm tesislerini olumsuz etkilemeye başladığı kaydedildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/italyada-orman-yanginlari-suruyor-yerlesim-yerleri-tahliye-edildi</guid>
      <pubDate>Thu, 23 Jul 2026 14:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/italyanin-sicilya-adasinda-orman-yanginlarini-sondurme-calismalari-suruyor.png" type="image/jpeg" length="58042"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yüreğir Belediye Başkanvekilliği seçiminde yürütmenin durdurulması kararı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/yuregir-belediye-baskanvekilligi-seciminde-yurutmenin-durdurulmasi-karari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/yuregir-belediye-baskanvekilligi-seciminde-yurutmenin-durdurulmasi-karari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Adana Yüreğir Belediyesi'nde başkanvekilliği seçiminde AKP'li aday Tarık Özünal'ın yaptığı itiraz üzerine mahkeme yürütmenin durdurulmasına ve seçimin 3'üncü turdan itibaren tekrarlanmasına karar verdi. CHP'li Belediye Başkanvekili Cafer Boyraz, karara itiraz edeceklerini belirterek, "Yüreğir halkının iradesini sonuna kadar savunacağız" dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Adana'nın <strong>Yüreğir Belediyesi'</strong>nde Belediye Başkanvekilliği seçimine yapılan itiraz üzerine mahkeme yürütmenin durdurulmasına karar verdi. Kararla birlikte başkanvekilliği seçiminin 3'üncü turdan itibaren tekrarlanmasına hükmedildi.</p>

<h2><strong>Cafer Boyraz başkanvekili seçilmişti</strong></h2>

<p>Yüreğir Belediye Başkanı Ali Demirçalı, yargılandığı davada aldığı ceza nedeniyle 21 Nisan'da İçişleri Bakanlığı tarafından görevden uzaklaştırılmıştı.</p>

<p>Kararın ardından Yüreğir Belediye Meclisi'nde belediye başkanvekilliği seçimi yapıldı. Seçimde CHP'nin adayı Cafer Boyraz <strong>21 oy alarak başkanvekili seçildi.</strong></p>

<p>AKP'li aday Tarık Özünal ise 15 oy aldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>AKP'li aday seçime itiraz etti</strong></h3>

<p>Seçimde 15 oy alan Tarık Özünal, başkanvekilliği seçimine itiraz ederek konuyu yargıya taşıdı.</p>

<p>İtirazları değerlendiren İdare Mahkemesi, Yüreğir Belediye Başkanvekilliği seçiminde yürütmenin durdurulmasına ve seçimin 3'üncü turdan itibaren tekrarlanmasına karar verdi.</p>

<h3><strong>Cafer Boyraz: "Yüreğir halkının iradesini sonuna kadar savunacağız"</strong></h3>

<p>Kararın ardından yazılı açıklama yapan Yüreğir Belediye Başkanvekili Cafer Boyraz, karara itiraz edeceklerini belirtti.</p>

<p>Boyraz, "Hiç kimse Yüreğir halkının iradesini hukuki dayanaktan yoksun iddialarla gölgeleyemez. Hiç kimse millet iradesini asılsız iddialar ve hukuka aykırı yöntemler üzerinden tartışmaya açamaz" dedi.</p>

<p>Hukuka ve yargıya saygılı olduklarını belirten Boyraz, "Yüreğir halkının iradesini sonuna kadar savunmaya, hukuk mücadelemizi kararlılıkla sürdürmeye devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Boyraz, kararın tebliğ edilmesinin ardından yasal süre içerisinde Bölge İdare Mahkemesi'ne itiraz başvurusunda bulunacaklarını açıkladı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel, Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/yuregir-belediye-baskanvekilligi-seciminde-yurutmenin-durdurulmasi-karari</guid>
      <pubDate>Thu, 23 Jul 2026 14:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/e96fb169-8a52-42ab-8d22-7bb06774cb71.webp" type="image/jpeg" length="72381"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Faiz kararı açıklandı: İşte 23 Temmuz 2026 Merkez Bankası faiz kararı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/faiz-karari-aciklandi-iste-23-temmuz-2026-merkez-bankasi-faiz-karari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/faiz-karari-aciklandi-iste-23-temmuz-2026-merkez-bankasi-faiz-karari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu (PPK) temmuz ayı faiz kararı açıklandı. Merkez Bankası faiz kararı doğrultusunda politika faizi yüzde 37 seviyesinde sabit tutuldu. Peki, Merkez Bankası faiz kararı sonrası faizlerde son durum ne oldu, bir önceki toplantıda hangi karar alınmıştı ve TCMB 2026 toplantı takvimi nasıl şekillendi? İşte Merkez Bankası faiz kararı ve PPK toplantısına ilişkin tüm ayrıntılar...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu (PPK), merakla beklenen temmuz ayı toplantısını tamamlayarak yeni faiz kararını duyurdu. Toplantının ardından yapılan resmi bilgilendirmeyle birlikte Merkez Bankası faiz kararı netleşti ve politika faizinin yüzde 37 oranında sabit bırakılması yönünde adımları atıldı. Piyasa takipçileri ve vatandaşlar tarafından yakından izlenen Merkez Bankası faiz kararı, ocak ayından bu yana süregelen faiz patikasının korunduğunu gösterdi.</p>

<h2><strong>Merkez Bankası faiz kararı öncesinde son toplantıda hangi adımlar atılmıştı?</strong></h2>

<p>TCMB Para Politikası Kurulu'nun bir önceki oturumu 11 Haziran 2026 Perşembe günü gerçekleştirilmişti. Yılın dördüncü PPK buluşması olarak kayıtlara geçen o toplantıda da faiz oranlarında herhangi bir değişikliğe gidilmemişti. Kurul, 2026 yılının ocak ayındaki ilk toplantısında politika faizini yüzde 38 düzeyinden yüzde 37 düzeyine çekmiş ve ardından gelen süreçte bu oranı koruma yolunu seçmişti. Böylelikle ocak ayındaki faiz indirim hamlesinden bu yana geçen zaman diliminde politika faizinde yeni bir indirim kararı uygulanmadı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Faiz kararı kapsamında politika faizi nedir ve ne işe yarar?</strong></h3>

<p>Ekonomi gündeminin merkezinde yer alan politika faizi, Merkez Bankası'nın ticari bankalara borç verme işlemleri sırasında uyguladığı temel faiz oranı şeklinde tanımlanmaktadır. Söz konusu oran, finansal sistem içerisinde enflasyonu dizginlemek, piyasalarda fiyat istikrarını temin etmek ve sirkülasyondaki para arzını düzenlemek amacıyla stratejik bir politika aracı olarak işlev görmektedir.</p>

<h3><strong>Merkez Bankası faiz kararı ile değişen faiz oranları ekonomiyi nasıl etkiler?</strong></h3>

<p>Politika faizinde yapılan değişikliklerin genel ekonomik dengeler üzerinde belirleyici etkileri bulunmaktadır. Faizin artırılması veya düşürülmesi durumunda piyasada ortaya çıkan etkiler şu şekilde sıralanmaktadır:</p>

<p>Politika Faizi Artırıldığında: Bankaların bireysel ve ticari kredi faiz oranları yukarı yönlü hareket eder. Kredi çekme maliyetleri yükseldiği için kişilerin ve kurumların borçlanma eğilimi zayıflar. Bu durum tüketim harcamaları ile yeni yatırımlarda bir yavaşlamayı beraberinde getirir. Toplam talepte yaşanan gerilemeyle birlikte enflasyonun düşürülmesi hedeflenir.</p>

<p>Politika Faizi Düşürüldüğünde: Bankaların sunduğu kredi faiz oranlarında düşüş yaşanır. Borçlanma maliyetlerinin azalmasıyla birlikte piyasadaki tüketim ve yatırım harcamaları ivme kazanır. Piyasalarda genel bir canlılık oluşurken, yükselen talep unsuru nedeniyle enflasyonun tırmanma riski meydana gelir.</p>

<h3><strong>TCMB 2026 PPK toplantı takvimi nasıl sıralandı?</strong></h3>

<p>Temmuz ayı toplantısının geride kalmasıyla birlikte Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın 2026 yılının kalan döneminde gerçekleştireceği Para Politikası Kurulu toplantı tarihleri belirlendi.</p>

<p>Duyurulan takvime göre TCMB’nin yılın geri kalanındaki toplantı günleri şöyle:</p>

<p>10 Eylül 2026</p>

<p>22 Ekim 2026</p>

<p>10 Aralık 2026</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Genel, Son Dakika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/faiz-karari-aciklandi-iste-23-temmuz-2026-merkez-bankasi-faiz-karari</guid>
      <pubDate>Thu, 23 Jul 2026 14:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/merkez-bankasi-faiz-karari-1.jpg" type="image/jpeg" length="26486"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yalova'da askeri öğrenci Veli Bilgin şehit olmuştu: MSB'den açıklama geldi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/yalovada-askeri-ogrenci-veli-bilgin-sehit-olmustu-msbden-aciklama-geldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/yalovada-askeri-ogrenci-veli-bilgin-sehit-olmustu-msbden-aciklama-geldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yalova'da yaz kampı kapsamında eğitim gören Hava Harp Okulu öğrencisi Veli Bilgin, 20 Temmuz'da hastaneye kaldırılmasının ardından şehit oldu. Olayla ilgili adli ve idari soruşturma sürerken Milli Savunma Bakanlığı, kesin ölüm nedeninin adli tıp raporuyla belirleneceğini açıkladı ve sosyal medyada yer alan iddialara itibar edilmemesini istedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Yalova'da Hava Harp Okulu'nda eğitim gören askeri öğrenci <strong>Veli Bilgin</strong>, 20 Temmuz'da hastaneye kaldırılmasının ardından şehit oldu. Bilgin'in ölümüyle ilgili Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatılırken, Milli Savunma Bakanlığı'ndan da açıklama geldi.</p>

<h2><strong>Askeri öğrenci Veli Bilgin hastanede hayatını kaybetti</strong></h2>

<p>Hava Harp Okulu öğrencilerinin okul öncesi askeri eğitim yaz kampı kapsamında Yalova'da bulunduğu sırada bazı öğrenciler hastaneye kaldırıldı.</p>

<p>Askeri öğrencilerin hastaneye kaldırılmasına ilk aşamada "güneş çarpması" gerekçe gösterilirken, Hava Harp Okulu öğrencisi Veli Bilgin hastanede yaşamını yitirdi.</p>

<p>Bilgin'in ölümünün ardından Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından olayla ilgili adli soruşturma başlatıldı.</p>

<h3><strong>MSB: İdari ve adli tahkikat sürüyor</strong></h3>

<p>Milli Savunma Bakanlığı, Veli Bilgin'in ölümüyle ilgili idari ve adli tahkikatın sürdüğünü açıkladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>MSB açıklamasında, "Hava Harp Okulu öğrencisi Veli Bilgin'in vefatı ile ilgili derhal başlatılan idari ve adli tahkikat büyük bir hassasiyetle sürdürülmektedir. Olay tüm yönleriyle titizlikle incelenmekte olup kesin ölüm nedenini belirleyecek adli tıp sonuç raporu beklenmektedir" ifadelerine yer verildi.</p>

<p>Bakanlık, adli süreç ve idari tahkikattan elde edilecek bulguların kamuoyuyla paylaşılacağını bildirdi.</p>

<h3><strong>MSB'den sosyal medya paylaşımları için uyarı</strong></h3>

<p>MSB, soruşturma süreci devam ederken sosyal medyada yer alan iddialara ilişkin de uyarıda bulundu.</p>

<p>Bakanlık açıklamasında, hayatını kaybeden Harbiyeli öğrencinin ailesinin acısına saygı gösterilmesi gerektiği belirtilerek, varsayıma dayalı değerlendirmelerden kaçınılması çağrısı yapıldı.</p>

<p>Açıklamada, "Resmi açıklamalar dışında sosyal medyada paylaşılan tahmine ve olasılıklara dayalı yorumlar ile kamuoyunu yanıltmaya yönelik iddialara itibar edilmemesi önemle rica olunur" denildi.</p>

<h3><strong>Kesin ölüm nedeni adli tıp raporuyla belirlenecek</strong></h3>

<p>MSB, Veli Bilgin'in kesin ölüm nedeninin adli tıp sonuç raporunun ardından netleşeceğini açıkladı.</p>

<p>Bakanlık, hayatını kaybeden Harbiyeli öğrenci Veli Bilgin için Allah'tan rahmet, ailesine, Türk Silahlı Kuvvetleri'ne ve millete başsağlığı ve sabır diledi.</p>

<p><strong>MSB'den yapılan açıklama şöyle:</strong></p>

<blockquote>
<p>"Hava Harp Okulu öğrencisi Veli Bilgin'in vefatı ile ilgili derhal başlatılan idari ve adli tahkikat büyük bir hassasiyetle sürdürülmektedir. Olay tüm yönleriyle titizlikle incelenmekte olup kesin ölüm nedenini belirleyecek adli tıp sonuç raporu beklenmektedir. Adli süreç ve idari tahkikattan elde edilen bulgular kamuoyuyla paylaşılacaktır.</p>

<p>Bu süreçte, hayatını kaybeden Harbiyeli öğrencimizin ailesinin acısına saygı gösterilmesi ve varsayıma dayalı değerlendirmelerden kaçınılması büyük önem arz etmektedir. Bu nedenle, resmi açıklamalar dışında sosyal medyada paylaşılan tahmine ve olasılıklara dayalı yorumlar ile kamuoyunu yanıltmaya yönelik iddialara itibar edilmemesi önemle rica olunur. Hayatını kaybeden Harbiyeli öğrencimize Allah'tan rahmet, kederli ailesine, Türk Silahlı Kuvvetleri'mize ve aziz milletimize başsağlığı ve sabır diliyoruz."</p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/yalovada-askeri-ogrenci-veli-bilgin-sehit-olmustu-msbden-aciklama-geldi</guid>
      <pubDate>Thu, 23 Jul 2026 14:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/thumbs-b-c-46c6a74af9acf506975c1de9fec02eb1jpg.webp" type="image/jpeg" length="85950"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Filenin Sultanları nefes kesti: Kanada karşısında muhteşem geri dönüş!]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/filenin-sultanlari-nefes-kesti-kanada-karsisinda-muhtesem-geri-donus</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/filenin-sultanlari-nefes-kesti-kanada-karsisinda-muhtesem-geri-donus" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Filenin Sultanları, 2026 FIVB Kadınlar Milletler Ligi (VNL) çeyrek finalinde Kanada'yı 3-1 yenerek yarı finale yükseldi. Çin'in ev sahipliğinde gerçekleşen organizasyonda setlerde geriye düşmesine rağmen maçı çeviren milli takım, adını son dört ekip arasına yazdırdı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>A Milli Kadın Voleybol Takımı, 2026 FIVB Kadınlar Milletler Ligi (VNL) çeyrek final mücadelesinde Kanada ile karşı karşıya geldi. Rakibi karşısında sahadan 3-1 galip ayrılan ay-yıldızlı ekip, turnuvada yarı final biletini almayı başardı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Filenin Sultanları, Kanada karşısında ilk seti kaybetti</strong></h2>

<p>Çeyrek final müsabakasının ilk seti karşılıklı sayılarla başladı. Setin başındaki 5-5'lik eşit durumun ardından skordaki dengeyi bozan taraf Kanada oldu: 5-7. Savunma bölümünde Gizem Örge, hücum hattında ise Jack-Kısal ve Hande Baladın ile oyunda tutunmaya çalışan Türkiye, aradaki sayı farkını bire indirmeyi başarsa da Kanada skor avantajını elinde tutmayı sürdürdü: 21-22. Mücadelenin ilk setinin son anlarında hata yapmayan Kanada, seti 25-22'lik skorla önde tamamlayarak karşılaşmada 1-0 üstünlüğü yakaladı.</p>

<p>Karşılaşmanın ikinci setine Vargas'ın hücumdaki etkili oyunuyla giriş yapan Türkiye, ilk zaman diliminde 8-4'lük bir skor avantajı elde etti. Rakibi Kanada'nın savunma hattında yaptığı hataları değerlendiren ve orta alandan hücumlarla skor üreten milli takım, setin orta bölümlerinde de aradaki farkı korumasını bildi: 15-10. Setin son periyoduna 20'li sayılara ilk ulaşan taraf olarak giren ay-yıldızlı ekip, sahadaki üstünlüğünü set sonuna kadar taşıdı. İkinci seti 25-21 kazanan Türkiye, maçta skoru 1-1 seviyesine getirdi.</p>

<h3><strong>A Milli Kadın Voleybol Takımı üçüncü sette nasıl öne geçti?</strong></h3>

<p>Mücadelenin üçüncü setine girildiğinde Türkiye'nin saha savunmasındaki ve arka alandaki hatalarını fırsata çeviren Kanada, file önündeki blok sayılarıyla 5 sayılık bir fark yakalamayı başardı: 10-15. Yaşanan bu durumun ardından hücum alanında İlkin ve Zehra, file üstünde ise Jack-Kısal ile tekrar ritim yakalayan ay-yıldızlı ekip, 17-17'lik skorla mücadelede yeniden eşitliği sağladı. Setin kritik anlarında 19-18 öne geçmeyi başaran A Milli Takım, rakip takıma mola aldırdı. Blok organizasyonlarında Hande Baladın ve Zehra Güneş'in etkili performansıyla oyundaki üstünlüğünü sürdüren milli takım, üçüncü seti 25-21'lik skorla hanesine yazdırarak maçta durumu 2-1 yaptı.</p>

<p>Müsabakanın dördüncü ve son setinde de sahadaki etkili ve üstün oyun anlayışını devam ettiren Türkiye, rakibine geri dönüş şansı tanımadı. Dördüncü seti 25-17 gibi net bir skorla hanesine yazdıran milli takım, toplamda maçı 3-1 kazanarak 2026 FIVB Kadınlar Milletler Ligi'nde adını yarı finale yazdıran taraf oldu.</p>

<h3><strong>Filenin Sultanları yarı final maçı rakibi </strong></h3>

<p>Çin'in ev sahipliğinde gerçekleştirilen dev organizasyonda yarı finale yükselen Türkiye'nin rakibi henüz netleşmedi. Ay-yıldızlı ekibin yarı finaldeki rakibi, bugün TSİ 14.30'da oynanacak ABD-Çin maçının galibi olacak. Çin'deki turnuvada A Milli Kadın Voleybol Takımı'nın yer alacağı yarı final karşılaşması 25 Temmuz Cumartesi günü oynanacak.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/filenin-sultanlari-nefes-kesti-kanada-karsisinda-muhtesem-geri-donus</guid>
      <pubDate>Thu, 23 Jul 2026 14:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/filenin-sultanlari-6.png" type="image/jpeg" length="30595"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bakan Uraloğlu: Başkentray Yenikent'e uzuyor, hat 52 kilometreye çıkacak]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/bakan-uraloglu-baskentray-yenikente-uzuyor-hat-52-kilometreye-cikacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/bakan-uraloglu-baskentray-yenikente-uzuyor-hat-52-kilometreye-cikacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ankara'da raylı ulaşım ağını genişletecek Başkentray projesinde sona yaklaşıldı. Yenikent ve Kazan Soda bağlantılarıyla hat uzunluğu 52 kilometreye çıkacak.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ulaştırma ve Altyapı Bakanı <strong>Abdulkadir Uraloğlu</strong>, Ankara'nın batı kesimindeki raylı ulaşım ağını genişletecek Sincan OSB-Yenikent-Kazan Soda Demir Yolu Projesi hakkında açıklamalarda bulundu.</p>

<p>Uraloğlu, proje kapsamında Başkentray hattının Yenikent'e uzatılacağını ve Kazan Soda bağlantısının devreye alınacağını belirtti. Çalışmaların tamamlanmasıyla <strong>Ankara</strong>'nın batısını kapsayan banliyö hattının yaklaşık 52 kilometre uzunluğa ulaşacağı bildirildi.</p>

<p>Bakan Uraloğlu, projenin hem yolcu hem de yük taşımacılığı açısından önemli bir bağlantı oluşturacağını ifade etti.</p>

<h2><strong>Başkentray hattı Yenikent'e kadar uzatılıyor</strong></h2>

<p>Uraloğlu, Sincan Organize Sanayi Bölgesi, <strong>Yenikent</strong> yerleşim alanları ve Kazan Soda Üretim Tesisleri'nin ulusal demir yolu ağına entegre edileceğini aktardı.</p>

<p>Proje kapsamında mevcut 36 kilometrelik Başkentray hattının Yenikent yönüne uzatıldığı, aynı zamanda bölgedeki sanayi merkezlerine demir yolu bağlantısı sağlandığı belirtildi.</p>

<p>Yaklaşık 16 kilometre uzunluğunda inşa edilen projenin elektrikli, sinyalli ve çift hatlı olarak hayata geçirildiği kaydedildi.</p>

<h3><strong>Projede yüzde 96,9 fiziki ilerleme sağlandı</strong></h3>

<p><strong>Sincan OSB-Yenikent-Kazan Soda Demir Yolu Projesi</strong> kapsamında Başkentray hattının Sincan'dan Yenikent'e kadar 12 kilometre uzatıldığı, Yenikent ile Kazan Soda Tesisleri arasında ise 4 bin 17 metrelik bağlantı hattı oluşturulduğu bildirildi.</p>

<p>Projede saatlik 120 kilometre işletme hızına uygun altyapı çalışmalarının yürütüldüğü belirtildi. Hat üzerinde bulunan 5 köprü, 11 aç-kapa tünel, 14 menfez, 6 alt geçit ve 1 üst geçitte çalışmaların tamamlandığı aktarıldı.</p>

<p>Uraloğlu, Haziran 2026 itibarıyla projede yüzde 96,9 fiziki ilerleme sağlandığını açıkladı.</p>

<h3><strong>3 yeni istasyon ve iki yük merkezi kurulacak</strong></h3>

<p>Proje kapsamında OSB, Yenikent-1 ve Yenikent-2 olmak üzere üç yeni istasyon inşa edildiği belirtildi.</p>

<p>Bunun yanı sıra OSB Yük Merkezi ve Kazan Soda Yük Merkezi olmak üzere iki ayrı yük merkezinin de hizmete alınacağı ifade edildi.</p>

<p>Yeni bağlantılarla birlikte bölgede hem yolcu taşımacılığının hem de sanayi taşımacılığının geliştirilmesi hedefleniyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Sanayi taşımacılığı demir yoluna aktarılacak</strong></h3>

<p>Uraloğlu, Kazan Soda Tesisleri ile OSB'lere doğrudan demir yolu bağlantısı sağlanacağını belirtti.</p>

<p>Proje sayesinde ağır yük taşımacılığının bir bölümünün kara yolundan demir yoluna aktarılması ve lojistik maliyetlerin azaltılması amaçlanıyor.</p>

<p>Kazan Soda Tesisleri'ne bağlanacak hat üzerinden yılda 4,4 milyon ton yük taşınmasının planlandığı bildirildi.</p>

<h3><strong>Çalışmaların yıl içinde tamamlanması hedefleniyor</strong></h3>

<p>Proje kapsamında saha çalışmalarının 291 personel ve 127 makineyle sürdürüldüğü belirtildi.</p>

<p>Hat serimi, balast, kaynak ve katener montaj çalışmalarında son aşamaya gelindiği, altyapı ve üstyapı çalışmalarının yıl içinde tamamlanmasının hedeflendiği aktarıldı.</p>

<p>Projenin tamamlanmasıyla birlikte Ankara'nın batısındaki vatandaşların raylı ulaşım imkanlarının artırılması ve sanayi tesislerinin demir yolu ağıyla bağlantısının güçlendirilmesi planlanıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/bakan-uraloglu-baskentray-yenikente-uzuyor-hat-52-kilometreye-cikacak</guid>
      <pubDate>Thu, 23 Jul 2026 14:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/baskentray-banliyo-hatti-sincandan-yenikente-kadar-uzanacak.png" type="image/jpeg" length="12256"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Murat Emir'den Bahçeli'ye 'hazine yardımı' yanıtı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/murat-emirden-bahceliye-hazine-yardimi-yaniti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/murat-emirden-bahceliye-hazine-yardimi-yaniti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP Grup Başkanvekili Murat Emir, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin Özgür Özel'in kuracağı yeni partiye CHP'den ayrılacak milletvekili sayısı oranında Hazine yardımı verilmesi önerisine yanıt verdi. Emir, mevcut yasal çerçevede bunun mümkün olmadığını belirterek, "Sayın Bahçeli, Cumhur İttifakı'nın bir parçasıdır. Böyle bir samimi düşünceleri varsa adım atmaları çok kolaydır" dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<section dir="auto">
<p>CHP Grup Başkanvekili <strong>Murat Emir</strong>, partisinin TBMM'de gerçekleştirdiği kapalı grup toplantısının ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Emir, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin, Özgür Özel'in kuracağını açıkladığı yeni partiye CHP'den ayrılacak milletvekili sayısı oranında Hazine yardımından pay verilmesi gerektiği yönündeki açıklamasına yanıt verdi.</p>

<h2><strong>"Şu anki yasal çerçeve içerisinde mümkün değil"</strong></h2>

<p>Bahçeli'nin önerisinin mevcut yasal düzenlemeler kapsamında mümkün olmadığını belirten Emir, Cumhur İttifakı'nın bir parçası olan Bahçeli'nin böyle bir düzenleme yapılmasını istiyorsa bunun için adım atabileceğini söyledi:</p>

<blockquote>
<p>"Şu andaki yasal çerçeve içerisinde mümkün değil ama sayın Bahçeli, Cumhur İttifakı'nın bir parçasıdır. Şu ana kadar eğer böyle bir samimi düşünceleri varsa adım atmaları çok kolaydır. Bu değerlendirilebilir ama konunun paradan öte tarafı var.</p>
</blockquote>

<h3><strong>"Paradan önce konuşmamız gereken çok daha önemli etik değerler var"</strong></h3>

<p>CHP'nin bölünmeye çalışıldığını ve bazı CHP kadrolarının cezaevinde tutulduğunu savunan Emir, Bahçeli'nin daha önce gündeme getirdiği yargılamaların TRT'den yayınlanması çağrısını da hatırlattı.</p>

<p>Emir, şöyle konuştu:</p>

<blockquote>
<p>"CHP bölünmeye çalışılırken, CHP kadrolarının bir bölümü iftiralar üzerinden cezaevinde tutulurken, bırakın Bahçeli'nin dediği gibi yargılamaların TRT'den yayınlamasını, Sayın İmamoğlu'nun 14 saat dahi savunma yapmasına izin verilmezken hiçbir şey yapılmamıştır."</p>
</blockquote>

<h3><strong>"Keşke Sayın Bahçeli'nin müdahalesi öncelikli olsaydı"</strong></h3>

<p>Hazine yardımının CHP açısından önemli olduğunu belirten Emir, ancak önceliğin başka konular olması gerektiğini söyledi:</p>

<blockquote>
<p>"Biz elbette ki hazineden hak ettiğimiz yardımı almayı isteriz ama paradan önce konuşmamız gereken çok daha önemli etik değerler olduğu kanaatindeyiz. Keşke sayın Bahçeli'nin müdahalesi onlara öncelikli olsaydı diye de sitem ederiz."</p>
</blockquote>

<h3><strong>Bahçeli ne demişti?</strong></h3>

<p>MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Özgür Özel'in kuracağını açıkladığı yeni partiye ilişkin değerlendirmesinde, CHP'den ayrılacak milletvekili sayısı oranında Hazine yardımından pay aktarılması gerektiğini söylemişti.</p>

<p>Bahçeli, "Madem CHP içinden yeni bir parti çıkıyor böyle bir durumda; 2026 yılında hazineden CHP'ye ödenen 1 milyar 815 milyon liradan; CHP'den ayrılarak yeni partiye geçen milletvekili sayısı oranında Hazine yardımından pay aktarılması etik olanıdır" ifadelerini kullanmıştı.</p>
</section></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/murat-emirden-bahceliye-hazine-yardimi-yaniti</guid>
      <pubDate>Thu, 23 Jul 2026 14:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/ae295e21-4cf5-4106-9d00-3a571b78230e.jpg" type="image/jpeg" length="76298"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bahçeli'den 'yeni parti' açıklaması: "Hazineden pay almalı"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/bahceliden-yeni-parti-aciklamasi-hazineden-pay-almali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/bahceliden-yeni-parti-aciklamasi-hazineden-pay-almali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, seçilmiş CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in kuracağını açıkladığı yeni partiye ilişkin değerlendirmelerde bulundu. CHP'den ayrılarak yeni partiye geçecek milletvekili sayısı oranında Hazine yardımından pay aktarılmasının "etik olanı" olduğunu söyleyen Bahçeli, 2026'da CHP'ye ödenen 1 milyar 815 milyon liralık Hazine yardımını gündeme getirdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>MHP Genel Başkanı <strong>Devlet Bahçeli</strong>, seçilmiş CHP Genel Başkanı<strong> Özgür Özel</strong>'in kuracağını açıkladığı yeni partiye ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bahçeli, CHP'den ayrılarak yeni partiye geçecek milletvekili sayısı oranında Hazine yardımından yeni partiye pay aktarılması gerektiğini söyledi.</p>

<h2><strong>Bahçeli: "CHP içinden yeni bir parti çıkıyor"</strong></h2>

<p>Özgür Özel'in CHP'den ayrılarak yeni bir siyasi parti kuracağına ilişkin soruları yanıtlayan Bahçeli, yeni partiye kaç milletvekilinin geçeceğine dair kamuoyunda farklı rakamların konuşulduğunu belirtti:</p>

<blockquote>
<p>"CHP içinden yeni bir parti çıkıyor. Uzun süredir bunun da sinyalleri zaten var ve kaç milletvekilinin gideceği ile ilgili de kamuoyunda çeşitli listeler yayınlanıyor. 80 diyen var 90 diyen var ama sonuçta yeni bir parti kuruluyor. Bunun yanı sıra diğer bir tartışma konusu da sizin de ifade ettiğiniz gibi mal varlığının nasıl taksim edileceği konusudur.</p>
</blockquote>

<h3><strong>"Hazine yardımından pay aktarılması etik olanıdır"</strong></h3>

<p>Yeni parti kurulmasıyla birlikte CHP'nin mal varlıklarının nasıl paylaşılacağına ilişkin tartışmaların da gündeme geldiğini belirten Bahçeli, CHP'nin mevcut binaları ve makam araçlarının partide kalacağını ifade etti.</p>

<p>Bahçeli, bu durumda yeni partiye Hazine yardımından pay aktarılmasının etik olacağını savundu:</p>

<blockquote>
<p>"Madem CHP içinden yeni bir parti çıkıyor ve CHP’nin de sahip olduğu binalar, makam araçları gibi varlıkları mevcut partide kalıyor ise, böyle bir durumda; 2026 yılında hazineden CHP’ye ödenen 1 milyar 815 milyon liradan; CHP’den ayrılarak yeni partiye geçen milletvekili sayısı oranında hazine yardımından pay aktarılması etik olanıdır."</p>
</blockquote>

<h3><strong>Ne olmuştu?</strong></h3>

<p>CHP'nin seçilmiş lideri Özgür Özel, salı günü düzenlenen CHP Grup Toplantısı'nda yeni bir siyasi parti kurulacağını açıklamıştı.</p>

<p>Özel, yeni partide yalnızca milletvekillerinin yer alacağını belirtirken, CHP'den gerçekleşecek istifalar sonucunda yeni partinin TBMM'de ana muhalefet partisi konumuna geleceğini söylemişti.</p>

<p>CHP'den yaklaşık 90 milletvekilinin istifa ederek yeni partiye geçeceği yönünde tahminler kamuoyunda gündeme gelirken, yeni partinin kuruluş sürecine ilişkin çalışmaların sürdüğü belirtiliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/bahceliden-yeni-parti-aciklamasi-hazineden-pay-almali</guid>
      <pubDate>Thu, 23 Jul 2026 13:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/85672dd3-ad11-4851-9a7e-ad73833cabbc.jpg" type="image/jpeg" length="52995"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[AYM'den 12 yılın ardından 'Madımak Katliamı' kararı: Tazminat ödenecek]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/aymden-12-yilin-ardindan-madimak-katliami-karari-tazminat-odenecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/aymden-12-yilin-ardindan-madimak-katliami-karari-tazminat-odenecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Anayasa Mahkemesi, 2 Temmuz 1993'te Sivas Madımak Oteli'nde 37 kişinin yaşamını yitirdiği olaylarla ilgili yürütülen yargısal sürecin etkili biçimde yürütülmediği gerekçesiyle yapılan bireysel başvuruda oy birliğiyle "yaşam hakkının usul boyutunun ihlal edildiğine" karar verdi. Mahkeme, başvuruculara manevi tazminat ödenmesine hükmetti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Anayasa Mahkemesi (AYM), Sivas Madımak Oteli'nde 2 Temmuz 1993'te 37 kişinin hayatını kaybettiği olaylarla ilgili yürütülen yargısal sürecin etkili biçimde yürütülmediği gerekçesiyle yapılan bireysel başvuruyu karara bağladı.</p>

<p>AYM Genel Kurulu, ölenlerin yakınlarının yaptığı bireysel başvuruda oy birliğiyle "yaşam hakkının usul boyutunun ihlal edildiğine" karar verdi.</p>

<h2><strong>Madımak başvurusu AYM Genel Kurulu'nda görüşüldü</strong></h2>

<p>Sivas Madımak Oteli'nde 37 kişinin ölümüyle sonuçlanan olayların ardından başlatılan yargısal sürecin etkili biçimde yürütülmediği iddiasıyla ölenlerin yakınları tarafından AYM'ye bireysel başvuru yapılmıştı.</p>

<p>Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu, başvuruyu bugünkü gündem toplantısında ele aldı.</p>

<h3><strong>AYM'den oy birliğiyle ihlal kararı</strong></h3>

<p>Yüksek Mahkeme, başvurucuların yaşam hakkının usul boyutunun ihlal edildiği sonucuna vardı.</p>

<p>AYM Genel Kurulu, kararını oy birliğiyle aldı.</p>

<p>Mahkeme ayrıca başvuruculara manevi tazminat ödenmesine hükmetti.</p>

<h3><strong>Kararın gerekçesi daha sonra açıklanacak</strong></h3>

<p>Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu'nun kararının gerekçesinin daha sonra yazılacağı bildirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Gerekçeli kararın yayımlanmasının ardından, AYM'nin yargısal sürecin hangi yönlerini etkili bulmadığına ilişkin ayrıntılar da ortaya çıkacak.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/aymden-12-yilin-ardindan-madimak-katliami-karari-tazminat-odenecek</guid>
      <pubDate>Thu, 23 Jul 2026 13:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/4ec4416a-0573-4957-aced-338169531ed8jpg.webp" type="image/jpeg" length="57241"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EUROCONTROL: İstanbul havalimanları zamanında kalkışta üst sıralarda yer aldı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/eurocontrol-istanbul-havalimanlari-zamaninda-kalkista-ust-siralarda-yer-aldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/eurocontrol-istanbul-havalimanlari-zamaninda-kalkista-ust-siralarda-yer-aldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[EUROCONTROL verileri açıklandı. İstanbul Havalimanı ve Sabiha Gökçen Havalimanı Avrupa'da dakiklikte zirvede yer alırken, THY de en dakik hava yolu şirketi oldu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>İstanbul Havaliman</strong>ı ve <strong>İstanbul Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı</strong>, uçuşlardaki zamanında kalkış performanslarıyla Avrupa'daki havalimanları arasında öne çıktı.</p>

<p>Avrupa Hava Seyrüsefer Güvenliği Teşkilatı (EUROCONTROL) tarafından yayımlanan "Avrupa Havacılık Ağı Performans Raporu"nda, 13-19 Temmuz dönemine ait hava yolu ve havalimanı verileri paylaşıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Raporda yer alan verilere göre, İstanbul Havalimanı söz konusu dönemde yüzde 81 zamanında kalkış performansına ulaşarak Avrupa'daki havalimanları arasında ilk sırada yer aldı.</p>

<h2><strong>İstanbul havalimanları üst sıralarda yer aldı</strong></h2>

<p>İstanbul Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı da yüzde 78 zamanında kalkış oranıyla Avrupa genelindeki havalimanları arasında ikinci sıraya yerleşti.</p>

<p>Her iki havalimanının gösterdiği performans, uçuşların planlanan saatlere uygun şekilde gerçekleştirilmesi açısından dikkat çekti.</p>

<p>EUROCONTROL verileri, Avrupa genelindeki hava trafiğinin yoğun olduğu dönemde havalimanlarının operasyonel performanslarını ortaya koydu.</p>

<h3><strong>THY Avrupa'nın en dakik hava yolu oldu</strong></h3>

<p>Raporda <strong>Türk Hava Yolları</strong>'nın da zamanında varış performansıyla <strong>Avrupa</strong>'daki büyük hava yolu şirketleri arasında ilk sırada bulunduğu belirtildi.</p>

<p>THY, yüzde 85 zamanında varış oranıyla Avrupa'nın en büyük 20 hava yolu şirketi içinde en dakik hava yolu şirketi olarak kayıtlara geçti.</p>

<p>Türk Hava Yolları'nın bu performansı, şirketin uçuş operasyonlarındaki dakiklik oranını gösteren önemli veriler arasında yer aldı.</p>

<h3><strong>Türkiye havacılıkta güçlü performans sergiledi</strong></h3>

<p>EUROCONTROL raporunda yer alan verilerle birlikte İstanbul'daki iki büyük havalimanı ve THY'nin Avrupa havacılık sektöründeki operasyonel performansı öne çıktı.</p>

<p>İstanbul Havalimanı ile <strong>Sabiha Gökçen Havalimanı</strong>'nın zamanında kalkış oranları, THY'nin ise zamanında varış performansı Türkiye'nin hava ulaşımındaki konumunu gösteren veriler arasında yer aldı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/eurocontrol-istanbul-havalimanlari-zamaninda-kalkista-ust-siralarda-yer-aldi</guid>
      <pubDate>Thu, 23 Jul 2026 13:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/istanbuldaki-havalimanlari-ve-thy-zamaninda-kalkis-varis-performansiyla-avrupanin-zirvesinde.png" type="image/jpeg" length="10404"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ATO’dan tepki: "Cezalandırıcı yaklaşımlar mesleki bağımsızlığı tehdit ediyor"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/atodan-tepki-cezalandirici-yaklasimlar-mesleki-bagimsizligi-tehdit-ediyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/atodan-tepki-cezalandirici-yaklasimlar-mesleki-bagimsizligi-tehdit-ediyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Şanlıurfa’da sezaryen doğum sonrası bir hastanın hayatını kaybetmesinin ardından ilgili kadın hastalıkları ve doğum uzmanının tutuklanması ve idari baskılar, hekimlerin tepkisine yol açtı. ATO, tıbbi kararların istatistiksel kotalara veya kamuoyu baskısına feda edilemeyeceğini belirterek, "Bilimsel değerlendirme tamamlanmadan uygulanan baskıcı ve cezalandırıcı yaklaşımlar sağlık sistemini ve halk sağlığını tehdit etmektedir" dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Şanlıurfa'da özel bir sağlık kuruluşunda sezaryen doğum sonrası bir hastanın hayatını kaybetmesinin ardından doğum uzmanının tutuklanması ve idari baskılar hekimlerin tepkisini de beraberinde getirdi.<br />
Ankara Tabip Odası’nda (ATO) düzenlenen basın toplantısında, Uluslararası Jinekoloji ve Obstetrik Derneği ve Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanlarının desteğiyle hazırlanan açıklama metnini ATO Yönetim Kurulu üyesi Dr. Tansu Ulukavak Çiftçi okudu.</p>

<p>Sözlerine, Şanlıurfa’da özel bir sağlık kuruluşunda sezaryenle doğum yaptıktan sonra durumu ağırlaşan ve sevk edildiği Harran Üniversitesi Hastanesi’nde yaşamını yitiren kadının ailesine ve yakınlarına başsağlığı dileyerek başlayan Çiftçi, olayın ardından tutuklanan meslektaşları hakkında tahliye kararı verilmesinin olumlu olduğunu ifade etti.</p>

<h2><strong>“Objektif bir inceleme olmadan cezalandırma kaygıya yol açmıştır” </strong></h2>

<p>“Ancak, bilimsel ve hukuki değerlendirme süreçleri tamamlanmadan gerçekleşen tutuklama, kimliğinin kamuoyuyla paylaşılması ve mesleki uygulamaların henüz objektif bir incelemeden geçmeden cezai sürece konu edilmesi hekim camiasında derin bir üzüntüye ve kaygıya yol açmıştır” diyen Çiftçi, “bu üzücü sürecin basit bir adli vakadan ibaret olmadığını, uzun yıllardır sağlık sisteminde biriken sorunların, bilimsel özerklikteki erozyonun ve hekimlerin mesleki bağımsızlığı üzerindeki baskıların son yansıması olduğunu” da sözlerine ekledi.</p>

<p>Hekimlik mesleğinin temel sorumluluğunun, her hastaya özgü klinik koşulları güncel bilimsel veriler doğrultusunda değerlendirerek hastanın yaşamını, sağlığını ve haklarını korumak olduğunun altını çizen Çiftçi şu değerlendirmeyi yaptı:</p>

<p>“Özellikle kadın hastalıkları ve doğum pratiğinde doğum şekli kararı annenin klinik durumu, fetüsün sağlığı, obstetrik öykü, gebeliğin seyri, önceki cerrahi müdahaleler, gelişebilecek öngörülemeyen riskler ve hastanın aydınlatılmış onamı birlikte değerlendirilerek verilir.</p>

<p>Her gebelik kendine özgüdür. Bu nedenle doğum şekli, istatistiksel hedeflere ya da idari performans kriterlerine indirgenemez!”</p>

<p>Çiftçi, “Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), Uluslararası Jinekoloji ve Obstetrik Federasyonu (FIGO), ACOG ve RCOG gibi saygın uluslararası kuruluşların rehberlerinin açıkça şunu belirttiğini söyledi:</p>

<p>“Sağlık sistemlerinin temel hedefi belirli bir sezaryen oranına ulaşmak değil, gereksiz sezaryenleri azaltırken tıbben gerekli durumlarda sezaryene zamanında erişimi güvence altına almaktır.”</p>

<p><img alt="Ato Toplantı1" class="detail-photo img-fluid" height="1706" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/ato-toplanti1.jpeg" width="2560" /></p>

<h3><strong>“Bilimsel tıp anlayışı ile bağdaşmayan uygulamalar” </strong></h3>

<p>Toplam sezaryen oranına göre yapılan idari yaptırımlar veya soruşturmaların bilimsel tıp anlayışıyla bağdaşmadığının da altını çizen Çiftçi, “Bir hekimin sezaryen oranının yüksek olması tek başına tıbbi hata, ihmal veya hukuka aykırılık anlamına gelmez. Bu anlayış bilimsel nesnellikten uzaklaşmanın göstergesidir.</p>

<p>Tıp hukukunun en temel ilkesi, komplikasyon ile ihmalin bilimsel yöntemlerle ayrıştırılmasıdır. Bu ayrım ise ancak alanında uzman bağımsız bilirkişilerin, tıbbi kayıtların ve bilimsel klinik rehberlerin titizlikle incelenmesiyle yapılabilir” dedi.</p>

<p>Anayasanın 17. ve 56. maddelerini, Hasta Hakları Yönetmeliği, Türk Ceza Kanunu’nun 26. maddesi ile İnsan Hakları ve Biyotıp Sözleşmesi’ni hatırlatarak, “tıbbi müdahaleler ancak hastanın bilgilendirilmiş rızasıyla gerçekleştirilebilir. Doğum şeklinin belirlenmesinde hastanın aydınlatılmış onamı göz ardı edilemez” diyen Çiftçi şunları dile getirdi:</p>

<p>“3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu’na eklenen Ek Madde 18 (7406 sayılı Kanun) gereğince, tıbbi işlemlere ilişkin ceza soruşturmaları Mesleki Sorumluluk Kurulu’nun iznine tabidir. Bu düzenleme ile tıbbi uygulamaların öncelikle bilimsel değerlendirme süzgecinden geçirilmesini ve sağlık çalışanlarının hukuki güvencelerinin korunmasını amaçlamaktadır.</p>

<p><img alt="Sağlık Bakanlığı'ndan 'sezaryen' adımı: Özel hastanelerde yasaklandı!" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2025/04/thumbs-b-c-b29aa857ff9ddb33f091e9b11a44a251.jpg" width="864" /></p>

<p>Bilimsel değerlendirmeler tamamlanmadan uygulanan baskıcı ve cezalandırıcı yaklaşımlar sağlık sistemimizde telafisi güç sorunlara neden olmaktadır. İstatistiksel baskılar altında çalışan hekimlerin klinik kararlarını özgürce verememesi, tıbbi bağımsızlığı zedeleyebilir ve defansif tıp uygulamalarını artırabilir. Bunun sonucu anne ve yenidoğan güvenliği olumsuz etkilenebilir.”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>“Subjektif önyargılar” uyarısı </strong></h3>

<p>Dünya Tabipler Birliği ve Dünya Sağlık Örgütü’nün, “hekimin mesleki bağımsızlığı nitelikli ve etik bir sağlık hizmetinin vazgeçilmez şartıdır” kriterine dikkat çeken Çiftçi, “Kamuoyu baskısının, subjektif önyargıların ve cezalandırıcı anlayışın öne çıktığı bir ortamda ne hekimler güvenle mesleklerini icra edebilir ne de toplum nitelikli sağlık hizmetine ulaşabilir” uyarısı yaptı.</p>

<p><i>Çiftçi şunları ifade etti: </i></p>

<blockquote>
<p><i>“Ankara Tabip Odası olarak;</i></p>

<p><i>• Tıbbi uygulamalara ilişkin iddiaların yalnızca bilimsel ölçütler, bağımsız uzman görüşleri ve hukuk devleti ilkeleri doğrultusunda değerlendirilmesi gerektiğini,</i></p>

<p><i>• Hekimlerin hukuki güvencelerinin eksiksiz korunmasını,</i></p>

<p><i>• Sağlık politikalarının idari yaptırımlar ve cezalandırıcı yaklaşımlar yerine, hasta güvenliğini ve bilimsel özerkliği merkeze alan bir anlayışla şekillendirilmesi gerektiğini kamuoyuna saygıyla duyururuz.” </i></p>
</blockquote>

<p><i>"Sürecin takipçisi olacaklarının, hiçbir meslektaşlarını yalnız bırakmayacaklarının ve hekimlerin haklarını da halkın sağlık hakkını da savunmaya devam edeceklerinin”</i> de altını çizen Çitçi, “başta Uluslararası Jinekoloji ve Obstetrik Derneği olmak üzere, tüm kadın hastalıkları ve doğum uzmanı arkadaşlarımıza bu metnin hazırlanmasında verdikleri değerli katkıları ve destekleri için teşekkür ediyoruz” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Sultan Özer</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/atodan-tepki-cezalandirici-yaklasimlar-mesleki-bagimsizligi-tehdit-ediyor</guid>
      <pubDate>Thu, 23 Jul 2026 13:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/ato-toplanti.jpeg" type="image/jpeg" length="59580"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[MS tedavisinde yeni dönem: “Artık tekerlekli sandalyeye mahkûm olmak kader değil”]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi programına konuk olan Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, günümüzde geliştirilen yeni nesil tedaviler sayesinde MS’nin ilerlemesinin büyük ölçüde kontrol altına alınabildiğini belirterek düzenli tedavi gören hastaların iş, aile ve sosyal yaşamlarını sürdürebildiğini ifade etti. Mungan, “Artık tekerlekli sandalyeye mahkûm olmak kader değil.” mesajını verdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi programına konuk olan Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, Multipl Skleroz (MS) hastalığında tanı, tedavi ve yaşam yönetimine ilişkin önemli bilgiler verdi. Günümüzde MS tedavisinde çok önemli gelişmeler yaşandığını belirten Mungan, erken tanı, kişiye özel tedavi ve düzenli takip sayesinde hastaların büyük bölümünün aktif yaşamlarını sürdürebildiğini söyledi.</p>

<p><strong>Dünyada 2,8 milyon, Türkiye’de yaklaşık 83 bin kişi MS ile yaşıyor</strong></p>

<p>Multipl Skleroz (MS), dünyada yaklaşık 2,8 milyon, Türkiye’de ise 82–83 bin kişiyi etkileyen kronik bir nörolojik hastalık olarak biliniyor.</p>

<p>Hastalığın merkezi sinir sistemini etkilediğini anlatan Prof. Dr. Mungan, beyin ve omurilikteki sinir hücrelerini saran miyelin kılıfının, bağışıklık sistemindeki bozukluklar nedeniyle hasar gördüğünü belirterek şunları söyledi:</p>

<p>“Bağışıklık sistemindeki değişiklikler miyelin kılıfında yıkıma yol açıyor ve sinir hücreleri arasındaki iletiyi bozuyor. Bunun sonucunda da hastalık çok farklı belirtilerle ortaya çıkıyor.”</p>

<p>MS’nin bağışıklık sistemi hastalığı olduğunu ancak genetik ve çevresel faktörlerin de hastalığın oluşumu ve ilerlemesinde önemli rol oynadığını ifade eden Mungan, hastalığın kadınlarda erkeklere göre 2,5–3 kat daha sık görüldüğünü, özellikle 20–40 yaş arasında ortaya çıktığını söyledi.</p>

<p>Kadınlarda daha sık görülmesinin kesin nedeninin bilinmediğini belirten Mungan, “Östrojen ve diğer kadınlık hormonlarının bağışıklık sistemi üzerindeki etkileri nedeniyle özellikle doğurganlık çağında hastalık daha sık görülüyor.” dedi.</p>

<p>Mungan, son yıllarda tanı olanaklarının gelişmesi sayesinde ileri yaşta başlayan MS vakalarının daha sık tanı aldığını, nadir de olsa çocukluk çağında da görülebildiğini söyledi.</p>

<p>İlk belirti görme kaybı da olabilir, uyuşma da…</p>

<p>MS’nin çok farklı belirtilerle ortaya çıkabildiğini belirten Prof. Dr. Mungan, en sık görülen bulguların;</p>

<ul>
 <li>Görme kaybı,</li>
 <li>Çift görme,</li>
 <li>Kol veya bacakta uyuşma,</li>
 <li>Güçsüzlük,</li>
 <li>Denge bozukluğu,</li>
 <li>İdrar problemleri olduğunu söyledi.</li>
</ul>

<p>MR’da görülen plakların beynin veya omuriliğin hangi bölgesini etkilediğine göre belirtilerin değiştiğini belirten Mungan, “Plak hangi fonksiyonu etkiliyorsa hastanın şikâyeti de ona göre ortaya çıkıyor.” dedi.</p>

<p>Görme kaybı yaşayan hastaların çoğunlukla önce göz hastalıkları uzmanına başvurduğunu belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, göz muayenesinde sorun bulunmaması halinde hastaların nörolojiye yönlendirildiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.34 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234-1.jpeg" width="1920" /></p>

<p><strong>Tanıda MR ve nörolojik muayene belirleyici</strong></p>

<p>MS tanısında ayrıntılı klinik öykü ve nörolojik muayenenin vazgeçilmez olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hem beyin hem de omurilik MR’ının mutlaka çekildiğini ifade etti.</p>

<p>Son yıllarda güncellenen tanı kriterlerinde MR’ın çok daha belirleyici hâle geldiğini söyleyen Mungan, yardımcı tanı yöntemleri arasında VEP testi ile göz sinirlerindeki iletimin değerlendirildiğini anlattı.</p>

<p>Tanıda en önemli yardımcı yöntemlerden birinin ise beyin omurilik sıvısının incelenmesi olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, şöyle konuştu:</p>

<p>“Lomber ponksiyon yardımcı test olarak geçse de hemen hemen her hastada yapmak istiyoruz. Hem kesin tanı hem de ayırıcı tanı açısından çok önemli. Ayrıca hastalığın gelecekte nasıl seyredeceği konusunda da bize önemli bilgiler veriyor.”</p>

<p><strong>MS her hastada farklı seyrediyor</strong></p>

<p>Kesin MS tanısı alan hastalarda koruyucu tedavinin geciktirilmemesi gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Mungan, tedavi edilmediğinde hastalığın ilerleyerek kalıcı fonksiyon kayıplarına neden olabileceğini söyledi.</p>

<p>Atak dönemlerinde öncelikle yüksek doz kortizon tedavisi uygulandığını belirten Mungan, ardından hastalığın tipine uygun koruyucu tedavilerin planlandığını ifade etti.</p>

<p>MS hastalığının en sık görülen tipinin ataklar ve iyileşmelerle seyreden RRMS (Relapsing Remitting MS) olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hastaların yaklaşık yüzde 15–20’sinde ilerleyici tip MS görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Bazı hastalarda hastalığın en baştan ilerleyici seyredebildiğini, bazılarında ise yıllar içinde ilerleyici forma dönüşebildiğini belirten Mungan, “MS tamamen kişiye özgü seyreden bir hastalık. Hastaların düzenli izlenmesi ve hastalık tipinin doğru belirlenmesi tedavinin başarısını belirliyor.” dedi.</p>

<p><strong>Aynı hekim tarafından uzun süre takip büyük önem taşıyor</strong></p>

<p>MS’nin uzun yıllar takip gerektiren kronik bir hastalık olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hastaların tanı sonrasında sürekli doktor değiştirmemesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Kesin tanı konulduktan sonra hastaların aynı hekim tarafından izlenmesi tedavi başarısını artırıyor. Çünkü MS’de bireyselleştirilmiş tedavi çok önemli. Doktorun hastanın geçmişini, MR değişimlerini, atak sıklığını ve nörolojik durumunu yakından bilmesi gerekiyor.”</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.35" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001235.jpeg" width="1920" /></p>

<p><strong>Hastalar gerçek atak ile yalancı atağı karıştırabiliyor</strong></p>

<p>MS atağının belirtilerin 24 saatten uzun sürmesi olarak tanımlandığını belirten Prof. Dr. Mungan, optik nörit, güçsüzlük, uyuşma ve denge bozukluğunun gerçek atak belirtileri arasında yer aldığını söyledi.</p>

<p>Bunun yanında enfeksiyon, sıcak hava, yoğun stres, regl dönemi veya aşırı egzersiz gibi vücut ısısını artıran durumlarda yalancı atakların görülebileceğini belirten Mungan, bu nedenle hastaların önce ayrıntılı değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p><strong>Atak tedavisinde altın standart kortizon tedavisi</strong></p>

<p>MS ataklarında günlük 1000 mg kortizonun 5–7 gün, bazı hastalarda ise 10 güne kadar uygulanabildiğini belirten Prof. Dr. Mungan, kortizona yanıt alınamayan hastalarda ise plazmaferez tedavisinin uygulandığını söyledi.</p>

<p>Bu tedavinin özellikle üniversite ve şehir hastanelerindeki deneyimli MS merkezlerinde yapılabildiğini ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Akıllı ilaçlar umut veriyor</strong></p>

<p>Atak tedavisinin dışında hastalığın ilerlemesini durdurmaya yönelik çok sayıda tedavi bulunduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, Türkiye’de tedavilerin basamaklı sistemle uygulandığını söyledi.</p>

<p>Tablet, enjeksiyon ve infüzyon tedavilerinin bulunduğunu belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, yeni nesil bağışıklık sistemini yeniden yapılandıran tedavilere ilişkin şu bilgileri verdi:</p>

<p>“Hastaların akıllı ilaç olarak adlandırdığı yeni tedaviler sayesinde çok az doz uygulayıp hastaları uzun süre tedavisiz takip edebildiğimiz durumlar olabiliyor.”</p>

<p>Tedavi seçiminde hastanın yaşı, cinsiyeti, gebelik planı, mesleği, sosyal yaşamı ve hastalığın seyri gibi çok sayıda faktörün dikkate alındığını belirtti.</p>

<p><strong>MS hastaları evlenebilir, çocuk sahibi olabilir</strong></p>

<p>Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, MS hastalarının normal yaşamlarını sürdürebileceklerini belirterek şu önerilerde bulundu:</p>

<p>“MS hastaları evlenebilir, planlı gebelik gerçekleştirebilir ve doktorlarıyla koordineli şekilde çocuk sahibi olabilirler. Gebelik öncesinde hastalığın en az bir yıl stabil seyretmesini tercih ediyoruz.”</p>

<p>Ağır egzersizlerden kaçınılmasını öneren Mungan; yürüyüş, yüzme, yoga ve pilatesin uygun sporlar olduğunu söyledi.</p>

<p><strong>Akdeniz tipi beslenme öneriliyor</strong></p>

<p>Beslenmenin tedavinin önemli bir parçası olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, Akdeniz tipi beslenmenin önerildiğini söyledi.</p>

<p>Mungan, sebze, meyve ve balık ağırlıklı beslenmenin önemine dikkat çekerek D vitamini ve B12 eksikliklerinin mutlaka giderilmesi gerektiğini, balık tüketemeyen hastalarda ise omega-3 desteğinin yararlı olabileceğini belirtti. Prof. Dr. Mungan, “Miyelin kılıfının iyileşmesinde omega-3’ün önemli etkileri bulunuyor.” dedi.</p>

<p><strong>Sigara ve D vitamini eksikliği hastalığın en önemli çevresel sebepleri</strong></p>

<p>MS için kanıtlanmış iki önemli çevresel risk faktörü bulunduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, bunların D vitamini eksikliği ve sigara olduğunu belirterek, “Hastalar kesinlikle sigara içmemeli, sigara içilen ortamlarda da bulunmamalı.” dedi.</p>

<p><strong>MS hastaları yaz sıcaklarında dikkatli olmalı</strong></p>

<p>Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, MS hastalarının yaz aylarında çok daha dikkatli olmalarını belirterek sıcak ortamlardan kaçınmalarını söyledi.</p>

<p>Mungan:</p>

<ul>
 <li>Sıcak suyla banyo yapılmamasını,</li>
 <li>Hamam ve saunadan uzak durulmasını,</li>
 <li>Yazın 11.00–14.00 saatleri arasında güneşten kaçınılmasını,</li>
 <li>Bol su tüketilmesini,</li>
 <li>Hafif beslenilmesini önerdi.</li>
</ul>

<p><strong>Türkiye’de hastalar güncel tedavilere kolaylıkla ulaşıyor</strong></p>

<p>Dünyada kullanılan güncel MS tedavilerinin neredeyse tamamına Türkiye’de geri ödeme kapsamında erişilebildiğini belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, bunun hastalar açısından önemli bir avantaj olduğunu söyledi.</p>

<p>Ayrıca ilerleyen yaşlarda bağışıklık sisteminin daha sakin hâle gelmesi nedeniyle bazı hastalarda hastalığın da daha durağan seyredebildiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.34 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="684" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234-2.jpeg" width="1290" /></p>

<p><strong>Kök hücre mucize değil</strong></p>

<p>Kök hücre tedavisine ilişkin yanlış beklentilere dikkat çeken Prof. Dr. Mungan, şu değerlendirmede bulundu:</p>

<p>“Kök hücre tedavisi bağışıklık sistemini yeniden yapılandırmayı hedefliyor ancak hastalığı tamamen ortadan kaldırmıyor. Diğer tedavilere belirgin bir üstünlüğü de bulunmuyor. Mucize beklememek gerekiyor.”</p>

<p>Mungan, kök hücre tedavisinin özellikle ataklı MS grubunda daha etkili olduğunu, Türkiye’de ise yalnızca çok sınırlı sayıdaki merkezde uygulanabildiğini söyledi.</p>

<p><strong>Aktarlardan alınan ürünlerden uzak durun</strong></p>

<p>MS hastalarının Sağlık Bakanlığı onaylı ilaçlar dışında hiçbir ürünü kontrolsüz şekilde kullanmamaları gerektiğini belirten Prof. Dr. Mungan, “Hekimlerinizin önermediği bitkisel ürünleri ve aktarlardan alınan karışımları kesinlikle kullanmayın.” uyarısında bulundu.</p>

<p><strong>“MS tanısı alanlar umutsuzluğa kapılmasın”</strong></p>

<p>Programın sonunda MS tanısı alan hastalara seslenen Prof. Dr. Mungan, moral ve sosyal desteğin tedavinin önemli parçalarından biri olduğunu belirterek şu mesajı verdi:</p>

<p>“MS tedavi edilebilen ve ilerlemesi durdurulabilen bir hastalık. Hastalar düzenli takiplerini yaptırır, tedavilerini aksatmaz ve yaşam tarzlarına dikkat ederlerse bugün tekerlekli sandalyeye mahkûm olmaları artık neredeyse söz konusu olmuyor.”</p>

<p>Hasta yakınlarının desteğinin büyük önem taşıdığını belirten Mungan, hastaların iş yaşamlarından kopmamalarını, sosyal hayata katılmalarını ve hobi edinmelerini önerdi. Ayrıca bulundukları illerde Türkiye MS Derneği şubelerine başvurarak ücretsiz eğitim, yoga ve pilates programlarından yararlanabileceklerini söyledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 09:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234.jpeg" type="image/jpeg" length="10836"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fethi Akkoç: Kıbrıs’ın kaderi Londra’daki 24 saatlik diplomasi trafiğinde belirlendi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kıbrıs Barış Harekatı’nın 52. yıl dönümünde, harekat öncesindeki kritik diplomasi trafiğinin tanıklarından gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat’e konuştu. Akkoç, Başbakan Bülent Ecevit’in Londra’da gerçekleştirdiği 24 saatlik görüşmelerin Kıbrıs’ın kaderini belirlediğini anlattı. Ayrıntılar 24 Saat Kayıt'ta...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kıbrıs Barış Harekatı’nın 52. yıl dönümünde, harekatın diplomasi trafiğine tanıklık eden gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat’te yayınlanan Kayıt Dışı programına konuk oldu. Akkoç, harekat öncesinde Londra’da yürütülen kritik görüşmeleri, uluslararası diplomasinin perde arkasını ve bugüne kadar kamuoyunda çok az bilinen, kayıt dışı kalan ayrıntıları detaylarıyla anlatarak şu değerlendirmelerde bulundu:</p>

<p>“52 yıl önce, 20 Temmuz 1974’te Kıbrıs’a yapılan müdahalenin önce diplomasiyle, ardından askeri harekatla kazanıldığını yaşayarak öğrendim. Kıbrıs’ın kaderi, Başbakan Bülent Ecevit’in Londra’da İngiltere Başbakanı Harold Wilson, Dışişleri Bakanı James Callaghan ve daha sonra görüşmelere katılan ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Joseph Sisco ile yaptığı tam 24 saatlik temasların sonunda şekillendi.”</p>

<p>Akkoç, harekattan bir gün önce ABD’nin Yunanistan’daki askeri yönetime kritik bir uyarıda bulunduğunu da öne sürdü:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Joseph Sisco, 19 Temmuz’da Yunanistan’a giderek cunta yönetimine, ‘Türkiye müdahale edecek. Sakın karşılık vermeyin. Karışırsanız Türkiye sizi de ezer. Biz Türkiye’nin yanındayız.’ mesajını iletti. Bu süreci bizzat yaşayarak ve görerek öğrendim.”</p>

<h2><strong>“Londra’ya özel uçakla gittik”</strong></h2>

<p>Akkoç, 17 Temmuz 1974’te Başbakan Bülent Ecevit başkanlığındaki heyetle birlikte Türk Hava Yolları’nın özel uçağıyla Londra’ya gittiklerini anlattı.</p>

<p>Heyette, Başbakan Yardımcısı ve İçişleri Bakanı Oğuzhan Asiltürk, Dışişleri Bakanlığı Yüksek Müşaviri Ümit Haluk Bayülken, Hukuk Müşaviri Namık Kemal Yolga ile dönemin Milli Savunma Bakanı ve Dışişleri Bakan Vekili Hasan Esat Işık’ın bulunduğunu belirten Akkoç, Dışişleri Bakanı Turan Güneş’in ise o sırada Çin’de resmi temaslarda olduğu için heyete katılamadığını ifade etti.</p>

<p>Basın mensupları olarak ise Hürriyet’ten Cüneyt Arcayürek, Milliyet’ten Orhan Tokatlı, Günaydın’dan Örsan Öymen, Tercüman gazetesi adına kendisi, Anadolu Ajansı Genel Müdürü Atilla Onuk ile TRT ekibinin yer aldığını söyledi.</p>

<h3><strong>“Dünyanın gözü Londra’daydı”</strong></h3>

<p>Akkoç, heyetin Heathrow Havalimanı’ndan doğrudan İngiltere Başbakanı Harold Wilson’ın konutuna geçtiğini belirterek, görüşmeleri dünyanın dört bir yanından gelen gazetecilerin takip ettiğini anlattı.</p>

<p>“Biz yalnız değildik. İngiliz gazeteciler başta olmak üzere dünyanın her yerinden basın mensupları Başbakanlık Konutu’nun önünde bekliyordu.”</p>

<h3><strong>“Sisco ile beş dakikalık kritik görüşme”</strong></h3>

<p>Görüşmelerin ardından Bülent Ecevit’in Joseph Sisco ile baş başa yaklaşık beş dakika süren özel bir görüşme yaptığını aktaran Akkoç, bu görüşmenin önemine dikkat çekti.</p>

<p>“Hasan Esat Işık’a ‘Bülent Bey nerede?’ diye sordum. ‘Sisco ile baş başa görüşüyor’ dedi. Saatime baktım, tam beş dakika sürdü. Görüşmenin ardından Bülent Bey son derece rahat ve memnun görünüyordu. Dünya basınına da gayet sakin ve güçlü bir açıklama yaptı.”</p>

<h3><strong>“Harekatın başlayacağını biliyorduk”</strong></h3>

<p>Londra temaslarının tam 24 saat sürdüğünü ifade eden Akkoç, Ankara’ya döndüklerinde harekat kararının artık kesinleştiğini hissettiklerini söyledi.</p>

<p>“Harekatın yapılacağını biliyorduk. Hazırlıkların tamamlandığını hissediyorduk ancak yalnızca başlama zamanı henüz net değildi.”</p>

<p>Akkoç, Joseph Sisco’nun ertesi gün yeniden Türkiye’ye geldiğini, ardından Yunanistan’a geçerek cunta yönetimiyle görüştüğünü ve aynı gün tekrar Ankara’ya döndüğünü belirterek, Yunanistan’a yapılan uyarının da bu diplomasi trafiğinin bir parçası olduğunu dile getirdi.</p>

<h3><strong>“Harekat haberi Güvenpark’ta duyuruldu”</strong></h3>

<p>20 Temmuz sabahı yaşanan anları da anlatan Akkoç, şunları söyledi:</p>

<p>“Cumartesi sabahı saat 06.00’da bütün bakanlar dışarı çıktı. Gazeteciler olarak biz de oradaydık. Başbakanın açıklama yapacağını düşünüyorduk. O sabah Güvenpark’a doğru yürürken Kıbrıs Barış Harekatı’nın başladığı resmen açıklandı.”</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 20:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/ppdvK1JySZk/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="14331"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ağrısız doğum lüks değil, anne adayının hakkı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Berrin Günaydın, doğum ağrısının modern anestezi yöntemleriyle güvenli biçimde azaltılabileceğini anlattı. Epidural analjezinin uygun koşullarda uygulandığında normal doğumu desteklediğini vurgulayan Prof. Dr. Günaydın, doğum ağrısının giderilmesinin bir lüks değil, anne adayının hakkı olduğunu söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan <strong>Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Berrin Günaydın doğum ağrısının azaltılması ile ilgili uygulanan yöntemleri anlattı. Prof. Dr. Günaydın</strong>, “Doğum ağrısını azaltmak mümkün. Epidural analjezi, doğru ekip ve uygun koşullarda hem anneye konfor sağlıyor hem de normal doğumu destekliyor” diye konuştu.</p>

<p>Doğum sancısı, anne adaylarının en büyük kaygılarından biri olmaya devam ediyor. Ancak günümüzde modern anestezi yöntemleri sayesinde doğum ağrısını büyük ölçüde azaltmak mümkün. Prof. Dr. Berrin Günaydın, halk arasında <strong>“ağrısız doğum”</strong> olarak bilinen uygulamanın çoğunlukla <strong>epidural analjezi</strong> ile yapıldığını belirterek, doğru koşullarda uygulandığında annenin doğuma bilinçli ve konforlu şekilde katılmasını sağladığını söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Günaydın, “Aslında tıpta kullandığımız doğru ifade ağrısız doğum değil, doğum ağrısının etkili şekilde azaltılmasıdır. Anne sancıları hisseder ancak dayanılmaz ağrı büyük ölçüde ortadan kalkar. Böylece doğuma aktif olarak katılır ve bebeğinin dünyaya gelişine tanıklık eder” ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (3)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-3.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>"Obstetrik anestezi gelişmiş ülkelerde ayrı bir uzmanlık alanı"</strong></h2>

<p>Amerika Birleşik Devletleri ve İngiltere’de obstetrik anestezinin anesteziyolojinin özel bir çalışma alanı olarak kabul edildiğini belirten Prof. Dr. Günaydın, bu ülkelerdeki uygulamaları yerinde inceleyerek Gazi Üniversitesi’nde Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı ile 2004 yılında başlattıklarını söyledi.</p>

<p>Doğum ağrısının yönetiminde kadın hastalıkları ve doğum uzmanları ile anesteziyoloji uzmanlarının birlikte çalışmasının önemine dikkat çeken Günaydın, “Kadın doğum uzmanı ve anne adayının onayı olmadan epidural analjezi uygulanamaz. Bu nedenle anne adaylarının doğru bilgilendirilmesinde kadın doğum uzmanlarının rolü son derece önemlidir” diye konuştu.</p>

<h2><strong>"Ağrısız doğumda altın standart epidural analjezi"</strong></h2>

<p>Doğum ağrısını azaltmaya yönelik farklı yöntemler bulunduğunu ancak *altın standardın epidural analjezi olduğunu* vurgulayan Prof. Dr. Berrin Günaydın, yöntemin bel bölgesinden omuriliğin dışındaki epidural boşluğa yerleştirilen ince bir kateter aracılığıyla uygulandığını anlattı.</p>

<p>Günaydın “Düşük dozlarda lokal anestezik ilaçlar ve yardımcı ilaçlar kullanıyoruz. Amaç annenin ağrısını azaltırken hareket edebilmesini, doğuma aktif katılmasını ve bebeğin doğumuna bilinçli şekilde eşlik etmesini sağlamaktır” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>“Epidural felç yapmaz, bebeğe zarar vermez”</strong></h2>

<p>Toplumda *epiduralle* ilgili çok sayıda yanlış bilgi bulunduğunu belirten Prof. Dr. Günaydın, en sık karşılaştıkları soruların felç, kalıcı bel ağrısı ve bebeğe zarar verip vermediği olduğunu söyleyerek şunları kaydetti:</p>

<p>“Epidural uygulama omuriliğin içine değil, dışındaki güvenli alana yapılır. Deneyimli ekip ve uygun koşullarda uygulandığında son derece güvenli bir yöntemdir. Bilimsel çalışmalar epidural analjezinin kalıcı bel ağrısına neden olmadığını gösteriyor. Ayrıca kullanılan ilaçlar çok düşük dozlarda uygulanıyor. Amaç annenin rahatlamasıdır. Anne rahatladığında stres hormonları azalıyor, bu da bebeğin oksijenlenmesini ve doğum sürecini olumlu etkileyebiliyor.”</p>

<h2><strong>"Sezaryen oranlarının düşürülmesine katkı sağlayabilir"</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Günaydın, bilimsel çalışmaların epidural analjezinin sezaryen oranını artırmadığını gösterdiğini belirterek, gelişmiş ülkelerde bunun tam tersine normal doğumu destekleyen önemli uygulamalardan biri olduğunu ifade etti. Günaydın şöyle konuştu:</p>

<p>“Amerika ve İngiltere’de sezaryen oranları yaklaşık yüzde 30 seviyelerinde. Bu ülkelerde doğumların büyük bölümü epidural analjezi ile gerçekleştiriliyor. Anne adayları bu konuda bilinçli olduğu için doğum ağrısının azaltılmasını talep ediyor. Normal doğumun desteklenmesi de sezaryen oranlarının düşmesine katkı sağlayabiliyor.”</p>

<p>Türkiye’de de öncelikle bu konuda farkındalığın artırılması gerektiğini belirten Günaydın, “Toplum bilinçlenmeden yalnızca hizmeti yaygınlaştırmak yeterli olmaz. Aynı zamanda bunu karşılayacak eğitimli ekiplerin ve uygun altyapının da hazır olması gerekir” diye konuştu.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-1.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>"Ağrısız doğum ekip işi"</strong></h2>

<p>Epidural analjezinin yalnızca bir anestezi uygulaması olmadığını belirten Prof. Dr. Günaydın, başarılı bir doğum yönetimi için kadın hastalıkları ve doğum uzmanı, anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanı, deneyimli hemşireler, uygun monitörizasyon ve teknik donanımın birlikte çalışmasının şart olduğunu söyledi.</p>

<p>Anne adaylarının gebelik boyunca düzenli olarak değerlendirildiğini ifade eden Günaydın, kan sulandırıcı ilaç kullananlar, bazı kanama-pıhtılaşma bozukluğu bulunanlar, girişim bölgesinde enfeksiyonu olanlar veya bazı özel nörolojik hastalıkları bulunan kişilerde epidural uygulanamayabileceğini belirtti. Uygun adaylarda ise anestezi değerlendirmesi ve bilgilendirilmiş onam sonrasında güvenle uygulanabileceğini kaydetti.</p>

<h2><strong>Sezaryende de önemli avantaj sağlıyor</strong></h2>

<p>Planlı sezaryenlerde tıbbi engel bulunmadığı sürece spinal, kombine spinal-epidural veya epidural gibi bölgesel anestezi yöntemlerinin tercih edilmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Günaydın, doğum sırasında epidural kateter takılmış bir gebenin acil sezaryene alınması gerekirse aynı kateter üzerinden anestezinin sürdürülebileceğini söyledi.</p>

<p>Ayrıca epidural kateterin sezaryen sonrasında da ameliyat ağrısının kontrolünde kullanılabildiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (4)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-4.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>“Doğum bir hastalık değil, hayatın en güzel mucizelerinden biridir”</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Günaydın, Dünya Anesteziyoloji Dernekleri Federasyonu’nun (WFSA) doğum ağrısının giderilmesini lüks değil, hasta hakkı olarak değerlendirdiğini, Amerikan Kadın Doğum Uzmanları Koleji’nin (ACOG) ise tıbbi engel bulunmayan gebelerde annenin doğum ağrısının giderilmesini istemesini tek başına yeterli bir tıbbi endikasyon olarak kabul ettiğini hatırlattı. Günaydın, şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>“Bizim amacımız kadınları epidurale yönlendirmek değil; doğru bilgiyi vererek bilinçli seçim yapmalarını sağlamaktır. Ağrısız doğum bir zorunluluk değildir ancak isteyen ve tıbbi açıdan uygun olan hiçbir anne adayının bu haktan mahrum bırakılmaması gerekir.”</p>

<p>Doğumun doğal bir süreç olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Günaydın, sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<p>“Doğum bir hastalık değil, hayatın en güzel mucizelerinden biridir. Biz anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanlarının görevi de bu mucizeyi anne ve bebek için daha güvenli, daha konforlu ve daha güzel bir deneyime dönüştürmektir.”</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Jul 2026 09:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-2.jpeg" type="image/jpeg" length="83147"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[“Diz ameliyatı sonrası kayak da yapılabilir, tenis de oynanabilir”]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Akkaya, diz ağrılarının ihmal edilmemesi gerektiğini vurgulayarak, yeni nesil cerrahi teknikler, kişiye özel implantlar ve yapay zekâ destekli rehabilitasyon sayesinde hastaların yeniden aktif yaşama dönebildiğini söyledi. Akkaya, uygun tedaviyle diz ameliyatı sonrası kayak, tenis ve koşu gibi sporlara yeniden dönüşün mümkün olduğunu belirtti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı <strong>Prof. Dr. Mustafa Akkaya</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu <strong>“Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi”</strong> programında diz eklemi hastalıkları ve diz cerrahisinde yaşanan yeni gelişmeleri anlattı.</p>

<p>Diz ağrılarının toplumda en sık ihmal edilen sağlık sorunları arasında yer aldığını belirten Akkaya, erken dönemde başvurulduğunda birçok sorunun ilerlemeden kontrol altına alınabileceğini söyledi.</p>

<p>Diz ekleminin çok özel bir anatomiye sahip olduğunu vurgulayan Akkaya, yanlış ya da gecikmiş tedavilerin hareket kabiliyetini ciddi şekilde etkileyebileceğini belirterek, “Yürüme her şeydir. İnsanların mobilize olması genel beden ve ruh sağlığı açısından çok önemli. İnsanlar yürüyemediklerinde sosyal hayattan kopuyor, kilo alımı artıyor ve başkalarına bağımlı hale gelebiliyorlar” dedi.</p>

<h2><strong>“Diz sorunları yaşa ve cinsiyete göre değişiyor”</strong></h2>

<p>Diz eklemi hastalıklarının yaşa, cinsiyete ve yaşam biçimine göre farklılık gösterdiğini ifade eden Prof. Dr. Akkaya, çocukluk döneminde daha çok travmaya bağlı diz kapağı çıkıkları ve yaralanmaların görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Orta yaş döneminde ise kadın ve erkeklerde farklı sorunların öne çıktığını belirten Akkaya, kadınlarda kas yapısındaki farklılıklar nedeniyle diz kapağı çevresindeki problemlerin daha sık yaşanabildiğini ifade etti.</p>

<p>“Merdiven inip çıkarken, çömelirken veya oturup kalkarken oluşan ağrılar ön diz ağrısının habercisi olabilir. Erken dönemde müdahale edilirse kıkırdak aşınması ilerlemeden önlem alınabilir.” diyen Akkaya, ihmal edilen problemlerin ilerleyen yaşlarda kireçlenmeye dönüşebileceğini söyledi.</p>

<p>Akkaya, erkeklerde ise spor yaralanmalarına bağlı menisküs yırtıkları ve ön çapraz bağ sorunlarının daha sık görüldüğünü belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Kadınlar ciltlerine gösterdikleri özeni dizlerine de göstermeli”</strong></h2>

<p>Menopoz döneminin diz sağlığı açısından kritik olduğuna dikkat çeken Akkaya, hormonal değişikliklerle birlikte kemik ve kıkırdak dokusunun da etkilendiğini söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Akkaya, “Kadınlar menopoza girdikten sonra ciltlerine gösterdikleri özeni dizlerine de göstermeliler. Çünkü dizler yaşam kalitesini etkileyen en önemli yapılardan biridir” dedi.</p>

<p>Akkaya, menopoz öncesi yapılacak kontroller sayesinde kıkırdak koruyucu tedavilerle diz sağlığının korunabileceğini belirtti.</p>

<h2><strong>“Her diz ağrısı ameliyat gerektirmez”</strong></h2>

<p>Diz tedavisinde son yıllarda rejeneratif tıp ve ortobiyolojik uygulamaların önemli gelişmeler sağladığını anlatan Prof. Dr. Akkaya, amaçlarının vücudun kendi iyileştirme kapasitesinden yararlanmak olduğunu söyleyerek “Kişinin iyileştirici kapasitesi aslında kendi vücudunda saklıdır. Erken evre kıkırdak hasarlarında kişinin kendi kök hücrelerinden yararlanılarak yapılan ortobiyolojik tedavilerle başarılı sonuçlar alınabiliyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya, rejeneratif ve ortobiyolojik tedaviler konusunda toplumda bilgi karmaşası yaşanabildiğine dikkat çekti.</p>

<p>Kök hücre tedavileri ile kandan elde edilen trombosit uygulamalarının farklı yöntemler olduğunu belirten Akkaya:</p>

<p>“Vücutta dolaşan kandan kök hücre elde etmek mümkün değildir. Kök hücreler, leğen kemiği gibi büyük kemiklerden ya da yağ dokusundan elde edilebilir. Kandan alınan ise kök hücre değil, trombosit dediğimiz kan hücreleridir.” dedi.</p>

<p>Menisküs ve kıkırdak dokularının iyileşme kapasitesinin sınırlı olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Akkaya:</p>

<p>“Kas dokusu kanlanması sayesinde kendini onarabilir ancak kıkırdak ve menisküs gibi dokular yeterli kan damarına sahip değildir. Bu nedenle erken evre hasarlarda uyguladığımız ortobiyolojik tedavilerle o bölgede iyileşmeyi destekleyecek bir ortam oluşturmayı hedefliyoruz.” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.58 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="730" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182958-1.jpeg" width="1194" /></p>

<h2><strong>“Sosyal medyada mucize tedavi gibi sunulan uygulamalara dikkat”</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya, menisküs ve kıkırdak tedavileri konusunda bilimsel gelişmelerin umut verici olduğunu ancak her yeni yöntemin “kesin tedavi” gibi sunulmaması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Menisküsün dışarıdan verilen maddelerle tamamen tedavi edilmesinin bugün için mümkün olmadığını belirten Akkaya:</p>

<p>“Biyoteknoloji çok hızlı ilerliyor. Kitosan içerikli jeller ve akıllı moleküllerle hasarlı bölgeyi hedefleyen çalışmalar devam ediyor. Gelecekte kıkırdak ve menisküs dokularına yönelik yeni tedavi seçenekleri mümkün olabilir.” dedi.</p>

<p>Ancak mevcut bilimsel aşamada tek bir enjeksiyonla tüm sorunları ortadan kaldıran bir tedavi yaklaşımının olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Akkaya:</p>

<p>“Henüz bir iğneyle menisküsü ya da kıkırdağı tamamen tedavi edebilecek noktada değiliz. Hastalar erken dönemde hekime başvurursa ortobiyolojik tedavilerle mevcut hasarın ilerlemesini yavaşlatmak ve eklemi korumak mümkün olabilir.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Akkaya, kıkırdak, menisküs ve eklem hasarlarında her hastaya özel değerlendirme yapılarak kişiselleştirilmiş tedavi planlanması gerektiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Ağrıyla ve ağrı kesicilerle yaşamak kader gibi görülmemeli”</strong></h2>

<p>Toplumda birçok kişinin uzun süre ağrı kesicilerle yaşamaya çalıştığını belirten Prof. Dr. Akkaya, bunun doğru bir yaklaşım olmadığını söyledi.</p>

<p>Diz cerrahisinde kişiye özel çözümlerin artık çok daha gelişmiş olduğunu ifade eden Akkaya, “Robotik cerrahi, kişiye özel protezler ve küçük implantlarla diz cerrahisinde ciddi yollar katettik. Hastalar erken başvurduklarında çok daha küçük ve kişiselleştirilmiş müdahalelerle sağlıklı bir yaşam sürdürebiliyor” dedi.</p>

<h2><strong>“Aynı ameliyatta her iki dize protez uygulanabilir”</strong></h2>

<p>Diz ve kalça protezleri konusunda hastaların endişe duymaması gerektiğini belirten Prof. Dr. Akkaya, uygun cerrahi teknik, kaliteli implant ve doğru rehabilitasyonla protezlerin uzun yıllar kullanılabildiğini söyleyerek, “Güncel çalışmalar uygun şekilde yapılan cerrahilerde implant kullanım süresinin 30 yıla ulaşabildiğini gösteriyor. Hastalar protez cerrahisinden korkmamalı ve ağrıyla yaşamayı kader olarak görmemeli” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Akkaya şunları söyledi:</p>

<p>“Eğer hasta biyolojik olarak aynı seansta iki dizine birden ameliyatı kaldırabilecek durumdaysa genel sağlık durumu buna elverişli ise aynı ameliyatta her iki dize birden ameliyat yapılabilir hatta tercih edilmelidir. Hastanın ihtiyacı varsa her iki dize de aynı anda tedavi uygulanmasının önemli avantajları var. Hasta bir kez ameliyat oluyor, bir kez rehabilitasyon desteği alıyor, hasta bakım desteği bir kez alınıyor, ameliyat maliyetleri önemli ölçüde azalıyor.”</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.58" class="detail-photo img-fluid" height="676" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182958.jpeg" width="1156" /></p>

<h2><strong>“Yapay zekâ destekli kişiye özel rehabilitasyon”</strong></h2>

<p>Cerrahi başarının yalnızca ameliyatla sınırlı olmadığını belirten Akkaya, ameliyat sonrası rehabilitasyon sürecinin de kişiye özel planlanması gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Ben hastalarıma yapay zekâ destekli kişiselleştirilmiş rehabilitasyon programı uyguluyorum” diyen Akkaya, hastanın yaşı, mesleği, beklentileri ve yapılan cerrahinin değerlendirilerek özel iyileşme programları oluşturulduğunu anlattı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>“Diz ameliyatı sonrası kayak da yapılabilir, tenis de oynanabilir”</strong></h2>

<p>Diz ameliyatlarından sonra hastaların aktif yaşama dönebileceğini vurgulayan Prof. Dr. Akkaya, “Bir hasta ameliyat öncesi kayak yapıyorsa ameliyat sonrası da kayak yapabilir hale getirmeyi hedefliyoruz. Uygun cerrahi teknikler ve implantlarla hastalar koşabilir, tenis oynayabilir, istedikleri gibi aktif biçimde hayatın içinde kalabilirler” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Gerekli sağlık koşullarını taşıyan hastalarda iki dizin aynı seansta ameliyat edilebildiğini de söyleyen Akkaya, bunun bazı hastalar için tek iyileşme ve rehabilitasyon süreciyle önemli avantaj sağlayabildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Diz sağlığı için önemli uyarılar</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya diz eklemlerini korumak için şu önerilerde bulundu:</p>

<p>• Herkes kendi vücudunu tanıyarak spor yapmalı, bilinçsiz ağır antrenmanlardan kaçınılmalı.<br />
• Spora başlamadan önce gerekirse profesyonel destek alınmalı.<br />
• Kadınlar menopoz öncesinde diz kontrollerini ihmal etmemeli.<br />
• Dizde kilitlenme ve takılma gibi mekanik sorunlar ciddiye alınmalı.<br />
• Gece ağrısı veya sürekli ağrı varsa ağrı kesicilerle süreç geçiştirilmemeli.</p>

<p>Akkaya ayrıca “Kaliteli ve bağımsız bir yaşam için hareket etmek, hareket edebilmek için de diz sağlığını korumak gerekiyor” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Jul 2026 09:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-3.jpeg" type="image/jpeg" length="85403"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Teknoloji hayatı kolaylaştırıyor, ruhu zorluyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/teknoloji-hayati-kolaylastiriyor-ruhu-zorluyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/teknoloji-hayati-kolaylastiriyor-ruhu-zorluyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu "Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi" programına konuk olan Psikiyatri Uzmanı Dr. Bilge Bilgin Kapucu, teknolojinin ruh sağlığı üzerindeki etkilerini değerlendirdi. Sosyal medyanın yalnızlaşma, kaygı ve dikkat dağınıklığını artırabileceğine dikkat çeken Kapucu, yapay zekanın insanın duygu dünyasını, klinik muhakemesini ve bir psikiyatristin şefkatini bütünüyle taklit edemeyeceğini vurgulayarak teknoloji kullanımında dengenin önemine işaret etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Psikiyatri Uzmanı Dr. <strong>Bilge Bilgin Kapucu</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “<strong>Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi</strong>”programına konuk oldu. Teknolojinin ruh sağlığı üzerindeki etkilerini değerlendiren Kapucu, sosyal medyanın yalnızlaşma ve kaygıyı artırabildiğini, yapay zekânın ise sağlık alanında önemli katkılar sunmasına rağmen insanın duygu dünyasını ve klinik değerlendirmesini bütünüyle taklit edemeyeceğini söyledi.</p>

<h2><strong>“Son 30-40 yılda toplum büyük bir değişim yaşadı”</strong></h2>

<p>Son 30-40 yılda teknolojinin yaşamın merkezine yerleştiğini belirten Dr. Kapucu, özellikle pandemi döneminde insanların zorunlu izolasyon nedeniyle teknolojiyle çok daha yoğun bir ilişki kurduğunu ifade etti.</p>

<p>Teknolojinin bir yandan insanların yalnızlık hissini azaltmasına yardımcı olduğunu, diğer yandan ise yalnızlaşmanın önemli nedenlerinden biri haline gelebildiğini söyleyen Kapucu, bu değişimin ruh sağlığı üzerinde de belirgin etkiler oluşturduğunu dile getirdi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 04 At 01.37.19" class="detail-photo img-fluid" height="718" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013719.jpeg" width="1290" /></p>

<h2><strong>“Ruhsal hastalıklar arttı”</strong></h2>

<p>Yapılan araştırmaların son 30 yılda ruhsal hastalıkların arttığını gösterdiğini belirten Kapucu, bunun yalnızca daha fazla kişinin sağlık hizmetine başvurması ve tanı almasıyla açıklanamayacağını söyledi.</p>

<p>Toplumdaki yaşam biçiminin ve sosyal normların değişmesinin de bu artışta etkili olduğunu ifade eden Kapucu, özellikle sosyal medyanın anksiyete ve yalnızlaşmayı artırabildiğine dikkat çekti.</p>

<p>Eskiden gençlerin ağırlıklı olarak yüz yüze sosyalleştiğini hatırlatan Kapucu, bugün dijital iletişimin gerçek sosyal ilişkilerin yerini almaya başladığını ve bunun ruh sağlığı açısından önemli sonuçlar doğurabileceğini vurguladı.</p>

<h2><strong>“İnsan beyni sadece matematikten ibaret değil”</strong></h2>

<p>Yapay zekânın çalışma prensibini de değerlendiren Kapucu, bu sistemlerin büyük veri ve matematiksel algoritmalar üzerine kurulu olduğunu söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Makine öğrenmesi ve derin öğrenme yöntemlerinin insan beynini taklit etmeye çalıştığını belirten Kapucu, psikiyatri uzmanları ve nörobilimcilerin bile beynin çalışma mekanizmasını tam olarak çözemediğini ifade etti.</p>

<p>İnsan beyninin yalnızca verileri işlemeyen, aynı zamanda bedenden gelen sinyalleri, hisleri ve duygusal deneyimleri de değerlendiren çok daha karmaşık bir yapı olduğunu söyleyen Kapucu, mevcut yapay zekâ sistemlerinin bu yönüyle insan beynini tam anlamıyla karşılayamadığını kaydetti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 04 At 01.37.19 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013719-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Yapay zekâdan yararlansanız da son sözü uzmana bırakın</strong></h2>

<p>Yapay zekânın birçok alanda başarılı sonuçlar ortaya koyduğunu belirten Kapucu, buna rağmen elde edilen bilgilerin mutlaka alanında uzman kişiler tarafından değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Yapay zekâya ne kadar veri yüklerseniz, size ancak o kadar sonuç verebilir.” diyen Kapucu, uzman denetimi olmadan kullanılan yapay zekâ uygulamalarında hata ve eksikliklerin ortaya çıkabileceğini ifade etti.</p>

<h2><strong>“Psikiyatristin bilgeliği ve şefkatini makinadan bekleyemeyiz”</strong></h2>

<p>Yapay zekânın artık hayatın bir parçası olduğunu belirten Kapucu, bunu reddetmenin ya da tamamen uzak durmanın gerçekçi olmadığını söyledi.</p>

<p>Radyoloji gibi alanlarda yapay zekânın tanıya önemli katkılar sunduğunu ifade eden Kapucu, psikiyatride ise tanının yalnızca verilerle değil, hekimin klinik deneyimi, gözlemleri, düşünceleri ve empatisiyle konulduğunu vurguladı.</p>

<p>Buna karşın yapay zekânın psikiyatride takip ve izlem süreçlerinde yararlı olabileceğini belirten Kapucu, konuşma hızı, rutin alışkanlıklar ve davranış değişiklikleri gibi verileri analiz ederek hastalığın seyri hakkında önemli geri bildirimler sağlayabileceğini söyledi.</p>

<p>Bazı kişilerin yargılanma korkusu, güven problemleri veya sosyalleşmeyi tercih etmemeleri nedeniyle zaman zaman bir psikiyatrist yerine yapay zekâ ile iletişim kurmayı seçebileceğini belirten Kapucu, buna rağmen hiçbir teknolojinin bir psikiyatri uzmanının bilgeliğini, klinik muhakemesini ve şefkatini yerine koyamayacağını ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 04 At 01.37.19 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013719-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Teknolojiye fazla maruz kalmak dikkat eksikliğine yol açıyor”</strong></h2>

<p>Teknolojinin hayatın vazgeçilmez bir parçası haline geldiğini ancak insanların gerçek sosyal ilişkilerini koruması gerektiğini vurgulayan Kapucu, yalnızlığın ruh sağlığını olumsuz etkileyen önemli faktörlerden biri olduğunu söyledi.</p>

<p>İnsanların kendilerine teknolojiden tamamen uzak, sakin zamanlar ayırmasının önemine dikkat çeken Kapucu, telefon, tablet ve bilgisayar bildirimlerine sürekli maruz kalmanın dikkat dağınıklığına ve kaygıya yol açabileceğini belirtti.</p>

<p>“Anı yaşayabilmek çok kıymetli” diyen Kapucu, ruh sağlığını korumanın en önemli yollarından birinin gerçek ilişkiler içinde kalmak ve teknoloji kullanımında dengeyi sağlayabilmek olduğunu sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/teknoloji-hayati-kolaylastiriyor-ruhu-zorluyor</guid>
      <pubDate>Sat, 04 Jul 2026 09:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013720.jpeg" type="image/jpeg" length="24860"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Duygularını kontrol edemeyenler dikkat! Borderline kişilik bozukluğu hayatınızı alt üst edebilir!]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/duygularini-kontrol-edemeyenler-dikkat-borderline-kisilik-bozuklugu-hayatinizi-alt-ust-edebilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/duygularini-kontrol-edemeyenler-dikkat-borderline-kisilik-bozuklugu-hayatinizi-alt-ust-edebilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı'nın sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Selçuk Aslan, borderline kişilik bozukluğuna ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Duygu düzenleme güçlüğü, dürtü kontrol sorunları ve sağlıksız ilişkilerin hastalığın en belirgin özellikleri arasında yer aldığını belirten Aslan, erken tanı, doğru psikiyatrik destek ve psikoterapinin yaşam kalitesini artırmada kritik rol oynadığını vurguladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı'nın sunduğu <strong>“Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi”</strong> programına konuk olan Psikiyatri Uzmanı <strong>Prof. Dr. Selçuk Aslan</strong>, <strong>borderline kişilik bozukluğunu</strong> tüm yönleriyle anlattı. Borderline kişilik bozukluğunun özellikle dürtü kontrolü, duygu düzenleme ve kişilerarası ilişkilerde ciddi sorunlara yol açtığını belirten Aslan, erken tanı ve uygun tedavinin bireyin yaşam kalitesini önemli ölçüde artırabileceğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Tanı 18 yaşından sonra konuluyor</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğunun toplumda çoğu zaman dengesiz davranışlar ve sürekli duygu değişimleri yaşayan kişiler için kullanılan bir tanımlama olduğunu belirten Prof. Dr. Aslan, kişilik yapısının 18 yaşına kadar gelişimini sürdürdüğünü söyledi.</p>

<p>Aslan, “18 yaşından önce kişilik henüz tam olarak oturmadığı için bu yaş grubundaki bireylere borderline kişilik bozukluğu tanısı konulmaz. Hastalıktan söz edebilmek için belirtilerin erişkin dönemde devam etmesi gerekir” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Ergenlik dönemindeki travmalar hastalığın temelini atabilir!</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğundan söz edebilmek için bireyde dürtü kontrol bozukluğunun da bulunması gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Aslan, bu kişilerde öfke, kaygı ve üzüntü gibi duyguların çok yoğun yaşandığını ve bu duyguları yatıştırmakta güçlük çektiklerini söyledi.</p>

<p>Konuşma ve davranışlarda kendini kontrol edememe, kendine zarar verme eğilimi, eşyalara zarar verme ve öfke sırasında kontrolden çıkma gibi davranışların da görülebildiğini belirten Aslan, bu durumun bireyin günlük yaşamını ve sosyal ilişkilerini ciddi şekilde etkileyebildiğini ifade etti.</p>

<p><strong>Borderline kişilik</strong> özelliği taşıyan bireylerin zaman zaman çevrelerindeki insanların davranış kalıplarını benimsediklerini belirten Prof. Dr. Aslan, bunun karakterin tam olarak oturmamış olmasından kaynaklanabileceğini söyledi.</p>

<p>Bu bireylerde depresyon eğiliminin daha yüksek olabileceğini ifade eden Aslan, “Kendilerini boşlukta hissedebilirler. Yoğun mutsuzluk ve depresyon yaşayabilir, hatta intihar düşünceleri geliştirebilirler” diye konuştu.</p>

<p>Borderline kişilik bozukluğunun gelişiminde ergenlik döneminin kritik öneme sahip olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Selçuk Aslan, bu dönemde yaşanan travmaların kişilik yapılanmasını etkileyebileceğini söyledi.</p>

<p>Sınıf içinde küçük düşürülme, dışlanma, reddedilme ya da karşılıksız kalan duygusal ilişkilerin bireyde “sevilmiyorum” düşüncesini geliştirebildiğini belirten Aslan, “Sevilmediğini düşünen kişiler kabul görmek için aşırı verici davranabilir. Bu da onları maddi ve manevi olarak suistimale açık hale getirebilir” diye konuştu.</p>

<p>Bazı bireylerin zamanla dünyanın, insanların ve hatta kendilerinin kötü olduğuna yönelik inanç geliştirebildiğini belirten Aslan, bunun da yoğun mutsuzluk ve duygusal çöküşe neden olabileceğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07 (3)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-3.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Zeki oldukları halde iş ve sosyal yaşamda başarılı olamayabilirler</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğu olan bireylerin d<strong>uygularını kontrol etmekte zorlandıklarını</strong> söyleyen Prof. Dr. Aslan, grup uyumu, takım çalışması ve kurallara uyma konusunda da güçlük yaşayabileceklerini belirtti.</p>

<p>“Çok zeki ve yüksek potansiyele sahip olsalar bile duygu durumlarını ve davranışlarını yönetmekte zorlandıkları için bulundukları ortamlarda istedikleri başarıyı sürdüremeyebilirler” diyen Aslan, bu durumun işlevselliği önemli ölçüde bozduğunu vurguladı.</p>

<p>Prof. Dr. Aslan, <strong>otizmli bazı kadınlarda</strong> borderline kişilik bozukluğunu düşündüren davranışların görülebileceğini belirterek, özellikle duygusal ilişkilerde kendi haklarını ve çıkarlarını korumakta güçlük yaşayabileceklerini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Tedavide ilaç tek başına yeterli olmuyor</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğunda erken dönemde psikiyatrik destek alınmasının büyük önem taşıdığını söyleyen Prof. Dr. Aslan, <strong>ilaç tedavisinin</strong> duyguların dengelenmesine katkı sağladığını ancak tek başına yeterli olmadığını belirtti.</p>

<p>Aslan, “Mutlaka destekleyici psikoterapi uygulanmalı. Özellikle bilişsel davranışçı yaklaşımlar sayesinde kişiler duygu, düşünce ve davranış ilişkisini anlamayı, dürtülerini tanımayı ve duygularını yönetmeyi öğrenebilir. Terapi uzun vadede kişiye önemli bir içgörü kazandırır” dedi.</p>

<h2><strong>Aile tutumu kişilik gelişiminde belirleyici rol oynuyor</strong></h2>

<p>Gençlik döneminde ailelerin yaklaşımı, çocukların kişilik gelişimini doğrudan etkiliyor.</p>

<p>Gençlik döneminde ebeveyn tutumlarının kişilik gelişiminde belirleyici olduğunu ifade eden Prof. Dr. Aslan, ailelerin çocuklarına hem sorumluluk vermesi hem de kontrollü bir özgürlük alanı tanıması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Aslan, “Gençlerin hayatı deneyimlemelerine fırsat verilmesi, baskıcı olmayan ama tutarlı ve dengeli ebeveyn tutumları sergilenmesi kişilik gelişimini olumlu yönde destekler.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Aslan baskıcı ya da tamamen kontrolsüz tutumlar yerine dengeli ve tutarlı ebeveyn davranışlarının, gençlerin sağlıklı bir kişilik geliştirmesine katkı sağladığını kaydederek şunları söyledi:</p>

<blockquote>
<p>“Gençlik döneminde aile tutumları çok önem taşıyor. Ebeveyn davranışları çocukların kişilik yapısına uygun, dengeli ve tutarlı olursa çocuklar ve gençler daha az bocalar. Gençlere aşırı baskı kurmadan onlara alan açmak, sorumluluk vermek, kontrollü bir şekilde hayatı deneyimlemelerine fırsat tanımak kişilik gelişimini olumlu yönde destekler.”</p>
</blockquote>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-2.jpeg" width="1600" /></h2>

<h2><strong>Borderline ile bipolar bozukluk karıştırılabiliyor</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğunun toplumda zaman zaman <strong>bipolar bozukluk ile karıştırıldığını</strong> belirten Prof. Dr. Aslan, iki hastalığın birbirinden farklı olduğunu söyledi.</p>

<p>Aslan, “Bipolar bozuklukta duygu durum değişimleri haftalar ya da aylar sürebilen depresif ve manik dönemler halinde görülür. Borderline kişilik bozukluğunda ise duygu değişimleri çok daha hızlıdır ve çoğu zaman çevresel olaylarla tetiklenir. Bu nedenle doğru tanı, doğru tedavi açısından büyük önem taşır” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/duygularini-kontrol-edemeyenler-dikkat-borderline-kisilik-bozuklugu-hayatinizi-alt-ust-edebilir</guid>
      <pubDate>Tue, 30 Jun 2026 09:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-4.jpeg" type="image/jpeg" length="97703"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Meme kanseri tedavisine başarının anahtarı: Kişiye özel tedavi planlaması]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/meme-kanseri-tedavisine-basarinin-anahtari-kisiye-ozel-tedavi-planlamasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/meme-kanseri-tedavisine-basarinin-anahtari-kisiye-ozel-tedavi-planlamasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Ekmel Tezel, meme kanserinde artık tek tip tedavi döneminin geride kaldığını vurguladı. Erken tanının önemine dikkat çeken Tezel, tümörün moleküler özelliklerine göre kişiye özel tedavi planlamasının hem yaşam süresini hem de yaşam kalitesini artırdığını anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Meme kanseri, dünyada ve Türkiye’de kadınlarda en sık görülen kanser türü olmayı sürdürüyor. Yaşın ilerlemesiyle birlikte risk artarken, görüntüleme yöntemlerindeki gelişmeler sayesinde hastalık çok daha erken evrelerde tespit edilebiliyor.</p>

<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu <strong>”Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi”</strong> programına konuk olan Genel Cerrahi Uzmanı <strong>Prof. Dr. Ekmel Tezel</strong>, meme kanseri tedavisindeki güncel yaklaşımları anlatarak erken tanı, kişiye özel tedavi ve yaşam kalitesini koruyan cerrahi yöntemlerin önemine dikkat çekti.</p>

<h2><strong>Kanal içi kanserlerde başarı oranı yüzde 100’e yaklaşıyor</strong></h2>

<p>Yaş ilerledikçe meme kanseri görülme sıklığının arttığını belirten Prof. Dr. Tezel, son yıllarda mamografi ve diğer görüntüleme yöntemlerindeki gelişmeler sayesinde kanal içi kanserlerin daha sık tespit edildiğini söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Tezel, “Kanal içi kanser evre 0 (sıfır) olarak kabul ettiğimiz, <strong>duktal karsinoma in situ</strong> dediğimiz, tümör hücrelerinin henüz süt kanalları içinde hapsolduğu ve çevre dokulara yayılmadığı durumdur” dedi.</p>

<p>Bu evrede yakalanan hastalarda tedavinin oldukça başarılı olduğunu belirten Tezel, “Kanal içi kanserlerin tedavisi çok daha kolaydır ve hayatta kalma ihtimali neredeyse yüzde 100’dür” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.01 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150701-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Memeyi koruyan cerrahiler ön planda</strong></h2>

<p>Kanal içi kanserlerin çoğunlukla mamografide görülen <strong>mikrokalsifikasyonlar</strong> sayesinde saptandığını belirten Prof. Dr. Tezel, hastalığın yaygınlığına göre farklı cerrahi yöntemlerin tercih edildiğini söyleyerek şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p>“Kireçlenme yalnızca sınırlı bir bölgede ise memeyi koruyarak sadece o alanı çıkarıyoruz ve sonrasında radyoterapi uyguluyoruz. Eğer yaygın bir tutulum söz konusuysa memenin iç dokusunu boşaltıp protez yerleştiriyoruz. Bu durumda çoğu zaman radyoterapiye ihtiyaç kalmıyor.”</p>
</blockquote>

<h2><strong>Meme kanseri riskini artıran ve azaltan faktörler</strong></h2>

<p>Meme kanseri gelişiminde kadın olmak, yaşın ilerlemesi, erken adet görmek, geç menopoza girmek ve ailesel yatkınlık gibi değiştirilemeyen risk faktörlerinin bulunduğunu belirten Prof. Dr. Tezel, yaşam tarzının da önemli rol oynadığını vurguladı.</p>

<p>Beslenme alışkanlıkları, sigara ve alkol kullanımı ile dışarıdan alınan hormonların riski etkileyebildiğini ifade eden Tezel, <strong>östrojen hormonunun</strong> meme kanserinde önemli bir etken olduğuna dikkat çekti.</p>

<p>Menopoz döneminde kullanılan hormon replasman tedavilerinin mutlaka meme kontrolleri yapıldıktan sonra başlanması gerektiğini belirten Prof. Dr. Tezel, tedavi süresinin uzamasının riski artırabildiğini söyleyerek, “Menopoz semptomlarının kontrolü için yaklaşık iki yıllık kullanım çoğu zaman yeterli oluyor. Ancak bu süre beş yıl ve üzerine çıktığında meme kanseri riski artabiliyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Doğum kontrol hapları konusunda da benzer bir durumun söz konusu olduğunu belirten Tezel, uzun süreli kullanımın dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.05" class="detail-photo img-fluid" height="700" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150705.jpeg" width="1193" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Meme kanserinde tedaviler artık tümörün kimliğine göre belirleniyor</strong></h2>

<p>Meme kanseri cerrahisinde son 30 yılda önemli değişimler yaşandığını belirten Prof. Dr. Tezel, son 10 yılda ise tedavilerin çok daha <strong>kişiselleştiğini</strong> söyledi.<br />
Daha önce moleküler alt tiplere göre değil de anatomik evrelere göre hastalara cerrahi tedavi, kemoterapi, ışın tedavisi önerildiğini belirten Prof. Dr. Ekmel Tezel şunları kaydetti:</p>

<blockquote>
<p>“Şimdi artık moleküler alt tipleri de işin içine kattık. Tümör çok küçük, koltuk altında bir metastaz varken eğer bu östrojene duyarlı bir tümör ve çoğalma hızı düşükse mesela ameliyattan çok büyük fayda görüyor. Eğer östrojen negatif ve akıllı ilaçtan fayda görecek yani HER2 reseptörü pozitifse onu hiç bir şekilde ameliyat etmeyip önce ilaç tedavisine, kemoterapiye gönderiyoruz. Üçlü negatif dediğimiz tümör tipi ise çoğu kez artık koltuk altı durumuna da bakmaksızın, öncelikle kemoterapi ile başlıyoruz tedaviye.”</p>
</blockquote>

<p>Prof. Dr. Ekmel Tezel meme kanserinde kişiye özel tedavilerin önemini vurguladı. Östrojen duyarlı ve çoğalma hızı düşük tümörlerde cerrahinin büyük fayda sağladığını belirten Tezel, bazı tümör tiplerinde ise ameliyatın ilk seçenek olmaktan çıktığını ifade etti.</p>

<p>Özellikle genç hastalarda uygulanan bu yeni tedavi yaklaşımlarının önemli avantajlar sağladığını belirten Prof. Dr. Tezel, şöyle konuştu:</p>

<blockquote>
<p>“Bu özellikle genç hastalarda görülen bir durum; bu meme kaybıyla sonlanmadığı gibi bu tedavi yöntemi daha da iyisi koltuk altındaki lenf bezlerini korumuş oluyoruz.''</p>

<p>''Meme kanseri tedavisinde amacımız hem daha uzun hem de daha kaliteli bir hayat sunmak o yüzden her hastaya özel değerlendirme ile kişiye özel tedavi planlaması yapıyoruz.”</p>
</blockquote>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.02 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="907" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150702-1.jpeg" width="1600" /></h2>

<h2><strong>Ameliyat öncesi işaretleme teknikleri başarıyı artırıyor</strong></h2>

<p>Meme kanseri cerrahisinde ameliyat öncesi yapılan işaretlemelerin cerrahi başarısını artırdığını belirten Prof. Dr. Tezel, tümör ve gerekli durumlarda lenf bezlerinin <strong>marker</strong> adı verilen özel işaretleyicilerle belirlenebildiğini söyledi.</p>

<p>Bazı hastalarda mamografi eşliğinde tel ile işaretleme de yapıldığını anlatan Tezel, bu yöntem sayesinde çıkarılacak dokunun sınırlarının çok daha doğru belirlenebildiğini ifade etti.</p>

<p>Modern meme cerrahisinin en önemli amaçlarından birinin <strong>gereksiz doku çıkarımını önlemek</strong> olduğunu belirten Prof. Dr. Tezel, ameliyat sırasında uygulanan sentinel lenf nodu biyopsisinin bu konuda önemli avantajlar sağladığını söyleyerek şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p>“Ameliyat sırasında özel bir boya veriyoruz. Boyanın ulaştığı ilk lenf bezlerini çıkarıp patologlarımız değerlendiriyor. Böylece tüm lenf bezlerininin tamamını almak zorunda kalmadan cerrahinin sınırlarını belirleyebiliyoruz.”</p>
</blockquote>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.02" class="detail-photo img-fluid" height="694" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150702.jpeg" width="1081" /></h2>

<h2><strong>Amaç sadece hayatı uzatmak değil, yaşam kalitesini de korumak</strong></h2>

<p>Meme kanseri tedavisindeki temel hedefin yalnızca hastalığı ortadan kaldırmak olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Tezel, yaşam kalitesinin korunmasının da en az tedavinin başarısı kadar önemli olduğunu söyleyerek, “Meme kanseri tedavisinde amacımız hem daha uzun hem de daha kaliteli bir hayat sunmak. Bu nedenle her hastayı ayrı değerlendiriyor ve kişiye özel tedavi planı oluşturuyoruz” diye konuştu.</p>

<h2><strong>“Bizi korkutan hastalık değil, hastalık hakkındaki düşüncemiz”</strong></h2>

<p>Tedavinin yalnızca cerrahi ve ilaçlardan ibaret olmadığını belirten Prof. Dr. Tezel, hasta-hekim iletişiminin önemine dikkat çekerek, “Bizi korkutan hastalık değil, hastalık hakkındaki düşüncemizdir. Tedaviye başlamadan önce hastanın duygu durumunu anlamak, kaygılarını dinlemek ve onu sürece hazırlamak son derece önemlidir” diye konuştu.</p>

<p>Tedavi sonrasında ilk 2-3 yıl altı ayda bir, daha sonra ise yılda bir kontrolün yeterli olduğunu belirten Prof. Dr. Tezel, yaşam tarzı değişikliklerinin de nüks riskini azaltabileceğini söyledi.</p>

<p>Düzenli yürüyüş yapmak, aktif kalmak, yoga ve pilates gibi hem fiziksel hem de zihinsel rahatlama sağlayan aktivitelerle ilgilenmek ve sosyal yaşamı sürdürmenin önemine dikkat çeken Tezel, hastaların yalnızca hastalık üzerine konuşulan ortamlarda bulunmak yerine farklı sosyal faaliyetlere katılmalarını önerdi. Tezel, “Ameliyatlar nasıl kişiye göre planlanıyorsa, ameliyat sonrası yaşam değişiklikleri de kişinin karakterine, beklentilerine ve yaşam biçimine göre planlanmalıdır” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.01" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150701.jpeg" width="1600" /></p>

<p>Prof. Dr. Tezel, gelecekte meme kanseri tedavisinde medikal tedaviler ve genetik temelli uygulamaların daha da ön plana çıkacağını belirterek, kişiye özel tedavi anlayışının giderek güçleneceğini sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/meme-kanseri-tedavisine-basarinin-anahtari-kisiye-ozel-tedavi-planlamasi</guid>
      <pubDate>Tue, 16 Jun 2026 09:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150702-2.jpeg" type="image/jpeg" length="13768"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Horlama ve uyku apnesi hem yaşam kalitesini hem de sağlığı bozuyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/horlama-ve-uyku-apnesi-hem-yasam-kalitesini-hem-de-sagligi-bozuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/horlama-ve-uyku-apnesi-hem-yasam-kalitesini-hem-de-sagligi-bozuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi programına konuk olan Sağlık Bilimleri Üniversitesi Rektör Yardımcısı ve Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Mustafa Gerek, horlama ve uyku apnesinin yalnızca uyku kalitesini değil, kalp sağlığından günlük yaşam performansına kadar pek çok alanı etkileyen ciddi bir sağlık sorunu olduğuna dikkat çekti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu <strong>Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi</strong> programına konuk olan <strong>Sağlık Bilimleri Üniversitesi Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı ve Sağlık Bilimleri Üniversitesi Rektör Yardımcısı Tabip Tuğgeneral Prof. Dr. Mustafa Gerek</strong>, horlama ve uyku apnesiyle ilgili önemli bilgiler verdi.</p>

<h2><strong>Horlama boşanma sebebi olarak kabul edilebiliyor</strong></h2>

<p>Horlamanın sanıldığından çok daha ciddi sonuçları olduğunu anlatan Prof. Dr. Mustafa Gerek, “Horlama çevreyi rahatsız eden, kişinin çoğunlukla farkında olmadığı çok ciddi bir sosyal problem. Erkeklerde daha sık, kadınlarda daha az görülüyor ama menopoz sonrası kadınlarda da horlama problemi artıyor. Yargıtay horlamayı boşanma sebebi olarak kabul ediyor” dedi.</p>

<p>Horlamanın yaşam kalitesini bozan, sağlığı olumsuz etkileyen önemli sorunların ve hastalıkların habercisi olabileceğini vurgulayan Gerek, bu nedenle horlamanın hafife alınmaması gerektiğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Horlamanın özellikle yumuşak damak başta olmak üzere ağız ve burundan birlikte nefes alma sırasında yumuşak damağın dalgalanmasıyla ortaya çıktığını belirten Prof. Dr. Gerek, “Ama sadece yumuşak damak değil, ses teli seviyesine kadar hava yolundaki her türlü darlık ve problem gürültülü uyumaya yani horlamaya sebep olabilir” diye konuştu.</p>

<p>Uyku apnesinin hava yolunun tıkanmasına bağlı olarak ortaya çıktığını belirten Gerek, “Uyku apnesi solunum çabasına rağmen 10 saniye ya da daha fazla süreyle nefes alamama durumudur. Burada özellikle yumuşak damak ve dil çok önemli rol oynar” dedi.</p>

<p>Prof. Dr. Gerek, hastalığın oluşum mekanizmasını şöyle anlattı:</p>

<blockquote>
<p>“Eğer uyku apnesi 20-25 saniye civarında sürerse kandaki oksijen düzeyi düşmeye başlar. Karbondioksit düzeyi artmaya başladığında vücut kendini uyandırır, uyku yüzeysel hale gelir, kas gücü tekrar yerine gelir ve hava yolu açılarak solunum devam eder. Bu durum gece boyunca defalarca tekrarlanabilir. Eğer bu durum bir saat içinde 5’ten fazla tekrarlıyorsa buna uyku apnesi diyoruz.”</p>
</blockquote>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 12 At 19.38.04 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-12-at-193804-1.jpeg" width="1600" /></h2>

<h2><strong>Cep telefonuyla bile tespit edilebiliyor</strong></h2>

<p>Uyku laboratuvarlarının uyku apnesini en ideal biçimde değerlendiren merkezler olduğunu belirten Prof. Dr. Gerek, “Günümüzde cep telefonlarına yüklenen basit programlar bile uyku sırasında horlamayı, nefes alışverişini ve uykuda solunum durmasıyla ilgili kabaca bilgi verebiliyor. Ancak ideal olan, uyku laboratuvarlarında 50-60 parametreyi aynı anda değerlendirerek uyku bozukluklarına tanı konulmasıdır” dedi.</p>

<p>Uyku apnesinin uyku bozuklukları içerisinde yer alan önemli bir sorun olduğunu belirten Gerek, bir saat içindeki solunum durmalarının sayısı ve süresine göre hastalığın derecelendirildiğini söyledi.</p>

<p>Uyku insan yaşamında vücudun yenilendiği çok önemli bir süreç olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Gerek, kaliteli uykunun sağlığı olumlu etkilediğini, uyku bozukluklarının ise çok farklı hastalıklara yol açabileceğini ifade etti.</p>

<p>“Uyku apnesi belirli bir düzeye geldiğinde sabahları baş ağrısıyla uyanma, yorgun uyanma, dikkat eksikliği, konsantrasyon güçlüğü ve hafızayla ilgili çok önemli sorunlar ortaya çıkabiliyor” diyen Gerek, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>

<blockquote>
<p>“Uyku apnesi sorunu olanlar iş hayatında öğleden sonra uyuklamaya başlayıp verimsiz hale gelebiliyor. Araç kullananlarda gündüz ortaya çıkan trafik kazalarının çok önemli sebeplerinden birisi uyku apnesi. Bu hastalar dinlenemediği için dikkatleri dağılıyor. Trafik ışıklarında beklerken bile uyuyan hastalar var.”</p>
</blockquote>

<h2><strong>”Uykuda ölümlerin temel sebebi uyku apnesi”</strong></h2>

<p>Yaşam biçiminin de uyku apnesi üzerinde etkili olduğunu belirten Prof. Dr. Gerek, alkol kullanımı, sigara ve tok karnına uyumanın uyku sağlığını bozduğunu söyleyerek, “Bu faktörler uyku apnesi ile bir araya geldiğinde çok daha şiddetli sonuçlar ortaya çıkabiliyor” dedi.</p>

<p>Uyku apnesinin kalp sağlığıyla doğrudan bağlantılı olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Gerek, “Uyku apnesi süreleri uzunsa kalpte yavaşlama meydana geliyor. Bazı uykuda ölümlerin temel sebebi uyku apnesi” dedi.</p>

<p>Uyku apnesinin son yıllarda kardiyoloji kliniklerinin de özel olarak üzerinde durduğu bir konu haline geldiğini belirten Gerek, kalp hastalıklarının önemli bir bölümünün altında uyku apnesinin bulunabildiğini ifade etti.</p>

<p>Uyku apnesinin önlenebilir ve tedavi edilebilir bir rahatsızlık olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Gerek, “Uyku apnesi kader değil. Uyku apnesi önlenebilir ve tedavi edilebilir bir durum” dedi.</p>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 12 At 19.38.06" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-12-at-193806.jpeg" width="1600" /></h2>

<h2><strong>“Uyku apnesinin tedavisi çocuk yaş grubunda başlar”</strong></h2>

<p>Çocukluk dönemindeki problemlerin ilerleyen yaşlarda uyku apnesine zemin hazırlayabileceğini belirten Prof. Dr. Gerek, şu değerlendirmeyi yaptı:</p>

<blockquote>
<p>“Çocuğunuzun ileride uyku apnesi olmasını istemiyorsanız çocuk yaş grubunda uykusunda tıkanması, horlaması, gece terlemesi varsa, geniz eti ve bademcik büyüklüğü gibi problemler varsa lütfen bunu en erken yaşta tedavi ettirin. İleri yaştaki uyku apnesi çocukluk dönemindeki sorunların tedavisiyle engellenebilir. Hatta benim bir aforizmam var; uyku apnesinin tedavisi çocuk yaş grubunda başlar.”</p>
</blockquote>

<p>Çocukların uyku sırasında nefes alıp verdiğinin duyulmaması gerektiğini belirten Gerek, “Bebek gibi uyuyor benzetmesi sağlıklı bir havayolunun en önemli göstergesidir” dedi.</p>

<p>Erişkin yaşlarda günlük yorgunluklar ve farklı nedenlerle uyku kalitesinde bozulmalar meydana gelebildiğini belirten Prof. Dr. Gerek, eşlerin dikkatli olması gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Eğer eşiniz uykuda terliyorsa, üstünü çok açıyorsa, nefesi duruyorsa mutlaka bir kulak burun boğaz hekimine ya da uyku bozukluklarıyla ilgilenen bir uzmana başvurun. En azından uyku apnesi var mı yok mu diye test yaptırmaları ve muayene olmaları çok önemli” diyen Gerek, tedavinin son derece yüz güldürücü sonuçlar verdiğini belirtti.</p>

<p>Uyku apnesi ve horlama tedavisinde öncelikle laboratuvar ortamında tanı konulmasının hedeflendiğini belirten Prof. Dr. Gerek, bunun mümkün olmadığı durumlarda eşlerden video kaydı istediklerini söyleyerek, “Horlayan eşin videosunu izleyerek uyku sırasındaki tıkanmalar ya da nefes alışveriş biçimi değerlendirilebiliyor ve uyku apnesi olup olmadığı konusunda önemli fikir veriyor” dedi.</p>

<p>Prof. Dr. Gerek, detaylı muayenenin ardından hastaya özel tedavi planlaması yapılması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Horlama tedavisinde çoğu zaman cerrahinin ön plana çıktığını belirten Prof. Dr. Mustafa Gerek, burun tıkanıklığı, damak sarkıklığı gibi problemlerin cerrahi yöntemlerle giderilebildiğini söyledi.</p>

<p>Ancak horlamanın tamamen ortadan kalkacağının garanti edilemeyeceğini belirten Prof. Dr. Mustafa Gerek, yorgunluk, alkol, antidepresanlar, kas gevşeticiler ve yatış pozisyonunun da horlamayı etkileyebildiğini ifade ederek “Uyku hijyenine uygun düzenlemeler horlamayı yüzde 85 oranında azaltabilir” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 12 At 19.38.05 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="687" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-12-at-193805-1.jpeg" width="1102" /></p>

<h2><strong>“Damat adayları evlilik öncesi tedavi arıyor”</strong></h2>

<p>Horlamanın sosyal hayatı da etkilediğini belirten Prof. Dr. Gerek, “Evlenecek çiftlerden özellikle damat adayları evlilik öncesi horlama sorununu gidermek için tedavi arayışına gidebiliyor” dedi.</p>

<p>Uyku apnesi tedavisinde<strong> PAP</strong> adı verilen pozitif basınçlı cihazların önemli bir yer tuttuğunu belirten Prof. Dr. Gerek, bu cihazların ayarlarının uyku laboratuvarlarında hastaya özel olarak yapıldığını söyleyerek şunları kaydetti:</p>

<blockquote>
<p>“Bu cihazların ayarları uyku laboratuvarında hastaya uygun biçimde düzenlenir. Cihazla birlikte uyku apnesinin kaybolup kaybolmadığına bakılır ve hastaya uygun biçimde yeniden düzenlenir. Hasta uyum gösterdiği takdirde uyku apnesi tedavisindeki öncelikli tercih bu cihazların kullanılmasıdır”</p>
</blockquote>

<p>Burunlarında ciddi kemik eğriliği bulunmayan, damaklarında aşırı sarkma olmayan ve bademcikleri çok büyük olmayan hastaların bu cihazlarla rahatlıkla uyuyabildiğini belirten Gerek, tedavide en önemli unsurun hastanın cihaza uyum sağlaması olduğunu söyleyerek, “Bu cihazlar eskiden çok daha büyük ve taşınması daha zor cihazlardı. Günümüzde ise neredeyse bir gözlük kabı büyüklüğünde, nemlendirme özelliği olan yeni nesil cihazlar kullanılıyor” diye konuştu.</p>

<p>Uyku apnesi tedavisinde ağız içinde kullanılan ve <strong>kişiye özel ölçülerle hazırlanan apareylerin</strong> de bulunduğunu belirten Prof. Dr. Gerek, bu sistemlerin dili öne doğru çekerek hava yolunu açık tutmayı amaçladığını söyledi.</p>

<p>Ancak bu apareylere uyumun her zaman kolay olmadığını belirten Gerek, “Özellikle öğürme refleksi güçlü olan kişilerde kullanımı zor olabiliyor. Ayrıca çene ekleminde ağrılara da yol açabiliyor” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 12 At 19.38.05 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-12-at-193805-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Uyku apnesinde cerrahi tedavi hastaya göre planlanıyor</strong></h2>

<p>Uyku apnesi tedavisindeki bir diğer seçeneğin cerrahi olduğunu belirten Prof. Dr. Gerek, her hastanın ihtiyacına göre farklı yöntemlerin uygulanabildiğini söyledi.</p>

<p>Burunda sorun varsa buruna yönelik, damakta sarkma varsa damağa yönelik, bademcik büyüklüğü varsa bademciklere yönelik cerrahilerin uygulanabildiğini belirten Gerek, dil kökü ve epiglot bölgesindeki problemlerin de uyku apnesine yol açabildiğini ifade ederek “Çocukluk döneminde bademcik ameliyatı olmuş kişilerde bile dil kökündeki lenfoid dokular büyüyerek hava yolunda darlığa neden olabilir. Bazen de epiglot kapağında deformasyonlar görülebilir. Bunların her biri için farklı cerrahi seçenekler bulunuyor” dedi.</p>

<h2><strong>Robotik cerrahi ve dil kökü implantları dikkat çekiyor</strong></h2>

<p>Robotik cerrahinin özellikle dil kökü ve epiglot bölgesindeki problemlerde kullanılabildiğini belirten Prof. Dr. Gerek, dil kökündeki yağ fazlalığını azaltan ve dokuları temizleyen yöntemlerin başarılı sonuçlar verdiğini söyledi.</p>

<p>Ayrıca damak seviyesinde klasik ameliyatların yanı sıra sütürlerle damağı asma tekniklerinin de uygulanabildiğini belirten Gerek, yeni geliştirilen implant teknolojilerine de dikkat çekerek şöyle konuştu:</p>

<blockquote>
<p>“Ülkemizde henüz deneysel seviyede uygulanan yöntemlerle dil köküne yerleştirilen implantlar bulunuyor. Uyku sırasında nefes durduğunda bu implantlar ilgili kası uyararak hava yolunun açılmasını ve yeniden nefes alınmasını sağlayabiliyor.”</p>
</blockquote>

<p>Bu tedavilerin Amerika Birleşik Devletleri’nde üç farklı firma tarafından uygulandığını belirten Gerek, Türkiye’de de deneysel çalışmaların sürdüğünü ancak maliyetlerinin oldukça yüksek olduğunu ifade etti.</p>

<h2><strong>Uyku apnesi tedavisinde zayıflama iğneleri de kullanılıyor</strong></h2>

<p>Uyku apnesinde kilo kontrolünün büyük önem taşıdığını vurgulayan Prof. Dr. Gerek, “Avrupa’da obezite sıralamasında Türkiye ilk sırada yer alıyor. Bu nedenle hastalarımızın öncelikle kilo vermesini istiyoruz” dedi.</p>

<p>Uyku apnesinin tıbbi tedavisinde kullanılan zayıflama iğnelerinin <strong>FDA onayı</strong> aldığını belirten Gerek, “Hastalar yüzde 10 kilo kaybederse uyku apnesinde belirgin düzelmeler görülebiliyor” diye konuştu.</p>

<p>Ancak bu ilaçların mutlaka endokrinoloji uzmanı kontrolünde kullanılması gerektiğini vurgulayan Gerek, “Hiç kimse gidip eczaneden bu ilaçları doğrudan alıp kullanmamalı” uyarısında bulundu.</p>

<h2><strong>Zayıflar da horluyor</strong></h2>

<p>Horlamanın yalnızca kilolu kişilerde görüldüğü düşüncesinin doğru olmadığını belirten Prof. Dr. Gerek, “Zayıf kişilerde de horlama görülebilir” dedi.</p>

<p>Bu kişilerde horlamanın en sık nedenlerinin burun kemiği eğriliği, damak sarkması ve bademcik büyüklüğü olduğunu belirten Gerek, uygun ameliyatlarla bu sorunların giderilebildiğini söyledi.</p>

<h2><strong>Bazı meslek gruplarında uyku testi zorunlu</strong></h2>

<p>Özellikle şoförler ve teknik cihaz kullanan kişiler için kaliteli uykunun hayati önem taşıdığını belirten Prof. Dr. Gerek, uyku apnesi tanısı alan bazı kişilerin ehliyet yenileme sürecinde tedavi olduklarını belgelemek zorunda kaldıklarını söyleyerek “Özellikle kritik işler yapanların kaliteli uyuması çok önemli” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 12 At 19.38.04" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-12-at-193804.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Uzmanından uyarılar</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Mustafa Gerek programın sonunda horlama ve uyku apnesiyle ilgili şu uyarılarda bulundu:</p>

<ul>
 <li>Uyku kalitenize dikkat edin.</li>
 <li>Uyuduğunuz ortamın sıcaklığına, karanlığına ve sessizliğine önem verin.</li>
 <li>Horluyorsanız bu gerçeği kabul edin ve tedavi olun.</li>
 <li>Eşiniz sizi horladığınız için uyarıyorsa mutlaka çözüm arayın.</li>
</ul>

<p>Uyku apnesinin tedavi edilmediğinde yaşam süresini kısaltabildiğini belirten Prof. Dr. Gerek, sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<blockquote>
<p>”Uyku apnesi kader değildir. Tedavi edilebilir, kontrol edilebilir bir rahatsızlıktır ve tedavisi hayat kurtarır. Uyku apnesi ile yaşamaya devam edilirse kalp hastalığı, yüksek tansiyon gibi ciddi sağlık sorunları ortaya çıkabilir. Son dönemde kardiyoloji klinikleri de uyku apnesine çok önem veriyor. Çünkü kalp hastalıklarının pek çoğu uyku apnesi sebebiyle ortaya çıkabiliyor.”</p>
</blockquote>

<blockquote>
<p>”Uyku insan sağlığı açısından çok önemli. Uyku apnesi hayatımızı doğrudan etkiler çünkü ömrümüzün üçte biri uykuda geçiyor. Hayatımızda uykunun çok özel bir yeri var.”</p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/horlama-ve-uyku-apnesi-hem-yasam-kalitesini-hem-de-sagligi-bozuyor</guid>
      <pubDate>Sat, 13 Jun 2026 09:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-12-at-193805.jpeg" type="image/jpeg" length="24320"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kanser tedavileri çocuk sahibi olmaya engel değil]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/kanser-tedavileri-cocuk-sahibi-olmaya-engel-degil</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/kanser-tedavileri-cocuk-sahibi-olmaya-engel-degil" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Murat Sönmezer, doğurganlığın korunması ve yardımcı üreme tekniklerindeki son gelişmeleri değerlendirerek, Türkiye’de düşen doğurganlık oranlarına dikkat çekti. Prof. Dr. Murat Sönmezer yumurta, sperm ve yumurtalık dokusu dondurma yöntemleri sayesinde kanser tedavileri sonrası ebeveyn olmanın mümkün olduğunu anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Prof. Dr. Murat Sönmezer doğurganlığın korunması ve yardımcı üreme tekniklerindeki gelişmeleri anlattı.</p>

<p>Prof. Dr. Sönmezer ülkemizdeki nüfus artış hızının endişe verici biçimde azaldığını söyledi.</p>

<h2><strong>Türkiye’de nüfus artış hızındaki düşüş alarm veriyor</strong></h2>

<p>Toplum nüfusunun kendini yenileyebilmesi için doğurganlığın aile başına 2,1 çocuk olması gerektiğini belirten Prof. Dr. Sönmezer, Türkiye’de bu oranın son yıllarda yaklaşık 1,5’e kadar gerilediğine dikkat çekti.</p>

<p>Nüfus artış hızındaki düşüşün temel nedenleri arasında ekonomik kaygılar, kariyer planlamaları ve çocuk sahibi olmanın ileri yaşlara ertelenmesinin bulunduğunu ifade eden Sönmezer, modern toplumlarda ilk anne olma yaşının giderek yükseldiğini söyleyerek şunları kaydetti:</p>

<blockquote>
<p>”Çocuk yapmak isteyenler de daha geç yaşlarda çocuk sahibi olmak istiyor. İlk çocuk doğurma yaşı modern dünyada, batı dünyasında sosyo ekonomik düzey yükseldikçe çok ileri yaşlara geliyor, sonra da insanlar tek çocukla kalıyorlar. İlk anne olma yaşı 20’lerden 35 e kadar çıktı.”</p>
</blockquote>

<h2><strong>Doğurganlığın korunması her geçen gün daha önemli hale geliyor</strong></h2>

<p>Geç yaşta yapılan evlilikler, çocuk sahibi olmanın ileri yaşlara ertelenmesi ve genç yaşlarda görülen kanser vakalarındaki artış nedeniyle doğurganlığın korunmasının günümüzde her zamankinden daha önemli hale geldiğini belirten Prof. Dr. Sönmezer, kanser başta olmak üzere doğurganlığı olumsuz etkileyebilecek tedavilere başlamadan önce yumurta, sperm ve yumurtalık dokusunun dondurulması sayesinde hastaların ilerleyen yıllarda çocuk sahibi olabildiğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kadınların belirli bir yumurta rezervi ile dünyaya geldiğini belirten Prof. Dr. Sönmezer, yaş ilerledikçe hem yumurta sayısının hem de yumurta kalitesinin azaldığını ifade etti. Sönmezer, “Kadın gebe kaldığında ya da doğum kontrol hapı kullandığında adet görmese bile yumurta rezervi azalmaya devam eder. Yaş ilerledikçe gebelik elde etmek zorlaşırken anormal gebelik riski de artar” diye konuştu.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 08 At 14.55.46 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-08-at-145546-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Yumurta, sperm ve yumurtalık dokusu dondurulabiliyor</strong></h2>

<p>Kanser tedavilerindeki gelişmeler sayesinde hastaların yaşam sürelerinin uzadığını ancak uygulanan tedavilerin doğurganlığı olumsuz etkileyebildiğini belirten Sönmezer, bu nedenle doğurganlığın korunmasının tedavi sürecinin önemli bir parçası haline geldiğini söyledi.</p>

<p>Yumurta hücresi, sperm ve yumurtalık dokusunun eksi 196 derecede sıvı nitrojen içerisinde uzun yıllar saklanabildiğini belirten Prof. Dr. Murat Sönmezer, “Dondurma işlemi yapıldığında adeta zamanı durdurmuş oluyoruz. Örneğin 20 yaşında yumurtalarını donduran bir kadın, yıllar sonra anne olmaya karar verdiğinde 20 yaşındaki yumurtalarının kalitesiyle gebelik elde edebiliyor” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 08 At 14.55.45 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="667" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-08-at-145545-1.jpeg" width="959" /></p>

<h2><strong>Prof. Dr. Sönmezer çocuk ve genç hastalarda karından yapılan işlemle doğurganlığı koruyarak Türkiye’de bir ilke imza attı.</strong></h2>

<p>Doğurganlığı koruyucu yöntemlerin yalnızca yetişkinlerde değil çocuk hastalarda da uygulanabildiğini belirten Prof. Dr. Murat Sönmezer, özellikle lösemi nedeniyle kök hücre nakli planlanan çocuklarda yumurtalık dokusunun dondurulmasının büyük önem taşıdığını söyledi.</p>

<p>Kanser dışında talasemi, bazı böbrek hastalıkları, sistemik lupus eritematozus, bazı kan hastalıkları ve genetik hastalıklarda da doğurganlığın korunabildiğini ifade eden Sönmezer, “Kanser ya da kanser dışı herhangi bir nedenle doğurganlığını kaybetme riski bulunan hem kadınlarda hem erkeklerde üreme kapasitesini koruyabiliyoruz” dedi.</p>

<p>Prof. Dr. Murat Sönmezer, yumurta toplama işleminin standart olarak vajinal yoldan gerçekleştirildiğini belirterek, özellikle çocuk hastalar ve genç kızlarda bu yöntemin aileler ve hastalar tarafından her zaman tercih edilmediğini, bazı hastaların ise işlem nedeniyle çekinceler yaşayabildiğini belirtti.</p>

<p>Bu ihtiyaçtan yola çıkarak yıllar önce yumurtalıklardaki yapışıklık nedeniyle karından yumurta toplamak zorunda kaldığı bir hastasına uyguladığı yöntemi geliştirdiğini anlatan Sönmezer, daha sonra bu tekniği doğurganlığını korumak isteyen genç hastalarda kullanmaya başladığını söyledi. Türkiye’de ilk kez karından yumurta toplama işlemini gerçekleştiren Prof. Dr. Murat Sönmezer, bugüne kadar yaklaşık <strong>800 çocuk ve genç hastada</strong> bu yöntemi başarıyla uyguladığını belirterek, bu alanda<strong> dünyadaki ilk bilimsel yayınlardan birine de imza attığını</strong> ifade etti.</p>

<p>Sönmezer, karından yumurta toplama yönteminin özellikle doğurganlığını kaybetme riski bulunan çocuklar ve genç kadınlar için önemli bir alternatif olduğuna dikkat çekti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 08 At 14.55.46 (3)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-08-at-145546-3.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Çiftler evlenir evlenmez test yaptırmalı</strong></h2>

<p>Çocuk sahibi olmayı hemen düşünmeseler bile evlenen çiftlerin doğurganlık durumlarını değerlendirmesi gerektiğini vurgulayan Sönmezer, kadınların <strong>AMH testiyle</strong> yumurtalık rezervlerini, erkeklerin ise <strong>sperm analiziyle </strong>üreme potansiyellerini öğrenebileceğini söyleyerek “Bugün düşük yumurtalık rezervine sahip bir kadın doğal yollarla gebe kalabilir. Ancak birkaç yıl sonra bu şansını tamamen kaybedebilir. Bu nedenle çiftlerin durumlarını erken dönemde bilmeleri çok önemli” diye konuştu.</p>

<p>Kadında basit bir AMH testi, erkekte ise sperm analizi ile olası sorunların önceden tespit edilebildiğini belirten Sönmezer, çocuk sahibi olmayı ileriki yıllara bırakmayı planlayan çiftlerin de bu testleri yaptırmasının önemli olduğunu söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 08 At 14.55.45" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-08-at-145545.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Sigara, kilo ve stres doğurganlığı etkiliyor</strong></h2>

<p>Yaşam tarzının doğurganlık üzerinde önemli etkileri bulunduğunu belirten Sönmezer, sigara kullanımı, sağlıksız beslenme, fazla kilo ve stresin hem kadınlarda hem erkeklerde üreme kapasitesini olumsuz etkilediğini söyledi.</p>

<p>Bir adet döneminde doğal yolla gebelik elde etme ihtimalinin yaklaşık yüzde 20 olduğunu belirten Sönmezer, düzenli adet gören kadınlarda yumurtlama döneminin doğru hesaplanmasının gebelik şansını artırabileceğini ifade etti.</p>

<p>Düzenli adet görmenin tek başına doğurganlığın normal olduğu anlamına gelmediğini vurgulayan Sönmezer, kadınların belirli aralıklarla yumurtalık rezervlerini kontrol ettirmeleri gerektiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 08 At 14.55.46 (1)-1" class="detail-photo img-fluid" height="665" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-08-at-145546-1-1.jpeg" width="962" /></p>

<h2><strong>Yardımcı üreme tekniklerinde başarı oranları yükseldi</strong></h2>

<p>Yumurta dondurma işlemlerinde kullanılan vitrifikasyon adı verilen hızlı dondurma yönteminin başarı oranlarını önemli ölçüde artırdığını belirten Sönmezer, günümüzde dondurulmuş ve çözülmüş yumurtalarla elde edilen gebelik oranlarının taze yumurtalarla elde edilen sonuçlara oldukça yaklaştığını söyledi.</p>

<p>Polikistik over sendromu gibi düzensiz adet gören kadınlarda yumurtlama takibi, zamanlanmış ilişki ve aşılama yöntemlerinin uygulanabildiğini belirten Sönmezer, aşılama tedavisinin genellikle üç denemeye kadar sürdürüldüğünü, sonuç alınamaması halinde tüp bebek tedavisine geçildiğini ifade etti.</p>

<p>Çocuk sahibi olmakta güçlük yaşayan çiftlerin umutsuzluğa kapılmaması gerektiğini belirten Sönmezer, “Bugün yardımcı üreme tekniklerinde elde edilen başarı oranları geçmişe göre çok daha yüksek. Zamanlanmış ilişki, aşılama ve tüp bebek uygulamaları sayesinde çok sayıda çift çocuk sahibi olabiliyor” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/kanser-tedavileri-cocuk-sahibi-olmaya-engel-degil</guid>
      <pubDate>Tue, 09 Jun 2026 09:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-08-at-145546.jpeg" type="image/jpeg" length="75652"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[KİM NE KADAR MAAŞ ALACAK? Temmuz zammı sonrası memur, emekli ve kamu çalışanı maaşları: 33 meslek için maaş tablosu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ara zam sonrası memur, emekli ve kamu çalışanı maaşları için yeni hesaplama yapıldı. Hakim, savcı, polis, öğretmen, hemşire, zabıta, itfaiyeci, infaz koruma memuru, mübaşir, vaiz, mühendis, kamu işçisi, SSK ve Bağ-Kur emeklisi maaşlarında güncel tablo ortaya çıktı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ara zam için milyonlarca memur, emekli ve kamu çalışanının beklediği maaş hesabı yeniden güncellendi. TÜİK’in 3 Temmuz'da enflasyon verisini açıklamasıyla birlikte 6 aylık zam oranı netleşirken, memur, memur emeklisi, SSK ve Bağ-Kur emeklileri için yeni maaş tahminleri de ortaya çıktı. Hakim, savcı, polis, öğretmen, hemşire, zabıta, itfaiyeci, infaz koruma memuru, vaiz, mühendis ve kamu işçisi gibi birçok meslek grubunda Temmuz sonrası beklenen maaşlar tek tek hesaplandı. İşte en güncel Temmuz zammı tablosu ve meslek meslek yeni maaş beklentileri...</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu</guid>
      <pubDate>Mon, 08 Jun 2026 15:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/kim-ne-kadar-maas-aliyor-emekli-memur-kamu-temmuz-zammi.webp" type="image/jpeg" length="45633"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kadınlar dikkat: 40 yaşından sonra mamografi şart]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/kadinlar-dikkat-40-yasindan-sonra-mamografi-sart</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/kadinlar-dikkat-40-yasindan-sonra-mamografi-sart" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu ‘Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi’ programına konuk olan Prof. Dr. Füsun Taşkın, meme kanserinde erken tanının hayati önemini vurguladı. 40 yaşından itibaren kadınların yılda bir kez mamografi yaptırması gerektiğini belirten Taşkın, düzenli taramaların meme kanserine bağlı ölüm riskini yüzde 40-45 oranında azalttığını ifade ederek gelişen görüntüleme yöntemleri ve kişiselleştirilmiş takiplerin erken tanıyı güçlendirdiğini ifade etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Radyoloji Uzmanı Prof. Dr. Füsun Taşkın, meme kanserinde erken tanının önemini ve son yıllarda görüntüleme teknolojilerinde yaşanan gelişmeleri anlattı. Taşkın, kadınların 40 yaşından itibaren yılda bir kez mamografi yaptırması gerektiğini vurgulayarak, düzenli taramanın meme kanserine bağlı ölüm riskini yüzde 40-45 oranında azalttığını söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 05 At 19.10.51" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-05-at-191051.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Yüksek riskli kadinlarda meme taramasına erken başlanmalı</strong></h2>

<p>Meme kanseri taramasında mamografinin altın standart yöntem olduğunu belirten Prof. Dr. Taşkın, bu yöntemin dünyada en fazla bilimsel çalışmaya konu olmuş görüntüleme sistemi olduğunu ifade etti.</p>

<p>Kadınların 40 yaşından sonra yılda bir kez mamografi yaptırması gerektiğini belirten Taşkın, çekilen görüntülerin mutlaka saklanmasını ve sonraki yıllardaki tetkiklerle karşılaştırılmasını önerdi. Taşkın, böylece memedeki çok küçük değişikliklerin daha erken fark edilebildiğini söyledi.</p>

<p>BRCA1 veya BRCA2 gen mutasyonu taşıyan ya da ailesinde yoğun meme ve yumurtalık kanseri öyküsü bulunan kadınların yüksek risk grubunda yer aldığını belirten Taşkın, bu kişilerde mamografinin yanı sıra meme ultrasonografisinin de takip programına eklenmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Yüksek riskli kadınlarda taramaların ailede görülen ilk meme kanseri vakasından 10 yıl önce başlatıldığını belirten Taşkın, “Ailede 35 yaşında meme kanseri görüldüyse, takiplerin 25 yaşında başlaması gerekir” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 05 At 19.10.52 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-05-at-191052-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Meme kanseri her zaman kitle olarak ortaya çıkmıyor</strong></h2>

<p>Meme kanserinin her zaman ele gelen bir kitle şeklinde ortaya çıkmadığını belirten Prof. Dr. Taşkın, özellikle erken evrede mikron düzeyindeki değişikliklerin görüntüleme yöntemleriyle saptanabildiğini söyledi.</p>

<p>Bu nedenle hiçbir şikâyeti olmayan kadınların da düzenli kontrollerini ihmal etmemesi gerektiğini vurgulayan Taşkın, genç yaşta ve yoğun meme dokusuna sahip kadınlarda mamografinin tek başına yeterli olmayabileceğini, bu durumlarda ultrasonografinin önemli katkı sağladığını kaydetti.<br />
<img alt="Whatsapp Image 2026 06 05 At 19.10.52" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-05-at-191052.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>15 dakikalık biyopsi tedavinin yol haritasını çiziyor</strong></h2>

<p>Görüntüleme sırasında şüpheli bir bulgu tespit edildiğinde biyopsinin büyük önem taşıdığını belirten Taşkın, ultrason eşliğinde yapılan meme biyopsilerinin hazırlık süreciyle birlikte yaklaşık 15 dakikada tamamlanabildiğini söyledi.</p>

<p>Doğru yapılan biyopsinin cerrahi planlamaya rehberlik ettiğini vurgulayan Taşkın, birçok hastada tek cerrahi girişimle başarılı sonuçlar alınabildiğini ifade etti.</p>

<h2><strong>Yeni nesil görüntüleme yöntemleri erken tanıyı güçlendiriyor</strong></h2>

<p>Son 10 yılda radyolojide çok önemli gelişmeler yaşandığını belirten Prof. Dr. Füsun Taşkın, gelişen ultrason teknolojileri sayesinde iyi ve kötü huylu oluşumların daha hızlı ve güvenilir biçimde ayırt edilebildiğini söyledi.</p>

<p>Dijital mamografiyle birlikte kullanılan tomosentez teknolojisinin memeden kesitsel görüntüler alınmasını sağladığını belirten Taşkın, özellikle yoğun meme dokusunda gizlenebilen oluşumların daha kolay tespit edilebildiğini ifade etti.</p>

<h2><strong>Kontrastlı mamografi MR’a alternatif olabiliyor</strong></h2>

<p>Kontrastlı mamografinin son yılların en önemli gelişmelerinden biri olduğunu belirten Prof. Dr. Taşkın, damardan verilen kontrast madde sayesinde şüpheli bölgelerin çok daha ayrıntılı değerlendirilebildiğini söyledi.</p>

<p>Bu yöntemin özellikle meme başı akıntısı olan, eline kitle gelen, muayenede şüpheli bulgu saptanan veya yüksek risk grubunda bulunan kadınlarda kullanıldığını belirten Taşkın, bazı hastalarda meme MR’ına olan ihtiyacı da ortadan kaldırabildiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 05 At 19.10.52 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-05-at-191052-2.jpeg" width="1600" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Ameliyat olamayan hastalarda yeni tedavi seçeneği</strong></h2>

<p>Meme kanseri tespit edildiğinde tümörün yanı sıra karşı meme ve koltuk altı lenf bezlerinin de değerlendirilmesi gerektiğini belirten Taşkın, doğru evrelemenin tedavi başarısında kritik rol oynadığını söyledi.</p>

<p>Yaş veya ek hastalıklar nedeniyle ameliyat edilemeyen bazı hastalarda tümörün dondurularak tedavi edilmesine olanak sağlayan yöntemlerin uygulanabildiğini belirten Taşkın, bu yaklaşımın uygun hastalarda hem hızlı iyileşme hem de kozmetik avantajlar sunduğunu kaydetti.</p>

<p>Programda kadınlara çağrıda bulunan radyoloji uzmanı Prof. Dr. Füsun Taşkın, “Memede çözümsüz kalan bir sorun yok. Meme kanseri erken tanındığında en başarılı şekilde yönetilebilen ve tedavi edilebilen kanser türlerinden biridir. Bu nedenle düzenli kontroller ihmal edilmemelidir” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/kadinlar-dikkat-40-yasindan-sonra-mamografi-sart</guid>
      <pubDate>Sat, 06 Jun 2026 09:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-05-at-191053.jpeg" type="image/jpeg" length="48877"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN DEĞERLİ TÜRK FUTBOLCULAR: İŞTE GÜNCELLENEN PİYASA DEĞERLERİYLE EN DEĞERLİ TÜRK OYUNCULAR]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[En değerli Türk oyuncular listesi yeniden güncellendi. Avrupa’da ve Süper Lig’de öne çıkan en değerli Türk futbolcular arasındaki sıralama değişirken, en değerli Türk futbolcuları kimler sorusu da yeniden gündeme geldi. Piyasa değeri artan yıldızlar, dikkat çeken performanslar ve yükselen genç yeteneklerle şekillenen en değerli Türk futbolcular güncel listesinde tüm detaylar bu fotogaleride.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>En değerli Türk oyuncular listesi bir kez daha güncellendi. Avrupa’nın önde gelen liglerinde forma giyen ve Süper Lig’de performansıyla öne çıkan isimlerin yer aldığı bu sıralama, en değerli Türk futbolcular arasındaki rekabeti net biçimde ortaya koyuyor. Piyasa değerleri, yaş, performans ve uluslararası etki kriterleri dikkate alınarak hazırlanan listede, en değerli Türk futbolcuları kimler sorusunun yanıtı dikkat çekiyor. İşte en değerli Türk futbolcular güncel listesi ve detayları…</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli</guid>
      <pubDate>Fri, 05 Jun 2026 10:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/en-degerli-turk-futbolcular-1.webp" type="image/jpeg" length="81340"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[A MİLLİ TAKIMDAN DÜNYA SIRALAMASINDA SIÇRAMA! İşte kadro değeri, güncel kadro ve maç programı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[A Milli Futbol Takımı’nın 2026 Dünya Kupası yolculuğu başladı. İşte Montella’nın aday kadrosu, hazırlık maçları, D Grubu fikstürü ve ay-yıldızlıların piyasa değeri hakkında tüm detaylar!]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>A Milli Futbol Takımı, Vincenzo Montella yönetiminde 24 yıllık Dünya Kupası hasretini sona erdirerek 2026 FIFA Dünya Kupası yolculuğuna hazırlanıyor. Geçtiğimiz günlerde açıklanan geniş aday kadro, turnuva öncesi hazırlık maçları, grup fikstürü ve ay-yıldızlı ekibin toplam piyasa değeri futbolseverlerin gündeminde. İşte A Milli Takım’ın Dünya Kupası öncesi merak edilen tüm detayları…</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3></h3>

<h2></h2></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi</guid>
      <pubDate>Tue, 19 May 2026 21:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/amillitakim-1.webp" type="image/jpeg" length="69005"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN PAHALI OYUNCULAR! İşte güncel sıralamayla Süper Lig'in en değerli 20 futbolcusu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Süper Lig’de oyuncuların piyasa değerleri yeniden şekillendi. Güncel Transfermarkt verileri doğrultusunda ligde forma giyen futbolcular arasından en yüksek piyasa değerine sahip 20 isim belirlendi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Süper Lig ekiplerinde forma giyen oyuncuların piyasa değeri sıralaması da yeniden şekillendi. Güncel verilerle birlikte Süper Lig’in en değerli 20 futbolcusu netleşti. İşte listenin tamamı…</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri</guid>
      <pubDate>Mon, 18 May 2026 14:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/guncel-liste-super-lig-oyuncular.webp" type="image/jpeg" length="65982"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EMEKLİYE ÖTV’SİZ ARAÇ DÜZENLEMESİ 2026 SON DURUM: Emekliye ÖTV’siz araba şartları ve araç fiyatları]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Son dakika gelişmesi: emekliye ÖTVsiz araç düzenlemesi gündemde. ÖTVsiz araç fiyatları ve araç listesi 2026 detaylarıyla ÖTV indirimi ve muafiyet kapsamı netleşiyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Emekliye ÖTVsiz araç düzenlemesi 2026 yılında en çok konuşulan başlıklar arasında yer alıyor. Özellikle emekliye ÖTVsiz araç listesi 2026 kapsamında hangi modellerin yer alacağı ve kimlerin bu haktan yararlanabileceği araştırılıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari</guid>
      <pubDate>Sat, 16 May 2026 08:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-son-durum.webp" type="image/jpeg" length="64272"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[3. ODTÜ Jonglörlük Festivali'nde sanatçıların performansı beğeni topladı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ODTÜ Jonglörler Topluluğu tarafından düzenlenen 3. ODTÜ Jonglörlük Festivali, Başkentli sanatseverleri ve öğrencileri bir araya getirmeye devam ediyor. ODTÜ Büyük Spor Salonu ve çevresinde süren etkinlikler kapsamında, havanın kararmasıyla birlikte sahne alan sanatçılar, ateşle yaptıkları tehlikeli ve estetik gösterilerle geceyi aydınlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ODTÜ Jonglörler Topluluğu tarafından bu yıl üçüncüsü düzenlenen 3. ODTÜ Jonglörlük Festivali, ODTÜ Büyük Spor Salonu’nda tüm coşkusuyla devam ediyor. Festival programı kapsamında sahne alan sanatçıların gece karanlığında gerçekleştirdiği ateş gösterileri, izleyicilere adrenalin dolu anlar yaşattı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sanatçıların ateşli asalar ve çeşitli ekipmanlarla sergilediği estetik figürler, jonglörlük sanatının sınırlarını zorlayan performanslara sahne oldu. Hem teknik ustalığın hem de görsel sanatın harmanlandığı festival, Başkentli sanatseverler ve öğrenciler tarafından ilgiyle takip ediliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ahmet Çağatay Bayraktar</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi</guid>
      <pubDate>Sun, 03 May 2026 10:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/a-a-20260503-41275051-41275034-o-d-t-u-j-o-n-g-l-o-r-l-u-k-f-e-s-t-i-v-a-l-i.jpg" type="image/jpeg" length="48588"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ASGARİ ÜCRET VE EMEKLİ MAAŞLARINA ARA ZAM TALİMATI: İşte masadaki rakamlar]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye’de milyonlarca çalışan ve emekliyi doğrudan ilgilendiren maaş düzenlemelerine ilişkin yeni iddialar gündemde... Asgari ücret ve emekli maaşlarına ek zam yapılacağı söylentisi seçim hazırlıklarıyla birlikte ekonomi politikalarında değişim beklentisini artırdı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye’de milyonlarca çalışan ve emekliyi ilgilendiren maaş düzenlemeleriyle ilgili kulis bilgileri gündemi hareketlendirdi. Asgari ücret ve emekli maaşlarına ek zam yapılabileceği yönündeki iddialar, seçim hazırlıklarıyla birlikte ekonomi politikalarında değişim sinyali olarak yorumlanıyor.</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 14:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/emekli-asgariucretli-seyyanen-zam.webp" type="image/jpeg" length="75341"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN DEĞERLİ MİLLİ TAKIMLAR GÜNCEL LİSTE: Türkiye kaçıncı sırada?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2026’nın en değerli milli takımları açıklandı! Türkiye A Milli Takımı, kadro değerinde 40 milyon euroluk artışla büyük bir sıçrama yaptı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Uluslararası futbol arenasında milli takımların piyasa değerleri güncellendi. 2026 yılının Mart ayı itibarıyla açıklanan listede, Türkiye A Milli Futbol Takımı büyük bir çıkış yakalayarak dikkatleri üzerine çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Türkiye de sıralamada yer buldu</strong></h2>

<p>Genç ve Avrupa’da forma giyen futbolcuların değerindeki artış, bu sıçramanın en büyük nedenlerinden biri olarak gösteriliyor. Özellikle Arda Güler ve Kenan Yıldız gibi isimlerin performansları, milli takımın piyasa değerine ciddi katkı sağladı. İşte dünyanın en değerli milli takımları!</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada</guid>
      <pubDate>Mon, 23 Mar 2026 15:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/03/en-degerli-milli-takimlar-turkiye-kacinci.webp" type="image/jpeg" length="68129"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EMEKLİ BAYRAM İKRAMİYESİ 2026: SSK ve Bağ-Kur'lular ne kadar alacak, ikramiyeler ne zaman yatacak?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekli-bayram-ikramiyesi-2026-ssk-ve-bag-kurlular-ne-kadar-alacak-ikramiyeler-ne-zaman-yatacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekli-bayram-ikramiyesi-2026-ssk-ve-bag-kurlular-ne-kadar-alacak-ikramiyeler-ne-zaman-yatacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2026 emekli bayram ikramiyesi için beklentiler yükseldi. SSK ve Bağ-Kur emeklilerinin merak ettiği yeni ikramiye tutarına zam yapılıp yapılmayacağı gündemde. İşte Ramazan Bayramı öncesi ödeme takvimi, dul-yetim aylığı alanlara yapılacak ödeme oranları ve ikramiyeye ilişkin yasal düzenleme hazırlığına dair güncel detaylar...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Milyonlarca SSK ve Bağ-Kur emeklisi, Ramazan Bayramı öncesi ödenecek ikramiyenin 2026’da ne kadar olacağını merak ediyor. Son olarak 4 bin TL’ye yükseltilen bayram ikramiyesinde yeni bir artış yapılıp yapılmayacağı ve olası zam oranı, emeklilerin gündeminde ilk sırada yer alıyor. Özellikle maaş zamlarının ardından gözler, açıklanacak yeni ikramiye tutarına çevrildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3></h3>

<h4></h4></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekli-bayram-ikramiyesi-2026-ssk-ve-bag-kurlular-ne-kadar-alacak-ikramiyeler-ne-zaman-yatacak</guid>
      <pubDate>Mon, 02 Mar 2026 19:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/03/emekli-bayram-ikramiyesi-ne-kadar-ne-zaman.webp" type="image/jpeg" length="74085"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SÜPER LİG'İN EN PAHALI 15 TRANSFERİ! İŞTE EN PAHALI YABANCI TRANSFERLER]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligin-en-pahali-15-transferi-iste-en-pahali-yabanci-transferler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligin-en-pahali-15-transferi-iste-en-pahali-yabanci-transferler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İşte Süper Lig'in en pahalı transferleri! En pahalı transferler Süper Lig tarihinde hangi yıldızlarla yapıldı? En pahalı yabancı transferler ve rekor bonservisler burada.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Transfer dönemleri, Süper Lig’de sadece kadroları değil gündemi de değiştiriyor. Kulüplerin milyonlarca euro ödeyerek kadrosuna kattığı yıldızlar; hem rekabetin seviyesini yükseltiyor hem de tartışmaları beraberinde getiriyor. Bu dosyada, en pahalı transferler Süper Lig tarihine geçen isimleri tek listede topladık. İşte Süper Lig en pahalı transferler sıralaması ve her bir hamlenin kısa hikâyesi…</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligin-en-pahali-15-transferi-iste-en-pahali-yabanci-transferler</guid>
      <pubDate>Wed, 28 Jan 2026 16:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/01/super-lig-tarihinin-en-pahali-transferleri-1.webp" type="image/jpeg" length="69281"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
