<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>24 Saat Gazetesi Ankara</title>
    <link>https://www.24saatgazetesi.com</link>
    <description>Ankara son dakika haberleri, asayiş, trafik kazası ve yangın olayları Gazeteciler Cemiyeti yayın organı 24 Saat'te. Günün maçı saat kaçta, ne zaman, hangi kanalda?</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.24saatgazetesi.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>24 Saat Gazetesi Ankara - Copyright © 2026. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Tue, 01 Sep 2026 15:55:26 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İstanbul'da trafik düzenlemesi: Kadıköy'de bazı yollar trafiğe kapatılacak]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/istanbulda-trafik-duzenlemesi-kadikoyde-bazi-yollar-trafige-kapatilacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/istanbulda-trafik-duzenlemesi-kadikoyde-bazi-yollar-trafige-kapatilacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kadıköy'de alınan güvenlik tedbirleri kapsamında bazı yollar saat 16.00'dan itibaren trafiğe kapatılacak. Sürücüler için alternatif güzergahlar belirlendi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>İstanbul Emniyet Müdürlüğü</strong>, <strong>Kadıköy</strong>'de alınacak güvenlik tedbirleri kapsamında uygulanacak trafik düzenlemesine ilişkin açıklama yaptı. <strong>Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü</strong> tarafından belirlenen plan doğrultusunda bazı cadde ve sokaklar geçici olarak araç trafiğine kapatılacak.</p>

<h2><strong>Kadıköy'de bazı yollar trafiğe kapanacak</strong></h2>

<p>Alınan tedbirler kapsamında saat 16.00'dan itibaren Kurbağalıdere, Söğütlüçeşme, Rıhtım ve Albay Faik Sözdener caddeleri ile Mahmut Baba Sokak'ta trafik akışı durdurulacak.</p>

<p>Kapatılacak güzergahlarda ulaşımın güvenli şekilde sürdürülebilmesi için sürücülerin alternatif yolları kullanması istendi.</p>

<h3><strong>Sürücüler için alternatif güzergahlar belirlendi</strong></h3>

<p>Trafiğe kapatılacak yollar nedeniyle oluşabilecek yoğunluğun azaltılması amacıyla alternatif güzergahlar da açıklandı. Sürücüler, ulaşım planlarını belirlenen alternatif caddeler üzerinden yapabilecek.</p>

<p>Bu kapsamda Orgeneral Şahap Gürler, Mühürdar, Moda, Kuşdili, Dr. Esat Işık, Serasker, Taşköprü, Fahrettin Kerim Gökay, Acıbadem ve Karakolhane caddeleri alternatif güzergah olarak kullanılabilecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Trafik tedbirleri güvenlik amacıyla uygulanacak</strong></h3>

<p>İstanbul Emniyet Müdürlüğünün açıklamasında, yol kapatma kararının Kadıköy'de kamu düzeni ve güvenliğinin sağlanmasına yönelik tedbirler kapsamında alındığı belirtildi.</p>

<p>Sürücülerin trafik işaret ve yönlendirmelerine dikkat etmeleri, mümkün olduğu ölçüde alternatif güzergahları tercih etmeleri bekleniyor. <strong>Trafik düzenlemesi</strong>nin uygulanacağı bölgelerde ekiplerin gerekli kontrolleri gerçekleştireceği bildirildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/istanbulda-trafik-duzenlemesi-kadikoyde-bazi-yollar-trafige-kapatilacak</guid>
      <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 15:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/kadikoyde-bugun-bazi-yollar-trafige-kapatilacak.png" type="image/jpeg" length="99530"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Deniz Gül’den Galatasaray taraftarına mesaj: “Çok heyecanlıyım”]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/deniz-gulden-galatasaray-taraftarina-mesaj-cok-heyecanliyim</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/deniz-gulden-galatasaray-taraftarina-mesaj-cok-heyecanliyim" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Galatasaray’ın transfer görüşmelerini sürdürdüğü Porto’nun 22 yaşındaki santrforu Deniz Gül, transfer sürecini tamamlamak üzere İstanbul’a geldi. Milli futbolcuyu havalimanında sarı-kırmızılı kulübün yetkilileri ve taraftarlar karşıladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Galatasaray</strong>’ın <strong>transfer</strong> görüşmelerinde bulunduğu Porto forması giyen milli futbolcu <strong>Deniz Gül</strong>, İstanbul’a geldi. 22 yaşındaki santrfor, Atatürk Havalimanı Genel Havacılık Terminali’nde kulüp yetkilileri ve taraftarlar tarafından karşılandı.</p>

<p>Özel uçakla İstanbul’a ulaşan Deniz Gül, havalimanından ayrılmadan önce basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Genç futbolcu, Galatasaray’a transfer sürecine ilişkin mutluluğunu ve heyecanını dile getirdi.</p>

<h2><strong>Deniz Gül: “Çok mutluyum”</strong></h2>

<p>Deniz Gül, havalimanında yaptığı açıklamada Galatasaray’a gelmekten duyduğu heyecanı ifade etti. Milli futbolcu, kısa süre içinde takıma ve taraftarlara kavuşmak istediğini belirterek şu sözleri kullandı:</p>

<p>"Çok mutluyum. Çok heyecanlıyım. Bir an önce takıma ve taraftarımıza kavuşmak istiyorum. Benim için önemli olan şu an burada olmak. Şu an buradayım ve buna odaklandım."</p>

<p>Deniz Gül, açıklamasının ardından basın mensuplarına poz verdi. Genç santrfor, daha sonra Galatasaray taraftarının tezahüratlarına katılarak taraftarlara "üçlü" çektirdi.</p>

<h3><strong>Galatasaray transferinde süreç devam ediyor</strong></h3>

<p>Porto'nun santrforu Deniz Gül, havalimanındaki karşılamanın ardından özel araçla terminalden ayrıldı. Milli futbolcunun İstanbul'a gelmesiyle birlikte Galatasaray ile yürütülen transfer görüşmelerinde yeni bir aşamaya geçildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Galatasaray ile Deniz Gül arasındaki transfer görüşmelerinin tamamlanmasının ardından oyuncunun sağlık kontrollerinden geçirilmesi bekleniyor. Sürecin tamamlanması halinde 22 yaşındaki futbolcunun sarı-kırmızılı kulüple sözleşme imzalaması öngörülüyor.</p>

<h3><strong>Deniz Gül, Galatasaray için sağlık kontrolünden geçecek</strong></h3>

<p>Deniz Gül'ün Galatasaray transferinin tamamlanması için sağlık kontrolleri ve transfer görüşmelerinin sonuçlandırılması gerekiyor. Bu işlemlerin ardından milli futbolcunun sarı-kırmızılı kulüple resmi sözleşmeye imza atması bekleniyor.</p>

<p>Galatasaray'ın transfer görüşmelerinde bulunduğu Porto'nun santrforu olarak İstanbul'a gelen Deniz Gül, havalimanında yaptığı açıklamayla transfer sürecindeki ilk değerlendirmesini de paylaştı. Genç futbolcunun Galatasaray taraftarıyla buluşmasının ardından transfer sürecinin sağlık kontrolleri ve görüşmelerin tamamlanmasıyla devam etmesi bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel, Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/deniz-gulden-galatasaray-taraftarina-mesaj-cok-heyecanliyim</guid>
      <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 15:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/deniz-gulden-galatasaray-taraftarina-mesaj.png" type="image/jpeg" length="89157"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ÖSYM: 2026 e-YDTS/2 Türkçe sınavı başvuruları başladı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/osym-2026-e-ydts2-turkce-sinavi-basvurulari-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/osym-2026-e-ydts2-turkce-sinavi-basvurulari-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ÖSYM'nin 19 Eylül'de düzenleyeceği 2026 e-YDTS/2 Türkçe sınavı için başvurular başladı. Başvurular 10 Eylül'e kadar yapılabilecek.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM)</strong> Başkanlığınca düzenlenecek <strong>2026 Elektronik Yabancı Dil Olarak Türkçe Sınavı</strong>'nın (e-YDTS/2 Türkçe) başvuru işlemleri başladı. Bilgisayar üzerinden gerçekleştirilecek sınav için adayların başvurularını belirlenen süre içerisinde tamamlamaları gerekiyor.</p>

<h2><strong>Sınav 19 Eylül'de dört ilde yapılacak</strong></h2>

<p>ÖSYM tarafından yapılan duyuruya göre e-YDTS/2 Türkçe, 19 Eylül'de gerçekleştirilecek. Sınav, Ankara, İstanbul, İzmir ve Adana'da bulunan <strong>e-Sınav Uygulama Binaları</strong>nda uygulanacak.</p>

<p>Adayların sınava katılabilmeleri için başvuru işlemlerini tamamlamalarının yanı sıra belirlenen sınav ücretini de ödemeleri gerekiyor. Başvurular bugünden itibaren ÖSYM'nin elektronik ödeme sistemi üzerinden gerçekleştirilebilecek.</p>

<h3><strong>Başvurular 10 Eylül'de sona erecek</strong></h3>

<p><strong>e-YDTS/2 Türkçe</strong> için başvuru süreci 10 Eylül'de sona erecek. Sınava alınacak aday sayısı, sınavın yapılacağı e-Sınav Uygulama Binalarının kapasitesiyle sınırlı tutulacak.</p>

<p>Bu kapsamda Ankara'da 658, İstanbul'da 202, İzmir'de 49 ve Adana'da 102 aday için kontenjan ayrıldı. Adaylar, sınav ücretini ödeme sırasına göre belirlenen kontenjanlara dahil edilecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kontenjanların dolması halinde sistem üzerinden sınav ücretinin yatırılmasına izin verilmeyecek. Böylece ilgili merkez için başvuru ve ödeme işlemleri sonlandırılacak.</p>

<h3><strong>Sınav dört dil becerisini ölçmeyi amaçlıyor</strong></h3>

<p>Bilgisayar tabanlı olarak uygulanacak e-YDTS/2 Türkçe; okuma, dinleme, konuşma ve yazma olmak üzere dört temel dil becerisinden oluşacak.</p>

<p>Sınavın, modüler becerilere dayalı bir ölçme yaklaşımıyla hazırlanacağı ve adayların Türkçe yeterliliklerinin <strong>Diller İçin Avrupa Ortak Başvuru Metni (D-AOBM) </strong>ile uyumlu biçimde değerlendirilmesinin hedeflendiği belirtildi.</p>

<h3><strong>B2, C1 ve C2 seviyelerinde sertifika verilecek</strong></h3>

<p>Sınav sonucunda adayların Türkçe dil yeterliliklerinin B2, C1 ve C2 seviyelerinde değerlendirilmesi planlanıyor. Bu doğrultuda başarılı adaylara geçerli ve güvenilir bir Türkçe yeterlilik sertifikası sunulması amaçlanıyor.</p>

<p>e-YDTS/2 Türkçe'nin yalnızca adayların dil becerilerini ölçmekle sınırlı kalmaması, aynı zamanda farklı kurumların Türkçe yeterliliğini değerlendirmesine imkan sağlayan bir ölçme aracı olması hedefleniyor.</p>

<h3><strong>Uluslararası standartlarla uyum hedefleniyor</strong></h3>

<p>Sınavın <strong>eğitim</strong> kurumları, <strong>meslek</strong> kuruluşları, <strong>kamu</strong> kurumları ve diğer ilgili kuruluşlar tarafından kullanılabilecek bir değerlendirme aracı olarak geliştirilmesi planlanıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Eğitim</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/osym-2026-e-ydts2-turkce-sinavi-basvurulari-basladi</guid>
      <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 15:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/e-ydts-turkce-basvurulari-basladi.png" type="image/jpeg" length="38298"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gülistan Doku soruşturmasında tutuklu sayısı 30'a çıktı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/gulistan-doku-sorusturmasinda-tutuklu-sayisi-30a-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/gulistan-doku-sorusturmasinda-tutuklu-sayisi-30a-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gülistan Doku soruşturmasının beşinci dalga operasyonu kapsamında gözaltına alınan 7 şüpheliden birinin daha tutuklandığı bildirildi. Son kararla birlikte soruşturma çerçevesinde tutuklanan şüpheli sayısı 30'a çıkarken, diğer 6 şüphelinin Erzurum Adliyesi'ndeki işlemlerinin devam ettiği öğrenildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Gülistan Doku</strong> dosyasında yürütülen beşinci dalga operasyonu kapsamında gözaltına alınan şüphelilerden birinin daha tutuklandığı öğrenildi. Son tutuklama kararıyla birlikte soruşturma kapsamında cezaevindeki şüpheli sayısı 30'a çıkarken, 6 şüphelinin Erzurum Adliyesi'ndeki işlemleri devam ediyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Soruşturma, Erzurum ve Tunceli Cumhuriyet Başsavcılıklarının talimatları doğrultusunda emniyet ve jandarma ekiplerinin koordinasyonuyla yürütülüyor. Bu kapsamda önceki gün gerçekleştirilen operasyonda 10 şüpheli gözaltına alındı.</p>

<p>Gözaltına alınan şüphelilerden 3'ü dün Erzurum Adliyesi'ne sevk edildi. Şüpheliler arasında bulunan balık adam Gürkan Gürdal, nöbetçi Sulh Ceza Hakimliğince tutuklanması talebiyle mahkemeye gönderildi ve çıkarıldığı hakimlik tarafından tutuklandı. Diğer 2 şüpheli ise adli kontrol uygulanması şartıyla serbest bırakıldı.</p>

<h2><strong>Tutuklu sayısı 30'a çıktı</strong></h2>

<p>Bugün adliyeye götürülen 7 şüpheliden biri, hakimlikteki işlemlerinin ardından tutuklanarak cezaevine gönderildi. Diğer 6 şüphelinin Erzurum Adliyesi'ndeki işlemlerinin sürdüğü bildirildi.</p>

<p>Yeni tutuklama kararıyla birlikte Gülistan Doku soruşturması kapsamında tutuklanan şüpheli sayısı 30'a yükseldi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/gulistan-doku-sorusturmasinda-tutuklu-sayisi-30a-cikti</guid>
      <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 15:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/gulistan-doku-sorusturmasinda-yeni-dalga-operasyon-18-gozaltijpg.webp" type="image/jpeg" length="74266"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bandırmaspor - Antalyaspor maçı hangi kanalda, saat kaçta? İşte canlı yayın bilgileri]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/bandirmaspor-antalyaspor-maci-hangi-kanalda-saat-kacta-iste-canli-yayin-bilgileri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/bandirmaspor-antalyaspor-maci-hangi-kanalda-saat-kacta-iste-canli-yayin-bilgileri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bandırmaspor - Antalyaspor maçı hangi kanalda, saat kaçta? Trendyol 1. Lig'de futbolseverlerin yakından takip edeceği karşılaşmada Bandırmaspor ile Antalyaspor karşı karşıya gelecek. Mücadele 1 Eylül 2026 Salı günü saat 16.00'da oynanacak.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bandırmaspor ile Antalyaspor, Trendyol 1. Lig mücadelesinde kozlarını paylaşacak. Balıkesir'in Bandırma ilçesinde oynanacak karşılaşmada iki ekip de haftayı galibiyetle tamamlamayı hedefleyecek.</p>

<h2>BANDIRMASPOR - ANTALYASPOR MAÇI NE ZAMAN, SAAT KAÇTA?</h2>

<p>Bandırmaspor - Antalyaspor maçı 1 Eylül 2026 Salı günü oynanacak. Karşılaşmanın başlama saati 16.00 olarak açıklandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Mücadeleye Bandırma 17 Eylül Stadyumu ev sahipliği yapacak. Ev sahibi Bandırmaspor, taraftarının desteğini arkasına alarak sahadan üç puanla ayrılmaya çalışacak.</p>

<h3>BANDIRMASPOR - ANTALYASPOR MAÇI NEREDE OYNANACAK?</h3>

<p>Trendyol 1. Lig karşılaşması Balıkesir'deki Bandırma 17 Eylül Stadyumu'nda oynanacak. İki takım açısından da lig sıralaması ve sezon hedefleri bakımından önemli olan mücadelede alınacak sonuç dikkatle takip edilecek.</p>

<h3>BANDIRMASPOR - ANTALYASPOR MAÇI HANGİ KANALDA?</h3>

<p>Bandırmaspor - Antalyaspor maçı bugün saat 16.00'da başlayacak. Karşılaşma <a href="https://www.trtspor.com.tr/" rel="nofollow"><strong>TRT Spor</strong> </a>ve <strong>beIN Connect</strong> üzerinden canlı olarak yayınlanacak.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/bandirmaspor-antalyaspor-maci-hangi-kanalda-saat-kacta-iste-canli-yayin-bilgileri</guid>
      <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 15:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/thumbs-b-c-9ff2195cfefe8dc7c9df0f81b43322d9.webp" type="image/jpeg" length="51564"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Duayen gazeteci Savaş Kıratlı vefatının ikinci yılında anıldı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/duayen-gazeteci-savas-kiratli-vefatinin-ikinci-yilinda-anildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/duayen-gazeteci-savas-kiratli-vefatinin-ikinci-yilinda-anildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazeteciler Cemiyeti Başkan Vekili, duayen gazeteci Savaş Kıratlı vefatının ikinci yıl dönümünde Karşıyaka Mezarlığı’ndaki kabri başında anıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gazeteciler Cemiyeti'nin önceki Başkan Vekili Savaş Kıratlı, vefatının ikinci yıl dönümünde Karşıyaka Mezarlığı’ndaki kabri başında düzenlenen törenle anıldı.</p>

<p>Törene Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Nazmi Bilgin, yönetim kurulu üyeleri, meslektaşları ve sevenleri katıldı. Törende konuşan Bilgin, Kıratlı’nın mesleki deneyimi ve yol göstericiliğiyle cemiyete önemli katkılar sağladığını belirtti.</p>

<p><img alt="I M G 20260901 W A0014" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/i-m-g-20260901-w-a0014.jpg" width="1920" /></p>

<h2>"<strong>Savaş</strong> <strong>Kıratlı’dan</strong> <strong>daha</strong> <strong>güzel</strong> <strong>bir</strong> <strong>dost</strong> <strong>yok</strong>"</h2>

<p>Bilgin, Kıratlı’nın meslek büyüğü olduğunu ve hayatında her zaman denge unsuru oluşturduğunu vurgulayarak, "Savaş abi meslek kıdemi olarak benden eskiydi, benim büyüğümdü. Cemiyette ben ona başkanlık yapmadım, yapamadım. O benim ağabeyimdi, meslek büyüğümdü. Gençliğimde çok fevriydim, o beni hep frenlerdi. Ben onun sayesinde kızgınlığımı törpülemeyi öğrendim" diye konuştu.</p>

<p><img alt="I M G 20260901 W A0016" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/i-m-g-20260901-w-a0016.jpg" width="1920" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>"<strong>Savaş</strong> <strong>abi</strong> <strong>çok</strong> <strong>önemli</strong> <strong>bir</strong> <strong>Türk</strong> <strong>milliyetçisiydi</strong>"</h3>

<p>Kıratlı'nın vatan sevgisiyle dolu gerçek bir milliyetçi olduğunun altını çizen Başkan Bilgin, konuşmasında şu ifadelere yer verdi:</p>

<p>"Savaş abi çok önemli bir Türk milliyetçisiydi; bayrak görünce tüyleri diken diken olurdu, İstiklal Marşı okunurken dudakları titrerdi. Türkiye sevdalısıydı, 'Bu ülke bizim' diye gururlanır ve bu ülkeden daha güzel bir ülke olmadığını söylerdi. Gerçekten öyle; ülkemizden güzel bir ülke yok, Savaş Kıratlı’dan daha güzel bir dost yok."</p>

<p><img alt="I M G 20260901 W A0018" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/i-m-g-20260901-w-a0018.jpg" width="1920" /></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Cemre Polat</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/duayen-gazeteci-savas-kiratli-vefatinin-ikinci-yilinda-anildi</guid>
      <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 14:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/i-m-g-20260901-w-a0017.jpg" type="image/jpeg" length="91307"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Erdoğan'ın Kırgızistan temasları sürüyor: Caparov ile görüştü]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/erdoganin-kirgizistan-temaslari-suruyor-caparov-ile-gorustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/erdoganin-kirgizistan-temaslari-suruyor-caparov-ile-gorustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Şanghay İşbirliği Örgütü Devlet Başkanları Zirvesi için bulunduğu Bişkek'te Kırgızistan Cumhurbaşkanı Sadır Caparov ile bir araya geldi. Görüşme, Zirve kapsamında gerçekleştirildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Cumhurbaşkanı Erdoğan</strong>, Şanghay İşbirliği Örgütünün (ŞİÖ) Devlet Başkanları Zirvesi'ne katılmak üzere bulunduğu <strong>Kırgızistan</strong>'ın başkenti Bişkek'teki temaslarını sürdürüyor. Erdoğan, Zirve'ye ev sahipliği yapan Kırgızistan Cumhurbaşkanı Sadır Caparov ile Iris Ordo Kongre Merkezi'nde görüştü.</p>

<p>Zirve marjındaki temasları kapsamında gerçekleştirilen Erdoğan-Caparov görüşmesinde Türkiye'den çeşitli bakanlar ve Cumhurbaşkanlığı yetkilileri de hazır bulundu.</p>

<h2><strong>Erdoğan ve Sadır Caparov Bişkek'te bir araya geldi</strong></h2>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Kırgızistan Cumhurbaşkanı Sadır Caparov arasındaki görüşme, ŞİÖ Devlet Başkanları Zirvesi kapsamında Bişkek'teki Iris Ordo Kongre Merkezi'nde gerçekleştirildi.</p>

<p>Erdoğan, Zirve'ye ev sahipliği yapan Caparov ile görüşmesinin ardından temaslarını sürdürdü. Görüşmeye Türkiye heyetinden çeşitli isimler de katıldı.</p>

<h3><strong>Erdoğan-Caparov görüşmesine Türkiye heyeti de katıldı</strong></h3>

<p>Görüşmede Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak ve Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler yer aldı.</p>

<p>TBMM Başkanvekili ve MHP İstanbul Milletvekili Celal Adan, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran ve Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) Aksakallar Konseyi Başkanı Binali Yıldırım da görüşmeye katılan isimler arasında bulundu.</p>

<p>AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Halit Yerebakan'ın da yer aldığı görüşmede Türkiye heyeti Erdoğan'a eşlik etti.</p>

<h3><strong>Şanghay İşbirliği Örgütü Zirvesi kapsamında temas</strong></h3>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, Şanghay İşbirliği Örgütü Devlet Başkanları Zirvesi'ne katılmak amacıyla Kırgızistan'ın başkenti Bişkek'te bulunuyor. Erdoğan'ın Zirve kapsamındaki temasları devam ediyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Erdoğan'ın Sadır Caparov ile gerçekleştirdiği görüşme de bu kapsamda Iris Ordo Kongre Merkezi'nde yapıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya, Genel, Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/erdoganin-kirgizistan-temaslari-suruyor-caparov-ile-gorustu</guid>
      <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 14:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/erdoganin-kirgizistan-temaslari-suruyor.png" type="image/jpeg" length="33198"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Çanakkale'de düzensiz göç operasyonu: Bozcaada açıklarında 69 kişi yakalandı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/canakkalede-duzensiz-goc-operasyonu-bozcaada-aciklarinda-69-kisi-yakalandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/canakkalede-duzensiz-goc-operasyonu-bozcaada-aciklarinda-69-kisi-yakalandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çanakkale'nin Bozcaada ilçesi açıklarında lastik bot içerisinde bulunan 69 düzensiz göçmen, Sahil Güvenlik ekiplerince yakalandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Çanakkale</strong>'nin <strong>Bozcaada</strong> ilçesi açıklarında <strong>düzensiz göçmen</strong>lere yönelik çalışma gerçekleştirildi. Sahil Güvenlik ve emniyet ekiplerinin ortak çalışmasında, lastik bot içerisinde bulunan 69 düzensiz göçmen tespit edilerek yakalandı.</p>

<h2><strong>Bozcaada açıklarında lastik bot tespit edildi</strong></h2>

<p>Sahil Güvenlik Batı Marmara Grup Komutanlığı İstihbarat Şube Müdürlüğü ile Çanakkale İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri, <strong>Sahil Güvenlik Mobil Radarı (MORAD-7)</strong> aracılığıyla Bozcaada açıklarında denetim gerçekleştirdi.</p>

<p>Yapılan radar taraması sırasında deniz üzerinde hareket eden lastik bot içerisinde bir grup düzensiz göçmenin bulunduğu belirlendi. Tespit üzerine bölgeye sahil güvenlik ekipleri yönlendirildi.</p>

<h3><strong>İki sahil güvenlik botu bölgeye sevk edildi</strong></h3>

<p>İhbar ve tespit sonrasında "<strong>TCSG-23</strong>" ve "<strong>KB-57</strong>" isimli sahil güvenlik botları bölgeye gönderildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ekipler, hareket halinde bulunan lastik botu durdurarak içerisindeki kişilere yönelik işlem gerçekleştirdi. Yapılan kontroller sonucunda botta 69 düzensiz göçmenin bulunduğu belirlendi.</p>

<h3><strong>69 düzensiz göçmen yakalandı</strong></h3>

<p>Sahil Güvenlik ekiplerinin müdahalesiyle lastik botta bulunan 69 düzensiz göçmen yakalandı. Ekipler tarafından gerçekleştirilen işlemlerin ardından <strong>göçmen</strong>lerin sevk süreci başlatıldı.</p>

<p>Yakalanan kişilerin gerekli işlemleri tamamlandıktan sonra <strong>Düzensiz Göçmen Ön Kabul ve Sevk Merkezine (GÖKSEM) </strong>teslim edildi.</p>

<p>Bozcaada açıklarında gerçekleştirilen çalışmanın, deniz üzerinden gerçekleştirilen düzensiz göç girişimlerine yönelik denetimler kapsamında yapıldığı bildirildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/canakkalede-duzensiz-goc-operasyonu-bozcaada-aciklarinda-69-kisi-yakalandi</guid>
      <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 14:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/canakkalede-69-duzensiz-gocmen-yakalandi.png" type="image/jpeg" length="58127"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Deniz sıcaklıkları mercanları tehdit ediyor: Resiflerin toparlanması yıllar sürebilir]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/deniz-sicakliklari-mercanlari-tehdit-ediyor-resiflerin-toparlanmasi-yillar-surebilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/deniz-sicakliklari-mercanlari-tehdit-ediyor-resiflerin-toparlanmasi-yillar-surebilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İklim değişikliği nedeniyle deniz suyu sıcaklıklarının artması mercan resiflerini etkiliyor. Küresel mercan örtüsü 2020-2024 döneminde yüzde 9,5 azaldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>İklim değişikliği</strong>nin denizlerde yol açtığı sıcaklık artışı, mercan resifleri üzerindeki baskıyı artırıyor. Küresel <strong>Mercan Resifi İzleme Ağı (GCRMN) </strong>tarafından yayımlanan raporda, yükselen deniz suyu sıcaklıkları nedeniyle ağaran mercanların kendini yenilemesinin giderek zorlaştığı ve ekosistemlerin toparlanmasının uzun yıllar alabileceği belirtildi.</p>

<h2><strong>Mercan örtüsünde yüzde 9,5'lik kayıp</strong></h2>

<p>Bilim insanları ve doğa koruma uzmanlarının yer aldığı GCRMN tarafından hazırlanan rapor, onlarca yıllık araştırma ve gözlem verilerine dayanıyor. Çalışmada, okyanusların iklim değişikliği nedeniyle rekor seviyelerde ısınmasının mercan resifleri üzerindeki etkileri değerlendirildi.</p>

<p>Rapora göre, dünya genelindeki <strong>mercan örtüsü</strong> 2020-2024 yılları arasında yüzde 9,5 oranında azaldı. En büyük kaybın ise 2024 yılında yaşandığı belirtildi. Aynı yıl meydana gelen deniz sıcak hava dalgasının dünya genelindeki mercan resiflerinin yüzde 87'sini etkilediği kaydedildi.</p>

<h3><strong>Sıcaklık artışı resifleri tehdit ediyor</strong></h3>

<p>Mercan resifleri, denizlerde çok sayıda canlı türüne yaşam alanı sağlayan ve <strong>biyolojik çeşitlilik</strong> açısından önemli ekosistemler arasında bulunuyor. Ancak deniz suyu sıcaklıklarının yükselmesi, mercanların uzun süreli strese maruz kalmasına neden oluyor.</p>

<p>Bu stresin sonucunda mercanlarda ağarma meydana geliyor. <strong>Sıcaklık</strong> baskısının sıklaşması ve şiddetlenmesi, ağaran mercanların yeniden toparlanmasını güçleştiriyor.</p>

<p>Raporda, küresel sıcaklık artışının mevcut hızla devam etmesi halinde dünya genelindeki mercan örtüsünün yüzde 70 ila yüzde 90'ının yok olabileceği uyarısı yapıldı.</p>

<h3><strong>Mercan ağarması daha sık yaşanıyor</strong></h3>

<p>Raporda, küresel ölçekte mercan ağarması olaylarının görülme sıklığının da değiştiği belirtildi. Geçmişte büyük çaplı mercan ağarması olayları yaklaşık 10 yılda bir yaşanırken, 2010'dan bu yana bu sürenin 4 ila 6 yıla kadar gerilediği ifade edildi.</p>

<p>Denizlerdeki sıcak hava dalgalarının daha kısa aralıklarla ortaya çıkması, mercanların iki stres dönemi arasında yeterince toparlanamamasına yol açıyor. Bu durum, resiflerin doğal yenilenme kapasitesini de baskılıyor.</p>

<h3><strong>Toparlanma süreci onlarca yıl sürebilir</strong></h3>

<p>Raporun başyazarı ve Avustralya Deniz Bilimleri Enstitüsü araştırmacısı Manuel Gonzalez-Rivero, elde edilen sonuçları "vahim ve ciddi" olarak değerlendirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Gonzalez-Rivero, mercanların geçmişte yaşadıkları doğal stres ve toparlanma döngüsünü artık düzenli şekilde sürdüremediğine dikkati çekti. İklim değişikliğinin oluşturduğu baskı nedeniyle mercan resiflerinin kendini yenileme sürecinin artık onlarca yılı bulabileceğini ifade etti.</p>

<p><strong>Mercan Araştırma ve Geliştirme Hızlandırma Platformu</strong>nun Direktörü deniz bilimci Carlos Duarte de geleceğe yönelik değerlendirmede bulundu.</p>

<p>Duarte, <strong>El Nino</strong> hava olayının gelecek yıl yeni bir küresel mercan ağarması sürecini tetiklemesinin çok muhtemel olduğunu belirtti. Bu ihtimalin, deniz sıcaklıklarındaki artışın mercan resifleri üzerindeki baskısını yeniden gündeme getirebileceği kaydedildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/deniz-sicakliklari-mercanlari-tehdit-ediyor-resiflerin-toparlanmasi-yillar-surebilir</guid>
      <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 14:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/denizlerde-artan-sicakliklar-agaran-mercan-resiflerinin-toparlanma-surecini-zorlastiriyor.png" type="image/jpeg" length="15681"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Galatasaray, Bitshiabu transferini bitiriyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/el-chadaille-bitshiabu-galatasarayda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/el-chadaille-bitshiabu-galatasarayda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[21 yaşındaki genç savunmacı, sağlık kontrollerinden geçmek ve resmi sözleşmeyi imzalamak üzere İstanbul'a davet edildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Galatasaray, savunma hattını güçlendirmek için RB Leipzig forması giyen 21 yaşındaki Fransız stoper El Chadaille Bitshiabu’nun kiralık transferi konusunda anlaşma sağladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sarı-kırmızılı kulübün, genç savunma oyuncusunun transferi için RB Leipzig ile anlaşmaya vardığı ve Bitshiabu’yu sağlık kontrollerinden geçirmek ve sözleşme imzalamak üzere İstanbul’a davet ettiği bildirildi.<br />
1,96 metre boyundaki Bitshiabu, Paris Saint-Germain altyapısında yetişti. Fransız futbolcu, 2023 yılında RB Leipzig’e transfer oldu. Geçen sezon Alman ekibinde 14 karşılaşmada forma giyen Bitshiabu, savunmanın merkezinin yanı sıra sol stoper pozisyonunda da görev yapabiliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Hakan Şahin</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/el-chadaille-bitshiabu-galatasarayda</guid>
      <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 14:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/bitshiabu.jpg" type="image/jpeg" length="29756"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ankara Tabip Odası’ndan '1 Eylül Dünya Barış Günü' mesajı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/ankara-tabip-odasindan-1-eylul-dunya-baris-gunu-mesaji</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/ankara-tabip-odasindan-1-eylul-dunya-baris-gunu-mesaji" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ankara Tabip Odası, 1 Eylül Dünya Barış Günü dolayısıyla kalıcı çatışmasızlık ve toplumsal barış için atılması gereken adımları değerlendirerek, "Toplumsal vicdanda karşılık bulacak bir barışı TBMM’de yürütülen 'evet-hayır' kısır tartışmalarının kıskacından kurtarmak hepimize düşen bir sorumluluktur" açıklamasını yaptı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ankara Tabip Odası (ATO),<strong> 1 Eylül Dünya Barış Günü</strong> kapsamında savaşların yarattığı yıkıma ve Türkiye’de kalıcı çatışmasızlık ile toplumsal barışın sağlanması için atılması gereken adımlara dikkat çekti.</p>

<p>ATO tarafından yapılan açıklamada, savaşların yalnızca can kayıpları ve yaralanmalarla sınırlı olmayan, doğadan toplumsal yaşama kadar uzanan kalıcı sonuçlar yarattığı belirtildi. İkinci Dünya Savaşı’nın 1 Eylül 1939’da Almanya’nın Polonya’yı işgaliyle başladığı hatırlatılan açıklamada, savaşların üzerinden yıllar geçmesine rağmen insan kayıpları, yaralanmalar ve doğadaki tahribatın sürdüğü vurgulandı.</p>

<h2><strong>“Barış savunuculuğu gündelik siyasete alet edilmez”</strong></h2>

<p>Hekimlerin çatışmaların sonuçlarını en yakından gören meslek gruplarından biri olduğuna dikkat çeken ATO, barış savunuculuğunun hekimlik değerlerinin ayrılmaz bir parçası olduğunu belirtti.</p>

<p>ATO, Türkiye’de kalıcı çatışmasızlık ve toplumsal barışın sağlanabilmesi için öncelikle insanların düşünce ve duygularını çekinmeden ifade edebilecekleri demokratik bir ortamın oluşturulması gerektiğini kaydetti.</p>

<p>Açıklamada, düşünce ve ifade özgürlüğü ile örgütlenme önündeki engellerin kaldırılması, seçme ve seçilme hakkının güvence altına alınması ve seçilmişlerin korunması çağrısı yapıldı.</p>

<h3><strong>“Hukuk dışı uygulamalar derhal sonlandırılmalı”</strong></h3>

<p>ATO, toplumsal barışın önündeki engellerin kaldırılması için hukuk dışı uygulamaların sonlandırılması gerektiğini belirtti.</p>

<p>Açıklamada, cezaevlerinde bulunan ağır hastaların serbest bırakılması ve mevcut yasaların insan hakları ile hukuk ilkelerine uygun şekilde uygulanması gerektiği ifade edildi.</p>

<p>ATO, barışın yalnızca çatışmaların sona ermesiyle sınırlı olmadığını; özgürlük, eşitlik, demokrasi ve insan haklarının güvence altında olduğu bir toplumsal düzenle mümkün olabileceğini vurguladı.</p>

<h3><strong>ATO'dan meslek örgütlerine “birlikte hareket” çağrısı</strong></h3>

<p>Ankara Tabip Odası, meslek örgütlerine de farklılıklarına rağmen ortak talepler etrafında bir araya gelme çağrısında bulundu.</p>

<p>Açıklamada, meslek örgütlerinin toplumsal barışın önündeki engelleri ve otoriter uygulamaları dikkate alarak toplumun farklı kesimlerinin ortak talepler etrafında buluşmasına katkı sunması gerektiği belirtildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>ATO, sınıfsal, etnik ve toplumsal cinsiyet temelli eşitsizliklerin aşılması ve gerçek bir toplumsal barışın kurulabilmesi için farklı kesimlerin birlikte hareket etmesinin önemine dikkat çekti.</p>

<h3><strong>“Barışı TBMM’deki kısır tartışmalardan kurtarmak sorumluluğumuz”</strong></h3>

<p>ATO açıklamasını, toplumsal barışın gündelik siyasi tartışmaların dar çerçevesine sıkıştırılmaması gerektiği vurgusuyla tamamladı.</p>

<p>Odanın açıklamasında, “Toplumsal vicdanda karşılık bulacak bir barışı TBMM’de yürütülen ‘evet-hayır’ kısır tartışmalarının kıskacından kurtarmak hepimize düşen bir sorumluluktur” denildi.</p>

<p>Açıklamanın tamamı şöyle:</p>

<blockquote>
<p><i>"İkinci Dünya Savaşı 1 Eylül 1939 tarihinde Almanya'nın Polonya'yı işgaliyle başlamıştır. Savaşta sadece insan kaybı Türkiye’nin bugünkü nüfusu kadar olmuştur: 85 Milyon! Neresinden bakarsak bakalım bu anma günlerinin üzerinden en az 40-50 yıl geçmesine rağmen savaşlara bağlı insan kayıpları, yaralanmalarının yanı sıra doğanın geçici ve kalıcı tahribatı da sürüyor. Eşitsizlikler derinleşerek artıyor, sömürü düzeni, sermayenin tahakkümü, emperyal amaç ve talan bütün azgınlığıyla devam ediyor. Bu azgınlık seçme-seçilme hakkı, düşünce-ifade özgürlüğü başta olmak üzere özgürlükler, eşitlik, demokratik haklar, bilim, aydınlanmanın kazanımlarına, insan haklarına saldıran otoriter yönetimlerde somutlaşıyor.</i></p>

<p><i>Hekimler için hekimlik değerlerine içkin olan barış savunuculuğu gündelik siyasetin bir malzemesi olarak kavranmaz, gündelik siyasete alet edilmez. Bugün ülkemizde kalıcı bir çatışmasızlığın ve topluma mâl olmuş bir barışın yolu, ilk adım olarak/acilen insanların duygu-düşüncelerini çekincesiz dile getirebilecekleri düşünce ve ifade özgürlüğü ile örgütlenme önündeki engellerin kaldırılmasına, seçme-seçilme hakkının ve seçilmişlerin güvencesine, hukuk dışı uygulamaların derhal sonlandırılmasına, cezaevlerindeki ağır hastaların serbest bırakılmasına, eksik-yetersiz de olan yasaların insan hakları ve hukuka saygı çerçevesinde uygulanmasına bağlıdır.</i></p>

<p><i>Meslek örgütleri gündelik siyasetin ‘çatışmalarının’ ve toplumsal barışa imkân tanımayan otoriter iktidar uygulamalarının gerçek amacının farkında olarak, toplumun, bütün farklılıklarına rağmen, acil taleplerin arkasında bir arada durması için uğraşmalıdırlar. Toplumdaki tüm farklılıkları ve meşruiyetlerini bilerek acil talepler için birlikte eyleyebildiğimiz ölçüde sınıfsal, etnik, toplumsal cinsiyet vd. eşitliklere ve toplumsal barışa giden yolda gerçek bir adım atmış olacağız."</i></p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/ankara-tabip-odasindan-1-eylul-dunya-baris-gunu-mesaji</guid>
      <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 14:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/a5e7f858-6d21-4fb2-83cf-a09484288d4b.webp" type="image/jpeg" length="71891"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gazi Paşa ve Yunan General Trikopis ilk kez burada karşılaştı: Uşak Atatürk ve Etnografya Müzesi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/gazi-pasa-ve-yunan-general-trikopis-ilk-kez-burada-karsilasti-usak-ataturk-ve-etnografya-muzesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/gazi-pasa-ve-yunan-general-trikopis-ilk-kez-burada-karsilasti-usak-ataturk-ve-etnografya-muzesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dumlupınar’da imha edilen Yunan ordusunun Başkomutanı Trikopis, esareti de başkomutan olduğunu da Türk subaylarından Uşak'ta öğrendi. Bugün Uşak Atatürk ve Etnografya Müzesi olarak ziyaret edilen Kaftancızade Köşkü General Trikopis'in Mustafa Kemal Paşa ile ilk kez karşılaştığı, kurtuluşun dönüm noktalarından biri olma özelliğini taşıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p dir="ltr">“Hiçbir zaman ümitsiz olmayacağız, çalışacağız, memleketi kurtaracağız. Bizi öldürmek değil canlı mezara koymak istiyorlar. Şimdi çukurun kenarındayız. Son bir cüret belki bizi kurtarabilir. Zaten başka türlü dönüş imkanı yoktur” Mustafa Kemal Paşa’nın 26 Mayıs 1919’da Havza’da halka hitap ederken söylediği bu sözlerden 11 gün önce İzmir, Yunan Krallığı tarafından İtilaf devletlerinin desteğiyle işgal edilmişti. Mondros Ateşkes Anlaşması sonrası 13 Kasım 1918’de İstanbul’un işgali, Kasım 1918’den Mayıs 1919’da geçen süreçte İngiliz, Fransız, İtalya’nın Anadolu’daki işgallerinin halkta yarattığı moral bozukluğu ve umutsuzluğa karşı Mustafa Kemal Paşa’nın sözleri uçurum kenarında ayakta kalmaya çalışan yıkık bir ülkenin ve az sayıda kişide yer alan kurtuluş umudunun tasviriydi.</p>

<p>[youtube-video]<iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="315" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/WS4Bi7VTwms?si=mkvvw9ccy_0MBTMy&amp;start=1905" title="YouTube video player" width="560"></iframe>[/youtube-video]</p>

<p dir="ltr">Kurtuluşun yaşanması zor bir hayalden mutlak gerçeğe doğru evrilmesi ise aradan geçen bin 189 günün ardından 26 Ağustos 1922 sabahı Kocatepe’de açılan topçu ateşiyle başladı. Dumlupınar’da bizzat Başkomutan Mustafa Kemal Paşa’nın idaresinde imha edilen Yunan ordusunun takibi, 1 Eylül’de kurtarılan Uşak’ta bir dönüm noktasına ev sahipliği yaptı. Yunan Orduları Başkomutanı Trikopis’in BMM Orduları Başkumandanı Mustafa Kemal Paşa ile karşılaşması da 2 yılı aşkın süre Yunan idaresi altında kalmış bu küçük kentte, Uşak’ta yaşandı. Yunan Krallığı’nın mutlak yenilgisinin kesinleştiği 1 Eylül’e giden yol ise 26 Ağustos’ta inşa edilen ve dünya savaş tarihine ‘son meydan savaşı’ olarak geçecek Başkomutanlık Meydan Savaşı’nın başlangıcında atıldı.</p>

<p dir="ltr">Taarruz öncesinde askerî güç dengesi Yunan ordusuyla neredeyse eşitti; üstelik Türk ordusunun yaklaşık 200 bin kişilik kuvveti besleyecek gıda stoku sadece altı aylıktı. Cephe taarruzu düşmanı geriletebilirdi ancak kesin zafer getirmezdi. Tek çıkar yol, düşmanı hiç beklemediği bir noktadan vurarak tamamen imha etmekti.</p>

<p dir="ltr"><img alt="Gazi Paşa ve Yunan General Trikopis ilk kez burada karşılaştı: Uşak Atatürk ve Etnografya Müzesi" class="detail-photo img-fluid" height="500" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/mka101-mustafa-kemal-ataturk-afyon-kocatepe-ridges-during-the-great-attack-4-500x500.webp" width="500" /></p>

<p dir="ltr">Gazi, hayatının en büyük riskini adım adım örülen dört ayaklı bir stratejiyle yönetti. Kasım 1921’den Haziran 1922’ye kadar taarruz hazırlığı izlenimi vermekten kaçınıldı. Mart 1922’de TBMM Londra Konferansı’na katılarak barış arayışında görünürken, Meclis’teki iç tartışmalar özellikle dışarı sızdırıldı; düşmana "Türkler kendi içinde bölünmüş, umutsuz ve hazırlıksız" algısı yerleştirildi.</p>

<p dir="ltr">Temmuz sonunda Yunan Başkomutanı Hacıanesti, Ankara’yı masaya zorlamak için Anadolu’daki bazı tümenlerini Trakya’ya kaydırıp İstanbul’u işgale kalkıştı. Bu girişim başarısız olunca Gazi, Trakya’daki düşman birlikleri geri dönemeden hücum vaktinin geldiğini saptadı.</p>

<p dir="ltr">Hazırlıklar yalnızca Batı Cephesi Komutanı İsmet Paşa, Genelkurmay Başkanı Fevzi Paşa ve Millî Savunma Vekili Kâzım Fikri Paşa arasında tutuldu. Cephede taarruz değil "savunma tahkimatı" süsü verildi. Komuta kademesini dikkat çekmeden toplamak için Akşehir’de bir futbol maçı tertiplendi. Komutanlar gündüz tribünde maç izlerken, taarruz kararı aynı gece gizli toplantıda tebliğ edildi. Ankara’da ise diplomatik ziyafetler ve çay partileri organize ediliyor, Ali Fuat Paşa Gazi’nin "köşkte dinlendiği" algısını yayıyordu.</p>

<p dir="ltr">Bursa-Eskişehir-Kütahya ve Afyon güneyine uzanan savunma hattında, düşmanın en az beklediği 40 kilometrelik güney cephesi (35 bin Yunan askeri mevcuttu) hedef seçildi. 2. Ordu birlikleri geceleri derin bir sessizlikle güneye kaydırıldı; askerler gündüzleri dikkat çekmemek için ters istikamette yürüdü veya ağaç altlarında bekledi. Gece intikallerinde düşman keşif uçaklarına yakalanmamak için ateş yakmak bir yana, sigara dahi içilmedi.</p>

<h2><strong>Yunan karargahının harekatı fark etmesi iki gün sürdü</strong></h2>

<p dir="ltr">Yunan Genel Karargâhı'nın bu taarruzun bir aldatmaca mı yoksa asıl yarma harekâtı mı olduğunu kavraması için en fazla iki günü vardı.</p>

<p dir="ltr">26 Ağustos sabahı başlayan hücum tam da Gazi’nin öngördüğü ikilemi yarattı. İzmir’den savaşı idare eden Başkomutan Hacıanesti asıl taarruzu hâlâ doğudan beklediğini sanıp güneydeki baskını aldatmaca sayarken, cephedeki General Trikopis güneyden gelen büyük darbeyi fark edip telaşla takviye birlik istiyordu.</p>

<p dir="ltr">27 Ağustos’ta düşman hattı yarıldı ve Türk ordusu Afyonkarahisar’a girdi. 28 Ağustos’ta Dumlupınar geçidi kapatılarak düşman Murat Dağları’na doğru üç koldan sıkıştırıldı. Gazi, aynı gün Riyaset Kalemi Mahsus Müdürü Hayati Bey üzerinden annesi Zübeyde Hanım ve Fikriye Hanım’a rahatlatıcı telgrafını gönderirken, Yunan komutanına da ince bir taş atıyordu. Zira Hacıanesti, basına verdiği bir demeçte Mustafa Kemal Paşa’ya dair sorulan soruya, “Öyle bir komutan tanımıyorum” demişti.</p>

<p dir="ltr">"Afyonkarahisar’ını aldık. Dolayısıyla daha birkaç gün buralarda kalmam lazım gelecektir. Siz müsterih olunuz... Şimdi Kocatepe’den Karahisar’a hareket ediyoruz. Hacı’yı hiçbir yerde göremedik. Gazetelerle onun evvelki sözlerine karşılık olmak üzere alaylı bir şey yazmanız münasip olur. Gözlerinizden öperim.”</p>

<h3 dir="ltr"><strong>Gece saat 02.00: "Türk'ün kurtuluş güneşi doğacaktır"</strong></h3>

<p dir="ltr">30 Ağustos 1922 gecesi saat 02.00 sularında karargâha birliklerden son raporlar ulaştı. İsmet Paşa evrakları inceleyip Kurmay Binbaşı Tevfik Bey’i Gazi’nin odasına gönderdi. Ali Çavuş kapıyı çalıp Mustafa Kemal Paşa’yı uyandırdı; Tevfik Bey yatağın başucunda haritayı açtı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p dir="ltr">Mustafa Kemal Paşa haritaya baktığı anı şöyle anlatıyordu:</p>

<p dir="ltr">“Tevfik Bey’in gösterdiği haritaya baktım. Hemen yataktan fırladım. Arkadaşlar, haritada gördüğüm şey şuydu ki, ordularımız düşmanın önemli kuvvetini kuzeyden, güneyden, batıdan kuşatmaya uygun bir durum almış bulunuyorlardı."</p>

<p dir="ltr">Gürültüyü duyup odaya koşan Yaver Salih Bozok, kapıyı araladığında Gazi ve İsmet Paşa’yı harita başında gülümserken buldu. Derhal Fevzi Paşa çağrıldı; üç komutan sabahın ilk ışıklarına kadar karargâhta aralıksız çalıştı. Gazi, o anki kesin inancını şu sözlerle kayda geçirdi:</p>

<p dir="ltr">“Üçümüz toplandık. Durumu bir daha düşündük ve kesinlikle karar verdik ki, Türk’ün gerçek kurtuluş güneşi 30 Ağustos sabahı ufuktan bütün parlaklığıyla doğacaktır.”</p>

<h3 dir="ltr"><strong>Ateş hattında bir başkomutan: "Daha ileriye gitmek gerek!"</strong></h3>

<p dir="ltr">30 Ağustos günü Dumlupınar sırtlarında zafer henüz şekillenirken, Mustafa Kemal Paşa gelişmeleri uzaktan izlemeyi reddediyordu. Paşa, o anları şöyle not edecekti:</p>

<p dir="ltr">"Oradan dürbün ile gözlemeye uğraşmak bana sıkıntılı geldi. Daha ileriye, ateş yerine gitmek için kesin bir ihtiyaç duyuyordum."</p>

<p dir="ltr">Ordu Komutanı Nurettin Paşa’nın "Paşam, ateş hattına iniyorsunuz, bu kadar yakınlaşmak münasip değil" ikazına "Siz burada kalabilirsiniz" yanıtını vererek otomobiliyle ön hatlara doğru atıldı. Başkomutan, başyaveri Salih (Bozok) ile birlikte kendini birdenbire Türk avcı hatları ile Türk topçularının tam arasında buldu.</p>

<p dir="ltr">Tümen Komutanı Derviş Bey’e (Koral), "Biz burada iken topçularımızın gerimizde kalması olmaz. Onları bizim önümüze geçirmek gerek" talimatını verdi. Derviş Bey’in "Paşam, şimdi avcı hattı ile topçu hattı bir araya geldi. Emrederseniz avcı hattını da ileri sürelim" önerisine Paşa'nın yanıtı netti: "Hemen!"</p>

<p dir="ltr">Güneş batıya eğilirken Dumlupınar cehenneme dönmüştü. Başkomutan’ın günlüğüne düşen satırlar, zaferin doğum sancısını özetliyordu:</p>

<p dir="ltr">"Güneş batıya yaklaştıkça ateşli, kanlı ve ölümlü bir kıyametin kopmak üzere olduğu bütün ruhlarda duyuluyordu... Ve beklediğimiz kurtuluş güneşinin doğabilmesi için bu yıkım gerekliydi."</p>

<p dir="ltr">Akşam saatlerinde düşmanın tamamen dağıldığı haberi telsizlere düştüğünde Mustafa Kemal Paşa tek bir cümle kurdu: "Bu iş bitmiştir." Siperde doğrulup, ufukta kaybolan güneşe ve darmadağın olan hatta bakarak İzmir'den ordusunu yönetmeye çalışan Yunan başkomutana seslenişi ise tarihe geçti:</p>

<p dir="ltr">"Hacıanesti! Mağrur komutan! Neredesin? Gel de ordularını kurtar!"</p>

<p dir="ltr">30 Ağustos gecesi kazanılan mutlak zaferin ardından Başkomutan, geceyi geçirmek üzere Dumlupınar’a geçti. Salih Bozok ve Yaver Muzaffer, köy içinde temiz bir yer bulunamadığı için Paşa’nın çadırını yıkık bir köy evinin toprak damına kurdular; pelerin ve ceketlerinden yatak ve yastık yaptılar.</p>

<p dir="ltr"><img alt="Images 2026 09 01T134216.175" class="detail-photo img-fluid" height="405" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/images-2026-09-01t134216175.jpg" width="738" /></p>

<h2 dir="ltr"><strong>5 gün sonra ilk sıcak yemek</strong></h2>

<p dir="ltr">Hava kararıp serinlik bastığında kurt kürklü kaputuyla çadırının önüne oturan Gazi, Ali Çavuş’un pişirdiği kahveyi yudumlarken 26 Ağustos sabahından beri ilk defa sıcak bir yemek yiyebildi.</p>

<p dir="ltr">Ertesi gün, 31 Ağustos sabahı savaş alanını gezen Gazi’nin yüzünde derin bir hüzün vardı. Yaver Muzaffer’in aktardığına göre, parçalanmış hatları izlerken yanındakilere döndü:</p>

<p dir="ltr">"Bu manzara insanlığı utandırabilir. Fakat meşru savunma için buna mecbur olduk."</p>

<p dir="ltr">Yerde yatan çiğnenmiş bir Yunan bayrağını fark ettiğinde ise askerlerine derhal müdahale emri verdi:</p>

<p dir="ltr">"Bir milletin istiklal alametidir. Düşman da olsa hürmet etmek lazımdır. Oradan kaldırıp topun üzerine koyun."</p>

<p dir="ltr">Hemen ardından Çal Köyü’nde yıkık bir evin avlusunda İsmet ve Fevzi Paşalarla kırık kağnı arabalarının oklarına ilişerek yapılan kısa toplantıda nihai karar verildi: Bütün orduyla dinlenmeden İzmir’e yürünecekti.</p>

<p dir="ltr"><img alt="I M G 20260814 164009 606" class="detail-photo img-fluid" height="1728" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/i-m-g-20260814-164009-606.jpg" width="3744" /></p>

<h3 dir="ltr"><strong>Uşak’taki karargâhta teslimiyet ve askerî zarafet bir arada yaşandı</strong></h3>

<p dir="ltr">1 Eylül 1922’de Türk süvarilerinin Uşak’a girmesiyle birlikte, kaçış hattı tamamen kesilen Yunan Küçük Asya Ordusu Komutanlığı için çember daraldı.</p>

<p dir="ltr">2 Eylül 1922 akşamı Uşak’ın batısındaki Elmadağ eteklerinde, Göğem Köyü yakınlarında çember tamamen daralmıştı. Dumlupınar’dan beri kaçmaya çalışan, cephanesi ve erzakı tükenen Yunan ordusunun çekilme hattı Albay Dadaylı Halit Bey (Akmansü) komutasındaki 5. Kafkas Tümeni tarafından kesildi.</p>

<p dir="ltr">Karanlık çökerken ormanlık alanda sıkışan Yunan 1. Kolordu Komutanı General Nikolaos Trikopis ve 2. Kolordu Komutanı General Kimon Digenis, maiyetlerindeki 5 bine yakın subay ve askerle birlikte daha fazla ilerleyemeyeceklerini anladılar. Türk topçusunun ve süvarilerinin takibi karşısında askerlerinin teslim baskısına dayanamayan Trikopis, bir Türk tümen komutanına teslim olmak şartıyla beyaz bayrak çektirdi.</p>

<p dir="ltr">İleri hatta bulunan keşif müfrezeleri ve devriyeler, teslim alma sürecinde ilk teması sağladı. Cephe kayıtlarına ve sözlü anlatılara geçen Afyonlu Ahmet Çavuş gibi askerlerin hatıralarında bu an; elinde birkaç bombayla dağ başında düşman generalleriyle karşılaşan Türk neferinin, "Üç ordu tarafından kuşatıldınız, teslim olun!" kararlılığıyla kesinleşti.</p>

<p dir="ltr"><img alt="I M G 20260814 163330 639" class="detail-photo img-fluid" height="1728" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/i-m-g-20260814-163330-639.jpg" width="3744" /></p>

<p dir="ltr">Üniformaları toz toprak içinde kalmış, günlerdir uyumayan Türk subay ve neferlerinin sade görüntüsü karşısında Trikopis, kendisini teslim alanın gerçekten bir tümen komutanı olduğuna inanmakta güçlük çekti. 5. Kafkas Tümeni Komutanı Kurmay Albay Dadaylı Halit Bey, esir komutanları mükemmel Fransızcasıyla karşılayarak resmi teslim protokolünü gerçekleştirdi.</p>

<p dir="ltr">Göğem Köyü yakınlarındaki karargâhta esirlere ikram edilecek yiyecek bulunamayınca köylülerden erzak istendi. Yunan işgalinin zulmünü ve yakıp yıkmalarını bizzat yaşayan Göğem köylüleri, "Düşmana tek bir lokma vermeyiz; ama komutanımız ve askerimiz için canımız feda" diyerek yalnızca Türk birliklerine erzak sağladı. Esirlerin karnı, Türk askerinin kendi tayınını paylaşmasıyla doyuruldu.</p>

<p dir="ltr">2 Eylül gecesi Uşak Göğem Köyü yakınlarında teslim alınan Başkomutan General Nikolaos Trikopis ve beraberindeki 2. Kolordu Komutanı General Digenis, 3 Eylül’de Başkomutan Mustafa Kemal Paşa’nın Uşak’taki karargâhına getirildi.</p>

<p dir="ltr">[youtube-video]<iframe allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen="" frameborder="0" height="315" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/MA5-NHUVw1c?si=mPWhADaF6e2t_8Uh" title="YouTube video player" width="560"></iframe>[/youtube-video]</p>

<h3 dir="ltr"><strong>Uşak'ın yüzde 80'i Yunan ordusunun tahribatına uğradı</strong></h3>

<p dir="ltr">Dumlupınar’da imha edilen Yunan ordusunun Ege Denizi’ne doğru kaçarken yarattığı yıkım, Batı Anadolu’nun en köklü ticaret ve dokuma merkezlerinden biri olan Uşak’ta derin yaralar açtı.</p>

<p dir="ltr">1 Eylül 1922’de Türk süvarileri kente girdiğinde, Uşak sokakları duman ve alevlerle boğuşuyordu. Yunan birlikleri çekilirken kentin tarihi ticaret merkezini, çarşılarını, camilerini, un fabrikalarını ve binlerce evi sistemli biçimde ateşe vermişti. Resmi hasar tespit raporlarına ve dönemin tanıklıklarına göre; Uşak’ın yapı stoğunun yarıdan fazlası kül olmuş, sivil halk canını kurtarmak için çevredeki bağ ve dağ eteklerine sığınmıştı. Kent, kurtuluş gününü hem büyük bir sevinçle hem de kömür kokusu ve yıkıntılar arasında karşıladı.</p>

<p dir="ltr">Bu büyük yangının ve yıkımın ortasında ayakta kalabilen ender sivil mimari örneklerinden biri ise Kaftancızade Konağı oldu. İki yılı aşkın süren işgal boyunca Yunan garnizonunun ve komuta kademesinin karargâh olarak kullandığı konak, kaçışın yarattığı büyük panik ve Türk süvarilerinin kente beklenenden çok daha hızlı girmesi sayesinde yakılmaya fırsat bulunamadan kurtarıldı.</p>

<p dir="ltr">Yangından arta kalan yanık sokakların arasında yükselen bu iki katlı ahşap bağdadi yapı, 1 Eylül’den itibaren Türk ordusunun Başkomutanlık Karargâhı haline geldi. Dışarıda dumanı tüten bir enkaz manzarası varken, konağın cumbalı odalarında yeni Türkiye’nin temellerini atan askeri ve diplomatik kararlar alındı.</p>

<p dir="ltr">Bugün Uşak Atatürk ve Etnografya Müzesi olarak korunan 1890’lar yapımı konak; bu tarihi karşılaşmanın yaşandığı mekân olarak tarihe geçti.</p>

<h3><br />
<strong>Gazi ve Trikopis ilk kez Uşak'ta karşılaştı</strong></h3>

<p dir="ltr">3 Eylül 1922 günü Kaftancızade Konağı’nın üst katındaki kabul odasında gerçekleşen görüşme, sadece iki düşman ordunun başkomutanının karşılaşması değil; savaş meydanında kazanılan zaferin evrensel bir devlet ve hukuk ahlakının göstergesi niteliğinde oldu.</p>

<p dir="ltr">Mustafa Kemal Paşa, savaş hukuku ve kadim gelenekler uyarınca kılıcını teslim eden esir generalin ruh halini anında kavramıştı. Kendisine verilen Başkomutanlık görevini dahi esir düştükten sonra Türk subaylarından öğrenen ve intihar edemediği için derin bir vicdan azabı çeken Trikopis’e, bir suçlu muamelesi değil; uluslararası teamüllere uygun bir "onurlu esir / konuk" muamelesi yapıldı.</p>

<p dir="ltr">General Trikopis’i ayakta karşılayan, kahve ve sigara ikram eden Mustafa Kemal Paşa: "Oturunuz general, yorulmuş olacaksınız. Savaş bir talih oyunudur general. Bazen en yetenekli olanı da yanıltır. Siz görevinizi yaptınız. Vicdanınıza karşı müsterih olabilirsiniz. En büyük komutanların bile esir düştüğü tarihte çok görülmüştür. Napolyon da esir olmuştu” sözlerini kullandı.</p>

<p></p>

<p dir="ltr">Görüşmenin sonunda Mustafa Kemal Paşa, Trikopis’e şahsi bir ricası olup olmadığını sordu. Mağlup general, İstanbul Büyükada’da bulunan eşinin kendisinin hayatta ve sağ salim olduğundan haberdar edilmesini rica etti. Paşa, bu talebi derhal kabul ederek telgrafın çekilmesi talimatını verdi. Bu jest, savaşın en yakıcı günlerinde dahi modern Cenevre Sözleşmesi ilkelerinin ve Hilal-i Ahmer (Kızılay) aracılığıyla yürütülen harp hukukunun kusursuzca işletildiğini gösteriyordu. Trikopis’in teslim ettiği kılıç, Dumlupınar Zaferi’nin hemen ardından Korgeneralliğe terfi ettirilen Millî Savunma Bakanı Kâzım (Özalp) Paşa’ya Gazi tarafından hediye edildi. Bugün kılıcın aslı İstanbul Harbiye Askerî Müzesi’nde, birebir replikası ise Uşak Atatürk ve Etnografya Müzesi’nde sergileniyor.</p>

<p dir="ltr"><img alt="I M G 20260814 163117 300" class="detail-photo img-fluid" height="1728" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/i-m-g-20260814-163117-300.jpg" width="3744" /></p>

<h3 dir="ltr"><strong>"Biz yabancı devletlere alet olduk"</strong></h3>

<p dir="ltr">Esaret döneminin ardından 1923 yılında esir mübadelesiyle Yunanistan’a dönen General Trikopis, 1967 yılında yayımladığı Hatıralarım kitabında ve basına verdiği mülakatlarda o anları derin bir minnetle aktardı. Gazi’nin kendisini mert bir askere yakışır şekilde ayakta karşıladığını belirten Trikopis, Anadolu macerasının tarihsel muhasebesini şu çarpıcı sözlerle yapacaktı:<br />
"Bizim Anadolu’da ne işimiz vardı? Biz yabancı büyük devletlerin politikalarına alet olduk. Sizden de bizden de bunca insan öldü. Mustafa Kemal Paşa ise görevini yapan bir askere nasıl hürmet edileceğini bütün dünyaya gösteren büyük bir liderdi."</p>

<p dir="ltr">Hatta dönemin tanıklıklarına göre General Trikopis, sonraki yıllarda her 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı resepsiyonlarında Atina’daki Türk Elçiliği’ne giderek Atatürk’ün portresi önünde saygı duruşunda bulunmuş; mağlup olduğu komutana duyduğu saygıyı ömrünün sonuna kadar taşıdı.</p>

<p dir="ltr"><img alt="I M G 20260814 162331 880" class="detail-photo img-fluid" height="1440" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/i-m-g-20260814-162331-880.jpg" width="3120" /></p>

<p dir="ltr">Müzenin giriş katında Uşak’a özgü işleme ve kıyafetlerin yanında Osmanlı dönemi ev yaşantısında kullanılan eşyalar yer alıyor. Müzenin ikinci katında ise Atatürk’ün çalışma odası, toplantı odası ve yatak odası yer alıyor.</p>

<p dir="ltr"><img alt="I M G 20260814 162450 615" class="detail-photo img-fluid" height="1440" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/i-m-g-20260814-162450-615.jpg" width="3120" /></p>

<p dir="ltr">Balmumum heykelle Trikopis’in Mustafa Kemal Paşa ile karşılaşması tasvir edilirken duvarlarda Atatürk fotoğrafları yerde ise Uşak halı ve kilimleri yer alıyor.</p>

<p dir="ltr"><img alt="I M G 20260814 163212 573" class="detail-photo img-fluid" height="1728" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/i-m-g-20260814-163212-573.jpg" width="3744" /></p>

<p dir="ltr">Atatürk konakta Uşak’a 16 Ekim 1925’te ikinci kez Cumhurbaşkanı olarak gelişinde; üçüncü kez ise İran Şahı Rıza Pehlevi ile geldiğinde ikamet etti.</p>

<p dir="ltr"><img alt="I M G 20260814 162704 507" class="detail-photo img-fluid" height="1728" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/i-m-g-20260814-162704-507.jpg" width="3744" /></p>

<p dir="ltr">Müzede Başkomutan’ın yaşamını anlatan tablolardan birinde ise Atatürk, kurucu ve kurtarıcı niteliklerinin yanında son günlerde hatırlanmasına ihtiyaç duyulan özelliklerinden biriyle tanıtılıyor: “Türk Aydınlanma Hareketi’nin Önderi”</p>

<p dir="ltr"><img alt="I M G 20260814 163434 127" class="detail-photo img-fluid" height="1728" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/i-m-g-20260814-163434-127.jpg" width="3744" /></p>

<p dir="ltr">İzmir’e doğru kaçan Yunan ordusunun ardında büyük bir yangın ve yıkım bıraktığı Uşak’ın az sayıda ayakta kalan sivil mimari örneklerinden biri olan Atatürk Evi’nin solunda 1968’de açılan Ragıp Soysal Çocuk Kütüphanesi, sağında bir çocuk parkı, arkasında ise Hasan Hilmi İİkokulu bulunuyor. Kentin eskiden önemli ve rağbette olan noktalarından biri olan Paşa Caddesi üzerinde bulunan müzenin çevresinde çocukların olması ise cumhuriyetin gelecek nesilleri önceleyen felsefesinin bir göstergesi niteliğinde .</p>

<p dir="ltr" style="text-align:center"><i><img alt="08 Nisan 15 14 A A 29279888" class="detail-photo img-fluid" height="630" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/08-nisan-15-14-a-a-29279888.webp" width="1120" /></i></p>

<p style="text-align:center"><i>Fotoğraf, Cumhuriyet'in 10. yılında Hüsnü Kazım Özler 'Foto Kazım' tarafından Uşak'ta çekildi</i></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ahmet Çağatay Bayraktar</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/gazi-pasa-ve-yunan-general-trikopis-ilk-kez-burada-karsilasti-usak-ataturk-ve-etnografya-muzesi</guid>
      <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 14:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/kisisinden-belge-1.jpg" type="image/jpeg" length="52187"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[KKTC'deki gemi kazasında yaşamını yitirenler memleketlerinde toprağa verildi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/kktcdeki-gemi-kazasinda-yasamini-yitirenler-memleketlerinde-topraga-verildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/kktcdeki-gemi-kazasinda-yasamini-yitirenler-memleketlerinde-topraga-verildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[KKTC'nin Girne açıklarında yolcu gemisinin alabora olması sonucu hayatını kaybeden Hüseyin Özdemir ve Nihat Balyemez, memleketlerinde düzenlenen cenaze törenlerinin ardından toprağa verildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>KKTC</strong>'nin <strong>Girne</strong> açıklarında yolcu gemisinin alabora olmasıyla meydana gelen kazada hayatını kaybeden Hüseyin Özdemir, 56 yaşındaki Nihat Balyemez ve 14 yaşındaki Nisa Törer'in cenazeleri, memleketlerinde düzenlenen törenlerin ardından defnedildi.</p>

<p>Burada gerçekleştirilen cenaze namazına Hüseyin Özdemir'in ailesi ve yakınlarının yanı sıra Vali Atilla Toros, Silifke Kaymakamı Eyüp Fırat, Silifke Belediye Başkan Vekili Oğuzhan Kökten ile çok sayıda vatandaş katılım sağladı.</p>

<p>Cenaze namazının tamamlanmasının ardından Özdemir'in naaşı, dualar eşliğinde defnedildi.</p>

<h2><strong>Düğün için KKTC'ye gitmişlerdi</strong></h2>

<p>Hüseyin Özdemir'in, eşi Şerif Özdemir, damadı Hakkı Şahin, kızları Şengül Şahin ve Kamuran Ünal ile birlikte bir yakınının düğününe katılmak amacıyla KKTC'ye gittikleri belirtildi. Ailenin, Mersin'e dönüş için yolcu gemisine bindikleri sırada kazanın meydana geldiği öğrenildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kazada Hüseyin Özdemir'in eşinin kayıp olduğu, kızları ile damadının ise kurtarıldığı bildirildi.</p>

<h3><strong>Nihat Balyemez Gaziantep'te toprağa verildi</strong></h3>

<p>30 Ağustos'ta KKTC'nin Girne Limanı'ndan Mersin'in Silifke ilçesindeki Taşucu Limanı'na sefer yapan yolcu gemisinin alabora olması sonucu yaşamını yitiren Nihat Balyemez'in cenazesi Bahattin Nakıpoğlu Camisi'ne götürüldü.</p>

<p>Balyemez için camide düzenlenen cenaze töreninde ailesi ve yakınlarının yanı sıra Vali Kemal Çeber, İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Hakan Uğurlu, İl Emniyet Müdürü Celal Özcan, Şehitkamil Kaymakamı Ahmet Odabaş ve vatandaşlar hazır bulundu.</p>

<p>Kılınan cenaze namazının ardından Nihat Balyemez'in naaşı Asri Mezarlık'ta toprağa verildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/kktcdeki-gemi-kazasinda-yasamini-yitirenler-memleketlerinde-topraga-verildi</guid>
      <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 14:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/kktcdeki-gemi-kazasinda-yasamini-yitirenler-memleketlerinde-topraga-verildi.png" type="image/jpeg" length="67459"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[AÖL kayıtları 2026 ne zaman başlayacak? 2026 AÖL kayıt ücreti ne kadar? Kayıt yenileme için gerekli belgeler neler?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/aol-kayitlari-2026-ne-zaman-baslayacak-2026</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/aol-kayitlari-2026-ne-zaman-baslayacak-2026" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[AÖL kayıtları 2026 için gözler Milli Eğitim Bakanlığı'nın açıklayacağı 2026-2027 eğitim öğretim yılı 1. dönem takvimine çevrildi. Açık Öğretim Lisesine yeni kayıt yaptırmak isteyenler ile mevcut öğrenciler, başvuru ve kayıt yenileme tarihlerini araştırıyor. Peki AÖL kayıtları başladı mı, yeni kayıt ve kayıt yenileme işlemleri nasıl yapılacak, hangi belgeler istenecek ve kayıt ücreti ne kadar olacak?]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Açık Öğretim Lisesi (AÖL) 2026-2027 eğitim öğretim yılı 1. dönem kayıtları</strong> için öğrencilerin bekleyişi sürüyor. Lise eğitimini açık öğretim yoluyla tamamlamak isteyen adaylar ile AÖL'de eğitimine devam eden öğrenciler, yeni kayıt ve kayıt yenileme işlemlerinin hangi tarihler arasında yapılacağını araştırıyor.</p>

<p>Milli Eğitim Bakanlığı tarafından 2026-2027 eğitim öğretim yılı 1. dönem AÖL yeni kayıt ve kayıt yenileme takvimi henüz açıklanmadı. Bu nedenle başvuru yapmak isteyen adayların güncel duyuruları MEB ve Açık Öğretim Lisesinin resmi kanalları üzerinden takip etmesi gerekiyor.</p>

<p>Geçtiğimiz eğitim öğretim yılında uygulanan takvimde Açık Öğretim Okullarının 1. dönem yeni kayıt ve kayıt yenileme işlemleri eylül ayında başlamıştı. Ancak yeni eğitim öğretim yılı için uygulanacak tarihler, Bakanlığın yayımlayacağı resmi takvimle kesinleşecek.</p>

<h2><strong>AÖL kayıtları başladı mı?</strong></h2>

<p>2026-2027 eğitim öğretim yılı için <strong>AÖL yeni kayıt ve kayıt yenileme işlemleri henüz başlamadı.</strong> MEB'in Açık Öğretim Lisesine ilişkin resmi internet sitesinde 1. dönem Türkiye geneli kayıt takvimine dair yeni bir duyuru bulunmuyor.</p>

<p>Yeni kayıt yaptıracak adaylarla mevcut AÖL öğrencilerinin işlemleri aynı kapsamda değerlendirilmiyor. İlk kez Açık Öğretim Lisesine kayıt olacak adayların yeni kayıt prosedürünü takip etmesi gerekirken, mevcut öğrencilerin kayıt yenileme ve ders seçimi işlemlerini tamamlaması gerekiyor.</p>

<p>MEB'in yeni dönem için yayımlayacağı kılavuzda kayıtların başlangıç ve bitiş tarihleriyle birlikte başvuru yöntemi, ödeme bilgileri ve gerekli belgeler gibi ayrıntıların da açıklanması bekleniyor.</p>

<h3><strong>AÖL kayıtları ne zaman 2026?</strong></h3>

<p>2026-2027 eğitim öğretim yılı <strong>AÖL 1. dönem kayıt tarihleri henüz resmi olarak açıklanmadı.</strong> Geçtiğimiz eğitim öğretim yılında Açık Öğretim Okullarının 1. dönem yeni kayıt ve kayıt yenileme işlemleri 3 Eylül 2025'te başlamış ve 26 Eylül 2025'e kadar devam etmişti.</p>

<p>Önceki dönemdeki takvim, yeni eğitim öğretim yılı için de işlemlerin eylül ayında gündeme gelebileceğini gösteriyor. Ancak 2026-2027 dönemine ilişkin kesin başlangıç ve bitiş tarihleri geçmiş yılın takvimi üzerinden belirlenemez.</p>

<p>Bu nedenle öğrencilerin kayıt işlemleri için MEB'in açıklayacağı yeni takvimi beklemesi gerekiyor. Resmi duyuru yayımlandığında yeni kayıt ve kayıt yenileme sürecinin hangi tarihler arasında gerçekleştirileceği netleşecek.</p>

<p><img alt="MEB'den özel okullara " src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/okul-silahli-saldiri.jpg" yabanc="" /></p>

<h3><strong>Açık Lise yeni kayıt nasıl yapılır?</strong></h3>

<p>AÖL'ye ilk kez kayıt yaptıracak adayların izleyeceği yöntem, 2026-2027 eğitim öğretim yılı için yayımlanacak kayıt kılavuzunda açıklanacak.</p>

<p>Geçtiğimiz dönemlerde yeni kayıt işlemleri kapsamında adayların <strong>Halk Eğitimi Merkezi müdürlüklerine</strong> başvurması gerekiyordu. Ancak yeni dönemde uygulanacak başvuru yöntemi, MEB'in yayımlayacağı güncel kılavuzla kesinlik kazanacak.</p>

<p>İlk kez kayıt yaptıracak adayların başvuru öncesinde kayıt şartlarını, gerekli belgeleri ve ödeme bilgilerini kontrol etmesi gerekiyor. Özellikle eğitim durumuna göre istenebilecek belgeler değişebildiğinden, geçmiş dönem bilgileri yerine yeni kayıt kılavuzundaki şartların esas alınması gerekiyor.</p>

<h3><strong>AÖL kayıt yenileme nasıl yapılır?</strong></h3>

<p>AÖL'de daha önce kaydı bulunan öğrenciler için kayıt yenileme işlemleri uygulanıyor. MEB, 2025-2026 eğitim öğretim yılının 3. döneminden itibaren kayıtlı öğrencilerin kayıt yenileme işlemlerini Açık Öğretim Lisesi Bilgi Yönetim Sistemi üzerinden kendilerinin yapabilmesine yönelik düzenleme gerçekleştirmişti.</p>

<p>Kayıt yenileme hakkı bulunan öğrenciler, ilgili döneme ait kayıt ücretini yatırdıktan sonra AÖL öğrenci giriş sistemi üzerinden işlemlerini gerçekleştirebiliyor.</p>

<p>Sisteme girişte öğrenci veya T.C. kimlik numarası ve şifre kullanılabildiği gibi e-Devlet üzerinden giriş seçeneğinden de yararlanılabiliyor. Ardından sistemde yer alan <strong>“Kayıt Yenileme/Ders Seçimi”</strong> bölümünden gerekli işlemler tamamlanabiliyor.</p>

<p>2026-2027 eğitim öğretim yılı için kayıt yenileme işlemlerinin hangi tarihlerde yapılacağı ise yeni dönem takviminin açıklanmasıyla belli olacak.</p>

<h3><strong>AÖL kayıt yenileme işlemlerinde ders seçimi nasıl yapılır?</strong></h3>

<p>Kayıt yenileme işlemini tamamlayan öğrencilerin eğitim durumlarına göre ders seçimlerini de kontrol etmesi gerekiyor. Ders seçimi, öğrencinin mezuniyet sürecinde tamamlaması gereken dersler açısından önem taşıyor.</p>

<p>AÖL öğrencileri kayıt yenileme döneminde sistem üzerinden kendileri için açılan dersleri inceleyerek ilgili seçimleri gerçekleştirebiliyor. Ders seçiminin ardından öğrencilerin sistemde kayıt durumlarını kontrol etmesi gerekiyor.</p>

<p>2026-2027 eğitim öğretim yılına ilişkin ders seçimi tarihleri ve uygulanacak kurallar da MEB'in yeni dönem duyurusuyla birlikte netleşecek.</p>

<p><img alt="Meb'den Izinsiz Faaliyet Yürüten Yabancı Okullardan Türk Okullarına Geçişe Denklik Imkanı" class="detail-photo img-fluid" height="872" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/mebden-izinsiz-faaliyet-yuruten-yabanci-okullardan-turk-okullarina-gecise-denklik-imkani.png" width="1568" /></p>

<h3><strong>AÖL ilk kayıt için gerekli belgeler neler?</strong></h3>

<p>Açık Öğretim Lisesine ilk kez kayıt yaptıracak adaylardan istenecek belgeler, yeni dönem kayıt kılavuzunda kesin olarak açıklanacak.</p>

<p>Geçmiş dönem uygulamalarında kayıt sırasında adayların eğitim durumunu ve kimlik bilgilerini gösteren belgeler sunması gerekiyordu. Bu kapsamda kullanılan belgeler arasında şunlar yer alabiliyordu:</p>

<ul>
 <li>
 <p>T.C. kimlik kartı veya nüfus cüzdanı,</p>
 </li>
 <li>
 <p>Fotoğraf,</p>
 </li>
 <li>
 <p>Öğrenim durumunu gösteren belge,</p>
 </li>
 <li>
 <p>Ortaokul diploması,</p>
 </li>
 <li>
 <p>Tasdikname veya denklik belgesi.</p>
 </li>
</ul>

<p>Ancak belge listesi öğrencinin eğitim durumuna ve kayıt türüne göre farklılaşabileceğinden, 2026-2027 dönemi için MEB tarafından yayımlanacak resmi kılavuzun esas alınması gerekiyor.</p>

<h3><strong>AÖL kayıt ücreti 2026-2027 ne kadar olacak?</strong></h3>

<p>2026-2027 eğitim öğretim yılı 1. dönem <strong>AÖL yeni kayıt ve kayıt yenileme ücretleri henüz açıklanmadı.</strong> Ücret bilgisi, MEB tarafından yayımlanacak yeni dönem kayıt duyurusuyla kesinleşecek.</p>

<p>Öğrencilerin kayıt işlemleri sırasında ödemesi gereken tutar ve ödeme yöntemine ilişkin ayrıntılar da yeni kılavuzda yer alacak. Bu nedenle önceki eğitim öğretim yılındaki ücretin 2026-2027 dönemi için geçerli olduğu yönünde kesin bir değerlendirme yapılamıyor.</p>

<p>Kayıt ücretine ilişkin resmi açıklama yapılmasının ardından öğrenciler yeni dönem için uygulanacak tutarı ve ödeme kanallarını öğrenebilecek.</p>

<h3><strong>AÖL kayıtları için öğrenciler hangi duyuruları takip etmeli?</strong></h3>

<p>Açık Lise kayıt dönemini kaçırmak istemeyen öğrencilerin MEB ve Açık Öğretim Lisesi tarafından yapılan duyuruları takip etmesi gerekiyor.</p>

<p>Özellikle yeni kayıt yaptıracak adayların başvuru tarihinin yanı sıra gerekli belgeler ve kayıt şartlarını da kontrol etmesi gerekiyor. Mevcut öğrencilerin ise kayıt yenileme tarihleri açıklandığında işlemlerini belirtilen süre içerisinde tamamlaması gerekiyor.</p>

<p>2026-2027 eğitim öğretim yılı 1. dönem kayıt takvimi açıklandığında yeni kayıt, kayıt yenileme, ders seçimi ve ücret ödeme sürecine ilişkin ayrıntılar da netleşecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="ÖSYM’den okul birincileri için kritik YKS 2026 uyarısı-3" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/thumbs-b-c-0df436c59274b80a6a436454eacc04d6.jpg" width="864" /></p>

<h3><strong>2026 AÖL kayıt sürecinde son durum</strong></h3>

<p>2026-2027 eğitim öğretim yılı için <strong>AÖL yeni kayıt ve kayıt yenileme tarihleri henüz resmi olarak açıklanmış değil. </strong>Geçtiğimiz yılın takviminde işlemler eylül ayında gerçekleştirilmişti. Ancak yeni dönem için kesin tarihin MEB tarafından duyurulması gerekiyor.</p>

<p>AÖL'ye ilk kez kayıt yaptıracak adaylar yeni kayıt kılavuzunu, mevcut öğrenciler ise kayıt yenileme duyurusunu takip etmeli. Kayıt ücretleri, başvuru yöntemi ve gerekli belgeler de 2026-2027 dönemine ilişkin resmi açıklamayla kesinleşecek.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nida Çitler</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Eğitim</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/aol-kayitlari-2026-ne-zaman-baslayacak-2026</guid>
      <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 14:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/439ba128-669c-4be5-aff2-80c27142c6bf.jpg" type="image/jpeg" length="89335"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kırhan Yılmaz, yüzmede Dakar 2026 hedefiyle kulaç atacak]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/kirhan-yilmaz-yuzmede-dakar-2026-hedefiyle-kulac-atacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/kirhan-yilmaz-yuzmede-dakar-2026-hedefiyle-kulac-atacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[17 yaşındaki milli yüzücü Kırhan Yılmaz, farklı yaş kategorilerinde kırdığı Türkiye rekorlarının ardından gözünü 2026 Dakar Gençlik Olimpiyat Oyunları'na çevirdi. Kırhan, Türkiye'deki derecelerini uluslararası arenaya taşımak için çalışmalarını sürdürüyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Milli yüzücü Kırhan Yılmaz,</strong> yüzme kariyerindeki başarılarına yenilerini eklemek için çalışmalarına devam ediyor. 17 yaşındaki sporcu, tek yumurta ikizi Kadirhan Yılmaz ile 7 yıl önce Yeşilovaspor Kulübünde başladığı yüzme eğitimini sürdürüyor.</p>

<p>Yurt içinde ve yurt dışında çeşitli organizasyonlarda yarışan Kırhan, farklı yaş kategorilerinde 50 metre serbest, 50 metre kelebek ve 100 metre kelebek stillerinde Türkiye rekorlarına imza attı. Milli sporcu, elde ettiği derecelerin ardından kasım ayında Senegal'de düzenlenecek 2026 Dakar Gençlik Olimpiyat Oyunları'nda Türkiye'yi temsil edebilmek için antrenmanlarını sürdürüyor.</p>

<h2><strong>Kırhan Yılmaz'ın hedefi Dakar 2026</strong></h2>

<p>Kırhan Yılmaz, yüzmeye kardeşi Kadirhan ile başlamasının kendisi açısından önemli bir motivasyon kaynağı olduğunu belirtti. Yüzmede elde ettiği derecelerin kendisini yeni hedeflere yönlendirdiğini aktaran milli sporcu, Dakar 2026'ya katılabilmek için çalışmalarına yoğun biçimde devam ettiğini ifade etti.</p>

<p>Türkiye'de elde ettiği dereceleri uluslararası yarışmalara taşımak istediğini belirten Kırhan, kariyerindeki en büyük hedeflerden birinin olimpiyatlarda mücadele etmek olduğunu dile getirdi.</p>

<h3><strong>Milli yüzücü kardeşiyle birlikte çalışıyor</strong></h3>

<p>Kırhan Yılmaz, ikizi Kadirhan ile sürekli bir arada olduklarını ve kardeşinin desteğinin kendisi için önemli olduğunu söyledi. İki kardeş, yüzme çalışmalarını birlikte sürdürürken çeşitli yarışmalarda da mücadele ediyor.</p>

<p>Milli yüzücü Kadirhan Yılmaz da kardeşiyle aynı sporu yapmanın kendisi açısından gurur ve motivasyon kaynağı olduğunu ifade etti.</p>

<p>Kadirhan, kardeşinin elde ettiği başarıların kendisini daha fazla çalışmaya yönelttiğini belirtti. "Kardeşimle yüzmek hem onur hem gurur duyduğum bir şey" diyen Kadirhan, "Sürekli yanımda böyle başarıya sahip birinin olması beni heyecanlandıran ve hafif de hırslandıran bir olay" ifadelerini kullandı. </p>

<h3><strong>Kırhan ve Kadirhan haftada 6 gün antrenman yapıyor</strong></h3>

<p>Kadirhan Yılmaz, kardeşiyle birlikte haftanın 6 günü antrenman gerçekleştirdiklerini aktardı. Çalışmaların büyük bölümünde Kırhan'ın yanında olduğunu belirten Kadirhan, yüzme antrenmanlarını birlikte sürdürdüklerini kaydetti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İki kardeş, Yeşilovaspor Kulübünde başladıkları yüzme eğitimlerinin ardından çalışmalarına devam ederek farklı yarışmalarda Türkiye'yi temsil etti.</p>

<h3><strong>Antrenör Reha Mazlum gelişimlerini anlattı</strong></h3>

<p>Yeşilovaspor Kulübü yüzme antrenörü Reha Mazlum, Kırhan ve Kadirhan Yılmaz ile uzun süredir çalıştığını belirtti. Mazlum, iki sporcunun gelişiminde düzenli ve disiplinli çalışmaların önemli bir rol oynadığını ifade etti.</p>

<p>Kırhan Yılmaz ise yüzmede elde ettiği Türkiye derecelerini uluslararası arenaya taşımak ve 2026 Dakar Gençlik Olimpiyat Oyunları'nda Türkiye'yi temsil etmek için hazırlıklarını sürdürüyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya, Genel, Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/kirhan-yilmaz-yuzmede-dakar-2026-hedefiyle-kulac-atacak</guid>
      <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 13:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/kirhan-yilmaz-yuzmede-dakar-2026-hedefiyle-kulac-atacak.png" type="image/jpeg" length="52825"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[TYP sonuçları ne zaman açıklanacak? 2026 MEB kura ve isim listesi belli oldu mu? İŞKUR kura sonucu sorgulama ekranı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/typ-sonuclari-ne-zaman-aciklanacak-2026</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/typ-sonuclari-ne-zaman-aciklanacak-2026" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2026 MEB TYP sonuçları için başvuru sürecini tamamlayan adayların bekleyişi sürüyor. İŞKUR Toplum Yararına Program kapsamında okullarda görev yapacak temizlik ve güvenlik personelinin belirlenmesi için noter kurası uygulanıyor. Peki TYP kura sonuçları ne zaman açıklanacak, asil isim listesi nereden öğrenilecek ve adaylar sonuçlarını İŞKUR üzerinden nasıl sorgulayacak?]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Milli Eğitim Bakanlığına bağlı okullarda görevlendirilecek personel için yürütülen <strong>İŞKUR Toplum Yararına Program (TYP)</strong> başvurularında gözler kura sonuçlarına çevrildi. Okullarda temizlik ve güvenlik hizmetlerinde görev almak amacıyla başvuru yapan adaylar, sonuçların ne zaman açıklanacağını ve isim listelerinin hangi kanallardan yayımlanacağını araştırıyor.</p>

<p>TYP kapsamında gerçekleştirilen alımlarda başvuru sürecinin ardından adayların belirlenmesinde noter huzurunda yapılan kura yöntemi kullanılıyor. Ancak sonuçların açıklanacağı tarih tüm Türkiye için tek bir takvim üzerinden ilerlemiyor. Başvuru yapılan il ve ilçedeki programın takvimi doğrultusunda kura işlemleri farklı tarihlerde gerçekleştirilebiliyor.</p>

<p>Bu nedenle <strong>2026 TYP sonuçları</strong> açısından adayların yalnızca İŞKUR sistemini değil, başvuru yaptıkları ilin veya ilçenin Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından yapılan duyuruları da takip etmesi gerekiyor.</p>

<h2><strong>TYP kura sonuçları açıklandı mı?</strong></h2>

<p>İŞKUR TYP kapsamında okullarda çalışacak temizlik ve güvenlik personelinin belirlenmesi için noter huzurunda kura çekimi yapılıyor. Kura tarihleri, programın uygulandığı il ve ilçeye göre değişebiliyor.</p>

<p>Başvuru yapılan bölgedeki kontenjan sayısı, ilan kapsamında belirlenen program ve ilgili kurumların hazırladığı takvim, kura sürecinin tarihini etkileyen unsurlar arasında yer alıyor. Bu nedenle tüm adaylar için geçerli tek bir <strong>TYP kura tarihi </strong>bulunmuyor.</p>

<p>Kura işlemi tamamlanan programlarda sonuçların sisteme aktarılması bekleniyor. Adayların kendi başvurularına ilişkin sonuçları kontrol edebilmesi için İŞKUR'un elektronik hizmetlerinden yararlanması mümkün.</p>

<p>İl veya ilçe bazında kura işlemi tamamlandığında asil ve yedek adaylara ilişkin listeler de ilgili kurumların duyuru kanallarından paylaşılabiliyor.</p>

<h3><strong>2026 MEB TYP sonuçları nereden öğrenilir?</strong></h3>

<p>TYP başvurusu yapan adayların sonuçlarını öğrenmek için öncelikle İŞKUR'un elektronik hizmetlerini kontrol etmesi gerekiyor. Başvuruya ilişkin bilgiler sistem üzerinden görüntülenebildiği gibi, bazı illerde sonuç listeleri Milli Eğitim Müdürlüklerinin internet sitelerinden de duyurulabiliyor.</p>

<p>Adayların takip etmesi gereken başlıca kanallar şöyle:</p>

<ul>
 <li>
 <p>İŞKUR e-Şube</p>
 </li>
 <li>
 <p>e-Devlet üzerinden İŞKUR hizmetleri</p>
 </li>
 <li>
 <p>İl Milli Eğitim Müdürlüğü internet siteleri</p>
 </li>
 <li>
 <p>İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü duyuruları</p>
 </li>
 <li>
 <p>Başvuru yapılan TYP programına ilişkin ilan ve sonuç duyuruları</p>
 </li>
</ul>

<p>Özellikle farklı illerde farklı tarihlerde kura yapılabildiği için adayların kendi başvurularının bulunduğu programı takip etmesi önem taşıyor.</p>

<p><img alt="Ekran kartlarına resmi zam: Bilgisayar fiyatları yükselecek" class="detail-photo img-fluid" height="540" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2025/12/1757284741650-whats-app-image-2025-09-08-at-0138.jpeg" width="960" /></p>

<h3><strong>TYP kura sonucu nasıl sorgulanır?</strong></h3>

<p>Başvuru sonucunu internet üzerinden kontrol etmek isteyen adaylar İŞKUR e-Şube üzerinden işlem yapabiliyor. Bunun için öncelikle İŞKUR'un elektronik hizmetler bölümüne giriş yapılması gerekiyor.</p>

<p>Sonuç sorgulama sırasında adaylardan sisteme giriş yapmaları istenebilir. İŞKUR hesabı üzerinden başvuru bilgilerine ulaşan adaylar, ilgili TYP programının durumunu kontrol edebilir.</p>

<p>Sorgulama için genel olarak şu adımlar izleniyor:</p>

<ol>
 <li>
 <p>İŞKUR e-Şube sistemine giriş yapılır.</p>
 </li>
 <li>
 <p>T.C. kimlik numarası ve gerekli giriş bilgileriyle hesap açılır.</p>
 </li>
 <li>
 <p>İŞKUR'un ilgili TYP hizmetleri bölümüne ulaşılır.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Başvuru yapılan Toplum Yararına Program seçilir.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Başvuru ve kura durumuna ilişkin bilgiler kontrol edilir.</p>
 </li>
</ol>

<p>Adayların başvuru yaptıkları programın numarasını veya ilan bilgilerini bilmeleri, doğru kayda ulaşmalarını kolaylaştırabilir.</p>

<h3><strong>Asil ve yedek isim listesi nasıl belli olacak?</strong></h3>

<p>Kura sonucunda belirlenen adayların durumları asil veya yedek olarak ilan edilebiliyor. Asil listede yer alan adaylar, program kapsamında belirlenen kontenjan doğrultusunda görevlendirme sürecine dahil ediliyor.</p>

<p>Kura sonucunun ardından gerekli işlemler, ilgili kurumların belirlediği takvim doğrultusunda yürütülüyor. Bu aşamada adaylardan çeşitli belgeler istenebileceği için başvuru yapılan İl veya İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünün duyurularının takip edilmesi gerekiyor.</p>

<p>Asil listede bulunan bir adayın süresi içerisinde gerekli işlemleri tamamlamaması durumunda ise programın kendi kuralları kapsamında yedek listedeki adayların değerlendirilmesi söz konusu olabiliyor. Bu nedenle yalnızca kura sonucunu öğrenmek değil, sonuç sonrasında yayımlanacak duyuruları da takip etmek gerekiyor.</p>

<h3><strong>TYP kapsamında hangi görevler için personel alınacak?</strong></h3>

<p>2026 eğitim-öğretim dönemi öncesinde TYP kapsamında okullara yönelik personel ihtiyacı da gündeme geliyor. Başvurusu alınan programlarda temizlik ve güvenlik hizmetlerinde görevlendirilecek kişiler için kontenjanlar ilgili ilanlarda belirtiliyor.</p>

<p>Okullarda görev yapacak personelin belirlenmesi sürecinde başvuru şartlarını taşıyan adaylar arasından ilgili programın yöntemine göre seçim gerçekleştiriliyor. Noter kurası uygulanan ilanlarda adayların belirlenmesi çekiliş sonucuna göre yapılıyor.</p>

<p>Bu nedenle adayların başvuru yaptıkları ilanın kapsamını, kontenjanını ve program detaylarını ayrıca kontrol etmesi gerekiyor.</p>

<h3><strong>Kura sonrası göreve başlama süreci nasıl ilerleyecek?</strong></h3>

<p>Kurada asil olarak belirlenen adaylar açısından sonuçların açıklanması sürecin son aşaması anlamına gelmiyor. Göreve başlayacak kişilerin, ilgili kurum tarafından bildirilen tarihler içerisinde gerekli işlemleri tamamlaması gerekiyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Belge teslimi ve göreve başlama sürecine ilişkin ayrıntılar, başvuru yapılan İl veya İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünün duyurularında yer alabilir. Adayların kendilerinden istenen belgeleri ve teslim tarihlerini ilgili kurumun açıklamalarından takip etmesi gerekiyor.</p>

<p>Yedek adayların durumu da asil listedeki kişilerin işlemlerine bağlı olarak netleşebiliyor. Bu nedenle asil listede bulunmayan adayların da sonuç duyurularını takip etmeyi sürdürmesi önem taşıyor.</p>

<p><img alt="Bilgisayar" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2024/06/bilgisayar.jpg" width="864" /></p>

<h3><strong>TYP sonuçları açıklanmayan adaylar ne yapmalı?</strong></h3>

<p>Başvuru yaptığı program için henüz sonuç göremeyen adayların öncelikle kura işleminin tamamlanıp tamamlanmadığını kontrol etmesi gerekiyor. Çünkü TYP alımlarında süreç il ve ilçelere göre farklı tarihlerde yürütülebiliyor.</p>

<p>İŞKUR e-Şube'de sonuç görünmüyorsa başvuru yapılan İl veya İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünün internet sitesindeki duyurular incelenebilir. Kura tarihi henüz gelmemişse sonuçların sistemde görünmemesi normal olabilir.</p>

<p>Kura işlemi tamamlanmasına rağmen sonuç bilgisine ulaşılamaması durumunda ise ilgili kurumların güncel duyuruları ve İŞKUR hizmetleri kontrol edilerek başvurunun durumu takip edilebilir.</p>

<h3><strong>2026 TYP sonuçlarında adayların takip etmesi gereken süreç</strong></h3>

<p>2026 MEB TYP kapsamında başvuru yapan adaylar için sonuç süreci, başvuru yapılan programın kura takvimine göre ilerliyor. Bu nedenle <strong>TYP sonuçları</strong> için Türkiye genelinde tek bir açıklama tarihi yerine il ve ilçe bazındaki duyuruların takip edilmesi gerekiyor.</p>

<p>Kura işlemi tamamlanan programlarda adayların sonuçlarını İŞKUR'un elektronik hizmetlerinden kontrol etmesi, ayrıca ilgili Milli Eğitim Müdürlüğünün duyurularını incelemesi gerekiyor. Asil listede yer alan adaylar için ise sonuçların ardından belge teslimi ve göreve başlama işlemleri gündeme gelecek.</p>

<p>Adayların başvuru yaptıkları TYP ilanının program numarası, başvuru yapılan il ve ilçe bilgilerini kontrol ederek işlem yapması, sonuç sorgulamasında doğru kayda ulaşmaları açısından önem taşıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nida Çitler</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel, Yaşam</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/typ-sonuclari-ne-zaman-aciklanacak-2026</guid>
      <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 13:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/mebden-izinsiz-faaliyet-yuruten-yabanci-okullardan-turk-okullarina-gecise-denklik-imkani.png" type="image/jpeg" length="45711"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[TEİAŞ: Lisanssız elektrik üretiminde 6 başvuruya kapasite tahsis edildi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/teias-lisanssiz-elektrik-uretiminde-6-basvuruya-kapasite-tahsis-edildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/teias-lisanssiz-elektrik-uretiminde-6-basvuruya-kapasite-tahsis-edildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TEİAŞ, temmuz ayı lisanssız elektrik üretimi başvuruları kapsamında 6 proje için toplam 13,3 megavatlık kapasite tahsis etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Türkiye Elektrik İletim AŞ (TEİAŞ)</strong>, lisanssız elektrik üretimine ilişkin temmuz ayı başvurularını sonuçlandırdı. Yapılan değerlendirmelerin ardından 6 başvuru için toplam 13,3 megavatlık kapasite tahsis edilmesine karar verildi.</p>

<h2><strong>Temmuz başvuruları değerlendirildi</strong></h2>

<p>TEİAŞ tarafından yayımlanan duyuruya göre, 1-31 Temmuz tarihleri arasında lisanssız elektrik üretimi kapsamında yapılan başvurular, <strong>Enerji Piyasası Düzenleme Kurulunun (EPDK)</strong> ilgili kararı doğrultusunda incelendi.</p>

<p>Değerlendirme sonucunda toplam 6 başvurunun kapasite tahsisi için uygun bulunduğu bildirildi. Söz konusu başvuruların tamamının, elektrik üretimi ile tüketimin aynı noktada gerçekleştirildiği projelerden oluştuğu belirtildi.</p>

<h3><strong>6 başvuruya 13,3 megavat kapasite tahsis edildi</strong></h3>

<p>Başvurular kapsamında tahsis edilen toplam kapasite 13,3 megavat olarak kayıtlara geçti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bölgesel dağılıma bakıldığında, 1'inci bölgede 8,1 megavat, 9'uncu bölgede ise 5,2 megavat kapasite tahsis edildi. Böylece iki bölgede gerçekleştirilen tahsislerin toplamı 13,3 megavata ulaştı.</p>

<p>Kapasite hakkı kazanan projeler için bağlantı sürecinin de ilgili kurumların görüşleri doğrultusunda yürütüleceği bildirildi.</p>

<h3><strong>Sistem bağlantı görüşü verilecek</strong></h3>

<p>Kapasite tahsis hakkı elde eden başvurulara, <strong>Enerji İşleri Genel Müdürlüğü</strong>nün görüşü doğrultusunda sistem bağlantı görüşü verilecek.</p>

<p>Bu süreçle birlikte uygun bulunan projelerin elektrik şebekesine bağlantısına ilişkin teknik değerlendirmelerin yürütülmesi bekleniyor.</p>

<h3><strong>Bölgesel kapasite 38,7 megavat oldu</strong></h3>

<p>TEİAŞ'ın 31 Ağustos itibarıyla yayımladığı kapasite haritasında, iletim gerilim seviyesinden şebekeye bağlanması planlanan rüzgar ve güneş enerjisi santrali yatırımlarına ilişkin bölgesel kalan kapasite de yer aldı.</p>

<p>Haritaya göre, söz konusu yatırımlar için bölgesel toplam kalan kapasite 38,7 megavat seviyesinde bulunuyor. Temmuz ayında yapılan 13,3 megavatlık tahsisle birlikte lisanssız elektrik üretimine yönelik başvurularda yeni projelerin şebeke bağlantı süreçleri de devam ediyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/teias-lisanssiz-elektrik-uretiminde-6-basvuruya-kapasite-tahsis-edildi</guid>
      <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 13:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/lisanssiz-elektrik-uretiminde-133-megavatlik-kapasite-tahsis-edildi.png" type="image/jpeg" length="76522"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Galatasaray'dan Deniz Gül transferi için ilk adım]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/galatasaraydan-deniz-gul-transferi-icin-ilk-adim</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/galatasaraydan-deniz-gul-transferi-icin-ilk-adim" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Galatasaray, Porto forması giyen milli futbolcu Deniz Gül'ün transferi için resmi görüşmelerin başladığını KAP'a bildirdi. 22 yaşındaki futbolcunun transfer görüşmelerini tamamlamak üzere bugün İstanbul'a geleceği açıklandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Galatasaray</strong>,<strong> Deniz Gül transferi</strong> için yeni bir adım attı. Sarı-kırmızılı kulüp, Porto'da forma giyen 22 yaşındaki milli futbolcunun transferi konusunda oyuncu ve kulübüyle resmi görüşmelerin başladığını Kamuyu Aydınlatma Platformuna (KAP) yaptığı bildirimle duyurdu.</p>

<p>Galatasaray'ın KAP'a gönderdiği açıklamada, Deniz Gül'ün transfer sürecine ilişkin görüşmelerin başladığı belirtildi. Transfer görüşmelerinin tamamlanması için futbolcunun bugün İstanbul'a geleceği kaydedildi.</p>

<h2><strong>Galatasaray'dan Deniz Gül transferi açıklaması</strong></h2>

<p>Sarı-kırmızılı kulüp, Deniz Gül transferi konusunda Porto ile resmi temas kurulduğunu KAP üzerinden açıkladı. Bildirimde, görüşmelerin hem futbolcu hem de kulübüyle yürütüldüğü ifade edildi.</p>

<p>Galatasaray tarafından KAP'a yapılan açıklamada şu ifadeler yer aldı:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>"Profesyonel futbolcu Deniz Daniel Gül’ün transferi konusunda futbolcu ve kulübü Futebol Clube Do Porto-Futebol SAD ile resmi görüşmelere başlanmıştır."</p>

<h3><strong>Deniz Gül bugün İstanbul'a gelecek</strong></h3>

<p>Portekiz temsilcisi Porto'nun kadrosunda bulunan Deniz Gül, transfer görüşmelerini tamamlamak amacıyla bugün İstanbul'a gelecek.</p>

<p>22 yaşındaki milli futbolcunun İstanbul'a gelişinin ardından Galatasaray ile yürütülen transfer sürecinin tamamlanması için görüşmeler gerçekleştirilecek.</p>

<h3><strong>Galatasaray Deniz Gül transferinde görüşmelere başladı</strong></h3>

<p>Galatasaray'ın yaptığı KAP bildirimiyle birlikte Deniz Gül transferi konusunda resmi görüşme süreci başladı. Sarı-kırmızılı kulüp, transferin gerçekleşmesi için oyuncu ve Porto ile temas halinde olduğunu duyurdu.</p>

<p>Deniz Gül'ün bugün İstanbul'a geleceğinin açıklanmasıyla birlikte transfer görüşmelerinin sonraki aşamasına geçilecek.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel, Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/galatasaraydan-deniz-gul-transferi-icin-ilk-adim</guid>
      <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 13:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/galatasaraydan-deniz-gul-transferi-icin-ilk-adim.png" type="image/jpeg" length="57645"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EŞİK’ten kürtaj denetimlerine tepki: “Yasal bir hak, fiili yasaklarla ortadan kaldırılamaz”]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/esikten-kurtaj-denetimlerine-tepki-yasal-bir-hak-fiili-yasaklarla-ortadan-kaldirilamaz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/esikten-kurtaj-denetimlerine-tepki-yasal-bir-hak-fiili-yasaklarla-ortadan-kaldirilamaz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eşitlik İçin Kadın Platformu, İstanbul’da 20 muayenehaneye yönelik kürtaj denetimlerine tepki gösterdi. Kürtajın yasal bir hak olduğunu vurgulayan EŞİK, “Kadınların kazanılmış hakları fiili yasaklarla ortadan kaldırılamaz” dedi. Platform, kamuda uygulanmayan ve özel sağlık kuruluşlarında yüksek ücretler nedeniyle erişilemez hale gelen kürtajın, denetim ve cezalar yoluyla da engellendiğini savundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Eşitlik İçin Kadın Platformu (EŞİK), İstanbul’da 20 muayenehaneye yönelik gerçekleştirildiğini belirttiği kürtaj denetimlerine ilişkin sosyal medya hesabından açıklama yaptı.</p>

<p>Kürtajın yasal bir hak olduğuna dikkat çeken EŞİK, kadınların bedenleri ve doğurganlıkları üzerindeki karar hakkının hedef alındığını savundu. Platform, kadınların kazanılmış haklarının fiili uygulamalarla ortadan kaldırılamayacağını belirtti.</p>

<h3><strong>“Kürtaj hakkı fiilen engelleniyor”</strong></h3>

<p>EŞİK, kürtaj hakkının farklı yollarla erişilemez hale getirildiğini öne sürdü. Platformun açıklamasında, kamu hastanelerinde kürtaj hizmetinin uygulanmadığı, özel hastanelerde ise yüksek ücretler nedeniyle kadınların bu hizmete erişmekte zorlandığı ifade edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Açıklamada, muayenehanelere yönelik baskı ve cezaların da kürtaj hizmetinin önünde yeni bir engel oluşturduğu savunuldu.</p>

<h3><strong>“Kadınların karar hakkı hedef alınıyor”</strong></h3>

<p>İstanbul’da 20 muayenehaneye yönelik denetimlerin, kadınların kendi bedenleri ve doğurganlıkları hakkında karar verme hakkını hedef alan politikaların yeni bir adımı olduğu ileri sürüldü.</p>

<p>EŞİK, kürtaj hakkının yasalar değiştirilmeden uygulamalar yoluyla sınırlandırılmasına tepki gösterdi. Platform, kadınların sağlık hizmetlerine erişiminin güvence altına alınması gerektiğini vurguladı.</p>

<h3><strong>“Fiili kürtaj yasağını kabul etmiyoruz”</strong></h3>

<p>EŞİK açıklamasında iktidara yönelik eleştirisini de dile getirerek, yasada değişiklik yapılmadan kürtaj hakkının fiilen sınırlandırılmaya çalışıldığını savundu.</p>

<p>Platform, denetimlere “İktidarın yasayı değiştirmeden kürtaj hakkını fiilen yasaklayan politikalarını kabul etmiyoruz” ifadeleriyle tepki gösterdi.</p>

<p></p>

<blockquote class="twitter-tweet">
<p dir="ltr" lang="tr">🟣 Kürtaj yasal bir haktır. Kadınların kazanılmış hakları fiili yasaklarla ortadan kaldırılamaz!<br />
<br />
⚠️ İstanbul’da 20 muayenehaneye yönelik kürtaj denetimleri, kadınların bedenleri ve doğurganlıkları üzerindeki karar hakkını hedef alan politikaların yeni bir adımıdır.<br />
<br />
Kürtaj… <a href="https://t.co/laU5SsgSKu" rel="nofollow">pic.twitter.com/laU5SsgSKu</a></p>
— esikplatformu (@esikplatformu) <a href="https://x.com/esikplatformu/status/2094451319905919366?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">August 31, 2026</a></blockquote>
<script async src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/esikten-kurtaj-denetimlerine-tepki-yasal-bir-hak-fiili-yasaklarla-ortadan-kaldirilamaz</guid>
      <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 13:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/211882.webp" type="image/jpeg" length="80705"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yeni adli yıl açılışında Yargıtay üyelerinden Anıtkabir'e ziyaret]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/yeni-adli-yil-acilisinda-yargitay-uyelerinden-anitkabire-ziyaret</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/yeni-adli-yil-acilisinda-yargitay-uyelerinden-anitkabire-ziyaret" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2026-2027 Adli Yıl Açılışı kapsamında Anıtkabir’i ziyaret eden Yargıtay Başkanı Ömer Kerkez ve Yargıtay üyeleri, Atatürk’ün mozolesine çelenk bırakarak saygı duruşunda bulundu. Kerkez, Anıtkabir Özel Defteri’ne adalet hizmetlerinin en iyi şekilde sunulmaya devam edeceği mesajını yazdı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>2026-2027 Adli Yıl Açılışı kapsamında Yargıtay Başkanı <strong>Ömer Kerkez </strong>ve Yargıtay üyeleri Anıtkabir'i ziyaret etti.</p>

<p>Atatürk'ün mozolesine çelenk bırakan Kerkez, Anıtkabir Özel Defteri'ne “Adalet hizmetlerini en güzel şekilde sunmaya kararlılıkla devam edeceğimize söz veriyoruz” ifadelerini yazdı.</p>

<h2><strong>Yargıtay heyeti Anıtkabir'i ziyaret etti</strong></h2>

<p>20 Temmuz'da başlayan adli tatilin sona ermesinin ardından 2026-2027 Adli Yılı başladı. Yeni adli yıl kapsamındaki ilk resmi tören Anıtkabir'de gerçekleştirildi.</p>

<p>Yargıtay Başkanı Ömer Kerkez ve beraberindeki Yargıtay üyeleri, Aslanlı Yol'dan yürüyerek Mustafa Kemal Atatürk'ün mozolesine geldi.</p>

<p>Kerkez'in mozoleye çelenk bırakmasının ardından saygı duruşunda bulunuldu. Törenin ardından Yargıtay Başkanı Kerkez ve beraberindeki heyet Anıtkabir merdivenlerinde toplu fotoğraf çektirdi.</p>

<p><img alt="B7B86B53 F9C8 43Be Bf21 5B4B1275Fbf3" class="detail-photo img-fluid" height="1350" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/b7b86b53-f9c8-43be-bf21-5b4b1275fbf3.webp" width="1800" /></p>

<h3><strong>Kerkez Anıtkabir Özel Defteri'ni imzaladı</strong></h3>

<p>Yargıtay heyeti daha sonra Misak-ı Milli Kulesi'ne geçti. Burada Anıtkabir Özel Defteri'ni imzalayan Kerkez, Atatürk'e hitaben adalet hizmetlerine ilişkin mesaj verdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kerkez, deftere Cumhuriyet'in kuruluş sürecinde Atatürk'ün verdiği mücadeleye vurgu yaparak, Yargıtay olarak adalet hizmetlerini en iyi şekilde sunmaya devam edeceklerini belirtti.</p>

<h3><strong>“Adalet hizmetlerini en güzel şekilde sunacağız”</strong></h3>

<p>Kerkez, Anıtkabir Özel Defteri'ne şu ifadeleri yazdı:</p>

<blockquote>
<p><i>“Aziz Atatürk, ömrünüzün neredeyse tamamını ülkemiz için harcadınız. Cumhuriyetimizi kurana kadar büyük zorluklarla, büyük zaferler kazandınız. Daha sonra da hiçbir şahsi çıkar gözetmeden devletimiz için son nefesinize kadar mücadele ettiniz. Bizlere emanet ettiğiniz bu ülkede, adalet hizmetlerini en güzel şekilde sunmaya kararlılıkla devam edeceğimize söz veriyoruz. Yargıtay olarak sizi rahmet ve minnetle yad ediyoruz. Ruhunuz şad olsun.”</i></p>
</blockquote>

<p><img alt="4Fff22Be 1710 4C37 A035 B836A24775Ed" class="detail-photo img-fluid" height="1350" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/4fff22be-1710-4c37-a035-b836a24775ed.webp" width="1800" /></p>

<h3><strong>Adli yıl açılış töreni saat 14.00'te</strong></h3>

<p>2026-2027 Adli Yıl Açılış Töreni bugün saat 14.00'te Yargıtay İsmail Rüştü Cirit Konferans Salonu'nda gerçekleştirilecek.</p>

<p>Cemile Nur Kınacı'nın sunacağı program, saygı duruşu ve İstiklal Marşı'nın okunmasıyla başlayacak.</p>

<p>Törende Türkiye Barolar Birliği Başkanı Erinç Sağkan, Yargıtay Başkanı Ömer Kerkez ve Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz konuşma yapacak.</p>

<h3><strong>Adli yıl resepsiyonla sona erecek</strong></h3>

<p>Adli yıl açılışı kapsamında düzenlenecek programlar saat 19.00'da Yargıtay Başkanlığı Havuzlu Bahçe'de gerçekleştirilecek resepsiyonla sona erecek.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/yeni-adli-yil-acilisinda-yargitay-uyelerinden-anitkabire-ziyaret</guid>
      <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 13:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/826c3c74-07d3-4a1c-bed9-756d6ab8b420.webp" type="image/jpeg" length="72329"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EMEKLİ PROMOSYONLARI 2026 EYLÜL GÜNCEL LİSTE: En yüksek ödemeyi hangi banka yapıyor?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekli-promosyonlari-2026-eylul-guncel-liste-en-yuksek-odemeyi-hangi-banka-yapiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekli-promosyonlari-2026-eylul-guncel-liste-en-yuksek-odemeyi-hangi-banka-yapiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eylül ayının başlamasıyla birlikte bankaların 2026 yılı emekli promosyon kampanyaları yeniden gündeme geldi. SSK, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı kapsamında aylık alan vatandaşlar, maaşlarını hangi bankaya taşımalarının daha avantajlı olacağını araştırıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Eylül ayının başlamasıyla birlikte bankaların emekli müşterilere yönelik promosyon kampanyaları yakından takip ediliyor. ING, Akbank, İş Bankası, QNB, Vakıf Katılım, Garanti BBVA ve kamu bankalarının açıkladığı fırsatlarda maaş miktarına göre farklı ödeme seçenekleri bulunuyor. Bazı kampanyalarda doğrudan nakit promosyonun yanı sıra kart harcaması, otomatik ödeme talimatı ve çeşitli bankacılık ürünlerinin kullanılması karşılığında ek avantajlar da sunuluyor. İşte Eylül 2026 itibarıyla bankaların açıkladığı emekli promosyonları...</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekli-promosyonlari-2026-eylul-guncel-liste-en-yuksek-odemeyi-hangi-banka-yapiyor</guid>
      <pubDate>Mon, 31 Aug 2026 16:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/eylul-ayi-emekli-maas-promosyonu.webp" type="image/jpeg" length="39924"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sağlıklı ve uzun bir ömür için genç yaşlardan itibaren damar sağlığına yatırım yapmak gerekiyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/saglikli-ve-uzun-bir-omur-icin-genc-yaslardan-itibaren-damar-sagligina-yatirim-yapmak-gerekiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/saglikli-ve-uzun-bir-omur-icin-genc-yaslardan-itibaren-damar-sagligina-yatirim-yapmak-gerekiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Kliniği İdari ve Eğitim Sorumlusu Prof. Dr. Ayhan Tekiner, beyin anevrizmaları ve inmede erken tanının önemine dikkat çekti. Tekiner, sağlıklı ve uzun bir yaşam için damar sağlığının genç yaşlardan itibaren korunması, sigaradan uzak durulması, düzenli hareket edilmesi ve risk faktörlerinin kontrol altına alınması gerektiğini vurguladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “<strong>Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi</strong>” programının konuğu Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Kliniği İdari ve Eğitim Sorumlusu <strong>Prof. Dr. Ayhan Tekiner</strong> oldu. Programda beyin anevrizmaları, inme ve felç, risk faktörleri, erken tanının önemi ve korunma yolları ele alındı.</p>

<h2><strong>Ailesinde anevrizma öyküsü olanlar kontrollerini ihmal etmemeli</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Ayhan Tekiner, anevrizmanın beyin damarlarının belirli bölgelerinde oluşan balonlaşmalar olduğunu belirterek, hastalığın özellikle 40 yaşından sonra daha sık görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Doğuştan gelen yatkınlığın yanı sıra yaşam tarzına bağlı olarak damarların elastikiyetini kaybetmesinin anevrizma gelişiminde önemli rol oynadığını ifade eden Tekiner, anevrizma kanamalarının beynin etkilenen bölgesine göre ölümden kalıcı sakatlığa kadar uzanan ciddi sonuçlara yol açabileceğini vurguladı.</p>

<p>Erken tanının büyük önem taşıdığına dikkat çeken Tekiner, ailesinde anevrizma öyküsü bulunan kişilerin BT anjiyografi veya MR anjiyografi ile mutlaka değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Geçmişte 5 milimetrenin altındaki anevrizmalara çoğunlukla müdahale edilmediğini hatırlatan Tekiner, son yıllarda tedavi yöntemlerindeki gelişmeler sayesinde komplikasyon riskinin yüzde 1’in altına düştüğünü, bu nedenle uygun hastalarda daha küçük anevrizmaların da tedavi edilebildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 08 07 At 18.47.53" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184753.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Şah damarındaki plaklar inmenin en önemli nedenlerinden biri</strong></h2>

<p>Programda inme ve felç konusunda da önemli bilgiler veren Prof. Dr. Tekiner, beyni besleyen damarların sağlıklı olmasının hayati önem taşıdığını ifade etti.</p>

<p><strong>Şah damarı</strong> olarak bilinen <strong>karotis arterlerde</strong> oluşan plakların inmelerin yaklaşık yüzde 20-25’inden sorumlu olduğunu belirten Tekiner, obezite başta olmak üzere sağlıksız yaşam tarzının damar yapısını bozduğunu söyledi.</p>

<p>Fazla yağ dokusunun karaciğer aracılığıyla dolaşıma katılarak damar yapısını olumsuz etkilediğini ifade eden Tekiner, kötü kolesterol ile birleşen bu sürecin damar tıkanıklığına ve emboliye neden olabildiğini belirtti.</p>

<p>Yüksek tansiyon, diyabet, hareketsizlik ve ilerleyen yaşın da inme riskini artırdığını vurgulayan Tekiner, damar yapısındaki bozulmanın yalnızca beyni değil tüm organ ve sistemleri etkilediğini söyledi.</p>

<h2><strong>İnmede ilk 2 saat hayat kurtarıyor</strong></h2>

<p>İnme belirtilerinin fark edildiği anda vakit kaybetmeden 112 Acil Çağrı Merkezi’nin aranması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Tekiner, bulantı, kusma, bilinç kaybı, yüz felci, konuşma bozukluğu ve kol veya bacakta güç kaybı gibi belirtilerin acil değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Eskiden ilk 6 saatin kritik kabul edildiğini hatırlatan Tekiner, günümüzde özellikle <strong>ilk 2 saatin tedavi başarısı açısından çok daha önemli olduğunun</strong> altını çizdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Hastaneye zamanında ulaştırılan hastalarda uygun durumlarda damar açıcı tedavi uygulanabildiğini ya da pıhtının girişimsel yöntemlerle damardan çıkarılabildiğini belirten Tekiner, hızlı müdahalenin hastanın yaşamını ve yaşam kalitesini doğrudan etkilediğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 08 07 At 18.47.52 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184752-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>İnme tedavisi bir ekip işidir</strong></h2>

<p>İnme tedavisinde başarının hızlı ve koordineli çalışmaya bağlı olduğunu belirten Prof. Dr. Tekiner, hastanın 112 ekipleri tarafından en kısa sürede uygun hastaneye ulaştırılması, acil serviste zaman kaybetmeden değerlendirilmesi ve deneyimli ekipler tarafından müdahale edilmesinin hayati önem taşıdığını ifade etti.</p>

<p>Tüm sürecin kusursuz işlemesi halinde hastaya hastaneye ulaştıktan sonraki 10-15 dakika içerisinde müdahale edilebildiğini belirten Tekiner, bu sayede hastaların kalıcı hasar gelişmeden normal yaşamlarına dönebilme şansının önemli ölçüde arttığını söyledi.</p>

<h2><strong>Sigara ve elektronik sigara damar sağlığının düşmanı</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Tekiner, damar sağlığını korumak için halk arasında yaygın olan yanlış inanışlara da dikkat çekti.</p>

<p>Herhangi bir besinin tek başına kanı sulandırmasının mümkün olmadığını belirten Tekiner, sağlıklı ve dengeli beslenmenin damar yapısını korumanın temel şartı olduğunu söyledi.</p>

<p>Sigaranın damar sağlığının en büyük düşmanlarından biri olduğunu vurgulayan Tekiner, elektronik sigaraların da masum olmadığını, binlerce zararlı madde içerdiğini ve damar yapısını olumsuz etkilediğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 08 07 At 18.47.52" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184752.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Hareketli yaşam ve stres kontrolü sağlıklı yaşlanmanın anahtarı</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Ayhan Tekiner, sağlıklı damar yapısının genç yaşlardan itibaren korunması gerektiğini belirterek, obezite ile mücadele, düzenli fiziksel aktivite ve dengeli beslenmenin beyin ve damar hastalıklarından korunmada en etkili yöntemler arasında yer aldığını söyledi.</p>

<p>Uzun yolculuklarda belirli aralıklarla ayağa kalkıp yürünmesini öneren Tekiner, egzersize yeni başlayacak <strong>özellikle obezite, hipertansiyon ve diyabet hastalarının</strong> sabahın erken saatleri yerine <strong>öğleden sonra veya akşamüstünü </strong>tercih etmelerinin daha uygun olacağını ifade etti.</p>

<p>Geç saatlerde yemek yememek, yeterli sıvı tüketmek ve düzenli hareket etmenin damar sağlığını desteklediğini belirten Tekiner, stresin de kortizol salgısını artırarak tansiyon ve kan şekerini yükselttiğini, bunun da damar sistemi üzerinde olumsuz etkiler oluşturduğunu söyledi.</p>

<p>Uzun ve kaliteli yaşamın temelinde sağlıklı beslenme, hareketli yaşam, sigaradan uzak durma ve stresin kontrol altında tutulmasının bulunduğunu vurgulayan Prof. Dr. Tekiner, “Yalnızca uzun yaşamak değil, sağlıklı ve kaliteli bir yaşam sürmek için damar sağlığımıza genç yaşlardan itibaren yatırım yapmalıyız” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/saglikli-ve-uzun-bir-omur-icin-genc-yaslardan-itibaren-damar-sagligina-yatirim-yapmak-gerekiyor</guid>
      <pubDate>Sat, 08 Aug 2026 09:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184752-2.jpeg" type="image/jpeg" length="37006"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fethi Akkoç 24 Saat Kayıt'a anlattı: "Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/fethi-akkoc-24-saat-kayita-anlatti-nihat-erim-basbakan-olacagini-benden-ogrendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/fethi-akkoc-24-saat-kayita-anlatti-nihat-erim-basbakan-olacagini-benden-ogrendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat Kayıt'ta 12 Mart Muhtırası'na giden sürecin perde arkasını anlattı. Akkoç, darbenin arkasındaki uluslararası dengeleri, haşhaş krizi ve Sovyetler Birliği ile yürütülen sanayi hamlelerini değerlendirirken, "Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi" sözleriyle dikkat çeken bir tanıklığını da paylaştı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gazeteci Fethi Akkoç, 24Saat Kayıt'ta Türkiye'nin darbe süreçlerine ilişkin tanıklıklarını anlattı. 12 Mart Muhtırası'na giden süreci değerlendiren Akkoç, yaşadığı olayları ve perde arkasında yaşananları ilk kez ayrıntılarıyla paylaştı. Akkoç'a göre 12 Mart'a giden sürecin temelinde <strong>haşhaş ekimi, Sovyetler Birliği ile yürütülen ağır sanayi hamleleri ve uluslararası konjonktür</strong> yer alıyordu.</p>

<h2><strong>"Görüntüyle gerçek hiçbir zaman aynı değildi"</strong></h2>

<p>Akkoç, yıllar boyunca devlet yönetiminde görünenle yaşananın farklı olduğunu gözlemlediğini belirterek şöyle konuştu:</p>

<p><i>"Devletlerin yönetiminde ve siyasi olaylarda, hatta savaşlarda bile görüntüyle gerçeğin birbirinden farklı olduğunu, senaryoların önceden hazırlandığını yaşayarak gördük. 1950 yılından itibaren Amerika'nın desteğiyle iktidara gelen hükümetlerin, çizilen çizginin dışına çıktıkları zaman yine darbelerle görevden alındıklarını gördüm."</i></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>"Doğan Koloğlu bana 'Nihat Erim başbakan olacak' dedi"</strong></h3>

<p>Yeni İstanbul Gazetesi Ankara Bürosu'nda görev yaptığı dönemi anlatan Akkoç, Genel Yayın Müdürü Doğan Koloğlu'nun kendisine sürekli aynı bilgiyi doğrulatmaya çalıştığını söyledi.</p>

<p><i>"Doğan ağabey bana, 'Çok önemli bir yerden duydum. Nihat Erim başbakan olacakmış. Konuşabilir misin?' dedi. Ben de 'Nasıl sorayım? Demirel başbakan, İnönü muhalefet lideri. Böyle bir soru sorulur mu?' diye cevap veriyordum. Ama salı, çarşamba, perşembe aynı şey tekrarlandı."</i></p>

<h3><strong>"Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi"</strong></h3>

<p>Israrlar üzerine Nihat Erim'i aradığını söyleyen Akkoç, o telefon görüşmesini şu sözlerle anlattı:</p>

<p><i>"Telefonu çevirdim. 'Beyefendi hayırlı uğurlu olsun. Başbakan oluyormuşsunuz' dedim. Ama bunun benim sorum olmadığını, Genel Yayın Müdürü Doğan Koloğlu'nun sorusu olduğunu söyledim. Nihat Bey şaşırdı. 'Ya Fethi Bey, nereden çıktı bu?' dedi. Ben de kaynağı söylemedim. Çünkü telefonların dinlendiğini biliyorduk."</i></p>

<p>Akkoç, yıllar sonra bu olayı değerlendirirken şu ifadeleri kullandı:</p>

<p><i>"Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi. O konuşmada bunu kendisinin de bilmediğini anladım."</i></p>

<h3><strong>"Telefon konuşmasını unutmamı rica etti"</strong></h3>

<p>Muhtıranın ardından yaşananları da anlatan Akkoç, Erim'in koruma müdürü aracılığıyla kendisine mesaj gönderdiğini belirtti.</p>

<p><i>"Koruma müdürü yanıma geldi. 'Sayın Nihat Bey'in size saygıları var, o telefon konuşmasını unutmanızı rica ediyor' dedi. Ben de 'O konuşmayı unuttum. Ama hükümet güvenoyu aldıktan sonra ilk demecini bana versin' dedim. İlk yazılı demecini bana gönderdi."</i></p>

<h3><strong>"12 Mart'ın üç temel nedeni vardı"</strong></h3>

<p>Akkoç, muhtıranın yalnızca iç politik gelişmelerle açıklanamayacağını belirterek <strong>üç temel neden sıraladı:</strong></p>

<p><i>"Birinci sebep haşhaştı. Amerika Demirel'e 'Haşhaşı kapat' diyordu. Demirel ise 'Daraltırım ama tamamen kapatamam' diyordu.</i></p>

<p><i>İkinci sebep Sovyetler Birliği ile yapılan ağır sanayi hamleleriydi. Türkiye'nin en büyük fabrikalarını Ruslara kurdurmuşlardı.</i></p>

<p><i>Üçüncü sebep ise Nixon'ın Çin ziyareti sonrasında Türkiye'ye yaptığı baskıydı. Tayvan'la ilişkilerin kesilip Mao'nun Çin'inin tanınması isteniyordu. Demirel bunu kabul etmedi."</i></p>

<h3><strong>"İlk kararname haşhaş yasağı oldu"</strong></h3>

<p>Akkoç, şöyle devam etti:</p>

<p><i>"Nihat Erim başbakan olduktan sonra imzaladığı ilk kararname haşhaş ekiminin yasaklanması oldu. Darbelerin temelinde, 1946'dan sonra çizilen çizginin dışına çıkan iktidarların değiştirilmesi anlayışı vardı."</i></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/fethi-akkoc-24-saat-kayita-anlatti-nihat-erim-basbakan-olacagini-benden-ogrendi</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Aug 2026 15:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/ekran-resmi-2026-08-05-160720.png" type="image/jpeg" length="89419"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kistik fibroziste erken tanı yaşamı değiştiriyor: "Yenidoğan tarama testlerinden kaçınılmamalı"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çocuk Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Hayriye Uğur Özçelik, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programında kistik fibrozise ilişkin önemli bilgiler verdi. Erken tanının tedavide başarıyı ve yaşam kalitesini artırdığını vurgulayan Özçelik, yenidoğan tarama testlerinin önemine dikkat çekerek ailelere “Testlerden korkmayın” çağrısında bulundu. Özçelik, modülatör tedavilerdeki gelişmelerin yanı sıra hastalığın yaşam boyu takip ve bakım gerektirdiğini anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Çocuk Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Hayriye Uğur Özçelik</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk oldu. Programda, yaşam boyu takip ve tedavi gerektiren kalıtsal hastalıklardan biri olan <strong>kistik fibrozis</strong> tüm yönleriyle ele alındı.</p>

<p>Kistik fibrozisin genetik geçişli, kalıtsal bir hastalık olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, hastalığın anne karnından itibaren gelişmeye başladığını söyledi. Hastalığın temelinde salgı yapan hücrelerde bulunan klor kanallarındaki bozukluğun yer aldığını ifade eden Özçelik, bu nedenle tüm salgıların normalden daha koyu ve yapışkan hale geldiğini kaydetti.</p>

<p><strong>En fazla akciğerleri etkiliyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin birçok organı etkileyebildiğini belirten Prof. Dr. Özçelik, en ciddi hasarın akciğerlerde oluştuğunu söyledi.</p>

<p>Akciğerlerde biriken koyu kıvamlı mukusun solunum yollarını tıkadığını, bu ortamda yerleşen mikropların temizlenememesi nedeniyle tekrarlayan enfeksiyonlar ve zamanla ilerleyici akciğer hasarı geliştiğini anlatan Özçelik, hastalığın yalnızca akciğerleri değil, üst solunum yolları ile mide-bağırsak sistemini de etkileyebildiğini ifade etti. Kistik fibrozisli hastalarda insülin direnci ve üreme sistemiyle ilgili sorunların da görülebildiğini belirtti.</p>

<p><strong>Akraba evlilikleri riski artırıyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin çekinik genlerle aktarılan bir hastalık olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Özçelik, özellikle akraba evliliklerinde hastalığın ortaya çıkma riskinin önemli ölçüde arttığını söyledi. Özçelik, bu nedenle genetik danışmanlığın ve akraba evliliklerinin azaltılmasının büyük önem taşıdığını vurguladı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.10 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134510-1.jpeg" width="1600" /></p>

<p><strong>Erken tanı tedavinin başarısını artırıyor</strong></p>

<p>Hastalığın ne kadar erken tanınırsa tedavinin o kadar başarılı olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, bu nedenle yenidoğan tarama programlarının büyük önem taşıdığını söyledi.</p>

<p>Yenidoğan tarama testleri sayesinde hastalığın henüz belirti vermeden saptanabildiğini ifade eden Özçelik, erken dönemde başlanan tedavilerle organ hasarı gelişmeden hastalığın kontrol altına alınabildiğini kaydetti. Özçelik günümüzde bazı modülatör tedavilerin bebekler henüz bir aylıkken başlanabildiğini belirtti.</p>

<p><strong>“Yenidoğan tarama testlerinden korkmayın”</strong></p>

<p>Son yıllarda yenidoğan tarama testlerine yönelik çeşitli yanlış bilgilerin yayıldığını söyleyen Prof. Dr. Özçelik, ailelere önemli uyarılarda bulundu.</p>

<p>Bazı ailelerin bebeklerinden kan örneği alınmasını istemediğini belirten Özçelik, kan örneklerinin farklı amaçlarla kullanılacağı yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını, tüm sürecin devlet kontrolünde yürütüldüğünü ifade ederek ailelerin bu testleri mutlaka yaptırması gerektiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11" class="detail-photo img-fluid" height="695" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511.jpeg" width="1103" /></p>

<p><strong>Kistik fibrozis sürekli bakım gerektiriyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin yaşam boyu düzenli takip gerektiren bir hastalık olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Özçelik, tedavide en önemli basamaklardan birinin akciğer bakımının sağlanması olduğunu belirtti.</p>

<p>Ailelerin solunum fizyoterapisi ve günlük bakım için saatler harcadığını ifade eden Özçelik, hastaların sık akciğer enfeksiyonları nedeniyle zaman zaman hastaneye yatmak zorunda kaldıklarını söyledi. Özçelik, organlar hasar görmeden önce tedaviye başlanmasının yaşam süresi ve yaşam kalitesi açısından belirleyici olduğunu vurguladı.</p>

<p><strong>Modülatör tedavilerde yeni dönem</strong></p>

<p>Kistik fibrozis tedavisinde son yılların en önemli gelişmelerinden birinin modülatör tedaviler olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, bu ilaçların hastalığın temelindeki klor kanalındaki bozukluğu hedef aldığını söyledi.</p>

<p>İlk modülatör tedavilerin 2012 yılında kullanılmaya başlandığını, tedavilerin yıllar içinde gelişerek 2019 yılında üçlü kombinasyonlara ulaştığını belirten Özçelik, modülatör tedavilerin 2025 yılının Ağustos ayından itibaren geri ödeme kapsamına alınmasının hastalar açısından önemli bir dönüm noktası olduğunu ifade etti. Bu tedavilerin yüksek maliyetli olduğuna dikkat çeken Özçelik, ayrıca hastalığın hücresel mekanizmasını düzeltmeye yönelik yeni ilaçlarla ilgili faz 2 ve faz 3 klinik çalışmaların da sürdüğünü söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="688" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511-2.jpeg" width="1272" /></p>

<p><strong>Erkek hastalarda kısırlık sık görülüyor</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Prof. Dr. Özçelik, kistik fibrozisli erkeklerde kısırlığın oldukça yüksek oranlarda görüldüğünü belirterek, hastalığın yalnızca solunum sistemini değil, yaşamın birçok alanını etkileyen çok yönlü bir sağlık sorunu olduğuna dikkat çekti.</p>

<p><strong>Çocuklar sosyal yaşamda da zorlanabiliyor</strong></p>

<p>Sık öksürük ve balgam nedeniyle çocukların okul ve sosyal yaşamlarında güçlük yaşayabildiğini belirten Özçelik, tekrarlayan akciğer enfeksiyonları nedeniyle sık hastane yatışlarının eğitim hayatını olumsuz etkileyebildiğini söyledi.</p>

<p>Büyüme ve gelişmenin akranlarının gerisinde kalmasının hem çocukları hem de ailelerini psikolojik olarak zorlayabildiğini ifade eden Özçelik, günümüzde tedavide sağlanan gelişmeler sayesinde bu çocukların geleceğe çok daha umutla bakabildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.10" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134510.jpeg" width="1600" /></p>

<p><strong>Yaşam süresi önemli ölçüde uzadı</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin tanımlandığı ilk yıllarda hastaların büyük bölümünün iki yaşına ulaşamadan yaşamını yitirdiğini hatırlatan Prof. Dr. Özçelik, hastalığın 1938-1939 yıllarında tanımlandığını, 1989 yılında ise hastalığa neden olan genin keşfedildiğini söyledi.</p>

<p>Genetik keşfin ardından geçen süreçte tedavide büyük ilerlemeler kaydedildiğini belirten Özçelik, bugün erken tanı alan ve uygun tedavi gören hastaların yaşam sürelerinin ve yaşam kalitelerinin belirgin şekilde arttığını ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="727" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511-1.jpeg" width="1126" /></p>

<p><strong>İleri yaşta da tanı konulabiliyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin en sık <strong>beyaz ırkta</strong> görüldüğünü, siyah ırkta daha düşük, sarı ırkta ise daha nadir rastlandığını belirten Prof. Dr. Özçelik, hastalığın yalnızca çocukluk çağında görülmediğini de vurguladı.</p>

<p>Tekrarlayan akciğer enfeksiyonları, sürekli balgam çıkarma, büyüme geriliği bulunan çocukların mutlaka kistik fibrozis açısından değerlendirilmesi gerektiğini belirten Özçelik, bronş genişlemesi bulunan erişkin hastalarda da ayırıcı tanıda kistik fibrozisin mutlaka düşünülmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Literatürde 81 yaşında kistik fibrozis tanısı alan hastaların bulunduğunu hatırlatan Prof. Dr. Özçelik, aile öyküsü bulunan gebeliklerde ise anne karnında takip ile hastalığın erken dönemde saptanabildiğini sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali</guid>
      <pubDate>Sat, 01 Aug 2026 11:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134512.jpeg" type="image/jpeg" length="46562"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SÜPER LİG'DE TRANSFER FIRTINASI: Dört büyüklere kimler geldi, kimler gitti?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Süper Lig'de şampiyonluk yarışı transfer döneminden başladı! Galatasaray, Fenerbahçe, Beşiktaş ve Trabzonspor'un kadrosuna kattığı flaş isimler netleşti. İşte 4 büyüklerin dev transfer listesi ve oyuncuların detaylı analizleri.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Süper Lig'de yeni sezon hazırlıkları tüm hızıyla sürerken, şampiyonluk parolasıyla yola çıkan <strong>Galatasaray</strong>, <strong>Fenerbahçe</strong>, <strong>Beşiktaş</strong> ve <strong>Trabzonspor</strong>, kadrolarını dünya yıldızlarıyla güçlendirmeye devam ediyor. Milyonlarca taraftarın gözü kulağı son dakika transfer gelişmelerine çevrilmiş durumdayken, Avrupa devlerinden Süper Lig'e uzanan transfer trafiği de hız kazandı. Nathan Ake'den Mason Greenwood'a, Leandro Trossard'dan Vedat Muriç'e kadar yeşil sahalarda fırtına gibi esecek birçok önemli yetenek, yeni sezonda formalarını giymeye hazırlanıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti</guid>
      <pubDate>Fri, 31 Jul 2026 14:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/dort-buyukler-transfer-super-lig.webp" type="image/jpeg" length="60698"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[MS tedavisinde yeni dönem: “Artık tekerlekli sandalyeye mahkûm olmak kader değil”]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi programına konuk olan Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, günümüzde geliştirilen yeni nesil tedaviler sayesinde MS’nin ilerlemesinin büyük ölçüde kontrol altına alınabildiğini belirterek düzenli tedavi gören hastaların iş, aile ve sosyal yaşamlarını sürdürebildiğini ifade etti. Mungan, “Artık tekerlekli sandalyeye mahkûm olmak kader değil.” mesajını verdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi programına konuk olan Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, Multipl Skleroz (MS) hastalığında tanı, tedavi ve yaşam yönetimine ilişkin önemli bilgiler verdi. Günümüzde MS tedavisinde çok önemli gelişmeler yaşandığını belirten Mungan, erken tanı, kişiye özel tedavi ve düzenli takip sayesinde hastaların büyük bölümünün aktif yaşamlarını sürdürebildiğini söyledi.</p>

<p><strong>Dünyada 2,8 milyon, Türkiye’de yaklaşık 83 bin kişi MS ile yaşıyor</strong></p>

<p>Multipl Skleroz (MS), dünyada yaklaşık 2,8 milyon, Türkiye’de ise 82–83 bin kişiyi etkileyen kronik bir nörolojik hastalık olarak biliniyor.</p>

<p>Hastalığın merkezi sinir sistemini etkilediğini anlatan Prof. Dr. Mungan, beyin ve omurilikteki sinir hücrelerini saran miyelin kılıfının, bağışıklık sistemindeki bozukluklar nedeniyle hasar gördüğünü belirterek şunları söyledi:</p>

<p>“Bağışıklık sistemindeki değişiklikler miyelin kılıfında yıkıma yol açıyor ve sinir hücreleri arasındaki iletiyi bozuyor. Bunun sonucunda da hastalık çok farklı belirtilerle ortaya çıkıyor.”</p>

<p>MS’nin bağışıklık sistemi hastalığı olduğunu ancak genetik ve çevresel faktörlerin de hastalığın oluşumu ve ilerlemesinde önemli rol oynadığını ifade eden Mungan, hastalığın kadınlarda erkeklere göre 2,5–3 kat daha sık görüldüğünü, özellikle 20–40 yaş arasında ortaya çıktığını söyledi.</p>

<p>Kadınlarda daha sık görülmesinin kesin nedeninin bilinmediğini belirten Mungan, “Östrojen ve diğer kadınlık hormonlarının bağışıklık sistemi üzerindeki etkileri nedeniyle özellikle doğurganlık çağında hastalık daha sık görülüyor.” dedi.</p>

<p>Mungan, son yıllarda tanı olanaklarının gelişmesi sayesinde ileri yaşta başlayan MS vakalarının daha sık tanı aldığını, nadir de olsa çocukluk çağında da görülebildiğini söyledi.</p>

<p>İlk belirti görme kaybı da olabilir, uyuşma da…</p>

<p>MS’nin çok farklı belirtilerle ortaya çıkabildiğini belirten Prof. Dr. Mungan, en sık görülen bulguların;</p>

<ul>
 <li>Görme kaybı,</li>
 <li>Çift görme,</li>
 <li>Kol veya bacakta uyuşma,</li>
 <li>Güçsüzlük,</li>
 <li>Denge bozukluğu,</li>
 <li>İdrar problemleri olduğunu söyledi.</li>
</ul>

<p>MR’da görülen plakların beynin veya omuriliğin hangi bölgesini etkilediğine göre belirtilerin değiştiğini belirten Mungan, “Plak hangi fonksiyonu etkiliyorsa hastanın şikâyeti de ona göre ortaya çıkıyor.” dedi.</p>

<p>Görme kaybı yaşayan hastaların çoğunlukla önce göz hastalıkları uzmanına başvurduğunu belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, göz muayenesinde sorun bulunmaması halinde hastaların nörolojiye yönlendirildiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.34 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234-1.jpeg" width="1920" /></p>

<p><strong>Tanıda MR ve nörolojik muayene belirleyici</strong></p>

<p>MS tanısında ayrıntılı klinik öykü ve nörolojik muayenenin vazgeçilmez olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hem beyin hem de omurilik MR’ının mutlaka çekildiğini ifade etti.</p>

<p>Son yıllarda güncellenen tanı kriterlerinde MR’ın çok daha belirleyici hâle geldiğini söyleyen Mungan, yardımcı tanı yöntemleri arasında VEP testi ile göz sinirlerindeki iletimin değerlendirildiğini anlattı.</p>

<p>Tanıda en önemli yardımcı yöntemlerden birinin ise beyin omurilik sıvısının incelenmesi olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, şöyle konuştu:</p>

<p>“Lomber ponksiyon yardımcı test olarak geçse de hemen hemen her hastada yapmak istiyoruz. Hem kesin tanı hem de ayırıcı tanı açısından çok önemli. Ayrıca hastalığın gelecekte nasıl seyredeceği konusunda da bize önemli bilgiler veriyor.”</p>

<p><strong>MS her hastada farklı seyrediyor</strong></p>

<p>Kesin MS tanısı alan hastalarda koruyucu tedavinin geciktirilmemesi gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Mungan, tedavi edilmediğinde hastalığın ilerleyerek kalıcı fonksiyon kayıplarına neden olabileceğini söyledi.</p>

<p>Atak dönemlerinde öncelikle yüksek doz kortizon tedavisi uygulandığını belirten Mungan, ardından hastalığın tipine uygun koruyucu tedavilerin planlandığını ifade etti.</p>

<p>MS hastalığının en sık görülen tipinin ataklar ve iyileşmelerle seyreden RRMS (Relapsing Remitting MS) olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hastaların yaklaşık yüzde 15–20’sinde ilerleyici tip MS görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Bazı hastalarda hastalığın en baştan ilerleyici seyredebildiğini, bazılarında ise yıllar içinde ilerleyici forma dönüşebildiğini belirten Mungan, “MS tamamen kişiye özgü seyreden bir hastalık. Hastaların düzenli izlenmesi ve hastalık tipinin doğru belirlenmesi tedavinin başarısını belirliyor.” dedi.</p>

<p><strong>Aynı hekim tarafından uzun süre takip büyük önem taşıyor</strong></p>

<p>MS’nin uzun yıllar takip gerektiren kronik bir hastalık olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hastaların tanı sonrasında sürekli doktor değiştirmemesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Kesin tanı konulduktan sonra hastaların aynı hekim tarafından izlenmesi tedavi başarısını artırıyor. Çünkü MS’de bireyselleştirilmiş tedavi çok önemli. Doktorun hastanın geçmişini, MR değişimlerini, atak sıklığını ve nörolojik durumunu yakından bilmesi gerekiyor.”</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.35" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001235.jpeg" width="1920" /></p>

<p><strong>Hastalar gerçek atak ile yalancı atağı karıştırabiliyor</strong></p>

<p>MS atağının belirtilerin 24 saatten uzun sürmesi olarak tanımlandığını belirten Prof. Dr. Mungan, optik nörit, güçsüzlük, uyuşma ve denge bozukluğunun gerçek atak belirtileri arasında yer aldığını söyledi.</p>

<p>Bunun yanında enfeksiyon, sıcak hava, yoğun stres, regl dönemi veya aşırı egzersiz gibi vücut ısısını artıran durumlarda yalancı atakların görülebileceğini belirten Mungan, bu nedenle hastaların önce ayrıntılı değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p><strong>Atak tedavisinde altın standart kortizon tedavisi</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>MS ataklarında günlük 1000 mg kortizonun 5–7 gün, bazı hastalarda ise 10 güne kadar uygulanabildiğini belirten Prof. Dr. Mungan, kortizona yanıt alınamayan hastalarda ise plazmaferez tedavisinin uygulandığını söyledi.</p>

<p>Bu tedavinin özellikle üniversite ve şehir hastanelerindeki deneyimli MS merkezlerinde yapılabildiğini ifade etti.</p>

<p><strong>Akıllı ilaçlar umut veriyor</strong></p>

<p>Atak tedavisinin dışında hastalığın ilerlemesini durdurmaya yönelik çok sayıda tedavi bulunduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, Türkiye’de tedavilerin basamaklı sistemle uygulandığını söyledi.</p>

<p>Tablet, enjeksiyon ve infüzyon tedavilerinin bulunduğunu belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, yeni nesil bağışıklık sistemini yeniden yapılandıran tedavilere ilişkin şu bilgileri verdi:</p>

<p>“Hastaların akıllı ilaç olarak adlandırdığı yeni tedaviler sayesinde çok az doz uygulayıp hastaları uzun süre tedavisiz takip edebildiğimiz durumlar olabiliyor.”</p>

<p>Tedavi seçiminde hastanın yaşı, cinsiyeti, gebelik planı, mesleği, sosyal yaşamı ve hastalığın seyri gibi çok sayıda faktörün dikkate alındığını belirtti.</p>

<p><strong>MS hastaları evlenebilir, çocuk sahibi olabilir</strong></p>

<p>Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, MS hastalarının normal yaşamlarını sürdürebileceklerini belirterek şu önerilerde bulundu:</p>

<p>“MS hastaları evlenebilir, planlı gebelik gerçekleştirebilir ve doktorlarıyla koordineli şekilde çocuk sahibi olabilirler. Gebelik öncesinde hastalığın en az bir yıl stabil seyretmesini tercih ediyoruz.”</p>

<p>Ağır egzersizlerden kaçınılmasını öneren Mungan; yürüyüş, yüzme, yoga ve pilatesin uygun sporlar olduğunu söyledi.</p>

<p><strong>Akdeniz tipi beslenme öneriliyor</strong></p>

<p>Beslenmenin tedavinin önemli bir parçası olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, Akdeniz tipi beslenmenin önerildiğini söyledi.</p>

<p>Mungan, sebze, meyve ve balık ağırlıklı beslenmenin önemine dikkat çekerek D vitamini ve B12 eksikliklerinin mutlaka giderilmesi gerektiğini, balık tüketemeyen hastalarda ise omega-3 desteğinin yararlı olabileceğini belirtti. Prof. Dr. Mungan, “Miyelin kılıfının iyileşmesinde omega-3’ün önemli etkileri bulunuyor.” dedi.</p>

<p><strong>Sigara ve D vitamini eksikliği hastalığın en önemli çevresel sebepleri</strong></p>

<p>MS için kanıtlanmış iki önemli çevresel risk faktörü bulunduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, bunların D vitamini eksikliği ve sigara olduğunu belirterek, “Hastalar kesinlikle sigara içmemeli, sigara içilen ortamlarda da bulunmamalı.” dedi.</p>

<p><strong>MS hastaları yaz sıcaklarında dikkatli olmalı</strong></p>

<p>Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, MS hastalarının yaz aylarında çok daha dikkatli olmalarını belirterek sıcak ortamlardan kaçınmalarını söyledi.</p>

<p>Mungan:</p>

<ul>
 <li>Sıcak suyla banyo yapılmamasını,</li>
 <li>Hamam ve saunadan uzak durulmasını,</li>
 <li>Yazın 11.00–14.00 saatleri arasında güneşten kaçınılmasını,</li>
 <li>Bol su tüketilmesini,</li>
 <li>Hafif beslenilmesini önerdi.</li>
</ul>

<p><strong>Türkiye’de hastalar güncel tedavilere kolaylıkla ulaşıyor</strong></p>

<p>Dünyada kullanılan güncel MS tedavilerinin neredeyse tamamına Türkiye’de geri ödeme kapsamında erişilebildiğini belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, bunun hastalar açısından önemli bir avantaj olduğunu söyledi.</p>

<p>Ayrıca ilerleyen yaşlarda bağışıklık sisteminin daha sakin hâle gelmesi nedeniyle bazı hastalarda hastalığın da daha durağan seyredebildiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.34 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="684" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234-2.jpeg" width="1290" /></p>

<p><strong>Kök hücre mucize değil</strong></p>

<p>Kök hücre tedavisine ilişkin yanlış beklentilere dikkat çeken Prof. Dr. Mungan, şu değerlendirmede bulundu:</p>

<p>“Kök hücre tedavisi bağışıklık sistemini yeniden yapılandırmayı hedefliyor ancak hastalığı tamamen ortadan kaldırmıyor. Diğer tedavilere belirgin bir üstünlüğü de bulunmuyor. Mucize beklememek gerekiyor.”</p>

<p>Mungan, kök hücre tedavisinin özellikle ataklı MS grubunda daha etkili olduğunu, Türkiye’de ise yalnızca çok sınırlı sayıdaki merkezde uygulanabildiğini söyledi.</p>

<p><strong>Aktarlardan alınan ürünlerden uzak durun</strong></p>

<p>MS hastalarının Sağlık Bakanlığı onaylı ilaçlar dışında hiçbir ürünü kontrolsüz şekilde kullanmamaları gerektiğini belirten Prof. Dr. Mungan, “Hekimlerinizin önermediği bitkisel ürünleri ve aktarlardan alınan karışımları kesinlikle kullanmayın.” uyarısında bulundu.</p>

<p><strong>“MS tanısı alanlar umutsuzluğa kapılmasın”</strong></p>

<p>Programın sonunda MS tanısı alan hastalara seslenen Prof. Dr. Mungan, moral ve sosyal desteğin tedavinin önemli parçalarından biri olduğunu belirterek şu mesajı verdi:</p>

<p>“MS tedavi edilebilen ve ilerlemesi durdurulabilen bir hastalık. Hastalar düzenli takiplerini yaptırır, tedavilerini aksatmaz ve yaşam tarzlarına dikkat ederlerse bugün tekerlekli sandalyeye mahkûm olmaları artık neredeyse söz konusu olmuyor.”</p>

<p>Hasta yakınlarının desteğinin büyük önem taşıdığını belirten Mungan, hastaların iş yaşamlarından kopmamalarını, sosyal hayata katılmalarını ve hobi edinmelerini önerdi. Ayrıca bulundukları illerde Türkiye MS Derneği şubelerine başvurarak ücretsiz eğitim, yoga ve pilates programlarından yararlanabileceklerini söyledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 09:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234.jpeg" type="image/jpeg" length="56747"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fethi Akkoç: Kıbrıs’ın kaderi Londra’daki 24 saatlik diplomasi trafiğinde belirlendi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kıbrıs Barış Harekatı’nın 52. yıl dönümünde, harekat öncesindeki kritik diplomasi trafiğinin tanıklarından gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat’e konuştu. Akkoç, Başbakan Bülent Ecevit’in Londra’da gerçekleştirdiği 24 saatlik görüşmelerin Kıbrıs’ın kaderini belirlediğini anlattı. Ayrıntılar 24 Saat Kayıt'ta...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kıbrıs Barış Harekatı’nın 52. yıl dönümünde, harekatın diplomasi trafiğine tanıklık eden gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat’te yayınlanan Kayıt Dışı programına konuk oldu. Akkoç, harekat öncesinde Londra’da yürütülen kritik görüşmeleri, uluslararası diplomasinin perde arkasını ve bugüne kadar kamuoyunda çok az bilinen, kayıt dışı kalan ayrıntıları detaylarıyla anlatarak şu değerlendirmelerde bulundu:</p>

<p>“52 yıl önce, 20 Temmuz 1974’te Kıbrıs’a yapılan müdahalenin önce diplomasiyle, ardından askeri harekatla kazanıldığını yaşayarak öğrendim. Kıbrıs’ın kaderi, Başbakan Bülent Ecevit’in Londra’da İngiltere Başbakanı Harold Wilson, Dışişleri Bakanı James Callaghan ve daha sonra görüşmelere katılan ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Joseph Sisco ile yaptığı tam 24 saatlik temasların sonunda şekillendi.”</p>

<p>Akkoç, harekattan bir gün önce ABD’nin Yunanistan’daki askeri yönetime kritik bir uyarıda bulunduğunu da öne sürdü:</p>

<p>“ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Joseph Sisco, 19 Temmuz’da Yunanistan’a giderek cunta yönetimine, ‘Türkiye müdahale edecek. Sakın karşılık vermeyin. Karışırsanız Türkiye sizi de ezer. Biz Türkiye’nin yanındayız.’ mesajını iletti. Bu süreci bizzat yaşayarak ve görerek öğrendim.”</p>

<h2><strong>“Londra’ya özel uçakla gittik”</strong></h2>

<p>Akkoç, 17 Temmuz 1974’te Başbakan Bülent Ecevit başkanlığındaki heyetle birlikte Türk Hava Yolları’nın özel uçağıyla Londra’ya gittiklerini anlattı.</p>

<p>Heyette, Başbakan Yardımcısı ve İçişleri Bakanı Oğuzhan Asiltürk, Dışişleri Bakanlığı Yüksek Müşaviri Ümit Haluk Bayülken, Hukuk Müşaviri Namık Kemal Yolga ile dönemin Milli Savunma Bakanı ve Dışişleri Bakan Vekili Hasan Esat Işık’ın bulunduğunu belirten Akkoç, Dışişleri Bakanı Turan Güneş’in ise o sırada Çin’de resmi temaslarda olduğu için heyete katılamadığını ifade etti.</p>

<p>Basın mensupları olarak ise Hürriyet’ten Cüneyt Arcayürek, Milliyet’ten Orhan Tokatlı, Günaydın’dan Örsan Öymen, Tercüman gazetesi adına kendisi, Anadolu Ajansı Genel Müdürü Atilla Onuk ile TRT ekibinin yer aldığını söyledi.</p>

<h3><strong>“Dünyanın gözü Londra’daydı”</strong></h3>

<p>Akkoç, heyetin Heathrow Havalimanı’ndan doğrudan İngiltere Başbakanı Harold Wilson’ın konutuna geçtiğini belirterek, görüşmeleri dünyanın dört bir yanından gelen gazetecilerin takip ettiğini anlattı.</p>

<p>“Biz yalnız değildik. İngiliz gazeteciler başta olmak üzere dünyanın her yerinden basın mensupları Başbakanlık Konutu’nun önünde bekliyordu.”</p>

<h3><strong>“Sisco ile beş dakikalık kritik görüşme”</strong></h3>

<p>Görüşmelerin ardından Bülent Ecevit’in Joseph Sisco ile baş başa yaklaşık beş dakika süren özel bir görüşme yaptığını aktaran Akkoç, bu görüşmenin önemine dikkat çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“Hasan Esat Işık’a ‘Bülent Bey nerede?’ diye sordum. ‘Sisco ile baş başa görüşüyor’ dedi. Saatime baktım, tam beş dakika sürdü. Görüşmenin ardından Bülent Bey son derece rahat ve memnun görünüyordu. Dünya basınına da gayet sakin ve güçlü bir açıklama yaptı.”</p>

<h3><strong>“Harekatın başlayacağını biliyorduk”</strong></h3>

<p>Londra temaslarının tam 24 saat sürdüğünü ifade eden Akkoç, Ankara’ya döndüklerinde harekat kararının artık kesinleştiğini hissettiklerini söyledi.</p>

<p>“Harekatın yapılacağını biliyorduk. Hazırlıkların tamamlandığını hissediyorduk ancak yalnızca başlama zamanı henüz net değildi.”</p>

<p>Akkoç, Joseph Sisco’nun ertesi gün yeniden Türkiye’ye geldiğini, ardından Yunanistan’a geçerek cunta yönetimiyle görüştüğünü ve aynı gün tekrar Ankara’ya döndüğünü belirterek, Yunanistan’a yapılan uyarının da bu diplomasi trafiğinin bir parçası olduğunu dile getirdi.</p>

<h3><strong>“Harekat haberi Güvenpark’ta duyuruldu”</strong></h3>

<p>20 Temmuz sabahı yaşanan anları da anlatan Akkoç, şunları söyledi:</p>

<p>“Cumartesi sabahı saat 06.00’da bütün bakanlar dışarı çıktı. Gazeteciler olarak biz de oradaydık. Başbakanın açıklama yapacağını düşünüyorduk. O sabah Güvenpark’a doğru yürürken Kıbrıs Barış Harekatı’nın başladığı resmen açıklandı.”</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 20:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/ppdvK1JySZk/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="34906"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ağrısız doğum lüks değil, anne adayının hakkı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Berrin Günaydın, doğum ağrısının modern anestezi yöntemleriyle güvenli biçimde azaltılabileceğini anlattı. Epidural analjezinin uygun koşullarda uygulandığında normal doğumu desteklediğini vurgulayan Prof. Dr. Günaydın, doğum ağrısının giderilmesinin bir lüks değil, anne adayının hakkı olduğunu söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan <strong>Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Berrin Günaydın doğum ağrısının azaltılması ile ilgili uygulanan yöntemleri anlattı. Prof. Dr. Günaydın</strong>, “Doğum ağrısını azaltmak mümkün. Epidural analjezi, doğru ekip ve uygun koşullarda hem anneye konfor sağlıyor hem de normal doğumu destekliyor” diye konuştu.</p>

<p>Doğum sancısı, anne adaylarının en büyük kaygılarından biri olmaya devam ediyor. Ancak günümüzde modern anestezi yöntemleri sayesinde doğum ağrısını büyük ölçüde azaltmak mümkün. Prof. Dr. Berrin Günaydın, halk arasında <strong>“ağrısız doğum”</strong> olarak bilinen uygulamanın çoğunlukla <strong>epidural analjezi</strong> ile yapıldığını belirterek, doğru koşullarda uygulandığında annenin doğuma bilinçli ve konforlu şekilde katılmasını sağladığını söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Günaydın, “Aslında tıpta kullandığımız doğru ifade ağrısız doğum değil, doğum ağrısının etkili şekilde azaltılmasıdır. Anne sancıları hisseder ancak dayanılmaz ağrı büyük ölçüde ortadan kalkar. Böylece doğuma aktif olarak katılır ve bebeğinin dünyaya gelişine tanıklık eder” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (3)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-3.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>"Obstetrik anestezi gelişmiş ülkelerde ayrı bir uzmanlık alanı"</strong></h2>

<p>Amerika Birleşik Devletleri ve İngiltere’de obstetrik anestezinin anesteziyolojinin özel bir çalışma alanı olarak kabul edildiğini belirten Prof. Dr. Günaydın, bu ülkelerdeki uygulamaları yerinde inceleyerek Gazi Üniversitesi’nde Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı ile 2004 yılında başlattıklarını söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Doğum ağrısının yönetiminde kadın hastalıkları ve doğum uzmanları ile anesteziyoloji uzmanlarının birlikte çalışmasının önemine dikkat çeken Günaydın, “Kadın doğum uzmanı ve anne adayının onayı olmadan epidural analjezi uygulanamaz. Bu nedenle anne adaylarının doğru bilgilendirilmesinde kadın doğum uzmanlarının rolü son derece önemlidir” diye konuştu.</p>

<h2><strong>"Ağrısız doğumda altın standart epidural analjezi"</strong></h2>

<p>Doğum ağrısını azaltmaya yönelik farklı yöntemler bulunduğunu ancak *altın standardın epidural analjezi olduğunu* vurgulayan Prof. Dr. Berrin Günaydın, yöntemin bel bölgesinden omuriliğin dışındaki epidural boşluğa yerleştirilen ince bir kateter aracılığıyla uygulandığını anlattı.</p>

<p>Günaydın “Düşük dozlarda lokal anestezik ilaçlar ve yardımcı ilaçlar kullanıyoruz. Amaç annenin ağrısını azaltırken hareket edebilmesini, doğuma aktif katılmasını ve bebeğin doğumuna bilinçli şekilde eşlik etmesini sağlamaktır” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>“Epidural felç yapmaz, bebeğe zarar vermez”</strong></h2>

<p>Toplumda *epiduralle* ilgili çok sayıda yanlış bilgi bulunduğunu belirten Prof. Dr. Günaydın, en sık karşılaştıkları soruların felç, kalıcı bel ağrısı ve bebeğe zarar verip vermediği olduğunu söyleyerek şunları kaydetti:</p>

<p>“Epidural uygulama omuriliğin içine değil, dışındaki güvenli alana yapılır. Deneyimli ekip ve uygun koşullarda uygulandığında son derece güvenli bir yöntemdir. Bilimsel çalışmalar epidural analjezinin kalıcı bel ağrısına neden olmadığını gösteriyor. Ayrıca kullanılan ilaçlar çok düşük dozlarda uygulanıyor. Amaç annenin rahatlamasıdır. Anne rahatladığında stres hormonları azalıyor, bu da bebeğin oksijenlenmesini ve doğum sürecini olumlu etkileyebiliyor.”</p>

<h2><strong>"Sezaryen oranlarının düşürülmesine katkı sağlayabilir"</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Günaydın, bilimsel çalışmaların epidural analjezinin sezaryen oranını artırmadığını gösterdiğini belirterek, gelişmiş ülkelerde bunun tam tersine normal doğumu destekleyen önemli uygulamalardan biri olduğunu ifade etti. Günaydın şöyle konuştu:</p>

<p>“Amerika ve İngiltere’de sezaryen oranları yaklaşık yüzde 30 seviyelerinde. Bu ülkelerde doğumların büyük bölümü epidural analjezi ile gerçekleştiriliyor. Anne adayları bu konuda bilinçli olduğu için doğum ağrısının azaltılmasını talep ediyor. Normal doğumun desteklenmesi de sezaryen oranlarının düşmesine katkı sağlayabiliyor.”</p>

<p>Türkiye’de de öncelikle bu konuda farkındalığın artırılması gerektiğini belirten Günaydın, “Toplum bilinçlenmeden yalnızca hizmeti yaygınlaştırmak yeterli olmaz. Aynı zamanda bunu karşılayacak eğitimli ekiplerin ve uygun altyapının da hazır olması gerekir” diye konuştu.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-1.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>"Ağrısız doğum ekip işi"</strong></h2>

<p>Epidural analjezinin yalnızca bir anestezi uygulaması olmadığını belirten Prof. Dr. Günaydın, başarılı bir doğum yönetimi için kadın hastalıkları ve doğum uzmanı, anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanı, deneyimli hemşireler, uygun monitörizasyon ve teknik donanımın birlikte çalışmasının şart olduğunu söyledi.</p>

<p>Anne adaylarının gebelik boyunca düzenli olarak değerlendirildiğini ifade eden Günaydın, kan sulandırıcı ilaç kullananlar, bazı kanama-pıhtılaşma bozukluğu bulunanlar, girişim bölgesinde enfeksiyonu olanlar veya bazı özel nörolojik hastalıkları bulunan kişilerde epidural uygulanamayabileceğini belirtti. Uygun adaylarda ise anestezi değerlendirmesi ve bilgilendirilmiş onam sonrasında güvenle uygulanabileceğini kaydetti.</p>

<h2><strong>Sezaryende de önemli avantaj sağlıyor</strong></h2>

<p>Planlı sezaryenlerde tıbbi engel bulunmadığı sürece spinal, kombine spinal-epidural veya epidural gibi bölgesel anestezi yöntemlerinin tercih edilmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Günaydın, doğum sırasında epidural kateter takılmış bir gebenin acil sezaryene alınması gerekirse aynı kateter üzerinden anestezinin sürdürülebileceğini söyledi.</p>

<p>Ayrıca epidural kateterin sezaryen sonrasında da ameliyat ağrısının kontrolünde kullanılabildiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (4)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-4.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>“Doğum bir hastalık değil, hayatın en güzel mucizelerinden biridir”</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Günaydın, Dünya Anesteziyoloji Dernekleri Federasyonu’nun (WFSA) doğum ağrısının giderilmesini lüks değil, hasta hakkı olarak değerlendirdiğini, Amerikan Kadın Doğum Uzmanları Koleji’nin (ACOG) ise tıbbi engel bulunmayan gebelerde annenin doğum ağrısının giderilmesini istemesini tek başına yeterli bir tıbbi endikasyon olarak kabul ettiğini hatırlattı. Günaydın, şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>“Bizim amacımız kadınları epidurale yönlendirmek değil; doğru bilgiyi vererek bilinçli seçim yapmalarını sağlamaktır. Ağrısız doğum bir zorunluluk değildir ancak isteyen ve tıbbi açıdan uygun olan hiçbir anne adayının bu haktan mahrum bırakılmaması gerekir.”</p>

<p>Doğumun doğal bir süreç olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Günaydın, sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<p>“Doğum bir hastalık değil, hayatın en güzel mucizelerinden biridir. Biz anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanlarının görevi de bu mucizeyi anne ve bebek için daha güvenli, daha konforlu ve daha güzel bir deneyime dönüştürmektir.”</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Jul 2026 09:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-2.jpeg" type="image/jpeg" length="18849"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[“Diz ameliyatı sonrası kayak da yapılabilir, tenis de oynanabilir”]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Akkaya, diz ağrılarının ihmal edilmemesi gerektiğini vurgulayarak, yeni nesil cerrahi teknikler, kişiye özel implantlar ve yapay zekâ destekli rehabilitasyon sayesinde hastaların yeniden aktif yaşama dönebildiğini söyledi. Akkaya, uygun tedaviyle diz ameliyatı sonrası kayak, tenis ve koşu gibi sporlara yeniden dönüşün mümkün olduğunu belirtti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı <strong>Prof. Dr. Mustafa Akkaya</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu <strong>“Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi”</strong> programında diz eklemi hastalıkları ve diz cerrahisinde yaşanan yeni gelişmeleri anlattı.</p>

<p>Diz ağrılarının toplumda en sık ihmal edilen sağlık sorunları arasında yer aldığını belirten Akkaya, erken dönemde başvurulduğunda birçok sorunun ilerlemeden kontrol altına alınabileceğini söyledi.</p>

<p>Diz ekleminin çok özel bir anatomiye sahip olduğunu vurgulayan Akkaya, yanlış ya da gecikmiş tedavilerin hareket kabiliyetini ciddi şekilde etkileyebileceğini belirterek, “Yürüme her şeydir. İnsanların mobilize olması genel beden ve ruh sağlığı açısından çok önemli. İnsanlar yürüyemediklerinde sosyal hayattan kopuyor, kilo alımı artıyor ve başkalarına bağımlı hale gelebiliyorlar” dedi.</p>

<h2><strong>“Diz sorunları yaşa ve cinsiyete göre değişiyor”</strong></h2>

<p>Diz eklemi hastalıklarının yaşa, cinsiyete ve yaşam biçimine göre farklılık gösterdiğini ifade eden Prof. Dr. Akkaya, çocukluk döneminde daha çok travmaya bağlı diz kapağı çıkıkları ve yaralanmaların görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Orta yaş döneminde ise kadın ve erkeklerde farklı sorunların öne çıktığını belirten Akkaya, kadınlarda kas yapısındaki farklılıklar nedeniyle diz kapağı çevresindeki problemlerin daha sık yaşanabildiğini ifade etti.</p>

<p>“Merdiven inip çıkarken, çömelirken veya oturup kalkarken oluşan ağrılar ön diz ağrısının habercisi olabilir. Erken dönemde müdahale edilirse kıkırdak aşınması ilerlemeden önlem alınabilir.” diyen Akkaya, ihmal edilen problemlerin ilerleyen yaşlarda kireçlenmeye dönüşebileceğini söyledi.</p>

<p>Akkaya, erkeklerde ise spor yaralanmalarına bağlı menisküs yırtıkları ve ön çapraz bağ sorunlarının daha sık görüldüğünü belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Kadınlar ciltlerine gösterdikleri özeni dizlerine de göstermeli”</strong></h2>

<p>Menopoz döneminin diz sağlığı açısından kritik olduğuna dikkat çeken Akkaya, hormonal değişikliklerle birlikte kemik ve kıkırdak dokusunun da etkilendiğini söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Akkaya, “Kadınlar menopoza girdikten sonra ciltlerine gösterdikleri özeni dizlerine de göstermeliler. Çünkü dizler yaşam kalitesini etkileyen en önemli yapılardan biridir” dedi.</p>

<p>Akkaya, menopoz öncesi yapılacak kontroller sayesinde kıkırdak koruyucu tedavilerle diz sağlığının korunabileceğini belirtti.</p>

<h2><strong>“Her diz ağrısı ameliyat gerektirmez”</strong></h2>

<p>Diz tedavisinde son yıllarda rejeneratif tıp ve ortobiyolojik uygulamaların önemli gelişmeler sağladığını anlatan Prof. Dr. Akkaya, amaçlarının vücudun kendi iyileştirme kapasitesinden yararlanmak olduğunu söyleyerek “Kişinin iyileştirici kapasitesi aslında kendi vücudunda saklıdır. Erken evre kıkırdak hasarlarında kişinin kendi kök hücrelerinden yararlanılarak yapılan ortobiyolojik tedavilerle başarılı sonuçlar alınabiliyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya, rejeneratif ve ortobiyolojik tedaviler konusunda toplumda bilgi karmaşası yaşanabildiğine dikkat çekti.</p>

<p>Kök hücre tedavileri ile kandan elde edilen trombosit uygulamalarının farklı yöntemler olduğunu belirten Akkaya:</p>

<p>“Vücutta dolaşan kandan kök hücre elde etmek mümkün değildir. Kök hücreler, leğen kemiği gibi büyük kemiklerden ya da yağ dokusundan elde edilebilir. Kandan alınan ise kök hücre değil, trombosit dediğimiz kan hücreleridir.” dedi.</p>

<p>Menisküs ve kıkırdak dokularının iyileşme kapasitesinin sınırlı olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Akkaya:</p>

<p>“Kas dokusu kanlanması sayesinde kendini onarabilir ancak kıkırdak ve menisküs gibi dokular yeterli kan damarına sahip değildir. Bu nedenle erken evre hasarlarda uyguladığımız ortobiyolojik tedavilerle o bölgede iyileşmeyi destekleyecek bir ortam oluşturmayı hedefliyoruz.” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.58 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="730" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182958-1.jpeg" width="1194" /></p>

<h2><strong>“Sosyal medyada mucize tedavi gibi sunulan uygulamalara dikkat”</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya, menisküs ve kıkırdak tedavileri konusunda bilimsel gelişmelerin umut verici olduğunu ancak her yeni yöntemin “kesin tedavi” gibi sunulmaması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Menisküsün dışarıdan verilen maddelerle tamamen tedavi edilmesinin bugün için mümkün olmadığını belirten Akkaya:</p>

<p>“Biyoteknoloji çok hızlı ilerliyor. Kitosan içerikli jeller ve akıllı moleküllerle hasarlı bölgeyi hedefleyen çalışmalar devam ediyor. Gelecekte kıkırdak ve menisküs dokularına yönelik yeni tedavi seçenekleri mümkün olabilir.” dedi.</p>

<p>Ancak mevcut bilimsel aşamada tek bir enjeksiyonla tüm sorunları ortadan kaldıran bir tedavi yaklaşımının olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Akkaya:</p>

<p>“Henüz bir iğneyle menisküsü ya da kıkırdağı tamamen tedavi edebilecek noktada değiliz. Hastalar erken dönemde hekime başvurursa ortobiyolojik tedavilerle mevcut hasarın ilerlemesini yavaşlatmak ve eklemi korumak mümkün olabilir.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Akkaya, kıkırdak, menisküs ve eklem hasarlarında her hastaya özel değerlendirme yapılarak kişiselleştirilmiş tedavi planlanması gerektiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Ağrıyla ve ağrı kesicilerle yaşamak kader gibi görülmemeli”</strong></h2>

<p>Toplumda birçok kişinin uzun süre ağrı kesicilerle yaşamaya çalıştığını belirten Prof. Dr. Akkaya, bunun doğru bir yaklaşım olmadığını söyledi.</p>

<p>Diz cerrahisinde kişiye özel çözümlerin artık çok daha gelişmiş olduğunu ifade eden Akkaya, “Robotik cerrahi, kişiye özel protezler ve küçük implantlarla diz cerrahisinde ciddi yollar katettik. Hastalar erken başvurduklarında çok daha küçük ve kişiselleştirilmiş müdahalelerle sağlıklı bir yaşam sürdürebiliyor” dedi.</p>

<h2><strong>“Aynı ameliyatta her iki dize protez uygulanabilir”</strong></h2>

<p>Diz ve kalça protezleri konusunda hastaların endişe duymaması gerektiğini belirten Prof. Dr. Akkaya, uygun cerrahi teknik, kaliteli implant ve doğru rehabilitasyonla protezlerin uzun yıllar kullanılabildiğini söyleyerek, “Güncel çalışmalar uygun şekilde yapılan cerrahilerde implant kullanım süresinin 30 yıla ulaşabildiğini gösteriyor. Hastalar protez cerrahisinden korkmamalı ve ağrıyla yaşamayı kader olarak görmemeli” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Akkaya şunları söyledi:</p>

<p>“Eğer hasta biyolojik olarak aynı seansta iki dizine birden ameliyatı kaldırabilecek durumdaysa genel sağlık durumu buna elverişli ise aynı ameliyatta her iki dize birden ameliyat yapılabilir hatta tercih edilmelidir. Hastanın ihtiyacı varsa her iki dize de aynı anda tedavi uygulanmasının önemli avantajları var. Hasta bir kez ameliyat oluyor, bir kez rehabilitasyon desteği alıyor, hasta bakım desteği bir kez alınıyor, ameliyat maliyetleri önemli ölçüde azalıyor.”</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.58" class="detail-photo img-fluid" height="676" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182958.jpeg" width="1156" /></p>

<h2><strong>“Yapay zekâ destekli kişiye özel rehabilitasyon”</strong></h2>

<p>Cerrahi başarının yalnızca ameliyatla sınırlı olmadığını belirten Akkaya, ameliyat sonrası rehabilitasyon sürecinin de kişiye özel planlanması gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Ben hastalarıma yapay zekâ destekli kişiselleştirilmiş rehabilitasyon programı uyguluyorum” diyen Akkaya, hastanın yaşı, mesleği, beklentileri ve yapılan cerrahinin değerlendirilerek özel iyileşme programları oluşturulduğunu anlattı.</p>

<h2><strong>“Diz ameliyatı sonrası kayak da yapılabilir, tenis de oynanabilir”</strong></h2>

<p>Diz ameliyatlarından sonra hastaların aktif yaşama dönebileceğini vurgulayan Prof. Dr. Akkaya, “Bir hasta ameliyat öncesi kayak yapıyorsa ameliyat sonrası da kayak yapabilir hale getirmeyi hedefliyoruz. Uygun cerrahi teknikler ve implantlarla hastalar koşabilir, tenis oynayabilir, istedikleri gibi aktif biçimde hayatın içinde kalabilirler” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Gerekli sağlık koşullarını taşıyan hastalarda iki dizin aynı seansta ameliyat edilebildiğini de söyleyen Akkaya, bunun bazı hastalar için tek iyileşme ve rehabilitasyon süreciyle önemli avantaj sağlayabildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-1.jpeg" width="1600" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Diz sağlığı için önemli uyarılar</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya diz eklemlerini korumak için şu önerilerde bulundu:</p>

<p>• Herkes kendi vücudunu tanıyarak spor yapmalı, bilinçsiz ağır antrenmanlardan kaçınılmalı.<br />
• Spora başlamadan önce gerekirse profesyonel destek alınmalı.<br />
• Kadınlar menopoz öncesinde diz kontrollerini ihmal etmemeli.<br />
• Dizde kilitlenme ve takılma gibi mekanik sorunlar ciddiye alınmalı.<br />
• Gece ağrısı veya sürekli ağrı varsa ağrı kesicilerle süreç geçiştirilmemeli.</p>

<p>Akkaya ayrıca “Kaliteli ve bağımsız bir yaşam için hareket etmek, hareket edebilmek için de diz sağlığını korumak gerekiyor” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Jul 2026 09:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-3.jpeg" type="image/jpeg" length="26686"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Teknoloji hayatı kolaylaştırıyor, ruhu zorluyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/teknoloji-hayati-kolaylastiriyor-ruhu-zorluyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/teknoloji-hayati-kolaylastiriyor-ruhu-zorluyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu "Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi" programına konuk olan Psikiyatri Uzmanı Dr. Bilge Bilgin Kapucu, teknolojinin ruh sağlığı üzerindeki etkilerini değerlendirdi. Sosyal medyanın yalnızlaşma, kaygı ve dikkat dağınıklığını artırabileceğine dikkat çeken Kapucu, yapay zekanın insanın duygu dünyasını, klinik muhakemesini ve bir psikiyatristin şefkatini bütünüyle taklit edemeyeceğini vurgulayarak teknoloji kullanımında dengenin önemine işaret etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Psikiyatri Uzmanı Dr. <strong>Bilge Bilgin Kapucu</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “<strong>Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi</strong>”programına konuk oldu. Teknolojinin ruh sağlığı üzerindeki etkilerini değerlendiren Kapucu, sosyal medyanın yalnızlaşma ve kaygıyı artırabildiğini, yapay zekânın ise sağlık alanında önemli katkılar sunmasına rağmen insanın duygu dünyasını ve klinik değerlendirmesini bütünüyle taklit edemeyeceğini söyledi.</p>

<h2><strong>“Son 30-40 yılda toplum büyük bir değişim yaşadı”</strong></h2>

<p>Son 30-40 yılda teknolojinin yaşamın merkezine yerleştiğini belirten Dr. Kapucu, özellikle pandemi döneminde insanların zorunlu izolasyon nedeniyle teknolojiyle çok daha yoğun bir ilişki kurduğunu ifade etti.</p>

<p>Teknolojinin bir yandan insanların yalnızlık hissini azaltmasına yardımcı olduğunu, diğer yandan ise yalnızlaşmanın önemli nedenlerinden biri haline gelebildiğini söyleyen Kapucu, bu değişimin ruh sağlığı üzerinde de belirgin etkiler oluşturduğunu dile getirdi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 04 At 01.37.19" class="detail-photo img-fluid" height="718" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013719.jpeg" width="1290" /></p>

<h2><strong>“Ruhsal hastalıklar arttı”</strong></h2>

<p>Yapılan araştırmaların son 30 yılda ruhsal hastalıkların arttığını gösterdiğini belirten Kapucu, bunun yalnızca daha fazla kişinin sağlık hizmetine başvurması ve tanı almasıyla açıklanamayacağını söyledi.</p>

<p>Toplumdaki yaşam biçiminin ve sosyal normların değişmesinin de bu artışta etkili olduğunu ifade eden Kapucu, özellikle sosyal medyanın anksiyete ve yalnızlaşmayı artırabildiğine dikkat çekti.</p>

<p>Eskiden gençlerin ağırlıklı olarak yüz yüze sosyalleştiğini hatırlatan Kapucu, bugün dijital iletişimin gerçek sosyal ilişkilerin yerini almaya başladığını ve bunun ruh sağlığı açısından önemli sonuçlar doğurabileceğini vurguladı.</p>

<h2><strong>“İnsan beyni sadece matematikten ibaret değil”</strong></h2>

<p>Yapay zekânın çalışma prensibini de değerlendiren Kapucu, bu sistemlerin büyük veri ve matematiksel algoritmalar üzerine kurulu olduğunu söyledi.</p>

<p>Makine öğrenmesi ve derin öğrenme yöntemlerinin insan beynini taklit etmeye çalıştığını belirten Kapucu, psikiyatri uzmanları ve nörobilimcilerin bile beynin çalışma mekanizmasını tam olarak çözemediğini ifade etti.</p>

<p>İnsan beyninin yalnızca verileri işlemeyen, aynı zamanda bedenden gelen sinyalleri, hisleri ve duygusal deneyimleri de değerlendiren çok daha karmaşık bir yapı olduğunu söyleyen Kapucu, mevcut yapay zekâ sistemlerinin bu yönüyle insan beynini tam anlamıyla karşılayamadığını kaydetti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 04 At 01.37.19 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013719-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Yapay zekâdan yararlansanız da son sözü uzmana bırakın</strong></h2>

<p>Yapay zekânın birçok alanda başarılı sonuçlar ortaya koyduğunu belirten Kapucu, buna rağmen elde edilen bilgilerin mutlaka alanında uzman kişiler tarafından değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Yapay zekâya ne kadar veri yüklerseniz, size ancak o kadar sonuç verebilir.” diyen Kapucu, uzman denetimi olmadan kullanılan yapay zekâ uygulamalarında hata ve eksikliklerin ortaya çıkabileceğini ifade etti.</p>

<h2><strong>“Psikiyatristin bilgeliği ve şefkatini makinadan bekleyemeyiz”</strong></h2>

<p>Yapay zekânın artık hayatın bir parçası olduğunu belirten Kapucu, bunu reddetmenin ya da tamamen uzak durmanın gerçekçi olmadığını söyledi.</p>

<p>Radyoloji gibi alanlarda yapay zekânın tanıya önemli katkılar sunduğunu ifade eden Kapucu, psikiyatride ise tanının yalnızca verilerle değil, hekimin klinik deneyimi, gözlemleri, düşünceleri ve empatisiyle konulduğunu vurguladı.</p>

<p>Buna karşın yapay zekânın psikiyatride takip ve izlem süreçlerinde yararlı olabileceğini belirten Kapucu, konuşma hızı, rutin alışkanlıklar ve davranış değişiklikleri gibi verileri analiz ederek hastalığın seyri hakkında önemli geri bildirimler sağlayabileceğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bazı kişilerin yargılanma korkusu, güven problemleri veya sosyalleşmeyi tercih etmemeleri nedeniyle zaman zaman bir psikiyatrist yerine yapay zekâ ile iletişim kurmayı seçebileceğini belirten Kapucu, buna rağmen hiçbir teknolojinin bir psikiyatri uzmanının bilgeliğini, klinik muhakemesini ve şefkatini yerine koyamayacağını ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 04 At 01.37.19 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013719-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Teknolojiye fazla maruz kalmak dikkat eksikliğine yol açıyor”</strong></h2>

<p>Teknolojinin hayatın vazgeçilmez bir parçası haline geldiğini ancak insanların gerçek sosyal ilişkilerini koruması gerektiğini vurgulayan Kapucu, yalnızlığın ruh sağlığını olumsuz etkileyen önemli faktörlerden biri olduğunu söyledi.</p>

<p>İnsanların kendilerine teknolojiden tamamen uzak, sakin zamanlar ayırmasının önemine dikkat çeken Kapucu, telefon, tablet ve bilgisayar bildirimlerine sürekli maruz kalmanın dikkat dağınıklığına ve kaygıya yol açabileceğini belirtti.</p>

<p>“Anı yaşayabilmek çok kıymetli” diyen Kapucu, ruh sağlığını korumanın en önemli yollarından birinin gerçek ilişkiler içinde kalmak ve teknoloji kullanımında dengeyi sağlayabilmek olduğunu sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/teknoloji-hayati-kolaylastiriyor-ruhu-zorluyor</guid>
      <pubDate>Sat, 04 Jul 2026 09:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013720.jpeg" type="image/jpeg" length="30111"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Duygularını kontrol edemeyenler dikkat! Borderline kişilik bozukluğu hayatınızı alt üst edebilir!]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/duygularini-kontrol-edemeyenler-dikkat-borderline-kisilik-bozuklugu-hayatinizi-alt-ust-edebilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/duygularini-kontrol-edemeyenler-dikkat-borderline-kisilik-bozuklugu-hayatinizi-alt-ust-edebilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı'nın sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Selçuk Aslan, borderline kişilik bozukluğuna ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Duygu düzenleme güçlüğü, dürtü kontrol sorunları ve sağlıksız ilişkilerin hastalığın en belirgin özellikleri arasında yer aldığını belirten Aslan, erken tanı, doğru psikiyatrik destek ve psikoterapinin yaşam kalitesini artırmada kritik rol oynadığını vurguladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı'nın sunduğu <strong>“Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi”</strong> programına konuk olan Psikiyatri Uzmanı <strong>Prof. Dr. Selçuk Aslan</strong>, <strong>borderline kişilik bozukluğunu</strong> tüm yönleriyle anlattı. Borderline kişilik bozukluğunun özellikle dürtü kontrolü, duygu düzenleme ve kişilerarası ilişkilerde ciddi sorunlara yol açtığını belirten Aslan, erken tanı ve uygun tedavinin bireyin yaşam kalitesini önemli ölçüde artırabileceğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Tanı 18 yaşından sonra konuluyor</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğunun toplumda çoğu zaman dengesiz davranışlar ve sürekli duygu değişimleri yaşayan kişiler için kullanılan bir tanımlama olduğunu belirten Prof. Dr. Aslan, kişilik yapısının 18 yaşına kadar gelişimini sürdürdüğünü söyledi.</p>

<p>Aslan, “18 yaşından önce kişilik henüz tam olarak oturmadığı için bu yaş grubundaki bireylere borderline kişilik bozukluğu tanısı konulmaz. Hastalıktan söz edebilmek için belirtilerin erişkin dönemde devam etmesi gerekir” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Ergenlik dönemindeki travmalar hastalığın temelini atabilir!</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğundan söz edebilmek için bireyde dürtü kontrol bozukluğunun da bulunması gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Aslan, bu kişilerde öfke, kaygı ve üzüntü gibi duyguların çok yoğun yaşandığını ve bu duyguları yatıştırmakta güçlük çektiklerini söyledi.</p>

<p>Konuşma ve davranışlarda kendini kontrol edememe, kendine zarar verme eğilimi, eşyalara zarar verme ve öfke sırasında kontrolden çıkma gibi davranışların da görülebildiğini belirten Aslan, bu durumun bireyin günlük yaşamını ve sosyal ilişkilerini ciddi şekilde etkileyebildiğini ifade etti.</p>

<p><strong>Borderline kişilik</strong> özelliği taşıyan bireylerin zaman zaman çevrelerindeki insanların davranış kalıplarını benimsediklerini belirten Prof. Dr. Aslan, bunun karakterin tam olarak oturmamış olmasından kaynaklanabileceğini söyledi.</p>

<p>Bu bireylerde depresyon eğiliminin daha yüksek olabileceğini ifade eden Aslan, “Kendilerini boşlukta hissedebilirler. Yoğun mutsuzluk ve depresyon yaşayabilir, hatta intihar düşünceleri geliştirebilirler” diye konuştu.</p>

<p>Borderline kişilik bozukluğunun gelişiminde ergenlik döneminin kritik öneme sahip olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Selçuk Aslan, bu dönemde yaşanan travmaların kişilik yapılanmasını etkileyebileceğini söyledi.</p>

<p>Sınıf içinde küçük düşürülme, dışlanma, reddedilme ya da karşılıksız kalan duygusal ilişkilerin bireyde “sevilmiyorum” düşüncesini geliştirebildiğini belirten Aslan, “Sevilmediğini düşünen kişiler kabul görmek için aşırı verici davranabilir. Bu da onları maddi ve manevi olarak suistimale açık hale getirebilir” diye konuştu.</p>

<p>Bazı bireylerin zamanla dünyanın, insanların ve hatta kendilerinin kötü olduğuna yönelik inanç geliştirebildiğini belirten Aslan, bunun da yoğun mutsuzluk ve duygusal çöküşe neden olabileceğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07 (3)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-3.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Zeki oldukları halde iş ve sosyal yaşamda başarılı olamayabilirler</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğu olan bireylerin d<strong>uygularını kontrol etmekte zorlandıklarını</strong> söyleyen Prof. Dr. Aslan, grup uyumu, takım çalışması ve kurallara uyma konusunda da güçlük yaşayabileceklerini belirtti.</p>

<p>“Çok zeki ve yüksek potansiyele sahip olsalar bile duygu durumlarını ve davranışlarını yönetmekte zorlandıkları için bulundukları ortamlarda istedikleri başarıyı sürdüremeyebilirler” diyen Aslan, bu durumun işlevselliği önemli ölçüde bozduğunu vurguladı.</p>

<p>Prof. Dr. Aslan, <strong>otizmli bazı kadınlarda</strong> borderline kişilik bozukluğunu düşündüren davranışların görülebileceğini belirterek, özellikle duygusal ilişkilerde kendi haklarını ve çıkarlarını korumakta güçlük yaşayabileceklerini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Tedavide ilaç tek başına yeterli olmuyor</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğunda erken dönemde psikiyatrik destek alınmasının büyük önem taşıdığını söyleyen Prof. Dr. Aslan, <strong>ilaç tedavisinin</strong> duyguların dengelenmesine katkı sağladığını ancak tek başına yeterli olmadığını belirtti.</p>

<p>Aslan, “Mutlaka destekleyici psikoterapi uygulanmalı. Özellikle bilişsel davranışçı yaklaşımlar sayesinde kişiler duygu, düşünce ve davranış ilişkisini anlamayı, dürtülerini tanımayı ve duygularını yönetmeyi öğrenebilir. Terapi uzun vadede kişiye önemli bir içgörü kazandırır” dedi.</p>

<h2><strong>Aile tutumu kişilik gelişiminde belirleyici rol oynuyor</strong></h2>

<p>Gençlik döneminde ailelerin yaklaşımı, çocukların kişilik gelişimini doğrudan etkiliyor.</p>

<p>Gençlik döneminde ebeveyn tutumlarının kişilik gelişiminde belirleyici olduğunu ifade eden Prof. Dr. Aslan, ailelerin çocuklarına hem sorumluluk vermesi hem de kontrollü bir özgürlük alanı tanıması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Aslan, “Gençlerin hayatı deneyimlemelerine fırsat verilmesi, baskıcı olmayan ama tutarlı ve dengeli ebeveyn tutumları sergilenmesi kişilik gelişimini olumlu yönde destekler.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Aslan baskıcı ya da tamamen kontrolsüz tutumlar yerine dengeli ve tutarlı ebeveyn davranışlarının, gençlerin sağlıklı bir kişilik geliştirmesine katkı sağladığını kaydederek şunları söyledi:</p>

<blockquote>
<p>“Gençlik döneminde aile tutumları çok önem taşıyor. Ebeveyn davranışları çocukların kişilik yapısına uygun, dengeli ve tutarlı olursa çocuklar ve gençler daha az bocalar. Gençlere aşırı baskı kurmadan onlara alan açmak, sorumluluk vermek, kontrollü bir şekilde hayatı deneyimlemelerine fırsat tanımak kişilik gelişimini olumlu yönde destekler.”</p>
</blockquote>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-2.jpeg" width="1600" /></h2>

<h2><strong>Borderline ile bipolar bozukluk karıştırılabiliyor</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğunun toplumda zaman zaman <strong>bipolar bozukluk ile karıştırıldığını</strong> belirten Prof. Dr. Aslan, iki hastalığın birbirinden farklı olduğunu söyledi.</p>

<p>Aslan, “Bipolar bozuklukta duygu durum değişimleri haftalar ya da aylar sürebilen depresif ve manik dönemler halinde görülür. Borderline kişilik bozukluğunda ise duygu değişimleri çok daha hızlıdır ve çoğu zaman çevresel olaylarla tetiklenir. Bu nedenle doğru tanı, doğru tedavi açısından büyük önem taşır” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/duygularini-kontrol-edemeyenler-dikkat-borderline-kisilik-bozuklugu-hayatinizi-alt-ust-edebilir</guid>
      <pubDate>Tue, 30 Jun 2026 09:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-4.jpeg" type="image/jpeg" length="32076"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Meme kanseri tedavisine başarının anahtarı: Kişiye özel tedavi planlaması]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/meme-kanseri-tedavisine-basarinin-anahtari-kisiye-ozel-tedavi-planlamasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/meme-kanseri-tedavisine-basarinin-anahtari-kisiye-ozel-tedavi-planlamasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Ekmel Tezel, meme kanserinde artık tek tip tedavi döneminin geride kaldığını vurguladı. Erken tanının önemine dikkat çeken Tezel, tümörün moleküler özelliklerine göre kişiye özel tedavi planlamasının hem yaşam süresini hem de yaşam kalitesini artırdığını anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Meme kanseri, dünyada ve Türkiye’de kadınlarda en sık görülen kanser türü olmayı sürdürüyor. Yaşın ilerlemesiyle birlikte risk artarken, görüntüleme yöntemlerindeki gelişmeler sayesinde hastalık çok daha erken evrelerde tespit edilebiliyor.</p>

<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu <strong>”Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi”</strong> programına konuk olan Genel Cerrahi Uzmanı <strong>Prof. Dr. Ekmel Tezel</strong>, meme kanseri tedavisindeki güncel yaklaşımları anlatarak erken tanı, kişiye özel tedavi ve yaşam kalitesini koruyan cerrahi yöntemlerin önemine dikkat çekti.</p>

<h2><strong>Kanal içi kanserlerde başarı oranı yüzde 100’e yaklaşıyor</strong></h2>

<p>Yaş ilerledikçe meme kanseri görülme sıklığının arttığını belirten Prof. Dr. Tezel, son yıllarda mamografi ve diğer görüntüleme yöntemlerindeki gelişmeler sayesinde kanal içi kanserlerin daha sık tespit edildiğini söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Tezel, “Kanal içi kanser evre 0 (sıfır) olarak kabul ettiğimiz, <strong>duktal karsinoma in situ</strong> dediğimiz, tümör hücrelerinin henüz süt kanalları içinde hapsolduğu ve çevre dokulara yayılmadığı durumdur” dedi.</p>

<p>Bu evrede yakalanan hastalarda tedavinin oldukça başarılı olduğunu belirten Tezel, “Kanal içi kanserlerin tedavisi çok daha kolaydır ve hayatta kalma ihtimali neredeyse yüzde 100’dür” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.01 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150701-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Memeyi koruyan cerrahiler ön planda</strong></h2>

<p>Kanal içi kanserlerin çoğunlukla mamografide görülen <strong>mikrokalsifikasyonlar</strong> sayesinde saptandığını belirten Prof. Dr. Tezel, hastalığın yaygınlığına göre farklı cerrahi yöntemlerin tercih edildiğini söyleyerek şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p>“Kireçlenme yalnızca sınırlı bir bölgede ise memeyi koruyarak sadece o alanı çıkarıyoruz ve sonrasında radyoterapi uyguluyoruz. Eğer yaygın bir tutulum söz konusuysa memenin iç dokusunu boşaltıp protez yerleştiriyoruz. Bu durumda çoğu zaman radyoterapiye ihtiyaç kalmıyor.”</p>
</blockquote>

<h2><strong>Meme kanseri riskini artıran ve azaltan faktörler</strong></h2>

<p>Meme kanseri gelişiminde kadın olmak, yaşın ilerlemesi, erken adet görmek, geç menopoza girmek ve ailesel yatkınlık gibi değiştirilemeyen risk faktörlerinin bulunduğunu belirten Prof. Dr. Tezel, yaşam tarzının da önemli rol oynadığını vurguladı.</p>

<p>Beslenme alışkanlıkları, sigara ve alkol kullanımı ile dışarıdan alınan hormonların riski etkileyebildiğini ifade eden Tezel, <strong>östrojen hormonunun</strong> meme kanserinde önemli bir etken olduğuna dikkat çekti.</p>

<p>Menopoz döneminde kullanılan hormon replasman tedavilerinin mutlaka meme kontrolleri yapıldıktan sonra başlanması gerektiğini belirten Prof. Dr. Tezel, tedavi süresinin uzamasının riski artırabildiğini söyleyerek, “Menopoz semptomlarının kontrolü için yaklaşık iki yıllık kullanım çoğu zaman yeterli oluyor. Ancak bu süre beş yıl ve üzerine çıktığında meme kanseri riski artabiliyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Doğum kontrol hapları konusunda da benzer bir durumun söz konusu olduğunu belirten Tezel, uzun süreli kullanımın dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.05" class="detail-photo img-fluid" height="700" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150705.jpeg" width="1193" /></p>

<h2><strong>Meme kanserinde tedaviler artık tümörün kimliğine göre belirleniyor</strong></h2>

<p>Meme kanseri cerrahisinde son 30 yılda önemli değişimler yaşandığını belirten Prof. Dr. Tezel, son 10 yılda ise tedavilerin çok daha <strong>kişiselleştiğini</strong> söyledi.<br />
Daha önce moleküler alt tiplere göre değil de anatomik evrelere göre hastalara cerrahi tedavi, kemoterapi, ışın tedavisi önerildiğini belirten Prof. Dr. Ekmel Tezel şunları kaydetti:</p>

<blockquote>
<p>“Şimdi artık moleküler alt tipleri de işin içine kattık. Tümör çok küçük, koltuk altında bir metastaz varken eğer bu östrojene duyarlı bir tümör ve çoğalma hızı düşükse mesela ameliyattan çok büyük fayda görüyor. Eğer östrojen negatif ve akıllı ilaçtan fayda görecek yani HER2 reseptörü pozitifse onu hiç bir şekilde ameliyat etmeyip önce ilaç tedavisine, kemoterapiye gönderiyoruz. Üçlü negatif dediğimiz tümör tipi ise çoğu kez artık koltuk altı durumuna da bakmaksızın, öncelikle kemoterapi ile başlıyoruz tedaviye.”</p>
</blockquote>

<p>Prof. Dr. Ekmel Tezel meme kanserinde kişiye özel tedavilerin önemini vurguladı. Östrojen duyarlı ve çoğalma hızı düşük tümörlerde cerrahinin büyük fayda sağladığını belirten Tezel, bazı tümör tiplerinde ise ameliyatın ilk seçenek olmaktan çıktığını ifade etti.</p>

<p>Özellikle genç hastalarda uygulanan bu yeni tedavi yaklaşımlarının önemli avantajlar sağladığını belirten Prof. Dr. Tezel, şöyle konuştu:</p>

<blockquote>
<p>“Bu özellikle genç hastalarda görülen bir durum; bu meme kaybıyla sonlanmadığı gibi bu tedavi yöntemi daha da iyisi koltuk altındaki lenf bezlerini korumuş oluyoruz.''</p>

<p>''Meme kanseri tedavisinde amacımız hem daha uzun hem de daha kaliteli bir hayat sunmak o yüzden her hastaya özel değerlendirme ile kişiye özel tedavi planlaması yapıyoruz.”</p>
</blockquote>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.02 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="907" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150702-1.jpeg" width="1600" /></h2>

<h2><strong>Ameliyat öncesi işaretleme teknikleri başarıyı artırıyor</strong></h2>

<p>Meme kanseri cerrahisinde ameliyat öncesi yapılan işaretlemelerin cerrahi başarısını artırdığını belirten Prof. Dr. Tezel, tümör ve gerekli durumlarda lenf bezlerinin <strong>marker</strong> adı verilen özel işaretleyicilerle belirlenebildiğini söyledi.</p>

<p>Bazı hastalarda mamografi eşliğinde tel ile işaretleme de yapıldığını anlatan Tezel, bu yöntem sayesinde çıkarılacak dokunun sınırlarının çok daha doğru belirlenebildiğini ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Modern meme cerrahisinin en önemli amaçlarından birinin <strong>gereksiz doku çıkarımını önlemek</strong> olduğunu belirten Prof. Dr. Tezel, ameliyat sırasında uygulanan sentinel lenf nodu biyopsisinin bu konuda önemli avantajlar sağladığını söyleyerek şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p>“Ameliyat sırasında özel bir boya veriyoruz. Boyanın ulaştığı ilk lenf bezlerini çıkarıp patologlarımız değerlendiriyor. Böylece tüm lenf bezlerininin tamamını almak zorunda kalmadan cerrahinin sınırlarını belirleyebiliyoruz.”</p>
</blockquote>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.02" class="detail-photo img-fluid" height="694" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150702.jpeg" width="1081" /></h2>

<h2><strong>Amaç sadece hayatı uzatmak değil, yaşam kalitesini de korumak</strong></h2>

<p>Meme kanseri tedavisindeki temel hedefin yalnızca hastalığı ortadan kaldırmak olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Tezel, yaşam kalitesinin korunmasının da en az tedavinin başarısı kadar önemli olduğunu söyleyerek, “Meme kanseri tedavisinde amacımız hem daha uzun hem de daha kaliteli bir hayat sunmak. Bu nedenle her hastayı ayrı değerlendiriyor ve kişiye özel tedavi planı oluşturuyoruz” diye konuştu.</p>

<h2><strong>“Bizi korkutan hastalık değil, hastalık hakkındaki düşüncemiz”</strong></h2>

<p>Tedavinin yalnızca cerrahi ve ilaçlardan ibaret olmadığını belirten Prof. Dr. Tezel, hasta-hekim iletişiminin önemine dikkat çekerek, “Bizi korkutan hastalık değil, hastalık hakkındaki düşüncemizdir. Tedaviye başlamadan önce hastanın duygu durumunu anlamak, kaygılarını dinlemek ve onu sürece hazırlamak son derece önemlidir” diye konuştu.</p>

<p>Tedavi sonrasında ilk 2-3 yıl altı ayda bir, daha sonra ise yılda bir kontrolün yeterli olduğunu belirten Prof. Dr. Tezel, yaşam tarzı değişikliklerinin de nüks riskini azaltabileceğini söyledi.</p>

<p>Düzenli yürüyüş yapmak, aktif kalmak, yoga ve pilates gibi hem fiziksel hem de zihinsel rahatlama sağlayan aktivitelerle ilgilenmek ve sosyal yaşamı sürdürmenin önemine dikkat çeken Tezel, hastaların yalnızca hastalık üzerine konuşulan ortamlarda bulunmak yerine farklı sosyal faaliyetlere katılmalarını önerdi. Tezel, “Ameliyatlar nasıl kişiye göre planlanıyorsa, ameliyat sonrası yaşam değişiklikleri de kişinin karakterine, beklentilerine ve yaşam biçimine göre planlanmalıdır” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.01" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150701.jpeg" width="1600" /></p>

<p>Prof. Dr. Tezel, gelecekte meme kanseri tedavisinde medikal tedaviler ve genetik temelli uygulamaların daha da ön plana çıkacağını belirterek, kişiye özel tedavi anlayışının giderek güçleneceğini sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/meme-kanseri-tedavisine-basarinin-anahtari-kisiye-ozel-tedavi-planlamasi</guid>
      <pubDate>Tue, 16 Jun 2026 09:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150702-2.jpeg" type="image/jpeg" length="97781"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[KİM NE KADAR MAAŞ ALACAK? Temmuz zammı sonrası memur, emekli ve kamu çalışanı maaşları: 33 meslek için maaş tablosu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ara zam sonrası memur, emekli ve kamu çalışanı maaşları için yeni hesaplama yapıldı. Hakim, savcı, polis, öğretmen, hemşire, zabıta, itfaiyeci, infaz koruma memuru, mübaşir, vaiz, mühendis, kamu işçisi, SSK ve Bağ-Kur emeklisi maaşlarında güncel tablo ortaya çıktı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Ara zam için milyonlarca memur, emekli ve kamu çalışanının beklediği maaş hesabı yeniden güncellendi. TÜİK’in 3 Temmuz'da enflasyon verisini açıklamasıyla birlikte 6 aylık zam oranı netleşirken, memur, memur emeklisi, SSK ve Bağ-Kur emeklileri için yeni maaş tahminleri de ortaya çıktı. Hakim, savcı, polis, öğretmen, hemşire, zabıta, itfaiyeci, infaz koruma memuru, vaiz, mühendis ve kamu işçisi gibi birçok meslek grubunda Temmuz sonrası beklenen maaşlar tek tek hesaplandı. İşte en güncel Temmuz zammı tablosu ve meslek meslek yeni maaş beklentileri...</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu</guid>
      <pubDate>Mon, 08 Jun 2026 15:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/kim-ne-kadar-maas-aliyor-emekli-memur-kamu-temmuz-zammi.webp" type="image/jpeg" length="93082"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN DEĞERLİ TÜRK FUTBOLCULAR: İŞTE GÜNCELLENEN PİYASA DEĞERLERİYLE EN DEĞERLİ TÜRK OYUNCULAR]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[En değerli Türk oyuncular listesi yeniden güncellendi. Avrupa’da ve Süper Lig’de öne çıkan en değerli Türk futbolcular arasındaki sıralama değişirken, en değerli Türk futbolcuları kimler sorusu da yeniden gündeme geldi. Piyasa değeri artan yıldızlar, dikkat çeken performanslar ve yükselen genç yeteneklerle şekillenen en değerli Türk futbolcular güncel listesinde tüm detaylar bu fotogaleride.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>En değerli Türk oyuncular listesi bir kez daha güncellendi. Avrupa’nın önde gelen liglerinde forma giyen ve Süper Lig’de performansıyla öne çıkan isimlerin yer aldığı bu sıralama, en değerli Türk futbolcular arasındaki rekabeti net biçimde ortaya koyuyor. Piyasa değerleri, yaş, performans ve uluslararası etki kriterleri dikkate alınarak hazırlanan listede, en değerli Türk futbolcuları kimler sorusunun yanıtı dikkat çekiyor. İşte en değerli Türk futbolcular güncel listesi ve detayları…</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli</guid>
      <pubDate>Fri, 05 Jun 2026 10:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/en-degerli-turk-futbolcular-1.webp" type="image/jpeg" length="39489"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[A MİLLİ TAKIMDAN DÜNYA SIRALAMASINDA SIÇRAMA! İşte kadro değeri, güncel kadro ve maç programı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[A Milli Futbol Takımı’nın 2026 Dünya Kupası yolculuğu başladı. İşte Montella’nın aday kadrosu, hazırlık maçları, D Grubu fikstürü ve ay-yıldızlıların piyasa değeri hakkında tüm detaylar!]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>A Milli Futbol Takımı, Vincenzo Montella yönetiminde 24 yıllık Dünya Kupası hasretini sona erdirerek 2026 FIFA Dünya Kupası yolculuğuna hazırlanıyor. Geçtiğimiz günlerde açıklanan geniş aday kadro, turnuva öncesi hazırlık maçları, grup fikstürü ve ay-yıldızlı ekibin toplam piyasa değeri futbolseverlerin gündeminde. İşte A Milli Takım’ın Dünya Kupası öncesi merak edilen tüm detayları…</p>

<h3></h3>

<h2></h2></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi</guid>
      <pubDate>Tue, 19 May 2026 21:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/amillitakim-1.webp" type="image/jpeg" length="74420"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN PAHALI OYUNCULAR! İşte güncel sıralamayla Süper Lig'in en değerli 20 futbolcusu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Süper Lig’de oyuncuların piyasa değerleri yeniden şekillendi. Güncel Transfermarkt verileri doğrultusunda ligde forma giyen futbolcular arasından en yüksek piyasa değerine sahip 20 isim belirlendi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Süper Lig ekiplerinde forma giyen oyuncuların piyasa değeri sıralaması da yeniden şekillendi. Güncel verilerle birlikte Süper Lig’in en değerli 20 futbolcusu netleşti. İşte listenin tamamı…</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri</guid>
      <pubDate>Mon, 18 May 2026 14:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/guncel-liste-super-lig-oyuncular.webp" type="image/jpeg" length="49751"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EMEKLİYE ÖTV’SİZ ARAÇ DÜZENLEMESİ 2026 SON DURUM: Emekliye ÖTV’siz araba şartları ve araç fiyatları]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Son dakika gelişmesi: emekliye ÖTVsiz araç düzenlemesi gündemde. ÖTVsiz araç fiyatları ve araç listesi 2026 detaylarıyla ÖTV indirimi ve muafiyet kapsamı netleşiyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Emekliye ÖTVsiz araç düzenlemesi 2026 yılında en çok konuşulan başlıklar arasında yer alıyor. Özellikle emekliye ÖTVsiz araç listesi 2026 kapsamında hangi modellerin yer alacağı ve kimlerin bu haktan yararlanabileceği araştırılıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari</guid>
      <pubDate>Sat, 16 May 2026 08:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-son-durum.webp" type="image/jpeg" length="57587"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[3. ODTÜ Jonglörlük Festivali'nde sanatçıların performansı beğeni topladı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ODTÜ Jonglörler Topluluğu tarafından düzenlenen 3. ODTÜ Jonglörlük Festivali, Başkentli sanatseverleri ve öğrencileri bir araya getirmeye devam ediyor. ODTÜ Büyük Spor Salonu ve çevresinde süren etkinlikler kapsamında, havanın kararmasıyla birlikte sahne alan sanatçılar, ateşle yaptıkları tehlikeli ve estetik gösterilerle geceyi aydınlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ODTÜ Jonglörler Topluluğu tarafından bu yıl üçüncüsü düzenlenen 3. ODTÜ Jonglörlük Festivali, ODTÜ Büyük Spor Salonu’nda tüm coşkusuyla devam ediyor. Festival programı kapsamında sahne alan sanatçıların gece karanlığında gerçekleştirdiği ateş gösterileri, izleyicilere adrenalin dolu anlar yaşattı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sanatçıların ateşli asalar ve çeşitli ekipmanlarla sergilediği estetik figürler, jonglörlük sanatının sınırlarını zorlayan performanslara sahne oldu. Hem teknik ustalığın hem de görsel sanatın harmanlandığı festival, Başkentli sanatseverler ve öğrenciler tarafından ilgiyle takip ediliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ahmet Çağatay Bayraktar</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi</guid>
      <pubDate>Sun, 03 May 2026 10:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/a-a-20260503-41275051-41275034-o-d-t-u-j-o-n-g-l-o-r-l-u-k-f-e-s-t-i-v-a-l-i.jpg" type="image/jpeg" length="11938"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ASGARİ ÜCRET VE EMEKLİ MAAŞLARINA ARA ZAM TALİMATI: İşte masadaki rakamlar]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye’de milyonlarca çalışan ve emekliyi doğrudan ilgilendiren maaş düzenlemelerine ilişkin yeni iddialar gündemde... Asgari ücret ve emekli maaşlarına ek zam yapılacağı söylentisi seçim hazırlıklarıyla birlikte ekonomi politikalarında değişim beklentisini artırdı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye’de milyonlarca çalışan ve emekliyi ilgilendiren maaş düzenlemeleriyle ilgili kulis bilgileri gündemi hareketlendirdi. Asgari ücret ve emekli maaşlarına ek zam yapılabileceği yönündeki iddialar, seçim hazırlıklarıyla birlikte ekonomi politikalarında değişim sinyali olarak yorumlanıyor.</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 14:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/emekli-asgariucretli-seyyanen-zam.webp" type="image/jpeg" length="51328"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN DEĞERLİ MİLLİ TAKIMLAR GÜNCEL LİSTE: Türkiye kaçıncı sırada?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2026’nın en değerli milli takımları açıklandı! Türkiye A Milli Takımı, kadro değerinde 40 milyon euroluk artışla büyük bir sıçrama yaptı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Uluslararası futbol arenasında milli takımların piyasa değerleri güncellendi. 2026 yılının Mart ayı itibarıyla açıklanan listede, Türkiye A Milli Futbol Takımı büyük bir çıkış yakalayarak dikkatleri üzerine çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Türkiye de sıralamada yer buldu</strong></h2>

<p>Genç ve Avrupa’da forma giyen futbolcuların değerindeki artış, bu sıçramanın en büyük nedenlerinden biri olarak gösteriliyor. Özellikle Arda Güler ve Kenan Yıldız gibi isimlerin performansları, milli takımın piyasa değerine ciddi katkı sağladı. İşte dünyanın en değerli milli takımları!</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada</guid>
      <pubDate>Mon, 23 Mar 2026 15:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/03/en-degerli-milli-takimlar-turkiye-kacinci.webp" type="image/jpeg" length="29864"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
