<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>24 Saat Gazetesi Ankara</title>
    <link>https://www.24saatgazetesi.com</link>
    <description>Ankara son dakika haberleri, asayiş, trafik kazası ve yangın olayları Gazeteciler Cemiyeti yayın organı 24 Saat'te. Günün maçı saat kaçta, ne zaman, hangi kanalda?</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.24saatgazetesi.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>24 Saat Gazetesi Ankara - Copyright © 2026. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Thu, 17 Sep 2026 16:18:24 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Belçika’da Batı Nil virüsü artıyor: Vaka sayısı 10’a çıktı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/belcikada-bati-nil-virusu-artiyor-vaka-sayisi-10a-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/belcikada-bati-nil-virusu-artiyor-vaka-sayisi-10a-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Belçika’da Batı Nil virüsü kaynaklı olduğu değerlendirilen yeni vakalarla ülke genelindeki sayı 10’a yükseldi. Flaman bölgesinde 8, Brüksel’de 2 vaka bulunuyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Belçika</strong>’nın Flaman bölgesi ile başkent Brüksel’de, <strong>Batı Nil virüsü</strong>nün ülke içinde bulaştığı değerlendirilen yeni vakalar tespit edildi. Son gelişmelerle birlikte ülke genelinde virüs kaynaklı olduğu değerlendirilen vaka sayısı 10’a çıktı.</p>

<h2><strong>Flaman bölgesinde vaka sayısı 8 oldu</strong></h2>

<p>Resmi haber ajansı Belga’nın aktardığı bilgilere göre, Flaman Bakım Dairesi bölgede kesinliği yüksek veya olası vaka sayısının 8’e ulaştığını açıkladı.</p>

<p>Geçen haftanın sonunda duyurulan 5 olası vakaya ek olarak Anvers ve <strong>Flaman Brabant</strong> vilayetlerinde 3 kişinin daha Batı Nil virüsüne yakalandığının değerlendirildiği bildirildi.</p>

<p>Vakaların birinde nörolojik belirtiler ortaya çıkması üzerine hastaneye yatış gerçekleşti. Söz konusu hastanın ise iyileşme sürecinde olduğu belirtildi.</p>

<h3><strong>Brüksel’de 2 yerel vaka tespit edildi</strong></h3>

<p>Brüksel bölgesinin sağlık kurumu Vivalis tarafından yapılan açıklamada da 2 kişinin virüsü yerel olarak kaptığının değerlendirildiği bildirildi.</p>

<p>Bu kişilerden Brüksel’de yaşayan hastanın sağlığına kavuştuğu belirtildi. Diğer <strong>vaka</strong>nın ise ülkesine geri dönen İtalyan bir turist olduğu ve kendisinde ağır belirtiler görülmediği aktarıldı.</p>

<p>Yeni tespitlerle birlikte Belçika genelinde Batı Nil virüsü kaynaklı olduğu değerlendirilen vaka sayısı 10’a yükseldi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Belçika’da ilk yerel vakalar geçen hafta açıklanmıştı</strong></h3>

<p>Belçika’da geçen hafta, Batı Nil virüsünün ilk kez ülke içinde bulaştığı değerlendirilen vakalar açıklanmıştı. Anvers ve Flaman Brabant vilayetlerinde belirlenen 5 olası vakanın 4’ünde nörolojik belirtiler görülürken, hastalardan biri hastaneye kaldırılmıştı.</p>

<p>Sağlık yetkilileri, virüsün kuşlar ile sivrisinekler arasında dolaşım halinde bulunduğunu bildirmişti. Yetkililer ayrıca ekim ayına kadar yeni vakaların ortaya çıkabileceğini, ancak toplum genelindeki risk seviyesinin düşük olduğunu belirtmişti.</p>

<h3><strong>Batı Nil virüsüne karşı aşı bulunmuyor</strong></h3>

<p>Çoğunlukla “<strong>Culex</strong>” cinsi sivrisineklerin ısırmasıyla bulaşan Batı Nil virüsüne karşı mevcut durumda herhangi bir aşı bulunmuyor. Bu nedenle sivrisinek ısırıklarından korunulması tavsiye ediliyor.</p>

<p>Virüsün kuluçka süresinin sivrisinek ısırığından sonra 2 ila 14 gün arasında değiştiği belirtiliyor. Bağışıklık sistemi zayıf kişilerde ise bu sürenin 21 güne kadar çıkabildiği ifade ediliyor.</p>

<p>Virüs bulaşan kişilerin yaklaşık yüzde 80’inde herhangi bir belirti görülmediği, yaklaşık yüzde 20’lik kesimde ise ateş, halsizlik, bulantı-kusma, baş ağrısı ve kas ağrısı gibi semptomların ortaya çıkabildiği aktarılıyor.</p>

<p>İlk dönemlerde yalnızca Afrika’da görülen Batı Nil virüsünün zaman içinde Avrupa’nın farklı ülkelerine yayıldığı belirtiliyor. Virüsün Fransa, İtalya, İspanya ve Portekiz başta olmak üzere birçok <strong>Avrupa</strong> ülkesinde görüldüğü ifade ediliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/belcikada-bati-nil-virusu-artiyor-vaka-sayisi-10a-cikti</guid>
      <pubDate>Thu, 17 Sep 2026 16:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/belcikada-bati-nil-virusu-kaynakli-oldugu-degerlendirilen-vakalar-10a-yukseldi.png" type="image/jpeg" length="23431"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fransa’dan Rusya açıklaması: AB ve NATO’nun sınırları test ediliyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/fransadan-rusya-aciklamasi-ab-ve-natonun-sinirlari-test-ediliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/fransadan-rusya-aciklamasi-ab-ve-natonun-sinirlari-test-ediliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Fransa Savunma Bakanlığı Devlet Bakanı Alice Rufo, Rusya’nın artan saldırılarıyla AB ve NATO’nun sınırlarını zorladığını söyledi ve Avrupa’ya sağlam duruş çağrısı yaptı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Fransa Savunma Bakanlığı</strong> nezdinde Devlet Bakanı Alice Rufo, Rusya’nın son dönemde artan saldırılarıyla Avrupa Birliği (AB) ve NATO’nun sınırlarını test ettiğini söyledi.</p>

<h2><strong>Rufo’dan Rusya’nın saldırılarına ilişkin değerlendirme</strong></h2>

<p>Bakan Rufo, BFMTV kanalı ile RMC radyosunun ortak yayınında <strong>Rusya</strong>’nın Ukrayna’ya yönelik saldırılarına ilişkin açıklamalarda bulundu.</p>

<p>Rusya’nın yoğun saldırılarla Avrupalılar arasındaki birlikteliği bozmayı ve Ukrayna’ya verilen desteği sınırlandırmayı amaçladığını belirten Rufo,<strong> Moskova</strong>’nın AB ve NATO’nun sınırlarını denemekten vazgeçmeyeceğini ifade etti.</p>

<p>Rufo, Rusya’nın bu yöndeki girişimlerinin önümüzdeki dönemde daha da artabileceğine dikkat çekti.</p>

<h3><strong>NATO ve AB’ye “sağlam duruş” çağrısı</strong></h3>

<p>Fransız Bakan, Rusya’nın saldırılarına karşı <strong>NATO</strong> ve AB’nin “sağlam duruş” sergilemesinin önemine işaret etti.</p>

<p>Saldırılara “yöntem ve sükunetle” karşılık verilmesi gerektiğini belirten Rufo, Avrupa’nın bu süreçte tutumunu koruması gerektiğini kaydetti.</p>

<h3><strong>Rufo: Rusya şu aşamada barıştan yana değil</strong></h3>

<p>Rufo ayrıca <strong>Ukrayna</strong>’nın ateşkes görüşmelerinin sürmesini ve barışın sağlanmasını istediğini söyledi.</p>

<p>Buna karşın Rusya’nın “şu aşamada” barıştan yana olmadığını savunan Rufo, iki ülke arasındaki müzakerelere ilişkin değerlendirmede bulundu.</p>

<h3><strong>Rus İHA’larının tren saldırısı tepki çekmişti</strong></h3>

<p><strong>Rusya-Ukrayna </strong>arasındaki çatışmalar son günlerde yoğunlaşırken, 13 Eylül’de Rusya’ya ait insansız hava araçlarının (İHA) Ukrayna-Polonya sınırına yakın bölgede gerçekleştirdiği saldırı tepki çekmişti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İHA’ların, aralarında eski İngiltere Başbakanı Boris Johnson, eski İsveç Başbakanı Carl Bildt ve İngiltere Ulusal Güvenlik Danışmanı Jonathan Powell’ın da bulunduğu Avrupalı siyasetçi ve diplomatları taşıyan trenin geçişinden dakikalar sonra başka bir treni vurduğu belirtilmişti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anadolu Ajansı</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/fransadan-rusya-aciklamasi-ab-ve-natonun-sinirlari-test-ediliyor</guid>
      <pubDate>Thu, 17 Sep 2026 15:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/fransiz-bakana-gore-rusya-ab-ve-natonun-sinirlarini-test-ediyor.png" type="image/jpeg" length="81434"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[33. Altın Koza Film Festivali’nin teması belli oldu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/33-altin-koza-film-festivalinin-temasi-belli-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/33-altin-koza-film-festivalinin-temasi-belli-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[33. Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali, bu yıl mikroplastik kirliliğine dikkat çeken temasıyla sinemaseverlerle buluşacak. 26 Eylül-4 Ekim 2026 tarihleri arasında düzenlenecek festivalin görsel tasarımında mikroplastiklerle kirlenen suya sinemanın ışığı yöneltilirken, “Su, toprak ve hava zehirlenirse, insan ve sanat da nefes alamaz” mesajı öne çıkarıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>33. Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali’nin bu yılki görsel tasarımı ve teması açıklandı.</p>

<p><strong>26 Eylül-4 Ekim 2026</strong> tarihleri arasında gerçekleştirilecek festival, her yıl olduğu gibi toplumsal, sosyal ve çevresel sorunlara sanat aracılığıyla dikkat çekmeyi amaçlıyor.</p>

<p>Festivalin bu yılki odağında ise <strong>mikroplastik kirliliği</strong> bulunuyor. Görsel tasarımda sinemanın ışığı, mikroplastiklerle kirlenen suya yöneltilirken; suyun, toprağın ve havanın korunması gerektiğine ilişkin mesajlar festivalin ana temasını oluşturuyor.</p>

<p><img alt="44Bd689C 59C9 409A 8Cd4 3A6Deeb00E81 W" class="detail-photo img-fluid" height="1066" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/44bd689c-59c9-409a-8cd4-3a6deeb00e81-w.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“İnsan ve sanatın da nefesi kesilir”</strong></h2>

<p>Adana Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Güngör Geçer, festivalin sanat yoluyla toplumsal farkındalık oluşturma amacına dikkat çekti.</p>

<p>Geçer, çevrenin korunmasının yalnızca doğa açısından değil, insan ve sanat açısından da önemli olduğunu belirterek, “Su, toprak ve hava zehirlenirse, insanın ve sanatın da nefesi kesilir” dedi.</p>

<h3><strong>“Çocuklarımıza temiz su ve temiz toprak bırakmalıyız”</strong></h3>

<p>Geçer, son yıllarda Avrupa’nın çeşitli ülkelerinden geri dönüşüm amacıyla getirilen atıkların bir bölümünün Adana’da suya ve toprağa bırakıldığını öne sürdü.</p>

<p>Bu durumun uzun yıllar devam edebilecek çevresel sorunlara yol açabileceğini belirten Geçer, Adana’da düzenlenen <strong>“Mikroplastik Kirliliği” forumunun</strong> ardından festival temasının da bu sorun çerçevesinde şekillendiğini söyledi.</p>

<p>Geçer, çocuklara temiz su, temiz toprak ve yaşanabilir bir çevre bırakılması gerektiğini vurguladı.</p>

<h3><strong>“Nehirlerimiz ve denizlerimiz mikroplastikten temizlenmeli”</strong></h3>

<p>Su kaynaklarının mikroplastik atıklardan korunması gerektiğini ifade eden Geçer, nehirler, göller, sulama kanalları ve denizlerdeki kirliliğin önüne geçilmesi çağrısında bulundu.</p>

<p>Geçer, plastik atıkların doğaya verdiği zararın azaltılması için kurumlar arası iş birliği ve toplumsal farkındalığın önemine dikkat çekti.</p>

<h3><strong>Mikroplastik kirliliği gıda güvenliğini de tehdit ediyor</strong></h3>

<p>Geçer, plastik atık sorununun yalnızca çevresel bir mesele olarak ele alınamayacağını söyledi.</p>

<p>Mikroplastiklerin su kaynaklarına, toprağa, deniz ekosistemlerine ve besin zincirine ulaşabildiğini belirten Geçer, <strong>Çukurova’nın önemli bir tarım bölgesi</strong> olduğuna dikkat çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kirliliğin devam etmesi halinde gıda güvenliğinin de olumsuz etkilenebileceğini ifade eden Geçer, plastik atıkların su, tarım, ekonomi, halk sağlığı ve gelecek açısından birlikte değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<h3><strong>Altın Koza’da sanat ve çevre aynı temada buluşacak</strong></h3>

<p>33. Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali, bu yıl sinema gösterimleri ve etkinliklerin yanı sıra çevre sorunlarına ilişkin farkındalık mesajlarıyla da öne çıkacak.</p>

<p>Festival kapsamında mikroplastik kirliliğinin görünür hale getirilmesi ve sanatın çevre konusunda farkındalık oluşturma gücünden yararlanılması hedefleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/33-altin-koza-film-festivalinin-temasi-belli-oldu</guid>
      <pubDate>Thu, 17 Sep 2026 15:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/ekran-resmi-2026-09-17-155936.png" type="image/jpeg" length="55516"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İBB duyurdu: Şerefiye Sarnıcı 1 TL giriş ücretiyle ziyaret edilebilecek]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/ibb-duyurdu-serefiye-sarnici-1-tl-giris-ucretiyle-ziyaret-edilebilecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/ibb-duyurdu-serefiye-sarnici-1-tl-giris-ucretiyle-ziyaret-edilebilecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB), yaklaşık 1.600 yıllık geçmişe sahip Şerefiye Sarnıcı'nın 17 Eylül itibarıyla Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarına 1 TL giriş ücretiyle ziyaret edilebileceğini duyurdu. Uygulamadan yararlanmak isteyen ziyaretçilerin girişte T.C. kimlik kartlarını göstermeleri yeterli olacak.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>İstanbul Büyükşehir Belediyesi </strong>(<strong>İBB</strong>), <strong>İstanbul</strong>'un tarihi dokusunun önemli parçalarından biri olan ve yaklaşık 1.600 yıllık geçmişe sahip Şerefiye Sarnıcı'nın 17 Eylül itibarıyla vatandaşlara 1 TL giriş ücretiyle hizmet vermeye başladığını açıkladı.</p>

<p>İBB'nin verdiği bilgilere göre, Kültür AŞ tarafından işletilen tarihi sarnıç, bugünden itibaren Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarını 1 TL karşılığında kabul edecek. Yeni uygulamayla İstanbul'un tarihi mirası arasında yer alan Şerefiye Sarnıcı'nın daha fazla vatandaş tarafından ziyaret edilmesi hedefleniyor.</p>

<p><strong>Şerefiye Sarnıcı</strong>'nda başlatılan 1 TL'lik giriş uygulaması, yerli ziyaretçilerin tarihi yapılara erişimini kolaylaştırırken kültürel mirasın daha geniş bir kesimle buluşmasına da imkan sağlayacak. İndirimli girişten faydalanmak isteyen vatandaşların, ziyaret sırasında T.C. kimlik kartlarını ibraz etmeleri yeterli olacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Şerefiye Sarnıcı ile ilgili yapılan açıklamada, şunlar kaydedildi:</p>

<p>"1.600 yıllık geçmişiyle İstanbul’un Tarihi Yarımada içerisinde bulunan en eski su yapılarından olan Şerefiye Sarnıcı’nın, bir yapım kitabesi bulunmamakla birlikte mimari özelliklerinden yola çıkılarak 2. Theodosius (408 - 450) döneminde yapıldığı öngörülüyor. İstanbul’un su kaynaklarının yetersizliğinin yanı sıra nüfus yoğunluğu ve yaşanan kuşatmalar nedeniyle, suyun depolanacağı yapılara ihtiyaç duyulmuştur. Yüzyıllar boyunca şehrin su depoları olarak açık ve kapalı sarnıçlar kullanılırken; Şerefiye ve Yerebatan gibi görkemli kapalı sarnıçların ağırlıklı olarak Büyük Saray, Nymphaeum ve Zeuksippos banyolarına su sağladığı biliniyor. Yaklaşık 24 metreye 40 metre bir alan üzerine inşa edilen ve tavan yüksekliği 11 metreyi bulan Şerefiye Sarnıcı’nın içinde 45 adet yelken tonoz ve 32 adet sütun bulunuyor. Üzerlerinde impost bloklar taşıyan Korinth üslubundaki başlıkların tümü sarnıca özel olarak Marmara Adası mermerinden yapılmıştır. Başlıklar akantus (ayı pençesi) yaprakları ile bezelidir. Yapının iç duvarları su geçirmez sıva ile kaplanmıştır ve köşeleri su basıncına dayanması için kavislidir. Duvar kalınlığı ise yaklaşık 2,5 metredir."</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/ibb-duyurdu-serefiye-sarnici-1-tl-giris-ucretiyle-ziyaret-edilebilecek</guid>
      <pubDate>Thu, 17 Sep 2026 15:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/serefiye-sarnici.jpg" type="image/jpeg" length="88494"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bakan Uraloğlu: İstanbul Havalimanı’nda ilk doğu-batı pisti açılıyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/bakan-uraloglu-istanbul-havalimaninda-ilk-dogu-bati-pisti-aciliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/bakan-uraloglu-istanbul-havalimaninda-ilk-dogu-bati-pisti-aciliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, İstanbul Havalimanı’nın ilk doğu-batı yönlü pistinin yarın hizmete açılacağını açıkladı. Yeni pistle havalimanındaki toplam pist sayısı 6’ya çıkacak.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ulaştırma ve Altyapı Bakanı <strong>Abdulkadir</strong> <strong>Uraloğlu</strong>, <strong>İstanbul</strong> <strong>Havalimanı</strong>’nda yapımı tamamlanan 4. ana pistin yarın hizmete alınacağını açıkladı. Pistin açılışına Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da katılması bekleniyor.</p>

<h2><strong>İstanbul Havalimanı’nda pist sayısı 6’ya çıkacak</strong></h2>

<p>Bakan Uraloğlu, yaptığı yazılı açıklamada yeni piste ilişkin değerlendirmelerde bulundu. İstanbul Havalimanı’nda halen kuzey-güney yönünde uzanan 3 ana ve 2 yedek olmak üzere toplam 5 pistin bulunduğunu belirten Uraloğlu, yarın 4. ana pistin devreye alınacağını bildirdi.</p>

<p>Yeni pistin kullanıma başlamasıyla havalimanındaki toplam pist sayısının 6’ya yükseleceğini aktaran Uraloğlu, söz konusu pistin İstanbul Havalimanı’nın <strong>doğu-batı </strong>doğrultusundaki ilk pisti olacağını ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Yeni pist 2 bin 820 metre uzunluğunda</strong></h3>

<p>Uraloğlu’nun verdiği bilgilere göre yeni beton pist, 2 bin 820 metre uzunluğa ve 45 metre genişliğe sahip olacak.</p>

<p>Pistin özellikle <strong>iç hat uçuşları</strong> ile doğu yönüne gerçekleştirilen seferlerde operasyonlara katkı sağlaması bekleniyor.</p>

<p>Bakan Uraloğlu, yeni pistin devreye girmesiyle iç hat uçuşlarında ve doğu yönlü rotalarda taksi sürelerinin yanı sıra uçakların havada kalma sürelerinin de azalacağını belirtti.</p>

<p>Bu sayede uçuşlarda yakıt ve zaman tasarrufu sağlanacağını kaydeden Uraloğlu, olumsuz hava şartlarında da operasyonel çeşitliliğin artırılacağını ifade etti.</p>

<h3><strong>Taksi ve havada kalış süreleri kısalacak</strong></h3>

<p>Yeni pistin iniş ve kalkışlarda emniyet marjını yükselteceğini belirten Uraloğlu, zamanında kalkış oranlarının da mümkün olan en yüksek seviyeye çıkarılacağını bildirdi.</p>

<p>Uraloğlu ayrıca pistin hangar alanlarına yakın konumunun, genel havacılık faaliyetlerinin daha hızlı ve diğer operasyonlardan bağımsız şekilde gerçekleştirilmesine imkan sunacağını aktardı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/bakan-uraloglu-istanbul-havalimaninda-ilk-dogu-bati-pisti-aciliyor</guid>
      <pubDate>Thu, 17 Sep 2026 15:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/istanbul-havalimaninin-4-ana-pisti-yarin-hizmete-alinacak.png" type="image/jpeg" length="70425"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Öğrenci abonman 1 TL ne zaman başlıyor? İBB İstanbulkart kampanyasından kimler yararlanabilir, başvuru nasıl yapılır?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/ogrenci-abonman-1-tl-ne-zaman-basliyor-ibb-istanbulkart</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/ogrenci-abonman-1-tl-ne-zaman-basliyor-ibb-istanbulkart" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul'da toplu ulaşım kullanan öğrenciler için 2026 eğitim öğretim dönemi kapsamında yeni bir abonman uygulaması duyuruldu. Kampanyadan yararlanabilecek öğrenciler, belirlenen tarihler arasında aylık öğrenci abonmanını bir kez 1 TL karşılığında yükleyebilecek. Uygulamanın kapsamı, yaş sınırı ve mevcut abonmanı bulunan öğrencilerin kampanyadan nasıl yararlanacağı merak ediliyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İstanbul'da eğitim gören öğrencilerin ulaşım giderlerine yönelik <strong>1 TL öğrenci abonmanı</strong> uygulaması gündeme geldi. İstanbulkart tarafından duyurulan kampanyaya göre belirlenen şartları taşıyan <strong>29 yaş altındaki öğrenciler</strong>, kampanya döneminde aylık öğrenci abonmanını bir defaya mahsus olmak üzere 1 TL karşılığında yükleyebilecek.</p>

<p>Uygulama, öğrencilerin her ay abonman ücretini 1 TL ödeyeceği anlamına gelmiyor. <strong>1 TL'lik fiyat kampanya kapsamında yalnızca bir kez yapılacak abonman yüklemesi için geçerli olacak.</strong></p>

<p>Kampanyadan yararlanmak isteyen öğrenciler işlemlerini İstanbulkart Mobil üzerinden gerçekleştirecek. Başvuru öncesinde öğrencilik durumunun sistemde aktif olması ve kampanya şartlarının karşılanması gerekiyor.</p>

<h2><strong>İBB öğrenci abonmanı 1 TL mi oldu?</strong></h2>

<p><strong>İstanbulkart'ın duyurusuna göre öğrenci abonmanı kampanya kapsamında bir kez 1 TL'ye yüklenebilecek. </strong>Kampanya <strong>21 Eylül-17 Ekim 2026</strong> tarihleri arasında geçerli olacak.</p>

<p>Dolayısıyla uygulama, standart öğrenci abonman ücretinin kalıcı olarak 1 TL'ye düşürüldüğü anlamına gelmiyor. Belirtilen tarihler arasında kampanya şartlarını karşılayan öğrenciler yalnızca bir defa 1 TL'lik abonman yükleme hakkından yararlanabilecek.</p>

<p>Abonmanın yüklenmesinin ardından kullanım süresi 30 gün olarak uygulanacak.</p>

<h3><strong>İstanbulkart 1 TL öğrenci abonmanı nasıl yapılır?</strong></h3>

<p><strong>2026 öğrenci abonman kampanyasından yararlanmak isteyenler işlemlerini İstanbulkart Mobil uygulamasından yapabilecek.</strong></p>

<p>Uygulamada izlenecek adımlar şöyle:</p>

<ul>
 <li>
 <p>İstanbulkart Mobil uygulamasını açın.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Öğrenci İstanbulkart'ınızı seçin.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>“Abonman Yükle”</strong> bölümüne girin.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kampanya kapsamında sunulan 1 TL'lik abonman seçeneğini kontrol edin.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Yükleme işlemini onaylayarak ödemeyi tamamlayın.</p>
 </li>
</ul>

<p>İşlem tamamlandıktan sonra abonman, yükleme tarihinden itibaren 30 gün boyunca kullanılabilecek.</p>

<p><img alt="bozuk para-1-(copy)" class="detail-photo img-fluid" height="882" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2025/10/ekran-resmi-2025-10-09-120439.png" width="1652" /></p>

<h3><strong>İBB 1 TL öğrenci abonmanı kimler için geçerli?</strong></h3>

<p>Kampanyadan <strong>29 yaş altındaki öğrenciler</strong> yararlanabilecek. Öğrencilik bilgilerinin İstanbulkart sistemi üzerinden doğrulanması gerekiyor.</p>

<p>Kapsama giren öğrenci grupları arasında MEB'e bağlı eğitim kurumlarında öğrenim gören ilkokul, ortaokul ve lise öğrencileri ile YÖK'e bağlı üniversitelerde aktif olarak eğitim gören öğrenciler bulunuyor.</p>

<p>Ön lisans, lisans, yüksek lisans ve doktora öğrencileri de kampanya kapsamındaki öğrenci grupları arasında yer alıyor.</p>

<p>Açık öğretim öğrencileri açısından ise öğrencilik durumu dışında yaş ve SGK kaydı gibi ilave şartlar uygulanabiliyor. Bu nedenle öğrencilerin kampanyadan yararlanmadan önce İstanbulkart Mobil'deki öğrenci bilgilerinin güncel olup olmadığını kontrol etmesi gerekiyor.</p>

<h3><strong>1 TL öğrenci abonmanı ne zaman başlıyor?</strong></h3>

<p><strong>1 TL öğrenci abonmanı kampanyası 21 Eylül 2026 tarihinde başlayacak.</strong> Kampanya için belirlenen son tarih ise <strong>17 Ekim 2026</strong>.</p>

<p>Bu tarihler arasında şartları karşılayan öğrenciler, kampanyadan bir kez yararlanabilecek. Kampanya süresinin dışında yapılan yüklemelerde 1 TL'lik uygulamanın geçerli olup olmayacağına ilişkin değerlendirmede duyurulan tarihlerin esas alınması gerekiyor.</p>

<h3><strong>Mevcut öğrenci abonmanı olanlar 1 TL abonman alabilir mi?</strong></h3>

<p>Mevcut öğrenci abonmanı aktif olan kullanıcıların yeni abonman yüklemesi yapabilmesi için mevcut abonmanın kullanım süresinin sona ermesi gerekiyor.</p>

<p>Bu nedenle abonmanı kampanya başlangıcında hâlâ aktif olan öğrenciler, mevcut abonmanlarının süresi ve kullanım hakkı devam ederken yeni 1 TL'lik abonmanı yükleyemeyecek.</p>

<p>Mevcut abonman sona erdiğinde kampanya dönemi hâlâ devam ediyorsa öğrenci, şartları karşılaması halinde <strong>1 TL'lik tek seferlik abonman hakkından</strong> yararlanabilecek.</p>

<p><img alt="Istanbulkart" class="detail-photo img-fluid" height="450" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2024/03/istanbulkart.jpg" width="760" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>1 TL öğrenci abonmanı kaç gün geçerli?</strong></h3>

<p>Kampanya kapsamında yüklenen öğrenci abonmanı <strong>30 gün</strong> kullanılabilecek. Süre, abonmanın yüklendiği tarihten itibaren başlayacak.</p>

<p>Bu nedenle öğrencilerin kampanya döneminde yükleme yaparken mevcut abonmanlarının bitiş tarihini de dikkate alması gerekiyor. Aktif abonman nedeniyle yükleme yapılamayan kullanıcıların, kampanya süresi içinde mevcut abonmanlarının sona ermesini beklemesi gerekecek.</p>

<h3><strong>İstanbulkart öğrenci abonmanı kampanyası kalıcı mı?</strong></h3>

<p>1 TL'lik uygulama <strong>kalıcı abonman fiyatı olarak açıklanmadı</strong>. Kampanya, belirlenen tarihler arasında yapılacak <strong>tek bir abonman yüklemesi</strong> için geçerli.</p>

<p>Uygulamanın geçerlilik tarihi ve bir kez kullanılabilmesi, kampanyanın temel koşulları arasında bulunuyor.</p>

<h3><strong>1 TL öğrenci abonmanı için hangi şartlar aranıyor?</strong></h3>

<p>Kampanyadan yararlanmak isteyen öğrencilerin öncelikle İstanbulkart sisteminde öğrenci statüsünün aktif olması gerekiyor.</p>

<p>Öne çıkan şartlar şöyle:</p>

<ul>
 <li>
 <p>29 yaş altında olmak</p>
 </li>
 <li>
 <p>Öğrenci statüsünün sistemde doğrulanmış olması</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kampanya tarihleri içerisinde işlem yapmak</p>
 </li>
 <li>
 <p>Daha önce kampanya kapsamında 1 TL'lik abonman hakkını kullanmamış olmak</p>
 </li>
 <li>
 <p>Aktif mevcut abonman bulunuyorsa onun kullanım süresinin tamamlanmasını beklemek</p>
 </li>
</ul>

<p>Özellikle açık öğretim öğrencilerinin kendi öğrenci statülerine ilişkin ek koşulları kontrol etmesi gerekiyor.</p>

<h3><strong>İstanbulkart 1 TL abonman başvuru ekranı nerede?</strong></h3>

<p>1 TL'lik öğrenci abonmanı için işlemler <strong>İstanbulkart Mobil</strong> uygulaması üzerinden yapılacak. Öğrencilerin uygulamada kendi öğrenci kartlarını seçerek abonman yükleme bölümünü kontrol etmesi gerekiyor.</p>

<p>Kampanya kapsamında sunulan seçenek, belirlenen başlangıç tarihi olan 21 Eylül 2026'dan itibaren uygulamada görüntülenebilecek.</p>

<p>Öğrencilik bilgilerinde sorun bulunan kullanıcıların ise yükleme işleminden önce İstanbulkart sistemindeki öğrenci statülerini kontrol etmeleri gerekiyor.</p>

<p><img alt="Engelli İstanbulkart kullanıcılarına kritik uyarı: Son gün 30 Haziran" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/thumbs-b-c-3554d9c43abf7398cc1fcb34e20ff453.jpg" width="864" /></p>

<h3><strong>2026 İBB 1 TL öğrenci abonmanı ne kadar süre kullanılacak?</strong></h3>

<p>Kampanya kapsamında 1 TL karşılığında yüklenen abonman <strong>30 gün süreyle geçerli olacak</strong>. Kampanya dönemi ise 21 Eylül-17 Ekim 2026 tarihleri arasında uygulanacak.</p>

<p>Böylece kampanya döneminde yükleme yapan öğrenciler, abonmanlarını yükleme tarihinden itibaren 30 gün boyunca kullanabilecek. Ancak kampanya hakkı yalnızca bir kez tanımlanacağı için sonraki abonman yüklemeleri bu kampanya kapsamında değerlendirilmeyecek.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nida Çitler</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Eğitim</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/ogrenci-abonman-1-tl-ne-zaman-basliyor-ibb-istanbulkart</guid>
      <pubDate>Thu, 17 Sep 2026 15:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2025/07/istanbulkart-1.webp" type="image/jpeg" length="47706"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[BDDK: Bankacılık sektöründe kredi hacmi 28,3 trilyon lirayı aştı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/bddk-bankacilik-sektorunde-kredi-hacmi-283-trilyon-lirayi-asti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/bddk-bankacilik-sektorunde-kredi-hacmi-283-trilyon-lirayi-asti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bankacılık sektörünün toplam kredi hacmi 11 Eylül itibarıyla 28 trilyon 269 milyar 831 milyon liraya çıktı. Toplam mevduat 32 trilyon 165 milyar 158 milyon liraya yükselirken takipteki alacaklar 867 milyar 232 milyon liraya ulaştı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Bankacılık</strong> <strong>sektörü</strong>nün toplam kredi hacmi, 11 Eylül itibarıyla 28 trilyon 269 milyar 831 milyon liraya ulaştı. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumunun (<strong>BDDK</strong>) haftalık bülteninde yer alan verilere göre, toplam kredi hacmi bir haftada 141 milyar 634 milyon lira yükseldi. Böylece 28 trilyon 128 milyar 197 milyon lira olan kredi hacmi, 11 Eylül itibarıyla 28 trilyon 269 milyar 831 milyon liraya çıktı.</p>

<h2><strong>Toplam mevduat 32,1 trilyon lirayı aştı</strong></h2>

<p>Bankacılık sektörünün toplam mevduatı da söz konusu haftada artış gösterdi. Bankalar arası <strong>mevduat</strong> da dahil olmak üzere toplam mevduat 307 milyar 731 milyon lira yükseldi.</p>

<p>Böylece önceki hafta 31 trilyon 857 milyar 427 milyon lira seviyesinde bulunan toplam mevduat, 11 Eylül itibarıyla 32 trilyon 165 milyar 158 milyon liraya ulaştı.</p>

<h3><strong>Tüketici kredileri 3,4 trilyon liraya çıktı</strong></h3>

<p>Tüketici <strong>krediler</strong>inin toplam tutarı, aynı dönemde 15 milyar 654 milyon lira artış kaydetti. Tüketici kredileri böylece 3 trilyon 475 milyar 134 milyon liraya yükseldi.</p>

<p>Bu tutarın 833 milyar 909 milyon lirasını konut kredileri, 41 milyar 581 milyon lirasını taşıt kredileri, 2 trilyon 599 milyar 642 milyon lirasını ise ihtiyaç kredileri oluşturdu.</p>

<p>Taksitli ticari kredilerde de artış görüldü. Bu kredilerin toplam tutarı 9 milyar 306 milyon lira yükselerek 4 trilyon 261 milyar 558 milyon liraya ulaştı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Bireysel kredi kartı alacakları 3,4 trilyon lira oldu</strong></h3>

<p><strong>Banka</strong>ların bireysel kredi kartı alacakları, 11 Eylül itibarıyla 28 milyar 275 milyon lira artış gösterdi. Böylece bireysel kredi kartı alacaklarının toplamı 3 trilyon 497 milyar 447 milyon liraya çıktı.</p>

<p>Söz konusu alacakların 1 trilyon 320 milyar 159 milyon lirası taksitli <strong>borçlar</strong>dan, 2 trilyon 177 milyar 289 milyon lirası ise taksitsiz borçlardan oluştu.</p>

<h3><strong>Takipteki alacaklar 867,2 milyar liraya yükseldi</strong></h3>

<p>Bankacılık sektöründe takipteki alacakların tutarı da aynı dönemde arttı. Önceki haftaya kıyasla 5 milyar 40 milyon lira yükselen takipteki alacaklar, 11 Eylül itibarıyla 867 milyar 232 milyon liraya ulaştı. Takipteki alacaklar için ayrılan özel karşılıkların tutarı ise 655 milyar 848 milyon lira oldu.</p>

<h3><strong>Yasal öz kaynaklar 5,9 trilyon liraya çıktı</strong></h3>

<p>Bankacılık sisteminin yasal öz kaynakları da 11 Eylül itibarıyla önceki haftaya göre 8 milyar 670 milyon lira arttı. Böylece <strong>bankacılık</strong> sisteminin yasal öz kaynakları 5 trilyon 994 milyar 792 milyon liraya yükseldi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/bddk-bankacilik-sektorunde-kredi-hacmi-283-trilyon-lirayi-asti</guid>
      <pubDate>Thu, 17 Sep 2026 15:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/bankacilik-sektorunun-toplam-kredi-hacmi-283-trilyon-liraya-ulasti.png" type="image/jpeg" length="97879"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Enerji fiyatlarında yüksek ve dalgalı seyir: Merkez Bankası’ndan jeopolitik risk vurgusu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/enerji-fiyatlarinda-yuksek-ve-dalgali-seyir-merkez-bankasindan-jeopolitik-risk-vurgusu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/enerji-fiyatlarinda-yuksek-ve-dalgali-seyir-merkez-bankasindan-jeopolitik-risk-vurgusu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu Toplantı Özeti'nde, jeopolitik gelişmelerin artırdığı belirsizliklerle birlikte enerji fiyatlarındaki yüksek ve dalgalı görünümün devam ettiği bildirildi. Özette, enerji arzı, tedarik zincirleri ve taşıma maliyetlerine ilişkin belirsizliklerin fiyatların gelecekteki seyrinde belirleyici olacağı belirtildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>TCMB Para Politikası Kurulunun</strong> 10 Eylül'de gerçekleştirdiği toplantıya ilişkin özet yayımlandı. Toplantı özetinde enerji fiyatları, küresel enflasyon, büyüme görünümü ve yurt içi talebe ilişkin değerlendirmelere yer verildi. Jeopolitik gelişmelerin enerji fiyatlarındaki yüksek ve oynak görünüm üzerinde etkili olduğu kaydedildi.</p>

<h2><strong>Enerji fiyatları üzerindeki belirsizlikler sürüyor</strong></h2>

<p>Toplantı özetinde, jeopolitik gelişmelerin yol açtığı belirsizliklerin enerji piyasalarındaki etkisine dikkat çekildi. Enerji fiyatlarındaki yüksek ve dalgalı seyrin sürdüğü ifade edilen özette, fiyatların gelecekteki yönü açısından arz, tedarik zincirleri ve taşıma maliyetlerinin önemini koruduğu belirtildi.</p>

<p>Özette şunlar kaydedildi:</p>

<p>"Jeopolitik gelişmelere bağlı olarak artan belirsizlikler neticesinde enerji fiyatlarındaki yüksek ve dalgalı seyir sürmektedir. Enerji arzı, tedarik zincirleri ve taşıma maliyetlerine ilişkin belirsizliklerin süresi ve boyutu enerji fiyatlarının gelecekteki seyri açısından belirleyici olmaya devam edecektir."</p>

<p>Tarım emtia fiyatlarında da olumsuz hava koşulları ile jeopolitik gelişmelerin etkisiyle artış yaşandığı bildirildi. Söz konusu gelişmenin enflasyon görünümü ve beklentileri açısından yukarı yönlü bir risk oluşturduğu kaydedildi.</p>

<h3><strong>Enerji fiyatları küresel enflasyon risklerini etkiliyor</strong></h3>

<p>TCMB özetinde, emtia fiyatlarındaki oynaklığın küresel enflasyon üzerindeki yukarı yönlü risklerin devam etmesine neden olduğu belirtildi. Merkez bankalarının bu riskleri izlemeyi sürdürdüğü, aynı zamanda gelişmelerin büyüme ve istihdam üzerindeki olası olumsuz etkilerini de dikkate aldığı ifade edildi.</p>

<p>Özette, politika faizi fiyatlamalarının gelişmiş ülkelerde faiz artırımı yönündeki beklentilerin korunduğuna işaret ettiği aktarıldı.</p>

<blockquote>
<p>"Politika faizi fiyatlamaları gelişmiş ülkelerde faiz artırım yönündeki beklentilerin korunduğuna işaret etmektedir. Jeopolitik gelişmelerin ve El Nino gibi iklim olaylarının yol açtığı olumsuz küresel hava koşullarının neden olduğu arz şokunun ne kadar kalıcı olacağı ve enflasyon beklentilerini ne ölçüde bozacağı küresel para politikalarının seyri açısından önem taşımaktadır. Son dönemde, artan belirsizlik ve risk iştahındaki dalgalanmalara bağlı olarak, gelişmekte olan ülke hisse senedi piyasalarından fon çıkışları gözlenirken, portföy hareketleri üzerindeki aşağı yönlü riskler canlılığını korumaktadır."</p>
</blockquote>

<h3><strong>Enerji fiyatları ve küresel büyüme görünümü</strong></h3>

<p>Özette, jeopolitik gelişmelerin etkisiyle Orta Doğu ve Afrika ülkelerinde 2026 yılına ilişkin olumsuz büyüme görünümünün devam ettiği belirtildi. Buna karşın 2027'de baz etkilerinin de devreye girmesiyle büyüme oranlarında toparlanma beklendiği aktarıldı.</p>

<p>Bu kapsamda özette, küresel ekonomik görünümün zayıf ve kırılgan yapısını koruyacağı belirtilerek şu ifadelere yer verildi:</p>

<p>"Bu çerçevede, küresel ölçekte zayıf ve kırılgan görünümün devam edeceği, Türkiye’nin dış ticaret ortaklarının ihracat paylarıyla ağırlıklandırılan küresel büyüme endeksinin 2026 yılı için yüzde 1,6, 2027 yılı için ise yüzde 2,5 artacağı tahmin edilmektedir."</p>

<h3><strong>Enerji fiyatları gündeminde Türkiye'nin büyüme görünümü</strong></h3>

<p>Üretim tarafından yapılan değerlendirmede, ikinci çeyrekte inşaat dışındaki tüm kalemlerin yıllık büyümeye pozitif katkı sunduğu belirtildi. Bu dönemde büyümenin temel belirleyicisinin hizmetler sektörü olduğu kaydedildi.</p>

<p>Tarım katma değerinin ilk çeyrekteki yıllık büyümenin ardından ikinci çeyrekte güçlü bir artış gösterdiği bildirildi. Sanayi katma değerinin ise yıllık bazda ilk çeyrekteki gerilemenin ardından ikinci çeyrekte yükseldiği ifade edildi.</p>

<h3><strong>Enerji fiyatları yanında yurt içi talep de değerlendirildi</strong></h3>

<p>Harcama yöntemiyle yapılan incelemede, nihai yurt içi talebin yıllık büyümenin temel unsurlarından biri olmayı sürdürdüğü belirtildi. Özel tüketim ile toplam yatırımların yıllık büyümeye yaptığı pozitif katkının önceki çeyreğe göre bir miktar azaldığı aktarıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Çeyreklik verilerde ise özel tüketim harcamalarındaki düşüşün ikinci çeyrekte daha belirgin hale geldiği ve tüketimde yavaşlamaya işaret ettiği kaydedildi. Toplam yatırımların çeyreklik bazda ise değişim göstermediği belirtildi.</p>

<p>Mal ve hizmet ihracatının yükseldiği, buna karşılık ithalatın gerilediği ifade edildi. Net ihracatın ikinci çeyrekte çeyreklik büyümeye pozitif katkı sağladığı belirtilirken, söz konusu döneme ait verilerin yurt içi talepteki zayıf görünümün belirginleştiğine işaret ettiği bildirildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/enerji-fiyatlarinda-yuksek-ve-dalgali-seyir-merkez-bankasindan-jeopolitik-risk-vurgusu</guid>
      <pubDate>Thu, 17 Sep 2026 15:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/enerji-fiyatlarinda-yuksek-ve-dalgali-seyir.png" type="image/jpeg" length="26544"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Meteoroloji'den 7 il için uyarı: Fırtına ve kuvvetli sağanak bekleniyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/meteorolojiden-7-il-icin-uyari-firtina-ve-kuvvetli-saganak-bekleniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/meteorolojiden-7-il-icin-uyari-firtina-ve-kuvvetli-saganak-bekleniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Meteoroloji Genel Müdürlüğü, yurdun bazı bölgeleri için kuvvetli yağış ve fırtına uyarısı yaptı. Hakkari, Şırnak, Van ve Siirt'te fırtına; Mersin, Adana ve Hatay'ın kıyı kesimlerinde ise kuvvetli sağanak bekleniyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Yurdun bazı bölgelerinde <strong>kuvvetli</strong> <strong>yağış</strong> ve fırtınanın etkili olması beklenirken, <strong>Meteoroloji Genel Müdürlüğü</strong> tarafından vatandaşlara uyarıda bulunuldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Meteoroloji Genel Müdürlüğünün açıklamasına göre, yarın akşam saatlerine kadar Hakkari ve Şırnak çevreleri ile Van'ın güneyi ve Siirt'in doğusunda güney ve güneybatı yönlerden kuvvetli <strong>rüzgar</strong> ve <strong>fırtına</strong> görülecek.</p>

<h2><strong>Hakkari, Şırnak, Van ve Siirt için fırtına uyarısı</strong></h2>

<p>Tahminlere göre Hakkari ve Şırnak çevrelerinde, Van'ın güney kesimleri ile Siirt'in doğusunda kuvvetli rüzgar ve fırtınanın etkili olması öngörülüyor.</p>

<p>Söz konusu hava olayının yarın akşam saatlerine kadar devam etmesi beklenirken, rüzgarın güney ve güneybatı yönlerden kuvvetli eseceği tahmin ediliyor.</p>

<h3><strong>Fırtınanın olumsuz etkilerine karşı tedbir çağrısı</strong></h3>

<p>Kuvvetli rüzgar ve fırtına nedeniyle ulaşımda aksamalar yaşanabileceği, çatıların uçabileceği, ağaç ve direklerin devrilebileceği belirtildi.</p>

<p>Bu nedenle vatandaşların söz konusu olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olması gerekiyor.</p>

<h3><strong>Mersin, Adana ve Hatay'da kuvvetli sağanak bekleniyor</strong></h3>

<p>Meteoroloji tahminlerine göre yarın Mersin, Adana ve Hatay'ın kıyı kesimlerinde de <strong>hava koşulları</strong> etkisini gösterecek. Bu bölgelerde aralıklı ve yerel olarak kuvvetli sağanak ile gök gürültülü sağanağın etkili olacağı öngörülüyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/meteorolojiden-7-il-icin-uyari-firtina-ve-kuvvetli-saganak-bekleniyor</guid>
      <pubDate>Thu, 17 Sep 2026 14:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/yurdun-bazi-bolgeleri-icin-kuvvetli-yagis-ve-firtina-uyarisi.png" type="image/jpeg" length="68529"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bakanlıktan Galatasaray'a ilişkin hukuki işlemler hakkında açıklama]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/bakanliktan-galatasaraya-iliskin-hukuki-islemler-hakkinda-aciklama</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/bakanliktan-galatasaraya-iliskin-hukuki-islemler-hakkinda-aciklama" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gençlik ve Spor Bakanlığı, Galatasaray Kulübü hakkında gerçekleştirilen hukuki süreçlerin, herhangi bir özel değerlendirme ya da ayrıcalıklı uygulama kapsamında yürütülmediğini açıkladı. Bakanlık, söz konusu işlemlerin ilgili sözleşme hükümleri ile yürürlükteki mevzuat esas alınarak gerçekleştirildiğini bildirdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Gençlik ve Spor Bakanlığı</strong>,<strong> Galatasaray </strong>Spor Kulübü ile imzalanan sözleşme kapsamında yürütülen hukuki sürece ilişkin açıklama yaptı. Bakanlık, söz konusu işlemlerin amatör spora katkı bedelinin tahsili ve kamu alacağının takibi çerçevesinde gerçekleştirildiğini, herhangi bir özel uygulamaya dayanmadığını bildirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bakanlık açıklamasında şu ifadeler yer aldı:</p>

<p>"Bugün bazı basın yayın organlarında yer alan haberlerle ilgili olarak kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi ihtiyacı doğmuştur. Söz konusu süreç, Bakanlığımız ile Galatasaray Spor Kulübü arasında imzalanan sözleşme hükümleri kapsamında doğan amatör spora katkı bedelinin tahsiline ilişkin olup, sözleşmeden kaynaklanan hukuki yükümlülükler ve kamu alacağının takibi çerçevesinde yürütülen rutin bir hukuki süreçtir. Bakanlığımızca gerçekleştirilen işlemler herhangi bir takdir veya özel uygulamaya dayanmamakta, ilgili sözleşme hükümleri ve mevzuat doğrultusunda yerine getirilmektedir."</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/bakanliktan-galatasaraya-iliskin-hukuki-islemler-hakkinda-aciklama</guid>
      <pubDate>Thu, 17 Sep 2026 14:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/bakanliktan-galatasaraya-iliskin-hukuki-islemler-hakkinda-aciklama.png" type="image/jpeg" length="91710"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[33. Tiyatro Eleştirmenleri Birliği Ödülleri sahiplerini buldu: Yılın oyunu ödülü "Elma Labrador Çimen"e]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/33-tiyatro-elestirmenleri-birligi-odulleri-sahiplerini-buldu-yilin-oyunu-odulu-elma-labrador-cimene</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/33-tiyatro-elestirmenleri-birligi-odulleri-sahiplerini-buldu-yilin-oyunu-odulu-elma-labrador-cimene" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tiyatro Eleştirmenleri Birliği (TEB) tarafından bu yıl 33’üncüsü düzenlenen Tiyatro Ödülleri'nin sahipleri açıklandı. Onur Ödülü’nün sahne tasarımcısı Metin Deniz’e, Yılın Oyunu ödülünün ise "Elma Labrador Çimen"e  29 Eylül’de Beyoğlu Sineması’nda gerçekleştirilecek.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Tiyatro alanında eleştiri disiplininin gelişmesi ve güçlenmesi amacıyla 74 ülkenin üye olduğu Uluslararası Tiyatro Eleştirmenleri Birliği (IATC) çatısı altında çalışmalarını sürdüren Tiyatro Eleştirmenleri Birliği’nin (TEB) düzenlediği 33. Tiyatro Ödülleri’nin kazananları açıklandı. Ödüller, 29 Eylül 2026 tarihinde Beyoğlu Sineması’nda gerçekleştirilecek törenle sahiplerine takdim edilecek.</p>

<p>Toplam sekiz ayrı kategoride belirlenen TEB Ödülleri kapsamında, cinsiyetten bağımsızlaştırılarak değerlendirilen oyunculuk alanında geçen sezon başlatılan gelenek bu yıl da sürdürüldü ve "tek kişilik performanslar" için ayrı bir oyunculuk kategorisi açıldı.</p>

<p>Bahar Çuhadar, Banu Başkaya, Erdoğan Mitrani, Gülin Dede, Handan Salta, Hasibe Kalkan, Mahmut Şenol, Mehmet Konuk, Tijen Savaşkan, Tuba Aksu Şener ve Zeynep Baykal’dan oluşan TEB jürisinin titiz değerlendirmeleri sonucunda sezonun öne çıkan yapımları ve tiyatro emekçileri belirlendi.</p>

<h3><strong>Onur ödülü Metin Deniz’in</strong></h3>

<p>33. TEB Tiyatro Ödülleri’nde tiyatro sanatına ve sahne tasarımına ömrünü adayan usta isim <strong>Metin Deniz</strong>, Türk tiyatrosuna sunduğu eşsiz katkılar dolayısıyla <strong>Onur Ödülü</strong>'ne layık görüldü.</p>

<h3><strong>Yılın Oyunu Tiyatro.iN imzalı "Elma Labrador Çimen"</strong></h3>

<p>Sezonun en dikkat çeken yapımlarını değerlendiren jüri, <strong>Yılın Oyunu</strong> ödülünü <strong>Tiyatro.iN</strong> yapımı olan <strong>"Elma Labrador Çimen"</strong> oyununa verdi.</p>

<p>Reji alanındaki başarısıyla öne çıkan <strong>Arzu Gamze Kılınç</strong>, sahneye koyduğu <strong>"Filler ve Karıncalar"</strong> oyunuyla <strong>Yılın Yönetmeni</strong> seçildi.</p>

<p><strong>Yılın Oyun Metni</strong> ödülü ise <strong>"En Sevdiğinden Başla"</strong> oyununun metnine birlikte imza atan <strong>Selen Örcan, Nezaket Erden ve Hakan Emre Ünal</strong>'a gitti.</p>

<h3><strong>Oyunculuk ödülleri ve yılın genç ekibi</strong></h3>

<p>Toplumsal cinsiyet kalıplarının ötesinde bağımsız performans kriterleriyle verilen oyunculuk kategorilerinde bu yıl şu isimler ödüllendirildi:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Yılın Oyuncusu:</strong> <strong>Nergis Öztürk</strong> (<i>Elma Labrador Çimen</i>)</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Yılın Oyuncusu:</strong> <strong>Hakan Emre Ünal</strong> (<i>En Sevdiğinden Başla</i>)</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Yılın Oyuncusu (Tek Kişilik Performans):</strong> <strong>Gül Doğa Selvi</strong> (<i>Aşağıdaki Pencere</i>)</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Yılın Oyuncusu (Tek Kişilik Performans):</strong> <strong>Mehmet Ali Nuroğlu</strong> (<i>Dünyada</i>)</p>
 </li>
</ul>

<p>Sahneye koydukları cesur ve dinamik üretimlerle dikkat çeken tiyatro topluluklarına verilen <strong>Yılın Genç Ekibi</strong> ödülü ise <strong>Rex Tiyatro</strong>'nun oldu.</p>

<h3><strong>33. Tiyatro Eleştirmenleri Birliği (TEB) Ödülleri </strong></h3>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Onur Ödülü:</strong> Metin Deniz</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Yılın Oyunu:</strong> Elma Labrador Çimen (<i>Tiyatro.iN</i>)</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Yılın Yönetmeni:</strong> Arzu Gamze Kılınç (<i>Filler ve Karıncalar</i>)</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Yılın Oyun Metni:</strong> Selen Örcan, Nezaket Erden, Hakan Emre Ünal (<i>En Sevdiğinden Başla</i>)</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Yılın Oyuncuları:</strong> Nergis Öztürk (<i>Elma Labrador Çimen</i>), Hakan Emre Ünal (<i>En Sevdiğinden Başla</i>)</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Yılın Oyuncuları (Tek Kişilik Performans):</strong> Gül Doğa Selvi (<i>Aşağıdaki Pencere</i>), Mehmet Ali Nuroğlu (<i>Dünyada</i>)</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Yılın Genç Ekibi:</strong> Rex Tiyatro</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Jüri Özel Ödülü</strong>: Monologlar Müzesi</p>
 </li>
</ul></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ahmet Çağatay Bayraktar</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/33-tiyatro-elestirmenleri-birligi-odulleri-sahiplerini-buldu-yilin-oyunu-odulu-elma-labrador-cimene</guid>
      <pubDate>Thu, 17 Sep 2026 14:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/t-i-y-a-t-r-o-1.jpg" type="image/jpeg" length="21506"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Özel halk otobüsçülerinden “kontak kapatma” kararı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/ozel-halk-otobusculerinden-kontak-kapatma-karari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/ozel-halk-otobusculerinden-kontak-kapatma-karari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye Özel Halk Otobüsleri Kooperatifleri Birliği ile Ankara Şehiriçi Özel Halk Otobüsçüler Esnaf Odası, akaryakıt zamlarını protesto etti. Birlik Başkanı Kurtuluş Kara, sorunların çözülmemesi halinde Türkiye genelinde kontak kapatacaklarını açıkladı. Bağımsız Ankara Milletvekili Adnan Beker’in TBMM’nin açılmasının beklenmesi yönündeki çağrısının ardından eylemin 1 Ekim’e kadar ertelendiği duyuruldu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><br />
<strong>Türkiye Özel Halk Otobüsleri Kooperatifleri Birliği Başkanı Kurtuluş Kara</strong>, Ankara Şehiriçi Özel Halk Otobüsçüler Esnaf Odası Başkanı Ercan Soydaş ve otobüs şoförleri, artan akaryakıt maliyetlerine tepki göstermek amacıyla Ankara İlçe Garı’nda basın açıklaması yaptı.</p>

<p>Açıklamada, artan akaryakıt fiyatlarının yanı sıra yedek parça, lastik, bakım ve personel giderlerindeki artışların da özel halk otobüsü işletmecilerini zor durumda bıraktığı belirtildi.</p>

<h2><strong>“Ücretsiz taşımada yeni kriterler belirlenmeli”</strong></h2>

<p>Ankara Şehiriçi Özel Halk Otobüsçüler Esnaf Odası Başkanı Ercan Soydaş, özellikle ücretsiz taşımaya ilişkin mevcut desteklerin yetersiz kaldığını söyledi.</p>

<p>Soydaş, akaryakıt maliyetlerindeki artış nedeniyle sektöre vergi avantajı sağlanması gerektiğini savunarak ücretsiz taşımada yeni kriterlerin belirlenmesi çağrısında bulundu.</p>

<p>Soydaş, Ankara Büyükşehir Belediyesi ile de görüştüklerini ve bu konuda yeni bir çalışma yürütüldüğünü belirtti.</p>

<h3><strong>Kurtuluş Kara: “Bıçak kemiğe dayandı, kemiği delip geçti”</strong></h3>

<p>Türkiye Özel Halk Otobüsleri Kooperatifleri Birliği Başkanı Kurtuluş Kara ise akaryakıt fiyatlarındaki artışın sektör üzerindeki etkisine dikkat çekti.</p>

<p>Kara, yalnızca akaryakıtın değil, lastikten yedek parçaya ve nakliye giderlerine kadar çok sayıda kalemin fiyatının yükseldiğini belirterek, özel halk otobüsü esnafının mevcut koşullarda çalışmakta zorlandığını söyledi.</p>

<p>Kara, “Bıçak kemiğe dayandı, geçti, kemiği deldi geçti” ifadelerini kullandı.</p>

<h3><strong>“Türkiye genelinde kontak kapatacağız”</strong></h3>

<p>Kara, hükümet yetkililerine çağrıda bulunarak sorunların çözülmemesi halinde Türkiye genelinde kontak kapatma eylemi gerçekleştireceklerini açıkladı.</p>

<p>Özel halk otobüslerinin kamu araçlarına dönüştürülmesi, kiralanması veya satın alınması seçeneklerinin değerlendirilmesini isteyen Kara, amaçlarının vatandaşları mağdur etmek olmadığını belirtti.</p>

<p>Kara ayrıca, ulaşım esnafının sorunlarını anlatmak üzere Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ile görüşmek istediklerini ifade etti.</p>

<h3><strong>Adnan Beker: “Kontak kapatmak vatandaşa sıkıntı yaratır”</strong></h3>

<p>Bağımsız Ankara Milletvekili Adnan Beker de eylem kararına ilişkin değerlendirmede bulundu.</p>

<p>Beker, kontak kapatmanın öncelikle vatandaşları mağdur edeceğini belirterek, çözüm için hükümet yetkilileriyle görüşülmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Akaryakıt fiyatlarındaki artışın yalnızca ulaşım sektörünü değil, taşıma maliyetleri üzerinden sebze, meyve ve diğer ürünlerin fiyatlarını da etkilediğini ifade eden Beker, ulaşım esnafının sorunlarının dinlenmesi çağrısında bulundu.</p>

<h3><strong>“Ankara’da destek olmasa bilet fiyatı 70 lira olurdu”</strong></h3>

<p>Beker, Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin toplu ulaşım sektörüne sağladığı desteğe de değindi.</p>

<p>Bilet fiyatlarının mevcut seviyede tutulabilmesinde belediye desteğinin etkili olduğunu belirten Beker, belediye desteği bulunmaması halinde bilet fiyatının 70 liraya ulaşabileceğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Beker, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’e ulaşım esnafının sorunlarını doğrudan dinlemesi çağrısında bulundu.</p>

<h3><strong>Kontak kapatma eylemi 1 Ekim’e ertelendi</strong></h3>

<p>Açıklamalar sırasında Kurtuluş Kara, Adnan Beker’in TBMM’nin açılmasının beklenmesi yönündeki talebi üzerine kontak kapatma kararına ilişkin yeni bir tarih açıkladı.</p>

<p>Kara, ulaşım esnafının sorunlarının hükümet yetkilileri tarafından görülmesini ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile görüşme imkanı sağlanmasını istediklerini belirtti.</p>

<p>Kara, <strong>“1 Ekim’e kadar kontak Türkiye’nin hiçbir yerinde kapanmayacak”</strong> diyerek planlanan kontak kapatma eyleminin ertelendiğini duyurdu.</p>

<h3><strong>Özel halk otobüsçülerinin talepleri neler?</strong></h3>

<p>Özel halk otobüsü temsilcilerinin açıklamalarında öne çıkan talepler arasında şunlar yer aldı:</p>

<ul style="list-style-type:disc" type="disc">
 <li>Akaryakıt konusunda sektöre vergi avantajı sağlanması</li>
 <li>Ücretsiz yolcu taşımasına ilişkin desteklerin yeniden düzenlenmesi</li>
 <li>Ücretsiz taşımada yeni kriterler belirlenmesi</li>
 <li>Özel halk otobüslerinin kamu tarafından satın alınması, kiralanması veya kamu araçlarına dönüştürülmesi</li>
 <li>Ulaşım esnafının hükümet yetkilileriyle doğrudan görüşebilmesi</li>
</ul></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/ozel-halk-otobusculerinden-kontak-kapatma-karari</guid>
      <pubDate>Thu, 17 Sep 2026 14:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/ekran-resmi-2026-09-17-145152.png" type="image/jpeg" length="64620"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Altın fiyatları Fed kararına nasıl tepki verdi? Sert düşüş sonrası hızlı toparlanma]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/altin-fiyatlari-fed-kararina-nasil-tepki-verdi-sert-dusus-sonrasi-hizli-toparlanma</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/altin-fiyatlari-fed-kararina-nasil-tepki-verdi-sert-dusus-sonrasi-hizli-toparlanma" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Fed'in üç yıl sonra aldığı 25 baz puanlık faiz artışı sonrasında sert hareketlerin görüldüğü altın fiyatları, karar öncesindeki kayıplarını kısmen telafi etti. Ons altın yüzde 1,24 yükselerek 4 bin 316 dolara, gram altın ise yüzde 1,25 artışla 6 bin 748 liraya çıktı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ABD Merkez Bankasının (Fed) faiz kararının ardından altın piyasasında hareketlilik arttı. Karar öncesinde satış baskısıyla gerileyen <strong>altın fiyatları</strong>, haftanın dördüncü işlem gününde yeniden yükselişe geçti. Ons altın 4 bin 300 dolar seviyesinin üzerine çıkarken gram altın da 6 bin 748 liraya ulaştı.</p>

<h2><strong>Altın fiyatlarında Fed kararı sonrası toparlanma</strong></h2>

<p>Fed'in üç yıl aradan sonra gerçekleştirdiği 25 baz puanlık faiz artışı, altın piyasasındaki fiyat hareketliliğinin önemli başlıklarından biri oldu. Karar öncesinde düşüş yaşayan değerli metal, yeni güne yükselişle başladı.</p>

<p>Ons altın, önceki kapanışına kıyasla yüzde 1,24 değer kazanarak 4 bin 316 dolara yükseldi. Gram altın fiyatı da yüzde 1,25 oranındaki artışla 6 bin 748 lira seviyesine çıktı.</p>

<h3><strong>Altın fiyatlarının seyrinde yeni mesajlar etkili oldu</strong></h3>

<p>Altındaki hareketlilikte yalnızca faiz kararı değil, Fed'in para politikasının gelecek dönemdeki seyrine ilişkin mesajlar da etkili oldu. Yeni tahminlerin, para politikasındaki sıkılaşmanın henüz tamamlanmadığına işaret ettiği belirtildi.</p>

<p>Fed Başkanı Kevin Warsh'ın enflasyonun halen yüksek olduğuna dikkat çekmesinin ardından dolar ve ABD tahvil getirilerinde yükseliş görüldü. Bu gelişme ilk aşamada altın üzerinde satış baskısı oluştururken, değerli metal yeni işlem gününde kayıplarının bir bölümünü geri aldı.</p>

<p>Ons altın yeniden 4 bin 300 dolar seviyesini aşarken, gram altın da ons altındaki toparlanmanın etkisiyle yükseldi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Altın fiyatlarında 4 bin 448 dolar seviyesi öne çıkıyor</strong></h3>

<p>Fed kararı öncesindeki değerlendirmelerde ons altın için 4 bin 300 dolar seviyesi kritik eşik olarak öne çıkıyordu. Yükseliş hareketinin devamı açısından ise ilk önemli direnç seviyesinin 4 bin 448 dolar olduğu belirtiliyordu.</p>

<p>Yeni bir ralli açısından altın fiyatlarında 4 bin 507-4 bin 537 dolar aralığına dikkat çekilmişti.</p>

<h3><strong>Altın fiyatları için abd'nin mali görünümü vurgusu</strong></h3>

<p>Kanada merkezli Sprott'un Başkanı Ryan McIntyre, Fed kararlarının altın üzerindeki etkisinin sınırlı kalabileceğini ifade etmişti.</p>

<p>McIntyre'a göre altının yönünü Fed'in faiz kararlarından çok ABD'nin giderek bozulan mali görünümü belirleyecek. ABD'de artan kamu borcu ve yükselen faiz maliyetlerinin yatırımcıların altına yönelmesini destekleyebileceği değerlendirmesinde bulundu.</p>

<h3><strong>UBS'in altın fiyatları tahminleri</strong></h3>

<p>Bankacılık devi UBS ise Fed'in faiz artışlarının kısa vadede altın üzerinde baskı oluşturabileceğini, ancak değerli metalin uzun vadeli yükselişinin durdurulamayacağını öngörüyor. Banka, değerlendirmesinde merkez bankalarının alımlarına, ETF talebine, jeopolitik belirsizliklere ve mali-parasal güvenilirliğe ilişkin endişelere dikkat çekerek hedef rakamlarını güncelledi.</p>

<p>UBS'in altın için öngördüğü seviyeler şöyle sıralandı:</p>

<p>Aralık 2026: 4.600 dolar<br />
Mart 2027: 5.000 dolar<br />
Haziran 2027: 5.200 dolar<br />
Eylül 2027: 5.400 dolar</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/altin-fiyatlari-fed-kararina-nasil-tepki-verdi-sert-dusus-sonrasi-hizli-toparlanma</guid>
      <pubDate>Thu, 17 Sep 2026 14:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/altin-35.jpg" type="image/jpeg" length="48598"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Veli-Der'den yeni eğitim yılı tablosu: Masraflar asgari ücreti aştı, okulların deprem güvenliği belirsiz]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/veli-derden-yeni-egitim-yili-tablosu-masraflar-asgari-ucreti-asti-okullarda-deprem-riski-suruyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/veli-derden-yeni-egitim-yili-tablosu-masraflar-asgari-ucreti-asti-okullarda-deprem-riski-suruyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Öğrenci Veli Derneği, yeni eğitim öğretim yılı başında yayımladığı basın açıklamasında eğitimde artan ekonomik yükü, hijyen krizini, deprem riski taşıyan okul binalarını ve eşitsizliği gündeme taşıdı. 24 Saat’e konuşan Dernek Başkanı Ömer Yılmaz, okul binalarının deprem güvenliğine ilişkin bugüne kadar bakanlıktan hiçbir somut veri paylaşılmadığını söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Öğrenci Veli Derneği (Veli-Der), yeni eğitim öğretim yılı için yaptığı açıklamada bir çocuğu okula göndermenin maliyetinin asgari ücreti aştığını, yüzlerce okul binasının deprem riski nedeniyle yıkıldığını ve temizlik malzemesi eksikliği yaşayan okullarda hijyen sorunları yaşandığını açıkladı. Dernek Başkanı Ömer Yılmaz, 24 Saat Gazetesi'ne yaptığı açıklamada okul binalarının deprem güvenliğine ilişkin bugüne kadar bakanlıklardan hiçbir istatistiki veri paylaşılmadığını söyledi.</p>

<h2><strong>Eğitim harcamaları enflasyonun çok üzerinde arttı</strong></h2>

<p>Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) Ağustos 2026 verilerine göre yıllık enflasyon yüzde 31,51 olarak gerçekleşirken, gıda ve alkolsüz içeceklerde yüzde 33,79, ulaştırmada yüzde 35,08, konut ve enerjide ise yüzde 39,77 artış kaydedildi. TÜİK'in 2024 yılı verileri, toplam eğitim harcamasının yıllık yüzde 94,6 artışla 2 trilyon 200 milyar TL'ye ulaştığını gösteriyor. Genel enflasyon yüzde 31,5 seviyesindeyken eğitim enflasyonunun yüzde 53'ü aşması, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek tarafından Orta Vadeli Program açıklamasında "aşırı ve kabul edilemez bir fiyat artışı" olarak nitelendirildi.</p>

<p>Veli-Der, Şimşek'in bu değerlendirmesini hatırlatarak eğitimdeki fiyat artışının asıl nedeninin nitelik kaybı karşısında velilerin nitelikli eğitime yönelen talebi olduğunu vurguladı. Dernek, Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü'nün (OECD) 2025 verilerine de dikkat çekti: Türkiye'de eğitime ayrılan kamu harcamasının Gayrisafi Yurt İçi Hasıla'ya oranı yüzde 3,4 ile OECD ortalaması olan yüzde 4,7'nin belirgin şekilde gerisinde kalırken, genel bütçeden eğitime ayrılan pay 2015'teki yüzde 12,9'dan 2022'de yüzde 10,6'ya geriledi.</p>

<p><img alt="Thumbs B C Ede28Ef3134424B902D997E3201F0Ec9" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/thumbs-b-c-ede28ef3134424b902d997e3201f0ec9.webp" width="864" /></p>

<h3><strong>Servise binen öğrencinin ilk gün masrafı bile asgari ücretin üzerinde</strong></h3>

<p>Açıklamaya göre okula başlangıç maliyetleri geçen yıla kıyasla yüzde 23 ila 29 oranında arttı. Servis kullanan bir lise öğrencisinin başlangıç masrafı 81 bin 524 TL'yi, ilkokul öğrencisininki ise 77 bin 559 TL'yi buluyor. Asgari ücretle (28 bin 075 TL) geçinen bir aile, servisli bir ilkokul öğrencisinin yalnızca ilk günkü masraflarında dahi 49 bin 484 TL açık veriyor. En düşük kamu emekçisi maaşı olan 70 bin 224 TL bile tek bir çocuğun masrafını karşılamaya yetmezken, 23 bin 552 TL'lik en düşük emekli aylığı bu harcamanın üçte birini bile karşılamıyor.</p>

<p>Yalnızca kırtasiye ve giyim gideri ilkokulda 22 bin 566 TL'ye, lisede 26 bin 228 TL'ye ulaşıyor. Beslenme kalemindeyse ilkokul öğrencisinin aylık beslenme çantası maliyeti 2 bin 296 TL'yi, kantinden yalnızca tost, ayran ve su alabilen bir ortaokul veya lise öğrencisinin aylık harcaması ise en az 2 bin 990 TL'yi buluyor.</p>

<p><img alt="08 Nisan 12 Aralik 23 Aa 29876847" class="detail-photo img-fluid" height="630" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/08-nisan-12-aralik-23-aa-29876847.webp" width="1120" /></p>

<p><strong>Ücretsiz okul yemeği talebi üç yılı aşkın süredir karşılıksız kaldı</strong></p>

<p>Okul Yemeği Koalisyonu ve Veli-Der'in başını çektiği kampanyaya rağmen MEB, üç yılı aşkın süredir dile getirilen çağrılara karşın kalıcı ve kapsayıcı hiçbir adım atmadı. Bakanlığın okul öncesi kurumlarda bir öğün ücretsiz yemek uygulamasını kaldırmasına açılan dava, Danıştay tarafından "mali kaynaklar ve ihtiyaçlar arasındaki denge" gerekçesiyle kesin olarak reddedildi. Veli-Der, ücretsiz okul yemeğinin bir sosyal yardım değil, çocukların eğitim hakkının ve fiziksel gelişiminin ayrılmaz parçası olduğunu ve tüm kademelerde derhal, genel bütçeden finanse edilerek başlatılması gerektiğini savundu.</p>

<p><img alt="Thumbs B C 90E83D6B8743E2C661568A9E2316A603" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/thumbs-b-c-90e83d6b8743e2c661568a9e2316a603.webp" width="864" /></p>

<p><strong>Tasarruf genelgesi okullarda hijyen krizine yol açtı</strong></p>

<p>Derneğe göre hükümetin "Tasarruf Tedbirleri Genelgesi" okulları hijyenden, güvenlikten ve temel fiziki imkânlardan yoksun bıraktı. Kadrolu temizlik personeli istihdam edilmemesi ve İŞKUR bünyesindeki Toplum Yararına Programlar'ın (TYP) sınırlandırılmasıyla okullar sabun, tuvalet kağıdı ve dezenfektan gibi temel malzemelerden bile mahrum kaldı. Veli-Der, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in, taşerondan kadroya geçen temizlik personelini ima ederek kadrolu personelle okulların temizlenemediği, bu yüzden taşeron modeline dönülmesi gerektiği yönünde yorumlanabilecek açıklamalarını da eleştirdi ve okulların temizlik hizmetinin ancak yeterli sayıda kadrolu görevliyle sağlanabileceğini vurguladı.</p>

<p><img alt="Gemini Generated Image 6Jq6Cb6Jq6Cb6Jq6" class="detail-photo img-fluid" height="1536" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/gemini-generated-image-6jq6cb6jq6cb6jq6.jpeg" width="2816" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>900 okuldan 396'sı deprem riski nedeniyle yıkıldı</strong></p>

<p>Tasarruf gerekçesiyle okul yatırımları ve inşaatları durduruldu; başta deprem bölgesi olmak üzere riskli bulunarak yıkılan veya güçlendirmeye alınan okul binalarının inşaatları zamanında tamamlanmadı. 6 Şubat depremlerinin ardından İstanbul Valiliği, İstanbul Sismik Riskin Azaltılması ve Acil Durum Hazırlık Projesi (İSMEP) kapsamında depreme dayanıksız bulunan 90'dan fazla okulu tahliye ederek öğrencileri başka binalara nakletti.</p>

<p>Basına yansıyan, MEB ile 15 üniversite arasındaki "Eğitim Yapılarının Afetlere Karşı Güvenliği İş Birliği Protokolü" kapsamında incelenen 900 okul binasından 396'sının riskli bulunarak yıkıldığı ortaya çıktı; bu oran yüzde 40'ı aşıyor. Veli-Der, bu sonucun MEB'e bağlı henüz denetlenmemiş yaklaşık 60 bin kamu okulu binasının güvenliği konusunda ciddi endişelere yol açtığını belirtti. Veli-Der Başkanı Ömer Yılmaz, yaptığı açıklamada bakanlığın bu konuda bugüne kadar herhangi bir istatistik paylaşmadığını ve derneğin sorularının yanıtsız kaldığını söyledi.</p>

<p>Yıkılan ve boşaltılan okullar nedeniyle birçok bölgede 2, 3 hatta 5 okul aynı binaya sıkıştırılıyor; bu durum ikili eğitime geçilmesine ve ders sürelerinin kısaltılmasına neden oluyor. Veli-Der, geçici olması gereken bu uygulamaların kalıcı hale getirildiğini vurgulayarak ikili eğitime ve kalıcı yaz saati uygulamasına son verilmesini talep etti.</p>

<p>Dernek açıklamasında şu ifadelere yer verildi: “Yıllardır Milli Eğitim Bakanlığını ikili eğitimin, kalıcı yaz saati uygulamasının sakıncaları konusunda uyarıyoruz. Ne var ki Bakanlık; güçlendirme veya risk gerekçesiyle binaları boşaltmakta, yenilerini zamanında inşa etmeyip okulları birleştirmekte ve bu geçici olması gereken çözümleri kalıcı uygulamalara dönüştürmektedir. Kamu hizmetinin sürekliliği ve eşitliği ilkelerini zedeleyen bu tablodan en ağır darbeyi çocuklarımız almaktadır. Eğitim hakkı kamusal bir sorumlulukla ele alınmalı, bütçeden eğitime yeterli, inşası bekleyen tüm okullar derhal tamamlanmalıdır. İkili eğitime ve kalıcı yaz saati uygulamasına son verilmeli, çocuklarımız için pedagojik, sağlıklı ve güvenli bir eğitim ortamı ivedilikle sağlanmalıdır.”</p>

<p><img alt="Gemini Generated Image Pc6Sc3Pc6Sc3Pc6S-1" class="detail-photo img-fluid" height="1536" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/gemini-generated-image-pc6sc3pc6sc3pc6s-1.jpeg" width="2816" /></p>

<p><strong>Okullarda risk derecesine göre "güvenlik karnesi" uygulaması başladı</strong></p>

<p>MEB ve İçişleri Bakanlığı, okulları 120 puanlık bir güvenlik karnesiyle 4 risk derecesine ayıran yeni bir model uygulamaya koydu. 1. ve 2. derece riskli (kırmızı/mavi) okullar doğrudan polis ve jandarma tarafından korunurken, 3. ve 4. derece riskli (sarı/yeşil) okullar okul irtibat görevlisi polisler ve özel güvenlik koordinasyonunda denetleniyor. Güvenlik için TYP kapsamında istihdam edilmesi planlanan 30 bin bahçe görevlisi kadrosuna ise düşük ücret ve ağır çalışma koşulları nedeniyle personel bulunamıyor; birçok okul, maliyeti velilere yansıyan özel güvenlik görevlisi çalıştırmak zorunda kalıyor. Veli-Der, görevlendirilecek personelin çocuk psikolojisi ve pedagoji eğitimi almış, güvenceli ve kadrolu olması gerektiğini; okullara yeterli sayıda psikolojik danışman ve sosyal hizmet uzmanı atanmasını talep etti.</p>

<p><strong>PISA 2025'te sınıfsal uçurum 248 puana çıktı</strong></p>

<p>Veli-Der, MEB'in "başarı" söylemiyle sunduğu Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı'nın (PISA) 2025 sonuçlarının arka planındaki eşitsizliğe dikkat çekti. Derneğe göre sıralamadaki göreli yükseliş, sistemin niteliğinin artmasından değil diğer ülkelerin puanlarındaki düşüşten ve OECD'nin sınav yapılacak okulları önceden bildirmesi üzerine bu okullara özel öğretmen atanıp öğrencilerin özel kurslara tabi tutulmasından kaynaklanıyor. Nitekim 2026 Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) sonuçlarına göre lise son sınıf öğrencilerinin yalnızca yüzde 15,9'u dört yıllık bir lisans programına yerleşebildi.</p>

<p>Sosyoekonomik açıdan en avantajlı yüzde 25'lik dilim ile en dezavantajlı yüzde 25'lik dilim arasında 81 puanlık fark sürerken, en alt ve en üst dilim arasındaki fark 248 puana ulaşıyor. Kamu kaynaklarıyla teşvik edilen özel okullar ise PISA 2025'te fen, matematik ve okumanın tamamında kamu okullarının gerisinde kaldı. OECD genelinde tam gün devamsızlık oranı yüzde 22 iken Türkiye'de bu oran yüzde 53'e çıkıyor; öğrencilerin yüzde 43'ü yardımcı personel eksikliği yaşayan okullarda öğrenim görüyor. Veli-Der, Mesleki Eğitim Merkezleri (MESEM) aracılığıyla çocuk yaşta işçileştirilen binlerce öğrencinin bu değerlendirmelerin dışında tutulmasının da gerçeği gizlediğini belirtti.</p>

<p><img alt="147252" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/147252.jpeg" width="1600" /></p>

<p><strong>Karma eğitim "tercih özgürlüğü" söylemiyle aşındırılıyor</strong></p>

<p>Dernek, MEB'in Çevreme Duyarlıyım, Değerlerime Sahip Çıkıyorum (ÇEDES) gibi protokoller aracılığıyla okulların kapısını cemaat ve tarikatlara açtığını, bunun eğitimde dinselleşme politikalarının vardığı boyutu gösterdiğini savundu. İmam hatip ortaokul ve liseleri ile hafızlık eğitimi veren kurumların yaygınlaşmasıyla okul binaları, sınıflar ve koridorlar cinsiyete göre ayrıştı. Mesleki ve teknik eğitime yönlendirmelerle bugün orta öğretimdeki her 100 öğrenciden 43'ü MESEM'lerde eğitim görüyor. 2018'deki yönetmelik değişikliğiyle tüm liselerde karma eğitimin kaldırılmasının yasal zemini hazırlanırken, 2021 Şurası kararlarının ardından 4-6 yaş Kuran kursları hızla yaygınlaştı. Veli-Der, karma eğitimin kamusal, laik ve demokratik eğitimin vazgeçilmez temeli olduğunu ve esnetilmesinin en başta kız çocuklarını eşit yurttaşlık haklarından koparacağını vurguladı.</p>

<p><strong>Okul öncesi eğitim maliyeti asgari ücretin dörtte birine dayandı</strong></p>

<p>Açıklamaya göre yasal olarak ücretsiz kabul edilen devlet anasınıflarında dahi İl Milli Eğitim Müdürlükleri ve Valiliklerin belirlediği "katkı payı" tavan ücretleri ile beslenme, kulüp ve materyal giderleri maliyetleri fahiş oranlarda artırdı. Büyükşehirlerdeki resmi tavan ücretler şöyle: İstanbul'da yemekli 3 bin 200 TL / yemeksiz bin 350 TL, Ankara'da yemekli 3 bin 100 TL / yemeksiz bin 700 TL, İzmir'de yemekli 3 bin 150 TL, Bursa'da yemekli 3 bin TL / yemeksiz bin 800 TL, Antalya'da yemekli 3 bin 200 TL (bağımsız anaokullarında 3 bin 700 TL'ye kadar).</p>

<p>Anadolu'nun diğer illerinde yemeksiz sınıflar bin ila bin 500 TL, yemekli sınıflar 2 bin ila 3 bin TL bandında seyrediyor. Özel sektörde aylık ücretlerin 15 bin - 45 bin TL'ye çıkması orta ve düşük gelirli aileleri kamuya yönlendirirken, kamudaki resmi katkı paylarına kırtasiye, kulüp ve servis giderleri eklenince bir çocuğun aylık maliyeti asgari ücretli bir velinin gelirinin yüzde 20-25'ini aşıyor.</p>

<p>Veli-Der, çocuk bakım sorumluluğunun neredeyse tamamen kadınların üzerine yıkıldığı Türkiye'de erişilebilir ve ücretsiz okul öncesi eğitim imkânının yokluğunun kadınları iş gücünden çekilmeye zorladığını, bu nedenle okul öncesi eğitimin hem kadının istihdamı hem toplumsal cinsiyet eşitliği açısından temel bir ön şart olduğunu vurguladı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 09 11 At 15.00.48" class="detail-photo img-fluid" height="1536" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/whatsapp-image-2026-09-11-at-150048.jpeg" width="2048" /></p>

<p><strong>Veli-Der'in talepleri</strong></p>

<p>Dernek, yeni eğitim öğretim yılı için şu talepleri sıraladı: Kamusal, parasız, laik, bilimsel ve nitelikli eğitim herkes için güvence altına alınmalı; MEB sorumluluğunda zorunlu, ücretsiz, laik ve bilimsel okul öncesi eğitim hayata geçirilmeli; çocuk emeği sömürüsüne son verilmeli, MESEM uygulamaları kaldırılmalı; kayıt parası, bağış, aidat gibi adlarla velilere ekonomik yük bırakılmamalı; okullarda ücretsiz yemek, temiz su ve sağlık hizmeti sunulmalı; servis ve ulaşım hizmetleri ücretsiz ya da kamu tarafından karşılanmalı; eğitim bütçesi artırılmalı, kamu okullarının ihtiyaçları devlet tarafından karşılanmalı; temizlik ve güvenlik hizmetleri için yeterli sayıda kadrolu personel istihdam edilmeli; öğretmen açığı giderilmeli, ücretli öğretmenlik uygulamalarına son verilmeli; demokratik ve katılımcı okul işleyişi güçlendirilmeli; tarikat ve cemaatlerin eğitim alanındaki faaliyetlerine son verilmeli.</p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Cemre Polat</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Eğitim</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/veli-derden-yeni-egitim-yili-tablosu-masraflar-asgari-ucreti-asti-okullarda-deprem-riski-suruyor</guid>
      <pubDate>Thu, 17 Sep 2026 14:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/cemrt.jpg" type="image/jpeg" length="96849"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[8 ilde organize suç örgütüne yönelik operasyon: 76 şüpheli gözaltına alındı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/8-ilde-organize-suc-orgutune-yonelik-operasyon-76-supheli-gozaltina-alindi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/8-ilde-organize-suc-orgutune-yonelik-operasyon-76-supheli-gozaltina-alindi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[8 ilde 9 ayrı organize suç örgütüne yönelik Jandarma operasyonlarında 76 şüpheli gözaltına alındı. Şüphelilerin hesaplarında 3 milyar 230 milyon liralık hareketlilik tespit edildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Jandarma</strong> ekiplerince 8 ilde 9 ayrı organize suç örgütüne yönelik gerçekleştirilen operasyonlarda 76 <strong>şüpheli</strong> yakalandı.</p>

<p>Operasyonlar, Jandarma Genel Komutanlığı Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Başkanlığı ile Cumhuriyet Başsavcılıklarının koordinasyonunda yürütüldü. Ağrı, Aydın, Çanakkale, Kırklareli, Manisa, Samsun, Sivas ve Van İl Jandarma Komutanlıklarının katılımıyla düzenlenen operasyonlarda yakalanan şüphelilerin farklı suçlara karıştığı belirlendi.</p>

<h2><strong>Şüphelilerin karıştığı suçlar belirlendi</strong></h2>

<p>Yapılan çalışmalarda Ağrı ve Samsun'daki şüphelilerin silah ve mühimmat kaçakçılığı yaptığı tespit edildi.</p>

<p>Kırklareli ve Çanakkale'de yakalanan şüphelilerin ise uyuşturucu madde ticaretini organize şekilde yürüttüğü belirlendi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Aydın'daki <strong>şüphelil</strong>erin göçmen kaçakçılığı yaptığı, Van, Sivas ve Manisa'da yakalananların ise çeşitli yöntemler kullanarak vatandaşları dolandırdığı tespit edildi.</p>

<h3><strong>Hesap hareketliliği 3 milyar 230 milyon lira olarak belirlendi</strong></h3>

<p><strong>Operasyon</strong> kapsamında şüphelilerin mali durumlarına ilişkin de inceleme gerçekleştirildi. Mali Suçları Araştırma Kurulu (<strong>MASAK</strong>) tarafından yapılan incelemenin sonucunda, şüphelilerin hesaplarında toplam 3 milyar 230 milyon liralık hesap hareketliliği bulunduğu tespit edildi.</p>

<h3><strong>Organize suç örgütleriyle mücadele sürüyor</strong></h3>

<p>Güvenlik güçlerinin koordinasyon içerisinde yürüttüğü çalışmalarla, şehirlerin huzurunu bozan suç ve suçluların cezasız kalmaması amacıyla organize suç örgütlerine yönelik mücadelenin kararlılıkla sürdürüldüğü belirtildi.</p>

<p>Açıklamada, operasyonlarda görev alan Jandarma, Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Başkanlığı, MASAK ve <strong>Cumhuriyet Başsavcılıklar</strong>ı ile çalışmalara katkı sunanlara teşekkür edildi.</p>

<p></p>

<blockquote class="twitter-tweet">
<p dir="ltr" lang="tr">8 ilde 9 ayrı Organize Suç Örgütüne yönelik Jandarmamız tarafından düzenlenen operasyonlarda 76 şüpheli yakalandı.<br />
<br />
Jandarma Genel Komutanlığı Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Başkanlığı ile Cumhuriyet Başsavcılıkları koordinesinde, Ağrı, Aydın, Çanakkale, Kırklareli,… <a href="https://t.co/lYMWw3bz8a" rel="nofollow">pic.twitter.com/lYMWw3bz8a</a></p>
— T.C. İçişleri Bakanlığı (@TC_icisleri) <a href="https://x.com/TC_icisleri/status/2100524940030005354?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">September 17, 2026</a></blockquote>
<script async src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/8-ilde-organize-suc-orgutune-yonelik-operasyon-76-supheli-gozaltina-alindi</guid>
      <pubDate>Thu, 17 Sep 2026 14:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/8-ilde-9-organize-suc-orgutune-yonelik-operasyonlarda-76-supheli-yakalandi.png" type="image/jpeg" length="24928"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[8. İzmir Kitap Fuarı 19 Eylül'de kapılarını açıyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/8-izmir-kitap-fuari-19-eylulde-kapilarini-aciyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/8-izmir-kitap-fuari-19-eylulde-kapilarini-aciyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde düzenlenen İZKİTAP - 8. İzmir Kitap Fuarı, 19-27 Eylül tarihleri arasında Kültürpark’ta kitapseverlerle buluşuyor. Yaklaşık 200 katılımcı firmanın ve 400’e yakın yazar, şair, akademisyen ile sanatçının yer alacağı fuar, 9 gün boyunca 500’e yakın etkinlikle kentin sonbahar kültür takvimine yön verecek.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde, İZFAŞ ve TACT Fuarcılık iş birliğiyle düzenlenen İZKİTAP - 8. İzmir Kitap Fuarı, 19-27 Eylül tarihleri arasında Kültürpark’ta kitapseverlerle buluşuyor. Yaklaşık 200 katılımcı kurumun yer alacağı fuarda 400’e yakın yazar, şair, akademisyen, gazeteci ve sanatçı okurlarla bir araya gelecek. Dokuz gün boyunca 50’ye yakın söyleşi ile yüzlerce imza gününün düzenleneceği organizasyonda yaklaşık 500 etkinlik gerçekleştirilecek. Yayınevleri, sahaflar ve sivil toplum kuruluşlarını aynı çatı altında toplayan fuar, her gün 10.00-20.00 saatleri arasında ücretsiz olarak ziyaret edilebilecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu yılki onur konuğu psikolog, yazar ve akademisyen Gündüz Vassaf olan fuar, zengin bir düşünce ve edebiyat programına ev sahipliği yapacak. "Cehenneme Övgü", "Cennetin Dibi" ve "Vatanı Olmayan Adam" gibi önemli eserleriyle tanınan Vassaf, 20 Eylül’de düzenlenecek özel söyleşide okurlarıyla buluşacak. Fuar boyunca Ahmet Şerif İzgören, Ali Nesin, Aytül Akal, Başak Sayan, Behiç Ak, Ediz Hun, Feyza Hepçilingirler, Haydar Ergülen, Hidayet Karakuş, Işıl Işık, Mavisel Yener, Mustafa Balbay, Naim Babüroğlu, Nilüfer Açıkalın, Polat Özlüoğlu, Pucca, Saygı Öztürk, Sinan Meydan, Suat Çağlayan ve Zeynep Oral gibi tanınmış isimler imza günleri ve söyleşilerle farklı kuşaklardan okurlarla temas kuracak. İzmir Kent Kitaplığı da kentin kültürel mirasını ve tarihini yansıtan yayınlarıyla etkinlikte yerini alırken, kent genelindeki okullardan gelecek öğrenciler de atölye ve imza programlarına katılabilecek.</p>

<p>İZKİTAP, kitapseverlere edebiyat buluşmalarının yanı sıra zengin bir sergi rotası da sunacak. Atlas Pavyonu’nda Folkart yapımcılığında Nâzım Hikmet’in yaşamını kişisel eşyaları ve arşiv belgeleriyle anlatan "ROMANTİKA / Bir Ömrün Seyrüseferi" sergisi ziyaret edilebilecek. Pakistan Pavyonu’nda "Kültürpark 90 Yaşında", eski Göl Gazinosu’nda ise İzmir Mutfak Müzesi’nin hazırlık sürecine odaklanan "Açılışa Doğru" sergileri görülebilecek; Mehmet Tüzüm Kızılcan Sanat Galerisi’ndeki "Sanatın Durakları – Hüseyin Terzioğlu Koleksiyonu" da ilk üç gün boyunca açık kalacak. Öte yandan 24-27 Eylül tarihleri arasında Kültürpark ve Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi’nde "Edebiyat İyileştirir" temasıyla 10. Uluslararası İzmir Edebiyat Festivali düzenlenecek. Dünyaca ünlü yazar Alberto Manguel ile usta sanatçı Zülfü Livaneli’nin onur konuğu olacağı festival, kentin edebiyat coşkusunu uluslararası boyuta taşıyacak.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA Haber Ajansı</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/8-izmir-kitap-fuari-19-eylulde-kapilarini-aciyor</guid>
      <pubDate>Thu, 17 Sep 2026 14:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/izmir-kitap-fuari-2.jpg" type="image/jpeg" length="16547"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Beyoğlu Sahaf Festivali 15. kez kitapseverlerle buluşacak]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/beyoglu-sahaf-festivali-15-kez-kitapseverlerle-bulusacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/beyoglu-sahaf-festivali-15-kez-kitapseverlerle-bulusacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Beyoğlu Belediyesi tarafından bu yıl 15’incisi düzenlenen Beyoğlu Sahaf Festivali, 19-27 Eylül tarihleri arasında Eski Fransız Yetimhanesi Bahçesi’nde kitapseverleri ağırlayacak. Nadir kitaplar, sahaf mezatı, müzik dinletileri ve edebiyat odaklı panellerle zenginleşen 9 günlük program kentin hafızasını tazeleyecek.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Beyoğlu Sahaf Festivali, bu yıl 15’inci kez kitapseverlerle buluşmaya hazırlanıyor. Beyoğlu Belediyesi ev sahipliğinde 19-27 Eylül 2026 tarihleri arasında tarihi Eski Fransız Yetimhanesi Bahçesi’nde gerçekleştirilecek festival; nadir eserler, ilk baskılar, edebiyat ve tarih odaklı paneller, müzik dinletileri ve geleneksel sahaf mezatıyla kentin hafızasını tazeleyecek.</p>

<p>Dokuz gün boyunca sürecek organizasyonda, sahafların özenle hazırladığı tezgâhların yanı sıra alanında yetkin yazarlar, araştırmacılar, mimarlar ve sanatçılar düzenlenecek tematik söyleşilerde Beyoğlu’nun çok katmanlı kültürel mirasını ele alacak. Festival, söyleşi ve dinletilerin yanı sıra kitap tutkunlarının heyecanla beklediği sahaf mezatına da ev sahipliği yapacak.</p>

<h3><strong>15. Beyoğlu Sahaf Festivali Programı (19-27 Eylül 2026)</strong></h3>

<p><strong>19 Eylül Cumartesi</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<ul>
 <li><strong>17.00 - Söyleşi:</strong> "Cadde-i Kebir" — Konuşmacı: Emin Nedret İşli (Sahaflar Birliği Derneği Başkanı)</li>
 <li><strong>18.00 - Dinleti:</strong> "Beyoğlu’nda Santur Sesi" — Sanatçılar: Damla Anar, Sedat Anar, Selahattin Anar</li>
 <li><strong>18.45:</strong> 15. Beyoğlu Sahaf Festivali Açılış Konuşmaları</li>
</ul>

<p><strong>20 Eylül Pazar</strong></p>

<ul>
 <li><strong>17.00 - Söyleşi:</strong> "Eski Galata" — Moderatör: Cengiz Özdemir | Konuşmacı: Mete Göktuğ (Mimar / Galata Derneği Kurucusu)</li>
 <li>
 <p><strong>18.00 - Söyleşi:</strong> "19. Yüzyıl Beyoğlu Yangınları: Kaybolan, Kurtulan, Yenilenen Miras" — Konuşmacı: Prof. Dr. Paolo Girardelli</p>
 </li>
 <li><strong>19.00 - Dinleti:</strong> "Analog Kaset" — Sanatçılar: Deniz Bayrak, Soulbrother Aykut</li>
</ul>

<p><strong>22 Eylül Salı</strong></p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>17.30 - Söyleşi:</strong> "Almak mı? Okumak mı?" — Konuşmacılar: Görgün Taner, Yekta Kopan (Yazar)</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>18.30 - Söyleşi:</strong> "Beyoğlu Olmasaydı ‘Edebiyatçılar’" — Moderatör: Cengiz Özdemir | Konuşmacı: Fırat Şenol (Yazar)</p>
 </li>
</ul>

<p><strong>23 Eylül Çarşamba</strong></p>

<ul>
 <li><strong>17.30 - Söyleşi:</strong> "Bir Kitap Arkeoloğu" — Moderatör: Cengiz Özdemir | Konuşmacı: Haluk Oral (Yazar)</li>
 <li>
 <p><strong>18.30 - Söyleşi:</strong> "Polisiye Beyoğlu’nda Yazıldı" — Konuşmacılar: Armağan Tunaboylu (Yazar), Ercan Akbay (Yazar)</p>
 </li>
</ul>

<p><strong>24 Eylül Perşembe</strong></p>

<ul>
 <li><strong>18.00 - Söyleşi:</strong> "Beyoğlu’nun Koku Kültürü" — Konuşmacılar: Zühal Vildan Takır (Uluslararası Koku Uzmanı), Ümit Gezen (Uluslararası Koku Uzmanı)</li>
 <li><strong>19.00 - Dinleti:</strong> "Hep Beraber Çalalım Bir İstanbul Havası" — Moderatör: Cengiz Özdemir | Sanatçı: Çağlar Fidan</li>
</ul>

<p><strong>25 Eylül Cuma</strong></p>

<ul>
 <li><strong>18.00 - Söyleşi:</strong> "Beyoğlu ve Apartman Hikayeleri" — Moderatör: Cengiz Özdemir | Konuşmacı: Turan Farajova (Yazar)</li>
 <li><strong>19.00 - Dinleti:</strong> "Analog Kaset" — Sanatçılar: Deniz Bayrak, Soulbrother Aykut</li>
</ul>

<p><strong>26 Eylül Cumartesi</strong></p>

<ul>
 <li><strong>17.00 - Söyleşi:</strong> "Beyoğlu’nda Kim Var İmiş Biz Burada Yoğuken" — Konuşmacı: Doç. Dr. Pınar Erkan</li>
 <li><strong>18.00 - Mezat:</strong> Münadi Murat Uncu yönetiminde Sahaflar Mezatı</li>
</ul>

<p><strong>27 Eylül Pazar</strong></p>

<ul>
 <li><strong>17.00 - Söyleşi:</strong> "Narmanlı Han’da Bir Tanpınar" — Moderatör: Cengiz Özdemir | Konuşmacı: Sakine Korkmaz (Editör)

 <p></p>
 </li>
 <li>
 <p id="p-rc_7f238323c2131695-64"><strong>18.00 - Dinleti:</strong> "45'lik Nostaljik Tınılar" — Sanatçı: Murat Meriç</p>
 </li>
</ul></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/beyoglu-sahaf-festivali-15-kez-kitapseverlerle-bulusacak</guid>
      <pubDate>Thu, 17 Sep 2026 14:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/sahaf.webp" type="image/jpeg" length="44779"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Motorinin 100 lirayı aşmasına siyasilerden tepki: "Rakam ekrana sığmıyor, fatura üreticiye çıkıyor"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/motorinin-100-lirayi-asmasina-siyasilerden-tepki-rakam-ekrana-sigmiyor-fatura-ureticiye-cikiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/motorinin-100-lirayi-asmasina-siyasilerden-tepki-rakam-ekrana-sigmiyor-fatura-ureticiye-cikiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Motorinin litre fiyatının üç haneli rakamlara ulaşarak 100 TL sınırını aşması siyasilerin tepkilere yol açtı. YENİ Parti Kayseri Milletvekili Aşkın Genç, CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer ve Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan; yaptıkları açıklamalarla art arda gelen zamların vatandaşı, çiftçiyi ve dar gelirliyi ezdiğini vurgulayarak iktidarın ekonomi politikalarını eleştirdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Akaryakıt birim fiyatlarının Türkiye genelinde 100 TL eşiğini geride bırakması ve pompa ekranlarında yer kalmaması tartışmaları beraberinde getirirken, muhalefet temsilcileri alım gücündeki erimeye ve üretim maliyetlerindeki artışa dikkat çekti.</p>

<h3><strong>Aşkın Genç: "Türkiye'de 5,5 depo, Fransa'da 12,8 depo"</strong></h3>

<p>YENİ Parti Kayseri Milletvekili Aşkın Genç, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in "Avrupa’da mazot 150 liranın altında değil, bizde 100 lira civarı" yönündeki açıklamasına tepki gösterdi. Kayseri’de motorinin litresinin yaklaşık 102,42 TL’ye ulaştığını ve 50 litrelik bir deponun 5 bin 121 TL’ye dolduğunu belirten Genç, Türkiye ile Avrupa arasındaki alım gücü uçurumunu şu verilerle ortaya koydu:</p>

<blockquote>
<p><i>"Sayın Bakan, Avrupa’yla karşılaştırma yapacaksak yalnızca pompadaki rakamı değil; alım gücünü, ücretleri ve refah seviyesini de karşılaştıralım. Türkiye’de net asgari ücret 28 bin 75 lira 50 kuruş. Kayseri’de bir asgari ücretli maaşının tamamını mazota verse yaklaşık 274 litre, yani 5,5 depo motorin alabiliyor. Fransa’da ise net asgari ücret 1477,93 avro, motorin 2,31 avro civarında. Fransa’daki bir asgari ücretli maaşıyla yaklaşık 640 litre, yani 12,8 depo motorin alabiliyor. 2001’de 1 lira olan motorinin 10 lirayı aşması 20 yıl sürmüştü; 10 liradan 100 liranın üzerine çıkması ise 5 yılı bile bulmadı. Pompa ekranını Avrupa’yla kıyaslıyorsunuz; peki vatandaşın maaşını ve alım gücünü hangi Avrupa’yla kıyaslıyorsunuz?"</i></p>
</blockquote>

<h3><strong>Ömer Fethi Gürer: "Mazot artışı çiftçiyi ve hayvancılığı vurdu"</strong></h3>

<p>CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, mazot zammının tarım ve gıda üretimindeki yıkıcı etkilerini gündeme taşıdı. Bir yıl içinde mazot fiyatının ikiye katlandığına işaret eden Gürer, şu ifadeleri kullandı:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<blockquote>
<p><i>"Bir yıl önce traktör tarlaya girdiğinde depoya konan mazot fiyatı katladı. Ürünün nakliyesinde kamyon ve tır depolarının maliyeti katladı. Yem, gübre, ilaç, tohum ve su giderleri katlanırken kamu ürün alım fiyatları enflasyonun altında kaldı. Mazot litre fiyatı bir yılda yüzde 100’e yakın artışla 100 lirayı geçti. Tarım Kanunu’nun 21. maddesindeki destekler eksiksiz ödenmeli; çiftçi, besici, esnaf ve dar gelirli için acil destek ve borç ötelemesi adımları atılmalıdır. Bu zam yalnızca tarımı değil, iğneden ipliğe her ürünün fiyatını artıracaktır."</i></p>
</blockquote>

<h3><strong>Fatih Erbakan: "YÜZünüz var mı?"</strong></h3>

<p>Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan ise sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda akaryakıt tabelalarındaki 100 TL artışına dikkat çekerek iktidara yüklendi:</p>

<blockquote>
<p><i>"Akaryakıt tabelasında YÜZünüz var. İmralı’ya villa yapmaya YÜZünüz var. Faize trilyonlar akıtmaya YÜZünüz var. Peki; emeklinin, çiftçinin, sanayicinin, esnafın, şehit anasının yüzüne bakmaya YÜZünüz var mı?"</i></p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/motorinin-100-lirayi-asmasina-siyasilerden-tepki-rakam-ekrana-sigmiyor-fatura-ureticiye-cikiyor</guid>
      <pubDate>Thu, 17 Sep 2026 14:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/91045536-eec2-479d-a0af-2422751c96d3-1.webp" type="image/jpeg" length="62725"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Öğretmen ataması bekleyenlere Bakan Tekin'den 2027 bütçesi işareti]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/ogretmen-atamasi-bekleyenlere-bakan-tekinden-2027-butcesi-isareti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/ogretmen-atamasi-bekleyenlere-bakan-tekinden-2027-butcesi-isareti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, öğretmen atamaları ve PISA 2025 sonuçlarının yanı sıra eğitim alanındaki farklı gündem maddelerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Tekin, yeni öğretmen ataması konusunda beklentisi bulunanlara yönelik açıklamasında ise 2027 yılı bütçesine işaret etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin</strong>, katıldığı canlı yayında eğitim gündeminin öne çıkan başlıklarına ilişkin değerlendirmelerini paylaştı. Tekin'in açıklamalarında öğretmen atamaları, PISA 2025 sonuçları ve Türkiye'deki eğitim altyapısına ilişkin bilgiler öne çıktı.</p>

<h2><strong>Öğretmen atamaları için 2027 bütçesi gündemde</strong></h2>

<p>Yeni öğretmen atamalarına ilişkin değerlendirmede bulunan Tekin, verilecek kontenjanların 2027 bütçesi çerçevesinde kamuya yapılacak toplam personel alımına göre şekilleneceğini belirtti. 2027 bütçesine ilişkin taslağın henüz hazırlanmadığını ifade eden Tekin, "Bütçeyle ilgili taslak henüz ortaya çıkmadan bu konuda bir şey söylemek yanlış olur" dedi.</p>

<p>Tekin, öğretmen ihtiyacının bulunduğu bölgelerde ücretli öğretmenlik uygulamasının sürdürüleceğini aktardı. Engelli öğretmenlerin atamalarına yönelik kontenjan çalışmalarının ise ilgili bakanlıklarla koordinasyon halinde devam ettiğini bildirdi.</p>

<h3><strong>Öğretmen atamaları ve PISA 2025 sonuçlarına ilişkin açıklama</strong></h3>

<p>Bakan Tekin'in değerlendirdiği konular arasında PISA 2025 sonuçları da yer aldı. Türkiye'nin sınav sonuçlarına yönelik eleştiriler hakkında konuşan Tekin, sınava katılan okul ve öğrencilerin Milli Eğitim Bakanlığı tarafından belirlendiği yönündeki iddiaları kabul etmedi.</p>

<p>PISA araştırmasındaki örneklemin OECD tarafından oluşturulduğunu belirten Tekin, ülkelerin sınava girecek okulları kendilerinin belirlemesi durumunda değerlendirme sürecinin anlamını yitireceğini ifade etti. Türkiye'den 7 bin 60 öğrencinin sınava katıldığını aktaran Tekin, sınav listeleri kendilerine ulaşana kadar hangi öğrencilerin seçildiğini bilmediklerini söyledi.</p>

<h3><strong>Eğitim altyapısında sınıf mevcutları 21 öğrenci</strong></h3>

<p>Türkiye'deki eğitim altyapısına yönelik de açıklamalarda bulunan Tekin, devlet okullarında bulunan 660 bin sınıfta etkileşimli tahta kullanıldığını belirtti. Eğitim kademelerine göre değişiklik görülebileceğini kaydeden Tekin, ülke genelindeki ortalama sınıf mevcudunun 21 öğrenci olduğunu açıkladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Tekin, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli kapsamında müfredatın daha sade hale getirilmesi ve eğitim sürecinin beceri odaklı bir yapıya kavuşturulmasının hedeflendiğini belirtti. </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Eğitim, Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/ogretmen-atamasi-bekleyenlere-bakan-tekinden-2027-butcesi-isareti</guid>
      <pubDate>Thu, 17 Sep 2026 13:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/tc-milli-egitim-bakani-yusuf-tekin-sosyal-medya-hesabindan-duyurdu.png" type="image/jpeg" length="15152"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Emlak Katılım, Katılımevim ve Birevim'i satın alacak]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/emlak-katilim-katilimevim-ve-birevimi-satin-alacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/emlak-katilim-katilimevim-ve-birevimi-satin-alacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Emlak Katılım, büyüme stratejisi doğrultusunda tasarruf finansman sektöründe faaliyet gösteren Katılımevim ve Birevim’i satın almak üzere resmi görüşmelere başladığını KAP'a bildirdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye Emlak Katılım Bankası (Emlak Katılım), tasarruf finansman sektöründe faaliyet gösteren Katılımevim ve Birevim’i bünyesine katmak amacıyla resmi satın alma görüşmelerine başladığını Kamuyu Aydınlatma Platformu’na (KAP) bildirdi.</p>

<p>Emlak Katılım tarafından KAP’a yapılan açıklamada, kurumun uzun vadeli büyüme stratejisi ve finansal piyasalardaki etkinliğini genişletme hedefleri doğrultusunda stratejik bir adım atıldığı kaydedildi.</p>

<p>Kamuyu Aydınlatma Platformu üzerinden yatırımcılara ve piyasalara iletilen bildirimde, faizsiz finansman alanında geniş bir müşteri ve şube ağına sahip olan Katılımevim Tasarruf Finansman A.Ş. ile Birevim Tasarruf Finansman A.Ş.’nin sermaye ve hisselerinin devralınmasına dönük müzakerelerin resmen başlatıldığı ifade edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Tasarruf finansman şirketlerinin yasal denetim ve düzenleme altına girmesinin ardından hayata geçecek bu birleşme girişimi, sektördeki sermaye gücünü ve kamu katılım bankacılığı ile tasarruf finansmanı modelinin entegrasyonunu hızlandıracak en kapsamlı konsolidasyon adımı olarak nitelendiriliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/emlak-katilim-katilimevim-ve-birevimi-satin-alacak</guid>
      <pubDate>Thu, 17 Sep 2026 13:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/emlak-katilim-1.webp" type="image/jpeg" length="50865"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gençlerde gececilik ve ertelemecilik giderek artıyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/genclerde-gececilik-ve-ertelemecilik-giderek-artiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/genclerde-gececilik-ve-ertelemecilik-giderek-artiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Selçuk Aslan, gençlerde gececilik ve erteleme davranışlarının giderek yaygınlaştığına dikkat çekerek internet kullanımı, uyku yoksunluğu ve sosyal izolasyonun ruhsal ve fiziksel sağlık üzerindeki etkilerini değerlendirdi. Aslan, gençlerde motivasyon kaybı ve ertelemenin nedenlerine ilişkin önemli uyarılarda bulundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programının konuğu <strong>Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Selçuk Aslan</strong> oldu. Gençlerde giderek yaygınlaşan gece uyanık kalma ve erteleme davranışlarının ele alındığı programda Aslan, internet kullanımından uyku yoksunluğuna, obeziteden dikkat eksikliğine, sosyal izolasyondan depresyon riskine kadar önemli değerlendirmelerde bulundu.</p>

<h2><strong>Gençlerin yaklaşık yüzde 20’si geceleri uyanık kalıyor</strong></h2>

<p>Son yıllarda gençler arasında <strong>“gececiliğin”</strong> giderek yaygınlaştığını belirten Prof. Dr. Aslan, bunda internet ve teknoloji kullanımının önemli rol oynadığını söyledi.</p>

<p>Kişinin gece boyunca uyanık kalması ve ertesi gün kalkarak günlük yaşamına uyum sağlamakta zorlanmasının <strong>“gecikmiş uyku fazı sendromu”</strong> olarak tanımlandığını belirten Aslan, geçmişte yüzde 1-2 düzeylerinde görülen bu durumun günümüzde yüzde 10’lara kadar çıktığını ifade etti.</p>

<p>Hastalık boyutunda olmasa bile gençlerin yaklaşık yüzde 20’sinin geceleri uyanık kaldığını belirten Aslan, bu sürenin büyük ölçüde evde, internet başında ve sanal etkileşimlerle geçirildiğine dikkat çekti.</p>

<p>Gececilik davranışının yalnızca Türkiye’ye özgü olmadığını vurgulayan Aslan, dünyanın birçok ülkesinde benzer bir değişim yaşandığını söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 09 11 At 17.16.37" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/whatsapp-image-2026-09-11-at-171637.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Büyük kentler uyku yoksunu toplumlara dönüşüyor</strong></h2>

<p>Çalışma ve yaşam koşullarındaki değişimin de uyku düzenini etkilediğini belirten Prof. Dr. Aslan, özellikle büyük kentlerde insanların giderek “uyku yoksunu” hale geldiğine dikkat çekti.</p>

<p>Gece geç saatlerde yatıp sabah günlük yaşamın zorunlulukları nedeniyle erken kalkmak durumunda kalan çok sayıda kişinin 5-6 saatlik uykuyla yaşamını sürdürmeye çalıştığını belirten Aslan, yetişkinler için 6-9 saat arasındaki uykunun normal kabul edildiğini, sürekli 6 saatin altında uyuyan kişilerde ise uyku yoksunluğundan söz edilebileceğini ifade etti.</p>

<p>Daha düzenli bir uyku ritmi için sabah saat 07.00-08.00 civarında uyanmanın yararlı olabileceğini belirten Aslan, düzenli uyku alışkanlığının hem bedensel hem de ruhsal sağlık açısından önem taşıdığını söyledi.</p>

<h2><strong>Gece uyanık kalmak obezite riskini artırabiliyor</strong></h2>

<p>Gece uyanık kalmanın yalnızca uyku düzenini değil, beslenme alışkanlıklarını ve fiziksel aktiviteyi de etkilediğini anlatan Prof. Dr. Aslan, özellikle gençlerin gece boyunca daha fazla yemek yeme eğiliminde olduğunu ve bunun obeziteye zemin hazırlayabildiğini söyledi.</p>

<p>Uzun süre evden çıkmadan, gün ışığı görmeden, ihtiyaçlarını bulunduğu yere getirterek yaşayan, hareketsiz ve düzensiz beslenen bir yaşam biçiminin giderek daha görünür hale geldiğine dikkat çeken Aslan, toplumun bir bölümünün zamanının büyük kısmını evde geçirdiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 09 11 At 17.16.38 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/whatsapp-image-2026-09-11-at-171638-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Sadece sanal dünyada var olmak insanı doyuma ulaştırmıyor”</strong></h2>

<p>İnsanın ruhsal sağlığı açısından gerçek sosyal ilişkilerin önemini vurgulayan Prof. Dr. Aslan, yalnızca sanal dünyadaki etkileşimlerle sürdürülen bir hayatın kişiyi yeterince mutlu eden ve doyuma ulaştıran bir yaşam biçimi olmadığını söyledi.</p>

<p>İnsanların kendilerini iyi hissedebilmek için gerçek iletişime, gerçek insanlara ve yüz yüze ilişkilere ihtiyaç duyduğunu belirten Aslan, sosyal ilişkilerden uzaklaşıp sanal ortamlarda çok fazla zaman geçiren bireylerde bir süre sonra boşluk hissi, yaşamı sorgulama ve anlam arayışının ortaya çıkabileceğini ifade etti.</p>

<p>Bu sürecin motivasyon kaybı ve erteleme davranışlarıyla devam edebildiğini belirten Aslan, bazı kişilerde depresif belirtilerin de tabloya eklenebileceğini söyledi.</p>

<p><strong>“Sosyal beyin”</strong> kavramına dikkat çeken Aslan, insanı harekete geçiren ve motive eden önemli unsurlardan birinin toplum içinde diğer insanlarla kurduğu etkileşim olduğunu vurguladı.</p>

<h2><strong>Dikkat eksikliği olanlarda erteleme davranışı daha sık görülebiliyor</strong></h2>

<p>Erteleme davranışının nedenlerinin her bireyde ayrı değerlendirilmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Aslan, dikkat eksikliği bulunan bireylerde motivasyon kaybı ve erteleme eğiliminin daha kolay ortaya çıkabildiğini söyledi.</p>

<p>Araştırmaların dikkat eksikliği bulunan bireylerin gece uyanık kalmaya ve ertesi gün yapılması gereken işleri ertelemeye daha yatkın olabildiğini gösterdiğini ifade eden Aslan, bu nedenle sorunun yalnızca “isteksizlik” veya “tembellik” olarak değerlendirilmemesi gerektiğine dikkat çekti.</p>

<h2><strong>“Ertelemek insanın doğal bir eğilimi”</strong></h2>

<p>Ertelemenin belirli ölçülerde insanın doğal eğilimlerinden biri olduğunu belirten Prof. Dr. Aslan, kişinin konfor alanında kaldığı ve harekete geçmesini gerektiren koşulların azaldığı durumlarda erteleme davranışının daha kolay ortaya çıkabildiğini söyledi.</p>

<p>Ancak ertelemenin alışkanlık haline gelmesinin ruh sağlığını olumsuz etkileyebileceğini belirten Aslan, aşırı boş zaman ve sürekli düşünmenin olumsuz değerlendirmeleri artırarak kişiyi depresif bir duygu durumuna sürükleyebileceğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 09 11 At 17.16.38" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/whatsapp-image-2026-09-11-at-171638.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Önce eyleme geç, istek gelmesini bekleme”</strong></h2>

<p>Sosyal yaşamdan uzaklaşan ve hareketsizleşen bireylerin öncelikle fiziksel aktiviteye yönlendirilmesinin önemli olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Aslan, motivasyonun her zaman eylemden önce gelmesinin beklenmemesi gerektiğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Aslan, “Fiziksel aktivite için bu isteğin gelmesini beklemek yerine aktif olduğumuzda zaten kendimizi daha iyi hissediyoruz. Bilişsel davranışçı terapide söylediğimiz temel bir şey var; önce eyleme geç, istek gelmesini bekleme. Eyleme geçtikten sonra bir sonraki eylem için isteğin ortaya çıkması çok daha kolay olabiliyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Aslan, gececilik, sosyal içe kapanma ve erteleme davranışlarının günlük yaşamı belirgin biçimde etkilemesi durumunda deneyimli bir uzmandan destek alınmasının kişinin normal yaşamına uyumunu kolaylaştırabileceğini ifade etti.</p>

<h2><strong>Aileler gençlerle değerleri üzerinden iletişim kurabilir</strong></h2>

<p>İçe kapanan, sosyal yaşamdan uzaklaşan ve erteleme davranışı gösteren gençlere yaklaşımda ailelere de önemli görevler düştüğünü belirten Prof. Dr. Aslan, öncelikle gencin önem verdiği değerlerin anlaşılması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Güven, samimiyet, dürüstlük ve sahicilik gibi kavramların gençler açısından çok önemli olabildiğini belirten Aslan, gençlerin bu değerleri göremedikleri ve art arda hayal kırıklıkları yaşadıkları durumlarda vazgeçme ve geri çekilme davranışı gösterebildiklerini ifade etti.</p>

<p>Gençlik döneminin çevreden ve yaşanan deneyimlerden en fazla etkilenilen dönemlerden biri olduğunu vurgulayan Aslan, gençleri dijital ve kapalı ortamlardan çıkararak sosyal hayatın içine katacak kursların, programların ve etkinliklerin artırılmasının önemli olduğunu söyledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/genclerde-gececilik-ve-ertelemecilik-giderek-artiyor</guid>
      <pubDate>Sat, 12 Sep 2026 09:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/whatsapp-image-2026-09-11-at-171638-1.jpeg" type="image/jpeg" length="70318"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gazeteci Fethi Akkoç, 12 Eylül’ün perde arkasını anlattı: "Kanlı terör neden bir anda kesildi, açıklayamadılar"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/gazeteci-fethi-akkoc-12-eylulun-perde-arkasini-anlatti-partilerin-bir-babanin-uc-cocugundan-farki-yoktu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/gazeteci-fethi-akkoc-12-eylulun-perde-arkasini-anlatti-partilerin-bir-babanin-uc-cocugundan-farki-yoktu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[12 Eylül 1980 askeri darbesinin 46. yılında, dönemin tanıklarından gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat Kayıt’a konuştu. Darbe öncesinde yaşanan siyasi ve toplumsal atmosferi anlatan Akkoç, darbenin ardından değişen siyasi dengelere, Turgut Özal’ın yükselişine ve 1983 seçimlerine uzanan sürece ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Akkoç, darbe gerekçesi gösterilen şiddetin bir gün içinde sona ermesine dikkat çekerek “Kanlı terör neden bir anda kesildiğini açıklayamadılar” dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>12 Eylül 1980 askeri darbesinin 46. yılında, dönemin tanıklarından gazeteci <strong>Fethi Akkoç</strong>, 24 Saat Kayıt’a konuştu. Akkoç, darbe öncesindeki siyasi atmosferden Kenan Evren liderliğindeki askeri yönetimin uygulamalarına, Turgut Özal’ın siyasi geleceğinden 1983 seçimlerine uzanan süreçte yaşananları anlattı.</p>

<p>Akkoç, 12 Eylül öncesinde sağ ve sol görüşlü gençlerin sokaklara döküldüğünü, toplumun yaşanan şiddet olaylarından ciddi biçimde rahatsız olduğunu belirterek, darbenin ardından yaşananlara ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.</p>

<h2><strong>“Kanlı terör neden bir anda kesildiğini bir türlü açıklayamadılar”</strong></h2>

<p>12 Eylül öncesindeki atmosferi anlatan Akkoç, sağ ve sol görüşlü gençler arasındaki çatışmaların toplumu yorduğunu söyledi. Akkoç, darbenin gerekçesi olarak gösterilen olayların darbenin hemen ardından sona ermesine dikkat çekerek şöyle konuştu:</p>

<blockquote>
<p>“12 Eylül 1980 darbesi sırasında, 12 Mart öncesinde olduğu gibi sağcı ve solcu gençler sokağa dökülmüş, anarşi hortlamıştı. Vatandaş anarşiden, günlük olaylardan ve gençlerin birbirini öldürmesinden bıkmış, ciddi şekilde rahatsız hale gelmişti.</p>

<p>Ancak 12 Eylül darbesini yapanlar, darbeden bir gün sonra, darbe için gerekçe olarak gösterilen olayların ve kanlı terörün neden bir anda, bir gün içinde kesildiğini bir türlü açıklayamadılar.</p>

<p><i>Askeri müdahaleye uygun şartların oluşması için solcu ve sağcı gençleri sokaklara döküp kan akıtanlar, istediklerini maalesef yine elde etmişlerdi.</i>”</p>
</blockquote>

<h3><strong>"Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönmesini sağladılar"</strong></h3>

<p>Akkoç, 12 Eylül darbesinin ardından Türkiye’nin dış politikasında ve ekonomik yapısında önemli değişiklikler yaşandığını savundu. Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönüşünü de bu sürecin önemli başlıklarından biri olarak değerlendiren Akkoç, şöyle konuştu:</p>

<blockquote>
<p>“Askeri yönetimleri ve parlamento dışı hükümetleri, kendi istediklerini kabul ettirebilmek için uygun gören Amerikalılar, 12 Eylül darbesinden sonra Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönmesini sağladılar.”</p>
</blockquote>

<p>Akkoç, dönemin ekonomik gelişmelerine ilişkin ise tütün tekeli kanununun kaldırılmasını örnek gösterdi:</p>

<blockquote>
<p>“Ardından tütün tekeli kanunu kaldırılarak Türk tütünü yerine ithal Virginia tütünü getirildi ve Türk sigarası yerine Amerikan sigarası piyasaya girdi. Tütün tekeli kanununun kaldırılmasıyla da tütün satan bir ülke olan Türkiye, tütün ithal eder hale getirildi”</p>
</blockquote>

<h3><strong>“Türkiye’de siyasetin yeniden dizayn edilmesinin yolu açıldı”</strong></h3>

<p>12 Eylül darbesinin siyasi sonuçlarına da değinen Akkoç, başta Bülent Ecevit ve Süleyman Demirel olmak üzere siyasi parti liderlerine getirilen yasakların yeni bir siyasi yapılanmanın önünü açtığını söyledi:</p>

<blockquote>
<p>“12 Eylül darbesiyle başta Ecevit ve Demirel olmak üzere bütün siyasi partilerin yöneticilerine siyaset yasağı getirildi. Böylece Türkiye’de siyasetin yeni partiler ve yeni yüzlerle yeniden dizayn edilmesinin yolu açılmış oldu.”</p>
</blockquote>

<p>Akkoç, bu sürecin yalnızca Türkiye içindeki siyasi dengelerle açıklanamayacağını savunarak, dönemin MİT Ekonomik İşler Dairesi Başkanı Mahir Kaynak’ın açıklamalarına da dikkat çekti.</p>

<blockquote>
<p>“12 Eylül öncesinde Milli İstihbarat Teşkilatı’nda Ekonomik İşler Dairesi Başkanı olarak görev yapan Profesör Mahir Kaynak, Cumhuriyet gazetesinde Yüneyt Arcayürek’le yaptığı bir söyleşide, Demirel hükümetinin uyguladığı bağımsız ekonomik politika nedeniyle Amerikalılar tarafından devrileceğini bir ay önceden yönetime rapor olarak bildirdiğini açıklamıştı.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>Kenan Evren’in açıklaması: “Her türlü gayret gösterilecek”</strong></h3>

<p>Akkoç, 12 Eylül lideri Orgeneral Kenan Evren’in darbeden kısa süre sonra Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönüşü konusunda yaptığı açıklamayı da hatırlattı:</p>

<blockquote>
<p>“12 Eylül’ün lideri Orgeneral Kenan Evren, 15 Eylül tarihinde düzenlediği basın toplantısında Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönebilmesi için gerekli her türlü gayretin gösterileceğini açıkladı.</p>

<p>Türkiye’nin Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönüşünü alelacele veto etmeden kabul etmesiyle Türkiye, Yunanistan’la arasındaki Kıbrıs, 12 Adalar, kıta sahanlığı, Ege Denizi ve Fırat hattı problemlerinin çözümünde ve ayrıca Avrupa Birliği ile ilişkilerinde kullanabileceği çok önemli bir siyasi kozu kaybetmiş oldu.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>“Darbeciler siyasetçiden çok siyasetçi gibi davrandı”</strong></h3>

<p>Akkoç, 12 Eylül’ün dikkat çeken yönlerinden birinin de askeri yönetimin siyasi yapılanma konusunda izlediği yöntem olduğunu söyledi:</p>

<blockquote>
<p>“12 Eylül darbesinin bir başka önemli tarafı da darbeyi yapanların siyasetçiden çok siyasetçi, politikacıdan çok politikacı gibi davranmış olmasıydı.”</p>

<p>12 Eylül’den hemen sonra, 14-15 Eylül günlerinde Ankara kulislerinde Güven Partisi Genel Başkanı Profesör Turan Feyzioğlu’nun başbakan, Zeyyat Baykara’nın ise başbakan yardımcısı olacağı konuşulmaya ve tartışılmaya başlanmıştı.”</p>
</blockquote>

<p>O dönemde Tercüman gazetesinde çalıştığını belirten Akkoç, yaşananları şöyle anlattı:</p>

<blockquote>
<p>“Hiç unutmam, o dönemde çalıştığım Tercüman gazetesinde Avrupa baskılarına bakıyordum. Bu siyasi gelişmeler ve Feyzioğlu’nun başbakanlığı konusu tartışılırken köşe yazarı Kurtul Altuğ, Feyzioğlu’nun başbakan olacağını söylemişti. Ben de, ‘Askerler diğer darbelerden farklı olarak kamuoyuna, halka ve belli görevlerde bulunanlara karşı çok dikkatli davranıyorlar. Politikacıdan fazla politikacı gibi davranıyorlar’ dedim.</p>

<p>Üç milletvekili olan Güven Partisi’nin genel başkanını büyük tepki alacağı düşüncesiyle başbakan yapmadılar.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>"Ulusu’nun başbakanlığının açıklanmasıyla taşlar yerine oturmaya başladı"</strong></h3>

<p>Akkoç, 20 Eylül’de Bülent Ulusu’nun başbakanlığının açıklanmasıyla daha önceki siyasi senaryonun değiştiğini belirtti.</p>

<blockquote>
<p>“Feyzioğlu’nun başbakan olması mümkün değildi, yapmazlardı. Çünkü bu arada Ferit Melen hükümetinin senaryosunu uyguluyorlardı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ulusu’nun başbakanlığının açıklanmasıyla taşlar yerine oturmaya başladı. Demirel hükümetinin bakanlar üstü bürokratı Turgut Özal, darbecilerin kurduğu hükümette ekonomik işlerden sorumlu başbakan yardımcısı oldu. Yani adeta fiili başbakan durumuna geldi.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>“Özal mutlaka parti kuracaktı ve iktidara getirilecekti”</strong></h3>

<p>Akkoç, 12 Eylül sonrasında Türkiye’de yeni siyasi partilerin kurulacağına ilişkin kulislerin hızlandığını, bu süreçte Turgut Özal’ın da parti kuracağının konuşulduğunu söyledi.</p>

<p>1982 yılının Şubat ayında Almanya’da olduğunu belirten Akkoç, Tercüman gazetesinde Yavuz Donat’ın Özal’la yaptığı görüşmenin dokuz sütun manşetten yayımlandığını anlattı:</p>

<blockquote>
<p>“‘Özal'ın hiç kimse gocunmasın, parti kurmayacağım’ şeklindeki sözleri şok etkisi yarattı. Bu açıklama bende de şok etkisi yarattı. Benim değerlendirmeme göre Özal mutlaka parti kuracaktı ve iktidara getirilecekti.</p>

<p>Çünkü yeniden siyasi yapılanmaya gidileceği, bütün partilere, her partiye, her adaya ve her lidere izin verilmeyeceği biliniyordu. Benim tahminime göre Özal’ın parti kuracağı kesindi.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>"Özal bana, "Ben öyle söylemedim" dedi"</strong></h3>

<p>Ankara’ya döndükten sonra 28 Mart’ta Turgut Özal’dan randevu aldığını anlatan Akkoç, kendisine parti kurmayacağı yönündeki açıklamasını sorduğunu belirtti. Özal’ın sözlerinin yanlış değerlendirildiğini söylediğini aktaran Akkoç, görüşmeyi şöyle anlattı:</p>

<blockquote>
<p>“Özal bana, ‘Ben öyle söylemedim. Yavuz onu yanlış değerlendirmiş. O konuşmada ben de bugün için parti kurmayı düşünmüyorum dedim’ dedi.</p>

<p>‘Hiç kimse gocunmasın’ ifadesinin doğru olduğunu, ancak ‘Bugün için parti kurmayı düşünmüyorum. Ama gelecekte şartlar ne olur, onu bilemem’ şeklinde konuştuğunu söyledi. Yavuz Donat’ın sözlerini yanlış değerlendirdiğini belirtti. Ben beklediğim cevabı almıştım”</p>
</blockquote>

<h3><strong>"Turgut Bey’den açık cevabı orada almıştım"</strong></h3>

<p>Akkoç, görüşmede Özal’a 12 Mart ve 12 Eylül dönemlerinde üst düzey görevlerde bulunmasını da sorduğunu anlattı:</p>

<blockquote>
<p>“Ardından Özal’a, ‘Efendim, 12 Mart darbesi sırasında da Planlama Müsteşarıydınız. 12 Eylül darbesi sırasında yine Planlama Müsteşarıydınız. Burada daha yetkili şekilde, bakanlar üstü bürokrat unvanınız vardı. Bu sadece tesadüf mü?’ diye sordum. Özal bu soru karşısında şaşırdı ve “Tesadüfler var” dedi. Görüşmenin en dikkat çekici bölümü Özal’ın darbeler hakkındaki değerlendirmesiydi, bana "27 Mayıs’ da, 12 Mart da, 12 Eylül de neticeleri itibarıyla Türkiye’yi kurtarmak için yapılmıştır. 12 Eylül ise diğerlerinden daha farklıdır ve başarılıdır" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Turgut Bey’den açık cevabı orada almıştım. Çünkü orada diğer bütün darbelere sahip çıkıyor, 12 Eylül’e ise ayrıca sahip çıkıyordu. 12 Eylül’ü diğerlerinden daha başarılı olarak değerlendiriyordu.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>"Partilerin bir babanın üç çocuğundan farkı yoktu"</strong></h3>

<p>Akkoç, 12 Eylül sonrasında eski siyasi liderlerin yasaklı olduğu ve yeni siyasi yapılanmanın şekillendirildiği dönemi de anlattı:</p>

<blockquote>
<p>“Seçim ortamına girildiğinde eski liderler yasaklıydı. Bütün partilerin liderleri yasaklıydı. Eski liderlere yakınlığıyla bilinen kişiler dahi veto edildi. Partiler veto edildikçe üç partinin seçime girmesine izin verildi: Anavatan Partisi, Milliyetçi Demokrasi Partisi ve Halkçı Parti.”</p>

<p>Milliyetçi Demokrasi Partisi’nin başında Turgut Sunalp vardı. Askerlerin ‘abi’ dedikleri, çok sevdikleri ve ordu içerisinde çok sevilen bir liderdi Turgut Paşa.</p>

<p>Anavatan Partisi’nin başında başbakan yardımcısı vardı, yani askerlerin kurduğu hükümetin başbakan yardımcısı Turgut Özal’dı. Halkçı Parti’nin başında ise Başbakanlık Müsteşarı Necdet Calp vardı.</p>

<p>Yani biri askerlerin çok yakın gördüğü bir isim, biri başbakan yardımcısı, diğeri de Başbakanlık Müsteşarıydı. Partilerin bir babanın üç çocuğundan farkı yoktu.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>“Özal’ın vetosu orada önlendi”</strong></h3>

<p>Akkoç, diğer siyasi aktörlerin veto edildiğini, hatta eski siyasi liderlerle yakınlığı bulunan isimlerin de seçim sürecinin dışında bırakıldığını belirtti:</p>

<blockquote>
<p>“Diğer partilerin hiçbiri seçime sokulmadı, veto edildi. Hatta eski partilerle ve eski liderlerle yakınlığı bilinen kişiler de veto edildi. İsmet Paşa’nın oğlu Erdal İnönü bile veto edildi. Konseyde görev yapan komutanlar ve generaller, Anavatan Partisi’nin ve Turgut Özal’ın veto edileceğini düşünüyorlardı. Açıkçası ‘Olmaz, getirilmez, olmaz’ diyorlardı.</p>

<p>Veto işlemleri 30 Eylül’e kadar yapıldı. 15 Eylül tarihinde Amerikalı üst düzey bir yetkili geldi ve Evren’le görüştü. Özal’ın vetosu orada önlendi.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>“MDP beklenirken Turgut Özal iktidara geldi”</strong></h3>

<p>Akkoç, 1983 seçimlerine giden süreçte askeri yönetimin beklentisinin Milliyetçi Demokrasi Partisi’nin iktidara gelmesi yönünde olduğunu ancak sonuçların farklı çıktığını belirtti:</p>

<blockquote>
<p>“MDP’nin iktidara getirileceği beklenirken Turgut Özal iktidara geldi. Yeni yapılanma böylece gerçekleşti. 12 Eylül de görevini bu şekilde yerine getirmiş oldu.”</p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/gazeteci-fethi-akkoc-12-eylulun-perde-arkasini-anlatti-partilerin-bir-babanin-uc-cocugundan-farki-yoktu</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 16:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/ekran-resmi-2026-09-07-155535.png" type="image/jpeg" length="38768"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Katarakt ameliyatı için görmenin tamamen kaybolmasını beklemek gerekmiyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/katarakt-ameliyati-icin-gormenin-tamamen-kaybolmasini-beklemek-gerekmiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/katarakt-ameliyati-icin-gormenin-tamamen-kaybolmasini-beklemek-gerekmiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazeteci Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Göz Hastalıkları Kliniği Eğitim Sorumlusu Prof. Dr. Ayşe Burcu, katarakt ve tedavisindeki güncel gelişmeleri anlattı. Burcu, katarakt ameliyatı için görmenin ileri derecede azalmasının beklenmesine gerek olmadığını belirterek, ameliyat zamanının hastanın görme düzeyi, günlük yaşamı ve ihtiyaçlarına göre belirlenmesi gerektiğini vurguladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gazeteci Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programının konuğu <strong>Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Göz Hastalıkları Kliniği Eğitim Sorumlusu Prof. Dr. Ayşe Burcu</strong> oldu. Katarakt hastalığı ve tedavisindeki son gelişmelerin ele alındığı programda Burcu, kataraktın nedenlerinden ameliyat zamanına, yeni nesil merceklerden ameliyat sonrası dikkat edilmesi gerekenlere kadar önemli bilgiler verdi.</p>

<h2><strong>Katarakt yaşlanmanın belirtilerinden biri</strong></h2>

<p>Kataraktın, gözün içindeki saydam merceğin zaman içerisinde elastikiyetini ve saydamlığını kaybetmesi sonucu ortaya çıktığını belirten Prof. Dr. Burcu, bu süreci cildin kırışması ve saçların beyazlaması gibi yaşla birlikte gelişen değişikliklere benzetti.</p>

<p>En sık görülen katarakt türünün yaşa bağlı katarakt olduğunu ifade eden Burcu, genetik yatkınlığın hastalığın daha erken yaşlarda ortaya çıkmasına neden olabileceğini söyledi.</p>

<p><img alt="figen balcı" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-14-53.jpg" width="1920" /></p>

<h2><strong>Güneş ışınları zarar veriyor!</strong></h2>

<p>Katarakt gelişiminde güneş ışınlarının önemli bir etken olduğunu belirten Burcu, beslenme ve yaşam koşullarının da hastalığın gelişim sürecini etkileyebildiğini kaydetti.</p>

<p>Kataraktın nadiren çocukluk çağında da görülebildiğini anlatan Burcu, annenin hamilelik sırasında geçirdiği bazı enfeksiyonlar, genetik faktörler, travmalar ve özellikle uzun süreli kortizon kullanımının katarakt gelişimine yol açabileceğini ifade etti.</p>

<h2><strong>Diyabet kataraktın daha erken ortaya çıkmasına neden olabiliyor</strong></h2>

<p>İleri yaşlarda özellikle diyabetin kataraktın daha erken ortaya çıkmasında önemli bir risk faktörü olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Burcu, diyabetin ameliyat süreci ve sonrasında da dikkate alınması gereken önemli bir hastalık olduğunu söyledi.</p>

<p>Diyabetli hastalarda göz sağlığının yakından takip edilmesi gerektiğini belirten Burcu, ameliyat sonrasında da güneş ışınlarından iyi korunmanın önemine dikkat çekti.</p>

<p>Katarakt gelişimini mümkün olduğunca geciktirmek için sağlıklı yaşam alışkanlıklarının önemini vurgulayan Burcu, karbonhidrat ve şeker tüketiminin sınırlandırılması, Akdeniz tipi beslenme, yüksek ultraviyole korumasına sahip kaliteli güneş gözlüğü ve gerektiğinde şapka kullanımının göz sağlığını korumaya yardımcı olduğunu ifade etti.</p>

<p><img alt="figen balcı" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-13-58.jpg" width="1920" /></p>

<h2><strong>Ameliyat için kataraktın ilerlemesini beklemek gerekmiyor</strong></h2>

<p>Katarakt ameliyatının zamanlamasının hastanın görme düzeyi, günlük yaşamı ve ihtiyaçlarına göre belirlenmesi gerektiğini söyleyen Prof. Dr. Burcu, geçmişte olduğu gibi görmenin ileri derecede azalmasını beklemenin artık gerekli olmadığını belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Hastanın görmesi iyiyse, katarakt günlük yaşamını etkilemiyorsa ve gözlükle yeterli görme keskinliği sağlanabiliyorsa ameliyatın bekletilebileceğini ifade eden Burcu, buna karşılık kataraktın kişinin yaşam kalitesini ve günlük faaliyetlerini etkilemeye başlaması halinde ameliyatın planlanabileceğini söyledi.</p>

<p>Katarakt ameliyatını gereğinden fazla geciktirmenin de doğru olmadığını vurgulayan Burcu, ileri derecede sertleşmiş kataraktın cerrahiyi zorlaştırabileceğini ve komplikasyon riskini artırabileceğini kaydetti.</p>

<p><img alt="figen balcı" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-26-11.jpg" width="1920" /></p>

<h2><strong>Yeni ameliyat yöntemleri ile hastalar daha hızlı iyileşiyor</strong></h2>

<p>Kataraktın günümüzde tek tedavisinin cerrahi olduğunu belirten Prof. Dr. Burcu, cerrahi tekniklerde son yıllarda önemli gelişmeler yaşandığını söyledi.</p>

<p>Geçmişte çok daha büyük kesilerle gerçekleştirilen ameliyatların artık oldukça küçük kesilerden yapılabildiğini anlatan Burcu, bu gelişmenin hem cerrahi süreci kolaylaştırdığını hem de hastaların ameliyat sonrasında günlük ve sosyal yaşamlarına daha hızlı dönmelerine olanak sağladığını ifade etti.</p>

<p>Katarakt ameliyatında göz içine yerleştirilen merceklerin biyolojik uyumluluğu yüksek materyallerden üretildiğini belirten Burcu, bu merceklerin kullanım ömrünün yaklaşık 100 yıl olduğunu ve normal koşullarda hastanın ilerleyen yıllarda merceğinin değiştirilmesinin gerekmediğini söyledi.</p>

<h2><strong>“Akıllı mercek” seçiminde hastanın ihtiyacı belirleyici</strong></h2>

<p>Halk arasında “akıllı mercek” olarak bilinen yeni nesil göz içi merceklere de değinen Prof. Dr. Burcu, bu merceklerin yakın, orta ve uzak mesafelerde dengeli görme sağlamayı hedeflediğini söyledi.</p>

<p>Katarakt ameliyatında tek odaklı veya çok odaklı merceklerin tercih edilebildiğini belirten Burcu, mercek seçiminde hastanın günlük yaşamının, mesleğinin ve görme beklentisinin çok iyi değerlendirilmesi gerektiğinin altını çizdi.</p>

<p>Uzak, orta ve yakın mesafeyi mümkün olduğunca gözlüksüz görmek isteyen hastalarda üç odaklı merceklerin tercih edilebildiğini, uzak görüşün öncelikli olduğu hastalarda ise tek odaklı merceklerin daha uygun olabileceğini anlatan Burcu, bu durumda yakın gözlüğüne ihtiyaç duyulabileceğini söyledi.</p>

<p>Ameliyat sonrasında bebeklik dönemindeki gibi kusursuz bir görüş beklentisinin gerçekçi olmayacağını belirten Burcu, en doğru yaklaşımın hastanın beklentisini iyi anlamak ve ihtiyacına uygun merceği seçmek olduğunu vurguladı.</p>

<p><img alt="figen balcı-1" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-14-44.jpg" width="1920" /></p>

<h2><strong>Her katarakt ameliyatı sadece damla anesteziyle yapılmıyor</strong></h2>

<p>Katarakt ameliyatlarında hastanın durumuna göre farklı anestezi yöntemlerinin uygulanabildiğini anlatan Prof. Dr. Burcu, ameliyata uyum sağlayabilecek hastalarda damla anestezisinin yeterli olabildiğini söyledi.</p>

<p>Yoğun kaygısı bulunan, işitme sorunu veya ameliyat sırasında iletişimi güçleştirecek özel bir durumu olan hastalarda sedasyon ya da farklı anestezi yöntemlerinin tercih edilebildiğini belirten Burcu, çocuk hastaların ise genel anestezi altında ameliyat edildiğini ifade etti.</p>

<p>Yeni cerrahi tekniklerle çok küçük kesilerden ameliyat yapılabildiği için geçmişte olduğu gibi gözün uzun süre kapatılmasının her hastada gerekli olmadığını belirten Prof. Dr. Burcu, bazı hekimlerin gözü hiç kapatmayabildiğini, bazılarının ise bir veya iki gün süreyle koruma önerebildiğini söyledi.</p>

<p>Ameliyat sonrası hijyenin büyük önem taşıdığını vurgulayan Burcu, özellikle ilk 48 saatin dikkat gerektirdiğini, yaklaşık 10 gün boyunca ameliyat edilen göz ve çevresinin doğrudan suyla temasından kaçınılması gerektiğini ifade etti.</p>

<h2><strong>“İki gözü aynı anda ameliyat etmeyi tercih etmiyoruz”</strong></h2>

<p>Her iki göze aynı anda katarakt ameliyatı yapmayı rutin olarak tercih etmediklerini belirten Prof. Dr. Burcu, bir gözün ameliyatından en az üç gün sonra, genellikle de yaklaşık bir hafta içerisinde diğer gözün ameliyat edilebildiğini söyledi.</p>

<p>Genel anestezi alması gereken ve ikinci kez anestezi uygulanmasının sağlık açısından risk oluşturduğu çok özel hastalarda iki gözün aynı seansta ameliyat edilebildiğini belirten Burcu, bu durumda ikinci göze geçilirken tamamen yeni bir ameliyat yapılıyormuş gibi cerrahi hazırlığın ve kullanılan malzemelerin yenilendiğini anlattı.</p>

<p><img alt="figen balcı" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-29-56.jpg" width="1920" /></p>

<h2><strong>Katarakt tekrarlamaz</strong></h2>

<p>Katarakt ameliyatından sonra hastalığın yeniden oluşmadığını vurgulayan Prof. Dr. Burcu, bazı hastalarda iyileşme sürecinde göz içindeki arka kapsülde opaklaşma gelişebildiğini söyledi.</p>

<p>Halk arasında zaman zaman “katarakt yeniden oluştu” veya “gözde kireçlenme oldu” şeklinde ifade edilen bu durumun kataraktın tekrarlaması anlamına gelmediğini belirten Burcu, arka kapsül opasitesi olarak adlandırılan tablonun basit bir lazer işlemiyle giderilebildiğini ifade etti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/katarakt-ameliyati-icin-gormenin-tamamen-kaybolmasini-beklemek-gerekmiyor</guid>
      <pubDate>Sat, 05 Sep 2026 09:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-35-52.jpg" type="image/jpeg" length="33288"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EMEKLİ PROMOSYONLARI 2026 EYLÜL GÜNCEL LİSTE: En yüksek ödemeyi hangi banka yapıyor?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekli-promosyonlari-2026-eylul-guncel-liste-en-yuksek-odemeyi-hangi-banka-yapiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekli-promosyonlari-2026-eylul-guncel-liste-en-yuksek-odemeyi-hangi-banka-yapiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eylül ayının başlamasıyla birlikte bankaların 2026 yılı emekli promosyon kampanyaları yeniden gündeme geldi. SSK, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı kapsamında aylık alan vatandaşlar, maaşlarını hangi bankaya taşımalarının daha avantajlı olacağını araştırıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Eylül ayının başlamasıyla birlikte bankaların emekli müşterilere yönelik promosyon kampanyaları yakından takip ediliyor. ING, Akbank, İş Bankası, QNB, Vakıf Katılım, Garanti BBVA ve kamu bankalarının açıkladığı fırsatlarda maaş miktarına göre farklı ödeme seçenekleri bulunuyor. Bazı kampanyalarda doğrudan nakit promosyonun yanı sıra kart harcaması, otomatik ödeme talimatı ve çeşitli bankacılık ürünlerinin kullanılması karşılığında ek avantajlar da sunuluyor. İşte Eylül 2026 itibarıyla bankaların açıkladığı emekli promosyonları...</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekli-promosyonlari-2026-eylul-guncel-liste-en-yuksek-odemeyi-hangi-banka-yapiyor</guid>
      <pubDate>Mon, 31 Aug 2026 16:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/eylul-ayi-emekli-maas-promosyonu.webp" type="image/jpeg" length="89661"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sağlıklı ve uzun bir ömür için genç yaşlardan itibaren damar sağlığına yatırım yapmak gerekiyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/saglikli-ve-uzun-bir-omur-icin-genc-yaslardan-itibaren-damar-sagligina-yatirim-yapmak-gerekiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/saglikli-ve-uzun-bir-omur-icin-genc-yaslardan-itibaren-damar-sagligina-yatirim-yapmak-gerekiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Kliniği İdari ve Eğitim Sorumlusu Prof. Dr. Ayhan Tekiner, beyin anevrizmaları ve inmede erken tanının önemine dikkat çekti. Tekiner, sağlıklı ve uzun bir yaşam için damar sağlığının genç yaşlardan itibaren korunması, sigaradan uzak durulması, düzenli hareket edilmesi ve risk faktörlerinin kontrol altına alınması gerektiğini vurguladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “<strong>Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi</strong>” programının konuğu Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Kliniği İdari ve Eğitim Sorumlusu <strong>Prof. Dr. Ayhan Tekiner</strong> oldu. Programda beyin anevrizmaları, inme ve felç, risk faktörleri, erken tanının önemi ve korunma yolları ele alındı.</p>

<h2><strong>Ailesinde anevrizma öyküsü olanlar kontrollerini ihmal etmemeli</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Ayhan Tekiner, anevrizmanın beyin damarlarının belirli bölgelerinde oluşan balonlaşmalar olduğunu belirterek, hastalığın özellikle 40 yaşından sonra daha sık görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Doğuştan gelen yatkınlığın yanı sıra yaşam tarzına bağlı olarak damarların elastikiyetini kaybetmesinin anevrizma gelişiminde önemli rol oynadığını ifade eden Tekiner, anevrizma kanamalarının beynin etkilenen bölgesine göre ölümden kalıcı sakatlığa kadar uzanan ciddi sonuçlara yol açabileceğini vurguladı.</p>

<p>Erken tanının büyük önem taşıdığına dikkat çeken Tekiner, ailesinde anevrizma öyküsü bulunan kişilerin BT anjiyografi veya MR anjiyografi ile mutlaka değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Geçmişte 5 milimetrenin altındaki anevrizmalara çoğunlukla müdahale edilmediğini hatırlatan Tekiner, son yıllarda tedavi yöntemlerindeki gelişmeler sayesinde komplikasyon riskinin yüzde 1’in altına düştüğünü, bu nedenle uygun hastalarda daha küçük anevrizmaların da tedavi edilebildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 08 07 At 18.47.53" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184753.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Şah damarındaki plaklar inmenin en önemli nedenlerinden biri</strong></h2>

<p>Programda inme ve felç konusunda da önemli bilgiler veren Prof. Dr. Tekiner, beyni besleyen damarların sağlıklı olmasının hayati önem taşıdığını ifade etti.</p>

<p><strong>Şah damarı</strong> olarak bilinen <strong>karotis arterlerde</strong> oluşan plakların inmelerin yaklaşık yüzde 20-25’inden sorumlu olduğunu belirten Tekiner, obezite başta olmak üzere sağlıksız yaşam tarzının damar yapısını bozduğunu söyledi.</p>

<p>Fazla yağ dokusunun karaciğer aracılığıyla dolaşıma katılarak damar yapısını olumsuz etkilediğini ifade eden Tekiner, kötü kolesterol ile birleşen bu sürecin damar tıkanıklığına ve emboliye neden olabildiğini belirtti.</p>

<p>Yüksek tansiyon, diyabet, hareketsizlik ve ilerleyen yaşın da inme riskini artırdığını vurgulayan Tekiner, damar yapısındaki bozulmanın yalnızca beyni değil tüm organ ve sistemleri etkilediğini söyledi.</p>

<h2><strong>İnmede ilk 2 saat hayat kurtarıyor</strong></h2>

<p>İnme belirtilerinin fark edildiği anda vakit kaybetmeden 112 Acil Çağrı Merkezi’nin aranması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Tekiner, bulantı, kusma, bilinç kaybı, yüz felci, konuşma bozukluğu ve kol veya bacakta güç kaybı gibi belirtilerin acil değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Eskiden ilk 6 saatin kritik kabul edildiğini hatırlatan Tekiner, günümüzde özellikle <strong>ilk 2 saatin tedavi başarısı açısından çok daha önemli olduğunun</strong> altını çizdi.</p>

<p>Hastaneye zamanında ulaştırılan hastalarda uygun durumlarda damar açıcı tedavi uygulanabildiğini ya da pıhtının girişimsel yöntemlerle damardan çıkarılabildiğini belirten Tekiner, hızlı müdahalenin hastanın yaşamını ve yaşam kalitesini doğrudan etkilediğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 08 07 At 18.47.52 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184752-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>İnme tedavisi bir ekip işidir</strong></h2>

<p>İnme tedavisinde başarının hızlı ve koordineli çalışmaya bağlı olduğunu belirten Prof. Dr. Tekiner, hastanın 112 ekipleri tarafından en kısa sürede uygun hastaneye ulaştırılması, acil serviste zaman kaybetmeden değerlendirilmesi ve deneyimli ekipler tarafından müdahale edilmesinin hayati önem taşıdığını ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Tüm sürecin kusursuz işlemesi halinde hastaya hastaneye ulaştıktan sonraki 10-15 dakika içerisinde müdahale edilebildiğini belirten Tekiner, bu sayede hastaların kalıcı hasar gelişmeden normal yaşamlarına dönebilme şansının önemli ölçüde arttığını söyledi.</p>

<h2><strong>Sigara ve elektronik sigara damar sağlığının düşmanı</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Tekiner, damar sağlığını korumak için halk arasında yaygın olan yanlış inanışlara da dikkat çekti.</p>

<p>Herhangi bir besinin tek başına kanı sulandırmasının mümkün olmadığını belirten Tekiner, sağlıklı ve dengeli beslenmenin damar yapısını korumanın temel şartı olduğunu söyledi.</p>

<p>Sigaranın damar sağlığının en büyük düşmanlarından biri olduğunu vurgulayan Tekiner, elektronik sigaraların da masum olmadığını, binlerce zararlı madde içerdiğini ve damar yapısını olumsuz etkilediğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 08 07 At 18.47.52" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184752.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Hareketli yaşam ve stres kontrolü sağlıklı yaşlanmanın anahtarı</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Ayhan Tekiner, sağlıklı damar yapısının genç yaşlardan itibaren korunması gerektiğini belirterek, obezite ile mücadele, düzenli fiziksel aktivite ve dengeli beslenmenin beyin ve damar hastalıklarından korunmada en etkili yöntemler arasında yer aldığını söyledi.</p>

<p>Uzun yolculuklarda belirli aralıklarla ayağa kalkıp yürünmesini öneren Tekiner, egzersize yeni başlayacak <strong>özellikle obezite, hipertansiyon ve diyabet hastalarının</strong> sabahın erken saatleri yerine <strong>öğleden sonra veya akşamüstünü </strong>tercih etmelerinin daha uygun olacağını ifade etti.</p>

<p>Geç saatlerde yemek yememek, yeterli sıvı tüketmek ve düzenli hareket etmenin damar sağlığını desteklediğini belirten Tekiner, stresin de kortizol salgısını artırarak tansiyon ve kan şekerini yükselttiğini, bunun da damar sistemi üzerinde olumsuz etkiler oluşturduğunu söyledi.</p>

<p>Uzun ve kaliteli yaşamın temelinde sağlıklı beslenme, hareketli yaşam, sigaradan uzak durma ve stresin kontrol altında tutulmasının bulunduğunu vurgulayan Prof. Dr. Tekiner, “Yalnızca uzun yaşamak değil, sağlıklı ve kaliteli bir yaşam sürmek için damar sağlığımıza genç yaşlardan itibaren yatırım yapmalıyız” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/saglikli-ve-uzun-bir-omur-icin-genc-yaslardan-itibaren-damar-sagligina-yatirim-yapmak-gerekiyor</guid>
      <pubDate>Sat, 08 Aug 2026 09:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184752-2.jpeg" type="image/jpeg" length="87243"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fethi Akkoç 24 Saat Kayıt'a anlattı: "Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/fethi-akkoc-24-saat-kayita-anlatti-nihat-erim-basbakan-olacagini-benden-ogrendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/fethi-akkoc-24-saat-kayita-anlatti-nihat-erim-basbakan-olacagini-benden-ogrendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat Kayıt'ta 12 Mart Muhtırası'na giden sürecin perde arkasını anlattı. Akkoç, darbenin arkasındaki uluslararası dengeleri, haşhaş krizi ve Sovyetler Birliği ile yürütülen sanayi hamlelerini değerlendirirken, "Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi" sözleriyle dikkat çeken bir tanıklığını da paylaştı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gazeteci Fethi Akkoç, 24Saat Kayıt'ta Türkiye'nin darbe süreçlerine ilişkin tanıklıklarını anlattı. 12 Mart Muhtırası'na giden süreci değerlendiren Akkoç, yaşadığı olayları ve perde arkasında yaşananları ilk kez ayrıntılarıyla paylaştı. Akkoç'a göre 12 Mart'a giden sürecin temelinde <strong>haşhaş ekimi, Sovyetler Birliği ile yürütülen ağır sanayi hamleleri ve uluslararası konjonktür</strong> yer alıyordu.</p>

<h2><strong>"Görüntüyle gerçek hiçbir zaman aynı değildi"</strong></h2>

<p>Akkoç, yıllar boyunca devlet yönetiminde görünenle yaşananın farklı olduğunu gözlemlediğini belirterek şöyle konuştu:</p>

<p><i>"Devletlerin yönetiminde ve siyasi olaylarda, hatta savaşlarda bile görüntüyle gerçeğin birbirinden farklı olduğunu, senaryoların önceden hazırlandığını yaşayarak gördük. 1950 yılından itibaren Amerika'nın desteğiyle iktidara gelen hükümetlerin, çizilen çizginin dışına çıktıkları zaman yine darbelerle görevden alındıklarını gördüm."</i></p>

<h3><strong>"Doğan Koloğlu bana 'Nihat Erim başbakan olacak' dedi"</strong></h3>

<p>Yeni İstanbul Gazetesi Ankara Bürosu'nda görev yaptığı dönemi anlatan Akkoç, Genel Yayın Müdürü Doğan Koloğlu'nun kendisine sürekli aynı bilgiyi doğrulatmaya çalıştığını söyledi.</p>

<p><i>"Doğan ağabey bana, 'Çok önemli bir yerden duydum. Nihat Erim başbakan olacakmış. Konuşabilir misin?' dedi. Ben de 'Nasıl sorayım? Demirel başbakan, İnönü muhalefet lideri. Böyle bir soru sorulur mu?' diye cevap veriyordum. Ama salı, çarşamba, perşembe aynı şey tekrarlandı."</i></p>

<h3><strong>"Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi"</strong></h3>

<p>Israrlar üzerine Nihat Erim'i aradığını söyleyen Akkoç, o telefon görüşmesini şu sözlerle anlattı:</p>

<p><i>"Telefonu çevirdim. 'Beyefendi hayırlı uğurlu olsun. Başbakan oluyormuşsunuz' dedim. Ama bunun benim sorum olmadığını, Genel Yayın Müdürü Doğan Koloğlu'nun sorusu olduğunu söyledim. Nihat Bey şaşırdı. 'Ya Fethi Bey, nereden çıktı bu?' dedi. Ben de kaynağı söylemedim. Çünkü telefonların dinlendiğini biliyorduk."</i></p>

<p>Akkoç, yıllar sonra bu olayı değerlendirirken şu ifadeleri kullandı:</p>

<p><i>"Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi. O konuşmada bunu kendisinin de bilmediğini anladım."</i></p>

<h3><strong>"Telefon konuşmasını unutmamı rica etti"</strong></h3>

<p>Muhtıranın ardından yaşananları da anlatan Akkoç, Erim'in koruma müdürü aracılığıyla kendisine mesaj gönderdiğini belirtti.</p>

<p><i>"Koruma müdürü yanıma geldi. 'Sayın Nihat Bey'in size saygıları var, o telefon konuşmasını unutmanızı rica ediyor' dedi. Ben de 'O konuşmayı unuttum. Ama hükümet güvenoyu aldıktan sonra ilk demecini bana versin' dedim. İlk yazılı demecini bana gönderdi."</i></p>

<h3><strong>"12 Mart'ın üç temel nedeni vardı"</strong></h3>

<p>Akkoç, muhtıranın yalnızca iç politik gelişmelerle açıklanamayacağını belirterek <strong>üç temel neden sıraladı:</strong></p>

<p><i>"Birinci sebep haşhaştı. Amerika Demirel'e 'Haşhaşı kapat' diyordu. Demirel ise 'Daraltırım ama tamamen kapatamam' diyordu.</i></p>

<p><i>İkinci sebep Sovyetler Birliği ile yapılan ağır sanayi hamleleriydi. Türkiye'nin en büyük fabrikalarını Ruslara kurdurmuşlardı.</i></p>

<p><i>Üçüncü sebep ise Nixon'ın Çin ziyareti sonrasında Türkiye'ye yaptığı baskıydı. Tayvan'la ilişkilerin kesilip Mao'nun Çin'inin tanınması isteniyordu. Demirel bunu kabul etmedi."</i></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>"İlk kararname haşhaş yasağı oldu"</strong></h3>

<p>Akkoç, şöyle devam etti:</p>

<p><i>"Nihat Erim başbakan olduktan sonra imzaladığı ilk kararname haşhaş ekiminin yasaklanması oldu. Darbelerin temelinde, 1946'dan sonra çizilen çizginin dışına çıkan iktidarların değiştirilmesi anlayışı vardı."</i></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/fethi-akkoc-24-saat-kayita-anlatti-nihat-erim-basbakan-olacagini-benden-ogrendi</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Aug 2026 15:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/ekran-resmi-2026-08-05-160720.png" type="image/jpeg" length="27981"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kistik fibroziste erken tanı yaşamı değiştiriyor: "Yenidoğan tarama testlerinden kaçınılmamalı"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çocuk Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Hayriye Uğur Özçelik, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programında kistik fibrozise ilişkin önemli bilgiler verdi. Erken tanının tedavide başarıyı ve yaşam kalitesini artırdığını vurgulayan Özçelik, yenidoğan tarama testlerinin önemine dikkat çekerek ailelere “Testlerden korkmayın” çağrısında bulundu. Özçelik, modülatör tedavilerdeki gelişmelerin yanı sıra hastalığın yaşam boyu takip ve bakım gerektirdiğini anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Çocuk Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Hayriye Uğur Özçelik</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk oldu. Programda, yaşam boyu takip ve tedavi gerektiren kalıtsal hastalıklardan biri olan <strong>kistik fibrozis</strong> tüm yönleriyle ele alındı.</p>

<p>Kistik fibrozisin genetik geçişli, kalıtsal bir hastalık olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, hastalığın anne karnından itibaren gelişmeye başladığını söyledi. Hastalığın temelinde salgı yapan hücrelerde bulunan klor kanallarındaki bozukluğun yer aldığını ifade eden Özçelik, bu nedenle tüm salgıların normalden daha koyu ve yapışkan hale geldiğini kaydetti.</p>

<p><strong>En fazla akciğerleri etkiliyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin birçok organı etkileyebildiğini belirten Prof. Dr. Özçelik, en ciddi hasarın akciğerlerde oluştuğunu söyledi.</p>

<p>Akciğerlerde biriken koyu kıvamlı mukusun solunum yollarını tıkadığını, bu ortamda yerleşen mikropların temizlenememesi nedeniyle tekrarlayan enfeksiyonlar ve zamanla ilerleyici akciğer hasarı geliştiğini anlatan Özçelik, hastalığın yalnızca akciğerleri değil, üst solunum yolları ile mide-bağırsak sistemini de etkileyebildiğini ifade etti. Kistik fibrozisli hastalarda insülin direnci ve üreme sistemiyle ilgili sorunların da görülebildiğini belirtti.</p>

<p><strong>Akraba evlilikleri riski artırıyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin çekinik genlerle aktarılan bir hastalık olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Özçelik, özellikle akraba evliliklerinde hastalığın ortaya çıkma riskinin önemli ölçüde arttığını söyledi. Özçelik, bu nedenle genetik danışmanlığın ve akraba evliliklerinin azaltılmasının büyük önem taşıdığını vurguladı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.10 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134510-1.jpeg" width="1600" /></p>

<p><strong>Erken tanı tedavinin başarısını artırıyor</strong></p>

<p>Hastalığın ne kadar erken tanınırsa tedavinin o kadar başarılı olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, bu nedenle yenidoğan tarama programlarının büyük önem taşıdığını söyledi.</p>

<p>Yenidoğan tarama testleri sayesinde hastalığın henüz belirti vermeden saptanabildiğini ifade eden Özçelik, erken dönemde başlanan tedavilerle organ hasarı gelişmeden hastalığın kontrol altına alınabildiğini kaydetti. Özçelik günümüzde bazı modülatör tedavilerin bebekler henüz bir aylıkken başlanabildiğini belirtti.</p>

<p><strong>“Yenidoğan tarama testlerinden korkmayın”</strong></p>

<p>Son yıllarda yenidoğan tarama testlerine yönelik çeşitli yanlış bilgilerin yayıldığını söyleyen Prof. Dr. Özçelik, ailelere önemli uyarılarda bulundu.</p>

<p>Bazı ailelerin bebeklerinden kan örneği alınmasını istemediğini belirten Özçelik, kan örneklerinin farklı amaçlarla kullanılacağı yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını, tüm sürecin devlet kontrolünde yürütüldüğünü ifade ederek ailelerin bu testleri mutlaka yaptırması gerektiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11" class="detail-photo img-fluid" height="695" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511.jpeg" width="1103" /></p>

<p><strong>Kistik fibrozis sürekli bakım gerektiriyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin yaşam boyu düzenli takip gerektiren bir hastalık olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Özçelik, tedavide en önemli basamaklardan birinin akciğer bakımının sağlanması olduğunu belirtti.</p>

<p>Ailelerin solunum fizyoterapisi ve günlük bakım için saatler harcadığını ifade eden Özçelik, hastaların sık akciğer enfeksiyonları nedeniyle zaman zaman hastaneye yatmak zorunda kaldıklarını söyledi. Özçelik, organlar hasar görmeden önce tedaviye başlanmasının yaşam süresi ve yaşam kalitesi açısından belirleyici olduğunu vurguladı.</p>

<p><strong>Modülatör tedavilerde yeni dönem</strong></p>

<p>Kistik fibrozis tedavisinde son yılların en önemli gelişmelerinden birinin modülatör tedaviler olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, bu ilaçların hastalığın temelindeki klor kanalındaki bozukluğu hedef aldığını söyledi.</p>

<p>İlk modülatör tedavilerin 2012 yılında kullanılmaya başlandığını, tedavilerin yıllar içinde gelişerek 2019 yılında üçlü kombinasyonlara ulaştığını belirten Özçelik, modülatör tedavilerin 2025 yılının Ağustos ayından itibaren geri ödeme kapsamına alınmasının hastalar açısından önemli bir dönüm noktası olduğunu ifade etti. Bu tedavilerin yüksek maliyetli olduğuna dikkat çeken Özçelik, ayrıca hastalığın hücresel mekanizmasını düzeltmeye yönelik yeni ilaçlarla ilgili faz 2 ve faz 3 klinik çalışmaların da sürdüğünü söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="688" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511-2.jpeg" width="1272" /></p>

<p><strong>Erkek hastalarda kısırlık sık görülüyor</strong></p>

<p>Prof. Dr. Özçelik, kistik fibrozisli erkeklerde kısırlığın oldukça yüksek oranlarda görüldüğünü belirterek, hastalığın yalnızca solunum sistemini değil, yaşamın birçok alanını etkileyen çok yönlü bir sağlık sorunu olduğuna dikkat çekti.</p>

<p><strong>Çocuklar sosyal yaşamda da zorlanabiliyor</strong></p>

<p>Sık öksürük ve balgam nedeniyle çocukların okul ve sosyal yaşamlarında güçlük yaşayabildiğini belirten Özçelik, tekrarlayan akciğer enfeksiyonları nedeniyle sık hastane yatışlarının eğitim hayatını olumsuz etkileyebildiğini söyledi.</p>

<p>Büyüme ve gelişmenin akranlarının gerisinde kalmasının hem çocukları hem de ailelerini psikolojik olarak zorlayabildiğini ifade eden Özçelik, günümüzde tedavide sağlanan gelişmeler sayesinde bu çocukların geleceğe çok daha umutla bakabildiğini belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.10" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134510.jpeg" width="1600" /></p>

<p><strong>Yaşam süresi önemli ölçüde uzadı</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin tanımlandığı ilk yıllarda hastaların büyük bölümünün iki yaşına ulaşamadan yaşamını yitirdiğini hatırlatan Prof. Dr. Özçelik, hastalığın 1938-1939 yıllarında tanımlandığını, 1989 yılında ise hastalığa neden olan genin keşfedildiğini söyledi.</p>

<p>Genetik keşfin ardından geçen süreçte tedavide büyük ilerlemeler kaydedildiğini belirten Özçelik, bugün erken tanı alan ve uygun tedavi gören hastaların yaşam sürelerinin ve yaşam kalitelerinin belirgin şekilde arttığını ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="727" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511-1.jpeg" width="1126" /></p>

<p><strong>İleri yaşta da tanı konulabiliyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin en sık <strong>beyaz ırkta</strong> görüldüğünü, siyah ırkta daha düşük, sarı ırkta ise daha nadir rastlandığını belirten Prof. Dr. Özçelik, hastalığın yalnızca çocukluk çağında görülmediğini de vurguladı.</p>

<p>Tekrarlayan akciğer enfeksiyonları, sürekli balgam çıkarma, büyüme geriliği bulunan çocukların mutlaka kistik fibrozis açısından değerlendirilmesi gerektiğini belirten Özçelik, bronş genişlemesi bulunan erişkin hastalarda da ayırıcı tanıda kistik fibrozisin mutlaka düşünülmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Literatürde 81 yaşında kistik fibrozis tanısı alan hastaların bulunduğunu hatırlatan Prof. Dr. Özçelik, aile öyküsü bulunan gebeliklerde ise anne karnında takip ile hastalığın erken dönemde saptanabildiğini sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali</guid>
      <pubDate>Sat, 01 Aug 2026 11:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134512.jpeg" type="image/jpeg" length="38983"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SÜPER LİG'DE TRANSFER FIRTINASI: Dört büyüklere kimler geldi, kimler gitti?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Süper Lig'de şampiyonluk yarışı transfer döneminden başladı! Galatasaray, Fenerbahçe, Beşiktaş ve Trabzonspor'un kadrosuna kattığı flaş isimler netleşti. İşte 4 büyüklerin dev transfer listesi ve oyuncuların detaylı analizleri.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Süper Lig'de yeni sezon hazırlıkları tüm hızıyla sürerken, şampiyonluk parolasıyla yola çıkan <strong>Galatasaray</strong>, <strong>Fenerbahçe</strong>, <strong>Beşiktaş</strong> ve <strong>Trabzonspor</strong>, kadrolarını dünya yıldızlarıyla güçlendirmeye devam ediyor. Milyonlarca taraftarın gözü kulağı son dakika transfer gelişmelerine çevrilmiş durumdayken, Avrupa devlerinden Süper Lig'e uzanan transfer trafiği de hız kazandı. Nathan Ake'den Mason Greenwood'a, Leandro Trossard'dan Vedat Muriç'e kadar yeşil sahalarda fırtına gibi esecek birçok önemli yetenek, yeni sezonda formalarını giymeye hazırlanıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti</guid>
      <pubDate>Fri, 31 Jul 2026 14:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/dort-buyukler-transfer-super-lig.webp" type="image/jpeg" length="18155"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[MS tedavisinde yeni dönem: “Artık tekerlekli sandalyeye mahkûm olmak kader değil”]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi programına konuk olan Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, günümüzde geliştirilen yeni nesil tedaviler sayesinde MS’nin ilerlemesinin büyük ölçüde kontrol altına alınabildiğini belirterek düzenli tedavi gören hastaların iş, aile ve sosyal yaşamlarını sürdürebildiğini ifade etti. Mungan, “Artık tekerlekli sandalyeye mahkûm olmak kader değil.” mesajını verdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi programına konuk olan Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, Multipl Skleroz (MS) hastalığında tanı, tedavi ve yaşam yönetimine ilişkin önemli bilgiler verdi. Günümüzde MS tedavisinde çok önemli gelişmeler yaşandığını belirten Mungan, erken tanı, kişiye özel tedavi ve düzenli takip sayesinde hastaların büyük bölümünün aktif yaşamlarını sürdürebildiğini söyledi.</p>

<p><strong>Dünyada 2,8 milyon, Türkiye’de yaklaşık 83 bin kişi MS ile yaşıyor</strong></p>

<p>Multipl Skleroz (MS), dünyada yaklaşık 2,8 milyon, Türkiye’de ise 82–83 bin kişiyi etkileyen kronik bir nörolojik hastalık olarak biliniyor.</p>

<p>Hastalığın merkezi sinir sistemini etkilediğini anlatan Prof. Dr. Mungan, beyin ve omurilikteki sinir hücrelerini saran miyelin kılıfının, bağışıklık sistemindeki bozukluklar nedeniyle hasar gördüğünü belirterek şunları söyledi:</p>

<p>“Bağışıklık sistemindeki değişiklikler miyelin kılıfında yıkıma yol açıyor ve sinir hücreleri arasındaki iletiyi bozuyor. Bunun sonucunda da hastalık çok farklı belirtilerle ortaya çıkıyor.”</p>

<p>MS’nin bağışıklık sistemi hastalığı olduğunu ancak genetik ve çevresel faktörlerin de hastalığın oluşumu ve ilerlemesinde önemli rol oynadığını ifade eden Mungan, hastalığın kadınlarda erkeklere göre 2,5–3 kat daha sık görüldüğünü, özellikle 20–40 yaş arasında ortaya çıktığını söyledi.</p>

<p>Kadınlarda daha sık görülmesinin kesin nedeninin bilinmediğini belirten Mungan, “Östrojen ve diğer kadınlık hormonlarının bağışıklık sistemi üzerindeki etkileri nedeniyle özellikle doğurganlık çağında hastalık daha sık görülüyor.” dedi.</p>

<p>Mungan, son yıllarda tanı olanaklarının gelişmesi sayesinde ileri yaşta başlayan MS vakalarının daha sık tanı aldığını, nadir de olsa çocukluk çağında da görülebildiğini söyledi.</p>

<p>İlk belirti görme kaybı da olabilir, uyuşma da…</p>

<p>MS’nin çok farklı belirtilerle ortaya çıkabildiğini belirten Prof. Dr. Mungan, en sık görülen bulguların;</p>

<ul>
 <li>Görme kaybı,</li>
 <li>Çift görme,</li>
 <li>Kol veya bacakta uyuşma,</li>
 <li>Güçsüzlük,</li>
 <li>Denge bozukluğu,</li>
 <li>İdrar problemleri olduğunu söyledi.</li>
</ul>

<p>MR’da görülen plakların beynin veya omuriliğin hangi bölgesini etkilediğine göre belirtilerin değiştiğini belirten Mungan, “Plak hangi fonksiyonu etkiliyorsa hastanın şikâyeti de ona göre ortaya çıkıyor.” dedi.</p>

<p>Görme kaybı yaşayan hastaların çoğunlukla önce göz hastalıkları uzmanına başvurduğunu belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, göz muayenesinde sorun bulunmaması halinde hastaların nörolojiye yönlendirildiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.34 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234-1.jpeg" width="1920" /></p>

<p><strong>Tanıda MR ve nörolojik muayene belirleyici</strong></p>

<p>MS tanısında ayrıntılı klinik öykü ve nörolojik muayenenin vazgeçilmez olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hem beyin hem de omurilik MR’ının mutlaka çekildiğini ifade etti.</p>

<p>Son yıllarda güncellenen tanı kriterlerinde MR’ın çok daha belirleyici hâle geldiğini söyleyen Mungan, yardımcı tanı yöntemleri arasında VEP testi ile göz sinirlerindeki iletimin değerlendirildiğini anlattı.</p>

<p>Tanıda en önemli yardımcı yöntemlerden birinin ise beyin omurilik sıvısının incelenmesi olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, şöyle konuştu:</p>

<p>“Lomber ponksiyon yardımcı test olarak geçse de hemen hemen her hastada yapmak istiyoruz. Hem kesin tanı hem de ayırıcı tanı açısından çok önemli. Ayrıca hastalığın gelecekte nasıl seyredeceği konusunda da bize önemli bilgiler veriyor.”</p>

<p><strong>MS her hastada farklı seyrediyor</strong></p>

<p>Kesin MS tanısı alan hastalarda koruyucu tedavinin geciktirilmemesi gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Mungan, tedavi edilmediğinde hastalığın ilerleyerek kalıcı fonksiyon kayıplarına neden olabileceğini söyledi.</p>

<p>Atak dönemlerinde öncelikle yüksek doz kortizon tedavisi uygulandığını belirten Mungan, ardından hastalığın tipine uygun koruyucu tedavilerin planlandığını ifade etti.</p>

<p>MS hastalığının en sık görülen tipinin ataklar ve iyileşmelerle seyreden RRMS (Relapsing Remitting MS) olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hastaların yaklaşık yüzde 15–20’sinde ilerleyici tip MS görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Bazı hastalarda hastalığın en baştan ilerleyici seyredebildiğini, bazılarında ise yıllar içinde ilerleyici forma dönüşebildiğini belirten Mungan, “MS tamamen kişiye özgü seyreden bir hastalık. Hastaların düzenli izlenmesi ve hastalık tipinin doğru belirlenmesi tedavinin başarısını belirliyor.” dedi.</p>

<p><strong>Aynı hekim tarafından uzun süre takip büyük önem taşıyor</strong></p>

<p>MS’nin uzun yıllar takip gerektiren kronik bir hastalık olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hastaların tanı sonrasında sürekli doktor değiştirmemesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Kesin tanı konulduktan sonra hastaların aynı hekim tarafından izlenmesi tedavi başarısını artırıyor. Çünkü MS’de bireyselleştirilmiş tedavi çok önemli. Doktorun hastanın geçmişini, MR değişimlerini, atak sıklığını ve nörolojik durumunu yakından bilmesi gerekiyor.”</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.35" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001235.jpeg" width="1920" /></p>

<p><strong>Hastalar gerçek atak ile yalancı atağı karıştırabiliyor</strong></p>

<p>MS atağının belirtilerin 24 saatten uzun sürmesi olarak tanımlandığını belirten Prof. Dr. Mungan, optik nörit, güçsüzlük, uyuşma ve denge bozukluğunun gerçek atak belirtileri arasında yer aldığını söyledi.</p>

<p>Bunun yanında enfeksiyon, sıcak hava, yoğun stres, regl dönemi veya aşırı egzersiz gibi vücut ısısını artıran durumlarda yalancı atakların görülebileceğini belirten Mungan, bu nedenle hastaların önce ayrıntılı değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p><strong>Atak tedavisinde altın standart kortizon tedavisi</strong></p>

<p>MS ataklarında günlük 1000 mg kortizonun 5–7 gün, bazı hastalarda ise 10 güne kadar uygulanabildiğini belirten Prof. Dr. Mungan, kortizona yanıt alınamayan hastalarda ise plazmaferez tedavisinin uygulandığını söyledi.</p>

<p>Bu tedavinin özellikle üniversite ve şehir hastanelerindeki deneyimli MS merkezlerinde yapılabildiğini ifade etti.</p>

<p><strong>Akıllı ilaçlar umut veriyor</strong></p>

<p>Atak tedavisinin dışında hastalığın ilerlemesini durdurmaya yönelik çok sayıda tedavi bulunduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, Türkiye’de tedavilerin basamaklı sistemle uygulandığını söyledi.</p>

<p>Tablet, enjeksiyon ve infüzyon tedavilerinin bulunduğunu belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, yeni nesil bağışıklık sistemini yeniden yapılandıran tedavilere ilişkin şu bilgileri verdi:</p>

<p>“Hastaların akıllı ilaç olarak adlandırdığı yeni tedaviler sayesinde çok az doz uygulayıp hastaları uzun süre tedavisiz takip edebildiğimiz durumlar olabiliyor.”</p>

<p>Tedavi seçiminde hastanın yaşı, cinsiyeti, gebelik planı, mesleği, sosyal yaşamı ve hastalığın seyri gibi çok sayıda faktörün dikkate alındığını belirtti.</p>

<p><strong>MS hastaları evlenebilir, çocuk sahibi olabilir</strong></p>

<p>Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, MS hastalarının normal yaşamlarını sürdürebileceklerini belirterek şu önerilerde bulundu:</p>

<p>“MS hastaları evlenebilir, planlı gebelik gerçekleştirebilir ve doktorlarıyla koordineli şekilde çocuk sahibi olabilirler. Gebelik öncesinde hastalığın en az bir yıl stabil seyretmesini tercih ediyoruz.”</p>

<p>Ağır egzersizlerden kaçınılmasını öneren Mungan; yürüyüş, yüzme, yoga ve pilatesin uygun sporlar olduğunu söyledi.</p>

<p><strong>Akdeniz tipi beslenme öneriliyor</strong></p>

<p>Beslenmenin tedavinin önemli bir parçası olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, Akdeniz tipi beslenmenin önerildiğini söyledi.</p>

<p>Mungan, sebze, meyve ve balık ağırlıklı beslenmenin önemine dikkat çekerek D vitamini ve B12 eksikliklerinin mutlaka giderilmesi gerektiğini, balık tüketemeyen hastalarda ise omega-3 desteğinin yararlı olabileceğini belirtti. Prof. Dr. Mungan, “Miyelin kılıfının iyileşmesinde omega-3’ün önemli etkileri bulunuyor.” dedi.</p>

<p><strong>Sigara ve D vitamini eksikliği hastalığın en önemli çevresel sebepleri</strong></p>

<p>MS için kanıtlanmış iki önemli çevresel risk faktörü bulunduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, bunların D vitamini eksikliği ve sigara olduğunu belirterek, “Hastalar kesinlikle sigara içmemeli, sigara içilen ortamlarda da bulunmamalı.” dedi.</p>

<p><strong>MS hastaları yaz sıcaklarında dikkatli olmalı</strong></p>

<p>Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, MS hastalarının yaz aylarında çok daha dikkatli olmalarını belirterek sıcak ortamlardan kaçınmalarını söyledi.</p>

<p>Mungan:</p>

<ul>
 <li>Sıcak suyla banyo yapılmamasını,</li>
 <li>Hamam ve saunadan uzak durulmasını,</li>
 <li>Yazın 11.00–14.00 saatleri arasında güneşten kaçınılmasını,</li>
 <li>Bol su tüketilmesini,</li>
 <li>Hafif beslenilmesini önerdi.</li>
</ul>

<p><strong>Türkiye’de hastalar güncel tedavilere kolaylıkla ulaşıyor</strong></p>

<p>Dünyada kullanılan güncel MS tedavilerinin neredeyse tamamına Türkiye’de geri ödeme kapsamında erişilebildiğini belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, bunun hastalar açısından önemli bir avantaj olduğunu söyledi.</p>

<p>Ayrıca ilerleyen yaşlarda bağışıklık sisteminin daha sakin hâle gelmesi nedeniyle bazı hastalarda hastalığın da daha durağan seyredebildiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.34 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="684" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234-2.jpeg" width="1290" /></p>

<p><strong>Kök hücre mucize değil</strong></p>

<p>Kök hücre tedavisine ilişkin yanlış beklentilere dikkat çeken Prof. Dr. Mungan, şu değerlendirmede bulundu:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“Kök hücre tedavisi bağışıklık sistemini yeniden yapılandırmayı hedefliyor ancak hastalığı tamamen ortadan kaldırmıyor. Diğer tedavilere belirgin bir üstünlüğü de bulunmuyor. Mucize beklememek gerekiyor.”</p>

<p>Mungan, kök hücre tedavisinin özellikle ataklı MS grubunda daha etkili olduğunu, Türkiye’de ise yalnızca çok sınırlı sayıdaki merkezde uygulanabildiğini söyledi.</p>

<p><strong>Aktarlardan alınan ürünlerden uzak durun</strong></p>

<p>MS hastalarının Sağlık Bakanlığı onaylı ilaçlar dışında hiçbir ürünü kontrolsüz şekilde kullanmamaları gerektiğini belirten Prof. Dr. Mungan, “Hekimlerinizin önermediği bitkisel ürünleri ve aktarlardan alınan karışımları kesinlikle kullanmayın.” uyarısında bulundu.</p>

<p><strong>“MS tanısı alanlar umutsuzluğa kapılmasın”</strong></p>

<p>Programın sonunda MS tanısı alan hastalara seslenen Prof. Dr. Mungan, moral ve sosyal desteğin tedavinin önemli parçalarından biri olduğunu belirterek şu mesajı verdi:</p>

<p>“MS tedavi edilebilen ve ilerlemesi durdurulabilen bir hastalık. Hastalar düzenli takiplerini yaptırır, tedavilerini aksatmaz ve yaşam tarzlarına dikkat ederlerse bugün tekerlekli sandalyeye mahkûm olmaları artık neredeyse söz konusu olmuyor.”</p>

<p>Hasta yakınlarının desteğinin büyük önem taşıdığını belirten Mungan, hastaların iş yaşamlarından kopmamalarını, sosyal hayata katılmalarını ve hobi edinmelerini önerdi. Ayrıca bulundukları illerde Türkiye MS Derneği şubelerine başvurarak ücretsiz eğitim, yoga ve pilates programlarından yararlanabileceklerini söyledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 09:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234.jpeg" type="image/jpeg" length="14939"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fethi Akkoç: Kıbrıs’ın kaderi Londra’daki 24 saatlik diplomasi trafiğinde belirlendi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kıbrıs Barış Harekatı’nın 52. yıl dönümünde, harekat öncesindeki kritik diplomasi trafiğinin tanıklarından gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat’e konuştu. Akkoç, Başbakan Bülent Ecevit’in Londra’da gerçekleştirdiği 24 saatlik görüşmelerin Kıbrıs’ın kaderini belirlediğini anlattı. Ayrıntılar 24 Saat Kayıt'ta...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kıbrıs Barış Harekatı’nın 52. yıl dönümünde, harekatın diplomasi trafiğine tanıklık eden gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat’te yayınlanan Kayıt Dışı programına konuk oldu. Akkoç, harekat öncesinde Londra’da yürütülen kritik görüşmeleri, uluslararası diplomasinin perde arkasını ve bugüne kadar kamuoyunda çok az bilinen, kayıt dışı kalan ayrıntıları detaylarıyla anlatarak şu değerlendirmelerde bulundu:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“52 yıl önce, 20 Temmuz 1974’te Kıbrıs’a yapılan müdahalenin önce diplomasiyle, ardından askeri harekatla kazanıldığını yaşayarak öğrendim. Kıbrıs’ın kaderi, Başbakan Bülent Ecevit’in Londra’da İngiltere Başbakanı Harold Wilson, Dışişleri Bakanı James Callaghan ve daha sonra görüşmelere katılan ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Joseph Sisco ile yaptığı tam 24 saatlik temasların sonunda şekillendi.”</p>

<p>Akkoç, harekattan bir gün önce ABD’nin Yunanistan’daki askeri yönetime kritik bir uyarıda bulunduğunu da öne sürdü:</p>

<p>“ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Joseph Sisco, 19 Temmuz’da Yunanistan’a giderek cunta yönetimine, ‘Türkiye müdahale edecek. Sakın karşılık vermeyin. Karışırsanız Türkiye sizi de ezer. Biz Türkiye’nin yanındayız.’ mesajını iletti. Bu süreci bizzat yaşayarak ve görerek öğrendim.”</p>

<h2><strong>“Londra’ya özel uçakla gittik”</strong></h2>

<p>Akkoç, 17 Temmuz 1974’te Başbakan Bülent Ecevit başkanlığındaki heyetle birlikte Türk Hava Yolları’nın özel uçağıyla Londra’ya gittiklerini anlattı.</p>

<p>Heyette, Başbakan Yardımcısı ve İçişleri Bakanı Oğuzhan Asiltürk, Dışişleri Bakanlığı Yüksek Müşaviri Ümit Haluk Bayülken, Hukuk Müşaviri Namık Kemal Yolga ile dönemin Milli Savunma Bakanı ve Dışişleri Bakan Vekili Hasan Esat Işık’ın bulunduğunu belirten Akkoç, Dışişleri Bakanı Turan Güneş’in ise o sırada Çin’de resmi temaslarda olduğu için heyete katılamadığını ifade etti.</p>

<p>Basın mensupları olarak ise Hürriyet’ten Cüneyt Arcayürek, Milliyet’ten Orhan Tokatlı, Günaydın’dan Örsan Öymen, Tercüman gazetesi adına kendisi, Anadolu Ajansı Genel Müdürü Atilla Onuk ile TRT ekibinin yer aldığını söyledi.</p>

<h3><strong>“Dünyanın gözü Londra’daydı”</strong></h3>

<p>Akkoç, heyetin Heathrow Havalimanı’ndan doğrudan İngiltere Başbakanı Harold Wilson’ın konutuna geçtiğini belirterek, görüşmeleri dünyanın dört bir yanından gelen gazetecilerin takip ettiğini anlattı.</p>

<p>“Biz yalnız değildik. İngiliz gazeteciler başta olmak üzere dünyanın her yerinden basın mensupları Başbakanlık Konutu’nun önünde bekliyordu.”</p>

<h3><strong>“Sisco ile beş dakikalık kritik görüşme”</strong></h3>

<p>Görüşmelerin ardından Bülent Ecevit’in Joseph Sisco ile baş başa yaklaşık beş dakika süren özel bir görüşme yaptığını aktaran Akkoç, bu görüşmenin önemine dikkat çekti.</p>

<p>“Hasan Esat Işık’a ‘Bülent Bey nerede?’ diye sordum. ‘Sisco ile baş başa görüşüyor’ dedi. Saatime baktım, tam beş dakika sürdü. Görüşmenin ardından Bülent Bey son derece rahat ve memnun görünüyordu. Dünya basınına da gayet sakin ve güçlü bir açıklama yaptı.”</p>

<h3><strong>“Harekatın başlayacağını biliyorduk”</strong></h3>

<p>Londra temaslarının tam 24 saat sürdüğünü ifade eden Akkoç, Ankara’ya döndüklerinde harekat kararının artık kesinleştiğini hissettiklerini söyledi.</p>

<p>“Harekatın yapılacağını biliyorduk. Hazırlıkların tamamlandığını hissediyorduk ancak yalnızca başlama zamanı henüz net değildi.”</p>

<p>Akkoç, Joseph Sisco’nun ertesi gün yeniden Türkiye’ye geldiğini, ardından Yunanistan’a geçerek cunta yönetimiyle görüştüğünü ve aynı gün tekrar Ankara’ya döndüğünü belirterek, Yunanistan’a yapılan uyarının da bu diplomasi trafiğinin bir parçası olduğunu dile getirdi.</p>

<h3><strong>“Harekat haberi Güvenpark’ta duyuruldu”</strong></h3>

<p>20 Temmuz sabahı yaşanan anları da anlatan Akkoç, şunları söyledi:</p>

<p>“Cumartesi sabahı saat 06.00’da bütün bakanlar dışarı çıktı. Gazeteciler olarak biz de oradaydık. Başbakanın açıklama yapacağını düşünüyorduk. O sabah Güvenpark’a doğru yürürken Kıbrıs Barış Harekatı’nın başladığı resmen açıklandı.”</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 20:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/ppdvK1JySZk/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="41082"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ağrısız doğum lüks değil, anne adayının hakkı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Berrin Günaydın, doğum ağrısının modern anestezi yöntemleriyle güvenli biçimde azaltılabileceğini anlattı. Epidural analjezinin uygun koşullarda uygulandığında normal doğumu desteklediğini vurgulayan Prof. Dr. Günaydın, doğum ağrısının giderilmesinin bir lüks değil, anne adayının hakkı olduğunu söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan <strong>Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Berrin Günaydın doğum ağrısının azaltılması ile ilgili uygulanan yöntemleri anlattı. Prof. Dr. Günaydın</strong>, “Doğum ağrısını azaltmak mümkün. Epidural analjezi, doğru ekip ve uygun koşullarda hem anneye konfor sağlıyor hem de normal doğumu destekliyor” diye konuştu.</p>

<p>Doğum sancısı, anne adaylarının en büyük kaygılarından biri olmaya devam ediyor. Ancak günümüzde modern anestezi yöntemleri sayesinde doğum ağrısını büyük ölçüde azaltmak mümkün. Prof. Dr. Berrin Günaydın, halk arasında <strong>“ağrısız doğum”</strong> olarak bilinen uygulamanın çoğunlukla <strong>epidural analjezi</strong> ile yapıldığını belirterek, doğru koşullarda uygulandığında annenin doğuma bilinçli ve konforlu şekilde katılmasını sağladığını söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Günaydın, “Aslında tıpta kullandığımız doğru ifade ağrısız doğum değil, doğum ağrısının etkili şekilde azaltılmasıdır. Anne sancıları hisseder ancak dayanılmaz ağrı büyük ölçüde ortadan kalkar. Böylece doğuma aktif olarak katılır ve bebeğinin dünyaya gelişine tanıklık eder” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (3)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-3.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>"Obstetrik anestezi gelişmiş ülkelerde ayrı bir uzmanlık alanı"</strong></h2>

<p>Amerika Birleşik Devletleri ve İngiltere’de obstetrik anestezinin anesteziyolojinin özel bir çalışma alanı olarak kabul edildiğini belirten Prof. Dr. Günaydın, bu ülkelerdeki uygulamaları yerinde inceleyerek Gazi Üniversitesi’nde Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı ile 2004 yılında başlattıklarını söyledi.</p>

<p>Doğum ağrısının yönetiminde kadın hastalıkları ve doğum uzmanları ile anesteziyoloji uzmanlarının birlikte çalışmasının önemine dikkat çeken Günaydın, “Kadın doğum uzmanı ve anne adayının onayı olmadan epidural analjezi uygulanamaz. Bu nedenle anne adaylarının doğru bilgilendirilmesinde kadın doğum uzmanlarının rolü son derece önemlidir” diye konuştu.</p>

<h2><strong>"Ağrısız doğumda altın standart epidural analjezi"</strong></h2>

<p>Doğum ağrısını azaltmaya yönelik farklı yöntemler bulunduğunu ancak *altın standardın epidural analjezi olduğunu* vurgulayan Prof. Dr. Berrin Günaydın, yöntemin bel bölgesinden omuriliğin dışındaki epidural boşluğa yerleştirilen ince bir kateter aracılığıyla uygulandığını anlattı.</p>

<p>Günaydın “Düşük dozlarda lokal anestezik ilaçlar ve yardımcı ilaçlar kullanıyoruz. Amaç annenin ağrısını azaltırken hareket edebilmesini, doğuma aktif katılmasını ve bebeğin doğumuna bilinçli şekilde eşlik etmesini sağlamaktır” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>“Epidural felç yapmaz, bebeğe zarar vermez”</strong></h2>

<p>Toplumda *epiduralle* ilgili çok sayıda yanlış bilgi bulunduğunu belirten Prof. Dr. Günaydın, en sık karşılaştıkları soruların felç, kalıcı bel ağrısı ve bebeğe zarar verip vermediği olduğunu söyleyerek şunları kaydetti:</p>

<p>“Epidural uygulama omuriliğin içine değil, dışındaki güvenli alana yapılır. Deneyimli ekip ve uygun koşullarda uygulandığında son derece güvenli bir yöntemdir. Bilimsel çalışmalar epidural analjezinin kalıcı bel ağrısına neden olmadığını gösteriyor. Ayrıca kullanılan ilaçlar çok düşük dozlarda uygulanıyor. Amaç annenin rahatlamasıdır. Anne rahatladığında stres hormonları azalıyor, bu da bebeğin oksijenlenmesini ve doğum sürecini olumlu etkileyebiliyor.”</p>

<h2><strong>"Sezaryen oranlarının düşürülmesine katkı sağlayabilir"</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Günaydın, bilimsel çalışmaların epidural analjezinin sezaryen oranını artırmadığını gösterdiğini belirterek, gelişmiş ülkelerde bunun tam tersine normal doğumu destekleyen önemli uygulamalardan biri olduğunu ifade etti. Günaydın şöyle konuştu:</p>

<p>“Amerika ve İngiltere’de sezaryen oranları yaklaşık yüzde 30 seviyelerinde. Bu ülkelerde doğumların büyük bölümü epidural analjezi ile gerçekleştiriliyor. Anne adayları bu konuda bilinçli olduğu için doğum ağrısının azaltılmasını talep ediyor. Normal doğumun desteklenmesi de sezaryen oranlarının düşmesine katkı sağlayabiliyor.”</p>

<p>Türkiye’de de öncelikle bu konuda farkındalığın artırılması gerektiğini belirten Günaydın, “Toplum bilinçlenmeden yalnızca hizmeti yaygınlaştırmak yeterli olmaz. Aynı zamanda bunu karşılayacak eğitimli ekiplerin ve uygun altyapının da hazır olması gerekir” diye konuştu.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-1.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>"Ağrısız doğum ekip işi"</strong></h2>

<p>Epidural analjezinin yalnızca bir anestezi uygulaması olmadığını belirten Prof. Dr. Günaydın, başarılı bir doğum yönetimi için kadın hastalıkları ve doğum uzmanı, anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanı, deneyimli hemşireler, uygun monitörizasyon ve teknik donanımın birlikte çalışmasının şart olduğunu söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Anne adaylarının gebelik boyunca düzenli olarak değerlendirildiğini ifade eden Günaydın, kan sulandırıcı ilaç kullananlar, bazı kanama-pıhtılaşma bozukluğu bulunanlar, girişim bölgesinde enfeksiyonu olanlar veya bazı özel nörolojik hastalıkları bulunan kişilerde epidural uygulanamayabileceğini belirtti. Uygun adaylarda ise anestezi değerlendirmesi ve bilgilendirilmiş onam sonrasında güvenle uygulanabileceğini kaydetti.</p>

<h2><strong>Sezaryende de önemli avantaj sağlıyor</strong></h2>

<p>Planlı sezaryenlerde tıbbi engel bulunmadığı sürece spinal, kombine spinal-epidural veya epidural gibi bölgesel anestezi yöntemlerinin tercih edilmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Günaydın, doğum sırasında epidural kateter takılmış bir gebenin acil sezaryene alınması gerekirse aynı kateter üzerinden anestezinin sürdürülebileceğini söyledi.</p>

<p>Ayrıca epidural kateterin sezaryen sonrasında da ameliyat ağrısının kontrolünde kullanılabildiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (4)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-4.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>“Doğum bir hastalık değil, hayatın en güzel mucizelerinden biridir”</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Günaydın, Dünya Anesteziyoloji Dernekleri Federasyonu’nun (WFSA) doğum ağrısının giderilmesini lüks değil, hasta hakkı olarak değerlendirdiğini, Amerikan Kadın Doğum Uzmanları Koleji’nin (ACOG) ise tıbbi engel bulunmayan gebelerde annenin doğum ağrısının giderilmesini istemesini tek başına yeterli bir tıbbi endikasyon olarak kabul ettiğini hatırlattı. Günaydın, şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>“Bizim amacımız kadınları epidurale yönlendirmek değil; doğru bilgiyi vererek bilinçli seçim yapmalarını sağlamaktır. Ağrısız doğum bir zorunluluk değildir ancak isteyen ve tıbbi açıdan uygun olan hiçbir anne adayının bu haktan mahrum bırakılmaması gerekir.”</p>

<p>Doğumun doğal bir süreç olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Günaydın, sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<p>“Doğum bir hastalık değil, hayatın en güzel mucizelerinden biridir. Biz anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanlarının görevi de bu mucizeyi anne ve bebek için daha güvenli, daha konforlu ve daha güzel bir deneyime dönüştürmektir.”</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Jul 2026 09:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-2.jpeg" type="image/jpeg" length="94974"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[“Diz ameliyatı sonrası kayak da yapılabilir, tenis de oynanabilir”]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Akkaya, diz ağrılarının ihmal edilmemesi gerektiğini vurgulayarak, yeni nesil cerrahi teknikler, kişiye özel implantlar ve yapay zekâ destekli rehabilitasyon sayesinde hastaların yeniden aktif yaşama dönebildiğini söyledi. Akkaya, uygun tedaviyle diz ameliyatı sonrası kayak, tenis ve koşu gibi sporlara yeniden dönüşün mümkün olduğunu belirtti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı <strong>Prof. Dr. Mustafa Akkaya</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu <strong>“Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi”</strong> programında diz eklemi hastalıkları ve diz cerrahisinde yaşanan yeni gelişmeleri anlattı.</p>

<p>Diz ağrılarının toplumda en sık ihmal edilen sağlık sorunları arasında yer aldığını belirten Akkaya, erken dönemde başvurulduğunda birçok sorunun ilerlemeden kontrol altına alınabileceğini söyledi.</p>

<p>Diz ekleminin çok özel bir anatomiye sahip olduğunu vurgulayan Akkaya, yanlış ya da gecikmiş tedavilerin hareket kabiliyetini ciddi şekilde etkileyebileceğini belirterek, “Yürüme her şeydir. İnsanların mobilize olması genel beden ve ruh sağlığı açısından çok önemli. İnsanlar yürüyemediklerinde sosyal hayattan kopuyor, kilo alımı artıyor ve başkalarına bağımlı hale gelebiliyorlar” dedi.</p>

<h2><strong>“Diz sorunları yaşa ve cinsiyete göre değişiyor”</strong></h2>

<p>Diz eklemi hastalıklarının yaşa, cinsiyete ve yaşam biçimine göre farklılık gösterdiğini ifade eden Prof. Dr. Akkaya, çocukluk döneminde daha çok travmaya bağlı diz kapağı çıkıkları ve yaralanmaların görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Orta yaş döneminde ise kadın ve erkeklerde farklı sorunların öne çıktığını belirten Akkaya, kadınlarda kas yapısındaki farklılıklar nedeniyle diz kapağı çevresindeki problemlerin daha sık yaşanabildiğini ifade etti.</p>

<p>“Merdiven inip çıkarken, çömelirken veya oturup kalkarken oluşan ağrılar ön diz ağrısının habercisi olabilir. Erken dönemde müdahale edilirse kıkırdak aşınması ilerlemeden önlem alınabilir.” diyen Akkaya, ihmal edilen problemlerin ilerleyen yaşlarda kireçlenmeye dönüşebileceğini söyledi.</p>

<p>Akkaya, erkeklerde ise spor yaralanmalarına bağlı menisküs yırtıkları ve ön çapraz bağ sorunlarının daha sık görüldüğünü belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Kadınlar ciltlerine gösterdikleri özeni dizlerine de göstermeli”</strong></h2>

<p>Menopoz döneminin diz sağlığı açısından kritik olduğuna dikkat çeken Akkaya, hormonal değişikliklerle birlikte kemik ve kıkırdak dokusunun da etkilendiğini söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Akkaya, “Kadınlar menopoza girdikten sonra ciltlerine gösterdikleri özeni dizlerine de göstermeliler. Çünkü dizler yaşam kalitesini etkileyen en önemli yapılardan biridir” dedi.</p>

<p>Akkaya, menopoz öncesi yapılacak kontroller sayesinde kıkırdak koruyucu tedavilerle diz sağlığının korunabileceğini belirtti.</p>

<h2><strong>“Her diz ağrısı ameliyat gerektirmez”</strong></h2>

<p>Diz tedavisinde son yıllarda rejeneratif tıp ve ortobiyolojik uygulamaların önemli gelişmeler sağladığını anlatan Prof. Dr. Akkaya, amaçlarının vücudun kendi iyileştirme kapasitesinden yararlanmak olduğunu söyleyerek “Kişinin iyileştirici kapasitesi aslında kendi vücudunda saklıdır. Erken evre kıkırdak hasarlarında kişinin kendi kök hücrelerinden yararlanılarak yapılan ortobiyolojik tedavilerle başarılı sonuçlar alınabiliyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya, rejeneratif ve ortobiyolojik tedaviler konusunda toplumda bilgi karmaşası yaşanabildiğine dikkat çekti.</p>

<p>Kök hücre tedavileri ile kandan elde edilen trombosit uygulamalarının farklı yöntemler olduğunu belirten Akkaya:</p>

<p>“Vücutta dolaşan kandan kök hücre elde etmek mümkün değildir. Kök hücreler, leğen kemiği gibi büyük kemiklerden ya da yağ dokusundan elde edilebilir. Kandan alınan ise kök hücre değil, trombosit dediğimiz kan hücreleridir.” dedi.</p>

<p>Menisküs ve kıkırdak dokularının iyileşme kapasitesinin sınırlı olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Akkaya:</p>

<p>“Kas dokusu kanlanması sayesinde kendini onarabilir ancak kıkırdak ve menisküs gibi dokular yeterli kan damarına sahip değildir. Bu nedenle erken evre hasarlarda uyguladığımız ortobiyolojik tedavilerle o bölgede iyileşmeyi destekleyecek bir ortam oluşturmayı hedefliyoruz.” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.58 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="730" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182958-1.jpeg" width="1194" /></p>

<h2><strong>“Sosyal medyada mucize tedavi gibi sunulan uygulamalara dikkat”</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya, menisküs ve kıkırdak tedavileri konusunda bilimsel gelişmelerin umut verici olduğunu ancak her yeni yöntemin “kesin tedavi” gibi sunulmaması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Menisküsün dışarıdan verilen maddelerle tamamen tedavi edilmesinin bugün için mümkün olmadığını belirten Akkaya:</p>

<p>“Biyoteknoloji çok hızlı ilerliyor. Kitosan içerikli jeller ve akıllı moleküllerle hasarlı bölgeyi hedefleyen çalışmalar devam ediyor. Gelecekte kıkırdak ve menisküs dokularına yönelik yeni tedavi seçenekleri mümkün olabilir.” dedi.</p>

<p>Ancak mevcut bilimsel aşamada tek bir enjeksiyonla tüm sorunları ortadan kaldıran bir tedavi yaklaşımının olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Akkaya:</p>

<p>“Henüz bir iğneyle menisküsü ya da kıkırdağı tamamen tedavi edebilecek noktada değiliz. Hastalar erken dönemde hekime başvurursa ortobiyolojik tedavilerle mevcut hasarın ilerlemesini yavaşlatmak ve eklemi korumak mümkün olabilir.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Akkaya, kıkırdak, menisküs ve eklem hasarlarında her hastaya özel değerlendirme yapılarak kişiselleştirilmiş tedavi planlanması gerektiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Ağrıyla ve ağrı kesicilerle yaşamak kader gibi görülmemeli”</strong></h2>

<p>Toplumda birçok kişinin uzun süre ağrı kesicilerle yaşamaya çalıştığını belirten Prof. Dr. Akkaya, bunun doğru bir yaklaşım olmadığını söyledi.</p>

<p>Diz cerrahisinde kişiye özel çözümlerin artık çok daha gelişmiş olduğunu ifade eden Akkaya, “Robotik cerrahi, kişiye özel protezler ve küçük implantlarla diz cerrahisinde ciddi yollar katettik. Hastalar erken başvurduklarında çok daha küçük ve kişiselleştirilmiş müdahalelerle sağlıklı bir yaşam sürdürebiliyor” dedi.</p>

<h2><strong>“Aynı ameliyatta her iki dize protez uygulanabilir”</strong></h2>

<p>Diz ve kalça protezleri konusunda hastaların endişe duymaması gerektiğini belirten Prof. Dr. Akkaya, uygun cerrahi teknik, kaliteli implant ve doğru rehabilitasyonla protezlerin uzun yıllar kullanılabildiğini söyleyerek, “Güncel çalışmalar uygun şekilde yapılan cerrahilerde implant kullanım süresinin 30 yıla ulaşabildiğini gösteriyor. Hastalar protez cerrahisinden korkmamalı ve ağrıyla yaşamayı kader olarak görmemeli” ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Prof. Dr. Akkaya şunları söyledi:</p>

<p>“Eğer hasta biyolojik olarak aynı seansta iki dizine birden ameliyatı kaldırabilecek durumdaysa genel sağlık durumu buna elverişli ise aynı ameliyatta her iki dize birden ameliyat yapılabilir hatta tercih edilmelidir. Hastanın ihtiyacı varsa her iki dize de aynı anda tedavi uygulanmasının önemli avantajları var. Hasta bir kez ameliyat oluyor, bir kez rehabilitasyon desteği alıyor, hasta bakım desteği bir kez alınıyor, ameliyat maliyetleri önemli ölçüde azalıyor.”</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.58" class="detail-photo img-fluid" height="676" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182958.jpeg" width="1156" /></p>

<h2><strong>“Yapay zekâ destekli kişiye özel rehabilitasyon”</strong></h2>

<p>Cerrahi başarının yalnızca ameliyatla sınırlı olmadığını belirten Akkaya, ameliyat sonrası rehabilitasyon sürecinin de kişiye özel planlanması gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Ben hastalarıma yapay zekâ destekli kişiselleştirilmiş rehabilitasyon programı uyguluyorum” diyen Akkaya, hastanın yaşı, mesleği, beklentileri ve yapılan cerrahinin değerlendirilerek özel iyileşme programları oluşturulduğunu anlattı.</p>

<h2><strong>“Diz ameliyatı sonrası kayak da yapılabilir, tenis de oynanabilir”</strong></h2>

<p>Diz ameliyatlarından sonra hastaların aktif yaşama dönebileceğini vurgulayan Prof. Dr. Akkaya, “Bir hasta ameliyat öncesi kayak yapıyorsa ameliyat sonrası da kayak yapabilir hale getirmeyi hedefliyoruz. Uygun cerrahi teknikler ve implantlarla hastalar koşabilir, tenis oynayabilir, istedikleri gibi aktif biçimde hayatın içinde kalabilirler” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Gerekli sağlık koşullarını taşıyan hastalarda iki dizin aynı seansta ameliyat edilebildiğini de söyleyen Akkaya, bunun bazı hastalar için tek iyileşme ve rehabilitasyon süreciyle önemli avantaj sağlayabildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Diz sağlığı için önemli uyarılar</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya diz eklemlerini korumak için şu önerilerde bulundu:</p>

<p>• Herkes kendi vücudunu tanıyarak spor yapmalı, bilinçsiz ağır antrenmanlardan kaçınılmalı.<br />
• Spora başlamadan önce gerekirse profesyonel destek alınmalı.<br />
• Kadınlar menopoz öncesinde diz kontrollerini ihmal etmemeli.<br />
• Dizde kilitlenme ve takılma gibi mekanik sorunlar ciddiye alınmalı.<br />
• Gece ağrısı veya sürekli ağrı varsa ağrı kesicilerle süreç geçiştirilmemeli.</p>

<p>Akkaya ayrıca “Kaliteli ve bağımsız bir yaşam için hareket etmek, hareket edebilmek için de diz sağlığını korumak gerekiyor” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Jul 2026 09:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-3.jpeg" type="image/jpeg" length="39993"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[KİM NE KADAR MAAŞ ALACAK? Temmuz zammı sonrası memur, emekli ve kamu çalışanı maaşları: 33 meslek için maaş tablosu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ara zam sonrası memur, emekli ve kamu çalışanı maaşları için yeni hesaplama yapıldı. Hakim, savcı, polis, öğretmen, hemşire, zabıta, itfaiyeci, infaz koruma memuru, mübaşir, vaiz, mühendis, kamu işçisi, SSK ve Bağ-Kur emeklisi maaşlarında güncel tablo ortaya çıktı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ara zam için milyonlarca memur, emekli ve kamu çalışanının beklediği maaş hesabı yeniden güncellendi. TÜİK’in 3 Temmuz'da enflasyon verisini açıklamasıyla birlikte 6 aylık zam oranı netleşirken, memur, memur emeklisi, SSK ve Bağ-Kur emeklileri için yeni maaş tahminleri de ortaya çıktı. Hakim, savcı, polis, öğretmen, hemşire, zabıta, itfaiyeci, infaz koruma memuru, vaiz, mühendis ve kamu işçisi gibi birçok meslek grubunda Temmuz sonrası beklenen maaşlar tek tek hesaplandı. İşte en güncel Temmuz zammı tablosu ve meslek meslek yeni maaş beklentileri...</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu</guid>
      <pubDate>Mon, 08 Jun 2026 15:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/kim-ne-kadar-maas-aliyor-emekli-memur-kamu-temmuz-zammi.webp" type="image/jpeg" length="91912"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN DEĞERLİ TÜRK FUTBOLCULAR: İŞTE GÜNCELLENEN PİYASA DEĞERLERİYLE EN DEĞERLİ TÜRK OYUNCULAR]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[En değerli Türk oyuncular listesi yeniden güncellendi. Avrupa’da ve Süper Lig’de öne çıkan en değerli Türk futbolcular arasındaki sıralama değişirken, en değerli Türk futbolcuları kimler sorusu da yeniden gündeme geldi. Piyasa değeri artan yıldızlar, dikkat çeken performanslar ve yükselen genç yeteneklerle şekillenen en değerli Türk futbolcular güncel listesinde tüm detaylar bu fotogaleride.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>En değerli Türk oyuncular listesi bir kez daha güncellendi. Avrupa’nın önde gelen liglerinde forma giyen ve Süper Lig’de performansıyla öne çıkan isimlerin yer aldığı bu sıralama, en değerli Türk futbolcular arasındaki rekabeti net biçimde ortaya koyuyor. Piyasa değerleri, yaş, performans ve uluslararası etki kriterleri dikkate alınarak hazırlanan listede, en değerli Türk futbolcuları kimler sorusunun yanıtı dikkat çekiyor. İşte en değerli Türk futbolcular güncel listesi ve detayları…</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli</guid>
      <pubDate>Fri, 05 Jun 2026 10:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/en-degerli-turk-futbolcular-1.webp" type="image/jpeg" length="51932"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[A MİLLİ TAKIMDAN DÜNYA SIRALAMASINDA SIÇRAMA! İşte kadro değeri, güncel kadro ve maç programı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[A Milli Futbol Takımı’nın 2026 Dünya Kupası yolculuğu başladı. İşte Montella’nın aday kadrosu, hazırlık maçları, D Grubu fikstürü ve ay-yıldızlıların piyasa değeri hakkında tüm detaylar!]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>A Milli Futbol Takımı, Vincenzo Montella yönetiminde 24 yıllık Dünya Kupası hasretini sona erdirerek 2026 FIFA Dünya Kupası yolculuğuna hazırlanıyor. Geçtiğimiz günlerde açıklanan geniş aday kadro, turnuva öncesi hazırlık maçları, grup fikstürü ve ay-yıldızlı ekibin toplam piyasa değeri futbolseverlerin gündeminde. İşte A Milli Takım’ın Dünya Kupası öncesi merak edilen tüm detayları…</p>

<h3></h3>

<h2></h2></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi</guid>
      <pubDate>Tue, 19 May 2026 21:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/amillitakim-1.webp" type="image/jpeg" length="13759"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN PAHALI OYUNCULAR! İşte güncel sıralamayla Süper Lig'in en değerli 20 futbolcusu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Süper Lig’de oyuncuların piyasa değerleri yeniden şekillendi. Güncel Transfermarkt verileri doğrultusunda ligde forma giyen futbolcular arasından en yüksek piyasa değerine sahip 20 isim belirlendi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Süper Lig ekiplerinde forma giyen oyuncuların piyasa değeri sıralaması da yeniden şekillendi. Güncel verilerle birlikte Süper Lig’in en değerli 20 futbolcusu netleşti. İşte listenin tamamı…</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri</guid>
      <pubDate>Mon, 18 May 2026 14:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/guncel-liste-super-lig-oyuncular.webp" type="image/jpeg" length="33145"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EMEKLİYE ÖTV’SİZ ARAÇ DÜZENLEMESİ 2026 SON DURUM: Emekliye ÖTV’siz araba şartları ve araç fiyatları]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Son dakika gelişmesi: emekliye ÖTVsiz araç düzenlemesi gündemde. ÖTVsiz araç fiyatları ve araç listesi 2026 detaylarıyla ÖTV indirimi ve muafiyet kapsamı netleşiyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Emekliye ÖTVsiz araç düzenlemesi 2026 yılında en çok konuşulan başlıklar arasında yer alıyor. Özellikle emekliye ÖTVsiz araç listesi 2026 kapsamında hangi modellerin yer alacağı ve kimlerin bu haktan yararlanabileceği araştırılıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari</guid>
      <pubDate>Sat, 16 May 2026 08:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-son-durum.webp" type="image/jpeg" length="85623"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[3. ODTÜ Jonglörlük Festivali'nde sanatçıların performansı beğeni topladı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ODTÜ Jonglörler Topluluğu tarafından düzenlenen 3. ODTÜ Jonglörlük Festivali, Başkentli sanatseverleri ve öğrencileri bir araya getirmeye devam ediyor. ODTÜ Büyük Spor Salonu ve çevresinde süren etkinlikler kapsamında, havanın kararmasıyla birlikte sahne alan sanatçılar, ateşle yaptıkları tehlikeli ve estetik gösterilerle geceyi aydınlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ODTÜ Jonglörler Topluluğu tarafından bu yıl üçüncüsü düzenlenen 3. ODTÜ Jonglörlük Festivali, ODTÜ Büyük Spor Salonu’nda tüm coşkusuyla devam ediyor. Festival programı kapsamında sahne alan sanatçıların gece karanlığında gerçekleştirdiği ateş gösterileri, izleyicilere adrenalin dolu anlar yaşattı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sanatçıların ateşli asalar ve çeşitli ekipmanlarla sergilediği estetik figürler, jonglörlük sanatının sınırlarını zorlayan performanslara sahne oldu. Hem teknik ustalığın hem de görsel sanatın harmanlandığı festival, Başkentli sanatseverler ve öğrenciler tarafından ilgiyle takip ediliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ahmet Çağatay Bayraktar</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi</guid>
      <pubDate>Sun, 03 May 2026 10:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/a-a-20260503-41275051-41275034-o-d-t-u-j-o-n-g-l-o-r-l-u-k-f-e-s-t-i-v-a-l-i.jpg" type="image/jpeg" length="81354"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ASGARİ ÜCRET VE EMEKLİ MAAŞLARINA ARA ZAM TALİMATI: İşte masadaki rakamlar]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye’de milyonlarca çalışan ve emekliyi doğrudan ilgilendiren maaş düzenlemelerine ilişkin yeni iddialar gündemde... Asgari ücret ve emekli maaşlarına ek zam yapılacağı söylentisi seçim hazırlıklarıyla birlikte ekonomi politikalarında değişim beklentisini artırdı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye’de milyonlarca çalışan ve emekliyi ilgilendiren maaş düzenlemeleriyle ilgili kulis bilgileri gündemi hareketlendirdi. Asgari ücret ve emekli maaşlarına ek zam yapılabileceği yönündeki iddialar, seçim hazırlıklarıyla birlikte ekonomi politikalarında değişim sinyali olarak yorumlanıyor.</p>

<p></p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 14:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/emekli-asgariucretli-seyyanen-zam.webp" type="image/jpeg" length="65604"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN DEĞERLİ MİLLİ TAKIMLAR GÜNCEL LİSTE: Türkiye kaçıncı sırada?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2026’nın en değerli milli takımları açıklandı! Türkiye A Milli Takımı, kadro değerinde 40 milyon euroluk artışla büyük bir sıçrama yaptı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Uluslararası futbol arenasında milli takımların piyasa değerleri güncellendi. 2026 yılının Mart ayı itibarıyla açıklanan listede, Türkiye A Milli Futbol Takımı büyük bir çıkış yakalayarak dikkatleri üzerine çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Türkiye de sıralamada yer buldu</strong></h2>

<p>Genç ve Avrupa’da forma giyen futbolcuların değerindeki artış, bu sıçramanın en büyük nedenlerinden biri olarak gösteriliyor. Özellikle Arda Güler ve Kenan Yıldız gibi isimlerin performansları, milli takımın piyasa değerine ciddi katkı sağladı. İşte dünyanın en değerli milli takımları!</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada</guid>
      <pubDate>Mon, 23 Mar 2026 15:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/03/en-degerli-milli-takimlar-turkiye-kacinci.webp" type="image/jpeg" length="66232"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
