<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>24 Saat Gazetesi Ankara</title>
    <link>https://www.24saatgazetesi.com</link>
    <description>Ankara son dakika haberleri, asayiş, trafik kazası ve yangın olayları Gazeteciler Cemiyeti yayın organı 24 Saat'te. Günün maçı saat kaçta, ne zaman, hangi kanalda?</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.24saatgazetesi.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>24 Saat Gazetesi Ankara - Copyright © 2026. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Wed, 29 Jul 2026 12:37:32 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Mali Müşavir  Özlem Pekduraner: Dul maaşında  kadın ve erkek  ayrımı yok]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/mali-musavir-ozlem-pekduraner-dul-maasinda-kadin-ve-erkek-ayrimi-yok</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/mali-musavir-ozlem-pekduraner-dul-maasinda-kadin-ve-erkek-ayrimi-yok" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Pekduraner, 4/a (SSK) kapsamında vefat eden sigortalının en az 5 yıl sigortalılık süresi ve 900 prim gününün borçlanma ile 1.800 gününün bulunması halinde, evlenmemiş olan dul eşin çalışıyor ya da emekli olsa bile dul aylığı alabileceğini ifade etti]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Mali Müşavir Özlem Pekduraner, dul aylığına ilişkin merak edilen şartlara dikkat çekerek, bu haktan yalnızca kadınların değil, gerekli koşulları sağlayan erkeklerin de yararlanabildiğini belirtti.<br />
Pekduraner, 4/a (SSK) kapsamında vefat eden sigortalının en az 5 yıl sigortalılık süresi ve 900 prim gününün borçlanma ile 1.800 gününün bulunması halinde, evlenmemiş olan dul eşin çalışıyor ya da emekli olsa bile dul aylığı alabileceğini ifade etti.<br />
4/b (Bağ-Kur) ve 4/c (Emekli Sandığı) kapsamında ise vefat eden sigortalının en az 5 yıl sigortalılık süresi ve 1.800 prim gününün bulunmasının gerektiğini aktaran Pekduraner, evlenmemek şartıyla çalışıyor ya da emekli olsa bile kadın veya erkek dul eşe aylık bağlanabileceğini söyledi.<br />
Pekduraner, dul aylığının bağlanma oranının ise hak sahibinin çalışma durumu ve çocuk bulunup bulunmamasına göre değiştiğini belirterek, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 34. Maddesine göre çalışan veya kendi emekli aylığını alan ve aylık bağlanmış çocuğu bulunan dul eşe yüzde 50, çalışmayan, kendi aylığını almayan veya aylık bağlanmış çocuğu bulunmayan dul eşe ise yüzde 75 oranında aylık bağlanabildiğini kaydetti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ramazan Atabey</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/mali-musavir-ozlem-pekduraner-dul-maasinda-kadin-ve-erkek-ayrimi-yok</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Jul 2026 12:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/i-m-g-20260728-w-a0002.jpg" type="image/jpeg" length="99670"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ASKİ'den Turgut Altınok hakkında suç duyurusu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/askiden-turgut-altinok-hakkinda-suc-duyurusu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/askiden-turgut-altinok-hakkinda-suc-duyurusu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ASKİ Genel Müdürlüğü, Ankara'nın içme suyuna ilişkin "Ankara'da musluklardan zehir akıyor" ifadelerini içeren paylaşım yaptığı gerekçesiyle eski Keçiören Belediye Başkanı Turgut Altınok hakkında suç duyurusunda bulundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>ASKİ Genel Müdürlüğü</strong>, eski Keçiören Belediye Başkanı <strong>Turgut Altınok</strong>'un sosyal medya hesabından Ankara'nın içme suyuna ilişkin yaptığı paylaşımlar nedeniyle suç duyurusunda bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Suç duyurusu dilekçesinde, Ankara'da şebekeye verilen içme suyunun Sağlık Bakanlığı Ankara İl Sağlık Müdürlüğü'nün denetimleri ile ASKİ laboratuvarlarında 7 gün 24 saat esasına göre düzenli olarak analiz edildiği belirtildi.</p>

<h3><strong>"İçme suyunda halk sağlığını tehdit edecek olumsuzluk bulunmadı"</strong></h3>

<p>ASKİ'nin başvurusunda, içme suyuna ilişkin analiz sonuçlarının her ay kamuoyuyla paylaşıldığı ifade edildi.</p>

<p>Temmuz ayına ilişkin en güncel analiz sonuçlarının da ilgili mevzuatta belirlenen tüm kalite kriterlerini karşıladığı belirtilen dilekçede, analizlerde halk sağlığını tehdit edecek herhangi bir olumsuz bulguya rastlanmadığı kaydedildi.</p>

<h3><strong>ASKİ'den "yanlış bilgi" tepkisi</strong></h3>

<p>Dilekçede, Turgut Altınok'un sosyal medya hesabından yaptığı "Ankara'da musluklardan zehir akıyor" ifadelerini içeren paylaşımın bilimsel veriler ve resmi analiz sonuçlarıyla bağdaşmadığı ve kamuoyunu yanıltıcı nitelik taşıdığı savunuldu.</p>

<p>ASKİ, söz konusu paylaşım nedeniyle Altınok hakkında halkı korku, panik ve endişeye sevk etmek, alenen yanlış bilgi yaymak ve dezenformasyona ilişkin maddeler kapsamında suç duyurusunda bulunduğunu bildirdi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/askiden-turgut-altinok-hakkinda-suc-duyurusu</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Jul 2026 12:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/e4101857-e557-4695-b4b6-1c7d16557cc5-w.png" type="image/jpeg" length="27304"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Antalya'da orman yangını tedbiri: Kumluca'da ormanlara giriş 4 gün yasaklandı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/antalyada-orman-yangini-tedbiri-kumlucada-ormanlara-giris-4-gun-yasaklandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/antalyada-orman-yangini-tedbiri-kumlucada-ormanlara-giris-4-gun-yasaklandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Antalya Kumluca'da yükselen orman yangını riskine karşı yeni tedbir alındı. Ormanlık alanlara girişler 4 gün süreyle yasaklanırken, vatandaşlara yangına neden olabilecek faaliyetlerden uzak durmaları çağrısı yapıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Antalya</strong>'nın <strong>Kumluca</strong> ilçesinde, orman yangınlarının önlenmesine yönelik yeni tedbir alındı. Kumluca Kaymakamlığı tarafından yapılan açıklamada, artan yangın riski nedeniyle ormanlık alanlara girişlerin 4 gün süreyle yasaklandığı duyuruldu.</p>

<p>Sıcak ve kurak hava koşullarının etkisiyle <strong>orman yangını</strong> riskinin en üst seviyeye ulaştığı belirtilen açıklamada, olası yangınların önüne geçilmesi amacıyla vatandaşların ormanlık alanlara giriş yapmaması istendi.</p>

<h2><strong>Kumluca'da yangın riskine karşı giriş yasağı kararı</strong></h2>

<p>Kumluca Kaymakamlığı açıklamasında, ormanların korunması ve yangınların önlenmesi amacıyla alınan tedbir kapsamında ormanlık alanlara girişlerin geçici süreyle sınırlandırıldığı ifade edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Vatandaşlardan ormanlık alanlarda ve çevresinde ateş yakmamaları, sigara izmariti, cam şişe ve yangın riskini artırabilecek atıkları doğaya bırakmamaları istendi.</p>

<p>Açıklamada, küçük ihmallerin dahi büyük yangınlara neden olabileceği belirtilerek, vatandaşların alınan tedbirlere uymalarının önemine dikkat çekildi.</p>

<h3><strong>Vatandaşlara 112 çağrısı yapıldı</strong></h3>

<p>Yetkililer, ormanlık alanlarda şüpheli duman veya yangın belirtisi görülmesi halinde vakit kaybedilmeden 112 Acil Çağrı Merkezi'ne ihbarda bulunulması gerektiğini bildirdi.</p>

<p>Ormanların korunmasının toplumun ortak sorumluluğu olduğu vurgulanırken, yangın riskine karşı duyarlı olunması çağrısı yapıldı.</p>

<h3><strong>İlçede anonslarla uyarılar yapılıyor</strong></h3>

<p>Öte yandan Kumluca'da vatandaşlara yönelik bilgilendirme çalışmaları da sürdürülüyor. Camilerden yapılan anonslar ve belediye hoparlörleri aracılığıyla vatandaşlardan ormanlık alanlara girmemeleri ve yangına neden olabilecek faaliyetlerden kaçınmaları istendi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/antalyada-orman-yangini-tedbiri-kumlucada-ormanlara-giris-4-gun-yasaklandi</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Jul 2026 12:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/kumlucada-ormanlik-alanlara-giris-4-gun-sureyle-yasaklandi.png" type="image/jpeg" length="90456"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Temmuz gıda enflasyonu açıklandı: Karpuz ucuzladı, kuru soğan zamlandı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/temmuz-gida-enflasyonu-aciklandi-karpuz-ucuzladi-kuru-sogan-zamlandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/temmuz-gida-enflasyonu-aciklandi-karpuz-ucuzladi-kuru-sogan-zamlandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gıda enflasyonu ve gıda fiyatlarına ilişkin temmuz verileri yayımlandı. TEPAV Gıda Fiyat Endeksi (TEGE) sonuçlarına göre, temmuz ayında gıda fiyatları aylık bazda yüzde 0,93 artarken, yıllık gıda enflasyonu yüzde 32,8 olarak hesaplandı. Verilerde fiyatı en çok artan ve gerileyen ürünler de açıklandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>TEPAV Gıda Fiyat Endeksi (TEGE) kapsamında açıklanan temmuz ayı verileri, <strong>gıda fiyatlarındaki </strong>son durumu ortaya koydu. 1-25 Temmuz dönemini kapsayan hesaplamalara göre gıda fiyatları aylık yüzde 0,93 yükselirken, yıllık gıda enflasyonu yüzde 32,8 seviyesinde gerçekleşti. Bülten kapsamında taze meyve ve sebzelerdeki fiyat değişimleri ile diğer gıda ürünlerine ilişkin veriler de paylaşıldı.</p>

<h2><strong>Gıda fiyatları temmuz ayında yüzde 0,93 arttı</strong></h2>

<p>Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı'nın yayımladığı TEPAV Gıda Fiyat Endeksi bültenine göre, 1-25 Temmuz döneminde gıda fiyatları aylık bazda yüzde 0,93 artış gösterdi.</p>

<p>Açıklanan verilere göre, önceki aya kıyasla gıda fiyatlarında yeniden yükseliş kaydedilirken, yıllık gıda enflasyonu yüzde 32,8 olarak hesaplandı.</p>

<h3><strong>Gıda fiyatlarında en fazla düşüş karpuzda görüldü</strong></h3>

<p>Temmuz ayında taze meyve ve sebze grubunda fiyatı en fazla gerileyen ürünler karpuz, taze fasulye ve salatalık oldu.</p>

<p>Aynı dönemde bu ürünler, fiyatı düşen taze meyve ve sebzeler arasında ilk sıralarda yer aldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Gıda fiyatları verilerine göre, taze meyve ve sebze grubunda en yüksek fiyat artışları çarliston biber, diğer taze biber çeşitleri ve kuru soğanda kaydedildi.</p>

<p>Temmuz ayı verilerinde söz konusu ürünler, fiyat artışının en belirgin olduğu kalemler olarak öne çıktı.</p>

<h3><strong>Diğer gıda ürünlerinde fiyat değişimleri açıklandı</strong></h3>

<p>Taze meyve ve sebze dışındaki ürünlerde ise en dikkat çeken fiyat artışları diğer pastane ürünleri, maden suyu ve soda ile turşuda gerçekleşti.</p>

<p>Buna karşılık tavuk eti, yumurta ve sakatat fiyatlarında gerileme kaydedildi.</p>

<h3><strong>KKTC'de gıda enflasyonu yüzde 1,01 olarak hesaplandı</strong></h3>

<p>TEPAV tarafından Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti için hazırlanan KKTC-TEGE verileri de yayımlandı.</p>

<p>Buna göre, 1-25 Temmuz döneminde KKTC'de gıda enflasyonu aylık bazda yüzde 1,01 olarak hesaplandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/temmuz-gida-enflasyonu-aciklandi-karpuz-ucuzladi-kuru-sogan-zamlandi</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Jul 2026 11:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/gida-enflasyonu-4.png" type="image/jpeg" length="77548"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[24 ilde narkotik operasyonu: 80 şüpheli tutuklandı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/24-ilde-narkotik-operasyonu-80-supheli-tutuklandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/24-ilde-narkotik-operasyonu-80-supheli-tutuklandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Jandarma ekiplerinin 24 ilde düzenlediği operasyonlarda uyuşturucu madde satıcıları ve yasa dışı kenevir ekimine yönelik çalışmalar gerçekleştirildi. Operasyonlarda çok miktarda uyuşturucu ele geçirilirken, 138 şüpheliden 80’i tutuklandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Jandarma</strong> ekipleri tarafından 24 ilde uyuşturucu madde satıcıları ile yasa dışı kenevir ekimine yönelik operasyon düzenlendi. Operasyonlarda uyuşturucu maddeler ve uyuşturucu üretiminde kullanılan çok sayıda bitki ele geçirilirken, 138 şüpheli yakalandı.</p>

<p>Jandarma Genel Komutanlığı Narkotik Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı ile Cumhuriyet Başsavcılıkları koordinesinde gerçekleştirilen çalışmalar, <strong>İl Jandarma Komutanlıkları</strong>nın katılımıyla yürütüldü.</p>

<h2><strong>Operasyonlarda uyuşturucu madde ve kenevir ele geçirildi</strong></h2>

<p>Operasyonlar kapsamında 408 kilogram uyuşturucu madde, 159 bin 788 adet uyuşturucu hap ele geçirildi. Ayrıca yasa dışı ekildiği belirlenen 3 milyon 325 bin kök kenevir ve skunk bitkisi imha edildi.</p>

<p>Çalışmalara 1008 narkotik ve asayiş ekibi, 6 bin 48 personel ile Narkotik Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı Analiz ve Takip Timleri katıldı.</p>

<h3><strong>138 şüpheli yakalandı</strong></h3>

<p>Operasyonlarda yakalanan 138 şüpheliden 80'i tutuklanırken, 58 kişi hakkında <strong>adli kontrol</strong> hükümleri uygulandı.</p>

<p>Yapılan <strong>inceleme</strong>lerde şüphelilerin yasa dışı kenevir ve skunk ekimi yaptığı, sosyal medya ve mesajlaşma uygulamaları üzerinden uyuşturucu madde satışı gerçekleştirdiği ve uyuşturucu ticaretini organize şekilde yürüttüğü belirlendi.</p>

<h3><strong>Uyuşturucu ile mücadele çalışmaları sürüyor</strong></h3>

<p>Jandarma ekiplerinin sokak satıcıları, uyuşturucu imalatçıları ve yasa dışı uyuşturucu ekim faaliyetlerine yönelik çalışmalarını sürdürdüğü bildirildi.</p>

<p><strong>Operasyon</strong>lara katılan jandarma ekipleri ile ilgili birimlerin çalışmalarından dolayı teşekkür edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<blockquote class="twitter-tweet">
<p dir="ltr" lang="tr">24 İlde “Uyuşturucu Madde Satıcılarına ve Yasa Dışı Kenevir Ekimine” yönelik Jandarmamız tarafından düzenlenen operasyonlarda;<br />
-408 kg uyuşturucu madde ile<br />
-159 bin 788 adet uyuşturucu hap ele geçirildi.<br />
-3 milyon 325 bin adet kök kenevir ve skunk bitkisi imha edildi.… <a href="https://t.co/AxFU3N1Ebq" rel="nofollow">pic.twitter.com/AxFU3N1Ebq</a></p>
— T.C. İçişleri Bakanlığı (@TC_icisleri) <a href="https://x.com/TC_icisleri/status/2082375608605045029?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">July 29, 2026</a></blockquote>
<script async src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/24-ilde-narkotik-operasyonu-80-supheli-tutuklandi</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Jul 2026 11:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/24-ildeki-uyusturucu-operasyonlarinda-80-kisi-tutuklandi.png" type="image/jpeg" length="71378"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İran'dan 'Hürmüz Boğazı' kararı: Ortak yönetim önerisini reddetti]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/irandan-hurmuz-bogazi-karari-ortak-yonetim-onerisini-reddetti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/irandan-hurmuz-bogazi-karari-ortak-yonetim-onerisini-reddetti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İran, Umman'ın Hürmüz Boğazı'nın bölgesel ortak yönetimine ilişkin önerisini reddetti. Tahran yönetimi, stratejik su yolundaki kontrolünden taviz vermeyeceğini bildirirken, İran Devrim Muhafızları'nın üç petrol tankerini vurduğunu açıklaması bölgede gerilimi yeniden artırdı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<section dir="auto">
<p>Batı medyasına konuşan Batılı ve Körfez ülkelerinden kaynaklar, Umman'ın <strong>Hürmüz Boğazı</strong>'nda yaşanan krizin çözümü amacıyla İran'a, Körfez ülkelerinin de desteklediği bir ortak yönetim planı sunduğunu aktardı.</p>

<p>Plana göre, stratejik boğazın gemilerden gönüllü katkı payı alınmasını da içeren ortak bir yönetim modeliyle işletilmesi ve İran'ın bölgede tek başına kontrol sahibi olmaması öngörülüyordu.</p>

<p>Modelin, Endonezya, Malezya ve Singapur tarafından Malakka Boğazı'nda uygulanan seyir güvenliği ve arama-kurtarma faaliyetlerini finanse eden sisteme benzetildiği belirtildi.</p>

<h2><strong>İran, Hürmüz Boğazı'ndaki kontrolünü paylaşmak istemiyor</strong></h2>

<p>Batı medyasına konuşan üst düzey bir İranlı yetkili ise Tahran yönetiminin söz konusu öneriyi reddettiğini açıkladı.</p>

<p>İranlı yetkili, ABD ve İsrail'in şubat ayında İran'a yönelik saldırılarından önce küresel petrol ve sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) sevkiyatının yaklaşık beşte birinin geçtiği Hürmüz Boğazı'nın bölgesel ortak yönetimini öngören planın başarı şansı bulunmadığını savundu.</p>

<p>Yetkili, ABD ve Suudi Arabistan'ın Umman'a <strong>Hürmüz Boğazı </strong>konusunda "gerçekçi olmayan planlarını" ilerletmesi yönünde baskı yaptığını öne sürdü.</p>

<h3><strong>Tahran'dan ortak kontrol modeline itiraz</strong></h3>

<p>İranlı yetkili, İran'ın boğaza giriş güzergahının tamamı ile çıkış güzergahının bir bölümünün kontrolünü elinde tutması gerektiğini belirtti.</p>

<p>Umman ile yüzde 50-50 ortak kontrol modelinin İran'ın çıkarlarına hizmet etmeyeceğini savunan yetkili, buna karşın Tahran'ın Umman'ı "değerli bir komşu" olarak gördüğünü ifade etti.</p>

<p>İran'ın öneriyi reddetmesinin, aylardır Körfez'deki deniz ticaretini aksatan krizin çözümüne yönelik diplomatik umutları zayıflattığı değerlendiriliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Hürmüz Boğazı'nda gerilim yeniden tırmandı</strong></h3>

<p>İran Devrim Muhafızları Ordusu, <strong>Hürmüz Boğazı</strong>'nda "güvensiz ve yasa dışı rota" kullandıkları gerekçesiyle uyarıları dikkate almayan üç petrol tankerinin vurularak durdurulduğunu açıkladı.</p>

<p>Devrim Muhafızları Ordusu Deniz Kuvvetleri, stratejik su yolunda tam kontrolü sürdürdüklerini bildirirken, ABD'nin bölgedeki askeri faaliyetleri ile gemilere verilen talimatların karşılıksız bırakılmayacağı uyarısında bulundu.</p>

<h3><strong>Petrol fiyatları yükseldi</strong></h3>

<p><strong>Hürmüz Boğazı</strong>'nda gerilimin yeniden yükselmesi uluslararası petrol piyasalarını da etkiledi. Petrol fiyatları çarşamba günü varil başına 3 doların üzerinde artış gösterdi.</p>
</section></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/irandan-hurmuz-bogazi-karari-ortak-yonetim-onerisini-reddetti</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Jul 2026 11:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/9666383d-1ffd-4751-970e-2cf6d67b648d-w.png" type="image/jpeg" length="47477"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Petrol fiyatlarında sert dönüş: Brent petrolde yüzde 3,2'lik artış]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/petrol-fiyatlarinda-sert-donus-brent-petrolde-yuzde-32lik-artis</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/petrol-fiyatlarinda-sert-donus-brent-petrolde-yuzde-32lik-artis" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Petrol fiyatları, ABD'nin ham petrol stoklarına ilişkin veriler ve OPEC+ üretim beklentilerinin etkisiyle yeniden yükseliş gösterdi. Brent petrol 86,80 dolara çıkarken, ABD ham petrolü de değer kazandı. Piyasalarda ayrıca ABD-İran hattındaki gelişmeler yakından takip ediliyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Petrol fiyatları</strong>, ABD'de ham petrol stoklarının azaldığını gösteren verilerin ardından yeni işlem gününde yükseliş kaydetti. Önceki seansta sert düşüş yaşayan<strong> Brent petrol</strong>, çarşamba günü yeniden değer kazanırken, fiyatlamalarda OPEC+'ın üretim planlarına ilişkin beklentiler de etkili oldu.</p>

<h2><strong>Petrol fiyatları stok verileri sonrası yükseldi</strong></h2>

<p>ABD'nin ham petrol stoklarına ilişkin veriler, petrol fiyatları üzerinde etkili oldu. Çarşamba gününün ilk işlemlerinde petrol fiyatları varil başına 2 doların üzerinde artış gösterdi ve önceki seansta yaşanan kayıpların bir kısmını geri aldı.</p>

<p>İşlemlerde Brent petrol yüzde 3,2 yükselişle 86,80 dolara ulaşırken, ABD ham petrolü ise yüzde 3,4 artışla 81,95 dolardan işlem gördü.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>ABD ham petrol stoklarında 3,3 milyon varillik düşüş</strong></h3>

<p>Amerikan Petrol Enstitüsü (API) verilerine dayandırılan piyasa kaynaklarının aktardığı bilgilere göre, 24 Temmuz'da sona eren haftada ABD'nin ham petrol stokları yaklaşık 3,3 milyon varil azaldı.</p>

<p>Aynı dönemde benzin stoklarının 918 bin varil, distilat stoklarının ise 355 bin varil arttığı bildirildi. ABD Enerji Enformasyon İdaresi'nin (EIA) resmî stok verilerinin ise günün ilerleyen saatlerinde açıklanmasının beklendiği belirtildi.</p>

<h3><strong>OPEC+ üretim planına ilişkin beklentiler fiyatları destekledi</strong></h3>

<p>OPEC+ grubuna yönelik üretim beklentileri de petrol fiyatları üzerinde etkili olan gelişmeler arasında yer aldı.</p>

<p>Reuters'a konuşan kaynakların aktardığı bilgilere göre, grubun gönüllü üretim kesintileri kapsamında yeniden piyasaya sunduğu varillere ilişkin sürecin tamamlanmasının ardından, ekim ayından itibaren üretim artışlarını üç ay süreyle durdurma seçeneğini değerlendirdiği ifade edildi.</p>

<h3><strong>Brent petrol önceki seansta sert gerilemişti</strong></h3>

<p>Brent petrol, önceki işlem gününde yaklaşık yüzde 5 değer kaybederek son iki haftanın en düşük seviyesine gerilemişti.</p>

<p>Fiyatlardaki bu düşüşte, ABD ile İran arasında yaşanan gerilimin sona erdirilmesine yönelik girişimlerin yeniden başlayabileceğine ilişkin beklentiler etkili oldu.</p>

<h3><strong>ABD ve İran açıklamaları piyasaların gündeminde</strong></h3>

<p>ABD Başkanı Donald Trump, iki haftadır devam eden ABD hava saldırılarını hafta sonu durdurmasının ardından Fox News'e yaptığı açıklamada İran ile "olumlu görüşmeler" yürütüldüğünü söyledi. Trump, müzakerelerin sonuç vermemesi halinde yeni saldırılar düzenlenebileceği yönünde açıklamada bulundu.</p>

<p>İran ise ABD ile yeniden görüşmelere başlanacağı yönündeki iddiaları reddetti. Bu gelişmeler, petrol fiyatları üzerinde etkili olan başlıklar arasında yer almaya devam etti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya, Ekonomi, Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/petrol-fiyatlarinda-sert-donus-brent-petrolde-yuzde-32lik-artis</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Jul 2026 11:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/iranin-abd-aciklamasi-sonrasi-brent-petrol-geriledi.png" type="image/jpeg" length="95107"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Dervişoğlu'ndan 'çerçeve yasa' çıkışı: "Devlet bu kadar aklını yitirmiş olamaz"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/dervisoglundan-cerceve-yasa-cikisi-devlet-bu-kadar-aklini-yitirmis-olamaz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/dervisoglundan-cerceve-yasa-cikisi-devlet-bu-kadar-aklini-yitirmis-olamaz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada iktidarın "Terörsüz Türkiye" sürecine ilişkin eleştirilerde bulundu. Çerçeve yasaya ilişkin teklifin kamuoyuyla paylaşılmadığını savunan Dervişoğlu, "Bu kanunu Meclis mi yapacak yoksa Meclis, İmralı ile yapılmış kanunda mı kullanılacak? Hangi devlet aklının ürünü bu? Devlet bu kadar aklını yitirmiş olamaz" dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<section dir="auto">
<p>İYİ Parti Genel Başkanı <strong>Müsavat Dervişoğlu</strong>, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</p>

<p>İktidarın "<strong>Terörsüz Türkiye</strong>" adı altında yürüttüğü sürece tepki gösteren Dervişoğlu, Türk milletine çerçeve yasada neyin teklif edileceğinin hâlâ açıklanmadığını savundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Dervişoğlu, "Türk milletine çerçeve yasada neyin teklif edileceği hâlâ ortada yok. İktidar susuyor. Siyasi partilerin liderlerinden saklanan kanun teklifini İmralı canisi biliyor. Bu kanunu Meclis mi yapacak yoksa Meclis, İmralı ile yapılmış kanunda mı kullanılacak? Hangi devlet aklının ürünü bu? Devlet bu kadar aklını yitirmiş olamaz" ifadelerini kullandı.</p>

<h2><strong>"Sonuç baştan belliydi"</strong></h2>

<p>Süreç kapsamında oluşturulan komisyona da tepki gösteren Dervişoğlu, "Önce İmralı'nın istediği teklifi yaptınız, şimdi de kanunun İmralı'nın düzenlediğini söylüyorsunuz. Bu, milli iradenin İmralı ile gasp edilmesi demektir" dedi.</p>

<p>Dervişoğlu, komisyonun sürecin Meclis eliyle meşrulaştırılması amacı taşıdığını öne sürerek, şöyle konuştu:</p>

<p><i>"Önce İmralı'nın istediği teklifi yaptınız şimdi de kanunun İmralı'nın düzenlediğini söylüyorsunuz. bu milli iredenin İmralı ile gasp edilmesi demektir. Bu komisyon bu kalışmanın önüdür. Meclis eliyle meşrulaştırılmasıdır. Sonuç baştan belliydi. İktidar ve yeni ortağı İmralı'nın dediği olacaktı. Terör örgütü bütün unsularıyla silah bıracak dediler. Ancak bundan sonra hukuki düzenleme yapılacak dediler. Davulla zurnayla duyurdukları komisyon raporununda da sıralama buydu. Şimdi şartlara uymuyorlar.</i></p>

<p><i>Kanun çıkmadan silah bırakacaklardı, şimdi 'Kanunu çıkarın, silah bırakmayı sonra düşünürüz' diyorlar. Bu iktidar, devlete terör örgütünün planlarına göre adım attırıyor.</i></p>

<p><i>Örgüt vaatlerini yerine getirmezse sağnan imkanlar geri alınacak mı? Yoksa İmralı'nın keyfine mi bırakacaksınız? Neyin peşinde konuşuyorsunuz?</i></p>

<p><i>Terörü cinayeti, ihaneti ödüllendiriyorlar. Müebbetlik teröriste kravat takmaya çalışıyorlar. Kimler kimlerle beraber şimdi daha iyi görüyor musunuz?"</i></p>

<h3><strong>"Öcalan neyin başarısını gösterdi?"</strong></h3>

<p>Dervişoğlu, Abdullah Öcalan'a yönelik değerlendirmelerde de bulunarak sürece ilişkin iktidarın açıklamalarını eleştirdi:</p>

<p><i>"Öcalan neyin başarısını gösterdi ki! Üst düzey kadroların siyaset yapılması isteniyor. Örgüt artık müzakere edebilecek bir noktaya gelmiştir dediler. Yalan söylediler.'</i></p>

<p><i>Süreç Öcalan tarafından yönetiliyor denildi. Bir süreç bu kadar yalanla müzakere ediliyorsa Türk milletine bir hayır getiri mi? Buna şimdi de "demokratik entagrasyon" diyorlar."</i></p>

<h3><strong>"Diz çökenler siz olacaksınız"</strong></h3>

<p>Dervişoğlu, konuşmasının sonunda iktidara yönelik sert mesajlar vererek, <i>"Bu Cumhuriyet'e diz çöktüremeyeceksiniz. Diz çökenler siz olacaksınız. İktidar sahibi olanlar olacak" </i>dedi.</p>
</section></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/dervisoglundan-cerceve-yasa-cikisi-devlet-bu-kadar-aklini-yitirmis-olamaz</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Jul 2026 11:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/a79920b5-12fd-467b-8121-9c631a81b6e0jpg.webp" type="image/jpeg" length="95730"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[e-Rapor sistemi ile istirahat raporlarında yeni dönem başladı: İşte uygulama süreci ve sahadaki son durum]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/saglikta-dijital-donem-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/saglikta-dijital-donem-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanlığı tarafından kademeli olarak hayata geçirilen e-Rapor uygulaması, aile sağlığı merkezlerinde iş yükünü ve bürokratik süreçleri artıracağı gerekçesiyle tartışılıyor. İstanbul Tabip Odası Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Emrah Kırımlı, e-Rapor sisteminin mevcut haliyle hekimleri ve vatandaşları karşı karşıya getirdiğini vurguladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Sağlık Bakanlığı, kâğıt kullanımını sonlandırmak, rapor süreçlerini tek bir dijital platformda toplamak ve kurumlar arası belge doğrulama adımlarını hızlandırmak amacıyla <strong>e-Rapor</strong> uygulamasını yaygınlaştırmayı sürdürüyor.</p>

<p>Dijital dönüşüm hedefleri kapsamında hayata geçirilen sistemle birlikte; ehliyet, askerlik, evlilik, işe giriş ve okul kayıtları gibi alanlarda talep edilen tüm sağlık raporlarının tamamen elektronik ortama aktarılması amaçlanıyor. Ancak altyapı erişim sorunları, sistem kesintileri ve diğer kamu kurumlarının dijital entegrasyon eksiklikleri birinci basamak sağlık hizmetlerinde yeni tartışmaları ve belirsizlikleri beraberinde getiriyor</p>

<p>İstanbul Tabip Odası (İTO) Yönetim Kurulu Üyesi ve Aile Hekimi Dr. Emrah Kırımlı ile Sağlık Bakanlığının yaygınlaştırdığı e-Rapor uygulamasını, altyapı yetersizliklerini, aile sağlığı merkezlerine getirdiği iş yükünü ve sahada yaşanan teknik aksaklıkları konuştuk.</p>

<h2><strong>"TÜM YÜK, VATANDAŞIN VE HEKİMİN ÜZERİNDE BIRAKILIYOR"</strong></h2>

<p><strong>e-Rapor sistemine geçilirken SGK’lı çalışanların ayrı bir kapsamda tutulması, hekimler ve hastalar açısından uygulamada nasıl bir tablo ortaya çıkarıyor?</strong></p>

<p>Hâlihazırda ehliyet ve askerlik raporlarını e-Rapor sistemi üzerinden düzenliyoruz. Bu raporların nasıl verileceğine ilişkin hem tıbbi hem de hukuki düzenlemeler mevcut. Bu raporları talep eden kurumlar da e-Rapor altyapısıyla uyumlu şekilde çalışıyor.</p>

<p>Bunun dışında ise ülkemizde onlarca kurum, vatandaşlardan çeşitli sağlık raporları talep ediyor. Bu raporlar arasında, örneğin satranç oynamak gibi hangi sağlık kriterlerinin aranacağının dahi belirsiz olduğu çok sayıda uygulama bulunuyor. Sağlık Bakanlığı bu raporlara ilişkin gerekli mevzuatı hazırlamıyor ve vatandaş ile hekimi karşı karşıya bırakıyor.</p>

<p>Yeni uygulamada da benzer bir durumla karşılaşacağız. Evlenmek isteyen bir kişinin alması gereken sağlık raporunu nikâh memurluğu dijital ortamda görüntüleyemediğinde, uygulamanın pratikteki tek sonucu hekimin ne yapacağını bilemez hâle gelmesi olacaktır. Sağlık Bakanlığı "e-Rapor düzenleyeceksiniz" dese de nikâh dairesi bu raporu sistem üzerinden göremediğinde, biz de hastamıza "e-Rapor görüntülenemiyorsa evlenemezsiniz" demek zorunda kalırsak ortaya çıkacak tabloyu siz tahmin edin.</p>

<p>Biz, gereksiz sağlık raporu taleplerinin kaldırılmasını ve kişinin beyanının yeterli kabul edilmesini talep ederken, Bakanlık ısrarla tüm yükü ve bürokratik yetersizliklerin sorumluluğunu vatandaşın ve hekimin üzerine bırakıyor.</p>

<h3><strong>AİLE HEKİMLERİNİN İŞ YÜKÜ VE ALTYAPI SORUNLARI</strong></h3>

<p><strong>Hekimler açısından düşündüğümüzde bu sistem iş yükünü azaltacak mı, yoksa yeni sorumluluklar da beraberinde getirecek mi?</strong></p>

<p>Elbette artıracak. Örneğin, bir aile hekimi Sağlık Bakanlığının görevlendirmesiyle eğitime gittiğinde, mevcut sistem nedeniyle vatandaş rapor alamıyor. Çünkü sistem, raporun yalnızca kişinin kendi aile hekiminden alınabileceği şekilde işliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bunun yanı sıra, aile sağlığı merkezlerinde (ASM) günlük işleyişte ortaya çıkan anlık sorunları çözmeye çalışırken, hasta yoğunluğu ve ASM'nin mevcut iş yüküne bir de bu rapor süreçleri eklenecek.</p>

<p>Bugün Sağlık Bakanlığı; aile sağlığı merkezlerinin işleyişinden binasına, faturasına, çalışanına, iş güvenliğine, kanser taramalarına, aşılama hizmetlerine, evde bakımdan tedavi hizmetlerine kadar birinci basamağın neredeyse tüm sorumluluğunu bir hekim ile bir ebe veya hemşirenin omuzlarına yüklemiş durumda. Şimdi bunlara ek olarak rapor talepleriyle ve Sağlık Bakanlığı dışında neredeyse hiçbir kurumun bilmediği ya da uygulamadığı e-Rapor sistemiyle de uğraşmak zorunda kalacağız.</p>

<p><strong>Sistemi kullanmakta zorlanabilecek yaşlı veya dijital okuryazarlığı düşük vatandaşlar için sahada nasıl bir geçiş süreci yaşanıyor?</strong></p>

<p>Bu gruptaki vatandaşlar için yaşanacak durum, bugün randevu alamadıklarında karşılaştıkları tablodan farklı olmayacak. Randevu alabilmek için e-Nabız'ı kullanmak, dijital onay vermek ve akıllı telefon sahibi olmak gerekiyor. Bunları yapamayan milyonlarca kişiye Sağlık Bakanlığının verdiği yanıt ise "Aile hekimine gidin, o halletsin" oluyor.</p>

<p>Sanki ülkedeki yaklaşık 2 milyon sağlık çalışanının yalnızca 60 bini değil de 660 bini aile sağlığı merkezlerinde (ASM) görev yapıyormuş gibi, tüm yük aile hekimleri ile ASM çalışanlarının üzerine bırakılıyor.</p>

<p><img alt="Dr. Kırımlı'dan 'Aile Hekimine Yönlendirme' Tepkisi" height="749" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2025/08/dr-kirimlidan-aile-hekimine-yonlendirme-tepkisi.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<h3><strong>İNTERNET KESİNTİLERİ VE BİLGİ GÜVENLİĞİ RİSKLERİ</strong></h3>

<p><strong>Kağıt çıktının kaldırıldığı bu yapıda, olası sunucu veya internet kesintilerinde hastaların mağdur olmaması adına süreç nasıl ilerliyor?</strong></p>

<p>Kimi meslektaşlarımız, hasta ile karşı karşıya gelip şiddete maruz kalmamak için şahsi telefonları üzerinden internete bağlanarak sistemi kullanmayı deniyor. Ancak bu durum, mevcut iş yüküne ek olarak sabit IP ve bilgi güvenliği gibi yeni sorunları da beraberinde getiriyor. Üstelik yaşanabilecek olası aksaklıklarda sorumluluk, bu yöntemle hastasına yardımcı olmaya çalışan hekimin üzerinde kalıyor.</p>

<p>Biz, bu sistemlerin çalışmaması sorunuyla neredeyse her gün karşılaşıyoruz. e-Rapor uygulamasında da benzer aksaklıkların yaşanması kaçınılmaz görünüyor. Bu durum ise daha uzun bekleme süreleri, artan iş yükü ve sağlık çalışanları açısından daha güvensiz bir çalışma ortamı anlamına geliyor.</p>

<p><strong>e-Rapor Doğrulama Servisi ve elektronik imza adımı, rapor süreçlerindeki denetimi ve güvenilirliği nasıl etkileyecek?</strong></p>

<p>Öncelikle bu sistemlerin kesintisiz ve düzenli şekilde çalışması gerekiyor. Ancak uygulamada bu sistemlerin sık sık erişilemez hâle geldiğine tanık oluyoruz. Hukuki açıdan bakıldığında ise en güvenilir yöntem hâlâ ıslak imzalı ve basılı belgelerdir. Bu nedenle uygulamada yine bu yönteme başvurulması muhtemeldir.</p>

<p>Diplomaların dahi sahtesinin üretilebildiği ve bu konuda suç örgütlerinin ortaya çıkarıldığı bir ülkede, elektronik ortamda düzenlenen raporların güvenilirliği konusunda da ciddi soru işaretleri bulunuyor.</p>

<h3><strong>"YAZ TATİLİNDE OLMAMIZ, OLASI SORUNLARI İKİ AY SONRAYA ERTELİYOR"</strong></h3>

<p><strong>Okulların ve kamu kurumlarının elektronik ortamda düzenlenen bu raporları işleme alma ve kabul etme hızı şu an ne durumda?</strong></p>

<p>Doğrusu, bu kurumların sistemi bildiğinden bile emin değilim. Uygulama yaygınlaştıkça ve biz e-Rapor düzenledikçe onlar da sistemi kullanarak süreci göreceklerdir. Ancak Sağlık Bakanlığının bu kurumlara yönelik bir bilgilendirme yaptığına ilişkin kamuoyuna yansıyan herhangi bir yazı ya da resmi duyuru bulunmuyor.</p>

<p>Bugün okullar ve birçok kamu kurumu hâlâ fiziki rapor talep etmeyi sürdürüyor. Şu anda yaz tatilinde olmamız, yaşanabilecek olası sorunları yaklaşık iki ay sonraya erteliyor. Umudumuz, bu kurumların da en az bizim kadar süreci basın aracılığıyla takip etmiş olmalarıdır.</p>

<p><strong>Rapor doğrulama sürecinde 3. taraf kurumlar veya okullar, hastanın tıbbi detaylarına değil sadece raporun geçerliliğine mi erişebiliyor?</strong></p>

<p>Fiziki raporlarda olduğu gibi, üçüncü taraf kurumlar yalnızca raporda yer alan kişi bilgilerini ve hekimin belirttiği hastalık tanısını görebilecek. Bunun dışında hastanın tıbbi geçmişine veya ek sağlık bilgilerine erişmeleri söz konusu olmayacak.</p>

<h3><strong>SAĞLIKTA DİJİTALLEŞME VE GEÇMİŞ UYGULAMALARIN YANSIMALARI</strong></h3>

<p><strong>e-Rapor uygulamasını, Türkiye’nin genel dijital sağlık altyapısı ve gelecekteki sağlık hizmetleri açısından nasıl değerlendiriyorsunuz? Sizce bu hamle, ilerleyen dönemde sevk zincirinden uzaktan muayeneye (tele-tıp) kadar uzanacak daha geniş bir dijital dönüşümün habercisi mi?</strong></p>

<p>Daha önce e-Rapor uygulamasına geçirilen akli meleke, sürücü belgesi ve silah ruhsatı raporlarında yaşanan en önemli değişikliklerden biri, bu raporlar için vatandaşlardan ücret alınmaya başlanması oldu. Sağlık Bakanlığının atacağı ilk adımlardan birinin, benzer şekilde bu raporlar için de ücret talep edilmesi olacağını düşünüyorum. Geçmiş uygulamalarda yaşananlar dikkate alındığında, bu süreçte farklı bir tablo beklemek için somut bir neden görmüyorum.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Esin Özdemir</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/saglikta-dijital-donem-basladi</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Jul 2026 11:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/e-rapor.png" type="image/jpeg" length="12967"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[TEİS'ten Dünya Hepatit Günü'nde eczanelerde aşı hizmeti çağrısı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/teisten-dunya-hepatit-gununde-eczanelerde-asi-hizmeti-cagrisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/teisten-dunya-hepatit-gununde-eczanelerde-asi-hizmeti-cagrisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tüm Eczacı İşverenler Sendikası (TEİS) Genel Başkanı Nurten Saydan, Dünya Hepatit Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, viral hepatitlerin önlenebilir ve tedavi edilebilir enfeksiyonlar olduğunu belirterek, aşılamanın bulaşıcı hastalıklara karşı en etkili korunma yöntemlerinden biri olduğunu söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Tüm Eczacı İşverenler Sendikası (TEİS) Genel Başkanı <strong>Nurten Saydan</strong>, <strong>Dünya Hepatit Günü </strong>nedeniyle yazılı açıklama yaptı. Viral hepatitlerin önemli bir halk sağlığı sorunu olduğunu belirten Saydan, hastalığın kronik karaciğer hastalığı, siroz ve karaciğer kanserine yol açabileceğine dikkat çekti.</p>

<p>Hepatitin karaciğerin iltihaplanması anlamına geldiğini belirten Saydan, viral hepatitlerin başta Hepatit A, B, C, D ve E olmak üzere farklı virüslerden kaynaklandığını ifade etti. Saydan, en yaygın türlerin Hepatit A, Hepatit B ve Hepatit C olduğunu belirterek, özellikle Hepatit B ve C'nin uzun vadede kronik karaciğer hastalığı, siroz ve karaciğer kanserine neden olabildiğini kaydetti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Hepatit B'ye karşı aşı, Hepatit C'ye karşı tedavi</strong></h2>

<p>Günümüzde Hepatit B'ye karşı etkili bir aşının bulunduğunu, kronik Hepatit C enfeksiyonunun ise etkili tedavilerle kontrol altına alınabildiğini belirten Saydan, Hepatit B'den korunmanın en etkili yolunun aşılama olduğunu söyledi.</p>

<p>Türkiye'de Hepatit B aşısının 1998'den itibaren rutin çocukluk çağı aşı takvimine dahil edildiğini belirten Saydan, risk grubunda bulunan kişilere de aşının ücretsiz uygulandığını ifade etti.</p>

<p>Saydan, Hepatit C'ye karşı henüz bir aşının bulunmadığını ancak etkili tedavilerin mevcut olduğunu ve bu tedavilerin Türkiye'de genel sağlık sigortası kapsamında ücretsiz sunulduğunu bildirdi.</p>

<h3><strong>"Aşılar toplumu korur"</strong></h3>

<p>Aşılamanın bulaşıcı hastalıklara karşı en etkili, kolay ve ekonomik korunma yöntemlerinden biri olduğunu vurgulayan Saydan, aşıların ağır hastalıkları önlemenin yanı sıra salgınların yayılmasını da engellediğini belirtti.</p>

<p>Saydan, "Aşılar, salgınların yayılmasını durdurarak herkesi güvence altına alır ve toplumu korur" dedi.</p>

<h3><strong>TEİS'ten eczanelerde aşı hizmeti çağrısı</strong></h3>

<p>Eczanelerin Sağlık Bakanlığı mevzuatında birinci basamak sağlık kuruluşu olarak sınıflandırıldığını belirten Saydan, eczacıların sahip olduğu sağlık bilgisinin ve eczanelerin ülke genelindeki yaygın hizmet ağının bağışıklama hizmetlerine önemli katkı sağlayabileceğini ifade etti.</p>

<p>Saydan, gelişmiş ülkelerde olduğu gibi Türkiye'deki eczanelerde de aşı hizmeti sunulmasının vatandaşların sağlık hizmetlerine erişimini kolaylaştıracağını ve halk sağlığına önemli katkı sağlayacağını söyledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/teisten-dunya-hepatit-gununde-eczanelerde-asi-hizmeti-cagrisi</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Jul 2026 11:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/f7c098ac-4095-4cf9-be4f-82223784f013.png" type="image/jpeg" length="97067"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Antalya'da rüşvet ve yolsuzluk soruşturması: Gençlik Merkezi Sorumlusu gözaltına alındı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/antalyada-rusvet-ve-yolsuzluk-sorusturmasi-genclik-merkezi-sorumlusu-gozaltina-alindi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/antalyada-rusvet-ve-yolsuzluk-sorusturmasi-genclik-merkezi-sorumlusu-gozaltina-alindi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Antalya Büyükşehir Belediyesine yönelik rüşvet ve yolsuzluk soruşturmasında Gençlik Merkezi Sorumlusu gözaltına alındı. Merkezde arama yapıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Antalya Büyükşehir Belediyesi</strong>ne yönelik rüşvet ve yolsuzluk soruşturması kapsamında yeni bir gelişme yaşandı. Antalya Büyükşehir Belediyesi <strong>Gençlik Merkezi</strong> Sorumlusu T.G., yürütülen soruşturma çerçevesinde gözaltına alındı.</p>

<p>Antalya İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından gerçekleştirilen çalışmada, teknik ve fiziki takibi sürdürülen T.G'nin Marmaris'te tatil yaptığı otelde yakalandığı belirtildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Gençlik Merkezi'nde arama yapıldı</strong></h2>

<p>Gözaltına alınan T.G., işlemleri için <strong>Antalya Emniyet Müdürlüğü</strong>ne götürüldü. Şüphelinin gözaltına alınmasının ardından KOM ekipleri, Atatürk Parkı'nda bulunan Antalya Büyükşehir Belediyesi Gençlik Merkezi'nde inceleme gerçekleştirdi.</p>

<p>Ekiplerin yaptığı aramalarda merkezde bulunan bazı bilgisayarlar, güvenlik kamerası kayıtları ve çeşitli resmi belgelere incelenmek üzere el konuldu.</p>

<h3><strong>Soruşturma devam ediyor</strong></h3>

<p>Antalya Büyükşehir Belediyesine yönelik yürütülen soruşturma kapsamında ekiplerin çalışmalarını sürdürdüğü öğrenildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/antalyada-rusvet-ve-yolsuzluk-sorusturmasi-genclik-merkezi-sorumlusu-gozaltina-alindi</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Jul 2026 11:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/antalya-buyuksehir-belediyesi-genclik-merkezi-sorumlusu-gozaltina-alindi.png" type="image/jpeg" length="58781"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Doğum yardımı ödemeleri hesaplara yatırıldı: Temmuz ayı destekleri annelere ulaştı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/dogum-yardimi-odemeleri-hesaplara-yatirildi-temmuz-ayi-destekleri-annelere-ulasti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/dogum-yardimi-odemeleri-hesaplara-yatirildi-temmuz-ayi-destekleri-annelere-ulasti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Doğum yardımı ödemelerinde temmuz ayı süreci tamamlandı. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, doğum yardımı ödemelerinin bugün itibarıyla annelerin hesaplarına yatırıldığını açıklarken, bugüne kadar 1 milyon 201 bin 173 çocuğun destekten yararlandığını bildirdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Doğum yardımı </strong>kapsamında temmuz ayına ilişkin ödemeler hak sahiplerinin hesaplarına aktarıldı. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, yapılan ödemelerle birlikte bugüne kadar doğum yardımından yararlanan annelere toplam 22,5 milyar liralık destek sağlandığını açıkladı. Bakanlık ayrıca başvuru ve ödeme sürecine ilişkin güncel bilgileri de paylaştı.</p>

<h2><strong>Doğum yardımı tutarları güncellenen destek kapsamında uygulanıyor</strong></h2>

<p>Bakan Mahinur Özdemir Göktaş, 2025 Aile Yılı kapsamında doğum yardımı tutarlarının güncellendiğini hatırlattı.</p>

<p>Buna göre, 1 Ocak 2025 itibarıyla doğan ilk çocuk için tek seferlik 5 bin lira ödeme yapılıyor. İkinci çocuk için aylık 1500 lira destek sağlanırken, üçüncü ve sonraki çocuklar için aylık 5 bin lira ödeme gerçekleştiriliyor.</p>

<h3><strong>Doğum yardımından yararlanan çocuk sayısı 1,2 milyonu aştı</strong></h3>

<p>Açıklanan verilere göre bugüne kadar doğum yardımı desteğinden toplam 1 milyon 201 bin 173 çocuk faydalandı.</p>

<p>Destekten yararlanan çocukların 500 bin 632'sini birinci çocuklar oluştururken, 368 bin 288'i ikinci çocuklardan meydana geldi. Üçüncü ve sonraki çocukların sayısı ise 332 bin 253 olarak kaydedildi.</p>

<h3><strong>İki ve üzeri çocuğu olan ailelere düzenli ödeme yapılıyor</strong></h3>

<p>Bakan Göktaş, hak sahibi aileler arasında 27 bin 547 kişinin iki ve üzeri çocuğa sahip olduğunu bildirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu kapsamda ikinci, üçüncü ve sonraki çocuklardan oluşan toplam 700 bin 541 çocuk için her ay düzenli doğum yardımı ödemelerinin sürdürüldüğü belirtildi.</p>

<h3><strong>Temmuz ayı doğum yardımı ödemeleri hesaplara aktarıldı</strong></h3>

<p>Temmuz ayına ilişkin ödemelerin tamamlandığını duyuran Göktaş, şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p>"Bu kapsamda temmuz ayı doğum yardımı ödemelerini, bugün itibarıyla annelerin hesaplarına yatırdık. Böylece bugüne kadar doğum yardımından faydalanan toplam 1 milyon 175 bin 601 annenin hesabına 22,5 milyar liralık ödeme gerçekleştirmiş olduk. Bakanlık olarak aile olmayı teşvik eden, sürdürülebilir destek mekanizmalarıyla sağlıklı, bilinçli aileleri güçlendirmek için çalışmalarımıza devam edeceğiz. Ödemelerin bütün ailelerimize hayırlı olmasını diliyorum."</p>
</blockquote>

<h3><strong>Doğum yardımı başvuruları e-devlet üzerinden yapılıyor</strong></h3>

<p>Bakanlık tarafından yapılan bilgilendirmeye göre doğum yardımı başvuruları, e-Devlet ile "İlk Öğretmenim Ailem" mobil uygulaması üzerinden alınmaya devam ediyor.</p>

<p>Başvurusu onaylanan aileler, doğum yardımı ödemelerinin hesaplarına yatırıldığı bilgisini mobil uygulama üzerinden takip edebiliyor.</p>

<h3><strong>Doğum yardımı ödemeleri Halkbank aracılığıyla yapılıyor</strong></h3>

<p>Açıklamada, doğum yardımı ödemelerinin Halkbank aracılığıyla hak sahiplerinin hesaplarına yatırıldığı belirtildi.</p>

<p>Ayrıca destek ödemelerinin, çocuklar 5 yaşını tamamlayıncaya kadar kesintisiz şekilde sürdürüleceği bilgisi paylaşıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/dogum-yardimi-odemeleri-hesaplara-yatirildi-temmuz-ayi-destekleri-annelere-ulasti</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Jul 2026 10:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/dogum-yardimi-odemeleri.png" type="image/jpeg" length="88720"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ahbap Derneği'nin mal varlığına kayyum: 13 şirket için TMSF kararı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/ahbap-derneginin-mal-varligina-kayyum-13-sirket-icin-tmsf-karari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/ahbap-derneginin-mal-varligina-kayyum-13-sirket-icin-tmsf-karari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ahbap Derneği soruşturması kapsamında mahkeme, derneğin yönetimini üç kişilik kayyum heyetine devretti. TMSF ise derneğin iştiraki olan 13 iktisadi işletme ve şirkete kayyum olarak atanırken, derneğin faaliyetlerinin sona erdiği, mal varlığına tedbir konulduğu ve fesih sürecinin başlatıldığı bildirildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF), <strong>Ahbap Derneği</strong> bünyesinde faaliyet gösteren iktisadi işletmeler ile bağlı şirketlerin yönetimine kayyum olarak görevlendirildi.</p>

<p>TMSF tarafından yapılan bilgilendirmede, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca sürdürülen soruşturma kapsamında Ahbap Derneği'nin iştirakleri için Fonun kayyum olarak belirlendiği, derneğin yönetimi için ise mahkemenin üç kişiyi yönetim kayyumu olarak atadığı ifade edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının başvurusu üzerine değerlendirme yapan İstanbul 8. Sulh Ceza Hakimliği, derneğe ait tüm mal varlığı üzerindeki yönetim yetkisinin kayyum heyetine devredilmesine hükmetti. Mahkeme kararında ayrıca derneğin faaliyetlerinin sonlandırıldığı, banka hesapları ile mal varlığına tedbir uygulandığı ve fesih sürecinin başlatıldığı kaydedildi.</p>

<p>Dernekler Kanunu ile ilgili mevzuat çerçevesinde, derneğe ait taşınmazlar, araçlar ve banka hesaplarında bulunan nakdi varlıkların yönetimi için Avukat Rıdvan Can, Avukat Mustafa Göktuğ Kaya ve Prof. Dr. Ahmet Kasım Han bağımsız kayyum olarak görevlendirildi. Böylece derneğin yönetimi ile iştirak şirketlerinin yönetimi farklı kayyum mekanizmaları tarafından yürütülecek.</p>

<p>Mahkeme kararında, Ahbap Derneği bünyesindeki iştiraklerin de TMSF'nin kayyum yönetimine bırakıldığı bilgisine yer verildi.</p>

<h2><strong>TMSF’nin kayyum olarak atandığı işletme ve şirketler</strong></h2>

<p>Karar kapsamında Ahbap Derneği İktisadi İşletmesi, Ahbap Lojistik Gayrimenkul Danışmanlık ve İnşaat Anonim Şirketi, Zirve Müzik Yapım Organizasyon Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi, Globus Savunma Sanayi ve Bilişim Anonim Şirketi, Kanat Savunma Sanayi Turizm ve Ticaret Limited Şirketi, Koşan Adam Müzik Yapım Menajerlik Hizmetleri Turizm Reklam Ses ve Işık Sistemleri Limited Şirketi, Koşan Trade Gıda Temizlik Ürünleri İthalat İhracat Limited Şirketi, Palmak Orman Ürünleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi, Kuraf Sahne Tasarım ve Organizasyon Limited Şirketi, Akberg Şirince Şarapçılık Hayvancılık Tarım Ürünleri Gıda Turizm Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi, Sardes Dayanıklı Tüketim Malları Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi (Eski Unvan: Protest Brand Etkinlik Organizasyon Reklamcılık Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi), Sur Müzik Organizasyon Ses Işık Sistemleri Sanayi Ticaret Limited Şirketi ile Ulubey İç ve Dış Ticaret Anonim Şirketi'nin yönetimi için TMSF kayyum olarak görevlendirildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel, Son Dakika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/ahbap-derneginin-mal-varligina-kayyum-13-sirket-icin-tmsf-karari</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Jul 2026 10:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/ahbap-sorusturma.png" type="image/jpeg" length="89009"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[YÖK'ten yurt dışında üniversite okuyacaklara denklik uyarısı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/yokten-yurt-disinda-universite-okuyacaklara-denklik-uyarisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/yokten-yurt-disinda-universite-okuyacaklara-denklik-uyarisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[YÖK, YKS tercih döneminde yurt dışında üniversite okumayı planlayan adaylar için tanıma ve denklik rehberi yayımladı. İlk 1.000 dışındaki üniversitelerde tıp, diş, eczacılık ve hukuk eğitimi alacaklar için YKS başarı sıralaması şartı hatırlatıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Yükseköğretim Kurulu (YÖK), 2026-YKS tercih döneminde yurt dışında yükseköğrenim görmeyi planlayan adaylara yönelik tanıma ve denklik süreçlerini içeren kapsayıcı bir bilgilendirme yayımladı. YÖK Tanıma ve Denklik Hizmetleri Daire Başkanlığı tarafından soru-cevap formatında hazırlanan metinde, tercih öncesi ve mezuniyet sonrası dikkat edilmesi gereken şartlar sıralandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, yurt dışında eğitim almayı hedefleyen adayların kayıt yaptırmadan önce tercih edecekleri üniversitelerin tanınırlığını mutlaka kontrol etmeleri gerektiğini vurguladı. Tanınmayan kurumlardan alınan diplomalara denklik verilmesinin imkânsız olduğunu belirten Özvar, hiçbir kurum veya program için önceden "denklik garantisi" verilemeyeceğinin altını çizdi.</p>

<h2><strong>"Tanıma" ve "denklik" kavramları birbiriyle karıştırılmamalı</strong></h2>

<p>Açıklamada, bir yükseköğretim kurumunun YÖK tarafından "tanınıyor" olmasının mezuniyet sonrasında verilen diplomanın otomatik olarak "denk" kabul edileceği anlamına gelmediği ifade edildi. Adayların eğitim almayı planladıkları kurumların tanınırlık durumunu e-Devlet üzerinden sunulan "Okul Tanıma Belgesi Sorgulama" ekranı üzerinden kontrol edebilecekleri, sistemde yer almayan kurumlar için ise doğrudan ilgili daire başkanlığına başvuru yapılabileceği aktarıldı. Alınan Okul Tanıma Belgesi'nin diploma denkliği yerine geçmediği ve mezuniyet sonrası süreçte otomatik bir hak doğurmadığı kaydedildi.</p>

<p>Yurt dışında tıp, diş hekimliği, eczacılık ve hukuk alanlarında eğitim görecek öğrenciler için uygulanacak denklik kriterlerinin, tercih edilen üniversitenin dünya sıralamasındaki yerine göre değişiklik gösterdiği bildirildi.</p>

<p>Dünya sıralama kuruluşlarının en az ikisinde ilk 1.000 içerisinde yer alan üniversitelerde eğitime başlayacak adaylardan denklik başvurusunda YKS şartı aranmayacak. İlk 1.000 dışında kalan üniversitelerde bu bölümleri okuyacak ve ortaöğrenimini Türkiye'de tamamlamış adayların ise eğitime başladıkları yıl YKS'deki asgari başarı sıralaması barajını yakalamış olmaları gerekecek.</p>

<p>2026-YKS Kılavuzu'na göre bu programlar için belirlenen başarı sıralaması barajları Tıp ilk 50 bin, Diş Hekimliği ilk 80 bin, Eczacılık ilk 100 bin, Hukuk ilk 100 bin olarak sıralandı</p>

<h2><strong>Yabancı dil yeterliliği uyarısı</strong></h2>

<p>Denklik değerlendirmelerinde programın eğitim diline uygun yabancı dil yeterlilik belgesinin talep edilebileceği ifade edildi. Ayrıca yalnızca örgün eğitim diplomaları ile yönetmelikte belirtilen özel şartları karşılayan uzaktan eğitim diplomalarının denklik incelemesine alınacağı, bunun dışındaki eğitim modelleriyle elde edilen diplomaların değerlendirme dışı tutulacağı vurgulandı.</p>

<p>Güncellenmiş rehbere ve tanıma-denklik süreçlerine ilişkin ayrıntılara <a href="http://denklik.yok.gov.tr" rel="nofollow"><strong>denklik.yok.gov.tr</strong> </a>adresi üzerinden erişilebiliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Eğitim</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/yokten-yurt-disinda-universite-okuyacaklara-denklik-uyarisi</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Jul 2026 10:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/yeditepe-universitesindeki-mezuniyet-toreni-olayina-yok-sorusturmasi.png" type="image/jpeg" length="34525"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ABD, Çin üretimi yeni robot ve güç çeviricilerinin ithalatını yasakladı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/abd-cin-uretimi-yeni-robot-ve-guc-ceviricilerinin-ithalatini-yasakladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/abd-cin-uretimi-yeni-robot-ve-guc-ceviricilerinin-ithalatini-yasakladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD Başkanı Donald Trump yönetimi, Çin'de üretilen yeni insansı ve dört ayaklı robotlar ile güç çeviricilerinin ithalatını yasakladı. ABD Federal İletişim Komisyonu (FCC), kararın yapay zekâ tedarik zincirini ulusal güvenlik tehditlerine karşı korumayı ve kritik teknoloji üretimini ülke içine taşımayı amaçladığını açıkladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>ABD Federal İletişim Komisyonu</strong> (FCC), Çin'in yeni insansı ve dört ayaklı robotlarının yanı sıra yenilenebilir enerji kaynakları ve elektrik şebekelerinin veri merkezlerine bağlanmasını sağlayan güç çeviricilerinin ithalatına yönelik yeni kısıtlamalar getirildiğini duyurdu.</p>

<p>Reuters'ın haberine göre, düzenleme Trump yönetiminin ABD'deki yapay zekâ tedarik zincirini Çin kaynaklı olası aksaklıklar, veri hırsızlığı ve siber saldırı tehditlerine karşı koruma politikasının bir parçası olarak değerlendiriliyor.</p>

<h2><strong>ABD yapay zekâ üretimini ülkeye çekmek istiyor</strong></h2>

<p>Yeni kısıtlamalarla, yapay zekâ sektöründe faaliyet gösteren şirketlerin üretimlerini ABD'ye taşımasının teşvik edilmesi ve ekonomik büyümeye katkı sağlayacak kritik endüstrilerin yeniden ülke içinde geliştirilmesi hedefleniyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>ABD'li yetkililer, yeni düzenlemeyle teknoloji sektöründe Çin'e bağımlılığın azaltılmasını ve daha önce nadir toprak elementlerinde yaşanan tedarik sorunlarına benzer bir senaryonun önüne geçilmesini amaçlıyor.</p>

<h3><strong>"Nadir toprak elementleri" endişesi</strong></h3>

<p>Washington yönetimi, teknoloji üretiminde kritik öneme sahip nadir toprak minerallerinin Çin'in kontrolünde bulunmasının, ABD ile Çin arasındaki ticaret savaşında Pekin'e önemli bir avantaj sağladığını belirtiyor.</p>

<p>ABD, benzer bir bağımlılığın yapay zekâ ve ileri teknoloji sektörlerinde ortaya çıkmasını önlemeye çalışıyor.</p>

<h3><strong>Çin'den ABD'ye tepki</strong></h3>

<p>Washington'daki Çin Büyükelçiliği ise Çinli şirketlerin hedef alınmasına ve yaptırım uygulanmasına karşı çıktı. Çin tarafı, ABD'ye Çinli şirketleri karalamayı ve yaptırım uygulamalarını durdurma çağrısında bulunurken, Çin hükümetinin ülkenin maddi çıkarlarına zarar verecek eylemlere karşı gerekli önlemleri alacağını bildirdi.</p>

<h3><strong>Kısıtlamalar yeni modelleri kapsıyor</strong></h3>

<p>FCC, Çin dışındaki tedarikçilerin yeni kısıtlamalardan muaf tutulacağını açıkladı. Ancak komisyon, gerekli görülmesi halinde daha önce satışına izin verilen modellerin de ilerleyen süreçte yasaklanabileceğini belirtti.</p>

<p>Yeni düzenlemelerin şu aşamada yalnızca henüz piyasaya sürülmemiş modelleri kapsadığı bildirildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Bilim - Teknoloji, Dünya</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/abd-cin-uretimi-yeni-robot-ve-guc-ceviricilerinin-ithalatini-yasakladi</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Jul 2026 10:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/36638ec7-7f85-460b-a020-fe75d3b32344.webp" type="image/jpeg" length="24710"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Taklit ve tağşişte alarm büyüyor: "Ekonomik değeri yüksek ürünlerde hile daha fazla"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/taklit-ve-tagsiste-alarm-buyuyor-ekonomik-degeri-yuksek-urunlerde-hile-daha-fazla</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/taklit-ve-tagsiste-alarm-buyuyor-ekonomik-degeri-yuksek-urunlerde-hile-daha-fazla" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tarım ve Orman Bakanlığı'nın kamuoyuyla paylaşmaya devam ettiği taklit ve tağşiş listeleri, gıda güvenliği tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı. Gıda Mühendisleri Birliği Yönetim Kurulu Başkanı ve Sağlık Bakanlığı Mal Muayene Komisyonu Başkanı Fatih Efe ile Uzman Gıda Mühendisi Tuğba Bayburtluoğlu, taklit ve tağşişin özellikle ekonomik değeri yüksek ürünlerde yoğunlaştığını belirterek, denetimlerin güçlendirilmesi ve tüketicilerin gıda okuryazarlığının artırılması gerektiğine dikkat çekti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Tarım ve Orman Bakanlığı'nın belirli aralıklarla açıkladığı taklit ve tağşiş listeleri, sofralara ulaşan ürünlerin güvenilirliğini yeniden tartışmaya açtı. Et ve et ürünlerinden süt ürünlerine, zeytinyağından bala kadar birçok gıdada mevzuata aykırılıklar tespit edilirken, uzmanlar sorunun yalnızca denetimlerle çözülemeyeceğini, tüketicilerin de bilinçli hareket etmesi gerektiğini vurguluyor.</p>

<p>Gıda Mühendisleri Birliği Yönetim Kurulu Başkanı ve Sağlık Bakanlığı Mal Muayene Komisyonu Başkanı Fatih Efe ile Uzman Gıda Mühendisi Tuğba Bayburtluoğlu, 24 Saat Gazetesi'ne yaptıkları değerlendirmelerde taklit ve tağşiş uygulamalarının neden sürdüğünü, hangi ürünlerin daha fazla risk taşıdığını ve tüketicilerin alışveriş sırasında nelere dikkat etmesi gerektiğini anlattı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 29 At 10.36.00" class="detail-photo img-fluid" height="1261" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-29-at-103600.jpeg" width="1170" /></p>

<h2><strong>"Taklit ile tağşiş birbirinden farklı kavramlar"</strong></h2>

<p>Taklit ve tağşiş kavramlarının çoğu zaman aynı anlamda kullanıldığını belirten Efe, iki uygulamanın birbirinden tamamen farklı yöntemler içerdiğini anlatarak, "Taklit, esas ürünle alakası olmayan farklı bir ürünü o ürünmüş gibi piyasaya sürmektir. Glikozu bal diye satıyorsunuz ya da tek tırnaklı hayvan etini sığır etiymiş gibi piyasaya sürüyorsunuz. Halbuki o etle bu etin menşei hiçbir şekilde alakası yok" dedi. Taklidin yalnızca hayvansal ürünlerle sınırlı olmadığını ifade eden Efe, farklı hammaddeler kullanılarak da tüketicinin yanıltılabildiğini söyleyerek, "Soya proteinini kavurup kıyma gibi piyasaya sunuyorsunuz. Halbuki biri soya proteini, diğeri kıyma. Aslıyla hiçbir ilgisi olmayan bir ürünü ikame ettiğiniz zaman buna taklit diyoruz" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Tağşişin ise ürünün tamamen değiştirilmesi anlamına gelmediğini aktaran Efe, ürünün değerli bileşeninin azaltılması ya da yerine daha düşük maliyetli maddelerin eklenmesiyle gerçekleştirildiğini belirterek, "Sütte en kıymetli bileşen yağdır. Siz yağını Kodeks'in izin verdiği sınırların da üzerinde çekerseniz bu tağşiş olur. Ya da süte su ilave ederseniz yine tağşiş yapmış olursunuz. Balın içine glikoz katılması da buna örnektir" diye konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Üreticilerin bu yöntemlere daha çok ekonomik gerekçelerle başvurduğunu dile getiren Efe, "Ya maddi değeri düşük olan bir ürünü ilave etmek ya da maddi değeri yüksek olan bir bileşeni çekip almak… Üreticiler de bu nedenle taklit veya tağşişe başvuruyor" değerlendirmesinde bulundu.</p>

<h3><strong>“Et, süt, yağ ve baharatlar ilk sırada”</strong></h3>

<p>Taklit ve tağşişin rastgele ürünlerde yapılmadığını ifade eden Efe, ekonomik değeri yüksek gıdaların daha fazla risk altında olduğunu söyleyerek, "Et ve et ürünlerinde, süt ve süt ürünlerinde, tereyağında, karabiberde, kırmızı biberde, Ayçiçek yağı ve zeytinyağı gibi ürünlerde bunlarla karşılaşıyoruz" dedi.</p>

<p>Zeytinyağı ve tereyağında yapılan hilelere örnek veren Efe, daha düşük maliyetli ürünlerin farklı aroma ve katkılarla piyasaya sürülebildiğini belirterek, "Margarine tereyağı aroması ilave edilerek tereyağı diye piyasaya sürenler oluyor. Halbuki margarinin menşei bitkiseldir. Tereyağının menşei ise hayvansaldır. Dolayısıyla margarinle tereyağı asla aynı ürün değildir" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Ayçiçek yağında da benzer yöntemlerin kullanıldığını aktaran Efe, "Ayçiçek yağı daha ucuz bir ürün. Buna renklendirici ve zeytinyağı aroması ilave edilerek zeytinyağı diye piyasaya sürüyorlar. Zeytinyağıyla hiçbir alakası olmayan yine bir taklit yapıyorlar" dedi.</p>

<p>Peynirlerde de benzer uygulamaların görülebildiğini anlatan Efe, yağ oranının düşürülmesiyle ürünün protein değerinin olduğundan yüksek gösterilebildiğini söyleyerek, "Bazı peynirlerde 'proteince çok yüksek' ifadesini görüyorsunuz. Halbuki fazlasıyla yağı çektiğiniz zaman protein oranı da oransal olarak yükseliyor. Burada da aslında bir tağşiş problemi var" değerlendirmesinde bulundu.</p>

<h3><strong>"Ekonomik şartlar hileyi artırıyor"</strong></h3>

<p>Taklit ve tağşiş vakalarının yıllardır gündemde olmasının temel nedeninin ekonomik koşullar olduğunu belirten Efe, alım gücündeki düşüşün hem üreticiyi hem de piyasayı etkilediğini anlatarak, "İnsanların alım gücü düşüyor. Alım gücü düşünce piyasaya kaliteli ve gerçek ürünleri arz edemiyorlar. Firmalar daha uygun maliyetle üretim yapabilmek için taklit ve tağşiş yoluna başvuruyor" dedi.</p>

<p>Sorunun yalnızca ekonomik nedenlerle açıklanamayacağını da vurgulayan Efe, "Bunun en büyük nedeni ekonomik sebeplerdir. Bunun yanında eğitimsizlik ve ahlak da önemli etkenler arasında yer alıyor" ifadelerini kullandı.</p>

<h3><strong>"730 bin işletmeye 1750 denetim ekibi düşüyor"</strong></h3>

<p>Denetimlerin mevcut haliyle yetersiz kaldığını belirten Efe, bunun yalnızca bir değerlendirme değil, rakamlarla da ortaya konulabilecek bir gerçek olduğunu ifade ederek, "Yaklaşık 730 bin kayıtlı veya onaylı işletme var. Buna karşılık yaklaşık 1750 denetim ekibimiz bulunuyor. Bu ekipler gıda mühendisi, veteriner hekim ve ziraat mühendislerinden oluşuyor. Üstelik bu ekiplerin içinde sayıca en az olan grup da gıda mühendisleri" dedi.</p>

<p>Mevcut personel sayısıyla bütün işletmelerin etkin şekilde denetlenmesinin mümkün olmadığını dile getiren Efe, basit bir hesapla tablonun ortaya çıktığını söyleyerek, "Bir ekibe yaklaşık 411 işletme düşüyor. Her gün denetime çıktığınızı varsaysanız bile resmi tatiller, hafta sonları ve yıllık izinler var. 365 gün üzerinden değil, yaklaşık 240 gün üzerinden çalışabiliyorsunuz" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Denetimin yalnızca işletmeye gitmekten ibaret olmadığını hatırlatan Efe, tespit edilen her uygunsuzluğun raporlama ve yeniden kontrol süreçlerini de beraberinde getirdiğini anlatarak, "Denetime gittiniz, uygunsuzluk gördünüz, kuruma dönüp rapor hazırladınız, ardından tekrar denetime çıktınız. Bir işletmeyle günler süren bir süreç yaşayabiliyorsunuz. Böyle bir tabloda bir ekibin yüzlerce işletmeyi sağlıklı şekilde denetlemesi mümkün değil" diye konuştu.</p>

<p>Buna rağmen çok sayıda firmanın ifşa edilmesinin sorunun boyutunu gösterdiğini söyleyen Efe, "Bu kadar kısıtlı ve yetersiz denetime rağmen çok sayıda firmanın ifşa edilmesi bile aslında tablonun ne kadar ciddi olduğunu ortaya koyuyor. Denetimlerin yeterli olması mevcut şartlarda mümkün değil" değerlendirmesinde bulundu.</p>

<h3><strong>"Gıda mühendisi istihdamı artırılmalı"</strong></h3>

<p>Sorunun çözümü için denetim mekanizmasının güçlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Efe, öncelikle gıda mühendisi sayısının artırılması gerektiğini belirterek, "1750 denetim ekibi yeterli değil. Biz yaptığımız hesaplamalarda bu sayının en az 5 binlere ulaşması gerektiğini görüyoruz. Eğitim artırılmalı, ekonomik şartlar iyileştirilmeli. Bunların hepsi bir bütün. Tarım ve Orman Bakanlığı'na bu konuda önemli görevler düşüyor" dedi.</p>

<p><img alt="Büyük Uzman Gıda Mühendisi Tuğba Bayburtluoğlu" class="detail-photo img-fluid" height="853" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/buyuk-uzman-gida-muhendisi-tugba-bayburtluoglu.jpg" width="1280" /></p>

<h3><strong>"Alışverişte en büyük hata etiketi okumamak"</strong></h3>

<p>Uzman Gıda Mühendisi Tuğba Bayburtluoğlu ise tüketicilerin alışveriş sırasında yaptığı en büyük hatalardan birinin ürün seçiminde yalnızca fiyatı ya da ambalajın görünümünü dikkate almak olduğunu söyledi.</p>

<p>Güvenilir bir ürün seçebilmek için etiket bilgilerinin dikkatle incelenmesi gerektiğini belirten Bayburtluoğlu, "Üretici bilgileri kontrol edilmeli, son tüketim tarihine bakılmalı ve ürünün uygun koşullarda muhafaza edilip edilmediği değerlendirilmeli. Tüketicinin bilinçli tercih yapabilmesi için etiket okuma alışkanlığı kazanması gerekiyor" dedi.</p>

<h3><strong>"İçindekiler listesi çok şey anlatıyor"</strong></h3>

<p>Etiketlerde yer alan içerik bilgilerinin tüketici açısından önemli ipuçları taşıdığına dikkat çeken Bayburtluoğlu, ürünlerde kullanılan bileşenlerin çoktan aza doğru sıralandığını hatırlattı. Katkı maddelerinin de mutlaka kontrol edilmesi gerektiğini ifade eden Bayburtluoğlu, "İçerik kısmı ne kadar anlaşılır olursa tüketici açısından o kadar şeffaf olur. Tüketiciler etiket okuma alışkanlığını geliştirdikçe satın alma tercihleri de buna göre şekillenecektir" diye konuştu.</p>

<h3><strong>"Piyasa fiyatının çok altındaki ürünlere dikkat"</strong></h3>

<p>Ucuz ürünün tek başına hileli olduğu anlamına gelmediğini belirten Bayburtluoğlu, olağan dışı düşük fiyatların mutlaka sorgulanması gerektiğini söyledi. Fiyatların kampanya, sezon indirimi veya üretim kapasitesi gibi nedenlerle değişebileceğini dile getiren Bayburtluoğlu, "Ancak özellikle zeytinyağı, bal ve tereyağı gibi üretim maliyeti yüksek ürünlerin piyasa ortalamasının çok altında satılması olağan değildir. Tüketici fiyatı, satış noktasını, markayı ve ürün içeriğini birlikte değerlendirmelidir" ifadelerini kullandı.</p>

<h3><strong>"'Doğal' ve 'köy ürünü' ifadeleri yanıltabilir"</strong></h3>

<p>Son yıllarda doğal beslenmeye olan ilginin artmasının bazı üreticiler tarafından pazarlama amacıyla kullanılabildiğine işaret eden Bayburtluoğlu, "Doğal", "köy ürünü", "ev yapımı" ve "katkısız" gibi ifadelerin tek başına güvence olmadığını söyledi.</p>

<p>Üretim yeri ve içeriği belirsiz ürünlerde bu ifadelerin tüketiciyi yanıltabileceğini belirten Bayburtluoğlu, özellikle açıkta satılan ve kaynağı belli olmayan ürünlerin tercih edilmemesi gerektiğini vurguladı.</p>

<p><img alt="Gıda Konrol Görevlisi 2" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/gida-konrol-gorevlisi-2.webp" width="864" /></p>

<h3><strong>"Sosyal medyadaki testlere güvenmeyin"</strong></h3>

<p>Sosyal medyada sıkça paylaşılan ‘balı yakarak test etme’, ‘zeytinyağını buzdolabına koyma’ ya da ‘yoğurda iyot damlatma’ gibi yöntemlerin bilimsel bir geçerliliği bulunmadığını ifade eden Bayburtluoğlu, gıdalardaki taklit ve tağşişin ancak laboratuvar analizleriyle ortaya konulabileceğini söyledi.</p>

<p>"Akredite laboratuvarlarda uluslararası analiz yöntemleri kullanılmadan bir ürünün gerçek ya da sahte olduğunu söylemek mümkün değildir" diyen Bayburtluoğlu, tüketicilerin sosyal medyada dolaşan doğrulanmamış bilgilere itibar etmemesi gerektiğini kaydetti.</p>

<h3><strong>"İfşa sistemi önemli ancak tek başına yeterli değil"</strong></h3>

<p>Tarım ve Orman Bakanlığı'nın taklit ve tağşiş yapan işletmeleri kamuoyuyla paylaşmasının önemli bir şeffaflık uygulaması olduğunu belirten Bayburtluoğlu, bunun hem tüketiciyi bilgilendirdiğini hem de sektörde farkındalık oluşturduğunu söyledi.</p>

<p>Bayburtluoğlu, güvenilir bir gıda sisteminin yalnızca denetimlerle sağlanamayacağını belirterek, kayıtlı üretimin desteklenmesi, yaptırımların etkin uygulanması ve tüketicilerin gıda okuryazarlığının artırılması gerektiğini sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ateş Çatıkkaş</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/taklit-ve-tagsiste-alarm-buyuyor-ekonomik-degeri-yuksek-urunlerde-hile-daha-fazla</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Jul 2026 10:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/aaaaa-2.jpg" type="image/jpeg" length="23488"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Galatasaray’da Victor Nelsson krizi: "Bonservisimi verin gideyim"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/galatasarayda-victor-nelsson-krizi-bonservisimi-verin-gideyim</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/galatasarayda-victor-nelsson-krizi-bonservisimi-verin-gideyim" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Galatasaray'da kadroda düşünülmeyen Danimarkalı stoper Victor Nelsson, yönetime başvurarak bonservisinin bedelsiz verilmesini ve sözleşmesinin feshedilmesini talep etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Galatasaray'da yeni sezon öncesi Danimarkalı savunma oyuncusu <strong>Victor Nelsson</strong> ile ilgili kriz patlak verdi. Kadro planlamasında düşünülmeyen tecrübeli stoperin, sarı-kırmızılı yönetime sözleşmesini feshetme talebinde bulunduğu iddia edildi.</p>

<p><img alt="Galatasaray’da Victor Nelsson krizi: " bonservisimi="" gideyim="" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2025/08/victor-nelsson-galatasaray-2.jpg" verin="" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>2021 yazında Kopenhag’dan 7 milyon euro bonservis bedeliyle transfer edilen Nelsson için ertesi yıl Sevilla başta olmak üzere Avrupa kulüplerinden 15 milyon euroyu bulan teklifler gelmiş, ancak yönetim 20 milyon euro beklentisi nedeniyle bu transferlere onay vermemişti.</p>

<p>2023 yılında piyasa değeri 19 milyon euro seviyelerine kadar yükselen Danimarkalı stoper, ardından performans düşüşü yaşadı. Geçtiğimiz sezonu İtalya ekibi Hellas Verona’da kiralık olarak geçiren ve ardından Galatasaray’a geri dönen Nelsson, yeni sezon öncesi kamp kadrosuna dahil edilse de Teknik Direktör Okan Buruk’un planları arasında yer almıyor.</p>

<p><img alt="Galatasaray'da Victor Nelsson çıkmazı sürüyor-(copy)-1-(copy)" class="detail-photo img-fluid" height="617" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2025/08/victor-nelsson2-1.webp" width="930" /></p>

<h2><strong>Sözleşmesinin son yılında fesih gündemde</strong></h2>

<p><i>Türkiye Gazetesi</i>'nde yer alan habere göre; hazırlık maçlarındaki performansı yetersiz bulunan ve yabancı kontenjanı sınırına da takılan Nelsson, yönetime başvurarak <strong>"Bonservisimi bedelsiz verin gideyim"</strong> teklifini iletti.</p>

<p>Sarı-kırmızılı kulüpten yıllık 1.3 milyon euro kazanan ve sözleşmesinin son yılına giren 27 yaşındaki futbolcunun, kontratının karşılıklı anlaşılarak feshedilmesi seçeneği gündemde yer alıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/galatasarayda-victor-nelsson-krizi-bonservisimi-verin-gideyim</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Jul 2026 10:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2024/05/victor-nelssonn.jpeg" type="image/jpeg" length="40793"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[2026 KPSS önlisans başvuru süreci başladı mı? KPSS önlisans başvuru ücreti, tarihleri ve sınav günü belli oldu mu?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/2026-kpss-onlisans-basvuru-sureci-basladi-mi-kpss-onlisans</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/2026-kpss-onlisans-basvuru-sureci-basladi-mi-kpss-onlisans" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[KPSS önlisans başvuru ne zaman 2026, KPSS başvuru işlemleri nasıl yapılacak, KPSS önlisans başvuru ücreti belli oldu mu? ÖSYM'nin yayımladığı 2026 sınav takvimiyle birlikte ön lisans KPSS başvuru tarihleri, sınav günü ve sonuç açıklanma tarihi netleşti. Peki KPSS önlisans başvuru ne zaman, başvurular nereden yapılacak ve sınav hangi tarihte gerçekleştirilecek? İşte 2026 KPSS önlisans sürecine ilişkin tüm ayrıntılar.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kamu kurumlarında memur olmak isteyen ön lisans mezunlarının beklediği 2026 KPSS Ön Lisans başvuru süreci başladı. Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM), yayımladığı başvuru kılavuzu ile başvuru tarihlerini, sınav takvimini ve başvuru yöntemini duyurdu. Buna göre adaylar başvurularını belirlenen tarihler arasında ÖSYM Aday İşlemleri Sistemi (AİS) ve ÖSYM Aday İşlemleri Mobil Uygulaması üzerinden gerçekleştirebilecek.</p>

<p>2026 KPSS Ön Lisans sınavı, kamu kurumlarında B grubu kadrolara atanmak isteyen adaylar için uygulanacak. Başvuruların tamamlanmasının ardından adaylar sınav giriş belgelerini ÖSYM'nin duyuracağı tarihte edinebilecek.</p>

<h2><strong>KPSS Önlisans Başvuru Ne Zaman 2026?</strong></h2>

<p>ÖSYM tarafından yayımlanan 2026 sınav takvimine göre <strong>KPSS Ön Lisans başvuruları 29 Temmuz 2026 tarihinde başladı.</strong></p>

<p>Başvuru süreci <strong>10 Ağustos 2026</strong> tarihinde sona erecek.</p>

<h3>2026 KPSS Ön Lisans Başvuru Takvimi</h3>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Başvuru başlangıç tarihi:</strong> 29 Temmuz 2026</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Başvuru bitiş tarihi:</strong> 10 Ağustos 2026</p>
 </li>
</ul>

<p>Belirtilen tarihler arasında başvurusunu tamamlamayan adaylar, ÖSYM'nin duyuracağı geç başvuru uygulaması olması halinde yalnızca açıklanan takvim doğrultusunda işlem yapabilecek.</p>

<h3><img alt="ösym-10" class="detail-photo img-fluid" height="630" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/thumbs-b-c-f8e1ba151619ad9cf594b892b2ed93f8.jpg" width="1120" /></h3>

<h3><strong>KPSS Başvuru Nasıl Yapılır?</strong></h3>

<p>ÖSYM açıklamasına göre adaylar başvurularını;</p>

<ul>
 <li>
 <p>ÖSYM Başvuru Merkezleri,</p>
 </li>
 <li>
 <p>ÖSYM Aday İşlemleri Sistemi (AİS),</p>
 </li>
 <li>
 <p>ÖSYM Aday İşlemleri Mobil Uygulaması</p>
 </li>
</ul>

<p>üzerinden gerçekleştirebilecek.</p>

<p>İnternet üzerinden başvuru yapacak adayların T.C. Kimlik Numarası ve ÖSYM şifresiyle sisteme giriş yaparak başvuru adımlarını tamamlaması gerekiyor.</p>

<h3><strong>KPSS Önlisans Sınavı Ne Zaman Yapılacak?</strong></h3>

<p>ÖSYM takvimine göre <strong>2026 KPSS Ön Lisans sınavı 4 Ekim 2026 Pazar günü</strong> uygulanacak.</p>

<p>Sınav, ön lisans mezunlarının kamu kurumlarına atanmasında kullanılacak KPSS puanının hesaplanması amacıyla gerçekleştirilecek.</p>

<h3>2026 KPSS Ön Lisans Takvimi</h3>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Sınav tarihi:</strong> 4 Ekim 2026</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Sonuç açıklanma tarihi:</strong> 30 Ekim 2026</p>
 </li>
</ul>

<h3><img alt="ösym sınav" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/thumbs-b-c-8ea2ecf70e33bb6faaf9e2a16264a844.jpg" width="864" /></h3>

<h3><strong>KPSS Önlisans Başvuru Ücreti Belli Oldu Mu?</strong></h3>

<p>ÖSYM tarafından yayımlanan 2026 KPSS Ön Lisans Başvuru Kılavuzu'nda sınav ücretine ilişkin bilgiler yer alıyor. Adayların başvuru işlemlerini tamamlayabilmeleri için kılavuzda belirtilen sınav ücretini yine belirtilen süre içerisinde yatırmaları gerekiyor.</p>

<p>Başvuru ücretinin ödeme yöntemi, banka bilgileri ve son ödeme tarihi de ÖSYM tarafından yayımlanan başvuru kılavuzunda ayrıntılı şekilde açıklandı.</p>

<h3><strong>DHBT Başvuruları Ne Zaman Yapılacak?</strong></h3>

<p>Diyanet İşleri Başkanlığı bünyesinde görev almak isteyen adayların katılacağı Din Hizmetleri Alan Bilgisi Testi (DHBT) için başvurular <strong>22-30 Eylül 2026</strong> tarihleri arasında alınacak.</p>

<p>Ön lisans düzeyinde DHBT'ye girecek adayların, öncelikle <strong>4 Ekim 2026 tarihinde yapılacak KPSS Ön Lisans sınavına başvurmuş olmaları</strong> gerekiyor.</p>

<p>DHBT ise <strong>1 Kasım 2026</strong> tarihinde uygulanacak.</p>

<h3><img alt="TYT’ye girmeyen AYT’ye girebilir mi 2026? ÖSYM güncel kararı-1" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/osym-hafta-sonu-sinav-takvimini-duyurdu.jpg" width="864" /></h3>

<h3><strong>2026 KPSS Önlisans Başvuru Takvimi</strong></h3>

<ul>
 <li>
 <p><strong>KPSS önlisans başvuruları:</strong> 29 Temmuz - 10 Ağustos 2026</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>KPSS Ön Lisans sınavı:</strong> 4 Ekim 2026</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>DHBT başvuruları:</strong> 22-30 Eylül 2026</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>DHBT sınavı:</strong> 1 Kasım 2026</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>KPSS Ön Lisans sonuç tarihi:</strong> 30 Ekim 2026</p>
 </li>
</ul>

<h3><strong>KPSS Ön Lisans Başvurusu İçin Gerekli Bilgiler</strong></h3>

<p>Başvuru işlemlerini tamamlayacak adayların şu adımları izlemesi gerekiyor:</p>

<ul>
 <li>
 <p>ÖSYM AİS sistemine giriş yapmak.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Başvuru bilgilerini kontrol etmek ve güncellemek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
 </li>
 <li>
 <p>Sınav merkezini seçmek.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Başvuru ücretini belirtilen yöntemle yatırmak.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Başvuru bilgilerini onaylayarak işlemi tamamlamak.</p>
 </li>
</ul>

<p>Başvuru işlemlerinin ardından adayların başvuru kayıt bilgilerini ve ödeme durumunu sistem üzerinden kontrol etmeleri öneriliyor.</p>

<h3><img alt="ösym sınav-(copy)" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/thumbs-b-c-64f7678bdece88de4c42b898149865d9.jpg" width="864" /></h3>

<h3><strong>2026 KPSS Ön Lisans Sürecinde Adayları Neler Bekliyor?</strong></h3>

<p>KPSS Ön Lisans sınavının tamamlanmasının ardından ÖSYM tarafından sınav sonuçları 30 Ekim 2026 tarihinde açıklanacak. Sonuçların ilan edilmesiyle birlikte kamu kurumlarının yayımlayacağı tercih kılavuzları doğrultusunda merkezi yerleştirme süreci başlayacak.</p>

<p>ÖSYM, adayların başvuru ve sınav sürecinde yalnızca resmi internet sitesi ile AİS sistemi üzerinden yapılan duyuruları takip etmeleri gerektiğini vurguluyor. Başvuru tarihleri, sınav günü ve sonuç açıklama takvimi dışında yapılacak olası güncellemeler de yine ÖSYM tarafından ilan edilecek.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nida Çitler</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Eğitim</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/2026-kpss-onlisans-basvuru-sureci-basladi-mi-kpss-onlisans</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Jul 2026 10:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/282311a9-d33f-4c1e-bd70-a42467bb3fe4.jpg" type="image/jpeg" length="51008"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Muğla Seydikemer'de orman yangını: Havadan ve karadan müdahale sürüyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/mugla-seydikemerde-orman-yangini-havadan-ve-karadan-mudahale-suruyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/mugla-seydikemerde-orman-yangini-havadan-ve-karadan-mudahale-suruyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Muğla'nın Seydikemer ilçesinde ziraat alanında başlayan yangın, rüzgarın etkisiyle ormanlık alana sıçradı. Yangına havadan ve karadan müdahale ediliyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Muğla'nın Seydikemer ilçesinde ziraat alanında başlayan yangın, kuvvetli rüzgarın etkisiyle ormanlık alana sıçradı. Yangına 5 uçak, 11 helikopter, 40 arazöz ve 261 personelle havadan ve karadan müdahale ediliyor.</p>

<h2><strong>Yangın ormanlık alana yayıldı</strong></h2>

<p>Bayır Mahallesi yakınlarında sabah saatlerinde henüz belirlenemeyen nedenle ziraat alanında yangın çıktı. Şiddetli rüzgarın etkisiyle büyüyen alevler kısa sürede ormanlık alana yayıldı.</p>

<p>İhbar üzerine bölgeye Muğla Orman Bölge Müdürlüğüne bağlı ekipler sevk edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Yangına havadan ve karadan müdahale</strong></h3>

<p>Yangını kontrol altına almak için bölgeye 5 uçak, 11 helikopter, 40 arazöz ve 1 iş makinesi gönderildi. Yangın söndürme çalışmalarına 261 personel katılıyor.</p>

<p>Ekiplerin alevleri kontrol altına alma çalışmaları havadan ve karadan devam ediyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/mugla-seydikemerde-orman-yangini-havadan-ve-karadan-mudahale-suruyor</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Jul 2026 10:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/e464cbcc-8618-4307-b20d-4360e525c38f.webp" type="image/jpeg" length="49900"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Uşak Belediyesi'nde sigortalı gösterilip Özkan Yalım'ın şirketinde çalıştığı iddiasıyla 15 kişi gözaltına alındı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/usak-belediyesinde-sigortali-gosterilip-ozkan-yalimin-sirketinde-calistigi-iddiasiyla-15-kisi-gozaltina-alindi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/usak-belediyesinde-sigortali-gosterilip-ozkan-yalimin-sirketinde-calistigi-iddiasiyla-15-kisi-gozaltina-alindi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uşak Belediyesi şirketlerinde sigortalı gösterilip eski Belediye Başkanı Özkan Yalım’ın özel işletmelerinde çalıştığı belirlenen 15 şüpheli, kamu zararına nitelikli dolandırıcılık iddiasıyla gözaltına alındı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p id="p-rc_872a6e347a577676-177">Uşak Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına nitelikli dolandırıcılık" soruşturması kapsamında, Uşak Belediyesi iştiraklerinde sigortalı gösterilmelerine karşın görevden uzaklaştırılan eski Belediye Başkanı Özkan Yalım’a ait özel işletmelerde çalıştığı tespit edilen kişilere yönelik operasyon düzenlendi.</p>

<p id="p-rc_872a6e347a577676-178">İl Emniyet Müdürlüğü ekiplerince gerçekleştirilen eş zamanlı baskınlarda 15 şüpheli gözaltına alındı.</p>

<p id="p-rc_872a6e347a577676-180">Soruşturma makamları; Özkan Yalım’a ait otel, restoran ve eğlence mekanlarında fiilen görev yaptığı belirlenen 22 kişi hakkında yakalama kararı çıkardı. Güvenlik güçlerinin düzenlediği operasyon sonucu 15 şüpheli yakalanarak Emniyet Müdürlüğü’ne götürüldü.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p id="p-rc_872a6e347a577676-181">Hakkında işlem yapılan kişilerden 5’inin başka suçlardan cezaevinde tutuklu bulunduğu açıklanırken, firari durumdaki 2 şüphenin yakalanmasına yönelik çalışmaların devam ettiği bildirildi. Şüphelilerin ev ve iş yerlerinde yapılan aramalarda çok sayıda dijital materyale el konuldu</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/usak-belediyesinde-sigortali-gosterilip-ozkan-yalimin-sirketinde-calistigi-iddiasiyla-15-kisi-gozaltina-alindi</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Jul 2026 10:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/03/ozkan-yalim-1.png" type="image/jpeg" length="44133"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[MS tedavisinde yeni dönem: “Artık tekerlekli sandalyeye mahkûm olmak kader değil”]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi programına konuk olan Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, günümüzde geliştirilen yeni nesil tedaviler sayesinde MS’nin ilerlemesinin büyük ölçüde kontrol altına alınabildiğini belirterek düzenli tedavi gören hastaların iş, aile ve sosyal yaşamlarını sürdürebildiğini ifade etti. Mungan, “Artık tekerlekli sandalyeye mahkûm olmak kader değil.” mesajını verdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi programına konuk olan Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, Multipl Skleroz (MS) hastalığında tanı, tedavi ve yaşam yönetimine ilişkin önemli bilgiler verdi. Günümüzde MS tedavisinde çok önemli gelişmeler yaşandığını belirten Mungan, erken tanı, kişiye özel tedavi ve düzenli takip sayesinde hastaların büyük bölümünün aktif yaşamlarını sürdürebildiğini söyledi.</p>

<p><strong>Dünyada 2,8 milyon, Türkiye’de yaklaşık 83 bin kişi MS ile yaşıyor</strong></p>

<p>Multipl Skleroz (MS), dünyada yaklaşık 2,8 milyon, Türkiye’de ise 82–83 bin kişiyi etkileyen kronik bir nörolojik hastalık olarak biliniyor.</p>

<p>Hastalığın merkezi sinir sistemini etkilediğini anlatan Prof. Dr. Mungan, beyin ve omurilikteki sinir hücrelerini saran miyelin kılıfının, bağışıklık sistemindeki bozukluklar nedeniyle hasar gördüğünü belirterek şunları söyledi:</p>

<p>“Bağışıklık sistemindeki değişiklikler miyelin kılıfında yıkıma yol açıyor ve sinir hücreleri arasındaki iletiyi bozuyor. Bunun sonucunda da hastalık çok farklı belirtilerle ortaya çıkıyor.”</p>

<p>MS’nin bağışıklık sistemi hastalığı olduğunu ancak genetik ve çevresel faktörlerin de hastalığın oluşumu ve ilerlemesinde önemli rol oynadığını ifade eden Mungan, hastalığın kadınlarda erkeklere göre 2,5–3 kat daha sık görüldüğünü, özellikle 20–40 yaş arasında ortaya çıktığını söyledi.</p>

<p>Kadınlarda daha sık görülmesinin kesin nedeninin bilinmediğini belirten Mungan, “Östrojen ve diğer kadınlık hormonlarının bağışıklık sistemi üzerindeki etkileri nedeniyle özellikle doğurganlık çağında hastalık daha sık görülüyor.” dedi.</p>

<p>Mungan, son yıllarda tanı olanaklarının gelişmesi sayesinde ileri yaşta başlayan MS vakalarının daha sık tanı aldığını, nadir de olsa çocukluk çağında da görülebildiğini söyledi.</p>

<p>İlk belirti görme kaybı da olabilir, uyuşma da…</p>

<p>MS’nin çok farklı belirtilerle ortaya çıkabildiğini belirten Prof. Dr. Mungan, en sık görülen bulguların;</p>

<ul>
 <li>Görme kaybı,</li>
 <li>Çift görme,</li>
 <li>Kol veya bacakta uyuşma,</li>
 <li>Güçsüzlük,</li>
 <li>Denge bozukluğu,</li>
 <li>İdrar problemleri olduğunu söyledi.</li>
</ul>

<p>MR’da görülen plakların beynin veya omuriliğin hangi bölgesini etkilediğine göre belirtilerin değiştiğini belirten Mungan, “Plak hangi fonksiyonu etkiliyorsa hastanın şikâyeti de ona göre ortaya çıkıyor.” dedi.</p>

<p>Görme kaybı yaşayan hastaların çoğunlukla önce göz hastalıkları uzmanına başvurduğunu belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, göz muayenesinde sorun bulunmaması halinde hastaların nörolojiye yönlendirildiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.34 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234-1.jpeg" width="1920" /></p>

<p><strong>Tanıda MR ve nörolojik muayene belirleyici</strong></p>

<p>MS tanısında ayrıntılı klinik öykü ve nörolojik muayenenin vazgeçilmez olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hem beyin hem de omurilik MR’ının mutlaka çekildiğini ifade etti.</p>

<p>Son yıllarda güncellenen tanı kriterlerinde MR’ın çok daha belirleyici hâle geldiğini söyleyen Mungan, yardımcı tanı yöntemleri arasında VEP testi ile göz sinirlerindeki iletimin değerlendirildiğini anlattı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Tanıda en önemli yardımcı yöntemlerden birinin ise beyin omurilik sıvısının incelenmesi olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, şöyle konuştu:</p>

<p>“Lomber ponksiyon yardımcı test olarak geçse de hemen hemen her hastada yapmak istiyoruz. Hem kesin tanı hem de ayırıcı tanı açısından çok önemli. Ayrıca hastalığın gelecekte nasıl seyredeceği konusunda da bize önemli bilgiler veriyor.”</p>

<p><strong>MS her hastada farklı seyrediyor</strong></p>

<p>Kesin MS tanısı alan hastalarda koruyucu tedavinin geciktirilmemesi gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Mungan, tedavi edilmediğinde hastalığın ilerleyerek kalıcı fonksiyon kayıplarına neden olabileceğini söyledi.</p>

<p>Atak dönemlerinde öncelikle yüksek doz kortizon tedavisi uygulandığını belirten Mungan, ardından hastalığın tipine uygun koruyucu tedavilerin planlandığını ifade etti.</p>

<p>MS hastalığının en sık görülen tipinin ataklar ve iyileşmelerle seyreden RRMS (Relapsing Remitting MS) olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hastaların yaklaşık yüzde 15–20’sinde ilerleyici tip MS görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Bazı hastalarda hastalığın en baştan ilerleyici seyredebildiğini, bazılarında ise yıllar içinde ilerleyici forma dönüşebildiğini belirten Mungan, “MS tamamen kişiye özgü seyreden bir hastalık. Hastaların düzenli izlenmesi ve hastalık tipinin doğru belirlenmesi tedavinin başarısını belirliyor.” dedi.</p>

<p><strong>Aynı hekim tarafından uzun süre takip büyük önem taşıyor</strong></p>

<p>MS’nin uzun yıllar takip gerektiren kronik bir hastalık olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hastaların tanı sonrasında sürekli doktor değiştirmemesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Kesin tanı konulduktan sonra hastaların aynı hekim tarafından izlenmesi tedavi başarısını artırıyor. Çünkü MS’de bireyselleştirilmiş tedavi çok önemli. Doktorun hastanın geçmişini, MR değişimlerini, atak sıklığını ve nörolojik durumunu yakından bilmesi gerekiyor.”</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.35" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001235.jpeg" width="1920" /></p>

<p><strong>Hastalar gerçek atak ile yalancı atağı karıştırabiliyor</strong></p>

<p>MS atağının belirtilerin 24 saatten uzun sürmesi olarak tanımlandığını belirten Prof. Dr. Mungan, optik nörit, güçsüzlük, uyuşma ve denge bozukluğunun gerçek atak belirtileri arasında yer aldığını söyledi.</p>

<p>Bunun yanında enfeksiyon, sıcak hava, yoğun stres, regl dönemi veya aşırı egzersiz gibi vücut ısısını artıran durumlarda yalancı atakların görülebileceğini belirten Mungan, bu nedenle hastaların önce ayrıntılı değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p><strong>Atak tedavisinde altın standart kortizon tedavisi</strong></p>

<p>MS ataklarında günlük 1000 mg kortizonun 5–7 gün, bazı hastalarda ise 10 güne kadar uygulanabildiğini belirten Prof. Dr. Mungan, kortizona yanıt alınamayan hastalarda ise plazmaferez tedavisinin uygulandığını söyledi.</p>

<p>Bu tedavinin özellikle üniversite ve şehir hastanelerindeki deneyimli MS merkezlerinde yapılabildiğini ifade etti.</p>

<p><strong>Akıllı ilaçlar umut veriyor</strong></p>

<p>Atak tedavisinin dışında hastalığın ilerlemesini durdurmaya yönelik çok sayıda tedavi bulunduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, Türkiye’de tedavilerin basamaklı sistemle uygulandığını söyledi.</p>

<p>Tablet, enjeksiyon ve infüzyon tedavilerinin bulunduğunu belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, yeni nesil bağışıklık sistemini yeniden yapılandıran tedavilere ilişkin şu bilgileri verdi:</p>

<p>“Hastaların akıllı ilaç olarak adlandırdığı yeni tedaviler sayesinde çok az doz uygulayıp hastaları uzun süre tedavisiz takip edebildiğimiz durumlar olabiliyor.”</p>

<p>Tedavi seçiminde hastanın yaşı, cinsiyeti, gebelik planı, mesleği, sosyal yaşamı ve hastalığın seyri gibi çok sayıda faktörün dikkate alındığını belirtti.</p>

<p><strong>MS hastaları evlenebilir, çocuk sahibi olabilir</strong></p>

<p>Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, MS hastalarının normal yaşamlarını sürdürebileceklerini belirterek şu önerilerde bulundu:</p>

<p>“MS hastaları evlenebilir, planlı gebelik gerçekleştirebilir ve doktorlarıyla koordineli şekilde çocuk sahibi olabilirler. Gebelik öncesinde hastalığın en az bir yıl stabil seyretmesini tercih ediyoruz.”</p>

<p>Ağır egzersizlerden kaçınılmasını öneren Mungan; yürüyüş, yüzme, yoga ve pilatesin uygun sporlar olduğunu söyledi.</p>

<p><strong>Akdeniz tipi beslenme öneriliyor</strong></p>

<p>Beslenmenin tedavinin önemli bir parçası olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, Akdeniz tipi beslenmenin önerildiğini söyledi.</p>

<p>Mungan, sebze, meyve ve balık ağırlıklı beslenmenin önemine dikkat çekerek D vitamini ve B12 eksikliklerinin mutlaka giderilmesi gerektiğini, balık tüketemeyen hastalarda ise omega-3 desteğinin yararlı olabileceğini belirtti. Prof. Dr. Mungan, “Miyelin kılıfının iyileşmesinde omega-3’ün önemli etkileri bulunuyor.” dedi.</p>

<p><strong>Sigara ve D vitamini eksikliği hastalığın en önemli çevresel sebepleri</strong></p>

<p>MS için kanıtlanmış iki önemli çevresel risk faktörü bulunduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, bunların D vitamini eksikliği ve sigara olduğunu belirterek, “Hastalar kesinlikle sigara içmemeli, sigara içilen ortamlarda da bulunmamalı.” dedi.</p>

<p><strong>MS hastaları yaz sıcaklarında dikkatli olmalı</strong></p>

<p>Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, MS hastalarının yaz aylarında çok daha dikkatli olmalarını belirterek sıcak ortamlardan kaçınmalarını söyledi.</p>

<p>Mungan:</p>

<ul>
 <li>Sıcak suyla banyo yapılmamasını,</li>
 <li>Hamam ve saunadan uzak durulmasını,</li>
 <li>Yazın 11.00–14.00 saatleri arasında güneşten kaçınılmasını,</li>
 <li>Bol su tüketilmesini,</li>
 <li>Hafif beslenilmesini önerdi.</li>
</ul>

<p><strong>Türkiye’de hastalar güncel tedavilere kolaylıkla ulaşıyor</strong></p>

<p>Dünyada kullanılan güncel MS tedavilerinin neredeyse tamamına Türkiye’de geri ödeme kapsamında erişilebildiğini belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, bunun hastalar açısından önemli bir avantaj olduğunu söyledi.</p>

<p>Ayrıca ilerleyen yaşlarda bağışıklık sisteminin daha sakin hâle gelmesi nedeniyle bazı hastalarda hastalığın da daha durağan seyredebildiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.34 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="684" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234-2.jpeg" width="1290" /></p>

<p><strong>Kök hücre mucize değil</strong></p>

<p>Kök hücre tedavisine ilişkin yanlış beklentilere dikkat çeken Prof. Dr. Mungan, şu değerlendirmede bulundu:</p>

<p>“Kök hücre tedavisi bağışıklık sistemini yeniden yapılandırmayı hedefliyor ancak hastalığı tamamen ortadan kaldırmıyor. Diğer tedavilere belirgin bir üstünlüğü de bulunmuyor. Mucize beklememek gerekiyor.”</p>

<p>Mungan, kök hücre tedavisinin özellikle ataklı MS grubunda daha etkili olduğunu, Türkiye’de ise yalnızca çok sınırlı sayıdaki merkezde uygulanabildiğini söyledi.</p>

<p><strong>Aktarlardan alınan ürünlerden uzak durun</strong></p>

<p>MS hastalarının Sağlık Bakanlığı onaylı ilaçlar dışında hiçbir ürünü kontrolsüz şekilde kullanmamaları gerektiğini belirten Prof. Dr. Mungan, “Hekimlerinizin önermediği bitkisel ürünleri ve aktarlardan alınan karışımları kesinlikle kullanmayın.” uyarısında bulundu.</p>

<p><strong>“MS tanısı alanlar umutsuzluğa kapılmasın”</strong></p>

<p>Programın sonunda MS tanısı alan hastalara seslenen Prof. Dr. Mungan, moral ve sosyal desteğin tedavinin önemli parçalarından biri olduğunu belirterek şu mesajı verdi:</p>

<p>“MS tedavi edilebilen ve ilerlemesi durdurulabilen bir hastalık. Hastalar düzenli takiplerini yaptırır, tedavilerini aksatmaz ve yaşam tarzlarına dikkat ederlerse bugün tekerlekli sandalyeye mahkûm olmaları artık neredeyse söz konusu olmuyor.”</p>

<p>Hasta yakınlarının desteğinin büyük önem taşıdığını belirten Mungan, hastaların iş yaşamlarından kopmamalarını, sosyal hayata katılmalarını ve hobi edinmelerini önerdi. Ayrıca bulundukları illerde Türkiye MS Derneği şubelerine başvurarak ücretsiz eğitim, yoga ve pilates programlarından yararlanabileceklerini söyledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 09:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234.jpeg" type="image/jpeg" length="20652"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fethi Akkoç: Kıbrıs’ın kaderi Londra’daki 24 saatlik diplomasi trafiğinde belirlendi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kıbrıs Barış Harekatı’nın 52. yıl dönümünde, harekat öncesindeki kritik diplomasi trafiğinin tanıklarından gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat’e konuştu. Akkoç, Başbakan Bülent Ecevit’in Londra’da gerçekleştirdiği 24 saatlik görüşmelerin Kıbrıs’ın kaderini belirlediğini anlattı. Ayrıntılar 24 Saat Kayıt'ta...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kıbrıs Barış Harekatı’nın 52. yıl dönümünde, harekatın diplomasi trafiğine tanıklık eden gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat’te yayınlanan Kayıt Dışı programına konuk oldu. Akkoç, harekat öncesinde Londra’da yürütülen kritik görüşmeleri, uluslararası diplomasinin perde arkasını ve bugüne kadar kamuoyunda çok az bilinen, kayıt dışı kalan ayrıntıları detaylarıyla anlatarak şu değerlendirmelerde bulundu:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“52 yıl önce, 20 Temmuz 1974’te Kıbrıs’a yapılan müdahalenin önce diplomasiyle, ardından askeri harekatla kazanıldığını yaşayarak öğrendim. Kıbrıs’ın kaderi, Başbakan Bülent Ecevit’in Londra’da İngiltere Başbakanı Harold Wilson, Dışişleri Bakanı James Callaghan ve daha sonra görüşmelere katılan ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Joseph Sisco ile yaptığı tam 24 saatlik temasların sonunda şekillendi.”</p>

<p>Akkoç, harekattan bir gün önce ABD’nin Yunanistan’daki askeri yönetime kritik bir uyarıda bulunduğunu da öne sürdü:</p>

<p>“ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Joseph Sisco, 19 Temmuz’da Yunanistan’a giderek cunta yönetimine, ‘Türkiye müdahale edecek. Sakın karşılık vermeyin. Karışırsanız Türkiye sizi de ezer. Biz Türkiye’nin yanındayız.’ mesajını iletti. Bu süreci bizzat yaşayarak ve görerek öğrendim.”</p>

<h2><strong>“Londra’ya özel uçakla gittik”</strong></h2>

<p>Akkoç, 17 Temmuz 1974’te Başbakan Bülent Ecevit başkanlığındaki heyetle birlikte Türk Hava Yolları’nın özel uçağıyla Londra’ya gittiklerini anlattı.</p>

<p>Heyette, Başbakan Yardımcısı ve İçişleri Bakanı Oğuzhan Asiltürk, Dışişleri Bakanlığı Yüksek Müşaviri Ümit Haluk Bayülken, Hukuk Müşaviri Namık Kemal Yolga ile dönemin Milli Savunma Bakanı ve Dışişleri Bakan Vekili Hasan Esat Işık’ın bulunduğunu belirten Akkoç, Dışişleri Bakanı Turan Güneş’in ise o sırada Çin’de resmi temaslarda olduğu için heyete katılamadığını ifade etti.</p>

<p>Basın mensupları olarak ise Hürriyet’ten Cüneyt Arcayürek, Milliyet’ten Orhan Tokatlı, Günaydın’dan Örsan Öymen, Tercüman gazetesi adına kendisi, Anadolu Ajansı Genel Müdürü Atilla Onuk ile TRT ekibinin yer aldığını söyledi.</p>

<h3><strong>“Dünyanın gözü Londra’daydı”</strong></h3>

<p>Akkoç, heyetin Heathrow Havalimanı’ndan doğrudan İngiltere Başbakanı Harold Wilson’ın konutuna geçtiğini belirterek, görüşmeleri dünyanın dört bir yanından gelen gazetecilerin takip ettiğini anlattı.</p>

<p>“Biz yalnız değildik. İngiliz gazeteciler başta olmak üzere dünyanın her yerinden basın mensupları Başbakanlık Konutu’nun önünde bekliyordu.”</p>

<h3><strong>“Sisco ile beş dakikalık kritik görüşme”</strong></h3>

<p>Görüşmelerin ardından Bülent Ecevit’in Joseph Sisco ile baş başa yaklaşık beş dakika süren özel bir görüşme yaptığını aktaran Akkoç, bu görüşmenin önemine dikkat çekti.</p>

<p>“Hasan Esat Işık’a ‘Bülent Bey nerede?’ diye sordum. ‘Sisco ile baş başa görüşüyor’ dedi. Saatime baktım, tam beş dakika sürdü. Görüşmenin ardından Bülent Bey son derece rahat ve memnun görünüyordu. Dünya basınına da gayet sakin ve güçlü bir açıklama yaptı.”</p>

<h3><strong>“Harekatın başlayacağını biliyorduk”</strong></h3>

<p>Londra temaslarının tam 24 saat sürdüğünü ifade eden Akkoç, Ankara’ya döndüklerinde harekat kararının artık kesinleştiğini hissettiklerini söyledi.</p>

<p>“Harekatın yapılacağını biliyorduk. Hazırlıkların tamamlandığını hissediyorduk ancak yalnızca başlama zamanı henüz net değildi.”</p>

<p>Akkoç, Joseph Sisco’nun ertesi gün yeniden Türkiye’ye geldiğini, ardından Yunanistan’a geçerek cunta yönetimiyle görüştüğünü ve aynı gün tekrar Ankara’ya döndüğünü belirterek, Yunanistan’a yapılan uyarının da bu diplomasi trafiğinin bir parçası olduğunu dile getirdi.</p>

<h3><strong>“Harekat haberi Güvenpark’ta duyuruldu”</strong></h3>

<p>20 Temmuz sabahı yaşanan anları da anlatan Akkoç, şunları söyledi:</p>

<p>“Cumartesi sabahı saat 06.00’da bütün bakanlar dışarı çıktı. Gazeteciler olarak biz de oradaydık. Başbakanın açıklama yapacağını düşünüyorduk. O sabah Güvenpark’a doğru yürürken Kıbrıs Barış Harekatı’nın başladığı resmen açıklandı.”</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 20:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/ppdvK1JySZk/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="21407"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ağrısız doğum lüks değil, anne adayının hakkı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Berrin Günaydın, doğum ağrısının modern anestezi yöntemleriyle güvenli biçimde azaltılabileceğini anlattı. Epidural analjezinin uygun koşullarda uygulandığında normal doğumu desteklediğini vurgulayan Prof. Dr. Günaydın, doğum ağrısının giderilmesinin bir lüks değil, anne adayının hakkı olduğunu söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan <strong>Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Berrin Günaydın doğum ağrısının azaltılması ile ilgili uygulanan yöntemleri anlattı. Prof. Dr. Günaydın</strong>, “Doğum ağrısını azaltmak mümkün. Epidural analjezi, doğru ekip ve uygun koşullarda hem anneye konfor sağlıyor hem de normal doğumu destekliyor” diye konuştu.</p>

<p>Doğum sancısı, anne adaylarının en büyük kaygılarından biri olmaya devam ediyor. Ancak günümüzde modern anestezi yöntemleri sayesinde doğum ağrısını büyük ölçüde azaltmak mümkün. Prof. Dr. Berrin Günaydın, halk arasında <strong>“ağrısız doğum”</strong> olarak bilinen uygulamanın çoğunlukla <strong>epidural analjezi</strong> ile yapıldığını belirterek, doğru koşullarda uygulandığında annenin doğuma bilinçli ve konforlu şekilde katılmasını sağladığını söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Günaydın, “Aslında tıpta kullandığımız doğru ifade ağrısız doğum değil, doğum ağrısının etkili şekilde azaltılmasıdır. Anne sancıları hisseder ancak dayanılmaz ağrı büyük ölçüde ortadan kalkar. Böylece doğuma aktif olarak katılır ve bebeğinin dünyaya gelişine tanıklık eder” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (3)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-3.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>"Obstetrik anestezi gelişmiş ülkelerde ayrı bir uzmanlık alanı"</strong></h2>

<p>Amerika Birleşik Devletleri ve İngiltere’de obstetrik anestezinin anesteziyolojinin özel bir çalışma alanı olarak kabul edildiğini belirten Prof. Dr. Günaydın, bu ülkelerdeki uygulamaları yerinde inceleyerek Gazi Üniversitesi’nde Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı ile 2004 yılında başlattıklarını söyledi.</p>

<p>Doğum ağrısının yönetiminde kadın hastalıkları ve doğum uzmanları ile anesteziyoloji uzmanlarının birlikte çalışmasının önemine dikkat çeken Günaydın, “Kadın doğum uzmanı ve anne adayının onayı olmadan epidural analjezi uygulanamaz. Bu nedenle anne adaylarının doğru bilgilendirilmesinde kadın doğum uzmanlarının rolü son derece önemlidir” diye konuştu.</p>

<h2><strong>"Ağrısız doğumda altın standart epidural analjezi"</strong></h2>

<p>Doğum ağrısını azaltmaya yönelik farklı yöntemler bulunduğunu ancak *altın standardın epidural analjezi olduğunu* vurgulayan Prof. Dr. Berrin Günaydın, yöntemin bel bölgesinden omuriliğin dışındaki epidural boşluğa yerleştirilen ince bir kateter aracılığıyla uygulandığını anlattı.</p>

<p>Günaydın “Düşük dozlarda lokal anestezik ilaçlar ve yardımcı ilaçlar kullanıyoruz. Amaç annenin ağrısını azaltırken hareket edebilmesini, doğuma aktif katılmasını ve bebeğin doğumuna bilinçli şekilde eşlik etmesini sağlamaktır” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>“Epidural felç yapmaz, bebeğe zarar vermez”</strong></h2>

<p>Toplumda *epiduralle* ilgili çok sayıda yanlış bilgi bulunduğunu belirten Prof. Dr. Günaydın, en sık karşılaştıkları soruların felç, kalıcı bel ağrısı ve bebeğe zarar verip vermediği olduğunu söyleyerek şunları kaydetti:</p>

<p>“Epidural uygulama omuriliğin içine değil, dışındaki güvenli alana yapılır. Deneyimli ekip ve uygun koşullarda uygulandığında son derece güvenli bir yöntemdir. Bilimsel çalışmalar epidural analjezinin kalıcı bel ağrısına neden olmadığını gösteriyor. Ayrıca kullanılan ilaçlar çok düşük dozlarda uygulanıyor. Amaç annenin rahatlamasıdır. Anne rahatladığında stres hormonları azalıyor, bu da bebeğin oksijenlenmesini ve doğum sürecini olumlu etkileyebiliyor.”</p>

<h2><strong>"Sezaryen oranlarının düşürülmesine katkı sağlayabilir"</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Günaydın, bilimsel çalışmaların epidural analjezinin sezaryen oranını artırmadığını gösterdiğini belirterek, gelişmiş ülkelerde bunun tam tersine normal doğumu destekleyen önemli uygulamalardan biri olduğunu ifade etti. Günaydın şöyle konuştu:</p>

<p>“Amerika ve İngiltere’de sezaryen oranları yaklaşık yüzde 30 seviyelerinde. Bu ülkelerde doğumların büyük bölümü epidural analjezi ile gerçekleştiriliyor. Anne adayları bu konuda bilinçli olduğu için doğum ağrısının azaltılmasını talep ediyor. Normal doğumun desteklenmesi de sezaryen oranlarının düşmesine katkı sağlayabiliyor.”</p>

<p>Türkiye’de de öncelikle bu konuda farkındalığın artırılması gerektiğini belirten Günaydın, “Toplum bilinçlenmeden yalnızca hizmeti yaygınlaştırmak yeterli olmaz. Aynı zamanda bunu karşılayacak eğitimli ekiplerin ve uygun altyapının da hazır olması gerekir” diye konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-1.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>"Ağrısız doğum ekip işi"</strong></h2>

<p>Epidural analjezinin yalnızca bir anestezi uygulaması olmadığını belirten Prof. Dr. Günaydın, başarılı bir doğum yönetimi için kadın hastalıkları ve doğum uzmanı, anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanı, deneyimli hemşireler, uygun monitörizasyon ve teknik donanımın birlikte çalışmasının şart olduğunu söyledi.</p>

<p>Anne adaylarının gebelik boyunca düzenli olarak değerlendirildiğini ifade eden Günaydın, kan sulandırıcı ilaç kullananlar, bazı kanama-pıhtılaşma bozukluğu bulunanlar, girişim bölgesinde enfeksiyonu olanlar veya bazı özel nörolojik hastalıkları bulunan kişilerde epidural uygulanamayabileceğini belirtti. Uygun adaylarda ise anestezi değerlendirmesi ve bilgilendirilmiş onam sonrasında güvenle uygulanabileceğini kaydetti.</p>

<h2><strong>Sezaryende de önemli avantaj sağlıyor</strong></h2>

<p>Planlı sezaryenlerde tıbbi engel bulunmadığı sürece spinal, kombine spinal-epidural veya epidural gibi bölgesel anestezi yöntemlerinin tercih edilmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Günaydın, doğum sırasında epidural kateter takılmış bir gebenin acil sezaryene alınması gerekirse aynı kateter üzerinden anestezinin sürdürülebileceğini söyledi.</p>

<p>Ayrıca epidural kateterin sezaryen sonrasında da ameliyat ağrısının kontrolünde kullanılabildiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (4)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-4.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>“Doğum bir hastalık değil, hayatın en güzel mucizelerinden biridir”</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Günaydın, Dünya Anesteziyoloji Dernekleri Federasyonu’nun (WFSA) doğum ağrısının giderilmesini lüks değil, hasta hakkı olarak değerlendirdiğini, Amerikan Kadın Doğum Uzmanları Koleji’nin (ACOG) ise tıbbi engel bulunmayan gebelerde annenin doğum ağrısının giderilmesini istemesini tek başına yeterli bir tıbbi endikasyon olarak kabul ettiğini hatırlattı. Günaydın, şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>“Bizim amacımız kadınları epidurale yönlendirmek değil; doğru bilgiyi vererek bilinçli seçim yapmalarını sağlamaktır. Ağrısız doğum bir zorunluluk değildir ancak isteyen ve tıbbi açıdan uygun olan hiçbir anne adayının bu haktan mahrum bırakılmaması gerekir.”</p>

<p>Doğumun doğal bir süreç olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Günaydın, sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<p>“Doğum bir hastalık değil, hayatın en güzel mucizelerinden biridir. Biz anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanlarının görevi de bu mucizeyi anne ve bebek için daha güvenli, daha konforlu ve daha güzel bir deneyime dönüştürmektir.”</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Jul 2026 09:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-2.jpeg" type="image/jpeg" length="69412"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[“Diz ameliyatı sonrası kayak da yapılabilir, tenis de oynanabilir”]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Akkaya, diz ağrılarının ihmal edilmemesi gerektiğini vurgulayarak, yeni nesil cerrahi teknikler, kişiye özel implantlar ve yapay zekâ destekli rehabilitasyon sayesinde hastaların yeniden aktif yaşama dönebildiğini söyledi. Akkaya, uygun tedaviyle diz ameliyatı sonrası kayak, tenis ve koşu gibi sporlara yeniden dönüşün mümkün olduğunu belirtti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı <strong>Prof. Dr. Mustafa Akkaya</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu <strong>“Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi”</strong> programında diz eklemi hastalıkları ve diz cerrahisinde yaşanan yeni gelişmeleri anlattı.</p>

<p>Diz ağrılarının toplumda en sık ihmal edilen sağlık sorunları arasında yer aldığını belirten Akkaya, erken dönemde başvurulduğunda birçok sorunun ilerlemeden kontrol altına alınabileceğini söyledi.</p>

<p>Diz ekleminin çok özel bir anatomiye sahip olduğunu vurgulayan Akkaya, yanlış ya da gecikmiş tedavilerin hareket kabiliyetini ciddi şekilde etkileyebileceğini belirterek, “Yürüme her şeydir. İnsanların mobilize olması genel beden ve ruh sağlığı açısından çok önemli. İnsanlar yürüyemediklerinde sosyal hayattan kopuyor, kilo alımı artıyor ve başkalarına bağımlı hale gelebiliyorlar” dedi.</p>

<h2><strong>“Diz sorunları yaşa ve cinsiyete göre değişiyor”</strong></h2>

<p>Diz eklemi hastalıklarının yaşa, cinsiyete ve yaşam biçimine göre farklılık gösterdiğini ifade eden Prof. Dr. Akkaya, çocukluk döneminde daha çok travmaya bağlı diz kapağı çıkıkları ve yaralanmaların görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Orta yaş döneminde ise kadın ve erkeklerde farklı sorunların öne çıktığını belirten Akkaya, kadınlarda kas yapısındaki farklılıklar nedeniyle diz kapağı çevresindeki problemlerin daha sık yaşanabildiğini ifade etti.</p>

<p>“Merdiven inip çıkarken, çömelirken veya oturup kalkarken oluşan ağrılar ön diz ağrısının habercisi olabilir. Erken dönemde müdahale edilirse kıkırdak aşınması ilerlemeden önlem alınabilir.” diyen Akkaya, ihmal edilen problemlerin ilerleyen yaşlarda kireçlenmeye dönüşebileceğini söyledi.</p>

<p>Akkaya, erkeklerde ise spor yaralanmalarına bağlı menisküs yırtıkları ve ön çapraz bağ sorunlarının daha sık görüldüğünü belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Kadınlar ciltlerine gösterdikleri özeni dizlerine de göstermeli”</strong></h2>

<p>Menopoz döneminin diz sağlığı açısından kritik olduğuna dikkat çeken Akkaya, hormonal değişikliklerle birlikte kemik ve kıkırdak dokusunun da etkilendiğini söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Akkaya, “Kadınlar menopoza girdikten sonra ciltlerine gösterdikleri özeni dizlerine de göstermeliler. Çünkü dizler yaşam kalitesini etkileyen en önemli yapılardan biridir” dedi.</p>

<p>Akkaya, menopoz öncesi yapılacak kontroller sayesinde kıkırdak koruyucu tedavilerle diz sağlığının korunabileceğini belirtti.</p>

<h2><strong>“Her diz ağrısı ameliyat gerektirmez”</strong></h2>

<p>Diz tedavisinde son yıllarda rejeneratif tıp ve ortobiyolojik uygulamaların önemli gelişmeler sağladığını anlatan Prof. Dr. Akkaya, amaçlarının vücudun kendi iyileştirme kapasitesinden yararlanmak olduğunu söyleyerek “Kişinin iyileştirici kapasitesi aslında kendi vücudunda saklıdır. Erken evre kıkırdak hasarlarında kişinin kendi kök hücrelerinden yararlanılarak yapılan ortobiyolojik tedavilerle başarılı sonuçlar alınabiliyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya, rejeneratif ve ortobiyolojik tedaviler konusunda toplumda bilgi karmaşası yaşanabildiğine dikkat çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kök hücre tedavileri ile kandan elde edilen trombosit uygulamalarının farklı yöntemler olduğunu belirten Akkaya:</p>

<p>“Vücutta dolaşan kandan kök hücre elde etmek mümkün değildir. Kök hücreler, leğen kemiği gibi büyük kemiklerden ya da yağ dokusundan elde edilebilir. Kandan alınan ise kök hücre değil, trombosit dediğimiz kan hücreleridir.” dedi.</p>

<p>Menisküs ve kıkırdak dokularının iyileşme kapasitesinin sınırlı olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Akkaya:</p>

<p>“Kas dokusu kanlanması sayesinde kendini onarabilir ancak kıkırdak ve menisküs gibi dokular yeterli kan damarına sahip değildir. Bu nedenle erken evre hasarlarda uyguladığımız ortobiyolojik tedavilerle o bölgede iyileşmeyi destekleyecek bir ortam oluşturmayı hedefliyoruz.” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.58 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="730" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182958-1.jpeg" width="1194" /></p>

<h2><strong>“Sosyal medyada mucize tedavi gibi sunulan uygulamalara dikkat”</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya, menisküs ve kıkırdak tedavileri konusunda bilimsel gelişmelerin umut verici olduğunu ancak her yeni yöntemin “kesin tedavi” gibi sunulmaması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Menisküsün dışarıdan verilen maddelerle tamamen tedavi edilmesinin bugün için mümkün olmadığını belirten Akkaya:</p>

<p>“Biyoteknoloji çok hızlı ilerliyor. Kitosan içerikli jeller ve akıllı moleküllerle hasarlı bölgeyi hedefleyen çalışmalar devam ediyor. Gelecekte kıkırdak ve menisküs dokularına yönelik yeni tedavi seçenekleri mümkün olabilir.” dedi.</p>

<p>Ancak mevcut bilimsel aşamada tek bir enjeksiyonla tüm sorunları ortadan kaldıran bir tedavi yaklaşımının olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Akkaya:</p>

<p>“Henüz bir iğneyle menisküsü ya da kıkırdağı tamamen tedavi edebilecek noktada değiliz. Hastalar erken dönemde hekime başvurursa ortobiyolojik tedavilerle mevcut hasarın ilerlemesini yavaşlatmak ve eklemi korumak mümkün olabilir.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Akkaya, kıkırdak, menisküs ve eklem hasarlarında her hastaya özel değerlendirme yapılarak kişiselleştirilmiş tedavi planlanması gerektiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Ağrıyla ve ağrı kesicilerle yaşamak kader gibi görülmemeli”</strong></h2>

<p>Toplumda birçok kişinin uzun süre ağrı kesicilerle yaşamaya çalıştığını belirten Prof. Dr. Akkaya, bunun doğru bir yaklaşım olmadığını söyledi.</p>

<p>Diz cerrahisinde kişiye özel çözümlerin artık çok daha gelişmiş olduğunu ifade eden Akkaya, “Robotik cerrahi, kişiye özel protezler ve küçük implantlarla diz cerrahisinde ciddi yollar katettik. Hastalar erken başvurduklarında çok daha küçük ve kişiselleştirilmiş müdahalelerle sağlıklı bir yaşam sürdürebiliyor” dedi.</p>

<h2><strong>“Aynı ameliyatta her iki dize protez uygulanabilir”</strong></h2>

<p>Diz ve kalça protezleri konusunda hastaların endişe duymaması gerektiğini belirten Prof. Dr. Akkaya, uygun cerrahi teknik, kaliteli implant ve doğru rehabilitasyonla protezlerin uzun yıllar kullanılabildiğini söyleyerek, “Güncel çalışmalar uygun şekilde yapılan cerrahilerde implant kullanım süresinin 30 yıla ulaşabildiğini gösteriyor. Hastalar protez cerrahisinden korkmamalı ve ağrıyla yaşamayı kader olarak görmemeli” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Akkaya şunları söyledi:</p>

<p>“Eğer hasta biyolojik olarak aynı seansta iki dizine birden ameliyatı kaldırabilecek durumdaysa genel sağlık durumu buna elverişli ise aynı ameliyatta her iki dize birden ameliyat yapılabilir hatta tercih edilmelidir. Hastanın ihtiyacı varsa her iki dize de aynı anda tedavi uygulanmasının önemli avantajları var. Hasta bir kez ameliyat oluyor, bir kez rehabilitasyon desteği alıyor, hasta bakım desteği bir kez alınıyor, ameliyat maliyetleri önemli ölçüde azalıyor.”</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.58" class="detail-photo img-fluid" height="676" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182958.jpeg" width="1156" /></p>

<h2><strong>“Yapay zekâ destekli kişiye özel rehabilitasyon”</strong></h2>

<p>Cerrahi başarının yalnızca ameliyatla sınırlı olmadığını belirten Akkaya, ameliyat sonrası rehabilitasyon sürecinin de kişiye özel planlanması gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Ben hastalarıma yapay zekâ destekli kişiselleştirilmiş rehabilitasyon programı uyguluyorum” diyen Akkaya, hastanın yaşı, mesleği, beklentileri ve yapılan cerrahinin değerlendirilerek özel iyileşme programları oluşturulduğunu anlattı.</p>

<h2><strong>“Diz ameliyatı sonrası kayak da yapılabilir, tenis de oynanabilir”</strong></h2>

<p>Diz ameliyatlarından sonra hastaların aktif yaşama dönebileceğini vurgulayan Prof. Dr. Akkaya, “Bir hasta ameliyat öncesi kayak yapıyorsa ameliyat sonrası da kayak yapabilir hale getirmeyi hedefliyoruz. Uygun cerrahi teknikler ve implantlarla hastalar koşabilir, tenis oynayabilir, istedikleri gibi aktif biçimde hayatın içinde kalabilirler” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Gerekli sağlık koşullarını taşıyan hastalarda iki dizin aynı seansta ameliyat edilebildiğini de söyleyen Akkaya, bunun bazı hastalar için tek iyileşme ve rehabilitasyon süreciyle önemli avantaj sağlayabildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Diz sağlığı için önemli uyarılar</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya diz eklemlerini korumak için şu önerilerde bulundu:</p>

<p>• Herkes kendi vücudunu tanıyarak spor yapmalı, bilinçsiz ağır antrenmanlardan kaçınılmalı.<br />
• Spora başlamadan önce gerekirse profesyonel destek alınmalı.<br />
• Kadınlar menopoz öncesinde diz kontrollerini ihmal etmemeli.<br />
• Dizde kilitlenme ve takılma gibi mekanik sorunlar ciddiye alınmalı.<br />
• Gece ağrısı veya sürekli ağrı varsa ağrı kesicilerle süreç geçiştirilmemeli.</p>

<p>Akkaya ayrıca “Kaliteli ve bağımsız bir yaşam için hareket etmek, hareket edebilmek için de diz sağlığını korumak gerekiyor” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Jul 2026 09:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-3.jpeg" type="image/jpeg" length="89159"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Teknoloji hayatı kolaylaştırıyor, ruhu zorluyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/teknoloji-hayati-kolaylastiriyor-ruhu-zorluyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/teknoloji-hayati-kolaylastiriyor-ruhu-zorluyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu "Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi" programına konuk olan Psikiyatri Uzmanı Dr. Bilge Bilgin Kapucu, teknolojinin ruh sağlığı üzerindeki etkilerini değerlendirdi. Sosyal medyanın yalnızlaşma, kaygı ve dikkat dağınıklığını artırabileceğine dikkat çeken Kapucu, yapay zekanın insanın duygu dünyasını, klinik muhakemesini ve bir psikiyatristin şefkatini bütünüyle taklit edemeyeceğini vurgulayarak teknoloji kullanımında dengenin önemine işaret etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Psikiyatri Uzmanı Dr. <strong>Bilge Bilgin Kapucu</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “<strong>Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi</strong>”programına konuk oldu. Teknolojinin ruh sağlığı üzerindeki etkilerini değerlendiren Kapucu, sosyal medyanın yalnızlaşma ve kaygıyı artırabildiğini, yapay zekânın ise sağlık alanında önemli katkılar sunmasına rağmen insanın duygu dünyasını ve klinik değerlendirmesini bütünüyle taklit edemeyeceğini söyledi.</p>

<h2><strong>“Son 30-40 yılda toplum büyük bir değişim yaşadı”</strong></h2>

<p>Son 30-40 yılda teknolojinin yaşamın merkezine yerleştiğini belirten Dr. Kapucu, özellikle pandemi döneminde insanların zorunlu izolasyon nedeniyle teknolojiyle çok daha yoğun bir ilişki kurduğunu ifade etti.</p>

<p>Teknolojinin bir yandan insanların yalnızlık hissini azaltmasına yardımcı olduğunu, diğer yandan ise yalnızlaşmanın önemli nedenlerinden biri haline gelebildiğini söyleyen Kapucu, bu değişimin ruh sağlığı üzerinde de belirgin etkiler oluşturduğunu dile getirdi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 04 At 01.37.19" class="detail-photo img-fluid" height="718" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013719.jpeg" width="1290" /></p>

<h2><strong>“Ruhsal hastalıklar arttı”</strong></h2>

<p>Yapılan araştırmaların son 30 yılda ruhsal hastalıkların arttığını gösterdiğini belirten Kapucu, bunun yalnızca daha fazla kişinin sağlık hizmetine başvurması ve tanı almasıyla açıklanamayacağını söyledi.</p>

<p>Toplumdaki yaşam biçiminin ve sosyal normların değişmesinin de bu artışta etkili olduğunu ifade eden Kapucu, özellikle sosyal medyanın anksiyete ve yalnızlaşmayı artırabildiğine dikkat çekti.</p>

<p>Eskiden gençlerin ağırlıklı olarak yüz yüze sosyalleştiğini hatırlatan Kapucu, bugün dijital iletişimin gerçek sosyal ilişkilerin yerini almaya başladığını ve bunun ruh sağlığı açısından önemli sonuçlar doğurabileceğini vurguladı.</p>

<h2><strong>“İnsan beyni sadece matematikten ibaret değil”</strong></h2>

<p>Yapay zekânın çalışma prensibini de değerlendiren Kapucu, bu sistemlerin büyük veri ve matematiksel algoritmalar üzerine kurulu olduğunu söyledi.</p>

<p>Makine öğrenmesi ve derin öğrenme yöntemlerinin insan beynini taklit etmeye çalıştığını belirten Kapucu, psikiyatri uzmanları ve nörobilimcilerin bile beynin çalışma mekanizmasını tam olarak çözemediğini ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İnsan beyninin yalnızca verileri işlemeyen, aynı zamanda bedenden gelen sinyalleri, hisleri ve duygusal deneyimleri de değerlendiren çok daha karmaşık bir yapı olduğunu söyleyen Kapucu, mevcut yapay zekâ sistemlerinin bu yönüyle insan beynini tam anlamıyla karşılayamadığını kaydetti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 04 At 01.37.19 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013719-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Yapay zekâdan yararlansanız da son sözü uzmana bırakın</strong></h2>

<p>Yapay zekânın birçok alanda başarılı sonuçlar ortaya koyduğunu belirten Kapucu, buna rağmen elde edilen bilgilerin mutlaka alanında uzman kişiler tarafından değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Yapay zekâya ne kadar veri yüklerseniz, size ancak o kadar sonuç verebilir.” diyen Kapucu, uzman denetimi olmadan kullanılan yapay zekâ uygulamalarında hata ve eksikliklerin ortaya çıkabileceğini ifade etti.</p>

<h2><strong>“Psikiyatristin bilgeliği ve şefkatini makinadan bekleyemeyiz”</strong></h2>

<p>Yapay zekânın artık hayatın bir parçası olduğunu belirten Kapucu, bunu reddetmenin ya da tamamen uzak durmanın gerçekçi olmadığını söyledi.</p>

<p>Radyoloji gibi alanlarda yapay zekânın tanıya önemli katkılar sunduğunu ifade eden Kapucu, psikiyatride ise tanının yalnızca verilerle değil, hekimin klinik deneyimi, gözlemleri, düşünceleri ve empatisiyle konulduğunu vurguladı.</p>

<p>Buna karşın yapay zekânın psikiyatride takip ve izlem süreçlerinde yararlı olabileceğini belirten Kapucu, konuşma hızı, rutin alışkanlıklar ve davranış değişiklikleri gibi verileri analiz ederek hastalığın seyri hakkında önemli geri bildirimler sağlayabileceğini söyledi.</p>

<p>Bazı kişilerin yargılanma korkusu, güven problemleri veya sosyalleşmeyi tercih etmemeleri nedeniyle zaman zaman bir psikiyatrist yerine yapay zekâ ile iletişim kurmayı seçebileceğini belirten Kapucu, buna rağmen hiçbir teknolojinin bir psikiyatri uzmanının bilgeliğini, klinik muhakemesini ve şefkatini yerine koyamayacağını ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 04 At 01.37.19 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013719-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Teknolojiye fazla maruz kalmak dikkat eksikliğine yol açıyor”</strong></h2>

<p>Teknolojinin hayatın vazgeçilmez bir parçası haline geldiğini ancak insanların gerçek sosyal ilişkilerini koruması gerektiğini vurgulayan Kapucu, yalnızlığın ruh sağlığını olumsuz etkileyen önemli faktörlerden biri olduğunu söyledi.</p>

<p>İnsanların kendilerine teknolojiden tamamen uzak, sakin zamanlar ayırmasının önemine dikkat çeken Kapucu, telefon, tablet ve bilgisayar bildirimlerine sürekli maruz kalmanın dikkat dağınıklığına ve kaygıya yol açabileceğini belirtti.</p>

<p>“Anı yaşayabilmek çok kıymetli” diyen Kapucu, ruh sağlığını korumanın en önemli yollarından birinin gerçek ilişkiler içinde kalmak ve teknoloji kullanımında dengeyi sağlayabilmek olduğunu sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/teknoloji-hayati-kolaylastiriyor-ruhu-zorluyor</guid>
      <pubDate>Sat, 04 Jul 2026 09:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013720.jpeg" type="image/jpeg" length="77607"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Duygularını kontrol edemeyenler dikkat! Borderline kişilik bozukluğu hayatınızı alt üst edebilir!]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/duygularini-kontrol-edemeyenler-dikkat-borderline-kisilik-bozuklugu-hayatinizi-alt-ust-edebilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/duygularini-kontrol-edemeyenler-dikkat-borderline-kisilik-bozuklugu-hayatinizi-alt-ust-edebilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı'nın sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Selçuk Aslan, borderline kişilik bozukluğuna ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Duygu düzenleme güçlüğü, dürtü kontrol sorunları ve sağlıksız ilişkilerin hastalığın en belirgin özellikleri arasında yer aldığını belirten Aslan, erken tanı, doğru psikiyatrik destek ve psikoterapinin yaşam kalitesini artırmada kritik rol oynadığını vurguladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı'nın sunduğu <strong>“Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi”</strong> programına konuk olan Psikiyatri Uzmanı <strong>Prof. Dr. Selçuk Aslan</strong>, <strong>borderline kişilik bozukluğunu</strong> tüm yönleriyle anlattı. Borderline kişilik bozukluğunun özellikle dürtü kontrolü, duygu düzenleme ve kişilerarası ilişkilerde ciddi sorunlara yol açtığını belirten Aslan, erken tanı ve uygun tedavinin bireyin yaşam kalitesini önemli ölçüde artırabileceğini söyledi.</p>

<h2><strong>Tanı 18 yaşından sonra konuluyor</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğunun toplumda çoğu zaman dengesiz davranışlar ve sürekli duygu değişimleri yaşayan kişiler için kullanılan bir tanımlama olduğunu belirten Prof. Dr. Aslan, kişilik yapısının 18 yaşına kadar gelişimini sürdürdüğünü söyledi.</p>

<p>Aslan, “18 yaşından önce kişilik henüz tam olarak oturmadığı için bu yaş grubundaki bireylere borderline kişilik bozukluğu tanısı konulmaz. Hastalıktan söz edebilmek için belirtilerin erişkin dönemde devam etmesi gerekir” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Ergenlik dönemindeki travmalar hastalığın temelini atabilir!</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğundan söz edebilmek için bireyde dürtü kontrol bozukluğunun da bulunması gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Aslan, bu kişilerde öfke, kaygı ve üzüntü gibi duyguların çok yoğun yaşandığını ve bu duyguları yatıştırmakta güçlük çektiklerini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Konuşma ve davranışlarda kendini kontrol edememe, kendine zarar verme eğilimi, eşyalara zarar verme ve öfke sırasında kontrolden çıkma gibi davranışların da görülebildiğini belirten Aslan, bu durumun bireyin günlük yaşamını ve sosyal ilişkilerini ciddi şekilde etkileyebildiğini ifade etti.</p>

<p><strong>Borderline kişilik</strong> özelliği taşıyan bireylerin zaman zaman çevrelerindeki insanların davranış kalıplarını benimsediklerini belirten Prof. Dr. Aslan, bunun karakterin tam olarak oturmamış olmasından kaynaklanabileceğini söyledi.</p>

<p>Bu bireylerde depresyon eğiliminin daha yüksek olabileceğini ifade eden Aslan, “Kendilerini boşlukta hissedebilirler. Yoğun mutsuzluk ve depresyon yaşayabilir, hatta intihar düşünceleri geliştirebilirler” diye konuştu.</p>

<p>Borderline kişilik bozukluğunun gelişiminde ergenlik döneminin kritik öneme sahip olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Selçuk Aslan, bu dönemde yaşanan travmaların kişilik yapılanmasını etkileyebileceğini söyledi.</p>

<p>Sınıf içinde küçük düşürülme, dışlanma, reddedilme ya da karşılıksız kalan duygusal ilişkilerin bireyde “sevilmiyorum” düşüncesini geliştirebildiğini belirten Aslan, “Sevilmediğini düşünen kişiler kabul görmek için aşırı verici davranabilir. Bu da onları maddi ve manevi olarak suistimale açık hale getirebilir” diye konuştu.</p>

<p>Bazı bireylerin zamanla dünyanın, insanların ve hatta kendilerinin kötü olduğuna yönelik inanç geliştirebildiğini belirten Aslan, bunun da yoğun mutsuzluk ve duygusal çöküşe neden olabileceğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07 (3)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-3.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Zeki oldukları halde iş ve sosyal yaşamda başarılı olamayabilirler</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğu olan bireylerin d<strong>uygularını kontrol etmekte zorlandıklarını</strong> söyleyen Prof. Dr. Aslan, grup uyumu, takım çalışması ve kurallara uyma konusunda da güçlük yaşayabileceklerini belirtti.</p>

<p>“Çok zeki ve yüksek potansiyele sahip olsalar bile duygu durumlarını ve davranışlarını yönetmekte zorlandıkları için bulundukları ortamlarda istedikleri başarıyı sürdüremeyebilirler” diyen Aslan, bu durumun işlevselliği önemli ölçüde bozduğunu vurguladı.</p>

<p>Prof. Dr. Aslan, <strong>otizmli bazı kadınlarda</strong> borderline kişilik bozukluğunu düşündüren davranışların görülebileceğini belirterek, özellikle duygusal ilişkilerde kendi haklarını ve çıkarlarını korumakta güçlük yaşayabileceklerini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Tedavide ilaç tek başına yeterli olmuyor</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğunda erken dönemde psikiyatrik destek alınmasının büyük önem taşıdığını söyleyen Prof. Dr. Aslan, <strong>ilaç tedavisinin</strong> duyguların dengelenmesine katkı sağladığını ancak tek başına yeterli olmadığını belirtti.</p>

<p>Aslan, “Mutlaka destekleyici psikoterapi uygulanmalı. Özellikle bilişsel davranışçı yaklaşımlar sayesinde kişiler duygu, düşünce ve davranış ilişkisini anlamayı, dürtülerini tanımayı ve duygularını yönetmeyi öğrenebilir. Terapi uzun vadede kişiye önemli bir içgörü kazandırır” dedi.</p>

<h2><strong>Aile tutumu kişilik gelişiminde belirleyici rol oynuyor</strong></h2>

<p>Gençlik döneminde ailelerin yaklaşımı, çocukların kişilik gelişimini doğrudan etkiliyor.</p>

<p>Gençlik döneminde ebeveyn tutumlarının kişilik gelişiminde belirleyici olduğunu ifade eden Prof. Dr. Aslan, ailelerin çocuklarına hem sorumluluk vermesi hem de kontrollü bir özgürlük alanı tanıması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Aslan, “Gençlerin hayatı deneyimlemelerine fırsat verilmesi, baskıcı olmayan ama tutarlı ve dengeli ebeveyn tutumları sergilenmesi kişilik gelişimini olumlu yönde destekler.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Aslan baskıcı ya da tamamen kontrolsüz tutumlar yerine dengeli ve tutarlı ebeveyn davranışlarının, gençlerin sağlıklı bir kişilik geliştirmesine katkı sağladığını kaydederek şunları söyledi:</p>

<blockquote>
<p>“Gençlik döneminde aile tutumları çok önem taşıyor. Ebeveyn davranışları çocukların kişilik yapısına uygun, dengeli ve tutarlı olursa çocuklar ve gençler daha az bocalar. Gençlere aşırı baskı kurmadan onlara alan açmak, sorumluluk vermek, kontrollü bir şekilde hayatı deneyimlemelerine fırsat tanımak kişilik gelişimini olumlu yönde destekler.”</p>
</blockquote>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-2.jpeg" width="1600" /></h2>

<h2><strong>Borderline ile bipolar bozukluk karıştırılabiliyor</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğunun toplumda zaman zaman <strong>bipolar bozukluk ile karıştırıldığını</strong> belirten Prof. Dr. Aslan, iki hastalığın birbirinden farklı olduğunu söyledi.</p>

<p>Aslan, “Bipolar bozuklukta duygu durum değişimleri haftalar ya da aylar sürebilen depresif ve manik dönemler halinde görülür. Borderline kişilik bozukluğunda ise duygu değişimleri çok daha hızlıdır ve çoğu zaman çevresel olaylarla tetiklenir. Bu nedenle doğru tanı, doğru tedavi açısından büyük önem taşır” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/duygularini-kontrol-edemeyenler-dikkat-borderline-kisilik-bozuklugu-hayatinizi-alt-ust-edebilir</guid>
      <pubDate>Tue, 30 Jun 2026 09:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-4.jpeg" type="image/jpeg" length="41663"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Meme kanseri tedavisine başarının anahtarı: Kişiye özel tedavi planlaması]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/meme-kanseri-tedavisine-basarinin-anahtari-kisiye-ozel-tedavi-planlamasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/meme-kanseri-tedavisine-basarinin-anahtari-kisiye-ozel-tedavi-planlamasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Ekmel Tezel, meme kanserinde artık tek tip tedavi döneminin geride kaldığını vurguladı. Erken tanının önemine dikkat çeken Tezel, tümörün moleküler özelliklerine göre kişiye özel tedavi planlamasının hem yaşam süresini hem de yaşam kalitesini artırdığını anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Meme kanseri, dünyada ve Türkiye’de kadınlarda en sık görülen kanser türü olmayı sürdürüyor. Yaşın ilerlemesiyle birlikte risk artarken, görüntüleme yöntemlerindeki gelişmeler sayesinde hastalık çok daha erken evrelerde tespit edilebiliyor.</p>

<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu <strong>”Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi”</strong> programına konuk olan Genel Cerrahi Uzmanı <strong>Prof. Dr. Ekmel Tezel</strong>, meme kanseri tedavisindeki güncel yaklaşımları anlatarak erken tanı, kişiye özel tedavi ve yaşam kalitesini koruyan cerrahi yöntemlerin önemine dikkat çekti.</p>

<h2><strong>Kanal içi kanserlerde başarı oranı yüzde 100’e yaklaşıyor</strong></h2>

<p>Yaş ilerledikçe meme kanseri görülme sıklığının arttığını belirten Prof. Dr. Tezel, son yıllarda mamografi ve diğer görüntüleme yöntemlerindeki gelişmeler sayesinde kanal içi kanserlerin daha sık tespit edildiğini söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Tezel, “Kanal içi kanser evre 0 (sıfır) olarak kabul ettiğimiz, <strong>duktal karsinoma in situ</strong> dediğimiz, tümör hücrelerinin henüz süt kanalları içinde hapsolduğu ve çevre dokulara yayılmadığı durumdur” dedi.</p>

<p>Bu evrede yakalanan hastalarda tedavinin oldukça başarılı olduğunu belirten Tezel, “Kanal içi kanserlerin tedavisi çok daha kolaydır ve hayatta kalma ihtimali neredeyse yüzde 100’dür” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.01 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150701-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Memeyi koruyan cerrahiler ön planda</strong></h2>

<p>Kanal içi kanserlerin çoğunlukla mamografide görülen <strong>mikrokalsifikasyonlar</strong> sayesinde saptandığını belirten Prof. Dr. Tezel, hastalığın yaygınlığına göre farklı cerrahi yöntemlerin tercih edildiğini söyleyerek şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p>“Kireçlenme yalnızca sınırlı bir bölgede ise memeyi koruyarak sadece o alanı çıkarıyoruz ve sonrasında radyoterapi uyguluyoruz. Eğer yaygın bir tutulum söz konusuysa memenin iç dokusunu boşaltıp protez yerleştiriyoruz. Bu durumda çoğu zaman radyoterapiye ihtiyaç kalmıyor.”</p>
</blockquote>

<h2><strong>Meme kanseri riskini artıran ve azaltan faktörler</strong></h2>

<p>Meme kanseri gelişiminde kadın olmak, yaşın ilerlemesi, erken adet görmek, geç menopoza girmek ve ailesel yatkınlık gibi değiştirilemeyen risk faktörlerinin bulunduğunu belirten Prof. Dr. Tezel, yaşam tarzının da önemli rol oynadığını vurguladı.</p>

<p>Beslenme alışkanlıkları, sigara ve alkol kullanımı ile dışarıdan alınan hormonların riski etkileyebildiğini ifade eden Tezel, <strong>östrojen hormonunun</strong> meme kanserinde önemli bir etken olduğuna dikkat çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Menopoz döneminde kullanılan hormon replasman tedavilerinin mutlaka meme kontrolleri yapıldıktan sonra başlanması gerektiğini belirten Prof. Dr. Tezel, tedavi süresinin uzamasının riski artırabildiğini söyleyerek, “Menopoz semptomlarının kontrolü için yaklaşık iki yıllık kullanım çoğu zaman yeterli oluyor. Ancak bu süre beş yıl ve üzerine çıktığında meme kanseri riski artabiliyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Doğum kontrol hapları konusunda da benzer bir durumun söz konusu olduğunu belirten Tezel, uzun süreli kullanımın dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.05" class="detail-photo img-fluid" height="700" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150705.jpeg" width="1193" /></p>

<h2><strong>Meme kanserinde tedaviler artık tümörün kimliğine göre belirleniyor</strong></h2>

<p>Meme kanseri cerrahisinde son 30 yılda önemli değişimler yaşandığını belirten Prof. Dr. Tezel, son 10 yılda ise tedavilerin çok daha <strong>kişiselleştiğini</strong> söyledi.<br />
Daha önce moleküler alt tiplere göre değil de anatomik evrelere göre hastalara cerrahi tedavi, kemoterapi, ışın tedavisi önerildiğini belirten Prof. Dr. Ekmel Tezel şunları kaydetti:</p>

<blockquote>
<p>“Şimdi artık moleküler alt tipleri de işin içine kattık. Tümör çok küçük, koltuk altında bir metastaz varken eğer bu östrojene duyarlı bir tümör ve çoğalma hızı düşükse mesela ameliyattan çok büyük fayda görüyor. Eğer östrojen negatif ve akıllı ilaçtan fayda görecek yani HER2 reseptörü pozitifse onu hiç bir şekilde ameliyat etmeyip önce ilaç tedavisine, kemoterapiye gönderiyoruz. Üçlü negatif dediğimiz tümör tipi ise çoğu kez artık koltuk altı durumuna da bakmaksızın, öncelikle kemoterapi ile başlıyoruz tedaviye.”</p>
</blockquote>

<p>Prof. Dr. Ekmel Tezel meme kanserinde kişiye özel tedavilerin önemini vurguladı. Östrojen duyarlı ve çoğalma hızı düşük tümörlerde cerrahinin büyük fayda sağladığını belirten Tezel, bazı tümör tiplerinde ise ameliyatın ilk seçenek olmaktan çıktığını ifade etti.</p>

<p>Özellikle genç hastalarda uygulanan bu yeni tedavi yaklaşımlarının önemli avantajlar sağladığını belirten Prof. Dr. Tezel, şöyle konuştu:</p>

<blockquote>
<p>“Bu özellikle genç hastalarda görülen bir durum; bu meme kaybıyla sonlanmadığı gibi bu tedavi yöntemi daha da iyisi koltuk altındaki lenf bezlerini korumuş oluyoruz.''</p>

<p>''Meme kanseri tedavisinde amacımız hem daha uzun hem de daha kaliteli bir hayat sunmak o yüzden her hastaya özel değerlendirme ile kişiye özel tedavi planlaması yapıyoruz.”</p>
</blockquote>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.02 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="907" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150702-1.jpeg" width="1600" /></h2>

<h2><strong>Ameliyat öncesi işaretleme teknikleri başarıyı artırıyor</strong></h2>

<p>Meme kanseri cerrahisinde ameliyat öncesi yapılan işaretlemelerin cerrahi başarısını artırdığını belirten Prof. Dr. Tezel, tümör ve gerekli durumlarda lenf bezlerinin <strong>marker</strong> adı verilen özel işaretleyicilerle belirlenebildiğini söyledi.</p>

<p>Bazı hastalarda mamografi eşliğinde tel ile işaretleme de yapıldığını anlatan Tezel, bu yöntem sayesinde çıkarılacak dokunun sınırlarının çok daha doğru belirlenebildiğini ifade etti.</p>

<p>Modern meme cerrahisinin en önemli amaçlarından birinin <strong>gereksiz doku çıkarımını önlemek</strong> olduğunu belirten Prof. Dr. Tezel, ameliyat sırasında uygulanan sentinel lenf nodu biyopsisinin bu konuda önemli avantajlar sağladığını söyleyerek şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p>“Ameliyat sırasında özel bir boya veriyoruz. Boyanın ulaştığı ilk lenf bezlerini çıkarıp patologlarımız değerlendiriyor. Böylece tüm lenf bezlerininin tamamını almak zorunda kalmadan cerrahinin sınırlarını belirleyebiliyoruz.”</p>
</blockquote>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.02" class="detail-photo img-fluid" height="694" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150702.jpeg" width="1081" /></h2>

<h2><strong>Amaç sadece hayatı uzatmak değil, yaşam kalitesini de korumak</strong></h2>

<p>Meme kanseri tedavisindeki temel hedefin yalnızca hastalığı ortadan kaldırmak olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Tezel, yaşam kalitesinin korunmasının da en az tedavinin başarısı kadar önemli olduğunu söyleyerek, “Meme kanseri tedavisinde amacımız hem daha uzun hem de daha kaliteli bir hayat sunmak. Bu nedenle her hastayı ayrı değerlendiriyor ve kişiye özel tedavi planı oluşturuyoruz” diye konuştu.</p>

<h2><strong>“Bizi korkutan hastalık değil, hastalık hakkındaki düşüncemiz”</strong></h2>

<p>Tedavinin yalnızca cerrahi ve ilaçlardan ibaret olmadığını belirten Prof. Dr. Tezel, hasta-hekim iletişiminin önemine dikkat çekerek, “Bizi korkutan hastalık değil, hastalık hakkındaki düşüncemizdir. Tedaviye başlamadan önce hastanın duygu durumunu anlamak, kaygılarını dinlemek ve onu sürece hazırlamak son derece önemlidir” diye konuştu.</p>

<p>Tedavi sonrasında ilk 2-3 yıl altı ayda bir, daha sonra ise yılda bir kontrolün yeterli olduğunu belirten Prof. Dr. Tezel, yaşam tarzı değişikliklerinin de nüks riskini azaltabileceğini söyledi.</p>

<p>Düzenli yürüyüş yapmak, aktif kalmak, yoga ve pilates gibi hem fiziksel hem de zihinsel rahatlama sağlayan aktivitelerle ilgilenmek ve sosyal yaşamı sürdürmenin önemine dikkat çeken Tezel, hastaların yalnızca hastalık üzerine konuşulan ortamlarda bulunmak yerine farklı sosyal faaliyetlere katılmalarını önerdi. Tezel, “Ameliyatlar nasıl kişiye göre planlanıyorsa, ameliyat sonrası yaşam değişiklikleri de kişinin karakterine, beklentilerine ve yaşam biçimine göre planlanmalıdır” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.01" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150701.jpeg" width="1600" /></p>

<p>Prof. Dr. Tezel, gelecekte meme kanseri tedavisinde medikal tedaviler ve genetik temelli uygulamaların daha da ön plana çıkacağını belirterek, kişiye özel tedavi anlayışının giderek güçleneceğini sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/meme-kanseri-tedavisine-basarinin-anahtari-kisiye-ozel-tedavi-planlamasi</guid>
      <pubDate>Tue, 16 Jun 2026 09:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150702-2.jpeg" type="image/jpeg" length="11035"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Horlama ve uyku apnesi hem yaşam kalitesini hem de sağlığı bozuyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/horlama-ve-uyku-apnesi-hem-yasam-kalitesini-hem-de-sagligi-bozuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/horlama-ve-uyku-apnesi-hem-yasam-kalitesini-hem-de-sagligi-bozuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi programına konuk olan Sağlık Bilimleri Üniversitesi Rektör Yardımcısı ve Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Mustafa Gerek, horlama ve uyku apnesinin yalnızca uyku kalitesini değil, kalp sağlığından günlük yaşam performansına kadar pek çok alanı etkileyen ciddi bir sağlık sorunu olduğuna dikkat çekti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu <strong>Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi</strong> programına konuk olan <strong>Sağlık Bilimleri Üniversitesi Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı ve Sağlık Bilimleri Üniversitesi Rektör Yardımcısı Tabip Tuğgeneral Prof. Dr. Mustafa Gerek</strong>, horlama ve uyku apnesiyle ilgili önemli bilgiler verdi.</p>

<h2><strong>Horlama boşanma sebebi olarak kabul edilebiliyor</strong></h2>

<p>Horlamanın sanıldığından çok daha ciddi sonuçları olduğunu anlatan Prof. Dr. Mustafa Gerek, “Horlama çevreyi rahatsız eden, kişinin çoğunlukla farkında olmadığı çok ciddi bir sosyal problem. Erkeklerde daha sık, kadınlarda daha az görülüyor ama menopoz sonrası kadınlarda da horlama problemi artıyor. Yargıtay horlamayı boşanma sebebi olarak kabul ediyor” dedi.</p>

<p>Horlamanın yaşam kalitesini bozan, sağlığı olumsuz etkileyen önemli sorunların ve hastalıkların habercisi olabileceğini vurgulayan Gerek, bu nedenle horlamanın hafife alınmaması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Horlamanın özellikle yumuşak damak başta olmak üzere ağız ve burundan birlikte nefes alma sırasında yumuşak damağın dalgalanmasıyla ortaya çıktığını belirten Prof. Dr. Gerek, “Ama sadece yumuşak damak değil, ses teli seviyesine kadar hava yolundaki her türlü darlık ve problem gürültülü uyumaya yani horlamaya sebep olabilir” diye konuştu.</p>

<p>Uyku apnesinin hava yolunun tıkanmasına bağlı olarak ortaya çıktığını belirten Gerek, “Uyku apnesi solunum çabasına rağmen 10 saniye ya da daha fazla süreyle nefes alamama durumudur. Burada özellikle yumuşak damak ve dil çok önemli rol oynar” dedi.</p>

<p>Prof. Dr. Gerek, hastalığın oluşum mekanizmasını şöyle anlattı:</p>

<blockquote>
<p>“Eğer uyku apnesi 20-25 saniye civarında sürerse kandaki oksijen düzeyi düşmeye başlar. Karbondioksit düzeyi artmaya başladığında vücut kendini uyandırır, uyku yüzeysel hale gelir, kas gücü tekrar yerine gelir ve hava yolu açılarak solunum devam eder. Bu durum gece boyunca defalarca tekrarlanabilir. Eğer bu durum bir saat içinde 5’ten fazla tekrarlıyorsa buna uyku apnesi diyoruz.”</p>
</blockquote>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 12 At 19.38.04 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-12-at-193804-1.jpeg" width="1600" /></h2>

<h2><strong>Cep telefonuyla bile tespit edilebiliyor</strong></h2>

<p>Uyku laboratuvarlarının uyku apnesini en ideal biçimde değerlendiren merkezler olduğunu belirten Prof. Dr. Gerek, “Günümüzde cep telefonlarına yüklenen basit programlar bile uyku sırasında horlamayı, nefes alışverişini ve uykuda solunum durmasıyla ilgili kabaca bilgi verebiliyor. Ancak ideal olan, uyku laboratuvarlarında 50-60 parametreyi aynı anda değerlendirerek uyku bozukluklarına tanı konulmasıdır” dedi.</p>

<p>Uyku apnesinin uyku bozuklukları içerisinde yer alan önemli bir sorun olduğunu belirten Gerek, bir saat içindeki solunum durmalarının sayısı ve süresine göre hastalığın derecelendirildiğini söyledi.</p>

<p>Uyku insan yaşamında vücudun yenilendiği çok önemli bir süreç olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Gerek, kaliteli uykunun sağlığı olumlu etkilediğini, uyku bozukluklarının ise çok farklı hastalıklara yol açabileceğini ifade etti.</p>

<p>“Uyku apnesi belirli bir düzeye geldiğinde sabahları baş ağrısıyla uyanma, yorgun uyanma, dikkat eksikliği, konsantrasyon güçlüğü ve hafızayla ilgili çok önemli sorunlar ortaya çıkabiliyor” diyen Gerek, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>

<blockquote>
<p>“Uyku apnesi sorunu olanlar iş hayatında öğleden sonra uyuklamaya başlayıp verimsiz hale gelebiliyor. Araç kullananlarda gündüz ortaya çıkan trafik kazalarının çok önemli sebeplerinden birisi uyku apnesi. Bu hastalar dinlenemediği için dikkatleri dağılıyor. Trafik ışıklarında beklerken bile uyuyan hastalar var.”</p>
</blockquote>

<h2><strong>”Uykuda ölümlerin temel sebebi uyku apnesi”</strong></h2>

<p>Yaşam biçiminin de uyku apnesi üzerinde etkili olduğunu belirten Prof. Dr. Gerek, alkol kullanımı, sigara ve tok karnına uyumanın uyku sağlığını bozduğunu söyleyerek, “Bu faktörler uyku apnesi ile bir araya geldiğinde çok daha şiddetli sonuçlar ortaya çıkabiliyor” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Uyku apnesinin kalp sağlığıyla doğrudan bağlantılı olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Gerek, “Uyku apnesi süreleri uzunsa kalpte yavaşlama meydana geliyor. Bazı uykuda ölümlerin temel sebebi uyku apnesi” dedi.</p>

<p>Uyku apnesinin son yıllarda kardiyoloji kliniklerinin de özel olarak üzerinde durduğu bir konu haline geldiğini belirten Gerek, kalp hastalıklarının önemli bir bölümünün altında uyku apnesinin bulunabildiğini ifade etti.</p>

<p>Uyku apnesinin önlenebilir ve tedavi edilebilir bir rahatsızlık olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Gerek, “Uyku apnesi kader değil. Uyku apnesi önlenebilir ve tedavi edilebilir bir durum” dedi.</p>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 12 At 19.38.06" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-12-at-193806.jpeg" width="1600" /></h2>

<h2><strong>“Uyku apnesinin tedavisi çocuk yaş grubunda başlar”</strong></h2>

<p>Çocukluk dönemindeki problemlerin ilerleyen yaşlarda uyku apnesine zemin hazırlayabileceğini belirten Prof. Dr. Gerek, şu değerlendirmeyi yaptı:</p>

<blockquote>
<p>“Çocuğunuzun ileride uyku apnesi olmasını istemiyorsanız çocuk yaş grubunda uykusunda tıkanması, horlaması, gece terlemesi varsa, geniz eti ve bademcik büyüklüğü gibi problemler varsa lütfen bunu en erken yaşta tedavi ettirin. İleri yaştaki uyku apnesi çocukluk dönemindeki sorunların tedavisiyle engellenebilir. Hatta benim bir aforizmam var; uyku apnesinin tedavisi çocuk yaş grubunda başlar.”</p>
</blockquote>

<p>Çocukların uyku sırasında nefes alıp verdiğinin duyulmaması gerektiğini belirten Gerek, “Bebek gibi uyuyor benzetmesi sağlıklı bir havayolunun en önemli göstergesidir” dedi.</p>

<p>Erişkin yaşlarda günlük yorgunluklar ve farklı nedenlerle uyku kalitesinde bozulmalar meydana gelebildiğini belirten Prof. Dr. Gerek, eşlerin dikkatli olması gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Eğer eşiniz uykuda terliyorsa, üstünü çok açıyorsa, nefesi duruyorsa mutlaka bir kulak burun boğaz hekimine ya da uyku bozukluklarıyla ilgilenen bir uzmana başvurun. En azından uyku apnesi var mı yok mu diye test yaptırmaları ve muayene olmaları çok önemli” diyen Gerek, tedavinin son derece yüz güldürücü sonuçlar verdiğini belirtti.</p>

<p>Uyku apnesi ve horlama tedavisinde öncelikle laboratuvar ortamında tanı konulmasının hedeflendiğini belirten Prof. Dr. Gerek, bunun mümkün olmadığı durumlarda eşlerden video kaydı istediklerini söyleyerek, “Horlayan eşin videosunu izleyerek uyku sırasındaki tıkanmalar ya da nefes alışveriş biçimi değerlendirilebiliyor ve uyku apnesi olup olmadığı konusunda önemli fikir veriyor” dedi.</p>

<p>Prof. Dr. Gerek, detaylı muayenenin ardından hastaya özel tedavi planlaması yapılması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Horlama tedavisinde çoğu zaman cerrahinin ön plana çıktığını belirten Prof. Dr. Mustafa Gerek, burun tıkanıklığı, damak sarkıklığı gibi problemlerin cerrahi yöntemlerle giderilebildiğini söyledi.</p>

<p>Ancak horlamanın tamamen ortadan kalkacağının garanti edilemeyeceğini belirten Prof. Dr. Mustafa Gerek, yorgunluk, alkol, antidepresanlar, kas gevşeticiler ve yatış pozisyonunun da horlamayı etkileyebildiğini ifade ederek “Uyku hijyenine uygun düzenlemeler horlamayı yüzde 85 oranında azaltabilir” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 12 At 19.38.05 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="687" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-12-at-193805-1.jpeg" width="1102" /></p>

<h2><strong>“Damat adayları evlilik öncesi tedavi arıyor”</strong></h2>

<p>Horlamanın sosyal hayatı da etkilediğini belirten Prof. Dr. Gerek, “Evlenecek çiftlerden özellikle damat adayları evlilik öncesi horlama sorununu gidermek için tedavi arayışına gidebiliyor” dedi.</p>

<p>Uyku apnesi tedavisinde<strong> PAP</strong> adı verilen pozitif basınçlı cihazların önemli bir yer tuttuğunu belirten Prof. Dr. Gerek, bu cihazların ayarlarının uyku laboratuvarlarında hastaya özel olarak yapıldığını söyleyerek şunları kaydetti:</p>

<blockquote>
<p>“Bu cihazların ayarları uyku laboratuvarında hastaya uygun biçimde düzenlenir. Cihazla birlikte uyku apnesinin kaybolup kaybolmadığına bakılır ve hastaya uygun biçimde yeniden düzenlenir. Hasta uyum gösterdiği takdirde uyku apnesi tedavisindeki öncelikli tercih bu cihazların kullanılmasıdır”</p>
</blockquote>

<p>Burunlarında ciddi kemik eğriliği bulunmayan, damaklarında aşırı sarkma olmayan ve bademcikleri çok büyük olmayan hastaların bu cihazlarla rahatlıkla uyuyabildiğini belirten Gerek, tedavide en önemli unsurun hastanın cihaza uyum sağlaması olduğunu söyleyerek, “Bu cihazlar eskiden çok daha büyük ve taşınması daha zor cihazlardı. Günümüzde ise neredeyse bir gözlük kabı büyüklüğünde, nemlendirme özelliği olan yeni nesil cihazlar kullanılıyor” diye konuştu.</p>

<p>Uyku apnesi tedavisinde ağız içinde kullanılan ve <strong>kişiye özel ölçülerle hazırlanan apareylerin</strong> de bulunduğunu belirten Prof. Dr. Gerek, bu sistemlerin dili öne doğru çekerek hava yolunu açık tutmayı amaçladığını söyledi.</p>

<p>Ancak bu apareylere uyumun her zaman kolay olmadığını belirten Gerek, “Özellikle öğürme refleksi güçlü olan kişilerde kullanımı zor olabiliyor. Ayrıca çene ekleminde ağrılara da yol açabiliyor” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 12 At 19.38.05 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-12-at-193805-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Uyku apnesinde cerrahi tedavi hastaya göre planlanıyor</strong></h2>

<p>Uyku apnesi tedavisindeki bir diğer seçeneğin cerrahi olduğunu belirten Prof. Dr. Gerek, her hastanın ihtiyacına göre farklı yöntemlerin uygulanabildiğini söyledi.</p>

<p>Burunda sorun varsa buruna yönelik, damakta sarkma varsa damağa yönelik, bademcik büyüklüğü varsa bademciklere yönelik cerrahilerin uygulanabildiğini belirten Gerek, dil kökü ve epiglot bölgesindeki problemlerin de uyku apnesine yol açabildiğini ifade ederek “Çocukluk döneminde bademcik ameliyatı olmuş kişilerde bile dil kökündeki lenfoid dokular büyüyerek hava yolunda darlığa neden olabilir. Bazen de epiglot kapağında deformasyonlar görülebilir. Bunların her biri için farklı cerrahi seçenekler bulunuyor” dedi.</p>

<h2><strong>Robotik cerrahi ve dil kökü implantları dikkat çekiyor</strong></h2>

<p>Robotik cerrahinin özellikle dil kökü ve epiglot bölgesindeki problemlerde kullanılabildiğini belirten Prof. Dr. Gerek, dil kökündeki yağ fazlalığını azaltan ve dokuları temizleyen yöntemlerin başarılı sonuçlar verdiğini söyledi.</p>

<p>Ayrıca damak seviyesinde klasik ameliyatların yanı sıra sütürlerle damağı asma tekniklerinin de uygulanabildiğini belirten Gerek, yeni geliştirilen implant teknolojilerine de dikkat çekerek şöyle konuştu:</p>

<blockquote>
<p>“Ülkemizde henüz deneysel seviyede uygulanan yöntemlerle dil köküne yerleştirilen implantlar bulunuyor. Uyku sırasında nefes durduğunda bu implantlar ilgili kası uyararak hava yolunun açılmasını ve yeniden nefes alınmasını sağlayabiliyor.”</p>
</blockquote>

<p>Bu tedavilerin Amerika Birleşik Devletleri’nde üç farklı firma tarafından uygulandığını belirten Gerek, Türkiye’de de deneysel çalışmaların sürdüğünü ancak maliyetlerinin oldukça yüksek olduğunu ifade etti.</p>

<h2><strong>Uyku apnesi tedavisinde zayıflama iğneleri de kullanılıyor</strong></h2>

<p>Uyku apnesinde kilo kontrolünün büyük önem taşıdığını vurgulayan Prof. Dr. Gerek, “Avrupa’da obezite sıralamasında Türkiye ilk sırada yer alıyor. Bu nedenle hastalarımızın öncelikle kilo vermesini istiyoruz” dedi.</p>

<p>Uyku apnesinin tıbbi tedavisinde kullanılan zayıflama iğnelerinin <strong>FDA onayı</strong> aldığını belirten Gerek, “Hastalar yüzde 10 kilo kaybederse uyku apnesinde belirgin düzelmeler görülebiliyor” diye konuştu.</p>

<p>Ancak bu ilaçların mutlaka endokrinoloji uzmanı kontrolünde kullanılması gerektiğini vurgulayan Gerek, “Hiç kimse gidip eczaneden bu ilaçları doğrudan alıp kullanmamalı” uyarısında bulundu.</p>

<h2><strong>Zayıflar da horluyor</strong></h2>

<p>Horlamanın yalnızca kilolu kişilerde görüldüğü düşüncesinin doğru olmadığını belirten Prof. Dr. Gerek, “Zayıf kişilerde de horlama görülebilir” dedi.</p>

<p>Bu kişilerde horlamanın en sık nedenlerinin burun kemiği eğriliği, damak sarkması ve bademcik büyüklüğü olduğunu belirten Gerek, uygun ameliyatlarla bu sorunların giderilebildiğini söyledi.</p>

<h2><strong>Bazı meslek gruplarında uyku testi zorunlu</strong></h2>

<p>Özellikle şoförler ve teknik cihaz kullanan kişiler için kaliteli uykunun hayati önem taşıdığını belirten Prof. Dr. Gerek, uyku apnesi tanısı alan bazı kişilerin ehliyet yenileme sürecinde tedavi olduklarını belgelemek zorunda kaldıklarını söyleyerek “Özellikle kritik işler yapanların kaliteli uyuması çok önemli” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 12 At 19.38.04" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-12-at-193804.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Uzmanından uyarılar</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Mustafa Gerek programın sonunda horlama ve uyku apnesiyle ilgili şu uyarılarda bulundu:</p>

<ul>
 <li>Uyku kalitenize dikkat edin.</li>
 <li>Uyuduğunuz ortamın sıcaklığına, karanlığına ve sessizliğine önem verin.</li>
 <li>Horluyorsanız bu gerçeği kabul edin ve tedavi olun.</li>
 <li>Eşiniz sizi horladığınız için uyarıyorsa mutlaka çözüm arayın.</li>
</ul>

<p>Uyku apnesinin tedavi edilmediğinde yaşam süresini kısaltabildiğini belirten Prof. Dr. Gerek, sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<blockquote>
<p>”Uyku apnesi kader değildir. Tedavi edilebilir, kontrol edilebilir bir rahatsızlıktır ve tedavisi hayat kurtarır. Uyku apnesi ile yaşamaya devam edilirse kalp hastalığı, yüksek tansiyon gibi ciddi sağlık sorunları ortaya çıkabilir. Son dönemde kardiyoloji klinikleri de uyku apnesine çok önem veriyor. Çünkü kalp hastalıklarının pek çoğu uyku apnesi sebebiyle ortaya çıkabiliyor.”</p>
</blockquote>

<blockquote>
<p>”Uyku insan sağlığı açısından çok önemli. Uyku apnesi hayatımızı doğrudan etkiler çünkü ömrümüzün üçte biri uykuda geçiyor. Hayatımızda uykunun çok özel bir yeri var.”</p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/horlama-ve-uyku-apnesi-hem-yasam-kalitesini-hem-de-sagligi-bozuyor</guid>
      <pubDate>Sat, 13 Jun 2026 09:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-12-at-193805.jpeg" type="image/jpeg" length="65228"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kanser tedavileri çocuk sahibi olmaya engel değil]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/kanser-tedavileri-cocuk-sahibi-olmaya-engel-degil</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/kanser-tedavileri-cocuk-sahibi-olmaya-engel-degil" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Murat Sönmezer, doğurganlığın korunması ve yardımcı üreme tekniklerindeki son gelişmeleri değerlendirerek, Türkiye’de düşen doğurganlık oranlarına dikkat çekti. Prof. Dr. Murat Sönmezer yumurta, sperm ve yumurtalık dokusu dondurma yöntemleri sayesinde kanser tedavileri sonrası ebeveyn olmanın mümkün olduğunu anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Prof. Dr. Murat Sönmezer doğurganlığın korunması ve yardımcı üreme tekniklerindeki gelişmeleri anlattı.</p>

<p>Prof. Dr. Sönmezer ülkemizdeki nüfus artış hızının endişe verici biçimde azaldığını söyledi.</p>

<h2><strong>Türkiye’de nüfus artış hızındaki düşüş alarm veriyor</strong></h2>

<p>Toplum nüfusunun kendini yenileyebilmesi için doğurganlığın aile başına 2,1 çocuk olması gerektiğini belirten Prof. Dr. Sönmezer, Türkiye’de bu oranın son yıllarda yaklaşık 1,5’e kadar gerilediğine dikkat çekti.</p>

<p>Nüfus artış hızındaki düşüşün temel nedenleri arasında ekonomik kaygılar, kariyer planlamaları ve çocuk sahibi olmanın ileri yaşlara ertelenmesinin bulunduğunu ifade eden Sönmezer, modern toplumlarda ilk anne olma yaşının giderek yükseldiğini söyleyerek şunları kaydetti:</p>

<blockquote>
<p>”Çocuk yapmak isteyenler de daha geç yaşlarda çocuk sahibi olmak istiyor. İlk çocuk doğurma yaşı modern dünyada, batı dünyasında sosyo ekonomik düzey yükseldikçe çok ileri yaşlara geliyor, sonra da insanlar tek çocukla kalıyorlar. İlk anne olma yaşı 20’lerden 35 e kadar çıktı.”</p>
</blockquote>

<h2><strong>Doğurganlığın korunması her geçen gün daha önemli hale geliyor</strong></h2>

<p>Geç yaşta yapılan evlilikler, çocuk sahibi olmanın ileri yaşlara ertelenmesi ve genç yaşlarda görülen kanser vakalarındaki artış nedeniyle doğurganlığın korunmasının günümüzde her zamankinden daha önemli hale geldiğini belirten Prof. Dr. Sönmezer, kanser başta olmak üzere doğurganlığı olumsuz etkileyebilecek tedavilere başlamadan önce yumurta, sperm ve yumurtalık dokusunun dondurulması sayesinde hastaların ilerleyen yıllarda çocuk sahibi olabildiğini söyledi.</p>

<p>Kadınların belirli bir yumurta rezervi ile dünyaya geldiğini belirten Prof. Dr. Sönmezer, yaş ilerledikçe hem yumurta sayısının hem de yumurta kalitesinin azaldığını ifade etti. Sönmezer, “Kadın gebe kaldığında ya da doğum kontrol hapı kullandığında adet görmese bile yumurta rezervi azalmaya devam eder. Yaş ilerledikçe gebelik elde etmek zorlaşırken anormal gebelik riski de artar” diye konuştu.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 08 At 14.55.46 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-08-at-145546-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Yumurta, sperm ve yumurtalık dokusu dondurulabiliyor</strong></h2>

<p>Kanser tedavilerindeki gelişmeler sayesinde hastaların yaşam sürelerinin uzadığını ancak uygulanan tedavilerin doğurganlığı olumsuz etkileyebildiğini belirten Sönmezer, bu nedenle doğurganlığın korunmasının tedavi sürecinin önemli bir parçası haline geldiğini söyledi.</p>

<p>Yumurta hücresi, sperm ve yumurtalık dokusunun eksi 196 derecede sıvı nitrojen içerisinde uzun yıllar saklanabildiğini belirten Prof. Dr. Murat Sönmezer, “Dondurma işlemi yapıldığında adeta zamanı durdurmuş oluyoruz. Örneğin 20 yaşında yumurtalarını donduran bir kadın, yıllar sonra anne olmaya karar verdiğinde 20 yaşındaki yumurtalarının kalitesiyle gebelik elde edebiliyor” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 08 At 14.55.45 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="667" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-08-at-145545-1.jpeg" width="959" /></p>

<h2><strong>Prof. Dr. Sönmezer çocuk ve genç hastalarda karından yapılan işlemle doğurganlığı koruyarak Türkiye’de bir ilke imza attı.</strong></h2>

<p>Doğurganlığı koruyucu yöntemlerin yalnızca yetişkinlerde değil çocuk hastalarda da uygulanabildiğini belirten Prof. Dr. Murat Sönmezer, özellikle lösemi nedeniyle kök hücre nakli planlanan çocuklarda yumurtalık dokusunun dondurulmasının büyük önem taşıdığını söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kanser dışında talasemi, bazı böbrek hastalıkları, sistemik lupus eritematozus, bazı kan hastalıkları ve genetik hastalıklarda da doğurganlığın korunabildiğini ifade eden Sönmezer, “Kanser ya da kanser dışı herhangi bir nedenle doğurganlığını kaybetme riski bulunan hem kadınlarda hem erkeklerde üreme kapasitesini koruyabiliyoruz” dedi.</p>

<p>Prof. Dr. Murat Sönmezer, yumurta toplama işleminin standart olarak vajinal yoldan gerçekleştirildiğini belirterek, özellikle çocuk hastalar ve genç kızlarda bu yöntemin aileler ve hastalar tarafından her zaman tercih edilmediğini, bazı hastaların ise işlem nedeniyle çekinceler yaşayabildiğini belirtti.</p>

<p>Bu ihtiyaçtan yola çıkarak yıllar önce yumurtalıklardaki yapışıklık nedeniyle karından yumurta toplamak zorunda kaldığı bir hastasına uyguladığı yöntemi geliştirdiğini anlatan Sönmezer, daha sonra bu tekniği doğurganlığını korumak isteyen genç hastalarda kullanmaya başladığını söyledi. Türkiye’de ilk kez karından yumurta toplama işlemini gerçekleştiren Prof. Dr. Murat Sönmezer, bugüne kadar yaklaşık <strong>800 çocuk ve genç hastada</strong> bu yöntemi başarıyla uyguladığını belirterek, bu alanda<strong> dünyadaki ilk bilimsel yayınlardan birine de imza attığını</strong> ifade etti.</p>

<p>Sönmezer, karından yumurta toplama yönteminin özellikle doğurganlığını kaybetme riski bulunan çocuklar ve genç kadınlar için önemli bir alternatif olduğuna dikkat çekti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 08 At 14.55.46 (3)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-08-at-145546-3.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Çiftler evlenir evlenmez test yaptırmalı</strong></h2>

<p>Çocuk sahibi olmayı hemen düşünmeseler bile evlenen çiftlerin doğurganlık durumlarını değerlendirmesi gerektiğini vurgulayan Sönmezer, kadınların <strong>AMH testiyle</strong> yumurtalık rezervlerini, erkeklerin ise <strong>sperm analiziyle </strong>üreme potansiyellerini öğrenebileceğini söyleyerek “Bugün düşük yumurtalık rezervine sahip bir kadın doğal yollarla gebe kalabilir. Ancak birkaç yıl sonra bu şansını tamamen kaybedebilir. Bu nedenle çiftlerin durumlarını erken dönemde bilmeleri çok önemli” diye konuştu.</p>

<p>Kadında basit bir AMH testi, erkekte ise sperm analizi ile olası sorunların önceden tespit edilebildiğini belirten Sönmezer, çocuk sahibi olmayı ileriki yıllara bırakmayı planlayan çiftlerin de bu testleri yaptırmasının önemli olduğunu söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 08 At 14.55.45" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-08-at-145545.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Sigara, kilo ve stres doğurganlığı etkiliyor</strong></h2>

<p>Yaşam tarzının doğurganlık üzerinde önemli etkileri bulunduğunu belirten Sönmezer, sigara kullanımı, sağlıksız beslenme, fazla kilo ve stresin hem kadınlarda hem erkeklerde üreme kapasitesini olumsuz etkilediğini söyledi.</p>

<p>Bir adet döneminde doğal yolla gebelik elde etme ihtimalinin yaklaşık yüzde 20 olduğunu belirten Sönmezer, düzenli adet gören kadınlarda yumurtlama döneminin doğru hesaplanmasının gebelik şansını artırabileceğini ifade etti.</p>

<p>Düzenli adet görmenin tek başına doğurganlığın normal olduğu anlamına gelmediğini vurgulayan Sönmezer, kadınların belirli aralıklarla yumurtalık rezervlerini kontrol ettirmeleri gerektiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 08 At 14.55.46 (1)-1" class="detail-photo img-fluid" height="665" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-08-at-145546-1-1.jpeg" width="962" /></p>

<h2><strong>Yardımcı üreme tekniklerinde başarı oranları yükseldi</strong></h2>

<p>Yumurta dondurma işlemlerinde kullanılan vitrifikasyon adı verilen hızlı dondurma yönteminin başarı oranlarını önemli ölçüde artırdığını belirten Sönmezer, günümüzde dondurulmuş ve çözülmüş yumurtalarla elde edilen gebelik oranlarının taze yumurtalarla elde edilen sonuçlara oldukça yaklaştığını söyledi.</p>

<p>Polikistik over sendromu gibi düzensiz adet gören kadınlarda yumurtlama takibi, zamanlanmış ilişki ve aşılama yöntemlerinin uygulanabildiğini belirten Sönmezer, aşılama tedavisinin genellikle üç denemeye kadar sürdürüldüğünü, sonuç alınamaması halinde tüp bebek tedavisine geçildiğini ifade etti.</p>

<p>Çocuk sahibi olmakta güçlük yaşayan çiftlerin umutsuzluğa kapılmaması gerektiğini belirten Sönmezer, “Bugün yardımcı üreme tekniklerinde elde edilen başarı oranları geçmişe göre çok daha yüksek. Zamanlanmış ilişki, aşılama ve tüp bebek uygulamaları sayesinde çok sayıda çift çocuk sahibi olabiliyor” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/kanser-tedavileri-cocuk-sahibi-olmaya-engel-degil</guid>
      <pubDate>Tue, 09 Jun 2026 09:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-08-at-145546.jpeg" type="image/jpeg" length="37019"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[KİM NE KADAR MAAŞ ALACAK? Temmuz zammı sonrası memur, emekli ve kamu çalışanı maaşları: 33 meslek için maaş tablosu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ara zam sonrası memur, emekli ve kamu çalışanı maaşları için yeni hesaplama yapıldı. Hakim, savcı, polis, öğretmen, hemşire, zabıta, itfaiyeci, infaz koruma memuru, mübaşir, vaiz, mühendis, kamu işçisi, SSK ve Bağ-Kur emeklisi maaşlarında güncel tablo ortaya çıktı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ara zam için milyonlarca memur, emekli ve kamu çalışanının beklediği maaş hesabı yeniden güncellendi. TÜİK’in 3 Temmuz'da enflasyon verisini açıklamasıyla birlikte 6 aylık zam oranı netleşirken, memur, memur emeklisi, SSK ve Bağ-Kur emeklileri için yeni maaş tahminleri de ortaya çıktı. Hakim, savcı, polis, öğretmen, hemşire, zabıta, itfaiyeci, infaz koruma memuru, vaiz, mühendis ve kamu işçisi gibi birçok meslek grubunda Temmuz sonrası beklenen maaşlar tek tek hesaplandı. İşte en güncel Temmuz zammı tablosu ve meslek meslek yeni maaş beklentileri...</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu</guid>
      <pubDate>Mon, 08 Jun 2026 15:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/kim-ne-kadar-maas-aliyor-emekli-memur-kamu-temmuz-zammi.webp" type="image/jpeg" length="66180"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kadınlar dikkat: 40 yaşından sonra mamografi şart]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/kadinlar-dikkat-40-yasindan-sonra-mamografi-sart</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/kadinlar-dikkat-40-yasindan-sonra-mamografi-sart" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu ‘Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi’ programına konuk olan Prof. Dr. Füsun Taşkın, meme kanserinde erken tanının hayati önemini vurguladı. 40 yaşından itibaren kadınların yılda bir kez mamografi yaptırması gerektiğini belirten Taşkın, düzenli taramaların meme kanserine bağlı ölüm riskini yüzde 40-45 oranında azalttığını ifade ederek gelişen görüntüleme yöntemleri ve kişiselleştirilmiş takiplerin erken tanıyı güçlendirdiğini ifade etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Radyoloji Uzmanı Prof. Dr. Füsun Taşkın, meme kanserinde erken tanının önemini ve son yıllarda görüntüleme teknolojilerinde yaşanan gelişmeleri anlattı. Taşkın, kadınların 40 yaşından itibaren yılda bir kez mamografi yaptırması gerektiğini vurgulayarak, düzenli taramanın meme kanserine bağlı ölüm riskini yüzde 40-45 oranında azalttığını söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 05 At 19.10.51" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-05-at-191051.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Yüksek riskli kadinlarda meme taramasına erken başlanmalı</strong></h2>

<p>Meme kanseri taramasında mamografinin altın standart yöntem olduğunu belirten Prof. Dr. Taşkın, bu yöntemin dünyada en fazla bilimsel çalışmaya konu olmuş görüntüleme sistemi olduğunu ifade etti.</p>

<p>Kadınların 40 yaşından sonra yılda bir kez mamografi yaptırması gerektiğini belirten Taşkın, çekilen görüntülerin mutlaka saklanmasını ve sonraki yıllardaki tetkiklerle karşılaştırılmasını önerdi. Taşkın, böylece memedeki çok küçük değişikliklerin daha erken fark edilebildiğini söyledi.</p>

<p>BRCA1 veya BRCA2 gen mutasyonu taşıyan ya da ailesinde yoğun meme ve yumurtalık kanseri öyküsü bulunan kadınların yüksek risk grubunda yer aldığını belirten Taşkın, bu kişilerde mamografinin yanı sıra meme ultrasonografisinin de takip programına eklenmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Yüksek riskli kadınlarda taramaların ailede görülen ilk meme kanseri vakasından 10 yıl önce başlatıldığını belirten Taşkın, “Ailede 35 yaşında meme kanseri görüldüyse, takiplerin 25 yaşında başlaması gerekir” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 05 At 19.10.52 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-05-at-191052-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Meme kanseri her zaman kitle olarak ortaya çıkmıyor</strong></h2>

<p>Meme kanserinin her zaman ele gelen bir kitle şeklinde ortaya çıkmadığını belirten Prof. Dr. Taşkın, özellikle erken evrede mikron düzeyindeki değişikliklerin görüntüleme yöntemleriyle saptanabildiğini söyledi.</p>

<p>Bu nedenle hiçbir şikâyeti olmayan kadınların da düzenli kontrollerini ihmal etmemesi gerektiğini vurgulayan Taşkın, genç yaşta ve yoğun meme dokusuna sahip kadınlarda mamografinin tek başına yeterli olmayabileceğini, bu durumlarda ultrasonografinin önemli katkı sağladığını kaydetti.<br />
<img alt="Whatsapp Image 2026 06 05 At 19.10.52" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-05-at-191052.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>15 dakikalık biyopsi tedavinin yol haritasını çiziyor</strong></h2>

<p>Görüntüleme sırasında şüpheli bir bulgu tespit edildiğinde biyopsinin büyük önem taşıdığını belirten Taşkın, ultrason eşliğinde yapılan meme biyopsilerinin hazırlık süreciyle birlikte yaklaşık 15 dakikada tamamlanabildiğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Doğru yapılan biyopsinin cerrahi planlamaya rehberlik ettiğini vurgulayan Taşkın, birçok hastada tek cerrahi girişimle başarılı sonuçlar alınabildiğini ifade etti.</p>

<h2><strong>Yeni nesil görüntüleme yöntemleri erken tanıyı güçlendiriyor</strong></h2>

<p>Son 10 yılda radyolojide çok önemli gelişmeler yaşandığını belirten Prof. Dr. Füsun Taşkın, gelişen ultrason teknolojileri sayesinde iyi ve kötü huylu oluşumların daha hızlı ve güvenilir biçimde ayırt edilebildiğini söyledi.</p>

<p>Dijital mamografiyle birlikte kullanılan tomosentez teknolojisinin memeden kesitsel görüntüler alınmasını sağladığını belirten Taşkın, özellikle yoğun meme dokusunda gizlenebilen oluşumların daha kolay tespit edilebildiğini ifade etti.</p>

<h2><strong>Kontrastlı mamografi MR’a alternatif olabiliyor</strong></h2>

<p>Kontrastlı mamografinin son yılların en önemli gelişmelerinden biri olduğunu belirten Prof. Dr. Taşkın, damardan verilen kontrast madde sayesinde şüpheli bölgelerin çok daha ayrıntılı değerlendirilebildiğini söyledi.</p>

<p>Bu yöntemin özellikle meme başı akıntısı olan, eline kitle gelen, muayenede şüpheli bulgu saptanan veya yüksek risk grubunda bulunan kadınlarda kullanıldığını belirten Taşkın, bazı hastalarda meme MR’ına olan ihtiyacı da ortadan kaldırabildiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 05 At 19.10.52 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-05-at-191052-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Ameliyat olamayan hastalarda yeni tedavi seçeneği</strong></h2>

<p>Meme kanseri tespit edildiğinde tümörün yanı sıra karşı meme ve koltuk altı lenf bezlerinin de değerlendirilmesi gerektiğini belirten Taşkın, doğru evrelemenin tedavi başarısında kritik rol oynadığını söyledi.</p>

<p>Yaş veya ek hastalıklar nedeniyle ameliyat edilemeyen bazı hastalarda tümörün dondurularak tedavi edilmesine olanak sağlayan yöntemlerin uygulanabildiğini belirten Taşkın, bu yaklaşımın uygun hastalarda hem hızlı iyileşme hem de kozmetik avantajlar sunduğunu kaydetti.</p>

<p>Programda kadınlara çağrıda bulunan radyoloji uzmanı Prof. Dr. Füsun Taşkın, “Memede çözümsüz kalan bir sorun yok. Meme kanseri erken tanındığında en başarılı şekilde yönetilebilen ve tedavi edilebilen kanser türlerinden biridir. Bu nedenle düzenli kontroller ihmal edilmemelidir” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/kadinlar-dikkat-40-yasindan-sonra-mamografi-sart</guid>
      <pubDate>Sat, 06 Jun 2026 09:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-05-at-191053.jpeg" type="image/jpeg" length="95208"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN DEĞERLİ TÜRK FUTBOLCULAR: İŞTE GÜNCELLENEN PİYASA DEĞERLERİYLE EN DEĞERLİ TÜRK OYUNCULAR]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[En değerli Türk oyuncular listesi yeniden güncellendi. Avrupa’da ve Süper Lig’de öne çıkan en değerli Türk futbolcular arasındaki sıralama değişirken, en değerli Türk futbolcuları kimler sorusu da yeniden gündeme geldi. Piyasa değeri artan yıldızlar, dikkat çeken performanslar ve yükselen genç yeteneklerle şekillenen en değerli Türk futbolcular güncel listesinde tüm detaylar bu fotogaleride.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>En değerli Türk oyuncular listesi bir kez daha güncellendi. Avrupa’nın önde gelen liglerinde forma giyen ve Süper Lig’de performansıyla öne çıkan isimlerin yer aldığı bu sıralama, en değerli Türk futbolcular arasındaki rekabeti net biçimde ortaya koyuyor. Piyasa değerleri, yaş, performans ve uluslararası etki kriterleri dikkate alınarak hazırlanan listede, en değerli Türk futbolcuları kimler sorusunun yanıtı dikkat çekiyor. İşte en değerli Türk futbolcular güncel listesi ve detayları…</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli</guid>
      <pubDate>Fri, 05 Jun 2026 10:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/en-degerli-turk-futbolcular-1.webp" type="image/jpeg" length="55900"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[A MİLLİ TAKIMDAN DÜNYA SIRALAMASINDA SIÇRAMA! İşte kadro değeri, güncel kadro ve maç programı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[A Milli Futbol Takımı’nın 2026 Dünya Kupası yolculuğu başladı. İşte Montella’nın aday kadrosu, hazırlık maçları, D Grubu fikstürü ve ay-yıldızlıların piyasa değeri hakkında tüm detaylar!]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>A Milli Futbol Takımı, Vincenzo Montella yönetiminde 24 yıllık Dünya Kupası hasretini sona erdirerek 2026 FIFA Dünya Kupası yolculuğuna hazırlanıyor. Geçtiğimiz günlerde açıklanan geniş aday kadro, turnuva öncesi hazırlık maçları, grup fikstürü ve ay-yıldızlı ekibin toplam piyasa değeri futbolseverlerin gündeminde. İşte A Milli Takım’ın Dünya Kupası öncesi merak edilen tüm detayları…</p>

<h3></h3>

<h2></h2></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi</guid>
      <pubDate>Tue, 19 May 2026 21:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/amillitakim-1.webp" type="image/jpeg" length="45037"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN PAHALI OYUNCULAR! İşte güncel sıralamayla Süper Lig'in en değerli 20 futbolcusu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Süper Lig’de oyuncuların piyasa değerleri yeniden şekillendi. Güncel Transfermarkt verileri doğrultusunda ligde forma giyen futbolcular arasından en yüksek piyasa değerine sahip 20 isim belirlendi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Süper Lig ekiplerinde forma giyen oyuncuların piyasa değeri sıralaması da yeniden şekillendi. Güncel verilerle birlikte Süper Lig’in en değerli 20 futbolcusu netleşti. İşte listenin tamamı…</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri</guid>
      <pubDate>Mon, 18 May 2026 14:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/guncel-liste-super-lig-oyuncular.webp" type="image/jpeg" length="29114"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EMEKLİYE ÖTV’SİZ ARAÇ DÜZENLEMESİ 2026 SON DURUM: Emekliye ÖTV’siz araba şartları ve araç fiyatları]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Son dakika gelişmesi: emekliye ÖTVsiz araç düzenlemesi gündemde. ÖTVsiz araç fiyatları ve araç listesi 2026 detaylarıyla ÖTV indirimi ve muafiyet kapsamı netleşiyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Emekliye ÖTVsiz araç düzenlemesi 2026 yılında en çok konuşulan başlıklar arasında yer alıyor. Özellikle emekliye ÖTVsiz araç listesi 2026 kapsamında hangi modellerin yer alacağı ve kimlerin bu haktan yararlanabileceği araştırılıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari</guid>
      <pubDate>Sat, 16 May 2026 08:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-son-durum.webp" type="image/jpeg" length="58685"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[3. ODTÜ Jonglörlük Festivali'nde sanatçıların performansı beğeni topladı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ODTÜ Jonglörler Topluluğu tarafından düzenlenen 3. ODTÜ Jonglörlük Festivali, Başkentli sanatseverleri ve öğrencileri bir araya getirmeye devam ediyor. ODTÜ Büyük Spor Salonu ve çevresinde süren etkinlikler kapsamında, havanın kararmasıyla birlikte sahne alan sanatçılar, ateşle yaptıkları tehlikeli ve estetik gösterilerle geceyi aydınlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ODTÜ Jonglörler Topluluğu tarafından bu yıl üçüncüsü düzenlenen 3. ODTÜ Jonglörlük Festivali, ODTÜ Büyük Spor Salonu’nda tüm coşkusuyla devam ediyor. Festival programı kapsamında sahne alan sanatçıların gece karanlığında gerçekleştirdiği ateş gösterileri, izleyicilere adrenalin dolu anlar yaşattı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sanatçıların ateşli asalar ve çeşitli ekipmanlarla sergilediği estetik figürler, jonglörlük sanatının sınırlarını zorlayan performanslara sahne oldu. Hem teknik ustalığın hem de görsel sanatın harmanlandığı festival, Başkentli sanatseverler ve öğrenciler tarafından ilgiyle takip ediliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ahmet Çağatay Bayraktar</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi</guid>
      <pubDate>Sun, 03 May 2026 10:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/a-a-20260503-41275051-41275034-o-d-t-u-j-o-n-g-l-o-r-l-u-k-f-e-s-t-i-v-a-l-i.jpg" type="image/jpeg" length="13376"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ASGARİ ÜCRET VE EMEKLİ MAAŞLARINA ARA ZAM TALİMATI: İşte masadaki rakamlar]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye’de milyonlarca çalışan ve emekliyi doğrudan ilgilendiren maaş düzenlemelerine ilişkin yeni iddialar gündemde... Asgari ücret ve emekli maaşlarına ek zam yapılacağı söylentisi seçim hazırlıklarıyla birlikte ekonomi politikalarında değişim beklentisini artırdı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye’de milyonlarca çalışan ve emekliyi ilgilendiren maaş düzenlemeleriyle ilgili kulis bilgileri gündemi hareketlendirdi. Asgari ücret ve emekli maaşlarına ek zam yapılabileceği yönündeki iddialar, seçim hazırlıklarıyla birlikte ekonomi politikalarında değişim sinyali olarak yorumlanıyor.</p>

<p></p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 14:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/emekli-asgariucretli-seyyanen-zam.webp" type="image/jpeg" length="57343"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN DEĞERLİ MİLLİ TAKIMLAR GÜNCEL LİSTE: Türkiye kaçıncı sırada?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2026’nın en değerli milli takımları açıklandı! Türkiye A Milli Takımı, kadro değerinde 40 milyon euroluk artışla büyük bir sıçrama yaptı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Uluslararası futbol arenasında milli takımların piyasa değerleri güncellendi. 2026 yılının Mart ayı itibarıyla açıklanan listede, Türkiye A Milli Futbol Takımı büyük bir çıkış yakalayarak dikkatleri üzerine çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Türkiye de sıralamada yer buldu</strong></h2>

<p>Genç ve Avrupa’da forma giyen futbolcuların değerindeki artış, bu sıçramanın en büyük nedenlerinden biri olarak gösteriliyor. Özellikle Arda Güler ve Kenan Yıldız gibi isimlerin performansları, milli takımın piyasa değerine ciddi katkı sağladı. İşte dünyanın en değerli milli takımları!</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada</guid>
      <pubDate>Mon, 23 Mar 2026 15:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/03/en-degerli-milli-takimlar-turkiye-kacinci.webp" type="image/jpeg" length="83093"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EMEKLİ BAYRAM İKRAMİYESİ 2026: SSK ve Bağ-Kur'lular ne kadar alacak, ikramiyeler ne zaman yatacak?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekli-bayram-ikramiyesi-2026-ssk-ve-bag-kurlular-ne-kadar-alacak-ikramiyeler-ne-zaman-yatacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekli-bayram-ikramiyesi-2026-ssk-ve-bag-kurlular-ne-kadar-alacak-ikramiyeler-ne-zaman-yatacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2026 emekli bayram ikramiyesi için beklentiler yükseldi. SSK ve Bağ-Kur emeklilerinin merak ettiği yeni ikramiye tutarına zam yapılıp yapılmayacağı gündemde. İşte Ramazan Bayramı öncesi ödeme takvimi, dul-yetim aylığı alanlara yapılacak ödeme oranları ve ikramiyeye ilişkin yasal düzenleme hazırlığına dair güncel detaylar...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Milyonlarca SSK ve Bağ-Kur emeklisi, Ramazan Bayramı öncesi ödenecek ikramiyenin 2026’da ne kadar olacağını merak ediyor. Son olarak 4 bin TL’ye yükseltilen bayram ikramiyesinde yeni bir artış yapılıp yapılmayacağı ve olası zam oranı, emeklilerin gündeminde ilk sırada yer alıyor. Özellikle maaş zamlarının ardından gözler, açıklanacak yeni ikramiye tutarına çevrildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3></h3>

<h4></h4></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekli-bayram-ikramiyesi-2026-ssk-ve-bag-kurlular-ne-kadar-alacak-ikramiyeler-ne-zaman-yatacak</guid>
      <pubDate>Mon, 02 Mar 2026 19:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/03/emekli-bayram-ikramiyesi-ne-kadar-ne-zaman.webp" type="image/jpeg" length="23767"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SÜPER LİG'İN EN PAHALI 15 TRANSFERİ! İŞTE EN PAHALI YABANCI TRANSFERLER]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligin-en-pahali-15-transferi-iste-en-pahali-yabanci-transferler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligin-en-pahali-15-transferi-iste-en-pahali-yabanci-transferler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İşte Süper Lig'in en pahalı transferleri! En pahalı transferler Süper Lig tarihinde hangi yıldızlarla yapıldı? En pahalı yabancı transferler ve rekor bonservisler burada.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Transfer dönemleri, Süper Lig’de sadece kadroları değil gündemi de değiştiriyor. Kulüplerin milyonlarca euro ödeyerek kadrosuna kattığı yıldızlar; hem rekabetin seviyesini yükseltiyor hem de tartışmaları beraberinde getiriyor. Bu dosyada, en pahalı transferler Süper Lig tarihine geçen isimleri tek listede topladık. İşte Süper Lig en pahalı transferler sıralaması ve her bir hamlenin kısa hikâyesi…</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligin-en-pahali-15-transferi-iste-en-pahali-yabanci-transferler</guid>
      <pubDate>Wed, 28 Jan 2026 16:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/01/super-lig-tarihinin-en-pahali-transferleri-1.webp" type="image/jpeg" length="21813"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
