<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>24 Saat Gazetesi Ankara</title>
    <link>https://www.24saatgazetesi.com</link>
    <description>Ankara son dakika haberleri, asayiş, trafik kazası ve yangın olayları Gazeteciler Cemiyeti yayın organı 24 Saat'te. Günün maçı saat kaçta, ne zaman, hangi kanalda?</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.24saatgazetesi.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>24 Saat Gazetesi Ankara - Copyright © 2026. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sun, 26 Jul 2026 13:40:26 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bakan Kurum: DOA makinelerine bırakılan ambalajlar geri dönüştürülüyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/bakan-kurum-doa-makinelerine-birakilan-ambalajlar-geri-donusturuluyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/bakan-kurum-doa-makinelerine-birakilan-ambalajlar-geri-donusturuluyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, DOA sistemine bırakılan ambalajların geri dönüşüm yolculuğunu paylaştı. Türkiye genelinde uygulanan sistemle toplanan ambalajlar ekonomiye ve geri dönüşüme kazandırılıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı koordinasyonunda Türkiye Çevre Ajansı (<strong>TÜÇA</strong>) tarafından hayata geçirilen Depozitosu Olan Ambalajlar (<strong>DOA</strong>) sistemi, 1 Temmuz itibarıyla ülke genelinde uygulanmaya başladı.</p>

<p>Ulusal entegrasyon kapsamında 81 ildeki 973 ilçede hizmet veren DOA makineleriyle toplanan ambalajların geri dönüşüm süreci kamuoyuyla paylaşıldı.</p>

<h2><strong>DOA sisteminde toplanan ambalajlar geri dönüşüme hazırlanıyor</strong></h2>

<p>Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, vatandaşların sisteme yoğun ilgi göstermesiyle birlikte DOA makinelerinde toplanan PET, cam ve alüminyum ambalajlar geri dönüşüm sürecine alınıyor.</p>

<p><strong>Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum,</strong> sosyal medya hesabından yaptığı videolu paylaşımda, vatandaşların iade ettiği ambalajların Türkiye Çevre Ajansı'nın Sakarya Depolama ve Sayım Merkezi'nde ayrıştırılarak geri kazanıma hazır hale getirildiğini aktardı.</p>

<h3><strong>Ambalajlar türlerine göre ayrıştırılıyor</strong></h3>

<p>Paylaşılan görüntülerde, iade noktalarından gelen PET ve alüminyum ambalajların balyalama hattında türlerine göre ayrıldığı ve preslendiği, cam ambalajların ise ayrı alanlarda depolanarak geri kazanım tesislerine sevk edilmek üzere hazırlandığı görüldü.</p>

<p>DOA makinelerinin yanı sıra işletmelerin kendi bünyelerinde topladığı depozito logolu ambalajların da saha ekipleri tarafından tesise ulaştırıldığı, otel, restoran ve kafelerden gelen ambalajların ise sayım ve doğrulama işlemlerinin ardından kayıt altına alındığı belirtildi.</p>

<h3><strong>Geri kazanılan ambalajlar ekonomiye katkı sağlıyor</strong></h3>

<p>Toplanan ambalajların Türkiye Çevre Ajansı tarafından ihale yöntemiyle geri kazanım firmalarına ulaştırıldığı, bu süreç sayesinde hem geri dönüşüm faaliyetlerine katkı sağlandığı hem de sektörün ham madde ihtiyacının karşılanmasına destek verildiği ifade edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Açıklamada görüşlerine yer verilen Çevre Mühendisi Mehmet Zorlu, tesiste günlük ortalama 7 bine yakın ambalajın geri dönüşüme kazandırıldığını belirtti.</p>

<h3><strong>DOA sistemine ilgi artıyor</strong></h3>

<p>Zorlu, 1 Temmuz öncesinde günlük ortalama 200 kilogram PET ambalaj toplandığını, sistemin ülke genelinde uygulanmaya başlamasının ardından bu miktarın yaklaşık 600 kilograma yükseldiğini bildirdi.</p>

<p>Toplanan ambalaj miktarındaki artışın sisteme olan ilginin yükseldiğini gösterdiğini ifade eden Zorlu, geri dönüşüm sayesinde enerji tüketiminin azaltıldığını ve doğal kaynakların korunmasına katkı sağlandığını kaydetti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Çevre</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/bakan-kurum-doa-makinelerine-birakilan-ambalajlar-geri-donusturuluyor</guid>
      <pubDate>Sun, 26 Jul 2026 13:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/bakan-kurumdan-doa-ambalajlarinin-donusum-surecine-iliskin-paylasim.png" type="image/jpeg" length="39926"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yeni Partili Karabat: "Dev faiz havuzu, serveti finansal varlığı olan kesime aktarıyor"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/yeni-partili-karabat-dev-faiz-havuzu-serveti-finansal-varligi-olan-kesime-aktariyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/yeni-partili-karabat-dev-faiz-havuzu-serveti-finansal-varligi-olan-kesime-aktariyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yeni Parti İstanbul Milletvekili Özgür Karabat, yüksek faiz politikalarının servet transferine yol açtığını savunarak, "Türkiye'de oluşan dev faiz havuzu, serveti finansal varlığı olan kesime aktarıyor" dedi. Karabat, faiz ve fon getirilerinin yaklaşık 9,3 trilyon liraya ulaşabileceğini belirterek, bu kaynağın üretim, teknoloji ve istihdama yönlendirilmesi gerektiğini söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Yeni Parti İstanbul Milletvekili<strong> Özgür Karabat</strong>, yüksek faiz politikalarının Türkiye'de para ve servet transferine yol açtığını savundu. Karabat, "Türkiye'de oluşan dev faiz havuzu, serveti finansal varlığı olan kesime aktarıyor. Bu kaynak üretime, teknolojiye ve istihdama yönelmedikçe gelir dağılımı daha da bozulacak" dedi.</p>

<h2><strong>"Türkiye, faiz ekonomisine teslim oldu"</strong></h2>

<p>Karabat, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Türkiye'de faiz üzerinden gerçekleşen para ve servet transferlerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</p>

<p>"Türkiye, faiz ekonomisine teslim oldu" diyen Karabat, ekonomi yönetiminin yüksek faizi başlangıçta geçici bir politika olarak sunduğunu ancak gelinen noktada faizin üretimden daha cazip bir kazanç kapısına dönüştüğünü savundu.</p>

<h3><strong>"Faiz getirileri yaklaşık 9,3 trilyon liraya ulaşıyor"</strong></h3>

<p>Karabat, vadeli mevduatta 17,5 trilyon lira, para piyasası fonlarında 3,33 trilyon lira ve serbest fonlarda 5,88 trilyon lira bulunduğunu belirterek, toplam büyüklüğün yaklaşık 26,7 trilyon liraya ulaştığını ifade etti.</p>

<p>Yıllık ortalama getirinin vergi sonrası yüzde 35 olduğu varsayımıyla bu varlıklara bir yılda ödenecek faiz ve fon getirisinin yaklaşık 9,3 trilyon liraya ulaşacağını öne süren Karabat, bu rakamın milli gelirin yaklaşık yüzde 9-10'una denk geldiğini söyledi.</p>

<h3><strong>"Üretimden değil, finansal getirilerden besleniyor"</strong></h3>

<p>Türkiye ekonomisinin büyüdüğünü ancak büyümenin önemli bir bölümünün üretimden değil, finansal varlık sahiplerine akan getirilerden kaynaklandığını savunan Karabat, yüksek faiz politikasının gelir dağılımını olumsuz etkilediğini belirtti.</p>

<p>Karabat, "Uygulanan politika, topluma 'Üretme, faiz al' mesajı veriyor. Türkiye'de oluşan dev faiz havuzu, serveti finansal varlığı olan kesime aktarıyor" ifadelerini kullandı.</p>

<h3><strong>"Yüksek faiz sermayeyi üretimden uzaklaştırıyor"</strong></h3>

<p>Yüksek faizin tasarrufu ödüllendirmenin ötesinde sermayeyi üretimden uzaklaştırdığını öne süren Karabat, fabrika kurmak, makine yatırımı yapmak ve istihdam yaratmak yerine parayı faiz araçlarında değerlendirmenin daha düşük riskli ve çoğu zaman daha kârlı hâle geldiğini savundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Karabat, "Fabrika kuran, yatırım yapan, ihracat için risk alan ile parasını faiz araçlarına park eden aynı ekonomik ortamda yaşamıyor. Ekonomi politikası, üretimi değil faizi daha cazip hale getiriyor" dedi.</p>

<h3><strong>"Faiz gelirinden doğrudan yararlanan kesim yaklaşık yüzde 5"</strong></h3>

<p>Karabat, resmi kurumların yatırımcı sayılarını ayrıntılı olarak açıklamadığını belirterek, yaklaşık 3 milyon vadeli mevduat sahibi, 1,7 milyon para piyasası fonu yatırımcısı ve 626 bin serbest fon yatırımcısı bulunduğunu öne sürdü.</p>

<p>Bu grupların önemli bölümünün aynı kişilerden oluştuğunu savunan Karabat, faiz ve benzeri finansal getirilerden doğrudan yararlanan kesimin toplam nüfus içindeki payının yaklaşık yüzde 5 civarında olduğunu iddia etti.</p>

<p>Karabat, buna karşın uygulanan para politikalarının maliyetinin enflasyon, yüksek kredi faizleri ve düşük yatırım iştahı üzerinden toplumun geneline yayıldığını belirtti.</p>

<h3><strong>"Kaynak üretime, teknolojiye ve istihdama yönelmeli"</strong></h3>

<p>Yüksek faiz politikasının sürdürülebilir büyüme sağlamayacağını savunan Karabat, faiz ve fon getirilerinden oluşan kaynağın üretim, teknoloji ve istihdama yönlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Karabat, "Bu kaynak üretime, teknolojiye ve istihdama yönelmedikçe gelir dağılımı daha da bozulacak, servet serveti büyütecek, çalışarak zenginleşmek ise her geçen gün daha zor hale gelecektir" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Yeni Parti olarak bu düzene karşı olduklarını belirten Karabat, "Türkiye fakir bir ülke değil, ancak kaynakları yağmalanan bir ülke" değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p><strong>Karabat'ın paylaşımının tamamı şöyle:</strong></p>

<blockquote>
<p>"Türkiye'de ekonomi yönetimi, yüksek faizi geçici bir ilaç olarak sundu. Gelinen noktada ise faiz, üretimden daha cazip bir kazanç kapısına dönüştü. Faiz üzerinden yapılan servet transferini gözler önüne serelim. Faiz getirileri, mevduat veya fonlar yoluyla elde ediliyor. Vadeli mevduatta 17,5 trilyon TL, para piyasası fonlarında 3,33 trilyon TL, serbest fonlarda 5,88 trilyon TL bulunuyor. Toplam büyüklük yaklaşık 26,7 trilyon TL, (Serbest fonlarda getiri garantisi olmayan fonlar var ancak çoğunluğu yüksek getiri sağlıyor). Yıllık ortalama getirinin vergi sonrası yüzde 35 olduğu varsayıldığında bu varlıklara bir yılda ödenecek faiz yaklaşık 9,3 trilyon TL ediyor. Bu, birçok bakanlığın bütçesini katlayan, başlı başına devasa bir servet transferi anlamına geliyor.</p>

<p>Yıl sonunda milli gelirin yaklaşık 100 trilyon TL olması bekleniyor. Yaklaşık 9,3 trilyon TL faiz ve fon getirisi, milli gelirin yüzde 9-10'una denk geliyor. Ülke, büyüyor ama büyümenin önemli bir bölümü üretimden değil; finansal varlık sahiplerine akan getirilerden besleniyor. Bu sistemin en büyük sorunu, çalışmadan kazanmayı ödüllendirmesi. Fabrika kuran, yatırım yapan, ihracat için risk alan ile parasını faiz araçlarına park eden aynı ekonomik ortamda yaşamıyor. Ekonomi politikası, üretimi değil faizi daha cazip hale getiriyor.</p>

<p>Resmi kurumlar, tekil yatırımcı sayılarını ayrıntılı açıklamıyor. Ancak elimizdeki veriler yaklaşık olarak şunu gösteriyor, yaklaşık 3 milyon vadeli mevduat sahibi, 1,7 milyon para piyasası fonu yatırımcısı ve 626 bin serbest fon yatırımcısı var. Bu grupların önemli kısmı aynı kişilerden oluşuyor. Türkiye'nin nüfusu 86 milyon. Faiz ve benzeri finansal getiriden doğrudan yararlanan kitlenin toplam nüfus içindeki payı büyük olasılıkla yüzde 5 civarında. Buna rağmen uygulanan para politikalarının maliyeti enflasyon, yüksek kredi faizi ve düşük yatırım iştahı üzerinden toplumun tamamına yayılıyor.</p>

<p>Tartışmalar, genellikle bireysel mevduat sahipleri üzerinden yürütülüyor. Oysa perde arkasında 220 bin kurumsal yatırımcı, 4,12 trilyon TL fon portföyünü yönetiyor. Kurumsal yatırımcılar çeşitli vergi avantajlarından ve profesyonel finansal yapılardan yararlanarak, bu sistemin en büyük kazananları arasında yer alıyor. Yüksek faiz sadece tasarrufu ödüllendirmiyor. Sermayeyi üretimden uzaklaştırıyor. Yeni fabrika kurmak, makine almak, istihdam yaratmak yerine parayı faiz araçlarında değerlendirmek daha düşük riskli ve çoğu zaman daha karlı hale geliyor. Bu tablo sürdürülebilir büyüme üretmez.</p>

<p>Ekonomi yönetimi sık sık yatırım, üretim ve istihdam hedeflerinden söz ediyor. Ancak uygulanan politika, topluma 'Üretme, faiz al' mesajı veriyor. Bu nedenle özel sektör yatırımlarındaki zayıflık tesadüf değil. Evet, yaklaşık veriler üzerinden durumu aktardık. Ama görünen tablo net. Türkiye'de oluşan dev faiz havuzu, serveti finansal varlığı olan kesime aktarıyor. Bu kaynak üretime, teknolojiye ve istihdama yönelmedikçe gelir dağılımı daha da bozulacak, servet serveti büyütecek, çalışarak zenginleşmek ise her geçen gün daha zor hale gelecektir. Her zaman şunu söylüyoruz... Türkiye fakir bir ülke değil, ancak kaynakları yağmalanan bir ülke... Yeni Parti olarak bu düzene dur demek, servet transferine son vermek ve adil gelir dağılımı sağlamak üzere yola çıktık. Hazırız, geliyoruz..."</p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/yeni-partili-karabat-dev-faiz-havuzu-serveti-finansal-varligi-olan-kesime-aktariyor</guid>
      <pubDate>Sun, 26 Jul 2026 13:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/0114cd2e-7ded-4067-9205-527a892ef701.png" type="image/jpeg" length="44074"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türkiye-Brezilya VNL finali ne zaman, saat kaçta, hangi kanalda? Voleybol maçı canlı. Türkiye-Brezilya voleybol maçı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/turkiye-brezilya-vnl-finali-ne-zaman-saat-kacta-hangi-kanalda-voleybol-maci-canli-turkiye-brezilya-voleybol-maci</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/turkiye-brezilya-vnl-finali-ne-zaman-saat-kacta-hangi-kanalda-voleybol-maci-canli-turkiye-brezilya-voleybol-maci" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye-Brezilya VNL finali için geri sayım başladı. A Milli Kadın Voleybol Takımı, 2026 FIVB Voleybol Milletler Ligi finalinde Brezilya ile karşılaşacak. Filenin Sultanları, Çin’in Makau kentinde oynanacak mücadeleyi kazanarak organizasyon tarihindeki ikinci şampiyonluğuna ulaşmayı hedefliyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>A Milli Kadın Voleybol Takımı ile Brezilya, 2026 FIVB Kadınlar Voleybol Milletler Ligi şampiyonunun belirleneceği final maçında karşı karşıya gelecek. Türkiye-Brezilya VNL finali, 26 Temmuz 2026 Pazar günü Çin’in Makau Özel İdari Bölgesi’ndeki East Asian Games Dome’da oynanacak. Türkiye saatiyle 14.30’da başlayacak mücadelede Filenin Sultanları ikinci, Brezilya ise ilk VNL şampiyonluğunu kazanmak için sahaya çıkacak.</p>

<p><img alt="Filenin Sultanları, Çin’i 3-2 mağlup ederek Ankara etabını 4’te 4’le tamamladı" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/1d527002-10e2-419d-beda-85c453437934.jpg" width="1600" /> </p>

<h2>TÜRKİYE-BREZİLYA VNL FİNALİ ÖNCESİ SON DURUM</h2>

<p>Türkiye ile Brezilya, VNL 2026’nın lig etabını aynı galibiyet sayısıyla tamamladı. Brezilya, oynadığı 12 karşılaşmada 9 galibiyet ve 3 yenilgi alarak 26 puanla üçüncü sıraya yerleşti. Türkiye ise 9 galibiyet, 3 mağlubiyet ve 25 puanla lig etabını dördüncü basamakta bitirdi.</p>

<p>Filenin Sultanları, lig etabında 30 set kazanırken 19 set kaybetti. Brezilya ise 29 set galibiyeti ve 18 set mağlubiyetiyle final etabına yükseldi. İki takımın lig aşamasındaki birbirine yakın sonuçları, final öncesinde güç dengelerinin ne kadar yakın olduğunu gösterdi. </p>

<p>Türkiye, dünya sıralamasının üst basamaklarında bulunan rakipleri karşısında turnuva boyunca farklı oyun planları uyguladı. Daniele Santarelli yönetimindeki milli takım, özellikle eleme maçlarında servis baskısını, blok savunmasını ve hücumdaki oyuncu çeşitliliğini öne çıkardı.</p>

<p><img alt="Almanya'yı deviren Filenin Sultanları Çin ile mücadeleye hazır: " d="" son="" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/a-a-20260620-41735295-41735289-2026-f-i-v-b-m-i-l-l-e-t-l-e-r-l-i-g-i-t-u-r-k-i-y-e-a-l-m-a-n-y-a.jpg" top="" yere="" /></p>

<h3>FİLENİN SULTANLARI VNL 2026’DA FİNALE NASIL GELDİ?</h3>

<p>A Milli Kadın Voleybol Takımı, VNL 2026’nın üç ayaktan oluşan lig etabında toplam 12 karşılaşmaya çıktı. Türkiye ilk haftada Brezilya’nın başkenti Brasilia’da Dominik Cumhuriyeti, Hollanda, İtalya ve Bulgaristan ile mücadele etti.</p>

<p>İkinci hafta karşılaşmaları Ankara’da oynandı. Filenin Sultanları bu etapta Belçika, Fransa, Almanya ve Çin ile karşı karşıya geldi. Milli takım, Ankara etabının son maçında Çin’i beş set sonunda 3-2 mağlup ederek lig sıralaması açısından önemli bir galibiyet elde etti.</p>

<p><img alt="Almanya'yı deviren Filenin Sultanları Çin ile mücadeleye hazır: " d="" son="" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/a-a-20260620-41735273-41735268-2026-f-i-v-b-m-i-l-l-e-t-l-e-r-l-i-g-i-t-u-r-k-i-y-e-a-l-m-a-n-y-a.jpg" top="" yere="" /></p>

<p>Üçüncü hafta için Japonya’ya giden Türkiye’nin rakipleri Polonya, ABD, Japonya ve Tayland oldu. Filenin Sultanları, Osaka etabının ilk maçında Polonya’yı 3-1 mağlup ederken Melissa Vargas 23 sayıyla öne çıktı. Türkiye, Japonya ve Tayland karşılaşmalarından da galibiyetle ayrılarak lig etabını 9 galibiyetle dördüncü sırada tamamladı. </p>

<p>Lig etabındaki derecesiyle çeyrek final biletini alan Türkiye, böylece VNL tarihinde üst üste sekizinci kez finallerde mücadele etme hakkı kazandı. Makau’daki final etabında Kanada ile eşleşen milliler, ilk seti kaybetmesine rağmen karşılaşmanın geri kalanında oyunun kontrolünü ele geçirdi.</p>

<p><img alt="Almanya'yı deviren Filenin Sultanları Çin ile mücadeleye hazır: " d="" son="" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/aa-20260620-41735273-41735271-2026-fivb-milletler-ligi-turkiye-almanya-1.jpg" top="" yere="" /></p>

<h3>TÜRKİYE KANADA KARŞISINDA GERİ DÖNDÜ</h3>

<p>Filenin Sultanları, VNL çeyrek finalinde Kanada’yı 22-25, 25-21, 25-21 ve 25-17’lik setlerle 3-1 mağlup etti. Türkiye, ilk setin ardından hücumdaki hata sayısını düşürürken servis ve bloklarda rakibine üstünlük kurdu.</p>

<p>Melissa Vargas, Kanada karşısında 27 sayı üreterek maçın en skorer oyuncularından biri oldu. Vargas’ın performansına Hande Baladın 14, Zehra Güneş 12 ve İlkin Aydın 11 sayıyla katkıda bulundu. Türkiye karşılaşmayı 8 servis sayısı ve 9 blokla tamamladı. </p>

<p><img alt="Filenin Sultanları Ankara'da seriyi sürdürdü: Almanya karşısında muhteşem geri dönüş" class="detail-photo img-fluid" height="800" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/a-a-20260620-41734297-41734290-2026-f-i-v-b-m-i-l-l-e-t-l-e-r-l-i-g-i-t-u-r-k-i-y-e-a-l-m-a-n-y-a.jpg" width="1200" /></p>

<p>Kanada galibiyetiyle VNL tarihinde altıncı kez yarı finale yükselen Filenin Sultanları’nın rakibi ev sahibi Çin oldu. Türkiye, lig etabında beş sette geçtiği Çin karşısında bu kez çok daha kontrollü ve etkili bir performans ortaya koydu.</p>

<h3>ÇİN’E SET VERMEDEN FİNAL BİLETİ GELDİ</h3>

<p>Türkiye, yarı final mücadelesinde Çin’i 25-21, 25-15 ve 25-20’lik setlerle 3-0 mağlup ederek adını finale yazdırdı. Yaklaşık 5 bin Çinli taraftarın takip ettiği karşılaşmada Filenin Sultanları, hücum sayılarında rakibine 54-36 üstünlük sağladı.</p>

<p><img alt="Filenin Sultanları-3" class="detail-photo img-fluid" height="1218" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/filenin-sultanlari-3.png" width="1814" /></p>

<p>Melissa Vargas, Çin karşısında 23 sayı kaydederek takımın en skorer ismi oldu. İlkin Aydın yüzde 68 hücum yüzdesiyle oynadığı mücadeleyi 15 sayıyla tamamladı. Hande Baladın 11 sayı üretirken Zehra Güneş yaptığı 4 blokla file önünde belirleyici rol oynadı.</p>

<p>Türkiye, mücadeleyi 5-2 servis sayısı ve 7-6 blok üstünlüğüyle tamamladı. Milliler, özellikle ikinci sette yakaladığı 8-1’lik seriyle maçın kontrolünü tamamen ele geçirdi ve Çin’in geri dönüş girişimlerine izin vermedi. </p>

<p>Bu sonuçla Filenin Sultanları, 2018 ve 2023’ün ardından VNL tarihinde üçüncü kez finale yükseldi. Türkiye, 2018’de gümüş madalya kazanırken 2023’te şampiyonluğa ulaşmıştı. Milli takımın organizasyonda ayrıca 2021 yılında elde ettiği bir bronz madalyası bulunuyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Filenin Sultanları’ndan Japonya'da erken final: Türkiye - ABD VNL maç sonucu-1" class="detail-photo img-fluid" height="853" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/01-k-x58-g-f-p6-d-y1-b-f7-y-f-x040-m-k-w-n.jpg" width="1280" /></p>

<h3>BREZİLYA VNL FİNALİNE NASIL YÜKSELDİ?</h3>

<p>Brezilya, lig etabında oynadığı 12 maçın 9’unu kazanarak 26 puan topladı ve üçüncü sıradan final etabına yükseldi. Güney Amerika temsilcisi, çeyrek finalde Japonya ile eşleşti.</p>

<p>Japonya karşısında ilk seti 26-24 kaybeden Brezilya, sonraki setleri 25-22, 25-16 ve 25-20 kazanarak karşılaşmadan 3-1 galip ayrıldı. Brezilya, mücadelede 15 blok, 63 hücum ve 6 servis sayısı üretti.</p>

<p>Ana Cristina, Japonya karşısında 30 sayı kaydederek çeyrek finalin öne çıkan oyuncularından biri oldu. Julia Bergmann 24, Rosamaria ise 12 sayıyla galibiyete katkı sağladı. Brezilya bu sonuçla VNL tarihindeki yedinci yarı finaline yükseldi.</p>

<p><img alt="Filenin Sultanları Ankara'da seriyi sürdürdü: Almanya karşısında muhteşem geri dönüş-1" class="detail-photo img-fluid" height="800" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/a-a-20260620-41734297-41734291-2026-f-i-v-b-m-i-l-l-e-t-l-e-r-l-i-g-i-t-u-r-k-i-y-e-a-l-m-a-n-y-a.jpg" width="1200" /></p>

<h3>BREZİLYA SON ŞAMPİYON İTALYA’YI ELEDİ</h3>

<p>Brezilya, yarı finalde son iki VNL turnuvasını kazanan, aynı zamanda olimpiyat ve dünya şampiyonluğu bulunan İtalya ile karşılaştı. Büyük çekişmeye sahne olan mücadeleyi Brezilya 21-25, 25-21, 26-24, 21-25 ve 15-12’lik setlerle 3-2 kazandı.</p>

<p>Karar setinde İtalya’nın 9-5’ten geri dönerek 11-11 eşitliği yakalamasına rağmen son bölümde hata yapmayan Brezilya, üst üste bulduğu sayılarla final biletini aldı. Ana Cristina, yarı finali 23 sayıyla tamamladı. Julia Bergmann ve Rosamaria da 15’er sayı üretti.</p>

<p><img alt="Filenin Sultanları Ankara'da seriyi sürdürdü: Almanya karşısında muhteşem geri dönüş-2" class="detail-photo img-fluid" height="800" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/a-a-20260620-41734297-41734296-2026-f-i-v-b-m-i-l-l-e-t-l-e-r-l-i-g-i-t-u-r-k-i-y-e-a-l-m-a-n-y-a.jpg" width="1200" /></p>

<p>Brezilya, İtalya karşısında hücum sayılarında 64-63, servis sayılarında ise 4-3 üstünlük sağladı. Beş sete yayılan mücadele, Güney Amerika temsilcisinin baskı altında oyunda kalabilen ve uzun rallilerde savunma direncini koruyabilen bir ekip olduğunu gösterdi. </p>

<p>Brezilya, Türkiye karşısına VNL tarihindeki beşinci finalini oynamak üzere çıkacak. Daha önce 2019, 2021, 2022 ve 2025 yıllarında final oynayan Brezilya, bu karşılaşmaların tamamında gümüş madalyada kaldı. Güney Amerika temsilcisi, Türkiye’yi geçmesi halinde tarihindeki ilk VNL şampiyonluğunu kazanacak. </p>

<h3>TÜRKİYE İLE BREZİLYA ARASINDAKİ VOLEYBOL REKABETİ</h3>

<p>Türkiye ve Brezilya, kadın voleybolunda son yıllarda dünya sıralamasının üst basamaklarında yer alan iki önemli ülke olarak öne çıkıyor. İki takım, VNL’nin yanı sıra Olimpiyat Oyunları, Dünya Şampiyonası ve olimpiyat elemelerinde de birçok kez karşı karşıya geldi.</p>

<p>Volleyball World verilerine göre iki ülke büyük uluslararası organizasyonlarda toplam 19 kez karşılaştı. Brezilya bu maçların 14’ünü kazanırken Türkiye 5 karşılaşmadan galip ayrıldı. Güney Amerika temsilcisi, Türkiye karşısındaki son üç maçını kazanmayı başardı. </p>

<p>İki takım arasındaki son karşılaşma 2025 VNL’de oynandı. Brezilya bu mücadeleyi 3-1 kazandı. Brezilya ayrıca Paris 2024 Olimpiyat Oyunları’nın bronz madalya maçında Türkiye’yi yine 3-1 mağlup ederek üçüncü olmuştu.</p>

<p>Türkiye’nin Brezilya karşısındaki son galibiyeti ise 2023 Olimpiyat Elemeleri’nde geldi. Filenin Sultanları, o dönem oynanan mücadeleyi 3-0 kazanarak rakibine set vermedi. Türkiye, aynı yıl VNL ve Avrupa Şampiyonası şampiyonluklarına da ulaşarak tarihi bir sezon geçirdi. </p>

<p>Türkiye ile Brezilya, VNL tarihinde ilk kez bir final karşılaşmasında birbirine rakip olacak. Bu nedenle Makau’daki mücadele, iki ülke arasındaki rekabette yeni bir sayfanın açılmasını sağlayacak.</p>

<h3>TÜRKİYE’NİN FİNALDE ÖNE ÇIKAN OYUNCULARI</h3>

<p>Filenin Sultanları’nın hücumdaki en önemli silahı Melissa Vargas olacak. Vargas, Kanada karşısında 27, Çin karşısında ise 23 sayı üreterek eleme etabında toplam 50 sayıya ulaştı. Güçlü servisleri ve yüksek hücum yüzdesi, Brezilya savunmasının önlem almaya çalışacağı başlıca unsurlar arasında bulunuyor.</p>

<p>İlkin Aydın ve Hande Baladın’ın servis karşılama performansı, Türkiye’nin hücum organizasyonlarının kurulması açısından önem taşıyor. İlkin Aydın, Çin karşısında yüzde 68 hücum yüzdesi yakalarken Hande Baladın çeyrek finalde 14, yarı finalde 11 sayı üretti.</p>

<p><img alt="Filenin Sultanları, Fransa’ya set vermedi" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/b8421de2-66e0-44d9-a6e7-cd41f74d49f0.jpg" width="1600" /></p>

<p>Orta oyuncular Zehra Güneş ve Sinead Jack-Kısal’ın blok performansı da finalin belirleyici noktalarından biri olacak. Zehra Güneş, Çin karşısında yaptığı 4 blokla milli takımın file önündeki en etkili ismi olmuştu.</p>

<p>Pasör bölgesinde Elif Şahin ve Cansu Özbay, başantrenör Daniele Santarelli’nin seçenekleri arasında yer alıyor. Gizem Örge ise savunma ve servis karşılamadaki performansıyla Türkiye’nin oyun düzeninin önemli parçalarından biri konumunda. </p>

<h3>BREZİLYA’DA ANA CRISTINA VE BERGMANN TEHLİKESİ</h3>

<p>Brezilya’nın final yolculuğunda Ana Cristina önemli bir rol üstlendi. Genç smaçör, Japonya karşısında 30, İtalya karşısında ise 23 sayı kaydetti. Ana Cristina’nın yüksekten oynadığı hücumlar ve servis performansı, Türkiye’nin blok-savunma organizasyonunu doğrudan etkileyecek.</p>

<p><img alt="Filenin Sultanları, Belçika engelini set vermeden geçti" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/29f4ce36-3704-4183-b6d7-eee016e20a4b.jpg" width="1600" /></p>

<p>Julia Bergmann da Brezilya’nın hem hücumda hem de servis karşılamada öne çıkan isimleri arasında bulunuyor. Japonya karşısında 24 sayı üreten Bergmann, İtalya maçını 15 sayıyla tamamladı. Rosamaria ise pasör çaprazı bölgesindeki deneyimiyle Brezilya’nın hücum çeşitliliğini artırıyor.</p>

<p>José Roberto Guimaraes yönetimindeki Brezilya kadrosunda Macris ve Roberta pasör, Natinha ve Marcelle libero seçenekleri olarak yer alıyor. Orta oyuncular Diana, Lorena, Luzia ve Larissa da Brezilya’nın blok gücünü oluşturan isimler arasında bulunuyor.</p>

<p><img alt="Amilli Voleybol Filenin Sultanları A A 20250906 39036314 39036294 T U R K I Y E J A P O N Y A" class="detail-photo img-fluid" height="800" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2025/09/amilli-voleybol-filenin-sultanlari-a-a-20250906-39036314-39036294-t-u-r-k-i-y-e-j-a-p-o-n-y-a.jpg" width="1200" /></p>

<h3>VNL FİNALİNDE HANGİ TAKTİKLER BELİRLEYİCİ OLACAK?</h3>

<p>Türkiye’nin finalde Brezilya’nın servis baskısını kırması ve pasörlerini fileye yakın toplarla buluşturması önem taşıyor. Kusursuz servis karşılama, Zehra Güneş ve Sinead Jack-Kısal’ın orta hücumlarda daha fazla kullanılmasını sağlayabilir.</p>

<p>Brezilya’nın en önemli özelliklerinden biri, savunmadan çıkardığı topları Ana Cristina ve Julia Bergmann üzerinden etkili hücumlara dönüştürmesi. Türkiye’nin bu iki oyuncuya karşı blok yerleşimini doğru kurması ve arka alan savunmasında pozisyon hatası yapmaması gerekecek.</p>

<p>Filenin Sultanları’nın servisleriyle Brezilya’nın hücum düzenini fileden uzaklaştırması, blok-savunma sisteminin daha etkili çalışmasına yardımcı olabilir. Vargas’ın çapraz hücumları kadar İlkin Aydın ve Hande Baladın’ın dört numaradan üreteceği sayılar da Brezilya bloklarının dağılmasında belirleyici olacak.</p>

<p><img alt="Amilli Voleybol Filenin Sultanları A A 20250906 39036314 39036279 T U R K I Y E J A P O N Y A" class="detail-photo img-fluid" height="800" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2025/09/amilli-voleybol-filenin-sultanlari-a-a-20250906-39036314-39036279-t-u-r-k-i-y-e-j-a-p-o-n-y-a.jpg" width="1200" /></p>

<p>Finalde uzun ralliler, servis hataları ve setlerin son bölümlerindeki kararlar sonucu doğrudan etkileyebilir. Brezilya, İtalya karşısında beş setlik zorlu bir mücadele oynarken Türkiye, Çin karşısındaki yarı finali üç sette tamamladı. Bu durum milli takımın finale daha az set oynayarak gelmesini sağladı.</p>

<p><img alt="Amilli Voleybol Filenin Sultanları A A 20250906 39036314 39036275 T U R K I Y E J A P O N Y A" class="detail-photo img-fluid" height="800" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2025/09/amilli-voleybol-filenin-sultanlari-a-a-20250906-39036314-39036275-t-u-r-k-i-y-e-j-a-p-o-n-y-a.jpg" width="1200" /></p>

<h3>TÜRKİYE-BREZİLYA MAÇI HANGİ KANALDA, SAAT KAÇTA?</h3>

<p>Türkiye-Brezilya VNL finali, <strong>26 Temmuz 2026 Pazar günü saat 14.30’da</strong> Çin’in Makau kentindeki East Asian Games Dome’da başlayacak. Şampiyonluk mücadelesi <strong>TRT 1, S Sport ve S Sport Plus</strong> ekranlarından canlı yayınlanacak. Karşılaşma TRT 1’den şifresiz izlenebilecek; S Sport ve dijital yayın platformu S Sport Plus ise abonelik kapsamında takip edilebilecek. (<a href="https://www.trtspor.com.tr/haber/voleybol/turkiye-brezilya-maci-trt-1de-32319400?" rel="nofollow" title="Türkiye -Brezilya CANLI | 2026 FIVB Milletler Ligi Final - TRTSpor">TRTSpor</a>)</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/turkiye-brezilya-vnl-finali-ne-zaman-saat-kacta-hangi-kanalda-voleybol-maci-canli-turkiye-brezilya-voleybol-maci</guid>
      <pubDate>Sun, 26 Jul 2026 13:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/01-k-x58-g-f-q4-n-t-d7-c1-q3-z-j3-h4-h-a-s.jpg" type="image/jpeg" length="53116"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Uçum'dan 'Yeni Parti' açıklaması: "Sel gider kum kalır"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/cumhurbaskani-basdanismani-ucumdan-yeni-parti-aciklamasi-sel-gider-kum-kalir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/cumhurbaskani-basdanismani-ucumdan-yeni-parti-aciklamasi-sel-gider-kum-kalir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP'den istifa eden 91 milletvekilinin Özgür Özel liderliğinde Yeni Parti'yi kurmasının ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın başdanışmanı Mehmet Uçum, Yeni Parti'nin "politik bir tutum üzerinden değil, kişisel ihtiyaçlar üzerinden" kurulduğunu savunarak, "CHP sonuçta yine CHP'dir. Sel gider kum kalır" ifadelerini kullandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>CHP'den 24 Temmuz'da istifa eden 91 milletvekilinin Özgür Özel liderliğinde Yeni Parti'yi kurmasının ardından siyasi tartışmalar sürerken, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın başdanışmanı<strong> Mehmet Uçum</strong>, "CHP ve Yeni Parti üzerine kısa bir tespit" başlıklı açıklamasında, Yeni Parti'nin siyasi bir ayrışmadan ziyade kişisel ve grupsal ajandalar üzerinden kurulduğunu savundu.</p>

<h2><strong>"Yeni Parti siyasi magazin tartışmasından öteye gidemez"</strong></h2>

<p>Yeni Parti ile CHP arasındaki ayrışmanın genel politikanın ihtiyaçları açısından önemli olmadığını öne süren Uçum, söz konusu ayrılığın dünya görüşü farklılığıyla ilgisinin bulunmadığını ifade etti.</p>

<p>Uçum, konunun güncel siyasetle ilgilenenler tarafından "siyasi magazin" olarak ele alındığını belirterek, tartışmaların kalanların ve ayrılanların kişisel veya grupsal ajandalarına odaklandığını savundu.</p>

<h3><strong>"CHP'den 13. parti çıkmış oldu"</strong></h3>

<p>Yeni Parti'nin CHP'den ayrışan 13. parti olduğunu belirten Uçum, geçmişte CHP'den ayrılan Demokrat Parti ve DSP dışındaki oluşumların siyasi anlam oluşturamadığını ileri sürdü.</p>

<p>Uçum, Yeni Parti'nin de genel politika farklılığından değil, "subjektif ajandalar" üzerinden ortaya çıktığını savunarak, "Bu Yeni Parti özgün bir politika üretemez. Çünkü politik bir tutum üzerinden değil, kişisel ihtiyaçlar üzerinden kurulmuş bir parti oldu" ifadelerini kullandı.</p>

<h3><strong>"Hukuka direnme tavrının sonuç almayacağı görüldü"</strong></h3>

<p>CHP'deki genel kurul sürecine ilişkin tartışmalara da değinen Uçum, "mutlak butlan" kararına karşı hukuka direnme tavrının sonuç vermeyeceğinin görülmesinin ardından ayrı parti seçeneğine yönelindiğini öne sürdü.</p>

<p>Uçum, parti kongre süreçleri ve yerel yönetimlerdeki uygulamalara ilişkin usulsüzlük ve yolsuzluk iddialarına sahip çıkanların ayrışmanın öncülüğünü yaptığını savundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>"CHP sonuçta yine CHP'dir"</strong></h3>

<p>Mehmet Uçum, açıklamasının sonunda CHP'nin yaşanan ayrışmayla birlikte bir "temizlenme sürecine" girdiğini ileri sürerek, "CHP bu ayrışma ile esasında önlerine koydukları arınma perspektifine uygun bir temizlenme sürecine girmiş oldu. CHP sonuçta yine CHP'dir. Sel gider kum kalır" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Uçum, açıklamasının yalnızca gözleme dayalı bir tespit olduğunu belirterek, sözlerinden farklı anlamlar çıkarılmaması gerektiğini de kaydetti.</p>

<p><strong>Mehmet Uçum'un açıklamasının tamamı şöyle:</strong></p>

<blockquote>
<p><i>"Türkiye’nin gündeminde CHP ve Yeni Parti ayrışması genel politikanın ihtiyaçları açısından son derece önemsizdir. Çünkü bu ayrılığın dünya görüşü farkıyla hiç bir ilgisi yoktur. Zaten aktüel gündemle ilgilenenler de konuyu siyasi magazin olarak ele alıyor. Bütün tartışmalar kalanların ve ayrışanların kişisel veya grupsal ajandalarına odaklanıyor.</i></p>

<p><i>Aslına bakılırsa konu kaynak parti CHP’den 13. partinin çıkmasından başka bir sonuç ifade etmez. </i></p>

<p><i>Nasıl geçmişte ayrışanlardan Demokrat Parti ve (Ecevit etkisiyle) DSP hariç diğerleri bir anlam oluşturmadıysa bu Yeni Parti’de bir mana üretemez. Çünkü ayrışma bir genel politika farklılığından değil tamamen subjektif ajandalar üzerinden gerçekleşmiştir. </i></p>

<p><i>Özellikle parti kongre süreçlerindeki ve başta İstanbul olmak üzere yerel yönetimlerin pratiğindeki usulsüzlük ve yolsuzluk işlerine sahip çıkanların bu ayrışmanın öncülüğünü yapması ibretlik durumu ortaya koyuyor. </i></p>

<p><i>Malum genel kurulun geçersizliği kararı çıkmasaydı bu ayrılanlar CHP’de kalırdı. Geçersizlik kararına karşı hukuka direnme gibi abes bir tavrın sonuç almayacağı görülünce ayrı bir parti seçeneğine sarılmak tercih edilmiş oldu. </i></p>

<p><i>Nerede politik perspektif farkı, nerede ideolojik ayrılık. Bu Yeni Parti özgün bir politika üretemez. Çünkü politik bir tutum üzerinden değil kişisel ihtiyaçlar üzerinden kurulmuş bir parti oldu. O yüzden ülke siyasetinde sanki büyük bir olaymış gibi ele alınan Yeni Parti konusu kişilerle ilgili siyasi magazin tartışmasından öteye gidemez. </i></p>

<p><i>CHP bu ayrışma ile esasında önlerine koydukları arınma perspektifine uygun bir temizlenme sürecine girmiş oldu. CHP sonuçta yine CHP’dir. Sel gider kum kalır.</i></p>

<p><i>Bu söylediklerim sadece gözleme dayalı bir tespitten ibarettir. Başka manalar çıkarmak isteyenler olursa yanılırlar. Hiç uğraşmasınlar."</i></p>
</blockquote>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/cumhurbaskani-basdanismani-ucumdan-yeni-parti-aciklamasi-sel-gider-kum-kalir</guid>
      <pubDate>Sun, 26 Jul 2026 12:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/248767.jpeg" type="image/jpeg" length="30146"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sultanbeyli'de ormana giriş yasağını delen 513 kişiye ceza]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/sultanbeylide-ormana-giris-yasagini-delen-513-kisiye-ceza</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/sultanbeylide-ormana-giris-yasagini-delen-513-kisiye-ceza" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sultanbeyli'de ormanlık alanlara giriş yasağı kapsamında yapılan denetimlerde yasağa uymadığı belirlenen 513 kişiye toplam 1 milyon 900 bin 665 lira idari para cezası uygulandı. Denetimlerde çeşitli suçlardan aranan 3 şüpheli yakalanırken, 2 ruhsatsız ve 2 kurusıkı tabanca ele geçirildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Sultanbeyli</strong>'de <strong>ormanlık alanlara giriş yasağına</strong> uymadığı belirlenen 513 kişiye toplam 1 milyon 900 bin 665 lira idari para cezası uygulandı. Denetimlerde çeşitli suçlardan aranan 3 şüpheli yakalanırken, 2 ruhsatsız tabanca ile 2 kurusıkı tabanca ele geçirildi.</p>

<h2><strong>Ormanlık alanlarda denetim yapıldı</strong></h2>

<p><strong>İstanbul Emniyet Müdürlüğü</strong> ekipleri, 6831 sayılı Orman Kanunu ve 5442 sayılı İl İdaresi Kanunu kapsamında kent genelinde 8 Haziran-15 Ekim tarihleri arasında uygulanan ormanlık alanlara giriş yasağına yönelik Sultanbeyli'de denetimler gerçekleştirdi.</p>

<p>Ekipler, 8 Haziran-14 Temmuz tarihleri arasında Aydos, Teferrüçtepe, Uzundere ve Şalgamlı ormanlarında kontroller yaptı.</p>

<h3><strong>513 kişiye 1,9 milyon lira ceza</strong></h3>

<p>Denetimlerde ormanlık alanlara giriş yasağına uymadığı belirlenen 513 kişiye toplam 1 milyon 900 bin 665 lira idari para cezası kesildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Aranan 3 şüpheli yakalandı</strong></h3>

<p>Kontroller sırasında çeşitli suçlardan arandığı belirlenen 3 şüpheli yakalandı.</p>

<p>Denetimlerde ayrıca 6 kişi hakkında "kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak" suçundan, 1 kişi hakkında ise "uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti" suçundan işlem yapıldı.</p>

<p>Ekiplerin kontrollerinde 2 ruhsatsız tabanca ile 2 kurusıkı tabanca da ele geçirildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/sultanbeylide-ormana-giris-yasagini-delen-513-kisiye-ceza</guid>
      <pubDate>Sun, 26 Jul 2026 12:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/5b4e74eb-98a8-4b0b-825a-7beffcad3022.webp" type="image/jpeg" length="42095"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Dilan Polat hakkında 'dolandırıcılık' iddiasıyla yeni soruşturma]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/dilan-polat-hakkinda-dolandiricilik-iddiasiyla-yeni-sorusturma</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/dilan-polat-hakkinda-dolandiricilik-iddiasiyla-yeni-sorusturma" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Fenomen Dilan Polat hakkında, ticari bir faaliyet kapsamında dolandırıcılık yaptığı iddiasıyla Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yeni bir soruşturma başlatıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Fenomen <strong>Dilan Polat </strong>hakkında, ticari bir faaliyet kapsamında dolandırıcılık yaptığı iddiasıyla <strong>Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı </strong>tarafından yeni bir soruşturma başlatıldı.</p>

<h2><strong>Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturma başlattı</strong></h2>

<p><strong>Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı</strong> tarafından yapılan açıklamada, Dilan Polat hakkında ticari bir faaliyet kapsamında dolandırıcılık yaptığı iddiasıyla soruşturma başlatıldığı bildirildi.</p>

<p>Soruşturmanın, Polat'ın ticari faaliyetlerine ilişkin dolandırıcılık iddiaları kapsamında yürütüldüğü belirtildi.</p>

<h3><strong>Dilan ve Engin Polat çifti daha önce de yargılanmıştı</strong></h3>

<p><strong>Dilan Polat </strong>ve eşi <strong>Engin Polat</strong>, daha önce "suç gelirlerinin aklanması", "örgüt kurmak" ve "Bahis ve Şans Oyunları Düzenlenmesi Hakkında Kanun'a muhalefet" suçlamalarıyla yargılanmıştı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Çift hakkında 40 yıla kadar hapis cezası talep edilmişti. <strong>Dilan ve Engin Polat</strong>, 9 aydan uzun süre tutuklu kaldıktan sonra adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı.</p>

<p><strong>Dilan Polat </strong>hakkında başlatılan yeni soruşturmanın ise ticari faaliyet kapsamında dolandırıcılık iddiasına ilişkin olduğu bildirildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>T24</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Trend Haberler</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/dilan-polat-hakkinda-dolandiricilik-iddiasiyla-yeni-sorusturma</guid>
      <pubDate>Sun, 26 Jul 2026 12:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/4915cf3f-e7a6-446f-adfa-3138140acc30.webp" type="image/jpeg" length="24717"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı: Aile ve Nüfus On Yılı Vizyon Belgesi hazırlandı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/aile-ve-sosyal-hizmetler-bakanligi-aile-ve-nufus-on-yili-vizyon-belgesi-hazirlandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/aile-ve-sosyal-hizmetler-bakanligi-aile-ve-nufus-on-yili-vizyon-belgesi-hazirlandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından hazırlanan "Aile ve Nüfus On Yılı Vizyon Belgesi" ile aile yapısındaki değişimler analiz edilecek, nüfus politikalarına yönelik uzun vadeli çalışmalar yürütülecek.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı</strong>, 2025 Aile Yılı kapsamında yürütülen çalışmaların uzun vadeli ve kapsamlı bir politika anlayışıyla devam ettirilmesi amacıyla "<strong>Aile ve Nüfus On Yılı Vizyon Belgesi</strong>"ni hazırladı.</p>

<p>Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre belge, aile yapısının korunması, nüfus politikalarının geliştirilmesi ve gelecek nesillerin desteklenmesine yönelik kapsamlı bir yol haritası sunacak.</p>

<h2><strong>Vizyon belgesi beş stratejik öncelik üzerine oluşturuldu</strong></h2>

<p>İnsan odaklı ve aile merkezli bir yaklaşımla hazırlanan belge, beş temel stratejik öncelik etrafında şekillendirildi.</p>

<p>Bu kapsamda "aile kurumu ve nesillerin muhafazası", "evlilik müessesesinin teşviki", "doğurganlık hızının artırılması", "gençlerin nitelikli yetiştirilmesi ve yaşlı refahının sağlanması" ile "kırsalın yerinde kalkınması ve nüfusun dengeli dağılımı" başlıkları öncelikli alanlar arasında yer aldı.</p>

<p>Belirlenen hedeflerin hayata geçirilmesi amacıyla düzenli eylem planları hazırlanacak ve uygulamalar sistematik olarak takip edilecek.</p>

<h3><strong>Aile ve nüfus değişimleri düzenli olarak izlenecek</strong></h3>

<p>Belge kapsamında aile ve nüfus yapısında yaşanan değişimler belirli aralıklarla takip edilecek. Bu değişimlerin ortaya çıkmasına neden olan unsurlar incelenerek birey, aile ve toplum üzerindeki etkileri değerlendirilecek.</p>

<p>Politika geliştirme süreçlerinin bilimsel verilere dayandırılması amacıyla ulusal veri altyapısının güçlendirilmesi hedefleniyor. Bu kapsamda <strong>Türkiye İstatistik Kurumu </strong>ve ilgili kurumların verilerinden yararlanılarak aile ve nüfus politikalarına yönelik veri üretim ve analiz platformu oluşturulacak.</p>

<p>Ulusal, stratejik ve resmi istatistiklerin hazırlanmasına yönelik araştırmalar da Bakanlık koordinasyonunda yürütülecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Kurumlar aile ve nüfus değişimlerine yönelik çalışmalar yapacak</strong></h3>

<p>Kamu kurum ve kuruluşları, kendi sorumluluk alanlarında aile ve nüfus yapısındaki değişimlerin kısa, orta ve uzun vadeli etkilerini değerlendirecek. Yapılan analizler doğrultusunda olası sorunlara yönelik önleyici çalışmalar geliştirilecek.</p>

<p>Bunun yanı sıra aile ve nüfus alanındaki akademik çalışmaların desteklenmesi amacıyla lisansüstü programların yaygınlaştırılması ve araştırma faaliyetlerinin teşvik edilmesi planlanıyor.</p>

<h3><strong>Uluslararası çalışmalar da desteklenecek</strong></h3>

<p><strong>Aile ve nüfus politikaları</strong> alanında yürütülecek çalışmaların uluslararası gelişmelerle uyumlu şekilde ilerletilmesi hedefleniyor. Bu kapsamda farklı ülkelerle karşılaştırmalı veri üretimi yapılması ve ortak araştırma projelerinin desteklenmesi planlanıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/aile-ve-sosyal-hizmetler-bakanligi-aile-ve-nufus-on-yili-vizyon-belgesi-hazirlandi</guid>
      <pubDate>Sun, 26 Jul 2026 12:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/aile-ve-nufus-yapisindaki-degisimler-duzenli-izlenecek.png" type="image/jpeg" length="87539"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Rusya Savunma Bakanlığı: Kiev ve Odessa’daki askeri tesisler hedef alındı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/rusya-savunma-bakanligi-kiev-ve-odessadaki-askeri-tesisler-hedef-alindi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/rusya-savunma-bakanligi-kiev-ve-odessadaki-askeri-tesisler-hedef-alindi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Rusya Savunma Bakanlığı, Ukrayna'nın Kiev ve Odessa bölgelerinde askeri tesislere yönelik saldırılar düzenlendiğini duyurdu. Açıklamada İHA üretim merkezi ve askeri sevkiyatla bağlantılı altyapıların hedef alındığı belirtildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Rusya Savunma Bakanlığı</strong>, Ukrayna'nın <strong>Kiev</strong> ve <strong>Odessa</strong> bölgelerinde bulunan askeri unsurlara yönelik operasyon gerçekleştirildiğini duyurdu. Bakanlıktan yapılan açıklamada, Rus ordusunun gece saatlerinde belirlenen hedeflere saldırılar düzenlediği belirtildi.</p>

<h2><strong>Kiev ve Odessa'daki bazı noktalar hedef alındı</strong></h2>

<p>Rusya Savunma Bakanlığının açıklamasında, saldırıların Ukrayna'nın başkenti Kiev ile Odessa bölgesindeki askeri altyapılara yönelik gerçekleştirildiği ifade edildi.</p>

<p>Açıklamada, Kiev'de insansız hava aracı (İHA) üretimi yapan "Smart Intelligent System" isimli sanayi tesisi ile İHA montaj ve depolama merkezinin hedef alındığı kaydedildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Odessa bölgesindeki <strong>Çornomorsk Limanı</strong>'nda ise askeri malzemelerin sevkiyatı ve depolanmasında kullanıldığı belirtilen altyapı tesisleri ile yağ ve yakıt tanklarının vurulduğu aktarıldı.</p>

<h3><strong>Saldırıların uzun menzilli silahlarla yapıldığı belirtildi</strong></h3>

<p>Rusya Savunma Bakanlığı, operasyonların havadan ve karadan uzun menzilli, yüksek hassasiyetli silahlarla gerçekleştirildiğini bildirdi.</p>

<p>Bakanlık açıklamasında saldırıların hedef alınan askeri tesislere yönelik yapıldığı ifade edilirken, operasyonun ayrıntılarına ilişkin daha fazla bilgi paylaşılmadı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/rusya-savunma-bakanligi-kiev-ve-odessadaki-askeri-tesisler-hedef-alindi</guid>
      <pubDate>Sun, 26 Jul 2026 11:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/rusya-ukraynanin-kiev-ve-odessadaki-askeri-tesislerini-vurduk.png" type="image/jpeg" length="82316"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Öğretmenlerden 'ikinci yabancı dil hakkı' çağrısı: "Almanca yeniden ortak ders olsun"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/ogretmenlerden-ikinci-yabanci-dil-hakki-cagrisi-almanca-yeniden-ortak-ders-olsun</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/ogretmenlerden-ikinci-yabanci-dil-hakki-cagrisi-almanca-yeniden-ortak-ders-olsun" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye'nin farklı illerinden yüzlerce Almanca öğretmeni, ikinci yabancı dil eğitiminin güçlendirilmesi amacıyla hazırladıkları raporu TBMM ve Millî Eğitim Bakanlığı'na sundu. Öğretmenler, Almancanın liselerde yeniden ortak ders kapsamına alınmasını, ortaokuldan liseye eğitim sürekliliğinin sağlanmasını ve ders saatlerinin artırılmasını istedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye'nin farklı illerinden yüzlerce Almanca öğretmeni, ikinci yabancı dil eğitiminin güçlendirilmesi amacıyla hazırladıkları raporu TBMM ve Millî Eğitim Bakanlığı'na sundu. Öğretmenler, Almancanın liselerde yeniden ortak ders kapsamına alınmasını, ortaokuldan liseye kesintisiz şekilde sürdürülmesini ve ders saatlerinin artırılmasını talep etti.</p>

<h2><strong>Almanca eğitimi için üç temel talep</strong></h2>

<p>Almanca öğretmenlerinin hazırladığı raporda, dersin son yıllarda ortak ders statüsünden çıkarılarak seçmeli hâle getirilmesinin ikinci yabancı dil eğitimindeki sürekliliği olumsuz etkilediği belirtildi.</p>

<p>Bu durumun öğrencilerin Almanca öğrenme imkânlarını sınırlandırdığı, eğitimde fırsat eşitliğini olumsuz etkilediği ve mevcut Almanca öğretmeni kadrolarının verimli kullanılmasını zorlaştırdığı ifade edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Öğretmenler, Almanca eğitiminin güçlendirilmesi için üç temel talepte bulundu. Bu talepler; Almancanın liselerde yeniden ortak ders olması, ortaokuldan liseye eğitim sürekliliğinin sağlanması ve ders saatlerinin artırılması olarak sıralandı.</p>

<h3><strong>"Almanca stratejik önem taşıyor"</strong></h3>

<p><u><a href="https://www.cumhuriyet.com.tr/turkiye/almanca-egitimi-icin-tbmm-ve-meb-e-cagri-yeniden-ortak-ders-olsun-2523849" rel="nofollow"><strong>Cumhuriyet'in aktardığına göre</strong></a></u>, raporda, Almancanın Türkiye'nin ticaret, sanayi, bilim, teknoloji ve yükseköğretim alanlarındaki uluslararası hedefleri açısından stratejik önem taşıdığı vurgulandı.</p>

<p>Kadroda Almanca öğretmeni bulunan okullarda derslerin mutlaka açılması gerektiği belirtilen raporda, öğrencilerin dört temel dil becerisini geliştirebilecekleri düzeyde ders saati ayrılması önerildi.</p>

<h3><strong>Ortaokulda başlayan Almanca eğitimi lisede kesiliyor</strong></h3>

<p>Almanca öğretmeni Beyhan Arıcı, Millî Eğitim Bakanlığı tarafından uygulanan Çoklu Yabancı Dil Eğitim Modeli'nin ikinci yabancı dil eğitimi açısından önemli bir adım olduğunu ancak modelin yalnızca 1025 ortaokulda uygulanabildiğini belirtti.</p>

<p>Programa katılım için aranan fiziki ve idari şartların birçok okulun modelden yararlanmasını engellediğini ifade eden Arıcı, ikinci yabancı dil eğitiminin ülke genelinde yaygın ve sürdürülebilir hâle gelemediğini söyledi.</p>

<h3><strong>"Birçok lisede Almanca dersi açılmıyor"</strong></h3>

<p>Almancanın seçmeli ders statüsüne alınmasıyla derslerin açılmasının okul yönetimlerinin planlamasına ve öğrencilerin tercihlerine bağlı hâle geldiğini belirten Arıcı, birçok lisede Almanca dersinin hiç açılmadığını veya sınırlı sayıda açıldığını kaydetti.</p>

<p>Bu durum nedeniyle ortaokulda Almanca öğrenmeye başlayan öğrencilerin lisede eğitimlerine devam edemediğini belirten Arıcı, Almanca öğretmenlerinin de norm fazlası durumuna düşebildiğini veya alanları dışında görevlendirilebildiğini ifade etti.</p>

<h3><strong>Öğretmenlerden eğitimde süreklilik çağrısı</strong></h3>

<p>Almanca öğretmenleri, ikinci yabancı dil eğitiminin güçlendirilmesi ve sürdürülebilir hâle getirilmesi için Almancanın liselerde yeniden ortak ders kapsamına alınmasını istedi.</p>

<p>Öğretmenler ayrıca ortaokulda başlayan Almanca eğitiminin lisede kesintiye uğramadan devam etmesini ve öğrencilerin dört temel dil becerisini geliştirebilecekleri düzeyde ders saatlerinin artırılmasını talep etti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Cumhuriyet</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Eğitim</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/ogretmenlerden-ikinci-yabanci-dil-hakki-cagrisi-almanca-yeniden-ortak-ders-olsun</guid>
      <pubDate>Sun, 26 Jul 2026 11:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2025/06/turkiyede-444-zorunlu-egitimde-yeni-formuller-masadajpg.webp" type="image/jpeg" length="63267"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[MEB-AGS sınavı: 391 bin 906 aday için süreç başladı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/meb-ags-sinavi-391-bin-906-aday-icin-surec-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/meb-ags-sinavi-391-bin-906-aday-icin-surec-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[MEB-AGS'nin ilk oturumu olan Akademi Giriş Sınavı başladı. Sınava 391 bin 906 aday başvururken, sınav 103 merkezde gerçekleştiriliyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (<strong>ÖSYM</strong>) tarafından düzenlenen Milli Eğitim Bakanlığı Akademi Giriş Sınavı'nın ilk oturumu <strong>AGS</strong> başladı. Öğretmen adaylarının katıldığı sınav, Türkiye genelinde ve <strong>KKTC</strong>'de belirlenen sınav merkezlerinde uygulanıyor.</p>

<p>AGS oturumu, 81 il ile KKTC'nin başkenti Lefkoşa'da olmak üzere toplam 103 sınav merkezinde yapılıyor. Sınav kapsamında 1031 bina ve 17 bin 92 salon adaylara tahsis edildi.</p>

<h2><strong>AGS oturumunda adaylara 80 soru yöneltiliyor</strong></h2>

<p>Saat 10.15'te başlayan sınav için adayların sınav binalarına giriş işlemleri saat 10.00 itibarıyla tamamlandı. Bu saatten sonra gelen adaylar sınav salonlarına alınmadı.</p>

<p>AGS'de adaylara sözel ve sayısal yetenek, tarih, Türkiye coğrafyası, eğitim bilimleri ile Türk milli eğitim sistemi ve ilgili mevzuat konularından sorular yöneltiliyor.</p>

<p>Sınavda Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, İnsan Hakları Hukuku, 1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu, 222 sayılı İlköğretim ve Eğitim Kanunu ve 7528 sayılı Öğretmenlik Mesleği Kanunu kapsamında hazırlanan sorular da yer alıyor.</p>

<p>Adaylar, çoktan seçmeli 80 soruyu yanıtlamak için 110 dakika süre kullanıyor.</p>

<h3><strong>Sınavda binlerce görevli görev yapıyor</strong></h3>

<p><strong>MEB-AGS</strong>'ye bu yıl 391 bin 906 aday başvuru yaptı. Sınavın güvenli ve düzenli şekilde yürütülmesi için emniyet personeli dahil toplam 51 bin 978 kişi görev alıyor.</p>

<p>Kimlik belgesiyle ilgili sorun yaşayan adaylar için de önlemler alındı. T.C. kimlik kartını kaybeden, nüfus cüzdanı bulunmayan veya kimlik belgesinde T.C. kimlik numarası ile fotoğraf yer almayan adaylara yönelik olarak il ve ilçe nüfus müdürlükleri sınav günlerinde açık tutuluyor.</p>

<h3><img alt="Milli Eğitim Bakanlığı Akademi Giriş Sınavı'nın Ilk Oturumu Başladı" class="detail-photo img-fluid" height="936" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/milli-egitim-bakanligi-akademi-giris-sinavinin-ilk-oturumu-basladi.png" width="1456" /></h3>

<h3><strong>ÖABT sınavı ne zaman başlayacak?</strong></h3>

<p><strong>MEB-AGS</strong>'nin ikinci oturumu olan Öğretmenlik Alan Bilgisi Testi (<strong>ÖABT</strong>) ise saat <strong>14.45</strong>'te başlayacak.</p>

<p>Öte yandan bazı veliler, sınava giren yakınlarına destek olmak için sabah saatlerinde Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Hukuk Fakültesi önünde bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sınav merkezine gelen veliler, adaylara başarı dileklerini ileterek sınav öncesi heyecanlarını paylaştı.</p>

<h3><strong>AGS sınavı nedir?</strong></h3>

<p>Milli Eğitim Bakanlığı (<strong>MEB</strong>) ile Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (<strong>ÖSYM</strong>) iş birliğiyle uygulanan <strong>Akademi Giriş Sınavı (AGS)</strong>, öğretmen adaylarının değerlendirme sürecinde yeni bir aşama olarak hayata geçirildi. Yeni öğretmen yetiştirme modeli kapsamında adaylar, MEB Akademisi'ne kabul sürecinde merkezi sınav aşamasından geçecek.</p>

<p><strong>AGS</strong>'de adayların bilgi ve yetkinliklerini ölçmek amacıyla sözel ve sayısal yetenek, genel kültür, eğitim bilimleri ile mevzuat alanlarından sorular yöneltiliyor. Çoktan seçmeli 80 sorudan oluşan sınav için adaylara 110 dakika süre tanınıyor.</p>

<p>Öğretmen adaylarının branşlarına yönelik bilgilerini değerlendirmek amacıyla <strong>Öğretmenlik Alan Bilgisi Testi (ÖABT) </strong>de sürecin önemli bölümleri arasında yer alıyor. Sınav aşamalarında başarılı olan adaylar, mesleğe başlamadan önce MEB Akademisi bünyesinde kapsamlı bir eğitim programına alınacak.</p>

<h3><strong>ÖABT kaç dakika sürüyor?</strong></h3>

<p>Öğretmenlik Alan Bilgisi Testi (<strong>ÖABT</strong>), öğretmen adaylarının kendi branşlarına yönelik mesleki bilgi seviyelerini ölçmek amacıyla uygulanan sınav oturumlarından biri olarak gerçekleştiriliyor. MEB Akademi Giriş Sınavı (<strong>MEB-AGS</strong>) sürecinde yer alan ÖABT ile adayların görev yapacakları alanlara ilişkin bilgi ve yeterlilikleri değerlendiriliyor.</p>

<p>ÖABT kapsamında adaylara, tercih ettikleri öğretmenlik alanıyla ilgili toplam 50 soru yöneltilecek. Sınavda yer alan sorular, adayların kendi branşlarına yönelik bilgi birikimini ve alan yeterliliğini ölçmeye yönelik hazırlanacak.</p>

<p>Sınav süresi ise adayların katılacağı öğretmenlik alanına göre değişiklik gösterecek. Alanların kapsamı ve soru yapıları dikkate alınarak belirlenen süre, bazı branşlarda <strong>70 dakika</strong>, bazı branşlarda ise <strong>90 dakika</strong> olarak uygulanacak.</p>

<p>Adaylar, ÖABT oturumunda kendi uzmanlık alanlarına ilişkin soruları yanıtlayarak alan bilgilerini ortaya koyacak. Sınavdan alınan sonuçlar, MEB Akademisi'ne kabul sürecinde yapılacak değerlendirmelerde dikkate alınacak.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/meb-ags-sinavi-391-bin-906-aday-icin-surec-basladi</guid>
      <pubDate>Sun, 26 Jul 2026 11:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/a-g-s.png" type="image/jpeg" length="86913"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ATM'lerde 'gram altın' dönemi başladı: Bankalar pilot uygulamayı hayata geçirdi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/atmlerde-gram-altin-donemi-basladi-bankalar-pilot-uygulamayi-hayata-gecirdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/atmlerde-gram-altin-donemi-basladi-bankalar-pilot-uygulamayi-hayata-gecirdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bankalar, fiziki altın alımını kolaylaştırmak amacıyla belirlenen bazı ATM'lerde gram altın satışına başladı. Pilot uygulama kapsamında vatandaşlar, günün her saatinde ATM'lerden sertifikalı ve güvenlikli ambalajlarda fiziki gram altın satın alabiliyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bankacılık sektöründe fiziki altın alımını kolaylaştırmayı amaçlayan yeni uygulama hayata geçirildi. Bazı bankalar, pilot olarak belirlenen ATM'lerde <strong>gram altın</strong> satışına başladı. Sertifikalı ve güvenlikli ambalajlarda sunulan fiziki altınların, ilerleyen dönemde daha fazla ATM'de satışa çıkarılması planlanıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Gram altın ATM'den alınabilecek</strong></h2>

<p>Pilot uygulama kapsamında vatandaşlar, günün her saatinde ATM'ler üzerinden fiziki <strong>gram altın</strong> satın alabilecek.</p>

<p>Bankalar, fiziki altın teslimatını mümkün hale getirmek amacıyla bazı ATM'lerine özel altın dağıtım modülleri entegre etti.</p>

<p><img alt="Gram altın rekor kırmaya devam ederken yatırımcı tercihleri değişti" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2025/10/a-l-t-i-n1.jpg" width="864" /></p>

<h3><strong>Gram altın almak için "altın İşlemleri" menüsü kullanılacak</strong></h3>

<p><strong>Gram altın</strong> almak isteyen kullanıcılar, banka kartı, kredi kartı veya QR kod aracılığıyla ATM'ye giriş yaptıktan sonra "<strong>Altın İşlemleri</strong>" menüsünü seçiyor.</p>

<p>Kullanıcı, bu bölümden satın almak istediği gramajı belirliyor. Ödeme işleminin vadesiz hesap veya kredi kartı üzerinden tamamlanmasının ardından sertifikalı <strong>gram altın</strong>, ATM'nin teslim bölümünden kullanıcıya veriliyor.</p>

<h3><strong>Altınlar güvenlikli ambalajda teslim ediliyor</strong></h3>

<p>ATM'lerde satışa sunulan<strong> gram altınların </strong>Darphane veya yetkili rafineriler tarafından üretildiği belirtiliyor.</p>

<p>Fiziki altınlar, üzerinde seri numarası ve doğrulama karekodu bulunan güvenlikli ambalajlarla teslim ediliyor.</p>

<h3><strong>İlk etapta belirli ATM'lerde uygulanıyor</strong></h3>

<p>Uygulama ilk aşamada büyükşehirlerde seçilen sınırlı sayıdaki ATM'de hayata geçirildi.</p>

<p>Bankaların, vatandaşlardan gelecek talep doğrultusunda sistemi ilerleyen dönemde daha fazla ATM'ye yaygınlaştırmayı planladığı belirtiliyor.</p>

<h3><strong>Mesai saatleri dışında da altına erişim sağlanabilecek</strong></h3>

<p>Yeni uygulamayla fiziki altına erişimin özellikle mesai saatleri dışında, hafta sonlarında ve kuyumcuların kapalı olduğu zamanlarda kolaylaştırılması amaçlanıyor.</p>

<p>Böylece vatandaşların bankacılık hizmetlerinin yanı sıra ATM'ler aracılığıyla da fiziki <strong>gram altın </strong>alabilmesi hedefleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Cumhuriyet</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/atmlerde-gram-altin-donemi-basladi-bankalar-pilot-uygulamayi-hayata-gecirdi</guid>
      <pubDate>Sun, 26 Jul 2026 11:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/b83c7f7e-f16e-42da-82e1-5d247301845ejpg.webp" type="image/jpeg" length="52276"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İran: Hürmüz Boğazı'ndaki gemi geçişleri için Umman ile görüşüldü]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/iran-hurmuz-bogazindaki-gemi-gecisleri-icin-umman-ile-gorusuldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/iran-hurmuz-bogazindaki-gemi-gecisleri-icin-umman-ile-gorusuldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, Umman ile Hürmüz Boğazı'ndaki gemi geçişlerinin güvenliği konusunda görüşmeler yapıldığını açıkladı. Temaslarda ilerleme sağlandığı bildirildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>İran</strong> ile <strong>Umman</strong> arasında <strong>Hürmüz Boğazı</strong>'ndaki deniz trafiğine ilişkin temaslar yapıldı. İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, Ummanlı heyetle gerçekleştirilen görüşmelerde gemi geçişlerinin güvenliği ve uygulanabilecek düzenlemelerin ele alındığını bildirdi.</p>

<p>İran Dışişleri Bakanlığından yapılan yazılı açıklamaya göre Bekayi, <strong>Tahran</strong>'da Umman heyetiyle yapılan görüşmelerin ardından değerlendirmelerde bulundu.</p>

<h2><strong>Hürmüz Boğazı'ndaki güvenlik konusu ele alındı</strong></h2>

<p>Bekayi, Umman heyetiyle gerçekleştirilen temaslarda Hürmüz Boğazı'ndaki gemi geçişlerinin güvenliği konusunda görüş alışverişinde bulunulduğunu belirtti.</p>

<p>Görüşmelerin bakan yardımcıları seviyesinde yapıldığını aktaran Bekayi, tarafların bu kapsamda yapılabilecek düzenlemeler üzerinde değerlendirmelerde bulunduğunu ve görüşmelerde ilerleme kaydedildiğini ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Deniz trafiğinde değişiklik olmadığı belirtildi</strong></h3>

<p>İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Bekayi, Umman heyetinin temasların ardından Tahran'dan ayrıldığını ve görüşmelerin ilerleyen dönemde de devam edeceğini söyledi.</p>

<p>Bekayi ayrıca, mevcut durumda Hürmüz Boğazı'ndaki deniz trafiğinde herhangi bir değişiklik yaşanmadığını belirtti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/iran-hurmuz-bogazindaki-gemi-gecisleri-icin-umman-ile-gorusuldu</guid>
      <pubDate>Sun, 26 Jul 2026 11:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/iran-umman-heyetiyle-hurmuz-bogazindaki-gecis-duzenlemeleri-gorusuldu.png" type="image/jpeg" length="46035"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[TBMM’de bu hafta: 'Çerçeve yasa' sunulacak ve 'öğrenci affı' görüşülecek]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/tbmmde-bu-hafta-cerceve-yasa-sunulacak-ve-ogrenci-affi-gorusulecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/tbmmde-bu-hafta-cerceve-yasa-sunulacak-ve-ogrenci-affi-gorusulecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TBMM'de bu hafta çözüm süreci kapsamında hazırlanan "çerçeve yasa" teklifinin Meclis Başkanlığı'na sunulması ve Genel Kurul'da üniversitelerden ilişiği kesilen öğrencilerin eğitimlerine dönmesine imkan sağlayan "öğrenci affı" teklifinin görüşülmesi bekleniyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Türkiye Büyük Millet Meclisi</strong>'nde (TBMM) bu hafta çözüm süreci kapsamında hazırlanan "<strong>çerçeve yasa</strong>" teklifinin sunulması ve Genel Kurul'da üniversitelerden ilişiği kesilen öğrencilerin eğitimlerine dönebilmelerine imkan sağlayan "<strong>öğrenci affı</strong>" teklifinin görüşülmesi bekleniyor.</p>

<h2><strong>Çerçeve yasa için çalışmalar sürüyor</strong></h2>

<p>TBMM'de çözüm süreci kapsamında yürütülen çalışmalarda sona yaklaşılıyor. Milli Dayanışma Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nda görev yapan partilerin grup koordinatörlerinin, hazırlanan teklife son şeklini vermek üzere TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş ile bir araya gelmesi bekleniyor.</p>

<p>DEM Parti'nin ise diğer siyasi partilere yönelik ziyaret trafiğini sürdürmesi öngörülüyor.</p>

<p>Çerçeve yasa teklifinin Meclis Başkanlığı'na sunulmasının ardından Adalet Komisyonu'nda ele alınması ve daha sonra Genel Kurul'a sevk edilmesi bekleniyor.</p>

<h3><strong>"Öğrenci affı" Genel Kurul gündeminde</strong></h3>

<p>Çerçeve yasa çalışmalarının yanı sıra TBMM Genel Kurulu'nda, üniversitelerden ilişiği kesilen öğrencilerin eğitimlerine yeniden dönebilmelerine imkan sağlayan düzenlemenin de görüşmelerine başlanacak.</p>

<p>Yükseköğretim Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi, öğrencilere yönelik düzenlemelerin yanı sıra akademik çalışmalar ve etik kurallara ilişkin hükümler de içeriyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Teklifle lisans, ön lisans, lisans tamamlama ve lisansüstü eğitim düzeylerinde üniversitelerden ilişiği kesilen öğrencilere yeniden eğitimlerine dönme imkanı sağlanıyor.</p>

<p>Düzenlemeden yararlanmak isteyen öğrencilerin, 4 aylık süre içerisinde ilişiklerinin kesildiği üniversitelere başvurmaları gerekecek.</p>

<p>Komisyon aşamasında verilen önergeyle, daha önce aftan yararlanmamış ve üniversitelerle ilişiği kesilmiş öğrencilerin de 2026-2027 eğitim-öğretim yılında eğitimlerine dönmelerinin önü açıldı.</p>

<p>Polis Akademisi, Jandarma ve Sahil Güvenlik Akademisi ile Milli Savunma Üniversitesi'ne bağlı askeri eğitim kurumlarından ilişiği kesilen öğrenciler ise düzenleme kapsamı dışında tutuldu.</p>

<h3><strong>Akademik etik kuralları genişletilecek</strong></h3>

<p>Teklifle akademik etik ilkelerinin ve akademik emeğin korunmasına yönelik disiplin hükümlerinin kapsamı genişletilecek.</p>

<p>Başkalarının ürettiği yayın ve tezleri unvan veya derece almak amacıyla kullananlara uygulanan meslekten çıkarma cezasının kapsamına, söz konusu usulsüz yayın ve çalışmaları para karşılığında veya ücretsiz olarak başkaları adına hazırlayan, üreten ya da bu eylemlere aracılık eden akademik personel de dahil edilecek.</p>

<h3><strong>Devlet üniversitelerine yurt dışında kampüs açma imkanı</strong></h3>

<p>Düzenlemeyle devlet üniversitelerinin farklı ülkelerde kampüs ve tesis açabilmesine imkan sağlanacak.</p>

<p>Bu kampüslerin hem faaliyet gösterdikleri ülkelerdeki öğrencilere hem de Türkiye'den üniversite sınavıyla bu ülkelere gidecek öğrencilere hizmet vermesi amaçlanıyor.</p>

<h3><strong>Üniversiteler ortak ofis kurabilecek</strong></h3>

<p>Teklife göre birden fazla yükseköğretim kurumu ortak ofis kurmak için başvurabilecek.</p>

<p>Yerleşkesinde veya ortağı olduğu teknoloji geliştirme bölgesinde ofis kurulacak yükseköğretim kurumu, başvuruda muhatap kurum olarak gösterilecek.</p>

<p>Ofis faaliyetlerine katkı sağlayacağı değerlendirilen diğer tüzel kişiler de sermaye koymak şartıyla ortak olabilecek.</p>

<p>Ofisler, öz sermayelerini veya gelirlerini kullanarak üretilen bilgi ve gerçekleştirilen buluşların ticarileştirilmesi amacıyla yatırım yapabilecek. Ayrıca kamu ve özel sektör şirketleriyle ortaklık kurabilecek.</p>

<h3><strong>Öğretim üyelerine emeklilik sonrası çalışma imkanı</strong></h3>

<p>Düzenlemeyle Anadolu'daki üniversitelerde görev yapan öğretim üyelerinin, emeklilik hakkı kazanmalarının ardından sözleşmeli olarak akademik kariyerlerine 2 yıl daha devam edebilmeleri öngörülüyor.</p>

<p>67 yaşını dolduran, tıp ve diş hekimliğinde uzmanlık mevzuatına göre uzman olan ve devlet yükseköğretim kurumlarında görev yapmış öğretim üyeleri de 3 yıl içerisinde ihtiyacı bulunan bir yükseköğretim kurumuna başvurmaları halinde sözleşmeli olarak çalıştırılabilecek.</p>

<h3><strong>Yabancı uyruklu hekimlerin döner sermaye sorunları giderilecek</strong></h3>

<p>Üniversiteler ile Sağlık Bakanlığı'na bağlı araştırma ve uygulama hastanelerinde yabancı uyruklu kontenjanında uzmanlık eğitimi alan hekimlerin döner sermaye ek ödemelerine ilişkin uygulamada yaşanan sorunların giderilmesi amaçlanıyor.</p>

<h3><strong>Öğretim elemanlarına 3 yıla kadar aylıklı izin</strong></h3>

<p>Türk Cumhuriyetleri ve Akraba Topluluklarındaki yükseköğretim kurumlarından resmi davet alan öğretim elemanlarına, 3 yılı aşmamak üzere aylıklı izin verilebilmesi de öngörülüyor.</p>

<p>Bu iznin, üniversite yönetim kurulunun kararı ve Milli Eğitim Bakanlığı'nın onayıyla verilebilmesi planlanıyor. Bu süreçte öğretim elemanlarının tüm özlük hakları korunacak.</p>

<h3><strong>Döner sermaye düzenlemesi tekliften çıkarıldı</strong></h3>

<p>Komisyonda kabul edilen önergeyle, Sağlık Bakanlığı'na Bağlı Sağlık Kurumları ile Esenlendirme (Rehabilitasyon) Tesislerine Verilecek Döner Sermaye Hakkında Kanun'da yer alan ve sağlık tesislerinin yükseköğretim kurumlarının tıp fakülteleriyle kullanımında bilimsel araştırma projelerine aktarılacak döner sermaye payının belirlenmesine ilişkin hüküm kanun teklifinden çıkarıldı.</p>

<h3><strong>Üniversitelerde çalışacaklara güvenlik soruşturması</strong></h3>

<p>Teklife komisyon aşamasında eklenen bir düzenlemeyle, Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu'nda değişiklik yapılması öngörülüyor.</p>

<p>Buna göre, hakkında güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapılacak kişiler arasına yükseköğretim kurumlarında görev yapacak öğretim elemanlarının da eklenmesi planlanıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/tbmmde-bu-hafta-cerceve-yasa-sunulacak-ve-ogrenci-affi-gorusulecek</guid>
      <pubDate>Sun, 26 Jul 2026 10:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/thumbs-b-c-85bca771f4b9bcc89d6007e0047ddbc3jpg.webp" type="image/jpeg" length="46990"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[MEB: LGS yerleştirme sonuçları 5 Ağustos'ta açıklanacak]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/meb-lgs-yerlestirme-sonuclari-5-agustosta-aciklanacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/meb-lgs-yerlestirme-sonuclari-5-agustosta-aciklanacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[LGS kapsamında lise tercih süreci yarın saat 17.00'de sona erecek. Yerleştirme sonuçları ve boş kalan kontenjanlar 5 Ağustos'ta açıklanacak.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Milli Eğitim Bakanlığı (<strong>MEB</strong>) tarafından <strong>LGS</strong> merkezi sınav sonuçlarına göre gerçekleştirilecek lise tercih işlemlerinde son aşamaya gelindi. Öğrenciler, tercihlerini yarın saat 17.00'ye kadar<strong> e-Okul</strong> sistemi üzerinden yapabilecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>LGS kapsamında adaylar, merkezi sınav puanıyla öğrenci kabul eden okullar, yerel yerleştirmeyle öğrenci alan okullar ve pansiyonlu okullar için tercih işlemlerini gerçekleştiriyor.</p>

<h2><strong>Merkezi sınavla öğrenci alan okullarda 198 bin 899 kontenjan bulunuyor</strong></h2>

<p>MEB tarafından açıklanan verilere göre, merkezi sınav puanıyla öğrenci alacak okullarda toplam 198 bin 899 kişilik kontenjan ayrıldı.</p>

<p>Bu kapsamda Anadolu liselerinde 60 bin 886, fen liselerinde 38 bin 700, sosyal bilimler liselerinde 9 bin 210, Anadolu imam hatip liselerinde 43 bin 706 ve mesleki ve teknik Anadolu liselerinde 46 bin 397 kontenjan öğrencilerin tercihine sunuldu.</p>

<p>Yerleştirme işlemleri, öğrencilerin tercihleri ve merkezi sınav puan üstünlüğü esas alınarak gerçekleştirilecek.</p>

<h3><strong>Yerleştirmede eşitlik durumunda kriterler uygulanacak</strong></h3>

<p>Merkezi sınavla öğrenci alan okullarda puanların eşit olması halinde çeşitli değerlendirme kriterleri dikkate alınacak.</p>

<p>Buna göre yerleştirmelerde öncelikle Okul Başarı Puanı (OBP), ardından 8, 7 ve 6. sınıflardaki Yıl Sonu Başarı Puanları (<strong>YBP</strong>) değerlendirilecek. Eşitliğin devam etmesi halinde 8. sınıfta özürsüz devamsızlık yapılan gün sayısı, tercih sırası ve öğrencilerin doğum tarihine göre yaş durumu dikkate alınacak.</p>

<p>LGS kapsamında öğrenci kabul edecek okulların kontenjan bilgileri ile geçen yıla ait yüzdelik dilimler, e-Okul sistemi ve "Rota Maarif" platformu üzerinden görüntülenebiliyor.</p>

<h3><strong>Nakil başvuruları ağustos ayında yapılacak</strong></h3>

<p>LGS tercih işlemlerinin tamamlanmasının ardından yerleştirme sonuçları ve boş kalan kontenjanlar <strong>5 Ağustos </strong>Çarşamba günü Milli Eğitim Bakanlığının resmi internet adresinden açıklanacak.</p>

<p>Yerleştirmeye esas birinci nakil tercih başvuruları <strong>5-7 Ağustos </strong>tarihleri arasında alınacak. Bu dönemin sonuçları ise 10 Ağustos'ta duyurulacak.</p>

<p>İkinci nakil tercih başvuruları 10-12 Ağustos tarihlerinde yapılacak ve sonuçlar 14 Ağustos'ta açıklanacak.</p>

<h3><strong>Yerleşemeyen öğrenciler için ek süreç başlayacak</strong></h3>

<p>Herhangi bir okula yerleşemeyen öğrenciler için il ve ilçe öğrenci yerleştirme ve nakil komisyonlarına başvuru süreci 17-26 Ağustos tarihleri arasında gerçekleştirilecek.</p>

<p>Komisyonlar, yerleştirme işlemlerini 28 Ağustos'ta tamamlayacak. Yatılılık başvuruları ise 31 Ağustos-3 Eylül tarihleri arasında okullar ve kurumlar tarafından alınacak.</p>

<p>Yatılılık yerleştirme sonuçları 4 Eylül'de ilan edilecek ve kayıt işlemleri e-Pansiyon sistemi üzerinden yapılacak.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Eğitim</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/meb-lgs-yerlestirme-sonuclari-5-agustosta-aciklanacak</guid>
      <pubDate>Sun, 26 Jul 2026 10:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/lgs-tercih-sureci-yarin-sona-eriyor.png" type="image/jpeg" length="94391"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İsias Otel tazminat davasında bilirkişi raporu: Kamu kurumları yüzde 28 kusurlu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/isias-otel-tazminat-davasinda-bilirkisi-raporu-kamu-kurumlari-yuzde-28-kusurlu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/isias-otel-tazminat-davasinda-bilirkisi-raporu-kamu-kurumlari-yuzde-28-kusurlu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[6 Şubat depremlerinde 72 kişinin yaşamını yitirdiği Grand İsias Otel'in yıkılmasına ilişkin tazminat davasında bilirkişi raporu hazırlandı. Adıyaman 2. İdare Mahkemesi'ne sunulan raporda, Adıyaman Belediyesi yüzde 20, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı yüzde 6, AFAD ise yüzde 2 oranında kusurlu bulundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>6 Şubat depremlerinde 72 kişinin yaşamını yitirdiği <strong>Grand İsias Otel</strong>'in yıkılmasına ilişkin tazminat davasında bilirkişi raporu mahkemeye sunuldu. Adıyaman 2. İdare Mahkemesi'ne sunulan raporda, otelin yıkılmasında Adıyaman Belediyesi yüzde 20, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı yüzde 6, Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) ise yüzde 2 oranında kusurlu bulundu.</p>

<h2><strong>İsias Otel'de 72 kişi hayatını kaybetti</strong></h2>

<p>Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerinde Adıyaman'ın Merkez ilçesinde bulunan Grand İsias Otel'in yıkılması sonucu, aralarında Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nden öğrenciler ve tur rehberlerinin de bulunduğu 72 kişi yaşamını yitirdi, 10 kişi yaralandı.</p>

<p>Tur rehberleri grubunda bulunan Ali Osman Aydın da deprem sırasında otelin enkazı altında kaldı. Aydın, depremin hemen ardından WhatsApp gruplarına gönderdiği sesli mesajda yardım çağrısında bulunarak, "Buraya AFAD'ın gelmesi lazım, vatandaşla olmuyor" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Aydın, enkazdan yaralı olarak çıkarılmasının ardından 7 Şubat 2023'te yaşamını yitirdi.</p>

<h3><strong>Aile 3 kamu kurumuna tazminat davası açtı</strong></h3>

<p>Ali Osman Aydın'ın ailesi, otelin yıkılmasında ve sonrasında yürütülen arama kurtarma çalışmalarında hizmet kusuru bulunduğu gerekçesiyle Adıyaman Belediyesi, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile AFAD aleyhine tazminat davası açtı.</p>

<p>Dava dilekçesinde, Aydın'ın deprem sırasında enkaz altında bilinci açık şekilde saatlerce yardım beklediği belirtildi. Dilekçede, deprem sonrası gerekli resmi kurumlara yardım çağrıları yapılmasına rağmen Aydın'ın enkazdan kurtarılması için zamanında müdahale edilmediği savunuldu.</p>

<p>Aydın'ın ölümünde zamanında müdahale edilememesinin etkili olduğu ileri sürüldü.</p>

<h3><strong>Erdoğan'ın "helallik istiyorum" sözleri dilekçede yer aldı</strong></h3>

<p>Dava dilekçesinde, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 27 Şubat 2023'te Adıyaman'da yaptığı açıklamaya da yer verildi.</p>

<p>Erdoğan'ın, "Sarsıntıların yıkıcı etkisi, olumsuz hava şartları, hasar gören altyapının getirdiği zorluklar gibi sebeplerle maalesef ilk birkaç gün Adıyaman'da arzu ettiğimiz etkinlikte çalışma yürütemedik. Bunun için sizden helallik istiyorum" sözleri hatırlatıldı.</p>

<p>Dilekçede, bu açıklamaların zamanında müdahale edilmediğinin, arama kurtarma çalışmalarının geciktiğinin ve koordinasyon eksikliği yaşandığının göstergesi olduğu ileri sürüldü.</p>

<h3><strong>Bilirkişi raporu mahkemeye sunuldu</strong></h3>

<p>Adıyaman 2. İdare Mahkemesi'nde görülen davada, bir inşaat mühendisi, bir şehir ve bölge plancısı ile bir jeoloji mühendisinden oluşan bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan rapor mahkemeye sunuldu.</p>

<p>Bilirkişi heyeti, otelin yıkılmasında üç kamu kurumunun toplam yüzde 28 oranında kusurlu olduğu sonucuna oy birliğiyle vardı.</p>

<h3><strong>Adıyaman Belediyesi'ne yüzde 20 kusur</strong></h3>

<p>Raporda, Adıyaman Belediyesi'nin yüzde 20 oranında kusurlu olduğu belirtildi.</p>

<p>Belediyenin; imar planları, 3194 sayılı İmar Kanunu kapsamındaki yükümlülükleri ile tasarım, proje, uygulama ve denetim görevlerini tam olarak yerine getirmediği değerlendirmesine yer verildi.</p>

<h3><strong>Bakanlığa yüzde 6, AFAD'a yüzde 2 kusur</strong></h3>

<p>Bilirkişi raporunda, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'nın yüzde 6 oranında kusurlu olduğu tespit edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bakanlığın mevzuattan kaynaklanan görev ve sorumluluklarını tam olarak yerine getirmediği, plan ve projelendirme süreçlerini yeterince denetlemediği ve Yapı Kayıt Belgesi verilmesinde sorumluluğu bulunduğu belirtildi.</p>

<p>AFAD'a ise yüzde 2 oranında kusur yüklendi. Raporda, AFAD'ın afet durumuna ilişkin gerekli çalışmaları ve denetimleri yapmadığı, parsellerin aktif fay hatlarına yakın olduğu bilinmesine rağmen yeterli önlem alınmadığı değerlendirmesine yer verildi.</p>

<h3><strong>Mahkeme: Aynı bilirkişi raporu diğer davalarda da esas alınabilir</strong></h3>

<p>Öte yandan mahkeme tarafından, İsias Otel'de yaşamını yitiren diğer kişilerin aileleri tarafından açılan davalara gönderilen yazıda, "usul ekonomisi ilkesi" gerekçe gösterildi.</p>

<p>Yazıda, yeniden bilirkişi incelemesi yapılmaksızın mevcut bilirkişi raporunun kusur tespiti ve kusur oranları yönünden diğer davalarda da hükme esas alınabileceği belirtildi.</p>

<p>Söz konusu karara, aileleri temsil eden avukatların itiraz edeceği öğrenildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/isias-otel-tazminat-davasinda-bilirkisi-raporu-kamu-kurumlari-yuzde-28-kusurlu</guid>
      <pubDate>Sun, 26 Jul 2026 10:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/1724762958570-isias-otel.jpg" type="image/jpeg" length="71468"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[CHP'li Gürer'den 'pestisit' uyarısı: "Kullanım oranı dünya ortalamasının birkaç katı"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/chpli-gurerden-pestisit-uyarisi-kullanim-orani-dunya-ortalamasinin-birkac-kati</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/chpli-gurerden-pestisit-uyarisi-kullanim-orani-dunya-ortalamasinin-birkac-kati" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Avrupa Birliği Gıda ve Yem İçin Hızlı Alarm Sistemi verilerini değerlendirerek Türkiye'nin tarım ve gıda denetim sistemine ilişkin uyarılarda bulundu. Gürer, Türkiye kaynaklı 270 bildirimin 195'inin "ciddi risk" kapsamında değerlendirildiğini belirterek, üretimin yoğun olduğu illerde hektar başına pestisit kullanımının 9,5 kilograma kadar çıktığını söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>CHP Niğde Milletvekili <strong>Ömer Fethi Gürer</strong>, Türkiye kaynaklı tarım ürünlerine ilişkin<strong> Avrupa Birliği Gıda ve Yem İçin Hızlı Alarm Sistemi </strong>verilerini değerlendirerek, pestisit kullanımı ve gıda denetimlerine ilişkin uyarılarda bulundu.</p>

<p>Gürer, Türkiye kaynaklı ürünlerle ilgili 270 bildirim yapıldığını, bunların 197'sinin sınırdan geri çevrilme, 195'inin ise "ciddi risk" kapsamında değerlendirildiğini belirterek, tarım ve gıda denetim sistemindeki sorunlara dikkat çekti.</p>

<p><img alt="6Cfabcd1 3B5A 4007 8Bd3 D689467C116F W" class="detail-photo img-fluid" height="1066" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/6cfabcd1-3b5a-4007-8bd3-d689467c116f-w.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Türkiye kaynaklı 270 ürün hakkında bildirim</strong></h2>

<p>Gürer, 1 Ocak-17 Temmuz tarihleri arasındaki Avrupa Birliği Gıda ve Yem İçin Hızlı Alarm Sistemi verilerini değerlendirdiği videolu açıklamasında, Türkiye'den Avrupa ülkelerine gönderilen ürünlerle ilgili 270 bildirim yapıldığını söyledi.</p>

<p>Bu bildirimlerin 197'sinin sınır reddi, 13'ünün alarm, 49'unun bilgilendirme ve 11'inin takip amaçlı bildirim niteliğinde olduğunu aktaran Gürer, ürünlerin yaklaşık dörtte üçünün Avrupa Birliği sınırlarında geri çevrilmesinin denetim mekanizmalarının sorgulanması gerektiğini savundu.</p>

<p>Gürer, "İhraç edilen ürünlerin yaklaşık dörtte üçünün Avrupa Birliği sınırlarında geri çevrilmesi, üreticinin değil, denetim mekanizmasının ve yanlış tarım politikalarının sorgulanması gerektiğini gösteriyor" dedi.</p>

<h3><strong>"195 bildirim ciddi risk olarak değerlendirildi"</strong></h3>

<p>Türkiye kaynaklı bildirimlerin büyük bölümünün insan sağlığı açısından risk taşıdığına dikkati çeken Gürer, 270 bildirimin 195'inin doğrudan ciddi risk kapsamında değerlendirildiğini söyledi.</p>

<p>Gürer, 38 bildirimin de potansiyel ciddi risk taşıdığını belirterek, toplam bildirimlerin yaklaşık yüzde 86'sının yüksek risk grubunda bulunduğunu ifade etti:</p>

<p><i>"Dünya genelinde hektar başına pestisit kullanımı yaklaşık 2,6 kilogram düzeyindedir. Türkiye ortalaması 2,1-2,3 kilogram arasında görünse de bu rakam gerçeği tam olarak yansıtmıyor. Çünkü üretimin yoğun olduğu ilk 10 ilde kullanım 6,7 kilograma, Konya hariç tutulduğunda ise 9 üretim ilinde hektar başına 9,5 kilograma kadar çıkıyor. Soframıza gelen sebze ve meyvenin yetiştiği illerde pestisit kullanım oranları dünya ortalamasının birkaç katına ulaşmış durumda.</i></p>

<p><i>En fazla bildirim nedeni Ochratoksin A oldu. Bunun yanında aflatoksin B1 ve toplam aflatoksin nedeniyle de çok sayıda ürün Avrupa kapılarından geri döndü. Mikotoksinler uygun olmayan depolama, kurutma ve üretim koşullarında oluşuyor. Bu nedenle yalnızca üretim değil, hasat sonrası süreçlerin de etkin şekilde denetlenmesi gerekiyor.</i></p>

<p><i>Acetamiprid, Formetanate, Indoxacarb, Prochloraz, Imazalil, Fosthiazate gibi birçok pestisit nedeniyle Avrupa Birliği tarafından bildirim yapılmış. Çiftçi bilinçlendirilmeden, etkin denetim yapılmadan ve kalıntı analizleri yaygınlaştırılmadan bu sorunların çözülmesi mümkün değildir. Türkiye kaynaklı bildirimlerin en büyük bölümünü Bulgaristan, Almanya ve Fransa gerçekleştirmiştir. Bulgaristan 65, Almanya 61, Fransa ise 53 bildirim yapmıştır. Bu üç ülke tek başına toplam bildirimlerin yaklaşık üçte ikisini oluşturuyor. Bu durum Türkiye'nin Avrupa pazarındaki güvenilirliğini de olumsuz etkiliyor."</i></p>

<h3><strong>"Sorun çiftçide değil, plansız yönetimde"</strong></h3>

<p>Türkiye'nin tarımsal ihracatta itibarını koruyabilmesi için üretim ve denetim süreçlerinin yeniden ele alınması gerektiğini söyleyen Gürer, sorunun yalnızca üreticiden kaynaklanmadığını savundu.</p>

<p>Üreticilerin artan gübre, ilaç ve mazot maliyetleriyle mücadele ettiğini belirten Gürer, tarım danışmanlığı ve denetimlerin yetersiz kaldığını ifade etti:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><i>"Üretici artan maliyetlerle mücadele ediyor. Gübre pahalı, ilaç pahalı, mazot pahalı. Tarım danışmanlığı yetersiz, denetimler eksik. Çiftçi yalnız bırakılırken ihracatta yaşanan her olumsuzluğun faturası üreticiye kesiliyor. Tarım ve Orman Bakanlığı ihracata gidecek ürünlerde kalıntı analizlerini artırmalı, üreticiye eğitim ve teknik destek sağlamalı, pestisit kullanımını sıkı biçimde denetlemeli, depolama ve işleme süreçlerinde uluslararası standartları eksiksiz uygulamalıdır. Avrupa kapılarından geri dönen her ürün yalnızca ekonomik kayıp değil, aynı zamanda Türkiye'nin tarımsal itibarı açısından da ciddi bir uyarıdır"</i></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Çevre</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/chpli-gurerden-pestisit-uyarisi-kullanim-orani-dunya-ortalamasinin-birkac-kati</guid>
      <pubDate>Sun, 26 Jul 2026 10:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/thumbs-b-c-fd40733d1d28482333e2d6307c133c77jpg.webp" type="image/jpeg" length="84699"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İspanya'da orman yangınları sürüyor: Yaklaşık 60 bin kişi tahliye edildi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/ispanyada-orman-yanginlari-suruyor-yaklasik-60-bin-kisi-tahliye-edildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/ispanyada-orman-yanginlari-suruyor-yaklasik-60-bin-kisi-tahliye-edildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İspanya'nın Madrid ve Avila kentlerinde devam eden orman yangınları nedeniyle yaklaşık 60 bin kişi tahliye edildi. Yangın söndürme çalışmalarına binlerce personel ve çok sayıda araç destek veriyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>İspanya</strong>'nın çeşitli noktalarında devam eden orman yangınları nedeniyle tahliye çalışmaları devam ediyor. Madrid ve Avila bölgelerinde etkili olan iki büyük yangın sebebiyle yaklaşık 60 bin kişinin tahliye edildiği bildirildi.</p>

<p>İspanyol EFE ajansında yer alan habere göre, <strong>Madrid</strong> ve <strong>Avila</strong>'da süren yangınlarda yaklaşık 45 bin hektarlık alanın zarar gördüğü tahmin ediliyor.</p>

<h2><strong>Madrid ve Avila’da binlerce kişi güvenli bölgelere alındı</strong></h2>

<p>İspanya hükümetinin ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yapılan açıklamada, yangınlar nedeniyle Madrid'de 30 bin, Avila'da ise 29 bin 488 kişinin tahliye edildiği belirtildi.</p>

<p>Açıklamada, iki bölgede toplam 59 bin 488 kişinin yangın tehdidi nedeniyle bulundukları yerlerden çıkarıldığı ifade edildi. Ayrıca yaklaşık 29 bin kişiye, güvenlik gerekçesiyle bulundukları bölgelerden ayrılmamaları yönünde uyarıda bulunulduğu aktarıldı.</p>

<h3><strong>Yangınlara karşı geniş kapsamlı mücadele yürütülüyor</strong></h3>

<p>Yetkililer, yangınların kontrol altına alınması için çok sayıda ekip ve aracın bölgelerde görev yaptığını açıkladı. Söndürme çalışmalarında 1201 askeri personel, 400 kara aracı, 1300 güvenlik görevlisi, 110 sivil savunma personeli ve 20 hava aracının yer aldığı bildirildi.</p>

<p>Madrid ve Avila dışında Leon, Huesca, Teruel ve Cordoba bölgelerinde de orman yangınlarıyla mücadele edildiği kaydedildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="İspanya'nın Madrid Ve Avila Kentlerinde Orman Yangınları Nedeniyle Yaklaşık 60 Bin Kişi Tahliye Edildi Iç" class="detail-photo img-fluid" height="894" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/ispanyanin-madrid-ve-avila-kentlerinde-orman-yanginlari-nedeniyle-yaklasik-60-bin-kisi-tahliye-edildi-ic.png" width="1446" /></p>

<h3><strong>Valencia’daki yangında can kaybı yaşandı</strong></h3>

<p>Yetkililer, Valencia'nın Manises bölgesinde çıkan <strong>yangın</strong>da bir kişinin hayatını kaybettiğini, yangından etkilenen 5 kişinin ise sağlık ekipleri tarafından hastaneye kaldırıldığını açıkladı.</p>

<p>İspanya Başbakanı <strong>Pedro Sanchez</strong>, yangın bölgelerinde yaptığı incelemelerin ardından açıklamalarda bulundu. Sanchez, değişken rüzgar koşullarının yangınlarla mücadeleyi zorlaştırdığını belirterek, 2026 yılı içerisinde ülkede yaklaşık 130 bin hektarlık alanın yandığını ifade etti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/ispanyada-orman-yanginlari-suruyor-yaklasik-60-bin-kisi-tahliye-edildi</guid>
      <pubDate>Sun, 26 Jul 2026 10:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/ispanyanin-madrid-ve-avila-kentlerinde-orman-yanginlari-nedeniyle-yaklasik-60-bin-kisi-tahliye-edildi.png" type="image/jpeg" length="52674"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ebrar Sitesi G Blok davasında gerekçeli karar açıklandı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/ebrar-sitesi-g-blok-davasinda-gerekceli-karar-aciklandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/ebrar-sitesi-g-blok-davasinda-gerekceli-karar-aciklandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kahramanmaraş'ta 6 Şubat depremlerinde 124 kişinin yaşamını yitirdiği Ebrar Sitesi G Blok davasında gerekçeli karar açıklandı. Mahkeme, dönemin İmar İşleri Müdürü Fahri Yiğitoğlu ile İmar İşleri Müdür Yardımcısı Hacı Mehmet Güner'e verilen 8'er yıl hapis cezasını, "sabıkasız geçmişleri, yargılama sürecindeki davranışları ve cezanın gelecekleri üzerindeki olası etkileri" gerekçesiyle iyi hal indirimi uygulayarak 6 yıl 8'er aya düşürdü.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kahramanmaraş 5. Ağır Ceza Mahkemesi, 6 Şubat depremlerinde 124 kişinin hayatını kaybettiği Ebrar Sitesi G Blok davasında gerekçeli kararını açıkladı. Mahkeme, dönemin Kahramanmaraş Belediyesi İmar İşleri Müdürü Fahri Yiğitoğlu ile İmar İşleri Müdür Yardımcısı Hacı Mehmet Güner'e verilen 8'er yıl hapis cezasını, "sabıkasız geçmişleri, yargılama sürecindeki davranışları ve cezanın gelecekleri üzerindeki olası etkileri" gerekçesiyle iyi hal indirimi uygulayarak 6 yıl 8'er aya düşürdü.</p>

<p>6 Şubat depremlerinin simge yapılarından Ebrar Sitesi'nde 18 bloğun yıkılması sonucu 1480 kişi hayatını kaybetmiş, çok sayıda kişi yaralanmıştı.</p>

<h2><strong>G Blok'ta 124 kişi hayatını kaybetti</strong></h2>

<p>Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığı, Ebrar Sitesi G Blok'un yıkılması sonucu 124 kişinin hayatını kaybettiği, 8 kişinin yaralandığı olayla ilgili soruşturma yürüttü.</p>

<p>Soruşturma kapsamında binanın inşasında müteahhit sıfatıyla sorumlu oldukları değerlendirilen Tevfik Tepebaşı, Ahmet Doğan, Mustafa Timurbanga ve Atilla Öz ile 6 kooperatif üyesi ve 6 kamu görevlisi hakkında "bilinçli taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma" suçundan dava açıldı.</p>

<p>Kahramanmaraş 5. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davada müteahhit Tevfik Tepebaşı'na "bilinçli taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma" suçundan 17 yıl 4 ay hapis cezası verildi.</p>

<p>Dönemin İmar İşleri Müdürü Fahri Yiğitoğlu ile İmar İşleri Müdür Yardımcısı Hacı Mehmet Güner ise "taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma" suçundan 8'er yıl hapis cezasına çarptırıldı. Sanıkların cezaları, iyi hal indirimi uygulanarak 6 yıl 8'er aya indirildi.</p>

<p>Diğer 13 sanık hakkında ise beraat kararı verildi.</p>

<h3><strong>Firari sanıkların dosyası ayrıldı</strong></h3>

<p>AN­KA Haber Ajansı'nın ulaştığı 53 sayfalık gerekçeli kararda, sanıklar Ahmet Doğan ve Mustafa Timurbanga hakkında çıkarılan yakalama kararlarının infaz edilememesi nedeniyle dosyalarının tefrikine karar verildiği belirtildi.</p>

<h3><strong>Mahkeme: Tepebaşı'nın savunmaları hayatın olağan akışına aykırı</strong></h3>

<p>Gerekçeli kararda, yapı ruhsatı ve eklerinde fiili müteahhitlik yapan kişinin belirtilmediği ancak dosya kapsamındaki deliller doğrultusunda Tevfik Tepebaşı'nın müteahhit ve yapı üretim sürecinde fiili sorumlu olduğunun anlaşıldığı ifade edildi.</p>

<p>Mahkeme, Tepebaşı'nın binada fiili ve aktif bir rolünün bulunmadığı yönündeki savunmalarının "hayatın olağan akışına, genel hayat tecrübelerine ve mantık kurallarına aykırı" olduğunu değerlendirdi.</p>

<p>Kararda, söz konusu savunmaların samimi görülmediği ve "kurgusal" olduğu belirtilerek, sanığın savunmalarına hukuken ve vicdanen itibar edilmediği kaydedildi.</p>

<h3><strong>Tepebaşı'na iyi hal indirimi uygulanmadı</strong></h3>

<p>Mahkeme, Tevfik Tepebaşı hakkında iyi hal indirimi uygulanmamasının gerekçesini de açıkladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Gerekçeli kararda; sanık hakkında aynı suç tipine yönelik birden fazla soruşturma ve kovuşturma dosyasının bulunması, olayın vahameti ve meydana gelen zarar ile yargılama sürecinde suç nedeniyle samimi ve ciddi bir pişmanlık gösterilmemesi dikkate alındı.</p>

<p>Mahkeme ayrıca cezanın caydırıcı olması gerektiğine vurgu yaparak, Türk Ceza Kanunu'nun 62. maddesinde düzenlenen takdiri indirimin her olayda uygulanabilecek bir hüküm olmadığını belirtti.</p>

<h3><strong>6 kooperatif yöneticisi ve 1 sanık beraat etti</strong></h3>

<p>Gerekçeli kararda, S.S. Çetin Yapı Kooperatifi'nin yönetim kurulu üyeleri Çetin Kurt, Tamer Kurtalan, Metin Kazancı, Ercüment Işık, Ahmet Paçacı ve Ahmet Tevfik Bertizlioğlu'nun beraatine hükmedildiği aktarıldı.</p>

<p>Mahkeme, kooperatif yöneticilerinin yalnızca bu sıfatları nedeniyle müteahhitlik hizmetini fiilen yürüten Tevfik Tepebaşı'nın eylemlerinden sorumlu tutulamayacağına karar verdi.</p>

<p>Sanıkların yapının yıkılmasına neden olacak bir davranışlarının veya taksirle öldürme suçu kapsamında kusur olarak değerlendirilebilecek fiillerinin bulunduğuna ilişkin kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği belirtildi.</p>

<p>Sanık Atilla Öz'ün de üzerine atılı suçun ispatlanamadığı gerekçesiyle beraatine karar verildi.</p>

<h3><strong>Kamu görevlilerinin kusuru "tali" olarak değerlendirildi</strong></h3>

<p>Gerekçeli kararda, dönemin Kahramanmaraş Belediyesi İmar İşleri Müdürü Fahri Yiğitoğlu ile İmar İşleri Müdür Yardımcısı Hacı Mehmet Güner'in yapı ruhsatı, statik proje ve zemin etüt raporlarının onay ve kontrol süreçlerindeki sorumlulukları nedeniyle "tali kusurlu" olduklarının bilirkişi raporları doğrultusunda tespit edildiği belirtildi.</p>

<p>Mahkeme, Yiğitoğlu ve Güner'in tali kusurlu olduklarını kabul ederek "taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma" suçunun sabit olduğuna hükmetti.</p>

<p>Sanıkların cezaları belirlenirken suçun işleniş biçimi, meydana gelen zarar, kusur durumları ile ölü ve yaralı sayısı dikkate alındı.</p>

<h3><strong>İyi hal indiriminin gerekçesi "sabıkasız geçmiş" oldu</strong></h3>

<p>Mahkeme, Fahri Yiğitoğlu ve Hacı Mehmet Güner hakkında verilen 8'er yıllık hapis cezalarını, sanıkların <strong>"sabıkasız geçmişleri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları ile cezanın gelecekleri üzerindeki olası etkileri"</strong>gerekçesiyle 6 yıl 8'er aya indirdi.</p>

<h3><strong>4 kamu görevlisine beraat</strong></h3>

<p>Davada diğer kamu görevlisi sanıklar Zeynel Abidin Şerefoğlu, Hülya Çelik, Fatih Diş ve Osman Yaşar Dağıstanlı hakkında da beraat kararı verildi.</p>

<p>Mahkeme, söz konusu sanıkların yapının yapım sürecinde binanın yıkılmasına neden olacak icrai veya ihmali bir davranışlarının bulunmadığına hükmetti.</p>

<p>Sanıkların, dava konusu taksirle öldürme suçu bakımından kusur olarak değerlendirilebilecek herhangi bir fiillerinin bulunmadığı ve olayla ilgili kast veya taksirlerinin olmadığı gerekçesiyle ayrı ayrı beraatlerine karar verildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/ebrar-sitesi-g-blok-davasinda-gerekceli-karar-aciklandi</guid>
      <pubDate>Sun, 26 Jul 2026 09:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/ebrar-sitesi-davasinda-karar.jpg" type="image/jpeg" length="71676"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[TİGEM'den yeni ihale: Reforme koyunlar açık artırmayla satılacak]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/tigemden-yeni-ihale-reforme-koyunlar-acik-artirmayla-satilacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/tigemden-yeni-ihale-reforme-koyunlar-acik-artirmayla-satilacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TİGEM, 1430 reforme merinos cinsi koyunun satışı için ihale düzenleyecek. Açık artırma yöntemiyle yapılacak ihale 6 Ağustos'ta gerçekleştirilecek.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü (<strong>TİGEM</strong>), bünyesinde bulunan reforme koyunların satışı için ihaleye çıkacağını duyurdu. <strong>Resmi</strong> <strong>Gazete</strong>'de yayımlanan ilana göre, toplam <strong>1430 reforme merinos cinsi koyun</strong> canlı ağırlıkları üzerinden partiler halinde satışa sunulacak.</p>

<p>İhale kapsamında Anadolu Tarım İşletmesi Müdürlüğü yetiştirmesi olan farklı gruplardaki koyunlar alıcılarla buluşturulacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Reforme koyunlar açık artırmayla satılacak</strong></h2>

<p>TİGEM tarafından yapılan ilana göre satış listesinde 400 baş reforme koyun, 900 baş reforme erkek kuzu, 100 baş reforme dişi kuzu ve 30 baş reforme erkek toklu yer alıyor.</p>

<p>Toplam 1430 hayvanın satışı, açık artırma usulüyle gerçekleştirilecek. İhaleye ilişkin işlemler, işletmenin ihale salonunda yapılacak.</p>

<h3><strong>İhale tarihi ve doküman bilgileri açıklandı</strong></h3>

<p>İhalenin 6 Ağustos saat 14.00'te düzenleneceği bildirildi. Satışa ilişkin <strong>ihale</strong> dokümanlarının TİGEM'in resmi internet adresi üzerinden veya Anadolu Tarım İşletmesi Müdürlüğünden incelenebileceği belirtildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/tigemden-yeni-ihale-reforme-koyunlar-acik-artirmayla-satilacak</guid>
      <pubDate>Sun, 26 Jul 2026 09:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/tigem-1430-reforme-koyun-satacak.png" type="image/jpeg" length="95848"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Meral Akşener Vakfı'nın kuruluşu resmen tamamlandı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/meral-aksener-vakfinin-kurulusu-resmen-tamamlandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/meral-aksener-vakfinin-kurulusu-resmen-tamamlandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eski İçişleri Bakanı ve İYİ Parti Kurucu Genel Başkanı Meral Akşener'in kurucusu olduğu Meral Akşener Vakfı resmen tescil edildi. İstanbul merkezli faaliyet gösterecek vakfın başlangıç mal varlığı 5 milyon TL olarak açıklanırken, yönetiminde Akşener'in yanı sıra eski Özel Kalem Müdürü Esma Bekar ve oğlu Fatih Akşener de yer aldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Eski İçişleri Bakanı ve İYİ Parti Kurucu Genel Başkanı <strong>Meral Akşener</strong>'den dikkat çeken bir hamle geldi. Siyasete dönüp dönmeyeceği uzun süredir gündemde olan Akşener'in kurucusu olduğu <strong>Meral Akşener Vakfı </strong>resmen tescil edildi.</p>

<h2><strong>Meral Akşener Vakfı resmen kuruldu</strong></h2>

<p>Kültür ve Turizm Bakanlığı Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından Resmi Gazete'de yayımlanan ilana göre, Meral Akşener'in kurucusu olduğu vakfın kuruluşu resmiyet kazandı.</p>

<p><img alt="Bugünün Resmi Gazetesi (25 Temmuz 2026 tarihli Resmi Gazete)-1" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/thumbs-b-c-28f16691f9ef79c89405a6db795b84fb-2.jpg" width="864" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İstanbul merkezli olarak faaliyet gösterecek vakfın kuruluşu, İstanbul Anadolu 34. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin kararıyla tescil edildi.</p>

<h3><strong>Vakfın faaliyet alanları belli oldu</strong></h3>

<p>Resmi kayıtlara göre vakıf; eğitim, sağlık, sosyal, kültürel ve çevre alanlarında toplum yararına projeler geliştirmeyi hedefliyor.</p>

<p>Vakfın faaliyetleri arasında araştırma ve incelemeler yürütmek ile ihtiyaç sahiplerine yönelik yardım çalışmaları gerçekleştirmek de bulunuyor.</p>

<h3><strong>Başlangıç sermayesi 5 milyon TL</strong></h3>

<p>Resmi kayıtlarda vakfın kuruluşunda başlangıç mal varlığı olarak <strong>5 milyon TL nakit sermaye</strong> tahsis edildiği belirtildi.</p>

<p>Vakfın yönetim kadrosunda kurucu Meral Akşener'in yanı sıra Akşener'in eski Özel Kalem Müdürü Esma Bekar ve oğlu Fatih Akşener de yer aldı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/meral-aksener-vakfinin-kurulusu-resmen-tamamlandi</guid>
      <pubDate>Sun, 26 Jul 2026 09:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/dad5f0e7-8043-43f2-9a21-5f0d00e21731jpg.webp" type="image/jpeg" length="27989"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[MS tedavisinde yeni dönem: “Artık tekerlekli sandalyeye mahkûm olmak kader değil”]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi programına konuk olan Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, günümüzde geliştirilen yeni nesil tedaviler sayesinde MS’nin ilerlemesinin büyük ölçüde kontrol altına alınabildiğini belirterek düzenli tedavi gören hastaların iş, aile ve sosyal yaşamlarını sürdürebildiğini ifade etti. Mungan, “Artık tekerlekli sandalyeye mahkûm olmak kader değil.” mesajını verdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi programına konuk olan Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, Multipl Skleroz (MS) hastalığında tanı, tedavi ve yaşam yönetimine ilişkin önemli bilgiler verdi. Günümüzde MS tedavisinde çok önemli gelişmeler yaşandığını belirten Mungan, erken tanı, kişiye özel tedavi ve düzenli takip sayesinde hastaların büyük bölümünün aktif yaşamlarını sürdürebildiğini söyledi.</p>

<p><strong>Dünyada 2,8 milyon, Türkiye’de yaklaşık 83 bin kişi MS ile yaşıyor</strong></p>

<p>Multipl Skleroz (MS), dünyada yaklaşık 2,8 milyon, Türkiye’de ise 82–83 bin kişiyi etkileyen kronik bir nörolojik hastalık olarak biliniyor.</p>

<p>Hastalığın merkezi sinir sistemini etkilediğini anlatan Prof. Dr. Mungan, beyin ve omurilikteki sinir hücrelerini saran miyelin kılıfının, bağışıklık sistemindeki bozukluklar nedeniyle hasar gördüğünü belirterek şunları söyledi:</p>

<p>“Bağışıklık sistemindeki değişiklikler miyelin kılıfında yıkıma yol açıyor ve sinir hücreleri arasındaki iletiyi bozuyor. Bunun sonucunda da hastalık çok farklı belirtilerle ortaya çıkıyor.”</p>

<p>MS’nin bağışıklık sistemi hastalığı olduğunu ancak genetik ve çevresel faktörlerin de hastalığın oluşumu ve ilerlemesinde önemli rol oynadığını ifade eden Mungan, hastalığın kadınlarda erkeklere göre 2,5–3 kat daha sık görüldüğünü, özellikle 20–40 yaş arasında ortaya çıktığını söyledi.</p>

<p>Kadınlarda daha sık görülmesinin kesin nedeninin bilinmediğini belirten Mungan, “Östrojen ve diğer kadınlık hormonlarının bağışıklık sistemi üzerindeki etkileri nedeniyle özellikle doğurganlık çağında hastalık daha sık görülüyor.” dedi.</p>

<p>Mungan, son yıllarda tanı olanaklarının gelişmesi sayesinde ileri yaşta başlayan MS vakalarının daha sık tanı aldığını, nadir de olsa çocukluk çağında da görülebildiğini söyledi.</p>

<p>İlk belirti görme kaybı da olabilir, uyuşma da…</p>

<p>MS’nin çok farklı belirtilerle ortaya çıkabildiğini belirten Prof. Dr. Mungan, en sık görülen bulguların;</p>

<ul>
 <li>Görme kaybı,</li>
 <li>Çift görme,</li>
 <li>Kol veya bacakta uyuşma,</li>
 <li>Güçsüzlük,</li>
 <li>Denge bozukluğu,</li>
 <li>İdrar problemleri olduğunu söyledi.</li>
</ul>

<p>MR’da görülen plakların beynin veya omuriliğin hangi bölgesini etkilediğine göre belirtilerin değiştiğini belirten Mungan, “Plak hangi fonksiyonu etkiliyorsa hastanın şikâyeti de ona göre ortaya çıkıyor.” dedi.</p>

<p>Görme kaybı yaşayan hastaların çoğunlukla önce göz hastalıkları uzmanına başvurduğunu belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, göz muayenesinde sorun bulunmaması halinde hastaların nörolojiye yönlendirildiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.34 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234-1.jpeg" width="1920" /></p>

<p><strong>Tanıda MR ve nörolojik muayene belirleyici</strong></p>

<p>MS tanısında ayrıntılı klinik öykü ve nörolojik muayenenin vazgeçilmez olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hem beyin hem de omurilik MR’ının mutlaka çekildiğini ifade etti.</p>

<p>Son yıllarda güncellenen tanı kriterlerinde MR’ın çok daha belirleyici hâle geldiğini söyleyen Mungan, yardımcı tanı yöntemleri arasında VEP testi ile göz sinirlerindeki iletimin değerlendirildiğini anlattı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Tanıda en önemli yardımcı yöntemlerden birinin ise beyin omurilik sıvısının incelenmesi olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, şöyle konuştu:</p>

<p>“Lomber ponksiyon yardımcı test olarak geçse de hemen hemen her hastada yapmak istiyoruz. Hem kesin tanı hem de ayırıcı tanı açısından çok önemli. Ayrıca hastalığın gelecekte nasıl seyredeceği konusunda da bize önemli bilgiler veriyor.”</p>

<p><strong>MS her hastada farklı seyrediyor</strong></p>

<p>Kesin MS tanısı alan hastalarda koruyucu tedavinin geciktirilmemesi gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Mungan, tedavi edilmediğinde hastalığın ilerleyerek kalıcı fonksiyon kayıplarına neden olabileceğini söyledi.</p>

<p>Atak dönemlerinde öncelikle yüksek doz kortizon tedavisi uygulandığını belirten Mungan, ardından hastalığın tipine uygun koruyucu tedavilerin planlandığını ifade etti.</p>

<p>MS hastalığının en sık görülen tipinin ataklar ve iyileşmelerle seyreden RRMS (Relapsing Remitting MS) olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hastaların yaklaşık yüzde 15–20’sinde ilerleyici tip MS görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Bazı hastalarda hastalığın en baştan ilerleyici seyredebildiğini, bazılarında ise yıllar içinde ilerleyici forma dönüşebildiğini belirten Mungan, “MS tamamen kişiye özgü seyreden bir hastalık. Hastaların düzenli izlenmesi ve hastalık tipinin doğru belirlenmesi tedavinin başarısını belirliyor.” dedi.</p>

<p><strong>Aynı hekim tarafından uzun süre takip büyük önem taşıyor</strong></p>

<p>MS’nin uzun yıllar takip gerektiren kronik bir hastalık olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hastaların tanı sonrasında sürekli doktor değiştirmemesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Kesin tanı konulduktan sonra hastaların aynı hekim tarafından izlenmesi tedavi başarısını artırıyor. Çünkü MS’de bireyselleştirilmiş tedavi çok önemli. Doktorun hastanın geçmişini, MR değişimlerini, atak sıklığını ve nörolojik durumunu yakından bilmesi gerekiyor.”</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.35" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001235.jpeg" width="1920" /></p>

<p><strong>Hastalar gerçek atak ile yalancı atağı karıştırabiliyor</strong></p>

<p>MS atağının belirtilerin 24 saatten uzun sürmesi olarak tanımlandığını belirten Prof. Dr. Mungan, optik nörit, güçsüzlük, uyuşma ve denge bozukluğunun gerçek atak belirtileri arasında yer aldığını söyledi.</p>

<p>Bunun yanında enfeksiyon, sıcak hava, yoğun stres, regl dönemi veya aşırı egzersiz gibi vücut ısısını artıran durumlarda yalancı atakların görülebileceğini belirten Mungan, bu nedenle hastaların önce ayrıntılı değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p><strong>Atak tedavisinde altın standart kortizon tedavisi</strong></p>

<p>MS ataklarında günlük 1000 mg kortizonun 5–7 gün, bazı hastalarda ise 10 güne kadar uygulanabildiğini belirten Prof. Dr. Mungan, kortizona yanıt alınamayan hastalarda ise plazmaferez tedavisinin uygulandığını söyledi.</p>

<p>Bu tedavinin özellikle üniversite ve şehir hastanelerindeki deneyimli MS merkezlerinde yapılabildiğini ifade etti.</p>

<p><strong>Akıllı ilaçlar umut veriyor</strong></p>

<p>Atak tedavisinin dışında hastalığın ilerlemesini durdurmaya yönelik çok sayıda tedavi bulunduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, Türkiye’de tedavilerin basamaklı sistemle uygulandığını söyledi.</p>

<p>Tablet, enjeksiyon ve infüzyon tedavilerinin bulunduğunu belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, yeni nesil bağışıklık sistemini yeniden yapılandıran tedavilere ilişkin şu bilgileri verdi:</p>

<p>“Hastaların akıllı ilaç olarak adlandırdığı yeni tedaviler sayesinde çok az doz uygulayıp hastaları uzun süre tedavisiz takip edebildiğimiz durumlar olabiliyor.”</p>

<p>Tedavi seçiminde hastanın yaşı, cinsiyeti, gebelik planı, mesleği, sosyal yaşamı ve hastalığın seyri gibi çok sayıda faktörün dikkate alındığını belirtti.</p>

<p><strong>MS hastaları evlenebilir, çocuk sahibi olabilir</strong></p>

<p>Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, MS hastalarının normal yaşamlarını sürdürebileceklerini belirterek şu önerilerde bulundu:</p>

<p>“MS hastaları evlenebilir, planlı gebelik gerçekleştirebilir ve doktorlarıyla koordineli şekilde çocuk sahibi olabilirler. Gebelik öncesinde hastalığın en az bir yıl stabil seyretmesini tercih ediyoruz.”</p>

<p>Ağır egzersizlerden kaçınılmasını öneren Mungan; yürüyüş, yüzme, yoga ve pilatesin uygun sporlar olduğunu söyledi.</p>

<p><strong>Akdeniz tipi beslenme öneriliyor</strong></p>

<p>Beslenmenin tedavinin önemli bir parçası olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, Akdeniz tipi beslenmenin önerildiğini söyledi.</p>

<p>Mungan, sebze, meyve ve balık ağırlıklı beslenmenin önemine dikkat çekerek D vitamini ve B12 eksikliklerinin mutlaka giderilmesi gerektiğini, balık tüketemeyen hastalarda ise omega-3 desteğinin yararlı olabileceğini belirtti. Prof. Dr. Mungan, “Miyelin kılıfının iyileşmesinde omega-3’ün önemli etkileri bulunuyor.” dedi.</p>

<p><strong>Sigara ve D vitamini eksikliği hastalığın en önemli çevresel sebepleri</strong></p>

<p>MS için kanıtlanmış iki önemli çevresel risk faktörü bulunduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, bunların D vitamini eksikliği ve sigara olduğunu belirterek, “Hastalar kesinlikle sigara içmemeli, sigara içilen ortamlarda da bulunmamalı.” dedi.</p>

<p><strong>MS hastaları yaz sıcaklarında dikkatli olmalı</strong></p>

<p>Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, MS hastalarının yaz aylarında çok daha dikkatli olmalarını belirterek sıcak ortamlardan kaçınmalarını söyledi.</p>

<p>Mungan:</p>

<ul>
 <li>Sıcak suyla banyo yapılmamasını,</li>
 <li>Hamam ve saunadan uzak durulmasını,</li>
 <li>Yazın 11.00–14.00 saatleri arasında güneşten kaçınılmasını,</li>
 <li>Bol su tüketilmesini,</li>
 <li>Hafif beslenilmesini önerdi.</li>
</ul>

<p><strong>Türkiye’de hastalar güncel tedavilere kolaylıkla ulaşıyor</strong></p>

<p>Dünyada kullanılan güncel MS tedavilerinin neredeyse tamamına Türkiye’de geri ödeme kapsamında erişilebildiğini belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, bunun hastalar açısından önemli bir avantaj olduğunu söyledi.</p>

<p>Ayrıca ilerleyen yaşlarda bağışıklık sisteminin daha sakin hâle gelmesi nedeniyle bazı hastalarda hastalığın da daha durağan seyredebildiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.34 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="684" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234-2.jpeg" width="1290" /></p>

<p><strong>Kök hücre mucize değil</strong></p>

<p>Kök hücre tedavisine ilişkin yanlış beklentilere dikkat çeken Prof. Dr. Mungan, şu değerlendirmede bulundu:</p>

<p>“Kök hücre tedavisi bağışıklık sistemini yeniden yapılandırmayı hedefliyor ancak hastalığı tamamen ortadan kaldırmıyor. Diğer tedavilere belirgin bir üstünlüğü de bulunmuyor. Mucize beklememek gerekiyor.”</p>

<p>Mungan, kök hücre tedavisinin özellikle ataklı MS grubunda daha etkili olduğunu, Türkiye’de ise yalnızca çok sınırlı sayıdaki merkezde uygulanabildiğini söyledi.</p>

<p><strong>Aktarlardan alınan ürünlerden uzak durun</strong></p>

<p>MS hastalarının Sağlık Bakanlığı onaylı ilaçlar dışında hiçbir ürünü kontrolsüz şekilde kullanmamaları gerektiğini belirten Prof. Dr. Mungan, “Hekimlerinizin önermediği bitkisel ürünleri ve aktarlardan alınan karışımları kesinlikle kullanmayın.” uyarısında bulundu.</p>

<p><strong>“MS tanısı alanlar umutsuzluğa kapılmasın”</strong></p>

<p>Programın sonunda MS tanısı alan hastalara seslenen Prof. Dr. Mungan, moral ve sosyal desteğin tedavinin önemli parçalarından biri olduğunu belirterek şu mesajı verdi:</p>

<p>“MS tedavi edilebilen ve ilerlemesi durdurulabilen bir hastalık. Hastalar düzenli takiplerini yaptırır, tedavilerini aksatmaz ve yaşam tarzlarına dikkat ederlerse bugün tekerlekli sandalyeye mahkûm olmaları artık neredeyse söz konusu olmuyor.”</p>

<p>Hasta yakınlarının desteğinin büyük önem taşıdığını belirten Mungan, hastaların iş yaşamlarından kopmamalarını, sosyal hayata katılmalarını ve hobi edinmelerini önerdi. Ayrıca bulundukları illerde Türkiye MS Derneği şubelerine başvurarak ücretsiz eğitim, yoga ve pilates programlarından yararlanabileceklerini söyledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 09:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234.jpeg" type="image/jpeg" length="46127"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fethi Akkoç: Kıbrıs’ın kaderi Londra’daki 24 saatlik diplomasi trafiğinde belirlendi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kıbrıs Barış Harekatı’nın 52. yıl dönümünde, harekat öncesindeki kritik diplomasi trafiğinin tanıklarından gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat’e konuştu. Akkoç, Başbakan Bülent Ecevit’in Londra’da gerçekleştirdiği 24 saatlik görüşmelerin Kıbrıs’ın kaderini belirlediğini anlattı. Ayrıntılar 24 Saat Kayıt'ta...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kıbrıs Barış Harekatı’nın 52. yıl dönümünde, harekatın diplomasi trafiğine tanıklık eden gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat’te yayınlanan Kayıt Dışı programına konuk oldu. Akkoç, harekat öncesinde Londra’da yürütülen kritik görüşmeleri, uluslararası diplomasinin perde arkasını ve bugüne kadar kamuoyunda çok az bilinen, kayıt dışı kalan ayrıntıları detaylarıyla anlatarak şu değerlendirmelerde bulundu:</p>

<p>“52 yıl önce, 20 Temmuz 1974’te Kıbrıs’a yapılan müdahalenin önce diplomasiyle, ardından askeri harekatla kazanıldığını yaşayarak öğrendim. Kıbrıs’ın kaderi, Başbakan Bülent Ecevit’in Londra’da İngiltere Başbakanı Harold Wilson, Dışişleri Bakanı James Callaghan ve daha sonra görüşmelere katılan ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Joseph Sisco ile yaptığı tam 24 saatlik temasların sonunda şekillendi.”</p>

<p>Akkoç, harekattan bir gün önce ABD’nin Yunanistan’daki askeri yönetime kritik bir uyarıda bulunduğunu da öne sürdü:</p>

<p>“ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Joseph Sisco, 19 Temmuz’da Yunanistan’a giderek cunta yönetimine, ‘Türkiye müdahale edecek. Sakın karşılık vermeyin. Karışırsanız Türkiye sizi de ezer. Biz Türkiye’nin yanındayız.’ mesajını iletti. Bu süreci bizzat yaşayarak ve görerek öğrendim.”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>“Londra’ya özel uçakla gittik”</strong></h2>

<p>Akkoç, 17 Temmuz 1974’te Başbakan Bülent Ecevit başkanlığındaki heyetle birlikte Türk Hava Yolları’nın özel uçağıyla Londra’ya gittiklerini anlattı.</p>

<p>Heyette, Başbakan Yardımcısı ve İçişleri Bakanı Oğuzhan Asiltürk, Dışişleri Bakanlığı Yüksek Müşaviri Ümit Haluk Bayülken, Hukuk Müşaviri Namık Kemal Yolga ile dönemin Milli Savunma Bakanı ve Dışişleri Bakan Vekili Hasan Esat Işık’ın bulunduğunu belirten Akkoç, Dışişleri Bakanı Turan Güneş’in ise o sırada Çin’de resmi temaslarda olduğu için heyete katılamadığını ifade etti.</p>

<p>Basın mensupları olarak ise Hürriyet’ten Cüneyt Arcayürek, Milliyet’ten Orhan Tokatlı, Günaydın’dan Örsan Öymen, Tercüman gazetesi adına kendisi, Anadolu Ajansı Genel Müdürü Atilla Onuk ile TRT ekibinin yer aldığını söyledi.</p>

<h3><strong>“Dünyanın gözü Londra’daydı”</strong></h3>

<p>Akkoç, heyetin Heathrow Havalimanı’ndan doğrudan İngiltere Başbakanı Harold Wilson’ın konutuna geçtiğini belirterek, görüşmeleri dünyanın dört bir yanından gelen gazetecilerin takip ettiğini anlattı.</p>

<p>“Biz yalnız değildik. İngiliz gazeteciler başta olmak üzere dünyanın her yerinden basın mensupları Başbakanlık Konutu’nun önünde bekliyordu.”</p>

<h3><strong>“Sisco ile beş dakikalık kritik görüşme”</strong></h3>

<p>Görüşmelerin ardından Bülent Ecevit’in Joseph Sisco ile baş başa yaklaşık beş dakika süren özel bir görüşme yaptığını aktaran Akkoç, bu görüşmenin önemine dikkat çekti.</p>

<p>“Hasan Esat Işık’a ‘Bülent Bey nerede?’ diye sordum. ‘Sisco ile baş başa görüşüyor’ dedi. Saatime baktım, tam beş dakika sürdü. Görüşmenin ardından Bülent Bey son derece rahat ve memnun görünüyordu. Dünya basınına da gayet sakin ve güçlü bir açıklama yaptı.”</p>

<h3><strong>“Harekatın başlayacağını biliyorduk”</strong></h3>

<p>Londra temaslarının tam 24 saat sürdüğünü ifade eden Akkoç, Ankara’ya döndüklerinde harekat kararının artık kesinleştiğini hissettiklerini söyledi.</p>

<p>“Harekatın yapılacağını biliyorduk. Hazırlıkların tamamlandığını hissediyorduk ancak yalnızca başlama zamanı henüz net değildi.”</p>

<p>Akkoç, Joseph Sisco’nun ertesi gün yeniden Türkiye’ye geldiğini, ardından Yunanistan’a geçerek cunta yönetimiyle görüştüğünü ve aynı gün tekrar Ankara’ya döndüğünü belirterek, Yunanistan’a yapılan uyarının da bu diplomasi trafiğinin bir parçası olduğunu dile getirdi.</p>

<h3><strong>“Harekat haberi Güvenpark’ta duyuruldu”</strong></h3>

<p>20 Temmuz sabahı yaşanan anları da anlatan Akkoç, şunları söyledi:</p>

<p>“Cumartesi sabahı saat 06.00’da bütün bakanlar dışarı çıktı. Gazeteciler olarak biz de oradaydık. Başbakanın açıklama yapacağını düşünüyorduk. O sabah Güvenpark’a doğru yürürken Kıbrıs Barış Harekatı’nın başladığı resmen açıklandı.”</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 20:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/ppdvK1JySZk/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="52596"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ağrısız doğum lüks değil, anne adayının hakkı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Berrin Günaydın, doğum ağrısının modern anestezi yöntemleriyle güvenli biçimde azaltılabileceğini anlattı. Epidural analjezinin uygun koşullarda uygulandığında normal doğumu desteklediğini vurgulayan Prof. Dr. Günaydın, doğum ağrısının giderilmesinin bir lüks değil, anne adayının hakkı olduğunu söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan <strong>Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Berrin Günaydın doğum ağrısının azaltılması ile ilgili uygulanan yöntemleri anlattı. Prof. Dr. Günaydın</strong>, “Doğum ağrısını azaltmak mümkün. Epidural analjezi, doğru ekip ve uygun koşullarda hem anneye konfor sağlıyor hem de normal doğumu destekliyor” diye konuştu.</p>

<p>Doğum sancısı, anne adaylarının en büyük kaygılarından biri olmaya devam ediyor. Ancak günümüzde modern anestezi yöntemleri sayesinde doğum ağrısını büyük ölçüde azaltmak mümkün. Prof. Dr. Berrin Günaydın, halk arasında <strong>“ağrısız doğum”</strong> olarak bilinen uygulamanın çoğunlukla <strong>epidural analjezi</strong> ile yapıldığını belirterek, doğru koşullarda uygulandığında annenin doğuma bilinçli ve konforlu şekilde katılmasını sağladığını söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Günaydın, “Aslında tıpta kullandığımız doğru ifade ağrısız doğum değil, doğum ağrısının etkili şekilde azaltılmasıdır. Anne sancıları hisseder ancak dayanılmaz ağrı büyük ölçüde ortadan kalkar. Böylece doğuma aktif olarak katılır ve bebeğinin dünyaya gelişine tanıklık eder” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (3)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-3.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>"Obstetrik anestezi gelişmiş ülkelerde ayrı bir uzmanlık alanı"</strong></h2>

<p>Amerika Birleşik Devletleri ve İngiltere’de obstetrik anestezinin anesteziyolojinin özel bir çalışma alanı olarak kabul edildiğini belirten Prof. Dr. Günaydın, bu ülkelerdeki uygulamaları yerinde inceleyerek Gazi Üniversitesi’nde Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı ile 2004 yılında başlattıklarını söyledi.</p>

<p>Doğum ağrısının yönetiminde kadın hastalıkları ve doğum uzmanları ile anesteziyoloji uzmanlarının birlikte çalışmasının önemine dikkat çeken Günaydın, “Kadın doğum uzmanı ve anne adayının onayı olmadan epidural analjezi uygulanamaz. Bu nedenle anne adaylarının doğru bilgilendirilmesinde kadın doğum uzmanlarının rolü son derece önemlidir” diye konuştu.</p>

<h2><strong>"Ağrısız doğumda altın standart epidural analjezi"</strong></h2>

<p>Doğum ağrısını azaltmaya yönelik farklı yöntemler bulunduğunu ancak *altın standardın epidural analjezi olduğunu* vurgulayan Prof. Dr. Berrin Günaydın, yöntemin bel bölgesinden omuriliğin dışındaki epidural boşluğa yerleştirilen ince bir kateter aracılığıyla uygulandığını anlattı.</p>

<p>Günaydın “Düşük dozlarda lokal anestezik ilaçlar ve yardımcı ilaçlar kullanıyoruz. Amaç annenin ağrısını azaltırken hareket edebilmesini, doğuma aktif katılmasını ve bebeğin doğumuna bilinçli şekilde eşlik etmesini sağlamaktır” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>“Epidural felç yapmaz, bebeğe zarar vermez”</strong></h2>

<p>Toplumda *epiduralle* ilgili çok sayıda yanlış bilgi bulunduğunu belirten Prof. Dr. Günaydın, en sık karşılaştıkları soruların felç, kalıcı bel ağrısı ve bebeğe zarar verip vermediği olduğunu söyleyerek şunları kaydetti:</p>

<p>“Epidural uygulama omuriliğin içine değil, dışındaki güvenli alana yapılır. Deneyimli ekip ve uygun koşullarda uygulandığında son derece güvenli bir yöntemdir. Bilimsel çalışmalar epidural analjezinin kalıcı bel ağrısına neden olmadığını gösteriyor. Ayrıca kullanılan ilaçlar çok düşük dozlarda uygulanıyor. Amaç annenin rahatlamasıdır. Anne rahatladığında stres hormonları azalıyor, bu da bebeğin oksijenlenmesini ve doğum sürecini olumlu etkileyebiliyor.”</p>

<h2><strong>"Sezaryen oranlarının düşürülmesine katkı sağlayabilir"</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Günaydın, bilimsel çalışmaların epidural analjezinin sezaryen oranını artırmadığını gösterdiğini belirterek, gelişmiş ülkelerde bunun tam tersine normal doğumu destekleyen önemli uygulamalardan biri olduğunu ifade etti. Günaydın şöyle konuştu:</p>

<p>“Amerika ve İngiltere’de sezaryen oranları yaklaşık yüzde 30 seviyelerinde. Bu ülkelerde doğumların büyük bölümü epidural analjezi ile gerçekleştiriliyor. Anne adayları bu konuda bilinçli olduğu için doğum ağrısının azaltılmasını talep ediyor. Normal doğumun desteklenmesi de sezaryen oranlarının düşmesine katkı sağlayabiliyor.”</p>

<p>Türkiye’de de öncelikle bu konuda farkındalığın artırılması gerektiğini belirten Günaydın, “Toplum bilinçlenmeden yalnızca hizmeti yaygınlaştırmak yeterli olmaz. Aynı zamanda bunu karşılayacak eğitimli ekiplerin ve uygun altyapının da hazır olması gerekir” diye konuştu.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-1.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>"Ağrısız doğum ekip işi"</strong></h2>

<p>Epidural analjezinin yalnızca bir anestezi uygulaması olmadığını belirten Prof. Dr. Günaydın, başarılı bir doğum yönetimi için kadın hastalıkları ve doğum uzmanı, anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanı, deneyimli hemşireler, uygun monitörizasyon ve teknik donanımın birlikte çalışmasının şart olduğunu söyledi.</p>

<p>Anne adaylarının gebelik boyunca düzenli olarak değerlendirildiğini ifade eden Günaydın, kan sulandırıcı ilaç kullananlar, bazı kanama-pıhtılaşma bozukluğu bulunanlar, girişim bölgesinde enfeksiyonu olanlar veya bazı özel nörolojik hastalıkları bulunan kişilerde epidural uygulanamayabileceğini belirtti. Uygun adaylarda ise anestezi değerlendirmesi ve bilgilendirilmiş onam sonrasında güvenle uygulanabileceğini kaydetti.</p>

<h2><strong>Sezaryende de önemli avantaj sağlıyor</strong></h2>

<p>Planlı sezaryenlerde tıbbi engel bulunmadığı sürece spinal, kombine spinal-epidural veya epidural gibi bölgesel anestezi yöntemlerinin tercih edilmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Günaydın, doğum sırasında epidural kateter takılmış bir gebenin acil sezaryene alınması gerekirse aynı kateter üzerinden anestezinin sürdürülebileceğini söyledi.</p>

<p>Ayrıca epidural kateterin sezaryen sonrasında da ameliyat ağrısının kontrolünde kullanılabildiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (4)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-4.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>“Doğum bir hastalık değil, hayatın en güzel mucizelerinden biridir”</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Günaydın, Dünya Anesteziyoloji Dernekleri Federasyonu’nun (WFSA) doğum ağrısının giderilmesini lüks değil, hasta hakkı olarak değerlendirdiğini, Amerikan Kadın Doğum Uzmanları Koleji’nin (ACOG) ise tıbbi engel bulunmayan gebelerde annenin doğum ağrısının giderilmesini istemesini tek başına yeterli bir tıbbi endikasyon olarak kabul ettiğini hatırlattı. Günaydın, şu ifadeleri kullandı:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“Bizim amacımız kadınları epidurale yönlendirmek değil; doğru bilgiyi vererek bilinçli seçim yapmalarını sağlamaktır. Ağrısız doğum bir zorunluluk değildir ancak isteyen ve tıbbi açıdan uygun olan hiçbir anne adayının bu haktan mahrum bırakılmaması gerekir.”</p>

<p>Doğumun doğal bir süreç olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Günaydın, sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<p>“Doğum bir hastalık değil, hayatın en güzel mucizelerinden biridir. Biz anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanlarının görevi de bu mucizeyi anne ve bebek için daha güvenli, daha konforlu ve daha güzel bir deneyime dönüştürmektir.”</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Jul 2026 09:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-2.jpeg" type="image/jpeg" length="38502"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[“Diz ameliyatı sonrası kayak da yapılabilir, tenis de oynanabilir”]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Akkaya, diz ağrılarının ihmal edilmemesi gerektiğini vurgulayarak, yeni nesil cerrahi teknikler, kişiye özel implantlar ve yapay zekâ destekli rehabilitasyon sayesinde hastaların yeniden aktif yaşama dönebildiğini söyledi. Akkaya, uygun tedaviyle diz ameliyatı sonrası kayak, tenis ve koşu gibi sporlara yeniden dönüşün mümkün olduğunu belirtti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı <strong>Prof. Dr. Mustafa Akkaya</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu <strong>“Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi”</strong> programında diz eklemi hastalıkları ve diz cerrahisinde yaşanan yeni gelişmeleri anlattı.</p>

<p>Diz ağrılarının toplumda en sık ihmal edilen sağlık sorunları arasında yer aldığını belirten Akkaya, erken dönemde başvurulduğunda birçok sorunun ilerlemeden kontrol altına alınabileceğini söyledi.</p>

<p>Diz ekleminin çok özel bir anatomiye sahip olduğunu vurgulayan Akkaya, yanlış ya da gecikmiş tedavilerin hareket kabiliyetini ciddi şekilde etkileyebileceğini belirterek, “Yürüme her şeydir. İnsanların mobilize olması genel beden ve ruh sağlığı açısından çok önemli. İnsanlar yürüyemediklerinde sosyal hayattan kopuyor, kilo alımı artıyor ve başkalarına bağımlı hale gelebiliyorlar” dedi.</p>

<h2><strong>“Diz sorunları yaşa ve cinsiyete göre değişiyor”</strong></h2>

<p>Diz eklemi hastalıklarının yaşa, cinsiyete ve yaşam biçimine göre farklılık gösterdiğini ifade eden Prof. Dr. Akkaya, çocukluk döneminde daha çok travmaya bağlı diz kapağı çıkıkları ve yaralanmaların görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Orta yaş döneminde ise kadın ve erkeklerde farklı sorunların öne çıktığını belirten Akkaya, kadınlarda kas yapısındaki farklılıklar nedeniyle diz kapağı çevresindeki problemlerin daha sık yaşanabildiğini ifade etti.</p>

<p>“Merdiven inip çıkarken, çömelirken veya oturup kalkarken oluşan ağrılar ön diz ağrısının habercisi olabilir. Erken dönemde müdahale edilirse kıkırdak aşınması ilerlemeden önlem alınabilir.” diyen Akkaya, ihmal edilen problemlerin ilerleyen yaşlarda kireçlenmeye dönüşebileceğini söyledi.</p>

<p>Akkaya, erkeklerde ise spor yaralanmalarına bağlı menisküs yırtıkları ve ön çapraz bağ sorunlarının daha sık görüldüğünü belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Kadınlar ciltlerine gösterdikleri özeni dizlerine de göstermeli”</strong></h2>

<p>Menopoz döneminin diz sağlığı açısından kritik olduğuna dikkat çeken Akkaya, hormonal değişikliklerle birlikte kemik ve kıkırdak dokusunun da etkilendiğini söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Akkaya, “Kadınlar menopoza girdikten sonra ciltlerine gösterdikleri özeni dizlerine de göstermeliler. Çünkü dizler yaşam kalitesini etkileyen en önemli yapılardan biridir” dedi.</p>

<p>Akkaya, menopoz öncesi yapılacak kontroller sayesinde kıkırdak koruyucu tedavilerle diz sağlığının korunabileceğini belirtti.</p>

<h2><strong>“Her diz ağrısı ameliyat gerektirmez”</strong></h2>

<p>Diz tedavisinde son yıllarda rejeneratif tıp ve ortobiyolojik uygulamaların önemli gelişmeler sağladığını anlatan Prof. Dr. Akkaya, amaçlarının vücudun kendi iyileştirme kapasitesinden yararlanmak olduğunu söyleyerek “Kişinin iyileştirici kapasitesi aslında kendi vücudunda saklıdır. Erken evre kıkırdak hasarlarında kişinin kendi kök hücrelerinden yararlanılarak yapılan ortobiyolojik tedavilerle başarılı sonuçlar alınabiliyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya, rejeneratif ve ortobiyolojik tedaviler konusunda toplumda bilgi karmaşası yaşanabildiğine dikkat çekti.</p>

<p>Kök hücre tedavileri ile kandan elde edilen trombosit uygulamalarının farklı yöntemler olduğunu belirten Akkaya:</p>

<p>“Vücutta dolaşan kandan kök hücre elde etmek mümkün değildir. Kök hücreler, leğen kemiği gibi büyük kemiklerden ya da yağ dokusundan elde edilebilir. Kandan alınan ise kök hücre değil, trombosit dediğimiz kan hücreleridir.” dedi.</p>

<p>Menisküs ve kıkırdak dokularının iyileşme kapasitesinin sınırlı olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Akkaya:</p>

<p>“Kas dokusu kanlanması sayesinde kendini onarabilir ancak kıkırdak ve menisküs gibi dokular yeterli kan damarına sahip değildir. Bu nedenle erken evre hasarlarda uyguladığımız ortobiyolojik tedavilerle o bölgede iyileşmeyi destekleyecek bir ortam oluşturmayı hedefliyoruz.” ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.58 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="730" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182958-1.jpeg" width="1194" /></p>

<h2><strong>“Sosyal medyada mucize tedavi gibi sunulan uygulamalara dikkat”</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya, menisküs ve kıkırdak tedavileri konusunda bilimsel gelişmelerin umut verici olduğunu ancak her yeni yöntemin “kesin tedavi” gibi sunulmaması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Menisküsün dışarıdan verilen maddelerle tamamen tedavi edilmesinin bugün için mümkün olmadığını belirten Akkaya:</p>

<p>“Biyoteknoloji çok hızlı ilerliyor. Kitosan içerikli jeller ve akıllı moleküllerle hasarlı bölgeyi hedefleyen çalışmalar devam ediyor. Gelecekte kıkırdak ve menisküs dokularına yönelik yeni tedavi seçenekleri mümkün olabilir.” dedi.</p>

<p>Ancak mevcut bilimsel aşamada tek bir enjeksiyonla tüm sorunları ortadan kaldıran bir tedavi yaklaşımının olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Akkaya:</p>

<p>“Henüz bir iğneyle menisküsü ya da kıkırdağı tamamen tedavi edebilecek noktada değiliz. Hastalar erken dönemde hekime başvurursa ortobiyolojik tedavilerle mevcut hasarın ilerlemesini yavaşlatmak ve eklemi korumak mümkün olabilir.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Akkaya, kıkırdak, menisküs ve eklem hasarlarında her hastaya özel değerlendirme yapılarak kişiselleştirilmiş tedavi planlanması gerektiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Ağrıyla ve ağrı kesicilerle yaşamak kader gibi görülmemeli”</strong></h2>

<p>Toplumda birçok kişinin uzun süre ağrı kesicilerle yaşamaya çalıştığını belirten Prof. Dr. Akkaya, bunun doğru bir yaklaşım olmadığını söyledi.</p>

<p>Diz cerrahisinde kişiye özel çözümlerin artık çok daha gelişmiş olduğunu ifade eden Akkaya, “Robotik cerrahi, kişiye özel protezler ve küçük implantlarla diz cerrahisinde ciddi yollar katettik. Hastalar erken başvurduklarında çok daha küçük ve kişiselleştirilmiş müdahalelerle sağlıklı bir yaşam sürdürebiliyor” dedi.</p>

<h2><strong>“Aynı ameliyatta her iki dize protez uygulanabilir”</strong></h2>

<p>Diz ve kalça protezleri konusunda hastaların endişe duymaması gerektiğini belirten Prof. Dr. Akkaya, uygun cerrahi teknik, kaliteli implant ve doğru rehabilitasyonla protezlerin uzun yıllar kullanılabildiğini söyleyerek, “Güncel çalışmalar uygun şekilde yapılan cerrahilerde implant kullanım süresinin 30 yıla ulaşabildiğini gösteriyor. Hastalar protez cerrahisinden korkmamalı ve ağrıyla yaşamayı kader olarak görmemeli” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Akkaya şunları söyledi:</p>

<p>“Eğer hasta biyolojik olarak aynı seansta iki dizine birden ameliyatı kaldırabilecek durumdaysa genel sağlık durumu buna elverişli ise aynı ameliyatta her iki dize birden ameliyat yapılabilir hatta tercih edilmelidir. Hastanın ihtiyacı varsa her iki dize de aynı anda tedavi uygulanmasının önemli avantajları var. Hasta bir kez ameliyat oluyor, bir kez rehabilitasyon desteği alıyor, hasta bakım desteği bir kez alınıyor, ameliyat maliyetleri önemli ölçüde azalıyor.”</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.58" class="detail-photo img-fluid" height="676" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182958.jpeg" width="1156" /></p>

<h2><strong>“Yapay zekâ destekli kişiye özel rehabilitasyon”</strong></h2>

<p>Cerrahi başarının yalnızca ameliyatla sınırlı olmadığını belirten Akkaya, ameliyat sonrası rehabilitasyon sürecinin de kişiye özel planlanması gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Ben hastalarıma yapay zekâ destekli kişiselleştirilmiş rehabilitasyon programı uyguluyorum” diyen Akkaya, hastanın yaşı, mesleği, beklentileri ve yapılan cerrahinin değerlendirilerek özel iyileşme programları oluşturulduğunu anlattı.</p>

<h2><strong>“Diz ameliyatı sonrası kayak da yapılabilir, tenis de oynanabilir”</strong></h2>

<p>Diz ameliyatlarından sonra hastaların aktif yaşama dönebileceğini vurgulayan Prof. Dr. Akkaya, “Bir hasta ameliyat öncesi kayak yapıyorsa ameliyat sonrası da kayak yapabilir hale getirmeyi hedefliyoruz. Uygun cerrahi teknikler ve implantlarla hastalar koşabilir, tenis oynayabilir, istedikleri gibi aktif biçimde hayatın içinde kalabilirler” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Gerekli sağlık koşullarını taşıyan hastalarda iki dizin aynı seansta ameliyat edilebildiğini de söyleyen Akkaya, bunun bazı hastalar için tek iyileşme ve rehabilitasyon süreciyle önemli avantaj sağlayabildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Diz sağlığı için önemli uyarılar</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya diz eklemlerini korumak için şu önerilerde bulundu:</p>

<p>• Herkes kendi vücudunu tanıyarak spor yapmalı, bilinçsiz ağır antrenmanlardan kaçınılmalı.<br />
• Spora başlamadan önce gerekirse profesyonel destek alınmalı.<br />
• Kadınlar menopoz öncesinde diz kontrollerini ihmal etmemeli.<br />
• Dizde kilitlenme ve takılma gibi mekanik sorunlar ciddiye alınmalı.<br />
• Gece ağrısı veya sürekli ağrı varsa ağrı kesicilerle süreç geçiştirilmemeli.</p>

<p>Akkaya ayrıca “Kaliteli ve bağımsız bir yaşam için hareket etmek, hareket edebilmek için de diz sağlığını korumak gerekiyor” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Jul 2026 09:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-3.jpeg" type="image/jpeg" length="59112"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Teknoloji hayatı kolaylaştırıyor, ruhu zorluyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/teknoloji-hayati-kolaylastiriyor-ruhu-zorluyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/teknoloji-hayati-kolaylastiriyor-ruhu-zorluyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu "Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi" programına konuk olan Psikiyatri Uzmanı Dr. Bilge Bilgin Kapucu, teknolojinin ruh sağlığı üzerindeki etkilerini değerlendirdi. Sosyal medyanın yalnızlaşma, kaygı ve dikkat dağınıklığını artırabileceğine dikkat çeken Kapucu, yapay zekanın insanın duygu dünyasını, klinik muhakemesini ve bir psikiyatristin şefkatini bütünüyle taklit edemeyeceğini vurgulayarak teknoloji kullanımında dengenin önemine işaret etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Psikiyatri Uzmanı Dr. <strong>Bilge Bilgin Kapucu</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “<strong>Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi</strong>”programına konuk oldu. Teknolojinin ruh sağlığı üzerindeki etkilerini değerlendiren Kapucu, sosyal medyanın yalnızlaşma ve kaygıyı artırabildiğini, yapay zekânın ise sağlık alanında önemli katkılar sunmasına rağmen insanın duygu dünyasını ve klinik değerlendirmesini bütünüyle taklit edemeyeceğini söyledi.</p>

<h2><strong>“Son 30-40 yılda toplum büyük bir değişim yaşadı”</strong></h2>

<p>Son 30-40 yılda teknolojinin yaşamın merkezine yerleştiğini belirten Dr. Kapucu, özellikle pandemi döneminde insanların zorunlu izolasyon nedeniyle teknolojiyle çok daha yoğun bir ilişki kurduğunu ifade etti.</p>

<p>Teknolojinin bir yandan insanların yalnızlık hissini azaltmasına yardımcı olduğunu, diğer yandan ise yalnızlaşmanın önemli nedenlerinden biri haline gelebildiğini söyleyen Kapucu, bu değişimin ruh sağlığı üzerinde de belirgin etkiler oluşturduğunu dile getirdi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 04 At 01.37.19" class="detail-photo img-fluid" height="718" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013719.jpeg" width="1290" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>“Ruhsal hastalıklar arttı”</strong></h2>

<p>Yapılan araştırmaların son 30 yılda ruhsal hastalıkların arttığını gösterdiğini belirten Kapucu, bunun yalnızca daha fazla kişinin sağlık hizmetine başvurması ve tanı almasıyla açıklanamayacağını söyledi.</p>

<p>Toplumdaki yaşam biçiminin ve sosyal normların değişmesinin de bu artışta etkili olduğunu ifade eden Kapucu, özellikle sosyal medyanın anksiyete ve yalnızlaşmayı artırabildiğine dikkat çekti.</p>

<p>Eskiden gençlerin ağırlıklı olarak yüz yüze sosyalleştiğini hatırlatan Kapucu, bugün dijital iletişimin gerçek sosyal ilişkilerin yerini almaya başladığını ve bunun ruh sağlığı açısından önemli sonuçlar doğurabileceğini vurguladı.</p>

<h2><strong>“İnsan beyni sadece matematikten ibaret değil”</strong></h2>

<p>Yapay zekânın çalışma prensibini de değerlendiren Kapucu, bu sistemlerin büyük veri ve matematiksel algoritmalar üzerine kurulu olduğunu söyledi.</p>

<p>Makine öğrenmesi ve derin öğrenme yöntemlerinin insan beynini taklit etmeye çalıştığını belirten Kapucu, psikiyatri uzmanları ve nörobilimcilerin bile beynin çalışma mekanizmasını tam olarak çözemediğini ifade etti.</p>

<p>İnsan beyninin yalnızca verileri işlemeyen, aynı zamanda bedenden gelen sinyalleri, hisleri ve duygusal deneyimleri de değerlendiren çok daha karmaşık bir yapı olduğunu söyleyen Kapucu, mevcut yapay zekâ sistemlerinin bu yönüyle insan beynini tam anlamıyla karşılayamadığını kaydetti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 04 At 01.37.19 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013719-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Yapay zekâdan yararlansanız da son sözü uzmana bırakın</strong></h2>

<p>Yapay zekânın birçok alanda başarılı sonuçlar ortaya koyduğunu belirten Kapucu, buna rağmen elde edilen bilgilerin mutlaka alanında uzman kişiler tarafından değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Yapay zekâya ne kadar veri yüklerseniz, size ancak o kadar sonuç verebilir.” diyen Kapucu, uzman denetimi olmadan kullanılan yapay zekâ uygulamalarında hata ve eksikliklerin ortaya çıkabileceğini ifade etti.</p>

<h2><strong>“Psikiyatristin bilgeliği ve şefkatini makinadan bekleyemeyiz”</strong></h2>

<p>Yapay zekânın artık hayatın bir parçası olduğunu belirten Kapucu, bunu reddetmenin ya da tamamen uzak durmanın gerçekçi olmadığını söyledi.</p>

<p>Radyoloji gibi alanlarda yapay zekânın tanıya önemli katkılar sunduğunu ifade eden Kapucu, psikiyatride ise tanının yalnızca verilerle değil, hekimin klinik deneyimi, gözlemleri, düşünceleri ve empatisiyle konulduğunu vurguladı.</p>

<p>Buna karşın yapay zekânın psikiyatride takip ve izlem süreçlerinde yararlı olabileceğini belirten Kapucu, konuşma hızı, rutin alışkanlıklar ve davranış değişiklikleri gibi verileri analiz ederek hastalığın seyri hakkında önemli geri bildirimler sağlayabileceğini söyledi.</p>

<p>Bazı kişilerin yargılanma korkusu, güven problemleri veya sosyalleşmeyi tercih etmemeleri nedeniyle zaman zaman bir psikiyatrist yerine yapay zekâ ile iletişim kurmayı seçebileceğini belirten Kapucu, buna rağmen hiçbir teknolojinin bir psikiyatri uzmanının bilgeliğini, klinik muhakemesini ve şefkatini yerine koyamayacağını ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 04 At 01.37.19 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013719-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Teknolojiye fazla maruz kalmak dikkat eksikliğine yol açıyor”</strong></h2>

<p>Teknolojinin hayatın vazgeçilmez bir parçası haline geldiğini ancak insanların gerçek sosyal ilişkilerini koruması gerektiğini vurgulayan Kapucu, yalnızlığın ruh sağlığını olumsuz etkileyen önemli faktörlerden biri olduğunu söyledi.</p>

<p>İnsanların kendilerine teknolojiden tamamen uzak, sakin zamanlar ayırmasının önemine dikkat çeken Kapucu, telefon, tablet ve bilgisayar bildirimlerine sürekli maruz kalmanın dikkat dağınıklığına ve kaygıya yol açabileceğini belirtti.</p>

<p>“Anı yaşayabilmek çok kıymetli” diyen Kapucu, ruh sağlığını korumanın en önemli yollarından birinin gerçek ilişkiler içinde kalmak ve teknoloji kullanımında dengeyi sağlayabilmek olduğunu sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/teknoloji-hayati-kolaylastiriyor-ruhu-zorluyor</guid>
      <pubDate>Sat, 04 Jul 2026 09:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013720.jpeg" type="image/jpeg" length="87696"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Duygularını kontrol edemeyenler dikkat! Borderline kişilik bozukluğu hayatınızı alt üst edebilir!]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/duygularini-kontrol-edemeyenler-dikkat-borderline-kisilik-bozuklugu-hayatinizi-alt-ust-edebilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/duygularini-kontrol-edemeyenler-dikkat-borderline-kisilik-bozuklugu-hayatinizi-alt-ust-edebilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı'nın sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Selçuk Aslan, borderline kişilik bozukluğuna ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Duygu düzenleme güçlüğü, dürtü kontrol sorunları ve sağlıksız ilişkilerin hastalığın en belirgin özellikleri arasında yer aldığını belirten Aslan, erken tanı, doğru psikiyatrik destek ve psikoterapinin yaşam kalitesini artırmada kritik rol oynadığını vurguladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı'nın sunduğu <strong>“Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi”</strong> programına konuk olan Psikiyatri Uzmanı <strong>Prof. Dr. Selçuk Aslan</strong>, <strong>borderline kişilik bozukluğunu</strong> tüm yönleriyle anlattı. Borderline kişilik bozukluğunun özellikle dürtü kontrolü, duygu düzenleme ve kişilerarası ilişkilerde ciddi sorunlara yol açtığını belirten Aslan, erken tanı ve uygun tedavinin bireyin yaşam kalitesini önemli ölçüde artırabileceğini söyledi.</p>

<h2><strong>Tanı 18 yaşından sonra konuluyor</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğunun toplumda çoğu zaman dengesiz davranışlar ve sürekli duygu değişimleri yaşayan kişiler için kullanılan bir tanımlama olduğunu belirten Prof. Dr. Aslan, kişilik yapısının 18 yaşına kadar gelişimini sürdürdüğünü söyledi.</p>

<p>Aslan, “18 yaşından önce kişilik henüz tam olarak oturmadığı için bu yaş grubundaki bireylere borderline kişilik bozukluğu tanısı konulmaz. Hastalıktan söz edebilmek için belirtilerin erişkin dönemde devam etmesi gerekir” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Ergenlik dönemindeki travmalar hastalığın temelini atabilir!</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğundan söz edebilmek için bireyde dürtü kontrol bozukluğunun da bulunması gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Aslan, bu kişilerde öfke, kaygı ve üzüntü gibi duyguların çok yoğun yaşandığını ve bu duyguları yatıştırmakta güçlük çektiklerini söyledi.</p>

<p>Konuşma ve davranışlarda kendini kontrol edememe, kendine zarar verme eğilimi, eşyalara zarar verme ve öfke sırasında kontrolden çıkma gibi davranışların da görülebildiğini belirten Aslan, bu durumun bireyin günlük yaşamını ve sosyal ilişkilerini ciddi şekilde etkileyebildiğini ifade etti.</p>

<p><strong>Borderline kişilik</strong> özelliği taşıyan bireylerin zaman zaman çevrelerindeki insanların davranış kalıplarını benimsediklerini belirten Prof. Dr. Aslan, bunun karakterin tam olarak oturmamış olmasından kaynaklanabileceğini söyledi.</p>

<p>Bu bireylerde depresyon eğiliminin daha yüksek olabileceğini ifade eden Aslan, “Kendilerini boşlukta hissedebilirler. Yoğun mutsuzluk ve depresyon yaşayabilir, hatta intihar düşünceleri geliştirebilirler” diye konuştu.</p>

<p>Borderline kişilik bozukluğunun gelişiminde ergenlik döneminin kritik öneme sahip olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Selçuk Aslan, bu dönemde yaşanan travmaların kişilik yapılanmasını etkileyebileceğini söyledi.</p>

<p>Sınıf içinde küçük düşürülme, dışlanma, reddedilme ya da karşılıksız kalan duygusal ilişkilerin bireyde “sevilmiyorum” düşüncesini geliştirebildiğini belirten Aslan, “Sevilmediğini düşünen kişiler kabul görmek için aşırı verici davranabilir. Bu da onları maddi ve manevi olarak suistimale açık hale getirebilir” diye konuştu.</p>

<p>Bazı bireylerin zamanla dünyanın, insanların ve hatta kendilerinin kötü olduğuna yönelik inanç geliştirebildiğini belirten Aslan, bunun da yoğun mutsuzluk ve duygusal çöküşe neden olabileceğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07 (3)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-3.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Zeki oldukları halde iş ve sosyal yaşamda başarılı olamayabilirler</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğu olan bireylerin d<strong>uygularını kontrol etmekte zorlandıklarını</strong> söyleyen Prof. Dr. Aslan, grup uyumu, takım çalışması ve kurallara uyma konusunda da güçlük yaşayabileceklerini belirtti.</p>

<p>“Çok zeki ve yüksek potansiyele sahip olsalar bile duygu durumlarını ve davranışlarını yönetmekte zorlandıkları için bulundukları ortamlarda istedikleri başarıyı sürdüremeyebilirler” diyen Aslan, bu durumun işlevselliği önemli ölçüde bozduğunu vurguladı.</p>

<p>Prof. Dr. Aslan, <strong>otizmli bazı kadınlarda</strong> borderline kişilik bozukluğunu düşündüren davranışların görülebileceğini belirterek, özellikle duygusal ilişkilerde kendi haklarını ve çıkarlarını korumakta güçlük yaşayabileceklerini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Tedavide ilaç tek başına yeterli olmuyor</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğunda erken dönemde psikiyatrik destek alınmasının büyük önem taşıdığını söyleyen Prof. Dr. Aslan, <strong>ilaç tedavisinin</strong> duyguların dengelenmesine katkı sağladığını ancak tek başına yeterli olmadığını belirtti.</p>

<p>Aslan, “Mutlaka destekleyici psikoterapi uygulanmalı. Özellikle bilişsel davranışçı yaklaşımlar sayesinde kişiler duygu, düşünce ve davranış ilişkisini anlamayı, dürtülerini tanımayı ve duygularını yönetmeyi öğrenebilir. Terapi uzun vadede kişiye önemli bir içgörü kazandırır” dedi.</p>

<h2><strong>Aile tutumu kişilik gelişiminde belirleyici rol oynuyor</strong></h2>

<p>Gençlik döneminde ailelerin yaklaşımı, çocukların kişilik gelişimini doğrudan etkiliyor.</p>

<p>Gençlik döneminde ebeveyn tutumlarının kişilik gelişiminde belirleyici olduğunu ifade eden Prof. Dr. Aslan, ailelerin çocuklarına hem sorumluluk vermesi hem de kontrollü bir özgürlük alanı tanıması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Aslan, “Gençlerin hayatı deneyimlemelerine fırsat verilmesi, baskıcı olmayan ama tutarlı ve dengeli ebeveyn tutumları sergilenmesi kişilik gelişimini olumlu yönde destekler.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Aslan baskıcı ya da tamamen kontrolsüz tutumlar yerine dengeli ve tutarlı ebeveyn davranışlarının, gençlerin sağlıklı bir kişilik geliştirmesine katkı sağladığını kaydederek şunları söyledi:</p>

<blockquote>
<p>“Gençlik döneminde aile tutumları çok önem taşıyor. Ebeveyn davranışları çocukların kişilik yapısına uygun, dengeli ve tutarlı olursa çocuklar ve gençler daha az bocalar. Gençlere aşırı baskı kurmadan onlara alan açmak, sorumluluk vermek, kontrollü bir şekilde hayatı deneyimlemelerine fırsat tanımak kişilik gelişimini olumlu yönde destekler.”</p>
</blockquote>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-2.jpeg" width="1600" /></h2>

<h2><strong>Borderline ile bipolar bozukluk karıştırılabiliyor</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğunun toplumda zaman zaman <strong>bipolar bozukluk ile karıştırıldığını</strong> belirten Prof. Dr. Aslan, iki hastalığın birbirinden farklı olduğunu söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Aslan, “Bipolar bozuklukta duygu durum değişimleri haftalar ya da aylar sürebilen depresif ve manik dönemler halinde görülür. Borderline kişilik bozukluğunda ise duygu değişimleri çok daha hızlıdır ve çoğu zaman çevresel olaylarla tetiklenir. Bu nedenle doğru tanı, doğru tedavi açısından büyük önem taşır” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/duygularini-kontrol-edemeyenler-dikkat-borderline-kisilik-bozuklugu-hayatinizi-alt-ust-edebilir</guid>
      <pubDate>Tue, 30 Jun 2026 09:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-4.jpeg" type="image/jpeg" length="25944"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Meme kanseri tedavisine başarının anahtarı: Kişiye özel tedavi planlaması]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/meme-kanseri-tedavisine-basarinin-anahtari-kisiye-ozel-tedavi-planlamasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/meme-kanseri-tedavisine-basarinin-anahtari-kisiye-ozel-tedavi-planlamasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Ekmel Tezel, meme kanserinde artık tek tip tedavi döneminin geride kaldığını vurguladı. Erken tanının önemine dikkat çeken Tezel, tümörün moleküler özelliklerine göre kişiye özel tedavi planlamasının hem yaşam süresini hem de yaşam kalitesini artırdığını anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Meme kanseri, dünyada ve Türkiye’de kadınlarda en sık görülen kanser türü olmayı sürdürüyor. Yaşın ilerlemesiyle birlikte risk artarken, görüntüleme yöntemlerindeki gelişmeler sayesinde hastalık çok daha erken evrelerde tespit edilebiliyor.</p>

<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu <strong>”Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi”</strong> programına konuk olan Genel Cerrahi Uzmanı <strong>Prof. Dr. Ekmel Tezel</strong>, meme kanseri tedavisindeki güncel yaklaşımları anlatarak erken tanı, kişiye özel tedavi ve yaşam kalitesini koruyan cerrahi yöntemlerin önemine dikkat çekti.</p>

<h2><strong>Kanal içi kanserlerde başarı oranı yüzde 100’e yaklaşıyor</strong></h2>

<p>Yaş ilerledikçe meme kanseri görülme sıklığının arttığını belirten Prof. Dr. Tezel, son yıllarda mamografi ve diğer görüntüleme yöntemlerindeki gelişmeler sayesinde kanal içi kanserlerin daha sık tespit edildiğini söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Tezel, “Kanal içi kanser evre 0 (sıfır) olarak kabul ettiğimiz, <strong>duktal karsinoma in situ</strong> dediğimiz, tümör hücrelerinin henüz süt kanalları içinde hapsolduğu ve çevre dokulara yayılmadığı durumdur” dedi.</p>

<p>Bu evrede yakalanan hastalarda tedavinin oldukça başarılı olduğunu belirten Tezel, “Kanal içi kanserlerin tedavisi çok daha kolaydır ve hayatta kalma ihtimali neredeyse yüzde 100’dür” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.01 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150701-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Memeyi koruyan cerrahiler ön planda</strong></h2>

<p>Kanal içi kanserlerin çoğunlukla mamografide görülen <strong>mikrokalsifikasyonlar</strong> sayesinde saptandığını belirten Prof. Dr. Tezel, hastalığın yaygınlığına göre farklı cerrahi yöntemlerin tercih edildiğini söyleyerek şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p>“Kireçlenme yalnızca sınırlı bir bölgede ise memeyi koruyarak sadece o alanı çıkarıyoruz ve sonrasında radyoterapi uyguluyoruz. Eğer yaygın bir tutulum söz konusuysa memenin iç dokusunu boşaltıp protez yerleştiriyoruz. Bu durumda çoğu zaman radyoterapiye ihtiyaç kalmıyor.”</p>
</blockquote>

<h2><strong>Meme kanseri riskini artıran ve azaltan faktörler</strong></h2>

<p>Meme kanseri gelişiminde kadın olmak, yaşın ilerlemesi, erken adet görmek, geç menopoza girmek ve ailesel yatkınlık gibi değiştirilemeyen risk faktörlerinin bulunduğunu belirten Prof. Dr. Tezel, yaşam tarzının da önemli rol oynadığını vurguladı.</p>

<p>Beslenme alışkanlıkları, sigara ve alkol kullanımı ile dışarıdan alınan hormonların riski etkileyebildiğini ifade eden Tezel, <strong>östrojen hormonunun</strong> meme kanserinde önemli bir etken olduğuna dikkat çekti.</p>

<p>Menopoz döneminde kullanılan hormon replasman tedavilerinin mutlaka meme kontrolleri yapıldıktan sonra başlanması gerektiğini belirten Prof. Dr. Tezel, tedavi süresinin uzamasının riski artırabildiğini söyleyerek, “Menopoz semptomlarının kontrolü için yaklaşık iki yıllık kullanım çoğu zaman yeterli oluyor. Ancak bu süre beş yıl ve üzerine çıktığında meme kanseri riski artabiliyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Doğum kontrol hapları konusunda da benzer bir durumun söz konusu olduğunu belirten Tezel, uzun süreli kullanımın dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.05" class="detail-photo img-fluid" height="700" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150705.jpeg" width="1193" /></p>

<h2><strong>Meme kanserinde tedaviler artık tümörün kimliğine göre belirleniyor</strong></h2>

<p>Meme kanseri cerrahisinde son 30 yılda önemli değişimler yaşandığını belirten Prof. Dr. Tezel, son 10 yılda ise tedavilerin çok daha <strong>kişiselleştiğini</strong> söyledi.<br />
Daha önce moleküler alt tiplere göre değil de anatomik evrelere göre hastalara cerrahi tedavi, kemoterapi, ışın tedavisi önerildiğini belirten Prof. Dr. Ekmel Tezel şunları kaydetti:</p>

<blockquote>
<p>“Şimdi artık moleküler alt tipleri de işin içine kattık. Tümör çok küçük, koltuk altında bir metastaz varken eğer bu östrojene duyarlı bir tümör ve çoğalma hızı düşükse mesela ameliyattan çok büyük fayda görüyor. Eğer östrojen negatif ve akıllı ilaçtan fayda görecek yani HER2 reseptörü pozitifse onu hiç bir şekilde ameliyat etmeyip önce ilaç tedavisine, kemoterapiye gönderiyoruz. Üçlü negatif dediğimiz tümör tipi ise çoğu kez artık koltuk altı durumuna da bakmaksızın, öncelikle kemoterapi ile başlıyoruz tedaviye.”</p>
</blockquote>

<p>Prof. Dr. Ekmel Tezel meme kanserinde kişiye özel tedavilerin önemini vurguladı. Östrojen duyarlı ve çoğalma hızı düşük tümörlerde cerrahinin büyük fayda sağladığını belirten Tezel, bazı tümör tiplerinde ise ameliyatın ilk seçenek olmaktan çıktığını ifade etti.</p>

<p>Özellikle genç hastalarda uygulanan bu yeni tedavi yaklaşımlarının önemli avantajlar sağladığını belirten Prof. Dr. Tezel, şöyle konuştu:</p>

<blockquote>
<p>“Bu özellikle genç hastalarda görülen bir durum; bu meme kaybıyla sonlanmadığı gibi bu tedavi yöntemi daha da iyisi koltuk altındaki lenf bezlerini korumuş oluyoruz.''</p>

<p>''Meme kanseri tedavisinde amacımız hem daha uzun hem de daha kaliteli bir hayat sunmak o yüzden her hastaya özel değerlendirme ile kişiye özel tedavi planlaması yapıyoruz.”</p>
</blockquote>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.02 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="907" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150702-1.jpeg" width="1600" /></h2>

<h2><strong>Ameliyat öncesi işaretleme teknikleri başarıyı artırıyor</strong></h2>

<p>Meme kanseri cerrahisinde ameliyat öncesi yapılan işaretlemelerin cerrahi başarısını artırdığını belirten Prof. Dr. Tezel, tümör ve gerekli durumlarda lenf bezlerinin <strong>marker</strong> adı verilen özel işaretleyicilerle belirlenebildiğini söyledi.</p>

<p>Bazı hastalarda mamografi eşliğinde tel ile işaretleme de yapıldığını anlatan Tezel, bu yöntem sayesinde çıkarılacak dokunun sınırlarının çok daha doğru belirlenebildiğini ifade etti.</p>

<p>Modern meme cerrahisinin en önemli amaçlarından birinin <strong>gereksiz doku çıkarımını önlemek</strong> olduğunu belirten Prof. Dr. Tezel, ameliyat sırasında uygulanan sentinel lenf nodu biyopsisinin bu konuda önemli avantajlar sağladığını söyleyerek şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p>“Ameliyat sırasında özel bir boya veriyoruz. Boyanın ulaştığı ilk lenf bezlerini çıkarıp patologlarımız değerlendiriyor. Böylece tüm lenf bezlerininin tamamını almak zorunda kalmadan cerrahinin sınırlarını belirleyebiliyoruz.”</p>
</blockquote>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.02" class="detail-photo img-fluid" height="694" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150702.jpeg" width="1081" /></h2>

<h2><strong>Amaç sadece hayatı uzatmak değil, yaşam kalitesini de korumak</strong></h2>

<p>Meme kanseri tedavisindeki temel hedefin yalnızca hastalığı ortadan kaldırmak olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Tezel, yaşam kalitesinin korunmasının da en az tedavinin başarısı kadar önemli olduğunu söyleyerek, “Meme kanseri tedavisinde amacımız hem daha uzun hem de daha kaliteli bir hayat sunmak. Bu nedenle her hastayı ayrı değerlendiriyor ve kişiye özel tedavi planı oluşturuyoruz” diye konuştu.</p>

<h2><strong>“Bizi korkutan hastalık değil, hastalık hakkındaki düşüncemiz”</strong></h2>

<p>Tedavinin yalnızca cerrahi ve ilaçlardan ibaret olmadığını belirten Prof. Dr. Tezel, hasta-hekim iletişiminin önemine dikkat çekerek, “Bizi korkutan hastalık değil, hastalık hakkındaki düşüncemizdir. Tedaviye başlamadan önce hastanın duygu durumunu anlamak, kaygılarını dinlemek ve onu sürece hazırlamak son derece önemlidir” diye konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Tedavi sonrasında ilk 2-3 yıl altı ayda bir, daha sonra ise yılda bir kontrolün yeterli olduğunu belirten Prof. Dr. Tezel, yaşam tarzı değişikliklerinin de nüks riskini azaltabileceğini söyledi.</p>

<p>Düzenli yürüyüş yapmak, aktif kalmak, yoga ve pilates gibi hem fiziksel hem de zihinsel rahatlama sağlayan aktivitelerle ilgilenmek ve sosyal yaşamı sürdürmenin önemine dikkat çeken Tezel, hastaların yalnızca hastalık üzerine konuşulan ortamlarda bulunmak yerine farklı sosyal faaliyetlere katılmalarını önerdi. Tezel, “Ameliyatlar nasıl kişiye göre planlanıyorsa, ameliyat sonrası yaşam değişiklikleri de kişinin karakterine, beklentilerine ve yaşam biçimine göre planlanmalıdır” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.01" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150701.jpeg" width="1600" /></p>

<p>Prof. Dr. Tezel, gelecekte meme kanseri tedavisinde medikal tedaviler ve genetik temelli uygulamaların daha da ön plana çıkacağını belirterek, kişiye özel tedavi anlayışının giderek güçleneceğini sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/meme-kanseri-tedavisine-basarinin-anahtari-kisiye-ozel-tedavi-planlamasi</guid>
      <pubDate>Tue, 16 Jun 2026 09:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150702-2.jpeg" type="image/jpeg" length="94642"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Horlama ve uyku apnesi hem yaşam kalitesini hem de sağlığı bozuyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/horlama-ve-uyku-apnesi-hem-yasam-kalitesini-hem-de-sagligi-bozuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/horlama-ve-uyku-apnesi-hem-yasam-kalitesini-hem-de-sagligi-bozuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi programına konuk olan Sağlık Bilimleri Üniversitesi Rektör Yardımcısı ve Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Mustafa Gerek, horlama ve uyku apnesinin yalnızca uyku kalitesini değil, kalp sağlığından günlük yaşam performansına kadar pek çok alanı etkileyen ciddi bir sağlık sorunu olduğuna dikkat çekti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu <strong>Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi</strong> programına konuk olan <strong>Sağlık Bilimleri Üniversitesi Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı ve Sağlık Bilimleri Üniversitesi Rektör Yardımcısı Tabip Tuğgeneral Prof. Dr. Mustafa Gerek</strong>, horlama ve uyku apnesiyle ilgili önemli bilgiler verdi.</p>

<h2><strong>Horlama boşanma sebebi olarak kabul edilebiliyor</strong></h2>

<p>Horlamanın sanıldığından çok daha ciddi sonuçları olduğunu anlatan Prof. Dr. Mustafa Gerek, “Horlama çevreyi rahatsız eden, kişinin çoğunlukla farkında olmadığı çok ciddi bir sosyal problem. Erkeklerde daha sık, kadınlarda daha az görülüyor ama menopoz sonrası kadınlarda da horlama problemi artıyor. Yargıtay horlamayı boşanma sebebi olarak kabul ediyor” dedi.</p>

<p>Horlamanın yaşam kalitesini bozan, sağlığı olumsuz etkileyen önemli sorunların ve hastalıkların habercisi olabileceğini vurgulayan Gerek, bu nedenle horlamanın hafife alınmaması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Horlamanın özellikle yumuşak damak başta olmak üzere ağız ve burundan birlikte nefes alma sırasında yumuşak damağın dalgalanmasıyla ortaya çıktığını belirten Prof. Dr. Gerek, “Ama sadece yumuşak damak değil, ses teli seviyesine kadar hava yolundaki her türlü darlık ve problem gürültülü uyumaya yani horlamaya sebep olabilir” diye konuştu.</p>

<p>Uyku apnesinin hava yolunun tıkanmasına bağlı olarak ortaya çıktığını belirten Gerek, “Uyku apnesi solunum çabasına rağmen 10 saniye ya da daha fazla süreyle nefes alamama durumudur. Burada özellikle yumuşak damak ve dil çok önemli rol oynar” dedi.</p>

<p>Prof. Dr. Gerek, hastalığın oluşum mekanizmasını şöyle anlattı:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<blockquote>
<p>“Eğer uyku apnesi 20-25 saniye civarında sürerse kandaki oksijen düzeyi düşmeye başlar. Karbondioksit düzeyi artmaya başladığında vücut kendini uyandırır, uyku yüzeysel hale gelir, kas gücü tekrar yerine gelir ve hava yolu açılarak solunum devam eder. Bu durum gece boyunca defalarca tekrarlanabilir. Eğer bu durum bir saat içinde 5’ten fazla tekrarlıyorsa buna uyku apnesi diyoruz.”</p>
</blockquote>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 12 At 19.38.04 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-12-at-193804-1.jpeg" width="1600" /></h2>

<h2><strong>Cep telefonuyla bile tespit edilebiliyor</strong></h2>

<p>Uyku laboratuvarlarının uyku apnesini en ideal biçimde değerlendiren merkezler olduğunu belirten Prof. Dr. Gerek, “Günümüzde cep telefonlarına yüklenen basit programlar bile uyku sırasında horlamayı, nefes alışverişini ve uykuda solunum durmasıyla ilgili kabaca bilgi verebiliyor. Ancak ideal olan, uyku laboratuvarlarında 50-60 parametreyi aynı anda değerlendirerek uyku bozukluklarına tanı konulmasıdır” dedi.</p>

<p>Uyku apnesinin uyku bozuklukları içerisinde yer alan önemli bir sorun olduğunu belirten Gerek, bir saat içindeki solunum durmalarının sayısı ve süresine göre hastalığın derecelendirildiğini söyledi.</p>

<p>Uyku insan yaşamında vücudun yenilendiği çok önemli bir süreç olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Gerek, kaliteli uykunun sağlığı olumlu etkilediğini, uyku bozukluklarının ise çok farklı hastalıklara yol açabileceğini ifade etti.</p>

<p>“Uyku apnesi belirli bir düzeye geldiğinde sabahları baş ağrısıyla uyanma, yorgun uyanma, dikkat eksikliği, konsantrasyon güçlüğü ve hafızayla ilgili çok önemli sorunlar ortaya çıkabiliyor” diyen Gerek, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>

<blockquote>
<p>“Uyku apnesi sorunu olanlar iş hayatında öğleden sonra uyuklamaya başlayıp verimsiz hale gelebiliyor. Araç kullananlarda gündüz ortaya çıkan trafik kazalarının çok önemli sebeplerinden birisi uyku apnesi. Bu hastalar dinlenemediği için dikkatleri dağılıyor. Trafik ışıklarında beklerken bile uyuyan hastalar var.”</p>
</blockquote>

<h2><strong>”Uykuda ölümlerin temel sebebi uyku apnesi”</strong></h2>

<p>Yaşam biçiminin de uyku apnesi üzerinde etkili olduğunu belirten Prof. Dr. Gerek, alkol kullanımı, sigara ve tok karnına uyumanın uyku sağlığını bozduğunu söyleyerek, “Bu faktörler uyku apnesi ile bir araya geldiğinde çok daha şiddetli sonuçlar ortaya çıkabiliyor” dedi.</p>

<p>Uyku apnesinin kalp sağlığıyla doğrudan bağlantılı olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Gerek, “Uyku apnesi süreleri uzunsa kalpte yavaşlama meydana geliyor. Bazı uykuda ölümlerin temel sebebi uyku apnesi” dedi.</p>

<p>Uyku apnesinin son yıllarda kardiyoloji kliniklerinin de özel olarak üzerinde durduğu bir konu haline geldiğini belirten Gerek, kalp hastalıklarının önemli bir bölümünün altında uyku apnesinin bulunabildiğini ifade etti.</p>

<p>Uyku apnesinin önlenebilir ve tedavi edilebilir bir rahatsızlık olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Gerek, “Uyku apnesi kader değil. Uyku apnesi önlenebilir ve tedavi edilebilir bir durum” dedi.</p>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 12 At 19.38.06" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-12-at-193806.jpeg" width="1600" /></h2>

<h2><strong>“Uyku apnesinin tedavisi çocuk yaş grubunda başlar”</strong></h2>

<p>Çocukluk dönemindeki problemlerin ilerleyen yaşlarda uyku apnesine zemin hazırlayabileceğini belirten Prof. Dr. Gerek, şu değerlendirmeyi yaptı:</p>

<blockquote>
<p>“Çocuğunuzun ileride uyku apnesi olmasını istemiyorsanız çocuk yaş grubunda uykusunda tıkanması, horlaması, gece terlemesi varsa, geniz eti ve bademcik büyüklüğü gibi problemler varsa lütfen bunu en erken yaşta tedavi ettirin. İleri yaştaki uyku apnesi çocukluk dönemindeki sorunların tedavisiyle engellenebilir. Hatta benim bir aforizmam var; uyku apnesinin tedavisi çocuk yaş grubunda başlar.”</p>
</blockquote>

<p>Çocukların uyku sırasında nefes alıp verdiğinin duyulmaması gerektiğini belirten Gerek, “Bebek gibi uyuyor benzetmesi sağlıklı bir havayolunun en önemli göstergesidir” dedi.</p>

<p>Erişkin yaşlarda günlük yorgunluklar ve farklı nedenlerle uyku kalitesinde bozulmalar meydana gelebildiğini belirten Prof. Dr. Gerek, eşlerin dikkatli olması gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Eğer eşiniz uykuda terliyorsa, üstünü çok açıyorsa, nefesi duruyorsa mutlaka bir kulak burun boğaz hekimine ya da uyku bozukluklarıyla ilgilenen bir uzmana başvurun. En azından uyku apnesi var mı yok mu diye test yaptırmaları ve muayene olmaları çok önemli” diyen Gerek, tedavinin son derece yüz güldürücü sonuçlar verdiğini belirtti.</p>

<p>Uyku apnesi ve horlama tedavisinde öncelikle laboratuvar ortamında tanı konulmasının hedeflendiğini belirten Prof. Dr. Gerek, bunun mümkün olmadığı durumlarda eşlerden video kaydı istediklerini söyleyerek, “Horlayan eşin videosunu izleyerek uyku sırasındaki tıkanmalar ya da nefes alışveriş biçimi değerlendirilebiliyor ve uyku apnesi olup olmadığı konusunda önemli fikir veriyor” dedi.</p>

<p>Prof. Dr. Gerek, detaylı muayenenin ardından hastaya özel tedavi planlaması yapılması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Horlama tedavisinde çoğu zaman cerrahinin ön plana çıktığını belirten Prof. Dr. Mustafa Gerek, burun tıkanıklığı, damak sarkıklığı gibi problemlerin cerrahi yöntemlerle giderilebildiğini söyledi.</p>

<p>Ancak horlamanın tamamen ortadan kalkacağının garanti edilemeyeceğini belirten Prof. Dr. Mustafa Gerek, yorgunluk, alkol, antidepresanlar, kas gevşeticiler ve yatış pozisyonunun da horlamayı etkileyebildiğini ifade ederek “Uyku hijyenine uygun düzenlemeler horlamayı yüzde 85 oranında azaltabilir” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 12 At 19.38.05 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="687" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-12-at-193805-1.jpeg" width="1102" /></p>

<h2><strong>“Damat adayları evlilik öncesi tedavi arıyor”</strong></h2>

<p>Horlamanın sosyal hayatı da etkilediğini belirten Prof. Dr. Gerek, “Evlenecek çiftlerden özellikle damat adayları evlilik öncesi horlama sorununu gidermek için tedavi arayışına gidebiliyor” dedi.</p>

<p>Uyku apnesi tedavisinde<strong> PAP</strong> adı verilen pozitif basınçlı cihazların önemli bir yer tuttuğunu belirten Prof. Dr. Gerek, bu cihazların ayarlarının uyku laboratuvarlarında hastaya özel olarak yapıldığını söyleyerek şunları kaydetti:</p>

<blockquote>
<p>“Bu cihazların ayarları uyku laboratuvarında hastaya uygun biçimde düzenlenir. Cihazla birlikte uyku apnesinin kaybolup kaybolmadığına bakılır ve hastaya uygun biçimde yeniden düzenlenir. Hasta uyum gösterdiği takdirde uyku apnesi tedavisindeki öncelikli tercih bu cihazların kullanılmasıdır”</p>
</blockquote>

<p>Burunlarında ciddi kemik eğriliği bulunmayan, damaklarında aşırı sarkma olmayan ve bademcikleri çok büyük olmayan hastaların bu cihazlarla rahatlıkla uyuyabildiğini belirten Gerek, tedavide en önemli unsurun hastanın cihaza uyum sağlaması olduğunu söyleyerek, “Bu cihazlar eskiden çok daha büyük ve taşınması daha zor cihazlardı. Günümüzde ise neredeyse bir gözlük kabı büyüklüğünde, nemlendirme özelliği olan yeni nesil cihazlar kullanılıyor” diye konuştu.</p>

<p>Uyku apnesi tedavisinde ağız içinde kullanılan ve <strong>kişiye özel ölçülerle hazırlanan apareylerin</strong> de bulunduğunu belirten Prof. Dr. Gerek, bu sistemlerin dili öne doğru çekerek hava yolunu açık tutmayı amaçladığını söyledi.</p>

<p>Ancak bu apareylere uyumun her zaman kolay olmadığını belirten Gerek, “Özellikle öğürme refleksi güçlü olan kişilerde kullanımı zor olabiliyor. Ayrıca çene ekleminde ağrılara da yol açabiliyor” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 12 At 19.38.05 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-12-at-193805-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Uyku apnesinde cerrahi tedavi hastaya göre planlanıyor</strong></h2>

<p>Uyku apnesi tedavisindeki bir diğer seçeneğin cerrahi olduğunu belirten Prof. Dr. Gerek, her hastanın ihtiyacına göre farklı yöntemlerin uygulanabildiğini söyledi.</p>

<p>Burunda sorun varsa buruna yönelik, damakta sarkma varsa damağa yönelik, bademcik büyüklüğü varsa bademciklere yönelik cerrahilerin uygulanabildiğini belirten Gerek, dil kökü ve epiglot bölgesindeki problemlerin de uyku apnesine yol açabildiğini ifade ederek “Çocukluk döneminde bademcik ameliyatı olmuş kişilerde bile dil kökündeki lenfoid dokular büyüyerek hava yolunda darlığa neden olabilir. Bazen de epiglot kapağında deformasyonlar görülebilir. Bunların her biri için farklı cerrahi seçenekler bulunuyor” dedi.</p>

<h2><strong>Robotik cerrahi ve dil kökü implantları dikkat çekiyor</strong></h2>

<p>Robotik cerrahinin özellikle dil kökü ve epiglot bölgesindeki problemlerde kullanılabildiğini belirten Prof. Dr. Gerek, dil kökündeki yağ fazlalığını azaltan ve dokuları temizleyen yöntemlerin başarılı sonuçlar verdiğini söyledi.</p>

<p>Ayrıca damak seviyesinde klasik ameliyatların yanı sıra sütürlerle damağı asma tekniklerinin de uygulanabildiğini belirten Gerek, yeni geliştirilen implant teknolojilerine de dikkat çekerek şöyle konuştu:</p>

<blockquote>
<p>“Ülkemizde henüz deneysel seviyede uygulanan yöntemlerle dil köküne yerleştirilen implantlar bulunuyor. Uyku sırasında nefes durduğunda bu implantlar ilgili kası uyararak hava yolunun açılmasını ve yeniden nefes alınmasını sağlayabiliyor.”</p>
</blockquote>

<p>Bu tedavilerin Amerika Birleşik Devletleri’nde üç farklı firma tarafından uygulandığını belirten Gerek, Türkiye’de de deneysel çalışmaların sürdüğünü ancak maliyetlerinin oldukça yüksek olduğunu ifade etti.</p>

<h2><strong>Uyku apnesi tedavisinde zayıflama iğneleri de kullanılıyor</strong></h2>

<p>Uyku apnesinde kilo kontrolünün büyük önem taşıdığını vurgulayan Prof. Dr. Gerek, “Avrupa’da obezite sıralamasında Türkiye ilk sırada yer alıyor. Bu nedenle hastalarımızın öncelikle kilo vermesini istiyoruz” dedi.</p>

<p>Uyku apnesinin tıbbi tedavisinde kullanılan zayıflama iğnelerinin <strong>FDA onayı</strong> aldığını belirten Gerek, “Hastalar yüzde 10 kilo kaybederse uyku apnesinde belirgin düzelmeler görülebiliyor” diye konuştu.</p>

<p>Ancak bu ilaçların mutlaka endokrinoloji uzmanı kontrolünde kullanılması gerektiğini vurgulayan Gerek, “Hiç kimse gidip eczaneden bu ilaçları doğrudan alıp kullanmamalı” uyarısında bulundu.</p>

<h2><strong>Zayıflar da horluyor</strong></h2>

<p>Horlamanın yalnızca kilolu kişilerde görüldüğü düşüncesinin doğru olmadığını belirten Prof. Dr. Gerek, “Zayıf kişilerde de horlama görülebilir” dedi.</p>

<p>Bu kişilerde horlamanın en sık nedenlerinin burun kemiği eğriliği, damak sarkması ve bademcik büyüklüğü olduğunu belirten Gerek, uygun ameliyatlarla bu sorunların giderilebildiğini söyledi.</p>

<h2><strong>Bazı meslek gruplarında uyku testi zorunlu</strong></h2>

<p>Özellikle şoförler ve teknik cihaz kullanan kişiler için kaliteli uykunun hayati önem taşıdığını belirten Prof. Dr. Gerek, uyku apnesi tanısı alan bazı kişilerin ehliyet yenileme sürecinde tedavi olduklarını belgelemek zorunda kaldıklarını söyleyerek “Özellikle kritik işler yapanların kaliteli uyuması çok önemli” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 12 At 19.38.04" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-12-at-193804.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Uzmanından uyarılar</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Mustafa Gerek programın sonunda horlama ve uyku apnesiyle ilgili şu uyarılarda bulundu:</p>

<ul>
 <li>Uyku kalitenize dikkat edin.</li>
 <li>Uyuduğunuz ortamın sıcaklığına, karanlığına ve sessizliğine önem verin.</li>
 <li>Horluyorsanız bu gerçeği kabul edin ve tedavi olun.</li>
 <li>Eşiniz sizi horladığınız için uyarıyorsa mutlaka çözüm arayın.</li>
</ul>

<p>Uyku apnesinin tedavi edilmediğinde yaşam süresini kısaltabildiğini belirten Prof. Dr. Gerek, sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<blockquote>
<p>”Uyku apnesi kader değildir. Tedavi edilebilir, kontrol edilebilir bir rahatsızlıktır ve tedavisi hayat kurtarır. Uyku apnesi ile yaşamaya devam edilirse kalp hastalığı, yüksek tansiyon gibi ciddi sağlık sorunları ortaya çıkabilir. Son dönemde kardiyoloji klinikleri de uyku apnesine çok önem veriyor. Çünkü kalp hastalıklarının pek çoğu uyku apnesi sebebiyle ortaya çıkabiliyor.”</p>
</blockquote>

<blockquote>
<p>”Uyku insan sağlığı açısından çok önemli. Uyku apnesi hayatımızı doğrudan etkiler çünkü ömrümüzün üçte biri uykuda geçiyor. Hayatımızda uykunun çok özel bir yeri var.”</p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/horlama-ve-uyku-apnesi-hem-yasam-kalitesini-hem-de-sagligi-bozuyor</guid>
      <pubDate>Sat, 13 Jun 2026 09:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-12-at-193805.jpeg" type="image/jpeg" length="30054"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kanser tedavileri çocuk sahibi olmaya engel değil]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/kanser-tedavileri-cocuk-sahibi-olmaya-engel-degil</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/kanser-tedavileri-cocuk-sahibi-olmaya-engel-degil" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Murat Sönmezer, doğurganlığın korunması ve yardımcı üreme tekniklerindeki son gelişmeleri değerlendirerek, Türkiye’de düşen doğurganlık oranlarına dikkat çekti. Prof. Dr. Murat Sönmezer yumurta, sperm ve yumurtalık dokusu dondurma yöntemleri sayesinde kanser tedavileri sonrası ebeveyn olmanın mümkün olduğunu anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Prof. Dr. Murat Sönmezer doğurganlığın korunması ve yardımcı üreme tekniklerindeki gelişmeleri anlattı.</p>

<p>Prof. Dr. Sönmezer ülkemizdeki nüfus artış hızının endişe verici biçimde azaldığını söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Türkiye’de nüfus artış hızındaki düşüş alarm veriyor</strong></h2>

<p>Toplum nüfusunun kendini yenileyebilmesi için doğurganlığın aile başına 2,1 çocuk olması gerektiğini belirten Prof. Dr. Sönmezer, Türkiye’de bu oranın son yıllarda yaklaşık 1,5’e kadar gerilediğine dikkat çekti.</p>

<p>Nüfus artış hızındaki düşüşün temel nedenleri arasında ekonomik kaygılar, kariyer planlamaları ve çocuk sahibi olmanın ileri yaşlara ertelenmesinin bulunduğunu ifade eden Sönmezer, modern toplumlarda ilk anne olma yaşının giderek yükseldiğini söyleyerek şunları kaydetti:</p>

<blockquote>
<p>”Çocuk yapmak isteyenler de daha geç yaşlarda çocuk sahibi olmak istiyor. İlk çocuk doğurma yaşı modern dünyada, batı dünyasında sosyo ekonomik düzey yükseldikçe çok ileri yaşlara geliyor, sonra da insanlar tek çocukla kalıyorlar. İlk anne olma yaşı 20’lerden 35 e kadar çıktı.”</p>
</blockquote>

<h2><strong>Doğurganlığın korunması her geçen gün daha önemli hale geliyor</strong></h2>

<p>Geç yaşta yapılan evlilikler, çocuk sahibi olmanın ileri yaşlara ertelenmesi ve genç yaşlarda görülen kanser vakalarındaki artış nedeniyle doğurganlığın korunmasının günümüzde her zamankinden daha önemli hale geldiğini belirten Prof. Dr. Sönmezer, kanser başta olmak üzere doğurganlığı olumsuz etkileyebilecek tedavilere başlamadan önce yumurta, sperm ve yumurtalık dokusunun dondurulması sayesinde hastaların ilerleyen yıllarda çocuk sahibi olabildiğini söyledi.</p>

<p>Kadınların belirli bir yumurta rezervi ile dünyaya geldiğini belirten Prof. Dr. Sönmezer, yaş ilerledikçe hem yumurta sayısının hem de yumurta kalitesinin azaldığını ifade etti. Sönmezer, “Kadın gebe kaldığında ya da doğum kontrol hapı kullandığında adet görmese bile yumurta rezervi azalmaya devam eder. Yaş ilerledikçe gebelik elde etmek zorlaşırken anormal gebelik riski de artar” diye konuştu.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 08 At 14.55.46 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-08-at-145546-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Yumurta, sperm ve yumurtalık dokusu dondurulabiliyor</strong></h2>

<p>Kanser tedavilerindeki gelişmeler sayesinde hastaların yaşam sürelerinin uzadığını ancak uygulanan tedavilerin doğurganlığı olumsuz etkileyebildiğini belirten Sönmezer, bu nedenle doğurganlığın korunmasının tedavi sürecinin önemli bir parçası haline geldiğini söyledi.</p>

<p>Yumurta hücresi, sperm ve yumurtalık dokusunun eksi 196 derecede sıvı nitrojen içerisinde uzun yıllar saklanabildiğini belirten Prof. Dr. Murat Sönmezer, “Dondurma işlemi yapıldığında adeta zamanı durdurmuş oluyoruz. Örneğin 20 yaşında yumurtalarını donduran bir kadın, yıllar sonra anne olmaya karar verdiğinde 20 yaşındaki yumurtalarının kalitesiyle gebelik elde edebiliyor” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 08 At 14.55.45 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="667" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-08-at-145545-1.jpeg" width="959" /></p>

<h2><strong>Prof. Dr. Sönmezer çocuk ve genç hastalarda karından yapılan işlemle doğurganlığı koruyarak Türkiye’de bir ilke imza attı.</strong></h2>

<p>Doğurganlığı koruyucu yöntemlerin yalnızca yetişkinlerde değil çocuk hastalarda da uygulanabildiğini belirten Prof. Dr. Murat Sönmezer, özellikle lösemi nedeniyle kök hücre nakli planlanan çocuklarda yumurtalık dokusunun dondurulmasının büyük önem taşıdığını söyledi.</p>

<p>Kanser dışında talasemi, bazı böbrek hastalıkları, sistemik lupus eritematozus, bazı kan hastalıkları ve genetik hastalıklarda da doğurganlığın korunabildiğini ifade eden Sönmezer, “Kanser ya da kanser dışı herhangi bir nedenle doğurganlığını kaybetme riski bulunan hem kadınlarda hem erkeklerde üreme kapasitesini koruyabiliyoruz” dedi.</p>

<p>Prof. Dr. Murat Sönmezer, yumurta toplama işleminin standart olarak vajinal yoldan gerçekleştirildiğini belirterek, özellikle çocuk hastalar ve genç kızlarda bu yöntemin aileler ve hastalar tarafından her zaman tercih edilmediğini, bazı hastaların ise işlem nedeniyle çekinceler yaşayabildiğini belirtti.</p>

<p>Bu ihtiyaçtan yola çıkarak yıllar önce yumurtalıklardaki yapışıklık nedeniyle karından yumurta toplamak zorunda kaldığı bir hastasına uyguladığı yöntemi geliştirdiğini anlatan Sönmezer, daha sonra bu tekniği doğurganlığını korumak isteyen genç hastalarda kullanmaya başladığını söyledi. Türkiye’de ilk kez karından yumurta toplama işlemini gerçekleştiren Prof. Dr. Murat Sönmezer, bugüne kadar yaklaşık <strong>800 çocuk ve genç hastada</strong> bu yöntemi başarıyla uyguladığını belirterek, bu alanda<strong> dünyadaki ilk bilimsel yayınlardan birine de imza attığını</strong> ifade etti.</p>

<p>Sönmezer, karından yumurta toplama yönteminin özellikle doğurganlığını kaybetme riski bulunan çocuklar ve genç kadınlar için önemli bir alternatif olduğuna dikkat çekti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 08 At 14.55.46 (3)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-08-at-145546-3.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Çiftler evlenir evlenmez test yaptırmalı</strong></h2>

<p>Çocuk sahibi olmayı hemen düşünmeseler bile evlenen çiftlerin doğurganlık durumlarını değerlendirmesi gerektiğini vurgulayan Sönmezer, kadınların <strong>AMH testiyle</strong> yumurtalık rezervlerini, erkeklerin ise <strong>sperm analiziyle </strong>üreme potansiyellerini öğrenebileceğini söyleyerek “Bugün düşük yumurtalık rezervine sahip bir kadın doğal yollarla gebe kalabilir. Ancak birkaç yıl sonra bu şansını tamamen kaybedebilir. Bu nedenle çiftlerin durumlarını erken dönemde bilmeleri çok önemli” diye konuştu.</p>

<p>Kadında basit bir AMH testi, erkekte ise sperm analizi ile olası sorunların önceden tespit edilebildiğini belirten Sönmezer, çocuk sahibi olmayı ileriki yıllara bırakmayı planlayan çiftlerin de bu testleri yaptırmasının önemli olduğunu söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 08 At 14.55.45" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-08-at-145545.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Sigara, kilo ve stres doğurganlığı etkiliyor</strong></h2>

<p>Yaşam tarzının doğurganlık üzerinde önemli etkileri bulunduğunu belirten Sönmezer, sigara kullanımı, sağlıksız beslenme, fazla kilo ve stresin hem kadınlarda hem erkeklerde üreme kapasitesini olumsuz etkilediğini söyledi.</p>

<p>Bir adet döneminde doğal yolla gebelik elde etme ihtimalinin yaklaşık yüzde 20 olduğunu belirten Sönmezer, düzenli adet gören kadınlarda yumurtlama döneminin doğru hesaplanmasının gebelik şansını artırabileceğini ifade etti.</p>

<p>Düzenli adet görmenin tek başına doğurganlığın normal olduğu anlamına gelmediğini vurgulayan Sönmezer, kadınların belirli aralıklarla yumurtalık rezervlerini kontrol ettirmeleri gerektiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 08 At 14.55.46 (1)-1" class="detail-photo img-fluid" height="665" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-08-at-145546-1-1.jpeg" width="962" /></p>

<h2><strong>Yardımcı üreme tekniklerinde başarı oranları yükseldi</strong></h2>

<p>Yumurta dondurma işlemlerinde kullanılan vitrifikasyon adı verilen hızlı dondurma yönteminin başarı oranlarını önemli ölçüde artırdığını belirten Sönmezer, günümüzde dondurulmuş ve çözülmüş yumurtalarla elde edilen gebelik oranlarının taze yumurtalarla elde edilen sonuçlara oldukça yaklaştığını söyledi.</p>

<p>Polikistik over sendromu gibi düzensiz adet gören kadınlarda yumurtlama takibi, zamanlanmış ilişki ve aşılama yöntemlerinin uygulanabildiğini belirten Sönmezer, aşılama tedavisinin genellikle üç denemeye kadar sürdürüldüğünü, sonuç alınamaması halinde tüp bebek tedavisine geçildiğini ifade etti.</p>

<p>Çocuk sahibi olmakta güçlük yaşayan çiftlerin umutsuzluğa kapılmaması gerektiğini belirten Sönmezer, “Bugün yardımcı üreme tekniklerinde elde edilen başarı oranları geçmişe göre çok daha yüksek. Zamanlanmış ilişki, aşılama ve tüp bebek uygulamaları sayesinde çok sayıda çift çocuk sahibi olabiliyor” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/kanser-tedavileri-cocuk-sahibi-olmaya-engel-degil</guid>
      <pubDate>Tue, 09 Jun 2026 09:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-08-at-145546.jpeg" type="image/jpeg" length="35559"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[KİM NE KADAR MAAŞ ALACAK? Temmuz zammı sonrası memur, emekli ve kamu çalışanı maaşları: 33 meslek için maaş tablosu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ara zam sonrası memur, emekli ve kamu çalışanı maaşları için yeni hesaplama yapıldı. Hakim, savcı, polis, öğretmen, hemşire, zabıta, itfaiyeci, infaz koruma memuru, mübaşir, vaiz, mühendis, kamu işçisi, SSK ve Bağ-Kur emeklisi maaşlarında güncel tablo ortaya çıktı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Ara zam için milyonlarca memur, emekli ve kamu çalışanının beklediği maaş hesabı yeniden güncellendi. TÜİK’in 3 Temmuz'da enflasyon verisini açıklamasıyla birlikte 6 aylık zam oranı netleşirken, memur, memur emeklisi, SSK ve Bağ-Kur emeklileri için yeni maaş tahminleri de ortaya çıktı. Hakim, savcı, polis, öğretmen, hemşire, zabıta, itfaiyeci, infaz koruma memuru, vaiz, mühendis ve kamu işçisi gibi birçok meslek grubunda Temmuz sonrası beklenen maaşlar tek tek hesaplandı. İşte en güncel Temmuz zammı tablosu ve meslek meslek yeni maaş beklentileri...</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu</guid>
      <pubDate>Mon, 08 Jun 2026 15:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/kim-ne-kadar-maas-aliyor-emekli-memur-kamu-temmuz-zammi.webp" type="image/jpeg" length="88343"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kadınlar dikkat: 40 yaşından sonra mamografi şart]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/kadinlar-dikkat-40-yasindan-sonra-mamografi-sart</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/kadinlar-dikkat-40-yasindan-sonra-mamografi-sart" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu ‘Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi’ programına konuk olan Prof. Dr. Füsun Taşkın, meme kanserinde erken tanının hayati önemini vurguladı. 40 yaşından itibaren kadınların yılda bir kez mamografi yaptırması gerektiğini belirten Taşkın, düzenli taramaların meme kanserine bağlı ölüm riskini yüzde 40-45 oranında azalttığını ifade ederek gelişen görüntüleme yöntemleri ve kişiselleştirilmiş takiplerin erken tanıyı güçlendirdiğini ifade etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Radyoloji Uzmanı Prof. Dr. Füsun Taşkın, meme kanserinde erken tanının önemini ve son yıllarda görüntüleme teknolojilerinde yaşanan gelişmeleri anlattı. Taşkın, kadınların 40 yaşından itibaren yılda bir kez mamografi yaptırması gerektiğini vurgulayarak, düzenli taramanın meme kanserine bağlı ölüm riskini yüzde 40-45 oranında azalttığını söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 05 At 19.10.51" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-05-at-191051.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Yüksek riskli kadinlarda meme taramasına erken başlanmalı</strong></h2>

<p>Meme kanseri taramasında mamografinin altın standart yöntem olduğunu belirten Prof. Dr. Taşkın, bu yöntemin dünyada en fazla bilimsel çalışmaya konu olmuş görüntüleme sistemi olduğunu ifade etti.</p>

<p>Kadınların 40 yaşından sonra yılda bir kez mamografi yaptırması gerektiğini belirten Taşkın, çekilen görüntülerin mutlaka saklanmasını ve sonraki yıllardaki tetkiklerle karşılaştırılmasını önerdi. Taşkın, böylece memedeki çok küçük değişikliklerin daha erken fark edilebildiğini söyledi.</p>

<p>BRCA1 veya BRCA2 gen mutasyonu taşıyan ya da ailesinde yoğun meme ve yumurtalık kanseri öyküsü bulunan kadınların yüksek risk grubunda yer aldığını belirten Taşkın, bu kişilerde mamografinin yanı sıra meme ultrasonografisinin de takip programına eklenmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Yüksek riskli kadınlarda taramaların ailede görülen ilk meme kanseri vakasından 10 yıl önce başlatıldığını belirten Taşkın, “Ailede 35 yaşında meme kanseri görüldüyse, takiplerin 25 yaşında başlaması gerekir” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 05 At 19.10.52 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-05-at-191052-1.jpeg" width="1600" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Meme kanseri her zaman kitle olarak ortaya çıkmıyor</strong></h2>

<p>Meme kanserinin her zaman ele gelen bir kitle şeklinde ortaya çıkmadığını belirten Prof. Dr. Taşkın, özellikle erken evrede mikron düzeyindeki değişikliklerin görüntüleme yöntemleriyle saptanabildiğini söyledi.</p>

<p>Bu nedenle hiçbir şikâyeti olmayan kadınların da düzenli kontrollerini ihmal etmemesi gerektiğini vurgulayan Taşkın, genç yaşta ve yoğun meme dokusuna sahip kadınlarda mamografinin tek başına yeterli olmayabileceğini, bu durumlarda ultrasonografinin önemli katkı sağladığını kaydetti.<br />
<img alt="Whatsapp Image 2026 06 05 At 19.10.52" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-05-at-191052.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>15 dakikalık biyopsi tedavinin yol haritasını çiziyor</strong></h2>

<p>Görüntüleme sırasında şüpheli bir bulgu tespit edildiğinde biyopsinin büyük önem taşıdığını belirten Taşkın, ultrason eşliğinde yapılan meme biyopsilerinin hazırlık süreciyle birlikte yaklaşık 15 dakikada tamamlanabildiğini söyledi.</p>

<p>Doğru yapılan biyopsinin cerrahi planlamaya rehberlik ettiğini vurgulayan Taşkın, birçok hastada tek cerrahi girişimle başarılı sonuçlar alınabildiğini ifade etti.</p>

<h2><strong>Yeni nesil görüntüleme yöntemleri erken tanıyı güçlendiriyor</strong></h2>

<p>Son 10 yılda radyolojide çok önemli gelişmeler yaşandığını belirten Prof. Dr. Füsun Taşkın, gelişen ultrason teknolojileri sayesinde iyi ve kötü huylu oluşumların daha hızlı ve güvenilir biçimde ayırt edilebildiğini söyledi.</p>

<p>Dijital mamografiyle birlikte kullanılan tomosentez teknolojisinin memeden kesitsel görüntüler alınmasını sağladığını belirten Taşkın, özellikle yoğun meme dokusunda gizlenebilen oluşumların daha kolay tespit edilebildiğini ifade etti.</p>

<h2><strong>Kontrastlı mamografi MR’a alternatif olabiliyor</strong></h2>

<p>Kontrastlı mamografinin son yılların en önemli gelişmelerinden biri olduğunu belirten Prof. Dr. Taşkın, damardan verilen kontrast madde sayesinde şüpheli bölgelerin çok daha ayrıntılı değerlendirilebildiğini söyledi.</p>

<p>Bu yöntemin özellikle meme başı akıntısı olan, eline kitle gelen, muayenede şüpheli bulgu saptanan veya yüksek risk grubunda bulunan kadınlarda kullanıldığını belirten Taşkın, bazı hastalarda meme MR’ına olan ihtiyacı da ortadan kaldırabildiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 05 At 19.10.52 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-05-at-191052-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Ameliyat olamayan hastalarda yeni tedavi seçeneği</strong></h2>

<p>Meme kanseri tespit edildiğinde tümörün yanı sıra karşı meme ve koltuk altı lenf bezlerinin de değerlendirilmesi gerektiğini belirten Taşkın, doğru evrelemenin tedavi başarısında kritik rol oynadığını söyledi.</p>

<p>Yaş veya ek hastalıklar nedeniyle ameliyat edilemeyen bazı hastalarda tümörün dondurularak tedavi edilmesine olanak sağlayan yöntemlerin uygulanabildiğini belirten Taşkın, bu yaklaşımın uygun hastalarda hem hızlı iyileşme hem de kozmetik avantajlar sunduğunu kaydetti.</p>

<p>Programda kadınlara çağrıda bulunan radyoloji uzmanı Prof. Dr. Füsun Taşkın, “Memede çözümsüz kalan bir sorun yok. Meme kanseri erken tanındığında en başarılı şekilde yönetilebilen ve tedavi edilebilen kanser türlerinden biridir. Bu nedenle düzenli kontroller ihmal edilmemelidir” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/kadinlar-dikkat-40-yasindan-sonra-mamografi-sart</guid>
      <pubDate>Sat, 06 Jun 2026 09:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-05-at-191053.jpeg" type="image/jpeg" length="27171"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN DEĞERLİ TÜRK FUTBOLCULAR: İŞTE GÜNCELLENEN PİYASA DEĞERLERİYLE EN DEĞERLİ TÜRK OYUNCULAR]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[En değerli Türk oyuncular listesi yeniden güncellendi. Avrupa’da ve Süper Lig’de öne çıkan en değerli Türk futbolcular arasındaki sıralama değişirken, en değerli Türk futbolcuları kimler sorusu da yeniden gündeme geldi. Piyasa değeri artan yıldızlar, dikkat çeken performanslar ve yükselen genç yeteneklerle şekillenen en değerli Türk futbolcular güncel listesinde tüm detaylar bu fotogaleride.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>En değerli Türk oyuncular listesi bir kez daha güncellendi. Avrupa’nın önde gelen liglerinde forma giyen ve Süper Lig’de performansıyla öne çıkan isimlerin yer aldığı bu sıralama, en değerli Türk futbolcular arasındaki rekabeti net biçimde ortaya koyuyor. Piyasa değerleri, yaş, performans ve uluslararası etki kriterleri dikkate alınarak hazırlanan listede, en değerli Türk futbolcuları kimler sorusunun yanıtı dikkat çekiyor. İşte en değerli Türk futbolcular güncel listesi ve detayları…</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli</guid>
      <pubDate>Fri, 05 Jun 2026 10:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/en-degerli-turk-futbolcular-1.webp" type="image/jpeg" length="16219"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[A MİLLİ TAKIMDAN DÜNYA SIRALAMASINDA SIÇRAMA! İşte kadro değeri, güncel kadro ve maç programı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[A Milli Futbol Takımı’nın 2026 Dünya Kupası yolculuğu başladı. İşte Montella’nın aday kadrosu, hazırlık maçları, D Grubu fikstürü ve ay-yıldızlıların piyasa değeri hakkında tüm detaylar!]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>A Milli Futbol Takımı, Vincenzo Montella yönetiminde 24 yıllık Dünya Kupası hasretini sona erdirerek 2026 FIFA Dünya Kupası yolculuğuna hazırlanıyor. Geçtiğimiz günlerde açıklanan geniş aday kadro, turnuva öncesi hazırlık maçları, grup fikstürü ve ay-yıldızlı ekibin toplam piyasa değeri futbolseverlerin gündeminde. İşte A Milli Takım’ın Dünya Kupası öncesi merak edilen tüm detayları…</p>

<h3></h3>

<h2></h2></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi</guid>
      <pubDate>Tue, 19 May 2026 21:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/amillitakim-1.webp" type="image/jpeg" length="51428"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN PAHALI OYUNCULAR! İşte güncel sıralamayla Süper Lig'in en değerli 20 futbolcusu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Süper Lig’de oyuncuların piyasa değerleri yeniden şekillendi. Güncel Transfermarkt verileri doğrultusunda ligde forma giyen futbolcular arasından en yüksek piyasa değerine sahip 20 isim belirlendi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Süper Lig ekiplerinde forma giyen oyuncuların piyasa değeri sıralaması da yeniden şekillendi. Güncel verilerle birlikte Süper Lig’in en değerli 20 futbolcusu netleşti. İşte listenin tamamı…</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri</guid>
      <pubDate>Mon, 18 May 2026 14:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/guncel-liste-super-lig-oyuncular.webp" type="image/jpeg" length="84526"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EMEKLİYE ÖTV’SİZ ARAÇ DÜZENLEMESİ 2026 SON DURUM: Emekliye ÖTV’siz araba şartları ve araç fiyatları]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Son dakika gelişmesi: emekliye ÖTVsiz araç düzenlemesi gündemde. ÖTVsiz araç fiyatları ve araç listesi 2026 detaylarıyla ÖTV indirimi ve muafiyet kapsamı netleşiyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Emekliye ÖTVsiz araç düzenlemesi 2026 yılında en çok konuşulan başlıklar arasında yer alıyor. Özellikle emekliye ÖTVsiz araç listesi 2026 kapsamında hangi modellerin yer alacağı ve kimlerin bu haktan yararlanabileceği araştırılıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari</guid>
      <pubDate>Sat, 16 May 2026 08:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-son-durum.webp" type="image/jpeg" length="74354"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[3. ODTÜ Jonglörlük Festivali'nde sanatçıların performansı beğeni topladı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ODTÜ Jonglörler Topluluğu tarafından düzenlenen 3. ODTÜ Jonglörlük Festivali, Başkentli sanatseverleri ve öğrencileri bir araya getirmeye devam ediyor. ODTÜ Büyük Spor Salonu ve çevresinde süren etkinlikler kapsamında, havanın kararmasıyla birlikte sahne alan sanatçılar, ateşle yaptıkları tehlikeli ve estetik gösterilerle geceyi aydınlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ODTÜ Jonglörler Topluluğu tarafından bu yıl üçüncüsü düzenlenen 3. ODTÜ Jonglörlük Festivali, ODTÜ Büyük Spor Salonu’nda tüm coşkusuyla devam ediyor. Festival programı kapsamında sahne alan sanatçıların gece karanlığında gerçekleştirdiği ateş gösterileri, izleyicilere adrenalin dolu anlar yaşattı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sanatçıların ateşli asalar ve çeşitli ekipmanlarla sergilediği estetik figürler, jonglörlük sanatının sınırlarını zorlayan performanslara sahne oldu. Hem teknik ustalığın hem de görsel sanatın harmanlandığı festival, Başkentli sanatseverler ve öğrenciler tarafından ilgiyle takip ediliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ahmet Çağatay Bayraktar</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi</guid>
      <pubDate>Sun, 03 May 2026 10:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/a-a-20260503-41275051-41275034-o-d-t-u-j-o-n-g-l-o-r-l-u-k-f-e-s-t-i-v-a-l-i.jpg" type="image/jpeg" length="58917"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ASGARİ ÜCRET VE EMEKLİ MAAŞLARINA ARA ZAM TALİMATI: İşte masadaki rakamlar]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye’de milyonlarca çalışan ve emekliyi doğrudan ilgilendiren maaş düzenlemelerine ilişkin yeni iddialar gündemde... Asgari ücret ve emekli maaşlarına ek zam yapılacağı söylentisi seçim hazırlıklarıyla birlikte ekonomi politikalarında değişim beklentisini artırdı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye’de milyonlarca çalışan ve emekliyi ilgilendiren maaş düzenlemeleriyle ilgili kulis bilgileri gündemi hareketlendirdi. Asgari ücret ve emekli maaşlarına ek zam yapılabileceği yönündeki iddialar, seçim hazırlıklarıyla birlikte ekonomi politikalarında değişim sinyali olarak yorumlanıyor.</p>

<p></p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 14:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/emekli-asgariucretli-seyyanen-zam.webp" type="image/jpeg" length="83083"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN DEĞERLİ MİLLİ TAKIMLAR GÜNCEL LİSTE: Türkiye kaçıncı sırada?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2026’nın en değerli milli takımları açıklandı! Türkiye A Milli Takımı, kadro değerinde 40 milyon euroluk artışla büyük bir sıçrama yaptı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Uluslararası futbol arenasında milli takımların piyasa değerleri güncellendi. 2026 yılının Mart ayı itibarıyla açıklanan listede, Türkiye A Milli Futbol Takımı büyük bir çıkış yakalayarak dikkatleri üzerine çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Türkiye de sıralamada yer buldu</strong></h2>

<p>Genç ve Avrupa’da forma giyen futbolcuların değerindeki artış, bu sıçramanın en büyük nedenlerinden biri olarak gösteriliyor. Özellikle Arda Güler ve Kenan Yıldız gibi isimlerin performansları, milli takımın piyasa değerine ciddi katkı sağladı. İşte dünyanın en değerli milli takımları!</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada</guid>
      <pubDate>Mon, 23 Mar 2026 15:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/03/en-degerli-milli-takimlar-turkiye-kacinci.webp" type="image/jpeg" length="11630"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EMEKLİ BAYRAM İKRAMİYESİ 2026: SSK ve Bağ-Kur'lular ne kadar alacak, ikramiyeler ne zaman yatacak?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekli-bayram-ikramiyesi-2026-ssk-ve-bag-kurlular-ne-kadar-alacak-ikramiyeler-ne-zaman-yatacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekli-bayram-ikramiyesi-2026-ssk-ve-bag-kurlular-ne-kadar-alacak-ikramiyeler-ne-zaman-yatacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2026 emekli bayram ikramiyesi için beklentiler yükseldi. SSK ve Bağ-Kur emeklilerinin merak ettiği yeni ikramiye tutarına zam yapılıp yapılmayacağı gündemde. İşte Ramazan Bayramı öncesi ödeme takvimi, dul-yetim aylığı alanlara yapılacak ödeme oranları ve ikramiyeye ilişkin yasal düzenleme hazırlığına dair güncel detaylar...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Milyonlarca SSK ve Bağ-Kur emeklisi, Ramazan Bayramı öncesi ödenecek ikramiyenin 2026’da ne kadar olacağını merak ediyor. Son olarak 4 bin TL’ye yükseltilen bayram ikramiyesinde yeni bir artış yapılıp yapılmayacağı ve olası zam oranı, emeklilerin gündeminde ilk sırada yer alıyor. Özellikle maaş zamlarının ardından gözler, açıklanacak yeni ikramiye tutarına çevrildi.</p>

<h3></h3>

<h4></h4></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekli-bayram-ikramiyesi-2026-ssk-ve-bag-kurlular-ne-kadar-alacak-ikramiyeler-ne-zaman-yatacak</guid>
      <pubDate>Mon, 02 Mar 2026 19:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/03/emekli-bayram-ikramiyesi-ne-kadar-ne-zaman.webp" type="image/jpeg" length="40149"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SÜPER LİG'İN EN PAHALI 15 TRANSFERİ! İŞTE EN PAHALI YABANCI TRANSFERLER]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligin-en-pahali-15-transferi-iste-en-pahali-yabanci-transferler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligin-en-pahali-15-transferi-iste-en-pahali-yabanci-transferler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İşte Süper Lig'in en pahalı transferleri! En pahalı transferler Süper Lig tarihinde hangi yıldızlarla yapıldı? En pahalı yabancı transferler ve rekor bonservisler burada.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Transfer dönemleri, Süper Lig’de sadece kadroları değil gündemi de değiştiriyor. Kulüplerin milyonlarca euro ödeyerek kadrosuna kattığı yıldızlar; hem rekabetin seviyesini yükseltiyor hem de tartışmaları beraberinde getiriyor. Bu dosyada, en pahalı transferler Süper Lig tarihine geçen isimleri tek listede topladık. İşte Süper Lig en pahalı transferler sıralaması ve her bir hamlenin kısa hikâyesi…</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligin-en-pahali-15-transferi-iste-en-pahali-yabanci-transferler</guid>
      <pubDate>Wed, 28 Jan 2026 16:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/01/super-lig-tarihinin-en-pahali-transferleri-1.webp" type="image/jpeg" length="58760"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
