<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>24 Saat Gazetesi Ankara</title>
    <link>https://www.24saatgazetesi.com</link>
    <description>Ankara son dakika haberleri, asayiş, trafik kazası ve yangın olayları Gazeteciler Cemiyeti yayın organı 24 Saat'te. Günün maçı saat kaçta, ne zaman, hangi kanalda?</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.24saatgazetesi.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>24 Saat Gazetesi Ankara - Copyright © 2026. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Tue, 30 Jun 2026 13:35:26 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kremlin’den yakıt piyasası açıklaması: Petrol ürünleri için ithalat süreci görüşülüyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/kremlinden-yakit-piyasasi-aciklamasi-petrol-urunleri-icin-ithalat-sureci-gorusuluyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/kremlinden-yakit-piyasasi-aciklamasi-petrol-urunleri-icin-ithalat-sureci-gorusuluyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, Rusya’da yakıt piyasasını dengelemek için petrol ürünleri ithalatı konusunda temasların sürdüğünü ve uygun fiyat halinde ithalatın başlayacağını açıkladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Kremlin Sözcüsü</strong> <strong>Dmitriy Peskov</strong>, <strong>Rusya</strong>’da yakıt piyasasının istikrara kavuşturulmasına yönelik çalışmalar kapsamında petrol ürünleri ithalatı konusunun gündemde olduğunu açıkladı. Peskov, uygun fiyat konusunda anlaşma sağlanması halinde ithalatın başlayacağını belirtti.</p>

<h2><strong>Yakıt piyasasında istikrar arayışı</strong></h2>

<p>Moskova’da gazetecilere konuşan Peskov, <strong>Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin</strong>’in 28 Haziran’da yakıt sektörünün mevcut durumuna ilişkin bir toplantı gerçekleştirdiğini hatırlattı. Toplantıda sektörün dengelenmesine yönelik adımların ele alındığı ifade edildi.</p>

<p>Rusya Başbakan Yardımcısı <strong>Aleksandr Novak</strong> başkanlığındaki çalışma grubunun piyasayı istikrara kavuşturacak önlemler üzerinde çalıştığı ve sürecin günlük olarak takip edildiği aktarıldı.</p>

<h3><strong>Yakıt standartları ve rafineriler gündemde</strong></h3>

<p>Peskov, bazı rafineriler için yakıt kalite standartlarının <strong>Euro-5</strong>’ten <strong>Euro-3</strong>’e düşürüldüğü ve <strong>Euro-2 </strong>seviyesinin de değerlendirildiğine yönelik haberlerle ilgili değerlendirmelerde bulundu. Hükümetin piyasadaki ihtiyaçları karşılamak için kapsamlı bir tedbir paketi üzerinde çalıştığı belirtildi.</p>

<h3><strong>Petrol ithalatı için temaslar sürüyor</strong></h3>

<p><strong>Petrol ürünleri</strong> ithalatına ilişkin yürütülen görüşmelere değinen Peskov, hangi ülkelerle temas kurulduğuna dair detay verilmediğini ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Görüşmelerin sürdüğünü belirten Peskov, fiyat konusunda uzlaşma sağlanması halinde <strong>ithalat</strong>ın devreye alınacağını söyledi.</p>

<h3><strong>İthalat piyasayı dengelemeyi hedefliyor</strong></h3>

<p>Açıklamada, planlanan petrol ürünleri ithalatının yakıt piyasasında dengeyi sağlamak ve artan talebi karşılamak amacı taşıdığı vurgulandı. Sürecin ekonomik istikrarı desteklemeye yönelik adımların bir parçası olduğu ifade edildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/kremlinden-yakit-piyasasi-aciklamasi-petrol-urunleri-icin-ithalat-sureci-gorusuluyor</guid>
      <pubDate>Tue, 30 Jun 2026 13:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/kremlin-sozcusu-peskov-yakit-ithalati-icin-temaslar-yuruttuklerini-soyledi.png" type="image/jpeg" length="61854"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türk-İş Haziran 2026 açlık ve yoksulluk sınırı verileri açıklandı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/turk-is-haziran-2026-aclik-ve-yoksulluk-siniri-verileri-aciklandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/turk-is-haziran-2026-aclik-ve-yoksulluk-siniri-verileri-aciklandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türk-İş Konfederasyonu’nun Haziran 2026 açlık ve yoksulluk sınırı araştırması sonuçları açıklandı. Verilere göre açlık sınırı 35 bin 758 lira seviyesine çıkarken yoksulluk sınırı 116 bin 478 lirayı aştı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Türk-İş Konfederasyonu,</strong> <strong>Haziran 2026 </strong>dönemine ilişkin açlık sınırı ve yoksulluk sınırı araştırmasının sonuçlarını yayımladı. Açıklanan verilere göre <strong>Ankara</strong>’da yaşayan dört kişilik bir ailenin temel gıda harcamasıyla belirlenen açlık sınırı yükselirken, tüm zorunlu harcamaları kapsayan yoksulluk sınırı da artış gösterdi. Aynı araştırmada bekâr bir çalışanın aylık yaşama maliyeti de hesaplandı.</p>

<h2></h2>

<h2><strong>Açlık sınırı Haziran 2026 döneminde 35 bin 758 liraya çıktı</strong></h2>

<p>Türk-İş’in araştırmasına göre Ankara’da yaşayan dört kişilik bir ailenin sağlıklı ve dengeli beslenebilmesi için yapması gereken aylık gıda harcamasını ifade eden açlık sınırı, Haziran 2026 itibarıyla 35 bin 758 lira 88 kuruş olarak hesaplandı. Bir önceki ay bu tutar 35 bin 174 lira seviyesindeydi.</p>

<p>Açıklanan veriler, temel gıda harcamalarında yukarı yönlü seyrin sürdüğünü ortaya koydu. Gıda fiyatlarındaki değişim, açlık sınırı hesaplamalarına doğrudan yansıdı.</p>

<h3><strong>Yoksulluk sınırı 116 bin 478 lirayı aştı</strong></h3>

<p>Gıda harcamalarının yanı sıra konut, ulaşım, eğitim, sağlık ve diğer zorunlu giderlerin dahil edildiği yoksulluk sınırı Haziran 2026 döneminde 116 bin 478 lira 40 kuruş seviyesine yükseldi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Aynı araştırmaya göre bekâr bir çalışanın aylık yaşama maliyeti ise 46 bin 248 lira 50 kuruş olarak belirlendi. Bu veriler, temel yaşam maliyetlerindeki artışın farklı hane tiplerine yansımasını ortaya koydu.</p>

<h3><strong>Mutfak enflasyonu Haziran 2026 verileri</strong></h3>

<p>Türk-İş araştırmasında mutfak enflasyonuna ilişkin veriler de yer aldı. Haziran ayında mutfak enflasyonu aylık bazda yüzde 1,66 artış gösterdi. Yıllık artış oranı yüzde 36,93 olarak hesaplanırken, son altı aylık artış yüzde 18,63 seviyesinde gerçekleşti. On iki aylık ortalama artış ise yüzde 40,44 oldu.</p>

<p>Veriler, gıda fiyatlarındaki artış eğiliminin devam ettiğini gösterdi.</p>

<h3><strong>Gıda fiyatlarında ürün bazlı değişimler</strong></h3>

<p>Araştırmada temel gıda ürünlerindeki fiyat hareketleri de değerlendirildi. Açıklamaya göre süt, yoğurt ve peynir grubunda fiyatlar büyük ölçüde yatay seyretti. Et ve bakliyat grubunda ise ürün bazlı farklılıklar ortaya çıktı.</p>

<p>Kurban Bayramı sonrasında dana eti fiyatlarında gerileme görülürken, kuzu eti fiyatlarında artış yaşandı. Yumurtada ise arz fazlası ve mevsimsel talep düşüşüne bağlı olarak belirgin düşüş kaydedildi. Bakliyat grubunda kuru fasulye ve kırmızı mercimek fiyatları artarken, nohut fiyatlarında değişim olmadı.</p>

<h3><strong>Sebze ve meyve fiyatlarında mevsim etkisi</strong></h3>

<p>Sebze ve meyve grubunda fiyatlar üzerinde mevsimsel etkiler belirleyici oldu. Patates fiyatlarında artış dikkat çekerken, yeni sezon ürünlerinin pazara girmesiyle bazı sebze ve meyvelerde düşüş yaşandı.</p>

<p>Araştırmada toplam 23 sebze ve 13 meyve ürünü değerlendirildi. Buna göre ortalama sebze kilogram fiyatı 101,44 lira, ortalama meyve kilogram fiyatı 139,23 lira ve ortalama meyve-sebze kilogram fiyatı 108,78 lira olarak hesaplandı.</p>

<h3><strong>Ücretler ve yaşam maliyeti değerlendirmesi</strong></h3>

<p>Türk-İş tarafından yapılan açıklamada, yılın ikinci yarısında asgari ücrete ara zam yapılmamasının çalışanların alım gücü üzerinde baskı oluşturduğu ifade edildi. Mevcut ücret seviyelerinin artan yaşam maliyetleri karşısında yetersiz kaldığı değerlendirmesi paylaşıldı.</p>

<p>Konfederasyonun verilerine göre geçen yıl Haziran ayında 26 bin 115 lira olan açlık sınırı, bir yıl içinde yaklaşık yüzde 37 artışla 35 bin 758 liraya yükseldi. Aynı dönemde yoksulluk sınırı ise 85 bin 65 liradan 116 bin 478 liraya çıktı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/turk-is-haziran-2026-aclik-ve-yoksulluk-siniri-verileri-aciklandi</guid>
      <pubDate>Tue, 30 Jun 2026 13:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/aclik-siniri-1.png" type="image/jpeg" length="80579"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[1 Temmuz SEDDK Trafik Sigortası Değişikliği Nedir? Değer Kaybı Tazminatı Nasıl Değişecek?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/1-temmuz-seddk-trafik-sigortasi-degisikligi-nedir-deger-kaybi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/1-temmuz-seddk-trafik-sigortasi-degisikligi-nedir-deger-kaybi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Trafik sigortasında 1 Temmuz 2026 itibarıyla yürürlüğe girecek yeni düzenleme ile değer kaybı tazminatı artık ayrıca başvuru yapılmadan maddi hasar dosyasıyla birlikte otomatik olarak hesaplanacak. Sigorta tazminat süreçlerinde aracı yapıların devre dışı kalması, eksper raporlarının tek sistem üzerinden hazırlanması ve sürecin dijitalleşmesi hedefleniyor. Peki yeni sistem vatandaşlar için ne anlama geliyor?]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu (SEDDK) tarafından hazırlanan yeni düzenleme ile <strong>Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu</strong>, zorunlu trafik sigortasında kapsamlı bir değişikliğe gidiyor.</p>

<p>1 Temmuz 2026 itibarıyla yürürlüğe girecek uygulama ile <strong>zorunlu trafik sigortası</strong> kapsamında en çok tartışılan konulardan biri olan <strong>araç değer kaybı tazminatı</strong> yeni bir sisteme bağlanacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Değer Kaybı Tazminatında Otomatik Süreç Dönemi</strong></h2>

<p>Yeni düzenlemeye göre trafik kazası sonrası oluşan maddi hasar değerlendirilirken, <strong>değer kaybı tazminatı için ayrıca başvuru yapılmasına gerek kalmayacak</strong>.</p>

<p>Bu kapsamda:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Maddi hasar dosyası açıldığında değer kaybı da otomatik değerlendirilecek</p>
 </li>
 <li>
 <p>Ayrı eksper ataması yapılmayacak</p>
 </li>
 <li>
 <p>Tek dosya üzerinden süreç yürütülecek</p>
 </li>
 <li>
 <p>Sigortalı ek başvuru yapmak zorunda kalmayacak</p>
 </li>
</ul>

<p>Bu değişiklik, özellikle uzun süredir sigorta süreçlerinde yaşanan gecikmeleri azaltmayı hedefliyor.</p>

<h3><img alt="Ticaret Bakanlığı'ndan ekspertiz sektörüne yeni düzenleme: Yetki belgesi ve karekod zorunluluğu geliyor" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/oto-ekspertiz1.jpg" width="864" /></h3>

<h3><strong>Tek Eksper Sistemi Devreye Giriyor</strong></h3>

<p>Yeni uygulamada en kritik değişikliklerden biri <strong>tek eksper sistemi</strong> olacak.</p>

<p>Buna göre:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Eksperler merkezi sistem üzerinden atanacak</p>
 </li>
 <li>
 <p>Aynı uzman hem araç hasarını hem de değer kaybını inceleyecek</p>
 </li>
 <li>
 <p>Tek rapor üzerinden değerlendirme yapılacak</p>
 </li>
 <li>
 <p>Farklı hesaplama yöntemlerinden kaynaklanan uyuşmazlıklar azaltılacak</p>
 </li>
</ul>

<p>Eksperlerin değerlendirmelerinde aracın marka, model yılı, kullanım durumu ve hasar niteliği gibi kriterler dikkate alınacak.</p>

<h3><strong>Aracı Yapılar Devre Dışı Kalacak</strong></h3>

<p>Uzun yıllardır sigorta süreçlerinde tartışma konusu olan <strong>aracı kurumlar</strong> için de yeni bir dönem başlıyor.</p>

<p>Düzenlemeye göre:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Sigortalı doğrudan sigorta şirketine başvurabilecek</p>
 </li>
 <li>
 <p>Aracı platformlara ihtiyaç kalmayacak</p>
 </li>
 <li>
 <p>Komisyon ve ek maliyetlerin azaltılması hedeflenecek</p>
 </li>
 <li>
 <p>Tazminat süreci doğrudan dosya üzerinden yürütülecek</p>
 </li>
</ul>

<p>Bu adımın, vatandaşların tazminata erişim süresini kısaltması bekleniyor.</p>

<h3><img alt="E Devlet 1" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/01/e-devlet-1.jpg" width="864" /></h3>

<h3><strong>Hasar Süreçlerinde Dijital Takip Dönemi</strong></h3>

<p>Yeni sistemle birlikte sigorta süreçleri dijital altyapı üzerinden daha şeffaf hale getirilecek.</p>

<p>Bu kapsamda:</p>

<ul>
 <li>
 <p>e-Devlet kayıtlı iletişim bilgileri kullanılacak</p>
 </li>
 <li>
 <p>Sigortalıya süreç hakkında doğrudan bilgilendirme yapılacak</p>
 </li>
 <li>
 <p>Dosya durumu anlık olarak takip edilebilecek</p>
 </li>
 <li>
 <p>Tazminat süreci daha şeffaf hale gelecek</p>
 </li>
</ul>

<h3><strong>Onarımda Orijinal Parça Önceliği</strong></h3>

<p>Araç onarımlarında temel ilke olarak <strong>orijinal parça kullanımı</strong> devam edecek.</p>

<p>Ancak bazı istisnalar da düzenlemede yer aldı:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Orijinal parça bulunamazsa eşdeğer parça kullanılabilecek</p>
 </li>
 <li>
 <p>Araç sahibi onay verirse yeniden kullanılabilir parça tercih edilebilecek</p>
 </li>
 <li>
 <p>Teknik zorunluluk durumunda alternatif çözümler uygulanabilecek</p>
 </li>
</ul>

<p>Bu düzenleme ile onarım kalitesinde standartlaşma hedefleniyor.</p>

<h3><img alt="Oto Ekspertiz-1" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/oto-ekspertiz.jpg" width="864" /></h3>

<h3><strong>Ağır Hasarlı Araçlarda Yeni Şart</strong></h3>

<p>Yeni dönemde ağır hasarlı araçlara ilişkin tazminat süreçlerinde de değişiklik yapıldı.</p>

<p>Buna göre:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Eksper raporuyla ağır hasar tespiti yapılacak</p>
 </li>
 <li>
 <p>“Trafikten çekilmiştir” belgesi zorunlu olacak</p>
 </li>
 <li>
 <p>Belge olmadan tazminat ödemesi yapılmayacak</p>
 </li>
</ul>

<p>Bu uygulama ile süreçte belge güvenliğinin artırılması amaçlanıyor.</p>

<h3><strong>Uyuşmazlıkların Azaltılması Hedefleniyor</strong></h3>

<p>Sigorta sektöründe uzun süredir en çok tartışılan alanlardan biri olan <strong>değer kaybı tazminatı uyuşmazlıkları</strong>, yeni düzenleme ile tek sistemde toplanıyor.</p>

<p>Yetkililere göre:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Tek eksper modeli</p>
 </li>
 <li>
 <p>Standart hesaplama yöntemi</p>
 </li>
 <li>
 <p>Dijital başvuru sistemi</p>
 </li>
 <li>
 <p>Otomatik değer kaybı hesaplaması</p>
 </li>
</ul>

<p>gibi yeniliklerle dava ve tahkim süreçlerinde ciddi azalma bekleniyor.</p>

<h3><img alt="Sigorta Sektörü Istihdam Raporu Açıklandı Çalışan Sayısı 27 Bin 757 Kişiye Ulaştı" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/sigorta-sektoru-istihdam-raporu-aciklandi-calisan-sayisi-27-bin-757-kisiye-ulasti.jpg" width="864" /></h3>

<h3><strong>Sigorta Sisteminde Yeni Dönem</strong></h3>

<p>1 Temmuz 2026 itibarıyla devreye girecek düzenleme, trafik sigortasında hem vatandaş hem de sektör açısından önemli değişiklikler içeriyor. Özellikle <strong>değer kaybı tazminatının otomatikleşmesi</strong>, süreçlerin hızlanması ve aracı yapıların devre dışı kalması, sistemin en dikkat çeken başlıkları arasında yer alıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nida Çitler</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/1-temmuz-seddk-trafik-sigortasi-degisikligi-nedir-deger-kaybi</guid>
      <pubDate>Tue, 30 Jun 2026 13:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/araba-1.webp" type="image/jpeg" length="70131"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İBB Davası'nda savunma yapan Murat Ongun iddianameyi "Frankestein'in eserine" benzetti]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/ibb-davasinda-savunma-yapan-murat-ongun-iddianameyi-frankesteinin-eserine-benzetti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/ibb-davasinda-savunma-yapan-murat-ongun-iddianameyi-frankesteinin-eserine-benzetti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da aralarında bulunduğu 59'u tutuklu, 414 sanıklı "İBB Davası"nın 59’uncu gün duruşmasında, tutuklu sanık Medya AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun savunma yaptı. İddianameyi "kurgu eser" ve "ucube" olarak nitelendiren Ongun, soruşturmayı açan savcının Adalet Bakan Yardımcılığına atanmasına atıfta bulunarak, "Bu iddianame Dr. Frankenstein’ın eseri gibidir" dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İstanbul Büyükşehir Belediyesi Belediye Başkanı ve cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu'nun da yargılandığı İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi heyeti tarafından Silivri’deki Marmara Kapalı Cezaevi Yerleşkesi 1 No’lu Duruşma Salonu’nda görülmeye devam ediyor. Davanın 59’uncu celsesinde, tutuklu sanıklardan Medya AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun ilk kez kürsüye çıkarak esas hakkındaki savunmasını gerçekleştirdi.</p>

<h2><strong>"Bu coğrafyada itiraz pek sevilmez, itaat tercih edilir"</strong></h2>

<p>Savunmasına Türk hukuk sistemindeki uygulamaları ve yargılama usullerini eleştirerek başlayan Murat Ongun, duruşma salonundaki usul tartışmalarına değindi. "Hukuk ne acayip bir şeymiş" ifadesini kullanan Ongun, adli süreçlerdeki "İtiraz edersiniz" yaklaşımına karşı şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p>"Sayın Başkan, sizler kolay söylüyorsunuz ama bizim memlekette itiraz etmek kolay değil. Arkamda Avrupa’nın en büyük kentinin belediye başkanı, Türkiye Belediyeler Birliği Başkanı ve Türkiye’nin birinci partisinin cumhurbaşkanı adayı oturuyor. O da birine itiraz etmiş. Sonuç malum. Bu coğrafyada itiraz pek sevilmez. Pek tasvip edilmez. Onun yerine itaat tercih edilir. Sözü bile var: ‘İtaat et, rahat et.’ Konforlu bir alan. İnsanı rahat ettiriyor. Bizim gibi umutsuz rahatsızlara ise ne gam. Biz itiraz etmeye devam ediyoruz. Neye? Haksızlığa. Adaletsizliğe. Adam kayırmaya. İkili hukuka. Partizanlığa. Gerçek yolsuzluğa. İtirazın sonu da işte huzurunuz."</p>
</blockquote>

<h2><strong>"CHP’ye delil olan, AK Parti’ye olmayabilir"</strong></h2>

<p>Yargılama dosyasında kendilerine yöneltilen HTS ve baz istasyonu kayıtları üzerinden siyasi partilere göre farklı hukuki standartlar uygulandığını iddia eden Ongun, Gaziantep’ten bir örnek vererek ikili hukuk eleştirisinde bulundu:</p>

<blockquote>
<p>"Bize burada delil diye HTS ve baz kayıtları soruluyor. Haklısınız. Savcılarımız delil listesine koymuş. Sonra aklıma Gaziantep Şehitkamil Belediyesi soruşturması geliyor. Geçen eylül ayında savcı bey soruşturmayı kapattı orada. ‘HTS-baz delil mi olur?’ dedi. Ama gördük ki o da bir süre şaşırmış. Şehitkamil Belediye Başkanı CHP’deyken delil olabilir diye düşünmüş. Başkan AK Parti’ye transfer olunca ise… ‘Ne delili, hangi delil?’ demiş. Ben yine kendi kendime ‘hukuk ne acayip bir şey’ diye düşünürken anladım ki Türkiye’de hukuk artık bir kavram değil. Bir şey. Sadece bir şey."</p>
</blockquote>

<h2><strong>"Soner Yalçın’a, Ruşen Çakır’a talimat verdiğimi iddia ediyorlar"</strong></h2>

<p>İddianamede yer alan "Eylem 19" bölümünde gazetecilere para karşılığı talimatla haber yaptırdığı yönündeki iddiaları kesin bir dille reddeden Ongun, medyadaki mesleki ilişkilerini ve iddiaların absürtlüğünü şu sözlerle aktardı:</p>

<blockquote>
<p>"İddianamede Eylem 19 var, benim taa Ankara’dan tanıdığım gazeteci abilerim yargılanıyor. Güya benim talimatımla halkı yanıltıcı yayınlar yapmışlar. Üstelik benden para alarak. Bizim mesleği bilmiyor tabi, iddianameyi yazanlar. Belli ki havuz medyasındaki balıkları gazeteci sanıyor. Bilseler, benim meslek büyüğüm olan Soner Yalçın’a, Ruşen Çakır‘a, Şaban Sevinç’e Yavuz Oğhan‘a talimat veremeyeceğimi öğrenirlerdi. Ancak, onların benim kulağımı çekme bana fırça atma hatta bana talimat verme hakları olduğunu da bilirlerdi. Ezcümle iddianamede yazdığı gibi benim Yavuz Oğhan ile Barbaros Bulvarı’nda 11 farklı elektrik direğinin altında gizemli buluşmalar yapmama gerek yok. Adam arkadaşım. Ocakbaşı seviyor o. İki gazeteci buluşacaksak oturup iki kadeh rakı eşliğinde her şeyi konuşuruz."</p>
</blockquote>

<h2><strong>"Bize Real Madrid’i anlattılar, sahaya Siirt Köy Hizmetleri Spor’u çıkardılar"</strong></h2>

<p>İddianamenin 72. sayfasında, Ekrem İmamoğlu'nun siyasi danışmanı Necati Özkan hakkında yapılan "örgütün akıl hocası" betimlemesinin asılsız olduğunu ve dosyanın bir kurgudan ibaret olduğunu savunan Medya AŞ Yönetim Kurulu Başkanı, savunmasını şu benzetmeyle sürdürdü:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<blockquote>
<p>"İddia makamı tespitinde doğruysa, haklıysa bu betimlemeden doğal olarak şu sonuçlar çıkar. Necati Özkan örgütün Kültür-Medya AŞ yapılanmasında yer alır. Peki öyle mi? Hayır. Necati Özkan örgütün akıl hocasıdır. Peki öyle mi? Hayır. Necati Özkan örgütün tüm ihtilaflarına çözüm bulan biridir. Açıkçası bize Real Madrid’i anlatıp sahaya Siirt Köy Hizmetleri Spor’u çıkarmışlar. Ortaklaşa kaleme alınmış olsa harmoni olurdu oysa kakafoniden ibaret."</p>
</blockquote>

<h2><strong>"Bu iddianame Dr. Frankenstein’ın eseri gibidir"</strong></h2>

<p>Murat Ongun, savunmasının son bölümünde dünya edebiyat tarihinin ünlü korku karakteri Dr. Frankenstein'a atıfta bulunarak mahkeme heyetine seslendi. Soruşturmayı yürüten eski başsavcının (Aykut Cengiz Gürlek) yakın zamanda Adalet Bakan Yardımcılığı görevine atanarak Ankara'ya gitmesini eleştiren Ongun, savunmasını şu ifadelerle tamamladı:</p>

<blockquote>
<p>"Yaklaşık 200 yıldır tüm dünyanın bildiği bir hikaye var. Mary Shelley’nin yazdığı Dr. Frankenstein isimli korku hikayesidir. Dr. Frankenstein etiği ve ahlakın özünü unutup çıktığı yolda, kibriyle bir ucube yaratmıştır. Bu iddianame Dr. Frankenstein’ın eseri gibidir, onun gibi saldırgan ve acımasızdır. Üstelik onu ortaya çıkaran kişi de eserinden tiksindiği için olsa gerek, onu terk etmiştir. Ankara’ya gitmiştir. Ankara’ya giderken de bu yaratığı sizin kollarınıza terk etmiştir. Sizden beklenen, adını iddianame diye okuduğumuz bu şeyi üzerimize salmanız ve bize zarar vermesini sağlamanızdır. Sizde şimdi kollarınıza atılan bu canavarla ne yapacağınıza karar vereceksiniz. Ya üstümüze salacak, ya da etiğin, ahlakın ama daha yücesi hakkaniyetin gereğini yapıp bu ucubeyi yok edeceksiniz. Bizim için tüm bu zaman zarfı ise şunu sorarak geçti: 'Asıl canavar kim?'"</p>
</blockquote>

<p>Silivri'deki duruşma, sanık Murat Ongun'un savunmasının çapraz sorgu ve ek beyanlar aşamasıyla devam ediyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anka Haber Ajansı</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/ibb-davasinda-savunma-yapan-murat-ongun-iddianameyi-frankesteinin-eserine-benzetti</guid>
      <pubDate>Tue, 30 Jun 2026 13:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/murat-ongun-2344391-1.jpg" type="image/jpeg" length="71203"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İstanbul'da NATO protestolarında gözaltına alınan 89 kişi serbest bırakıldı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/istanbulda-nato-protestolarinda-gozaltina-alinan-89-kisi-serbest-birakildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/istanbulda-nato-protestolarinda-gozaltina-alinan-89-kisi-serbest-birakildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul'da düzenlenen NATO Parlamenter Zirvesi'ni protesto ettikleri gerekçesiyle dün kentin farklı noktalarında gözaltına alınan çeşitli gençlik örgütleri ve sivil toplum kuruluşu üyesi 89 kişi, emniyetteki ifade işlemlerinin ardından serbest bırakıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İstanbul'da gerçekleştirilen uluslararası NATO Parlamenter Zirvesi esnasında düzenlenen protesto gösterilerine yönelik adli süreç tamamlandı. Dün şehir genelinde düzenlenen izinsiz gösteriler ve yürüyüşler sırasında güvenlik güçlerince gözaltına alınan şüphelilerin tamamı serbest bırakıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Emniyetteki ifade işlemleri tamamlandı</strong></h2>

<p>Dün kentin farklı lokasyonlarında bir araya gelerek NATO zirvesini protesto eden; Halkevleri, Devrimci Gençlik Dernekleri (DGD), Öğrenci Kolektifleri, Gençlik Komiteleri, Gençlik Komünleri ve Özgür Üniversite Hareketi üyelerinin de aralarında bulunduğu toplam 89 kişi emniyet güçlerince yakalanarak gözaltına alınmıştı.</p>

<p>Edinilen bilgiye göre, kontrol amaçlı sağlık kontrollerinin ardından İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü’ne götürülen 89 kişi hakkında yasal işlem başlatıldı. Şüpheliler, Vatan Caddesi'ndeki emniyet yerleşkesinde <strong>"2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu'na muhalefet"</strong> suçundan savcılık talimatıyla alınan ifadelerinin ardından serbest bırakıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anka Haber Ajansı</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/istanbulda-nato-protestolarinda-gozaltina-alinan-89-kisi-serbest-birakildi</guid>
      <pubDate>Tue, 30 Jun 2026 13:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/c19d664d-421c-46a9-86d2-f8147925c441-w.jpg" type="image/jpeg" length="40793"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yenilenmiş telefon satışlarının 2026'da bir milyonu aşması bekleniyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/yenilenmis-telefon-satislarinin-2026da-bir-milyonu-asmasi-bekleniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/yenilenmis-telefon-satislarinin-2026da-bir-milyonu-asmasi-bekleniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ticaret Bakanlığı’nın "Yenilenmiş Ürünler Hakkında Yönetmeliği" Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Düzenlemeyle cep telefonu, tablet ve akıllı saat gibi ikinci el ürünlere 14 günlük cayma hakkı getirildi. MOBİSAD Başkanı Mustafa Kemal Turnacı, geçen yıl 660 bin olan yenilenmiş telefon satışının bu yıl 1 milyonu aşmasını beklediklerini ifade etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye'de alım gücünün düşmesi ve ekonomik gelişmeler, tüketici alışkanlıklarını kökten değiştirerek ikinci el ve yenilenmiş ürün pazarını devasa bir sektöre dönüştürüyor. Ticaret Bakanlığı'nın teknolojik cihazların garantili bir şekilde yeniden ekonomiye kazandırılması amacıyla hazırladığı yasal mevzuatın ardından, gözler büyüme potansiyeli taşıyan yenilenmiş ürün piyasasına çevrildi.</p>

<p>Mobil İletişim Araçları ve Bilgi Teknolojileri İş Adamları Derneği (MOBİSAD) Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Kemal Turnacı, yeni yönetmeliği ve pazarın geleceğini değerlendirdi.</p>

<p><img alt="Thumbs B C 2Da63D8D4190Ac45A97B71114Bea068A" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/thumbs-b-c-2da63d8d4190ac45a97b71114bea068a.webp" width="864" /></p>

<h2><strong>14 günlük cayma hakkı getirildi</strong></h2>

<p>Resmi Gazete'de yayımlanan yeni mevzuat uyarınca; ikinci el cep telefonları, tabletler, akıllı saatler, oyun konsolları, modemler ve televizyonlar bundan sonra belirli standartlarda ve garantili biçimde yenilenecek.</p>

<p>Düzenlemeyle birlikte tüketicilere internet veya mağaza alışverişlerinde yenilenmiş ürün satın alan tüketiciler, 14 gün içinde hiçbir gerekçe göstermeksizin sözleşmeden cayarak ürünü iade edebilecek.</p>

<p>Yenilenmiş Ürün Bilgi Sistemi (YÜBİS) sayesinde her cihaz için özel bir dijital kayıt oluşturulacak. Tüketiciler, cihaza hangi işlemlerin uygulandığını, değişen parçaları, ürün sertifikasını ve kayıp, çalıntı ya da kaçak sorgulama verilerini sistem üzerinden şeffafça görebilecek.</p>

<p><img alt="Thumbs B C B36Be988Ce2B437434E0546Cdf73155E" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/thumbs-b-c-b36be988ce2b437434e0546cdf73155e.webp" width="864" /></p>

<h2><strong>"Bu yıl yenilenmiş telefon satışının 1 milyonu aşması bekleniyor"</strong></h2>

<p>MOBİSAD Başkanı Mustafa Kemal Turnacı, çekmecelerde atıl durumda bekleyen cihazların bu sistemle ekonomiye kazandırıldığını, bu sayede ithalatın azaltılmasının ve cari açığın iyileştirilmesinin hedeflendiğini aktardı. Türkiye’de 2025 yılında 660 bin dolayında yenilenmiş cep telefonu satıldığını anımsatan Turnacı, bu yıl, yenilenmiş cep telefonu satışının 1 milyonu aşması beklendiğini ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>"Parası olanlar da yenilenmiş ürün tercih ediyor"</strong></h2>

<p>Başta gençler olmak üzere toplumun her kesiminden yenilenmiş cihazlara yoğun bir talep gösterildiğini ifade eden Turnacı, yüksek gelir grubundaki vatandaşların bu ürünlere olan ilgisine dair, <i>"Parası olanlar da yenilenmiş ürün tercih ediyor"</i> yanıtını verdi.</p>

<p>Yenilenmiş ürünlerin ambalajlı, kutulu ve belirli bir süre için yasal garanti kapsamında satıldığını belirten Turnacı, sıfır ürünler ile yenilenmiş ürünler arasındaki fiyat farkını "Stoku az yenilenmiş ürün fiyatı, sıfırına göre yüzde 20 daha düşük satılıyor. Bazı ürünlerde yüzde 40-45 daha uygun fiyatla satışı yapılıyor" şeklinde açıkladı.</p>

<h2><strong>"Önceki kullanıcı bilgileri geri çağrılamayacak biçimde siliniyor"</strong></h2>

<p>İkinci el ürün alım satımında tüketicilerin en büyük endişelerinden biri olan kişisel veri güvenliği konusuna da açıklık getiren MOBİSAD Başkanı Mustafa Kemal Turnacı, sistemin teknolojik güvenilirliğini "Yenilenmiş ürünlerdeki bilgiler, güvenilir şekilde siliniyor. Hiçbir biçimde de yeniden bu bilgilere ulaşılamıyor. Bu yönüyle de güvenceler var" şeklinde aktardı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anka Haber Ajansı</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/yenilenmis-telefon-satislarinin-2026da-bir-milyonu-asmasi-bekleniyor</guid>
      <pubDate>Tue, 30 Jun 2026 13:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/thumbs-b-c-8d8d5a4978e04c7b228be058cb1e273d.webp" type="image/jpeg" length="38460"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[“Yeni nesil suç örgütlerine” yönelik operasyon: 117 şüpheli hakkında işlem başlatıldı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/yeni-nesil-suc-orgutlerine-yonelik-operasyon-117-supheli-hakkinda-islem-baslatildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/yeni-nesil-suc-orgutlerine-yonelik-operasyon-117-supheli-hakkinda-islem-baslatildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ankara ve Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılıkları koordinesinde yeni nesil suç örgütlerine yönelik operasyonda 117 şüpheli hakkında işlem başlatıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Adalet Bakanı</strong> <strong>Akın Gürlek</strong>, yeni nesil suç örgütleri, sokak çeteleri ve organize suç yapılanmalarına yönelik yürütülen çalışmalar kapsamında 117 şüpheliye ilişkin kapsamlı bir operasyon başlatıldığını açıkladı. Operasyonun <strong>Ankara</strong> ve <strong>Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılıkları </strong>koordinesinde yürütüldüğü bildirildi.</p>

<h2><strong>Sokak çetelerine yönelik kapsamlı operasyon</strong></h2>

<p>Bakan Akın Gürlek, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, gençleri suça sürükleyen yapılarla mücadelenin kararlılıkla sürdüğünü belirtti. Açıklamada, 81 ilde başsavcılıklara gönderilen genelge sonrası ülke genelinde sokak çetelerine yönelik operasyonların devam ettiği ifade edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı </strong>koordinesinde yürütülen soruşturmada, yeni nesil suç örgütleriyle irtibatlı olduğu ve gençleri suç faaliyetlerine yönlendirdiği değerlendirilen 117 şüpheli hakkında işlem başlatıldı.</p>

<h3><strong>Kara para ve kripto varlık iddiaları soruşturmada</strong></h3>

<p><strong>Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı</strong> tarafından yürütülen ayrı bir soruşturmada ise bir suç örgütünün yasa dışı bahis gelirlerini kripto varlıklar ve elektronik para kuruluşları üzerinden akladığı tespit edildi.</p>

<p>Soruşturmada, <strong>MASAK</strong> raporlarına göre yaklaşık <strong>5 milyar 66 milyon lira</strong> tutarında kara para trafiğinin tespit edildiği, bu kapsamda 28 şüpheli hakkında arama ve gözaltı işlemlerinin başlatıldığı aktarıldı. Operasyonun İstanbul merkezli olmak üzere <strong>Ankara</strong>, <strong>Sivas</strong>, <strong>Diyarbakır</strong> ve <strong>Batman</strong>’da sürdüğü bildirildi.</p>

<h3><strong>Çok sayıda ilde eş zamanlı işlem</strong></h3>

<p>Soruşturma kapsamında farklı illerde eş zamanlı operasyonlar gerçekleştirildi. Güvenlik güçlerinin suç örgütlerinin finansal yapısına yönelik çalışmalara da yoğunlaştığı ifade edildi.</p>

<p>Adalet Bakanı Akın Gürlek, suç örgütlerinin yalnızca sokak yapılanmalarına değil, finansal ağlarına da müdahale edildiğini belirtti. Kamu düzenini bozan ve gençleri suça sürükleyen yapılara karşı mücadelenin süreceği vurgulandı.</p>

<p></p>

<blockquote class="twitter-tweet">
<p dir="ltr" lang="tr">Yeni nesil suç örgütlerine, sokak çetelerine ve organize suç yapılarına karşı mücadelemizi kararlılıkla sürdürüyoruz. Sokaklarımızı çetelerden ve gençlerimizi bu karanlık yapıların ağından arındırmakta kararlıyız!<br />
<br />
Geçen hafta 81 ilimizdeki 175 Ağır Ceza Cumhuriyet…</p>
— Akın Gürlek (@abakingurlek) <a href="https://x.com/abakingurlek/status/2071878309193928878?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">June 30, 2026</a></blockquote>
<script async src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/yeni-nesil-suc-orgutlerine-yonelik-operasyon-117-supheli-hakkinda-islem-baslatildi</guid>
      <pubDate>Tue, 30 Jun 2026 12:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/yeni-nesil-suc-orgutlerine-yonelik-operasyon.png" type="image/jpeg" length="56627"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Süper Lig'de yabancı oyuncu kotası tartışmalarına son noktayı koydu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/super-ligde-yabanci-oyuncu-kotasi-tartismalarina-son-noktayi-koydu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/super-ligde-yabanci-oyuncu-kotasi-tartismalarina-son-noktayi-koydu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye Futbol Federasyonu (TFF), kamuoyunda ve spor medyasında geniş tartışmalara yol açan yabancı futbolcu kuralına ilişkin nihai kararını açıkladı. Federasyon, Trendyol Süper Lig'de 2026-2027 sezonunda uygulanacak 10+4 yabancı oyuncu kuralında herhangi bir değişikliğe gidilmeyeceğini resmen duyurdu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye Futbol Federasyonu (TFF), Süper Lig kulüplerinin transfer politikalarını yakından ilgilendiren yabancı oyuncu kontenjanı tartışmalarına son verdi. TFF'nin resmi internet sitesi üzerinden yapılan kurumsal açıklamada, daha önce belirlenen kuralların aynen yürürlükte kalacağı belirtilerek, kulüplerin planlamalarını bu kriterlere göre yapması gerektiği hatırlatıldı.</p>

<h2><strong>"Esaslarda herhangi bir değişikliğe gidilmesi söz konusu değil"</strong></h2>

<p>Gelecek sezona dair yürütülen spekülasyonların önüne geçmek amacıyla bir bildiri yayımlayan TFF, kuralın uygulama esaslarının geçtiğimiz sezon başında ilan edildiği şekliyle korunacağını bildirdi. Federasyon tarafından yapılan resmi açıklamada şu doğrudan ifadelere yer verildi:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<blockquote>
<p>"Son günlerde kamuoyunda sıkça tartışılan Trendyol Süper Lig'de 2026-2027 sezonunda uygulanacak yabancı oyuncu kuralına ilişkin daha önce paylaşılan esaslarda herhangi bir değişikliğe gidilmesi söz konusu değildir. Geçtiğimiz sezon başında bu sezon uygulanacağını duyurduğumuz yabancı futbolcu uygulaması kapsamında, kulüplerin A takım listesinde yer vereceği 10 yabancı futbolcu için herhangi bir yaş kriteri aranmamaktadır."</p>
</blockquote>

<h2><strong>14 yabancı için "genç oyuncu" şartı korunuyor</strong></h2>

<p>TFF, kadrosunda 10'dan fazla yabancı oyuncu bulundurmak isteyen kulüpler için getirilen yaş sınırlandırması kuralının da aynı titizlikle uygulanacağını vurguladı. Açıklamada, 14 yabancı hakkının tamamını kullanacak kulüpler için zorunlu olan kriter şu sözlerle doğrudan aktarıldı:</p>

<blockquote>
<p>"A takım listelerine 14 yabancı futbolcunun yazılması halinde en az 4'ünün 01.01.2003 veya daha sonraki tarihte doğmuş olması zorunluluğu bulunmaktadır."</p>
</blockquote>

<p>Bu kararla birlikte, Süper Lig ekiplerinin kadro planlaması yaparken 10 yabancı futbolcunun üzerine ekleyecekleri 4 oyuncu için 23 yaş ve altı (01.01.2003 ve sonrası doğumlular) sınırına uymaları yasal bir zorunluluk olarak kesinleşmiş oldu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/super-ligde-yabanci-oyuncu-kotasi-tartismalarina-son-noktayi-koydu</guid>
      <pubDate>Tue, 30 Jun 2026 12:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/tff-2026-2027-sezonu-hakem-listesi.jpg" type="image/jpeg" length="76108"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Genç işsizlik oranı yüzde 14,8’e geriledi: Bakan Işıkhan iş gücü verilerini değerlendirdi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/genc-issizlik-orani-yuzde-148e-geriledi-bakan-isikhan-is-gucu-verilerini-degerlendirdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/genc-issizlik-orani-yuzde-148e-geriledi-bakan-isikhan-is-gucu-verilerini-degerlendirdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, Mayıs 2026 dönemine ilişkin işgücü istatistiklerini açıkladı. Verilere göre işsizlik oranı yüzde 8,2 seviyesinde sabit kalırken istihdam ve işgücünde artış kaydedildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, <strong>Mayıs 2026 işsizlik</strong> verilerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Açıklamaya göre Türkiye genelinde işsizlik oranı yüzde 8,2 seviyesinde gerçekleşti ve önceki aya göre değişim göstermedi. Aynı dönemde istihdam ve işgücü sayısında artış yaşanırken, genç işsizlik oranında gerileme kaydedildi.</p>

<h2><strong>İşsizlik oranı Mayıs 2026 verileri yüzde 8,2 seviyesinde</strong></h2>

<p>Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, NSosyal hesabı üzerinden yaptığı paylaşımda işgücü piyasasına ilişkin güncel verileri değerlendirdi. Açıklamada, işsizlik oranının Mayıs ayında yüzde 8,2 seviyesinde gerçekleştiği ve bu oranın bir önceki aya göre değişmediği ifade edildi. Bakan Işıkhan, işsizlik oranının 3 yılı aşkın süredir tek haneli seviyelerde seyrettiğini belirtti.</p>

<p>Verilere göre 15 ve daha yukarı yaştaki işsiz sayısı Mayıs 2026 döneminde bir önceki aya göre 9 bin kişi artarak 2 milyon 883 bin kişi olarak kaydedildi. İşgücü piyasasında kadın ve erkek işsizlik oranları arasında farklılık dikkat çekti. Erkeklerde işsizlik oranı yüzde 7,0 olurken kadınlarda bu oran yüzde 10,5 seviyesinde hesaplandı.</p>

<h3><strong>İstihdam sayısı mayıs ayında 32 milyon 463 bin oldu</strong></h3>

<p>İstihdam verilerine göre Mayıs 2026 döneminde istihdam edilen kişi sayısı bir önceki aya göre 285 bin kişi artış gösterdi ve toplam 32 milyon 463 bin kişiye ulaştı. İstihdam oranı ise 0,4 puanlık artışla yüzde 48,5 seviyesine yükseldi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bakan Işıkhan’ın paylaştığı bilgilere göre erkeklerde istihdam oranı yüzde 66,1 olarak gerçekleşirken kadınlarda bu oran yüzde 31,4 seviyesinde kaydedildi. İstihdam artışının işgücü piyasasında genel hareketliliği desteklediği belirtildi.</p>

<h3><strong>İş gücüne katılma oranı yüzde 52,8 olarak gerçekleşti</strong></h3>

<p>Aynı dönemde işgücü sayısı da yükseliş gösterdi. Mayıs 2026 verilerine göre işgücü bir önceki aya göre 293 bin kişi artarak 35 milyon 345 bin kişi oldu. İşgücüne katılma oranı ise 0,4 puan artarak yüzde 52,8 seviyesine ulaştı.</p>

<p>İş gücüne katılım oranı erkeklerde yüzde 71,0 seviyesinde gerçekleşirken kadınlarda yüzde 35,0 olarak hesaplandı. Veriler, işgücü piyasasında katılımın artış eğilimini sürdürdüğünü ortaya koydu.</p>

<h3><strong>Genç işsizlik oranı Mayıs 2026 döneminde yüzde 14,8 oldu</strong></h3>

<p>Genç nüfusta işsizlik oranı da Mayıs 2026 verileri kapsamında açıklandı. 15-24 yaş grubunu kapsayan genç işsizlik oranı bir önceki aya göre 0,4 puan artışla yüzde 14,8 seviyesine çıktı. Bu yaş grubunda erkeklerde işsizlik oranı yüzde 11,2 olurken kadınlarda yüzde 21,8 olarak tahmin edildi.</p>

<p>Genç işgücü verilerinde dalgalanma devam ederken, genel işsizlik oranının sabit kalması dikkat çekti.</p>

<h3><strong>Haftalık çalışma süresi 42,4 saat oldu</strong></h3>

<p>Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış verilere göre istihdam edilenlerin haftalık ortalama fiili çalışma süresi Mayıs 2026 döneminde 0,2 saat artarak 42,4 saat olarak gerçekleşti. Bu veri, çalışma sürelerinde sınırlı da olsa artış olduğunu ortaya koydu.</p>

<h3><strong>Atıl iş gücü oranı yüzde 31 seviyesinde</strong></h3>

<p>İşgücü verilerinde dikkat çeken bir diğer başlık atıl işgücü oranı oldu. Zamana bağlı eksik istihdam, potansiyel işgücü ve işsizlerden oluşan atıl işgücü oranı Mayıs 2026 döneminde bir önceki aya göre 0,9 puan artarak yüzde 31,0 seviyesine yükseldi.</p>

<p>Zamana bağlı eksik istihdam ile işsizlerin bütünleşik oranı yüzde 20,2 olarak hesaplanırken işsiz ve potansiyel işgücünün bütünleşik oranı yüzde 20,5 olarak kaydedildi.</p>

<h3><strong>Çalışma hayatı ve istihdam politikaları</strong></h3>

<p>Bakan Vedat Işıkhan, açıklamasında istihdam ve işgücü piyasasına yönelik politikaların sürdüğünü belirtti. Eğitim ve beceri kazandırma süreçlerinin önemine dikkat çekilirken, dijitalleşme ve yapay zeka gibi dönüşümlere uyumlu bir işgücü yapısının hedeflendiği ifade edildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/genc-issizlik-orani-yuzde-148e-geriledi-bakan-isikhan-is-gucu-verilerini-degerlendirdi</guid>
      <pubDate>Tue, 30 Jun 2026 12:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/vedat-isikhan-14.png" type="image/jpeg" length="59152"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bankacılık sektöründe dev satış iddiası: HSBC Türkiye el değiştiriyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/bankacilik-sektorunde-dev-satis-iddiasi-hsbc-turkiye-el-degistiriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/bankacilik-sektorunde-dev-satis-iddiasi-hsbc-turkiye-el-degistiriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[HSBC Türkiye satışı iddiası bankacılık sektöründe gündem oldu. Bloomberg’in haberine göre Emirates NBD HSBC Türkiye satın alma görüşmeleri yürütüyor. Sürecin erken aşamada olduğu ve anlaşmanın kesinleşmeyebileceği belirtiliyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>HSBC Türkiye satışı</strong> ve <strong>Emirates NBD satın alma görüşmeleri i</strong>ddiası bankacılık sektöründe dikkat çeken gelişmeler arasında yer aldı. Bloomberg tarafından kaynaklara dayandırılan haberde, Dubai merkezli Emirates NBD’nin HSBC Holdings Plc’nin Türkiye operasyonlarını devralmak için görüşmeler yürüttüğü aktarıldı. Sürecin henüz başlangıç aşamasında olduğu ifade edilirken, anlaşmanın sonuçlanmama ihtimalinin de bulunduğu kaydedildi.</p>

<h2><strong>Emirates NBD HSBC Türkiye satın alma görüşmeleri</strong></h2>

<p>Bloomberg’in haberine göre Emirates NBD HSBC Türkiye satın alma görüşmeleri, bankacılık sektöründe yeni bir hareketliliğe işaret etti. Görüşmelerin henüz erken aşamada olduğu belirtilirken, sürecin tamamlanıp tamamlanmayacağına ilişkin kesin bir sonucun bulunmadığı ifade edildi.</p>

<p>Haberde, tarafların resmi bir doğrulama yapmadığı da aktarıldı.</p>

<h3><strong>Emirates NBD Türkiye stratejisi ve büyüme planı </strong></h3>

<p>HSBC Türkiye satışı ihtimali, Emirates NBD’nin Türkiye’deki büyüme stratejisi kapsamında değerlendiriliyor. Bankanın Türkiye’deki genişleme hedeflerini hızlandırmak istediği ifade edildi.</p>

<p>Emirates NBD, 2019 yılında DenizBank’ı Rus Sberbank’tan satın almıştı. 2024 yılında ise üst yönetimde değişikliğe giderek yeni bir genel müdür atamıştı. HSBC Türkiye’nin olası satın alınmasının bu büyüme planının önemli bir parçası olabileceği değerlendiriliyor.</p>

<h3><strong>HSBC Türkiye satışı hakkı resmi açıklama yok</strong></h3>

<p>HSBC Türkiye satışı iddiasına ilişkin Emirates NBD herhangi bir açıklamada bulunmadı. HSBC cephesi de görüşmelere ilişkin resmi bir doğrulama yapmadı.</p>

<p>HSBC Sözcüsü tarafından Bloomberg’e yapılan açıklamada,<br />
"Piyasa spekülasyonları hakkında yorum yapmıyoruz." ifadeleri kullanıldı.</p>

<h3><strong>HSBC Türkiye operasyonlarında küçülme süreci</strong></h3>

<p>HSBC Türkiye satışı iddiası, bankanın son yıllarda Türkiye’deki faaliyetlerini azaltmasıyla birlikte gündeme geldi. Küresel yeniden yapılanma süreci kapsamında HSBC’nin Türkiye operasyonlarında önemli bir küçülme yaşandığı belirtildi.</p>

<p>Türkiye Bankalar Birliği verilerine göre bankanın şube sayısı 2013 yılındaki 315 seviyesinden 2026 yılı mart ayı itibarıyla yaklaşık 36’ya geriledi. HSBC’nin toplam krediler içindeki payının ise yüzde 0,3 seviyesinde olduğu aktarıldı.</p>

<h3><strong>DenizBank ile HSBC arasındaki ölçek farkı</strong></h3>

<p>HSBC Türkiye satışı ihtimali değerlendirilirken, DenizBank’ın Türkiye bankacılık sektöründeki konumuna da dikkat çekildi. Türkiye’nin en büyük özel bankalarından biri olan DenizBank’ın 500’ün üzerinde şubesi bulunduğu ifade edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Banka, aktif büyüklüğü bakımından sektörün en büyük dokuzuncu bankası olarak faaliyet gösteriyor. Olası bir satın alma durumunda Emirates NBD’nin Türkiye bankacılık sektöründeki konumunun güçlenebileceği belirtiliyor.</p>

<h3><strong>HSBC Türkiye satışı daha önce de gündeme gelmişti</strong></h3>

<p>HSBC Türkiye satışı konusu geçmiş yıllarda da gündeme gelmişti. Banka, faaliyetlerini küçültme sürecinin ardından 2015 yılında Türkiye birimini satmayı planlamıştı. Ancak ING’nin satın alma girişimi düzenleyici engeller nedeniyle sonuçsuz kalmıştı.</p>

<p>Mevcut süreçte de görüşmelerin erken aşamada olduğu ve kesin bir sonuç bulunmadığı ifade ediliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Bloomberg</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/bankacilik-sektorunde-dev-satis-iddiasi-hsbc-turkiye-el-degistiriyor</guid>
      <pubDate>Tue, 30 Jun 2026 12:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/hsbc-turkiye.png" type="image/jpeg" length="90139"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bakırköy'de oto galeriye silahlı saldırı: Lüks araçlar hasar gördü]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/bakirkoyde-oto-galeriye-silahli-saldiri-luks-araclar-hasar-gordu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/bakirkoyde-oto-galeriye-silahli-saldiri-luks-araclar-hasar-gordu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul Bakırköy'de bir oto galeriye, kimliği belirsiz kişi ya da kişilerce hareket halindeki bir otomobilden silahlı saldırı düzenlendi. İş yerine isabet eden kurşunlar nedeniyle galeride sergilenen lüks araçlarda maddi hasar meydana gelirken, polis kaçan zanlının yakalanması için geniş çaplı çalışma başlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bakırköy ilçesi Şenlikköy Mahallesi'nde faaliyet gösteren bir oto galeri, kimliği henüz belirlenemeyen kişi veya kişilerin silahlı saldırısına uğradı. Olay, cadde üzerindeki iş yerinin önüne yaklaşan bir otomobilden ateş açılmasıyla gerçekleşti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Kurşunlar lüks araçlara isabet etti</strong></h2>

<p>Görgü tanıklarının ifadelerine ve elde edilen ilk bilgilere göre, şüpheli şahıs otomobille galerinin önüne geldikten sonra silahıyla iş yerine doğru art arda ateş açtı. Saldırgan eylemin hemen ardından geldiği araçla olay yerinden hızla uzaklaşarak izini kaybettirdi.</p>

<p>Silah seslerini duyan çevre sakinlerinin ihbarı üzerine bölgeye çok sayıda polis ekibi sevk edildi. Saldırıda şans eseri yaralanan ya da hayatını kaybeden olmazken, galerinin vitrinine ve içeride satışa sunulan lüks araçlara çok sayıda mermi isabet etti. İsabet eden kurşunlar nedeniyle araçlarda ciddi oranda maddi hasar oluştu.</p>

<h3><strong>Polis kaçan şüphelinin peşinde</strong></h3>

<p>Olay yerine intikal eden Olay Yeri İnceleme şube ekipleri, galeri çevresinde ve kurşunlanan araçlar üzerinde detaylı delil çalışması yürüttü. Çevredeki güvenlik kameralarını ve Kent Güvenlik Yönetim Sistemi (KGYS) kayıtlarını incelemeye alan asayiş ekipleri, saldırganın kimliğini tespit etmek ve kaçtığı aracı yakalamak amacıyla şehir genelinde geniş çaplı operasyon başlattı. Soruşturma sürüyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/bakirkoyde-oto-galeriye-silahli-saldiri-luks-araclar-hasar-gordu</guid>
      <pubDate>Tue, 30 Jun 2026 12:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/thumbs-b-c-13dc380f75f1be82689800849185e81f.webp" type="image/jpeg" length="84607"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gökhan Günaydın, CHP Grup Başkanvekili görevine iade edildi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/gokhan-gunaydin-chp-grup-baskanvekili-gorevine-iade-edildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/gokhan-gunaydin-chp-grup-baskanvekili-gorevine-iade-edildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP'de disiplin süreci kapsamında Grup Başkanvekilliği görevi kaldırılan İstanbul Milletvekili Gökhan Günaydın, hakkındaki tedbir kararının kaldırılmasının ardından görevine yeniden iade edildi. Yüksek Disiplin Kurulu'nun ihraç istemine yaptığı itirazı kabul etmesinin ardından bugün TBMM'de Grup Başkanvekilliği unvanı resmen yeniden tanımlandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>CHP İstanbul Milletvekili <strong>Gökhan Günaydın</strong>, hakkında verilen tedbir kararının kaldırılmasının ardından yeniden CHP Grup Başkanvekilliği görevine getirildi.</p>

<p>Daha önce disiplin süreci kapsamında görev unvanı kaldırılan Günaydın'ın göreve iadesi bugün resmileşti.</p>

<h2><strong>İhraç istemiyle disipline sevk edilmişti</strong></h2>

<p>Mahkeme kararı sonrasında CHP'de görev yapan mutlak butlan yönetimi, Gökhan Günaydın'ı tedbirli kesin ihraç talebiyle Yüksek Disiplin Kurulu'na sevk etmişti.</p>

<p>Bu kararın ardından Günaydın'ın CHP Grup Başkanvekilliği görevi de sona erdirilmişti.</p>

<h3><strong>Yüksek Disiplin Kurulu tedbiri kaldırdı</strong></h3>

<p>Yüksek Disiplin Kurulu'nda yapılan değerlendirme sonucunda ise Günaydın'ın ihraç istemine yaptığı itiraz kabul edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kurul, hakkındaki tedbir kararını kaldırırken, bu gelişmenin ardından Grup Başkanvekilliği görevinin yeniden verilmesinin önü açıldı.</p>

<h3><strong>Göreve iadesi bugün tamamlandı</strong></h3>

<p>18 Haziran'da tedbir kararının kaldırılmasının ardından beklenen idari işlemler tamamlandı ve Gökhan Günaydın'ın CHP Grup Başkanvekilliği görevi bugün resmen iade edildi.</p>

<p>Böylece Günaydın, yeniden TBMM'de CHP Grup Başkanvekili olarak görev yapmaya başladı.</p>

<h3><strong>"Tabela geri takılmalı" demişti</strong></h3>

<p>Göreve dönüş sürecinin uzamasına tepki gösteren Günaydın, daha önce yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullanmıştı:</p>

<blockquote>
<p>"Odaya düşkün değiliz. Ama Meclis Başkanlığı bir gece yarısı nasıl grup başkanvekilliği tabelasını odamızdan söktüyse, şimdi geri takması lazım."</p>
</blockquote>

<p>Seçilmiş CHP Genel Başkanı <strong>Özgür Özel</strong> de TBMM'ye yazı yazarak Günaydın'ın haklarının iadesini istemişti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/gokhan-gunaydin-chp-grup-baskanvekili-gorevine-iade-edildi</guid>
      <pubDate>Tue, 30 Jun 2026 12:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/kapak-134333jpg.webp" type="image/jpeg" length="16090"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[TFF'den amatör kulüplere destek sinyali: "Futbolu düzeltmeye amatörden başlayacağız"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/tffden-amator-kuluplere-destek-sinyali-futbolu-duzeltmeye-amatorden-baslayacagiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/tffden-amator-kuluplere-destek-sinyali-futbolu-duzeltmeye-amatorden-baslayacagiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Amatör İşler Kurulu Başkanı Selçuk Azeri, amatör futbolda gençlere daha fazla şans verecek, kaliteyi ve kurumsallaşmayı artıracak yeni düzenlemeler yapacaklarını açı. TFF Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu'nun talimatıyla çalışmalara başladıklarını belirten Azeri, amatör liglerdeki yeni uygulamaların Temmuz ayı içerisinde kamuoyuna duyurulacağını bildirdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>TFF tarafından 14 bölgenin katılımıyla Erzurum'da düzenlenen UEFA Regions Cup Türkiye Finalleri kapsamında açıklamalarda bulunan TFF Amatör İşler Kurulu Başkanı Selçuk Azeri, Türk futbolunun altyapı ve amatör kulüp ekosistemini kökten değiştirecek projelerin sinyalini verdi. Azeri, kısa vadeli başarı odaklı anlayış yerine eğitim, kurumsallaşma ve genç oyuncu kazanımı odaklı bir model kuracaklarını ifade etti.</p>

<h2><strong>"A takımlarda gençlere daha fazla yer verilecek"</strong></h2>

<p>TFF Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu'nun <i>"Futbolu düzeltmeye amatörden başlayacağız"</i> sözünü hatırlatan Selçuk Azeri, amatör, süper amatör ve Bölgesel Amatör Lig (BAL) seviyesinde gençleştirmeye yönelik adımlar attıklarını belirtti. Azeri, planlanan değişikliklere dair şu doğrudan ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p>"Futbol rekabet ama aynı zamanda çocukların şevkinin kırılmaması, oyuncu değişikliklerinin fazla olması, A takım dediğimiz kategorilerde gençlere daha fazla yer verilmesi gibi amatör, süper amatör ve bölgesel amatör ligde çeşitli düzenlemeler yaptık. Turnuvaların daha yaygınlaşması, kulüplerimizin geniş katılım göstermesi, amatördeki gençlerimizi profesyonel takımların fark etmelerini sağlamak için organizasyonları buna göre ayarlamak gibi düzenlemeleri yapacağız. Bunun çalışmaları bitmek üzere. Temmuz ayı içerisinde bunun açıklamasını yapacağız."</p>
</blockquote>

<p>Özellikle büyük şehirlerdeki kulüplerin U11 kategorisinden itibaren kısa vadeli başarı ve yarışma odaklı hareket ettiğine dikkati çeken Azeri, önceliğin çocuklara futbolu sevdirmek, kardeşliği aşılamak ve onları kötü alışkanlıklardan uzak tutarak iyi birer birey olmalarını sağlamak olduğunu vurguladı.</p>

<h2><strong>"18 yaşına kadar oynuyor sonra kayboluyor"</strong></h2>

<p>Türkiye'de 18 yaş altı grubuna ve eğitim kalitesine büyük önem verdiklerini dile getiren Azeri, milli takıma futbolcu yetiştirecek yetenekleri kazandırmayı hedeflediklerini anlattı. Ülkedeki yaklaşık 7 bin amatör kulüpte nicelikten ziyade kurumsallaşma ve kaliteye odaklanacaklarını ifade eden TFF Amatör İşler Kurulu Başkanı, genç yeteneklerin sistre takılarak futbolu bırakmak zorunda kalmasıyla ilgili şu tespiti paylaştı:</p>

<blockquote>
<p>"Niçin bizim santraforumuz yok? İşte bu olayın temeli. Bununla ilgili olarak başkanımız gelir gelmez 'Futbolu düzeltmeye amatörden başlayacağız.' dedi. 18 yaşına kadar kulüpte oynuyor sonra kayboluyor. 'Bu çocuklar nereye gidiyor?' diyorlar. Bölgesel Amatör Lig (BAL) amatörün amiral gemisi çünkü buradan profesyonele geçiliyor. Gençlerin BAL'a gitmesi için yaş kontenjan uygulamaları yapıldı."</p>
</blockquote>

<h3><strong>Arda Güler örneği: "Süre verirsek futbolcu yetişir"</strong></h3>

<p>Genç futbolculara sahada süre verilmesinin önemini Real Madrid'de forma giyen milli futbolcu Arda Güler üzerinden örneklendiren Selçuk Azeri, açıklamalarını şu sözlerle tamamladı:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<blockquote>
<p>"Süre verirsek futbolcu yetişir. Arda'nın (Güler) Ankara'dan gelişi var ilk başlarda oynatılmıyor ama yavaş yavaş kendini gösteriyor, sonra yukarıya doğru geliyor. İnanın böyle çok gencimiz var ama oynamayınca şevkleri kırılıyor. Futbolda bunları sağlayamazsan o zaman hayata atılmak zorunda. Bu ülkemizde futbol kültürümüzden gelen mevzu. Ya okul ya futbol. Hep böyle bir seçime doğru ittik çocuklarımızı. Bunu çözmeye başlarsak, bizim de iyi bir oyuncu havuzumuzun olacağına ben inanıyorum."</p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/tffden-amator-kuluplere-destek-sinyali-futbolu-duzeltmeye-amatorden-baslayacagiz</guid>
      <pubDate>Tue, 30 Jun 2026 12:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/thumbs-b-c-2480279ec867888d96506eaa081ea60f.jpg" type="image/jpeg" length="97742"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sümerbank’ın 93. kuruluş yıl dönümü Beykoz Kundura’da zanaat atölyeleri ve canlı performanslarla kutlanacak]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/sumerbankin-93-kurulus-yil-donumu-beykoz-kundurada-zanaat-atolyeleri-ve-canli-performanslarla-kutlanacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/sumerbankin-93-kurulus-yil-donumu-beykoz-kundurada-zanaat-atolyeleri-ve-canli-performanslarla-kutlanacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye'nin sanayileşme hamlesinin, modernleşme sürecinin ve kültürel dönüşümünün en önemli sembollerinden biri olan Sümerbank’ın 93. kuruluş yıl dönümü, 11 Temmuz'da Beykoz Kundura'da düzenlenecek özel etkinliklerle kutlanacak.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Cumhuriyet tarihinin ilk planlı sanayi hamlelerinin öncüsü ve Türkiye’nin iktisadi bağımsızlığının simgesi olan Sümerbank, 93 yaşına giriyor. Bir dönem Sümerbank Deri ve Kundura Fabrikası olarak Türk sanayisine hizmet veren, günümüzde ise dönüşerek bir kültür-sanat merkezine haline gelen Beykoz Kundura, bu anlamlı yıl dönümünü fabrikanın tarihi kimliğine sadık kalan zanaat odaklı geniş bir programla kutlamaya hazırlanıyor.</p>

<h2><strong>Tarihi kimliğe uygun zanaat atölyeleri</strong></h2>

<p>11 Temmuz'da gerçekleştirilecek kutlama programı kapsamında, el üretimi tekniklerini ve geleneksel zanaatları yaşatmayı amaçlayan uygulamalı yetişkin atölyeleri düzenlenecek. Etkinlik takviminde öne çıkan atölyeler şu şekildedir:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Sibel Soylu Şimşek yürütücülüğünde <strong>"Deri Telefon Çantası Tasarım Atölyesi"</strong> gerçekleştirilecek.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Ayşe Seçil Koçer, katılımcılara <strong>"Alevde Cam Boncuk Yapım Atölyesi"</strong> ile eşlik edecek.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Nebahat Kavak ise <strong>"El Yapımı Kağıt Atölyesi"</strong> ile geleneksel üretim tekniklerini uygulamalı olarak meraklılarına aktaracak.</p>
 </li>
</ul>

<h2><strong>Çocuklar için Sümerbank basmalarıyla tasarım zamanı</strong></h2>

<p>Farklı yaş gruplarındaki çocukların yaratıcılıklarını geliştirmeyi hedefleyen programda, Sümerbank'ın ikonikleşmiş tekstil ürünleri ve endüstriyel mirası merkeze alınacak. Bu kapsamda:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<ul>
 <li>
 <p><strong>4-6 Yaş Grubu İçin:</strong> "Sümerbank Basma Kumaşlarıyla Dolgu Oyuncak Atölyesi",</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>9-12 Yaş Grubu İçin:</strong> "Sümerbank Basmaları ve Deriyle Kendi Kitap Ayracını Tasarla!" etkinliği,</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>9-12 Yaş Grubu İçin:</strong> "Sümerbank Fabrikamı Kuruyorum Maket Atölyesi" çocukların katılımına açık olacak.</p>
 </li>
</ul>

<h2><strong>Eski çalışanlar "Hafızadan Hikayeye" başlığında buluşuyor</strong></h2>

<p>Etkinliklerin en duygusal ve anlamlı parçasını ise fabrikanın yaşayan hafızasını ağırlayacak olan <strong>"Hafızadan Hikayeye: Sümerbank Buluşması"</strong> oluşturacak. Bu özel program, fabrikanın eski çalışanlarını ve tarihi sürecin gerçek öznelerini yıllar sonra yeniden aynı çatının altında bir araya getirecek. İnsan hikayelerini ve Türkiye'nin endüstriyel kültür mirasını harmanlamayı amaçlayan etkinlik süresince, müzisyenler de canlı performanslarıyla kutlamalara eşlik edecek.</p>

<p>Kutlama programına dair detaylı bilgi ve etkinlik takvimine <strong>"beykozkundura.com"</strong> internet adresi üzerinden ulaşılabilecek.</p>

<h2><strong>İktisadi bağımsızlığın ve bir dönemin hafızası "Sümerbank"</strong></h2>

<p>Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün talimatıyla, Türkiye’nin kendi kendine yetebilen bir ekonomi yaratma ideali doğrultusunda <strong>11 Temmuz 1933</strong> tarihinde kurulan Sümerbank, yalnızca bir banka veya tekstil üreticisi değil; Cumhuriyet’in toplumsal ve kültürel dönüşüm projesiydi. Adını Atatürk'ün koyduğu kurum; kumaştan ayakkabıya, seramikten kâğıda kadar halkın temel ihtiyaçlarını yerli üretimle karşılayarak ithalata bağımlılığı bitirmeyi hedeflemiştir.</p>

<p>Kutlamaların yapılacağı <strong>Beykoz Deri ve Kundura Fabrikası</strong> ise kökleri Osmanlı dönemine kadar uzanan, Sümerbank bünyesine geçmesiyle birlikte Türk Silahlı Kuvvetleri'nin ve tüm ülkenin ayakkabı ihtiyacını karşılayan devasa bir endüstri merkezine dönüşmüştü. Sümerbank, açtığı kreşler, işçi lojmanları, spor kulüpleri, sinema salonları ve tasarladığı özgün basma kumaş kalıplarıyla Türk insanının modern günlük yaşam tarzını ve estetik algısını şekillendiren tarihi bir ekol olarak hafızalardaki yerini koruyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/sumerbankin-93-kurulus-yil-donumu-beykoz-kundurada-zanaat-atolyeleri-ve-canli-performanslarla-kutlanacak</guid>
      <pubDate>Tue, 30 Jun 2026 12:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/beykozkundura-061-1.webp" type="image/jpeg" length="84724"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Dünya Sağlık Örgütü alarm verdi: Sudan'da kolera salgını çıktı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/dunya-saglik-orgutu-alarm-verdi-sudanda-kolera-salgini-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/dunya-saglik-orgutu-alarm-verdi-sudanda-kolera-salgini-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, Sudan'ın Batı Kurdufan eyaletinde resmi olarak kolera salgını ilan edildiğini duyurdu. Bölgede süregelen çatışmalar ve insani krizin gölgesinde yayılan salgında, 838 şüpheli vaka ve 117 ölüm bildirildi. DSÖ, bölgedeki lojistik ve güvenlik engellerine rağmen uluslararası yardım operasyonlarını artırdığını açıkladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Doğu Afrika ülkesi Sudan’da iç savaşın tetiklediği altyapı çöküşü ve insani kriz, ölümcül salgın hastalıkları beraberinde getiriyor. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, Sudan'ın Batı Kurdufan eyaletinde baş gösteren kolera salgınına ilişkin küresel kamuoyuna acil durum uyarısında bulundu.</p>

<h2><strong>20 Haziran itibarıyla 117 ölüm kaydedildi</strong></h2>

<p>Genel Direktör Ghebreyesus, Sudan'daki epidemiyolojik duruma ilişkin ABD merkezli sosyal medya platformu X üzerinden resmi bir açıklama yaptı. Batı Kurdufan Eyalet Sağlık Bakanlığı'nın saha verilerini paylaşan Ghebreyesus, salgının boyutunu "20 Haziran 2026 itibarıyla Eyalet Sağlık Bakanlığı 838 şüpheli kolera vakası, 7 doğrulanmış vaka ve 117 ölüm bildirdi" sözleriyle paylaştı.</p>

<h2><strong>Çatışmalar ve göç dalgası sağlık sistemini felç etti</strong></h2>

<p>Salgının ortaya çıkış dinamiklerine dikkat çeken Ghebreyesus, Batı Kurdufan'daki kolera yayılımının, ülkedeki askeri çatışmaların sağlık hizmetlerinde neden olduğu sürekli ve sistematik aksamalar sırasında patlak verdiğini vurguladı.</p>

<p>Bölgedeki güvensiz ortam nedeniyle yaşanan kitlesel nüfus hareketlerinin ve zorunlu yer değiştirmelerin, sivil halkın temel sağlık hizmetlerine erişimini daha da zorlaştırdığı ifade edildi. Genel Direktör, sahadaki en büyük engelin lojistik ve güvenlik olduğunu belirterek, <i>"Güvensizlik ve erişim kısıtlamaları, müdahale ekiplerinin konuşlandırılmasını ve tıbbi malzeme ile insani yardımın ulaştırılmasını geciktirmeye devam ediyor"</i> dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Tüm operasyonel zorluklara rağmen DSÖ'nün uluslararası paydaşlarıyla birlikte sağlık müdahalesini yerinden koordine ettiğini aktaran Ghebreyesus, yürütülen acil eylem planı kapsamında bölgedeki kolera tedavi merkezlerinin sayısı hızla artırıldığını, sıvı kaybına karşı acil müdahale için ağızdan sıvı takviyesi (ORT) sağlanan noktalar yaygınlaştırıldığını açıkladı. Önlemler kapsamında eyalet genelinde tıbbi kolera kitleri dağıtılıyor, temiz su ve hijyen için el yıkama istasyonları kuruluyor ve bulaş riskini azaltmak amacıyla toplum sağlığı eğitimleri ve farkındalık çalışmaları destekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/dunya-saglik-orgutu-alarm-verdi-sudanda-kolera-salgini-cikti</guid>
      <pubDate>Tue, 30 Jun 2026 12:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/kolera-nijerya-1621778-1.jpg" type="image/jpeg" length="31464"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türkiye'de kruvaziyer turizmi büyüyor: İstanbul ana liman oluyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/turkiyede-kruvaziyer-turizmi-buyuyor-istanbul-ana-liman-oluyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/turkiyede-kruvaziyer-turizmi-buyuyor-istanbul-ana-liman-oluyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul kruvaziyer turizmi verilerine göre Türkiye limanlarında kruvaziyer gemi sayısı ve kruvaziyer yolcu sayısı artış gösterdi. İstanbul’un ana liman (homeport) konumu güçlenirken, kruvaziyer turizmi gelirlerinde de yükseliş dikkat çekti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İstanbul kruvaziyer turizmi kapsamında ana liman (homeport) rolünü güçlendirmeye devam ederken, Türkiye kruvaziyer turizmi verileri de artış eğilimini ortaya koydu. Denizcilik Genel Müdürlüğü tarafından açıklanan kruvaziyer istatistiklerine göre Türkiye limanlarına gelen kruvaziyer gemi sayısı ve kruvaziyer yolcu sayısı mayıs ayında ve ocak-mayıs döneminde yükseldi. İstanbul’un kruvaziyer turizmindeki payı artarken, kentin ana liman olarak tercih edilmesinin turizm gelirlerine katkı sağladığı belirtildi.</p>

<h2><strong>Türkiye kruvaziyer turizmi verilerinde artış</strong></h2>

<p>Denizcilik Genel Müdürlüğü verilerine göre Türkiye kruvaziyer turizmi kapsamında limanlara gelen kruvaziyer gemi sayısı mayıs ayında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 14,2 artarak 169 oldu. Aynı dönemde kruvaziyer yolcu sayısı ise yüzde 10,8 artış göstererek 257 bin 897 olarak kaydedildi.</p>

<p>Ocak-mayıs dönemine ilişkin verilerde de artış görüldü. Türkiye limanlarına uğrayan kruvaziyer gemi sayısı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 2,2 artarak 324’e yükseldi. Kruvaziyer yolcu sayısı ise yüzde 3,9 artışla 455 bin 580 seviyesine ulaştı.</p>

<h3><strong>istanbul kruvaziyer turizminde ana liman etkisi</strong></h3>

<p>İstanbul kruvaziyer turizmi içinde ana liman (homeport) rolünü güçlendiren şehirler arasında öne çıktı. Kuşadası’nın ardından en fazla kruvaziyer gemisini ağırlayan İstanbul limanları, ilk beş ayda 66 gemiye ev sahipliği yaptı.</p>

<p>Verilere göre İstanbul’a gelen kruvaziyer gemilerinin önemli bir bölümü kenti yalnızca uğrak limanı olarak değil, aynı zamanda yolcuların gemiye bindiği ve seyahatini tamamladığı ana liman olarak kullandı.</p>

<p>Son yıllarda MSC Cruises, Costa Crociere ve AROYA Cruises gibi şirketlerin İstanbul merkezli operasyonlarını genişletmesiyle İstanbul’u ana liman olarak kullanan kruvaziyer şirketlerinin sayısında 2023-2025 döneminde yüzde 50 artış gerçekleşti.</p>

<h3><strong>Galataport ve İstanbul’un lojistik avantajı</strong></h3>

<p>Kruvaziyer turizminde ana liman tercihinde ulaşım ve altyapı unsurlarının belirleyici olduğu ifade edildi. İstanbul’un güçlü hava yolu bağlantıları, modern liman altyapısı ve hızlı işlem kapasitesi, kentin kruvaziyer şirketleri tarafından tercih edilmesini destekleyen faktörler arasında yer aldı.</p>

<p>İstanbul Havalimanı ve Türk Hava Yolları’nın geniş uçuş ağı sayesinde yolcuların dünyanın birçok noktasından şehre ulaşabildiği belirtildi. Galataport İstanbul’un modern terminal yapısının da hızlı check-in ve check-out süreçleriyle operasyonel verimliliği artırdığı ifade edildi.</p>

<h3><strong>İstanbul kruvaziyer turizmi ve ekonomik etkiler</strong></h3>

<p>Ana liman (homeport) olarak kullanılan şehirlerde kruvaziyer turizminin ekonomik etkisinin yalnızca liman gelirleriyle sınırlı kalmadığı bildirildi. Yolcuların gemiye binmeden önce ve seyahat sonrası şehirde konaklama, yeme-içme, ulaşım ve alışveriş gibi harcamalarının şehir ekonomisine katkı sağladığı aktarıldı.</p>

<p>Kruvaziyer yolcularının İstanbul’da daha uzun süre kalmasının turizm gelirlerini artırdığı, yolcu başına harcamaların yükselmesinde etkili olduğu belirtildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Kruvaziyer şirketlerinin İstanbul tercihi</strong></h3>

<p>Sunorama Cruises Genel Müdür Yardımcısı Selami Pirçek, İstanbul’un coğrafi konumu, ulaşım imkanları ve turizm çeşitliliği sayesinde kruvaziyer şirketlerinin önemli destinasyonlarından biri haline geldiğini ifade etti.</p>

<p>Pirçek, şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p>"İstanbul Havalimanı ve Türk Hava Yolları'nın geniş uçuş ağı sayesinde dünyanın birçok noktasından yolcular kolaylıkla İstanbul'a ulaşabiliyor. Kruvaziyer şirketlerinin bir limanı ana liman olarak seçmesindeki en önemli kriterlerden biri ulaşılabilirliktir. İstanbul bu konuda rakiplerinin önüne geçiyor. İstanbul kruvaziyer yolcusunun aradığı tüm özellikleri sunuyor." </p>
</blockquote>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/turkiyede-kruvaziyer-turizmi-buyuyor-istanbul-ana-liman-oluyor</guid>
      <pubDate>Tue, 30 Jun 2026 12:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/ekran-resmi-2026-06-30-120440.png" type="image/jpeg" length="71109"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Engelli bireyler için sporda yeni dönem: P-RASP projesi fizik tedaviyi şampiyonluğa dönüştürüyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/engelli-bireyler-icin-sporda-yeni-donem</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/engelli-bireyler-icin-sporda-yeni-donem" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bilimleri Üniversitesi yürütücülüğünde hazırlanan TÜBİTAK 1001 projesi P-RASP, engelli bireyleri kendileri için en uygun paralimpik spor branşlarına yönlendiriyor. Uluslararası Paralimpik Komitesi kriterlerini temel alan dijital algoritma, sağlık ve spor ekosistemini bir araya getiriyor. Sistem, potansiyel paralimpik sporcuların keşfedilmesini ve spora sürdürülebilir katılımını hedefleyen ulusal bir model sunuyor. Proje Koordinatörü Alihan Karaüzüm, projenin detaylarını 24 Saat'e anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>TÜBİTAK 1001 programı kapsamında yürütülen Paralimpik-Rekreatif Aday Sporcu Yönlendirme Platformu (P-RASP), engelli bireyleri sadece tanılarına göre değil, fonksiyonel kapasitelerine göre en uygun spor branşlarına yönlendiriyor. Kayseri'de hayata geçirilen ve fizik tedaviye gelen bireyleri lisanslı sporculara dönüştüren bu çok ortaklı model, gelecekte Türkiye genelinde uygulanacak bir ulusal yetenek tarama havuzuna dönüşmeyi hedefliyor.</p>

<p>Sağlık Bilimleri Üniversitesi yürütücülüğünde hazırlanan proje; Nuh Naci Yazgan Üniversitesi, Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi ve İstanbul Cerrahpaşa Üniversitesi paydaşlığında, İl Sağlık Müdürlüğü ve Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü iş birliği ile yürütülüyor.</p>

<p>Proje Koordinatörü ve Fizyoterapist Alihan Karaüzüm, sağlık ve spor sistemleri arasında kalıcı bir köprü kurmayı hedefleyen çalışmanın ayrıntılarını 24 Saat ile paylaştı.</p>

<h2><strong>ULUSLARARASI PARALİMLİK KOMİTESİ KRİTERLERİYLE EŞLEŞEN SİSTEM</strong></h2>

<p><strong>Tıbbi değerlendirme ve dijital yönlendirme sistemi" projenin en dikkat çeken yönlerinden biri. Minimal engel kriterlerini baz alan bu dijital algoritmanın çalışma prensibini biraz açabilir misiniz? Bir engelli bireyin kas kuvveti veya uzuv durumu, yazılımınız tarafından spor branşına nasıl dönüştürülüyor?</strong></p>

<blockquote>
<p>P-RASP'ın temel amacı, engelli bireylerin yalnızca tanılarına göre değil, fonksiyonel kapasitelerine göre uygun spor branşlarına yönlendirilmesini sağlamak. Bu kapsamda geliştirdiğimiz dijital algoritma, Uluslararası Paralimpik Komitesi'nin (IPC) minimal engel kriterlerini ve spor branşlarına özgü sınıflandırma prensiplerini temel alıyor. Sistem içerisinde bireyin kas kuvveti, eklem hareket açıklığı, denge, koordinasyon, gövde kontrolü, amputasyon seviyesi, antropometrik ölçümleri ve günlük yaşam fonksiyonları gibi çok sayıda klinik veri değerlendiriliyor. Bu veriler, farklı paralimpik spor branşlarının gerektirdiği minimal performans ve uygunluk kriterleriyle karşılaştırılıyor. Örneğin; alt ekstremite kaybı olan, üst ekstremite fonksiyonları iyi düzeyde olan ve gövde kontrolü yeterli bir birey için tekerlekli sandalye basketbolu, para atıcılık veya para yüzme uygun seçenekler olarak önerilebiyor. Sistem yalnızca fiziksel parametreleri değil, gerekli durumlarda bireyin bilişsel durumunu da dikkate alarak spor önerilerini daha güvenli ve bireye özgü hale getiriyor. Bununla birlikte, yalnızca "uygun" ya da "uygun değil" şeklinde sonuç üretmekle kalmıyor; kararın hangi klinik kriterlere dayandığını da açıklıyor. Böylece süreç şeffaf, izlenebilir ve klinisyen tarafından doğrulanabilir bir yapıya sahip oluyor. Temel hedefimiz, her engelli bireyin potansiyelini ortaya çıkarabilecek en uygun spor branşına bilimsel veriler ışığında yönlendirilmesini sağlamak.</p>
</blockquote>

<h2></h2>

<h2><strong>SAĞLIK VE SPOR EKOSİSTEMİNİN KOORDİNASYON SÜRECİ</strong></h2>

<p><strong>TÜBİTAK 1001 programı kapsamında geliştirilen bu çok ortaklı yapıda kurumlar arası senkronizasyonu nasıl sağladınız? En büyük operasyonel zorluk ne oldu?</strong></p>

<blockquote>
<p>Bu proje; üniversiteler, sağlık kurumları ve spor otoritelerini aynı hedef doğrultusunda buluşturan multidisipliner bir yapı üzerine kuruldu. Kurumlar arası senkronizasyonun sağlanmasında en önemli avantajlarımızdan biri, TÜBİTAK 1001 projesi başlamadan önce Kayseri İl Sağlık Müdürlüğü ile Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü arasında oluşturulan resmi iş birliği protokolü oldu. Bu protokol sayesinde sağlık ve spor ekosistemleri arasında güçlü bir iletişim zemini oluşturabildik. Ayrıca düzenli çevrim içi toplantılar, standart değerlendirme protokolleri ve ortak veri yönetim sistemi sayesinde süreç boyunca kurumlar arası koordinasyonu sürdürebildik. En büyük operasyonel zorluk ise sağlık sistemi ile spor ekosisteminin çalışma dinamiklerinin farklı olmasıydı. Bir bireyin hastanede değerlendirilmesinden sonra uygun spor branşına yönlendirilmesi, antrenörle eşleştirilmesi ve sürecin sürdürülebilir şekilde devam ettirilmesi ciddi bir koordinasyon gerektirdi. Özellikle ulaşım süreçleri ve bazı branşlarda sürdürülebilir spor katılımının sağlanması ek koordinasyon gerektiren başlıklar arasında yer aldı. Bununla birlikte, farklı kurumların ortak bir amaç etrafında bir araya gelmesi sayesinde bu zorlukların önemli bir kısmını aşabildik. Aslında proje, sağlık ve spor sistemlerinin birlikte çalıştığında engelli bireylerin spora erişiminin ve sporda sürdürülebilir katılımının önemli ölçüde artırılabileceğini göstermiş oldu.</p>
</blockquote>

<h3></h3>

<h3><strong>SPORA KATILIMI ETKİLEYEN SOSYAL VE ÇEVRESEL FAKTÖRLER</strong></h3>

<p><strong>200 engelli bireyin değerlendirilmesini yaptınız ancak yalnızca bir kısmı aktif spora başladı. Temel bariyerler nelerdi?</strong></p>

<blockquote>
<p>Her bireyin spora başlama kararı yalnızca tıbbi uygunluğa bağlı değil. Bizim sistemimiz uygun spor branşlarını bilimsel olarak öneriyor; ancak spora katılımı etkileyen sosyal, çevresel ve psikolojik birçok faktör bulunuyor. Özellikle ulaşım süreçleri, aile desteği, bireyin kendini spora hazır hissetmesi, eğitim veya çalışma yaşamı gibi faktörler spora katılım kararında önemli rol oynayabiliyor. Bunun yanında bazı bireyler, spor yapabileceklerini ilk kez bu proje sayesinde öğrendi ve bu durum onlar için yeni bir yaşam alanı anlamına geldi. Ancak bazı katılımcılar, kişisel nedenlerle spora başlamayı daha ileri bir tarihe ertelemeyi tercih etti. Ayrıca değerlendirdiğimiz bireyler arasında Kayseri dışından gelerek Kayseri Şehir Hastanesi'nde tedavi gören bireyler de bulunuyordu. Bu bireylerin kayıtlarını alarak yaşadıkları illerde ulaşabildiğimiz ilgili kurumlar ve spor paydaşlarıyla iletişim kurulmasını sağlamaya çalıştık. Projenin gelecekte ulusal ölçekte yaygınlaştırılmasıyla birlikte, engelli bireylerin yaşadıkları şehirden bağımsız olarak uygun spor branşlarına ve ilgili kurumlara daha kolay erişebileceklerini düşünüyoruz. Bu sonuçlar bize, engelli bireylerin spora katılımının yalnızca tıbbi değerlendirmeyle değil, güçlü bir yönlendirme ve destek sistemiyle birlikte ele alınması gerektiğini bir kez daha göstermiş oldu.</p>
</blockquote>

<p><img alt="Atıcılık Fizyoterapist" height="598" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/aticilik-fizyoterapist.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="900" /></p>

<h3><strong>REHABİLİTASYONDAN SPORA GEÇİŞTE UYGULANABİLİR MODEL</strong></h3>

<p><strong>Projeye dahil olan Fatih ve Kerim gibi gençlerin hikayelerinde "fizik tedaviye gelip sporcu olarak ayrılma" durumu var. Hastanelerin fizik tedavi klinikleri, sizce potansiyel paralimpik sporcuları keşfetmek için yeterince efektif kullanılan alanlar mı?</strong> <strong>Bu proje Türkiye'deki diğer şehir hastaneleri için bir model olabilir mi?</strong></p>

<blockquote>
<p>Fizik tedavi klinikleri, potansiyel paralimpik sporcuların keşfi açısından son derece önemli merkezler. Çünkü engelli bireyler rehabilitasyon süreçlerinin önemli bir bölümünü bu kliniklerde geçiriyor ve sağlık profesyonelleriyle düzenli temas halinde oluyor. Ancak tek başına hastanelerin bu süreç için yeterli olduğunu söylemek doğru olmaz. Mevcut sistemde rehabilitasyon ile spor ekosistemi arasındaki geçiş mekanizmalarının daha da güçlendirilmesine ihtiyaç var. Bizim projemiz, rehabilitasyondan spora geçiş için uygulanabilir bir model ortaya koyuyor. Ancak bu modelin sürdürülebilir olabilmesi için multidisipliner bir yaklaşım gerekiyor. Hekimler, fizyoterapistler, psikologlar, sosyal hizmet uzmanları, antrenörler ve spor bilimcilerin yanı sıra Sağlık Bakanlığı, Gençlik ve Spor Bakanlığı, ilgili federasyonlar ve yerel kurumlar arasında güçlü bir iş birliği ve iletişim ağı kurulması büyük önem taşıyor. P-RASP projesiyle Kayseri özelinde sağlık ve spor sistemleri arasında sürdürülebilir bir yerel yapı oluşturmayı başardığımızı düşünüyoruz. Gelecekte bu modelin ulusal ölçekte yaygınlaştırılmasıyla birlikte, engelli bireylerin rehabilitasyondan spora geçiş süreçlerinin daha sistematik, erişilebilir ve sürdürülebilir hale gelebileceğine inanıyoruz. Dolayısıyla bu proje yalnızca yeni sporcuların keşfedilmesini değil, aynı zamanda sağlık ve spor sistemleri arasında kalıcı bir köprü kurulmasını hedefleyen bir model olarak değerlendirilebilir.</p>
</blockquote>

<h3><strong>SPOR BRANŞLARINDA BÖLGESEL İHTİYAÇ ANALİZİ VE ALTYAPI PLANLAMASI</strong></h3>

<p><strong>25 paralimpik spor branşı içinden Kayseri'de tekerlekli sandalye basketbolu, paratekvando, parayüzme ve paraatıcılık branşlarının öne çıktığını görüyoruz. Yönlendirmeler tamamen algoritmanın tıbbi çıktısına göre mi şekilleniyor, yoksa Kayseri'deki mevcut spor tesisi altyapısı ve antrenör varlığı da tercihleri doğrudan etkiliyor mu?</strong></p>

<blockquote>
<p>P-RASP sisteminde şu anda 25 paralimpik spor branşı yer alıyor. Algoritma, bireyin hangi branşlar için tıbben uygun olduğunu objektif olarak belirliyor. Ancak uygulama süreci yalnızca tıbbi uygunlukla sınırlı değil. Bir birey teorik olarak birden fazla spor branşına uygun olabilir. Bu durumda bireyin ilgi alanları, uygun olduğu branşa ulaşım imkânları, yaşadığı bölgedeki spor olanakları, aktif kulüpler, tesis altyapısı, ekipman erişimi, paralimpik alanda deneyimli antrenör varlığı ve spora sürdürülebilir katılım potansiyeli de değerlendiriliyor. Dolayısıyla süreç yalnızca algoritmaya değil; bireysel tercihlere, çevresel koşullara ve yerel spor ekosistemine dayalı bütüncül bir yaklaşımla yürütülüyor. Projede değerlendirdiğimiz her birey için 25 paralimpik spor branşına yönelik uygunluk analizi gerçekleştirildi. Kayseri'de mevcut altyapı ve uygulama olanakları doğrultusunda özellikle tekerlekli sandalye basketbolu, para atıcılık, para taekwondo, para yüzme ve para masa tenisi branşlarına yönlendirmeler gerçekleştirildi. Elde ettiğimiz veriler yalnızca bireylerin uygun spor branşlarına yönlendirilmesini sağlamıyor; aynı zamanda bölgesel düzeyde bir ihtiyaç analizi de sunuyor. Örneğin belirli bir bölgede hangi paralimpik spor branşlarına uygun kaç bireyin bulunduğunu belirleyebiliyoruz. Bu durum, gelecekte yapılabilecek paralimpik spor yatırımlarının, yeni kulüp yapılanmalarının ve henüz bölgede aktif olmayan spor branşlarının planlanmasına da önemli katkı sağlayabilir. Aslında P-RASP, yalnızca bir yönlendirme sistemi değil; aynı zamanda paralimpik sporun bölgesel ve ulusal ölçekte planlanmasına katkı sağlayabilecek bir karar destek sistemi olarak da değerlendirilebilir.</p>
</blockquote>

<p><img alt="Atıcılık" height="1200" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/aticilik.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="900" /></p>

<h3><strong>GELİŞİMİN VE SAĞLIK PARAMETLERİNİN TAKİBİ</strong></h3>

<p><strong>6 aylık temel antrenman sürecini tamamlayan ve resmi müsabakalara katılan sporcularınız var. Sağlık Bilimleri Üniversitesi yürütücülüğündeki bu projede, spora başlayan bireylerin fiziksel aktivite düzeylerindeki artış ve buna bağlı sağlık faydaları medikal olarak nasıl ölçülüyor ve takip ediliyor? Elinizde şimdiden somut klinik veriler var mı?</strong></p>

<blockquote>
<p>Projede yer alan bireyler, spora başlamadan önce ve belirli aralıklarla kapsamlı fiziksel değerlendirmelerden geçiriliyor. Fiziksel aktivite düzeyi, fonksiyonel bağımsızlık, yaşam kalitesi, yorgunluk düzeyi ve kas kuvvetinin yanı sıra gövde dengesi, dayanıklılık (endurans) ve vücut kompozisyonu gibi çok sayıda klinik parametre düzenli olarak takip ediliyor. Ayrıca deri altı yağ kalınlığı ölçümleri gibi antropometrik değerlendirmeler de gerçekleştiriliyor. Bu sayede bireylerin yalnızca sportif performanslarındaki değil, genel sağlık durumlarındaki değişimleri de objektif olarak izleyebiliyoruz. Ön analizlerimiz, spora düzenli katılım sağlayan bireylerde fiziksel aktivite düzeyinde artış, fonksiyonel kapasitede gelişme, yaşam kalitesinde iyileşme ve bazı fiziksel uygunluk parametrelerinde olumlu değişimler olduğunu gösteriyor. Bununla birlikte, projenin nihai veri analizleri halen devam ediyor. Tüm analizler tamamlandığında elde ettiğimiz sonuçları ulusal ve uluslararası bilimsel yayınlar aracılığıyla paylaşmayı planlıyoruz. Bu yönüyle P-RASP yalnızca bireyleri spora yönlendiren bir sistem değil, aynı zamanda sporun engelli bireylerin sağlığı üzerindeki etkilerini bilimsel olarak ortaya koyan bir araştırma altyapısı da sunuyor.</p>
</blockquote>

<h3><strong>ULUSAL ÖLÇEKTE SÜRDÜRÜLEBİLİR DİJİTAL PLATFORM HEDEFİ</strong></h3>

<p><strong>Projenin yaygınlaştırılması ve ulusal düzeye taşınması hedefleriniz arasında. Gelecek projeksiyonunuzda bu dijital platformun Türkiye'deki tüm engelli bireylerin ve spor kulüplerinin erişebileceği açık kaynaklı bir "ulusal yetenek tarama havuzuna" dönüşme planı var mı?</strong></p>

<blockquote>
<p>Uzun vadeli hedefimiz, P-RASP'ı yalnızca bir araştırma projesi olmaktan çıkarıp ulusal ölçekte kullanılabilen sürdürülebilir bir dijital sağlık ve spor platformuna dönüştürüyor. Gelecekte Türkiye'nin farklı bölgelerindeki sağlık kuruluşları, spor kulüpleri ve federasyonların sisteme entegre olduğu; engelli bireylerin yaşadıkları şehirden bağımsız olarak uygun spor branşlarına erişebildiği ulusal bir yapı oluşturmayı hedefliyoruz. P-RASP'ın yalnızca bir yönlendirme platformu değil, aynı zamanda paralimpik spor için bir karar destek ve yetenek keşif sistemi olarak da kullanılabileceğini düşünüyoruz. Böyle bir yapı sayesinde hem engelli bireylerin uygun spora erişimi kolaylaşacak hem de ülke genelindeki paralimpik spor planlamaları bilimsel veriler ışığında yapılabilecek.</p>
</blockquote>

<h3><strong>LİSANSLI SPORCU KİMLİĞİNİN SOSYAL YAŞAMA KATKISI</strong></h3>

<h3></h3>

<p><strong>8 yaşındaki Asya'dan 27 yaşındaki Fatih'e kadar çok geniş bir yaş skalasında çalışıyorsunuz. Bir bilim insanı ve proje koordinatörü olarak, hastanede umut arayan bir engelli bireyin lisanslı bir sporcuya dönüşüm anına tanıklık etmek, süreçteki duygusal motivasyonunuzu nasıl etkiliyor? Sizi en çok etkileyen an hangisiydi?</strong></p>

<blockquote>
<p>Bizim için en etkileyici anlardan biri, fizik tedavi amacıyla hastaneye başvuran bir bireyin birkaç ay sonra lisanslı sporcu kimliğiyle yeniden karşımıza çıkması. Özellikle daha önce hiç spor yapmamış bireylerin ilk antrenmanlarını tamamlamaları, bir takımın parçası olmaları ve kendilerine olan güvenlerinin arttığını görmek çok değerli. Proje kapsamında para atıcılıkla tanışan sporcularımızdan ikisinin kısa süre içerisinde Türkiye Şampiyonası'nda derece elde etmesi ve sporcularımızdan birinin şu anda Para Atıcılık Milli Takımı'nda yer alarak önümüzdeki dönemde ilk uluslararası müsabakasına çıkacak olması bizim için son derece gurur verici. Ancak bizi etkileyen yalnızca sportif başarılar değil. Spora başladıktan sonra sosyal yaşama daha aktif katılan, evden çıkmak için yeni bir amacı olan ve hatta iş hayatına katılan bireylerimiz de oldu. Sporun, bireylere yalnızca fiziksel kazanımlar değil; disiplin, özgüven, aidiyet duygusu ve hayata yeniden tutunma motivasyonu kazandırdığını görmek bizim için çok anlamlı. Belki de en etkileyici anlar, paralimpik sporlar hakkında hiç bilgisi olmayan bir bireye yapabileceği spor branşlarını anlattığımızda gözlerinde oluşan "Ben de başarabilirim" duygusunu görmek oluyor. Bilimsel çıktılar elbette çok önemli; ancak bir bireyin "Ben artık sporcuyum" diyebilmesi tüm ekip için en büyük motivasyon kaynağı olmaya devam ediyor.</p>
</blockquote>

<h3><strong>SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK İÇİN KURUMSAL VE MADDİ GEREKSİNİMLER</strong></h3>

<p><strong>Şampiyon sporcularımızın önünü açmak ve yeni şampiyonlar yetiştirmek adına bundan sonraki süreçte nasıl bir kurumsal ya da maddi desteğe ihtiyacınız var?</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<blockquote>
<p>Bu tür projelerin sürdürülebilirliği ve daha fazla engelli bireye ulaşabilmesi için kurumsal iş birliklerinin güçlendirilmesi büyük önem taşıyor. Özellikle yerel yönetimlerin, spor federasyonlarının, sağlık kurumlarının ve kamu otoritelerinin ortak hareket etmesi gerekiyor. Ayrıca ulaşım desteği, spor ekipmanları, antrenör kapasitesinin artırılması ve dijital altyapının geliştirilmesi gibi alanlarda maddi ve kurumsal destekler, daha fazla engelli bireyin spora erişmesini sağlayacak. Bu desteklerin sağlanması, yalnızca yeni şampiyon sporcuların yetişmesine değil, aynı zamanda daha fazla engelli bireyin aktif yaşama katılımına da katkı sağlayacak. Nihai hedefimiz, hiçbir engelli bireyin uygun spor fırsatına erişemediği için sistem dışında kalmaması.</p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Esin Özdemir</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/engelli-bireyler-icin-sporda-yeni-donem</guid>
      <pubDate>Tue, 30 Jun 2026 12:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/engelli-4.jpg" type="image/jpeg" length="44566"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bodrum’da kaçak yapıyla mücadele: 2026’da 53 yapı yıkıldı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/bodrumda-kacak-yapiyla-mucadele-2026da-53-yapi-yikildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/bodrumda-kacak-yapiyla-mucadele-2026da-53-yapi-yikildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bodrum Belediyesi, kaçak yapıyla mücadele kapsamında 2026’nın ilk aylarından bu yana 53 kaçak yapının yıkıldığını açıkladı. İlçede yasal süreci tamamlanan yapılara yönelik çalışmalar sürüyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Muğla’nın Bodrum ilçesinde kaçak yapılaşmaya karşı yürütülen denetim ve yıkım süreci devam ediyor. Bodrum Belediyesi, 2026 yılı başından bu yana ilçe genelinde toplam 53 kaçak yapının yıkıldığını bildirdi.</p>

<h2><strong>Bodrum’da kaçak yapı yıkımları sürüyor</strong></h2>

<p>Bodrum Belediyesi tarafından yapılan açıklamaya göre, kaçak yapıyla mücadele çalışmaları 3194 sayılı İmar Kanunu kapsamında yürütülüyor. Bu doğrultuda 2026’nın ilk 5 ayında 45 kaçak yapının yıkımı gerçekleştirildi.</p>

<p>Haziran ayında tamamlanan 8 yeni yıkımla birlikte Bodrum’da yıl başından bu yana yıkılan kaçak yapı sayısı 53’e ulaştı. Belediye ekiplerinin çalışmaları, yapılaşma baskısının yoğun olduğu ilçede imar düzeninin korunması ve hukuki süreçleri tamamlanan kaçak yapıların kaldırılması amacıyla sürdürülüyor.</p>

<h3><strong>Akyarlar Mahallesi’nde kaçak eklentiler kaldırıldı</strong></h3>

<p>Son yıkım çalışması, Bodrum’un Akyarlar Mahallesi’nde bulunan bir sitede gerçekleştirildi. Bodrum Belediyesi Yapı Kontrol Müdürlüğü ile Fen İşleri Müdürlüğü ekiplerinin koordinasyonunda yürütülen çalışmada, yasal süreçleri tamamlanan kaçak eklentiler yıkıldı.</p>

<p>Belediyenin açıklamasında, işlemlerin ilgili mevzuat çerçevesinde ve belirlenen program doğrultusunda sürdürüldüğü belirtildi. Kaçak yapı yıkımlarında teknik ekiplerin sahadaki güvenlik ve uygulama süreçlerini birlikte yürüttüğü ifade edildi.</p>

<h3><strong>Kaçak yapıyla mücadelede program devam edecek</strong></h3>

<p>Bodrum Belediyesi, yasal süreçleri tamamlanan 4 farklı adreste daha yıkım çalışmalarının sürdüğünü duyurdu. İlçe genelindeki kaçak yapı yıkımlarının, belirlenen planlama kapsamında devam edeceği kaydedildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Turizm, kıyı kullanımı ve yoğun yapılaşma baskısıyla öne çıkan Bodrum’da kaçak yapılaşmaya yönelik denetimler, hem imar düzeni hem de çevresel etkiler açısından önem taşıyor. Belediyenin kaçak yapıyla mücadele kapsamındaki çalışmalarının, yasal işlemleri tamamlanan dosyalar üzerinden devam etmesi bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/bodrumda-kacak-yapiyla-mucadele-2026da-53-yapi-yikildi</guid>
      <pubDate>Tue, 30 Jun 2026 12:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2025/05/thumbs-b-c-86ef16ea9f8c56732f46f7e72db5d88b.jpg" type="image/jpeg" length="95944"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Çocuklarda hareketsiz yaşam kalp sağlığını nasıl etkiliyor?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/cocuklarda-hareketsiz-yasam-kalp-sagligini-nasil-etkiliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/cocuklarda-hareketsiz-yasam-kalp-sagligini-nasil-etkiliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çocuk Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Alper Akın, çocuklukta edinilen hareketsizlik, sağlıksız beslenme ve enerji içeceği tüketimi gibi alışkanlıkların kalp-damar sağlığı üzerinde kalıcı riskler oluşturabileceğini belirterek, çocuklar için her gün en az 60 dakika hareket ve doğal beslenme çağrısı yaptı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Çocukluk dönemi, <strong>kalp ve damar</strong> sisteminin gelişiminde kritik bir evre olarak kabul ediliyor. Bu süreçte edinilen yaşam alışkanlıklarının, ilerleyen yaşlarda kalp sağlığı üzerinde doğrudan etkili olduğu belirtiliyor.</p>

<p>Düzenli fiziksel aktivitenin, kalp kasının daha verimli çalışmasına katkı sağladığı ve dolaşım sisteminin gelişimini desteklediği ifade ediliyor.</p>

<h2><strong>Hareketsiz yaşam efor kapasitesini düşürüyor</strong></h2>

<p>Hareketsiz yaşamın ise çocuklarda zamanla efor kapasitesinin düşmesine ve çabuk yorulmaya yol açabildiği değerlendiriliyor. Günlük hareketin azalması ve uzun süre ekran başında vakit geçirilmesi, fiziksel dayanıklılığı olumsuz etkileyebiliyor.</p>

<p>Beslenme düzeni de kalp sağlığı açısından önemli bir faktör olarak öne çıkıyor. Yüksek şeker ve tuz içeren işlenmiş gıdaların sık tüketilmesinin, erken yaşta kilo artışı ve tansiyon gibi risklerin oluşmasına zemin hazırlayabileceği belirtiliyor.</p>

<p><img alt="Dr Alper Akın Kardiyolog" class="detail-photo img-fluid" height="1024" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/dr-alper-akin-kardiyolog.jpeg" width="980" /></p>

<h3><strong>Çocukluk dönemi kalp-damar sağlığında kritik rol oynuyor</strong></h3>

<p><strong>Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Kardiyoloji Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Alper Akın</strong>, çocuklarda hareketsiz yaşam, sağlıksız beslenme ve enerji içeceği tüketiminin kalp sağlığı üzerindeki etkilerine ilişkin 24 Saat'e açıklamalarda bulundu.</p>

<p>Çocukluk döneminin kalp ve damar sisteminin gelişimi açısından kritik bir süreç olduğunu belirten Akın, bu dönemde kazanılan sağlıklı yaşam alışkanlıklarının ilerleyen yaşlarda görülebilecek birçok kalp-damar hastalığının önlenmesinde önemli rol oynadığını söyledi.</p>

<p>Eski nesillerin okul çıkışında saatlerce sokakta koştuğunu, bisiklete bindiğini ve top oynadığını hatırlatan Akın, günümüzde ise birçok çocuğun okuldan sonra zamanını tablet ve telefon karşısında geçirdiğine dikkat çekti.</p>

<p>Düzenli hareket eden çocukların kalbinin daha güçlü çalıştığını ve damarlarının daha sağlıklı geliştiğini belirten Akın, şu ifadeleri kullandı:</p>

<h3><strong>“Bir saatlik açık hava oyunu bir kalp ilacıdır”</strong></h3>

<p>“Hareketsiz yaşam ise sadece kilo alımına neden olmuyor; yüksek tansiyon, diyabet ve kalp-damar hastalıklarının temellerini de çocukluk çağında atabiliyor. Bir saatlik açık hava oyunu, saatlerce ekran karşısında oturmaktan çok daha değerli bir kalp ilacıdır.”</p>

<p>Kalbin de bir kas olduğuna vurgu yapan Prof. Dr. Akın, "Kalp de bir kastır; ne kadar düzenli çalıştırılırsa o kadar verimli çalışır" dedi.</p>

<h3><strong>Hareketli çocukların kalbi daha verimli çalışıyor</strong></h3>

<p>Hareketli çocuklarda dinlenme nabzının genellikle daha düşük olduğunu belirten Akın, bunun kalbin her atımda daha fazla kan pompalayabilmesinden kaynaklandığını söyledi. Hareketsiz çocukların ise merdiven çıkarken, arkadaşlarıyla koşarken veya spor yaparken daha çabuk yorulabildiğini ifade etti.</p>

<p>Akın, “Düzenli fiziksel aktivite sadece kalbi değil, akciğerleri ve kasları da güçlendirir. Bu yüzden hareketli çocuklar hem daha enerjik olur hem de günlük yaşam aktivitelerini daha rahat yapabilirler” diye konuştu.</p>

<h3><strong>Sağlıksız beslenme erken yaşta risk oluşturuyor</strong></h3>

<p>Yanlış beslenme alışkanlıklarının düşünüldüğünden çok daha erken yaşlarda damar sağlığını etkileyebildiğini belirten Akın, çocukluk çağında başlayan sağlıksız beslenmenin okul öncesi dönemde bile olumsuz sonuçlar doğurabildiğini kaydetti.</p>

<p>Cips, işlenmiş et ürünleri, gazlı içecekler ve hazır atıştırmalıkların sık tüketilmesinin kilo artışını ve tansiyon yükselmesini kolaylaştırdığını söyleyen Akın, şu değerlendirmelerde bulundu:</p>

<h3><strong>“Ev yapımı ve doğal besinleri tercih etmek büyük önem taşıyor”</strong></h3>

<p>“Bugün yenen her paketli gıda kalp krizi yapmaz elbette; ancak bu alışkanlık yıllarca devam ettiğinde, erişkin yaşta karşımıza çıkan kalp hastalıklarının zeminini hazırlayabilir. Bu nedenle mümkün olduğunca ev yapımı ve doğal besinleri tercih etmek büyük önem taşıyor.”</p>

<p><img alt="Obez Çocuk2" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/obez-cocuk2.webp" width="864" /></p>

<p>Çocukluk çağı obezitesinin kalbin iş yükünü artırdığına dikkat çeken Akın, fazla kilonun kalbin her dakika daha fazla çalışması anlamına geldiğini belirtti. Kalbin büyüyen vücudun ihtiyaçlarını karşılayabilmek için daha fazla kan pompalamak zorunda kaldığını ifade eden Akın, bunu küçük motorlu bir aracın sürekli ağır yük taşımasına benzetti.</p>

<p>Uzun süre fazla yük altında kalan kalpte zamanla kalp kası kalınlaşması, yüksek tansiyon ve fonksiyon bozuklukları gelişebileceğini belirten Akın, çocukluk döneminde sağlıklı yaşam alışkanlıklarının kazanılmasıyla bu risklerin önemli bölümünün geri döndürülebileceğini söyledi.</p>

<h3><strong>Çocuklarda sessiz tehlike: Yüksek tansiyon</strong></h3>

<p>Çocuklarda yüksek tansiyonun çoğu zaman belirti vermediğini ifade eden Akın, "Maalesef yüksek tansiyon çocuklarda bazen hiçbir belirti vermediği için 'sessiz hastalık' olarak da kabul edilir" dedi.</p>

<p>Bazı çocuklarda baş ağrısı, baş dönmesi, burun kanaması, çabuk yorulma veya görme bulanıklığı görülebileceğini belirten Akın, ailelerin yalnızca belirtilere güvenmemesi gerektiğini vurguladı.</p>

<p>Özellikle fazla kilolu çocuklarda, böbrek hastalığı bulunanlarda ve ailede hipertansiyon öyküsü olan çocuklarda tansiyonun belirli aralıklarla ölçülmesinin erken tanı açısından büyük önem taşıdığını söyledi.</p>

<p>Son yıllarda çarpıntı şikâyetiyle başvuran çocuk ve genç sayısında artış yaşandığını belirten Akın, bunun en önemli nedenlerinden birinin tanı yöntemlerindeki gelişmeler ve ailelerin bilinç düzeyinin artması olduğunu ifade etti.</p>

<h3><strong>Çarpıntı belirtileri ihmal edilmemeli</strong></h3>

<p>Bunun yanında obezite, düzensiz uyku, yoğun stres, aşırı kafein tüketimi ve enerji içeceklerinin de ritim bozukluklarını tetikleyebildiğini vurgulayan Akın, "Her çarpıntı ciddi bir kalp hastalığı anlamına gelmez" diyerek çocukların gereksiz endişeye kapılmadan ancak ihmal edilmeden çocuk kardiyoloğu tarafından değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Akın, Dünya Sağlık Örgütü'nün 5-17 yaş arasındaki çocuklar için her gün en az 60 dakika orta veya yüksek şiddette fiziksel aktivite önerdiğini hatırlattı.</p>

<p>Bu aktivitenin yalnızca spor salonunda yapılmasının gerekmediğini belirten Akın; yürüyüş, bisiklete binme, yüzme, ip atlama, top oyunları ve açık havada koşup oynamanın da son derece önemli olduğunu ifade etti.</p>

<h3><strong>"Çocuklar için en iyi egzersiz, severek yaptıkları egzersizdir"</strong></h3>

<p>Günlük yaşamda merdiven kullanımı gibi küçük alışkanlıkların da hareket miktarını artırdığını söyleyen Akın, "Çocuklar için en iyi egzersiz, severek yaptıkları egzersizdir" dedi.</p>

<p>Beslenme alışkanlıklarını değiştirmekte zorlanan ailelere de önerilerde bulunan Akın, değişimin çocuklardan değil anne ve babalardan başlaması gerektiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Sağlıklı Beslenme Önerileri Daha İyi Bir Yaşam İçin Temel Adımlar 5" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2025/04/saglikli-beslenme-onerileri-daha-iyi-bir-yasam-icin-temel-adimlar-5.jpg" width="864" /></p>

<h3><strong>Sağlıklı beslenme alışkanlıkları ailede başlıyor</strong></h3>

<p>Çocukların en çok ailelerini örnek aldığını belirten Akın, evde gazlı içecekler ve cips bulunurken çocuklardan bunları tüketmemelerini beklemenin gerçekçi olmadığını ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Meyve, yoğurt, ayran ve kuruyemiş gibi sağlıklı seçeneklerin ulaşılabilir hale getirilmesinin daha etkili bir yöntem olduğunu kaydetti.</p>

<p>Kalp değerlendirmesinin doğumla birlikte başladığını belirten Prof. Dr. Akın, yenidoğan döneminde yapılan muayene ve taramaların bunun ilk adımı olduğunu söyledi.</p>

<h3><strong>Riskli durumlarda çocuk kardiyolojisi değerlendirmesi öneriliyor</strong></h3>

<p>Daha sonraki rutin çocuk sağlığı kontrollerinde de kalbin düzenli olarak değerlendirildiğini belirten Akın, sağlıklı bir çocuğun belirli bir yaşta mutlaka çocuk kardiyoloğuna gitmesinin gerekmediğini ifade etti.</p>

<p>Ancak üfürüm duyulması, göğüs ağrısı, bayılma, çarpıntı, eforla nefes darlığı, ailede genç yaşta ani ölüm öyküsü bulunması veya lisanslı spor yapılacak olması gibi durumlarda mutlaka çocuk kardiyolojisi değerlendirmesinin önerildiğini belirten Akın, erken tanının hem tedaviyi kolaylaştırdığını hem de yaşam kalitesini artırdığını söyledi.</p>

<p>Açıklamalarının sonunda enerji içeceği tüketimine de dikkat çeken Akın, gençlerden sık sık "Sınava çalışırken uykum kaçmasın diye içtim" ve "Futbol maçından önce daha enerjik olayım diye arkadaşlarla içtik" şeklinde ifadeler duyduklarını belirtti.</p>

<h3><strong>Enerji içecekleri kalp sağlığını olumsuz etkileyebiliyor</strong></h3>

<p>Bu içeceklerin masum olmadığını vurgulayan Alper Akın, "Bu içecekler masum değildir" diyerek içeriklerindeki yüksek miktardaki kafein ve diğer uyarıcı maddelerin çarpıntı, tansiyon yükselmesi ve ritim bozukluklarına yol açabileceğini söyledi.</p>

<p>Akın, Özellikle altta yatan fark edilmemiş bir kalp hastalığı bulunan çocuklarda bu riskin daha da arttığını ifade etti.</p>

<p>Ailelerin bir kısmının enerji içeceklerinden çekinmesine rağmen gazlı meşrubatları daha masum gördüğünü belirten Akın, çocukların her gün kola ve benzeri şekerli-asitli içecekleri tüketmesinin doğru bir alışkanlık olmadığını dile getirdi.</p>

<p>Bu içeceklerin kilo artışına, insülin direncine ve zamanla yüksek tansiyon gibi kalp-damar hastalıkları için önemli risk faktörlerinin gelişmesine katkıda bulunabileceğini belirten Prof. Dr. Alper Akın, çocukların susadığında ilk tercihlerinin kola ve diğer asitli içecekler yerine su, ayran veya süt olması gerektiğini sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Şilan Eylül Kandemir</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/cocuklarda-hareketsiz-yasam-kalp-sagligini-nasil-etkiliyor</guid>
      <pubDate>Tue, 30 Jun 2026 12:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/eylul-obes.jpg" type="image/jpeg" length="54122"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gaziantep FK sözleşmesini fesheden Lungoyi'ye karşı harekete geçiyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/gaziantep-fk-sozlesmesini-fesheden-lungoyiye-karsi-harekete-geciyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/gaziantep-fk-sozlesmesini-fesheden-lungoyiye-karsi-harekete-geciyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Trendyol Süper Lig ekiplerinden Gaziantep FK, sözleşmesini haklı bir gerekçe göstermeden tek taraflı feshedip Polonya ekibi Wieczysta Krakow'a imza atan Christopher Lungoyi hakkında sert bir açıklama yayınladı. Kulüp, oyuncunun tüm ödemelerinin zamanında yapıldığını belirterek, futbolcu ve Polonya kulübü hakkında FIFA ve CAS nezdinde yasal süreç başlatılacağını duyurdu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Süper Lig temsilcisi Gaziantep FK, İsviçreli hücum oyuncusu Christopher Lungoyi'nin sözleşmesini tek taraflı olarak feshetmesi ve ardından Polonya takımı Wieczysta Krakow ile anlaşmaya varması üzerine hukuk savaşı başlatıyor. Kırmızı-siyahlı yönetim, oyuncunun "ayartılmak suretiyle" transfer edildiğini savunarak uluslararası futbol hukuku kurallarının çiğnendiğini ilan etti.</p>

<p><img alt="6A437Bcc4350Bd8Cfc59Acca" class="detail-photo img-fluid" height="350" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/6a437bcc4350bd8cfc59acca.webp" width="618" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>"Transfer teklifini yetersiz bulup reddetmiştik"</strong></h2>

<p>Gaziantep FK tarafından yapılan resmi açıklamada, 2024-2025 sezonunda İtalyan devi Juventus'tan transfer edilen Christopher Lungoyi ile kulübün 1 yıl daha geçerli sözleşmesi olduğu hatırlatıldı. Polonya temsilcisi Wieczysta Krakow'un bu transfer için daha önce resmi temas kurduğu belirtilen açıklamada şu detaylar paylaşıldı:</p>

<blockquote>
<p>"Söz konusu takım, Lungoyi için 3 Haziran tarihinde Gaziantep FK'ye resmi teklifte bulunmuş ancak teklif edilen transfer bedeli kulübümüz tarafından yetersiz bulunarak reddedilmiştir."</p>
</blockquote>

<p><img alt="66D83607Af1Ed0302Fd8Cc45" class="detail-photo img-fluid" height="422" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/66d83607af1ed0302fd8cc45.webp" width="750" /></p>

<h3><strong>"Tüm ödemeleri FIFA kurallarına uygun yapıldı"</strong></h3>

<p>Oyuncunun kulüpten alacağı olduğu yönündeki olası iddiaların önünü kesen Gaziantep FK yönetimi, geride kalan iki sezona ait tüm finansal hakların eksiksiz ödendiğini vurguladı. Kulübün sportif ve mali hiçbir yükümlülüğü aksatmadığının altı çizilen açıklamada, transfer sürecindeki hukuksuzluk şu sözlerle ifade edildi:</p>

<blockquote>
<p>"Kulübümüzce FIFA düzenlemelerine uygun davranılmasına karşın, futbolcunun hiçbir haklı gerekçesi olmadan sözleşmesini tek taraflı olarak feshettiğini bildirip hemen ardından ilgili kulüple sözleşme imzaladığını duyurması, gerek futbolcu gerekse de ilgili Polonya Kulübü tarafından FIFA düzenlemelerinin ciddi biçimde ihlal edildiği anlamına gelmektedir."</p>
</blockquote>

<h3><strong>"Oyuncumuz ayartılmıştır, CAS ve FIFA'ya gidiyoruz"</strong></h3>

<p>Lungoyi'nin bonservisli satışı için halihazırda Avrupa'nın önemli kulüpleriyle resmi pazarlıkların sürdüğünü belirten Gaziantep FK, hem İsviçreli futbolcuya hem de Polonya ekibine karşı tazminat ve sportif ceza talepli dava açılacağını aktardı. Kulüp açıklamasında hukuki sürecin temeli şu ifadelerle özetlendi:</p>

<blockquote>
<p>"Oyuncunun transferi konusunda birçok Avrupa kulübü ile transfer görüşmelerimizin devam ettiği bu günlerde, oyuncumuzun ayartılarak sözleşme imzalanması FIFA ve CAS kararları uyarınca kulübümüz haklarının ağır bir ihlalidir. Gaziantep FK, bu haksız davranış nedeniyle Lungoyi ve Wieczysta Krakow kulübüne karşı tüm yasal haklarını sonuna kadar kullanacaktır."</p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/gaziantep-fk-sozlesmesini-fesheden-lungoyiye-karsi-harekete-geciyor</guid>
      <pubDate>Tue, 30 Jun 2026 12:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/christopher-lungoyi.webp" type="image/jpeg" length="61772"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ankara'dan dolunay manzaraları]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/ankaradan-dolunay-manzaralari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/ankaradan-dolunay-manzaralari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ankara, Haziran ayının son akşamlarında tam dolunay manzarasına tanık oldu. Dolunayın doğuşuna ve gökyüzüne tanık olan Ankaralılar gökyüzündeki ışık şovunu kayda aldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Ankara’da akşam saatlerinden itibaren etkisini gösteren ve bulutsuz gökyüzünde net bir şekilde izlenebilen haziran ayının son dolunayı, kent semalarında kartpostallık görüntüler oluşturdu. Atmosferik koşulların etkisiyle yoğun turuncu ve kızıl tonlarda beliren devasa dolunayın başkentin dikey mimari yapıları, kuleleri ve gökdelenleri ile bütünleştiği anlar, objektiflere eşsiz enstantaneler olarak yansıdı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ahmet Çağatay Bayraktar</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/ankaradan-dolunay-manzaralari</guid>
      <pubDate>Tue, 30 Jun 2026 10:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/a-a-20260629-41824143-41824138-b-a-s-k-e-n-t-t-e-d-o-l-u-n-a-y.jpg" type="image/jpeg" length="87310"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Duygularını kontrol edemeyenler dikkat! Borderline kişilik bozukluğu hayatınızı alt üst edebilir!]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/duygularini-kontrol-edemeyenler-dikkat-borderline-kisilik-bozuklugu-hayatinizi-alt-ust-edebilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/duygularini-kontrol-edemeyenler-dikkat-borderline-kisilik-bozuklugu-hayatinizi-alt-ust-edebilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı'nın sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Selçuk Aslan, borderline kişilik bozukluğuna ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Duygu düzenleme güçlüğü, dürtü kontrol sorunları ve sağlıksız ilişkilerin hastalığın en belirgin özellikleri arasında yer aldığını belirten Aslan, erken tanı, doğru psikiyatrik destek ve psikoterapinin yaşam kalitesini artırmada kritik rol oynadığını vurguladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı'nın sunduğu <strong>“Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi”</strong> programına konuk olan Psikiyatri Uzmanı <strong>Prof. Dr. Selçuk Aslan</strong>, <strong>borderline kişilik bozukluğunu</strong> tüm yönleriyle anlattı. Borderline kişilik bozukluğunun özellikle dürtü kontrolü, duygu düzenleme ve kişilerarası ilişkilerde ciddi sorunlara yol açtığını belirten Aslan, erken tanı ve uygun tedavinin bireyin yaşam kalitesini önemli ölçüde artırabileceğini söyledi.</p>

<h2><strong>Tanı 18 yaşından sonra konuluyor</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğunun toplumda çoğu zaman dengesiz davranışlar ve sürekli duygu değişimleri yaşayan kişiler için kullanılan bir tanımlama olduğunu belirten Prof. Dr. Aslan, kişilik yapısının 18 yaşına kadar gelişimini sürdürdüğünü söyledi.</p>

<p>Aslan, “18 yaşından önce kişilik henüz tam olarak oturmadığı için bu yaş grubundaki bireylere borderline kişilik bozukluğu tanısı konulmaz. Hastalıktan söz edebilmek için belirtilerin erişkin dönemde devam etmesi gerekir” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Ergenlik dönemindeki travmalar hastalığın temelini atabilir!</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğundan söz edebilmek için bireyde dürtü kontrol bozukluğunun da bulunması gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Aslan, bu kişilerde öfke, kaygı ve üzüntü gibi duyguların çok yoğun yaşandığını ve bu duyguları yatıştırmakta güçlük çektiklerini söyledi.</p>

<p>Konuşma ve davranışlarda kendini kontrol edememe, kendine zarar verme eğilimi, eşyalara zarar verme ve öfke sırasında kontrolden çıkma gibi davranışların da görülebildiğini belirten Aslan, bu durumun bireyin günlük yaşamını ve sosyal ilişkilerini ciddi şekilde etkileyebildiğini ifade etti.</p>

<p><strong>Borderline kişilik</strong> özelliği taşıyan bireylerin zaman zaman çevrelerindeki insanların davranış kalıplarını benimsediklerini belirten Prof. Dr. Aslan, bunun karakterin tam olarak oturmamış olmasından kaynaklanabileceğini söyledi.</p>

<p>Bu bireylerde depresyon eğiliminin daha yüksek olabileceğini ifade eden Aslan, “Kendilerini boşlukta hissedebilirler. Yoğun mutsuzluk ve depresyon yaşayabilir, hatta intihar düşünceleri geliştirebilirler” diye konuştu.</p>

<p>Borderline kişilik bozukluğunun gelişiminde ergenlik döneminin kritik öneme sahip olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Selçuk Aslan, bu dönemde yaşanan travmaların kişilik yapılanmasını etkileyebileceğini söyledi.</p>

<p>Sınıf içinde küçük düşürülme, dışlanma, reddedilme ya da karşılıksız kalan duygusal ilişkilerin bireyde “sevilmiyorum” düşüncesini geliştirebildiğini belirten Aslan, “Sevilmediğini düşünen kişiler kabul görmek için aşırı verici davranabilir. Bu da onları maddi ve manevi olarak suistimale açık hale getirebilir” diye konuştu.</p>

<p>Bazı bireylerin zamanla dünyanın, insanların ve hatta kendilerinin kötü olduğuna yönelik inanç geliştirebildiğini belirten Aslan, bunun da yoğun mutsuzluk ve duygusal çöküşe neden olabileceğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07 (3)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-3.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Zeki oldukları halde iş ve sosyal yaşamda başarılı olamayabilirler</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğu olan bireylerin d<strong>uygularını kontrol etmekte zorlandıklarını</strong> söyleyen Prof. Dr. Aslan, grup uyumu, takım çalışması ve kurallara uyma konusunda da güçlük yaşayabileceklerini belirtti.</p>

<p>“Çok zeki ve yüksek potansiyele sahip olsalar bile duygu durumlarını ve davranışlarını yönetmekte zorlandıkları için bulundukları ortamlarda istedikleri başarıyı sürdüremeyebilirler” diyen Aslan, bu durumun işlevselliği önemli ölçüde bozduğunu vurguladı.</p>

<p>Prof. Dr. Aslan, <strong>otizmli bazı kadınlarda</strong> borderline kişilik bozukluğunu düşündüren davranışların görülebileceğini belirterek, özellikle duygusal ilişkilerde kendi haklarını ve çıkarlarını korumakta güçlük yaşayabileceklerini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Tedavide ilaç tek başına yeterli olmuyor</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğunda erken dönemde psikiyatrik destek alınmasının büyük önem taşıdığını söyleyen Prof. Dr. Aslan, <strong>ilaç tedavisinin</strong> duyguların dengelenmesine katkı sağladığını ancak tek başına yeterli olmadığını belirtti.</p>

<p>Aslan, “Mutlaka destekleyici psikoterapi uygulanmalı. Özellikle bilişsel davranışçı yaklaşımlar sayesinde kişiler duygu, düşünce ve davranış ilişkisini anlamayı, dürtülerini tanımayı ve duygularını yönetmeyi öğrenebilir. Terapi uzun vadede kişiye önemli bir içgörü kazandırır” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Aile tutumu kişilik gelişiminde belirleyici rol oynuyor</strong></h2>

<p>Gençlik döneminde ailelerin yaklaşımı, çocukların kişilik gelişimini doğrudan etkiliyor.</p>

<p>Gençlik döneminde ebeveyn tutumlarının kişilik gelişiminde belirleyici olduğunu ifade eden Prof. Dr. Aslan, ailelerin çocuklarına hem sorumluluk vermesi hem de kontrollü bir özgürlük alanı tanıması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Aslan, “Gençlerin hayatı deneyimlemelerine fırsat verilmesi, baskıcı olmayan ama tutarlı ve dengeli ebeveyn tutumları sergilenmesi kişilik gelişimini olumlu yönde destekler.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Aslan baskıcı ya da tamamen kontrolsüz tutumlar yerine dengeli ve tutarlı ebeveyn davranışlarının, gençlerin sağlıklı bir kişilik geliştirmesine katkı sağladığını kaydederek şunları söyledi:</p>

<blockquote>
<p>“Gençlik döneminde aile tutumları çok önem taşıyor. Ebeveyn davranışları çocukların kişilik yapısına uygun, dengeli ve tutarlı olursa çocuklar ve gençler daha az bocalar. Gençlere aşırı baskı kurmadan onlara alan açmak, sorumluluk vermek, kontrollü bir şekilde hayatı deneyimlemelerine fırsat tanımak kişilik gelişimini olumlu yönde destekler.”</p>
</blockquote>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-2.jpeg" width="1600" /></h2>

<h2><strong>Borderline ile bipolar bozukluk karıştırılabiliyor</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğunun toplumda zaman zaman <strong>bipolar bozukluk ile karıştırıldığını</strong> belirten Prof. Dr. Aslan, iki hastalığın birbirinden farklı olduğunu söyledi.</p>

<p>Aslan, “Bipolar bozuklukta duygu durum değişimleri haftalar ya da aylar sürebilen depresif ve manik dönemler halinde görülür. Borderline kişilik bozukluğunda ise duygu değişimleri çok daha hızlıdır ve çoğu zaman çevresel olaylarla tetiklenir. Bu nedenle doğru tanı, doğru tedavi açısından büyük önem taşır” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/duygularini-kontrol-edemeyenler-dikkat-borderline-kisilik-bozuklugu-hayatinizi-alt-ust-edebilir</guid>
      <pubDate>Tue, 30 Jun 2026 09:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-4.jpeg" type="image/jpeg" length="88606"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Meme kanseri tedavisine başarının anahtarı: Kişiye özel tedavi planlaması]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/meme-kanseri-tedavisine-basarinin-anahtari-kisiye-ozel-tedavi-planlamasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/meme-kanseri-tedavisine-basarinin-anahtari-kisiye-ozel-tedavi-planlamasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Ekmel Tezel, meme kanserinde artık tek tip tedavi döneminin geride kaldığını vurguladı. Erken tanının önemine dikkat çeken Tezel, tümörün moleküler özelliklerine göre kişiye özel tedavi planlamasının hem yaşam süresini hem de yaşam kalitesini artırdığını anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Meme kanseri, dünyada ve Türkiye’de kadınlarda en sık görülen kanser türü olmayı sürdürüyor. Yaşın ilerlemesiyle birlikte risk artarken, görüntüleme yöntemlerindeki gelişmeler sayesinde hastalık çok daha erken evrelerde tespit edilebiliyor.</p>

<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu <strong>”Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi”</strong> programına konuk olan Genel Cerrahi Uzmanı <strong>Prof. Dr. Ekmel Tezel</strong>, meme kanseri tedavisindeki güncel yaklaşımları anlatarak erken tanı, kişiye özel tedavi ve yaşam kalitesini koruyan cerrahi yöntemlerin önemine dikkat çekti.</p>

<h2><strong>Kanal içi kanserlerde başarı oranı yüzde 100’e yaklaşıyor</strong></h2>

<p>Yaş ilerledikçe meme kanseri görülme sıklığının arttığını belirten Prof. Dr. Tezel, son yıllarda mamografi ve diğer görüntüleme yöntemlerindeki gelişmeler sayesinde kanal içi kanserlerin daha sık tespit edildiğini söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Tezel, “Kanal içi kanser evre 0 (sıfır) olarak kabul ettiğimiz, <strong>duktal karsinoma in situ</strong> dediğimiz, tümör hücrelerinin henüz süt kanalları içinde hapsolduğu ve çevre dokulara yayılmadığı durumdur” dedi.</p>

<p>Bu evrede yakalanan hastalarda tedavinin oldukça başarılı olduğunu belirten Tezel, “Kanal içi kanserlerin tedavisi çok daha kolaydır ve hayatta kalma ihtimali neredeyse yüzde 100’dür” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.01 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150701-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Memeyi koruyan cerrahiler ön planda</strong></h2>

<p>Kanal içi kanserlerin çoğunlukla mamografide görülen <strong>mikrokalsifikasyonlar</strong> sayesinde saptandığını belirten Prof. Dr. Tezel, hastalığın yaygınlığına göre farklı cerrahi yöntemlerin tercih edildiğini söyleyerek şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p>“Kireçlenme yalnızca sınırlı bir bölgede ise memeyi koruyarak sadece o alanı çıkarıyoruz ve sonrasında radyoterapi uyguluyoruz. Eğer yaygın bir tutulum söz konusuysa memenin iç dokusunu boşaltıp protez yerleştiriyoruz. Bu durumda çoğu zaman radyoterapiye ihtiyaç kalmıyor.”</p>
</blockquote>

<h2><strong>Meme kanseri riskini artıran ve azaltan faktörler</strong></h2>

<p>Meme kanseri gelişiminde kadın olmak, yaşın ilerlemesi, erken adet görmek, geç menopoza girmek ve ailesel yatkınlık gibi değiştirilemeyen risk faktörlerinin bulunduğunu belirten Prof. Dr. Tezel, yaşam tarzının da önemli rol oynadığını vurguladı.</p>

<p>Beslenme alışkanlıkları, sigara ve alkol kullanımı ile dışarıdan alınan hormonların riski etkileyebildiğini ifade eden Tezel, <strong>östrojen hormonunun</strong> meme kanserinde önemli bir etken olduğuna dikkat çekti.</p>

<p>Menopoz döneminde kullanılan hormon replasman tedavilerinin mutlaka meme kontrolleri yapıldıktan sonra başlanması gerektiğini belirten Prof. Dr. Tezel, tedavi süresinin uzamasının riski artırabildiğini söyleyerek, “Menopoz semptomlarının kontrolü için yaklaşık iki yıllık kullanım çoğu zaman yeterli oluyor. Ancak bu süre beş yıl ve üzerine çıktığında meme kanseri riski artabiliyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Doğum kontrol hapları konusunda da benzer bir durumun söz konusu olduğunu belirten Tezel, uzun süreli kullanımın dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.05" class="detail-photo img-fluid" height="700" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150705.jpeg" width="1193" /></p>

<h2><strong>Meme kanserinde tedaviler artık tümörün kimliğine göre belirleniyor</strong></h2>

<p>Meme kanseri cerrahisinde son 30 yılda önemli değişimler yaşandığını belirten Prof. Dr. Tezel, son 10 yılda ise tedavilerin çok daha <strong>kişiselleştiğini</strong> söyledi.<br />
Daha önce moleküler alt tiplere göre değil de anatomik evrelere göre hastalara cerrahi tedavi, kemoterapi, ışın tedavisi önerildiğini belirten Prof. Dr. Ekmel Tezel şunları kaydetti:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<blockquote>
<p>“Şimdi artık moleküler alt tipleri de işin içine kattık. Tümör çok küçük, koltuk altında bir metastaz varken eğer bu östrojene duyarlı bir tümör ve çoğalma hızı düşükse mesela ameliyattan çok büyük fayda görüyor. Eğer östrojen negatif ve akıllı ilaçtan fayda görecek yani HER2 reseptörü pozitifse onu hiç bir şekilde ameliyat etmeyip önce ilaç tedavisine, kemoterapiye gönderiyoruz. Üçlü negatif dediğimiz tümör tipi ise çoğu kez artık koltuk altı durumuna da bakmaksızın, öncelikle kemoterapi ile başlıyoruz tedaviye.”</p>
</blockquote>

<p>Prof. Dr. Ekmel Tezel meme kanserinde kişiye özel tedavilerin önemini vurguladı. Östrojen duyarlı ve çoğalma hızı düşük tümörlerde cerrahinin büyük fayda sağladığını belirten Tezel, bazı tümör tiplerinde ise ameliyatın ilk seçenek olmaktan çıktığını ifade etti.</p>

<p>Özellikle genç hastalarda uygulanan bu yeni tedavi yaklaşımlarının önemli avantajlar sağladığını belirten Prof. Dr. Tezel, şöyle konuştu:</p>

<blockquote>
<p>“Bu özellikle genç hastalarda görülen bir durum; bu meme kaybıyla sonlanmadığı gibi bu tedavi yöntemi daha da iyisi koltuk altındaki lenf bezlerini korumuş oluyoruz.''</p>

<p>''Meme kanseri tedavisinde amacımız hem daha uzun hem de daha kaliteli bir hayat sunmak o yüzden her hastaya özel değerlendirme ile kişiye özel tedavi planlaması yapıyoruz.”</p>
</blockquote>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.02 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="907" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150702-1.jpeg" width="1600" /></h2>

<h2><strong>Ameliyat öncesi işaretleme teknikleri başarıyı artırıyor</strong></h2>

<p>Meme kanseri cerrahisinde ameliyat öncesi yapılan işaretlemelerin cerrahi başarısını artırdığını belirten Prof. Dr. Tezel, tümör ve gerekli durumlarda lenf bezlerinin <strong>marker</strong> adı verilen özel işaretleyicilerle belirlenebildiğini söyledi.</p>

<p>Bazı hastalarda mamografi eşliğinde tel ile işaretleme de yapıldığını anlatan Tezel, bu yöntem sayesinde çıkarılacak dokunun sınırlarının çok daha doğru belirlenebildiğini ifade etti.</p>

<p>Modern meme cerrahisinin en önemli amaçlarından birinin <strong>gereksiz doku çıkarımını önlemek</strong> olduğunu belirten Prof. Dr. Tezel, ameliyat sırasında uygulanan sentinel lenf nodu biyopsisinin bu konuda önemli avantajlar sağladığını söyleyerek şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p>“Ameliyat sırasında özel bir boya veriyoruz. Boyanın ulaştığı ilk lenf bezlerini çıkarıp patologlarımız değerlendiriyor. Böylece tüm lenf bezlerininin tamamını almak zorunda kalmadan cerrahinin sınırlarını belirleyebiliyoruz.”</p>
</blockquote>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.02" class="detail-photo img-fluid" height="694" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150702.jpeg" width="1081" /></h2>

<h2><strong>Amaç sadece hayatı uzatmak değil, yaşam kalitesini de korumak</strong></h2>

<p>Meme kanseri tedavisindeki temel hedefin yalnızca hastalığı ortadan kaldırmak olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Tezel, yaşam kalitesinin korunmasının da en az tedavinin başarısı kadar önemli olduğunu söyleyerek, “Meme kanseri tedavisinde amacımız hem daha uzun hem de daha kaliteli bir hayat sunmak. Bu nedenle her hastayı ayrı değerlendiriyor ve kişiye özel tedavi planı oluşturuyoruz” diye konuştu.</p>

<h2><strong>“Bizi korkutan hastalık değil, hastalık hakkındaki düşüncemiz”</strong></h2>

<p>Tedavinin yalnızca cerrahi ve ilaçlardan ibaret olmadığını belirten Prof. Dr. Tezel, hasta-hekim iletişiminin önemine dikkat çekerek, “Bizi korkutan hastalık değil, hastalık hakkındaki düşüncemizdir. Tedaviye başlamadan önce hastanın duygu durumunu anlamak, kaygılarını dinlemek ve onu sürece hazırlamak son derece önemlidir” diye konuştu.</p>

<p>Tedavi sonrasında ilk 2-3 yıl altı ayda bir, daha sonra ise yılda bir kontrolün yeterli olduğunu belirten Prof. Dr. Tezel, yaşam tarzı değişikliklerinin de nüks riskini azaltabileceğini söyledi.</p>

<p>Düzenli yürüyüş yapmak, aktif kalmak, yoga ve pilates gibi hem fiziksel hem de zihinsel rahatlama sağlayan aktivitelerle ilgilenmek ve sosyal yaşamı sürdürmenin önemine dikkat çeken Tezel, hastaların yalnızca hastalık üzerine konuşulan ortamlarda bulunmak yerine farklı sosyal faaliyetlere katılmalarını önerdi. Tezel, “Ameliyatlar nasıl kişiye göre planlanıyorsa, ameliyat sonrası yaşam değişiklikleri de kişinin karakterine, beklentilerine ve yaşam biçimine göre planlanmalıdır” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.01" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150701.jpeg" width="1600" /></p>

<p>Prof. Dr. Tezel, gelecekte meme kanseri tedavisinde medikal tedaviler ve genetik temelli uygulamaların daha da ön plana çıkacağını belirterek, kişiye özel tedavi anlayışının giderek güçleneceğini sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/meme-kanseri-tedavisine-basarinin-anahtari-kisiye-ozel-tedavi-planlamasi</guid>
      <pubDate>Tue, 16 Jun 2026 09:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150702-2.jpeg" type="image/jpeg" length="82247"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Horlama ve uyku apnesi hem yaşam kalitesini hem de sağlığı bozuyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/horlama-ve-uyku-apnesi-hem-yasam-kalitesini-hem-de-sagligi-bozuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/horlama-ve-uyku-apnesi-hem-yasam-kalitesini-hem-de-sagligi-bozuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi programına konuk olan Sağlık Bilimleri Üniversitesi Rektör Yardımcısı ve Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Mustafa Gerek, horlama ve uyku apnesinin yalnızca uyku kalitesini değil, kalp sağlığından günlük yaşam performansına kadar pek çok alanı etkileyen ciddi bir sağlık sorunu olduğuna dikkat çekti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu <strong>Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi</strong> programına konuk olan <strong>Sağlık Bilimleri Üniversitesi Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı ve Sağlık Bilimleri Üniversitesi Rektör Yardımcısı Tabip Tuğgeneral Prof. Dr. Mustafa Gerek</strong>, horlama ve uyku apnesiyle ilgili önemli bilgiler verdi.</p>

<h2><strong>Horlama boşanma sebebi olarak kabul edilebiliyor</strong></h2>

<p>Horlamanın sanıldığından çok daha ciddi sonuçları olduğunu anlatan Prof. Dr. Mustafa Gerek, “Horlama çevreyi rahatsız eden, kişinin çoğunlukla farkında olmadığı çok ciddi bir sosyal problem. Erkeklerde daha sık, kadınlarda daha az görülüyor ama menopoz sonrası kadınlarda da horlama problemi artıyor. Yargıtay horlamayı boşanma sebebi olarak kabul ediyor” dedi.</p>

<p>Horlamanın yaşam kalitesini bozan, sağlığı olumsuz etkileyen önemli sorunların ve hastalıkların habercisi olabileceğini vurgulayan Gerek, bu nedenle horlamanın hafife alınmaması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Horlamanın özellikle yumuşak damak başta olmak üzere ağız ve burundan birlikte nefes alma sırasında yumuşak damağın dalgalanmasıyla ortaya çıktığını belirten Prof. Dr. Gerek, “Ama sadece yumuşak damak değil, ses teli seviyesine kadar hava yolundaki her türlü darlık ve problem gürültülü uyumaya yani horlamaya sebep olabilir” diye konuştu.</p>

<p>Uyku apnesinin hava yolunun tıkanmasına bağlı olarak ortaya çıktığını belirten Gerek, “Uyku apnesi solunum çabasına rağmen 10 saniye ya da daha fazla süreyle nefes alamama durumudur. Burada özellikle yumuşak damak ve dil çok önemli rol oynar” dedi.</p>

<p>Prof. Dr. Gerek, hastalığın oluşum mekanizmasını şöyle anlattı:</p>

<blockquote>
<p>“Eğer uyku apnesi 20-25 saniye civarında sürerse kandaki oksijen düzeyi düşmeye başlar. Karbondioksit düzeyi artmaya başladığında vücut kendini uyandırır, uyku yüzeysel hale gelir, kas gücü tekrar yerine gelir ve hava yolu açılarak solunum devam eder. Bu durum gece boyunca defalarca tekrarlanabilir. Eğer bu durum bir saat içinde 5’ten fazla tekrarlıyorsa buna uyku apnesi diyoruz.”</p>
</blockquote>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 12 At 19.38.04 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-12-at-193804-1.jpeg" width="1600" /></h2>

<h2><strong>Cep telefonuyla bile tespit edilebiliyor</strong></h2>

<p>Uyku laboratuvarlarının uyku apnesini en ideal biçimde değerlendiren merkezler olduğunu belirten Prof. Dr. Gerek, “Günümüzde cep telefonlarına yüklenen basit programlar bile uyku sırasında horlamayı, nefes alışverişini ve uykuda solunum durmasıyla ilgili kabaca bilgi verebiliyor. Ancak ideal olan, uyku laboratuvarlarında 50-60 parametreyi aynı anda değerlendirerek uyku bozukluklarına tanı konulmasıdır” dedi.</p>

<p>Uyku apnesinin uyku bozuklukları içerisinde yer alan önemli bir sorun olduğunu belirten Gerek, bir saat içindeki solunum durmalarının sayısı ve süresine göre hastalığın derecelendirildiğini söyledi.</p>

<p>Uyku insan yaşamında vücudun yenilendiği çok önemli bir süreç olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Gerek, kaliteli uykunun sağlığı olumlu etkilediğini, uyku bozukluklarının ise çok farklı hastalıklara yol açabileceğini ifade etti.</p>

<p>“Uyku apnesi belirli bir düzeye geldiğinde sabahları baş ağrısıyla uyanma, yorgun uyanma, dikkat eksikliği, konsantrasyon güçlüğü ve hafızayla ilgili çok önemli sorunlar ortaya çıkabiliyor” diyen Gerek, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>

<blockquote>
<p>“Uyku apnesi sorunu olanlar iş hayatında öğleden sonra uyuklamaya başlayıp verimsiz hale gelebiliyor. Araç kullananlarda gündüz ortaya çıkan trafik kazalarının çok önemli sebeplerinden birisi uyku apnesi. Bu hastalar dinlenemediği için dikkatleri dağılıyor. Trafik ışıklarında beklerken bile uyuyan hastalar var.”</p>
</blockquote>

<h2><strong>”Uykuda ölümlerin temel sebebi uyku apnesi”</strong></h2>

<p>Yaşam biçiminin de uyku apnesi üzerinde etkili olduğunu belirten Prof. Dr. Gerek, alkol kullanımı, sigara ve tok karnına uyumanın uyku sağlığını bozduğunu söyleyerek, “Bu faktörler uyku apnesi ile bir araya geldiğinde çok daha şiddetli sonuçlar ortaya çıkabiliyor” dedi.</p>

<p>Uyku apnesinin kalp sağlığıyla doğrudan bağlantılı olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Gerek, “Uyku apnesi süreleri uzunsa kalpte yavaşlama meydana geliyor. Bazı uykuda ölümlerin temel sebebi uyku apnesi” dedi.</p>

<p>Uyku apnesinin son yıllarda kardiyoloji kliniklerinin de özel olarak üzerinde durduğu bir konu haline geldiğini belirten Gerek, kalp hastalıklarının önemli bir bölümünün altında uyku apnesinin bulunabildiğini ifade etti.</p>

<p>Uyku apnesinin önlenebilir ve tedavi edilebilir bir rahatsızlık olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Gerek, “Uyku apnesi kader değil. Uyku apnesi önlenebilir ve tedavi edilebilir bir durum” dedi.</p>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 12 At 19.38.06" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-12-at-193806.jpeg" width="1600" /></h2>

<h2><strong>“Uyku apnesinin tedavisi çocuk yaş grubunda başlar”</strong></h2>

<p>Çocukluk dönemindeki problemlerin ilerleyen yaşlarda uyku apnesine zemin hazırlayabileceğini belirten Prof. Dr. Gerek, şu değerlendirmeyi yaptı:</p>

<blockquote>
<p>“Çocuğunuzun ileride uyku apnesi olmasını istemiyorsanız çocuk yaş grubunda uykusunda tıkanması, horlaması, gece terlemesi varsa, geniz eti ve bademcik büyüklüğü gibi problemler varsa lütfen bunu en erken yaşta tedavi ettirin. İleri yaştaki uyku apnesi çocukluk dönemindeki sorunların tedavisiyle engellenebilir. Hatta benim bir aforizmam var; uyku apnesinin tedavisi çocuk yaş grubunda başlar.”</p>
</blockquote>

<p>Çocukların uyku sırasında nefes alıp verdiğinin duyulmaması gerektiğini belirten Gerek, “Bebek gibi uyuyor benzetmesi sağlıklı bir havayolunun en önemli göstergesidir” dedi.</p>

<p>Erişkin yaşlarda günlük yorgunluklar ve farklı nedenlerle uyku kalitesinde bozulmalar meydana gelebildiğini belirten Prof. Dr. Gerek, eşlerin dikkatli olması gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Eğer eşiniz uykuda terliyorsa, üstünü çok açıyorsa, nefesi duruyorsa mutlaka bir kulak burun boğaz hekimine ya da uyku bozukluklarıyla ilgilenen bir uzmana başvurun. En azından uyku apnesi var mı yok mu diye test yaptırmaları ve muayene olmaları çok önemli” diyen Gerek, tedavinin son derece yüz güldürücü sonuçlar verdiğini belirtti.</p>

<p>Uyku apnesi ve horlama tedavisinde öncelikle laboratuvar ortamında tanı konulmasının hedeflendiğini belirten Prof. Dr. Gerek, bunun mümkün olmadığı durumlarda eşlerden video kaydı istediklerini söyleyerek, “Horlayan eşin videosunu izleyerek uyku sırasındaki tıkanmalar ya da nefes alışveriş biçimi değerlendirilebiliyor ve uyku apnesi olup olmadığı konusunda önemli fikir veriyor” dedi.</p>

<p>Prof. Dr. Gerek, detaylı muayenenin ardından hastaya özel tedavi planlaması yapılması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Horlama tedavisinde çoğu zaman cerrahinin ön plana çıktığını belirten Prof. Dr. Mustafa Gerek, burun tıkanıklığı, damak sarkıklığı gibi problemlerin cerrahi yöntemlerle giderilebildiğini söyledi.</p>

<p>Ancak horlamanın tamamen ortadan kalkacağının garanti edilemeyeceğini belirten Prof. Dr. Mustafa Gerek, yorgunluk, alkol, antidepresanlar, kas gevşeticiler ve yatış pozisyonunun da horlamayı etkileyebildiğini ifade ederek “Uyku hijyenine uygun düzenlemeler horlamayı yüzde 85 oranında azaltabilir” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 12 At 19.38.05 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="687" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-12-at-193805-1.jpeg" width="1102" /></p>

<h2><strong>“Damat adayları evlilik öncesi tedavi arıyor”</strong></h2>

<p>Horlamanın sosyal hayatı da etkilediğini belirten Prof. Dr. Gerek, “Evlenecek çiftlerden özellikle damat adayları evlilik öncesi horlama sorununu gidermek için tedavi arayışına gidebiliyor” dedi.</p>

<p>Uyku apnesi tedavisinde<strong> PAP</strong> adı verilen pozitif basınçlı cihazların önemli bir yer tuttuğunu belirten Prof. Dr. Gerek, bu cihazların ayarlarının uyku laboratuvarlarında hastaya özel olarak yapıldığını söyleyerek şunları kaydetti:</p>

<blockquote>
<p>“Bu cihazların ayarları uyku laboratuvarında hastaya uygun biçimde düzenlenir. Cihazla birlikte uyku apnesinin kaybolup kaybolmadığına bakılır ve hastaya uygun biçimde yeniden düzenlenir. Hasta uyum gösterdiği takdirde uyku apnesi tedavisindeki öncelikli tercih bu cihazların kullanılmasıdır”</p>
</blockquote>

<p>Burunlarında ciddi kemik eğriliği bulunmayan, damaklarında aşırı sarkma olmayan ve bademcikleri çok büyük olmayan hastaların bu cihazlarla rahatlıkla uyuyabildiğini belirten Gerek, tedavide en önemli unsurun hastanın cihaza uyum sağlaması olduğunu söyleyerek, “Bu cihazlar eskiden çok daha büyük ve taşınması daha zor cihazlardı. Günümüzde ise neredeyse bir gözlük kabı büyüklüğünde, nemlendirme özelliği olan yeni nesil cihazlar kullanılıyor” diye konuştu.</p>

<p>Uyku apnesi tedavisinde ağız içinde kullanılan ve <strong>kişiye özel ölçülerle hazırlanan apareylerin</strong> de bulunduğunu belirten Prof. Dr. Gerek, bu sistemlerin dili öne doğru çekerek hava yolunu açık tutmayı amaçladığını söyledi.</p>

<p>Ancak bu apareylere uyumun her zaman kolay olmadığını belirten Gerek, “Özellikle öğürme refleksi güçlü olan kişilerde kullanımı zor olabiliyor. Ayrıca çene ekleminde ağrılara da yol açabiliyor” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 12 At 19.38.05 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-12-at-193805-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Uyku apnesinde cerrahi tedavi hastaya göre planlanıyor</strong></h2>

<p>Uyku apnesi tedavisindeki bir diğer seçeneğin cerrahi olduğunu belirten Prof. Dr. Gerek, her hastanın ihtiyacına göre farklı yöntemlerin uygulanabildiğini söyledi.</p>

<p>Burunda sorun varsa buruna yönelik, damakta sarkma varsa damağa yönelik, bademcik büyüklüğü varsa bademciklere yönelik cerrahilerin uygulanabildiğini belirten Gerek, dil kökü ve epiglot bölgesindeki problemlerin de uyku apnesine yol açabildiğini ifade ederek “Çocukluk döneminde bademcik ameliyatı olmuş kişilerde bile dil kökündeki lenfoid dokular büyüyerek hava yolunda darlığa neden olabilir. Bazen de epiglot kapağında deformasyonlar görülebilir. Bunların her biri için farklı cerrahi seçenekler bulunuyor” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Robotik cerrahi ve dil kökü implantları dikkat çekiyor</strong></h2>

<p>Robotik cerrahinin özellikle dil kökü ve epiglot bölgesindeki problemlerde kullanılabildiğini belirten Prof. Dr. Gerek, dil kökündeki yağ fazlalığını azaltan ve dokuları temizleyen yöntemlerin başarılı sonuçlar verdiğini söyledi.</p>

<p>Ayrıca damak seviyesinde klasik ameliyatların yanı sıra sütürlerle damağı asma tekniklerinin de uygulanabildiğini belirten Gerek, yeni geliştirilen implant teknolojilerine de dikkat çekerek şöyle konuştu:</p>

<blockquote>
<p>“Ülkemizde henüz deneysel seviyede uygulanan yöntemlerle dil köküne yerleştirilen implantlar bulunuyor. Uyku sırasında nefes durduğunda bu implantlar ilgili kası uyararak hava yolunun açılmasını ve yeniden nefes alınmasını sağlayabiliyor.”</p>
</blockquote>

<p>Bu tedavilerin Amerika Birleşik Devletleri’nde üç farklı firma tarafından uygulandığını belirten Gerek, Türkiye’de de deneysel çalışmaların sürdüğünü ancak maliyetlerinin oldukça yüksek olduğunu ifade etti.</p>

<h2><strong>Uyku apnesi tedavisinde zayıflama iğneleri de kullanılıyor</strong></h2>

<p>Uyku apnesinde kilo kontrolünün büyük önem taşıdığını vurgulayan Prof. Dr. Gerek, “Avrupa’da obezite sıralamasında Türkiye ilk sırada yer alıyor. Bu nedenle hastalarımızın öncelikle kilo vermesini istiyoruz” dedi.</p>

<p>Uyku apnesinin tıbbi tedavisinde kullanılan zayıflama iğnelerinin <strong>FDA onayı</strong> aldığını belirten Gerek, “Hastalar yüzde 10 kilo kaybederse uyku apnesinde belirgin düzelmeler görülebiliyor” diye konuştu.</p>

<p>Ancak bu ilaçların mutlaka endokrinoloji uzmanı kontrolünde kullanılması gerektiğini vurgulayan Gerek, “Hiç kimse gidip eczaneden bu ilaçları doğrudan alıp kullanmamalı” uyarısında bulundu.</p>

<h2><strong>Zayıflar da horluyor</strong></h2>

<p>Horlamanın yalnızca kilolu kişilerde görüldüğü düşüncesinin doğru olmadığını belirten Prof. Dr. Gerek, “Zayıf kişilerde de horlama görülebilir” dedi.</p>

<p>Bu kişilerde horlamanın en sık nedenlerinin burun kemiği eğriliği, damak sarkması ve bademcik büyüklüğü olduğunu belirten Gerek, uygun ameliyatlarla bu sorunların giderilebildiğini söyledi.</p>

<h2><strong>Bazı meslek gruplarında uyku testi zorunlu</strong></h2>

<p>Özellikle şoförler ve teknik cihaz kullanan kişiler için kaliteli uykunun hayati önem taşıdığını belirten Prof. Dr. Gerek, uyku apnesi tanısı alan bazı kişilerin ehliyet yenileme sürecinde tedavi olduklarını belgelemek zorunda kaldıklarını söyleyerek “Özellikle kritik işler yapanların kaliteli uyuması çok önemli” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 12 At 19.38.04" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-12-at-193804.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Uzmanından uyarılar</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Mustafa Gerek programın sonunda horlama ve uyku apnesiyle ilgili şu uyarılarda bulundu:</p>

<ul>
 <li>Uyku kalitenize dikkat edin.</li>
 <li>Uyuduğunuz ortamın sıcaklığına, karanlığına ve sessizliğine önem verin.</li>
 <li>Horluyorsanız bu gerçeği kabul edin ve tedavi olun.</li>
 <li>Eşiniz sizi horladığınız için uyarıyorsa mutlaka çözüm arayın.</li>
</ul>

<p>Uyku apnesinin tedavi edilmediğinde yaşam süresini kısaltabildiğini belirten Prof. Dr. Gerek, sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<blockquote>
<p>”Uyku apnesi kader değildir. Tedavi edilebilir, kontrol edilebilir bir rahatsızlıktır ve tedavisi hayat kurtarır. Uyku apnesi ile yaşamaya devam edilirse kalp hastalığı, yüksek tansiyon gibi ciddi sağlık sorunları ortaya çıkabilir. Son dönemde kardiyoloji klinikleri de uyku apnesine çok önem veriyor. Çünkü kalp hastalıklarının pek çoğu uyku apnesi sebebiyle ortaya çıkabiliyor.”</p>
</blockquote>

<blockquote>
<p>”Uyku insan sağlığı açısından çok önemli. Uyku apnesi hayatımızı doğrudan etkiler çünkü ömrümüzün üçte biri uykuda geçiyor. Hayatımızda uykunun çok özel bir yeri var.”</p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/horlama-ve-uyku-apnesi-hem-yasam-kalitesini-hem-de-sagligi-bozuyor</guid>
      <pubDate>Sat, 13 Jun 2026 09:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-12-at-193805.jpeg" type="image/jpeg" length="92677"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kanser tedavileri çocuk sahibi olmaya engel değil]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/kanser-tedavileri-cocuk-sahibi-olmaya-engel-degil</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/kanser-tedavileri-cocuk-sahibi-olmaya-engel-degil" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Murat Sönmezer, doğurganlığın korunması ve yardımcı üreme tekniklerindeki son gelişmeleri değerlendirerek, Türkiye’de düşen doğurganlık oranlarına dikkat çekti. Prof. Dr. Murat Sönmezer yumurta, sperm ve yumurtalık dokusu dondurma yöntemleri sayesinde kanser tedavileri sonrası ebeveyn olmanın mümkün olduğunu anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Prof. Dr. Murat Sönmezer doğurganlığın korunması ve yardımcı üreme tekniklerindeki gelişmeleri anlattı.</p>

<p>Prof. Dr. Sönmezer ülkemizdeki nüfus artış hızının endişe verici biçimde azaldığını söyledi.</p>

<h2><strong>Türkiye’de nüfus artış hızındaki düşüş alarm veriyor</strong></h2>

<p>Toplum nüfusunun kendini yenileyebilmesi için doğurganlığın aile başına 2,1 çocuk olması gerektiğini belirten Prof. Dr. Sönmezer, Türkiye’de bu oranın son yıllarda yaklaşık 1,5’e kadar gerilediğine dikkat çekti.</p>

<p>Nüfus artış hızındaki düşüşün temel nedenleri arasında ekonomik kaygılar, kariyer planlamaları ve çocuk sahibi olmanın ileri yaşlara ertelenmesinin bulunduğunu ifade eden Sönmezer, modern toplumlarda ilk anne olma yaşının giderek yükseldiğini söyleyerek şunları kaydetti:</p>

<blockquote>
<p>”Çocuk yapmak isteyenler de daha geç yaşlarda çocuk sahibi olmak istiyor. İlk çocuk doğurma yaşı modern dünyada, batı dünyasında sosyo ekonomik düzey yükseldikçe çok ileri yaşlara geliyor, sonra da insanlar tek çocukla kalıyorlar. İlk anne olma yaşı 20’lerden 35 e kadar çıktı.”</p>
</blockquote>

<h2><strong>Doğurganlığın korunması her geçen gün daha önemli hale geliyor</strong></h2>

<p>Geç yaşta yapılan evlilikler, çocuk sahibi olmanın ileri yaşlara ertelenmesi ve genç yaşlarda görülen kanser vakalarındaki artış nedeniyle doğurganlığın korunmasının günümüzde her zamankinden daha önemli hale geldiğini belirten Prof. Dr. Sönmezer, kanser başta olmak üzere doğurganlığı olumsuz etkileyebilecek tedavilere başlamadan önce yumurta, sperm ve yumurtalık dokusunun dondurulması sayesinde hastaların ilerleyen yıllarda çocuk sahibi olabildiğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kadınların belirli bir yumurta rezervi ile dünyaya geldiğini belirten Prof. Dr. Sönmezer, yaş ilerledikçe hem yumurta sayısının hem de yumurta kalitesinin azaldığını ifade etti. Sönmezer, “Kadın gebe kaldığında ya da doğum kontrol hapı kullandığında adet görmese bile yumurta rezervi azalmaya devam eder. Yaş ilerledikçe gebelik elde etmek zorlaşırken anormal gebelik riski de artar” diye konuştu.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 08 At 14.55.46 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-08-at-145546-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Yumurta, sperm ve yumurtalık dokusu dondurulabiliyor</strong></h2>

<p>Kanser tedavilerindeki gelişmeler sayesinde hastaların yaşam sürelerinin uzadığını ancak uygulanan tedavilerin doğurganlığı olumsuz etkileyebildiğini belirten Sönmezer, bu nedenle doğurganlığın korunmasının tedavi sürecinin önemli bir parçası haline geldiğini söyledi.</p>

<p>Yumurta hücresi, sperm ve yumurtalık dokusunun eksi 196 derecede sıvı nitrojen içerisinde uzun yıllar saklanabildiğini belirten Prof. Dr. Murat Sönmezer, “Dondurma işlemi yapıldığında adeta zamanı durdurmuş oluyoruz. Örneğin 20 yaşında yumurtalarını donduran bir kadın, yıllar sonra anne olmaya karar verdiğinde 20 yaşındaki yumurtalarının kalitesiyle gebelik elde edebiliyor” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 08 At 14.55.45 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="667" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-08-at-145545-1.jpeg" width="959" /></p>

<h2><strong>Prof. Dr. Sönmezer çocuk ve genç hastalarda karından yapılan işlemle doğurganlığı koruyarak Türkiye’de bir ilke imza attı.</strong></h2>

<p>Doğurganlığı koruyucu yöntemlerin yalnızca yetişkinlerde değil çocuk hastalarda da uygulanabildiğini belirten Prof. Dr. Murat Sönmezer, özellikle lösemi nedeniyle kök hücre nakli planlanan çocuklarda yumurtalık dokusunun dondurulmasının büyük önem taşıdığını söyledi.</p>

<p>Kanser dışında talasemi, bazı böbrek hastalıkları, sistemik lupus eritematozus, bazı kan hastalıkları ve genetik hastalıklarda da doğurganlığın korunabildiğini ifade eden Sönmezer, “Kanser ya da kanser dışı herhangi bir nedenle doğurganlığını kaybetme riski bulunan hem kadınlarda hem erkeklerde üreme kapasitesini koruyabiliyoruz” dedi.</p>

<p>Prof. Dr. Murat Sönmezer, yumurta toplama işleminin standart olarak vajinal yoldan gerçekleştirildiğini belirterek, özellikle çocuk hastalar ve genç kızlarda bu yöntemin aileler ve hastalar tarafından her zaman tercih edilmediğini, bazı hastaların ise işlem nedeniyle çekinceler yaşayabildiğini belirtti.</p>

<p>Bu ihtiyaçtan yola çıkarak yıllar önce yumurtalıklardaki yapışıklık nedeniyle karından yumurta toplamak zorunda kaldığı bir hastasına uyguladığı yöntemi geliştirdiğini anlatan Sönmezer, daha sonra bu tekniği doğurganlığını korumak isteyen genç hastalarda kullanmaya başladığını söyledi. Türkiye’de ilk kez karından yumurta toplama işlemini gerçekleştiren Prof. Dr. Murat Sönmezer, bugüne kadar yaklaşık <strong>800 çocuk ve genç hastada</strong> bu yöntemi başarıyla uyguladığını belirterek, bu alanda<strong> dünyadaki ilk bilimsel yayınlardan birine de imza attığını</strong> ifade etti.</p>

<p>Sönmezer, karından yumurta toplama yönteminin özellikle doğurganlığını kaybetme riski bulunan çocuklar ve genç kadınlar için önemli bir alternatif olduğuna dikkat çekti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 08 At 14.55.46 (3)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-08-at-145546-3.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Çiftler evlenir evlenmez test yaptırmalı</strong></h2>

<p>Çocuk sahibi olmayı hemen düşünmeseler bile evlenen çiftlerin doğurganlık durumlarını değerlendirmesi gerektiğini vurgulayan Sönmezer, kadınların <strong>AMH testiyle</strong> yumurtalık rezervlerini, erkeklerin ise <strong>sperm analiziyle </strong>üreme potansiyellerini öğrenebileceğini söyleyerek “Bugün düşük yumurtalık rezervine sahip bir kadın doğal yollarla gebe kalabilir. Ancak birkaç yıl sonra bu şansını tamamen kaybedebilir. Bu nedenle çiftlerin durumlarını erken dönemde bilmeleri çok önemli” diye konuştu.</p>

<p>Kadında basit bir AMH testi, erkekte ise sperm analizi ile olası sorunların önceden tespit edilebildiğini belirten Sönmezer, çocuk sahibi olmayı ileriki yıllara bırakmayı planlayan çiftlerin de bu testleri yaptırmasının önemli olduğunu söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 08 At 14.55.45" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-08-at-145545.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Sigara, kilo ve stres doğurganlığı etkiliyor</strong></h2>

<p>Yaşam tarzının doğurganlık üzerinde önemli etkileri bulunduğunu belirten Sönmezer, sigara kullanımı, sağlıksız beslenme, fazla kilo ve stresin hem kadınlarda hem erkeklerde üreme kapasitesini olumsuz etkilediğini söyledi.</p>

<p>Bir adet döneminde doğal yolla gebelik elde etme ihtimalinin yaklaşık yüzde 20 olduğunu belirten Sönmezer, düzenli adet gören kadınlarda yumurtlama döneminin doğru hesaplanmasının gebelik şansını artırabileceğini ifade etti.</p>

<p>Düzenli adet görmenin tek başına doğurganlığın normal olduğu anlamına gelmediğini vurgulayan Sönmezer, kadınların belirli aralıklarla yumurtalık rezervlerini kontrol ettirmeleri gerektiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 08 At 14.55.46 (1)-1" class="detail-photo img-fluid" height="665" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-08-at-145546-1-1.jpeg" width="962" /></p>

<h2><strong>Yardımcı üreme tekniklerinde başarı oranları yükseldi</strong></h2>

<p>Yumurta dondurma işlemlerinde kullanılan vitrifikasyon adı verilen hızlı dondurma yönteminin başarı oranlarını önemli ölçüde artırdığını belirten Sönmezer, günümüzde dondurulmuş ve çözülmüş yumurtalarla elde edilen gebelik oranlarının taze yumurtalarla elde edilen sonuçlara oldukça yaklaştığını söyledi.</p>

<p>Polikistik over sendromu gibi düzensiz adet gören kadınlarda yumurtlama takibi, zamanlanmış ilişki ve aşılama yöntemlerinin uygulanabildiğini belirten Sönmezer, aşılama tedavisinin genellikle üç denemeye kadar sürdürüldüğünü, sonuç alınamaması halinde tüp bebek tedavisine geçildiğini ifade etti.</p>

<p>Çocuk sahibi olmakta güçlük yaşayan çiftlerin umutsuzluğa kapılmaması gerektiğini belirten Sönmezer, “Bugün yardımcı üreme tekniklerinde elde edilen başarı oranları geçmişe göre çok daha yüksek. Zamanlanmış ilişki, aşılama ve tüp bebek uygulamaları sayesinde çok sayıda çift çocuk sahibi olabiliyor” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/kanser-tedavileri-cocuk-sahibi-olmaya-engel-degil</guid>
      <pubDate>Tue, 09 Jun 2026 09:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-08-at-145546.jpeg" type="image/jpeg" length="63314"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[KİM NE KADAR MAAŞ ALACAK? Temmuz zammı sonrası memur, emekli ve kamu çalışanı maaşları: 33 meslek için maaş tablosu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ara zam sonrası memur, emekli ve kamu çalışanı maaşları için yeni hesaplama yapıldı. Hakim, savcı, polis, öğretmen, hemşire, zabıta, itfaiyeci, infaz koruma memuru, mübaşir, vaiz, mühendis, kamu işçisi, SSK ve Bağ-Kur emeklisi maaşlarında güncel tablo ortaya çıktı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ara zam için milyonlarca memur, emekli ve kamu çalışanının beklediği maaş hesabı yeniden güncellendi. TÜİK’in 3 Haziran'da enflasyon verisini açıklamasıyla birlikte 5 aylık zam oranı netleşirken, memur, memur emeklisi, SSK ve Bağ-Kur emeklileri için yeni maaş tahminleri de ortaya çıktı. Hakim, savcı, polis, öğretmen, hemşire, zabıta, itfaiyeci, infaz koruma memuru, vaiz, mühendis ve kamu işçisi gibi birçok meslek grubunda Temmuz sonrası beklenen maaşlar tek tek hesaplandı. İşte en güncel Temmuz zammı tablosu ve meslek meslek yeni maaş beklentileri...</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu</guid>
      <pubDate>Mon, 08 Jun 2026 15:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/kim-ne-kadar-maas-aliyor-emekli-memur-kamu-temmuz-zammi.webp" type="image/jpeg" length="91239"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kadınlar dikkat: 40 yaşından sonra mamografi şart]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/kadinlar-dikkat-40-yasindan-sonra-mamografi-sart</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/kadinlar-dikkat-40-yasindan-sonra-mamografi-sart" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu ‘Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi’ programına konuk olan Prof. Dr. Füsun Taşkın, meme kanserinde erken tanının hayati önemini vurguladı. 40 yaşından itibaren kadınların yılda bir kez mamografi yaptırması gerektiğini belirten Taşkın, düzenli taramaların meme kanserine bağlı ölüm riskini yüzde 40-45 oranında azalttığını ifade ederek gelişen görüntüleme yöntemleri ve kişiselleştirilmiş takiplerin erken tanıyı güçlendirdiğini ifade etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Radyoloji Uzmanı Prof. Dr. Füsun Taşkın, meme kanserinde erken tanının önemini ve son yıllarda görüntüleme teknolojilerinde yaşanan gelişmeleri anlattı. Taşkın, kadınların 40 yaşından itibaren yılda bir kez mamografi yaptırması gerektiğini vurgulayarak, düzenli taramanın meme kanserine bağlı ölüm riskini yüzde 40-45 oranında azalttığını söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 05 At 19.10.51" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-05-at-191051.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Yüksek riskli kadinlarda meme taramasına erken başlanmalı</strong></h2>

<p>Meme kanseri taramasında mamografinin altın standart yöntem olduğunu belirten Prof. Dr. Taşkın, bu yöntemin dünyada en fazla bilimsel çalışmaya konu olmuş görüntüleme sistemi olduğunu ifade etti.</p>

<p>Kadınların 40 yaşından sonra yılda bir kez mamografi yaptırması gerektiğini belirten Taşkın, çekilen görüntülerin mutlaka saklanmasını ve sonraki yıllardaki tetkiklerle karşılaştırılmasını önerdi. Taşkın, böylece memedeki çok küçük değişikliklerin daha erken fark edilebildiğini söyledi.</p>

<p>BRCA1 veya BRCA2 gen mutasyonu taşıyan ya da ailesinde yoğun meme ve yumurtalık kanseri öyküsü bulunan kadınların yüksek risk grubunda yer aldığını belirten Taşkın, bu kişilerde mamografinin yanı sıra meme ultrasonografisinin de takip programına eklenmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Yüksek riskli kadınlarda taramaların ailede görülen ilk meme kanseri vakasından 10 yıl önce başlatıldığını belirten Taşkın, “Ailede 35 yaşında meme kanseri görüldüyse, takiplerin 25 yaşında başlaması gerekir” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 05 At 19.10.52 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-05-at-191052-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Meme kanseri her zaman kitle olarak ortaya çıkmıyor</strong></h2>

<p>Meme kanserinin her zaman ele gelen bir kitle şeklinde ortaya çıkmadığını belirten Prof. Dr. Taşkın, özellikle erken evrede mikron düzeyindeki değişikliklerin görüntüleme yöntemleriyle saptanabildiğini söyledi.</p>

<p>Bu nedenle hiçbir şikâyeti olmayan kadınların da düzenli kontrollerini ihmal etmemesi gerektiğini vurgulayan Taşkın, genç yaşta ve yoğun meme dokusuna sahip kadınlarda mamografinin tek başına yeterli olmayabileceğini, bu durumlarda ultrasonografinin önemli katkı sağladığını kaydetti.<br />
<img alt="Whatsapp Image 2026 06 05 At 19.10.52" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-05-at-191052.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>15 dakikalık biyopsi tedavinin yol haritasını çiziyor</strong></h2>

<p>Görüntüleme sırasında şüpheli bir bulgu tespit edildiğinde biyopsinin büyük önem taşıdığını belirten Taşkın, ultrason eşliğinde yapılan meme biyopsilerinin hazırlık süreciyle birlikte yaklaşık 15 dakikada tamamlanabildiğini söyledi.</p>

<p>Doğru yapılan biyopsinin cerrahi planlamaya rehberlik ettiğini vurgulayan Taşkın, birçok hastada tek cerrahi girişimle başarılı sonuçlar alınabildiğini ifade etti.</p>

<h2><strong>Yeni nesil görüntüleme yöntemleri erken tanıyı güçlendiriyor</strong></h2>

<p>Son 10 yılda radyolojide çok önemli gelişmeler yaşandığını belirten Prof. Dr. Füsun Taşkın, gelişen ultrason teknolojileri sayesinde iyi ve kötü huylu oluşumların daha hızlı ve güvenilir biçimde ayırt edilebildiğini söyledi.</p>

<p>Dijital mamografiyle birlikte kullanılan tomosentez teknolojisinin memeden kesitsel görüntüler alınmasını sağladığını belirten Taşkın, özellikle yoğun meme dokusunda gizlenebilen oluşumların daha kolay tespit edilebildiğini ifade etti.</p>

<h2><strong>Kontrastlı mamografi MR’a alternatif olabiliyor</strong></h2>

<p>Kontrastlı mamografinin son yılların en önemli gelişmelerinden biri olduğunu belirten Prof. Dr. Taşkın, damardan verilen kontrast madde sayesinde şüpheli bölgelerin çok daha ayrıntılı değerlendirilebildiğini söyledi.</p>

<p>Bu yöntemin özellikle meme başı akıntısı olan, eline kitle gelen, muayenede şüpheli bulgu saptanan veya yüksek risk grubunda bulunan kadınlarda kullanıldığını belirten Taşkın, bazı hastalarda meme MR’ına olan ihtiyacı da ortadan kaldırabildiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 05 At 19.10.52 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-05-at-191052-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Ameliyat olamayan hastalarda yeni tedavi seçeneği</strong></h2>

<p>Meme kanseri tespit edildiğinde tümörün yanı sıra karşı meme ve koltuk altı lenf bezlerinin de değerlendirilmesi gerektiğini belirten Taşkın, doğru evrelemenin tedavi başarısında kritik rol oynadığını söyledi.</p>

<p>Yaş veya ek hastalıklar nedeniyle ameliyat edilemeyen bazı hastalarda tümörün dondurularak tedavi edilmesine olanak sağlayan yöntemlerin uygulanabildiğini belirten Taşkın, bu yaklaşımın uygun hastalarda hem hızlı iyileşme hem de kozmetik avantajlar sunduğunu kaydetti.</p>

<p>Programda kadınlara çağrıda bulunan radyoloji uzmanı Prof. Dr. Füsun Taşkın, “Memede çözümsüz kalan bir sorun yok. Meme kanseri erken tanındığında en başarılı şekilde yönetilebilen ve tedavi edilebilen kanser türlerinden biridir. Bu nedenle düzenli kontroller ihmal edilmemelidir” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/kadinlar-dikkat-40-yasindan-sonra-mamografi-sart</guid>
      <pubDate>Sat, 06 Jun 2026 09:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-05-at-191053.jpeg" type="image/jpeg" length="76875"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN DEĞERLİ TÜRK FUTBOLCULAR: İŞTE GÜNCELLENEN PİYASA DEĞERLERİYLE EN DEĞERLİ TÜRK OYUNCULAR]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[En değerli Türk oyuncular listesi yeniden güncellendi. Avrupa’da ve Süper Lig’de öne çıkan en değerli Türk futbolcular arasındaki sıralama değişirken, en değerli Türk futbolcuları kimler sorusu da yeniden gündeme geldi. Piyasa değeri artan yıldızlar, dikkat çeken performanslar ve yükselen genç yeteneklerle şekillenen en değerli Türk futbolcular güncel listesinde tüm detaylar bu fotogaleride.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>En değerli Türk oyuncular listesi bir kez daha güncellendi. Avrupa’nın önde gelen liglerinde forma giyen ve Süper Lig’de performansıyla öne çıkan isimlerin yer aldığı bu sıralama, en değerli Türk futbolcular arasındaki rekabeti net biçimde ortaya koyuyor. Piyasa değerleri, yaş, performans ve uluslararası etki kriterleri dikkate alınarak hazırlanan listede, en değerli Türk futbolcuları kimler sorusunun yanıtı dikkat çekiyor. İşte en değerli Türk futbolcular güncel listesi ve detayları…</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli</guid>
      <pubDate>Fri, 05 Jun 2026 10:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/en-degerli-turk-futbolcular-1.webp" type="image/jpeg" length="64385"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Osmaniye’de Ayçiçeği Tarlaları Sarıya Büründü: Kartpostallık Görüntüler Oluştu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/osmaniyede-aycicegi-tarlalari-sariya-burundu-kartpostallik-goruntuler-olustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/osmaniyede-aycicegi-tarlalari-sariya-burundu-kartpostallik-goruntuler-olustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Osmaniye’de yaz mevsiminin etkisini göstermesiyle birlikte ayçiçeği tarlaları sarının farklı tonlarına büründü. Geniş tarım arazilerinde açan ayçiçekleri, hem üreticilere hem de bölgeyi ziyaret eden vatandaşlara görsel bir şölen sundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kent genelinde özellikle kırsal bölgelerde bulunan tarım arazilerinde ekimi yapılan ayçiçekleri, güneşle birlikte yön değiştiren yapıları ve canlı renkleriyle dikkat çekiyor. Sarı ve yeşilin uyumuyla oluşan manzara, bölgeyi adeta açık hava stüdyosuna dönüştürdü.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Anadolu Ajansı</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Doğa</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/osmaniyede-aycicegi-tarlalari-sariya-burundu-kartpostallik-goruntuler-olustu</guid>
      <pubDate>Wed, 03 Jun 2026 11:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/ekran-resmi-2026-06-03-114633.png" type="image/jpeg" length="53966"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kars Sarıkamış’ta Angut Yavruları Yumurtadan Çıktı: Doğayla Buluşma Anları Görüntülendi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/kars-sarikamista-angut-yavrulari-yumurtadan-cikti-dogayla-bulusma-anlari-goruntulendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/kars-sarikamista-angut-yavrulari-yumurtadan-cikti-dogayla-bulusma-anlari-goruntulendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kars’ın Sarıkamış ilçesinde yumurtadan çıkan angut yavruları, doğal yaşam alanlarında anneleri eşliğinde doğayla buluştu. Türkiye’nin en yüksek yerleşim yerlerinden biri olan Sarıkamış’ta, kışın ardından canlanan sulak alanlar, yeni doğan yavrulara ev sahipliği yapıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sarıçam ormanlarıyla çevrili Sarıkamış, bozayı, kurt, tilki, yeşilbaş ördek ve angut gibi birçok yaban hayvanı türü için hem üreme hem de barınma alanı sunuyor. Bölgede yağmurların ardından oluşan Hamamlı Düzü’ndeki sulak alanlar, özellikle su kuşları için önemli bir yaşam merkezi haline geliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Anadolu Ajansı</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Doğa</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/kars-sarikamista-angut-yavrulari-yumurtadan-cikti-dogayla-bulusma-anlari-goruntulendi</guid>
      <pubDate>Wed, 03 Jun 2026 11:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/ekran-resmi-2026-06-03-114430.png" type="image/jpeg" length="65492"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Iğdır’ın Yaylaları Hayvan Sürülerinin Akınına Uğradı: Yayla Sezonu Başladı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/igdirin-yaylalari-hayvan-surulerinin-akinina-ugradi-yayla-sezonu-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/igdirin-yaylalari-hayvan-surulerinin-akinina-ugradi-yayla-sezonu-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Iğdır’da havaların ısınmasıyla birlikte yüksek rakımlı yaylalar yeniden hayvancılık faaliyetlerinin merkezi haline geldi. Kış mevsiminin ardından yeşeren meralar, binlerce küçük ve büyükbaş hayvanın otlatıldığı doğal alanlara dönüşürken, bölgede yayla sezonu resmen başladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Doğu Anadolu Bölgesi’nin önemli hayvancılık merkezlerinden biri olan Iğdır’da, uzun ve yağışlı geçen kış mevsiminin ardından yüksek kesimlerdeki otlaklar yeniden canlandı. Özellikle Zor Dağı etekleri ile Bendemurat, Örüşmüş, Alibey ve Mezra köylerindeki yaylalar, baharın gelişiyle birlikte adeta yeşil bir örtüye büründü.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Anadolu Ajansı</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Doğa</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/igdirin-yaylalari-hayvan-surulerinin-akinina-ugradi-yayla-sezonu-basladi</guid>
      <pubDate>Wed, 03 Jun 2026 11:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/ekran-resmi-2026-06-03-114132.png" type="image/jpeg" length="61078"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Mardin Nusaybin’de Seyir Halindeki Tırın Dorsesinde Yangın: Un Yüklü Araçta Hasar Oluştu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/mardin-nusaybinde-seyir-halindeki-tirin-dorsesinde-yangin-un-yuklu-aracta-hasar-olustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/mardin-nusaybinde-seyir-halindeki-tirin-dorsesinde-yangin-un-yuklu-aracta-hasar-olustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Mardin’in Nusaybin ilçesinde seyir halindeyken dorsesinde yangın çıkan un yüklü tırda maddi hasar meydana geldi. Nusaybin-Kızıltepe karayolu üzerinde yaşanan olay, bölgede kısa süreli paniğe neden olurken, itfaiye ekiplerinin hızlı müdahalesi sayesinde yangın büyümeden söndürüldü.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Edinilen bilgilere göre olay, Nusaybin Devlet Hastanesi mevkiinde meydana geldi. Sürücüsünün kimliği ve aracın plakası henüz öğrenilemeyen tır, seyir halindeyken dorsesinden yükselen dumanları fark etti. Durumu hızla değerlendiren sürücü, aracı yol kenarına çekerek olası bir facianın önüne geçmeye çalıştı. Ardından çekici kısmı dorseden ayırarak yangının yayılmasını engellemeye yönelik kritik bir müdahalede bulundu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Anadolu Ajansı</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/mardin-nusaybinde-seyir-halindeki-tirin-dorsesinde-yangin-un-yuklu-aracta-hasar-olustu</guid>
      <pubDate>Wed, 03 Jun 2026 11:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/ekran-resmi-2026-06-03-113827.png" type="image/jpeg" length="41166"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[“Tedavi edilmezse ‘fil ayak’ tablosuna yol açabiliyor”]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/tedavi-edilmezse-fil-ayak-tablosuna-yol-acabiliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/tedavi-edilmezse-fil-ayak-tablosuna-yol-acabiliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programında, Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Prof. Dr. Pınar Borman, tedavi edilmediğinde halk arasında “fil ayak” olarak bilinen ciddi deformasyonlara yol açabilen lenfödem hastalığına dikkat çekti. Erken tanının önemini vurgulayan Borman, özellikle doğumsal vakalarda gecikmenin önlenmesi, doğru tedavi, cilt bakımı ve yaşam tarzı değişikliklerinin hastalığın kontrolünde kritik rol oynadığını söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Lenfödem, lenf damarlarında doğuştan ya da sonradan gelişen yetmezlikler sonucu ortaya çıkan kronik bir hastalık olarak tanımlanıyor. Daha çok kol ve bacaklarda görülse de yüz ve genital bölgede de gelişebilen hastalık, tedavi edilmediğinde ciddi deformasyonlara yol açabiliyor.</p>

<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programında <strong>lenfödemle</strong> ilgili soruları Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı <strong>Prof. Dr. Pınar Borman</strong> yanıtladı.</p>

<p>Prof. Dr. Borman, lenfödemin proteinden zengin sıvının dokularda birikmesiyle ortaya çıktığını belirterek, “Bu ilerleyici bir hastalık. Zamanla dokularda sertleşme, fibrozis ve yağ dokusu artışı gelişiyor. İleri dönemlerde halk arasında ‘fil ayak’ ya da ‘fil kol’ olarak tarif edilen tablo ortaya çıkabiliyor” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 05 22 At 14.18.17" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/whatsapp-image-2026-05-22-at-141817.jpeg" width="1600" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Doğumsal lenfödemde erken tanı büyük önem taşıyor</strong></h2>

<p>Lenfödemin doğuştan gelen tiplerinin bulunduğunu belirten Prof. Dr. Borman, bazı çocuklarda belirtilerin yenidoğan döneminde, bazılarında ise ergenlik ya da yetişkinlik döneminde ortaya çıkabildiğini söyledi.</p>

<p>“Yenidoğan döneminde ayağın üst kısmındaki şişlikler önemli bir işaret olabilir. Çocukluk çağında kollarda ve bacaklarda görülen asimetrik şişliklerin lenfödem olabileceği düşünülmeli” diyen Borman, Türkiye’de doğumsal lenfödem tanısında hâlâ gecikmeler yaşandığını ifade etti.</p>

<p>Çocukluk çağındaki şişliklerin zaman zaman romatizmal hastalıklarla karıştırıldığını belirten Borman, ailelerin hangi uzmana başvuracağını bilmediklerini belirterek, “Bu hastaların fizik tedavi ve rehabilitasyon uzmanlarına yönlendirilmesi gerekiyor. Çünkü erken tanı konulduğunda yalnızca masaj, egzersiz ve düzenli takip ile bile çok başarılı sonuçlar alınabiliyor” dedi.</p>

<h2><strong>Kanser tedavileri sonrası ortaya çıkabiliyor</strong></h2>

<p>Lenfödem yalnızca doğumsal nedenlerle gelişmiyor. Özellikle kanser cerrahileri sonrası lenf nodlarının alınması ve radyoterapi uygulanması lenfödem riskini artırıyor. Bunun yanı sıra obezite, varisler, travmalar ve yaralanmalar da hastalığın nedenleri arasında yer alıyor.</p>

<p>Prof. Dr. Pınar Borman, özellikle rahim, yumurtalık ve meme kanseri gibi ameliyatlarda lenf nodlarının alınmasının bazen kaçınılmaz olduğunu belirterek, “Bu hastaların tedavi öncesinde fizik tedavi uzmanları tarafından değerlendirilmesi çok önemli. Riskleri bilir ve gerekli önlemleri erken dönemde alırsak lenfödemin ilerlemesini önleyebiliyoruz” diye konuştu.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 05 22 At 14.18.18 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/whatsapp-image-2026-05-22-at-141818-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Obezite ve lipödem ile karıştırılıyor</strong></h2>

<p>Lenfödemin en sık obezite ve lipödem ile karıştırıldığı belirtiliyor. Özellikle kilolu bireylerde tanının gecikebildiğini ifade eden uzmanlar, bazı hastalarda lenfödem, varis ve lipödemin birlikte görülebildiğini söylüyor.</p>

<p>Hastalığın erken belirtileri arasında tek taraflı şişlikler öne çıkıyor. Kollardaki takıların sıkması, kıyafetlerin bir kol ya da bacakta dar gelmesi, gün içinde ağırlık hissi oluşması ya da ayakkabının tek ayağı sıkması erken belirtiler arasında yer alıyor. Hastalık ilerlediğinde ise gözle görülür asimetri ve belirgin şişlik ortaya çıkıyor.</p>

<p>Prof. Dr. Borman, lipödem ile lenfödem arasındaki farkı da anlatarak, “Lipödemde el ve ayaklar genellikle tutulmaz ve tablo daha simetriktir. Sosyal medyada bu konuda çok fazla yanlış bilgi dolaşıyor. Her şişlik ya da kilo problemi lipödem değildir” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Lenfödemde proteinden zengin sıvı biriktiği için enfeksiyon riski artıyor, en küçük travmalar bile ciddi sorunlara yol açabiliyor. Kaşıma, çizilme, yanlış tırnak kesimi ya da sivrisinek ısırığı bile enfeksiyona neden olabiliyor.</p>

<p>“Hastalarımıza cilt bakımı konusunda ayrıntılı eğitim veriyoruz” diyen Prof. Dr. Borman, hastaların yaralanmalardan korunmaları, ciltlerini düzenli takip etmeleri ve gerektiğinde yara bakımı ile bandajlamayı doğru uygulamaları gerektiğini belirtti.</p>

<p>Lenfödemin hayat boyu takip gerektiren kronik bir hastalık olduğunu ifade eden Borman, hastaların düzenli egzersiz yapmaları, kilo kontrolünü sağlamaları ve bası giysilerini düzenli kullanmalarının tedavinin temel parçası olduğunu söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 05 22 At 14.18.18" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/whatsapp-image-2026-05-22-at-141818.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Akdeniz diyeti öneriliyor</strong></h2>

<p>Lenfödem ve lipödemde inflamasyonun önemli rol oynadığını belirten uzmanlar, bu nedenle Akdeniz tipi beslenmenin önerildiğini ifade ediyor.</p>

<p>Omega-3 içeren besinler, vişne, pancar, kırmızı meyveler, ceviz, badem, fındık, zeytin ve zeytinyağı gibi antiinflamatuar besinlerin önerildiğini belirten Prof. Dr. Borman, rafine şeker, beyaz un, paketli ve hazır gıdalardan ise uzak durulması gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Kinoa, avokado ve chia tohumu gibi besinler de destekleyici olabilir ancak bizim Anadolu mutfağımızda zaten çok değerli antiinflamatuar besinler var” diyen Borman, tedavide hastanın sürece aktif katılımının başarıyı doğrudan etkilediğini vurguladı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/tedavi-edilmezse-fil-ayak-tablosuna-yol-acabiliyor</guid>
      <pubDate>Sat, 23 May 2026 09:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/whatsapp-image-2026-05-22-at-141818-1.jpeg" type="image/jpeg" length="42899"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[A MİLLİ TAKIMDAN DÜNYA SIRALAMASINDA SIÇRAMA! İşte kadro değeri, güncel kadro ve maç programı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[A Milli Futbol Takımı’nın 2026 Dünya Kupası yolculuğu başladı. İşte Montella’nın aday kadrosu, hazırlık maçları, D Grubu fikstürü ve ay-yıldızlıların piyasa değeri hakkında tüm detaylar!]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>A Milli Futbol Takımı, Vincenzo Montella yönetiminde 24 yıllık Dünya Kupası hasretini sona erdirerek 2026 FIFA Dünya Kupası yolculuğuna hazırlanıyor. Geçtiğimiz günlerde açıklanan geniş aday kadro, turnuva öncesi hazırlık maçları, grup fikstürü ve ay-yıldızlı ekibin toplam piyasa değeri futbolseverlerin gündeminde. İşte A Milli Takım’ın Dünya Kupası öncesi merak edilen tüm detayları…</p>

<h3></h3>

<h2></h2></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi</guid>
      <pubDate>Tue, 19 May 2026 21:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/amillitakim-1.webp" type="image/jpeg" length="44454"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN PAHALI OYUNCULAR! İşte güncel sıralamayla Süper Lig'in en değerli 20 futbolcusu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Süper Lig’de oyuncuların piyasa değerleri yeniden şekillendi. Güncel Transfermarkt verileri doğrultusunda ligde forma giyen futbolcular arasından en yüksek piyasa değerine sahip 20 isim belirlendi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Süper Lig ekiplerinde forma giyen oyuncuların piyasa değeri sıralaması da yeniden şekillendi. Güncel verilerle birlikte Süper Lig’in en değerli 20 futbolcusu netleşti. İşte listenin tamamı…</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri</guid>
      <pubDate>Mon, 18 May 2026 14:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/guncel-liste-super-lig-oyuncular.webp" type="image/jpeg" length="11787"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EMEKLİYE ÖTV’SİZ ARAÇ DÜZENLEMESİ 2026 SON DURUM: Emekliye ÖTV’siz araba şartları ve araç fiyatları]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Son dakika gelişmesi: emekliye ÖTVsiz araç düzenlemesi gündemde. ÖTVsiz araç fiyatları ve araç listesi 2026 detaylarıyla ÖTV indirimi ve muafiyet kapsamı netleşiyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Emekliye ÖTVsiz araç düzenlemesi 2026 yılında en çok konuşulan başlıklar arasında yer alıyor. Özellikle emekliye ÖTVsiz araç listesi 2026 kapsamında hangi modellerin yer alacağı ve kimlerin bu haktan yararlanabileceği araştırılıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari</guid>
      <pubDate>Sat, 16 May 2026 08:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-son-durum.webp" type="image/jpeg" length="70825"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[3. ODTÜ Jonglörlük Festivali'nde sanatçıların performansı beğeni topladı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ODTÜ Jonglörler Topluluğu tarafından düzenlenen 3. ODTÜ Jonglörlük Festivali, Başkentli sanatseverleri ve öğrencileri bir araya getirmeye devam ediyor. ODTÜ Büyük Spor Salonu ve çevresinde süren etkinlikler kapsamında, havanın kararmasıyla birlikte sahne alan sanatçılar, ateşle yaptıkları tehlikeli ve estetik gösterilerle geceyi aydınlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ODTÜ Jonglörler Topluluğu tarafından bu yıl üçüncüsü düzenlenen 3. ODTÜ Jonglörlük Festivali, ODTÜ Büyük Spor Salonu’nda tüm coşkusuyla devam ediyor. Festival programı kapsamında sahne alan sanatçıların gece karanlığında gerçekleştirdiği ateş gösterileri, izleyicilere adrenalin dolu anlar yaşattı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sanatçıların ateşli asalar ve çeşitli ekipmanlarla sergilediği estetik figürler, jonglörlük sanatının sınırlarını zorlayan performanslara sahne oldu. Hem teknik ustalığın hem de görsel sanatın harmanlandığı festival, Başkentli sanatseverler ve öğrenciler tarafından ilgiyle takip ediliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ahmet Çağatay Bayraktar</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi</guid>
      <pubDate>Sun, 03 May 2026 10:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/a-a-20260503-41275051-41275034-o-d-t-u-j-o-n-g-l-o-r-l-u-k-f-e-s-t-i-v-a-l-i.jpg" type="image/jpeg" length="76148"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ASGARİ ÜCRET VE EMEKLİ MAAŞLARINA ARA ZAM TALİMATI: İşte masadaki rakamlar]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye’de milyonlarca çalışan ve emekliyi doğrudan ilgilendiren maaş düzenlemelerine ilişkin yeni iddialar gündemde... Asgari ücret ve emekli maaşlarına ek zam yapılacağı söylentisi seçim hazırlıklarıyla birlikte ekonomi politikalarında değişim beklentisini artırdı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye’de milyonlarca çalışan ve emekliyi ilgilendiren maaş düzenlemeleriyle ilgili kulis bilgileri gündemi hareketlendirdi. Asgari ücret ve emekli maaşlarına ek zam yapılabileceği yönündeki iddialar, seçim hazırlıklarıyla birlikte ekonomi politikalarında değişim sinyali olarak yorumlanıyor.</p>

<p></p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 14:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/emekli-asgariucretli-seyyanen-zam.webp" type="image/jpeg" length="89121"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN DEĞERLİ MİLLİ TAKIMLAR GÜNCEL LİSTE: Türkiye kaçıncı sırada?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2026’nın en değerli milli takımları açıklandı! Türkiye A Milli Takımı, kadro değerinde 40 milyon euroluk artışla büyük bir sıçrama yaptı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Uluslararası futbol arenasında milli takımların piyasa değerleri güncellendi. 2026 yılının Mart ayı itibarıyla açıklanan listede, Türkiye A Milli Futbol Takımı büyük bir çıkış yakalayarak dikkatleri üzerine çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Türkiye de sıralamada yer buldu</strong></h2>

<p>Genç ve Avrupa’da forma giyen futbolcuların değerindeki artış, bu sıçramanın en büyük nedenlerinden biri olarak gösteriliyor. Özellikle Arda Güler ve Kenan Yıldız gibi isimlerin performansları, milli takımın piyasa değerine ciddi katkı sağladı. İşte dünyanın en değerli milli takımları!</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada</guid>
      <pubDate>Mon, 23 Mar 2026 15:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/03/en-degerli-milli-takimlar-turkiye-kacinci.webp" type="image/jpeg" length="47726"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EMEKLİ BAYRAM İKRAMİYESİ 2026: SSK ve Bağ-Kur'lular ne kadar alacak, ikramiyeler ne zaman yatacak?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekli-bayram-ikramiyesi-2026-ssk-ve-bag-kurlular-ne-kadar-alacak-ikramiyeler-ne-zaman-yatacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekli-bayram-ikramiyesi-2026-ssk-ve-bag-kurlular-ne-kadar-alacak-ikramiyeler-ne-zaman-yatacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2026 emekli bayram ikramiyesi için beklentiler yükseldi. SSK ve Bağ-Kur emeklilerinin merak ettiği yeni ikramiye tutarına zam yapılıp yapılmayacağı gündemde. İşte Ramazan Bayramı öncesi ödeme takvimi, dul-yetim aylığı alanlara yapılacak ödeme oranları ve ikramiyeye ilişkin yasal düzenleme hazırlığına dair güncel detaylar...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Milyonlarca SSK ve Bağ-Kur emeklisi, Ramazan Bayramı öncesi ödenecek ikramiyenin 2026’da ne kadar olacağını merak ediyor. Son olarak 4 bin TL’ye yükseltilen bayram ikramiyesinde yeni bir artış yapılıp yapılmayacağı ve olası zam oranı, emeklilerin gündeminde ilk sırada yer alıyor. Özellikle maaş zamlarının ardından gözler, açıklanacak yeni ikramiye tutarına çevrildi.</p>

<h3></h3>

<h4></h4></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekli-bayram-ikramiyesi-2026-ssk-ve-bag-kurlular-ne-kadar-alacak-ikramiyeler-ne-zaman-yatacak</guid>
      <pubDate>Mon, 02 Mar 2026 19:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/03/emekli-bayram-ikramiyesi-ne-kadar-ne-zaman.webp" type="image/jpeg" length="24374"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
