<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>24 Saat Gazetesi Ankara</title>
    <link>https://www.24saatgazetesi.com</link>
    <description>Ankara son dakika haberleri, asayiş, trafik kazası ve yangın olayları Gazeteciler Cemiyeti yayın organı 24 Saat'te. Günün maçı saat kaçta, ne zaman, hangi kanalda?</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.24saatgazetesi.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>24 Saat Gazetesi Ankara - Copyright © 2026. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Thu, 23 Jul 2026 11:40:57 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[AB'den Moskova'ya karşı 21. yaptırım paketi kabul edildi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/abden-moskovaya-karsi-21-yaptirim-paketi-kabul-edildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/abden-moskovaya-karsi-21-yaptirim-paketi-kabul-edildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[AB üyeleri, 32 Rus bankasını daha kara listeye alan ve gölge filoyu ilk kez doğrudan hedef alan 21. yaptırım paketini kabul etti. Enerji ve kripto varlıkları kapsayan paket, Yunanistan'ın itirazlarının aşılmasıyla yasalaştı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Avrupa Birliği (AB) üyesi ülkeler, Rusya'nın enerji, finans, kripto varlıklar, denizcilik ve ticaret sektörlerini hedef alan <strong>21. yaptırım paketinde</strong> nihai anlaşmaya vardı. Müzakere sürecinde yaşanan tıkanıklıkların aşılmasıyla kabul edilen paket, Moskova yönetimi üzerindeki ekonomik baskıyı artırmayı hedefliyor.</p>

<h2><strong>İrlanda dönem başkanlığında hızlı anlaşma</strong></h2>

<p>AB Konseyi Dönem Başkanı İrlanda'nın Dışişleri, Ticaret ve Savunma Bakanı <strong>Helen McEntee</strong>, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<blockquote>
<p><i>"Dönem Başkanlığımızın ilk haftalarında 21. yaptırım paketi üzerinde anlaşmaya varmış olmaktan memnuniyet duyuyorum. Bu paket, Rusya'nın gelir kaynaklarını daha fazla hedef alıyor, gölge filosunu engelliyor ve tedarik zincirlerini sekteye uğratıyor."</i></p>
</blockquote>

<p>AB Konseyi Başkanı <strong>Antonio Costa</strong> da kararlılık vurgusu yaparak; <i>"Rusya üzerindeki baskıyı artırmaya yönelik bir kararlı adım daha attık. 21. yaptırım paketimiz enerji, finansal hizmetler, kripto varlıklar ve ticaret gibi en yüksek etkiye sahip sektörleri hedef alıyor"</i> değerlendirmesinde bulundu.</p>

<h2><strong>32 banka daha listeye eklendi, Gölge Filo ilk kez hedefte</strong></h2>

<p>AB Komisyonu Başkanı <strong>Ursula von der Leyen</strong>, yeni yaptırım paketinin ayrıntılarına dair önemli detaylar paylaştı. </p>

<p>İşlem yasağı kara listesine <strong>32 Rus bankası daha</strong> eklendi. Kripto varlık şirketleri ve petrol ticaret platformları yaptırım kapsamına alındı. Rus savaş makinesinin piyasa dalgalanmalarından faydalanmasını önlemek adına petrol fiyat tavanına ilişkin ayarlama <strong>1 yıl süreyle donduruldu</strong>.</p>

<p>İlk kez Rusya'nın yaptırımları delmek için kullandığı "gölge filosuna" destek veren gemiler doğrudan yaptırım listesine alındı. Ayrıca Rus savaşçıların AB ülkelerine girişinin resmen yasaklanmasına yönelik kritik bir adım atıldı.</p>

<h2><strong>Müzakereler Yunanistan engeline takılmıştı</strong></h2>

<p>AB Komisyonu tarafından haziran ayında taslağı sunulan 21. yaptırım paketi, üye ülkeler arasındaki görüş ayrılıkları nedeniyle bir süre gecikmiş ve bazı maddelerde esnetilmeye gidilmişti.</p>

<p>Müzakerelerdeki en büyük uzlaşmazlık, Rus sıvılaştırılmış doğal gazının (LNG) AB şirketleri tarafından üçüncü ülkelere taşınmasını yasaklamayı öngören maddede yaşandı. <strong>Yunanistan</strong>, söz konusu yasağın AB şirketlerinin küresel pazardaki rekabetçiliğine zarar vereceğini ve gemilerin AB dışı bayraklara geçerek faaliyetlerini sürdüreceğini savunarak düzenlemeye karşı çıkmıştı. Yapılan pürüz giderme görüşmelerinin ardından pakette nihai uzlaşı sağlandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/abden-moskovaya-karsi-21-yaptirim-paketi-kabul-edildi</guid>
      <pubDate>Thu, 23 Jul 2026 11:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/avrupa-birligi-ab-komisyonu-baskani-ursula-von-der-leyen-1.jpg" type="image/jpeg" length="21134"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Rusya Savunma Bakanlığı: Odessa Limanı'nda askeri altyapı hedef alındı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/rusya-savunma-bakanligi-odessa-limaninda-askeri-altyapi-hedef-alindi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/rusya-savunma-bakanligi-odessa-limaninda-askeri-altyapi-hedef-alindi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Rusya Savunma Bakanlığı, Odessa Limanı'na yönelik saldırıda askeri altyapı unsurlarının hedef alındığını duyurdu. Açıklamada İHA üretim noktalarının da vurulduğu belirtildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Rusya Savunma Bakanlığı</strong>, Ukrayna'nın Odessa Limanı'nda askeri amaçlarla kullanıldığı öne sürülen noktalara yönelik saldırı gerçekleştirildiğini bildirdi.</p>

<p>Bakanlıktan yapılan açıklamada, Rus Silahlı Kuvvetlerinin Ukrayna'daki faaliyetlerine ilişkin bilgi verildi. Açıklamada, gece saatlerinde Odessa Limanı'na yönelik saldırı düzenlendiği ifade edildi.</p>

<h2><strong>Odessa Limanı'ndaki askeri altyapı hedef alındı</strong></h2>

<p>Rusya Savunma Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, saldırıda <strong>Odessa Limanı</strong>'nda askeri yüklerin sevkiyatı ve depolanması için kullanılan altyapı unsurlarının vurulduğu belirtildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Açıklamada, söz konusu saldırının yüksek hassasiyetli silahlar ve insansız hava araçlarıyla gerçekleştirildiği kaydedildi.</p>

<p>Rus yetkililer, saldırının Ukrayna'nın askeri kapasitesine yönelik gerçekleştirildiğini ifade etti.</p>

<h3><strong>İHA üretim noktaları ve depo vuruldu iddiası</strong></h3>

<p>Bakanlık açıklamasında, Odessa kentinde insansız hava araçları için parça üretimi yapılan atölye ile İHA deposunun da hedef alındığı öne sürüldü.</p>

<p>Saldırıda kullanılan araçlara ilişkin bilgi paylaşılırken, operasyonun Rus ordusunun <strong>Ukrayna</strong>'daki askeri hedeflere yönelik faaliyetleri kapsamında gerçekleştirildiği bildirildi.</p>

<h3><strong>Rusya ve Ukrayna arasındaki saldırılar sürüyor</strong></h3>

<p><strong>Rusya</strong> ile Ukrayna arasındaki savaş kapsamında iki taraf da karşılıklı saldırılar düzenlemeye devam ediyor.</p>

<p>Rusya Savunma Bakanlığı, düzenlediği açıklamalarla Ukrayna'daki askeri hedeflere yönelik operasyonlar hakkında bilgi verirken, Ukrayna tarafı da farklı bölgelerdeki saldırılara ilişkin açıklamalarda bulunuyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/rusya-savunma-bakanligi-odessa-limaninda-askeri-altyapi-hedef-alindi</guid>
      <pubDate>Thu, 23 Jul 2026 11:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/rusya-ukraynanin-odessa-limanina-saldiri-duzenledik.png" type="image/jpeg" length="52683"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türkiye'de obezitenin artmasının psikolojik arka planı ne? Prof. Dr. Asena Akdemir yanıtladı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/obezite-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/obezite-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye Psikiyatri Birliği'nden Prof. Dr. Asena Akdemir, obezitenin sadece bir kilo sorunu olmadığını, biyolojik ve toplumsal etkenlerin yanı sıra ruh sağlığıyla doğrudan ilişkili olduğunu vurguladı. Akdemir, kilo baskısının yarattığı kısır döngüyü kırmanın ilk yolunun toplumsal söylemleri değiştirmekten geçtiğini belirtti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p dir="ltr">Obezite, uzun yıllar boyunca sadece yanlış beslenme ve hareketsizlikle açıklanıyordu. Ancak güncel araştırmalar, obezite ile ruhsal sorunlar arasında doğrudan bir bağ olduğunu gösteriyor. Depresyon ve yoğun stres, vücutta yağ depolayan kortizol hormonunu artırıyor ve kişiyi yüksek kalorili gıdalara yönlendiriyor. Aynı şekilde obezite hastası bireylerde, normal kilolu kişilere kıyasla depresyon görülme riski yüzde 32, anksiyete riski ise yaklaşık 1.5 kat daha fazla çıkıyor.</p>

<h2 dir="ltr"><strong>Kilo baskısı zayıflatmıyor, aksine kilo aldırıyor</strong></h2>

<p dir="ltr">Ipsos’un Mart 2026 tarihli Küresel Obezite Algısı Raporu’na göre, obezitesi olan bireyler toplumdan gördükleri önyargılar ve sosyal medyadaki "beden utandırma" eylemleri yüzünden kendilerini ağır bir suçluluk psikolojisi içinde buluyor. Bilim insanları, kilo nedeniyle damgalanan ve baskı gören kişilerin stres seviyesinin hızla yükseldiğini, bunun da biyolojik olarak yağlanmayı artırdığını ve kişiyi teselli bulmak için daha çok yemek yemeye (duygusal yeme) ittiğini kanıtladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3 dir="ltr"><strong>“Yemek gürültüsü” kavramı literatüre girdi</strong></h3>

<p dir="ltr">Nörogörüntüleme çalışmaları, lezzetli gıdaların beyindeki ödül merkezini tıpkı madde bağımlılığında olduğu gibi uyardığını saptadı. Literatüre yeni giren "Food Noise" (Yemek Gürültüsü) kavramı, bu bireylerin gün boyunca zihinlerini yemek düşüncelerinden arındıramamasını açıklıyor.</p>

<p dir="ltr">Cambridge Üniversitesi’nde yapılan bir diğer güncel bellek çalışması ise şaşırtıcı bir sonuç ortaya koydu: Kilosu yüksek olan kişilerin, yakın geçmişte "ne zaman, ne kadar yediklerine" dair anı hafızaları daha zayıf çalışıyor. Bir önceki öğünde ne kadar doyduğunu tam olarak hatırlayamayan beyin, gün içindeki yemek tüketimini doğru yönetemiyor.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>Ağır ruhsal hastalıklarda ilk 5 yıl çok kritik</strong></h3>

<p dir="ltr">‘The Lancet Psychiatry’ dergisinde yayımlanan 15 yıllık bir takip çalışması; bipolar bozukluk, şizofreni ve ağır depresyon tanısı alan hastaların kilo seyrini inceledi. Bu hastaların normalden daha fazla kilo aldığı, ancak en hızlı ve agresif kilo artışının psikiyatrik tanı konduktan sonraki ilk 5 yıl içinde yaşandığı belirlendi. Uzmanlar, kullanılan ilaçların metabolizmayı yavaşlatıcı etkisine dikkat çekerek, ruh sağlığı tedavisi sürerken eş zamanlı bir kilo takibi yapılmasının şart olduğunu vurguluyor.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>Çocuklar akran zorbalığına karşı 'aşırı yemeye' sığınıyor</strong></h3>

<p dir="ltr">‘Obesity Medicine Association’ın çocuk ve ergenler üzerindeki son incelemeleri, çocuklardaki depresif belirtilerin doğrudan kilolarından değil, okulda uğradıkları akran zorbalığından kaynaklandığını gösteriyor. Stresle başa çıkamayan çocuklar, maruz kaldıkları bu psikolojik şiddeti yatıştırmak için çok erken yaşta yüksek kalorili "konfor gıdalarına" sığınıyor.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>"Türkiye'de 15 yaş ve üzeri obez bireylerin oranı yüzde 21,8’e çıktı"</strong></h3>

<p>Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) açıkladığı "Türkiye Sağlık Araştırması, 2025" verileri, ülkede obezite ve fazla kilo probleminin her iki yetişkinden birini etkileyecek boyuta ulaştığını resmi olarak ortaya koyarken; bu artışın arka planında sağlıklı beslenmeye erişimin ekonomik şartlar nedeniyle zorlaşması, hareket etmenin zorlaştığı kentler de işaret ediliyor.</p>

<p>TÜİK verilerine göre, 15 yaş ve üzeri obez bireylerin oranı 2025 yılında yüzde 21,8’e, fazla kilolu bireylerin oranı ise yüzde 37,6’ya yükselirken; kadınların yüzde 24,8'inin, erkeklerin ise yüzde 18,7'sinin obez olduğu kaydedildi. Resmi verilere göre günde en az bir kez sebze veya salata tüketenlerin oranının yüzde 32,6’ya kadar gerilediği Türkiye, Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) raporlarında da alarm vererek Avrupa'nın obezite oranı en yüksek ülkesi konumunda bulunuyor.</p>

<p dir="ltr">Türkiye Psikiyatri Birliği'nden Prof. Dr. Asena Akdemir, obezite ve psikoloji arasındaki ilişkiye dair 24 Saat’in sorularını yanıtladı.</p>

<p dir="ltr">Akdemir, obezitenin tek bir nedene bağlanamayacağını; biyolojik, genetik, ekonomik, sosyal ve kültürel birçok etkenin obezite gelişiminde rol oynadığını belirtti. Hipotiroidi ve diyabet gibi hastalıklar ile bazı hormonların ailevi yüksekliği ya da azlığının tedavi edilmediği sürece kilo sorununa yol açtığına dikkat çeken Akdemir, medyanın her koldan zayıflığı pompalaması, küçük yaşta eğitimin verilmemesi, yanlış bilgilendirmeler, akran baskısı ve aile dayatmaları gibi yapısal sorunlar çözülmeden bireylerin suçlanmasının "kolay bir seçim" haline geldiğini vurguladı.</p>

<h2 dir="ltr"><strong>"Yoksulluk arttıkça karbonhidrat tüketimi artıyor"</strong></h2>

<p dir="ltr">Türkiye Sağlık Araştırması verilerinde öne çıkan kadınlardaki yüksek obezite oranlarını değerlendiren Akdemir, obezite artışını sadece "duygusal yemeye" bağlamanın yetersiz bir yaklaşım olduğunu ve bu sorunun erkeklerde de giderek arttığını ifade etti. Evdeki sağlıklı beslenmede annenin eğitiminin ve ekonomik durumun önemli birer belirteç olduğunu söyleyen Akdemir, ekonomik koşullarla ilişkisini "Sanki yoksulluk arttıkça insanlar zayıflar sanılıyor halbuki yoksulluk arttıkça et, proteinin diğer türleri, meyve tüketimi azalıp ekmek gibi karbonhidratların tüketimi artıyor. Spora ya da içsel doyum sağlayıcı diğer aktivitelere ayıracak zaman ve para da kalmıyor. Sağlıksız gıdalar sadece bizde değil dünyada genel olarak daha ucuz” sözleriyle ifade etti.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>Yeme bozukluğu ve beden kitle endeksi ayrımına dikkat çekti</strong></h3>

<p dir="ltr">Günlük dilde beden kitle indeksindeki her bozukluğun "yeme bozukluğu" olarak adlandırılmasının yanlış olduğunu belirten Akdemir, yeme bozukluğunun psikiyatrik anlamda tanısı belli ölçütlere göre konulan klinik hastalıklar olduğunu vurguladı. Karaciğer yağlanması olan bir kişinin aynı zamanda bir yeme bozukluğuna da sahip olabileceğini belirten Akdemir, ayırıcı tanı için mutlaka uzman desteği alınması gerektiğini söyledi.</p>

<p dir="ltr">Dünya Sağlık Örgütü standartlarına göre normal kilo aralığının Beden Kitle İndeksinde (BKİ) 18,5-25 arası olduğunu hatırlatan Akdemir, bu değerlerin dışındaki bireylerin başlangıç olarak aile hekimlerine danışmalarının yararlı olacağını belirtti.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>"Beden özelliklerinden bahsetmemeyi başarmalıyız"</strong></h3>

<p dir="ltr">Obez bireylerin maruz kaldığı zorbalığına da değinen Prof. Dr. Akdemir, özellikle ortaokul ve lise çağındaki gençlerin bu baskılar nedeniyle anoreksiya nervoza gibi zıt uçtaki hastalıklara kayabildiğini ya da daha da çok yemek tüketmeye yöneldiğini ifade etti. Bu kısır döngüyü kırmak adına toplumsal düzeyde bir kültür değişimi çağrısında bulunan Akdemir, ilk psikolojik adımı şu sözlerle tarif etti:</p>

<p dir="ltr">"Psikolojik bir adım atacaksak ülkece ilk olarak biriyle karşılaştığımız anda iltifat ettiğimizi sansak bile beden özelliklerinden bahsetmemeyi başarsak inanılmaz bir adım olur. 'Ay çok zayıflamışsın' gibi cümleler kurmayalım mesela. Bu kültürü bir yerden kırmak gerekiyor. Sürekli bir karşılaştırma halindeyiz."</p>

<h3 dir="ltr"><strong>Zayıflama ameliyatı sonrası bağımlılık yer değiştirebilir</strong></h3>

<p dir="ltr">Günümüzde popüler olan tüp mide ve gastrik bypass gibi cerrahi yöntemlerin zihinsel süreçleri tek başına çözmediğini belirten Akdemir, eğer bireyde bir duygusal yeme bozukluğu varsa sadece yemeyi durdurmanın kesin bir çözüm getirmediğini vurguladı.</p>

<p dir="ltr">Psikolojik desteğin ameliyat öncesinde ve sonrasında yaşamsal bir öneme sahip olduğunu kaydeden Akdemir, yeme bağımlılığının cerrahi müdahale sonrasında alkol, alışveriş veya kumar gibi farklı bağımlılıklarla yer değiştirebileceği uyarısında bulundu. Akdemir, son dönemde zayıflamak amacıyla sıkça başvurulan ilaç kullanımlarının da sağlıklı beslenme kurallarına uyulmadığında ve tıbbi destek alınmadığında bedende ciddi sorunlara yol açabileceğini ifade etti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ahmet Çağatay Bayraktar</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/obezite-1</guid>
      <pubDate>Thu, 23 Jul 2026 11:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/thumbs-b-c-2a11370b28e8c6a7e79f9f7747bea237.webp" type="image/jpeg" length="52762"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türkiye son yılların en yağışlı dönemini yaşadı: Yağışlar normallerin yüzde 30'unu aştı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/turkiye-son-yillarin-en-yagisli-donemini-yasadi-yagislar-normallerin-yuzde-30unu-asti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/turkiye-son-yillarin-en-yagisli-donemini-yasadi-yagislar-normallerin-yuzde-30unu-asti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye genelinde 2026 su yılının 9 aylık döneminde yağışlar normallerine göre yüzde 30, geçen yıla göre yüzde 76 arttı. Akdeniz Bölgesi son 66 yılın en yüksek yağış seviyesine ulaşırken, 12 ilde tarihi yağış rekorları kırıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong><a href="http://mgm.gov.tr" rel="nofollow">Meteoroloji </a></strong>Genel Müdürlüğü’nün <i>"2026 Su Yılı 9 Aylık Alansal Kümülatif Yağış Raporu"</i> verilerine göre, 1 Ekim 2025 - 30 Haziran 2026 tarihlerini kapsayan 9 aylık dönemde Türkiye genelindeki yağışlar, geçmiş yıllara kıyasla rekor seviyelere ulaştı.</p>

<p>Türkiye genelinde ekim-haziran döneminde metrekareye düşen ortalama yağış miktarı <strong>674,6 kilogram</strong> olarak hesaplandı. Bu rakam; metrekareye 518 kilogram olan 1991-2020 su yılı ortalamasını (normalini) <strong>yüzde 30</strong>, geçen yılın aynı döneminde kaydedilen 383,6 kilogramlık yağış miktarını ise <strong>yüzde 76</strong> geride bıraktı.</p>

<h2><strong>Bölgelerde rekor artışlar: Akdeniz’de son 66 yılın zirvesi</strong></h2>

<p>Su yılı yağışları Türkiye'nin tüm bölgelerinde hem uzun yıllar ortalamasının hem de bir önceki yılın aynı döneminin üzerinde gerçekleşti.</p>

<p>Normaline göre en yüksek artış <strong>%47</strong> ile Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde görüldü. Güneydoğu'yu <strong>%44</strong> ile Akdeniz, <strong>%34</strong> ile Doğu Anadolu, <strong>%31</strong> ile Ege, <strong>%24</strong> ile Karadeniz, <strong>%18</strong> ile İç Anadolu ve <strong>%11</strong> ile Marmara takip etti.</p>

<p>Akdeniz ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde yağışlar geçen yılın aynı dönemine göre <strong>%100’ün üzerinde</strong> artış gösterdi.</p>

<p>9 aylık kümülatif yağışlar <strong>Akdeniz Bölgesi'nde son 66</strong>, <strong>Doğu Anadolu'da son 38</strong>, <strong>İç Anadolu'da son 15</strong>, <strong>Ege'de son 11</strong> ve <strong>Karadeniz'de son 10 yılın</strong> en yüksek seviyesine ulaştı.</p>

<h2><strong>En çok yağış Rize'ye, en az yağış Iğdır'a düştü</strong></h2>

<p>İl bazında yapılan ölçümlerde metrekareye <strong>1271,9 kilogram</strong> yağış düşen <strong>Rize</strong> en çok yağış alan il olurken, metrekareye <strong>335,5 kilogram</strong> yağış alan <strong>Iğdır</strong> en az yağış kaydedilen il oldu.</p>

<p>Adana, Düzce, Hatay, Isparta, İzmir, Kahramanmaraş, Ordu, Osmaniye, Tokat, Manisa, Niğde ve Giresun'da <strong>son 66 yılın</strong> en yüksek 9 aylık su yılı yağış değerlerine ulaşıldı. Ayrıca Bingöl, Bitlis, Kayseri, Sivas ve Tunceli'de son 38; Van'da son 32; Gaziantep'te ise son 30 yılın en yüksek yağış miktarları kayıtlara geçti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Yağışlı gün sayısında belirgin artış</strong></h2>

<p>Türkiye genelinde 2026 su yılının 9 aylık periyodunda ortalama <strong>104,3 gün</strong> yağış görüldü. 1991-2020 iklim normallerindeki yağışlı gün sayısı ortalaması ise <strong>89,6 gün</strong> olarak belirlenmişti.</p>

<p>Yağışlar genel olarak artış gösterse de Kastamonu, Bursa, Yalova, Tekirdağ, Sinop, Malatya, Erzurum, Gümüşhane, Bayburt, Artvin ve Ardahan çevrelerinde yer yer %20'ye varan düşüşler kaydedildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/turkiye-son-yillarin-en-yagisli-donemini-yasadi-yagislar-normallerin-yuzde-30unu-asti</guid>
      <pubDate>Thu, 23 Jul 2026 11:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/thumbs-b-c-898a02048f2d003937f1e4d058cf012c.webp" type="image/jpeg" length="48205"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ÖSYM'den 2026-DGS adaylarına kritik uyarı: Son gün 31 Temmuz]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/osymden-2026-dgs-adaylarina-kritik-uyari-son-gun-31-temmuz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/osymden-2026-dgs-adaylarina-kritik-uyari-son-gun-31-temmuz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ÖSYM, 2026-DGS'ye giren adayları uyardı: Değerlendirme ve yerleştirme işlemlerinde kullanılacak bilgilerin güncellenmesi gerekiyor. Peki, DGS eğitim bilgisi güncelleme ve seçimi nasıl yapılır? AİS DGS eğitim bilgisi onaylama son günü ne zaman?]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (<a href="http://osym.gov.tr" rel="nofollow">ÖSYM</a>)</strong>, <strong>2026 Dikey Geçiş Sınavı (2026-DGS)</strong> adayları için kritik bir duyuru yayımladı. DGS değerlendirme ve tercih/yerleştirme süreçlerinde mağduriyet yaşanmaması adına adayların <strong>Aday İşlemleri Sistemi (AİS)</strong> üzerinden ön lisans eğitim bilgilerini kontrol edip onaylamaları gerekiyor.</p>

<p>Peki, <strong>DGS eğitim bilgisi güncelleme ve seçimi nasıl yapılır?</strong> <strong>AİS DGS eğitim bilgisi onaylama son günü ne zaman?</strong> İşte ÖSYM’den yapılan açıklamanın ayrıntıları ve adım adım başvuru kılavuzu…</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="SON DAKİKA ÖSYM DUYURDU! YKS 2026'da 2 soru iptal edildi: YKS iptal edilen sorular hangileri, puanlar nasıl hesaplandı?-1-(copy)" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/thumbs-b-c-75c1d7eabd82980fd780c82a5d3f7195.jpg" width="716" /></p>

<h2><strong>DGS eğitim bilgisi onaylama işlemleri başladı: Son tarih 31 Temmuz</strong></h2>

<p>ÖSYM’nin resmî internet sitesinde yer alan duyuruya göre, <strong>23 - 31 Temmuz 2026</strong> tarihleri arasında adayların AİS portalında yer alan eğitim bilgilerini kontrol etmeleri ve yerleştirme işlemlerinde kullanılacak olan bilgiyi seçerek onaylamaları gerekecek.</p>

<p>Adayların <strong>31 Temmuz 2026 saat 23.59’a kadar</strong> onaylama sürecini tamamlaması zorunlu kılındı.</p>

<blockquote>
<p><strong>ÖSYM AİS Güncelleme Bağlantısı:</strong> Adaylar işlemlerini <code>[<a href="https://ais.osym.gov.tr/DGS/2026/1/BasvuruEgitimGuncelle" rel="nofollow">https://ais.osym.gov.tr/DGS/2026/1/BasvuruEgitimGuncelle</a>](<a href="https://ais.osym.gov.tr/DGS/2026/1/BasvuruEgitimGuncelle" rel="nofollow">https://ais.osym.gov.tr/DGS/2026/1/BasvuruEgitimGuncelle</a>)</code> adresi üzerinden doğrudan gerçekleştirebilirler.</p>
</blockquote>

<h2><strong>Eğitim bilgilerinde hata veya eksiklik olanlar ne yapmalı? (YÖKSİS ve KKİS)</strong></h2>

<p>Eğitim bilgilerinde uyumsuzluk, hata veya eksiklik olduğunu fark eden adayların izlemesi gereken adımlar belirlendi:</p>

<ol start="1">
 <li>
 <p><strong>YÖKSİS Üzerinden Düzeltme:</strong> Eğitim bilgisi hatalı olan adaylar, mezun oldukları veya okudukları yükseköğretim kurumlarıyla görüşerek bilgilerini <strong>YÖKSİS</strong> üzerinden güncellettirecek ve ardından AİS sisteminden onay verecek.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>KKİS Kullanımı:</strong> Eğitim bilgisi YÖKSİS’e doğrudan eklenemeyen adaylar, okulları aracılığıyla <strong>Kamu Kurumları İşletim Sistemi (KKİS)</strong> üzerinden işlem yaptırdıktan sonra belirtilen ÖSYM adresi üzerinden onay tamamlayacak.</p>
 </li>
</ol>

<p>ÖSYM, adayların veya üniversitelerin doğrudan merkeze yapacağı bireysel dilekçe ve düzeltme taleplerinin <strong>kesinlikle dikkate alınmayacağını</strong> vurguladı.</p>

<h2><strong>Ön Lisans Başarı Puanı (ÖBP) hesaplamasında son seçim dikkate alınacak</strong></h2>

<p><strong>Ön Lisans Başarı Puanı (ÖBP)</strong> hesaplama sürecinde adayların sistemde yaptığı en son seçim esas alınacak. Sistemde birden fazla aktif eğitim bilgisi yer alan adayların başvuruda seçtikleri veya son onayladıkları alan bilgisi ve okul kodu geçerli sayılacak. Başvurudaki bilgisi aktif olmayan adaylarda ise sistemdeki en son mezun olunan eğitim bilgisi kullanılacak.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Eğitim</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/osymden-2026-dgs-adaylarina-kritik-uyari-son-gun-31-temmuz</guid>
      <pubDate>Thu, 23 Jul 2026 11:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/d3834dd2-2acc-4b91-91c7-d9f8a9804ab1.png" type="image/jpeg" length="20739"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[CENTCOM İran'a yeni saldırı dalgası başlattı, İran Körfez'deki ABD üslerini hedef aldı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/centcom-irana-yeni-saldiri-dalgasi-baslatti-iran-korfezdeki-abd-uslerini-hedef-aldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/centcom-irana-yeni-saldiri-dalgasi-baslatti-iran-korfezdeki-abd-uslerini-hedef-aldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD'nin İran'a yönelik hava operasyonlarında 12. gece geride kalırken, Huzistan eyaletindeki saldırılarda 2 kişi yaşamını yitirdi. İran ise yanıt olarak Kuveyt ve Ürdün'deki ABD üsleri ile hava savunma radarlarını vurduğunu açıkladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), İran'a yönelik başlatılan hava operasyonlarının 12'nci gecesinin tamamlandığını duyurdu. Karşılıklı füzelerin ve B-1 bombardıman uçaklarının kullanıldığı çatışmalarda askeri tesisler, sınır kapıları ve bölgedeki ABD üsleri hedef alındı.</p>

<h2><strong>CENTCOM: "Hürmüz Boğazı'nda abluka sürüyor"</strong></h2>

<p>CENTCOM tarafından yapılan yazılı açıklamada, gece boyu süren operasyonlarda İran'ın denizcilik kapasiteleri, füze ve İHA depolama tesisleri, kıyı izleme noktaları ile hava savunma sistemlerinin vurulduğu bildirildi. Saldırıların İran'ın ticari gemilere müdahale imkânını kısıtlama amacı taşıdığı savunuldu.</p>

<p>Açıklamada ayrıca Hürmüz Boğazı'ndaki abluka kapsamında İran limanlarına giriş-çıkış yapmaya çalışan 9 ticari geminin geri döndürüldüğü, 1 geminin ise hizmet dışı bırakıldığı kaydedildi. Bölgede 50 binden fazla ABD askerinin konuşlu olduğu hatırlatıldı.</p>

<h3><strong>B-1 uçakları yeniden sahada</strong></h3>

<p><i>Axios</i>'un ABD'li yetkililere dayandırdığı iddiaya göre, ABD ordusu Devrim Muhafızları Ordusu'na ait hedefleri vurmak için İngiltere'deki bir hava üssünden kalkan <strong>B-1 stratejik bombardıman uçaklarını</strong> yeniden kullanmaya başladı.</p>

<h2><strong>İran’da çok sayıda eyalet vuruldu: Can kayıpları var</strong></h2>

<p>İran medyasında yer alan bilgilere göre ABD güçleri gece saatlerinde Buşehr, Huzistan (Endimeşk, Ahvaz, Ramişir), Kirmanşah ve Çaharmahal-Bahtiyari eyaletlerinde belirlenen noktaları hedef aldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İran devlet televizyonunda yayımlanan Huzistan Valiliği açıklamasına göre, İran ile Irak arasında bulunan <strong>Şelemçe Sınır Kapısı</strong>'ndaki yolcu terminaline düzenlenen füze saldırısında ilk belirlemelere göre <strong>2 kişi hayatını kaybetti</strong>. Terminalde arama-kurtarma çalışmalarının devam ettiği ve sınır kapısının geçişlere açık tutulduğu bildirildi.</p>

<h2><strong>İran'dan misilleme: Kuveyt ve Ürdün’deki ABD üsleri hedef alındı</strong></h2>

<p>İran Silahlı Kuvvetleri ve Devrim Muhafızları Ordusu, ABD operasyonlarına yanıt olarak misilleme saldırıları gerçekleştirdiğini duyurdu.</p>

<p>İran Devrim Muhafızları, Kuveyt'teki Ali es-Salim Hava Üssü ile Ürdün'de bulunan ABD askeri tesislerini hedef aldığını açıkladı. Yapılan açıklamada, Ürdün'deki üste ABD'ye ait bir <strong>THAAD</strong> füze savunma sistemi radarının, bir <strong>Patriot</strong> sisteminin ve C-RAM radarının imha edildiği; yakıt depoları ile helikopter bakım hangarlarının ateşe verildiği iddia edildi.</p>

<p>Hürmüz Boğazı'nda kuralları ihlal ettiği öne sürülen bir gemide yangın çıktığı bildirildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/centcom-irana-yeni-saldiri-dalgasi-baslatti-iran-korfezdeki-abd-uslerini-hedef-aldi</guid>
      <pubDate>Thu, 23 Jul 2026 10:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/iran-saldiri-aa-2475334-1.jpg" type="image/jpeg" length="57940"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yükseköğretim istihdam göstergeleri 2025 açıklandı: Lisans ve ön lisans mezunlarının kayıtlı istihdam oranı kaç oldu?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/yuksekogretim-istihdam-gostergeleri-2025-aciklandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/yuksekogretim-istihdam-gostergeleri-2025-aciklandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yükseköğretim İstihdam Göstergeleri 2025 verilerine göre lisans mezunlarında kayıtlı istihdam oranı yüzde 73,9, ön lisans mezunlarında ise yüzde 65,7 olarak hesaplandı. Lisans seviyesinde en yüksek kayıtlı istihdam oranına yüzde 95,5 ile tıp bölümü sahip olurken, ön lisans düzeyinde yüzde 92,6 ile polis meslek eğitimi ilk sırada yer aldı. Peki, yükseköğretim istihdam göstergeleri verilerine göre en kısa sürede iş bulan ve aylık ortalama kazancı en yüksek olan bölümler hangileri oldu?]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Yükseköğretim İstihdam Göstergeleri 2025 sonuçları doğrultusunda üniversite mezunlarının çalışma hayatına katılım oranları, iş bulma süreleri ve kazanç düzeyleri netleşti. Lisans ve ön lisans mezunlarının iş gücü piyasasındaki durumunu ortaya koyan resmi verilere göre, kayıtlı istihdam oranlarında bir önceki yıla kıyasla değişimler gözlendi. Lisans mezunlarının kendi alanlarında çalışma oranları ile sektörlere göre dağılımlarının da yer aldığı Yükseköğretim İstihdam Göstergeleri 2025 çalışması, mezunların kariyer başlangıçlarına ilişkin kapsamlı rakamlar sundu. İşte lisans ve ön lisans mezunlarının iş bulma süreleri, kazanç durumları ve alan uyum oranlarına dair tüm detaylar...</p>

<h2><strong>Lisans ve ön lisans kayıtlı istihdam oranları nasıl değişti?</strong></h2>

<p>Yükseköğretim İstihdam Göstergeleri 2025 raporunda paylaşılan rakamlara göre, lisans mezunlarının kayıtlı istihdam oranı 2024 yılında yüzde 75 seviyesindeyken 2025 senesinde yüzde 73,9 olarak kaydedildi. Ön lisans mezunları tarafında ise 2024 yılında yüzde 66,4 olarak ölçülen kayıtlı istihdam oranı, 2025 yılı verilerinde yüzde 65,7 seviyesine geriledi.</p>

<p>Lisans düzeyinde en yüksek kayıtlı istihdama ulaşan bölümler sıralamasında zirvede yüzde 95,5 ile tıp yer aldı. Tıp bölümünü yüzde 90,8 ile özel eğitim öğretmenliği, yüzde 89,9 ile havacılık elektrik ve elektroniği, yüzde 89,8 ile matematik mühendisliği ve aynı oranla (yüzde 89,8) hemşirelik takip etti.</p>

<p>Eğitim ve öğretim alanları bazında bakıldığında lisans seviyesinde en yüksek kayıtlı istihdam oranı yüzde 84,5 ile sağlık ve refah alanında gerçekleşti. Zirvedeki bu alanı yüzde 82,1 ile mühendislik, imalat ve inşaat, yüzde 76,7 ile bilişim ve iletişim teknolojileri, yüzde 75,4 ile eğitim ve yüzde 74,1 ile iş, yönetim ve hukuk izledi.</p>

<p>Ön lisans kademesinde en yüksek kayıtlı istihdam oranına ulaşan bölüm yüzde 92,6 ile polis meslek eğitimi oldu. Bu bölümün ardından %87,4 ile elektrik enerjisi üretim, iletim ve dağıtımı, yüzde 84,8 ile uçak teknolojisi, yüzde 83,9 ile kontrol ve otomasyon teknolojisi ve yüzde 83,7 ile elektrik geldi.</p>

<p>Ön lisans mezunlarının alanlarına göre kayıtlı istihdam oranlarında ise ilk sırayı yüzde 76,3 ile mühendislik, imalat ve inşaat alanı aldı. Devamında yüzde 71,9 ile doğa bilimleri, matematik ve istatistik, yüzde 70,4 ile hizmetler, yüzde 67,9 ile tarım, ormancılık, balıkçılık ve veterinerlik ile yüzde 67,6 ile bilişim ve iletişim teknolojileri yer buldu.</p>

<h3><strong>Lisans ve ön lisans mezunlarında ilk iş bulma süreleri kaç ay olarak hesaplandı?</strong></h3>

<p>Yükseköğretim İstihdam Göstergeleri 2025 verileri, mezuniyet sonrasındaki işe giriş sürelerini de ortaya koydu. Lisans mezunlarının ortalama ilk iş bulma süresi 2024 yılındaki 14,4 ay seviyesinden 2025 yılında 14,2 aya düştü. Ön lisans mezunlarında ise 2024 senesinde 16,0 ay olan ortalama ilk iş bulma süresi, 2025 raporlamasında 15,8 ay olarak hesaplandı.</p>

<p>Lisans bölümleri arasında mezuniyetin ardından en kısa sürede iş bulma imkanı sunan bölüm 2,4 ay ortalama ile dil ve konuşma terapisi oldu. Bu bölümün arkasından 3,9 ay ile tıp, 4,4 ay ile özel eğitim öğretmenliği, 4,6 ay ile eczacılık ve 7,6 ay ile ergoterapi sıralandı.</p>

<p>Lisans alanları arasında ilk iş bulma süresinin en kısa kaydedildiği saha 9,0 ay ile sağlık ve refah olarak belirlendi. Sağlık ve refah alanını 11,4 ay ile bilişim ve iletişim teknolojileri, 11,6 ay ile mühendislik, imalat ve inşaat, 12,9 ay ile eğitim ve 13,4 ay ile hizmetler takip etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ön lisans programlarında mezuniyet sonrası ilk işe başlama süresi en kısa olan bölüm 3,0 ay ile polis meslek eğitimi şeklinde gerçekleşti. Liste devamında 9,9 ay ile optisyenlik, 10,8 ay ile aşçılık, 11,6 ay ile eczane hizmetleri ve 11,7 ay ile sivil havacılık kabin hizmetleri şeklinde oluştu.</p>

<p>Ön lisans alanlarında ise iş bulma süresinin en kısa gerçekleştiği alan 13,7 ay ile hizmetler oldu. Bu alanın ardından 13,8 ay ile doğa bilimleri, matematik ve istatistik, 14,3 ay ile mühendislik, imalat ve inşaat, 15,4 ay ile sağlık ve refah ve 15,8 ay ile bilişim ve iletişim teknolojileri geldi.</p>

<h3><strong>Ortalama aylık kazancı en yüksek olan lisans ve ön lisans bölümleri hangileri oldu?</strong></h3>

<p>Yükseköğretim İstihdam Göstergeleri 2025 çalışmasında mezunların aylık kazanç durumlarına dair sıralamalar paylaşıldı. Lisans mezunları arasında aylık ortalama kazancı en yüksek çıkan bölüm pilotaj olarak belirlendi. Pilotaj bölümünün ardından kazanç sıralamasında matematik mühendisliği, uzay mühendisliği, uçak mühendisliği ile kontrol ve otomasyon mühendisliği üst sıralarda yer aldı.</p>

<p>Ön lisans mezunlarının aylık ortalama kazançları incelendiğinde ise ilk sırayı uçak teknolojisi bölümünün aldığı görüldü. Uçak teknolojisini takip eden en yüksek kazançlı ön lisans bölümleri sırasıyla perakende satış ve mağaza yönetimi, polis meslek eğitimi, elektrik enerjisi üretim, iletim ve dağıtımı ile marka iletişimi oldu.</p>

<h3><strong>Mezunların kendi okudukları alanlarda çalışma oranları yükseköğretim istihdam göstergeleri 2025 raporuna nasıl yansıdı?</strong></h3>

<p>SGK 4/A kapsamında ücretli çalışan lisans mezunlarının bitirdikleri öğrenim alanı ile uyumlu bir meslekte çalışma oranı 2024 yılında yüzde 56,1 iken 2025 yılında yüzde 56,7 düzeyine yükseldi. Ön lisans mezunlarında kendi alanıyla uyumlu işte çalışma oranı ise 2024 yılındaki yüzde 51 seviyesinden 2025 yılında yüzde 50,8 seviyesine geriledi.</p>

<p>Lisans seviyesinde alan uyumunun en yüksek gerçekleştiği saha yüzde 80,4 ile sağlık ve refah alanı oldu. Alan uyumu yüksek diğer alanlar yüzde 79,6 ile iş, yönetim ve hukuk, yüzde 64,8 ile eğitim, yüzde 63,6 ile mühendislik, imalat ve inşaat ve yüzde 56,1 ile bilişim ve iletişim teknolojileri olarak sıralandı. Lisans düzeyinde en düşük mesleki uyum ise yüzde 20,6 oranıyla sosyal bilimler, gazetecilik ve enformasyon alanında kaydedildi.</p>

<p>Ön lisans seviyesinde SGK 4/A’lı çalışanların kendi alanlarıyla uyumlu mesleklerde çalışma oranının en yüksek çıktığı alan yüzde 64,1 ile iş, yönetim ve hukuk oldu. Bu alanı yüzde 60,1 ile mühendislik, imalat ve inşaat, yüzde 59,8 ile hizmetler, yüzde 46,2 ile doğa bilimleri, matematik ve istatistik ile yüzde 44,3 ile sağlık ve refah izledi. Ön lisans düzeyinde alan uyumunun en düşük kaldığı saha ise yüzde 7,8 oranıyla sosyal bilimler, gazetecilik ve enformasyon olarak gerçekleşti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Eğitim, Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/yuksekogretim-istihdam-gostergeleri-2025-aciklandi</guid>
      <pubDate>Thu, 23 Jul 2026 10:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/yuksekogretim-istihdam-gostergeleri-2025-aciklandi.png" type="image/jpeg" length="92373"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[23-25 Temmuz Ankara elektrik kesintisi listesi belli oldu: Çankaya, Etimesgut, Akyurt... Elektrikler saat kaçta gelecek?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/23-25-temmuz-ankara-elektrik-kesintisi-listesi-belli-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/23-25-temmuz-ankara-elektrik-kesintisi-listesi-belli-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Başkent Elektrik Dağıtım Şirketi (BAŞKENTEDAŞ) açıklamasıyla Ankara elektrik kesintisi programı netlik kazandı. Şebeke iyileştirme çalışmaları doğrultusunda Akyurt, Ayaş, Beypazarı, Çankaya ve Etimesgut ilçelerinde planlı elektrik kesintisi uygulanacak. Peki, 23-25 Temmuz Ankara elektrik kesintisi hangi mahallelerde yaşanacak, elektrikler saat kaçta gelecek? İşte Başkent EDAŞ ilçe ilçe planlı elektrik kesintisi listesi...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>BaşkentEDAŞ tarafından paylaşılan veriler doğrultusunda <strong>Ankara elektrik kesintisi</strong> süreci 23 Temmuz 2026 tarihi itibarıyla devreye giriyor. Şehir bünyesinde sürdürülen şebeke iyileştirme çalışmaları nedeniyle Akyurt, Ayaş, Beypazarı, Çankaya ve Etimesgut ilçelerindeki belirlenen adres, cadde ve sokaklarda elektrik tedarikine ara verilecek. Başkent sakinleri tarafından Ankara elektrik kesintisi saatleri ve etkilenecek sokaklar yakından izlenirken, planlı kesinti süreçlerinin gün içinde belirtilen zaman dilimlerinde tamamlanması öngörülüyor. İşte detaylar...</p>

<h2><strong>Akyurt'ta elektrikler ne zaman gelecek ve hangi sokaklarda kesinti olacak?</strong></h2>

<p>Akyurt ilçesi sınırlarında yürütülecek şebeke iyileştirme çalışmaları nedeniyle 23, 24 ve 25 Temmuz tarihlerinde elektrik kesintisi takvimi açıklandı.</p>

<p><u><strong>BAŞKENTEDAŞ duyurusuna göre Akyurt bölgesindeki kesinti detayları şöyle:</strong></u></p>

<p>23 Temmuz 2026 (09.00 - 11.00): 11 Nolu, Yeşilay, Beyaz Karanfil, Balina, 11, Bulut, Beyzahit, 15 Nolu, Basın, Baklavacı, Bengisu ve Bilader cadde ve sokakları.</p>

<p>23 Temmuz 2026 (11.30 - 13.30): 16 Nolu, Bağlar, Uluçay, Bahçeler ve Galaba cadde ve sokakları.</p>

<p>23 Temmuz 2026 (09.30 - 17.15): 23., Ahmetadil, Camili, Mimar Sinan, Kösrelik, Direkli Mevki, Melikşah, Gölyayla, Çamlık Küme, Yukarı Çavundur Yolu, Çırpılıyurt, Yunus Emre, Susuz, 2. Oyumiğde, 1 Küme, Dağkalafat, Tepe Küme, Meşeli, 1. Oyumiğde, Sarısu, 2 Küme ve Dalyasan cadde, sokak ve mevkileri.</p>

<p>23 Temmuz 2026 (15.00 - 17.00): Kızık Küme bölgesi.</p>

<p>24 Temmuz 2026 (10.00 - 14.00): Ahmetadil, Kurtdereli, Alperen 1, Gül 1, Hoca Ahmet Yesevi, Mahmutbey, Köroğlu, Duman, Fer, Çağatay, Köroğlu, Güleryüz, Alparslan, Alperen, Uçar ve Uysal cadde ve sokakları.</p>

<p>24 Temmuz 2026 (09.30 - 17.30): 23., Ahmetadil, Camili, Mimar Sinan, Kösrelik, Direkli Mevki, Melikşah, Gölyayla, Çamlık Küme, Yukarı Çavundur Yolu, Çırpılıyurt, Yunus Emre, Susuz, 2. Oyumiğde, 1 Küme, Dağkalafat, Tepe Küme, Meşeli, 1. Oyumiğde, Sarısu, 2 Küme ve Dalyasan cadde, sokak ve mevkileri.</p>

<p>24 Temmuz 2026 (09.15 - 12.15): Ahmetadil bölgesi.</p>

<p>25 Temmuz 2026 (15.00 - 17.00): Güzelhisar, Sancak 6, Çandır B.M, Çankırı, Sancak 5, 101, Can, Asya 4, Basamak, Asya 3, Ebu Hanefi, Asya 1, Kuğu, Kamil 1, Melek 6, Yıldız Küme, Millet, Tekin Işık, Bağ, Sefahat, Beşparmak, Asya 5, Anıt, Kamil ve Asya 2 cadde ve sokakları.</p>

<p>25 Temmuz 2026 (09.15 - 12.15): Kozayağı bölgesi.</p>

<h3><strong>Ayaş elektrik kesintisi kaç saat sürecek ve hangi bölgeler etkilenecek?</strong></h3>

<p>Ayaş bölgesinde gerçekleşecek şebeke iyileştirme çalışmaları kapsamında üç gün süresince aşamalı kesintiler uygulanacak.</p>

<p><u><strong>Bölge genelindeki Ankara elektrik kesintisi planı şu şekilde:</strong></u></p>

<p>23 Temmuz 2026 (09.30 - 17.00): A Kümesi Ilıca, Beypazarı, Güneyce ve Perili cadde ve sokakları.</p>

<p>23 Temmuz 2026 (13.30 - 17.00): Beypazarı, Gazi, Tekke Küme, C Kümesi Ilıca, Güneyce, Perili, Şehit ve Akkaya cadde ve sokakları.</p>

<p>23 Temmuz 2026 (14.30 - 16.45): Gökler bölgesi.</p>

<p>23 Temmuz 2026 (09.30 - 12.30): Gökler bölgesi.</p>

<p>24 Temmuz 2026 (09.30 - 17.00): Ortabereket bölgesi.</p>

<p>24 Temmuz 2026 (09.30 - 12.30): Gökler bölgesi.</p>

<p>24 Temmuz 2026 (14.30 - 16.45): Gökler bölgesi.</p>

<p>25 Temmuz 2026 (09.30 - 12.30): Bavlaz ve Gökler bölgeleri.</p>

<p>25 Temmuz 2026 (14.30 - 16.45): Gökler bölgesi.</p>

<p>25 Temmuz 2026 (09.30 - 17.30): Burhan Demirbaş, Tekke, Ayaş Polatlı Yolu ve Tepe bölgeleri.</p>

<h3><strong>Beypazarı'nda elektrikler saat kaçta kesilecek ve ne zaman açılacak?</strong></h3>

<p>Beypazarı ilçesinde yürütülecek şebeke iyileştirme çalışmaları 24 ve 25 Temmuz tarihlerinde gerçekleştirilecek.</p>

<p><u><strong>İlçe içerisindeki kesinti zamanları şöyle:</strong></u></p>

<p>24 Temmuz 2026 (10.00 - 13.00): 5, 3 ve 4 numaralı cadde ve sokaklar.</p>

<p>24 Temmuz 2026 (14.00 - 15.30): Alparslan Türkeş ve İrfan Gümüşel cadde ve sokakları.</p>

<p>24 Temmuz 2026 (09.00 - 17.00): Gülveren 4, Dibekören, Gülveren 1, Sakarya 1, Gazi 1, Menekşe, Pınarbaşı, Zafer 1, Gülveren 2, Hürriyet Sarıyar, Okul Sarıyar, Baraj 1, Gölbaşı 1, Gölbaşı 2, Gölbaşı 3, Gonca, Göbet, Serçe, Cumhuriyet Alanı, Bağlar 2, Çıkmaz 2, Fatih, Bağlar 1, Bahar, Ankara, Selvi 1, Evcik ve Baraj cadde ve sokakları.</p>

<p>25 Temmuz 2026 (09.15 - 17.15): Dere, Kurtkovan, Mikail, Mençeler, Taşhanlar, Geyikpınarı, Batça ve Akşamoldumu bölgeleri.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>25 Temmuz 2026 (09.00 - 17.00): Geyikpınarı ve Kozalan bölgeleri.</p>

<h3><strong>Çankaya elektrik kesintisi ne kadar sürecek ve hangi caddelerde elektrik kesilecek?</strong></h3>

<p>Çankaya ilçesinde şebeke iyileştirme çalışmaları sebebiyle 23, 24 ve 25 Temmuz tarihlerinde elektrik enerjisi verilemeyecek alanlar açıklandı. Ankara elektrik kesintisi Çankaya takvimi şu şekilde duyuruldu:</p>

<p>23 Temmuz 2026 (09.15 - 11.30): Güneypark bölgesi.</p>

<p>23 Temmuz 2026 (15.30 - 17.30): Güneypark bölgesi.</p>

<p>24 Temmuz 2026 (10.00 - 12.00): Doğan Taşdelen, 2522, 2519 ve 2518 numaralı cadde ve sokaklar.</p>

<p>24 Temmuz 2026 (13.45 - 16.00): 2555, 2547, 2521 ve 2533 numaralı cadde ve sokaklar.</p>

<p>24 Temmuz 2026 (09.30 - 17.30): 668, 682, 669, 670, Aleksander Dubçek ve 665 numaralı cadde ve sokaklar.</p>

<p>24 Temmuz 2026 (10.00 - 12.30): Bülbülderesi, Farabi ve Atatürk cadde ve sokakları.</p>

<p>25 Temmuz 2026 (09.15 - 11.30): 605/4 ve Doğukent bölgeleri.</p>

<p>25 Temmuz 2026 (15.30 - 17.30): Doğukent bölgesi.</p>

<p>25 Temmuz 2026 (12.30 - 15.00): 604/7 ve Doğukent bölgeleri.</p>

<p>25 Temmuz 2026 (09.00 - 12.00): Kumlu, Halay, Küçüktepe, Taşkent, Günebakan, 113, Kıbrıs, Orhun, Çamkoru ve Ballık cadde ve sokakları.</p>

<p>25 Temmuz 2026 (09.00 - 17.00): Cumhuriyet Afşar, Köseli, Çavuşlu ve Tölköy bölgeleri.</p>

<h3><strong>Etimesgut'ta hangi mahallelerde elektrik kesilecek ve çalışmalar ne zaman bitecek?</strong></h3>

<p>Etimesgut ilçesinde şebeke iyileştirme çalışmaları kapsamında üç gün boyunca devam edecek kesinti programı netleşti.</p>

<p><u><strong>Elektrik verilemeyecek alanlar şunlar:</strong></u></p>

<p>23 Temmuz 2026 (09.30 - 17.00): Üç Şehitler ve 229 numaralı cadde ve sokaklar.</p>

<p>23 Temmuz 2026 (14.00 - 17.30): Ergenekon, 333, 336 ve 335 numaralı cadde ve sokaklar.</p>

<p>23 Temmuz 2026 (09.00 - 12.30): 317, 320, 322, 329 ve 3 numaralı cadde ve sokaklar.</p>

<p>24 Temmuz 2026 (14.00 - 17.30): 1706 ve 1704 numaralı cadde ve sokaklar.</p>

<p>24 Temmuz 2026 (09.00 - 12.30): Süvari, 1703, 1699 ve 1544 numaralı cadde ve sokaklar.</p>

<p>24 Temmuz 2026 (09.30 - 17.00): 254 ve Samsun 19 Mayıs cadde ve sokakları.</p>

<p>24 Temmuz 2026 (10.00 - 13.00): Çimento Fabrikası bölgesi.</p>

<p>25 Temmuz 2026 (10.00 - 13.00): Çimento Fabrikası bölgesi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/23-25-temmuz-ankara-elektrik-kesintisi-listesi-belli-oldu</guid>
      <pubDate>Thu, 23 Jul 2026 10:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/turkiyede-lisansli-elektrik-uretimi-yillik-bazda-azaldi.png" type="image/jpeg" length="95496"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ABD ile Suudi Arabistan arasında tarihi anlaşma]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/abd-ile-suudi-arabistan-arasinda-tarihi-anlasma</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/abd-ile-suudi-arabistan-arasinda-tarihi-anlasma" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD ile Suudi Arabistan, Riyad'ın sivil nükleer enerji programını geliştirmesinin önünü açacak kapsamlı bir iş birliği anlaşması imzaladı. Anlaşmanın tam metni açıklanmazken, Suudi Arabistan'ın ilerleyen dönemde kendi topraklarında uranyum zenginleştirmesine imkan sağlayabileceği iddiaları nükleer silahlanma tartışmalarını beraberinde getirdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>ABD</strong> ile <strong>Suudi Arabistan</strong>, Riyad'ın sivil nükleer enerji programını geliştirmesine imkan tanıyacak kapsamlı bir nükleer iş birliği anlaşmasına imza attı.</p>

<p>ABD Enerji Bakanlığı, anlaşmanın Amerikan şirketlerine Suudi Arabistan'ın nükleer enerji sektöründe önemli fırsatlar sunacağını açıkladı.</p>

<p>Anlaşmanın tam metni henüz kamuoyuyla paylaşılmazken, ABD basınında yer alan haberlerde mutabakatın Suudi Arabistan'ın ilerleyen dönemde kendi topraklarında uranyum zenginleştirmesine imkan tanıyabilecek hükümler içerdiği öne sürüldü.</p>

<h2><strong>Anlaşmanın merkezinde uranyum zenginleştirme tartışması var</strong></h2>

<p>Anlaşmanın en tartışmalı noktası, Suudi Arabistan'ın gelecekte kendi topraklarında uranyum zenginleştirme kapasitesi kazanabilme ihtimali oldu.</p>

<p>Zenginleştirilmiş uranyum, nükleer santrallerde yakıt olarak kullanılabildiği gibi nükleer silah üretiminde de kullanılabiliyor.</p>

<p>Nükleer uzmanlar, Suudi Arabistan'ın uranyum zenginleştirme kapasitesi elde etmesinin uzun vadede nükleer silah geliştirme riskini artırabileceği uyarısında bulunuyor.</p>

<p>Suudi Arabistan yönetimi ise anlaşmanın iki ülke arasında enerji alanında devam eden iş birliğinin bir parçası olduğunu belirtiyor.</p>

<h3><strong>ABD: Nükleer güvenlik standartları korunacak</strong></h3>

<p>ABD Enerji Bakanlığı, nükleer iş birliği anlaşmasının yanı sıra "ikili güvenlik önlemleri anlaşması" da imzalandığını açıkladı.</p>

<p>Bakanlık, iki anlaşmanın "onlarca yıl sürecek, milyarlarca dolarlık stratejik ortaklığın" hukuki temelini oluşturacağını bildirdi.</p>

<p>ABD yönetimi, anlaşmanın nükleer güvenlik ve nükleer silahların yayılmasının önlenmesine ilişkin yüksek standartları koruyacağını savundu.</p>

<p>Anlaşmanın aynı zamanda Amerikan şirketlerinin Suudi Arabistan'ın nükleer enerji programında daha geniş bir rol üstlenmesinin önünü açması bekleniyor.</p>

<h3><strong>ABD Enerji Bakanı: En yüksek güvenlik standartlarını içeriyor</strong></h3>

<p>ABD Enerji Bakanı Chris Wright, anlaşmanın "en yüksek nükleer güvenlik ve silahların yayılmasının önlenmesi standartlarını" içerdiğini söyledi.</p>

<p>Wright, anlaşmanın ABD'nin sivil nükleer teknoloji alanındaki rekabet gücünü de artıracağını savundu.</p>

<p>Daha önce basına yansıyan bilgilere göre Riyad'ın, ABD ile yürütülecek teknik çalışmaların ardından Amerikan teknolojisiyle kurulacak bir tesiste nükleer yakıt üretmesi de değerlendiriliyor.</p>

<h3><strong>Anlaşmayı ABD Kongresi inceleyecek</strong></h3>

<p>Anlaşmanın yürürlüğe girebilmesi için ABD Kongresi'nin incelemesinden geçmesi gerekiyor.</p>

<p>Cumhuriyetçilerin Kongre'nin her iki kanadında da çoğunluğu elinde bulundurmasına rağmen bazı Demokratların yanı sıra bazı Cumhuriyetçilerin de anlaşmaya itiraz edebileceği belirtiliyor.</p>

<p>ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ise anlaşmanın nükleer silahların yayılması riskini artırmayacağını savundu.</p>

<p>Rubio, "ABD, dünyanın hiçbir ülkesiyle yayılma riskine yol açacak bir anlaşma yapmayacaktır" dedi.</p>

<h3><strong>Demokrat Senatör Markey'den anlaşmaya tepki</strong></h3>

<p>Demokrat Senatör Edward Markey ise Trump yönetiminin Suudi Arabistan'a nükleer teknoloji sağlama kararını eleştirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Markey, Suudi Arabistan'a nükleer teknoloji verilmesini "sorumsuzluk" olarak nitelendirdi.</p>

<p>Anlaşmaya yönelik itirazların özellikle Riyad'ın gelecekte uranyum zenginleştirme kapasitesine sahip olabileceği ihtimali üzerinde yoğunlaşması bekleniyor.</p>

<h3><strong>Trump yönetiminin İsrail şartından vazgeçtiği iddiası</strong></h3>

<p>Suudi Arabistan uzun yıllardır ABD ile sivil nükleer enerji alanında iş birliği anlaşması imzalamak istiyordu.</p>

<p>Ancak önceki ABD yönetimleri, böyle bir anlaşmanın ön koşullarından biri olarak Riyad'ın İsrail'i diplomatik olarak tanımasını ve iki ülke arasındaki ilişkileri normalleştirmesini öne sürüyordu.</p>

<p>Uluslararası basında yer alan haberlerde, Donald Trump yönetiminin nükleer iş birliği anlaşması için bu şarttan vazgeçtiği ileri sürüldü.</p>

<p>Anlaşmanın Kongre sürecinde nasıl bir tartışmaya yol açacağı ve Suudi Arabistan'ın uranyum zenginleştirme kapasitesine ilişkin hükümlerin kapsamı, önümüzdeki dönemde Washington-Riyad ilişkilerinin en önemli gündem maddelerinden biri olacak.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/abd-ile-suudi-arabistan-arasinda-tarihi-anlasma</guid>
      <pubDate>Thu, 23 Jul 2026 10:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/857a9adf-d019-4464-9740-4f079bfc347d.png" type="image/jpeg" length="26913"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[AFAD: Malatya Akçadağ’da 4,1 büyüklüğünde deprem]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/afad-malatya-akcadagda-41-buyuklugunde-deprem</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/afad-malatya-akcadagda-41-buyuklugunde-deprem" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Malatya Akçadağ’da 4,1 büyüklüğünde deprem meydana geldi. AFAD verilerine göre sarsıntının derinliği 11,46 kilometre olarak ölçüldü.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (<strong>AFAD</strong>), <strong>Malatya</strong>’nın <strong>Akçadağ</strong> ilçesinde meydana gelen depreme ilişkin bilgileri paylaştı.</p>

<p>AFAD’ın resmi internet sitesinde yer alan bilgilere göre, Malatya’nın Akçadağ ilçesinde saat 10.26’da 4,1 büyüklüğünde <strong>deprem</strong> meydana geldi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Malatya Akçadağ’da 4,1 büyüklüğünde deprem</strong></h2>

<p>AFAD tarafından açıklanan teknik verilere göre, depremin merkez üssü Akçadağ olarak belirlendi.</p>

<p>Yerin 11,46 kilometre derinliğinde meydana gelen depremin büyüklüğü 4,1 olarak ölçüldü.</p>

<h3><strong>Malatya’da deprem mi oldu?</strong></h3>

<p>AFAD verilerine göre Malatya’nın Akçadağ ilçesinde meydana gelen depreme ilişkin bilgiler şöyle:</p>

<ul>
 <li><strong>Büyüklük:</strong> 4,1</li>
 <li><strong>Yer:</strong> Akçadağ (Malatya)</li>
 <li><strong>Tarih:</strong> 23 Temmuz 2026</li>
 <li><strong>Saat:</strong> 10.26.44</li>
 <li><strong>Derinlik:</strong> 11,46 kilometre</li>
</ul>

<h3><strong>Malatya'da kaç büyüklüğünde deprem oldu?</strong></h3>

<p></p>

<blockquote class="twitter-tweet">
<p dir="ltr" lang="tr"><a href="https://x.com/hashtag/DEPREM?src=hash&amp;ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">#DEPREM</a><br />
Büyüklük:4.1 (Mw)<br />
Yer:Akçadağ (Malatya)<br />
Tarih:2026-07-23<br />
Saat:10:26:44 TSİ<br />
Enlem:38.35067 N<br />
Boylam:37.86183 E<br />
Derinlik:11.46 km<br />
Detay:<a href="https://t.co/Vl6SzPVk6e" rel="nofollow">https://t.co/Vl6SzPVk6e</a><a href="https://x.com/AFADBaskanlik?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">@afadbaskanlik</a> <a href="https://x.com/trthaber?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">@trthaber</a> <a href="https://x.com/anadoluajansi?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">@anadoluajansi</a></p>
— AFAD Deprem (@DepremDairesi) <a href="https://x.com/DepremDairesi/status/2080195166527205877?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">July 23, 2026</a></blockquote>
<script async src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/afad-malatya-akcadagda-41-buyuklugunde-deprem</guid>
      <pubDate>Thu, 23 Jul 2026 10:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/malatya-akcadagda-41-buyuklugunde-deprem.png" type="image/jpeg" length="34019"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Temmuz ayı tüketici güven endeksi ne kadar oldu? TÜİK verileri yayımlandı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/temmuz-ayi-tuketici-guven-endeksi-ne-kadar-oldu-tuik-verileri-yayimlandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/temmuz-ayi-tuketici-guven-endeksi-ne-kadar-oldu-tuik-verileri-yayimlandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TÜİK ve Merkez Bankası iş birliğiyle açıklanan Temmuz 2026 verilerine göre tüketici güven endeksi yükseliş kaydetti. Haziran ayında 87,9 olan tüketici güven endeksi, temmuzda yüzde 2,2 artarak 89,8 seviyesine ulaştı. Peki, TÜİK tüketici güven endeksi nedir ve alt endeksler ne durumda? İşte hanenin maddi durumu ve genel ekonomik durum beklentisi verileri...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ekonomi gündeminin odağında yer alan <strong>tüketici güven endeksi,</strong> Temmuz 2026 dönemi için resmiyet kazandı. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ile Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından ortaklaşa yürütülen tüketici eğilim anketi sonuçlarından elde edilen hesaplamalara göre tüketici güven endeksi, bir önceki aya kıyasla artış gösterdi. Haziran ayında 87,9 olarak ölçülen tüketici güven endeksi, temmuz ayında yüzde 2,2 oranındaki yükselişle 89,8 seviyesine çıktı. TÜİK tarafından duyurulan verilerde hanenin maddi durumu, genel ekonomik durum beklentisi ve dayanıklı tüketim malları harcama düşüncesi başlıklarında dikkat çeken değişim oranları yer aldı.</p>

<h2><strong>Tüketici güven endeksi ve Temmuz 2026 alt endeks verileri</strong></h2>

<p>Açıklanan tüketici güven endeksi temmuz 2026 sonuçları; mevcut dönemin değerlendirilmesi, gelecek 12 aylık döneme ilişkin beklentiler ve harcama düşüncelerini kapsayan alt endekslerle birlikte kamuoyuna duyuruldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>TÜİK tüketici güven endeksi tablolarında yer alan alt kalemler, bir önceki ayın değerleri ve değişim oranlarıyla şu şekilde kayıtlara geçti:</p>

<ul>
 <li>Tüketici güven endeksi genel değeri haziran ayında 87,9 iken temmuz ayında 89,8 oldu. Bir önceki aya göre değişim oranı haziranda yüzde 2,5 seviyesindeyken temmuz ayında yüzde 2,2 olarak gerçekleşti.</li>
 <li>Mevcut dönemde hanenin maddi durumu endeksi haziranda 72,3 değerindeyken temmuzda 74,5 seviyesine yükseldi. Bu kalemde bir önceki aya göre değişim oranı haziran ayı için yüzde 4,5, temmuz ayı için yüzde 3,0 oldu.</li>
 <li>Gelecek 12 aylık dönemde hanenin maddi durum beklentisi endeksi haziran ayındaki 89,5 seviyesinden temmuz ayında 91,4 seviyesine ulaştı. Değişim oranı ise haziranda yüzde 1,9, temmuzda yüzde 2,0 olarak kaydedildi.</li>
 <li>Gelecek 12 aylık dönemde genel ekonomik durum beklentisi endeksi haziran ayında 83,9 iken temmuz ayında 88,3 değerini aldı. Bir önceki aya göre değişim oranı haziranda yüzde 3,1 gerçekleşirken temmuzda yüzde 5,2 seviyesine çıktı.</li>
 <li>Gelecek 12 aylık dönemde dayanıklı tüketim mallarına harcama yapma düşüncesi endeksi haziranda 105,9 iken temmuz ayında 105,1 seviyesine geriledi. Değişim oranı haziran ayında yüzde 1,4 artış yönündeyken temmuz ayında yüzde -0,8 olarak hesaplandı.</li>
</ul>

<h3><strong>Hanenin maddi durumu ve genel ekonomik durum beklentisi oranları</strong></h3>

<p>TÜİK ile TCMB ortaklığıyla yürütülen tüketici eğilim anketi sonuçlarına göre hanenin maddi durumu ve gelecek dönem ekonomisine dair göstergelerde artışlar görüldü. İçinde bulunulan süreçte hanenin maddi durumu endeksi, hazirandaki 72,3'lük değerini temmuzda 74,5'e taşıdı. Böylece söz konusu alt endeksteki aylık yükseliş oranı temmuz döneminde yüzde 3,0 seviyesinde şekillendi.</p>

<p>Geleceğe yönelik tüketici güven endeksi verilerinde de yükseliş grafiği öne çıktı. Önümüzdeki 12 aylık süreçte hanenin maddi durum beklentisi endeksi, haziran ayındaki 89,5 seviyesinden temmuz ayında 91,4 seviyesine tırmandı ve yüzde 2,0'lik bir aylık değişim oranına ulaştı. Gelecek 12 aylık dönemde genel ekonomik durum beklentisi endeksi ise en yüksek artış oranlarından birini sergiledi. Haziran ayında 83,9 olan genel ekonomik durum beklentisi, temmuz ayında yüzde 5,2 oranında bir değişimle 88,3 değerine ulaştı.</p>

<h3><strong>Dayanıklı tüketim mallarına harcama yapma düşüncesi ve tüketici eğilim anketi</strong></h3>

<p>Tüketici güven endeksi verileri alt detaylarında yer alan dayanıklı tüketim malları harcama eğilimi, diğer alt endekslerden farklı bir değişim sergiledi. Gelecek 12 aylık dönemde dayanıklı tüketim mallarına harcama yapma düşüncesi endeksi, haziran döneminde 105,9 seviyesinde bulunuyordu. Temmuz 2026 verilerinde ise bu endeks değeri 105,1 seviyesine indi. Değişim oranı hazirandaki yüzde 1,4'lük artışın ardından temmuz ayında yüzde -0,8 olarak gerçekleşti.</p>

<p>TÜİK ve TCMB iş birliği kapsamında yürütülen tüketici eğilim anketi sonuçları doğrultusunda hesaplanan ana tüketici güven endeksi, tüm bu alt verilerin birleşimiyle hazirandaki yüzde 2,5'lik artışın ardından temmuz ayında yüzde 2,2 artarak 89,8 şeklinde netleşmiş oldu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/temmuz-ayi-tuketici-guven-endeksi-ne-kadar-oldu-tuik-verileri-yayimlandi</guid>
      <pubDate>Thu, 23 Jul 2026 10:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/tuketici-guven-endeksi-2.png" type="image/jpeg" length="71963"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Lavrov ve Rubio görüştü: Ukrayna krizi ve bölgesel gelişmeler ele alındı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/lavrov-ve-rubio-gorustu-ukrayna-krizi-ve-bolgesel-gelismeler-ele-alindi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/lavrov-ve-rubio-gorustu-ukrayna-krizi-ve-bolgesel-gelismeler-ele-alindi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ile ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Ukrayna krizi ve uluslararası gelişmeleri görüşmek üzere Manila'da bir araya geldi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Rusya Dışişleri Bakanı <strong>Sergey Lavrov</strong> ile ABD Dışişleri Bakanı <strong>Marco Rubio</strong>, Ukrayna krizi başta olmak üzere çeşitli uluslararası konuları görüşmek üzere bir araya geldi.</p>

<p>Rusya Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, Lavrov ve Rubio'nun görüşmesi Filipinler'in başkenti Manila'da düzenlenen Güneydoğu Asya Uluslar Birliği (<strong>ASEAN</strong>) toplantıları kapsamında gerçekleştirildi.</p>

<p>Görüşmede Ukrayna'daki gelişmeler ve çatışmanın mevcut durumu ele alındı. Lavrov, ABD'li mevkidaşına temas hattındaki duruma ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</p>

<h2><strong>Lavrov'dan ukrayna krizi açıklaması</strong></h2>

<p>Rusya Dışişleri Bakanı Lavrov, görüşmede Kiev yönetimine yönelik silah desteği sağlayan Avrupa ülkelerinin politikalarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</p>

<p>Lavrov, Avrupa ülkelerinin <strong>Ukrayna</strong>'ya silah desteği yoluyla Rusya'yı stratejik olarak yenilgiye uğratmaya yönelik politikalarının kabul edilemez olduğunu savundu.</p>

<p>Rus tarafının Ukrayna meselesinin siyasi ve diplomatik yollarla çözülmesine açık olduğunu belirten Lavrov, <strong>ABD</strong> ile Alaska zirvesinde sağlanan uzlaşılara bağlı kaldıklarını ifade etti.</p>

<h3><strong>Görüşmede bölgesel konular da ele alındı</strong></h3>

<p>Lavrov ve Rubio'nun görüşmesinde yalnızca Ukrayna krizi değil, bölgesel ve uluslararası gelişmeler de değerlendirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İki bakan, Basra Körfezi'ndeki durum hakkında görüş alışverişinde bulunurken, <strong>Rusya</strong> ile ABD arasındaki ilişkilerin geliştirilmesi sürecini de ele aldı.</p>

<p>Görüşmede, iki ülkenin diplomatik misyonlarının çalışma koşullarının iyileştirilmesine yönelik konuların gündeme geldiği bildirildi.</p>

<h3><strong>Rusya ve ABD arasında diplomatik temaslar sürecek</strong></h3>

<p>Lavrov ve Rubio, Rusya Federal Uzay Ajansı (<strong>Roscosmos</strong>) ile ABD'nin Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi (<strong>NASA</strong>) arasındaki temasların yeniden başlamasından memnuniyet duyduklarını belirtti.</p>

<p>İki ülke arasında parlamentolar arası değişimlerin artırılması ve kültürel bağların geliştirilmesine yönelik görüşler de paylaşıldı.</p>

<p>Görüşmenin sonunda, Rusya ve ABD dışişleri bakanlıkları arasındaki temasların sürdürülmesi konusunda <strong>mutabakat</strong>a varıldığı açıklandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/lavrov-ve-rubio-gorustu-ukrayna-krizi-ve-bolgesel-gelismeler-ele-alindi</guid>
      <pubDate>Thu, 23 Jul 2026 10:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/rusya-ve-abd-disisleri-bakanlari-ukrayna-krizini-gorustu.png" type="image/jpeg" length="91847"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yargıtay kararını verdi: TGS, Halk TV'de yetkili sendika oldu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/yargitay-kararini-verdi-tgs-halk-tvde-yetkili-sendika-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/yargitay-kararini-verdi-tgs-halk-tvde-yetkili-sendika-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye Gazeteciler Sendikası'nın Halk TV'de yetkili sendika olduğuna ilişkin yaklaşık beş yıldır süren hukuk mücadelesi Yargıtay kararıyla sona erdi. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'nın yetki belgesini düzenlemesinin ardından TGS ile Halk TV yönetimi arasında toplu iş sözleşmesi görüşmelerinin başlamasının önü açılacak.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Türkiye Gazeteciler Sendikası</strong>'nın (TGS) <strong>Halk TV</strong>'de yetkili sendika olduğuna ilişkin yaklaşık beş yıldır devam eden yargı süreci tamamlandı. İlk derece ve istinaf mahkemelerinin ardından dosyayı inceleyen Yargıtay da TGS'nin Halk TV'de yetkili olduğuna hükmetti.</p>

<p>Kararın kesinleşmesinin ardından Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'nın TGS'ye yetki belgesi vermesi bekleniyor. Belgenin düzenlenmesiyle birlikte sendikanın Halk TV çalışanlarını temsilen işverenle toplu iş sözleşmesi (TİS) görüşmelerine başlamasının önündeki hukuki engel kalkacak.</p>

<h2><strong>TGS'nin Halk TV'deki yetkisi kesinleşti</strong></h2>

<p>TGS, Halk Radyo ve Televizyon Yayıncılık A.Ş.'deki yetki tespitine yapılan itirazla başlayan davanın sendika lehine kesinleştiğini açıkladı.</p>

<p>Yargıtay kararının Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'na iletilmesinin ardından sendikaya yetki belgesi verilmesi bekleniyor.</p>

<p>Böylece TGS, Halk TV çalışanları adına işverenle toplu iş sözleşmesi görüşmelerine başlayabilecek.</p>

<h3><strong>Beş yıllık hukuk mücadelesi 2021'de başladı</strong></h3>

<p>TGS'nin Halk TV'deki hukuk mücadelesi, yaklaşık bir yıl süren örgütlenme çalışmalarının ardından 20 Mayıs 2021'de Bakanlığa çoğunluk tespiti için başvurmasıyla başladı.</p>

<p>Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, 27 Mayıs 2021'de TGS'nin toplu iş sözleşmesi yapabilmek için gerekli çoğunluğu sağladığını tespit etti.</p>

<p>İlk aşamada toplu iş sözleşmesi görüşmelerinin başlatılması için taraflar arasında temas kurulsa da Halk TV yönetimi daha sonra Bakanlığın çoğunluk tespitine itiraz etti.</p>

<h3><strong>Dosya yetkili mahkemeye ulaşana kadar süreç uzadı</strong></h3>

<p>TGS'nin açıklamasına göre Halk TV yönetiminin itiraz davasını yetkisiz mahkemede açması nedeniyle dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi uzun sürdü.</p>

<p>Yetkisiz mahkemedeki yargılama ve iki ayrı istinaf sürecinin ardından dosya yetkili mahkemeye gönderildi.</p>

<p>Yetkili mahkeme, TGS'nin Halk TV'de toplu iş sözleşmesi yapabilmek için gerekli çoğunluğa sahip olduğuna karar verdi. Ancak Halk TV yönetimi bu kararı da istinafa taşıdı.</p>

<h3><strong>Dosya "işkolu ve işyeri" incelemesi için yeniden gönderildi</strong></h3>

<p>Bölge adliye mahkemesi, "işkolu ve işyeri" konusunun daha ayrıntılı incelenmesi gerektiği gerekçesiyle dosyayı yeniden ilk derece mahkemesine gönderdi.</p>

<p>TGS, mahkemenin Halk TV yönetiminden talep ettiği bazı belgelerin, "şirket personelince hazırlanmasının mümkün olmadığı" gerekçesiyle sunulmadığını belirtti.</p>

<p>Yeniden yapılan yargılama sonucunda mahkeme, Kasım 2025'te bir kez daha TGS'nin Halk TV'de yetkili sendika olduğuna karar verdi.</p>

<p>Halk TV yönetimi ise Şubat 2026'da bu kararı yeniden istinafa taşıdı. Bölge adliye mahkemesinin kararının ardından dosya Yargıtay'a gönderildi.</p>

<p>Yargıtay'ın kararıyla birlikte TGS'nin Halk TV'deki yetkisi kesinleşmiş oldu.</p>

<h3><strong>Beş yıl boyunca toplu iş sözleşmesi masasına oturulamadı</strong></h3>

<p>İşverenin yetki tespitine itiraz etmesi, 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu kapsamında yetkilendirme işlemlerini dava kesinleşene kadar durduruyor.</p>

<p>Bu nedenle TGS, Bakanlığın 2021'de sendikanın gerekli çoğunluğu sağladığı yönündeki tespitine rağmen yaklaşık beş yıl boyunca Halk TV yönetimiyle toplu iş sözleşmesi görüşmelerine başlayamadı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yargıtay kararının kesinleşmesiyle birlikte TGS'nin yetki belgesini almasının ve toplu iş sözleşmesi sürecinin başlamasının önü açıldı.</p>

<h3><strong>TGS'den Halk TV çalışanlarına örgütlenme çağrısı</strong></h3>

<p>TGS, anlaşmazlıkların müzakere yoluyla çözülebileceğini belirterek Halk TV yönetimiyle toplu iş sözleşmesi sürecinin başlatılması gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Sendika ayrıca Halk TV'de henüz TGS'ye üye olmayan çalışanlara da örgütlenme çağrısında bulundu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/yargitay-kararini-verdi-tgs-halk-tvde-yetkili-sendika-oldu</guid>
      <pubDate>Thu, 23 Jul 2026 10:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/9c7a2599-a52b-470c-baae-9e8039fa373c.webp" type="image/jpeg" length="88657"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[YKS'de bu yıl sıfır puan alanların sayısı yüzde 64 arttı: Eğitimcilerden sonuçlara tepki]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/yksde-bu-yil-sifir-puan-alanlarin-sayisi-yuzde-64-artti-egitimcilerden-sonuclara-tepki</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/yksde-bu-yil-sifir-puan-alanlarin-sayisi-yuzde-64-artti-egitimcilerden-sonuclara-tepki" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2026 Yükseköğretim Kurumları Sınavı'nda (YKS) TYT ve AYT puanları hesaplanan adaylar arasında sıfır puan alanların sayısı 67 bin 87'ye yükseldi. Geçen yıl 40 bin 818 olan sayıdaki artış yaklaşık yüzde 64 olurken, eğitimciler sınav sonuçlarının öğrenciler arasındaki eşitsizliği ortaya koyduğuna dikkat çekti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>2026 Yükseköğretim Kurumları Sınavı'nda (YKS) sıfır puan alan adayların sayısı geçen yıla göre yaklaşık yüzde 64 arttı. <strong>Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi</strong>'nin (ÖSYM) açıkladığı sonuçlara göre, TYT ve AYT puanları hesaplanan adaylar arasında 67 bin 87 kişi sıfır puan aldı.</p>

<p>Geçen yıl 40 bin 818 olan sıfır puan alan aday sayısı, 2026'da 67 bin 87'ye yükseldi.</p>

<p>Buna karşılık 400 ve üzeri puan alan aday sayısı 67 bin 394 olarak kaydedildi.</p>

<h2><strong>YKS'de 67 bin 87 aday sıfır puan aldı</strong></h2>

<p>2026 YKS sonuçlarında sıfır puan alan adayların sayısındaki artış dikkat çekti.</p>

<p>Bir yıl içerisinde sıfır puan alan aday sayısının yaklaşık yüzde 64 artması, eğitim sistemindeki başarı ve fırsat eşitliği tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı.</p>

<p>Eğitimciler, sınav sonuçlarının yalnızca birinciler üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek, özellikle düşük puan alan öğrencilerin durumuna dikkat çekti.</p>

<h3><strong>Eğitimcilerden YKS sonuçlarına eşitsizlik eleştirisi</strong></h3>

<p>Nefes'in haberine göre Eğitim-İş Genel Başkanı <strong>Kadem Özbay</strong>, YKS'de birincilerin devlet liselerinden çıkmasının eğitim sisteminin başarısını tek başına göstermediğini savundu.</p>

<p>Özbay, asıl değerlendirilmesi gereken noktanın sıfır puan alan adayların sayısı olduğunu belirterek, devlet okullarında dahi eğitimde fırsat eşitliğinin sağlanamadığını söyledi.</p>

<p>Özbay, "Asıl bakılması gereken kaç kişinin sıfır çektiğidir. Devletin kendi okullarında bile eşitliği sağlayamadığını gösteren bir tabloyla karşı karşıyayız" dedi.</p>

<h3><strong>Devlet ve özel okullar arasındaki başarı farkı tartışılıyor</strong></h3>

<p>Eğitimci <strong>Özgür Bozdoğan</strong> ise özel okullarda diploma notlarının yüksek tutulmasının, öğrencilerin Ortaöğretim Başarı Puanı (OBP) üzerinden üniversite sınavında sıralama avantajı elde etmesine yol açabildiğini belirtti.</p>

<p>Bozdoğan, devlet okulları ile özel okullar arasındaki başarı oranlarının ÖSYM tarafından kamuoyuyla paylaşılmadığına da dikkat çekti.</p>

<p>Bu durumun, YKS sonuçlarının eğitimde fırsat eşitliği açısından daha kapsamlı değerlendirilmesini zorlaştırdığı ifade ediliyor.</p>

<h3><strong>"Eğitim sistemi bütünüyle sınav odaklı hale geldi"</strong></h3>

<p>Eğitim-İş Genel Başkanı <strong>Kadem Özbay</strong>, her yıl yaklaşık 2,5 milyon öğrencinin üniversite sınavına girdiğini belirterek, istihdam sağlayan bölümlerdeki kontenjanların ise sınırlı kaldığını söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Özbay, bu durumun eğitim sisteminin bütünüyle sınav odaklı hale gelmesine neden olduğunu savundu.</p>

<p>2026 YKS sonuçlarında bir yanda 500 tam puan alan şampiyonlar öne çıkarken, diğer yanda sıfır puan alan adayların sayısındaki artış eğitimdeki eşitsizlik ve fırsat adaleti tartışmalarını yeniden gündeme getirdi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Nefes</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Eğitim</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/yksde-bu-yil-sifir-puan-alanlarin-sayisi-yuzde-64-artti-egitimcilerden-sonuclara-tepki</guid>
      <pubDate>Thu, 23 Jul 2026 10:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/thumbs-b-c-c33fd9e9b125d717ff8f6736aa1d7acbjpg.webp" type="image/jpeg" length="65809"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[23 TEMMUZ 2026 Borsa İstanbul güne nasıl başladı? BIST 100 endeksi açılış rakamları ve sektör performansları]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/23-temmuz-2026-borsa-istanbul-gune-nasil-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/23-temmuz-2026-borsa-istanbul-gune-nasil-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi haftanın dördüncü işlem gününe yüzde 0,08 oranında yükseliş kaydederek 14.150,52 puan seviyesinden başladı. Küresel piyasalarda risk iştahı korunurken yurt içinde gözler Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının (TCMB) açıklayacağı temmuz ayı politika faiz kararına çevrildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Piyasalarda <strong>BIST 100 endeksi </strong>ve <strong>Borsa İstanbul </strong>tarafındaki hareketlilik, merkez bankalarının faiz kararları öncesinde artış eğilimini sürdürüyor. Dünü primli tamamlamasının ardından yeni güne de hafif alıcılı bir giriş yapan BIST 100 endeksi, açılış seansında 14.150,52 puana ulaştı. Yurt içi ve yurt dışı ekonomik veri takviminin yoğun olduğu günde, sektör endekslerindeki ayrışmalar ve teknik seviyeler yatırımcıların takibinde yer alıyor.</p>

<h2><strong>BIST 100 endeksi dünü artışla kapattı ve yeni güne primli başladı</strong></h2>

<p>Borsa İstanbul piyasasında BIST 100 endeksi, bir önceki işlem gününde alıcıların ağırlıkta olduğu bir grafik çizdi. Günü önceki kapanış değerine kıyasla yüzde 1,18 oranında değer kazanımıyla 14.138,85 puan seviyesinden noktalandıran endeks, yeni işlem gününün açılışında da yukarı yönlü hareketini korudu.</p>

<p>Günün ilk işlemlerinde BIST 100 endeksi, önceki günün kapanış rakamlarına göre 11,66 puanlık bir ivmeyle yüzde 0,08 oranında artış kaydederek 14.150,52 puan seviyesine çıktı. Güne başlarken ana sektör gruplarından bankacılık endeksi yüzde 0,13 oranında düşüş kaydederken, holding endeksi ise değişim göstermeyerek yatay bir seyir izledi.</p>

<h3><strong>Sektör endekslerinde en çok kazandıran ve gerileyen alanlar</strong></h3>

<p>Açılışın ardından Borsa İstanbul bünyesindeki sektör endeksleri arasında farklı yönlü fiyatlamalar öne çıktı. Günün ilk verileri doğrultusunda sektörler bazındaki performans tablosu şu şekilde şekillendi:</p>

<p>Sektör endeksleri içerisinde en yüksek oranda kazanç sağlayan alan yüzde 1,25'lik artış ile madencilik oldu.</p>

<p>Günün başlangıcında en fazla değer kaybı yaşayan ve gerileyen sektör ise yüzde 0,97'lik düşüşle orman kağıt basım olarak kayıtlara geçti.</p>

<p>Sektörel bazdaki bu hareketler piyasanın açılış tablosunu oluştururken, hisse bazlı ve alan bazlı ayrışmalar dikkat çekti.</p>

<h3><strong>Küresel piyasalarda risk iştahı, teknoloji teması ve faiz kararları</strong></h3>

<p>Uluslararası finans piyasalarında, yapay zeka ile teknoloji odaklı büyüme yaklaşımına yönelik olumlu bakış açısının varlığını sürdürmesi risk iştahını destekleyen unsurlar arasında bulunuyor. Küresel çaptaki bu görünüm devam ederken, piyasa aktörlerinin odak noktası yurt içi ve yurt dışı merkez bankalarının alacağı kararlara odaklanmış durumda.</p>

<p>Yurt içinde Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının (TCMB) alacağı para politikası kararları beklenirken, yurt dışında ise Avrupa Merkez Bankasının (ECB) faiz adımları izleniyor. AA Finans tarafından düzenlenen beklenti anketine katılım sağlayan ekonomistler, temmuz ayındaki toplantıda merkez bankasının politika faiz oranını yüzde 37 seviyesinde sabit bırakacağı yönünde öngörüde bulundu.</p>

<h3><strong>Piyasalarda bugün izlenecek kritik veriler, teknik destek ve direnç seviyeleri</strong></h3>

<p>Analist değerlendirmelerine göre bugün hem yurt içi piyasalarda hem de Avro Bölgesi genelinde takip edilecek önemli veri başlıkları bulunuyor.</p>

<p><u><strong>Yurt içinde izlenecek gelişmeler şöyle:</strong></u></p>

<p>Tüketici güven endeksi verileri</p>

<p>Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının (TCMB) faiz kararı</p>

<p>Haftalık para ve banka istatistikleri</p>

<p>Yurt dışı gündeminde ise şu veriler takibe alındı:</p>

<p>Avro Bölgesi'nde Avrupa Merkez Bankasının (ECB) faiz kararı</p>

<p>Avro Bölgesi tüketici güven endeksi</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Teknik boyut açısından analistler, BIST 100 endeksi için yukarı yönlü hareketlerde 14.300 ve 14.400 puan seviyelerinin direnç konumu oluşturduğunu belirtti. Olası geri çekilme ve düşüş durumlarında ise 14.000 ve 13.900 puan seviyelerinin destek noktaları olarak öne çıktığı kaydedildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/23-temmuz-2026-borsa-istanbul-gune-nasil-basladi</guid>
      <pubDate>Thu, 23 Jul 2026 10:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/borsa-13.jpg" type="image/jpeg" length="32851"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ticaret Bakanlığı: Gümrüklerde 63 milyar liralık kaçak eşya ele geçirildi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/ticaret-bakanligi-gumruklerde-63-milyar-liralik-kacak-esya-ele-gecirildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/ticaret-bakanligi-gumruklerde-63-milyar-liralik-kacak-esya-ele-gecirildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gümrük Muhafaza ekipleri, yılın ilk yarısında kaçakçılığa yönelik operasyonlarını sürdürdü. 3 bin 433 operasyonda 63 milyar liraya yakın değerde kaçak eşya ve uyuşturucu madde yakalandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Ticaret Bakanlığı Gümrük Muhafaza ekipleri</strong>, kaçakçılıkla mücadele kapsamında yılın ilk yarısında gerçekleştirdiği operasyonların sonuçlarını açıkladı. Buna göre, ocak-haziran döneminde gümrüklerde yapılan 3 bin 433 operasyonda yaklaşık 63 milyar lira değerinde kaçak eşya ve uyuşturucu madde ele geçirildi.</p>

<p>Bakanlıktan yapılan açıklamada, Gümrükler Muhafaza Kaçakçılık ve İstihbarat birimlerinin gelişmiş teknolojik sistemler ve analiz yöntemleri kullanarak kaçakçılığa karşı çalışmalarını sürdürdüğü belirtildi.</p>

<h2><strong>Gümrüklerde milyarlarca liralık kaçak eşya yakalandı</strong></h2>

<p>Yılın ilk 6 ayında gerçekleştirilen operasyonlarda, önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 79 artışla 62 milyar 727 milyon lira değerinde ticari eşya ve uyuşturucu madde yakalaması yapıldı.</p>

<p>Operasyonlarda 37,9 ton uyuşturucu madde başta olmak üzere çok sayıda kaçak ürün ele geçirildi. Ekiplerin çalışmalarında 1 milyon 689 bin makine aksamı, 880 bin 365 elektrik-elektronik eşya ve 4 milyon 792 bin tıbbi malzeme de yakalanan ürünler arasında yer aldı.</p>

<p>Gümrük Muhafaza ekiplerinin operasyonlarında ayrıca tütün mamulleri, tarihi eser, <strong>akaryakıt</strong> ve tekstil ürünleri gibi farklı kategorilerde çok sayıda kaçak eşya bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Haziran ayında 22 milyar liralık yakalama yapıldı</strong></h3>

<p><strong>Gümrükler</strong>de haziran ayında gerçekleştirilen operasyonlarda da önemli miktarda kaçak eşya ve uyuşturucu madde ele geçirildi.</p>

<p>Açıklamaya göre, haziran ayında geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 147 artışla 640 olayda 22 milyar 415 milyon lira değerinde ticari eşya ve uyuşturucu madde yakalandı.</p>

<p>Bu <strong>operasyon</strong>larda 25,4 ton uyuşturucu madde, 371 bin 564 tıbbi malzeme, 96 ton akaryakıt ve 278 araç ele geçirildi. Ayrıca farklı alanlarda kullanılan çok sayıda kaçak ürün de ekipler tarafından tespit edildi.</p>

<h3><strong>Kaçakçılıkla mücadele çalışmaları sürüyor</strong></h3>

<p>Ticaret Bakanlığı, <strong>gümrük</strong>lerde ülke ekonomisini olumsuz etkileyen, haksız rekabete yol açan ve toplum sağlığını tehdit eden kaçakçılık faaliyetlerine karşı çalışmaların devam ettiğini bildirdi.</p>

<p>Gümrük Muhafaza ekiplerinin teknolojik imkanlar ve istihbarat çalışmalarıyla kaçakçılık girişimlerini önlemeye yönelik faaliyetlerini 7 gün 24 saat sürdürdüğü ifade edildi.</p>

<p>Bakanlık açıklamasında, kaçakçılıkla mücadelenin özellikle toplum sağlığını korumak ve ekonomik kayıpların önüne geçmek amacıyla kararlılıkla devam edeceği belirtildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/ticaret-bakanligi-gumruklerde-63-milyar-liralik-kacak-esya-ele-gecirildi</guid>
      <pubDate>Thu, 23 Jul 2026 10:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/gumruklerde-yilin-ilk-yarisinda-yaklasik-63-milyar-liralik-kacakcilik-engellendi.png" type="image/jpeg" length="58426"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fenerbahçe'den TFF'ye 'yabancı kuralı' başvurusu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/fenerbahceden-tffye-yabanci-kurali-basvurusu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/fenerbahceden-tffye-yabanci-kurali-basvurusu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Fenerbahçe, Türkiye Futbol Federasyonu'nun yabancı oyuncu kuralının değişmeyeceği yönündeki açıklamasına rağmen 10+4 uygulamasının 12+2 olarak revize edilmesi için resmi başvuru yapmaya hazırlanıyor. Sarı-lacivertli kulübün kadrosunda 17 yabancı oyuncu bulunurken, 23 yaş altı 6 futbolcu da yabancı kontenjanında yer alıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Fenerbahçe</strong>, yabancı oyuncu kuralının değiştirilmesi için <strong>Türkiye Futbol Federasyonu</strong>'na (TFF) resmi başvuruda bulunmaya hazırlanıyor. Sarı-lacivertlilerin, mevcut 10+4 şeklindeki uygulamanın 12+2 olarak revize edilmesini talep edeceği öğrenildi.</p>

<p>TFF, daha önce yaptığı açıklamada yabancı oyuncu kuralında herhangi bir değişiklik yapılmasının söz konusu olmadığını belirtmişti. Ancak kulüplerin yabancı kuralına ilişkin talepleri devam ediyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Fenerbahçe'den 12+2 talebi</strong></h2>

<p>Fenerbahçe'nin TFF'ye resmi başvuru yaparak yabancı oyuncu kuralının 10+4'ten 12+2'ye değiştirilmesini isteyeceği belirtildi.</p>

<p>Sarı-lacivertli takımın teknik direktörü İsmail Kartal da Gornik Zabrze maçının ardından yaptığı açıklamada yabancı kuralının değişebileceğini ifade etmişti.</p>

<p>Kartal, "Belki yabancı kuralı değişebilir, 12+2 olabilir. 18 tane kulüpten 14-15'i kuralın değişmesini istiyor" demişti.</p>

<h3><strong>Fenerbahçe'nin kadrosunda 17 yabancı bulunuyor</strong></h3>

<p>Fenerbahçe'de mevcut durumda resmi olarak 17 yabancı futbolcu bulunuyor.</p>

<p>Sarı-lacivertli takımın yabancı oyuncu listesinde Ederson, Livakovic, Oosterwolde, Skriniar, Carlos, Becao, Semedo, Amrabat, Kante, Gundouzi, Fred, Greenwood, Musaba, Muriqi, Ake, Asensio ve Talisca yer alıyor.</p>

<p>23 yaş altındaki yabancı futbolcular arasında ise Fayed, Brown, Mimovic, Nene, Cherif ve Diouf bulunuyor.</p>

<p>Fenerbahçe'nin TFF'ye yapacağı başvurunun, kadro planlaması ve yabancı oyuncu kontenjanı açısından önem taşıdığı belirtiliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/fenerbahceden-tffye-yabanci-kurali-basvurusu</guid>
      <pubDate>Thu, 23 Jul 2026 10:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/08bb009c-57fc-476c-be2a-92350e90b0bb.webp" type="image/jpeg" length="46655"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türkiye-Kanada voleybol maçı hangi kanalda, saat kaçta? Filenin Sultanları yarı final için sahada]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/turkiye-kanada-voleybol-maci-hangi-kanalda-saat-kacta-filenin-sultanlari-yari-final-icin-sahada</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/turkiye-kanada-voleybol-maci-hangi-kanalda-saat-kacta-filenin-sultanlari-yari-final-icin-sahada" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye-Kanada voleybol maçı, 2026 FIVB Kadınlar Voleybol Milletler Ligi çeyrek finalinde oynanacak. Normal sezonu art arda sıralarda tamamlayan iki takımın mücadelesi, 23 Temmuz Perşembe günü TSİ 11.00’de Çin’in Makao kentindeki East Asian Games Dome’da başlayacak. Karşılaşmayı kazanan ekip adını VNL yarı finaline yazdıracak.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>A Milli Kadın Voleybol Takımı, VNL 2026’da çıktığı 12 karşılaşmanın 9’unu kazanarak normal sezonu 25 puanla dördüncü sırada tamamladı. Kanada ise 8 galibiyet ve 24 puanla beşinci basamakta yer aldı. Birbirine yakın performans gösteren iki takım, tek maç üzerinden oynanacak çeyrek finalde yarı final bileti arayacak.</p>

<p><img alt="Filenin Sultanları 2026 VNL çeyrek final: Türkiye - Kanada maçı ne zaman, saat kaçta?" class="detail-photo img-fluid" height="853" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/01-k-x58-g-f-q4-n-t-d7-c1-q3-z-j3-h4-h-a-s.jpg" width="1280" /></p>

<h2>TÜRKİYE-KANADA VOLEYBOL MAÇI ÖNCESİ FİLENİN SULTANLARI’NIN VNL MACERASI</h2>

<p>Daniele Santarelli yönetimindeki Filenin Sultanları, VNL 2026’nın ilk haftasını 2 galibiyet ve 2 yenilgiyle geçti. Ay-yıldızlı ekip, ilk haftanın ardından Ankara’da oynanan ikinci etapta performansını yükselterek oynadığı dört karşılaşmanın tamamını kazandı.<br />
Türkiye, Ankara etabında Belçika ve Fransa’yı set vermeden mağlup etti. Almanya ve Çin karşısında ise beş sete uzayan mücadelelerden galibiyetle ayrıldı. Melissa Vargas, Almanya maçında 32, Çin karşılaşmasında ise 36 sayı üreterek ikinci haftadaki dört maçlık galibiyet serisinin öne çıkan ismi oldu.</p>

<p><img alt="Filenin Sultanları’ndan Japonya'da erken final: Türkiye - ABD VNL maç sonucu-1" class="detail-photo img-fluid" height="853" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/01-k-x58-g-f-p6-d-y1-b-f7-y-f-x040-m-k-w-n.jpg" width="1280" /><br />
Osaka’da düzenlenen üçüncü haftaya Polonya karşısında alınan 3-1’lik galibiyetle başlayan milliler, ABD’ye karar setinde 3-2 mağlup oldu. Türkiye daha sonra Japonya’yı 3-1 yenerek finallere katılmayı garantiledi. Normal sezonun son maçında Tayland karşısında da 3-1 kazanan Filenin Sultanları, 9 galibiyet ve 25 puanla dördüncü sırayı aldı.<br />
Tayland karşılaşmasında 18 blok sayısına ulaşan Türkiye’de Vargas 25 sayıyla maçın en skorer oyuncusu oldu. Ay-yıldızlı ekip böylece VNL finallerine üst üste sekizinci kez katılma hakkı elde etti.</p>

<p><img alt="Filenin Sultanları’ndan Japonya'da erken final: Türkiye - ABD VNL maç sonucu-2" class="detail-photo img-fluid" height="853" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/01-k-x58-g-f-v4-e-g84-v2-f0-h-y9-c34-q1.jpg" width="1280" /></p>

<h3>KANADA ÇEYREK FİNALE NASIL GELDİ?</h3>

<p>Giovanni Guidetti yönetimindeki Kanada, VNL 2026’nın en dikkat çeken takımlarından biri oldu. Turnuvanın ilk bölümünde ABD’yi 3-0 mağlup ederek önemli bir sonuca imza atan Kuzey Amerika temsilcisi, normal sezon boyunca hücum gücü ve servis etkinliğiyle öne çıktı.<br />
Kanada, ikinci haftada Bulgaristan ve Polonya karşısında kritik galibiyetler alırken Tayland’a mağlup oldu. Özellikle Polonya karşısındaki beş setlik galibiyet, takımın final etabı yarışındaki konumunu güçlendirdi. Kiera Van Ryk bu süreçte VNL kariyerinde 1000 sayı barajını aşarken sayı, hücum ve servis kategorilerinde turnuvanın en etkili oyuncuları arasına girdi.</p>

<p><img alt="Filenin Sultanları" class="detail-photo img-fluid" height="896" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/filenin-sultanlari.jpg" width="1344" /><br />
Üçüncü haftada Çin ve Belçika’yı mağlup eden Kanada, son şampiyon İtalya karşısında ilk iki seti kazanmasına rağmen karşılaşmadan 3-2 yenik ayrıldı. Normal sezonun son maçında Dominik Cumhuriyeti’ni 3-1 geçen Kanada, sekizinci galibiyetine ulaşarak 24 puanla beşinci sırayı aldı ve çeyrek finalde Türkiye’nin rakibi oldu.</p>

<p><img alt="Filenin Sultanları’ndan Japonya'da erken final: Türkiye - ABD VNL maç sonucu-3" class="detail-photo img-fluid" height="853" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/01-k-x58-g-f-r-z-j-d-q-y-d-y0-w-k-t-q94794.jpg" width="1280" /></p>

<h3>TÜRKİYE İLE KANADA ARASINDAKİ REKABET</h3>

<p>Türkiye, Kanada ile oynadığı son resmi karşılaşmalarda rakibine karşı belirgin bir üstünlük kurdu. Kanada, 2022 VNL’de Türkiye’yi 3-1 mağlup ederken ay-yıldızlı ekip bu karşılaşmanın ardından oynanan üç resmi maçı da set vermeden kazandı.<br />
Filenin Sultanları, 2023 VNL’de Kanada’yı 25-15, 25-22 ve 25-20’lik setlerle 3-0 yendi. Türkiye, 2025 VNL’de İstanbul’da oynanan karşılaşmadan da 3-0 galip ayrıldı.</p>

<p><img alt="Milletler Ligi'nde mücadele eden Filenin Sultanları ABD ile karşılaşacak" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/thumbs-b-c-c61f66d606ab8bbaa71652d793f40227.webp" width="864" /><br />
İki takım son olarak 2025 Dünya Şampiyonası grup aşamasında karşı karşıya geldi. Türkiye, Kanada’yı 25-21, 27-25 ve 25-13’lük setlerle 3-0 mağlup etti. Böylece Filenin Sultanları, Kanada karşısındaki son üç resmi maçını toplam 9-0’lık set üstünlüğüyle tamamladı.<br />
Ancak Kanada’nın 2026 VNL’de daha dengeli bir oyun sergilemesi ve Guidetti yönetiminde savunma-hücum bağlantısını güçlendirmesi, çeyrek finalin önceki karşılaşmalara göre daha çekişmeli geçebileceğini gösteriyor.</p>

<p><img alt="Filenin Sultanları, Fransa’ya set vermedi" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/b8421de2-66e0-44d9-a6e7-cd41f74d49f0.jpg" width="1600" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>FİLENİN SULTANLARI’NDA ÖNE ÇIKAN VOLEYBOLCULAR</h3>

<p>Türkiye’nin hücumdaki en önemli oyuncusu Melissa Vargas olacak. Yıldız pasör çaprazı, Ankara etabında Almanya karşısında 32, Çin karşısında 36; normal sezonun son maçında Tayland karşısında ise 25 sayı kaydetti. Vargas’ın yüksekten hücumları, servisleri ve kritik toplardaki etkinliği Türkiye’nin skor üretiminde belirleyici rol oynuyor.<br />
Orta oyuncular Zehra Güneş ile Sinead Jack-Kısal, Türkiye’nin blok gücünü oluşturuyor. Japonya karşısında Jack-Kısal 14, Zehra Güneş ise 13 sayıyla galibiyete katkı verdi. İlkin Aydın da aynı maçta 14 sayı üreterek smaçör rotasyonundaki önemini gösterdi.</p>

<p><img alt="Filenin Sultanları, Belçika engelini set vermeden geçti" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/29f4ce36-3704-4183-b6d7-eee016e20a4b.jpg" width="1600" /><br />
Pasör Cansu Özbay’ın oyun dağılımı ve libero Gizem Örge’nin savunma performansı da Kanada karşısında önem taşıyacak. Türkiye’nin final etabı kadrosunda Vargas, Zehra Güneş, Cansu Özbay, Gizem Örge, İlkin Aydın, Hande Baladın, Yaprak Erkek ve Sinead Jack-Kısal gibi isimler bulunuyor.</p>

<p><img alt="Filenin Sultanları Ankara'da seriyi sürdürdü: Almanya karşısında muhteşem geri dönüş" class="detail-photo img-fluid" height="800" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/a-a-20260620-41734297-41734290-2026-f-i-v-b-m-i-l-l-e-t-l-e-r-l-i-g-i-t-u-r-k-i-y-e-a-l-m-a-n-y-a.jpg" width="1200" /></p>

<h3>KANADA’DA ÖNE ÇIKAN VOLEYBOLCULAR</h3>

<p>Kanada’nın en büyük hücum silahı Kiera Van Ryk olarak dikkat çekiyor. Tecrübeli pasör çaprazı, VNL 2026’nın ikinci haftasının ardından sayı, hücum ve servis sıralamalarında liderliğe yükseldi. Van Ryk, Kanada’nın Dominik Cumhuriyeti’ni 3-1 mağlup ettiği son normal sezon maçında da 21 sayı üretti.<br />
Smaçör Alexa Gray, Kanada’nın hücum yükünü paylaşan diğer önemli oyuncu konumunda. Gray, Dominik Cumhuriyeti karşısında 19’u hücumdan olmak üzere 20 sayı kaydetti. Takım kaptanı Emily Maglio ise orta oyuncu pozisyonunda özellikle blok performansıyla Kanada’nın savunma düzeninde öne çıkıyor.</p>

<p><img alt="Almanya'yı deviren Filenin Sultanları Çin ile mücadeleye hazır: " d="" son="" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/a-a-20260620-41735273-41735268-2026-f-i-v-b-m-i-l-l-e-t-l-e-r-l-i-g-i-t-u-r-k-i-y-e-a-l-m-a-n-y-a.jpg" top="" yere="" /><br />
Kanada’nın VNL final etabı kadrosunda Van Ryk, Gray ve Maglio’nun yanı sıra Sarah Mitrovic, Anna Smrek, Quinn Pelland, Brie King Baker ve Arielle Thokbuom gibi oyuncular yer alıyor. Takımın başantrenörlüğünü daha önce Türkiye’yi de çalıştıran Giovanni Guidetti yapıyor.</p>

<p><img alt="Almanya'yı deviren Filenin Sultanları Çin ile mücadeleye hazır: " d="" son="" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/a-a-20260620-41735295-41735289-2026-f-i-v-b-m-i-l-l-e-t-l-e-r-l-i-g-i-t-u-r-k-i-y-e-a-l-m-a-n-y-a.jpg" top="" yere="" /></p>

<h3>TÜRKİYE-KANADA MAÇINI KAZANAN TAKIMIN RAKİBİ KİM OLACAK?</h3>

<p>Türkiye-Kanada eşleşmesinin galibi, yarı finalde ABD ile ev sahibi Çin arasında oynanacak çeyrek final maçının kazananıyla karşılaşacak. Yarı final mücadelesi 25 Temmuz Cumartesi günü oynanacak.<br />
Çeyrek finalin diğer tarafında İtalya, Hollanda’yı mağlup ederek yarı finale yükselirken Brezilya da Japonya’yı eleyerek son dört takım arasına kaldı.</p>

<p><img alt="Filenin Sultanları Ankara'da seriyi sürdürdü: Almanya karşısında muhteşem geri dönüş-1" class="detail-photo img-fluid" height="800" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/a-a-20260620-41734297-41734291-2026-f-i-v-b-m-i-l-l-e-t-l-e-r-l-i-g-i-t-u-r-k-i-y-e-a-l-m-a-n-y-a.jpg" width="1200" /></p>

<h3>TÜRKİYE-KANADA VOLEYBOL MAÇI HANGİ KANALDA, SAAT KAÇTA?</h3>

<p>Türkiye-Kanada VNL çeyrek final maçı, 23 Temmuz 2026 Perşembe günü saat 11.00’de başlayacak. Çin’in Makao kentindeki East Asian Games Dome’da oynanacak karşılaşma <a href="https://www.trtspor.com.tr/canli-yayin-izle/trt-spor" rel="nofollow">TRT Spor</a>’dan canlı ve şifresiz yayınlanacak. Mücadele ayrıca <a href="https://www.ssportplus.com/" rel="nofollow">S Sport ve S Sport Plus</a> üzerinden de takip edilebilecek.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/turkiye-kanada-voleybol-maci-hangi-kanalda-saat-kacta-filenin-sultanlari-yari-final-icin-sahada</guid>
      <pubDate>Thu, 23 Jul 2026 10:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/filenin-sultanlari-3.png" type="image/jpeg" length="22469"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[23 TEMMUZ 2026 DÖVİZ KURLARI: Dolar kuru, euro kuru ve sterlin kuru bugün ne kadar oldu?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/23-temmuz-2026-doviz-kurlari-dolar-kuru-euro-kuru-ve-sterlin-kuru-bugun-ne-kadar-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/23-temmuz-2026-doviz-kurlari-dolar-kuru-euro-kuru-ve-sterlin-kuru-bugun-ne-kadar-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul serbest piyasada dolar fiyatı yeni güne 47,2390 liradan, euro kuru ise 54,1080 liradan başladı. Piyasaların açılışıyla birlikte dolar ve euro satış fiyatlarındaki son rakamlar netleşirken, döviz kuru tarafında dünün kapanış değerlerine kıyasla değişimler kaydedildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Serbest piyasada <strong>döviz kuru</strong>, haftanın dördüncü işlem gününün (23 Temmuz Perşembe) ilk saatleri itibarıyla şekillenen alis ve satis rakamlariyla takibini sürdürüyor. Günün ilk verilerine göre dolar fiyatı ve euro kuru üzerindeki hareketlilik finans piyasalarındaki yerini aldı. İstanbul serbest piyasasında güne 47,2390 lira seviyesinden başlayan dolar ve 54,1080 lira seviyesinden giriş yapan euro, alıcı ve satıcıların odağında bulunuyor. Dünkü piyasa kapanış değerleriyle karşılaştırıldığında döviz türlerinde yukarı yönlü rakamsal farklar göze çarpıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>İstanbul serbest piyasasında dolar fiyatı ve alış satış rakamları</strong></h2>

<p>Döviz piyasalarının kalbi konumundaki İstanbul serbest piyasada dolar fiyatı yeni güne hareketlilikle adım attı. Piyasa açılışıyla birlikte elde edilen verilere göre doların alis ve satis fiyatları arasındaki dengeler şu şekilde oluştu:</p>

<p><strong>Dolar alış fiyatı: </strong>47,2370 lira</p>

<p><strong>Dolar satış fiyatı: </strong>47,2390 lira</p>

<p>Sabah saatleri itibarıyla 47,2370 liradan alınan Amerikan doları, serbest piyasa tezgahlarında 47,2390 liradan alıcılara sunuluyor. Dolar fiyatı üzerindeki bu açılış değerleri, piyasadaki döviz hareketliliğinin ilk göstergesi oldu.</p>

<h3><strong>Euro kuru tarafında günün ilk satış ve alış rakamları</strong></h3>

<p>Bir diğer önemli döviz varlığı olan euro kuru da yeni güne değişimle başladı. İstanbul serbest piyasasındaki ilk rakamlara göre euro varlıklarında alış ve satış dengesi şu seviyelerden gerçekleşti:<br />
 </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/23-temmuz-2026-doviz-kurlari-dolar-kuru-euro-kuru-ve-sterlin-kuru-bugun-ne-kadar-oldu</guid>
      <pubDate>Thu, 23 Jul 2026 09:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/doviz-dolar-euro-sterlin-4.jpg" type="image/jpeg" length="37166"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Avrupa'da otomobiller için yeni dijital hız sınırı sistemi gündemde]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/avrupada-otomobiller-icin-yeni-dijital-hiz-siniri-sistemi-gundemde</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/avrupada-otomobiller-icin-yeni-dijital-hiz-siniri-sistemi-gundemde" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Avrupa'da araçların hız sınırlarını yazılım yoluyla aşmasının tamamen engellenmesi tartışılıyor. Avrupa Birliği'nde yeni otomobillerde Akıllı Hız Desteği zorunlu hale gelirken, sistemin hız sınırlarını yanlış algılama ihtimali, kişisel verilerin korunması ve sürücünün kontrol hakkı yeni düzenlemeye ilişkin tartışmaların odağında yer alıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Avrupa'da araçların uydu verileri ve dijital haritalar üzerinden belirlenen hız sınırlarını aşmasının teknik olarak tamamen engellenmesi tartışılıyor.<strong> Avrupa Komisyonu</strong>'nun henüz bu yönde somut bir düzenleme teklif etmediği belirtilirken, uzmanlar hız verilerindeki hatalar, kişisel verilerin korunması ve sürücünün araç üzerindeki kontrolü gibi konularda önemli soru işaretleri bulunduğuna dikkat çekiyor.</p>

<h2><strong>Avrupa Birliği'nde yeni otomobillerde Akıllı Hız Desteği zorunlu</strong></h2>

<p>Avrupa Birliği'nde Temmuz 2024'ten bu yana satışa sunulan tüm yeni otomobillerde Akıllı Hız Desteği (ISA) sisteminin bulunması zorunlu.</p>

<p>Kamera, uydu navigasyonu (GPS) ve dijital haritalardan yararlanan sistem, aracın bulunduğu bölgedeki hız sınırını tespit ediyor. Sürücünün hız sınırını aşması durumunda ise sistem uyarı veriyor. Bazı araçlarda gaz pedalına direnç uygulanırken, bazı modellerde motor gücü azaltılabiliyor.</p>

<p>Ancak mevcut sistemlerde sürücünün ISA'yı devre dışı bırakmasına izin veriliyor.</p>

<h3><strong>Araçların hız sınırını aşması tamamen engellenebilir mi?</strong></h3>

<p>Gündeme gelen yeni tartışma ise araçların belirli bölgelerde belirlenen hız sınırının üzerine çıkmasının yazılım aracılığıyla tamamen engellenmesi.</p>

<p>Teknolojik altyapının böyle bir uygulamaya büyük ölçüde hazır olduğu belirtilirken, Avrupa Komisyonu tarafından bu yönde açıklanmış bağlayıcı bir düzenleme bulunmuyor.</p>

<p>Tartışmanın merkezinde ise sistemlerin doğru hız sınırını tespit edip edemeyeceği yer alıyor.</p>

<h3><strong>En büyük sorun hız sınırı verilerinin doğruluğu</strong></h3>

<p>Sistemlerin önündeki en önemli sorunun araçların hızını sınırlamak değil, o noktadaki geçerli hız sınırını doğru belirlemek olduğu ifade ediliyor.</p>

<p>Yol çalışmaları, okul saatlerine bağlı geçici hız limitleri, hava koşulları ve birbirine paralel yollar, dijital sistemlerin yanlış hız verisi üretmesine neden olabiliyor.</p>

<p>NewMobility'nin aktardığına göre, otomotiv risk analizi şirketi Thatcham Research tarafından gerçekleştirilen testlerde, en düşük performans gösteren araç güzergâh boyunca yüzde 91,3 oranında doğru sonuç verdi. Ancak aynı araç, hız sınırı değişikliklerinin yalnızca yüzde 74,3'ünü doğru tespit edebildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Testlerde en başarılı otomobilde dahi yaklaşık her 10 hız sınırı değişikliğinden birinin yanlış algılandığı belirtildi.</p>

<p>Bu durum, hız sınırının yazılım tarafından otomatik olarak uygulanması halinde hatalı verilerin ciddi sonuçlara yol açabileceği endişesini beraberinde getiriyor.</p>

<h3><strong>Aktif hız sınırlama sistemleri bazı şehirlerde kullanılıyor</strong></h3>

<p>Aktif hız sınırlama sistemleri şu anda ağırlıklı olarak kontrollü filolarda uygulanıyor.</p>

<p>İngiltere'nin başkenti Londra'da otobüslerde test edilen sistemlerin yanı sıra, ABD'nin New York kentinde belediye araçlarının belirlenen hız sınırının üzerine çıkmasını engellemeye yönelik uygulamalar kullanılıyor.</p>

<p>Ancak bu tür sistemlerin tüm özel araçlarda zorunlu hale getirilmesi, sürücülerin kontrol yetkisi ve bireysel özgürlükler açısından daha kapsamlı bir tartışmayı beraberinde getirebilir.</p>

<h3><strong>Otomobiller denetim aracına dönüşebilir</strong></h3>

<p>Hız sınırı sistemlerinin yalnızca sürücüyü uyarmakla kalmayıp, hız ihlallerini otomatik olarak yetkililere bildirmesi de tartışılan konular arasında.</p>

<p>Böyle bir sistemin hayata geçirilmesi halinde kişisel verilerin korunması, sürücünün kimliğinin belirlenmesi, hatalı cezalar ve sürücülerin itiraz hakkı gibi konuların nasıl düzenleneceği soru işareti yaratıyor.</p>

<p>Uzmanlar, otomobillerin sürüş ve konum verilerini kaydeden hareketli bir denetim aracına dönüşmesinin mahremiyet açısından yeni sorunlar yaratabileceğine dikkat çekiyor.</p>

<p>Sistemi destekleyenler ise hız sınırlarına daha sıkı uyulmasının trafik kazalarını azaltabileceğini savunuyor. Daha düşük hızların yanı sıra yakıt tüketiminin, karbon emisyonlarının ve trafik kaynaklı gürültünün de azalabileceği belirtiliyor. Buna karşın aracın hız sınırını fiziksel olarak uygulaması, sürücünün araç üzerindeki kontrolünü sınırlayabileceği gerekçesiyle siyasi ve hukuki tartışmalara yol açabilir.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Bilim - Teknoloji</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/avrupada-otomobiller-icin-yeni-dijital-hiz-siniri-sistemi-gundemde</guid>
      <pubDate>Thu, 23 Jul 2026 09:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/f0737ac8-bec0-4697-b4bb-5125c9dfeb85.webp" type="image/jpeg" length="69055"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[MS tedavisinde yeni dönem: “Artık tekerlekli sandalyeye mahkûm olmak kader değil”]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi programına konuk olan Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, günümüzde geliştirilen yeni nesil tedaviler sayesinde MS’nin ilerlemesinin büyük ölçüde kontrol altına alınabildiğini belirterek düzenli tedavi gören hastaların iş, aile ve sosyal yaşamlarını sürdürebildiğini ifade etti. Mungan, “Artık tekerlekli sandalyeye mahkûm olmak kader değil.” mesajını verdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi programına konuk olan Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, Multipl Skleroz (MS) hastalığında tanı, tedavi ve yaşam yönetimine ilişkin önemli bilgiler verdi. Günümüzde MS tedavisinde çok önemli gelişmeler yaşandığını belirten Mungan, erken tanı, kişiye özel tedavi ve düzenli takip sayesinde hastaların büyük bölümünün aktif yaşamlarını sürdürebildiğini söyledi.</p>

<p><strong>Dünyada 2,8 milyon, Türkiye’de yaklaşık 83 bin kişi MS ile yaşıyor</strong></p>

<p>Multipl Skleroz (MS), dünyada yaklaşık 2,8 milyon, Türkiye’de ise 82–83 bin kişiyi etkileyen kronik bir nörolojik hastalık olarak biliniyor.</p>

<p>Hastalığın merkezi sinir sistemini etkilediğini anlatan Prof. Dr. Mungan, beyin ve omurilikteki sinir hücrelerini saran miyelin kılıfının, bağışıklık sistemindeki bozukluklar nedeniyle hasar gördüğünü belirterek şunları söyledi:</p>

<p>“Bağışıklık sistemindeki değişiklikler miyelin kılıfında yıkıma yol açıyor ve sinir hücreleri arasındaki iletiyi bozuyor. Bunun sonucunda da hastalık çok farklı belirtilerle ortaya çıkıyor.”</p>

<p>MS’nin bağışıklık sistemi hastalığı olduğunu ancak genetik ve çevresel faktörlerin de hastalığın oluşumu ve ilerlemesinde önemli rol oynadığını ifade eden Mungan, hastalığın kadınlarda erkeklere göre 2,5–3 kat daha sık görüldüğünü, özellikle 20–40 yaş arasında ortaya çıktığını söyledi.</p>

<p>Kadınlarda daha sık görülmesinin kesin nedeninin bilinmediğini belirten Mungan, “Östrojen ve diğer kadınlık hormonlarının bağışıklık sistemi üzerindeki etkileri nedeniyle özellikle doğurganlık çağında hastalık daha sık görülüyor.” dedi.</p>

<p>Mungan, son yıllarda tanı olanaklarının gelişmesi sayesinde ileri yaşta başlayan MS vakalarının daha sık tanı aldığını, nadir de olsa çocukluk çağında da görülebildiğini söyledi.</p>

<p>İlk belirti görme kaybı da olabilir, uyuşma da…</p>

<p>MS’nin çok farklı belirtilerle ortaya çıkabildiğini belirten Prof. Dr. Mungan, en sık görülen bulguların;</p>

<ul>
 <li>Görme kaybı,</li>
 <li>Çift görme,</li>
 <li>Kol veya bacakta uyuşma,</li>
 <li>Güçsüzlük,</li>
 <li>Denge bozukluğu,</li>
 <li>İdrar problemleri olduğunu söyledi.</li>
</ul>

<p>MR’da görülen plakların beynin veya omuriliğin hangi bölgesini etkilediğine göre belirtilerin değiştiğini belirten Mungan, “Plak hangi fonksiyonu etkiliyorsa hastanın şikâyeti de ona göre ortaya çıkıyor.” dedi.</p>

<p>Görme kaybı yaşayan hastaların çoğunlukla önce göz hastalıkları uzmanına başvurduğunu belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, göz muayenesinde sorun bulunmaması halinde hastaların nörolojiye yönlendirildiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.34 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234-1.jpeg" width="1920" /></p>

<p><strong>Tanıda MR ve nörolojik muayene belirleyici</strong></p>

<p>MS tanısında ayrıntılı klinik öykü ve nörolojik muayenenin vazgeçilmez olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hem beyin hem de omurilik MR’ının mutlaka çekildiğini ifade etti.</p>

<p>Son yıllarda güncellenen tanı kriterlerinde MR’ın çok daha belirleyici hâle geldiğini söyleyen Mungan, yardımcı tanı yöntemleri arasında VEP testi ile göz sinirlerindeki iletimin değerlendirildiğini anlattı.</p>

<p>Tanıda en önemli yardımcı yöntemlerden birinin ise beyin omurilik sıvısının incelenmesi olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, şöyle konuştu:</p>

<p>“Lomber ponksiyon yardımcı test olarak geçse de hemen hemen her hastada yapmak istiyoruz. Hem kesin tanı hem de ayırıcı tanı açısından çok önemli. Ayrıca hastalığın gelecekte nasıl seyredeceği konusunda da bize önemli bilgiler veriyor.”</p>

<p><strong>MS her hastada farklı seyrediyor</strong></p>

<p>Kesin MS tanısı alan hastalarda koruyucu tedavinin geciktirilmemesi gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Mungan, tedavi edilmediğinde hastalığın ilerleyerek kalıcı fonksiyon kayıplarına neden olabileceğini söyledi.</p>

<p>Atak dönemlerinde öncelikle yüksek doz kortizon tedavisi uygulandığını belirten Mungan, ardından hastalığın tipine uygun koruyucu tedavilerin planlandığını ifade etti.</p>

<p>MS hastalığının en sık görülen tipinin ataklar ve iyileşmelerle seyreden RRMS (Relapsing Remitting MS) olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hastaların yaklaşık yüzde 15–20’sinde ilerleyici tip MS görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Bazı hastalarda hastalığın en baştan ilerleyici seyredebildiğini, bazılarında ise yıllar içinde ilerleyici forma dönüşebildiğini belirten Mungan, “MS tamamen kişiye özgü seyreden bir hastalık. Hastaların düzenli izlenmesi ve hastalık tipinin doğru belirlenmesi tedavinin başarısını belirliyor.” dedi.</p>

<p><strong>Aynı hekim tarafından uzun süre takip büyük önem taşıyor</strong></p>

<p>MS’nin uzun yıllar takip gerektiren kronik bir hastalık olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hastaların tanı sonrasında sürekli doktor değiştirmemesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Kesin tanı konulduktan sonra hastaların aynı hekim tarafından izlenmesi tedavi başarısını artırıyor. Çünkü MS’de bireyselleştirilmiş tedavi çok önemli. Doktorun hastanın geçmişini, MR değişimlerini, atak sıklığını ve nörolojik durumunu yakından bilmesi gerekiyor.”</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.35" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001235.jpeg" width="1920" /></p>

<p><strong>Hastalar gerçek atak ile yalancı atağı karıştırabiliyor</strong></p>

<p>MS atağının belirtilerin 24 saatten uzun sürmesi olarak tanımlandığını belirten Prof. Dr. Mungan, optik nörit, güçsüzlük, uyuşma ve denge bozukluğunun gerçek atak belirtileri arasında yer aldığını söyledi.</p>

<p>Bunun yanında enfeksiyon, sıcak hava, yoğun stres, regl dönemi veya aşırı egzersiz gibi vücut ısısını artıran durumlarda yalancı atakların görülebileceğini belirten Mungan, bu nedenle hastaların önce ayrıntılı değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p><strong>Atak tedavisinde altın standart kortizon tedavisi</strong></p>

<p>MS ataklarında günlük 1000 mg kortizonun 5–7 gün, bazı hastalarda ise 10 güne kadar uygulanabildiğini belirten Prof. Dr. Mungan, kortizona yanıt alınamayan hastalarda ise plazmaferez tedavisinin uygulandığını söyledi.</p>

<p>Bu tedavinin özellikle üniversite ve şehir hastanelerindeki deneyimli MS merkezlerinde yapılabildiğini ifade etti.</p>

<p><strong>Akıllı ilaçlar umut veriyor</strong></p>

<p>Atak tedavisinin dışında hastalığın ilerlemesini durdurmaya yönelik çok sayıda tedavi bulunduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, Türkiye’de tedavilerin basamaklı sistemle uygulandığını söyledi.</p>

<p>Tablet, enjeksiyon ve infüzyon tedavilerinin bulunduğunu belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, yeni nesil bağışıklık sistemini yeniden yapılandıran tedavilere ilişkin şu bilgileri verdi:</p>

<p>“Hastaların akıllı ilaç olarak adlandırdığı yeni tedaviler sayesinde çok az doz uygulayıp hastaları uzun süre tedavisiz takip edebildiğimiz durumlar olabiliyor.”</p>

<p>Tedavi seçiminde hastanın yaşı, cinsiyeti, gebelik planı, mesleği, sosyal yaşamı ve hastalığın seyri gibi çok sayıda faktörün dikkate alındığını belirtti.</p>

<p><strong>MS hastaları evlenebilir, çocuk sahibi olabilir</strong></p>

<p>Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, MS hastalarının normal yaşamlarını sürdürebileceklerini belirterek şu önerilerde bulundu:</p>

<p>“MS hastaları evlenebilir, planlı gebelik gerçekleştirebilir ve doktorlarıyla koordineli şekilde çocuk sahibi olabilirler. Gebelik öncesinde hastalığın en az bir yıl stabil seyretmesini tercih ediyoruz.”</p>

<p>Ağır egzersizlerden kaçınılmasını öneren Mungan; yürüyüş, yüzme, yoga ve pilatesin uygun sporlar olduğunu söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Akdeniz tipi beslenme öneriliyor</strong></p>

<p>Beslenmenin tedavinin önemli bir parçası olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, Akdeniz tipi beslenmenin önerildiğini söyledi.</p>

<p>Mungan, sebze, meyve ve balık ağırlıklı beslenmenin önemine dikkat çekerek D vitamini ve B12 eksikliklerinin mutlaka giderilmesi gerektiğini, balık tüketemeyen hastalarda ise omega-3 desteğinin yararlı olabileceğini belirtti. Prof. Dr. Mungan, “Miyelin kılıfının iyileşmesinde omega-3’ün önemli etkileri bulunuyor.” dedi.</p>

<p><strong>Sigara ve D vitamini eksikliği hastalığın en önemli çevresel sebepleri</strong></p>

<p>MS için kanıtlanmış iki önemli çevresel risk faktörü bulunduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, bunların D vitamini eksikliği ve sigara olduğunu belirterek, “Hastalar kesinlikle sigara içmemeli, sigara içilen ortamlarda da bulunmamalı.” dedi.</p>

<p><strong>MS hastaları yaz sıcaklarında dikkatli olmalı</strong></p>

<p>Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, MS hastalarının yaz aylarında çok daha dikkatli olmalarını belirterek sıcak ortamlardan kaçınmalarını söyledi.</p>

<p>Mungan:</p>

<ul>
 <li>Sıcak suyla banyo yapılmamasını,</li>
 <li>Hamam ve saunadan uzak durulmasını,</li>
 <li>Yazın 11.00–14.00 saatleri arasında güneşten kaçınılmasını,</li>
 <li>Bol su tüketilmesini,</li>
 <li>Hafif beslenilmesini önerdi.</li>
</ul>

<p><strong>Türkiye’de hastalar güncel tedavilere kolaylıkla ulaşıyor</strong></p>

<p>Dünyada kullanılan güncel MS tedavilerinin neredeyse tamamına Türkiye’de geri ödeme kapsamında erişilebildiğini belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, bunun hastalar açısından önemli bir avantaj olduğunu söyledi.</p>

<p>Ayrıca ilerleyen yaşlarda bağışıklık sisteminin daha sakin hâle gelmesi nedeniyle bazı hastalarda hastalığın da daha durağan seyredebildiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.34 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="684" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234-2.jpeg" width="1290" /></p>

<p><strong>Kök hücre mucize değil</strong></p>

<p>Kök hücre tedavisine ilişkin yanlış beklentilere dikkat çeken Prof. Dr. Mungan, şu değerlendirmede bulundu:</p>

<p>“Kök hücre tedavisi bağışıklık sistemini yeniden yapılandırmayı hedefliyor ancak hastalığı tamamen ortadan kaldırmıyor. Diğer tedavilere belirgin bir üstünlüğü de bulunmuyor. Mucize beklememek gerekiyor.”</p>

<p>Mungan, kök hücre tedavisinin özellikle ataklı MS grubunda daha etkili olduğunu, Türkiye’de ise yalnızca çok sınırlı sayıdaki merkezde uygulanabildiğini söyledi.</p>

<p><strong>Aktarlardan alınan ürünlerden uzak durun</strong></p>

<p>MS hastalarının Sağlık Bakanlığı onaylı ilaçlar dışında hiçbir ürünü kontrolsüz şekilde kullanmamaları gerektiğini belirten Prof. Dr. Mungan, “Hekimlerinizin önermediği bitkisel ürünleri ve aktarlardan alınan karışımları kesinlikle kullanmayın.” uyarısında bulundu.</p>

<p><strong>“MS tanısı alanlar umutsuzluğa kapılmasın”</strong></p>

<p>Programın sonunda MS tanısı alan hastalara seslenen Prof. Dr. Mungan, moral ve sosyal desteğin tedavinin önemli parçalarından biri olduğunu belirterek şu mesajı verdi:</p>

<p>“MS tedavi edilebilen ve ilerlemesi durdurulabilen bir hastalık. Hastalar düzenli takiplerini yaptırır, tedavilerini aksatmaz ve yaşam tarzlarına dikkat ederlerse bugün tekerlekli sandalyeye mahkûm olmaları artık neredeyse söz konusu olmuyor.”</p>

<p>Hasta yakınlarının desteğinin büyük önem taşıdığını belirten Mungan, hastaların iş yaşamlarından kopmamalarını, sosyal hayata katılmalarını ve hobi edinmelerini önerdi. Ayrıca bulundukları illerde Türkiye MS Derneği şubelerine başvurarak ücretsiz eğitim, yoga ve pilates programlarından yararlanabileceklerini söyledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 09:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234.jpeg" type="image/jpeg" length="58425"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fethi Akkoç: Kıbrıs’ın kaderi Londra’daki 24 saatlik diplomasi trafiğinde belirlendi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kıbrıs Barış Harekatı’nın 52. yıl dönümünde, harekat öncesindeki kritik diplomasi trafiğinin tanıklarından gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat’e konuştu. Akkoç, Başbakan Bülent Ecevit’in Londra’da gerçekleştirdiği 24 saatlik görüşmelerin Kıbrıs’ın kaderini belirlediğini anlattı. Ayrıntılar 24 Saat Kayıt'ta...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kıbrıs Barış Harekatı’nın 52. yıl dönümünde, harekatın diplomasi trafiğine tanıklık eden gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat’te yayınlanan Kayıt Dışı programına konuk oldu. Akkoç, harekat öncesinde Londra’da yürütülen kritik görüşmeleri, uluslararası diplomasinin perde arkasını ve bugüne kadar kamuoyunda çok az bilinen, kayıt dışı kalan ayrıntıları detaylarıyla anlatarak şu değerlendirmelerde bulundu:</p>

<p>“52 yıl önce, 20 Temmuz 1974’te Kıbrıs’a yapılan müdahalenin önce diplomasiyle, ardından askeri harekatla kazanıldığını yaşayarak öğrendim. Kıbrıs’ın kaderi, Başbakan Bülent Ecevit’in Londra’da İngiltere Başbakanı Harold Wilson, Dışişleri Bakanı James Callaghan ve daha sonra görüşmelere katılan ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Joseph Sisco ile yaptığı tam 24 saatlik temasların sonunda şekillendi.”</p>

<p>Akkoç, harekattan bir gün önce ABD’nin Yunanistan’daki askeri yönetime kritik bir uyarıda bulunduğunu da öne sürdü:</p>

<p>“ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Joseph Sisco, 19 Temmuz’da Yunanistan’a giderek cunta yönetimine, ‘Türkiye müdahale edecek. Sakın karşılık vermeyin. Karışırsanız Türkiye sizi de ezer. Biz Türkiye’nin yanındayız.’ mesajını iletti. Bu süreci bizzat yaşayarak ve görerek öğrendim.”</p>

<h2><strong>“Londra’ya özel uçakla gittik”</strong></h2>

<p>Akkoç, 17 Temmuz 1974’te Başbakan Bülent Ecevit başkanlığındaki heyetle birlikte Türk Hava Yolları’nın özel uçağıyla Londra’ya gittiklerini anlattı.</p>

<p>Heyette, Başbakan Yardımcısı ve İçişleri Bakanı Oğuzhan Asiltürk, Dışişleri Bakanlığı Yüksek Müşaviri Ümit Haluk Bayülken, Hukuk Müşaviri Namık Kemal Yolga ile dönemin Milli Savunma Bakanı ve Dışişleri Bakan Vekili Hasan Esat Işık’ın bulunduğunu belirten Akkoç, Dışişleri Bakanı Turan Güneş’in ise o sırada Çin’de resmi temaslarda olduğu için heyete katılamadığını ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Basın mensupları olarak ise Hürriyet’ten Cüneyt Arcayürek, Milliyet’ten Orhan Tokatlı, Günaydın’dan Örsan Öymen, Tercüman gazetesi adına kendisi, Anadolu Ajansı Genel Müdürü Atilla Onuk ile TRT ekibinin yer aldığını söyledi.</p>

<h3><strong>“Dünyanın gözü Londra’daydı”</strong></h3>

<p>Akkoç, heyetin Heathrow Havalimanı’ndan doğrudan İngiltere Başbakanı Harold Wilson’ın konutuna geçtiğini belirterek, görüşmeleri dünyanın dört bir yanından gelen gazetecilerin takip ettiğini anlattı.</p>

<p>“Biz yalnız değildik. İngiliz gazeteciler başta olmak üzere dünyanın her yerinden basın mensupları Başbakanlık Konutu’nun önünde bekliyordu.”</p>

<h3><strong>“Sisco ile beş dakikalık kritik görüşme”</strong></h3>

<p>Görüşmelerin ardından Bülent Ecevit’in Joseph Sisco ile baş başa yaklaşık beş dakika süren özel bir görüşme yaptığını aktaran Akkoç, bu görüşmenin önemine dikkat çekti.</p>

<p>“Hasan Esat Işık’a ‘Bülent Bey nerede?’ diye sordum. ‘Sisco ile baş başa görüşüyor’ dedi. Saatime baktım, tam beş dakika sürdü. Görüşmenin ardından Bülent Bey son derece rahat ve memnun görünüyordu. Dünya basınına da gayet sakin ve güçlü bir açıklama yaptı.”</p>

<h3><strong>“Harekatın başlayacağını biliyorduk”</strong></h3>

<p>Londra temaslarının tam 24 saat sürdüğünü ifade eden Akkoç, Ankara’ya döndüklerinde harekat kararının artık kesinleştiğini hissettiklerini söyledi.</p>

<p>“Harekatın yapılacağını biliyorduk. Hazırlıkların tamamlandığını hissediyorduk ancak yalnızca başlama zamanı henüz net değildi.”</p>

<p>Akkoç, Joseph Sisco’nun ertesi gün yeniden Türkiye’ye geldiğini, ardından Yunanistan’a geçerek cunta yönetimiyle görüştüğünü ve aynı gün tekrar Ankara’ya döndüğünü belirterek, Yunanistan’a yapılan uyarının da bu diplomasi trafiğinin bir parçası olduğunu dile getirdi.</p>

<h3><strong>“Harekat haberi Güvenpark’ta duyuruldu”</strong></h3>

<p>20 Temmuz sabahı yaşanan anları da anlatan Akkoç, şunları söyledi:</p>

<p>“Cumartesi sabahı saat 06.00’da bütün bakanlar dışarı çıktı. Gazeteciler olarak biz de oradaydık. Başbakanın açıklama yapacağını düşünüyorduk. O sabah Güvenpark’a doğru yürürken Kıbrıs Barış Harekatı’nın başladığı resmen açıklandı.”</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 20:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/ppdvK1JySZk/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="81712"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ağrısız doğum lüks değil, anne adayının hakkı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Berrin Günaydın, doğum ağrısının modern anestezi yöntemleriyle güvenli biçimde azaltılabileceğini anlattı. Epidural analjezinin uygun koşullarda uygulandığında normal doğumu desteklediğini vurgulayan Prof. Dr. Günaydın, doğum ağrısının giderilmesinin bir lüks değil, anne adayının hakkı olduğunu söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan <strong>Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Berrin Günaydın doğum ağrısının azaltılması ile ilgili uygulanan yöntemleri anlattı. Prof. Dr. Günaydın</strong>, “Doğum ağrısını azaltmak mümkün. Epidural analjezi, doğru ekip ve uygun koşullarda hem anneye konfor sağlıyor hem de normal doğumu destekliyor” diye konuştu.</p>

<p>Doğum sancısı, anne adaylarının en büyük kaygılarından biri olmaya devam ediyor. Ancak günümüzde modern anestezi yöntemleri sayesinde doğum ağrısını büyük ölçüde azaltmak mümkün. Prof. Dr. Berrin Günaydın, halk arasında <strong>“ağrısız doğum”</strong> olarak bilinen uygulamanın çoğunlukla <strong>epidural analjezi</strong> ile yapıldığını belirterek, doğru koşullarda uygulandığında annenin doğuma bilinçli ve konforlu şekilde katılmasını sağladığını söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Günaydın, “Aslında tıpta kullandığımız doğru ifade ağrısız doğum değil, doğum ağrısının etkili şekilde azaltılmasıdır. Anne sancıları hisseder ancak dayanılmaz ağrı büyük ölçüde ortadan kalkar. Böylece doğuma aktif olarak katılır ve bebeğinin dünyaya gelişine tanıklık eder” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (3)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-3.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>"Obstetrik anestezi gelişmiş ülkelerde ayrı bir uzmanlık alanı"</strong></h2>

<p>Amerika Birleşik Devletleri ve İngiltere’de obstetrik anestezinin anesteziyolojinin özel bir çalışma alanı olarak kabul edildiğini belirten Prof. Dr. Günaydın, bu ülkelerdeki uygulamaları yerinde inceleyerek Gazi Üniversitesi’nde Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı ile 2004 yılında başlattıklarını söyledi.</p>

<p>Doğum ağrısının yönetiminde kadın hastalıkları ve doğum uzmanları ile anesteziyoloji uzmanlarının birlikte çalışmasının önemine dikkat çeken Günaydın, “Kadın doğum uzmanı ve anne adayının onayı olmadan epidural analjezi uygulanamaz. Bu nedenle anne adaylarının doğru bilgilendirilmesinde kadın doğum uzmanlarının rolü son derece önemlidir” diye konuştu.</p>

<h2><strong>"Ağrısız doğumda altın standart epidural analjezi"</strong></h2>

<p>Doğum ağrısını azaltmaya yönelik farklı yöntemler bulunduğunu ancak *altın standardın epidural analjezi olduğunu* vurgulayan Prof. Dr. Berrin Günaydın, yöntemin bel bölgesinden omuriliğin dışındaki epidural boşluğa yerleştirilen ince bir kateter aracılığıyla uygulandığını anlattı.</p>

<p>Günaydın “Düşük dozlarda lokal anestezik ilaçlar ve yardımcı ilaçlar kullanıyoruz. Amaç annenin ağrısını azaltırken hareket edebilmesini, doğuma aktif katılmasını ve bebeğin doğumuna bilinçli şekilde eşlik etmesini sağlamaktır” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>“Epidural felç yapmaz, bebeğe zarar vermez”</strong></h2>

<p>Toplumda *epiduralle* ilgili çok sayıda yanlış bilgi bulunduğunu belirten Prof. Dr. Günaydın, en sık karşılaştıkları soruların felç, kalıcı bel ağrısı ve bebeğe zarar verip vermediği olduğunu söyleyerek şunları kaydetti:</p>

<p>“Epidural uygulama omuriliğin içine değil, dışındaki güvenli alana yapılır. Deneyimli ekip ve uygun koşullarda uygulandığında son derece güvenli bir yöntemdir. Bilimsel çalışmalar epidural analjezinin kalıcı bel ağrısına neden olmadığını gösteriyor. Ayrıca kullanılan ilaçlar çok düşük dozlarda uygulanıyor. Amaç annenin rahatlamasıdır. Anne rahatladığında stres hormonları azalıyor, bu da bebeğin oksijenlenmesini ve doğum sürecini olumlu etkileyebiliyor.”</p>

<h2><strong>"Sezaryen oranlarının düşürülmesine katkı sağlayabilir"</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Günaydın, bilimsel çalışmaların epidural analjezinin sezaryen oranını artırmadığını gösterdiğini belirterek, gelişmiş ülkelerde bunun tam tersine normal doğumu destekleyen önemli uygulamalardan biri olduğunu ifade etti. Günaydın şöyle konuştu:</p>

<p>“Amerika ve İngiltere’de sezaryen oranları yaklaşık yüzde 30 seviyelerinde. Bu ülkelerde doğumların büyük bölümü epidural analjezi ile gerçekleştiriliyor. Anne adayları bu konuda bilinçli olduğu için doğum ağrısının azaltılmasını talep ediyor. Normal doğumun desteklenmesi de sezaryen oranlarının düşmesine katkı sağlayabiliyor.”</p>

<p>Türkiye’de de öncelikle bu konuda farkındalığın artırılması gerektiğini belirten Günaydın, “Toplum bilinçlenmeden yalnızca hizmeti yaygınlaştırmak yeterli olmaz. Aynı zamanda bunu karşılayacak eğitimli ekiplerin ve uygun altyapının da hazır olması gerekir” diye konuştu.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-1.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>"Ağrısız doğum ekip işi"</strong></h2>

<p>Epidural analjezinin yalnızca bir anestezi uygulaması olmadığını belirten Prof. Dr. Günaydın, başarılı bir doğum yönetimi için kadın hastalıkları ve doğum uzmanı, anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanı, deneyimli hemşireler, uygun monitörizasyon ve teknik donanımın birlikte çalışmasının şart olduğunu söyledi.</p>

<p>Anne adaylarının gebelik boyunca düzenli olarak değerlendirildiğini ifade eden Günaydın, kan sulandırıcı ilaç kullananlar, bazı kanama-pıhtılaşma bozukluğu bulunanlar, girişim bölgesinde enfeksiyonu olanlar veya bazı özel nörolojik hastalıkları bulunan kişilerde epidural uygulanamayabileceğini belirtti. Uygun adaylarda ise anestezi değerlendirmesi ve bilgilendirilmiş onam sonrasında güvenle uygulanabileceğini kaydetti.</p>

<h2><strong>Sezaryende de önemli avantaj sağlıyor</strong></h2>

<p>Planlı sezaryenlerde tıbbi engel bulunmadığı sürece spinal, kombine spinal-epidural veya epidural gibi bölgesel anestezi yöntemlerinin tercih edilmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Günaydın, doğum sırasında epidural kateter takılmış bir gebenin acil sezaryene alınması gerekirse aynı kateter üzerinden anestezinin sürdürülebileceğini söyledi.</p>

<p>Ayrıca epidural kateterin sezaryen sonrasında da ameliyat ağrısının kontrolünde kullanılabildiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (4)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-4.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>“Doğum bir hastalık değil, hayatın en güzel mucizelerinden biridir”</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Günaydın, Dünya Anesteziyoloji Dernekleri Federasyonu’nun (WFSA) doğum ağrısının giderilmesini lüks değil, hasta hakkı olarak değerlendirdiğini, Amerikan Kadın Doğum Uzmanları Koleji’nin (ACOG) ise tıbbi engel bulunmayan gebelerde annenin doğum ağrısının giderilmesini istemesini tek başına yeterli bir tıbbi endikasyon olarak kabul ettiğini hatırlattı. Günaydın, şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>“Bizim amacımız kadınları epidurale yönlendirmek değil; doğru bilgiyi vererek bilinçli seçim yapmalarını sağlamaktır. Ağrısız doğum bir zorunluluk değildir ancak isteyen ve tıbbi açıdan uygun olan hiçbir anne adayının bu haktan mahrum bırakılmaması gerekir.”</p>

<p>Doğumun doğal bir süreç olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Günaydın, sözlerini şöyle tamamladı:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“Doğum bir hastalık değil, hayatın en güzel mucizelerinden biridir. Biz anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanlarının görevi de bu mucizeyi anne ve bebek için daha güvenli, daha konforlu ve daha güzel bir deneyime dönüştürmektir.”</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Jul 2026 09:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-2.jpeg" type="image/jpeg" length="89327"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[“Diz ameliyatı sonrası kayak da yapılabilir, tenis de oynanabilir”]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Akkaya, diz ağrılarının ihmal edilmemesi gerektiğini vurgulayarak, yeni nesil cerrahi teknikler, kişiye özel implantlar ve yapay zekâ destekli rehabilitasyon sayesinde hastaların yeniden aktif yaşama dönebildiğini söyledi. Akkaya, uygun tedaviyle diz ameliyatı sonrası kayak, tenis ve koşu gibi sporlara yeniden dönüşün mümkün olduğunu belirtti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı <strong>Prof. Dr. Mustafa Akkaya</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu <strong>“Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi”</strong> programında diz eklemi hastalıkları ve diz cerrahisinde yaşanan yeni gelişmeleri anlattı.</p>

<p>Diz ağrılarının toplumda en sık ihmal edilen sağlık sorunları arasında yer aldığını belirten Akkaya, erken dönemde başvurulduğunda birçok sorunun ilerlemeden kontrol altına alınabileceğini söyledi.</p>

<p>Diz ekleminin çok özel bir anatomiye sahip olduğunu vurgulayan Akkaya, yanlış ya da gecikmiş tedavilerin hareket kabiliyetini ciddi şekilde etkileyebileceğini belirterek, “Yürüme her şeydir. İnsanların mobilize olması genel beden ve ruh sağlığı açısından çok önemli. İnsanlar yürüyemediklerinde sosyal hayattan kopuyor, kilo alımı artıyor ve başkalarına bağımlı hale gelebiliyorlar” dedi.</p>

<h2><strong>“Diz sorunları yaşa ve cinsiyete göre değişiyor”</strong></h2>

<p>Diz eklemi hastalıklarının yaşa, cinsiyete ve yaşam biçimine göre farklılık gösterdiğini ifade eden Prof. Dr. Akkaya, çocukluk döneminde daha çok travmaya bağlı diz kapağı çıkıkları ve yaralanmaların görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Orta yaş döneminde ise kadın ve erkeklerde farklı sorunların öne çıktığını belirten Akkaya, kadınlarda kas yapısındaki farklılıklar nedeniyle diz kapağı çevresindeki problemlerin daha sık yaşanabildiğini ifade etti.</p>

<p>“Merdiven inip çıkarken, çömelirken veya oturup kalkarken oluşan ağrılar ön diz ağrısının habercisi olabilir. Erken dönemde müdahale edilirse kıkırdak aşınması ilerlemeden önlem alınabilir.” diyen Akkaya, ihmal edilen problemlerin ilerleyen yaşlarda kireçlenmeye dönüşebileceğini söyledi.</p>

<p>Akkaya, erkeklerde ise spor yaralanmalarına bağlı menisküs yırtıkları ve ön çapraz bağ sorunlarının daha sık görüldüğünü belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Kadınlar ciltlerine gösterdikleri özeni dizlerine de göstermeli”</strong></h2>

<p>Menopoz döneminin diz sağlığı açısından kritik olduğuna dikkat çeken Akkaya, hormonal değişikliklerle birlikte kemik ve kıkırdak dokusunun da etkilendiğini söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Akkaya, “Kadınlar menopoza girdikten sonra ciltlerine gösterdikleri özeni dizlerine de göstermeliler. Çünkü dizler yaşam kalitesini etkileyen en önemli yapılardan biridir” dedi.</p>

<p>Akkaya, menopoz öncesi yapılacak kontroller sayesinde kıkırdak koruyucu tedavilerle diz sağlığının korunabileceğini belirtti.</p>

<h2><strong>“Her diz ağrısı ameliyat gerektirmez”</strong></h2>

<p>Diz tedavisinde son yıllarda rejeneratif tıp ve ortobiyolojik uygulamaların önemli gelişmeler sağladığını anlatan Prof. Dr. Akkaya, amaçlarının vücudun kendi iyileştirme kapasitesinden yararlanmak olduğunu söyleyerek “Kişinin iyileştirici kapasitesi aslında kendi vücudunda saklıdır. Erken evre kıkırdak hasarlarında kişinin kendi kök hücrelerinden yararlanılarak yapılan ortobiyolojik tedavilerle başarılı sonuçlar alınabiliyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya, rejeneratif ve ortobiyolojik tedaviler konusunda toplumda bilgi karmaşası yaşanabildiğine dikkat çekti.</p>

<p>Kök hücre tedavileri ile kandan elde edilen trombosit uygulamalarının farklı yöntemler olduğunu belirten Akkaya:</p>

<p>“Vücutta dolaşan kandan kök hücre elde etmek mümkün değildir. Kök hücreler, leğen kemiği gibi büyük kemiklerden ya da yağ dokusundan elde edilebilir. Kandan alınan ise kök hücre değil, trombosit dediğimiz kan hücreleridir.” dedi.</p>

<p>Menisküs ve kıkırdak dokularının iyileşme kapasitesinin sınırlı olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Akkaya:</p>

<p>“Kas dokusu kanlanması sayesinde kendini onarabilir ancak kıkırdak ve menisküs gibi dokular yeterli kan damarına sahip değildir. Bu nedenle erken evre hasarlarda uyguladığımız ortobiyolojik tedavilerle o bölgede iyileşmeyi destekleyecek bir ortam oluşturmayı hedefliyoruz.” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.58 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="730" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182958-1.jpeg" width="1194" /></p>

<h2><strong>“Sosyal medyada mucize tedavi gibi sunulan uygulamalara dikkat”</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya, menisküs ve kıkırdak tedavileri konusunda bilimsel gelişmelerin umut verici olduğunu ancak her yeni yöntemin “kesin tedavi” gibi sunulmaması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Menisküsün dışarıdan verilen maddelerle tamamen tedavi edilmesinin bugün için mümkün olmadığını belirten Akkaya:</p>

<p>“Biyoteknoloji çok hızlı ilerliyor. Kitosan içerikli jeller ve akıllı moleküllerle hasarlı bölgeyi hedefleyen çalışmalar devam ediyor. Gelecekte kıkırdak ve menisküs dokularına yönelik yeni tedavi seçenekleri mümkün olabilir.” dedi.</p>

<p>Ancak mevcut bilimsel aşamada tek bir enjeksiyonla tüm sorunları ortadan kaldıran bir tedavi yaklaşımının olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Akkaya:</p>

<p>“Henüz bir iğneyle menisküsü ya da kıkırdağı tamamen tedavi edebilecek noktada değiliz. Hastalar erken dönemde hekime başvurursa ortobiyolojik tedavilerle mevcut hasarın ilerlemesini yavaşlatmak ve eklemi korumak mümkün olabilir.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Akkaya, kıkırdak, menisküs ve eklem hasarlarında her hastaya özel değerlendirme yapılarak kişiselleştirilmiş tedavi planlanması gerektiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Ağrıyla ve ağrı kesicilerle yaşamak kader gibi görülmemeli”</strong></h2>

<p>Toplumda birçok kişinin uzun süre ağrı kesicilerle yaşamaya çalıştığını belirten Prof. Dr. Akkaya, bunun doğru bir yaklaşım olmadığını söyledi.</p>

<p>Diz cerrahisinde kişiye özel çözümlerin artık çok daha gelişmiş olduğunu ifade eden Akkaya, “Robotik cerrahi, kişiye özel protezler ve küçük implantlarla diz cerrahisinde ciddi yollar katettik. Hastalar erken başvurduklarında çok daha küçük ve kişiselleştirilmiş müdahalelerle sağlıklı bir yaşam sürdürebiliyor” dedi.</p>

<h2><strong>“Aynı ameliyatta her iki dize protez uygulanabilir”</strong></h2>

<p>Diz ve kalça protezleri konusunda hastaların endişe duymaması gerektiğini belirten Prof. Dr. Akkaya, uygun cerrahi teknik, kaliteli implant ve doğru rehabilitasyonla protezlerin uzun yıllar kullanılabildiğini söyleyerek, “Güncel çalışmalar uygun şekilde yapılan cerrahilerde implant kullanım süresinin 30 yıla ulaşabildiğini gösteriyor. Hastalar protez cerrahisinden korkmamalı ve ağrıyla yaşamayı kader olarak görmemeli” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Akkaya şunları söyledi:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“Eğer hasta biyolojik olarak aynı seansta iki dizine birden ameliyatı kaldırabilecek durumdaysa genel sağlık durumu buna elverişli ise aynı ameliyatta her iki dize birden ameliyat yapılabilir hatta tercih edilmelidir. Hastanın ihtiyacı varsa her iki dize de aynı anda tedavi uygulanmasının önemli avantajları var. Hasta bir kez ameliyat oluyor, bir kez rehabilitasyon desteği alıyor, hasta bakım desteği bir kez alınıyor, ameliyat maliyetleri önemli ölçüde azalıyor.”</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.58" class="detail-photo img-fluid" height="676" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182958.jpeg" width="1156" /></p>

<h2><strong>“Yapay zekâ destekli kişiye özel rehabilitasyon”</strong></h2>

<p>Cerrahi başarının yalnızca ameliyatla sınırlı olmadığını belirten Akkaya, ameliyat sonrası rehabilitasyon sürecinin de kişiye özel planlanması gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Ben hastalarıma yapay zekâ destekli kişiselleştirilmiş rehabilitasyon programı uyguluyorum” diyen Akkaya, hastanın yaşı, mesleği, beklentileri ve yapılan cerrahinin değerlendirilerek özel iyileşme programları oluşturulduğunu anlattı.</p>

<h2><strong>“Diz ameliyatı sonrası kayak da yapılabilir, tenis de oynanabilir”</strong></h2>

<p>Diz ameliyatlarından sonra hastaların aktif yaşama dönebileceğini vurgulayan Prof. Dr. Akkaya, “Bir hasta ameliyat öncesi kayak yapıyorsa ameliyat sonrası da kayak yapabilir hale getirmeyi hedefliyoruz. Uygun cerrahi teknikler ve implantlarla hastalar koşabilir, tenis oynayabilir, istedikleri gibi aktif biçimde hayatın içinde kalabilirler” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Gerekli sağlık koşullarını taşıyan hastalarda iki dizin aynı seansta ameliyat edilebildiğini de söyleyen Akkaya, bunun bazı hastalar için tek iyileşme ve rehabilitasyon süreciyle önemli avantaj sağlayabildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Diz sağlığı için önemli uyarılar</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya diz eklemlerini korumak için şu önerilerde bulundu:</p>

<p>• Herkes kendi vücudunu tanıyarak spor yapmalı, bilinçsiz ağır antrenmanlardan kaçınılmalı.<br />
• Spora başlamadan önce gerekirse profesyonel destek alınmalı.<br />
• Kadınlar menopoz öncesinde diz kontrollerini ihmal etmemeli.<br />
• Dizde kilitlenme ve takılma gibi mekanik sorunlar ciddiye alınmalı.<br />
• Gece ağrısı veya sürekli ağrı varsa ağrı kesicilerle süreç geçiştirilmemeli.</p>

<p>Akkaya ayrıca “Kaliteli ve bağımsız bir yaşam için hareket etmek, hareket edebilmek için de diz sağlığını korumak gerekiyor” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Jul 2026 09:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-3.jpeg" type="image/jpeg" length="92020"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Teknoloji hayatı kolaylaştırıyor, ruhu zorluyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/teknoloji-hayati-kolaylastiriyor-ruhu-zorluyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/teknoloji-hayati-kolaylastiriyor-ruhu-zorluyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu "Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi" programına konuk olan Psikiyatri Uzmanı Dr. Bilge Bilgin Kapucu, teknolojinin ruh sağlığı üzerindeki etkilerini değerlendirdi. Sosyal medyanın yalnızlaşma, kaygı ve dikkat dağınıklığını artırabileceğine dikkat çeken Kapucu, yapay zekanın insanın duygu dünyasını, klinik muhakemesini ve bir psikiyatristin şefkatini bütünüyle taklit edemeyeceğini vurgulayarak teknoloji kullanımında dengenin önemine işaret etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Psikiyatri Uzmanı Dr. <strong>Bilge Bilgin Kapucu</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “<strong>Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi</strong>”programına konuk oldu. Teknolojinin ruh sağlığı üzerindeki etkilerini değerlendiren Kapucu, sosyal medyanın yalnızlaşma ve kaygıyı artırabildiğini, yapay zekânın ise sağlık alanında önemli katkılar sunmasına rağmen insanın duygu dünyasını ve klinik değerlendirmesini bütünüyle taklit edemeyeceğini söyledi.</p>

<h2><strong>“Son 30-40 yılda toplum büyük bir değişim yaşadı”</strong></h2>

<p>Son 30-40 yılda teknolojinin yaşamın merkezine yerleştiğini belirten Dr. Kapucu, özellikle pandemi döneminde insanların zorunlu izolasyon nedeniyle teknolojiyle çok daha yoğun bir ilişki kurduğunu ifade etti.</p>

<p>Teknolojinin bir yandan insanların yalnızlık hissini azaltmasına yardımcı olduğunu, diğer yandan ise yalnızlaşmanın önemli nedenlerinden biri haline gelebildiğini söyleyen Kapucu, bu değişimin ruh sağlığı üzerinde de belirgin etkiler oluşturduğunu dile getirdi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 04 At 01.37.19" class="detail-photo img-fluid" height="718" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013719.jpeg" width="1290" /></p>

<h2><strong>“Ruhsal hastalıklar arttı”</strong></h2>

<p>Yapılan araştırmaların son 30 yılda ruhsal hastalıkların arttığını gösterdiğini belirten Kapucu, bunun yalnızca daha fazla kişinin sağlık hizmetine başvurması ve tanı almasıyla açıklanamayacağını söyledi.</p>

<p>Toplumdaki yaşam biçiminin ve sosyal normların değişmesinin de bu artışta etkili olduğunu ifade eden Kapucu, özellikle sosyal medyanın anksiyete ve yalnızlaşmayı artırabildiğine dikkat çekti.</p>

<p>Eskiden gençlerin ağırlıklı olarak yüz yüze sosyalleştiğini hatırlatan Kapucu, bugün dijital iletişimin gerçek sosyal ilişkilerin yerini almaya başladığını ve bunun ruh sağlığı açısından önemli sonuçlar doğurabileceğini vurguladı.</p>

<h2><strong>“İnsan beyni sadece matematikten ibaret değil”</strong></h2>

<p>Yapay zekânın çalışma prensibini de değerlendiren Kapucu, bu sistemlerin büyük veri ve matematiksel algoritmalar üzerine kurulu olduğunu söyledi.</p>

<p>Makine öğrenmesi ve derin öğrenme yöntemlerinin insan beynini taklit etmeye çalıştığını belirten Kapucu, psikiyatri uzmanları ve nörobilimcilerin bile beynin çalışma mekanizmasını tam olarak çözemediğini ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İnsan beyninin yalnızca verileri işlemeyen, aynı zamanda bedenden gelen sinyalleri, hisleri ve duygusal deneyimleri de değerlendiren çok daha karmaşık bir yapı olduğunu söyleyen Kapucu, mevcut yapay zekâ sistemlerinin bu yönüyle insan beynini tam anlamıyla karşılayamadığını kaydetti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 04 At 01.37.19 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013719-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Yapay zekâdan yararlansanız da son sözü uzmana bırakın</strong></h2>

<p>Yapay zekânın birçok alanda başarılı sonuçlar ortaya koyduğunu belirten Kapucu, buna rağmen elde edilen bilgilerin mutlaka alanında uzman kişiler tarafından değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Yapay zekâya ne kadar veri yüklerseniz, size ancak o kadar sonuç verebilir.” diyen Kapucu, uzman denetimi olmadan kullanılan yapay zekâ uygulamalarında hata ve eksikliklerin ortaya çıkabileceğini ifade etti.</p>

<h2><strong>“Psikiyatristin bilgeliği ve şefkatini makinadan bekleyemeyiz”</strong></h2>

<p>Yapay zekânın artık hayatın bir parçası olduğunu belirten Kapucu, bunu reddetmenin ya da tamamen uzak durmanın gerçekçi olmadığını söyledi.</p>

<p>Radyoloji gibi alanlarda yapay zekânın tanıya önemli katkılar sunduğunu ifade eden Kapucu, psikiyatride ise tanının yalnızca verilerle değil, hekimin klinik deneyimi, gözlemleri, düşünceleri ve empatisiyle konulduğunu vurguladı.</p>

<p>Buna karşın yapay zekânın psikiyatride takip ve izlem süreçlerinde yararlı olabileceğini belirten Kapucu, konuşma hızı, rutin alışkanlıklar ve davranış değişiklikleri gibi verileri analiz ederek hastalığın seyri hakkında önemli geri bildirimler sağlayabileceğini söyledi.</p>

<p>Bazı kişilerin yargılanma korkusu, güven problemleri veya sosyalleşmeyi tercih etmemeleri nedeniyle zaman zaman bir psikiyatrist yerine yapay zekâ ile iletişim kurmayı seçebileceğini belirten Kapucu, buna rağmen hiçbir teknolojinin bir psikiyatri uzmanının bilgeliğini, klinik muhakemesini ve şefkatini yerine koyamayacağını ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 04 At 01.37.19 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013719-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Teknolojiye fazla maruz kalmak dikkat eksikliğine yol açıyor”</strong></h2>

<p>Teknolojinin hayatın vazgeçilmez bir parçası haline geldiğini ancak insanların gerçek sosyal ilişkilerini koruması gerektiğini vurgulayan Kapucu, yalnızlığın ruh sağlığını olumsuz etkileyen önemli faktörlerden biri olduğunu söyledi.</p>

<p>İnsanların kendilerine teknolojiden tamamen uzak, sakin zamanlar ayırmasının önemine dikkat çeken Kapucu, telefon, tablet ve bilgisayar bildirimlerine sürekli maruz kalmanın dikkat dağınıklığına ve kaygıya yol açabileceğini belirtti.</p>

<p>“Anı yaşayabilmek çok kıymetli” diyen Kapucu, ruh sağlığını korumanın en önemli yollarından birinin gerçek ilişkiler içinde kalmak ve teknoloji kullanımında dengeyi sağlayabilmek olduğunu sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/teknoloji-hayati-kolaylastiriyor-ruhu-zorluyor</guid>
      <pubDate>Sat, 04 Jul 2026 09:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013720.jpeg" type="image/jpeg" length="60075"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Duygularını kontrol edemeyenler dikkat! Borderline kişilik bozukluğu hayatınızı alt üst edebilir!]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/duygularini-kontrol-edemeyenler-dikkat-borderline-kisilik-bozuklugu-hayatinizi-alt-ust-edebilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/duygularini-kontrol-edemeyenler-dikkat-borderline-kisilik-bozuklugu-hayatinizi-alt-ust-edebilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı'nın sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Selçuk Aslan, borderline kişilik bozukluğuna ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Duygu düzenleme güçlüğü, dürtü kontrol sorunları ve sağlıksız ilişkilerin hastalığın en belirgin özellikleri arasında yer aldığını belirten Aslan, erken tanı, doğru psikiyatrik destek ve psikoterapinin yaşam kalitesini artırmada kritik rol oynadığını vurguladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı'nın sunduğu <strong>“Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi”</strong> programına konuk olan Psikiyatri Uzmanı <strong>Prof. Dr. Selçuk Aslan</strong>, <strong>borderline kişilik bozukluğunu</strong> tüm yönleriyle anlattı. Borderline kişilik bozukluğunun özellikle dürtü kontrolü, duygu düzenleme ve kişilerarası ilişkilerde ciddi sorunlara yol açtığını belirten Aslan, erken tanı ve uygun tedavinin bireyin yaşam kalitesini önemli ölçüde artırabileceğini söyledi.</p>

<h2><strong>Tanı 18 yaşından sonra konuluyor</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğunun toplumda çoğu zaman dengesiz davranışlar ve sürekli duygu değişimleri yaşayan kişiler için kullanılan bir tanımlama olduğunu belirten Prof. Dr. Aslan, kişilik yapısının 18 yaşına kadar gelişimini sürdürdüğünü söyledi.</p>

<p>Aslan, “18 yaşından önce kişilik henüz tam olarak oturmadığı için bu yaş grubundaki bireylere borderline kişilik bozukluğu tanısı konulmaz. Hastalıktan söz edebilmek için belirtilerin erişkin dönemde devam etmesi gerekir” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Ergenlik dönemindeki travmalar hastalığın temelini atabilir!</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğundan söz edebilmek için bireyde dürtü kontrol bozukluğunun da bulunması gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Aslan, bu kişilerde öfke, kaygı ve üzüntü gibi duyguların çok yoğun yaşandığını ve bu duyguları yatıştırmakta güçlük çektiklerini söyledi.</p>

<p>Konuşma ve davranışlarda kendini kontrol edememe, kendine zarar verme eğilimi, eşyalara zarar verme ve öfke sırasında kontrolden çıkma gibi davranışların da görülebildiğini belirten Aslan, bu durumun bireyin günlük yaşamını ve sosyal ilişkilerini ciddi şekilde etkileyebildiğini ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Borderline kişilik</strong> özelliği taşıyan bireylerin zaman zaman çevrelerindeki insanların davranış kalıplarını benimsediklerini belirten Prof. Dr. Aslan, bunun karakterin tam olarak oturmamış olmasından kaynaklanabileceğini söyledi.</p>

<p>Bu bireylerde depresyon eğiliminin daha yüksek olabileceğini ifade eden Aslan, “Kendilerini boşlukta hissedebilirler. Yoğun mutsuzluk ve depresyon yaşayabilir, hatta intihar düşünceleri geliştirebilirler” diye konuştu.</p>

<p>Borderline kişilik bozukluğunun gelişiminde ergenlik döneminin kritik öneme sahip olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Selçuk Aslan, bu dönemde yaşanan travmaların kişilik yapılanmasını etkileyebileceğini söyledi.</p>

<p>Sınıf içinde küçük düşürülme, dışlanma, reddedilme ya da karşılıksız kalan duygusal ilişkilerin bireyde “sevilmiyorum” düşüncesini geliştirebildiğini belirten Aslan, “Sevilmediğini düşünen kişiler kabul görmek için aşırı verici davranabilir. Bu da onları maddi ve manevi olarak suistimale açık hale getirebilir” diye konuştu.</p>

<p>Bazı bireylerin zamanla dünyanın, insanların ve hatta kendilerinin kötü olduğuna yönelik inanç geliştirebildiğini belirten Aslan, bunun da yoğun mutsuzluk ve duygusal çöküşe neden olabileceğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07 (3)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-3.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Zeki oldukları halde iş ve sosyal yaşamda başarılı olamayabilirler</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğu olan bireylerin d<strong>uygularını kontrol etmekte zorlandıklarını</strong> söyleyen Prof. Dr. Aslan, grup uyumu, takım çalışması ve kurallara uyma konusunda da güçlük yaşayabileceklerini belirtti.</p>

<p>“Çok zeki ve yüksek potansiyele sahip olsalar bile duygu durumlarını ve davranışlarını yönetmekte zorlandıkları için bulundukları ortamlarda istedikleri başarıyı sürdüremeyebilirler” diyen Aslan, bu durumun işlevselliği önemli ölçüde bozduğunu vurguladı.</p>

<p>Prof. Dr. Aslan, <strong>otizmli bazı kadınlarda</strong> borderline kişilik bozukluğunu düşündüren davranışların görülebileceğini belirterek, özellikle duygusal ilişkilerde kendi haklarını ve çıkarlarını korumakta güçlük yaşayabileceklerini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Tedavide ilaç tek başına yeterli olmuyor</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğunda erken dönemde psikiyatrik destek alınmasının büyük önem taşıdığını söyleyen Prof. Dr. Aslan, <strong>ilaç tedavisinin</strong> duyguların dengelenmesine katkı sağladığını ancak tek başına yeterli olmadığını belirtti.</p>

<p>Aslan, “Mutlaka destekleyici psikoterapi uygulanmalı. Özellikle bilişsel davranışçı yaklaşımlar sayesinde kişiler duygu, düşünce ve davranış ilişkisini anlamayı, dürtülerini tanımayı ve duygularını yönetmeyi öğrenebilir. Terapi uzun vadede kişiye önemli bir içgörü kazandırır” dedi.</p>

<h2><strong>Aile tutumu kişilik gelişiminde belirleyici rol oynuyor</strong></h2>

<p>Gençlik döneminde ailelerin yaklaşımı, çocukların kişilik gelişimini doğrudan etkiliyor.</p>

<p>Gençlik döneminde ebeveyn tutumlarının kişilik gelişiminde belirleyici olduğunu ifade eden Prof. Dr. Aslan, ailelerin çocuklarına hem sorumluluk vermesi hem de kontrollü bir özgürlük alanı tanıması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Aslan, “Gençlerin hayatı deneyimlemelerine fırsat verilmesi, baskıcı olmayan ama tutarlı ve dengeli ebeveyn tutumları sergilenmesi kişilik gelişimini olumlu yönde destekler.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Aslan baskıcı ya da tamamen kontrolsüz tutumlar yerine dengeli ve tutarlı ebeveyn davranışlarının, gençlerin sağlıklı bir kişilik geliştirmesine katkı sağladığını kaydederek şunları söyledi:</p>

<blockquote>
<p>“Gençlik döneminde aile tutumları çok önem taşıyor. Ebeveyn davranışları çocukların kişilik yapısına uygun, dengeli ve tutarlı olursa çocuklar ve gençler daha az bocalar. Gençlere aşırı baskı kurmadan onlara alan açmak, sorumluluk vermek, kontrollü bir şekilde hayatı deneyimlemelerine fırsat tanımak kişilik gelişimini olumlu yönde destekler.”</p>
</blockquote>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-2.jpeg" width="1600" /></h2>

<h2><strong>Borderline ile bipolar bozukluk karıştırılabiliyor</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğunun toplumda zaman zaman <strong>bipolar bozukluk ile karıştırıldığını</strong> belirten Prof. Dr. Aslan, iki hastalığın birbirinden farklı olduğunu söyledi.</p>

<p>Aslan, “Bipolar bozuklukta duygu durum değişimleri haftalar ya da aylar sürebilen depresif ve manik dönemler halinde görülür. Borderline kişilik bozukluğunda ise duygu değişimleri çok daha hızlıdır ve çoğu zaman çevresel olaylarla tetiklenir. Bu nedenle doğru tanı, doğru tedavi açısından büyük önem taşır” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/duygularini-kontrol-edemeyenler-dikkat-borderline-kisilik-bozuklugu-hayatinizi-alt-ust-edebilir</guid>
      <pubDate>Tue, 30 Jun 2026 09:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-4.jpeg" type="image/jpeg" length="34397"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Meme kanseri tedavisine başarının anahtarı: Kişiye özel tedavi planlaması]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/meme-kanseri-tedavisine-basarinin-anahtari-kisiye-ozel-tedavi-planlamasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/meme-kanseri-tedavisine-basarinin-anahtari-kisiye-ozel-tedavi-planlamasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Ekmel Tezel, meme kanserinde artık tek tip tedavi döneminin geride kaldığını vurguladı. Erken tanının önemine dikkat çeken Tezel, tümörün moleküler özelliklerine göre kişiye özel tedavi planlamasının hem yaşam süresini hem de yaşam kalitesini artırdığını anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Meme kanseri, dünyada ve Türkiye’de kadınlarda en sık görülen kanser türü olmayı sürdürüyor. Yaşın ilerlemesiyle birlikte risk artarken, görüntüleme yöntemlerindeki gelişmeler sayesinde hastalık çok daha erken evrelerde tespit edilebiliyor.</p>

<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu <strong>”Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi”</strong> programına konuk olan Genel Cerrahi Uzmanı <strong>Prof. Dr. Ekmel Tezel</strong>, meme kanseri tedavisindeki güncel yaklaşımları anlatarak erken tanı, kişiye özel tedavi ve yaşam kalitesini koruyan cerrahi yöntemlerin önemine dikkat çekti.</p>

<h2><strong>Kanal içi kanserlerde başarı oranı yüzde 100’e yaklaşıyor</strong></h2>

<p>Yaş ilerledikçe meme kanseri görülme sıklığının arttığını belirten Prof. Dr. Tezel, son yıllarda mamografi ve diğer görüntüleme yöntemlerindeki gelişmeler sayesinde kanal içi kanserlerin daha sık tespit edildiğini söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Tezel, “Kanal içi kanser evre 0 (sıfır) olarak kabul ettiğimiz, <strong>duktal karsinoma in situ</strong> dediğimiz, tümör hücrelerinin henüz süt kanalları içinde hapsolduğu ve çevre dokulara yayılmadığı durumdur” dedi.</p>

<p>Bu evrede yakalanan hastalarda tedavinin oldukça başarılı olduğunu belirten Tezel, “Kanal içi kanserlerin tedavisi çok daha kolaydır ve hayatta kalma ihtimali neredeyse yüzde 100’dür” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.01 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150701-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Memeyi koruyan cerrahiler ön planda</strong></h2>

<p>Kanal içi kanserlerin çoğunlukla mamografide görülen <strong>mikrokalsifikasyonlar</strong> sayesinde saptandığını belirten Prof. Dr. Tezel, hastalığın yaygınlığına göre farklı cerrahi yöntemlerin tercih edildiğini söyleyerek şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p>“Kireçlenme yalnızca sınırlı bir bölgede ise memeyi koruyarak sadece o alanı çıkarıyoruz ve sonrasında radyoterapi uyguluyoruz. Eğer yaygın bir tutulum söz konusuysa memenin iç dokusunu boşaltıp protez yerleştiriyoruz. Bu durumda çoğu zaman radyoterapiye ihtiyaç kalmıyor.”</p>
</blockquote>

<h2><strong>Meme kanseri riskini artıran ve azaltan faktörler</strong></h2>

<p>Meme kanseri gelişiminde kadın olmak, yaşın ilerlemesi, erken adet görmek, geç menopoza girmek ve ailesel yatkınlık gibi değiştirilemeyen risk faktörlerinin bulunduğunu belirten Prof. Dr. Tezel, yaşam tarzının da önemli rol oynadığını vurguladı.</p>

<p>Beslenme alışkanlıkları, sigara ve alkol kullanımı ile dışarıdan alınan hormonların riski etkileyebildiğini ifade eden Tezel, <strong>östrojen hormonunun</strong> meme kanserinde önemli bir etken olduğuna dikkat çekti.</p>

<p>Menopoz döneminde kullanılan hormon replasman tedavilerinin mutlaka meme kontrolleri yapıldıktan sonra başlanması gerektiğini belirten Prof. Dr. Tezel, tedavi süresinin uzamasının riski artırabildiğini söyleyerek, “Menopoz semptomlarının kontrolü için yaklaşık iki yıllık kullanım çoğu zaman yeterli oluyor. Ancak bu süre beş yıl ve üzerine çıktığında meme kanseri riski artabiliyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Doğum kontrol hapları konusunda da benzer bir durumun söz konusu olduğunu belirten Tezel, uzun süreli kullanımın dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.05" class="detail-photo img-fluid" height="700" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150705.jpeg" width="1193" /></p>

<h2><strong>Meme kanserinde tedaviler artık tümörün kimliğine göre belirleniyor</strong></h2>

<p>Meme kanseri cerrahisinde son 30 yılda önemli değişimler yaşandığını belirten Prof. Dr. Tezel, son 10 yılda ise tedavilerin çok daha <strong>kişiselleştiğini</strong> söyledi.<br />
Daha önce moleküler alt tiplere göre değil de anatomik evrelere göre hastalara cerrahi tedavi, kemoterapi, ışın tedavisi önerildiğini belirten Prof. Dr. Ekmel Tezel şunları kaydetti:</p>

<blockquote>
<p>“Şimdi artık moleküler alt tipleri de işin içine kattık. Tümör çok küçük, koltuk altında bir metastaz varken eğer bu östrojene duyarlı bir tümör ve çoğalma hızı düşükse mesela ameliyattan çok büyük fayda görüyor. Eğer östrojen negatif ve akıllı ilaçtan fayda görecek yani HER2 reseptörü pozitifse onu hiç bir şekilde ameliyat etmeyip önce ilaç tedavisine, kemoterapiye gönderiyoruz. Üçlü negatif dediğimiz tümör tipi ise çoğu kez artık koltuk altı durumuna da bakmaksızın, öncelikle kemoterapi ile başlıyoruz tedaviye.”</p>
</blockquote>

<p>Prof. Dr. Ekmel Tezel meme kanserinde kişiye özel tedavilerin önemini vurguladı. Östrojen duyarlı ve çoğalma hızı düşük tümörlerde cerrahinin büyük fayda sağladığını belirten Tezel, bazı tümör tiplerinde ise ameliyatın ilk seçenek olmaktan çıktığını ifade etti.</p>

<p>Özellikle genç hastalarda uygulanan bu yeni tedavi yaklaşımlarının önemli avantajlar sağladığını belirten Prof. Dr. Tezel, şöyle konuştu:</p>

<blockquote>
<p>“Bu özellikle genç hastalarda görülen bir durum; bu meme kaybıyla sonlanmadığı gibi bu tedavi yöntemi daha da iyisi koltuk altındaki lenf bezlerini korumuş oluyoruz.''</p>

<p>''Meme kanseri tedavisinde amacımız hem daha uzun hem de daha kaliteli bir hayat sunmak o yüzden her hastaya özel değerlendirme ile kişiye özel tedavi planlaması yapıyoruz.”</p>
</blockquote>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.02 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="907" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150702-1.jpeg" width="1600" /></h2>

<h2><strong>Ameliyat öncesi işaretleme teknikleri başarıyı artırıyor</strong></h2>

<p>Meme kanseri cerrahisinde ameliyat öncesi yapılan işaretlemelerin cerrahi başarısını artırdığını belirten Prof. Dr. Tezel, tümör ve gerekli durumlarda lenf bezlerinin <strong>marker</strong> adı verilen özel işaretleyicilerle belirlenebildiğini söyledi.</p>

<p>Bazı hastalarda mamografi eşliğinde tel ile işaretleme de yapıldığını anlatan Tezel, bu yöntem sayesinde çıkarılacak dokunun sınırlarının çok daha doğru belirlenebildiğini ifade etti.</p>

<p>Modern meme cerrahisinin en önemli amaçlarından birinin <strong>gereksiz doku çıkarımını önlemek</strong> olduğunu belirten Prof. Dr. Tezel, ameliyat sırasında uygulanan sentinel lenf nodu biyopsisinin bu konuda önemli avantajlar sağladığını söyleyerek şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p>“Ameliyat sırasında özel bir boya veriyoruz. Boyanın ulaştığı ilk lenf bezlerini çıkarıp patologlarımız değerlendiriyor. Böylece tüm lenf bezlerininin tamamını almak zorunda kalmadan cerrahinin sınırlarını belirleyebiliyoruz.”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
</blockquote>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.02" class="detail-photo img-fluid" height="694" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150702.jpeg" width="1081" /></h2>

<h2><strong>Amaç sadece hayatı uzatmak değil, yaşam kalitesini de korumak</strong></h2>

<p>Meme kanseri tedavisindeki temel hedefin yalnızca hastalığı ortadan kaldırmak olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Tezel, yaşam kalitesinin korunmasının da en az tedavinin başarısı kadar önemli olduğunu söyleyerek, “Meme kanseri tedavisinde amacımız hem daha uzun hem de daha kaliteli bir hayat sunmak. Bu nedenle her hastayı ayrı değerlendiriyor ve kişiye özel tedavi planı oluşturuyoruz” diye konuştu.</p>

<h2><strong>“Bizi korkutan hastalık değil, hastalık hakkındaki düşüncemiz”</strong></h2>

<p>Tedavinin yalnızca cerrahi ve ilaçlardan ibaret olmadığını belirten Prof. Dr. Tezel, hasta-hekim iletişiminin önemine dikkat çekerek, “Bizi korkutan hastalık değil, hastalık hakkındaki düşüncemizdir. Tedaviye başlamadan önce hastanın duygu durumunu anlamak, kaygılarını dinlemek ve onu sürece hazırlamak son derece önemlidir” diye konuştu.</p>

<p>Tedavi sonrasında ilk 2-3 yıl altı ayda bir, daha sonra ise yılda bir kontrolün yeterli olduğunu belirten Prof. Dr. Tezel, yaşam tarzı değişikliklerinin de nüks riskini azaltabileceğini söyledi.</p>

<p>Düzenli yürüyüş yapmak, aktif kalmak, yoga ve pilates gibi hem fiziksel hem de zihinsel rahatlama sağlayan aktivitelerle ilgilenmek ve sosyal yaşamı sürdürmenin önemine dikkat çeken Tezel, hastaların yalnızca hastalık üzerine konuşulan ortamlarda bulunmak yerine farklı sosyal faaliyetlere katılmalarını önerdi. Tezel, “Ameliyatlar nasıl kişiye göre planlanıyorsa, ameliyat sonrası yaşam değişiklikleri de kişinin karakterine, beklentilerine ve yaşam biçimine göre planlanmalıdır” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.01" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150701.jpeg" width="1600" /></p>

<p>Prof. Dr. Tezel, gelecekte meme kanseri tedavisinde medikal tedaviler ve genetik temelli uygulamaların daha da ön plana çıkacağını belirterek, kişiye özel tedavi anlayışının giderek güçleneceğini sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/meme-kanseri-tedavisine-basarinin-anahtari-kisiye-ozel-tedavi-planlamasi</guid>
      <pubDate>Tue, 16 Jun 2026 09:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150702-2.jpeg" type="image/jpeg" length="61509"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Horlama ve uyku apnesi hem yaşam kalitesini hem de sağlığı bozuyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/horlama-ve-uyku-apnesi-hem-yasam-kalitesini-hem-de-sagligi-bozuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/horlama-ve-uyku-apnesi-hem-yasam-kalitesini-hem-de-sagligi-bozuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi programına konuk olan Sağlık Bilimleri Üniversitesi Rektör Yardımcısı ve Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Mustafa Gerek, horlama ve uyku apnesinin yalnızca uyku kalitesini değil, kalp sağlığından günlük yaşam performansına kadar pek çok alanı etkileyen ciddi bir sağlık sorunu olduğuna dikkat çekti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu <strong>Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi</strong> programına konuk olan <strong>Sağlık Bilimleri Üniversitesi Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı ve Sağlık Bilimleri Üniversitesi Rektör Yardımcısı Tabip Tuğgeneral Prof. Dr. Mustafa Gerek</strong>, horlama ve uyku apnesiyle ilgili önemli bilgiler verdi.</p>

<h2><strong>Horlama boşanma sebebi olarak kabul edilebiliyor</strong></h2>

<p>Horlamanın sanıldığından çok daha ciddi sonuçları olduğunu anlatan Prof. Dr. Mustafa Gerek, “Horlama çevreyi rahatsız eden, kişinin çoğunlukla farkında olmadığı çok ciddi bir sosyal problem. Erkeklerde daha sık, kadınlarda daha az görülüyor ama menopoz sonrası kadınlarda da horlama problemi artıyor. Yargıtay horlamayı boşanma sebebi olarak kabul ediyor” dedi.</p>

<p>Horlamanın yaşam kalitesini bozan, sağlığı olumsuz etkileyen önemli sorunların ve hastalıkların habercisi olabileceğini vurgulayan Gerek, bu nedenle horlamanın hafife alınmaması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Horlamanın özellikle yumuşak damak başta olmak üzere ağız ve burundan birlikte nefes alma sırasında yumuşak damağın dalgalanmasıyla ortaya çıktığını belirten Prof. Dr. Gerek, “Ama sadece yumuşak damak değil, ses teli seviyesine kadar hava yolundaki her türlü darlık ve problem gürültülü uyumaya yani horlamaya sebep olabilir” diye konuştu.</p>

<p>Uyku apnesinin hava yolunun tıkanmasına bağlı olarak ortaya çıktığını belirten Gerek, “Uyku apnesi solunum çabasına rağmen 10 saniye ya da daha fazla süreyle nefes alamama durumudur. Burada özellikle yumuşak damak ve dil çok önemli rol oynar” dedi.</p>

<p>Prof. Dr. Gerek, hastalığın oluşum mekanizmasını şöyle anlattı:</p>

<blockquote>
<p>“Eğer uyku apnesi 20-25 saniye civarında sürerse kandaki oksijen düzeyi düşmeye başlar. Karbondioksit düzeyi artmaya başladığında vücut kendini uyandırır, uyku yüzeysel hale gelir, kas gücü tekrar yerine gelir ve hava yolu açılarak solunum devam eder. Bu durum gece boyunca defalarca tekrarlanabilir. Eğer bu durum bir saat içinde 5’ten fazla tekrarlıyorsa buna uyku apnesi diyoruz.”</p>
</blockquote>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 12 At 19.38.04 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-12-at-193804-1.jpeg" width="1600" /></h2>

<h2><strong>Cep telefonuyla bile tespit edilebiliyor</strong></h2>

<p>Uyku laboratuvarlarının uyku apnesini en ideal biçimde değerlendiren merkezler olduğunu belirten Prof. Dr. Gerek, “Günümüzde cep telefonlarına yüklenen basit programlar bile uyku sırasında horlamayı, nefes alışverişini ve uykuda solunum durmasıyla ilgili kabaca bilgi verebiliyor. Ancak ideal olan, uyku laboratuvarlarında 50-60 parametreyi aynı anda değerlendirerek uyku bozukluklarına tanı konulmasıdır” dedi.</p>

<p>Uyku apnesinin uyku bozuklukları içerisinde yer alan önemli bir sorun olduğunu belirten Gerek, bir saat içindeki solunum durmalarının sayısı ve süresine göre hastalığın derecelendirildiğini söyledi.</p>

<p>Uyku insan yaşamında vücudun yenilendiği çok önemli bir süreç olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Gerek, kaliteli uykunun sağlığı olumlu etkilediğini, uyku bozukluklarının ise çok farklı hastalıklara yol açabileceğini ifade etti.</p>

<p>“Uyku apnesi belirli bir düzeye geldiğinde sabahları baş ağrısıyla uyanma, yorgun uyanma, dikkat eksikliği, konsantrasyon güçlüğü ve hafızayla ilgili çok önemli sorunlar ortaya çıkabiliyor” diyen Gerek, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>

<blockquote>
<p>“Uyku apnesi sorunu olanlar iş hayatında öğleden sonra uyuklamaya başlayıp verimsiz hale gelebiliyor. Araç kullananlarda gündüz ortaya çıkan trafik kazalarının çok önemli sebeplerinden birisi uyku apnesi. Bu hastalar dinlenemediği için dikkatleri dağılıyor. Trafik ışıklarında beklerken bile uyuyan hastalar var.”</p>
</blockquote>

<h2><strong>”Uykuda ölümlerin temel sebebi uyku apnesi”</strong></h2>

<p>Yaşam biçiminin de uyku apnesi üzerinde etkili olduğunu belirten Prof. Dr. Gerek, alkol kullanımı, sigara ve tok karnına uyumanın uyku sağlığını bozduğunu söyleyerek, “Bu faktörler uyku apnesi ile bir araya geldiğinde çok daha şiddetli sonuçlar ortaya çıkabiliyor” dedi.</p>

<p>Uyku apnesinin kalp sağlığıyla doğrudan bağlantılı olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Gerek, “Uyku apnesi süreleri uzunsa kalpte yavaşlama meydana geliyor. Bazı uykuda ölümlerin temel sebebi uyku apnesi” dedi.</p>

<p>Uyku apnesinin son yıllarda kardiyoloji kliniklerinin de özel olarak üzerinde durduğu bir konu haline geldiğini belirten Gerek, kalp hastalıklarının önemli bir bölümünün altında uyku apnesinin bulunabildiğini ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Uyku apnesinin önlenebilir ve tedavi edilebilir bir rahatsızlık olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Gerek, “Uyku apnesi kader değil. Uyku apnesi önlenebilir ve tedavi edilebilir bir durum” dedi.</p>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 12 At 19.38.06" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-12-at-193806.jpeg" width="1600" /></h2>

<h2><strong>“Uyku apnesinin tedavisi çocuk yaş grubunda başlar”</strong></h2>

<p>Çocukluk dönemindeki problemlerin ilerleyen yaşlarda uyku apnesine zemin hazırlayabileceğini belirten Prof. Dr. Gerek, şu değerlendirmeyi yaptı:</p>

<blockquote>
<p>“Çocuğunuzun ileride uyku apnesi olmasını istemiyorsanız çocuk yaş grubunda uykusunda tıkanması, horlaması, gece terlemesi varsa, geniz eti ve bademcik büyüklüğü gibi problemler varsa lütfen bunu en erken yaşta tedavi ettirin. İleri yaştaki uyku apnesi çocukluk dönemindeki sorunların tedavisiyle engellenebilir. Hatta benim bir aforizmam var; uyku apnesinin tedavisi çocuk yaş grubunda başlar.”</p>
</blockquote>

<p>Çocukların uyku sırasında nefes alıp verdiğinin duyulmaması gerektiğini belirten Gerek, “Bebek gibi uyuyor benzetmesi sağlıklı bir havayolunun en önemli göstergesidir” dedi.</p>

<p>Erişkin yaşlarda günlük yorgunluklar ve farklı nedenlerle uyku kalitesinde bozulmalar meydana gelebildiğini belirten Prof. Dr. Gerek, eşlerin dikkatli olması gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Eğer eşiniz uykuda terliyorsa, üstünü çok açıyorsa, nefesi duruyorsa mutlaka bir kulak burun boğaz hekimine ya da uyku bozukluklarıyla ilgilenen bir uzmana başvurun. En azından uyku apnesi var mı yok mu diye test yaptırmaları ve muayene olmaları çok önemli” diyen Gerek, tedavinin son derece yüz güldürücü sonuçlar verdiğini belirtti.</p>

<p>Uyku apnesi ve horlama tedavisinde öncelikle laboratuvar ortamında tanı konulmasının hedeflendiğini belirten Prof. Dr. Gerek, bunun mümkün olmadığı durumlarda eşlerden video kaydı istediklerini söyleyerek, “Horlayan eşin videosunu izleyerek uyku sırasındaki tıkanmalar ya da nefes alışveriş biçimi değerlendirilebiliyor ve uyku apnesi olup olmadığı konusunda önemli fikir veriyor” dedi.</p>

<p>Prof. Dr. Gerek, detaylı muayenenin ardından hastaya özel tedavi planlaması yapılması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Horlama tedavisinde çoğu zaman cerrahinin ön plana çıktığını belirten Prof. Dr. Mustafa Gerek, burun tıkanıklığı, damak sarkıklığı gibi problemlerin cerrahi yöntemlerle giderilebildiğini söyledi.</p>

<p>Ancak horlamanın tamamen ortadan kalkacağının garanti edilemeyeceğini belirten Prof. Dr. Mustafa Gerek, yorgunluk, alkol, antidepresanlar, kas gevşeticiler ve yatış pozisyonunun da horlamayı etkileyebildiğini ifade ederek “Uyku hijyenine uygun düzenlemeler horlamayı yüzde 85 oranında azaltabilir” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 12 At 19.38.05 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="687" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-12-at-193805-1.jpeg" width="1102" /></p>

<h2><strong>“Damat adayları evlilik öncesi tedavi arıyor”</strong></h2>

<p>Horlamanın sosyal hayatı da etkilediğini belirten Prof. Dr. Gerek, “Evlenecek çiftlerden özellikle damat adayları evlilik öncesi horlama sorununu gidermek için tedavi arayışına gidebiliyor” dedi.</p>

<p>Uyku apnesi tedavisinde<strong> PAP</strong> adı verilen pozitif basınçlı cihazların önemli bir yer tuttuğunu belirten Prof. Dr. Gerek, bu cihazların ayarlarının uyku laboratuvarlarında hastaya özel olarak yapıldığını söyleyerek şunları kaydetti:</p>

<blockquote>
<p>“Bu cihazların ayarları uyku laboratuvarında hastaya uygun biçimde düzenlenir. Cihazla birlikte uyku apnesinin kaybolup kaybolmadığına bakılır ve hastaya uygun biçimde yeniden düzenlenir. Hasta uyum gösterdiği takdirde uyku apnesi tedavisindeki öncelikli tercih bu cihazların kullanılmasıdır”</p>
</blockquote>

<p>Burunlarında ciddi kemik eğriliği bulunmayan, damaklarında aşırı sarkma olmayan ve bademcikleri çok büyük olmayan hastaların bu cihazlarla rahatlıkla uyuyabildiğini belirten Gerek, tedavide en önemli unsurun hastanın cihaza uyum sağlaması olduğunu söyleyerek, “Bu cihazlar eskiden çok daha büyük ve taşınması daha zor cihazlardı. Günümüzde ise neredeyse bir gözlük kabı büyüklüğünde, nemlendirme özelliği olan yeni nesil cihazlar kullanılıyor” diye konuştu.</p>

<p>Uyku apnesi tedavisinde ağız içinde kullanılan ve <strong>kişiye özel ölçülerle hazırlanan apareylerin</strong> de bulunduğunu belirten Prof. Dr. Gerek, bu sistemlerin dili öne doğru çekerek hava yolunu açık tutmayı amaçladığını söyledi.</p>

<p>Ancak bu apareylere uyumun her zaman kolay olmadığını belirten Gerek, “Özellikle öğürme refleksi güçlü olan kişilerde kullanımı zor olabiliyor. Ayrıca çene ekleminde ağrılara da yol açabiliyor” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 12 At 19.38.05 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-12-at-193805-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Uyku apnesinde cerrahi tedavi hastaya göre planlanıyor</strong></h2>

<p>Uyku apnesi tedavisindeki bir diğer seçeneğin cerrahi olduğunu belirten Prof. Dr. Gerek, her hastanın ihtiyacına göre farklı yöntemlerin uygulanabildiğini söyledi.</p>

<p>Burunda sorun varsa buruna yönelik, damakta sarkma varsa damağa yönelik, bademcik büyüklüğü varsa bademciklere yönelik cerrahilerin uygulanabildiğini belirten Gerek, dil kökü ve epiglot bölgesindeki problemlerin de uyku apnesine yol açabildiğini ifade ederek “Çocukluk döneminde bademcik ameliyatı olmuş kişilerde bile dil kökündeki lenfoid dokular büyüyerek hava yolunda darlığa neden olabilir. Bazen de epiglot kapağında deformasyonlar görülebilir. Bunların her biri için farklı cerrahi seçenekler bulunuyor” dedi.</p>

<h2><strong>Robotik cerrahi ve dil kökü implantları dikkat çekiyor</strong></h2>

<p>Robotik cerrahinin özellikle dil kökü ve epiglot bölgesindeki problemlerde kullanılabildiğini belirten Prof. Dr. Gerek, dil kökündeki yağ fazlalığını azaltan ve dokuları temizleyen yöntemlerin başarılı sonuçlar verdiğini söyledi.</p>

<p>Ayrıca damak seviyesinde klasik ameliyatların yanı sıra sütürlerle damağı asma tekniklerinin de uygulanabildiğini belirten Gerek, yeni geliştirilen implant teknolojilerine de dikkat çekerek şöyle konuştu:</p>

<blockquote>
<p>“Ülkemizde henüz deneysel seviyede uygulanan yöntemlerle dil köküne yerleştirilen implantlar bulunuyor. Uyku sırasında nefes durduğunda bu implantlar ilgili kası uyararak hava yolunun açılmasını ve yeniden nefes alınmasını sağlayabiliyor.”</p>
</blockquote>

<p>Bu tedavilerin Amerika Birleşik Devletleri’nde üç farklı firma tarafından uygulandığını belirten Gerek, Türkiye’de de deneysel çalışmaların sürdüğünü ancak maliyetlerinin oldukça yüksek olduğunu ifade etti.</p>

<h2><strong>Uyku apnesi tedavisinde zayıflama iğneleri de kullanılıyor</strong></h2>

<p>Uyku apnesinde kilo kontrolünün büyük önem taşıdığını vurgulayan Prof. Dr. Gerek, “Avrupa’da obezite sıralamasında Türkiye ilk sırada yer alıyor. Bu nedenle hastalarımızın öncelikle kilo vermesini istiyoruz” dedi.</p>

<p>Uyku apnesinin tıbbi tedavisinde kullanılan zayıflama iğnelerinin <strong>FDA onayı</strong> aldığını belirten Gerek, “Hastalar yüzde 10 kilo kaybederse uyku apnesinde belirgin düzelmeler görülebiliyor” diye konuştu.</p>

<p>Ancak bu ilaçların mutlaka endokrinoloji uzmanı kontrolünde kullanılması gerektiğini vurgulayan Gerek, “Hiç kimse gidip eczaneden bu ilaçları doğrudan alıp kullanmamalı” uyarısında bulundu.</p>

<h2><strong>Zayıflar da horluyor</strong></h2>

<p>Horlamanın yalnızca kilolu kişilerde görüldüğü düşüncesinin doğru olmadığını belirten Prof. Dr. Gerek, “Zayıf kişilerde de horlama görülebilir” dedi.</p>

<p>Bu kişilerde horlamanın en sık nedenlerinin burun kemiği eğriliği, damak sarkması ve bademcik büyüklüğü olduğunu belirten Gerek, uygun ameliyatlarla bu sorunların giderilebildiğini söyledi.</p>

<h2><strong>Bazı meslek gruplarında uyku testi zorunlu</strong></h2>

<p>Özellikle şoförler ve teknik cihaz kullanan kişiler için kaliteli uykunun hayati önem taşıdığını belirten Prof. Dr. Gerek, uyku apnesi tanısı alan bazı kişilerin ehliyet yenileme sürecinde tedavi olduklarını belgelemek zorunda kaldıklarını söyleyerek “Özellikle kritik işler yapanların kaliteli uyuması çok önemli” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 12 At 19.38.04" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-12-at-193804.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Uzmanından uyarılar</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Mustafa Gerek programın sonunda horlama ve uyku apnesiyle ilgili şu uyarılarda bulundu:</p>

<ul>
 <li>Uyku kalitenize dikkat edin.</li>
 <li>Uyuduğunuz ortamın sıcaklığına, karanlığına ve sessizliğine önem verin.</li>
 <li>Horluyorsanız bu gerçeği kabul edin ve tedavi olun.</li>
 <li>Eşiniz sizi horladığınız için uyarıyorsa mutlaka çözüm arayın.</li>
</ul>

<p>Uyku apnesinin tedavi edilmediğinde yaşam süresini kısaltabildiğini belirten Prof. Dr. Gerek, sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<blockquote>
<p>”Uyku apnesi kader değildir. Tedavi edilebilir, kontrol edilebilir bir rahatsızlıktır ve tedavisi hayat kurtarır. Uyku apnesi ile yaşamaya devam edilirse kalp hastalığı, yüksek tansiyon gibi ciddi sağlık sorunları ortaya çıkabilir. Son dönemde kardiyoloji klinikleri de uyku apnesine çok önem veriyor. Çünkü kalp hastalıklarının pek çoğu uyku apnesi sebebiyle ortaya çıkabiliyor.”</p>
</blockquote>

<blockquote>
<p>”Uyku insan sağlığı açısından çok önemli. Uyku apnesi hayatımızı doğrudan etkiler çünkü ömrümüzün üçte biri uykuda geçiyor. Hayatımızda uykunun çok özel bir yeri var.”</p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/horlama-ve-uyku-apnesi-hem-yasam-kalitesini-hem-de-sagligi-bozuyor</guid>
      <pubDate>Sat, 13 Jun 2026 09:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-12-at-193805.jpeg" type="image/jpeg" length="21562"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kanser tedavileri çocuk sahibi olmaya engel değil]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/kanser-tedavileri-cocuk-sahibi-olmaya-engel-degil</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/kanser-tedavileri-cocuk-sahibi-olmaya-engel-degil" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Murat Sönmezer, doğurganlığın korunması ve yardımcı üreme tekniklerindeki son gelişmeleri değerlendirerek, Türkiye’de düşen doğurganlık oranlarına dikkat çekti. Prof. Dr. Murat Sönmezer yumurta, sperm ve yumurtalık dokusu dondurma yöntemleri sayesinde kanser tedavileri sonrası ebeveyn olmanın mümkün olduğunu anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Prof. Dr. Murat Sönmezer doğurganlığın korunması ve yardımcı üreme tekniklerindeki gelişmeleri anlattı.</p>

<p>Prof. Dr. Sönmezer ülkemizdeki nüfus artış hızının endişe verici biçimde azaldığını söyledi.</p>

<h2><strong>Türkiye’de nüfus artış hızındaki düşüş alarm veriyor</strong></h2>

<p>Toplum nüfusunun kendini yenileyebilmesi için doğurganlığın aile başına 2,1 çocuk olması gerektiğini belirten Prof. Dr. Sönmezer, Türkiye’de bu oranın son yıllarda yaklaşık 1,5’e kadar gerilediğine dikkat çekti.</p>

<p>Nüfus artış hızındaki düşüşün temel nedenleri arasında ekonomik kaygılar, kariyer planlamaları ve çocuk sahibi olmanın ileri yaşlara ertelenmesinin bulunduğunu ifade eden Sönmezer, modern toplumlarda ilk anne olma yaşının giderek yükseldiğini söyleyerek şunları kaydetti:</p>

<blockquote>
<p>”Çocuk yapmak isteyenler de daha geç yaşlarda çocuk sahibi olmak istiyor. İlk çocuk doğurma yaşı modern dünyada, batı dünyasında sosyo ekonomik düzey yükseldikçe çok ileri yaşlara geliyor, sonra da insanlar tek çocukla kalıyorlar. İlk anne olma yaşı 20’lerden 35 e kadar çıktı.”</p>
</blockquote>

<h2><strong>Doğurganlığın korunması her geçen gün daha önemli hale geliyor</strong></h2>

<p>Geç yaşta yapılan evlilikler, çocuk sahibi olmanın ileri yaşlara ertelenmesi ve genç yaşlarda görülen kanser vakalarındaki artış nedeniyle doğurganlığın korunmasının günümüzde her zamankinden daha önemli hale geldiğini belirten Prof. Dr. Sönmezer, kanser başta olmak üzere doğurganlığı olumsuz etkileyebilecek tedavilere başlamadan önce yumurta, sperm ve yumurtalık dokusunun dondurulması sayesinde hastaların ilerleyen yıllarda çocuk sahibi olabildiğini söyledi.</p>

<p>Kadınların belirli bir yumurta rezervi ile dünyaya geldiğini belirten Prof. Dr. Sönmezer, yaş ilerledikçe hem yumurta sayısının hem de yumurta kalitesinin azaldığını ifade etti. Sönmezer, “Kadın gebe kaldığında ya da doğum kontrol hapı kullandığında adet görmese bile yumurta rezervi azalmaya devam eder. Yaş ilerledikçe gebelik elde etmek zorlaşırken anormal gebelik riski de artar” diye konuştu.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 08 At 14.55.46 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-08-at-145546-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Yumurta, sperm ve yumurtalık dokusu dondurulabiliyor</strong></h2>

<p>Kanser tedavilerindeki gelişmeler sayesinde hastaların yaşam sürelerinin uzadığını ancak uygulanan tedavilerin doğurganlığı olumsuz etkileyebildiğini belirten Sönmezer, bu nedenle doğurganlığın korunmasının tedavi sürecinin önemli bir parçası haline geldiğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yumurta hücresi, sperm ve yumurtalık dokusunun eksi 196 derecede sıvı nitrojen içerisinde uzun yıllar saklanabildiğini belirten Prof. Dr. Murat Sönmezer, “Dondurma işlemi yapıldığında adeta zamanı durdurmuş oluyoruz. Örneğin 20 yaşında yumurtalarını donduran bir kadın, yıllar sonra anne olmaya karar verdiğinde 20 yaşındaki yumurtalarının kalitesiyle gebelik elde edebiliyor” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 08 At 14.55.45 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="667" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-08-at-145545-1.jpeg" width="959" /></p>

<h2><strong>Prof. Dr. Sönmezer çocuk ve genç hastalarda karından yapılan işlemle doğurganlığı koruyarak Türkiye’de bir ilke imza attı.</strong></h2>

<p>Doğurganlığı koruyucu yöntemlerin yalnızca yetişkinlerde değil çocuk hastalarda da uygulanabildiğini belirten Prof. Dr. Murat Sönmezer, özellikle lösemi nedeniyle kök hücre nakli planlanan çocuklarda yumurtalık dokusunun dondurulmasının büyük önem taşıdığını söyledi.</p>

<p>Kanser dışında talasemi, bazı böbrek hastalıkları, sistemik lupus eritematozus, bazı kan hastalıkları ve genetik hastalıklarda da doğurganlığın korunabildiğini ifade eden Sönmezer, “Kanser ya da kanser dışı herhangi bir nedenle doğurganlığını kaybetme riski bulunan hem kadınlarda hem erkeklerde üreme kapasitesini koruyabiliyoruz” dedi.</p>

<p>Prof. Dr. Murat Sönmezer, yumurta toplama işleminin standart olarak vajinal yoldan gerçekleştirildiğini belirterek, özellikle çocuk hastalar ve genç kızlarda bu yöntemin aileler ve hastalar tarafından her zaman tercih edilmediğini, bazı hastaların ise işlem nedeniyle çekinceler yaşayabildiğini belirtti.</p>

<p>Bu ihtiyaçtan yola çıkarak yıllar önce yumurtalıklardaki yapışıklık nedeniyle karından yumurta toplamak zorunda kaldığı bir hastasına uyguladığı yöntemi geliştirdiğini anlatan Sönmezer, daha sonra bu tekniği doğurganlığını korumak isteyen genç hastalarda kullanmaya başladığını söyledi. Türkiye’de ilk kez karından yumurta toplama işlemini gerçekleştiren Prof. Dr. Murat Sönmezer, bugüne kadar yaklaşık <strong>800 çocuk ve genç hastada</strong> bu yöntemi başarıyla uyguladığını belirterek, bu alanda<strong> dünyadaki ilk bilimsel yayınlardan birine de imza attığını</strong> ifade etti.</p>

<p>Sönmezer, karından yumurta toplama yönteminin özellikle doğurganlığını kaybetme riski bulunan çocuklar ve genç kadınlar için önemli bir alternatif olduğuna dikkat çekti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 08 At 14.55.46 (3)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-08-at-145546-3.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Çiftler evlenir evlenmez test yaptırmalı</strong></h2>

<p>Çocuk sahibi olmayı hemen düşünmeseler bile evlenen çiftlerin doğurganlık durumlarını değerlendirmesi gerektiğini vurgulayan Sönmezer, kadınların <strong>AMH testiyle</strong> yumurtalık rezervlerini, erkeklerin ise <strong>sperm analiziyle </strong>üreme potansiyellerini öğrenebileceğini söyleyerek “Bugün düşük yumurtalık rezervine sahip bir kadın doğal yollarla gebe kalabilir. Ancak birkaç yıl sonra bu şansını tamamen kaybedebilir. Bu nedenle çiftlerin durumlarını erken dönemde bilmeleri çok önemli” diye konuştu.</p>

<p>Kadında basit bir AMH testi, erkekte ise sperm analizi ile olası sorunların önceden tespit edilebildiğini belirten Sönmezer, çocuk sahibi olmayı ileriki yıllara bırakmayı planlayan çiftlerin de bu testleri yaptırmasının önemli olduğunu söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 08 At 14.55.45" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-08-at-145545.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Sigara, kilo ve stres doğurganlığı etkiliyor</strong></h2>

<p>Yaşam tarzının doğurganlık üzerinde önemli etkileri bulunduğunu belirten Sönmezer, sigara kullanımı, sağlıksız beslenme, fazla kilo ve stresin hem kadınlarda hem erkeklerde üreme kapasitesini olumsuz etkilediğini söyledi.</p>

<p>Bir adet döneminde doğal yolla gebelik elde etme ihtimalinin yaklaşık yüzde 20 olduğunu belirten Sönmezer, düzenli adet gören kadınlarda yumurtlama döneminin doğru hesaplanmasının gebelik şansını artırabileceğini ifade etti.</p>

<p>Düzenli adet görmenin tek başına doğurganlığın normal olduğu anlamına gelmediğini vurgulayan Sönmezer, kadınların belirli aralıklarla yumurtalık rezervlerini kontrol ettirmeleri gerektiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 08 At 14.55.46 (1)-1" class="detail-photo img-fluid" height="665" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-08-at-145546-1-1.jpeg" width="962" /></p>

<h2><strong>Yardımcı üreme tekniklerinde başarı oranları yükseldi</strong></h2>

<p>Yumurta dondurma işlemlerinde kullanılan vitrifikasyon adı verilen hızlı dondurma yönteminin başarı oranlarını önemli ölçüde artırdığını belirten Sönmezer, günümüzde dondurulmuş ve çözülmüş yumurtalarla elde edilen gebelik oranlarının taze yumurtalarla elde edilen sonuçlara oldukça yaklaştığını söyledi.</p>

<p>Polikistik over sendromu gibi düzensiz adet gören kadınlarda yumurtlama takibi, zamanlanmış ilişki ve aşılama yöntemlerinin uygulanabildiğini belirten Sönmezer, aşılama tedavisinin genellikle üç denemeye kadar sürdürüldüğünü, sonuç alınamaması halinde tüp bebek tedavisine geçildiğini ifade etti.</p>

<p>Çocuk sahibi olmakta güçlük yaşayan çiftlerin umutsuzluğa kapılmaması gerektiğini belirten Sönmezer, “Bugün yardımcı üreme tekniklerinde elde edilen başarı oranları geçmişe göre çok daha yüksek. Zamanlanmış ilişki, aşılama ve tüp bebek uygulamaları sayesinde çok sayıda çift çocuk sahibi olabiliyor” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/kanser-tedavileri-cocuk-sahibi-olmaya-engel-degil</guid>
      <pubDate>Tue, 09 Jun 2026 09:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-08-at-145546.jpeg" type="image/jpeg" length="72054"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[KİM NE KADAR MAAŞ ALACAK? Temmuz zammı sonrası memur, emekli ve kamu çalışanı maaşları: 33 meslek için maaş tablosu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ara zam sonrası memur, emekli ve kamu çalışanı maaşları için yeni hesaplama yapıldı. Hakim, savcı, polis, öğretmen, hemşire, zabıta, itfaiyeci, infaz koruma memuru, mübaşir, vaiz, mühendis, kamu işçisi, SSK ve Bağ-Kur emeklisi maaşlarında güncel tablo ortaya çıktı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Ara zam için milyonlarca memur, emekli ve kamu çalışanının beklediği maaş hesabı yeniden güncellendi. TÜİK’in 3 Temmuz'da enflasyon verisini açıklamasıyla birlikte 6 aylık zam oranı netleşirken, memur, memur emeklisi, SSK ve Bağ-Kur emeklileri için yeni maaş tahminleri de ortaya çıktı. Hakim, savcı, polis, öğretmen, hemşire, zabıta, itfaiyeci, infaz koruma memuru, vaiz, mühendis ve kamu işçisi gibi birçok meslek grubunda Temmuz sonrası beklenen maaşlar tek tek hesaplandı. İşte en güncel Temmuz zammı tablosu ve meslek meslek yeni maaş beklentileri...</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu</guid>
      <pubDate>Mon, 08 Jun 2026 15:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/kim-ne-kadar-maas-aliyor-emekli-memur-kamu-temmuz-zammi.webp" type="image/jpeg" length="93478"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kadınlar dikkat: 40 yaşından sonra mamografi şart]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/kadinlar-dikkat-40-yasindan-sonra-mamografi-sart</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/kadinlar-dikkat-40-yasindan-sonra-mamografi-sart" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu ‘Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi’ programına konuk olan Prof. Dr. Füsun Taşkın, meme kanserinde erken tanının hayati önemini vurguladı. 40 yaşından itibaren kadınların yılda bir kez mamografi yaptırması gerektiğini belirten Taşkın, düzenli taramaların meme kanserine bağlı ölüm riskini yüzde 40-45 oranında azalttığını ifade ederek gelişen görüntüleme yöntemleri ve kişiselleştirilmiş takiplerin erken tanıyı güçlendirdiğini ifade etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Radyoloji Uzmanı Prof. Dr. Füsun Taşkın, meme kanserinde erken tanının önemini ve son yıllarda görüntüleme teknolojilerinde yaşanan gelişmeleri anlattı. Taşkın, kadınların 40 yaşından itibaren yılda bir kez mamografi yaptırması gerektiğini vurgulayarak, düzenli taramanın meme kanserine bağlı ölüm riskini yüzde 40-45 oranında azalttığını söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 05 At 19.10.51" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-05-at-191051.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Yüksek riskli kadinlarda meme taramasına erken başlanmalı</strong></h2>

<p>Meme kanseri taramasında mamografinin altın standart yöntem olduğunu belirten Prof. Dr. Taşkın, bu yöntemin dünyada en fazla bilimsel çalışmaya konu olmuş görüntüleme sistemi olduğunu ifade etti.</p>

<p>Kadınların 40 yaşından sonra yılda bir kez mamografi yaptırması gerektiğini belirten Taşkın, çekilen görüntülerin mutlaka saklanmasını ve sonraki yıllardaki tetkiklerle karşılaştırılmasını önerdi. Taşkın, böylece memedeki çok küçük değişikliklerin daha erken fark edilebildiğini söyledi.</p>

<p>BRCA1 veya BRCA2 gen mutasyonu taşıyan ya da ailesinde yoğun meme ve yumurtalık kanseri öyküsü bulunan kadınların yüksek risk grubunda yer aldığını belirten Taşkın, bu kişilerde mamografinin yanı sıra meme ultrasonografisinin de takip programına eklenmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Yüksek riskli kadınlarda taramaların ailede görülen ilk meme kanseri vakasından 10 yıl önce başlatıldığını belirten Taşkın, “Ailede 35 yaşında meme kanseri görüldüyse, takiplerin 25 yaşında başlaması gerekir” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 05 At 19.10.52 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-05-at-191052-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Meme kanseri her zaman kitle olarak ortaya çıkmıyor</strong></h2>

<p>Meme kanserinin her zaman ele gelen bir kitle şeklinde ortaya çıkmadığını belirten Prof. Dr. Taşkın, özellikle erken evrede mikron düzeyindeki değişikliklerin görüntüleme yöntemleriyle saptanabildiğini söyledi.</p>

<p>Bu nedenle hiçbir şikâyeti olmayan kadınların da düzenli kontrollerini ihmal etmemesi gerektiğini vurgulayan Taşkın, genç yaşta ve yoğun meme dokusuna sahip kadınlarda mamografinin tek başına yeterli olmayabileceğini, bu durumlarda ultrasonografinin önemli katkı sağladığını kaydetti.<br />
<img alt="Whatsapp Image 2026 06 05 At 19.10.52" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-05-at-191052.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>15 dakikalık biyopsi tedavinin yol haritasını çiziyor</strong></h2>

<p>Görüntüleme sırasında şüpheli bir bulgu tespit edildiğinde biyopsinin büyük önem taşıdığını belirten Taşkın, ultrason eşliğinde yapılan meme biyopsilerinin hazırlık süreciyle birlikte yaklaşık 15 dakikada tamamlanabildiğini söyledi.</p>

<p>Doğru yapılan biyopsinin cerrahi planlamaya rehberlik ettiğini vurgulayan Taşkın, birçok hastada tek cerrahi girişimle başarılı sonuçlar alınabildiğini ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Yeni nesil görüntüleme yöntemleri erken tanıyı güçlendiriyor</strong></h2>

<p>Son 10 yılda radyolojide çok önemli gelişmeler yaşandığını belirten Prof. Dr. Füsun Taşkın, gelişen ultrason teknolojileri sayesinde iyi ve kötü huylu oluşumların daha hızlı ve güvenilir biçimde ayırt edilebildiğini söyledi.</p>

<p>Dijital mamografiyle birlikte kullanılan tomosentez teknolojisinin memeden kesitsel görüntüler alınmasını sağladığını belirten Taşkın, özellikle yoğun meme dokusunda gizlenebilen oluşumların daha kolay tespit edilebildiğini ifade etti.</p>

<h2><strong>Kontrastlı mamografi MR’a alternatif olabiliyor</strong></h2>

<p>Kontrastlı mamografinin son yılların en önemli gelişmelerinden biri olduğunu belirten Prof. Dr. Taşkın, damardan verilen kontrast madde sayesinde şüpheli bölgelerin çok daha ayrıntılı değerlendirilebildiğini söyledi.</p>

<p>Bu yöntemin özellikle meme başı akıntısı olan, eline kitle gelen, muayenede şüpheli bulgu saptanan veya yüksek risk grubunda bulunan kadınlarda kullanıldığını belirten Taşkın, bazı hastalarda meme MR’ına olan ihtiyacı da ortadan kaldırabildiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 05 At 19.10.52 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-05-at-191052-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Ameliyat olamayan hastalarda yeni tedavi seçeneği</strong></h2>

<p>Meme kanseri tespit edildiğinde tümörün yanı sıra karşı meme ve koltuk altı lenf bezlerinin de değerlendirilmesi gerektiğini belirten Taşkın, doğru evrelemenin tedavi başarısında kritik rol oynadığını söyledi.</p>

<p>Yaş veya ek hastalıklar nedeniyle ameliyat edilemeyen bazı hastalarda tümörün dondurularak tedavi edilmesine olanak sağlayan yöntemlerin uygulanabildiğini belirten Taşkın, bu yaklaşımın uygun hastalarda hem hızlı iyileşme hem de kozmetik avantajlar sunduğunu kaydetti.</p>

<p>Programda kadınlara çağrıda bulunan radyoloji uzmanı Prof. Dr. Füsun Taşkın, “Memede çözümsüz kalan bir sorun yok. Meme kanseri erken tanındığında en başarılı şekilde yönetilebilen ve tedavi edilebilen kanser türlerinden biridir. Bu nedenle düzenli kontroller ihmal edilmemelidir” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/kadinlar-dikkat-40-yasindan-sonra-mamografi-sart</guid>
      <pubDate>Sat, 06 Jun 2026 09:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-05-at-191053.jpeg" type="image/jpeg" length="36548"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN DEĞERLİ TÜRK FUTBOLCULAR: İŞTE GÜNCELLENEN PİYASA DEĞERLERİYLE EN DEĞERLİ TÜRK OYUNCULAR]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[En değerli Türk oyuncular listesi yeniden güncellendi. Avrupa’da ve Süper Lig’de öne çıkan en değerli Türk futbolcular arasındaki sıralama değişirken, en değerli Türk futbolcuları kimler sorusu da yeniden gündeme geldi. Piyasa değeri artan yıldızlar, dikkat çeken performanslar ve yükselen genç yeteneklerle şekillenen en değerli Türk futbolcular güncel listesinde tüm detaylar bu fotogaleride.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>En değerli Türk oyuncular listesi bir kez daha güncellendi. Avrupa’nın önde gelen liglerinde forma giyen ve Süper Lig’de performansıyla öne çıkan isimlerin yer aldığı bu sıralama, en değerli Türk futbolcular arasındaki rekabeti net biçimde ortaya koyuyor. Piyasa değerleri, yaş, performans ve uluslararası etki kriterleri dikkate alınarak hazırlanan listede, en değerli Türk futbolcuları kimler sorusunun yanıtı dikkat çekiyor. İşte en değerli Türk futbolcular güncel listesi ve detayları…</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli</guid>
      <pubDate>Fri, 05 Jun 2026 10:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/en-degerli-turk-futbolcular-1.webp" type="image/jpeg" length="71967"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[A MİLLİ TAKIMDAN DÜNYA SIRALAMASINDA SIÇRAMA! İşte kadro değeri, güncel kadro ve maç programı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[A Milli Futbol Takımı’nın 2026 Dünya Kupası yolculuğu başladı. İşte Montella’nın aday kadrosu, hazırlık maçları, D Grubu fikstürü ve ay-yıldızlıların piyasa değeri hakkında tüm detaylar!]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>A Milli Futbol Takımı, Vincenzo Montella yönetiminde 24 yıllık Dünya Kupası hasretini sona erdirerek 2026 FIFA Dünya Kupası yolculuğuna hazırlanıyor. Geçtiğimiz günlerde açıklanan geniş aday kadro, turnuva öncesi hazırlık maçları, grup fikstürü ve ay-yıldızlı ekibin toplam piyasa değeri futbolseverlerin gündeminde. İşte A Milli Takım’ın Dünya Kupası öncesi merak edilen tüm detayları…</p>

<h3></h3>

<h2></h2></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi</guid>
      <pubDate>Tue, 19 May 2026 21:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/amillitakim-1.webp" type="image/jpeg" length="37304"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN PAHALI OYUNCULAR! İşte güncel sıralamayla Süper Lig'in en değerli 20 futbolcusu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Süper Lig’de oyuncuların piyasa değerleri yeniden şekillendi. Güncel Transfermarkt verileri doğrultusunda ligde forma giyen futbolcular arasından en yüksek piyasa değerine sahip 20 isim belirlendi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Süper Lig ekiplerinde forma giyen oyuncuların piyasa değeri sıralaması da yeniden şekillendi. Güncel verilerle birlikte Süper Lig’in en değerli 20 futbolcusu netleşti. İşte listenin tamamı…</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri</guid>
      <pubDate>Mon, 18 May 2026 14:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/guncel-liste-super-lig-oyuncular.webp" type="image/jpeg" length="81585"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EMEKLİYE ÖTV’SİZ ARAÇ DÜZENLEMESİ 2026 SON DURUM: Emekliye ÖTV’siz araba şartları ve araç fiyatları]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Son dakika gelişmesi: emekliye ÖTVsiz araç düzenlemesi gündemde. ÖTVsiz araç fiyatları ve araç listesi 2026 detaylarıyla ÖTV indirimi ve muafiyet kapsamı netleşiyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Emekliye ÖTVsiz araç düzenlemesi 2026 yılında en çok konuşulan başlıklar arasında yer alıyor. Özellikle emekliye ÖTVsiz araç listesi 2026 kapsamında hangi modellerin yer alacağı ve kimlerin bu haktan yararlanabileceği araştırılıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari</guid>
      <pubDate>Sat, 16 May 2026 08:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-son-durum.webp" type="image/jpeg" length="38619"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[3. ODTÜ Jonglörlük Festivali'nde sanatçıların performansı beğeni topladı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ODTÜ Jonglörler Topluluğu tarafından düzenlenen 3. ODTÜ Jonglörlük Festivali, Başkentli sanatseverleri ve öğrencileri bir araya getirmeye devam ediyor. ODTÜ Büyük Spor Salonu ve çevresinde süren etkinlikler kapsamında, havanın kararmasıyla birlikte sahne alan sanatçılar, ateşle yaptıkları tehlikeli ve estetik gösterilerle geceyi aydınlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ODTÜ Jonglörler Topluluğu tarafından bu yıl üçüncüsü düzenlenen 3. ODTÜ Jonglörlük Festivali, ODTÜ Büyük Spor Salonu’nda tüm coşkusuyla devam ediyor. Festival programı kapsamında sahne alan sanatçıların gece karanlığında gerçekleştirdiği ateş gösterileri, izleyicilere adrenalin dolu anlar yaşattı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sanatçıların ateşli asalar ve çeşitli ekipmanlarla sergilediği estetik figürler, jonglörlük sanatının sınırlarını zorlayan performanslara sahne oldu. Hem teknik ustalığın hem de görsel sanatın harmanlandığı festival, Başkentli sanatseverler ve öğrenciler tarafından ilgiyle takip ediliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ahmet Çağatay Bayraktar</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi</guid>
      <pubDate>Sun, 03 May 2026 10:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/a-a-20260503-41275051-41275034-o-d-t-u-j-o-n-g-l-o-r-l-u-k-f-e-s-t-i-v-a-l-i.jpg" type="image/jpeg" length="46980"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ASGARİ ÜCRET VE EMEKLİ MAAŞLARINA ARA ZAM TALİMATI: İşte masadaki rakamlar]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye’de milyonlarca çalışan ve emekliyi doğrudan ilgilendiren maaş düzenlemelerine ilişkin yeni iddialar gündemde... Asgari ücret ve emekli maaşlarına ek zam yapılacağı söylentisi seçim hazırlıklarıyla birlikte ekonomi politikalarında değişim beklentisini artırdı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye’de milyonlarca çalışan ve emekliyi ilgilendiren maaş düzenlemeleriyle ilgili kulis bilgileri gündemi hareketlendirdi. Asgari ücret ve emekli maaşlarına ek zam yapılabileceği yönündeki iddialar, seçim hazırlıklarıyla birlikte ekonomi politikalarında değişim sinyali olarak yorumlanıyor.</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 14:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/emekli-asgariucretli-seyyanen-zam.webp" type="image/jpeg" length="21454"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN DEĞERLİ MİLLİ TAKIMLAR GÜNCEL LİSTE: Türkiye kaçıncı sırada?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2026’nın en değerli milli takımları açıklandı! Türkiye A Milli Takımı, kadro değerinde 40 milyon euroluk artışla büyük bir sıçrama yaptı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Uluslararası futbol arenasında milli takımların piyasa değerleri güncellendi. 2026 yılının Mart ayı itibarıyla açıklanan listede, Türkiye A Milli Futbol Takımı büyük bir çıkış yakalayarak dikkatleri üzerine çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Türkiye de sıralamada yer buldu</strong></h2>

<p>Genç ve Avrupa’da forma giyen futbolcuların değerindeki artış, bu sıçramanın en büyük nedenlerinden biri olarak gösteriliyor. Özellikle Arda Güler ve Kenan Yıldız gibi isimlerin performansları, milli takımın piyasa değerine ciddi katkı sağladı. İşte dünyanın en değerli milli takımları!</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada</guid>
      <pubDate>Mon, 23 Mar 2026 15:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/03/en-degerli-milli-takimlar-turkiye-kacinci.webp" type="image/jpeg" length="21160"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EMEKLİ BAYRAM İKRAMİYESİ 2026: SSK ve Bağ-Kur'lular ne kadar alacak, ikramiyeler ne zaman yatacak?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekli-bayram-ikramiyesi-2026-ssk-ve-bag-kurlular-ne-kadar-alacak-ikramiyeler-ne-zaman-yatacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekli-bayram-ikramiyesi-2026-ssk-ve-bag-kurlular-ne-kadar-alacak-ikramiyeler-ne-zaman-yatacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2026 emekli bayram ikramiyesi için beklentiler yükseldi. SSK ve Bağ-Kur emeklilerinin merak ettiği yeni ikramiye tutarına zam yapılıp yapılmayacağı gündemde. İşte Ramazan Bayramı öncesi ödeme takvimi, dul-yetim aylığı alanlara yapılacak ödeme oranları ve ikramiyeye ilişkin yasal düzenleme hazırlığına dair güncel detaylar...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Milyonlarca SSK ve Bağ-Kur emeklisi, Ramazan Bayramı öncesi ödenecek ikramiyenin 2026’da ne kadar olacağını merak ediyor. Son olarak 4 bin TL’ye yükseltilen bayram ikramiyesinde yeni bir artış yapılıp yapılmayacağı ve olası zam oranı, emeklilerin gündeminde ilk sırada yer alıyor. Özellikle maaş zamlarının ardından gözler, açıklanacak yeni ikramiye tutarına çevrildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3></h3>

<h4></h4></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekli-bayram-ikramiyesi-2026-ssk-ve-bag-kurlular-ne-kadar-alacak-ikramiyeler-ne-zaman-yatacak</guid>
      <pubDate>Mon, 02 Mar 2026 19:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/03/emekli-bayram-ikramiyesi-ne-kadar-ne-zaman.webp" type="image/jpeg" length="37852"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SÜPER LİG'İN EN PAHALI 15 TRANSFERİ! İŞTE EN PAHALI YABANCI TRANSFERLER]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligin-en-pahali-15-transferi-iste-en-pahali-yabanci-transferler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligin-en-pahali-15-transferi-iste-en-pahali-yabanci-transferler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İşte Süper Lig'in en pahalı transferleri! En pahalı transferler Süper Lig tarihinde hangi yıldızlarla yapıldı? En pahalı yabancı transferler ve rekor bonservisler burada.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Transfer dönemleri, Süper Lig’de sadece kadroları değil gündemi de değiştiriyor. Kulüplerin milyonlarca euro ödeyerek kadrosuna kattığı yıldızlar; hem rekabetin seviyesini yükseltiyor hem de tartışmaları beraberinde getiriyor. Bu dosyada, en pahalı transferler Süper Lig tarihine geçen isimleri tek listede topladık. İşte Süper Lig en pahalı transferler sıralaması ve her bir hamlenin kısa hikâyesi…</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligin-en-pahali-15-transferi-iste-en-pahali-yabanci-transferler</guid>
      <pubDate>Wed, 28 Jan 2026 16:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/01/super-lig-tarihinin-en-pahali-transferleri-1.webp" type="image/jpeg" length="93551"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
