<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>24 Saat Gazetesi Ankara</title>
    <link>https://www.24saatgazetesi.com</link>
    <description>Ankara son dakika haberleri, asayiş, trafik kazası ve yangın olayları Gazeteciler Cemiyeti yayın organı 24 Saat'te. Günün maçı saat kaçta, ne zaman, hangi kanalda?</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.24saatgazetesi.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>24 Saat Gazetesi Ankara - Copyright © 2026. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Tue, 11 Aug 2026 11:42:40 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Suriye'de mahkeme Beşşar Esad, kardeşi ve kuzeni için idam kararı verdi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/suriyede-mahkeme-bessar-esad-kardesi-ve-kuzeni-icin-idam-karari-verdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/suriyede-mahkeme-bessar-esad-kardesi-ve-kuzeni-icin-idam-karari-verdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Suriye'de mahkeme, devrik lider Beşşar Esed, kardeşi Mahir Esed ve kuzeni Necib Atıf hakkında gıyaplarında idam kararı verdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Suriye’de mahkeme, devrik lider Beşşar Esed, kardeşi Mahir Esed ve kuzeni Necib Atıf hakkında gıyaplarında idam kararı verdi. Suriye yargı makamlarınca alınan karar, devrik rejim döneminde işlenen suçlara ilişkin yürütülen hukuki sürecin en kritik aşaması olarak kayıtlara geçti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Suriye mahkemesinde görülen davada, devrik rejimin tepe yönetiminde yer alan isimlerin dosyaları karara bağlandı. Mahkeme heyeti; devrik devlet başkanı Beşşar Esed, rejim döneminde Silahlı Kuvvetler bünyesinde kritik komuta kademelerinde bulunan kardeşi Mahir Esed ve kuzeni Necib Atıf’ı gıyaplarında idam cezasına mahkum etti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/suriyede-mahkeme-bessar-esad-kardesi-ve-kuzeni-icin-idam-karari-verdi</guid>
      <pubDate>Tue, 11 Aug 2026 11:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/suriyeden-iranin-bolge-ulkelerine-yonelik-saldirilarina-kinama.png" type="image/jpeg" length="57360"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Menderes Belediyesi'nde başkanvekili seçimi için tarih belli oldu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/menderes-belediyesinde-baskanvekili-secimi-icin-tarih-belli-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/menderes-belediyesinde-baskanvekili-secimi-icin-tarih-belli-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Menderes Belediye Başkanı İlkay Çiçek’in tutuklanarak görevden alınmasının ardından belediye meclisinin başkan vekilini belirleyeceği tarih belli oldu. Menderes Belediye Meclisi, 17 Ağustos Pazartesi günü olağanüstü toplanacak. Mecliste CHP’nin üye sayısının 6’ya düşmesiyle seçim öncesi dengeler de değişti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Menderes Belediye Başkanı<strong> İlkay Çiçek</strong>’in tutuklanarak görevden alınmasının ardından gözler belediye meclisinde yapılacak başkan vekili seçimine çevrildi. İzmir Valiliği, Menderes Belediye Meclisi’nin 17 Ağustos 2026 Pazartesi günü olağanüstü toplanmasına karar verdi.</p>

<h2><strong>Menderes Meclisi 17 Ağustos’ta toplanacak</strong></h2>

<p>İzmir Valiliği’nin kararı doğrultusunda Menderes Belediye Meclisi, 17 Ağustos Pazartesi günü saat 10.30’da Menderes Belediyesi Hizmet Binası Meclis Salonu’nda olağanüstü toplantı gerçekleştirecek.</p>

<p>Toplantının gündeminde, görevden alınan İlkay Çiçek’in yerine başkan vekilinin seçilmesi bulunuyor.</p>

<h3><strong>Menderes Belediye Meclisi’nde yeni sandalye dağılımı</strong></h3>

<p>Menderes Belediye Meclisi’nde toplam 32 üye bulunuyor. Mecliste 19 CHP, 10 AKP, 1 MHP ve 2 bağımsız üye yer alıyordu.</p>

<p>Ancak CHP’li 9 meclis üyesinin YENİ Parti’ye geçmesi ve 4 meclis üyesinin tutuklanmasının ardından CHP’nin mecliste kalan üye sayısı 6’ya düştü.</p>

<p>Bu değişiklik, başkan vekili seçimi öncesinde meclisteki siyasi dengeleri de önemli ölçüde değiştirdi.</p>

<h3><strong>İlk iki turda 3’te 2 çoğunluk aranacak</strong></h3>

<p>Menderes Belediye Meclisi’nde yapılacak başkan vekili seçiminde ilk iki oturumda 3’te 2 çoğunluk aranacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İlk iki turda gerekli çoğunluğun sağlanamaması halinde seçim üçüncü oturuma kalacak. Üçüncü oturumda ise başkan vekilinin belirlenmesi için salt çoğunluk yeterli olacak.</p>

<p>Böylece Menderes Belediyesi’nde İlkay Çiçek’in görevden alınmasının ardından başkanlık görevini kimin vekâleten yürüteceği 17 Ağustos’taki meclis toplantısında netleşecek.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/menderes-belediyesinde-baskanvekili-secimi-icin-tarih-belli-oldu</guid>
      <pubDate>Tue, 11 Aug 2026 11:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/c72a3118-d414-44b5-862c-4bbe2fa80b8ejpg.webp" type="image/jpeg" length="52332"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[MHP’li Osmanağaoğlu’ndan Türk Ocakları’na "Sevr" tepkisi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/mhpli-osmanagaoglundan-turk-ocaklarina-sevr-tepkisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/mhpli-osmanagaoglundan-turk-ocaklarina-sevr-tepkisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[MHP Genel Sekreter Yardımcısı Tamer Osmanağaoğlu, yasalaşan Milli Dayanışma Kanunu'nu Sevr Anlaşması'na benzeten Türk Ocakları yönetimine tepki gösterdi. Benzetmeyi ağır bir tarihi yanılgı olarak nitelendiren Osmanağaoğlu, terörün tasfiye edilerek milli birliğin güçlendirilmesinin Türk devletinin kudretinin bir sonucu olduğunu vurguladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>MHP Genel Sekreter Yardımcısı ve İzmir Milletvekili Tamer Osmanağaoğlu, TBMM'de kabul edilerek yasalaşan "Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun"u Sevr Anlaşması’na benzeten Türk Ocakları yönetimini sert bir dille eleştirdi. Osmanağaoğlu, benzetmenin tarihi bir yanılgı olduğunu ifade etti.</p>

<h2><strong>"Türk Ocakları MHP'ye operasyon çekenlerin ajansı haline geldi"</strong></h2>

<p>Meclis’te düzenlediği basın toplantısında konuşan Tamer Osmanağaoğlu, kanunun yasalaşmasının ardından Türk Ocakları tarafından milletvekillerine gönderilen mesajda yer alan ifadelere tepki gösterdi. Türk Ocakları’nın kökleri itibarıyla Cumhuriyet’in kuruluşunda rol oynamış köklü bir yapı olduğunu hatırlatan Osmanağaoğlu, mevcut yönetimin çizgiden saptığını öne sürerek şu değerlendirmelerde bulundu:</p>

<blockquote>
<p><i>"Türk Ocakları, derin köklerine inildiğinde Türk milliyetçiliğinin fikri temelini oluşturan bir yapıdır. Ancak bugün MHP'ye operasyon düzenlemek isteyenlerin yardımcı figüran ajansı haline gelmiştir. Bu kişiler, birtakım güç odaklarının oluşturmaya çalıştığı 'Türkeş'siz Türk Milliyetçiliği' projesi kapsamında imkan sağlanan kurumların başında gelmektedir."</i></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
</blockquote>

<p>Osmanağaoğlu, kurum yönetiminin geçmiş kararlarını da hatırlatarak, <i>"Bu kişilerin milli meselelere dair görüş beyan etme hakkı, Türk Ocakları adına Fetullah Gülen'e ödül verdiklerinde ve FETÖ ile referandum kampanyası yürüttüklerinde bitmiştir."</i> dedi.</p>

<h3><strong>"Terörsüz Türkiye devletimizin kudretinin sonucudur"</strong></h3>

<p>TBMM’den geçen kanunun Sevr Anlaşması ile bağdaştırılmasını kabul edilemez olarak niteleyen Osmanağaoğlu, Sevr'in emperyalist bir parçalama teşebbüsü olduğunu belirterek konuşmasını şöyle sürdürdü:</p>

<blockquote>
<p><i>"TBMM'nin terörü tasfiye ederek milli birliği güçlendirmek amacıyla ortaya koyduğu iradeyi Sevr ile yan yana zikretmek ağır bir tarihi yanılgıdır. Terörsüz Türkiye, Türk milletinin teslimiyeti değil; artık yeni şehitler vermeyeceğimiz Türkiye'yi onların aziz hatırası üzerinde yükseltme iradesidir. Terör örgütünün silah bırakması, kendisini feshetmesi ve devletimiz karşısında terörle netice alınamayacağının tescil edilmesi milletimizin mağlubiyeti değil, devletimizin kudretinin sonucudur. Sevr'i yırtıp atan irade de bizimdir, terörü tarihe gömecek irade de bizimdir."</i></p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/mhpli-osmanagaoglundan-turk-ocaklarina-sevr-tepkisi</guid>
      <pubDate>Tue, 11 Aug 2026 11:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/thumbs-b-c-af4d81cb4a9c726cbea869c3ae8467ef.webp" type="image/jpeg" length="75836"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türkiye'nin ilaç sektöründe AR-GE yatırımları: Harcamalar 5,6 milyar liraya çıktı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/turkiyenin-ilac-sektorunde-ar-ge-yatirimlari-harcamalar-56-milyar-liraya-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/turkiyenin-ilac-sektorunde-ar-ge-yatirimlari-harcamalar-56-milyar-liraya-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye ilaç sektörünün AR-GE harcamaları beş yılda 8,3 kat arttı. 2024'te 5,6 milyar liraya ulaşan harcamaların yanı sıra yerli ilaçların satış değerindeki payı yüzde 59,6 oldu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye'de <strong>ilaç</strong> sektörünün araştırma ve geliştirme faaliyetlerine yönelik harcamalarında son yıllarda belirgin bir yükseliş yaşandı. Rekabet Kurulunun yayımladığı <strong>İlaç Sektör İncelemesi Ön Raporu</strong>'nda yer alan verilere göre, 2020 yılında 676,2 milyon lira olan <strong>AR-GE harcamaları</strong>, 2024 itibarıyla 5,6 milyar liraya ulaştı.</p>

<p>Beş yıllık süreçteki artış yüzde 723 olarak hesaplanırken, sektörün AR-GE için ayırdığı kaynak 8,3 katına çıktı. İlaç alanı, yüksek teknoloji kullanımı, yoğun araştırma faaliyetleri ve yüksek yatırım ihtiyacı nedeniyle AR-GE çalışmalarının önemli yer tuttuğu sektörler arasında bulunuyor.</p>

<h2><strong>İlaç geliştirme çalışmalarında AR-GE'nin payı artıyor</strong></h2>

<p>Teknolojik imkanların gelişmesiyle birlikte ilaç sektöründe yürütülen çalışmaların kapsamı da genişledi. Şirketler, hastalıkların tedavisine yönelik ürünlerin yanı sıra yaşam kalitesinin artırılmasına yönelik yeni ürünler üzerinde de çalışmalar gerçekleştiriyor.</p>

<p>Yeni ilaç geliştiren ve <strong>patent koruması </strong>bulunan referans ürünleri piyasaya sunan şirketler, sektörde AR-GE faaliyetlerine daha fazla kaynak ayıran firmalar olarak öne çıkıyor. Bu yatırımların yeni ürünlerin geliştirilmesi ve piyasadaki ilaç çeşitliliğinin artırılmasında etkili olduğu belirtiliyor.</p>

<p>AR-GE faaliyetlerinin uzun vadede ise referans ilaçlar ile eş değer ürünler arasındaki rekabetin gelişmesine katkı sağlaması bekleniyor.</p>

<h3><strong>Küresel ilaç şirketleri Türkiye pazarında önemli paya sahip</strong></h3>

<p>Rapordaki verilere göre, dünya genelinde <strong>ilaç</strong> satışları açısından geçen yıl ilk 50'de bulunan şirketlerin ABD pazarındaki toplam payı yüzde 88 olarak kaydedildi. Aynı şirketlerin Türkiye ilaç pazarındaki payı ise yüzde 49 seviyesinde gerçekleşti.</p>

<p>Söz konusu veriler, küresel ölçekte faaliyet gösteren ilaç şirketlerinin Türkiye pazarında önemli bir konuma sahip olduğunu ortaya koydu. Bununla birlikte yerli firmalar ile diğer uluslararası şirketlerin de pazardaki faaliyetlerini sürdürdüğü belirtildi.</p>

<h3><strong>Küresel AR-GE harcamaları 201,3 milyar dolara ulaştı</strong></h3>

<p>İlaç sektöründe araştırma ve geliştirmeye ayrılan kaynak yalnızca Türkiye'de değil, küresel ölçekte de artış gösterdi. Dünya genelinde ilaç sektörünün AR-GE harcamaları 2025 yılında önceki yıla göre yüzde 3 yükselerek 201,3 milyar dolara çıktı.</p>

<p>Küresel ilaç AR-GE yatırımlarında ABD ilk sırada yer aldı. Ülkede bu alana yapılan harcama 130,1 milyar dolar olarak kaydedildi.</p>

<p>Türkiye'de ise sektörün yüksek katma değerli üretim kapasitesi, nitelikli çalışan yapısı ve araştırma geliştirme faaliyetleri öne çıkıyor. 12. Kalkınma Planı kapsamında ilaç alanında yerli üretimin güçlendirilmesi, dışa bağımlılığın azaltılması ve yenilikçi ürün geliştirme kapasitesinin artırılması hedefleniyor.</p>

<h3><strong>İlaç pazarının büyüklüğü 479 milyar liraya yükseldi</strong></h3>

<p>Türkiye ilaç sektörünün toplam pazar büyüklüğü de yıllar içinde önemli ölçüde arttı. 2020 yılında 56 milyar lira seviyesinde bulunan sektörün toplam pazar büyüklüğü, geçen yıl 479 milyar liraya ulaştı.</p>

<p>AR-GE harcamalarında da aynı dönemde düzenli yükseliş görüldü. Sektörün 2020 yılında araştırma geliştirme faaliyetlerine ayırdığı kaynak 676,2 milyon lira olurken, bu rakam 2024'te 5,6 milyar liraya çıktı.</p>

<p>Böylece 2020-2024 döneminde AR-GE harcamalarında yüzde 723'lük artış gerçekleşti. Harcamaların beş yıllık süreçte 8,3 kat yükselmesi, sektörde araştırma geliştirme faaliyetlerine ayrılan kaynağın genişlediğini gösterdi.</p>

<h3><strong>Yerli ilaçların satış değerindeki payı yüzde 59,6 oldu</strong></h3>

<p>Türkiye'de ilaç sektörünün üretim ve dış ticaret verileri de sektördeki gelişimin diğer göstergeleri arasında yer aldı. 2020-2025 döneminde yurt içinde üretilen ilaçların satış değeri ve kutu bazındaki payı, ithal ürünlerin üzerinde seyretti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Geçen yıl Türkiye'de üretilen ilaçların toplam satış değeri içerisindeki payı yüzde 59,6 olarak hesaplandı. İthal ilaçların satış değerindeki oranı ise yüzde 40,4'te kaldı.</p>

<p>Kutu sayıları üzerinden yapılan değerlendirmede yerli üretimin payı daha yüksek seviyeye ulaştı. İmal edilen ilaçlar toplam kutu satışlarının yüzde 90'ını oluştururken, ithal ilaçların payı yüzde 10 olarak gerçekleşti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anadolu Ajansı</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/turkiyenin-ilac-sektorunde-ar-ge-yatirimlari-harcamalar-56-milyar-liraya-cikti</guid>
      <pubDate>Tue, 11 Aug 2026 11:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/turkiyede-ilac-sektorunun-ar-ge-harcamalari-5-yilda-83-katina-cikti.png" type="image/jpeg" length="72226"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Eğitimde dijital dönüşüm: Türkiye'de internetten eğitim alanların sayısı arttı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/egitimde-dijital-donusum-turkiyede-internetten-egitim-alanlarin-sayisi-artti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/egitimde-dijital-donusum-turkiyede-internetten-egitim-alanlarin-sayisi-artti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye'de internet üzerinden eğitim alan bireylerin oranı 2017'de yüzde 6,5 seviyesindeyken 2026'da yüzde 22,9'a çıktı. TÜİK verilerine göre 16-74 yaş grubunda internet kullanım oranı da yüzde 92,3 olarak kaydedildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye'de internet kullanımı eğitim faaliyetlerinde de daha fazla yer almaya başladı. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerinden derlenen bilgilere göre, 16-74 yaş grubundaki bireylerin internet kullanım oranı 2026'da yüzde 92,3'e ulaştı. Bu oran, geçen yıla göre 1,4 puanlık artış gösterdi.</p>

<p>İnternet kullanım amaçlarına ilişkin veriler, çevrim içi öğrenme faaliyetlerinde de yükseliş yaşandığını ortaya koydu. "son 3 ay içinde internet üzerinden eğitim, mesleki ve özel amaçlar için yapılan öğrenme faaliyeti gerçekleştiren bireylerin oranı" 2017'de yüzde 6,5 olarak kaydedilirken, 2026'da yüzde 22,9'a yükseldi.</p>

<h2><strong>İnternet üzerinden eğitim alanların oranı yüzde 22,9 oldu</strong></h2>

<p>İnternet üzerinden eğitim, mesleki öğrenme ve özel amaçlı öğrenme faaliyetlerine katılanların oranı son yıllarda yükseldi. 2017 yılında yüzde 6,5 olan bu oran, 2026'da yüzde 22,9 seviyesine çıktı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Verilere göre Türkiye'de yaklaşık her dört kişiden biri internet üzerinden öğrenme faaliyeti gerçekleştirdi. Dijital ortamda eğitim alanların oranı cinsiyetlere göre de farklılık gösterdi. Erkeklerde yüzde 22,4 olan oran, kadınlarda yüzde 23,5 olarak belirlendi.</p>

<h3><strong>Çevrim içi kurs alanların oranı arttı</strong></h3>

<p>İnternet üzerinden gerçekleştirilen öğrenme faaliyetlerinin alt başlıklarında da artış kaydedildi. Çevrim içi kurslara katılan bireylerin oranı 2017 yılında yüzde 2,5 seviyesindeyken 2026'da yüzde 7,9'a çıktı.</p>

<p>Bu yıl çevrim içi kurs alan erkeklerin oranı yüzde 8,1 olarak hesaplandı. Kadınlarda ise aynı oran yüzde 7,8 olarak kayıtlara geçti.</p>

<h3><strong>Çevrim içi öğrenme materyallerinin kullanımı yükseldi</strong></h3>

<p>Kursların dışında kalan çevrim içi öğrenme materyallerinin kullanımında da yıllar içinde artış görüldü. Bu yöntemden yararlanan bireylerin oranı 2017'de yüzde 4,4 iken 2026'da yüzde 16,6'ya yükseldi.</p>

<p>Kurs dışındaki dijital öğrenme materyallerini kullananların oranı erkeklerde yüzde 16,1 olarak ölçüldü. Kadınlarda ise bu oran yüzde 17,3 olarak belirlendi.</p>

<h3><strong>Eğitimciler ve öğrencilerle çevrim içi iletişim arttı</strong></h3>

<p>Sesli veya görüntülü çevrim içi araçlar üzerinden eğitimciler ya da öğrencilerle iletişim kuranların oranında da yükseliş kaydedildi. 2017 yılında yüzde 3,1 olan bu faaliyet oranı, 2026'da yüzde 11,5'e ulaştı.</p>

<p>Söz konusu iletişim yöntemini kullananların oranı erkeklerde yüzde 10,6, kadınlarda ise yüzde 12,5 olarak hesaplandı.</p>

<h3><strong>İnternet kullanım oranı yüzde 92,3'e ulaştı</strong></h3>

<p>TÜİK verilerine göre Türkiye'de 16-74 yaş grubundaki bireylerin internet kullanım oranı 2026'da yüzde 92,3 oldu. İnternet kullanımında geçen yıla kıyasla 1,4 puanlık yükseliş görüldü.</p>

<p>Teknolojik cihazların kullanımının yaygınlaşması, çevrim içi eğitim içeriklerine farklı yerlerden erişim sağlanabilmesi ve dijital öğrenme materyallerinin artması, eğitim faaliyetlerinin internet ortamında yürütülmesini destekleyen unsurlar arasında yer aldı. Kovid-19 salgını döneminde yüz yüze eğitime ara verilmesi de eğitimde dijitalleşmenin hızlanmasına neden olan gelişmelerden biri oldu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Eğitim, Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/egitimde-dijital-donusum-turkiyede-internetten-egitim-alanlarin-sayisi-artti</guid>
      <pubDate>Tue, 11 Aug 2026 11:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/turkiyede-internetten-egitim-alanlarin-sayisi-artti.png" type="image/jpeg" length="65695"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Hentbol Cumhurbaşkanlığı Kupası Ankara'da sahibini bulacak]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/hentbol-cumhurbaskanligi-kupasi-ankarada-sahibini-bulacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/hentbol-cumhurbaskanligi-kupasi-ankarada-sahibini-bulacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türk hentbol tarihinde ilk kez Cumhurbaşkanlığı himayelerinde düzenlenecek olan 2026 Cumhurbaşkanlığı Kupası, 25-26 Ağustos tarihlerinde Ankara'da gerçekleştirilecek.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türk hentbol tarihinde ilk kez Cumhurbaşkanlığı himayelerinde düzenlenecek olan 2026 Cumhurbaşkanlığı Kupası, 25-26 Ağustos tarihlerinde Ankara’da gerçekleştirilecek. Organizasyonda, kadın ve erkeklerde toplam 8 takım şampiyonluk mücadelesi verecek.</p>

<h2><strong>Prof. Dr. Yaşar Sevim Hentbol Salonu ev sahipliği yapacak</strong></h2>

<p>Türkiye Hentbol Federasyonundan yapılan açıklamaya göre, Türk hentbolunun en prestijli organizasyonları arasında yer alan kupa müsabakaları, Ankara’daki Prof. Dr. Yaşar Sevim Hentbol Salonu'nda oynanacak.</p>

<p>Kadınlar ve erkeklerde 4'er takımın parkeye çıkacağı organizasyonda heyecan, <strong>25 Ağustos Salı</strong> günü oynanacak yarı final karşılaşmalarıyla başlayacak. Kupanın sahiplerini bulacağı final müsabakaları ise <strong>26 Ağustos Çarşamba</strong> günü gerçekleştirilecek.</p>

<h3><strong>Cumhurbaşkanlığı Kupası maç programı</strong></h3>

<p>Ankara'da düzenlenecek kupanın 2 günlük maç takvimi şu şekilde:</p>

<p><strong>25 Ağustos Salı (Yarı Final Müsabakaları)</strong></p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Kadınlar:</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

 <ul>
  <li>
  <p><strong>12.00:</strong> Bursa Büyükşehir Belediyespor - Ortahisar Belediyespor</p>
  </li>
  <li>
  <p><strong>14.15:</strong> Armada Praxis Yalıkavak - Üsküdar Belediyespor</p>
  </li>
 </ul>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Erkekler:</strong></p>

 <ul>
  <li>
  <p><strong>16.30:</strong> Beşiktaş - İstanbul Gençlik</p>
  </li>
  <li>
  <p><strong>18.45:</strong> Nilüfer Belediyespor - Spor Toto</p>
  </li>
 </ul>
 </li>
</ul>

<p><strong>26 Ağustos Çarşamba (Final Müsabakaları)</strong></p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>15.00:</strong> Kadınlar Finali</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>18.00:</strong> Erkekler Finali</p>
 </li>
</ul></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ankara Haberleri, Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/hentbol-cumhurbaskanligi-kupasi-ankarada-sahibini-bulacak</guid>
      <pubDate>Tue, 11 Aug 2026 11:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/thumbs-b-c-5c24f0603b8fa13d739906135998bd53.webp" type="image/jpeg" length="40886"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yeni Parti’den CİMER için "paralı başvuru" çağrısı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/yeni-partiden-cimer-icin-parali-basvuru-cagrisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/yeni-partiden-cimer-icin-parali-basvuru-cagrisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yeni Parti Burdur Milletvekili İzzet Akbulut, CİMER’in vatandaşlar arasındaki husumetlerde “hesaplaşma yöntemi” olarak kullanılmaya başlandığını savunarak başvuruların ücretli hale getirilmesini önerdi. Yeni Parti Adana Milletvekili Bilal Bilici ise gençlerin sosyal medyada görüş açıklamaktan çekindiğini belirterek, “CİMER sopası var” dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Yeni Parti Burdur Milletvekili<strong> İzzet Akbulut</strong>, TBMM Genel Kurulu’nda Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi’ne (CİMER) ilişkin eleştirilerde bulundu. Akbulut, CİMER’in kuruluş amacının dışında kullanıldığını ve vatandaşlar arasındaki husumetlerde bir “hesaplaşma yöntemi” haline geldiğini savundu.</p>

<p>Akbulut, CİMER başvurularının daha sağlıklı kullanılabilmesi için ücretli hale getirilmesini önerdi.</p>

<h2><strong>“Komşu komşuyu şikâyet eder oldu”</strong></h2>

<p>CİMER’in amacı dışında kullanıldığını öne süren Akbulut, vatandaşların birbirleri hakkında başvuruda bulunmasını eleştirdi.</p>

<p>Akbulut, TBMM Genel Kurulu’ndaki konuşmasında, “Komşu komşuyu şikâyet eder oldu, esnaf esnafı şikâyet eder oldu; birçok vatandaşımız birbirlerini ispiyonlamak için kullanıyor bu CİMER’i” ifadelerini kullandı.</p>

<h3><strong>“En azından paralı olmasını talep ediyorum”</strong></h3>

<p><strong>Cumhuriyet'in aktardığına göre, </strong>CİMER’in vatandaşlar arasındaki kişisel anlaşmazlıklarda kullanılmasının önüne geçilmesi gerektiğini savunan Akbulut, başvuruların ücretli hale getirilmesini istedi.</p>

<p>Akbulut, “İnsanlar birbirleri arasında husumet varsa CİMER üzerinden birbirleriyle hesaplaşma yöntemini seçmeye başladılar. CİMER’in daha sağlıklı kullanılabilmesi adına en azından paralı olmasını talep ediyorum” dedi.</p>

<h3><strong>Bilici: “CİMER sopası var”</strong></h3>

<p>Yeni Parti Adana Milletvekili <strong>Bilal Bilici</strong> de Genel Kurul’daki konuşmasında gençlerin karşı karşıya olduğu sorunlara dikkat çekti.</p>

<p>Gençlerin yalnızca iş değil, adalet, özgürlük ve gelecek aradığını belirten Bilici, gençlerin sosyal medyada görüşlerini açıklamaktan çekindiğini savundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bilici, bu durumu “CİMER sopası” ifadesiyle eleştirerek, “Bugün gençler sadece iş aramıyor; adalet, özgürlük ve gelecek aramakta. Gençler sosyal medyada görüşlerini açıklamaktan çekiniyor. Niye? Çünkü CİMER sopası var” diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Cumhuriyet</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/yeni-partiden-cimer-icin-parali-basvuru-cagrisi</guid>
      <pubDate>Tue, 11 Aug 2026 11:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/beba37db-688a-4abb-9e87-ba80fb63dd3f.webp" type="image/jpeg" length="63536"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Tam Güneş tutulması 12 Ağustos’ta saat kaçta başlayacak, nerelerden görülecek? Güneşi tutulması Türkiye’de izlenecek mi?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/tam-gunes-tutulmasi-12-agustosta-saat-kacta-baslayacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/tam-gunes-tutulmasi-12-agustosta-saat-kacta-baslayacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[12 Ağustos 2026 Çarşamba günü gerçekleşecek tam Güneş tutulması için geri sayım başladı. Yılın en dikkat çekici gökyüzü olaylarından biri olacak tutulma, dünyanın belirli bölgelerinde Güneş’in tamamen Ay’ın arkasında kalmasına neden olacak. Grönland, İzlanda, kuzey Rusya ve İspanya’nın bazı bölgeleri tam tutulmaya tanıklık edecek. Peki 2026 Güneş tutulması Türkiye’den görülecek mi, saat kaçta başlayacak? İşte 12 Ağustos Güneş tutulmasına ilişkin merak edilenler…]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gökyüzü meraklılarının yakından takip ettiği <strong>2026 Güneş tutulması</strong>, 12 Ağustos Çarşamba günü meydana gelecek. Ay’ın Dünya ile Güneş arasından geçmesiyle oluşacak tutulmada Ay’ın gölgesi, Dünya’nın belirli bir bölümüne düşecek. Gölgenin merkezinde kalan bölgelerde Güneş tamamen kapanırken, daha geniş bir coğrafyada parçalı tutulma izlenecek.</p>

<p>Ancak tutulmanın tamamını görmek isteyenler için önemli bir ayrıntı bulunuyor. <strong>12 Ağustos 2026 Güneş tutulması Türkiye’den izlenemeyecek.</strong> Türkiye, hem tam hem de parçalı tutulmanın görülebileceği alanların dışında kalıyor. Bu nedenle Ankara başta olmak üzere Türkiye'nin herhangi bir kentinden tutulmanın gökyüzündeki görüntüsü izlenemeyecek.</p>

<h2><strong>2026 Güneş tutulması ne zaman?</strong></h2>

<p>2026 yılının tam Güneş tutulması <strong>12 Ağustos 2026 Çarşamba günü</strong> gerçekleşecek. Tutulma sırasında Ay, Güneş’in önünden geçerek belirli bölgelerde Güneş diskinin tamamını örtecek.</p>

<p>Tam tutulmanın görülebileceği alan oldukça dar bir hat üzerinde bulunuyor. Bu hat kuzey Rusya’dan başlayarak Grönland ve İzlanda üzerinden ilerliyor. Ardından Atlas Okyanusu’nu geçen tutulma hattı İspanya’ya ulaşıyor ve Portekiz’in kuzeybatısındaki küçük bir bölgeye kadar uzanıyor.</p>

<p>Tam tutulmanın meydana geldiği noktalarda gündüz saatlerinde gökyüzünde kısa süreli bir kararma yaşanacak. Ay'ın Güneş'i tamamen kapattığı sırada Güneş'in dış atmosferi olan korona da gözlemlenebilecek.</p>

<p>Tamlık süresi ise bulunduğunuz noktaya göre değişecek. Tutulma hattının önemli bölümünde Güneş'in tamamen örtülmesi iki dakikadan kısa sürecek. Bazı noktalarda süre iki dakikayı aşacak ancak tam tutulma yaklaşık iki buçuk dakikadan daha uzun sürmeyecek.</p>

<h3><strong>12 Ağustos Güneş tutulması Türkiye’den görülecek mi?</strong></h3>

<p><strong>Hayır. 12 Ağustos 2026 tarihinde gerçekleşecek tam Güneş tutulması Türkiye’den görülemeyecek.</strong></p>

<p>Tutulmanın tamlık hattı Türkiye'nin kuzeyinden ya da güneyinden geçmediği için Türkiye'deki gözlemciler Ay'ın Güneş'i tamamen örttüğü evreyi izleyemeyecek. Üstelik Türkiye, tutulmanın parçalı olarak görülebileceği bölgenin de dışında kalıyor.</p>

<p>Bu nedenle İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa, Antalya ve diğer kentlerde yaşayanlar 12 Ağustos'taki tutulmayı gökyüzünde doğrudan gözlemleyemeyecek.</p>

<p><img alt="Güneş Tutulması-1" class="detail-photo img-fluid" height="636" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2024/04/gunes-tutulmasi-1.webp" width="985" /></p>

<h3><strong>Ankara'dan Güneş tutulması izlenecek mi?</strong></h3>

<p>Ankara için yapılan astronomik hesaplamalara göre de <strong>12 Ağustos 2026 Güneş tutulması Ankara'dan görünmeyecek. </strong>Başkentte bulunan gözlemciler, tutulmanın Ay'ın Güneş'i örttüğü evrelerine tanıklık edemeyecek.</p>

<p>Türkiye'den tutulmayı takip etmek isteyen gökyüzü meraklılarının, tutulmanın görülebileceği ülkelere seyahat etmesi veya astronomi kuruluşlarının gerçekleştireceği olası canlı yayınları takip etmesi gerekiyor.</p>

<h3><strong>Tam Güneş tutulması hangi ülkelerden görülecek?</strong></h3>

<p>2026 tam Güneş tutulmasının en dikkat çekici özelliği, tamlık hattının farklı coğrafyalardan geçmesi olacak.</p>

<p><strong>Tam Güneş tutulmasının görülebileceği başlıca bölgeler şöyle:</strong></p>

<ul>
 <li>
 <p>Grönland</p>
 </li>
 <li>
 <p>İzlanda</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kuzey Rusya</p>
 </li>
 <li>
 <p>İspanya'nın bazı bölgeleri</p>
 </li>
 <li>
 <p>Portekiz'in kuzeybatısındaki küçük bir bölüm</p>
 </li>
</ul>

<p>Ancak bir ülkenin tamamında tutulmanın aynı şekilde görülmesi beklenmiyor. Özellikle İspanya'da şehirden şehre gözlem koşulları değişecek.</p>

<p>León, Valencia ve Zaragoza gibi bazı şehirler tamlık hattına yakın veya hattın üzerinde yer alırken Madrid ve Barcelona gibi büyük şehirlerde tutulma çok yüksek oranlı parçalı tutulma şeklinde görülecek.</p>

<h3><strong>Güneş tutulması saat kaçta başlayacak?</strong></h3>

<p>Tutulmanın başlangıç ve tamlık saatleri gözlem yapılan bölgeye göre değişiklik gösterecek. Bu nedenle 12 Ağustos'ta tutulmayı takip edecek kişilerin bulunduğu şehrin yerel saatlerini dikkate alması gerekiyor.</p>

<p>İzlanda'nın başkenti <strong>Reykjavik'te parçalı tutulmanın 16.47'de başlaması</strong> bekleniyor. Kentte tam tutulma ise yaklaşık <strong>17.48 ile 17.49</strong> arasında gerçekleşecek.</p>

<p>İspanya'nın León kentinde parçalı evre <strong>19.32'de</strong> başlayacak. Tam tutulmanın ise yaklaşık <strong>20.28-20.30</strong> arasında gerçekleşmesi bekleniyor.</p>

<p>Valencia'da parçalı tutulma <strong>19.38'de</strong> başlayacak. Tamlık aşaması yaklaşık <strong>20.32-20.33</strong> arasında yaşanacak.</p>

<p>Madrid ise tam tutulma hattının dışında kalıyor. Buna rağmen Güneş'in yaklaşık yüzde 99'unun Ay tarafından örtülmesi bekleniyor. Kentte parçalı tutulma <strong>19.36'da</strong> başlayacak ve maksimum örtülme yaklaşık <strong>20.32'de</strong> gerçekleşecek.</p>

<p><img alt="Türkiye'den de görülecek: 100 yılda bir yaşanan güneş tutulması için tarih verildi" class="detail-photo img-fluid" height="375" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2025/07/gunes-tutulmasi.webp" width="660" /></p>

<h3><strong>Avrupa'da Güneş ne kadar örtülecek?</strong></h3>

<p>Tam tutulmanın dışında kalan bölgelerde de oldukça yüksek oranlı parçalı tutulmalar meydana gelecek.</p>

<p>Şehir bazındaki hesaplamalara göre Barcelona ve Madrid'de Güneş'in yaklaşık yüzde 99'u örtülecek. Paris'te bu oran yaklaşık yüzde 92, Londra'da yüzde 91, Milano'da yüzde 92, Berlin'de yüzde 85 ve Stockholm'de yüzde 81 seviyesine ulaşacak.</p>

<p>Kuzeybatı Afrika'da da yüksek oranlı örtülmeler görülecek. Cezayir'de Güneş'in yaklaşık yüzde 96'sının, Fas'ın Kazablanka kentinde ise yaklaşık yüzde 87'sinin Ay tarafından kapatılması bekleniyor.</p>

<p>Bu nedenle tam tutulma hattının dışında kalan bölgelerde yaşayanlar da gökyüzünde belirgin bir değişim gözlemleyebilecek.</p>

<h3><strong>Güneş tutulması güvenli şekilde nasıl izlenir?</strong></h3>

<p>Güneş tutulması sırasında göz sağlığı açısından dikkat edilmesi gereken en önemli konu, Güneş'e doğrudan bakılmaması.</p>

<p>Özellikle parçalı Güneş tutulması sırasında Güneş'in parlak yüzeyi görünmeye devam ettiği için çıplak gözle yapılan gözlem ciddi göz hasarına yol açabilir. <strong>Normal güneş gözlükleri tutulmayı izlemek için yeterli koruma sağlamaz.</strong></p>

<p>Tutulmayı doğrudan izlemek isteyenlerin <strong>ISO 12312-2 standardına uygun Güneş gözlüğü veya özel Güneş gözlem filtresi</strong> kullanması gerekiyor.</p>

<p>Teleskop, dürbün ya da fotoğraf makinesiyle gözlem yapılacaksa cihazın ön bölümünde kullanıma uygun özel bir Güneş filtresinin bulunması gerekiyor. Normal tutulma gözlüğünü teleskop veya dürbünün arkasına yerleştirmek güvenli bir yöntem değil.</p>

<p>Özel gözlem ekipmanı bulunmayan kişiler ise Güneş'in görüntüsünü bir yüzeye yansıtan <strong>iğne deliği projektörü</strong> gibi dolaylı gözlem yöntemlerinden yararlanabilir.</p>

<h3><strong>12 Ağustos 2026 Güneş tutulması neden önemli?</strong></h3>

<p>Tam Güneş tutulmaları, yalnızca görsel açıdan değil, bilimsel gözlemler açısından da önem taşıyor. Ay'ın Güneş'in parlak diskini tamamen kapatması, normal koşullarda gözlemlenmesi oldukça zor olan Güneş koronası gibi dış atmosfer katmanlarının incelenmesine fırsat veriyor.</p>

<p>12 Ağustos'taki tutulma özellikle Grönland, İzlanda ve İspanya'daki gözlem noktaları açısından dikkat çekici olacak. Avrupa'nın geniş bölümünde ise yüksek oranlı parçalı tutulma meydana gelecek.</p>

<p>Türkiye açısından ise 12 Ağustos 2026, doğrudan gözlem yapılabilecek bir tutulma tarihi olmayacak. Türkiye'deki gökyüzü meraklıları, tutulmanın görüntülerini farklı ülkelerdeki gözlem noktalarından yapılabilecek canlı yayınlar üzerinden takip edebilecek.</p>

<p><img alt="Ağustos Ayında güneş tutulmasından Perseid meteor yağmuruna pek çok gökyüzü olayı yaşanacak-1" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/thumbs-b-c-47f821581831b1a6571b5fec62c77d8a.webp" width="864" /></p>

<h3><strong>12 Ağustos 2026 Güneş tutulması kısa bilgiler</strong></h3>

<p><strong>Tarih:</strong> 12 Ağustos 2026 Çarşamba</p>

<p><strong>Tutulma türü:</strong> Tam Güneş tutulması</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Türkiye'den görünürlük:</strong> Görülemeyecek</p>

<p><strong>Tam tutulmanın görüleceği başlıca bölgeler:</strong> Grönland, İzlanda, kuzey Rusya, İspanya ve Portekiz'in küçük bir bölümü</p>

<p><strong>Reykjavik'te tamlık:</strong> Yaklaşık 17.48-17.49</p>

<p><strong>León'da tamlık:</strong> Yaklaşık 20.28-20.30</p>

<p><strong>Valencia'da tamlık:</strong> Yaklaşık 20.32-20.33</p>

<p><strong>Madrid'de maksimum örtülme:</strong> Yaklaşık yüzde 99</p>

<p><strong>Güvenli gözlem:</strong> ISO 12312-2 standardına uygun tutulma gözlüğü veya özel Güneş filtresi</p>

<p><strong>Normal güneş gözlüğü:</strong> Güneş tutulmasını doğrudan izlemek için yeterli değil.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nida Çitler</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/tam-gunes-tutulmasi-12-agustosta-saat-kacta-baslayacak</guid>
      <pubDate>Tue, 11 Aug 2026 11:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2024/03/gunes-tutulmasi.jpeg" type="image/jpeg" length="20144"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gazetecilik bölümü okuyan genç maden işçiliğini bıraktı, dede mesleği oto tamirciliğine başladı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/gazetecilik-bolumu-okuyan-genc-maden-isciligini-birakti-dede-meslegi-oto-tamirciligine-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/gazetecilik-bolumu-okuyan-genc-maden-isciligini-birakti-dede-meslegi-oto-tamirciligine-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Zonguldak'ın Devrek ilçesinde gazetecilik öğrencisi Sefer Can Karaman, 2 yıl boyunca yaptığı maden işçiliğini bırakarak çocukluk tutkusu olan baba ve dede mesleği oto tamirciliğine döndü. Kendi dükkanını açan genç usta, eski model karbüratörlü araçların bakımının yanı sıra yarış pistleri için özel araç modifiyesi yapıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Zonguldak'ın Devrek ilçesinde yaşayan 25 yaşındaki gazetecilik öğrencisi Sefer Can Karaman, kurada çıkarak başladığı Türkiye Taşkömürü Kurumu'ndaki (TTK) maden işçiliğini bırakıp tutkunu olduğu ata mesleği oto tamirciliğine yöneldi. Karaman, açtığı dükkanda hem eski model araçların bakımını yapıyor hem de yarış pistleri için özel araçlar modifiye ediyor.</p>

<p><img alt="Gazetecilik bölümü okuyan genç maden işçiliğini bıraktı, dede mesleği oto tamirciliğine başladı-1" class="detail-photo img-fluid" height="360" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/videoframe-74289.png" width="640" /></p>

<h2><strong>Çıraklıktan ustalığa uzanan yolculuk</strong></h2>

<p>Devrek'te çocuk yaşlarda dedesinin ve babasının oto tamirhanesinde vida söküp takarak mesleğe adım atan Sefer Can Karaman, zamanla işin inceliklerini öğrendi. 2021 yılında Sakarya Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümünü kazanan Karaman, okuldan kalan vakitlerinde ve tatillerde memleketine dönerek tamirhanede çalışmayı sürdürdü.</p>

<p>Eğitimi devam ederken TTK'nin işçi alımı ilanına başvuran ve kurada ismi çıkan Karaman, Üzülmez Müessese Müdürlüğünde pano üretim işçisi olarak göreve başladı. Yaklaşık 2 yıl boyunca yer altında çalıştıktan sonra mesai bitiminde kendi imkanlarıyla açtığı dükkanda araç tamiri yapmaya devam etti.</p>

<p><img alt="Videoframe 24238" class="detail-photo img-fluid" height="360" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/videoframe-24238.png" width="640" /></p>

<h3><strong>"Yer altında çırak, dükkanda ustaydım"</strong></h3>

<p>Maden işçiliği ile oto tamirciliğini bir süre birlikte yürüten Karaman, ata mesleğine olan tutkusunun ağır basması üzerine karar alarak madenciliği bıraktı. İlçedeki eski sanayi sitesinde 160 metrekarelik dükkan açan genç girişimci, kuzeniyle birlikte ata mesleğini sürdürmeye başladı.</p>

<p>Verdiği kararı ve yaşadığı süreci anlatan Karaman, şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p><i>"Elimde altın bilezik olan bu mesleğim varken kömür işçiliği daha zor geliyor. Madenden çıkıp buraya geldiğinizde ustasınız, orada çırak gibi çalışıyorsunuz. Bu da insanı zorluyor. Bu nedenle sadece oto tamirciliğine devam etme kararı aldım. Tutkum oto tamirciliği, bundan vazgeçemiyorum."</i></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
</blockquote>

<h3><strong>Karbüratörlü Araçlar Ve Yarış Modifiyesi Yapıyor</strong></h3>

<p>Özellikle eski model karbüratörlü araçların tamir, bakım ve onarımında uzmanlaşan Karaman'a Türkiye'nin birçok ilinden araç getiriliyor. Motor sporlarına yönelik araç modifikasyonları da gerçekleştiren Karaman, yarış projeleri için yurt dışından ve farklı kentlerden özel parçalar tedarik ediyor.</p>

<p>Eğitimini aldığı gazeteciliğe ilgisi sürse da çocukluk hayalinin peşinden giden Karaman, işini severek yapan her insanın başarılı olacağını vurguluyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/gazetecilik-bolumu-okuyan-genc-maden-isciligini-birakti-dede-meslegi-oto-tamirciligine-basladi</guid>
      <pubDate>Tue, 11 Aug 2026 11:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/videoframe-183532.png" type="image/jpeg" length="96356"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[TBMM'de son mesai: Genel Kurul 1 Ekim'e kadar tatile girdi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/tbmmde-son-mesai-genel-kurul-1-ekime-kadar-tatile-girdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/tbmmde-son-mesai-genel-kurul-1-ekime-kadar-tatile-girdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TBMM Genel Kurulu, 28. Dönem 4. Yasama Yılı'nı tamamlayarak 1 Ekim 2026 Perşembe gününe kadar tatile girdi. Genel Kurul'da son olarak Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun kabul edildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Türkiye Büyük Millet Meclisi </strong>(<strong>TBMM</strong>) Genel Kurulu, 28. Dönem 4. Yasama Yılı çalışmalarını tamamladı. İçtüzük gereği 1 Temmuz'da tatile girmesi gereken Genel Kurul, AK Parti'nin kabul edilen önerileri doğrultusunda çalışmalarını sürdürdü. Meclis, son birleşimin ardından 1 Ekim 2026 Perşembe günü saat 14.00'te yeniden toplanmak üzere tatile girdi.</p>

<h2><strong>TBMM 1 Ekim'e kadar tatile girdi</strong></h2>

<p>TBMM Genel Kurulu'nun 4. Yasama Yılı'ndaki son kabul ettiği düzenleme, Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun oldu. Kanunun kabul edilmesinin ardından Genel Kurul çalışmalarını tamamladı.</p>

<p>AA muhabirinin yaptığı derlemeye göre, Genel Kurul'da 1 Temmuz'dan bu yana 7 kanun, 1 Cumhurbaşkanlığı tezkeresi ve 1 uluslararası anlaşma kabul edildi. Böylece Genel Kurul'un yasama yılı kapsamındaki çalışmalarında çok sayıda düzenleme ve uluslararası anlaşma yasalaştı.</p>

<h3><strong>Meclis'te 7 kanun kabul edildi</strong></h3>

<p>Genel Kurul'da kabul edilen düzenlemeler arasında Türk Silahlı Kuvvetleri'ne ilişkin hükümler içeren Uzman Erbaş Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun da yer aldı.</p>

<p>Kamuoyunda "12. Yargı Paketi" olarak bilinen Yargının Etkin ve Verimli İşlemesine Yönelik Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun da Genel Kurul'da kabul edilerek yasalaştı.</p>

<p>En düşük emekli aylığının artırılmasına yönelik düzenlemeleri içeren Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun da kabul edilen düzenlemeler arasında bulundu.</p>

<p>Öğrenci affı ve yükseköğretime yönelik hükümleri içeren Yükseköğretim Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun da yasalaştı.</p>

<h3><strong>Öğrenci affı ve çocuk düzenlemeleri yasalaştı</strong></h3>

<p>Genel Kurul'un kabul ettiği düzenlemeler arasında adli süreçte bulunan çocuklara ilişkin hükümleri içeren Çocuk Koruma Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun da yer aldı.</p>

<p>Şehit aileleri ve gazilerin haklarına yönelik düzenlemeleri içeren Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun da Genel Kurul tarafından kabul edildi. Son olarak Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun'un kabulüyle birlikte Genel Kurul çalışmaları sona erdi.</p>

<h3><strong>TBMM'de Cumhurbaşkanlığı tezkereleri kabul edildi</strong></h3>

<p>Genel Kurul'da Türk Silahlı Kuvvetleri'nin Somali'deki görev süresinin 2 yıl uzatılmasına ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkeresi de kabul edildi. Bunun yanı sıra Türkiye ile Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi, Kyoto Protokolü ve Paris Anlaşması Sekretaryası arasındaki anlaşmanın onaylanmasının uygun bulunduğuna ilişkin kanun da kabul edildi.</p>

<p>Yasama Yılı boyunca Lübnan, Irak, Suriye, Libya, Aden Körfezi ve Somali'deki Türk askerlerinin görev sürelerine ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkereleri de Genel Kurul gündeminde yer aldı. Lübnan'daki görev süresinin 2 yıl, Irak ve Suriye'deki görev süresinin 3 yıl, Libya'daki görev süresinin 24 ay, Aden Körfezi'ndeki görev süresinin 1 yıl ve Somali'deki görev süresinin 2 yıl uzatılmasına ilişkin tezkereler kabul edilerek yasalaştı.<br />
meclis başkanlığı tezkereleri de kabul edildi</p>

<p>1 Ekim 2025'te başlayan ve 10 Ağustos 2026'da sona eren 4. Yasama Yılı'nda Genel Kurul'da 21 kanun teklifi ile 15 uluslararası anlaşma yasalaştı. Kabul edilen düzenlemeler arasında trafik cezaları, ücretli analık izni süresinin artırılması, tarım ve orman, emniyet teşkilatı, vergi düzenlemeleri ve yargı paketlerine ilişkin teklifler de bulundu.</p>

<p>Gazze'ye Giden İnsani Yardım Filolarına Yönelik Saldırılar ve Küresel Sumud Filosu'na İsrail Ordusu Tarafından Yapılan Silahlı Müdahale hakkında Meclis Başkanlığı tezkereleri de Genel Kurul'da oy birliğiyle kabul edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>TBMM 1 Ekim'de yeniden toplanacak</strong></h3>

<p>Genel Kurul, Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun'un kabul edildiği son birleşimin ardından 1 Ekim 2026 Perşembe günü saat 14.00'te yeniden toplanmak üzere kapandı.</p>

<p>TBMM'nin tatil döneminde milletvekilleri basın toplantılarını sürdürebilecek. Çalışması tespit edilen komisyonlar da faaliyetlerine devam edebilecek. Genel Kurul ise 1 Ekim 2026'da yeniden çalışmalarına başlayacak.<br />
[11:30, 11.08.2026] Esin: TBMM Genel Kurulu, 28. Dönem 4. Yasama Yılı'nın çalışmalarını tamamladı. Genel Kurul, 1 Ekim 2026 Perşembe günü saat 14.00'te yeniden toplanmak üzere çalışmalarına ara verdi.</p>

<p>Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu, 10 Ağustos 2026 itibarıyla 28. Dönem 4. Yasama Yılı çalışmalarını tamamladı. İçtüzük kapsamında 1 Temmuz'da tatile girmesi öngörülen Genel Kurul, kabul edilen öneriler doğrultusunda çalışmalarını bu tarihten sonra da sürdürdü. Meclis Genel Kurulu, son birleşimin ardından 1 Ekim 2026 tarihine kadar tatile girdi.</p>

<h3><strong>TBMM'de son düzenleme yasalaştı</strong></h3>

<p>Meclis Genel Kurulu'nun tatil öncesindeki son çalışmasında Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun kabul edildi. Düzenlemenin yasalaşmasının ardından 28. Dönem 4. Yasama Yılı'nın Genel Kurul çalışmaları sona erdi.</p>

<p>1 Temmuz'dan 10 Ağustos'a kadar olan süreçte Genel Kurul'un gündeminde çeşitli kanun teklifleri, Cumhurbaşkanlığı tezkeresi ve uluslararası anlaşmalar yer aldı. Bu dönemde 7 kanun, 1 Cumhurbaşkanlığı tezkeresi ve 1 uluslararası anlaşma kabul edilerek yasalaştı.</p>

<h3><strong>Meclis'ten yargı ve emekli aylığı düzenlemeleri</strong></h3>

<p>Genel Kurul'da kabul edilen kanunlardan biri, Türk Silahlı Kuvvetleri'ne yönelik düzenlemeler içeren Uzman Erbaş Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun oldu.</p>

<p>Kamuoyunda "12. Yargı Paketi" şeklinde anılan Yargının Etkin ve Verimli İşlemesine Yönelik Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun da Genel Kurul'daki görüşmelerin ardından yasalaştı.</p>

<p>En düşük emekli aylığının artırılmasına yönelik hükümler içeren Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun da kabul edilen düzenlemeler arasında yer aldı.</p>

<h3><strong>Öğrenci affı ve çocuklara ilişkin düzenlemeler kabul edildi</strong></h3>

<p>Yükseköğretim alanında öğrenci affına yönelik hükümleri bulunan Yükseköğretim Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun, Genel Kurul'da kabul edilerek yürürlüğe girdi.</p>

<p>Adli süreçte bulunan çocuklara ilişkin düzenlemeleri kapsayan Çocuk Koruma Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun da yasalaşan düzenlemeler arasında bulundu.</p>

<p>Şehit aileleri ve gazilerin haklarına ilişkin değişiklikleri içeren Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un kabul edilmesiyle birlikte bu alandaki düzenlemeler de Genel Kurul gündeminden geçti.</p>

<h3><strong>TBMM'de görev sürelerine ilişkin tezkereler kabul edildi</strong></h3>

<p>Genel Kurul çalışmalarında Türk Silahlı Kuvvetlerinin farklı bölgelerdeki görev sürelerine ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkereleri de görüşüldü. Türk askerinin Lübnan'daki görev süresinin 2 yıl uzatılmasına ilişkin tezkere kabul edildi.</p>

<p>Irak ve Suriye'deki görev süresinin 3 yıl, Libya'daki görev süresinin 24 ay, Aden Körfezi'ndeki görev süresinin 1 yıl ve Somali'deki görev süresinin 2 yıl uzatılmasını öngören tezkereler de Genel Kurul'dan geçti.</p>

<p>Somali'deki görevin 2 yıl uzatılmasına ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkeresinin yanı sıra Türkiye ile Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi, Kyoto Protokolü ve Paris Anlaşması Sekretaryası arasında yapılan anlaşmanın onaylanmasına ilişkin kanun da kabul edildi.</p>

<h3><strong>4. yasama yılında 21 kanun teklifi yasalaştı</strong></h3>

<p>1 Ekim 2025'te başlayan ve 10 Ağustos 2026'da sona eren 28. Dönem 4. Yasama Yılı'nda Genel Kurul'da toplam 21 kanun teklifi ile 15 uluslararası anlaşma yasalaştı.</p>

<p>Bu süreçte trafik cezaları, ücretli analık izni süresinin artırılması, tarım ve orman alanları, emniyet teşkilatı, vergi düzenlemeleri ve yargı paketlerine ilişkin kanun teklifleri de kabul edildi.</p>

<p>Gazze'ye Giden İnsani Yardım Filolarına Yönelik Saldırılar ve Küresel Sumud Filosu'na İsrail Ordusu Tarafından Yapılan Silahlı Müdahale hakkında Meclis Başkanlığı tezkereleri de Genel Kurul'da oy birliğiyle kabul edildi.</p>

<h3><strong>Meclis 1 Ekim'de yeniden çalışmaya başlayacak</strong></h3>

<p>TBMM Genel Kurulu, son birleşimini Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun'un kabul edilmesinin ardından tamamladı. Genel Kurul, 1 Ekim 2026 Perşembe günü saat 14.00'te yeniden toplanmak üzere kapandı.</p>

<p>Tatil sürecinde milletvekillerinin basın toplantısı düzenlemesine devam edilebilecek. Çalışmalarını sürdürmesi kararlaştırılan komisyonlar da faaliyetlerini devam ettirebilecek. Genel Kurul'un yeniden toplanmasıyla TBMM'deki yasama çalışmaları 1 Ekim'de devam edecek.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel, Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/tbmmde-son-mesai-genel-kurul-1-ekime-kadar-tatile-girdi</guid>
      <pubDate>Tue, 11 Aug 2026 11:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/tbmmde-son-mesai.png" type="image/jpeg" length="65975"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[28 ilde narkotik operasyonu: 96 şüpheli gözaltına alındı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/28-ilde-narkotik-operasyonu-96-supheli-gozaltina-alindi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/28-ilde-narkotik-operasyonu-96-supheli-gozaltina-alindi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Jandarma ekiplerinin 28 ilde gerçekleştirdiği uyuşturucu operasyonlarında 104 kilogram uyuşturucu madde ile 294 bin uyuşturucu hap ele geçirildi. Operasyonlarda yakalanan 96 şüpheliden 69'u tutuklandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Jandarma ekipleri</strong>, uyuşturucu madde ticareti ile yasa dışı kenevir ve skunk ekimine yönelik 28 ilde operasyon düzenledi. Jandarma Genel Komutanlığı Narkotik Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı ve Cumhuriyet Başsavcılıklarının koordinasyonunda gerçekleştirilen operasyonlarda çok sayıda uyuşturucu madde ele geçirildi.</p>

<p>Operasyonlar kapsamında 104 kilogram uyuşturucu madde ile 294 bin uyuşturucu hap bulundu. Ekipler ayrıca 2 milyon 200 bin kök kenevir ve skunk bitkisini imha etti.</p>

<h2><strong>96 şüpheli yakalandı</strong></h2>

<p>Uyuşturucu operasyonlarında toplam 96 şüpheli <strong>gözaltı</strong>na alındı. Şüphelilerden 69'u çıkarıldıkları mahkemece tutuklanırken 27 kişi hakkında adli kontrol hükümleri uygulandı.</p>

<p>Yakalanan şüphelilerin sosyal medya platformları ve mesajlaşma uygulamaları üzerinden uyuşturucu madde satışı yaptıkları belirlendi. <strong>Şüpheli</strong>lerin ayrıca yasa dışı kenevir ve skunk yetiştirdiği ve uyuşturucu ticaretini organize şekilde yürüttüğü tespit edildi.</p>

<h3><strong>Operasyonlara yaklaşık 8 bin personel katıldı</strong></h3>

<p><strong>Operasyonlar</strong>, Jandarma Genel Komutanlığı Narkotik Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı ile Cumhuriyet Başsavcılıklarının koordinasyonunda İl Jandarma Komutanlıkları tarafından gerçekleştirildi.</p>

<p>Çalışmalarda 1.326 narkotik ve asayiş ekibi görev aldı. Operasyonlara toplam 7 bin 956 personelin yanı sıra Narkotik Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı Analiz ve Takip Timleri de katıldı.</p>

<h3><strong>Uyuşturucuyla mücadele sürüyor</strong></h3>

<p>Güvenlik güçlerinin uyuşturucu madde ticareti, imalatı ve yasa dışı ekim faaliyetlerine yönelik çalışmalarının devam ettiği bildirildi. Operasyonlarla sokak satıcıları, uyuşturucu üreticileri ve yasa dışı uyuşturucu ekimi yapan kişilere yönelik çalışmaların sürdürüldüğü belirtildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<blockquote class="twitter-tweet">
<p dir="ltr" lang="tr">28 İlde “Uyuşturucu Madde Satıcılarına ve Yasa Dışı Kenevir Ekimine” yönelik Jandarmamız tarafından düzenlenen operasyonlarda;<br />
-104 kg uyuşturucu madde ile<br />
-294 bin adet uyuşturucu hap ele geçirildi.<br />
-2 milyon 200 bin adet kök kenevir ve skunk bitkisi imha edildi.… <a href="https://t.co/NmVonFtvsG" rel="nofollow">pic.twitter.com/NmVonFtvsG</a></p>
— T.C. İçişleri Bakanlığı (@TC_icisleri) <a href="https://x.com/TC_icisleri/status/2087085915663434194?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">August 11, 2026</a></blockquote>
<script async src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/28-ilde-narkotik-operasyonu-96-supheli-gozaltina-alindi</guid>
      <pubDate>Tue, 11 Aug 2026 11:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/28-ilde-narkotik-operasyonu.png" type="image/jpeg" length="64636"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Dört büyüklerin finansal bilançosu açıklandı: Galatasaray ve Fenerbahçe öne çıktı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/dort-buyuklerin-finansal-bilancosu-aciklandi-galatasaray-ve-fenerbahce-one-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/dort-buyuklerin-finansal-bilancosu-aciklandi-galatasaray-ve-fenerbahce-one-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dört büyük kulübün halka açık futbol şirketleri 2025-2026 finansal sonuçlarını KAP'a bildirdi. Açıklanan verilere göre Galatasaray dönemi 871 milyon lira kârla kapatan tek kulüp olurken; 4 milyar 180 milyon lira zarar açıklayan Fenerbahçe en yüksek kayıp yaşayan kulüp oldu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Dört büyük kulübün halka açık futbol şirketleri, 1 Haziran 2025 - 31 Mayıs 2026 dönemine ait yıllık finansal sonuçlarını Kamuyu Aydınlatma Platformu’na (KAP) bildirdi. Açıklanan verilere göre Galatasaray dönemi kârla tamamlayan tek kulüp olurken; Fenerbahçe, Beşiktaş ve Trabzonspor yüksek miktarda zarar bildirdi.</p>

<p>KAP’a bildirilen mali tablolara göre Dört Büyükler arasında 2025-2026 dönemini artı bakiyeyle kapatan tek yapı <strong>Galatasaray Sportif AŞ</strong> oldu. Sarı-kırmızılı kulüp, söz konusu 12 aylık hesap döneminde <strong>871 milyon lira kâr</strong> açıkladı.</p>

<p>Diğer üç kulüp ise yılı zararla kapattı. Dönemin en yüksek zararını bildiren kulüp <strong>4 milyar 180 milyon lira</strong> ile Fenerbahçe Futbol AŞ oldu.</p>

<p>Kulüplerin 1 Haziran 2025 - 31 Mayıs 2026 hesap dönemine ilişkin ilan ettiği finansal net tablolar şu şekilde sıralandı:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Galatasaray:</strong> 871 milyon lira kâr</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Beşiktaş:</strong> 1 milyar 330 milyon lira zarar</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Trabzonspor:</strong> 1 milyar 980 milyon lira zarar</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Fenerbahçe:</strong> 4 milyar 180 milyon lira zarar</p>
 </li>
</ul></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/dort-buyuklerin-finansal-bilancosu-aciklandi-galatasaray-ve-fenerbahce-one-cikti</guid>
      <pubDate>Tue, 11 Aug 2026 11:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/thumbs-b-c-fa22fbcac6b4957afb6fc0f749242f0f.webp" type="image/jpeg" length="61519"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ankara Valiliği’nden 15 günlük eylem yasağı: Madenciler ve gazilerin Ankara'daki hak mücadelesine engel]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/ankara-valiliginden-15-gunluk-eylem-yasagi-madenciler-ve-gazilerin-ankaradaki-hak-mucadelesine-engel</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/ankara-valiliginden-15-gunluk-eylem-yasagi-madenciler-ve-gazilerin-ankaradaki-hak-mucadelesine-engel" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ankara Valiliği, kent genelinde 15 gün süreyle eylem ve etkinlik yasağı getirdi. Karar; alacaklarını alamadıkları için Enerji Bakanlığı önünde eylem yapan ve 80'i gözaltına alınan maden işçileri ile eşit özlük hakkı talebiyle TBMM'ye yürümek isteyen şehit yakınları ve gazilerin polisle karşı karşıya geldiği günde alındı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ankara Valiliği, kent genelinde 15 gün süreyle tüm eylem ve etkinliklerin yasaklandığını duyurdu. Karar; Enerji Bakanlığı önünde hak arayan maden işçilerinin gözaltına alındığı, şehit yakınları ve gazilerin ise TBMM’ye yürüyüşünün engellendiği bir dönemde alındı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Madencilerin Ankara eylemine polis müdahalesi</strong></h2>

<p>Yıldızlar SSS Holding bünyesindeki Eti Gümüş ve Doruk Madencilik bünyesinde çalışan işçiler, kendilerine verilen sözlerin tutulmaması üzerine dün Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı önünde toplandı. Eylem esnasında polisin müdahalede bulunmasıyla <strong>80 madenci gözaltına alındı</strong>.</p>

<p>Bağımsız Maden İş Sendikası, gözaltına alınan maden işçilerinin 12 saatlik gözaltı sürecinin ardından gece saatlerinde serbest bırakıldığını bildirdi. Bakanlık yetkilileriyle görüşme gerçekleştiremediklerini kaydeden sendika yönetimi; İçişleri, Çalışma ve Enerji bakanlıklarını sorumluluk almaya davet etti. Yapılan açıklamada <i>"Gözaltılarla yılmayız, hakkımızı almadan gitmeyiz"</i> denilerek, <strong>11 Ağustos Salı günü saat 11.00</strong> için yeniden Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı önüne eylem çağrısı yapıldı.</p>

<h3><strong>Şehit yakınları ve gazilerin yürüyüşüne izin verilmedi</strong></h3>

<p>Kentteki bir diğer eylem adresi ise Güvenpark oldu. Rütbe ayrımı olmaksızın eşit özlük hakları talebiyle 81 ilden Ankara'ya gelen şehit er yakınları ve gazilerin oturma eylemi devam ederken, gruptakiler protezlerini TBMM önüne bırakmak üzere yürüyüşe geçmek istedi. Ancak güvenlik güçleri yürüyüşe izin vermedi.</p>

<p>Müdahale sırasında fenalaşanların olduğunu ifade eden Şehit Aileleri ve Gaziler Derneği Genel Başkanı Erdem Çerçioğlu, <i>"Polis mukavemetiyle karşılaştık. Teröristlerin girdiği Meclis’e girmeyi bırakın, biz yolunda bile yürüyemiyoruz. Maalesef Meclis’e giremiyoruz"</i> sözleriyle tepkisini dile getirdi.</p>

<h3><strong>Yeni Partili Tanal: "Hak aramak anayasal haktır"</strong></h3>

<p>Valiliğin 15 günlük yasaklama kararına siyasilerden de tepki geldi. Yeni Parti Şanlıurfa Milletvekili Mahmut Tanal, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı paylaşımda kararı eleştirerek şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p><i>"Ankara'da madenciler alacaklarını alamadığı için yasal haklarını kullanıp seslerini duyurmak istiyor. Valilik ise 15 günlük eylem yasağı getiriyor. Madencinin hakkını verin, sesini kısmayın! Hak aramak suç değil, anayasal haktır."</i></p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ankara Haberleri</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/ankara-valiliginden-15-gunluk-eylem-yasagi-madenciler-ve-gazilerin-ankaradaki-hak-mucadelesine-engel</guid>
      <pubDate>Tue, 11 Aug 2026 11:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/fotoramio-83.jpg" type="image/jpeg" length="49662"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Rusya: Kiev ve Zaporijya'daki askeri tesisler hedef alındı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/rusya-kiev-ve-zaporijyadaki-askeri-tesisler-hedef-alindi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/rusya-kiev-ve-zaporijyadaki-askeri-tesisler-hedef-alindi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Rusya, Ukrayna'nın Kiev ve Zaporijya kentlerindeki askeri sanayi ve lojistik merkezlerine saldırı düzenlendiğini duyurdu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Rusya</strong> <strong>Savunma</strong> <strong>Bakanlığı</strong>, Ukrayna'daki askeri hedeflere yönelik saldırılara ilişkin açıklama yaptı. Bakanlık, Rus ordusunun gece saatlerinde <strong>Kiev</strong> ve <strong>Zaporijya</strong>'da bulunan askeri sanayi tesisi ile lojistik merkezlerini hedef aldığını bildirdi.</p>

<p>Bakanlığın açıklamasında, saldırıların Ukrayna'nın askeri savunma kapasitesiyle bağlantılı tesislere yönelik gerçekleştirildiği belirtildi. Operasyon kapsamında Kiev'deki bazı lojistik noktalar ile Zaporijya'daki bir üretim tesisinin hedef alındığı aktarıldı.</p>

<h2><strong>Kiev'de iki lojistik nokta hedef alındı</strong></h2>

<p>Rusya Savunma Bakanlığına göre Kiev'deki saldırılarda, insansız hava araçları, robotik sistemler ve radyo elektronik ekipmanlarının depolanması ve dağıtımında kullanıldığı belirtilen "<strong>Novaya Poçta</strong>" terminali hedef alındı.</p>

<p>Kentte ayrıca "Kiev-3" olarak adlandırılan lojistik merkezin de saldırı kapsamında vurulduğu ifade edildi. Bakanlık, söz konusu noktaların Ukrayna'nın askeri faaliyetleriyle bağlantılı olduğunu savundu.</p>

<h3><strong>Zaporijya'daki fabrika da saldırının hedefinde</strong></h3>

<p>Saldırıların diğer adresinin Zaporijya kenti olduğu bildirildi. Rusya Savunma Bakanlığı, kentte askeri teçhizat için zırh ve çelik yeleklerde kullanılan plakaların üretildiğini belirttiği "<strong>Zaporojstal</strong>" fabrikasının da vurulduğunu açıkladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bakanlık, Kiev ve Zaporijya'daki hedeflere yönelik saldırıların karadan yüksek hassasiyetli silahlarla gerçekleştirildiğini kaydetti.</p>

<p>Açıklamada, Rus Silahlı Kuvvetlerinin <strong>Ukrayna</strong>'daki askeri hedeflere yönelik faaliyetlerinin gece boyunca sürdüğü belirtildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/rusya-kiev-ve-zaporijyadaki-askeri-tesisler-hedef-alindi</guid>
      <pubDate>Tue, 11 Aug 2026 11:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/rusya-kiev-ve-zaporijyada-askeri-sanayi-tesisi-ile-lojistik-merkezlerini-vurduk.png" type="image/jpeg" length="64921"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kafe ve restoranlarda evcil hayvan kısıtlaması taslağına Dört Ayaklı Şehir'den tepki]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/kafe-ve-restoranlarda-evcil-hayvan-kisitlamasi-taslagina-dort-ayakli-sehirden-tepki</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/kafe-ve-restoranlarda-evcil-hayvan-kisitlamasi-taslagina-dort-ayakli-sehirden-tepki" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kafe ile restoranların müşteri kabul edilen alanlarına evcil hayvan girişine sınırlama ya da yasak getirilmesini öngören yasal düzenleme TBMM gündemine taşındı. Açık alan kısıtlamasının bir sağlık tedbiri değil mekân politikası olduğunu vurgulayan Dört Ayaklı Şehir Program Direktörü Dr. Mine Yıldırım, "Hayvan dostu işletme" sertifikalandırmasının yasağı kalıcılaştıracağı uyarısında bulundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p dir="ltr">Türkiye’de TBMM gündemine taşınan ve kafe ile restoranların müşteri kabul edilen kapalı alanlarına evcil hayvan girişine sınırlama ya da yasak getirilmesini öngören yasal düzenleme tartışmaları sürerken, gözler dünyadaki farklı uygulamalara çevrildi. Gıda güvenliği ve hayvanseverlerin sosyal hayata katılımı arasındaki dengeyi kurmak isteyen birçok ülke, son yıllarda bu konuda belirgin mevzuat değişikliklerine gitti.</p>

<p dir="ltr">Avrupa Birliği genelinde 2004 yılından bu yana uygulanan Gıda Hijyeni Tüzüğü uyarınca mutfak ve gıda hazırlama alanları sıkı kurallarla korunurken, müşteri salonlarına evcil hayvan kabulü işletmelerin inisiyatifine bırakılıyor. Fransa, Almanya ve İtalya gibi ülkelerde uzun yıllardır uygulanan bu esnek anlayışa, son dönemde Asya metropolleri de katıldı. Güney Kore ve Hong Kong gibi ülkeler, 2026 yılı itibarıyla yürürlüğe koydukları yeni ruhsatlandırma ve kanun revizyonlarıyla gerekli hijyen şartlarını sağlayan işletmelerin kapalı alanlarına dahi evcil hayvan kabul etmesine yasal güvence sağladı. ABD’de ise Florida, New York ve Texas’ın da aralarında bulunduğu 20’den fazla eyalette açık teras ve bahçe alanları evcil hayvan dostu işletmelere açılmış durumda.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p dir="ltr">Buna karşın Avustralya ve Singapur gibi ülkeler gıda güvenliği gerekçesiyle kapalı alanlarda katı yasaklarını sürdürürken, evcil hayvan erişimine yalnızca sınırlandırılmış açık alanlarda izin veriyor.</p>

<p dir="ltr"><img alt="Img 1081 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1200" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/img-1081-1.jpeg" width="1200" /></p>

<p dir="ltr">Kafe ve restoranların bahçe ile teras gibi açık alanlarını da kapsayacak şekilde Meclis gündemine gelen evcil hayvan kısıtlaması taslağı, kentsel mekân hakkı, mevcut gıda mevzuatı ve toplumsal yaşam boyutlarıyla da tartışmaların odağında. Kadir Has Üniversitesi Öğretim Üyesi ve <strong><a href="https://www.dortayaklisehir.org/" rel="nofollow">Dört Ayaklı Şehir</a></strong> Program Direktörü Dr. Mine Yıldırım, taslağın gerekçesi ve olası etkilerine ilişkin kapsamlı tespitlerini 24 Saat Gazetesi'ne açıkladı.</p>

<h2 dir="ltr"><strong>Mutfaktan bahçeye taşınan Yasağın hukuki dayanakları neler?</strong></h2>

<p dir="ltr">Dr. Mine Yıldırım, kısıtlama taslağının kendi gerekçesiyle sınandığında çöktüğünü belirterek yürürlükteki mevzuata dikkat çekti:</p>

<p dir="ltr">“Hijyen ve gıda güvenliği mutfağa, hazırlık alanına ve depoya ilişkin bir dil kurar. Yürürlükteki mevzuat da tam olarak bunu yapıyor. Gıda Hijyeni Yönetmeliği'nin 18. maddesinin dördüncü fıkrası, haşere ve kemirgen kontrolü prosedürlerinin 'gıdanın hazırlandığı, muameleye tabi tutulduğu veya depolandığı yerlere evcil hayvanların girmesini önlemek' amacıyla da uygulanacağını söylüyor. Yönetmeliğin tamamında müşterilerin yemek yediği alanlara, bahçeye ya da terasa hayvan girişini yasaklayan tek bir hüküm bulamazsınız.”</p>

<p dir="ltr">Gıda Hijyeni Yönetmeliği'nin 11. maddesinin yemek yenilen alanları kapsam dışında bıraktığını hatırlatan Yıldırım, yönetmeliğin dayandığı 5996 sayılı Kanun ve 852/2004 sayılı Avrupa Parlamentosu ve Konsey Tüzüğü'nün de risk yönetimini mutfak alanıyla sınırlı tuttuğunu vurguladı:</p>

<p dir="ltr">“O tüzük de evcil hayvan erişimini yalnızca gıdanın hazırlandığı, muamele gördüğü veya depolandığı yerler bakımından ele alıyor ve mutfak için bile mutlak bir yasak öngörmüyor, bulaşmanın önlenmesini yeterli sayan bir risk yönetimi kuruyor. Basında yer alan bilgilere göre taslak bu çerçeveyi bahçeye ve terasa taşıyor. Servisin yapıldığı değil yalnızca tüketildiği açık bir mekânda hayvan bedeninin gıda güvenliğine tehdit oluşturduğu epidemiyolojik olarak gösterilmiş değil. Gerekçe ile kapsam arasındaki bu açı, düzenlemenin bir sağlık politikası değil bir mekân politikası olduğunu gösteriyor. Hijyen burada neyin temiz sayılacağını değil, kimin mekânda bulunabileceğini tanımlıyor.”</p>

<h2 dir="ltr"><strong>"Denetlenmek istenen şey temas riski değil, düzenin ihlali sayılan görünürlük"</strong></h2>

<p dir="ltr">Mary Douglas’ın Saflık ve Tehlike eserine atıfta bulunan Yıldırım, hijyen gerekçesi kaldırıldığında geriye mikrobiyolojik bir risk değerlendirmesi değil, hayvanın nerede bulunamayacağına dair bir hüküm kaldığını aktardı:</p>

<p dir="ltr">“Mary Douglas Saflık ve Tehlike’de kir kavramından patojenliği ve hijyeni çıkarır ve elinde eski bir formülasyon kalır: yerinden çıkmış, yanlış konumlandırılmış madde... Hijyen gerekçesi bir kenara konduğunda geriye mikrobiyolojik bir risk değerlendirmesi kalmıyor, hayvanın yerinin neresi olmadığına dair bir hüküm kalıyor. Yasağın açık alanı kapsaması bu bakımdan tutarlı. Denetlenmek istenen şey temas riski değil, düzenin ihlali sayılan görünürlük.”</p>

<p dir="ltr">Modernleşme tarihi boyunca kentlerin türleri ayrıştırdığını ifade eden Yıldırım, İstanbul'un 1910 yılındaki Hayırsızada sürgününü hatırlatarak şu değerlendirmeyi yaptı:</p>

<p dir="ltr">“Şunu vurgulamak gerekiyor: o sürgünden önce köpekler kentin marjinal konukları değildi. Mahalle ölçeğinde işleyen bir bakım ekonomisinin parçasıydılar, beslenme ve barınma ilişkileri yerleşmişti. Onları çıkarmak kendiliğinden olmadı, emek gerektirdi... Bugünkü tartışmada da aynı şey geçerli. Hayvanın kamusal mekândan çekilmesi doğal bir eğilimin tamamlanması değil, sürekli yeniden üretilmesi gereken bir müdahaledir.”</p>

<h2 dir="ltr"><strong>"Hayvanın kentten çıkarılması bakım adı altında tamamlanıyor"</strong></h2>

<p dir="ltr">Lefebvre’in kent hakkı kavramının mevcut tartışmadaki sınırlarını değerlendiren Dr. Yıldırım, eleştirel hayvan çalışmalarının konuyu genişlettiği üç temel noktayı doğrudan şu sözlerle dile getirdi:</p>

<p dir="ltr">“Birincisi, talep etme kapasitesini siyasal cemaatin ölçütü olmaktan çıkarıyor. Hayvan siyasal olarak temsil edilmeden ikamet ederek var olur. Bunu bir eksiklik saydığınız sürece hayvan hep vekil aracılığıyla konuşur. Ama ölçütü sınadığımızda aynı ölçütün pek çok insanı da dışarıda bıraktığını görüyoruz. Çocuklar, ileri düzeyde bilişsel engelli insanlar, kayıtsız göçmenler ve oy hakkı olmayanlar bu ölçütün dışında kalıyor. Talep edemeyenlerin kentte yeri olmadığı sonucuna kimse varmak istemez. Öyleyse hayvan siyasal cemaatin istisnası değil, ölçütün baştan beri dışlayıcı olduğunu gösteren sınav vakası. Engellilik çalışmalarıyla kurulacak ilişki bu yüzden ödünç almak anlamına gelmiyor, aynı sorunu paylaşmak anlamına geliyor. İkisi de mekâna erişimi bir kapasiteye bağlayan çerçeveyi hedef alıyor.”</p>

<p dir="ltr">“İkincisi, mekânı ürettiği şeyin yalnızca emek ve talep olmadığını gösteriyor. Bir kafenin sandalyesinde uyuyan kedi orada tesadüfen bulunmuyor. Birileri onu besliyor, suyunu koyuyor, kışın içeri alıyor ve hastalandığında veterinere götürüyor. Bu bakım ilişkisi mekânsal bir düzen üretiyor ve kentin gerçek altyapısının parçası olarak çalışıyor. Ücretsiz yürüyor, çoğunlukla kadınların üstünde kalıyor ve hiçbir kayda geçmiyor. Kent hakkı düşüncesinin bunu görecek kavramı yok, çünkü bakım ne üretim sayılıyor ne talep. Eleştirel hayvan çalışmaları bakımı merkeze aldığında yasağın ne yaptığı da netleşiyor. Düzenleme bir hijyen tedbiri getirmiyor, mekânı fiilen üreten bir ilişkiyi cezalandırılabilir hale getiriyor.”</p>

<p dir="ltr">“Üçüncüsü ve bizim açımızdan en belirleyicisi, bakımı şiddetin karşıtı saymayı reddediyor. Kent hakkı dilinden hayvanlar için talep üretmeye kalkıştığınızda çoğunlukla daha iyi tedarik istemekle bitiriyorsunuz. Belediyeler de tam bunu veriyor. Barınak, rehabilitasyon merkezi ve mama otomatı sunuyorlar, sonuçta hayvanın kentten çıkarılması bakım adı altında tamamlanıyor. Barınak ile toplama aynı raylarda ilerliyor. Dolayısıyla talebimiz 'kentte hayvanlara bakılsın' olamaz, 'hayvanlar kentte kalsın' olmak zorunda. Bütün tartışmanın düğümü bu ikisi arasındaki farkta.”</p>

<h3 dir="ltr"><strong>"Yasa evcil hayvanı adlandırıyor, bedelini ise sahipsiz hayvan ödüyor"</strong></h3>

<p dir="ltr">2 Ağustos 2024’te yürürlüğe giren 7527 sayılı Kanun ile 5199 sayılı Kanun’daki değişikliklere değinen Yıldırım, sahipsiz ve sahipli hayvanlara yönelik kısıtlamaların aynı ufka hizmet ettiğini belirtti:</p>

<p dir="ltr">“Sahipsiz hayvana uygulanan şey nekropolitik işliyor ve toplamayı, kapatmayı, idari bir kategori olarak ötanaziyi kapsıyor. Sahipli hayvana yönelen ise biyopolitik işliyor ve kaydı, çiplemeyi, kısırlaştırmayı, mekânsal kısıtlamayı içeriyor. Biri öldürerek, diğeri özelleştirerek çalışıyor. İkisi de aynı ufka bakıyor, yani ortak mekânda hayvanın bulunmadığı bir kenti hedefliyor.”</p>

<p dir="ltr">İdari para cezası riski karşısında işletmecilerin kapı önündeki mahalle kedilerini de risk kategorisinde göreceğini aktaran Yıldırım, yasanın adını evcil hayvan koysa da bedelini sahipsiz hayvanların ödeyeceğini dile getirdi:</p>

<p dir="ltr">“Taslak sahipli, tasmalı ve kayıtlı bedeni hedef alıyor görünüyor. Oysa Türkiye'de kafenin hayvanla ilişkisi hiçbir zaman esas olarak sahipli hayvan üzerinden kurulmadı. Bu coğrafyanın yeme içme mekânlarının türlerarası karakteri, işletmenin kabul ettiği hayvandan değil orada zaten yaşayanlardan geliyor. Sandalyede uyuyan mahalle kedisi ve kapı önünde beslenen köpek bu ilişkinin asıl taşıyıcıları. İdari para cezası tehdidi altındaki işletmeci, denetim anında içerideki hayvanın sahipli mi sahipsiz mi olduğunu tartışmayacak. Kapısının önündeki kediyi de risk olarak görmeye başlayacak. Yasa evcil hayvanı adlandırıyor, bedelini ise sahipsiz hayvan ödüyor. Düzenlemenin en az konuşulan ama en ağır sonucu bu.”</p>

<h2 dir="ltr"><strong>"Hayvan Dostu İşletme" sertifikası çözüm mü, yasağın kalıcılaşması mı?</strong></h2>

<p dir="ltr">"Hayvan dostu işletme" belgelendirmesi gibi ara çözümlere karşı çıkılması gerektiğini vurgulayan Yıldırım, konuya ilişkin riskleri şöyle açıkladı:</p>

<p dir="ltr">“Böyle bir çözüm yasağın kendisini tartışma dışına çıkarır, hayvanın kamusal mekândaki varlığını kural olmaktan çıkarıp izne bağlar. Bugün ücretsiz ve kendiliğinden olan şey yarın başvurulan, denetlenen ve ödenen bir şeye dönüşür. Belgeyi kim alabilir? Denetim masrafını fiyatına yansıtabilen. Yani birlikte yaşama semt semt, gelir düzeyi düzeyine bölünür. Kentin bazı sokaklarında kedi sandalyede uyumaya devam eder, bazılarında uyumaz, ve aradaki farkı kimse hukuksuzluk olarak görmez. Böyle bir rejim hayvan örgütlerini de dönüştürür, savunuculuk yapan yapıları kimin geçip kimin geçemeyeceğine karar veren birer akredite kuruma çevirir. Kısacası sertifika bir ara çözüm değil, yasağın kalıcılaştırılmış biçimi olur.”</p>

<p dir="ltr">Düzenlemenin denetim işlevini garson, kasiyer ve esnafa ihale ettiğini belirten Yıldırım, denetim rolünün özelleştirildiğine dikkat çekti:</p>

<p dir="ltr">“Yasağın kimin eliyle yürütüleceği de önemli. Onu devlet değil, ceza tehdidi altındaki işletmeci yürütecek. Bu, denetim işlevinin özelleştirilmesi anlamına geliyor. Garson, kasiyer ve mekân sahibi, hayvanla müşteri arasındaki ilişkinin bekçisine dönüşüyor. Hayvanıyla gelen müşteriyi geri çevirme ve kapı önündeki kediyi kovma yükü, hayvanla kurulan gündelik bakım ilişkilerinin tam ortasında duran hizmet emekçilerine geçiyor. Yıllardır mekânında kedi besleyen bir işletmeciyi cezaya muhatap kılmak, bakım pratiğini cezalandırılabilir bir fiile çevirmek demek.”</p>

<h3 dir="ltr"><strong>"Ne kadar çok barınak yapılırsa kentte o kadar az hayvan kalıyor"</strong></h3>

<p dir="ltr">Nisan 2026'da İstanbul Valiliği'nin kararlarını ve Bakanlığın Mayıs ayı verilerini hatırlatan Yıldırım, yerel yönetimlerin kent anlayışını değerlendirdi:</p>

<p dir="ltr">“Belediye dilinde hayvan dostluğu bir mekân ilişkisi değil bir hizmet kalemi anlamına geliyor. Barınak, rehabilitasyon merkezi, mama otomatı ve pati park bu kalemin içeriğini oluşturuyor. Hepsi açılışı yapılabilen, bütçede satır olarak görünen yatırımlar. Bu ölçüt hayvanın kentten çıkarılmasıyla sorunsuz biçimde çalışıyor. Ne kadar çok barınak yapılırsa o kadar çok hayvan dostluğu ilan ediliyor, ve ne kadar çok barınak yapılırsa kentte o kadar az hayvan kalıyor. Ölçüt değiştirilebilir ve değiştirilecek yer tam olarak burası. Hayvan dostluğunun testi tedarik değil mekân. Kentte yaşayan hayvanı misafir ya da sorun olarak mı görüyoruz, yoksa sakin olarak mı sayıyoruz? Buradan bakıldığında ölçüt tek bir soruya iniyor. Çatışma çıktığında yönetiliyor mu, yoksa taraflardan biri mekândan çıkarılarak mı çözülüyor?”</p>

<p dir="ltr">Dört Ayaklı Şehir'in hak savunuculuğu adımları neler?</p>

<p dir="ltr">Dört Ayaklı Şehir olarak yürüttükleri mücadele hatlarını aktaran Yıldırım, izleme, arşivleme ve hukuki mücadele adımlarını şu ifadelerle açıkladı:</p>

<p dir="ltr">“Ortada kamusal bir müzakere, bilimsel bir değerlendirme ya da hayvan varlığının gıda güvenliğine etkisine dair bir veri yok. Bir restoran zincirinin tek taraflı ticari kararının yarattığı sosyal medya kutuplaşması, birkaç ay içinde ülke çapında bağlayıcı bir norm adayına dönüştü. Üstelik taslağın metnini hâlâ görmüş değiliz... Talebimiz basit: metin yayımlansın, düzenleyici etki analizi yapılsın, epidemiyolojik dayanak gösterilsin ve ilgili taraflara sorulsun.”</p>

<p dir="ltr">“O teknik dilde en güçlü kozumuz devletin kendi metni. Yönetmelik gıda hazırlama ve depolama alanını düzenliyor, salonu ve terası düzenlemiyor... En sağlam zemini ölçülülük veriyor, çünkü risk temelli bir tedbirin yeterli olduğu yerde genel bir yasak Anayasa’nın 13. maddesindeki şartı karşılamaz. Buna idari işlemin sebep unsuru ekleniyor, çünkü gerekçe üretilemediği ölçüde kural yargı önünde ayakta kalmakta zorlanır.”</p>

<p dir="ltr">“İkinci mücadele hattını, olan biteni yakından takip etme, izleme, belgeleme ve kendi arşivlerimizi kurma çabamız oluşturuyor. Buna çoktan başladık. İzmir İl Tarım ve Orman Müdürlüğü’nün 28 Temmuz 2025 tarihli yazısında, gıda satış ve toplu tüketim işletmelerine evcil hayvan girişi nedeniyle resmî kontroller yapıldığı bildiriliyor ve gerekçe zoonoz hastalıklar üzerinden kuruluyor. Mevzuat mutfağı düzenlerken denetimin salona uzanması, aşırı yorumun taslaktan önce başladığını gösteriyor.”</p>

<p dir="ltr">Esnaf odaları, veteriner hekim odaları ve engelli hakları örgütleriyle ortak mücadele ağı kurulacağını belirten Yıldırım, taleplerini ve beklentilerini şöyle özetledi:</p>

<p dir="ltr">“Talebimiz net olmalı. Kentin ortak alanı, kimin girip kimin giremeyeceği tek tek belgelenmeden işlemeye devam etsin. Türkiye’de hayvan hakları alanında hiçbir kazanım kendiliğinden gelmedi. 5199’u da, sonraki her iyileştirmeyi de örgütlü ısrar üretti. Bu düzenleme henüz taslak halinde duruyor, gerekçesi kendi mevzuatıyla çelişiyor ve karşısında olağandışı genişlikte bir kesim var. Böyle bir metnin geri çekilmesini ya da esaslı biçimde değişmesini beklemek naif bir iyimserlik değil, aksine dönüştürücü bir politik mücadele azmine dayanıyor.”</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ahmet Çağatay Bayraktar</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/kafe-ve-restoranlarda-evcil-hayvan-kisitlamasi-taslagina-dort-ayakli-sehirden-tepki</guid>
      <pubDate>Tue, 11 Aug 2026 11:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/ca-1.jpg" type="image/jpeg" length="46384"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[MEB güvenlik görevlisi alımı ne zaman? 30 bin güvenlik görevlisi alımı başladı mı? 2026 MEB ve İŞKUR başvuru ekranı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/meb-guvenlik-gorevlisi-alimi-ne-zaman-30-bin-guvenlik-gorevlisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/meb-guvenlik-gorevlisi-alimi-ne-zaman-30-bin-guvenlik-gorevlisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[MEB 30 bin güvenlik görevlisi alımı için başvurular başladı mı, 2026 okullara güvenlik görevlisi başvuru şartları belli oldu mu? Yeni eğitim öğretim yılı öncesinde okul güvenliğine ilişkin çalışmalar sürerken, 11 Ağustos 2026 itibarıyla 30 bin kişilik alım için MEB veya İŞKUR tarafından yayımlanmış kesin bir başvuru takvimi bulunmuyor. Peki İŞKUR güvenlik görevlisi başvuru ekranı açıldı mı, özel güvenlik kartı gerekiyor mu?]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>2026-2027 eğitim öğretim yılının başlamasına kısa süre kala okullarda görev yapacak güvenlik personeline ilişkin gelişmeler adayların gündeminde. Özellikle <strong>30 bin güvenlik görevlisi alımı</strong>, başvuru tarihi ve İŞKUR üzerinden yapılacağı öne sürülen başvurular konusunda araştırmalar sürüyor. Ancak <strong>11 Ağustos 2026 itibarıyla MEB veya İŞKUR tarafından 30 bin kişilik güvenlik görevlisi alımına yönelik başvuru ilanı yayımlanmış değil.</strong> Bu nedenle alımın kesin tarihi, illere göre kontenjanı ve başvuru koşulları konusunda henüz resmîleşmiş bir bilgi bulunmuyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>MEB ve İçişleri Bakanlığının açıklamalarında ise okullarda güvenliğin artırılmasına yönelik çalışmaların sürdüğü görülüyor. Okul çevrelerinin denetlenmesi, giriş ve çıkışlarda güvenlik tedbirlerinin artırılması, kamera sistemleri ve kolluk birimleriyle koordinasyon gibi başlıklar çalışmaların önemli unsurları arasında yer alıyor.</p>

<h2><strong>MEB 30 Bin Güvenlik Görevlisi Alımı Ne Zaman?</strong></h2>

<p><strong>MEB 30 bin güvenlik görevlisi alımının başvuru tarihi henüz açıklanmadı.</strong> 11 Ağustos 2026 tarihi itibarıyla MEB'in resmî duyuruları ile İŞKUR ilanlarında 30 bin kişilik alıma ilişkin başvuru başlangıç ve bitiş tarihlerini gösteren bir ilan bulunmuyor.</p>

<p>Bu nedenle adayların çeşitli sosyal medya hesaplarında paylaşılan “başvurular şu tarihte başlayacak” şeklindeki bilgilere resmî açıklama yapılmadan kesin bilgi gözüyle bakmaması gerekiyor. Başvuru sürecinin ne zaman başlayacağı, ancak yetkili kurumların yayımlayacağı ilanla netlik kazanacak.</p>

<p>Burada dikkat edilmesi gereken bir diğer konu ise “30 bin güvenlik görevlisi” sayısının hangi istihdam modeli kapsamında değerlendirileceği. Personelin doğrudan MEB bünyesinde mi, farklı bir kamu programı üzerinden mi yoksa başka bir çalışma modeliyle mi istihdam edileceği açıklanmadan başvuru şartları hakkında kesin hüküm vermek mümkün değil.</p>

<p>MEB'in 2026 yılında yaptığı açıklamalarda okul güvenliğine ilişkin farklı tedbirlerin değerlendirildiği görülüyor. Ancak bu açıklamalar, tek başına 30 bin kişilik personel alımının kesinleştiği anlamına gelmiyor.</p>

<p><img alt="ÖGG sınav sonuçları, 117. dönem ÖGG sonuçları, EGM özel güvenlik sınavı, egm.gov.tr ÖGG sorgulama, ÖGG sınav sonuç ekranı, özel güvenlik görevlisi sınav sonuçları, EGM online işlemler, ÖGG sonuç itiraz, özel güvenlik kimlik kartı, 117. dönem özel güvenlik" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2025/11/thumbs-b-c-cda584ad5a5431e696db7659ce70d367.jpg" width="864" /></p>

<h3><strong>2026 Okullara Güvenlik Başvuruları Başladı Mı?</strong></h3>

<p><strong>2026-2027 eğitim öğretim yılı için 30 bin güvenlik görevlisi alımına yönelik özel başvuru süreci henüz açılmadı. </strong>Adayların başvuru yapabilmesi için öncelikle MEB, İŞKUR veya yetkili kurum tarafından resmî ilan yayımlanması gerekiyor.</p>

<p>İlanın yayımlanması halinde başvurunun hangi platformdan yapılacağı da kesinleşecek. Eğer alım İŞKUR üzerinden gerçekleştirilecekse adayların İŞKUR'un resmî iş ilanları sisteminden ilgili pozisyonu bulması ve ilanda belirtilen şartlara göre işlem yapması gerekecek.</p>

<p>Başvuru ilanında yalnızca başvuru tarihi değil, aynı zamanda görev yapılacak okul veya bölge, kontenjan sayısı, çalışma süresi, ücret ve adaylardan talep edilecek belgeler gibi ayrıntıların da yer alması bekleniyor.</p>

<p>Bu nedenle adayların şu aşamada üçüncü taraf internet sitelerinde yer alan başvuru formlarına kişisel bilgilerini girmemesi ve yalnızca resmî kurumların duyurularını takip etmesi önem taşıyor.</p>

<h3><strong>MEB Güvenlik Görevlisi Başvuru Şartları Belli Oldu Mu?</strong></h3>

<p><strong>30 bin güvenlik görevlisi alımı için resmî ilan yayımlanmadığından 2026 yılına özel başvuru şartları da kesinleşmiş değil.</strong> Adayların hangi eğitim seviyesine sahip olması gerektiği, yaş sınırı, özel güvenlik kimlik kartı zorunluluğu ve diğer kriterler ancak ilan yayımlandığında net olarak öğrenilebilecek.</p>

<p>Özellikle <strong>özel güvenlik kimlik kartı</strong> konusu adayların en fazla araştırdığı başlıklar arasında bulunuyor. Ancak personelin hangi statüde çalıştırılacağı açıklanmadan bu belgenin tüm adaylar için zorunlu olacağını söylemek mümkün değil.</p>

<p>Resmî ilan yayımlandığında adayların özellikle şu kriterleri kontrol etmesi gerekecek:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Özel güvenlik kimlik kartı gerekip gerekmediği</p>
 </li>
 <li>
 <p>Yaş sınırı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Öğrenim seviyesi</p>
 </li>
 <li>
 <p>Sağlık koşulları</p>
 </li>
 <li>
 <p>İŞKUR kayıt şartı</p>
 </li>
 <li>
 <p>İkamet şartı</p>
 </li>
 <li>
 <p>İl ve ilçe bazında özel koşullar</p>
 </li>
 <li>
 <p>Görev süresi</p>
 </li>
 <li>
 <p>Çalışma yeri</p>
 </li>
 <li>
 <p>Başvuru sırasında teslim edilecek belgeler</p>
 </li>
</ul>

<p>Bu maddeler mevcut aşamada <strong>30 bin güvenlik görevlisi alımının kesin şartları değildir</strong>. Nihai koşullar, ilgili kurum tarafından yayımlanacak resmî ilanda belirlenecek.</p>

<p><img alt="sözleşme anlaşma çalışma" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2025/09/thumbs-b-c-93f65018a1634779fc048adc28ac84cb.jpg" width="864" /></p>

<h3><strong>30 Bin Güvenlik Görevlisi İŞKUR Başvuru Ekranı Açıldı Mı?</strong></h3>

<p><strong>30 bin güvenlik görevlisi alımı için özel İŞKUR başvuru ekranı 11 Ağustos 2026 itibarıyla açılmış değil.</strong> Adayların İŞKUR sisteminde ilgili ilanı görebilmesi için öncelikle kurum tarafından iş ilanının oluşturulması gerekiyor.</p>

<p>İlan yayımlandığında adaylar başvuru ekranında görev yeri, kontenjan, başvuru süresi ve adaylarda aranan nitelikler gibi bilgileri görebilecek. Başvuru işleminin nasıl gerçekleştirileceği de ilan içerisinde açıklanacak.</p>

<p>Bu süreçte “İŞKUR başvuruları başladı” şeklinde yayılan ancak İŞKUR'un resmî sistemine dayanmayan içeriklere karşı dikkatli olunması gerekiyor. Kamu kurumları adına açıldığı belirtilen sahte başvuru sayfaları üzerinden kişisel bilgilerin paylaşılması, adaylar açısından güvenlik riski oluşturabilir.</p>

<p>Dolayısıyla başvuru yapılacaksa işlemlerin yalnızca <strong>İŞKUR'un resmî internet sistemi</strong> veya ilgili kurum tarafından açıklanan doğrulanmış başvuru kanalı üzerinden gerçekleştirilmesi gerekiyor.</p>

<h3><strong>2026-2027 Eğitim Öğretim Yılında Okul Güvenliği Nasıl Sağlanacak?</strong></h3>

<p>Yeni eğitim öğretim yılı öncesinde okulların güvenliği yalnızca personel sayısının artırılması üzerinden ele alınmıyor. Okul çevrelerindeki kolluk denetimleri, giriş-çıkış kontrolleri, kamera sistemleri ve acil durum uygulamaları da güvenlik tedbirlerinin parçaları arasında bulunuyor.</p>

<p>İçişleri Bakanlığının 2026 yılında yaptığı açıklamalarda okul çevreleri ve servis güzergâhlarında denetimlerin sürdürüldüğü bildirildi. Bakanlık ayrıca öğretmenlerin acil durumlarda güvenlik güçlerine daha hızlı ulaşmasını amaçlayan “Okul Acil” uygulamasının HAYAT 112 ACİL sistemi kapsamında kullanılmaya başlandığını açıkladı.</p>

<p>MEB tarafından özel öğretim kurumlarına ilişkin yapılan düzenlemelerde de bazı kurumların kamera sistemlerine yönelik teknik gereklilikler düzenlendi. Böylece okul güvenliği kapsamında fiziksel güvenlik önlemleri ile teknolojik güvenlik sistemleri birlikte ele alınmaya devam ediyor.</p>

<p><img alt="ÖGG sınav sonuçları, 117. dönem ÖGG sonuçları, EGM özel güvenlik sınavı, egm.gov.tr ÖGG sorgulama, ÖGG sınav sonuç ekranı, özel güvenlik görevlisi sınav sonuçları, EGM online işlemler, ÖGG sonuç itiraz, özel güvenlik kimlik kartı, 117. dönem özel güvenlik" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2025/11/thumbs-b-c-7f9555d483b4545d83042a85db539df5.jpg" width="864" /></p>

<h3><strong>MEB 30 Bin Güvenlik Görevlisi Alımı İçin Son Durum</strong></h3>

<p><strong>11 Ağustos 2026 itibarıyla MEB 30 bin güvenlik görevlisi alımı için başvuru ekranı açılmış değil.</strong> Ayrıca adayların başvuracağı kesin tarih, illere göre kontenjan dağılımı ve 2026-2027 dönemine özel başvuru şartları hakkında yayımlanmış bir resmî ilan bulunmuyor.</p>

<p>Başvuru süreci başladığında adayların öncelikle şu bilgileri kontrol etmesi gerekecek:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Alımın toplam kontenjanı</p>
 </li>
 <li>
 <p>İllere göre personel dağılımı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Başvuru başlangıç ve bitiş tarihi</p>
 </li>
 <li>
 <p>Görev yapılacak kurum veya okul</p>
 </li>
 <li>
 <p>İstihdam modeli</p>
 </li>
 <li>
 <p>Özel güvenlik kimlik kartı şartı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Yaş ve öğrenim kriterleri</p>
 </li>
 <li>
 <p>İŞKUR kayıt koşulları</p>
 </li>
 <li>
 <p>İstenen belgeler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Başvuru yapılacak resmî platform</p>
 </li>
</ul>

<p>Sonuç olarak <strong>2026 MEB 30 bin güvenlik görevlisi alımı</strong> konusunda 11 Ağustos 2026 itibarıyla kesinleşmiş bir başvuru takvimi bulunmuyor. Okullarda güvenliğin artırılmasına yönelik resmî çalışmalar devam ederken, 30 bin kişilik alımın başvuru tarihi ve şartlarının belirlenmesi için yetkili kurumların açıklaması bekleniyor. Adayların güncel bilgileri MEB ve İŞKUR'un resmî kanallarından takip etmesi gerekiyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nida Çitler</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/meb-guvenlik-gorevlisi-alimi-ne-zaman-30-bin-guvenlik-gorevlisi</guid>
      <pubDate>Tue, 11 Aug 2026 10:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2025/11/thumbs-b-c-4f0470c2912fc75a9c683eb456b6da30.jpg" type="image/jpeg" length="10034"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gaziantep OSB'de tekstil fabrikasında yangın: Müdahale sürüyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/gaziantep-osbde-tekstil-fabrikasinda-yangin-mudahale-suruyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/gaziantep-osbde-tekstil-fabrikasinda-yangin-mudahale-suruyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gaziantep'te 3. Organize Sanayi Bölgesi'nde bulunan bir tekstil fabrikasında henüz belirlenemeyen nedenle yangın çıktı. İhbarın ardından bölgeye itfaiye, sağlık ve polis ekipleri sevk edildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Gaziantep</strong>'te tekstil fabrikasında <strong>yangın</strong> çıktı. 3. Organize Sanayi Bölgesi'nde (OSB) bulunan fabrikada henüz belirlenemeyen nedenle başlayan yangına ekiplerin müdahalesi devam ediyor.</p>

<p>Yangın, Gaziantep 3. Organize Sanayi Bölgesi'nde faaliyet gösteren tekstil fabrikasında meydana geldi. Fabrikada henüz belirlenemeyen bir nedenle alevler yükseldi.</p>

<p>Yangını fark eden işçiler, durumu 112 Çağrı Merkezi'ne bildirdi. İhbarın ardından yangının bulunduğu bölgeye itfaiye, sağlık ve polis ekipleri yönlendirildi.</p>

<h2><strong>Yangına itfaiye ekipleri müdahale ediyor</strong></h2>

<p>İhbar üzerine olay yerine ulaşan ekipler, fabrikadaki yangına müdahale başlattı. İtfaiye ekiplerinin alevleri kontrol altına almak için çalışmaları sürüyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sağlık ve polis ekipleri de yangın nedeniyle bölgeye sevk edildi. Yangının çıkış nedenine ilişkin ise henüz bir bilgi paylaşılmadı.</p>

<h3><strong>Yangının nedeni henüz belirlenmedi</strong></h3>

<p>Organize Sanayi Bölgesi'ndeki tekstil fabrikasında çıkan yangının neden başladığı henüz belirlenemedi. Ekiplerin olay yerindeki müdahalesi devam ediyor.</p>

<p>Gaziantep'teki tekstil fabrikasında çıkan yangına ilişkin çalışmalar sürerken, ekiplerin müdahalesinin ardından gelişmelerin netleşmesi bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/gaziantep-osbde-tekstil-fabrikasinda-yangin-mudahale-suruyor</guid>
      <pubDate>Tue, 11 Aug 2026 10:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/gaziantep-osbde-tekstil-fabrikasinda-yangin.png" type="image/jpeg" length="64433"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bakan Işıkhan: SGK kapsamındaki 5 ilaçtan 40 bin hasta faydalandı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/bakan-isikhan-sgk-kapsamindaki-5-ilactan-40-bin-hasta-faydalandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/bakan-isikhan-sgk-kapsamindaki-5-ilactan-40-bin-hasta-faydalandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, geçen yıl SGK'nın geri ödeme kapsamına alınan 5 immünoterapi ilacından 40 bin kanser hastasının yararlandığını açıkladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı <strong>Vedat Işıkhan</strong>, kanser tedavisinde kullanılan bazı <strong>immünoterapi</strong> ilaçlarına ilişkin bilgi verdi.</p>

<p>Işıkhan, geçen yıl temmuz ayında 5 immünoterapi ilacının Sosyal Güvenlik Kurumu'nun (<strong>SGK</strong>) geri ödeme kapsamına alındığını ve bu ilaçlardan bir yıl içerisinde 40 bin hastanın faydalandığını bildirdi.</p>

<p>Bakan Işıkhan, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, kanserle mücadele eden vatandaşların tedavi imkanlarına erişimini kolaylaştırmaya yönelik çalışmaların sürdüğünü belirtti.</p>

<h2><strong>5 ilaç geri ödeme kapsamına alınmıştı</strong></h2>

<p>Işıkhan'ın verdiği bilgiye göre, geçen yıl temmuz ayında 25 farklı kanser türünün tedavisinde kullanılan 5 immünoterapi ilacı SGK'nın geri ödeme listesine dahil edildi.</p>

<p>Söz konusu düzenlemenin ardından geçen bir yıllık süreçte 40 bin kanser hastası bu <strong>ilaç</strong>lardan yararlandı. İlaçların geri ödeme kapsamına alınmasıyla hastaların tedavi süreçlerinde bu ilaçlara erişiminin kolaylaştırılması hedeflendi.</p>

<h3><strong>Tedavi imkanlarına erişim için çalışmalar sürüyor</strong></h3>

<p>Bakan Işıkhan, kanser tedavisi gören vatandaşların yanında olduklarını belirterek, sağlık hizmetlerine erişimin kolaylaştırılması amacıyla çalışmaların devam edeceğini ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Işıkhan, vatandaşların ihtiyaç duyduğu tedavi imkanlarına daha kolay ulaşabilmesi için çalışmaların sürdürüleceğini kaydetti.</p>

<p></p>

<blockquote class="twitter-tweet">
<p dir="ltr" lang="tr">Kanserle mücadele eden vatandaşlarımızın her zaman yanındayız.<br />
<br />
✅Geçtiğimiz yılın Temmuz ayında; 25 farklı kanser türüne karşı kullanılan 5 immünoterapi ilacını Sosyal Güvenlik Kurumumuzun geri ödemesi kapsamına almıştık.<br />
<br />
💊Bu ilaçlardan son 1 yılda 40 bin kanser hastası… <a href="https://t.co/9jGCH62neg" rel="nofollow">pic.twitter.com/9jGCH62neg</a></p>
— Prof. Dr. Vedat Işıkhan (@isikhanvedat) <a href="https://x.com/isikhanvedat/status/2087071590093672793?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">August 11, 2026</a></blockquote>
<script async src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/bakan-isikhan-sgk-kapsamindaki-5-ilactan-40-bin-hasta-faydalandi</guid>
      <pubDate>Tue, 11 Aug 2026 10:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/sgk-kapsamindaki-5-ilactan-40-bin-hasta-faydalandi.png" type="image/jpeg" length="95082"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ticarette iki farklı tablo: Satış hacmi düştü, perakende ticaret yükseldi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/ticarette-iki-farkli-tablo-satis-hacmi-dustu-perakende-ticaret-yukseldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/ticarette-iki-farkli-tablo-satis-hacmi-dustu-perakende-ticaret-yukseldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TÜİK verilerine göre ticaret satış hacmi endeksi, 2026 yılı Haziran ayında yıllık bazda yüzde 4,5 geriledi. Aynı dönemde perakende satış hacmi yüzde 11,8 artarken, aylık ticaret satış hacminde yüzde 1,9 yükseliş kaydedildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Türkiye İstatistik Kurumu</strong> (<strong>TÜİK</strong>), 2026 yılı Haziran ayına ilişkin t<strong>icaret satış hacim endeksi </strong>verilerini yayımladı. Buna göre ticaret satış hacmi, geçen yılın aynı ayına kıyasla yüzde 4,5 düştü. Haziran ayında perakende ticaret satış hacmi ise yıllık bazda yüzde 11,8 yükseldi.</p>

<h2><strong>Ticaret satış hacmi yıllık yüzde 4,5 geriledi</strong></h2>

<p>TÜİK verilerine göre ticaret satış hacmi endeksi, Haziran 2026'da bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 4,5 azaldı. Ticaret hacmindeki yıllık değişim alt sektörlerde farklı oranlarda gerçekleşti.</p>

<p>Motorlu kara taşıtları ve motosikletlerin toptan ve perakende ticareti ile onarımına ilişkin satış hacmi yıllık bazda yüzde 13,8 geriledi. Toptan ticaret satış hacminde de aynı dönemde yüzde 9,4'lük düşüş görüldü.</p>

<p>Perakende ticaret satış hacmi ise Haziran ayında yıllık bazda yüzde 11,8 arttı.</p>

<h3><strong>Perakende satış hacmi yıllık yüzde 11,8 arttı</strong></h3>

<p>Haziran 2026'da ticaret satış hacminin alt kalemleri arasında perakende ticaret satış hacmindeki yıllık artış öne çıktı. Perakende ticaret satış hacmi, 2025 yılının aynı ayına göre yüzde 11,8 yükseldi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Buna karşılık motorlu kara taşıtları ve motosikletlerin toptan ve perakende ticareti ile onarımı için satış hacminde yüzde 13,8, toptan ticaret satış hacminde ise yüzde 9,4 düşüş kaydedildi.</p>

<h3><strong>Ticaret satış hacmi aylık yüzde 1,9 yükseldi</strong></h3>

<p>Ticaret satış hacmi endeksi, Haziran ayında bir önceki aya göre yüzde 1,9 artış gösterdi. Böylece yıllık bazdaki düşüşe karşın aylık ticaret satış hacminde yükseliş gerçekleşti.</p>

<p>Alt sektörler incelendiğinde motorlu kara taşıtları ve motosikletlerin toptan ve perakende ticareti ile onarımı için satış hacmi aylık yüzde 5,7 azaldı. Toptan ticaret satış hacmi ise bir önceki aya göre yüzde 4 arttı.</p>

<h3><strong>Perakende satış hacmi aylık yüzde 0,7 arttı</strong></h3>

<p>TÜİK verilerine göre perakende ticaret satış hacmi, Haziran 2026'da aylık bazda yüzde 0,7 yükseldi. Böylece perakende satış hacminde hem yıllık hem de aylık artış kaydedildi.</p>

<p>Haziran ayındaki aylık verilerde ticaret satış hacmi yüzde 1,9, toptan ticaret satış hacmi yüzde 4 ve perakende ticaret satış hacmi yüzde 0,7 arttı. Motorlu kara taşıtları ve motosikletlerin toptan ve perakende ticareti ile onarımı için satış hacmi ise yüzde 5,7 geriledi.</p>

<h3><strong>Haziran 2026 ticaret satış hacmi verileri</strong></h3>

<p>TÜİK'in Haziran 2026 verilerine göre ticaret satış hacmi yıllık yüzde 4,5 azalırken, perakende ticaret satış hacmi yıllık yüzde 11,8 yükseldi. Motorlu kara taşıtları ve motosikletlerin toptan ve perakende ticareti ile onarımı için satış hacmi yüzde 13,8, toptan ticaret satış hacmi ise yüzde 9,4 düştü.</p>

<p>Aylık bazda ise ticaret satış hacmi yüzde 1,9, toptan ticaret satış hacmi yüzde 4 ve perakende ticaret satış hacmi yüzde 0,7 arttı. Motorlu kara taşıtları ve motosikletlerin toptan ve perakende ticareti ile onarımı için satış hacmi aylık yüzde 5,7 azaldı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/ticarette-iki-farkli-tablo-satis-hacmi-dustu-perakende-ticaret-yukseldi</guid>
      <pubDate>Tue, 11 Aug 2026 10:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/ticaret-satis-hacmi-4.png" type="image/jpeg" length="46661"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sanayi, inşaat, ticaret ve hizmette ciro değişimi: TÜİK verileri açıklandı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/sanayi-insaat-ticaret-ve-hizmette-ciro-degisimi-tuik-verileri-aciklandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/sanayi-insaat-ticaret-ve-hizmette-ciro-degisimi-tuik-verileri-aciklandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TÜİK verilerine göre sanayi, inşaat, ticaret ve hizmet sektörlerinin toplamından oluşan ciro endeksi, 2026 yılı Haziran ayında yıllık bazda yüzde 25,8 yükseldi. Aynı dönemde toplam ciro endeksi aylık yüzde 0,3 geriledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2026 yılı Haziran ayına ilişkin ciro endekslerini açıkladı. <strong>Sanayi</strong>,<strong> inşaat</strong>, <strong>ticaret </strong>ve hizmet sektörlerinin toplamını kapsayan ciro endeksi, Haziran ayında geçen yılın aynı ayına göre yüzde 25,8 arttı. Aylık bazda ise toplam ciro endeksinde yüzde 0,3 düşüş kaydedildi.</p>

<h2><strong>Toplam ciro endeksi yıllık yüzde 25,8 arttı</strong></h2>

<p>TÜİK verilerine göre toplam ciro endeksi, 2026 yılı Haziran ayında yıllık bazda yüzde 25,8 yükseldi. Endeks, sanayi, inşaat, ticaret ve hizmet sektörlerindeki toplam ciro değişimini kapsıyor.</p>

<p>Haziran ayında sektörlerin yıllık ciro değişimleri de farklı oranlarda gerçekleşti. Sanayi sektörü ciro endeksi yıllık yüzde 26,7 artarken, inşaat sektörü ciro endeksinde yüzde 29,9 yükseliş görüldü.</p>

<p>Ticaret sektörü ciro endeksi aynı dönemde yüzde 23,5 artış kaydederken, hizmet sektörü ciro endeksi yüzde 31,3 yükseldi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Sanayi ve inşaat ciro endeksi geriledi</strong></h3>

<p>Toplam ciro endeksinin aylık değişimine bakıldığında, Haziran 2026'da yüzde 0,3'lük düşüş gerçekleşti. Sektörler bazında aylık hareketler ise farklı oranlarda oldu.</p>

<p>Sanayi sektörü ciro endeksi Haziran ayında bir önceki aya kıyasla yüzde 2,7 azaldı. İnşaat sektörü ciro endeksinde de aylık bazda yüzde 0,7 düşüş kaydedildi.</p>

<h3><strong>Ticaret ve hizmet ciro endeksi yükseldi</strong></h3>

<p>TÜİK verilerinde Haziran ayında ticaret ve hizmet sektörlerinin aylık ciro endekslerinde artış görüldü. Ticaret sektörü ciro endeksi, bir önceki aya göre yüzde 0,5 yükseldi.</p>

<p>Hizmet sektörü ciro endeksi de aynı dönemde yüzde 0,8 arttı. Böylece sanayi ve inşaat sektörlerinde aylık düşüş yaşanırken, ticaret ve hizmet sektörlerinde artış kaydedildi.</p>

<h3><strong>Haziran ayı ciro endekslerinde sektörlerin değişimi</strong></h3>

<p>2026 yılı Haziran ayında toplam ciro endeksinin yıllık değişimi yüzde 25,8 olarak gerçekleşti. Sektörlerin yıllık artış oranları sanayide yüzde 26,7, inşaatta yüzde 29,9, ticarette yüzde 23,5 ve hizmetlerde yüzde 31,3 oldu.</p>

<p>Aylık verilerde ise toplam ciro endeksi yüzde 0,3 geriledi. Sanayi ciro endeksi yüzde 2,7, inşaat ciro endeksi yüzde 0,7 azalırken, ticaret ciro endeksi yüzde 0,5, hizmet ciro endeksi ise yüzde 0,8 yükseldi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/sanayi-insaat-ticaret-ve-hizmette-ciro-degisimi-tuik-verileri-aciklandi</guid>
      <pubDate>Tue, 11 Aug 2026 10:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/tuik-duyurdu-sanayi-insaat-ticaret-ve-hizmet-sektorlerinde-ciro-yukseldi.jpg" type="image/jpeg" length="94056"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sağlıklı ve uzun bir ömür için genç yaşlardan itibaren damar sağlığına yatırım yapmak gerekiyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/saglikli-ve-uzun-bir-omur-icin-genc-yaslardan-itibaren-damar-sagligina-yatirim-yapmak-gerekiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/saglikli-ve-uzun-bir-omur-icin-genc-yaslardan-itibaren-damar-sagligina-yatirim-yapmak-gerekiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Kliniği İdari ve Eğitim Sorumlusu Prof. Dr. Ayhan Tekiner, beyin anevrizmaları ve inmede erken tanının önemine dikkat çekti. Tekiner, sağlıklı ve uzun bir yaşam için damar sağlığının genç yaşlardan itibaren korunması, sigaradan uzak durulması, düzenli hareket edilmesi ve risk faktörlerinin kontrol altına alınması gerektiğini vurguladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “<strong>Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi</strong>” programının konuğu Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Kliniği İdari ve Eğitim Sorumlusu <strong>Prof. Dr. Ayhan Tekiner</strong> oldu. Programda beyin anevrizmaları, inme ve felç, risk faktörleri, erken tanının önemi ve korunma yolları ele alındı.</p>

<h2><strong>Ailesinde anevrizma öyküsü olanlar kontrollerini ihmal etmemeli</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Ayhan Tekiner, anevrizmanın beyin damarlarının belirli bölgelerinde oluşan balonlaşmalar olduğunu belirterek, hastalığın özellikle 40 yaşından sonra daha sık görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Doğuştan gelen yatkınlığın yanı sıra yaşam tarzına bağlı olarak damarların elastikiyetini kaybetmesinin anevrizma gelişiminde önemli rol oynadığını ifade eden Tekiner, anevrizma kanamalarının beynin etkilenen bölgesine göre ölümden kalıcı sakatlığa kadar uzanan ciddi sonuçlara yol açabileceğini vurguladı.</p>

<p>Erken tanının büyük önem taşıdığına dikkat çeken Tekiner, ailesinde anevrizma öyküsü bulunan kişilerin BT anjiyografi veya MR anjiyografi ile mutlaka değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Geçmişte 5 milimetrenin altındaki anevrizmalara çoğunlukla müdahale edilmediğini hatırlatan Tekiner, son yıllarda tedavi yöntemlerindeki gelişmeler sayesinde komplikasyon riskinin yüzde 1’in altına düştüğünü, bu nedenle uygun hastalarda daha küçük anevrizmaların da tedavi edilebildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 08 07 At 18.47.53" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184753.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Şah damarındaki plaklar inmenin en önemli nedenlerinden biri</strong></h2>

<p>Programda inme ve felç konusunda da önemli bilgiler veren Prof. Dr. Tekiner, beyni besleyen damarların sağlıklı olmasının hayati önem taşıdığını ifade etti.</p>

<p><strong>Şah damarı</strong> olarak bilinen <strong>karotis arterlerde</strong> oluşan plakların inmelerin yaklaşık yüzde 20-25’inden sorumlu olduğunu belirten Tekiner, obezite başta olmak üzere sağlıksız yaşam tarzının damar yapısını bozduğunu söyledi.</p>

<p>Fazla yağ dokusunun karaciğer aracılığıyla dolaşıma katılarak damar yapısını olumsuz etkilediğini ifade eden Tekiner, kötü kolesterol ile birleşen bu sürecin damar tıkanıklığına ve emboliye neden olabildiğini belirtti.</p>

<p>Yüksek tansiyon, diyabet, hareketsizlik ve ilerleyen yaşın da inme riskini artırdığını vurgulayan Tekiner, damar yapısındaki bozulmanın yalnızca beyni değil tüm organ ve sistemleri etkilediğini söyledi.</p>

<h2><strong>İnmede ilk 2 saat hayat kurtarıyor</strong></h2>

<p>İnme belirtilerinin fark edildiği anda vakit kaybetmeden 112 Acil Çağrı Merkezi’nin aranması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Tekiner, bulantı, kusma, bilinç kaybı, yüz felci, konuşma bozukluğu ve kol veya bacakta güç kaybı gibi belirtilerin acil değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Eskiden ilk 6 saatin kritik kabul edildiğini hatırlatan Tekiner, günümüzde özellikle <strong>ilk 2 saatin tedavi başarısı açısından çok daha önemli olduğunun</strong> altını çizdi.</p>

<p>Hastaneye zamanında ulaştırılan hastalarda uygun durumlarda damar açıcı tedavi uygulanabildiğini ya da pıhtının girişimsel yöntemlerle damardan çıkarılabildiğini belirten Tekiner, hızlı müdahalenin hastanın yaşamını ve yaşam kalitesini doğrudan etkilediğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 08 07 At 18.47.52 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184752-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>İnme tedavisi bir ekip işidir</strong></h2>

<p>İnme tedavisinde başarının hızlı ve koordineli çalışmaya bağlı olduğunu belirten Prof. Dr. Tekiner, hastanın 112 ekipleri tarafından en kısa sürede uygun hastaneye ulaştırılması, acil serviste zaman kaybetmeden değerlendirilmesi ve deneyimli ekipler tarafından müdahale edilmesinin hayati önem taşıdığını ifade etti.</p>

<p>Tüm sürecin kusursuz işlemesi halinde hastaya hastaneye ulaştıktan sonraki 10-15 dakika içerisinde müdahale edilebildiğini belirten Tekiner, bu sayede hastaların kalıcı hasar gelişmeden normal yaşamlarına dönebilme şansının önemli ölçüde arttığını söyledi.</p>

<h2><strong>Sigara ve elektronik sigara damar sağlığının düşmanı</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Tekiner, damar sağlığını korumak için halk arasında yaygın olan yanlış inanışlara da dikkat çekti.</p>

<p>Herhangi bir besinin tek başına kanı sulandırmasının mümkün olmadığını belirten Tekiner, sağlıklı ve dengeli beslenmenin damar yapısını korumanın temel şartı olduğunu söyledi.</p>

<p>Sigaranın damar sağlığının en büyük düşmanlarından biri olduğunu vurgulayan Tekiner, elektronik sigaraların da masum olmadığını, binlerce zararlı madde içerdiğini ve damar yapısını olumsuz etkilediğini ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 08 07 At 18.47.52" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184752.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Hareketli yaşam ve stres kontrolü sağlıklı yaşlanmanın anahtarı</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Ayhan Tekiner, sağlıklı damar yapısının genç yaşlardan itibaren korunması gerektiğini belirterek, obezite ile mücadele, düzenli fiziksel aktivite ve dengeli beslenmenin beyin ve damar hastalıklarından korunmada en etkili yöntemler arasında yer aldığını söyledi.</p>

<p>Uzun yolculuklarda belirli aralıklarla ayağa kalkıp yürünmesini öneren Tekiner, egzersize yeni başlayacak <strong>özellikle obezite, hipertansiyon ve diyabet hastalarının</strong> sabahın erken saatleri yerine <strong>öğleden sonra veya akşamüstünü </strong>tercih etmelerinin daha uygun olacağını ifade etti.</p>

<p>Geç saatlerde yemek yememek, yeterli sıvı tüketmek ve düzenli hareket etmenin damar sağlığını desteklediğini belirten Tekiner, stresin de kortizol salgısını artırarak tansiyon ve kan şekerini yükselttiğini, bunun da damar sistemi üzerinde olumsuz etkiler oluşturduğunu söyledi.</p>

<p>Uzun ve kaliteli yaşamın temelinde sağlıklı beslenme, hareketli yaşam, sigaradan uzak durma ve stresin kontrol altında tutulmasının bulunduğunu vurgulayan Prof. Dr. Tekiner, “Yalnızca uzun yaşamak değil, sağlıklı ve kaliteli bir yaşam sürmek için damar sağlığımıza genç yaşlardan itibaren yatırım yapmalıyız” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/saglikli-ve-uzun-bir-omur-icin-genc-yaslardan-itibaren-damar-sagligina-yatirim-yapmak-gerekiyor</guid>
      <pubDate>Sat, 08 Aug 2026 09:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184752-2.jpeg" type="image/jpeg" length="17006"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fethi Akkoç 24 Saat Kayıt'a anlattı: "Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/fethi-akkoc-24-saat-kayita-anlatti-nihat-erim-basbakan-olacagini-benden-ogrendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/fethi-akkoc-24-saat-kayita-anlatti-nihat-erim-basbakan-olacagini-benden-ogrendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat Kayıt'ta 12 Mart Muhtırası'na giden sürecin perde arkasını anlattı. Akkoç, darbenin arkasındaki uluslararası dengeleri, haşhaş krizi ve Sovyetler Birliği ile yürütülen sanayi hamlelerini değerlendirirken, "Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi" sözleriyle dikkat çeken bir tanıklığını da paylaştı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gazeteci Fethi Akkoç, 24Saat Kayıt'ta Türkiye'nin darbe süreçlerine ilişkin tanıklıklarını anlattı. 12 Mart Muhtırası'na giden süreci değerlendiren Akkoç, yaşadığı olayları ve perde arkasında yaşananları ilk kez ayrıntılarıyla paylaştı. Akkoç'a göre 12 Mart'a giden sürecin temelinde <strong>haşhaş ekimi, Sovyetler Birliği ile yürütülen ağır sanayi hamleleri ve uluslararası konjonktür</strong> yer alıyordu.</p>

<h2><strong>"Görüntüyle gerçek hiçbir zaman aynı değildi"</strong></h2>

<p>Akkoç, yıllar boyunca devlet yönetiminde görünenle yaşananın farklı olduğunu gözlemlediğini belirterek şöyle konuştu:</p>

<p><i>"Devletlerin yönetiminde ve siyasi olaylarda, hatta savaşlarda bile görüntüyle gerçeğin birbirinden farklı olduğunu, senaryoların önceden hazırlandığını yaşayarak gördük. 1950 yılından itibaren Amerika'nın desteğiyle iktidara gelen hükümetlerin, çizilen çizginin dışına çıktıkları zaman yine darbelerle görevden alındıklarını gördüm."</i></p>

<h3><strong>"Doğan Koloğlu bana 'Nihat Erim başbakan olacak' dedi"</strong></h3>

<p>Yeni İstanbul Gazetesi Ankara Bürosu'nda görev yaptığı dönemi anlatan Akkoç, Genel Yayın Müdürü Doğan Koloğlu'nun kendisine sürekli aynı bilgiyi doğrulatmaya çalıştığını söyledi.</p>

<p><i>"Doğan ağabey bana, 'Çok önemli bir yerden duydum. Nihat Erim başbakan olacakmış. Konuşabilir misin?' dedi. Ben de 'Nasıl sorayım? Demirel başbakan, İnönü muhalefet lideri. Böyle bir soru sorulur mu?' diye cevap veriyordum. Ama salı, çarşamba, perşembe aynı şey tekrarlandı."</i></p>

<h3><strong>"Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi"</strong></h3>

<p>Israrlar üzerine Nihat Erim'i aradığını söyleyen Akkoç, o telefon görüşmesini şu sözlerle anlattı:</p>

<p><i>"Telefonu çevirdim. 'Beyefendi hayırlı uğurlu olsun. Başbakan oluyormuşsunuz' dedim. Ama bunun benim sorum olmadığını, Genel Yayın Müdürü Doğan Koloğlu'nun sorusu olduğunu söyledim. Nihat Bey şaşırdı. 'Ya Fethi Bey, nereden çıktı bu?' dedi. Ben de kaynağı söylemedim. Çünkü telefonların dinlendiğini biliyorduk."</i></p>

<p>Akkoç, yıllar sonra bu olayı değerlendirirken şu ifadeleri kullandı:</p>

<p><i>"Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi. O konuşmada bunu kendisinin de bilmediğini anladım."</i></p>

<h3><strong>"Telefon konuşmasını unutmamı rica etti"</strong></h3>

<p>Muhtıranın ardından yaşananları da anlatan Akkoç, Erim'in koruma müdürü aracılığıyla kendisine mesaj gönderdiğini belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><i>"Koruma müdürü yanıma geldi. 'Sayın Nihat Bey'in size saygıları var, o telefon konuşmasını unutmanızı rica ediyor' dedi. Ben de 'O konuşmayı unuttum. Ama hükümet güvenoyu aldıktan sonra ilk demecini bana versin' dedim. İlk yazılı demecini bana gönderdi."</i></p>

<h3><strong>"12 Mart'ın üç temel nedeni vardı"</strong></h3>

<p>Akkoç, muhtıranın yalnızca iç politik gelişmelerle açıklanamayacağını belirterek <strong>üç temel neden sıraladı:</strong></p>

<p><i>"Birinci sebep haşhaştı. Amerika Demirel'e 'Haşhaşı kapat' diyordu. Demirel ise 'Daraltırım ama tamamen kapatamam' diyordu.</i></p>

<p><i>İkinci sebep Sovyetler Birliği ile yapılan ağır sanayi hamleleriydi. Türkiye'nin en büyük fabrikalarını Ruslara kurdurmuşlardı.</i></p>

<p><i>Üçüncü sebep ise Nixon'ın Çin ziyareti sonrasında Türkiye'ye yaptığı baskıydı. Tayvan'la ilişkilerin kesilip Mao'nun Çin'inin tanınması isteniyordu. Demirel bunu kabul etmedi."</i></p>

<h3><strong>"İlk kararname haşhaş yasağı oldu"</strong></h3>

<p>Akkoç, şöyle devam etti:</p>

<p><i>"Nihat Erim başbakan olduktan sonra imzaladığı ilk kararname haşhaş ekiminin yasaklanması oldu. Darbelerin temelinde, 1946'dan sonra çizilen çizginin dışına çıkan iktidarların değiştirilmesi anlayışı vardı."</i></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/fethi-akkoc-24-saat-kayita-anlatti-nihat-erim-basbakan-olacagini-benden-ogrendi</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Aug 2026 15:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/ekran-resmi-2026-08-05-160720.png" type="image/jpeg" length="67163"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[AĞUSTOS 2026 EMEKLİ BANKA PROMOSYONLARI: En yüksek ödemeyi hangi banka yapıyor?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/agustos-2026-emekli-banka-promosyonlari-en-yuksek-odemeyi-hangi-banka-yapiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/agustos-2026-emekli-banka-promosyonlari-en-yuksek-odemeyi-hangi-banka-yapiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ağustos ayının başlamasıyla birlikte bankaların 2026 yılı emekli promosyon kampanyaları yeniden gündeme geldi. SSK, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı kapsamında aylık alan vatandaşlar, maaşlarını hangi bankaya taşımalarının daha avantajlı olacağını araştırıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bankalar, maaşını üç yıl boyunca kendilerinden alma taahhüdü veren emeklilere nakit promosyon ödüyor. Bazı bankalar ise bu ödemeye otomatik fatura talimatı, kredi kartı kullanımı, hesap açılışı ve harcama kampanyaları gibi ek fırsatlar dahil ediyor. Böylece toplam kazanç tutarı bazı kampanyalarda 32 bin liraya kadar çıkabiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Peki, Ağustos 2026 döneminde en yüksek emekli promosyonunu hangi banka veriyor? Bankaların nakit promosyonları ile ek ödül kampanyalarında hangi koşullar aranıyor? İşte banka banka güncel promosyon tutarları...</p>

<h2></h2></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/agustos-2026-emekli-banka-promosyonlari-en-yuksek-odemeyi-hangi-banka-yapiyor</guid>
      <pubDate>Sun, 02 Aug 2026 20:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/emekli-maas-promosyonu-banka.webp" type="image/jpeg" length="24717"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kistik fibroziste erken tanı yaşamı değiştiriyor: "Yenidoğan tarama testlerinden kaçınılmamalı"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çocuk Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Hayriye Uğur Özçelik, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programında kistik fibrozise ilişkin önemli bilgiler verdi. Erken tanının tedavide başarıyı ve yaşam kalitesini artırdığını vurgulayan Özçelik, yenidoğan tarama testlerinin önemine dikkat çekerek ailelere “Testlerden korkmayın” çağrısında bulundu. Özçelik, modülatör tedavilerdeki gelişmelerin yanı sıra hastalığın yaşam boyu takip ve bakım gerektirdiğini anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Çocuk Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Hayriye Uğur Özçelik</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk oldu. Programda, yaşam boyu takip ve tedavi gerektiren kalıtsal hastalıklardan biri olan <strong>kistik fibrozis</strong> tüm yönleriyle ele alındı.</p>

<p>Kistik fibrozisin genetik geçişli, kalıtsal bir hastalık olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, hastalığın anne karnından itibaren gelişmeye başladığını söyledi. Hastalığın temelinde salgı yapan hücrelerde bulunan klor kanallarındaki bozukluğun yer aldığını ifade eden Özçelik, bu nedenle tüm salgıların normalden daha koyu ve yapışkan hale geldiğini kaydetti.</p>

<p><strong>En fazla akciğerleri etkiliyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin birçok organı etkileyebildiğini belirten Prof. Dr. Özçelik, en ciddi hasarın akciğerlerde oluştuğunu söyledi.</p>

<p>Akciğerlerde biriken koyu kıvamlı mukusun solunum yollarını tıkadığını, bu ortamda yerleşen mikropların temizlenememesi nedeniyle tekrarlayan enfeksiyonlar ve zamanla ilerleyici akciğer hasarı geliştiğini anlatan Özçelik, hastalığın yalnızca akciğerleri değil, üst solunum yolları ile mide-bağırsak sistemini de etkileyebildiğini ifade etti. Kistik fibrozisli hastalarda insülin direnci ve üreme sistemiyle ilgili sorunların da görülebildiğini belirtti.</p>

<p><strong>Akraba evlilikleri riski artırıyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin çekinik genlerle aktarılan bir hastalık olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Özçelik, özellikle akraba evliliklerinde hastalığın ortaya çıkma riskinin önemli ölçüde arttığını söyledi. Özçelik, bu nedenle genetik danışmanlığın ve akraba evliliklerinin azaltılmasının büyük önem taşıdığını vurguladı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.10 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134510-1.jpeg" width="1600" /></p>

<p><strong>Erken tanı tedavinin başarısını artırıyor</strong></p>

<p>Hastalığın ne kadar erken tanınırsa tedavinin o kadar başarılı olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, bu nedenle yenidoğan tarama programlarının büyük önem taşıdığını söyledi.</p>

<p>Yenidoğan tarama testleri sayesinde hastalığın henüz belirti vermeden saptanabildiğini ifade eden Özçelik, erken dönemde başlanan tedavilerle organ hasarı gelişmeden hastalığın kontrol altına alınabildiğini kaydetti. Özçelik günümüzde bazı modülatör tedavilerin bebekler henüz bir aylıkken başlanabildiğini belirtti.</p>

<p><strong>“Yenidoğan tarama testlerinden korkmayın”</strong></p>

<p>Son yıllarda yenidoğan tarama testlerine yönelik çeşitli yanlış bilgilerin yayıldığını söyleyen Prof. Dr. Özçelik, ailelere önemli uyarılarda bulundu.</p>

<p>Bazı ailelerin bebeklerinden kan örneği alınmasını istemediğini belirten Özçelik, kan örneklerinin farklı amaçlarla kullanılacağı yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını, tüm sürecin devlet kontrolünde yürütüldüğünü ifade ederek ailelerin bu testleri mutlaka yaptırması gerektiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11" class="detail-photo img-fluid" height="695" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511.jpeg" width="1103" /></p>

<p><strong>Kistik fibrozis sürekli bakım gerektiriyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin yaşam boyu düzenli takip gerektiren bir hastalık olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Özçelik, tedavide en önemli basamaklardan birinin akciğer bakımının sağlanması olduğunu belirtti.</p>

<p>Ailelerin solunum fizyoterapisi ve günlük bakım için saatler harcadığını ifade eden Özçelik, hastaların sık akciğer enfeksiyonları nedeniyle zaman zaman hastaneye yatmak zorunda kaldıklarını söyledi. Özçelik, organlar hasar görmeden önce tedaviye başlanmasının yaşam süresi ve yaşam kalitesi açısından belirleyici olduğunu vurguladı.</p>

<p><strong>Modülatör tedavilerde yeni dönem</strong></p>

<p>Kistik fibrozis tedavisinde son yılların en önemli gelişmelerinden birinin modülatör tedaviler olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, bu ilaçların hastalığın temelindeki klor kanalındaki bozukluğu hedef aldığını söyledi.</p>

<p>İlk modülatör tedavilerin 2012 yılında kullanılmaya başlandığını, tedavilerin yıllar içinde gelişerek 2019 yılında üçlü kombinasyonlara ulaştığını belirten Özçelik, modülatör tedavilerin 2025 yılının Ağustos ayından itibaren geri ödeme kapsamına alınmasının hastalar açısından önemli bir dönüm noktası olduğunu ifade etti. Bu tedavilerin yüksek maliyetli olduğuna dikkat çeken Özçelik, ayrıca hastalığın hücresel mekanizmasını düzeltmeye yönelik yeni ilaçlarla ilgili faz 2 ve faz 3 klinik çalışmaların da sürdüğünü söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="688" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511-2.jpeg" width="1272" /></p>

<p><strong>Erkek hastalarda kısırlık sık görülüyor</strong></p>

<p>Prof. Dr. Özçelik, kistik fibrozisli erkeklerde kısırlığın oldukça yüksek oranlarda görüldüğünü belirterek, hastalığın yalnızca solunum sistemini değil, yaşamın birçok alanını etkileyen çok yönlü bir sağlık sorunu olduğuna dikkat çekti.</p>

<p><strong>Çocuklar sosyal yaşamda da zorlanabiliyor</strong></p>

<p>Sık öksürük ve balgam nedeniyle çocukların okul ve sosyal yaşamlarında güçlük yaşayabildiğini belirten Özçelik, tekrarlayan akciğer enfeksiyonları nedeniyle sık hastane yatışlarının eğitim hayatını olumsuz etkileyebildiğini söyledi.</p>

<p>Büyüme ve gelişmenin akranlarının gerisinde kalmasının hem çocukları hem de ailelerini psikolojik olarak zorlayabildiğini ifade eden Özçelik, günümüzde tedavide sağlanan gelişmeler sayesinde bu çocukların geleceğe çok daha umutla bakabildiğini belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.10" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134510.jpeg" width="1600" /></p>

<p><strong>Yaşam süresi önemli ölçüde uzadı</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin tanımlandığı ilk yıllarda hastaların büyük bölümünün iki yaşına ulaşamadan yaşamını yitirdiğini hatırlatan Prof. Dr. Özçelik, hastalığın 1938-1939 yıllarında tanımlandığını, 1989 yılında ise hastalığa neden olan genin keşfedildiğini söyledi.</p>

<p>Genetik keşfin ardından geçen süreçte tedavide büyük ilerlemeler kaydedildiğini belirten Özçelik, bugün erken tanı alan ve uygun tedavi gören hastaların yaşam sürelerinin ve yaşam kalitelerinin belirgin şekilde arttığını ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="727" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511-1.jpeg" width="1126" /></p>

<p><strong>İleri yaşta da tanı konulabiliyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin en sık <strong>beyaz ırkta</strong> görüldüğünü, siyah ırkta daha düşük, sarı ırkta ise daha nadir rastlandığını belirten Prof. Dr. Özçelik, hastalığın yalnızca çocukluk çağında görülmediğini de vurguladı.</p>

<p>Tekrarlayan akciğer enfeksiyonları, sürekli balgam çıkarma, büyüme geriliği bulunan çocukların mutlaka kistik fibrozis açısından değerlendirilmesi gerektiğini belirten Özçelik, bronş genişlemesi bulunan erişkin hastalarda da ayırıcı tanıda kistik fibrozisin mutlaka düşünülmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Literatürde 81 yaşında kistik fibrozis tanısı alan hastaların bulunduğunu hatırlatan Prof. Dr. Özçelik, aile öyküsü bulunan gebeliklerde ise anne karnında takip ile hastalığın erken dönemde saptanabildiğini sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali</guid>
      <pubDate>Sat, 01 Aug 2026 11:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134512.jpeg" type="image/jpeg" length="19339"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SÜPER LİG'DE TRANSFER FIRTINASI: Dört büyüklere kimler geldi, kimler gitti?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Süper Lig'de şampiyonluk yarışı transfer döneminden başladı! Galatasaray, Fenerbahçe, Beşiktaş ve Trabzonspor'un kadrosuna kattığı flaş isimler netleşti. İşte 4 büyüklerin dev transfer listesi ve oyuncuların detaylı analizleri.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Süper Lig'de yeni sezon hazırlıkları tüm hızıyla sürerken, şampiyonluk parolasıyla yola çıkan <strong>Galatasaray</strong>, <strong>Fenerbahçe</strong>, <strong>Beşiktaş</strong> ve <strong>Trabzonspor</strong>, kadrolarını dünya yıldızlarıyla güçlendirmeye devam ediyor. Milyonlarca taraftarın gözü kulağı son dakika transfer gelişmelerine çevrilmiş durumdayken, Avrupa devlerinden Süper Lig'e uzanan transfer trafiği de hız kazandı. Nathan Ake'den Mason Greenwood'a, Leandro Trossard'dan Vedat Muriç'e kadar yeşil sahalarda fırtına gibi esecek birçok önemli yetenek, yeni sezonda formalarını giymeye hazırlanıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti</guid>
      <pubDate>Fri, 31 Jul 2026 14:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/dort-buyukler-transfer-super-lig.webp" type="image/jpeg" length="42195"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[MS tedavisinde yeni dönem: “Artık tekerlekli sandalyeye mahkûm olmak kader değil”]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi programına konuk olan Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, günümüzde geliştirilen yeni nesil tedaviler sayesinde MS’nin ilerlemesinin büyük ölçüde kontrol altına alınabildiğini belirterek düzenli tedavi gören hastaların iş, aile ve sosyal yaşamlarını sürdürebildiğini ifade etti. Mungan, “Artık tekerlekli sandalyeye mahkûm olmak kader değil.” mesajını verdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi programına konuk olan Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, Multipl Skleroz (MS) hastalığında tanı, tedavi ve yaşam yönetimine ilişkin önemli bilgiler verdi. Günümüzde MS tedavisinde çok önemli gelişmeler yaşandığını belirten Mungan, erken tanı, kişiye özel tedavi ve düzenli takip sayesinde hastaların büyük bölümünün aktif yaşamlarını sürdürebildiğini söyledi.</p>

<p><strong>Dünyada 2,8 milyon, Türkiye’de yaklaşık 83 bin kişi MS ile yaşıyor</strong></p>

<p>Multipl Skleroz (MS), dünyada yaklaşık 2,8 milyon, Türkiye’de ise 82–83 bin kişiyi etkileyen kronik bir nörolojik hastalık olarak biliniyor.</p>

<p>Hastalığın merkezi sinir sistemini etkilediğini anlatan Prof. Dr. Mungan, beyin ve omurilikteki sinir hücrelerini saran miyelin kılıfının, bağışıklık sistemindeki bozukluklar nedeniyle hasar gördüğünü belirterek şunları söyledi:</p>

<p>“Bağışıklık sistemindeki değişiklikler miyelin kılıfında yıkıma yol açıyor ve sinir hücreleri arasındaki iletiyi bozuyor. Bunun sonucunda da hastalık çok farklı belirtilerle ortaya çıkıyor.”</p>

<p>MS’nin bağışıklık sistemi hastalığı olduğunu ancak genetik ve çevresel faktörlerin de hastalığın oluşumu ve ilerlemesinde önemli rol oynadığını ifade eden Mungan, hastalığın kadınlarda erkeklere göre 2,5–3 kat daha sık görüldüğünü, özellikle 20–40 yaş arasında ortaya çıktığını söyledi.</p>

<p>Kadınlarda daha sık görülmesinin kesin nedeninin bilinmediğini belirten Mungan, “Östrojen ve diğer kadınlık hormonlarının bağışıklık sistemi üzerindeki etkileri nedeniyle özellikle doğurganlık çağında hastalık daha sık görülüyor.” dedi.</p>

<p>Mungan, son yıllarda tanı olanaklarının gelişmesi sayesinde ileri yaşta başlayan MS vakalarının daha sık tanı aldığını, nadir de olsa çocukluk çağında da görülebildiğini söyledi.</p>

<p>İlk belirti görme kaybı da olabilir, uyuşma da…</p>

<p>MS’nin çok farklı belirtilerle ortaya çıkabildiğini belirten Prof. Dr. Mungan, en sık görülen bulguların;</p>

<ul>
 <li>Görme kaybı,</li>
 <li>Çift görme,</li>
 <li>Kol veya bacakta uyuşma,</li>
 <li>Güçsüzlük,</li>
 <li>Denge bozukluğu,</li>
 <li>İdrar problemleri olduğunu söyledi.</li>
</ul>

<p>MR’da görülen plakların beynin veya omuriliğin hangi bölgesini etkilediğine göre belirtilerin değiştiğini belirten Mungan, “Plak hangi fonksiyonu etkiliyorsa hastanın şikâyeti de ona göre ortaya çıkıyor.” dedi.</p>

<p>Görme kaybı yaşayan hastaların çoğunlukla önce göz hastalıkları uzmanına başvurduğunu belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, göz muayenesinde sorun bulunmaması halinde hastaların nörolojiye yönlendirildiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.34 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234-1.jpeg" width="1920" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Tanıda MR ve nörolojik muayene belirleyici</strong></p>

<p>MS tanısında ayrıntılı klinik öykü ve nörolojik muayenenin vazgeçilmez olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hem beyin hem de omurilik MR’ının mutlaka çekildiğini ifade etti.</p>

<p>Son yıllarda güncellenen tanı kriterlerinde MR’ın çok daha belirleyici hâle geldiğini söyleyen Mungan, yardımcı tanı yöntemleri arasında VEP testi ile göz sinirlerindeki iletimin değerlendirildiğini anlattı.</p>

<p>Tanıda en önemli yardımcı yöntemlerden birinin ise beyin omurilik sıvısının incelenmesi olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, şöyle konuştu:</p>

<p>“Lomber ponksiyon yardımcı test olarak geçse de hemen hemen her hastada yapmak istiyoruz. Hem kesin tanı hem de ayırıcı tanı açısından çok önemli. Ayrıca hastalığın gelecekte nasıl seyredeceği konusunda da bize önemli bilgiler veriyor.”</p>

<p><strong>MS her hastada farklı seyrediyor</strong></p>

<p>Kesin MS tanısı alan hastalarda koruyucu tedavinin geciktirilmemesi gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Mungan, tedavi edilmediğinde hastalığın ilerleyerek kalıcı fonksiyon kayıplarına neden olabileceğini söyledi.</p>

<p>Atak dönemlerinde öncelikle yüksek doz kortizon tedavisi uygulandığını belirten Mungan, ardından hastalığın tipine uygun koruyucu tedavilerin planlandığını ifade etti.</p>

<p>MS hastalığının en sık görülen tipinin ataklar ve iyileşmelerle seyreden RRMS (Relapsing Remitting MS) olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hastaların yaklaşık yüzde 15–20’sinde ilerleyici tip MS görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Bazı hastalarda hastalığın en baştan ilerleyici seyredebildiğini, bazılarında ise yıllar içinde ilerleyici forma dönüşebildiğini belirten Mungan, “MS tamamen kişiye özgü seyreden bir hastalık. Hastaların düzenli izlenmesi ve hastalık tipinin doğru belirlenmesi tedavinin başarısını belirliyor.” dedi.</p>

<p><strong>Aynı hekim tarafından uzun süre takip büyük önem taşıyor</strong></p>

<p>MS’nin uzun yıllar takip gerektiren kronik bir hastalık olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hastaların tanı sonrasında sürekli doktor değiştirmemesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Kesin tanı konulduktan sonra hastaların aynı hekim tarafından izlenmesi tedavi başarısını artırıyor. Çünkü MS’de bireyselleştirilmiş tedavi çok önemli. Doktorun hastanın geçmişini, MR değişimlerini, atak sıklığını ve nörolojik durumunu yakından bilmesi gerekiyor.”</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.35" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001235.jpeg" width="1920" /></p>

<p><strong>Hastalar gerçek atak ile yalancı atağı karıştırabiliyor</strong></p>

<p>MS atağının belirtilerin 24 saatten uzun sürmesi olarak tanımlandığını belirten Prof. Dr. Mungan, optik nörit, güçsüzlük, uyuşma ve denge bozukluğunun gerçek atak belirtileri arasında yer aldığını söyledi.</p>

<p>Bunun yanında enfeksiyon, sıcak hava, yoğun stres, regl dönemi veya aşırı egzersiz gibi vücut ısısını artıran durumlarda yalancı atakların görülebileceğini belirten Mungan, bu nedenle hastaların önce ayrıntılı değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p><strong>Atak tedavisinde altın standart kortizon tedavisi</strong></p>

<p>MS ataklarında günlük 1000 mg kortizonun 5–7 gün, bazı hastalarda ise 10 güne kadar uygulanabildiğini belirten Prof. Dr. Mungan, kortizona yanıt alınamayan hastalarda ise plazmaferez tedavisinin uygulandığını söyledi.</p>

<p>Bu tedavinin özellikle üniversite ve şehir hastanelerindeki deneyimli MS merkezlerinde yapılabildiğini ifade etti.</p>

<p><strong>Akıllı ilaçlar umut veriyor</strong></p>

<p>Atak tedavisinin dışında hastalığın ilerlemesini durdurmaya yönelik çok sayıda tedavi bulunduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, Türkiye’de tedavilerin basamaklı sistemle uygulandığını söyledi.</p>

<p>Tablet, enjeksiyon ve infüzyon tedavilerinin bulunduğunu belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, yeni nesil bağışıklık sistemini yeniden yapılandıran tedavilere ilişkin şu bilgileri verdi:</p>

<p>“Hastaların akıllı ilaç olarak adlandırdığı yeni tedaviler sayesinde çok az doz uygulayıp hastaları uzun süre tedavisiz takip edebildiğimiz durumlar olabiliyor.”</p>

<p>Tedavi seçiminde hastanın yaşı, cinsiyeti, gebelik planı, mesleği, sosyal yaşamı ve hastalığın seyri gibi çok sayıda faktörün dikkate alındığını belirtti.</p>

<p><strong>MS hastaları evlenebilir, çocuk sahibi olabilir</strong></p>

<p>Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, MS hastalarının normal yaşamlarını sürdürebileceklerini belirterek şu önerilerde bulundu:</p>

<p>“MS hastaları evlenebilir, planlı gebelik gerçekleştirebilir ve doktorlarıyla koordineli şekilde çocuk sahibi olabilirler. Gebelik öncesinde hastalığın en az bir yıl stabil seyretmesini tercih ediyoruz.”</p>

<p>Ağır egzersizlerden kaçınılmasını öneren Mungan; yürüyüş, yüzme, yoga ve pilatesin uygun sporlar olduğunu söyledi.</p>

<p><strong>Akdeniz tipi beslenme öneriliyor</strong></p>

<p>Beslenmenin tedavinin önemli bir parçası olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, Akdeniz tipi beslenmenin önerildiğini söyledi.</p>

<p>Mungan, sebze, meyve ve balık ağırlıklı beslenmenin önemine dikkat çekerek D vitamini ve B12 eksikliklerinin mutlaka giderilmesi gerektiğini, balık tüketemeyen hastalarda ise omega-3 desteğinin yararlı olabileceğini belirtti. Prof. Dr. Mungan, “Miyelin kılıfının iyileşmesinde omega-3’ün önemli etkileri bulunuyor.” dedi.</p>

<p><strong>Sigara ve D vitamini eksikliği hastalığın en önemli çevresel sebepleri</strong></p>

<p>MS için kanıtlanmış iki önemli çevresel risk faktörü bulunduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, bunların D vitamini eksikliği ve sigara olduğunu belirterek, “Hastalar kesinlikle sigara içmemeli, sigara içilen ortamlarda da bulunmamalı.” dedi.</p>

<p><strong>MS hastaları yaz sıcaklarında dikkatli olmalı</strong></p>

<p>Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, MS hastalarının yaz aylarında çok daha dikkatli olmalarını belirterek sıcak ortamlardan kaçınmalarını söyledi.</p>

<p>Mungan:</p>

<ul>
 <li>Sıcak suyla banyo yapılmamasını,</li>
 <li>Hamam ve saunadan uzak durulmasını,</li>
 <li>Yazın 11.00–14.00 saatleri arasında güneşten kaçınılmasını,</li>
 <li>Bol su tüketilmesini,</li>
 <li>Hafif beslenilmesini önerdi.</li>
</ul>

<p><strong>Türkiye’de hastalar güncel tedavilere kolaylıkla ulaşıyor</strong></p>

<p>Dünyada kullanılan güncel MS tedavilerinin neredeyse tamamına Türkiye’de geri ödeme kapsamında erişilebildiğini belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, bunun hastalar açısından önemli bir avantaj olduğunu söyledi.</p>

<p>Ayrıca ilerleyen yaşlarda bağışıklık sisteminin daha sakin hâle gelmesi nedeniyle bazı hastalarda hastalığın da daha durağan seyredebildiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.34 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="684" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234-2.jpeg" width="1290" /></p>

<p><strong>Kök hücre mucize değil</strong></p>

<p>Kök hücre tedavisine ilişkin yanlış beklentilere dikkat çeken Prof. Dr. Mungan, şu değerlendirmede bulundu:</p>

<p>“Kök hücre tedavisi bağışıklık sistemini yeniden yapılandırmayı hedefliyor ancak hastalığı tamamen ortadan kaldırmıyor. Diğer tedavilere belirgin bir üstünlüğü de bulunmuyor. Mucize beklememek gerekiyor.”</p>

<p>Mungan, kök hücre tedavisinin özellikle ataklı MS grubunda daha etkili olduğunu, Türkiye’de ise yalnızca çok sınırlı sayıdaki merkezde uygulanabildiğini söyledi.</p>

<p><strong>Aktarlardan alınan ürünlerden uzak durun</strong></p>

<p>MS hastalarının Sağlık Bakanlığı onaylı ilaçlar dışında hiçbir ürünü kontrolsüz şekilde kullanmamaları gerektiğini belirten Prof. Dr. Mungan, “Hekimlerinizin önermediği bitkisel ürünleri ve aktarlardan alınan karışımları kesinlikle kullanmayın.” uyarısında bulundu.</p>

<p><strong>“MS tanısı alanlar umutsuzluğa kapılmasın”</strong></p>

<p>Programın sonunda MS tanısı alan hastalara seslenen Prof. Dr. Mungan, moral ve sosyal desteğin tedavinin önemli parçalarından biri olduğunu belirterek şu mesajı verdi:</p>

<p>“MS tedavi edilebilen ve ilerlemesi durdurulabilen bir hastalık. Hastalar düzenli takiplerini yaptırır, tedavilerini aksatmaz ve yaşam tarzlarına dikkat ederlerse bugün tekerlekli sandalyeye mahkûm olmaları artık neredeyse söz konusu olmuyor.”</p>

<p>Hasta yakınlarının desteğinin büyük önem taşıdığını belirten Mungan, hastaların iş yaşamlarından kopmamalarını, sosyal hayata katılmalarını ve hobi edinmelerini önerdi. Ayrıca bulundukları illerde Türkiye MS Derneği şubelerine başvurarak ücretsiz eğitim, yoga ve pilates programlarından yararlanabileceklerini söyledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 09:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234.jpeg" type="image/jpeg" length="43522"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fethi Akkoç: Kıbrıs’ın kaderi Londra’daki 24 saatlik diplomasi trafiğinde belirlendi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kıbrıs Barış Harekatı’nın 52. yıl dönümünde, harekat öncesindeki kritik diplomasi trafiğinin tanıklarından gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat’e konuştu. Akkoç, Başbakan Bülent Ecevit’in Londra’da gerçekleştirdiği 24 saatlik görüşmelerin Kıbrıs’ın kaderini belirlediğini anlattı. Ayrıntılar 24 Saat Kayıt'ta...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kıbrıs Barış Harekatı’nın 52. yıl dönümünde, harekatın diplomasi trafiğine tanıklık eden gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat’te yayınlanan Kayıt Dışı programına konuk oldu. Akkoç, harekat öncesinde Londra’da yürütülen kritik görüşmeleri, uluslararası diplomasinin perde arkasını ve bugüne kadar kamuoyunda çok az bilinen, kayıt dışı kalan ayrıntıları detaylarıyla anlatarak şu değerlendirmelerde bulundu:</p>

<p>“52 yıl önce, 20 Temmuz 1974’te Kıbrıs’a yapılan müdahalenin önce diplomasiyle, ardından askeri harekatla kazanıldığını yaşayarak öğrendim. Kıbrıs’ın kaderi, Başbakan Bülent Ecevit’in Londra’da İngiltere Başbakanı Harold Wilson, Dışişleri Bakanı James Callaghan ve daha sonra görüşmelere katılan ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Joseph Sisco ile yaptığı tam 24 saatlik temasların sonunda şekillendi.”</p>

<p>Akkoç, harekattan bir gün önce ABD’nin Yunanistan’daki askeri yönetime kritik bir uyarıda bulunduğunu da öne sürdü:</p>

<p>“ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Joseph Sisco, 19 Temmuz’da Yunanistan’a giderek cunta yönetimine, ‘Türkiye müdahale edecek. Sakın karşılık vermeyin. Karışırsanız Türkiye sizi de ezer. Biz Türkiye’nin yanındayız.’ mesajını iletti. Bu süreci bizzat yaşayarak ve görerek öğrendim.”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>“Londra’ya özel uçakla gittik”</strong></h2>

<p>Akkoç, 17 Temmuz 1974’te Başbakan Bülent Ecevit başkanlığındaki heyetle birlikte Türk Hava Yolları’nın özel uçağıyla Londra’ya gittiklerini anlattı.</p>

<p>Heyette, Başbakan Yardımcısı ve İçişleri Bakanı Oğuzhan Asiltürk, Dışişleri Bakanlığı Yüksek Müşaviri Ümit Haluk Bayülken, Hukuk Müşaviri Namık Kemal Yolga ile dönemin Milli Savunma Bakanı ve Dışişleri Bakan Vekili Hasan Esat Işık’ın bulunduğunu belirten Akkoç, Dışişleri Bakanı Turan Güneş’in ise o sırada Çin’de resmi temaslarda olduğu için heyete katılamadığını ifade etti.</p>

<p>Basın mensupları olarak ise Hürriyet’ten Cüneyt Arcayürek, Milliyet’ten Orhan Tokatlı, Günaydın’dan Örsan Öymen, Tercüman gazetesi adına kendisi, Anadolu Ajansı Genel Müdürü Atilla Onuk ile TRT ekibinin yer aldığını söyledi.</p>

<h3><strong>“Dünyanın gözü Londra’daydı”</strong></h3>

<p>Akkoç, heyetin Heathrow Havalimanı’ndan doğrudan İngiltere Başbakanı Harold Wilson’ın konutuna geçtiğini belirterek, görüşmeleri dünyanın dört bir yanından gelen gazetecilerin takip ettiğini anlattı.</p>

<p>“Biz yalnız değildik. İngiliz gazeteciler başta olmak üzere dünyanın her yerinden basın mensupları Başbakanlık Konutu’nun önünde bekliyordu.”</p>

<h3><strong>“Sisco ile beş dakikalık kritik görüşme”</strong></h3>

<p>Görüşmelerin ardından Bülent Ecevit’in Joseph Sisco ile baş başa yaklaşık beş dakika süren özel bir görüşme yaptığını aktaran Akkoç, bu görüşmenin önemine dikkat çekti.</p>

<p>“Hasan Esat Işık’a ‘Bülent Bey nerede?’ diye sordum. ‘Sisco ile baş başa görüşüyor’ dedi. Saatime baktım, tam beş dakika sürdü. Görüşmenin ardından Bülent Bey son derece rahat ve memnun görünüyordu. Dünya basınına da gayet sakin ve güçlü bir açıklama yaptı.”</p>

<h3><strong>“Harekatın başlayacağını biliyorduk”</strong></h3>

<p>Londra temaslarının tam 24 saat sürdüğünü ifade eden Akkoç, Ankara’ya döndüklerinde harekat kararının artık kesinleştiğini hissettiklerini söyledi.</p>

<p>“Harekatın yapılacağını biliyorduk. Hazırlıkların tamamlandığını hissediyorduk ancak yalnızca başlama zamanı henüz net değildi.”</p>

<p>Akkoç, Joseph Sisco’nun ertesi gün yeniden Türkiye’ye geldiğini, ardından Yunanistan’a geçerek cunta yönetimiyle görüştüğünü ve aynı gün tekrar Ankara’ya döndüğünü belirterek, Yunanistan’a yapılan uyarının da bu diplomasi trafiğinin bir parçası olduğunu dile getirdi.</p>

<h3><strong>“Harekat haberi Güvenpark’ta duyuruldu”</strong></h3>

<p>20 Temmuz sabahı yaşanan anları da anlatan Akkoç, şunları söyledi:</p>

<p>“Cumartesi sabahı saat 06.00’da bütün bakanlar dışarı çıktı. Gazeteciler olarak biz de oradaydık. Başbakanın açıklama yapacağını düşünüyorduk. O sabah Güvenpark’a doğru yürürken Kıbrıs Barış Harekatı’nın başladığı resmen açıklandı.”</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 20:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/ppdvK1JySZk/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="15057"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ağrısız doğum lüks değil, anne adayının hakkı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Berrin Günaydın, doğum ağrısının modern anestezi yöntemleriyle güvenli biçimde azaltılabileceğini anlattı. Epidural analjezinin uygun koşullarda uygulandığında normal doğumu desteklediğini vurgulayan Prof. Dr. Günaydın, doğum ağrısının giderilmesinin bir lüks değil, anne adayının hakkı olduğunu söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan <strong>Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Berrin Günaydın doğum ağrısının azaltılması ile ilgili uygulanan yöntemleri anlattı. Prof. Dr. Günaydın</strong>, “Doğum ağrısını azaltmak mümkün. Epidural analjezi, doğru ekip ve uygun koşullarda hem anneye konfor sağlıyor hem de normal doğumu destekliyor” diye konuştu.</p>

<p>Doğum sancısı, anne adaylarının en büyük kaygılarından biri olmaya devam ediyor. Ancak günümüzde modern anestezi yöntemleri sayesinde doğum ağrısını büyük ölçüde azaltmak mümkün. Prof. Dr. Berrin Günaydın, halk arasında <strong>“ağrısız doğum”</strong> olarak bilinen uygulamanın çoğunlukla <strong>epidural analjezi</strong> ile yapıldığını belirterek, doğru koşullarda uygulandığında annenin doğuma bilinçli ve konforlu şekilde katılmasını sağladığını söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Günaydın, “Aslında tıpta kullandığımız doğru ifade ağrısız doğum değil, doğum ağrısının etkili şekilde azaltılmasıdır. Anne sancıları hisseder ancak dayanılmaz ağrı büyük ölçüde ortadan kalkar. Böylece doğuma aktif olarak katılır ve bebeğinin dünyaya gelişine tanıklık eder” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (3)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-3.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>"Obstetrik anestezi gelişmiş ülkelerde ayrı bir uzmanlık alanı"</strong></h2>

<p>Amerika Birleşik Devletleri ve İngiltere’de obstetrik anestezinin anesteziyolojinin özel bir çalışma alanı olarak kabul edildiğini belirten Prof. Dr. Günaydın, bu ülkelerdeki uygulamaları yerinde inceleyerek Gazi Üniversitesi’nde Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı ile 2004 yılında başlattıklarını söyledi.</p>

<p>Doğum ağrısının yönetiminde kadın hastalıkları ve doğum uzmanları ile anesteziyoloji uzmanlarının birlikte çalışmasının önemine dikkat çeken Günaydın, “Kadın doğum uzmanı ve anne adayının onayı olmadan epidural analjezi uygulanamaz. Bu nedenle anne adaylarının doğru bilgilendirilmesinde kadın doğum uzmanlarının rolü son derece önemlidir” diye konuştu.</p>

<h2><strong>"Ağrısız doğumda altın standart epidural analjezi"</strong></h2>

<p>Doğum ağrısını azaltmaya yönelik farklı yöntemler bulunduğunu ancak *altın standardın epidural analjezi olduğunu* vurgulayan Prof. Dr. Berrin Günaydın, yöntemin bel bölgesinden omuriliğin dışındaki epidural boşluğa yerleştirilen ince bir kateter aracılığıyla uygulandığını anlattı.</p>

<p>Günaydın “Düşük dozlarda lokal anestezik ilaçlar ve yardımcı ilaçlar kullanıyoruz. Amaç annenin ağrısını azaltırken hareket edebilmesini, doğuma aktif katılmasını ve bebeğin doğumuna bilinçli şekilde eşlik etmesini sağlamaktır” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>“Epidural felç yapmaz, bebeğe zarar vermez”</strong></h2>

<p>Toplumda *epiduralle* ilgili çok sayıda yanlış bilgi bulunduğunu belirten Prof. Dr. Günaydın, en sık karşılaştıkları soruların felç, kalıcı bel ağrısı ve bebeğe zarar verip vermediği olduğunu söyleyerek şunları kaydetti:</p>

<p>“Epidural uygulama omuriliğin içine değil, dışındaki güvenli alana yapılır. Deneyimli ekip ve uygun koşullarda uygulandığında son derece güvenli bir yöntemdir. Bilimsel çalışmalar epidural analjezinin kalıcı bel ağrısına neden olmadığını gösteriyor. Ayrıca kullanılan ilaçlar çok düşük dozlarda uygulanıyor. Amaç annenin rahatlamasıdır. Anne rahatladığında stres hormonları azalıyor, bu da bebeğin oksijenlenmesini ve doğum sürecini olumlu etkileyebiliyor.”</p>

<h2><strong>"Sezaryen oranlarının düşürülmesine katkı sağlayabilir"</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Günaydın, bilimsel çalışmaların epidural analjezinin sezaryen oranını artırmadığını gösterdiğini belirterek, gelişmiş ülkelerde bunun tam tersine normal doğumu destekleyen önemli uygulamalardan biri olduğunu ifade etti. Günaydın şöyle konuştu:</p>

<p>“Amerika ve İngiltere’de sezaryen oranları yaklaşık yüzde 30 seviyelerinde. Bu ülkelerde doğumların büyük bölümü epidural analjezi ile gerçekleştiriliyor. Anne adayları bu konuda bilinçli olduğu için doğum ağrısının azaltılmasını talep ediyor. Normal doğumun desteklenmesi de sezaryen oranlarının düşmesine katkı sağlayabiliyor.”</p>

<p>Türkiye’de de öncelikle bu konuda farkındalığın artırılması gerektiğini belirten Günaydın, “Toplum bilinçlenmeden yalnızca hizmeti yaygınlaştırmak yeterli olmaz. Aynı zamanda bunu karşılayacak eğitimli ekiplerin ve uygun altyapının da hazır olması gerekir” diye konuştu.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-1.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>"Ağrısız doğum ekip işi"</strong></h2>

<p>Epidural analjezinin yalnızca bir anestezi uygulaması olmadığını belirten Prof. Dr. Günaydın, başarılı bir doğum yönetimi için kadın hastalıkları ve doğum uzmanı, anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanı, deneyimli hemşireler, uygun monitörizasyon ve teknik donanımın birlikte çalışmasının şart olduğunu söyledi.</p>

<p>Anne adaylarının gebelik boyunca düzenli olarak değerlendirildiğini ifade eden Günaydın, kan sulandırıcı ilaç kullananlar, bazı kanama-pıhtılaşma bozukluğu bulunanlar, girişim bölgesinde enfeksiyonu olanlar veya bazı özel nörolojik hastalıkları bulunan kişilerde epidural uygulanamayabileceğini belirtti. Uygun adaylarda ise anestezi değerlendirmesi ve bilgilendirilmiş onam sonrasında güvenle uygulanabileceğini kaydetti.</p>

<h2><strong>Sezaryende de önemli avantaj sağlıyor</strong></h2>

<p>Planlı sezaryenlerde tıbbi engel bulunmadığı sürece spinal, kombine spinal-epidural veya epidural gibi bölgesel anestezi yöntemlerinin tercih edilmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Günaydın, doğum sırasında epidural kateter takılmış bir gebenin acil sezaryene alınması gerekirse aynı kateter üzerinden anestezinin sürdürülebileceğini söyledi.</p>

<p>Ayrıca epidural kateterin sezaryen sonrasında da ameliyat ağrısının kontrolünde kullanılabildiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (4)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-4.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>“Doğum bir hastalık değil, hayatın en güzel mucizelerinden biridir”</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Günaydın, Dünya Anesteziyoloji Dernekleri Federasyonu’nun (WFSA) doğum ağrısının giderilmesini lüks değil, hasta hakkı olarak değerlendirdiğini, Amerikan Kadın Doğum Uzmanları Koleji’nin (ACOG) ise tıbbi engel bulunmayan gebelerde annenin doğum ağrısının giderilmesini istemesini tek başına yeterli bir tıbbi endikasyon olarak kabul ettiğini hatırlattı. Günaydın, şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>“Bizim amacımız kadınları epidurale yönlendirmek değil; doğru bilgiyi vererek bilinçli seçim yapmalarını sağlamaktır. Ağrısız doğum bir zorunluluk değildir ancak isteyen ve tıbbi açıdan uygun olan hiçbir anne adayının bu haktan mahrum bırakılmaması gerekir.”</p>

<p>Doğumun doğal bir süreç olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Günaydın, sözlerini şöyle tamamladı:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“Doğum bir hastalık değil, hayatın en güzel mucizelerinden biridir. Biz anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanlarının görevi de bu mucizeyi anne ve bebek için daha güvenli, daha konforlu ve daha güzel bir deneyime dönüştürmektir.”</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Jul 2026 09:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-2.jpeg" type="image/jpeg" length="54635"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[“Diz ameliyatı sonrası kayak da yapılabilir, tenis de oynanabilir”]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Akkaya, diz ağrılarının ihmal edilmemesi gerektiğini vurgulayarak, yeni nesil cerrahi teknikler, kişiye özel implantlar ve yapay zekâ destekli rehabilitasyon sayesinde hastaların yeniden aktif yaşama dönebildiğini söyledi. Akkaya, uygun tedaviyle diz ameliyatı sonrası kayak, tenis ve koşu gibi sporlara yeniden dönüşün mümkün olduğunu belirtti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı <strong>Prof. Dr. Mustafa Akkaya</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu <strong>“Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi”</strong> programında diz eklemi hastalıkları ve diz cerrahisinde yaşanan yeni gelişmeleri anlattı.</p>

<p>Diz ağrılarının toplumda en sık ihmal edilen sağlık sorunları arasında yer aldığını belirten Akkaya, erken dönemde başvurulduğunda birçok sorunun ilerlemeden kontrol altına alınabileceğini söyledi.</p>

<p>Diz ekleminin çok özel bir anatomiye sahip olduğunu vurgulayan Akkaya, yanlış ya da gecikmiş tedavilerin hareket kabiliyetini ciddi şekilde etkileyebileceğini belirterek, “Yürüme her şeydir. İnsanların mobilize olması genel beden ve ruh sağlığı açısından çok önemli. İnsanlar yürüyemediklerinde sosyal hayattan kopuyor, kilo alımı artıyor ve başkalarına bağımlı hale gelebiliyorlar” dedi.</p>

<h2><strong>“Diz sorunları yaşa ve cinsiyete göre değişiyor”</strong></h2>

<p>Diz eklemi hastalıklarının yaşa, cinsiyete ve yaşam biçimine göre farklılık gösterdiğini ifade eden Prof. Dr. Akkaya, çocukluk döneminde daha çok travmaya bağlı diz kapağı çıkıkları ve yaralanmaların görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Orta yaş döneminde ise kadın ve erkeklerde farklı sorunların öne çıktığını belirten Akkaya, kadınlarda kas yapısındaki farklılıklar nedeniyle diz kapağı çevresindeki problemlerin daha sık yaşanabildiğini ifade etti.</p>

<p>“Merdiven inip çıkarken, çömelirken veya oturup kalkarken oluşan ağrılar ön diz ağrısının habercisi olabilir. Erken dönemde müdahale edilirse kıkırdak aşınması ilerlemeden önlem alınabilir.” diyen Akkaya, ihmal edilen problemlerin ilerleyen yaşlarda kireçlenmeye dönüşebileceğini söyledi.</p>

<p>Akkaya, erkeklerde ise spor yaralanmalarına bağlı menisküs yırtıkları ve ön çapraz bağ sorunlarının daha sık görüldüğünü belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Kadınlar ciltlerine gösterdikleri özeni dizlerine de göstermeli”</strong></h2>

<p>Menopoz döneminin diz sağlığı açısından kritik olduğuna dikkat çeken Akkaya, hormonal değişikliklerle birlikte kemik ve kıkırdak dokusunun da etkilendiğini söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Akkaya, “Kadınlar menopoza girdikten sonra ciltlerine gösterdikleri özeni dizlerine de göstermeliler. Çünkü dizler yaşam kalitesini etkileyen en önemli yapılardan biridir” dedi.</p>

<p>Akkaya, menopoz öncesi yapılacak kontroller sayesinde kıkırdak koruyucu tedavilerle diz sağlığının korunabileceğini belirtti.</p>

<h2><strong>“Her diz ağrısı ameliyat gerektirmez”</strong></h2>

<p>Diz tedavisinde son yıllarda rejeneratif tıp ve ortobiyolojik uygulamaların önemli gelişmeler sağladığını anlatan Prof. Dr. Akkaya, amaçlarının vücudun kendi iyileştirme kapasitesinden yararlanmak olduğunu söyleyerek “Kişinin iyileştirici kapasitesi aslında kendi vücudunda saklıdır. Erken evre kıkırdak hasarlarında kişinin kendi kök hücrelerinden yararlanılarak yapılan ortobiyolojik tedavilerle başarılı sonuçlar alınabiliyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya, rejeneratif ve ortobiyolojik tedaviler konusunda toplumda bilgi karmaşası yaşanabildiğine dikkat çekti.</p>

<p>Kök hücre tedavileri ile kandan elde edilen trombosit uygulamalarının farklı yöntemler olduğunu belirten Akkaya:</p>

<p>“Vücutta dolaşan kandan kök hücre elde etmek mümkün değildir. Kök hücreler, leğen kemiği gibi büyük kemiklerden ya da yağ dokusundan elde edilebilir. Kandan alınan ise kök hücre değil, trombosit dediğimiz kan hücreleridir.” dedi.</p>

<p>Menisküs ve kıkırdak dokularının iyileşme kapasitesinin sınırlı olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Akkaya:</p>

<p>“Kas dokusu kanlanması sayesinde kendini onarabilir ancak kıkırdak ve menisküs gibi dokular yeterli kan damarına sahip değildir. Bu nedenle erken evre hasarlarda uyguladığımız ortobiyolojik tedavilerle o bölgede iyileşmeyi destekleyecek bir ortam oluşturmayı hedefliyoruz.” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.58 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="730" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182958-1.jpeg" width="1194" /></p>

<h2><strong>“Sosyal medyada mucize tedavi gibi sunulan uygulamalara dikkat”</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya, menisküs ve kıkırdak tedavileri konusunda bilimsel gelişmelerin umut verici olduğunu ancak her yeni yöntemin “kesin tedavi” gibi sunulmaması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Menisküsün dışarıdan verilen maddelerle tamamen tedavi edilmesinin bugün için mümkün olmadığını belirten Akkaya:</p>

<p>“Biyoteknoloji çok hızlı ilerliyor. Kitosan içerikli jeller ve akıllı moleküllerle hasarlı bölgeyi hedefleyen çalışmalar devam ediyor. Gelecekte kıkırdak ve menisküs dokularına yönelik yeni tedavi seçenekleri mümkün olabilir.” dedi.</p>

<p>Ancak mevcut bilimsel aşamada tek bir enjeksiyonla tüm sorunları ortadan kaldıran bir tedavi yaklaşımının olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Akkaya:</p>

<p>“Henüz bir iğneyle menisküsü ya da kıkırdağı tamamen tedavi edebilecek noktada değiliz. Hastalar erken dönemde hekime başvurursa ortobiyolojik tedavilerle mevcut hasarın ilerlemesini yavaşlatmak ve eklemi korumak mümkün olabilir.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Akkaya, kıkırdak, menisküs ve eklem hasarlarında her hastaya özel değerlendirme yapılarak kişiselleştirilmiş tedavi planlanması gerektiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Ağrıyla ve ağrı kesicilerle yaşamak kader gibi görülmemeli”</strong></h2>

<p>Toplumda birçok kişinin uzun süre ağrı kesicilerle yaşamaya çalıştığını belirten Prof. Dr. Akkaya, bunun doğru bir yaklaşım olmadığını söyledi.</p>

<p>Diz cerrahisinde kişiye özel çözümlerin artık çok daha gelişmiş olduğunu ifade eden Akkaya, “Robotik cerrahi, kişiye özel protezler ve küçük implantlarla diz cerrahisinde ciddi yollar katettik. Hastalar erken başvurduklarında çok daha küçük ve kişiselleştirilmiş müdahalelerle sağlıklı bir yaşam sürdürebiliyor” dedi.</p>

<h2><strong>“Aynı ameliyatta her iki dize protez uygulanabilir”</strong></h2>

<p>Diz ve kalça protezleri konusunda hastaların endişe duymaması gerektiğini belirten Prof. Dr. Akkaya, uygun cerrahi teknik, kaliteli implant ve doğru rehabilitasyonla protezlerin uzun yıllar kullanılabildiğini söyleyerek, “Güncel çalışmalar uygun şekilde yapılan cerrahilerde implant kullanım süresinin 30 yıla ulaşabildiğini gösteriyor. Hastalar protez cerrahisinden korkmamalı ve ağrıyla yaşamayı kader olarak görmemeli” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Akkaya şunları söyledi:</p>

<p>“Eğer hasta biyolojik olarak aynı seansta iki dizine birden ameliyatı kaldırabilecek durumdaysa genel sağlık durumu buna elverişli ise aynı ameliyatta her iki dize birden ameliyat yapılabilir hatta tercih edilmelidir. Hastanın ihtiyacı varsa her iki dize de aynı anda tedavi uygulanmasının önemli avantajları var. Hasta bir kez ameliyat oluyor, bir kez rehabilitasyon desteği alıyor, hasta bakım desteği bir kez alınıyor, ameliyat maliyetleri önemli ölçüde azalıyor.”</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.58" class="detail-photo img-fluid" height="676" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182958.jpeg" width="1156" /></p>

<h2><strong>“Yapay zekâ destekli kişiye özel rehabilitasyon”</strong></h2>

<p>Cerrahi başarının yalnızca ameliyatla sınırlı olmadığını belirten Akkaya, ameliyat sonrası rehabilitasyon sürecinin de kişiye özel planlanması gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Ben hastalarıma yapay zekâ destekli kişiselleştirilmiş rehabilitasyon programı uyguluyorum” diyen Akkaya, hastanın yaşı, mesleği, beklentileri ve yapılan cerrahinin değerlendirilerek özel iyileşme programları oluşturulduğunu anlattı.</p>

<h2><strong>“Diz ameliyatı sonrası kayak da yapılabilir, tenis de oynanabilir”</strong></h2>

<p>Diz ameliyatlarından sonra hastaların aktif yaşama dönebileceğini vurgulayan Prof. Dr. Akkaya, “Bir hasta ameliyat öncesi kayak yapıyorsa ameliyat sonrası da kayak yapabilir hale getirmeyi hedefliyoruz. Uygun cerrahi teknikler ve implantlarla hastalar koşabilir, tenis oynayabilir, istedikleri gibi aktif biçimde hayatın içinde kalabilirler” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Gerekli sağlık koşullarını taşıyan hastalarda iki dizin aynı seansta ameliyat edilebildiğini de söyleyen Akkaya, bunun bazı hastalar için tek iyileşme ve rehabilitasyon süreciyle önemli avantaj sağlayabildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Diz sağlığı için önemli uyarılar</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya diz eklemlerini korumak için şu önerilerde bulundu:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>• Herkes kendi vücudunu tanıyarak spor yapmalı, bilinçsiz ağır antrenmanlardan kaçınılmalı.<br />
• Spora başlamadan önce gerekirse profesyonel destek alınmalı.<br />
• Kadınlar menopoz öncesinde diz kontrollerini ihmal etmemeli.<br />
• Dizde kilitlenme ve takılma gibi mekanik sorunlar ciddiye alınmalı.<br />
• Gece ağrısı veya sürekli ağrı varsa ağrı kesicilerle süreç geçiştirilmemeli.</p>

<p>Akkaya ayrıca “Kaliteli ve bağımsız bir yaşam için hareket etmek, hareket edebilmek için de diz sağlığını korumak gerekiyor” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Jul 2026 09:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-3.jpeg" type="image/jpeg" length="65080"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Teknoloji hayatı kolaylaştırıyor, ruhu zorluyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/teknoloji-hayati-kolaylastiriyor-ruhu-zorluyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/teknoloji-hayati-kolaylastiriyor-ruhu-zorluyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu "Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi" programına konuk olan Psikiyatri Uzmanı Dr. Bilge Bilgin Kapucu, teknolojinin ruh sağlığı üzerindeki etkilerini değerlendirdi. Sosyal medyanın yalnızlaşma, kaygı ve dikkat dağınıklığını artırabileceğine dikkat çeken Kapucu, yapay zekanın insanın duygu dünyasını, klinik muhakemesini ve bir psikiyatristin şefkatini bütünüyle taklit edemeyeceğini vurgulayarak teknoloji kullanımında dengenin önemine işaret etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Psikiyatri Uzmanı Dr. <strong>Bilge Bilgin Kapucu</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “<strong>Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi</strong>”programına konuk oldu. Teknolojinin ruh sağlığı üzerindeki etkilerini değerlendiren Kapucu, sosyal medyanın yalnızlaşma ve kaygıyı artırabildiğini, yapay zekânın ise sağlık alanında önemli katkılar sunmasına rağmen insanın duygu dünyasını ve klinik değerlendirmesini bütünüyle taklit edemeyeceğini söyledi.</p>

<h2><strong>“Son 30-40 yılda toplum büyük bir değişim yaşadı”</strong></h2>

<p>Son 30-40 yılda teknolojinin yaşamın merkezine yerleştiğini belirten Dr. Kapucu, özellikle pandemi döneminde insanların zorunlu izolasyon nedeniyle teknolojiyle çok daha yoğun bir ilişki kurduğunu ifade etti.</p>

<p>Teknolojinin bir yandan insanların yalnızlık hissini azaltmasına yardımcı olduğunu, diğer yandan ise yalnızlaşmanın önemli nedenlerinden biri haline gelebildiğini söyleyen Kapucu, bu değişimin ruh sağlığı üzerinde de belirgin etkiler oluşturduğunu dile getirdi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 04 At 01.37.19" class="detail-photo img-fluid" height="718" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013719.jpeg" width="1290" /></p>

<h2><strong>“Ruhsal hastalıklar arttı”</strong></h2>

<p>Yapılan araştırmaların son 30 yılda ruhsal hastalıkların arttığını gösterdiğini belirten Kapucu, bunun yalnızca daha fazla kişinin sağlık hizmetine başvurması ve tanı almasıyla açıklanamayacağını söyledi.</p>

<p>Toplumdaki yaşam biçiminin ve sosyal normların değişmesinin de bu artışta etkili olduğunu ifade eden Kapucu, özellikle sosyal medyanın anksiyete ve yalnızlaşmayı artırabildiğine dikkat çekti.</p>

<p>Eskiden gençlerin ağırlıklı olarak yüz yüze sosyalleştiğini hatırlatan Kapucu, bugün dijital iletişimin gerçek sosyal ilişkilerin yerini almaya başladığını ve bunun ruh sağlığı açısından önemli sonuçlar doğurabileceğini vurguladı.</p>

<h2><strong>“İnsan beyni sadece matematikten ibaret değil”</strong></h2>

<p>Yapay zekânın çalışma prensibini de değerlendiren Kapucu, bu sistemlerin büyük veri ve matematiksel algoritmalar üzerine kurulu olduğunu söyledi.</p>

<p>Makine öğrenmesi ve derin öğrenme yöntemlerinin insan beynini taklit etmeye çalıştığını belirten Kapucu, psikiyatri uzmanları ve nörobilimcilerin bile beynin çalışma mekanizmasını tam olarak çözemediğini ifade etti.</p>

<p>İnsan beyninin yalnızca verileri işlemeyen, aynı zamanda bedenden gelen sinyalleri, hisleri ve duygusal deneyimleri de değerlendiren çok daha karmaşık bir yapı olduğunu söyleyen Kapucu, mevcut yapay zekâ sistemlerinin bu yönüyle insan beynini tam anlamıyla karşılayamadığını kaydetti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 04 At 01.37.19 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013719-2.jpeg" width="1600" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Yapay zekâdan yararlansanız da son sözü uzmana bırakın</strong></h2>

<p>Yapay zekânın birçok alanda başarılı sonuçlar ortaya koyduğunu belirten Kapucu, buna rağmen elde edilen bilgilerin mutlaka alanında uzman kişiler tarafından değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Yapay zekâya ne kadar veri yüklerseniz, size ancak o kadar sonuç verebilir.” diyen Kapucu, uzman denetimi olmadan kullanılan yapay zekâ uygulamalarında hata ve eksikliklerin ortaya çıkabileceğini ifade etti.</p>

<h2><strong>“Psikiyatristin bilgeliği ve şefkatini makinadan bekleyemeyiz”</strong></h2>

<p>Yapay zekânın artık hayatın bir parçası olduğunu belirten Kapucu, bunu reddetmenin ya da tamamen uzak durmanın gerçekçi olmadığını söyledi.</p>

<p>Radyoloji gibi alanlarda yapay zekânın tanıya önemli katkılar sunduğunu ifade eden Kapucu, psikiyatride ise tanının yalnızca verilerle değil, hekimin klinik deneyimi, gözlemleri, düşünceleri ve empatisiyle konulduğunu vurguladı.</p>

<p>Buna karşın yapay zekânın psikiyatride takip ve izlem süreçlerinde yararlı olabileceğini belirten Kapucu, konuşma hızı, rutin alışkanlıklar ve davranış değişiklikleri gibi verileri analiz ederek hastalığın seyri hakkında önemli geri bildirimler sağlayabileceğini söyledi.</p>

<p>Bazı kişilerin yargılanma korkusu, güven problemleri veya sosyalleşmeyi tercih etmemeleri nedeniyle zaman zaman bir psikiyatrist yerine yapay zekâ ile iletişim kurmayı seçebileceğini belirten Kapucu, buna rağmen hiçbir teknolojinin bir psikiyatri uzmanının bilgeliğini, klinik muhakemesini ve şefkatini yerine koyamayacağını ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 04 At 01.37.19 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013719-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Teknolojiye fazla maruz kalmak dikkat eksikliğine yol açıyor”</strong></h2>

<p>Teknolojinin hayatın vazgeçilmez bir parçası haline geldiğini ancak insanların gerçek sosyal ilişkilerini koruması gerektiğini vurgulayan Kapucu, yalnızlığın ruh sağlığını olumsuz etkileyen önemli faktörlerden biri olduğunu söyledi.</p>

<p>İnsanların kendilerine teknolojiden tamamen uzak, sakin zamanlar ayırmasının önemine dikkat çeken Kapucu, telefon, tablet ve bilgisayar bildirimlerine sürekli maruz kalmanın dikkat dağınıklığına ve kaygıya yol açabileceğini belirtti.</p>

<p>“Anı yaşayabilmek çok kıymetli” diyen Kapucu, ruh sağlığını korumanın en önemli yollarından birinin gerçek ilişkiler içinde kalmak ve teknoloji kullanımında dengeyi sağlayabilmek olduğunu sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/teknoloji-hayati-kolaylastiriyor-ruhu-zorluyor</guid>
      <pubDate>Sat, 04 Jul 2026 09:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013720.jpeg" type="image/jpeg" length="50469"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Duygularını kontrol edemeyenler dikkat! Borderline kişilik bozukluğu hayatınızı alt üst edebilir!]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/duygularini-kontrol-edemeyenler-dikkat-borderline-kisilik-bozuklugu-hayatinizi-alt-ust-edebilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/duygularini-kontrol-edemeyenler-dikkat-borderline-kisilik-bozuklugu-hayatinizi-alt-ust-edebilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı'nın sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Selçuk Aslan, borderline kişilik bozukluğuna ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Duygu düzenleme güçlüğü, dürtü kontrol sorunları ve sağlıksız ilişkilerin hastalığın en belirgin özellikleri arasında yer aldığını belirten Aslan, erken tanı, doğru psikiyatrik destek ve psikoterapinin yaşam kalitesini artırmada kritik rol oynadığını vurguladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı'nın sunduğu <strong>“Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi”</strong> programına konuk olan Psikiyatri Uzmanı <strong>Prof. Dr. Selçuk Aslan</strong>, <strong>borderline kişilik bozukluğunu</strong> tüm yönleriyle anlattı. Borderline kişilik bozukluğunun özellikle dürtü kontrolü, duygu düzenleme ve kişilerarası ilişkilerde ciddi sorunlara yol açtığını belirten Aslan, erken tanı ve uygun tedavinin bireyin yaşam kalitesini önemli ölçüde artırabileceğini söyledi.</p>

<h2><strong>Tanı 18 yaşından sonra konuluyor</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğunun toplumda çoğu zaman dengesiz davranışlar ve sürekli duygu değişimleri yaşayan kişiler için kullanılan bir tanımlama olduğunu belirten Prof. Dr. Aslan, kişilik yapısının 18 yaşına kadar gelişimini sürdürdüğünü söyledi.</p>

<p>Aslan, “18 yaşından önce kişilik henüz tam olarak oturmadığı için bu yaş grubundaki bireylere borderline kişilik bozukluğu tanısı konulmaz. Hastalıktan söz edebilmek için belirtilerin erişkin dönemde devam etmesi gerekir” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Ergenlik dönemindeki travmalar hastalığın temelini atabilir!</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğundan söz edebilmek için bireyde dürtü kontrol bozukluğunun da bulunması gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Aslan, bu kişilerde öfke, kaygı ve üzüntü gibi duyguların çok yoğun yaşandığını ve bu duyguları yatıştırmakta güçlük çektiklerini söyledi.</p>

<p>Konuşma ve davranışlarda kendini kontrol edememe, kendine zarar verme eğilimi, eşyalara zarar verme ve öfke sırasında kontrolden çıkma gibi davranışların da görülebildiğini belirten Aslan, bu durumun bireyin günlük yaşamını ve sosyal ilişkilerini ciddi şekilde etkileyebildiğini ifade etti.</p>

<p><strong>Borderline kişilik</strong> özelliği taşıyan bireylerin zaman zaman çevrelerindeki insanların davranış kalıplarını benimsediklerini belirten Prof. Dr. Aslan, bunun karakterin tam olarak oturmamış olmasından kaynaklanabileceğini söyledi.</p>

<p>Bu bireylerde depresyon eğiliminin daha yüksek olabileceğini ifade eden Aslan, “Kendilerini boşlukta hissedebilirler. Yoğun mutsuzluk ve depresyon yaşayabilir, hatta intihar düşünceleri geliştirebilirler” diye konuştu.</p>

<p>Borderline kişilik bozukluğunun gelişiminde ergenlik döneminin kritik öneme sahip olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Selçuk Aslan, bu dönemde yaşanan travmaların kişilik yapılanmasını etkileyebileceğini söyledi.</p>

<p>Sınıf içinde küçük düşürülme, dışlanma, reddedilme ya da karşılıksız kalan duygusal ilişkilerin bireyde “sevilmiyorum” düşüncesini geliştirebildiğini belirten Aslan, “Sevilmediğini düşünen kişiler kabul görmek için aşırı verici davranabilir. Bu da onları maddi ve manevi olarak suistimale açık hale getirebilir” diye konuştu.</p>

<p>Bazı bireylerin zamanla dünyanın, insanların ve hatta kendilerinin kötü olduğuna yönelik inanç geliştirebildiğini belirten Aslan, bunun da yoğun mutsuzluk ve duygusal çöküşe neden olabileceğini ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07 (3)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-3.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Zeki oldukları halde iş ve sosyal yaşamda başarılı olamayabilirler</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğu olan bireylerin d<strong>uygularını kontrol etmekte zorlandıklarını</strong> söyleyen Prof. Dr. Aslan, grup uyumu, takım çalışması ve kurallara uyma konusunda da güçlük yaşayabileceklerini belirtti.</p>

<p>“Çok zeki ve yüksek potansiyele sahip olsalar bile duygu durumlarını ve davranışlarını yönetmekte zorlandıkları için bulundukları ortamlarda istedikleri başarıyı sürdüremeyebilirler” diyen Aslan, bu durumun işlevselliği önemli ölçüde bozduğunu vurguladı.</p>

<p>Prof. Dr. Aslan, <strong>otizmli bazı kadınlarda</strong> borderline kişilik bozukluğunu düşündüren davranışların görülebileceğini belirterek, özellikle duygusal ilişkilerde kendi haklarını ve çıkarlarını korumakta güçlük yaşayabileceklerini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Tedavide ilaç tek başına yeterli olmuyor</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğunda erken dönemde psikiyatrik destek alınmasının büyük önem taşıdığını söyleyen Prof. Dr. Aslan, <strong>ilaç tedavisinin</strong> duyguların dengelenmesine katkı sağladığını ancak tek başına yeterli olmadığını belirtti.</p>

<p>Aslan, “Mutlaka destekleyici psikoterapi uygulanmalı. Özellikle bilişsel davranışçı yaklaşımlar sayesinde kişiler duygu, düşünce ve davranış ilişkisini anlamayı, dürtülerini tanımayı ve duygularını yönetmeyi öğrenebilir. Terapi uzun vadede kişiye önemli bir içgörü kazandırır” dedi.</p>

<h2><strong>Aile tutumu kişilik gelişiminde belirleyici rol oynuyor</strong></h2>

<p>Gençlik döneminde ailelerin yaklaşımı, çocukların kişilik gelişimini doğrudan etkiliyor.</p>

<p>Gençlik döneminde ebeveyn tutumlarının kişilik gelişiminde belirleyici olduğunu ifade eden Prof. Dr. Aslan, ailelerin çocuklarına hem sorumluluk vermesi hem de kontrollü bir özgürlük alanı tanıması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Aslan, “Gençlerin hayatı deneyimlemelerine fırsat verilmesi, baskıcı olmayan ama tutarlı ve dengeli ebeveyn tutumları sergilenmesi kişilik gelişimini olumlu yönde destekler.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Aslan baskıcı ya da tamamen kontrolsüz tutumlar yerine dengeli ve tutarlı ebeveyn davranışlarının, gençlerin sağlıklı bir kişilik geliştirmesine katkı sağladığını kaydederek şunları söyledi:</p>

<blockquote>
<p>“Gençlik döneminde aile tutumları çok önem taşıyor. Ebeveyn davranışları çocukların kişilik yapısına uygun, dengeli ve tutarlı olursa çocuklar ve gençler daha az bocalar. Gençlere aşırı baskı kurmadan onlara alan açmak, sorumluluk vermek, kontrollü bir şekilde hayatı deneyimlemelerine fırsat tanımak kişilik gelişimini olumlu yönde destekler.”</p>
</blockquote>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-2.jpeg" width="1600" /></h2>

<h2><strong>Borderline ile bipolar bozukluk karıştırılabiliyor</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğunun toplumda zaman zaman <strong>bipolar bozukluk ile karıştırıldığını</strong> belirten Prof. Dr. Aslan, iki hastalığın birbirinden farklı olduğunu söyledi.</p>

<p>Aslan, “Bipolar bozuklukta duygu durum değişimleri haftalar ya da aylar sürebilen depresif ve manik dönemler halinde görülür. Borderline kişilik bozukluğunda ise duygu değişimleri çok daha hızlıdır ve çoğu zaman çevresel olaylarla tetiklenir. Bu nedenle doğru tanı, doğru tedavi açısından büyük önem taşır” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/duygularini-kontrol-edemeyenler-dikkat-borderline-kisilik-bozuklugu-hayatinizi-alt-ust-edebilir</guid>
      <pubDate>Tue, 30 Jun 2026 09:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-4.jpeg" type="image/jpeg" length="10979"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Meme kanseri tedavisine başarının anahtarı: Kişiye özel tedavi planlaması]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/meme-kanseri-tedavisine-basarinin-anahtari-kisiye-ozel-tedavi-planlamasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/meme-kanseri-tedavisine-basarinin-anahtari-kisiye-ozel-tedavi-planlamasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Ekmel Tezel, meme kanserinde artık tek tip tedavi döneminin geride kaldığını vurguladı. Erken tanının önemine dikkat çeken Tezel, tümörün moleküler özelliklerine göre kişiye özel tedavi planlamasının hem yaşam süresini hem de yaşam kalitesini artırdığını anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Meme kanseri, dünyada ve Türkiye’de kadınlarda en sık görülen kanser türü olmayı sürdürüyor. Yaşın ilerlemesiyle birlikte risk artarken, görüntüleme yöntemlerindeki gelişmeler sayesinde hastalık çok daha erken evrelerde tespit edilebiliyor.</p>

<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu <strong>”Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi”</strong> programına konuk olan Genel Cerrahi Uzmanı <strong>Prof. Dr. Ekmel Tezel</strong>, meme kanseri tedavisindeki güncel yaklaşımları anlatarak erken tanı, kişiye özel tedavi ve yaşam kalitesini koruyan cerrahi yöntemlerin önemine dikkat çekti.</p>

<h2><strong>Kanal içi kanserlerde başarı oranı yüzde 100’e yaklaşıyor</strong></h2>

<p>Yaş ilerledikçe meme kanseri görülme sıklığının arttığını belirten Prof. Dr. Tezel, son yıllarda mamografi ve diğer görüntüleme yöntemlerindeki gelişmeler sayesinde kanal içi kanserlerin daha sık tespit edildiğini söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Tezel, “Kanal içi kanser evre 0 (sıfır) olarak kabul ettiğimiz, <strong>duktal karsinoma in situ</strong> dediğimiz, tümör hücrelerinin henüz süt kanalları içinde hapsolduğu ve çevre dokulara yayılmadığı durumdur” dedi.</p>

<p>Bu evrede yakalanan hastalarda tedavinin oldukça başarılı olduğunu belirten Tezel, “Kanal içi kanserlerin tedavisi çok daha kolaydır ve hayatta kalma ihtimali neredeyse yüzde 100’dür” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.01 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150701-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Memeyi koruyan cerrahiler ön planda</strong></h2>

<p>Kanal içi kanserlerin çoğunlukla mamografide görülen <strong>mikrokalsifikasyonlar</strong> sayesinde saptandığını belirten Prof. Dr. Tezel, hastalığın yaygınlığına göre farklı cerrahi yöntemlerin tercih edildiğini söyleyerek şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p>“Kireçlenme yalnızca sınırlı bir bölgede ise memeyi koruyarak sadece o alanı çıkarıyoruz ve sonrasında radyoterapi uyguluyoruz. Eğer yaygın bir tutulum söz konusuysa memenin iç dokusunu boşaltıp protez yerleştiriyoruz. Bu durumda çoğu zaman radyoterapiye ihtiyaç kalmıyor.”</p>
</blockquote>

<h2><strong>Meme kanseri riskini artıran ve azaltan faktörler</strong></h2>

<p>Meme kanseri gelişiminde kadın olmak, yaşın ilerlemesi, erken adet görmek, geç menopoza girmek ve ailesel yatkınlık gibi değiştirilemeyen risk faktörlerinin bulunduğunu belirten Prof. Dr. Tezel, yaşam tarzının da önemli rol oynadığını vurguladı.</p>

<p>Beslenme alışkanlıkları, sigara ve alkol kullanımı ile dışarıdan alınan hormonların riski etkileyebildiğini ifade eden Tezel, <strong>östrojen hormonunun</strong> meme kanserinde önemli bir etken olduğuna dikkat çekti.</p>

<p>Menopoz döneminde kullanılan hormon replasman tedavilerinin mutlaka meme kontrolleri yapıldıktan sonra başlanması gerektiğini belirten Prof. Dr. Tezel, tedavi süresinin uzamasının riski artırabildiğini söyleyerek, “Menopoz semptomlarının kontrolü için yaklaşık iki yıllık kullanım çoğu zaman yeterli oluyor. Ancak bu süre beş yıl ve üzerine çıktığında meme kanseri riski artabiliyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Doğum kontrol hapları konusunda da benzer bir durumun söz konusu olduğunu belirten Tezel, uzun süreli kullanımın dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.05" class="detail-photo img-fluid" height="700" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150705.jpeg" width="1193" /></p>

<h2><strong>Meme kanserinde tedaviler artık tümörün kimliğine göre belirleniyor</strong></h2>

<p>Meme kanseri cerrahisinde son 30 yılda önemli değişimler yaşandığını belirten Prof. Dr. Tezel, son 10 yılda ise tedavilerin çok daha <strong>kişiselleştiğini</strong> söyledi.<br />
Daha önce moleküler alt tiplere göre değil de anatomik evrelere göre hastalara cerrahi tedavi, kemoterapi, ışın tedavisi önerildiğini belirten Prof. Dr. Ekmel Tezel şunları kaydetti:</p>

<blockquote>
<p>“Şimdi artık moleküler alt tipleri de işin içine kattık. Tümör çok küçük, koltuk altında bir metastaz varken eğer bu östrojene duyarlı bir tümör ve çoğalma hızı düşükse mesela ameliyattan çok büyük fayda görüyor. Eğer östrojen negatif ve akıllı ilaçtan fayda görecek yani HER2 reseptörü pozitifse onu hiç bir şekilde ameliyat etmeyip önce ilaç tedavisine, kemoterapiye gönderiyoruz. Üçlü negatif dediğimiz tümör tipi ise çoğu kez artık koltuk altı durumuna da bakmaksızın, öncelikle kemoterapi ile başlıyoruz tedaviye.”</p>
</blockquote>

<p>Prof. Dr. Ekmel Tezel meme kanserinde kişiye özel tedavilerin önemini vurguladı. Östrojen duyarlı ve çoğalma hızı düşük tümörlerde cerrahinin büyük fayda sağladığını belirten Tezel, bazı tümör tiplerinde ise ameliyatın ilk seçenek olmaktan çıktığını ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Özellikle genç hastalarda uygulanan bu yeni tedavi yaklaşımlarının önemli avantajlar sağladığını belirten Prof. Dr. Tezel, şöyle konuştu:</p>

<blockquote>
<p>“Bu özellikle genç hastalarda görülen bir durum; bu meme kaybıyla sonlanmadığı gibi bu tedavi yöntemi daha da iyisi koltuk altındaki lenf bezlerini korumuş oluyoruz.''</p>

<p>''Meme kanseri tedavisinde amacımız hem daha uzun hem de daha kaliteli bir hayat sunmak o yüzden her hastaya özel değerlendirme ile kişiye özel tedavi planlaması yapıyoruz.”</p>
</blockquote>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.02 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="907" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150702-1.jpeg" width="1600" /></h2>

<h2><strong>Ameliyat öncesi işaretleme teknikleri başarıyı artırıyor</strong></h2>

<p>Meme kanseri cerrahisinde ameliyat öncesi yapılan işaretlemelerin cerrahi başarısını artırdığını belirten Prof. Dr. Tezel, tümör ve gerekli durumlarda lenf bezlerinin <strong>marker</strong> adı verilen özel işaretleyicilerle belirlenebildiğini söyledi.</p>

<p>Bazı hastalarda mamografi eşliğinde tel ile işaretleme de yapıldığını anlatan Tezel, bu yöntem sayesinde çıkarılacak dokunun sınırlarının çok daha doğru belirlenebildiğini ifade etti.</p>

<p>Modern meme cerrahisinin en önemli amaçlarından birinin <strong>gereksiz doku çıkarımını önlemek</strong> olduğunu belirten Prof. Dr. Tezel, ameliyat sırasında uygulanan sentinel lenf nodu biyopsisinin bu konuda önemli avantajlar sağladığını söyleyerek şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p>“Ameliyat sırasında özel bir boya veriyoruz. Boyanın ulaştığı ilk lenf bezlerini çıkarıp patologlarımız değerlendiriyor. Böylece tüm lenf bezlerininin tamamını almak zorunda kalmadan cerrahinin sınırlarını belirleyebiliyoruz.”</p>
</blockquote>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.02" class="detail-photo img-fluid" height="694" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150702.jpeg" width="1081" /></h2>

<h2><strong>Amaç sadece hayatı uzatmak değil, yaşam kalitesini de korumak</strong></h2>

<p>Meme kanseri tedavisindeki temel hedefin yalnızca hastalığı ortadan kaldırmak olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Tezel, yaşam kalitesinin korunmasının da en az tedavinin başarısı kadar önemli olduğunu söyleyerek, “Meme kanseri tedavisinde amacımız hem daha uzun hem de daha kaliteli bir hayat sunmak. Bu nedenle her hastayı ayrı değerlendiriyor ve kişiye özel tedavi planı oluşturuyoruz” diye konuştu.</p>

<h2><strong>“Bizi korkutan hastalık değil, hastalık hakkındaki düşüncemiz”</strong></h2>

<p>Tedavinin yalnızca cerrahi ve ilaçlardan ibaret olmadığını belirten Prof. Dr. Tezel, hasta-hekim iletişiminin önemine dikkat çekerek, “Bizi korkutan hastalık değil, hastalık hakkındaki düşüncemizdir. Tedaviye başlamadan önce hastanın duygu durumunu anlamak, kaygılarını dinlemek ve onu sürece hazırlamak son derece önemlidir” diye konuştu.</p>

<p>Tedavi sonrasında ilk 2-3 yıl altı ayda bir, daha sonra ise yılda bir kontrolün yeterli olduğunu belirten Prof. Dr. Tezel, yaşam tarzı değişikliklerinin de nüks riskini azaltabileceğini söyledi.</p>

<p>Düzenli yürüyüş yapmak, aktif kalmak, yoga ve pilates gibi hem fiziksel hem de zihinsel rahatlama sağlayan aktivitelerle ilgilenmek ve sosyal yaşamı sürdürmenin önemine dikkat çeken Tezel, hastaların yalnızca hastalık üzerine konuşulan ortamlarda bulunmak yerine farklı sosyal faaliyetlere katılmalarını önerdi. Tezel, “Ameliyatlar nasıl kişiye göre planlanıyorsa, ameliyat sonrası yaşam değişiklikleri de kişinin karakterine, beklentilerine ve yaşam biçimine göre planlanmalıdır” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.01" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150701.jpeg" width="1600" /></p>

<p>Prof. Dr. Tezel, gelecekte meme kanseri tedavisinde medikal tedaviler ve genetik temelli uygulamaların daha da ön plana çıkacağını belirterek, kişiye özel tedavi anlayışının giderek güçleneceğini sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/meme-kanseri-tedavisine-basarinin-anahtari-kisiye-ozel-tedavi-planlamasi</guid>
      <pubDate>Tue, 16 Jun 2026 09:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150702-2.jpeg" type="image/jpeg" length="20995"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[KİM NE KADAR MAAŞ ALACAK? Temmuz zammı sonrası memur, emekli ve kamu çalışanı maaşları: 33 meslek için maaş tablosu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ara zam sonrası memur, emekli ve kamu çalışanı maaşları için yeni hesaplama yapıldı. Hakim, savcı, polis, öğretmen, hemşire, zabıta, itfaiyeci, infaz koruma memuru, mübaşir, vaiz, mühendis, kamu işçisi, SSK ve Bağ-Kur emeklisi maaşlarında güncel tablo ortaya çıktı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Ara zam için milyonlarca memur, emekli ve kamu çalışanının beklediği maaş hesabı yeniden güncellendi. TÜİK’in 3 Temmuz'da enflasyon verisini açıklamasıyla birlikte 6 aylık zam oranı netleşirken, memur, memur emeklisi, SSK ve Bağ-Kur emeklileri için yeni maaş tahminleri de ortaya çıktı. Hakim, savcı, polis, öğretmen, hemşire, zabıta, itfaiyeci, infaz koruma memuru, vaiz, mühendis ve kamu işçisi gibi birçok meslek grubunda Temmuz sonrası beklenen maaşlar tek tek hesaplandı. İşte en güncel Temmuz zammı tablosu ve meslek meslek yeni maaş beklentileri...</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu</guid>
      <pubDate>Mon, 08 Jun 2026 15:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/kim-ne-kadar-maas-aliyor-emekli-memur-kamu-temmuz-zammi.webp" type="image/jpeg" length="26843"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN DEĞERLİ TÜRK FUTBOLCULAR: İŞTE GÜNCELLENEN PİYASA DEĞERLERİYLE EN DEĞERLİ TÜRK OYUNCULAR]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[En değerli Türk oyuncular listesi yeniden güncellendi. Avrupa’da ve Süper Lig’de öne çıkan en değerli Türk futbolcular arasındaki sıralama değişirken, en değerli Türk futbolcuları kimler sorusu da yeniden gündeme geldi. Piyasa değeri artan yıldızlar, dikkat çeken performanslar ve yükselen genç yeteneklerle şekillenen en değerli Türk futbolcular güncel listesinde tüm detaylar bu fotogaleride.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>En değerli Türk oyuncular listesi bir kez daha güncellendi. Avrupa’nın önde gelen liglerinde forma giyen ve Süper Lig’de performansıyla öne çıkan isimlerin yer aldığı bu sıralama, en değerli Türk futbolcular arasındaki rekabeti net biçimde ortaya koyuyor. Piyasa değerleri, yaş, performans ve uluslararası etki kriterleri dikkate alınarak hazırlanan listede, en değerli Türk futbolcuları kimler sorusunun yanıtı dikkat çekiyor. İşte en değerli Türk futbolcular güncel listesi ve detayları…</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli</guid>
      <pubDate>Fri, 05 Jun 2026 10:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/en-degerli-turk-futbolcular-1.webp" type="image/jpeg" length="78415"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[A MİLLİ TAKIMDAN DÜNYA SIRALAMASINDA SIÇRAMA! İşte kadro değeri, güncel kadro ve maç programı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[A Milli Futbol Takımı’nın 2026 Dünya Kupası yolculuğu başladı. İşte Montella’nın aday kadrosu, hazırlık maçları, D Grubu fikstürü ve ay-yıldızlıların piyasa değeri hakkında tüm detaylar!]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>A Milli Futbol Takımı, Vincenzo Montella yönetiminde 24 yıllık Dünya Kupası hasretini sona erdirerek 2026 FIFA Dünya Kupası yolculuğuna hazırlanıyor. Geçtiğimiz günlerde açıklanan geniş aday kadro, turnuva öncesi hazırlık maçları, grup fikstürü ve ay-yıldızlı ekibin toplam piyasa değeri futbolseverlerin gündeminde. İşte A Milli Takım’ın Dünya Kupası öncesi merak edilen tüm detayları…</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3></h3>

<h2></h2></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi</guid>
      <pubDate>Tue, 19 May 2026 21:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/amillitakim-1.webp" type="image/jpeg" length="53228"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN PAHALI OYUNCULAR! İşte güncel sıralamayla Süper Lig'in en değerli 20 futbolcusu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Süper Lig’de oyuncuların piyasa değerleri yeniden şekillendi. Güncel Transfermarkt verileri doğrultusunda ligde forma giyen futbolcular arasından en yüksek piyasa değerine sahip 20 isim belirlendi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Süper Lig ekiplerinde forma giyen oyuncuların piyasa değeri sıralaması da yeniden şekillendi. Güncel verilerle birlikte Süper Lig’in en değerli 20 futbolcusu netleşti. İşte listenin tamamı…</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri</guid>
      <pubDate>Mon, 18 May 2026 14:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/guncel-liste-super-lig-oyuncular.webp" type="image/jpeg" length="43598"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EMEKLİYE ÖTV’SİZ ARAÇ DÜZENLEMESİ 2026 SON DURUM: Emekliye ÖTV’siz araba şartları ve araç fiyatları]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Son dakika gelişmesi: emekliye ÖTVsiz araç düzenlemesi gündemde. ÖTVsiz araç fiyatları ve araç listesi 2026 detaylarıyla ÖTV indirimi ve muafiyet kapsamı netleşiyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Emekliye ÖTVsiz araç düzenlemesi 2026 yılında en çok konuşulan başlıklar arasında yer alıyor. Özellikle emekliye ÖTVsiz araç listesi 2026 kapsamında hangi modellerin yer alacağı ve kimlerin bu haktan yararlanabileceği araştırılıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari</guid>
      <pubDate>Sat, 16 May 2026 08:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-son-durum.webp" type="image/jpeg" length="58868"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[3. ODTÜ Jonglörlük Festivali'nde sanatçıların performansı beğeni topladı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ODTÜ Jonglörler Topluluğu tarafından düzenlenen 3. ODTÜ Jonglörlük Festivali, Başkentli sanatseverleri ve öğrencileri bir araya getirmeye devam ediyor. ODTÜ Büyük Spor Salonu ve çevresinde süren etkinlikler kapsamında, havanın kararmasıyla birlikte sahne alan sanatçılar, ateşle yaptıkları tehlikeli ve estetik gösterilerle geceyi aydınlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ODTÜ Jonglörler Topluluğu tarafından bu yıl üçüncüsü düzenlenen 3. ODTÜ Jonglörlük Festivali, ODTÜ Büyük Spor Salonu’nda tüm coşkusuyla devam ediyor. Festival programı kapsamında sahne alan sanatçıların gece karanlığında gerçekleştirdiği ateş gösterileri, izleyicilere adrenalin dolu anlar yaşattı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sanatçıların ateşli asalar ve çeşitli ekipmanlarla sergilediği estetik figürler, jonglörlük sanatının sınırlarını zorlayan performanslara sahne oldu. Hem teknik ustalığın hem de görsel sanatın harmanlandığı festival, Başkentli sanatseverler ve öğrenciler tarafından ilgiyle takip ediliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ahmet Çağatay Bayraktar</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi</guid>
      <pubDate>Sun, 03 May 2026 10:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/a-a-20260503-41275051-41275034-o-d-t-u-j-o-n-g-l-o-r-l-u-k-f-e-s-t-i-v-a-l-i.jpg" type="image/jpeg" length="68083"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ASGARİ ÜCRET VE EMEKLİ MAAŞLARINA ARA ZAM TALİMATI: İşte masadaki rakamlar]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye’de milyonlarca çalışan ve emekliyi doğrudan ilgilendiren maaş düzenlemelerine ilişkin yeni iddialar gündemde... Asgari ücret ve emekli maaşlarına ek zam yapılacağı söylentisi seçim hazırlıklarıyla birlikte ekonomi politikalarında değişim beklentisini artırdı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye’de milyonlarca çalışan ve emekliyi ilgilendiren maaş düzenlemeleriyle ilgili kulis bilgileri gündemi hareketlendirdi. Asgari ücret ve emekli maaşlarına ek zam yapılabileceği yönündeki iddialar, seçim hazırlıklarıyla birlikte ekonomi politikalarında değişim sinyali olarak yorumlanıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 14:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/emekli-asgariucretli-seyyanen-zam.webp" type="image/jpeg" length="25067"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN DEĞERLİ MİLLİ TAKIMLAR GÜNCEL LİSTE: Türkiye kaçıncı sırada?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2026’nın en değerli milli takımları açıklandı! Türkiye A Milli Takımı, kadro değerinde 40 milyon euroluk artışla büyük bir sıçrama yaptı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Uluslararası futbol arenasında milli takımların piyasa değerleri güncellendi. 2026 yılının Mart ayı itibarıyla açıklanan listede, Türkiye A Milli Futbol Takımı büyük bir çıkış yakalayarak dikkatleri üzerine çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Türkiye de sıralamada yer buldu</strong></h2>

<p>Genç ve Avrupa’da forma giyen futbolcuların değerindeki artış, bu sıçramanın en büyük nedenlerinden biri olarak gösteriliyor. Özellikle Arda Güler ve Kenan Yıldız gibi isimlerin performansları, milli takımın piyasa değerine ciddi katkı sağladı. İşte dünyanın en değerli milli takımları!</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada</guid>
      <pubDate>Mon, 23 Mar 2026 15:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/03/en-degerli-milli-takimlar-turkiye-kacinci.webp" type="image/jpeg" length="76630"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
