<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>24 Saat Gazetesi Ankara</title>
    <link>https://www.24saatgazetesi.com</link>
    <description>Ankara son dakika haberleri, kent gündemi, asayiş, trafik ve yangın gelişmeleri ile Türkiye gündeminden öne çıkan haberler Gazeteciler Cemiyeti yayın organı 24 Saat’te.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.24saatgazetesi.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>24 Saat Gazetesi Ankara - Copyright © 2026. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Mon, 28 Sep 2026 13:21:35 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bakan Uraloğlu: Malatya Havalimanı'nın yeni terminali hizmete açıldı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/bakan-uraloglu-malatya-havalimaninin-yeni-terminali-hizmete-acildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/bakan-uraloglu-malatya-havalimaninin-yeni-terminali-hizmete-acildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Malatya Havalimanı'nın 26 bin 765 metrekarelik yeni terminal binası hizmete açıldı. Yeni terminalle havalimanının yıllık yolcu kapasitesi 2,5 milyona yükseltildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ulaştırma ve Altyapı Bakanı <strong>Abdulkadir</strong> <strong>Uraloğlu</strong>, yazılı açıklamasında Malatya Havalimanı'nın yeni terminal binasının hizmete alınmasına ilişkin bilgi verdi.</p>

<h2><strong>Yeni terminal ilk uçuşun yolcularını karşıladı</strong></h2>

<p>Uraloğlu, yeni <strong>terminal</strong> binasının bugün hizmete açıldığını belirtti. Terminalin saat 07.45'te İstanbul'dan Malatya'ya gelen uçağın yolcularını karşıladığını aktaran Uraloğlu, İstanbul'a dönüş seferinin ise saat 08.30'da gerçekleştirildiğini bildirdi.</p>

<h3><strong>Malatya Havalimanı'nda yolcu trafiği yüzde 848 arttı</strong></h3>

<p><strong>Malatya Havalimanı</strong>'ndaki yolcu ve uçak hareketliliğinin yıllar içerisinde önemli oranda yükseldiğine dikkati çeken Uraloğlu, 2003 yılında 89 bin 645 olan yıllık yolcu sayısının 2025'te yüzde 848 artarak 849 bin 957'ye çıktığını kaydetti.</p>

<p>Uraloğlu, aynı dönemde uçak trafiğinin de 1096'dan yüzde 433 yükselişle 5 bin 843'e ulaştığını belirtti.</p>

<p>Artan yolcu hareketliliğinin ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla yeni terminal binasının inşa edildiğini hatırlatan Uraloğlu, 26 bin 765 metrekarelik terminal binasının <strong>Malatya</strong>'ya kazandırıldığını ifade etti.</p>

<p>Yeni terminalle birlikte havalimanının yıllık 1 milyon 200 bin olan yolcu kapasitesinin 2 milyon 500 bine çıkarıldığını bildirdi.</p>

<h3><strong>Terminalde farklı yolcu işlemleri için geniş alanlar oluşturuldu</strong></h3>

<p>Uraloğlu, yeni terminal binasında yolculara daha geniş ve modern alanlarda hizmet sunulacağını belirtti.</p>

<p>Terminalde 1786 metrekarelik check-in salonu, 1417 metrekarelik iç hatlar giden yolcu salonu ve 614 metrekarelik dış hatlar giden yolcu salonu bulunuyor.</p>

<p><strong>İç hatlar</strong> gelen yolcu salonunun 852 metrekarelik alana sahip olduğunu aktaran Uraloğlu, <strong>dış hatlar </strong>gelen yolcu salonunun 971 metrekare, karşılayıcılar holünün ise 815 metrekare olduğunu kaydetti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Terminalde 18 check-in ve 12 pasaport bankosu bulunuyor</strong></h3>

<p>Yolcu işlemlerinin daha hızlı gerçekleştirilebilmesi amacıyla terminalde 18 check-in bankosunun hizmet vereceğini belirten Uraloğlu, giden ve gelen yolcular için 6'şar pasaport bankosunun yer aldığını bildirdi.</p>

<p>Yeni terminal binasında VIP ve CIP alanlarının da bulunduğunu ifade eden Uraloğlu, 1813 metrekarelik VIP alanı ile 1019 metrekarelik CIP alanının yolcuların kullanımına sunulduğunu aktardı.</p>

<p>Terminalin 102 bin 927 metrekarelik apronunda 13 <strong>uçak</strong> park alanının bulunduğunu belirten Uraloğlu, 498 araç kapasiteli otoparkın da yolculara hizmet vereceğini bildirdi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/bakan-uraloglu-malatya-havalimaninin-yeni-terminali-hizmete-acildi</guid>
      <pubDate>Mon, 28 Sep 2026 13:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/malatya-havalimaninin-yeni-terminali-ilk-yolcularini-agirladi.png" type="image/jpeg" length="92682"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türkiye'nin 5 yıllık CDS primi mayıstan bu yana en yüksek seviyede]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/turkiyenin-5-yillik-cds-primi-mayistan-bu-yana-en-yuksek-seviyede</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/turkiyenin-5-yillik-cds-primi-mayistan-bu-yana-en-yuksek-seviyede" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye'nin CDS primi, yurt içi piyasalarda fon soruşturmalarının etkileri izlenirken 251 baz puanı test ederek mayıs ayından bu yana en yüksek seviyesine ulaştı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Yurt içi piyasalarda fon soruşturmalarının etkileri takip edilirken, Türkiye'nin 5 yıllık kredi temerrüt takası (CDS) 251 baz puan seviyesini test etti. Böylece <strong>Türkiye'nin CDS primi,</strong> mayıs ayından bu yana gördüğü en yüksek seviyeye çıktı.</p>

<h2><strong>Türkiye'nin CDS primi 4 ayın zirvesinde</strong></h2>

<p>Bloomberg verilerine göre, Türkiye'nin 5 yıllık risk priminin 251 baz puana yükselmesiyle CDS son 4 ayın en yüksek seviyesini gördü.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Gelişen piyasa kategorisinde en yüksek risk primi 703 baz puanla Arjantin'de kaydedildi. Türkiye ise 251 baz puanlık CDS seviyesiyle Arjantin'in ardından ikinci sırada yer aldı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/turkiyenin-5-yillik-cds-primi-mayistan-bu-yana-en-yuksek-seviyede</guid>
      <pubDate>Mon, 28 Sep 2026 13:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/turkiyenin-5-yillik-cds-primi-mayistan-bu-yana-en-yuksek-seviyede.png" type="image/jpeg" length="16385"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Deniz Göktaş 88 gün sonra ilk kez hakim karşısında: "Nasrettin Hoca bugün stand-up yapsa yarısı Erdoğan hakkında olurdu"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/deniz-goktas-88-gun-sonra-ilk-kez-hakim-karsisinda-nasrettin-hoca-bugun-stand-up-yapsa-yarisi-erdogan-hakkinda-olurdu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/deniz-goktas-88-gun-sonra-ilk-kez-hakim-karsisinda-nasrettin-hoca-bugun-stand-up-yapsa-yarisi-erdogan-hakkinda-olurdu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ölü Deniz" stand-up gösterisindeki ifadeleri gerekçe gösterilerek 12 yıl 2 aya kadar hapis istemiyle yargılanan komedyen Deniz Göktaş, 88 günlük tutukluluğun ardından ilk kez hâkim karşısına çıktı. Yoğun güvenlik önlemleri ve giriş kısıtlamaları altında görülen duruşmada  savunma yapan Göktaş; iddianamenin yüz binlerce seyircinin izlediği 4 cümleden ibaret olduğunu belirterek gözaltında ters kelepçeye maruz kaldığını anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Komedyen Deniz Göktaş’ın 24 Haziran’da YouTube’da yayımlanan "Ölü Deniz" adlı stand-up gösterisindeki ifadeleri nedeniyle hakkında açılan davanın ilk duruşması, 88 günlük tutukluluk sürecinin ardından bugün Çağlayan’daki İstanbul Adliyesi’nde başladı.</p>

<p>İstanbul 14. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülmesi planlanan duruşma, aynı hâkim ve savcı heyeti tarafından İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesi salonunda yapıldı. Duruşma öncesinde adliye çevresinde ve bina içerisinde geniş güvenlik önlemleri alınırken, adliyeye girişlerde kısıtlamaya gidilerek yalnızca çalışanlar, basın kartı sahibi gazeteciler ve duruşması olan yurttaşlar içeri alındı.</p>

<p>Duruşmayı Türkiye İşçi Partisi (TİP) Genel Başkanı Erkan Baş, TİP İstanbul Milletvekili Ahmet Şık, TİP İstanbul Milletvekili ve Parti Sözcüsü Sera Kadıgil, CHP Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu ile SOL Parti’den Alper Taş takip etti.</p>

<h2><strong>"Yüz binlerce kişinin izleyip alkışladığı dört cümle"</strong></h2>

<p>Mahkeme heyetinin salondaki yerini almasının ardından savunmasını yapmak üzere kürsüye çıkan Deniz Göktaş, konuşmasına şu sözlerle başladı:</p>

<blockquote>
<p>"Umarım yazan çizen insanlar sadece bardağın dolu tarafına odaklanırlar; her cümlemiz sandığımızdan daha büyük anlam taşıyor. Bu davayı bilmeyen birine 2026 yılında, 88 gün hapse gönderilmesine sebep olacak kelimeleri sorsak aklına bunlar gelmez. Bu davaya sebep olan 4 cümle komedyen kimliğimle söylediğim ve karşılığında alkış ve kahkaha aldığım cümleler. İddianame; yayınlanan son gösterimden önce 197 kez, yüz binlerce biletli seyircinin izleyip alkışladığı dört cümleden oluşuyor. Ben bu davaya konu olan 4 cümlelik şakayı, 2023 yılından 2026 yılına kadar yüz binden fazla seyirciye oynadım, hiçbir seyirci şikayetçi olmadı. Samsun’da, Mersin’de, Muğla’da, Trabzon’da, Hatay’da…. Her gösteride en büyük salonda oynadım… Kendi aramızda halkı kin ve düşmanlığa tahrik ettik de ayrıldık değil… Yüz binlerce kişiye oynadım. Gelen tek şikayet, bilet kalmamış olmasıydı."</p>
</blockquote>

<h3><strong>"Üç günde milyonlarca kişi izledi, sosyal medyada saldırı başladı"</strong></h3>

<p>Gösterinin dijital platformda yayımlanması sonrasında hedef gösterildiğini anlatan Göktaş, savunmasında süreci şöyle aktardı:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<blockquote>
<p>"Gösteriden 23 gün sonra YouTube’a yükledim. Beklediğimden çok büyük bir ilgi gördü. 3 günde milyonlarca kişi izledi. Sosyal medya gündemini troller belirliyor ve hoşlarına gitmeyen bir şey gündem olduğunda saldırarak kendi lehlerine çevirmeye çalışıyorlar. Trol ekibinden gördüğüm ilk paylaşım Şamil Tayyar isimli trolldendi. Üçüncü gün şakamın başını sonunu kesip, eş zamanlı olarak paylaştılar, bu kesinlikle organik değildir. Bu kişiler gösterinin varlığından rahatsız oldular. Tamamen kişisel bir saldırıya geçtiler, yurt dışına kaçtığımı yazdılar. Ben gösteriyi 24 Haziran’da yayınladım, 22 Haziran’da yarım milyonluk bedelli askerlik ücretimi yatırdım. Ben her yaz turnem bitince yurt dışına arkadaşlarımın yanına gidiyorum."</p>
</blockquote>

<p>Yurt dışındaki arkadaş çevresi ve Türkiye'ye dönüş kararına ilişkin olarak ise şunları söyledi:</p>

<blockquote>
<p>"Bütün yakın arkadaşlarım Türkiye’de gelecek göremedikleri için yurt dışına göç ettiler. Ben onları Türkiye’ye dönmeye ikna etmeye çalışırım, ‘sandığınız kadar kötü değil, bana bir yol verin’ diye… Onları hala Türkiye’ye geri dönmeye ikna etmeye çalışmak istiyorum ama işim biraz daha zorlaştı…"</p>
</blockquote>

<h3><strong>"Polisler 'Neden döndün' dedi, rızam olmadığı halde ters kelepçe takıldı"</strong></h3>

<p>Türkiye'ye kendi iradesiyle döndüğünü belirten Göktaş, gözaltı anını ve sonrasındaki muameleyi şu ifadelerle dile getirdi:</p>

<blockquote>
<p>"Avukatımı arayıp sordum, tatilimi yarıda kesip Türkiye’ye döndüm. Polis geldi, havalimanında sakince yürüdük, havalimanı karakoluna gittik. Bütün polis memurları bana, ‘Salak mısın Deniz, neden döndün? Sendeki imkan bizde olsa dönmezdik’ dedi. Bu kadar bıkmış olmalarına üzüldüm. Hem kelepçeye hem görüntüye rızam olmadığını söyledim, zorla yaptılar. Ters kelepçeyle, başım öne eğilerek çıkarıldım. Hepsinde başımı kaldırdım, gülümsedim. O yüzden uzak ve arkadan görüntü aldılar. Bu süreç boyunca bütün polis memurları neden Türkiye’ye döndüğümü soruyordu. O sırada bile buna üzüldüm, ‘Türkiye’de görmediğim bir şey var herhalde’ dedim. Kan, idrar, saç örneği alındı, sıfır sebeple uyuşturucu testine sokuldum. Ne içtiysem artık 88 gündür sonuç çıkmadı…"</p>
</blockquote>

<h3><strong>"Kemal Kılıçdaroğlu ile emrivaki şekilde görüştürüldüm"</strong></h3>

<p>Gözaltı sürecinde eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile yaptığı görüşmeye de değinen Göktaş, savunmasında şu sözleri kaydetti:</p>

<blockquote>
<p>"O cümleleri izlememiş olan savcıya şakaları izah ettim. ‘Kemal Kılıçdaroğlu ile görüşmek istiyor musun?’ diye 3 kez soruldu, net bir şekilde görüşmek istemediğimi söyledim. Emrivaki şekilde Kemal Kılıçdaroğlu ile görüştürdüler. Ters kelepçe yetmezmiş gibi bir de Kemal Kılıçdaroğlu ile görüştürüldüm. Bir tek o ‘Neden Türkiye’ye döndün’ demedi.. Üzerimden reklam yapılmasını istemediğim için görüşmek istemedim. Ona rağmen konuşmamı yalanladılar. Sözlerimi yalanlayacak bir parti genel başkanıyla neden görüştürüldüm? Neden Kemal Kılıçdaroğlu ile görüştürüldüğümü bilmiyorum gerçekten. Delil karartma sebebiyle tutuklandım, hücremdeki ilk haftamda televizyonda ters kelepçeli görüntülerimi, Kemal Kılıçdaroğlu’nun ısrarla söylediklerimi reddetmesini izledim. Troll ekibinin derdi eleştirel her sesi sindirmektir. Hücremde 88 gün boyunca Cem Küçük’ün komşusu olarak bu duruşmaya çıkmayı bekledim."</p>
</blockquote>

<h3><strong>"SEGBİS odasında 30 saniyelik bir özgürlük oldu"</strong></h3>

<p>Tahliye kararına rağmen cezaevinden çıkamadan yeni bir suçlamayla tutuklandığı anları anlatan Göktaş, şunları kaydetti:</p>

<blockquote>
<p>"4 cümlelik iddianamenin hazırlanması 64 gün sürdü. Ben bu belirsiz bekleyiş sırasında psikolojik olarak yeterince yorulmuşken 57. günde, beni tutuklayan hakim SEGBİS ile karşımdaydı. ‘İtiraz sonucu 2 suçlamadan tahliye oldun’ dedi, ‘başka suçlamadan tutuklama istemi var’ dedi. 30 saniyelik bir özgürlük oldu SEGBİS odasında. Daltonlar suç örgütünü övmek suçlamasıyla tekrar tutuklandım. Pazartesi günü önceki iki suçtan yine tutuklandım. Mahkeme hakkımda hiç tahliye kararı vermemiş olsa, hakkımda şu an daha az suçlama olacakmış gibi hissediyorum…"</p>
</blockquote>

<h3><strong>"'Diktatör' hakaret değil siyasi betimlemedir"</strong></h3>

<p>Soruşturmaya konu ifadelerinden birine ilişkin değerlendirmede bulunan Göktaş, savunmasını şu cümlelerle sürdürdü:</p>

<blockquote>
<p>"‘Diktatör’ bir hakaret değil, siyasi betimlemedir. Başka bir komedyen ‘demokrat’ diyebilir ve benden daha çok güldürebilir. Bir şakadan rahatsız olursanız verebileceğiniz cezalar bellidir; gülmemek, gösteriye gitmemek ve aynı sertlikte eleştirmektir. Komedyenler yalnız insanlar, onları korumak savcılığın görevidir. Politik mizah bugünün Türkiye’sinde yasak değilse, diktatör şakasında bir suç yoktur. Nasrettin Hoca bugün stand-up yapsa gösterinin yarısı Recep Tayyip Erdoğan hakkında olurdu. Kimse göle maya çalmayı dinlemek istemezdi. 90 dakikalık gösterimin sadece 5 dakikası Recep Tayyip Erdoğan hakkındadır. Bunun da sadece 1 cümlesi iddianameye girmiş. Çıkınca bu yaşadığım süreci aynı dille anlatmaya devam edeceğim. Bunların hepsi hiciv sanatının bir parçasıdır, herhangi bir hakaret kastım yoktur."</p>
</blockquote>

<h3><strong>İddianamede 12 yıl 2 aya kadar hapis istemi</strong></h3>

<p>İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Basın Suçları Soruşturma Bürosu tarafından hazırlanan iddianamede, Deniz Göktaş’ın "Ölü Deniz" gösterisindeki ifadeleri gerekçe gösterilerek "Cumhurbaşkanına hakaret", "halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme" ve "suçu ve suçluyu övme" suçlarından 2 yıl 8 aydan 12 yıl 2 aya kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.</p>

<p>28 Ağustos'ta yapılan tutukluluk incelemesinde tahliye kararı verilmesine karşın, SEGBİS üzerinden "suçu ve suçluyu övme" iddiasıyla yeniden tutuklanan, ardından savcılığın itirazıyla diğer iki suçtan da tutukluluğu yinelenen Göktaş'ın savunmasının tamamlanmasının ardından mahkemenin tutukluluk haline ilişkin ara karar vermesi bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/deniz-goktas-88-gun-sonra-ilk-kez-hakim-karsisinda-nasrettin-hoca-bugun-stand-up-yapsa-yarisi-erdogan-hakkinda-olurdu</guid>
      <pubDate>Mon, 28 Sep 2026 12:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/deniz-goktas-2-3.jpg" type="image/jpeg" length="46383"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bakan Göktaş: Genç çiftlere yuva kurma ve iş hayatında destek sürecek]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/bakan-goktas-genc-ciftlere-yuva-kurma-ve-is-hayatinda-destek-surecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/bakan-goktas-genc-ciftlere-yuva-kurma-ve-is-hayatinda-destek-surecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Evlenecek Gençlerin Desteklenmesi Projesi kapsamında evlilik kredisinden yararlanarak yuva kuran Esmanur ve Yiğit Çetinkaya çiftinin evine konuk oldu. Göktaş, genç çiftle evlilik öncesi eğitim ve hazırlık süreçleri hakkında sohbet ederken, Aile ve Gençlik Fonu kapsamında sunulan desteklere ilişkin değerlendirmelerde bulundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı <strong>Mahinur</strong> <strong>Özdemir</strong> <strong>Göktaş</strong>, <strong>Aile ve Gençlik Fonu</strong> bünyesindeki Evlenecek Gençlerin Desteklenmesi Projesi'nden yararlanarak evlilik hayatına adım atan Esmanur ve Yiğit Çetinkaya çiftini İstanbul'daki evlerinde ziyaret etti.</p>

<p>Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre Göktaş, Türkiye Yüzyılı Buluşmaları kapsamında gerçekleştirdiği İstanbul programında, 10 Eylül'de evlilik kredisinden faydalanarak evlenen 24 yaşındaki Esmanur ve 27 yaşındaki Yiğit Çetinkaya'nın Bahçelievler'deki evine gitti.</p>

<h2><strong>Göktaş, genç çiftin evine konuk oldu</strong></h2>

<p>Genç çiftin ikram ettiği kahveyi içen Göktaş, Esmanur ve Yiğit Çetinkaya ile evlilik öncesinde aldıkları eğitim ve <strong>evlilik</strong> hazırlıkları hakkında görüştü.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Göktaş, ziyaretin sonunda yeni evli çifte birlikte geçirecekleri yaşam için mutluluk dileklerini iletti.</p>

<h3><strong>Aile ve Gençlik Fonu gençlerin geleceğine katkı sağlıyor</strong></h3>

<p>Göktaş, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın vizyonuyla hayata geçirilen Aile ve Gençlik Fonu'nun gençlerin yuva kurma süreçlerine destek verdiğini ifade etti.</p>

<p>Fon aracılığıyla, başta Gabar ve Filyos olmak üzere Türkiye'nin yer altı zenginliklerinden elde edilen gelirlerin gençlerin geleceği için değerlendirildiğini belirten Göktaş, gençlerin yuva kurma süreçlerinde yanlarında olduklarını vurguladı.</p>

<h3><strong>Evlilik kredisi alan gençlere farklı alanlarda destek veriliyor</strong></h3>

<p>Evlilik kredisinden yararlanan gençlerin <strong>sosyal konut projeleri</strong>nde öncelikli olarak desteklendiğini hatırlatan Göktaş, gençlerin İŞKUR aracılığıyla istihdam imkanlarından da yararlanmasının sağlandığını aktardı.</p>

<p>Bakan Göktaş, yeni evli çiftlere yuva kurma ve çalışma hayatına katılma süreçlerinde destek sunmayı sürdüreceklerini belirterek, gençlerin yaşamlarının her aşamasında yanlarında olacaklarını ifade etti.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anadolu Ajansı</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/bakan-goktas-genc-ciftlere-yuva-kurma-ve-is-hayatinda-destek-surecek</guid>
      <pubDate>Mon, 28 Sep 2026 12:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/bakan-goktas-evlilik-kredisinden-yararlanan-yeni-evli-ciftin-ilk-misafiri-oldu.png" type="image/jpeg" length="75564"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Girne'de gemi kazası sonrası iki kişinin daha cansız bedeni bulundu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/girnede-gemi-kazasi-sonrasi-iki-kisinin-daha-cansiz-bedeni-bulundu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/girnede-gemi-kazasi-sonrasi-iki-kisinin-daha-cansiz-bedeni-bulundu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde 30 Ağustos’ta Girne açıklarında meydana gelen katamaran kazasının üzerinden 29 gün geçtikten sonra iki kişinin daha cansız bedenine ulaşıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p id="p-rc_f20aab30e1092d2e-35">Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin (KKTC) Girne açıklarında 30 Ağustos’ta meydana gelen ve tüm Türkiye ile KKTC’yi yasa boğan gemi faciasının üzerinden 29 gün geçerken, sürdürülen arama-kurtarma çalışmalarında iki kişinin daha naaşına ulaşıldı.</p>

<p>KKTC Başbakanlığı ve arama kurtarma koordinasyon merkezinden edinilen bilgilere göre, Türk Deniz Kuvvetleri ve sahil güvenlik unsurlarının bölgedeki teknik tarama faaliyetleri sırasında iki cansız bedenin yeri tespit edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>570 metre derinlikte tespit edildiler</strong></h3>

<p>Arama kurtarma ekiplerinin deniz tabanında gelişmiş sonar ve uzaktan kumandalı su altı araçlarıyla (ROV) yürüttüğü çalışmalarda, batan gemi enkazının yaklaşık bin metre uzağında ve 570 metre derinlikte iki kişinin naaşı belirlendi.</p>

<p>TCG Işın ve TCG Alemdar başta olmak üzere özel donanımlı arama kurtarma gemilerinin koordinasyonunda denizden çıkarılma sürecine başlanan naaşlar, kimlik tespit işlemleri ve gerekli otopsi prosedürlerinin ardından ailelerine teslim edilmek üzere morga sevk edilecek.</p>

<p>Ayrıntılar geliyor...</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Son Dakika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/girnede-gemi-kazasi-sonrasi-iki-kisinin-daha-cansiz-bedeni-bulundu</guid>
      <pubDate>Mon, 28 Sep 2026 12:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/girne-1.webp" type="image/jpeg" length="93081"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Barış Alper Yılmaz için Galatasaray'da plan değişti! Dursun Özbek eski günlerini bekliyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/baris-alper-yilmaz-icin-galatasarayda-plan-degisti-dursun-ozbek-eski-gunlerini-bekliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/baris-alper-yilmaz-icin-galatasarayda-plan-degisti-dursun-ozbek-eski-gunlerini-bekliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Galatasaray’da Barış Alper Yılmaz’ın yeni sezondaki performansı yakından takip ediliyor. Geçen sezon 12 gol ve 16 asistlik katkı veren milli futbolcu, bu sezon henüz gol veya asist üretemedi. Sarı-kırmızılı yönetimin yüksek bonservis beklentisinin de oyuncunun form grafiğinden etkilendiği öne sürüldü.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><span>Galatasaray’ın hücum hattındaki önemli isimlerinden </span><strong><span>Barış Alper Yılmaz</span></strong><span>, 2026-2027 sezonuna geçen yılki performansının gerisinde başladı. 26 yaşındaki oyuncunun Süper Lig ve UEFA Şampiyonlar Ligi’nde çıktığı ilk 7 resmi karşılaşmada gol ya da asist katkısı verememesi dikkat çekti. Yönetimin ise milli futbolcunun yeniden çıkışa geçmesini beklediği belirtildi.</span></p>

<p><img alt="Premier Lig’den Barış Alper Yılmaz’a 35 milyon avroluk teklif-3" class="detail-photo img-fluid" height="558" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/baris-alper-yilmaz-2-689981.webp" width="930" /></p>

<div>
<div>
<div>
<h2><span>BARIŞ ALPER YILMAZ BU SEZON KAÇ GOL ATTI?</span></h2>

<p><span>Barış Alper Yılmaz, Galatasaray formasıyla bu sezon Süper Lig ve Şampiyonlar Ligi’nde toplam 7 resmi maçta 535 dakika süre aldı. Milli futbolcu bu karşılaşmalarda henüz gol veya asist üretemedi.</span></p>

<p><span>Lig performansında da hücum istatistikleri geçen sezonun gerisinde kaldı. Barış Alper'in Süper Lig’de çektiği 9 şutun yalnızca birinde kaleyi bulduğu aktarıldı.</span></p>

<p><img alt="Premier Lig’den Barış Alper Yılmaz’a 35 milyon avroluk teklif" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/baris-alper-yilmaz-5.webp" width="864" /></p>

<h2><span>GALATASARAY'A YÜKSEK TEKLİFLER GELMİŞTİ</span></h2>

<p><span>Barış Alper Yılmaz’ın adı yaz transfer döneminde özellikle Premier Lig ekipleriyle gündeme geldi. Everton’ın milli futbolcu için yaklaşık 40 milyon euro seviyesinde bir teklif yaptığı, Galatasaray’ın ise daha yüksek bir bonservis beklentisi nedeniyle bu rakama olumlu yaklaşmadığı ileri sürüldü.</span></p>

<p><span>Daha önce Suudi Arabistan ekibi NEOM da Barış Alper için devreye girmiş ancak Galatasaray yönetimi takımın önemli isimlerinden birini kaybetmek istemediği için transfere izin vermemişti. Başkan Dursun Özbek de kulübün Avrupa hedefleri doğrultusunda başarılı kadroyu korumayı öncelik olarak gördüklerini açıklamıştı.</span></p>

<p><img alt="Alanyaspor - Galatasaray maçını değerlendiren spor yazarları: " bar="" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/03/baris-alper-yilmaz-190856.webp" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><span>YÖNETİMİN BONSERVİS PLANI SEKTEYE UĞRADI</span></h2>

<p><span>Yaz döneminde Barış Alper'in olası satışından önemli bir bonservis geliri elde edilmesi ve bu kaynağın yeni transferlerde kullanılması yönünde çeşitli iddialar gündeme gelmişti. Hatta oyuncunun ayrılması halinde Rafael Leao ve Can Uzun gibi isimlere yönelinebileceği öne sürülmüştü. Ancak transfer gerçekleşmedi ve Barış Alper Galatasaray’da kaldı.</span></p>

<p><span>Milli oyuncunun sezonun ilk bölümündeki form düşüşünün ardından yönetimin yüksek bonservisli satış beklentisinin de şimdilik zorlaştığı iddia edildi.</span></p>

<p><img alt="Galatasaraylı Barış Alper Yılmaz’dan Juventus Maçı Öncesi Kenan Yıldız Açıklaması" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/02/galatasarayli-baris-alper-yilmazdan-juventus-maci-oncesi-kenan-yildiz-aciklamasi.jpg" width="864" /></p>

<h2><span>GEÇEN SEZON 28 GOLE DOĞRUDAN KATKI SAĞLADI</span></h2>

<p><span>Barış Alper Yılmaz, 2025-2026 sezonunda Galatasaray'ın hücumdaki en üretken oyuncuları arasında yer aldı. Milli futbolcu 49 resmi karşılaşmada 12 gol atarken 16 asist yaptı ve toplam 28 gole doğrudan katkı sağladı.</span></p>

<p><span>Bu performans Avrupa kulüplerinin ilgisini artırırken oyuncunun bonservis beklentisinin de yükselmesine yol açtı. Yaz transfer döneminde İngiltere ve Fransa’dan çeşitli kulüplerin Barış Alper için girişimlerde bulunduğu haberleri gündeme geldi.</span></p>

<p><img alt="Barış Alper Yılmaz Galatasaray-1" class="detail-photo img-fluid" height="699" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2025/12/baris-alper-yilmaz-galatasaray-1.webp" width="1250" /></p>

<h2><span>BARIŞ ALPER YILMAZ İÇİN DURSUN ÖZBEK'İN BEKLENTİSİ</span></h2>

<p><span>Galatasaray yönetiminin </span><strong><span><a href="https://www.transfermarkt.com.tr/baris-alper-yilmaz/profil/spieler/541537" rel="nofollow">Barış Alper Yılmaz</a>’ın yeniden geçen sezonki form seviyesine ulaşmasını beklediği</span></strong><span> öne sürülüyor. Sarı-kırmızılılar açısından oyuncunun sportif katkısının yükselmesi kadar transfer piyasasındaki değerini koruması da önem taşıyor.</span></p>

<p><span>Sezonun ilerleyen bölümünde yeniden gol ve asist katkısı vermeye başlaması halinde Barış Alper Yılmaz’ın Avrupa kulüplerinin transfer listesinde yeniden güçlü şekilde yer alabileceği değerlendiriliyor. Galatasaray cephesinde ise oyuncunun geleceğine ilişkin resmi bir ayrılık kararı bulunmuyor.</span></p>
</div>
</div>
</div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/baris-alper-yilmaz-icin-galatasarayda-plan-degisti-dursun-ozbek-eski-gunlerini-bekliyor</guid>
      <pubDate>Mon, 28 Sep 2026 12:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/baris-alper-yilmaz-169729.webp" type="image/jpeg" length="96941"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yeni Parti'de ön seçim: Ankara'da 13 ilçenin yeni başkanı belli oldu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/yeni-partide-on-secim-ankarade-13-ilcenin-yeni-baskani-belli-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/yeni-partide-on-secim-ankarade-13-ilcenin-yeni-baskani-belli-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yeni Parti’nin Türkiye genelinde başlattığı örgütlenme ve kongre takvimi kapsamında hafta sonu sandık başına giden Ankara teşkilatlarında 13 ilçenin yeni başkanı belli oldu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Yeni Parti’nin kongre takvimi kapsamında hafta sonu Türkiye genelinde gerçekleştirdiği ilçe başkanlıkları ön seçimlerinde sandık mesaisi tamamlandı. Başkent Ankara’da kurulan sandıklarda parti üyelerinin doğrudan kullandığı oylarla 13 ilçenin yeni başkanı belirlendi.</p>

<p id="p-rc_354f30660e6cb5a0-54">26-27 Eylül tarihlerinde sandık başına giden Yeni Parti teşkilatlarında, tüzük uyarınca 26 Ağustos 2026 tarihine kadar partiye resmi kaydını yaptırmış tüm üyeler oy kullandı. Çankaya, Keçiören, Yenimahalle ve Mamak başta olmak üzere Ankara’nın 13 ilçesinde yapılan seçimler sonucunda ilçe yönetimlerini kongreye taşıyacak isimler netleşti.</p>

<h2 id="p-rc_354f30660e6cb5a0-55"><strong>İşte Ankara’nın 13 ilçe başkanı</strong></h2>

<p>Üye bazlı yapılan ön seçimlerin kesinleşen gayriresmî sonuçlarına göre Ankara ilçelerinde seçimi kazanan isimler şöyle sıralandı:</p>

<ul>
 <li>
 <p id="p-rc_354f30660e6cb5a0-56"><strong>Akyurt:</strong> Yalçın İpek</p>
 </li>
 <li>
 <p id="p-rc_354f30660e6cb5a0-57"><strong>Altındağ:</strong> Gökhan Urun</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
 </li>
 <li>
 <p id="p-rc_354f30660e6cb5a0-58"><strong>Ayaş:</strong> Fatih Öztürk</p>
 </li>
 <li>
 <p id="p-rc_354f30660e6cb5a0-59"><strong>Çankaya:</strong> Ercan Başal</p>
 </li>
 <li>
 <p id="p-rc_354f30660e6cb5a0-60"><strong>Elmadağ:</strong> Mehmet Kurusakız</p>
 </li>
 <li>
 <p id="p-rc_354f30660e6cb5a0-61"><strong>Etimesgut:</strong> Özgür Şahbaz</p>
 </li>
 <li>
 <p id="p-rc_354f30660e6cb5a0-62"><strong>Gölbaşı:</strong> Nazım Sağlam</p>
 </li>
 <li>
 <p id="p-rc_354f30660e6cb5a0-63"><strong>Keçiören:</strong> Görkem Cevahir Yıldırım</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Mamak:</strong> Şeref Demirbaş</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Nallıhan:</strong> Mustafa Sarıkaya</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Pursaklar:</strong> Hüseyin Benek</p>
 </li>
 <li>
 <p id="p-rc_354f30660e6cb5a0-64"><strong>Sincan:</strong> Önder Ağdede</p>
 </li>
 <li>
 <p id="p-rc_354f30660e6cb5a0-65"><strong>Yenimahalle:</strong> Halil Alankuş</p>
 </li>
</ul>

<p>Ön seçim sürecini tamamlayan Yeni Parti örgütlerinde, belirlenen ilçe başkanları ve yönetimleri önümüzdeki günlerde toplanacak ilçe kongreleriyle mazbatalarını alarak il kongresi sürecine hazırlanacak.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ankara Haberleri, Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/yeni-partide-on-secim-ankarade-13-ilcenin-yeni-baskani-belli-oldu</guid>
      <pubDate>Mon, 28 Sep 2026 12:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/yeni.jpg" type="image/jpeg" length="84023"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Enner Valencia'dan tarihi gece: 23 dakikada hat-trick yaptı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/enner-valenciadan-tarihi-gece-23-dakikada-hat-trick-yapti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/enner-valenciadan-tarihi-gece-23-dakikada-hat-trick-yapti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eski Fenerbahçeli Enner Valencia, Boca Juniors formasıyla Racing Club karşısında unutulmaz bir performansa imza attı. Ekvadorlu golcü, ikinci yarıda oyuna girdikten sonra üçü de kafa vuruşuyla olmak üzere 23 dakikada 3 gol attı ve Boca Juniors'ın 2-0 geriden gelerek 3-2 kazanmasını sağladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div>
<div>
<div>
<p><span>Arjantin Kupası'nda Boca Juniors ile Racing Club arasında oynanan mücadeleye </span><strong><span>Enner Valencia</span></strong><span> damga vurdu. Karşılaşmaya yedek kulübesinde başlayan 36 yaşındaki futbolcu, takımının 2-0 geride olduğu sırada oyuna dahil oldu ve kısa sürede maçın kaderini değiştirdi.</span></p>

<h2><span>ENNER VALENCIA 23 DAKİKADA HAT-TRICK YAPTI</span></h2>

<p><span>Boca Juniors Teknik Heyeti, Enner Valencia'yı karşılaşmanın 56. dakikasında sahaya sürdü. Ekvadorlu santrfor, 72. dakikada attığı golle Boca'yı yeniden maça ortak etti.</span></p>

<p><span>Valencia yalnızca sekiz dakika sonra bir kez daha fileleri havalandırarak skoru 2-2'ye getirdi. Tecrübeli futbolcu, 90+5. dakikada kaydettiği golle hat-trick'ini tamamladı ve Boca Juniors'a 3-2'lik galibiyeti getirdi.</span></p>

<p><span>Valencia'nın üç golünü de kafa vuruşuyla kaydetmesi karşılaşmanın en dikkat çekici ayrıntılarından biri oldu.</span></p>

<p><img alt="Enner Valencia 2" class="detail-photo img-fluid" height="523" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/enner-valencia-2.webp" width="930" /></p>

<h2><span>BOCA JUNIORS 2-0'DAN GERİ DÖNDÜ</span></h2>

<p><span>Racing Club mücadelede iki farklı üstünlüğü yakalarken Boca Juniors uzun süre skor üretmekte zorlandı. Ancak Enner Valencia'nın oyuna girmesiyle hücumdaki tablo tamamen değişti.</span></p>

<p><span>Ekvadorlu golcünün arka arkaya gelen golleriyle Boca Juniors önce beraberliği yakaladı, ardından uzatma dakikalarında maçı çevirdi. 3-2'lik sonuçla tur atlayan Boca Juniors, Arjantin Kupası'nda yarı finale yükseldi.</span></p>

<p><img alt="Enner Valencia 11" class="detail-photo img-fluid" height="523" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/enner-valencia-11.webp" width="930" /></p>

<h2><span>BOCA JUNIORS TARİHİNE GEÇTİ</span></h2>

<p><span>Enner Valencia'nın performansı yalnızca maçın sonucunu değiştirmekle kalmadı, kulüp tarihindeki özel istatistiklerden birinin de parçası oldu.</span></p>

<p><span>Boca Juniors'ın paylaştığı bilgilere göre Valencia, kulüp formasıyla bir maçta üç gol atan yabancı futbolcular arasına girdi. Ekvadorlu forvet, bunu başaran 10. yabancı oyuncu oldu.</span></p>

<p><span>Üç golün tamamının kafa vuruşuyla gelmesi de Valencia'nın Racing karşısındaki performansını daha sıra dışı hale getirdi.</span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><span>FENERBAHÇE'DE DE GOLLERİYLE ÖNE ÇIKMIŞTI</span></h2>

<p><span>Türk futbolseverlerin yakından tanıdığı Enner Valencia, 2020 ile 2023 yılları arasında Fenerbahçe forması giydi.</span></p>

<p><span>Sarı-lacivertli takımda özellikle 2022-2023 sezonunda yüksek gol sayısına ulaşan Ekvadorlu futbolcu, Fenerbahçe'den ayrıldıktan sonra Internacional ve Pachuca'da görev yaptı. Valencia, 2026 yılında Boca Juniors kadrosuna katıldı.</span></p>

<blockquote class="twitter-tweet">
<p dir="ltr" lang="es">Valencia entró en la historia de Boca. Pese a quien le pese, el ecuatoriano hizo lo que todos soñamos: hat-trick con la azul y oro. Dar vuelta el partido, delirar al rival, cantar, saltar y clasificar. Todo con un gol en la última jugada para dejarlos en el piso tapándose el llanto con la camiseta. Enner, tu tarde-noche soñada. Bienaventurado seas, y que vengan muchas más. 🔵🟡🔵</p>
— Demer (@ldemer) <a href="https://x.com/ldemer/status/2104334176841613468?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">September 27, 2026</a></blockquote>
<script async src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script>

<h2><span>ENNER VALENCIA BOCA JUNIORS'TA GÜNDEM OLDU</span></h2>

<p><span>Racing Club karşısında oyuna sonradan girerek 23 dakikada üç gol atan </span><strong><span>Enner Valencia</span></strong><span>, Arjantin futbolunun günün en çok konuşulan isimlerinden biri oldu.</span></p>

<p><span>Üç kafa golüyle Boca Juniors'ın 2-0'lık dezavantajdan dönmesini sağlayan Ekvadorlu yıldız, takımını Arjantin Kupası yarı finaline taşırken Boca Juniors tarihindeki hat-trick yapan yabancı futbolcular arasına da adını yazdırdı.</span></p>
</div>
</div>
</div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/enner-valenciadan-tarihi-gece-23-dakikada-hat-trick-yapti</guid>
      <pubDate>Mon, 28 Sep 2026 12:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/enner-valencia-1.webp" type="image/jpeg" length="84707"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Mevsim geçişlerinde bağırsak sağlığına dikkat!]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/mevsim-gecislerinde-bagirsak-sagligina-dikkat</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/mevsim-gecislerinde-bagirsak-sagligina-dikkat" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sonbaharla birlikte yalnızca hava sıcaklığı değil; günlük rutinlerimiz, beslenme tercihlerimiz ve yaşam biçimimiz de değişiyor. Daha az hareket etmek, öğün düzeninin değişmesi, mevsimsel besin çeşitliliği ve günlük yaşam alışkanlıkları sindirim sistemi üzerinde de etkili olabiliyor. Bu dönemde sık gündeme gelen “bağışıklığı güçlendiren besinler” kadar, bağırsak mikrobiyotasını destekleyen dengeli bir beslenme düzeni de önem taşıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Batıgöz Sağlık Grubu Balçova Cerrahi Tıp Merkezi Gastroenteroloji Uzmanı Doç. Dr. Halil Genç, bağırsak mikrobiyotası ile bağışıklık sistemi arasında yakın bir ilişki bulunduğunu belirterek sonbahar döneminde tek bir besine veya takviyeye odaklanmak yerine beslenmenin bütününe dikkat edilmesi gerektiğini vurguluyor.</p>

<h2><strong>Bağırsaklar Yalnızca Sindirimden Sorumlu Değil</strong></h2>

<p>Bağırsaklarda yaşayan mikroorganizmaların oluşturduğu mikrobiyota; sindirim ve besin metabolizmasının yanı sıra bağışıklık sistemiyle de karşılıklı etkileşim içerisinde bulunuyor. Bu nedenle bağırsak sağlığı yalnızca şişkinlik, gaz veya bağırsak hareketleri gibi sindirim sistemi yakınmaları açısından değerlendirilmemeli.</p>

<p>Doç. Dr. Halil Genç, “Bağırsak mikrobiyotası oldukça karmaşık bir ekosistemdir. Beslenme şekli de bu ekosistemi etkileyen faktörlerden biridir. Bu nedenle bağırsak sağlığını tek bir besinle veya kısa süreli uygulamalarla ilişkilendirmek yerine; yeterli ve dengeli beslenme, lif çeşitliliği ve kişinin sağlık durumuna uygun bir beslenme düzeni üzerinden değerlendirmek gerekir.” diyor.</p>

<h2><strong>Tek Bir “Mucize Besin” Aramak Doğru Değil</strong></h2>

<p>Mevsim geçişlerinde C vitamini, çinko, probiyotikler ve çeşitli takviyeler daha fazla gündeme gelebilir. Ancak bağışıklık sisteminin normal işlevlerini desteklemek için tek bir besinin öne çıkarılması yerine farklı besin gruplarının yeterli ve dengeli şekilde tüketilmesi önem taşıyor.</p>

<p>Sebze ve meyveler, tam tahıllar, kuru baklagiller, uygun miktarda kuruyemişler ve diğer lif kaynakları günlük beslenmedeki çeşitliliğin artırılmasına yardımcı olabiliyor. Havuç ve balkabağı gibi beta-karoten içeren sebzeler; kivi, turunçgiller, biber ve brokoli gibi C vitamini kaynakları da mevsimsel beslenmenin bir parçası olarak değerlendirilebilir.</p>

<p>Balık, yumurta, et, süt ürünleri ve kuru baklagiller gibi protein kaynaklarının da dengeli beslenme içerisinde yer alması gerekiyor.</p>

<h2><strong>Lif Çeşitliliği Bağırsak Mikrobiyotası İçin Önemli</strong></h2>

<p>Bağırsak mikrobiyotasının yapısı kişiden kişiye farklılık gösterebiliyor. Beslenme biçimi, mikrobiyotayı etkileyebilen değiştirilebilir faktörlerden biri olarak öne çıkıyor.</p>

<p>Sebzeler, meyveler, kuru baklagiller ve tam tahıllar gibi lif içeren besinlerin çeşitlendirilmesi bağırsak mikrobiyotasının metabolik faaliyetleri açısından önem taşıyor. Ancak lif tüketiminin bir anda ve kontrolsüz biçimde artırılması bazı kişilerde gaz, şişkinlik veya karın rahatsızlığına neden olabiliyor.</p>

<p>Doç. Dr. Halil Genç, özellikle irritabl bağırsak sendromu (İBS) veya başka sindirim sistemi yakınmaları bulunan kişilerde genel beslenme önerilerinin herkes için aynı şekilde uygulanmaması gerektiğine dikkat çekiyor.</p>

<h2><strong>Fermente Her Besin Herkes İçin Aynı Anlama Gelmiyor</strong></h2>

<p>Yoğurt ve kefir gibi fermente ürünler de bağırsak mikrobiyotası ile ilişkileri nedeniyle sıklıkla gündeme geliyor. Fermente besinlerin mikrobiyota üzerindeki olası etkilerine ilişkin bilimsel çalışmalar bulunmakla birlikte, her fermente ürünün aynı mikroorganizma içeriğine sahip olmadığı ve bireysel yanıtların farklı olabildiği unutulmamalı.</p>

<p>Bu nedenle “fermente olan her besin probiyotiktir” veya “probiyotik içeren her ürün bağırsak sorunlarını giderir” şeklindeki genellemeler doğru bir yaklaşım olmayabilir.</p>

<h2><strong>Sonbaharda Sıvı Tüketimi Gözden Kaçabilir</strong></h2>

<p>Havaların serinlemesi ile susama hissinin azalması, bazı kişilerde günlük sıvı tüketiminin de düşmesine neden olabiliyor. Yeterli sıvı alımı sindirim sisteminin normal işleyişinin desteklenmesi açısından önem taşıyor.</p>

<p>Su tüketiminin yanı sıra kişinin sağlık durumuna uygun olmak koşuluyla çorba ve şekersiz sıcak içecekler günlük sıvı alımına katkı sağlayabilir. Bitki çaylarının ise bir hastalığı önleyen veya tedavi eden ürünler olarak değerlendirilmemesi gerekiyor. Düzenli ilaç kullananların veya kronik hastalığı bulunanların yoğun bitkisel ürün tüketiminde olası etkileşimleri de göz önünde bulundurması önem taşıyor.</p>

<h2><strong>Takviyede “Ne Kadar Fazla, O Kadar İyi” Yaklaşımı Yanlış</strong></h2>

<p>Sonbahar ve kış aylarında vitamin ve mineral takviyelerine yönelik ilgi de artabiliyor. Ancak kişinin ihtiyacı değerlendirilmeden yüksek doz vitamin veya mineral kullanılması yarar sağlamadığı gibi istenmeyen sonuçlara da neden olabiliyor.</p>

<p>Doç. Dr. Halil Genç, “Vitamin ve mineral takviyelerini herkesin kullanması gereken ürünler gibi değerlendirmemek gerekir. Gereksinim; kişinin yaşı, beslenme düzeni, mevcut hastalıkları, kullandığı ilaçlar ve varsa saptanan eksikliklere göre değişebilir. Bu nedenle özellikle yüksek doz ve uzun süreli takviye kullanımının sağlık profesyonelinin değerlendirmesi dışında yapılmaması önemlidir.” ifadelerini kullanıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Bağırsak Sağlığında Asıl Anahtar: Çeşitlilik ve Sürdürülebilirlik</strong></h2>

<p>Sonbaharda bağırsak sağlığını desteklemek için pahalı ürünlere, katı beslenme programlarına veya “detoks” olarak sunulan uygulamalara yönelmek yerine günlük beslenmenin çeşitliliğine odaklanmak daha dengeli bir yaklaşım sunuyor.</p>

<p>Doç. Dr. Halil Genç, sözlerini şöyle tamamlıyor:</p>

<p>“Bağırsak sağlığı kısa süreli bir beslenme programıyla değil, sürdürülebilir yaşam alışkanlıklarıyla birlikte değerlendirilmelidir. Mevsim sebze ve meyvelerinden yararlanmak, farklı lif kaynaklarına beslenmede yer vermek, yeterli sıvı tüketmek ve düzenli beslenmek temel yaklaşımı oluşturabilir. Sindirim sistemi hastalığı veya devam eden yakınmaları bulunan kişilerde ise beslenme düzeninin bireysel olarak değerlendirilmesi gerekir.”</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Çağatay Dolay</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/mevsim-gecislerinde-bagirsak-sagligina-dikkat</guid>
      <pubDate>Mon, 28 Sep 2026 12:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/1790574607-sindirim-sagligi1.jpg" type="image/jpeg" length="15276"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[TBMM'de 51 günlük ara sona eriyor: Erdoğan Genel Kurul'a hitap edecek]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/tbmmde-51-gunluk-ara-sona-eriyor-erdogan-genel-kurula-hitap-edecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/tbmmde-51-gunluk-ara-sona-eriyor-erdogan-genel-kurula-hitap-edecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TBMM Genel Kurulu, 51 günlük tatilin ardından 1 Ekim'de çalışmalarını yeniden başlatacak.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>28. Dönem 5. Yasama Yılı'nın başlaması kapsamında<strong> TBMM</strong>'de düzenlenecek program, <strong>TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş</strong>'un katılımıyla gerçekleştirilecek. Açılış programının ilk bölümünde saat 13.00'te Meclis'teki Atatürk Anıtı'na çelenk bırakılacak, ardından saygı duruşunda bulunularak İstiklal Marşı okunacak.</p>

<p>Atatürk Anıtı'ndaki törenin tamamlanmasının ardından TBMM Genel Kurulu, saat 14.00'te TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş'un başkanlığında çalışmalarına başlayacak.</p>

<p>Kurtulmuş'un açılış kapsamında yapacağı sunuş konuşmasının ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Genel Kurul'a takdim edilecek. Takdimin sonrasında İstiklal Marşı okunacak ve Cumhurbaşkanı Erdoğan Genel Kurul kürsüsünden milletvekillerine hitap edecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yeni yasama yılının başlaması dolayısıyla Meclis başkanları tarafından geleneksel olarak düzenlenen resepsiyon da gerçekleştirilecek. TBMM Başkanı Kurtulmuş'un ev sahipliğindeki program, saat 18.30'da TBMM Tören Salonu'nda yapılacak.</p>

<p>Yasama yılı açılışı nedeniyle TBMM'ye girişler devlet protokolü ve önceden davetiye gönderilen izleyicilerle sınırlandırılacak. Bunun dışında ziyaretçi kabul edilmeyecek.</p>

<p>TBMM Genel Kurulu, yeni yasama dönemindeki ilk çalışma gününü ise 6 Ekim'de gerçekleştirecek.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/tbmmde-51-gunluk-ara-sona-eriyor-erdogan-genel-kurula-hitap-edecek</guid>
      <pubDate>Mon, 28 Sep 2026 12:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/tbmmde-51-gunluk-ara-sona-eriyor.png" type="image/jpeg" length="35047"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İlkay Gündoğan Galatasaray’dan ayrılıyor mu? Ocak ayı için dikkat çeken karar]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/ilkay-gundogan-galatasaraydan-ayriliyor-mu-ocak-ayi-icin-dikkat-ceken-karar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/ilkay-gundogan-galatasaraydan-ayriliyor-mu-ocak-ayi-icin-dikkat-ceken-karar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Galatasaray'da İlkay Gündoğan'ın geleceği yeniden gündeme geldi. Sarı-kırmızılı takımda istediği kadar forma şansı bulamadığı belirtilen deneyimli orta saha oyuncusunun, ocak ayında durumunu değerlendirmeye alacağı ve gelecek teklifleri inceleyebileceği öne sürüldü.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div>
<div>
<div>
<p><span>Galatasaray'da sezonun devamı için kadro planlaması sürerken İlkay Gündoğan konusunda dikkat çeken bir gelişme yaşandı. 35 yaşındaki futbolcunun daha fazla süre alabileceği bir takımda kariyerine devam etme ihtimalini değerlendirdiği ve ara transfer döneminde geleceğiyle ilgili karar verebileceği iddia edildi.</span></p>

<p><img alt="Ilkay Gundogan 332" class="detail-photo img-fluid" height="523" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/ilkay-gundogan-332.webp" width="930" /></p>

<h2><span>İLKAY GÜNDOĞAN GALATASARAY'DAN AYRILACAK MI?</span></h2>

<p><span>İlkay Gündoğan'ın Galatasaray'dan ayrılığı konusunda henüz resmi bir karar bulunmuyor. Ancak deneyimli orta saha oyuncusunun mevcut durumunu ocak ayında yeniden değerlendirme kararı aldığı ve kendisine ulaşabilecek tekliflere göre hareket edebileceği belirtiliyor.</span></p>

<p><span>İlkay'ın özellikle daha düzenli süre alabileceği bir takımda forma giymeye sıcak baktığı öne sürülüyor. Bu nedenle ara transfer döneminde yaşanacak gelişmeler, tecrübeli futbolcunun Galatasaray'daki geleceği açısından belirleyici olacak.</span></p>

<p><img alt="Ilkay Gundogan 33" class="detail-photo img-fluid" height="523" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/ilkay-gundogan-33.webp" width="930" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><span>DAHA FAZLA FORMA ŞANSI İSTİYOR</span></h2>

<p><span>Haberde öne çıkan ayrıntıya göre İlkay Gündoğan'ın ayrılık ihtimalinin temelinde daha fazla oynama isteği bulunuyor. Kariyerinin bu döneminde düzenli olarak sahada yer almak isteyen yıldız futbolcunun, kendisine uygun bir proje gelmesi halinde teklifi değerlendirebileceği ifade edildi.</span></p>

<p><span>Galatasaray yönetiminin de İlkay'ın vereceği karara göre bir yol haritası belirlemesi bekleniyor. Taraflar açısından kritik dönemin ocak ayındaki ara transfer süreci olacağı belirtiliyor.</span></p>

<p><img alt="Ilkay Gundogan 3323" class="detail-photo img-fluid" height="523" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/ilkay-gundogan-3323.webp" width="930" /></p>

<h2><span>SUUDİ ARABİSTAN'DAN İLKAY GÜNDOĞAN'A İLGİ</span></h2>

<p><span>İlkay Gündoğan'ın adı şimdiden bazı kulüplerle anılmaya başladı. Deneyimli orta saha oyuncusunun durumunu Suudi Arabistan'dan bazı takımların takip ettiği ve transfer döneminin yaklaşmasıyla somut girişimlerin gündeme gelebileceği iddia edildi.</span></p>

<p><span>Şu aşamada Galatasaray'a ulaşmış ve kamuoyuna açıklanmış resmi bir transfer teklifi bulunmuyor. Bu nedenle Suudi Arabistan seçeneği de şimdilik transfer iddiası olarak öne çıkıyor.</span></p>

<p><img alt="Galatasaray’dan 'İlkay Gündoğan' kararı," class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/d429b737-c9f6-4b27-a794-dc511d607c7e.webp" width="1600" /></p>

<h2><span>İLKAY GÜNDOĞAN'IN GALATASARAY KARİYERİ</span></h2>

<p><span>Manchester City ve Barcelona gibi Avrupa'nın önemli kulüplerinde forma giyen İlkay Gündoğan, orta sahadaki oyun kurucu özellikleri ve tecrübesiyle Galatasaray kadrosuna katılmıştı.</span></p>

<p><span>35 yaşındaki futbolcu merkez orta saha başta olmak üzere farklı orta saha rollerinde görev yapabiliyor. İlkay Gündoğan'ın Galatasaray ile sözleşmesinin 2026-2027 sezonu sonuna kadar devam ettiği <span>biliniyor.</span></span></p>

<p><img alt="İlkay Gündoğan: " fazla="" kayb="" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2025/11/i-l-k-a-y-g-u-n-d-o-g-a-n.webp" top="" /></p>

<h2><span>İLKAY GÜNDOĞAN İÇİN KARAR OCAK AYINDA NETLEŞEBİLİR</span></h2>

<p><span>İlkay <a href="https://www.transfermarkt.com/ilkay-gundogan/profil/spieler/53622" rel="nofollow">Gündoğan</a>'ın Galatasaray'daki geleceğinin ara transfer döneminde şekillenmesi bekleniyor. Tecrübeli futbolcunun forma süresi, kendisine gelecek teklifler ve Galatasaray yönetiminin kadro planlaması, alınacak kararda etkili olacak.</span></p>

<p><span>Şimdilik İlkay Gündoğan'ın Galatasaray'dan ayrıldığına ilişkin resmi bir açıklama yapılmış değil. Ancak ortaya atılan iddialar, deneyimli oyuncunun ocak ayında geleceği konusunda kapsamlı bir değerlendirme yapabileceğine işaret ediyor.</span></p>
</div>
</div>
</div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/ilkay-gundogan-galatasaraydan-ayriliyor-mu-ocak-ayi-icin-dikkat-ceken-karar</guid>
      <pubDate>Mon, 28 Sep 2026 12:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/ilkay-gundogan-33-9.webp" type="image/jpeg" length="68023"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fon krizine ilişkin AKP'li Şamil Tayyar: "Sistem çökerse ülke iflasa sürüklenir, devlet kumanda merkezi kursun"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/fon-krizine-iliskin-akpli-samil-tayyar-sistem-cokerse-ulke-iflasa-suruklenir-devlet-kumanda-merkezi-kursun</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/fon-krizine-iliskin-akpli-samil-tayyar-sistem-cokerse-ulke-iflasa-suruklenir-devlet-kumanda-merkezi-kursun" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sermaye piyasasında derinleşen fon soruşturmasına ilişkin iktidar kanadından dikkat çekici bir çıkış geldi. Eski AKP Milletvekili Şamil Tayyar, soruşturma adımlarının finansal sistemi tümden kilitleme riski taşıdığını belirterek sistemin çökmesi halinde 86 milyonun mağdur olacağı uyarısında bulundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Sermaye piyasalarında yürütülen geniş çaplı fon operasyonları ve peş peşe gelen tedbir kararları sürerken, AKP eski milletvekili Şamil Tayyar’dan sürecin yönetimine ilişkin dikkat çekici bir uyarı ve öneri geldi. Sosyal medya hesabı üzerinden değerlendirmelerde bulunan Tayyar, operasyonlar yürütülürken finansal sistemin tümden çökme riskiyle karşı karşıya kalabileceğine işaret ederek, devlet bünyesinde koordinasyonu sağlayacak bir "kumanda merkezi komisyonu" kurulması çağrısında bulundu.</p>

<p>Soruşturma kapsamında uygulanan bazı tedbir kararlarını eleştiren Tayyar, kamu kurumlarına yönelik tasarruflara tepki gösterdi.</p>

<h3><strong>"Sistem çökerse 86 milyon mağdur olur"</strong></h3>

<p>Soruşturmanın finansal sisteme ve ekonominin geneline sıçrama tehlikesine dikkat çeken Tayyar, paylaşımında şu ifadelere yer verdi:</p>

<blockquote>
<p>"Fon operasyonunda tehlikeli gördüğüm bir noktaya dikkat çekmek isterim. Sorunu çözmeye çalışırken sistemi tümden bozma riskinin doğduğunu görüyorum. Sistem çökerse herkes altında kalır, ülke iflasa sürüklenir. 86 milyon mağdur olur. Allah aşkına devletin sigorta şirketine tedbir mi konur? Allah’tan son dakika bir akıl devreye girdi de daha büyük bir kriz son anda önlendi."</p>
</blockquote>

<h3><strong>Tayyar’dan çözüm önerisi: "Devlet bir komisyon kursun"</strong></h3>

<p>Ortaya çıkan dağınıklığın ve kurumlar arası koordinasyonsuzluğun daha büyük krizler doğurabileceğini savunan Şamil Tayyar, sürecin tek elden yönetilmesi için şu önerileri sıraladı:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<blockquote>
<p>"İşte bu aşamada bir önerim var:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Devlet bir komisyon kursun, bu komisyon operasyonun kumanda merkezi olarak görev yapsın.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Komisyonda ekonomi yönetiminden, Adalet Bakanlığı'ndan temsilciler bulunsun.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Komisyon kararları uygulamaya dökülsün. Aksi halde ortadaki dağınıklık daha büyük sorunlar üretebilir."</p>
 </li>
</ul>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/fon-krizine-iliskin-akpli-samil-tayyar-sistem-cokerse-ulke-iflasa-suruklenir-devlet-kumanda-merkezi-kursun</guid>
      <pubDate>Mon, 28 Sep 2026 12:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/samil-tayyar-4.jpg" type="image/jpeg" length="10434"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bursaspor’dan Paul Pogba hamlesi! Fransız yıldız için transfer iddiası]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/bursaspordan-paul-pogba-hamlesi-fransiz-yildiz-icin-transfer-iddiasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/bursaspordan-paul-pogba-hamlesi-fransiz-yildiz-icin-transfer-iddiasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Trendyol 1. Lig’de Süper Lig hedefiyle mücadele eden Bursaspor’un, bonservisi elinde bulunan Paul Pogba ile ilgilendiği iddia edildi. Son olarak Monaco forması giyen 33 yaşındaki Fransız orta saha oyuncusunun yeşil-beyazlı kulübe önerildiği ve transfer için temas kurulduğu öne sürüldü.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div>
<div>
<div>
<p><span>Trendyol 1. Lig’de şampiyonluk yarışını sürdüren Bursaspor’un transfer gündemine dünyaca ünlü bir isim girdi. Yeşil-beyazlıların, Manchester United ve Juventus gibi Avrupa’nın önemli kulüplerinde forma giyen Paul Pogba için harekete geçtiği iddia edildi. Pogba, Ağustos 2026’da Monaco ile sözleşmesini karşılıklı anlaşmayla feshetmesinin ardından serbest oyuncu statüsüne geçti.</span></p>

<p><img alt="Pogba 1" class="detail-photo img-fluid" height="480" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/pogba-1.webp" width="860" /></p>

<h2><span>BURSASPOR PAUL POGBA İÇİN TEMASA GEÇTİ İDDİASI</span></h2>

<p><span>Transfer iddiasına göre Paul Pogba, aracılar vasıtasıyla Bursaspor’a önerildi. Fransız futbolcunun menajerlik sürecini yürüten isimlerle yeşil-beyazlı yönetim arasında temas kurulduğu ve oyuncunun transfer şartlarının değerlendirildiği ileri sürüldü.</span></p>

<p><span>Bursaspor cephesinden Paul Pogba transferine ilişkin şu ana kadar resmi bir açıklama yapılmadı. Bu nedenle görüşmelere ilişkin bilgiler transfer iddiası niteliğini koruyor.</span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Pogba 4" class="detail-photo img-fluid" height="905" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/pogba-4.webp" width="1200" /></p>

<h2><span>PAUL POGBA MONACO’DAN AYRILDI</span></h2>

<p><span>Paul Pogba, doping cezasının ardından 2025 yazında Monaco ile sözleşme imzalayarak profesyonel futbola geri dönmüştü. Ancak sakatlık problemleri nedeniyle Fransız ekibinde düzenli forma şansı bulamadı.</span></p>

<p><span>Monaco, 19 Ağustos 2026’da Pogba ile Haziran 2027’ye kadar devam eden sözleşmenin karşılıklı anlaşmayla sona erdirildiğini duyurdu. Fransız orta saha, Monaco kariyerinde Ligue 1’de 6 karşılaşmada toplam 115 dakika sahada kaldı ve gol ya da asist üretemedi.</span></p>

<p><img alt="Pogba 3" class="detail-photo img-fluid" height="874" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/pogba-3.webp" width="1200" /></p>

<h2><span>PAUL POGBA KİMDİR, KAÇ YAŞINDA?</span></h2>

<p><span>15 Mart 1993 doğumlu Paul Pogba, 33 yaşında ve merkez orta saha mevkisinde görev yapıyor. Kariyerinde Manchester United, Juventus ve Monaco formalarını giyen Fransız futbolcu, özellikle Juventus dönemindeki performansıyla Avrupa futbolunun öne çıkan orta saha oyuncuları arasına girmişti.</span></p>

<p><span>Pogba, Fransa Milli Takımı ile 91 maça çıkarken 11 gol kaydetti. Tecrübeli futbolcu, Fransa’nın 2018 FIFA Dünya Kupası’nı kazanan kadrosunda da yer aldı.</span></p>

<h2><span>BURSASPOR’DA PAUL POGBA TRANSFERİ GÜNDEMDE</span></h2>

<p><span>Süper Lig’e yükselmeyi hedefleyen Bursaspor’un Paul <a href="https://www.transfermarkt.com.tr/paul-pogba/profil/spieler/122153" rel="nofollow">Pogba</a> transferinde nasıl bir yol izleyeceği merak konusu oldu. Bonservisi elinde bulunan Fransız oyuncunun yeni takım arayışını sürdürdüğü belirtilirken, yeşil-beyazlı kulübün transferi konusunda henüz resmi bir duyuru bulunmuyor.</span></p>

<p><span>Pogba’nın Bursaspor’a önerildiği ve taraflar arasında temas sağlandığı yönündeki iddiaların önümüzdeki süreçte netlik kazanması bekleniyor.</span></p>
</div>
</div>
</div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/bursaspordan-paul-pogba-hamlesi-fransiz-yildiz-icin-transfer-iddiasi</guid>
      <pubDate>Mon, 28 Sep 2026 12:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/pogba-2-1.webp" type="image/jpeg" length="64119"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[AYM yarın toplanıyor: Yeni Parti’nin ismi değişecek mi?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/aym-yarin-toplaniyor-yeni-partinin-ismi-degisecek-mi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/aym-yarin-toplaniyor-yeni-partinin-ismi-degisecek-mi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu, Yenilik Partisi’nin seçmende karışıklık yaratacağı gerekçesiyle yaptığı başvuru üzerine, Yeni Parti’nin isim ve rumuzunun Siyasi Partiler Kanunu’na aykırı olduğu iddiasıyla hükümsüz kılınması ve sicilden terkin edilmesi talebini yarın görüşecek.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Anayasa Mahkemesi (AYM), Yeni Parti’nin isim ve rumuzunun 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu’na aykırı olduğu gerekçesiyle hükümsüzlüğüne ve siyasi partiler sicilinden terkinine ilişkin talebi yarınki Genel Kurul gündeminde karara bağlayacak. Yenilik Partisi Genel Başkanı Öztürk Yılmaz’ın "isim benzerliği ve seçmende iltibas yaratacağı" gerekçesiyle yaptığı başvuruyla başlayan hukuki süreçte gözler yüksek mahkemenin vereceği karara çevrildi.</p>

<p>AYM Genel Kurulu’nun 29 Eylül Salı günkü toplantı gündeminin ilk sırasında, E.2026/9 (Değişik İşler) esas numaralı dosya yer aldı. Gündem duyurusunda dosyanın içeriği, "Yeni Parti'nin isim ve rumuzunun 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu'nun 96. maddesine aykırılığı ileri sürülerek anılan Kanun'un 104. maddesi gereğince hükümsüzlüğüne ve siyasi partiler sicilinden terkinine karar verilmesi talebi" olarak kayıtlara geçti.</p>

<h3><strong>Süreç Yenilik Partisi’nin itirazıyla başladı</strong></h3>

<p>Hukuki tartışma, Öztürk Yılmaz liderliğindeki Yenilik Partisi’nin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na yaptığı resmî itirazla tetiklendi. Yılmaz, "Yeni" ile "Yenilik" sözcüklerinin fonetik ve anlamsal yakınlığı nedeniyle sandık başında seçmen nezdinde karışıklığa yol açacağını, Yeni Parti isminde ilave ayırt edici bir unvan veya ek bulunmadığını savundu.</p>

<p>İnceleme başlatan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, 14 Eylül’de Yeni Parti Genel Merkezi’ne isim değişikliği yönünde ihtarda bulunan bir tebligat gönderdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Tebligatın ardından açıklama yapan Yeni Parti Grup Başkanvekili Murat Emir ise partinin kuruluş aşamasında yargı içtihatlarının titizlikle incelendiğini vurgulayarak isim benzerliği ve iltibas iddialarını reddetmişti.</p>

<h3><strong>Yeni Parti’den iki alternatif</strong></h3>

<p>Yargı sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Yeni Parti kurmayları, hukuki açıdan herhangi bir ihlal bulunmadığını savunmakla birlikte olası bir terkin kararına karşı hazırlıklı olduklarını bildirdi. Parti yetkilileri, "Aksi yönde bir karar çıkması halinde küçük bir değişiklikle yolumuza devam ederiz" mesajını verdi.</p>

<p>Ankara kulislerinde, AYM’den isim veya rumuzun hükümsüzlüğü yönünde bir karar çıkması durumunda Yeni Parti yönetiminin masasında "Halkın Yeni Partisi" ve "Değişim Partisi" seçeneklerinin bulunduğu ifade ediliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/aym-yarin-toplaniyor-yeni-partinin-ismi-degisecek-mi</guid>
      <pubDate>Mon, 28 Sep 2026 12:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/aym-9.webp" type="image/jpeg" length="62085"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kaspersky: Kurumsal hesaplara yönelik oltalama saldırısında e-posta tespit edildi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/kaspersky-kurumsal-hesaplara-yonelik-oltalama-saldirisinda-e-posta-tespit-edildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/kaspersky-kurumsal-hesaplara-yonelik-oltalama-saldirisinda-e-posta-tespit-edildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kaspersky, farklı bölgelerdeki kurumsal hesapları hedef alan oltalama saldırılarını tespit etti. Eylül itibarıyla bini aşkın oltalama e-postasının belirlendiği kampanyada sahte bağlantılar ve kişisel verilerle kredi kartı bilgilerini toplamayı amaçlayan formlar kullanıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Kaspersky</strong> tarafından yapılan açıklamada, kurumsal hesapları hedef alan siber saldırının farklı bölgelerde etkili olduğu belirtildi. Saldırının ilk aşamasında Orta Doğu, Latin Amerika, Batı Avrupa, Rusya, Ermenistan ve Azerbaycan'daki kurumsal hesaplara resmi yazışmaları taklit eden <strong>e-postal</strong>ar gönderildi.</p>

<p>Bu <strong>e-posta</strong>larda, kullanıcıların kurumsal kimlik bilgilerini ele geçirmeye yönelik hazırlanmış zararlı oltalama bağlantılarının kullanıldığı aktarıldı.</p>

<p><strong>İkinci dalgada hesapların askıya alınacağı öne sürüldü</strong></p>

<p>Yaklaşık bir hafta sonra başlayan ikinci saldırı dalgasında ise yöntemin değiştirildiği bildirildi. Saldırganların, kullanıcı hesaplarının askıya alınmak üzere olduğunu öne sürerek alıcıları belirli işlemleri yapmaya yönlendirmeye çalıştığı ifade edildi.</p>

<p>Eylül itibarıyla kampanya kapsamında tespit edilen oltalama e-postalarının sayısının bini geçtiği kaydedildi. Saldırılarda kullanıcıları kimlik avı sayfalarına yönlendiren sahte bağlantıların yanı sıra kişisel veriler ile kredi kartı bilgilerini ele geçirmeyi hedefleyen yerleşik formların da kullanıldığı belirtildi.</p>

<p><strong>Kovtun, geleneksel oltalama yöntemlerine dikkati çekti</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Açıklamada değerlendirmelerine yer verilen Kaspersky E-posta Tehditlerinden Koruma Grubu Müdürü Andrey Kovtun, teknolojinin hızlı gelişimi ve <strong>yapay zeka</strong>nın yaygınlaşmasıyla kullanıcıların daha karmaşık dolandırıcılık yöntemlerine karşı bilinçlendirildiğini belirtti. Kovtun, buna rağmen geleneksel saldırı yöntemlerinin kullanılmaya devam ettiğine işaret etti.</p>

<p>Basit oltalama tekniklerinin bazı durumlarda dahi sonuç verebildiğini aktaran Kovtun, yoğun e-posta trafiği içerisinde çalışanların en belirgin oltalama belirtilerini bile fark etmeyebildiğini ifade etti.</p>

<p>Kovtun, dolandırıcıların resmi yazışmaları başarılı şekilde taklit edebilmek için kurumsal alanda yaygın biçimde kullanılan popüler markaları tercih ettiğini de kaydetti.</p>

<p><strong>Şirketlerin güvenliği yalnızca çalışanların dikkatine bırakılmamalı</strong></p>

<p>Kovtun, düşük teknolojili bu tür yöntemlerin kurumsal güvenlik çözümleri tarafından tespit edilmesi gerektiğini vurgulayarak, şirketlerin siber güvenliğini yalnızca çalışanların dikkatine dayandırmaması gerektiğini belirtti.</p>

<p>Şirketlerin oltalama saldırılarına karşı teknik güvenlik önlemlerini çalışan farkındalığıyla birlikte yürütmesi gerektiğini ifade eden Kovtun, bu kapsamda çeşitli önerilerde bulundu.</p>

<p><strong>E-posta güvenliği otomatik hale getirilmeli</strong></p>

<p>Kovtun, kurumsal e-postaların spam, zararlı yazılım ve her türlü oltalama girişimine karşı korunması için özel güvenlik çözümlerinden yararlanılmasını önerdi. Bu kapsamda Kaspersky Security for Mail Server gibi çözümlerin tercih edilebileceğini belirtti.</p>

<p>Çalışanların <strong>siber güvenlik</strong> konusundaki farkındalığının artırılması ve insan faktöründen kaynaklanan risklerin azaltılması için düzenli eğitimler verilmesini isteyen Kovtun, uç nokta tehdit korumasının çalışan odaklı risk yönetimiyle bir arada kullanıldığı kapsamlı bir güvenlik modelinin uygulanmasını tavsiye etti.</p>

<p>Tehdit bilgilerinin şeffaf biçimde paylaşılmasının da önem taşıdığını belirten Kovtun, çalışanların dikkat düzeyini ölçmek ve risk taşıyan kullanıcı gruplarını belirlemek amacıyla kontrollü oltalama simülasyonları yapılmasını önerdi.</p>

<p>Kovtun ayrıca, başta yetkili ve kritik hesaplar olmak üzere tüm e-posta hesaplarında çok faktörlü kimlik doğrulamanın (MFA) etkinleştirilmesini, uygun alanlarda donanım belirteçleri (token) veya mobil anlık bildirim gibi parolasız yöntemlere öncelik verilmesini tavsiye etti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Bilim - Teknoloji</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/kaspersky-kurumsal-hesaplara-yonelik-oltalama-saldirisinda-e-posta-tespit-edildi</guid>
      <pubDate>Mon, 28 Sep 2026 12:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/kaspersky-bini-askin-e-postanin-kullanildigi-oltalama-saldirisi-tespit-etti.png" type="image/jpeg" length="26622"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Eski MASAK Başkan Yardımcısı Ramazan Başak: "Fon soruşturması 2021'den başlatılmalı, sorumluluk SPK'de"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/eski-masak-baskan-yardimcisi-ramazan-basak-fon-sorusturmasi-2021den-baslatilmali-sorumluluk-spkde</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/eski-masak-baskan-yardimcisi-ramazan-basak-fon-sorusturmasi-2021den-baslatilmali-sorumluluk-spkde" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[MASAK Başkan Yardımcısı Ramazan Başak sermaye piyasasında 131 fonun tasfiyesi ve peş peşe gelen gözaltılarla yürütülen soruşturmayı değerlendirdi. Soruşturmanın 2024 yılıyla sınırlandırılmayıp GKFX ve Tera Yatırım arasındaki 350 milyon dolarlık şüpheli para trafiğinin tespit edildiği 2021 yılına kadar uzatılması gerektiğini savunan Başak, içeriden öğrenenlerin ticaretinin (insider trading) bir saatte ortaya çıkarılabileceğini belirtti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Eski Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) Başkan Yardımcısı Ramazan Başak, Sermaye Piyasası Kurulu'nun (SPK) 17 Eylül'de 7 portföy yönetim şirketine ait 131 fonun tasfiyesine karar vermesiyle başlayan geniş çaplı fon soruşturmasına ilişkin açıklamalarda bulundu. <i>T24</i>’ten Cansu Çamlıbel’e konuşan Başak, savcılığın 2024 yılından başlattığı soruşturmanın miladının 2021 yılı olması gerektiğini, gelinen noktadaki en büyük kurumsal sorumluluğun ise SPK’ya ait olduğunu savundu.</p>

<p>Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2021 yılında Kasım Garipoğlu’nun lisanssız faaliyet gösteren GKFX şirketi hakkında hazırladığı iddianameyi hatırlatan Başak; Tera Yatırım, Asko ve Venbey gibi şirketlerle GKFX arasında çanta ve valizlerle taşınan yaklaşık 350 milyon dolarlık şüpheli bir para trafiğinin o dönem tespit edildiğini ancak üzerine gidilmediğini öne sürdü.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>"350 milyon dolarlık para trafiği ve kapalı fonun miladı 2021'dir"</strong></h2>

<p>Kasım Garipoğlu’nun yöneticileri hakkında 30 milyon dolarının çalındığı iddiasıyla yaptığı şikâyet üzerine savcılığın şüpheli para hareketlerini gördüğünü belirten Başak, şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p>"Kasım Garipoğlu bir gün savcılığa başvurup şirketinin üst düzey yöneticilerinin kendisinden 30 milyon dolar çaldığını söylüyor. Savcılık da bu paranın çalınıp çalınmadığını araştırmak üzere soruşturma başlatıyor. Doğal olarak paranın kaynağına, GKFX’e kimlerin para getirip götürdüğüne bakılıyor. Bu soruşturma sırasında Tera Yatırım, Asko ve Venbey gibi şirketlerle GKFX arasında çanta ve valizlerle gerçekleştirilen yaklaşık 350 milyon dolarlık para trafiği ortaya çıkıyor. Bu paralar nereden geldi? Kimler getirdi, kimler götürdü? Kaynağı neydi? Savcılığın hazırladığı iddianame paranın çalınıp çalınmadığı meselesiyle sınırlı kaldı. Aynı yıl Emre Tezmen’in 12 kişilik bir grupla kapalı bir fon oluşturduğunu görüyoruz. Bu iki olayı yan yana koyduğunuzda aralarındaki olası bağlantı dikkatinizi çekiyor. Savcılık bugün incelemeyi 2024’ten başlatıyor. Ben ise 2021’den başlanması gerektiğini söylüyorum."</p>
</blockquote>

<h3><strong>"Şikâyet ettiğim kişinin başvurusuyla iki kez gözaltına alındım"</strong></h3>

<p>Borsadaki manipülasyon ve para aklama şüphelerini resmi makamlara bildirdikten sonra baskı gördüğünü aktaran Başak, Tera Yatırım Holding Yönetim Kurulu Başkanı Emre Tezmen’in şikâyeti üzerine iki kez gözaltına alındığını ve adli kontrol uygulandığını anlattı:</p>

<blockquote>
<p>"Haziran 2025’te Vergi Denetim Kurulu’na, ardından CİMER üzerinden MASAK ve SPK’ya başvurdum. 5 Ocak 2026’da ise İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na kapsamlı bir dosya sundum. Buna karşılık şikâyet ettiğim kişinin başvurusu üzerine iki kez gözaltına alındım. Gece gözaltına alıp sabaha kadar nezarethanede tutmak, beton üzerinde yatırmak ne demek? Bize gözdağı vermek yerine şikâyetlerimiz ve uyarılarımız dikkate alınsaydı; bu kişileri gözaltına almayı bırakın, hiç olmazsa çağırıp ifadeleri alınsaydı; bütün bu uyarılara ve iddianamelere rağmen gerekli izinler verilmeseydi, Türkiye bugün sermaye piyasası tarihinin en büyük mağduriyetlerinden birini yaşamak zorunda kalmazdı. İkinci gözaltımda bana 'halkı yanıltıcı bilgi' suçlaması yöneltildi. Şenol Babuşçu’nun Takasbank verisine dayanan paylaşımını aktarmıştım. Bu muamelenin hukuk çerçevesinde peşini bırakmayacağım."</p>
</blockquote>

<h3><strong>"SPK içeriden öğrenenlerin ticaretini bir saatte ortaya çıkarabilir"</strong></h3>

<p>AK Parti Genel Başkan Yardımcılığı görevinden istifa eden Fatma Betül Sayan Kaya'nın durumuna da değinen Başak, haksız kazançların tahsil edilmesi gerektiğini ve benzer çok sayıda ismin bulunduğunu savundu:</p>

<blockquote>
<p>"Sadece bir kişiden nereden baksanız yaklaşık 2 milyar liralık bir kaynak elde ediliyor. Bu 2 milyar lira binlerce küçük yatırımcının kaybını karşılayabilir. Amaç Hazine kaynaklarına başvurmadan insanların anaparasını kurtarmak olmalı. SPK, Fatma Betül Sayan Kaya gibi parasını alıp gidenlerin kimler olduğunu, benzer yüzlerce kişiyi, hatta binlerce kişiyi bir saat içerisinde ortaya çıkarabilir. 'Fatma Betül Sayan Kaya'lar çok' derken yüzde 99,9 olasılıkla söylüyorum. Bürokrasi, siyaset ve yargı içinden bu yapı çok güçlü seviyelerden destek görmemiş olsaydı, Türkiye’nin 45 yıllık sermaye piyasası tarihindeki en büyük tahribatı ve en yüksek mağdur sayısını yaratamazdı. Hem yargıda hem siyasette hem bürokraside Fatma Betül Sayan Kaya'lar çok."</p>
</blockquote>

<h3><strong>"SPK yönetimi görevden affını istemeli"</strong></h3>

<p>Gelinen noktada birincil kurumsal sorumluluğun SPK'da olduğunu vurgulayan Başak, kurul yönetiminin istifa etmesi gerektiğini belirterek sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<blockquote>
<p>"Ben SPK yönetiminin yerinde olsam kesinlikle görevden affımı isterdim. Çünkü ortada çok ağır bir tahribat var. Başta SPK Kurul üyeleri ve SPK üst yönetimi istifa etmeli. Cumhuriyet tarihinin en önemli tahribatlarından birini yaratan; ekonomik, siyasi ve sosyal açıdan çok büyük sonuçlar doğurabilecek bir olaydan söz ediyoruz. Burada ihmali bulunan insanların doğal olarak sorumluluk üstlenmesi gerekir."</p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/eski-masak-baskan-yardimcisi-ramazan-basak-fon-sorusturmasi-2021den-baslatilmali-sorumluluk-spkde</guid>
      <pubDate>Mon, 28 Sep 2026 11:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/ramazan-basak.jpg" type="image/jpeg" length="90977"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fon krizine ilişkin Madenciler Derneği Başkanı Yılmaz: "Arkasında kimin olduğu önemli: Ya banka hesabı ya fiziki altın"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/fon-krizine-iliskin-madenciler-dernegi-baskani-yilmaz-arkasinda-kimin-oldugu-onemli-ya-banka-hesabi-ya-fiziki-altin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/fon-krizine-iliskin-madenciler-dernegi-baskani-yilmaz-arkasinda-kimin-oldugu-onemli-ya-banka-hesabi-ya-fiziki-altin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sermaye piyasasında yaşanan fon sarsıntılarının ardından yatırımcılara kritik uyarılarda bulunan Türkiye Madenciler Derneği Başkanı Mehmet Yılmaz, fonlar yerine fiziki altın ya da bankadaki altın mevduat hesaplarının tercih edilmesi gerektiğini vurguladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ürkiye Madenciler Derneği (TMD) Başkanı Mehmet Yılmaz, son dönemde sermaye piyasasında yaşanan yüksek getirili fon sarsıntılarının ardından bireysel yatırımcılara kritik uyarılarda bulundu. Rize’de düzenlenen 4. Maden Arama Kurtarma Yarışması kapsamında gazetecilerin sorularını yanıtlayan Yılmaz; altın fonları, küresel jeopolitik riskler, altın üretim maliyetleri ve döviz kuru beklentilerine dair dikkat çekici analizler paylaştı.</p>

<p>Yatırımcılara fon yerine fiziki altın ya da bankadaki altın mevduat hesaplarını öneren Yılmaz, ons altının yıl sonuna kadar 4.500–5.000 dolar bandını test edebileceğini ve 2027 yılında altının önünün açık olduğunu ifade etti.</p>

<h3><strong>"Fonun arkasında kimin olduğu önemli: Ya banka hesabı ya fiziki altın"</strong></h3>

<p>Sermaye piyasalarında fon kaynaklı yaşanan mağduriyetlere dikkat çeken Mehmet Yılmaz, tasarruf sahiplerinin güvenli liman tercihinde seçici olması gerektiğini belirtti:</p>

<blockquote>
<p>"Param varsa ya bankada değerlendiririm ya da fiziki altına yatırırım. Başka güvenli bir seçenek görünmüyor. Belki gayrimenkul alırsınız ama onu da 10-15 yıl elinizde tutmanız gerekir. Kısa vadeli yatırımların çok tehlikeli olduğunu vurgulamak isterim. Altın fonlarına gelince; o fonu kimin yönettiği ve arkasında kimin olduğu büyük önem taşıyor. Bu nedenle ya bankadaki altın hesabı tercih edilmeli ya da fiziki altın alınmalı. Türkiye’de altından zarar etmek çok kolay değildir, en kötü ihtimalle bir süre yerinde sayar. Bir veya iki ay gibi kısa vadeler zaten risk içerir; bu durumda sermayenizi riske atmış olursunuz."</p>
</blockquote>

<p>Yılmaz, geleneksel yatırım bilincine vurgu yaparak, "Anneannem 'Oğlum altın al, başka da bir şey demiyorum' derdi. Bunu ben de söylüyorum; eskilerin en iyi bildiği şeydir, altın her zaman güvenli limandır" ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>"Ons altında dip seviye 3 bin dolar, yıl sonunda 5 bin dolar görülebilir"</strong></h3>

<p>Altında 1987–1988 yıllarında 250 dolar seviyesinden başlayan tarihî bir rallinin sürdüğünü ve mevcut durumda ons fiyatının 4.300–4.400 dolar aralığında seyrettiğini hatırlatan Yılmaz, temel göstergeleri şu sözlerle değerlendirdi:</p>

<blockquote>
<p>"Her dönem 'ha düştü ha düşecek' denir. Ancak iki temel parametreye bakmak gerek: Birincisi Amerikan ekonomisi, ikincisi jeopolitik gelişmeler. Dünyanın her yeri karmakarışık; aşırı sağ yükselişte, belirsizlikler artıyor. Şu an dünyada altının ortalama üretim maliyeti 2.300 ile 2.400 dolar aralığında. Bunun üzerine 500-600 dolar kâr marjı eklerseniz dip seviyesi yaklaşık 3.000 dolar olur. En kötü senaryoda bile fiyatın bu seviyenin çok altına inmesi mümkün değildir. Oraya inse dahi dolar kurunun artacağını hesaba katmalısınız. Altının onsu yıl sonuna dek 4.500–5.000 dolar aralığını görebilir; 4.500 kritik direnç aşılırsa yukarılar test edilir. 2027'de altının önü açık görünüyor."</p>
</blockquote>

<h3><strong>"Gram altında fatura güvencedir"</strong></h3>

<p>Bireysel birikimlerde kayıtlılığın önemine değinen TMD Başkanı, özellikle gram altın alımlarında fatura talep edilmesi gerektiğinin altını çizdi:</p>

<blockquote>
<p>"Takıdan değil, gram altınlardan bahsediyorum. Evimde veya elimde bulunan gram altınların tamamının faturalı olmasına dikkat ediyorum. Fatura iki açıdan önemli: Birincisi kalite garantisidir. İkincisi, yarın bir gün 'Bunu nereden buldun?' dendiğinde 'Bu parayı verip bu faturayla aldım' diyebilmenizi sağlar."</p>
</blockquote>

<h3><strong>"Dolar kuru en iıimser 60-65 TL olmalı"</strong></h3>

<p>Türkiye'de gram altın fiyatının hem ons değerine hem de döviz kuruna bağlı olduğuna işaret eden Yılmaz, dış ticaret açığı ve ithalat baskısına değinerek kur değerlendirmesinde bulundu:</p>

<blockquote>
<p>"Türkiye’de altın fiyatını belirleyen iki unsur var: Ons altın ve dolar kuru. Normalde biri düşerken diğeri yükselir ama Türkiye’de ekonomik dinamikler farklı işlediği için ikisinin aynı anda yükseldiği dönemler sıklaştı. Temel sebebi dış ticaret açığı ve madencilik ürünleri ithalatıdır. Dolar kurunun en iyimser 60-65 TL olması gerekir. Dışarıdaki ons hareketinin yanına bu kuru koyduğunuzda tablo tamamen değişir."</p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA Haber Ajansı</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/fon-krizine-iliskin-madenciler-dernegi-baskani-yilmaz-arkasinda-kimin-oldugu-onemli-ya-banka-hesabi-ya-fiziki-altin</guid>
      <pubDate>Mon, 28 Sep 2026 11:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/altin-1.webp" type="image/jpeg" length="31279"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İran: ABD ile yeni müzakere planı bulunmuyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/iran-abd-ile-yeni-muzakere-plani-bulunmuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/iran-abd-ile-yeni-muzakere-plani-bulunmuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İran, Donald Trump'ın yeni müzakere turu açıklamasına rağmen ABD ile görüşme planının bulunmadığını bildirdi. Tahran, Katar aracılığıyla iletilen şartlara Washington'dan gelecek yanıtı bekliyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>İran</strong> resmi haber ajansı IRNA'nın, <strong>Birleşmiş Milletler (BM)</strong> Genel Kuruluna katılmak amacıyla New York'a giden İran heyetindeki bir yetkiliye dayandırdığı haberinde, Tahran ile Washington arasındaki müzakere sürecine ilişkin son durum aktarıldı.</p>

<p>Haberde, ABD'de bulunan İran Dışişleri Bakanı <strong>Abbas</strong> <strong>Erakçi</strong>'nin önceden planlanan görüşmelerini tamamladıktan sonra salı günü İran'a döneceği bilgisi paylaşıldı. Erakçi'nin mevcut programını tamamlamasının ardından ülkesine döneceği belirtilirken, İran ile ABD arasında şu aşamada yeni bir müzakere yapılmasına yönelik herhangi bir plan bulunmadığı ifade edildi.</p>

<h2><strong>İran, Katar üzerinden iletilen şartlara yanıt bekliyor</strong></h2>

<p>IRNA'nın haberinde, İran'ın Katar'ın arabuluculuğuyla ABD'ye ilettiği şartlara Washington'dan henüz cevap gelmediği de aktarıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İran'ın söz konusu şartlara ilişkin ABD'nin vereceği yanıtı beklediği belirtilirken, Tahran ile Washington arasında müzakere sürecinin yeniden başlayacağına ilişkin şu an için herhangi bir plan bulunmadığı kaydedildi.</p>

<h3><strong>Trump yeni müzakere turu yapılmasını beklediğini söylemişti</strong></h3>

<p>ABD Başkanı <strong>Donald</strong> <strong>Trump</strong> ise İran'ın Hürmüz Boğazı'nın açılması için öne sürdüğü şartları reddettiğini açıklamıştı.</p>

<p>Trump, bu açıklamasının ardından İran ile bu hafta yeni bir müzakere turu yapılmasını beklediğini dile getirmişti. İran tarafından yapılan son açıklama ise Trump'ın bu değerlendirmesine rağmen Tahran'ın ABD ile yeni bir müzakere planının bulunmadığı yönünde oldu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/iran-abd-ile-yeni-muzakere-plani-bulunmuyor</guid>
      <pubDate>Mon, 28 Sep 2026 11:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/iran-basini-iranin-abd-ile-herhangi-bir-muzakere-plani-bulunmuyor.png" type="image/jpeg" length="56956"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İstanbul'da sermaye piyasası soruşturması sürüyor: 12 şüpheli adliyeye getirildi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/istanbulda-sermaye-piyasasi-sorusturmasi-suruyor-12-supheli-adliyeye-getirildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/istanbulda-sermaye-piyasasi-sorusturmasi-suruyor-12-supheli-adliyeye-getirildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul'da sermaye piyasasında gerçekleştirilen işlemlere yönelik soruşturma kapsamında gözaltına alınan 12 şüphelinin emniyetteki işlemleri tamamlandı. Şüpheliler, sağlık kontrollerinin ardından Çağlayan'daki İstanbul Adliyesi'ne sevk edildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İstanbul'da sermaye piyasasında yapılan işlemlere yönelik soruşturma kapsamında gözaltına alınan 12 şüphelinin emniyetteki işlemleri tamamlandı ve şüpheliler adliyeye gönderildi.</p>

<p>İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosunun sermaye piyasası işlemlerine ilişkin yürüttüğü soruşturma devam ediyor.</p>

<p>Soruşturma kapsamında gözaltına alınan Kerem Lafçı, Pusula Otomotiv Filo Kiralama AŞ Genel Müdürü Necmettin Enes Töbü, Katılımevim Tasarruf Finansman A.Ş. Satın Alma Yöneticisi Engin Geylan, iç denetçi Niyazi Derindağ, uzman Hacı Bayram Adıyaman, MİEM Yapı İnşaat Sanayi ve Ticaret AŞ Bilgi İşlem Destek Uzmanı Yusuf Caf ile Tera Holding çalışanları Ayşegül Kaya, Evren Uçar, Okan Uzunoğlu, Cem Gürkan Alpay, Duygu Kuşçu ve Hüseyin Emre Sezer'in İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğündeki işlemleri tamamlandı.</p>

<p>Emniyetteki süreçleri sona eren şüpheliler, sağlık kontrollerinden geçirildikten sonra Çağlayan'da bulunan İstanbul Adliyesi'ne götürüldü. Şüphelilerin savcılıkta verecekleri ifadelerin alınmasına başlanması bekleniyor.</p>

<h2><strong>Soruşturma kapsamında mali veriler talep edildi</strong></h2>

<p>İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 17 Eylül'de MASAK'a gönderilen müzekkereyle Pusula Finans Holding AŞ, Tera Yatırım Menkul Değerler AŞ, Hedef Holding AŞ ve Bulls Yatırım Menkul Değerler AŞ ile bu şirketlere bağlı alt şirketlerin yöneticilerine ilişkin mali bilgilerin temin edilmesi istendi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Müzekkerede ayrıca şirketlerde görev yapan tüm yöneticilerin açık kimlik bilgilerinin belirlenmesi talep edildi. Yöneticilerin 2024 yılından bugüne kadar yurt dışına yaptığı para ve kripto varlık transferleri ile tüm para giriş ve çıkışlarına ilişkin ham verilerin de Başsavcılığa iletilmesi istendi.</p>

<h3><strong>Soruşturmada daha önce tutuklamalar yapılmıştı</strong></h3>

<p>İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosunun yürüttüğü soruşturma kapsamında Tera Yatırım Holding Yönetim Kurulu Başkanı Emre Tezmen, Tera Yatırım Holding Yönetim Kurulu Üyesi Emre Alkin, Tera Yatırım Bağımsız Yönetim Kurulu Üyesi Kerem Alkin ve Tera Portföy Genel Müdürü Alper Öztürk tutuklanmıştı.</p>

<p>Soruşturma kapsamında ayrıca Pusula Holding Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Turhan, Pusula Portföy Yönetimi AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Muhammed Yarız, Namık Kemal Gökalp, Altunç Kumova ve İbrahim Bekçi hakkında da tutuklama kararı verilmişti.</p>

<p>Daha önce gözaltına alınan Enver Çevik ile Kemal Akkaya ise savcılıkta verdikleri ifadelerin ardından serbest bırakılmıştı.</p>

<h3><strong>Adliyeye sevk edilen bazı şüpheliler tutuklandı</strong></h3>

<p>Soruşturma çerçevesinde gözaltına alınan Doğa Sigorta Yönetim Kurulu Başkanı Nihat Kırmızı ile Tera Yatırım Yönetim Kurulu üyeleri Bülent Uygun ve Abdulkadir Özkan da işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilmişti. Bu kişiler hakkında tutuklama kararı verilmişti.</p>

<p>Adliyeye gönderilen şüpheliler arasında bulunan Furkan Baki, Murat Keçeci, Ramazan Erbey, İlhan Aygül, Salih Can Bülbül, Selçuk Kahya, Uğur Akkafa, Samet Çetinel, Celal Yarız, İsmail Ege, Mehmet Yıldırım, Lütfi Çetinel, Berkan Gülen ve Mehmet Erbey'in tutuklanmasına karar verilmişti.</p>

<p>Aynı süreçte 3 şüpheli hakkında adli kontrol tedbiri uygulanması kararlaştırılmıştı.</p>

<h3><strong>Tutuklu şüpheli sayısı 51'e yükselmişti</strong></h3>

<p>Soruşturmanın önceki aşamalarında Çağlayan'daki İstanbul Adliyesi'ne sevk edilen 19 şüphelinin tamamı hakkında tutuklama kararı verilmiş, 2 şüpheli ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı.</p>

<p>Devam eden soruşturma kapsamında daha sonra 8 kişi gözaltına alınmış ve bu kişilerden 6'sı hakkında tutuklama kararı verilmişti.</p>

<p>Bu kararların ardından soruşturma kapsamında tutuklanan şüphelilerin toplam sayısı 51'e ulaşmıştı.</p>

<p>yeni gözaltı kararları verildi</p>

<p>Tera Portföy CEO'su Emir Münir Sarpyener hakkında da işlem yapılırken, Tera Portföy Yönetim Kurulu Başkanı Erdin Özel için yakalama kararı çıkarılmıştı. Özel de daha sonra gözaltına alınmıştı.</p>

<p>Soruşturmanın devam eden aşamalarında gerçekleştirilen işlemler kapsamında 7 şüpheli daha gözaltına alınmıştı.</p>

<p>Öte yandan sermaye piyasasında gerçekleştirilen işlemlere yönelik soruşturmalar kapsamında 45 firma ile 19 fonun üzerindeki mal varlığı tedbirlerinin kaldırıldığı bildirilmişti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/istanbulda-sermaye-piyasasi-sorusturmasi-suruyor-12-supheli-adliyeye-getirildi</guid>
      <pubDate>Mon, 28 Sep 2026 11:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/istanbul-adliyesi-1.png" type="image/jpeg" length="58325"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Beşiktaş’ta iki ayrılık gündemde! Vincenzo Italiano kararını verdi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/besiktasta-iki-ayrilik-gundemde-vincenzo-italiano-kararini-verdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/besiktasta-iki-ayrilik-gundemde-vincenzo-italiano-kararini-verdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Beşiktaş’ta ara transfer dönemi öncesinde kadro planlaması şekillenmeye başladı. Teknik direktör Vincenzo Italiano döneminde forma şansı bulmakta zorlanan Semih Kılıçsoy ve Mustafa Hekimoğlu’nun geleceği gündeme gelirken, iki genç futbolcu için farklı formüller üzerinde durulduğu öne sürüldü.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><span>Beşiktaş’ta sezonun ilk bölümünde kadro tercihleriyle dikkat çeken Vincenzo Italiano, hücum hattındaki rekabet nedeniyle bazı isimlere sınırlı süre verdi. Siyah-beyazlılarda </span><strong><span>Semih Kılıçsoy ve Mustafa Hekimoğlu</span></strong><span>, düzenli forma şansı bulamayan oyuncular arasında yer aldı. Özellikle ara transfer dönemine yaklaşılırken iki futbolcunun durumu yeniden değerlendirilmeye başlandı.</span></p>

<p><img alt="Alanyaspor - Beşiktaş maçını değerlendiren spor yazarları faturayı Vincenzo Italiano'ya kesti" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/thumbs-b-c-8ee874645a278921ab35035bb21fa1c9.webp" width="864" /></p>

<h2><span>BEŞİKTAŞ’TA SEMİH KILIÇSOY VE MUSTAFA HEKİMOĞLU GELİŞMESİ</span></h2>

<p><span>Cagliari’nin satın alma opsiyonunu kullanmamasının ardından Beşiktaş’a dönen Semih Kılıçsoy, sezonun başlangıcında bazı karşılaşmalarda görev aldı. Genç oyuncu, Avrupa kupalarında Hradec Kralove karşısında galibiyet golünü kaydederken Süper Lig’de de Eyüpspor karşılaşmasına ilk 11’de başladı.</span></p>

<p><span>Ancak ilerleyen haftalarda Semih Kılıçsoy’un forma süresi azaldı. Dusan Vlahovic’in hücum hattına katılmasının ardından genç futbolcunun rekabette geriye düştüğü ve bazı maçların kadrosuna alınmadığı belirtildi.</span></p>

<p><img alt="Semih Kılıçsoy Beşiktaş" class="detail-photo img-fluid" height="699" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2025/12/semih-kilicsoy-besiktas.webp" width="1250" /></p>

<h2><span>ITALIANO SEMİH KILIÇSOY İÇİN ÖZEL PROGRAM HAZIRLADI</span></h2>

<p><span>Semih Kılıçsoy konusunda doğrudan ayrılık kararından ziyade farklı bir planın gündemde olduğu aktarıldı. Vincenzo Italiano’nun milli takım arasında genç futbolcuyla özel olarak ilgilenmeyi ve oyuncuyu yeniden takım içindeki rekabete dahil etmeyi planladığı ifade edildi.</span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><span>Teknik heyetin Semih’in fiziksel durumunu ve performansını yakından takip edeceği, geleceğine ilişkin kararın ilerleyen süreçteki performansına göre şekillenebileceği kaydedildi.</span></p>

<p><img alt="Cagliari'den 'Semih Kılıçsoy' açıklaması: “Kadromda görmek isterim”" class="detail-photo img-fluid" height="450" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2025/07/1708164498132-semih-1.jpg" width="800" /></p>

<h2><span>MUSTAFA HEKİMOĞLU İÇİN KİRALIK FORMÜLÜ</span></h2>

<p><span>Beşiktaş’ta ayrılığa daha yakın görünen isim ise Mustafa Hekimoğlu. Yaz transfer döneminde Samsunspor’a gitmesi gündeme gelen genç santrforun transferi gerçekleşmezken, oyuncu sezonun ilk bölümünde oldukça sınırlı süre alabildi.</span></p>

<p><span>Mustafa Hekimoğlu’nun şu ana kadar yalnızca kısa sürelerle sahaya çıkabilmesi nedeniyle düzenli forma giyebileceği bir takıma gönderilmesi seçeneği gündeme geldi. Genç oyuncunun </span><strong><span>ocak ayındaki ara transfer döneminde kiralık olarak ayrılmasının planlandığı</span></strong><span> öne sürüldü.</span></p>

<p><img alt="Beşiktaş'ta Mustafa Erhan Hekimoğlu'nun sağlık durumu belli oldu" class="detail-photo img-fluid" height="450" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2025/11/1731612737453-mustafa-erhan-hekimoglu-2.jpg" width="800" /></p>

<h2><span>BEŞİKTAŞ’TA HÜCUM HATTINDA REKABET ARTTI</span></h2>

<p><span>Beşiktaş’ın sezon başında gerçekleştirdiği transferlerin ardından özellikle hücum hattında forma rekabeti yükseldi. Dusan Vlahovic başta olmak üzere yeni isimlerin kadroya katılması, genç forvetlerin süre bulmasını zorlaştırdı.</span></p>

<p><span>Italiano’nun mevcut kadroda performans ve taktik uyumu ön planda tuttuğu, ara transfer dönemine kadar oyuncuların durumunu yakından takip edeceği belirtiliyor.</span></p>

<p><img alt="Mustafa Hekimoğlu Kimdir, Istatisikleri" class="detail-photo img-fluid" height="560" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2025/03/mustafa-hekimoglu-kimdir-istatisikleri.jpg" width="1002" /></p>

<h2><span>BEŞİKTAŞ’TA AYRILIK KARARI NE ZAMAN NETLEŞECEK?</span></h2>

<p><span><a href="https://bjk.com.tr/tr/" rel="nofollow">Beşiktaş</a>’ta </span><strong><span>Semih Kılıçsoy ve Mustafa Hekimoğlu’nun geleceği</span></strong><span> ara transfer döneminin önemli gündem maddelerinden biri olmaya aday. Mevcut bilgilere göre Mustafa Hekimoğlu için kiralık ayrılık ihtimali daha güçlü görünürken, Semih Kılıçsoy konusunda Italiano’nun oyuncuyu yeniden kazanmayı amaçlayan bir çalışma yürüttüğü belirtiliyor.</span></p>

<p><span>Bu nedenle iki futbolcunun da kesin olarak Beşiktaş’tan ayrılacağı yönünde henüz resmi bir açıklama bulunmuyor. Nihai kararın ocak ayındaki transfer dönemi öncesinde teknik heyet ile yönetimin yapacağı değerlendirmelerin ardından netleşmesi bekleniyor.</span></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/besiktasta-iki-ayrilik-gundemde-vincenzo-italiano-kararini-verdi</guid>
      <pubDate>Mon, 28 Sep 2026 11:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vincenzo-italiano-2341-204867.webp" type="image/jpeg" length="70749"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[KİM NE KADAR MAAŞ ALIYOR? 2026 sonbaharında memur, emekli ve kamu çalışanı maaşları: 33 meslek için maaş tablosu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-aliyor-2026-sonbaharinda-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-aliyor-2026-sonbaharinda-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Memur, emekli ve kamu çalışanı maaşları için yeni hesaplama yapıldı. Hakim, savcı, polis, öğretmen, hemşire, zabıta, itfaiyeci, infaz koruma memuru, mübaşir, vaiz, mühendis, kamu işçisi, SSK ve Bağ-Kur emeklisi maaşlarında güncel tablo ortaya çıktı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>2026'nın son aylarına girerken zam için milyonlarca memur, emekli ve kamu çalışanının beklediği maaş hesabı yeniden güncellendi. Hakim, savcı, polis, öğretmen, hemşire, zabıta, itfaiyeci, infaz koruma memuru, vaiz, mühendis ve kamu işçisi gibi birçok meslek grubunda yıl sonu maaşları tek tek hesaplandı. İşte en güncel zam tablosu ve meslek meslek maaş durumu...</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-aliyor-2026-sonbaharinda-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu</guid>
      <pubDate>Sun, 27 Sep 2026 15:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/kim-ne-kadar-maas-alacak.webp" type="image/jpeg" length="23036"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gençlerde gececilik ve ertelemecilik giderek artıyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/genclerde-gececilik-ve-ertelemecilik-giderek-artiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/genclerde-gececilik-ve-ertelemecilik-giderek-artiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Selçuk Aslan, gençlerde gececilik ve erteleme davranışlarının giderek yaygınlaştığına dikkat çekerek internet kullanımı, uyku yoksunluğu ve sosyal izolasyonun ruhsal ve fiziksel sağlık üzerindeki etkilerini değerlendirdi. Aslan, gençlerde motivasyon kaybı ve ertelemenin nedenlerine ilişkin önemli uyarılarda bulundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programının konuğu <strong>Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Selçuk Aslan</strong> oldu. Gençlerde giderek yaygınlaşan gece uyanık kalma ve erteleme davranışlarının ele alındığı programda Aslan, internet kullanımından uyku yoksunluğuna, obeziteden dikkat eksikliğine, sosyal izolasyondan depresyon riskine kadar önemli değerlendirmelerde bulundu.</p>

<h2><strong>Gençlerin yaklaşık yüzde 20’si geceleri uyanık kalıyor</strong></h2>

<p>Son yıllarda gençler arasında <strong>“gececiliğin”</strong> giderek yaygınlaştığını belirten Prof. Dr. Aslan, bunda internet ve teknoloji kullanımının önemli rol oynadığını söyledi.</p>

<p>Kişinin gece boyunca uyanık kalması ve ertesi gün kalkarak günlük yaşamına uyum sağlamakta zorlanmasının <strong>“gecikmiş uyku fazı sendromu”</strong> olarak tanımlandığını belirten Aslan, geçmişte yüzde 1-2 düzeylerinde görülen bu durumun günümüzde yüzde 10’lara kadar çıktığını ifade etti.</p>

<p>Hastalık boyutunda olmasa bile gençlerin yaklaşık yüzde 20’sinin geceleri uyanık kaldığını belirten Aslan, bu sürenin büyük ölçüde evde, internet başında ve sanal etkileşimlerle geçirildiğine dikkat çekti.</p>

<p>Gececilik davranışının yalnızca Türkiye’ye özgü olmadığını vurgulayan Aslan, dünyanın birçok ülkesinde benzer bir değişim yaşandığını söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 09 11 At 17.16.37" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/whatsapp-image-2026-09-11-at-171637.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Büyük kentler uyku yoksunu toplumlara dönüşüyor</strong></h2>

<p>Çalışma ve yaşam koşullarındaki değişimin de uyku düzenini etkilediğini belirten Prof. Dr. Aslan, özellikle büyük kentlerde insanların giderek “uyku yoksunu” hale geldiğine dikkat çekti.</p>

<p>Gece geç saatlerde yatıp sabah günlük yaşamın zorunlulukları nedeniyle erken kalkmak durumunda kalan çok sayıda kişinin 5-6 saatlik uykuyla yaşamını sürdürmeye çalıştığını belirten Aslan, yetişkinler için 6-9 saat arasındaki uykunun normal kabul edildiğini, sürekli 6 saatin altında uyuyan kişilerde ise uyku yoksunluğundan söz edilebileceğini ifade etti.</p>

<p>Daha düzenli bir uyku ritmi için sabah saat 07.00-08.00 civarında uyanmanın yararlı olabileceğini belirten Aslan, düzenli uyku alışkanlığının hem bedensel hem de ruhsal sağlık açısından önem taşıdığını söyledi.</p>

<h2><strong>Gece uyanık kalmak obezite riskini artırabiliyor</strong></h2>

<p>Gece uyanık kalmanın yalnızca uyku düzenini değil, beslenme alışkanlıklarını ve fiziksel aktiviteyi de etkilediğini anlatan Prof. Dr. Aslan, özellikle gençlerin gece boyunca daha fazla yemek yeme eğiliminde olduğunu ve bunun obeziteye zemin hazırlayabildiğini söyledi.</p>

<p>Uzun süre evden çıkmadan, gün ışığı görmeden, ihtiyaçlarını bulunduğu yere getirterek yaşayan, hareketsiz ve düzensiz beslenen bir yaşam biçiminin giderek daha görünür hale geldiğine dikkat çeken Aslan, toplumun bir bölümünün zamanının büyük kısmını evde geçirdiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 09 11 At 17.16.38 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/whatsapp-image-2026-09-11-at-171638-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Sadece sanal dünyada var olmak insanı doyuma ulaştırmıyor”</strong></h2>

<p>İnsanın ruhsal sağlığı açısından gerçek sosyal ilişkilerin önemini vurgulayan Prof. Dr. Aslan, yalnızca sanal dünyadaki etkileşimlerle sürdürülen bir hayatın kişiyi yeterince mutlu eden ve doyuma ulaştıran bir yaşam biçimi olmadığını söyledi.</p>

<p>İnsanların kendilerini iyi hissedebilmek için gerçek iletişime, gerçek insanlara ve yüz yüze ilişkilere ihtiyaç duyduğunu belirten Aslan, sosyal ilişkilerden uzaklaşıp sanal ortamlarda çok fazla zaman geçiren bireylerde bir süre sonra boşluk hissi, yaşamı sorgulama ve anlam arayışının ortaya çıkabileceğini ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu sürecin motivasyon kaybı ve erteleme davranışlarıyla devam edebildiğini belirten Aslan, bazı kişilerde depresif belirtilerin de tabloya eklenebileceğini söyledi.</p>

<p><strong>“Sosyal beyin”</strong> kavramına dikkat çeken Aslan, insanı harekete geçiren ve motive eden önemli unsurlardan birinin toplum içinde diğer insanlarla kurduğu etkileşim olduğunu vurguladı.</p>

<h2><strong>Dikkat eksikliği olanlarda erteleme davranışı daha sık görülebiliyor</strong></h2>

<p>Erteleme davranışının nedenlerinin her bireyde ayrı değerlendirilmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Aslan, dikkat eksikliği bulunan bireylerde motivasyon kaybı ve erteleme eğiliminin daha kolay ortaya çıkabildiğini söyledi.</p>

<p>Araştırmaların dikkat eksikliği bulunan bireylerin gece uyanık kalmaya ve ertesi gün yapılması gereken işleri ertelemeye daha yatkın olabildiğini gösterdiğini ifade eden Aslan, bu nedenle sorunun yalnızca “isteksizlik” veya “tembellik” olarak değerlendirilmemesi gerektiğine dikkat çekti.</p>

<h2><strong>“Ertelemek insanın doğal bir eğilimi”</strong></h2>

<p>Ertelemenin belirli ölçülerde insanın doğal eğilimlerinden biri olduğunu belirten Prof. Dr. Aslan, kişinin konfor alanında kaldığı ve harekete geçmesini gerektiren koşulların azaldığı durumlarda erteleme davranışının daha kolay ortaya çıkabildiğini söyledi.</p>

<p>Ancak ertelemenin alışkanlık haline gelmesinin ruh sağlığını olumsuz etkileyebileceğini belirten Aslan, aşırı boş zaman ve sürekli düşünmenin olumsuz değerlendirmeleri artırarak kişiyi depresif bir duygu durumuna sürükleyebileceğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 09 11 At 17.16.38" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/whatsapp-image-2026-09-11-at-171638.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Önce eyleme geç, istek gelmesini bekleme”</strong></h2>

<p>Sosyal yaşamdan uzaklaşan ve hareketsizleşen bireylerin öncelikle fiziksel aktiviteye yönlendirilmesinin önemli olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Aslan, motivasyonun her zaman eylemden önce gelmesinin beklenmemesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Aslan, “Fiziksel aktivite için bu isteğin gelmesini beklemek yerine aktif olduğumuzda zaten kendimizi daha iyi hissediyoruz. Bilişsel davranışçı terapide söylediğimiz temel bir şey var; önce eyleme geç, istek gelmesini bekleme. Eyleme geçtikten sonra bir sonraki eylem için isteğin ortaya çıkması çok daha kolay olabiliyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Aslan, gececilik, sosyal içe kapanma ve erteleme davranışlarının günlük yaşamı belirgin biçimde etkilemesi durumunda deneyimli bir uzmandan destek alınmasının kişinin normal yaşamına uyumunu kolaylaştırabileceğini ifade etti.</p>

<h2><strong>Aileler gençlerle değerleri üzerinden iletişim kurabilir</strong></h2>

<p>İçe kapanan, sosyal yaşamdan uzaklaşan ve erteleme davranışı gösteren gençlere yaklaşımda ailelere de önemli görevler düştüğünü belirten Prof. Dr. Aslan, öncelikle gencin önem verdiği değerlerin anlaşılması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Güven, samimiyet, dürüstlük ve sahicilik gibi kavramların gençler açısından çok önemli olabildiğini belirten Aslan, gençlerin bu değerleri göremedikleri ve art arda hayal kırıklıkları yaşadıkları durumlarda vazgeçme ve geri çekilme davranışı gösterebildiklerini ifade etti.</p>

<p>Gençlik döneminin çevreden ve yaşanan deneyimlerden en fazla etkilenilen dönemlerden biri olduğunu vurgulayan Aslan, gençleri dijital ve kapalı ortamlardan çıkararak sosyal hayatın içine katacak kursların, programların ve etkinliklerin artırılmasının önemli olduğunu söyledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/genclerde-gececilik-ve-ertelemecilik-giderek-artiyor</guid>
      <pubDate>Sat, 12 Sep 2026 09:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/whatsapp-image-2026-09-11-at-171638-1.jpeg" type="image/jpeg" length="30508"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gazeteci Fethi Akkoç, 12 Eylül’ün perde arkasını anlattı: "Kanlı terör neden bir anda kesildi, açıklayamadılar"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/gazeteci-fethi-akkoc-12-eylulun-perde-arkasini-anlatti-partilerin-bir-babanin-uc-cocugundan-farki-yoktu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/gazeteci-fethi-akkoc-12-eylulun-perde-arkasini-anlatti-partilerin-bir-babanin-uc-cocugundan-farki-yoktu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[12 Eylül 1980 askeri darbesinin 46. yılında, dönemin tanıklarından gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat Kayıt’a konuştu. Darbe öncesinde yaşanan siyasi ve toplumsal atmosferi anlatan Akkoç, darbenin ardından değişen siyasi dengelere, Turgut Özal’ın yükselişine ve 1983 seçimlerine uzanan sürece ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Akkoç, darbe gerekçesi gösterilen şiddetin bir gün içinde sona ermesine dikkat çekerek “Kanlı terör neden bir anda kesildiğini açıklayamadılar” dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>12 Eylül 1980 askeri darbesinin 46. yılında, dönemin tanıklarından gazeteci <strong>Fethi Akkoç</strong>, 24 Saat Kayıt’a konuştu. Akkoç, darbe öncesindeki siyasi atmosferden Kenan Evren liderliğindeki askeri yönetimin uygulamalarına, Turgut Özal’ın siyasi geleceğinden 1983 seçimlerine uzanan süreçte yaşananları anlattı.</p>

<p>Akkoç, 12 Eylül öncesinde sağ ve sol görüşlü gençlerin sokaklara döküldüğünü, toplumun yaşanan şiddet olaylarından ciddi biçimde rahatsız olduğunu belirterek, darbenin ardından yaşananlara ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.</p>

<h2><strong>“Kanlı terör neden bir anda kesildiğini bir türlü açıklayamadılar”</strong></h2>

<p>12 Eylül öncesindeki atmosferi anlatan Akkoç, sağ ve sol görüşlü gençler arasındaki çatışmaların toplumu yorduğunu söyledi. Akkoç, darbenin gerekçesi olarak gösterilen olayların darbenin hemen ardından sona ermesine dikkat çekerek şöyle konuştu:</p>

<blockquote>
<p>“12 Eylül 1980 darbesi sırasında, 12 Mart öncesinde olduğu gibi sağcı ve solcu gençler sokağa dökülmüş, anarşi hortlamıştı. Vatandaş anarşiden, günlük olaylardan ve gençlerin birbirini öldürmesinden bıkmış, ciddi şekilde rahatsız hale gelmişti.</p>

<p>Ancak 12 Eylül darbesini yapanlar, darbeden bir gün sonra, darbe için gerekçe olarak gösterilen olayların ve kanlı terörün neden bir anda, bir gün içinde kesildiğini bir türlü açıklayamadılar.</p>

<p><i>Askeri müdahaleye uygun şartların oluşması için solcu ve sağcı gençleri sokaklara döküp kan akıtanlar, istediklerini maalesef yine elde etmişlerdi.</i>”</p>
</blockquote>

<h3><strong>"Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönmesini sağladılar"</strong></h3>

<p>Akkoç, 12 Eylül darbesinin ardından Türkiye’nin dış politikasında ve ekonomik yapısında önemli değişiklikler yaşandığını savundu. Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönüşünü de bu sürecin önemli başlıklarından biri olarak değerlendiren Akkoç, şöyle konuştu:</p>

<blockquote>
<p>“Askeri yönetimleri ve parlamento dışı hükümetleri, kendi istediklerini kabul ettirebilmek için uygun gören Amerikalılar, 12 Eylül darbesinden sonra Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönmesini sağladılar.”</p>
</blockquote>

<p>Akkoç, dönemin ekonomik gelişmelerine ilişkin ise tütün tekeli kanununun kaldırılmasını örnek gösterdi:</p>

<blockquote>
<p>“Ardından tütün tekeli kanunu kaldırılarak Türk tütünü yerine ithal Virginia tütünü getirildi ve Türk sigarası yerine Amerikan sigarası piyasaya girdi. Tütün tekeli kanununun kaldırılmasıyla da tütün satan bir ülke olan Türkiye, tütün ithal eder hale getirildi”</p>
</blockquote>

<h3><strong>“Türkiye’de siyasetin yeniden dizayn edilmesinin yolu açıldı”</strong></h3>

<p>12 Eylül darbesinin siyasi sonuçlarına da değinen Akkoç, başta Bülent Ecevit ve Süleyman Demirel olmak üzere siyasi parti liderlerine getirilen yasakların yeni bir siyasi yapılanmanın önünü açtığını söyledi:</p>

<blockquote>
<p>“12 Eylül darbesiyle başta Ecevit ve Demirel olmak üzere bütün siyasi partilerin yöneticilerine siyaset yasağı getirildi. Böylece Türkiye’de siyasetin yeni partiler ve yeni yüzlerle yeniden dizayn edilmesinin yolu açılmış oldu.”</p>
</blockquote>

<p>Akkoç, bu sürecin yalnızca Türkiye içindeki siyasi dengelerle açıklanamayacağını savunarak, dönemin MİT Ekonomik İşler Dairesi Başkanı Mahir Kaynak’ın açıklamalarına da dikkat çekti.</p>

<blockquote>
<p>“12 Eylül öncesinde Milli İstihbarat Teşkilatı’nda Ekonomik İşler Dairesi Başkanı olarak görev yapan Profesör Mahir Kaynak, Cumhuriyet gazetesinde Yüneyt Arcayürek’le yaptığı bir söyleşide, Demirel hükümetinin uyguladığı bağımsız ekonomik politika nedeniyle Amerikalılar tarafından devrileceğini bir ay önceden yönetime rapor olarak bildirdiğini açıklamıştı.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>Kenan Evren’in açıklaması: “Her türlü gayret gösterilecek”</strong></h3>

<p>Akkoç, 12 Eylül lideri Orgeneral Kenan Evren’in darbeden kısa süre sonra Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönüşü konusunda yaptığı açıklamayı da hatırlattı:</p>

<blockquote>
<p>“12 Eylül’ün lideri Orgeneral Kenan Evren, 15 Eylül tarihinde düzenlediği basın toplantısında Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönebilmesi için gerekli her türlü gayretin gösterileceğini açıkladı.</p>

<p>Türkiye’nin Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönüşünü alelacele veto etmeden kabul etmesiyle Türkiye, Yunanistan’la arasındaki Kıbrıs, 12 Adalar, kıta sahanlığı, Ege Denizi ve Fırat hattı problemlerinin çözümünde ve ayrıca Avrupa Birliği ile ilişkilerinde kullanabileceği çok önemli bir siyasi kozu kaybetmiş oldu.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>“Darbeciler siyasetçiden çok siyasetçi gibi davrandı”</strong></h3>

<p>Akkoç, 12 Eylül’ün dikkat çeken yönlerinden birinin de askeri yönetimin siyasi yapılanma konusunda izlediği yöntem olduğunu söyledi:</p>

<blockquote>
<p>“12 Eylül darbesinin bir başka önemli tarafı da darbeyi yapanların siyasetçiden çok siyasetçi, politikacıdan çok politikacı gibi davranmış olmasıydı.”</p>

<p>12 Eylül’den hemen sonra, 14-15 Eylül günlerinde Ankara kulislerinde Güven Partisi Genel Başkanı Profesör Turan Feyzioğlu’nun başbakan, Zeyyat Baykara’nın ise başbakan yardımcısı olacağı konuşulmaya ve tartışılmaya başlanmıştı.”</p>
</blockquote>

<p>O dönemde Tercüman gazetesinde çalıştığını belirten Akkoç, yaşananları şöyle anlattı:</p>

<blockquote>
<p>“Hiç unutmam, o dönemde çalıştığım Tercüman gazetesinde Avrupa baskılarına bakıyordum. Bu siyasi gelişmeler ve Feyzioğlu’nun başbakanlığı konusu tartışılırken köşe yazarı Kurtul Altuğ, Feyzioğlu’nun başbakan olacağını söylemişti. Ben de, ‘Askerler diğer darbelerden farklı olarak kamuoyuna, halka ve belli görevlerde bulunanlara karşı çok dikkatli davranıyorlar. Politikacıdan fazla politikacı gibi davranıyorlar’ dedim.</p>

<p>Üç milletvekili olan Güven Partisi’nin genel başkanını büyük tepki alacağı düşüncesiyle başbakan yapmadılar.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>"Ulusu’nun başbakanlığının açıklanmasıyla taşlar yerine oturmaya başladı"</strong></h3>

<p>Akkoç, 20 Eylül’de Bülent Ulusu’nun başbakanlığının açıklanmasıyla daha önceki siyasi senaryonun değiştiğini belirtti.</p>

<blockquote>
<p>“Feyzioğlu’nun başbakan olması mümkün değildi, yapmazlardı. Çünkü bu arada Ferit Melen hükümetinin senaryosunu uyguluyorlardı.</p>

<p>Ulusu’nun başbakanlığının açıklanmasıyla taşlar yerine oturmaya başladı. Demirel hükümetinin bakanlar üstü bürokratı Turgut Özal, darbecilerin kurduğu hükümette ekonomik işlerden sorumlu başbakan yardımcısı oldu. Yani adeta fiili başbakan durumuna geldi.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>“Özal mutlaka parti kuracaktı ve iktidara getirilecekti”</strong></h3>

<p>Akkoç, 12 Eylül sonrasında Türkiye’de yeni siyasi partilerin kurulacağına ilişkin kulislerin hızlandığını, bu süreçte Turgut Özal’ın da parti kuracağının konuşulduğunu söyledi.</p>

<p>1982 yılının Şubat ayında Almanya’da olduğunu belirten Akkoç, Tercüman gazetesinde Yavuz Donat’ın Özal’la yaptığı görüşmenin dokuz sütun manşetten yayımlandığını anlattı:</p>

<blockquote>
<p>“‘Özal'ın hiç kimse gocunmasın, parti kurmayacağım’ şeklindeki sözleri şok etkisi yarattı. Bu açıklama bende de şok etkisi yarattı. Benim değerlendirmeme göre Özal mutlaka parti kuracaktı ve iktidara getirilecekti.</p>

<p>Çünkü yeniden siyasi yapılanmaya gidileceği, bütün partilere, her partiye, her adaya ve her lidere izin verilmeyeceği biliniyordu. Benim tahminime göre Özal’ın parti kuracağı kesindi.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>"Özal bana, "Ben öyle söylemedim" dedi"</strong></h3>

<p>Ankara’ya döndükten sonra 28 Mart’ta Turgut Özal’dan randevu aldığını anlatan Akkoç, kendisine parti kurmayacağı yönündeki açıklamasını sorduğunu belirtti. Özal’ın sözlerinin yanlış değerlendirildiğini söylediğini aktaran Akkoç, görüşmeyi şöyle anlattı:</p>

<blockquote>
<p>“Özal bana, ‘Ben öyle söylemedim. Yavuz onu yanlış değerlendirmiş. O konuşmada ben de bugün için parti kurmayı düşünmüyorum dedim’ dedi.</p>

<p>‘Hiç kimse gocunmasın’ ifadesinin doğru olduğunu, ancak ‘Bugün için parti kurmayı düşünmüyorum. Ama gelecekte şartlar ne olur, onu bilemem’ şeklinde konuştuğunu söyledi. Yavuz Donat’ın sözlerini yanlış değerlendirdiğini belirtti. Ben beklediğim cevabı almıştım”</p>
</blockquote>

<h3><strong>"Turgut Bey’den açık cevabı orada almıştım"</strong></h3>

<p>Akkoç, görüşmede Özal’a 12 Mart ve 12 Eylül dönemlerinde üst düzey görevlerde bulunmasını da sorduğunu anlattı:</p>

<blockquote>
<p>“Ardından Özal’a, ‘Efendim, 12 Mart darbesi sırasında da Planlama Müsteşarıydınız. 12 Eylül darbesi sırasında yine Planlama Müsteşarıydınız. Burada daha yetkili şekilde, bakanlar üstü bürokrat unvanınız vardı. Bu sadece tesadüf mü?’ diye sordum. Özal bu soru karşısında şaşırdı ve “Tesadüfler var” dedi. Görüşmenin en dikkat çekici bölümü Özal’ın darbeler hakkındaki değerlendirmesiydi, bana "27 Mayıs’ da, 12 Mart da, 12 Eylül de neticeleri itibarıyla Türkiye’yi kurtarmak için yapılmıştır. 12 Eylül ise diğerlerinden daha farklıdır ve başarılıdır" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Turgut Bey’den açık cevabı orada almıştım. Çünkü orada diğer bütün darbelere sahip çıkıyor, 12 Eylül’e ise ayrıca sahip çıkıyordu. 12 Eylül’ü diğerlerinden daha başarılı olarak değerlendiriyordu.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>"Partilerin bir babanın üç çocuğundan farkı yoktu"</strong></h3>

<p>Akkoç, 12 Eylül sonrasında eski siyasi liderlerin yasaklı olduğu ve yeni siyasi yapılanmanın şekillendirildiği dönemi de anlattı:</p>

<blockquote>
<p>“Seçim ortamına girildiğinde eski liderler yasaklıydı. Bütün partilerin liderleri yasaklıydı. Eski liderlere yakınlığıyla bilinen kişiler dahi veto edildi. Partiler veto edildikçe üç partinin seçime girmesine izin verildi: Anavatan Partisi, Milliyetçi Demokrasi Partisi ve Halkçı Parti.”</p>

<p>Milliyetçi Demokrasi Partisi’nin başında Turgut Sunalp vardı. Askerlerin ‘abi’ dedikleri, çok sevdikleri ve ordu içerisinde çok sevilen bir liderdi Turgut Paşa.</p>

<p>Anavatan Partisi’nin başında başbakan yardımcısı vardı, yani askerlerin kurduğu hükümetin başbakan yardımcısı Turgut Özal’dı. Halkçı Parti’nin başında ise Başbakanlık Müsteşarı Necdet Calp vardı.</p>

<p>Yani biri askerlerin çok yakın gördüğü bir isim, biri başbakan yardımcısı, diğeri de Başbakanlık Müsteşarıydı. Partilerin bir babanın üç çocuğundan farkı yoktu.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>“Özal’ın vetosu orada önlendi”</strong></h3>

<p>Akkoç, diğer siyasi aktörlerin veto edildiğini, hatta eski siyasi liderlerle yakınlığı bulunan isimlerin de seçim sürecinin dışında bırakıldığını belirtti:</p>

<blockquote>
<p>“Diğer partilerin hiçbiri seçime sokulmadı, veto edildi. Hatta eski partilerle ve eski liderlerle yakınlığı bilinen kişiler de veto edildi. İsmet Paşa’nın oğlu Erdal İnönü bile veto edildi. Konseyde görev yapan komutanlar ve generaller, Anavatan Partisi’nin ve Turgut Özal’ın veto edileceğini düşünüyorlardı. Açıkçası ‘Olmaz, getirilmez, olmaz’ diyorlardı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Veto işlemleri 30 Eylül’e kadar yapıldı. 15 Eylül tarihinde Amerikalı üst düzey bir yetkili geldi ve Evren’le görüştü. Özal’ın vetosu orada önlendi.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>“MDP beklenirken Turgut Özal iktidara geldi”</strong></h3>

<p>Akkoç, 1983 seçimlerine giden süreçte askeri yönetimin beklentisinin Milliyetçi Demokrasi Partisi’nin iktidara gelmesi yönünde olduğunu ancak sonuçların farklı çıktığını belirtti:</p>

<blockquote>
<p>“MDP’nin iktidara getirileceği beklenirken Turgut Özal iktidara geldi. Yeni yapılanma böylece gerçekleşti. 12 Eylül de görevini bu şekilde yerine getirmiş oldu.”</p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/gazeteci-fethi-akkoc-12-eylulun-perde-arkasini-anlatti-partilerin-bir-babanin-uc-cocugundan-farki-yoktu</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 16:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/ekran-resmi-2026-09-07-155535.png" type="image/jpeg" length="86459"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Katarakt ameliyatı için görmenin tamamen kaybolmasını beklemek gerekmiyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/katarakt-ameliyati-icin-gormenin-tamamen-kaybolmasini-beklemek-gerekmiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/katarakt-ameliyati-icin-gormenin-tamamen-kaybolmasini-beklemek-gerekmiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazeteci Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Göz Hastalıkları Kliniği Eğitim Sorumlusu Prof. Dr. Ayşe Burcu, katarakt ve tedavisindeki güncel gelişmeleri anlattı. Burcu, katarakt ameliyatı için görmenin ileri derecede azalmasının beklenmesine gerek olmadığını belirterek, ameliyat zamanının hastanın görme düzeyi, günlük yaşamı ve ihtiyaçlarına göre belirlenmesi gerektiğini vurguladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gazeteci Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programının konuğu <strong>Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Göz Hastalıkları Kliniği Eğitim Sorumlusu Prof. Dr. Ayşe Burcu</strong> oldu. Katarakt hastalığı ve tedavisindeki son gelişmelerin ele alındığı programda Burcu, kataraktın nedenlerinden ameliyat zamanına, yeni nesil merceklerden ameliyat sonrası dikkat edilmesi gerekenlere kadar önemli bilgiler verdi.</p>

<h2><strong>Katarakt yaşlanmanın belirtilerinden biri</strong></h2>

<p>Kataraktın, gözün içindeki saydam merceğin zaman içerisinde elastikiyetini ve saydamlığını kaybetmesi sonucu ortaya çıktığını belirten Prof. Dr. Burcu, bu süreci cildin kırışması ve saçların beyazlaması gibi yaşla birlikte gelişen değişikliklere benzetti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>En sık görülen katarakt türünün yaşa bağlı katarakt olduğunu ifade eden Burcu, genetik yatkınlığın hastalığın daha erken yaşlarda ortaya çıkmasına neden olabileceğini söyledi.</p>

<p><img alt="figen balcı" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-14-53.jpg" width="1920" /></p>

<h2><strong>Güneş ışınları zarar veriyor!</strong></h2>

<p>Katarakt gelişiminde güneş ışınlarının önemli bir etken olduğunu belirten Burcu, beslenme ve yaşam koşullarının da hastalığın gelişim sürecini etkileyebildiğini kaydetti.</p>

<p>Kataraktın nadiren çocukluk çağında da görülebildiğini anlatan Burcu, annenin hamilelik sırasında geçirdiği bazı enfeksiyonlar, genetik faktörler, travmalar ve özellikle uzun süreli kortizon kullanımının katarakt gelişimine yol açabileceğini ifade etti.</p>

<h2><strong>Diyabet kataraktın daha erken ortaya çıkmasına neden olabiliyor</strong></h2>

<p>İleri yaşlarda özellikle diyabetin kataraktın daha erken ortaya çıkmasında önemli bir risk faktörü olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Burcu, diyabetin ameliyat süreci ve sonrasında da dikkate alınması gereken önemli bir hastalık olduğunu söyledi.</p>

<p>Diyabetli hastalarda göz sağlığının yakından takip edilmesi gerektiğini belirten Burcu, ameliyat sonrasında da güneş ışınlarından iyi korunmanın önemine dikkat çekti.</p>

<p>Katarakt gelişimini mümkün olduğunca geciktirmek için sağlıklı yaşam alışkanlıklarının önemini vurgulayan Burcu, karbonhidrat ve şeker tüketiminin sınırlandırılması, Akdeniz tipi beslenme, yüksek ultraviyole korumasına sahip kaliteli güneş gözlüğü ve gerektiğinde şapka kullanımının göz sağlığını korumaya yardımcı olduğunu ifade etti.</p>

<p><img alt="figen balcı" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-13-58.jpg" width="1920" /></p>

<h2><strong>Ameliyat için kataraktın ilerlemesini beklemek gerekmiyor</strong></h2>

<p>Katarakt ameliyatının zamanlamasının hastanın görme düzeyi, günlük yaşamı ve ihtiyaçlarına göre belirlenmesi gerektiğini söyleyen Prof. Dr. Burcu, geçmişte olduğu gibi görmenin ileri derecede azalmasını beklemenin artık gerekli olmadığını belirtti.</p>

<p>Hastanın görmesi iyiyse, katarakt günlük yaşamını etkilemiyorsa ve gözlükle yeterli görme keskinliği sağlanabiliyorsa ameliyatın bekletilebileceğini ifade eden Burcu, buna karşılık kataraktın kişinin yaşam kalitesini ve günlük faaliyetlerini etkilemeye başlaması halinde ameliyatın planlanabileceğini söyledi.</p>

<p>Katarakt ameliyatını gereğinden fazla geciktirmenin de doğru olmadığını vurgulayan Burcu, ileri derecede sertleşmiş kataraktın cerrahiyi zorlaştırabileceğini ve komplikasyon riskini artırabileceğini kaydetti.</p>

<p><img alt="figen balcı" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-26-11.jpg" width="1920" /></p>

<h2><strong>Yeni ameliyat yöntemleri ile hastalar daha hızlı iyileşiyor</strong></h2>

<p>Kataraktın günümüzde tek tedavisinin cerrahi olduğunu belirten Prof. Dr. Burcu, cerrahi tekniklerde son yıllarda önemli gelişmeler yaşandığını söyledi.</p>

<p>Geçmişte çok daha büyük kesilerle gerçekleştirilen ameliyatların artık oldukça küçük kesilerden yapılabildiğini anlatan Burcu, bu gelişmenin hem cerrahi süreci kolaylaştırdığını hem de hastaların ameliyat sonrasında günlük ve sosyal yaşamlarına daha hızlı dönmelerine olanak sağladığını ifade etti.</p>

<p>Katarakt ameliyatında göz içine yerleştirilen merceklerin biyolojik uyumluluğu yüksek materyallerden üretildiğini belirten Burcu, bu merceklerin kullanım ömrünün yaklaşık 100 yıl olduğunu ve normal koşullarda hastanın ilerleyen yıllarda merceğinin değiştirilmesinin gerekmediğini söyledi.</p>

<h2><strong>“Akıllı mercek” seçiminde hastanın ihtiyacı belirleyici</strong></h2>

<p>Halk arasında “akıllı mercek” olarak bilinen yeni nesil göz içi merceklere de değinen Prof. Dr. Burcu, bu merceklerin yakın, orta ve uzak mesafelerde dengeli görme sağlamayı hedeflediğini söyledi.</p>

<p>Katarakt ameliyatında tek odaklı veya çok odaklı merceklerin tercih edilebildiğini belirten Burcu, mercek seçiminde hastanın günlük yaşamının, mesleğinin ve görme beklentisinin çok iyi değerlendirilmesi gerektiğinin altını çizdi.</p>

<p>Uzak, orta ve yakın mesafeyi mümkün olduğunca gözlüksüz görmek isteyen hastalarda üç odaklı merceklerin tercih edilebildiğini, uzak görüşün öncelikli olduğu hastalarda ise tek odaklı merceklerin daha uygun olabileceğini anlatan Burcu, bu durumda yakın gözlüğüne ihtiyaç duyulabileceğini söyledi.</p>

<p>Ameliyat sonrasında bebeklik dönemindeki gibi kusursuz bir görüş beklentisinin gerçekçi olmayacağını belirten Burcu, en doğru yaklaşımın hastanın beklentisini iyi anlamak ve ihtiyacına uygun merceği seçmek olduğunu vurguladı.</p>

<p><img alt="figen balcı-1" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-14-44.jpg" width="1920" /></p>

<h2><strong>Her katarakt ameliyatı sadece damla anesteziyle yapılmıyor</strong></h2>

<p>Katarakt ameliyatlarında hastanın durumuna göre farklı anestezi yöntemlerinin uygulanabildiğini anlatan Prof. Dr. Burcu, ameliyata uyum sağlayabilecek hastalarda damla anestezisinin yeterli olabildiğini söyledi.</p>

<p>Yoğun kaygısı bulunan, işitme sorunu veya ameliyat sırasında iletişimi güçleştirecek özel bir durumu olan hastalarda sedasyon ya da farklı anestezi yöntemlerinin tercih edilebildiğini belirten Burcu, çocuk hastaların ise genel anestezi altında ameliyat edildiğini ifade etti.</p>

<p>Yeni cerrahi tekniklerle çok küçük kesilerden ameliyat yapılabildiği için geçmişte olduğu gibi gözün uzun süre kapatılmasının her hastada gerekli olmadığını belirten Prof. Dr. Burcu, bazı hekimlerin gözü hiç kapatmayabildiğini, bazılarının ise bir veya iki gün süreyle koruma önerebildiğini söyledi.</p>

<p>Ameliyat sonrası hijyenin büyük önem taşıdığını vurgulayan Burcu, özellikle ilk 48 saatin dikkat gerektirdiğini, yaklaşık 10 gün boyunca ameliyat edilen göz ve çevresinin doğrudan suyla temasından kaçınılması gerektiğini ifade etti.</p>

<h2><strong>“İki gözü aynı anda ameliyat etmeyi tercih etmiyoruz”</strong></h2>

<p>Her iki göze aynı anda katarakt ameliyatı yapmayı rutin olarak tercih etmediklerini belirten Prof. Dr. Burcu, bir gözün ameliyatından en az üç gün sonra, genellikle de yaklaşık bir hafta içerisinde diğer gözün ameliyat edilebildiğini söyledi.</p>

<p>Genel anestezi alması gereken ve ikinci kez anestezi uygulanmasının sağlık açısından risk oluşturduğu çok özel hastalarda iki gözün aynı seansta ameliyat edilebildiğini belirten Burcu, bu durumda ikinci göze geçilirken tamamen yeni bir ameliyat yapılıyormuş gibi cerrahi hazırlığın ve kullanılan malzemelerin yenilendiğini anlattı.</p>

<p><img alt="figen balcı" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-29-56.jpg" width="1920" /></p>

<h2><strong>Katarakt tekrarlamaz</strong></h2>

<p>Katarakt ameliyatından sonra hastalığın yeniden oluşmadığını vurgulayan Prof. Dr. Burcu, bazı hastalarda iyileşme sürecinde göz içindeki arka kapsülde opaklaşma gelişebildiğini söyledi.</p>

<p>Halk arasında zaman zaman “katarakt yeniden oluştu” veya “gözde kireçlenme oldu” şeklinde ifade edilen bu durumun kataraktın tekrarlaması anlamına gelmediğini belirten Burcu, arka kapsül opasitesi olarak adlandırılan tablonun basit bir lazer işlemiyle giderilebildiğini ifade etti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/katarakt-ameliyati-icin-gormenin-tamamen-kaybolmasini-beklemek-gerekmiyor</guid>
      <pubDate>Sat, 05 Sep 2026 09:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-35-52.jpg" type="image/jpeg" length="57600"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EMEKLİ PROMOSYONLARI 2026 EYLÜL GÜNCEL LİSTE: En yüksek ödemeyi hangi banka yapıyor?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekli-promosyonlari-2026-eylul-guncel-liste-en-yuksek-odemeyi-hangi-banka-yapiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekli-promosyonlari-2026-eylul-guncel-liste-en-yuksek-odemeyi-hangi-banka-yapiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bankaların 2026 yılı emekli promosyon kampanyaları yeniden gündemde. SSK, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı kapsamında aylık alan vatandaşlar, maaşlarını hangi bankaya taşımalarının daha avantajlı olacağını araştırıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Eylül ayının son günlerinde bankaların emekli müşterilere yönelik promosyon kampanyaları yakından takip ediliyor. ING, Akbank, İş Bankası, QNB, Vakıf Katılım, Garanti BBVA ve kamu bankalarının açıkladığı fırsatlarda maaş miktarına göre farklı ödeme seçenekleri bulunuyor. Bazı kampanyalarda doğrudan nakit promosyonun yanı sıra kart harcaması, otomatik ödeme talimatı ve çeşitli bankacılık ürünlerinin kullanılması karşılığında ek avantajlar da sunuluyor. İşte Eylül 2026 itibarıyla bankaların açıkladığı emekli promosyonları...</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekli-promosyonlari-2026-eylul-guncel-liste-en-yuksek-odemeyi-hangi-banka-yapiyor</guid>
      <pubDate>Mon, 31 Aug 2026 16:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/eylul-ayi-emekli-maas-promosyonu.webp" type="image/jpeg" length="49739"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sağlıklı ve uzun bir ömür için genç yaşlardan itibaren damar sağlığına yatırım yapmak gerekiyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/saglikli-ve-uzun-bir-omur-icin-genc-yaslardan-itibaren-damar-sagligina-yatirim-yapmak-gerekiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/saglikli-ve-uzun-bir-omur-icin-genc-yaslardan-itibaren-damar-sagligina-yatirim-yapmak-gerekiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Kliniği İdari ve Eğitim Sorumlusu Prof. Dr. Ayhan Tekiner, beyin anevrizmaları ve inmede erken tanının önemine dikkat çekti. Tekiner, sağlıklı ve uzun bir yaşam için damar sağlığının genç yaşlardan itibaren korunması, sigaradan uzak durulması, düzenli hareket edilmesi ve risk faktörlerinin kontrol altına alınması gerektiğini vurguladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “<strong>Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi</strong>” programının konuğu Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Kliniği İdari ve Eğitim Sorumlusu <strong>Prof. Dr. Ayhan Tekiner</strong> oldu. Programda beyin anevrizmaları, inme ve felç, risk faktörleri, erken tanının önemi ve korunma yolları ele alındı.</p>

<h2><strong>Ailesinde anevrizma öyküsü olanlar kontrollerini ihmal etmemeli</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Ayhan Tekiner, anevrizmanın beyin damarlarının belirli bölgelerinde oluşan balonlaşmalar olduğunu belirterek, hastalığın özellikle 40 yaşından sonra daha sık görüldüğünü söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Doğuştan gelen yatkınlığın yanı sıra yaşam tarzına bağlı olarak damarların elastikiyetini kaybetmesinin anevrizma gelişiminde önemli rol oynadığını ifade eden Tekiner, anevrizma kanamalarının beynin etkilenen bölgesine göre ölümden kalıcı sakatlığa kadar uzanan ciddi sonuçlara yol açabileceğini vurguladı.</p>

<p>Erken tanının büyük önem taşıdığına dikkat çeken Tekiner, ailesinde anevrizma öyküsü bulunan kişilerin BT anjiyografi veya MR anjiyografi ile mutlaka değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Geçmişte 5 milimetrenin altındaki anevrizmalara çoğunlukla müdahale edilmediğini hatırlatan Tekiner, son yıllarda tedavi yöntemlerindeki gelişmeler sayesinde komplikasyon riskinin yüzde 1’in altına düştüğünü, bu nedenle uygun hastalarda daha küçük anevrizmaların da tedavi edilebildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 08 07 At 18.47.53" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184753.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Şah damarındaki plaklar inmenin en önemli nedenlerinden biri</strong></h2>

<p>Programda inme ve felç konusunda da önemli bilgiler veren Prof. Dr. Tekiner, beyni besleyen damarların sağlıklı olmasının hayati önem taşıdığını ifade etti.</p>

<p><strong>Şah damarı</strong> olarak bilinen <strong>karotis arterlerde</strong> oluşan plakların inmelerin yaklaşık yüzde 20-25’inden sorumlu olduğunu belirten Tekiner, obezite başta olmak üzere sağlıksız yaşam tarzının damar yapısını bozduğunu söyledi.</p>

<p>Fazla yağ dokusunun karaciğer aracılığıyla dolaşıma katılarak damar yapısını olumsuz etkilediğini ifade eden Tekiner, kötü kolesterol ile birleşen bu sürecin damar tıkanıklığına ve emboliye neden olabildiğini belirtti.</p>

<p>Yüksek tansiyon, diyabet, hareketsizlik ve ilerleyen yaşın da inme riskini artırdığını vurgulayan Tekiner, damar yapısındaki bozulmanın yalnızca beyni değil tüm organ ve sistemleri etkilediğini söyledi.</p>

<h2><strong>İnmede ilk 2 saat hayat kurtarıyor</strong></h2>

<p>İnme belirtilerinin fark edildiği anda vakit kaybetmeden 112 Acil Çağrı Merkezi’nin aranması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Tekiner, bulantı, kusma, bilinç kaybı, yüz felci, konuşma bozukluğu ve kol veya bacakta güç kaybı gibi belirtilerin acil değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Eskiden ilk 6 saatin kritik kabul edildiğini hatırlatan Tekiner, günümüzde özellikle <strong>ilk 2 saatin tedavi başarısı açısından çok daha önemli olduğunun</strong> altını çizdi.</p>

<p>Hastaneye zamanında ulaştırılan hastalarda uygun durumlarda damar açıcı tedavi uygulanabildiğini ya da pıhtının girişimsel yöntemlerle damardan çıkarılabildiğini belirten Tekiner, hızlı müdahalenin hastanın yaşamını ve yaşam kalitesini doğrudan etkilediğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 08 07 At 18.47.52 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184752-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>İnme tedavisi bir ekip işidir</strong></h2>

<p>İnme tedavisinde başarının hızlı ve koordineli çalışmaya bağlı olduğunu belirten Prof. Dr. Tekiner, hastanın 112 ekipleri tarafından en kısa sürede uygun hastaneye ulaştırılması, acil serviste zaman kaybetmeden değerlendirilmesi ve deneyimli ekipler tarafından müdahale edilmesinin hayati önem taşıdığını ifade etti.</p>

<p>Tüm sürecin kusursuz işlemesi halinde hastaya hastaneye ulaştıktan sonraki 10-15 dakika içerisinde müdahale edilebildiğini belirten Tekiner, bu sayede hastaların kalıcı hasar gelişmeden normal yaşamlarına dönebilme şansının önemli ölçüde arttığını söyledi.</p>

<h2><strong>Sigara ve elektronik sigara damar sağlığının düşmanı</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Tekiner, damar sağlığını korumak için halk arasında yaygın olan yanlış inanışlara da dikkat çekti.</p>

<p>Herhangi bir besinin tek başına kanı sulandırmasının mümkün olmadığını belirten Tekiner, sağlıklı ve dengeli beslenmenin damar yapısını korumanın temel şartı olduğunu söyledi.</p>

<p>Sigaranın damar sağlığının en büyük düşmanlarından biri olduğunu vurgulayan Tekiner, elektronik sigaraların da masum olmadığını, binlerce zararlı madde içerdiğini ve damar yapısını olumsuz etkilediğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 08 07 At 18.47.52" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184752.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Hareketli yaşam ve stres kontrolü sağlıklı yaşlanmanın anahtarı</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Ayhan Tekiner, sağlıklı damar yapısının genç yaşlardan itibaren korunması gerektiğini belirterek, obezite ile mücadele, düzenli fiziksel aktivite ve dengeli beslenmenin beyin ve damar hastalıklarından korunmada en etkili yöntemler arasında yer aldığını söyledi.</p>

<p>Uzun yolculuklarda belirli aralıklarla ayağa kalkıp yürünmesini öneren Tekiner, egzersize yeni başlayacak <strong>özellikle obezite, hipertansiyon ve diyabet hastalarının</strong> sabahın erken saatleri yerine <strong>öğleden sonra veya akşamüstünü </strong>tercih etmelerinin daha uygun olacağını ifade etti.</p>

<p>Geç saatlerde yemek yememek, yeterli sıvı tüketmek ve düzenli hareket etmenin damar sağlığını desteklediğini belirten Tekiner, stresin de kortizol salgısını artırarak tansiyon ve kan şekerini yükselttiğini, bunun da damar sistemi üzerinde olumsuz etkiler oluşturduğunu söyledi.</p>

<p>Uzun ve kaliteli yaşamın temelinde sağlıklı beslenme, hareketli yaşam, sigaradan uzak durma ve stresin kontrol altında tutulmasının bulunduğunu vurgulayan Prof. Dr. Tekiner, “Yalnızca uzun yaşamak değil, sağlıklı ve kaliteli bir yaşam sürmek için damar sağlığımıza genç yaşlardan itibaren yatırım yapmalıyız” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/saglikli-ve-uzun-bir-omur-icin-genc-yaslardan-itibaren-damar-sagligina-yatirim-yapmak-gerekiyor</guid>
      <pubDate>Sat, 08 Aug 2026 09:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184752-2.jpeg" type="image/jpeg" length="15737"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fethi Akkoç 24 Saat Kayıt'a anlattı: "Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/fethi-akkoc-24-saat-kayita-anlatti-nihat-erim-basbakan-olacagini-benden-ogrendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/fethi-akkoc-24-saat-kayita-anlatti-nihat-erim-basbakan-olacagini-benden-ogrendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat Kayıt'ta 12 Mart Muhtırası'na giden sürecin perde arkasını anlattı. Akkoç, darbenin arkasındaki uluslararası dengeleri, haşhaş krizi ve Sovyetler Birliği ile yürütülen sanayi hamlelerini değerlendirirken, "Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi" sözleriyle dikkat çeken bir tanıklığını da paylaştı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gazeteci Fethi Akkoç, 24Saat Kayıt'ta Türkiye'nin darbe süreçlerine ilişkin tanıklıklarını anlattı. 12 Mart Muhtırası'na giden süreci değerlendiren Akkoç, yaşadığı olayları ve perde arkasında yaşananları ilk kez ayrıntılarıyla paylaştı. Akkoç'a göre 12 Mart'a giden sürecin temelinde <strong>haşhaş ekimi, Sovyetler Birliği ile yürütülen ağır sanayi hamleleri ve uluslararası konjonktür</strong> yer alıyordu.</p>

<h2><strong>"Görüntüyle gerçek hiçbir zaman aynı değildi"</strong></h2>

<p>Akkoç, yıllar boyunca devlet yönetiminde görünenle yaşananın farklı olduğunu gözlemlediğini belirterek şöyle konuştu:</p>

<p><i>"Devletlerin yönetiminde ve siyasi olaylarda, hatta savaşlarda bile görüntüyle gerçeğin birbirinden farklı olduğunu, senaryoların önceden hazırlandığını yaşayarak gördük. 1950 yılından itibaren Amerika'nın desteğiyle iktidara gelen hükümetlerin, çizilen çizginin dışına çıktıkları zaman yine darbelerle görevden alındıklarını gördüm."</i></p>

<h3><strong>"Doğan Koloğlu bana 'Nihat Erim başbakan olacak' dedi"</strong></h3>

<p>Yeni İstanbul Gazetesi Ankara Bürosu'nda görev yaptığı dönemi anlatan Akkoç, Genel Yayın Müdürü Doğan Koloğlu'nun kendisine sürekli aynı bilgiyi doğrulatmaya çalıştığını söyledi.</p>

<p><i>"Doğan ağabey bana, 'Çok önemli bir yerden duydum. Nihat Erim başbakan olacakmış. Konuşabilir misin?' dedi. Ben de 'Nasıl sorayım? Demirel başbakan, İnönü muhalefet lideri. Böyle bir soru sorulur mu?' diye cevap veriyordum. Ama salı, çarşamba, perşembe aynı şey tekrarlandı."</i></p>

<h3><strong>"Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi"</strong></h3>

<p>Israrlar üzerine Nihat Erim'i aradığını söyleyen Akkoç, o telefon görüşmesini şu sözlerle anlattı:</p>

<p><i>"Telefonu çevirdim. 'Beyefendi hayırlı uğurlu olsun. Başbakan oluyormuşsunuz' dedim. Ama bunun benim sorum olmadığını, Genel Yayın Müdürü Doğan Koloğlu'nun sorusu olduğunu söyledim. Nihat Bey şaşırdı. 'Ya Fethi Bey, nereden çıktı bu?' dedi. Ben de kaynağı söylemedim. Çünkü telefonların dinlendiğini biliyorduk."</i></p>

<p>Akkoç, yıllar sonra bu olayı değerlendirirken şu ifadeleri kullandı:</p>

<p><i>"Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi. O konuşmada bunu kendisinin de bilmediğini anladım."</i></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>"Telefon konuşmasını unutmamı rica etti"</strong></h3>

<p>Muhtıranın ardından yaşananları da anlatan Akkoç, Erim'in koruma müdürü aracılığıyla kendisine mesaj gönderdiğini belirtti.</p>

<p><i>"Koruma müdürü yanıma geldi. 'Sayın Nihat Bey'in size saygıları var, o telefon konuşmasını unutmanızı rica ediyor' dedi. Ben de 'O konuşmayı unuttum. Ama hükümet güvenoyu aldıktan sonra ilk demecini bana versin' dedim. İlk yazılı demecini bana gönderdi."</i></p>

<h3><strong>"12 Mart'ın üç temel nedeni vardı"</strong></h3>

<p>Akkoç, muhtıranın yalnızca iç politik gelişmelerle açıklanamayacağını belirterek <strong>üç temel neden sıraladı:</strong></p>

<p><i>"Birinci sebep haşhaştı. Amerika Demirel'e 'Haşhaşı kapat' diyordu. Demirel ise 'Daraltırım ama tamamen kapatamam' diyordu.</i></p>

<p><i>İkinci sebep Sovyetler Birliği ile yapılan ağır sanayi hamleleriydi. Türkiye'nin en büyük fabrikalarını Ruslara kurdurmuşlardı.</i></p>

<p><i>Üçüncü sebep ise Nixon'ın Çin ziyareti sonrasında Türkiye'ye yaptığı baskıydı. Tayvan'la ilişkilerin kesilip Mao'nun Çin'inin tanınması isteniyordu. Demirel bunu kabul etmedi."</i></p>

<h3><strong>"İlk kararname haşhaş yasağı oldu"</strong></h3>

<p>Akkoç, şöyle devam etti:</p>

<p><i>"Nihat Erim başbakan olduktan sonra imzaladığı ilk kararname haşhaş ekiminin yasaklanması oldu. Darbelerin temelinde, 1946'dan sonra çizilen çizginin dışına çıkan iktidarların değiştirilmesi anlayışı vardı."</i></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/fethi-akkoc-24-saat-kayita-anlatti-nihat-erim-basbakan-olacagini-benden-ogrendi</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Aug 2026 15:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/ekran-resmi-2026-08-05-160720.png" type="image/jpeg" length="10639"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kistik fibroziste erken tanı yaşamı değiştiriyor: "Yenidoğan tarama testlerinden kaçınılmamalı"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çocuk Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Hayriye Uğur Özçelik, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programında kistik fibrozise ilişkin önemli bilgiler verdi. Erken tanının tedavide başarıyı ve yaşam kalitesini artırdığını vurgulayan Özçelik, yenidoğan tarama testlerinin önemine dikkat çekerek ailelere “Testlerden korkmayın” çağrısında bulundu. Özçelik, modülatör tedavilerdeki gelişmelerin yanı sıra hastalığın yaşam boyu takip ve bakım gerektirdiğini anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Çocuk Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Hayriye Uğur Özçelik</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk oldu. Programda, yaşam boyu takip ve tedavi gerektiren kalıtsal hastalıklardan biri olan <strong>kistik fibrozis</strong> tüm yönleriyle ele alındı.</p>

<p>Kistik fibrozisin genetik geçişli, kalıtsal bir hastalık olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, hastalığın anne karnından itibaren gelişmeye başladığını söyledi. Hastalığın temelinde salgı yapan hücrelerde bulunan klor kanallarındaki bozukluğun yer aldığını ifade eden Özçelik, bu nedenle tüm salgıların normalden daha koyu ve yapışkan hale geldiğini kaydetti.</p>

<p><strong>En fazla akciğerleri etkiliyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin birçok organı etkileyebildiğini belirten Prof. Dr. Özçelik, en ciddi hasarın akciğerlerde oluştuğunu söyledi.</p>

<p>Akciğerlerde biriken koyu kıvamlı mukusun solunum yollarını tıkadığını, bu ortamda yerleşen mikropların temizlenememesi nedeniyle tekrarlayan enfeksiyonlar ve zamanla ilerleyici akciğer hasarı geliştiğini anlatan Özçelik, hastalığın yalnızca akciğerleri değil, üst solunum yolları ile mide-bağırsak sistemini de etkileyebildiğini ifade etti. Kistik fibrozisli hastalarda insülin direnci ve üreme sistemiyle ilgili sorunların da görülebildiğini belirtti.</p>

<p><strong>Akraba evlilikleri riski artırıyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin çekinik genlerle aktarılan bir hastalık olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Özçelik, özellikle akraba evliliklerinde hastalığın ortaya çıkma riskinin önemli ölçüde arttığını söyledi. Özçelik, bu nedenle genetik danışmanlığın ve akraba evliliklerinin azaltılmasının büyük önem taşıdığını vurguladı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.10 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134510-1.jpeg" width="1600" /></p>

<p><strong>Erken tanı tedavinin başarısını artırıyor</strong></p>

<p>Hastalığın ne kadar erken tanınırsa tedavinin o kadar başarılı olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, bu nedenle yenidoğan tarama programlarının büyük önem taşıdığını söyledi.</p>

<p>Yenidoğan tarama testleri sayesinde hastalığın henüz belirti vermeden saptanabildiğini ifade eden Özçelik, erken dönemde başlanan tedavilerle organ hasarı gelişmeden hastalığın kontrol altına alınabildiğini kaydetti. Özçelik günümüzde bazı modülatör tedavilerin bebekler henüz bir aylıkken başlanabildiğini belirtti.</p>

<p><strong>“Yenidoğan tarama testlerinden korkmayın”</strong></p>

<p>Son yıllarda yenidoğan tarama testlerine yönelik çeşitli yanlış bilgilerin yayıldığını söyleyen Prof. Dr. Özçelik, ailelere önemli uyarılarda bulundu.</p>

<p>Bazı ailelerin bebeklerinden kan örneği alınmasını istemediğini belirten Özçelik, kan örneklerinin farklı amaçlarla kullanılacağı yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını, tüm sürecin devlet kontrolünde yürütüldüğünü ifade ederek ailelerin bu testleri mutlaka yaptırması gerektiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11" class="detail-photo img-fluid" height="695" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511.jpeg" width="1103" /></p>

<p><strong>Kistik fibrozis sürekli bakım gerektiriyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin yaşam boyu düzenli takip gerektiren bir hastalık olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Özçelik, tedavide en önemli basamaklardan birinin akciğer bakımının sağlanması olduğunu belirtti.</p>

<p>Ailelerin solunum fizyoterapisi ve günlük bakım için saatler harcadığını ifade eden Özçelik, hastaların sık akciğer enfeksiyonları nedeniyle zaman zaman hastaneye yatmak zorunda kaldıklarını söyledi. Özçelik, organlar hasar görmeden önce tedaviye başlanmasının yaşam süresi ve yaşam kalitesi açısından belirleyici olduğunu vurguladı.</p>

<p><strong>Modülatör tedavilerde yeni dönem</strong></p>

<p>Kistik fibrozis tedavisinde son yılların en önemli gelişmelerinden birinin modülatör tedaviler olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, bu ilaçların hastalığın temelindeki klor kanalındaki bozukluğu hedef aldığını söyledi.</p>

<p>İlk modülatör tedavilerin 2012 yılında kullanılmaya başlandığını, tedavilerin yıllar içinde gelişerek 2019 yılında üçlü kombinasyonlara ulaştığını belirten Özçelik, modülatör tedavilerin 2025 yılının Ağustos ayından itibaren geri ödeme kapsamına alınmasının hastalar açısından önemli bir dönüm noktası olduğunu ifade etti. Bu tedavilerin yüksek maliyetli olduğuna dikkat çeken Özçelik, ayrıca hastalığın hücresel mekanizmasını düzeltmeye yönelik yeni ilaçlarla ilgili faz 2 ve faz 3 klinik çalışmaların da sürdüğünü söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="688" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511-2.jpeg" width="1272" /></p>

<p><strong>Erkek hastalarda kısırlık sık görülüyor</strong></p>

<p>Prof. Dr. Özçelik, kistik fibrozisli erkeklerde kısırlığın oldukça yüksek oranlarda görüldüğünü belirterek, hastalığın yalnızca solunum sistemini değil, yaşamın birçok alanını etkileyen çok yönlü bir sağlık sorunu olduğuna dikkat çekti.</p>

<p><strong>Çocuklar sosyal yaşamda da zorlanabiliyor</strong></p>

<p>Sık öksürük ve balgam nedeniyle çocukların okul ve sosyal yaşamlarında güçlük yaşayabildiğini belirten Özçelik, tekrarlayan akciğer enfeksiyonları nedeniyle sık hastane yatışlarının eğitim hayatını olumsuz etkileyebildiğini söyledi.</p>

<p>Büyüme ve gelişmenin akranlarının gerisinde kalmasının hem çocukları hem de ailelerini psikolojik olarak zorlayabildiğini ifade eden Özçelik, günümüzde tedavide sağlanan gelişmeler sayesinde bu çocukların geleceğe çok daha umutla bakabildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.10" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134510.jpeg" width="1600" /></p>

<p><strong>Yaşam süresi önemli ölçüde uzadı</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin tanımlandığı ilk yıllarda hastaların büyük bölümünün iki yaşına ulaşamadan yaşamını yitirdiğini hatırlatan Prof. Dr. Özçelik, hastalığın 1938-1939 yıllarında tanımlandığını, 1989 yılında ise hastalığa neden olan genin keşfedildiğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Genetik keşfin ardından geçen süreçte tedavide büyük ilerlemeler kaydedildiğini belirten Özçelik, bugün erken tanı alan ve uygun tedavi gören hastaların yaşam sürelerinin ve yaşam kalitelerinin belirgin şekilde arttığını ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="727" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511-1.jpeg" width="1126" /></p>

<p><strong>İleri yaşta da tanı konulabiliyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin en sık <strong>beyaz ırkta</strong> görüldüğünü, siyah ırkta daha düşük, sarı ırkta ise daha nadir rastlandığını belirten Prof. Dr. Özçelik, hastalığın yalnızca çocukluk çağında görülmediğini de vurguladı.</p>

<p>Tekrarlayan akciğer enfeksiyonları, sürekli balgam çıkarma, büyüme geriliği bulunan çocukların mutlaka kistik fibrozis açısından değerlendirilmesi gerektiğini belirten Özçelik, bronş genişlemesi bulunan erişkin hastalarda da ayırıcı tanıda kistik fibrozisin mutlaka düşünülmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Literatürde 81 yaşında kistik fibrozis tanısı alan hastaların bulunduğunu hatırlatan Prof. Dr. Özçelik, aile öyküsü bulunan gebeliklerde ise anne karnında takip ile hastalığın erken dönemde saptanabildiğini sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali</guid>
      <pubDate>Sat, 01 Aug 2026 11:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134512.jpeg" type="image/jpeg" length="70972"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SÜPER LİG'DE TRANSFER FIRTINASI: Dört büyüklere kimler geldi, kimler gitti?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Süper Lig'de şampiyonluk yarışı transfer döneminden başladı! Galatasaray, Fenerbahçe, Beşiktaş ve Trabzonspor'un kadrosuna kattığı flaş isimler netleşti. İşte 4 büyüklerin dev transfer listesi ve oyuncuların detaylı analizleri.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Süper Lig'de yeni sezon hazırlıkları tüm hızıyla sürerken, şampiyonluk parolasıyla yola çıkan <strong>Galatasaray</strong>, <strong>Fenerbahçe</strong>, <strong>Beşiktaş</strong> ve <strong>Trabzonspor</strong>, kadrolarını dünya yıldızlarıyla güçlendirmeye devam ediyor. Milyonlarca taraftarın gözü kulağı son dakika transfer gelişmelerine çevrilmiş durumdayken, Avrupa devlerinden Süper Lig'e uzanan transfer trafiği de hız kazandı. Nathan Ake'den Mason Greenwood'a, Leandro Trossard'dan Vedat Muriç'e kadar yeşil sahalarda fırtına gibi esecek birçok önemli yetenek, yeni sezonda formalarını giymeye hazırlanıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti</guid>
      <pubDate>Fri, 31 Jul 2026 14:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/dort-buyukler-transfer-super-lig.webp" type="image/jpeg" length="27000"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[MS tedavisinde yeni dönem: “Artık tekerlekli sandalyeye mahkûm olmak kader değil”]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi programına konuk olan Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, günümüzde geliştirilen yeni nesil tedaviler sayesinde MS’nin ilerlemesinin büyük ölçüde kontrol altına alınabildiğini belirterek düzenli tedavi gören hastaların iş, aile ve sosyal yaşamlarını sürdürebildiğini ifade etti. Mungan, “Artık tekerlekli sandalyeye mahkûm olmak kader değil.” mesajını verdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi programına konuk olan Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, Multipl Skleroz (MS) hastalığında tanı, tedavi ve yaşam yönetimine ilişkin önemli bilgiler verdi. Günümüzde MS tedavisinde çok önemli gelişmeler yaşandığını belirten Mungan, erken tanı, kişiye özel tedavi ve düzenli takip sayesinde hastaların büyük bölümünün aktif yaşamlarını sürdürebildiğini söyledi.</p>

<p><strong>Dünyada 2,8 milyon, Türkiye’de yaklaşık 83 bin kişi MS ile yaşıyor</strong></p>

<p>Multipl Skleroz (MS), dünyada yaklaşık 2,8 milyon, Türkiye’de ise 82–83 bin kişiyi etkileyen kronik bir nörolojik hastalık olarak biliniyor.</p>

<p>Hastalığın merkezi sinir sistemini etkilediğini anlatan Prof. Dr. Mungan, beyin ve omurilikteki sinir hücrelerini saran miyelin kılıfının, bağışıklık sistemindeki bozukluklar nedeniyle hasar gördüğünü belirterek şunları söyledi:</p>

<p>“Bağışıklık sistemindeki değişiklikler miyelin kılıfında yıkıma yol açıyor ve sinir hücreleri arasındaki iletiyi bozuyor. Bunun sonucunda da hastalık çok farklı belirtilerle ortaya çıkıyor.”</p>

<p>MS’nin bağışıklık sistemi hastalığı olduğunu ancak genetik ve çevresel faktörlerin de hastalığın oluşumu ve ilerlemesinde önemli rol oynadığını ifade eden Mungan, hastalığın kadınlarda erkeklere göre 2,5–3 kat daha sık görüldüğünü, özellikle 20–40 yaş arasında ortaya çıktığını söyledi.</p>

<p>Kadınlarda daha sık görülmesinin kesin nedeninin bilinmediğini belirten Mungan, “Östrojen ve diğer kadınlık hormonlarının bağışıklık sistemi üzerindeki etkileri nedeniyle özellikle doğurganlık çağında hastalık daha sık görülüyor.” dedi.</p>

<p>Mungan, son yıllarda tanı olanaklarının gelişmesi sayesinde ileri yaşta başlayan MS vakalarının daha sık tanı aldığını, nadir de olsa çocukluk çağında da görülebildiğini söyledi.</p>

<p>İlk belirti görme kaybı da olabilir, uyuşma da…</p>

<p>MS’nin çok farklı belirtilerle ortaya çıkabildiğini belirten Prof. Dr. Mungan, en sık görülen bulguların;</p>

<ul>
 <li>Görme kaybı,</li>
 <li>Çift görme,</li>
 <li>Kol veya bacakta uyuşma,</li>
 <li>Güçsüzlük,</li>
 <li>Denge bozukluğu,</li>
 <li>İdrar problemleri olduğunu söyledi.</li>
</ul>

<p>MR’da görülen plakların beynin veya omuriliğin hangi bölgesini etkilediğine göre belirtilerin değiştiğini belirten Mungan, “Plak hangi fonksiyonu etkiliyorsa hastanın şikâyeti de ona göre ortaya çıkıyor.” dedi.</p>

<p>Görme kaybı yaşayan hastaların çoğunlukla önce göz hastalıkları uzmanına başvurduğunu belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, göz muayenesinde sorun bulunmaması halinde hastaların nörolojiye yönlendirildiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.34 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234-1.jpeg" width="1920" /></p>

<p><strong>Tanıda MR ve nörolojik muayene belirleyici</strong></p>

<p>MS tanısında ayrıntılı klinik öykü ve nörolojik muayenenin vazgeçilmez olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hem beyin hem de omurilik MR’ının mutlaka çekildiğini ifade etti.</p>

<p>Son yıllarda güncellenen tanı kriterlerinde MR’ın çok daha belirleyici hâle geldiğini söyleyen Mungan, yardımcı tanı yöntemleri arasında VEP testi ile göz sinirlerindeki iletimin değerlendirildiğini anlattı.</p>

<p>Tanıda en önemli yardımcı yöntemlerden birinin ise beyin omurilik sıvısının incelenmesi olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, şöyle konuştu:</p>

<p>“Lomber ponksiyon yardımcı test olarak geçse de hemen hemen her hastada yapmak istiyoruz. Hem kesin tanı hem de ayırıcı tanı açısından çok önemli. Ayrıca hastalığın gelecekte nasıl seyredeceği konusunda da bize önemli bilgiler veriyor.”</p>

<p><strong>MS her hastada farklı seyrediyor</strong></p>

<p>Kesin MS tanısı alan hastalarda koruyucu tedavinin geciktirilmemesi gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Mungan, tedavi edilmediğinde hastalığın ilerleyerek kalıcı fonksiyon kayıplarına neden olabileceğini söyledi.</p>

<p>Atak dönemlerinde öncelikle yüksek doz kortizon tedavisi uygulandığını belirten Mungan, ardından hastalığın tipine uygun koruyucu tedavilerin planlandığını ifade etti.</p>

<p>MS hastalığının en sık görülen tipinin ataklar ve iyileşmelerle seyreden RRMS (Relapsing Remitting MS) olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hastaların yaklaşık yüzde 15–20’sinde ilerleyici tip MS görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Bazı hastalarda hastalığın en baştan ilerleyici seyredebildiğini, bazılarında ise yıllar içinde ilerleyici forma dönüşebildiğini belirten Mungan, “MS tamamen kişiye özgü seyreden bir hastalık. Hastaların düzenli izlenmesi ve hastalık tipinin doğru belirlenmesi tedavinin başarısını belirliyor.” dedi.</p>

<p><strong>Aynı hekim tarafından uzun süre takip büyük önem taşıyor</strong></p>

<p>MS’nin uzun yıllar takip gerektiren kronik bir hastalık olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hastaların tanı sonrasında sürekli doktor değiştirmemesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Kesin tanı konulduktan sonra hastaların aynı hekim tarafından izlenmesi tedavi başarısını artırıyor. Çünkü MS’de bireyselleştirilmiş tedavi çok önemli. Doktorun hastanın geçmişini, MR değişimlerini, atak sıklığını ve nörolojik durumunu yakından bilmesi gerekiyor.”</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.35" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001235.jpeg" width="1920" /></p>

<p><strong>Hastalar gerçek atak ile yalancı atağı karıştırabiliyor</strong></p>

<p>MS atağının belirtilerin 24 saatten uzun sürmesi olarak tanımlandığını belirten Prof. Dr. Mungan, optik nörit, güçsüzlük, uyuşma ve denge bozukluğunun gerçek atak belirtileri arasında yer aldığını söyledi.</p>

<p>Bunun yanında enfeksiyon, sıcak hava, yoğun stres, regl dönemi veya aşırı egzersiz gibi vücut ısısını artıran durumlarda yalancı atakların görülebileceğini belirten Mungan, bu nedenle hastaların önce ayrıntılı değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p><strong>Atak tedavisinde altın standart kortizon tedavisi</strong></p>

<p>MS ataklarında günlük 1000 mg kortizonun 5–7 gün, bazı hastalarda ise 10 güne kadar uygulanabildiğini belirten Prof. Dr. Mungan, kortizona yanıt alınamayan hastalarda ise plazmaferez tedavisinin uygulandığını söyledi.</p>

<p>Bu tedavinin özellikle üniversite ve şehir hastanelerindeki deneyimli MS merkezlerinde yapılabildiğini ifade etti.</p>

<p><strong>Akıllı ilaçlar umut veriyor</strong></p>

<p>Atak tedavisinin dışında hastalığın ilerlemesini durdurmaya yönelik çok sayıda tedavi bulunduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, Türkiye’de tedavilerin basamaklı sistemle uygulandığını söyledi.</p>

<p>Tablet, enjeksiyon ve infüzyon tedavilerinin bulunduğunu belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, yeni nesil bağışıklık sistemini yeniden yapılandıran tedavilere ilişkin şu bilgileri verdi:</p>

<p>“Hastaların akıllı ilaç olarak adlandırdığı yeni tedaviler sayesinde çok az doz uygulayıp hastaları uzun süre tedavisiz takip edebildiğimiz durumlar olabiliyor.”</p>

<p>Tedavi seçiminde hastanın yaşı, cinsiyeti, gebelik planı, mesleği, sosyal yaşamı ve hastalığın seyri gibi çok sayıda faktörün dikkate alındığını belirtti.</p>

<p><strong>MS hastaları evlenebilir, çocuk sahibi olabilir</strong></p>

<p>Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, MS hastalarının normal yaşamlarını sürdürebileceklerini belirterek şu önerilerde bulundu:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“MS hastaları evlenebilir, planlı gebelik gerçekleştirebilir ve doktorlarıyla koordineli şekilde çocuk sahibi olabilirler. Gebelik öncesinde hastalığın en az bir yıl stabil seyretmesini tercih ediyoruz.”</p>

<p>Ağır egzersizlerden kaçınılmasını öneren Mungan; yürüyüş, yüzme, yoga ve pilatesin uygun sporlar olduğunu söyledi.</p>

<p><strong>Akdeniz tipi beslenme öneriliyor</strong></p>

<p>Beslenmenin tedavinin önemli bir parçası olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, Akdeniz tipi beslenmenin önerildiğini söyledi.</p>

<p>Mungan, sebze, meyve ve balık ağırlıklı beslenmenin önemine dikkat çekerek D vitamini ve B12 eksikliklerinin mutlaka giderilmesi gerektiğini, balık tüketemeyen hastalarda ise omega-3 desteğinin yararlı olabileceğini belirtti. Prof. Dr. Mungan, “Miyelin kılıfının iyileşmesinde omega-3’ün önemli etkileri bulunuyor.” dedi.</p>

<p><strong>Sigara ve D vitamini eksikliği hastalığın en önemli çevresel sebepleri</strong></p>

<p>MS için kanıtlanmış iki önemli çevresel risk faktörü bulunduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, bunların D vitamini eksikliği ve sigara olduğunu belirterek, “Hastalar kesinlikle sigara içmemeli, sigara içilen ortamlarda da bulunmamalı.” dedi.</p>

<p><strong>MS hastaları yaz sıcaklarında dikkatli olmalı</strong></p>

<p>Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, MS hastalarının yaz aylarında çok daha dikkatli olmalarını belirterek sıcak ortamlardan kaçınmalarını söyledi.</p>

<p>Mungan:</p>

<ul>
 <li>Sıcak suyla banyo yapılmamasını,</li>
 <li>Hamam ve saunadan uzak durulmasını,</li>
 <li>Yazın 11.00–14.00 saatleri arasında güneşten kaçınılmasını,</li>
 <li>Bol su tüketilmesini,</li>
 <li>Hafif beslenilmesini önerdi.</li>
</ul>

<p><strong>Türkiye’de hastalar güncel tedavilere kolaylıkla ulaşıyor</strong></p>

<p>Dünyada kullanılan güncel MS tedavilerinin neredeyse tamamına Türkiye’de geri ödeme kapsamında erişilebildiğini belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, bunun hastalar açısından önemli bir avantaj olduğunu söyledi.</p>

<p>Ayrıca ilerleyen yaşlarda bağışıklık sisteminin daha sakin hâle gelmesi nedeniyle bazı hastalarda hastalığın da daha durağan seyredebildiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.34 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="684" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234-2.jpeg" width="1290" /></p>

<p><strong>Kök hücre mucize değil</strong></p>

<p>Kök hücre tedavisine ilişkin yanlış beklentilere dikkat çeken Prof. Dr. Mungan, şu değerlendirmede bulundu:</p>

<p>“Kök hücre tedavisi bağışıklık sistemini yeniden yapılandırmayı hedefliyor ancak hastalığı tamamen ortadan kaldırmıyor. Diğer tedavilere belirgin bir üstünlüğü de bulunmuyor. Mucize beklememek gerekiyor.”</p>

<p>Mungan, kök hücre tedavisinin özellikle ataklı MS grubunda daha etkili olduğunu, Türkiye’de ise yalnızca çok sınırlı sayıdaki merkezde uygulanabildiğini söyledi.</p>

<p><strong>Aktarlardan alınan ürünlerden uzak durun</strong></p>

<p>MS hastalarının Sağlık Bakanlığı onaylı ilaçlar dışında hiçbir ürünü kontrolsüz şekilde kullanmamaları gerektiğini belirten Prof. Dr. Mungan, “Hekimlerinizin önermediği bitkisel ürünleri ve aktarlardan alınan karışımları kesinlikle kullanmayın.” uyarısında bulundu.</p>

<p><strong>“MS tanısı alanlar umutsuzluğa kapılmasın”</strong></p>

<p>Programın sonunda MS tanısı alan hastalara seslenen Prof. Dr. Mungan, moral ve sosyal desteğin tedavinin önemli parçalarından biri olduğunu belirterek şu mesajı verdi:</p>

<p>“MS tedavi edilebilen ve ilerlemesi durdurulabilen bir hastalık. Hastalar düzenli takiplerini yaptırır, tedavilerini aksatmaz ve yaşam tarzlarına dikkat ederlerse bugün tekerlekli sandalyeye mahkûm olmaları artık neredeyse söz konusu olmuyor.”</p>

<p>Hasta yakınlarının desteğinin büyük önem taşıdığını belirten Mungan, hastaların iş yaşamlarından kopmamalarını, sosyal hayata katılmalarını ve hobi edinmelerini önerdi. Ayrıca bulundukları illerde Türkiye MS Derneği şubelerine başvurarak ücretsiz eğitim, yoga ve pilates programlarından yararlanabileceklerini söyledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 09:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234.jpeg" type="image/jpeg" length="86148"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fethi Akkoç: Kıbrıs’ın kaderi Londra’daki 24 saatlik diplomasi trafiğinde belirlendi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kıbrıs Barış Harekatı’nın 52. yıl dönümünde, harekat öncesindeki kritik diplomasi trafiğinin tanıklarından gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat’e konuştu. Akkoç, Başbakan Bülent Ecevit’in Londra’da gerçekleştirdiği 24 saatlik görüşmelerin Kıbrıs’ın kaderini belirlediğini anlattı. Ayrıntılar 24 Saat Kayıt'ta...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kıbrıs Barış Harekatı’nın 52. yıl dönümünde, harekatın diplomasi trafiğine tanıklık eden gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat’te yayınlanan Kayıt Dışı programına konuk oldu. Akkoç, harekat öncesinde Londra’da yürütülen kritik görüşmeleri, uluslararası diplomasinin perde arkasını ve bugüne kadar kamuoyunda çok az bilinen, kayıt dışı kalan ayrıntıları detaylarıyla anlatarak şu değerlendirmelerde bulundu:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“52 yıl önce, 20 Temmuz 1974’te Kıbrıs’a yapılan müdahalenin önce diplomasiyle, ardından askeri harekatla kazanıldığını yaşayarak öğrendim. Kıbrıs’ın kaderi, Başbakan Bülent Ecevit’in Londra’da İngiltere Başbakanı Harold Wilson, Dışişleri Bakanı James Callaghan ve daha sonra görüşmelere katılan ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Joseph Sisco ile yaptığı tam 24 saatlik temasların sonunda şekillendi.”</p>

<p>Akkoç, harekattan bir gün önce ABD’nin Yunanistan’daki askeri yönetime kritik bir uyarıda bulunduğunu da öne sürdü:</p>

<p>“ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Joseph Sisco, 19 Temmuz’da Yunanistan’a giderek cunta yönetimine, ‘Türkiye müdahale edecek. Sakın karşılık vermeyin. Karışırsanız Türkiye sizi de ezer. Biz Türkiye’nin yanındayız.’ mesajını iletti. Bu süreci bizzat yaşayarak ve görerek öğrendim.”</p>

<h2><strong>“Londra’ya özel uçakla gittik”</strong></h2>

<p>Akkoç, 17 Temmuz 1974’te Başbakan Bülent Ecevit başkanlığındaki heyetle birlikte Türk Hava Yolları’nın özel uçağıyla Londra’ya gittiklerini anlattı.</p>

<p>Heyette, Başbakan Yardımcısı ve İçişleri Bakanı Oğuzhan Asiltürk, Dışişleri Bakanlığı Yüksek Müşaviri Ümit Haluk Bayülken, Hukuk Müşaviri Namık Kemal Yolga ile dönemin Milli Savunma Bakanı ve Dışişleri Bakan Vekili Hasan Esat Işık’ın bulunduğunu belirten Akkoç, Dışişleri Bakanı Turan Güneş’in ise o sırada Çin’de resmi temaslarda olduğu için heyete katılamadığını ifade etti.</p>

<p>Basın mensupları olarak ise Hürriyet’ten Cüneyt Arcayürek, Milliyet’ten Orhan Tokatlı, Günaydın’dan Örsan Öymen, Tercüman gazetesi adına kendisi, Anadolu Ajansı Genel Müdürü Atilla Onuk ile TRT ekibinin yer aldığını söyledi.</p>

<h3><strong>“Dünyanın gözü Londra’daydı”</strong></h3>

<p>Akkoç, heyetin Heathrow Havalimanı’ndan doğrudan İngiltere Başbakanı Harold Wilson’ın konutuna geçtiğini belirterek, görüşmeleri dünyanın dört bir yanından gelen gazetecilerin takip ettiğini anlattı.</p>

<p>“Biz yalnız değildik. İngiliz gazeteciler başta olmak üzere dünyanın her yerinden basın mensupları Başbakanlık Konutu’nun önünde bekliyordu.”</p>

<h3><strong>“Sisco ile beş dakikalık kritik görüşme”</strong></h3>

<p>Görüşmelerin ardından Bülent Ecevit’in Joseph Sisco ile baş başa yaklaşık beş dakika süren özel bir görüşme yaptığını aktaran Akkoç, bu görüşmenin önemine dikkat çekti.</p>

<p>“Hasan Esat Işık’a ‘Bülent Bey nerede?’ diye sordum. ‘Sisco ile baş başa görüşüyor’ dedi. Saatime baktım, tam beş dakika sürdü. Görüşmenin ardından Bülent Bey son derece rahat ve memnun görünüyordu. Dünya basınına da gayet sakin ve güçlü bir açıklama yaptı.”</p>

<h3><strong>“Harekatın başlayacağını biliyorduk”</strong></h3>

<p>Londra temaslarının tam 24 saat sürdüğünü ifade eden Akkoç, Ankara’ya döndüklerinde harekat kararının artık kesinleştiğini hissettiklerini söyledi.</p>

<p>“Harekatın yapılacağını biliyorduk. Hazırlıkların tamamlandığını hissediyorduk ancak yalnızca başlama zamanı henüz net değildi.”</p>

<p>Akkoç, Joseph Sisco’nun ertesi gün yeniden Türkiye’ye geldiğini, ardından Yunanistan’a geçerek cunta yönetimiyle görüştüğünü ve aynı gün tekrar Ankara’ya döndüğünü belirterek, Yunanistan’a yapılan uyarının da bu diplomasi trafiğinin bir parçası olduğunu dile getirdi.</p>

<h3><strong>“Harekat haberi Güvenpark’ta duyuruldu”</strong></h3>

<p>20 Temmuz sabahı yaşanan anları da anlatan Akkoç, şunları söyledi:</p>

<p>“Cumartesi sabahı saat 06.00’da bütün bakanlar dışarı çıktı. Gazeteciler olarak biz de oradaydık. Başbakanın açıklama yapacağını düşünüyorduk. O sabah Güvenpark’a doğru yürürken Kıbrıs Barış Harekatı’nın başladığı resmen açıklandı.”</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 20:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/ppdvK1JySZk/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="87037"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ağrısız doğum lüks değil, anne adayının hakkı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Berrin Günaydın, doğum ağrısının modern anestezi yöntemleriyle güvenli biçimde azaltılabileceğini anlattı. Epidural analjezinin uygun koşullarda uygulandığında normal doğumu desteklediğini vurgulayan Prof. Dr. Günaydın, doğum ağrısının giderilmesinin bir lüks değil, anne adayının hakkı olduğunu söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan <strong>Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Berrin Günaydın doğum ağrısının azaltılması ile ilgili uygulanan yöntemleri anlattı. Prof. Dr. Günaydın</strong>, “Doğum ağrısını azaltmak mümkün. Epidural analjezi, doğru ekip ve uygun koşullarda hem anneye konfor sağlıyor hem de normal doğumu destekliyor” diye konuştu.</p>

<p>Doğum sancısı, anne adaylarının en büyük kaygılarından biri olmaya devam ediyor. Ancak günümüzde modern anestezi yöntemleri sayesinde doğum ağrısını büyük ölçüde azaltmak mümkün. Prof. Dr. Berrin Günaydın, halk arasında <strong>“ağrısız doğum”</strong> olarak bilinen uygulamanın çoğunlukla <strong>epidural analjezi</strong> ile yapıldığını belirterek, doğru koşullarda uygulandığında annenin doğuma bilinçli ve konforlu şekilde katılmasını sağladığını söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Prof. Dr. Günaydın, “Aslında tıpta kullandığımız doğru ifade ağrısız doğum değil, doğum ağrısının etkili şekilde azaltılmasıdır. Anne sancıları hisseder ancak dayanılmaz ağrı büyük ölçüde ortadan kalkar. Böylece doğuma aktif olarak katılır ve bebeğinin dünyaya gelişine tanıklık eder” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (3)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-3.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>"Obstetrik anestezi gelişmiş ülkelerde ayrı bir uzmanlık alanı"</strong></h2>

<p>Amerika Birleşik Devletleri ve İngiltere’de obstetrik anestezinin anesteziyolojinin özel bir çalışma alanı olarak kabul edildiğini belirten Prof. Dr. Günaydın, bu ülkelerdeki uygulamaları yerinde inceleyerek Gazi Üniversitesi’nde Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı ile 2004 yılında başlattıklarını söyledi.</p>

<p>Doğum ağrısının yönetiminde kadın hastalıkları ve doğum uzmanları ile anesteziyoloji uzmanlarının birlikte çalışmasının önemine dikkat çeken Günaydın, “Kadın doğum uzmanı ve anne adayının onayı olmadan epidural analjezi uygulanamaz. Bu nedenle anne adaylarının doğru bilgilendirilmesinde kadın doğum uzmanlarının rolü son derece önemlidir” diye konuştu.</p>

<h2><strong>"Ağrısız doğumda altın standart epidural analjezi"</strong></h2>

<p>Doğum ağrısını azaltmaya yönelik farklı yöntemler bulunduğunu ancak *altın standardın epidural analjezi olduğunu* vurgulayan Prof. Dr. Berrin Günaydın, yöntemin bel bölgesinden omuriliğin dışındaki epidural boşluğa yerleştirilen ince bir kateter aracılığıyla uygulandığını anlattı.</p>

<p>Günaydın “Düşük dozlarda lokal anestezik ilaçlar ve yardımcı ilaçlar kullanıyoruz. Amaç annenin ağrısını azaltırken hareket edebilmesini, doğuma aktif katılmasını ve bebeğin doğumuna bilinçli şekilde eşlik etmesini sağlamaktır” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>“Epidural felç yapmaz, bebeğe zarar vermez”</strong></h2>

<p>Toplumda *epiduralle* ilgili çok sayıda yanlış bilgi bulunduğunu belirten Prof. Dr. Günaydın, en sık karşılaştıkları soruların felç, kalıcı bel ağrısı ve bebeğe zarar verip vermediği olduğunu söyleyerek şunları kaydetti:</p>

<p>“Epidural uygulama omuriliğin içine değil, dışındaki güvenli alana yapılır. Deneyimli ekip ve uygun koşullarda uygulandığında son derece güvenli bir yöntemdir. Bilimsel çalışmalar epidural analjezinin kalıcı bel ağrısına neden olmadığını gösteriyor. Ayrıca kullanılan ilaçlar çok düşük dozlarda uygulanıyor. Amaç annenin rahatlamasıdır. Anne rahatladığında stres hormonları azalıyor, bu da bebeğin oksijenlenmesini ve doğum sürecini olumlu etkileyebiliyor.”</p>

<h2><strong>"Sezaryen oranlarının düşürülmesine katkı sağlayabilir"</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Günaydın, bilimsel çalışmaların epidural analjezinin sezaryen oranını artırmadığını gösterdiğini belirterek, gelişmiş ülkelerde bunun tam tersine normal doğumu destekleyen önemli uygulamalardan biri olduğunu ifade etti. Günaydın şöyle konuştu:</p>

<p>“Amerika ve İngiltere’de sezaryen oranları yaklaşık yüzde 30 seviyelerinde. Bu ülkelerde doğumların büyük bölümü epidural analjezi ile gerçekleştiriliyor. Anne adayları bu konuda bilinçli olduğu için doğum ağrısının azaltılmasını talep ediyor. Normal doğumun desteklenmesi de sezaryen oranlarının düşmesine katkı sağlayabiliyor.”</p>

<p>Türkiye’de de öncelikle bu konuda farkındalığın artırılması gerektiğini belirten Günaydın, “Toplum bilinçlenmeden yalnızca hizmeti yaygınlaştırmak yeterli olmaz. Aynı zamanda bunu karşılayacak eğitimli ekiplerin ve uygun altyapının da hazır olması gerekir” diye konuştu.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-1.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>"Ağrısız doğum ekip işi"</strong></h2>

<p>Epidural analjezinin yalnızca bir anestezi uygulaması olmadığını belirten Prof. Dr. Günaydın, başarılı bir doğum yönetimi için kadın hastalıkları ve doğum uzmanı, anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanı, deneyimli hemşireler, uygun monitörizasyon ve teknik donanımın birlikte çalışmasının şart olduğunu söyledi.</p>

<p>Anne adaylarının gebelik boyunca düzenli olarak değerlendirildiğini ifade eden Günaydın, kan sulandırıcı ilaç kullananlar, bazı kanama-pıhtılaşma bozukluğu bulunanlar, girişim bölgesinde enfeksiyonu olanlar veya bazı özel nörolojik hastalıkları bulunan kişilerde epidural uygulanamayabileceğini belirtti. Uygun adaylarda ise anestezi değerlendirmesi ve bilgilendirilmiş onam sonrasında güvenle uygulanabileceğini kaydetti.</p>

<h2><strong>Sezaryende de önemli avantaj sağlıyor</strong></h2>

<p>Planlı sezaryenlerde tıbbi engel bulunmadığı sürece spinal, kombine spinal-epidural veya epidural gibi bölgesel anestezi yöntemlerinin tercih edilmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Günaydın, doğum sırasında epidural kateter takılmış bir gebenin acil sezaryene alınması gerekirse aynı kateter üzerinden anestezinin sürdürülebileceğini söyledi.</p>

<p>Ayrıca epidural kateterin sezaryen sonrasında da ameliyat ağrısının kontrolünde kullanılabildiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (4)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-4.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>“Doğum bir hastalık değil, hayatın en güzel mucizelerinden biridir”</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Günaydın, Dünya Anesteziyoloji Dernekleri Federasyonu’nun (WFSA) doğum ağrısının giderilmesini lüks değil, hasta hakkı olarak değerlendirdiğini, Amerikan Kadın Doğum Uzmanları Koleji’nin (ACOG) ise tıbbi engel bulunmayan gebelerde annenin doğum ağrısının giderilmesini istemesini tek başına yeterli bir tıbbi endikasyon olarak kabul ettiğini hatırlattı. Günaydın, şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>“Bizim amacımız kadınları epidurale yönlendirmek değil; doğru bilgiyi vererek bilinçli seçim yapmalarını sağlamaktır. Ağrısız doğum bir zorunluluk değildir ancak isteyen ve tıbbi açıdan uygun olan hiçbir anne adayının bu haktan mahrum bırakılmaması gerekir.”</p>

<p>Doğumun doğal bir süreç olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Günaydın, sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<p>“Doğum bir hastalık değil, hayatın en güzel mucizelerinden biridir. Biz anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanlarının görevi de bu mucizeyi anne ve bebek için daha güvenli, daha konforlu ve daha güzel bir deneyime dönüştürmektir.”</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Jul 2026 09:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-2.jpeg" type="image/jpeg" length="75245"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[“Diz ameliyatı sonrası kayak da yapılabilir, tenis de oynanabilir”]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Akkaya, diz ağrılarının ihmal edilmemesi gerektiğini vurgulayarak, yeni nesil cerrahi teknikler, kişiye özel implantlar ve yapay zekâ destekli rehabilitasyon sayesinde hastaların yeniden aktif yaşama dönebildiğini söyledi. Akkaya, uygun tedaviyle diz ameliyatı sonrası kayak, tenis ve koşu gibi sporlara yeniden dönüşün mümkün olduğunu belirtti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı <strong>Prof. Dr. Mustafa Akkaya</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu <strong>“Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi”</strong> programında diz eklemi hastalıkları ve diz cerrahisinde yaşanan yeni gelişmeleri anlattı.</p>

<p>Diz ağrılarının toplumda en sık ihmal edilen sağlık sorunları arasında yer aldığını belirten Akkaya, erken dönemde başvurulduğunda birçok sorunun ilerlemeden kontrol altına alınabileceğini söyledi.</p>

<p>Diz ekleminin çok özel bir anatomiye sahip olduğunu vurgulayan Akkaya, yanlış ya da gecikmiş tedavilerin hareket kabiliyetini ciddi şekilde etkileyebileceğini belirterek, “Yürüme her şeydir. İnsanların mobilize olması genel beden ve ruh sağlığı açısından çok önemli. İnsanlar yürüyemediklerinde sosyal hayattan kopuyor, kilo alımı artıyor ve başkalarına bağımlı hale gelebiliyorlar” dedi.</p>

<h2><strong>“Diz sorunları yaşa ve cinsiyete göre değişiyor”</strong></h2>

<p>Diz eklemi hastalıklarının yaşa, cinsiyete ve yaşam biçimine göre farklılık gösterdiğini ifade eden Prof. Dr. Akkaya, çocukluk döneminde daha çok travmaya bağlı diz kapağı çıkıkları ve yaralanmaların görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Orta yaş döneminde ise kadın ve erkeklerde farklı sorunların öne çıktığını belirten Akkaya, kadınlarda kas yapısındaki farklılıklar nedeniyle diz kapağı çevresindeki problemlerin daha sık yaşanabildiğini ifade etti.</p>

<p>“Merdiven inip çıkarken, çömelirken veya oturup kalkarken oluşan ağrılar ön diz ağrısının habercisi olabilir. Erken dönemde müdahale edilirse kıkırdak aşınması ilerlemeden önlem alınabilir.” diyen Akkaya, ihmal edilen problemlerin ilerleyen yaşlarda kireçlenmeye dönüşebileceğini söyledi.</p>

<p>Akkaya, erkeklerde ise spor yaralanmalarına bağlı menisküs yırtıkları ve ön çapraz bağ sorunlarının daha sık görüldüğünü belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Kadınlar ciltlerine gösterdikleri özeni dizlerine de göstermeli”</strong></h2>

<p>Menopoz döneminin diz sağlığı açısından kritik olduğuna dikkat çeken Akkaya, hormonal değişikliklerle birlikte kemik ve kıkırdak dokusunun da etkilendiğini söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Akkaya, “Kadınlar menopoza girdikten sonra ciltlerine gösterdikleri özeni dizlerine de göstermeliler. Çünkü dizler yaşam kalitesini etkileyen en önemli yapılardan biridir” dedi.</p>

<p>Akkaya, menopoz öncesi yapılacak kontroller sayesinde kıkırdak koruyucu tedavilerle diz sağlığının korunabileceğini belirtti.</p>

<h2><strong>“Her diz ağrısı ameliyat gerektirmez”</strong></h2>

<p>Diz tedavisinde son yıllarda rejeneratif tıp ve ortobiyolojik uygulamaların önemli gelişmeler sağladığını anlatan Prof. Dr. Akkaya, amaçlarının vücudun kendi iyileştirme kapasitesinden yararlanmak olduğunu söyleyerek “Kişinin iyileştirici kapasitesi aslında kendi vücudunda saklıdır. Erken evre kıkırdak hasarlarında kişinin kendi kök hücrelerinden yararlanılarak yapılan ortobiyolojik tedavilerle başarılı sonuçlar alınabiliyor” ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya, rejeneratif ve ortobiyolojik tedaviler konusunda toplumda bilgi karmaşası yaşanabildiğine dikkat çekti.</p>

<p>Kök hücre tedavileri ile kandan elde edilen trombosit uygulamalarının farklı yöntemler olduğunu belirten Akkaya:</p>

<p>“Vücutta dolaşan kandan kök hücre elde etmek mümkün değildir. Kök hücreler, leğen kemiği gibi büyük kemiklerden ya da yağ dokusundan elde edilebilir. Kandan alınan ise kök hücre değil, trombosit dediğimiz kan hücreleridir.” dedi.</p>

<p>Menisküs ve kıkırdak dokularının iyileşme kapasitesinin sınırlı olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Akkaya:</p>

<p>“Kas dokusu kanlanması sayesinde kendini onarabilir ancak kıkırdak ve menisküs gibi dokular yeterli kan damarına sahip değildir. Bu nedenle erken evre hasarlarda uyguladığımız ortobiyolojik tedavilerle o bölgede iyileşmeyi destekleyecek bir ortam oluşturmayı hedefliyoruz.” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.58 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="730" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182958-1.jpeg" width="1194" /></p>

<h2><strong>“Sosyal medyada mucize tedavi gibi sunulan uygulamalara dikkat”</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya, menisküs ve kıkırdak tedavileri konusunda bilimsel gelişmelerin umut verici olduğunu ancak her yeni yöntemin “kesin tedavi” gibi sunulmaması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Menisküsün dışarıdan verilen maddelerle tamamen tedavi edilmesinin bugün için mümkün olmadığını belirten Akkaya:</p>

<p>“Biyoteknoloji çok hızlı ilerliyor. Kitosan içerikli jeller ve akıllı moleküllerle hasarlı bölgeyi hedefleyen çalışmalar devam ediyor. Gelecekte kıkırdak ve menisküs dokularına yönelik yeni tedavi seçenekleri mümkün olabilir.” dedi.</p>

<p>Ancak mevcut bilimsel aşamada tek bir enjeksiyonla tüm sorunları ortadan kaldıran bir tedavi yaklaşımının olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Akkaya:</p>

<p>“Henüz bir iğneyle menisküsü ya da kıkırdağı tamamen tedavi edebilecek noktada değiliz. Hastalar erken dönemde hekime başvurursa ortobiyolojik tedavilerle mevcut hasarın ilerlemesini yavaşlatmak ve eklemi korumak mümkün olabilir.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Akkaya, kıkırdak, menisküs ve eklem hasarlarında her hastaya özel değerlendirme yapılarak kişiselleştirilmiş tedavi planlanması gerektiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Ağrıyla ve ağrı kesicilerle yaşamak kader gibi görülmemeli”</strong></h2>

<p>Toplumda birçok kişinin uzun süre ağrı kesicilerle yaşamaya çalıştığını belirten Prof. Dr. Akkaya, bunun doğru bir yaklaşım olmadığını söyledi.</p>

<p>Diz cerrahisinde kişiye özel çözümlerin artık çok daha gelişmiş olduğunu ifade eden Akkaya, “Robotik cerrahi, kişiye özel protezler ve küçük implantlarla diz cerrahisinde ciddi yollar katettik. Hastalar erken başvurduklarında çok daha küçük ve kişiselleştirilmiş müdahalelerle sağlıklı bir yaşam sürdürebiliyor” dedi.</p>

<h2><strong>“Aynı ameliyatta her iki dize protez uygulanabilir”</strong></h2>

<p>Diz ve kalça protezleri konusunda hastaların endişe duymaması gerektiğini belirten Prof. Dr. Akkaya, uygun cerrahi teknik, kaliteli implant ve doğru rehabilitasyonla protezlerin uzun yıllar kullanılabildiğini söyleyerek, “Güncel çalışmalar uygun şekilde yapılan cerrahilerde implant kullanım süresinin 30 yıla ulaşabildiğini gösteriyor. Hastalar protez cerrahisinden korkmamalı ve ağrıyla yaşamayı kader olarak görmemeli” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Akkaya şunları söyledi:</p>

<p>“Eğer hasta biyolojik olarak aynı seansta iki dizine birden ameliyatı kaldırabilecek durumdaysa genel sağlık durumu buna elverişli ise aynı ameliyatta her iki dize birden ameliyat yapılabilir hatta tercih edilmelidir. Hastanın ihtiyacı varsa her iki dize de aynı anda tedavi uygulanmasının önemli avantajları var. Hasta bir kez ameliyat oluyor, bir kez rehabilitasyon desteği alıyor, hasta bakım desteği bir kez alınıyor, ameliyat maliyetleri önemli ölçüde azalıyor.”</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.58" class="detail-photo img-fluid" height="676" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182958.jpeg" width="1156" /></p>

<h2><strong>“Yapay zekâ destekli kişiye özel rehabilitasyon”</strong></h2>

<p>Cerrahi başarının yalnızca ameliyatla sınırlı olmadığını belirten Akkaya, ameliyat sonrası rehabilitasyon sürecinin de kişiye özel planlanması gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Ben hastalarıma yapay zekâ destekli kişiselleştirilmiş rehabilitasyon programı uyguluyorum” diyen Akkaya, hastanın yaşı, mesleği, beklentileri ve yapılan cerrahinin değerlendirilerek özel iyileşme programları oluşturulduğunu anlattı.</p>

<h2><strong>“Diz ameliyatı sonrası kayak da yapılabilir, tenis de oynanabilir”</strong></h2>

<p>Diz ameliyatlarından sonra hastaların aktif yaşama dönebileceğini vurgulayan Prof. Dr. Akkaya, “Bir hasta ameliyat öncesi kayak yapıyorsa ameliyat sonrası da kayak yapabilir hale getirmeyi hedefliyoruz. Uygun cerrahi teknikler ve implantlarla hastalar koşabilir, tenis oynayabilir, istedikleri gibi aktif biçimde hayatın içinde kalabilirler” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Gerekli sağlık koşullarını taşıyan hastalarda iki dizin aynı seansta ameliyat edilebildiğini de söyleyen Akkaya, bunun bazı hastalar için tek iyileşme ve rehabilitasyon süreciyle önemli avantaj sağlayabildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Diz sağlığı için önemli uyarılar</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya diz eklemlerini korumak için şu önerilerde bulundu:</p>

<p>• Herkes kendi vücudunu tanıyarak spor yapmalı, bilinçsiz ağır antrenmanlardan kaçınılmalı.<br />
• Spora başlamadan önce gerekirse profesyonel destek alınmalı.<br />
• Kadınlar menopoz öncesinde diz kontrollerini ihmal etmemeli.<br />
• Dizde kilitlenme ve takılma gibi mekanik sorunlar ciddiye alınmalı.<br />
• Gece ağrısı veya sürekli ağrı varsa ağrı kesicilerle süreç geçiştirilmemeli.</p>

<p>Akkaya ayrıca “Kaliteli ve bağımsız bir yaşam için hareket etmek, hareket edebilmek için de diz sağlığını korumak gerekiyor” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Jul 2026 09:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-3.jpeg" type="image/jpeg" length="84243"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN DEĞERLİ TÜRK FUTBOLCULAR: İŞTE GÜNCELLENEN PİYASA DEĞERLERİYLE EN DEĞERLİ TÜRK OYUNCULAR]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[En değerli Türk oyuncular listesi yeniden güncellendi. Avrupa’da ve Süper Lig’de öne çıkan en değerli Türk futbolcular arasındaki sıralama değişirken, en değerli Türk futbolcuları kimler sorusu da yeniden gündeme geldi. Piyasa değeri artan yıldızlar, dikkat çeken performanslar ve yükselen genç yeteneklerle şekillenen en değerli Türk futbolcular güncel listesinde tüm detaylar bu fotogaleride.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>En değerli Türk oyuncular listesi bir kez daha güncellendi. Avrupa’nın önde gelen liglerinde forma giyen ve Süper Lig’de performansıyla öne çıkan isimlerin yer aldığı bu sıralama, en değerli Türk futbolcular arasındaki rekabeti net biçimde ortaya koyuyor. Piyasa değerleri, yaş, performans ve uluslararası etki kriterleri dikkate alınarak hazırlanan listede, en değerli Türk futbolcuları kimler sorusunun yanıtı dikkat çekiyor. İşte en değerli Türk futbolcular güncel listesi ve detayları…</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli</guid>
      <pubDate>Fri, 05 Jun 2026 10:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/en-degerli-turk-futbolcular-1.webp" type="image/jpeg" length="59843"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[A MİLLİ TAKIMDAN DÜNYA SIRALAMASINDA SIÇRAMA! İşte kadro değeri, güncel kadro ve maç programı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[A Milli Futbol Takımı’nın 2026 Dünya Kupası yolculuğu başladı. İşte Montella’nın aday kadrosu, hazırlık maçları, D Grubu fikstürü ve ay-yıldızlıların piyasa değeri hakkında tüm detaylar!]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>A Milli Futbol Takımı, Vincenzo Montella yönetiminde 24 yıllık Dünya Kupası hasretini sona erdirerek 2026 FIFA Dünya Kupası yolculuğuna hazırlanıyor. Geçtiğimiz günlerde açıklanan geniş aday kadro, turnuva öncesi hazırlık maçları, grup fikstürü ve ay-yıldızlı ekibin toplam piyasa değeri futbolseverlerin gündeminde. İşte A Milli Takım’ın Dünya Kupası öncesi merak edilen tüm detayları…</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3></h3>

<h2></h2></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi</guid>
      <pubDate>Tue, 19 May 2026 21:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/amillitakim-1.webp" type="image/jpeg" length="58662"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN PAHALI OYUNCULAR! İşte güncel sıralamayla Süper Lig'in en değerli 20 futbolcusu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Süper Lig’de oyuncuların piyasa değerleri yeniden şekillendi. Güncel Transfermarkt verileri doğrultusunda ligde forma giyen futbolcular arasından en yüksek piyasa değerine sahip 20 isim belirlendi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Süper Lig ekiplerinde forma giyen oyuncuların piyasa değeri sıralaması da yeniden şekillendi. Güncel verilerle birlikte Süper Lig’in en değerli 20 futbolcusu netleşti. İşte listenin tamamı…</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri</guid>
      <pubDate>Mon, 18 May 2026 14:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/guncel-liste-super-lig-oyuncular.webp" type="image/jpeg" length="32016"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EMEKLİYE ÖTV’SİZ ARAÇ DÜZENLEMESİ 2026 SON DURUM: Emekliye ÖTV’siz araba şartları ve araç fiyatları]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Son dakika gelişmesi: emekliye ÖTVsiz araç düzenlemesi gündemde. ÖTVsiz araç fiyatları ve araç listesi 2026 detaylarıyla ÖTV indirimi ve muafiyet kapsamı netleşiyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Emekliye ÖTVsiz araç düzenlemesi 2026 yılında en çok konuşulan başlıklar arasında yer alıyor. Özellikle emekliye ÖTVsiz araç listesi 2026 kapsamında hangi modellerin yer alacağı ve kimlerin bu haktan yararlanabileceği araştırılıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari</guid>
      <pubDate>Sat, 16 May 2026 08:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-son-durum.webp" type="image/jpeg" length="13730"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[3. ODTÜ Jonglörlük Festivali'nde sanatçıların performansı beğeni topladı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ODTÜ Jonglörler Topluluğu tarafından düzenlenen 3. ODTÜ Jonglörlük Festivali, Başkentli sanatseverleri ve öğrencileri bir araya getirmeye devam ediyor. ODTÜ Büyük Spor Salonu ve çevresinde süren etkinlikler kapsamında, havanın kararmasıyla birlikte sahne alan sanatçılar, ateşle yaptıkları tehlikeli ve estetik gösterilerle geceyi aydınlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ODTÜ Jonglörler Topluluğu tarafından bu yıl üçüncüsü düzenlenen 3. ODTÜ Jonglörlük Festivali, ODTÜ Büyük Spor Salonu’nda tüm coşkusuyla devam ediyor. Festival programı kapsamında sahne alan sanatçıların gece karanlığında gerçekleştirdiği ateş gösterileri, izleyicilere adrenalin dolu anlar yaşattı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sanatçıların ateşli asalar ve çeşitli ekipmanlarla sergilediği estetik figürler, jonglörlük sanatının sınırlarını zorlayan performanslara sahne oldu. Hem teknik ustalığın hem de görsel sanatın harmanlandığı festival, Başkentli sanatseverler ve öğrenciler tarafından ilgiyle takip ediliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ahmet Çağatay Bayraktar</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi</guid>
      <pubDate>Sun, 03 May 2026 10:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/a-a-20260503-41275051-41275034-o-d-t-u-j-o-n-g-l-o-r-l-u-k-f-e-s-t-i-v-a-l-i.jpg" type="image/jpeg" length="60076"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ASGARİ ÜCRET VE EMEKLİ MAAŞLARINA ARA ZAM TALİMATI: İşte masadaki rakamlar]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye’de milyonlarca çalışan ve emekliyi doğrudan ilgilendiren maaş düzenlemelerine ilişkin yeni iddialar gündemde... Asgari ücret ve emekli maaşlarına ek zam yapılacağı söylentisi seçim hazırlıklarıyla birlikte ekonomi politikalarında değişim beklentisini artırdı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye’de milyonlarca çalışan ve emekliyi ilgilendiren maaş düzenlemeleriyle ilgili kulis bilgileri gündemi hareketlendirdi. Asgari ücret ve emekli maaşlarına ek zam yapılabileceği yönündeki iddialar, seçim hazırlıklarıyla birlikte ekonomi politikalarında değişim sinyali olarak yorumlanıyor.</p>

<p></p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 14:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/emekli-asgariucretli-seyyanen-zam.webp" type="image/jpeg" length="52754"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN DEĞERLİ MİLLİ TAKIMLAR GÜNCEL LİSTE: Türkiye kaçıncı sırada?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2026’nın en değerli milli takımları açıklandı! Türkiye A Milli Takımı, kadro değerinde 40 milyon euroluk artışla büyük bir sıçrama yaptı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Uluslararası futbol arenasında milli takımların piyasa değerleri güncellendi. 2026 yılının Mart ayı itibarıyla açıklanan listede, Türkiye A Milli Futbol Takımı büyük bir çıkış yakalayarak dikkatleri üzerine çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Türkiye de sıralamada yer buldu</strong></h2>

<p>Genç ve Avrupa’da forma giyen futbolcuların değerindeki artış, bu sıçramanın en büyük nedenlerinden biri olarak gösteriliyor. Özellikle Arda Güler ve Kenan Yıldız gibi isimlerin performansları, milli takımın piyasa değerine ciddi katkı sağladı. İşte dünyanın en değerli milli takımları!</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada</guid>
      <pubDate>Mon, 23 Mar 2026 15:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/03/en-degerli-milli-takimlar-turkiye-kacinci.webp" type="image/jpeg" length="11594"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
