<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>24 Saat Gazetesi Ankara</title>
    <link>https://www.24saatgazetesi.com</link>
    <description>Ankara son dakika haberleri, kent gündemi, asayiş, trafik ve yangın gelişmeleri ile Türkiye gündeminden öne çıkan haberler Gazeteciler Cemiyeti yayın organı 24 Saat’te.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.24saatgazetesi.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>24 Saat Gazetesi Ankara - Copyright © 2026. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sat, 31 Oct 2026 20:57:25 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Zelenski görüşmesi sonrası barış mesajı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/cumhurbaskani-erdogandan-zelenski-gorusmesi-sonrasi-baris-mesaji</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/cumhurbaskani-erdogandan-zelenski-gorusmesi-sonrasi-baris-mesaji" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski ile Dolmabahçe’de gerçekleştirdiği görüşmenin ardından yaptığı açıklamada, Ukrayna’da adil ve kalıcı barışın sağlanması için Türkiye’nin her türlü gayreti göstermeye hazır olduğunu vurguladı. Karadeniz’de seyrüsefer güvenliğinin yeniden tesis edilmesi gerektiğine dikkat çeken Erdoğan, tüm taraflara sorumlu davranma çağrısında bulundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı <strong>Recep Tayyip Erdoğan</strong>, Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski ile görüştü.</p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, davetine icabetle Türkiye'ye çalışma ziyareti yapan Zelenski'i Cumhurbaşkanlığı Dolmabahçe Ofisi'nde resmi törenle karşıladı.</p>

<p>Birbirlerine heyetlerini tanıtan Erdoğan ve Zelenski, daha sonra baş başa ve heyetler arası görüşmelere geçti.</p>

<p>Görüşmede, Milli Savunma Bakanı <strong>Yaşar Güler</strong>, Ukrayna Dışişleri Bakanı <strong>Andrii Sybiha,</strong> Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Başkanı <strong>İbrahim Kalın</strong> ile Ukrayna Dış İstihbarat Servisi Başkanı <strong>Rüstem Umerov</strong> da hazır bulundu.</p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan:</p>

<h3><strong>"Barışa giden yolu açmak için elimizden gelen her türlü gayreti göstermeye hazır olduğumuzu vurgulamak isterim"</strong></h3>

<p><i>"Savaşın yol açtığı kayıplar ve yıkım maalesef her geçen gün artıyor. Savaşta hayatını kaybedenler için Sayın Zelenski'ye ve dost Ukrayna halkına taziyelerimi tekrar iletiyorum. Kendisiyle bugünkü görüşmelerimizde Ukrayna'da barışın sağlanmasına yönelik son dönemde artan çabaları ve Karadeniz'deki güvenlik durumunu etraflıca ele aldık.</i></p>

<p><i>Savaşın, özellikle Amerikan Başkanı Sayın Trump'ın da çabalarıyla diplomatik yollarla sona erdirilmesine yönelik girişimlerin yeniden hız kazanmış olmasından memnuniyet duyuyoruz. Esasen Ukrayna ve Rusya arasında ev sahipliği yaptığımız müzakereler, diplomasi yoluyla somut sonuçlar alınabileceğini göstermişti. Bugün geldiğimiz noktada da adil bir barışın kaybedeni olmaz diyoruz. Barışa giden yolu açmak için elimizden gelen her türlü gayreti göstermeye hazır olduğumuzu vurgulamak isterim.</i></p>

<p><i>Sayın Zelenski ile görüşmemizde Karadeniz'de seyrüsefer emniyetinin sağlanmasına yönelik fikir teatisinde bulunduk. Savaşın başından bu yana Karadeniz'de güvenlik ve istikrarın muhafazası için aktif çaba gösteriyoruz. Ancak son dönemde yaşanan tırmanmaya paralel olarak çatışmaların Karadeniz'e sıçradığına şahit oluyoruz.</i></p>

<p><i>Sivil gemilere yönelik saldırıların ve Karadeniz'de tırmanmayı artıracak adımların hiç kimseye fayda sağlamayacağı açıktır. Bu saldırıları kimden gelirse gelsin ve gerekçesi ne olursa olsun hiçbir şekilde kabul etmemiz mümkün değildir. Bu konuda tüm tarafları sorumlu davranmaya ve bu şekilde de hareket etmeye davet ediyoruz. Karadeniz'de seyrüsefer emniyetini yeniden tesis etmek amacıyla taraflarla görüşmelerimizi sürdüreceğiz. Mutabakata varılmasının Ukrayna'da kalıcı barış sağlanması yönündeki çabalara da ivme kazandıracağına inanıyorum. Bu konuyu Rusya ile de görüşerek süreci ilerletmeyi amaçlıyoruz.</i></p>

<p><i>Stratejik ortağımız Ukrayna'nın toprak bütünlüğü, egemenliği ve bağımsızlığına olan bağlılığımızı bir kez daha teyit ettik. Ülkelerimiz arasında 2022 yılında imzalanan Serbest Ticaret Anlaşması'nın 1 Ekim itibarıyla yürürlüğe girmesi, ikili ekonomik ve ticari ilişkilerimiz açısından önemli bir adım teşkil etmiştir. Bu anlaşma bizi 10 milyar dolar ticaret hacmi hedefimize bir adım daha yaklaştırmıştır.</i></p>

<p><i>Son olarak, zorlu savaş koşullarına rağmen Ukrayna'yı terk etmeyen şirketlerimizin Ukrayna'nın yeniden imarına da inşallah önemli katkılar sağlayacağına inanıyorum."</i></p>

<p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/cumhurbaskani-erdogandan-zelenski-gorusmesi-sonrasi-baris-mesaji</guid>
      <pubDate>Sat, 31 Oct 2026 20:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/10/erdogun-zelenski.jpeg" type="image/jpeg" length="68520"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Özel: Bugüne kadar birleşemediklerimizle sandıkta birleşeceğiz, bu iktidarı değiştireceğiz]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/ozel-bugune-kadar-birlesemediklerimizle-sandikta-birlesecegiz-bu-iktidari-degistirecegiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/ozel-bugune-kadar-birlesemediklerimizle-sandikta-birlesecegiz-bu-iktidari-degistirecegiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, yaklaşan seçimlere ilişkin, "Bugüne kadar birleşemediklerimizle sandıkta birleşeceğiz. Bu iktidarı değiştireceğiz. Bu seçim otokratlara karşı demokratların birleşeceği seçim olacak. Tek adamlar gidecek ve milletin kendisi gelecek" dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Ayvalık’ta Kırlangıç Yaşam Merkezi Çim Alanı’nda düzenlenen Hasat Festivali Halk Buluşması’nda konuştu. Konuşmasında zeytin üreticilerinin yaşadığı sorunlara değinen Özel, Türkiye’nin zeytin ve zeytinyağı üretiminde dünyada ilk sıralarda yer almasına rağmen ihracatta altıncı sırada bulunduğunu belirtti.</p>

<p>Üreticinin düşük alım fiyatları, yüksek maliyetler ve pazarlama sorunlarıyla karşı karşıya olduğunu söyleyen Özel, Tariş’in piyasadaki belirleyici rolünü kaybettiğini savundu. İktidara gelmeleri halinde üretici kooperatiflerini destekleyeceklerini, zeytin ve zeytinyağını stratejik ürün olarak ele alacaklarını, taban fiyat uygulamasıyla üreticinin zarar etmesini önleyeceklerini ve ürünlerin dünya pazarlarında tanıtımına destek vereceklerini kaydetti.</p>

<p>Kadın ve erkek üreticilere farklı yevmiye ödenmesine de tepki gösteren Özel, kadınların aynı işi yapmalarına rağmen daha düşük ücret almasını kabul etmeyeceklerini söyledi. Özel, "Kadın olduğu için kadına az yevmiye veren kimse, karşısında bizi bulur kardeşim. Böyle bir sistem olmaz" dedi.</p>

<p>"YENİ Parti iktidar olunca, zenginlere geçiş garantisi değil, zeytinciye geçim garantisi olacak. Nasıl Erdoğan kendisine yakın iş adamlarını toplayıp toplayıp götürüyor ve onlara pazar arıyorsa biz zeytinci için, üzüm üreticisi için, fındık üreticisi için, Gaziantep’teki fıstık üreticisi için, sebze ve meyve üreticilerimiz için, narenciye üreticileri için çalışacağız" diyen Özel, şunları kaydetti:</p>

<p><strong>"OLMAZ OLSUN ÖYLE DOSTLUK"</strong></p>

<p>"Sizin arkanızda köylü çocuğu, bahçıvan torunu, YENİ Parti ve Genel Başkanı Özgür Özel var. Hiç korkmasın kimse. Herkes dostunu kayırır. Erdoğan’la Trump dost. Erdoğan’la Trump dost, kârlı olan Amerika Birleşik Devletleri. Trump, zeytinyağımıza yüzde 12 ilave gümrük vergisi koydu. Trump’la anlaşıp menfaati Amerika’ya sağlayıp, Balıkesirlinin zeytinyağına ilave vergi koydurtan Trump’a söz geçiremeyenlere yazıklar olsun. Olmaz olsun öyle dostluk, olmaz olsun. Ondan böyle tek taraflı çıkar ilişkileri ile Amerika’ya kazandıran ama burada sadece kendisine kazandıran, millete faydası olmayan dostlukların hiçbir kıymeti yok.</p>

<p><strong>"ANKETLERDE EMEKLİYİ GÖRDÜLER"</strong></p>

<p>Ülkenin her tarafından yeni bir feryat yükseliyor. 2018’den beri bitmeyen bir krizin içindeyiz. Açlık sınırı 38 bin lira, yoksulluk sınırı 124 bin lira. Beş emekli bir araya gelse bir yoksulluğu geçemiyorlar. Emekli maaşları açlık sınırının çok altında. Bu iktidar geldiğinde sekiz çeyrek altın alırken en düşük emekli maaşı, şimdi iki çeyrek altın alamaz duruma gelmiş. Öyle bir noktaya geldi ki memur emeklisi, İntibak Yasası sorunları yüzünden 3 bin 600 ek gösterge o emekli olmadan verilmediği için ya da onun alanına verilmediği için büyük haksızlıklar, büyük sıkıntılar yaşıyor. Emekliyi perişan etti 23 bin 500 lirayla. Şimdi diyor ki ‘Ben bu sene emekliye enflasyonu vereceğim, belki biraz da refah payı vereceğim.’ Neden? Çünkü emeklide tepkinin ne kadar büyük olduğu artık anketlere yansıdı. Şunu söyleyeyim. AK Parti’nin emeklilerde oy oranı yüzde 20’den de aşağıda, yüzde 15’lere gitti. Bu felaketi gördüler, ‘Şimdi bir şey yapacağız’ diyorlar.</p>

<p><strong>"HANİ PARA YOKTU?’ DİYORLAR"</strong></p>

<p>"Neden biliyor musunuz? Bugüne kadar hep ‘Emekliye para yok’ diyordu. ‘Para yok, kaynak yok, imkan yok, sık dişini.’ Fon krizi bir çıktı; milyarlarca dolarlar havada uçmuş. Milletvekilleri, eski Bakanlar, Genel Başkan Yardımcıları milyarlarca dolarları… ‘Emekliye zam ver.’ ‘Veremem, maliyeti 9 milyar dolar.’ O paraları havuduyla götürmüşler, yurtdışına kaçırmışlar. O fonları yönetenleri atayan Erdoğan. Fonun yöneticilerinin tamamı AK Partili, çalanlar AK Partili, atayanlar AK Partili, soyulanların önemli bir kısmı AK Partili. Şimdi Erdoğan şu soruyla karşı karşıya. Emekli, Erdoğan’a ‘Hani para yoktu?’ diyor. Türkiye’yi bu hale getiren AK Parti’nin kara düzenidir. Bu kara düzen zeytinciyi, çiftçiyi, emekliyi düşünmez. Bu kara düzen sadece kendisini düşünür. Bunlar milletin cebini değil, kendi yandaşlarının kasalarını düşünürler. Ben buradan hepinize söz veriyorum. Hem bu fon vurguncularından son kuruşa kadar yurtdışına da gitse bu paralar getirilecek. Artık bakan evlatlarının devri bitecek ve bu meydandaki vatan evlatlarının devri başlayacak.</p>

<p><strong>"BU HIRSIZLARIN BİR SAHİBİ VAR"</strong></p>

<p>Fon vurgununda ilk günler dediler ki ‘Doğrudan maliyet 20 milyar dolar. 90 oldu, 110 oldu, şimdi 130 milyar dolara çıktı. Çalınan para depremin yıktığı 10 şehirdeki toplam hasardan fazla. Söylüyorduk da dinlemiyorlardı. Meğerse emekliye lazım para misliyle varmış. Zeytinciye lazım para misliyle varmış. Çiftçiye lazım para misliyle varmış. Her türlü ihtiyaca varmış. Ama bunlar çatır çatır kendilerine bu parayı çalmış. Şimdi kanun çıkardılar, tövbe hesabı açmışlar. Ya biri aç kalıp, ekmek çalarken yakalanıyor ve 15 yıl veriyorlar. Tövbesi yok, bir şeyi yok. Ama bunların önceki dönem milletvekilleri, şimdiki milletvekilleri, Bakanları, üst düzey bürokratları 130 milyar dolar maliyet yarattılar bu memlekete. Bir hesap açmışlar; tövbe hesabı. ‘Çaktırmadan parayı oraya koy, aradan çekil. Gözüm seni görmesin’ diyor Erdoğan. Niye? Çünkü orada baklavayı alan adam gibi sahipsiz değil. Bu hırsızların bir sahibi var. O da bu kara düzenin ta kendisi. Biz ilk günden beri çözüm önerilerimizi söyledik. Kanun teklifimizi verdik. Bundan sonra dikkatli bir şekilde bu konuyu takip etmeye devam edeceğiz.</p>

<p><strong>"SANDIKTA BİRLEŞECEĞİZ"</strong></p>

<p>Gariban nefsine uyar, hapis yatar. Fatma Betül Sayan Kaya Hanım Erdoğan’ın kızıdır; nefsine uymuş, o tövbe hesabına koyar ve adliyede arka kapıdan kaçırırlar, gider. O yüzden bugüne kadar AK Parti’yi desteklese de bizim kapımız, YENİ Parti’nin kapısı ardına kadar açık bütün demokratlara. Muhafazakar demokratlar, milliyetçi demokratlar bütün kapılar açık. Kürt’üne-Türk’üne, Laz’ına-Çerkes’ine, Alevi’sine-Sünni’sine. Bu milletin evladı değil misiniz? Hepinize açık kapılar. Bugüne kadar birleşemediklerimizle sandıkta birleşeceğiz. Bu iktidarı değiştireceğiz. Bu ülkenin bütün muhalefeti, soldakiler-sağdakiler ama yeter ki bu vatanı, bu milleti, bu ülkeyi, bu bayrağı, Atatürk’ü sevsin ve bunlarla sorunu olmasın. Hep birlikte olacağız. Bu seçim otokratlara karşı demokratların birleşeceği seçim olacak. Tek adamlar gidecek ve milletin kendisi gelecek.</p>

<p><strong>"ÖZ ELEŞTİRİ VE DEĞİŞİM ZAMANIYDI"</strong></p>

<p>Atatürk’ün kurduğu parti 47 yıl boyunca başarıyı kazanamıyordu, başarı kalesinin kapıları üzerimize kilitliydi. Siyasetin başarı kalesinin kapısından giremiyorduk. Maalesef üst üste kayıplara rağmen çok kazanmamız gereken bir Cumhurbaşkanlığı seçimini de kaybettikten sonra biz dedik ki ‘Artık öz eleştirinin, değişimin zamanıdır.’ Dediler, ‘Olmaz.’ Çok uğraştık, çok çabaladık ve bir kurultay sonucunda partimizde Cumhuriyet tarihinde ilk kez seçimle bir değişimi gerçekleştirdik. Milletimiz bu değişimi kuvvetli bir öz eleştiri saydı. 14 seçim üst üste kaybetmiştik ama bu sefer bize bir şans verdi. Siz arkamızda durdunuz. Ege arkamızda durdu. Ege’nin bir evladı olarak Ege’de bulunan yedi ilin yedisinde, toprağı bulunan dokuz ilin dokuzunu da kazandık. Türkiye’nin yüzde 65’ini kazandık, ekonominin yüzde 84’ünü kazandık. 411 belediye kazandık. Rekorlar kırdık, yüzde altı oy aldığımız şehirlerde yüzde 60 oylar aldık. 47 yıl sonra partimizi birinci parti yaptık.</p>

<p><strong>"KURULDUKTAN SONRA İLK KEZ YENİLDİ"</strong></p>

<p>Adalet ve Kalkınma Partisi kurulduğundan beri ilk kez yenildi. O günden itibaren bir hazımsızlık, bir saldırganlık başladı. Ayvalıklılar MHP’ye oy verdi mi iyi, AK Parti‘ye oy verdi mi iyi. Ama bize verince bunu içine sindiremedi. Kurulduğu günden beri ilk kez ikinci oldu. 47 yıldan beri biz de ilk kez birinci olduk. Ama saldırılara başladı. Atatürk’ün partisini adaysızlaştırmak için cumhurbaşkanı adayımızı içeri attı. Lidersizleştirmek için bana yapmadığını bırakmadı. Kurumsuzlaştırmak için partinin son dört seçimini aile mahkemesine, medeni hukuk mahkemesine iptal ettirdi, YSK’nın verdiği mazbatalara rağmen. Kendisini yeneni, 47 yıl sonra birinci gelenleri götürüp, her zaman yendiğini başımıza getirdi. Biz büyük bir mücadeleyle önce partimizde mücadele ettik, çünkü siz dediniz ki ‘dik dur, eğilme.’ Sonra dediniz ki ‘Ya bir yol bulacak partiyi geri alacaksın ya da yeni bir yol açacaksın.’ Baktık ki mahkeme kararını bir günde yollayacaklar, adli tatile kadar yollamazlar. 40 gün içinde kongre yapması lazım, ‘yapacağım, yapacağım’ dediler. Yapmadılar, hala yapmıyorlar, yapmayacaklar. Baktık bir yolu yok, yeni bir yol açacağız. Sizden aldığımız kuvvetle dedik ki ‘Arkamızda düşman gibi bir deniz, önümüzde deniz gibi bir düşman var.’ Gemileri yaktık, karaya çıktık, o yolu hep birlikte biz açtık.</p>

<p><strong>"PARTİMİZİ MİLLETİMİZ KURDU"</strong></p>

<p>YENİ Parti’yi siz kurdunuz, adını sokakta siz koydunuz, bütçesini siz oluşturdunuz. Müzesine saklıyorum partinin, 950 lira yollamış, ‘Hayvanlarımın bir günlük süt parasıdır’ diyor. Para yollamış, ‘Bir römork buğday sattım o da sizin olsun’ diyor. 23 bin 500 lira maaş almış, 500 lirasını yollamış teyze. Ama böyle böyle iktidar olma umudunu, iktidarı değiştirme umudunu kimseye vermedi millet. Çünkü ‘Yenilmeye alışmışlar kalsın, yenenler gitsin, yenilenler gelsin’ diyenlere karşı ‘Hayır, teslim olmayacağız, geri adım atmayacağız, arkadaşlarımızı satmayacağız, bu yoldan dönmeyeceğiz’ diyenler var. Ayvalık çok iyi biliyor. Biz YENİ Parti’yi keyiften kurmadık, zaruretten kurduk. Ama biz YENİ Parti’yi muhalefet etsin diye değil, iktidar olsun diye kurduk. Onun için inançla, güvenle iktidara doğru yürüyoruz. YENİ Parti, zeytin toplayan, ekmeğini zeytinden çıkaranların YENİ Parti’sidir. Bu parti, çiftçilerin YENİ Parti’sidir. Emeklilerin YENİ Parti’sidir. Emekçilerin YENİ Parti’sidir. Esnafın YENİ Parti’sidir. Kadınların YENİ Parti’sidir. Gençlerin YENİ Parti’sidir. Hepinizin YENİ Parti’si, Türkiye’nin yeni umududur.</p>

<p>Asla kimse şundan endişe etmesin. ‘Efendim bunlar gitmez’ Gidecekler. ‘Bunlar yenilmez.’ Yendik, yine yeneceğiz. ‘Yenilse de bırakmaz.’ Öyle bir şey yok. O umutsuzluğa oynuyorlar, senin umudunu kırmak istiyorlar. Sandıktan umudunu kırmak istiyorlar. Asla, asla öyle bir şey yok. Size söz veriyorum, sandığa varacağız, o seçimi alacağız."</p>

<p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/ozel-bugune-kadar-birlesemediklerimizle-sandikta-birlesecegiz-bu-iktidari-degistirecegiz</guid>
      <pubDate>Sat, 31 Oct 2026 19:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/10/1b87a72f-8db6-4d41-8497-7891e85f7dcf.jpg" type="image/jpeg" length="24641"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kılıçdaroğlu: AK Parti'yi de diğer partileri de arındıracağız]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/kilicdaroglu-ak-partiyi-de-diger-partileri-de-arindiracagiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/kilicdaroglu-ak-partiyi-de-diger-partileri-de-arindiracagiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, CHP'nin bir arınma dönemi yaşadığını ileri sürerek, "Sadece bizi değil, Türkiye'yi kirlilikten arındıracağız. AK Parti'yi de, diğer partileri de arındıracağız" dedi. Kılıçdaroğlu, kendisi ya da yakınları için para harcayan belediye başkanlarını istifaya davet ederek, "Yolsuzluk yapanların adresi bellidir. Bakın, buraya da yakın: AK Parti Genel Merkezi. İstiyorlarsa hep beraber AK Parti Genel Merkezi'ne gitsinler" diye konuştu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, CHP Genel Merkezi'nde düzenlenen CHP Gençlik Kolları İl Koordinasyon Toplantısı’nın kapanışında konuştu. CHP’li gençlerin Ahmet Kaya’nın Yorgun Demokrat şarkısı ile karşıladığı Kılıçdaroğlu, "Gençlerin umudu Kılıçdaroğlu" sloganları eşliğinde kürsüye çıktı.</p>

<p>Sloganlara "Birlikte bu ülkeyi ahlaki temelleri üzerinde yeniden inşa edeceğiz" yanıtını veren Kılıçdaroğlu, "Siyaseti kirlilikten arındıracağız. Ahlaki temelleri güçlü olan bir siyaseti yeniden inşa edeceğiz. Yine söylüyorum: Siyasi Ahlak Kanunu vazgeçilmezimizdir. Siyaset kirlilikten arınmadığı sürece Türkiye huzur bulamaz. Kaynaklar yerli yerinde harcanamaz. Bir avuç kişi zenginleşirken milyonlar fakirleşir. O nedenle unutmamanız gereken temel nokta, bu ülkenin kesinlikle bir Siyasi Ahlak Kanunu’na ihtiyacı var. Siyasetin ahlaki temellerini inşallah Cumhuriyet Halk Partisi'nin önderliğinde bu ülkeye kazandıracağız. Bu temeller olmadan siyaset yürümez, Türkiye aydınlığa kavuşmaz. O nedenle beraber, birlikte yapacağız" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Daha sonra savunma sanayideki gelişmelerden söz eden Kılıçdaroğlu, CHP’lilerin tarihi iyi bilmesi gerektiğini söyledi. Osmanlı’nın 18’inci yüzyıldaki Sanayi Devrimi'ni kaçırdığını anımsatan Kılıçdaroğlu, Osmanlı İmparatorluğu’nun yıkılmasının ardınından kurulan Cumhuriyet’in önceliğinin ekonomik bağımsızlık olduğunu vurgulayarak, "1923'te İzmir İktisat Kongresi toplandı. Ekonomik bağımsızlığı olmayanın tam bağımsızlığı olmayacağını Gazi Mustafa Kemal biliyordu. Eğer ekonomik olarak birilerine muhtaçsanız o zaman sizin bağımsızlığınız su götürür diyordu" diye konuştu.</p>

<p>Cumhuriyet’in kurucularının savunma sanayine verdiği önemi anlatan Kılıçdaroğlu, bu konuda açılan fabrikaları sıraladıktan sonra, "O fakir ülke, 1920'lerden 1930'lara, 1940'lara kadar gelen süreç içinde ne büyük başarılara imza atıldığını bilmeniz açısından bunu söylüyorum" dedi.</p>

<p>1937 yılında dünyaya uçak ihraç eden beş ülkeden birisinin Türkiye olduğunu vurgulayan Kılıçdaroğlu, Türkiye'nin NATO'ya üye olduğu 1945'ten itibaren uçak üretimini engellemeye çalıştığını anlatarak, "Türkiye, NATO'ya girer. Kıbrıs Barış Harekâtı'na kadar el bebek, gül bebek... Bir sorun yoktur. 5 Haziran 1964. Kıbrıs'ta olaylar olur. Soydaşlarımız katledilir. İnönü müdahale etmek ister ama Amerikan Başkanı Johnson çok ağır bir mektup yazar dönemin Başbakanı İsmet İnönü'ye. Benzer olay 20 Temmuz 1974'te olur. Kıbrıs'ta olaylar oluyor. Soydaşlarımız öldürülüyor. Bütün dünya seyirci ama seyirci olmayan bir kişi var: Rahmetli Bülent Ecevit. Ve Kıbrıs'a müdahale eder. Eğer bugün Doğu Akdeniz'de Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin bir hakkı varsa, Bülent Ecevit'i rahmetle anmak ve onu asla unutmamak gerekiyor. Türkiye'nin Akdeniz Bölgesi'nde söz sahibi olmasının temel taşlarını döşeyen lider, Bülent Ecevit'tir" ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>"REKABET OLMAZSA SAVUNMA SANAYİSİNDE GELİŞME SAĞLANMAZ"</strong></p>

<p>Kıbrıs Barış Harekatı'nın ardından Amerika ambargosunun başladığını söyleyen Kılıçdaroğlu, bu ambargonun ardından savunma sanayi alanında yeniden önemli adımlar atıldığını anlattı. Bugün de savunma sanayi alanında pek çok şey yapıldığını belirten Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti:</p>

<p>"Yapanlardan, sanayicilerimizden, mühendislerimizden gurur duyuyoruz. Kimsenin unutmaması gereken iki temel nokta var: İnönü'ye Johnson'ın yazdığı mektup ve Bülent Ecevit'in Kıbrıs'a yaptığı harekat. Bütün bunların çıkış noktası, tetikleyicisi bu iki olaydır. Türkiye kendi özüne dönmüştür, kendi sanayine dönmüştür. 'Ben üretmezsem başarılı olamam, ben üretemezsem kendimi savunamam.' Üstelik ateş çemberi içinde olan bir bölgede Türkiye kendi varlığını, kendi güvenliğini korumak zorundadır; el aleme avuç açmadan. Ve Türkiye bugün bu noktadadır.</p>

<p>Evet, bugün uçaklar yapıyoruz, helikopterler yapıyoruz. tank konusunda belki hatırlarsınız, iktidarı çok sert eleştirmiştim. Aynı eleştirilerim bugün için de geçerlidir, onu da belirtmek isterim. Bugün savunma sanayimizin önemli bir sorunu var: Rekabete açık değil. Rekabet olmazsa savunma sanayisinde beklediğimiz gelişmeleri sağlayamazsınız. Savunma sanayi bir kişiye veya bir şirkete teslim edilemez. Rekabet olmalı. En iyisini, en güzelini, en ihtiyaç duyulanı kim yapıyorsa onun öne çıkması lazım. Dolayısıyla rekabete açık bir yapının olması gerekiyor. Savunma sanayinin, yüksek teknolojiye ihtiyaç duyulan bir alandır."</p>

<p><strong>"SAVUNMADA GÜÇLÜ OLMAK İSTİYORUZ"</strong></p>

<p>CHP’nin dört temel felsefesi olduğunu anlatan Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti:</p>

<p>"Birincisi: Hukukun üstünlüğü. Eğer bunu sağladığımız andan itibaren bu olayların tamamını tartışabiliriz. Biz bugün yapılanları küçümsemiyoruz ama geçmişi unutturmayacağız. Geçmişin temelinde Cumhuriyet Halk Partililerin emeği vardır. En ağır bedelleri ödeyen parti Cumhuriyet Halk Partisi'dir ama bu yolu açan partinin de Cumhuriyet Halk Partisi olduğunu hiç kimsenin unutmaması gerekir. Biz ülkemizi seviyoruz. Savunmada güçlü olmak istiyoruz. Cumhuriyeti kurduk ama ülkemizde henüz arzu ettiğimiz demokrasi yok. Cumhuriyeti demokrasiyle taçlandırmak inşallah bize nasip olacaktır. Kirlilikten arınmış, herkesin düşüncesini özgürce ifade edebildiği gerçek anlamda bir demokrasi özlemimiz var.</p>

<p>İkincisi: Üreten Türkiye. Türkiye'nin üretmesi lazım ama ne üretecek Türkiye? Katma değeri yüksek ürün üretmek zorundadır Türkiye. Katma değeri yüksek ürün ürettiğinizde dünyada söz sahibi olursunuz.</p>

<p>Üçüncüsü: Sosyal devlet. Tamam, demokrasiyi getirdik. Ama biri aç, biri yoksulsa olmaz. Herkesin huzur içinde yaşadığı, herkesin ekmeğini özgürce bölüştüğü, yolsuzluğun hırsızlığın olmadığı, hiçbir çocuğun yatağa aç girmediği bir devlet.</p>

<p>Anne çocuğunu iyi besleyemediği için çocuk okula aç gidiyor. Ya bir tas çorbayı 21. yüzyılın Türkiye'sinde bir çocuğa veremez misiniz siz ya? Su veremez misiniz bu çocuğa? Tuvaletine kağıt koyamaz mısınız bu çocuğun? Milyarları götürenlere bir şey demiyorlar.</p>

<p><strong>"FON VURGUNCULARINI ÖRGÜTLÜ SUÇLAR ÇERÇEVESİNDE DEĞERLENDİRMENİZ GEREKİR"</strong></p>

<p>Fon vurguncuları aldı malı götürdü. Herkes parayı dışarıya götürdü. Efendim, 'tutuklarım sizi, içeri atarım.' E, 5 milyar gitti, 10 milyar gitti, 100 milyar dolar gitti zaten. Ne olacak? 'Üç beş gün kalırız, üç beş yıl kalırız, on on beş yıl kalırız, gider yurt dışında krallar gibi yaşarız' diyorlar. Fon vurguncularını örgütlü suçlar çerçevesinde değerlendirmeniz ve dava açmanız gerekir. Böyle olabilirse belki Türkiye o paraları yeniden getirebilir.</p>

<p>Dolayısıyla hakkı, hukuku ve adaleti savunuyorsak sadece kendimiz için değil; bu ülkede kim yaşıyorsa hepsi için eşit kuralları getireceğiz ve onları savunacağız.</p>

<p>Dördüncüsü: Sürdürülebilirlik. Hayat, dünya hızla değişiyor. Değişime ayak uyduramayanlar geride kalırlar. Değişime, dünyadaki gelişmelere, bilime, kültüre, sanata ayak uyduramayan toplumlar bir süre sonra tarih sahnesinden çekiliyorlar. Biz değişimi her dönem yakalamak, akılcı politikalarla üretmek ve dünyada söz sahibi olmak istiyoruz."</p>

<p><strong>"AKDENİZ'DE HAKLARIMIZ VAR"</strong></p>

<p>Türkiye'nin kendi bölgesinde güçlü bir ülke olması gerektiğini söyleyen Kılıçdaroğlu, "Doğu Akdeniz'de haklarımız vardır. Petrolde, doğal gazda bizim haklarımız vardır. Akdeniz'de haklarımız vardır. Güçlü olursanız söz sahibi olursunuz, güçlü olmazsanız söz sahibi olamazsınız. Libya'yla yapılan anlaşma çok önemlidir. Ege'de sorunlarımız var, çözülmesi lazım. Orta Doğu'da terörün bitmesi, barışın gelmesi, Türkiye'nin o bölgeye çok daha fazla ekonomik ve kültürel ilgi göstermesi gerekir. Orta Doğu halklarıyla kardeşiz, akrabayız onlarla. Orta Doğu'nun dominant ülkesi, üreten ülkesi, saygın ülkesi olmak durumundayız" dedi.</p>

<p>Kılıçdaroğlu, "Atatürkçülük güne takılıp kalma değildir; Atatürkçülük geleceği inşa etmektir. O nedenle statik değildir Mustafa Kemal Atatürk dediğimiz o ideoloji, o felsefe. Geleceği inşa edeceksin. Bilgiyle, birikimle, saygıyla inşa edeceksiniz, kavgasız inşa edeceksiniz. Yeri geldiğinde gücünüzü test edenlere ders vermekten kaçınmayacaksınız; Kıbrıs'ta olduğu gibi. Türkiye Cumhuriyeti tarihinde en önemli adımları atan partinin, uzun yıllardır iktidar olmamasına rağmen en önemli adımları atan partinin Cumhuriyet Halk Partisi olduğunu sakın unutmayın. Cumhuriyeti kuran da, Kıbrıs'a giden de, uluslararası sözleşmelere imza atan partinin de Cumhuriyet Halk Partisi olduğunu kimse unutmasın" diye konuştu.</p>

<p><strong>"CHP'NİN KURULTAYLARINDA PARA PUL DÖNMEZ"</strong></p>

<p>CHP'nin ahlaki değeri yüksek bir parti olduğunu, oy vermeyen yurttaşların bile CHP'liler için "düzgün insanlar" diye söz ettiğini vurgulayan Kılıçdaroğlu, konuşmasına şu sözlerle sonlandırdı:</p>

<p>"CHP, diğer partilere benzemez. CHP'nin kurultaylarında para pul dönmez. Bir kişiyi ikna etmek ayrı, o kişinin iradesini satın almak ayrı. Ben gelirim, siz beni ikna edersiniz, ben buna eyvallah derim; ben sizi ikna ederim, eyvallah derim. Ama hiç sizi dinlemeden cebinize parayı koyup 'Şuna gidin oy verin' derseniz onlar gerçek CHP'li değildir. İçimize sızdılar ve Türkiye bir arınma dönemi yaşadı, CHP bir arınma dönemi yaşadı. Sadece bizi değil, Türkiye'yi kirlilikten arındıracağız. AK Parti'yi de, diğer partileri de arındıracağız. Artık bu milletin soyulmasını istemiyoruz, vatandaşın alın terine değer verilmesini istiyoruz. Kirliliği asla kabul etmiyoruz. Tartışmaya, iknaya, oturup konuşmaya evet; ama rüşvetle irade satın almaya hayır diyoruz ve bu büyük bir ahlaksızlıktır, bunu kabul etmiyorum.</p>

<p>Hiçbir belediye başkanı, halka hizmet etmekten, beldeye hizmet etmekten çekinmemeli. Ama parayı kendisi için, yakınları için harcıyorsa ve hâlâ 'Ben CHP'liyim' diyorsa sakın CHP'de kalmasın. Derhal ama derhal istifa edip başka bir yere... Yolsuzluk yapanların adresi bellidir. Bakın, buraya da yakın: AK Parti Genel Merkezi. İstiyorlarsa hep beraber AK Parti Genel Merkezi'ne gitsinler."</p>

<p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/kilicdaroglu-ak-partiyi-de-diger-partileri-de-arindiracagiz</guid>
      <pubDate>Sat, 31 Oct 2026 19:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/thumbs-b-c-b490bc82cdf4a5dcdf39cb7a16adb961-3.jpg" type="image/jpeg" length="61386"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[YENİ Partili Yaman'dan diş hekimi atama sayısına tepki: 816 kadro ihtiyacı karşılamıyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/yeni-partili-yamandan-dis-hekimi-atama-sayisina-tepki-816-kadro-ihtiyaci-karsilamiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/yeni-partili-yamandan-dis-hekimi-atama-sayisina-tepki-816-kadro-ihtiyaci-karsilamiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[YENİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Aylin Yaman, Sağlık Bakanlığı tarafından açıklanan atama kurasında diş hekimleriiçin 816 kadro ayrılmasına tepki gösterdi. Kamuda diş hekimliği hizmetlerinin yetersiz kaldığını ve işsiz diş hekimisayısının 20 bine yaklaştığını belirten Yaman, sağlık insan gücünün planlanması ve kamu istihdamının artırılması çağrısında bulundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>YENİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Aylin Yaman, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Sağlık Bakanlığı tarafından ilan edilen atama kurasına tepki göstererek, şunları kaydetti:</p>

<p>"Sağlık Bakanlığı tarafından ilan edilen atama kurasında, 381’i uzman diş hekimi olmak üzere, sadece 816 diş hekimliği kadrosu açılmıştır. Kamuda ağız ve diş sağlığı hizmetlerine çok büyük ihtiyaç olmasına rağmen, sayısı 20 bine yaklaşan işsiz diş hekimleri için bir planlama ve istihdam politikası düzenlenmemekte, açılan kadro sayıları ihtiyacı karşılamamaktadır. Üstelik sisteme her yıl, kontrolsüzce binlerce yeni mezun katılmaktadır.</p>

<p>Sorunları konuştuğumuz her mecrada, yetkililerin yeni diş hekimliği fakültesi açılmayacağını söylemesine rağmen, bugün yayınlanan Resmi Gazete’de Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi’ne bağlı bir Diş Hekimliği Fakültesi kurulacağını öğreniyoruz. Ağız Diş Sağlığı hizmetleri sağlık hizmetinin önemli bir parçasıdır. Kişi başı hekime müracaatın 13,2 kez olduğu bir ortamda, kişi başı diş hekimine müracaat sayısı yılda 1 bile değildir (0,73). Üstelik en son yayınlanan 2025 yılı Sağlık İstatistikleri Yıllığı Haber Bülteni’nde, diş hekimliğine müracaat sayısının ilk kez bildirimi bile yapılmamıştır. Diş hekimine ihtiyaç vardır, sorun kamuda diş hekimliği sisteminin kurulmaması, sistemin özelde döndürülmesidir. Türkiye’de 100 bin kişiye düşen Diş Hekimi sayısı 59 iken, Avrupa Birliği’nde 85 Diş Hekimi düşmektedir. Bu açık, kamu tesislerine ve koruyucu diş hekimliğine yatırım yapılarak düzenlenebilecek bir durumdur. Acilen, yeni mezun vermeden mevcut Sağlık İnsan Gücü’nün planlamasına ihtiyaç vardır."</p>

<p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/yeni-partili-yamandan-dis-hekimi-atama-sayisina-tepki-816-kadro-ihtiyaci-karsilamiyor</guid>
      <pubDate>Sat, 31 Oct 2026 19:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/10/899da782-6799-4047-8633-286f7cfcbcae.png" type="image/jpeg" length="41312"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Aile Bakanlığı’ndan kimsesizler için 81 ile genelge]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/aile-bakanligindan-kimsesizler-icin-81-ile-genelge</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/aile-bakanligindan-kimsesizler-icin-81-ile-genelge" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'ndan 81 il valiliğine gönderilen genelgede, kış aylarında sokakta kimsenin kalmaması için il ve ilçelerdeki evsiz, mekansız ve kimsesiz kişilerin tespitinin yapılması, kimsesizlerin ihtiyaçlarının karşılanması talep edildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'nca, kışın sokakta yaşayan kimsesizlerin barınma ve temel ihtiyaçlarının karşılanması için 81 il valiliğine, aile ve sosyal hizmetler il müdürlükleri ile sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakıflarına genelge gönderildiği belirtildi.</p>

<p>Açıklamada, "Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanımız Mahinur Özdemir Göktaş'ın imzasıyla gönderilen genelge kapsamında, kış aylarında sokakta tek bir vatandaşın dahi kalmaması için il ve ilçelerdeki evsiz, mekansız ve kimsesiz kişilerin tespiti yapılacak. Barınmaları, kamu misafirhaneleri ve oteller tarafından sağlanacak kimsesizlerin temizlik, sağlık, temel gıda, giyim ihtiyaçları karşılanacak. Genelgede ayrıca vatandaşlara gerekli hallerde psikososyal destek sağlanması talimatı verildi" denildi</p>

<p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/aile-bakanligindan-kimsesizler-icin-81-ile-genelge</guid>
      <pubDate>Sat, 31 Oct 2026 18:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/10/34c93cfe-678e-46ed-9b81-ba86ae4f828e.jpeg" type="image/jpeg" length="83396"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kocaelispor, sahasında Çaykur Rizespor ile golsüz berabere kaldı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/kocaelispor-sahasinda-caykur-rizespor-ile-golsuz-berabere-kaldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/kocaelispor-sahasinda-caykur-rizespor-ile-golsuz-berabere-kaldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Süper Lig’in 10. haftasında Kocaelispor, sahasında ağırladığı Çaykur Rizespor ile 0-0 berabere kaldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Süper Lig’in 10. haftasında Kocaelispor ile Çaykur Rizespor, Kocaeli Stadyumu’nda karşı karşıya geldi.</p>

<p>Ev sahibi Kocaelispor ile Çaykur Rizespor’un mücadelesinde gol sesi çıkmadı. Karşılaşma 0-0 eşitlikle tamamlandı.</p>

<p>Bu sonuçla Kocaelispor puanını 16’ya yükseltirken, Çaykur Rizespor ise 11 puana ulaştı.</p>

<p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Tolga Çifci</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/kocaelispor-sahasinda-caykur-rizespor-ile-golsuz-berabere-kaldi</guid>
      <pubDate>Sat, 31 Oct 2026 18:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/10/6ae5ff97c44e39ea4136a090jpg.jpg" type="image/jpeg" length="49395"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EGM’den dolandırıcılık uyarısı: Kendilerini polis ve savcı olarak tanıtanlara dikkat]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/egmden-dolandiricilik-uyarisi-kendilerini-polis-ve-savci-olarak-tanitanlara-dikkat</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/egmden-dolandiricilik-uyarisi-kendilerini-polis-ve-savci-olarak-tanitanlara-dikkat" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Emniyet Genel Müdürlüğü (EGM), telefonla arayarak kendilerini polis, savcı veya kamu görevlisi olarak tanıtan dolandırıcılara karşı vatandaşları uyardı. Açıklamada, para ve ziynet eşyası isteyen kişilere itibar edilmemesi, şüpheli görüşmelerin sonlandırılarak 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bilgi verilmesi gerektiği vurgulandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Emniyet Genel Müdürlüğü, son dönemde vatandaşları hedef alabilecek dolandırıcılık yöntemlerine karşı önemli biruyarıda bulundu. EGM, dolandırıcıların telefon aracılığıyla kendilerini polis, savcı ya da farklı kamu görevlileri olarak tanıtarak vatandaşlardan para ve ziynet eşyası isteyebileceğine dikkat çekti.</p>

<p>Emniyet Genel Müdürlüğü'nün sosyal medya hesabından paylaşılan açıklamada, vatandaşların bu tür girişimlere karşı dikkatli olması gerektiği belirtilerek şu ifadelere yer verildi:</p>

<p>"Dolandırıcılar sizi arayarak kendilerini polis, savcı veya kamu görevlisi olarak tanıtıp sizden para veya ziynet eşyasıtalep edebilir. Böyle bir durumda kişisel bilgilerinizi hiç kimseyle paylaşmayın. Hiçbir kamu görevlisi sizden para veya ziynet eşyası talep etmez, kimlik ve banka bilgilerinizi sormaz. Şüpheli bir durumda görüşmeyi hemen sonlandırın, vakit kaybetmeden 112'yi arayın veya en yakın kolluk birimine başvurun"</p>

<p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/egmden-dolandiricilik-uyarisi-kendilerini-polis-ve-savci-olarak-tanitanlara-dikkat</guid>
      <pubDate>Sat, 31 Oct 2026 17:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/10/02992dea-7864-419d-b2d1-e282ca2c70c7.jpeg" type="image/jpeg" length="43293"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Erdoğan: Savunma sanayindeki başarıyı sağlık sektöründe de yakalayacağız]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/erdogan-savunma-sanayindeki-basariyi-saglik-sektorunde-de-yakalayacagiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/erdogan-savunma-sanayindeki-basariyi-saglik-sektorunde-de-yakalayacagiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, sağlık alanında yerli ve milli üretimi güçlendirmeyi hedeflediklerini belirterek, “Savunma sanayinde nasıl destan yazdıysak, aynı başarıları sağlık sektöründe de elde edeceğiz” dedi. Erdoğan,iki yıl içinde en az yüzde 71 yerlilik oranına sahip, yıllık 700 adet ultrason cihazı üretmeyi hedeflediklerini açıkladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Rixos Tersane İstanbul'daki "12. Türk Tıp Dünyası Kurultayı ve TÜSEB Aziz Sancar Bilim, Hizmet ve Teşvik Ödülleri Töreni"ne katıldı.</p>

<p>Erdoğan konuşmasında, tıp dünyasının tüm paydaşlarının aynı masa etrafında buluşmasının, aynı meseleler üzerine istişarelerde bulunmasının çok değerli olduğunu vurguladı. Üç gün boyunca icra edilen bilimsel oturumların verimli geçmiş olmasını dileyen Erdoğan, "Sağlıklı Türkiye Yüzyılı vizyonu doğrultusunda planlanan ve üreten sağlık yaklaşımını merkeze alan 12. Kurultay'ın yeni yol haritalarının değerlendirilmesi noktasında son derece stratejik bir buluşma olarak görüyorum. Aynı şekilde ilaç, aşı ve tıbbi cihaz sektörlerini akademi ve iş dünyasıyla bir araya gelen Üreten Sağlık İş Forumu'nun da yeni yatırım hamlelerine kapı aralayacağına inanıyorum" dedi.</p>

<p>Her şeyden önce kendi inanç değerlerinin, yaşamak ve yaşatmak üzerine kurulu olduğunu belirten Erdoğan, "Bir fidana can suyu vermek, kanadı kırık bir serçeyi şefkatle tedavi etmek yalnızca beden değil, ruha da şifa ve sekinet temin etmek tarihimizin ve kimliğimizin özünü teşkil etmektedir. Bir insanı öldürmenin tüm insanlığı öldürmek, bir insanı yaşatmanın da tüm insanlığı yaşatmak olarak görülmesi şifa medeniyetimizin inanç ve iman temelleridir" ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>"BİZ DAHA 13'ÜNCÜ ASIRDAN İTİBAREN İNSANLIĞA IŞIK SAÇMIŞ BİR MİLLETİZ"</strong></p>

<p>Erdoğan konuşmasını şöyle sürdürdü:</p>

<p>"Biliyorsunuz, biz daha 13'üncü asırdan itibaren hem hekimlerimizle hem de darüşşifalarımızla Anadolu'ya ve insanlığa ışık saçmış bir milletiz. Selçuklu döneminde inşa edilen Kayseri'deki Gevher Nesibe Darüşşifası, Sivas'taki İzzetin Keykavus Darüşşifası, restorasyon işlemlerini tamamlayarak geçtiğimiz sene Tokat'ta yeniden hizmete aldığımız Gökmedrese bunlardan bazılarıdır. Aynı şekilde Osmanlı'nın vakıflar eliyle hayata geçirdiği Edirne, Bursa, Fatih, Haseki Sultan, Atik Valide Darüşşifaları ve daha nicesi sağlık meselesine nasıl yaklaştığımızı gösteren mihenk taşlarıdır.</p>

<p>İbn-i Sina'nın birikimi, Şerafeddin Sabuncuoğlu, Altuncuzade Şeyh Salih, Hekimbaşı Ahi Mehmed Çelebi ve daha pek çok isimle asırlar boyunca Türk-İslam coğrafyasında zenginleşti, dünyaya buradan ihraç edildi. Hipokrat'ın 'Bir yerde tıp sevgisi varsa orada insanlık sevgisi vardır' sözü, Şeyh Edebali'nin 'İnsanı yaşat ki devlet yaşasın' vecizesinde hayat buldu. Şurası da çok önemlidir. Avrupa'da psikiyatrik rahatsızlıkları olan hastalar canlı canlı yakılırken, buradaki bimarhanelerde, hastanelerde diğer yöntemlerin yanı sıra musiki makamlarıyla, su sesleriyle, aromaterapi ile tedavi edildi.</p>

<p>19'uncu asırdan itibaren Mekteb-i Tıbbiye-i Şahane ve diğer eğitim kurumlarımız dünyaca ünlü hekimler yetiştirdi. Cumhuriyetle birlikte tıptaki bu birikim üniversitelerimiz ve hocalarımızın katkılarıyla daha da geliştirildi, takviye edildi. Şunu da ayrıca dikkatlerinize sunmak isterim, tıpta bilgi, maharet, yetenek ve kabiliyet şüphesiz önemlidir. Fakat bizde tüm bunlar aynı zamanda hekimlik ahlakıyla teçhiz edilmiştir. Hekimin halden anlaması, vicdan ve sorumluluk sahibi olması, hastaya ve hayata mütekamil bir nazarla bakması beklenmiştir. Yani bugün tıp etiği olarak adlandırılan kural ve normlar bizde zaten bir hekimin taşıması gereken hasletler olarak ele alınmıştır."</p>

<p>Erdoğan, bugün de bilim insanlarının oldukça nitelikli, çığır açan işlere imza atmayı sürdürdüğünü söyledi. TÜSEB ödüllerini tevcih edeceği hocaların, kuruluşların farklı alanlarda çok önemli çalışmalar icra ettiğini kaydeden Erdoğan, "Geçmişteki başarılarımızın yeni buluşlarla, yeni eserlerle devam ettirilmesini bu açıdan çok kıymetli buluyorum. Gençlerimizin de sizleri örnek alarak ileride inşallah çok daha büyük işler başaracağından hiçbir şüphe duymuyorum" diye konuştu.</p>

<p><strong>"HEDEFİMİZ KENDİ ULTRASON CİHAZIMIZI GELİŞTİRMEK"</strong></p>

<p>Bugün diğer alanlar gibi tıpta da devrim niteliğinde gelişmeler yaşandığını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu:</p>

<p>"Özellikle yapay zeka ve dijital teknolojilerin devreye girmesiyle araştırma-geliştirme çalışmalarından üretim metotlarına sürecin her aşamasında önemli kazanımlar elde ediliyor. Artık cerrahi operasyonlar yüzlerce kilometre mesafeden makineler yardımıyla gerçekleştiriliyor, hastaların durumu uzaktan takip ediliyor. Burada odaklanmamız gereken temel husus, bu yeniliklere adapte olabilmenin ötesinde akışa yön verebilmektir. Geliştirdiğimiz ürün ve projelerle, yaptığımız bilimsel araştırmalarla sürekli daha iyinin peşinde olabilmektir. Bizler devlet ve hükümet olarak 24 yıldır bunun mücadelesini veriyoruz. Yatırımlarımızla, desteklerimizle, teşviklerimizle sağlık altyapımızı güçlendirmek için yoğun gayret sarf ediyoruz. Bilhassa sağlıkta yerli üretim modeliyle tıbbi cihaz ve ekipmanlarımızı dışarıdan almak yerine artık biz üretiyoruz.</p>

<p>Batman'da kendi imkanlarımızla ürettiğimiz solunum cihazlarımızı hem hastanelerimizde kullanıyor hem de 45 ülkeye ihraç ediyoruz. Sağlık Bakanlığımızın ASELSAN iş birliğiyle geliştirdiği otomatik şok cihazlarımızı 16 ülkeye gönderiyor, mobil dijital röntgen cihazlarımızı kamu hastanelerimizde vatandaşlarımızın hizmetine sunuyoruz. Dünyada çok az ülkenin üretebildiği kalp-akciğer makinesini tamamen öz kaynaklarımızla geliştirdik ve kullanıma sunduk. İleri teknolojiyle donatılan yapay zeka destekli yerli yoğun bakım monitörlerimizi kliniklerimizde kullanmaya başladık.</p>

<p>Kanserle mücadelede kişiselleştirilmiş tedavinin zirvesi olan CAR-T hücre tedavileri ve üretim teknolojisini kendi mühendislik kabiliyetlerimizle üretip başarıyla uyguluyoruz. Şimdi hedefimiz kendi ultrason cihazımızı geliştirmek. İnşallah önümüzdeki iki senenin sonunda en az yüzde 71 yerlilik oranına sahip, yıllık 700 ultrason cihazı üreteceğiz. Tıbbi cihaz tedariğinde de yerli ürünlere artık daha fazla ağırlık veriyoruz. Son bir yılda kamu alımlarındaki yerlilik oranını 7 puan artırdık. Bütün bunları birer başlangıç olarak görüyoruz. İnşallah çok daha güzel, çok daha verimli işler yapacağız.</p>

<p>Sağlık mimarimizi tüm bileşenleriyle çok daha verimli, nitelikli, dayanıklı hale getireceğiz. Savunma sanayinde nasıl destan yazdıysak, aynı başarıları sağlık sektöründe de elde edeceğiz. Bu süreçte varsa eksiklerimiz, gidereceğiz. Şayet varsa ihmallerimiz, telafi edeceğiz. Sizlerin de güçlü desteğiyle sağlıkta zirveye oynamayı sürdüreceğiz."</p>

<p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/erdogan-savunma-sanayindeki-basariyi-saglik-sektorunde-de-yakalayacagiz</guid>
      <pubDate>Sat, 31 Oct 2026 17:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/10/ekran-resmi-2026-10-04-152812.png" type="image/jpeg" length="89805"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Cansu Çakar'ın yeni sergisi "Kiracı" 7 Kasım'da artSümer'de sanatseverlerle buluşuyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/cansu-cakarin-yeni-sergisi-kiraci-7-kasimda-artsumerde-sanatseverlerle-bulusuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/cansu-cakarin-yeni-sergisi-kiraci-7-kasimda-artsumerde-sanatseverlerle-bulusuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Geleneksel minyatür ve tezhip sanatını çağdaş bir dille buluşturan sanatçı Cansu Çakar'ın geçici mekânlar ve varoluş temasını ele alan yeni kişisel sergisi Kiracı, 7 Kasım'da .artSümer galerisinde sanatseverlerle buluşuyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Çağdaş sanatçı Cansu Çakar’ın .artSümer bünyesindeki ikinci kişisel sergisi "Kiracı", 7 Kasım itibarıyla sanatseverlerle buluşuyor. Geleneksel minyatür ve tezhip tekniklerini çağdaş sanat disipliniyle buluşturan Çakar, yeni sergisinde yaşamak, üretmek ve var olmak adına geçici olarak sahiplenilen mekânlar üzerinden kurulan çok katmanlı anlatıları izleyiciye aktarıyor.</p>

<p>Suluboya çalışmalarının yüzeyinde insan, hayvan, peyzaj ve tarihi iç içe geçiren sanatçı; her şeyin eşzamanlı bir varoluşa imkân tanıdığı, görsel ve metinlerarası ilişkilerle örülü bir dünya sunuyor.</p>

<p><img alt="Adsız Tasarım 2026 10 31T162854.969" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/10/adsiz-tasarim-2026-10-31t162854969.png" width="1080" /></p>

<h2><strong>Geleneksel formlardan çağdaş sorulara uzanan bir görsel dil</strong></h2>

<p>Minyatür sanatı ve tezhip pratiklerini güncel konularla yeniden yorumlayan Cansu Çakar, yapıtlarında sosyal, tarihsel ve mimari meselelerin yanı sıra Yakın Doğu ve Akdeniz kültürlerinin geçmiş ile bugündeki temsillerini odağına alıyor.</p>

<p><img alt="Adsız Tasarım 2026 10 31T163114.363" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/10/adsiz-tasarim-2026-10-31t163114363.png" width="1080" /></p>

<p>Geleneksel ifade biçimlerini durağan bir miras olarak görmek yerine sürekli dönüşebilen ve yeni anlamlar üreten bir görsel dil olarak kurgulayan sanatçı, minyatürün sembolik anlatım gücünü bugünün meseleleri doğrultusunda yeniden ele alıyor. Çakar, geçmiş ile günümüz arasında karşıtlık kurmak yerine, iki alanın birbirine temas ettiği ve yeni anlatılar meydana getirdiği ortak zeminleri araştırıyor.</p>

<p><img alt="Adsız Tasarım 2026 10 31T162955.538" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/10/adsiz-tasarim-2026-10-31t162955538.png" width="1080" /></p>

<h3><strong>Cansu Çakar hakkında</strong></h3>

<p>1988 yılında İstanbul’da doğan Cansu Çakar, lisans eğitimini Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Geleneksel Türk Sanatları Bölümü Tezhip Ana Sanat Dalı’nda tamamladı. 2023 yılında İstanbul’da SAHA Studio, 2024 yılında ise İngiltere’de Tate St Ives misafir sanatçı programlarında yer alan sanatçı, üretimlerini İzmir’deki atölyesinde sürdürüyor.</p>

<p>Sanat hayatı boyunca ulusal ve uluslararası ölçekte pek çok önemli sergi ve projede yer alan Çakar; İstanbul Modern Müzesi’ndeki "Akıp Giden Şehir", Odunpazarı Modern Müze’deki "Yeryüzü Yankıları" ve 7. Mardin Bienali bünyesindeki "Gök Zemin" sergilerine katıldı. Sanatçı daha önce İngiltere’deki Tate St Ives’ta "New Rarities" ve İstanbul’da .artSümer’de "Hat ve Hata" başlıklı kişisel sergilerini izleyiciyle buluştururken, Yapı Kredi Kültür Sanat’ta "Bugünü Resmetmek", Staatliche Kunsthalle Baden-Baden’da "Nature and State", MACRO Roma Çağdaş Sanat Müzesi’nde "Fore-Edge Painting", Pera Müzesi’nde "Minyatür 2.0" ve Salt Beyoğlu’nda "Aslına Sadık Kalınmıştır" sergilerinde eserleriyle yer aldı. Ayrıca 6. Ural Endüstriyel Çağdaş Sanat Bienali, 11. Berlin Bienali ile 14. ve 15. İstanbul Bienali programlarına da katılarak çalışmalarını geniş bir coğrafyada sergiledi.</p>

<p><img alt="Adsız Tasarım 2026 10 31T163042.553" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/10/adsiz-tasarim-2026-10-31t163042553.png" width="1080" /></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ahmet Çağatay Bayraktar</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/cansu-cakarin-yeni-sergisi-kiraci-7-kasimda-artsumerde-sanatseverlerle-bulusuyor</guid>
      <pubDate>Sat, 31 Oct 2026 17:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/10/adsiz-tasarim-2026-10-31t162802485.png" type="image/jpeg" length="58433"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan davet etmişti: Ukrayna lideri Zelenskiy İstanbul’a geldi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/cumhurbaskani-erdogan-davet-etmisti-ukrayna-lideri-zelenskiy-istanbula-geldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/cumhurbaskani-erdogan-davet-etmisti-ukrayna-lideri-zelenskiy-istanbula-geldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın daveti üzerine Türkiye’ye geldi. Zelenskiy’yi taşıyan uçak İstanbul’a iniş yaparken Ukrayna liderini havalimanında Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler karşıladı. İstanbul’daki temaslarda ikili ilişkiler, Rusya-Ukrayna Savaşı ve Karadeniz’deki güvenlik konularının ele alınması bekleniyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın daveti kapsamında gerçekleştireceği çalışma ziyareti için İstanbul’a ulaştı. Zelenskiy’yi taşıyan uçağın inişinin ardından Ukrayna lideri, Milli Savunma Bakanı (MSB) Yaşar Güler tarafından karşılandı.</p>

<p>Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, dün yaptığı açıklamada Zelenskiy’nin 31 Ekim tarihinde Türkiye’yi ziyaret edeceğini duyurmuştu.</p>

<p>Duran, ziyaret kapsamında İstanbul’da gerçekleştirilecek görüşmelerin gündemine ilişkin bilgi vererek Türkiye ile Ukrayna arasındaki iş birliğinin geliştirilmesine yönelik adımların değerlendirileceğini belirtmişti. Görüşmelerde ayrıca Rusya-Ukrayna Savaşı ve Karadeniz’deki güvenlik başta olmak üzere bölgesel ve uluslararası gelişmelerin ele alınacağı ifade edilmişti.</p>

<p>Duran, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullanmıştı:</p>

<p>"Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın davetine icabetle Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, 31 Ekim tarihinde ülkemize bir çalışma ziyareti gerçekleştirecektir. İstanbul’da yapılacak görüşmelerde, Türkiye ile Ukrayna arasındaki ikili iş birliğinin daha da geliştirilmesi amacıyla atılabilecek adımlar ile Rusya-Ukrayna Savaşı ve Karadeniz’deki güvenlik durumu başta olmak üzere bölgesel ve uluslararası gelişmeler ele alınacaktır"</p>

<h2><strong>Zelenskiy'den açıklama </strong></h2>

<p>İstanbul’a ulaşmasının ardından sosyal medya hesabından paylaşım yapan Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, Türkiye’de gerçekleştireceği temaslara ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</p>

<p>Zelenskiy, paylaşımında şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>"Ekibimizle İstanbul'a indik. Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile önemli görüşmelerimiz olacak"</p>

<p>Türkiye ile ilişkilerin güçlendirilmesi ve Ukrayna’nın güvenliğine yönelik çalışmaların ziyaretin öncelikleri arasında olduğunu belirten Zelenskiy, somut diplomatik fırsatların değerlendirilmesinin yanı sıra Karadeniz’deki deniz taşımacılığına ilişkin önemli başlıkların da gündemde bulunduğunu aktardı.</p>

<p>Ukrayna Devlet Başkanı, İstanbul programı kapsamında Fener Rum Patriği Bartholomeos ile de bir araya gelmesinin planlandığını bildirdi. Zelenskiy, açıklamasının sonunda Ukrayna’ya destek verenlere teşekkür etti.</p>

<p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/cumhurbaskani-erdogan-davet-etmisti-ukrayna-lideri-zelenskiy-istanbula-geldi</guid>
      <pubDate>Sat, 31 Oct 2026 17:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/10/ukrayna-devlet-baskani-volodimir-ze-6xwejpg.jpg" type="image/jpeg" length="73049"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bakanlıktan “Kapatıyoruz, zararına” ilanına ceza]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/bakanliktan-kapatiyoruz-zararina-ilanina-ceza</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/bakanliktan-kapatiyoruz-zararina-ilanina-ceza" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul Kadıköy’deki bir halı mağazasının vitrininde bir yılı aşkın süredir asılı bulunan “Kapatıyoruz. Zararına” yazısı, Ticaret Bakanlığı Reklam Kurulu’nun incelemesine takıldı. Tüketicileri gerçeğe aykırı bir kapanış ve indirim algısıyla alışverişe yönlendirdiği değerlendirilen işletmeye idari yaptırım uygulanırken reklamın kaldırılmasına karar verildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ticaret Bakanlığı, tüketicileri yanıltan indirim ve kampanya ilanlarına yönelik denetimlerini sürdürüyor. Bu kapsamda İstanbul Kadıköy’de faaliyet gösteren bir halı mağazasının vitrininde uzun süredir yer alan kapanış ilanı Reklam Kurulu tarafından incelemeye alındı.</p>

<p>Mağazanın vitrinine asılan “Kapatıyoruz. Zararına” ifadesinin bir yılı aşkın süredir kaldırılmadığı tespit edildi. Kurul, işletmenin söz konusu ilanla ticari faaliyetlerini sonlandıracağı yönünde gerçeğe aykırı bir izlenim oluşturduğunu belirledi.</p>

<p>Yapılan değerlendirmede, bu tür ilanların tüketicilerde indirim ve fırsat algısı yaratarak satın alma kararlarını etkileyebileceği, dolayısıyla haksız ticari uygulama kapsamında ele alınması gerektiği sonucuna varıldı.</p>

<h3><strong>İşletmeye idari yaptırım uygulandı</strong></h3>

<p>Ticaret Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, Reklam Kurulu’nun inceleme sonucunda işletmenin ilgili mevzuata aykırı hareket ettiğine hükmettiği bildirildi.</p>

<p>Açıklamada şu ifadelere yer verildi:</p>

<p>"Ticaret Bakanlığı Reklam Kurulu, tüketicileri indirim ve fırsat algısıyla alışverişe yönlendiren yanıltıcı uygulamalara karşı denetimlerini sürdürüyor. İstanbul Kadıköy’de faaliyet gösteren bir halı mağazasının vitrininde bir yıldan uzun süredir 'Kapatıyoruz. Zararına' ilanının yer aldığı tespit edildi. Reklam Kurulu, işletmenin gerçeğe aykırı biçimde ticari faaliyetini sonlandıracağı izlenimi oluşturmasını, tüketicilerin ekonomik davranışlarını etkileyen haksız ticari uygulama olarak değerlendirdi."</p>

<h3><strong>Reklamın kaldırılmasına karar verildi</strong></h3>

<p>İşletme hakkında Ticari Reklam ve Haksız Ticari Uygulamalar Yönetmeliği'nin 28/1, 28/2, 28/4 ve 29/1'inci maddeleri ile 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 62'nci maddesi kapsamında işlem yapıldı.</p>

<p>Bakanlık, işletmeye idari yaptırım uygulandığını ve yanıltıcı olduğu değerlendirilen reklamın kaldırılmasına karar verildiğini duyurdu.</p>

<p>Açıklamanın devamında ise şu ifadelere yer verildi:</p>

<p>"Yapılan inceleme sonucunda işletme hakkında, Ticari Reklam ve Haksız Ticari Uygulamalar Yönetmeliği’nin 28/1, 28/2, 28/4, 29/1'inci maddeleri uyarınca, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 62'nci maddesi hükümlerine aykırı olduğuna karar verilerek, idari yaptırım uygulandı ve reklamın kaldırılması kararı alındı. Ticaret Bakanlığı olarak tüketicilerimizin yanıltıcı indirim ve kampanya algısıyla alışverişe yönlendirilmesine karşı mücadelemizi kararlılıkla sürdürüyoruz."</p>

<p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Tolga Çifci</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/bakanliktan-kapatiyoruz-zararina-ilanina-ceza</guid>
      <pubDate>Sat, 31 Oct 2026 16:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/10/ticaret-bakanligi-ndan-cin-menseli-urune-damping-karari-5-yil-uygulanacakjpg.webp" type="image/jpeg" length="53663"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kılıçdaroğlu, vefatının 19. yılında Erdal İnönü'yü andı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/kilicdaroglu-vefatinin-19-yilinda-erdal-inonuyu-andi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/kilicdaroglu-vefatinin-19-yilinda-erdal-inonuyu-andi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Erdal İnönü'yü vefatının 19'uncu yılında anarak, "Saygın bir bilim insanı, sosyal demokrat düşünceyi siyasal pratiğiyle bütünleştiren müstesna bir genel başkan ve dürüstlüğüyle, ahlakıyla örnek bir insandı" dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, eski Başbakan Yardımcısı ve SHP Genel Başkanı Erdal İnönü'yü vefatının 19'uncu yılında andı. Kılıçdaroğlu, sosyal medya hesabından paylaştığı anma mesajında, şunları kaydetti:</p>

<p>"Erdal İnönü, saygın bir bilim insanı, sosyal demokrat düşünceyi siyasal pratiğiyle bütünleştiren müstesna bir genel başkan ve dürüstlüğüyle, ahlakıyla örnek bir insandı. Siyasete kattığı nezaket, bilgi ve erdemle tarihimizde hak ettiği yeri almıştır. Aramızdan ayrılışının yıl dönümünde kendisini saygı, sevgi ve rahmetle anıyorum."</p>

<p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/kilicdaroglu-vefatinin-19-yilinda-erdal-inonuyu-andi</guid>
      <pubDate>Sat, 31 Oct 2026 16:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2025/07/cf8c7e20-be94-4c3a-9a17-0710a5fc0766jpg.webp" type="image/jpeg" length="50766"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İstanbul'da şantiye hırsızlığı operasyonu: 13 şüpheli gözaltına alındı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/istanbulda-santiye-hirsizligi-operasyonu-13-supheli-gozaltina-alindi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/istanbulda-santiye-hirsizligi-operasyonu-13-supheli-gozaltina-alindi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul'da yaklaşık 2 milyon lira değerindeki elektrik kablolarının çalınmasına ilişkin düzenlenen operasyonda 13 şüpheli gözaltına alındı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>İstanbul</strong>'da bir <strong>şantiye</strong>den yüksek miktarda elektrik kablosu çalınmasına ilişkin yürütülen soruşturmada 7 şüpheli gözaltına alındı. Polis ekiplerinin farklı adreslere düzenlediği operasyonlarda, çeşitli hırsızlık suçlarından aranan 6 kişi daha yakalandı. Böylece gözaltındaki şüpheli sayısı 13'e ulaştı.</p>

<h2><strong>Kablo hırsızlığına yönelik 29 adrese operasyon düzenlendi</strong></h2>

<p><strong>İstanbul Asayiş Şube Müdürlüğü</strong> ekipleri, 4 Eylül'de Bakırköy'de bulunan olimpik yüzme havuzu inşaatından yaklaşık 2 milyon lira değerinde elektrik kablosunun çalınması üzerine soruşturma başlattı. Olayın aydınlatılması için bölgedeki güvenlik kamerası kayıtlarını inceleyen ekipler, hırsızlık olayına karıştığı değerlendirilen kişilerin kimlik ve adres bilgilerine ulaştı.</p>

<p>Çalışmaların ardından 27 Ekim'de <strong>Esenler</strong>, <strong>Avcılar</strong> ve <strong>Bağcılar</strong> ilçelerinde belirlenen 29 adrese eş zamanlı baskın yapıldı. Operasyonlarda, şantiyedeki kabloları çaldıkları tespit edilen 7 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı.</p>

<h3><strong>Farklı hırsızlık olaylarından aranan 6 kişi de yakalandı</strong></h3>

<p><strong>Operasyon </strong>kapsamında adreslerde yapılan aramalarda, başka hırsızlık olayları nedeniyle haklarında kesinleşmiş hapis cezası bulunan ve çeşitli suçlardan aranan 6 zanlı daha gözaltına alındı.</p>

<p>Yapılan incelemelerde H.T. isimli şüphelinin <strong>Tuzla</strong>, <strong>Ümraniye</strong>, <strong>Pendik</strong>, <strong>Kadıköy</strong>, <strong>Maltepe</strong> ve <strong>Çekmeköy</strong>'de 6 ayrı iş yerinde meydana gelen hırsızlık olaylarının firarisi olduğu belirlendi. E.Y. isimli şüphelinin ise Tuzla'daki bir iş yerinde gerçekleşen hırsızlık olayına karıştığı tespit edildi.</p>

<p>Emniyete götürülen toplam 13 şüphelinin buradaki işlemlerinin tamamlanmasının ardından adli makamlara sevk edileceği bildirildi.</p>

<h3><strong>Hırsızlık anları güvenlik kameralarına yansıdı</strong></h3>

<p>Öte yandan <strong>şüpheli</strong>lerin farklı şantiyelerde gerçekleştirdiği kablo hırsızlıklarına ilişkin güvenlik kamerası görüntüleri de ortaya çıktı. Kayıtlarda, panelvan araçlarla inşaat alanlarına gelen kişilerin kablo makaralarını kısa sürede araçlarına taşıdığı ve ardından bölgeden uzaklaştığı görüldü.</p>

<p>Görüntülerde ayrıca bazı şantiyelerde hırsızlığı engellemeye çalışan işçilere şüpheliler tarafından saldırıldığı anlar da yer aldı.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/istanbulda-santiye-hirsizligi-operasyonu-13-supheli-gozaltina-alindi</guid>
      <pubDate>Sat, 31 Oct 2026 16:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/10/istanbulda-hirsizlik-suphelisi-13-kisi-gozaltina-alindi.png" type="image/jpeg" length="55033"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ankara Mamak'ta heyelan sonrası 17 katlı binanın temeli açığa çıktı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/ankara-mamakta-heyelan-sonrasi-17-katli-binanin-temeli-aciga-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/ankara-mamakta-heyelan-sonrasi-17-katli-binanin-temeli-aciga-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ankara'nın Mamak ilçesinde meydana gelen toprak kayması sonucu istinat duvarı çöken 17 katlı apartmanın temeli açığa çıkarken, çevre yollarda yarıkların oluştuğu bina tahliye edilerek bakanlık ekiplerince zemin güçlendirme çalışması başlatıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ankara’nın Mamak ilçesinde meydana gelen toprak kayması sonucu bir sitenin istinat duvarı çöktü. Yaşanan çökmenin ardından yamaçta yer alan 17 katlı apartmanın zemin altındaki taşıyıcı duvarları ile temeli tamamen açığa çıkarken, çevre yollarda geniş yarıklar oluştu. Bina sakinleri tahliye edilerek zemin güçlendirme çalışmaları başlatıldı.</p>

<p>Olay, Mamak ilçesi Yeşilbayır Mahallesi 1805'inci Sokak üzerinde bulunan 17 katlı bir apartmanda meydana geldi. Yamaç arazideki zemin kaymasıyla birlikte binanın güvenliğini sağlayan istinat duvarı büyük bir gürültüyle çöktü.</p>

<p><img alt="A A 20261031 42922513 42922509 A N K A R A D A T O P R A K K A Y M A S I S O N U C U I S T I N A T D U V A R I C O K E N 17 K A T L I B I N A N I N T E M E L I A C I G A C I K T I" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/10/a-a-20261031-42922513-42922509-a-n-k-a-r-a-d-a-t-o-p-r-a-k-k-a-y-m-a-s-i-s-o-n-u-c-u-i-s-t-i-n-a-t-d-u-v-a-r-i-c-o-k-e-n-17-k-a-t-l-i-b-i-n-a-n-i-n-t-e-m-e-l-i-a-c-i-g-a-c-i-k-t-i.jpg" width="1200" /></p>

<h3><strong>Temel açığa çıktı, yollarda yarıklar oluştu</strong></h3>

<p>İstinat duvarının yıkılmasıyla birlikte 17 katlı yapının yer altında bulunması gereken temel kısımları ve gövde duvarları açığa çıktı. Heyelanın etkisiyle apartmanın çevresindeki sokak ve bağlantı yollarında derin yarıklar ve çatlaklar meydana geldi. Çevredeki vatandaşların ihbarı üzerine adrese AFAD, polis, belediye ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı teknik ekipleri sevk edildi.</p>

<h3><strong>Bina tahliye edildi, güçlendirme çalışması başlatıldı</strong></h3>

<p>Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ekipleri tarafından binada ve çevresinde yapılan ilk teknik incelemelerin ardından yapının acil olarak güçlendirilmesi gerektiğine karar verildi.</p>

<p>Olası bir çökme ve can güvenliği riskine karşı 17 katlı apartmanda yaşayan vatandaşlar tahliye edildi. Güvenlik çemberine alınan bölgede iş makineleriyle kontrollü kazı çalışmalarına geçildi. Açığa çıkan temelin ve kayan yamacın sabitlenmesi amacıyla teknik ekipler tarafından kapsamlı zemin sağlamlaştırma ve güçlendirme çalışmaları sürdürülüyor.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ankara Haberleri</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/ankara-mamakta-heyelan-sonrasi-17-katli-binanin-temeli-aciga-cikti</guid>
      <pubDate>Sat, 31 Oct 2026 16:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/10/a-a-20261031-42922513-42922512-a-n-k-a-r-a-d-a-t-o-p-r-a-k-k-a-y-m-a-s-i-s-o-n-u-c-u-i-s-t-i-n-a-t-d-u-v-a-r-i-c-o-k-e-n-17-k-a-t-l-i-b-i-n-a-n-i-n-t-e-m-e-l-i-a-c-i-g-a-c-i-k-t-i.jpg" type="image/jpeg" length="64409"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Çorum FK, deplasmanda Erzurumspor’u 3-1 yendi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/corum-fk-deplasmanda-erzurumsporu-3-1-yendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/corum-fk-deplasmanda-erzurumsporu-3-1-yendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Trendyol Süper Lig’in 10. haftasında Erzurumspor’a konuk olan Çorum FK, sahadan 3-1’lik galibiyetle ayrıldı. Jesus Ramirez’in iki golle yıldızlaştığı karşılaşmada konuk ekip puanını 16’ya yükseltirken, Erzurumspor’un dört maçlık yenilmezlik serisi sona erdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Trendyol Süper Lig’in 10. haftasında Erzurumspor ile Çorum FK, Kazım Karabekir Stadyumu’nda kozlarını paylaştı. Mücadelede üstün bir performans ortaya koyan Çorum FK, rakibini deplasmanda 3-1 mağlup ederek haftayı üç puanla tamamladı.</p>

<p>Karşılaşmanın 20. dakikasında Çağlar Söyüncü’nün kaydettiği golle öne geçen Çorum FK, ilk yarıyı 1-0 üstün tamamladı.</p>

<p>İkinci yarıda da etkili oyununu sürdüren konuk ekip, 71. dakikada Jesus Ramirez’in golüyle farkı ikiye çıkardı. Erzurumspor, 74. dakikada Ibrahim Diabate ile skoru 2-1'e getirerek umutlansa da Çorum FK, 79. dakikada kazanılan penaltıda Jesus Ramirez’in golüyle maçın skorunu belirledi.</p>

<p>Bu galibiyetle birlikte Çorum FK puanını 16’ya yükseltti. Dört maçtır mağlubiyet yüzü görmeyen Erzurumspor ise bu serinin sona ermesiyle 14 puanda kaldı.</p>

<p>Ligin gelecek haftasında Erzurumspor, deplasmanda Rizespor ile karşı karşıya gelecek. Çorum FK ise sahasında Fenerbahçe’yi ağırlayacak.</p>

<p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Tolga Çifci</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/corum-fk-deplasmanda-erzurumsporu-3-1-yendi</guid>
      <pubDate>Sat, 31 Oct 2026 16:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/10/6ae5dcb8e801c6dc9244e2bejpg.jpg" type="image/jpeg" length="90825"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[MSB: Türkiye ve Özbekistan'ın ortak tatbikatı tamamlandı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/msb-turkiye-ve-ozbekistanin-ortak-tatbikati-tamamlandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/msb-turkiye-ve-ozbekistanin-ortak-tatbikati-tamamlandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Milli Savunma Bakanlığı, Türk Kara Kuvvetleri Komutanlığı ve Özbekistan Silahlı Kuvvetleri personelinin katılımıyla Ankara'da düzenlenen Kardeş Dostlar 2026 tatbikatının tamamlandığını açıkladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Milli Savunma Bakanlığı (MSB)</strong>, <strong>Türkiye</strong> ve <strong>Özbekistan</strong> silahlı kuvvetlerinin katılımıyla Ankara'da gerçekleştirilen ortak tatbikata ilişkin açıklama yaptı.</p>

<p>Bakanlığın resmi sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, 'Kardeş Dostlar 2026 Simülasyon Destekli Komuta Yeri Tatbikatı'nın 19-25 Ekim 2026 tarihleri arasında icra edildiği bildirildi.</p>

<p>Tatbikata Kara Kuvvetleri Komutanlığı ile Özbekistan Silahlı Kuvvetleri personeli katıldı. Çalışmada iki ülkenin askeri unsurları arasındaki ilişkilerin geliştirilmesi ve karşılıklı deneyim paylaşımının artırılması amaçlandı.</p>

<h2><strong>Tatbikat Ankara'da 7 gün sürdü</strong></h2>

<p>MSB'nin paylaşımına göre, 19 Ekim'de başlayan <strong>Kardeş Dostlar 2026 Simülasyon Destekli Komuta Yeri Tatbikatı</strong>, 25 Ekim'de sona erdi. <strong>Ankara'</strong>da düzenlenen faaliyette Türkiye ve Özbekistan silahlı kuvvetlerinden personel görev aldı.</p>

<p>Simülasyon destekli komuta yeri tatbikatı kapsamında iki ülkenin askeri personeli ortak çalışmalara katıldı. Etkinliğin yürütülmesinde dostluk ve iş birliğinin geliştirilmesi temel hedefler arasında yer aldı.</p>

<h3><strong>İki ülke arasında bilgi ve tecrübe paylaşımı hedeflendi</strong></h3>

<p><strong>Tatbikat</strong>ın amaçları arasında Türkiye ve Özbekistan silahlı kuvvetleri arasındaki birlikte çalışabilirliğin güçlendirilmesi de bulundu. Ayrıca iki ülkenin askeri personeli arasındaki bilgi ve tecrübe paylaşımının artırılması hedeflendi.</p>

<p>Milli Savunma Bakanlığı, paylaşımında iki ülke arasındaki ilişkilerin gelişmesine vurgu yaparak, "Dostluk ve iş birliğimiz güçleniyor!" ifadesini kullandı.</p>

<p></p>

<blockquote class="twitter-tweet">
<p dir="ltr" lang="tr">🇹🇷🇺🇿 Dostluk ve iş birliğimiz güçleniyor! Kara Kuvvetleri Komutanlığımız ve Özbekistan Silahlı Kuvvetleri personelinin katılımıyla, 19-25 Ekim 2026 tarihleri arasında Ankara’da “Kardeş Dostlar 2026 Simülasyon Destekli Komuta Yeri Tatbikatı” icra edildi. Tatbikatta; iki ülke silahlı kuvvetleri arasındaki dostluk, iş birliği ve birlikte çalışabilirliğin geliştirilmesi ile bilgi ve tecrübe paylaşımının artırılması hedeflendi. #MillîSavunmaBakanlığı</p>
— T.C. Millî Savunma Bakanlığı (@tcsavunma) <a href="https://x.com/tcsavunma/status/2116495602997440904?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">October 31, 2026</a></blockquote>
<script async src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/msb-turkiye-ve-ozbekistanin-ortak-tatbikati-tamamlandi</guid>
      <pubDate>Sat, 31 Oct 2026 16:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/10/turkiye-ve-ozbekistanin-ortak-tatbikati-tamamlandi.png" type="image/jpeg" length="64556"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bakırköy ve Merkezefendi operasyonlarına İmamoğlu'ndan tepki: Bu millete kötülük yapıyorsunuz]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/bakirkoy-ve-merkezefendi-operasyonlarina-imamoglundan-tepki-bu-millete-kotuluk-yapiyorsunuz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/bakirkoy-ve-merkezefendi-operasyonlarina-imamoglundan-tepki-bu-millete-kotuluk-yapiyorsunuz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tutuklu Cumhurbaşkanı adayı ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Bakırköy ve Denizli Merkezefendi Belediyelerine yönelik tutuklama kararlarına cezaevinden tepki göstererek, operasyonların siyasi zamanlamasına dikkat çekti ve adil yargılanmanın herkesin hakkı olduğunu vurguladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Tutuklu Cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Bakırköy Belediyesi ve Denizli Merkezefendi Belediyesi’ne yönelik düzenlenen adli operasyonlar ile peş peşe gelen tutuklama kararlarına ilişkin yazılı bir açıklama yaptı. "İmamoğlu Aday Ofisi" isimli resmi sosyal medya hesabı üzerinden kamuoyuna duyurulan mesajda İmamoğlu, adil ve eşit yargılanma hakkının altını çizdi.</p>

<p>Bakırköy’de aralarında belediye yöneticilerinin de bulunduğu 39 kişinin tutuklanması ve Denizli Merkezefendi Belediye Başkanı Şeniz Doğan’ın cezaevine gönderilmesi kararlarını değerlendiren İmamoğlu, operasyonların zamanlamasına ve uygulamalara sert tepki gösterdi.</p>

<h3><strong>"Tam da YENİ Parti'ye geçiş açıklaması yapılacak günün sabahı"</strong></h3>

<p>Operasyonların siyasi takvimle örtüştüğüne dikkat çeken İmamoğlu, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p>"Bir sabah daha, şafak vakti kapılar çalındı. Bu kez sıra Bakırköy’de. İlginç bir tesadüf, tam da YENİ Parti’ye geçiş açıklaması yapılacak günün sabahı… Ayşegül Başkanımızın 86 yaşındaki babası da dahil onlarca kişi gözaltına alınıyor, tutuklanıyor. Belediye başkan yardımcısı Ali Rıza Akyüz, 16 ay tutuklu kaldığı davadan tahliye olduktan kısa bir süre sonra yine bu soruşturmayla tutuklanıyor."</p>
</blockquote>

<h3>"Kimse yargılanamaz değil ama adil koşullarda yargılanma herkesin hakkı"</h3>

<p>Denizli Merkezefendi Belediyesi'ne yönelik adli sürece de değinen Ekrem İmamoğlu, yargı uygulamalarının toplumsal vicdanı zedelediğini belirterek mesajını şöyle tamamladı:</p>

<blockquote>
<p>"Yetmiyor Denizli Merkezefendi Belediye Başkanımız Şeniz Doğan da, eşi de tutuklanıyor. Bu millete kötülük yapıyorsunuz. Kimse yargılanamaz değil ama adil ve eşit koşullarda yargılanma herkesin hakkı."</p>
</blockquote><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/bakirkoy-ve-merkezefendi-operasyonlarina-imamoglundan-tepki-bu-millete-kotuluk-yapiyorsunuz</guid>
      <pubDate>Sat, 31 Oct 2026 16:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/442979393764c466571c871a1a281ca0e74130bad892dd53883be8a45c36eef9.jpg" type="image/jpeg" length="52525"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[48. İstanbul Maratonu nedeni bazı yollar trafiğe kapatılacak: İşte alternatif güzergahlar]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/48-istanbul-maratonu-nedeni-bazi-yollar-trafige-kapatilacak-iste-alternatif-guzergahlar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/48-istanbul-maratonu-nedeni-bazi-yollar-trafige-kapatilacak-iste-alternatif-guzergahlar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye İş Bankası 48. İstanbul Maratonu dolayısıyla yarın megakent genelinde çok sayıda ana arter ulaşıma kapatılırken, 15 Temmuz Şehitler Köprüsü gece saat 03.00'ten itibaren, Avrasya Tüneli ve yarış parkuru ise sabah 06.00'dan itibaren araç geçişine kapalı tutulacak.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Gençlik ve Spor Hizmetleri Dairesi Başkanlığı ile İBB Spor İstanbul tarafından organize edilen Türkiye İş Bankası 48. İstanbul Maratonu yarın koşulacak. Kıtalararası niteliğiyle dünyanın sayılı yarışları arasında yer alan ve beş ayrı kategoride 45 bini aşkın sporcunun kayıt yaptırdığı dev organizasyon nedeniyle megakentte geniş çaplı trafik düzenlemesine gidilecek.</p>

<p>15 Temmuz Şehitler Köprüsü, Avrasya Tüneli ve Tarihi Yarımada aksındaki ana arterler yarış süresince araç geçişine kapatılacak.</p>

<h3><strong>15 Temmuz Şehitler Köprüsü gece 03.00'te trafiğe kapatılıyor</strong></h3>

<p>Maraton hazırlıkları kapsamında 15 Temmuz Şehitler Köprüsü yarın sabaha karşı saat 03.00 itibarıyla araç trafiğine kapatılacak. Köprüdeki araç geçiş yasağı yarışların tamamlanmasının ardından saat 14.00’te kaldırılacak.</p>

<p>Avrasya Tüneli, Galata Köprüsü ve Unkapanı Köprüsü başta olmak üzere koşu güzergâhında yer alan tüm parkurlar ise sabah saat 06.00’da trafiğe kapatılacak. Yetkililer, parkur üzerindeki yolların saat 15.30 itibarıyla kademeli olarak yeniden trafiğe açılacağını bildirdi.</p>

<h3><strong>Anadolu Yakası'nda kapanacak yollar ve bağlantı noktaları</strong></h3>

<p>Maratonun başlangıç noktası ve bağlantı güzergâhlarını kapsayan Anadolu yakasında şu yollar araç trafiğine kapalı tutulacak:</p>

<p>Abdullahağa Caddesi, Beylerbeyi Deniz Eğitim ve Öğretim Komutanlığı ile 15 Temmuz Şehitler Köprüsü bağlantı yolları ve Beylerbeyi İskelesi trafiğe kapatılacak, araç akımı Beylerbeyi Çamlıca Caddesi istikametine yönlendirilecek. Kısıklı Caddesi, D-100 kuzey ve güney katılım noktaları, Kuşbakışı Caddesi Petrol-İş önü D-100 Karayolu güney katılımı ile Mahiriz Caddesi D-100 güney katılımı araç geçişine kapalı olacak.</p>

<p id="p-rc_5d5c11df24ef9ec2-85">Altunizade Köprü üzeri D-100 güney-kuzey katılımı, Tophanelioğlu Caddesi Gold Bilgisayar önü D-100 güney-kuzey katılımı, Beylerbeyi katılımı, Güney Zincirlikuyu ayrımı ile Sait Çiftçi katılımı kapatılacak. Fenerbahçe Göztepe’den gelip TEM ayrımına katılım, Botanik Bahçesi’nden Rıdvan Dedeoğlu istikametine katılım, Kuzey Ataşehir’den Rıdvan Dedeoğlu’na katılım, FSM turnikelerinden gelip 1. Çevre Yolu ayrımı, güneyden gelip kuzeye katılım ve Mustafa Kemal Köprüsü altından kuzeye katılım noktaları ulaşıma kapatılacak.</p>

<p>Altunizade köprü altı Halk Koşusu başlangıç noktası, maraton ile Halk Koşusu arasındaki alan, park giriş ve çıkışları, turnikeler arası geçişler ile kuzey turnike sahasında araç geçişine izin verilmeyecek.</p>

<h3><strong>Beşiktaş, Şişli ve Beyoğlu hattında trafik düzenlemesi</strong></h3>

<p>Avrupa yakasında sahil hattı ve bağlantı yollarını kapsayan geniş bir güzergâh sabah saatlerinden itibaren trafiğe kapatılacak:</p>

<p>Avrupa yakasında Merkez Komutanlığı ışıklar, Opel Gerçek önü, Sait Çiftçi köprü katılımı ile E-5 Karayolu güney katılımı kapatılacak. Sabancı Lisesi önü, Yıldız ışıklar, Akdoğan Sokak girişi, Ressam Hamdi Bey, Bostancı Veli, Abbasağa, Hasfırın, Serence Bey sokakları, Ortaköy dönüşleri, Beşiktaş Meydanı, Vestel ışıklar ve Palangalar ışıklar mevkii trafiğe kapalı tutulacak.</p>

<p>Ortaköy Meydanı, Muhakkik Sokak girişi, Akaretler ışıklar, VİP Otel önü, Süzer Plaza önü, Kadırgalar Caddesi toprak yol dönüşleri, Mete Kavşağı ve Gümüş Caddesi başı ulaşıma kapatılacak. Gümüşsuyu’ndan toprak yola iniş, Dolmabahçe ışıklar, Kahve Dünyası önü, Akyol Caddesi başı, Meclis-i Mebusan Yokuşu başı ve Aydilimi Pastanesi yanı araç geçişine kapatılacak güzergâhlar arasında yer alacak.</p>

<p id="p-rc_5d5c11df24ef9ec2-86">Kabataş ışıklar, Fındıklı ışıklar, Deniz Limanı çıkışı, Salı Pazarı ışıklar, Boğazkesen Caddesi gelişi, Boğazkesen ışıklar, Tophane ışıklar, Revani Sokak gelişi, Kemeraltı ışıklar, Karaköy Meydanı ve Perşembe Pazarı ışıklar trafiğe kapalı olacak. Azapkapı’dan Tarlabaşı’na mecburi yönlendirme yapılacak. Şişhane Meydanı’ndan Bankalar Caddesi girişi, Tarlabaşı’ndan Perşembe Pazarı’na giriş, Şişhane ışıklardan Kasımpaşa’ya mecburi istikamet ile Kasımpaşa ve Perşembe Pazarı'ndan Unkapanı Köprüsü ayrımları ulaşıma kapalı kalacak.</p>

<h3><strong>Sahil Yolu, Avrasya Tüneli ve Tarihi Yarımada güzergâhı</strong></h3>

<p>Yarışın son etabını oluşturan Tarihi Yarımada ve sahil bandındaki kapanmalar şu şekilde uygulanacak:</p>

<p>Sahil Kennedy Caddesi Ataköy Havuzlu Kavşak’tan Sirkeci ışıklara kadar hem kuzey hem de güney istikametiyle tamamen araç trafiğine kapatılacak. Ragıp Gümüşpala Caddesi, Reşadiye Caddesi, Atatürk Bulvarı, Mustafa Kemal Paşa Bulvarı araç trafiğine kapalı olacak.</p>

<p>Sultanahmet At Meydanı, Yerebatan Caddesi, Klodfarer Caddesi, Nuruosmaniye Caddesi, Ayasofya Meydanı ile birlikte Galata Köprüsü, Unkapanı Köprüsü ve Avrasya Tüneli maraton süresince araç geçişine kapalı tutulacak. Sürücülerin toplu taşıma araçlarını, metro hatlarını ve alternatif çevre yollarını kullanmaları tavsiye ediliyor.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/48-istanbul-maratonu-nedeni-bazi-yollar-trafige-kapatilacak-iste-alternatif-guzergahlar</guid>
      <pubDate>Sat, 31 Oct 2026 15:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/10/trafik-denetimleri-2027de-yogunlastirilacak.png" type="image/jpeg" length="28071"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İran: Hürmüz Boğazı'nda iki balıkçı teknesi vuruldu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/iran-hurmuz-bogazinda-iki-balikci-teknesi-vuruldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/iran-hurmuz-bogazinda-iki-balikci-teknesi-vuruldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İran basını, Hürmüz Boğazı'nda iki balıkçı teknesine İHA saldırısı düzenlendiğini, iki kişinin yaralandığını ve iki balıkçının kaybolduğunu bildirdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>İran</strong> basınında yer alan haberlere göre, <strong>Hürmüz Boğazı</strong>'nda bulunan Keşm Adası'nın güneyinde iki balıkçı teknesine insansız hava aracıyla saldırı düzenlendi. Olayda iki balıkçının yaralandığı, iki kişinin ise kaybolduğu aktarıldı.</p>

<p>İran'ın <strong>Fars Haber Ajansı</strong> tarafından paylaşılan bilgilere göre, saldırının ardından yaralanan balıkçılar Keşm Adası'na götürüldü. Kayıp kişilerin bulunması için bölgede arama çalışmaları başlatıldı.</p>

<h2><strong>Yaralı balıkçılar Keşm Adası'na nakledildi</strong></h2>

<p>Fars Haber Ajansı'nın haberinde, <strong>iki balıkçı teknesi</strong>nin "düşman" olarak nitelendirilen bir <strong>İHA</strong> tarafından hedef alındığı belirtildi. Saldırı sonucunda iki balıkçının yaralandığı, iki balıkçıdan ise haber alınamadığı kaydedildi.</p>

<p>Yaralıların tedavi edilmek üzere <strong>Keşm Adası</strong>'na nakledildiği bildirildi. Kayıp balıkçıların bulunması amacıyla yürütülen çalışmaların ise sürdüğü ifade edildi.</p>

<h3><strong>Saldırıya ilişkin resmi açıklama yapılmadı</strong></h3>

<p>Olayın meydana geldiği bölge ve saldırının nasıl gerçekleştiğine ilişkin ayrıntılı bilgi paylaşılmadı. İran basınında yer alan haberlerde, saldırıyı gerçekleştirdiği belirtilen İHA'nın kime ait olduğuna dair de kesin bir bilgiye yer verilmedi.</p>

<p>Saldırıyla ilgili henüz resmi makamlardan açıklama gelmedi. Olayın sorumluluğuna ve kayıp <strong>balıkçılar</strong>ın durumuna ilişkin belirsizlik sürüyor.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/iran-hurmuz-bogazinda-iki-balikci-teknesi-vuruldu</guid>
      <pubDate>Sat, 31 Oct 2026 15:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/10/hurmuz-bogazinda-iki-balikci-teknesi-vuruldu.png" type="image/jpeg" length="32729"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bakırköy Belediye Başkanı Ovalıoğlu'ndan tutuklamalara tepki: Hizmet üretmeye devam edeceğiz]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/bakirkoy-belediye-baskani-ovalioglundan-tutuklamalara-tepki-hizmet-uretmeye-devam-edecegiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/bakirkoy-belediye-baskani-ovalioglundan-tutuklamalara-tepki-hizmet-uretmeye-devam-edecegiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bakırköy Belediyesi soruşturmasında aralarında başkan yardımcılarının da olduğu 39 kişinin tutuklanmasına tepki gösteren Belediye Başkanı Ayşegül Ovalıoğlu, yeri yurdu belli kamu görevlilerinin sonucu belli olmayan bir yargılamada tutuklanmasının kabul edilemez olduğunu belirtti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bakırköy Belediyesi’ne yönelik yürütülen adli soruşturma kapsamında, aralarında belediye başkan yardımcılarının da bulunduğu 39 kişi hakkında tutuklama kararı verilmesinin ardından Bakırköy Belediye Başkanı Doç. Dr. Ayşegül Ovalıoğlu yazılı bir açıklama yaptı. Sosyal medya hesabı üzerinden kamuoyuna seslenen Ovalıoğlu, verilen kararları büyük bir üzüntüyle karşıladıklarını belirterek, kamu görevlilerinin tutuklu yargılanmasının kabul edilemez olduğunu ifade etti.</p>

<p>Soruşturma ve yargılama süreçlerine bugüne kadar gereken tüm kurumsal desteği sağladıklarını hatırlatan Ovalıoğlu, adil yargılanma hakkının ve lekelenmeme ilkesinin korunması gerektiğine dikkati çekti.</p>

<h2><strong>"Yeri yurdu belli kamu görevlilerinin tutuklanmasını kabul etmiyoruz"</strong></h2>

<p>Belediye bünyesinde görev yapan çalışma arkadaşlarının adreslerinin ve yürüttükleri kamusal görevlerin açık olduğunu belirten Bakırköy Belediye Başkanı Ayşegül Ovalıoğlu, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:</p>

<blockquote>
<p>"Çalışma arkadaşlarımıza yönelik verilen tutuklu yargılama kararlarını büyük bir üzüntüyle karşıladık. Elbette ki soruşturma ve yargılama süreçlerinin aksatılmadan yürütülmesi gerektiğine inanıyoruz. Bu konuda gerekli olan tüm desteği bugüne kadar verdik, vermeye de devam edeceğiz. Ancak bu süreçlerde adil bir yargılamadan söz etmemiz gerekiyorsa herkesin hakkını korumak zorundayız. Yeri belli, yurdu belli, yıllarını kamu görevlisi olarak devlete ve halka hizmet etmeye adamış arkadaşlarımızın, henüz sonucu belli olmayan bir yargılamada tutuklanarak, özgürlüklerinden ve ailelerinden mahrum bırakılmalarını kabul etmemiz mümkün değildir."</p>
</blockquote>

<h3><strong>"Halkımızla yan yana hizmet üretmeye devam edeceğiz"</strong></h3>

<p>Yargı sürecinin adalet temelinde hızla sonuçlanması gerektiğini vurgulayan Ovalıoğlu, belediye hizmetlerinin kesintiye uğramadan sürdürüleceğini ifade ederek sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<blockquote>
<p>"Yargı sürecinin bir an önce tamamlanmasını ve adaletin sağlanmasını temenni ediyorum. Bizler, yüzümüzü döndüğümüz, yan yana yürüdüğümüz Bakırköy halkı ile kentimizi yönetmeye ve hiç durmadan hizmet üretmeye devam edeceğiz."</p>
</blockquote><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA Haber Ajansı</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/bakirkoy-belediye-baskani-ovalioglundan-tutuklamalara-tepki-hizmet-uretmeye-devam-edecegiz</guid>
      <pubDate>Sat, 31 Oct 2026 15:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/10/a-y-s-e-g-u-l.jpeg" type="image/jpeg" length="65128"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[KİM NE KADAR MAAŞ ALIYOR? 2026 sonbaharında memur, emekli ve kamu çalışanı maaşları: 33 meslek için maaş tablosu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-aliyor-2026-sonbaharinda-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-aliyor-2026-sonbaharinda-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Memur, emekli ve kamu çalışanı maaşları için yeni hesaplama yapıldı. Hakim, savcı, polis, öğretmen, hemşire, zabıta, itfaiyeci, infaz koruma memuru, mübaşir, vaiz, mühendis, kamu işçisi, SSK ve Bağ-Kur emeklisi maaşlarında güncel tablo ortaya çıktı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>2026'nın son aylarına girerken zam için milyonlarca memur, emekli ve kamu çalışanının beklediği maaş hesabı yeniden güncellendi. Hakim, savcı, polis, öğretmen, hemşire, zabıta, itfaiyeci, infaz koruma memuru, vaiz, mühendis ve kamu işçisi gibi birçok meslek grubunda yıl sonu maaşları tek tek hesaplandı. İşte en güncel zam tablosu ve meslek meslek maaş durumu...</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-aliyor-2026-sonbaharinda-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu</guid>
      <pubDate>Sun, 27 Sep 2026 15:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/kim-ne-kadar-maas-alacak.webp" type="image/jpeg" length="38805"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gençlerde gececilik ve ertelemecilik giderek artıyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/genclerde-gececilik-ve-ertelemecilik-giderek-artiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/genclerde-gececilik-ve-ertelemecilik-giderek-artiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Selçuk Aslan, gençlerde gececilik ve erteleme davranışlarının giderek yaygınlaştığına dikkat çekerek internet kullanımı, uyku yoksunluğu ve sosyal izolasyonun ruhsal ve fiziksel sağlık üzerindeki etkilerini değerlendirdi. Aslan, gençlerde motivasyon kaybı ve ertelemenin nedenlerine ilişkin önemli uyarılarda bulundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programının konuğu <strong>Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Selçuk Aslan</strong> oldu. Gençlerde giderek yaygınlaşan gece uyanık kalma ve erteleme davranışlarının ele alındığı programda Aslan, internet kullanımından uyku yoksunluğuna, obeziteden dikkat eksikliğine, sosyal izolasyondan depresyon riskine kadar önemli değerlendirmelerde bulundu.</p>

<h2><strong>Gençlerin yaklaşık yüzde 20’si geceleri uyanık kalıyor</strong></h2>

<p>Son yıllarda gençler arasında <strong>“gececiliğin”</strong> giderek yaygınlaştığını belirten Prof. Dr. Aslan, bunda internet ve teknoloji kullanımının önemli rol oynadığını söyledi.</p>

<p>Kişinin gece boyunca uyanık kalması ve ertesi gün kalkarak günlük yaşamına uyum sağlamakta zorlanmasının <strong>“gecikmiş uyku fazı sendromu”</strong> olarak tanımlandığını belirten Aslan, geçmişte yüzde 1-2 düzeylerinde görülen bu durumun günümüzde yüzde 10’lara kadar çıktığını ifade etti.</p>

<p>Hastalık boyutunda olmasa bile gençlerin yaklaşık yüzde 20’sinin geceleri uyanık kaldığını belirten Aslan, bu sürenin büyük ölçüde evde, internet başında ve sanal etkileşimlerle geçirildiğine dikkat çekti.</p>

<p>Gececilik davranışının yalnızca Türkiye’ye özgü olmadığını vurgulayan Aslan, dünyanın birçok ülkesinde benzer bir değişim yaşandığını söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 09 11 At 17.16.37" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/whatsapp-image-2026-09-11-at-171637.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Büyük kentler uyku yoksunu toplumlara dönüşüyor</strong></h2>

<p>Çalışma ve yaşam koşullarındaki değişimin de uyku düzenini etkilediğini belirten Prof. Dr. Aslan, özellikle büyük kentlerde insanların giderek “uyku yoksunu” hale geldiğine dikkat çekti.</p>

<p>Gece geç saatlerde yatıp sabah günlük yaşamın zorunlulukları nedeniyle erken kalkmak durumunda kalan çok sayıda kişinin 5-6 saatlik uykuyla yaşamını sürdürmeye çalıştığını belirten Aslan, yetişkinler için 6-9 saat arasındaki uykunun normal kabul edildiğini, sürekli 6 saatin altında uyuyan kişilerde ise uyku yoksunluğundan söz edilebileceğini ifade etti.</p>

<p>Daha düzenli bir uyku ritmi için sabah saat 07.00-08.00 civarında uyanmanın yararlı olabileceğini belirten Aslan, düzenli uyku alışkanlığının hem bedensel hem de ruhsal sağlık açısından önem taşıdığını söyledi.</p>

<h2><strong>Gece uyanık kalmak obezite riskini artırabiliyor</strong></h2>

<p>Gece uyanık kalmanın yalnızca uyku düzenini değil, beslenme alışkanlıklarını ve fiziksel aktiviteyi de etkilediğini anlatan Prof. Dr. Aslan, özellikle gençlerin gece boyunca daha fazla yemek yeme eğiliminde olduğunu ve bunun obeziteye zemin hazırlayabildiğini söyledi.</p>

<p>Uzun süre evden çıkmadan, gün ışığı görmeden, ihtiyaçlarını bulunduğu yere getirterek yaşayan, hareketsiz ve düzensiz beslenen bir yaşam biçiminin giderek daha görünür hale geldiğine dikkat çeken Aslan, toplumun bir bölümünün zamanının büyük kısmını evde geçirdiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 09 11 At 17.16.38 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/whatsapp-image-2026-09-11-at-171638-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Sadece sanal dünyada var olmak insanı doyuma ulaştırmıyor”</strong></h2>

<p>İnsanın ruhsal sağlığı açısından gerçek sosyal ilişkilerin önemini vurgulayan Prof. Dr. Aslan, yalnızca sanal dünyadaki etkileşimlerle sürdürülen bir hayatın kişiyi yeterince mutlu eden ve doyuma ulaştıran bir yaşam biçimi olmadığını söyledi.</p>

<p>İnsanların kendilerini iyi hissedebilmek için gerçek iletişime, gerçek insanlara ve yüz yüze ilişkilere ihtiyaç duyduğunu belirten Aslan, sosyal ilişkilerden uzaklaşıp sanal ortamlarda çok fazla zaman geçiren bireylerde bir süre sonra boşluk hissi, yaşamı sorgulama ve anlam arayışının ortaya çıkabileceğini ifade etti.</p>

<p>Bu sürecin motivasyon kaybı ve erteleme davranışlarıyla devam edebildiğini belirten Aslan, bazı kişilerde depresif belirtilerin de tabloya eklenebileceğini söyledi.</p>

<p><strong>“Sosyal beyin”</strong> kavramına dikkat çeken Aslan, insanı harekete geçiren ve motive eden önemli unsurlardan birinin toplum içinde diğer insanlarla kurduğu etkileşim olduğunu vurguladı.</p>

<h2><strong>Dikkat eksikliği olanlarda erteleme davranışı daha sık görülebiliyor</strong></h2>

<p>Erteleme davranışının nedenlerinin her bireyde ayrı değerlendirilmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Aslan, dikkat eksikliği bulunan bireylerde motivasyon kaybı ve erteleme eğiliminin daha kolay ortaya çıkabildiğini söyledi.</p>

<p>Araştırmaların dikkat eksikliği bulunan bireylerin gece uyanık kalmaya ve ertesi gün yapılması gereken işleri ertelemeye daha yatkın olabildiğini gösterdiğini ifade eden Aslan, bu nedenle sorunun yalnızca “isteksizlik” veya “tembellik” olarak değerlendirilmemesi gerektiğine dikkat çekti.</p>

<h2><strong>“Ertelemek insanın doğal bir eğilimi”</strong></h2>

<p>Ertelemenin belirli ölçülerde insanın doğal eğilimlerinden biri olduğunu belirten Prof. Dr. Aslan, kişinin konfor alanında kaldığı ve harekete geçmesini gerektiren koşulların azaldığı durumlarda erteleme davranışının daha kolay ortaya çıkabildiğini söyledi.</p>

<p>Ancak ertelemenin alışkanlık haline gelmesinin ruh sağlığını olumsuz etkileyebileceğini belirten Aslan, aşırı boş zaman ve sürekli düşünmenin olumsuz değerlendirmeleri artırarak kişiyi depresif bir duygu durumuna sürükleyebileceğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 09 11 At 17.16.38" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/whatsapp-image-2026-09-11-at-171638.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Önce eyleme geç, istek gelmesini bekleme”</strong></h2>

<p>Sosyal yaşamdan uzaklaşan ve hareketsizleşen bireylerin öncelikle fiziksel aktiviteye yönlendirilmesinin önemli olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Aslan, motivasyonun her zaman eylemden önce gelmesinin beklenmemesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Aslan, “Fiziksel aktivite için bu isteğin gelmesini beklemek yerine aktif olduğumuzda zaten kendimizi daha iyi hissediyoruz. Bilişsel davranışçı terapide söylediğimiz temel bir şey var; önce eyleme geç, istek gelmesini bekleme. Eyleme geçtikten sonra bir sonraki eylem için isteğin ortaya çıkması çok daha kolay olabiliyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Aslan, gececilik, sosyal içe kapanma ve erteleme davranışlarının günlük yaşamı belirgin biçimde etkilemesi durumunda deneyimli bir uzmandan destek alınmasının kişinin normal yaşamına uyumunu kolaylaştırabileceğini ifade etti.</p>

<h2><strong>Aileler gençlerle değerleri üzerinden iletişim kurabilir</strong></h2>

<p>İçe kapanan, sosyal yaşamdan uzaklaşan ve erteleme davranışı gösteren gençlere yaklaşımda ailelere de önemli görevler düştüğünü belirten Prof. Dr. Aslan, öncelikle gencin önem verdiği değerlerin anlaşılması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Güven, samimiyet, dürüstlük ve sahicilik gibi kavramların gençler açısından çok önemli olabildiğini belirten Aslan, gençlerin bu değerleri göremedikleri ve art arda hayal kırıklıkları yaşadıkları durumlarda vazgeçme ve geri çekilme davranışı gösterebildiklerini ifade etti.</p>

<p>Gençlik döneminin çevreden ve yaşanan deneyimlerden en fazla etkilenilen dönemlerden biri olduğunu vurgulayan Aslan, gençleri dijital ve kapalı ortamlardan çıkararak sosyal hayatın içine katacak kursların, programların ve etkinliklerin artırılmasının önemli olduğunu söyledi.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/genclerde-gececilik-ve-ertelemecilik-giderek-artiyor</guid>
      <pubDate>Sat, 12 Sep 2026 09:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/whatsapp-image-2026-09-11-at-171638-1.jpeg" type="image/jpeg" length="54409"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gazeteci Fethi Akkoç, 12 Eylül’ün perde arkasını anlattı: "Kanlı terör neden bir anda kesildi, açıklayamadılar"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/gazeteci-fethi-akkoc-12-eylulun-perde-arkasini-anlatti-partilerin-bir-babanin-uc-cocugundan-farki-yoktu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/gazeteci-fethi-akkoc-12-eylulun-perde-arkasini-anlatti-partilerin-bir-babanin-uc-cocugundan-farki-yoktu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[12 Eylül 1980 askeri darbesinin 46. yılında, dönemin tanıklarından gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat Kayıt’a konuştu. Darbe öncesinde yaşanan siyasi ve toplumsal atmosferi anlatan Akkoç, darbenin ardından değişen siyasi dengelere, Turgut Özal’ın yükselişine ve 1983 seçimlerine uzanan sürece ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Akkoç, darbe gerekçesi gösterilen şiddetin bir gün içinde sona ermesine dikkat çekerek “Kanlı terör neden bir anda kesildiğini açıklayamadılar” dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>12 Eylül 1980 askeri darbesinin 46. yılında, dönemin tanıklarından gazeteci <strong>Fethi Akkoç</strong>, 24 Saat Kayıt’a konuştu. Akkoç, darbe öncesindeki siyasi atmosferden Kenan Evren liderliğindeki askeri yönetimin uygulamalarına, Turgut Özal’ın siyasi geleceğinden 1983 seçimlerine uzanan süreçte yaşananları anlattı.</p>

<p>Akkoç, 12 Eylül öncesinde sağ ve sol görüşlü gençlerin sokaklara döküldüğünü, toplumun yaşanan şiddet olaylarından ciddi biçimde rahatsız olduğunu belirterek, darbenin ardından yaşananlara ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.</p>

<h2><strong>“Kanlı terör neden bir anda kesildiğini bir türlü açıklayamadılar”</strong></h2>

<p>12 Eylül öncesindeki atmosferi anlatan Akkoç, sağ ve sol görüşlü gençler arasındaki çatışmaların toplumu yorduğunu söyledi. Akkoç, darbenin gerekçesi olarak gösterilen olayların darbenin hemen ardından sona ermesine dikkat çekerek şöyle konuştu:</p>

<blockquote>
<p>“12 Eylül 1980 darbesi sırasında, 12 Mart öncesinde olduğu gibi sağcı ve solcu gençler sokağa dökülmüş, anarşi hortlamıştı. Vatandaş anarşiden, günlük olaylardan ve gençlerin birbirini öldürmesinden bıkmış, ciddi şekilde rahatsız hale gelmişti.</p>

<p>Ancak 12 Eylül darbesini yapanlar, darbeden bir gün sonra, darbe için gerekçe olarak gösterilen olayların ve kanlı terörün neden bir anda, bir gün içinde kesildiğini bir türlü açıklayamadılar.</p>

<p><i>Askeri müdahaleye uygun şartların oluşması için solcu ve sağcı gençleri sokaklara döküp kan akıtanlar, istediklerini maalesef yine elde etmişlerdi.</i>”</p>
</blockquote>

<h3><strong>"Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönmesini sağladılar"</strong></h3>

<p>Akkoç, 12 Eylül darbesinin ardından Türkiye’nin dış politikasında ve ekonomik yapısında önemli değişiklikler yaşandığını savundu. Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönüşünü de bu sürecin önemli başlıklarından biri olarak değerlendiren Akkoç, şöyle konuştu:</p>

<blockquote>
<p>“Askeri yönetimleri ve parlamento dışı hükümetleri, kendi istediklerini kabul ettirebilmek için uygun gören Amerikalılar, 12 Eylül darbesinden sonra Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönmesini sağladılar.”</p>
</blockquote>

<p>Akkoç, dönemin ekonomik gelişmelerine ilişkin ise tütün tekeli kanununun kaldırılmasını örnek gösterdi:</p>

<blockquote>
<p>“Ardından tütün tekeli kanunu kaldırılarak Türk tütünü yerine ithal Virginia tütünü getirildi ve Türk sigarası yerine Amerikan sigarası piyasaya girdi. Tütün tekeli kanununun kaldırılmasıyla da tütün satan bir ülke olan Türkiye, tütün ithal eder hale getirildi”</p>
</blockquote>

<h3><strong>“Türkiye’de siyasetin yeniden dizayn edilmesinin yolu açıldı”</strong></h3>

<p>12 Eylül darbesinin siyasi sonuçlarına da değinen Akkoç, başta Bülent Ecevit ve Süleyman Demirel olmak üzere siyasi parti liderlerine getirilen yasakların yeni bir siyasi yapılanmanın önünü açtığını söyledi:</p>

<blockquote>
<p>“12 Eylül darbesiyle başta Ecevit ve Demirel olmak üzere bütün siyasi partilerin yöneticilerine siyaset yasağı getirildi. Böylece Türkiye’de siyasetin yeni partiler ve yeni yüzlerle yeniden dizayn edilmesinin yolu açılmış oldu.”</p>
</blockquote>

<p>Akkoç, bu sürecin yalnızca Türkiye içindeki siyasi dengelerle açıklanamayacağını savunarak, dönemin MİT Ekonomik İşler Dairesi Başkanı Mahir Kaynak’ın açıklamalarına da dikkat çekti.</p>

<blockquote>
<p>“12 Eylül öncesinde Milli İstihbarat Teşkilatı’nda Ekonomik İşler Dairesi Başkanı olarak görev yapan Profesör Mahir Kaynak, Cumhuriyet gazetesinde Yüneyt Arcayürek’le yaptığı bir söyleşide, Demirel hükümetinin uyguladığı bağımsız ekonomik politika nedeniyle Amerikalılar tarafından devrileceğini bir ay önceden yönetime rapor olarak bildirdiğini açıklamıştı.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>Kenan Evren’in açıklaması: “Her türlü gayret gösterilecek”</strong></h3>

<p>Akkoç, 12 Eylül lideri Orgeneral Kenan Evren’in darbeden kısa süre sonra Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönüşü konusunda yaptığı açıklamayı da hatırlattı:</p>

<blockquote>
<p>“12 Eylül’ün lideri Orgeneral Kenan Evren, 15 Eylül tarihinde düzenlediği basın toplantısında Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönebilmesi için gerekli her türlü gayretin gösterileceğini açıkladı.</p>

<p>Türkiye’nin Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönüşünü alelacele veto etmeden kabul etmesiyle Türkiye, Yunanistan’la arasındaki Kıbrıs, 12 Adalar, kıta sahanlığı, Ege Denizi ve Fırat hattı problemlerinin çözümünde ve ayrıca Avrupa Birliği ile ilişkilerinde kullanabileceği çok önemli bir siyasi kozu kaybetmiş oldu.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>“Darbeciler siyasetçiden çok siyasetçi gibi davrandı”</strong></h3>

<p>Akkoç, 12 Eylül’ün dikkat çeken yönlerinden birinin de askeri yönetimin siyasi yapılanma konusunda izlediği yöntem olduğunu söyledi:</p>

<blockquote>
<p>“12 Eylül darbesinin bir başka önemli tarafı da darbeyi yapanların siyasetçiden çok siyasetçi, politikacıdan çok politikacı gibi davranmış olmasıydı.”</p>

<p>12 Eylül’den hemen sonra, 14-15 Eylül günlerinde Ankara kulislerinde Güven Partisi Genel Başkanı Profesör Turan Feyzioğlu’nun başbakan, Zeyyat Baykara’nın ise başbakan yardımcısı olacağı konuşulmaya ve tartışılmaya başlanmıştı.”</p>
</blockquote>

<p>O dönemde Tercüman gazetesinde çalıştığını belirten Akkoç, yaşananları şöyle anlattı:</p>

<blockquote>
<p>“Hiç unutmam, o dönemde çalıştığım Tercüman gazetesinde Avrupa baskılarına bakıyordum. Bu siyasi gelişmeler ve Feyzioğlu’nun başbakanlığı konusu tartışılırken köşe yazarı Kurtul Altuğ, Feyzioğlu’nun başbakan olacağını söylemişti. Ben de, ‘Askerler diğer darbelerden farklı olarak kamuoyuna, halka ve belli görevlerde bulunanlara karşı çok dikkatli davranıyorlar. Politikacıdan fazla politikacı gibi davranıyorlar’ dedim.</p>

<p>Üç milletvekili olan Güven Partisi’nin genel başkanını büyük tepki alacağı düşüncesiyle başbakan yapmadılar.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>"Ulusu’nun başbakanlığının açıklanmasıyla taşlar yerine oturmaya başladı"</strong></h3>

<p>Akkoç, 20 Eylül’de Bülent Ulusu’nun başbakanlığının açıklanmasıyla daha önceki siyasi senaryonun değiştiğini belirtti.</p>

<blockquote>
<p>“Feyzioğlu’nun başbakan olması mümkün değildi, yapmazlardı. Çünkü bu arada Ferit Melen hükümetinin senaryosunu uyguluyorlardı.</p>

<p>Ulusu’nun başbakanlığının açıklanmasıyla taşlar yerine oturmaya başladı. Demirel hükümetinin bakanlar üstü bürokratı Turgut Özal, darbecilerin kurduğu hükümette ekonomik işlerden sorumlu başbakan yardımcısı oldu. Yani adeta fiili başbakan durumuna geldi.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>“Özal mutlaka parti kuracaktı ve iktidara getirilecekti”</strong></h3>

<p>Akkoç, 12 Eylül sonrasında Türkiye’de yeni siyasi partilerin kurulacağına ilişkin kulislerin hızlandığını, bu süreçte Turgut Özal’ın da parti kuracağının konuşulduğunu söyledi.</p>

<p>1982 yılının Şubat ayında Almanya’da olduğunu belirten Akkoç, Tercüman gazetesinde Yavuz Donat’ın Özal’la yaptığı görüşmenin dokuz sütun manşetten yayımlandığını anlattı:</p>

<blockquote>
<p>“‘Özal'ın hiç kimse gocunmasın, parti kurmayacağım’ şeklindeki sözleri şok etkisi yarattı. Bu açıklama bende de şok etkisi yarattı. Benim değerlendirmeme göre Özal mutlaka parti kuracaktı ve iktidara getirilecekti.</p>

<p>Çünkü yeniden siyasi yapılanmaya gidileceği, bütün partilere, her partiye, her adaya ve her lidere izin verilmeyeceği biliniyordu. Benim tahminime göre Özal’ın parti kuracağı kesindi.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>"Özal bana, "Ben öyle söylemedim" dedi"</strong></h3>

<p>Ankara’ya döndükten sonra 28 Mart’ta Turgut Özal’dan randevu aldığını anlatan Akkoç, kendisine parti kurmayacağı yönündeki açıklamasını sorduğunu belirtti. Özal’ın sözlerinin yanlış değerlendirildiğini söylediğini aktaran Akkoç, görüşmeyi şöyle anlattı:</p>

<blockquote>
<p>“Özal bana, ‘Ben öyle söylemedim. Yavuz onu yanlış değerlendirmiş. O konuşmada ben de bugün için parti kurmayı düşünmüyorum dedim’ dedi.</p>

<p>‘Hiç kimse gocunmasın’ ifadesinin doğru olduğunu, ancak ‘Bugün için parti kurmayı düşünmüyorum. Ama gelecekte şartlar ne olur, onu bilemem’ şeklinde konuştuğunu söyledi. Yavuz Donat’ın sözlerini yanlış değerlendirdiğini belirtti. Ben beklediğim cevabı almıştım”</p>
</blockquote>

<h3><strong>"Turgut Bey’den açık cevabı orada almıştım"</strong></h3>

<p>Akkoç, görüşmede Özal’a 12 Mart ve 12 Eylül dönemlerinde üst düzey görevlerde bulunmasını da sorduğunu anlattı:</p>

<blockquote>
<p>“Ardından Özal’a, ‘Efendim, 12 Mart darbesi sırasında da Planlama Müsteşarıydınız. 12 Eylül darbesi sırasında yine Planlama Müsteşarıydınız. Burada daha yetkili şekilde, bakanlar üstü bürokrat unvanınız vardı. Bu sadece tesadüf mü?’ diye sordum. Özal bu soru karşısında şaşırdı ve “Tesadüfler var” dedi. Görüşmenin en dikkat çekici bölümü Özal’ın darbeler hakkındaki değerlendirmesiydi, bana "27 Mayıs’ da, 12 Mart da, 12 Eylül de neticeleri itibarıyla Türkiye’yi kurtarmak için yapılmıştır. 12 Eylül ise diğerlerinden daha farklıdır ve başarılıdır" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Turgut Bey’den açık cevabı orada almıştım. Çünkü orada diğer bütün darbelere sahip çıkıyor, 12 Eylül’e ise ayrıca sahip çıkıyordu. 12 Eylül’ü diğerlerinden daha başarılı olarak değerlendiriyordu.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>"Partilerin bir babanın üç çocuğundan farkı yoktu"</strong></h3>

<p>Akkoç, 12 Eylül sonrasında eski siyasi liderlerin yasaklı olduğu ve yeni siyasi yapılanmanın şekillendirildiği dönemi de anlattı:</p>

<blockquote>
<p>“Seçim ortamına girildiğinde eski liderler yasaklıydı. Bütün partilerin liderleri yasaklıydı. Eski liderlere yakınlığıyla bilinen kişiler dahi veto edildi. Partiler veto edildikçe üç partinin seçime girmesine izin verildi: Anavatan Partisi, Milliyetçi Demokrasi Partisi ve Halkçı Parti.”</p>

<p>Milliyetçi Demokrasi Partisi’nin başında Turgut Sunalp vardı. Askerlerin ‘abi’ dedikleri, çok sevdikleri ve ordu içerisinde çok sevilen bir liderdi Turgut Paşa.</p>

<p>Anavatan Partisi’nin başında başbakan yardımcısı vardı, yani askerlerin kurduğu hükümetin başbakan yardımcısı Turgut Özal’dı. Halkçı Parti’nin başında ise Başbakanlık Müsteşarı Necdet Calp vardı.</p>

<p>Yani biri askerlerin çok yakın gördüğü bir isim, biri başbakan yardımcısı, diğeri de Başbakanlık Müsteşarıydı. Partilerin bir babanın üç çocuğundan farkı yoktu.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>“Özal’ın vetosu orada önlendi”</strong></h3>

<p>Akkoç, diğer siyasi aktörlerin veto edildiğini, hatta eski siyasi liderlerle yakınlığı bulunan isimlerin de seçim sürecinin dışında bırakıldığını belirtti:</p>

<blockquote>
<p>“Diğer partilerin hiçbiri seçime sokulmadı, veto edildi. Hatta eski partilerle ve eski liderlerle yakınlığı bilinen kişiler de veto edildi. İsmet Paşa’nın oğlu Erdal İnönü bile veto edildi. Konseyde görev yapan komutanlar ve generaller, Anavatan Partisi’nin ve Turgut Özal’ın veto edileceğini düşünüyorlardı. Açıkçası ‘Olmaz, getirilmez, olmaz’ diyorlardı.</p>

<p>Veto işlemleri 30 Eylül’e kadar yapıldı. 15 Eylül tarihinde Amerikalı üst düzey bir yetkili geldi ve Evren’le görüştü. Özal’ın vetosu orada önlendi.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>“MDP beklenirken Turgut Özal iktidara geldi”</strong></h3>

<p>Akkoç, 1983 seçimlerine giden süreçte askeri yönetimin beklentisinin Milliyetçi Demokrasi Partisi’nin iktidara gelmesi yönünde olduğunu ancak sonuçların farklı çıktığını belirtti:</p>

<blockquote>
<p>“MDP’nin iktidara getirileceği beklenirken Turgut Özal iktidara geldi. Yeni yapılanma böylece gerçekleşti. 12 Eylül de görevini bu şekilde yerine getirmiş oldu.”</p>
</blockquote><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/gazeteci-fethi-akkoc-12-eylulun-perde-arkasini-anlatti-partilerin-bir-babanin-uc-cocugundan-farki-yoktu</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 16:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/ekran-resmi-2026-09-07-155535.png" type="image/jpeg" length="67468"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Katarakt ameliyatı için görmenin tamamen kaybolmasını beklemek gerekmiyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/katarakt-ameliyati-icin-gormenin-tamamen-kaybolmasini-beklemek-gerekmiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/katarakt-ameliyati-icin-gormenin-tamamen-kaybolmasini-beklemek-gerekmiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazeteci Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Göz Hastalıkları Kliniği Eğitim Sorumlusu Prof. Dr. Ayşe Burcu, katarakt ve tedavisindeki güncel gelişmeleri anlattı. Burcu, katarakt ameliyatı için görmenin ileri derecede azalmasının beklenmesine gerek olmadığını belirterek, ameliyat zamanının hastanın görme düzeyi, günlük yaşamı ve ihtiyaçlarına göre belirlenmesi gerektiğini vurguladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gazeteci Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programının konuğu <strong>Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Göz Hastalıkları Kliniği Eğitim Sorumlusu Prof. Dr. Ayşe Burcu</strong> oldu. Katarakt hastalığı ve tedavisindeki son gelişmelerin ele alındığı programda Burcu, kataraktın nedenlerinden ameliyat zamanına, yeni nesil merceklerden ameliyat sonrası dikkat edilmesi gerekenlere kadar önemli bilgiler verdi.</p>

<h2><strong>Katarakt yaşlanmanın belirtilerinden biri</strong></h2>

<p>Kataraktın, gözün içindeki saydam merceğin zaman içerisinde elastikiyetini ve saydamlığını kaybetmesi sonucu ortaya çıktığını belirten Prof. Dr. Burcu, bu süreci cildin kırışması ve saçların beyazlaması gibi yaşla birlikte gelişen değişikliklere benzetti.</p>

<p>En sık görülen katarakt türünün yaşa bağlı katarakt olduğunu ifade eden Burcu, genetik yatkınlığın hastalığın daha erken yaşlarda ortaya çıkmasına neden olabileceğini söyledi.</p>

<p><img alt="figen balcı" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-14-53.jpg" width="1920" /></p>

<h2><strong>Güneş ışınları zarar veriyor!</strong></h2>

<p>Katarakt gelişiminde güneş ışınlarının önemli bir etken olduğunu belirten Burcu, beslenme ve yaşam koşullarının da hastalığın gelişim sürecini etkileyebildiğini kaydetti.</p>

<p>Kataraktın nadiren çocukluk çağında da görülebildiğini anlatan Burcu, annenin hamilelik sırasında geçirdiği bazı enfeksiyonlar, genetik faktörler, travmalar ve özellikle uzun süreli kortizon kullanımının katarakt gelişimine yol açabileceğini ifade etti.</p>

<h2><strong>Diyabet kataraktın daha erken ortaya çıkmasına neden olabiliyor</strong></h2>

<p>İleri yaşlarda özellikle diyabetin kataraktın daha erken ortaya çıkmasında önemli bir risk faktörü olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Burcu, diyabetin ameliyat süreci ve sonrasında da dikkate alınması gereken önemli bir hastalık olduğunu söyledi.</p>

<p>Diyabetli hastalarda göz sağlığının yakından takip edilmesi gerektiğini belirten Burcu, ameliyat sonrasında da güneş ışınlarından iyi korunmanın önemine dikkat çekti.</p>

<p>Katarakt gelişimini mümkün olduğunca geciktirmek için sağlıklı yaşam alışkanlıklarının önemini vurgulayan Burcu, karbonhidrat ve şeker tüketiminin sınırlandırılması, Akdeniz tipi beslenme, yüksek ultraviyole korumasına sahip kaliteli güneş gözlüğü ve gerektiğinde şapka kullanımının göz sağlığını korumaya yardımcı olduğunu ifade etti.</p>

<p><img alt="figen balcı" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-13-58.jpg" width="1920" /></p>

<h2><strong>Ameliyat için kataraktın ilerlemesini beklemek gerekmiyor</strong></h2>

<p>Katarakt ameliyatının zamanlamasının hastanın görme düzeyi, günlük yaşamı ve ihtiyaçlarına göre belirlenmesi gerektiğini söyleyen Prof. Dr. Burcu, geçmişte olduğu gibi görmenin ileri derecede azalmasını beklemenin artık gerekli olmadığını belirtti.</p>

<p>Hastanın görmesi iyiyse, katarakt günlük yaşamını etkilemiyorsa ve gözlükle yeterli görme keskinliği sağlanabiliyorsa ameliyatın bekletilebileceğini ifade eden Burcu, buna karşılık kataraktın kişinin yaşam kalitesini ve günlük faaliyetlerini etkilemeye başlaması halinde ameliyatın planlanabileceğini söyledi.</p>

<p>Katarakt ameliyatını gereğinden fazla geciktirmenin de doğru olmadığını vurgulayan Burcu, ileri derecede sertleşmiş kataraktın cerrahiyi zorlaştırabileceğini ve komplikasyon riskini artırabileceğini kaydetti.</p>

<p><img alt="figen balcı" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-26-11.jpg" width="1920" /></p>

<h2><strong>Yeni ameliyat yöntemleri ile hastalar daha hızlı iyileşiyor</strong></h2>

<p>Kataraktın günümüzde tek tedavisinin cerrahi olduğunu belirten Prof. Dr. Burcu, cerrahi tekniklerde son yıllarda önemli gelişmeler yaşandığını söyledi.</p>

<p>Geçmişte çok daha büyük kesilerle gerçekleştirilen ameliyatların artık oldukça küçük kesilerden yapılabildiğini anlatan Burcu, bu gelişmenin hem cerrahi süreci kolaylaştırdığını hem de hastaların ameliyat sonrasında günlük ve sosyal yaşamlarına daha hızlı dönmelerine olanak sağladığını ifade etti.</p>

<p>Katarakt ameliyatında göz içine yerleştirilen merceklerin biyolojik uyumluluğu yüksek materyallerden üretildiğini belirten Burcu, bu merceklerin kullanım ömrünün yaklaşık 100 yıl olduğunu ve normal koşullarda hastanın ilerleyen yıllarda merceğinin değiştirilmesinin gerekmediğini söyledi.</p>

<h2><strong>“Akıllı mercek” seçiminde hastanın ihtiyacı belirleyici</strong></h2>

<p>Halk arasında “akıllı mercek” olarak bilinen yeni nesil göz içi merceklere de değinen Prof. Dr. Burcu, bu merceklerin yakın, orta ve uzak mesafelerde dengeli görme sağlamayı hedeflediğini söyledi.</p>

<p>Katarakt ameliyatında tek odaklı veya çok odaklı merceklerin tercih edilebildiğini belirten Burcu, mercek seçiminde hastanın günlük yaşamının, mesleğinin ve görme beklentisinin çok iyi değerlendirilmesi gerektiğinin altını çizdi.</p>

<p>Uzak, orta ve yakın mesafeyi mümkün olduğunca gözlüksüz görmek isteyen hastalarda üç odaklı merceklerin tercih edilebildiğini, uzak görüşün öncelikli olduğu hastalarda ise tek odaklı merceklerin daha uygun olabileceğini anlatan Burcu, bu durumda yakın gözlüğüne ihtiyaç duyulabileceğini söyledi.</p>

<p>Ameliyat sonrasında bebeklik dönemindeki gibi kusursuz bir görüş beklentisinin gerçekçi olmayacağını belirten Burcu, en doğru yaklaşımın hastanın beklentisini iyi anlamak ve ihtiyacına uygun merceği seçmek olduğunu vurguladı.</p>

<p><img alt="figen balcı-1" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-14-44.jpg" width="1920" /></p>

<h2><strong>Her katarakt ameliyatı sadece damla anesteziyle yapılmıyor</strong></h2>

<p>Katarakt ameliyatlarında hastanın durumuna göre farklı anestezi yöntemlerinin uygulanabildiğini anlatan Prof. Dr. Burcu, ameliyata uyum sağlayabilecek hastalarda damla anestezisinin yeterli olabildiğini söyledi.</p>

<p>Yoğun kaygısı bulunan, işitme sorunu veya ameliyat sırasında iletişimi güçleştirecek özel bir durumu olan hastalarda sedasyon ya da farklı anestezi yöntemlerinin tercih edilebildiğini belirten Burcu, çocuk hastaların ise genel anestezi altında ameliyat edildiğini ifade etti.</p>

<p>Yeni cerrahi tekniklerle çok küçük kesilerden ameliyat yapılabildiği için geçmişte olduğu gibi gözün uzun süre kapatılmasının her hastada gerekli olmadığını belirten Prof. Dr. Burcu, bazı hekimlerin gözü hiç kapatmayabildiğini, bazılarının ise bir veya iki gün süreyle koruma önerebildiğini söyledi.</p>

<p>Ameliyat sonrası hijyenin büyük önem taşıdığını vurgulayan Burcu, özellikle ilk 48 saatin dikkat gerektirdiğini, yaklaşık 10 gün boyunca ameliyat edilen göz ve çevresinin doğrudan suyla temasından kaçınılması gerektiğini ifade etti.</p>

<h2><strong>“İki gözü aynı anda ameliyat etmeyi tercih etmiyoruz”</strong></h2>

<p>Her iki göze aynı anda katarakt ameliyatı yapmayı rutin olarak tercih etmediklerini belirten Prof. Dr. Burcu, bir gözün ameliyatından en az üç gün sonra, genellikle de yaklaşık bir hafta içerisinde diğer gözün ameliyat edilebildiğini söyledi.</p>

<p>Genel anestezi alması gereken ve ikinci kez anestezi uygulanmasının sağlık açısından risk oluşturduğu çok özel hastalarda iki gözün aynı seansta ameliyat edilebildiğini belirten Burcu, bu durumda ikinci göze geçilirken tamamen yeni bir ameliyat yapılıyormuş gibi cerrahi hazırlığın ve kullanılan malzemelerin yenilendiğini anlattı.</p>

<p><img alt="figen balcı" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-29-56.jpg" width="1920" /></p>

<h2><strong>Katarakt tekrarlamaz</strong></h2>

<p>Katarakt ameliyatından sonra hastalığın yeniden oluşmadığını vurgulayan Prof. Dr. Burcu, bazı hastalarda iyileşme sürecinde göz içindeki arka kapsülde opaklaşma gelişebildiğini söyledi.</p>

<p>Halk arasında zaman zaman “katarakt yeniden oluştu” veya “gözde kireçlenme oldu” şeklinde ifade edilen bu durumun kataraktın tekrarlaması anlamına gelmediğini belirten Burcu, arka kapsül opasitesi olarak adlandırılan tablonun basit bir lazer işlemiyle giderilebildiğini ifade etti.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/katarakt-ameliyati-icin-gormenin-tamamen-kaybolmasini-beklemek-gerekmiyor</guid>
      <pubDate>Sat, 05 Sep 2026 09:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-35-52.jpg" type="image/jpeg" length="30043"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EMEKLİ PROMOSYONLARI 2026 EYLÜL GÜNCEL LİSTE: En yüksek ödemeyi hangi banka yapıyor?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekli-promosyonlari-2026-eylul-guncel-liste-en-yuksek-odemeyi-hangi-banka-yapiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekli-promosyonlari-2026-eylul-guncel-liste-en-yuksek-odemeyi-hangi-banka-yapiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bankaların 2026 yılı emekli promosyon kampanyaları yeniden gündemde. SSK, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı kapsamında aylık alan vatandaşlar, maaşlarını hangi bankaya taşımalarının daha avantajlı olacağını araştırıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Eylül ayının son günlerinde bankaların emekli müşterilere yönelik promosyon kampanyaları yakından takip ediliyor. ING, Akbank, İş Bankası, QNB, Vakıf Katılım, Garanti BBVA ve kamu bankalarının açıkladığı fırsatlarda maaş miktarına göre farklı ödeme seçenekleri bulunuyor. Bazı kampanyalarda doğrudan nakit promosyonun yanı sıra kart harcaması, otomatik ödeme talimatı ve çeşitli bankacılık ürünlerinin kullanılması karşılığında ek avantajlar da sunuluyor. İşte Eylül 2026 itibarıyla bankaların açıkladığı emekli promosyonları...</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekli-promosyonlari-2026-eylul-guncel-liste-en-yuksek-odemeyi-hangi-banka-yapiyor</guid>
      <pubDate>Mon, 31 Aug 2026 16:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/eylul-ayi-emekli-maas-promosyonu.webp" type="image/jpeg" length="94277"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sağlıklı ve uzun bir ömür için genç yaşlardan itibaren damar sağlığına yatırım yapmak gerekiyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/saglikli-ve-uzun-bir-omur-icin-genc-yaslardan-itibaren-damar-sagligina-yatirim-yapmak-gerekiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/saglikli-ve-uzun-bir-omur-icin-genc-yaslardan-itibaren-damar-sagligina-yatirim-yapmak-gerekiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Kliniği İdari ve Eğitim Sorumlusu Prof. Dr. Ayhan Tekiner, beyin anevrizmaları ve inmede erken tanının önemine dikkat çekti. Tekiner, sağlıklı ve uzun bir yaşam için damar sağlığının genç yaşlardan itibaren korunması, sigaradan uzak durulması, düzenli hareket edilmesi ve risk faktörlerinin kontrol altına alınması gerektiğini vurguladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “<strong>Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi</strong>” programının konuğu Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Kliniği İdari ve Eğitim Sorumlusu <strong>Prof. Dr. Ayhan Tekiner</strong> oldu. Programda beyin anevrizmaları, inme ve felç, risk faktörleri, erken tanının önemi ve korunma yolları ele alındı.</p>

<h2><strong>Ailesinde anevrizma öyküsü olanlar kontrollerini ihmal etmemeli</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Ayhan Tekiner, anevrizmanın beyin damarlarının belirli bölgelerinde oluşan balonlaşmalar olduğunu belirterek, hastalığın özellikle 40 yaşından sonra daha sık görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Doğuştan gelen yatkınlığın yanı sıra yaşam tarzına bağlı olarak damarların elastikiyetini kaybetmesinin anevrizma gelişiminde önemli rol oynadığını ifade eden Tekiner, anevrizma kanamalarının beynin etkilenen bölgesine göre ölümden kalıcı sakatlığa kadar uzanan ciddi sonuçlara yol açabileceğini vurguladı.</p>

<p>Erken tanının büyük önem taşıdığına dikkat çeken Tekiner, ailesinde anevrizma öyküsü bulunan kişilerin BT anjiyografi veya MR anjiyografi ile mutlaka değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Geçmişte 5 milimetrenin altındaki anevrizmalara çoğunlukla müdahale edilmediğini hatırlatan Tekiner, son yıllarda tedavi yöntemlerindeki gelişmeler sayesinde komplikasyon riskinin yüzde 1’in altına düştüğünü, bu nedenle uygun hastalarda daha küçük anevrizmaların da tedavi edilebildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 08 07 At 18.47.53" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184753.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Şah damarındaki plaklar inmenin en önemli nedenlerinden biri</strong></h2>

<p>Programda inme ve felç konusunda da önemli bilgiler veren Prof. Dr. Tekiner, beyni besleyen damarların sağlıklı olmasının hayati önem taşıdığını ifade etti.</p>

<p><strong>Şah damarı</strong> olarak bilinen <strong>karotis arterlerde</strong> oluşan plakların inmelerin yaklaşık yüzde 20-25’inden sorumlu olduğunu belirten Tekiner, obezite başta olmak üzere sağlıksız yaşam tarzının damar yapısını bozduğunu söyledi.</p>

<p>Fazla yağ dokusunun karaciğer aracılığıyla dolaşıma katılarak damar yapısını olumsuz etkilediğini ifade eden Tekiner, kötü kolesterol ile birleşen bu sürecin damar tıkanıklığına ve emboliye neden olabildiğini belirtti.</p>

<p>Yüksek tansiyon, diyabet, hareketsizlik ve ilerleyen yaşın da inme riskini artırdığını vurgulayan Tekiner, damar yapısındaki bozulmanın yalnızca beyni değil tüm organ ve sistemleri etkilediğini söyledi.</p>

<h2><strong>İnmede ilk 2 saat hayat kurtarıyor</strong></h2>

<p>İnme belirtilerinin fark edildiği anda vakit kaybetmeden 112 Acil Çağrı Merkezi’nin aranması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Tekiner, bulantı, kusma, bilinç kaybı, yüz felci, konuşma bozukluğu ve kol veya bacakta güç kaybı gibi belirtilerin acil değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Eskiden ilk 6 saatin kritik kabul edildiğini hatırlatan Tekiner, günümüzde özellikle <strong>ilk 2 saatin tedavi başarısı açısından çok daha önemli olduğunun</strong> altını çizdi.</p>

<p>Hastaneye zamanında ulaştırılan hastalarda uygun durumlarda damar açıcı tedavi uygulanabildiğini ya da pıhtının girişimsel yöntemlerle damardan çıkarılabildiğini belirten Tekiner, hızlı müdahalenin hastanın yaşamını ve yaşam kalitesini doğrudan etkilediğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 08 07 At 18.47.52 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184752-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>İnme tedavisi bir ekip işidir</strong></h2>

<p>İnme tedavisinde başarının hızlı ve koordineli çalışmaya bağlı olduğunu belirten Prof. Dr. Tekiner, hastanın 112 ekipleri tarafından en kısa sürede uygun hastaneye ulaştırılması, acil serviste zaman kaybetmeden değerlendirilmesi ve deneyimli ekipler tarafından müdahale edilmesinin hayati önem taşıdığını ifade etti.</p>

<p>Tüm sürecin kusursuz işlemesi halinde hastaya hastaneye ulaştıktan sonraki 10-15 dakika içerisinde müdahale edilebildiğini belirten Tekiner, bu sayede hastaların kalıcı hasar gelişmeden normal yaşamlarına dönebilme şansının önemli ölçüde arttığını söyledi.</p>

<h2><strong>Sigara ve elektronik sigara damar sağlığının düşmanı</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Tekiner, damar sağlığını korumak için halk arasında yaygın olan yanlış inanışlara da dikkat çekti.</p>

<p>Herhangi bir besinin tek başına kanı sulandırmasının mümkün olmadığını belirten Tekiner, sağlıklı ve dengeli beslenmenin damar yapısını korumanın temel şartı olduğunu söyledi.</p>

<p>Sigaranın damar sağlığının en büyük düşmanlarından biri olduğunu vurgulayan Tekiner, elektronik sigaraların da masum olmadığını, binlerce zararlı madde içerdiğini ve damar yapısını olumsuz etkilediğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 08 07 At 18.47.52" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184752.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Hareketli yaşam ve stres kontrolü sağlıklı yaşlanmanın anahtarı</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Ayhan Tekiner, sağlıklı damar yapısının genç yaşlardan itibaren korunması gerektiğini belirterek, obezite ile mücadele, düzenli fiziksel aktivite ve dengeli beslenmenin beyin ve damar hastalıklarından korunmada en etkili yöntemler arasında yer aldığını söyledi.</p>

<p>Uzun yolculuklarda belirli aralıklarla ayağa kalkıp yürünmesini öneren Tekiner, egzersize yeni başlayacak <strong>özellikle obezite, hipertansiyon ve diyabet hastalarının</strong> sabahın erken saatleri yerine <strong>öğleden sonra veya akşamüstünü </strong>tercih etmelerinin daha uygun olacağını ifade etti.</p>

<p>Geç saatlerde yemek yememek, yeterli sıvı tüketmek ve düzenli hareket etmenin damar sağlığını desteklediğini belirten Tekiner, stresin de kortizol salgısını artırarak tansiyon ve kan şekerini yükselttiğini, bunun da damar sistemi üzerinde olumsuz etkiler oluşturduğunu söyledi.</p>

<p>Uzun ve kaliteli yaşamın temelinde sağlıklı beslenme, hareketli yaşam, sigaradan uzak durma ve stresin kontrol altında tutulmasının bulunduğunu vurgulayan Prof. Dr. Tekiner, “Yalnızca uzun yaşamak değil, sağlıklı ve kaliteli bir yaşam sürmek için damar sağlığımıza genç yaşlardan itibaren yatırım yapmalıyız” dedi.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/saglikli-ve-uzun-bir-omur-icin-genc-yaslardan-itibaren-damar-sagligina-yatirim-yapmak-gerekiyor</guid>
      <pubDate>Sat, 08 Aug 2026 09:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184752-2.jpeg" type="image/jpeg" length="48203"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fethi Akkoç 24 Saat Kayıt'a anlattı: "Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/fethi-akkoc-24-saat-kayita-anlatti-nihat-erim-basbakan-olacagini-benden-ogrendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/fethi-akkoc-24-saat-kayita-anlatti-nihat-erim-basbakan-olacagini-benden-ogrendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat Kayıt'ta 12 Mart Muhtırası'na giden sürecin perde arkasını anlattı. Akkoç, darbenin arkasındaki uluslararası dengeleri, haşhaş krizi ve Sovyetler Birliği ile yürütülen sanayi hamlelerini değerlendirirken, "Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi" sözleriyle dikkat çeken bir tanıklığını da paylaştı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gazeteci Fethi Akkoç, 24Saat Kayıt'ta Türkiye'nin darbe süreçlerine ilişkin tanıklıklarını anlattı. 12 Mart Muhtırası'na giden süreci değerlendiren Akkoç, yaşadığı olayları ve perde arkasında yaşananları ilk kez ayrıntılarıyla paylaştı. Akkoç'a göre 12 Mart'a giden sürecin temelinde <strong>haşhaş ekimi, Sovyetler Birliği ile yürütülen ağır sanayi hamleleri ve uluslararası konjonktür</strong> yer alıyordu.</p>

<h2><strong>"Görüntüyle gerçek hiçbir zaman aynı değildi"</strong></h2>

<p>Akkoç, yıllar boyunca devlet yönetiminde görünenle yaşananın farklı olduğunu gözlemlediğini belirterek şöyle konuştu:</p>

<p><i>"Devletlerin yönetiminde ve siyasi olaylarda, hatta savaşlarda bile görüntüyle gerçeğin birbirinden farklı olduğunu, senaryoların önceden hazırlandığını yaşayarak gördük. 1950 yılından itibaren Amerika'nın desteğiyle iktidara gelen hükümetlerin, çizilen çizginin dışına çıktıkları zaman yine darbelerle görevden alındıklarını gördüm."</i></p>

<h3><strong>"Doğan Koloğlu bana 'Nihat Erim başbakan olacak' dedi"</strong></h3>

<p>Yeni İstanbul Gazetesi Ankara Bürosu'nda görev yaptığı dönemi anlatan Akkoç, Genel Yayın Müdürü Doğan Koloğlu'nun kendisine sürekli aynı bilgiyi doğrulatmaya çalıştığını söyledi.</p>

<p><i>"Doğan ağabey bana, 'Çok önemli bir yerden duydum. Nihat Erim başbakan olacakmış. Konuşabilir misin?' dedi. Ben de 'Nasıl sorayım? Demirel başbakan, İnönü muhalefet lideri. Böyle bir soru sorulur mu?' diye cevap veriyordum. Ama salı, çarşamba, perşembe aynı şey tekrarlandı."</i></p>

<h3><strong>"Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi"</strong></h3>

<p>Israrlar üzerine Nihat Erim'i aradığını söyleyen Akkoç, o telefon görüşmesini şu sözlerle anlattı:</p>

<p><i>"Telefonu çevirdim. 'Beyefendi hayırlı uğurlu olsun. Başbakan oluyormuşsunuz' dedim. Ama bunun benim sorum olmadığını, Genel Yayın Müdürü Doğan Koloğlu'nun sorusu olduğunu söyledim. Nihat Bey şaşırdı. 'Ya Fethi Bey, nereden çıktı bu?' dedi. Ben de kaynağı söylemedim. Çünkü telefonların dinlendiğini biliyorduk."</i></p>

<p>Akkoç, yıllar sonra bu olayı değerlendirirken şu ifadeleri kullandı:</p>

<p><i>"Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi. O konuşmada bunu kendisinin de bilmediğini anladım."</i></p>

<h3><strong>"Telefon konuşmasını unutmamı rica etti"</strong></h3>

<p>Muhtıranın ardından yaşananları da anlatan Akkoç, Erim'in koruma müdürü aracılığıyla kendisine mesaj gönderdiğini belirtti.</p>

<p><i>"Koruma müdürü yanıma geldi. 'Sayın Nihat Bey'in size saygıları var, o telefon konuşmasını unutmanızı rica ediyor' dedi. Ben de 'O konuşmayı unuttum. Ama hükümet güvenoyu aldıktan sonra ilk demecini bana versin' dedim. İlk yazılı demecini bana gönderdi."</i></p>

<h3><strong>"12 Mart'ın üç temel nedeni vardı"</strong></h3>

<p>Akkoç, muhtıranın yalnızca iç politik gelişmelerle açıklanamayacağını belirterek <strong>üç temel neden sıraladı:</strong></p>

<p><i>"Birinci sebep haşhaştı. Amerika Demirel'e 'Haşhaşı kapat' diyordu. Demirel ise 'Daraltırım ama tamamen kapatamam' diyordu.</i></p>

<p><i>İkinci sebep Sovyetler Birliği ile yapılan ağır sanayi hamleleriydi. Türkiye'nin en büyük fabrikalarını Ruslara kurdurmuşlardı.</i></p>

<p><i>Üçüncü sebep ise Nixon'ın Çin ziyareti sonrasında Türkiye'ye yaptığı baskıydı. Tayvan'la ilişkilerin kesilip Mao'nun Çin'inin tanınması isteniyordu. Demirel bunu kabul etmedi."</i></p>

<h3><strong>"İlk kararname haşhaş yasağı oldu"</strong></h3>

<p>Akkoç, şöyle devam etti:</p>

<p><i>"Nihat Erim başbakan olduktan sonra imzaladığı ilk kararname haşhaş ekiminin yasaklanması oldu. Darbelerin temelinde, 1946'dan sonra çizilen çizginin dışına çıkan iktidarların değiştirilmesi anlayışı vardı."</i></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/fethi-akkoc-24-saat-kayita-anlatti-nihat-erim-basbakan-olacagini-benden-ogrendi</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Aug 2026 15:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/ekran-resmi-2026-08-05-160720.png" type="image/jpeg" length="12463"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kistik fibroziste erken tanı yaşamı değiştiriyor: "Yenidoğan tarama testlerinden kaçınılmamalı"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çocuk Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Hayriye Uğur Özçelik, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programında kistik fibrozise ilişkin önemli bilgiler verdi. Erken tanının tedavide başarıyı ve yaşam kalitesini artırdığını vurgulayan Özçelik, yenidoğan tarama testlerinin önemine dikkat çekerek ailelere “Testlerden korkmayın” çağrısında bulundu. Özçelik, modülatör tedavilerdeki gelişmelerin yanı sıra hastalığın yaşam boyu takip ve bakım gerektirdiğini anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Çocuk Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Hayriye Uğur Özçelik</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk oldu. Programda, yaşam boyu takip ve tedavi gerektiren kalıtsal hastalıklardan biri olan <strong>kistik fibrozis</strong> tüm yönleriyle ele alındı.</p>

<p>Kistik fibrozisin genetik geçişli, kalıtsal bir hastalık olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, hastalığın anne karnından itibaren gelişmeye başladığını söyledi. Hastalığın temelinde salgı yapan hücrelerde bulunan klor kanallarındaki bozukluğun yer aldığını ifade eden Özçelik, bu nedenle tüm salgıların normalden daha koyu ve yapışkan hale geldiğini kaydetti.</p>

<p><strong>En fazla akciğerleri etkiliyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin birçok organı etkileyebildiğini belirten Prof. Dr. Özçelik, en ciddi hasarın akciğerlerde oluştuğunu söyledi.</p>

<p>Akciğerlerde biriken koyu kıvamlı mukusun solunum yollarını tıkadığını, bu ortamda yerleşen mikropların temizlenememesi nedeniyle tekrarlayan enfeksiyonlar ve zamanla ilerleyici akciğer hasarı geliştiğini anlatan Özçelik, hastalığın yalnızca akciğerleri değil, üst solunum yolları ile mide-bağırsak sistemini de etkileyebildiğini ifade etti. Kistik fibrozisli hastalarda insülin direnci ve üreme sistemiyle ilgili sorunların da görülebildiğini belirtti.</p>

<p><strong>Akraba evlilikleri riski artırıyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin çekinik genlerle aktarılan bir hastalık olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Özçelik, özellikle akraba evliliklerinde hastalığın ortaya çıkma riskinin önemli ölçüde arttığını söyledi. Özçelik, bu nedenle genetik danışmanlığın ve akraba evliliklerinin azaltılmasının büyük önem taşıdığını vurguladı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.10 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134510-1.jpeg" width="1600" /></p>

<p><strong>Erken tanı tedavinin başarısını artırıyor</strong></p>

<p>Hastalığın ne kadar erken tanınırsa tedavinin o kadar başarılı olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, bu nedenle yenidoğan tarama programlarının büyük önem taşıdığını söyledi.</p>

<p>Yenidoğan tarama testleri sayesinde hastalığın henüz belirti vermeden saptanabildiğini ifade eden Özçelik, erken dönemde başlanan tedavilerle organ hasarı gelişmeden hastalığın kontrol altına alınabildiğini kaydetti. Özçelik günümüzde bazı modülatör tedavilerin bebekler henüz bir aylıkken başlanabildiğini belirtti.</p>

<p><strong>“Yenidoğan tarama testlerinden korkmayın”</strong></p>

<p>Son yıllarda yenidoğan tarama testlerine yönelik çeşitli yanlış bilgilerin yayıldığını söyleyen Prof. Dr. Özçelik, ailelere önemli uyarılarda bulundu.</p>

<p>Bazı ailelerin bebeklerinden kan örneği alınmasını istemediğini belirten Özçelik, kan örneklerinin farklı amaçlarla kullanılacağı yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını, tüm sürecin devlet kontrolünde yürütüldüğünü ifade ederek ailelerin bu testleri mutlaka yaptırması gerektiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11" class="detail-photo img-fluid" height="695" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511.jpeg" width="1103" /></p>

<p><strong>Kistik fibrozis sürekli bakım gerektiriyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin yaşam boyu düzenli takip gerektiren bir hastalık olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Özçelik, tedavide en önemli basamaklardan birinin akciğer bakımının sağlanması olduğunu belirtti.</p>

<p>Ailelerin solunum fizyoterapisi ve günlük bakım için saatler harcadığını ifade eden Özçelik, hastaların sık akciğer enfeksiyonları nedeniyle zaman zaman hastaneye yatmak zorunda kaldıklarını söyledi. Özçelik, organlar hasar görmeden önce tedaviye başlanmasının yaşam süresi ve yaşam kalitesi açısından belirleyici olduğunu vurguladı.</p>

<p><strong>Modülatör tedavilerde yeni dönem</strong></p>

<p>Kistik fibrozis tedavisinde son yılların en önemli gelişmelerinden birinin modülatör tedaviler olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, bu ilaçların hastalığın temelindeki klor kanalındaki bozukluğu hedef aldığını söyledi.</p>

<p>İlk modülatör tedavilerin 2012 yılında kullanılmaya başlandığını, tedavilerin yıllar içinde gelişerek 2019 yılında üçlü kombinasyonlara ulaştığını belirten Özçelik, modülatör tedavilerin 2025 yılının Ağustos ayından itibaren geri ödeme kapsamına alınmasının hastalar açısından önemli bir dönüm noktası olduğunu ifade etti. Bu tedavilerin yüksek maliyetli olduğuna dikkat çeken Özçelik, ayrıca hastalığın hücresel mekanizmasını düzeltmeye yönelik yeni ilaçlarla ilgili faz 2 ve faz 3 klinik çalışmaların da sürdüğünü söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="688" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511-2.jpeg" width="1272" /></p>

<p><strong>Erkek hastalarda kısırlık sık görülüyor</strong></p>

<p>Prof. Dr. Özçelik, kistik fibrozisli erkeklerde kısırlığın oldukça yüksek oranlarda görüldüğünü belirterek, hastalığın yalnızca solunum sistemini değil, yaşamın birçok alanını etkileyen çok yönlü bir sağlık sorunu olduğuna dikkat çekti.</p>

<p><strong>Çocuklar sosyal yaşamda da zorlanabiliyor</strong></p>

<p>Sık öksürük ve balgam nedeniyle çocukların okul ve sosyal yaşamlarında güçlük yaşayabildiğini belirten Özçelik, tekrarlayan akciğer enfeksiyonları nedeniyle sık hastane yatışlarının eğitim hayatını olumsuz etkileyebildiğini söyledi.</p>

<p>Büyüme ve gelişmenin akranlarının gerisinde kalmasının hem çocukları hem de ailelerini psikolojik olarak zorlayabildiğini ifade eden Özçelik, günümüzde tedavide sağlanan gelişmeler sayesinde bu çocukların geleceğe çok daha umutla bakabildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.10" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134510.jpeg" width="1600" /></p>

<p><strong>Yaşam süresi önemli ölçüde uzadı</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin tanımlandığı ilk yıllarda hastaların büyük bölümünün iki yaşına ulaşamadan yaşamını yitirdiğini hatırlatan Prof. Dr. Özçelik, hastalığın 1938-1939 yıllarında tanımlandığını, 1989 yılında ise hastalığa neden olan genin keşfedildiğini söyledi.</p>

<p>Genetik keşfin ardından geçen süreçte tedavide büyük ilerlemeler kaydedildiğini belirten Özçelik, bugün erken tanı alan ve uygun tedavi gören hastaların yaşam sürelerinin ve yaşam kalitelerinin belirgin şekilde arttığını ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="727" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511-1.jpeg" width="1126" /></p>

<p><strong>İleri yaşta da tanı konulabiliyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin en sık <strong>beyaz ırkta</strong> görüldüğünü, siyah ırkta daha düşük, sarı ırkta ise daha nadir rastlandığını belirten Prof. Dr. Özçelik, hastalığın yalnızca çocukluk çağında görülmediğini de vurguladı.</p>

<p>Tekrarlayan akciğer enfeksiyonları, sürekli balgam çıkarma, büyüme geriliği bulunan çocukların mutlaka kistik fibrozis açısından değerlendirilmesi gerektiğini belirten Özçelik, bronş genişlemesi bulunan erişkin hastalarda da ayırıcı tanıda kistik fibrozisin mutlaka düşünülmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Literatürde 81 yaşında kistik fibrozis tanısı alan hastaların bulunduğunu hatırlatan Prof. Dr. Özçelik, aile öyküsü bulunan gebeliklerde ise anne karnında takip ile hastalığın erken dönemde saptanabildiğini sözlerine ekledi.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali</guid>
      <pubDate>Sat, 01 Aug 2026 11:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134512.jpeg" type="image/jpeg" length="79386"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SÜPER LİG'DE TRANSFER FIRTINASI: Dört büyüklere kimler geldi, kimler gitti?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Süper Lig'de şampiyonluk yarışı transfer döneminden başladı! Galatasaray, Fenerbahçe, Beşiktaş ve Trabzonspor'un kadrosuna kattığı flaş isimler netleşti. İşte 4 büyüklerin dev transfer listesi ve oyuncuların detaylı analizleri.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Süper Lig'de yeni sezon hazırlıkları tüm hızıyla sürerken, şampiyonluk parolasıyla yola çıkan <strong>Galatasaray</strong>, <strong>Fenerbahçe</strong>, <strong>Beşiktaş</strong> ve <strong>Trabzonspor</strong>, kadrolarını dünya yıldızlarıyla güçlendirmeye devam ediyor. Milyonlarca taraftarın gözü kulağı son dakika transfer gelişmelerine çevrilmiş durumdayken, Avrupa devlerinden Süper Lig'e uzanan transfer trafiği de hız kazandı. Nathan Ake'den Mason Greenwood'a, Leandro Trossard'dan Vedat Muriç'e kadar yeşil sahalarda fırtına gibi esecek birçok önemli yetenek, yeni sezonda formalarını giymeye hazırlanıyor.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti</guid>
      <pubDate>Fri, 31 Jul 2026 14:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/dort-buyukler-transfer-super-lig.webp" type="image/jpeg" length="26957"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[MS tedavisinde yeni dönem: “Artık tekerlekli sandalyeye mahkûm olmak kader değil”]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi programına konuk olan Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, günümüzde geliştirilen yeni nesil tedaviler sayesinde MS’nin ilerlemesinin büyük ölçüde kontrol altına alınabildiğini belirterek düzenli tedavi gören hastaların iş, aile ve sosyal yaşamlarını sürdürebildiğini ifade etti. Mungan, “Artık tekerlekli sandalyeye mahkûm olmak kader değil.” mesajını verdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi programına konuk olan Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, Multipl Skleroz (MS) hastalığında tanı, tedavi ve yaşam yönetimine ilişkin önemli bilgiler verdi. Günümüzde MS tedavisinde çok önemli gelişmeler yaşandığını belirten Mungan, erken tanı, kişiye özel tedavi ve düzenli takip sayesinde hastaların büyük bölümünün aktif yaşamlarını sürdürebildiğini söyledi.</p>

<p><strong>Dünyada 2,8 milyon, Türkiye’de yaklaşık 83 bin kişi MS ile yaşıyor</strong></p>

<p>Multipl Skleroz (MS), dünyada yaklaşık 2,8 milyon, Türkiye’de ise 82–83 bin kişiyi etkileyen kronik bir nörolojik hastalık olarak biliniyor.</p>

<p>Hastalığın merkezi sinir sistemini etkilediğini anlatan Prof. Dr. Mungan, beyin ve omurilikteki sinir hücrelerini saran miyelin kılıfının, bağışıklık sistemindeki bozukluklar nedeniyle hasar gördüğünü belirterek şunları söyledi:</p>

<p>“Bağışıklık sistemindeki değişiklikler miyelin kılıfında yıkıma yol açıyor ve sinir hücreleri arasındaki iletiyi bozuyor. Bunun sonucunda da hastalık çok farklı belirtilerle ortaya çıkıyor.”</p>

<p>MS’nin bağışıklık sistemi hastalığı olduğunu ancak genetik ve çevresel faktörlerin de hastalığın oluşumu ve ilerlemesinde önemli rol oynadığını ifade eden Mungan, hastalığın kadınlarda erkeklere göre 2,5–3 kat daha sık görüldüğünü, özellikle 20–40 yaş arasında ortaya çıktığını söyledi.</p>

<p>Kadınlarda daha sık görülmesinin kesin nedeninin bilinmediğini belirten Mungan, “Östrojen ve diğer kadınlık hormonlarının bağışıklık sistemi üzerindeki etkileri nedeniyle özellikle doğurganlık çağında hastalık daha sık görülüyor.” dedi.</p>

<p>Mungan, son yıllarda tanı olanaklarının gelişmesi sayesinde ileri yaşta başlayan MS vakalarının daha sık tanı aldığını, nadir de olsa çocukluk çağında da görülebildiğini söyledi.</p>

<p>İlk belirti görme kaybı da olabilir, uyuşma da…</p>

<p>MS’nin çok farklı belirtilerle ortaya çıkabildiğini belirten Prof. Dr. Mungan, en sık görülen bulguların;</p>

<ul>
 <li>Görme kaybı,</li>
 <li>Çift görme,</li>
 <li>Kol veya bacakta uyuşma,</li>
 <li>Güçsüzlük,</li>
 <li>Denge bozukluğu,</li>
 <li>İdrar problemleri olduğunu söyledi.</li>
</ul>

<p>MR’da görülen plakların beynin veya omuriliğin hangi bölgesini etkilediğine göre belirtilerin değiştiğini belirten Mungan, “Plak hangi fonksiyonu etkiliyorsa hastanın şikâyeti de ona göre ortaya çıkıyor.” dedi.</p>

<p>Görme kaybı yaşayan hastaların çoğunlukla önce göz hastalıkları uzmanına başvurduğunu belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, göz muayenesinde sorun bulunmaması halinde hastaların nörolojiye yönlendirildiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.34 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234-1.jpeg" width="1920" /></p>

<p><strong>Tanıda MR ve nörolojik muayene belirleyici</strong></p>

<p>MS tanısında ayrıntılı klinik öykü ve nörolojik muayenenin vazgeçilmez olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hem beyin hem de omurilik MR’ının mutlaka çekildiğini ifade etti.</p>

<p>Son yıllarda güncellenen tanı kriterlerinde MR’ın çok daha belirleyici hâle geldiğini söyleyen Mungan, yardımcı tanı yöntemleri arasında VEP testi ile göz sinirlerindeki iletimin değerlendirildiğini anlattı.</p>

<p>Tanıda en önemli yardımcı yöntemlerden birinin ise beyin omurilik sıvısının incelenmesi olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, şöyle konuştu:</p>

<p>“Lomber ponksiyon yardımcı test olarak geçse de hemen hemen her hastada yapmak istiyoruz. Hem kesin tanı hem de ayırıcı tanı açısından çok önemli. Ayrıca hastalığın gelecekte nasıl seyredeceği konusunda da bize önemli bilgiler veriyor.”</p>

<p><strong>MS her hastada farklı seyrediyor</strong></p>

<p>Kesin MS tanısı alan hastalarda koruyucu tedavinin geciktirilmemesi gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Mungan, tedavi edilmediğinde hastalığın ilerleyerek kalıcı fonksiyon kayıplarına neden olabileceğini söyledi.</p>

<p>Atak dönemlerinde öncelikle yüksek doz kortizon tedavisi uygulandığını belirten Mungan, ardından hastalığın tipine uygun koruyucu tedavilerin planlandığını ifade etti.</p>

<p>MS hastalığının en sık görülen tipinin ataklar ve iyileşmelerle seyreden RRMS (Relapsing Remitting MS) olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hastaların yaklaşık yüzde 15–20’sinde ilerleyici tip MS görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Bazı hastalarda hastalığın en baştan ilerleyici seyredebildiğini, bazılarında ise yıllar içinde ilerleyici forma dönüşebildiğini belirten Mungan, “MS tamamen kişiye özgü seyreden bir hastalık. Hastaların düzenli izlenmesi ve hastalık tipinin doğru belirlenmesi tedavinin başarısını belirliyor.” dedi.</p>

<p><strong>Aynı hekim tarafından uzun süre takip büyük önem taşıyor</strong></p>

<p>MS’nin uzun yıllar takip gerektiren kronik bir hastalık olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hastaların tanı sonrasında sürekli doktor değiştirmemesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Kesin tanı konulduktan sonra hastaların aynı hekim tarafından izlenmesi tedavi başarısını artırıyor. Çünkü MS’de bireyselleştirilmiş tedavi çok önemli. Doktorun hastanın geçmişini, MR değişimlerini, atak sıklığını ve nörolojik durumunu yakından bilmesi gerekiyor.”</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.35" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001235.jpeg" width="1920" /></p>

<p><strong>Hastalar gerçek atak ile yalancı atağı karıştırabiliyor</strong></p>

<p>MS atağının belirtilerin 24 saatten uzun sürmesi olarak tanımlandığını belirten Prof. Dr. Mungan, optik nörit, güçsüzlük, uyuşma ve denge bozukluğunun gerçek atak belirtileri arasında yer aldığını söyledi.</p>

<p>Bunun yanında enfeksiyon, sıcak hava, yoğun stres, regl dönemi veya aşırı egzersiz gibi vücut ısısını artıran durumlarda yalancı atakların görülebileceğini belirten Mungan, bu nedenle hastaların önce ayrıntılı değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p><strong>Atak tedavisinde altın standart kortizon tedavisi</strong></p>

<p>MS ataklarında günlük 1000 mg kortizonun 5–7 gün, bazı hastalarda ise 10 güne kadar uygulanabildiğini belirten Prof. Dr. Mungan, kortizona yanıt alınamayan hastalarda ise plazmaferez tedavisinin uygulandığını söyledi.</p>

<p>Bu tedavinin özellikle üniversite ve şehir hastanelerindeki deneyimli MS merkezlerinde yapılabildiğini ifade etti.</p>

<p><strong>Akıllı ilaçlar umut veriyor</strong></p>

<p>Atak tedavisinin dışında hastalığın ilerlemesini durdurmaya yönelik çok sayıda tedavi bulunduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, Türkiye’de tedavilerin basamaklı sistemle uygulandığını söyledi.</p>

<p>Tablet, enjeksiyon ve infüzyon tedavilerinin bulunduğunu belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, yeni nesil bağışıklık sistemini yeniden yapılandıran tedavilere ilişkin şu bilgileri verdi:</p>

<p>“Hastaların akıllı ilaç olarak adlandırdığı yeni tedaviler sayesinde çok az doz uygulayıp hastaları uzun süre tedavisiz takip edebildiğimiz durumlar olabiliyor.”</p>

<p>Tedavi seçiminde hastanın yaşı, cinsiyeti, gebelik planı, mesleği, sosyal yaşamı ve hastalığın seyri gibi çok sayıda faktörün dikkate alındığını belirtti.</p>

<p><strong>MS hastaları evlenebilir, çocuk sahibi olabilir</strong></p>

<p>Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, MS hastalarının normal yaşamlarını sürdürebileceklerini belirterek şu önerilerde bulundu:</p>

<p>“MS hastaları evlenebilir, planlı gebelik gerçekleştirebilir ve doktorlarıyla koordineli şekilde çocuk sahibi olabilirler. Gebelik öncesinde hastalığın en az bir yıl stabil seyretmesini tercih ediyoruz.”</p>

<p>Ağır egzersizlerden kaçınılmasını öneren Mungan; yürüyüş, yüzme, yoga ve pilatesin uygun sporlar olduğunu söyledi.</p>

<p><strong>Akdeniz tipi beslenme öneriliyor</strong></p>

<p>Beslenmenin tedavinin önemli bir parçası olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, Akdeniz tipi beslenmenin önerildiğini söyledi.</p>

<p>Mungan, sebze, meyve ve balık ağırlıklı beslenmenin önemine dikkat çekerek D vitamini ve B12 eksikliklerinin mutlaka giderilmesi gerektiğini, balık tüketemeyen hastalarda ise omega-3 desteğinin yararlı olabileceğini belirtti. Prof. Dr. Mungan, “Miyelin kılıfının iyileşmesinde omega-3’ün önemli etkileri bulunuyor.” dedi.</p>

<p><strong>Sigara ve D vitamini eksikliği hastalığın en önemli çevresel sebepleri</strong></p>

<p>MS için kanıtlanmış iki önemli çevresel risk faktörü bulunduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, bunların D vitamini eksikliği ve sigara olduğunu belirterek, “Hastalar kesinlikle sigara içmemeli, sigara içilen ortamlarda da bulunmamalı.” dedi.</p>

<p><strong>MS hastaları yaz sıcaklarında dikkatli olmalı</strong></p>

<p>Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, MS hastalarının yaz aylarında çok daha dikkatli olmalarını belirterek sıcak ortamlardan kaçınmalarını söyledi.</p>

<p>Mungan:</p>

<ul>
 <li>Sıcak suyla banyo yapılmamasını,</li>
 <li>Hamam ve saunadan uzak durulmasını,</li>
 <li>Yazın 11.00–14.00 saatleri arasında güneşten kaçınılmasını,</li>
 <li>Bol su tüketilmesini,</li>
 <li>Hafif beslenilmesini önerdi.</li>
</ul>

<p><strong>Türkiye’de hastalar güncel tedavilere kolaylıkla ulaşıyor</strong></p>

<p>Dünyada kullanılan güncel MS tedavilerinin neredeyse tamamına Türkiye’de geri ödeme kapsamında erişilebildiğini belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, bunun hastalar açısından önemli bir avantaj olduğunu söyledi.</p>

<p>Ayrıca ilerleyen yaşlarda bağışıklık sisteminin daha sakin hâle gelmesi nedeniyle bazı hastalarda hastalığın da daha durağan seyredebildiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.34 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="684" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234-2.jpeg" width="1290" /></p>

<p><strong>Kök hücre mucize değil</strong></p>

<p>Kök hücre tedavisine ilişkin yanlış beklentilere dikkat çeken Prof. Dr. Mungan, şu değerlendirmede bulundu:</p>

<p>“Kök hücre tedavisi bağışıklık sistemini yeniden yapılandırmayı hedefliyor ancak hastalığı tamamen ortadan kaldırmıyor. Diğer tedavilere belirgin bir üstünlüğü de bulunmuyor. Mucize beklememek gerekiyor.”</p>

<p>Mungan, kök hücre tedavisinin özellikle ataklı MS grubunda daha etkili olduğunu, Türkiye’de ise yalnızca çok sınırlı sayıdaki merkezde uygulanabildiğini söyledi.</p>

<p><strong>Aktarlardan alınan ürünlerden uzak durun</strong></p>

<p>MS hastalarının Sağlık Bakanlığı onaylı ilaçlar dışında hiçbir ürünü kontrolsüz şekilde kullanmamaları gerektiğini belirten Prof. Dr. Mungan, “Hekimlerinizin önermediği bitkisel ürünleri ve aktarlardan alınan karışımları kesinlikle kullanmayın.” uyarısında bulundu.</p>

<p><strong>“MS tanısı alanlar umutsuzluğa kapılmasın”</strong></p>

<p>Programın sonunda MS tanısı alan hastalara seslenen Prof. Dr. Mungan, moral ve sosyal desteğin tedavinin önemli parçalarından biri olduğunu belirterek şu mesajı verdi:</p>

<p>“MS tedavi edilebilen ve ilerlemesi durdurulabilen bir hastalık. Hastalar düzenli takiplerini yaptırır, tedavilerini aksatmaz ve yaşam tarzlarına dikkat ederlerse bugün tekerlekli sandalyeye mahkûm olmaları artık neredeyse söz konusu olmuyor.”</p>

<p>Hasta yakınlarının desteğinin büyük önem taşıdığını belirten Mungan, hastaların iş yaşamlarından kopmamalarını, sosyal hayata katılmalarını ve hobi edinmelerini önerdi. Ayrıca bulundukları illerde Türkiye MS Derneği şubelerine başvurarak ücretsiz eğitim, yoga ve pilates programlarından yararlanabileceklerini söyledi.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 09:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234.jpeg" type="image/jpeg" length="94305"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fethi Akkoç: Kıbrıs’ın kaderi Londra’daki 24 saatlik diplomasi trafiğinde belirlendi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kıbrıs Barış Harekatı’nın 52. yıl dönümünde, harekat öncesindeki kritik diplomasi trafiğinin tanıklarından gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat’e konuştu. Akkoç, Başbakan Bülent Ecevit’in Londra’da gerçekleştirdiği 24 saatlik görüşmelerin Kıbrıs’ın kaderini belirlediğini anlattı. Ayrıntılar 24 Saat Kayıt'ta...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kıbrıs Barış Harekatı’nın 52. yıl dönümünde, harekatın diplomasi trafiğine tanıklık eden gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat’te yayınlanan Kayıt Dışı programına konuk oldu. Akkoç, harekat öncesinde Londra’da yürütülen kritik görüşmeleri, uluslararası diplomasinin perde arkasını ve bugüne kadar kamuoyunda çok az bilinen, kayıt dışı kalan ayrıntıları detaylarıyla anlatarak şu değerlendirmelerde bulundu:</p>

<p>“52 yıl önce, 20 Temmuz 1974’te Kıbrıs’a yapılan müdahalenin önce diplomasiyle, ardından askeri harekatla kazanıldığını yaşayarak öğrendim. Kıbrıs’ın kaderi, Başbakan Bülent Ecevit’in Londra’da İngiltere Başbakanı Harold Wilson, Dışişleri Bakanı James Callaghan ve daha sonra görüşmelere katılan ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Joseph Sisco ile yaptığı tam 24 saatlik temasların sonunda şekillendi.”</p>

<p>Akkoç, harekattan bir gün önce ABD’nin Yunanistan’daki askeri yönetime kritik bir uyarıda bulunduğunu da öne sürdü:</p>

<p>“ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Joseph Sisco, 19 Temmuz’da Yunanistan’a giderek cunta yönetimine, ‘Türkiye müdahale edecek. Sakın karşılık vermeyin. Karışırsanız Türkiye sizi de ezer. Biz Türkiye’nin yanındayız.’ mesajını iletti. Bu süreci bizzat yaşayarak ve görerek öğrendim.”</p>

<h2><strong>“Londra’ya özel uçakla gittik”</strong></h2>

<p>Akkoç, 17 Temmuz 1974’te Başbakan Bülent Ecevit başkanlığındaki heyetle birlikte Türk Hava Yolları’nın özel uçağıyla Londra’ya gittiklerini anlattı.</p>

<p>Heyette, Başbakan Yardımcısı ve İçişleri Bakanı Oğuzhan Asiltürk, Dışişleri Bakanlığı Yüksek Müşaviri Ümit Haluk Bayülken, Hukuk Müşaviri Namık Kemal Yolga ile dönemin Milli Savunma Bakanı ve Dışişleri Bakan Vekili Hasan Esat Işık’ın bulunduğunu belirten Akkoç, Dışişleri Bakanı Turan Güneş’in ise o sırada Çin’de resmi temaslarda olduğu için heyete katılamadığını ifade etti.</p>

<p>Basın mensupları olarak ise Hürriyet’ten Cüneyt Arcayürek, Milliyet’ten Orhan Tokatlı, Günaydın’dan Örsan Öymen, Tercüman gazetesi adına kendisi, Anadolu Ajansı Genel Müdürü Atilla Onuk ile TRT ekibinin yer aldığını söyledi.</p>

<h3><strong>“Dünyanın gözü Londra’daydı”</strong></h3>

<p>Akkoç, heyetin Heathrow Havalimanı’ndan doğrudan İngiltere Başbakanı Harold Wilson’ın konutuna geçtiğini belirterek, görüşmeleri dünyanın dört bir yanından gelen gazetecilerin takip ettiğini anlattı.</p>

<p>“Biz yalnız değildik. İngiliz gazeteciler başta olmak üzere dünyanın her yerinden basın mensupları Başbakanlık Konutu’nun önünde bekliyordu.”</p>

<h3><strong>“Sisco ile beş dakikalık kritik görüşme”</strong></h3>

<p>Görüşmelerin ardından Bülent Ecevit’in Joseph Sisco ile baş başa yaklaşık beş dakika süren özel bir görüşme yaptığını aktaran Akkoç, bu görüşmenin önemine dikkat çekti.</p>

<p>“Hasan Esat Işık’a ‘Bülent Bey nerede?’ diye sordum. ‘Sisco ile baş başa görüşüyor’ dedi. Saatime baktım, tam beş dakika sürdü. Görüşmenin ardından Bülent Bey son derece rahat ve memnun görünüyordu. Dünya basınına da gayet sakin ve güçlü bir açıklama yaptı.”</p>

<h3><strong>“Harekatın başlayacağını biliyorduk”</strong></h3>

<p>Londra temaslarının tam 24 saat sürdüğünü ifade eden Akkoç, Ankara’ya döndüklerinde harekat kararının artık kesinleştiğini hissettiklerini söyledi.</p>

<p>“Harekatın yapılacağını biliyorduk. Hazırlıkların tamamlandığını hissediyorduk ancak yalnızca başlama zamanı henüz net değildi.”</p>

<p>Akkoç, Joseph Sisco’nun ertesi gün yeniden Türkiye’ye geldiğini, ardından Yunanistan’a geçerek cunta yönetimiyle görüştüğünü ve aynı gün tekrar Ankara’ya döndüğünü belirterek, Yunanistan’a yapılan uyarının da bu diplomasi trafiğinin bir parçası olduğunu dile getirdi.</p>

<h3><strong>“Harekat haberi Güvenpark’ta duyuruldu”</strong></h3>

<p>20 Temmuz sabahı yaşanan anları da anlatan Akkoç, şunları söyledi:</p>

<p>“Cumartesi sabahı saat 06.00’da bütün bakanlar dışarı çıktı. Gazeteciler olarak biz de oradaydık. Başbakanın açıklama yapacağını düşünüyorduk. O sabah Güvenpark’a doğru yürürken Kıbrıs Barış Harekatı’nın başladığı resmen açıklandı.”</p>

<p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 20:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/ppdvK1JySZk/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="27361"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ağrısız doğum lüks değil, anne adayının hakkı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Berrin Günaydın, doğum ağrısının modern anestezi yöntemleriyle güvenli biçimde azaltılabileceğini anlattı. Epidural analjezinin uygun koşullarda uygulandığında normal doğumu desteklediğini vurgulayan Prof. Dr. Günaydın, doğum ağrısının giderilmesinin bir lüks değil, anne adayının hakkı olduğunu söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan <strong>Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Berrin Günaydın doğum ağrısının azaltılması ile ilgili uygulanan yöntemleri anlattı. Prof. Dr. Günaydın</strong>, “Doğum ağrısını azaltmak mümkün. Epidural analjezi, doğru ekip ve uygun koşullarda hem anneye konfor sağlıyor hem de normal doğumu destekliyor” diye konuştu.</p>

<p>Doğum sancısı, anne adaylarının en büyük kaygılarından biri olmaya devam ediyor. Ancak günümüzde modern anestezi yöntemleri sayesinde doğum ağrısını büyük ölçüde azaltmak mümkün. Prof. Dr. Berrin Günaydın, halk arasında <strong>“ağrısız doğum”</strong> olarak bilinen uygulamanın çoğunlukla <strong>epidural analjezi</strong> ile yapıldığını belirterek, doğru koşullarda uygulandığında annenin doğuma bilinçli ve konforlu şekilde katılmasını sağladığını söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Günaydın, “Aslında tıpta kullandığımız doğru ifade ağrısız doğum değil, doğum ağrısının etkili şekilde azaltılmasıdır. Anne sancıları hisseder ancak dayanılmaz ağrı büyük ölçüde ortadan kalkar. Böylece doğuma aktif olarak katılır ve bebeğinin dünyaya gelişine tanıklık eder” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (3)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-3.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>"Obstetrik anestezi gelişmiş ülkelerde ayrı bir uzmanlık alanı"</strong></h2>

<p>Amerika Birleşik Devletleri ve İngiltere’de obstetrik anestezinin anesteziyolojinin özel bir çalışma alanı olarak kabul edildiğini belirten Prof. Dr. Günaydın, bu ülkelerdeki uygulamaları yerinde inceleyerek Gazi Üniversitesi’nde Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı ile 2004 yılında başlattıklarını söyledi.</p>

<p>Doğum ağrısının yönetiminde kadın hastalıkları ve doğum uzmanları ile anesteziyoloji uzmanlarının birlikte çalışmasının önemine dikkat çeken Günaydın, “Kadın doğum uzmanı ve anne adayının onayı olmadan epidural analjezi uygulanamaz. Bu nedenle anne adaylarının doğru bilgilendirilmesinde kadın doğum uzmanlarının rolü son derece önemlidir” diye konuştu.</p>

<h2><strong>"Ağrısız doğumda altın standart epidural analjezi"</strong></h2>

<p>Doğum ağrısını azaltmaya yönelik farklı yöntemler bulunduğunu ancak *altın standardın epidural analjezi olduğunu* vurgulayan Prof. Dr. Berrin Günaydın, yöntemin bel bölgesinden omuriliğin dışındaki epidural boşluğa yerleştirilen ince bir kateter aracılığıyla uygulandığını anlattı.</p>

<p>Günaydın “Düşük dozlarda lokal anestezik ilaçlar ve yardımcı ilaçlar kullanıyoruz. Amaç annenin ağrısını azaltırken hareket edebilmesini, doğuma aktif katılmasını ve bebeğin doğumuna bilinçli şekilde eşlik etmesini sağlamaktır” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>“Epidural felç yapmaz, bebeğe zarar vermez”</strong></h2>

<p>Toplumda *epiduralle* ilgili çok sayıda yanlış bilgi bulunduğunu belirten Prof. Dr. Günaydın, en sık karşılaştıkları soruların felç, kalıcı bel ağrısı ve bebeğe zarar verip vermediği olduğunu söyleyerek şunları kaydetti:</p>

<p>“Epidural uygulama omuriliğin içine değil, dışındaki güvenli alana yapılır. Deneyimli ekip ve uygun koşullarda uygulandığında son derece güvenli bir yöntemdir. Bilimsel çalışmalar epidural analjezinin kalıcı bel ağrısına neden olmadığını gösteriyor. Ayrıca kullanılan ilaçlar çok düşük dozlarda uygulanıyor. Amaç annenin rahatlamasıdır. Anne rahatladığında stres hormonları azalıyor, bu da bebeğin oksijenlenmesini ve doğum sürecini olumlu etkileyebiliyor.”</p>

<h2><strong>"Sezaryen oranlarının düşürülmesine katkı sağlayabilir"</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Günaydın, bilimsel çalışmaların epidural analjezinin sezaryen oranını artırmadığını gösterdiğini belirterek, gelişmiş ülkelerde bunun tam tersine normal doğumu destekleyen önemli uygulamalardan biri olduğunu ifade etti. Günaydın şöyle konuştu:</p>

<p>“Amerika ve İngiltere’de sezaryen oranları yaklaşık yüzde 30 seviyelerinde. Bu ülkelerde doğumların büyük bölümü epidural analjezi ile gerçekleştiriliyor. Anne adayları bu konuda bilinçli olduğu için doğum ağrısının azaltılmasını talep ediyor. Normal doğumun desteklenmesi de sezaryen oranlarının düşmesine katkı sağlayabiliyor.”</p>

<p>Türkiye’de de öncelikle bu konuda farkındalığın artırılması gerektiğini belirten Günaydın, “Toplum bilinçlenmeden yalnızca hizmeti yaygınlaştırmak yeterli olmaz. Aynı zamanda bunu karşılayacak eğitimli ekiplerin ve uygun altyapının da hazır olması gerekir” diye konuştu.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-1.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>"Ağrısız doğum ekip işi"</strong></h2>

<p>Epidural analjezinin yalnızca bir anestezi uygulaması olmadığını belirten Prof. Dr. Günaydın, başarılı bir doğum yönetimi için kadın hastalıkları ve doğum uzmanı, anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanı, deneyimli hemşireler, uygun monitörizasyon ve teknik donanımın birlikte çalışmasının şart olduğunu söyledi.</p>

<p>Anne adaylarının gebelik boyunca düzenli olarak değerlendirildiğini ifade eden Günaydın, kan sulandırıcı ilaç kullananlar, bazı kanama-pıhtılaşma bozukluğu bulunanlar, girişim bölgesinde enfeksiyonu olanlar veya bazı özel nörolojik hastalıkları bulunan kişilerde epidural uygulanamayabileceğini belirtti. Uygun adaylarda ise anestezi değerlendirmesi ve bilgilendirilmiş onam sonrasında güvenle uygulanabileceğini kaydetti.</p>

<h2><strong>Sezaryende de önemli avantaj sağlıyor</strong></h2>

<p>Planlı sezaryenlerde tıbbi engel bulunmadığı sürece spinal, kombine spinal-epidural veya epidural gibi bölgesel anestezi yöntemlerinin tercih edilmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Günaydın, doğum sırasında epidural kateter takılmış bir gebenin acil sezaryene alınması gerekirse aynı kateter üzerinden anestezinin sürdürülebileceğini söyledi.</p>

<p>Ayrıca epidural kateterin sezaryen sonrasında da ameliyat ağrısının kontrolünde kullanılabildiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (4)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-4.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>“Doğum bir hastalık değil, hayatın en güzel mucizelerinden biridir”</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Günaydın, Dünya Anesteziyoloji Dernekleri Federasyonu’nun (WFSA) doğum ağrısının giderilmesini lüks değil, hasta hakkı olarak değerlendirdiğini, Amerikan Kadın Doğum Uzmanları Koleji’nin (ACOG) ise tıbbi engel bulunmayan gebelerde annenin doğum ağrısının giderilmesini istemesini tek başına yeterli bir tıbbi endikasyon olarak kabul ettiğini hatırlattı. Günaydın, şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>“Bizim amacımız kadınları epidurale yönlendirmek değil; doğru bilgiyi vererek bilinçli seçim yapmalarını sağlamaktır. Ağrısız doğum bir zorunluluk değildir ancak isteyen ve tıbbi açıdan uygun olan hiçbir anne adayının bu haktan mahrum bırakılmaması gerekir.”</p>

<p>Doğumun doğal bir süreç olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Günaydın, sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<p>“Doğum bir hastalık değil, hayatın en güzel mucizelerinden biridir. Biz anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanlarının görevi de bu mucizeyi anne ve bebek için daha güvenli, daha konforlu ve daha güzel bir deneyime dönüştürmektir.”</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Jul 2026 09:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-2.jpeg" type="image/jpeg" length="53094"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[“Diz ameliyatı sonrası kayak da yapılabilir, tenis de oynanabilir”]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Akkaya, diz ağrılarının ihmal edilmemesi gerektiğini vurgulayarak, yeni nesil cerrahi teknikler, kişiye özel implantlar ve yapay zekâ destekli rehabilitasyon sayesinde hastaların yeniden aktif yaşama dönebildiğini söyledi. Akkaya, uygun tedaviyle diz ameliyatı sonrası kayak, tenis ve koşu gibi sporlara yeniden dönüşün mümkün olduğunu belirtti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı <strong>Prof. Dr. Mustafa Akkaya</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu <strong>“Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi”</strong> programında diz eklemi hastalıkları ve diz cerrahisinde yaşanan yeni gelişmeleri anlattı.</p>

<p>Diz ağrılarının toplumda en sık ihmal edilen sağlık sorunları arasında yer aldığını belirten Akkaya, erken dönemde başvurulduğunda birçok sorunun ilerlemeden kontrol altına alınabileceğini söyledi.</p>

<p>Diz ekleminin çok özel bir anatomiye sahip olduğunu vurgulayan Akkaya, yanlış ya da gecikmiş tedavilerin hareket kabiliyetini ciddi şekilde etkileyebileceğini belirterek, “Yürüme her şeydir. İnsanların mobilize olması genel beden ve ruh sağlığı açısından çok önemli. İnsanlar yürüyemediklerinde sosyal hayattan kopuyor, kilo alımı artıyor ve başkalarına bağımlı hale gelebiliyorlar” dedi.</p>

<h2><strong>“Diz sorunları yaşa ve cinsiyete göre değişiyor”</strong></h2>

<p>Diz eklemi hastalıklarının yaşa, cinsiyete ve yaşam biçimine göre farklılık gösterdiğini ifade eden Prof. Dr. Akkaya, çocukluk döneminde daha çok travmaya bağlı diz kapağı çıkıkları ve yaralanmaların görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Orta yaş döneminde ise kadın ve erkeklerde farklı sorunların öne çıktığını belirten Akkaya, kadınlarda kas yapısındaki farklılıklar nedeniyle diz kapağı çevresindeki problemlerin daha sık yaşanabildiğini ifade etti.</p>

<p>“Merdiven inip çıkarken, çömelirken veya oturup kalkarken oluşan ağrılar ön diz ağrısının habercisi olabilir. Erken dönemde müdahale edilirse kıkırdak aşınması ilerlemeden önlem alınabilir.” diyen Akkaya, ihmal edilen problemlerin ilerleyen yaşlarda kireçlenmeye dönüşebileceğini söyledi.</p>

<p>Akkaya, erkeklerde ise spor yaralanmalarına bağlı menisküs yırtıkları ve ön çapraz bağ sorunlarının daha sık görüldüğünü belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Kadınlar ciltlerine gösterdikleri özeni dizlerine de göstermeli”</strong></h2>

<p>Menopoz döneminin diz sağlığı açısından kritik olduğuna dikkat çeken Akkaya, hormonal değişikliklerle birlikte kemik ve kıkırdak dokusunun da etkilendiğini söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Akkaya, “Kadınlar menopoza girdikten sonra ciltlerine gösterdikleri özeni dizlerine de göstermeliler. Çünkü dizler yaşam kalitesini etkileyen en önemli yapılardan biridir” dedi.</p>

<p>Akkaya, menopoz öncesi yapılacak kontroller sayesinde kıkırdak koruyucu tedavilerle diz sağlığının korunabileceğini belirtti.</p>

<h2><strong>“Her diz ağrısı ameliyat gerektirmez”</strong></h2>

<p>Diz tedavisinde son yıllarda rejeneratif tıp ve ortobiyolojik uygulamaların önemli gelişmeler sağladığını anlatan Prof. Dr. Akkaya, amaçlarının vücudun kendi iyileştirme kapasitesinden yararlanmak olduğunu söyleyerek “Kişinin iyileştirici kapasitesi aslında kendi vücudunda saklıdır. Erken evre kıkırdak hasarlarında kişinin kendi kök hücrelerinden yararlanılarak yapılan ortobiyolojik tedavilerle başarılı sonuçlar alınabiliyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya, rejeneratif ve ortobiyolojik tedaviler konusunda toplumda bilgi karmaşası yaşanabildiğine dikkat çekti.</p>

<p>Kök hücre tedavileri ile kandan elde edilen trombosit uygulamalarının farklı yöntemler olduğunu belirten Akkaya:</p>

<p>“Vücutta dolaşan kandan kök hücre elde etmek mümkün değildir. Kök hücreler, leğen kemiği gibi büyük kemiklerden ya da yağ dokusundan elde edilebilir. Kandan alınan ise kök hücre değil, trombosit dediğimiz kan hücreleridir.” dedi.</p>

<p>Menisküs ve kıkırdak dokularının iyileşme kapasitesinin sınırlı olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Akkaya:</p>

<p>“Kas dokusu kanlanması sayesinde kendini onarabilir ancak kıkırdak ve menisküs gibi dokular yeterli kan damarına sahip değildir. Bu nedenle erken evre hasarlarda uyguladığımız ortobiyolojik tedavilerle o bölgede iyileşmeyi destekleyecek bir ortam oluşturmayı hedefliyoruz.” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.58 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="730" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182958-1.jpeg" width="1194" /></p>

<h2><strong>“Sosyal medyada mucize tedavi gibi sunulan uygulamalara dikkat”</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya, menisküs ve kıkırdak tedavileri konusunda bilimsel gelişmelerin umut verici olduğunu ancak her yeni yöntemin “kesin tedavi” gibi sunulmaması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Menisküsün dışarıdan verilen maddelerle tamamen tedavi edilmesinin bugün için mümkün olmadığını belirten Akkaya:</p>

<p>“Biyoteknoloji çok hızlı ilerliyor. Kitosan içerikli jeller ve akıllı moleküllerle hasarlı bölgeyi hedefleyen çalışmalar devam ediyor. Gelecekte kıkırdak ve menisküs dokularına yönelik yeni tedavi seçenekleri mümkün olabilir.” dedi.</p>

<p>Ancak mevcut bilimsel aşamada tek bir enjeksiyonla tüm sorunları ortadan kaldıran bir tedavi yaklaşımının olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Akkaya:</p>

<p>“Henüz bir iğneyle menisküsü ya da kıkırdağı tamamen tedavi edebilecek noktada değiliz. Hastalar erken dönemde hekime başvurursa ortobiyolojik tedavilerle mevcut hasarın ilerlemesini yavaşlatmak ve eklemi korumak mümkün olabilir.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Akkaya, kıkırdak, menisküs ve eklem hasarlarında her hastaya özel değerlendirme yapılarak kişiselleştirilmiş tedavi planlanması gerektiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Ağrıyla ve ağrı kesicilerle yaşamak kader gibi görülmemeli”</strong></h2>

<p>Toplumda birçok kişinin uzun süre ağrı kesicilerle yaşamaya çalıştığını belirten Prof. Dr. Akkaya, bunun doğru bir yaklaşım olmadığını söyledi.</p>

<p>Diz cerrahisinde kişiye özel çözümlerin artık çok daha gelişmiş olduğunu ifade eden Akkaya, “Robotik cerrahi, kişiye özel protezler ve küçük implantlarla diz cerrahisinde ciddi yollar katettik. Hastalar erken başvurduklarında çok daha küçük ve kişiselleştirilmiş müdahalelerle sağlıklı bir yaşam sürdürebiliyor” dedi.</p>

<h2><strong>“Aynı ameliyatta her iki dize protez uygulanabilir”</strong></h2>

<p>Diz ve kalça protezleri konusunda hastaların endişe duymaması gerektiğini belirten Prof. Dr. Akkaya, uygun cerrahi teknik, kaliteli implant ve doğru rehabilitasyonla protezlerin uzun yıllar kullanılabildiğini söyleyerek, “Güncel çalışmalar uygun şekilde yapılan cerrahilerde implant kullanım süresinin 30 yıla ulaşabildiğini gösteriyor. Hastalar protez cerrahisinden korkmamalı ve ağrıyla yaşamayı kader olarak görmemeli” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Akkaya şunları söyledi:</p>

<p>“Eğer hasta biyolojik olarak aynı seansta iki dizine birden ameliyatı kaldırabilecek durumdaysa genel sağlık durumu buna elverişli ise aynı ameliyatta her iki dize birden ameliyat yapılabilir hatta tercih edilmelidir. Hastanın ihtiyacı varsa her iki dize de aynı anda tedavi uygulanmasının önemli avantajları var. Hasta bir kez ameliyat oluyor, bir kez rehabilitasyon desteği alıyor, hasta bakım desteği bir kez alınıyor, ameliyat maliyetleri önemli ölçüde azalıyor.”</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.58" class="detail-photo img-fluid" height="676" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182958.jpeg" width="1156" /></p>

<h2><strong>“Yapay zekâ destekli kişiye özel rehabilitasyon”</strong></h2>

<p>Cerrahi başarının yalnızca ameliyatla sınırlı olmadığını belirten Akkaya, ameliyat sonrası rehabilitasyon sürecinin de kişiye özel planlanması gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Ben hastalarıma yapay zekâ destekli kişiselleştirilmiş rehabilitasyon programı uyguluyorum” diyen Akkaya, hastanın yaşı, mesleği, beklentileri ve yapılan cerrahinin değerlendirilerek özel iyileşme programları oluşturulduğunu anlattı.</p>

<h2><strong>“Diz ameliyatı sonrası kayak da yapılabilir, tenis de oynanabilir”</strong></h2>

<p>Diz ameliyatlarından sonra hastaların aktif yaşama dönebileceğini vurgulayan Prof. Dr. Akkaya, “Bir hasta ameliyat öncesi kayak yapıyorsa ameliyat sonrası da kayak yapabilir hale getirmeyi hedefliyoruz. Uygun cerrahi teknikler ve implantlarla hastalar koşabilir, tenis oynayabilir, istedikleri gibi aktif biçimde hayatın içinde kalabilirler” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Gerekli sağlık koşullarını taşıyan hastalarda iki dizin aynı seansta ameliyat edilebildiğini de söyleyen Akkaya, bunun bazı hastalar için tek iyileşme ve rehabilitasyon süreciyle önemli avantaj sağlayabildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Diz sağlığı için önemli uyarılar</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya diz eklemlerini korumak için şu önerilerde bulundu:</p>

<p>• Herkes kendi vücudunu tanıyarak spor yapmalı, bilinçsiz ağır antrenmanlardan kaçınılmalı.<br />
• Spora başlamadan önce gerekirse profesyonel destek alınmalı.<br />
• Kadınlar menopoz öncesinde diz kontrollerini ihmal etmemeli.<br />
• Dizde kilitlenme ve takılma gibi mekanik sorunlar ciddiye alınmalı.<br />
• Gece ağrısı veya sürekli ağrı varsa ağrı kesicilerle süreç geçiştirilmemeli.</p>

<p>Akkaya ayrıca “Kaliteli ve bağımsız bir yaşam için hareket etmek, hareket edebilmek için de diz sağlığını korumak gerekiyor” ifadelerini kullandı.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Jul 2026 09:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-3.jpeg" type="image/jpeg" length="90892"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN DEĞERLİ TÜRK FUTBOLCULAR: İŞTE GÜNCELLENEN PİYASA DEĞERLERİYLE EN DEĞERLİ TÜRK OYUNCULAR]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[En değerli Türk oyuncular listesi yeniden güncellendi. Avrupa’da ve Süper Lig’de öne çıkan en değerli Türk futbolcular arasındaki sıralama değişirken, en değerli Türk futbolcuları kimler sorusu da yeniden gündeme geldi. Piyasa değeri artan yıldızlar, dikkat çeken performanslar ve yükselen genç yeteneklerle şekillenen en değerli Türk futbolcular güncel listesinde tüm detaylar bu fotogaleride.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>En değerli Türk oyuncular listesi bir kez daha güncellendi. Avrupa’nın önde gelen liglerinde forma giyen ve Süper Lig’de performansıyla öne çıkan isimlerin yer aldığı bu sıralama, en değerli Türk futbolcular arasındaki rekabeti net biçimde ortaya koyuyor. Piyasa değerleri, yaş, performans ve uluslararası etki kriterleri dikkate alınarak hazırlanan listede, en değerli Türk futbolcuları kimler sorusunun yanıtı dikkat çekiyor. İşte en değerli Türk futbolcular güncel listesi ve detayları…</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli</guid>
      <pubDate>Fri, 05 Jun 2026 10:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/en-degerli-turk-futbolcular-1.webp" type="image/jpeg" length="50595"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[A MİLLİ TAKIMDAN DÜNYA SIRALAMASINDA SIÇRAMA! İşte kadro değeri, güncel kadro ve maç programı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[A Milli Futbol Takımı’nın 2026 Dünya Kupası yolculuğu başladı. İşte Montella’nın aday kadrosu, hazırlık maçları, D Grubu fikstürü ve ay-yıldızlıların piyasa değeri hakkında tüm detaylar!]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>A Milli Futbol Takımı, Vincenzo Montella yönetiminde 24 yıllık Dünya Kupası hasretini sona erdirerek 2026 FIFA Dünya Kupası yolculuğuna hazırlanıyor. Geçtiğimiz günlerde açıklanan geniş aday kadro, turnuva öncesi hazırlık maçları, grup fikstürü ve ay-yıldızlı ekibin toplam piyasa değeri futbolseverlerin gündeminde. İşte A Milli Takım’ın Dünya Kupası öncesi merak edilen tüm detayları…</p>

<h3></h3>

<h2></h2><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi</guid>
      <pubDate>Tue, 19 May 2026 21:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/amillitakim-1.webp" type="image/jpeg" length="10833"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN PAHALI OYUNCULAR! İşte güncel sıralamayla Süper Lig'in en değerli 20 futbolcusu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Süper Lig’de oyuncuların piyasa değerleri yeniden şekillendi. Güncel Transfermarkt verileri doğrultusunda ligde forma giyen futbolcular arasından en yüksek piyasa değerine sahip 20 isim belirlendi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Süper Lig ekiplerinde forma giyen oyuncuların piyasa değeri sıralaması da yeniden şekillendi. Güncel verilerle birlikte Süper Lig’in en değerli 20 futbolcusu netleşti. İşte listenin tamamı…</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri</guid>
      <pubDate>Mon, 18 May 2026 14:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/guncel-liste-super-lig-oyuncular.webp" type="image/jpeg" length="46730"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EMEKLİYE ÖTV’SİZ ARAÇ DÜZENLEMESİ 2026 SON DURUM: Emekliye ÖTV’siz araba şartları ve araç fiyatları]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Son dakika gelişmesi: emekliye ÖTVsiz araç düzenlemesi gündemde. ÖTVsiz araç fiyatları ve araç listesi 2026 detaylarıyla ÖTV indirimi ve muafiyet kapsamı netleşiyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Emekliye ÖTVsiz araç düzenlemesi 2026 yılında en çok konuşulan başlıklar arasında yer alıyor. Özellikle emekliye ÖTVsiz araç listesi 2026 kapsamında hangi modellerin yer alacağı ve kimlerin bu haktan yararlanabileceği araştırılıyor.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari</guid>
      <pubDate>Sat, 16 May 2026 08:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-son-durum.webp" type="image/jpeg" length="33112"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[3. ODTÜ Jonglörlük Festivali'nde sanatçıların performansı beğeni topladı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ODTÜ Jonglörler Topluluğu tarafından düzenlenen 3. ODTÜ Jonglörlük Festivali, Başkentli sanatseverleri ve öğrencileri bir araya getirmeye devam ediyor. ODTÜ Büyük Spor Salonu ve çevresinde süren etkinlikler kapsamında, havanın kararmasıyla birlikte sahne alan sanatçılar, ateşle yaptıkları tehlikeli ve estetik gösterilerle geceyi aydınlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ODTÜ Jonglörler Topluluğu tarafından bu yıl üçüncüsü düzenlenen 3. ODTÜ Jonglörlük Festivali, ODTÜ Büyük Spor Salonu’nda tüm coşkusuyla devam ediyor. Festival programı kapsamında sahne alan sanatçıların gece karanlığında gerçekleştirdiği ateş gösterileri, izleyicilere adrenalin dolu anlar yaşattı.</p>

<p>Sanatçıların ateşli asalar ve çeşitli ekipmanlarla sergilediği estetik figürler, jonglörlük sanatının sınırlarını zorlayan performanslara sahne oldu. Hem teknik ustalığın hem de görsel sanatın harmanlandığı festival, Başkentli sanatseverler ve öğrenciler tarafından ilgiyle takip ediliyor.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ahmet Çağatay Bayraktar</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi</guid>
      <pubDate>Sun, 03 May 2026 10:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/a-a-20260503-41275051-41275034-o-d-t-u-j-o-n-g-l-o-r-l-u-k-f-e-s-t-i-v-a-l-i.jpg" type="image/jpeg" length="11630"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ASGARİ ÜCRET VE EMEKLİ MAAŞLARINA ARA ZAM TALİMATI: İşte masadaki rakamlar]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye’de milyonlarca çalışan ve emekliyi doğrudan ilgilendiren maaş düzenlemelerine ilişkin yeni iddialar gündemde... Asgari ücret ve emekli maaşlarına ek zam yapılacağı söylentisi seçim hazırlıklarıyla birlikte ekonomi politikalarında değişim beklentisini artırdı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye’de milyonlarca çalışan ve emekliyi ilgilendiren maaş düzenlemeleriyle ilgili kulis bilgileri gündemi hareketlendirdi. Asgari ücret ve emekli maaşlarına ek zam yapılabileceği yönündeki iddialar, seçim hazırlıklarıyla birlikte ekonomi politikalarında değişim sinyali olarak yorumlanıyor.</p>

<p></p>

<p></p>

<p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 14:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/emekli-asgariucretli-seyyanen-zam.webp" type="image/jpeg" length="60601"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN DEĞERLİ MİLLİ TAKIMLAR GÜNCEL LİSTE: Türkiye kaçıncı sırada?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2026’nın en değerli milli takımları açıklandı! Türkiye A Milli Takımı, kadro değerinde 40 milyon euroluk artışla büyük bir sıçrama yaptı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Uluslararası futbol arenasında milli takımların piyasa değerleri güncellendi. 2026 yılının Mart ayı itibarıyla açıklanan listede, Türkiye A Milli Futbol Takımı büyük bir çıkış yakalayarak dikkatleri üzerine çekti.</p>

<h2><strong>Türkiye de sıralamada yer buldu</strong></h2>

<p>Genç ve Avrupa’da forma giyen futbolcuların değerindeki artış, bu sıçramanın en büyük nedenlerinden biri olarak gösteriliyor. Özellikle Arda Güler ve Kenan Yıldız gibi isimlerin performansları, milli takımın piyasa değerine ciddi katkı sağladı. İşte dünyanın en değerli milli takımları!</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada</guid>
      <pubDate>Mon, 23 Mar 2026 15:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/03/en-degerli-milli-takimlar-turkiye-kacinci.webp" type="image/jpeg" length="68758"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
