<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>24 Saat Gazetesi Ankara</title>
    <link>https://www.24saatgazetesi.com</link>
    <description>Ankara son dakika haberleri, asayiş, trafik kazası ve yangın olayları Gazeteciler Cemiyeti yayın organı 24 Saat'te. Günün maçı saat kaçta, ne zaman, hangi kanalda?</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.24saatgazetesi.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>24 Saat Gazetesi Ankara - Copyright © 2026. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Wed, 12 Aug 2026 17:41:20 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[DSÖ: ABD'deki aşı politikası değişikliği bilimsel kanıtlarla örtüşmüyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/dso-abddeki-asi-politikasi-degisikligi-bilimsel-kanitlarla-ortusmuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/dso-abddeki-asi-politikasi-degisikligi-bilimsel-kanitlarla-ortusmuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[DSÖ Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, ABD'nin çocukluk dönemi aşılarına yönelik yeni politikasına ilişkin endişelerini dile getirdi. Ghebreyesus, aşılama politikalarının bilimsel kanıtlara dayanması gerektiğini vurguladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ)</strong> Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, ABD'de çocukluk dönemi aşılarına yönelik politika değişikliğine ilişkin açıklama yaptı.</p>

<p>Ghebreyesus, ABD Başkanı <strong>Donald Trump</strong>'ın imzaladığı başkanlık kararnamesiyle getirilen değişikliklerin uzun yıllara dayanan bilimsel kanıtlarla uyumlu olmamasından endişe duyduklarını bildirdi.</p>

<p>Ghebreyesus, ABD merkezli X sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı paylaşımda, çocukların korunmasında aşıların önemine dikkati çekti. Her ebeveynin çocuklarının güvende olmasını istediğini belirten Ghebreyesus, aşıların ölümcül hastalıkların önlenebilir hale gelmesinde en güçlü araçlardan biri olduğunu ifade etti.</p>

<h2><strong>DSÖ'den ABD'nin aşı politikasına ilişkin değerlendirme</strong></h2>

<p>Ghebreyesus, ABD'nin aşılama politikasında yapılan son değişikliklerin, çocukların hangi dönemlerde hastalıklara karşı daha savunmasız olduğunu ve aşıların en güçlü korumayı ne zaman sağladığını ortaya koyan bilimsel çalışmalarla uyumlu olmadığını belirtti.</p>

<p>Söz konusu bilimsel kanıtların, dünyanın farklı bölgelerinden yeni veriler elde edildikçe sürekli olarak gözden geçirildiğini aktaran Ghebreyesus, mevcut kanıtların aşıların güvenli olduğunu gösterdiğini kaydetti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>DSÖ Genel Direktörü, kızamık, kabakulak ve kızamıkçığa karşı uygulanan MMR aşısının da güvenli olduğunu ve otizme neden olmadığını belirtti.</p>

<h3><strong>Aşıların geciktirilmesine karşı uyarı</strong></h3>

<p>Ghebreyesus, çocukluk döneminde aşıların ertelenmesi veya dozların gereksiz şekilde birbirinden ayrılmasının aşılamayı daha güvenli hale getirmeyeceğini ifade etti.</p>

<p>Bu tür uygulamaların çocukların hastalıklara karşı korumasız kalmasına neden olabileceğine işaret eden Ghebreyesus, ülkelerin aşı politikalarının belirlenmesinde ulusal uzmanların değerlendirmelerinin önem taşıdığını belirtti.</p>

<p>Ghebreyesus, küresel bilimsel kanıtlar ile DSÖ'nün tavsiyelerinin, ülkelerin kendi hastalık modelleri, sağlık sistemleri ve nüfus ihtiyaçları doğrultusunda hangi aşıların ve <strong>aşılama programları</strong>nın uygulanmasının uygun olduğuna ilişkin çalışmalara temel oluşturduğunu kaydetti.</p>

<p>DSÖ Genel Direktörü, aşılama politikalarının siyasi etkiler yerine bilimsel değerlendirmeler doğrultusunda belirlenmesi gerektiğini vurguladı.</p>

<p>Ghebreyesus, bu değerlendirmelerin titiz, bağımsız ve şeffaf biçimde yürütülmesinin önemine dikkati çekti.</p>

<p>ABD Başkanı Donald Trump'ın imzaladığı kararname ise çocukluk dönemi aşılarına ilişkin resmi tavsiyelerde ve hedeflenen hastalıkların sayısında değişiklik yapılmasını öngörüyor.</p>

<h3><strong>ABD'de hedeflenen hastalık sayısı 11'e düşürülüyor</strong></h3>

<p>Kararname kapsamında ebeveynlere çocukluk dönemi aşıları hakkında daha fazla bilgi ve seçenek sunulması planlanıyor. Tüm çocuklar için 18 hastalığa karşı uygulanması planlanan mevcut <strong>aşı</strong> önerilerinde değişikliğe gidilerek, yeni tavsiyelerde hedeflenen hastalık sayısının 11'e düşürülmesi öngörülüyor.</p>

<p>Düzenlemede, bazı kombine aşıların ayrı şekilde uygulanmasına yönelik seçenekler de yer alıyor. Bu kapsamda kızamık, <strong>kabakulak</strong> ve <strong>kızamık</strong>çığa karşı uygulanan MMR aşısının üç ayrı aşıya ayrılması ve farklı randevularda uygulanması öneriliyor.</p>

<p>Söz konusu değişikliğin, ebeveynlere aşıların uygulanma zamanlaması konusunda daha fazla seçenek sunulması amacı taşıdığı belirtiliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anadolu Ajansı</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/dso-abddeki-asi-politikasi-degisikligi-bilimsel-kanitlarla-ortusmuyor</guid>
      <pubDate>Wed, 12 Aug 2026 17:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/dso-trumpin-cocukluk-donemi-asilarina-iliskin-onerileri-sinirlayan-kararnamesinden-endiseli.png" type="image/jpeg" length="29749"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İSKİ'ye Marmara Denizi cezası: 8,3 milyon lira idari yaptırım uygulandı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/iskiye-marmara-denizi-cezasi-83-milyon-lira-idari-yaptirim-uygulandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/iskiye-marmara-denizi-cezasi-83-milyon-lira-idari-yaptirim-uygulandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ambarlı İleri Biyolojik Atık Su Arıtma Tesisi'ne yönelik incelemede atık suyun arıtılmadan Marmara Denizi'ne deşarj edildiği tespit edildi. İSKİ'ye 8 milyon 391 bin 988 lira ceza uygulandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı</strong>, İ<strong>stanbul'daki Ambarlı İleri Biyolojik Atık Su Arıtma Tesisi</strong>'nden Marmara Denizi'ne atık su deşarj edildiğinin tespit edilmesi üzerine İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresine (İSKİ) idari ceza uyguladı.</p>

<p>Bakanlık ekiplerinin incelemelerinde, tesise ait by-pass hattından herhangi bir arıtma işleminden geçirilmeden atık suyun doğrudan alıcı ortama bırakıldığı belirlendi.</p>

<p>Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, basında ve sosyal medyada Ambarlı İleri Biyolojik Atık Su Arıtma Tesisi'nden Marmara Denizi'ne kanalizasyon atığı deşarj edildiğine ilişkin görüntü ve haberlerin yer almasının ardından inceleme başlatıldı.</p>

<p>Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı İl Müdürlüğü ekipleri, Haramidere'deki tesiste ve Marmara Denizi'nin Ambarlı kıyılarında teknik çalışma yaptı.</p>

<h2><strong>Tesiste 4 farklı deşarj noktası belirlendi</strong></h2>

<p>Yapılan incelemelerde Ambarlı İleri Biyolojik Atık Su Arıtma Tesisi'ne ait 4 farklı deşarj noktası tespit edildi. Bu noktalardan ikisinin <strong>Sürekli Atıksu İzleme Sistemi (SAİS)</strong> kabinine bağlı olduğu ve bu hatlarda düzenli ölçüm yapıldığı belirlendi.</p>

<p>Diğer iki noktanın ise taşkın hattı ve by-pass hattı olarak kullanıldığı tespit edildi. Bakanlık ekiplerinin değerlendirmesinde, basına ve sosyal medyaya yansıyan görüntülerdeki kirliliğin by-pass hattından kaynaklanmış olabileceği belirtildi.</p>

<p>İncelemelerde taşkın ve by-pass hatlarında debimetre bulunmadığı ve bu hatların SAİS kabinine bağlantılarının yapılmadığı da belirlendi.</p>

<h3><strong>Atık suyun arıtılmadan deşarj edildiği belirlendi</strong></h3>

<p><strong>By-pass</strong> hattından alınan atık su numuneleri üzerinde yapılan incelemelerin ardından, söz konusu atık suların herhangi bir arıtma işleminden geçirilmeden doğrudan alıcı ortama deşarj edildiği tespit edildi.</p>

<p>Bu tespitlerin ardından 2872 sayılı Çevre Kanunu kapsamında İSKİ'ye 8 milyon 391 bin 988 lira idari para cezası uygulandı.</p>

<p>Bakanlık ekiplerinin Ambarlı kıyılarında yaptığı incelemede de by-pass hattından denize ulaşan atık suyun taşıdığı katı maddelerin bölgede yoğun kirliliğe neden olduğu görüldü.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Tesiste günlük 100 bin metreküp deşarj öngörülüyor</strong></h3>

<p>Ambarlı İleri Biyolojik Atık Su Arıtma Tesisi'nin kurulu kapasitesinin günlük 400 bin metreküp olduğu ve inceleme sırasında tesisin tam kapasite çalıştığı belirtildi.</p>

<p>Bakanlık tarafından yapılan değerlendirmede, by-pass hattından günlük yaklaşık 100 bin metreküp <strong>atık su</strong>yun deşarj edildiği öngörüldü. Tesisin kapasitesi ve by-pass hattındaki deşarj miktarına ilişkin tespitler de inceleme kapsamında değerlendirildi.</p>

<h3><strong>İSKİ'ye daha önce de ceza uygulanmıştı</strong></h3>

<p>Açıklamada, aynı by-pass hattından yapılan atık su deşarjları nedeniyle İSKİ'ye daha önce de idari cezalar uygulandığı hatırlatıldı.</p>

<p>Bu kapsamda İSKİ'ye 26 Mayıs 2025'te 2872 sayılı <strong>Çevre Kanunu </strong>kapsamında 3 milyon 343 bin lira ceza verildi. İşletmenin atık su deşarjına devam etmesi nedeniyle 16 Ocak'ta da 6 milyon 687 bin lira ceza uygulandığı bildirildi.</p>

<p>Daha önce yapılan tespitlerde problemin atık su arıtma tesisinin kapasitesinin yetersiz olmasından kaynaklandığı belirlenmişti.</p>

<h3><strong>Arıtma tesisinin kapasitesinin artırılması planlanıyor</strong></h3>

<p>Bakanlık ile İSKİ yetkilileri arasında yapılan görüşmelerde, Ambarlı İleri Biyolojik Atık Su Arıtma Tesisi'nin kapasitesinin artırılacağı yönünde taahhütte bulunulduğu aktarıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anadolu Ajansı</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/iskiye-marmara-denizi-cezasi-83-milyon-lira-idari-yaptirim-uygulandi</guid>
      <pubDate>Wed, 12 Aug 2026 17:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/ambarlida-denize-kanalizasyon-atigi-desarj-eden-iskiye-8-milyon-391-bin-lira-ceza.png" type="image/jpeg" length="58900"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Muğla Seydikemer'de orman yangını: Ekipler kontrol altına almaya çalışıyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/mugla-seydikemerde-orman-yangini-ekipler-kontrol-altina-almaya-calisiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/mugla-seydikemerde-orman-yangini-ekipler-kontrol-altina-almaya-calisiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Muğla'nın Seydikemer ilçesinde ormanlık alanda yangın çıktı. Sahilceylan Mahallesi'ndeki yangına ekipler havadan ve karadan müdahale ederken, alevleri kontrol altına alma çalışmaları sürüyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Muğla</strong>'nın <strong>Seydikemer</strong> ilçesinde ormanlık alanda yangın çıktı. <strong>Sahilceylan</strong> Mahallesi'ndeki ormanlık alanda henüz belirlenemeyen nedenle başlayan yangının ardından bölgeye ekipler sevk edildi.</p>

<p>Yangının fark edilerek ihbar edilmesi üzerine <strong>Orman Genel Müdürlüğü</strong>ne bağlı hava ve kara araçları ile itfaiye ekipleri bölgeye gönderildi. Ekipler, yangının kontrol altına alınması amacıyla çalışma başlattı.</p>

<h2><strong>Yangına havadan ve karadan müdahale ediliyor</strong></h2>

<p>Bölgeye ulaşan ekipler, ormanlık alanda çıkan <strong>yangın</strong>a havadan ve karadan müdahale ediyor. Söndürme çalışmalarında Orman Genel Müdürlüğüne bağlı ekiplerin yanı sıra itfaiye ekipleri de görev alıyor.</p>

<p>Yangının kontrol altına alınması ve yayılmasının önlenmesi amacıyla ekiplerin çalışmaları devam ediyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Yangının çıkış nedeni henüz belirlenmedi</strong></h3>

<p>Sahilceylan Mahallesi'ndeki ormanlık alanda başlayan yangının çıkış nedeni henüz belirlenemedi. Ekiplerin bölgedeki müdahalesi sürerken, yangını kontrol altına alma çalışmalarının devam ettiği bildirildi.</p>

<p>Ormanlık alandaki yangına yönelik havadan ve karadan yürütülen çalışmaların sonuçları takip ediliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/mugla-seydikemerde-orman-yangini-ekipler-kontrol-altina-almaya-calisiyor</guid>
      <pubDate>Wed, 12 Aug 2026 17:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/muglada-cikan-orman-yanginina-mudahale-ediliyor.png" type="image/jpeg" length="91721"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Halk TV’den ayrılan üç gazetecinin yeni adresi belli oldu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/halk-tvden-ayrilan-uc-gazetecinin-yeni-adresi-belli-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/halk-tvden-ayrilan-uc-gazetecinin-yeni-adresi-belli-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Halk TV’de geçtiğimiz aylarda peş peşe yaşanan istifaların ardından kanaldan ayrılan gazeteciler Seda Selek, Remziye Demirkol ve Buket Güler Ozan’ın yeni adresi belli oldu. Üç deneyimli gazeteci, yeni yayın döneminde Koza TV ekranlarında izleyiciyle buluşacak.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Halk TV’de geçtiğimiz aylarda peş peşe yaşanan istifaların ardından kanaldan ayrılan ekran yüzlerinin yeni adresi belli oldu. Seda Selek, Remziye Demirkol ve Buket Güler Ozan, yeni yayın döneminde Koza TV ekranlarında izleyiciyle buluşacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Seda Selek, Remziye Demirkol ve Buket Güler Ozan Koza TV’de</strong></h2>

<p>Halk TV’den ayrılan deneyimli gazeteciler <strong>Seda Selek, Remziye Demirkol ve Buket Güler Ozan’ın</strong> yeni görevleri belli oldu.</p>

<p>Üç gazetecinin Koza TV’de görev alacağı, kanalın yeni yayın dönemi için hazırladığı tanıtım videosunun yayımlanmasıyla kesinleşti.</p>

<h3><strong>Üç gazetecinin yeni adresi Koza TV oldu</strong></h3>

<p>Koza TV’nin yeni yayın dönemine ilişkin tanıtım videosunda yer alan üç gazetecinin kanaldaki yeni görevleri böylece netleşmiş oldu.</p>

<p>Seda Selek, Remziye Demirkol ve Buket Güler Ozan’ın yeni yayın döneminde hangi programlarla izleyici karşısına çıkacağına ilişkin ise paylaşılan bilgilerde ayrıntı verilmedi.</p>

<h3><strong>Ne olmuştu?</strong></h3>

<p>Halk TV’deki istifa süreci, 30 Nisan’da Seda Selek’in yıllardır sunduğu <strong>“Neden-Sonuç”</strong> programının sonunda ayrılık kararını açıklamasıyla başladı.</p>

<p>Selek, istifasının ardından yaptığı açıklamada kararının yönetim anlayışı ve yaşanan adaletsizliklerden kaynaklandığını belirtti. Selek ayrıca, dostu Sorel Dağıstanlı’nın kendisine destek verdiği gerekçesiyle ekrandan uzaklaştırılmasına tepki gösterdi.</p>

<h3><strong>Peş peşe ayrılık kararları geldi</strong></h3>

<p>Selek’in açıklamasının ardından Halk TV’de art arda ayrılık haberleri geldi.</p>

<p><strong>Sorel Dağıstanlı 8 Mayıs’ta, Buket Güler Ozan 9 Mayıs’ta, Gözde Şeker 10 Mayıs’ta ve Remziye Demirkol 11 Mayıs’ta</strong> yaptıkları açıklamalarla Halk TV ile yollarını ayırdıklarını duyurdu.</p>

<p>Mesleki dayanışma vurgusuyla kanaldan ayrılan isimler arasında yer alan Seda Selek, Remziye Demirkol ve Buket Güler Ozan, yeni yayın döneminde <strong>Koza TV</strong> ekranlarında görev yapacak.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/halk-tvden-ayrilan-uc-gazetecinin-yeni-adresi-belli-oldu</guid>
      <pubDate>Wed, 12 Aug 2026 17:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/fa0ddfb8-4484-4d65-a956-fb8b55e065f8.jpg" type="image/jpeg" length="87211"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Antalya Konyaaltı'nda orman yangını: Havadan ve karadan müdahale ediliyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/antalya-konyaaltinda-orman-yangini-havadan-ve-karadan-mudahale-ediliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/antalya-konyaaltinda-orman-yangini-havadan-ve-karadan-mudahale-ediliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Antalya'nın Konyaaltı ilçesinde ormanlık alanda yangın çıktı. Hurma Mahallesi'ndeki yangına havadan ve karadan müdahale sürüyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Antalya</strong>'nın <strong>Konyaaltı</strong> ilçesinde ormanlık alanda henüz belirlenemeyen nedenle yangın çıktı. Hurma Mahallesi'ndeki ormanlık alanda başlayan yangının ardından bölgeye ekipler sevk edildi.</p>

<p>İhbar üzerine Antalya Orman Bölge Müdürlüğüne bağlı hava ve kara araçları ile itfaiye ekipleri yangın bölgesine yönlendirildi. Ekipler, alevlerin kontrol altına alınması için havadan ve karadan çalışma başlattı.</p>

<h2><strong>Yangına 2 uçak ve 2 helikopterle müdahale edildi</strong></h2>

<p>Yangına müdahale çalışmalarına 2 uçak ve 2 helikopterin yanı sıra çok sayıda itfaiye aracı katıldı. Ekiplerin havadan ve karadan yürüttüğü çalışmalar sonucunda <strong>yangın</strong> kontrol altına alındı.</p>

<p>Orman ekipleri ve itfaiye personelinin müdahalesinin ardından bölgede yangının yeniden büyümesini önlemek amacıyla çalışma başlatıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Yaklaşık 10 hektarlık alan zarar gördü</strong></h3>

<p>Yangın nedeniyle yaklaşık <strong>10 hektarlık ormanlık alan</strong>ın yandığı bildirildi. Yangının kontrol altına alınmasının ardından ekiplerin bölgedeki soğutma çalışmaları devam ediyor.</p>

<p>Hurma Mahallesi'ndeki yangının çıkış nedeni henüz belirlenemezken, ekiplerin bölgede yürüttüğü çalışmalar sürüyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/antalya-konyaaltinda-orman-yangini-havadan-ve-karadan-mudahale-ediliyor</guid>
      <pubDate>Wed, 12 Aug 2026 16:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/antalyada-cikan-orman-yanginina-mudahale-ediliyor-1.png" type="image/jpeg" length="91183"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Van YYÜ'den sosyal medya uyarısı: “Asılsız paylaşımlara itibar etmeyin”]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/van-yyuden-sosyal-medya-uyarisi-asilsiz-paylasimlara-itibar-etmeyin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/van-yyuden-sosyal-medya-uyarisi-asilsiz-paylasimlara-itibar-etmeyin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (Van YYÜ), sosyal medya platformlarında üniversite ve yöneticilerini hedef alan gerçek dışı ve manipülatif paylaşımlar yapıldığını açıkladı. Üniversite, söz konusu içerikler hakkında “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” suçu kapsamında Van Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatıldığını bildirdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi</strong> (<strong>Van YYÜ</strong>), üniversite ile yöneticilerine yönelik sosyal medya paylaşımlarıyla ilgili kamuoyuna açıklama yaptı.</p>

<p>Üniversitenin sosyal medya hesabından yayımlanan açıklamada, son günlerde çeşitli platformlarda Van YYÜ'yü ve yöneticilerini hedef alan, kamuoyunda yanıltıcı bir izlenim oluşturduğu belirtilen gerçeğe aykırı ve manipülatif içeriklerin paylaşıldığı ifade edildi.</p>

<h2><strong>Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi'nden açıklama</strong></h2>

<p>Açıklamada, şu ifadeler yer aldı:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>"Söz konusu paylaşımlar hakkında 'halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma' suçu kapsamında Van Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatılmıştır. Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi olarak, özellikle tercih döneminde üniversitemizi yıpratmaya, kamuoyunu yanıltmaya yönelik asılsız ve manipülatif içeriklere itibar edilmemesini önemle rica ederiz."</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/van-yyuden-sosyal-medya-uyarisi-asilsiz-paylasimlara-itibar-etmeyin</guid>
      <pubDate>Wed, 12 Aug 2026 16:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/van-yyuden-sosyal-medya-uyarisi.png" type="image/jpeg" length="26036"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SEDDK: Katılım sigortacılığı ve bireysel emeklilikte karar süreçleri standartlaştırıldı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/seddk-katilim-sigortaciligi-ve-bireysel-emeklilikte-karar-surecleri-standartlastirildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/seddk-katilim-sigortaciligi-ve-bireysel-emeklilikte-karar-surecleri-standartlastirildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[SEDDK, katılım sigortacılığı ve bireysel emeklilik alanındaki danışma komitelerinin karar alma ve kayıt süreçlerine yeni standartlar getirdi. Katılım uyum birimi ve sorumlusunun görevleri de netleştirildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu (SEDDK)</strong>, katılım sigortacılığı ve <strong>bireysel emeklilik</strong> alanındaki danışma komitelerinin çalışma süreçlerine ilişkin yeni düzenleme yaptı. Genelge değişikliğiyle komitelerin karar alma, kayıt ve uygulama süreçlerinde ortak bir yapı oluşturulması hedeflendi.</p>

<p>Düzenleme kapsamında katılım uyum birimi ile katılım uyum sorumlusunun danışma komitesi süreçlerindeki görevleri belirginleştirildi. Komite gündemlerinin hazırlanması, alınan kararların gerekçeleriyle birlikte kayıt altına alınması ve uygulamaların düzenli olarak takip edilmesine ilişkin esaslar da düzenlendi.</p>

<h2><strong>Danışma Komitesi kararlarında ortak standart</strong></h2>

<p>Katılım sigortacılığı ve bireysel emeklilik alanında faaliyet gösteren danışma komitelerinin kararlarının kayıt altına alınması için "Danışma Komitesi Karar Tutanağı Asgari İçerik Şablonu" oluşturuldu.</p>

<p>Şablon kapsamında toplantı ve katılımcı bilgileri, görüşülen konu, alınan karar, kararın gerekçesi ve karar alma usulü gibi unsurların yer alması öngörüldü. Varsa muhalefet şerhinin de tutanaklarda gösterilmesiyle karar süreçlerinin daha düzenli şekilde kayıt altına alınması amaçlandı.</p>

<p>Bu düzenlemeyle danışma komitelerinin kararlarının hazırlanması ve dokümante edilmesinde uygulama birliğinin sağlanması hedefleniyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Kararların paylaşılmasına imkan sağlandı</strong></h3>

<p>Düzenlemeyle <strong>danışma komitesi</strong> kararlarının kamuoyu ve personelle paylaşılmasına da imkan tanındı. Bu kapsamda yönetim kurulunun uygun görmesi halinde alınan kararların paylaşılabileceği belirtildi.</p>

<p>Kararların gerekçeli ve izlenebilir şekilde kayıt altına alınmasıyla birlikte bilgiye erişimin kolaylaştırılması ve sektörde şeffaflığın desteklenmesi amaçlandı.</p>

<h3><strong>Katılım finans esaslarına uyum güçlendirilecek</strong></h3>

<p>SEDDK'nin düzenlemesiyle katılım <strong>finans</strong> esaslarına uyumun güçlendirilmesi ve katılım sigortacılığı ile bireysel emeklilik alanlarına ilişkin farkındalığın artırılması hedefleniyor.</p>

<p>Düzenlemede, karar alma süreçlerinde uygulama birliğinin sağlanması da amaçlar arasında yer aldı. Danışma komitesi kararlarının SEDDK'ye iletilmesiyle sektördeki uygulamaların yanı sıra karşılaşılan sorun ve ihtiyaçların da daha yakından takip edilmesi öngörülüyor.</p>

<p>Bu süreçte elde edilecek bulguların, gelecekte hazırlanacak <strong>mevzuat</strong> ve politika çalışmalarında kaynak olarak kullanılması planlanıyor. Böylece danışma komitelerinin karar süreçlerinin daha düzenli şekilde izlenmesi ve katılım finans uygulamalarına ilişkin çalışmaların geliştirilmesi amaçlanıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anadolu Ajansı</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/seddk-katilim-sigortaciligi-ve-bireysel-emeklilikte-karar-surecleri-standartlastirildi</guid>
      <pubDate>Wed, 12 Aug 2026 16:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/katilim-sigortaciliginda-kurumsal-yonetim-ve-seffaflik-gucleniyor.png" type="image/jpeg" length="16798"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[AKP’li Açıkkapı’dan 'Doruk Madencilik' iddialarına yanıt]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/akpli-acikkapidan-doruk-madencilik-iddialarina-yanit</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/akpli-acikkapidan-doruk-madencilik-iddialarina-yanit" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[AKP Elazığ Milletvekili Ejder Açıkkapı, Doruk Madencilik işçilerinin ödenmeyen maaşları ve şirkete yeni ruhsat verildiği iddialarını reddetti. Açıkkapı, şirketin ruhsat sayısının 310’dan 124’e düşürüldüğünü ve 186 ruhsatın iptal edildiğini belirterek, firmaya yönelik yaptırımlar uygulandığını söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>AKP Elazığ Milletvekili Ejder Açıkkapı, Yıldızlar SSS Holding bünyesindeki Doruk Madencilik işçilerinin ödenmeyen maaşları ve şirkete yeni ruhsatlar verildiği iddialarını reddetti. Açıkkapı, şirketin ruhsat sayısının 310’dan 124’e düştüğünü belirterek <strong>186 ruhsatın iptal edildiğini söyledi.</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>“Firmaya ruhsat verildiği iddiası tezvirattır”</strong></h2>

<p>TBMM’de basın toplantısı düzenleyen Açıkkapı, Doruk Madencilik işçilerinin maaşlarının zamanında ödenmesi gerektiğini vurguladı. Şirketin devlet tarafından korunduğu yönündeki eleştirilere tepki gösteren Açıkkapı, ruhsat sayılarını gündeme getirdi.</p>

<p>Açıkkapı, 27 Ekim 2023 tarihinde şirketin elinde 310 ruhsat bulunduğunu, bu sayının daha sonra 124’e gerilediğini belirtti.</p>

<p>AKP'li vekil, “İşçilerin alacaklarını, alın terini ödememesine rağmen bu firmaya halen daha ruhsat verildiği gibi iddialar tamamen tezvirattır, yanlıştır” diyerek, şirket hakkında <strong>186 ruhsat iptaliyle yaptırım uygulandığını</strong> ifade etti.</p>

<h3><strong>67 ruhsatın 59’unda faaliyetler durduruldu</strong></h3>

<p>Açıkkapı, şirketin mevcut ruhsatlarına ilişkin de bilgi verdi. Şirket bünyesinde 114 işletme ruhsatı bulunduğunu, bunların 67’si için işletme izni olduğunu belirten Açıkkapı, söz konusu 67 ruhsatın <strong>59’unda faaliyetlerin durdurulduğunu</strong>söyledi.</p>

<p>Şirket hakkında ortaya atılan iddiaların gerçeği yansıtmadığını savunan Açıkkapı, eksik veya yanlış rakamlar üzerinden yapılan değerlendirmelerin sorunun çözümüne katkı sağlamayacağını dile getirdi.</p>

<h3><strong>“İşçilerin alacakları için yaptırım uygulandı”</strong></h3>

<p>Doruk Madencilik işçilerinin şirketten hak edilmiş alacakları bulunduğunu kabul eden Açıkkapı, devlet tarafından çeşitli yaptırımlar uygulandığını belirtti.</p>

<p>Açıkkapı, şirketin <strong>elektrik alım teşviki kapsamı dışında bırakıldığını</strong> belirterek, “Öyleyse burada bir yaptırım olmalıdır. Bu yaptırım da yine hükümetimizin, devletimizin bu firmayı elektrik alım teşviki kapsamı dışında bırakmasıyla yerini bulmuştur” dedi.</p>

<p>Açıkkapı, şirket yönetimine de “basiretli bir tüccar” olma çağrısında bulundu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/akpli-acikkapidan-doruk-madencilik-iddialarina-yanit</guid>
      <pubDate>Wed, 12 Aug 2026 16:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/61b4685b-fd02-4482-94cf-749943c6d2f2-1.webp" type="image/jpeg" length="89957"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[BM'den 'Batı Şeria' uyarısı: "Kırılma noktasında"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/bmden-bati-seria-uyarisi-kirilma-noktasinda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/bmden-bati-seria-uyarisi-kirilma-noktasinda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Birleşmiş Milletler, işgal altındaki Batı Şeria'da İsrail ordusunun baskınları, ev yıkımları ve Yahudi yerleşimcilerin Filistinlilere yönelik saldırılarının artması üzerine bölgenin "kırılma noktasına" ulaştığı uyarısında bulundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Birleşmiş Milletler (BM), İsrail ordusunun baskınları, ev yıkımları ve Yahudi yerleşimcilerin Filistinlilere yönelik saldırılarının arttığı işgal altındaki Batı Şeria'da durumun “kırılma noktasına” ulaştığı uyarısında bulundu. BM, artan saldırı ve zorunlu yerinden edilmelerin bölgenin “<strong>fiili ilhakını</strong>” ilerlettiğini bildirdi.</p>

<h2><strong>BM: Batı Şeria “kırılma noktasında”</strong></h2>

<p>BM Ortadoğu Barış Süreci Özel Koordinatör Yardımcısı Ramiz Alakbarov, BM Güvenlik Konseyi'nde yaptığı konuşmada, Gazze'deki kırılgan ateşkes ve bölgesel gerilimlerin uluslararası toplumun dikkatini büyük ölçüde çektiğini belirtti.</p>

<p>Alakbarov, buna karşın işgal altındaki Batı Şeria'daki gelişmelerin de kritik bir aşamaya ulaştığını belirterek, “Batı Şeria kırılma noktasında” değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p>Alakbarov, yaşananların uzun yıllardır çözülemeyen çatışmanın sonucu olduğunu belirterek, İsrail işgalinin derinleştiğini, Filistin Yönetimi'nin çöküşün eşiğine sürüklendiğini ve bağımsız, yaşayabilir ve egemen bir Filistin devleti kurulması ihtimalinin zayıfladığını ifade etti.</p>

<h3><strong>2026'da 76 Filistinli öldürüldü</strong></h3>

<p>BM yetkilisi, 10 Ağustos itibarıyla 2026 yılı içinde İsrail güçleri veya yerleşimciler tarafından Batı Şeria'da <strong>18'i çocuk 76 Filistinlinin öldürüldüğünü</strong> açıkladı.</p>

<p>Yerleşimci şiddeti, yıkımlar ve tahliyeler nedeniyle yaklaşık <strong>3 bin 800 Filistinlinin</strong> yerinden edildiğini belirten Alakbarov, yerinden edilenlerin yaklaşık yarısının çocuk olduğunu kaydetti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Alakbarov, Batı Şeria'daki köylerde yaşayan Filistinlilerin giderek daha fazla zorla yerlerinden edildiğini ve ardından boşaltılan toprakların yerleşimciler tarafından ele geçirildiğini söyledi.</p>

<h3><strong>Yerleşimci saldırıları B ve A bölgelerine de yayıldı</strong></h3>

<p>Alakbarov, daha önce ağırlıklı olarak Batı Şeria'nın C Bölgesi'nde görülen yerleşimci saldırılarının artık B ve A bölgelerinde de arttığını belirtti.</p>

<p>Oslo Anlaşmaları kapsamında Batı Şeria, Filistin Yönetimi'nin sivil ve güvenlik kontrolündeki A Bölgesi, sivil idarenin Filistin Yönetimi'nde ancak güvenlik kontrolünün İsrail'de olduğu B Bölgesi ve İsrail'in sivil ve güvenlik kontrolünü sürdürdüğü C Bölgesi olarak ayrılmıştı.</p>

<h3><strong>İki Filistinli aile yerleşimciler tarafından abluka altına alındı</strong></h3>

<p>Batı Şeria'nın Nablus kentinin güneyindeki Kusra köyünde ise İsrailli yerleşimcilerin iki Filistinli ailenin yaşadığı evleri abluka altına aldığı bildirildi.</p>

<p>Pazar günü başlayan abluka kapsamında yerleşimcilerin evlerin yakınında yasa dışı bir yerleşim noktası kurduğu, ardından elektrik ve su bağlantılarını kestiği belirtildi.</p>

<p>Evlerde bulunan yedi Filistinlinin giriş ve çıkışlarının da engellendiği kaydedildi.</p>

<h3><strong>İsrail güçleri 23 Filistinliyi gözaltına aldı</strong></h3>

<p>İsrail güçlerinin Batı Şeria'nın farklı bölgelerinde düzenlediği baskınlarda en az <strong>23 Filistinliyi gözaltına aldığı</strong> ve bazı evleri yıktığı bildirildi.</p>

<p>Nablus'un güneybatısındaki Tal köyünde de İsrail güçlerinin, 24 Temmuz'da İsrailli yerleşimcilerle yaşanan çatışmada öldürülen dört Filistinliden Faruk Ramazan'ın ailesine ait evi yıktığı belirtildi. Çatışmada iki İsraillinin de hayatını kaybettiği aktarıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/bmden-bati-seria-uyarisi-kirilma-noktasinda</guid>
      <pubDate>Wed, 12 Aug 2026 16:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/2ec96d05-c00e-46e0-978f-d81d3d8b8525.png" type="image/jpeg" length="33196"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Aydın Kuyucak’ta ormanlık alanda yangın: Müdahale sürüyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/aydin-kuyucakta-ormanlik-alanda-yangin-mudahale-suruyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/aydin-kuyucakta-ormanlik-alanda-yangin-mudahale-suruyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Aydın'ın Kuyucak ilçesinde Gencelli mevkisindeki ormanlık alanda yangın çıktı. Henüz belirlenemeyen nedenle başlayan yangına 11 helikopter, 6 uçak ve itfaiye ekipleriyle havadan ve karadan müdahale ediliyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Aydın Kuyucak</strong>'ta <strong>orman yangını</strong> çıktı. Gencelli mevkisinde bulunan ormanlık alanda başlayan yangının çıkış nedeni henüz belirlenemezken, ihbarın ardından bölgeye çok sayıda ekip sevk edildi. Yangını kontrol altına almak amacıyla havadan ve karadan çalışma yürütülüyor.</p>

<h2><strong>Aydın Kuyucak'ta orman yangını çıktı</strong></h2>

<p>Kuyucak ilçesine bağlı Gencelli mevkisindeki ormanlık alanda henüz belirlenemeyen bir nedenle yangın başladı. Yangının fark edilmesinin ardından durum yetkililere bildirildi.</p>

<p>İhbar üzerine bölgeye Orman İşletme Müdürlüğü ekipleri ile Aydın Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı ekipleri gönderildi. Yangına müdahale çalışmalarında hava araçlarından da yararlanılıyor.</p>

<h3><strong>Yangına 11 helikopter ve 6 uçakla müdahale</strong></h3>

<p>Aydın'daki orman yangınına havadan müdahale amacıyla Orman İşletme Müdürlüğüne bağlı 11 helikopter ve 6 uçak bölgeye sevk edildi. Hava araçlarıyla sürdürülen çalışmalar, karadan görev yapan ekiplerle birlikte yürütülüyor.</p>

<p>Aydın Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı ekipleri de yangına müdahale çalışmalarında görev alıyor. Ekiplerin bölgedeki çalışmaları devam ediyor.</p>

<h3><strong>Aydın'daki yangını kontrol altına alma çalışmaları sürüyor</strong></h3>

<p>Gencelli mevkisinde çıkan orman yangınının kontrol altına alınması için ekiplerin müdahalesi sürüyor. Havadan ve karadan yürütülen çalışmalarla yangının kontrol altına alınmasına yönelik çalışmalar devam ediyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yangının çıkış nedenine ilişkin ise henüz bir bilgi paylaşılmadı. Olayla ilgili çalışmalar sürerken, ekiplerin yangına müdahalesi devam ediyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/aydin-kuyucakta-ormanlik-alanda-yangin-mudahale-suruyor</guid>
      <pubDate>Wed, 12 Aug 2026 16:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/aydin-kuyucak.png" type="image/jpeg" length="28445"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[OPEC: Ham petrol üretimi temmuzda 23,6 milyon varile çıktı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/opec-ham-petrol-uretimi-temmuzda-236-milyon-varile-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/opec-ham-petrol-uretimi-temmuzda-236-milyon-varile-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[OPEC'in günlük ham petrol üretimi temmuzda önceki aya göre 1 milyon 659 bin varil arttı. Örgütün üretimi 23 milyon 632 bin varile yükselirken OPEC+ üretimi de 37 milyon 655 bin varile ulaştı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütünün (OPEC)</strong> günlük ham petrol üretimi, temmuz ayında bir önceki aya göre 1 milyon 659 bin varil artış gösterdi. OPEC'in aylık petrol piyasası raporuna göre, örgütün günlük üretimi 23 milyon 632 bin varile ulaştı.</p>

<p>Temmuz ayında üretim artışında başı Irak çekerken, Suudi Arabistan ve Kuveyt de üretimini yükselten ülkeler arasında yer aldı. Nijerya ve Birleşik Arap Emirlikleri'nde ise günlük petrol üretiminde düşüş kaydedildi.</p>

<h2><strong>Üretim artışında Irak ilk sırada</strong></h2>

<p>OPEC verilerine göre temmuz ayında üretimini en fazla artıran ülke Irak oldu. Ülkenin günlük ham petrol üretimi 665 bin varil artarak 2 milyon 621 bin varile yükseldi.</p>

<p>Irak'ın ardından Suudi Arabistan geldi. Ülkenin günlük <strong>petrol</strong> üretimi 590 bin varil artışla 7 milyon 352 bin varile çıktı. Kuveyt'in üretimi ise 393 bin varil yükselerek günlük 1 milyon 845 bin varile ulaştı.</p>

<p>Üretimdeki artışlarla birlikte OPEC'in toplam günlük ham petrol üretimi de temmuzda önemli ölçüde yükseldi. Örgütün üretimi bir önceki aya göre 1 milyon 659 bin varil artarak 23 milyon 632 bin varil olarak kayıtlara geçti.</p>

<h3><strong>Nijerya ve BAE'de üretim geriledi</strong></h3>

<p>Temmuz ayında bazı OPEC üyelerinin petrol üretiminde ise düşüş yaşandı. Üretimin en fazla gerilediği ülkeler Nijerya ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) oldu.</p>

<p>Nijerya'nın günlük ham petrol üretimi 37 bin varil azalarak 1 milyon 546 bin varile düştü. BAE'de ise günlük üretim 30 bin varil gerileyerek 3 milyon 780 bin varil seviyesine indi.</p>

<p>Üretimdeki artış ve düşüşlerin ardından OPEC'in toplam üretiminde aylık bazda artış gerçekleşti.</p>

<h3><strong>OPEC+ üretimi 37,7 milyon varile çıktı</strong></h3>

<p>OPEC raporunda, OPEC üyelerinin yanı sıra örgüt dışındaki bazı üretici ülkelerin oluşturduğu OPEC+ grubunun üretim verileri de yer aldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Buna göre OPEC+ grubunun günlük toplam ham petrol üretimi temmuzda bir önceki aya göre 1 milyon 424 bin varil artarak 37 milyon 655 bin varile yükseldi.</p>

<p>Grubun üretimindeki artış, küresel petrol piyasasında arz görünümüne ilişkin veriler arasında yer aldı.</p>

<h3><strong>Küresel petrol talebinde gelecek yıl artış bekleniyor</strong></h3>

<p>OPEC, küresel petrol talebine yönelik tahminlerinde de değişikliğe gitti. Örgüt, bu yıl için talep artışı beklentisini aşağı yönlü revize ederken gelecek yıl için öngörüsünü yukarı yönlü güncelledi.</p>

<p>Buna göre küresel petrol talebinin bu yıl geçen yıla kıyasla günlük yaklaşık 580 bin varil artarak 105 milyon 740 bin varile ulaşması bekleniyor.</p>

<p>Talebin OECD dışındaki ülkelerde günlük 610 bin varil artışla 59 milyon 820 bin varile çıkacağı tahmin ediliyor. OECD ülkelerinde ise günlük talebin 40 bin varil azalması ve 45 milyon 910 bin varile gerilemesi öngörülüyor.</p>

<p>OPEC'in gelecek yıla ilişkin tahmininde ise <strong>küresel petrol</strong> talebinin bu yıla göre günlük 2 milyon 160 bin varil artması bekleniyor. Böylece küresel talebin 2026'da günlük 107 milyon 900 bin varile ulaşacağı öngörülüyor.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/opec-ham-petrol-uretimi-temmuzda-236-milyon-varile-cikti</guid>
      <pubDate>Wed, 12 Aug 2026 16:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/opecin-gunluk-ham-petrol-uretimi-temmuzda-166-milyon-varil-artti.png" type="image/jpeg" length="42630"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Hakan Fidan'dan Libya ziyareti: Bingazi'ye gitti]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/hakan-fidandan-libya-ziyareti-bingaziye-gitti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/hakan-fidandan-libya-ziyareti-bingaziye-gitti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Libya temasları kapsamında Bingazi'ye ulaştı. Fidan'ın kentteki ziyareti sırasında kendisini havalimanında Libya Ulusal Ordusu Genel Komutan Yardımcısı Saddam Hafter karşıladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Dışişleri Bakanı Hakan Fidan</strong>, <strong>Libya</strong>'daki temasları çerçevesinde Bingazi'ye geçti. Fidan'ın kente varışında, Libya Ulusal Ordusu Genel Komutan Yardımcısı Saddam Hafter tarafından havalimanında karşılandı. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Hakan Fidan'ı Bingazi'de Saddam Hafter karşıladı</strong></h2>

<p>Bakan Fidan'ın Bingazi'ye ulaşmasının ardından havalimanındaki karşılamayı Libya Ulusal Ordusu Genel Komutan Yardımcısı Saddam Hafter gerçekleştirdi. Böylece Fidan'ın Libya ziyaretindeki Bingazi programı başladı.</p>

<p>Fidan'ın Bingazi ziyareti, Libya'nın doğusundaki temasları kapsamında gerçekleşti. Bakanın kente gelişinde Saddam Hafter'in havalimanında hazır bulunduğu bildirildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/hakan-fidandan-libya-ziyareti-bingaziye-gitti</guid>
      <pubDate>Wed, 12 Aug 2026 16:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/hakan-fidandan-libya-ziyareti.png" type="image/jpeg" length="41226"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İstanbul Havalimanı: Günlük 1633 uçuşla Avrupa'da ilk sırada yer aldı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/istanbul-havalimani-gunluk-1633-ucusla-avrupada-ilk-sirada-yer-aldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/istanbul-havalimani-gunluk-1633-ucusla-avrupada-ilk-sirada-yer-aldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul Havalimanı, EUROCONTROL verilerine göre günlük ortalama 1633 uçuşla Avrupa'nın en yoğun havalimanı olarak ilk sırada yer aldı. Antalya Havalimanı da listede 9. oldu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>İstanbul Havalimanı</strong>, Avrupa hava trafiğindeki yoğunluğunu sürdürdü. Avrupa Hava Seyrüsefer Emniyeti Teşkilatı (EUROCONTROL) tarafından yayımlanan <strong>Avrupa Havacılık Genel Bakış Raporu</strong>'na göre, 27 Temmuz-2 Ağustos 2026 döneminde İstanbul Havalimanı günlük ortalama 1633 uçuşla Avrupa'da ilk sırada yer aldı.</p>

<p>Söz konusu döneme ilişkin hava trafik istatistiklerinde İstanbul Havalimanı, günlük ortalama uçuş sayısıyla Avrupa'nın en yoğun havalimanı oldu. İstanbul'u Fransa, Hollanda, Almanya ve İngiltere'deki havalimanları takip etti.</p>

<h2><strong>İstanbul Havalimanı zirvede yer aldı</strong></h2>

<p>EUROCONTROL verilerine göre İstanbul Havalimanı'nda belirtilen dönemde günlük ortalama 1633 <strong>uçuş</strong> gerçekleştirildi. Bu rakamla havalimanı, Avrupa'nın en yoğun hava ulaşım noktası oldu.</p>

<p>İstanbul Havalimanı'nın ardından Paris Charles de Gaulle Havalimanı günlük ortalama 1410 uçuşla ikinci sırada yer aldı. Amsterdam Schiphol Havalimanı ise 1407 uçuşla üçüncü oldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Frankfurt Havalimanı günlük ortalama 1336 uçuşla dördüncü, Londra Heathrow Havalimanı da 1330 uçuşla beşinci sırada bulundu.</p>

<h3><strong>Antalya Havalimanı da ilk 10'a girdi</strong></h3>

<p>Türkiye'nin turizm merkezlerinden Antalya'daki <strong>havalimanı</strong> da Avrupa'nın en yoğun havalimanları listesinde ilk 10 içerisinde yer aldı.</p>

<p>Antalya Havalimanı, 27 Temmuz-2 Ağustos döneminde günlük ortalama 1033 uçuşla listenin dokuzuncu sırasında bulundu. Böylece Türkiye'nin iki havalimanı, söz konusu dönemde Avrupa'nın en yoğun 10 havalimanı arasında yer aldı.</p>

<h3><strong>Türkiye günlük 4 bin 340 uçuş gerçekleştirdi</strong></h3>

<p>Raporda ülkelerin hava trafik istatistiklerine de yer verildi. Türkiye, 27 Temmuz-2 Ağustos döneminde günlük ortalama 4 bin 340 uçuşla Avrupa'da en fazla uçuş gerçekleştirilen ülkeler arasında altıncı sırada yer aldı.</p>

<p>İstanbul Havalimanı'nın Avrupa sıralamasında ilk sırada bulunması ve<strong> Antalya Havalimanı</strong>'nın da ilk 10'da yer alması, Türkiye'nin hava trafiğindeki yoğunluğunun rapora yansıyan başlıca verileri arasında oldu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/istanbul-havalimani-gunluk-1633-ucusla-avrupada-ilk-sirada-yer-aldi</guid>
      <pubDate>Wed, 12 Aug 2026 16:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/istanbul-havalimani-avrupanin-en-yogun-havalimani-oldu.png" type="image/jpeg" length="61160"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Özgür Özel hakkında hazırlanan dokunulmazlık dosyası Meclis Başkanlığı'na sunuldu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/ozgur-ozel-hakkinda-hazirlanan-dokunulmazlik-dosyasi-meclis-baskanligina-sunuldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/ozgur-ozel-hakkinda-hazirlanan-dokunulmazlik-dosyasi-meclis-baskanligina-sunuldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Özgür Özel, Veli Ağbaba ve TİP Milletvekili Sera Kadıgil hakkında hazırlanan dokunulmazlık dosyaları TBMM Başkanlığına sunuldu. Dosyalar, dokunulmazlıkların kaldırılması talebiyle Anayasa ve Adalet Komisyonu üyelerinden oluşan Karma Komisyona havale edildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Meclis Başkanlığına, hakkında 62 fezleke bulunan Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel ile Yeni Parti Malatya Milletvekili Veli Ağbaba ve TİP İstanbul Milletvekili Sera Kadıgil’e ait yasama dokunulmazlığının kaldırılmasına ilişkin dosyalar sunuldu. Dosyalar, Anayasa ve Adalet Komisyonu üyelerinden oluşan Karma Komisyona havale edildi.</p>

<h2><strong>Fezlekeler Karma Komisyona gönderildi</strong></h2>

<p>Yasama Dokunulmazlığının Kaldırılması Hakkında Cumhurbaşkanlığı Tezkereleri, Meclis Başkanlığınca “Gelen Kağıtlar” listesinde yayımlandı.</p>

<p>Özel, Ağbaba ve Kadıgil’e ait dokunulmazlık dosyalarının Karma Komisyona gönderilmesiyle birlikte fezleke sürecinde yeni aşamaya geçildi.</p>

<h3><strong>Özel ve Ağbaba hakkında rüşvet soruşturması</strong></h3>

<p>Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, geçen hafta Özgür Özel ve Veli Ağbaba hakkında “zincirleme şekilde rüşvet almak” suçundan yürütülen soruşturma kapsamında dokunulmazlıklarının kaldırılması talebiyle fezleke hazırlandığını açıklamıştı.</p>

<p>Hazırlanan fezleke, Adalet Bakanlığı ve Cumhurbaşkanlığı üzerinden Meclis Başkanlığına ulaştıktan sonra Karma Komisyona gönderildi.</p>

<h3><strong>Dokunulmazlık süreci nasıl işleyecek?</strong></h3>

<p>Karma Komisyon bünyesinde kura ile beş kişilik Hazırlık Komisyonu oluşturulacak. Hakkında fezleke bulunan milletvekili, bu komisyonda savunmasını kendisi yapabilecek veya başka bir milletvekili aracılığıyla gerçekleştirebilecek.</p>

<p>Hazırlık Komisyonunun en geç bir ay içinde çalışmalarını tamamlayarak raporunu Karma Komisyona sunması gerekiyor.</p>

<p>Karma Komisyon, raporu görüşerek dokunulmazlığın kaldırılması ya da kovuşturmanın milletvekilliği sıfatının sona ermesine ertelenmesi yönünde karar verebilecek.</p>

<h3><strong>Son söz TBMM Genel Kurulu'nda</strong></h3>

<p>Dokunulmazlığın kaldırılması yönündeki Karma Komisyon raporu TBMM Genel Kurulu gündemine gelecek. Milletvekili burada son savunmasını yapabilecek.</p>

<p>Bir milletvekili hakkında birden fazla fezleke bulunması halinde her dosya için ayrı oylama yapılacak ve karar için salt çoğunluk aranacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>AYM'ye başvuru hakkı bulunuyor</strong></h3>

<p>Dokunulmazlığı kaldırılan milletvekili, kararın iptali için yedi gün içerisinde Anayasa Mahkemesine başvurabilecek. AYM'nin başvuruyu 15 gün içinde kesin olarak karara bağlaması gerekiyor.</p>

<p>Başvuru yapılmaması veya AYM'nin iptal talebini reddetmesi halinde dokunulmazlık kalkacak ve ilgili dosya yargılamanın yürütüleceği mahkemeye gönderilecek.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/ozgur-ozel-hakkinda-hazirlanan-dokunulmazlik-dosyasi-meclis-baskanligina-sunuldu</guid>
      <pubDate>Wed, 12 Aug 2026 15:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/7cab9d8a-75c2-46eb-b7c8-4c81b4801321.webp" type="image/jpeg" length="69832"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ABD enflasyonu temmuzda belli oldu: TÜFE yüzde 3,4 arttı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/abd-enflasyonu-temmuzda-belli-oldu-tufe-yuzde-34-artti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/abd-enflasyonu-temmuzda-belli-oldu-tufe-yuzde-34-artti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD'de temmuz ayına ilişkin enflasyon verileri açıklandı. Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) aylık bazda yüzde 0,1, yıllık bazda ise yüzde 3,4 yükselirken, çekirdek TÜFE aylık yüzde 0,2, yıllık yüzde 2,5 arttı. Veriler piyasa beklentileriyle uyumlu gerçekleşti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>ABD</strong>'de piyasaların yakından izlediği temmuz ayı<strong> enflasyon</strong> verileri belli oldu. ABD Çalışma İstatistikleri Bürosu (BLS) tarafından yayımlanan verilere göre, tüketici fiyatlarında aylık artış yüzde 0,1 oldu. Yıllık tüketici enflasyonu ise yüzde 3,4 seviyesinde gerçekleşti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Gıda ve enerji fiyatlarının hesaplama dışında bırakıldığı çekirdek TÜFE'de de artış kaydedildi. Çekirdek tüketici fiyat endeksi temmuz ayında aylık yüzde 0,2 yükselirken, yıllık bazda yüzde 2,5 olarak hesaplandı. Açıklanan ABD enflasyon verileri, Dow Jones tarafından derlenen piyasa beklentileriyle aynı doğrultuda gerçekleşti.</p>

<h2><strong>ABD TÜFE temmuz ayında yüzde 0,1 arttı</strong></h2>

<p>ABD'de tüketici fiyatlarını gösteren TÜFE, temmuz ayında mevsimsellikten arındırılmış verilere göre bir önceki aya kıyasla yüzde 0,1 artış gösterdi. Böylece tüketici fiyatlarındaki aylık yükseliş sınırlı bir oranda gerçekleşti.</p>

<p>Yıllık bazda değerlendirildiğinde ise ABD TÜFE yüzde 3,4 seviyesine ulaştı. Temmuz ayındaki yıllık tüketici enflasyonu, piyasaların önceden oluşturduğu beklentilerle uyumlu olarak açıklandı.</p>

<p>Çekirdek enflasyon göstergesinde de aylık ve yıllık artış görüldü. Gıda ve enerji fiyatlarının dahil edilmediği çekirdek TÜFE, temmuz ayında aylık yüzde 0,2 yükseldi. Çekirdek enflasyonun yıllık oranı ise yüzde 2,5 olarak kayıtlara geçti.</p>

<h3><strong>ABD enflasyon verileri Fed'in faiz kararında takip ediliyor</strong></h3>

<p>ABD enflasyonunun Fed'in yüzde 2 seviyesindeki hedefinin üzerinde bulunmaya devam ettiği görüldü. Bununla birlikte haziran ve temmuz aylarında aylık fiyat artışlarının daha ılımlı seyretmesi, enflasyon verilerinin önemli başlıkları arasında yer aldı.</p>

<p>Yılın ilk döneminde özellikle enerji fiyatlarının etkisiyle hızlanan enflasyonun, son aylarda ivme kaybetmeye başladığı belirtildi. Temmuz ayı TÜFE verileri de tüketici fiyatlarındaki aylık artışın sınırlı kaldığını ortaya koydu.</p>

<h3><strong>ABD TÜFE verisi faiz beklentilerinde takip ediliyor</strong></h3>

<p>Açıklanan ABD enflasyon verileri, Fed'in para politikası açısından takip edilen göstergeler arasında yer alıyor. Yıllık enflasyonun yüzde 3,4 seviyesinde kalmasına karşın aylık fiyat artışlarının haziran ve temmuz aylarında ılımlı seyretmesi dikkat çekti.</p>

<p>Enflasyondaki bu görünümün, Fed'in yakın dönemde faiz artırımına gitmesine yönelik baskının azalmasına yönelik değerlendirmelere konu olduğu belirtildi. Böylece temmuz ayı ABD TÜFE verileri, fiyat artışlarının seyri ve para politikasına ilişkin beklentiler açısından öne çıkan veriler arasında yer aldı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel, Son Dakika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/abd-enflasyonu-temmuzda-belli-oldu-tufe-yuzde-34-artti</guid>
      <pubDate>Wed, 12 Aug 2026 15:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/abd-enflasyonu-temmuzda-belli-oldu.png" type="image/jpeg" length="37792"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[DSÖ: Kolombiya'daki depremde 24 sağlık tesisi hasar gördü]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/dso-kolombiyadaki-depremde-24-saglik-tesisi-hasar-gordu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/dso-kolombiyadaki-depremde-24-saglik-tesisi-hasar-gordu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kolombiya'da 7,4 büyüklüğündeki depremin ardından 24 sağlık tesisinde hasar bildirildi. DSÖ, yaralıların tedavisi ve sağlık hizmetlerinin sürdürülmesi için çalışmaların devam ettiğini açıkladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Dünya Sağlık Örgütü (<strong>DSÖ</strong>) Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, <strong>Kolombiya</strong>'da meydana gelen deprem sonrasında <strong>sağlık tesisleri</strong>nde hasar oluştuğunu bildirdi. Ghebreyesus, deprem nedeniyle 234 kişinin hayatını kaybettiğini belirterek, sağlık hizmetlerinin devamlılığının sağlanmasının öncelikli konular arasında bulunduğunu ifade etti.</p>

<p>Ghebreyesus, ABD merkezli X sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı paylaşımda, depremde yaşamını yitirenlerin yakınlarına başsağlığı diledi. Arama ve kurtarma çalışmalarının sürdüğünü belirten Ghebreyesus, depremden etkilenen bölgelerdeki sağlık durumuna ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</p>

<h2><strong>24 sağlık tesisinde hasar tespit edildi</strong></h2>

<p>DSÖ Genel Direktörü, deprem sonrasında şu ana kadar 24 sağlık tesisinde <strong>hasar</strong> bildirildiğini açıkladı. Hasarın sağlık hizmetlerinin yürütülmesinde çeşitli sorunlara neden olduğu belirtilirken, etkilenen bölgelerde temel sağlık hizmetlerinin sürdürülmesinin öncelikli olduğu kaydedildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ghebreyesus, "Şu ana kadar 24 sağlık tesisinde hasar bildirildi. Su sistemlerindeki hasar da sağlık tesislerini etkileyerek ek operasyonel zorluklar oluşturdu" dedi.</p>

<p>Deprem sonrası sağlık sistemindeki hasarın kapsamının belirlenmesi için değerlendirmelerin devam ettiği bildirildi. Yaralıların tedavisi ve sağlık hizmetlerinin kesintiye uğramaması için çalışmaların sürdüğü aktarıldı.</p>

<h3><strong>Sağlık ekipleri bölgeye yönlendirildi</strong></h3>

<p>Ghebreyesus, <strong>Pan Amerikan Sağlık Örgütü</strong> (PAHO/OPS) ekiplerinin destek sağlamak ve sağlık sektöründeki hazırlıkları güçlendirmek amacıyla görevlendirildiğini açıkladı.</p>

<p>Bölgede yürütülen müdahale çalışmalarına sağlık çalışanlarının da katıldığını belirten Ghebreyesus, arama kurtarma ve sağlık hizmetlerinde görev yapan ekiplerin çalışmalarına teşekkür etti.</p>

<p>Depremden etkilenen bölgelerde sağlık hizmetlerinin sürdürülebilmesi için ihtiyaçların belirlenmesine yönelik çalışmaların da devam ettiği ifade edildi.</p>

<h3><strong>Deprem 7,4 büyüklüğünde meydana geldi</strong></h3>

<p>Kolombiya'da 10 Ağustos'ta 7,4 büyüklüğünde deprem meydana gelmişti. Depremde şu ana kadar 234 kişinin hayatını kaybettiği açıklanmıştı.</p>

<p>Depremin ardından bölgede arama ve kurtarma çalışmaları sürerken, sağlık tesisleri ve altyapıda meydana gelen hasarlara ilişkin değerlendirmeler de devam ediyor.</p>

<p>Deprem yalnızca Kolombiya'da değil Venezuela, <strong>Ekvador</strong> ve <strong>Panama</strong>'nın çeşitli bölgelerinde de hissedilmişti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/dso-kolombiyadaki-depremde-24-saglik-tesisi-hasar-gordu</guid>
      <pubDate>Wed, 12 Aug 2026 15:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/dso-kolombiyadaki-depremde-su-ana-kadar-24-saglik-tesisinde-hasar-bildirildi.png" type="image/jpeg" length="69596"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Galatasaray, ABD'li golcü Balogun için harekete geçti]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/galatasaray-abdli-golcu-balogun-icin-harekete-gecti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/galatasaray-abdli-golcu-balogun-icin-harekete-gecti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Galatasaray yeni sezon öncesinde forvet hattını güçlendirmek için çalışmalarını sürdürürken, Monaco forması giyen ABD'li golcü Folarin Balogun gündeme geldi]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Galatasaray'da transfer çalışmaları hız kazanırken, sarı-kırmızılıların Fransa Ligue 1 ekiplerinden Monaco'da forma giyen Folarin Balogun'u transfer gündemine aldığı belirtildi. Sarı-kırmızılı ekibin, Victor Osimhen'in geleceğine ilişkin belirsizlik ve Mauro Icardi'nin durumunun netleşmemesi nedeniyle hücum hattında alternatif arayışına girdiği, Balogun için şartların araştırıldığı bildirildi. Monaco ile 2028 yılına kadar sözleşmesi bulunan ABD'li futbolcunun transferinde yaklaşık 60 milyon avroluk bonservis bedelinin gündeme gelebileceği belirtiliyor.</p>

<h2>Folarin Balogun kimdir?</h2>

<p>ABD Milli Takımı forması giyen Balogun, futbol kariyerine İngiltere'nin Arsenal altyapısında başladı.</p>

<p>Middlesbrough ve Reims'te kiralık olarak forma giyen Balogun, özellikle Reims'te gösterdiği performansla Avrupa'nın önemli kulüplerinin dikkatini çekti.</p>

<p>ABD'li golcü, 2022-2023 sezonunda Ligue 1'de 21 gol atarak önemli bir çıkış yakaladı. Bu performansın ardından 2023 yazında Arsenal'den Monaco'ya transfer olan Balogun, Fransız ekibiyle uzun süreli sözleşme imzaladı.</p>

<h2>Balogun'un Monaco performansı</h2>

<p>Balogun, Monaco'daki ilk sezonunda 32 maçta 8 gol ve 7 asistlik performans ortaya koydu.</p>

<p>2024-2025 sezonunda sakatlık nedeniyle daha az süre alan ABD'li futbolcu, 16 karşılaşmada 4 kez fileleri havalandırdı.</p>

<p>Balogun, 2025-2026 sezonunda ise yeniden etkili bir performans sergileyerek Ligue 1'de 13 gol kaydetti.</p>

<p>ABD'li oyuncunun Avrupa kupalarındaki performansı da Galatasaray'ın dikkatini çekebilecek seviyeye ulaştı.</p>

<h2>Galatasaray'a karşı gol attı</h2>

<p>Balogun, Galatasaray'ın Şampiyonlar Ligi'nde Monaco ile oynadığı karşılaşmada sarı-kırmızılı ekibe karşı da gol attı.</p>

<p>Monaco'nun Galatasaray'ı 1-0 mağlup ettiği mücadelede takımının tek golünü kaydeden Balogun, sarı-kırmızılı savunmaya karşı sergilediği performansla da dikkat çekmişti.</p>

<h2>Osimhen için Tottenham ve Al Hilal iddiası</h2>

<p>Osimhen'in transferi konusunda İngiltere ve Suudi Arabistan merkezli gelişmeler de gündeme geliyor.</p>

<p>İngiliz ekibi Tottenham'ın Nijeryalı golcü için girişimde bulunduğu ve transfer için yaklaşık 50-55 milyon sterlin seviyesinde bir teklif hazırladığı öne sürüldü.</p>

<p>Galatasaray'ın ise Osimhen için daha yüksek bir bonservis bedeli talep ettiği iddia edildi.</p>

<p>Suudi Arabistan temsilcisi Al Hilal'in de Nijeryalı oyuncunun şartlarını yeniden sorduğu ve Galatasaray'ın yaklaşık 65 milyon avroluk bir satış bedelini değerlendirebileceği yönünde haberler yayımlandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu gelişmeler henüz resmi bir transfere dönüşmüş değil.</p>

<p>Sarı-kırmızılıların önceliğinin Osimhen'i takımda tutmak olduğu, ancak Nijeryalı futbolcu için yüksek bedelli bir teklif gelmesi halinde alternatiflerin değerlendirileceği ifade ediliyor.</p>

<p>Bu senaryoda Balogun'un transfer gündeminde daha üst sıralara çıkması bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Hakan Şahin</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/galatasaray-abdli-golcu-balogun-icin-harekete-gecti</guid>
      <pubDate>Wed, 12 Aug 2026 15:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/balogun.jpg" type="image/jpeg" length="91822"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yalova'da eğitim uçuşu yapan F-16 düştü]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/yalovada-egitim-ucusu-yapan-f-16-dustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/yalovada-egitim-ucusu-yapan-f-16-dustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yalova'nın Çiftlikköy ilçesindeki Taşköprü beldesinde, 18. Ana Jet Üssü çevresinde eğitim uçuşu yapan F-16 tipi askeri uçağın kaza yaptığı bildirildi. İlk edinilen bilgilere göre uçakta bulunan pilotlar paraşütlerini kullanarak uçaktan ayrılırken, olayın ardından bölgeye sağlık ve itfaiye ekipleri yönlendirildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Yalova</strong>'nın <strong>Çiftlikköy</strong> ilçesine bağlı <strong>Taşköprü </strong>beldesinde, 18. Ana Jet Üssü yakınlarında eğitim uçuşu gerçekleştiren askeri uçağın kaza yaptığı bildirildi. İlk edinilen bilgilere göre uçakta bulunan pilotlar paraşütle atlayarak kurtuldu. Olayın ardından bölgeye sağlık ve itfaiye ekipleri yönlendirildi.</p>

<p>Milli Savunma Bakanlığından (MSB) kazaya ilişkin açıklama yapıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Açıklamada şu ifadeler yer aldı:</p>

<p>"Hava Kuvvetlerimize ait bir adet F-16 uçağımız, eğitim uçuşu sırasında Yalova’da kaza kırıma uğramış, pilotumuz atlayarak kurtulmuştur. Kaza kırım nedeni yapılacak detaylı inceleme sonucu belirlenecektir. Kamuoyuna saygı ile duyurulur."</p>

<p></p>

<blockquote class="twitter-tweet">
<p dir="ltr" lang="tr">Hava Kuvvetlerimize ait bir adet F-16 uçağımız, eğitim uçuşu sırasında Yalova’da kaza kırıma uğramış, pilotumuz atlayarak kurtulmuştur.<br />
<br />
Kaza kırım nedeni yapılacak detaylı inceleme sonucu belirlenecektir.<br />
<br />
Kamuoyuna saygı ile duyurulur. <a href="https://x.com/hashtag/Mill%C3%AESavunmaBakanl%C4%B1%C4%9F%C4%B1?src=hash&amp;ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">#MillîSavunmaBakanlığı</a></p>
— T.C. Millî Savunma Bakanlığı (@tcsavunma) <a href="https://x.com/tcsavunma/status/2087519115955019976?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">August 12, 2026</a></blockquote>
<script async src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel, Son Dakika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/yalovada-egitim-ucusu-yapan-f-16-dustu</guid>
      <pubDate>Wed, 12 Aug 2026 15:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/yalovada-egitim-ucusu-yapan-f-16-dustu.png" type="image/jpeg" length="72669"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Altın madenciliğinde yeni gelişme: Türkiye ve Azerbaycan masada]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/altin-madenciliginde-yeni-gelisme-turkiye-ve-azerbaycan-masada</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/altin-madenciliginde-yeni-gelisme-turkiye-ve-azerbaycan-masada" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye Varlık Fonu bünyesinde bulunan Türk Altın İşletmeleri, Azerbaycan'ın devlet iştiraki AzerGold ile olası iş birliği seçeneklerini görüşmeye başladı. Henüz kesinleşmiş bir anlaşma bulunmazken, temaslarda cevher tedariki, ortak maden işletmeciliği, yeni projeler ve tesislerin kapasitesinin artırılması gibi başlıklar ele alınıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye Varlık Fonu çatısı altında faaliyet gösteren Türk Altın İşletmeleri AŞ, Azerbaycan'ın altın madenciliği sektöründeki şirketlerinden AzerGold CJSC ile iş birliği imkanlarını değerlendirmek üzere görüşmelere başladı. İki şirket arasındaki temasların, üretim imkanlarının daha etkin kullanılmasına ve büyüme hedeflerine yönelik yürütüldüğü bildirildi.</p>

<p>Türk Altın İşletmeleri ile AzerGold arasında şu ana kadar herhangi bir bağlayıcı anlaşma imzalanmadı. Görüşmelerin kapsamı kesinleşmemekle birlikte, tarafların cevher tedariki, ortak işletme modelleri, geniş ölçekli madencilik yatırımları ve mevcut tesislerin kullanım kapasitesinin geliştirilmesi gibi seçenekleri değerlendirdiği belirtildi.</p>

<h2><strong>Türk Altın İşletmeleri görüşmeleri KAP'a bildirdi</strong></h2>

<p>Türk Altın İşletmeleri, AzerGold ile yürütülen temaslara ilişkin bilgileri Kamuyu Aydınlatma Platformu üzerinden kamuoyuna açıkladı. Şirketin bildiriminde, görüşmelerin büyüme stratejileri doğrultusunda başlatıldığı ve üretim kapasitesinin daha verimli değerlendirilmesinin hedeflendiği aktarıldı.</p>

<p>Açıklamada, kurulabilecek iş birliğinin şirketin uluslararası pazarlardaki faaliyet kabiliyetini geliştirmesine katkı sağlamasının amaçlandığı belirtildi. Bölgesel ölçekte ortak hareket imkanlarının değerlendirilmesi ve şirketin küresel pazardaki stratejik konumunun güçlendirilmesi de görüşmelerin hedefleri arasında gösterildi.</p>

<p>Türk Altın İşletmeleri tarafından ayrıca mevcut üretim tesislerindeki kapasite kullanım oranlarının daha etkin hale getirilmesinin değerlendirildiği bildirildi. Taraflar arasında nihai bir mutabakata ulaşılması halinde söz konusu gelişmelerin Sermaye Piyasası Kurulu mevzuatı kapsamında yatırımcılara duyurulacağı kaydedildi.</p>

<h3><strong>AzerGold ile iş birliğinin kapsamı henüz belirlenmedi</strong></h3>

<p>Türk Altın İşletmeleri ve AzerGold arasındaki müzakereler henüz sonuçlanmış değil. Bu nedenle iki şirket arasında uygulanacak iş modeline ilişkin kesinleşmiş bir karar bulunmuyor.</p>

<p>Görüşmelerin ilerlemesiyle birlikte olası iş birliğinin yapısının belirlenmesi bekleniyor. Değerlendirilen seçenekler arasında Azerbaycan'daki madenlerden cevher sağlanması, belirli sahaların birlikte işletilmesi ve yeni maden alanlarının geliştirilmesine yönelik teknik iş birlikleri bulunuyor.</p>

<p>AzerGold'un sahip olduğu büyük ölçekli maden projeleri de görüşmelerin önemli başlıkları arasında yer alıyor. Kelbecer ve Filizchay sahalarının olası ortaklık kapsamında değerlendirilebilecek alanlar arasında bulunduğu belirtildi.</p>

<p>Tarafların ilerleyen dönemde kapsamlı bir çerçeve anlaşmasına ulaşması durumunda, uygulanacak iş birliğinin zamanlaması da netlik kazanacak.</p>

<h3><strong>AzerGold'un altın üretimi 2025'te 73 bin onsu aştı</strong></h3>

<p>AzerGold, Azerbaycan Cumhurbaşkanlığı tarafından 11 Şubat 2015'te çıkarılan kararnameyle kuruldu. Şirketin faaliyet alanları arasında ülkedeki demir dışı metal yataklarının araştırılması, geliştirilmesi ve yönetilmesi bulunuyor.</p>

<p>Kuruluşundan bir yıl sonra faaliyete geçen AzerGold, 2017'de Daşkesen'deki Çovdar madeninde altın üretimine başladı. Şirketin üretimi ilk yıl 34 bin ons seviyesinde gerçekleşirken, 2025 yılına gelindiğinde yıllık üretim 73 bin onsun üzerine çıktı.</p>

<p>AzerGold'un dokuz yıllık toplam altın üretimi 546 bin ons seviyesine ulaşırken, aynı dönemdeki gümüş üretiminin 1 milyon onsu geçtiği belirtildi. Şirketin altın ihracatından elde ettiği toplam gelirin ise 1,8 milyar Manat, yani yaklaşık 1,04 milyar dolar olduğu aktarıldı.</p>

<h3><strong>AzerGold altın dışında demir madenciliğinde de faaliyet gösteriyor</strong></h3>

<p>AzerGold'un çalışma alanı altın üretimiyle sınırlı değil. Şirket, 2020 yılında Çovdar Entegre Bölgesel İşleme Sahası'nı devreye alarak çevredeki madenlerden çıkarılan cevherlerin tek bir merkezde işlenmesine yönelik bir sistem oluşturdu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Şirket aynı yıl Daşkesen'de bulunan yaklaşık 350 milyon tonluk demir cevheri yataklarının sorumluluğunu da üstlendi. Böylece AzerGold'un faaliyet alanına altının yanı sıra demir cevheri de dahil oldu.</p>

<p>AzerGold, üretimini gerçekleştirdiği altınlardan hazırlanan sikke ve külçeleri de Azerbaycan'daki yerel pazara sundu. Şirketin bugüne kadar gerçekleştirdiği vergi ve sosyal ödemelerin 236 milyon Manat'ı aştığı, istihdam edilen kişi sayısının ise yaklaşık 2 bin 500 olduğu belirtildi.</p>

<h3><strong>Azerbaycan'ın altın üretimi 2 bin 965 kilograma yükseldi</strong></h3>

<p>Azerbaycan genelindeki altın üretimi de 2025 yılında artış gösterdi. Ülkenin toplam altın üretimi, önceki yıla göre yüzde 11,3 yükselerek 2 bin 965 kilogram oldu.</p>

<p>AzerGold'un altın üretiminin yanı sıra farklı maden sahalarında yürüttüğü faaliyetler, şirketin çoklu maden işletmeciliğine dayalı bir yapıya sahip olduğunu ortaya koyuyor. Çovdar'daki entegre işleme tesisi de bu faaliyetlerin bir parçasını oluşturuyor.</p>

<p>Türk Altın İşletmeleri ile AzerGold arasında başlayan görüşmelerin hangi alanlarda somut bir ortaklığa dönüşeceği henüz kesinleşmedi. Tarafların müzakereleri sonucunda iş birliğinin kapsamı, modeli ve olası uygulama takviminin netleşmesi bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/altin-madenciliginde-yeni-gelisme-turkiye-ve-azerbaycan-masada</guid>
      <pubDate>Wed, 12 Aug 2026 15:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/standart-altin-kilogram-fiyati-geriledi.png" type="image/jpeg" length="33028"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Zonguldak'ta denize giriş yasağı kararı: Valilik tarihleri açıkladı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/zonguldakta-denize-giris-yasagi-karari-valilik-tarihleri-acikladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/zonguldakta-denize-giris-yasagi-karari-valilik-tarihleri-acikladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Zonguldak'ta olumsuz hava ve deniz koşulları nedeniyle kent genelinde denize girişlere 4 gün süreyle yasak getirildi. Valilik, yasağın 13, 14, 15 ve 16 Ağustos tarihlerinde uygulanacağını açıkladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Zonguldak</strong>'ta beklenen olumsuz hava ve deniz koşulları nedeniyle denize girişler geçici olarak yasaklandı. Zonguldak Valiliği tarafından yapılan açıklamada, vatandaşların can güvenliğinin korunması amacıyla kent genelinde 4 gün boyunca denize girilemeyeceği bildirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Zonguldak'ta denize giriş yasağı dört gün sürecek</strong></h2>

<p>Valilik açıklamasında, kentte hava ve deniz koşullarının olumsuz seyretmesinin beklendiği belirtildi. Bu nedenle denize giriş yasağının 13 Ağustos'ta başlayacağı ve 16 Ağustos'a kadar devam edeceği açıklandı.</p>

<p>Yasak, 13, 14, 15 ve 16 Ağustos tarihlerinde Zonguldak genelinde uygulanacak. Belirtilen tarihler boyunca kent sınırları içerisinde denize giriş yapılamayacak.</p>

<p>Açıklamada, şu ifadeler yer aldı:</p>

<blockquote>
<p>"Olumsuz hava ve deniz şartları nedeniyle vatandaşlarımızın can güvenliğinin korunması amacıyla 13, 14, 15 ve 16 Ağustos'ta kent genelinde denize girişler yasaklanmıştır. Vatandaşlarımızın, güvenliği açısından yasağa riayet etmeleri önemli rica olunur."</p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/zonguldakta-denize-giris-yasagi-karari-valilik-tarihleri-acikladi</guid>
      <pubDate>Wed, 12 Aug 2026 15:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/zonguldak-deniz.png" type="image/jpeg" length="14795"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sağlıklı ve uzun bir ömür için genç yaşlardan itibaren damar sağlığına yatırım yapmak gerekiyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/saglikli-ve-uzun-bir-omur-icin-genc-yaslardan-itibaren-damar-sagligina-yatirim-yapmak-gerekiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/saglikli-ve-uzun-bir-omur-icin-genc-yaslardan-itibaren-damar-sagligina-yatirim-yapmak-gerekiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Kliniği İdari ve Eğitim Sorumlusu Prof. Dr. Ayhan Tekiner, beyin anevrizmaları ve inmede erken tanının önemine dikkat çekti. Tekiner, sağlıklı ve uzun bir yaşam için damar sağlığının genç yaşlardan itibaren korunması, sigaradan uzak durulması, düzenli hareket edilmesi ve risk faktörlerinin kontrol altına alınması gerektiğini vurguladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “<strong>Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi</strong>” programının konuğu Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Kliniği İdari ve Eğitim Sorumlusu <strong>Prof. Dr. Ayhan Tekiner</strong> oldu. Programda beyin anevrizmaları, inme ve felç, risk faktörleri, erken tanının önemi ve korunma yolları ele alındı.</p>

<h2><strong>Ailesinde anevrizma öyküsü olanlar kontrollerini ihmal etmemeli</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Ayhan Tekiner, anevrizmanın beyin damarlarının belirli bölgelerinde oluşan balonlaşmalar olduğunu belirterek, hastalığın özellikle 40 yaşından sonra daha sık görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Doğuştan gelen yatkınlığın yanı sıra yaşam tarzına bağlı olarak damarların elastikiyetini kaybetmesinin anevrizma gelişiminde önemli rol oynadığını ifade eden Tekiner, anevrizma kanamalarının beynin etkilenen bölgesine göre ölümden kalıcı sakatlığa kadar uzanan ciddi sonuçlara yol açabileceğini vurguladı.</p>

<p>Erken tanının büyük önem taşıdığına dikkat çeken Tekiner, ailesinde anevrizma öyküsü bulunan kişilerin BT anjiyografi veya MR anjiyografi ile mutlaka değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Geçmişte 5 milimetrenin altındaki anevrizmalara çoğunlukla müdahale edilmediğini hatırlatan Tekiner, son yıllarda tedavi yöntemlerindeki gelişmeler sayesinde komplikasyon riskinin yüzde 1’in altına düştüğünü, bu nedenle uygun hastalarda daha küçük anevrizmaların da tedavi edilebildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 08 07 At 18.47.53" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184753.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Şah damarındaki plaklar inmenin en önemli nedenlerinden biri</strong></h2>

<p>Programda inme ve felç konusunda da önemli bilgiler veren Prof. Dr. Tekiner, beyni besleyen damarların sağlıklı olmasının hayati önem taşıdığını ifade etti.</p>

<p><strong>Şah damarı</strong> olarak bilinen <strong>karotis arterlerde</strong> oluşan plakların inmelerin yaklaşık yüzde 20-25’inden sorumlu olduğunu belirten Tekiner, obezite başta olmak üzere sağlıksız yaşam tarzının damar yapısını bozduğunu söyledi.</p>

<p>Fazla yağ dokusunun karaciğer aracılığıyla dolaşıma katılarak damar yapısını olumsuz etkilediğini ifade eden Tekiner, kötü kolesterol ile birleşen bu sürecin damar tıkanıklığına ve emboliye neden olabildiğini belirtti.</p>

<p>Yüksek tansiyon, diyabet, hareketsizlik ve ilerleyen yaşın da inme riskini artırdığını vurgulayan Tekiner, damar yapısındaki bozulmanın yalnızca beyni değil tüm organ ve sistemleri etkilediğini söyledi.</p>

<h2><strong>İnmede ilk 2 saat hayat kurtarıyor</strong></h2>

<p>İnme belirtilerinin fark edildiği anda vakit kaybetmeden 112 Acil Çağrı Merkezi’nin aranması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Tekiner, bulantı, kusma, bilinç kaybı, yüz felci, konuşma bozukluğu ve kol veya bacakta güç kaybı gibi belirtilerin acil değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Eskiden ilk 6 saatin kritik kabul edildiğini hatırlatan Tekiner, günümüzde özellikle <strong>ilk 2 saatin tedavi başarısı açısından çok daha önemli olduğunun</strong> altını çizdi.</p>

<p>Hastaneye zamanında ulaştırılan hastalarda uygun durumlarda damar açıcı tedavi uygulanabildiğini ya da pıhtının girişimsel yöntemlerle damardan çıkarılabildiğini belirten Tekiner, hızlı müdahalenin hastanın yaşamını ve yaşam kalitesini doğrudan etkilediğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 08 07 At 18.47.52 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184752-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>İnme tedavisi bir ekip işidir</strong></h2>

<p>İnme tedavisinde başarının hızlı ve koordineli çalışmaya bağlı olduğunu belirten Prof. Dr. Tekiner, hastanın 112 ekipleri tarafından en kısa sürede uygun hastaneye ulaştırılması, acil serviste zaman kaybetmeden değerlendirilmesi ve deneyimli ekipler tarafından müdahale edilmesinin hayati önem taşıdığını ifade etti.</p>

<p>Tüm sürecin kusursuz işlemesi halinde hastaya hastaneye ulaştıktan sonraki 10-15 dakika içerisinde müdahale edilebildiğini belirten Tekiner, bu sayede hastaların kalıcı hasar gelişmeden normal yaşamlarına dönebilme şansının önemli ölçüde arttığını söyledi.</p>

<h2><strong>Sigara ve elektronik sigara damar sağlığının düşmanı</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Tekiner, damar sağlığını korumak için halk arasında yaygın olan yanlış inanışlara da dikkat çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Herhangi bir besinin tek başına kanı sulandırmasının mümkün olmadığını belirten Tekiner, sağlıklı ve dengeli beslenmenin damar yapısını korumanın temel şartı olduğunu söyledi.</p>

<p>Sigaranın damar sağlığının en büyük düşmanlarından biri olduğunu vurgulayan Tekiner, elektronik sigaraların da masum olmadığını, binlerce zararlı madde içerdiğini ve damar yapısını olumsuz etkilediğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 08 07 At 18.47.52" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184752.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Hareketli yaşam ve stres kontrolü sağlıklı yaşlanmanın anahtarı</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Ayhan Tekiner, sağlıklı damar yapısının genç yaşlardan itibaren korunması gerektiğini belirterek, obezite ile mücadele, düzenli fiziksel aktivite ve dengeli beslenmenin beyin ve damar hastalıklarından korunmada en etkili yöntemler arasında yer aldığını söyledi.</p>

<p>Uzun yolculuklarda belirli aralıklarla ayağa kalkıp yürünmesini öneren Tekiner, egzersize yeni başlayacak <strong>özellikle obezite, hipertansiyon ve diyabet hastalarının</strong> sabahın erken saatleri yerine <strong>öğleden sonra veya akşamüstünü </strong>tercih etmelerinin daha uygun olacağını ifade etti.</p>

<p>Geç saatlerde yemek yememek, yeterli sıvı tüketmek ve düzenli hareket etmenin damar sağlığını desteklediğini belirten Tekiner, stresin de kortizol salgısını artırarak tansiyon ve kan şekerini yükselttiğini, bunun da damar sistemi üzerinde olumsuz etkiler oluşturduğunu söyledi.</p>

<p>Uzun ve kaliteli yaşamın temelinde sağlıklı beslenme, hareketli yaşam, sigaradan uzak durma ve stresin kontrol altında tutulmasının bulunduğunu vurgulayan Prof. Dr. Tekiner, “Yalnızca uzun yaşamak değil, sağlıklı ve kaliteli bir yaşam sürmek için damar sağlığımıza genç yaşlardan itibaren yatırım yapmalıyız” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/saglikli-ve-uzun-bir-omur-icin-genc-yaslardan-itibaren-damar-sagligina-yatirim-yapmak-gerekiyor</guid>
      <pubDate>Sat, 08 Aug 2026 09:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184752-2.jpeg" type="image/jpeg" length="97035"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fethi Akkoç 24 Saat Kayıt'a anlattı: "Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/fethi-akkoc-24-saat-kayita-anlatti-nihat-erim-basbakan-olacagini-benden-ogrendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/fethi-akkoc-24-saat-kayita-anlatti-nihat-erim-basbakan-olacagini-benden-ogrendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat Kayıt'ta 12 Mart Muhtırası'na giden sürecin perde arkasını anlattı. Akkoç, darbenin arkasındaki uluslararası dengeleri, haşhaş krizi ve Sovyetler Birliği ile yürütülen sanayi hamlelerini değerlendirirken, "Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi" sözleriyle dikkat çeken bir tanıklığını da paylaştı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gazeteci Fethi Akkoç, 24Saat Kayıt'ta Türkiye'nin darbe süreçlerine ilişkin tanıklıklarını anlattı. 12 Mart Muhtırası'na giden süreci değerlendiren Akkoç, yaşadığı olayları ve perde arkasında yaşananları ilk kez ayrıntılarıyla paylaştı. Akkoç'a göre 12 Mart'a giden sürecin temelinde <strong>haşhaş ekimi, Sovyetler Birliği ile yürütülen ağır sanayi hamleleri ve uluslararası konjonktür</strong> yer alıyordu.</p>

<h2><strong>"Görüntüyle gerçek hiçbir zaman aynı değildi"</strong></h2>

<p>Akkoç, yıllar boyunca devlet yönetiminde görünenle yaşananın farklı olduğunu gözlemlediğini belirterek şöyle konuştu:</p>

<p><i>"Devletlerin yönetiminde ve siyasi olaylarda, hatta savaşlarda bile görüntüyle gerçeğin birbirinden farklı olduğunu, senaryoların önceden hazırlandığını yaşayarak gördük. 1950 yılından itibaren Amerika'nın desteğiyle iktidara gelen hükümetlerin, çizilen çizginin dışına çıktıkları zaman yine darbelerle görevden alındıklarını gördüm."</i></p>

<h3><strong>"Doğan Koloğlu bana 'Nihat Erim başbakan olacak' dedi"</strong></h3>

<p>Yeni İstanbul Gazetesi Ankara Bürosu'nda görev yaptığı dönemi anlatan Akkoç, Genel Yayın Müdürü Doğan Koloğlu'nun kendisine sürekli aynı bilgiyi doğrulatmaya çalıştığını söyledi.</p>

<p><i>"Doğan ağabey bana, 'Çok önemli bir yerden duydum. Nihat Erim başbakan olacakmış. Konuşabilir misin?' dedi. Ben de 'Nasıl sorayım? Demirel başbakan, İnönü muhalefet lideri. Böyle bir soru sorulur mu?' diye cevap veriyordum. Ama salı, çarşamba, perşembe aynı şey tekrarlandı."</i></p>

<h3><strong>"Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi"</strong></h3>

<p>Israrlar üzerine Nihat Erim'i aradığını söyleyen Akkoç, o telefon görüşmesini şu sözlerle anlattı:</p>

<p><i>"Telefonu çevirdim. 'Beyefendi hayırlı uğurlu olsun. Başbakan oluyormuşsunuz' dedim. Ama bunun benim sorum olmadığını, Genel Yayın Müdürü Doğan Koloğlu'nun sorusu olduğunu söyledim. Nihat Bey şaşırdı. 'Ya Fethi Bey, nereden çıktı bu?' dedi. Ben de kaynağı söylemedim. Çünkü telefonların dinlendiğini biliyorduk."</i></p>

<p>Akkoç, yıllar sonra bu olayı değerlendirirken şu ifadeleri kullandı:</p>

<p><i>"Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi. O konuşmada bunu kendisinin de bilmediğini anladım."</i></p>

<h3><strong>"Telefon konuşmasını unutmamı rica etti"</strong></h3>

<p>Muhtıranın ardından yaşananları da anlatan Akkoç, Erim'in koruma müdürü aracılığıyla kendisine mesaj gönderdiğini belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><i>"Koruma müdürü yanıma geldi. 'Sayın Nihat Bey'in size saygıları var, o telefon konuşmasını unutmanızı rica ediyor' dedi. Ben de 'O konuşmayı unuttum. Ama hükümet güvenoyu aldıktan sonra ilk demecini bana versin' dedim. İlk yazılı demecini bana gönderdi."</i></p>

<h3><strong>"12 Mart'ın üç temel nedeni vardı"</strong></h3>

<p>Akkoç, muhtıranın yalnızca iç politik gelişmelerle açıklanamayacağını belirterek <strong>üç temel neden sıraladı:</strong></p>

<p><i>"Birinci sebep haşhaştı. Amerika Demirel'e 'Haşhaşı kapat' diyordu. Demirel ise 'Daraltırım ama tamamen kapatamam' diyordu.</i></p>

<p><i>İkinci sebep Sovyetler Birliği ile yapılan ağır sanayi hamleleriydi. Türkiye'nin en büyük fabrikalarını Ruslara kurdurmuşlardı.</i></p>

<p><i>Üçüncü sebep ise Nixon'ın Çin ziyareti sonrasında Türkiye'ye yaptığı baskıydı. Tayvan'la ilişkilerin kesilip Mao'nun Çin'inin tanınması isteniyordu. Demirel bunu kabul etmedi."</i></p>

<h3><strong>"İlk kararname haşhaş yasağı oldu"</strong></h3>

<p>Akkoç, şöyle devam etti:</p>

<p><i>"Nihat Erim başbakan olduktan sonra imzaladığı ilk kararname haşhaş ekiminin yasaklanması oldu. Darbelerin temelinde, 1946'dan sonra çizilen çizginin dışına çıkan iktidarların değiştirilmesi anlayışı vardı."</i></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/fethi-akkoc-24-saat-kayita-anlatti-nihat-erim-basbakan-olacagini-benden-ogrendi</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Aug 2026 15:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/ekran-resmi-2026-08-05-160720.png" type="image/jpeg" length="35224"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[AĞUSTOS 2026 EMEKLİ BANKA PROMOSYONLARI: En yüksek ödemeyi hangi banka yapıyor?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/agustos-2026-emekli-banka-promosyonlari-en-yuksek-odemeyi-hangi-banka-yapiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/agustos-2026-emekli-banka-promosyonlari-en-yuksek-odemeyi-hangi-banka-yapiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ağustos ayının başlamasıyla birlikte bankaların 2026 yılı emekli promosyon kampanyaları yeniden gündeme geldi. SSK, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı kapsamında aylık alan vatandaşlar, maaşlarını hangi bankaya taşımalarının daha avantajlı olacağını araştırıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bankalar, maaşını üç yıl boyunca kendilerinden alma taahhüdü veren emeklilere nakit promosyon ödüyor. Bazı bankalar ise bu ödemeye otomatik fatura talimatı, kredi kartı kullanımı, hesap açılışı ve harcama kampanyaları gibi ek fırsatlar dahil ediyor. Böylece toplam kazanç tutarı bazı kampanyalarda 32 bin liraya kadar çıkabiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Peki, Ağustos 2026 döneminde en yüksek emekli promosyonunu hangi banka veriyor? Bankaların nakit promosyonları ile ek ödül kampanyalarında hangi koşullar aranıyor? İşte banka banka güncel promosyon tutarları...</p>

<h2></h2></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/agustos-2026-emekli-banka-promosyonlari-en-yuksek-odemeyi-hangi-banka-yapiyor</guid>
      <pubDate>Sun, 02 Aug 2026 20:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/emekli-maas-promosyonu-banka.webp" type="image/jpeg" length="90301"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kistik fibroziste erken tanı yaşamı değiştiriyor: "Yenidoğan tarama testlerinden kaçınılmamalı"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çocuk Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Hayriye Uğur Özçelik, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programında kistik fibrozise ilişkin önemli bilgiler verdi. Erken tanının tedavide başarıyı ve yaşam kalitesini artırdığını vurgulayan Özçelik, yenidoğan tarama testlerinin önemine dikkat çekerek ailelere “Testlerden korkmayın” çağrısında bulundu. Özçelik, modülatör tedavilerdeki gelişmelerin yanı sıra hastalığın yaşam boyu takip ve bakım gerektirdiğini anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Çocuk Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Hayriye Uğur Özçelik</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk oldu. Programda, yaşam boyu takip ve tedavi gerektiren kalıtsal hastalıklardan biri olan <strong>kistik fibrozis</strong> tüm yönleriyle ele alındı.</p>

<p>Kistik fibrozisin genetik geçişli, kalıtsal bir hastalık olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, hastalığın anne karnından itibaren gelişmeye başladığını söyledi. Hastalığın temelinde salgı yapan hücrelerde bulunan klor kanallarındaki bozukluğun yer aldığını ifade eden Özçelik, bu nedenle tüm salgıların normalden daha koyu ve yapışkan hale geldiğini kaydetti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>En fazla akciğerleri etkiliyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin birçok organı etkileyebildiğini belirten Prof. Dr. Özçelik, en ciddi hasarın akciğerlerde oluştuğunu söyledi.</p>

<p>Akciğerlerde biriken koyu kıvamlı mukusun solunum yollarını tıkadığını, bu ortamda yerleşen mikropların temizlenememesi nedeniyle tekrarlayan enfeksiyonlar ve zamanla ilerleyici akciğer hasarı geliştiğini anlatan Özçelik, hastalığın yalnızca akciğerleri değil, üst solunum yolları ile mide-bağırsak sistemini de etkileyebildiğini ifade etti. Kistik fibrozisli hastalarda insülin direnci ve üreme sistemiyle ilgili sorunların da görülebildiğini belirtti.</p>

<p><strong>Akraba evlilikleri riski artırıyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin çekinik genlerle aktarılan bir hastalık olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Özçelik, özellikle akraba evliliklerinde hastalığın ortaya çıkma riskinin önemli ölçüde arttığını söyledi. Özçelik, bu nedenle genetik danışmanlığın ve akraba evliliklerinin azaltılmasının büyük önem taşıdığını vurguladı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.10 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134510-1.jpeg" width="1600" /></p>

<p><strong>Erken tanı tedavinin başarısını artırıyor</strong></p>

<p>Hastalığın ne kadar erken tanınırsa tedavinin o kadar başarılı olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, bu nedenle yenidoğan tarama programlarının büyük önem taşıdığını söyledi.</p>

<p>Yenidoğan tarama testleri sayesinde hastalığın henüz belirti vermeden saptanabildiğini ifade eden Özçelik, erken dönemde başlanan tedavilerle organ hasarı gelişmeden hastalığın kontrol altına alınabildiğini kaydetti. Özçelik günümüzde bazı modülatör tedavilerin bebekler henüz bir aylıkken başlanabildiğini belirtti.</p>

<p><strong>“Yenidoğan tarama testlerinden korkmayın”</strong></p>

<p>Son yıllarda yenidoğan tarama testlerine yönelik çeşitli yanlış bilgilerin yayıldığını söyleyen Prof. Dr. Özçelik, ailelere önemli uyarılarda bulundu.</p>

<p>Bazı ailelerin bebeklerinden kan örneği alınmasını istemediğini belirten Özçelik, kan örneklerinin farklı amaçlarla kullanılacağı yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını, tüm sürecin devlet kontrolünde yürütüldüğünü ifade ederek ailelerin bu testleri mutlaka yaptırması gerektiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11" class="detail-photo img-fluid" height="695" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511.jpeg" width="1103" /></p>

<p><strong>Kistik fibrozis sürekli bakım gerektiriyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin yaşam boyu düzenli takip gerektiren bir hastalık olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Özçelik, tedavide en önemli basamaklardan birinin akciğer bakımının sağlanması olduğunu belirtti.</p>

<p>Ailelerin solunum fizyoterapisi ve günlük bakım için saatler harcadığını ifade eden Özçelik, hastaların sık akciğer enfeksiyonları nedeniyle zaman zaman hastaneye yatmak zorunda kaldıklarını söyledi. Özçelik, organlar hasar görmeden önce tedaviye başlanmasının yaşam süresi ve yaşam kalitesi açısından belirleyici olduğunu vurguladı.</p>

<p><strong>Modülatör tedavilerde yeni dönem</strong></p>

<p>Kistik fibrozis tedavisinde son yılların en önemli gelişmelerinden birinin modülatör tedaviler olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, bu ilaçların hastalığın temelindeki klor kanalındaki bozukluğu hedef aldığını söyledi.</p>

<p>İlk modülatör tedavilerin 2012 yılında kullanılmaya başlandığını, tedavilerin yıllar içinde gelişerek 2019 yılında üçlü kombinasyonlara ulaştığını belirten Özçelik, modülatör tedavilerin 2025 yılının Ağustos ayından itibaren geri ödeme kapsamına alınmasının hastalar açısından önemli bir dönüm noktası olduğunu ifade etti. Bu tedavilerin yüksek maliyetli olduğuna dikkat çeken Özçelik, ayrıca hastalığın hücresel mekanizmasını düzeltmeye yönelik yeni ilaçlarla ilgili faz 2 ve faz 3 klinik çalışmaların da sürdüğünü söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="688" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511-2.jpeg" width="1272" /></p>

<p><strong>Erkek hastalarda kısırlık sık görülüyor</strong></p>

<p>Prof. Dr. Özçelik, kistik fibrozisli erkeklerde kısırlığın oldukça yüksek oranlarda görüldüğünü belirterek, hastalığın yalnızca solunum sistemini değil, yaşamın birçok alanını etkileyen çok yönlü bir sağlık sorunu olduğuna dikkat çekti.</p>

<p><strong>Çocuklar sosyal yaşamda da zorlanabiliyor</strong></p>

<p>Sık öksürük ve balgam nedeniyle çocukların okul ve sosyal yaşamlarında güçlük yaşayabildiğini belirten Özçelik, tekrarlayan akciğer enfeksiyonları nedeniyle sık hastane yatışlarının eğitim hayatını olumsuz etkileyebildiğini söyledi.</p>

<p>Büyüme ve gelişmenin akranlarının gerisinde kalmasının hem çocukları hem de ailelerini psikolojik olarak zorlayabildiğini ifade eden Özçelik, günümüzde tedavide sağlanan gelişmeler sayesinde bu çocukların geleceğe çok daha umutla bakabildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.10" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134510.jpeg" width="1600" /></p>

<p><strong>Yaşam süresi önemli ölçüde uzadı</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin tanımlandığı ilk yıllarda hastaların büyük bölümünün iki yaşına ulaşamadan yaşamını yitirdiğini hatırlatan Prof. Dr. Özçelik, hastalığın 1938-1939 yıllarında tanımlandığını, 1989 yılında ise hastalığa neden olan genin keşfedildiğini söyledi.</p>

<p>Genetik keşfin ardından geçen süreçte tedavide büyük ilerlemeler kaydedildiğini belirten Özçelik, bugün erken tanı alan ve uygun tedavi gören hastaların yaşam sürelerinin ve yaşam kalitelerinin belirgin şekilde arttığını ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="727" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511-1.jpeg" width="1126" /></p>

<p><strong>İleri yaşta da tanı konulabiliyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin en sık <strong>beyaz ırkta</strong> görüldüğünü, siyah ırkta daha düşük, sarı ırkta ise daha nadir rastlandığını belirten Prof. Dr. Özçelik, hastalığın yalnızca çocukluk çağında görülmediğini de vurguladı.</p>

<p>Tekrarlayan akciğer enfeksiyonları, sürekli balgam çıkarma, büyüme geriliği bulunan çocukların mutlaka kistik fibrozis açısından değerlendirilmesi gerektiğini belirten Özçelik, bronş genişlemesi bulunan erişkin hastalarda da ayırıcı tanıda kistik fibrozisin mutlaka düşünülmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Literatürde 81 yaşında kistik fibrozis tanısı alan hastaların bulunduğunu hatırlatan Prof. Dr. Özçelik, aile öyküsü bulunan gebeliklerde ise anne karnında takip ile hastalığın erken dönemde saptanabildiğini sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali</guid>
      <pubDate>Sat, 01 Aug 2026 11:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134512.jpeg" type="image/jpeg" length="72249"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SÜPER LİG'DE TRANSFER FIRTINASI: Dört büyüklere kimler geldi, kimler gitti?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Süper Lig'de şampiyonluk yarışı transfer döneminden başladı! Galatasaray, Fenerbahçe, Beşiktaş ve Trabzonspor'un kadrosuna kattığı flaş isimler netleşti. İşte 4 büyüklerin dev transfer listesi ve oyuncuların detaylı analizleri.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Süper Lig'de yeni sezon hazırlıkları tüm hızıyla sürerken, şampiyonluk parolasıyla yola çıkan <strong>Galatasaray</strong>, <strong>Fenerbahçe</strong>, <strong>Beşiktaş</strong> ve <strong>Trabzonspor</strong>, kadrolarını dünya yıldızlarıyla güçlendirmeye devam ediyor. Milyonlarca taraftarın gözü kulağı son dakika transfer gelişmelerine çevrilmiş durumdayken, Avrupa devlerinden Süper Lig'e uzanan transfer trafiği de hız kazandı. Nathan Ake'den Mason Greenwood'a, Leandro Trossard'dan Vedat Muriç'e kadar yeşil sahalarda fırtına gibi esecek birçok önemli yetenek, yeni sezonda formalarını giymeye hazırlanıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti</guid>
      <pubDate>Fri, 31 Jul 2026 14:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/dort-buyukler-transfer-super-lig.webp" type="image/jpeg" length="73587"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[MS tedavisinde yeni dönem: “Artık tekerlekli sandalyeye mahkûm olmak kader değil”]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi programına konuk olan Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, günümüzde geliştirilen yeni nesil tedaviler sayesinde MS’nin ilerlemesinin büyük ölçüde kontrol altına alınabildiğini belirterek düzenli tedavi gören hastaların iş, aile ve sosyal yaşamlarını sürdürebildiğini ifade etti. Mungan, “Artık tekerlekli sandalyeye mahkûm olmak kader değil.” mesajını verdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi programına konuk olan Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, Multipl Skleroz (MS) hastalığında tanı, tedavi ve yaşam yönetimine ilişkin önemli bilgiler verdi. Günümüzde MS tedavisinde çok önemli gelişmeler yaşandığını belirten Mungan, erken tanı, kişiye özel tedavi ve düzenli takip sayesinde hastaların büyük bölümünün aktif yaşamlarını sürdürebildiğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Dünyada 2,8 milyon, Türkiye’de yaklaşık 83 bin kişi MS ile yaşıyor</strong></p>

<p>Multipl Skleroz (MS), dünyada yaklaşık 2,8 milyon, Türkiye’de ise 82–83 bin kişiyi etkileyen kronik bir nörolojik hastalık olarak biliniyor.</p>

<p>Hastalığın merkezi sinir sistemini etkilediğini anlatan Prof. Dr. Mungan, beyin ve omurilikteki sinir hücrelerini saran miyelin kılıfının, bağışıklık sistemindeki bozukluklar nedeniyle hasar gördüğünü belirterek şunları söyledi:</p>

<p>“Bağışıklık sistemindeki değişiklikler miyelin kılıfında yıkıma yol açıyor ve sinir hücreleri arasındaki iletiyi bozuyor. Bunun sonucunda da hastalık çok farklı belirtilerle ortaya çıkıyor.”</p>

<p>MS’nin bağışıklık sistemi hastalığı olduğunu ancak genetik ve çevresel faktörlerin de hastalığın oluşumu ve ilerlemesinde önemli rol oynadığını ifade eden Mungan, hastalığın kadınlarda erkeklere göre 2,5–3 kat daha sık görüldüğünü, özellikle 20–40 yaş arasında ortaya çıktığını söyledi.</p>

<p>Kadınlarda daha sık görülmesinin kesin nedeninin bilinmediğini belirten Mungan, “Östrojen ve diğer kadınlık hormonlarının bağışıklık sistemi üzerindeki etkileri nedeniyle özellikle doğurganlık çağında hastalık daha sık görülüyor.” dedi.</p>

<p>Mungan, son yıllarda tanı olanaklarının gelişmesi sayesinde ileri yaşta başlayan MS vakalarının daha sık tanı aldığını, nadir de olsa çocukluk çağında da görülebildiğini söyledi.</p>

<p>İlk belirti görme kaybı da olabilir, uyuşma da…</p>

<p>MS’nin çok farklı belirtilerle ortaya çıkabildiğini belirten Prof. Dr. Mungan, en sık görülen bulguların;</p>

<ul>
 <li>Görme kaybı,</li>
 <li>Çift görme,</li>
 <li>Kol veya bacakta uyuşma,</li>
 <li>Güçsüzlük,</li>
 <li>Denge bozukluğu,</li>
 <li>İdrar problemleri olduğunu söyledi.</li>
</ul>

<p>MR’da görülen plakların beynin veya omuriliğin hangi bölgesini etkilediğine göre belirtilerin değiştiğini belirten Mungan, “Plak hangi fonksiyonu etkiliyorsa hastanın şikâyeti de ona göre ortaya çıkıyor.” dedi.</p>

<p>Görme kaybı yaşayan hastaların çoğunlukla önce göz hastalıkları uzmanına başvurduğunu belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, göz muayenesinde sorun bulunmaması halinde hastaların nörolojiye yönlendirildiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.34 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234-1.jpeg" width="1920" /></p>

<p><strong>Tanıda MR ve nörolojik muayene belirleyici</strong></p>

<p>MS tanısında ayrıntılı klinik öykü ve nörolojik muayenenin vazgeçilmez olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hem beyin hem de omurilik MR’ının mutlaka çekildiğini ifade etti.</p>

<p>Son yıllarda güncellenen tanı kriterlerinde MR’ın çok daha belirleyici hâle geldiğini söyleyen Mungan, yardımcı tanı yöntemleri arasında VEP testi ile göz sinirlerindeki iletimin değerlendirildiğini anlattı.</p>

<p>Tanıda en önemli yardımcı yöntemlerden birinin ise beyin omurilik sıvısının incelenmesi olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, şöyle konuştu:</p>

<p>“Lomber ponksiyon yardımcı test olarak geçse de hemen hemen her hastada yapmak istiyoruz. Hem kesin tanı hem de ayırıcı tanı açısından çok önemli. Ayrıca hastalığın gelecekte nasıl seyredeceği konusunda da bize önemli bilgiler veriyor.”</p>

<p><strong>MS her hastada farklı seyrediyor</strong></p>

<p>Kesin MS tanısı alan hastalarda koruyucu tedavinin geciktirilmemesi gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Mungan, tedavi edilmediğinde hastalığın ilerleyerek kalıcı fonksiyon kayıplarına neden olabileceğini söyledi.</p>

<p>Atak dönemlerinde öncelikle yüksek doz kortizon tedavisi uygulandığını belirten Mungan, ardından hastalığın tipine uygun koruyucu tedavilerin planlandığını ifade etti.</p>

<p>MS hastalığının en sık görülen tipinin ataklar ve iyileşmelerle seyreden RRMS (Relapsing Remitting MS) olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hastaların yaklaşık yüzde 15–20’sinde ilerleyici tip MS görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Bazı hastalarda hastalığın en baştan ilerleyici seyredebildiğini, bazılarında ise yıllar içinde ilerleyici forma dönüşebildiğini belirten Mungan, “MS tamamen kişiye özgü seyreden bir hastalık. Hastaların düzenli izlenmesi ve hastalık tipinin doğru belirlenmesi tedavinin başarısını belirliyor.” dedi.</p>

<p><strong>Aynı hekim tarafından uzun süre takip büyük önem taşıyor</strong></p>

<p>MS’nin uzun yıllar takip gerektiren kronik bir hastalık olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hastaların tanı sonrasında sürekli doktor değiştirmemesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Kesin tanı konulduktan sonra hastaların aynı hekim tarafından izlenmesi tedavi başarısını artırıyor. Çünkü MS’de bireyselleştirilmiş tedavi çok önemli. Doktorun hastanın geçmişini, MR değişimlerini, atak sıklığını ve nörolojik durumunu yakından bilmesi gerekiyor.”</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.35" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001235.jpeg" width="1920" /></p>

<p><strong>Hastalar gerçek atak ile yalancı atağı karıştırabiliyor</strong></p>

<p>MS atağının belirtilerin 24 saatten uzun sürmesi olarak tanımlandığını belirten Prof. Dr. Mungan, optik nörit, güçsüzlük, uyuşma ve denge bozukluğunun gerçek atak belirtileri arasında yer aldığını söyledi.</p>

<p>Bunun yanında enfeksiyon, sıcak hava, yoğun stres, regl dönemi veya aşırı egzersiz gibi vücut ısısını artıran durumlarda yalancı atakların görülebileceğini belirten Mungan, bu nedenle hastaların önce ayrıntılı değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p><strong>Atak tedavisinde altın standart kortizon tedavisi</strong></p>

<p>MS ataklarında günlük 1000 mg kortizonun 5–7 gün, bazı hastalarda ise 10 güne kadar uygulanabildiğini belirten Prof. Dr. Mungan, kortizona yanıt alınamayan hastalarda ise plazmaferez tedavisinin uygulandığını söyledi.</p>

<p>Bu tedavinin özellikle üniversite ve şehir hastanelerindeki deneyimli MS merkezlerinde yapılabildiğini ifade etti.</p>

<p><strong>Akıllı ilaçlar umut veriyor</strong></p>

<p>Atak tedavisinin dışında hastalığın ilerlemesini durdurmaya yönelik çok sayıda tedavi bulunduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, Türkiye’de tedavilerin basamaklı sistemle uygulandığını söyledi.</p>

<p>Tablet, enjeksiyon ve infüzyon tedavilerinin bulunduğunu belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, yeni nesil bağışıklık sistemini yeniden yapılandıran tedavilere ilişkin şu bilgileri verdi:</p>

<p>“Hastaların akıllı ilaç olarak adlandırdığı yeni tedaviler sayesinde çok az doz uygulayıp hastaları uzun süre tedavisiz takip edebildiğimiz durumlar olabiliyor.”</p>

<p>Tedavi seçiminde hastanın yaşı, cinsiyeti, gebelik planı, mesleği, sosyal yaşamı ve hastalığın seyri gibi çok sayıda faktörün dikkate alındığını belirtti.</p>

<p><strong>MS hastaları evlenebilir, çocuk sahibi olabilir</strong></p>

<p>Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, MS hastalarının normal yaşamlarını sürdürebileceklerini belirterek şu önerilerde bulundu:</p>

<p>“MS hastaları evlenebilir, planlı gebelik gerçekleştirebilir ve doktorlarıyla koordineli şekilde çocuk sahibi olabilirler. Gebelik öncesinde hastalığın en az bir yıl stabil seyretmesini tercih ediyoruz.”</p>

<p>Ağır egzersizlerden kaçınılmasını öneren Mungan; yürüyüş, yüzme, yoga ve pilatesin uygun sporlar olduğunu söyledi.</p>

<p><strong>Akdeniz tipi beslenme öneriliyor</strong></p>

<p>Beslenmenin tedavinin önemli bir parçası olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, Akdeniz tipi beslenmenin önerildiğini söyledi.</p>

<p>Mungan, sebze, meyve ve balık ağırlıklı beslenmenin önemine dikkat çekerek D vitamini ve B12 eksikliklerinin mutlaka giderilmesi gerektiğini, balık tüketemeyen hastalarda ise omega-3 desteğinin yararlı olabileceğini belirtti. Prof. Dr. Mungan, “Miyelin kılıfının iyileşmesinde omega-3’ün önemli etkileri bulunuyor.” dedi.</p>

<p><strong>Sigara ve D vitamini eksikliği hastalığın en önemli çevresel sebepleri</strong></p>

<p>MS için kanıtlanmış iki önemli çevresel risk faktörü bulunduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, bunların D vitamini eksikliği ve sigara olduğunu belirterek, “Hastalar kesinlikle sigara içmemeli, sigara içilen ortamlarda da bulunmamalı.” dedi.</p>

<p><strong>MS hastaları yaz sıcaklarında dikkatli olmalı</strong></p>

<p>Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, MS hastalarının yaz aylarında çok daha dikkatli olmalarını belirterek sıcak ortamlardan kaçınmalarını söyledi.</p>

<p>Mungan:</p>

<ul>
 <li>Sıcak suyla banyo yapılmamasını,</li>
 <li>Hamam ve saunadan uzak durulmasını,</li>
 <li>Yazın 11.00–14.00 saatleri arasında güneşten kaçınılmasını,</li>
 <li>Bol su tüketilmesini,</li>
 <li>Hafif beslenilmesini önerdi.</li>
</ul>

<p><strong>Türkiye’de hastalar güncel tedavilere kolaylıkla ulaşıyor</strong></p>

<p>Dünyada kullanılan güncel MS tedavilerinin neredeyse tamamına Türkiye’de geri ödeme kapsamında erişilebildiğini belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, bunun hastalar açısından önemli bir avantaj olduğunu söyledi.</p>

<p>Ayrıca ilerleyen yaşlarda bağışıklık sisteminin daha sakin hâle gelmesi nedeniyle bazı hastalarda hastalığın da daha durağan seyredebildiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.34 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="684" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234-2.jpeg" width="1290" /></p>

<p><strong>Kök hücre mucize değil</strong></p>

<p>Kök hücre tedavisine ilişkin yanlış beklentilere dikkat çeken Prof. Dr. Mungan, şu değerlendirmede bulundu:</p>

<p>“Kök hücre tedavisi bağışıklık sistemini yeniden yapılandırmayı hedefliyor ancak hastalığı tamamen ortadan kaldırmıyor. Diğer tedavilere belirgin bir üstünlüğü de bulunmuyor. Mucize beklememek gerekiyor.”</p>

<p>Mungan, kök hücre tedavisinin özellikle ataklı MS grubunda daha etkili olduğunu, Türkiye’de ise yalnızca çok sınırlı sayıdaki merkezde uygulanabildiğini söyledi.</p>

<p><strong>Aktarlardan alınan ürünlerden uzak durun</strong></p>

<p>MS hastalarının Sağlık Bakanlığı onaylı ilaçlar dışında hiçbir ürünü kontrolsüz şekilde kullanmamaları gerektiğini belirten Prof. Dr. Mungan, “Hekimlerinizin önermediği bitkisel ürünleri ve aktarlardan alınan karışımları kesinlikle kullanmayın.” uyarısında bulundu.</p>

<p><strong>“MS tanısı alanlar umutsuzluğa kapılmasın”</strong></p>

<p>Programın sonunda MS tanısı alan hastalara seslenen Prof. Dr. Mungan, moral ve sosyal desteğin tedavinin önemli parçalarından biri olduğunu belirterek şu mesajı verdi:</p>

<p>“MS tedavi edilebilen ve ilerlemesi durdurulabilen bir hastalık. Hastalar düzenli takiplerini yaptırır, tedavilerini aksatmaz ve yaşam tarzlarına dikkat ederlerse bugün tekerlekli sandalyeye mahkûm olmaları artık neredeyse söz konusu olmuyor.”</p>

<p>Hasta yakınlarının desteğinin büyük önem taşıdığını belirten Mungan, hastaların iş yaşamlarından kopmamalarını, sosyal hayata katılmalarını ve hobi edinmelerini önerdi. Ayrıca bulundukları illerde Türkiye MS Derneği şubelerine başvurarak ücretsiz eğitim, yoga ve pilates programlarından yararlanabileceklerini söyledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 09:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234.jpeg" type="image/jpeg" length="26641"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fethi Akkoç: Kıbrıs’ın kaderi Londra’daki 24 saatlik diplomasi trafiğinde belirlendi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kıbrıs Barış Harekatı’nın 52. yıl dönümünde, harekat öncesindeki kritik diplomasi trafiğinin tanıklarından gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat’e konuştu. Akkoç, Başbakan Bülent Ecevit’in Londra’da gerçekleştirdiği 24 saatlik görüşmelerin Kıbrıs’ın kaderini belirlediğini anlattı. Ayrıntılar 24 Saat Kayıt'ta...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kıbrıs Barış Harekatı’nın 52. yıl dönümünde, harekatın diplomasi trafiğine tanıklık eden gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat’te yayınlanan Kayıt Dışı programına konuk oldu. Akkoç, harekat öncesinde Londra’da yürütülen kritik görüşmeleri, uluslararası diplomasinin perde arkasını ve bugüne kadar kamuoyunda çok az bilinen, kayıt dışı kalan ayrıntıları detaylarıyla anlatarak şu değerlendirmelerde bulundu:</p>

<p>“52 yıl önce, 20 Temmuz 1974’te Kıbrıs’a yapılan müdahalenin önce diplomasiyle, ardından askeri harekatla kazanıldığını yaşayarak öğrendim. Kıbrıs’ın kaderi, Başbakan Bülent Ecevit’in Londra’da İngiltere Başbakanı Harold Wilson, Dışişleri Bakanı James Callaghan ve daha sonra görüşmelere katılan ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Joseph Sisco ile yaptığı tam 24 saatlik temasların sonunda şekillendi.”</p>

<p>Akkoç, harekattan bir gün önce ABD’nin Yunanistan’daki askeri yönetime kritik bir uyarıda bulunduğunu da öne sürdü:</p>

<p>“ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Joseph Sisco, 19 Temmuz’da Yunanistan’a giderek cunta yönetimine, ‘Türkiye müdahale edecek. Sakın karşılık vermeyin. Karışırsanız Türkiye sizi de ezer. Biz Türkiye’nin yanındayız.’ mesajını iletti. Bu süreci bizzat yaşayarak ve görerek öğrendim.”</p>

<h2><strong>“Londra’ya özel uçakla gittik”</strong></h2>

<p>Akkoç, 17 Temmuz 1974’te Başbakan Bülent Ecevit başkanlığındaki heyetle birlikte Türk Hava Yolları’nın özel uçağıyla Londra’ya gittiklerini anlattı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Heyette, Başbakan Yardımcısı ve İçişleri Bakanı Oğuzhan Asiltürk, Dışişleri Bakanlığı Yüksek Müşaviri Ümit Haluk Bayülken, Hukuk Müşaviri Namık Kemal Yolga ile dönemin Milli Savunma Bakanı ve Dışişleri Bakan Vekili Hasan Esat Işık’ın bulunduğunu belirten Akkoç, Dışişleri Bakanı Turan Güneş’in ise o sırada Çin’de resmi temaslarda olduğu için heyete katılamadığını ifade etti.</p>

<p>Basın mensupları olarak ise Hürriyet’ten Cüneyt Arcayürek, Milliyet’ten Orhan Tokatlı, Günaydın’dan Örsan Öymen, Tercüman gazetesi adına kendisi, Anadolu Ajansı Genel Müdürü Atilla Onuk ile TRT ekibinin yer aldığını söyledi.</p>

<h3><strong>“Dünyanın gözü Londra’daydı”</strong></h3>

<p>Akkoç, heyetin Heathrow Havalimanı’ndan doğrudan İngiltere Başbakanı Harold Wilson’ın konutuna geçtiğini belirterek, görüşmeleri dünyanın dört bir yanından gelen gazetecilerin takip ettiğini anlattı.</p>

<p>“Biz yalnız değildik. İngiliz gazeteciler başta olmak üzere dünyanın her yerinden basın mensupları Başbakanlık Konutu’nun önünde bekliyordu.”</p>

<h3><strong>“Sisco ile beş dakikalık kritik görüşme”</strong></h3>

<p>Görüşmelerin ardından Bülent Ecevit’in Joseph Sisco ile baş başa yaklaşık beş dakika süren özel bir görüşme yaptığını aktaran Akkoç, bu görüşmenin önemine dikkat çekti.</p>

<p>“Hasan Esat Işık’a ‘Bülent Bey nerede?’ diye sordum. ‘Sisco ile baş başa görüşüyor’ dedi. Saatime baktım, tam beş dakika sürdü. Görüşmenin ardından Bülent Bey son derece rahat ve memnun görünüyordu. Dünya basınına da gayet sakin ve güçlü bir açıklama yaptı.”</p>

<h3><strong>“Harekatın başlayacağını biliyorduk”</strong></h3>

<p>Londra temaslarının tam 24 saat sürdüğünü ifade eden Akkoç, Ankara’ya döndüklerinde harekat kararının artık kesinleştiğini hissettiklerini söyledi.</p>

<p>“Harekatın yapılacağını biliyorduk. Hazırlıkların tamamlandığını hissediyorduk ancak yalnızca başlama zamanı henüz net değildi.”</p>

<p>Akkoç, Joseph Sisco’nun ertesi gün yeniden Türkiye’ye geldiğini, ardından Yunanistan’a geçerek cunta yönetimiyle görüştüğünü ve aynı gün tekrar Ankara’ya döndüğünü belirterek, Yunanistan’a yapılan uyarının da bu diplomasi trafiğinin bir parçası olduğunu dile getirdi.</p>

<h3><strong>“Harekat haberi Güvenpark’ta duyuruldu”</strong></h3>

<p>20 Temmuz sabahı yaşanan anları da anlatan Akkoç, şunları söyledi:</p>

<p>“Cumartesi sabahı saat 06.00’da bütün bakanlar dışarı çıktı. Gazeteciler olarak biz de oradaydık. Başbakanın açıklama yapacağını düşünüyorduk. O sabah Güvenpark’a doğru yürürken Kıbrıs Barış Harekatı’nın başladığı resmen açıklandı.”</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 20:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/ppdvK1JySZk/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="16394"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ağrısız doğum lüks değil, anne adayının hakkı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Berrin Günaydın, doğum ağrısının modern anestezi yöntemleriyle güvenli biçimde azaltılabileceğini anlattı. Epidural analjezinin uygun koşullarda uygulandığında normal doğumu desteklediğini vurgulayan Prof. Dr. Günaydın, doğum ağrısının giderilmesinin bir lüks değil, anne adayının hakkı olduğunu söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan <strong>Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Berrin Günaydın doğum ağrısının azaltılması ile ilgili uygulanan yöntemleri anlattı. Prof. Dr. Günaydın</strong>, “Doğum ağrısını azaltmak mümkün. Epidural analjezi, doğru ekip ve uygun koşullarda hem anneye konfor sağlıyor hem de normal doğumu destekliyor” diye konuştu.</p>

<p>Doğum sancısı, anne adaylarının en büyük kaygılarından biri olmaya devam ediyor. Ancak günümüzde modern anestezi yöntemleri sayesinde doğum ağrısını büyük ölçüde azaltmak mümkün. Prof. Dr. Berrin Günaydın, halk arasında <strong>“ağrısız doğum”</strong> olarak bilinen uygulamanın çoğunlukla <strong>epidural analjezi</strong> ile yapıldığını belirterek, doğru koşullarda uygulandığında annenin doğuma bilinçli ve konforlu şekilde katılmasını sağladığını söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Günaydın, “Aslında tıpta kullandığımız doğru ifade ağrısız doğum değil, doğum ağrısının etkili şekilde azaltılmasıdır. Anne sancıları hisseder ancak dayanılmaz ağrı büyük ölçüde ortadan kalkar. Böylece doğuma aktif olarak katılır ve bebeğinin dünyaya gelişine tanıklık eder” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (3)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-3.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>"Obstetrik anestezi gelişmiş ülkelerde ayrı bir uzmanlık alanı"</strong></h2>

<p>Amerika Birleşik Devletleri ve İngiltere’de obstetrik anestezinin anesteziyolojinin özel bir çalışma alanı olarak kabul edildiğini belirten Prof. Dr. Günaydın, bu ülkelerdeki uygulamaları yerinde inceleyerek Gazi Üniversitesi’nde Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı ile 2004 yılında başlattıklarını söyledi.</p>

<p>Doğum ağrısının yönetiminde kadın hastalıkları ve doğum uzmanları ile anesteziyoloji uzmanlarının birlikte çalışmasının önemine dikkat çeken Günaydın, “Kadın doğum uzmanı ve anne adayının onayı olmadan epidural analjezi uygulanamaz. Bu nedenle anne adaylarının doğru bilgilendirilmesinde kadın doğum uzmanlarının rolü son derece önemlidir” diye konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>"Ağrısız doğumda altın standart epidural analjezi"</strong></h2>

<p>Doğum ağrısını azaltmaya yönelik farklı yöntemler bulunduğunu ancak *altın standardın epidural analjezi olduğunu* vurgulayan Prof. Dr. Berrin Günaydın, yöntemin bel bölgesinden omuriliğin dışındaki epidural boşluğa yerleştirilen ince bir kateter aracılığıyla uygulandığını anlattı.</p>

<p>Günaydın “Düşük dozlarda lokal anestezik ilaçlar ve yardımcı ilaçlar kullanıyoruz. Amaç annenin ağrısını azaltırken hareket edebilmesini, doğuma aktif katılmasını ve bebeğin doğumuna bilinçli şekilde eşlik etmesini sağlamaktır” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>“Epidural felç yapmaz, bebeğe zarar vermez”</strong></h2>

<p>Toplumda *epiduralle* ilgili çok sayıda yanlış bilgi bulunduğunu belirten Prof. Dr. Günaydın, en sık karşılaştıkları soruların felç, kalıcı bel ağrısı ve bebeğe zarar verip vermediği olduğunu söyleyerek şunları kaydetti:</p>

<p>“Epidural uygulama omuriliğin içine değil, dışındaki güvenli alana yapılır. Deneyimli ekip ve uygun koşullarda uygulandığında son derece güvenli bir yöntemdir. Bilimsel çalışmalar epidural analjezinin kalıcı bel ağrısına neden olmadığını gösteriyor. Ayrıca kullanılan ilaçlar çok düşük dozlarda uygulanıyor. Amaç annenin rahatlamasıdır. Anne rahatladığında stres hormonları azalıyor, bu da bebeğin oksijenlenmesini ve doğum sürecini olumlu etkileyebiliyor.”</p>

<h2><strong>"Sezaryen oranlarının düşürülmesine katkı sağlayabilir"</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Günaydın, bilimsel çalışmaların epidural analjezinin sezaryen oranını artırmadığını gösterdiğini belirterek, gelişmiş ülkelerde bunun tam tersine normal doğumu destekleyen önemli uygulamalardan biri olduğunu ifade etti. Günaydın şöyle konuştu:</p>

<p>“Amerika ve İngiltere’de sezaryen oranları yaklaşık yüzde 30 seviyelerinde. Bu ülkelerde doğumların büyük bölümü epidural analjezi ile gerçekleştiriliyor. Anne adayları bu konuda bilinçli olduğu için doğum ağrısının azaltılmasını talep ediyor. Normal doğumun desteklenmesi de sezaryen oranlarının düşmesine katkı sağlayabiliyor.”</p>

<p>Türkiye’de de öncelikle bu konuda farkındalığın artırılması gerektiğini belirten Günaydın, “Toplum bilinçlenmeden yalnızca hizmeti yaygınlaştırmak yeterli olmaz. Aynı zamanda bunu karşılayacak eğitimli ekiplerin ve uygun altyapının da hazır olması gerekir” diye konuştu.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-1.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>"Ağrısız doğum ekip işi"</strong></h2>

<p>Epidural analjezinin yalnızca bir anestezi uygulaması olmadığını belirten Prof. Dr. Günaydın, başarılı bir doğum yönetimi için kadın hastalıkları ve doğum uzmanı, anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanı, deneyimli hemşireler, uygun monitörizasyon ve teknik donanımın birlikte çalışmasının şart olduğunu söyledi.</p>

<p>Anne adaylarının gebelik boyunca düzenli olarak değerlendirildiğini ifade eden Günaydın, kan sulandırıcı ilaç kullananlar, bazı kanama-pıhtılaşma bozukluğu bulunanlar, girişim bölgesinde enfeksiyonu olanlar veya bazı özel nörolojik hastalıkları bulunan kişilerde epidural uygulanamayabileceğini belirtti. Uygun adaylarda ise anestezi değerlendirmesi ve bilgilendirilmiş onam sonrasında güvenle uygulanabileceğini kaydetti.</p>

<h2><strong>Sezaryende de önemli avantaj sağlıyor</strong></h2>

<p>Planlı sezaryenlerde tıbbi engel bulunmadığı sürece spinal, kombine spinal-epidural veya epidural gibi bölgesel anestezi yöntemlerinin tercih edilmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Günaydın, doğum sırasında epidural kateter takılmış bir gebenin acil sezaryene alınması gerekirse aynı kateter üzerinden anestezinin sürdürülebileceğini söyledi.</p>

<p>Ayrıca epidural kateterin sezaryen sonrasında da ameliyat ağrısının kontrolünde kullanılabildiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (4)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-4.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>“Doğum bir hastalık değil, hayatın en güzel mucizelerinden biridir”</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Günaydın, Dünya Anesteziyoloji Dernekleri Federasyonu’nun (WFSA) doğum ağrısının giderilmesini lüks değil, hasta hakkı olarak değerlendirdiğini, Amerikan Kadın Doğum Uzmanları Koleji’nin (ACOG) ise tıbbi engel bulunmayan gebelerde annenin doğum ağrısının giderilmesini istemesini tek başına yeterli bir tıbbi endikasyon olarak kabul ettiğini hatırlattı. Günaydın, şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>“Bizim amacımız kadınları epidurale yönlendirmek değil; doğru bilgiyi vererek bilinçli seçim yapmalarını sağlamaktır. Ağrısız doğum bir zorunluluk değildir ancak isteyen ve tıbbi açıdan uygun olan hiçbir anne adayının bu haktan mahrum bırakılmaması gerekir.”</p>

<p>Doğumun doğal bir süreç olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Günaydın, sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<p>“Doğum bir hastalık değil, hayatın en güzel mucizelerinden biridir. Biz anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanlarının görevi de bu mucizeyi anne ve bebek için daha güvenli, daha konforlu ve daha güzel bir deneyime dönüştürmektir.”</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Jul 2026 09:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-2.jpeg" type="image/jpeg" length="66839"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[“Diz ameliyatı sonrası kayak da yapılabilir, tenis de oynanabilir”]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Akkaya, diz ağrılarının ihmal edilmemesi gerektiğini vurgulayarak, yeni nesil cerrahi teknikler, kişiye özel implantlar ve yapay zekâ destekli rehabilitasyon sayesinde hastaların yeniden aktif yaşama dönebildiğini söyledi. Akkaya, uygun tedaviyle diz ameliyatı sonrası kayak, tenis ve koşu gibi sporlara yeniden dönüşün mümkün olduğunu belirtti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı <strong>Prof. Dr. Mustafa Akkaya</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu <strong>“Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi”</strong> programında diz eklemi hastalıkları ve diz cerrahisinde yaşanan yeni gelişmeleri anlattı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Diz ağrılarının toplumda en sık ihmal edilen sağlık sorunları arasında yer aldığını belirten Akkaya, erken dönemde başvurulduğunda birçok sorunun ilerlemeden kontrol altına alınabileceğini söyledi.</p>

<p>Diz ekleminin çok özel bir anatomiye sahip olduğunu vurgulayan Akkaya, yanlış ya da gecikmiş tedavilerin hareket kabiliyetini ciddi şekilde etkileyebileceğini belirterek, “Yürüme her şeydir. İnsanların mobilize olması genel beden ve ruh sağlığı açısından çok önemli. İnsanlar yürüyemediklerinde sosyal hayattan kopuyor, kilo alımı artıyor ve başkalarına bağımlı hale gelebiliyorlar” dedi.</p>

<h2><strong>“Diz sorunları yaşa ve cinsiyete göre değişiyor”</strong></h2>

<p>Diz eklemi hastalıklarının yaşa, cinsiyete ve yaşam biçimine göre farklılık gösterdiğini ifade eden Prof. Dr. Akkaya, çocukluk döneminde daha çok travmaya bağlı diz kapağı çıkıkları ve yaralanmaların görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Orta yaş döneminde ise kadın ve erkeklerde farklı sorunların öne çıktığını belirten Akkaya, kadınlarda kas yapısındaki farklılıklar nedeniyle diz kapağı çevresindeki problemlerin daha sık yaşanabildiğini ifade etti.</p>

<p>“Merdiven inip çıkarken, çömelirken veya oturup kalkarken oluşan ağrılar ön diz ağrısının habercisi olabilir. Erken dönemde müdahale edilirse kıkırdak aşınması ilerlemeden önlem alınabilir.” diyen Akkaya, ihmal edilen problemlerin ilerleyen yaşlarda kireçlenmeye dönüşebileceğini söyledi.</p>

<p>Akkaya, erkeklerde ise spor yaralanmalarına bağlı menisküs yırtıkları ve ön çapraz bağ sorunlarının daha sık görüldüğünü belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Kadınlar ciltlerine gösterdikleri özeni dizlerine de göstermeli”</strong></h2>

<p>Menopoz döneminin diz sağlığı açısından kritik olduğuna dikkat çeken Akkaya, hormonal değişikliklerle birlikte kemik ve kıkırdak dokusunun da etkilendiğini söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Akkaya, “Kadınlar menopoza girdikten sonra ciltlerine gösterdikleri özeni dizlerine de göstermeliler. Çünkü dizler yaşam kalitesini etkileyen en önemli yapılardan biridir” dedi.</p>

<p>Akkaya, menopoz öncesi yapılacak kontroller sayesinde kıkırdak koruyucu tedavilerle diz sağlığının korunabileceğini belirtti.</p>

<h2><strong>“Her diz ağrısı ameliyat gerektirmez”</strong></h2>

<p>Diz tedavisinde son yıllarda rejeneratif tıp ve ortobiyolojik uygulamaların önemli gelişmeler sağladığını anlatan Prof. Dr. Akkaya, amaçlarının vücudun kendi iyileştirme kapasitesinden yararlanmak olduğunu söyleyerek “Kişinin iyileştirici kapasitesi aslında kendi vücudunda saklıdır. Erken evre kıkırdak hasarlarında kişinin kendi kök hücrelerinden yararlanılarak yapılan ortobiyolojik tedavilerle başarılı sonuçlar alınabiliyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya, rejeneratif ve ortobiyolojik tedaviler konusunda toplumda bilgi karmaşası yaşanabildiğine dikkat çekti.</p>

<p>Kök hücre tedavileri ile kandan elde edilen trombosit uygulamalarının farklı yöntemler olduğunu belirten Akkaya:</p>

<p>“Vücutta dolaşan kandan kök hücre elde etmek mümkün değildir. Kök hücreler, leğen kemiği gibi büyük kemiklerden ya da yağ dokusundan elde edilebilir. Kandan alınan ise kök hücre değil, trombosit dediğimiz kan hücreleridir.” dedi.</p>

<p>Menisküs ve kıkırdak dokularının iyileşme kapasitesinin sınırlı olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Akkaya:</p>

<p>“Kas dokusu kanlanması sayesinde kendini onarabilir ancak kıkırdak ve menisküs gibi dokular yeterli kan damarına sahip değildir. Bu nedenle erken evre hasarlarda uyguladığımız ortobiyolojik tedavilerle o bölgede iyileşmeyi destekleyecek bir ortam oluşturmayı hedefliyoruz.” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.58 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="730" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182958-1.jpeg" width="1194" /></p>

<h2><strong>“Sosyal medyada mucize tedavi gibi sunulan uygulamalara dikkat”</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya, menisküs ve kıkırdak tedavileri konusunda bilimsel gelişmelerin umut verici olduğunu ancak her yeni yöntemin “kesin tedavi” gibi sunulmaması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Menisküsün dışarıdan verilen maddelerle tamamen tedavi edilmesinin bugün için mümkün olmadığını belirten Akkaya:</p>

<p>“Biyoteknoloji çok hızlı ilerliyor. Kitosan içerikli jeller ve akıllı moleküllerle hasarlı bölgeyi hedefleyen çalışmalar devam ediyor. Gelecekte kıkırdak ve menisküs dokularına yönelik yeni tedavi seçenekleri mümkün olabilir.” dedi.</p>

<p>Ancak mevcut bilimsel aşamada tek bir enjeksiyonla tüm sorunları ortadan kaldıran bir tedavi yaklaşımının olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Akkaya:</p>

<p>“Henüz bir iğneyle menisküsü ya da kıkırdağı tamamen tedavi edebilecek noktada değiliz. Hastalar erken dönemde hekime başvurursa ortobiyolojik tedavilerle mevcut hasarın ilerlemesini yavaşlatmak ve eklemi korumak mümkün olabilir.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Akkaya, kıkırdak, menisküs ve eklem hasarlarında her hastaya özel değerlendirme yapılarak kişiselleştirilmiş tedavi planlanması gerektiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Ağrıyla ve ağrı kesicilerle yaşamak kader gibi görülmemeli”</strong></h2>

<p>Toplumda birçok kişinin uzun süre ağrı kesicilerle yaşamaya çalıştığını belirten Prof. Dr. Akkaya, bunun doğru bir yaklaşım olmadığını söyledi.</p>

<p>Diz cerrahisinde kişiye özel çözümlerin artık çok daha gelişmiş olduğunu ifade eden Akkaya, “Robotik cerrahi, kişiye özel protezler ve küçük implantlarla diz cerrahisinde ciddi yollar katettik. Hastalar erken başvurduklarında çok daha küçük ve kişiselleştirilmiş müdahalelerle sağlıklı bir yaşam sürdürebiliyor” dedi.</p>

<h2><strong>“Aynı ameliyatta her iki dize protez uygulanabilir”</strong></h2>

<p>Diz ve kalça protezleri konusunda hastaların endişe duymaması gerektiğini belirten Prof. Dr. Akkaya, uygun cerrahi teknik, kaliteli implant ve doğru rehabilitasyonla protezlerin uzun yıllar kullanılabildiğini söyleyerek, “Güncel çalışmalar uygun şekilde yapılan cerrahilerde implant kullanım süresinin 30 yıla ulaşabildiğini gösteriyor. Hastalar protez cerrahisinden korkmamalı ve ağrıyla yaşamayı kader olarak görmemeli” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Akkaya şunları söyledi:</p>

<p>“Eğer hasta biyolojik olarak aynı seansta iki dizine birden ameliyatı kaldırabilecek durumdaysa genel sağlık durumu buna elverişli ise aynı ameliyatta her iki dize birden ameliyat yapılabilir hatta tercih edilmelidir. Hastanın ihtiyacı varsa her iki dize de aynı anda tedavi uygulanmasının önemli avantajları var. Hasta bir kez ameliyat oluyor, bir kez rehabilitasyon desteği alıyor, hasta bakım desteği bir kez alınıyor, ameliyat maliyetleri önemli ölçüde azalıyor.”</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.58" class="detail-photo img-fluid" height="676" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182958.jpeg" width="1156" /></p>

<h2><strong>“Yapay zekâ destekli kişiye özel rehabilitasyon”</strong></h2>

<p>Cerrahi başarının yalnızca ameliyatla sınırlı olmadığını belirten Akkaya, ameliyat sonrası rehabilitasyon sürecinin de kişiye özel planlanması gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Ben hastalarıma yapay zekâ destekli kişiselleştirilmiş rehabilitasyon programı uyguluyorum” diyen Akkaya, hastanın yaşı, mesleği, beklentileri ve yapılan cerrahinin değerlendirilerek özel iyileşme programları oluşturulduğunu anlattı.</p>

<h2><strong>“Diz ameliyatı sonrası kayak da yapılabilir, tenis de oynanabilir”</strong></h2>

<p>Diz ameliyatlarından sonra hastaların aktif yaşama dönebileceğini vurgulayan Prof. Dr. Akkaya, “Bir hasta ameliyat öncesi kayak yapıyorsa ameliyat sonrası da kayak yapabilir hale getirmeyi hedefliyoruz. Uygun cerrahi teknikler ve implantlarla hastalar koşabilir, tenis oynayabilir, istedikleri gibi aktif biçimde hayatın içinde kalabilirler” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Gerekli sağlık koşullarını taşıyan hastalarda iki dizin aynı seansta ameliyat edilebildiğini de söyleyen Akkaya, bunun bazı hastalar için tek iyileşme ve rehabilitasyon süreciyle önemli avantaj sağlayabildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Diz sağlığı için önemli uyarılar</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya diz eklemlerini korumak için şu önerilerde bulundu:</p>

<p>• Herkes kendi vücudunu tanıyarak spor yapmalı, bilinçsiz ağır antrenmanlardan kaçınılmalı.<br />
• Spora başlamadan önce gerekirse profesyonel destek alınmalı.<br />
• Kadınlar menopoz öncesinde diz kontrollerini ihmal etmemeli.<br />
• Dizde kilitlenme ve takılma gibi mekanik sorunlar ciddiye alınmalı.<br />
• Gece ağrısı veya sürekli ağrı varsa ağrı kesicilerle süreç geçiştirilmemeli.</p>

<p>Akkaya ayrıca “Kaliteli ve bağımsız bir yaşam için hareket etmek, hareket edebilmek için de diz sağlığını korumak gerekiyor” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Jul 2026 09:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-3.jpeg" type="image/jpeg" length="22946"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Teknoloji hayatı kolaylaştırıyor, ruhu zorluyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/teknoloji-hayati-kolaylastiriyor-ruhu-zorluyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/teknoloji-hayati-kolaylastiriyor-ruhu-zorluyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu "Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi" programına konuk olan Psikiyatri Uzmanı Dr. Bilge Bilgin Kapucu, teknolojinin ruh sağlığı üzerindeki etkilerini değerlendirdi. Sosyal medyanın yalnızlaşma, kaygı ve dikkat dağınıklığını artırabileceğine dikkat çeken Kapucu, yapay zekanın insanın duygu dünyasını, klinik muhakemesini ve bir psikiyatristin şefkatini bütünüyle taklit edemeyeceğini vurgulayarak teknoloji kullanımında dengenin önemine işaret etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Psikiyatri Uzmanı Dr. <strong>Bilge Bilgin Kapucu</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “<strong>Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi</strong>”programına konuk oldu. Teknolojinin ruh sağlığı üzerindeki etkilerini değerlendiren Kapucu, sosyal medyanın yalnızlaşma ve kaygıyı artırabildiğini, yapay zekânın ise sağlık alanında önemli katkılar sunmasına rağmen insanın duygu dünyasını ve klinik değerlendirmesini bütünüyle taklit edemeyeceğini söyledi.</p>

<h2><strong>“Son 30-40 yılda toplum büyük bir değişim yaşadı”</strong></h2>

<p>Son 30-40 yılda teknolojinin yaşamın merkezine yerleştiğini belirten Dr. Kapucu, özellikle pandemi döneminde insanların zorunlu izolasyon nedeniyle teknolojiyle çok daha yoğun bir ilişki kurduğunu ifade etti.</p>

<p>Teknolojinin bir yandan insanların yalnızlık hissini azaltmasına yardımcı olduğunu, diğer yandan ise yalnızlaşmanın önemli nedenlerinden biri haline gelebildiğini söyleyen Kapucu, bu değişimin ruh sağlığı üzerinde de belirgin etkiler oluşturduğunu dile getirdi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 04 At 01.37.19" class="detail-photo img-fluid" height="718" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013719.jpeg" width="1290" /></p>

<h2><strong>“Ruhsal hastalıklar arttı”</strong></h2>

<p>Yapılan araştırmaların son 30 yılda ruhsal hastalıkların arttığını gösterdiğini belirten Kapucu, bunun yalnızca daha fazla kişinin sağlık hizmetine başvurması ve tanı almasıyla açıklanamayacağını söyledi.</p>

<p>Toplumdaki yaşam biçiminin ve sosyal normların değişmesinin de bu artışta etkili olduğunu ifade eden Kapucu, özellikle sosyal medyanın anksiyete ve yalnızlaşmayı artırabildiğine dikkat çekti.</p>

<p>Eskiden gençlerin ağırlıklı olarak yüz yüze sosyalleştiğini hatırlatan Kapucu, bugün dijital iletişimin gerçek sosyal ilişkilerin yerini almaya başladığını ve bunun ruh sağlığı açısından önemli sonuçlar doğurabileceğini vurguladı.</p>

<h2><strong>“İnsan beyni sadece matematikten ibaret değil”</strong></h2>

<p>Yapay zekânın çalışma prensibini de değerlendiren Kapucu, bu sistemlerin büyük veri ve matematiksel algoritmalar üzerine kurulu olduğunu söyledi.</p>

<p>Makine öğrenmesi ve derin öğrenme yöntemlerinin insan beynini taklit etmeye çalıştığını belirten Kapucu, psikiyatri uzmanları ve nörobilimcilerin bile beynin çalışma mekanizmasını tam olarak çözemediğini ifade etti.</p>

<p>İnsan beyninin yalnızca verileri işlemeyen, aynı zamanda bedenden gelen sinyalleri, hisleri ve duygusal deneyimleri de değerlendiren çok daha karmaşık bir yapı olduğunu söyleyen Kapucu, mevcut yapay zekâ sistemlerinin bu yönüyle insan beynini tam anlamıyla karşılayamadığını kaydetti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 04 At 01.37.19 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013719-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Yapay zekâdan yararlansanız da son sözü uzmana bırakın</strong></h2>

<p>Yapay zekânın birçok alanda başarılı sonuçlar ortaya koyduğunu belirten Kapucu, buna rağmen elde edilen bilgilerin mutlaka alanında uzman kişiler tarafından değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Yapay zekâya ne kadar veri yüklerseniz, size ancak o kadar sonuç verebilir.” diyen Kapucu, uzman denetimi olmadan kullanılan yapay zekâ uygulamalarında hata ve eksikliklerin ortaya çıkabileceğini ifade etti.</p>

<h2><strong>“Psikiyatristin bilgeliği ve şefkatini makinadan bekleyemeyiz”</strong></h2>

<p>Yapay zekânın artık hayatın bir parçası olduğunu belirten Kapucu, bunu reddetmenin ya da tamamen uzak durmanın gerçekçi olmadığını söyledi.</p>

<p>Radyoloji gibi alanlarda yapay zekânın tanıya önemli katkılar sunduğunu ifade eden Kapucu, psikiyatride ise tanının yalnızca verilerle değil, hekimin klinik deneyimi, gözlemleri, düşünceleri ve empatisiyle konulduğunu vurguladı.</p>

<p>Buna karşın yapay zekânın psikiyatride takip ve izlem süreçlerinde yararlı olabileceğini belirten Kapucu, konuşma hızı, rutin alışkanlıklar ve davranış değişiklikleri gibi verileri analiz ederek hastalığın seyri hakkında önemli geri bildirimler sağlayabileceğini söyledi.</p>

<p>Bazı kişilerin yargılanma korkusu, güven problemleri veya sosyalleşmeyi tercih etmemeleri nedeniyle zaman zaman bir psikiyatrist yerine yapay zekâ ile iletişim kurmayı seçebileceğini belirten Kapucu, buna rağmen hiçbir teknolojinin bir psikiyatri uzmanının bilgeliğini, klinik muhakemesini ve şefkatini yerine koyamayacağını ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 04 At 01.37.19 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013719-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Teknolojiye fazla maruz kalmak dikkat eksikliğine yol açıyor”</strong></h2>

<p>Teknolojinin hayatın vazgeçilmez bir parçası haline geldiğini ancak insanların gerçek sosyal ilişkilerini koruması gerektiğini vurgulayan Kapucu, yalnızlığın ruh sağlığını olumsuz etkileyen önemli faktörlerden biri olduğunu söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İnsanların kendilerine teknolojiden tamamen uzak, sakin zamanlar ayırmasının önemine dikkat çeken Kapucu, telefon, tablet ve bilgisayar bildirimlerine sürekli maruz kalmanın dikkat dağınıklığına ve kaygıya yol açabileceğini belirtti.</p>

<p>“Anı yaşayabilmek çok kıymetli” diyen Kapucu, ruh sağlığını korumanın en önemli yollarından birinin gerçek ilişkiler içinde kalmak ve teknoloji kullanımında dengeyi sağlayabilmek olduğunu sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/teknoloji-hayati-kolaylastiriyor-ruhu-zorluyor</guid>
      <pubDate>Sat, 04 Jul 2026 09:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013720.jpeg" type="image/jpeg" length="88303"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Duygularını kontrol edemeyenler dikkat! Borderline kişilik bozukluğu hayatınızı alt üst edebilir!]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/duygularini-kontrol-edemeyenler-dikkat-borderline-kisilik-bozuklugu-hayatinizi-alt-ust-edebilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/duygularini-kontrol-edemeyenler-dikkat-borderline-kisilik-bozuklugu-hayatinizi-alt-ust-edebilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı'nın sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Selçuk Aslan, borderline kişilik bozukluğuna ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Duygu düzenleme güçlüğü, dürtü kontrol sorunları ve sağlıksız ilişkilerin hastalığın en belirgin özellikleri arasında yer aldığını belirten Aslan, erken tanı, doğru psikiyatrik destek ve psikoterapinin yaşam kalitesini artırmada kritik rol oynadığını vurguladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı'nın sunduğu <strong>“Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi”</strong> programına konuk olan Psikiyatri Uzmanı <strong>Prof. Dr. Selçuk Aslan</strong>, <strong>borderline kişilik bozukluğunu</strong> tüm yönleriyle anlattı. Borderline kişilik bozukluğunun özellikle dürtü kontrolü, duygu düzenleme ve kişilerarası ilişkilerde ciddi sorunlara yol açtığını belirten Aslan, erken tanı ve uygun tedavinin bireyin yaşam kalitesini önemli ölçüde artırabileceğini söyledi.</p>

<h2><strong>Tanı 18 yaşından sonra konuluyor</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğunun toplumda çoğu zaman dengesiz davranışlar ve sürekli duygu değişimleri yaşayan kişiler için kullanılan bir tanımlama olduğunu belirten Prof. Dr. Aslan, kişilik yapısının 18 yaşına kadar gelişimini sürdürdüğünü söyledi.</p>

<p>Aslan, “18 yaşından önce kişilik henüz tam olarak oturmadığı için bu yaş grubundaki bireylere borderline kişilik bozukluğu tanısı konulmaz. Hastalıktan söz edebilmek için belirtilerin erişkin dönemde devam etmesi gerekir” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Ergenlik dönemindeki travmalar hastalığın temelini atabilir!</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğundan söz edebilmek için bireyde dürtü kontrol bozukluğunun da bulunması gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Aslan, bu kişilerde öfke, kaygı ve üzüntü gibi duyguların çok yoğun yaşandığını ve bu duyguları yatıştırmakta güçlük çektiklerini söyledi.</p>

<p>Konuşma ve davranışlarda kendini kontrol edememe, kendine zarar verme eğilimi, eşyalara zarar verme ve öfke sırasında kontrolden çıkma gibi davranışların da görülebildiğini belirten Aslan, bu durumun bireyin günlük yaşamını ve sosyal ilişkilerini ciddi şekilde etkileyebildiğini ifade etti.</p>

<p><strong>Borderline kişilik</strong> özelliği taşıyan bireylerin zaman zaman çevrelerindeki insanların davranış kalıplarını benimsediklerini belirten Prof. Dr. Aslan, bunun karakterin tam olarak oturmamış olmasından kaynaklanabileceğini söyledi.</p>

<p>Bu bireylerde depresyon eğiliminin daha yüksek olabileceğini ifade eden Aslan, “Kendilerini boşlukta hissedebilirler. Yoğun mutsuzluk ve depresyon yaşayabilir, hatta intihar düşünceleri geliştirebilirler” diye konuştu.</p>

<p>Borderline kişilik bozukluğunun gelişiminde ergenlik döneminin kritik öneme sahip olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Selçuk Aslan, bu dönemde yaşanan travmaların kişilik yapılanmasını etkileyebileceğini söyledi.</p>

<p>Sınıf içinde küçük düşürülme, dışlanma, reddedilme ya da karşılıksız kalan duygusal ilişkilerin bireyde “sevilmiyorum” düşüncesini geliştirebildiğini belirten Aslan, “Sevilmediğini düşünen kişiler kabul görmek için aşırı verici davranabilir. Bu da onları maddi ve manevi olarak suistimale açık hale getirebilir” diye konuştu.</p>

<p>Bazı bireylerin zamanla dünyanın, insanların ve hatta kendilerinin kötü olduğuna yönelik inanç geliştirebildiğini belirten Aslan, bunun da yoğun mutsuzluk ve duygusal çöküşe neden olabileceğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07 (3)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-3.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Zeki oldukları halde iş ve sosyal yaşamda başarılı olamayabilirler</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğu olan bireylerin d<strong>uygularını kontrol etmekte zorlandıklarını</strong> söyleyen Prof. Dr. Aslan, grup uyumu, takım çalışması ve kurallara uyma konusunda da güçlük yaşayabileceklerini belirtti.</p>

<p>“Çok zeki ve yüksek potansiyele sahip olsalar bile duygu durumlarını ve davranışlarını yönetmekte zorlandıkları için bulundukları ortamlarda istedikleri başarıyı sürdüremeyebilirler” diyen Aslan, bu durumun işlevselliği önemli ölçüde bozduğunu vurguladı.</p>

<p>Prof. Dr. Aslan, <strong>otizmli bazı kadınlarda</strong> borderline kişilik bozukluğunu düşündüren davranışların görülebileceğini belirterek, özellikle duygusal ilişkilerde kendi haklarını ve çıkarlarını korumakta güçlük yaşayabileceklerini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Tedavide ilaç tek başına yeterli olmuyor</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğunda erken dönemde psikiyatrik destek alınmasının büyük önem taşıdığını söyleyen Prof. Dr. Aslan, <strong>ilaç tedavisinin</strong> duyguların dengelenmesine katkı sağladığını ancak tek başına yeterli olmadığını belirtti.</p>

<p>Aslan, “Mutlaka destekleyici psikoterapi uygulanmalı. Özellikle bilişsel davranışçı yaklaşımlar sayesinde kişiler duygu, düşünce ve davranış ilişkisini anlamayı, dürtülerini tanımayı ve duygularını yönetmeyi öğrenebilir. Terapi uzun vadede kişiye önemli bir içgörü kazandırır” dedi.</p>

<h2><strong>Aile tutumu kişilik gelişiminde belirleyici rol oynuyor</strong></h2>

<p>Gençlik döneminde ailelerin yaklaşımı, çocukların kişilik gelişimini doğrudan etkiliyor.</p>

<p>Gençlik döneminde ebeveyn tutumlarının kişilik gelişiminde belirleyici olduğunu ifade eden Prof. Dr. Aslan, ailelerin çocuklarına hem sorumluluk vermesi hem de kontrollü bir özgürlük alanı tanıması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Aslan, “Gençlerin hayatı deneyimlemelerine fırsat verilmesi, baskıcı olmayan ama tutarlı ve dengeli ebeveyn tutumları sergilenmesi kişilik gelişimini olumlu yönde destekler.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Aslan baskıcı ya da tamamen kontrolsüz tutumlar yerine dengeli ve tutarlı ebeveyn davranışlarının, gençlerin sağlıklı bir kişilik geliştirmesine katkı sağladığını kaydederek şunları söyledi:</p>

<blockquote>
<p>“Gençlik döneminde aile tutumları çok önem taşıyor. Ebeveyn davranışları çocukların kişilik yapısına uygun, dengeli ve tutarlı olursa çocuklar ve gençler daha az bocalar. Gençlere aşırı baskı kurmadan onlara alan açmak, sorumluluk vermek, kontrollü bir şekilde hayatı deneyimlemelerine fırsat tanımak kişilik gelişimini olumlu yönde destekler.”</p>
</blockquote>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-2.jpeg" width="1600" /></h2>

<h2><strong>Borderline ile bipolar bozukluk karıştırılabiliyor</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğunun toplumda zaman zaman <strong>bipolar bozukluk ile karıştırıldığını</strong> belirten Prof. Dr. Aslan, iki hastalığın birbirinden farklı olduğunu söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Aslan, “Bipolar bozuklukta duygu durum değişimleri haftalar ya da aylar sürebilen depresif ve manik dönemler halinde görülür. Borderline kişilik bozukluğunda ise duygu değişimleri çok daha hızlıdır ve çoğu zaman çevresel olaylarla tetiklenir. Bu nedenle doğru tanı, doğru tedavi açısından büyük önem taşır” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/duygularini-kontrol-edemeyenler-dikkat-borderline-kisilik-bozuklugu-hayatinizi-alt-ust-edebilir</guid>
      <pubDate>Tue, 30 Jun 2026 09:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-4.jpeg" type="image/jpeg" length="89364"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Meme kanseri tedavisine başarının anahtarı: Kişiye özel tedavi planlaması]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/meme-kanseri-tedavisine-basarinin-anahtari-kisiye-ozel-tedavi-planlamasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/meme-kanseri-tedavisine-basarinin-anahtari-kisiye-ozel-tedavi-planlamasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Ekmel Tezel, meme kanserinde artık tek tip tedavi döneminin geride kaldığını vurguladı. Erken tanının önemine dikkat çeken Tezel, tümörün moleküler özelliklerine göre kişiye özel tedavi planlamasının hem yaşam süresini hem de yaşam kalitesini artırdığını anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Meme kanseri, dünyada ve Türkiye’de kadınlarda en sık görülen kanser türü olmayı sürdürüyor. Yaşın ilerlemesiyle birlikte risk artarken, görüntüleme yöntemlerindeki gelişmeler sayesinde hastalık çok daha erken evrelerde tespit edilebiliyor.</p>

<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu <strong>”Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi”</strong> programına konuk olan Genel Cerrahi Uzmanı <strong>Prof. Dr. Ekmel Tezel</strong>, meme kanseri tedavisindeki güncel yaklaşımları anlatarak erken tanı, kişiye özel tedavi ve yaşam kalitesini koruyan cerrahi yöntemlerin önemine dikkat çekti.</p>

<h2><strong>Kanal içi kanserlerde başarı oranı yüzde 100’e yaklaşıyor</strong></h2>

<p>Yaş ilerledikçe meme kanseri görülme sıklığının arttığını belirten Prof. Dr. Tezel, son yıllarda mamografi ve diğer görüntüleme yöntemlerindeki gelişmeler sayesinde kanal içi kanserlerin daha sık tespit edildiğini söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Tezel, “Kanal içi kanser evre 0 (sıfır) olarak kabul ettiğimiz, <strong>duktal karsinoma in situ</strong> dediğimiz, tümör hücrelerinin henüz süt kanalları içinde hapsolduğu ve çevre dokulara yayılmadığı durumdur” dedi.</p>

<p>Bu evrede yakalanan hastalarda tedavinin oldukça başarılı olduğunu belirten Tezel, “Kanal içi kanserlerin tedavisi çok daha kolaydır ve hayatta kalma ihtimali neredeyse yüzde 100’dür” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.01 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150701-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Memeyi koruyan cerrahiler ön planda</strong></h2>

<p>Kanal içi kanserlerin çoğunlukla mamografide görülen <strong>mikrokalsifikasyonlar</strong> sayesinde saptandığını belirten Prof. Dr. Tezel, hastalığın yaygınlığına göre farklı cerrahi yöntemlerin tercih edildiğini söyleyerek şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p>“Kireçlenme yalnızca sınırlı bir bölgede ise memeyi koruyarak sadece o alanı çıkarıyoruz ve sonrasında radyoterapi uyguluyoruz. Eğer yaygın bir tutulum söz konusuysa memenin iç dokusunu boşaltıp protez yerleştiriyoruz. Bu durumda çoğu zaman radyoterapiye ihtiyaç kalmıyor.”</p>
</blockquote>

<h2><strong>Meme kanseri riskini artıran ve azaltan faktörler</strong></h2>

<p>Meme kanseri gelişiminde kadın olmak, yaşın ilerlemesi, erken adet görmek, geç menopoza girmek ve ailesel yatkınlık gibi değiştirilemeyen risk faktörlerinin bulunduğunu belirten Prof. Dr. Tezel, yaşam tarzının da önemli rol oynadığını vurguladı.</p>

<p>Beslenme alışkanlıkları, sigara ve alkol kullanımı ile dışarıdan alınan hormonların riski etkileyebildiğini ifade eden Tezel, <strong>östrojen hormonunun</strong> meme kanserinde önemli bir etken olduğuna dikkat çekti.</p>

<p>Menopoz döneminde kullanılan hormon replasman tedavilerinin mutlaka meme kontrolleri yapıldıktan sonra başlanması gerektiğini belirten Prof. Dr. Tezel, tedavi süresinin uzamasının riski artırabildiğini söyleyerek, “Menopoz semptomlarının kontrolü için yaklaşık iki yıllık kullanım çoğu zaman yeterli oluyor. Ancak bu süre beş yıl ve üzerine çıktığında meme kanseri riski artabiliyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Doğum kontrol hapları konusunda da benzer bir durumun söz konusu olduğunu belirten Tezel, uzun süreli kullanımın dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.05" class="detail-photo img-fluid" height="700" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150705.jpeg" width="1193" /></p>

<h2><strong>Meme kanserinde tedaviler artık tümörün kimliğine göre belirleniyor</strong></h2>

<p>Meme kanseri cerrahisinde son 30 yılda önemli değişimler yaşandığını belirten Prof. Dr. Tezel, son 10 yılda ise tedavilerin çok daha <strong>kişiselleştiğini</strong> söyledi.<br />
Daha önce moleküler alt tiplere göre değil de anatomik evrelere göre hastalara cerrahi tedavi, kemoterapi, ışın tedavisi önerildiğini belirten Prof. Dr. Ekmel Tezel şunları kaydetti:</p>

<blockquote>
<p>“Şimdi artık moleküler alt tipleri de işin içine kattık. Tümör çok küçük, koltuk altında bir metastaz varken eğer bu östrojene duyarlı bir tümör ve çoğalma hızı düşükse mesela ameliyattan çok büyük fayda görüyor. Eğer östrojen negatif ve akıllı ilaçtan fayda görecek yani HER2 reseptörü pozitifse onu hiç bir şekilde ameliyat etmeyip önce ilaç tedavisine, kemoterapiye gönderiyoruz. Üçlü negatif dediğimiz tümör tipi ise çoğu kez artık koltuk altı durumuna da bakmaksızın, öncelikle kemoterapi ile başlıyoruz tedaviye.”</p>
</blockquote>

<p>Prof. Dr. Ekmel Tezel meme kanserinde kişiye özel tedavilerin önemini vurguladı. Östrojen duyarlı ve çoğalma hızı düşük tümörlerde cerrahinin büyük fayda sağladığını belirten Tezel, bazı tümör tiplerinde ise ameliyatın ilk seçenek olmaktan çıktığını ifade etti.</p>

<p>Özellikle genç hastalarda uygulanan bu yeni tedavi yaklaşımlarının önemli avantajlar sağladığını belirten Prof. Dr. Tezel, şöyle konuştu:</p>

<blockquote>
<p>“Bu özellikle genç hastalarda görülen bir durum; bu meme kaybıyla sonlanmadığı gibi bu tedavi yöntemi daha da iyisi koltuk altındaki lenf bezlerini korumuş oluyoruz.''</p>

<p>''Meme kanseri tedavisinde amacımız hem daha uzun hem de daha kaliteli bir hayat sunmak o yüzden her hastaya özel değerlendirme ile kişiye özel tedavi planlaması yapıyoruz.”</p>
</blockquote>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.02 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="907" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150702-1.jpeg" width="1600" /></h2>

<h2><strong>Ameliyat öncesi işaretleme teknikleri başarıyı artırıyor</strong></h2>

<p>Meme kanseri cerrahisinde ameliyat öncesi yapılan işaretlemelerin cerrahi başarısını artırdığını belirten Prof. Dr. Tezel, tümör ve gerekli durumlarda lenf bezlerinin <strong>marker</strong> adı verilen özel işaretleyicilerle belirlenebildiğini söyledi.</p>

<p>Bazı hastalarda mamografi eşliğinde tel ile işaretleme de yapıldığını anlatan Tezel, bu yöntem sayesinde çıkarılacak dokunun sınırlarının çok daha doğru belirlenebildiğini ifade etti.</p>

<p>Modern meme cerrahisinin en önemli amaçlarından birinin <strong>gereksiz doku çıkarımını önlemek</strong> olduğunu belirten Prof. Dr. Tezel, ameliyat sırasında uygulanan sentinel lenf nodu biyopsisinin bu konuda önemli avantajlar sağladığını söyleyerek şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p>“Ameliyat sırasında özel bir boya veriyoruz. Boyanın ulaştığı ilk lenf bezlerini çıkarıp patologlarımız değerlendiriyor. Böylece tüm lenf bezlerininin tamamını almak zorunda kalmadan cerrahinin sınırlarını belirleyebiliyoruz.”</p>
</blockquote>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.02" class="detail-photo img-fluid" height="694" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150702.jpeg" width="1081" /></h2>

<h2><strong>Amaç sadece hayatı uzatmak değil, yaşam kalitesini de korumak</strong></h2>

<p>Meme kanseri tedavisindeki temel hedefin yalnızca hastalığı ortadan kaldırmak olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Tezel, yaşam kalitesinin korunmasının da en az tedavinin başarısı kadar önemli olduğunu söyleyerek, “Meme kanseri tedavisinde amacımız hem daha uzun hem de daha kaliteli bir hayat sunmak. Bu nedenle her hastayı ayrı değerlendiriyor ve kişiye özel tedavi planı oluşturuyoruz” diye konuştu.</p>

<h2><strong>“Bizi korkutan hastalık değil, hastalık hakkındaki düşüncemiz”</strong></h2>

<p>Tedavinin yalnızca cerrahi ve ilaçlardan ibaret olmadığını belirten Prof. Dr. Tezel, hasta-hekim iletişiminin önemine dikkat çekerek, “Bizi korkutan hastalık değil, hastalık hakkındaki düşüncemizdir. Tedaviye başlamadan önce hastanın duygu durumunu anlamak, kaygılarını dinlemek ve onu sürece hazırlamak son derece önemlidir” diye konuştu.</p>

<p>Tedavi sonrasında ilk 2-3 yıl altı ayda bir, daha sonra ise yılda bir kontrolün yeterli olduğunu belirten Prof. Dr. Tezel, yaşam tarzı değişikliklerinin de nüks riskini azaltabileceğini söyledi.</p>

<p>Düzenli yürüyüş yapmak, aktif kalmak, yoga ve pilates gibi hem fiziksel hem de zihinsel rahatlama sağlayan aktivitelerle ilgilenmek ve sosyal yaşamı sürdürmenin önemine dikkat çeken Tezel, hastaların yalnızca hastalık üzerine konuşulan ortamlarda bulunmak yerine farklı sosyal faaliyetlere katılmalarını önerdi. Tezel, “Ameliyatlar nasıl kişiye göre planlanıyorsa, ameliyat sonrası yaşam değişiklikleri de kişinin karakterine, beklentilerine ve yaşam biçimine göre planlanmalıdır” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.01" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150701.jpeg" width="1600" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Prof. Dr. Tezel, gelecekte meme kanseri tedavisinde medikal tedaviler ve genetik temelli uygulamaların daha da ön plana çıkacağını belirterek, kişiye özel tedavi anlayışının giderek güçleneceğini sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/meme-kanseri-tedavisine-basarinin-anahtari-kisiye-ozel-tedavi-planlamasi</guid>
      <pubDate>Tue, 16 Jun 2026 09:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150702-2.jpeg" type="image/jpeg" length="84892"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[KİM NE KADAR MAAŞ ALACAK? Temmuz zammı sonrası memur, emekli ve kamu çalışanı maaşları: 33 meslek için maaş tablosu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ara zam sonrası memur, emekli ve kamu çalışanı maaşları için yeni hesaplama yapıldı. Hakim, savcı, polis, öğretmen, hemşire, zabıta, itfaiyeci, infaz koruma memuru, mübaşir, vaiz, mühendis, kamu işçisi, SSK ve Bağ-Kur emeklisi maaşlarında güncel tablo ortaya çıktı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Ara zam için milyonlarca memur, emekli ve kamu çalışanının beklediği maaş hesabı yeniden güncellendi. TÜİK’in 3 Temmuz'da enflasyon verisini açıklamasıyla birlikte 6 aylık zam oranı netleşirken, memur, memur emeklisi, SSK ve Bağ-Kur emeklileri için yeni maaş tahminleri de ortaya çıktı. Hakim, savcı, polis, öğretmen, hemşire, zabıta, itfaiyeci, infaz koruma memuru, vaiz, mühendis ve kamu işçisi gibi birçok meslek grubunda Temmuz sonrası beklenen maaşlar tek tek hesaplandı. İşte en güncel Temmuz zammı tablosu ve meslek meslek yeni maaş beklentileri...</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu</guid>
      <pubDate>Mon, 08 Jun 2026 15:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/kim-ne-kadar-maas-aliyor-emekli-memur-kamu-temmuz-zammi.webp" type="image/jpeg" length="25564"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN DEĞERLİ TÜRK FUTBOLCULAR: İŞTE GÜNCELLENEN PİYASA DEĞERLERİYLE EN DEĞERLİ TÜRK OYUNCULAR]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[En değerli Türk oyuncular listesi yeniden güncellendi. Avrupa’da ve Süper Lig’de öne çıkan en değerli Türk futbolcular arasındaki sıralama değişirken, en değerli Türk futbolcuları kimler sorusu da yeniden gündeme geldi. Piyasa değeri artan yıldızlar, dikkat çeken performanslar ve yükselen genç yeteneklerle şekillenen en değerli Türk futbolcular güncel listesinde tüm detaylar bu fotogaleride.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>En değerli Türk oyuncular listesi bir kez daha güncellendi. Avrupa’nın önde gelen liglerinde forma giyen ve Süper Lig’de performansıyla öne çıkan isimlerin yer aldığı bu sıralama, en değerli Türk futbolcular arasındaki rekabeti net biçimde ortaya koyuyor. Piyasa değerleri, yaş, performans ve uluslararası etki kriterleri dikkate alınarak hazırlanan listede, en değerli Türk futbolcuları kimler sorusunun yanıtı dikkat çekiyor. İşte en değerli Türk futbolcular güncel listesi ve detayları…</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli</guid>
      <pubDate>Fri, 05 Jun 2026 10:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/en-degerli-turk-futbolcular-1.webp" type="image/jpeg" length="43764"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[A MİLLİ TAKIMDAN DÜNYA SIRALAMASINDA SIÇRAMA! İşte kadro değeri, güncel kadro ve maç programı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[A Milli Futbol Takımı’nın 2026 Dünya Kupası yolculuğu başladı. İşte Montella’nın aday kadrosu, hazırlık maçları, D Grubu fikstürü ve ay-yıldızlıların piyasa değeri hakkında tüm detaylar!]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>A Milli Futbol Takımı, Vincenzo Montella yönetiminde 24 yıllık Dünya Kupası hasretini sona erdirerek 2026 FIFA Dünya Kupası yolculuğuna hazırlanıyor. Geçtiğimiz günlerde açıklanan geniş aday kadro, turnuva öncesi hazırlık maçları, grup fikstürü ve ay-yıldızlı ekibin toplam piyasa değeri futbolseverlerin gündeminde. İşte A Milli Takım’ın Dünya Kupası öncesi merak edilen tüm detayları…</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3></h3>

<h2></h2></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi</guid>
      <pubDate>Tue, 19 May 2026 21:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/amillitakim-1.webp" type="image/jpeg" length="71722"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN PAHALI OYUNCULAR! İşte güncel sıralamayla Süper Lig'in en değerli 20 futbolcusu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Süper Lig’de oyuncuların piyasa değerleri yeniden şekillendi. Güncel Transfermarkt verileri doğrultusunda ligde forma giyen futbolcular arasından en yüksek piyasa değerine sahip 20 isim belirlendi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Süper Lig ekiplerinde forma giyen oyuncuların piyasa değeri sıralaması da yeniden şekillendi. Güncel verilerle birlikte Süper Lig’in en değerli 20 futbolcusu netleşti. İşte listenin tamamı…</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri</guid>
      <pubDate>Mon, 18 May 2026 14:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/guncel-liste-super-lig-oyuncular.webp" type="image/jpeg" length="44233"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EMEKLİYE ÖTV’SİZ ARAÇ DÜZENLEMESİ 2026 SON DURUM: Emekliye ÖTV’siz araba şartları ve araç fiyatları]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Son dakika gelişmesi: emekliye ÖTVsiz araç düzenlemesi gündemde. ÖTVsiz araç fiyatları ve araç listesi 2026 detaylarıyla ÖTV indirimi ve muafiyet kapsamı netleşiyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Emekliye ÖTVsiz araç düzenlemesi 2026 yılında en çok konuşulan başlıklar arasında yer alıyor. Özellikle emekliye ÖTVsiz araç listesi 2026 kapsamında hangi modellerin yer alacağı ve kimlerin bu haktan yararlanabileceği araştırılıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari</guid>
      <pubDate>Sat, 16 May 2026 08:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-son-durum.webp" type="image/jpeg" length="97063"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[3. ODTÜ Jonglörlük Festivali'nde sanatçıların performansı beğeni topladı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ODTÜ Jonglörler Topluluğu tarafından düzenlenen 3. ODTÜ Jonglörlük Festivali, Başkentli sanatseverleri ve öğrencileri bir araya getirmeye devam ediyor. ODTÜ Büyük Spor Salonu ve çevresinde süren etkinlikler kapsamında, havanın kararmasıyla birlikte sahne alan sanatçılar, ateşle yaptıkları tehlikeli ve estetik gösterilerle geceyi aydınlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ODTÜ Jonglörler Topluluğu tarafından bu yıl üçüncüsü düzenlenen 3. ODTÜ Jonglörlük Festivali, ODTÜ Büyük Spor Salonu’nda tüm coşkusuyla devam ediyor. Festival programı kapsamında sahne alan sanatçıların gece karanlığında gerçekleştirdiği ateş gösterileri, izleyicilere adrenalin dolu anlar yaşattı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sanatçıların ateşli asalar ve çeşitli ekipmanlarla sergilediği estetik figürler, jonglörlük sanatının sınırlarını zorlayan performanslara sahne oldu. Hem teknik ustalığın hem de görsel sanatın harmanlandığı festival, Başkentli sanatseverler ve öğrenciler tarafından ilgiyle takip ediliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ahmet Çağatay Bayraktar</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi</guid>
      <pubDate>Sun, 03 May 2026 10:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/a-a-20260503-41275051-41275034-o-d-t-u-j-o-n-g-l-o-r-l-u-k-f-e-s-t-i-v-a-l-i.jpg" type="image/jpeg" length="29834"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ASGARİ ÜCRET VE EMEKLİ MAAŞLARINA ARA ZAM TALİMATI: İşte masadaki rakamlar]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye’de milyonlarca çalışan ve emekliyi doğrudan ilgilendiren maaş düzenlemelerine ilişkin yeni iddialar gündemde... Asgari ücret ve emekli maaşlarına ek zam yapılacağı söylentisi seçim hazırlıklarıyla birlikte ekonomi politikalarında değişim beklentisini artırdı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye’de milyonlarca çalışan ve emekliyi ilgilendiren maaş düzenlemeleriyle ilgili kulis bilgileri gündemi hareketlendirdi. Asgari ücret ve emekli maaşlarına ek zam yapılabileceği yönündeki iddialar, seçim hazırlıklarıyla birlikte ekonomi politikalarında değişim sinyali olarak yorumlanıyor.</p>

<p></p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 14:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/emekli-asgariucretli-seyyanen-zam.webp" type="image/jpeg" length="21164"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN DEĞERLİ MİLLİ TAKIMLAR GÜNCEL LİSTE: Türkiye kaçıncı sırada?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2026’nın en değerli milli takımları açıklandı! Türkiye A Milli Takımı, kadro değerinde 40 milyon euroluk artışla büyük bir sıçrama yaptı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Uluslararası futbol arenasında milli takımların piyasa değerleri güncellendi. 2026 yılının Mart ayı itibarıyla açıklanan listede, Türkiye A Milli Futbol Takımı büyük bir çıkış yakalayarak dikkatleri üzerine çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Türkiye de sıralamada yer buldu</strong></h2>

<p>Genç ve Avrupa’da forma giyen futbolcuların değerindeki artış, bu sıçramanın en büyük nedenlerinden biri olarak gösteriliyor. Özellikle Arda Güler ve Kenan Yıldız gibi isimlerin performansları, milli takımın piyasa değerine ciddi katkı sağladı. İşte dünyanın en değerli milli takımları!</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada</guid>
      <pubDate>Mon, 23 Mar 2026 15:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/03/en-degerli-milli-takimlar-turkiye-kacinci.webp" type="image/jpeg" length="38928"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
