<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>24 Saat Gazetesi Ankara</title>
    <link>https://www.24saatgazetesi.com</link>
    <description>Ankara son dakika haberleri, asayiş, trafik kazası ve yangın olayları Gazeteciler Cemiyeti yayın organı 24 Saat'te. Günün maçı saat kaçta, ne zaman, hangi kanalda?</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.24saatgazetesi.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>24 Saat Gazetesi Ankara - Copyright © 2026. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sun, 02 Aug 2026 11:32:33 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Caretta caretta, Antalya'da düzenlenecek uzay kongresinin maskotu olacak]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/caretta-caretta-antalyada-duzenlenecek-uzay-kongresinin-maskotu-olacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/caretta-caretta-antalyada-duzenlenecek-uzay-kongresinin-maskotu-olacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Akdeniz'in simge türlerinden caretta caretta, 5-9 Ekim'de Antalya'da düzenlenecek 77. Uluslararası Uzay Kongresi'nin maskotu olarak denizlerden yıldızlara uzanan bir keşif yolculuğunu simgeleyecek. "From the Turquoise to the Stars" (Turkuazdan Yıldızlara) sloganıyla binlerce kilometrelik göç yolculuğu ile insanlığın uzayı keşfetme serüveni arasında bağ kuracak "Turquoise", sürdürülebilirlik ve dünyayı koruma mesajlarını da taşıyacak.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Akdeniz'in turkuaz sularında binlerce kilometre yol kat ettikten sonra doğduğu sahile dönen caretta caretta, Antalya'da düzenlenecek<strong> 77. Uluslararası Uzay Kongresi'nin </strong>(IAC 2026) yerel kimliği ile uzay vizyonunu bir araya getirecek.</p>

<p>Türkiye'nin uzay diplomasisi ve Milli Uzay Programı kapsamında ortaya koyduğu vizyonu küresel arenaya taşıyacak IAC 2026, 5-9 Ekim tarihlerinde Antalya NEST Kongre Merkezi'nde düzenlenecek.</p>

<p>Uluslararası Uzay Federasyonu tarafından, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı koordinasyonunda, Türkiye Uzay Ajansı ev sahipliğinde ve SAHA İstanbul eş ev sahipliğinde gerçekleştirilecek kongrenin maskotu ise "Turquoise" isimli astronot kıyafetli caretta caretta olacak.</p>

<p><img alt="Caretta caretta, Antalya'da düzenlenecek uzay kongresinin maskotu olacak-1" class="detail-photo img-fluid" height="1362" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/ekran-resmi-2026-08-02-112226.png" width="2032" /></p>

<h2><strong>"Turkuazdan Yıldızlara" uzanan keşif yolculuğu</strong></h2>

<p>Kongrenin "From the Turquoise to the Stars" (Turkuazdan Yıldızlara) sloganıyla kullanılacak maskotu, Antalya kıyılarından uzayın derinliklerine uzanan keşif yolculuğunun simgesi olacak.</p>

<p>Yumurtlama dönemi dışında yaşamını denizde sürdüren caretta carettalar, havadan oksijen almalarına rağmen uzun süre su altında kalabilmeleri, zorlu göç rotalarını aşmaları ve doğdukları sahili yıllar sonra yeniden bulmalarıyla dikkati çekiyor.</p>

<p>Deniz kaplumbağalarının binlerce kilometrelik göç yolculuğunun, insanlığın uzayı keşfetme serüveniyle benzerlik taşıdığı belirtiliyor. Her iki yolculuk da bilinmeyene ilerlemeyi, zorluklara karşı dayanıklılığı, kararlılığı ve keşfetme arzusunu temsil ediyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Uzayı keşfederken dünyayı koruma mesajı</strong></h3>

<p>Caretta carettaların yıllar sonra doğdukları sahile geri dönmesi, uzay araştırmalarının merkezinde dünyanın bulunduğuna da işaret ediyor.</p>

<p>İnsanlığın uzak gezegenlere ve yıldızlara ulaşma hedefinin, aynı zamanda dünyayı koruma sorumluluğunu da beraberinde getirdiği vurgulanıyor.</p>

<p>Bu kapsamda caretta caretta maskotu aracılığıyla sürdürülebilirlik, çevre bilinci, biyolojik çeşitliliğin korunması ve gelecek nesillere yaşanabilir bir gezegen bırakılması mesajlarının dünyaya taşınması amaçlanıyor.</p>

<h3><strong>Antalya'nın yerel değeri küresel mesaja dönüşecek</strong></h3>

<p>Türkiye, caretta carettaların Akdeniz'deki önemli yuvalama alanlarına ev sahipliği yapıyor. Antalya'nın Belek ve Kundu kıyılarının yanı sıra Yumurtalık, Anamur, Köyceğiz ve Dalyan sahilleri de türün devamlılığı açısından kritik bölgeler arasında bulunuyor.</p>

<p>IAC 2026'nın düzenleneceği Belek, Türkiye'de en fazla caretta caretta yuvasının bulunduğu kıyı alanlarından biri olarak öne çıkıyor.</p>

<p>Bu nedenle caretta caretta, yalnızca kongrenin maskotu olmanın ötesinde, etkinliğin düzenlendiği bölgenin doğal mirasını dünyaya tanıtan bir sembol niteliği taşıyacak.</p>

<p><img alt="Caretta caretta, Antalya'da düzenlenecek uzay kongresinin maskotu olacak-2" class="detail-photo img-fluid" height="1362" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/ekran-resmi-2026-08-02-112239.png" width="2032" /></p>

<h3><strong>"The World Needs More Space" temasıyla buluşacak</strong></h3>

<p>Binlerce kilometrelik göç rotasında karşılaştığı engellere rağmen hedefine ulaşan caretta caretta, sabır, azim ve umudun temsilcisi olarak da öne çıkacak.</p>

<p>"Turquoise", 5-9 Ekim tarihlerinde düzenlenecek IAC 2026'nın "The World Needs More Space" temasını Antalya'nın doğal ve kültürel kimliğiyle buluşturacak.</p>

<p>"Turkuazdan Yıldızlara" sloganıyla Antalya'nın turkuaz kıyıları yolculuğun başlangıç noktası, uzay ise insanlığın ortak geleceği ve keşif ufku olarak konumlandırılacak.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Bilim - Teknoloji, Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/caretta-caretta-antalyada-duzenlenecek-uzay-kongresinin-maskotu-olacak</guid>
      <pubDate>Sun, 02 Aug 2026 11:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/ekran-resmi-2026-08-02-112232.png" type="image/jpeg" length="43580"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ABD Dışişleri Bakanı Rubio: Ukrayna'da barış görüşmeleri değerlendirilecek]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/abd-disisleri-bakani-rubio-ukraynada-baris-gorusmeleri-degerlendirilecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/abd-disisleri-bakani-rubio-ukraynada-baris-gorusmeleri-degerlendirilecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Ukrayna'daki savaşın sona erdirilmesi için taraflar arasındaki barış görüşmelerinin yeniden başlatılması ihtimalinin önümüzdeki haftalarda ele alınacağını söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ABD Dışişleri Bakanı <strong>Marco Rubio</strong>, Ukrayna'daki savaşın sona erdirilmesine yönelik diplomatik sürece ilişkin açıklamalarda bulundu. Rubio, Washington yönetiminin taraflar arasındaki barış görüşmelerinin yeniden başlatılması ihtimalini değerlendireceğini ve bu süreçte yapıcı bir rol üstlenmeye hazır olduğunu kaydetti.</p>

<p>Rubio, ABD merkezli televizyon kanalı Fox News'e verdiği röportajda, Ukrayna'daki çatışmanın çözümü için diplomatik girişimlere yönelik değerlendirmelerde bulundu. <strong>ABD</strong>'nin savaşın sona erdirilmesi konusunda taraflar arasında görüşmelerin yeniden başlamasına katkı sağlayabilecek adımları ele alacağını ifade etti.</p>

<h2><strong>ABD, Ukrayna'da diplomasi sürecini değerlendirecek</strong></h2>

<p>ABD Dışişleri Bakanı Rubio, önümüzdeki haftalarda savaşın sona erdirilmesine yönelik yeni girişimlerin gündeme gelebileceğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Rubio, "Önümüzdeki birkaç hafta içinde, savaşı sona erdirmek için iki taraf arasındaki görüşmeleri yeniden başlatıp başlatamayacağımızı görmek üzere bazı girişimler göreceksiniz" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Washington yönetiminin Ukrayna krizinin çözümünde diplomatik yolları desteklediğini belirten Rubio, taraflar arasında yeniden müzakere sürecinin başlatılması için uygun koşulların değerlendirilmesi gerektiğini aktardı.</p>

<h3><strong>Trump yönetiminden müzakerelere destek mesajı</strong></h3>

<p>Rubio, ABD Başkanı Donald Trump'ın ekibine, barış görüşmelerine katkı sağlayabilecek bir fırsat görülmesi halinde harekete geçilmesi yönünde talimat verdiğini aktardı.</p>

<p>ABD Dışişleri Bakanı, "Barış görüşmelerine ivme kazandıracak bir güç olma fırsatı görürseniz, bunu yapın. Biz buna hazırız" diye konuştu.</p>

<p>Rubio, ABD'nin taraflar arasında olası bir müzakere sürecine destek vermeye hazır olduğunu belirterek, savaşın sona erdirilmesine yönelik diplomatik çabaların önemine dikkat çekti.</p>

<h3><strong>Ukrayna savaşı için yeni diplomasi ihtimali</strong></h3>

<p>ABD'nin açıklaması, <strong>Ukrayna</strong>'daki savaşın sona erdirilmesine yönelik diplomasi seçeneklerinin yeniden gündeme geldiğini gösterdi.</p>

<p>Rubio, <strong>Washington</strong>'un çatışmanın çözümü için yapıcı bir rol üstlenmeye hazır olduğunu belirtirken, önümüzdeki dönemde taraflar arasındaki görüşmelerin yeniden başlatılmasına yönelik adımların değerlendirileceğini bildirdi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/abd-disisleri-bakani-rubio-ukraynada-baris-gorusmeleri-degerlendirilecek</guid>
      <pubDate>Sun, 02 Aug 2026 11:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/abd-disisleri-bakani-rubio-abd-ukraynada-baris-gorusmelerini-yeniden-baslatma-ihtimalini-degerlendirecek.png" type="image/jpeg" length="83080"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Etimesgut Belediyesi'ne operasyonda yeni gelişme: Erdal Beşikçioğlu adliyeye sevk edildi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/etimesgut-belediyesine-operasyonda-yeni-gelisme-erdal-besikcioglu-adliyeye-sevk-edildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/etimesgut-belediyesine-operasyonda-yeni-gelisme-erdal-besikcioglu-adliyeye-sevk-edildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Etimesgut Belediyesine yönelik yürütülen yolsuzluk soruşturması kapsamında, aralarında Belediye Başkanı Erdal Beşikçioğlu'nun da bulunduğu 55 kişi, emniyetteki işlemlerinin tamamlanmasının ardından adliyeye sevk edildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Etimesgut Belediyesi'ne yönelik yolsuzluk soruşturması kapsamında gözaltına alınan, aralarında Belediye Başkanı <strong>Erdal Beşikçioğlu</strong>'nun da bulunduğu 55 şüphelinin emniyetteki işlemleri tamamlandı.</p>

<p>Gözaltında bulunan 55 şüpheli, işlemlerinin ardından<strong> adliyeye sevk edildi.</strong></p>

<h2><strong>Ne olmuştu?</strong></h2>

<p>Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Etimesgut Belediyesi'ne yönelik yürütülen soruşturma kapsamında Belediye Başkanı Erdal Beşikçioğlu'nun da aralarında bulunduğu 55 kişi hakkında gözaltı kararı verilmişti.</p>

<p>Başsavcılıktan yapılan açıklamada, soruşturmanın Etimesgut Belediyesince gerçekleştirilen bazı ihalelerde usulsüzlük ve sahte belge düzenlenmesi ile otopark kiralama ve inşaat projelerine ilişkin imar ve ruhsat işlemlerinde menfaat temin edildiği iddiaları üzerine başlatıldığı belirtilmişti.</p>

<p>Başsavcılığın açıklamasında, Sayıştay raporları, etkin pişmanlık ifadeleri, müşteki beyanları, CİMER başvuruları, ses ve video kayıtları ile MASAK ve HTS analizleri kapsamında soruşturma yürütüldüğü ifade edilmişti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Açıklamada, "suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve yönetme", "örgüte üye olma", "zimmet", "rüşvet", "irtikap", "ihaleye fesat karıştırma" ve "edimin ifasına fesat karıştırma" suçlarından Erdal Beşikçioğlu'nun da aralarında bulunduğu <strong>42'si belediye görevlisi, 13'ü firma yetkilisi 55 şüpheli hakkında </strong>gözaltı kararı verildiği bildirilmişti.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika, Son Dakika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/etimesgut-belediyesine-operasyonda-yeni-gelisme-erdal-besikcioglu-adliyeye-sevk-edildi</guid>
      <pubDate>Sun, 02 Aug 2026 11:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/757bb01e-a75c-4329-aa5b-6f0da2f1a4c9jpg.webp" type="image/jpeg" length="19863"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Anadolu Üniversitesi geleceğin mesleklerine yönelik 15 yeni program açtı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/anadolu-universitesi-gelecegin-mesleklerine-yonelik-15-yeni-program-acti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/anadolu-universitesi-gelecegin-mesleklerine-yonelik-15-yeni-program-acti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Anadolu Üniversitesi, 2026-2027 akademik yılında yapay zeka, veri bilimi, yazılım, dijital medya ve oyun tasarımı gibi geleceğin mesleklerine yönelik 15 yeni ön lisans ve lisans programını öğrencilerin tercihine sundu. Üniversite, yeni nesil programlara toplam 990 öğrenci kabul edecek. Rektör Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, "Geleceğin meslekleri konusunda eğitim almak isteyen herkes Anadolu Üniversitesini tercih etsin" dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<section dir="auto">
<p><strong>Anadolu Üniversitesi</strong>, 2026-2027 akademik yılında yapay zeka, veri bilimi, yazılım, dijital medya ve oyun tasarımı gibi alanlarda açtığı 15 yeni ön lisans ve lisans programıyla öğrencilerini geleceğin mesleklerine hazırlamayı hedefliyor.</p>

<p>Üniversitede bu yıl ilk kez öğrenci kabul edecek programların da yer aldığı <strong>15 yeni nesil program için</strong> toplam 990 kontenjan ayrıldı.</p>

<h2><strong>Yeni programların üçte biri geleceğin mesleklerine yönelik</strong></h2>

<p>Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. <strong>Yusuf Adıgüzel,</strong> yükseköğretimdeki dijital dönüşüme uyum sağlamak amacıyla eğitim programlarını güncellediklerini ve iş gücü piyasasının gelecekteki ihtiyaçlarına yönelik yeni bölümler açtıklarını söyledi.</p>

<p>Üniversitenin bu yıl yaklaşık 3 bin öğrenci kabul edeceğini belirten Adıgüzel, yeni öğrencilerin yaklaşık üçte birinin yeni açılan programlarda eğitim göreceğini ifade etti.</p>

<h3><strong>Yazılım ve büyük veri alanlarında yeni programlar</strong></h3>

<p>Yeni programlar arasında Bilişim Teknolojileri Meslek Yüksekokulunda Ön Yüz Yazılım Geliştirme, Arka Yüz Yazılım Geliştirme ve Büyük Veri Analistliği programları bulunuyor.</p>

<p>Dijital oyun alanındaki eğitim kapasitesini de artıran üniversite, Meslek Yüksekokulundaki Oyun Geliştirme Programının yanı sıra Güzel Sanatlar Fakültesindeki Dijital Oyun Tasarımı Bölümüyle de öğrencilere eğitim imkanı sunuyor.</p>

<p>Bilgisayar ve Bilişim Bilimleri Fakültesinde bu yıl ilk kez yüzde 100 İngilizce eğitim verecek Veri Bilimi ve Analitiği programı da öğrenci kabul edecek. İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesindeki Yönetim Bilişim Sistemleri Bölümünde ise İngilizce eğitim devam edecek.</p>

<h3><strong>Açıköğretimde yapay zeka ve veri odaklı iki yeni program</strong></h3>

<p>Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesinde de dijital dönüşüme yönelik iki yeni program açıldı. Yapay Zeka Destekli Kodlama ile Veri Görselleştirme ve Bilgi Tasarımı programları, 2026-2027 akademik yılında ilk kez öğrenci kabul edecek.</p>

<p>Yapay zeka ve veri odaklı mesleklerin iş gücü piyasasında giderek daha fazla önem kazandığını belirten Adıgüzel, yeni programların farklı disiplinlerden mezun olan öğrencilerin kariyer gelişimine de katkı sağlayacağını söyledi.</p>

<h3><strong>"Geleceğin meslekleri konusunda eğitim almak isteyen herkes tercih etsin"</strong></h3>

<p>Açıköğretim programlarının sınavla öğrenci kabulünün yanı sıra ikinci üniversite kapsamında da tercih edilebildiğini hatırlatan Adıgüzel, örgün eğitim gören öğrencilerin de bu programlardan yararlanabileceğini ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Adıgüzel, "Geleceğin meslekleri konusunda eğitim almak isteyen herkes Anadolu Üniversitesini tercih etsin" dedi.</p>

<p>Açıköğretim Fakültesinin örgün eğitimle aynı nitelikte içerik ve eğitim materyalleri sunduğunu belirten Adıgüzel, öğrencilerin önemli bir bölümünün ikinci üniversite kapsamında veya mezuniyet sonrasında yeniden eğitim alan bireylerden oluştuğunu söyledi.</p>

<p>Adıgüzel, Açıköğretim Fakültesinin yaşam boyu öğrenmenin önemli bir parçası haline geldiğini kaydetti.</p>
</section></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Eğitim</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/anadolu-universitesi-gelecegin-mesleklerine-yonelik-15-yeni-program-acti</guid>
      <pubDate>Sun, 02 Aug 2026 11:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/thumbs-b-c-a35650cd888691650b84910fcbacb09cjpg.webp" type="image/jpeg" length="51670"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Mecnun Otyakmaz duyurdu: Süper Lig'de çipli top dönemi başlıyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/mecnun-otyakmaz-duyurdu-super-ligde-cipli-top-donemi-basliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/mecnun-otyakmaz-duyurdu-super-ligde-cipli-top-donemi-basliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) 1. Başkanvekili Mecnun Otyakmaz, Trendyol Süper Lig'de "Çipli Top Teknolojisi"nin uygulanacağını açıkladı. Otyakmaz, sistemin ocak-şubat aylarında ligin ikinci yarısıyla birlikte devreye alınmasının planlandığını belirtirken, teknolojinin ofsayt incelemelerinde topa vuruş anının kesin şekilde belirlenmesine ve VAR süreçlerinin hızlandırılmasına katkı sağlaması bekleniyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<section dir="auto">
<p>Türkiye Futbol Federasyonu (TFF), Trendyol Süper Lig'de "Çipli Top Teknolojisi"nin kullanılmasına karar verdi. TFF 1. Başkanvekili Mecnun Otyakmaz, uygulamanın sezonun ikinci yarısında hayata geçirilmesinin planlandığını açıkladı.</p>

<p>TRT Spor'a konuşan Otyakmaz, FIFA Dünya Kupası'nda kullanılan yeni teknolojileri Süper Lig'e de kazandırmak istediklerini belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Mecnun Otyakmaz Duyurdu: Süper Lig'de Çipli Top Dönemi Başlıyor2.Jpg" class="detail-photo img-fluid" height="338" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/mecnun-otyakmaz-duyurdu-super-ligde-cipli-top-donemi-basliyor2jpg.webp" width="600" /></p>

<h2><strong>"Çipli topu ligin ikinci yarısıyla birlikte kullanmak istiyoruz"</strong></h2>

<p>Mecnun Otyakmaz, çipli top teknolojisinin ocak-şubat aylarında, ligin ikinci yarısıyla birlikte uygulanmaya başlanmasının hedeflendiğini söyledi.</p>

<p>Otyakmaz, "Bu sene FIFA Dünya Kupası'nda olan bütün yenilikleri Süper Lig'imize, diğer federasyonlara da örnek olması amacıyla biz de gerçekleştirmek istiyoruz. Bu yeniliklerden biri de çipli top teknolojisi. İnşallah ocak-şubat aylarında, ligin ikinci yarısıyla birlikte çipli topu kullanmak istiyoruz" ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Mecnun Otyakmaz Duyurdu: Süper Lig'de Çipli Top Dönemi Başlıyor1.Jpg" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/mecnun-otyakmaz-duyurdu-super-ligde-cipli-top-donemi-basliyor1jpg.webp" width="1280" /></p>

<h3><strong>Çipli top teknolojisi ne sağlayacak?</strong></h3>

<p>"Çipli Top Teknolojisi" ile özellikle ofsayt pozisyonlarında topa vuruş anının daha kesin şekilde tespit edilmesi ve topa temas eden futbolcunun belirlenmesi hedefleniyor.</p>

<p>Teknolojinin VAR incelemelerinin daha hızlı gerçekleştirilmesine katkı sağlaması ve elle oynama pozisyonlarının değerlendirilmesinde de hakemlere destek olması bekleniyor.</p>

<p>Kurulum ve işletme maliyeti yüksek olan sistemin Süper Lig'de uygulanabilmesi için kaynak çalışmalarının da sürdüğü belirtildi.</p>

<p><img alt="Mecnun Otyakmaz Duyurdu: Süper Lig'de Çipli Top Dönemi Başlıyor3.Jpg" class="detail-photo img-fluid" height="338" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/mecnun-otyakmaz-duyurdu-super-ligde-cipli-top-donemi-basliyor3jpg.webp" width="600" /></p>

<h3><strong>Futbolcuların ağız kapatarak konuşmasına sarı kart</strong></h3>

<p>Otyakmaz, FIFA Dünya Kupası'nda uygulanan futbolcuların ağızlarını kapatarak konuşmasıyla ilgili düzenlemenin de IFAB'ın kararı doğrultusunda uygulanacağını açıkladı.</p>

<p><img alt="Mecnun Otyakmaz Duyurdu: Süper Lig'de Çipli Top Dönemi Başlıyor5.Jpg" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/mecnun-otyakmaz-duyurdu-super-ligde-cipli-top-donemi-basliyor5jpg.webp" width="1280" /></p>

<p>Bu kapsamda, ilk etapta futbolcuların ağızlarını kapatarak konuşmaları durumunda sarı kart uygulamasına gidileceğini belirten Otyakmaz, farklı görüntüler ve kırmızı kart gerektiren durumların ise ayrı değerlendirileceğini söyledi.</p>
</section></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/mecnun-otyakmaz-duyurdu-super-ligde-cipli-top-donemi-basliyor</guid>
      <pubDate>Sun, 02 Aug 2026 10:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/mecnun-otyakmaz-duyurdu-super-ligde-cipli-top-donemi-basliyor4.jpg" type="image/jpeg" length="33657"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Edremit Belediyesi'nden usulsüzlük iddialarına yanıt: "Suç duyurusunda bulunuldu"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/edremit-belediyesinden-usulsuzluk-iddialarina-yanit-suc-duyurusunda-bulunuldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/edremit-belediyesinden-usulsuzluk-iddialarina-yanit-suc-duyurusunda-bulunuldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Edremit Belediyesi, Belediye Başkanı Mehmet Ertaş ve belediye yönetiminin usulsüz işlem yaptığı ve işletmelerden menfaat talep ettiği yönündeki iddiaları yalanladı. İddiaların "gerçek dışı ve dayanaktan yoksun" olduğunu belirten belediye, gerçeğe aykırı isnatlarda bulunan kişiler ile iddiaları araştırmadan yayımlayan yayın organları hakkında Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunulduğunu açıkladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Edremit Belediyesi</strong>, Belediye Başkanı <strong>Mehmet Ertaş</strong> ve belediye yönetiminin usulsüz işlem yaptığı, işletmelere hukuka aykırı şekilde müdahalede bulunduğu ve işletmelerden menfaat talep ettiği yönündeki iddialara ilişkin yazılı açıklama yaptı.</p>

<p>Belediye tarafından yapılan açıklamada, son günlerde ulusal ve yerel basında yer alan haber ve paylaşımların gerçeği yansıtmadığı ve kamuoyunu yanıltmaya yönelik olduğu savunuldu.</p>

<h2><strong>"İddiaların hiçbir somut dayanağı bulunmamaktadır"</strong></h2>

<p>Açıklamada, Bülent E. tarafından ileri sürüldüğü belirtilen üçüncü kişiler aracılığıyla usulsüz işlem yapıldığı, işletmelere hukuka aykırı müdahalede bulunulduğu ve belediye yönetiminin kişisel menfaat doğrultusunda hareket ettiği yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığı belirtildi.</p>

<p>Belediye, söz konusu iddiaların "tamamen gerçek dışı" olduğunu savundu.</p>

<h3><strong>"Gerekli idari işlemler tesis edildi"</strong></h3>

<p>Edremit Belediyesi, kamuya ait alanların ruhsatsız, mevzuata aykırı veya işgal niteliğinde kullanılmasına müsamaha gösterilmediğini belirtti.</p>

<p>Söz konusu alanda yürütülen faaliyetlerin ilgili mevzuata aykırı, ruhsatsız ve kamu zararına yol açabilecek şekilde sürdürüldüğünün tespit edildiği ifade edilen açıklamada, belediyeye kanunlarla verilen görev ve sorumluluklar kapsamında gerekli idari işlemlerin yapıldığı kaydedildi.</p>

<h3><strong>"Herhangi bir menfaat talebinde bulunulmadı"</strong></h3>

<p>Belediye Başkanı Mehmet Ertaş veya görevlendirdiği herhangi bir kamu görevlisinin kişi ya da işletmelerden menfaat talep ettiği yönündeki iddiaların kesinlikle gerçeği yansıtmadığı belirtildi.</p>

<p>Açıklamada, Belediye Başkanı Ertaş'ın ismi, siyasi kimliği ve fotoğrafları kullanılarak oluşturulmaya çalışılan algının, yürütülen hukuki ve idari işlemleri siyasi zemine çekme ve belediye yönetimini kamuoyu nezdinde itibarsızlaştırma çabası olduğu ileri sürüldü.</p>

<h3><strong>"Edremit halkının menfaatini korumaya devam edeceğiz"</strong></h3>

<p>Belediyenin hukuka, şeffaflığa ve kamu yararına bağlılık ilkeleri doğrultusunda görev yaptığı belirtilen açıklamada, geçmişten bugüne süregelen usulsüzlüklerin ve mevzuata aykırı uygulamaların üzerine gidileceği ifade edildi.</p>

<p>Açıklamada, "Göreve geldiğimiz günden bu yana tek önceliğimiz Edremit halkının menfaatini korumak olmuştur. Hiçbir kişi ya da grubun baskısına teslim olmadan, geçmişten bugüne süregelen usulsüzlüklerin ve mevzuata aykırı uygulamaların üzerine aynı kararlılıkla gitmeye; Edremit'in hukukunu, kamu kaynaklarını ve geleceğini korumaya devam edeceğiz" denildi.</p>

<h3><strong>"Suç duyurusunda bulunuldu"</strong></h3>

<p>Edremit Belediyesi, Belediye Başkanı Mehmet Ertaş ve belediye yönetimine yönelik gerçeğe aykırı isnatlarda bulunan kişiler ile bu iddiaları doğruluğunu araştırmadan kamuoyuna servis eden yayın organları hakkında hukuki ve cezai süreç başlatıldığını açıkladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Açıklamada, "Gerçeğe aykırı isnatlarda bulunan kişiler ile bu iddiaları doğruluğunu araştırmaksızın servis eden yayın organları hakkında Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde suç duyurularında bulunulmuştur" ifadelerine yer verildi.</p>

<p>Belediye, gerçek dışı haber ve paylaşımların devam etmesi halinde sorumlular hakkında her türlü hukuki ve cezai başvurunun sürdürüleceğini bildirdi.</p>

<p><strong>Açıklamanın tamamı şöyle:</strong></p>

<blockquote>
<p><i>“Son günlerde ulusal ve yerel basında, Edremit Belediye Başkanımız Sayın Mehmet Ertaş ve belediye yönetimimizi hedef alan, gerçeği yansıtmayan, dayanaktan yoksun ve kamuoyunu yanıltmaya yönelik haber ve paylaşımlar nedeniyle kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi zorunluluğu doğmuştur.</i></p>

<p><i>Söz konusu şahıs (Bülent E.) tarafından ileri sürülen; üçüncü kişiler aracılığıyla usulsüz işlem yapıldığı, işletmelere hukuka aykırı şekilde müdahalede bulunulduğu ve belediye yönetiminin kişisel menfaat doğrultusunda hareket ettiği yönündeki iddiaların hiçbir somut dayanağı bulunmamaktadır. Bu iddialar tamamen gerçek dışıdır.</i></p>

<p><i>Edremit Belediyesi, kamuya ait alanların ruhsatsız, mevzuata aykırı veya işgal niteliğinde kullanılmasına hiçbir şekilde müsamaha göstermemektedir. Söz konusu alanda yürütülen faaliyetlerin ilgili mevzuata aykırı, ruhsatsız ve kamu zararına yol açabilecek şekilde sürdürüldüğünün tespit edilmesi üzerine, belediyemize kanunlarla yüklenen görev ve sorumluluklar kapsamında gerekli idari işlemler tesis edilmiştir.</i></p>

<p><i>Belediye Başkanımızın veya görevlendirdiği herhangi bir kamu görevlisinin herhangi bir kişi ya da işletmeden menfaat talebinde bulunduğu yönündeki iddialar kesinlikle gerçeği yansıtmamaktadır. Haberlerde Belediye Başkanımızın ismi, siyasi kimliği ve fotoğrafları kullanılarak oluşturulmaya çalışılan algı; tamamen yürütülen hukuki ve idari işlemleri siyasi zemine çekme ve belediye yönetimimizi kamuoyu nezdinde itibarsızlaştırma çabasından ibarettir.</i></p>

<p><i>Hukuka, şeffaflığa ve kamu yararına bağlılık ilkesiyle görev yapan belediyemiz; hukuka aykırı taleplere boyun eğmediği için hedef gösterilmektedir. Göreve geldiğimiz günden bu yana tek önceliğimiz Edremit halkının menfaatini korumak olmuştur. Hiçbir kişi ya da grubun baskısına teslim olmadan, geçmişten bugüne süregelen usulsüzlüklerin ve mevzuata aykırı uygulamaların üzerine aynı kararlılıkla gitmeye; Edremit'in hukukunu, kamu kaynaklarını ve geleceğini korumaya devam edeceğiz.</i></p>

<p><i>Belediye Başkanımıza ve belediye yönetimimize yönelik gerçeğe aykırı isnatlarda bulunan kişiler ile bu iddiaları doğruluğunu araştırmaksızın, basın meslek ilkeleri ve tarafsızlık yükümlülüğünü göz ardı ederek kamuoyuna servis eden yayın organları hakkında gerekli hukuki ve cezai süreçler başlatılmıştır. Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde suç duyurularında bulunulmuş olup, tüm yasal haklarımız sonuna kadar kullanılacaktır.</i></p>

<p><i>Kamuoyunu yanıltmaya yönelik gerçek dışı haber ve paylaşımların devam etmesi halinde, sorumlular hakkında her türlü hukuki ve cezai başvurunun kararlılıkla sürdürüleceğini Basına ve kamuoyuna saygıyla sunulur.”</i></p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/edremit-belediyesinden-usulsuzluk-iddialarina-yanit-suc-duyurusunda-bulunuldu</guid>
      <pubDate>Sun, 02 Aug 2026 10:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/2b7a8ad3-f1d4-4abc-b397-0ba82db0a9c9.webp" type="image/jpeg" length="28381"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sadece güneş değil! Yazın cildi yıpratan gizli tehlikeler de var!]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/sadece-gunes-degil-yazin-cildi-yipratan-gizli-tehlikeler-de-var</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/sadece-gunes-degil-yazin-cildi-yipratan-gizli-tehlikeler-de-var" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yaz sıcaklarının artmasıyla serinlemek için girilen havuzlar, kullanılan duşakabin ve şezlonglar ile klimalar sağlık açısından ciddi tehditleri de beraberinde getiriyor. Uzmanlar da klimaların, havuz, parfüm ve hatta cep telefonlarının bile cilt sağlığını tehdit ettiği konusunda uyarıyorlar.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Yaz aylarında cilt sağlığını tehdit eden tek etken güneş ışınları değil. Uzmanlara göre sıcak hava, klimalar, havuzlar, yoğun terleme, parfümler ve cep telefonları da cilt bariyerini zayıflatarak kuruluk, akne, leke ve çeşitli enfeksiyonlara yol açabiliyor.</p>

<p>Uzmanlar, yaz aylarında yalnızca güneşten korunmanın yeterli olmadığını, günlük yaşamda sık karşılaşılan ancak çoğu zaman gözden kaçan risklere karşı da önlem alınması gerektiğini belirtiyor. Uzmanlar basit tedbirlerle ciltte oluşabilecek birçok sorunun önüne geçilebileceğini vurguluyor.</p>

<p><img alt="İstanbul'da havuz fiyatları yükseldi: Günlük giriş ücretleri 450 Euro'ya kadar çıktı" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/7a29dae0-fb7d-400d-b123-56d0eace78c4.webp" width="1600" /></p>

<h2><strong>Havuzlar enfeksiyon riski taşıyor</strong></h2>

<p>Hijyen koşullarının yetersiz olduğu havuzlarda uzun süre kalmak, impetigo (genellikle çocuklarda görülen, bal rengi kabuklu yaralara ve kaşıntılı kabarcıklara yol açan, çok bulaşıcı bir bakteri kaynaklı cilt enfeksiyonu) gibi bakteriyel enfeksiyonların yanı sıra, solunum yolu, göz ve sindirim sisteminde enfeksiyonlara yol açabilen oldukça bulaşıcı bir virüs grubu olan adenovirüs kaynaklı viral enfeksiyonların bulaşma riskini de artırıyor. Uzun süre klorlu suda kalmak ise cildin nemini kaybetmesine, kuruluk ve tahrişe neden olabiliyor.</p>

<p>Uzmanlar, bu tehlikelerden kaçınmak için kalabalık ve hijyeninden emin olunmayan havuzlardan uzak durulması, bu mümkün değilse de havuzdan çıktıktan sonra vakit kaybetmeden duş alınmasını öneriyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Şezlong ve duşakabinlerde çıplak ayakla dolaşmayın</strong></h3>

<p>Uzmanlara göre, havuz kenarları, duşakabinler ve ortak kullanım alanlarında çıplak ayakla dolaşmak; HPV'ye bağlı siğiller ile ciltte küçük, pembe veya ten renginde kabarcıklar oluşturan, bulaşıcı ama zararsız bir deri hastalığı olan molluskum kontagiozum gibi viral enfeksiyonların bulaşmasına zemin hazırlayabiliyor. Bundan korunmak için de uzmanlar, şezlongların havlu serilmeden kullanılmaması, ortak terlik ve havlu kullanımından kaçınılmasını tavsiye ediyor.</p>

<p><img alt="Avrupa’da ‘ejderha sıcakları’ ile klima talebi patladı: " elinizde="" g="" kadar="" ne="" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/thumbs-b-c-3c05f3496dc3f36ef95675fbcece4608.webp" stok="" varsa="" /></p>

<h3><strong>Klimalar cildi kurutuyor</strong></h3>

<p>Yazın vazgeçilmezinden olan klimalar da tehlike saçıyor. Klimalar, ortamın nemini düşürerek cildin su kaybetmesine yol açabiliyor. Uzun süre klimalı ortamlarda bulunmanın cilt bariyerini zayıflatırken hassasiyet, kızarıklık ve tahrişi artırabildiği de yine uzmanların dikkat çektiği tehlikeler arasında. Bu tehlikelere karşı da umanlar, düzenli nemlendirici kullanımının yanı sıra günde 2-2,5 litre su tüketilmesini ve klimanın doğrudan yüze üflememesine dikkat edilmesini öneriyor.</p>

<h3><strong>Aşırı sıcak lekeleri artırabiliyor</strong></h3>

<p>Yüksek sıcaklık, özellikle gül hastalığı da denilen, yüzde kalıcı kızarıklık, kılcal damar belirginleşmesi ve sivilce benzeri kabarıklıklarla kendini gösteren kronik bir cilt rahatsızlığı olan rozasea hastalığını tetikleyebileceği uyarıları da yapılıyor.</p>

<p>Ciltte özellikle yüzde kahverengi veya gri tonlarında simetrik lekelerin oluşumuna yol açan yaygın bir pigmentasyon bozukluğu olan Melazmaya yatkın kişilerde ise güneş ışınlarının yanı sıra sıcak havanın da kahverengi cilt lekelerinin oluşumunu hızlandırabilmesi de yine yaz aylarıyla birlikte artan tehlikelerden birisi. Uzmanlar bu nedenle güneş kremi, şapka ve güneş gözlüğü kullanımının ihmal edilmemesini öneriyor.</p>

<p><img alt="Aşiri Terleme" class="detail-photo img-fluid" height="420" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/asiri-terleme.jpg" width="630" /></p>

<h3><strong>Yoğun terleme mantar ve siyah noktaya yol açabiliyor</strong></h3>

<p>Sıcak havalarda artan terleme, bazı mantar türlerinin çoğalmasına uygun ortam hazırlarken gözeneklerin tıkanmasına ve siyah nokta oluşumuna da neden olabiliyor. Uzmanlar, gün sonunda cildin ter ve güneş kremi kalıntılarından mutlaka arındırılmasını öneriyor.</p>

<h3><strong>Parfüm güneşle birleşince leke yapabiliyor</strong></h3>

<p>Uzmanlara göre, boyun, dekolte ve el bileklerine sıkılan parfümler, özellikle turunçgil içerikli kokular, güneş ışığıyla temas ettiğinde ciltte kalıcı lekelere ve alerjik reaksiyonlara neden olabiliyor. Bu nedenle de parfümün doğrudan cilde değil, kıyafetlere uygulanmasını tavsiye ediyorlar.</p>

<p><img alt="Cep Telefonu Ücreti Zam" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/cep-telefonu-ucreti-zam.jpg" width="864" /></p>

<h3><strong>Cep telefonu sivilcenin nedeni olabilir</strong></h3>

<p>Uzmanlara göre cep telefonu ekranlarında biriken bakteri ve kirler, yaz aylarında artan terlemeyle birleştiğinde özellikle yanak ve çene bölgesinde sivilce ile siyah nokta oluşumunu artırabiliyor. Ayrıca telefon ekranlarından yayılan görünür ışığın da ultraviyole ışınlarıyla birlikte cilt lekelerinin oluşumuna katkıda bulunabileceği değerlendiriliyor.</p>

<p>Telefon ekranının düzenli temizlenmesi, uzun görüşmelerde kulaklık kullanılması ve demir oksit filtreli güneş kremlerinin tercih edilmesi öneriliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Sultan Özer</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/sadece-gunes-degil-yazin-cildi-yipratan-gizli-tehlikeler-de-var</guid>
      <pubDate>Sun, 02 Aug 2026 10:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2024/05/havuz.jpg" type="image/jpeg" length="23914"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ticaret Bakanlığı: Dereköy Gümrük Kapısı hafif ticari kargo araçlarının kullanımına açıldı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/ticaret-bakanligi-derekoy-gumruk-kapisi-hafif-ticari-kargo-araclarinin-kullanimina-acildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/ticaret-bakanligi-derekoy-gumruk-kapisi-hafif-ticari-kargo-araclarinin-kullanimina-acildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dereköy Gümrük Kapısı, 3,5 tona kadar olan hafif ticari kargo araçlarının geçişine açıldı. Yeni uygulamayla sınır kapılarındaki yoğunluğun azaltılması hedefleniyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Türkiye</strong> ile <strong>Bulgaristan</strong> arasındaki üçüncü kara geçiş noktası olan Dereköy-Malko Tırnovo hattında yeni dönem başladı. <strong>Dereköy Gümrük Kapısı</strong>, brüt ağırlığı 3,5 tona kadar olan hafif ticari kargo araçlarının geçişine açılarak ihracat taşımacılığında alternatif güzergah oluşturdu.</p>

<p>Kırklareli Ticaret ve Sanayi Odasından yapılan açıklamaya göre, <strong>Dereköy ile Malko Tırnovo </strong>gümrük kapıları dün itibarıyla hafif ticari kargo araçlarının giriş ve çıkış işlemlerine başladı.</p>

<h2><strong>Dereköy Gümrük Kapısı kargo araçlarına açıldı</strong></h2>

<p>Uygulamanın başlamasıyla birlikte Uluslararası Nakliyeciler Derneği (UND) üyesi bir firmaya ait hafif ticari kargo aracı, Dereköy Gümrük Kapısı üzerinden Bulgaristan'a ilk geçişini gerçekleştirdi.</p>

<p>Araç geçişini Trakya Gümrük ve Dış Ticaret Bölge Müdür Yardımcısı İlyas Akyıldız, Dereköy Gümrük Müdürü Kubilay Tarhan, Dereköy Gümrük Muhafaza, Kaçakçılık ve İstihbarat Bölge Amiri Hakkı Ünlü ile Kırklareli Ticaret ve Sanayi Odası yöneticileri takip etti.</p>

<p><img alt="Hafif Ticari Araç Geçişine Açılan Dereköy Malko Tırnovo Gümrük Kapıları Diğer Kapılardaki Yükü Hafifletecek Iç" class="detail-photo img-fluid" height="872" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/hafif-ticari-arac-gecisine-acilan-derekoy-malko-tirnovo-gumruk-kapilari-diger-kapilardaki-yuku-hafifletecek-ic.png" width="1472" /></p>

<h3><strong>Kapıkule ve Hamzabeyli'deki yoğunluğun azalması bekleniyor</strong></h3>

<p>Dereköy Gümrük Kapısı'nın hafif ticari kargo araçlarına açılmasıyla birlikte özellikle Kapıkule ve Hamzabeyli sınır kapılarındaki yoğunluğun azaltılması hedefleniyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kırklareli Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Soner Ilık, uygulamanın bölge ekonomisi ve ihracatçılar açısından önemli bir gelişme olduğunu belirtti.</p>

<p>Haftalık ortalama 3 bin hafif ticari aracın Dereköy Gümrük Kapısı'nı kullanmasının beklendiğini ifade eden Ilık, yeni güzergahın ihracatçılara zaman ve maliyet açısından avantaj sağlayacağını aktardı.</p>

<h3><strong>Dereköy Avrupa'ya açılan ticaret koridorlarından biri olacak</strong></h3>

<p>Soner Ilık, Dereköy Gümrük Kapısı'nın sadece bir sınır noktası olmaktan çıkarak Avrupa'ya açılan önemli ticaret yollarından biri haline geleceğini belirtti.</p>

<p>Ilık, uygulamanın hayata geçirilmesinde katkı sağlayan kurumlara teşekkür ederek, yeni geçiş imkanının ihracatçılar ve bölge ekonomisi açısından olumlu sonuçlar doğurmasını beklediklerini ifade etti.</p>

<p>Dereköy-Malko Tırnovo hattının kullanıma açılmasıyla Türkiye ile Bulgaristan arasındaki ticari hareketliliğin desteklenmesi ve sınır geçişlerinde alternatif ulaşım imkanlarının artırılması amaçlanıyor.</p>

<p></p>

<blockquote class="twitter-tweet">
<p dir="ltr" lang="tr">Kırklareli Dereköy gümrük kapısı 3,5 ton altı ticari araç geçişlerine açıldı: ilk ihracat çıkışı başarıyla gerçekleştirildi.<br />
<br />
(02.08.2028) <a href="https://t.co/Ei4JpOfSZO" rel="nofollow">pic.twitter.com/Ei4JpOfSZO</a></p>
— T.C. Ticaret Bakanlığı (@ticaret) <a href="https://x.com/ticaret/status/2083796552234008577?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">August 2, 2026</a></blockquote>
<script async src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/ticaret-bakanligi-derekoy-gumruk-kapisi-hafif-ticari-kargo-araclarinin-kullanimina-acildi</guid>
      <pubDate>Sun, 02 Aug 2026 10:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/hafif-ticari-arac-gecisine-acilan-derekoy-malko-tirnovo-gumruk-kapilari-diger-kapilardaki-yuku-hafifletecek.png" type="image/jpeg" length="89015"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Milyonlarca vatandaş ilk kez borçlandı: CHP'li Gürer'den dikkat çeken kredi verileri]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/milyonlarca-vatandas-ilk-kez-borclandi-chpli-gurerden-dikkat-ceken-kredi-verileri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/milyonlarca-vatandas-ilk-kez-borclandi-chpli-gurerden-dikkat-ceken-kredi-verileri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, 2026 yılının ilk beş ayında yaklaşık 2 milyon 527 bin kişinin ilk kez kredi kullanarak finansal sisteme dahil olduğunu açıkladı. 973 bin kişinin ilk kez kredili mevduat hesabı, 855 bin kişinin kredi kartı, 584 bin kişinin tüketici kredisi kullandığını belirten Gürer, kredi kullanımındaki artışın refah değil, ekonomik sıkıntı nedeniyle borçlanmanın göstergesi olduğunu söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>CHP Niğde Milletvekili <strong>Ömer Fethi Gürer,</strong> vatandaşların banka borçlarındaki artışa ilişkin açıklamalarda bulundu. Kredi kullanımındaki yükselişin ekonomik refahın değil, geçim sıkıntısının göstergesi olduğunu belirten Gürer, 2026 yılının ilk haftası ile 24 Temmuz haftası arasındaki dönemde vatandaşların tüketici kredileri ve bireysel kredi kartı borçlarının 5 trilyon 728 milyar liradan 6 trilyon 677 milyar liraya yükseldiğini söyledi.</p>

<p>Gürer, aynı dönemde takibe düşen borç tutarının 242 milyar liradan 337 milyar liraya çıktığını, varlık yönetim şirketlerine devredilen borçların ise 132 milyar liraya ulaştığını ifade etti.</p>

<h2><strong>"Gelir artışı yaşam pahalılığının çok gerisinde kaldı"</strong></h2>

<p>Vatandaşların borç yükünün her geçen gün ağırlaştığını belirten Gürer, yılbaşından bu yana bankalara olan toplam borcun 1 trilyon 43 milyar lira arttığını kaydetti.</p>

<p>Gürer, 2026 yılının ilk haftasında vatandaşların bankalara olan toplam 6 trilyon 103 milyar liralık borcunun, 24 Temmuz haftası itibarıyla 7 trilyon 146 milyar liraya yükseldiğini belirterek şöyle konuştu:</p>

<blockquote>
<p>"Vatandaşın yılbaşından bu yana bankalara olan borcu 1 trilyon 43 milyar lira, bankalar tarafından zamanında tahsil edilemediği için takibe alınan borç tutarı ise 95 milyar lira arttı. Vatandaş borçlanarak yaşamını sürdürmeye çalışıyor. Gelir artışı, yaşam pahalılığının çok gerisinde kaldığı için insanlar kredi kartına, kredili mevduat hesabına ve tüketici kredilerine yönelmek zorunda kalıyor. Bankalar aracılığıyla sağlanan finansman, artık yatırımın değil, temel ihtiyaçların karşılanmasının bir aracı hâline gelmiş durumda."</p>
</blockquote>

<h3><strong>İcra dairelerindeki dosya sayısı yükseldi</strong></h3>

<p>Ekonomik sıkıntıların icra dairelerindeki dosya sayısına da yansıdığını belirten Gürer, 2026 yılının başında 23 milyon 993 bin 843 olan derdest dosya sayısının 31 Ağustos itibarıyla 25 milyon 793 bin 379'a yükseldiğini söyledi.</p>

<p>Bu yıl içinde icra dairelerine gelen yeni dosya sayısının 5 milyon 936 bin 310'a ulaştığını ifade eden Gürer, icra dairelerindeki yoğunluğun vatandaşların yaşadığı ekonomik sorunların göstergelerinden biri olduğunu belirtti.</p>

<p>Gürer, "İnsanlar borçlarını çevirmekte güçlük çekiyor, ödeme tarihleri geldiğinde yeni bir borçla eski borcunu kapatmaya çalışıyor" dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Milyonlarca kişi ilk kez kredi kullandı</strong></h3>

<p>Bireysel kredi kullanan kişi sayısının son bir yılda yaklaşık 1 milyon 900 bin kişi artarak 44 milyon 300 bine ulaştığını belirten Gürer, ortalama kredi bakiyesinin de 153 bin lira seviyesine yükseldiğini kaydetti.</p>

<p>Gürer, 2026 yılının ilk beş ayında ilk kez kredi kullanan vatandaşlara ilişkin verileri de paylaştı. Buna göre 973 bin kişi ilk kez kredili mevduat hesabı kullanırken, 855 bin kişi ilk kez kredi kartı edindi. Aynı dönemde 584 bin kişi ilk kez tüketici kredisi, 72 bin kişi konut kredisi ve 43 bin kişi taşıt kredisi kullandı.</p>

<p>Gürer, toplamda yaklaşık 2 milyon 527 bin kişinin ilk kez finansal sisteme dahil olarak kredi kullandığını belirterek, bu tablonun ekonomik büyümenin göstergesi olarak değerlendirilemeyeceğini söyledi.</p>

<blockquote>
<p>"İnsanlar yatırım yapmak, üretime katkı sağlamak ya da birikimlerini değerlendirmek için değil, ay sonunu getirebilmek için borçlanıyor."</p>
</blockquote>

<h3><strong>Krediler ödenemiyor, takibe düşüyor</strong></h3>

<p>Tüketici kredileri ve bireysel kredi kartlarında takibe dönüşüm oranının yüzde 5,65'e yükseldiğine dikkat çeken Gürer, dar ve sabit gelirli vatandaşların, emeklilerin, işçilerin, çiftçilerin, esnafın ve gençlerin giderek daha ağır ekonomik sorunlarla karşı karşıya kaldığını ifade etti.</p>

<p>Ücret artışlarının enflasyonun gerisinde kaldığını belirten Gürer, vatandaşların gelirleri azalırken borç yüklerinin arttığını savundu.</p>

<p>Gürer, kredi kartları, kredili mevduat hesapları ve tüketici kredilerinin artık bir tercih olmaktan çıkarak zorunluluk haline geldiğini belirterek, ekonomik sorunlara kalıcı çözümler üretilmemesi halinde borçluluğun ve icra dosyalarının daha da artacağı uyarısında bulundu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/milyonlarca-vatandas-ilk-kez-borclandi-chpli-gurerden-dikkat-ceken-kredi-verileri</guid>
      <pubDate>Sun, 02 Aug 2026 10:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/96e8daa3-9348-4990-a15f-0e8348c55cca.webp" type="image/jpeg" length="38163"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Erdoğan duyurdu: İstanbul'da kiralık sosyal konut projesi eylülde başlıyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/erdogan-duyurdu-istanbulda-kiralik-sosyal-konut-projesi-eylulde-basliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/erdogan-duyurdu-istanbulda-kiralik-sosyal-konut-projesi-eylulde-basliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul'da hayata geçirilecek 15 bin kiralık sosyal konut projesinde ilk kuraların eylül ayında çekileceğini açıkladı. Erdoğan, hak sahiplerinin noter huzurunda yapılacak kura ile belirleneceğini ve kira sözleşmelerinin üç yıllık olacağını söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı <strong>Recep Tayyip Erdoğan</strong>, İstanbul'da hayata geçirilecek <strong>15 bin kiralık sosyal konut projesine ilişkin</strong> açıklamalarda bulundu. Erdoğan, projede ilk kuraların eylül ayında çekileceğini söyledi.</p>

<p>Erdoğan, Haliç Kongre Merkezi'nde düzenlenen AKP İstanbul İl Danışma Meclisi Programı'nda konuştu.</p>

<h2><strong>Kiralık sosyal konutlar için eylülde kura çekilecek</strong></h2>

<p>Türkiye'de ilk kez İstanbul'da uygulanacağı belirtilen kiralık sosyal konut projesi hakkında bilgi veren Erdoğan, eylül ayında konutların kiralanmaya başlanacağını açıkladı.</p>

<p>Erdoğan, "Eylül ayında konutlarımızı kiralamaya başlıyoruz. Talep toplayıp noter huzurunda kura usulüyle hak sahiplerini belirleyeceğiz" dedi.</p>

<p><img alt="TOKİ’den kiralık ev dönemi başlıyor: Bakan Kurum 15 bin sosyal konut projesinin detaylarını açıkladı" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/thumbs-b-c-ecbb38e066749e3ec7924f0997edac33.jpg" width="864" /></p>

<h3><strong>Kira sözleşmeleri üç yıllık olacak</strong></h3>

<p>Projede kira sözleşmelerinin üç yıllık olacağını belirten Erdoğan, üç yılın ardından evlerin tahliye ve bakım süreçlerinin tamamlanacağını ve konutların yeni ihtiyaç sahiplerine devredileceğini söyledi.</p>

<p>Erdoğan, bu sistem sayesinde on binlerce dar gelirli ailenin dönüşümlü olarak desteklenmesinin hedeflendiğini ifade etti.</p>

<h3><strong>Kimler başvurabilecek?</strong></h3>

<p>Projeye, hiç evi olmayan ve belirlenen gelir seviyesini aşmayan vatandaşların başvurabileceği belirtildi.</p>

<p>Memurlar, emekliler, engelliler ve evi dönüşüme girecek vatandaşlar için de kontenjan ayrılmasının planlandığı aktarıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="İstanbul'daki 100 Bin Sosyal Konut Projesinde Başvuru Iadeleri Başladı" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/istanbuldaki-100-bin-sosyal-konut-projesinde-basvuru-iadeleri-basladi.jpg" width="864" /></p>

<h3><strong>Kiralar piyasa rayicinin yarısı olacak</strong></h3>

<p>Projede 1+1, 2+1 ve 3+1 tipinde konutların yer alması planlanıyor.</p>

<p>Kiralık sosyal konutlarda kira bedellerinin ise piyasa rayicinin yaklaşık yarısı seviyesinde olması öngörülüyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/erdogan-duyurdu-istanbulda-kiralik-sosyal-konut-projesi-eylulde-basliyor</guid>
      <pubDate>Sun, 02 Aug 2026 10:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/a5878a09-85b1-4866-80fd-bd4b39006254.webp" type="image/jpeg" length="60062"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Mersin Toroslar’da feci trafik kazası: Yaralıların üzerinden geçip kaçtı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/mersin-toroslarda-feci-trafik-kazasi-yaralilarin-uzerinden-gecip-kacti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/mersin-toroslarda-feci-trafik-kazasi-yaralilarin-uzerinden-gecip-kacti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Mersin’in Toroslar ilçesindeki trafik kazasında otomobilin çarptığı motosiklette bulunan biri çocuk 3 kişi yaralandı. Yaralıların üzerinden geçerek kaçtığı belirtilen sürücü aranıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Mersin’in merkez Toroslar ilçesinde otomobil ile motosikletin çarpışması sonucu biri çocuk 3 kişi yaralandı. Kazanın ardından yerdeki 2 yaralının üzerinden otomobiliyle geçerek kaçtığı belirtilen sürücünün yakalanması için çalışma başlatıldı.</p>

<h2><strong>Toroslar trafik kazası Çağdaşkent Mahallesi’nde meydana geldi</strong></h2>

<p>Mersin trafik kazası, Toroslar ilçesine bağlı Çağdaşkent Mahallesi’nde yaşandı. Sürücüsü ve plakası henüz belirlenemeyen otomobil, sola dönüş yapmak için ani manevra yaptığı sırada karşı yönden gelen motosikletle çarpıştı.</p>

<p>Çarpmanın etkisiyle motosiklette bulunan 3 kişiden 2’si yola savruldu. Motosikletteki bir çocuk ise otomobilin kaputunun üzerine düştü.</p>

<p>İddiaya göre otomobilden inen sürücü, kaputun üzerindeki çocuğu aşağı indirdikten sonra yeniden aracına bindi. Şüpheli, otomobiliyle yolda yaralı halde bulunan 2 kişinin üzerinden geçerek olay yerinden uzaklaştı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Mersin kazasında biri çocuk 3 kişi yaralandı</strong></h3>

<p>Toroslar kazasını gören çevredeki vatandaşlar, yaralıların yardımına koşarak durumu 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirdi. İhbar üzerine bölgeye polis ve sağlık ekipleri yönlendirildi.</p>

<p>Sağlık görevlilerinin olay yerindeki ilk müdahalesinin ardından biri çocuk 3 yaralı, ambulanslarla hastaneye kaldırıldı. Yaralıların sağlık durumlarına ilişkin henüz ayrıntılı bilgi paylaşılmadı.</p>

<p>Polis ekipleri ise Mersin kaza bölgesinde inceleme yaptı. Kaçan otomobilin plakası ile sürücünün kimliğinin belirlenmesi amacıyla çevredeki güvenlik kamerası kayıtları incelemeye alındı.</p>

<h3><strong>Kaçan sürücüyü yakalama çalışmaları sürüyor</strong></h3>

<p>Toroslar trafik kazasının bir apartmanın güvenlik kamerası tarafından kaydedildiği belirlendi. Görüntülerde kazanın ardından yaşananlar ile otomobilin bölgeden uzaklaşması yer aldı.</p>

<p>Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı, biri çocuk 3 kişinin yaralandığı olayla ilgili soruşturma başlattı. Polis ekiplerinin şüpheli sürücüyü ve kullandığı otomobili tespit ederek yakalamaya yönelik çalışmaları sürüyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/mersin-toroslarda-feci-trafik-kazasi-yaralilarin-uzerinden-gecip-kacti</guid>
      <pubDate>Sun, 02 Aug 2026 10:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2025/02/acil-1.jpg" type="image/jpeg" length="81697"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Genco Erkal için hazırlanan anıt mezar ölümünün ikinci yılında açıldı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/genco-erkal-icin-hazirlanan-anit-mezar-olumunun-ikinci-yilinda-acildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/genco-erkal-icin-hazirlanan-anit-mezar-olumunun-ikinci-yilinda-acildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türk tiyatrosunun usta oyuncusu Genco Erkal'ın ölümünün ikinci yılında, İBB Kültür ve İBB Miras'ın katkılarıyla hazırlanan anıt mezarı Zincirlikuyu Mezarlığı'nda düzenlenen törenle açıldı. Törene Erkal'ın ailesi, sanatçı dostları ve sevenleri katıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türk tiyatrosunun usta oyuncularından Genco Erkal'ın ölümünün ikinci yılında, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Kültür ve İBB Miras'ın katkılarıyla hazırlanan anıt mezarı Zincirlikuyu Mezarlığı'nda düzenlenen törenle açıldı.</p>

<p>Anıt mezarın açılış törenine Genco Erkal'ın ailesi, sanatçı dostları ve sevenleri katıldı.</p>

<h2><strong>"Anıt mezar projesine dönüştü"</strong></h2>

<p>Törende konuşan Genco Erkal'ın kızı Ayşe Sümer, anıt mezarın yapımında emeği geçenlere teşekkür etti.</p>

<p>Anıt mezarı tasarlayan mimarlardan Tuncay Çavdar, uzun yıllardır Genco Erkal için bir tiyatro yapısı hayal ettiklerini belirterek, bu düşüncenin zamanla anıt mezar projesine dönüştüğünü söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Genco Erkal'ın Nazım Hikmet mirasına vurgu</strong></h3>

<p>Mimar Özcan Arca da Genco Erkal ile uzun yıllar birlikte çalıştıklarını ifade etti. Arca, Erkal'ın özellikle Nazım Hikmet'in eserlerini gelecek kuşaklara ulaştırmada önemli bir rol üstlendiğini dile getirdi.</p>

<h3><strong>Mahir Polat: "Toplumsal duyarlılığı tiyatroyla buluşturdu"</strong></h3>

<p>İBB Genel Sekreter Yardımcısı Mahir Polat ise Genco Erkal'ın tiyatroyla toplumsal duyarlılığı buluşturan önemli sanatçılardan biri olduğunu belirtti.</p>

<p>Polat, Erkal'ın anısını yaşatacak anıt mezarın hayata geçirilmesinde emeği geçenlere teşekkür etti.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/genco-erkal-icin-hazirlanan-anit-mezar-olumunun-ikinci-yilinda-acildi</guid>
      <pubDate>Sun, 02 Aug 2026 09:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/af4559b2-693f-4c68-b82b-361b8995e119.webp" type="image/jpeg" length="93476"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Rusya'da İHA saldırısı: Lojistik merkezinde yangın çıktı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/rusyada-iha-saldirisi-lojistik-merkezinde-yangin-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/rusyada-iha-saldirisi-lojistik-merkezinde-yangin-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Rusya'nın Samara bölgesinde Wildberries'e ait lojistik merkeze İHA saldırısı düzenlendi. Saldırı sonrası çıkan yangına itfaiye ekipleri müdahale etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Rusya</strong>'nın <strong>Samara</strong> bölgesinde bulunan Wildberries'e ait lojistik merkezine insansız hava aracıyla (İHA) saldırı düzenlendiği ve saldırının ardından tesiste yangın çıktığı belirtildi.</p>

<p>Şirket tarafından yapılan açıklamada, Samara bölgesindeki lojistik merkezinin hedef alındığı saldırının ardından yangın meydana geldiği belirtildi. Olayın ardından bölgeye sevk edilen itfaiye ekiplerinin alevlere müdahale ettiği aktarıldı.</p>

<h2><strong>Lojistik merkezindeki yangına ekipler müdahale etti</strong></h2>

<p><strong>Wildberries</strong>'ten yapılan bilgilendirmede, tesiste çıkan yangına yönelik söndürme çalışmalarının başlatıldığı ifade edildi. İlk incelemelere göre saldırı sırasında herhangi bir çalışanın yaralanmadığı bildirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yangının kontrol altına alınması için ekiplerin bölgede çalışma yürüttüğü belirtilirken, saldırının lojistik merkezinde oluşturduğu hasarın belirlenmesi için incelemelerin sürdüğü kaydedildi.</p>

<h3><strong>Saldırının ardından inceleme başlatıldı</strong></h3>

<p>Rusya'nın Samara bölgesindeki lojistik merkeze yönelik saldırının detaylarıyla ilgili incelemelerin devam ettiği bildirildi. Yetkililer, olayın ardından güvenlik önlemlerinin artırıldığını aktardı.</p>

<p>Wildberries'e ait tesisler, son dönemde gerçekleştirilen çeşitli saldırılar nedeniyle gündeme gelirken, şirketin lojistik merkezine yönelik son saldırı da soruşturuldu.</p>

<h3><strong>Wildberries tesisleri daha önce de hedef alınmıştı</strong></h3>

<p>Rus e-ticaret platformu Wildberries'e ait tesislere yönelik son dönemde çeşitli saldırılar gerçekleştirildiği ifade edildi. Şirket, Samara bölgesindeki merkeze düzenlenen İHA saldırısının ardından yaşanan gelişmeleri kamuoyuyla paylaştı</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/rusyada-iha-saldirisi-lojistik-merkezinde-yangin-cikti</guid>
      <pubDate>Sun, 02 Aug 2026 09:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/rusyanin-samara-bolgesindeki-wildberries-tesisinde-iha-saldirisi-nedeniyle-yangin-cikti.png" type="image/jpeg" length="51675"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Canan Kaftancıoğlu'ndan AK Parti'ye geçen isimlere tepki]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/canan-kaftancioglundan-ak-partiye-gecen-isimlere-tepki</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/canan-kaftancioglundan-ak-partiye-gecen-isimlere-tepki" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP'li Tuzla Belediye Başkanı Eren Ali Bingöl, Çekmeköy Belediye Başkanı Orhan Çerkez ve Şile Belediye Başkanvekili Sacit Terzi'nin AK Parti'ye katılmasının ardından eski CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu'ndan tepki gösterdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>CHP'den istifa ederek AKP'ye katılan Tuzla Belediye Başkanı Eren Ali Bingöl'e yönelik tepkiler sürüyor. CHP'nin eski İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu da sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla Bingöl'e tepki gösterdi.</p>

<h2><strong>Erdoğan'ın rozet taktığı görüntüyü paylaştı</strong></h2>

<p>Kaftancıoğlu, AKP'li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Eren Ali Bingöl'e parti rozeti taktığı görüntüleri sosyal medya hesabından alıntıladı.</p>

<p>Kaftancıoğlu paylaşımında, "Adaylaşması sürecinde bir dahlim olmasa da bu karede benim dönemimde ilçe başkanlığı yapmış bir karaktersiz de var ne yazık ki!" ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>"Bir karaktersiz de var ne yazık ki"</strong></h3>

<p>Kaftancıoğlu, paylaşımının devamında şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>"CHP örgütlerinde sayısız liyakatli insan varken; ideolojisi, fikri, zikri geçtim tamamını ahlâkı olmayan bu kişilerin sosyal demokrat bir partide yer bulabilmeleriydi asıl sorun.</p>

<p>Ne şekilde yer bulduklarının önemi yok bu saatte…</p>

<p>Adaylaşması sürecinde bir dahlim olmasa da bu karede benim dönemimde ilçe başkanlığı yapmış bir karaktersiz de var ne yazık ki!</p>

<p>Çok üzgünüm ve kendi payıma düştüğü kadarıyla affola…"</p>

<h3><strong>Eren Ali Bingöl, Kaftancıoğlu döneminde ilçe başkanıydı</strong></h3>

<p>Tuzla Belediye Başkanı Eren Ali Bingöl, Canan Kaftancıoğlu'nun CHP İstanbul İl Başkanlığı döneminde, 2019 yılında CHP Tuzla İlçe Başkanlığı görevini yürütmüştü.</p>

<p></p>

<blockquote class="twitter-tweet">
<p dir="ltr" lang="tr">CHP örgütlerinde sayısız liyakatli insan varken; ideolojisi, fikri, zikri geçtim tamamını ahlâkı olmayan bu kişilerin sosyal demokrat bir partide yer bulabilmeleriydi asıl sorun.<br />
<br />
Ne şekilde yer bulduklarının önemi yok bu saatte…<br />
<br />
Adaylaşması sürecinde bir dahlim olmasa da bu… <a href="https://t.co/nFVtV5uurS" rel="nofollow">https://t.co/nFVtV5uurS</a></p>
— Canan Kaftancıoğlu (@Canan_Kaftanci) <a href="https://x.com/Canan_Kaftanci/status/2083565964981846414?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">August 1, 2026</a></blockquote>
<script async src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/canan-kaftancioglundan-ak-partiye-gecen-isimlere-tepki</guid>
      <pubDate>Sun, 02 Aug 2026 08:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/9925ee96-64e4-4b41-b65d-789b63dd38f8jpg.webp" type="image/jpeg" length="55711"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ABD'de restorana silahlı saldırı düzenlendi: 3 kişi hayatını kaybetti]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/abdde-restorana-silahli-saldiri-duzenlendi-3-kisi-hayatini-kaybetti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/abdde-restorana-silahli-saldiri-duzenlendi-3-kisi-hayatini-kaybetti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD'nin Idaho eyaletinde bir restoranda düzenlenen silahlı saldırıda 3 kişi hayatını kaybetti, 2 kişi yaralandı. Olayın ardından saldırganın kendi silahıyla yaşamına son verdiği açıklandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>ABD</strong>'nin <strong>Idaho</strong> eyaletinde bir restoranda meydana gelen silahlı saldırıda 3 kişinin hayatını kaybettiği, 7 kişinin ise yaralandığı bildirildi.</p>

<p>Güvenlik yetkililerinden alınan bilgilere göre, yerel saatle 14.00 sıralarında Idaho'nun güneyindeki <strong>Twin Falls</strong> bölgesinde bulunan bir restoranda silahlı saldırı gerçekleşti.</p>

<p>Yetkililer, saldırganın yarı otomatik tüfekle restorana girerek çevreye ateş açtığını ve olay sırasında çok sayıda kişinin vurulduğunu açıkladı.</p>

<h2><strong>Saldırganın kimliği belirlenmeye çalışılıyor</strong></h2>

<p>Polis ekiplerinin olay yerine kısa sürede ulaştığı belirtilirken, saldırganın restoran çevresinde ölü olarak bulunduğu aktarıldı.</p>

<p>Yetkililer, saldırının nedenine ilişkin incelemelerin sürdüğünü ve görgü tanıklarının ifadelerine başvurulduğunu bildirdi. Twin Falls Polis Şefi Matthew Hicks, düzenlediği basın toplantısında ekiplerin saldırganın kimliğini tespit etmek için çalışmalarına devam ettiğini söyledi.</p>

<p>Olayın ardından bölgedeki güvenlik önlemleri artırılırken, soruşturma kapsamında saldırının tüm yönleriyle araştırıldığı ifade edildi.</p>

<h3><strong>Görgü tanıkları saldırı anını anlattı</strong></h3>

<p>Görgü tanıkları, saldırganın AR tipi uzun namlulu bir silah taşıdığını öne sürdü. Olay sırasında bir kişinin tabancayla saldırgana karşılık verdiği iddiaları da soruşturma kapsamında değerlendiriliyor.</p>

<p>Saldırı anına ilişkin bazı görüntüler de ortaya çıktı. Çevrede bulunan bir sürücü tarafından kaydedilen videoda, siyah kıyafetli ve uzun namlulu silah taşıyan bir kişinin beyaz renkli bir araca doğru ilerlediği görüldü.</p>

<p>Görüntülerde saldırganın aracın sürücü tarafındaki kapısını açtığı ve daha sonra bagaj bölümüne yöneldiği yer aldı.</p>

<h3><strong>Soruşturma devam ediyor</strong></h3>

<p>Yetkililer, olayla ilgili detayların netleşmesi için çalışmaların sürdüğünü açıkladı. Polis ekiplerinin saldırının nasıl gerçekleştiği, saldırganın olay öncesi ve sonrası hareketleri ile saldırının olası nedenleri üzerinde durduğu belirtildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Twin Falls bölgesindeki restoran saldırısıyla ilgili soruşturmanın devam ettiği, elde edilen yeni bilgilerin yetkililer tarafından paylaşılacağı bildirildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/abdde-restorana-silahli-saldiri-duzenlendi-3-kisi-hayatini-kaybetti</guid>
      <pubDate>Sun, 02 Aug 2026 08:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/abdde-restoranda-duzenlenen-silahli-saldirida-en-az-3-kisi-oldu-2-kisi-yaralandi.png" type="image/jpeg" length="11715"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bahçelievler trafik kazası: Otomobil alev aldı, 2 sürücü yaralandı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/bahcelievler-trafik-kazasi-otomobil-alev-aldi-2-surucu-yaralandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/bahcelievler-trafik-kazasi-otomobil-alev-aldi-2-surucu-yaralandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul’da D-100 kara yolunda meydana gelen Bahçelievler trafik kazasında otomobil ile hafif ticari araç çarpıştı. Bahçelievler araç yangını itfaiye tarafından söndürülürken iki sürücü hastaneye kaldırıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İstanbul’un Bahçelievler ilçesinde otomobil ile hafif ticari aracın çarpışması sonucu yangın çıktı. D-100 kara yolunun Küçükçekmece yönünde yaşanan kazada yaralanan iki aracın sürücüsü, sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından ambulanslarla hastaneye sevk edildi.</p>

<h2><strong>Bahçelievler kazasında otomobilin motor bölümü alev aldı</strong></h2>

<p>Bahçelievler kaza haberi, D-100 kara yolunun Küçükçekmece istikametinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, 35 ACC 352 plakalı otomobil ile aynı yönde ilerleyen 34 VF 3219 plakalı hafif ticari araç henüz belirlenemeyen nedenle çarpıştı.</p>

<p>Çarpışmanın etkisiyle otomobilin motor bölümünde yangın başladı. Alevleri gören sürücüler ve çevredeki vatandaşlar durumu acil yardım ekiplerine bildirdi. İhbar üzerine bölgeye itfaiye, polis ve sağlık ekipleri yönlendirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Bahçelievler araç yangını itfaiyenin müdahalesiyle söndürüldü</strong></h3>

<p>Kısa sürede kaza yerine ulaşan itfaiye ekipleri, otomobilin motor kısmını saran alevlere müdahale etti. Bahçelievler araç yangını, ekiplerin çalışmasıyla kontrol altına alınarak söndürüldü. Aracın yeniden alev alma ihtimaline karşı bölgede soğutma çalışması da yapıldı.</p>

<p>Kazada yaralanan otomobil ve hafif ticari araç sürücülerine sağlık ekipleri tarafından olay yerinde müdahale edildi. İki sürücü daha sonra ambulanslarla çevredeki hastanelere kaldırıldı. Yaralıların sağlık durumuna ilişkin ayrıntılı bilgi paylaşılmadı.</p>

<h3><strong>Bahçelievler trafik kazası D-100’de yoğunluğa neden oldu</strong></h3>

<p>Bahçelievler trafik kazası nedeniyle D-100 kara yolunun Küçükçekmece yönünde araç yoğunluğu oluştu. Polis ekipleri, itfaiye ve sağlık görevlilerinin çalışması sırasında çevrede güvenlik önlemi alarak trafik akışını kontrollü şekilde sağladı.</p>

<p>Kazaya karışan araçların yoldan kaldırılmasına yönelik çalışmanın ardından ulaşımın normale dönmesi beklenirken, olayın kesin nedeninin yapılacak incelemeyle netleşeceği belirtildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/bahcelievler-trafik-kazasi-otomobil-alev-aldi-2-surucu-yaralandi</guid>
      <pubDate>Sun, 02 Aug 2026 08:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2023/10/olay-yeri.jpg" type="image/jpeg" length="13344"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bahçeli'den 'çerçeve yasa' mesajı: Siyaset üstü görülerek tam destek vermeli]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/bahceliden-cerceve-yasa-mesaji-siyaset-ustu-gorulerek-tam-destek-vermeli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/bahceliden-cerceve-yasa-mesaji-siyaset-ustu-gorulerek-tam-destek-vermeli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Terörsüz Türkiye" sürecine ilişkin yaptığı değerlendirmede, Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısı altında yürütülen çalışmaların önemli bir aşamaya geldiğini belirtti. Bahçeli, sürecin hukuki çerçevesinin oluşturulması için hazırlanacak yasaya siyaset üstü bir anlayışla tam destek verilmesi çağrısında bulundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>MHP Genel Başkanı <strong>Devlet Bahçeli</strong>, "Terörsüz Türkiye" sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulunarak, Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısı altında yürütülen çalışmaların önemli bir aşamaya geldiğini belirtti. Bahçeli, süreçte çerçevenin sağlam şekilde oluşturulması gerektiğini vurgulayarak, hazırlanacak <strong>çerçeve yasaya</strong> siyaset üstü bir anlayışla tam destek verilmesi çağrısında bulundu.</p>

<h2><strong>Bahçeli'den "çerçeve yasaya tam destek" çağrısı</strong></h2>

<p>MHP Genel Başkan Başdanışmanı <strong>Muhammet Hanifi Macit</strong>'in sorularını yanıtlayan Bahçeli, toplumsal mutabakat vurgusu yaptı.</p>

<p>Bahçeli, çatışmacı değil uzlaşmacı, ayrıştırıcı değil bütünleştirici, kavgacı değil barışçı, ötekileştirici değil kucaklayıcı ve bölen değil birleştiren bir anlayışa ihtiyaç olduğunu belirtti. Türkiye'yi ve Türk milletini geleceğe birlikte taşıma iradesinin önemine dikkat çeken Bahçeli, "Terörsüz Türkiye" sürecinin hukuki çerçevesinin oluşturulması konusunda önemli bir eşikte bulunulduğunu ifade etti.</p>

<p>Bahçeli, Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısı altında oluşturulan Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nun çalışmalarına da değinerek, hazırlanan raporun ardından yasa yapımı sürecinde önemli bir aşamaya gelindiğini söyledi.</p>

<h3><strong>"Terörsüz Türkiye" tarihi bir adım"</strong></h3>

<p>"Terörsüz Türkiye" politikasının geri dönülmesi mümkün olmayan tarihi bir adım olduğunu savunan Bahçeli, bu politikanın gelecek nesillerin huzur ve refahı açısından tarihi bir sorumluluk taşıdığını belirtti.</p>

<p>Bahçeli, sürecin aynı zamanda bir demokratikleşme ve bin yıllık kardeşliği gelecek bin yıllara taşıma iradesi olduğunu ifade etti.</p>

<p>MHP lideri, 22 Ekim 2024 tarihinde TBMM Grup Konuşması'nda yapılan açıklamayla başlayan sürecin amacının, PKK'nın tüm unsurlarıyla koşulsuz şekilde silah bırakması, terörün sona erdirilmesi ve millî birliğin pekiştirilmesi olduğunu söyledi.</p>

<h3><strong>"Hiçbir politik oyun bizi geri döndüremeyecek"</strong></h3>

<p>Terörsüz Türkiye hedefi doğrultusunda kararlı olduklarını belirten Bahçeli, sürece yönelik eleştirilere de yanıt verdi.</p>

<p>Bahçeli, bazı kesimlerin sürece ilişkin eleştirilerinin siyasi kaygılar taşıdığını savunarak, "Gelecek yüzyılımızın inşası amacıyla attığımız adımlardan bizi geri döndüremeyecektir" dedi.</p>

<p>Terörsüz Türkiye politikasının ülkenin geleceği için üstlenilmiş tarihi bir sorumluluk olduğunu belirten Bahçeli, bu hedefe ulaşmak için ellerinden geleni yapacaklarını ifade etti.</p>

<h3><strong>Bahçeli'den "enerjide bağımsızlık" vurgusu</strong></h3>

<p>Bahçeli, "Türk ve Türkiye Yüzyılı" vizyonunun dayanakları arasında enerji meselesine de yer verdi.</p>

<p>Türkiye'nin Karadeniz'deki doğal gaz, Güneydoğu ve Doğu Anadolu'daki petrol keşifleri ve uluslararası enerji arama faaliyetleriyle birlikte yalnızca bir geçiş ülkesi olmaktan çıktığını savunan Bahçeli, Türkiye'nin bölgede enerji istikrarı, güven ve barışın merkezi haline geldiğini söyledi.</p>

<p>Enerjinin küresel sistemdeki güç dengelerini etkileyen en önemli unsurlardan biri olduğunu ifade eden Bahçeli, "Enerjide bağımsızlık, Türkiye'nin Kızıl Elmasıdır" değerlendirmesinde bulundu.</p>

<h3><strong>Bahçeli'den Türk dünyası ve turan koridoru mesajı</strong></h3>

<p>Bahçeli, "Türk ve Türkiye Yüzyılı" vizyonunun dayanaklarından biri olarak Türk dünyasına ilişkin değerlendirmelerde de bulundu.</p>

<p>Türk Devletleri Teşkilatı, Türk teo-stratejisi ve Türk dünyası jeopolitiği başlıklarına değinen Bahçeli, Türk dünyasının bilim ve teknoloji alanında gelişmiş ülkeler seviyesine ulaşması gerektiğini belirtti.</p>

<p>Ar-Ge altyapısının güçlendirilmesinin önemine dikkat çeken Bahçeli, Türk dünyasında modern bilim ve yüksek teknolojinin geliştirilmesine yönelik somut adımlar atılması gerektiğini savundu.</p>

<h3><strong>"Turan Koridoru-Türk ve Türkiye Yüzyılı" vurgusu</strong></h3>

<p>Bahçeli, Türk dünyası jeopolitiği kapsamında Türkiye'nin bölgesel ve küresel siyasetteki rolüne ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</p>

<p>Türkiye'nin tarihsel ve kültürel birikimine dikkat çeken Bahçeli, Cumhuriyet'in ikinci yüzyılında devlet ve millet bütünlüğüyle "Turan Koridoru-Türk ve Türkiye Yüzyılı" idealinin benimsenmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Bahçeli, geleceğe ilişkin bir idealin bulunmamasının toplumlarda boşluk yaratabileceğini belirterek, Türk dünyasına ilişkin ortak hedeflerin bir ideal haline dönüştürülmesi gerektiğini savundu.</p>

<p><strong>Daha önce anlattığı "Türkiye Yüzyılı"nın dayanaklarını anlatmaya devam eden Bahçeli'nin açıklamalarının tamamı şöyle:</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><i>"Beşincisi <strong>enerji meselesinin tam çözümü</strong>dür. Enerji; tarladaki bereketten fabrikadaki üretime, hastanelerdeki hizmetten savunma sistemlerine kadar hayatın her noktasında varlığını hissettiren, düzeni kuran ve sürdüren asli kaynaktır. Kısacası enerji, hayatın kendisini mümkün kılan ana damar, milletlerin gücünü belirleyen stratejik omurgadır. Fakat bu kadar hayati bir öneme sahip olan bu unsurun günümüzde ciddi tehlikelerle karşı karşıya kalma ihtimali çok yüksektir. Bugün dünyada yaşanan gelişmeler çok açık bir gerçeği ortaya koymuştur: Küresel enerji sistemi ciddi bir risk altındadır ve bu risk, sınır tanımadan tüm ülkeleri etkileyebilecek bir seviyeye ulaşmıştır. Artık mesele sadece enerjiye ulaşmak değildir. Asıl mesele, enerjiyi mümkün kılan yapının bütünüyle tehdit altında olmasıdır. Mevcut dönemde yaşanan gelişmeler, dar bir geçiş hattına özgü bir sorundan ziyade, küresel enerji düzeninin ne denli hassas hale geldiğini ortaya koymuştur.</i></p>

<p><i>Günümüzde enerji limanları, petrol rafinerileri, boru hatları ve depolama tesisleri doğrudan risk altındadır. Enerji sisteminin kendisi doğrudan hedef haline gelmekte ve tehdit altına girmektedir. Bu nedenle ortaya çıkan tabloyu klasik bir enerji arz güvenliği meselesi olarak değerlendirmek mümkün değildir. Bu, çok daha derin bir kırılmadır. Doğrudan küresel ölçekte bir enerji güvenliği meselesidir ve Türkiye’nin rolü yeniden tanımlanmaktadır.</i></p>

<p><i>Karadeniz’deki doğal gaz, Güneydoğu ve Doğu Anadolu’daki petrol keşifleri ve uluslararası alandaki enerji arama faaliyetleriyle birlikte Türkiye, güçlü altyapısının da katkısıyla artık yalnızca bir geçiş ülkesi olmaktan çıkmış; bölgede enerji istikrarının, güvenin ve barışın merkezi haline gelmiştir. Türkiye; farklı kaynakları buluşturan, farklı güzergâhları yöneten, kriz anlarında alternatif üretebilen ve gerektiğinde denge kurabilen bir güç olmuştur. Bu gelişme, ekonomik bir kazanımın ötesinde millî kudretin tahkimi, bağımsızlığın pekişmesi ve devletimizin stratejik kapasitesinin güçlenmesi noktasında önemli bir aşamadır.</i></p>

<p><i>Çünkü artık enerji, uluslararası sistemde güç dengelerini etkileyen en kritik unsurlardan biridir. Enerjiye erişim, enerji akışlarını yönetebilme ve bu akışlara yön verebilme kapasitesi, ülkelerin küresel sistemdeki yerini doğrudan belirlemektedir. Türkiye, bu yeni dönemi doğru okuyan, riskleri doğru analiz eden; enerji alanında oyunu yeniden kuran, dengeyi belirleyen ve geleceği şekillendiren bir iradeyi temsil etmektedir. Çünkü enerji sadece bir kaynak değildir. Enerji, güçtür, istikrardır ve en önemlisi barışın anahtarıdır. Enerjide bağımsızlık, Türkiye’nin Kızıl Elmasıdır.</i></p>

<p><i>Altıncısı; <strong>Terörsüz Türkiye</strong>’dir. Milliyetçi Hareket Partisi; Türk milletinin birliğini ve beraberliğini koruyarak, toplumsal huzursuzluk alanlarının cepheleşmeye dönüşmesini önlemeyi ve herkesin inancına saygı duyarak birlikte yaşama ideali etrafında kenetlenip toplumsal sıkıntı ve sorunları çözmeyi amaçlamaktadır. Farklılıkların öne çıkarılması yerine zengin ortak değerlerimizin bütünleştiriciliğinde millî bir bakış açısının egemen olabileceğini düşünüyoruz.</i></p>

<p><i>Bireysel özgürlüklerin geliştirilmesini, herkesin istediği gibi yaşama hakkının temin edilmesini, toplumsal duyarlılıklara sahip olma anlayışıyla tasada ve kıvançta bir olabilmeyi arzu ediyoruz. İşte terörsüz Türkiye bu politik anlayışın bir sonucu olarak tecelli etmiştir.</i></p>

<p><i>Terörsüz Türkiye süreci 22 Ekim 2024 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi Grup Konuşmasında yaptığımız açıklama ile başlamıştır. Amaç Terör Örgütü PKK’nın bütün unsurları ile koşulsuz şartsız silah bırakması, Türk ve Türkiye yüzyılında terörün sıfırlanması, millî birliğin pekiştirilmesidir. Türk milletinin, ön şartsız bir biçimde kendi ana gövdesinde kucaklaşıp huzurlu, umutlu, müreffeh, şiddetsiz ve terörsüz bir yüzyıla girmesi amaçlanmıştır. Bu şekilde Cumhuriyet’in ikinci yüzyılına daha güçlü bir biçimde girileceği öngörülmüştür.</i></p>

<p><i>Terörsüz Türkiye politikamız açıklandıktan sonra meseleye çeşitli çevrelerden farklı yorumlar yapılmıştır. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Numan Kurtulmuş, Bakanlar ve siyasi parti liderleri, şehit ve gazi aileleri de sürece destek veren açıklamalarda bulunmuşlardır.</i></p>

<p><i>İmralı’nın 27 Şubat’ta DEM Parti heyeti aracılığı ile PKK’ya yaptığı tüm bileşenleriyle silah bırakma ve kendisini feshetme çağrısı sonucunda fesih ve silah bırakmanın gerçekleşmesi tarihî bir dönüm noktası olmuştur. Yol haritamızı bu doğrultuda hukuk, ahlak ve demokratik siyaset çerçevesinde belirleyip iyi niyetle uygulamalıyız. Toplumsal mutabakat ile çatışmacı değil uzlaşmacı, ayrıştırıcı değil bütünleştirici, kavgacı değil barışçı, ötekileştirici değil kucaklayıcı, bölen değil birleştiren, kaostan değil huzurdan beslenen bir anlayışa, Türkiye’yi ve Türk milletini geleceğe birlikte taşıma iradesine ihtiyacımız vardır.</i></p>

<p><i>Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısı altında Millî dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu oluşturulması çağrımız karşılık bulmuştur. Burada “Terörsüz Türkiye” hedefi doğrultusunda, toplumsal bütünleşmenin güçlendirilmesi, millî dayanışma ve kardeşliğin pekiştirilmesi, özgürlük, demokrasi ve hukuk devleti alanında yapılacak çalışmalar çok boyutlu ele alınmıştır. Bu gelişmeleri müteakip komisyon, detaylı raporunu hazırlamıştır. Bir devlet politikası olan Terörsüz Türkiye’ye ilişkin çerçevenin sağlam bir şekilde oluşturulması hususunda yasa yapımı sürecinde de önemli bir eşikte bulunmaktayız. Bu mesele siyaset üstü bir konu olarak görülmeli çerçeve yasaya tam destek verilmelidir.</i></p>

<p><i>Terörsüz Türkiye, Batılı aklın dayattığı sömürü düzeninin zincirlerini kırma, oynadığı oyunu bozma, kurduğu tuzakları tarumar etme iradesiyle atılmış tarihi bir adım, geri dönülmesi mümkün olmayan bir politikadır. Dün bugün için nasıl ki belirli kararları almak durumunda idiysek bugün de yarınlarımız için bu konuda sorumlu bir anlayış ile hareket etmek zorundayız. Bugün ne yaptığınız, hangi tercihlerde bulunduğunuz yarın ne olacağının, nesillerinizin ne yaşayacağının kararıdır.</i></p>

<p><i>Terörsüz Türkiye, gelecek nesillerimizin huzuru ve refahı adına üstlenilmiş tarihi bir sorumluluktur. Bu bakımdan Terörsüz Türkiye, ortak aklı ve toplumsal mutabakatı önceleyen, dürüst ve samimi adımlarla dış dayatmalara kapalı, bin yıllık kardeşliği daha da kuvvetlendirecek gelecek inşasının teminatıdır. Dünya dengeler sisteminde Türkiye’yi en sağlıklı, en sağlam pozisyona yerleştirmek Türk milleti ve devletinin tarihsel varlığını, birliğini, bütünlüğünü gelecek bin yıla taşımaktır. Emperyalist politikaların kurmuş olduğu düzeneği bozmak, bölgede vekil güçler üzerinden yürütülen istikrarsızlaştırma sürecini sona erdirmek ve çatışma dinamiklerini sonlandırmaktır.</i></p>

<p><i>Terörsüz Türkiye ile ilgili çeşitli hezeyanlarla eleştiriler yapanlar, millete dayandıklarını iddia ederek, küresel ve hegemonik güçlerin gönüllü vekâlet kavgasının aracı olmaktadırlar ve bunu idrak edecek potansiyelden de yoksun bulunmaktadırlar. Bugün bir gelecek düşüncesi olarak yürütülen bu politika bir demokratikleşme, bin yıllık kardeşliği gelecek bin yıla taşıma iradesidir.</i></p>

<p><i>Türkiye ve Türk milleti noktasında geleceğimizi geçmişin sorun çözmeyen anlatılarına mahkûm edemeyiz. Bugün koşullar geçmişte teslim olunan anlatıları aşmıştır. İlerlemenin sağlanabilmesi için önünüze bakmanız gerekir. İlerlerken geriye bakmak önünüzü görememenize, hız kaybetmenize, tökezlemenize, hatta düşmenize sebep olur. Yalnızca makul tek bir sebepten ötürü geriye bakılır; o da daha önce sizi sekteye uğratan yanlışları görüp önünüzdeki yolda benzerlerini temizlemeniz içindir. Biz de geleceğimizin sağlam temellerle inşa edilebilmesi amacıyla çıkmış olduğumuz bu yolda daima önümüze bakmayı, tökezlemeden, düşmeden ilerlemeyi hedeflemekteyiz ve hedefe ulaşma konusunda mutlak anlamda kararlıyız.</i></p>

<p><i>Terörsüz Türkiye politikamızla ilgili sürekli olarak örgütün zayıfladığı, niçin buna ihtiyaç duyulduğu sorulmaktadır. Bu soruyu dile getiren kişilerin bir kısmı samimi hassasiyet sahibidir. Cevabını aklın ve ahlakın sınırları içinde vermek ise bizim açımızdan zaruridir ve hatta boynumuzun borcudur. Ancak bu soruyu dile getirenlerin bir kısmınınki hassasiyetten değil cehalettendir. Cehalet ise bir eğitim meselesi olmaktan daha çok ahlak meselesidir. Bu ise bizim değil muhatapların özel sorunudur. Tamamen politik kaygılarla, siyasal alanda kendilerine belli bir yer edinebilmek amacıyla bu soruyu yıkıcı eleştirel bir tutumla dile getirenler, aslında örtülü bir biçimde ilerlememizi istemeyenlerdir. Ülkemiz adına iyi olanı istediklerini söyleyerek kendilerini maskeleyenler, terör kökten çözüldüğü zaman kullandıkları en önemli politik malzemelerden birini yitirecekleri için kaygı duymaktadırlar. Fakat şunu bilmelidirler ki; oynadıkları hiçbir politik oyun, gelecek yüzyılımızın inşası amacıyla attığımız adımlardan bizi geri döndüremeyecektir.</i></p>

<p><i>Milliyetçi Hareket Partisi her zaman Türk Milliyetçiliğinin, Türk-İslâm Ülküsünün değerlerinin taşıyıcısı, savunucusu, bu değerler uğruna tereddütsüz mücadele veren neferlerin ocağı olma konusunda öncü parti olmuştur. Hareketimizin başlangıcından günümüze ülkemize zararı dokunacak hiçbir faaliyetin içinde bulunmadık, bulunmayız. Tam aksine devletimize, vatanımıza ve milletimize en ufak olumsuz etkiye sahip olacak şeyler de dahil olmak üzere her türden yanlışın karşısında durduk, durmaya da devam edeceğiz. Milliyetçi Hareket Partisi’ni asılsız yaftalamalarla yıpratmaya çalışan hiçbir art niyet amacına ulaşamayacaktır. Terörsüz Türkiye, ülkemizin geleceği için almış olduğumuz tarihî bir sorumluluk, tabiri caizse bu uğurda gövdemizi taşın altına koyduğumuz bir atılımdır. Bunu başarmak için elimizden geleni yapacağız. Tarih, her zaman yanlışı ve doğruyu göstermiştir. Zaman, gelecek ideallerimiz uğruna sırtlandığımız yüke de tanık olacaktır ve gelecekte zamanın adaleti yine tecelli edecektir. Bu konuda bizim içimiz rahattır, herkesin de içi rahat olmalıdır.</i></p>

<p><i>Bu motivasyonla geliştirmiş olduğumuz terörsüz Türkiye politikasının, “Türk ve Türkiye Yüzyılı”nın en önemli dayanaklarından biri olduğunu söyleyebiliriz. Uzun zamandır mücadele ettiğimiz, çok sayıda evladımızı şehit verdiğimiz terörü bu politikamızla bugün kökten bitirme aşamasına gelmiş bulunmaktayız. Zira bu tür durumlarda bir çözüm arayışına şiddetin en fazla olduğu dönemde değil tam aksine anlam krizinin yaşandığı, ideolojik bir krizin oluştuğu, bölgesel varlık alanının daraldığı ve bir sarmalın ortaya çıktığı dönemlerde girilir. Tam olarak bu zaman diliminde terörü toplumsal ve siyasal hayatımızdan çıkarabiliriz. “Türk ve Türkiye Yüzyılı” hedefimizin az önce ifade ettiğimiz diğer dayanaklarının gerçekleştirilmesi terörün kökten bitirilmesine bağlıdır. Bununla “Türk ve Türkiye Yüzyılı” vizyonumuzu hayata geçirme noktasında karşımızda duran en büyük engellerden birini aşmış olacağız.</i></p>

<p><i>Yedincisi, <strong>Türk dünyası anlayışı</strong>mızdır: Öncelikli olarak ilk dayanağımız olan Türkçe Dünya Kurma İdealinin gerçekleştirilmesi Türk Dünyası içerisinde vücut bulabilecek bir idealdir. Türk Dünyasıyla ilgili değerlendirme bu idealin diğer ayağını oluşturmaktadır. Bu değerlendirme, Türk Devletleri Teşkilâtı, Türk teo-stratejisi ve Türk Dünyası jeopolitiği bağlamında ayrı bir başlık altında ele alınmayı gerektirmektedir. Çünkü Türk ve Türkiye Yüzyılı vizyonumuzun sekizinci dayanağı da Türk dünyasıdır.</i></p>

<p><i><strong>Türk Devletleri Teşkilatı</strong>: Türk Devletleri Teşkilatı bu bağlamda bir 'Türk Yönetim Felsefesini' benimseyip post-modern dönemin bilgi ağına katabilir. Bu anlamda referans kaynaklar mevcuttur ve tarihsel akıl, tecrübe edilmiş gelenek, bu içeriği oluşturacak anlama süreçlerinin içerisini doldurabilir. Lakin bu anlam ağı mutlaka bilim ve teknik içeriğine sahip kılınmalı ve siyaset kurumu bu dünya tasavvurunu bilimin dili ve teknik imkânlarla gerçekliğe kavuşturmak için aktif olmalıdır. 21. yüzyılda Türk dünyasının refah düzeyinin gelişmiş ülkeler standartlarına ulaştırılması ve dünya çapında söz sahibi olması; etkin bir Ar-Ge stratejisinin hazırlanması ve hayata geçirilmesine bağlıdır. Bundan dolayı bilim ve tekniğe dayalı bir yol izlenmesi büyük önem arz eder. Son yıllarda Azerbaycan, Kazakistan ve Türkiye’de bilim ve teknoloji ile ilgili belirli gelişmeler olmakla birlikte Ar-Ge altyapımız hâlen gelişmiş ülkelerin çok gerisindedir. Türk dünyasının Ar-Ge altyapısının, en kısa sürede gelişmiş ülkelerdeki düzeye çıkarılması için eylem planına destek sağlanmalı, varoluşsal sürekliliğimizin ancak bu türden adımlarla mümkün olacağı vurgulanmalıdır. Bu kapsamda, gelişmiş ülkelerin Ar-Ge altyapıları irdelenerek; Türk Keneşi üyesi ülkelerde ve genel olarak Türk dünyasında, modern bilim ve yüksek teknolojinin hızlı şekilde gelişmesi için somut öneriler ve modeller tespit edilmeli veya tespit edilmiş olanlara eklenmelidir.</i></p>

<p><i><strong>Türk teo-stratejisi</strong>: “İman, Tanrı’ya, bir dine inanma; inanç, birine duyulan güven, itimat, inanma duygusu, inanılan şey, görüş ve öğretidir.” Din ve inanç kavramları birbirinden farklıdır. Ayrıca, din denen toplumsal kurum, inanç ve ibadet adlı iki bölümden oluşur. Her iki bölümün temelinde de kutsallık ve yasak kavramları yatar.</i></p>

<p><i>İnanç, topluluklara millet olma özelliği kazandıran ve kültür kavramını meydana getiren önemli bir unsurdur. Bir milletin kimliğini tayinde de halk inanışları önemli rol oynar. Türk milleti açısından bakıldığında farklı din ve mezheplere sahip olan, farklı coğrafyalarda yaşayan Türk halklarının aynı inanç dünyasına dâhil olduğu görülür. Milletler sevinçlerini ve hüzünlerini paylaştıkları günleri, tarih boyunca inançlarına ve törenlerine bağlı olarak kutlamaktadırlar. Türkler arasında aynı veya benzer halk inanışlarının görülmesi, tarihî-millî bağın bir ifadesidir. Halk inanışları ile ilgili değişik tasnif çalışmaları yapılmıştır. Bu tasnifleri belirleyen en önemli özellik derleme çalışmalarında elde edilen malzemelerdir. Buradan hareketle Türk Dünyası teo-Stratejisi ifadesinin açılımı da; “Kültürel bilinç, ortak tasavvur biçimleri, semboller ve mitler üzerinden müşterek bir inanç ufkunun oluşturulması ve bu inanç ufkuna dair ortak kavramlar ve pratiklerin inşa edilmesidir.” Bu teo-strateji, halihazırda uygulanan politik pratiklerin inanç ile çelişmediğinin vurgulanması ve ortak karakterlerin tanıtılması, bu karakterlerin düşüncelerinin tartışılması ve bunun Türk Dünyasında organize edilmesi, Türk Dünyasından araştırmacıların katılımıyla gerçekleştirilmesi anlamını ihtiva eder. Yine Türk teo-stratejisi, İmam Maturidi gibi bir din adamının, Yunus Emre gibi bir gönül insanının ve Türk sufiliğinin ve tasavvuf edebiyatının öncülerinden olan Ahmet Yesevi’nin “Divan-ı Hikmet” eseri gibi eserlerin, Yusuf Has Hacip’in “Kutadgu Bilig” eserindeki sözlü halk edebiyatına sirayet etmiş ortak inanç unsurlarının tespit edilmesi ve bu veriler üzerinden değer sistematiğimizin inşa edilmesi demektir.</i></p>

<p><i>Bu fikir, “tek millet, iki devlet” veya ortak tarihsel geçmiş ve soy bağı ülküsünde buluşan Türk Dünyası sınırları içinde, aynı kanı, aynı canı, aynı fikri taşıyan Türkiye Türkleri ile Türk Dünyası Toplulukları arasındaki; soy birliği, kan birliği, inanç birliği, tarih birliği, eğitim-öğretim birliği, kültür birliği, âdet-gelenek görenek birliği gibi tarihsel gerçekliklerin din dili üzerinden de işlemesini ve bu bağlamda teo-stratejik hedeflerin de gerçekleşmesini amaçlamaktadır. Asla burada herhangi bir dinî yorumun Türk Dünyasında telkin, tembih veya yayılması kast edilmemektedir. Amaç, ortak inanç formlarına vurgu yapmaktır. Bu, farklı yorumları ve kültür havzalarını yönlendirme ve kendi politik-ekonomik kurallarına bağlama yöntemi ise hiç değildir. İnanç insana dair bütün unsurlar üzerinde etkili olduğu için ve eğitim, ekonomi, siyaset, hukuk, aile vb. bütün toplumsal kurumlara nüfuz edebildiğinden dolayı, bu stratejinin temel maksadı; bütün bu toplumsal kurumlarda inanç anlamında da müşterekliğin, ortak değer yargılarının var olduğunun hatırlatılması, tarihsel örneklerinin gösterilmesi, ortak tecrübeye dikkat çekilmesidir.</i></p>

<p><i><strong>Türk Dünyası jeopolitiği ve Turan koridoru</strong>: ABD tek merkezli jeopolitik oyunculuğunu kaybetmiştir, çift kutuplu bir dünya gerçeği artık yoktur ve bugün çok merkezli güç denklemlerinden söz edilmektedir ki bu, doğru ve bilimsel bir tespittir. Yeni dünya düzeni içinde yeni ticari güzergâhların ortaya çıkması ve yeni sermaye rotalarının belirlenmesi sürecinde ortaya çıkan somut durum, zorunlu olarak çok kutuplu güç merkezlerini doğurmuştur ve doğuracaktır. Bu doğal akışın en önemli kavşaklarından biri ise Türk Kuşağı bağlamında Türk Dünyası jeopolitiğidir. Türkiye, bölgesel güçlerin bölgesel meselelerde daha büyük bir rol, dış siyasette ve güvenlik politikalarında daha fazla özerklik ve uluslararası ilişkilerde daha fazla statü talep ettiği ve elde ettiği küresel siyasetteki önemli bir eğilimi temsil ediyor, hatta öncülüğünü yapıyor. Bunu sağlayan şey, ülkemizin uluslararası ilişkilerde temel politik çizgisini ve hedeflerini vurgulayan devlet gerçeğine ve tecrübesine sahip olmasıdır. Türkiye’nin bu bölgedeki güç dengesinin oluşumunu kendi açısından hayati olarak algıladığı ve buna bağlı olarak hamleler yaptığı ve süreci iyi yönettiği açıktır. Zira bölgedeki güç dengesinin tek merkezli oluşması Türkiye için uzun vadede tehdit oluşturacak ve bölgedeki manevra alanını daraltacaktır. Türkiye Cumhuriyeti bu doğal jeopolitik gerçeğine ek olarak bir medeniyet jeopolitiğine de sahiptir. Tarihsel tecrübesi, kıtalararası var olan tarihsel öyküsü, milli ve dini tarihsel durumundan kaynaklanan geniş bir kültür ve gönül coğrafyasıyla dünyanın üçte ikisine nakşettiği maddi kültür varlıklarına sahip bir ülkedir. Bu bağlamda Türkiye’nin bir ideolojik jeopolitiğe, yeni inşa edilen bir siyasi söyleme ve stratejiye ihtiyacının olmadığı tarihsel bir gerçekliktir. Bu düşüncemizin temel dayanağı; doğal jeopolitik durumu, tarihsel aklı, kadim zamanlardan günümüze inşa etmiş olduğu medeniyet gerçeği ve dünyanın bir koridoru olduğu hakikatidir. Bir ülkenin jeopolitiği yine o ülkenin varoluş koşullarının omurgasını oluşturur.</i></p>

<p>Türk tarihinin en temel tecrübelerinden biri olan 'birlik ve dirlik' olma duygusu ahlaki bir yükümlülüğe dönüşür. Bu sorumluluklar gündelik siyasi söylemlerin ötesine taştığı zaman asla göz ardı edilemeyecek mahiyet ve önem taşır. Bütün bu nedenlerden dolayı, Cumhuriyetin ikinci yüzyılında devlet ve millet bütünlüğüyle 'Turan Koridoru-Türk ve Türkiye Yüzyılı' mefkûreleştirilmelidir. Mefkûrenin/İdealin olmadığı bir ortamda toplum kendini sadece boşlukta hissetmez, muhakkak bu boşluğu doldurma açlığı hisseder ve yine hiç tereddütsüz kendini uluslararası popüler olan söylemlere bırakır. Bu asla göz ardı edilemeyecek bir tehlikedir. Global dünyada bu açlığı gidermeye yönelik popüler kültür bağlamında arayış, geçmişte var olduğu gibi bugün de vardır ve yarın da var olacaktır. Böylesi bir arayışın kıskacına düşmemek için bu anlayışın bir ideal hâline dönüşmesi gerekmektedir."</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Türkgün</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/bahceliden-cerceve-yasa-mesaji-siyaset-ustu-gorulerek-tam-destek-vermeli</guid>
      <pubDate>Sun, 02 Aug 2026 08:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/dc96c092-8026-4f12-a005-e442b7193d65.webp" type="image/jpeg" length="86014"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Trump: İran'a yönelik planlanan saldırılar askıya alındı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/trump-irana-yonelik-planlanan-saldirilar-askiya-alindi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/trump-irana-yonelik-planlanan-saldirilar-askiya-alindi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD Başkanı Donald Trump, İran'la anlaşmanın ana hatlarında uzlaşı sağlandığını belirterek, hızlı anlaşma şartıyla planlanan saldırıları askıya aldıklarını açıkladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ABD Başkanı <strong>Donald Trump</strong>, İran ile yürütülen diplomatik süreçte önemli ilerleme sağlandığını belirterek, İran'a yönelik planlanan askeri operasyonların geçici olarak durdurulduğunu duyurdu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Trump, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, hafta sonu planlanan olası saldırıların askıya alındığını bildirdi. Açıklamasında, <strong>İran</strong> ile görüşmeler yürüten bazı <strong>Orta Doğu</strong> ülkelerinin anlaşmanın temel başlıklarında uzlaşmaya vardığını ve ABD'den yeni bir askeri operasyon gerçekleştirmemesini talep ettiğini ifade etti.</p>

<h2><strong>Trump: "Saldırıları durdurmayı kabul ettim"</strong></h2>

<p>Trump, üzerinde uzlaşı sağlanan çerçevenin <strong>Hürmüz</strong> <strong>Boğazı</strong>'nın tamamen ulaşıma açılmasını ve İran'ın nükleer tehdit oluşturmayacak bir noktaya gelmesini içerdiğini belirtti.</p>

<p>Konuya ilişkin değerlendirmesinde, "Bu talebe dayanarak dünyanın yararı ve İran’ın hayatta kalması için, hızlı bir şekilde bir anlaşma yapılması şartıyla saldırıları durdurmayı kabul ettim" ifadelerini kullandı.</p>

<h3><strong>İsrail'in de sürece destek verdiğini söyledi</strong></h3>

<p>ABD Başkanı Trump, İsrail'in de bu süreçte aynı yaklaşımı benimsediğini belirterek, saldırıların durdurulması konusunda iki ülkenin ortak görüşte olduğunu kaydetti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/trump-irana-yonelik-planlanan-saldirilar-askiya-alindi</guid>
      <pubDate>Sun, 02 Aug 2026 08:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/trump-bir-anlasmanin-ana-hatlari-uzerinde-uzlastiklari-icin-irana-saldirilari-durdurdugunu-acikladi.png" type="image/jpeg" length="72220"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Meteoroloji'den kuvvetli rüzgar uyarısı: 2 Ağustos 2026 Pazar hava durumu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/meteorolojiden-kuvvetli-ruzgar-uyarisi-2-agustos-2026-pazar-hava-durumu-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/meteorolojiden-kuvvetli-ruzgar-uyarisi-2-agustos-2026-pazar-hava-durumu-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nün son hava durumu değerlendirmesine göre, yurdun bazı kesimlerinde sağanak yağış beklenirken Marmara, Kuzey Ege ve Doğu Anadolu'nun batısında kuvvetli rüzgar etkili olacak. Rüzgarın hızının saatte 30 ila 60 kilometreye ulaşabileceği tahmin ediliyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Meteoroloji Genel Müdürlüğü (MGM), yurt genelinde beklenen hava durumuna ilişkin son tahminlerini açıkladı. Buna göre yurdun kuzey kesimlerinde parçalı ve yer yer çok bulutlu hava beklenirken, bazı bölgelerde sağanak ve gök gürültülü sağanak yağış görülecek. Marmara, Kuzey Ege ve Doğu Anadolu'nun batısında ise kuvvetli rüzgar etkili olacak.</p>

<h2><strong>Bazı bölgelerde sağanak yağış bekleniyor</strong></h2>

<p>MGM'nin son değerlendirmelerine göre, Bolu, Karabük, Rize, Artvin, Kars ve Ardahan çevreleri ile Ordu, Giresun ve Trabzon'un iç ve yüksek kesimlerinde sağanak ve yer yer gök gürültülü sağanak yağış bekleniyor.</p>

<p>Iğdır'ın güneyi ile Ağrı'nın doğu kesimlerinde de sağanak yağışların etkili olacağı tahmin ediliyor.</p>

<p>Yurdun diğer bölgelerinde ise havanın az bulutlu ve açık geçmesi bekleniyor.</p>

<h3><strong>Hava sıcaklıkları mevsim normallerinde seyredecek</strong></h3>

<p>Hava sıcaklıklarının genel olarak mevsim normalleri civarında seyredeceği tahmin ediliyor. Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde ise sıcaklıkların mevsim normallerinin üzerinde olması bekleniyor.</p>

<h3><strong>Marmara ve Kuzey Ege'de kuvvetli rüzgar</strong></h3>

<p>Meteoroloji'nin tahminlerine göre rüzgarın genellikle kuzeyli, güney ve doğu kesimlerde ise güneyli yönlerden hafif ve zaman zaman orta kuvvette esmesi bekleniyor.</p>

<p>Marmara ve Kuzey Ege ile Doğu Anadolu'nun batısında rüzgarın kuvvetli, saatte 30 ila 60 kilometre hızla esmesi öngörülüyor.</p>

<h3><strong>Meteoroloji'den kuvvetli rüzgar uyarısı</strong></h3>

<p>MGM, Marmara ve Kuzey Ege ile Doğu Anadolu'nun batısında beklenen kuvvetli rüzgar nedeniyle vatandaşları uyardı.</p>

<p>Yetkililer, rüzgarın neden olabileceği olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunması gerektiğini belirtti.</p>

<p></p>

<p><img alt="" src="https://static.birgun.net/resim/content/2026/08/02/meteoroloji-den-saganak-uyarisi.png" /></p>

<h3><strong>Meteoroloji'den il il hava durumu</strong></h3>

<p><strong>MARMARA</strong><br />
Az bulutlu ve açık geçeceği tahmin ediliyor. Rüzgârın, bölge genelinde kuzeydoğu yönlerden kuvvetli (30-60 km/sa) esmesi bekleniyor.</p>

<p><strong>BURSA </strong>°C, 33°C<br />
Az bulutlu ve açık</p>

<p><strong>ÇANAKKALE </strong>°C, 32°C<br />
Az bulutlu ve açık</p>

<p><strong>İSTANBUL </strong>°C, 30°C<br />
Az bulutlu ve açık</p>

<p><strong>KIRKLARELİ </strong>°C, 31°C<br />
Az bulutlu ve açık</p>

<p><strong>EGE</strong><br />
Az bulutlu ve açık geçeceği tahmin ediliyor. Rüzgârın, Kuzey Ege'de kuzeydoğu yönlerden kuvvetli (30-60 km/sa) esmesi bekleniyor.</p>

<p><strong>A</strong>.<strong>KARAHİSAR </strong>°C, 32°C<br />
Az bulutlu ve açık</p>

<p><strong>DENİZLİ </strong>°C, 38°C<br />
Az bulutlu ve açık</p>

<p><strong>İZMİR </strong>°C, 35°C<br />
Az bulutlu ve açık</p>

<p><strong>MUĞLA </strong>°C, 34°C<br />
Az bulutlu ve açık</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>AKDENİZ</strong><br />
Az bulutlu ve açık geçeceği tahmin ediliyor.</p>

<p><strong>ADANA </strong>°C, 36°C<br />
Az bulutlu ve açık</p>

<p><strong>ANTALYA </strong>°C, 33°C<br />
Az bulutlu ve açık</p>

<p><strong>BURDUR </strong>°C, 35°C<br />
Az bulutlu ve açık</p>

<p><strong>HATAY </strong>°C, 34°C<br />
Az bulutlu ve açık</p>

<p><strong>İÇ ANADOLU</strong><br />
Az bulutlu ve açık geçeceği tahmin ediliyor.</p>

<p><strong>ANKARA</strong> °C, 32°C<br />
Az bulutlu ve açık</p>

<p><strong>ESKİŞEHİR </strong>°C, 34°C<br />
Az bulutlu ve açık</p>

<p><strong>KONYA </strong>°C, 32°C<br />
Az bulutlu ve açık</p>

<p><strong>NEVŞEHİR </strong>°C, 30°C<br />
Az bulutlu ve açık</p>

<p><strong>BATI KARADENİZ</strong><br />
Az bulutlu ve açık, zamanla parçalı ve yer yer çok bulutlu, öğle saatlerinden sonra Bolu ve Karabük çevrelerinin yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.</p>

<p><strong>BOLU </strong>°C, 30°C<br />
Az bulutlu ve açık, zamanla parçalı ve yer yer çok bulutlu, öğle saatlerinden sonra yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</p>

<p><strong>DÜZCE </strong>°C, 32°C<br />
Parçalı ve az bulutlu</p>

<p><strong>KASTAMONU </strong>°C, 32°C<br />
Parçalı ve az bulutlu</p>

<p><strong>ZONGULDAK </strong>°C, 26°C<br />
Parçalı ve az bulutlu</p>

<p><strong>ORTA ve DOĞU KARADENİZ</strong><br />
Parçalı ve çok bulutlu, Rize ve Artvin çevreleri ile Ordu, Giresun, Trabzon’un iç ve yüksek kesimlerinin aralıklı ve yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.</p>

<p><strong>AMASYA </strong>°C, 33°C<br />
Parçalı bulutlu</p>

<p><strong>RİZE </strong>°C, 28°C<br />
Parçalı ve yer yer çok bulutlu, aralıklı ve yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</p>

<p><strong>SAMSUN </strong>°C, 30°C<br />
Parçalı ve az bulutlu, zamanla yer yer çok bulutlu</p>

<p><strong>TRABZON </strong>°C, 27°C<br />
Parçalı ve yer yer çok bulutlu, iç ve yüksekleri aralıklı ve yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</p>

<p><strong>DOĞU ANADOLU</strong><br />
Parçalı ve az bulutlu, kuzeydoğu kesimlerinin yer yer çok bulutlu, öğle saatlerinden sonra Kars ve Ardahan çevreleri ile Iğdır’ın güney, Ağrı’nın doğu kesimlerinin yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Rüzgârın, bölgenin batısında güneybatıdan kuvvetli (30-60 km/sa) esmesi bekleniyor.</p>

<p><strong>ERZURUM </strong>°C, 32°C<br />
Parçalı bulutlu</p>

<p><strong>KARS </strong>°C, 29°C<br />
Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinden sonra yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı</p>

<p><strong>MALATYA </strong>°C, 39°C<br />
Az bulutlu</p>

<p><strong>VAN </strong>°C, 31°C<br />
Parçalı ve az bulutlu</p>

<p><strong>GÜNEYDOĞU ANADOLU</strong><br />
Az bulutlu ve açık geçeceği tahmin ediliyor.</p>

<p><strong>DİYARBAKIR </strong>°C, 41°C<br />
Az bulutlu ve açık</p>

<p><strong>MARDİN </strong>°C, 40°C<br />
Az bulutlu ve açık</p>

<p><strong>SİİRT </strong>°C, 40°C<br />
Az bulutlu ve açık</p>

<p><strong>URFA </strong>°C, 42°C<br />
Az bulutlu ve açık</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/meteorolojiden-kuvvetli-ruzgar-uyarisi-2-agustos-2026-pazar-hava-durumu-1</guid>
      <pubDate>Sun, 02 Aug 2026 08:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/thumbs-b-c-106108cf2f820898679767a532f83346jpg.webp" type="image/jpeg" length="76315"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bugünün Resmi Gazetesi (2 Ağustos 2026 tarihli Resmi Gazete)]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/bugunun-resmi-gazetesi-2-agustos-2026-tarihli-resmi-gazete</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/bugunun-resmi-gazetesi-2-agustos-2026-tarihli-resmi-gazete" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Resmi Gazete'de 2 Ağustos 2026 tarihli kararlar, yönetmelikler ve tebliğler yayımlandı. Peki, Resmi Gazete'de bugün neler var? İşte 2 Ağustos 2026 tarihli Resmi Gazete kararları...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><a href="https://www.resmigazete.gov.tr/" rel="nofollow"><strong>Resmi Gazete</strong></a>'de 2 Ağustos 2026 tarihli kararlar, yönetmelikler ve tebliğler yayımlandı. Peki, <a href="https://www.resmigazete.gov.tr/" rel="nofollow"><strong>Resmi Gazete</strong></a>'de bugün hangi kararlar var?</p>

<p><img alt="Bugünün Resmi Gazetesi (1 Ağustos 2026 tarihli Resmi Gazete)" class="detail-photo img-fluid" height="764" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/atama-ve-gorevden-alma-kararlari-resmi-gazetede-1.png" width="1370" /></p>

<h2><strong>YÜRÜTME VE İDARE BÖLÜMÜ</strong></h2>

<h3><strong>YÖNETMELİKLER</strong></h3>

<p>– Afyonkarahisar Sağlık Bilimleri Üniversitesi Sürekli Eğitim Uygulama ve Araştırma Merkezi Yönetmeliği</p>

<p>– Gazi Üniversitesi Prof. Dr. Aziz Sancar Yaşam Bilimleri Uygulama ve Araştırma Merkezi Yönetmeliği</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>İLÂN BÖLÜMÜ</strong></h3>

<p>a - Yargı İlânları</p>

<p>b - Artırma, Eksiltme ve İhale İlânları</p>

<p>c - Çeşitli İlânlar</p>

<p>– T.C. Merkez Bankasınca Belirlenen Devlet İç Borçlanma Senetlerinin Günlük Değerleri</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/bugunun-resmi-gazetesi-2-agustos-2026-tarihli-resmi-gazete</guid>
      <pubDate>Sun, 02 Aug 2026 07:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/dap-dokap-ve-kop-bolge-kalkinma-idaresi-baskanliklarinin-gorev-suresi-uzatildi-duzenleme-resmi-gazetede-yayimlandi.jpg" type="image/jpeg" length="48824"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kistik fibroziste erken tanı yaşamı değiştiriyor: "Yenidoğan tarama testlerinden kaçınılmamalı"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çocuk Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Hayriye Uğur Özçelik, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programında kistik fibrozise ilişkin önemli bilgiler verdi. Erken tanının tedavide başarıyı ve yaşam kalitesini artırdığını vurgulayan Özçelik, yenidoğan tarama testlerinin önemine dikkat çekerek ailelere “Testlerden korkmayın” çağrısında bulundu. Özçelik, modülatör tedavilerdeki gelişmelerin yanı sıra hastalığın yaşam boyu takip ve bakım gerektirdiğini anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Çocuk Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Hayriye Uğur Özçelik</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk oldu. Programda, yaşam boyu takip ve tedavi gerektiren kalıtsal hastalıklardan biri olan <strong>kistik fibrozis</strong> tüm yönleriyle ele alındı.</p>

<p>Kistik fibrozisin genetik geçişli, kalıtsal bir hastalık olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, hastalığın anne karnından itibaren gelişmeye başladığını söyledi. Hastalığın temelinde salgı yapan hücrelerde bulunan klor kanallarındaki bozukluğun yer aldığını ifade eden Özçelik, bu nedenle tüm salgıların normalden daha koyu ve yapışkan hale geldiğini kaydetti.</p>

<p><strong>En fazla akciğerleri etkiliyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin birçok organı etkileyebildiğini belirten Prof. Dr. Özçelik, en ciddi hasarın akciğerlerde oluştuğunu söyledi.</p>

<p>Akciğerlerde biriken koyu kıvamlı mukusun solunum yollarını tıkadığını, bu ortamda yerleşen mikropların temizlenememesi nedeniyle tekrarlayan enfeksiyonlar ve zamanla ilerleyici akciğer hasarı geliştiğini anlatan Özçelik, hastalığın yalnızca akciğerleri değil, üst solunum yolları ile mide-bağırsak sistemini de etkileyebildiğini ifade etti. Kistik fibrozisli hastalarda insülin direnci ve üreme sistemiyle ilgili sorunların da görülebildiğini belirtti.</p>

<p><strong>Akraba evlilikleri riski artırıyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin çekinik genlerle aktarılan bir hastalık olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Özçelik, özellikle akraba evliliklerinde hastalığın ortaya çıkma riskinin önemli ölçüde arttığını söyledi. Özçelik, bu nedenle genetik danışmanlığın ve akraba evliliklerinin azaltılmasının büyük önem taşıdığını vurguladı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.10 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134510-1.jpeg" width="1600" /></p>

<p><strong>Erken tanı tedavinin başarısını artırıyor</strong></p>

<p>Hastalığın ne kadar erken tanınırsa tedavinin o kadar başarılı olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, bu nedenle yenidoğan tarama programlarının büyük önem taşıdığını söyledi.</p>

<p>Yenidoğan tarama testleri sayesinde hastalığın henüz belirti vermeden saptanabildiğini ifade eden Özçelik, erken dönemde başlanan tedavilerle organ hasarı gelişmeden hastalığın kontrol altına alınabildiğini kaydetti. Özçelik günümüzde bazı modülatör tedavilerin bebekler henüz bir aylıkken başlanabildiğini belirtti.</p>

<p><strong>“Yenidoğan tarama testlerinden korkmayın”</strong></p>

<p>Son yıllarda yenidoğan tarama testlerine yönelik çeşitli yanlış bilgilerin yayıldığını söyleyen Prof. Dr. Özçelik, ailelere önemli uyarılarda bulundu.</p>

<p>Bazı ailelerin bebeklerinden kan örneği alınmasını istemediğini belirten Özçelik, kan örneklerinin farklı amaçlarla kullanılacağı yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını, tüm sürecin devlet kontrolünde yürütüldüğünü ifade ederek ailelerin bu testleri mutlaka yaptırması gerektiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11" class="detail-photo img-fluid" height="695" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511.jpeg" width="1103" /></p>

<p><strong>Kistik fibrozis sürekli bakım gerektiriyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin yaşam boyu düzenli takip gerektiren bir hastalık olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Özçelik, tedavide en önemli basamaklardan birinin akciğer bakımının sağlanması olduğunu belirtti.</p>

<p>Ailelerin solunum fizyoterapisi ve günlük bakım için saatler harcadığını ifade eden Özçelik, hastaların sık akciğer enfeksiyonları nedeniyle zaman zaman hastaneye yatmak zorunda kaldıklarını söyledi. Özçelik, organlar hasar görmeden önce tedaviye başlanmasının yaşam süresi ve yaşam kalitesi açısından belirleyici olduğunu vurguladı.</p>

<p><strong>Modülatör tedavilerde yeni dönem</strong></p>

<p>Kistik fibrozis tedavisinde son yılların en önemli gelişmelerinden birinin modülatör tedaviler olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, bu ilaçların hastalığın temelindeki klor kanalındaki bozukluğu hedef aldığını söyledi.</p>

<p>İlk modülatör tedavilerin 2012 yılında kullanılmaya başlandığını, tedavilerin yıllar içinde gelişerek 2019 yılında üçlü kombinasyonlara ulaştığını belirten Özçelik, modülatör tedavilerin 2025 yılının Ağustos ayından itibaren geri ödeme kapsamına alınmasının hastalar açısından önemli bir dönüm noktası olduğunu ifade etti. Bu tedavilerin yüksek maliyetli olduğuna dikkat çeken Özçelik, ayrıca hastalığın hücresel mekanizmasını düzeltmeye yönelik yeni ilaçlarla ilgili faz 2 ve faz 3 klinik çalışmaların da sürdüğünü söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="688" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511-2.jpeg" width="1272" /></p>

<p><strong>Erkek hastalarda kısırlık sık görülüyor</strong></p>

<p>Prof. Dr. Özçelik, kistik fibrozisli erkeklerde kısırlığın oldukça yüksek oranlarda görüldüğünü belirterek, hastalığın yalnızca solunum sistemini değil, yaşamın birçok alanını etkileyen çok yönlü bir sağlık sorunu olduğuna dikkat çekti.</p>

<p><strong>Çocuklar sosyal yaşamda da zorlanabiliyor</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sık öksürük ve balgam nedeniyle çocukların okul ve sosyal yaşamlarında güçlük yaşayabildiğini belirten Özçelik, tekrarlayan akciğer enfeksiyonları nedeniyle sık hastane yatışlarının eğitim hayatını olumsuz etkileyebildiğini söyledi.</p>

<p>Büyüme ve gelişmenin akranlarının gerisinde kalmasının hem çocukları hem de ailelerini psikolojik olarak zorlayabildiğini ifade eden Özçelik, günümüzde tedavide sağlanan gelişmeler sayesinde bu çocukların geleceğe çok daha umutla bakabildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.10" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134510.jpeg" width="1600" /></p>

<p><strong>Yaşam süresi önemli ölçüde uzadı</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin tanımlandığı ilk yıllarda hastaların büyük bölümünün iki yaşına ulaşamadan yaşamını yitirdiğini hatırlatan Prof. Dr. Özçelik, hastalığın 1938-1939 yıllarında tanımlandığını, 1989 yılında ise hastalığa neden olan genin keşfedildiğini söyledi.</p>

<p>Genetik keşfin ardından geçen süreçte tedavide büyük ilerlemeler kaydedildiğini belirten Özçelik, bugün erken tanı alan ve uygun tedavi gören hastaların yaşam sürelerinin ve yaşam kalitelerinin belirgin şekilde arttığını ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="727" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511-1.jpeg" width="1126" /></p>

<p><strong>İleri yaşta da tanı konulabiliyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin en sık <strong>beyaz ırkta</strong> görüldüğünü, siyah ırkta daha düşük, sarı ırkta ise daha nadir rastlandığını belirten Prof. Dr. Özçelik, hastalığın yalnızca çocukluk çağında görülmediğini de vurguladı.</p>

<p>Tekrarlayan akciğer enfeksiyonları, sürekli balgam çıkarma, büyüme geriliği bulunan çocukların mutlaka kistik fibrozis açısından değerlendirilmesi gerektiğini belirten Özçelik, bronş genişlemesi bulunan erişkin hastalarda da ayırıcı tanıda kistik fibrozisin mutlaka düşünülmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Literatürde 81 yaşında kistik fibrozis tanısı alan hastaların bulunduğunu hatırlatan Prof. Dr. Özçelik, aile öyküsü bulunan gebeliklerde ise anne karnında takip ile hastalığın erken dönemde saptanabildiğini sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali</guid>
      <pubDate>Sat, 01 Aug 2026 11:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134512.jpeg" type="image/jpeg" length="17659"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SÜPER LİG'DE TRANSFER FIRTINASI: Dört büyüklere kimler geldi, kimler gitti?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Süper Lig'de şampiyonluk yarışı transfer döneminden başladı! Galatasaray, Fenerbahçe, Beşiktaş ve Trabzonspor'un kadrosuna kattığı flaş isimler netleşti. İşte 4 büyüklerin dev transfer listesi ve oyuncuların detaylı analizleri.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Süper Lig'de yeni sezon hazırlıkları tüm hızıyla sürerken, şampiyonluk parolasıyla yola çıkan <strong>Galatasaray</strong>, <strong>Fenerbahçe</strong>, <strong>Beşiktaş</strong> ve <strong>Trabzonspor</strong>, kadrolarını dünya yıldızlarıyla güçlendirmeye devam ediyor. Milyonlarca taraftarın gözü kulağı son dakika transfer gelişmelerine çevrilmiş durumdayken, Avrupa devlerinden Süper Lig'e uzanan transfer trafiği de hız kazandı. Nathan Ake'den Mason Greenwood'a, Leandro Trossard'dan Vedat Muriç'e kadar yeşil sahalarda fırtına gibi esecek birçok önemli yetenek, yeni sezonda formalarını giymeye hazırlanıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti</guid>
      <pubDate>Fri, 31 Jul 2026 14:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/dort-buyukler-transfer-super-lig.webp" type="image/jpeg" length="37839"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[MS tedavisinde yeni dönem: “Artık tekerlekli sandalyeye mahkûm olmak kader değil”]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi programına konuk olan Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, günümüzde geliştirilen yeni nesil tedaviler sayesinde MS’nin ilerlemesinin büyük ölçüde kontrol altına alınabildiğini belirterek düzenli tedavi gören hastaların iş, aile ve sosyal yaşamlarını sürdürebildiğini ifade etti. Mungan, “Artık tekerlekli sandalyeye mahkûm olmak kader değil.” mesajını verdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi programına konuk olan Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, Multipl Skleroz (MS) hastalığında tanı, tedavi ve yaşam yönetimine ilişkin önemli bilgiler verdi. Günümüzde MS tedavisinde çok önemli gelişmeler yaşandığını belirten Mungan, erken tanı, kişiye özel tedavi ve düzenli takip sayesinde hastaların büyük bölümünün aktif yaşamlarını sürdürebildiğini söyledi.</p>

<p><strong>Dünyada 2,8 milyon, Türkiye’de yaklaşık 83 bin kişi MS ile yaşıyor</strong></p>

<p>Multipl Skleroz (MS), dünyada yaklaşık 2,8 milyon, Türkiye’de ise 82–83 bin kişiyi etkileyen kronik bir nörolojik hastalık olarak biliniyor.</p>

<p>Hastalığın merkezi sinir sistemini etkilediğini anlatan Prof. Dr. Mungan, beyin ve omurilikteki sinir hücrelerini saran miyelin kılıfının, bağışıklık sistemindeki bozukluklar nedeniyle hasar gördüğünü belirterek şunları söyledi:</p>

<p>“Bağışıklık sistemindeki değişiklikler miyelin kılıfında yıkıma yol açıyor ve sinir hücreleri arasındaki iletiyi bozuyor. Bunun sonucunda da hastalık çok farklı belirtilerle ortaya çıkıyor.”</p>

<p>MS’nin bağışıklık sistemi hastalığı olduğunu ancak genetik ve çevresel faktörlerin de hastalığın oluşumu ve ilerlemesinde önemli rol oynadığını ifade eden Mungan, hastalığın kadınlarda erkeklere göre 2,5–3 kat daha sık görüldüğünü, özellikle 20–40 yaş arasında ortaya çıktığını söyledi.</p>

<p>Kadınlarda daha sık görülmesinin kesin nedeninin bilinmediğini belirten Mungan, “Östrojen ve diğer kadınlık hormonlarının bağışıklık sistemi üzerindeki etkileri nedeniyle özellikle doğurganlık çağında hastalık daha sık görülüyor.” dedi.</p>

<p>Mungan, son yıllarda tanı olanaklarının gelişmesi sayesinde ileri yaşta başlayan MS vakalarının daha sık tanı aldığını, nadir de olsa çocukluk çağında da görülebildiğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İlk belirti görme kaybı da olabilir, uyuşma da…</p>

<p>MS’nin çok farklı belirtilerle ortaya çıkabildiğini belirten Prof. Dr. Mungan, en sık görülen bulguların;</p>

<ul>
 <li>Görme kaybı,</li>
 <li>Çift görme,</li>
 <li>Kol veya bacakta uyuşma,</li>
 <li>Güçsüzlük,</li>
 <li>Denge bozukluğu,</li>
 <li>İdrar problemleri olduğunu söyledi.</li>
</ul>

<p>MR’da görülen plakların beynin veya omuriliğin hangi bölgesini etkilediğine göre belirtilerin değiştiğini belirten Mungan, “Plak hangi fonksiyonu etkiliyorsa hastanın şikâyeti de ona göre ortaya çıkıyor.” dedi.</p>

<p>Görme kaybı yaşayan hastaların çoğunlukla önce göz hastalıkları uzmanına başvurduğunu belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, göz muayenesinde sorun bulunmaması halinde hastaların nörolojiye yönlendirildiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.34 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234-1.jpeg" width="1920" /></p>

<p><strong>Tanıda MR ve nörolojik muayene belirleyici</strong></p>

<p>MS tanısında ayrıntılı klinik öykü ve nörolojik muayenenin vazgeçilmez olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hem beyin hem de omurilik MR’ının mutlaka çekildiğini ifade etti.</p>

<p>Son yıllarda güncellenen tanı kriterlerinde MR’ın çok daha belirleyici hâle geldiğini söyleyen Mungan, yardımcı tanı yöntemleri arasında VEP testi ile göz sinirlerindeki iletimin değerlendirildiğini anlattı.</p>

<p>Tanıda en önemli yardımcı yöntemlerden birinin ise beyin omurilik sıvısının incelenmesi olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, şöyle konuştu:</p>

<p>“Lomber ponksiyon yardımcı test olarak geçse de hemen hemen her hastada yapmak istiyoruz. Hem kesin tanı hem de ayırıcı tanı açısından çok önemli. Ayrıca hastalığın gelecekte nasıl seyredeceği konusunda da bize önemli bilgiler veriyor.”</p>

<p><strong>MS her hastada farklı seyrediyor</strong></p>

<p>Kesin MS tanısı alan hastalarda koruyucu tedavinin geciktirilmemesi gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Mungan, tedavi edilmediğinde hastalığın ilerleyerek kalıcı fonksiyon kayıplarına neden olabileceğini söyledi.</p>

<p>Atak dönemlerinde öncelikle yüksek doz kortizon tedavisi uygulandığını belirten Mungan, ardından hastalığın tipine uygun koruyucu tedavilerin planlandığını ifade etti.</p>

<p>MS hastalığının en sık görülen tipinin ataklar ve iyileşmelerle seyreden RRMS (Relapsing Remitting MS) olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hastaların yaklaşık yüzde 15–20’sinde ilerleyici tip MS görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Bazı hastalarda hastalığın en baştan ilerleyici seyredebildiğini, bazılarında ise yıllar içinde ilerleyici forma dönüşebildiğini belirten Mungan, “MS tamamen kişiye özgü seyreden bir hastalık. Hastaların düzenli izlenmesi ve hastalık tipinin doğru belirlenmesi tedavinin başarısını belirliyor.” dedi.</p>

<p><strong>Aynı hekim tarafından uzun süre takip büyük önem taşıyor</strong></p>

<p>MS’nin uzun yıllar takip gerektiren kronik bir hastalık olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hastaların tanı sonrasında sürekli doktor değiştirmemesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Kesin tanı konulduktan sonra hastaların aynı hekim tarafından izlenmesi tedavi başarısını artırıyor. Çünkü MS’de bireyselleştirilmiş tedavi çok önemli. Doktorun hastanın geçmişini, MR değişimlerini, atak sıklığını ve nörolojik durumunu yakından bilmesi gerekiyor.”</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.35" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001235.jpeg" width="1920" /></p>

<p><strong>Hastalar gerçek atak ile yalancı atağı karıştırabiliyor</strong></p>

<p>MS atağının belirtilerin 24 saatten uzun sürmesi olarak tanımlandığını belirten Prof. Dr. Mungan, optik nörit, güçsüzlük, uyuşma ve denge bozukluğunun gerçek atak belirtileri arasında yer aldığını söyledi.</p>

<p>Bunun yanında enfeksiyon, sıcak hava, yoğun stres, regl dönemi veya aşırı egzersiz gibi vücut ısısını artıran durumlarda yalancı atakların görülebileceğini belirten Mungan, bu nedenle hastaların önce ayrıntılı değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p><strong>Atak tedavisinde altın standart kortizon tedavisi</strong></p>

<p>MS ataklarında günlük 1000 mg kortizonun 5–7 gün, bazı hastalarda ise 10 güne kadar uygulanabildiğini belirten Prof. Dr. Mungan, kortizona yanıt alınamayan hastalarda ise plazmaferez tedavisinin uygulandığını söyledi.</p>

<p>Bu tedavinin özellikle üniversite ve şehir hastanelerindeki deneyimli MS merkezlerinde yapılabildiğini ifade etti.</p>

<p><strong>Akıllı ilaçlar umut veriyor</strong></p>

<p>Atak tedavisinin dışında hastalığın ilerlemesini durdurmaya yönelik çok sayıda tedavi bulunduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, Türkiye’de tedavilerin basamaklı sistemle uygulandığını söyledi.</p>

<p>Tablet, enjeksiyon ve infüzyon tedavilerinin bulunduğunu belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, yeni nesil bağışıklık sistemini yeniden yapılandıran tedavilere ilişkin şu bilgileri verdi:</p>

<p>“Hastaların akıllı ilaç olarak adlandırdığı yeni tedaviler sayesinde çok az doz uygulayıp hastaları uzun süre tedavisiz takip edebildiğimiz durumlar olabiliyor.”</p>

<p>Tedavi seçiminde hastanın yaşı, cinsiyeti, gebelik planı, mesleği, sosyal yaşamı ve hastalığın seyri gibi çok sayıda faktörün dikkate alındığını belirtti.</p>

<p><strong>MS hastaları evlenebilir, çocuk sahibi olabilir</strong></p>

<p>Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, MS hastalarının normal yaşamlarını sürdürebileceklerini belirterek şu önerilerde bulundu:</p>

<p>“MS hastaları evlenebilir, planlı gebelik gerçekleştirebilir ve doktorlarıyla koordineli şekilde çocuk sahibi olabilirler. Gebelik öncesinde hastalığın en az bir yıl stabil seyretmesini tercih ediyoruz.”</p>

<p>Ağır egzersizlerden kaçınılmasını öneren Mungan; yürüyüş, yüzme, yoga ve pilatesin uygun sporlar olduğunu söyledi.</p>

<p><strong>Akdeniz tipi beslenme öneriliyor</strong></p>

<p>Beslenmenin tedavinin önemli bir parçası olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, Akdeniz tipi beslenmenin önerildiğini söyledi.</p>

<p>Mungan, sebze, meyve ve balık ağırlıklı beslenmenin önemine dikkat çekerek D vitamini ve B12 eksikliklerinin mutlaka giderilmesi gerektiğini, balık tüketemeyen hastalarda ise omega-3 desteğinin yararlı olabileceğini belirtti. Prof. Dr. Mungan, “Miyelin kılıfının iyileşmesinde omega-3’ün önemli etkileri bulunuyor.” dedi.</p>

<p><strong>Sigara ve D vitamini eksikliği hastalığın en önemli çevresel sebepleri</strong></p>

<p>MS için kanıtlanmış iki önemli çevresel risk faktörü bulunduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, bunların D vitamini eksikliği ve sigara olduğunu belirterek, “Hastalar kesinlikle sigara içmemeli, sigara içilen ortamlarda da bulunmamalı.” dedi.</p>

<p><strong>MS hastaları yaz sıcaklarında dikkatli olmalı</strong></p>

<p>Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, MS hastalarının yaz aylarında çok daha dikkatli olmalarını belirterek sıcak ortamlardan kaçınmalarını söyledi.</p>

<p>Mungan:</p>

<ul>
 <li>Sıcak suyla banyo yapılmamasını,</li>
 <li>Hamam ve saunadan uzak durulmasını,</li>
 <li>Yazın 11.00–14.00 saatleri arasında güneşten kaçınılmasını,</li>
 <li>Bol su tüketilmesini,</li>
 <li>Hafif beslenilmesini önerdi.</li>
</ul>

<p><strong>Türkiye’de hastalar güncel tedavilere kolaylıkla ulaşıyor</strong></p>

<p>Dünyada kullanılan güncel MS tedavilerinin neredeyse tamamına Türkiye’de geri ödeme kapsamında erişilebildiğini belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, bunun hastalar açısından önemli bir avantaj olduğunu söyledi.</p>

<p>Ayrıca ilerleyen yaşlarda bağışıklık sisteminin daha sakin hâle gelmesi nedeniyle bazı hastalarda hastalığın da daha durağan seyredebildiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.34 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="684" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234-2.jpeg" width="1290" /></p>

<p><strong>Kök hücre mucize değil</strong></p>

<p>Kök hücre tedavisine ilişkin yanlış beklentilere dikkat çeken Prof. Dr. Mungan, şu değerlendirmede bulundu:</p>

<p>“Kök hücre tedavisi bağışıklık sistemini yeniden yapılandırmayı hedefliyor ancak hastalığı tamamen ortadan kaldırmıyor. Diğer tedavilere belirgin bir üstünlüğü de bulunmuyor. Mucize beklememek gerekiyor.”</p>

<p>Mungan, kök hücre tedavisinin özellikle ataklı MS grubunda daha etkili olduğunu, Türkiye’de ise yalnızca çok sınırlı sayıdaki merkezde uygulanabildiğini söyledi.</p>

<p><strong>Aktarlardan alınan ürünlerden uzak durun</strong></p>

<p>MS hastalarının Sağlık Bakanlığı onaylı ilaçlar dışında hiçbir ürünü kontrolsüz şekilde kullanmamaları gerektiğini belirten Prof. Dr. Mungan, “Hekimlerinizin önermediği bitkisel ürünleri ve aktarlardan alınan karışımları kesinlikle kullanmayın.” uyarısında bulundu.</p>

<p><strong>“MS tanısı alanlar umutsuzluğa kapılmasın”</strong></p>

<p>Programın sonunda MS tanısı alan hastalara seslenen Prof. Dr. Mungan, moral ve sosyal desteğin tedavinin önemli parçalarından biri olduğunu belirterek şu mesajı verdi:</p>

<p>“MS tedavi edilebilen ve ilerlemesi durdurulabilen bir hastalık. Hastalar düzenli takiplerini yaptırır, tedavilerini aksatmaz ve yaşam tarzlarına dikkat ederlerse bugün tekerlekli sandalyeye mahkûm olmaları artık neredeyse söz konusu olmuyor.”</p>

<p>Hasta yakınlarının desteğinin büyük önem taşıdığını belirten Mungan, hastaların iş yaşamlarından kopmamalarını, sosyal hayata katılmalarını ve hobi edinmelerini önerdi. Ayrıca bulundukları illerde Türkiye MS Derneği şubelerine başvurarak ücretsiz eğitim, yoga ve pilates programlarından yararlanabileceklerini söyledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 09:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234.jpeg" type="image/jpeg" length="43844"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fethi Akkoç: Kıbrıs’ın kaderi Londra’daki 24 saatlik diplomasi trafiğinde belirlendi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kıbrıs Barış Harekatı’nın 52. yıl dönümünde, harekat öncesindeki kritik diplomasi trafiğinin tanıklarından gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat’e konuştu. Akkoç, Başbakan Bülent Ecevit’in Londra’da gerçekleştirdiği 24 saatlik görüşmelerin Kıbrıs’ın kaderini belirlediğini anlattı. Ayrıntılar 24 Saat Kayıt'ta...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kıbrıs Barış Harekatı’nın 52. yıl dönümünde, harekatın diplomasi trafiğine tanıklık eden gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat’te yayınlanan Kayıt Dışı programına konuk oldu. Akkoç, harekat öncesinde Londra’da yürütülen kritik görüşmeleri, uluslararası diplomasinin perde arkasını ve bugüne kadar kamuoyunda çok az bilinen, kayıt dışı kalan ayrıntıları detaylarıyla anlatarak şu değerlendirmelerde bulundu:</p>

<p>“52 yıl önce, 20 Temmuz 1974’te Kıbrıs’a yapılan müdahalenin önce diplomasiyle, ardından askeri harekatla kazanıldığını yaşayarak öğrendim. Kıbrıs’ın kaderi, Başbakan Bülent Ecevit’in Londra’da İngiltere Başbakanı Harold Wilson, Dışişleri Bakanı James Callaghan ve daha sonra görüşmelere katılan ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Joseph Sisco ile yaptığı tam 24 saatlik temasların sonunda şekillendi.”</p>

<p>Akkoç, harekattan bir gün önce ABD’nin Yunanistan’daki askeri yönetime kritik bir uyarıda bulunduğunu da öne sürdü:</p>

<p>“ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Joseph Sisco, 19 Temmuz’da Yunanistan’a giderek cunta yönetimine, ‘Türkiye müdahale edecek. Sakın karşılık vermeyin. Karışırsanız Türkiye sizi de ezer. Biz Türkiye’nin yanındayız.’ mesajını iletti. Bu süreci bizzat yaşayarak ve görerek öğrendim.”</p>

<h2><strong>“Londra’ya özel uçakla gittik”</strong></h2>

<p>Akkoç, 17 Temmuz 1974’te Başbakan Bülent Ecevit başkanlığındaki heyetle birlikte Türk Hava Yolları’nın özel uçağıyla Londra’ya gittiklerini anlattı.</p>

<p>Heyette, Başbakan Yardımcısı ve İçişleri Bakanı Oğuzhan Asiltürk, Dışişleri Bakanlığı Yüksek Müşaviri Ümit Haluk Bayülken, Hukuk Müşaviri Namık Kemal Yolga ile dönemin Milli Savunma Bakanı ve Dışişleri Bakan Vekili Hasan Esat Işık’ın bulunduğunu belirten Akkoç, Dışişleri Bakanı Turan Güneş’in ise o sırada Çin’de resmi temaslarda olduğu için heyete katılamadığını ifade etti.</p>

<p>Basın mensupları olarak ise Hürriyet’ten Cüneyt Arcayürek, Milliyet’ten Orhan Tokatlı, Günaydın’dan Örsan Öymen, Tercüman gazetesi adına kendisi, Anadolu Ajansı Genel Müdürü Atilla Onuk ile TRT ekibinin yer aldığını söyledi.</p>

<h3><strong>“Dünyanın gözü Londra’daydı”</strong></h3>

<p>Akkoç, heyetin Heathrow Havalimanı’ndan doğrudan İngiltere Başbakanı Harold Wilson’ın konutuna geçtiğini belirterek, görüşmeleri dünyanın dört bir yanından gelen gazetecilerin takip ettiğini anlattı.</p>

<p>“Biz yalnız değildik. İngiliz gazeteciler başta olmak üzere dünyanın her yerinden basın mensupları Başbakanlık Konutu’nun önünde bekliyordu.”</p>

<h3><strong>“Sisco ile beş dakikalık kritik görüşme”</strong></h3>

<p>Görüşmelerin ardından Bülent Ecevit’in Joseph Sisco ile baş başa yaklaşık beş dakika süren özel bir görüşme yaptığını aktaran Akkoç, bu görüşmenin önemine dikkat çekti.</p>

<p>“Hasan Esat Işık’a ‘Bülent Bey nerede?’ diye sordum. ‘Sisco ile baş başa görüşüyor’ dedi. Saatime baktım, tam beş dakika sürdü. Görüşmenin ardından Bülent Bey son derece rahat ve memnun görünüyordu. Dünya basınına da gayet sakin ve güçlü bir açıklama yaptı.”</p>

<h3><strong>“Harekatın başlayacağını biliyorduk”</strong></h3>

<p>Londra temaslarının tam 24 saat sürdüğünü ifade eden Akkoç, Ankara’ya döndüklerinde harekat kararının artık kesinleştiğini hissettiklerini söyledi.</p>

<p>“Harekatın yapılacağını biliyorduk. Hazırlıkların tamamlandığını hissediyorduk ancak yalnızca başlama zamanı henüz net değildi.”</p>

<p>Akkoç, Joseph Sisco’nun ertesi gün yeniden Türkiye’ye geldiğini, ardından Yunanistan’a geçerek cunta yönetimiyle görüştüğünü ve aynı gün tekrar Ankara’ya döndüğünü belirterek, Yunanistan’a yapılan uyarının da bu diplomasi trafiğinin bir parçası olduğunu dile getirdi.</p>

<h3><strong>“Harekat haberi Güvenpark’ta duyuruldu”</strong></h3>

<p>20 Temmuz sabahı yaşanan anları da anlatan Akkoç, şunları söyledi:</p>

<p>“Cumartesi sabahı saat 06.00’da bütün bakanlar dışarı çıktı. Gazeteciler olarak biz de oradaydık. Başbakanın açıklama yapacağını düşünüyorduk. O sabah Güvenpark’a doğru yürürken Kıbrıs Barış Harekatı’nın başladığı resmen açıklandı.”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 20:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/ppdvK1JySZk/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="35093"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ağrısız doğum lüks değil, anne adayının hakkı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Berrin Günaydın, doğum ağrısının modern anestezi yöntemleriyle güvenli biçimde azaltılabileceğini anlattı. Epidural analjezinin uygun koşullarda uygulandığında normal doğumu desteklediğini vurgulayan Prof. Dr. Günaydın, doğum ağrısının giderilmesinin bir lüks değil, anne adayının hakkı olduğunu söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan <strong>Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Berrin Günaydın doğum ağrısının azaltılması ile ilgili uygulanan yöntemleri anlattı. Prof. Dr. Günaydın</strong>, “Doğum ağrısını azaltmak mümkün. Epidural analjezi, doğru ekip ve uygun koşullarda hem anneye konfor sağlıyor hem de normal doğumu destekliyor” diye konuştu.</p>

<p>Doğum sancısı, anne adaylarının en büyük kaygılarından biri olmaya devam ediyor. Ancak günümüzde modern anestezi yöntemleri sayesinde doğum ağrısını büyük ölçüde azaltmak mümkün. Prof. Dr. Berrin Günaydın, halk arasında <strong>“ağrısız doğum”</strong> olarak bilinen uygulamanın çoğunlukla <strong>epidural analjezi</strong> ile yapıldığını belirterek, doğru koşullarda uygulandığında annenin doğuma bilinçli ve konforlu şekilde katılmasını sağladığını söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Günaydın, “Aslında tıpta kullandığımız doğru ifade ağrısız doğum değil, doğum ağrısının etkili şekilde azaltılmasıdır. Anne sancıları hisseder ancak dayanılmaz ağrı büyük ölçüde ortadan kalkar. Böylece doğuma aktif olarak katılır ve bebeğinin dünyaya gelişine tanıklık eder” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (3)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-3.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>"Obstetrik anestezi gelişmiş ülkelerde ayrı bir uzmanlık alanı"</strong></h2>

<p>Amerika Birleşik Devletleri ve İngiltere’de obstetrik anestezinin anesteziyolojinin özel bir çalışma alanı olarak kabul edildiğini belirten Prof. Dr. Günaydın, bu ülkelerdeki uygulamaları yerinde inceleyerek Gazi Üniversitesi’nde Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı ile 2004 yılında başlattıklarını söyledi.</p>

<p>Doğum ağrısının yönetiminde kadın hastalıkları ve doğum uzmanları ile anesteziyoloji uzmanlarının birlikte çalışmasının önemine dikkat çeken Günaydın, “Kadın doğum uzmanı ve anne adayının onayı olmadan epidural analjezi uygulanamaz. Bu nedenle anne adaylarının doğru bilgilendirilmesinde kadın doğum uzmanlarının rolü son derece önemlidir” diye konuştu.</p>

<h2><strong>"Ağrısız doğumda altın standart epidural analjezi"</strong></h2>

<p>Doğum ağrısını azaltmaya yönelik farklı yöntemler bulunduğunu ancak *altın standardın epidural analjezi olduğunu* vurgulayan Prof. Dr. Berrin Günaydın, yöntemin bel bölgesinden omuriliğin dışındaki epidural boşluğa yerleştirilen ince bir kateter aracılığıyla uygulandığını anlattı.</p>

<p>Günaydın “Düşük dozlarda lokal anestezik ilaçlar ve yardımcı ilaçlar kullanıyoruz. Amaç annenin ağrısını azaltırken hareket edebilmesini, doğuma aktif katılmasını ve bebeğin doğumuna bilinçli şekilde eşlik etmesini sağlamaktır” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>“Epidural felç yapmaz, bebeğe zarar vermez”</strong></h2>

<p>Toplumda *epiduralle* ilgili çok sayıda yanlış bilgi bulunduğunu belirten Prof. Dr. Günaydın, en sık karşılaştıkları soruların felç, kalıcı bel ağrısı ve bebeğe zarar verip vermediği olduğunu söyleyerek şunları kaydetti:</p>

<p>“Epidural uygulama omuriliğin içine değil, dışındaki güvenli alana yapılır. Deneyimli ekip ve uygun koşullarda uygulandığında son derece güvenli bir yöntemdir. Bilimsel çalışmalar epidural analjezinin kalıcı bel ağrısına neden olmadığını gösteriyor. Ayrıca kullanılan ilaçlar çok düşük dozlarda uygulanıyor. Amaç annenin rahatlamasıdır. Anne rahatladığında stres hormonları azalıyor, bu da bebeğin oksijenlenmesini ve doğum sürecini olumlu etkileyebiliyor.”</p>

<h2><strong>"Sezaryen oranlarının düşürülmesine katkı sağlayabilir"</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Günaydın, bilimsel çalışmaların epidural analjezinin sezaryen oranını artırmadığını gösterdiğini belirterek, gelişmiş ülkelerde bunun tam tersine normal doğumu destekleyen önemli uygulamalardan biri olduğunu ifade etti. Günaydın şöyle konuştu:</p>

<p>“Amerika ve İngiltere’de sezaryen oranları yaklaşık yüzde 30 seviyelerinde. Bu ülkelerde doğumların büyük bölümü epidural analjezi ile gerçekleştiriliyor. Anne adayları bu konuda bilinçli olduğu için doğum ağrısının azaltılmasını talep ediyor. Normal doğumun desteklenmesi de sezaryen oranlarının düşmesine katkı sağlayabiliyor.”</p>

<p>Türkiye’de de öncelikle bu konuda farkındalığın artırılması gerektiğini belirten Günaydın, “Toplum bilinçlenmeden yalnızca hizmeti yaygınlaştırmak yeterli olmaz. Aynı zamanda bunu karşılayacak eğitimli ekiplerin ve uygun altyapının da hazır olması gerekir” diye konuştu.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-1.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>"Ağrısız doğum ekip işi"</strong></h2>

<p>Epidural analjezinin yalnızca bir anestezi uygulaması olmadığını belirten Prof. Dr. Günaydın, başarılı bir doğum yönetimi için kadın hastalıkları ve doğum uzmanı, anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanı, deneyimli hemşireler, uygun monitörizasyon ve teknik donanımın birlikte çalışmasının şart olduğunu söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Anne adaylarının gebelik boyunca düzenli olarak değerlendirildiğini ifade eden Günaydın, kan sulandırıcı ilaç kullananlar, bazı kanama-pıhtılaşma bozukluğu bulunanlar, girişim bölgesinde enfeksiyonu olanlar veya bazı özel nörolojik hastalıkları bulunan kişilerde epidural uygulanamayabileceğini belirtti. Uygun adaylarda ise anestezi değerlendirmesi ve bilgilendirilmiş onam sonrasında güvenle uygulanabileceğini kaydetti.</p>

<h2><strong>Sezaryende de önemli avantaj sağlıyor</strong></h2>

<p>Planlı sezaryenlerde tıbbi engel bulunmadığı sürece spinal, kombine spinal-epidural veya epidural gibi bölgesel anestezi yöntemlerinin tercih edilmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Günaydın, doğum sırasında epidural kateter takılmış bir gebenin acil sezaryene alınması gerekirse aynı kateter üzerinden anestezinin sürdürülebileceğini söyledi.</p>

<p>Ayrıca epidural kateterin sezaryen sonrasında da ameliyat ağrısının kontrolünde kullanılabildiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (4)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-4.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>“Doğum bir hastalık değil, hayatın en güzel mucizelerinden biridir”</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Günaydın, Dünya Anesteziyoloji Dernekleri Federasyonu’nun (WFSA) doğum ağrısının giderilmesini lüks değil, hasta hakkı olarak değerlendirdiğini, Amerikan Kadın Doğum Uzmanları Koleji’nin (ACOG) ise tıbbi engel bulunmayan gebelerde annenin doğum ağrısının giderilmesini istemesini tek başına yeterli bir tıbbi endikasyon olarak kabul ettiğini hatırlattı. Günaydın, şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>“Bizim amacımız kadınları epidurale yönlendirmek değil; doğru bilgiyi vererek bilinçli seçim yapmalarını sağlamaktır. Ağrısız doğum bir zorunluluk değildir ancak isteyen ve tıbbi açıdan uygun olan hiçbir anne adayının bu haktan mahrum bırakılmaması gerekir.”</p>

<p>Doğumun doğal bir süreç olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Günaydın, sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<p>“Doğum bir hastalık değil, hayatın en güzel mucizelerinden biridir. Biz anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanlarının görevi de bu mucizeyi anne ve bebek için daha güvenli, daha konforlu ve daha güzel bir deneyime dönüştürmektir.”</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Jul 2026 09:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-2.jpeg" type="image/jpeg" length="52618"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[“Diz ameliyatı sonrası kayak da yapılabilir, tenis de oynanabilir”]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Akkaya, diz ağrılarının ihmal edilmemesi gerektiğini vurgulayarak, yeni nesil cerrahi teknikler, kişiye özel implantlar ve yapay zekâ destekli rehabilitasyon sayesinde hastaların yeniden aktif yaşama dönebildiğini söyledi. Akkaya, uygun tedaviyle diz ameliyatı sonrası kayak, tenis ve koşu gibi sporlara yeniden dönüşün mümkün olduğunu belirtti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı <strong>Prof. Dr. Mustafa Akkaya</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu <strong>“Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi”</strong> programında diz eklemi hastalıkları ve diz cerrahisinde yaşanan yeni gelişmeleri anlattı.</p>

<p>Diz ağrılarının toplumda en sık ihmal edilen sağlık sorunları arasında yer aldığını belirten Akkaya, erken dönemde başvurulduğunda birçok sorunun ilerlemeden kontrol altına alınabileceğini söyledi.</p>

<p>Diz ekleminin çok özel bir anatomiye sahip olduğunu vurgulayan Akkaya, yanlış ya da gecikmiş tedavilerin hareket kabiliyetini ciddi şekilde etkileyebileceğini belirterek, “Yürüme her şeydir. İnsanların mobilize olması genel beden ve ruh sağlığı açısından çok önemli. İnsanlar yürüyemediklerinde sosyal hayattan kopuyor, kilo alımı artıyor ve başkalarına bağımlı hale gelebiliyorlar” dedi.</p>

<h2><strong>“Diz sorunları yaşa ve cinsiyete göre değişiyor”</strong></h2>

<p>Diz eklemi hastalıklarının yaşa, cinsiyete ve yaşam biçimine göre farklılık gösterdiğini ifade eden Prof. Dr. Akkaya, çocukluk döneminde daha çok travmaya bağlı diz kapağı çıkıkları ve yaralanmaların görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Orta yaş döneminde ise kadın ve erkeklerde farklı sorunların öne çıktığını belirten Akkaya, kadınlarda kas yapısındaki farklılıklar nedeniyle diz kapağı çevresindeki problemlerin daha sık yaşanabildiğini ifade etti.</p>

<p>“Merdiven inip çıkarken, çömelirken veya oturup kalkarken oluşan ağrılar ön diz ağrısının habercisi olabilir. Erken dönemde müdahale edilirse kıkırdak aşınması ilerlemeden önlem alınabilir.” diyen Akkaya, ihmal edilen problemlerin ilerleyen yaşlarda kireçlenmeye dönüşebileceğini söyledi.</p>

<p>Akkaya, erkeklerde ise spor yaralanmalarına bağlı menisküs yırtıkları ve ön çapraz bağ sorunlarının daha sık görüldüğünü belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Kadınlar ciltlerine gösterdikleri özeni dizlerine de göstermeli”</strong></h2>

<p>Menopoz döneminin diz sağlığı açısından kritik olduğuna dikkat çeken Akkaya, hormonal değişikliklerle birlikte kemik ve kıkırdak dokusunun da etkilendiğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Prof. Dr. Akkaya, “Kadınlar menopoza girdikten sonra ciltlerine gösterdikleri özeni dizlerine de göstermeliler. Çünkü dizler yaşam kalitesini etkileyen en önemli yapılardan biridir” dedi.</p>

<p>Akkaya, menopoz öncesi yapılacak kontroller sayesinde kıkırdak koruyucu tedavilerle diz sağlığının korunabileceğini belirtti.</p>

<h2><strong>“Her diz ağrısı ameliyat gerektirmez”</strong></h2>

<p>Diz tedavisinde son yıllarda rejeneratif tıp ve ortobiyolojik uygulamaların önemli gelişmeler sağladığını anlatan Prof. Dr. Akkaya, amaçlarının vücudun kendi iyileştirme kapasitesinden yararlanmak olduğunu söyleyerek “Kişinin iyileştirici kapasitesi aslında kendi vücudunda saklıdır. Erken evre kıkırdak hasarlarında kişinin kendi kök hücrelerinden yararlanılarak yapılan ortobiyolojik tedavilerle başarılı sonuçlar alınabiliyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya, rejeneratif ve ortobiyolojik tedaviler konusunda toplumda bilgi karmaşası yaşanabildiğine dikkat çekti.</p>

<p>Kök hücre tedavileri ile kandan elde edilen trombosit uygulamalarının farklı yöntemler olduğunu belirten Akkaya:</p>

<p>“Vücutta dolaşan kandan kök hücre elde etmek mümkün değildir. Kök hücreler, leğen kemiği gibi büyük kemiklerden ya da yağ dokusundan elde edilebilir. Kandan alınan ise kök hücre değil, trombosit dediğimiz kan hücreleridir.” dedi.</p>

<p>Menisküs ve kıkırdak dokularının iyileşme kapasitesinin sınırlı olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Akkaya:</p>

<p>“Kas dokusu kanlanması sayesinde kendini onarabilir ancak kıkırdak ve menisküs gibi dokular yeterli kan damarına sahip değildir. Bu nedenle erken evre hasarlarda uyguladığımız ortobiyolojik tedavilerle o bölgede iyileşmeyi destekleyecek bir ortam oluşturmayı hedefliyoruz.” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.58 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="730" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182958-1.jpeg" width="1194" /></p>

<h2><strong>“Sosyal medyada mucize tedavi gibi sunulan uygulamalara dikkat”</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya, menisküs ve kıkırdak tedavileri konusunda bilimsel gelişmelerin umut verici olduğunu ancak her yeni yöntemin “kesin tedavi” gibi sunulmaması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Menisküsün dışarıdan verilen maddelerle tamamen tedavi edilmesinin bugün için mümkün olmadığını belirten Akkaya:</p>

<p>“Biyoteknoloji çok hızlı ilerliyor. Kitosan içerikli jeller ve akıllı moleküllerle hasarlı bölgeyi hedefleyen çalışmalar devam ediyor. Gelecekte kıkırdak ve menisküs dokularına yönelik yeni tedavi seçenekleri mümkün olabilir.” dedi.</p>

<p>Ancak mevcut bilimsel aşamada tek bir enjeksiyonla tüm sorunları ortadan kaldıran bir tedavi yaklaşımının olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Akkaya:</p>

<p>“Henüz bir iğneyle menisküsü ya da kıkırdağı tamamen tedavi edebilecek noktada değiliz. Hastalar erken dönemde hekime başvurursa ortobiyolojik tedavilerle mevcut hasarın ilerlemesini yavaşlatmak ve eklemi korumak mümkün olabilir.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Akkaya, kıkırdak, menisküs ve eklem hasarlarında her hastaya özel değerlendirme yapılarak kişiselleştirilmiş tedavi planlanması gerektiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Ağrıyla ve ağrı kesicilerle yaşamak kader gibi görülmemeli”</strong></h2>

<p>Toplumda birçok kişinin uzun süre ağrı kesicilerle yaşamaya çalıştığını belirten Prof. Dr. Akkaya, bunun doğru bir yaklaşım olmadığını söyledi.</p>

<p>Diz cerrahisinde kişiye özel çözümlerin artık çok daha gelişmiş olduğunu ifade eden Akkaya, “Robotik cerrahi, kişiye özel protezler ve küçük implantlarla diz cerrahisinde ciddi yollar katettik. Hastalar erken başvurduklarında çok daha küçük ve kişiselleştirilmiş müdahalelerle sağlıklı bir yaşam sürdürebiliyor” dedi.</p>

<h2><strong>“Aynı ameliyatta her iki dize protez uygulanabilir”</strong></h2>

<p>Diz ve kalça protezleri konusunda hastaların endişe duymaması gerektiğini belirten Prof. Dr. Akkaya, uygun cerrahi teknik, kaliteli implant ve doğru rehabilitasyonla protezlerin uzun yıllar kullanılabildiğini söyleyerek, “Güncel çalışmalar uygun şekilde yapılan cerrahilerde implant kullanım süresinin 30 yıla ulaşabildiğini gösteriyor. Hastalar protez cerrahisinden korkmamalı ve ağrıyla yaşamayı kader olarak görmemeli” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Akkaya şunları söyledi:</p>

<p>“Eğer hasta biyolojik olarak aynı seansta iki dizine birden ameliyatı kaldırabilecek durumdaysa genel sağlık durumu buna elverişli ise aynı ameliyatta her iki dize birden ameliyat yapılabilir hatta tercih edilmelidir. Hastanın ihtiyacı varsa her iki dize de aynı anda tedavi uygulanmasının önemli avantajları var. Hasta bir kez ameliyat oluyor, bir kez rehabilitasyon desteği alıyor, hasta bakım desteği bir kez alınıyor, ameliyat maliyetleri önemli ölçüde azalıyor.”</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.58" class="detail-photo img-fluid" height="676" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182958.jpeg" width="1156" /></p>

<h2><strong>“Yapay zekâ destekli kişiye özel rehabilitasyon”</strong></h2>

<p>Cerrahi başarının yalnızca ameliyatla sınırlı olmadığını belirten Akkaya, ameliyat sonrası rehabilitasyon sürecinin de kişiye özel planlanması gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Ben hastalarıma yapay zekâ destekli kişiselleştirilmiş rehabilitasyon programı uyguluyorum” diyen Akkaya, hastanın yaşı, mesleği, beklentileri ve yapılan cerrahinin değerlendirilerek özel iyileşme programları oluşturulduğunu anlattı.</p>

<h2><strong>“Diz ameliyatı sonrası kayak da yapılabilir, tenis de oynanabilir”</strong></h2>

<p>Diz ameliyatlarından sonra hastaların aktif yaşama dönebileceğini vurgulayan Prof. Dr. Akkaya, “Bir hasta ameliyat öncesi kayak yapıyorsa ameliyat sonrası da kayak yapabilir hale getirmeyi hedefliyoruz. Uygun cerrahi teknikler ve implantlarla hastalar koşabilir, tenis oynayabilir, istedikleri gibi aktif biçimde hayatın içinde kalabilirler” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Gerekli sağlık koşullarını taşıyan hastalarda iki dizin aynı seansta ameliyat edilebildiğini de söyleyen Akkaya, bunun bazı hastalar için tek iyileşme ve rehabilitasyon süreciyle önemli avantaj sağlayabildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Diz sağlığı için önemli uyarılar</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya diz eklemlerini korumak için şu önerilerde bulundu:</p>

<p>• Herkes kendi vücudunu tanıyarak spor yapmalı, bilinçsiz ağır antrenmanlardan kaçınılmalı.<br />
• Spora başlamadan önce gerekirse profesyonel destek alınmalı.<br />
• Kadınlar menopoz öncesinde diz kontrollerini ihmal etmemeli.<br />
• Dizde kilitlenme ve takılma gibi mekanik sorunlar ciddiye alınmalı.<br />
• Gece ağrısı veya sürekli ağrı varsa ağrı kesicilerle süreç geçiştirilmemeli.</p>

<p>Akkaya ayrıca “Kaliteli ve bağımsız bir yaşam için hareket etmek, hareket edebilmek için de diz sağlığını korumak gerekiyor” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Jul 2026 09:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-3.jpeg" type="image/jpeg" length="14733"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Teknoloji hayatı kolaylaştırıyor, ruhu zorluyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/teknoloji-hayati-kolaylastiriyor-ruhu-zorluyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/teknoloji-hayati-kolaylastiriyor-ruhu-zorluyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu "Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi" programına konuk olan Psikiyatri Uzmanı Dr. Bilge Bilgin Kapucu, teknolojinin ruh sağlığı üzerindeki etkilerini değerlendirdi. Sosyal medyanın yalnızlaşma, kaygı ve dikkat dağınıklığını artırabileceğine dikkat çeken Kapucu, yapay zekanın insanın duygu dünyasını, klinik muhakemesini ve bir psikiyatristin şefkatini bütünüyle taklit edemeyeceğini vurgulayarak teknoloji kullanımında dengenin önemine işaret etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Psikiyatri Uzmanı Dr. <strong>Bilge Bilgin Kapucu</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “<strong>Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi</strong>”programına konuk oldu. Teknolojinin ruh sağlığı üzerindeki etkilerini değerlendiren Kapucu, sosyal medyanın yalnızlaşma ve kaygıyı artırabildiğini, yapay zekânın ise sağlık alanında önemli katkılar sunmasına rağmen insanın duygu dünyasını ve klinik değerlendirmesini bütünüyle taklit edemeyeceğini söyledi.</p>

<h2><strong>“Son 30-40 yılda toplum büyük bir değişim yaşadı”</strong></h2>

<p>Son 30-40 yılda teknolojinin yaşamın merkezine yerleştiğini belirten Dr. Kapucu, özellikle pandemi döneminde insanların zorunlu izolasyon nedeniyle teknolojiyle çok daha yoğun bir ilişki kurduğunu ifade etti.</p>

<p>Teknolojinin bir yandan insanların yalnızlık hissini azaltmasına yardımcı olduğunu, diğer yandan ise yalnızlaşmanın önemli nedenlerinden biri haline gelebildiğini söyleyen Kapucu, bu değişimin ruh sağlığı üzerinde de belirgin etkiler oluşturduğunu dile getirdi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 04 At 01.37.19" class="detail-photo img-fluid" height="718" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013719.jpeg" width="1290" /></p>

<h2><strong>“Ruhsal hastalıklar arttı”</strong></h2>

<p>Yapılan araştırmaların son 30 yılda ruhsal hastalıkların arttığını gösterdiğini belirten Kapucu, bunun yalnızca daha fazla kişinin sağlık hizmetine başvurması ve tanı almasıyla açıklanamayacağını söyledi.</p>

<p>Toplumdaki yaşam biçiminin ve sosyal normların değişmesinin de bu artışta etkili olduğunu ifade eden Kapucu, özellikle sosyal medyanın anksiyete ve yalnızlaşmayı artırabildiğine dikkat çekti.</p>

<p>Eskiden gençlerin ağırlıklı olarak yüz yüze sosyalleştiğini hatırlatan Kapucu, bugün dijital iletişimin gerçek sosyal ilişkilerin yerini almaya başladığını ve bunun ruh sağlığı açısından önemli sonuçlar doğurabileceğini vurguladı.</p>

<h2><strong>“İnsan beyni sadece matematikten ibaret değil”</strong></h2>

<p>Yapay zekânın çalışma prensibini de değerlendiren Kapucu, bu sistemlerin büyük veri ve matematiksel algoritmalar üzerine kurulu olduğunu söyledi.</p>

<p>Makine öğrenmesi ve derin öğrenme yöntemlerinin insan beynini taklit etmeye çalıştığını belirten Kapucu, psikiyatri uzmanları ve nörobilimcilerin bile beynin çalışma mekanizmasını tam olarak çözemediğini ifade etti.</p>

<p>İnsan beyninin yalnızca verileri işlemeyen, aynı zamanda bedenden gelen sinyalleri, hisleri ve duygusal deneyimleri de değerlendiren çok daha karmaşık bir yapı olduğunu söyleyen Kapucu, mevcut yapay zekâ sistemlerinin bu yönüyle insan beynini tam anlamıyla karşılayamadığını kaydetti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 04 At 01.37.19 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013719-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Yapay zekâdan yararlansanız da son sözü uzmana bırakın</strong></h2>

<p>Yapay zekânın birçok alanda başarılı sonuçlar ortaya koyduğunu belirten Kapucu, buna rağmen elde edilen bilgilerin mutlaka alanında uzman kişiler tarafından değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Yapay zekâya ne kadar veri yüklerseniz, size ancak o kadar sonuç verebilir.” diyen Kapucu, uzman denetimi olmadan kullanılan yapay zekâ uygulamalarında hata ve eksikliklerin ortaya çıkabileceğini ifade etti.</p>

<h2><strong>“Psikiyatristin bilgeliği ve şefkatini makinadan bekleyemeyiz”</strong></h2>

<p>Yapay zekânın artık hayatın bir parçası olduğunu belirten Kapucu, bunu reddetmenin ya da tamamen uzak durmanın gerçekçi olmadığını söyledi.</p>

<p>Radyoloji gibi alanlarda yapay zekânın tanıya önemli katkılar sunduğunu ifade eden Kapucu, psikiyatride ise tanının yalnızca verilerle değil, hekimin klinik deneyimi, gözlemleri, düşünceleri ve empatisiyle konulduğunu vurguladı.</p>

<p>Buna karşın yapay zekânın psikiyatride takip ve izlem süreçlerinde yararlı olabileceğini belirten Kapucu, konuşma hızı, rutin alışkanlıklar ve davranış değişiklikleri gibi verileri analiz ederek hastalığın seyri hakkında önemli geri bildirimler sağlayabileceğini söyledi.</p>

<p>Bazı kişilerin yargılanma korkusu, güven problemleri veya sosyalleşmeyi tercih etmemeleri nedeniyle zaman zaman bir psikiyatrist yerine yapay zekâ ile iletişim kurmayı seçebileceğini belirten Kapucu, buna rağmen hiçbir teknolojinin bir psikiyatri uzmanının bilgeliğini, klinik muhakemesini ve şefkatini yerine koyamayacağını ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 04 At 01.37.19 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013719-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Teknolojiye fazla maruz kalmak dikkat eksikliğine yol açıyor”</strong></h2>

<p>Teknolojinin hayatın vazgeçilmez bir parçası haline geldiğini ancak insanların gerçek sosyal ilişkilerini koruması gerektiğini vurgulayan Kapucu, yalnızlığın ruh sağlığını olumsuz etkileyen önemli faktörlerden biri olduğunu söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İnsanların kendilerine teknolojiden tamamen uzak, sakin zamanlar ayırmasının önemine dikkat çeken Kapucu, telefon, tablet ve bilgisayar bildirimlerine sürekli maruz kalmanın dikkat dağınıklığına ve kaygıya yol açabileceğini belirtti.</p>

<p>“Anı yaşayabilmek çok kıymetli” diyen Kapucu, ruh sağlığını korumanın en önemli yollarından birinin gerçek ilişkiler içinde kalmak ve teknoloji kullanımında dengeyi sağlayabilmek olduğunu sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/teknoloji-hayati-kolaylastiriyor-ruhu-zorluyor</guid>
      <pubDate>Sat, 04 Jul 2026 09:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013720.jpeg" type="image/jpeg" length="84777"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Duygularını kontrol edemeyenler dikkat! Borderline kişilik bozukluğu hayatınızı alt üst edebilir!]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/duygularini-kontrol-edemeyenler-dikkat-borderline-kisilik-bozuklugu-hayatinizi-alt-ust-edebilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/duygularini-kontrol-edemeyenler-dikkat-borderline-kisilik-bozuklugu-hayatinizi-alt-ust-edebilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı'nın sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Selçuk Aslan, borderline kişilik bozukluğuna ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Duygu düzenleme güçlüğü, dürtü kontrol sorunları ve sağlıksız ilişkilerin hastalığın en belirgin özellikleri arasında yer aldığını belirten Aslan, erken tanı, doğru psikiyatrik destek ve psikoterapinin yaşam kalitesini artırmada kritik rol oynadığını vurguladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı'nın sunduğu <strong>“Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi”</strong> programına konuk olan Psikiyatri Uzmanı <strong>Prof. Dr. Selçuk Aslan</strong>, <strong>borderline kişilik bozukluğunu</strong> tüm yönleriyle anlattı. Borderline kişilik bozukluğunun özellikle dürtü kontrolü, duygu düzenleme ve kişilerarası ilişkilerde ciddi sorunlara yol açtığını belirten Aslan, erken tanı ve uygun tedavinin bireyin yaşam kalitesini önemli ölçüde artırabileceğini söyledi.</p>

<h2><strong>Tanı 18 yaşından sonra konuluyor</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğunun toplumda çoğu zaman dengesiz davranışlar ve sürekli duygu değişimleri yaşayan kişiler için kullanılan bir tanımlama olduğunu belirten Prof. Dr. Aslan, kişilik yapısının 18 yaşına kadar gelişimini sürdürdüğünü söyledi.</p>

<p>Aslan, “18 yaşından önce kişilik henüz tam olarak oturmadığı için bu yaş grubundaki bireylere borderline kişilik bozukluğu tanısı konulmaz. Hastalıktan söz edebilmek için belirtilerin erişkin dönemde devam etmesi gerekir” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Ergenlik dönemindeki travmalar hastalığın temelini atabilir!</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğundan söz edebilmek için bireyde dürtü kontrol bozukluğunun da bulunması gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Aslan, bu kişilerde öfke, kaygı ve üzüntü gibi duyguların çok yoğun yaşandığını ve bu duyguları yatıştırmakta güçlük çektiklerini söyledi.</p>

<p>Konuşma ve davranışlarda kendini kontrol edememe, kendine zarar verme eğilimi, eşyalara zarar verme ve öfke sırasında kontrolden çıkma gibi davranışların da görülebildiğini belirten Aslan, bu durumun bireyin günlük yaşamını ve sosyal ilişkilerini ciddi şekilde etkileyebildiğini ifade etti.</p>

<p><strong>Borderline kişilik</strong> özelliği taşıyan bireylerin zaman zaman çevrelerindeki insanların davranış kalıplarını benimsediklerini belirten Prof. Dr. Aslan, bunun karakterin tam olarak oturmamış olmasından kaynaklanabileceğini söyledi.</p>

<p>Bu bireylerde depresyon eğiliminin daha yüksek olabileceğini ifade eden Aslan, “Kendilerini boşlukta hissedebilirler. Yoğun mutsuzluk ve depresyon yaşayabilir, hatta intihar düşünceleri geliştirebilirler” diye konuştu.</p>

<p>Borderline kişilik bozukluğunun gelişiminde ergenlik döneminin kritik öneme sahip olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Selçuk Aslan, bu dönemde yaşanan travmaların kişilik yapılanmasını etkileyebileceğini söyledi.</p>

<p>Sınıf içinde küçük düşürülme, dışlanma, reddedilme ya da karşılıksız kalan duygusal ilişkilerin bireyde “sevilmiyorum” düşüncesini geliştirebildiğini belirten Aslan, “Sevilmediğini düşünen kişiler kabul görmek için aşırı verici davranabilir. Bu da onları maddi ve manevi olarak suistimale açık hale getirebilir” diye konuştu.</p>

<p>Bazı bireylerin zamanla dünyanın, insanların ve hatta kendilerinin kötü olduğuna yönelik inanç geliştirebildiğini belirten Aslan, bunun da yoğun mutsuzluk ve duygusal çöküşe neden olabileceğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07 (3)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-3.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Zeki oldukları halde iş ve sosyal yaşamda başarılı olamayabilirler</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğu olan bireylerin d<strong>uygularını kontrol etmekte zorlandıklarını</strong> söyleyen Prof. Dr. Aslan, grup uyumu, takım çalışması ve kurallara uyma konusunda da güçlük yaşayabileceklerini belirtti.</p>

<p>“Çok zeki ve yüksek potansiyele sahip olsalar bile duygu durumlarını ve davranışlarını yönetmekte zorlandıkları için bulundukları ortamlarda istedikleri başarıyı sürdüremeyebilirler” diyen Aslan, bu durumun işlevselliği önemli ölçüde bozduğunu vurguladı.</p>

<p>Prof. Dr. Aslan, <strong>otizmli bazı kadınlarda</strong> borderline kişilik bozukluğunu düşündüren davranışların görülebileceğini belirterek, özellikle duygusal ilişkilerde kendi haklarını ve çıkarlarını korumakta güçlük yaşayabileceklerini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Tedavide ilaç tek başına yeterli olmuyor</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğunda erken dönemde psikiyatrik destek alınmasının büyük önem taşıdığını söyleyen Prof. Dr. Aslan, <strong>ilaç tedavisinin</strong> duyguların dengelenmesine katkı sağladığını ancak tek başına yeterli olmadığını belirtti.</p>

<p>Aslan, “Mutlaka destekleyici psikoterapi uygulanmalı. Özellikle bilişsel davranışçı yaklaşımlar sayesinde kişiler duygu, düşünce ve davranış ilişkisini anlamayı, dürtülerini tanımayı ve duygularını yönetmeyi öğrenebilir. Terapi uzun vadede kişiye önemli bir içgörü kazandırır” dedi.</p>

<h2><strong>Aile tutumu kişilik gelişiminde belirleyici rol oynuyor</strong></h2>

<p>Gençlik döneminde ailelerin yaklaşımı, çocukların kişilik gelişimini doğrudan etkiliyor.</p>

<p>Gençlik döneminde ebeveyn tutumlarının kişilik gelişiminde belirleyici olduğunu ifade eden Prof. Dr. Aslan, ailelerin çocuklarına hem sorumluluk vermesi hem de kontrollü bir özgürlük alanı tanıması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Aslan, “Gençlerin hayatı deneyimlemelerine fırsat verilmesi, baskıcı olmayan ama tutarlı ve dengeli ebeveyn tutumları sergilenmesi kişilik gelişimini olumlu yönde destekler.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Aslan baskıcı ya da tamamen kontrolsüz tutumlar yerine dengeli ve tutarlı ebeveyn davranışlarının, gençlerin sağlıklı bir kişilik geliştirmesine katkı sağladığını kaydederek şunları söyledi:</p>

<blockquote>
<p>“Gençlik döneminde aile tutumları çok önem taşıyor. Ebeveyn davranışları çocukların kişilik yapısına uygun, dengeli ve tutarlı olursa çocuklar ve gençler daha az bocalar. Gençlere aşırı baskı kurmadan onlara alan açmak, sorumluluk vermek, kontrollü bir şekilde hayatı deneyimlemelerine fırsat tanımak kişilik gelişimini olumlu yönde destekler.”</p>
</blockquote>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-2.jpeg" width="1600" /></h2>

<h2><strong>Borderline ile bipolar bozukluk karıştırılabiliyor</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğunun toplumda zaman zaman <strong>bipolar bozukluk ile karıştırıldığını</strong> belirten Prof. Dr. Aslan, iki hastalığın birbirinden farklı olduğunu söyledi.</p>

<p>Aslan, “Bipolar bozuklukta duygu durum değişimleri haftalar ya da aylar sürebilen depresif ve manik dönemler halinde görülür. Borderline kişilik bozukluğunda ise duygu değişimleri çok daha hızlıdır ve çoğu zaman çevresel olaylarla tetiklenir. Bu nedenle doğru tanı, doğru tedavi açısından büyük önem taşır” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/duygularini-kontrol-edemeyenler-dikkat-borderline-kisilik-bozuklugu-hayatinizi-alt-ust-edebilir</guid>
      <pubDate>Tue, 30 Jun 2026 09:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-4.jpeg" type="image/jpeg" length="86198"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Meme kanseri tedavisine başarının anahtarı: Kişiye özel tedavi planlaması]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/meme-kanseri-tedavisine-basarinin-anahtari-kisiye-ozel-tedavi-planlamasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/meme-kanseri-tedavisine-basarinin-anahtari-kisiye-ozel-tedavi-planlamasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Ekmel Tezel, meme kanserinde artık tek tip tedavi döneminin geride kaldığını vurguladı. Erken tanının önemine dikkat çeken Tezel, tümörün moleküler özelliklerine göre kişiye özel tedavi planlamasının hem yaşam süresini hem de yaşam kalitesini artırdığını anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Meme kanseri, dünyada ve Türkiye’de kadınlarda en sık görülen kanser türü olmayı sürdürüyor. Yaşın ilerlemesiyle birlikte risk artarken, görüntüleme yöntemlerindeki gelişmeler sayesinde hastalık çok daha erken evrelerde tespit edilebiliyor.</p>

<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu <strong>”Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi”</strong> programına konuk olan Genel Cerrahi Uzmanı <strong>Prof. Dr. Ekmel Tezel</strong>, meme kanseri tedavisindeki güncel yaklaşımları anlatarak erken tanı, kişiye özel tedavi ve yaşam kalitesini koruyan cerrahi yöntemlerin önemine dikkat çekti.</p>

<h2><strong>Kanal içi kanserlerde başarı oranı yüzde 100’e yaklaşıyor</strong></h2>

<p>Yaş ilerledikçe meme kanseri görülme sıklığının arttığını belirten Prof. Dr. Tezel, son yıllarda mamografi ve diğer görüntüleme yöntemlerindeki gelişmeler sayesinde kanal içi kanserlerin daha sık tespit edildiğini söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Tezel, “Kanal içi kanser evre 0 (sıfır) olarak kabul ettiğimiz, <strong>duktal karsinoma in situ</strong> dediğimiz, tümör hücrelerinin henüz süt kanalları içinde hapsolduğu ve çevre dokulara yayılmadığı durumdur” dedi.</p>

<p>Bu evrede yakalanan hastalarda tedavinin oldukça başarılı olduğunu belirten Tezel, “Kanal içi kanserlerin tedavisi çok daha kolaydır ve hayatta kalma ihtimali neredeyse yüzde 100’dür” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.01 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150701-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Memeyi koruyan cerrahiler ön planda</strong></h2>

<p>Kanal içi kanserlerin çoğunlukla mamografide görülen <strong>mikrokalsifikasyonlar</strong> sayesinde saptandığını belirten Prof. Dr. Tezel, hastalığın yaygınlığına göre farklı cerrahi yöntemlerin tercih edildiğini söyleyerek şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p>“Kireçlenme yalnızca sınırlı bir bölgede ise memeyi koruyarak sadece o alanı çıkarıyoruz ve sonrasında radyoterapi uyguluyoruz. Eğer yaygın bir tutulum söz konusuysa memenin iç dokusunu boşaltıp protez yerleştiriyoruz. Bu durumda çoğu zaman radyoterapiye ihtiyaç kalmıyor.”</p>
</blockquote>

<h2><strong>Meme kanseri riskini artıran ve azaltan faktörler</strong></h2>

<p>Meme kanseri gelişiminde kadın olmak, yaşın ilerlemesi, erken adet görmek, geç menopoza girmek ve ailesel yatkınlık gibi değiştirilemeyen risk faktörlerinin bulunduğunu belirten Prof. Dr. Tezel, yaşam tarzının da önemli rol oynadığını vurguladı.</p>

<p>Beslenme alışkanlıkları, sigara ve alkol kullanımı ile dışarıdan alınan hormonların riski etkileyebildiğini ifade eden Tezel, <strong>östrojen hormonunun</strong> meme kanserinde önemli bir etken olduğuna dikkat çekti.</p>

<p>Menopoz döneminde kullanılan hormon replasman tedavilerinin mutlaka meme kontrolleri yapıldıktan sonra başlanması gerektiğini belirten Prof. Dr. Tezel, tedavi süresinin uzamasının riski artırabildiğini söyleyerek, “Menopoz semptomlarının kontrolü için yaklaşık iki yıllık kullanım çoğu zaman yeterli oluyor. Ancak bu süre beş yıl ve üzerine çıktığında meme kanseri riski artabiliyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Doğum kontrol hapları konusunda da benzer bir durumun söz konusu olduğunu belirten Tezel, uzun süreli kullanımın dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.05" class="detail-photo img-fluid" height="700" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150705.jpeg" width="1193" /></p>

<h2><strong>Meme kanserinde tedaviler artık tümörün kimliğine göre belirleniyor</strong></h2>

<p>Meme kanseri cerrahisinde son 30 yılda önemli değişimler yaşandığını belirten Prof. Dr. Tezel, son 10 yılda ise tedavilerin çok daha <strong>kişiselleştiğini</strong> söyledi.<br />
Daha önce moleküler alt tiplere göre değil de anatomik evrelere göre hastalara cerrahi tedavi, kemoterapi, ışın tedavisi önerildiğini belirten Prof. Dr. Ekmel Tezel şunları kaydetti:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<blockquote>
<p>“Şimdi artık moleküler alt tipleri de işin içine kattık. Tümör çok küçük, koltuk altında bir metastaz varken eğer bu östrojene duyarlı bir tümör ve çoğalma hızı düşükse mesela ameliyattan çok büyük fayda görüyor. Eğer östrojen negatif ve akıllı ilaçtan fayda görecek yani HER2 reseptörü pozitifse onu hiç bir şekilde ameliyat etmeyip önce ilaç tedavisine, kemoterapiye gönderiyoruz. Üçlü negatif dediğimiz tümör tipi ise çoğu kez artık koltuk altı durumuna da bakmaksızın, öncelikle kemoterapi ile başlıyoruz tedaviye.”</p>
</blockquote>

<p>Prof. Dr. Ekmel Tezel meme kanserinde kişiye özel tedavilerin önemini vurguladı. Östrojen duyarlı ve çoğalma hızı düşük tümörlerde cerrahinin büyük fayda sağladığını belirten Tezel, bazı tümör tiplerinde ise ameliyatın ilk seçenek olmaktan çıktığını ifade etti.</p>

<p>Özellikle genç hastalarda uygulanan bu yeni tedavi yaklaşımlarının önemli avantajlar sağladığını belirten Prof. Dr. Tezel, şöyle konuştu:</p>

<blockquote>
<p>“Bu özellikle genç hastalarda görülen bir durum; bu meme kaybıyla sonlanmadığı gibi bu tedavi yöntemi daha da iyisi koltuk altındaki lenf bezlerini korumuş oluyoruz.''</p>

<p>''Meme kanseri tedavisinde amacımız hem daha uzun hem de daha kaliteli bir hayat sunmak o yüzden her hastaya özel değerlendirme ile kişiye özel tedavi planlaması yapıyoruz.”</p>
</blockquote>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.02 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="907" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150702-1.jpeg" width="1600" /></h2>

<h2><strong>Ameliyat öncesi işaretleme teknikleri başarıyı artırıyor</strong></h2>

<p>Meme kanseri cerrahisinde ameliyat öncesi yapılan işaretlemelerin cerrahi başarısını artırdığını belirten Prof. Dr. Tezel, tümör ve gerekli durumlarda lenf bezlerinin <strong>marker</strong> adı verilen özel işaretleyicilerle belirlenebildiğini söyledi.</p>

<p>Bazı hastalarda mamografi eşliğinde tel ile işaretleme de yapıldığını anlatan Tezel, bu yöntem sayesinde çıkarılacak dokunun sınırlarının çok daha doğru belirlenebildiğini ifade etti.</p>

<p>Modern meme cerrahisinin en önemli amaçlarından birinin <strong>gereksiz doku çıkarımını önlemek</strong> olduğunu belirten Prof. Dr. Tezel, ameliyat sırasında uygulanan sentinel lenf nodu biyopsisinin bu konuda önemli avantajlar sağladığını söyleyerek şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p>“Ameliyat sırasında özel bir boya veriyoruz. Boyanın ulaştığı ilk lenf bezlerini çıkarıp patologlarımız değerlendiriyor. Böylece tüm lenf bezlerininin tamamını almak zorunda kalmadan cerrahinin sınırlarını belirleyebiliyoruz.”</p>
</blockquote>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.02" class="detail-photo img-fluid" height="694" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150702.jpeg" width="1081" /></h2>

<h2><strong>Amaç sadece hayatı uzatmak değil, yaşam kalitesini de korumak</strong></h2>

<p>Meme kanseri tedavisindeki temel hedefin yalnızca hastalığı ortadan kaldırmak olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Tezel, yaşam kalitesinin korunmasının da en az tedavinin başarısı kadar önemli olduğunu söyleyerek, “Meme kanseri tedavisinde amacımız hem daha uzun hem de daha kaliteli bir hayat sunmak. Bu nedenle her hastayı ayrı değerlendiriyor ve kişiye özel tedavi planı oluşturuyoruz” diye konuştu.</p>

<h2><strong>“Bizi korkutan hastalık değil, hastalık hakkındaki düşüncemiz”</strong></h2>

<p>Tedavinin yalnızca cerrahi ve ilaçlardan ibaret olmadığını belirten Prof. Dr. Tezel, hasta-hekim iletişiminin önemine dikkat çekerek, “Bizi korkutan hastalık değil, hastalık hakkındaki düşüncemizdir. Tedaviye başlamadan önce hastanın duygu durumunu anlamak, kaygılarını dinlemek ve onu sürece hazırlamak son derece önemlidir” diye konuştu.</p>

<p>Tedavi sonrasında ilk 2-3 yıl altı ayda bir, daha sonra ise yılda bir kontrolün yeterli olduğunu belirten Prof. Dr. Tezel, yaşam tarzı değişikliklerinin de nüks riskini azaltabileceğini söyledi.</p>

<p>Düzenli yürüyüş yapmak, aktif kalmak, yoga ve pilates gibi hem fiziksel hem de zihinsel rahatlama sağlayan aktivitelerle ilgilenmek ve sosyal yaşamı sürdürmenin önemine dikkat çeken Tezel, hastaların yalnızca hastalık üzerine konuşulan ortamlarda bulunmak yerine farklı sosyal faaliyetlere katılmalarını önerdi. Tezel, “Ameliyatlar nasıl kişiye göre planlanıyorsa, ameliyat sonrası yaşam değişiklikleri de kişinin karakterine, beklentilerine ve yaşam biçimine göre planlanmalıdır” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.01" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150701.jpeg" width="1600" /></p>

<p>Prof. Dr. Tezel, gelecekte meme kanseri tedavisinde medikal tedaviler ve genetik temelli uygulamaların daha da ön plana çıkacağını belirterek, kişiye özel tedavi anlayışının giderek güçleneceğini sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/meme-kanseri-tedavisine-basarinin-anahtari-kisiye-ozel-tedavi-planlamasi</guid>
      <pubDate>Tue, 16 Jun 2026 09:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150702-2.jpeg" type="image/jpeg" length="94766"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Horlama ve uyku apnesi hem yaşam kalitesini hem de sağlığı bozuyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/horlama-ve-uyku-apnesi-hem-yasam-kalitesini-hem-de-sagligi-bozuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/horlama-ve-uyku-apnesi-hem-yasam-kalitesini-hem-de-sagligi-bozuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi programına konuk olan Sağlık Bilimleri Üniversitesi Rektör Yardımcısı ve Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Mustafa Gerek, horlama ve uyku apnesinin yalnızca uyku kalitesini değil, kalp sağlığından günlük yaşam performansına kadar pek çok alanı etkileyen ciddi bir sağlık sorunu olduğuna dikkat çekti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu <strong>Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi</strong> programına konuk olan <strong>Sağlık Bilimleri Üniversitesi Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı ve Sağlık Bilimleri Üniversitesi Rektör Yardımcısı Tabip Tuğgeneral Prof. Dr. Mustafa Gerek</strong>, horlama ve uyku apnesiyle ilgili önemli bilgiler verdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Horlama boşanma sebebi olarak kabul edilebiliyor</strong></h2>

<p>Horlamanın sanıldığından çok daha ciddi sonuçları olduğunu anlatan Prof. Dr. Mustafa Gerek, “Horlama çevreyi rahatsız eden, kişinin çoğunlukla farkında olmadığı çok ciddi bir sosyal problem. Erkeklerde daha sık, kadınlarda daha az görülüyor ama menopoz sonrası kadınlarda da horlama problemi artıyor. Yargıtay horlamayı boşanma sebebi olarak kabul ediyor” dedi.</p>

<p>Horlamanın yaşam kalitesini bozan, sağlığı olumsuz etkileyen önemli sorunların ve hastalıkların habercisi olabileceğini vurgulayan Gerek, bu nedenle horlamanın hafife alınmaması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Horlamanın özellikle yumuşak damak başta olmak üzere ağız ve burundan birlikte nefes alma sırasında yumuşak damağın dalgalanmasıyla ortaya çıktığını belirten Prof. Dr. Gerek, “Ama sadece yumuşak damak değil, ses teli seviyesine kadar hava yolundaki her türlü darlık ve problem gürültülü uyumaya yani horlamaya sebep olabilir” diye konuştu.</p>

<p>Uyku apnesinin hava yolunun tıkanmasına bağlı olarak ortaya çıktığını belirten Gerek, “Uyku apnesi solunum çabasına rağmen 10 saniye ya da daha fazla süreyle nefes alamama durumudur. Burada özellikle yumuşak damak ve dil çok önemli rol oynar” dedi.</p>

<p>Prof. Dr. Gerek, hastalığın oluşum mekanizmasını şöyle anlattı:</p>

<blockquote>
<p>“Eğer uyku apnesi 20-25 saniye civarında sürerse kandaki oksijen düzeyi düşmeye başlar. Karbondioksit düzeyi artmaya başladığında vücut kendini uyandırır, uyku yüzeysel hale gelir, kas gücü tekrar yerine gelir ve hava yolu açılarak solunum devam eder. Bu durum gece boyunca defalarca tekrarlanabilir. Eğer bu durum bir saat içinde 5’ten fazla tekrarlıyorsa buna uyku apnesi diyoruz.”</p>
</blockquote>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 12 At 19.38.04 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-12-at-193804-1.jpeg" width="1600" /></h2>

<h2><strong>Cep telefonuyla bile tespit edilebiliyor</strong></h2>

<p>Uyku laboratuvarlarının uyku apnesini en ideal biçimde değerlendiren merkezler olduğunu belirten Prof. Dr. Gerek, “Günümüzde cep telefonlarına yüklenen basit programlar bile uyku sırasında horlamayı, nefes alışverişini ve uykuda solunum durmasıyla ilgili kabaca bilgi verebiliyor. Ancak ideal olan, uyku laboratuvarlarında 50-60 parametreyi aynı anda değerlendirerek uyku bozukluklarına tanı konulmasıdır” dedi.</p>

<p>Uyku apnesinin uyku bozuklukları içerisinde yer alan önemli bir sorun olduğunu belirten Gerek, bir saat içindeki solunum durmalarının sayısı ve süresine göre hastalığın derecelendirildiğini söyledi.</p>

<p>Uyku insan yaşamında vücudun yenilendiği çok önemli bir süreç olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Gerek, kaliteli uykunun sağlığı olumlu etkilediğini, uyku bozukluklarının ise çok farklı hastalıklara yol açabileceğini ifade etti.</p>

<p>“Uyku apnesi belirli bir düzeye geldiğinde sabahları baş ağrısıyla uyanma, yorgun uyanma, dikkat eksikliği, konsantrasyon güçlüğü ve hafızayla ilgili çok önemli sorunlar ortaya çıkabiliyor” diyen Gerek, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>

<blockquote>
<p>“Uyku apnesi sorunu olanlar iş hayatında öğleden sonra uyuklamaya başlayıp verimsiz hale gelebiliyor. Araç kullananlarda gündüz ortaya çıkan trafik kazalarının çok önemli sebeplerinden birisi uyku apnesi. Bu hastalar dinlenemediği için dikkatleri dağılıyor. Trafik ışıklarında beklerken bile uyuyan hastalar var.”</p>
</blockquote>

<h2><strong>”Uykuda ölümlerin temel sebebi uyku apnesi”</strong></h2>

<p>Yaşam biçiminin de uyku apnesi üzerinde etkili olduğunu belirten Prof. Dr. Gerek, alkol kullanımı, sigara ve tok karnına uyumanın uyku sağlığını bozduğunu söyleyerek, “Bu faktörler uyku apnesi ile bir araya geldiğinde çok daha şiddetli sonuçlar ortaya çıkabiliyor” dedi.</p>

<p>Uyku apnesinin kalp sağlığıyla doğrudan bağlantılı olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Gerek, “Uyku apnesi süreleri uzunsa kalpte yavaşlama meydana geliyor. Bazı uykuda ölümlerin temel sebebi uyku apnesi” dedi.</p>

<p>Uyku apnesinin son yıllarda kardiyoloji kliniklerinin de özel olarak üzerinde durduğu bir konu haline geldiğini belirten Gerek, kalp hastalıklarının önemli bir bölümünün altında uyku apnesinin bulunabildiğini ifade etti.</p>

<p>Uyku apnesinin önlenebilir ve tedavi edilebilir bir rahatsızlık olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Gerek, “Uyku apnesi kader değil. Uyku apnesi önlenebilir ve tedavi edilebilir bir durum” dedi.</p>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 12 At 19.38.06" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-12-at-193806.jpeg" width="1600" /></h2>

<h2><strong>“Uyku apnesinin tedavisi çocuk yaş grubunda başlar”</strong></h2>

<p>Çocukluk dönemindeki problemlerin ilerleyen yaşlarda uyku apnesine zemin hazırlayabileceğini belirten Prof. Dr. Gerek, şu değerlendirmeyi yaptı:</p>

<blockquote>
<p>“Çocuğunuzun ileride uyku apnesi olmasını istemiyorsanız çocuk yaş grubunda uykusunda tıkanması, horlaması, gece terlemesi varsa, geniz eti ve bademcik büyüklüğü gibi problemler varsa lütfen bunu en erken yaşta tedavi ettirin. İleri yaştaki uyku apnesi çocukluk dönemindeki sorunların tedavisiyle engellenebilir. Hatta benim bir aforizmam var; uyku apnesinin tedavisi çocuk yaş grubunda başlar.”</p>
</blockquote>

<p>Çocukların uyku sırasında nefes alıp verdiğinin duyulmaması gerektiğini belirten Gerek, “Bebek gibi uyuyor benzetmesi sağlıklı bir havayolunun en önemli göstergesidir” dedi.</p>

<p>Erişkin yaşlarda günlük yorgunluklar ve farklı nedenlerle uyku kalitesinde bozulmalar meydana gelebildiğini belirten Prof. Dr. Gerek, eşlerin dikkatli olması gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Eğer eşiniz uykuda terliyorsa, üstünü çok açıyorsa, nefesi duruyorsa mutlaka bir kulak burun boğaz hekimine ya da uyku bozukluklarıyla ilgilenen bir uzmana başvurun. En azından uyku apnesi var mı yok mu diye test yaptırmaları ve muayene olmaları çok önemli” diyen Gerek, tedavinin son derece yüz güldürücü sonuçlar verdiğini belirtti.</p>

<p>Uyku apnesi ve horlama tedavisinde öncelikle laboratuvar ortamında tanı konulmasının hedeflendiğini belirten Prof. Dr. Gerek, bunun mümkün olmadığı durumlarda eşlerden video kaydı istediklerini söyleyerek, “Horlayan eşin videosunu izleyerek uyku sırasındaki tıkanmalar ya da nefes alışveriş biçimi değerlendirilebiliyor ve uyku apnesi olup olmadığı konusunda önemli fikir veriyor” dedi.</p>

<p>Prof. Dr. Gerek, detaylı muayenenin ardından hastaya özel tedavi planlaması yapılması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Horlama tedavisinde çoğu zaman cerrahinin ön plana çıktığını belirten Prof. Dr. Mustafa Gerek, burun tıkanıklığı, damak sarkıklığı gibi problemlerin cerrahi yöntemlerle giderilebildiğini söyledi.</p>

<p>Ancak horlamanın tamamen ortadan kalkacağının garanti edilemeyeceğini belirten Prof. Dr. Mustafa Gerek, yorgunluk, alkol, antidepresanlar, kas gevşeticiler ve yatış pozisyonunun da horlamayı etkileyebildiğini ifade ederek “Uyku hijyenine uygun düzenlemeler horlamayı yüzde 85 oranında azaltabilir” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 12 At 19.38.05 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="687" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-12-at-193805-1.jpeg" width="1102" /></p>

<h2><strong>“Damat adayları evlilik öncesi tedavi arıyor”</strong></h2>

<p>Horlamanın sosyal hayatı da etkilediğini belirten Prof. Dr. Gerek, “Evlenecek çiftlerden özellikle damat adayları evlilik öncesi horlama sorununu gidermek için tedavi arayışına gidebiliyor” dedi.</p>

<p>Uyku apnesi tedavisinde<strong> PAP</strong> adı verilen pozitif basınçlı cihazların önemli bir yer tuttuğunu belirten Prof. Dr. Gerek, bu cihazların ayarlarının uyku laboratuvarlarında hastaya özel olarak yapıldığını söyleyerek şunları kaydetti:</p>

<blockquote>
<p>“Bu cihazların ayarları uyku laboratuvarında hastaya uygun biçimde düzenlenir. Cihazla birlikte uyku apnesinin kaybolup kaybolmadığına bakılır ve hastaya uygun biçimde yeniden düzenlenir. Hasta uyum gösterdiği takdirde uyku apnesi tedavisindeki öncelikli tercih bu cihazların kullanılmasıdır”</p>
</blockquote>

<p>Burunlarında ciddi kemik eğriliği bulunmayan, damaklarında aşırı sarkma olmayan ve bademcikleri çok büyük olmayan hastaların bu cihazlarla rahatlıkla uyuyabildiğini belirten Gerek, tedavide en önemli unsurun hastanın cihaza uyum sağlaması olduğunu söyleyerek, “Bu cihazlar eskiden çok daha büyük ve taşınması daha zor cihazlardı. Günümüzde ise neredeyse bir gözlük kabı büyüklüğünde, nemlendirme özelliği olan yeni nesil cihazlar kullanılıyor” diye konuştu.</p>

<p>Uyku apnesi tedavisinde ağız içinde kullanılan ve <strong>kişiye özel ölçülerle hazırlanan apareylerin</strong> de bulunduğunu belirten Prof. Dr. Gerek, bu sistemlerin dili öne doğru çekerek hava yolunu açık tutmayı amaçladığını söyledi.</p>

<p>Ancak bu apareylere uyumun her zaman kolay olmadığını belirten Gerek, “Özellikle öğürme refleksi güçlü olan kişilerde kullanımı zor olabiliyor. Ayrıca çene ekleminde ağrılara da yol açabiliyor” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 12 At 19.38.05 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-12-at-193805-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Uyku apnesinde cerrahi tedavi hastaya göre planlanıyor</strong></h2>

<p>Uyku apnesi tedavisindeki bir diğer seçeneğin cerrahi olduğunu belirten Prof. Dr. Gerek, her hastanın ihtiyacına göre farklı yöntemlerin uygulanabildiğini söyledi.</p>

<p>Burunda sorun varsa buruna yönelik, damakta sarkma varsa damağa yönelik, bademcik büyüklüğü varsa bademciklere yönelik cerrahilerin uygulanabildiğini belirten Gerek, dil kökü ve epiglot bölgesindeki problemlerin de uyku apnesine yol açabildiğini ifade ederek “Çocukluk döneminde bademcik ameliyatı olmuş kişilerde bile dil kökündeki lenfoid dokular büyüyerek hava yolunda darlığa neden olabilir. Bazen de epiglot kapağında deformasyonlar görülebilir. Bunların her biri için farklı cerrahi seçenekler bulunuyor” dedi.</p>

<h2><strong>Robotik cerrahi ve dil kökü implantları dikkat çekiyor</strong></h2>

<p>Robotik cerrahinin özellikle dil kökü ve epiglot bölgesindeki problemlerde kullanılabildiğini belirten Prof. Dr. Gerek, dil kökündeki yağ fazlalığını azaltan ve dokuları temizleyen yöntemlerin başarılı sonuçlar verdiğini söyledi.</p>

<p>Ayrıca damak seviyesinde klasik ameliyatların yanı sıra sütürlerle damağı asma tekniklerinin de uygulanabildiğini belirten Gerek, yeni geliştirilen implant teknolojilerine de dikkat çekerek şöyle konuştu:</p>

<blockquote>
<p>“Ülkemizde henüz deneysel seviyede uygulanan yöntemlerle dil köküne yerleştirilen implantlar bulunuyor. Uyku sırasında nefes durduğunda bu implantlar ilgili kası uyararak hava yolunun açılmasını ve yeniden nefes alınmasını sağlayabiliyor.”</p>
</blockquote>

<p>Bu tedavilerin Amerika Birleşik Devletleri’nde üç farklı firma tarafından uygulandığını belirten Gerek, Türkiye’de de deneysel çalışmaların sürdüğünü ancak maliyetlerinin oldukça yüksek olduğunu ifade etti.</p>

<h2><strong>Uyku apnesi tedavisinde zayıflama iğneleri de kullanılıyor</strong></h2>

<p>Uyku apnesinde kilo kontrolünün büyük önem taşıdığını vurgulayan Prof. Dr. Gerek, “Avrupa’da obezite sıralamasında Türkiye ilk sırada yer alıyor. Bu nedenle hastalarımızın öncelikle kilo vermesini istiyoruz” dedi.</p>

<p>Uyku apnesinin tıbbi tedavisinde kullanılan zayıflama iğnelerinin <strong>FDA onayı</strong> aldığını belirten Gerek, “Hastalar yüzde 10 kilo kaybederse uyku apnesinde belirgin düzelmeler görülebiliyor” diye konuştu.</p>

<p>Ancak bu ilaçların mutlaka endokrinoloji uzmanı kontrolünde kullanılması gerektiğini vurgulayan Gerek, “Hiç kimse gidip eczaneden bu ilaçları doğrudan alıp kullanmamalı” uyarısında bulundu.</p>

<h2><strong>Zayıflar da horluyor</strong></h2>

<p>Horlamanın yalnızca kilolu kişilerde görüldüğü düşüncesinin doğru olmadığını belirten Prof. Dr. Gerek, “Zayıf kişilerde de horlama görülebilir” dedi.</p>

<p>Bu kişilerde horlamanın en sık nedenlerinin burun kemiği eğriliği, damak sarkması ve bademcik büyüklüğü olduğunu belirten Gerek, uygun ameliyatlarla bu sorunların giderilebildiğini söyledi.</p>

<h2><strong>Bazı meslek gruplarında uyku testi zorunlu</strong></h2>

<p>Özellikle şoförler ve teknik cihaz kullanan kişiler için kaliteli uykunun hayati önem taşıdığını belirten Prof. Dr. Gerek, uyku apnesi tanısı alan bazı kişilerin ehliyet yenileme sürecinde tedavi olduklarını belgelemek zorunda kaldıklarını söyleyerek “Özellikle kritik işler yapanların kaliteli uyuması çok önemli” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 12 At 19.38.04" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-12-at-193804.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Uzmanından uyarılar</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Mustafa Gerek programın sonunda horlama ve uyku apnesiyle ilgili şu uyarılarda bulundu:</p>

<ul>
 <li>Uyku kalitenize dikkat edin.</li>
 <li>Uyuduğunuz ortamın sıcaklığına, karanlığına ve sessizliğine önem verin.</li>
 <li>Horluyorsanız bu gerçeği kabul edin ve tedavi olun.</li>
 <li>Eşiniz sizi horladığınız için uyarıyorsa mutlaka çözüm arayın.</li>
</ul>

<p>Uyku apnesinin tedavi edilmediğinde yaşam süresini kısaltabildiğini belirten Prof. Dr. Gerek, sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<blockquote>
<p>”Uyku apnesi kader değildir. Tedavi edilebilir, kontrol edilebilir bir rahatsızlıktır ve tedavisi hayat kurtarır. Uyku apnesi ile yaşamaya devam edilirse kalp hastalığı, yüksek tansiyon gibi ciddi sağlık sorunları ortaya çıkabilir. Son dönemde kardiyoloji klinikleri de uyku apnesine çok önem veriyor. Çünkü kalp hastalıklarının pek çoğu uyku apnesi sebebiyle ortaya çıkabiliyor.”</p>
</blockquote>

<blockquote>
<p>”Uyku insan sağlığı açısından çok önemli. Uyku apnesi hayatımızı doğrudan etkiler çünkü ömrümüzün üçte biri uykuda geçiyor. Hayatımızda uykunun çok özel bir yeri var.”</p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/horlama-ve-uyku-apnesi-hem-yasam-kalitesini-hem-de-sagligi-bozuyor</guid>
      <pubDate>Sat, 13 Jun 2026 09:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-12-at-193805.jpeg" type="image/jpeg" length="61845"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kanser tedavileri çocuk sahibi olmaya engel değil]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/kanser-tedavileri-cocuk-sahibi-olmaya-engel-degil</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/kanser-tedavileri-cocuk-sahibi-olmaya-engel-degil" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Murat Sönmezer, doğurganlığın korunması ve yardımcı üreme tekniklerindeki son gelişmeleri değerlendirerek, Türkiye’de düşen doğurganlık oranlarına dikkat çekti. Prof. Dr. Murat Sönmezer yumurta, sperm ve yumurtalık dokusu dondurma yöntemleri sayesinde kanser tedavileri sonrası ebeveyn olmanın mümkün olduğunu anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Prof. Dr. Murat Sönmezer doğurganlığın korunması ve yardımcı üreme tekniklerindeki gelişmeleri anlattı.</p>

<p>Prof. Dr. Sönmezer ülkemizdeki nüfus artış hızının endişe verici biçimde azaldığını söyledi.</p>

<h2><strong>Türkiye’de nüfus artış hızındaki düşüş alarm veriyor</strong></h2>

<p>Toplum nüfusunun kendini yenileyebilmesi için doğurganlığın aile başına 2,1 çocuk olması gerektiğini belirten Prof. Dr. Sönmezer, Türkiye’de bu oranın son yıllarda yaklaşık 1,5’e kadar gerilediğine dikkat çekti.</p>

<p>Nüfus artış hızındaki düşüşün temel nedenleri arasında ekonomik kaygılar, kariyer planlamaları ve çocuk sahibi olmanın ileri yaşlara ertelenmesinin bulunduğunu ifade eden Sönmezer, modern toplumlarda ilk anne olma yaşının giderek yükseldiğini söyleyerek şunları kaydetti:</p>

<blockquote>
<p>”Çocuk yapmak isteyenler de daha geç yaşlarda çocuk sahibi olmak istiyor. İlk çocuk doğurma yaşı modern dünyada, batı dünyasında sosyo ekonomik düzey yükseldikçe çok ileri yaşlara geliyor, sonra da insanlar tek çocukla kalıyorlar. İlk anne olma yaşı 20’lerden 35 e kadar çıktı.”</p>
</blockquote>

<h2><strong>Doğurganlığın korunması her geçen gün daha önemli hale geliyor</strong></h2>

<p>Geç yaşta yapılan evlilikler, çocuk sahibi olmanın ileri yaşlara ertelenmesi ve genç yaşlarda görülen kanser vakalarındaki artış nedeniyle doğurganlığın korunmasının günümüzde her zamankinden daha önemli hale geldiğini belirten Prof. Dr. Sönmezer, kanser başta olmak üzere doğurganlığı olumsuz etkileyebilecek tedavilere başlamadan önce yumurta, sperm ve yumurtalık dokusunun dondurulması sayesinde hastaların ilerleyen yıllarda çocuk sahibi olabildiğini söyledi.</p>

<p>Kadınların belirli bir yumurta rezervi ile dünyaya geldiğini belirten Prof. Dr. Sönmezer, yaş ilerledikçe hem yumurta sayısının hem de yumurta kalitesinin azaldığını ifade etti. Sönmezer, “Kadın gebe kaldığında ya da doğum kontrol hapı kullandığında adet görmese bile yumurta rezervi azalmaya devam eder. Yaş ilerledikçe gebelik elde etmek zorlaşırken anormal gebelik riski de artar” diye konuştu.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 08 At 14.55.46 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-08-at-145546-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Yumurta, sperm ve yumurtalık dokusu dondurulabiliyor</strong></h2>

<p>Kanser tedavilerindeki gelişmeler sayesinde hastaların yaşam sürelerinin uzadığını ancak uygulanan tedavilerin doğurganlığı olumsuz etkileyebildiğini belirten Sönmezer, bu nedenle doğurganlığın korunmasının tedavi sürecinin önemli bir parçası haline geldiğini söyledi.</p>

<p>Yumurta hücresi, sperm ve yumurtalık dokusunun eksi 196 derecede sıvı nitrojen içerisinde uzun yıllar saklanabildiğini belirten Prof. Dr. Murat Sönmezer, “Dondurma işlemi yapıldığında adeta zamanı durdurmuş oluyoruz. Örneğin 20 yaşında yumurtalarını donduran bir kadın, yıllar sonra anne olmaya karar verdiğinde 20 yaşındaki yumurtalarının kalitesiyle gebelik elde edebiliyor” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 08 At 14.55.45 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="667" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-08-at-145545-1.jpeg" width="959" /></p>

<h2><strong>Prof. Dr. Sönmezer çocuk ve genç hastalarda karından yapılan işlemle doğurganlığı koruyarak Türkiye’de bir ilke imza attı.</strong></h2>

<p>Doğurganlığı koruyucu yöntemlerin yalnızca yetişkinlerde değil çocuk hastalarda da uygulanabildiğini belirten Prof. Dr. Murat Sönmezer, özellikle lösemi nedeniyle kök hücre nakli planlanan çocuklarda yumurtalık dokusunun dondurulmasının büyük önem taşıdığını söyledi.</p>

<p>Kanser dışında talasemi, bazı böbrek hastalıkları, sistemik lupus eritematozus, bazı kan hastalıkları ve genetik hastalıklarda da doğurganlığın korunabildiğini ifade eden Sönmezer, “Kanser ya da kanser dışı herhangi bir nedenle doğurganlığını kaybetme riski bulunan hem kadınlarda hem erkeklerde üreme kapasitesini koruyabiliyoruz” dedi.</p>

<p>Prof. Dr. Murat Sönmezer, yumurta toplama işleminin standart olarak vajinal yoldan gerçekleştirildiğini belirterek, özellikle çocuk hastalar ve genç kızlarda bu yöntemin aileler ve hastalar tarafından her zaman tercih edilmediğini, bazı hastaların ise işlem nedeniyle çekinceler yaşayabildiğini belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu ihtiyaçtan yola çıkarak yıllar önce yumurtalıklardaki yapışıklık nedeniyle karından yumurta toplamak zorunda kaldığı bir hastasına uyguladığı yöntemi geliştirdiğini anlatan Sönmezer, daha sonra bu tekniği doğurganlığını korumak isteyen genç hastalarda kullanmaya başladığını söyledi. Türkiye’de ilk kez karından yumurta toplama işlemini gerçekleştiren Prof. Dr. Murat Sönmezer, bugüne kadar yaklaşık <strong>800 çocuk ve genç hastada</strong> bu yöntemi başarıyla uyguladığını belirterek, bu alanda<strong> dünyadaki ilk bilimsel yayınlardan birine de imza attığını</strong> ifade etti.</p>

<p>Sönmezer, karından yumurta toplama yönteminin özellikle doğurganlığını kaybetme riski bulunan çocuklar ve genç kadınlar için önemli bir alternatif olduğuna dikkat çekti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 08 At 14.55.46 (3)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-08-at-145546-3.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Çiftler evlenir evlenmez test yaptırmalı</strong></h2>

<p>Çocuk sahibi olmayı hemen düşünmeseler bile evlenen çiftlerin doğurganlık durumlarını değerlendirmesi gerektiğini vurgulayan Sönmezer, kadınların <strong>AMH testiyle</strong> yumurtalık rezervlerini, erkeklerin ise <strong>sperm analiziyle </strong>üreme potansiyellerini öğrenebileceğini söyleyerek “Bugün düşük yumurtalık rezervine sahip bir kadın doğal yollarla gebe kalabilir. Ancak birkaç yıl sonra bu şansını tamamen kaybedebilir. Bu nedenle çiftlerin durumlarını erken dönemde bilmeleri çok önemli” diye konuştu.</p>

<p>Kadında basit bir AMH testi, erkekte ise sperm analizi ile olası sorunların önceden tespit edilebildiğini belirten Sönmezer, çocuk sahibi olmayı ileriki yıllara bırakmayı planlayan çiftlerin de bu testleri yaptırmasının önemli olduğunu söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 08 At 14.55.45" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-08-at-145545.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Sigara, kilo ve stres doğurganlığı etkiliyor</strong></h2>

<p>Yaşam tarzının doğurganlık üzerinde önemli etkileri bulunduğunu belirten Sönmezer, sigara kullanımı, sağlıksız beslenme, fazla kilo ve stresin hem kadınlarda hem erkeklerde üreme kapasitesini olumsuz etkilediğini söyledi.</p>

<p>Bir adet döneminde doğal yolla gebelik elde etme ihtimalinin yaklaşık yüzde 20 olduğunu belirten Sönmezer, düzenli adet gören kadınlarda yumurtlama döneminin doğru hesaplanmasının gebelik şansını artırabileceğini ifade etti.</p>

<p>Düzenli adet görmenin tek başına doğurganlığın normal olduğu anlamına gelmediğini vurgulayan Sönmezer, kadınların belirli aralıklarla yumurtalık rezervlerini kontrol ettirmeleri gerektiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 08 At 14.55.46 (1)-1" class="detail-photo img-fluid" height="665" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-08-at-145546-1-1.jpeg" width="962" /></p>

<h2><strong>Yardımcı üreme tekniklerinde başarı oranları yükseldi</strong></h2>

<p>Yumurta dondurma işlemlerinde kullanılan vitrifikasyon adı verilen hızlı dondurma yönteminin başarı oranlarını önemli ölçüde artırdığını belirten Sönmezer, günümüzde dondurulmuş ve çözülmüş yumurtalarla elde edilen gebelik oranlarının taze yumurtalarla elde edilen sonuçlara oldukça yaklaştığını söyledi.</p>

<p>Polikistik over sendromu gibi düzensiz adet gören kadınlarda yumurtlama takibi, zamanlanmış ilişki ve aşılama yöntemlerinin uygulanabildiğini belirten Sönmezer, aşılama tedavisinin genellikle üç denemeye kadar sürdürüldüğünü, sonuç alınamaması halinde tüp bebek tedavisine geçildiğini ifade etti.</p>

<p>Çocuk sahibi olmakta güçlük yaşayan çiftlerin umutsuzluğa kapılmaması gerektiğini belirten Sönmezer, “Bugün yardımcı üreme tekniklerinde elde edilen başarı oranları geçmişe göre çok daha yüksek. Zamanlanmış ilişki, aşılama ve tüp bebek uygulamaları sayesinde çok sayıda çift çocuk sahibi olabiliyor” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/kanser-tedavileri-cocuk-sahibi-olmaya-engel-degil</guid>
      <pubDate>Tue, 09 Jun 2026 09:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-08-at-145546.jpeg" type="image/jpeg" length="60105"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[KİM NE KADAR MAAŞ ALACAK? Temmuz zammı sonrası memur, emekli ve kamu çalışanı maaşları: 33 meslek için maaş tablosu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ara zam sonrası memur, emekli ve kamu çalışanı maaşları için yeni hesaplama yapıldı. Hakim, savcı, polis, öğretmen, hemşire, zabıta, itfaiyeci, infaz koruma memuru, mübaşir, vaiz, mühendis, kamu işçisi, SSK ve Bağ-Kur emeklisi maaşlarında güncel tablo ortaya çıktı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ara zam için milyonlarca memur, emekli ve kamu çalışanının beklediği maaş hesabı yeniden güncellendi. TÜİK’in 3 Temmuz'da enflasyon verisini açıklamasıyla birlikte 6 aylık zam oranı netleşirken, memur, memur emeklisi, SSK ve Bağ-Kur emeklileri için yeni maaş tahminleri de ortaya çıktı. Hakim, savcı, polis, öğretmen, hemşire, zabıta, itfaiyeci, infaz koruma memuru, vaiz, mühendis ve kamu işçisi gibi birçok meslek grubunda Temmuz sonrası beklenen maaşlar tek tek hesaplandı. İşte en güncel Temmuz zammı tablosu ve meslek meslek yeni maaş beklentileri...</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu</guid>
      <pubDate>Mon, 08 Jun 2026 15:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/kim-ne-kadar-maas-aliyor-emekli-memur-kamu-temmuz-zammi.webp" type="image/jpeg" length="81009"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN DEĞERLİ TÜRK FUTBOLCULAR: İŞTE GÜNCELLENEN PİYASA DEĞERLERİYLE EN DEĞERLİ TÜRK OYUNCULAR]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[En değerli Türk oyuncular listesi yeniden güncellendi. Avrupa’da ve Süper Lig’de öne çıkan en değerli Türk futbolcular arasındaki sıralama değişirken, en değerli Türk futbolcuları kimler sorusu da yeniden gündeme geldi. Piyasa değeri artan yıldızlar, dikkat çeken performanslar ve yükselen genç yeteneklerle şekillenen en değerli Türk futbolcular güncel listesinde tüm detaylar bu fotogaleride.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>En değerli Türk oyuncular listesi bir kez daha güncellendi. Avrupa’nın önde gelen liglerinde forma giyen ve Süper Lig’de performansıyla öne çıkan isimlerin yer aldığı bu sıralama, en değerli Türk futbolcular arasındaki rekabeti net biçimde ortaya koyuyor. Piyasa değerleri, yaş, performans ve uluslararası etki kriterleri dikkate alınarak hazırlanan listede, en değerli Türk futbolcuları kimler sorusunun yanıtı dikkat çekiyor. İşte en değerli Türk futbolcular güncel listesi ve detayları…</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli</guid>
      <pubDate>Fri, 05 Jun 2026 10:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/en-degerli-turk-futbolcular-1.webp" type="image/jpeg" length="84562"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[A MİLLİ TAKIMDAN DÜNYA SIRALAMASINDA SIÇRAMA! İşte kadro değeri, güncel kadro ve maç programı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[A Milli Futbol Takımı’nın 2026 Dünya Kupası yolculuğu başladı. İşte Montella’nın aday kadrosu, hazırlık maçları, D Grubu fikstürü ve ay-yıldızlıların piyasa değeri hakkında tüm detaylar!]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>A Milli Futbol Takımı, Vincenzo Montella yönetiminde 24 yıllık Dünya Kupası hasretini sona erdirerek 2026 FIFA Dünya Kupası yolculuğuna hazırlanıyor. Geçtiğimiz günlerde açıklanan geniş aday kadro, turnuva öncesi hazırlık maçları, grup fikstürü ve ay-yıldızlı ekibin toplam piyasa değeri futbolseverlerin gündeminde. İşte A Milli Takım’ın Dünya Kupası öncesi merak edilen tüm detayları…</p>

<h3></h3>

<h2></h2></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi</guid>
      <pubDate>Tue, 19 May 2026 21:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/amillitakim-1.webp" type="image/jpeg" length="57539"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN PAHALI OYUNCULAR! İşte güncel sıralamayla Süper Lig'in en değerli 20 futbolcusu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Süper Lig’de oyuncuların piyasa değerleri yeniden şekillendi. Güncel Transfermarkt verileri doğrultusunda ligde forma giyen futbolcular arasından en yüksek piyasa değerine sahip 20 isim belirlendi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Süper Lig ekiplerinde forma giyen oyuncuların piyasa değeri sıralaması da yeniden şekillendi. Güncel verilerle birlikte Süper Lig’in en değerli 20 futbolcusu netleşti. İşte listenin tamamı…</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri</guid>
      <pubDate>Mon, 18 May 2026 14:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/guncel-liste-super-lig-oyuncular.webp" type="image/jpeg" length="51846"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EMEKLİYE ÖTV’SİZ ARAÇ DÜZENLEMESİ 2026 SON DURUM: Emekliye ÖTV’siz araba şartları ve araç fiyatları]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Son dakika gelişmesi: emekliye ÖTVsiz araç düzenlemesi gündemde. ÖTVsiz araç fiyatları ve araç listesi 2026 detaylarıyla ÖTV indirimi ve muafiyet kapsamı netleşiyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Emekliye ÖTVsiz araç düzenlemesi 2026 yılında en çok konuşulan başlıklar arasında yer alıyor. Özellikle emekliye ÖTVsiz araç listesi 2026 kapsamında hangi modellerin yer alacağı ve kimlerin bu haktan yararlanabileceği araştırılıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari</guid>
      <pubDate>Sat, 16 May 2026 08:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-son-durum.webp" type="image/jpeg" length="30793"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[3. ODTÜ Jonglörlük Festivali'nde sanatçıların performansı beğeni topladı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ODTÜ Jonglörler Topluluğu tarafından düzenlenen 3. ODTÜ Jonglörlük Festivali, Başkentli sanatseverleri ve öğrencileri bir araya getirmeye devam ediyor. ODTÜ Büyük Spor Salonu ve çevresinde süren etkinlikler kapsamında, havanın kararmasıyla birlikte sahne alan sanatçılar, ateşle yaptıkları tehlikeli ve estetik gösterilerle geceyi aydınlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ODTÜ Jonglörler Topluluğu tarafından bu yıl üçüncüsü düzenlenen 3. ODTÜ Jonglörlük Festivali, ODTÜ Büyük Spor Salonu’nda tüm coşkusuyla devam ediyor. Festival programı kapsamında sahne alan sanatçıların gece karanlığında gerçekleştirdiği ateş gösterileri, izleyicilere adrenalin dolu anlar yaşattı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sanatçıların ateşli asalar ve çeşitli ekipmanlarla sergilediği estetik figürler, jonglörlük sanatının sınırlarını zorlayan performanslara sahne oldu. Hem teknik ustalığın hem de görsel sanatın harmanlandığı festival, Başkentli sanatseverler ve öğrenciler tarafından ilgiyle takip ediliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ahmet Çağatay Bayraktar</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi</guid>
      <pubDate>Sun, 03 May 2026 10:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/a-a-20260503-41275051-41275034-o-d-t-u-j-o-n-g-l-o-r-l-u-k-f-e-s-t-i-v-a-l-i.jpg" type="image/jpeg" length="45973"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ASGARİ ÜCRET VE EMEKLİ MAAŞLARINA ARA ZAM TALİMATI: İşte masadaki rakamlar]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye’de milyonlarca çalışan ve emekliyi doğrudan ilgilendiren maaş düzenlemelerine ilişkin yeni iddialar gündemde... Asgari ücret ve emekli maaşlarına ek zam yapılacağı söylentisi seçim hazırlıklarıyla birlikte ekonomi politikalarında değişim beklentisini artırdı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye’de milyonlarca çalışan ve emekliyi ilgilendiren maaş düzenlemeleriyle ilgili kulis bilgileri gündemi hareketlendirdi. Asgari ücret ve emekli maaşlarına ek zam yapılabileceği yönündeki iddialar, seçim hazırlıklarıyla birlikte ekonomi politikalarında değişim sinyali olarak yorumlanıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 14:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/emekli-asgariucretli-seyyanen-zam.webp" type="image/jpeg" length="83294"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN DEĞERLİ MİLLİ TAKIMLAR GÜNCEL LİSTE: Türkiye kaçıncı sırada?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2026’nın en değerli milli takımları açıklandı! Türkiye A Milli Takımı, kadro değerinde 40 milyon euroluk artışla büyük bir sıçrama yaptı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Uluslararası futbol arenasında milli takımların piyasa değerleri güncellendi. 2026 yılının Mart ayı itibarıyla açıklanan listede, Türkiye A Milli Futbol Takımı büyük bir çıkış yakalayarak dikkatleri üzerine çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Türkiye de sıralamada yer buldu</strong></h2>

<p>Genç ve Avrupa’da forma giyen futbolcuların değerindeki artış, bu sıçramanın en büyük nedenlerinden biri olarak gösteriliyor. Özellikle Arda Güler ve Kenan Yıldız gibi isimlerin performansları, milli takımın piyasa değerine ciddi katkı sağladı. İşte dünyanın en değerli milli takımları!</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada</guid>
      <pubDate>Mon, 23 Mar 2026 15:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/03/en-degerli-milli-takimlar-turkiye-kacinci.webp" type="image/jpeg" length="27693"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EMEKLİ BAYRAM İKRAMİYESİ 2026: SSK ve Bağ-Kur'lular ne kadar alacak, ikramiyeler ne zaman yatacak?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekli-bayram-ikramiyesi-2026-ssk-ve-bag-kurlular-ne-kadar-alacak-ikramiyeler-ne-zaman-yatacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekli-bayram-ikramiyesi-2026-ssk-ve-bag-kurlular-ne-kadar-alacak-ikramiyeler-ne-zaman-yatacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2026 emekli bayram ikramiyesi için beklentiler yükseldi. SSK ve Bağ-Kur emeklilerinin merak ettiği yeni ikramiye tutarına zam yapılıp yapılmayacağı gündemde. İşte Ramazan Bayramı öncesi ödeme takvimi, dul-yetim aylığı alanlara yapılacak ödeme oranları ve ikramiyeye ilişkin yasal düzenleme hazırlığına dair güncel detaylar...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Milyonlarca SSK ve Bağ-Kur emeklisi, Ramazan Bayramı öncesi ödenecek ikramiyenin 2026’da ne kadar olacağını merak ediyor. Son olarak 4 bin TL’ye yükseltilen bayram ikramiyesinde yeni bir artış yapılıp yapılmayacağı ve olası zam oranı, emeklilerin gündeminde ilk sırada yer alıyor. Özellikle maaş zamlarının ardından gözler, açıklanacak yeni ikramiye tutarına çevrildi.</p>

<h3></h3>

<h4></h4></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekli-bayram-ikramiyesi-2026-ssk-ve-bag-kurlular-ne-kadar-alacak-ikramiyeler-ne-zaman-yatacak</guid>
      <pubDate>Mon, 02 Mar 2026 19:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/03/emekli-bayram-ikramiyesi-ne-kadar-ne-zaman.webp" type="image/jpeg" length="72559"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
