<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>24 Saat Gazetesi Ankara</title>
    <link>https://www.24saatgazetesi.com</link>
    <description>Ankara son dakika haberleri, asayiş, trafik kazası ve yangın olayları Gazeteciler Cemiyeti yayın organı 24 Saat'te. Günün maçı saat kaçta, ne zaman, hangi kanalda?</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.24saatgazetesi.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>24 Saat Gazetesi Ankara - Copyright © 2026. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Mon, 10 Aug 2026 13:47:52 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Çerçeve yasa teklifi görüşmesi öncesi Dem Partililer Bahçeli ile tokalaştı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/cerceve-yasa-teklifi-gorusmesi-oncesi-dem-partililer-bahceli-ile-tokalasti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/cerceve-yasa-teklifi-gorusmesi-oncesi-dem-partililer-bahceli-ile-tokalasti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TBMM Genel Kurulu'nda "çerçeve yasa" teklifinin görüşüldüğü sırada verilen arada dikkat çeken anlar yaşandı. DEM Parti Eş Genel Başkanları Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan ile İmralı Heyeti üyeleri Pervin Buldan ve Mithat Sancar, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin yanına giderek tokalaştı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>TBMM Genel Kurulu’nda "çerçeve yasa" teklifinin görüşmeleri sürerken kuliste dikkat çeken bir temas yaşandı. DEM Parti Eş Genel Başkanları Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan ile Pervin Buldan ve Mithat Sancar’ın yer aldığı heyet, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin yanına giderek selamlaştı ve tokalaştı.</p>

<p>TBMM Genel Kurulu, TBMM Başkanvekili Celal Adan başkanlığında <i>"Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi"</i> gündemiyle saat 11.00’de toplandı. Görüşmelere katılmak üzere MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ile İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu da parlamentoya geldi.</p>

<p>İYİ Parti’nin grup önerisinin görüşülmesinin ardından saat 12.20 sıralarında birleşime 15 dakika ara verildi. Aranın ardından MHP lideri Devlet Bahçeli, kurmaylarıyla birlikte dinlenmek üzere Meclis iktidar kulisine geçti.</p>

<h3><strong>Pervin Buldan’dan Bahçeli’ye: "Hayırlı olsun, selam vermek istedik"</strong></h3>

<p>Bu sırada Genel Kurul salonuna geçmeye hazırlanan DEM Parti heyeti kuliste hareketliliğe neden oldu. DEM Parti Eş Genel Başkanları Tuncer Bakırhan ve Tülay Hatimoğulları ile İmralı Heyeti üyeleri Pervin Buldan ve Mithat Sancar, MHP lideri Bahçeli’nin oturduğu masaya doğru yöneldi.</p>

<p>Sıcak bir atmosferde gerçekleşen tokalaşma sırasında Pervin Buldan’ın Bahçeli’ye, <i>"Nasılsınız? Hayırlı olsun. Selam vermek istedik"</i> dediği öğrenildi. Kısa süreli selamlaşma ve sohbetin ardından DEM Parti heyeti ile MHP lideri Bahçeli Genel Kurul Salonu'na girmek üzere ayrıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Öte yandan, Bahçeli’nin kuliste bulunduğu esnada AK Parti Malatya Milletvekili Abdurrahman Babacan da masaya gelerek MHP lideriyle selamlaştı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anka Haber Ajansı</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/cerceve-yasa-teklifi-gorusmesi-oncesi-dem-partililer-bahceli-ile-tokalasti</guid>
      <pubDate>Mon, 10 Aug 2026 13:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/videoframe-101817.png" type="image/jpeg" length="61597"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Benzine yeni zam yolda: Gece yarısı pompaya yansıyacak]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/benzine-yeni-zam-yolda-gece-yarisi-pompaya-yansiyacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/benzine-yeni-zam-yolda-gece-yarisi-pompaya-yansiyacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hürmüz Boğazı'ndaki jeopolitik riskler ve küresel petrol fiyatlarındaki tırmanış Akaryakıt fiyatlarını vurmaya devam ediyor. Bu gece yarısından itibaren geçerli olmak üzere benzine 2,80 lira zam yapılması bekleniyor. Eşel mobil benzeri sistem gereği zammın bir kısmı ÖTV'den karşılanacak, pompa fiyatına ise 1,56 liralık artış yansıyacak. Sektör kaynakları motorin zammının da kapıda olduğunu belirtti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Hürmüz Boğazı’na ilişkin küresel pazardaki belirsizlikler Brent petrol ve işlenmiş ürün fiyatlarını yukarı tırmandırdı. Brent petrolün varil fiyatının 84-85 dolar bandına yükselmesi ve ABD Batı Teksas tipi ham petrolün (WTI) 78-79 dolar seviyelerine çıkması yurt içi akaryakıt fiyatlarında yeni bir artış dalgasını beraberinde getirdi.</p>

<p><img alt="Benzine yeni zam yolda: Gece yarısı pompaya yansıyacak-1" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/91045536-eec2-479d-a0af-2422751c96d3-1.webp" width="1600" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Zammın yüzde 25'i ÖTV'den karşılanacak</strong></h2>

<p>Sektör kaynaklarından edinilen bilgiye göre benzine yapılması beklenen 2,80 liralık artışın tamamı tüketiciye yansıtılmayacak. Düzenleme kapsamında toplam zam 2,80 TL'ye ulaşacak. <strong>ÖTV'den karşılanacak kısım olan yüzde 25'i </strong>0,70 TL'i devlet tarafından sübvanse edilirken geri kalan 1,56 TL <i>satış fiyatına eklenecek.</i></p>

<h3><strong>Motorine de zam sinyali: "Hafta içinde gelebilir"</strong></h3>

<p>Uluslararası piyasalarda motorinin metrik ton fiyatında da yükseliş yaşandığını vurgulayan sektör temsilcileri, motorin sürücülerine de uyarıda bulundu.</p>

<p>Fiyat artışlarının devam etmesi halinde hafta içinde motorine de zam gelebileceğini belirten kaynaklar, motorinde oluşacak olası zammın da yüzde 25'lik kısmının ÖTV'den karşılanacağını, kalan tutarın ise doğrudan pompa fiyatlarına yansıtılacağını kaydetti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anka Haber Ajansı</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/benzine-yeni-zam-yolda-gece-yarisi-pompaya-yansiyacak</guid>
      <pubDate>Mon, 10 Aug 2026 13:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/thumbs-b-c-9fe271475023841cc65844a98f4e5e3a.jpg" type="image/jpeg" length="10740"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kıyı ve sahil şeritlerinde yeni dönem: Bakanlık alanları kiraya verebilecek]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/kiyi-ve-sahil-seritlerinde-yeni-donem-bakanlik-alanlari-kiraya-verebilecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/kiyi-ve-sahil-seritlerinde-yeni-donem-bakanlik-alanlari-kiraya-verebilecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, uygun görülen kıyı ve sahil şeritlerinin bakım, onarım, güvenlik ve temizlik işlemlerini yürütebilecek. Düzenleme kapsamında bazı alanların protokol yoluyla kiraya verilmesinin de önü açıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, kıyı ve sahil şeritlerinin bakım, onarım, güvenlik ve temizlik işlemlerinde yeni yetkilere sahip olacak. Bakanlığın uygun gördüğü bazı alanlar, düzenlenecek protokolle kiraya da verilebilecek.</p>

<h2><strong>Kıyı ve sahil şeritlerinde yeni düzenleme</strong></h2>

<p>Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Milli Emlak Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanan <strong>“Hazine Taşınmazlarının İdaresi Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik”</strong>, Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi.</p>

<p>Düzenleme, Kıyı Kanunu, Kıyı Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmelik ve onaylı imar planı hükümlerine uygun olan kıyı alanlarını kapsıyor.</p>

<h3><strong>Bakanlık kıyıların bakım ve işletme işlemlerini yapabilecek</strong></h3>

<p>Bakanlık tarafından uygun görülen kıyı ve sahil şeritlerinin bakım, onarım, güvenlik, temizlik ve benzeri işletme uygulamalarına ilişkin işlemler artık belediyeler ve mahalli idare birliklerinin yanı sıra Bakanlığın ilgili birimleri tarafından da yürütülebilecek.</p>

<p>Düzenlemeyle ayrıca Bakanlığın merkez teşkilatına, döner sermaye işletmesi müdürlüğüne bağlı, ilgili ve ilişkili kurum, kuruluş ve bunların iştiraklerine söz konusu alanların protokol yoluyla kiraya verilmesinin önü açıldı.</p>

<h3><strong>Amaç işgalleri ve tahribatı önlemek</strong></h3>

<p>Bakanlık, düzenlemeyle kıyıların Anayasa'da öngörüldüğü şekilde halkın ortak kullanımına ve kamu yararına açık olmasının sağlanmasını amaçlıyor.</p>

<p>Ayrıca belediyelerle protokol düzenlenemeyen alanlarda meydana gelen işgallerin ve bu işgallerin yol açabileceği tahribatların önlenmesi hedefleniyor.</p>

<h3><strong>Plajlardaki ticari üniteler düzenlenecek</strong></h3>

<p>Bakanlık gözetiminde yürütülecek işlemlerle plajların amaç dışı kullanımının azaltılması planlanıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu kapsamda zorunlu ticari ünitelerin yanı sıra duş, gölgelik, soyunma kabini ve seyyar tuvalet gibi ihtiyaçların karşılanması amaçlanıyor.</p>

<p>Düzenlemeyle kıyıların doğal yapısının korunması, koruma-kullanma dengesinin gözetilmesi ve vatandaşların plajlardan daha düzenli şekilde yararlanmasının sağlanması hedefleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/kiyi-ve-sahil-seritlerinde-yeni-donem-bakanlik-alanlari-kiraya-verebilecek</guid>
      <pubDate>Mon, 10 Aug 2026 13:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/ac985547-4719-46e8-9c49-50b1fdc67148.webp" type="image/jpeg" length="36648"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Hazine ve Maliye Bakanlığı: İki borçlanma aracı yeniden ihraç edilecek]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/hazine-ve-maliye-bakanligi-iki-borclanma-araci-yeniden-ihrac-edilecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/hazine-ve-maliye-bakanligi-iki-borclanma-araci-yeniden-ihrac-edilecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hazine ve Maliye Bakanlığı'nın yarın düzenleyeceği iki ihalede 6 ay vadeli Hazine bonosu ile 5 yıl vadeli sabit kuponlu devlet tahvili yeniden ihraç edilecek.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Hazine ve Maliye Bakanlığı</strong>, iç borçlanma takvimi kapsamında yarın iki ayrı ihale gerçekleştirecek. Bakanlığın yayımladığı iç borç ihraç takvimine göre ihalelerde farklı vadelerde iki borçlanma aracı yatırımcılara sunulacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>6 ay vadeli hazine bonosu yeniden ihraç edilecek</strong></h2>

<p>Yarın düzenlenecek ilk <strong>ihale</strong>de 6 ay vadeli Hazine bonosunun yeniden ihracı yapılacak. Söz konusu bono 182 gün vadeli olacak.</p>

<p>Bakanlık, bu ihaleyle daha önce ihraç edilen 6 ay vadeli <strong>Hazine</strong> bonosunu yeniden yatırımcıların alımına sunacak.</p>

<h3><strong>5 yıl vadeli devlet tahvili yeniden satışta</strong></h3>

<p>Günün ikinci ihalesinde ise 5 yıl vadeli sabit kuponlu <strong>devlet tahvili </strong>yeniden <strong>ihraç</strong> edilecek. Tahvilin vadesi 1708 gün olarak belirlendi.</p>

<p>6 ayda bir kupon ödemeli olarak ihraç edilecek sabit kuponlu devlet tahvilinin yeniden ihracı da <strong>iç borçlanma</strong> programı kapsamında gerçekleştirilecek.</p>

<p>Bakanlığın yarın düzenleyeceği iki ihale ile iç borçlanma takviminde yer alan borçlanma işlemlerinden ikisi gerçekleştirilmiş olacak.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/hazine-ve-maliye-bakanligi-iki-borclanma-araci-yeniden-ihrac-edilecek</guid>
      <pubDate>Mon, 10 Aug 2026 13:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/hazine-yarin-iki-ihale-gerceklestirecek-2.png" type="image/jpeg" length="69301"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Dervişoğlu'ndan 'çerçeve yasa' tepkisi: "Bu metin bir teslimiyet belgesidir"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/dervisoglundan-cerceve-yasa-tepkisi-bu-metin-bir-teslimiyet-belgesidir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/dervisoglundan-cerceve-yasa-tepkisi-bu-metin-bir-teslimiyet-belgesidir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, "çerçeve yasa" teklifine TBMM Genel Kurulu'nda "hayır" diyeceklerini açıklayarak düzenlemenin terör suçlularına yönelik örtülü bir af niteliğinde olduğunu belirtti. Teklifin Anayasa'ya aykırı olduğunu savunan Dervişoğlu, milletvekillerine Anayasa yeminini hatırlatarak metne karşı çıkma çağrısında bulundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, TBMM Genel Kurulu gündemindeki "Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi"ne parti olarak "hayır" diyeceklerini yineledi. Dervişoğlu, teklifin terör suçlularına örtülü bir af getirdiğini ve yasama yetkisinin yürütmeye devredildiğini savunarak tüm milletvekillerine Anayasa yeminini hatırlattı.</p>

<h2><strong>"Örtülü af düzenlemesidir, hukuk tersine işletiliyor"</strong></h2>

<p>TBMM Genel Kurulundaki görüşmeler öncesinde gazeteci Saygı Öztürk’ün sorularını yanıtlayan İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, düzenlemenin içeriğine ilişkin sert hukuki eleştirilerde bulundu. Teklifin 5. ve 6. maddelerindeki erteleme sürelerine dikkat çeken Dervişoğlu, şu değerlendirmeyi yaptı:</p>

<blockquote>
<p><i>"Bu metin toplumsal bütünleşme değil, milletin iradesini ve devletin ciddiyetini daraltan bir teslimiyet belgesidir. Hukuki adıyla bu teklif, terör örgütü mensuplarına imtiyaz sağlayan bir 'örtülü af' düzenlemesidir. Mahkumiyetin sonuçlarını ortadan kaldıran her düzenleme Anayasa Mahkemesi içtihatlarına göre özel aftır. Burada hukuk tersine işletilip terör suçlularına özel 'dost ceza hukuku' uygulanmaktadır."</i></p>
</blockquote>

<p>Sürecin izleyiş yöntemine de karşı çıkan Dervişoğlu, terörle mücadelede dünyadaki uygulamaların aksine hareket edildiğini belirterek, <i>"Önce yasal düzenleme yapılıp ardından örgütün silah bırakması ve dağılması ümit ediliyor. Bir devlet bu şekilde hareket etmez; terör örgütü diz çöktürdü gibi bir algı yaratılmasına asla izin vermez"</i> ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>"MGK şartı anayasal yetki gasbıdır"</strong></h3>

<p>Yasa teklifinin 1. ve 3. maddelerinde yer alan Milli Güvenlik Kurulu (MGK) kararı ve idari kurul izni şartını değerlendiren İYİ Parti Lideri, bu durumun Anayasa'nın 7. ve 118. maddelerine aykırı olduğunu savundu. Yasama yetkisinin devredilemeyeceğini ve MGK'nin bir danışma organı olduğunu vurgulayan Dervişoğlu, Meclis kanununun uygulanmasının MGK kararına bağlanmasının yetki gasbı olduğunu dile getirdi.</p>

<h3><strong>12 Eylül hatırlatması ve milletvekillerine çağrı</strong></h3>

<p>Teklifin 10. maddesiyle kamu görevlilerine getirilen korumayı 12 Eylül dönemindeki geçici maddelere benzeten Dervişoğlu, <i>"Görevlilere sınırsız cezasızlık zırhı getiriliyor. 12 Eylül darbecileri de kendilerini koruduklarını sandılar, sonra yargılanıp ceza aldılar. Böylesi bir koruma zırhı günü geldiğinde işe yaramaz"</i> değerlendirmesini yaptı.</p>

<p>Adalet Komisyonu'nda 12 maddenin tamamına ret oyu verdiklerini, Genel Kurul'da da aynı tutumu sürdüreceklerini belirten Dervişoğlu, milletvekillerine "Milletvekillerine sesleniyorum: Anayasa ve vatanın bütünlüğü üzerine ettiğiniz yemini çiğnemeyin. Bu teslimiyet belgesine el kaldıranları tarih ve millet affetmeyecektir" sözleriyle çağrıda bulundu.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anka Haber Ajansı</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/dervisoglundan-cerceve-yasa-tepkisi-bu-metin-bir-teslimiyet-belgesidir</guid>
      <pubDate>Mon, 10 Aug 2026 13:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/0b4f5b34-ab6a-4d9b-97d6-ed78073f5237-w.jpg" type="image/jpeg" length="93938"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EMEP'li Aslan: "Kardeşlik mücadelesi 'çerçeve yasa' sınırlarına hapsedilemez"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/emepli-aslan-kardeslik-mucadelesi-cerceve-yasa-sinirlarina-hapsedilemez</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/emepli-aslan-kardeslik-mucadelesi-cerceve-yasa-sinirlarina-hapsedilemez" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Emek Partisi (EMEP) Genel Başkanı Seyit Aslan, partisinin Şanlıurfa İl Kongresi'nde yaptığı açıklamada, TBMM gündemindeki "çerçeve yasa" teklifini sert sözlerle eleştirdi. Aslan, "Kürt halkının özgürlük, demokrasi ve eşitlik mücadelesi iktidarın çizdiği yasal sınırlara hapsedilemez. Barışa kapı aralayacak adımlara karşı değiliz ancak hakikatlerle yüzleşmeden kalıcı bir çözüm sağlanamaz" dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p id="p-rc_1a587aad37e4a5f9-51">Emek Partisi (EMEP) Şanlıurfa İl Örgütü’nün 10. Olağan Kongresi, siyasi ve sendikal katılımla gerçekleştirildi. Kongreye; Türkiye İşçi Partisi (TİP), Sosyalist Emekçiler Partisi (SEP), Kılavuz İşçi Derneği, İnsan Hakları Derneği (İHD), KESK Urfa Şubeler Platformu, BİRTEK-SEN ve Tekstil Güç-Sen temsilcileri ile çok sayıda kitle örgütü katıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="EMEP'li Aslan: " karde="" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/e3760ee4-a115-4774-b263-b3acc76cbeb6-w.jpeg" /></p>

<p>Seçim gündemiyle tamamlanan kongrede EMEP Şanlıurfa İl Başkanlığı görevine Cemalettin Özden seçildi.</p>

<h2 id="p-rc_1a587aad37e4a5f9-52"><strong>"Siyasi mahpuslar için genel af ihtiyacı var"</strong></h2>

<p id="p-rc_1a587aad37e4a5f9-53">Kongrede konuşan EMEP Genel Başkanı Seyit Aslan, Ekim 2024'te başlayan sürecin bugün çerçeve yasa tartışmalarıyla devam ettiğini belirterek teklifin kapsamının dar tutulmasını eleştirdi. Yasanın Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ gibi siyasi isimleri kapsamadığına dikkat çeken Aslan, iktidara şu çağrıda bulundu:</p>

<blockquote>
<p><i>"Bu insanlar hırsızlık yapmadı, uyuşturucu satmadı. Sadece siyaset yaptıkları, düşüncelerini söyledikleri veya iktidarı eleştirdikleri için cezaevindeler. Türkiye'de gerçek bir barış adımı atılmak isteniyorsa genel bir siyasal affa ihtiyaç vardır. Ana dili hakkı tanınmalı, belediyelere atanan kayyumlar derhal geri çekilmelidir."</i></p>
</blockquote>

<h3 id="p-rc_1a587aad37e4a5f9-54"><strong>"Görmediğimiz tasarının altına imza atmayız"</strong></h3>

<p id="p-rc_1a587aad37e4a5f9-55">Teklifin içeriği gösterilmeden muhabirlere veya milletvekillerine imza çağrısı yapılmasını da eleştiren Aslan, EMEP milletvekillerinin tutumunu savundu:</p>

<blockquote>
<p><i>"Görmediğin, bilmediğin bir tasarının altına nasıl imza atarsın? Tasarı Meclis Genel Kurulu’na gelir; görürsün, eleştirilerini ve katkılarını sunarsın, tavrını koyarsın. Görmediğin metne imza atmak parlamenter anlayışa aykırıdır."</i></p>
</blockquote>

<p>Dış politikadaki askerî müdahaleleri de eleştiren Aslan, Irak, Suriye ve İran coğrafyasındaki varlığın "terörle mücadele" söylemiyle meşrulaştırılamayacağını, Kürt sorununun kalıcı çözümü için geçmişteki faili meçhul cinayetler ve hak ihlalleriyle tam bir yüzleşme yaşanması gerektiğini ifade etti.</p>

<h3 id="p-rc_1a587aad37e4a5f9-56"><strong>Urfa'daki tarım işçileri ve sınıf mücadelesi gündemde</strong></h3>

<p id="p-rc_1a587aad37e4a5f9-57">Şanlıurfa’nın yerel ve ekonomik sorunlarına da geniş yer ayıran Seyit Aslan, kentten her yıl 300 bin mevsimlik tarım işçisinin diğer illere gitmek zorunda kaldığını hatırlattı. İşçilerin kötü barınma koşulları, ayrımcılık ve altyapısızlıkla mücadele ettiğini belirten Aslan, Urfa'da tarımın ve elektrik kesintileri nedeniyle sulamanın bitme noktasına geldiğini vurguladı.</p>

<p id="p-rc_1a587aad37e4a5f9-58">Özak Tekstil, Uğur Tekstil ve TÜPRAŞ grev yasağı örneklerini hatırlatan Aslan, mücadelenin temelinde işçi sınıfı ile sermaye arasındaki çelişkinin yattığını ve tüm ezilen kesimlerin birleşik bir hatta buluşması gerektiğini sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anka Haber Ajansı</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/emepli-aslan-kardeslik-mucadelesi-cerceve-yasa-sinirlarina-hapsedilemez</guid>
      <pubDate>Mon, 10 Aug 2026 13:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2025/06/seyit-aslan-1.jpg" type="image/jpeg" length="16590"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sabiha Gökçen Havalimanı'nda uçuş trafiği: 935 sefer gerçekleştirildi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/sabiha-gokcen-havalimaninda-ucus-trafigi-935-sefer-gerceklestirildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/sabiha-gokcen-havalimaninda-ucus-trafigi-935-sefer-gerceklestirildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sabiha Gökçen Havalimanı'nda günlük uçuş ve yolcu sayısında yeni rekor kaydedildi. 9 Ağustos'ta 935 uçuş gerçekleştirilirken 179 bin 789 yolcuya hizmet verildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>İstanbul Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı</strong>, 9 Ağustos'ta uçuş ve yolcu trafiğinde tarihinin en yoğun gününü yaşadı. Havalimanında 935 uçuş gerçekleştirilirken toplam 179 bin 789 yolcuya hizmet verildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Havalimanı Meydan Otoritesi (<strong>HEAŞ</strong>) tarafından yapılan açıklamaya göre, söz konusu rakamlarla daha önce kaydedilen günlük uçuş ve yolcu rekoru geride bırakıldı. Yeni rekor, hem uçuş hem de yolcu trafiğinde kaydedildi.</p>

<h2><strong>Uçuşların yüzde 56,5'i dış hatlarda gerçekleşti</strong></h2>

<p>Rekorun kırıldığı 9 Ağustos'ta gerçekleştirilen uçuşların yüzde 56,5'ini dış hat seferleri oluşturdu. İç hat uçuşlarının toplam içindeki payı ise yüzde 43,5 olarak hesaplandı.</p>

<p>Yolcu trafiğinde de dış hatlar öne çıktı. Toplam yolcuların yüzde 56'sı dış hat seferlerini kullanırken, iç hat yolcularının oranı yüzde 44 oldu.</p>

<p>Gelen ve giden yolcuların dağılımında ise dengeli bir tablo ortaya çıktı. Gelen yolcular toplam trafiğin yüzde 50,4'ünü oluştururken, giden <strong>yolcular</strong>ın payı yüzde 49,6 olarak kaydedildi.</p>

<h3><strong>Yoğun trafik koordinasyonla yönetildi</strong></h3>

<p>Gün boyunca devam eden yoğun uçuş ve yolcu trafiğinin, HEAŞ ile terminal işletmecisi İstanbul Sabiha Gökçen (ISG) ekiplerinin koordinasyonuyla yönetildiği bildirildi.</p>

<p>HEAŞ ekipleri hava trafik, apron, pist ve meydan operasyonlarının kesintisiz yürütülmesi için görev yaptı. ISG ekipleri ise terminal içerisindeki yolcu akışı, güvenlik, temizlik, yönlendirme ve yolcu deneyimine ilişkin süreçleri eş zamanlı olarak sürdürdü.</p>

<p>Meydan ve terminal operasyonlarının birlikte yürütülmesi sayesinde yoğunluğa rağmen operasyonların devamlılığının sağlandığı belirtildi. Yolcuların seyahatlerini güvenli ve düzenli şekilde gerçekleştirdiği kaydedildi.</p>

<p><strong>Kacır yeni rekoru değerlendirdi</strong></p>

<p>HEAŞ Genel Müdürü Faruk Kacır, açıklamasında elde edilen rekorun havalimanının operasyonel kapasitesi, hizmet kalitesi ve yolcuların duyduğu güven açısından önem taşıdığını belirtti.</p>

<p>Kacır, İstanbul Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı'nın Türkiye'nin ulaşım altyapısına ve turizmine katkısını artırmaya devam ettiğini ifade ederek, şu değerlendirmede bulundu:</p>

<p>"9 Ağustos'ta kırdığımız bu tarihi rekor, havalimanımızın operasyonel kabiliyetinin, kusursuz hizmet anlayışının ve yolcularımızın bize duyduğu güvenin en somut göstergesidir. Kesintisiz ve emniyetli operasyon anlayışımızla Sabiha Gökçen'i çok daha ileriye taşımaya ve yeni başarılara imza atmaya devam edeceğiz."</p>

<p><strong>Önceki rekor 2 Ağustosta kırılmıştı</strong></p>

<p>Sabiha Gökçen Havalimanı'nda bir önceki günlük uçuş ve yolcu rekoru 2 Ağustos 2026'da kaydedilmişti. O tarihte 919 uçuş gerçekleştirilmiş ve 174 bin 325 yolcuya hizmet verilmişti.</p>

<p>9 Ağustos'taki yeni verilerle günlük uçuş sayısı 935'e, yolcu sayısı ise 179 bin 789'a yükseldi. Böylece havalimanında hem günlük uçuş hem de yolcu sayısında önceki rekor aşılmış oldu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/sabiha-gokcen-havalimaninda-ucus-trafigi-935-sefer-gerceklestirildi</guid>
      <pubDate>Mon, 10 Aug 2026 12:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/istanbul-sabiha-gokcen-uluslararasi-havalimaninda-tum-zamanlarin-gunluk-yolcu-ve-ucus-rekoru-yenilendi.png" type="image/jpeg" length="67926"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Herkese eşit zam dönemi bitiyor: Maaşlar performansa göre belirlenecek]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/herkese-esit-zam-donemi-bitiyor-maaslar-performansa-gore-belirlenecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/herkese-esit-zam-donemi-bitiyor-maaslar-performansa-gore-belirlenecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İş dünyasında herkese aynı oranda zam uygulaması yerini performans ve liyakat odaklı ücret sistemine bırakıyor. Payscale verilerine göre 2027'de şirketlerin yalnızca yüzde 32'si genel zam uygulamayı planlarken, ortalama maaş artışı beklentisi yüzde 3,5 seviyesinde bulunuyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İş dünyasında uzun süredir uygulanan herkese <strong>aynı oranda zam politikası</strong> değişiyor. Şirketler, sınırlı maaş bütçelerini yüksek performans gösteren çalışanlara ve kritik pozisyonlara yönlendirmeye hazırlanırken, 2027'de performans ve liyakat odaklı ücret politikalarının daha fazla öne çıkması bekleniyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Eşit zam uygulaması geriliyor</strong></h2>

<p>Ücret araştırmaları kuruluşu Payscale tarafından açıklanan veriler, şirketlerin maaş politikalarında değişime gittiğini ortaya koydu.</p>

<p>Verilere göre 2026 yılında şirketlerin yüzde 36'sı çalışanlarına genel zam uyguladı. Bu yöntemi 2027'de de sürdüreceğini belirten şirketlerin oranı ise yüzde 32'ye geriledi.</p>

<p>Payscale Ücret Eşitliği Stratejisti Ruth Thomas, değişimin şirketlerin sınırlı maaş bütçelerini daha stratejik kullanmaya yöneldiğini gösterdiğini belirtti.</p>

<h3><strong>2027 maaş zammı beklentisi yüzde 3,5</strong></h3>

<p>Şirketlerin 2027 yılı için planladığı ortalama maaş artışı yüzde 3,5 olarak öne çıkıyor.</p>

<p>Bu oran, 2026'da gerçekleşen yüzde 3,4'lük artışın sınırlı ölçüde üzerinde bulunurken, 2023'te çalışanlara yapılan ortalama yüzde 4,8'lik zam oranının altında kalıyor.</p>

<p>Thomas, ABD'deki şirketlerin yüzde 30'unun 2027 yılında daha yüksek maaş artışı beklediğini ifade etti.</p>

<h3><strong>Maaş bütçesi kritik çalışanlara kayıyor</strong></h3>

<p>Şirketler, tüm çalışanlara aynı oranda zam yapılmasının nitelikli personeli elde tutmak açısından yeterli olmadığı görüşünde.</p>

<p>Araştırmalara göre her dört şirketten biri, yetenek kaybını "ücret adaletsizliği algısıyla" ilişkilendiriyor. Kamu, yükseköğretim ve saatlik çalışanların yoğun olduğu sektörlerde genel zam uygulaması devam etse de özel sektörde maaş bütçelerinin yüksek performans gösteren çalışanlara ve kritik pozisyonlara yönelmesi bekleniyor.</p>

<p>WTW Kıdemli Direktörü Brittany Innes, şirketlerin maaş bütçelerini azaltmak yerine kaynakları şirketlerin geleceği açısından kritik pozisyonlara ve yüksek performans gösteren çalışanlara aktardığını belirtti.</p>

<h3><strong>İş değiştiren daha yüksek zam alıyor</strong></h3>

<p>Sektör verileri, en yüksek maaş artışlarının iş değiştiren çalışanlarda görüldüğüne işaret ediyor.</p>

<p>ADP Başekonomisti Nela Richardson'a göre iş değiştiren çalışanların maaş artış oranı geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 7 seviyesinde gerçekleşti.</p>

<p>Mevcut işinde kalmaya devam eden çalışanlarda ise maaş artışları yüzde 4 ile yüzde 4,5 arasında bulunuyor.</p>

<p>Bank of America Institute verileri de vergi sonrası maaş artışlarında gelir grupları arasında fark olduğunu gösteriyor. Buna göre yüksek gelir grubunda yıllık artış yüzde 4,2, düşük gelir grubunda ise yüzde 5,2 oldu.</p>

<h3><strong>Daha yüksek zam için performans öne çıkıyor</strong></h3>

<p>Yeni ücret sisteminde daha yüksek zam almak isteyen çalışanların, performans değerlendirme dönemlerinde şirketin zam kriterlerini ve maaş bütçesinin nasıl dağıtıldığını yöneticileriyle görüşmesi öneriliyor.</p>

<p>Çalışanların şirkete sağladıkları katkıyı, elde ettikleri somut başarıları ve çözdükleri sorunları verilerle ortaya koymasının önem taşıdığı belirtiliyor.</p>

<p>Yapay zeka araçları ve yeni teknolojiler başta olmak üzere dönüşüm odaklı becerilerin geliştirilmesinin de çalışanların şirket içindeki değerini artırabileceği değerlendiriliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Cumhuriyet</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/herkese-esit-zam-donemi-bitiyor-maaslar-performansa-gore-belirlenecek</guid>
      <pubDate>Mon, 10 Aug 2026 12:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/1191c17e-bf05-4aa7-9922-07c848146825.jpeg" type="image/jpeg" length="95371"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Erbakan: "Yeniden Refah Partisi 'çerçeve yasa' teklifine çekimser kalacak]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/erbakan-yeniden-refah-partisi-cerceve-yasa-teklifine-cekimser-kalacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/erbakan-yeniden-refah-partisi-cerceve-yasa-teklifine-cekimser-kalacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan, kamuoyunda "çerçeve yasa" olarak adlandırılan kanun teklifine ilişkin partisinin tutumunu açıkladı. Erbakan, düzenlemenin hem milli vicdanı hem de terörün tasfiyesini ilgilendiren yönleri bulunduğunu belirterek TBMM Genel Kurulundaki oylamada "çekimser" oy kullanacaklarını bildirdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Sosyal medya hesabı üzerinden yazılı bir açıklama yayımlayan Fatih Erbakan, Komisyon'dan geçen kanun teklifinin detaylarına ve içeriğine dair sert eleştirilerde bulundu. Düzenlemenin Kürt vatandaşların temel hak ve hürriyetleriyle bir ilgisi olmadığını savunan Erbakan, şu değerlendirmeyi yaptı:</p>

<blockquote>
<p><i>"Teklifte yer alan, infaz sisteminin bir örgüte özel düzenlenmesine ilişkin hususlar, Kürt kardeşlerimize hürriyet, insan hakları ve eşitlik anlamında herhangi bir iyileştirme getirmemekte, sadece PKK/KCK üyesi teröristlerin salıverilmesini (örtülü bir şekilde affedilmesini) içermektedir. Dolayısıyla, bu maddelerin Türk-Kürt kardeşliğini tesis edeceği ve Kürt kardeşlerimize özlemle beklenen temel haklarını teslim edeceği şeklindeki düşünce tamamen asılsızdır."</i></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
</blockquote>

<p>Erbakan, teklifin iki farklı yönü nedeniyle doğrudan "Evet" ya da "Hayır" oyu vermeyi doğru bulmadıklarını belirterek partisinin gerekçelerini iki ana başlıkta özetledi. Teklif içeriğinde PKK/KCK terör örgütü ve bağlantılı tüm oluşumların fiili varlığına son verilmesi, silah ve mühimmatların imhasının devlet makamlarınca tespiti ve örgütün tamamen tasfiyesini içeren hükümler yer aldığı için tasarıya kategorik olarak "Hayır" denilmediği aktarıldı.</p>

<p>Hem dağ kadrosundaki hem de cezaevindeki örgüt mensuplarının pişmanlık şartı aranmaksızın affedilmesi ve 2-3 yıl içerisinde siyasi haklarının iade edilmesi öngörüldüğü için "Evet" oyu vermenin bir vebal olarak görüldüğü ifade edildi.</p>

<h3><strong>"Kararı şehit aileleri ve gaziler vermeli, konu referanduma götürülmeli"</strong></h3>

<p>Terör örgütü mensuplarının akıbetine ilişkin kararın meclis veya hükümet ortakları tarafından değil doğrudan halk tarafından verilmesi gerektiğini vurgulayan Erbakan, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:</p>

<blockquote>
<p><i>"PKK/KCK üyesi teröristlerin akıbeti ile ilgili kararı devlet kadroları ya da hükümet ortakları değil, şehit aileleri ve gazilerimiz, yani milletimiz vermeli, 'çerçeve yasa'nın af kapsamı doğrudan referanduma götürülmelidir. Zikredilen sebepler ve sürecin içerdiği sonraki adımlarla ilgili belirsizlikler nedeniyle, Yeniden Refah Partisi olarak 'çerçeve yasa'ya 'çekimser' oy vereceğimizi aziz milletimize arz ediyoruz."</i></p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anka Haber Ajansı</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/erbakan-yeniden-refah-partisi-cerceve-yasa-teklifine-cekimser-kalacak</guid>
      <pubDate>Mon, 10 Aug 2026 12:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2025/10/erbakan-yeniden-refah-1.jpg" type="image/jpeg" length="27189"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA["Cezaevinde isyan çıktı" iddialarına ilişkin 8 kişi hakkında gözaltı kararı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/cezaevinde-isyan-cikti-iddialarina-iliskin-8-kisi-hakkinda-gozalti-karari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/cezaevinde-isyan-cikti-iddialarina-iliskin-8-kisi-hakkinda-gozalti-karari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Konya E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nda “isyan çıktı, ölü ve yaralılar var” iddiasıyla ilgili başlatılan soruşturmada 8 kişi hakkında gözaltı kararı verildi. Konya Emniyet Müdürlüğü, cezaevinde isyan çıktığı yönündeki haberlerin gerçeği yansıtmadığını açıklamıştı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Konya E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nda “isyan çıktı, ölü ve yaralılar var” iddiasıyla ilgili başlatılan soruşturmada 8 kişi hakkında gözaltı kararı verildi.</p>

<p>Konya E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nda isyan çıktığı, olayda ölü ve yaralıların bulunduğu yönündeki iddialar 10 Ağustos'ta bazı basın yayın kuruluşları ile internet sitelerinde yer aldı.</p>

<p>İddiaların ardından Konya Emniyet Müdürlüğü tarafından açıklama yapıldı.</p>

<h2><strong>Konya Emniyet Müdürlüğü iddiaları yalanladı</strong></h2>

<p>Konya Emniyet Müdürlüğü, cezaevinde isyan çıktığı yönündeki haberlerin gerçeği yansıtmadığını bildirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İl Emniyet Müdürlüğü açıklamasında, söz konusu haberlerin asılsız olduğu belirtilerek, <strong>“Cezaevinde isyan gibi bir durum olmadığından bu tarz haberlerin doğruluğu bulunmamaktadır”</strong> ifadelerine yer verildi.</p>

<p>Açıklamada, devletin yetkili kurumlarınca söz konusu iddialara ilişkin gerekli inceleme ve takibin yapıldığı kaydedildi.</p>

<h3><strong>8 kişi hakkında gözaltı kararı</strong></h3>

<p>Emniyet Müdürlüğü'nün açıklamasının ardından Konya Cumhuriyet Başsavcılığı, cezaevinde isyan çıktığı yönündeki iddialara ilişkin soruşturma başlattı.</p>

<p>Başsavcılığın yürüttüğü soruşturma kapsamında <strong>8 kişi hakkında gözaltı kararı</strong> verildi.</p>

<p>Soruşturmanın, cezaevinde isyan çıktığı ve ölü ile yaralıların bulunduğu yönündeki iddialara ilişkin sürdüğü belirtildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/cezaevinde-isyan-cikti-iddialarina-iliskin-8-kisi-hakkinda-gozalti-karari</guid>
      <pubDate>Mon, 10 Aug 2026 12:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/b5eb261b-d3cb-4a65-ba42-5e8993157ee9-1.webp" type="image/jpeg" length="64349"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[6 Şubat'ta yakınlarını kaybeden Suna Öztürk: "Cenazelerimize hâlâ ulaşamadık"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/6-subatta-yakinlarini-kaybeden-suna-ozturk-cenazelerimize-hala-ulasamadik</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/6-subatta-yakinlarini-kaybeden-suna-ozturk-cenazelerimize-hala-ulasamadik" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[6 Şubat depremlerinde yıkılan Rönesans Rezidans'ta kızı ve iki torununu kaybeden Suna Öztürk, cenazelerine hâlâ ulaşılamayan yakınları için Aksaray'da adalet çağrısında bulundu. Hukuki sürecin tıkandığını ve davanın açılmadığını belirten Öztürk, "Başlarda bir mezar talebimiz vardı, artık o mezarı da istemiyorum. Adalet istiyorum" diyerek yetkililere seslendi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>6 Şubat depremlerinde Hatay’da yıkılan Rönesans Rezidans’ta kızı Tuğba Koşar ile torunları Mehmet Akif ve Mustafa Kemal Koşar’ı kaybeden Suna Öztürk, Aksaray’da yaptığı açıklamada cenazelerine hâlâ ulaşılamadığını belirterek hukuki sürecin hızlandırılmasını talep etti. Öztürk, "Başlarda bir mezar talebimiz vardı, artık o mezarı da istemiyorum. Adalet istiyorum" dedi.</p>

<h3><strong>"Dört yıldır iddianame hazırlanmadı, hâkimimiz belli değil"</strong></h3>

<p>Aksaray 15 Temmuz Milli İrade Meydanı’nda elindeki pankartla basın açıklaması gerçekleştiren acılı anne ve anneanne Suna Öztürk, 6 Şubat felaketinin ardından geçen sürede yakınlarının izine ulaşamadıklarını ifade etti. Yargı sürecinin tıkandığını ve muhatap bulmakta zorlandıklarını savunan Öztürk, yetkililere seslendi:</p>

<blockquote>
<p><i>"6 Şubat depreminde Hatay Antakya’daki Rönesans Rezidans enkazında kızım Tuğba Koşar, torunlarım Mehmet Akif Koşar ve Mustafa Kemal Koşar kayboldu. Dört yıl geçmesine rağmen hâlâ cenazeleri bulunmadı. Dört yıldır iddianameler hazırlanmadı, hâkimimiz belli değil. Buradan Sayın Adalet Bakanıma seslenmek istiyorum. Bizlere bir an önce el atın. Cenazelerimiz bulunmadı, bir mezarımız yok. Bir diş, bir kemik parçasına muhtaç durumdayız."</i></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
</blockquote>

<h3><strong>"Savcılar değişiyor, davalar ilerlemiyor"</strong></h3>

<p>Depremden etkilenen 11 ilde çok sayıda kişinin kayıp durumda olduğunu ve ailelerin benzer mağduriyetler yaşadığını belirten Öztürk, soruşturma aşamasında sürekli savcı değişimleri yaşanmasının dosyaların ilerlemesini engellediğini kaydetti.</p>

<p>Yetkililere acılı ailelerin sesini duyma çağrısı yapan Öztürk, şunları söyledi:</p>

<blockquote>
<p><i>"Başlarda bir mezar talebimiz vardı, artık o mezarı da istemiyorum. Adalet istiyorum. Yeter artık. Dört yıldır verdiğimiz mücadeleyi görün, sesimizi duyun. Lütfen, bizler de bu ülkenin evladıyız. Bizler toprağın altına bir oyuncak bebek gömmedik, hayvan leşi de gömmedik. Bizler insanlarımızı, evlatlarımızı kaybettik. Artık bu acılı feryadımıza bir son verin. Bir an önce davalarımız başlasın."</i></p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anka Haber Ajansı</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/6-subatta-yakinlarini-kaybeden-suna-ozturk-cenazelerimize-hala-ulasamadik</guid>
      <pubDate>Mon, 10 Aug 2026 12:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/6371b274-8268-446d-b2fc-13b73bca.png" type="image/jpeg" length="35483"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ankara Büyükşehir Belediyesi'nden taşınmaz satışları iddialarına yanıt]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/ankara-buyuksehir-belediyesinden-tasinmaz-satislari-iddialarina-yanit</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/ankara-buyuksehir-belediyesinden-tasinmaz-satislari-iddialarina-yanit" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ankara Büyükşehir Belediyesi, mülkiyetindeki taşınmazların satışına ilişkin tartışmalar üzerine açıklama yaptı. Satışların yasal mevzuata ve kanuni yetkilere dayandığını vurgulayan ABB, şeffaflık ilkesi gereği taşınmaz satışlarına dair tüm detayların resmi internet sitesi üzerinden kamuoyuna sunulduğunu bildirdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ankara Büyükşehir Belediyesi (ABB), belediyeye ait taşınmazların satışına yönelik tartışmalara ilişkin yazılı bir açıklama yayımladı. Taşınmaz satışının kanuni bir yetki ve mevzuat gereği olduğunu belirten ABB, şeffaflık ilkesi doğrultusunda tüm satış verilerinin belediyenin resmi internet sitesinden kamuoyuna açıklandığını duyurdu.</p>

<p><img alt="Dc7196D8 A7C6 41A2 Ac33 Ac5C8E39035F W" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/dc7196d8-a7c6-41a2-ac33-ac5c8e39035f-w.jpg" width="1600" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>"Taşınmaz satışları kanunla düzenlenmiş bir yetkidir"</strong></h2>

<p>Belediyelerin arsa ve konut üretmesi, taşınmaz edinmesi ve bunları satarak gelir elde etmesinin yasal bir dayanağı olduğu vurgulanan açıklamada, ilgili mevzuat hükümlerine dikkat çekildi:</p>

<blockquote>
<p><i>"5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 69. maddesi belediyelere; düzenli kentleşmenin sağlanması, konut, sanayi ve ticaret alanı ihtiyacının karşılanması amacıyla arsa üretme, konut ve toplu konut yapma, satma, kiralama, arazi satın alma ve trampa etme yetkisi vermektedir. Aynı Kanun’un 59/d maddesinde ve 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu’nun 23/l maddesinde de 'Büyükşehir belediyesinin taşınır ve taşınmaz mal gelirleri' büyükşehir belediyelerinin gelirleri arasında açıkça düzenlenmiştir. Dolayısıyla belediyeye ait taşınmazların değerlendirilmesi ve satışından gelir elde edilmesi, kanundan kaynaklanan ve mevzuatla düzenlenen bir uygulamadır."</i></p>
</blockquote>

<h3><strong>Tüm veriler internet sitesinde yayınlanıyor</strong></h3>

<p>Taşınmaz satışlarının zaman zaman siyasi polemik konusu yapıldığına işaret edilen açıklamada, herhangi bir şüpheye yer bırakmamak adına tüm süreçlerin kamuoyuyla paylaşıldığı belirtildi. ABB, şeffaf belediyecilik anlayışı gereğince taşınmaz satışlarına dair tüm detaylı bilgilerin resmi internet sitesi üzerinden vatandaşların erişimine açık olduğunu bildirdi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anka Haber Ajansı</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ankara Haberleri</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/ankara-buyuksehir-belediyesinden-tasinmaz-satislari-iddialarina-yanit</guid>
      <pubDate>Mon, 10 Aug 2026 12:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/b793e1ab-09ac-4286-8fa1-158a735bc4ed-w.jpeg" type="image/jpeg" length="51374"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Çekya'nın Ankara Büyükelçisi Stepanek ATO Başkanı Baran'ı ziyaret etti]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/cekyanin-ankara-buyukelcisi-stepanek-ato-baskani-barani-ziyaret-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/cekyanin-ankara-buyukelcisi-stepanek-ato-baskani-barani-ziyaret-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ankara Ticaret Odası (ATO) Başkanı Gürsel Baran, Çekya'nın Ankara Büyükelçisi Petr Stepanek ile bir araya gelerek iki ülke arasındaki ticari işbirliği fırsatlarını değerlendirdi. Çekya ile toplam ticaret hacminin 6,2 milyar dolara ulaştığını belirten Baran, Ankara'nın 402 milyon dolarlık ihracatla bu ticarette dış ticaret fazlası verdiğini vurguladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ankara Ticaret Odası (ATO) Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran, Çekya'nın Ankara Büyükelçisi Petr Stepanek ile bir araya gelerek iki ülke arasındaki ekonomik ve ticari ilişkilerin geliştirilmesine yönelik fırsatları değerlendirdi. Baran, Ankara'nın Çekya ile olan ticaretinde dış ticaret fazlası vererek güçlü bir performans sergilediğini belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>İki ülke arasındaki ticaret hacmi 6,2 milyar dolara ulaştı</strong></h3>

<p>ATO'dan yapılan açıklamaya göre Büyükelçi Stepanek, ATO Başkanı Gürsel Baran'ı makamında ziyaret etti. Görüşmede iki ülke arasındaki ticari işbirliğinin artırılması ve ticaret odaları arasında doğrudan temas hatlarının kurulması konuları ele alındı.</p>

<p>Türkiye'nin Çekya'nın bağımsızlığını ilk tanıyan ülkelerden biri olduğunu hatırlatan Baran, iki NATO üyesi arasındaki ilişkilerin sağlam bir zeminde ilerlediğini ifade etti. Baran, iki ülke arasındaki toplam ticaret hacminin <strong>6,2 milyar dolara</strong> yükseldiğini ve bu tutarın 2,4 milyar dolarını Türkiye'nin ihracatının oluşturduğunu belirtti.</p>

<h3><strong>Ankara Çekya ile ticarette öncü rol üstleniyor</strong></h3>

<p>Türkiye ile Çekya arasındaki ticarette başkentin payının dikkat çekici seviyelere ulaştığını vurgulayan ATO Başkanı Baran, Ankara'nın ihracatının 402 milyon dolar, ithalatının 183 milyon dolar olduğunu belirterek Çekya ile ticarette net dış ticaret fazlası verildiğini kaydetti.</p>

<p>Çekya'nın Avrupa'nın en geniş sanayi altyapılarından birine sahip olduğuna dikkati çeken Baran; savunma sanayisi başta olmak üzere birçok stratejik sektörde işbirliği potansiyelinin yüksek olduğunu ve yatırımların dengeli biçimde artırılması gerektiğini kaydetti.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ankara Haberleri</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/cekyanin-ankara-buyukelcisi-stepanek-ato-baskani-barani-ziyaret-etti</guid>
      <pubDate>Mon, 10 Aug 2026 11:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/image-870x-6a7992c6ebff5.webp" type="image/jpeg" length="85182"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İtalya’daki Etna Yanardağı'nda patlama: Katanya Havalimanı'nda uçuşlar durdu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/italyadaki-etna-yanardaginda-patlama-katanya-havalimaninda-ucuslar-durdu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/italyadaki-etna-yanardaginda-patlama-katanya-havalimaninda-ucuslar-durdu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İtalya'nın Sicilya Adası'ndaki Etna Yanardağı'nda patlama meydana geldi. Kül bulutunun hava sahasına yayılması nedeniyle Katanya Havalimanı'ndaki geliş uçuşları geçici olarak askıya alındı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İtalya'nın <strong>Sicilya Adası</strong>'nda bulunan <strong>Etna</strong> <strong>Yanardağı</strong>'ndaki patlama, hava ulaşımını olumsuz etkiledi. Yanardağdan yükselen kül bulutunun <strong>Katanya Havalimanı </strong>çevresindeki hava sahasına yayılması üzerine geliş uçuşları geçici olarak durduruldu.</p>

<p>Havalimanı işletmecisi SAC tarafından sosyal medya üzerinden yapılan açıklamada, kül bulutunun hava sahasına ulaşmasının ardından uçuş operasyonlarında düzenlemeye gidildiği bildirildi.</p>

<h2><strong>Katanya Havalimanında uçuşlar askıya alındı</strong></h2>

<p>SAC'nin açıklamasına göre Katanya Havalimanı'na yapılması planlanan geliş uçuşları yerel saatle 15.00'e kadar askıya alındı. Külün hava sahasına yayılması nedeniyle havalimanındaki operasyonların önemli ölçüde etkilendiği belirtildi.</p>

<p>Yetkililer, uçuş planı bulunan yolculara <strong>havalimanı</strong>na gitmeden önce hava yolu şirketleriyle iletişime geçerek seferlerinin güncel durumunu kontrol etmeleri çağrısında bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Etna Avrupa'nın en yüksek aktif yanardağı</strong></h3>

<p>Sicilya Adası'nda yer alan Etna Yanardağı, yaklaşık 3 bin 300 metre yüksekliğiyle kıta Avrupası'nın en yüksek aktif yanardağı olma özelliğini taşıyor.</p>

<p>Yanardağdaki patlamanın ardından oluşan kül bulutunun hava ulaşımına etkisi nedeniyle Katanya Havalimanı'ndaki geliş seferlerinde geçici düzenlemeye gidildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/italyadaki-etna-yanardaginda-patlama-katanya-havalimaninda-ucuslar-durdu</guid>
      <pubDate>Mon, 10 Aug 2026 11:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/italyada-etna-yanardaginin-patlamasiyla-olusan-kul-bulutu-ucuslari-aksatti.png" type="image/jpeg" length="84391"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yeni Parti TBMM Grubu 'çerçeve yasa' gündemiyle kapalı toplandı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/yeni-parti-tbmm-grubu-cerceve-yasa-gundemiyle-kapali-toplandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/yeni-parti-tbmm-grubu-cerceve-yasa-gundemiyle-kapali-toplandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yeni Parti TBMM Grubu, Genel Başkan Özgür Özel başkanlığında basına kapalı toplandı. Kamuoyunda tartışılan kanun teklifinin ele alınacağı kritik basına kapalı oturum öncesi açıklama yapan milletvekilleri, düzenlemenin bir "af" niteliği taşıdığına dikkat çekerek Meclis Genel Kurulu oylaması öncesi izlenecek tutumu değerlendirdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Yeni Parti TBMM Grubu, Kamuoyunda "çerçeve yasa" olarak bilinen Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi'ni görüşmek üzere Genel Başkan Özgür Özel başkanlığında basına kapalı toplandı.</p>

<p>Basına kapalı grup toplantısı öncesinde parlamento muhabirlerinin sorularını yanıtlayan Yeni Parti milletvekilleri, kanun teklifine ve parti içi stratejiye dair mesajlar verdi. Şanlıurfa Milletvekili Mahmut Tanal, "İktidarın düzenleme için "Bu bir af değildir" söylemini eleştirerek "Burada bal gibi af var. Af gelecekse herkese gelebilmeli. Terör örgütlerine gösterdikleri toleransı, bizim belediye başkanlarımıza, il başkanlarımıza, genel başkanlarımıza göstermiyorlar, bize göstermiyorlar" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Oylama öncesindeki parti tutumuna ilişkin değerlendirmede bulunan Günaydın, "Bütün milletvekillerimiz sorumlulukla davranacaklar. Herkes kendi tabanına bakacak" dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Grup Başkanvekili Murat Emir  kapalı grup oturumunda Genel Başkan Özgür Özel ile birlikte Meclis Genel Kurulu öncesindeki son gündemi detaylıca değerlendireceklerini ifade etti.</p>

<p>Ankara Milletvekili Umut Akdoğan teklife dair bireysel kararının net olduğunu vurgulayarak, bu görüşünü toplantı basına kapalı bölümünde arkadaşlarıyla paylaşacağını belirtti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/yeni-parti-tbmm-grubu-cerceve-yasa-gundemiyle-kapali-toplandi</guid>
      <pubDate>Mon, 10 Aug 2026 11:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/1536x864-cmsv2-a6baaa8f-731f-5953-b46e-81ff1871207b-9861883.webp" type="image/jpeg" length="49678"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[YENİ Partili Arslan ve Enginyurt'tan "çerçeve yasa"ya hayır çıkışı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/yeni-partili-arslan-ve-enginyurttan-cerceve-yasaya-hayir-cikisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/yeni-partili-arslan-ve-enginyurttan-cerceve-yasaya-hayir-cikisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[YENİ Parti milletvekilleri Cemal Enginyurt ve İbrahim Arslan, bugün TBMM Genel Kurulu'nda görüşülecek "çerçeve yasa" teklifine mevcut haliyle karşı olduklarını açıkladı. Enginyurt "Buna Terörsüz Türkiye denmez" derken, Arslan teklifin hukuk, demokrasi ve Anayasa açısından eleştirilmesi gerektiğini belirterek "Önce Anayasa, önce hukuk" dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>YENİ Parti milletvekilleri İbrahim Arslan ve Cemal Enginyurt, bugün TBMM Genel Kurulu'nda görüşülecek kamuoyunda "çerçeve yasa" olarak bilinen "Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi"ne mevcut haliyle "hayır" oyu vereceklerini açıkladı.</p>

<h2><strong>Enginyurt: "Hayırda hayır var"</strong></h2>

<p>YENİ Parti İstanbul Milletvekili Cemal Enginyurt, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, terörün sona ermesi ve toplumsal barışın sağlanmasına karşı olmadıklarını belirterek teklifin içeriğine tepki gösterdi.</p>

<p>Enginyurt, "Barışı istemeyen yok. Kardeşlik hukuku tamam. Lakin demokrasi yok ediliyor. Muhalefete siyaset yok, tutuklamalara devam. Teröristlere siyaset yolu açılıyor" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Milletvekillerinin Meclis'teki konuşmaları nedeniyle soruşturmalarla karşı karşıya kaldığını savunan Enginyurt, "Buna Terörsüz Türkiye denmez. Teröriste plaket verme denir. Hayırda hayır var" dedi.</p>

<h3><strong>Arslan: "Çerçeve yasaya hayır diyorum"</strong></h3>

<p>YENİ Parti Eskişehir Milletvekili İbrahim Arslan da yaptığı açıklamada, silahların susması, terörün sona ermesi, kardeşliğin güçlenmesi ve kalıcı toplumsal barışın sağlanmasının ortak hedef olması gerektiğini belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Arslan, asıl tartışmanın hedefte değil, bu hedefe hangi hukuk, demokrasi ve siyasal anlayışla ulaşılacağında olduğunu söyledi.</p>

<p>"Herhangi bir kesimin hak ve özgürlüklerinin genişletilmesine değil; hukukun, demokrasinin ve özgürlüklerin herkes için eşit ve eksiksiz uygulanmamasına itiraz ediyorum" diyen Arslan, teklifin mevcut haliyle kabul edilmesine karşı çıktı.</p>

<h3><strong>"Önce Anayasa, önce hukuk"</strong></h3>

<p>Arslan, açıklamasında süreç kapsamında hazırlanan Komisyon raporunun hukuk devleti, millet egemenliği, kuvvetler ayrılığı, temel hak ve özgürlükler ile Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarına uyulması yönündeki vurgularına dikkat çekti.</p>

<p>Bu ilkelerin yeni olmadığını ve Anayasa'nın gereği olduğunu belirten Arslan, son iki yılda bunun tersinin yaşandığını savundu.</p>

<p>Arslan, Anayasa ve bağlayıcı yargı kararlarının yok sayıldığını, kuvvetler ayrılığı ve yargı bağımsızlığının aşındırıldığını öne sürerek, seçilmişlere yönelik tutuklamalar, kayyım uygulamaları ve muhalefete yönelik operasyonların seçme ve seçilme hakkı ile ifade özgürlüğünü baskı altına aldığını ifade etti.</p>

<h3><strong>"Toplumsal barış, siyasal hesapların aracı olamaz"</strong></h3>

<p>İbrahim Arslan, iktidarın önümüzdeki dönemin siyasi denklemini bugünden kurmaya çalıştığını ileri sürerek, Anayasa, Cumhurbaşkanlığı seçimi ve Meclis çoğunluğunun bu hesabın parçaları olduğunu savundu.</p>

<p>Arslan, "Toplumsal barış gibi tarihsel bir mesele, iktidarın ömrünü uzatacak bir siyasal mühendisliğin aracına dönüştürülemez" dedi.</p>

<p>"Bir kesime uzatılan el, diğer kesime yöneltilen hukuk sopasıyla aynı anda var olamaz" ifadelerini kullanan Arslan, toplumsal barışın siyasi hesaplardan bağımsız ele alınması gerektiğini belirtti.</p>

<h3><strong>Arslan: "Demokrasi bölünemez"</strong></h3>

<p>Arslan, açıklamasının sonunda demokrasi ve hukuk vurgusu yaparak, "Demokrasi bölünemez. Hukuk seçici uygulanamaz. Milli irade, iktidarın işine geldiğinde hatırlanamaz" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Toplumsal barışın yolunun siyasal mühendislikten değil; uygulanan Anayasa'dan, hukuk devletinden, özgürlükten, eşit yurttaşlıktan ve millet iradesinden geçtiğini savunan Arslan, "Bu gerekçelerle, mevcut haliyle Çerçeve Yasaya hayır diyorum" dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/yeni-partili-arslan-ve-enginyurttan-cerceve-yasaya-hayir-cikisi</guid>
      <pubDate>Mon, 10 Aug 2026 11:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/2e08d7fe-f144-4fb7-b97b-f9e5f2b3e05c-w.jpeg" type="image/jpeg" length="88128"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Filistin Gazeteciler Sendikası: "İsrail temmuz ayında gazetecilere 108 saldırı gerçekleştirdi"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/filistin-gazeteciler-sendikasi-israil-temmuz-ayinda-gazetecilere-108-saldiri-gerceklestirdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/filistin-gazeteciler-sendikasi-israil-temmuz-ayinda-gazetecilere-108-saldiri-gerceklestirdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Filistin Gazeteciler Sendikası, İsrail güçleri ve Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin temmuz ayında basın mensuplarına yönelik 108 saldırı gerçekleştirdiğini duyurdu. Raporda 58 gazetecinin haber takibinin engellendiği veya alıkonulduğu belirtilirken, gazetecilere yönelik şiddet ve ihlallerden sorumlu kişilerin hesap vermesi çağrısında bulunuldu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p id="p-rc_2a09bddfabf78d42-98">Filistin Gazeteciler Sendikası, İsrail güçlerinin ve Yahudi yerleşimcilerin temmuz ayı boyunca Filistinli gazeteciler ile medya çalışanlarına yönelik toplam 108 hak ihlali ve saldırı kaydettiğini açıkladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>En çok hak ihlali "alıkoyma ve engelleme" oldu</strong></h2>

<p id="p-rc_2a09bddfabf78d42-99">Filistin Gazeteciler Sendikası Özgürlükler Komitesi tarafından yayımlanan raporda, temmuz ayındaki ihlallerin başında gazetecilerin sahada görev yapmasının engellenmesi yer aldı. Ay boyunca 58 gazetecinin alıkonulduğu veya haber takibinin engellendiği bildirildi.</p>

<p>Rapora göre Gazze Şeridi’ndeki görevleri sırasında 4 gazeteci yaralandı, İsrail askerlerinin ses ve gaz bombalı 12 saldırısında çok sayıda basın mensubu boğulma tehlikesi geçirdi, 6 gazeteci ise darbedildi. Batı Şeria'da görev yapan medya ekiplerine yönelik İsrailli yerleşimciler tarafından 11 ayrı saldırı belgelendi. 2 gazeteci gözaltına alındı, 4 gazeteci sorgulandı, 4 ev veya medya kuruluşu basıldı, 3 gazetecilik ekipmanına el konuldu ya da zarar verildi, 2 gazeteci ise Mescid-i Aksa'dan uzaklaştırıldı.</p>

<h3><strong>"Sorumlular hesap vermeli" çağrısı</strong></h3>

<p id="p-rc_2a09bddfabf78d42-103">Sendika, uluslararası kamuoyuna ve basın meslek örgütlerine çağrıda bulunarak Filistinli gazetecilerin tehdit, saldırı ve takibata uğramadan görevlerini yapabilmelerinin güvence altına alınmasını talep etti. Açıklamada, gazetecilere yönelik söz konusu hak ihlallerinden sorumlu kişilerin yargı önünde hesap vermesi gerektiği vurgulandı.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/filistin-gazeteciler-sendikasi-israil-temmuz-ayinda-gazetecilere-108-saldiri-gerceklestirdi</guid>
      <pubDate>Mon, 10 Aug 2026 11:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/gazze-gazeteci-afp-2157263.jpg" type="image/jpeg" length="93677"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[2 ilde göçmen kaçakçılığı operasyonu: 132 düzensiz göçmen yakalandı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/2-ilde-gocmen-kacakciligi-operasyonu-132-duzensiz-gocmen-yakalandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/2-ilde-gocmen-kacakciligi-operasyonu-132-duzensiz-gocmen-yakalandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İzmir ve Muğla’da göçmen kaçakçılığına yönelik ortak operasyon düzenlendi. Operasyonda 9 organizatör ile 132 düzensiz göçmen yakalanırken, 4 şüpheli tutuklandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>İzmir</strong> ve <strong>Muğla</strong>’da jandarma ile Sahil Güvenlik ekiplerinin koordinasyonunda göçmen kaçakçılığına yönelik operasyon düzenlendi. Yasa dışı yollarla yurt dışına çıkmaya çalışan <strong>düzensiz göçmen</strong>lere yönelik çalışmalarda 9 göçmen kaçakçılığı organizatörü ve 132 düzensiz göçmen yakalandı.</p>

<p>Operasyon kapsamında yakalanan organizatörlerden 4’ü çıkarıldıkları adli makamlarca tutuklandı. Diğer şüphelilerin işlemlerinin devam ettiği belirtildi.</p>

<h2><strong>Ekipler karadan ve denizden çalışma yürüttü</strong></h2>

<p>Operasyon, İzmir ve Muğla İl Jandarma Komutanlıkları ile <strong>Sahil Güvenlik Ege Deniz Bölge Komutanlığı</strong>nın ortak çalışmasıyla gerçekleştirildi. Ekipler, yasa dışı yollarla yurt dışına gitmeye çalışan düzensiz göçmenlerin tespit edilmesi amacıyla bölgede arama ve tarama faaliyetleri yürüttü.</p>

<p>Jandarma ekipleri karadan çalışma gerçekleştirirken, Sahil Güvenlik botlarıyla deniz üzerinde de arama ve tarama faaliyetleri yapıldı. Çalışmalar sonucunda düzensiz göçmenlerin yasa dışı çıkışlarını organize ettiği değerlendirilen kişilere yönelik operasyon düzenlendi.</p>

<h3><strong>9 organizatör yakalandı</strong></h3>

<p><strong>Operasyon</strong>ların ardından İzmir ve Muğla'da faaliyet gösteren göçmen kaçakçılığı ağları ortaya çıkarıldı. Çalışmalar kapsamında 9 göçmen kaçakçılığı organizatörü yakalanırken, operasyonlarda 132 düzensiz göçmen de tespit edilerek yakalandı.</p>

<p>Yakalanan <strong>şüpheli</strong>lerden 4’ünün tutuklandığı, diğer organizatörlerin ise işlemlerinin sürdüğü bildirildi. Düzensiz göçmenlerin işlemleri ise ilgili kurumlar tarafından yürütülmeye başlandı.</p>

<h3><strong>Düzensiz göçmenler göç idaresine teslim edildi</strong></h3>

<p>Operasyonlarda yakalanan 132 düzensiz göçmen, işlemlerinin yapılması amacıyla<strong> İl Göç İdaresi Müdürlükleri</strong>ne teslim edildi. Göçmenler hakkında sınır dışı işlemlerinin başlatıldığı aktarıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Güvenlik güçlerinin operasyonları, yasa dışı yollarla yurt dışına çıkış girişimlerinin önlenmesi ve bu faaliyetleri organize eden kişilerin tespit edilmesine yönelik olarak sürdürüldü.</p>

<h3><strong>Göçmen kaçakçılığıyla mücadele sürüyor</strong></h3>

<p>Yasa dışı göç ve göçmen kaçakçılığıyla mücadele kapsamında güvenlik birimlerinin çalışmalarının devam ettiği belirtildi. Açıklamada, teknolojinin sunduğu imkanlardan etkin şekilde yararlanılarak göçmen kaçakçılığını organize eden ve bu faaliyetlere aracılık eden kişilere yönelik mücadelenin kararlılıkla sürdürüldüğü ifade edildi.</p>

<p>Operasyona katkı sağlayan jandarma ve Sahil Güvenlik ekipleri ile İzmir ve Muğla İl Jandarma Komutanlıkları ve Sahil Güvenlik Ege Deniz Bölge Komutanlığına teşekkür edildi.</p>

<p></p>

<blockquote class="twitter-tweet">
<p dir="ltr" lang="tr">İzmir ve Muğla’da Göçmen Kaçakçılığına yönelik Jandarmamız ve Sahil Güvenliğimiz tarafından düzenlenen ortak operasyonda; 9 göçmen kaçakçılığı organizatörü ile 132 düzensiz göçmen yakalandı.<br />
<br />
Göçmen kaçakçılığı organizatörlerinden 4’ü tutuklandı. Diğerlerinin işlemleri devam… <a href="https://t.co/n7YdeoOgQ6" rel="nofollow">pic.twitter.com/n7YdeoOgQ6</a></p>
— T.C. İçişleri Bakanlığı (@TC_icisleri) <a href="https://x.com/TC_icisleri/status/2086723927120716019?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">August 10, 2026</a></blockquote>
<script async src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/2-ilde-gocmen-kacakciligi-operasyonu-132-duzensiz-gocmen-yakalandi</guid>
      <pubDate>Mon, 10 Aug 2026 11:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/gocmen-kacakciligi-operasyonu.png" type="image/jpeg" length="88246"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Evlerde klima sayısı ve elektrik tüketimi 10 yılda iki katına çıkacak]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/evlerde-klima-sayisi-ve-elektrik-tuketimi-10-yilda-iki-katina-cikacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/evlerde-klima-sayisi-ve-elektrik-tuketimi-10-yilda-iki-katina-cikacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'nın çalışmasına göre, iklim değişikliği ve artan sıcaklıkların etkisiyle Türkiye'de hanelerdeki klima sayısı ve buna bağlı elektrik tüketiminin önümüzdeki 10 yılda iki katına çıkması bekleniyor. Uzmanlar, klimaların en düşük 24 dereceye ayarlanması durumunda elektrik faturalarında yüzde 15'e varan tasarruf sağlanabileceğini belirtiyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı verilerine göre, iklim değişikliği ve tırmanan hava sıcaklıkları Türkiye'de klima kullanımını rekor seviyelere taşıyor. Yapılan projeksiyonlar, önümüzdeki 10 yıl içinde konutlardaki klima stokunun ve buna bağlı elektrik tüketiminin ikiye katlanacağını ortaya koydu.</p>

<h2><strong>Tüketim 12 bin gigavatsaati aşacak</strong></h2>

<p>Bakanlık uzmanlarının hazırladığı çalışmaya göre, 2025 yılı itibarıyla hanelerde yaklaşık 11 milyon olan klima stokunun, 10 yıllık süreçte yüzde 100 oranında artması bekleniyor.</p>

<p>Klima sahipliğindeki bu hızlı artışa paralel olarak, konutlarda soğutma ve ısıtma amaçlı klima elektrik tüketiminin 2025'teki 6 bin gigavatsaat seviyesinden <strong>2035 yılında 12 bin gigavatsaatin üzerine</strong> çıkacağı öngörülüyor. Türkiye genelinde aşırı sıcak günlerde günlük elektrik tüketimi rekorlarının kırılmasında da klima kullanımının ana etken haline geldiği vurgulanıyor.</p>

<h3><strong>Sıcaklık ayarıyla yüzde 15 tasarruf mümkün</strong></h3>

<p>Bakanlık, tırmanan enerji talebinin ve tüketim maliyetlerinin önüne geçmek için "doğru sıcaklık ayarı" uyarısında bulundu. İç ortam konforu ile enerji tasarrufu arasındaki ideal dengenin sağlanması için yaz aylarında klimaların iç ortam sıcaklık ayarının en düşük <strong>24 derece</strong> olması öneriliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Klimayı gereğinden düşük sıcaklıklara ayarlamak tüketimi katlıyor. Sıcaklık ayarının her 2 derece yükseltilmesi, enerji faturasında <strong>yüzde 15'e varan tasarruf</strong> sağlııyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Çevre</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/evlerde-klima-sayisi-ve-elektrik-tuketimi-10-yilda-iki-katina-cikacak</guid>
      <pubDate>Mon, 10 Aug 2026 11:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/thumbs-b-c-f9b2056ace3744851ed14c07e6b0a2d2.webp" type="image/jpeg" length="69359"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Meteoroloji'den Erzurum, Kars, Ardahan, Ağrı ve Iğdır için sağanak uyarısı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/meteorolojiden-erzurum-kars-ardahan-agri-ve-igdir-icin-saganak-uyarisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/meteorolojiden-erzurum-kars-ardahan-agri-ve-igdir-icin-saganak-uyarisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Meteoroloji Genel Müdürlüğü, Doğu Anadolu'nun kuzeydoğusundaki 5 il için gök gürültülü sağanak yağış uyarısında bulundu. Öğle saatlerinden itibaren Erzurum, Kars, Ardahan, Ağrı ve Iğdır'da etkili olması beklenen kuvvetli yağışlara karşı ani sel, su baskını, dolu ve yıldırım riskine dikkat çekildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong><a href="http://mgm.gov.tr" rel="nofollow">Meteoroloji </a></strong>Genel Müdürlüğü (MGM), Doğu Anadolu’nun kuzeydoğu kesimleri için gök gürültülü sağanak yağış uyarısında bulundu. Yetkililer; ani sel, su baskını ve yerel doludan kaynaklanabilecek olumsuzluklara karşı vatandaşları tedbirli olmaya çağırdı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>5 ilde yerel kuvvetli yağış bekleniyor</strong></h3>

<p><strong><a href="http://mgm.gov.tr" rel="nofollow">Meteoroloji</a></strong>'den yapılan son değerlendirmelere göre, bugün öğle saatlerinden itibaren Doğu Anadolu’nun kuzeydoğusunda hava muhalefeti etkisini artıracak. Yağışların özellikle Erzurum, Kars, Ardahan, Ağrı, Iğdır görüleceği ifade edildi.</p>

<p>Kuvvetli gök gürültülü sağanakla birlikte oluşabilecek risklere dikkat çekilen açıklamada; <strong>ani sel, su baskını, yıldırım düşmesi, yerel dolu yağışı</strong> ve <strong>yağış anında şiddetli rüzgar</strong> gibi olumsuzluklara karşı bölge halkının ve ilgililerin dikkatli ve tedbirli olması gerektiği vurgulandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/meteorolojiden-erzurum-kars-ardahan-agri-ve-igdir-icin-saganak-uyarisi</guid>
      <pubDate>Mon, 10 Aug 2026 11:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/akom-saganak-uyarisi.jpg" type="image/jpeg" length="56627"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sağlıklı ve uzun bir ömür için genç yaşlardan itibaren damar sağlığına yatırım yapmak gerekiyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/saglikli-ve-uzun-bir-omur-icin-genc-yaslardan-itibaren-damar-sagligina-yatirim-yapmak-gerekiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/saglikli-ve-uzun-bir-omur-icin-genc-yaslardan-itibaren-damar-sagligina-yatirim-yapmak-gerekiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Kliniği İdari ve Eğitim Sorumlusu Prof. Dr. Ayhan Tekiner, beyin anevrizmaları ve inmede erken tanının önemine dikkat çekti. Tekiner, sağlıklı ve uzun bir yaşam için damar sağlığının genç yaşlardan itibaren korunması, sigaradan uzak durulması, düzenli hareket edilmesi ve risk faktörlerinin kontrol altına alınması gerektiğini vurguladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “<strong>Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi</strong>” programının konuğu Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Kliniği İdari ve Eğitim Sorumlusu <strong>Prof. Dr. Ayhan Tekiner</strong> oldu. Programda beyin anevrizmaları, inme ve felç, risk faktörleri, erken tanının önemi ve korunma yolları ele alındı.</p>

<h2><strong>Ailesinde anevrizma öyküsü olanlar kontrollerini ihmal etmemeli</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Ayhan Tekiner, anevrizmanın beyin damarlarının belirli bölgelerinde oluşan balonlaşmalar olduğunu belirterek, hastalığın özellikle 40 yaşından sonra daha sık görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Doğuştan gelen yatkınlığın yanı sıra yaşam tarzına bağlı olarak damarların elastikiyetini kaybetmesinin anevrizma gelişiminde önemli rol oynadığını ifade eden Tekiner, anevrizma kanamalarının beynin etkilenen bölgesine göre ölümden kalıcı sakatlığa kadar uzanan ciddi sonuçlara yol açabileceğini vurguladı.</p>

<p>Erken tanının büyük önem taşıdığına dikkat çeken Tekiner, ailesinde anevrizma öyküsü bulunan kişilerin BT anjiyografi veya MR anjiyografi ile mutlaka değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Geçmişte 5 milimetrenin altındaki anevrizmalara çoğunlukla müdahale edilmediğini hatırlatan Tekiner, son yıllarda tedavi yöntemlerindeki gelişmeler sayesinde komplikasyon riskinin yüzde 1’in altına düştüğünü, bu nedenle uygun hastalarda daha küçük anevrizmaların da tedavi edilebildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 08 07 At 18.47.53" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184753.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Şah damarındaki plaklar inmenin en önemli nedenlerinden biri</strong></h2>

<p>Programda inme ve felç konusunda da önemli bilgiler veren Prof. Dr. Tekiner, beyni besleyen damarların sağlıklı olmasının hayati önem taşıdığını ifade etti.</p>

<p><strong>Şah damarı</strong> olarak bilinen <strong>karotis arterlerde</strong> oluşan plakların inmelerin yaklaşık yüzde 20-25’inden sorumlu olduğunu belirten Tekiner, obezite başta olmak üzere sağlıksız yaşam tarzının damar yapısını bozduğunu söyledi.</p>

<p>Fazla yağ dokusunun karaciğer aracılığıyla dolaşıma katılarak damar yapısını olumsuz etkilediğini ifade eden Tekiner, kötü kolesterol ile birleşen bu sürecin damar tıkanıklığına ve emboliye neden olabildiğini belirtti.</p>

<p>Yüksek tansiyon, diyabet, hareketsizlik ve ilerleyen yaşın da inme riskini artırdığını vurgulayan Tekiner, damar yapısındaki bozulmanın yalnızca beyni değil tüm organ ve sistemleri etkilediğini söyledi.</p>

<h2><strong>İnmede ilk 2 saat hayat kurtarıyor</strong></h2>

<p>İnme belirtilerinin fark edildiği anda vakit kaybetmeden 112 Acil Çağrı Merkezi’nin aranması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Tekiner, bulantı, kusma, bilinç kaybı, yüz felci, konuşma bozukluğu ve kol veya bacakta güç kaybı gibi belirtilerin acil değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Eskiden ilk 6 saatin kritik kabul edildiğini hatırlatan Tekiner, günümüzde özellikle <strong>ilk 2 saatin tedavi başarısı açısından çok daha önemli olduğunun</strong> altını çizdi.</p>

<p>Hastaneye zamanında ulaştırılan hastalarda uygun durumlarda damar açıcı tedavi uygulanabildiğini ya da pıhtının girişimsel yöntemlerle damardan çıkarılabildiğini belirten Tekiner, hızlı müdahalenin hastanın yaşamını ve yaşam kalitesini doğrudan etkilediğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 08 07 At 18.47.52 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184752-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>İnme tedavisi bir ekip işidir</strong></h2>

<p>İnme tedavisinde başarının hızlı ve koordineli çalışmaya bağlı olduğunu belirten Prof. Dr. Tekiner, hastanın 112 ekipleri tarafından en kısa sürede uygun hastaneye ulaştırılması, acil serviste zaman kaybetmeden değerlendirilmesi ve deneyimli ekipler tarafından müdahale edilmesinin hayati önem taşıdığını ifade etti.</p>

<p>Tüm sürecin kusursuz işlemesi halinde hastaya hastaneye ulaştıktan sonraki 10-15 dakika içerisinde müdahale edilebildiğini belirten Tekiner, bu sayede hastaların kalıcı hasar gelişmeden normal yaşamlarına dönebilme şansının önemli ölçüde arttığını söyledi.</p>

<h2><strong>Sigara ve elektronik sigara damar sağlığının düşmanı</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Tekiner, damar sağlığını korumak için halk arasında yaygın olan yanlış inanışlara da dikkat çekti.</p>

<p>Herhangi bir besinin tek başına kanı sulandırmasının mümkün olmadığını belirten Tekiner, sağlıklı ve dengeli beslenmenin damar yapısını korumanın temel şartı olduğunu söyledi.</p>

<p>Sigaranın damar sağlığının en büyük düşmanlarından biri olduğunu vurgulayan Tekiner, elektronik sigaraların da masum olmadığını, binlerce zararlı madde içerdiğini ve damar yapısını olumsuz etkilediğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 08 07 At 18.47.52" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184752.jpeg" width="1600" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Hareketli yaşam ve stres kontrolü sağlıklı yaşlanmanın anahtarı</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Ayhan Tekiner, sağlıklı damar yapısının genç yaşlardan itibaren korunması gerektiğini belirterek, obezite ile mücadele, düzenli fiziksel aktivite ve dengeli beslenmenin beyin ve damar hastalıklarından korunmada en etkili yöntemler arasında yer aldığını söyledi.</p>

<p>Uzun yolculuklarda belirli aralıklarla ayağa kalkıp yürünmesini öneren Tekiner, egzersize yeni başlayacak <strong>özellikle obezite, hipertansiyon ve diyabet hastalarının</strong> sabahın erken saatleri yerine <strong>öğleden sonra veya akşamüstünü </strong>tercih etmelerinin daha uygun olacağını ifade etti.</p>

<p>Geç saatlerde yemek yememek, yeterli sıvı tüketmek ve düzenli hareket etmenin damar sağlığını desteklediğini belirten Tekiner, stresin de kortizol salgısını artırarak tansiyon ve kan şekerini yükselttiğini, bunun da damar sistemi üzerinde olumsuz etkiler oluşturduğunu söyledi.</p>

<p>Uzun ve kaliteli yaşamın temelinde sağlıklı beslenme, hareketli yaşam, sigaradan uzak durma ve stresin kontrol altında tutulmasının bulunduğunu vurgulayan Prof. Dr. Tekiner, “Yalnızca uzun yaşamak değil, sağlıklı ve kaliteli bir yaşam sürmek için damar sağlığımıza genç yaşlardan itibaren yatırım yapmalıyız” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/saglikli-ve-uzun-bir-omur-icin-genc-yaslardan-itibaren-damar-sagligina-yatirim-yapmak-gerekiyor</guid>
      <pubDate>Sat, 08 Aug 2026 09:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184752-2.jpeg" type="image/jpeg" length="99637"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fethi Akkoç 24 Saat Kayıt'a anlattı: "Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/fethi-akkoc-24-saat-kayita-anlatti-nihat-erim-basbakan-olacagini-benden-ogrendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/fethi-akkoc-24-saat-kayita-anlatti-nihat-erim-basbakan-olacagini-benden-ogrendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat Kayıt'ta 12 Mart Muhtırası'na giden sürecin perde arkasını anlattı. Akkoç, darbenin arkasındaki uluslararası dengeleri, haşhaş krizi ve Sovyetler Birliği ile yürütülen sanayi hamlelerini değerlendirirken, "Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi" sözleriyle dikkat çeken bir tanıklığını da paylaştı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gazeteci Fethi Akkoç, 24Saat Kayıt'ta Türkiye'nin darbe süreçlerine ilişkin tanıklıklarını anlattı. 12 Mart Muhtırası'na giden süreci değerlendiren Akkoç, yaşadığı olayları ve perde arkasında yaşananları ilk kez ayrıntılarıyla paylaştı. Akkoç'a göre 12 Mart'a giden sürecin temelinde <strong>haşhaş ekimi, Sovyetler Birliği ile yürütülen ağır sanayi hamleleri ve uluslararası konjonktür</strong> yer alıyordu.</p>

<h2><strong>"Görüntüyle gerçek hiçbir zaman aynı değildi"</strong></h2>

<p>Akkoç, yıllar boyunca devlet yönetiminde görünenle yaşananın farklı olduğunu gözlemlediğini belirterek şöyle konuştu:</p>

<p><i>"Devletlerin yönetiminde ve siyasi olaylarda, hatta savaşlarda bile görüntüyle gerçeğin birbirinden farklı olduğunu, senaryoların önceden hazırlandığını yaşayarak gördük. 1950 yılından itibaren Amerika'nın desteğiyle iktidara gelen hükümetlerin, çizilen çizginin dışına çıktıkları zaman yine darbelerle görevden alındıklarını gördüm."</i></p>

<h3><strong>"Doğan Koloğlu bana 'Nihat Erim başbakan olacak' dedi"</strong></h3>

<p>Yeni İstanbul Gazetesi Ankara Bürosu'nda görev yaptığı dönemi anlatan Akkoç, Genel Yayın Müdürü Doğan Koloğlu'nun kendisine sürekli aynı bilgiyi doğrulatmaya çalıştığını söyledi.</p>

<p><i>"Doğan ağabey bana, 'Çok önemli bir yerden duydum. Nihat Erim başbakan olacakmış. Konuşabilir misin?' dedi. Ben de 'Nasıl sorayım? Demirel başbakan, İnönü muhalefet lideri. Böyle bir soru sorulur mu?' diye cevap veriyordum. Ama salı, çarşamba, perşembe aynı şey tekrarlandı."</i></p>

<h3><strong>"Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi"</strong></h3>

<p>Israrlar üzerine Nihat Erim'i aradığını söyleyen Akkoç, o telefon görüşmesini şu sözlerle anlattı:</p>

<p><i>"Telefonu çevirdim. 'Beyefendi hayırlı uğurlu olsun. Başbakan oluyormuşsunuz' dedim. Ama bunun benim sorum olmadığını, Genel Yayın Müdürü Doğan Koloğlu'nun sorusu olduğunu söyledim. Nihat Bey şaşırdı. 'Ya Fethi Bey, nereden çıktı bu?' dedi. Ben de kaynağı söylemedim. Çünkü telefonların dinlendiğini biliyorduk."</i></p>

<p>Akkoç, yıllar sonra bu olayı değerlendirirken şu ifadeleri kullandı:</p>

<p><i>"Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi. O konuşmada bunu kendisinin de bilmediğini anladım."</i></p>

<h3><strong>"Telefon konuşmasını unutmamı rica etti"</strong></h3>

<p>Muhtıranın ardından yaşananları da anlatan Akkoç, Erim'in koruma müdürü aracılığıyla kendisine mesaj gönderdiğini belirtti.</p>

<p><i>"Koruma müdürü yanıma geldi. 'Sayın Nihat Bey'in size saygıları var, o telefon konuşmasını unutmanızı rica ediyor' dedi. Ben de 'O konuşmayı unuttum. Ama hükümet güvenoyu aldıktan sonra ilk demecini bana versin' dedim. İlk yazılı demecini bana gönderdi."</i></p>

<h3><strong>"12 Mart'ın üç temel nedeni vardı"</strong></h3>

<p>Akkoç, muhtıranın yalnızca iç politik gelişmelerle açıklanamayacağını belirterek <strong>üç temel neden sıraladı:</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><i>"Birinci sebep haşhaştı. Amerika Demirel'e 'Haşhaşı kapat' diyordu. Demirel ise 'Daraltırım ama tamamen kapatamam' diyordu.</i></p>

<p><i>İkinci sebep Sovyetler Birliği ile yapılan ağır sanayi hamleleriydi. Türkiye'nin en büyük fabrikalarını Ruslara kurdurmuşlardı.</i></p>

<p><i>Üçüncü sebep ise Nixon'ın Çin ziyareti sonrasında Türkiye'ye yaptığı baskıydı. Tayvan'la ilişkilerin kesilip Mao'nun Çin'inin tanınması isteniyordu. Demirel bunu kabul etmedi."</i></p>

<h3><strong>"İlk kararname haşhaş yasağı oldu"</strong></h3>

<p>Akkoç, şöyle devam etti:</p>

<p><i>"Nihat Erim başbakan olduktan sonra imzaladığı ilk kararname haşhaş ekiminin yasaklanması oldu. Darbelerin temelinde, 1946'dan sonra çizilen çizginin dışına çıkan iktidarların değiştirilmesi anlayışı vardı."</i></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/fethi-akkoc-24-saat-kayita-anlatti-nihat-erim-basbakan-olacagini-benden-ogrendi</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Aug 2026 15:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/ekran-resmi-2026-08-05-160720.png" type="image/jpeg" length="95646"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[AĞUSTOS 2026 EMEKLİ BANKA PROMOSYONLARI: En yüksek ödemeyi hangi banka yapıyor?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/agustos-2026-emekli-banka-promosyonlari-en-yuksek-odemeyi-hangi-banka-yapiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/agustos-2026-emekli-banka-promosyonlari-en-yuksek-odemeyi-hangi-banka-yapiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ağustos ayının başlamasıyla birlikte bankaların 2026 yılı emekli promosyon kampanyaları yeniden gündeme geldi. SSK, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı kapsamında aylık alan vatandaşlar, maaşlarını hangi bankaya taşımalarının daha avantajlı olacağını araştırıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bankalar, maaşını üç yıl boyunca kendilerinden alma taahhüdü veren emeklilere nakit promosyon ödüyor. Bazı bankalar ise bu ödemeye otomatik fatura talimatı, kredi kartı kullanımı, hesap açılışı ve harcama kampanyaları gibi ek fırsatlar dahil ediyor. Böylece toplam kazanç tutarı bazı kampanyalarda 32 bin liraya kadar çıkabiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Peki, Ağustos 2026 döneminde en yüksek emekli promosyonunu hangi banka veriyor? Bankaların nakit promosyonları ile ek ödül kampanyalarında hangi koşullar aranıyor? İşte banka banka güncel promosyon tutarları...</p>

<h2></h2></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/agustos-2026-emekli-banka-promosyonlari-en-yuksek-odemeyi-hangi-banka-yapiyor</guid>
      <pubDate>Sun, 02 Aug 2026 20:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/emekli-maas-promosyonu-banka.webp" type="image/jpeg" length="47525"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kistik fibroziste erken tanı yaşamı değiştiriyor: "Yenidoğan tarama testlerinden kaçınılmamalı"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çocuk Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Hayriye Uğur Özçelik, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programında kistik fibrozise ilişkin önemli bilgiler verdi. Erken tanının tedavide başarıyı ve yaşam kalitesini artırdığını vurgulayan Özçelik, yenidoğan tarama testlerinin önemine dikkat çekerek ailelere “Testlerden korkmayın” çağrısında bulundu. Özçelik, modülatör tedavilerdeki gelişmelerin yanı sıra hastalığın yaşam boyu takip ve bakım gerektirdiğini anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Çocuk Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Hayriye Uğur Özçelik</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk oldu. Programda, yaşam boyu takip ve tedavi gerektiren kalıtsal hastalıklardan biri olan <strong>kistik fibrozis</strong> tüm yönleriyle ele alındı.</p>

<p>Kistik fibrozisin genetik geçişli, kalıtsal bir hastalık olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, hastalığın anne karnından itibaren gelişmeye başladığını söyledi. Hastalığın temelinde salgı yapan hücrelerde bulunan klor kanallarındaki bozukluğun yer aldığını ifade eden Özçelik, bu nedenle tüm salgıların normalden daha koyu ve yapışkan hale geldiğini kaydetti.</p>

<p><strong>En fazla akciğerleri etkiliyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin birçok organı etkileyebildiğini belirten Prof. Dr. Özçelik, en ciddi hasarın akciğerlerde oluştuğunu söyledi.</p>

<p>Akciğerlerde biriken koyu kıvamlı mukusun solunum yollarını tıkadığını, bu ortamda yerleşen mikropların temizlenememesi nedeniyle tekrarlayan enfeksiyonlar ve zamanla ilerleyici akciğer hasarı geliştiğini anlatan Özçelik, hastalığın yalnızca akciğerleri değil, üst solunum yolları ile mide-bağırsak sistemini de etkileyebildiğini ifade etti. Kistik fibrozisli hastalarda insülin direnci ve üreme sistemiyle ilgili sorunların da görülebildiğini belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Akraba evlilikleri riski artırıyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin çekinik genlerle aktarılan bir hastalık olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Özçelik, özellikle akraba evliliklerinde hastalığın ortaya çıkma riskinin önemli ölçüde arttığını söyledi. Özçelik, bu nedenle genetik danışmanlığın ve akraba evliliklerinin azaltılmasının büyük önem taşıdığını vurguladı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.10 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134510-1.jpeg" width="1600" /></p>

<p><strong>Erken tanı tedavinin başarısını artırıyor</strong></p>

<p>Hastalığın ne kadar erken tanınırsa tedavinin o kadar başarılı olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, bu nedenle yenidoğan tarama programlarının büyük önem taşıdığını söyledi.</p>

<p>Yenidoğan tarama testleri sayesinde hastalığın henüz belirti vermeden saptanabildiğini ifade eden Özçelik, erken dönemde başlanan tedavilerle organ hasarı gelişmeden hastalığın kontrol altına alınabildiğini kaydetti. Özçelik günümüzde bazı modülatör tedavilerin bebekler henüz bir aylıkken başlanabildiğini belirtti.</p>

<p><strong>“Yenidoğan tarama testlerinden korkmayın”</strong></p>

<p>Son yıllarda yenidoğan tarama testlerine yönelik çeşitli yanlış bilgilerin yayıldığını söyleyen Prof. Dr. Özçelik, ailelere önemli uyarılarda bulundu.</p>

<p>Bazı ailelerin bebeklerinden kan örneği alınmasını istemediğini belirten Özçelik, kan örneklerinin farklı amaçlarla kullanılacağı yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını, tüm sürecin devlet kontrolünde yürütüldüğünü ifade ederek ailelerin bu testleri mutlaka yaptırması gerektiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11" class="detail-photo img-fluid" height="695" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511.jpeg" width="1103" /></p>

<p><strong>Kistik fibrozis sürekli bakım gerektiriyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin yaşam boyu düzenli takip gerektiren bir hastalık olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Özçelik, tedavide en önemli basamaklardan birinin akciğer bakımının sağlanması olduğunu belirtti.</p>

<p>Ailelerin solunum fizyoterapisi ve günlük bakım için saatler harcadığını ifade eden Özçelik, hastaların sık akciğer enfeksiyonları nedeniyle zaman zaman hastaneye yatmak zorunda kaldıklarını söyledi. Özçelik, organlar hasar görmeden önce tedaviye başlanmasının yaşam süresi ve yaşam kalitesi açısından belirleyici olduğunu vurguladı.</p>

<p><strong>Modülatör tedavilerde yeni dönem</strong></p>

<p>Kistik fibrozis tedavisinde son yılların en önemli gelişmelerinden birinin modülatör tedaviler olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, bu ilaçların hastalığın temelindeki klor kanalındaki bozukluğu hedef aldığını söyledi.</p>

<p>İlk modülatör tedavilerin 2012 yılında kullanılmaya başlandığını, tedavilerin yıllar içinde gelişerek 2019 yılında üçlü kombinasyonlara ulaştığını belirten Özçelik, modülatör tedavilerin 2025 yılının Ağustos ayından itibaren geri ödeme kapsamına alınmasının hastalar açısından önemli bir dönüm noktası olduğunu ifade etti. Bu tedavilerin yüksek maliyetli olduğuna dikkat çeken Özçelik, ayrıca hastalığın hücresel mekanizmasını düzeltmeye yönelik yeni ilaçlarla ilgili faz 2 ve faz 3 klinik çalışmaların da sürdüğünü söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="688" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511-2.jpeg" width="1272" /></p>

<p><strong>Erkek hastalarda kısırlık sık görülüyor</strong></p>

<p>Prof. Dr. Özçelik, kistik fibrozisli erkeklerde kısırlığın oldukça yüksek oranlarda görüldüğünü belirterek, hastalığın yalnızca solunum sistemini değil, yaşamın birçok alanını etkileyen çok yönlü bir sağlık sorunu olduğuna dikkat çekti.</p>

<p><strong>Çocuklar sosyal yaşamda da zorlanabiliyor</strong></p>

<p>Sık öksürük ve balgam nedeniyle çocukların okul ve sosyal yaşamlarında güçlük yaşayabildiğini belirten Özçelik, tekrarlayan akciğer enfeksiyonları nedeniyle sık hastane yatışlarının eğitim hayatını olumsuz etkileyebildiğini söyledi.</p>

<p>Büyüme ve gelişmenin akranlarının gerisinde kalmasının hem çocukları hem de ailelerini psikolojik olarak zorlayabildiğini ifade eden Özçelik, günümüzde tedavide sağlanan gelişmeler sayesinde bu çocukların geleceğe çok daha umutla bakabildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.10" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134510.jpeg" width="1600" /></p>

<p><strong>Yaşam süresi önemli ölçüde uzadı</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin tanımlandığı ilk yıllarda hastaların büyük bölümünün iki yaşına ulaşamadan yaşamını yitirdiğini hatırlatan Prof. Dr. Özçelik, hastalığın 1938-1939 yıllarında tanımlandığını, 1989 yılında ise hastalığa neden olan genin keşfedildiğini söyledi.</p>

<p>Genetik keşfin ardından geçen süreçte tedavide büyük ilerlemeler kaydedildiğini belirten Özçelik, bugün erken tanı alan ve uygun tedavi gören hastaların yaşam sürelerinin ve yaşam kalitelerinin belirgin şekilde arttığını ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="727" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511-1.jpeg" width="1126" /></p>

<p><strong>İleri yaşta da tanı konulabiliyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin en sık <strong>beyaz ırkta</strong> görüldüğünü, siyah ırkta daha düşük, sarı ırkta ise daha nadir rastlandığını belirten Prof. Dr. Özçelik, hastalığın yalnızca çocukluk çağında görülmediğini de vurguladı.</p>

<p>Tekrarlayan akciğer enfeksiyonları, sürekli balgam çıkarma, büyüme geriliği bulunan çocukların mutlaka kistik fibrozis açısından değerlendirilmesi gerektiğini belirten Özçelik, bronş genişlemesi bulunan erişkin hastalarda da ayırıcı tanıda kistik fibrozisin mutlaka düşünülmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Literatürde 81 yaşında kistik fibrozis tanısı alan hastaların bulunduğunu hatırlatan Prof. Dr. Özçelik, aile öyküsü bulunan gebeliklerde ise anne karnında takip ile hastalığın erken dönemde saptanabildiğini sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali</guid>
      <pubDate>Sat, 01 Aug 2026 11:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134512.jpeg" type="image/jpeg" length="79068"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SÜPER LİG'DE TRANSFER FIRTINASI: Dört büyüklere kimler geldi, kimler gitti?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Süper Lig'de şampiyonluk yarışı transfer döneminden başladı! Galatasaray, Fenerbahçe, Beşiktaş ve Trabzonspor'un kadrosuna kattığı flaş isimler netleşti. İşte 4 büyüklerin dev transfer listesi ve oyuncuların detaylı analizleri.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Süper Lig'de yeni sezon hazırlıkları tüm hızıyla sürerken, şampiyonluk parolasıyla yola çıkan <strong>Galatasaray</strong>, <strong>Fenerbahçe</strong>, <strong>Beşiktaş</strong> ve <strong>Trabzonspor</strong>, kadrolarını dünya yıldızlarıyla güçlendirmeye devam ediyor. Milyonlarca taraftarın gözü kulağı son dakika transfer gelişmelerine çevrilmiş durumdayken, Avrupa devlerinden Süper Lig'e uzanan transfer trafiği de hız kazandı. Nathan Ake'den Mason Greenwood'a, Leandro Trossard'dan Vedat Muriç'e kadar yeşil sahalarda fırtına gibi esecek birçok önemli yetenek, yeni sezonda formalarını giymeye hazırlanıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti</guid>
      <pubDate>Fri, 31 Jul 2026 14:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/dort-buyukler-transfer-super-lig.webp" type="image/jpeg" length="17462"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[MS tedavisinde yeni dönem: “Artık tekerlekli sandalyeye mahkûm olmak kader değil”]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi programına konuk olan Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, günümüzde geliştirilen yeni nesil tedaviler sayesinde MS’nin ilerlemesinin büyük ölçüde kontrol altına alınabildiğini belirterek düzenli tedavi gören hastaların iş, aile ve sosyal yaşamlarını sürdürebildiğini ifade etti. Mungan, “Artık tekerlekli sandalyeye mahkûm olmak kader değil.” mesajını verdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi programına konuk olan Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, Multipl Skleroz (MS) hastalığında tanı, tedavi ve yaşam yönetimine ilişkin önemli bilgiler verdi. Günümüzde MS tedavisinde çok önemli gelişmeler yaşandığını belirten Mungan, erken tanı, kişiye özel tedavi ve düzenli takip sayesinde hastaların büyük bölümünün aktif yaşamlarını sürdürebildiğini söyledi.</p>

<p><strong>Dünyada 2,8 milyon, Türkiye’de yaklaşık 83 bin kişi MS ile yaşıyor</strong></p>

<p>Multipl Skleroz (MS), dünyada yaklaşık 2,8 milyon, Türkiye’de ise 82–83 bin kişiyi etkileyen kronik bir nörolojik hastalık olarak biliniyor.</p>

<p>Hastalığın merkezi sinir sistemini etkilediğini anlatan Prof. Dr. Mungan, beyin ve omurilikteki sinir hücrelerini saran miyelin kılıfının, bağışıklık sistemindeki bozukluklar nedeniyle hasar gördüğünü belirterek şunları söyledi:</p>

<p>“Bağışıklık sistemindeki değişiklikler miyelin kılıfında yıkıma yol açıyor ve sinir hücreleri arasındaki iletiyi bozuyor. Bunun sonucunda da hastalık çok farklı belirtilerle ortaya çıkıyor.”</p>

<p>MS’nin bağışıklık sistemi hastalığı olduğunu ancak genetik ve çevresel faktörlerin de hastalığın oluşumu ve ilerlemesinde önemli rol oynadığını ifade eden Mungan, hastalığın kadınlarda erkeklere göre 2,5–3 kat daha sık görüldüğünü, özellikle 20–40 yaş arasında ortaya çıktığını söyledi.</p>

<p>Kadınlarda daha sık görülmesinin kesin nedeninin bilinmediğini belirten Mungan, “Östrojen ve diğer kadınlık hormonlarının bağışıklık sistemi üzerindeki etkileri nedeniyle özellikle doğurganlık çağında hastalık daha sık görülüyor.” dedi.</p>

<p>Mungan, son yıllarda tanı olanaklarının gelişmesi sayesinde ileri yaşta başlayan MS vakalarının daha sık tanı aldığını, nadir de olsa çocukluk çağında da görülebildiğini söyledi.</p>

<p>İlk belirti görme kaybı da olabilir, uyuşma da…</p>

<p>MS’nin çok farklı belirtilerle ortaya çıkabildiğini belirten Prof. Dr. Mungan, en sık görülen bulguların;</p>

<ul>
 <li>Görme kaybı,</li>
 <li>Çift görme,</li>
 <li>Kol veya bacakta uyuşma,</li>
 <li>Güçsüzlük,</li>
 <li>Denge bozukluğu,</li>
 <li>İdrar problemleri olduğunu söyledi.</li>
</ul>

<p>MR’da görülen plakların beynin veya omuriliğin hangi bölgesini etkilediğine göre belirtilerin değiştiğini belirten Mungan, “Plak hangi fonksiyonu etkiliyorsa hastanın şikâyeti de ona göre ortaya çıkıyor.” dedi.</p>

<p>Görme kaybı yaşayan hastaların çoğunlukla önce göz hastalıkları uzmanına başvurduğunu belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, göz muayenesinde sorun bulunmaması halinde hastaların nörolojiye yönlendirildiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.34 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234-1.jpeg" width="1920" /></p>

<p><strong>Tanıda MR ve nörolojik muayene belirleyici</strong></p>

<p>MS tanısında ayrıntılı klinik öykü ve nörolojik muayenenin vazgeçilmez olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hem beyin hem de omurilik MR’ının mutlaka çekildiğini ifade etti.</p>

<p>Son yıllarda güncellenen tanı kriterlerinde MR’ın çok daha belirleyici hâle geldiğini söyleyen Mungan, yardımcı tanı yöntemleri arasında VEP testi ile göz sinirlerindeki iletimin değerlendirildiğini anlattı.</p>

<p>Tanıda en önemli yardımcı yöntemlerden birinin ise beyin omurilik sıvısının incelenmesi olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, şöyle konuştu:</p>

<p>“Lomber ponksiyon yardımcı test olarak geçse de hemen hemen her hastada yapmak istiyoruz. Hem kesin tanı hem de ayırıcı tanı açısından çok önemli. Ayrıca hastalığın gelecekte nasıl seyredeceği konusunda da bize önemli bilgiler veriyor.”</p>

<p><strong>MS her hastada farklı seyrediyor</strong></p>

<p>Kesin MS tanısı alan hastalarda koruyucu tedavinin geciktirilmemesi gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Mungan, tedavi edilmediğinde hastalığın ilerleyerek kalıcı fonksiyon kayıplarına neden olabileceğini söyledi.</p>

<p>Atak dönemlerinde öncelikle yüksek doz kortizon tedavisi uygulandığını belirten Mungan, ardından hastalığın tipine uygun koruyucu tedavilerin planlandığını ifade etti.</p>

<p>MS hastalığının en sık görülen tipinin ataklar ve iyileşmelerle seyreden RRMS (Relapsing Remitting MS) olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hastaların yaklaşık yüzde 15–20’sinde ilerleyici tip MS görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Bazı hastalarda hastalığın en baştan ilerleyici seyredebildiğini, bazılarında ise yıllar içinde ilerleyici forma dönüşebildiğini belirten Mungan, “MS tamamen kişiye özgü seyreden bir hastalık. Hastaların düzenli izlenmesi ve hastalık tipinin doğru belirlenmesi tedavinin başarısını belirliyor.” dedi.</p>

<p><strong>Aynı hekim tarafından uzun süre takip büyük önem taşıyor</strong></p>

<p>MS’nin uzun yıllar takip gerektiren kronik bir hastalık olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hastaların tanı sonrasında sürekli doktor değiştirmemesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Kesin tanı konulduktan sonra hastaların aynı hekim tarafından izlenmesi tedavi başarısını artırıyor. Çünkü MS’de bireyselleştirilmiş tedavi çok önemli. Doktorun hastanın geçmişini, MR değişimlerini, atak sıklığını ve nörolojik durumunu yakından bilmesi gerekiyor.”</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.35" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001235.jpeg" width="1920" /></p>

<p><strong>Hastalar gerçek atak ile yalancı atağı karıştırabiliyor</strong></p>

<p>MS atağının belirtilerin 24 saatten uzun sürmesi olarak tanımlandığını belirten Prof. Dr. Mungan, optik nörit, güçsüzlük, uyuşma ve denge bozukluğunun gerçek atak belirtileri arasında yer aldığını söyledi.</p>

<p>Bunun yanında enfeksiyon, sıcak hava, yoğun stres, regl dönemi veya aşırı egzersiz gibi vücut ısısını artıran durumlarda yalancı atakların görülebileceğini belirten Mungan, bu nedenle hastaların önce ayrıntılı değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p><strong>Atak tedavisinde altın standart kortizon tedavisi</strong></p>

<p>MS ataklarında günlük 1000 mg kortizonun 5–7 gün, bazı hastalarda ise 10 güne kadar uygulanabildiğini belirten Prof. Dr. Mungan, kortizona yanıt alınamayan hastalarda ise plazmaferez tedavisinin uygulandığını söyledi.</p>

<p>Bu tedavinin özellikle üniversite ve şehir hastanelerindeki deneyimli MS merkezlerinde yapılabildiğini ifade etti.</p>

<p><strong>Akıllı ilaçlar umut veriyor</strong></p>

<p>Atak tedavisinin dışında hastalığın ilerlemesini durdurmaya yönelik çok sayıda tedavi bulunduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, Türkiye’de tedavilerin basamaklı sistemle uygulandığını söyledi.</p>

<p>Tablet, enjeksiyon ve infüzyon tedavilerinin bulunduğunu belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, yeni nesil bağışıklık sistemini yeniden yapılandıran tedavilere ilişkin şu bilgileri verdi:</p>

<p>“Hastaların akıllı ilaç olarak adlandırdığı yeni tedaviler sayesinde çok az doz uygulayıp hastaları uzun süre tedavisiz takip edebildiğimiz durumlar olabiliyor.”</p>

<p>Tedavi seçiminde hastanın yaşı, cinsiyeti, gebelik planı, mesleği, sosyal yaşamı ve hastalığın seyri gibi çok sayıda faktörün dikkate alındığını belirtti.</p>

<p><strong>MS hastaları evlenebilir, çocuk sahibi olabilir</strong></p>

<p>Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, MS hastalarının normal yaşamlarını sürdürebileceklerini belirterek şu önerilerde bulundu:</p>

<p>“MS hastaları evlenebilir, planlı gebelik gerçekleştirebilir ve doktorlarıyla koordineli şekilde çocuk sahibi olabilirler. Gebelik öncesinde hastalığın en az bir yıl stabil seyretmesini tercih ediyoruz.”</p>

<p>Ağır egzersizlerden kaçınılmasını öneren Mungan; yürüyüş, yüzme, yoga ve pilatesin uygun sporlar olduğunu söyledi.</p>

<p><strong>Akdeniz tipi beslenme öneriliyor</strong></p>

<p>Beslenmenin tedavinin önemli bir parçası olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, Akdeniz tipi beslenmenin önerildiğini söyledi.</p>

<p>Mungan, sebze, meyve ve balık ağırlıklı beslenmenin önemine dikkat çekerek D vitamini ve B12 eksikliklerinin mutlaka giderilmesi gerektiğini, balık tüketemeyen hastalarda ise omega-3 desteğinin yararlı olabileceğini belirtti. Prof. Dr. Mungan, “Miyelin kılıfının iyileşmesinde omega-3’ün önemli etkileri bulunuyor.” dedi.</p>

<p><strong>Sigara ve D vitamini eksikliği hastalığın en önemli çevresel sebepleri</strong></p>

<p>MS için kanıtlanmış iki önemli çevresel risk faktörü bulunduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, bunların D vitamini eksikliği ve sigara olduğunu belirterek, “Hastalar kesinlikle sigara içmemeli, sigara içilen ortamlarda da bulunmamalı.” dedi.</p>

<p><strong>MS hastaları yaz sıcaklarında dikkatli olmalı</strong></p>

<p>Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, MS hastalarının yaz aylarında çok daha dikkatli olmalarını belirterek sıcak ortamlardan kaçınmalarını söyledi.</p>

<p>Mungan:</p>

<ul>
 <li>Sıcak suyla banyo yapılmamasını,</li>
 <li>Hamam ve saunadan uzak durulmasını,</li>
 <li>Yazın 11.00–14.00 saatleri arasında güneşten kaçınılmasını,</li>
 <li>Bol su tüketilmesini,</li>
 <li>Hafif beslenilmesini önerdi.</li>
</ul>

<p><strong>Türkiye’de hastalar güncel tedavilere kolaylıkla ulaşıyor</strong></p>

<p>Dünyada kullanılan güncel MS tedavilerinin neredeyse tamamına Türkiye’de geri ödeme kapsamında erişilebildiğini belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, bunun hastalar açısından önemli bir avantaj olduğunu söyledi.</p>

<p>Ayrıca ilerleyen yaşlarda bağışıklık sisteminin daha sakin hâle gelmesi nedeniyle bazı hastalarda hastalığın da daha durağan seyredebildiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.34 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="684" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234-2.jpeg" width="1290" /></p>

<p><strong>Kök hücre mucize değil</strong></p>

<p>Kök hücre tedavisine ilişkin yanlış beklentilere dikkat çeken Prof. Dr. Mungan, şu değerlendirmede bulundu:</p>

<p>“Kök hücre tedavisi bağışıklık sistemini yeniden yapılandırmayı hedefliyor ancak hastalığı tamamen ortadan kaldırmıyor. Diğer tedavilere belirgin bir üstünlüğü de bulunmuyor. Mucize beklememek gerekiyor.”</p>

<p>Mungan, kök hücre tedavisinin özellikle ataklı MS grubunda daha etkili olduğunu, Türkiye’de ise yalnızca çok sınırlı sayıdaki merkezde uygulanabildiğini söyledi.</p>

<p><strong>Aktarlardan alınan ürünlerden uzak durun</strong></p>

<p>MS hastalarının Sağlık Bakanlığı onaylı ilaçlar dışında hiçbir ürünü kontrolsüz şekilde kullanmamaları gerektiğini belirten Prof. Dr. Mungan, “Hekimlerinizin önermediği bitkisel ürünleri ve aktarlardan alınan karışımları kesinlikle kullanmayın.” uyarısında bulundu.</p>

<p><strong>“MS tanısı alanlar umutsuzluğa kapılmasın”</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Programın sonunda MS tanısı alan hastalara seslenen Prof. Dr. Mungan, moral ve sosyal desteğin tedavinin önemli parçalarından biri olduğunu belirterek şu mesajı verdi:</p>

<p>“MS tedavi edilebilen ve ilerlemesi durdurulabilen bir hastalık. Hastalar düzenli takiplerini yaptırır, tedavilerini aksatmaz ve yaşam tarzlarına dikkat ederlerse bugün tekerlekli sandalyeye mahkûm olmaları artık neredeyse söz konusu olmuyor.”</p>

<p>Hasta yakınlarının desteğinin büyük önem taşıdığını belirten Mungan, hastaların iş yaşamlarından kopmamalarını, sosyal hayata katılmalarını ve hobi edinmelerini önerdi. Ayrıca bulundukları illerde Türkiye MS Derneği şubelerine başvurarak ücretsiz eğitim, yoga ve pilates programlarından yararlanabileceklerini söyledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 09:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234.jpeg" type="image/jpeg" length="44317"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fethi Akkoç: Kıbrıs’ın kaderi Londra’daki 24 saatlik diplomasi trafiğinde belirlendi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kıbrıs Barış Harekatı’nın 52. yıl dönümünde, harekat öncesindeki kritik diplomasi trafiğinin tanıklarından gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat’e konuştu. Akkoç, Başbakan Bülent Ecevit’in Londra’da gerçekleştirdiği 24 saatlik görüşmelerin Kıbrıs’ın kaderini belirlediğini anlattı. Ayrıntılar 24 Saat Kayıt'ta...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kıbrıs Barış Harekatı’nın 52. yıl dönümünde, harekatın diplomasi trafiğine tanıklık eden gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat’te yayınlanan Kayıt Dışı programına konuk oldu. Akkoç, harekat öncesinde Londra’da yürütülen kritik görüşmeleri, uluslararası diplomasinin perde arkasını ve bugüne kadar kamuoyunda çok az bilinen, kayıt dışı kalan ayrıntıları detaylarıyla anlatarak şu değerlendirmelerde bulundu:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“52 yıl önce, 20 Temmuz 1974’te Kıbrıs’a yapılan müdahalenin önce diplomasiyle, ardından askeri harekatla kazanıldığını yaşayarak öğrendim. Kıbrıs’ın kaderi, Başbakan Bülent Ecevit’in Londra’da İngiltere Başbakanı Harold Wilson, Dışişleri Bakanı James Callaghan ve daha sonra görüşmelere katılan ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Joseph Sisco ile yaptığı tam 24 saatlik temasların sonunda şekillendi.”</p>

<p>Akkoç, harekattan bir gün önce ABD’nin Yunanistan’daki askeri yönetime kritik bir uyarıda bulunduğunu da öne sürdü:</p>

<p>“ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Joseph Sisco, 19 Temmuz’da Yunanistan’a giderek cunta yönetimine, ‘Türkiye müdahale edecek. Sakın karşılık vermeyin. Karışırsanız Türkiye sizi de ezer. Biz Türkiye’nin yanındayız.’ mesajını iletti. Bu süreci bizzat yaşayarak ve görerek öğrendim.”</p>

<h2><strong>“Londra’ya özel uçakla gittik”</strong></h2>

<p>Akkoç, 17 Temmuz 1974’te Başbakan Bülent Ecevit başkanlığındaki heyetle birlikte Türk Hava Yolları’nın özel uçağıyla Londra’ya gittiklerini anlattı.</p>

<p>Heyette, Başbakan Yardımcısı ve İçişleri Bakanı Oğuzhan Asiltürk, Dışişleri Bakanlığı Yüksek Müşaviri Ümit Haluk Bayülken, Hukuk Müşaviri Namık Kemal Yolga ile dönemin Milli Savunma Bakanı ve Dışişleri Bakan Vekili Hasan Esat Işık’ın bulunduğunu belirten Akkoç, Dışişleri Bakanı Turan Güneş’in ise o sırada Çin’de resmi temaslarda olduğu için heyete katılamadığını ifade etti.</p>

<p>Basın mensupları olarak ise Hürriyet’ten Cüneyt Arcayürek, Milliyet’ten Orhan Tokatlı, Günaydın’dan Örsan Öymen, Tercüman gazetesi adına kendisi, Anadolu Ajansı Genel Müdürü Atilla Onuk ile TRT ekibinin yer aldığını söyledi.</p>

<h3><strong>“Dünyanın gözü Londra’daydı”</strong></h3>

<p>Akkoç, heyetin Heathrow Havalimanı’ndan doğrudan İngiltere Başbakanı Harold Wilson’ın konutuna geçtiğini belirterek, görüşmeleri dünyanın dört bir yanından gelen gazetecilerin takip ettiğini anlattı.</p>

<p>“Biz yalnız değildik. İngiliz gazeteciler başta olmak üzere dünyanın her yerinden basın mensupları Başbakanlık Konutu’nun önünde bekliyordu.”</p>

<h3><strong>“Sisco ile beş dakikalık kritik görüşme”</strong></h3>

<p>Görüşmelerin ardından Bülent Ecevit’in Joseph Sisco ile baş başa yaklaşık beş dakika süren özel bir görüşme yaptığını aktaran Akkoç, bu görüşmenin önemine dikkat çekti.</p>

<p>“Hasan Esat Işık’a ‘Bülent Bey nerede?’ diye sordum. ‘Sisco ile baş başa görüşüyor’ dedi. Saatime baktım, tam beş dakika sürdü. Görüşmenin ardından Bülent Bey son derece rahat ve memnun görünüyordu. Dünya basınına da gayet sakin ve güçlü bir açıklama yaptı.”</p>

<h3><strong>“Harekatın başlayacağını biliyorduk”</strong></h3>

<p>Londra temaslarının tam 24 saat sürdüğünü ifade eden Akkoç, Ankara’ya döndüklerinde harekat kararının artık kesinleştiğini hissettiklerini söyledi.</p>

<p>“Harekatın yapılacağını biliyorduk. Hazırlıkların tamamlandığını hissediyorduk ancak yalnızca başlama zamanı henüz net değildi.”</p>

<p>Akkoç, Joseph Sisco’nun ertesi gün yeniden Türkiye’ye geldiğini, ardından Yunanistan’a geçerek cunta yönetimiyle görüştüğünü ve aynı gün tekrar Ankara’ya döndüğünü belirterek, Yunanistan’a yapılan uyarının da bu diplomasi trafiğinin bir parçası olduğunu dile getirdi.</p>

<h3><strong>“Harekat haberi Güvenpark’ta duyuruldu”</strong></h3>

<p>20 Temmuz sabahı yaşanan anları da anlatan Akkoç, şunları söyledi:</p>

<p>“Cumartesi sabahı saat 06.00’da bütün bakanlar dışarı çıktı. Gazeteciler olarak biz de oradaydık. Başbakanın açıklama yapacağını düşünüyorduk. O sabah Güvenpark’a doğru yürürken Kıbrıs Barış Harekatı’nın başladığı resmen açıklandı.”</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 20:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/ppdvK1JySZk/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="10877"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ağrısız doğum lüks değil, anne adayının hakkı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Berrin Günaydın, doğum ağrısının modern anestezi yöntemleriyle güvenli biçimde azaltılabileceğini anlattı. Epidural analjezinin uygun koşullarda uygulandığında normal doğumu desteklediğini vurgulayan Prof. Dr. Günaydın, doğum ağrısının giderilmesinin bir lüks değil, anne adayının hakkı olduğunu söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan <strong>Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Berrin Günaydın doğum ağrısının azaltılması ile ilgili uygulanan yöntemleri anlattı. Prof. Dr. Günaydın</strong>, “Doğum ağrısını azaltmak mümkün. Epidural analjezi, doğru ekip ve uygun koşullarda hem anneye konfor sağlıyor hem de normal doğumu destekliyor” diye konuştu.</p>

<p>Doğum sancısı, anne adaylarının en büyük kaygılarından biri olmaya devam ediyor. Ancak günümüzde modern anestezi yöntemleri sayesinde doğum ağrısını büyük ölçüde azaltmak mümkün. Prof. Dr. Berrin Günaydın, halk arasında <strong>“ağrısız doğum”</strong> olarak bilinen uygulamanın çoğunlukla <strong>epidural analjezi</strong> ile yapıldığını belirterek, doğru koşullarda uygulandığında annenin doğuma bilinçli ve konforlu şekilde katılmasını sağladığını söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Günaydın, “Aslında tıpta kullandığımız doğru ifade ağrısız doğum değil, doğum ağrısının etkili şekilde azaltılmasıdır. Anne sancıları hisseder ancak dayanılmaz ağrı büyük ölçüde ortadan kalkar. Böylece doğuma aktif olarak katılır ve bebeğinin dünyaya gelişine tanıklık eder” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (3)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-3.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>"Obstetrik anestezi gelişmiş ülkelerde ayrı bir uzmanlık alanı"</strong></h2>

<p>Amerika Birleşik Devletleri ve İngiltere’de obstetrik anestezinin anesteziyolojinin özel bir çalışma alanı olarak kabul edildiğini belirten Prof. Dr. Günaydın, bu ülkelerdeki uygulamaları yerinde inceleyerek Gazi Üniversitesi’nde Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı ile 2004 yılında başlattıklarını söyledi.</p>

<p>Doğum ağrısının yönetiminde kadın hastalıkları ve doğum uzmanları ile anesteziyoloji uzmanlarının birlikte çalışmasının önemine dikkat çeken Günaydın, “Kadın doğum uzmanı ve anne adayının onayı olmadan epidural analjezi uygulanamaz. Bu nedenle anne adaylarının doğru bilgilendirilmesinde kadın doğum uzmanlarının rolü son derece önemlidir” diye konuştu.</p>

<h2><strong>"Ağrısız doğumda altın standart epidural analjezi"</strong></h2>

<p>Doğum ağrısını azaltmaya yönelik farklı yöntemler bulunduğunu ancak *altın standardın epidural analjezi olduğunu* vurgulayan Prof. Dr. Berrin Günaydın, yöntemin bel bölgesinden omuriliğin dışındaki epidural boşluğa yerleştirilen ince bir kateter aracılığıyla uygulandığını anlattı.</p>

<p>Günaydın “Düşük dozlarda lokal anestezik ilaçlar ve yardımcı ilaçlar kullanıyoruz. Amaç annenin ağrısını azaltırken hareket edebilmesini, doğuma aktif katılmasını ve bebeğin doğumuna bilinçli şekilde eşlik etmesini sağlamaktır” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>“Epidural felç yapmaz, bebeğe zarar vermez”</strong></h2>

<p>Toplumda *epiduralle* ilgili çok sayıda yanlış bilgi bulunduğunu belirten Prof. Dr. Günaydın, en sık karşılaştıkları soruların felç, kalıcı bel ağrısı ve bebeğe zarar verip vermediği olduğunu söyleyerek şunları kaydetti:</p>

<p>“Epidural uygulama omuriliğin içine değil, dışındaki güvenli alana yapılır. Deneyimli ekip ve uygun koşullarda uygulandığında son derece güvenli bir yöntemdir. Bilimsel çalışmalar epidural analjezinin kalıcı bel ağrısına neden olmadığını gösteriyor. Ayrıca kullanılan ilaçlar çok düşük dozlarda uygulanıyor. Amaç annenin rahatlamasıdır. Anne rahatladığında stres hormonları azalıyor, bu da bebeğin oksijenlenmesini ve doğum sürecini olumlu etkileyebiliyor.”</p>

<h2><strong>"Sezaryen oranlarının düşürülmesine katkı sağlayabilir"</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Günaydın, bilimsel çalışmaların epidural analjezinin sezaryen oranını artırmadığını gösterdiğini belirterek, gelişmiş ülkelerde bunun tam tersine normal doğumu destekleyen önemli uygulamalardan biri olduğunu ifade etti. Günaydın şöyle konuştu:</p>

<p>“Amerika ve İngiltere’de sezaryen oranları yaklaşık yüzde 30 seviyelerinde. Bu ülkelerde doğumların büyük bölümü epidural analjezi ile gerçekleştiriliyor. Anne adayları bu konuda bilinçli olduğu için doğum ağrısının azaltılmasını talep ediyor. Normal doğumun desteklenmesi de sezaryen oranlarının düşmesine katkı sağlayabiliyor.”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Türkiye’de de öncelikle bu konuda farkındalığın artırılması gerektiğini belirten Günaydın, “Toplum bilinçlenmeden yalnızca hizmeti yaygınlaştırmak yeterli olmaz. Aynı zamanda bunu karşılayacak eğitimli ekiplerin ve uygun altyapının da hazır olması gerekir” diye konuştu.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-1.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>"Ağrısız doğum ekip işi"</strong></h2>

<p>Epidural analjezinin yalnızca bir anestezi uygulaması olmadığını belirten Prof. Dr. Günaydın, başarılı bir doğum yönetimi için kadın hastalıkları ve doğum uzmanı, anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanı, deneyimli hemşireler, uygun monitörizasyon ve teknik donanımın birlikte çalışmasının şart olduğunu söyledi.</p>

<p>Anne adaylarının gebelik boyunca düzenli olarak değerlendirildiğini ifade eden Günaydın, kan sulandırıcı ilaç kullananlar, bazı kanama-pıhtılaşma bozukluğu bulunanlar, girişim bölgesinde enfeksiyonu olanlar veya bazı özel nörolojik hastalıkları bulunan kişilerde epidural uygulanamayabileceğini belirtti. Uygun adaylarda ise anestezi değerlendirmesi ve bilgilendirilmiş onam sonrasında güvenle uygulanabileceğini kaydetti.</p>

<h2><strong>Sezaryende de önemli avantaj sağlıyor</strong></h2>

<p>Planlı sezaryenlerde tıbbi engel bulunmadığı sürece spinal, kombine spinal-epidural veya epidural gibi bölgesel anestezi yöntemlerinin tercih edilmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Günaydın, doğum sırasında epidural kateter takılmış bir gebenin acil sezaryene alınması gerekirse aynı kateter üzerinden anestezinin sürdürülebileceğini söyledi.</p>

<p>Ayrıca epidural kateterin sezaryen sonrasında da ameliyat ağrısının kontrolünde kullanılabildiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (4)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-4.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>“Doğum bir hastalık değil, hayatın en güzel mucizelerinden biridir”</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Günaydın, Dünya Anesteziyoloji Dernekleri Federasyonu’nun (WFSA) doğum ağrısının giderilmesini lüks değil, hasta hakkı olarak değerlendirdiğini, Amerikan Kadın Doğum Uzmanları Koleji’nin (ACOG) ise tıbbi engel bulunmayan gebelerde annenin doğum ağrısının giderilmesini istemesini tek başına yeterli bir tıbbi endikasyon olarak kabul ettiğini hatırlattı. Günaydın, şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>“Bizim amacımız kadınları epidurale yönlendirmek değil; doğru bilgiyi vererek bilinçli seçim yapmalarını sağlamaktır. Ağrısız doğum bir zorunluluk değildir ancak isteyen ve tıbbi açıdan uygun olan hiçbir anne adayının bu haktan mahrum bırakılmaması gerekir.”</p>

<p>Doğumun doğal bir süreç olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Günaydın, sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<p>“Doğum bir hastalık değil, hayatın en güzel mucizelerinden biridir. Biz anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanlarının görevi de bu mucizeyi anne ve bebek için daha güvenli, daha konforlu ve daha güzel bir deneyime dönüştürmektir.”</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Jul 2026 09:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-2.jpeg" type="image/jpeg" length="34308"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[“Diz ameliyatı sonrası kayak da yapılabilir, tenis de oynanabilir”]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Akkaya, diz ağrılarının ihmal edilmemesi gerektiğini vurgulayarak, yeni nesil cerrahi teknikler, kişiye özel implantlar ve yapay zekâ destekli rehabilitasyon sayesinde hastaların yeniden aktif yaşama dönebildiğini söyledi. Akkaya, uygun tedaviyle diz ameliyatı sonrası kayak, tenis ve koşu gibi sporlara yeniden dönüşün mümkün olduğunu belirtti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı <strong>Prof. Dr. Mustafa Akkaya</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu <strong>“Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi”</strong> programında diz eklemi hastalıkları ve diz cerrahisinde yaşanan yeni gelişmeleri anlattı.</p>

<p>Diz ağrılarının toplumda en sık ihmal edilen sağlık sorunları arasında yer aldığını belirten Akkaya, erken dönemde başvurulduğunda birçok sorunun ilerlemeden kontrol altına alınabileceğini söyledi.</p>

<p>Diz ekleminin çok özel bir anatomiye sahip olduğunu vurgulayan Akkaya, yanlış ya da gecikmiş tedavilerin hareket kabiliyetini ciddi şekilde etkileyebileceğini belirterek, “Yürüme her şeydir. İnsanların mobilize olması genel beden ve ruh sağlığı açısından çok önemli. İnsanlar yürüyemediklerinde sosyal hayattan kopuyor, kilo alımı artıyor ve başkalarına bağımlı hale gelebiliyorlar” dedi.</p>

<h2><strong>“Diz sorunları yaşa ve cinsiyete göre değişiyor”</strong></h2>

<p>Diz eklemi hastalıklarının yaşa, cinsiyete ve yaşam biçimine göre farklılık gösterdiğini ifade eden Prof. Dr. Akkaya, çocukluk döneminde daha çok travmaya bağlı diz kapağı çıkıkları ve yaralanmaların görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Orta yaş döneminde ise kadın ve erkeklerde farklı sorunların öne çıktığını belirten Akkaya, kadınlarda kas yapısındaki farklılıklar nedeniyle diz kapağı çevresindeki problemlerin daha sık yaşanabildiğini ifade etti.</p>

<p>“Merdiven inip çıkarken, çömelirken veya oturup kalkarken oluşan ağrılar ön diz ağrısının habercisi olabilir. Erken dönemde müdahale edilirse kıkırdak aşınması ilerlemeden önlem alınabilir.” diyen Akkaya, ihmal edilen problemlerin ilerleyen yaşlarda kireçlenmeye dönüşebileceğini söyledi.</p>

<p>Akkaya, erkeklerde ise spor yaralanmalarına bağlı menisküs yırtıkları ve ön çapraz bağ sorunlarının daha sık görüldüğünü belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Kadınlar ciltlerine gösterdikleri özeni dizlerine de göstermeli”</strong></h2>

<p>Menopoz döneminin diz sağlığı açısından kritik olduğuna dikkat çeken Akkaya, hormonal değişikliklerle birlikte kemik ve kıkırdak dokusunun da etkilendiğini söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Akkaya, “Kadınlar menopoza girdikten sonra ciltlerine gösterdikleri özeni dizlerine de göstermeliler. Çünkü dizler yaşam kalitesini etkileyen en önemli yapılardan biridir” dedi.</p>

<p>Akkaya, menopoz öncesi yapılacak kontroller sayesinde kıkırdak koruyucu tedavilerle diz sağlığının korunabileceğini belirtti.</p>

<h2><strong>“Her diz ağrısı ameliyat gerektirmez”</strong></h2>

<p>Diz tedavisinde son yıllarda rejeneratif tıp ve ortobiyolojik uygulamaların önemli gelişmeler sağladığını anlatan Prof. Dr. Akkaya, amaçlarının vücudun kendi iyileştirme kapasitesinden yararlanmak olduğunu söyleyerek “Kişinin iyileştirici kapasitesi aslında kendi vücudunda saklıdır. Erken evre kıkırdak hasarlarında kişinin kendi kök hücrelerinden yararlanılarak yapılan ortobiyolojik tedavilerle başarılı sonuçlar alınabiliyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya, rejeneratif ve ortobiyolojik tedaviler konusunda toplumda bilgi karmaşası yaşanabildiğine dikkat çekti.</p>

<p>Kök hücre tedavileri ile kandan elde edilen trombosit uygulamalarının farklı yöntemler olduğunu belirten Akkaya:</p>

<p>“Vücutta dolaşan kandan kök hücre elde etmek mümkün değildir. Kök hücreler, leğen kemiği gibi büyük kemiklerden ya da yağ dokusundan elde edilebilir. Kandan alınan ise kök hücre değil, trombosit dediğimiz kan hücreleridir.” dedi.</p>

<p>Menisküs ve kıkırdak dokularının iyileşme kapasitesinin sınırlı olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Akkaya:</p>

<p>“Kas dokusu kanlanması sayesinde kendini onarabilir ancak kıkırdak ve menisküs gibi dokular yeterli kan damarına sahip değildir. Bu nedenle erken evre hasarlarda uyguladığımız ortobiyolojik tedavilerle o bölgede iyileşmeyi destekleyecek bir ortam oluşturmayı hedefliyoruz.” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.58 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="730" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182958-1.jpeg" width="1194" /></p>

<h2><strong>“Sosyal medyada mucize tedavi gibi sunulan uygulamalara dikkat”</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya, menisküs ve kıkırdak tedavileri konusunda bilimsel gelişmelerin umut verici olduğunu ancak her yeni yöntemin “kesin tedavi” gibi sunulmaması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Menisküsün dışarıdan verilen maddelerle tamamen tedavi edilmesinin bugün için mümkün olmadığını belirten Akkaya:</p>

<p>“Biyoteknoloji çok hızlı ilerliyor. Kitosan içerikli jeller ve akıllı moleküllerle hasarlı bölgeyi hedefleyen çalışmalar devam ediyor. Gelecekte kıkırdak ve menisküs dokularına yönelik yeni tedavi seçenekleri mümkün olabilir.” dedi.</p>

<p>Ancak mevcut bilimsel aşamada tek bir enjeksiyonla tüm sorunları ortadan kaldıran bir tedavi yaklaşımının olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Akkaya:</p>

<p>“Henüz bir iğneyle menisküsü ya da kıkırdağı tamamen tedavi edebilecek noktada değiliz. Hastalar erken dönemde hekime başvurursa ortobiyolojik tedavilerle mevcut hasarın ilerlemesini yavaşlatmak ve eklemi korumak mümkün olabilir.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Akkaya, kıkırdak, menisküs ve eklem hasarlarında her hastaya özel değerlendirme yapılarak kişiselleştirilmiş tedavi planlanması gerektiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Ağrıyla ve ağrı kesicilerle yaşamak kader gibi görülmemeli”</strong></h2>

<p>Toplumda birçok kişinin uzun süre ağrı kesicilerle yaşamaya çalıştığını belirten Prof. Dr. Akkaya, bunun doğru bir yaklaşım olmadığını söyledi.</p>

<p>Diz cerrahisinde kişiye özel çözümlerin artık çok daha gelişmiş olduğunu ifade eden Akkaya, “Robotik cerrahi, kişiye özel protezler ve küçük implantlarla diz cerrahisinde ciddi yollar katettik. Hastalar erken başvurduklarında çok daha küçük ve kişiselleştirilmiş müdahalelerle sağlıklı bir yaşam sürdürebiliyor” dedi.</p>

<h2><strong>“Aynı ameliyatta her iki dize protez uygulanabilir”</strong></h2>

<p>Diz ve kalça protezleri konusunda hastaların endişe duymaması gerektiğini belirten Prof. Dr. Akkaya, uygun cerrahi teknik, kaliteli implant ve doğru rehabilitasyonla protezlerin uzun yıllar kullanılabildiğini söyleyerek, “Güncel çalışmalar uygun şekilde yapılan cerrahilerde implant kullanım süresinin 30 yıla ulaşabildiğini gösteriyor. Hastalar protez cerrahisinden korkmamalı ve ağrıyla yaşamayı kader olarak görmemeli” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Akkaya şunları söyledi:</p>

<p>“Eğer hasta biyolojik olarak aynı seansta iki dizine birden ameliyatı kaldırabilecek durumdaysa genel sağlık durumu buna elverişli ise aynı ameliyatta her iki dize birden ameliyat yapılabilir hatta tercih edilmelidir. Hastanın ihtiyacı varsa her iki dize de aynı anda tedavi uygulanmasının önemli avantajları var. Hasta bir kez ameliyat oluyor, bir kez rehabilitasyon desteği alıyor, hasta bakım desteği bir kez alınıyor, ameliyat maliyetleri önemli ölçüde azalıyor.”</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.58" class="detail-photo img-fluid" height="676" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182958.jpeg" width="1156" /></p>

<h2><strong>“Yapay zekâ destekli kişiye özel rehabilitasyon”</strong></h2>

<p>Cerrahi başarının yalnızca ameliyatla sınırlı olmadığını belirten Akkaya, ameliyat sonrası rehabilitasyon sürecinin de kişiye özel planlanması gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Ben hastalarıma yapay zekâ destekli kişiselleştirilmiş rehabilitasyon programı uyguluyorum” diyen Akkaya, hastanın yaşı, mesleği, beklentileri ve yapılan cerrahinin değerlendirilerek özel iyileşme programları oluşturulduğunu anlattı.</p>

<h2><strong>“Diz ameliyatı sonrası kayak da yapılabilir, tenis de oynanabilir”</strong></h2>

<p>Diz ameliyatlarından sonra hastaların aktif yaşama dönebileceğini vurgulayan Prof. Dr. Akkaya, “Bir hasta ameliyat öncesi kayak yapıyorsa ameliyat sonrası da kayak yapabilir hale getirmeyi hedefliyoruz. Uygun cerrahi teknikler ve implantlarla hastalar koşabilir, tenis oynayabilir, istedikleri gibi aktif biçimde hayatın içinde kalabilirler” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Gerekli sağlık koşullarını taşıyan hastalarda iki dizin aynı seansta ameliyat edilebildiğini de söyleyen Akkaya, bunun bazı hastalar için tek iyileşme ve rehabilitasyon süreciyle önemli avantaj sağlayabildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-1.jpeg" width="1600" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Diz sağlığı için önemli uyarılar</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya diz eklemlerini korumak için şu önerilerde bulundu:</p>

<p>• Herkes kendi vücudunu tanıyarak spor yapmalı, bilinçsiz ağır antrenmanlardan kaçınılmalı.<br />
• Spora başlamadan önce gerekirse profesyonel destek alınmalı.<br />
• Kadınlar menopoz öncesinde diz kontrollerini ihmal etmemeli.<br />
• Dizde kilitlenme ve takılma gibi mekanik sorunlar ciddiye alınmalı.<br />
• Gece ağrısı veya sürekli ağrı varsa ağrı kesicilerle süreç geçiştirilmemeli.</p>

<p>Akkaya ayrıca “Kaliteli ve bağımsız bir yaşam için hareket etmek, hareket edebilmek için de diz sağlığını korumak gerekiyor” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Jul 2026 09:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-3.jpeg" type="image/jpeg" length="19029"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Teknoloji hayatı kolaylaştırıyor, ruhu zorluyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/teknoloji-hayati-kolaylastiriyor-ruhu-zorluyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/teknoloji-hayati-kolaylastiriyor-ruhu-zorluyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu "Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi" programına konuk olan Psikiyatri Uzmanı Dr. Bilge Bilgin Kapucu, teknolojinin ruh sağlığı üzerindeki etkilerini değerlendirdi. Sosyal medyanın yalnızlaşma, kaygı ve dikkat dağınıklığını artırabileceğine dikkat çeken Kapucu, yapay zekanın insanın duygu dünyasını, klinik muhakemesini ve bir psikiyatristin şefkatini bütünüyle taklit edemeyeceğini vurgulayarak teknoloji kullanımında dengenin önemine işaret etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Psikiyatri Uzmanı Dr. <strong>Bilge Bilgin Kapucu</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “<strong>Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi</strong>”programına konuk oldu. Teknolojinin ruh sağlığı üzerindeki etkilerini değerlendiren Kapucu, sosyal medyanın yalnızlaşma ve kaygıyı artırabildiğini, yapay zekânın ise sağlık alanında önemli katkılar sunmasına rağmen insanın duygu dünyasını ve klinik değerlendirmesini bütünüyle taklit edemeyeceğini söyledi.</p>

<h2><strong>“Son 30-40 yılda toplum büyük bir değişim yaşadı”</strong></h2>

<p>Son 30-40 yılda teknolojinin yaşamın merkezine yerleştiğini belirten Dr. Kapucu, özellikle pandemi döneminde insanların zorunlu izolasyon nedeniyle teknolojiyle çok daha yoğun bir ilişki kurduğunu ifade etti.</p>

<p>Teknolojinin bir yandan insanların yalnızlık hissini azaltmasına yardımcı olduğunu, diğer yandan ise yalnızlaşmanın önemli nedenlerinden biri haline gelebildiğini söyleyen Kapucu, bu değişimin ruh sağlığı üzerinde de belirgin etkiler oluşturduğunu dile getirdi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 04 At 01.37.19" class="detail-photo img-fluid" height="718" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013719.jpeg" width="1290" /></p>

<h2><strong>“Ruhsal hastalıklar arttı”</strong></h2>

<p>Yapılan araştırmaların son 30 yılda ruhsal hastalıkların arttığını gösterdiğini belirten Kapucu, bunun yalnızca daha fazla kişinin sağlık hizmetine başvurması ve tanı almasıyla açıklanamayacağını söyledi.</p>

<p>Toplumdaki yaşam biçiminin ve sosyal normların değişmesinin de bu artışta etkili olduğunu ifade eden Kapucu, özellikle sosyal medyanın anksiyete ve yalnızlaşmayı artırabildiğine dikkat çekti.</p>

<p>Eskiden gençlerin ağırlıklı olarak yüz yüze sosyalleştiğini hatırlatan Kapucu, bugün dijital iletişimin gerçek sosyal ilişkilerin yerini almaya başladığını ve bunun ruh sağlığı açısından önemli sonuçlar doğurabileceğini vurguladı.</p>

<h2><strong>“İnsan beyni sadece matematikten ibaret değil”</strong></h2>

<p>Yapay zekânın çalışma prensibini de değerlendiren Kapucu, bu sistemlerin büyük veri ve matematiksel algoritmalar üzerine kurulu olduğunu söyledi.</p>

<p>Makine öğrenmesi ve derin öğrenme yöntemlerinin insan beynini taklit etmeye çalıştığını belirten Kapucu, psikiyatri uzmanları ve nörobilimcilerin bile beynin çalışma mekanizmasını tam olarak çözemediğini ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İnsan beyninin yalnızca verileri işlemeyen, aynı zamanda bedenden gelen sinyalleri, hisleri ve duygusal deneyimleri de değerlendiren çok daha karmaşık bir yapı olduğunu söyleyen Kapucu, mevcut yapay zekâ sistemlerinin bu yönüyle insan beynini tam anlamıyla karşılayamadığını kaydetti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 04 At 01.37.19 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013719-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Yapay zekâdan yararlansanız da son sözü uzmana bırakın</strong></h2>

<p>Yapay zekânın birçok alanda başarılı sonuçlar ortaya koyduğunu belirten Kapucu, buna rağmen elde edilen bilgilerin mutlaka alanında uzman kişiler tarafından değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Yapay zekâya ne kadar veri yüklerseniz, size ancak o kadar sonuç verebilir.” diyen Kapucu, uzman denetimi olmadan kullanılan yapay zekâ uygulamalarında hata ve eksikliklerin ortaya çıkabileceğini ifade etti.</p>

<h2><strong>“Psikiyatristin bilgeliği ve şefkatini makinadan bekleyemeyiz”</strong></h2>

<p>Yapay zekânın artık hayatın bir parçası olduğunu belirten Kapucu, bunu reddetmenin ya da tamamen uzak durmanın gerçekçi olmadığını söyledi.</p>

<p>Radyoloji gibi alanlarda yapay zekânın tanıya önemli katkılar sunduğunu ifade eden Kapucu, psikiyatride ise tanının yalnızca verilerle değil, hekimin klinik deneyimi, gözlemleri, düşünceleri ve empatisiyle konulduğunu vurguladı.</p>

<p>Buna karşın yapay zekânın psikiyatride takip ve izlem süreçlerinde yararlı olabileceğini belirten Kapucu, konuşma hızı, rutin alışkanlıklar ve davranış değişiklikleri gibi verileri analiz ederek hastalığın seyri hakkında önemli geri bildirimler sağlayabileceğini söyledi.</p>

<p>Bazı kişilerin yargılanma korkusu, güven problemleri veya sosyalleşmeyi tercih etmemeleri nedeniyle zaman zaman bir psikiyatrist yerine yapay zekâ ile iletişim kurmayı seçebileceğini belirten Kapucu, buna rağmen hiçbir teknolojinin bir psikiyatri uzmanının bilgeliğini, klinik muhakemesini ve şefkatini yerine koyamayacağını ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 04 At 01.37.19 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013719-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Teknolojiye fazla maruz kalmak dikkat eksikliğine yol açıyor”</strong></h2>

<p>Teknolojinin hayatın vazgeçilmez bir parçası haline geldiğini ancak insanların gerçek sosyal ilişkilerini koruması gerektiğini vurgulayan Kapucu, yalnızlığın ruh sağlığını olumsuz etkileyen önemli faktörlerden biri olduğunu söyledi.</p>

<p>İnsanların kendilerine teknolojiden tamamen uzak, sakin zamanlar ayırmasının önemine dikkat çeken Kapucu, telefon, tablet ve bilgisayar bildirimlerine sürekli maruz kalmanın dikkat dağınıklığına ve kaygıya yol açabileceğini belirtti.</p>

<p>“Anı yaşayabilmek çok kıymetli” diyen Kapucu, ruh sağlığını korumanın en önemli yollarından birinin gerçek ilişkiler içinde kalmak ve teknoloji kullanımında dengeyi sağlayabilmek olduğunu sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/teknoloji-hayati-kolaylastiriyor-ruhu-zorluyor</guid>
      <pubDate>Sat, 04 Jul 2026 09:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013720.jpeg" type="image/jpeg" length="83353"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Duygularını kontrol edemeyenler dikkat! Borderline kişilik bozukluğu hayatınızı alt üst edebilir!]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/duygularini-kontrol-edemeyenler-dikkat-borderline-kisilik-bozuklugu-hayatinizi-alt-ust-edebilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/duygularini-kontrol-edemeyenler-dikkat-borderline-kisilik-bozuklugu-hayatinizi-alt-ust-edebilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı'nın sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Selçuk Aslan, borderline kişilik bozukluğuna ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Duygu düzenleme güçlüğü, dürtü kontrol sorunları ve sağlıksız ilişkilerin hastalığın en belirgin özellikleri arasında yer aldığını belirten Aslan, erken tanı, doğru psikiyatrik destek ve psikoterapinin yaşam kalitesini artırmada kritik rol oynadığını vurguladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı'nın sunduğu <strong>“Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi”</strong> programına konuk olan Psikiyatri Uzmanı <strong>Prof. Dr. Selçuk Aslan</strong>, <strong>borderline kişilik bozukluğunu</strong> tüm yönleriyle anlattı. Borderline kişilik bozukluğunun özellikle dürtü kontrolü, duygu düzenleme ve kişilerarası ilişkilerde ciddi sorunlara yol açtığını belirten Aslan, erken tanı ve uygun tedavinin bireyin yaşam kalitesini önemli ölçüde artırabileceğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Tanı 18 yaşından sonra konuluyor</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğunun toplumda çoğu zaman dengesiz davranışlar ve sürekli duygu değişimleri yaşayan kişiler için kullanılan bir tanımlama olduğunu belirten Prof. Dr. Aslan, kişilik yapısının 18 yaşına kadar gelişimini sürdürdüğünü söyledi.</p>

<p>Aslan, “18 yaşından önce kişilik henüz tam olarak oturmadığı için bu yaş grubundaki bireylere borderline kişilik bozukluğu tanısı konulmaz. Hastalıktan söz edebilmek için belirtilerin erişkin dönemde devam etmesi gerekir” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Ergenlik dönemindeki travmalar hastalığın temelini atabilir!</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğundan söz edebilmek için bireyde dürtü kontrol bozukluğunun da bulunması gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Aslan, bu kişilerde öfke, kaygı ve üzüntü gibi duyguların çok yoğun yaşandığını ve bu duyguları yatıştırmakta güçlük çektiklerini söyledi.</p>

<p>Konuşma ve davranışlarda kendini kontrol edememe, kendine zarar verme eğilimi, eşyalara zarar verme ve öfke sırasında kontrolden çıkma gibi davranışların da görülebildiğini belirten Aslan, bu durumun bireyin günlük yaşamını ve sosyal ilişkilerini ciddi şekilde etkileyebildiğini ifade etti.</p>

<p><strong>Borderline kişilik</strong> özelliği taşıyan bireylerin zaman zaman çevrelerindeki insanların davranış kalıplarını benimsediklerini belirten Prof. Dr. Aslan, bunun karakterin tam olarak oturmamış olmasından kaynaklanabileceğini söyledi.</p>

<p>Bu bireylerde depresyon eğiliminin daha yüksek olabileceğini ifade eden Aslan, “Kendilerini boşlukta hissedebilirler. Yoğun mutsuzluk ve depresyon yaşayabilir, hatta intihar düşünceleri geliştirebilirler” diye konuştu.</p>

<p>Borderline kişilik bozukluğunun gelişiminde ergenlik döneminin kritik öneme sahip olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Selçuk Aslan, bu dönemde yaşanan travmaların kişilik yapılanmasını etkileyebileceğini söyledi.</p>

<p>Sınıf içinde küçük düşürülme, dışlanma, reddedilme ya da karşılıksız kalan duygusal ilişkilerin bireyde “sevilmiyorum” düşüncesini geliştirebildiğini belirten Aslan, “Sevilmediğini düşünen kişiler kabul görmek için aşırı verici davranabilir. Bu da onları maddi ve manevi olarak suistimale açık hale getirebilir” diye konuştu.</p>

<p>Bazı bireylerin zamanla dünyanın, insanların ve hatta kendilerinin kötü olduğuna yönelik inanç geliştirebildiğini belirten Aslan, bunun da yoğun mutsuzluk ve duygusal çöküşe neden olabileceğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07 (3)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-3.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Zeki oldukları halde iş ve sosyal yaşamda başarılı olamayabilirler</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğu olan bireylerin d<strong>uygularını kontrol etmekte zorlandıklarını</strong> söyleyen Prof. Dr. Aslan, grup uyumu, takım çalışması ve kurallara uyma konusunda da güçlük yaşayabileceklerini belirtti.</p>

<p>“Çok zeki ve yüksek potansiyele sahip olsalar bile duygu durumlarını ve davranışlarını yönetmekte zorlandıkları için bulundukları ortamlarda istedikleri başarıyı sürdüremeyebilirler” diyen Aslan, bu durumun işlevselliği önemli ölçüde bozduğunu vurguladı.</p>

<p>Prof. Dr. Aslan, <strong>otizmli bazı kadınlarda</strong> borderline kişilik bozukluğunu düşündüren davranışların görülebileceğini belirterek, özellikle duygusal ilişkilerde kendi haklarını ve çıkarlarını korumakta güçlük yaşayabileceklerini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Tedavide ilaç tek başına yeterli olmuyor</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğunda erken dönemde psikiyatrik destek alınmasının büyük önem taşıdığını söyleyen Prof. Dr. Aslan, <strong>ilaç tedavisinin</strong> duyguların dengelenmesine katkı sağladığını ancak tek başına yeterli olmadığını belirtti.</p>

<p>Aslan, “Mutlaka destekleyici psikoterapi uygulanmalı. Özellikle bilişsel davranışçı yaklaşımlar sayesinde kişiler duygu, düşünce ve davranış ilişkisini anlamayı, dürtülerini tanımayı ve duygularını yönetmeyi öğrenebilir. Terapi uzun vadede kişiye önemli bir içgörü kazandırır” dedi.</p>

<h2><strong>Aile tutumu kişilik gelişiminde belirleyici rol oynuyor</strong></h2>

<p>Gençlik döneminde ailelerin yaklaşımı, çocukların kişilik gelişimini doğrudan etkiliyor.</p>

<p>Gençlik döneminde ebeveyn tutumlarının kişilik gelişiminde belirleyici olduğunu ifade eden Prof. Dr. Aslan, ailelerin çocuklarına hem sorumluluk vermesi hem de kontrollü bir özgürlük alanı tanıması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Aslan, “Gençlerin hayatı deneyimlemelerine fırsat verilmesi, baskıcı olmayan ama tutarlı ve dengeli ebeveyn tutumları sergilenmesi kişilik gelişimini olumlu yönde destekler.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Aslan baskıcı ya da tamamen kontrolsüz tutumlar yerine dengeli ve tutarlı ebeveyn davranışlarının, gençlerin sağlıklı bir kişilik geliştirmesine katkı sağladığını kaydederek şunları söyledi:</p>

<blockquote>
<p>“Gençlik döneminde aile tutumları çok önem taşıyor. Ebeveyn davranışları çocukların kişilik yapısına uygun, dengeli ve tutarlı olursa çocuklar ve gençler daha az bocalar. Gençlere aşırı baskı kurmadan onlara alan açmak, sorumluluk vermek, kontrollü bir şekilde hayatı deneyimlemelerine fırsat tanımak kişilik gelişimini olumlu yönde destekler.”</p>
</blockquote>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-2.jpeg" width="1600" /></h2>

<h2><strong>Borderline ile bipolar bozukluk karıştırılabiliyor</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğunun toplumda zaman zaman <strong>bipolar bozukluk ile karıştırıldığını</strong> belirten Prof. Dr. Aslan, iki hastalığın birbirinden farklı olduğunu söyledi.</p>

<p>Aslan, “Bipolar bozuklukta duygu durum değişimleri haftalar ya da aylar sürebilen depresif ve manik dönemler halinde görülür. Borderline kişilik bozukluğunda ise duygu değişimleri çok daha hızlıdır ve çoğu zaman çevresel olaylarla tetiklenir. Bu nedenle doğru tanı, doğru tedavi açısından büyük önem taşır” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/duygularini-kontrol-edemeyenler-dikkat-borderline-kisilik-bozuklugu-hayatinizi-alt-ust-edebilir</guid>
      <pubDate>Tue, 30 Jun 2026 09:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-4.jpeg" type="image/jpeg" length="45351"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Meme kanseri tedavisine başarının anahtarı: Kişiye özel tedavi planlaması]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/meme-kanseri-tedavisine-basarinin-anahtari-kisiye-ozel-tedavi-planlamasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/meme-kanseri-tedavisine-basarinin-anahtari-kisiye-ozel-tedavi-planlamasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Ekmel Tezel, meme kanserinde artık tek tip tedavi döneminin geride kaldığını vurguladı. Erken tanının önemine dikkat çeken Tezel, tümörün moleküler özelliklerine göre kişiye özel tedavi planlamasının hem yaşam süresini hem de yaşam kalitesini artırdığını anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Meme kanseri, dünyada ve Türkiye’de kadınlarda en sık görülen kanser türü olmayı sürdürüyor. Yaşın ilerlemesiyle birlikte risk artarken, görüntüleme yöntemlerindeki gelişmeler sayesinde hastalık çok daha erken evrelerde tespit edilebiliyor.</p>

<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu <strong>”Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi”</strong> programına konuk olan Genel Cerrahi Uzmanı <strong>Prof. Dr. Ekmel Tezel</strong>, meme kanseri tedavisindeki güncel yaklaşımları anlatarak erken tanı, kişiye özel tedavi ve yaşam kalitesini koruyan cerrahi yöntemlerin önemine dikkat çekti.</p>

<h2><strong>Kanal içi kanserlerde başarı oranı yüzde 100’e yaklaşıyor</strong></h2>

<p>Yaş ilerledikçe meme kanseri görülme sıklığının arttığını belirten Prof. Dr. Tezel, son yıllarda mamografi ve diğer görüntüleme yöntemlerindeki gelişmeler sayesinde kanal içi kanserlerin daha sık tespit edildiğini söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Tezel, “Kanal içi kanser evre 0 (sıfır) olarak kabul ettiğimiz, <strong>duktal karsinoma in situ</strong> dediğimiz, tümör hücrelerinin henüz süt kanalları içinde hapsolduğu ve çevre dokulara yayılmadığı durumdur” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu evrede yakalanan hastalarda tedavinin oldukça başarılı olduğunu belirten Tezel, “Kanal içi kanserlerin tedavisi çok daha kolaydır ve hayatta kalma ihtimali neredeyse yüzde 100’dür” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.01 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150701-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Memeyi koruyan cerrahiler ön planda</strong></h2>

<p>Kanal içi kanserlerin çoğunlukla mamografide görülen <strong>mikrokalsifikasyonlar</strong> sayesinde saptandığını belirten Prof. Dr. Tezel, hastalığın yaygınlığına göre farklı cerrahi yöntemlerin tercih edildiğini söyleyerek şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p>“Kireçlenme yalnızca sınırlı bir bölgede ise memeyi koruyarak sadece o alanı çıkarıyoruz ve sonrasında radyoterapi uyguluyoruz. Eğer yaygın bir tutulum söz konusuysa memenin iç dokusunu boşaltıp protez yerleştiriyoruz. Bu durumda çoğu zaman radyoterapiye ihtiyaç kalmıyor.”</p>
</blockquote>

<h2><strong>Meme kanseri riskini artıran ve azaltan faktörler</strong></h2>

<p>Meme kanseri gelişiminde kadın olmak, yaşın ilerlemesi, erken adet görmek, geç menopoza girmek ve ailesel yatkınlık gibi değiştirilemeyen risk faktörlerinin bulunduğunu belirten Prof. Dr. Tezel, yaşam tarzının da önemli rol oynadığını vurguladı.</p>

<p>Beslenme alışkanlıkları, sigara ve alkol kullanımı ile dışarıdan alınan hormonların riski etkileyebildiğini ifade eden Tezel, <strong>östrojen hormonunun</strong> meme kanserinde önemli bir etken olduğuna dikkat çekti.</p>

<p>Menopoz döneminde kullanılan hormon replasman tedavilerinin mutlaka meme kontrolleri yapıldıktan sonra başlanması gerektiğini belirten Prof. Dr. Tezel, tedavi süresinin uzamasının riski artırabildiğini söyleyerek, “Menopoz semptomlarının kontrolü için yaklaşık iki yıllık kullanım çoğu zaman yeterli oluyor. Ancak bu süre beş yıl ve üzerine çıktığında meme kanseri riski artabiliyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Doğum kontrol hapları konusunda da benzer bir durumun söz konusu olduğunu belirten Tezel, uzun süreli kullanımın dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.05" class="detail-photo img-fluid" height="700" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150705.jpeg" width="1193" /></p>

<h2><strong>Meme kanserinde tedaviler artık tümörün kimliğine göre belirleniyor</strong></h2>

<p>Meme kanseri cerrahisinde son 30 yılda önemli değişimler yaşandığını belirten Prof. Dr. Tezel, son 10 yılda ise tedavilerin çok daha <strong>kişiselleştiğini</strong> söyledi.<br />
Daha önce moleküler alt tiplere göre değil de anatomik evrelere göre hastalara cerrahi tedavi, kemoterapi, ışın tedavisi önerildiğini belirten Prof. Dr. Ekmel Tezel şunları kaydetti:</p>

<blockquote>
<p>“Şimdi artık moleküler alt tipleri de işin içine kattık. Tümör çok küçük, koltuk altında bir metastaz varken eğer bu östrojene duyarlı bir tümör ve çoğalma hızı düşükse mesela ameliyattan çok büyük fayda görüyor. Eğer östrojen negatif ve akıllı ilaçtan fayda görecek yani HER2 reseptörü pozitifse onu hiç bir şekilde ameliyat etmeyip önce ilaç tedavisine, kemoterapiye gönderiyoruz. Üçlü negatif dediğimiz tümör tipi ise çoğu kez artık koltuk altı durumuna da bakmaksızın, öncelikle kemoterapi ile başlıyoruz tedaviye.”</p>
</blockquote>

<p>Prof. Dr. Ekmel Tezel meme kanserinde kişiye özel tedavilerin önemini vurguladı. Östrojen duyarlı ve çoğalma hızı düşük tümörlerde cerrahinin büyük fayda sağladığını belirten Tezel, bazı tümör tiplerinde ise ameliyatın ilk seçenek olmaktan çıktığını ifade etti.</p>

<p>Özellikle genç hastalarda uygulanan bu yeni tedavi yaklaşımlarının önemli avantajlar sağladığını belirten Prof. Dr. Tezel, şöyle konuştu:</p>

<blockquote>
<p>“Bu özellikle genç hastalarda görülen bir durum; bu meme kaybıyla sonlanmadığı gibi bu tedavi yöntemi daha da iyisi koltuk altındaki lenf bezlerini korumuş oluyoruz.''</p>

<p>''Meme kanseri tedavisinde amacımız hem daha uzun hem de daha kaliteli bir hayat sunmak o yüzden her hastaya özel değerlendirme ile kişiye özel tedavi planlaması yapıyoruz.”</p>
</blockquote>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.02 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="907" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150702-1.jpeg" width="1600" /></h2>

<h2><strong>Ameliyat öncesi işaretleme teknikleri başarıyı artırıyor</strong></h2>

<p>Meme kanseri cerrahisinde ameliyat öncesi yapılan işaretlemelerin cerrahi başarısını artırdığını belirten Prof. Dr. Tezel, tümör ve gerekli durumlarda lenf bezlerinin <strong>marker</strong> adı verilen özel işaretleyicilerle belirlenebildiğini söyledi.</p>

<p>Bazı hastalarda mamografi eşliğinde tel ile işaretleme de yapıldığını anlatan Tezel, bu yöntem sayesinde çıkarılacak dokunun sınırlarının çok daha doğru belirlenebildiğini ifade etti.</p>

<p>Modern meme cerrahisinin en önemli amaçlarından birinin <strong>gereksiz doku çıkarımını önlemek</strong> olduğunu belirten Prof. Dr. Tezel, ameliyat sırasında uygulanan sentinel lenf nodu biyopsisinin bu konuda önemli avantajlar sağladığını söyleyerek şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p>“Ameliyat sırasında özel bir boya veriyoruz. Boyanın ulaştığı ilk lenf bezlerini çıkarıp patologlarımız değerlendiriyor. Böylece tüm lenf bezlerininin tamamını almak zorunda kalmadan cerrahinin sınırlarını belirleyebiliyoruz.”</p>
</blockquote>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.02" class="detail-photo img-fluid" height="694" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150702.jpeg" width="1081" /></h2>

<h2><strong>Amaç sadece hayatı uzatmak değil, yaşam kalitesini de korumak</strong></h2>

<p>Meme kanseri tedavisindeki temel hedefin yalnızca hastalığı ortadan kaldırmak olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Tezel, yaşam kalitesinin korunmasının da en az tedavinin başarısı kadar önemli olduğunu söyleyerek, “Meme kanseri tedavisinde amacımız hem daha uzun hem de daha kaliteli bir hayat sunmak. Bu nedenle her hastayı ayrı değerlendiriyor ve kişiye özel tedavi planı oluşturuyoruz” diye konuştu.</p>

<h2><strong>“Bizi korkutan hastalık değil, hastalık hakkındaki düşüncemiz”</strong></h2>

<p>Tedavinin yalnızca cerrahi ve ilaçlardan ibaret olmadığını belirten Prof. Dr. Tezel, hasta-hekim iletişiminin önemine dikkat çekerek, “Bizi korkutan hastalık değil, hastalık hakkındaki düşüncemizdir. Tedaviye başlamadan önce hastanın duygu durumunu anlamak, kaygılarını dinlemek ve onu sürece hazırlamak son derece önemlidir” diye konuştu.</p>

<p>Tedavi sonrasında ilk 2-3 yıl altı ayda bir, daha sonra ise yılda bir kontrolün yeterli olduğunu belirten Prof. Dr. Tezel, yaşam tarzı değişikliklerinin de nüks riskini azaltabileceğini söyledi.</p>

<p>Düzenli yürüyüş yapmak, aktif kalmak, yoga ve pilates gibi hem fiziksel hem de zihinsel rahatlama sağlayan aktivitelerle ilgilenmek ve sosyal yaşamı sürdürmenin önemine dikkat çeken Tezel, hastaların yalnızca hastalık üzerine konuşulan ortamlarda bulunmak yerine farklı sosyal faaliyetlere katılmalarını önerdi. Tezel, “Ameliyatlar nasıl kişiye göre planlanıyorsa, ameliyat sonrası yaşam değişiklikleri de kişinin karakterine, beklentilerine ve yaşam biçimine göre planlanmalıdır” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.01" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150701.jpeg" width="1600" /></p>

<p>Prof. Dr. Tezel, gelecekte meme kanseri tedavisinde medikal tedaviler ve genetik temelli uygulamaların daha da ön plana çıkacağını belirterek, kişiye özel tedavi anlayışının giderek güçleneceğini sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/meme-kanseri-tedavisine-basarinin-anahtari-kisiye-ozel-tedavi-planlamasi</guid>
      <pubDate>Tue, 16 Jun 2026 09:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150702-2.jpeg" type="image/jpeg" length="22279"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[KİM NE KADAR MAAŞ ALACAK? Temmuz zammı sonrası memur, emekli ve kamu çalışanı maaşları: 33 meslek için maaş tablosu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ara zam sonrası memur, emekli ve kamu çalışanı maaşları için yeni hesaplama yapıldı. Hakim, savcı, polis, öğretmen, hemşire, zabıta, itfaiyeci, infaz koruma memuru, mübaşir, vaiz, mühendis, kamu işçisi, SSK ve Bağ-Kur emeklisi maaşlarında güncel tablo ortaya çıktı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ara zam için milyonlarca memur, emekli ve kamu çalışanının beklediği maaş hesabı yeniden güncellendi. TÜİK’in 3 Temmuz'da enflasyon verisini açıklamasıyla birlikte 6 aylık zam oranı netleşirken, memur, memur emeklisi, SSK ve Bağ-Kur emeklileri için yeni maaş tahminleri de ortaya çıktı. Hakim, savcı, polis, öğretmen, hemşire, zabıta, itfaiyeci, infaz koruma memuru, vaiz, mühendis ve kamu işçisi gibi birçok meslek grubunda Temmuz sonrası beklenen maaşlar tek tek hesaplandı. İşte en güncel Temmuz zammı tablosu ve meslek meslek yeni maaş beklentileri...</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu</guid>
      <pubDate>Mon, 08 Jun 2026 15:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/kim-ne-kadar-maas-aliyor-emekli-memur-kamu-temmuz-zammi.webp" type="image/jpeg" length="49661"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN DEĞERLİ TÜRK FUTBOLCULAR: İŞTE GÜNCELLENEN PİYASA DEĞERLERİYLE EN DEĞERLİ TÜRK OYUNCULAR]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[En değerli Türk oyuncular listesi yeniden güncellendi. Avrupa’da ve Süper Lig’de öne çıkan en değerli Türk futbolcular arasındaki sıralama değişirken, en değerli Türk futbolcuları kimler sorusu da yeniden gündeme geldi. Piyasa değeri artan yıldızlar, dikkat çeken performanslar ve yükselen genç yeteneklerle şekillenen en değerli Türk futbolcular güncel listesinde tüm detaylar bu fotogaleride.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>En değerli Türk oyuncular listesi bir kez daha güncellendi. Avrupa’nın önde gelen liglerinde forma giyen ve Süper Lig’de performansıyla öne çıkan isimlerin yer aldığı bu sıralama, en değerli Türk futbolcular arasındaki rekabeti net biçimde ortaya koyuyor. Piyasa değerleri, yaş, performans ve uluslararası etki kriterleri dikkate alınarak hazırlanan listede, en değerli Türk futbolcuları kimler sorusunun yanıtı dikkat çekiyor. İşte en değerli Türk futbolcular güncel listesi ve detayları…</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli</guid>
      <pubDate>Fri, 05 Jun 2026 10:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/en-degerli-turk-futbolcular-1.webp" type="image/jpeg" length="70738"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[A MİLLİ TAKIMDAN DÜNYA SIRALAMASINDA SIÇRAMA! İşte kadro değeri, güncel kadro ve maç programı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[A Milli Futbol Takımı’nın 2026 Dünya Kupası yolculuğu başladı. İşte Montella’nın aday kadrosu, hazırlık maçları, D Grubu fikstürü ve ay-yıldızlıların piyasa değeri hakkında tüm detaylar!]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>A Milli Futbol Takımı, Vincenzo Montella yönetiminde 24 yıllık Dünya Kupası hasretini sona erdirerek 2026 FIFA Dünya Kupası yolculuğuna hazırlanıyor. Geçtiğimiz günlerde açıklanan geniş aday kadro, turnuva öncesi hazırlık maçları, grup fikstürü ve ay-yıldızlı ekibin toplam piyasa değeri futbolseverlerin gündeminde. İşte A Milli Takım’ın Dünya Kupası öncesi merak edilen tüm detayları…</p>

<h3></h3>

<h2></h2></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi</guid>
      <pubDate>Tue, 19 May 2026 21:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/amillitakim-1.webp" type="image/jpeg" length="95854"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN PAHALI OYUNCULAR! İşte güncel sıralamayla Süper Lig'in en değerli 20 futbolcusu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Süper Lig’de oyuncuların piyasa değerleri yeniden şekillendi. Güncel Transfermarkt verileri doğrultusunda ligde forma giyen futbolcular arasından en yüksek piyasa değerine sahip 20 isim belirlendi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Süper Lig ekiplerinde forma giyen oyuncuların piyasa değeri sıralaması da yeniden şekillendi. Güncel verilerle birlikte Süper Lig’in en değerli 20 futbolcusu netleşti. İşte listenin tamamı…</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri</guid>
      <pubDate>Mon, 18 May 2026 14:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/guncel-liste-super-lig-oyuncular.webp" type="image/jpeg" length="90718"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EMEKLİYE ÖTV’SİZ ARAÇ DÜZENLEMESİ 2026 SON DURUM: Emekliye ÖTV’siz araba şartları ve araç fiyatları]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Son dakika gelişmesi: emekliye ÖTVsiz araç düzenlemesi gündemde. ÖTVsiz araç fiyatları ve araç listesi 2026 detaylarıyla ÖTV indirimi ve muafiyet kapsamı netleşiyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Emekliye ÖTVsiz araç düzenlemesi 2026 yılında en çok konuşulan başlıklar arasında yer alıyor. Özellikle emekliye ÖTVsiz araç listesi 2026 kapsamında hangi modellerin yer alacağı ve kimlerin bu haktan yararlanabileceği araştırılıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari</guid>
      <pubDate>Sat, 16 May 2026 08:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-son-durum.webp" type="image/jpeg" length="27174"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[3. ODTÜ Jonglörlük Festivali'nde sanatçıların performansı beğeni topladı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ODTÜ Jonglörler Topluluğu tarafından düzenlenen 3. ODTÜ Jonglörlük Festivali, Başkentli sanatseverleri ve öğrencileri bir araya getirmeye devam ediyor. ODTÜ Büyük Spor Salonu ve çevresinde süren etkinlikler kapsamında, havanın kararmasıyla birlikte sahne alan sanatçılar, ateşle yaptıkları tehlikeli ve estetik gösterilerle geceyi aydınlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ODTÜ Jonglörler Topluluğu tarafından bu yıl üçüncüsü düzenlenen 3. ODTÜ Jonglörlük Festivali, ODTÜ Büyük Spor Salonu’nda tüm coşkusuyla devam ediyor. Festival programı kapsamında sahne alan sanatçıların gece karanlığında gerçekleştirdiği ateş gösterileri, izleyicilere adrenalin dolu anlar yaşattı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sanatçıların ateşli asalar ve çeşitli ekipmanlarla sergilediği estetik figürler, jonglörlük sanatının sınırlarını zorlayan performanslara sahne oldu. Hem teknik ustalığın hem de görsel sanatın harmanlandığı festival, Başkentli sanatseverler ve öğrenciler tarafından ilgiyle takip ediliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ahmet Çağatay Bayraktar</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi</guid>
      <pubDate>Sun, 03 May 2026 10:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/a-a-20260503-41275051-41275034-o-d-t-u-j-o-n-g-l-o-r-l-u-k-f-e-s-t-i-v-a-l-i.jpg" type="image/jpeg" length="72222"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ASGARİ ÜCRET VE EMEKLİ MAAŞLARINA ARA ZAM TALİMATI: İşte masadaki rakamlar]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye’de milyonlarca çalışan ve emekliyi doğrudan ilgilendiren maaş düzenlemelerine ilişkin yeni iddialar gündemde... Asgari ücret ve emekli maaşlarına ek zam yapılacağı söylentisi seçim hazırlıklarıyla birlikte ekonomi politikalarında değişim beklentisini artırdı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye’de milyonlarca çalışan ve emekliyi ilgilendiren maaş düzenlemeleriyle ilgili kulis bilgileri gündemi hareketlendirdi. Asgari ücret ve emekli maaşlarına ek zam yapılabileceği yönündeki iddialar, seçim hazırlıklarıyla birlikte ekonomi politikalarında değişim sinyali olarak yorumlanıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 14:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/emekli-asgariucretli-seyyanen-zam.webp" type="image/jpeg" length="37255"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN DEĞERLİ MİLLİ TAKIMLAR GÜNCEL LİSTE: Türkiye kaçıncı sırada?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2026’nın en değerli milli takımları açıklandı! Türkiye A Milli Takımı, kadro değerinde 40 milyon euroluk artışla büyük bir sıçrama yaptı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Uluslararası futbol arenasında milli takımların piyasa değerleri güncellendi. 2026 yılının Mart ayı itibarıyla açıklanan listede, Türkiye A Milli Futbol Takımı büyük bir çıkış yakalayarak dikkatleri üzerine çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Türkiye de sıralamada yer buldu</strong></h2>

<p>Genç ve Avrupa’da forma giyen futbolcuların değerindeki artış, bu sıçramanın en büyük nedenlerinden biri olarak gösteriliyor. Özellikle Arda Güler ve Kenan Yıldız gibi isimlerin performansları, milli takımın piyasa değerine ciddi katkı sağladı. İşte dünyanın en değerli milli takımları!</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada</guid>
      <pubDate>Mon, 23 Mar 2026 15:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/03/en-degerli-milli-takimlar-turkiye-kacinci.webp" type="image/jpeg" length="57643"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
