<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>24 Saat Gazetesi Ankara</title>
    <link>https://www.24saatgazetesi.com</link>
    <description>Ankara son dakika haberleri, asayiş, trafik kazası ve yangın olayları Gazeteciler Cemiyeti yayın organı 24 Saat'te. Günün maçı saat kaçta, ne zaman, hangi kanalda?</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.24saatgazetesi.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>24 Saat Gazetesi Ankara - Copyright © 2026. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Mon, 03 Aug 2026 14:32:18 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[YouTube neden açılmıyor? YouTube çöktü mü 3 Ağustos 2026? 3 Ağustos 2026 YouTube hata bildirimlerinde son durum]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/youtube-neden-acilmiyor-youtube-coktu-mu-3-agustos</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/youtube-neden-acilmiyor-youtube-coktu-mu-3-agustos" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[YouTube çöktü mü, neden açılmıyor? 3 Ağustos 2026 tarihinde bazı kullanıcılar YouTube'da video yüklenmemesi, akışın yenilenmemesi ve uygulamaya erişim sorunları yaşadıklarını bildirdi. Peki, YouTube'da genel bir kesinti mi var?]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>YouTube</strong> kullanıcılarının bir bölümü, <strong>3 Ağustos 2026 Pazartesi</strong> günü platforma erişim sırasında çeşitli sorunlar yaşadıklarını bildirdi. Özellikle video yüklenmemesi, ana sayfa akışının yenilenmemesi, uygulamanın açılmaması ve içeriklerin geç yüklenmesi nedeniyle "YouTube çöktü mü?", "YouTube neden açılmıyor?" ve "YouTube'da erişim sorunu mu var?" soruları gündeme geldi. Kullanıcı bildirimleri artarken, platformun durumuna ilişkin resmi açıklamalar da yakından takip ediliyor.</p>

<h2><strong>YouTube'da Erişim Sorunu Mu Yaşanıyor?</strong></h2>

<p>3 Ağustos günü özellikle sabah saatlerinden itibaren bazı kullanıcılar YouTube'a erişimde sorun yaşadıklarını sosyal medya platformlarında paylaşmaya başladı. Bildirimlerde en sık dile getirilen problemler arasında videoların açılmaması, ana sayfanın yenilenmemesi ve içeriklerin uzun süre yüklenmemesi yer aldı.</p>

<p>Sorunun tüm kullanıcıları aynı şekilde etkilemediği görülürken, bazı kullanıcılar platformu sorunsuz kullanmaya devam etti. Bu durum, yaşanan problemin bölgesel veya bağlantı türüne göre farklılık gösterebileceğini ortaya koyuyor.</p>

<h3><strong>YouTube Çöktü Mü? Downdetector Verileri Ne Gösteriyor?</strong></h3>

<p>Kullanıcıların bildirdiği sorunlar, çevrim içi hizmetlerde yaşanan kesintileri takip eden <strong>Downdetector</strong> platformuna da yansıdı. Son 24 saatlik verilere göre YouTube için hata bildirimlerinde belirli dönemlerde artış gözlemlendi.</p>

<p>Bununla birlikte, bildirilen sorunların büyük çaplı ve küresel bir kesintiye işaret edecek seviyede olmadığı, son saatlerde ise kullanıcı raporlarının dalgalı şekilde devam ettiği görülüyor.</p>

<p>Downdetector verileri, kullanıcı bildirimlerine dayandığı için tek başına platform genelinde kesin bir kesinti yaşandığını göstermiyor. Ancak benzer şikâyetlerin aynı zaman diliminde yoğunlaşması, bazı bölgelerde erişim problemleri yaşanabileceğine işaret ediyor.</p>

<p><img alt="Youtube'dan Türkiye'de Büyük Zam Premium Abonelik Ücretleri Arttı" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/youtubedan-turkiyede-buyuk-zam-premium-abonelik-ucretleri-artti.jpg" width="864" /></p>

<h3><strong>YouTube Neden Açılmıyor?</strong></h3>

<p>YouTube'da yaşanan erişim probleminin nedeni hakkında platformun sahibi Google tarafından henüz resmi bir açıklama yapılmadı.</p>

<p>Benzer durumlarda erişim sorunları;</p>

<ul>
 <li>
 <p>Sunucu tarafındaki teknik aksaklıklar,</p>
 </li>
 <li>
 <p>Bölgesel internet altyapısı sorunları,</p>
 </li>
 <li>
 <p>CDN (içerik dağıtım ağı) kaynaklı gecikmeler,</p>
 </li>
 <li>
 <p>Uygulama güncellemesi sırasında yaşanan hatalar,</p>
 </li>
 <li>
 <p>İnternet servis sağlayıcılarından kaynaklanan bağlantı problemleri</p>
 </li>
</ul>

<p>gibi farklı nedenlerden kaynaklanabiliyor.</p>

<p>Resmi açıklama yapılıncaya kadar yaşanan erişim probleminin kesin nedeni bilinmiyor.</p>

<h3><strong>Kullanıcılar Hangi Sorunları Bildiriyor?</strong></h3>

<p>3 Ağustos'ta yapılan kullanıcı bildirimlerinde öne çıkan problemler şunlar oldu:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Ana sayfa akışının yenilenmemesi,</p>
 </li>
 <li>
 <p>Videoların yüklenmemesi,</p>
 </li>
 <li>
 <p>Uygulamanın geç açılması,</p>
 </li>
 <li>
 <p>Arama sonuçlarının görüntülenememesi,</p>
 </li>
 <li>
 <p>Video oynatma sırasında hata mesajı alınması,</p>
 </li>
 <li>
 <p>Canlı yayınlara erişimde gecikmeler,</p>
 </li>
 <li>
 <p>Web sürümü ve mobil uygulamada bağlantı sorunları.</p>
 </li>
</ul>

<p>Sorunların kullanıcıların tamamını etkilemediği, bazı bölgelerde platformun normal şekilde çalışmaya devam ettiği görüldü.</p>

<p><img alt="Google, Gmail ve YouTube'a erişim sorunu! Bakanlıktan açıklama geldi" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2025/09/1747857573228-google-ai-google-yapay-zekasi.jpg" width="1920" /></p>

<h3><strong>Google'dan Resmi Açıklama Geldi Mi?</strong></h3>

<p>3 Ağustos 2026 itibarıyla Google veya YouTube tarafından erişim sorununa ilişkin resmi bir açıklama paylaşılmış değil.</p>

<p>Şirketten yeni bir açıklama yapılması veya platformun durum sayfasında güncelleme yayımlanması halinde kamuoyu bilgilendirilecek.</p>

<h3><strong>YouTube Çalışmıyorsa Ne Yapılabilir?</strong></h3>

<p>Sorunun cihazdan mı yoksa platformdan mı kaynaklandığını anlamak için kullanıcılar şu adımları deneyebilir:</p>

<ul>
 <li>
 <p>İnternet bağlantısını kontrol edin.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
 </li>
 <li>
 <p>Wi-Fi ve mobil veri arasında geçiş yapın.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Uygulamayı tamamen kapatıp yeniden açın.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Google Play Store veya App Store üzerinden güncelleme olup olmadığını kontrol edin.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Tarayıcı önbelleğini temizleyin.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Farklı bir cihazdan veya tarayıcıdan giriş yapmayı deneyin.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Downdetector gibi platformlardan genel bir kesinti olup olmadığını kontrol edin.</p>
 </li>
</ul>

<p>Platform kaynaklı genel bir kesinti yaşanıyorsa, sorunun giderilmesi Google'ın teknik ekipleri tarafından gerçekleştirilecektir.</p>

<p><img alt="Kullanıcılar Internette En Çok Video Izledi, Trafikte Ilk Sırayı Youtube Aldı" class="detail-photo img-fluid" height="874" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/kullanicilar-internette-en-cok-video-izledi-trafikte-ilk-sirayi-youtube-aldi.png" width="1578" /></p>

<h3><strong>YouTube Erişim Sorununda Son Durum</strong></h3>

<p>3 Ağustos 2026 itibarıyla YouTube'da bazı kullanıcıların erişim ve video yükleme sorunları yaşadığına ilişkin bildirimler bulunuyor. Ancak şu ana kadar platform genelini etkileyen küresel bir kesintiyi doğrulayan resmi bir açıklama yapılmadı.</p>

<p>Kullanıcı raporları ile hata takip platformlarında görülen bildirimler takip edilirken, sorunun teknik bir aksaklıktan kaynaklanıp kaynaklanmadığına ilişkin Google'dan gelecek açıklamalar bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nida Çitler</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Bilim - Teknoloji</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/youtube-neden-acilmiyor-youtube-coktu-mu-3-agustos</guid>
      <pubDate>Mon, 03 Aug 2026 14:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/youtube-abdli-gencin-actigi-sosyal-medya-bagimliligi-davasinda-uzlasmaya-vardi.jpg" type="image/jpeg" length="68272"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Savunma ve havacılık ihracatında yükseliş: 7 ayda 5,7 milyar dolar aşıldı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/savunma-ve-havacilik-ihracatinda-yukselis-7-ayda-57-milyar-dolar-asildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/savunma-ve-havacilik-ihracatinda-yukselis-7-ayda-57-milyar-dolar-asildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye savunma ve havacılık sanayisi ihracatında yükseliş görüldü. Temmuz ayında sektör ihracatı yüzde 14,4 artarak 1,12 milyar dolara çıktı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün, Türkiye'nin <strong>savunma</strong> ve <strong>havacılık</strong> <strong>sanayisi</strong> sektörüne ilişkin temmuz ayı <strong>ihracat</strong> verilerini paylaştı.</p>

<p>Görgün, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, sektörün ihracattaki yükselişini sürdürdüğünü belirterek, temmuz ayı ihracatının geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 14,4 arttığını aktardı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Savunma sanayisi ihracatı temmuzda 1,12 milyar dolara ulaştı</strong></h2>

<p>Savunma ve havacılık sanayisi sektörünün temmuz ayında gerçekleştirdiği ihracat 1,12 milyar dolar olarak kaydedildi.</p>

<p>Haluk Görgün, sektörün ihracat performansında istikrarlı artışın devam ettiğini belirterek, Türkiye'nin savunma sanayisindeki üretim kapasitesi ve mühendislik kabiliyetlerinin ihracat rakamlarına yansıdığını ifade etti.</p>

<h3><strong>7 aylık ihracat 5,7 milyar doları geçti</strong></h3>

<p>Görgün, ocak-temmuz dönemine ilişkin verileri de kamuoyuyla paylaştı.</p>

<p>Buna göre sektörün yılın ilk 7 ayındaki ihracatı, geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 26,2 artarak 5 milyar 787 milyon dolara yükseldi.</p>

<p>Savunma ve havacılık sanayisinin son 12 aylık ihracatının ise 11,2 milyar dolar seviyesine ulaştı.</p>

<h3><strong>Savunma sanayisinde ihracat hedefleri sürüyor</strong></h3>

<p>Haluk Görgün, Türkiye'nin savunma sanayisinde sahip olduğu mühendislik gücü, üretim altyapısı ve <strong>küresel</strong> <strong>rekabet</strong> kapasitesiyle ihracattaki yükselişin devam ettiğini söyledi.</p>

<p>Görgün, savunma sanayisi ekosisteminde yer alan şirketlerin, mühendislerin, teknisyenlerin ve diğer paydaşların katkısıyla elde edilen ihracat rakamlarının Türkiye'nin teknolojik kapasitesini gösterdiğini ifade etti.</p>

<p></p>

<blockquote class="twitter-tweet">
<p dir="ltr" lang="tr">Savunma ve Havacılık Sanayiimiz Temmuz Ayında da İhracattaki İstikrarlı Yükselişini Sürdürdü!<br />
<br />
📈 Savunma ve havacılık ihracatımız Temmuz 2026’da, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 14,4 artışla 1,12 milyar dolara ulaştı.<br />
<br />
📊 Ocak–Temmuz döneminde ihracatımız, geçen yılın aynı… <a href="https://t.co/Vsoy8LDMzW" rel="nofollow">pic.twitter.com/Vsoy8LDMzW</a></p>
— Prof. Dr. Haluk Görgün (@halukgorgun) <a href="https://x.com/halukgorgun/status/2084223382531322363?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">August 3, 2026</a></blockquote>
<script async src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/savunma-ve-havacilik-ihracatinda-yukselis-7-ayda-57-milyar-dolar-asildi</guid>
      <pubDate>Mon, 03 Aug 2026 14:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/savunma-ve-havacilik-sanayisinden-temmuzda-112-milyar-dolarlik-ihracat.png" type="image/jpeg" length="82731"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[DEM Parti İmralı Heyeti paylaştı: Öcalan'dan 'çerçeve yasa' mesajı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/dem-parti-imrali-heyeti-paylasti-ocalandan-cerceve-yasa-mesaji</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/dem-parti-imrali-heyeti-paylasti-ocalandan-cerceve-yasa-mesaji" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[DEM Parti İmralı Heyeti, terör örgütü PKK elebaşı Abdullah Öcalan ile gerçekleştirdiği yaklaşık 3 saatlik görüşmenin ardından Öcalan'ın mesajını kamuoyuyla paylaştı. Öcalan, "Henüz her şey çözülmüş değildir. Ancak negatif yaklaşmayı gerektiren bir durum da yoktur" derken, sürecin ilerlemesi için Meclis'in çıkaracağı yasanın önemine dikkat çekti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>DEM Parti İmralı Heyeti üyeleri, 2 Ağustos Pazar günü İmralı Adası'na giderek <strong>terör örgütü PKK elebaşı Abdullah Öcalan</strong> ile görüştü. Yaklaşık 3 saat süren görüşmenin ardından Öcalan'ın sürece ilişkin mesajı kamuoyuyla paylaşıldı.</p>

<p>Heyette Pervin Buldan, Mithat Sancar ve Özgür Faik Erol yer aldı.</p>

<h2><strong>Öcalan'dan sürece ilişkin mesaj</strong></h2>

<p>Abdullah Öcalan, mesajında sürecin henüz tamamlanmadığını ancak olumsuz bir yaklaşım için de gerekçe bulunmadığını belirtti.</p>

<p>Öcalan, "Henüz her şey çözülmüş değildir. Ancak negatif yaklaşmayı gerektiren bir durum da yoktur. Önemli olan, bu adımın doğru anlaşılması ve herkesin sürecin başarısı için sorumluluk üstlenmesidir" ifadelerini kullandı.</p>

<h3><strong>"Siyasetin çıkaracağı yasa anahtar niteliğinde"</strong></h3>

<p>Sürecin ilerlemesinde Meclis'in çıkaracağı yasanın belirleyici olacağını savunan Öcalan, "Siyasetin çıkaracağı yasa, bu sürecin önünü açacak anahtar niteliğindedir. Demokratik Cumhuriyet'e sonuna kadar kapı aralanmaktadır" dedi.</p>

<h3><strong>"Demokratikleşme sürecinin başlangıcındayız"</strong></h3>

<p>Öcalan, mesajında süreci tarihsel bir dönüm noktası olarak nitelendirdi.</p>

<p>"Bin kilometrelik yol bir adımla başlar" ifadeleriyle başlayan mesajında Öcalan, "Bu yasa ile tarihsel bir sorunu çözmek için yola çıkıyoruz. En az Cumhuriyet'in kuruluşu kadar önemli olacak bir demokratikleşme sürecinin başlangıcındayız" değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p>Cumhuriyet'in kuruluş sürecindeki emek ve fedakârlığa dikkat çeken Öcalan, demokratik cumhuriyet için de aynı ciddiyetle çalışılması gerektiğini ifade etti.</p>

<h3><strong>"Bu yalnızca Kürtlerin değil, herkesin ihtiyacıdır"</strong></h3>

<p>Atılacak adımın yalnızca belirli bir kesimi değil, Türkiye'de yaşayan tüm yurttaşları ilgilendirdiğini belirten Öcalan, sürecin ülkenin ve bölgenin geleceğini etkileyebileceğini savundu.</p>

<p>Öcalan, "Bu yalnızca Kürtlerin veya bir kesimin değil, bu topraklarda yaşayan herkesin ihtiyacıdır. Atılacak adım, ülkenin ve bölgenin kaderini etkileyecek; demokratik hukukun gelişmesinin, ekonomik olanakların büyümesinin önünü açacaktır. Bu, 86 milyon için yapılacak büyük bir hizmettir" ifadelerini kullandı.</p>

<h3><strong>"Barışa ve ekonomiye devasa katkısı olacaktır"</strong></h3>

<p>Toplumun örgütlülüğüne vurgu yapan Öcalan, sürecin barış ve ekonomi açısından önemli sonuçlar doğuracağını belirtti.</p>

<p>Öcalan, "Toplumun örgütlülüğüyle tarihsel bir çıkış yapacağız. Bu adımın barışa ve ekonomiye devasa katkısı olacaktır" dedi.</p>

<p><strong>Terör örgütü PKK elebaşı Öcalan'ın mesajının tamamı şöyle:</strong></p>

<blockquote>
<p>“Bin kilometrelik yol bir adımla başlar.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu yasa ile tarihsel bir sorunu çözmek için yola çıkıyoruz. En az Cumhuriyet’in kuruluşu kadar önemli olacak bir demokratikleşme sürecinin başlangıcındayız.</p>

<p>Cumhuriyet’in kuruluş sürecinde nasıl büyük bir emek ve fedakârlık ortaya konulduysa, şimdi de demokratik cumhuriyet için aynı ciddiyetle çalışmak gerekiyor.</p>

<p>Bu yalnızca Kürtlerin veya bir kesimin değil, bu topraklarda yaşayan herkesin ihtiyacıdır. Atılacak adım, ülkenin ve bölgenin kaderini etkileyecek; demokratik hukukun gelişmesinin, ekonomik olanakların büyümesinin önünü açacaktır. Bu, 86 milyon için yapılacak büyük bir hizmettir.</p>

<p>Toplumun örgütlülüğüyle tarihsel bir çıkış yapacağız. Bu adımın barışa ve ekonomiye devasa katkısı olacaktır.</p>

<p>Henüz her şey çözülmüş değildir. Ancak negatif yaklaşmayı gerektiren bir durum da yoktur. Önemli olan bu adımın doğru anlaşılması ve herkesin sürecin başarısı için sorumluluk üstlenmesidir.</p>

<p>Siyasetin çıkaracağı yasa, bu sürecin önünü açacak anahtar niteliğindedir. Demokratik cumhuriyete sonuna kadar kapı aralanmaktadır.”</p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/dem-parti-imrali-heyeti-paylasti-ocalandan-cerceve-yasa-mesaji</guid>
      <pubDate>Mon, 03 Aug 2026 14:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2025/11/thumbs-b-c-c87ffcad0434603730c84a194718afa1.jpg" type="image/jpeg" length="11541"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[CHP'li Canpolat'tan "Terörsüz Türkiye" açıklaması: "Çatışma yerine diyaloğu büyütelim"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/chpli-canpolattan-terorsuz-turkiye-aciklamasi-catisma-yerine-diyalogu-buyutelim</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/chpli-canpolattan-terorsuz-turkiye-aciklamasi-catisma-yerine-diyalogu-buyutelim" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun MYK'sinde görev yapan Cemal Canpolat, iktidarın "Terörsüz Türkiye" söylemiyle yürüttüğü çözüm sürecine ilişkin bir açıklama yaptı. Canpolat, "Bugün hepimize düşen görev kin yerine empatiyi, öfke yerine sağduyuyu, çatışma yerine diyaloğu ve nefret yerine sevgiyi büyütmektir" dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>"<strong>Mutlak butlan</strong>" kararıyla CHP Genel Başkanlığı görevine geldiği belirtilen Kemal Kılıçdaroğlu'nun ekibinden, iktidarın "<strong>Terörsüz Türkiye</strong>" söylemiyle yürüttüğü çözüm sürecine ilişkin dikkat çeken bir açıklama geldi.</p>

<p>Kılıçdaroğlu'nun Merkez Yönetim Kurulu'nda (MYK) görev yapan CHP Genel Başkan Yardımcısı <strong>Cemal Canpolat</strong>, "<strong>Yurtta Barış, Dünyada Barış</strong>" başlığıyla yaptığı paylaşımda barış ve diyalog çağrısında bulundu.</p>

<h2><strong>Canpolat: "Kin yerine empatiyi büyütmeliyiz"</strong></h2>

<p>Farklılıkların tehdit değil, ortak zenginlik olarak görülmesi gerektiğini belirten Canpolat, toplumsal dayanışmanın önemine dikkat çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Canpolat, "Bugün hepimize düşen görev kin yerine empatiyi, öfke yerine sağduyuyu, çatışma yerine diyaloğu ve nefret yerine sevgiyi büyütmektir. Çünkü barış yalnızca devletlerin imzaladığı anlaşmalarla değil, insanların birbirine duyduğu güvenle, adaletle ve vicdanla kalıcı hâle gelir. Bizi ayrıştırmak isteyenlere karşı dayanışmayı büyütelim" ifadelerini kullandı.</p>

<h3><strong>"Bu ülkenin en büyük gücü bir arada yaşayabilme iradesidir"</strong></h3>

<p>Türkiye'nin farklı kimlik, inanç, dil ve kültürlerin bir arada yaşadığı bir ülke olduğunu belirten Canpolat, toplumsal birlik vurgusu yaptı. Canpolat, açıklamasında, "Bu ülkenin en büyük gücü farklılıklarına rağmen bir arada yaşayabilme iradesidir" ifadelerine yer verdi.</p>

<p>Çevre ülkelerde yaşanan savaş ve çatışmalara da dikkat çeken Canpolat, Suriye ve Irak başta olmak üzere dünyanın farklı bölgelerinde yaşanan savaşların insani sonuçlarına vurgu yaptı.</p>

<p>"Savaşın kazananı yoktur" diyen Canpolat, gerçek zaferin barışı inşa edebilmek olduğunu belirtti.</p>

<h3><strong>"Silahların susması kadar önyargıların sona ermesi gerekir"</strong></h3>

<p>Mustafa Kemal Atatürk'ün "Yurtta barış, dünyada barış" sözünün yalnızca bir dış politika ilkesi olmadığını ifade eden Canpolat, bu anlayışın toplumsal huzur, adalet ve dayanışmayı da kapsadığını belirtti.</p>

<p>Canpolat, barışın yalnızca çatışmaların sona ermesiyle sağlanamayacağını belirterek, "Barış silahların susması kadar, önyargıların sona ermesi, insanların birbirini anlamaya çalışması ve ortak bir gelecek için el ele vermesidir" dedi.</p>

<h3><strong>"Gerçek barışın temeli kimlik ve inanç özgürlüğüdür"</strong></h3>

<p>Türkiye'de farklı kimlik ve inançlara sahip yurttaşların eşit haklara sahip olması gerektiğini vurgulayan Canpolat, hukukun üstünlüğüne dayalı bir toplumun gerçek barışın teminatı olduğunu savundu.</p>

<p>Canpolat, "Bu ülkenin Kürtleri, Türkleri, Alevileri, Sünnileri, farklı etnik kökenlerden, inançlardan ve yaşam biçimlerinden tüm vatandaşları eşit haklara sahip, aynı geleceği paylaşan insanlardır" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Kimsenin kimliği, inancı veya düşüncesi nedeniyle dışlanmadığı bir toplumun önemine dikkat çeken Canpolat, farklılıkların toplumu zayıflatmadığını, aksine zenginleştirdiğini belirtti.</p>

<h3><strong>"Bizi ayrıştırmak isteyenlere karşı dayanışmayı büyütelim"</strong></h3>

<p>Toplumun farklı kesimlerinin birbirini anlamaya çalışması gerektiğini ifade eden Canpolat, ayrıştırıcı dil yerine sevgi ve saygının öne çıkarılması çağrısında bulundu.</p>

<p>Canpolat, "Gelin, bizi ayrıştırmak isteyenlere karşı dayanışmayı büyütelim. Farklılıklarımızı bir tehdit değil, ortak zenginliğimiz olarak görelim. Birbirimizin acısını paylaşalım, sevincini çoğaltalım ve geleceğimizi birlikte inşa edelim" dedi.</p>

<p>Canpolat açıklamasını, "Barış; yalnızca savaşın olmaması değil, adaletin, eşitliğin, özgürlüğün ve insan onurunun güvence altında olduğu bir yaşamdır. Hep birlikte daha huzurlu, daha adil ve daha umut dolu bir gelecek için tek yürek olalım" sözleriyle tamamladı.</p>

<p><strong>Canpolat’ın “Yurtta Barış, Dünyada Barış” başlığıyla paylaştığı açıklamada şunlar kaydedildi:</strong></p>

<blockquote>
<p><i>“Bu topraklar, yüzyıllar boyunca farklı kimliklerin, farklı inançların, farklı dillerin ve kültürlerin ortak yaşamına ev sahipliği yaptı. Sevinçlerimizi de acılarımızı da aynı gökyüzünün altında paylaştık. Tarih boyunca bizi ayrıştırmak, birbirimize düşürmek ve ortak geleceğimizi zayıflatmak isteyen pek çok girişim oldu. Ancak bu ülkenin en büyük gücü farklılıklarına rağmen bir arada yaşayabilme iradesidir.</i></p>

<p><i>Bugün, her zamankinden daha fazla birlik, kardeşlik, sağduyu ve barışa ihtiyaç duyuyoruz. Çünkü çevremizde yaşanan savaşlar, çatışmalar ve insani trajediler sadece sınırların ötesinde kalmıyor; acısı, göçü, yoksulluğu ve şiddeti hepimizi etkiliyor. Suriye'de, Irak'ta ve dünyanın birçok bölgesinde yaşanan savaşlar, yüz binlerce insanın hayatını altüst etti. Bu acılar bize bir gerçeği tekrar hatırlatıyor; savaşın kazananı yoktur, gerçek zafer, barışı inşa edebilmektir.</i></p>

<p><i>Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün ‘Yurtta barış, dünyada barış’ sözü, yalnızca bir dış politika ilkesi değil, insanlığın ortak vicdanına seslenen evrensel bir çağrıdır. Bu söz, ülke içinde huzurun, adaletin ve toplumsal dayanışmanın, dünyada ise karşılıklı saygının, diplomasinin ve barışın temel alınması gerektiğini anlatır.</i></p>

<p><i>Dünyada yıllarca süren çatışmaların ardından barışın mümkün olduğunu gösteren örnekler vardır. Önemli olan geçmişin acılarını unutmadan, geleceği birlikte kurabilecek cesareti gösterebilmektir. Barış silahların susması kadar, önyargıların sona ermesi, insanların birbirini anlamaya çalışması ve ortak bir gelecek için el ele vermesidir.</i></p>

<p><i>Bu ülkenin Kürtleri, Türkleri, Alevileri, Sünnileri, farklı etnik kökenlerden, inançlardan ve yaşam biçimlerinden tüm vatandaşları eşit haklara sahip, aynı geleceği paylaşan insanlardır. Kimsenin kimliğinden, inancından ya da düşüncesinden dolayı dışlanmadığı, herkesin kendini özgürce ifade edebildiği, hukukun üstünlüğüne dayanan bir toplum, gerçek barışın en sağlam teminatıdır.</i></p>

<p><i>Farklılıklarımız bizi zayıflatan değil, zenginleştiren değerlerdir. Birbirimizi dinleyerek, anlamaya çalışarak ve ortak insani değerlerde buluşarak daha güçlü bir toplum olabiliriz. Ayrıştıran değil birleştiren, nefret dili yerine sevgi ve saygıyı büyüten bir anlayış, geleceğe bırakabileceğimiz en değerli mirastır.</i></p>

<p><i>Bugün hepimize düşen görev kin yerine empatiyi, öfke yerine sağduyuyu, çatışma yerine diyaloğu ve nefret yerine sevgiyi büyütmektir. Çünkü barış yalnızca devletlerin imzaladığı anlaşmalarla değil, insanların birbirine duyduğu güvenle, adaletle ve vicdanla kalıcı hâle gelir.</i></p>

<p><i>Gelin, bizi ayrıştırmak isteyenlere karşı dayanışmayı büyütelim. Farklılıklarımızı bir tehdit değil, ortak zenginliğimiz olarak görelim. Birbirimizin acısını paylaşalım, sevincini çoğaltalım ve geleceğimizi birlikte inşa edelim.</i></p>

<p><i>Barış; yalnızca savaşın olmaması değil, adaletin, eşitliğin, özgürlüğün ve insan onurunun güvence altında olduğu bir yaşamdır. Hep birlikte daha huzurlu, daha adil ve daha umut dolu bir gelecek için tek yürek olalım.”</i></p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/chpli-canpolattan-terorsuz-turkiye-aciklamasi-catisma-yerine-diyalogu-buyutelim</guid>
      <pubDate>Mon, 03 Aug 2026 14:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/201037b9-c54f-429a-babe-a29b2ce620abjpg.webp" type="image/jpeg" length="31989"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[UEFA KONFERANS LİGİ KURA ÇEKİMİ HANGİ KANALDA, SAAT KAÇTA?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/uefa-konferans-ligi-kura-cekimi-hangi-kanalda-saat-kacta</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/uefa-konferans-ligi-kura-cekimi-hangi-kanalda-saat-kacta" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[UEFA Konferans Ligi kura çekimi için geri sayım başladı. 2026-2027 sezonu play-off turu eşleşmelerinin belirleneceği kura, 3 Ağustos 2026 Pazartesi günü saat 15.00’te gerçekleştirilecek. Futbolseverler kura çekimini canlı ve şifresiz olarak izleyebilecek.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>UEFA Konferans Ligi play-off kura çekimi, 3 Ağustos 2026 Pazartesi günü İsviçre’nin Nyon kentindeki UEFA Genel Merkezi’nde yapılacak. Türkiye saatiyle 15.00’te başlayacak organizasyonda, takımların lig aşamasına kalabilmek için karşılaşacağı muhtemel rakipler belli olacak.</p>

<h2>UEFA KONFERANS LİGİ KURA ÇEKİMİ SAAT KAÇTA?</h2>

<p>UEFA Konferans Ligi kura çekimi saat 15.00’te başlayacak. Kura sonucunda play-off turundaki eşleşmelerin yanı sıra takımların ilk karşılaşmayı kendi sahasında mı yoksa deplasmanda mı oynayacağı da belirlenecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kura çekiminde toplam 48 takım veya eşleşme yer alacak. Bu ekiplerin 10’u Şampiyonlar Yolu’nda, 38’i ise Ana Yol’da mücadele edecek. Üçüncü eleme turunda karşılaşacak bazı takımların isimleri kura sırasında eşleşme olarak açıklanacak.</p>

<h3>UEFA KONFERANS LİGİ PLAY-OFF MAÇLARI NE ZAMAN?</h3>

<p>UEFA Konferans Ligi play-off turunda karşılaşmalar çift maçlı eleme sistemiyle oynanacak. İlk mücadeleler 20 Ağustos 2026, rövanş karşılaşmaları ise 27 Ağustos 2026 tarihinde gerçekleştirilecek.</p>

<p>İki maç sonunda rakibine üstünlük kuran takımlar, 2026-2027 sezonu UEFA Konferans Ligi lig aşamasına katılma hakkı kazanacak. Üçüncü eleme turu karşılaşmaları ise 6 ve 13 Ağustos tarihlerinde oynanacak.</p>

<h3>UEFA KONFERANS LİGİ KURA ÇEKİMİ HANGİ KANALDA?</h3>

<p>UEFA Konferans Ligi kura çekimi, 3 Ağustos 2026 Pazartesi günü saat 15.00’ten itibaren UEFA’nın resmî dijital yayın platformu <strong><a href="https://www.uefa.tv/home" rel="nofollow">UEFA</a>.tv</strong> üzerinden canlı ve şifresiz olarak yayınlanacak.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/uefa-konferans-ligi-kura-cekimi-hangi-kanalda-saat-kacta</guid>
      <pubDate>Mon, 03 Aug 2026 14:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/thumbs-b-c-17f001583fdc476cb9b113510715d7ab.webp" type="image/jpeg" length="53016"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[31 ilde göçmen kaçakçılığı operasyonu: 21 şüpheli tutuklandı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/31-ilde-gocmen-kacakciligi-operasyonu-21-supheli-tutuklandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/31-ilde-gocmen-kacakciligi-operasyonu-21-supheli-tutuklandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İçişleri Bakanlığı, 31 ilde düzenlenen göçmen kaçakçılığı operasyonlarında 33 şüphelinin yakalandığını, 21 kişinin tutuklandığını açıkladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>İçişleri Bakanlığı</strong>, düzensiz göç ve göçmen kaçakçılığıyla mücadele kapsamında 31 ilde gerçekleştirilen operasyonlarda 33 şüphelinin yakalandığını açıkladı.</p>

<p>Bakanlığın sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, operasyonların Jandarma Genel Komutanlığı Göçmen Kaçakçılığı ve İnsan Ticareti ile Mücadele Daire Başkanlığı koordinasyonunda yürütüldüğü kaydedildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>31 ilde jandarma ekiplerinden eş zamanlı operasyon</strong></h2>

<p>Açıklamada, operasyonların İnsansız Hava Araçları (JİHA) desteğiyle havadan, İl Jandarma Komutanlıkları, asayiş, otoyol ve komando timlerinin katılımıyla karadan gerçekleştirildiği öğrenildi.</p>

<p>Düzensiz göç hareketleri ve göçmen kaçakçılığı organizasyonlarına yönelik yapılan çalışmalar kapsamında farklı illerde belirlenen adreslere operasyon düzenlendi.</p>

<h3><strong>21 şüpheli tutuklandı</strong></h3>

<p>Operasyonlarda yakalanan 33 şüpheliden 21'inin çıkarıldıkları hakimlikler tarafından tutuklandığı açıklandı.</p>

<p>12 şüpheli hakkında ise adli kontrol hükümlerinin uygulandığı bildirildi. Şüphelilerle ilgili adli süreçlerin devam ettiği belirtildi.</p>

<h3><strong>Çok sayıda araç ve bot ele geçirildi</strong></h3>

<p>Jandarma ekiplerinin operasyonlarında göçmen kaçakçılığında kullanıldığı değerlendirilen 83 araç ile 11 bot ve bot motoru ele geçirildi.</p>

<p>Ele geçirilen araç ve ekipmanlarla ilgili incelemelerin sürdüğü bildirildi.</p>

<h3><strong>Göçmen kaçakçılığıyla mücadele devam ediyor</strong></h3>

<p>İçişleri Bakanlığı açıklamasında, düzensiz göç ve göçmen kaçakçılığı organizatörlerine karşı yürütülen çalışmaların sürdüğü ifade edildi.</p>

<p>Açıklamada, kamu düzeninin korunması ve düzensiz göçle mücadele kapsamında operasyonların kararlılıkla devam edeceği belirtildi.</p>

<p></p>

<blockquote class="twitter-tweet">
<p dir="ltr" lang="tr">31 ilde "Göçmen Kaçakçılığı ile Mücadele" kapsamında Jandarmamız tarafından düzenlenen operasyonlarda 33 göçmen kaçakçılığı organizatörü yakalandı.<br />
<br />
Şüphelilerden; 21'i tutuklandı. 12'si hakkında adli kontrol hükümleri uygulandı.<br />
<br />
Jandarma Genel Komutanlığı Göçmen Kaçakçılığı ve… <a href="https://t.co/3UE6u1ynMZ" rel="nofollow">pic.twitter.com/3UE6u1ynMZ</a></p>
— T.C. İçişleri Bakanlığı (@TC_icisleri) <a href="https://x.com/TC_icisleri/status/2084224748339306851?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">August 3, 2026</a></blockquote>
<script async src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/31-ilde-gocmen-kacakciligi-operasyonu-21-supheli-tutuklandi</guid>
      <pubDate>Mon, 03 Aug 2026 13:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/gocmen-kacakciligiyla-mucadele-kapsaminda-duzenlenen-operasyonlarda-21-supheli-tutuklandi.png" type="image/jpeg" length="89637"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fenerbahçe’nin Muhtemel Rakibi Lyon: Kadro ve Analiz]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/fenerbahcenin-muhtemel-rakibi-lyon-kadro-analiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/fenerbahcenin-muhtemel-rakibi-lyon-kadro-analiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Fenerbahçe’nin muhtemel rakibi Lyon’un kadrosu, transferleri, piyasa değerleri, muhtemel 11’i, güçlü ve zayıf yönleri mercek altında.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Fenerbahçe, Sturm Graz’ı elemesi halinde UEFA Şampiyonlar Ligi play-off turunda Lyon-Sparta Prag eşleşmesinin galibiyle karşılaşacak. Ligue 1’i dördüncü sırada tamamlayan Lyon, Loïs Openda ve Mads Bidstrup gibi takviyelerle kadrosunu yenilerken Paulo Fonseca yönetimindeki Fransız ekibinin merkez orta saha kalitesi ve hızlı hücumcuları dikkat çekiyor.</p>

<p>Fenerbahçe’nin UEFA Şampiyonlar Ligi’ndeki muhtemel rakiplerinden Olympique Lyon, üçüncü eleme turunda Sparta Prag ile karşı karşıya gelecek. Eşleşmenin ilk maçı 4 Ağustos’ta Prag’da, rövanşı ise 11 Ağustos’ta Lyon’daki Groupama Stadium’da oynanacak. Sarı-lacivertliler Sturm Graz engelini geçerse bu eşleşmenin galibiyle 18-19 ve 25-26 Ağustos tarihlerinde play-off mücadelesine çıkacak.</p>

<p><img alt="Lyon 2" class="detail-photo img-fluid" height="800" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/lyon-2.jpeg" width="1200" /></p>

<h2>FENERBAHÇE’NİN MUHTEMEL RAKİBİ LYON PLAY-OFF HATTINA NASIL GELDİ?</h2>

<p>Lyon, 2025-2026 sezonunda Ligue 1’de oynadığı 34 karşılaşmada 18 galibiyet, 6 beraberlik ve 10 yenilgi aldı. Sezonu 60 puanla dördüncü sırada bitiren Fransız temsilcisi, rakip fileleri 53 kez havalandırırken kalesinde 40 gol gördü.</p>

<p>Paulo Fonseca’nın takımı Fransa Kupası’nda çeyrek finale, UEFA Avrupa Ligi’nde ise son 16 turuna kadar yükseldi. Lyon’un son Şampiyonlar Ligi macerası 2019-2020 sezonunda yarı finalle sonuçlanmıştı. Fransız ekibi, uzun bir aranın ardından yeniden Avrupa’nın bir numaralı organizasyonunun lig aşamasına kalmayı hedefliyor.</p>

<p>Kulüp tarihindeki en başarılı dönemini 2000’li yılların başında yaşayan Lyon, 2002 ile 2008 arasında üst üste yedi Ligue 1 şampiyonluğu kazandı. Fransız ekibinin müzesinde ayrıca Fransa Kupası, Lig Kupası ve Fransa Süper Kupası zaferleri bulunuyor.</p>

<p><img alt="Lyon 4" class="detail-photo img-fluid" height="1440" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/lyon-4.jpg" width="1920" /></p>

<h3>LYON KADROSU VE EN DEĞERLİ OYUNCULARI</h3>

<p>Transfermarkt’ın güncel oyuncu değerlerine göre Lyon kadrosunun en değerli isimleri arasında 30’ar milyon euroluk piyasa değerleriyle Tyler Morton ve Malick Fofana bulunuyor. Loïs Openda 25 milyon euro, Pavel Sulc 20 milyon euro, Moussa Niakhaté, Khalis Merah ve Noah Nartey ise 15’er milyon euroluk değerleriyle öne çıkıyor.</p>

<p>Kalede Dominik Greif’in görev yaptığı Lyon’da savunma hattının tecrübeli isimleri Clinton Mata, Moussa Niakhaté ve Ainsley Maitland-Niles. Ruben Kluivert, Abner, Mohamed Ouedraogo ve Felix Bacher ise savunma rotasyonunu genişleten diğer oyuncular arasında yer alıyor.</p>

<p>Orta sahada Corentin Tolisso, Tyler Morton, Tanner Tessmann, Mads Bidstrup ve Pavel Sulc gibi farklı özelliklere sahip oyuncular bulunuyor. Hücum hattında Malick Fofana, Julien Duranville, Ernest Nuamah, Kaïl Boudache, Rémi Himbert ve Loïs Openda forma rekabetine giriyor.</p>

<p><img alt="Lyon 3" class="detail-photo img-fluid" height="800" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/lyon-3.jpg" width="1200" /></p>

<h3>LYON TRANSFERDE HÜCUM HATTINI YENİLEDİ</h3>

<p>Lyon’un yaz dönemindeki en dikkat çekici hamlesi Loïs Openda oldu. Fransız temsilcisi, Belçikalı santrforu Juventus’tan kiralık olarak kadrosuna kattı. Hızı, savunma arkasına yaptığı koşular ve geçiş hücumlarındaki etkinliğiyle bilinen Openda, Lyon’un klasik bir ceza sahası santrforundan daha hareketli bir hücum yapısına geçmesini sağlayabilir.</p>

<p>Openda, Juventus’ta geçirdiği son sezonda 34 resmi karşılaşmada 2 gol kaydetti. Bu nedenle Belçikalı oyuncunun Lyon’daki başlangıç performansı, takımın hücum gücünü doğrudan etkileyebilecek başlıca unsurlardan biri olacak.</p>

<p>Orta sahaya Salzburg’dan Mads Bidstrup’u alan Lyon, Danimarkalı futbolcu için 10,5 milyon euro bonservis bedeli ödedi. Borussia Dortmund’dan Julien Duranville, Nice’ten Kaïl Boudache ve Schalke’den Mohamed Ouedraogo da kadroya katıldı. Savunma için Felix Bacher transfer edilirken genç oyunculara uzun süreli sözleşmeler verildi.</p>

<p>Takımın önemli hücumcularından Afonso Moreira ise yaklaşık 29,5 milyon euroluk sabit bonservis bedeliyle kulüpten ayrıldı. Moreira’nın geçen sezon 37 maçta 8 gol ve 11 asist üretmesi, bu ayrılığı Lyon adına önemli hale getiriyor. Yeni transferlerin Portekizli kanat oyuncusunun bıraktığı üretim boşluğunu doldurması gerekecek.</p>

<h3>PAULO FONSECA’NIN LYON’U NASIL OYNUYOR?</h3>

<p>Lyon’un teknik direktörlüğünü 30 Haziran 2027’ye kadar sözleşmesi bulunan Paulo Fonseca yürütüyor. Portekizli çalıştırıcı daha önce Shakhtar Donetsk, Roma, Lille ve Milan gibi takımlarda görev yaptı. Fonseca’nın takımları genel olarak topa sahip olmaya, savunmadan kısa paslarla çıkmaya ve rakip yarı alanda kalabalıklaşmaya dayanan bir oyun anlayışı benimsiyor.</p>

<p>Lyon sahaya çoğunlukla 4-3-3 veya 4-2-3-1’e dönüşebilen bir yapıyla yerleşiyor. Tyler Morton oyun kurulumunda savunma ile orta saha arasındaki bağlantıyı sağlarken Tolisso ceza sahasına yaptığı koşularla ikinci bir golcü gibi hareket edebiliyor. Pavel Sulc ise merkez ile hücum hattı arasındaki bağlantıyı kuruyor.</p>

<p>Fonseca’nın oyununda beklerin öne çıkması ve kanat oyuncularının iç koridorlara hareketlenmesi önemli yer tutuyor. Bu yapı Lyon’un hücumda fazla oyuncuyla yer almasını sağlarken top kaybı sonrasında beklerin arkasında geniş alanlar oluşmasına da yol açabiliyor.</p>

<h3>LYON’UN GÜÇLÜ YÖNLERİ</h3>

<p>Lyon’un en güçlü bölgesi orta saha olarak öne çıkıyor. Corentin Tolisso ve Pavel Sulc, geçen sezon Ligue 1’de 11’er gol kaydederek takımın hücum yükünü önemli ölçüde paylaştı. İki oyuncunun ceza sahasına zamanlamalı koşuları, ikinci toplardaki etkinliği ve uzaktan şut tehdidi rakip savunmalar için risk oluşturuyor.</p>

<p>Tyler Morton’un pas kalitesi, Bidstrup’un temposu ve Tessmann’ın fizik gücü Lyon’a merkezde farklı seçenekler sunuyor. Fonseca, rakibin yapısına göre daha teknik veya daha mücadeleci bir orta saha üçlüsü oluşturabiliyor.</p>

<p>Malick Fofana ve Julien Duranville bire bir pozisyonlarda adam eksiltebilen, geniş alanlarda hızlanan kanat oyuncuları. Openda’nın savunma arkasına yaptığı koşular da bu oyuncuların taşıdığı topları değerlendirebilecek önemli bir çıkış noktası yaratıyor.</p>

<p>Lyon’un bir diğer avantajı Avrupa tecrübesi. Fransız ekibi, son dönemde Şampiyonlar Ligi’nden uzak kalmasına rağmen Avrupa kupalarında düzenli olarak mücadele etti. Groupama Stadium’un yaklaşık 59 bin kişilik kapasitesi de iç saha maçlarında Lyon’a önemli bir atmosfer avantajı sağlıyor.</p>

<h3>LYON’UN ZAYIF YÖNLERİ</h3>

<p>Lyon’un en belirgin riski, hücuma çok sayıda oyuncuyla çıktığı anlarda savunma dengesini kaybedebilmesi. Beklerin aynı anda öne çıkması halinde stoperlerin geniş alanlarda hızlı hücumcularla karşı karşıya kalması mümkün oluyor. Özellikle orta sahada yapılan basit top kayıpları, rakiplerin doğrudan kaleye yönelmesine zemin hazırlıyor.</p>

<p>Fransız ekibi sezon öncesi hazırlıklarının son maçında Real Betis’e 4-0 mağlup oldu. Lyon’un resmî internet sitesi de takımın karşılaşmaya olumlu başlamasına rağmen ilerleyen bölümde oyun kontrolünü kaybettiğini belirtti. Karşılaşmada geçiş savunması, duran toplar ve bireysel hatalar öne çıkan sorunlar oldu.</p>

<p>Takımdaki oyuncu değişimi de önemli bir soru işareti oluşturuyor. Afonso Moreira gibi geçen sezon doğrudan 19 gole katkı sağlayan bir oyuncunun ayrılması, Openda ve genç kanatların kısa sürede uyum sağlamasını zorunlu hale getirdi.</p>

<p>Openda’nın Juventus dönemindeki düşük gol sayısı da hücum hattındaki belirsizliği artırıyor. Belçikalı futbolcu eski Leipzig ve Lens dönemlerindeki seviyesine yaklaşırsa Lyon’un en tehlikeli silahlarından biri olabilir. Ancak son sezon performansı dikkate alındığında bu katkının garanti olmadığı görülüyor.</p>

<h3>LYON’UN ÖNE ÇIKAN OYUNCULARI</h3>

<p><strong>Corentin Tolisso:</strong> Lyon orta sahasının lideri. Oyunun iki yönünde görev yapabilen Fransız futbolcu, ceza sahasına yaptığı koşular ve bitiriciliğiyle takımın en önemli gol kaynaklarından biri.</p>

<p><strong>Pavel Sulc:</strong> Hücum ile orta saha arasındaki bağlantıyı kuruyor. Topu son bölgeye taşımasının yanı sıra skor üretme becerisine sahip.</p>

<p><strong>Tyler Morton:</strong> Lyon’un geriden oyun kurulumunda kilit rol oynuyor. Baskı altında pas bağlantısını koruyabilmesi ve oyunun yönünü değiştirmesiyle öne çıkıyor.</p>

<p><strong>Malick Fofana:</strong> Kadronun en değerli oyuncularından biri. Sol kanattan içeri kat ederek şut pozisyonu üretebiliyor ve açık alanda yüksek sürate ulaşıyor.</p>

<p><strong>Loïs Openda:</strong> Lyon’un yeni santrforu. Savunma arkasına koşuları ve hareketliliği nedeniyle özellikle önde savunma yapan takımlara karşı etkili olabilecek bir oyuncu.</p>

<p><strong>Dominik Greif:</strong> Lyon’un birinci kalecisi. Fransız ekibinin savunmadan pasla çıkma tercihinde ayak kalitesi nedeniyle önemli bir role sahip.</p>

<h3>LYON’UN MUHTEMEL 11’İ</h3>

<p>Sparta Prag karşılaşması öncesinde yayımlanan kadro tahminlerinde Lyon’un şu oyuncularla sahaya çıkabileceği değerlendiriliyor:</p>

<p><strong>Dominik Greif; Mohamed Ouedraogo, Ruben Kluivert, Clinton Mata, Ainsley Maitland-Niles; Corentin Tolisso, Tyler Morton, Tanner Tessmann; Julien Duranville, Rémi Himbert, Kaïl Boudache.</strong></p>

<p>Loïs Openda, Mads Bidstrup ve Malick Fofana gibi oyuncuların fiziksel durumu, transfer kayıtları ve Fonseca’nın maç planı ilk 11’de değişikliğe yol açabilir. Kesin kadro, karşılaşma öncesindeki resmî açıklamayla belli olacak.</p>

<h3>FENERBAHÇE İLE LYON ARASINDAKİ MAÇLAR</h3>

<p>Fenerbahçe ile Lyon, UEFA organizasyonlarında daha önce beş kez karşı karşıya geldi. İki takım arasındaki dört Şampiyonlar Ligi maçını da Lyon kazandı. Fransız temsilcisi bu karşılaşmalarda 11 gol atarken Fenerbahçe 4 gol kaydetti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Takımlar arasındaki son karşılaşma 23 Ocak 2025’te UEFA Avrupa Ligi’nde oynandı. İstanbul’daki mücadele golsüz beraberlikle tamamlandı. Böylece Fenerbahçe, Lyon karşısındaki ilk puanını elde etti.</p>

<h3>FENERBAHÇE’NİN MUHTEMEL RAKİBİ LYON İÇİN EŞLEŞME ANAHTARLARI</h3>

<p>Fenerbahçe açısından Lyon karşısındaki ilk hedef, Fransız ekibinin orta sahadan rahat pas bağlantısı kurmasını engellemek olmalı. Tyler Morton ve Tolisso’ya uygulanacak koordineli baskı, Lyon’u uzun toplara yönlendirebilir.</p>

<p>Sarı-lacivertlilerin beklerin arkasında oluşan alanları hızlı kanat oyuncularıyla değerlendirmesi eşleşmenin belirleyici unsurlarından biri olabilir. Lyon’un hücumdayken savunma hattı ile orta saha arasındaki mesafesi açıldığında doğrudan ve hızlı hücumlar sonuç verebilir.</p>

<p>Savunma tarafında ise Openda’nın derin koşularına karşı stoperlerin arkasındaki alan korunmalı. Fofana ve Duranville gibi oyuncuların bire bir pozisyonlarda hızlanmasına izin verilmemesi, Fenerbahçe’nin savunma dengesini koruması açısından kritik önem taşıyor.</p>

<p><a href="https://www.transfermarkt.com/olympique-lyon/startseite/verein/1041" rel="nofollow">Lyon</a>; kadro değeri, orta saha kalitesi ve Avrupa tecrübesi bakımından güçlü bir rakip görünümünde. Buna karşılık kadrodaki değişim, hücum hattındaki uyum süreci ve son hazırlık maçında görülen savunma sorunları Fransız ekibinin yenilmez olmadığını gösteriyor. Fenerbahçe’nin Lyon ile eşleşmesi halinde turun kaderini merkez orta saha mücadelesi, top kayıpları ve geçiş hücumlarının verimliliği belirleyebilir.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/fenerbahcenin-muhtemel-rakibi-lyon-kadro-analiz</guid>
      <pubDate>Mon, 03 Aug 2026 13:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/lyon-1.jpeg" type="image/jpeg" length="36163"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[YENİ Parti'nin ilk açık grup toplantısı için tarih ve saat netleşti]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/yeni-partinin-ilk-acik-grup-toplantisi-icin-tarih-ve-saat-netlesti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/yeni-partinin-ilk-acik-grup-toplantisi-icin-tarih-ve-saat-netlesti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[YENİ Parti, Meclis'teki ilk açık grup toplantısını 4 Ağustos Salı günü gerçekleştirecek. Genel Başkan Özgür Özel başkanlığında yapılacak toplantı, saat 11.30'da TBMM'nin büyük salonunda düzenlenecek.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>YENİ Parti, Meclis'teki ilk açık Grup Toplantısı'nı 4 Ağustos 2026 Salı günü gerçekleştirecek. Genel Başkan Özgür Özel başkanlığında yapılacak toplantı için resmi başvuru TBMM Başkanlığı'na iletildi.</p>

<h2><strong>YENİ Parti'nin ilk açık grup toplantısı yarın</strong></h2>

<p>Yapılan başvuruya göre YENİ Parti'nin ilk açık Meclis Grup Toplantısı, yarın saat 11.30'da TBMM'nin büyük salonunda gerçekleştirilecek.</p>

<p>Toplantıya YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel başkanlık edecek.</p>

<h3><strong>İlk kapalı grup toplantısı 28 Temmuz'da yapılmıştı</strong></h3>

<p>YENİ Parti, Özgür Özel başkanlığında ilk kapalı grup toplantısını 28 Temmuz'da gerçekleştirmişti.</p>

<p>Toplantıda partinin TBMM Grup yönetimi belirlenirken, Meclis Başkanvekili ve grup yönetiminde görev alacak isimler de belli olmuştu.</p>

<h3><strong>YENİ Parti'nin Meclis Başkanvekili Tekin Bingöl oldu</strong></h3>

<p>Toplantıda alınan karara göre YENİ Parti'nin TBMM Meclis Başkanvekili, Ankara Milletvekili Tekin Bingöl oldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Partinin Grup Yönetim Kurulu üyeleri ise Burhanettin Bulut, Veli Ağbaba, Turan Taşkın Özer, Seyit Torun ve Özgür Karabat olarak belirlendi.</p>

<p>YENİ Parti'nin Katip Üyesi Aliye Coşar, İdari Amiri ise Harun Özgür Yıldızlı oldu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/yeni-partinin-ilk-acik-grup-toplantisi-icin-tarih-ve-saat-netlesti</guid>
      <pubDate>Mon, 03 Aug 2026 13:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/tarih-ve-saat-netlesti-yeni-parti-ilk-acik-grup-toplantisini-yapacakjpg.webp" type="image/jpeg" length="92728"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Selçuk Tepeli ekranlara ara veriyor: NOW Ana Haber'i Ozan Gündoğdu sunacak]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/selcuk-tepeli-ekranlara-ara-veriyor-now-ana-haberi-ozan-gundogdu-sunacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/selcuk-tepeli-ekranlara-ara-veriyor-now-ana-haberi-ozan-gundogdu-sunacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[NOW Ana Haber Bülteni sunucusu Selçuk Tepeli, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamayla ekranlara bir süre ara vereceğini duyurdu. Altı sezon boyunca hafta içi her akşam izleyiciyle buluşan Tepeli, yeni sezonda NOW Ana Haber'i gazeteci Ozan Gündoğdu'nun sunacağını açıkladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>NOW Ana Haber Bülteni'nin sunucusu <strong>Selçuk Tepeli</strong>, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla ekranlara bir süre ara vereceğini duyurdu. Altı sezon boyunca hafta içi her akşam izleyiciyle buluşan Tepeli, yeni sezonda <strong>NOW Ana Haber Bülteni</strong>'ni gazeteci<strong> Ozan Gündoğdu</strong>'nun sunacağını açıkladı.</p>

<h2><strong>Selçuk Tepeli: "Bir mola verme kararı aldım"</strong></h2>

<p>Altı sezon boyunca hafta içi her akşam ekranda olduğunu belirten Tepeli, yayın maratonuna bir süreliğine ara verme kararı aldığını söyledi.</p>

<p>Tepeli, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Altı sezon boyunca hafta içi her akşam ekranda sizlerle buluşmak, memleketin ve dünyanın gündemini beraber ele almak tarifsiz bir onurdu. Ancak artık bir mola verme kararı aldım. Sizden bir süreliğine müsaade istiyorum" ifadelerini kullandı.</p>

<h3><strong>Çalışma arkadaşlarına ve izleyicilere teşekkür etti</strong></h3>

<p>Haber merkezindeki çalışma arkadaşlarına ve kendisini her akşam evlerine konuk eden izleyicilere teşekkür eden Tepeli, Genel Yayın Yönetmeni Doğan Şentürk başta olmak üzere NOW Haber ailesine şükranlarını sundu.</p>

<p>Tepeli, mesajında, "Bana her zaman destek olan, haberin mutfağındaki değerli yol arkadaşım, Genel Yayın Yönetmenimiz Doğan Şentürk başta olmak üzere tüm NOW Haber ailesine ve elbette beni her akşam evlerine konuk eden sizlere yürekten teşekkür ederim" dedi.</p>

<h3><strong>NOW Ana Haber'i yeni sezonda Ozan Gündoğdu sunacak</strong></h3>

<p>Selçuk Tepeli, yeni sezonda NOW Ana Haber Bülteni'ni gazeteci Ozan Gündoğdu'nun sunacağını açıkladı.</p>

<p>Meslektaşına başarılar dileyen Tepeli, "Yeni sezonda ekranda bayrağı çok sevdiğim, değerli meslektaşım Ozan Gündoğdu devralacak. Ozan'a ve tüm NOW Haber ekibine yeni sezonda başarılar diliyorum" ifadelerini kullandı.</p>

<h3><strong>"Yeni yazılar ve müziklerle buralarda olacağım"</strong></h3>

<p>Ekranlara ara vereceğini açıklayan Tepeli, medya çalışmalarını tamamen bırakmayacağının da sinyalini verdi.</p>

<p>Tepeli, paylaşımını "Görüşmek üzere efendim. Yeni yazılar ve müziklerle buralarda olacağım..." sözleriyle tamamladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Tepeli, mesajında şu sözlere yer verdi:</strong></p>

<blockquote>
<p>"Altı sezon boyunca hafta içi her akşam ekranda sizlerle buluşmak, memleketin ve dünyanın gündemini beraber ele almak tarifsiz bir onurdu. Ancak artık bir mola verme kararı aldım. Bana her zaman destek olan, haberin mutfağındaki değerli yol arkadaşım, Genel Yayın Yönetmenimiz Doğan Şentürk başta olmak üzere tüm NOW Haber ailesine ve elbette beni her akşam evlerine konuk eden sizlere yürekten teşekkür ederim. Yeni sezonda ekranda bayrağı çok sevdiğim, değerli meslektaşım Ozan Gündoğdu devralacak. Ozan'a ve tüm NOW Haber ekibine yeni sezonda başarılar diliyorum. Görüşmek üzere efendim. Yeni yazılar ve müziklerle buralarda olacağım..."</p>
</blockquote>

<p><img alt="Selçuk Tepeli ekranlara ara veriyor: NOW Ana Haber'i Ozan Gündoğdu sunacak" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/b8dc65cb-ab7c-426f-bbb3-ce6b13a25378jpg.webp" width="1280" /></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel, Trend Haberler</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/selcuk-tepeli-ekranlara-ara-veriyor-now-ana-haberi-ozan-gundogdu-sunacak</guid>
      <pubDate>Mon, 03 Aug 2026 13:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/b8dc65cb-ab7c-426f-bbb3-ce6b13a25378jpg.webp" type="image/jpeg" length="15186"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bakan Şimşek, enflasyon verilerini değerlendirdi: "Taviz vermiyoruz"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/bakan-simsek-enflasyon-verilerini-degerlendirdi-taviz-vermiyoruz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/bakan-simsek-enflasyon-verilerini-degerlendirdi-taviz-vermiyoruz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, temmuz ayı enflasyon verilerini değerlendirdi. Dezenflasyon sürecinin devam ettiğini belirten Şimşek, hizmet enflasyonundaki katılığın azaldığını ifade ederek "Mali disiplinden ve kalıcı fiyat istikrarı hedefimizden taviz vermiyoruz" dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Hazine ve Maliye Bakanı <strong>Mehmet Şimşek</strong>, temmuz ayı enflasyon verilerine ilişkin değerlendirmede bulundu. Alınan tedbirler ve dezenflasyon sürecinin etkisiyle hizmet enflasyonundaki katılığın azaldığını belirten Şimşek, mali disiplinden ve kalıcı fiyat istikrarı hedefinden taviz vermediklerini söyledi.</p>

<h2><strong>Şimşek'ten temmuz enflasyonu değerlendirmesi</strong></h2>

<p><strong>Mehmet Şimşek</strong>, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda temmuz ayı enflasyon verilerini değerlendirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Zorlu küresel ve jeopolitik koşullara rağmen dezenflasyon sürecinin devam ettiğine işaret eden Şimşek, yıllık enflasyonun temmuz ayında bir önceki aya göre 0,4 puan gerileyerek yüzde 31,8 olduğunu belirtti.</p>

<h3><strong>"Hizmet enflasyonunda katılık azalıyor"</strong></h3>

<p>Şimşek, alınan tedbirlerin ve dezenflasyon sürecinin hizmet enflasyonu üzerindeki etkisine dikkat çekti.</p>

<p>Şimşek, "Temmuz ayında yıllık enflasyon bir önceki aya göre 0,4 puan gerileyerek yüzde 31,8 oldu. Aldığımız tedbirler ve dezenflasyon sürecinin etkisiyle hizmet enflasyonunda katılık azalıyor" ifadelerini kullandı.</p>

<h3><strong>Eğitim ve kira enflasyonunda düşüş</strong></h3>

<p>Bakan Şimşek, eğitim ve kira enflasyonundaki yıllık değişimlere ilişkin de bilgi verdi.</p>

<p>Şimşek, "Eğitim ve kira yıllık enflasyonları geçen yılın aynı ayına göre sırasıyla 31 ve 34 puan azaldı" dedi.</p>

<h3><strong>"Kalıcı fiyat istikrarı hedefimizden taviz vermiyoruz"</strong></h3>

<p>Jeopolitik gelişmelerin oluşturduğu risklere de değinen Şimşek, ekonomi politikalarının kararlılıkla sürdürüldüğünü belirtti.</p>

<p>Şimşek, "Jeopolitik gelişmeler kaynaklı riskleri etkin şekilde yönetirken mali disiplinden ve kalıcı fiyat istikrarı hedefimizden taviz vermiyoruz" ifadelerini kullandı.</p>

<p></p>

<blockquote class="twitter-tweet">
<p dir="ltr" lang="tr">Zorlu küresel ve jeopolitik koşullara rağmen dezenflasyon devam ediyor. Temmuz ayında yıllık enflasyon bir önceki aya göre 0,4 puan gerileyerek yüzde 31,8 gerçekleşti.<br />
<br />
Aldığımız tedbirler ve dezenflasyon sürecinin etkisiyle hizmet enflasyonunda katılık azalıyor. Eğitim ve kira… <a href="https://t.co/JMvJDVoC3I" rel="nofollow">pic.twitter.com/JMvJDVoC3I</a></p>
— Mehmet Simsek (@memetsimsek) <a href="https://x.com/memetsimsek/status/2084213899847504316?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">August 3, 2026</a></blockquote>
<script async src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/bakan-simsek-enflasyon-verilerini-degerlendirdi-taviz-vermiyoruz</guid>
      <pubDate>Mon, 03 Aug 2026 13:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/mehmet-simsek-ten-enflasyon-yorumu-1jpg.webp" type="image/jpeg" length="98277"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Uğur Mumcu'nun ailesinden Adalet Bakanı Gürlek'e randevu talebi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/ugur-mumcunun-ailesinden-adalet-bakani-gurleke-randevu-talebi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/ugur-mumcunun-ailesinden-adalet-bakani-gurleke-randevu-talebi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Suikast sonucu hayatını kaybeden gazeteci-yazar Uğur Mumcu'nun ailesi, Mumcu cinayetine ilişkin dosyanın yeniden inceleneceğinin açıklanmasının ardından Adalet Bakanı Akın Gürlek'ten randevu talep etti. Aile, firari sanık Oğuz Demir'in yakalanmasını ve suikastın tüm yönleriyle aydınlatılmasını istedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Suikast sonucu hayatını kaybeden gazeteci-yazar <strong>Uğur Mumcu</strong>'nun ailesi, Mumcu'nun ölümüne ilişkin dosya hakkında bilgi almak ve firari sanık Oğuz Demir'in yakalanması için Adalet Bakanı <strong>Akın Gürlek</strong>'ten randevu istedi.</p>

<p>Adalet Bakanı Akın Gürlek, geçtiğimiz günlerde faili meçhul cinayetlerin aydınlatılması amacıyla bazı dosyaların yeniden inceleneceğini açıklamıştı. Gürlek, Ankara'da 24 Ocak 1993'te bombalı saldırı sonucu hayatını kaybeden<strong> Uğur Mumcu</strong>'nun dosyasının da yeniden inceleneceğini duyurmuştu.</p>

<h2><strong>Uğur Mumcu ailesinden Adalet Bakanı Gürlek'e randevu talebi</strong></h2>

<p>Gürlek'in açıklamalarının ardından <strong>Uğur Mumcu'</strong>nun ailesi, Mumcu suikastına ilişkin yargı süreci ve adalet talepleri konusunda yazılı bir açıklama yaptı.</p>

<p>Açıklamada, Uğur Mumcu'nun ölümünün "Türkiye'nin hâlâ bütün yönleriyle aydınlatılmayı bekleyen en ağır siyasal cinayetlerinden biri" olduğu vurgulandı.</p>

<p>Aile, Mumcu suikastına ilişkin dosyanın yeniden incelenmesi konusunda Adalet Bakanı Gürlek'ten bilgi almak amacıyla randevu talep etti.</p>

<h3><strong>"Dosyanın Bakanlık masasında incelenmesi kaygı yarattı"</strong></h3>

<p>Açıklamada, Akın Gürlek'in faili meçhul cinayet dosyalarının yeniden inceleneceğine yönelik sözlerine de yer verildi.</p>

<p><strong>Uğur Mumcu</strong> ailesinin avukatları tarafından yapılan açıklamada, "Yargılaması mahkeme önünde sürmekte olan bir dosyanın hangi amaçla, hangi kapsamda ve hangi usulle Bakanlık masasında ayrıca incelemeye alındığı müvekkillerimiz bakımından ciddi bir belirsizlik ve kaygı yaratmıştır" ifadeleri kullanıldı.</p>

<h3><strong>Aileden suikastın tüm yönleriyle aydınlatılması talebi</strong></h3>

<p>Şükran Güldal Mumcu, Şinasi Özgür Mumcu ve Özge Mumcu Aybars'ın taleplerinin yalnızca suikastın uygulayıcılarının ortaya çıkarılmasıyla sınırlı olmadığı belirtildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ailenin, cinayetin "karar veren, azmettiren, yönlendiren, koruyan ve varsa uluslararası bağlantılarıyla birlikte tüm yönleriyle ortaya çıkarılmasını" istediği kaydedildi.</p>

<h3><strong>"Oğuz Demir gecikmeksizin yakalanmalı"</strong></h3>

<p>Açıklamada, <strong>Uğur Mumcu</strong> dosyasında atılacak her adımın kesinleşmiş yargı kararlarını zayıflatmadan yürütülmesi gerektiği vurgulandı.</p>

<p>Aile, maddi gerçeğin tamamlanması, eksik bağlantıların ortaya çıkarılması ve firari sanık Oğuz Demir'in yakalanması için sürecin etkin şekilde işletilmesini istedi.</p>

<p>Açıklamada şu talepler sıralandı:</p>

<p>"Uğur Mumcu suikastının tüm yönleriyle aydınlatılması, eksik bırakılan bağlantıların araştırılması, azmettirici ve karar vericilerin ortaya çıkarılması, kesinleşmiş yargı kararlarının etkisizleştirilmemesi ve Oğuz Demir'in gecikmeksizin yakalanarak adalet önüne çıkarılması için sürecin etkin, şeffaf ve hızlı biçimde işletilmesi."</p>

<h3><strong>Aileden Adalet ve İçişleri Bakanlıklarına çağrı</strong></h3>

<p><strong>Uğur Mumcu</strong> ailesi, yargılaması devam eden dosyanın mahkeme dışında hangi gerekçeyle incelendiğinin açıklanmasını istedi.</p>

<p>Açıklamada, Adalet Bakanı Akın Gürlek'ten talep edilen randevunun gecikmeden verilmesi ve ailenin endişelerinin doğrudan dinlenerek giderilmesi çağrısı yapıldı.</p>

<p><strong>Açıklamada kısaca şu ifadeler kullanıldı:</strong></p>

<blockquote>
<p><i>"Uğur Mumcu dosyasında atılacak her adım, kesinleşmiş yargı kararlarını zayıflatmadan; maddi gerçeği tamamlayacak, eksik bağlantıları ortaya çıkaracak ve kaçak sanığın yakalanmasına hizmet edecek biçimde yürütülmelidir. Bu çerçevede talebimiz açıktır: Uğur Mumcu suikastının tüm yönleriyle aydınlatılması, eksik bırakılan bağlantıların araştırılması, azmettirici ve karar vericilerin ortaya çıkarılması, kesinleşmiş yargı kararlarının etkisizleştirilmemesi ve Oğuz Demir’in gecikmeksizin yakalanarak adalet önüne çıkarılması için sürecin etkin, şeffaf ve hızlı biçimde işletilmesi. Bu beklentinin gereği olarak, yargılaması süren bir dosyanın mahkeme dışında hangi gerekçeyle incelendiğinin açıklanmasını, Adalet Bakanı’ndan talep edilen randevunun gecikmeden verilmesini ve müvekkillerimizin endişelerinin doğrudan dinlenerek giderilmesini bekliyoruz. Adalet Bakanlığı’nı ve İçişleri Bakanlığı’nı, Oğuz Demir’in yakalanması için gerekli tüm adımları atmaya çağırıyoruz."</i></p>
</blockquote>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel, Son Dakika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/ugur-mumcunun-ailesinden-adalet-bakani-gurleke-randevu-talebi</guid>
      <pubDate>Mon, 03 Aug 2026 13:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/ugur-mumcunun-ailesinden-akin-gurleke-randevu-talebijpg.webp" type="image/jpeg" length="96873"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Balkanlar sıcak hava dalgasının etkisinde: Sırbistan ve Hırvatistan'da termometreler 40 dereceyi gördü]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/balkanlar-sicak-hava-dalgasinin-etkisinde-sirbistan-ve-hirvatistanda-termometreler-40-dereceyi-gordu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/balkanlar-sicak-hava-dalgasinin-etkisinde-sirbistan-ve-hirvatistanda-termometreler-40-dereceyi-gordu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Balkanlar'da etkili olan aşırı sıcaklık dalgası nedeniyle Sırbistan ve Hırvatistan'da termometreler 40 dereceyi gördü. Hırvatistan'da 'kırmızı alarm' verilirken, Sırbistan'da Tuna Nehri'ndeki rekor su düşüşü üzerine acil durum toplantısı yapıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Balkan ülkeleri Sırbistan ve Hırvatistan'da hava sıcaklığının <strong>40 dereceye kadar ulaştığı</strong> yeni bir sıcak hava dalgası etkili olmaya başladı. Aşırı sıcaklar ve kuraklık nedeniyle orman yangınlarına karşı halka teyakkuzda olmaları yönünde uyarılarda bulunuldu.</p>

<h2><strong>Sırbistan'da Tuna Nehri'nde su seviyesi rekor düzeyde düştü</strong></h2>

<p>Sırbistan'da etkisini artıran aşırı sıcaklar ve nehirlerde yaşanan su kaybını ele almak üzere Başbakan Djuro Macut liderliğinde acil durum toplantısı gerçekleştirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Toplantının ardından basına açıklamalarda bulunan Başbakan Macut, kuraklık nedeniyle Tuna Nehri'ndeki su seviyesinde rekor seviyelerde devam eden düşüşü yakından izlediklerini belirterek, artan enerji ihtiyacına karşı vatandaşlara <strong>elektrik tüketiminde tasarruf</strong> çağrısında bulundu.</p>

<p>Sırbistan Meteoroloji Dairesi de yüksek sıcaklıkların hafta boyunca süreceğini ve 40 dereceye ulaşan havanın orman yangını riskini tırmandırdığını belirterek halkı dikkatli olmaya davet etti.</p>

<h3><strong>Hırvatistan'da "kırmızı alarm": Pula 40,4 dereceyi gördü</strong></h3>

<p>Hırvatistan Meteoroloji Dairesi, ülkenin hafta başı itibarıyla yeni bir sıcaklık dalgasına girmesiyle birlikte ülke genelinde <strong>"kırmızı alarm"</strong> ilan edildiğini duyurdu.</p>

<p>Sabah saatlerinde sıcaklığın Pula kentinde <strong>40,4 derece</strong>, Rijeka kentinde ise <strong>40 derece</strong> olarak ölçüldüğü kaydedildi. Yetkililer, özellikle çocukların ve yaşlıların öğle saatlerinde dışarı çıkmamalarını ve bol sıvı tüketmelerini tavsiye etti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/balkanlar-sicak-hava-dalgasinin-etkisinde-sirbistan-ve-hirvatistanda-termometreler-40-dereceyi-gordu</guid>
      <pubDate>Mon, 03 Aug 2026 13:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/images-2026-08-03t133540592.jpg" type="image/jpeg" length="65411"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Eyüpsultan Belediyesi’nden 'Yeni Parti' kararı: Başkan Bülent Özmen’den açıklama geldi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/eyupsultan-belediyesinden-yeni-parti-karari-baskan-bulent-ozmenden-aciklama-geldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/eyupsultan-belediyesinden-yeni-parti-karari-baskan-bulent-ozmenden-aciklama-geldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP'den istifalar ve YENİ Parti'ye katılımlar sürerken gözlerin çevrildiği Eyüpsultan'dan beklenen açıklama geldi. Eyüpsultan Belediye Başkanı Mithat Bülent Özmen, parti değiştireceği yönündeki iddiaları yalanlayarak görevine CHP'nin adayı olarak devam edeceğini açıkladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>CHP'den istifalar ve YENİ Parti'ye katılımlar sürerken gözlerin çevrildiği <strong>Eyüpsultan Belediyesi'</strong>nden beklenen açıklama geldi. Eyüpsultan Belediye Başkanı <strong>Mithat Bülent Özmen</strong>, YENİ Parti'ye katılacağı yönündeki iddialara yanıt verdi. Özmen, görevine<strong> CHP'nin adayı olarak devam edeceğini </strong>açıkladı.</p>

<h2><strong>Başkan Özmen'den parti değiştireceği iddialarına yanıt</strong></h2>

<p>Butlan yönetimi altındaki CHP'de istifalar ve YENİ Parti'ye katılımlar devam ederken, uzun süredir Eyüpsultan Belediye Başkanı Mithat Bülent Özmen'in de parti değiştireceği iddiaları gündemdeydi.</p>

<p>Özmen, yaptığı yazılı açıklamayla iddialara son noktayı koydu. CHP'de kalacağını duyuran Özmen, belediye başkanlığı görevini tüm Eyüpsultanlılara eşit hizmet etme sorumluluğuyla sürdürdüğünü belirtti.</p>

<h3><strong>"Görevime CHP'nin adayı olarak devam edeceğim"</strong></h3>

<p>Hakkındaki parti değiştirme iddialarına bugüne kadar kamu görevlisi olmanın getirdiği hassasiyet nedeniyle yanıt vermediğini belirten Özmen, artık açıklama yapma ihtiyacı duyduğunu söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Özmen, "Eyüpsultan Belediye Başkanlığı görevine gelirken de temel motivasyonum makam değil, kamu hizmetiydi" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Mazbatasını aldığı gün parti rozetini çıkardığını belirten Özmen, belediye başkanlığını siyasi görüşü ne olursa olsun tüm Eyüpsultanlılara eşit hizmet etme sorumluluğu olarak gördüğünü ifade etti.</p>

<p>Özmen, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>"Geride bıraktığımız süreçte de hiçbir ayrım yapmadan, adalet ve hakkaniyet anlayışıyla çalışmaya gayret ettik.</p>

<p>Bana oy verenlerin bir kısmı Cumhuriyet Halk Partisi'nin adayı olduğum için destek verdi; bir kısmı ise siyasi görüşü ne olursa olsun şahsıma ve ortaya koyduğumuz anlayışa güven duyduğu için tercih yaptı. Ben bu güvenin tamamına karşı kendimi sorumlu hissediyorum.</p>

<p>Dolayısıyla, görevime Cumhuriyet Halk Partisi'nin adayı olarak seçilmiş bir belediye başkanı olarak aynı sorumluluk duygusuyla devam edeceğim."</p>

<h3><strong>"Bütün mesaimi Eyüpsultan'a ayıracağım"</strong></h3>

<p>Özmen, bundan sonraki süreçte de çalışmalarını Eyüpsultan'a hizmet etmeye yoğunlaştıracağını belirtti.</p>

<p>Özmen, "Bundan sonra da bütün mesaimi Eyüpsultan'a hizmet etmeye ayıracak; enerjimi hemşehrilerimizin ihtiyaçlarına, ilçemizin geleceğine ve çocuklarımızın yarınlarına harcamayı sürdüreceğim" dedi.</p>

<p><strong>Başkan Özmen tarafından yapılan açıklama şu şekilde:</strong></p>

<p><i><strong>"BASINA VE KAMUOYUNA</strong></i></p>

<p><i>Son dönemde şahsımla ilgili parti değiştireceğime yönelik çeşitli iddialar ortaya atılıyor. Bugüne kadar bu iddialara cevap vermeyi, kamu görevlisi olmanın getirdiği hassasiyetle, çok uygun görmedim. Ancak geldiğimiz noktada bir açıklama ihtiyacı duydum.</i></p>

<p><i>Meslek hayatım boyunca kamu ve özel sektörde farklı görev ve sorumluluklar üstlendim. Bu görev ve sorumlulukların gereğini yerine getirirken devlet terbiyesiyle hareket ettim.</i></p>

<p><i>Eyüpsultan Belediye Başkanlığı görevine gelirken de temel motivasyonum makam değil, kamu hizmetiydi.</i></p>

<p><i>Mazbatamı aldığım gün parti rozetimi çıkardım. Çünkü belediye başkanlığı görevini, hangi siyasi görüşten olursa olsun tüm Eyüpsultanlılara eşit hizmet etme sorumluluğu olarak görüyorum. Geride bıraktığımız süreçte de hiçbir ayrım yapmadan, adalet ve hakkaniyet anlayışıyla çalışmaya gayret ettik.</i></p>

<p><i>Bana oy verenlerin bir kısmı Cumhuriyet Halk Partisi’nin adayı olduğum için destek verdi; bir kısmı ise siyasi görüşü ne olursa olsun şahsıma ve ortaya koyduğumuz anlayışa güven duyduğu için tercih yaptı. Ben bu güvenin tamamına karşı kendimi sorumlu hissediyorum.</i></p>

<p><i>Dolayısıyla, görevime Cumhuriyet Halk Partisi’nin adayı olarak seçilmiş bir belediye başkanı olarak aynı sorumluluk duygusuyla devam edeceğim.</i></p>

<p><i>Bundan sonra da bütün mesaimi Eyüpsultan’a hizmet etmeye ayıracak; enerjimi hemşehrilerimizin ihtiyaçlarına, ilçemizin geleceğine ve çocuklarımızın yarınlarına harcamayı sürdüreceğim.</i></p>

<p><i>Kamuoyuna saygıyla duyururum.</i></p>

<p><i><strong>Dr. Mithat Bülent Özmen</strong></i></p>

<p><i><strong>Eyüpsultan Belediye Başkanı"</strong></i></p>

<p><img alt="704452B7 Ad31 4655 A678 Ed0F8C9Eeb72.Jpeg" class="detail-photo img-fluid" height="1600" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/704452b7-ad31-4655-a678-ed0f8c9eeb72jpeg.webp" width="1280" /></p>

<h3><strong>Ne olmuştu?</strong></h3>

<p>Öte yandan İstanbul'da Eyüpsultan Belediye Başkan Yardımcısı ve Özel Kalem Müdürü dahil 3 kişi, Çankaya Belediyesi soruşturması kapsamında gözaltına alınmıştı.</p>

<p>24 Temmuz'da Eyüpsultan Belediye Başkan Yardımcısı Hasan Karabulut dahil 2 kişinin tutuklandığı bildirilmiş, bir kişi hakkında ise adli kontrol kararı uygulanmıştı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika, Son Dakika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/eyupsultan-belediyesinden-yeni-parti-karari-baskan-bulent-ozmenden-aciklama-geldi</guid>
      <pubDate>Mon, 03 Aug 2026 13:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/3ecbba8a-9000-4ef1-adb4-1102c149133ejpg.webp" type="image/jpeg" length="99475"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fenerbahçe’nin muhtemel rakibi Sparta Prag: 90 milyon euroluk kadronun şifresi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/fenerbahcenin-muhtemel-rakibi-sparta-prag-analizi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/fenerbahcenin-muhtemel-rakibi-sparta-prag-analizi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Fenerbahçe’nin Şampiyonlar Ligi’ndeki muhtemel rakibi Sparta Prag nasıl bir takım? Çekya temsilcisinin kadrosu, yıldızları, güçlü ve zayıf yönleri.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Fenerbahçe’nin muhtemel rakibi Sparta Prag, UEFA Şampiyonlar Ligi play-off turu öncesinde sarı-lacivertli taraftarların gündemine girdi. Yaklaşık 90 milyon euroluk kadrosu, hızlı hücum oyuncuları ve yeni santraforu Jonatan Braut Brunes ile dikkat çeken Çekya temsilcisi, savunmada verdiği boşluklarla da rakiplerine fırsat tanıyor.</p>

<p>Fenerbahçe, UEFA Şampiyonlar Ligi 3. eleme turunda Sturm Graz’ı saf dışı bırakması halinde play-off turunda Lyon-Sparta Prag eşleşmesinin galibiyle karşılaşacak. Sparta Prag ile Lyon arasındaki ilk maç 4 Ağustos’ta Prag’da, rövanş ise 11 Ağustos’ta Fransa’da oynanacak. Play-off turundaki karşılaşmalar 18-19 Ağustos ile 25-26 Ağustos tarihlerinde yapılacak.</p>

<p><img alt="Prag 2" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/prag-2.jpeg" width="1356" /></p>

<h2>FENERBAHÇE’NİN MUHTEMEL RAKİBİ SPARTA PRAG NASIL BİR TAKIM?</h2>

<p>1893 yılında kurulan Sparta Prag, Çek futbolunun en köklü ve en güçlü kulüpleri arasında bulunuyor. Başkent Prag’ı temsil eden kırmızı-beyazlı ekip, iç saha maçlarını 18 bin 262 seyirci kapasiteli epet Arena’da oynuyor. Kulüp, 1917 yılından bu yana Letná bölgesindeki aynı stadyumu kullanıyor.</p>

<p>Sparta Prag, 2025-2026 sezonunun 30 maçlık normal bölümünü 19 galibiyet, 6 beraberlik ve 5 mağlubiyetle tamamladı. Rakip filelere 60 gol gönderen Çekya ekibi, kalesinde 33 gol gördü ve 63 puanla Slavia Prag’ın arkasında ikinci sırada yer aldı.</p>

<p>Brian Priske’nin takımı 2026-2027 sezonuna ise istikrarsız bir başlangıç yaptı. İlk hafta Zbrojovka Brno deplasmanında 3-1 kaybeden Sparta Prag, ikinci haftada Zlin’i aynı skorla mağlup etti. İki karşılaşma sonunda 3 puan toplayan ekip, 4 gol atıp 4 gol yiyerek sekizinci sırada yer aldı.</p>

<p><img alt="Prag 3" class="detail-photo img-fluid" height="2268" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/prag-3.jpeg" width="4032" /></p>

<h3>SPARTA PRAG’IN KADRO DEĞERİ NE KADAR?</h3>

<p>Transfermarkt’ta yer alan kulüp profili verilerine göre Sparta Prag’ın toplam kadro değeri yaklaşık 90,4 milyon euro seviyesinde bulunuyor. Kadronun yaş ortalaması 25,6 olarak gösterilirken takımda çok sayıda yabancı ve millî futbolcu yer alıyor.</p>

<p>Sparta Prag, yaz transfer döneminde özellikle hücum ve savunma hattına takviye yaptı. Norveçli santrafor Jonatan Braut Brunes, stoper Tobias Guddal ve merkez orta saha Roman Macek kadroya katılan dikkat çekici isimler oldu. Takımın önemli gol kaynaklarından Albion Rrahmani ise Serie A’ya transfer edildi.</p>

<p><img alt="Prag 4" class="detail-photo img-fluid" height="700" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/prag-4.jpeg" width="1200" /></p>

<p>Yeni transfer Brunes, 8 milyon euroluk piyasa değeriyle kadronun en dikkat çekici oyuncuları arasında bulunuyor. 25 yaşındaki ve 1,88 metre boyundaki Norveçli santrafor, Sparta Prag formasıyla çıktığı ilk lig maçında Zlin ağlarını havalandırdı.</p>

<p>Takım kaptanlarından Lukáš Haraslín’ın piyasa değeri 6 milyon euro olarak gösteriliyor. Sol kanatta görev yapan Slovak futbolcu, içeri kat ederek şut arayan, bire birde etkili ve duran topları kullanabilen bir hücum oyuncusu olarak öne çıkıyor.</p>

<p>Sırp kanat Veljko Birmančević’in piyasa değeri 3,5 milyon euro, Çek santrafor Jan Kuchta’nın değeri ise 2,7 milyon euro seviyesinde bulunuyor. Kuchta, Çekya Milli Takımı’nda da forma giyen tecrübeli bir golcü olarak Brunes ile santrafor rotasyonunu oluşturuyor.</p>

<p><img alt="Prag 6" class="detail-photo img-fluid" height="600" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/prag-6.jpeg" width="1240" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>BRIAN PRISKE’NİN OYUN PLANI</h3>

<p>Sparta Prag’ı Danimarkalı teknik direktör Brian Priske çalıştırıyor. İlk döneminde kulübe iki lig şampiyonluğu ve bir Çekya Kupası kazandıran Priske, 2025 yazında yeniden göreve geldi. Tecrübeli teknik adam daha önce Sparta Prag’ı UEFA Avrupa Ligi son 16 turuna taşırken Galatasaray karşısında alınan 4-1’lik galibiyetle de dikkat çekmişti.</p>

<p><img alt="Prag 9" class="detail-photo img-fluid" height="670" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/prag-9.jpeg" width="1200" /></p>

<p>Priske, 2026-2027 sezonunun ilk iki lig maçında ağırlıklı olarak 4-3-3 sistemini kullandı. Savunmadan kısa paslarla çıkmaya çalışan Sparta Prag, beklerini hücuma göndererek kanatlarda sayısal üstünlük kurmayı hedefliyor.</p>

<p>Orta sahada Adam Karabec ve Andrew Irving gibi teknik kapasitesi yüksek oyuncular görev yapıyor. Karabec oyun kurulumunda sorumluluk alırken Irving ceza sahası çevresinden yaptığı koşular ve şutlarla hücuma katkı sağlıyor. Irving, Zlin karşısında takımının ilk golünü kaydetti.</p>

<p>Priske’nin teknik ekibinde yalnızca duran toplar üzerine çalışan özel bir antrenör de bulunuyor. Daha önce Manchester City, Brentford ve Wolverhampton’da görev yapan Jack Wilson, Sparta Prag’ın duran top organizasyonlarından sorumlu isim olarak görev yapıyor.</p>

<p><img alt="Prag 8" class="detail-photo img-fluid" height="728" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/prag-8.jpeg" width="1090" /></p>

<h3>SPARTA PRAG’IN GÜÇLÜ YÖNLERİ</h3>

<p>Sparta Prag’ın en önemli hücum silahı kanat oyuncularının sürati ve bireysel becerisi. Özellikle Haraslín’ın sol kanattan merkeze yönelen koşuları, Fenerbahçe savunmasının dikkat etmesi gereken başlıca tehditler arasında yer alıyor.</p>

<p>John Mercado, Josimar Alcócer, Garang Kuol ve Veljko Birmančević gibi oyuncular da hücum hattında farklı seçenekler sunuyor. Bu oyuncular açık alanda hızlanabildiği için Sparta Prag, rakibin top kayıplarının ardından hızlı geçiş hücumlarına çıkabiliyor. Kulübün güncel A takım kadrosunda kanat ve hücum hattı için geniş bir rotasyon bulunuyor.</p>

<p><img alt="Prag 7" class="detail-photo img-fluid" height="674" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/prag-7.jpeg" width="1200" /></p>

<p>Yeni santrafor Brunes, fizik gücü ve ceza sahası etkinliğiyle takımın hücum biçimini değiştirebilecek bir isim. Zlin karşısında Martin Suchomel’in asistinde attığı gol, Norveçli oyuncunun savunma arkasındaki boşlukları ve ceza sahası içindeki hareketliliği kullanabildiğini gösterdi.</p>

<p>Sparta Prag’ın bir diğer güçlü tarafı duran toplar. Çekya ekibi, Brno karşısındaki golünü korner sonrasında bulurken Nordsjaelland ile oynanan hazırlık maçında da Adam Karabec’in kornerinde Adam Ševínský kafa vuruşuyla fileleri havalandırdı.</p>

<p>Prag’daki iç saha atmosferi de eşleşmede belirleyici olabilir. Zlin karşılaşmasını 17 bin 148 taraftarın izlemesi, yaklaşık 18 bin kişilik epet Arena’nın önemli ölçüde dolduğunu gösterdi.</p>

<h3>SPARTA PRAG’IN ZAYIF YÖNLERİ</h3>

<p>Sparta Prag sezon başında savunma güvenliği konusunda ciddi sorunlar yaşadı. Çekya temsilcisi hazırlık döneminin son maçında Nordsjaelland’a 5-1, ligde ise Zbrojovka Brno’ya 3-1 mağlup oldu. Takım bu iki karşılaşmada toplam 8 gol yedi.</p>

<p>Beklerin aynı anda hücuma çıkması, Sparta Prag savunmasının arkasında geniş alanlar bırakmasına neden olabiliyor. Özellikle top kaybının ardından savunma yerleşimini almakta zorlanan Çekya ekibi, hızlı ve doğrudan oynayan rakipler karşısında dengesini kaybedebiliyor.</p>

<p>Sparta Prag hücum duran toplarında etkili olsa da duran top savunmasında aynı güveni vermiyor. Brno karşılaşmasında rakibin ikinci golü bir duran top organizasyonunun ardından gelirken üçüncü gol kafa vuruşuyla kaydedildi.</p>

<p>Sezonun ilk iki haftasında kaleyi Peter Vindahl yerine Jakub Surovčík korudu. Savunma hattında da iki lig maçında farklı oyuncuların kullanılması, Priske’nin Lyon karşılaşması öncesinde ideal savunma düzenini henüz kesinleştirmediğine işaret ediyor. Bu değerlendirme, takımın açıklanan maç kadroları ve başlangıç 11’lerinden çıkarılan bir analiz niteliği taşıyor.</p>

<h3>SPARTA PRAG’IN MUHTEMEL 11’İ</h3>

<p>Sparta Prag’ın Zlin karşısında sahaya çıktığı ve Lyon maçında da önemli ölçüde korunması beklenen 11 şöyle:</p>

<p><strong>Jakub Surovčík; Martin Suchomel, Asger Sørensen, Adam Ševínský, John Mercado; Hugo Sochůrek, Andrew Irving, Adam Karabec; Josimar Alcócer, Jonatan Braut Brunes, Lukáš Haraslín.</strong></p>

<p>Jan Kuchta, Matěj Ryneš, Santiago Eneme, Garang Kuol ve Veljko Birmančević ise Priske’nin kadro tercihlerine göre ilk 11’e girebilecek veya kulübeden katkı sağlayabilecek oyuncular arasında bulunuyor.</p>

<h3>FENERBAHÇE SPARTA PRAG’A KARŞI NELERE DİKKAT ETMELİ?</h3>

<p>Fenerbahçe açısından en önemli konu, orta sahada yapılacak kontrolsüz top kayıpları olacak. Haraslín ve Sparta Prag’ın diğer kanat oyuncuları açık alanda etkili olduğu için sarı-lacivertlilerin hücum ederken savunma emniyetini kaybetmemesi gerekiyor.</p>

<p>Sparta Prag’ın hücuma çıkan beklerinin arkasında bıraktığı alanlar ise Fenerbahçe için önemli bir fırsat oluşturabilir. Hızlı kanat değişimleri, savunma arkasına yapılacak koşular ve ters kanada gönderilecek uzun paslar, Çekya temsilcisinin savunma düzenini bozabilir.</p>

<p>Duran toplar eşleşmenin iki yönünde de kritik önem taşıyacak. Fenerbahçe’nin gereksiz faullerden kaçınması gerekirken Sparta Prag’ın hava toplarında ve ikinci toplarda yaşadığı sorunlardan yararlanması mümkün görünüyor.</p>

<p>Fenerbahçe’nin önde baskı yapması durumunda Sparta Prag’ın savunmadan pasla çıkışını bozma ihtimali de bulunuyor. Brno ve Nordsjaelland karşılaşmalarında savunma hattının baskı altında verdiği boşluklar, sarı-lacivertli ekip için değerlendirilebilecek bir başka alan olarak öne çıkıyor. Bu bölümdeki çıkarımlar, Sparta Prag’ın sezon başındaki maçları ve kadro yapısı üzerinden yapılan teknik değerlendirmelerdir.</p>

<h3>FENERBAHÇE’NİN MUHTEMEL RAKİBİ SPARTA PRAG NE KADAR TEHLİKELİ?</h3>

<p>Fenerbahçe’nin muhtemel rakibi Sparta Prag; kulüp geçmişi, yaklaşık 90 milyon euroluk kadrosu ve hücum hattındaki alternatifleri nedeniyle hafife alınabilecek bir takım değil. Haraslín, Brunes, Karabec ve Kuchta gibi oyuncular, özellikle Prag’da oynanacak karşılaşmalarda rakip savunmalar için ciddi tehdit oluşturabilecek kapasiteye sahip.</p>

<p>Buna karşın Çekya temsilcisinin savunma geçişlerinde, duran top savunmasında ve beklerin arkasında bıraktığı alanlarda sorun yaşadığı görülüyor. Fenerbahçe önce Sturm Graz engelini aşar, <a href="https://www.transfermarkt.com.tr/ac-sparta-prag/startseite/verein/197" rel="nofollow">Sparta</a> Prag da Lyon’u elerse Şampiyonlar Ligi bileti için tempolu, fiziksel mücadele seviyesi yüksek ve taktik ayrıntıların belirleyici olacağı bir play-off eşleşmesi ortaya çıkacak.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/fenerbahcenin-muhtemel-rakibi-sparta-prag-analizi</guid>
      <pubDate>Mon, 03 Aug 2026 13:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/prag-1.jpg" type="image/jpeg" length="97351"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Borsa İstanbul günün ilk yarısını yükselişle tamamladı: BIST 100 endeksi 13.482 puan seviyesinde]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/borsa-istanbul-gunun-ilk-yarisini-yukselisle-tamamladi-bist-100-endeksi-13482-puan-seviyesinde</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/borsa-istanbul-gunun-ilk-yarisini-yukselisle-tamamladi-bist-100-endeksi-13482-puan-seviyesinde" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[BIST 100 endeksi günün ilk yarısını yüzde 0,18 primle 13.482,75 puandan tamamladı. Bankacılık endeksi yüzde 3,38 değer kazanırken, temmuz ayı yıllık enflasyonu yüzde 31,75 olarak açıklandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi, haftanın ilk işlem gününün ilk yarısında <strong>yüzde 0,18 değer kazanarak 13.482,75 puana</strong> yükseldi.</p>

<p>Günün ilk yarısında alıcılı bir seyir izleyen endeks, saat 13.00 itibarıyla önceki kapanışına göre 24,65 puanlık artış kaydetti. İlk yarıda piyasadaki <strong>toplam işlem hacmi 91,2 milyar lira</strong> olarak gerçekleşti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Sektör endekslerinde bankacılık ve bilişim öncü oldu</strong></h2>

<p>Günün ilk yarısında endekslerin performansında sektör bazlı ayrışmalar dikkat çekti. <strong>Bankacılık endeksi yüzde 3,38</strong>, <strong>holding endeksi ise yüzde 0,86</strong> değer kazandı. <strong>En çok kazandıran y</strong>üzde 4,46 artış ile <strong>bilişim sektörü</strong> oldu. <strong>En çok kaybettiren y</strong>üzde 2,36 kayıpla <strong>finansal kiralama ve faktoring sektörü</strong> oldu.</p>

<h2><strong>Piyasaların gündemi: İçeride enflasyon, dışarıda karmaşık seyir</strong></h2>

<p>Küresel piyasalar, Orta Doğu'daki yeni uzlaşı iyimserliğine karşın; Asya'dan gelen ekonomik veriler ve yarı iletken sektöründeki değerleme endişelerinin etkisiyle karışık bir seyir izliyor.</p>

<p>Yurt içi piyasalarda ise bugün açıklanan enflasyon verileri öne çıktı. Temmuz ayı itibarıyla enflasyon <strong>aylık bazda yüzde 1,78</strong>, <strong>yıllık bazda ise yüzde 31,75</strong> olarak gerçekleşti.</p>

<p>Analistler, günün geri kalan kısmında ABD’de açıklanacak olan imalat sanayi PMI verileri başta olmak üzere küresel veri akışının takip edileceğini belirtti.</p>

<p>Teknik açıdan BIST 100 endeksinde takip edilecek seviyeler, d<strong>irenç konumu </strong>13.600 ve 13.700 puan; d<strong>estek konumu </strong>13.400 ve 13.300 puan şeklinde sıralandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/borsa-istanbul-gunun-ilk-yarisini-yukselisle-tamamladi-bist-100-endeksi-13482-puan-seviyesinde</guid>
      <pubDate>Mon, 03 Aug 2026 13:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/borsa-istanbul-19.png" type="image/jpeg" length="32604"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[UEFA Avrupa Ligi kura çekimi hangi kanalda, saat kaçta? Play-off eşleşmeleri belli oluyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/uefa-avrupa-ligi-kura-cekimi-hangi-kanalda-saat-kacta-play-off-eslesmeleri-belli-oluyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/uefa-avrupa-ligi-kura-cekimi-hangi-kanalda-saat-kacta-play-off-eslesmeleri-belli-oluyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[UEFA Avrupa Ligi kura çekimi, 3 Ağustos 2026 Pazartesi günü İsviçre’nin Nyon kentinde gerçekleştirilecek. Avrupa Ligi play-off turundaki eşleşmelerin belirleneceği kura çekimi, Türkiye saatiyle 14.00’te başlayacak.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>2026-2027 sezonu UEFA Avrupa Ligi’nde play-off turu heyecanı yaşanıyor. Üçüncü eleme turunun ardından yoluna devam edecek takımların lig aşaması öncesindeki son rakipleri, 3 Ağustos Pazartesi günü yapılacak kura çekimiyle belli olacak. UEFA Avrupa Ligi kura çekimi saat 14.00’te başlayacak.</p>

<h2>UEFA AVRUPA LİGİ KURA ÇEKİMİ NE ZAMAN?</h2>

<p>UEFA Avrupa Ligi play-off turu kura çekimi, 3 Ağustos 2026 Pazartesi günü UEFA’nın İsviçre’nin Nyon kentinde bulunan merkezinde gerçekleştirilecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kura çekiminde toplam 24 takım veya eşleşme yer alacak. Katılımcılar, UEFA kulüp katsayıları ve kura prosedürüne göre 12 seri başı ile 12 seri başı olmayan takım veya eşleşme şeklinde ayrılacak.</p>

<h3>UEFA AVRUPA LİGİ KURA ÇEKİMİ SAAT KAÇTA?</h3>

<p>Avrupa Ligi play-off turu kura çekimi Türkiye saatiyle 14.00’te başlayacak. Kurada üçüncü eleme turunu geçecek takımların play-off aşamasındaki muhtemel rakipleri belirlenecek.</p>

<p>Eşleşmeler çift maçlı eleme sistemi üzerinden oynanacak. Takımlar, bir karşılaşmayı kendi sahasında, diğer mücadeleyi ise deplasmanda oynayacak.</p>

<h3>AVRUPA LİGİ PLAY-OFF MAÇLARI NE ZAMAN?</h3>

<p>UEFA Avrupa Ligi play-off turunda ilk karşılaşmalar 20 Ağustos 2026 tarihinde oynanacak. Rövanş mücadeleleri ise 27 Ağustos 2026 tarihinde gerçekleştirilecek.</p>

<p>İki maç sonunda rakibine üstünlük sağlayan 12 takım, 36 takımın mücadele edeceği UEFA Avrupa Ligi lig aşamasına katılma hakkı kazanacak. Karşılaşmaların kesin başlama saatleri ve stat bilgileri kura çekiminin ardından açıklanacak.</p>

<h3>UEFA AVRUPA LİGİ KURA ÇEKİMİ HANGİ KANALDA?</h3>

<p>UEFA Avrupa Ligi kura çekimi, 3 Ağustos 2026 Pazartesi günü saat 14.00’ten itibaren <strong><a href="https://www.uefa.tv/" rel="nofollow">UEFA</a>.tv</strong> üzerinden canlı yayınlanacak. Futbolseverler kura çekimini UEFA’nın internet sitesi ve dijital yayın platformu üzerinden takip edebilecek.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/uefa-avrupa-ligi-kura-cekimi-hangi-kanalda-saat-kacta-play-off-eslesmeleri-belli-oluyor</guid>
      <pubDate>Mon, 03 Aug 2026 13:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/6a6b9b8317406fbcc1e3257fjpg.jpg" type="image/jpeg" length="71916"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[UEFA Şampiyonlar Ligi kura çekimi hangi kanalda, saat kaçta? Fenerbahçe’nin rakibi belli oluyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/uefa-sampiyonlar-ligi-kura-cekimi-hangi-kanalda-saat-kacta-fenerbahcenin-rakibi-belli-oluyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/uefa-sampiyonlar-ligi-kura-cekimi-hangi-kanalda-saat-kacta-fenerbahcenin-rakibi-belli-oluyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[UEFA Şampiyonlar Ligi kura çekimi, 3 Ağustos 2026 Pazartesi günü gerçekleştirilecek. Fenerbahçe’nin turu geçmesi halinde play-off aşamasında karşılaşacağı rakibin belirleneceği kura çekimi saat 13.00’te başlayacak.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>UEFA Şampiyonlar Ligi’nde 2026-2027 sezonu play-off turu eşleşmeleri İsviçre’nin Nyon kentinde yapılacak kura çekimiyle belli olacak. 3 Ağustos Pazartesi günü düzenlenecek kura organizasyonu Türkiye saatiyle 13.00’te başlayacak.</p>

<h2>UEFA ŞAMPİYONLAR LİGİ KURA ÇEKİMİ NE ZAMAN?</h2>

<p>UEFA Şampiyonlar Ligi play-off turu kura çekimi, 3 Ağustos 2026 Pazartesi günü yapılacak. Kura çekiminde şampiyonlar yolu ve lig yolunda mücadele eden takımların play-off eşleşmeleri belirlenecek.</p>

<p>UEFA’nın açıklamasına göre kura çekimine şampiyonlar yolundan 10, lig yolundan ise 4 takım veya eşleşme dahil olacak. Böylece toplam 14 takım ya da eşleşmenin play-off turundaki rakipleri netlik kazanacak.</p>

<h3>ŞAMPİYONLAR LİGİ KURA ÇEKİMİ SAAT KAÇTA?</h3>

<p>Şampiyonlar Ligi play-off kura çekimi Türkiye saatiyle <strong>13.00’te</strong> başlayacak. Organizasyon UEFA’nın İsviçre’nin Nyon kentinde bulunan merkezinde gerçekleştirilecek.</p>

<p>Kura çekiminin ardından karşılaşmaların kesin tarihleri ve başlama saatleri UEFA tarafından açıklanacak.</p>

<h3>FENERBAHÇE’NİN PLAY-OFF RAKİBİ BELLİ OLACAK</h3>

<p>Fenerbahçe’nin UEFA Şampiyonlar Ligi üçüncü eleme turunda Sturm Graz’ı saf dışı bırakması halinde play-off turunda karşılaşacağı rakip de kura çekimiyle belirlenecek.</p>

<p>Sarı-lacivertliler, play-off turunu da geçmesi durumunda 36 takımın mücadele edeceği Şampiyonlar Ligi lig aşamasına katılmaya hak kazanacak.</p>

<h3>ŞAMPİYONLAR LİGİ PLAY-OFF MAÇLARI NE ZAMAN?</h3>

<p>UEFA Şampiyonlar Ligi play-off turunda ilk karşılaşmalar 18-19 Ağustos 2026 tarihlerinde oynanacak. Rövanş mücadeleleri ise 25-26 Ağustos 2026 tarihlerinde gerçekleştirilecek.</p>

<p>Eşleşmeler iki maç üzerinden oynanacak. İki karşılaşmanın sonunda rakibine üstünlük sağlayan takımlar Şampiyonlar Ligi lig aşamasına yükselecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>UEFA ŞAMPİYONLAR LİGİ KURA ÇEKİMİ HANGİ KANALDA?</h3>

<p>UEFA Şampiyonlar Ligi play-off kura çekimi, 3 Ağustos 2026 Pazartesi günü saat <strong>13.00’ten itibaren<a href="https://www.fenerbahce.org/fenerbahcetv/canliyayin" rel="nofollow"> FB TV</a> ve UEFA.tv</strong> üzerinden canlı yayınlanacak. UEFA.tv yayını internet üzerinden ücretsiz ve şifresiz olarak takip edilebilecek.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/uefa-sampiyonlar-ligi-kura-cekimi-hangi-kanalda-saat-kacta-fenerbahcenin-rakibi-belli-oluyor</guid>
      <pubDate>Mon, 03 Aug 2026 12:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/6a5fcd751703371280702167jpg.jpg" type="image/jpeg" length="75997"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[TMSF kayyum olarak atanmıştı: Ahbap Derneği'ne bağlı şirketler feshedilecek]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/tmsf-kayyum-olarak-atanmisti-ahbap-dernegine-bagli-sirketler-feshedilecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/tmsf-kayyum-olarak-atanmisti-ahbap-dernegine-bagli-sirketler-feshedilecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturması kapsamında Ahbap Derneği'nin faaliyetleri sonlandırılarak 3 kişilik yönetim kayyumu atandı. Derneğin iktisadi işletmesi ile 12 bağlı şirketine ise TMSF kayyum olarak görevlendirildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, Ahbap Derneği’ne mahkeme kararıyla 3 kişilik yönetim kayyumu atanırken, derneğin iştiraki konumundaki iktisadi işletme ve 12 şirkete ise Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) kayyum olarak görevlendirildi.</p>

<p>Başsavcılığın talebini değerlendiren İstanbul 8. Sulh Ceza Hakimliği, derneğin tüm mal varlığı üzerindeki idare yetkisini yönetim kayyumuna devretti. Mahkeme kararında, <strong>derneğin faaliyetlerinin sona erdiği, hesap ve mal varlıklarına tedbir konulduğu ve fesih sürecinin başlatıldığı</strong> belirtildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Derneğe ait taşınmaz, araç ve banka hesaplarındaki nakdi varlıkların yönetimi için Dernekler Kanunu ve ilgili mevzuat gereğince bağımsız kayyum heyeti oluşturuldu. Mahkeme kararıyla derneğin yönetim kayyumu olarak <strong>Av. Rıdvan Can</strong>, <strong>Av. Mustafa Göktuğ Kaya</strong>, <strong>Prof. Dr. Ahmet Kasım Han</strong> görevlendirildi.</p>

<p>Böylece derneğin doğrudan idaresi ile bağlı şirketlerin yönetimi iki ayrı kayyum yapısı üzerinden yürütülecek.</p>

<h2><strong>12 şirket ve iktisadi işletmeye TMSF kayyumu</strong></h2>

<p>Mahkeme kararında, Ahbap Derneği’ne bağlı ticari iştiraklerin TMSF yönetimine tabi kılındığı aktarıldı.</p>

<p>Bu kapsamda TMSF; Ahbap Derneği İktisadi İşletmesi, Ahbap Lojistik Gayrimenkul Danışmanlık ve İnşaat A.Ş. ,Zirve Müzik Yapım Organizasyon Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.,Globus Savunma Sanayi ve Bilişim A.Ş., Kanat Savunma Sanayi Turizm ve Ticaret Ltd. Şti., Koşan Adam Müzik Yapım Menajerlik Hizmetleri Turizm Reklam Ses ve Işık Sistemleri Ltd. Şti., Koşan Trade Gıda Temizlik Ürünleri İthalat İhracat Ltd. Şti., Palmak Orman Ürünleri Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti., Kuraf Sahne Tasarım ve Organizasyon Ltd. Şti., Akberg Şirince Şarapçılık Hayvancılık Tarım Ürünleri Gıda Turizm Sanayi ve Ticaret A.Ş., Sardes Dayanıklı Tüketim Malları Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. <i>(Eski Unvan: Protest Brand Etkinlik Organizasyon Reklamcılık Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.)</i>, Sur Müzik Organizasyon Ses Işık Sistemleri Sanayi Ticaret Ltd. Şti. Ulubey İç ve Dış Ticaret A.Ş. kayyum olarak atandı. </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/tmsf-kayyum-olarak-atanmisti-ahbap-dernegine-bagli-sirketler-feshedilecek</guid>
      <pubDate>Mon, 03 Aug 2026 12:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/ahbap-sorusturmasinda-4-uncu-dalga-13-kisi-gozaltina-alindi.jpg" type="image/jpeg" length="57412"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sardes Antik Kenti’nde 2 bin 500 yıllık anıtsal heykel gün yüzüne çıkarıldı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/sardes-antik-kentinde-2-bin-500-yillik-anitsal-heykel-gun-yuzune-cikarildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/sardes-antik-kentinde-2-bin-500-yillik-anitsal-heykel-gun-yuzune-cikarildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Manisa'daki Sardes Antik Kenti'nde yürütülen kazılarda Lidya kültürünün izlerini taşıyan, 2.500 yıllık ve 2,2 metre boyunda anıtsal bir genç erkek heykeli bulundu. Roma caddesinde yüzüstü döşeme taşı yapıldığı için bozulmadan günümüze ulaşan eser, restorasyonun ardından Manisa Müzesi'nde sergilenecek.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü koordinesinde Manisa'nın Salihli ilçesindeki <strong>Sardes Antik Kenti</strong>’nde yürütülen kazı çalışmalarında, Anadolu arkeolojisi açısından dönüm noktası niteliğinde bir keşfe imza atıldı. MÖ 5. yüzyılın ilk yarısına (MÖ 470-450) tarihlendirilen, yaklaşık <strong>2 bin 500 yıllık ve 2,2 metre yüksekliğinde</strong> anıtsal bir genç erkek heykeli gün yüzüne çıkarıldı.</p>

<p>Kültür ve Turizm Bakanı <strong>Mehmet Nuri Ersoy</strong>, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamayla buluntuyu kamuoyuna duyurdu.</p>

<p><img alt="Videoframe 18948" class="detail-photo img-fluid" height="360" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/videoframe-18948.png" width="640" /></p>

<h2><strong>Bakan Ersoy: "Lidya kültürünün izlerini taşıyan nadir bir eser"</strong></h2>

<p>Keşfin ayrıntılarını paylaşan Bakan Mehmet Nuri Ersoy, heykeltıraşlık sanatı açısından eserin olağanüstü bir değere sahip olduğunu belirtti:</p>

<blockquote>
<p>"Sardes'te Anadolu arkeolojisine ışık tutacak eşsiz bir keşif. Manisa'daki Sardes Antik Kenti'nde yürütülen kazılarda, MÖ 5. yüzyılın ilk yarısına tarihlendirilen yaklaşık 2 bin 500 yıllık genç erkek heykelini gün yüzüne çıkardık. 2,2 metre yüksekliğindeki mermer heykel, anıtsal boyutu, iyi korunmuş yapısı ve dikkat çekici ayrıntılarıyla dönemin heykeltıraşlık sanatının nadir örnekleri arasında yer alıyor.</p>

<p>Roma Dönemi'nde sütunlu caddenin döşemesinde devşirme taş olarak kullanılan eser, yüzü aşağıya bakacak şekilde yerleştirilmesi sayesinde yüzyıllar boyunca önemli ölçüde korunmuş. Üzerindeki alışılmadık giysi detayları ise Lidya kültürünün izlerini taşıyor. Elinde bir meyve tuttuğu görülen heykel; dönemin Sardes'teki yaşamı, inanç dünyasını ve kültürel etkileşimi anlamamıza katkı sağlayacak. Çalışmaların tamamlanmasının ardından bu nadide eser Manisa Müzemizde ziyaretçilerle buluşacak."</p>
</blockquote>

<p><img alt="Videoframe 123164" class="detail-photo img-fluid" height="360" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/videoframe-123164.png" width="640" /></p>

<h2><strong>Roma yolu döşemesinde "yüzüstü" korunan 2,5 asırlık miras</strong></h2>

<p>Ahameniş Pers İmparatorluğu’nun batı eyalet başkenti olduğu döneme tarihlenen anıtsal heykel, iki büyük parça halinde bulundu. Eserin Roma Dönemi’nde Sardes’in girişindeki sütunlu caddenin zemin döşemesinde <strong>devşirme taş</strong> olarak kullanıldığı ve yüzünün aşağıya bakacak şekilde yerleştirildiği tespit edildi. Bu tesadüfi konumlandırma, eserin yüz hatlarının ve detaylarının binlerce yıl boyunca bozulmadan kalmasını sağladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Anadolu ve Yunanistan’daki dönemdaş heykellerde rastlanmayan özgün giysi katmanlarına sahip olan eser, Ege'nin klasik sanat anlayışı ile yerel Lidya giyim geleneklerini bir araya getiriyor. Genç erkeğin üzerinde kalın bir <i>himation</i>, ince bir <i>chiton</i> ve altlarında yatay çizgili özel bir yerel giysi yer alıyor. Heykelin sağ elinde bir tanrı ya da tanrıçaya adak olarak sunulduğu düşünülen bir meyve tutuluyor. Uzmanlar bu meyvenin <strong>ayva</strong> olabileceği üzerinde duruyor.</p>

<h2><strong>Boya izleri incelendikten sonra Manisa Müzesi'nde sergilenecek</strong></h2>

<p>Antik Çağ heykellerinin çoğunlukla renkli pigmentlerle boyandığı bilindiğinden, eserin üzerindeki sert birikinti tabakası özel konservasyon teknikleriyle temizlenecek. Antik polikrom (çok renkli) heykel uzmanlarının da dahil olacağı bilimsel analizlerde heykelin yüzeyindeki olası boya izleri araştırılacak.</p>

<p>Restorasyon, bilimsel inceleme ve belgeleme süreçlerinin ardından 2,2 metrelik devasa heykel <strong>Manisa Müzesi</strong>’nde sergilenmek üzere ziyarete açılacak.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/sardes-antik-kentinde-2-bin-500-yillik-anitsal-heykel-gun-yuzune-cikarildi</guid>
      <pubDate>Mon, 03 Aug 2026 12:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/videoframe-401.png" type="image/jpeg" length="27486"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ankara'da kahvehaneler yeniden kıraathane kültürüyle buluşuyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/ankarada-kahvehaneler-yeniden-kiraathane-kulturuyle-bulusuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/ankarada-kahvehaneler-yeniden-kiraathane-kulturuyle-bulusuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İçişleri Bakanlığı Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğünün desteğiyle Ankara Kahveciler Esnaf Odası ile İnsan Kitap ve Toplum Araştırmaları Derneği (İKTA-DER) iş birliğinde yürütülen "Kahvehaneden Kıraathaneye: Dijital Bağımlılıkla Mücadele ve Okuma Kültürünün Yaygınlaştırılması" projesinin açılış programı, 4 Ağustos 2026 Salı günü Taraça Kafe'de gerçekleştirilecek.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><span>"5 Çayında Buluşalım" temasıyla düzenlenecek programda, dijital bağımlılıkla mücadele kapsamında toplumda okuma alışkanlığının güçlendirilmesi ve geleneksel kıraathane kültürünün yeniden canlandırılması hedefleniyor.</span></p>

<p><span>Proje, ilk aşamada Ankara'nın Çankaya, Keçiören, Mamak, Altındağ ve Yenimahalle ilçelerinde pilot olarak uygulanacak, elde edilecek sonuçlar doğrultusunda ise kentin diğer ilçelerine yaygınlaştırılması hedeflenecek. Proje kapsamında seçilen kahvehanelerde oluşturulacak okuma köşeleri sayesinde vatandaşların kitaplara daha kolay erişimi sağlanacak</span></p>

<p><span>Ankara Kahveciler Esnaf Odası Başkanı İsa Güven, kahvehanelerin geçmişte olduğu gibi bilgi, kültür ve sohbetin merkezleri haline gelmesini istediklerini belirterek, "Kahvehanelerimiz yalnızca vakit geçirilen mekânlar değil, okuyan, düşünen ve paylaşan insanların buluştuğu gerçek kıraathaneler olmalıdır. Bu proje ile oluşturacağımız okuma köşeleri sayesinde kitap okuma kültürünü yaygınlaştırmayı ve dijital bağımlılığın olumsuz etkilerine karşı toplumsal farkındalık oluşturmayı hedefliyoruz." ifadelerini kullandı.</span></p>

<p><span>Güven, 4 Ağustos 2026 Salı günü 17.00'de Taraça Kafe'de gerçekleştirilecek "5 Çayında Buluşalım" açılış programına tüm üyelerini, sivil toplum kuruluşlarını, kamu kurum ve kuruluşlarının temsilcilerini, basın mensuplarını ve Ankaralıları davet ederek, projenin toplumun tüm kesimlerinin katkısıyla büyüyeceğine inandıklarını ifade etti.</span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Çağatay Dolay</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ankara Haberleri</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/ankarada-kahvehaneler-yeniden-kiraathane-kulturuyle-bulusuyor</guid>
      <pubDate>Mon, 03 Aug 2026 12:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/njm.JPG" type="image/jpeg" length="17971"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[AĞUSTOS 2026 EMEKLİ BANKA PROMOSYONLARI: En yüksek ödemeyi hangi banka yapıyor?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/agustos-2026-emekli-banka-promosyonlari-en-yuksek-odemeyi-hangi-banka-yapiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/agustos-2026-emekli-banka-promosyonlari-en-yuksek-odemeyi-hangi-banka-yapiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ağustos ayının başlamasıyla birlikte bankaların 2026 yılı emekli promosyon kampanyaları yeniden gündeme geldi. SSK, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı kapsamında aylık alan vatandaşlar, maaşlarını hangi bankaya taşımalarının daha avantajlı olacağını araştırıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bankalar, maaşını üç yıl boyunca kendilerinden alma taahhüdü veren emeklilere nakit promosyon ödüyor. Bazı bankalar ise bu ödemeye otomatik fatura talimatı, kredi kartı kullanımı, hesap açılışı ve harcama kampanyaları gibi ek fırsatlar dahil ediyor. Böylece toplam kazanç tutarı bazı kampanyalarda 32 bin liraya kadar çıkabiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Peki, Ağustos 2026 döneminde en yüksek emekli promosyonunu hangi banka veriyor? Bankaların nakit promosyonları ile ek ödül kampanyalarında hangi koşullar aranıyor? İşte banka banka güncel promosyon tutarları...</p>

<h2></h2></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/agustos-2026-emekli-banka-promosyonlari-en-yuksek-odemeyi-hangi-banka-yapiyor</guid>
      <pubDate>Sun, 02 Aug 2026 20:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/emekli-maas-promosyonu-banka.webp" type="image/jpeg" length="86275"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kistik fibroziste erken tanı yaşamı değiştiriyor: "Yenidoğan tarama testlerinden kaçınılmamalı"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çocuk Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Hayriye Uğur Özçelik, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programında kistik fibrozise ilişkin önemli bilgiler verdi. Erken tanının tedavide başarıyı ve yaşam kalitesini artırdığını vurgulayan Özçelik, yenidoğan tarama testlerinin önemine dikkat çekerek ailelere “Testlerden korkmayın” çağrısında bulundu. Özçelik, modülatör tedavilerdeki gelişmelerin yanı sıra hastalığın yaşam boyu takip ve bakım gerektirdiğini anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Çocuk Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Hayriye Uğur Özçelik</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk oldu. Programda, yaşam boyu takip ve tedavi gerektiren kalıtsal hastalıklardan biri olan <strong>kistik fibrozis</strong> tüm yönleriyle ele alındı.</p>

<p>Kistik fibrozisin genetik geçişli, kalıtsal bir hastalık olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, hastalığın anne karnından itibaren gelişmeye başladığını söyledi. Hastalığın temelinde salgı yapan hücrelerde bulunan klor kanallarındaki bozukluğun yer aldığını ifade eden Özçelik, bu nedenle tüm salgıların normalden daha koyu ve yapışkan hale geldiğini kaydetti.</p>

<p><strong>En fazla akciğerleri etkiliyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin birçok organı etkileyebildiğini belirten Prof. Dr. Özçelik, en ciddi hasarın akciğerlerde oluştuğunu söyledi.</p>

<p>Akciğerlerde biriken koyu kıvamlı mukusun solunum yollarını tıkadığını, bu ortamda yerleşen mikropların temizlenememesi nedeniyle tekrarlayan enfeksiyonlar ve zamanla ilerleyici akciğer hasarı geliştiğini anlatan Özçelik, hastalığın yalnızca akciğerleri değil, üst solunum yolları ile mide-bağırsak sistemini de etkileyebildiğini ifade etti. Kistik fibrozisli hastalarda insülin direnci ve üreme sistemiyle ilgili sorunların da görülebildiğini belirtti.</p>

<p><strong>Akraba evlilikleri riski artırıyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin çekinik genlerle aktarılan bir hastalık olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Özçelik, özellikle akraba evliliklerinde hastalığın ortaya çıkma riskinin önemli ölçüde arttığını söyledi. Özçelik, bu nedenle genetik danışmanlığın ve akraba evliliklerinin azaltılmasının büyük önem taşıdığını vurguladı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.10 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134510-1.jpeg" width="1600" /></p>

<p><strong>Erken tanı tedavinin başarısını artırıyor</strong></p>

<p>Hastalığın ne kadar erken tanınırsa tedavinin o kadar başarılı olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, bu nedenle yenidoğan tarama programlarının büyük önem taşıdığını söyledi.</p>

<p>Yenidoğan tarama testleri sayesinde hastalığın henüz belirti vermeden saptanabildiğini ifade eden Özçelik, erken dönemde başlanan tedavilerle organ hasarı gelişmeden hastalığın kontrol altına alınabildiğini kaydetti. Özçelik günümüzde bazı modülatör tedavilerin bebekler henüz bir aylıkken başlanabildiğini belirtti.</p>

<p><strong>“Yenidoğan tarama testlerinden korkmayın”</strong></p>

<p>Son yıllarda yenidoğan tarama testlerine yönelik çeşitli yanlış bilgilerin yayıldığını söyleyen Prof. Dr. Özçelik, ailelere önemli uyarılarda bulundu.</p>

<p>Bazı ailelerin bebeklerinden kan örneği alınmasını istemediğini belirten Özçelik, kan örneklerinin farklı amaçlarla kullanılacağı yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını, tüm sürecin devlet kontrolünde yürütüldüğünü ifade ederek ailelerin bu testleri mutlaka yaptırması gerektiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11" class="detail-photo img-fluid" height="695" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511.jpeg" width="1103" /></p>

<p><strong>Kistik fibrozis sürekli bakım gerektiriyor</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kistik fibrozisin yaşam boyu düzenli takip gerektiren bir hastalık olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Özçelik, tedavide en önemli basamaklardan birinin akciğer bakımının sağlanması olduğunu belirtti.</p>

<p>Ailelerin solunum fizyoterapisi ve günlük bakım için saatler harcadığını ifade eden Özçelik, hastaların sık akciğer enfeksiyonları nedeniyle zaman zaman hastaneye yatmak zorunda kaldıklarını söyledi. Özçelik, organlar hasar görmeden önce tedaviye başlanmasının yaşam süresi ve yaşam kalitesi açısından belirleyici olduğunu vurguladı.</p>

<p><strong>Modülatör tedavilerde yeni dönem</strong></p>

<p>Kistik fibrozis tedavisinde son yılların en önemli gelişmelerinden birinin modülatör tedaviler olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, bu ilaçların hastalığın temelindeki klor kanalındaki bozukluğu hedef aldığını söyledi.</p>

<p>İlk modülatör tedavilerin 2012 yılında kullanılmaya başlandığını, tedavilerin yıllar içinde gelişerek 2019 yılında üçlü kombinasyonlara ulaştığını belirten Özçelik, modülatör tedavilerin 2025 yılının Ağustos ayından itibaren geri ödeme kapsamına alınmasının hastalar açısından önemli bir dönüm noktası olduğunu ifade etti. Bu tedavilerin yüksek maliyetli olduğuna dikkat çeken Özçelik, ayrıca hastalığın hücresel mekanizmasını düzeltmeye yönelik yeni ilaçlarla ilgili faz 2 ve faz 3 klinik çalışmaların da sürdüğünü söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="688" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511-2.jpeg" width="1272" /></p>

<p><strong>Erkek hastalarda kısırlık sık görülüyor</strong></p>

<p>Prof. Dr. Özçelik, kistik fibrozisli erkeklerde kısırlığın oldukça yüksek oranlarda görüldüğünü belirterek, hastalığın yalnızca solunum sistemini değil, yaşamın birçok alanını etkileyen çok yönlü bir sağlık sorunu olduğuna dikkat çekti.</p>

<p><strong>Çocuklar sosyal yaşamda da zorlanabiliyor</strong></p>

<p>Sık öksürük ve balgam nedeniyle çocukların okul ve sosyal yaşamlarında güçlük yaşayabildiğini belirten Özçelik, tekrarlayan akciğer enfeksiyonları nedeniyle sık hastane yatışlarının eğitim hayatını olumsuz etkileyebildiğini söyledi.</p>

<p>Büyüme ve gelişmenin akranlarının gerisinde kalmasının hem çocukları hem de ailelerini psikolojik olarak zorlayabildiğini ifade eden Özçelik, günümüzde tedavide sağlanan gelişmeler sayesinde bu çocukların geleceğe çok daha umutla bakabildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.10" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134510.jpeg" width="1600" /></p>

<p><strong>Yaşam süresi önemli ölçüde uzadı</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin tanımlandığı ilk yıllarda hastaların büyük bölümünün iki yaşına ulaşamadan yaşamını yitirdiğini hatırlatan Prof. Dr. Özçelik, hastalığın 1938-1939 yıllarında tanımlandığını, 1989 yılında ise hastalığa neden olan genin keşfedildiğini söyledi.</p>

<p>Genetik keşfin ardından geçen süreçte tedavide büyük ilerlemeler kaydedildiğini belirten Özçelik, bugün erken tanı alan ve uygun tedavi gören hastaların yaşam sürelerinin ve yaşam kalitelerinin belirgin şekilde arttığını ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="727" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511-1.jpeg" width="1126" /></p>

<p><strong>İleri yaşta da tanı konulabiliyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin en sık <strong>beyaz ırkta</strong> görüldüğünü, siyah ırkta daha düşük, sarı ırkta ise daha nadir rastlandığını belirten Prof. Dr. Özçelik, hastalığın yalnızca çocukluk çağında görülmediğini de vurguladı.</p>

<p>Tekrarlayan akciğer enfeksiyonları, sürekli balgam çıkarma, büyüme geriliği bulunan çocukların mutlaka kistik fibrozis açısından değerlendirilmesi gerektiğini belirten Özçelik, bronş genişlemesi bulunan erişkin hastalarda da ayırıcı tanıda kistik fibrozisin mutlaka düşünülmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Literatürde 81 yaşında kistik fibrozis tanısı alan hastaların bulunduğunu hatırlatan Prof. Dr. Özçelik, aile öyküsü bulunan gebeliklerde ise anne karnında takip ile hastalığın erken dönemde saptanabildiğini sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali</guid>
      <pubDate>Sat, 01 Aug 2026 11:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134512.jpeg" type="image/jpeg" length="26943"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SÜPER LİG'DE TRANSFER FIRTINASI: Dört büyüklere kimler geldi, kimler gitti?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Süper Lig'de şampiyonluk yarışı transfer döneminden başladı! Galatasaray, Fenerbahçe, Beşiktaş ve Trabzonspor'un kadrosuna kattığı flaş isimler netleşti. İşte 4 büyüklerin dev transfer listesi ve oyuncuların detaylı analizleri.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Süper Lig'de yeni sezon hazırlıkları tüm hızıyla sürerken, şampiyonluk parolasıyla yola çıkan <strong>Galatasaray</strong>, <strong>Fenerbahçe</strong>, <strong>Beşiktaş</strong> ve <strong>Trabzonspor</strong>, kadrolarını dünya yıldızlarıyla güçlendirmeye devam ediyor. Milyonlarca taraftarın gözü kulağı son dakika transfer gelişmelerine çevrilmiş durumdayken, Avrupa devlerinden Süper Lig'e uzanan transfer trafiği de hız kazandı. Nathan Ake'den Mason Greenwood'a, Leandro Trossard'dan Vedat Muriç'e kadar yeşil sahalarda fırtına gibi esecek birçok önemli yetenek, yeni sezonda formalarını giymeye hazırlanıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti</guid>
      <pubDate>Fri, 31 Jul 2026 14:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/dort-buyukler-transfer-super-lig.webp" type="image/jpeg" length="93979"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[MS tedavisinde yeni dönem: “Artık tekerlekli sandalyeye mahkûm olmak kader değil”]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi programına konuk olan Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, günümüzde geliştirilen yeni nesil tedaviler sayesinde MS’nin ilerlemesinin büyük ölçüde kontrol altına alınabildiğini belirterek düzenli tedavi gören hastaların iş, aile ve sosyal yaşamlarını sürdürebildiğini ifade etti. Mungan, “Artık tekerlekli sandalyeye mahkûm olmak kader değil.” mesajını verdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi programına konuk olan Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, Multipl Skleroz (MS) hastalığında tanı, tedavi ve yaşam yönetimine ilişkin önemli bilgiler verdi. Günümüzde MS tedavisinde çok önemli gelişmeler yaşandığını belirten Mungan, erken tanı, kişiye özel tedavi ve düzenli takip sayesinde hastaların büyük bölümünün aktif yaşamlarını sürdürebildiğini söyledi.</p>

<p><strong>Dünyada 2,8 milyon, Türkiye’de yaklaşık 83 bin kişi MS ile yaşıyor</strong></p>

<p>Multipl Skleroz (MS), dünyada yaklaşık 2,8 milyon, Türkiye’de ise 82–83 bin kişiyi etkileyen kronik bir nörolojik hastalık olarak biliniyor.</p>

<p>Hastalığın merkezi sinir sistemini etkilediğini anlatan Prof. Dr. Mungan, beyin ve omurilikteki sinir hücrelerini saran miyelin kılıfının, bağışıklık sistemindeki bozukluklar nedeniyle hasar gördüğünü belirterek şunları söyledi:</p>

<p>“Bağışıklık sistemindeki değişiklikler miyelin kılıfında yıkıma yol açıyor ve sinir hücreleri arasındaki iletiyi bozuyor. Bunun sonucunda da hastalık çok farklı belirtilerle ortaya çıkıyor.”</p>

<p>MS’nin bağışıklık sistemi hastalığı olduğunu ancak genetik ve çevresel faktörlerin de hastalığın oluşumu ve ilerlemesinde önemli rol oynadığını ifade eden Mungan, hastalığın kadınlarda erkeklere göre 2,5–3 kat daha sık görüldüğünü, özellikle 20–40 yaş arasında ortaya çıktığını söyledi.</p>

<p>Kadınlarda daha sık görülmesinin kesin nedeninin bilinmediğini belirten Mungan, “Östrojen ve diğer kadınlık hormonlarının bağışıklık sistemi üzerindeki etkileri nedeniyle özellikle doğurganlık çağında hastalık daha sık görülüyor.” dedi.</p>

<p>Mungan, son yıllarda tanı olanaklarının gelişmesi sayesinde ileri yaşta başlayan MS vakalarının daha sık tanı aldığını, nadir de olsa çocukluk çağında da görülebildiğini söyledi.</p>

<p>İlk belirti görme kaybı da olabilir, uyuşma da…</p>

<p>MS’nin çok farklı belirtilerle ortaya çıkabildiğini belirten Prof. Dr. Mungan, en sık görülen bulguların;</p>

<ul>
 <li>Görme kaybı,</li>
 <li>Çift görme,</li>
 <li>Kol veya bacakta uyuşma,</li>
 <li>Güçsüzlük,</li>
 <li>Denge bozukluğu,</li>
 <li>İdrar problemleri olduğunu söyledi.</li>
</ul>

<p>MR’da görülen plakların beynin veya omuriliğin hangi bölgesini etkilediğine göre belirtilerin değiştiğini belirten Mungan, “Plak hangi fonksiyonu etkiliyorsa hastanın şikâyeti de ona göre ortaya çıkıyor.” dedi.</p>

<p>Görme kaybı yaşayan hastaların çoğunlukla önce göz hastalıkları uzmanına başvurduğunu belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, göz muayenesinde sorun bulunmaması halinde hastaların nörolojiye yönlendirildiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.34 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234-1.jpeg" width="1920" /></p>

<p><strong>Tanıda MR ve nörolojik muayene belirleyici</strong></p>

<p>MS tanısında ayrıntılı klinik öykü ve nörolojik muayenenin vazgeçilmez olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hem beyin hem de omurilik MR’ının mutlaka çekildiğini ifade etti.</p>

<p>Son yıllarda güncellenen tanı kriterlerinde MR’ın çok daha belirleyici hâle geldiğini söyleyen Mungan, yardımcı tanı yöntemleri arasında VEP testi ile göz sinirlerindeki iletimin değerlendirildiğini anlattı.</p>

<p>Tanıda en önemli yardımcı yöntemlerden birinin ise beyin omurilik sıvısının incelenmesi olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, şöyle konuştu:</p>

<p>“Lomber ponksiyon yardımcı test olarak geçse de hemen hemen her hastada yapmak istiyoruz. Hem kesin tanı hem de ayırıcı tanı açısından çok önemli. Ayrıca hastalığın gelecekte nasıl seyredeceği konusunda da bize önemli bilgiler veriyor.”</p>

<p><strong>MS her hastada farklı seyrediyor</strong></p>

<p>Kesin MS tanısı alan hastalarda koruyucu tedavinin geciktirilmemesi gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Mungan, tedavi edilmediğinde hastalığın ilerleyerek kalıcı fonksiyon kayıplarına neden olabileceğini söyledi.</p>

<p>Atak dönemlerinde öncelikle yüksek doz kortizon tedavisi uygulandığını belirten Mungan, ardından hastalığın tipine uygun koruyucu tedavilerin planlandığını ifade etti.</p>

<p>MS hastalığının en sık görülen tipinin ataklar ve iyileşmelerle seyreden RRMS (Relapsing Remitting MS) olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hastaların yaklaşık yüzde 15–20’sinde ilerleyici tip MS görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Bazı hastalarda hastalığın en baştan ilerleyici seyredebildiğini, bazılarında ise yıllar içinde ilerleyici forma dönüşebildiğini belirten Mungan, “MS tamamen kişiye özgü seyreden bir hastalık. Hastaların düzenli izlenmesi ve hastalık tipinin doğru belirlenmesi tedavinin başarısını belirliyor.” dedi.</p>

<p><strong>Aynı hekim tarafından uzun süre takip büyük önem taşıyor</strong></p>

<p>MS’nin uzun yıllar takip gerektiren kronik bir hastalık olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hastaların tanı sonrasında sürekli doktor değiştirmemesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Kesin tanı konulduktan sonra hastaların aynı hekim tarafından izlenmesi tedavi başarısını artırıyor. Çünkü MS’de bireyselleştirilmiş tedavi çok önemli. Doktorun hastanın geçmişini, MR değişimlerini, atak sıklığını ve nörolojik durumunu yakından bilmesi gerekiyor.”</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.35" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001235.jpeg" width="1920" /></p>

<p><strong>Hastalar gerçek atak ile yalancı atağı karıştırabiliyor</strong></p>

<p>MS atağının belirtilerin 24 saatten uzun sürmesi olarak tanımlandığını belirten Prof. Dr. Mungan, optik nörit, güçsüzlük, uyuşma ve denge bozukluğunun gerçek atak belirtileri arasında yer aldığını söyledi.</p>

<p>Bunun yanında enfeksiyon, sıcak hava, yoğun stres, regl dönemi veya aşırı egzersiz gibi vücut ısısını artıran durumlarda yalancı atakların görülebileceğini belirten Mungan, bu nedenle hastaların önce ayrıntılı değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p><strong>Atak tedavisinde altın standart kortizon tedavisi</strong></p>

<p>MS ataklarında günlük 1000 mg kortizonun 5–7 gün, bazı hastalarda ise 10 güne kadar uygulanabildiğini belirten Prof. Dr. Mungan, kortizona yanıt alınamayan hastalarda ise plazmaferez tedavisinin uygulandığını söyledi.</p>

<p>Bu tedavinin özellikle üniversite ve şehir hastanelerindeki deneyimli MS merkezlerinde yapılabildiğini ifade etti.</p>

<p><strong>Akıllı ilaçlar umut veriyor</strong></p>

<p>Atak tedavisinin dışında hastalığın ilerlemesini durdurmaya yönelik çok sayıda tedavi bulunduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, Türkiye’de tedavilerin basamaklı sistemle uygulandığını söyledi.</p>

<p>Tablet, enjeksiyon ve infüzyon tedavilerinin bulunduğunu belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, yeni nesil bağışıklık sistemini yeniden yapılandıran tedavilere ilişkin şu bilgileri verdi:</p>

<p>“Hastaların akıllı ilaç olarak adlandırdığı yeni tedaviler sayesinde çok az doz uygulayıp hastaları uzun süre tedavisiz takip edebildiğimiz durumlar olabiliyor.”</p>

<p>Tedavi seçiminde hastanın yaşı, cinsiyeti, gebelik planı, mesleği, sosyal yaşamı ve hastalığın seyri gibi çok sayıda faktörün dikkate alındığını belirtti.</p>

<p><strong>MS hastaları evlenebilir, çocuk sahibi olabilir</strong></p>

<p>Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, MS hastalarının normal yaşamlarını sürdürebileceklerini belirterek şu önerilerde bulundu:</p>

<p>“MS hastaları evlenebilir, planlı gebelik gerçekleştirebilir ve doktorlarıyla koordineli şekilde çocuk sahibi olabilirler. Gebelik öncesinde hastalığın en az bir yıl stabil seyretmesini tercih ediyoruz.”</p>

<p>Ağır egzersizlerden kaçınılmasını öneren Mungan; yürüyüş, yüzme, yoga ve pilatesin uygun sporlar olduğunu söyledi.</p>

<p><strong>Akdeniz tipi beslenme öneriliyor</strong></p>

<p>Beslenmenin tedavinin önemli bir parçası olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, Akdeniz tipi beslenmenin önerildiğini söyledi.</p>

<p>Mungan, sebze, meyve ve balık ağırlıklı beslenmenin önemine dikkat çekerek D vitamini ve B12 eksikliklerinin mutlaka giderilmesi gerektiğini, balık tüketemeyen hastalarda ise omega-3 desteğinin yararlı olabileceğini belirtti. Prof. Dr. Mungan, “Miyelin kılıfının iyileşmesinde omega-3’ün önemli etkileri bulunuyor.” dedi.</p>

<p><strong>Sigara ve D vitamini eksikliği hastalığın en önemli çevresel sebepleri</strong></p>

<p>MS için kanıtlanmış iki önemli çevresel risk faktörü bulunduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, bunların D vitamini eksikliği ve sigara olduğunu belirterek, “Hastalar kesinlikle sigara içmemeli, sigara içilen ortamlarda da bulunmamalı.” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>MS hastaları yaz sıcaklarında dikkatli olmalı</strong></p>

<p>Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, MS hastalarının yaz aylarında çok daha dikkatli olmalarını belirterek sıcak ortamlardan kaçınmalarını söyledi.</p>

<p>Mungan:</p>

<ul>
 <li>Sıcak suyla banyo yapılmamasını,</li>
 <li>Hamam ve saunadan uzak durulmasını,</li>
 <li>Yazın 11.00–14.00 saatleri arasında güneşten kaçınılmasını,</li>
 <li>Bol su tüketilmesini,</li>
 <li>Hafif beslenilmesini önerdi.</li>
</ul>

<p><strong>Türkiye’de hastalar güncel tedavilere kolaylıkla ulaşıyor</strong></p>

<p>Dünyada kullanılan güncel MS tedavilerinin neredeyse tamamına Türkiye’de geri ödeme kapsamında erişilebildiğini belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, bunun hastalar açısından önemli bir avantaj olduğunu söyledi.</p>

<p>Ayrıca ilerleyen yaşlarda bağışıklık sisteminin daha sakin hâle gelmesi nedeniyle bazı hastalarda hastalığın da daha durağan seyredebildiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.34 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="684" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234-2.jpeg" width="1290" /></p>

<p><strong>Kök hücre mucize değil</strong></p>

<p>Kök hücre tedavisine ilişkin yanlış beklentilere dikkat çeken Prof. Dr. Mungan, şu değerlendirmede bulundu:</p>

<p>“Kök hücre tedavisi bağışıklık sistemini yeniden yapılandırmayı hedefliyor ancak hastalığı tamamen ortadan kaldırmıyor. Diğer tedavilere belirgin bir üstünlüğü de bulunmuyor. Mucize beklememek gerekiyor.”</p>

<p>Mungan, kök hücre tedavisinin özellikle ataklı MS grubunda daha etkili olduğunu, Türkiye’de ise yalnızca çok sınırlı sayıdaki merkezde uygulanabildiğini söyledi.</p>

<p><strong>Aktarlardan alınan ürünlerden uzak durun</strong></p>

<p>MS hastalarının Sağlık Bakanlığı onaylı ilaçlar dışında hiçbir ürünü kontrolsüz şekilde kullanmamaları gerektiğini belirten Prof. Dr. Mungan, “Hekimlerinizin önermediği bitkisel ürünleri ve aktarlardan alınan karışımları kesinlikle kullanmayın.” uyarısında bulundu.</p>

<p><strong>“MS tanısı alanlar umutsuzluğa kapılmasın”</strong></p>

<p>Programın sonunda MS tanısı alan hastalara seslenen Prof. Dr. Mungan, moral ve sosyal desteğin tedavinin önemli parçalarından biri olduğunu belirterek şu mesajı verdi:</p>

<p>“MS tedavi edilebilen ve ilerlemesi durdurulabilen bir hastalık. Hastalar düzenli takiplerini yaptırır, tedavilerini aksatmaz ve yaşam tarzlarına dikkat ederlerse bugün tekerlekli sandalyeye mahkûm olmaları artık neredeyse söz konusu olmuyor.”</p>

<p>Hasta yakınlarının desteğinin büyük önem taşıdığını belirten Mungan, hastaların iş yaşamlarından kopmamalarını, sosyal hayata katılmalarını ve hobi edinmelerini önerdi. Ayrıca bulundukları illerde Türkiye MS Derneği şubelerine başvurarak ücretsiz eğitim, yoga ve pilates programlarından yararlanabileceklerini söyledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 09:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234.jpeg" type="image/jpeg" length="88133"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fethi Akkoç: Kıbrıs’ın kaderi Londra’daki 24 saatlik diplomasi trafiğinde belirlendi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kıbrıs Barış Harekatı’nın 52. yıl dönümünde, harekat öncesindeki kritik diplomasi trafiğinin tanıklarından gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat’e konuştu. Akkoç, Başbakan Bülent Ecevit’in Londra’da gerçekleştirdiği 24 saatlik görüşmelerin Kıbrıs’ın kaderini belirlediğini anlattı. Ayrıntılar 24 Saat Kayıt'ta...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kıbrıs Barış Harekatı’nın 52. yıl dönümünde, harekatın diplomasi trafiğine tanıklık eden gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat’te yayınlanan Kayıt Dışı programına konuk oldu. Akkoç, harekat öncesinde Londra’da yürütülen kritik görüşmeleri, uluslararası diplomasinin perde arkasını ve bugüne kadar kamuoyunda çok az bilinen, kayıt dışı kalan ayrıntıları detaylarıyla anlatarak şu değerlendirmelerde bulundu:</p>

<p>“52 yıl önce, 20 Temmuz 1974’te Kıbrıs’a yapılan müdahalenin önce diplomasiyle, ardından askeri harekatla kazanıldığını yaşayarak öğrendim. Kıbrıs’ın kaderi, Başbakan Bülent Ecevit’in Londra’da İngiltere Başbakanı Harold Wilson, Dışişleri Bakanı James Callaghan ve daha sonra görüşmelere katılan ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Joseph Sisco ile yaptığı tam 24 saatlik temasların sonunda şekillendi.”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Akkoç, harekattan bir gün önce ABD’nin Yunanistan’daki askeri yönetime kritik bir uyarıda bulunduğunu da öne sürdü:</p>

<p>“ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Joseph Sisco, 19 Temmuz’da Yunanistan’a giderek cunta yönetimine, ‘Türkiye müdahale edecek. Sakın karşılık vermeyin. Karışırsanız Türkiye sizi de ezer. Biz Türkiye’nin yanındayız.’ mesajını iletti. Bu süreci bizzat yaşayarak ve görerek öğrendim.”</p>

<h2><strong>“Londra’ya özel uçakla gittik”</strong></h2>

<p>Akkoç, 17 Temmuz 1974’te Başbakan Bülent Ecevit başkanlığındaki heyetle birlikte Türk Hava Yolları’nın özel uçağıyla Londra’ya gittiklerini anlattı.</p>

<p>Heyette, Başbakan Yardımcısı ve İçişleri Bakanı Oğuzhan Asiltürk, Dışişleri Bakanlığı Yüksek Müşaviri Ümit Haluk Bayülken, Hukuk Müşaviri Namık Kemal Yolga ile dönemin Milli Savunma Bakanı ve Dışişleri Bakan Vekili Hasan Esat Işık’ın bulunduğunu belirten Akkoç, Dışişleri Bakanı Turan Güneş’in ise o sırada Çin’de resmi temaslarda olduğu için heyete katılamadığını ifade etti.</p>

<p>Basın mensupları olarak ise Hürriyet’ten Cüneyt Arcayürek, Milliyet’ten Orhan Tokatlı, Günaydın’dan Örsan Öymen, Tercüman gazetesi adına kendisi, Anadolu Ajansı Genel Müdürü Atilla Onuk ile TRT ekibinin yer aldığını söyledi.</p>

<h3><strong>“Dünyanın gözü Londra’daydı”</strong></h3>

<p>Akkoç, heyetin Heathrow Havalimanı’ndan doğrudan İngiltere Başbakanı Harold Wilson’ın konutuna geçtiğini belirterek, görüşmeleri dünyanın dört bir yanından gelen gazetecilerin takip ettiğini anlattı.</p>

<p>“Biz yalnız değildik. İngiliz gazeteciler başta olmak üzere dünyanın her yerinden basın mensupları Başbakanlık Konutu’nun önünde bekliyordu.”</p>

<h3><strong>“Sisco ile beş dakikalık kritik görüşme”</strong></h3>

<p>Görüşmelerin ardından Bülent Ecevit’in Joseph Sisco ile baş başa yaklaşık beş dakika süren özel bir görüşme yaptığını aktaran Akkoç, bu görüşmenin önemine dikkat çekti.</p>

<p>“Hasan Esat Işık’a ‘Bülent Bey nerede?’ diye sordum. ‘Sisco ile baş başa görüşüyor’ dedi. Saatime baktım, tam beş dakika sürdü. Görüşmenin ardından Bülent Bey son derece rahat ve memnun görünüyordu. Dünya basınına da gayet sakin ve güçlü bir açıklama yaptı.”</p>

<h3><strong>“Harekatın başlayacağını biliyorduk”</strong></h3>

<p>Londra temaslarının tam 24 saat sürdüğünü ifade eden Akkoç, Ankara’ya döndüklerinde harekat kararının artık kesinleştiğini hissettiklerini söyledi.</p>

<p>“Harekatın yapılacağını biliyorduk. Hazırlıkların tamamlandığını hissediyorduk ancak yalnızca başlama zamanı henüz net değildi.”</p>

<p>Akkoç, Joseph Sisco’nun ertesi gün yeniden Türkiye’ye geldiğini, ardından Yunanistan’a geçerek cunta yönetimiyle görüştüğünü ve aynı gün tekrar Ankara’ya döndüğünü belirterek, Yunanistan’a yapılan uyarının da bu diplomasi trafiğinin bir parçası olduğunu dile getirdi.</p>

<h3><strong>“Harekat haberi Güvenpark’ta duyuruldu”</strong></h3>

<p>20 Temmuz sabahı yaşanan anları da anlatan Akkoç, şunları söyledi:</p>

<p>“Cumartesi sabahı saat 06.00’da bütün bakanlar dışarı çıktı. Gazeteciler olarak biz de oradaydık. Başbakanın açıklama yapacağını düşünüyorduk. O sabah Güvenpark’a doğru yürürken Kıbrıs Barış Harekatı’nın başladığı resmen açıklandı.”</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 20:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/ppdvK1JySZk/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="74475"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ağrısız doğum lüks değil, anne adayının hakkı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Berrin Günaydın, doğum ağrısının modern anestezi yöntemleriyle güvenli biçimde azaltılabileceğini anlattı. Epidural analjezinin uygun koşullarda uygulandığında normal doğumu desteklediğini vurgulayan Prof. Dr. Günaydın, doğum ağrısının giderilmesinin bir lüks değil, anne adayının hakkı olduğunu söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan <strong>Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Berrin Günaydın doğum ağrısının azaltılması ile ilgili uygulanan yöntemleri anlattı. Prof. Dr. Günaydın</strong>, “Doğum ağrısını azaltmak mümkün. Epidural analjezi, doğru ekip ve uygun koşullarda hem anneye konfor sağlıyor hem de normal doğumu destekliyor” diye konuştu.</p>

<p>Doğum sancısı, anne adaylarının en büyük kaygılarından biri olmaya devam ediyor. Ancak günümüzde modern anestezi yöntemleri sayesinde doğum ağrısını büyük ölçüde azaltmak mümkün. Prof. Dr. Berrin Günaydın, halk arasında <strong>“ağrısız doğum”</strong> olarak bilinen uygulamanın çoğunlukla <strong>epidural analjezi</strong> ile yapıldığını belirterek, doğru koşullarda uygulandığında annenin doğuma bilinçli ve konforlu şekilde katılmasını sağladığını söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Günaydın, “Aslında tıpta kullandığımız doğru ifade ağrısız doğum değil, doğum ağrısının etkili şekilde azaltılmasıdır. Anne sancıları hisseder ancak dayanılmaz ağrı büyük ölçüde ortadan kalkar. Böylece doğuma aktif olarak katılır ve bebeğinin dünyaya gelişine tanıklık eder” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (3)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-3.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>"Obstetrik anestezi gelişmiş ülkelerde ayrı bir uzmanlık alanı"</strong></h2>

<p>Amerika Birleşik Devletleri ve İngiltere’de obstetrik anestezinin anesteziyolojinin özel bir çalışma alanı olarak kabul edildiğini belirten Prof. Dr. Günaydın, bu ülkelerdeki uygulamaları yerinde inceleyerek Gazi Üniversitesi’nde Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı ile 2004 yılında başlattıklarını söyledi.</p>

<p>Doğum ağrısının yönetiminde kadın hastalıkları ve doğum uzmanları ile anesteziyoloji uzmanlarının birlikte çalışmasının önemine dikkat çeken Günaydın, “Kadın doğum uzmanı ve anne adayının onayı olmadan epidural analjezi uygulanamaz. Bu nedenle anne adaylarının doğru bilgilendirilmesinde kadın doğum uzmanlarının rolü son derece önemlidir” diye konuştu.</p>

<h2><strong>"Ağrısız doğumda altın standart epidural analjezi"</strong></h2>

<p>Doğum ağrısını azaltmaya yönelik farklı yöntemler bulunduğunu ancak *altın standardın epidural analjezi olduğunu* vurgulayan Prof. Dr. Berrin Günaydın, yöntemin bel bölgesinden omuriliğin dışındaki epidural boşluğa yerleştirilen ince bir kateter aracılığıyla uygulandığını anlattı.</p>

<p>Günaydın “Düşük dozlarda lokal anestezik ilaçlar ve yardımcı ilaçlar kullanıyoruz. Amaç annenin ağrısını azaltırken hareket edebilmesini, doğuma aktif katılmasını ve bebeğin doğumuna bilinçli şekilde eşlik etmesini sağlamaktır” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>“Epidural felç yapmaz, bebeğe zarar vermez”</strong></h2>

<p>Toplumda *epiduralle* ilgili çok sayıda yanlış bilgi bulunduğunu belirten Prof. Dr. Günaydın, en sık karşılaştıkları soruların felç, kalıcı bel ağrısı ve bebeğe zarar verip vermediği olduğunu söyleyerek şunları kaydetti:</p>

<p>“Epidural uygulama omuriliğin içine değil, dışındaki güvenli alana yapılır. Deneyimli ekip ve uygun koşullarda uygulandığında son derece güvenli bir yöntemdir. Bilimsel çalışmalar epidural analjezinin kalıcı bel ağrısına neden olmadığını gösteriyor. Ayrıca kullanılan ilaçlar çok düşük dozlarda uygulanıyor. Amaç annenin rahatlamasıdır. Anne rahatladığında stres hormonları azalıyor, bu da bebeğin oksijenlenmesini ve doğum sürecini olumlu etkileyebiliyor.”</p>

<h2><strong>"Sezaryen oranlarının düşürülmesine katkı sağlayabilir"</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Günaydın, bilimsel çalışmaların epidural analjezinin sezaryen oranını artırmadığını gösterdiğini belirterek, gelişmiş ülkelerde bunun tam tersine normal doğumu destekleyen önemli uygulamalardan biri olduğunu ifade etti. Günaydın şöyle konuştu:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“Amerika ve İngiltere’de sezaryen oranları yaklaşık yüzde 30 seviyelerinde. Bu ülkelerde doğumların büyük bölümü epidural analjezi ile gerçekleştiriliyor. Anne adayları bu konuda bilinçli olduğu için doğum ağrısının azaltılmasını talep ediyor. Normal doğumun desteklenmesi de sezaryen oranlarının düşmesine katkı sağlayabiliyor.”</p>

<p>Türkiye’de de öncelikle bu konuda farkındalığın artırılması gerektiğini belirten Günaydın, “Toplum bilinçlenmeden yalnızca hizmeti yaygınlaştırmak yeterli olmaz. Aynı zamanda bunu karşılayacak eğitimli ekiplerin ve uygun altyapının da hazır olması gerekir” diye konuştu.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-1.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>"Ağrısız doğum ekip işi"</strong></h2>

<p>Epidural analjezinin yalnızca bir anestezi uygulaması olmadığını belirten Prof. Dr. Günaydın, başarılı bir doğum yönetimi için kadın hastalıkları ve doğum uzmanı, anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanı, deneyimli hemşireler, uygun monitörizasyon ve teknik donanımın birlikte çalışmasının şart olduğunu söyledi.</p>

<p>Anne adaylarının gebelik boyunca düzenli olarak değerlendirildiğini ifade eden Günaydın, kan sulandırıcı ilaç kullananlar, bazı kanama-pıhtılaşma bozukluğu bulunanlar, girişim bölgesinde enfeksiyonu olanlar veya bazı özel nörolojik hastalıkları bulunan kişilerde epidural uygulanamayabileceğini belirtti. Uygun adaylarda ise anestezi değerlendirmesi ve bilgilendirilmiş onam sonrasında güvenle uygulanabileceğini kaydetti.</p>

<h2><strong>Sezaryende de önemli avantaj sağlıyor</strong></h2>

<p>Planlı sezaryenlerde tıbbi engel bulunmadığı sürece spinal, kombine spinal-epidural veya epidural gibi bölgesel anestezi yöntemlerinin tercih edilmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Günaydın, doğum sırasında epidural kateter takılmış bir gebenin acil sezaryene alınması gerekirse aynı kateter üzerinden anestezinin sürdürülebileceğini söyledi.</p>

<p>Ayrıca epidural kateterin sezaryen sonrasında da ameliyat ağrısının kontrolünde kullanılabildiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (4)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-4.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>“Doğum bir hastalık değil, hayatın en güzel mucizelerinden biridir”</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Günaydın, Dünya Anesteziyoloji Dernekleri Federasyonu’nun (WFSA) doğum ağrısının giderilmesini lüks değil, hasta hakkı olarak değerlendirdiğini, Amerikan Kadın Doğum Uzmanları Koleji’nin (ACOG) ise tıbbi engel bulunmayan gebelerde annenin doğum ağrısının giderilmesini istemesini tek başına yeterli bir tıbbi endikasyon olarak kabul ettiğini hatırlattı. Günaydın, şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>“Bizim amacımız kadınları epidurale yönlendirmek değil; doğru bilgiyi vererek bilinçli seçim yapmalarını sağlamaktır. Ağrısız doğum bir zorunluluk değildir ancak isteyen ve tıbbi açıdan uygun olan hiçbir anne adayının bu haktan mahrum bırakılmaması gerekir.”</p>

<p>Doğumun doğal bir süreç olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Günaydın, sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<p>“Doğum bir hastalık değil, hayatın en güzel mucizelerinden biridir. Biz anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanlarının görevi de bu mucizeyi anne ve bebek için daha güvenli, daha konforlu ve daha güzel bir deneyime dönüştürmektir.”</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Jul 2026 09:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-2.jpeg" type="image/jpeg" length="17341"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[“Diz ameliyatı sonrası kayak da yapılabilir, tenis de oynanabilir”]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Akkaya, diz ağrılarının ihmal edilmemesi gerektiğini vurgulayarak, yeni nesil cerrahi teknikler, kişiye özel implantlar ve yapay zekâ destekli rehabilitasyon sayesinde hastaların yeniden aktif yaşama dönebildiğini söyledi. Akkaya, uygun tedaviyle diz ameliyatı sonrası kayak, tenis ve koşu gibi sporlara yeniden dönüşün mümkün olduğunu belirtti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı <strong>Prof. Dr. Mustafa Akkaya</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu <strong>“Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi”</strong> programında diz eklemi hastalıkları ve diz cerrahisinde yaşanan yeni gelişmeleri anlattı.</p>

<p>Diz ağrılarının toplumda en sık ihmal edilen sağlık sorunları arasında yer aldığını belirten Akkaya, erken dönemde başvurulduğunda birçok sorunun ilerlemeden kontrol altına alınabileceğini söyledi.</p>

<p>Diz ekleminin çok özel bir anatomiye sahip olduğunu vurgulayan Akkaya, yanlış ya da gecikmiş tedavilerin hareket kabiliyetini ciddi şekilde etkileyebileceğini belirterek, “Yürüme her şeydir. İnsanların mobilize olması genel beden ve ruh sağlığı açısından çok önemli. İnsanlar yürüyemediklerinde sosyal hayattan kopuyor, kilo alımı artıyor ve başkalarına bağımlı hale gelebiliyorlar” dedi.</p>

<h2><strong>“Diz sorunları yaşa ve cinsiyete göre değişiyor”</strong></h2>

<p>Diz eklemi hastalıklarının yaşa, cinsiyete ve yaşam biçimine göre farklılık gösterdiğini ifade eden Prof. Dr. Akkaya, çocukluk döneminde daha çok travmaya bağlı diz kapağı çıkıkları ve yaralanmaların görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Orta yaş döneminde ise kadın ve erkeklerde farklı sorunların öne çıktığını belirten Akkaya, kadınlarda kas yapısındaki farklılıklar nedeniyle diz kapağı çevresindeki problemlerin daha sık yaşanabildiğini ifade etti.</p>

<p>“Merdiven inip çıkarken, çömelirken veya oturup kalkarken oluşan ağrılar ön diz ağrısının habercisi olabilir. Erken dönemde müdahale edilirse kıkırdak aşınması ilerlemeden önlem alınabilir.” diyen Akkaya, ihmal edilen problemlerin ilerleyen yaşlarda kireçlenmeye dönüşebileceğini söyledi.</p>

<p>Akkaya, erkeklerde ise spor yaralanmalarına bağlı menisküs yırtıkları ve ön çapraz bağ sorunlarının daha sık görüldüğünü belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Kadınlar ciltlerine gösterdikleri özeni dizlerine de göstermeli”</strong></h2>

<p>Menopoz döneminin diz sağlığı açısından kritik olduğuna dikkat çeken Akkaya, hormonal değişikliklerle birlikte kemik ve kıkırdak dokusunun da etkilendiğini söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Akkaya, “Kadınlar menopoza girdikten sonra ciltlerine gösterdikleri özeni dizlerine de göstermeliler. Çünkü dizler yaşam kalitesini etkileyen en önemli yapılardan biridir” dedi.</p>

<p>Akkaya, menopoz öncesi yapılacak kontroller sayesinde kıkırdak koruyucu tedavilerle diz sağlığının korunabileceğini belirtti.</p>

<h2><strong>“Her diz ağrısı ameliyat gerektirmez”</strong></h2>

<p>Diz tedavisinde son yıllarda rejeneratif tıp ve ortobiyolojik uygulamaların önemli gelişmeler sağladığını anlatan Prof. Dr. Akkaya, amaçlarının vücudun kendi iyileştirme kapasitesinden yararlanmak olduğunu söyleyerek “Kişinin iyileştirici kapasitesi aslında kendi vücudunda saklıdır. Erken evre kıkırdak hasarlarında kişinin kendi kök hücrelerinden yararlanılarak yapılan ortobiyolojik tedavilerle başarılı sonuçlar alınabiliyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya, rejeneratif ve ortobiyolojik tedaviler konusunda toplumda bilgi karmaşası yaşanabildiğine dikkat çekti.</p>

<p>Kök hücre tedavileri ile kandan elde edilen trombosit uygulamalarının farklı yöntemler olduğunu belirten Akkaya:</p>

<p>“Vücutta dolaşan kandan kök hücre elde etmek mümkün değildir. Kök hücreler, leğen kemiği gibi büyük kemiklerden ya da yağ dokusundan elde edilebilir. Kandan alınan ise kök hücre değil, trombosit dediğimiz kan hücreleridir.” dedi.</p>

<p>Menisküs ve kıkırdak dokularının iyileşme kapasitesinin sınırlı olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Akkaya:</p>

<p>“Kas dokusu kanlanması sayesinde kendini onarabilir ancak kıkırdak ve menisküs gibi dokular yeterli kan damarına sahip değildir. Bu nedenle erken evre hasarlarda uyguladığımız ortobiyolojik tedavilerle o bölgede iyileşmeyi destekleyecek bir ortam oluşturmayı hedefliyoruz.” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.58 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="730" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182958-1.jpeg" width="1194" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>“Sosyal medyada mucize tedavi gibi sunulan uygulamalara dikkat”</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya, menisküs ve kıkırdak tedavileri konusunda bilimsel gelişmelerin umut verici olduğunu ancak her yeni yöntemin “kesin tedavi” gibi sunulmaması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Menisküsün dışarıdan verilen maddelerle tamamen tedavi edilmesinin bugün için mümkün olmadığını belirten Akkaya:</p>

<p>“Biyoteknoloji çok hızlı ilerliyor. Kitosan içerikli jeller ve akıllı moleküllerle hasarlı bölgeyi hedefleyen çalışmalar devam ediyor. Gelecekte kıkırdak ve menisküs dokularına yönelik yeni tedavi seçenekleri mümkün olabilir.” dedi.</p>

<p>Ancak mevcut bilimsel aşamada tek bir enjeksiyonla tüm sorunları ortadan kaldıran bir tedavi yaklaşımının olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Akkaya:</p>

<p>“Henüz bir iğneyle menisküsü ya da kıkırdağı tamamen tedavi edebilecek noktada değiliz. Hastalar erken dönemde hekime başvurursa ortobiyolojik tedavilerle mevcut hasarın ilerlemesini yavaşlatmak ve eklemi korumak mümkün olabilir.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Akkaya, kıkırdak, menisküs ve eklem hasarlarında her hastaya özel değerlendirme yapılarak kişiselleştirilmiş tedavi planlanması gerektiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Ağrıyla ve ağrı kesicilerle yaşamak kader gibi görülmemeli”</strong></h2>

<p>Toplumda birçok kişinin uzun süre ağrı kesicilerle yaşamaya çalıştığını belirten Prof. Dr. Akkaya, bunun doğru bir yaklaşım olmadığını söyledi.</p>

<p>Diz cerrahisinde kişiye özel çözümlerin artık çok daha gelişmiş olduğunu ifade eden Akkaya, “Robotik cerrahi, kişiye özel protezler ve küçük implantlarla diz cerrahisinde ciddi yollar katettik. Hastalar erken başvurduklarında çok daha küçük ve kişiselleştirilmiş müdahalelerle sağlıklı bir yaşam sürdürebiliyor” dedi.</p>

<h2><strong>“Aynı ameliyatta her iki dize protez uygulanabilir”</strong></h2>

<p>Diz ve kalça protezleri konusunda hastaların endişe duymaması gerektiğini belirten Prof. Dr. Akkaya, uygun cerrahi teknik, kaliteli implant ve doğru rehabilitasyonla protezlerin uzun yıllar kullanılabildiğini söyleyerek, “Güncel çalışmalar uygun şekilde yapılan cerrahilerde implant kullanım süresinin 30 yıla ulaşabildiğini gösteriyor. Hastalar protez cerrahisinden korkmamalı ve ağrıyla yaşamayı kader olarak görmemeli” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Akkaya şunları söyledi:</p>

<p>“Eğer hasta biyolojik olarak aynı seansta iki dizine birden ameliyatı kaldırabilecek durumdaysa genel sağlık durumu buna elverişli ise aynı ameliyatta her iki dize birden ameliyat yapılabilir hatta tercih edilmelidir. Hastanın ihtiyacı varsa her iki dize de aynı anda tedavi uygulanmasının önemli avantajları var. Hasta bir kez ameliyat oluyor, bir kez rehabilitasyon desteği alıyor, hasta bakım desteği bir kez alınıyor, ameliyat maliyetleri önemli ölçüde azalıyor.”</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.58" class="detail-photo img-fluid" height="676" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182958.jpeg" width="1156" /></p>

<h2><strong>“Yapay zekâ destekli kişiye özel rehabilitasyon”</strong></h2>

<p>Cerrahi başarının yalnızca ameliyatla sınırlı olmadığını belirten Akkaya, ameliyat sonrası rehabilitasyon sürecinin de kişiye özel planlanması gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Ben hastalarıma yapay zekâ destekli kişiselleştirilmiş rehabilitasyon programı uyguluyorum” diyen Akkaya, hastanın yaşı, mesleği, beklentileri ve yapılan cerrahinin değerlendirilerek özel iyileşme programları oluşturulduğunu anlattı.</p>

<h2><strong>“Diz ameliyatı sonrası kayak da yapılabilir, tenis de oynanabilir”</strong></h2>

<p>Diz ameliyatlarından sonra hastaların aktif yaşama dönebileceğini vurgulayan Prof. Dr. Akkaya, “Bir hasta ameliyat öncesi kayak yapıyorsa ameliyat sonrası da kayak yapabilir hale getirmeyi hedefliyoruz. Uygun cerrahi teknikler ve implantlarla hastalar koşabilir, tenis oynayabilir, istedikleri gibi aktif biçimde hayatın içinde kalabilirler” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Gerekli sağlık koşullarını taşıyan hastalarda iki dizin aynı seansta ameliyat edilebildiğini de söyleyen Akkaya, bunun bazı hastalar için tek iyileşme ve rehabilitasyon süreciyle önemli avantaj sağlayabildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Diz sağlığı için önemli uyarılar</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya diz eklemlerini korumak için şu önerilerde bulundu:</p>

<p>• Herkes kendi vücudunu tanıyarak spor yapmalı, bilinçsiz ağır antrenmanlardan kaçınılmalı.<br />
• Spora başlamadan önce gerekirse profesyonel destek alınmalı.<br />
• Kadınlar menopoz öncesinde diz kontrollerini ihmal etmemeli.<br />
• Dizde kilitlenme ve takılma gibi mekanik sorunlar ciddiye alınmalı.<br />
• Gece ağrısı veya sürekli ağrı varsa ağrı kesicilerle süreç geçiştirilmemeli.</p>

<p>Akkaya ayrıca “Kaliteli ve bağımsız bir yaşam için hareket etmek, hareket edebilmek için de diz sağlığını korumak gerekiyor” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Jul 2026 09:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-3.jpeg" type="image/jpeg" length="25671"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Teknoloji hayatı kolaylaştırıyor, ruhu zorluyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/teknoloji-hayati-kolaylastiriyor-ruhu-zorluyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/teknoloji-hayati-kolaylastiriyor-ruhu-zorluyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu "Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi" programına konuk olan Psikiyatri Uzmanı Dr. Bilge Bilgin Kapucu, teknolojinin ruh sağlığı üzerindeki etkilerini değerlendirdi. Sosyal medyanın yalnızlaşma, kaygı ve dikkat dağınıklığını artırabileceğine dikkat çeken Kapucu, yapay zekanın insanın duygu dünyasını, klinik muhakemesini ve bir psikiyatristin şefkatini bütünüyle taklit edemeyeceğini vurgulayarak teknoloji kullanımında dengenin önemine işaret etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Psikiyatri Uzmanı Dr. <strong>Bilge Bilgin Kapucu</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “<strong>Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi</strong>”programına konuk oldu. Teknolojinin ruh sağlığı üzerindeki etkilerini değerlendiren Kapucu, sosyal medyanın yalnızlaşma ve kaygıyı artırabildiğini, yapay zekânın ise sağlık alanında önemli katkılar sunmasına rağmen insanın duygu dünyasını ve klinik değerlendirmesini bütünüyle taklit edemeyeceğini söyledi.</p>

<h2><strong>“Son 30-40 yılda toplum büyük bir değişim yaşadı”</strong></h2>

<p>Son 30-40 yılda teknolojinin yaşamın merkezine yerleştiğini belirten Dr. Kapucu, özellikle pandemi döneminde insanların zorunlu izolasyon nedeniyle teknolojiyle çok daha yoğun bir ilişki kurduğunu ifade etti.</p>

<p>Teknolojinin bir yandan insanların yalnızlık hissini azaltmasına yardımcı olduğunu, diğer yandan ise yalnızlaşmanın önemli nedenlerinden biri haline gelebildiğini söyleyen Kapucu, bu değişimin ruh sağlığı üzerinde de belirgin etkiler oluşturduğunu dile getirdi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 04 At 01.37.19" class="detail-photo img-fluid" height="718" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013719.jpeg" width="1290" /></p>

<h2><strong>“Ruhsal hastalıklar arttı”</strong></h2>

<p>Yapılan araştırmaların son 30 yılda ruhsal hastalıkların arttığını gösterdiğini belirten Kapucu, bunun yalnızca daha fazla kişinin sağlık hizmetine başvurması ve tanı almasıyla açıklanamayacağını söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Toplumdaki yaşam biçiminin ve sosyal normların değişmesinin de bu artışta etkili olduğunu ifade eden Kapucu, özellikle sosyal medyanın anksiyete ve yalnızlaşmayı artırabildiğine dikkat çekti.</p>

<p>Eskiden gençlerin ağırlıklı olarak yüz yüze sosyalleştiğini hatırlatan Kapucu, bugün dijital iletişimin gerçek sosyal ilişkilerin yerini almaya başladığını ve bunun ruh sağlığı açısından önemli sonuçlar doğurabileceğini vurguladı.</p>

<h2><strong>“İnsan beyni sadece matematikten ibaret değil”</strong></h2>

<p>Yapay zekânın çalışma prensibini de değerlendiren Kapucu, bu sistemlerin büyük veri ve matematiksel algoritmalar üzerine kurulu olduğunu söyledi.</p>

<p>Makine öğrenmesi ve derin öğrenme yöntemlerinin insan beynini taklit etmeye çalıştığını belirten Kapucu, psikiyatri uzmanları ve nörobilimcilerin bile beynin çalışma mekanizmasını tam olarak çözemediğini ifade etti.</p>

<p>İnsan beyninin yalnızca verileri işlemeyen, aynı zamanda bedenden gelen sinyalleri, hisleri ve duygusal deneyimleri de değerlendiren çok daha karmaşık bir yapı olduğunu söyleyen Kapucu, mevcut yapay zekâ sistemlerinin bu yönüyle insan beynini tam anlamıyla karşılayamadığını kaydetti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 04 At 01.37.19 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013719-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Yapay zekâdan yararlansanız da son sözü uzmana bırakın</strong></h2>

<p>Yapay zekânın birçok alanda başarılı sonuçlar ortaya koyduğunu belirten Kapucu, buna rağmen elde edilen bilgilerin mutlaka alanında uzman kişiler tarafından değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Yapay zekâya ne kadar veri yüklerseniz, size ancak o kadar sonuç verebilir.” diyen Kapucu, uzman denetimi olmadan kullanılan yapay zekâ uygulamalarında hata ve eksikliklerin ortaya çıkabileceğini ifade etti.</p>

<h2><strong>“Psikiyatristin bilgeliği ve şefkatini makinadan bekleyemeyiz”</strong></h2>

<p>Yapay zekânın artık hayatın bir parçası olduğunu belirten Kapucu, bunu reddetmenin ya da tamamen uzak durmanın gerçekçi olmadığını söyledi.</p>

<p>Radyoloji gibi alanlarda yapay zekânın tanıya önemli katkılar sunduğunu ifade eden Kapucu, psikiyatride ise tanının yalnızca verilerle değil, hekimin klinik deneyimi, gözlemleri, düşünceleri ve empatisiyle konulduğunu vurguladı.</p>

<p>Buna karşın yapay zekânın psikiyatride takip ve izlem süreçlerinde yararlı olabileceğini belirten Kapucu, konuşma hızı, rutin alışkanlıklar ve davranış değişiklikleri gibi verileri analiz ederek hastalığın seyri hakkında önemli geri bildirimler sağlayabileceğini söyledi.</p>

<p>Bazı kişilerin yargılanma korkusu, güven problemleri veya sosyalleşmeyi tercih etmemeleri nedeniyle zaman zaman bir psikiyatrist yerine yapay zekâ ile iletişim kurmayı seçebileceğini belirten Kapucu, buna rağmen hiçbir teknolojinin bir psikiyatri uzmanının bilgeliğini, klinik muhakemesini ve şefkatini yerine koyamayacağını ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 04 At 01.37.19 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013719-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Teknolojiye fazla maruz kalmak dikkat eksikliğine yol açıyor”</strong></h2>

<p>Teknolojinin hayatın vazgeçilmez bir parçası haline geldiğini ancak insanların gerçek sosyal ilişkilerini koruması gerektiğini vurgulayan Kapucu, yalnızlığın ruh sağlığını olumsuz etkileyen önemli faktörlerden biri olduğunu söyledi.</p>

<p>İnsanların kendilerine teknolojiden tamamen uzak, sakin zamanlar ayırmasının önemine dikkat çeken Kapucu, telefon, tablet ve bilgisayar bildirimlerine sürekli maruz kalmanın dikkat dağınıklığına ve kaygıya yol açabileceğini belirtti.</p>

<p>“Anı yaşayabilmek çok kıymetli” diyen Kapucu, ruh sağlığını korumanın en önemli yollarından birinin gerçek ilişkiler içinde kalmak ve teknoloji kullanımında dengeyi sağlayabilmek olduğunu sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/teknoloji-hayati-kolaylastiriyor-ruhu-zorluyor</guid>
      <pubDate>Sat, 04 Jul 2026 09:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013720.jpeg" type="image/jpeg" length="65550"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Duygularını kontrol edemeyenler dikkat! Borderline kişilik bozukluğu hayatınızı alt üst edebilir!]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/duygularini-kontrol-edemeyenler-dikkat-borderline-kisilik-bozuklugu-hayatinizi-alt-ust-edebilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/duygularini-kontrol-edemeyenler-dikkat-borderline-kisilik-bozuklugu-hayatinizi-alt-ust-edebilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı'nın sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Selçuk Aslan, borderline kişilik bozukluğuna ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Duygu düzenleme güçlüğü, dürtü kontrol sorunları ve sağlıksız ilişkilerin hastalığın en belirgin özellikleri arasında yer aldığını belirten Aslan, erken tanı, doğru psikiyatrik destek ve psikoterapinin yaşam kalitesini artırmada kritik rol oynadığını vurguladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı'nın sunduğu <strong>“Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi”</strong> programına konuk olan Psikiyatri Uzmanı <strong>Prof. Dr. Selçuk Aslan</strong>, <strong>borderline kişilik bozukluğunu</strong> tüm yönleriyle anlattı. Borderline kişilik bozukluğunun özellikle dürtü kontrolü, duygu düzenleme ve kişilerarası ilişkilerde ciddi sorunlara yol açtığını belirten Aslan, erken tanı ve uygun tedavinin bireyin yaşam kalitesini önemli ölçüde artırabileceğini söyledi.</p>

<h2><strong>Tanı 18 yaşından sonra konuluyor</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğunun toplumda çoğu zaman dengesiz davranışlar ve sürekli duygu değişimleri yaşayan kişiler için kullanılan bir tanımlama olduğunu belirten Prof. Dr. Aslan, kişilik yapısının 18 yaşına kadar gelişimini sürdürdüğünü söyledi.</p>

<p>Aslan, “18 yaşından önce kişilik henüz tam olarak oturmadığı için bu yaş grubundaki bireylere borderline kişilik bozukluğu tanısı konulmaz. Hastalıktan söz edebilmek için belirtilerin erişkin dönemde devam etmesi gerekir” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107.jpeg" width="1600" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Ergenlik dönemindeki travmalar hastalığın temelini atabilir!</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğundan söz edebilmek için bireyde dürtü kontrol bozukluğunun da bulunması gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Aslan, bu kişilerde öfke, kaygı ve üzüntü gibi duyguların çok yoğun yaşandığını ve bu duyguları yatıştırmakta güçlük çektiklerini söyledi.</p>

<p>Konuşma ve davranışlarda kendini kontrol edememe, kendine zarar verme eğilimi, eşyalara zarar verme ve öfke sırasında kontrolden çıkma gibi davranışların da görülebildiğini belirten Aslan, bu durumun bireyin günlük yaşamını ve sosyal ilişkilerini ciddi şekilde etkileyebildiğini ifade etti.</p>

<p><strong>Borderline kişilik</strong> özelliği taşıyan bireylerin zaman zaman çevrelerindeki insanların davranış kalıplarını benimsediklerini belirten Prof. Dr. Aslan, bunun karakterin tam olarak oturmamış olmasından kaynaklanabileceğini söyledi.</p>

<p>Bu bireylerde depresyon eğiliminin daha yüksek olabileceğini ifade eden Aslan, “Kendilerini boşlukta hissedebilirler. Yoğun mutsuzluk ve depresyon yaşayabilir, hatta intihar düşünceleri geliştirebilirler” diye konuştu.</p>

<p>Borderline kişilik bozukluğunun gelişiminde ergenlik döneminin kritik öneme sahip olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Selçuk Aslan, bu dönemde yaşanan travmaların kişilik yapılanmasını etkileyebileceğini söyledi.</p>

<p>Sınıf içinde küçük düşürülme, dışlanma, reddedilme ya da karşılıksız kalan duygusal ilişkilerin bireyde “sevilmiyorum” düşüncesini geliştirebildiğini belirten Aslan, “Sevilmediğini düşünen kişiler kabul görmek için aşırı verici davranabilir. Bu da onları maddi ve manevi olarak suistimale açık hale getirebilir” diye konuştu.</p>

<p>Bazı bireylerin zamanla dünyanın, insanların ve hatta kendilerinin kötü olduğuna yönelik inanç geliştirebildiğini belirten Aslan, bunun da yoğun mutsuzluk ve duygusal çöküşe neden olabileceğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07 (3)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-3.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Zeki oldukları halde iş ve sosyal yaşamda başarılı olamayabilirler</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğu olan bireylerin d<strong>uygularını kontrol etmekte zorlandıklarını</strong> söyleyen Prof. Dr. Aslan, grup uyumu, takım çalışması ve kurallara uyma konusunda da güçlük yaşayabileceklerini belirtti.</p>

<p>“Çok zeki ve yüksek potansiyele sahip olsalar bile duygu durumlarını ve davranışlarını yönetmekte zorlandıkları için bulundukları ortamlarda istedikleri başarıyı sürdüremeyebilirler” diyen Aslan, bu durumun işlevselliği önemli ölçüde bozduğunu vurguladı.</p>

<p>Prof. Dr. Aslan, <strong>otizmli bazı kadınlarda</strong> borderline kişilik bozukluğunu düşündüren davranışların görülebileceğini belirterek, özellikle duygusal ilişkilerde kendi haklarını ve çıkarlarını korumakta güçlük yaşayabileceklerini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Tedavide ilaç tek başına yeterli olmuyor</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğunda erken dönemde psikiyatrik destek alınmasının büyük önem taşıdığını söyleyen Prof. Dr. Aslan, <strong>ilaç tedavisinin</strong> duyguların dengelenmesine katkı sağladığını ancak tek başına yeterli olmadığını belirtti.</p>

<p>Aslan, “Mutlaka destekleyici psikoterapi uygulanmalı. Özellikle bilişsel davranışçı yaklaşımlar sayesinde kişiler duygu, düşünce ve davranış ilişkisini anlamayı, dürtülerini tanımayı ve duygularını yönetmeyi öğrenebilir. Terapi uzun vadede kişiye önemli bir içgörü kazandırır” dedi.</p>

<h2><strong>Aile tutumu kişilik gelişiminde belirleyici rol oynuyor</strong></h2>

<p>Gençlik döneminde ailelerin yaklaşımı, çocukların kişilik gelişimini doğrudan etkiliyor.</p>

<p>Gençlik döneminde ebeveyn tutumlarının kişilik gelişiminde belirleyici olduğunu ifade eden Prof. Dr. Aslan, ailelerin çocuklarına hem sorumluluk vermesi hem de kontrollü bir özgürlük alanı tanıması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Aslan, “Gençlerin hayatı deneyimlemelerine fırsat verilmesi, baskıcı olmayan ama tutarlı ve dengeli ebeveyn tutumları sergilenmesi kişilik gelişimini olumlu yönde destekler.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Aslan baskıcı ya da tamamen kontrolsüz tutumlar yerine dengeli ve tutarlı ebeveyn davranışlarının, gençlerin sağlıklı bir kişilik geliştirmesine katkı sağladığını kaydederek şunları söyledi:</p>

<blockquote>
<p>“Gençlik döneminde aile tutumları çok önem taşıyor. Ebeveyn davranışları çocukların kişilik yapısına uygun, dengeli ve tutarlı olursa çocuklar ve gençler daha az bocalar. Gençlere aşırı baskı kurmadan onlara alan açmak, sorumluluk vermek, kontrollü bir şekilde hayatı deneyimlemelerine fırsat tanımak kişilik gelişimini olumlu yönde destekler.”</p>
</blockquote>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-2.jpeg" width="1600" /></h2>

<h2><strong>Borderline ile bipolar bozukluk karıştırılabiliyor</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğunun toplumda zaman zaman <strong>bipolar bozukluk ile karıştırıldığını</strong> belirten Prof. Dr. Aslan, iki hastalığın birbirinden farklı olduğunu söyledi.</p>

<p>Aslan, “Bipolar bozuklukta duygu durum değişimleri haftalar ya da aylar sürebilen depresif ve manik dönemler halinde görülür. Borderline kişilik bozukluğunda ise duygu değişimleri çok daha hızlıdır ve çoğu zaman çevresel olaylarla tetiklenir. Bu nedenle doğru tanı, doğru tedavi açısından büyük önem taşır” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/duygularini-kontrol-edemeyenler-dikkat-borderline-kisilik-bozuklugu-hayatinizi-alt-ust-edebilir</guid>
      <pubDate>Tue, 30 Jun 2026 09:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-4.jpeg" type="image/jpeg" length="52340"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Meme kanseri tedavisine başarının anahtarı: Kişiye özel tedavi planlaması]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/meme-kanseri-tedavisine-basarinin-anahtari-kisiye-ozel-tedavi-planlamasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/meme-kanseri-tedavisine-basarinin-anahtari-kisiye-ozel-tedavi-planlamasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Ekmel Tezel, meme kanserinde artık tek tip tedavi döneminin geride kaldığını vurguladı. Erken tanının önemine dikkat çeken Tezel, tümörün moleküler özelliklerine göre kişiye özel tedavi planlamasının hem yaşam süresini hem de yaşam kalitesini artırdığını anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Meme kanseri, dünyada ve Türkiye’de kadınlarda en sık görülen kanser türü olmayı sürdürüyor. Yaşın ilerlemesiyle birlikte risk artarken, görüntüleme yöntemlerindeki gelişmeler sayesinde hastalık çok daha erken evrelerde tespit edilebiliyor.</p>

<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu <strong>”Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi”</strong> programına konuk olan Genel Cerrahi Uzmanı <strong>Prof. Dr. Ekmel Tezel</strong>, meme kanseri tedavisindeki güncel yaklaşımları anlatarak erken tanı, kişiye özel tedavi ve yaşam kalitesini koruyan cerrahi yöntemlerin önemine dikkat çekti.</p>

<h2><strong>Kanal içi kanserlerde başarı oranı yüzde 100’e yaklaşıyor</strong></h2>

<p>Yaş ilerledikçe meme kanseri görülme sıklığının arttığını belirten Prof. Dr. Tezel, son yıllarda mamografi ve diğer görüntüleme yöntemlerindeki gelişmeler sayesinde kanal içi kanserlerin daha sık tespit edildiğini söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Tezel, “Kanal içi kanser evre 0 (sıfır) olarak kabul ettiğimiz, <strong>duktal karsinoma in situ</strong> dediğimiz, tümör hücrelerinin henüz süt kanalları içinde hapsolduğu ve çevre dokulara yayılmadığı durumdur” dedi.</p>

<p>Bu evrede yakalanan hastalarda tedavinin oldukça başarılı olduğunu belirten Tezel, “Kanal içi kanserlerin tedavisi çok daha kolaydır ve hayatta kalma ihtimali neredeyse yüzde 100’dür” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.01 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150701-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Memeyi koruyan cerrahiler ön planda</strong></h2>

<p>Kanal içi kanserlerin çoğunlukla mamografide görülen <strong>mikrokalsifikasyonlar</strong> sayesinde saptandığını belirten Prof. Dr. Tezel, hastalığın yaygınlığına göre farklı cerrahi yöntemlerin tercih edildiğini söyleyerek şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p>“Kireçlenme yalnızca sınırlı bir bölgede ise memeyi koruyarak sadece o alanı çıkarıyoruz ve sonrasında radyoterapi uyguluyoruz. Eğer yaygın bir tutulum söz konusuysa memenin iç dokusunu boşaltıp protez yerleştiriyoruz. Bu durumda çoğu zaman radyoterapiye ihtiyaç kalmıyor.”</p>
</blockquote>

<h2><strong>Meme kanseri riskini artıran ve azaltan faktörler</strong></h2>

<p>Meme kanseri gelişiminde kadın olmak, yaşın ilerlemesi, erken adet görmek, geç menopoza girmek ve ailesel yatkınlık gibi değiştirilemeyen risk faktörlerinin bulunduğunu belirten Prof. Dr. Tezel, yaşam tarzının da önemli rol oynadığını vurguladı.</p>

<p>Beslenme alışkanlıkları, sigara ve alkol kullanımı ile dışarıdan alınan hormonların riski etkileyebildiğini ifade eden Tezel, <strong>östrojen hormonunun</strong> meme kanserinde önemli bir etken olduğuna dikkat çekti.</p>

<p>Menopoz döneminde kullanılan hormon replasman tedavilerinin mutlaka meme kontrolleri yapıldıktan sonra başlanması gerektiğini belirten Prof. Dr. Tezel, tedavi süresinin uzamasının riski artırabildiğini söyleyerek, “Menopoz semptomlarının kontrolü için yaklaşık iki yıllık kullanım çoğu zaman yeterli oluyor. Ancak bu süre beş yıl ve üzerine çıktığında meme kanseri riski artabiliyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Doğum kontrol hapları konusunda da benzer bir durumun söz konusu olduğunu belirten Tezel, uzun süreli kullanımın dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.05" class="detail-photo img-fluid" height="700" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150705.jpeg" width="1193" /></p>

<h2><strong>Meme kanserinde tedaviler artık tümörün kimliğine göre belirleniyor</strong></h2>

<p>Meme kanseri cerrahisinde son 30 yılda önemli değişimler yaşandığını belirten Prof. Dr. Tezel, son 10 yılda ise tedavilerin çok daha <strong>kişiselleştiğini</strong> söyledi.<br />
Daha önce moleküler alt tiplere göre değil de anatomik evrelere göre hastalara cerrahi tedavi, kemoterapi, ışın tedavisi önerildiğini belirten Prof. Dr. Ekmel Tezel şunları kaydetti:</p>

<blockquote>
<p>“Şimdi artık moleküler alt tipleri de işin içine kattık. Tümör çok küçük, koltuk altında bir metastaz varken eğer bu östrojene duyarlı bir tümör ve çoğalma hızı düşükse mesela ameliyattan çok büyük fayda görüyor. Eğer östrojen negatif ve akıllı ilaçtan fayda görecek yani HER2 reseptörü pozitifse onu hiç bir şekilde ameliyat etmeyip önce ilaç tedavisine, kemoterapiye gönderiyoruz. Üçlü negatif dediğimiz tümör tipi ise çoğu kez artık koltuk altı durumuna da bakmaksızın, öncelikle kemoterapi ile başlıyoruz tedaviye.”</p>
</blockquote>

<p>Prof. Dr. Ekmel Tezel meme kanserinde kişiye özel tedavilerin önemini vurguladı. Östrojen duyarlı ve çoğalma hızı düşük tümörlerde cerrahinin büyük fayda sağladığını belirten Tezel, bazı tümör tiplerinde ise ameliyatın ilk seçenek olmaktan çıktığını ifade etti.</p>

<p>Özellikle genç hastalarda uygulanan bu yeni tedavi yaklaşımlarının önemli avantajlar sağladığını belirten Prof. Dr. Tezel, şöyle konuştu:</p>

<blockquote>
<p>“Bu özellikle genç hastalarda görülen bir durum; bu meme kaybıyla sonlanmadığı gibi bu tedavi yöntemi daha da iyisi koltuk altındaki lenf bezlerini korumuş oluyoruz.''</p>

<p>''Meme kanseri tedavisinde amacımız hem daha uzun hem de daha kaliteli bir hayat sunmak o yüzden her hastaya özel değerlendirme ile kişiye özel tedavi planlaması yapıyoruz.”</p>
</blockquote>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.02 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="907" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150702-1.jpeg" width="1600" /></h2>

<h2><strong>Ameliyat öncesi işaretleme teknikleri başarıyı artırıyor</strong></h2>

<p>Meme kanseri cerrahisinde ameliyat öncesi yapılan işaretlemelerin cerrahi başarısını artırdığını belirten Prof. Dr. Tezel, tümör ve gerekli durumlarda lenf bezlerinin <strong>marker</strong> adı verilen özel işaretleyicilerle belirlenebildiğini söyledi.</p>

<p>Bazı hastalarda mamografi eşliğinde tel ile işaretleme de yapıldığını anlatan Tezel, bu yöntem sayesinde çıkarılacak dokunun sınırlarının çok daha doğru belirlenebildiğini ifade etti.</p>

<p>Modern meme cerrahisinin en önemli amaçlarından birinin <strong>gereksiz doku çıkarımını önlemek</strong> olduğunu belirten Prof. Dr. Tezel, ameliyat sırasında uygulanan sentinel lenf nodu biyopsisinin bu konuda önemli avantajlar sağladığını söyleyerek şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p>“Ameliyat sırasında özel bir boya veriyoruz. Boyanın ulaştığı ilk lenf bezlerini çıkarıp patologlarımız değerlendiriyor. Böylece tüm lenf bezlerininin tamamını almak zorunda kalmadan cerrahinin sınırlarını belirleyebiliyoruz.”</p>
</blockquote>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.02" class="detail-photo img-fluid" height="694" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150702.jpeg" width="1081" /></h2>

<h2><strong>Amaç sadece hayatı uzatmak değil, yaşam kalitesini de korumak</strong></h2>

<p>Meme kanseri tedavisindeki temel hedefin yalnızca hastalığı ortadan kaldırmak olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Tezel, yaşam kalitesinin korunmasının da en az tedavinin başarısı kadar önemli olduğunu söyleyerek, “Meme kanseri tedavisinde amacımız hem daha uzun hem de daha kaliteli bir hayat sunmak. Bu nedenle her hastayı ayrı değerlendiriyor ve kişiye özel tedavi planı oluşturuyoruz” diye konuştu.</p>

<h2><strong>“Bizi korkutan hastalık değil, hastalık hakkındaki düşüncemiz”</strong></h2>

<p>Tedavinin yalnızca cerrahi ve ilaçlardan ibaret olmadığını belirten Prof. Dr. Tezel, hasta-hekim iletişiminin önemine dikkat çekerek, “Bizi korkutan hastalık değil, hastalık hakkındaki düşüncemizdir. Tedaviye başlamadan önce hastanın duygu durumunu anlamak, kaygılarını dinlemek ve onu sürece hazırlamak son derece önemlidir” diye konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Tedavi sonrasında ilk 2-3 yıl altı ayda bir, daha sonra ise yılda bir kontrolün yeterli olduğunu belirten Prof. Dr. Tezel, yaşam tarzı değişikliklerinin de nüks riskini azaltabileceğini söyledi.</p>

<p>Düzenli yürüyüş yapmak, aktif kalmak, yoga ve pilates gibi hem fiziksel hem de zihinsel rahatlama sağlayan aktivitelerle ilgilenmek ve sosyal yaşamı sürdürmenin önemine dikkat çeken Tezel, hastaların yalnızca hastalık üzerine konuşulan ortamlarda bulunmak yerine farklı sosyal faaliyetlere katılmalarını önerdi. Tezel, “Ameliyatlar nasıl kişiye göre planlanıyorsa, ameliyat sonrası yaşam değişiklikleri de kişinin karakterine, beklentilerine ve yaşam biçimine göre planlanmalıdır” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.01" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150701.jpeg" width="1600" /></p>

<p>Prof. Dr. Tezel, gelecekte meme kanseri tedavisinde medikal tedaviler ve genetik temelli uygulamaların daha da ön plana çıkacağını belirterek, kişiye özel tedavi anlayışının giderek güçleneceğini sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/meme-kanseri-tedavisine-basarinin-anahtari-kisiye-ozel-tedavi-planlamasi</guid>
      <pubDate>Tue, 16 Jun 2026 09:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150702-2.jpeg" type="image/jpeg" length="32542"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Horlama ve uyku apnesi hem yaşam kalitesini hem de sağlığı bozuyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/horlama-ve-uyku-apnesi-hem-yasam-kalitesini-hem-de-sagligi-bozuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/horlama-ve-uyku-apnesi-hem-yasam-kalitesini-hem-de-sagligi-bozuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi programına konuk olan Sağlık Bilimleri Üniversitesi Rektör Yardımcısı ve Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Mustafa Gerek, horlama ve uyku apnesinin yalnızca uyku kalitesini değil, kalp sağlığından günlük yaşam performansına kadar pek çok alanı etkileyen ciddi bir sağlık sorunu olduğuna dikkat çekti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu <strong>Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi</strong> programına konuk olan <strong>Sağlık Bilimleri Üniversitesi Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı ve Sağlık Bilimleri Üniversitesi Rektör Yardımcısı Tabip Tuğgeneral Prof. Dr. Mustafa Gerek</strong>, horlama ve uyku apnesiyle ilgili önemli bilgiler verdi.</p>

<h2><strong>Horlama boşanma sebebi olarak kabul edilebiliyor</strong></h2>

<p>Horlamanın sanıldığından çok daha ciddi sonuçları olduğunu anlatan Prof. Dr. Mustafa Gerek, “Horlama çevreyi rahatsız eden, kişinin çoğunlukla farkında olmadığı çok ciddi bir sosyal problem. Erkeklerde daha sık, kadınlarda daha az görülüyor ama menopoz sonrası kadınlarda da horlama problemi artıyor. Yargıtay horlamayı boşanma sebebi olarak kabul ediyor” dedi.</p>

<p>Horlamanın yaşam kalitesini bozan, sağlığı olumsuz etkileyen önemli sorunların ve hastalıkların habercisi olabileceğini vurgulayan Gerek, bu nedenle horlamanın hafife alınmaması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Horlamanın özellikle yumuşak damak başta olmak üzere ağız ve burundan birlikte nefes alma sırasında yumuşak damağın dalgalanmasıyla ortaya çıktığını belirten Prof. Dr. Gerek, “Ama sadece yumuşak damak değil, ses teli seviyesine kadar hava yolundaki her türlü darlık ve problem gürültülü uyumaya yani horlamaya sebep olabilir” diye konuştu.</p>

<p>Uyku apnesinin hava yolunun tıkanmasına bağlı olarak ortaya çıktığını belirten Gerek, “Uyku apnesi solunum çabasına rağmen 10 saniye ya da daha fazla süreyle nefes alamama durumudur. Burada özellikle yumuşak damak ve dil çok önemli rol oynar” dedi.</p>

<p>Prof. Dr. Gerek, hastalığın oluşum mekanizmasını şöyle anlattı:</p>

<blockquote>
<p>“Eğer uyku apnesi 20-25 saniye civarında sürerse kandaki oksijen düzeyi düşmeye başlar. Karbondioksit düzeyi artmaya başladığında vücut kendini uyandırır, uyku yüzeysel hale gelir, kas gücü tekrar yerine gelir ve hava yolu açılarak solunum devam eder. Bu durum gece boyunca defalarca tekrarlanabilir. Eğer bu durum bir saat içinde 5’ten fazla tekrarlıyorsa buna uyku apnesi diyoruz.”</p>
</blockquote>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 12 At 19.38.04 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-12-at-193804-1.jpeg" width="1600" /></h2>

<h2><strong>Cep telefonuyla bile tespit edilebiliyor</strong></h2>

<p>Uyku laboratuvarlarının uyku apnesini en ideal biçimde değerlendiren merkezler olduğunu belirten Prof. Dr. Gerek, “Günümüzde cep telefonlarına yüklenen basit programlar bile uyku sırasında horlamayı, nefes alışverişini ve uykuda solunum durmasıyla ilgili kabaca bilgi verebiliyor. Ancak ideal olan, uyku laboratuvarlarında 50-60 parametreyi aynı anda değerlendirerek uyku bozukluklarına tanı konulmasıdır” dedi.</p>

<p>Uyku apnesinin uyku bozuklukları içerisinde yer alan önemli bir sorun olduğunu belirten Gerek, bir saat içindeki solunum durmalarının sayısı ve süresine göre hastalığın derecelendirildiğini söyledi.</p>

<p>Uyku insan yaşamında vücudun yenilendiği çok önemli bir süreç olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Gerek, kaliteli uykunun sağlığı olumlu etkilediğini, uyku bozukluklarının ise çok farklı hastalıklara yol açabileceğini ifade etti.</p>

<p>“Uyku apnesi belirli bir düzeye geldiğinde sabahları baş ağrısıyla uyanma, yorgun uyanma, dikkat eksikliği, konsantrasyon güçlüğü ve hafızayla ilgili çok önemli sorunlar ortaya çıkabiliyor” diyen Gerek, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>

<blockquote>
<p>“Uyku apnesi sorunu olanlar iş hayatında öğleden sonra uyuklamaya başlayıp verimsiz hale gelebiliyor. Araç kullananlarda gündüz ortaya çıkan trafik kazalarının çok önemli sebeplerinden birisi uyku apnesi. Bu hastalar dinlenemediği için dikkatleri dağılıyor. Trafik ışıklarında beklerken bile uyuyan hastalar var.”</p>
</blockquote>

<h2><strong>”Uykuda ölümlerin temel sebebi uyku apnesi”</strong></h2>

<p>Yaşam biçiminin de uyku apnesi üzerinde etkili olduğunu belirten Prof. Dr. Gerek, alkol kullanımı, sigara ve tok karnına uyumanın uyku sağlığını bozduğunu söyleyerek, “Bu faktörler uyku apnesi ile bir araya geldiğinde çok daha şiddetli sonuçlar ortaya çıkabiliyor” dedi.</p>

<p>Uyku apnesinin kalp sağlığıyla doğrudan bağlantılı olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Gerek, “Uyku apnesi süreleri uzunsa kalpte yavaşlama meydana geliyor. Bazı uykuda ölümlerin temel sebebi uyku apnesi” dedi.</p>

<p>Uyku apnesinin son yıllarda kardiyoloji kliniklerinin de özel olarak üzerinde durduğu bir konu haline geldiğini belirten Gerek, kalp hastalıklarının önemli bir bölümünün altında uyku apnesinin bulunabildiğini ifade etti.</p>

<p>Uyku apnesinin önlenebilir ve tedavi edilebilir bir rahatsızlık olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Gerek, “Uyku apnesi kader değil. Uyku apnesi önlenebilir ve tedavi edilebilir bir durum” dedi.</p>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 12 At 19.38.06" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-12-at-193806.jpeg" width="1600" /></h2>

<h2><strong>“Uyku apnesinin tedavisi çocuk yaş grubunda başlar”</strong></h2>

<p>Çocukluk dönemindeki problemlerin ilerleyen yaşlarda uyku apnesine zemin hazırlayabileceğini belirten Prof. Dr. Gerek, şu değerlendirmeyi yaptı:</p>

<blockquote>
<p>“Çocuğunuzun ileride uyku apnesi olmasını istemiyorsanız çocuk yaş grubunda uykusunda tıkanması, horlaması, gece terlemesi varsa, geniz eti ve bademcik büyüklüğü gibi problemler varsa lütfen bunu en erken yaşta tedavi ettirin. İleri yaştaki uyku apnesi çocukluk dönemindeki sorunların tedavisiyle engellenebilir. Hatta benim bir aforizmam var; uyku apnesinin tedavisi çocuk yaş grubunda başlar.”</p>
</blockquote>

<p>Çocukların uyku sırasında nefes alıp verdiğinin duyulmaması gerektiğini belirten Gerek, “Bebek gibi uyuyor benzetmesi sağlıklı bir havayolunun en önemli göstergesidir” dedi.</p>

<p>Erişkin yaşlarda günlük yorgunluklar ve farklı nedenlerle uyku kalitesinde bozulmalar meydana gelebildiğini belirten Prof. Dr. Gerek, eşlerin dikkatli olması gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Eğer eşiniz uykuda terliyorsa, üstünü çok açıyorsa, nefesi duruyorsa mutlaka bir kulak burun boğaz hekimine ya da uyku bozukluklarıyla ilgilenen bir uzmana başvurun. En azından uyku apnesi var mı yok mu diye test yaptırmaları ve muayene olmaları çok önemli” diyen Gerek, tedavinin son derece yüz güldürücü sonuçlar verdiğini belirtti.</p>

<p>Uyku apnesi ve horlama tedavisinde öncelikle laboratuvar ortamında tanı konulmasının hedeflendiğini belirten Prof. Dr. Gerek, bunun mümkün olmadığı durumlarda eşlerden video kaydı istediklerini söyleyerek, “Horlayan eşin videosunu izleyerek uyku sırasındaki tıkanmalar ya da nefes alışveriş biçimi değerlendirilebiliyor ve uyku apnesi olup olmadığı konusunda önemli fikir veriyor” dedi.</p>

<p>Prof. Dr. Gerek, detaylı muayenenin ardından hastaya özel tedavi planlaması yapılması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Horlama tedavisinde çoğu zaman cerrahinin ön plana çıktığını belirten Prof. Dr. Mustafa Gerek, burun tıkanıklığı, damak sarkıklığı gibi problemlerin cerrahi yöntemlerle giderilebildiğini söyledi.</p>

<p>Ancak horlamanın tamamen ortadan kalkacağının garanti edilemeyeceğini belirten Prof. Dr. Mustafa Gerek, yorgunluk, alkol, antidepresanlar, kas gevşeticiler ve yatış pozisyonunun da horlamayı etkileyebildiğini ifade ederek “Uyku hijyenine uygun düzenlemeler horlamayı yüzde 85 oranında azaltabilir” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 12 At 19.38.05 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="687" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-12-at-193805-1.jpeg" width="1102" /></p>

<h2><strong>“Damat adayları evlilik öncesi tedavi arıyor”</strong></h2>

<p>Horlamanın sosyal hayatı da etkilediğini belirten Prof. Dr. Gerek, “Evlenecek çiftlerden özellikle damat adayları evlilik öncesi horlama sorununu gidermek için tedavi arayışına gidebiliyor” dedi.</p>

<p>Uyku apnesi tedavisinde<strong> PAP</strong> adı verilen pozitif basınçlı cihazların önemli bir yer tuttuğunu belirten Prof. Dr. Gerek, bu cihazların ayarlarının uyku laboratuvarlarında hastaya özel olarak yapıldığını söyleyerek şunları kaydetti:</p>

<blockquote>
<p>“Bu cihazların ayarları uyku laboratuvarında hastaya uygun biçimde düzenlenir. Cihazla birlikte uyku apnesinin kaybolup kaybolmadığına bakılır ve hastaya uygun biçimde yeniden düzenlenir. Hasta uyum gösterdiği takdirde uyku apnesi tedavisindeki öncelikli tercih bu cihazların kullanılmasıdır”</p>
</blockquote>

<p>Burunlarında ciddi kemik eğriliği bulunmayan, damaklarında aşırı sarkma olmayan ve bademcikleri çok büyük olmayan hastaların bu cihazlarla rahatlıkla uyuyabildiğini belirten Gerek, tedavide en önemli unsurun hastanın cihaza uyum sağlaması olduğunu söyleyerek, “Bu cihazlar eskiden çok daha büyük ve taşınması daha zor cihazlardı. Günümüzde ise neredeyse bir gözlük kabı büyüklüğünde, nemlendirme özelliği olan yeni nesil cihazlar kullanılıyor” diye konuştu.</p>

<p>Uyku apnesi tedavisinde ağız içinde kullanılan ve <strong>kişiye özel ölçülerle hazırlanan apareylerin</strong> de bulunduğunu belirten Prof. Dr. Gerek, bu sistemlerin dili öne doğru çekerek hava yolunu açık tutmayı amaçladığını söyledi.</p>

<p>Ancak bu apareylere uyumun her zaman kolay olmadığını belirten Gerek, “Özellikle öğürme refleksi güçlü olan kişilerde kullanımı zor olabiliyor. Ayrıca çene ekleminde ağrılara da yol açabiliyor” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 12 At 19.38.05 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-12-at-193805-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Uyku apnesinde cerrahi tedavi hastaya göre planlanıyor</strong></h2>

<p>Uyku apnesi tedavisindeki bir diğer seçeneğin cerrahi olduğunu belirten Prof. Dr. Gerek, her hastanın ihtiyacına göre farklı yöntemlerin uygulanabildiğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Burunda sorun varsa buruna yönelik, damakta sarkma varsa damağa yönelik, bademcik büyüklüğü varsa bademciklere yönelik cerrahilerin uygulanabildiğini belirten Gerek, dil kökü ve epiglot bölgesindeki problemlerin de uyku apnesine yol açabildiğini ifade ederek “Çocukluk döneminde bademcik ameliyatı olmuş kişilerde bile dil kökündeki lenfoid dokular büyüyerek hava yolunda darlığa neden olabilir. Bazen de epiglot kapağında deformasyonlar görülebilir. Bunların her biri için farklı cerrahi seçenekler bulunuyor” dedi.</p>

<h2><strong>Robotik cerrahi ve dil kökü implantları dikkat çekiyor</strong></h2>

<p>Robotik cerrahinin özellikle dil kökü ve epiglot bölgesindeki problemlerde kullanılabildiğini belirten Prof. Dr. Gerek, dil kökündeki yağ fazlalığını azaltan ve dokuları temizleyen yöntemlerin başarılı sonuçlar verdiğini söyledi.</p>

<p>Ayrıca damak seviyesinde klasik ameliyatların yanı sıra sütürlerle damağı asma tekniklerinin de uygulanabildiğini belirten Gerek, yeni geliştirilen implant teknolojilerine de dikkat çekerek şöyle konuştu:</p>

<blockquote>
<p>“Ülkemizde henüz deneysel seviyede uygulanan yöntemlerle dil köküne yerleştirilen implantlar bulunuyor. Uyku sırasında nefes durduğunda bu implantlar ilgili kası uyararak hava yolunun açılmasını ve yeniden nefes alınmasını sağlayabiliyor.”</p>
</blockquote>

<p>Bu tedavilerin Amerika Birleşik Devletleri’nde üç farklı firma tarafından uygulandığını belirten Gerek, Türkiye’de de deneysel çalışmaların sürdüğünü ancak maliyetlerinin oldukça yüksek olduğunu ifade etti.</p>

<h2><strong>Uyku apnesi tedavisinde zayıflama iğneleri de kullanılıyor</strong></h2>

<p>Uyku apnesinde kilo kontrolünün büyük önem taşıdığını vurgulayan Prof. Dr. Gerek, “Avrupa’da obezite sıralamasında Türkiye ilk sırada yer alıyor. Bu nedenle hastalarımızın öncelikle kilo vermesini istiyoruz” dedi.</p>

<p>Uyku apnesinin tıbbi tedavisinde kullanılan zayıflama iğnelerinin <strong>FDA onayı</strong> aldığını belirten Gerek, “Hastalar yüzde 10 kilo kaybederse uyku apnesinde belirgin düzelmeler görülebiliyor” diye konuştu.</p>

<p>Ancak bu ilaçların mutlaka endokrinoloji uzmanı kontrolünde kullanılması gerektiğini vurgulayan Gerek, “Hiç kimse gidip eczaneden bu ilaçları doğrudan alıp kullanmamalı” uyarısında bulundu.</p>

<h2><strong>Zayıflar da horluyor</strong></h2>

<p>Horlamanın yalnızca kilolu kişilerde görüldüğü düşüncesinin doğru olmadığını belirten Prof. Dr. Gerek, “Zayıf kişilerde de horlama görülebilir” dedi.</p>

<p>Bu kişilerde horlamanın en sık nedenlerinin burun kemiği eğriliği, damak sarkması ve bademcik büyüklüğü olduğunu belirten Gerek, uygun ameliyatlarla bu sorunların giderilebildiğini söyledi.</p>

<h2><strong>Bazı meslek gruplarında uyku testi zorunlu</strong></h2>

<p>Özellikle şoförler ve teknik cihaz kullanan kişiler için kaliteli uykunun hayati önem taşıdığını belirten Prof. Dr. Gerek, uyku apnesi tanısı alan bazı kişilerin ehliyet yenileme sürecinde tedavi olduklarını belgelemek zorunda kaldıklarını söyleyerek “Özellikle kritik işler yapanların kaliteli uyuması çok önemli” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 12 At 19.38.04" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-12-at-193804.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Uzmanından uyarılar</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Mustafa Gerek programın sonunda horlama ve uyku apnesiyle ilgili şu uyarılarda bulundu:</p>

<ul>
 <li>Uyku kalitenize dikkat edin.</li>
 <li>Uyuduğunuz ortamın sıcaklığına, karanlığına ve sessizliğine önem verin.</li>
 <li>Horluyorsanız bu gerçeği kabul edin ve tedavi olun.</li>
 <li>Eşiniz sizi horladığınız için uyarıyorsa mutlaka çözüm arayın.</li>
</ul>

<p>Uyku apnesinin tedavi edilmediğinde yaşam süresini kısaltabildiğini belirten Prof. Dr. Gerek, sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<blockquote>
<p>”Uyku apnesi kader değildir. Tedavi edilebilir, kontrol edilebilir bir rahatsızlıktır ve tedavisi hayat kurtarır. Uyku apnesi ile yaşamaya devam edilirse kalp hastalığı, yüksek tansiyon gibi ciddi sağlık sorunları ortaya çıkabilir. Son dönemde kardiyoloji klinikleri de uyku apnesine çok önem veriyor. Çünkü kalp hastalıklarının pek çoğu uyku apnesi sebebiyle ortaya çıkabiliyor.”</p>
</blockquote>

<blockquote>
<p>”Uyku insan sağlığı açısından çok önemli. Uyku apnesi hayatımızı doğrudan etkiler çünkü ömrümüzün üçte biri uykuda geçiyor. Hayatımızda uykunun çok özel bir yeri var.”</p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/horlama-ve-uyku-apnesi-hem-yasam-kalitesini-hem-de-sagligi-bozuyor</guid>
      <pubDate>Sat, 13 Jun 2026 09:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-12-at-193805.jpeg" type="image/jpeg" length="79876"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kanser tedavileri çocuk sahibi olmaya engel değil]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/kanser-tedavileri-cocuk-sahibi-olmaya-engel-degil</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/kanser-tedavileri-cocuk-sahibi-olmaya-engel-degil" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Murat Sönmezer, doğurganlığın korunması ve yardımcı üreme tekniklerindeki son gelişmeleri değerlendirerek, Türkiye’de düşen doğurganlık oranlarına dikkat çekti. Prof. Dr. Murat Sönmezer yumurta, sperm ve yumurtalık dokusu dondurma yöntemleri sayesinde kanser tedavileri sonrası ebeveyn olmanın mümkün olduğunu anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Prof. Dr. Murat Sönmezer doğurganlığın korunması ve yardımcı üreme tekniklerindeki gelişmeleri anlattı.</p>

<p>Prof. Dr. Sönmezer ülkemizdeki nüfus artış hızının endişe verici biçimde azaldığını söyledi.</p>

<h2><strong>Türkiye’de nüfus artış hızındaki düşüş alarm veriyor</strong></h2>

<p>Toplum nüfusunun kendini yenileyebilmesi için doğurganlığın aile başına 2,1 çocuk olması gerektiğini belirten Prof. Dr. Sönmezer, Türkiye’de bu oranın son yıllarda yaklaşık 1,5’e kadar gerilediğine dikkat çekti.</p>

<p>Nüfus artış hızındaki düşüşün temel nedenleri arasında ekonomik kaygılar, kariyer planlamaları ve çocuk sahibi olmanın ileri yaşlara ertelenmesinin bulunduğunu ifade eden Sönmezer, modern toplumlarda ilk anne olma yaşının giderek yükseldiğini söyleyerek şunları kaydetti:</p>

<blockquote>
<p>”Çocuk yapmak isteyenler de daha geç yaşlarda çocuk sahibi olmak istiyor. İlk çocuk doğurma yaşı modern dünyada, batı dünyasında sosyo ekonomik düzey yükseldikçe çok ileri yaşlara geliyor, sonra da insanlar tek çocukla kalıyorlar. İlk anne olma yaşı 20’lerden 35 e kadar çıktı.”</p>
</blockquote>

<h2><strong>Doğurganlığın korunması her geçen gün daha önemli hale geliyor</strong></h2>

<p>Geç yaşta yapılan evlilikler, çocuk sahibi olmanın ileri yaşlara ertelenmesi ve genç yaşlarda görülen kanser vakalarındaki artış nedeniyle doğurganlığın korunmasının günümüzde her zamankinden daha önemli hale geldiğini belirten Prof. Dr. Sönmezer, kanser başta olmak üzere doğurganlığı olumsuz etkileyebilecek tedavilere başlamadan önce yumurta, sperm ve yumurtalık dokusunun dondurulması sayesinde hastaların ilerleyen yıllarda çocuk sahibi olabildiğini söyledi.</p>

<p>Kadınların belirli bir yumurta rezervi ile dünyaya geldiğini belirten Prof. Dr. Sönmezer, yaş ilerledikçe hem yumurta sayısının hem de yumurta kalitesinin azaldığını ifade etti. Sönmezer, “Kadın gebe kaldığında ya da doğum kontrol hapı kullandığında adet görmese bile yumurta rezervi azalmaya devam eder. Yaş ilerledikçe gebelik elde etmek zorlaşırken anormal gebelik riski de artar” diye konuştu.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 08 At 14.55.46 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-08-at-145546-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Yumurta, sperm ve yumurtalık dokusu dondurulabiliyor</strong></h2>

<p>Kanser tedavilerindeki gelişmeler sayesinde hastaların yaşam sürelerinin uzadığını ancak uygulanan tedavilerin doğurganlığı olumsuz etkileyebildiğini belirten Sönmezer, bu nedenle doğurganlığın korunmasının tedavi sürecinin önemli bir parçası haline geldiğini söyledi.</p>

<p>Yumurta hücresi, sperm ve yumurtalık dokusunun eksi 196 derecede sıvı nitrojen içerisinde uzun yıllar saklanabildiğini belirten Prof. Dr. Murat Sönmezer, “Dondurma işlemi yapıldığında adeta zamanı durdurmuş oluyoruz. Örneğin 20 yaşında yumurtalarını donduran bir kadın, yıllar sonra anne olmaya karar verdiğinde 20 yaşındaki yumurtalarının kalitesiyle gebelik elde edebiliyor” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 08 At 14.55.45 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="667" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-08-at-145545-1.jpeg" width="959" /></p>

<h2><strong>Prof. Dr. Sönmezer çocuk ve genç hastalarda karından yapılan işlemle doğurganlığı koruyarak Türkiye’de bir ilke imza attı.</strong></h2>

<p>Doğurganlığı koruyucu yöntemlerin yalnızca yetişkinlerde değil çocuk hastalarda da uygulanabildiğini belirten Prof. Dr. Murat Sönmezer, özellikle lösemi nedeniyle kök hücre nakli planlanan çocuklarda yumurtalık dokusunun dondurulmasının büyük önem taşıdığını söyledi.</p>

<p>Kanser dışında talasemi, bazı böbrek hastalıkları, sistemik lupus eritematozus, bazı kan hastalıkları ve genetik hastalıklarda da doğurganlığın korunabildiğini ifade eden Sönmezer, “Kanser ya da kanser dışı herhangi bir nedenle doğurganlığını kaybetme riski bulunan hem kadınlarda hem erkeklerde üreme kapasitesini koruyabiliyoruz” dedi.</p>

<p>Prof. Dr. Murat Sönmezer, yumurta toplama işleminin standart olarak vajinal yoldan gerçekleştirildiğini belirterek, özellikle çocuk hastalar ve genç kızlarda bu yöntemin aileler ve hastalar tarafından her zaman tercih edilmediğini, bazı hastaların ise işlem nedeniyle çekinceler yaşayabildiğini belirtti.</p>

<p>Bu ihtiyaçtan yola çıkarak yıllar önce yumurtalıklardaki yapışıklık nedeniyle karından yumurta toplamak zorunda kaldığı bir hastasına uyguladığı yöntemi geliştirdiğini anlatan Sönmezer, daha sonra bu tekniği doğurganlığını korumak isteyen genç hastalarda kullanmaya başladığını söyledi. Türkiye’de ilk kez karından yumurta toplama işlemini gerçekleştiren Prof. Dr. Murat Sönmezer, bugüne kadar yaklaşık <strong>800 çocuk ve genç hastada</strong> bu yöntemi başarıyla uyguladığını belirterek, bu alanda<strong> dünyadaki ilk bilimsel yayınlardan birine de imza attığını</strong> ifade etti.</p>

<p>Sönmezer, karından yumurta toplama yönteminin özellikle doğurganlığını kaybetme riski bulunan çocuklar ve genç kadınlar için önemli bir alternatif olduğuna dikkat çekti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 08 At 14.55.46 (3)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-08-at-145546-3.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Çiftler evlenir evlenmez test yaptırmalı</strong></h2>

<p>Çocuk sahibi olmayı hemen düşünmeseler bile evlenen çiftlerin doğurganlık durumlarını değerlendirmesi gerektiğini vurgulayan Sönmezer, kadınların <strong>AMH testiyle</strong> yumurtalık rezervlerini, erkeklerin ise <strong>sperm analiziyle </strong>üreme potansiyellerini öğrenebileceğini söyleyerek “Bugün düşük yumurtalık rezervine sahip bir kadın doğal yollarla gebe kalabilir. Ancak birkaç yıl sonra bu şansını tamamen kaybedebilir. Bu nedenle çiftlerin durumlarını erken dönemde bilmeleri çok önemli” diye konuştu.</p>

<p>Kadında basit bir AMH testi, erkekte ise sperm analizi ile olası sorunların önceden tespit edilebildiğini belirten Sönmezer, çocuk sahibi olmayı ileriki yıllara bırakmayı planlayan çiftlerin de bu testleri yaptırmasının önemli olduğunu söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 08 At 14.55.45" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-08-at-145545.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Sigara, kilo ve stres doğurganlığı etkiliyor</strong></h2>

<p>Yaşam tarzının doğurganlık üzerinde önemli etkileri bulunduğunu belirten Sönmezer, sigara kullanımı, sağlıksız beslenme, fazla kilo ve stresin hem kadınlarda hem erkeklerde üreme kapasitesini olumsuz etkilediğini söyledi.</p>

<p>Bir adet döneminde doğal yolla gebelik elde etme ihtimalinin yaklaşık yüzde 20 olduğunu belirten Sönmezer, düzenli adet gören kadınlarda yumurtlama döneminin doğru hesaplanmasının gebelik şansını artırabileceğini ifade etti.</p>

<p>Düzenli adet görmenin tek başına doğurganlığın normal olduğu anlamına gelmediğini vurgulayan Sönmezer, kadınların belirli aralıklarla yumurtalık rezervlerini kontrol ettirmeleri gerektiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 08 At 14.55.46 (1)-1" class="detail-photo img-fluid" height="665" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-08-at-145546-1-1.jpeg" width="962" /></p>

<h2><strong>Yardımcı üreme tekniklerinde başarı oranları yükseldi</strong></h2>

<p>Yumurta dondurma işlemlerinde kullanılan vitrifikasyon adı verilen hızlı dondurma yönteminin başarı oranlarını önemli ölçüde artırdığını belirten Sönmezer, günümüzde dondurulmuş ve çözülmüş yumurtalarla elde edilen gebelik oranlarının taze yumurtalarla elde edilen sonuçlara oldukça yaklaştığını söyledi.</p>

<p>Polikistik over sendromu gibi düzensiz adet gören kadınlarda yumurtlama takibi, zamanlanmış ilişki ve aşılama yöntemlerinin uygulanabildiğini belirten Sönmezer, aşılama tedavisinin genellikle üç denemeye kadar sürdürüldüğünü, sonuç alınamaması halinde tüp bebek tedavisine geçildiğini ifade etti.</p>

<p>Çocuk sahibi olmakta güçlük yaşayan çiftlerin umutsuzluğa kapılmaması gerektiğini belirten Sönmezer, “Bugün yardımcı üreme tekniklerinde elde edilen başarı oranları geçmişe göre çok daha yüksek. Zamanlanmış ilişki, aşılama ve tüp bebek uygulamaları sayesinde çok sayıda çift çocuk sahibi olabiliyor” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/kanser-tedavileri-cocuk-sahibi-olmaya-engel-degil</guid>
      <pubDate>Tue, 09 Jun 2026 09:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-08-at-145546.jpeg" type="image/jpeg" length="30045"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[KİM NE KADAR MAAŞ ALACAK? Temmuz zammı sonrası memur, emekli ve kamu çalışanı maaşları: 33 meslek için maaş tablosu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ara zam sonrası memur, emekli ve kamu çalışanı maaşları için yeni hesaplama yapıldı. Hakim, savcı, polis, öğretmen, hemşire, zabıta, itfaiyeci, infaz koruma memuru, mübaşir, vaiz, mühendis, kamu işçisi, SSK ve Bağ-Kur emeklisi maaşlarında güncel tablo ortaya çıktı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Ara zam için milyonlarca memur, emekli ve kamu çalışanının beklediği maaş hesabı yeniden güncellendi. TÜİK’in 3 Temmuz'da enflasyon verisini açıklamasıyla birlikte 6 aylık zam oranı netleşirken, memur, memur emeklisi, SSK ve Bağ-Kur emeklileri için yeni maaş tahminleri de ortaya çıktı. Hakim, savcı, polis, öğretmen, hemşire, zabıta, itfaiyeci, infaz koruma memuru, vaiz, mühendis ve kamu işçisi gibi birçok meslek grubunda Temmuz sonrası beklenen maaşlar tek tek hesaplandı. İşte en güncel Temmuz zammı tablosu ve meslek meslek yeni maaş beklentileri...</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu</guid>
      <pubDate>Mon, 08 Jun 2026 15:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/kim-ne-kadar-maas-aliyor-emekli-memur-kamu-temmuz-zammi.webp" type="image/jpeg" length="89200"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN DEĞERLİ TÜRK FUTBOLCULAR: İŞTE GÜNCELLENEN PİYASA DEĞERLERİYLE EN DEĞERLİ TÜRK OYUNCULAR]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[En değerli Türk oyuncular listesi yeniden güncellendi. Avrupa’da ve Süper Lig’de öne çıkan en değerli Türk futbolcular arasındaki sıralama değişirken, en değerli Türk futbolcuları kimler sorusu da yeniden gündeme geldi. Piyasa değeri artan yıldızlar, dikkat çeken performanslar ve yükselen genç yeteneklerle şekillenen en değerli Türk futbolcular güncel listesinde tüm detaylar bu fotogaleride.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>En değerli Türk oyuncular listesi bir kez daha güncellendi. Avrupa’nın önde gelen liglerinde forma giyen ve Süper Lig’de performansıyla öne çıkan isimlerin yer aldığı bu sıralama, en değerli Türk futbolcular arasındaki rekabeti net biçimde ortaya koyuyor. Piyasa değerleri, yaş, performans ve uluslararası etki kriterleri dikkate alınarak hazırlanan listede, en değerli Türk futbolcuları kimler sorusunun yanıtı dikkat çekiyor. İşte en değerli Türk futbolcular güncel listesi ve detayları…</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli</guid>
      <pubDate>Fri, 05 Jun 2026 10:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/en-degerli-turk-futbolcular-1.webp" type="image/jpeg" length="76225"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[A MİLLİ TAKIMDAN DÜNYA SIRALAMASINDA SIÇRAMA! İşte kadro değeri, güncel kadro ve maç programı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[A Milli Futbol Takımı’nın 2026 Dünya Kupası yolculuğu başladı. İşte Montella’nın aday kadrosu, hazırlık maçları, D Grubu fikstürü ve ay-yıldızlıların piyasa değeri hakkında tüm detaylar!]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>A Milli Futbol Takımı, Vincenzo Montella yönetiminde 24 yıllık Dünya Kupası hasretini sona erdirerek 2026 FIFA Dünya Kupası yolculuğuna hazırlanıyor. Geçtiğimiz günlerde açıklanan geniş aday kadro, turnuva öncesi hazırlık maçları, grup fikstürü ve ay-yıldızlı ekibin toplam piyasa değeri futbolseverlerin gündeminde. İşte A Milli Takım’ın Dünya Kupası öncesi merak edilen tüm detayları…</p>

<h3></h3>

<h2></h2></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi</guid>
      <pubDate>Tue, 19 May 2026 21:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/amillitakim-1.webp" type="image/jpeg" length="55181"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN PAHALI OYUNCULAR! İşte güncel sıralamayla Süper Lig'in en değerli 20 futbolcusu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Süper Lig’de oyuncuların piyasa değerleri yeniden şekillendi. Güncel Transfermarkt verileri doğrultusunda ligde forma giyen futbolcular arasından en yüksek piyasa değerine sahip 20 isim belirlendi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Süper Lig ekiplerinde forma giyen oyuncuların piyasa değeri sıralaması da yeniden şekillendi. Güncel verilerle birlikte Süper Lig’in en değerli 20 futbolcusu netleşti. İşte listenin tamamı…</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri</guid>
      <pubDate>Mon, 18 May 2026 14:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/guncel-liste-super-lig-oyuncular.webp" type="image/jpeg" length="56161"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EMEKLİYE ÖTV’SİZ ARAÇ DÜZENLEMESİ 2026 SON DURUM: Emekliye ÖTV’siz araba şartları ve araç fiyatları]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Son dakika gelişmesi: emekliye ÖTVsiz araç düzenlemesi gündemde. ÖTVsiz araç fiyatları ve araç listesi 2026 detaylarıyla ÖTV indirimi ve muafiyet kapsamı netleşiyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Emekliye ÖTVsiz araç düzenlemesi 2026 yılında en çok konuşulan başlıklar arasında yer alıyor. Özellikle emekliye ÖTVsiz araç listesi 2026 kapsamında hangi modellerin yer alacağı ve kimlerin bu haktan yararlanabileceği araştırılıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari</guid>
      <pubDate>Sat, 16 May 2026 08:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-son-durum.webp" type="image/jpeg" length="34206"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[3. ODTÜ Jonglörlük Festivali'nde sanatçıların performansı beğeni topladı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ODTÜ Jonglörler Topluluğu tarafından düzenlenen 3. ODTÜ Jonglörlük Festivali, Başkentli sanatseverleri ve öğrencileri bir araya getirmeye devam ediyor. ODTÜ Büyük Spor Salonu ve çevresinde süren etkinlikler kapsamında, havanın kararmasıyla birlikte sahne alan sanatçılar, ateşle yaptıkları tehlikeli ve estetik gösterilerle geceyi aydınlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ODTÜ Jonglörler Topluluğu tarafından bu yıl üçüncüsü düzenlenen 3. ODTÜ Jonglörlük Festivali, ODTÜ Büyük Spor Salonu’nda tüm coşkusuyla devam ediyor. Festival programı kapsamında sahne alan sanatçıların gece karanlığında gerçekleştirdiği ateş gösterileri, izleyicilere adrenalin dolu anlar yaşattı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sanatçıların ateşli asalar ve çeşitli ekipmanlarla sergilediği estetik figürler, jonglörlük sanatının sınırlarını zorlayan performanslara sahne oldu. Hem teknik ustalığın hem de görsel sanatın harmanlandığı festival, Başkentli sanatseverler ve öğrenciler tarafından ilgiyle takip ediliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ahmet Çağatay Bayraktar</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi</guid>
      <pubDate>Sun, 03 May 2026 10:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/a-a-20260503-41275051-41275034-o-d-t-u-j-o-n-g-l-o-r-l-u-k-f-e-s-t-i-v-a-l-i.jpg" type="image/jpeg" length="22503"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ASGARİ ÜCRET VE EMEKLİ MAAŞLARINA ARA ZAM TALİMATI: İşte masadaki rakamlar]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye’de milyonlarca çalışan ve emekliyi doğrudan ilgilendiren maaş düzenlemelerine ilişkin yeni iddialar gündemde... Asgari ücret ve emekli maaşlarına ek zam yapılacağı söylentisi seçim hazırlıklarıyla birlikte ekonomi politikalarında değişim beklentisini artırdı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye’de milyonlarca çalışan ve emekliyi ilgilendiren maaş düzenlemeleriyle ilgili kulis bilgileri gündemi hareketlendirdi. Asgari ücret ve emekli maaşlarına ek zam yapılabileceği yönündeki iddialar, seçim hazırlıklarıyla birlikte ekonomi politikalarında değişim sinyali olarak yorumlanıyor.</p>

<p></p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 14:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/emekli-asgariucretli-seyyanen-zam.webp" type="image/jpeg" length="36687"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN DEĞERLİ MİLLİ TAKIMLAR GÜNCEL LİSTE: Türkiye kaçıncı sırada?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2026’nın en değerli milli takımları açıklandı! Türkiye A Milli Takımı, kadro değerinde 40 milyon euroluk artışla büyük bir sıçrama yaptı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Uluslararası futbol arenasında milli takımların piyasa değerleri güncellendi. 2026 yılının Mart ayı itibarıyla açıklanan listede, Türkiye A Milli Futbol Takımı büyük bir çıkış yakalayarak dikkatleri üzerine çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Türkiye de sıralamada yer buldu</strong></h2>

<p>Genç ve Avrupa’da forma giyen futbolcuların değerindeki artış, bu sıçramanın en büyük nedenlerinden biri olarak gösteriliyor. Özellikle Arda Güler ve Kenan Yıldız gibi isimlerin performansları, milli takımın piyasa değerine ciddi katkı sağladı. İşte dünyanın en değerli milli takımları!</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada</guid>
      <pubDate>Mon, 23 Mar 2026 15:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/03/en-degerli-milli-takimlar-turkiye-kacinci.webp" type="image/jpeg" length="49509"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
