<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>24 Saat Gazetesi Ankara</title>
    <link>https://www.24saatgazetesi.com</link>
    <description>Ankara son dakika haberleri, asayiş, trafik kazası ve yangın olayları Gazeteciler Cemiyeti yayın organı 24 Saat'te. Günün maçı saat kaçta, ne zaman, hangi kanalda?</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.24saatgazetesi.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>24 Saat Gazetesi Ankara - Copyright © 2026. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sat, 18 Jul 2026 13:39:42 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ankara ikinci sırada: Geçen yıl her 5 kişiden biri iş için şehir değiştirdi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/ankara-ikinci-sirada-gecen-yil-her-5-kisiden-biri-is-icin-sehir-degistirdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/ankara-ikinci-sirada-gecen-yil-her-5-kisiden-biri-is-icin-sehir-degistirdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TÜİK verilerine göre 2025 yılında Türkiye'de iller arası göç eden 2,4 milyonu aşkın kişinin 488 bin 643'ü iş ve tayin gerekçesiyle yer değiştirdi. İç göç hareketliliğinde her 5 kişiden birinin iş sebebiyle taşındığı dönemde, çalışanların en çok tercih ettiği şehir 72 bin 141 kişiyle İstanbul olurken, en az iş göçü alan il 819 kişiyle Ardahan olarak belirlendi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından yayımlanan "İç Göç İstatistikleri" verilerine göre, 2025 yılında Türkiye genelinde iller arasında toplam 2 milyon 475 bin 19 kişi göç etti. Eğitim, medeni durum değişikliği ve daha iyi konut gibi temel etkenlerin yanı sıra, yaklaşık 500 bin çalışan tayin, iş değişikliği veya yeni bir işe başlamak amacıyla farklı bir şehre taşındı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>İş nedeniyle göç edenlerin çoğunluğu erkekler</strong></h2>

<p>Açıklanan verilere göre, 2025 yılında <strong>488 bin 643 kişi</strong> "tayin/iş değişikliği" ve "işe başlamak/iş bulmak" gibi gerekçelerle şehir değiştirdi. Bir önceki yıl olan 2024'te bu sayı 502 bin 2 kişi olarak kayıtlara geçmişti.</p>

<p>Bu verilere göre, 2025 yılı genelinde iç göç gerçekleştiren her 5 kişiden biri iş odaklı nedenlerle taşınmayı tercih etti. İş gerekçesiyle göç eden yaklaşık 490 bin kişinin cinsiyet dağılımı ise 315 bin 87 erkek, 173 bin 556 kadın olarak gerçekleşti.</p>

<h2><strong>En çok tercih edilen il İstanbul, en az göç alan Ardahan</strong></h2>

<p>İş odaklı yer değiştirmelerde çalışanların en çok tercih ettiği şehirlerin başında megakent İstanbul yer aldı. 72 bin 141 kişiyle İstanbul'u sırasıyla 41 bin 313 kişiyle başkent Ankara ve 24 bin 665 kişiyle İzmir takip etti. İş gerekçesiyle en az göç alan illerin başında ise <strong>819 kişi ile Ardahan</strong> yer aldı. Ardahan'ı, binden az göç alan diğer iller olarak 867 kişiyle Bayburt ve 967 kişiyle Gümüşhane izledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ankara Haberleri</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/ankara-ikinci-sirada-gecen-yil-her-5-kisiden-biri-is-icin-sehir-degistirdi</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Jul 2026 13:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/a-a-20260703-41860249-41860244-b-a-s-k-e-n-t-i-n-s-i-m-g-e-y-a-p-i-l-a-r-i-v-e-g-u-n-l-u-k-y-a-s-a-m.jpg" type="image/jpeg" length="89351"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[15 yaşındaki Milli Dalgıç Kardelen Çarpar ilk dünya şampiyonasında dünya ikincisi oldu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/15-yasindaki-milli-dalgic-kardelen-carpar-ilk-dunya-sampiyonasinda-dunya-ikincisi-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/15-yasindaki-milli-dalgic-kardelen-carpar-ilk-dunya-sampiyonasinda-dunya-ikincisi-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tekirdağlı 15 yaşındaki milli sporcu Kardelen Çarpar, ilk kez katıldığı Serbest Dalış Havuz Dünya Şampiyonası'nda nefes tutma branşında dünya ikincisi oldu. Spora geçen yıl başlayan ve Türkiye şampiyonalarındaki başarılarının ardından milli takımla Sırbistan'a giden Çarpar, gümüş madalya kazanarak Türkiye bayrağını dalgalandırdı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Tekirdağ'da yaşayan 15 yaşındaki milli sporcu Kardelen Çarpar, kariyerinde ilk kez boy gösterdiği Serbest Dalış Havuz Dünya Şampiyonası'nda nefes tutma branşında gümüş madalya kazanarak dünya ikinciliğini elde etti.</p>

<h2><strong>Bir yılda Türkiye Şampiyonluğundan milli takıma uzanan başarı</strong></h2>

<p>Geçen yıl bir arkadaşının tavsiyesi üzerine serbest dalış sporuna başlayan Kardelen Çarpar, kısa sürede önemli bir başarı grafiği yakaladı. Nisan ayında memleketi Tekirdağ'da düzenlenen Serbest Dalış Havuz Türkiye Şampiyonası ve Milli Takım Seçmeleri'nde 2 altın ve 2 gümüş madalya kazanarak milli takıma seçilmeye hak kazandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Genç sporcu, bu derecelerinin ardından geçen ay Sırbistan'da gerçekleştirilen Serbest Dalış Havuz Dünya Şampiyonası'nda Türkiye'yi temsil etti. İlk kez uluslararası bir organizasyonda yarışan Çarpar, nefes tutma branşında sergilediği performansla gümüş madalyanın sahibi oldu.</p>

<h2><strong>"Bayrağımızı dalgalandırmak tarif edilemez bir duygu"</strong></h2>

<p>Şampiyona sürecinin kendisi için hem stresli hem de unutulmaz geçtiğini ifade eden milli sporcu Kardelen Çarpar, elde ettiği başarıya dair şu değerlendirmelerde bulundu:</p>

<blockquote>
<p>"Türkiye şampiyonasında elde ettiğim derecelerle milli takıma seçildim. Bu süreç benim için oldukça heyecan verici olduğu kadar stresliydi. Ancak orada kurduğum yeni arkadaşlıklar ve edindiğim deneyimler, süreci çok daha keyifli ve unutulmaz hale getirdi. Kendimle gurur duyuyorum çünkü bu başarı için çok emek verdim, çok çalıştım. Verdiğim emeğin karşılığını almak benim için gerçekten çok değerliydi. Ülkemi temsil ederek bayrağımızı dalgalandırmak ise tarif edilmesi zor, çok özel bir duyguydu."</p>
</blockquote>

<p>Dünya ikinciliğinin kendisi için büyük bir motivasyon kaynağı olduğunu belirten Çarpar, milli takım kariyerini yeni başarılarla sürdürmek istediğini ekledi.</p>

<h2><strong>Antrenör Sertan Aydın: "Kürsüde yer alması çok değerliydi"</strong></h2>

<p>Milli takım antrenörü Sertan Aydın da sporcusunun kısa süre içerisindeki gelişimine ve dünya şampiyonasındaki performansına dikkat çekerek şöyle konuştu:</p>

<blockquote>
<p>"İlk kez katılmasına rağmen çok güzel mücadele etti. Bu önemli organizasyonda kürsüde yer alması çok değerliydi. Emeklerinin karşılığını alması ve ülkemizin bayrağını dalgalandırması bizim için çok kıymetliydi."</p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/15-yasindaki-milli-dalgic-kardelen-carpar-ilk-dunya-sampiyonasinda-dunya-ikincisi-oldu</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Jul 2026 13:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/kardelen-carpar-2476551-1.jpg" type="image/jpeg" length="13432"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ABB Başkanı Mansur Yavaş’tan Güvenpark’ta eylem yapan şehit yakınları ve gazilere ziyaret]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/abb-baskani-mansur-yavastan-guvenparkta-eylem-yapan-sehit-yakinlari-ve-gazilere-ziyaret</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/abb-baskani-mansur-yavastan-guvenparkta-eylem-yapan-sehit-yakinlari-ve-gazilere-ziyaret" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, rütbe ayrımı gözetilmeksizin eşit özlük haklarına sahip olmak amacıyla 13 Temmuz'dan bu yana Güvenpark'ta oturma eylemi sürdüren er şehit ailelerini ve gazileri ziyaret etti. Şehit Aileleri ve Gaziler Derneği Genel Başkanı Erdem Çerçioğlu, süreçteki destekleri için Yavaş'a teşekkür etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ankara Büyükşehir Belediye (ABB) Başkanı Mansur Yavaş, rütbe ayrımı olmaksızın eşit özlük hakları talebiyle Ankara Güvenpark’ta oturma eylemi yapan er şehit ailelerini ve gazileri ziyaret etti.</p>

<p><img alt="5B0Deaf6 Ec9C 4B83 A6D3 352742868F78 W" class="detail-photo img-fluid" height="1200" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/5b0deaf6-ec9c-4b83-a6d3-352742868f78-w.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>81 ilden gelen aileler 5 gündür eylemde</strong></h2>

<p>Türkiye'nin 81 ilinden Ankara'ya gelen er şehit yakınları ve gaziler, özlük haklarında rütbe ayrımının kaldırılması ve eşitliğin sağlanması amacıyla 13 Temmuz'da Güvenpark'ta oturma eylemi başlatmıştı. Eylemin devam ettiği alana giden ABB Başkanı Mansur Yavaş, ailelerle ve gazilerle bir araya gelerek taleplerini dinledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Dernek başkanından Yavaş’a teşekkür</strong></h2>

<p>Ziyaret sırasında söz alan Şehit Aileleri ve Gaziler Derneği Genel Başkanı Erdem Çerçioğlu, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'a desteklerinden ötürü teşekkürlerini iletti. </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anka Haber Ajansı</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/abb-baskani-mansur-yavastan-guvenparkta-eylem-yapan-sehit-yakinlari-ve-gazilere-ziyaret</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Jul 2026 13:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/d1ecf5f7-a66e-44b2-ae70-1acfd3a3f1cd-w.jpeg" type="image/jpeg" length="44559"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Depozito sistemi 'DOA'da 17 günde 33 milyon ambalaj toplandı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/depozito-sistemi-doada-17-gunde-33-milyon-ambalaj-toplandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/depozito-sistemi-doada-17-gunde-33-milyon-ambalaj-toplandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, 1 Temmuz'dan itibaren uygulanmaya başlanan Depozitosu Olan Ambalajlar (DOA) sisteminde 17 günde 33 milyondan fazla içecek ambalajının toplandığını açıkladı. 2 milyonu aşkın vatandaşın kayıt olduğu sistemde en çok ambalaj İstanbul'da toplanırken, Şubat 2025'ten beri pilot uygulama yapılan Sakarya'da ise toplam sayı 92 milyon eşiğini geçti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Depozitosu Olan Ambalajlar (DOA) sisteminin 1 Temmuz'dan bu yana geçen 17 günlük süreçteki verilerini açıkladı. Bakan Kurum, sisteme 2 milyondan fazla vatandaşın kayıt olduğunu ve kısa sürede milyonlarca ambalajın geri dönüşüme kazandırıldığını bildirdi.</p>

<h2><strong>2 milyondan fazla vatandaş DOA’ya kayıt oldu</strong></h2>

<p>Bakan Kurum, resmi sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı paylaşımda, Türkiye genelinde başlatılan çevre seferberliğinin büyüyerek devam ettiğini vurguladı. Kaynakların korunması ve geleceğe sahip çıkılması gerektiğine işaret eden Kurum, şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p>"1 Temmuz'dan bu yana 33 milyon ambalaj topladık. 2 milyondan fazla vatandaşımız DOA'ya kayıt oldu. Kaynaklarımızı koruyor, geleceğe birlikte sahip çıkıyoruz."</p>
</blockquote>

<h2><strong>Zirve İstanbul'un, Pilot il Sakarya 92 milyonu aştı</strong></h2>

<p>Bakanlık tarafından paylaşılan detaylı verilere göre, DOA sistemi kapsamında 17 günlük süre zarfında tam olarak <strong>33 milyon 333 bin 990 adet içecek ambalajı</strong> toplandı.</p>

<p>Sistem üzerinden en fazla ambalaj atığı toplanan ilk 5 şehir sırasıyla şu şekilde açıklandı:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>İstanbul:</strong> 2 milyon 760 bin 802 adet</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Denizli:</strong> 1 milyon 332 bin 752 adet</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Sakarya:</strong> 1 milyon 260 bin 888 adet</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Ankara:</strong> 1 milyon 225 bin 795 adet</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Bursa:</strong> 1 milyon 200 bin 501 adet</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
 </li>
</ul>

<p>Bakanlıktan yapılan ek açıklamada, DOA sisteminin Şubat 2025'te ilk kez pilot bölge olarak hayata geçirildiği Sakarya'daki toplam başarıya da dikkat çekildi. Sakarya'da uygulamanın başladığı günden bu yana toplanan ambalaj sayısının toplamda <strong>92 milyon 538 bin 888'e</strong> ulaştığı belirtildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/depozito-sistemi-doada-17-gunde-33-milyon-ambalaj-toplandi</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Jul 2026 13:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/thumbs-b-c-cd5241a46a51b159e591ca6b41b8d8ef-1.webp" type="image/jpeg" length="55683"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Asghar Farhadi İstanbul’da sinemacılarla buluştu: "Benim için sinema bilinçli bir karardan ziyade duygusal bir şeydir"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/asghar-farhadi-istanbulda-sinemacilarla-bulustu-benim-icin-sinema-bilincli-bir-karardan-ziyade-duygusal-bir-seydir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/asghar-farhadi-istanbulda-sinemacilarla-bulustu-benim-icin-sinema-bilincli-bir-karardan-ziyade-duygusal-bir-seydir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TRT 12 Punto’nun jüri başkanı olan iki Oscar ödüllü İranlı yönetmen Asghar Farhadi, İstanbul Feriye'de düzenlenen "Ustalık Sınıfı" etkinliğinde genç sinemacılarla buluştu. Sinemayı bilinçli bir plandan ziyade duygusal bir süreç olarak tanımlayan Farhadi; senaryo yazım teknikleri, setlerdeki şüphe olgusu, İran dışında film çekmek zorunda kalışı ve Türk kültürüne duyduğu hayranlığa dair deneyimlerini doğrudan alıntılarla paylaştı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>"A Separation" ve "The Salesman" filmleriyle "En İyi Uluslararası Film" dalında iki kez Oscar ödülü kazanan dünyaca ünlü İranlı yönetmen Asghar Farhadi, TRT 12 Punto kapsamında düzenlenen "Ustalık Sınıfı" (Masterclass) programında genç sinemacılar ve sinemaseverlerle bir araya geldi.</p>

<p>Aynı zamanda bu yıl TRT 12 Punto’nun jüri başkanlığını da yürüten usta yönetmen, Feriye'de gerçekleştirilen yoğun katılımlı programda sinema anlayışını, senaryo yazım süreçlerini, yönetmenlikteki şüphe olgusunu ve yeni filmini anlattı.</p>

<h2><strong>"Yönetmenin görevi göremediğim bakış açısını göstermektir"</strong></h2>

<p>İstanbul'da bulunmaktan ve Türkiye'deki sinemaseverlerin usta sınıflarına gösterdiği yoğun ilgiden mutluluk duyduğunu belirten Farhadi, yönetmenlik mesleğini iki farklı boyutta tanımladı. Yapay zekanın teknik tanımları yapabildiğini ancak esas farkı bakış açısının yarattığını vurgulayan Farhadi, şöyle konuştu:</p>

<blockquote>
<p>"Birincisi teknik boyuttur. ChatGPT'ye sorarsanız zaten size çok fazla şey anlatır. Diğer boyut ise yönetmenlerin farklılıklarını ortaya çıkaran boyuttur. Hangi bakış açısıyla olaya bakıyorsunuz, işte farklılık buradadır. Yönetmenlerin yüzde 90'ı gerçekten yaşanan şeyleri tasvir ederler. Farklı bir bakış açısıyla da çok bakmaya gerek duymazlar. Aslında yönetmenin görevi bence şu olmalıdır, benim bir durumda bakıp da göremediğim bakış açısını bana göstermesi ve bu bir yönetmenin teknik yeteneklerinden çok daha ön plandadır. Bu bakış açısına da biz yönetmenin anlatısı diyoruz."</p>
</blockquote>

<p>Yeni bir filme başlarken herhangi bir plan ve programla hareket etmediğini dile getiren yönetmen, <i>"‘Karar verdim, artık bugünden sonra şu yolu takip edeceğim.’ diye bir şeyim yok. Bu yaşta benim için sinema bilinçli bir karardan ziyade duygusal bir şeydir. Bundan sonra da nasıl bir yol izleyeceğimi bilmiyorum. Bazen çok farklı karmaşık duygular yaşıyorum ve anlam veremiyorum. Bu durum daha sonra bir filme dönüşüyor"</i> ifadelerini kullandı.</p>

<h2><strong>"Hesap kitapsız, sadece yazmak istediğiniz için yazacaksınız"</strong></h2>

<p>Medyanın gerçekleri kendi çıkarlarına göre değiştirip sunmasının zihnini meşgul ettiğini ve son filmi "Parallel Tales"in bu düşünceden beslendiğini aktaran Farhadi, günümüz sinemasındaki "anlatı savaşlarına" değindi. Filminin hayalin gerçeğe etkisini ele aldığını belirten usta isim, her sabah uyandığında sonraki projesi üzerine 2-3 saat düşündüğünü ancak şu an gelecekteki filminin konseptini henüz bilmediğini söyledi.</p>

<p>Senaryo yazarlarının hikayenin başında hesap yapmaması gerektiğini vurgulayan usta yönetmen, şu tavsiyelerde bulundu:</p>

<blockquote>
<p>"Kendinizi özgür bırakacaksınız. Hesap, kitapsız özgür bir şekilde senaryoyu sadece yazmak istediğiniz için yazacaksınız. Ben çalıştığım filmlerde hiçbir zaman kendime 'Benim şu anda konum nedir?' diye sormadım. 'Acaba yargılama ile ilgili bir film mi yapıyorum?' diye bunu da hiçbir zaman düşünmedim. Film bittikten sonra izleyicinin bunları filmden çıkarmasını istedim. 13 yaşımda yazdığım bir kısa filmde bile iyi ya da kötü karakter yok. Benim filmlerimde insanlar genelde gridir."</p>
</blockquote>

<h2><strong>"Koşullar beni zorluyor, İran içinde film yapamıyorum"</strong></h2>

<p>Her zaman kendi ülkesinde ve Farsça filmler üretmeyi amaçladığını fakat mevcut şartların buna izin vermediğini açıklayan Farhadi, dışarıda film yapma gerekçesini şu sözlerle açıkladı:</p>

<blockquote>
<p>"Koşullar beni zorluyor. İran içinde film yapamıyorum. Öyle bir durum olduğunda da oturamıyorum. Boş durmayı hiç sevmediğim için farklı bir ülkede film yapmaya başlıyorum. Ancak ilk fırsatta tekrar İran'a dönüp orada film yapmayı tercih ediyorum. Beni bu işi yapmada mutlu eden noktalardan biri de farklı kültürlerdeki insanların benzerliklerinden, farklılıklarından çok daha fazla olması."</p>
</blockquote>

<p>Farklı coğrafyalardaki insanların duygularının ortak olduğunu belirten Farhadi, genç sinemacılara yolun başında kendi ülkelerine ve kültürlerine odaklanmalarını tavsiye etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>"Yönetmenler aslında şüpheyle doludur"</strong></h2>

<p>Dışarıdan bakıldığında her şeye hakim gibi görünen yönetmenlerin aslında set ortamında büyük şüpheler yaşadığına dikkat çeken usta isim, yönetmenlik ve yapımcılık süreçlerini doğum yapan bir anneye benzetti:</p>

<blockquote>
<p>"Sete gittiğiniz ilk andan itibaren asistan geliyor diyor ki, 'Oyuncu şu ayakkabıyı mı, bunu mu giysin?' ve emin değilsiniz, şüpheye düşüyorsunuz. Daha sonra kameraman soruyor, 'Kamerayı öyle mi, böyle mi koyayım?' diye ve yine emin değilsiniz. Ama o anda karar veriyorsunuz. Aslında bütün bu detaylara dışarıdan baktığınızda siz biliyormuşsunuz gibi gözüküyor ama yönetmen bunların hepsine 'Hangisi olsa daha iyi olur.' şüphesiyle bakıyor. Fakat korkmayın, olaya hakim olup kalbinizi dinleyeceksiniz. Bir yapımcı olarak 'Her şeyi biliyorum, ben oldum.' dediğiniz zaman artık filmleriniz çok ilgi çekmemeye başlar."</p>
</blockquote>

<blockquote>
<p>"Çocuk doğuran bir anne çocuğunu doğururken belki en yakınına küfür bile edebilir. Sadece bağırır, o an ona sorsanız cevapları bilmiyordur. Film yapımcısı da yönetmen de aynen böyle doğum yapan anneye benzer. O anda bir kaybolmuşluk hissi olur."</p>
</blockquote>

<h2><strong>"İstanbul’a çok fazla yaklaşma cesareti bulamadım"</strong></h2>

<p>Türk edebiyatından okuduğu hikayeleri ilgi çekici bulduğunu ve Türk kültürü ile İran kültürünün birbirine çok yakın olduğunu söyleyen Farhadi, Türkiye'de neden film çekmediğine dair soruya ise şu yanıtı verdi:</p>

<blockquote>
<p>"Kültürel olarak aslında birbirimize çok yakınız. Birbirimizi çok hızlı bir şekilde de anlıyoruz. Ancak İran kültürü gibi Türk kültürü de çok farklı detaylara ve zarifliğe sahiptir. 'Ben bu kültürü anladım.' demek çok zordur. Türk edebiyatından okuduğum hikayeler de benim için çok ilgi çekiciydi. Ben bu şehri (İstanbul'u) her geldiğimde de ilginç buluyorum. Belki de şimdiye kadar bu şehre çok fazla yaklaşma cesareti bulamadım."</p>
</blockquote>

<p>Asghar Farhadi, konuşmasının sonunda genç sinemacılara seslenerek, film yapma nedenlerini kendilerine dürüstçe sormaları gerektiğini, yalnızca başarı odaklı hareket etmenin sinemanın özünden uzaklaşmaya yol açabileceğini ifade etti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/asghar-farhadi-istanbulda-sinemacilarla-bulustu-benim-icin-sinema-bilincli-bir-karardan-ziyade-duygusal-bir-seydir</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Jul 2026 13:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/thumbs-b-c-1c9f177d87d5ff9ef720686dece6545f.webp" type="image/jpeg" length="60577"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Milli Elektrikli Tren, Uzunköprü - Halkalı hattında hizmete başlıyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/milli-elektrikli-tren-uzunkopru-halkali-hattinda-hizmete-basliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/milli-elektrikli-tren-uzunkopru-halkali-hattinda-hizmete-basliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, TÜRASAŞ üretimi Milli Elektrikli Tren setlerinin 22 Temmuz'dan itibaren Uzunköprü-Halkalı-Uzunköprü hattında seferlere başlayacağını duyurdu. İlk kez Adapazarı-Gebze hattının dışına çıkacak olan 324 yolcu kapasiteli ve 160 km/s hızındaki yerli trenler, bugüne kadar toplam 1,1 milyon kilometreden fazla yol katederek 2 milyon 634 bin 363 yolcu taşıdı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, yerli ve milli imkanlarla TÜRASAŞ tarafından üretilen Milli Elektrikli Tren setlerinin, 22 Temmuz itibarıyla Uzunköprü-Halkalı-Uzunköprü parkurunda seyahat edecek yolcuların hizmetine sunulacağını açıkladı.</p>

<p>Bakan Uraloğlu, yazılı açıklamasında, yeni devreye alınacak setlerin Adapazarı-Gebze Bölgesel Treni dışındaki bir hatta ilk kez kullanılacağını belirtti.</p>

<h2><strong>Saatte 160 kilometre hıza ulaşıyor</strong></h2>

<p>Yaklaşık 20 yıldır Uzunköprü-Halkalı-Uzunköprü güzergahında elektrikli lokomotif ve 5 vagondan oluşan trenlerle hizmet verildiğini hatırlatan Uraloğlu, yeni tren setlerinin 322 oturma yeri ve 2 tekerlekli sandalye alanı olmak üzere toplam 324 yolcu kapasitesine sahip olduğunu saatte 160 kilometreye ulaştığını ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Uraloğlu, saatte 160 kilometre işletme hızına ulaşabilen bu trenlerle yolculara daha modern, güvenli ve konforlu bir seyahat deneyimi sunulacağını, Uzunköprü ve çevresinde yaşayan vatandaşların İstanbul'a ulaşım imkanlarının güçleneceğini ifade etti.</p>

<h2><strong>Bugüne kadar 2,6 milyondan fazla yolcu taşındı</strong></h2>

<p>Milli Elektrikli Tren setlerinin 2023 yılında hizmete girmesinden bu yana ulaştığı operasyonel verileri de paylaşan Bakan Uraloğlu, şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p>"2023 yılında hizmet vermeye başlayan Milli Elektrikli Tren setlerimiz bugüne kadar 11 bin 551 sefer gerçekleştirdi, toplam 1 milyon 122 bin kilometreden fazla yol katederek 2 milyon 634 bin 363 yolcumuzu taşıdı."</p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/milli-elektrikli-tren-uzunkopru-halkali-hattinda-hizmete-basliyor</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Jul 2026 12:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/thumbs-b-c-79d5be9424397a359f65d7a2e6d208cc.webp" type="image/jpeg" length="76487"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Antalya'da sıcak hava etkisini sürdürüyor: Sahiller ve gölgelik alanlar doldu taştı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/antalyada-sicak-hava-etkisini-surduruyor-sahiller-ve-golgelik-alanlar-doldu-tasti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/antalyada-sicak-hava-etkisini-surduruyor-sahiller-ve-golgelik-alanlar-doldu-tasti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hava sıcaklığının 38, deniz suyu sıcaklığının ise 30 dereceye ulaştığı Antalya'da sıcaktan bunalan yerli ve yabancı turistler Konyaaltı ve Lara sahillerine akın etti. Nem oranının yüzde 27 olarak ölçüldüğü kentte, çok sayıda kişi de sahil şeridindeki parklarda ve palmiye ağaçlarının gölgesinde sıcaktan korunmaya çalıştı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Antalya'da etkili olan aşırı sıcak hava, kent sakinleri ile yerli ve yabancı turistleri sahillere döktü. Sıcaklık değerlerinin mevsim normallerinin üzerinde seyrettiği kentte, serinlemek isteyen binlerce kişi deniz kenarlarına ve parklara akın etti.</p>

<h2><strong>Deniz suyu sıcaklığı 30 dereceye ulaştı</strong></h2>

<p>Meteoroloji 4. Bölge Müdürlüğü tarafından yapılan son ölçümlere göre, Antalya genelinde hava sıcaklığı <strong>38 derece</strong> olarak kaydedildi. Nem oranının <strong>yüzde 27</strong> seviyelerinde ölçüldüğü kentte, deniz suyu sıcaklığı ise <strong>30 dereceyi</strong> buldu. Sıcak hava ve yüksek sıcaklık değerleri nedeniyle bunalan tatilciler ile Antalyalılar, Konyaaltı ve Lara sahillerinde yoğunluk oluşturdu.</p>

<p>Sahile gelen tatilcilerden bir kısmı şezlonglarda ve kumsalda güneşlenmeyi tercih ederken, bir kısmı da gün boyu Akdeniz'in serin sularından çıkmadı. Konyaaltı sahilinin Varyant bölgesinde yer alan yüksek kayalıklardan denize atlayan gençler ise çevredekilerin dikkatini çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Denizin tadını çıkaranların yanı sıra, sıcaktan korunmak isteyen çok sayıda vatandaş da sahil kenarına kamp sandalyelerini kurarak vakit geçirdi. Sıcaktan kaçan diğer bir kitle ise sahil şeridi boyunca uzanan yeşil parklarda, palmiye ağaçlarının gölgesinde serinlemeye çalıştı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/antalyada-sicak-hava-etkisini-surduruyor-sahiller-ve-golgelik-alanlar-doldu-tasti</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Jul 2026 12:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/videoframe-12724.png" type="image/jpeg" length="23817"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ÇYDD’den Ahbap Derneği iddialarına yanıt]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/cyddden-ahbap-dernegi-iddialarina-yanit</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/cyddden-ahbap-dernegi-iddialarina-yanit" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ÇYDD, bazı yayın organlarında derneğin kurucusu Prof. Dr. Türkan Saylan'ın Ahbap soruşturmasıyla ilişkilendirilmeye çalışılmasına yazılı açıklamayla tepki gösterdi. Haluk Levent'in dernek bünyesinde hiçbir görevi bulunmadığını ve Ahbap Derneği ile hiçbir ortak proje yürütülmediğini belirten ÇYDD, asılsız iddiaları yayan sorumlular hakkında Cumhuriyet başsavcılıklarına suç duyurusunda bulunulacağını açıkladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği (ÇYDD), bazı yayın organlarında derneğin kurucusu Prof. Dr. Türkan Saylan'ın, Haluk Levent ve Ahbap Derneği'ne yönelik yürütülen adli soruşturmayla ilişkilendirilmeye çalışılmasına tepki gösterdi. Dernek tarafından yapılan yazılı açıklamada, iddiaların gerçeği yansıtmadığı belirtilerek konuya ilişkin hukuki süreç başlatılacağı duyuruldu.</p>

<h2><strong>"Herhangi bir iş birliği ya da ortak proje söz konusu değil"</strong></h2>

<p>ÇYDD, bazı medya organlarında Haluk Levent ile Prof. Dr. Türkan Saylan arasında iddialar üzerinden bağ kurulmaya çalışıldığını ifade ederek, Türkan Saylan'dan esinlendiğini beyan eden şahıslarla dernek arasında kurumsal bir bağ kurulamayacağını vurguladı. Açıklamada şu ifadelere yer verildi:</p>

<blockquote>
<p>"Haluk Levent'in derneğimiz bünyesinde üye, gönüllü veya görevli olarak herhangi bir çalışması bulunmamaktadır. Aynı şekilde, derneğimiz ile Ahbap Derneği arasında bugüne kadar kurulmuş herhangi bir kurumsal iş birliği, ortak proje, ortak etkinlik ya da çalışma da söz konusu değildir."</p>
</blockquote>

<h2><strong>"Mali ve idari işleyişimiz şeffaf ve mevzuata uygun"</strong></h2>

<p>Derneğin resmi ve bağımsız denetim mekanizmaları tarafından düzenli olarak incelendiğine dikkat çekilen açıklamada, idari yapıya dair şu bilgiler paylaşıldı:</p>

<blockquote>
<p>"Derneğimiz; Denetleme Kurulu, İç Denetim Birimi, valiliklere bağlı Sivil Toplumla İlişkiler Müdürlükleri, gerekli durumlarda Devlet Denetleme Kurulu ve uluslararası bağımsız denetim kuruluşları tarafından düzenli olarak denetlenmektedir. Gerçekleştirilen tüm resmi ve bağımsız denetimlerde mali ve idari işleyişin şeffaf, hesap verebilir ve mevzuata uygun olduğu tespit edilmiştir."</p>
</blockquote>

<h2><strong>Sorumlular hakkında suç duyurusu</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Türkan Saylan öncülüğünde kurulan ve 37 yıldır faaliyet gösteren derneğe yönelik karalama kampanyalarını kınadıklarını belirten ÇYDD yönetimi, gerçeğe aykırı yayınlar hakkında yasal yollara başvurulacağını bildirdi:</p>

<blockquote>
<p>"Derneği ve kurucusunu hedef alan, gerçeğe aykırı iddialarla kamuoyunu yanıltmaya çalışan, kişilik haklarını ihlal eden ve kurumun saygınlığını zedelemeyi amaçlayan yayınlar hakkında gerekli tüm hukuki ve cezai yollara başvurulacak, sorumlular hakkında Cumhuriyet başsavcılıklarına suç duyurusunda bulunulacaktır."</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
</blockquote>

<p>Açıklamanın son bölümünde, 2009 yılında derneğe yönelik düzenlenen kumpas sürecinde FETÖ yapılanmasına karşı hukuk içinde mücadele edildiği hatırlatılarak, bugün de sistematik itibarsızlaştırma girişimlerine karşı hukuki mücadelenin aynı kararlılıkla sürdürüleceği ifade edildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anka Haber Ajansı</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/cyddden-ahbap-dernegi-iddialarina-yanit</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Jul 2026 12:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2024/05/cydd.jpg" type="image/jpeg" length="30516"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[CHP Parti Okulu yeniden eğitimlerine başladı: İlk ders Kadın Kolları MYK üyelerine verildi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/chp-parti-okulu-yeniden-egitimlerine-basladi-ilk-ders-kadin-kollari-myk-uyelerine-verildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/chp-parti-okulu-yeniden-egitimlerine-basladi-ilk-ders-kadin-kollari-myk-uyelerine-verildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP Parti Okulu, Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu'nun katılımıyla kapılarını yeniden açtı. Yeni dönemin ilk dersinde Kadın Kolları MYK üyelerine yönetici eğitimi verilirken, Eğitim Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Yıldırım Kaya programın Olcay Baykal ve eğitmen Hamdiye Şen'in anısına adandığını duyurdu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Parti Okulu, verdiği aranın ardından eğitim faaliyetlerine yeniden başladı. Yenilenen dönemin ilk dersi, Kadın Kolları Merkez Yönetim Kurulu (MYK) üyelerine yönelik düzenlenen "Yönetici Eğitimi" oldu.</p>

<h2><strong>Kılıçdaroğlu toplantıya katıldı</strong></h2>

<p>Parti içi eğitim süreçlerinin ve kurumsal yapılanmanın güçlendirilmesi amacıyla düzenlenen toplantıya, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu da katılarak Kadın Kolları MYK üyelerine destek verdi. Kılıçdaroğlu, eğitimin bir bölümünü yakından takip ederek Parti Okulu'nun yeni dönem çalışmalarına dair başarı dileklerini iletti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Eğitim Olcay Baykal ve Hamdiye Şen’in anısına adandı</strong></h2>

<p>Yeniden başlayan eğitim programına ve toplantının detaylarına ilişkin resmi sosyal medya hesabı üzerinden açıklamalarda bulunan Eğitim Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Yıldırım Kaya, şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p>"CHP Parti Okulu bugün yeniden eğitimlerine başladı. Genel Başkanımız Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun katılımıyla ilk yönetici eğitimimizi Kadın Kolları MYK üyelerimize verdik. Bu anlamlı başlangıcı Olcay Baykal ve değerli eğitmenimiz Hamdiye Şen’in anısına adadık. Emeği geçen tüm eğitmenlerimize ve Parti Okulu çalışanlarımıza teşekkür ediyorum."</p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anka Haber Ajansı</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/chp-parti-okulu-yeniden-egitimlerine-basladi-ilk-ders-kadin-kollari-myk-uyelerine-verildi</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Jul 2026 12:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/f2725a12-97c9-4d4a-800b-d4e530a9ba9b-w.jpg" type="image/jpeg" length="90874"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bolu'da başlayan "78 Can İçin Adalet Yürüyüşü" Ankara Ulus'ta sona erecek]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/boluda-baslayan-78-can-icin-adalet-yuruyusu-ankara-ulusta-sona-erecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/boluda-baslayan-78-can-icin-adalet-yuruyusu-ankara-ulusta-sona-erecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bolu Kartalkaya'daki otel yangınında 3 yakınını kaybeden Oktay Akişli'nin, kusurlu bulunan bakanlık yetkililerinin yargılanması talebiyle 11 Temmuz'da Bolu'dan başlattığı 186 kilometrelik "78 Can İçin Adalet Yürüyüşü", 8'inci gününde Ankara Ulus Atatürk Heykeli önünde son buluyor. Yürüyüş boyunca siyasetçiler, hukukçular ve farklı facialarda yakınlarını kaybeden ailelerin destek verdiği Akişli, son 7 kilometreyi yürüyerek eylemini tamamlayacak.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bolu Grand Kartal Otel yangınında annesi Gülçin, ağabeyi Şenol ve 11 yaşındaki yeğeni Mina’yı kaybeden Oktay Akişli'nin, faciada sorumluluğu bulunan kamu görevlilerinin yargılanması talebiyle başlattığı 186 kilometrelik yürüyüş bugün tamamlanıyor. 11 Temmuz'da Bolu Adliyesi önünden yola çıkan Akişli'nin 8 gün süren "78 Can İçin Adalet Yürüyüşü", Ankara Ulus'taki Atatürk Heykeli önünde son bulacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı yetkililerinin yargı önüne çıkarılması amacıyla düzenlenen eylemde, Ankara’da bekleyen diğer mağdur aileler Akişli’yi Ulus’ta karşılayacak.</p>

<h3><strong>Bolu Adliyesi önünde yürüyüş başladı</strong></h3>

<p>ANKA Haber Ajansı'ndan Mehmet Oflaz'ın haberine göre yürüyüşün ilk gününde Bolu Adliyesi önünde basın açıklaması yapan Oktay Akişli, soruşturma kapsamında iki bakanlık yetkililerinin "kusurlu" bulunduğunun tespit edilmesine rağmen yargılanmadıklarını belirtti. Akişli, <i>"Adalet yalnızca bazı sanıklar için değil, ihmali, sorumluluğu ve kusuru bulunan herkes için eşit şekilde işletilmelidir. Bu yürüyüş vicdana, hukuka ve adalete uzanan bir çağrıdır"</i> dedi. Akişli ayrıca, ağabeyinin otele ETS Tur firması üzerinden gittiğini ve yangın sırasında firmayı üç kez aradığını ifade etti. İlk gün 23 kilometre yürünerek Yeniçağa'da konaklandı.</p>

<p>İkinci gün 34 kilometre yürüyerek Gerede'ye ulaşan Akişli, Türkiye'nin farklı yerlerindeki facialarda yakınlarını kaybedenler için de yürüdüğünü söyledi. Üçüncü günde İliç'teki maden kazasında evladını kaybeden ailelerin kendisini aradığını belirten Akişli, <i>"Her geçen gün bu adalet yürüyüşünün büyümesi ve adalet isteyen ailelerin bize ulaşması sorumluluğumuzu daha da artırıyor"</i> diye konuştu.</p>

<h3><strong>4. Gün: Ankara İl Sınırında Yargıya Mesaj</strong></h3>

<p>Yürüyüşün 97'nci kilometresinde Ankara il sınırına ulaşan Akişli, toplumdaki adalet eksikliğine dikkat çekti. Yangında evladını kaybeden Danıştay 9. Ceza Dairesi Başkanı Abdurrahman Gençbay'ın da kendileriyle birlikte hareket etmesini hatırlatan Akişli, <i>"Yargı tarafındaki ilgili kişilerin şapkasını önüne koyması lazım"</i> ifadelerini kullandı.</p>

<h3><strong>5. ve 6. gün siyasiler ve hukukçular eşlik etti</strong></h3>

<p>Sağlık sorunlarına ve ayaklarında oluşan su toplama ile kan oturmalarına rağmen yürüyüşünü sürdüren Akişli'ye, beşinci gün Kahramankazan mevkisinde CHP İzmir Milletvekili Ümit Özlale, yangında 24 yaşındaki oğlu Yiğit Gençbay'ı kaybeden Ankara 11. İdare Mahkemesi Başkanı Serpil Gençbay ve Adalet Peşinde Aileleri Platformu avukatlarından Duygu İnegöllü eşlik etti. Altıncı gün ise CHP Grup Başkanvekili Murat Emir ile Danıştay 9. Daire Başkanı Abdurrahman Gençbay yürüyüşe katıldı. Gençbay, Akişli'nin boynuna annesinin tülbentini takarak yola çıktığını ve onun adalet çığlığına ses verdiklerini belirtti.</p>

<h3><strong>Ankara Ulus'ta tamamlanacak </strong></h3>

<p>Yürüyüşün yedinci gününde Ankara merkezine giriş yapan Akişli'ye diğer aileler de kitlesel olarak katıldı. Yangında ağabeyi Yılmaz ile yeğenleri Nehir ve Doruk'u kaybeden Çiğdem Sarıtaş, <i>"Yürüyüşümüzü ailelerimizden Oktay Akişli başlattı. O, bütün yolu kendi yürüdü. Bizler ise ara ara destek olmak için yanında yürüdük"</i> açıklamasında bulundu.</p>

<p>Fatih Sultan Mehmet Bulvarı üzerinden yürüyüşün sekizinci ve son gününde kalan 7 kilometrelik kısmı tamamlamak üzere yola devam eden Oktay Akişli, öğle saatlerinde Ulus meydanına ulaşarak 186 kilometrelik adalet takibini noktalayacak.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anka Haber Ajansı</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/boluda-baslayan-78-can-icin-adalet-yuruyusu-ankara-ulusta-sona-erecek</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Jul 2026 12:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/8309eabe-0e79-45aa-b2dc-2644bd652c29.jpeg" type="image/jpeg" length="90851"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Zafer Partisi Lideri Özdağ’dan Bakan Tekin’e: "Kavga senin Cumhuriyet'le kavgan"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/zafer-partisi-lideri-ozdagdan-bakan-tekine-kavga-senin-cumhuriyetle-kavgan</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/zafer-partisi-lideri-ozdagdan-bakan-tekine-kavga-senin-cumhuriyetle-kavgan" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’i hedef alan sosyal medya paylaşımında, Türkiye Cumhuriyeti'nin Osmanlı mirasıyla barışık olduğunu ve Cumhurbaşkanlığı Forsu'ndaki yıldızların bu bilinci taşıdığını belirtti. Bakan Tekin'i Kurtuluş Savaşı'nın niteliğini yanlış anlamakla eleştiren Özdağ, Tekin'in Cumhuriyet ile problemi olduğunu iddia etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı paylaşımla Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'e yönelik eleştirilerde bulundu. Özdağ, Türkiye Cumhuriyeti ile Osmanlı Devleti arasında bir kavga bulunmadığını belirterek, tartışmanın odağında Bakan Tekin'in kendi tarih anlayışının yer aldığını savundu.</p>

<h2><strong>"Cumhuriyet’le Osmanlı arasında bir kavga yok"</strong></h2>

<p>Türkiye Cumhuriyeti'nin tarihi mirasla barışık olduğunu ve bu bağın sembolik olarak yaşatıldığını ifade eden Özdağ, paylaşımında şu değerlendirmeyi yaptı:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<blockquote>
<p>"Türkiye Cumhuriyeti Osmanlı'yla zaten barışık. Türkiye Cumhuriyeti, 16 Türk devletini Cumhurbaşkanlığı Forsu'ndaki 16 yıldızla milli tarih bilincine çevirdi. Cumhuriyet'le Osmanlı arasında bir kavga yok. Kavga senin Cumhuriyet'le kavgan. Senin, Kurtuluş Savaşı'nı Osmanlı'dan kurtulmak zannetmen."</p>
</blockquote>

<h2><strong>"Kurtuluş Savaşı Üzerinden Eleştiri"</strong></h2>

<p>Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in Kurtuluş Savaşı'na yönelik bakış açısını eleştiren Zafer Partisi Genel Başkanı Özdağ, <i>"Üzerinden 104 sene geçtikten sonra Kurtuluş Savaşı'nın koskoca Osmanlı'dan kurtulmak için yapıldığına inanan gayri milli eğitimsizlik bakanı Yusuf Tekin"</i> ifadesini kullandı.</p>

<p>Özdağ, açıklamasının son bölümünde Bakan Tekin'in milli mücadele dönemindeki olası duruşuna dair şu soruyu yöneltti:</p>

<blockquote>
<p>"Yusuf Tekin 1918-1923 arasında İstanbul'da padişah Vahdettin'e sadık kalır, Damat Ferit hükümetinde eğitim bakanı olur, Anzavur'un güçlerine destek olur, Nemrut Mustafa Divanı'nı alkışlar mıydı? Ne dersiniz? Yusuf Tekin hangi tarafta yer alırdı? Vahdettin'in mi yoksa Mustafa Kemal Atatürk'ün mü?"</p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anka Haber Ajansı</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/zafer-partisi-lideri-ozdagdan-bakan-tekine-kavga-senin-cumhuriyetle-kavgan</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Jul 2026 12:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/fotoramio-67.jpg" type="image/jpeg" length="97433"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Can Atalay’dan Kartalkaya Otel Yangını yürüyüşüne destek: "Sorumlular yargıdan kaçırılıyor"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/can-atalaydan-kartalkaya-otel-yangini-yuruyusune-destek-sorumlular-yargidan-kaciriliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/can-atalaydan-kartalkaya-otel-yangini-yuruyusune-destek-sorumlular-yargidan-kaciriliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Silivri Cezaevi'nde tutuklu bulunan TİP Hatay Milletvekili Can Atalay, Bolu Kartalkaya'daki otel yangınında hayatını kaybeden 78 kişinin yakınının sürdürdüğü adalet yürüyüşüne destek mesajı gönderdi. Yangını "sosyal cinayet" olarak tanımlayan Atalay, Turizm Bakanlığı personeli dahil birinci derece sorumlu kamu görevlilerinin yargıdan kaçırıldığını belirterek, ailelerin Ankara yürüyüşünün Çorlu, Soma ve Hendek gibi faciaların da adalet arayışı olduğunu vurguladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Silivri Cezaevi’nde bulunan Gezi Davası hükümlüsü ve Türkiye İşçi Partisi (TİP) Hatay Milletvekili Can Atalay, Bolu Kartalkaya’daki otel yangınında yaşamını yitiren 78 kişinin yakınlarının Ankara’ya başlattığı adalet yürüyüşüne yazılı bir mesajla destek verdi. Sosyal medya hesabı üzerinden yayımlanan açıklamada Atalay, yaşanan faciayı "sosyal cinayet" olarak nitelendirdi.</p>

<h2><strong>"Ülkemizde adalet böyle tıkanıyor"</strong></h2>

<p>Can Atalay, kamu hizmetinin ya da denetim mekanizmalarının piyasa koşulları ve özelleştirme gerekçeleriyle eksik bırakılması sonucu meydana gelen can kayıplarını "sosyal cinayet" olarak tanımladıklarını belirtti. Yangında birinci derece sorumluluğu bulunan kamu görevlilerinin mahkeme önüne çıkarılmadığını vurgulayan Atalay, mesajında şu ifadelere yer verdi:</p>

<blockquote>
<p>"78 canın hesabını vermesi gereken birinci derece sorumluların, Turizm Bakanlığı elemanlarının, yargı kararlarına rağmen mahkeme önüne getirilmedikleri için yollardalar. Kamunun sorması gereken hesabı kamu engellediği için, 78 canın sorumluları yargılanmaktan kaçırıldığı için yollardalar. Ülkemizde adalet böyle tıkanıyor."</p>
</blockquote>

<h3><strong>"Çorlu, Soma, Hendek ve Aladağ’ı hatırlatıyorlar"</strong></h3>

<p>Adalet arayışında ailelerin ve hukukçuların her türlü baskıyı göze alarak verdikleri mücadelenin önemine değinen Atalay, bu yürüyüşün Türkiye'deki diğer kitlesel facialarla olan bağına dikkat çekti:</p>

<blockquote>
<p>"Eğer aileler, duyarlı yurttaşlar, hukukçular var güçleriyle, dişlerini tırnaklarına takarak, her türlü engellemeyi ve baskıyı göze alarak sorumluların peşine düşmezlerse kamu adına felaketleri önlemesi gerektiği halde göz yuman sorumlular yargıdan kaçırılıyor ve ödüllendiriliyor. Yolda olanlar; Çorlu, Soma, Hendek, Aladağ ve nice yurttaşların canlarından sorumlu olup yargıdan kaçırılan kamu görevlilerini de hatırlatıyorlar."</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
</blockquote>

<p>Atalay, Kartalkaya ailelerinin bu hukuki mücadeleyi kazanması durumunda, Türkiye'de ihmal ve denetimsizlik sonucu yaşanan tüm sosyal cinayetlerin hesabının sorulması adına emsal teşkil edecek bir yol açılacağını belirterek, "Ankara yolundaki acılı ailelere sevgilerimi ve dayanışmamı yolluyorum" sözleriyle mesajını tamamladı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anka Haber Ajansı</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/can-atalaydan-kartalkaya-otel-yangini-yuruyusune-destek-sorumlular-yargidan-kaciriliyor</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Jul 2026 12:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/fotoramio-66.jpg" type="image/jpeg" length="94361"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Önümüzdeki 4 günde dikkat: "Orman yangını riski en üst seviyede"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/onumuzdeki-4-gunde-dikkat-orman-yangini-riski-en-ust-seviyede</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/onumuzdeki-4-gunde-dikkat-orman-yangini-riski-en-ust-seviyede" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Orman Genel Müdürlüğü, Afrika üzerinden gelen sıcak hava dalgası nedeniyle önümüzdeki 4 gün boyunca Ege, Akdeniz, Marmara ve İç Anadolu'da orman yangını riskinin en yüksek seviyeye ulaşacağını açıkladı. Sıcaklıkların 40 dereceyi aşacağını belirten Orman Genel Müdürü Bekir Karacabey, yangınların büyük bölümünün insan kaynaklı olduğunu hatırlatarak vatandaşları açık alanda ateş yakmamaları ve izmarit atmamaları konusunda uyardı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Orman Genel Müdürlüğü (OGM), Afrika kaynaklı sıcak hava dalgasının etkisiyle önümüzdeki dört gün boyunca özellikle Ege, Akdeniz, Marmara ve İç Anadolu bölgelerinde orman yangını riskinin en üst seviyeye çıkabileceğini duyurdu. Yazılı bir açıklama yapan kurum, hava sıcaklıklarının 40 derecenin üzerine çıkmasının beklendiğini belirterek vatandaşlara azami dikkat çağrısında bulundu.</p>

<h2><strong>Sıcaklık, düşük nem ve kuvvetli rüzgar riski artırıyor</strong></h2>

<p>Meteoroloji uzmanlarının değerlendirmelerine dayandırılan açıklamada, Avrupa'da etkili olan aşırı sıcak hava dalgasının Türkiye'de de etkisini artırdığı ifade edildi. Yüksek sıcaklığın yanı sıra düşük nem ve kuvvetli rüzgarın, orman yangını riskini en üst noktaya taşıdığı kaydedildi.</p>

<p>OGM, bu meteorolojik şartlar altında en küçük bir kıvılcımın dahi kısa sürede büyük bir yangına dönüşebileceğine dikkati çekerek ormanlık alanlarda ve ormanlara komşu bölgelerde kesinlikle ateş yakılmaması, anız ve bahçe atıklarının temizlenmesi amacıyla yakma işlemi yapılmaması, sigara izmaritlerinin doğaya atılmaması, cam şişe ve benzeri yansıtıcı atıkların arazide bırakılmaması gerektiğini hatırlattı.</p>

<p>Açıklamada, OGM ekiplerinin hava ve kara gücüyle 7 gün 24 saat görev başında olduğu hatırlatılırken, duman veya alev görülmesi halinde vakit kaybetmeden 112 Acil Çağrı Merkezi'ne ihbarda bulunulması gerektiği vurgulandı.</p>

<h2><strong>Genel Müdür Karacabey: "Yangınların büyük bölümü insan kaynaklı"</strong></h2>

<p>Orman Genel Müdürü Bekir Karacabey de meteorolojik şartların yangınlar açısından son derece elverişli olduğuna işaret ederek vatandaşlardan hassasiyet beklediklerini ifade etti. Karacabey, konuya ilişkin açıklamasında şu ifadelere yer verdi:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<blockquote>
<p>"Hava sıcaklığının artması, nem oranının düşmesi ve rüzgarın etkisiyle yangınların büyüme hızı ciddi şekilde artabiliyor. Vatandaşlarımızdan tek beklentimiz, ormanlarımızda ve ormanlara yakın alanlarda en üst düzey hassasiyet göstermeleridir. Özellikle önümüzdeki 4 gün vatandaşlarımızdan azami dikkat bekliyoruz. Unutmayalım ki orman yangınlarının büyük bölümü insan kaynaklı nedenlerle çıkıyor. Alacağımız basit tedbirlerle Yeşil Vatan'ımızı birlikte koruyabiliriz."</p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anka Haber Ajansı</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/onumuzdeki-4-gunde-dikkat-orman-yangini-riski-en-ust-seviyede</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Jul 2026 11:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/thumbs-b-c-bfec3df134090c3d7a45344d3ada9872-1.webp" type="image/jpeg" length="23030"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[CHP Rize il ve ilçe örgütleri görevden alındı: Milletvekili ve belediye başkanlarından destek geldi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/chp-rize-il-ve-ilce-orgutleri-gorevden-alindi-milletvekili-ve-belediye-baskanlarindan-destek-geldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/chp-rize-il-ve-ilce-orgutleri-gorevden-alindi-milletvekili-ve-belediye-baskanlarindan-destek-geldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP Genel Merkezi'nin Rize İl ve Merkez İlçe yönetimlerini görevden alma kararı, Rize'de protesto edildi. Görevden alınan İl Başkanı Saltuk Deniz, Genel Merkez yönetimini "işgalci" olarak nitelendirip kararı tanımadıklarını açıklarken; belediye başkanları ve parti yöneticileri de seçilmiş iradeye saygı gösterilmesi çağrısında bulunarak mücadeleye devam edeceklerini bildirdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Merkezi tarafından Rize İl Başkanı Saltuk Deniz, Merkez İlçe Başkanı Necati Topaloğlu ve yönetim kurulu üyelerinin görevden alınması kararının ardından Rize örgütü binası önünde protesto gösterisi düzenlendi. Toplanan partililer, karara tepki göstererek "Direne direne kazanacağız" ile "Kurtuluş yok tek başına ya hep beraber ya hiçbirimiz" sloganları attı.</p>

<h2><strong>"Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel'dir"</strong></h2>

<p>Eski Merkez İlçe Başkanı Necati Topaloğlu, Genel Merkez'in antidemokratik yöntemlerle partiyi dizayn etmeye çalıştığını savunarak şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p>"Örgütümüzün iradesine, demokrasiye ve Cumhuriyet Halk Partimizin temel değerlerine sahip çıkmak için bulunuyoruz. Öncelikle herkes duysun ve herkes bilsin, seçilmiş İl Başkanımız Sayın Saltuk Deniz'dir. Cumhuriyet Halk Partisi'nin seçilmiş İlçe Başkanı bendeniz Necati Topaloğlu ve yönetim kurulu üyeleridir. Cumhurbaşkanı adayımız Sayın Ekrem İmamoğlu'dur. 38. ve 39. kurultaylarda delegelerimizin helal oylarıyla seçilmiş olan Genel Başkanımız, meşru olan Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel'dir."</p>
</blockquote>

<p>Görevden alınan İl Başkanı Saltuk Deniz ise 21 Mayıs'ta açıklanan "butlan" kararına atıfta bulunarak, kararı ve kararı alanları tanımadıklarını belirtti. Deniz, konuşmasında şunları kaydetti:</p>

<blockquote>
<p>"Biz ne butlan kararını tanırız ne butlancıları tanırız, ne butlancılardan gelen emir, talimat ve yapılacak olanları yapmayız. Biz kimseye boynumuzu uzatmayız. Bizim boynumuzu kesecek adam daha yeryüzüne gelmedi! Hiç kimse Cumhuriyet Halk Partisi örgütlerini teslim alamaz! Hiç kimse Cumhuriyet Halk Partisi Rize örgütüne diz çöktüremez! Bizim Genel Merkezimiz, bugün genel başkanlık yaptıklarını söyleyenlerin yazılı talepleriyle, polis zoruyla, tomalarla, plastik mermilerle, gaz bombalarıyla işgal edildi. Bu partinin gençleri, kadınları polis şiddetine maruz bırakıldı. Kim yaptı bunu? Bugün o koltukta oturan insanlar. Siz işgalcisiniz."</p>
</blockquote>

<p>Eyleme katılan CHP Rize Milletvekili Tahsin Ocaklı, partinin Özgür Özel önderliğinde Türkiye'nin birinci partisi olarak iktidar yolunda olmaya devam edeceğini vurguladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ardeşen Belediye Başkanı Enver Atagün, eski yöneticilerin geçmişte iktidar odaklı hareket etmediklerini, ancak son yerel seçimlerde Genel Başkan Özgür Özel ve Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu öncülüğünde bu inisiyatifi ortaya koyarak başarıya ulaştıklarını dile getirdi.</p>

<p>Fındıklı Belediye Başkanı Ercüment Çervatoğlu ise siyaseti binayla sınırlı görenlerin yanıldığını ifade ederek, Kuva-yi Milliye ruhuyla Cumhuriyet ilkelerini yeniden inşa etmek için mücadeleye devam edeceklerini söyledi.</p>

<h2><strong>"Siyasal darbeye çanak tutuluyor" </strong></h2>

<p>Destek amacıyla açıklamada bulunan Eski CHP Trabzon İl Başkanı Mustafa Bak da yargı kararları üzerinden partinin şekillendirilmeye çalışıldığını öne sürerek şunları iddia etti:</p>

<blockquote>
<p>"Sarayın yargısına güvenerek Cumhuriyet Halk Partisi'ni dizayn etmeye kalksalar da bu ülkede Cumhuriyet Halk Partisi gibi kurucu bir partinin 13 yıl genel başkanlığını yapan eski bir genel başkan ve hainin, onların bu siyasal darbesine çanak tutuyorsa; bizler hiçbir şekilde yılmadan, aynı inançla, aynı kararlılıkla, dün nasıl kazanmışsak yine biz kazanacağız!"</p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anka Haber Ajansı</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/chp-rize-il-ve-ilce-orgutleri-gorevden-alindi-milletvekili-ve-belediye-baskanlarindan-destek-geldi</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Jul 2026 11:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/1f0af5bb-38df-4d80-9c95-1cad2059ec05-w.jpg" type="image/jpeg" length="12052"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[30 ilde IŞİD operasyonu: 119 şüpheli yakalandı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/30-ilde-isid-operasyonu-119-supheli-yakalandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/30-ilde-isid-operasyonu-119-supheli-yakalandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İçişleri Bakanlığı, Jandarma Genel Komutanlığı TEM Daire Başkanlığı ve Cumhuriyet Başsavcılıkları koordinasyonunda 30 ilde düzenlenen DEAŞ operasyonlarında 119 şüphelinin yakalandığını açıkladı. Sözde yardım kuruluşları üzerinden örgüte finans sağladığı ve sosyal medyada propaganda yaptığı belirlenen şüpheliler hakkında adli süreç başlatıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İçişleri Bakanlığı, ülke genelinde terör örgütlerinin faaliyet ve finans kaynaklarının deşifre edilmesine yönelik yürütülen çalışmalar kapsamında, 30 ilde IŞİD terör örgütüne yönelik düzenlenen operasyonlarda 119 şüphelinin yakalandığını duyurdu.</p>

<p>Bakanlığın resmi sosyal medya hesabı üzerinden yapılan açıklamaya göre; Jandarma Genel Komutanlığı Terörle Mücadele (TEM) Daire Başkanlığı ile Cumhuriyet Başsavcılıklarının koordinasyonunda büyük bir çalışma yürütüldü. İl Jandarma Komutanlıklarınca 30 ilde eş zamanlı olarak gerçekleştirilen planlı operasyonlarda, şüphelilerin IŞİDterör örgütü içerisinde faaliyet yürüttükleri ve örgüte üye oldukları tespit edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yakalanan şahıslara yönelik yürütülen incelemelerde, şüphelilerin terör örgütünün dijital faaliyetlerinde ve mali yapılanmasında aktif rol oynadıkları belirlendi.  Şüphelilerin, sosyal medya hesapları üzerinden terör örgütü IŞİD'ın propagandasını yaptıkları saptandı. Örgütle iltisaklı şahıslar ve "sözde" yardım kuruluşları adı altında faaliyet gösteren yapılar vasıtasıyla terör örgütüne ekonomik finansman sağladıkları ortaya çıkarıldı.</p>

<p>Gözaltına alınan 119 şüpheli hakkında ilgili Cumhuriyet Başsavcılıkları tarafından geniş kapsamlı soruşturma başlatıldı.</p>

<p>Operasyon anlarına ait görüntülerin de paylaşıldığı resmi açıklamada, terörle mücadelenin kesintisiz süreceği vurgulanarak şu ifadeler kullanıldı:</p>

<blockquote>
<p>"Güvenlik güçlerimiz ile birlikte DEAŞ terör örgütünün faaliyet ve finans yapılanmalarına karşı operasyonlarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz. Kahraman Jandarmamızı, Daire Başkanlığımızı, Cumhuriyet Başsavcılıklarımızı ve emeği geçenleri tebrik ediyoruz."</p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/30-ilde-isid-operasyonu-119-supheli-yakalandi</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Jul 2026 11:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/istanbul-merkezli-12-ilde-organize-suc-orgutlerine-yonelik-operasyon.png" type="image/jpeg" length="19780"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türkiye'de düzenlenecek 77. Uluslararası Uzay Kongresi’ne 83 ülkeden rekor başvuru]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/turkiyede-duzenlenecek-77-uluslararasi-uzay-kongresine-83-ulkeden-rekor-basvuru</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/turkiyede-duzenlenecek-77-uluslararasi-uzay-kongresine-83-ulkeden-rekor-basvuru" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Antalya'da 5-9 Ekim tarihlerinde gerçekleştirilecek 77. Uluslararası Uzay Kongresi (IAC) için 83 ülkeden 3 bini aşkın kesin kayıt başvurusu alınarak tüm zamanların rekoru kırıldı. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı koordinasyonunda yapılacak organizasyona en yoğun ilgiyi 438 kayıtla Türkiye gösterirken; kongre daha önce de 108 ülkeden alınan 8 bin 330 bildiri özeti başvurusuyla akademik alanda rekor kırmıştı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye'nin ev sahipliğinde 5-9 Ekim tarihleri arasında Antalya Nest Kongre Merkezi’nde düzenlenecek olan 77. Uluslararası Uzay Kongresi (IAC) için erken dönemde 3 binden fazla kesin kayıt başvurusu yapılarak rekor kırıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı koordinasyonunda, Türkiye Uzay Ajansı (TUA) ile SAHA İstanbul ev sahipliğinde gerçekleştirilecek kongre; küresel uzay liderlerini, astronotları, bilim insanlarını ve sektör temsilcilerini bir araya getirecek. Uzmanlar, araştırmacılar, öğrenciler ve sektör temsilcileri dahil olmak üzere toplamda 10 binden fazla uluslararası katılımcının ağırlanması beklenen organizasyon; uzay araştırmaları alanındaki yeni gelişmelerin tanıtımına, akademik sunumlara ve ticari işbirliklerine zemin oluşturacak.</p>

<h2><strong>Erken kayıtlarda 83 ülke arasında Türkiye ilk sırada</strong></h2>

<p>Dünyanın en prestijli uzay organizasyonları arasında yer alan kongrenin erken kayıt dönemine 83 ülkeden başvuru yapıldı. Ev sahibi Türkiye, 438 kesin kayıtla en çok başvuru yapan ülkeler listesinde ilk sırada yer aldı. Türkiye'yi sırasıyla İtalya, Amerika Birleşik Devletleri (ABD), Almanya, Japonya, Çin ve Birleşik Krallık takip etti.</p>

<h2><strong>Bildiri özeti başvurularında da çifte rekor</strong></h2>

<p>IAC 2026 kapsamında daha önce açılan bildiri özeti sürecinde de tarihi bir yoğunluk yaşanmıştı. 108 ülkeden toplam 8 bin 330 bildiri özeti başvurusu alınarak tüm zamanların rekoruna ulaşılmıştı. Yapılan değerlendirmeler sonucunda Türkiye, kabul edilen 674 bildirisiyle ülke bazında ilk sıraya yerleşerek organizasyon öncesinde çifte rekor elde etmiş oldu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Bilim - Teknoloji</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/turkiyede-duzenlenecek-77-uluslararasi-uzay-kongresine-83-ulkeden-rekor-basvuru</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Jul 2026 11:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/thumbs-b-c-eadcfec690298c88ac806c0625aa6338.webp" type="image/jpeg" length="81551"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Afyonkarahisar'da FETÖ operasyonu: Gözaltına alınan 10 şüpheliden 6'sı tutuklandı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/afyonkarahisarda-feto-operasyonu-gozaltina-alinan-10-supheliden-6si-tutuklandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/afyonkarahisarda-feto-operasyonu-gozaltina-alinan-10-supheliden-6si-tutuklandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Afyonkarahisar'da emniyet ekiplerinin yürüttüğü FETÖ soruşturması kapsamında gözaltına alınan 10 şüpheliden 6'sı çıkarıldıkları nöbetçi sulh ceza hakimliğince tutuklandı. Operasyonda yakalanan 4 kişi ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Afyonkarahisar'da Fetullahçı Terör Örgütü'ne (FETÖ) yönelik düzenlenen eş zamanlı operasyonda gözaltına alınan 10 şüpheliden 6'sı, çıkarıldıkları mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Eş zamanlı operasyonla yakalandılar</strong></h2>

<p>Afyonkarahisar İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri, örgütün faaliyetlerinin deşifre edilmesi ve bağlantılı şahısların yakalanmasına yönelik kapsamlı bir çalışma yürüttü. Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde toplanan delillerin ardından operasyon için düğmeye basıldı.</p>

<p>Örgüt içerisinde aktif faaliyet yürüttükleri iddia edilen 10 şüpheli, önceden belirlenen adreslere düzenlenen eş zamanlı baskınlarla yakalanarak gözaltına alındı.</p>

<h3><strong>4 şüpheli adli kontrol şartıyla serbest</strong></h3>

<p>Emniyetteki sorgu ve yasal işlemleri tamamlanan 10 zanlı, sağlık kontrolünün ardından yoğun güvenlik önlemleri altında adliyeye sevk edildi.</p>

<p>Adli makamlara çıkarılan şüphelilerden 6'sı, nöbetçi sulh ceza hakimliğince terör örgütü üyeliği suçlamasıyla tutuklanarak cezaevine gönderildi. Diğer 4 şüpheli ise adli kontrol şartı uygulanarak serbest bırakıldı. Bölgede örgütün yapılanmasına yönelik inceleme ve çalışmaların sürdüğü bildirildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/afyonkarahisarda-feto-operasyonu-gozaltina-alinan-10-supheliden-6si-tutuklandi</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Jul 2026 11:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/izmirde-suc-orgutlerine-yonelik-operasyonda-38-supheli-gozaltina-alindi.jpg" type="image/jpeg" length="48937"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Beşiktaş'ın UEFA Avrupa Ligi maç hakemleri belli oldu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/besiktasin-uefa-avrupa-ligi-mac-hakemleri-belli-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/besiktasin-uefa-avrupa-ligi-mac-hakemleri-belli-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Beşiktaş’ın UEFA Avrupa Ligi 2. eleme turunda Midtjylland ile oynayacağı maçların hakemleri açıklandı. 23 Temmuz'da İstanbul'daki ilk maçı İspanyol hakem Ricardo de Burgos yönetecekken, 30 Temmuz'daki rövanş mücadelesinde ise Hırvat hakem Ante Culina düdük çalacak.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Beşiktaş'ın UEFA Avrupa Ligi 2. eleme turunda Danimarka temsilcisi Midtjylland ile oynayacağı eşleşmenin hakemleri UEFA tarafından açıklandı. Siyah-beyazlıların hem İstanbul'daki ilk maçını hem de deplasmandaki rövanş mücadelesini yönetecek hakem heyetleri netlik kazandı.</p>

<h2><strong>İstanbul'daki ilk maçta İspanyol hakem düdük çalacak</strong></h2>

<p>UEFA Avrupa Ligi ikinci eleme turu ilk mücadelesinde Beşiktaş, <strong>23 Temmuz Perşembe günü</strong> Midtjylland’ı İstanbul'da konuk edecek. UEFA'dan yapılan resmi açıklamaya göre, bu kritik karşılaşmada İspanya Futbol Federasyonundan <strong>Ricardo de Burgos</strong> görev yapacak.</p>

<p>Burgos'un yardımcılıklarını yine İspanya Futbol Federasyonundan Iker De Francisco ile Asier Perez De Mendiola üstlenecek. Mücadelenin dördüncü hakemi ise Adrian Cordero olacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Danimarka'daki rövanş Hırvat hakeme emanet</strong></h2>

<p>Siyah-beyazlı ekibin bu turun ardından bir üst tura yükselmek için mücadele edeceği rövanş karşılaşması ise <strong>30 Temmuz Perşembe günü</strong> Danimarka'da oynanacak.</p>

<p>Midtjylland'ın ev sahipliğinde gerçekleştirilecek bu kritik rövanş müsabakasında Hırvatistan Futbol Federasyonundan <strong>Ante Culina</strong> düdük çalacak. Culina'nın saha kenarındaki yardımcılıklarını Hırvat hakemler Dario Kolarevic ile Kristijan Novosel yapacak. Zorlu maçın dördüncü hakemlik görevini ise Antonio Melnjak yürütecek.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/besiktasin-uefa-avrupa-ligi-mac-hakemleri-belli-oldu</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Jul 2026 11:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/besiktas-in-avrupa-ligi-ndeki-rakibi-belli-oldu-1.webp" type="image/jpeg" length="40069"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Dünya Kupası'nda dev randevu! Fransa - İngiltere maçı ne zaman, saat kaçta, hangi kanalda?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/dunya-kupasinda-dev-randevu-fransa-ingiltere-maci-ne-zaman-saat-kacta-hangi-kanalda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/dunya-kupasinda-dev-randevu-fransa-ingiltere-maci-ne-zaman-saat-kacta-hangi-kanalda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2026 FIFA Dünya Kupası üçüncülük maçında Fransa ile İngiltere bu gece TSİ 00.00'da Miami Stadyumu'nda karşı karşıya geliyor. Fransa'da 14 yıllık efsane Didier Deschamps'ın son maçına çıkacağı dev randevuda, İngiltere tarihi boyunca hiç kazanamadığı dünya üçüncülüğü apoletini Harry Kane ve Jude Bellingham önderliğinde müzesine götürmek istiyor. Dev maçı Jesus Valenzuela yönetecek.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>2026 FIFA Dünya Kupası</strong> heyecanında sona yaklaşırken, futbol dünyasının iki devi podyumun son basamağı için karşı karşıya geliyor. Yarı finalde dramatik şekilde elenerek şampiyonluk rüyasına veda eden Horozlar ve Üç Aslan, teselli ödülü olan dünya üçüncülüğü için sahaya çıkıyor. Tüm dünyada milyonları ekran başına kilitleyecek tarihi <strong>Fransa - İngiltere</strong> (veya ada basınındaki adıyla <strong>İngiltere - Fransa</strong>) maçı öncesi tüm detaylar, takımlardaki son durum ve dev randevunun istatistikleri netleşti.</p>

<p>Peki, küresel ölçekte büyük merakla beklenen dev <strong>Fransa maçı</strong> ve kader niteliğindeki <strong>İngiltere maçı</strong> ne zaman, saat kaçta başlayacak? İşte <strong>Dünya Kupası</strong> tarihine geçecek bu dev randevu öncesi bilmeniz gerekenler…</p>

<h2><strong>Fransa - İngiltere maçısaat kaçta ve hangi hakem yönetecek?</strong></h2>

<p>Amerika Birleşik Devletleri'nin ev sahipliğinde düzenlenen turnuvada, üçüncülük kupasını müzesine götürecek takımı belirleyecek olan <strong>Fransa - İngiltere</strong> müsabakası, büyüleyici atmosferiyle bilinen <strong>Miami Stadyumu</strong>'nda oynanacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Dev karşılaşma <strong>TSİ 00.00'da</strong> başlayacak. Zorluk derecesi oldukça yüksek olan bu kritik <strong>Dünya Kupası</strong> mücadelesini Venezuela Futbol Federasyonundan <strong>Jesus Valenzuela</strong> yönetecek. Valenzuela'nın yardımcılıklarını ise yine aynı ülkeden Jorge Urrego ve Tulio Moreno üstlenecek.</p>

<h3><strong>Fransa'da bir devrin sonu yaşanacak</strong></h3>

<p><strong>Dünya Kupası</strong> I Grubu'nda Senegal, Irak ve Norveç ile mücadele eden Fransa, grubunu 9 puanla kayıpsız lider tamamlamıştı. Eleme turlarında adeta bir savunma duvarı ören Horozlar; son 32 turunda İsveç'i 3-0, son 16'da Paraguay'ı 1-0 ve çeyrek finalde Fas'ı 2-0 yenerek yarı finale kadar kalesinde tek bir gol bile görmeden gelmişti. Ancak yarı finalde İspanya'ya 2-0 mağlup olan Fransa, final hedefini gerçekleştiremedi.</p>

<p>Bu dev <strong>Fransa maçı</strong> aynı zamanda tarihi bir vedaya sahne olacak. 2012 yılından bu yana milli takımın başında olan, 2018'de Dünya Kupası'nı kazanan ve 2022'de final oynatan efsane teknik direktör <strong>Didier Deschamps</strong>, İngiltere karşısında takımının başında son kez sahaya çıkacak ve maçın ardından görevinden resmen ayrılacak.</p>

<h3><strong>İngiltere'de gözler muhteşem ikili Kane ve Bellingham'da</strong></h3>

<p>EURO 2024'te final oynadıktan sonra <strong>2026 FIFA Dünya Kupası</strong>'na da mutlak şampiyonluk parolasıyla gelen İngiltere; Hırvatistan, Gana ve Panama'nın yer aldığı L Grubu'nu 7 puanla zirvede bitirdi. Eleme turlarında Demokratik Kongo'yu 2-1, Meksika'yi 3-2 ve çeyrek finalde Norveç'i uzatmalarda 2-1 geçen Ada ekibi, yarı finalde son şampiyon Arjantin'e takıldı. Son bölümlerine 1-0 önde girdiği maçta 85 ve 90+2. dakikalarda yediği şok gollerle yıkılan İngiltere, gözünü üçüncülük kupasına çevirdi.</p>

<p>Kritik <strong>İngiltere maçı</strong> öncesinde takımın en büyük kozları turnuvada 6'şar golü bulunan <strong>Harry Kane</strong> ve <strong>Jude Bellingham</strong> olacak. Bu muhteşem ikili, İngiltere'nin turnuva boyunca kaydettiği 14 golün 12'sine doğrudan imza atarak inanılmaz bir istatistiğe ulaştı.</p>

<h2><strong>Tarihi rekabette İngiltere üstün, Fransa peşinde</strong></h2>

<p>İki büyük futbol ekolü bugüne kadar tarihi boyunca 32 kez karşı karşıya geldi. Bu ezeli rekabette <strong>İngiltere'nin 17 galibiyeti</strong> bulunurken, Fransa sahadan 10 kez zaferle ayrıldı; 5 müsabakada ise eşitlik bozulmadı.</p>

<p>İki takım son olarak Katar'da düzenlenen 2022 FIFA Dünya Kupası çeyrek finalinde kozlarını paylaşmıştı. O maçta Fransa, Tchouameni ve Giroud'nun golleriyle sahadan 2-1 galip ayrılırken, İngiltere'nin tek sayısını kaydeden Harry Kane, 84. dakikada bir penaltı atışından yararlanamayarak takımının elenmesine engel olamamıştı. İngiltere bu kez rövanşı almak istiyor.</p>

<h2><strong>İngiltere tarihinde bir ilk peşinde: Hiç 3'üncülüğü yok!</strong></h2>

<p>Fransa, <strong>Dünya Kupası</strong> tarihinde daha önce 3 kez üçüncülük maçına çıktı ve bu alanda deneyimli. 1958'de Batı Almanya'yı 6-2, 1986'da ise Belçika'yı uzatmalarda 4-2 yenerek bronz madalya kazanan Horozlar, sadece 1982'de Polonya'ya 3-2 kaybetmişti.</p>

<p>İngiltere ise daha önce çıktığı iki üçüncülük maçından da hüsranla ayrıldı. 1990'da İtalya'ya 2-1, 2018'de ise Belçika'ya 2-0 mağlup olan Üç Aslan, turnuva tarihini dördüncü olarak tamamlamıştı. Eğer İngiltere bu gece Miami'de Fransa karşısında kazanırsa, <strong>tarihinde ilk kez Dünya Kupası 3'üncüsü</strong> unvanını elde ederek ülkesine dönecek.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/dunya-kupasinda-dev-randevu-fransa-ingiltere-maci-ne-zaman-saat-kacta-hangi-kanalda</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Jul 2026 10:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/england-france-composite.jpg" type="image/jpeg" length="99350"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Galatasaray Icardi yerine gelecek ismi buldu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/galatasaray-icardi-yerine-gelecek-ismi-buldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/galatasaray-icardi-yerine-gelecek-ismi-buldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Mauro Icardi'nin ayrılığının ardından forvet arayışlarına başlayan Galatasaray, Tottenham'ın genç Fransız yıldızı Mathys Tel'i gözüne kestirdi. Teknik direktör Okan Buruk'un onay verdiği 21 yaşındaki santrfor için sarı-kırmızılı yönetim, satın alma opsiyonlu kiralama teklifi hazırlıyor. Transfer görüşmelerinde dünyaca ünlü menajer George Gardi'nin de aktif rol oynadığı öğrenildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Mauro Icardi ile yollarını ayıran Galatasaray, hücum hattındaki büyük boşluğu dünya futbolunun en parlak genç yeteneklerinden biriyle doldurmak için operasyon başlattı. Sarı-kırmızılılar, Tottenham forması giyen Fransız santrfor <strong>Mathys Tel</strong>’i satın alma opsiyonuyla kadrosuna katmak için kolları sıvadı.</p>

<p><img alt="Galatasaray Icardi yerine gelecek ismi buldu-1" class="detail-photo img-fluid" height="414" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/images-2026-07-18t101036717.jpg" width="738" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Okan Buruk’un planı belli oldu </strong></h2>

<p>Yeni sezonda hem bugünü kurtaracak hem de geleceğe yatırım olacak dinamik bir golcü arayan teknik direktör Okan Buruk, yönetime sunduğu raporun ilk sıralarına Mathys Tel'in adını yazdı. Genç oyuncunun çok yönlü oyun yapısı, hızı ve bitiriciliği, Buruk'un yeni nesil hücum hattı planlamasıyla tam olarak uyuşuyor.</p>

<h2><strong>Satın alma opsiyonlu kiralama gündemde</strong></h2>

<p>Galatasaray yönetimi, İngiliz ekibi Tottenham'ı ikna etmek için <strong>satın alma opsiyonlu kiralama</strong> teklifini sunmaya hazırlanıyor. Transfer operasyonunda ise sarı-kırmızılı taraftarların yakından tanıdığı, daha önce birçok dünya yıldızının kulübe kazandırılmasında başrol oynayan ünlü menajer <strong>George Gardi</strong> aktif bir rol üstleniyor. Gardi'nin İngiliz kulübü ve oyuncunun temsilcileriyle olan temasları, transferin olumlu sonuçlanması adına sarı-kırmızılıların en büyük kozu olarak görülüyor.</p>

<p><img alt="Images 2026 07 18T101101.006" class="detail-photo img-fluid" height="452" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/images-2026-07-18t101101006.jpg" width="678" /></p>

<h2><strong>Rennes'den Bayern'e, Münih'ten Londra'ya uzanan kariyer</strong></h2>

<p>Fransız futbolunun en elit potansiyellerinden biri olarak kabul edilen Mathys Tel, Rennes altyapısında gösterdiği sıra dışı çıkışın ardından henüz çok genç yaşta, 2022 yazında yaklaşık 20 milyon Euro gibi dev bir bonservis bedeliyle Bayern Münih'e transfer olmuştu.</p>

<p>Alman devinin gelecek planlarının en önemli parçalarından biri olarak gösterilen ve Bundesliga'da zaman zaman oldukça etkili performanslara imza atan genç yıldız, düzenli olarak ilk 11 şansı bulmakta zorlanınca Premier Lig'in yolunu tutmuş ve Tottenham'a transfer olmuştu. İngiltere'de de aradığı istikrarı tam olarak yakalayamayan 21 yaşındaki forvetin, Galatasaray'ın projesine ve Şampiyonlar Ligi vitrinine sıcak bakabileceği belirtiliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/galatasaray-icardi-yerine-gelecek-ismi-buldu</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Jul 2026 10:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2023/11/icardi-3.jpg" type="image/jpeg" length="99857"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ağrısız doğum lüks değil, anne adayının hakkı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Berrin Günaydın, doğum ağrısının modern anestezi yöntemleriyle güvenli biçimde azaltılabileceğini anlattı. Epidural analjezinin uygun koşullarda uygulandığında normal doğumu desteklediğini vurgulayan Prof. Dr. Günaydın, doğum ağrısının giderilmesinin bir lüks değil, anne adayının hakkı olduğunu söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan <strong>Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Berrin Günaydın doğum ağrısının azaltılması ile ilgili uygulanan yöntemleri anlattı. Prof. Dr. Günaydın</strong>, “Doğum ağrısını azaltmak mümkün. Epidural analjezi, doğru ekip ve uygun koşullarda hem anneye konfor sağlıyor hem de normal doğumu destekliyor” diye konuştu.</p>

<p>Doğum sancısı, anne adaylarının en büyük kaygılarından biri olmaya devam ediyor. Ancak günümüzde modern anestezi yöntemleri sayesinde doğum ağrısını büyük ölçüde azaltmak mümkün. Prof. Dr. Berrin Günaydın, halk arasında <strong>“ağrısız doğum”</strong> olarak bilinen uygulamanın çoğunlukla <strong>epidural analjezi</strong> ile yapıldığını belirterek, doğru koşullarda uygulandığında annenin doğuma bilinçli ve konforlu şekilde katılmasını sağladığını söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Günaydın, “Aslında tıpta kullandığımız doğru ifade ağrısız doğum değil, doğum ağrısının etkili şekilde azaltılmasıdır. Anne sancıları hisseder ancak dayanılmaz ağrı büyük ölçüde ortadan kalkar. Böylece doğuma aktif olarak katılır ve bebeğinin dünyaya gelişine tanıklık eder” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (3)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-3.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>"Obstetrik anestezi gelişmiş ülkelerde ayrı bir uzmanlık alanı"</strong></h2>

<p>Amerika Birleşik Devletleri ve İngiltere’de obstetrik anestezinin anesteziyolojinin özel bir çalışma alanı olarak kabul edildiğini belirten Prof. Dr. Günaydın, bu ülkelerdeki uygulamaları yerinde inceleyerek Gazi Üniversitesi’nde Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı ile 2004 yılında başlattıklarını söyledi.</p>

<p>Doğum ağrısının yönetiminde kadın hastalıkları ve doğum uzmanları ile anesteziyoloji uzmanlarının birlikte çalışmasının önemine dikkat çeken Günaydın, “Kadın doğum uzmanı ve anne adayının onayı olmadan epidural analjezi uygulanamaz. Bu nedenle anne adaylarının doğru bilgilendirilmesinde kadın doğum uzmanlarının rolü son derece önemlidir” diye konuştu.</p>

<h2><strong>"Ağrısız doğumda altın standart epidural analjezi"</strong></h2>

<p>Doğum ağrısını azaltmaya yönelik farklı yöntemler bulunduğunu ancak *altın standardın epidural analjezi olduğunu* vurgulayan Prof. Dr. Berrin Günaydın, yöntemin bel bölgesinden omuriliğin dışındaki epidural boşluğa yerleştirilen ince bir kateter aracılığıyla uygulandığını anlattı.</p>

<p>Günaydın “Düşük dozlarda lokal anestezik ilaçlar ve yardımcı ilaçlar kullanıyoruz. Amaç annenin ağrısını azaltırken hareket edebilmesini, doğuma aktif katılmasını ve bebeğin doğumuna bilinçli şekilde eşlik etmesini sağlamaktır” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643.jpeg" width="1920" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>“Epidural felç yapmaz, bebeğe zarar vermez”</strong></h2>

<p>Toplumda *epiduralle* ilgili çok sayıda yanlış bilgi bulunduğunu belirten Prof. Dr. Günaydın, en sık karşılaştıkları soruların felç, kalıcı bel ağrısı ve bebeğe zarar verip vermediği olduğunu söyleyerek şunları kaydetti:</p>

<p>“Epidural uygulama omuriliğin içine değil, dışındaki güvenli alana yapılır. Deneyimli ekip ve uygun koşullarda uygulandığında son derece güvenli bir yöntemdir. Bilimsel çalışmalar epidural analjezinin kalıcı bel ağrısına neden olmadığını gösteriyor. Ayrıca kullanılan ilaçlar çok düşük dozlarda uygulanıyor. Amaç annenin rahatlamasıdır. Anne rahatladığında stres hormonları azalıyor, bu da bebeğin oksijenlenmesini ve doğum sürecini olumlu etkileyebiliyor.”</p>

<h2><strong>"Sezaryen oranlarının düşürülmesine katkı sağlayabilir"</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Günaydın, bilimsel çalışmaların epidural analjezinin sezaryen oranını artırmadığını gösterdiğini belirterek, gelişmiş ülkelerde bunun tam tersine normal doğumu destekleyen önemli uygulamalardan biri olduğunu ifade etti. Günaydın şöyle konuştu:</p>

<p>“Amerika ve İngiltere’de sezaryen oranları yaklaşık yüzde 30 seviyelerinde. Bu ülkelerde doğumların büyük bölümü epidural analjezi ile gerçekleştiriliyor. Anne adayları bu konuda bilinçli olduğu için doğum ağrısının azaltılmasını talep ediyor. Normal doğumun desteklenmesi de sezaryen oranlarının düşmesine katkı sağlayabiliyor.”</p>

<p>Türkiye’de de öncelikle bu konuda farkındalığın artırılması gerektiğini belirten Günaydın, “Toplum bilinçlenmeden yalnızca hizmeti yaygınlaştırmak yeterli olmaz. Aynı zamanda bunu karşılayacak eğitimli ekiplerin ve uygun altyapının da hazır olması gerekir” diye konuştu.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-1.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>"Ağrısız doğum ekip işi"</strong></h2>

<p>Epidural analjezinin yalnızca bir anestezi uygulaması olmadığını belirten Prof. Dr. Günaydın, başarılı bir doğum yönetimi için kadın hastalıkları ve doğum uzmanı, anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanı, deneyimli hemşireler, uygun monitörizasyon ve teknik donanımın birlikte çalışmasının şart olduğunu söyledi.</p>

<p>Anne adaylarının gebelik boyunca düzenli olarak değerlendirildiğini ifade eden Günaydın, kan sulandırıcı ilaç kullananlar, bazı kanama-pıhtılaşma bozukluğu bulunanlar, girişim bölgesinde enfeksiyonu olanlar veya bazı özel nörolojik hastalıkları bulunan kişilerde epidural uygulanamayabileceğini belirtti. Uygun adaylarda ise anestezi değerlendirmesi ve bilgilendirilmiş onam sonrasında güvenle uygulanabileceğini kaydetti.</p>

<h2><strong>Sezaryende de önemli avantaj sağlıyor</strong></h2>

<p>Planlı sezaryenlerde tıbbi engel bulunmadığı sürece spinal, kombine spinal-epidural veya epidural gibi bölgesel anestezi yöntemlerinin tercih edilmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Günaydın, doğum sırasında epidural kateter takılmış bir gebenin acil sezaryene alınması gerekirse aynı kateter üzerinden anestezinin sürdürülebileceğini söyledi.</p>

<p>Ayrıca epidural kateterin sezaryen sonrasında da ameliyat ağrısının kontrolünde kullanılabildiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (4)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-4.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>“Doğum bir hastalık değil, hayatın en güzel mucizelerinden biridir”</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Günaydın, Dünya Anesteziyoloji Dernekleri Federasyonu’nun (WFSA) doğum ağrısının giderilmesini lüks değil, hasta hakkı olarak değerlendirdiğini, Amerikan Kadın Doğum Uzmanları Koleji’nin (ACOG) ise tıbbi engel bulunmayan gebelerde annenin doğum ağrısının giderilmesini istemesini tek başına yeterli bir tıbbi endikasyon olarak kabul ettiğini hatırlattı. Günaydın, şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>“Bizim amacımız kadınları epidurale yönlendirmek değil; doğru bilgiyi vererek bilinçli seçim yapmalarını sağlamaktır. Ağrısız doğum bir zorunluluk değildir ancak isteyen ve tıbbi açıdan uygun olan hiçbir anne adayının bu haktan mahrum bırakılmaması gerekir.”</p>

<p>Doğumun doğal bir süreç olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Günaydın, sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<p>“Doğum bir hastalık değil, hayatın en güzel mucizelerinden biridir. Biz anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanlarının görevi de bu mucizeyi anne ve bebek için daha güvenli, daha konforlu ve daha güzel bir deneyime dönüştürmektir.”</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Jul 2026 09:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-2.jpeg" type="image/jpeg" length="14561"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[“Diz ameliyatı sonrası kayak da yapılabilir, tenis de oynanabilir”]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Akkaya, diz ağrılarının ihmal edilmemesi gerektiğini vurgulayarak, yeni nesil cerrahi teknikler, kişiye özel implantlar ve yapay zekâ destekli rehabilitasyon sayesinde hastaların yeniden aktif yaşama dönebildiğini söyledi. Akkaya, uygun tedaviyle diz ameliyatı sonrası kayak, tenis ve koşu gibi sporlara yeniden dönüşün mümkün olduğunu belirtti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı <strong>Prof. Dr. Mustafa Akkaya</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu <strong>“Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi”</strong> programında diz eklemi hastalıkları ve diz cerrahisinde yaşanan yeni gelişmeleri anlattı.</p>

<p>Diz ağrılarının toplumda en sık ihmal edilen sağlık sorunları arasında yer aldığını belirten Akkaya, erken dönemde başvurulduğunda birçok sorunun ilerlemeden kontrol altına alınabileceğini söyledi.</p>

<p>Diz ekleminin çok özel bir anatomiye sahip olduğunu vurgulayan Akkaya, yanlış ya da gecikmiş tedavilerin hareket kabiliyetini ciddi şekilde etkileyebileceğini belirterek, “Yürüme her şeydir. İnsanların mobilize olması genel beden ve ruh sağlığı açısından çok önemli. İnsanlar yürüyemediklerinde sosyal hayattan kopuyor, kilo alımı artıyor ve başkalarına bağımlı hale gelebiliyorlar” dedi.</p>

<h2><strong>“Diz sorunları yaşa ve cinsiyete göre değişiyor”</strong></h2>

<p>Diz eklemi hastalıklarının yaşa, cinsiyete ve yaşam biçimine göre farklılık gösterdiğini ifade eden Prof. Dr. Akkaya, çocukluk döneminde daha çok travmaya bağlı diz kapağı çıkıkları ve yaralanmaların görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Orta yaş döneminde ise kadın ve erkeklerde farklı sorunların öne çıktığını belirten Akkaya, kadınlarda kas yapısındaki farklılıklar nedeniyle diz kapağı çevresindeki problemlerin daha sık yaşanabildiğini ifade etti.</p>

<p>“Merdiven inip çıkarken, çömelirken veya oturup kalkarken oluşan ağrılar ön diz ağrısının habercisi olabilir. Erken dönemde müdahale edilirse kıkırdak aşınması ilerlemeden önlem alınabilir.” diyen Akkaya, ihmal edilen problemlerin ilerleyen yaşlarda kireçlenmeye dönüşebileceğini söyledi.</p>

<p>Akkaya, erkeklerde ise spor yaralanmalarına bağlı menisküs yırtıkları ve ön çapraz bağ sorunlarının daha sık görüldüğünü belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Kadınlar ciltlerine gösterdikleri özeni dizlerine de göstermeli”</strong></h2>

<p>Menopoz döneminin diz sağlığı açısından kritik olduğuna dikkat çeken Akkaya, hormonal değişikliklerle birlikte kemik ve kıkırdak dokusunun da etkilendiğini söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Akkaya, “Kadınlar menopoza girdikten sonra ciltlerine gösterdikleri özeni dizlerine de göstermeliler. Çünkü dizler yaşam kalitesini etkileyen en önemli yapılardan biridir” dedi.</p>

<p>Akkaya, menopoz öncesi yapılacak kontroller sayesinde kıkırdak koruyucu tedavilerle diz sağlığının korunabileceğini belirtti.</p>

<h2><strong>“Her diz ağrısı ameliyat gerektirmez”</strong></h2>

<p>Diz tedavisinde son yıllarda rejeneratif tıp ve ortobiyolojik uygulamaların önemli gelişmeler sağladığını anlatan Prof. Dr. Akkaya, amaçlarının vücudun kendi iyileştirme kapasitesinden yararlanmak olduğunu söyleyerek “Kişinin iyileştirici kapasitesi aslında kendi vücudunda saklıdır. Erken evre kıkırdak hasarlarında kişinin kendi kök hücrelerinden yararlanılarak yapılan ortobiyolojik tedavilerle başarılı sonuçlar alınabiliyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya, rejeneratif ve ortobiyolojik tedaviler konusunda toplumda bilgi karmaşası yaşanabildiğine dikkat çekti.</p>

<p>Kök hücre tedavileri ile kandan elde edilen trombosit uygulamalarının farklı yöntemler olduğunu belirten Akkaya:</p>

<p>“Vücutta dolaşan kandan kök hücre elde etmek mümkün değildir. Kök hücreler, leğen kemiği gibi büyük kemiklerden ya da yağ dokusundan elde edilebilir. Kandan alınan ise kök hücre değil, trombosit dediğimiz kan hücreleridir.” dedi.</p>

<p>Menisküs ve kıkırdak dokularının iyileşme kapasitesinin sınırlı olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Akkaya:</p>

<p>“Kas dokusu kanlanması sayesinde kendini onarabilir ancak kıkırdak ve menisküs gibi dokular yeterli kan damarına sahip değildir. Bu nedenle erken evre hasarlarda uyguladığımız ortobiyolojik tedavilerle o bölgede iyileşmeyi destekleyecek bir ortam oluşturmayı hedefliyoruz.” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.58 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="730" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182958-1.jpeg" width="1194" /></p>

<h2><strong>“Sosyal medyada mucize tedavi gibi sunulan uygulamalara dikkat”</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya, menisküs ve kıkırdak tedavileri konusunda bilimsel gelişmelerin umut verici olduğunu ancak her yeni yöntemin “kesin tedavi” gibi sunulmaması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Menisküsün dışarıdan verilen maddelerle tamamen tedavi edilmesinin bugün için mümkün olmadığını belirten Akkaya:</p>

<p>“Biyoteknoloji çok hızlı ilerliyor. Kitosan içerikli jeller ve akıllı moleküllerle hasarlı bölgeyi hedefleyen çalışmalar devam ediyor. Gelecekte kıkırdak ve menisküs dokularına yönelik yeni tedavi seçenekleri mümkün olabilir.” dedi.</p>

<p>Ancak mevcut bilimsel aşamada tek bir enjeksiyonla tüm sorunları ortadan kaldıran bir tedavi yaklaşımının olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Akkaya:</p>

<p>“Henüz bir iğneyle menisküsü ya da kıkırdağı tamamen tedavi edebilecek noktada değiliz. Hastalar erken dönemde hekime başvurursa ortobiyolojik tedavilerle mevcut hasarın ilerlemesini yavaşlatmak ve eklemi korumak mümkün olabilir.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Akkaya, kıkırdak, menisküs ve eklem hasarlarında her hastaya özel değerlendirme yapılarak kişiselleştirilmiş tedavi planlanması gerektiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Ağrıyla ve ağrı kesicilerle yaşamak kader gibi görülmemeli”</strong></h2>

<p>Toplumda birçok kişinin uzun süre ağrı kesicilerle yaşamaya çalıştığını belirten Prof. Dr. Akkaya, bunun doğru bir yaklaşım olmadığını söyledi.</p>

<p>Diz cerrahisinde kişiye özel çözümlerin artık çok daha gelişmiş olduğunu ifade eden Akkaya, “Robotik cerrahi, kişiye özel protezler ve küçük implantlarla diz cerrahisinde ciddi yollar katettik. Hastalar erken başvurduklarında çok daha küçük ve kişiselleştirilmiş müdahalelerle sağlıklı bir yaşam sürdürebiliyor” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>“Aynı ameliyatta her iki dize protez uygulanabilir”</strong></h2>

<p>Diz ve kalça protezleri konusunda hastaların endişe duymaması gerektiğini belirten Prof. Dr. Akkaya, uygun cerrahi teknik, kaliteli implant ve doğru rehabilitasyonla protezlerin uzun yıllar kullanılabildiğini söyleyerek, “Güncel çalışmalar uygun şekilde yapılan cerrahilerde implant kullanım süresinin 30 yıla ulaşabildiğini gösteriyor. Hastalar protez cerrahisinden korkmamalı ve ağrıyla yaşamayı kader olarak görmemeli” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Akkaya şunları söyledi:</p>

<p>“Eğer hasta biyolojik olarak aynı seansta iki dizine birden ameliyatı kaldırabilecek durumdaysa genel sağlık durumu buna elverişli ise aynı ameliyatta her iki dize birden ameliyat yapılabilir hatta tercih edilmelidir. Hastanın ihtiyacı varsa her iki dize de aynı anda tedavi uygulanmasının önemli avantajları var. Hasta bir kez ameliyat oluyor, bir kez rehabilitasyon desteği alıyor, hasta bakım desteği bir kez alınıyor, ameliyat maliyetleri önemli ölçüde azalıyor.”</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.58" class="detail-photo img-fluid" height="676" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182958.jpeg" width="1156" /></p>

<h2><strong>“Yapay zekâ destekli kişiye özel rehabilitasyon”</strong></h2>

<p>Cerrahi başarının yalnızca ameliyatla sınırlı olmadığını belirten Akkaya, ameliyat sonrası rehabilitasyon sürecinin de kişiye özel planlanması gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Ben hastalarıma yapay zekâ destekli kişiselleştirilmiş rehabilitasyon programı uyguluyorum” diyen Akkaya, hastanın yaşı, mesleği, beklentileri ve yapılan cerrahinin değerlendirilerek özel iyileşme programları oluşturulduğunu anlattı.</p>

<h2><strong>“Diz ameliyatı sonrası kayak da yapılabilir, tenis de oynanabilir”</strong></h2>

<p>Diz ameliyatlarından sonra hastaların aktif yaşama dönebileceğini vurgulayan Prof. Dr. Akkaya, “Bir hasta ameliyat öncesi kayak yapıyorsa ameliyat sonrası da kayak yapabilir hale getirmeyi hedefliyoruz. Uygun cerrahi teknikler ve implantlarla hastalar koşabilir, tenis oynayabilir, istedikleri gibi aktif biçimde hayatın içinde kalabilirler” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Gerekli sağlık koşullarını taşıyan hastalarda iki dizin aynı seansta ameliyat edilebildiğini de söyleyen Akkaya, bunun bazı hastalar için tek iyileşme ve rehabilitasyon süreciyle önemli avantaj sağlayabildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Diz sağlığı için önemli uyarılar</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya diz eklemlerini korumak için şu önerilerde bulundu:</p>

<p>• Herkes kendi vücudunu tanıyarak spor yapmalı, bilinçsiz ağır antrenmanlardan kaçınılmalı.<br />
• Spora başlamadan önce gerekirse profesyonel destek alınmalı.<br />
• Kadınlar menopoz öncesinde diz kontrollerini ihmal etmemeli.<br />
• Dizde kilitlenme ve takılma gibi mekanik sorunlar ciddiye alınmalı.<br />
• Gece ağrısı veya sürekli ağrı varsa ağrı kesicilerle süreç geçiştirilmemeli.</p>

<p>Akkaya ayrıca “Kaliteli ve bağımsız bir yaşam için hareket etmek, hareket edebilmek için de diz sağlığını korumak gerekiyor” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Jul 2026 09:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-3.jpeg" type="image/jpeg" length="95810"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Teknoloji hayatı kolaylaştırıyor, ruhu zorluyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/teknoloji-hayati-kolaylastiriyor-ruhu-zorluyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/teknoloji-hayati-kolaylastiriyor-ruhu-zorluyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu "Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi" programına konuk olan Psikiyatri Uzmanı Dr. Bilge Bilgin Kapucu, teknolojinin ruh sağlığı üzerindeki etkilerini değerlendirdi. Sosyal medyanın yalnızlaşma, kaygı ve dikkat dağınıklığını artırabileceğine dikkat çeken Kapucu, yapay zekanın insanın duygu dünyasını, klinik muhakemesini ve bir psikiyatristin şefkatini bütünüyle taklit edemeyeceğini vurgulayarak teknoloji kullanımında dengenin önemine işaret etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Psikiyatri Uzmanı Dr. <strong>Bilge Bilgin Kapucu</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “<strong>Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi</strong>”programına konuk oldu. Teknolojinin ruh sağlığı üzerindeki etkilerini değerlendiren Kapucu, sosyal medyanın yalnızlaşma ve kaygıyı artırabildiğini, yapay zekânın ise sağlık alanında önemli katkılar sunmasına rağmen insanın duygu dünyasını ve klinik değerlendirmesini bütünüyle taklit edemeyeceğini söyledi.</p>

<h2><strong>“Son 30-40 yılda toplum büyük bir değişim yaşadı”</strong></h2>

<p>Son 30-40 yılda teknolojinin yaşamın merkezine yerleştiğini belirten Dr. Kapucu, özellikle pandemi döneminde insanların zorunlu izolasyon nedeniyle teknolojiyle çok daha yoğun bir ilişki kurduğunu ifade etti.</p>

<p>Teknolojinin bir yandan insanların yalnızlık hissini azaltmasına yardımcı olduğunu, diğer yandan ise yalnızlaşmanın önemli nedenlerinden biri haline gelebildiğini söyleyen Kapucu, bu değişimin ruh sağlığı üzerinde de belirgin etkiler oluşturduğunu dile getirdi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 04 At 01.37.19" class="detail-photo img-fluid" height="718" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013719.jpeg" width="1290" /></p>

<h2><strong>“Ruhsal hastalıklar arttı”</strong></h2>

<p>Yapılan araştırmaların son 30 yılda ruhsal hastalıkların arttığını gösterdiğini belirten Kapucu, bunun yalnızca daha fazla kişinin sağlık hizmetine başvurması ve tanı almasıyla açıklanamayacağını söyledi.</p>

<p>Toplumdaki yaşam biçiminin ve sosyal normların değişmesinin de bu artışta etkili olduğunu ifade eden Kapucu, özellikle sosyal medyanın anksiyete ve yalnızlaşmayı artırabildiğine dikkat çekti.</p>

<p>Eskiden gençlerin ağırlıklı olarak yüz yüze sosyalleştiğini hatırlatan Kapucu, bugün dijital iletişimin gerçek sosyal ilişkilerin yerini almaya başladığını ve bunun ruh sağlığı açısından önemli sonuçlar doğurabileceğini vurguladı.</p>

<h2><strong>“İnsan beyni sadece matematikten ibaret değil”</strong></h2>

<p>Yapay zekânın çalışma prensibini de değerlendiren Kapucu, bu sistemlerin büyük veri ve matematiksel algoritmalar üzerine kurulu olduğunu söyledi.</p>

<p>Makine öğrenmesi ve derin öğrenme yöntemlerinin insan beynini taklit etmeye çalıştığını belirten Kapucu, psikiyatri uzmanları ve nörobilimcilerin bile beynin çalışma mekanizmasını tam olarak çözemediğini ifade etti.</p>

<p>İnsan beyninin yalnızca verileri işlemeyen, aynı zamanda bedenden gelen sinyalleri, hisleri ve duygusal deneyimleri de değerlendiren çok daha karmaşık bir yapı olduğunu söyleyen Kapucu, mevcut yapay zekâ sistemlerinin bu yönüyle insan beynini tam anlamıyla karşılayamadığını kaydetti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 04 At 01.37.19 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013719-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Yapay zekâdan yararlansanız da son sözü uzmana bırakın</strong></h2>

<p>Yapay zekânın birçok alanda başarılı sonuçlar ortaya koyduğunu belirten Kapucu, buna rağmen elde edilen bilgilerin mutlaka alanında uzman kişiler tarafından değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“Yapay zekâya ne kadar veri yüklerseniz, size ancak o kadar sonuç verebilir.” diyen Kapucu, uzman denetimi olmadan kullanılan yapay zekâ uygulamalarında hata ve eksikliklerin ortaya çıkabileceğini ifade etti.</p>

<h2><strong>“Psikiyatristin bilgeliği ve şefkatini makinadan bekleyemeyiz”</strong></h2>

<p>Yapay zekânın artık hayatın bir parçası olduğunu belirten Kapucu, bunu reddetmenin ya da tamamen uzak durmanın gerçekçi olmadığını söyledi.</p>

<p>Radyoloji gibi alanlarda yapay zekânın tanıya önemli katkılar sunduğunu ifade eden Kapucu, psikiyatride ise tanının yalnızca verilerle değil, hekimin klinik deneyimi, gözlemleri, düşünceleri ve empatisiyle konulduğunu vurguladı.</p>

<p>Buna karşın yapay zekânın psikiyatride takip ve izlem süreçlerinde yararlı olabileceğini belirten Kapucu, konuşma hızı, rutin alışkanlıklar ve davranış değişiklikleri gibi verileri analiz ederek hastalığın seyri hakkında önemli geri bildirimler sağlayabileceğini söyledi.</p>

<p>Bazı kişilerin yargılanma korkusu, güven problemleri veya sosyalleşmeyi tercih etmemeleri nedeniyle zaman zaman bir psikiyatrist yerine yapay zekâ ile iletişim kurmayı seçebileceğini belirten Kapucu, buna rağmen hiçbir teknolojinin bir psikiyatri uzmanının bilgeliğini, klinik muhakemesini ve şefkatini yerine koyamayacağını ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 04 At 01.37.19 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013719-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Teknolojiye fazla maruz kalmak dikkat eksikliğine yol açıyor”</strong></h2>

<p>Teknolojinin hayatın vazgeçilmez bir parçası haline geldiğini ancak insanların gerçek sosyal ilişkilerini koruması gerektiğini vurgulayan Kapucu, yalnızlığın ruh sağlığını olumsuz etkileyen önemli faktörlerden biri olduğunu söyledi.</p>

<p>İnsanların kendilerine teknolojiden tamamen uzak, sakin zamanlar ayırmasının önemine dikkat çeken Kapucu, telefon, tablet ve bilgisayar bildirimlerine sürekli maruz kalmanın dikkat dağınıklığına ve kaygıya yol açabileceğini belirtti.</p>

<p>“Anı yaşayabilmek çok kıymetli” diyen Kapucu, ruh sağlığını korumanın en önemli yollarından birinin gerçek ilişkiler içinde kalmak ve teknoloji kullanımında dengeyi sağlayabilmek olduğunu sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/teknoloji-hayati-kolaylastiriyor-ruhu-zorluyor</guid>
      <pubDate>Sat, 04 Jul 2026 09:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013720.jpeg" type="image/jpeg" length="94951"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Duygularını kontrol edemeyenler dikkat! Borderline kişilik bozukluğu hayatınızı alt üst edebilir!]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/duygularini-kontrol-edemeyenler-dikkat-borderline-kisilik-bozuklugu-hayatinizi-alt-ust-edebilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/duygularini-kontrol-edemeyenler-dikkat-borderline-kisilik-bozuklugu-hayatinizi-alt-ust-edebilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı'nın sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Selçuk Aslan, borderline kişilik bozukluğuna ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Duygu düzenleme güçlüğü, dürtü kontrol sorunları ve sağlıksız ilişkilerin hastalığın en belirgin özellikleri arasında yer aldığını belirten Aslan, erken tanı, doğru psikiyatrik destek ve psikoterapinin yaşam kalitesini artırmada kritik rol oynadığını vurguladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı'nın sunduğu <strong>“Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi”</strong> programına konuk olan Psikiyatri Uzmanı <strong>Prof. Dr. Selçuk Aslan</strong>, <strong>borderline kişilik bozukluğunu</strong> tüm yönleriyle anlattı. Borderline kişilik bozukluğunun özellikle dürtü kontrolü, duygu düzenleme ve kişilerarası ilişkilerde ciddi sorunlara yol açtığını belirten Aslan, erken tanı ve uygun tedavinin bireyin yaşam kalitesini önemli ölçüde artırabileceğini söyledi.</p>

<h2><strong>Tanı 18 yaşından sonra konuluyor</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğunun toplumda çoğu zaman dengesiz davranışlar ve sürekli duygu değişimleri yaşayan kişiler için kullanılan bir tanımlama olduğunu belirten Prof. Dr. Aslan, kişilik yapısının 18 yaşına kadar gelişimini sürdürdüğünü söyledi.</p>

<p>Aslan, “18 yaşından önce kişilik henüz tam olarak oturmadığı için bu yaş grubundaki bireylere borderline kişilik bozukluğu tanısı konulmaz. Hastalıktan söz edebilmek için belirtilerin erişkin dönemde devam etmesi gerekir” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Ergenlik dönemindeki travmalar hastalığın temelini atabilir!</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğundan söz edebilmek için bireyde dürtü kontrol bozukluğunun da bulunması gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Aslan, bu kişilerde öfke, kaygı ve üzüntü gibi duyguların çok yoğun yaşandığını ve bu duyguları yatıştırmakta güçlük çektiklerini söyledi.</p>

<p>Konuşma ve davranışlarda kendini kontrol edememe, kendine zarar verme eğilimi, eşyalara zarar verme ve öfke sırasında kontrolden çıkma gibi davranışların da görülebildiğini belirten Aslan, bu durumun bireyin günlük yaşamını ve sosyal ilişkilerini ciddi şekilde etkileyebildiğini ifade etti.</p>

<p><strong>Borderline kişilik</strong> özelliği taşıyan bireylerin zaman zaman çevrelerindeki insanların davranış kalıplarını benimsediklerini belirten Prof. Dr. Aslan, bunun karakterin tam olarak oturmamış olmasından kaynaklanabileceğini söyledi.</p>

<p>Bu bireylerde depresyon eğiliminin daha yüksek olabileceğini ifade eden Aslan, “Kendilerini boşlukta hissedebilirler. Yoğun mutsuzluk ve depresyon yaşayabilir, hatta intihar düşünceleri geliştirebilirler” diye konuştu.</p>

<p>Borderline kişilik bozukluğunun gelişiminde ergenlik döneminin kritik öneme sahip olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Selçuk Aslan, bu dönemde yaşanan travmaların kişilik yapılanmasını etkileyebileceğini söyledi.</p>

<p>Sınıf içinde küçük düşürülme, dışlanma, reddedilme ya da karşılıksız kalan duygusal ilişkilerin bireyde “sevilmiyorum” düşüncesini geliştirebildiğini belirten Aslan, “Sevilmediğini düşünen kişiler kabul görmek için aşırı verici davranabilir. Bu da onları maddi ve manevi olarak suistimale açık hale getirebilir” diye konuştu.</p>

<p>Bazı bireylerin zamanla dünyanın, insanların ve hatta kendilerinin kötü olduğuna yönelik inanç geliştirebildiğini belirten Aslan, bunun da yoğun mutsuzluk ve duygusal çöküşe neden olabileceğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07 (3)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-3.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Zeki oldukları halde iş ve sosyal yaşamda başarılı olamayabilirler</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğu olan bireylerin d<strong>uygularını kontrol etmekte zorlandıklarını</strong> söyleyen Prof. Dr. Aslan, grup uyumu, takım çalışması ve kurallara uyma konusunda da güçlük yaşayabileceklerini belirtti.</p>

<p>“Çok zeki ve yüksek potansiyele sahip olsalar bile duygu durumlarını ve davranışlarını yönetmekte zorlandıkları için bulundukları ortamlarda istedikleri başarıyı sürdüremeyebilirler” diyen Aslan, bu durumun işlevselliği önemli ölçüde bozduğunu vurguladı.</p>

<p>Prof. Dr. Aslan, <strong>otizmli bazı kadınlarda</strong> borderline kişilik bozukluğunu düşündüren davranışların görülebileceğini belirterek, özellikle duygusal ilişkilerde kendi haklarını ve çıkarlarını korumakta güçlük yaşayabileceklerini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Tedavide ilaç tek başına yeterli olmuyor</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğunda erken dönemde psikiyatrik destek alınmasının büyük önem taşıdığını söyleyen Prof. Dr. Aslan, <strong>ilaç tedavisinin</strong> duyguların dengelenmesine katkı sağladığını ancak tek başına yeterli olmadığını belirtti.</p>

<p>Aslan, “Mutlaka destekleyici psikoterapi uygulanmalı. Özellikle bilişsel davranışçı yaklaşımlar sayesinde kişiler duygu, düşünce ve davranış ilişkisini anlamayı, dürtülerini tanımayı ve duygularını yönetmeyi öğrenebilir. Terapi uzun vadede kişiye önemli bir içgörü kazandırır” dedi.</p>

<h2><strong>Aile tutumu kişilik gelişiminde belirleyici rol oynuyor</strong></h2>

<p>Gençlik döneminde ailelerin yaklaşımı, çocukların kişilik gelişimini doğrudan etkiliyor.</p>

<p>Gençlik döneminde ebeveyn tutumlarının kişilik gelişiminde belirleyici olduğunu ifade eden Prof. Dr. Aslan, ailelerin çocuklarına hem sorumluluk vermesi hem de kontrollü bir özgürlük alanı tanıması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Aslan, “Gençlerin hayatı deneyimlemelerine fırsat verilmesi, baskıcı olmayan ama tutarlı ve dengeli ebeveyn tutumları sergilenmesi kişilik gelişimini olumlu yönde destekler.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Aslan baskıcı ya da tamamen kontrolsüz tutumlar yerine dengeli ve tutarlı ebeveyn davranışlarının, gençlerin sağlıklı bir kişilik geliştirmesine katkı sağladığını kaydederek şunları söyledi:</p>

<blockquote>
<p>“Gençlik döneminde aile tutumları çok önem taşıyor. Ebeveyn davranışları çocukların kişilik yapısına uygun, dengeli ve tutarlı olursa çocuklar ve gençler daha az bocalar. Gençlere aşırı baskı kurmadan onlara alan açmak, sorumluluk vermek, kontrollü bir şekilde hayatı deneyimlemelerine fırsat tanımak kişilik gelişimini olumlu yönde destekler.”</p>
</blockquote>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-2.jpeg" width="1600" /></h2>

<h2><strong>Borderline ile bipolar bozukluk karıştırılabiliyor</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğunun toplumda zaman zaman <strong>bipolar bozukluk ile karıştırıldığını</strong> belirten Prof. Dr. Aslan, iki hastalığın birbirinden farklı olduğunu söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Aslan, “Bipolar bozuklukta duygu durum değişimleri haftalar ya da aylar sürebilen depresif ve manik dönemler halinde görülür. Borderline kişilik bozukluğunda ise duygu değişimleri çok daha hızlıdır ve çoğu zaman çevresel olaylarla tetiklenir. Bu nedenle doğru tanı, doğru tedavi açısından büyük önem taşır” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/duygularini-kontrol-edemeyenler-dikkat-borderline-kisilik-bozuklugu-hayatinizi-alt-ust-edebilir</guid>
      <pubDate>Tue, 30 Jun 2026 09:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-4.jpeg" type="image/jpeg" length="69621"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Meme kanseri tedavisine başarının anahtarı: Kişiye özel tedavi planlaması]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/meme-kanseri-tedavisine-basarinin-anahtari-kisiye-ozel-tedavi-planlamasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/meme-kanseri-tedavisine-basarinin-anahtari-kisiye-ozel-tedavi-planlamasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Ekmel Tezel, meme kanserinde artık tek tip tedavi döneminin geride kaldığını vurguladı. Erken tanının önemine dikkat çeken Tezel, tümörün moleküler özelliklerine göre kişiye özel tedavi planlamasının hem yaşam süresini hem de yaşam kalitesini artırdığını anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Meme kanseri, dünyada ve Türkiye’de kadınlarda en sık görülen kanser türü olmayı sürdürüyor. Yaşın ilerlemesiyle birlikte risk artarken, görüntüleme yöntemlerindeki gelişmeler sayesinde hastalık çok daha erken evrelerde tespit edilebiliyor.</p>

<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu <strong>”Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi”</strong> programına konuk olan Genel Cerrahi Uzmanı <strong>Prof. Dr. Ekmel Tezel</strong>, meme kanseri tedavisindeki güncel yaklaşımları anlatarak erken tanı, kişiye özel tedavi ve yaşam kalitesini koruyan cerrahi yöntemlerin önemine dikkat çekti.</p>

<h2><strong>Kanal içi kanserlerde başarı oranı yüzde 100’e yaklaşıyor</strong></h2>

<p>Yaş ilerledikçe meme kanseri görülme sıklığının arttığını belirten Prof. Dr. Tezel, son yıllarda mamografi ve diğer görüntüleme yöntemlerindeki gelişmeler sayesinde kanal içi kanserlerin daha sık tespit edildiğini söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Tezel, “Kanal içi kanser evre 0 (sıfır) olarak kabul ettiğimiz, <strong>duktal karsinoma in situ</strong> dediğimiz, tümör hücrelerinin henüz süt kanalları içinde hapsolduğu ve çevre dokulara yayılmadığı durumdur” dedi.</p>

<p>Bu evrede yakalanan hastalarda tedavinin oldukça başarılı olduğunu belirten Tezel, “Kanal içi kanserlerin tedavisi çok daha kolaydır ve hayatta kalma ihtimali neredeyse yüzde 100’dür” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.01 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150701-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Memeyi koruyan cerrahiler ön planda</strong></h2>

<p>Kanal içi kanserlerin çoğunlukla mamografide görülen <strong>mikrokalsifikasyonlar</strong> sayesinde saptandığını belirten Prof. Dr. Tezel, hastalığın yaygınlığına göre farklı cerrahi yöntemlerin tercih edildiğini söyleyerek şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p>“Kireçlenme yalnızca sınırlı bir bölgede ise memeyi koruyarak sadece o alanı çıkarıyoruz ve sonrasında radyoterapi uyguluyoruz. Eğer yaygın bir tutulum söz konusuysa memenin iç dokusunu boşaltıp protez yerleştiriyoruz. Bu durumda çoğu zaman radyoterapiye ihtiyaç kalmıyor.”</p>
</blockquote>

<h2><strong>Meme kanseri riskini artıran ve azaltan faktörler</strong></h2>

<p>Meme kanseri gelişiminde kadın olmak, yaşın ilerlemesi, erken adet görmek, geç menopoza girmek ve ailesel yatkınlık gibi değiştirilemeyen risk faktörlerinin bulunduğunu belirten Prof. Dr. Tezel, yaşam tarzının da önemli rol oynadığını vurguladı.</p>

<p>Beslenme alışkanlıkları, sigara ve alkol kullanımı ile dışarıdan alınan hormonların riski etkileyebildiğini ifade eden Tezel, <strong>östrojen hormonunun</strong> meme kanserinde önemli bir etken olduğuna dikkat çekti.</p>

<p>Menopoz döneminde kullanılan hormon replasman tedavilerinin mutlaka meme kontrolleri yapıldıktan sonra başlanması gerektiğini belirten Prof. Dr. Tezel, tedavi süresinin uzamasının riski artırabildiğini söyleyerek, “Menopoz semptomlarının kontrolü için yaklaşık iki yıllık kullanım çoğu zaman yeterli oluyor. Ancak bu süre beş yıl ve üzerine çıktığında meme kanseri riski artabiliyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Doğum kontrol hapları konusunda da benzer bir durumun söz konusu olduğunu belirten Tezel, uzun süreli kullanımın dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.05" class="detail-photo img-fluid" height="700" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150705.jpeg" width="1193" /></p>

<h2><strong>Meme kanserinde tedaviler artık tümörün kimliğine göre belirleniyor</strong></h2>

<p>Meme kanseri cerrahisinde son 30 yılda önemli değişimler yaşandığını belirten Prof. Dr. Tezel, son 10 yılda ise tedavilerin çok daha <strong>kişiselleştiğini</strong> söyledi.<br />
Daha önce moleküler alt tiplere göre değil de anatomik evrelere göre hastalara cerrahi tedavi, kemoterapi, ışın tedavisi önerildiğini belirten Prof. Dr. Ekmel Tezel şunları kaydetti:</p>

<blockquote>
<p>“Şimdi artık moleküler alt tipleri de işin içine kattık. Tümör çok küçük, koltuk altında bir metastaz varken eğer bu östrojene duyarlı bir tümör ve çoğalma hızı düşükse mesela ameliyattan çok büyük fayda görüyor. Eğer östrojen negatif ve akıllı ilaçtan fayda görecek yani HER2 reseptörü pozitifse onu hiç bir şekilde ameliyat etmeyip önce ilaç tedavisine, kemoterapiye gönderiyoruz. Üçlü negatif dediğimiz tümör tipi ise çoğu kez artık koltuk altı durumuna da bakmaksızın, öncelikle kemoterapi ile başlıyoruz tedaviye.”</p>
</blockquote>

<p>Prof. Dr. Ekmel Tezel meme kanserinde kişiye özel tedavilerin önemini vurguladı. Östrojen duyarlı ve çoğalma hızı düşük tümörlerde cerrahinin büyük fayda sağladığını belirten Tezel, bazı tümör tiplerinde ise ameliyatın ilk seçenek olmaktan çıktığını ifade etti.</p>

<p>Özellikle genç hastalarda uygulanan bu yeni tedavi yaklaşımlarının önemli avantajlar sağladığını belirten Prof. Dr. Tezel, şöyle konuştu:</p>

<blockquote>
<p>“Bu özellikle genç hastalarda görülen bir durum; bu meme kaybıyla sonlanmadığı gibi bu tedavi yöntemi daha da iyisi koltuk altındaki lenf bezlerini korumuş oluyoruz.''</p>

<p>''Meme kanseri tedavisinde amacımız hem daha uzun hem de daha kaliteli bir hayat sunmak o yüzden her hastaya özel değerlendirme ile kişiye özel tedavi planlaması yapıyoruz.”</p>
</blockquote>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.02 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="907" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150702-1.jpeg" width="1600" /></h2>

<h2><strong>Ameliyat öncesi işaretleme teknikleri başarıyı artırıyor</strong></h2>

<p>Meme kanseri cerrahisinde ameliyat öncesi yapılan işaretlemelerin cerrahi başarısını artırdığını belirten Prof. Dr. Tezel, tümör ve gerekli durumlarda lenf bezlerinin <strong>marker</strong> adı verilen özel işaretleyicilerle belirlenebildiğini söyledi.</p>

<p>Bazı hastalarda mamografi eşliğinde tel ile işaretleme de yapıldığını anlatan Tezel, bu yöntem sayesinde çıkarılacak dokunun sınırlarının çok daha doğru belirlenebildiğini ifade etti.</p>

<p>Modern meme cerrahisinin en önemli amaçlarından birinin <strong>gereksiz doku çıkarımını önlemek</strong> olduğunu belirten Prof. Dr. Tezel, ameliyat sırasında uygulanan sentinel lenf nodu biyopsisinin bu konuda önemli avantajlar sağladığını söyleyerek şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p>“Ameliyat sırasında özel bir boya veriyoruz. Boyanın ulaştığı ilk lenf bezlerini çıkarıp patologlarımız değerlendiriyor. Böylece tüm lenf bezlerininin tamamını almak zorunda kalmadan cerrahinin sınırlarını belirleyebiliyoruz.”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
</blockquote>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.02" class="detail-photo img-fluid" height="694" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150702.jpeg" width="1081" /></h2>

<h2><strong>Amaç sadece hayatı uzatmak değil, yaşam kalitesini de korumak</strong></h2>

<p>Meme kanseri tedavisindeki temel hedefin yalnızca hastalığı ortadan kaldırmak olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Tezel, yaşam kalitesinin korunmasının da en az tedavinin başarısı kadar önemli olduğunu söyleyerek, “Meme kanseri tedavisinde amacımız hem daha uzun hem de daha kaliteli bir hayat sunmak. Bu nedenle her hastayı ayrı değerlendiriyor ve kişiye özel tedavi planı oluşturuyoruz” diye konuştu.</p>

<h2><strong>“Bizi korkutan hastalık değil, hastalık hakkındaki düşüncemiz”</strong></h2>

<p>Tedavinin yalnızca cerrahi ve ilaçlardan ibaret olmadığını belirten Prof. Dr. Tezel, hasta-hekim iletişiminin önemine dikkat çekerek, “Bizi korkutan hastalık değil, hastalık hakkındaki düşüncemizdir. Tedaviye başlamadan önce hastanın duygu durumunu anlamak, kaygılarını dinlemek ve onu sürece hazırlamak son derece önemlidir” diye konuştu.</p>

<p>Tedavi sonrasında ilk 2-3 yıl altı ayda bir, daha sonra ise yılda bir kontrolün yeterli olduğunu belirten Prof. Dr. Tezel, yaşam tarzı değişikliklerinin de nüks riskini azaltabileceğini söyledi.</p>

<p>Düzenli yürüyüş yapmak, aktif kalmak, yoga ve pilates gibi hem fiziksel hem de zihinsel rahatlama sağlayan aktivitelerle ilgilenmek ve sosyal yaşamı sürdürmenin önemine dikkat çeken Tezel, hastaların yalnızca hastalık üzerine konuşulan ortamlarda bulunmak yerine farklı sosyal faaliyetlere katılmalarını önerdi. Tezel, “Ameliyatlar nasıl kişiye göre planlanıyorsa, ameliyat sonrası yaşam değişiklikleri de kişinin karakterine, beklentilerine ve yaşam biçimine göre planlanmalıdır” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.01" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150701.jpeg" width="1600" /></p>

<p>Prof. Dr. Tezel, gelecekte meme kanseri tedavisinde medikal tedaviler ve genetik temelli uygulamaların daha da ön plana çıkacağını belirterek, kişiye özel tedavi anlayışının giderek güçleneceğini sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/meme-kanseri-tedavisine-basarinin-anahtari-kisiye-ozel-tedavi-planlamasi</guid>
      <pubDate>Tue, 16 Jun 2026 09:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150702-2.jpeg" type="image/jpeg" length="94381"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Horlama ve uyku apnesi hem yaşam kalitesini hem de sağlığı bozuyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/horlama-ve-uyku-apnesi-hem-yasam-kalitesini-hem-de-sagligi-bozuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/horlama-ve-uyku-apnesi-hem-yasam-kalitesini-hem-de-sagligi-bozuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi programına konuk olan Sağlık Bilimleri Üniversitesi Rektör Yardımcısı ve Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Mustafa Gerek, horlama ve uyku apnesinin yalnızca uyku kalitesini değil, kalp sağlığından günlük yaşam performansına kadar pek çok alanı etkileyen ciddi bir sağlık sorunu olduğuna dikkat çekti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu <strong>Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi</strong> programına konuk olan <strong>Sağlık Bilimleri Üniversitesi Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı ve Sağlık Bilimleri Üniversitesi Rektör Yardımcısı Tabip Tuğgeneral Prof. Dr. Mustafa Gerek</strong>, horlama ve uyku apnesiyle ilgili önemli bilgiler verdi.</p>

<h2><strong>Horlama boşanma sebebi olarak kabul edilebiliyor</strong></h2>

<p>Horlamanın sanıldığından çok daha ciddi sonuçları olduğunu anlatan Prof. Dr. Mustafa Gerek, “Horlama çevreyi rahatsız eden, kişinin çoğunlukla farkında olmadığı çok ciddi bir sosyal problem. Erkeklerde daha sık, kadınlarda daha az görülüyor ama menopoz sonrası kadınlarda da horlama problemi artıyor. Yargıtay horlamayı boşanma sebebi olarak kabul ediyor” dedi.</p>

<p>Horlamanın yaşam kalitesini bozan, sağlığı olumsuz etkileyen önemli sorunların ve hastalıkların habercisi olabileceğini vurgulayan Gerek, bu nedenle horlamanın hafife alınmaması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Horlamanın özellikle yumuşak damak başta olmak üzere ağız ve burundan birlikte nefes alma sırasında yumuşak damağın dalgalanmasıyla ortaya çıktığını belirten Prof. Dr. Gerek, “Ama sadece yumuşak damak değil, ses teli seviyesine kadar hava yolundaki her türlü darlık ve problem gürültülü uyumaya yani horlamaya sebep olabilir” diye konuştu.</p>

<p>Uyku apnesinin hava yolunun tıkanmasına bağlı olarak ortaya çıktığını belirten Gerek, “Uyku apnesi solunum çabasına rağmen 10 saniye ya da daha fazla süreyle nefes alamama durumudur. Burada özellikle yumuşak damak ve dil çok önemli rol oynar” dedi.</p>

<p>Prof. Dr. Gerek, hastalığın oluşum mekanizmasını şöyle anlattı:</p>

<blockquote>
<p>“Eğer uyku apnesi 20-25 saniye civarında sürerse kandaki oksijen düzeyi düşmeye başlar. Karbondioksit düzeyi artmaya başladığında vücut kendini uyandırır, uyku yüzeysel hale gelir, kas gücü tekrar yerine gelir ve hava yolu açılarak solunum devam eder. Bu durum gece boyunca defalarca tekrarlanabilir. Eğer bu durum bir saat içinde 5’ten fazla tekrarlıyorsa buna uyku apnesi diyoruz.”</p>
</blockquote>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 12 At 19.38.04 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-12-at-193804-1.jpeg" width="1600" /></h2>

<h2><strong>Cep telefonuyla bile tespit edilebiliyor</strong></h2>

<p>Uyku laboratuvarlarının uyku apnesini en ideal biçimde değerlendiren merkezler olduğunu belirten Prof. Dr. Gerek, “Günümüzde cep telefonlarına yüklenen basit programlar bile uyku sırasında horlamayı, nefes alışverişini ve uykuda solunum durmasıyla ilgili kabaca bilgi verebiliyor. Ancak ideal olan, uyku laboratuvarlarında 50-60 parametreyi aynı anda değerlendirerek uyku bozukluklarına tanı konulmasıdır” dedi.</p>

<p>Uyku apnesinin uyku bozuklukları içerisinde yer alan önemli bir sorun olduğunu belirten Gerek, bir saat içindeki solunum durmalarının sayısı ve süresine göre hastalığın derecelendirildiğini söyledi.</p>

<p>Uyku insan yaşamında vücudun yenilendiği çok önemli bir süreç olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Gerek, kaliteli uykunun sağlığı olumlu etkilediğini, uyku bozukluklarının ise çok farklı hastalıklara yol açabileceğini ifade etti.</p>

<p>“Uyku apnesi belirli bir düzeye geldiğinde sabahları baş ağrısıyla uyanma, yorgun uyanma, dikkat eksikliği, konsantrasyon güçlüğü ve hafızayla ilgili çok önemli sorunlar ortaya çıkabiliyor” diyen Gerek, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>

<blockquote>
<p>“Uyku apnesi sorunu olanlar iş hayatında öğleden sonra uyuklamaya başlayıp verimsiz hale gelebiliyor. Araç kullananlarda gündüz ortaya çıkan trafik kazalarının çok önemli sebeplerinden birisi uyku apnesi. Bu hastalar dinlenemediği için dikkatleri dağılıyor. Trafik ışıklarında beklerken bile uyuyan hastalar var.”</p>
</blockquote>

<h2><strong>”Uykuda ölümlerin temel sebebi uyku apnesi”</strong></h2>

<p>Yaşam biçiminin de uyku apnesi üzerinde etkili olduğunu belirten Prof. Dr. Gerek, alkol kullanımı, sigara ve tok karnına uyumanın uyku sağlığını bozduğunu söyleyerek, “Bu faktörler uyku apnesi ile bir araya geldiğinde çok daha şiddetli sonuçlar ortaya çıkabiliyor” dedi.</p>

<p>Uyku apnesinin kalp sağlığıyla doğrudan bağlantılı olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Gerek, “Uyku apnesi süreleri uzunsa kalpte yavaşlama meydana geliyor. Bazı uykuda ölümlerin temel sebebi uyku apnesi” dedi.</p>

<p>Uyku apnesinin son yıllarda kardiyoloji kliniklerinin de özel olarak üzerinde durduğu bir konu haline geldiğini belirten Gerek, kalp hastalıklarının önemli bir bölümünün altında uyku apnesinin bulunabildiğini ifade etti.</p>

<p>Uyku apnesinin önlenebilir ve tedavi edilebilir bir rahatsızlık olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Gerek, “Uyku apnesi kader değil. Uyku apnesi önlenebilir ve tedavi edilebilir bir durum” dedi.</p>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 12 At 19.38.06" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-12-at-193806.jpeg" width="1600" /></h2>

<h2><strong>“Uyku apnesinin tedavisi çocuk yaş grubunda başlar”</strong></h2>

<p>Çocukluk dönemindeki problemlerin ilerleyen yaşlarda uyku apnesine zemin hazırlayabileceğini belirten Prof. Dr. Gerek, şu değerlendirmeyi yaptı:</p>

<blockquote>
<p>“Çocuğunuzun ileride uyku apnesi olmasını istemiyorsanız çocuk yaş grubunda uykusunda tıkanması, horlaması, gece terlemesi varsa, geniz eti ve bademcik büyüklüğü gibi problemler varsa lütfen bunu en erken yaşta tedavi ettirin. İleri yaştaki uyku apnesi çocukluk dönemindeki sorunların tedavisiyle engellenebilir. Hatta benim bir aforizmam var; uyku apnesinin tedavisi çocuk yaş grubunda başlar.”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
</blockquote>

<p>Çocukların uyku sırasında nefes alıp verdiğinin duyulmaması gerektiğini belirten Gerek, “Bebek gibi uyuyor benzetmesi sağlıklı bir havayolunun en önemli göstergesidir” dedi.</p>

<p>Erişkin yaşlarda günlük yorgunluklar ve farklı nedenlerle uyku kalitesinde bozulmalar meydana gelebildiğini belirten Prof. Dr. Gerek, eşlerin dikkatli olması gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Eğer eşiniz uykuda terliyorsa, üstünü çok açıyorsa, nefesi duruyorsa mutlaka bir kulak burun boğaz hekimine ya da uyku bozukluklarıyla ilgilenen bir uzmana başvurun. En azından uyku apnesi var mı yok mu diye test yaptırmaları ve muayene olmaları çok önemli” diyen Gerek, tedavinin son derece yüz güldürücü sonuçlar verdiğini belirtti.</p>

<p>Uyku apnesi ve horlama tedavisinde öncelikle laboratuvar ortamında tanı konulmasının hedeflendiğini belirten Prof. Dr. Gerek, bunun mümkün olmadığı durumlarda eşlerden video kaydı istediklerini söyleyerek, “Horlayan eşin videosunu izleyerek uyku sırasındaki tıkanmalar ya da nefes alışveriş biçimi değerlendirilebiliyor ve uyku apnesi olup olmadığı konusunda önemli fikir veriyor” dedi.</p>

<p>Prof. Dr. Gerek, detaylı muayenenin ardından hastaya özel tedavi planlaması yapılması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Horlama tedavisinde çoğu zaman cerrahinin ön plana çıktığını belirten Prof. Dr. Mustafa Gerek, burun tıkanıklığı, damak sarkıklığı gibi problemlerin cerrahi yöntemlerle giderilebildiğini söyledi.</p>

<p>Ancak horlamanın tamamen ortadan kalkacağının garanti edilemeyeceğini belirten Prof. Dr. Mustafa Gerek, yorgunluk, alkol, antidepresanlar, kas gevşeticiler ve yatış pozisyonunun da horlamayı etkileyebildiğini ifade ederek “Uyku hijyenine uygun düzenlemeler horlamayı yüzde 85 oranında azaltabilir” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 12 At 19.38.05 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="687" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-12-at-193805-1.jpeg" width="1102" /></p>

<h2><strong>“Damat adayları evlilik öncesi tedavi arıyor”</strong></h2>

<p>Horlamanın sosyal hayatı da etkilediğini belirten Prof. Dr. Gerek, “Evlenecek çiftlerden özellikle damat adayları evlilik öncesi horlama sorununu gidermek için tedavi arayışına gidebiliyor” dedi.</p>

<p>Uyku apnesi tedavisinde<strong> PAP</strong> adı verilen pozitif basınçlı cihazların önemli bir yer tuttuğunu belirten Prof. Dr. Gerek, bu cihazların ayarlarının uyku laboratuvarlarında hastaya özel olarak yapıldığını söyleyerek şunları kaydetti:</p>

<blockquote>
<p>“Bu cihazların ayarları uyku laboratuvarında hastaya uygun biçimde düzenlenir. Cihazla birlikte uyku apnesinin kaybolup kaybolmadığına bakılır ve hastaya uygun biçimde yeniden düzenlenir. Hasta uyum gösterdiği takdirde uyku apnesi tedavisindeki öncelikli tercih bu cihazların kullanılmasıdır”</p>
</blockquote>

<p>Burunlarında ciddi kemik eğriliği bulunmayan, damaklarında aşırı sarkma olmayan ve bademcikleri çok büyük olmayan hastaların bu cihazlarla rahatlıkla uyuyabildiğini belirten Gerek, tedavide en önemli unsurun hastanın cihaza uyum sağlaması olduğunu söyleyerek, “Bu cihazlar eskiden çok daha büyük ve taşınması daha zor cihazlardı. Günümüzde ise neredeyse bir gözlük kabı büyüklüğünde, nemlendirme özelliği olan yeni nesil cihazlar kullanılıyor” diye konuştu.</p>

<p>Uyku apnesi tedavisinde ağız içinde kullanılan ve <strong>kişiye özel ölçülerle hazırlanan apareylerin</strong> de bulunduğunu belirten Prof. Dr. Gerek, bu sistemlerin dili öne doğru çekerek hava yolunu açık tutmayı amaçladığını söyledi.</p>

<p>Ancak bu apareylere uyumun her zaman kolay olmadığını belirten Gerek, “Özellikle öğürme refleksi güçlü olan kişilerde kullanımı zor olabiliyor. Ayrıca çene ekleminde ağrılara da yol açabiliyor” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 12 At 19.38.05 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-12-at-193805-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Uyku apnesinde cerrahi tedavi hastaya göre planlanıyor</strong></h2>

<p>Uyku apnesi tedavisindeki bir diğer seçeneğin cerrahi olduğunu belirten Prof. Dr. Gerek, her hastanın ihtiyacına göre farklı yöntemlerin uygulanabildiğini söyledi.</p>

<p>Burunda sorun varsa buruna yönelik, damakta sarkma varsa damağa yönelik, bademcik büyüklüğü varsa bademciklere yönelik cerrahilerin uygulanabildiğini belirten Gerek, dil kökü ve epiglot bölgesindeki problemlerin de uyku apnesine yol açabildiğini ifade ederek “Çocukluk döneminde bademcik ameliyatı olmuş kişilerde bile dil kökündeki lenfoid dokular büyüyerek hava yolunda darlığa neden olabilir. Bazen de epiglot kapağında deformasyonlar görülebilir. Bunların her biri için farklı cerrahi seçenekler bulunuyor” dedi.</p>

<h2><strong>Robotik cerrahi ve dil kökü implantları dikkat çekiyor</strong></h2>

<p>Robotik cerrahinin özellikle dil kökü ve epiglot bölgesindeki problemlerde kullanılabildiğini belirten Prof. Dr. Gerek, dil kökündeki yağ fazlalığını azaltan ve dokuları temizleyen yöntemlerin başarılı sonuçlar verdiğini söyledi.</p>

<p>Ayrıca damak seviyesinde klasik ameliyatların yanı sıra sütürlerle damağı asma tekniklerinin de uygulanabildiğini belirten Gerek, yeni geliştirilen implant teknolojilerine de dikkat çekerek şöyle konuştu:</p>

<blockquote>
<p>“Ülkemizde henüz deneysel seviyede uygulanan yöntemlerle dil köküne yerleştirilen implantlar bulunuyor. Uyku sırasında nefes durduğunda bu implantlar ilgili kası uyararak hava yolunun açılmasını ve yeniden nefes alınmasını sağlayabiliyor.”</p>
</blockquote>

<p>Bu tedavilerin Amerika Birleşik Devletleri’nde üç farklı firma tarafından uygulandığını belirten Gerek, Türkiye’de de deneysel çalışmaların sürdüğünü ancak maliyetlerinin oldukça yüksek olduğunu ifade etti.</p>

<h2><strong>Uyku apnesi tedavisinde zayıflama iğneleri de kullanılıyor</strong></h2>

<p>Uyku apnesinde kilo kontrolünün büyük önem taşıdığını vurgulayan Prof. Dr. Gerek, “Avrupa’da obezite sıralamasında Türkiye ilk sırada yer alıyor. Bu nedenle hastalarımızın öncelikle kilo vermesini istiyoruz” dedi.</p>

<p>Uyku apnesinin tıbbi tedavisinde kullanılan zayıflama iğnelerinin <strong>FDA onayı</strong> aldığını belirten Gerek, “Hastalar yüzde 10 kilo kaybederse uyku apnesinde belirgin düzelmeler görülebiliyor” diye konuştu.</p>

<p>Ancak bu ilaçların mutlaka endokrinoloji uzmanı kontrolünde kullanılması gerektiğini vurgulayan Gerek, “Hiç kimse gidip eczaneden bu ilaçları doğrudan alıp kullanmamalı” uyarısında bulundu.</p>

<h2><strong>Zayıflar da horluyor</strong></h2>

<p>Horlamanın yalnızca kilolu kişilerde görüldüğü düşüncesinin doğru olmadığını belirten Prof. Dr. Gerek, “Zayıf kişilerde de horlama görülebilir” dedi.</p>

<p>Bu kişilerde horlamanın en sık nedenlerinin burun kemiği eğriliği, damak sarkması ve bademcik büyüklüğü olduğunu belirten Gerek, uygun ameliyatlarla bu sorunların giderilebildiğini söyledi.</p>

<h2><strong>Bazı meslek gruplarında uyku testi zorunlu</strong></h2>

<p>Özellikle şoförler ve teknik cihaz kullanan kişiler için kaliteli uykunun hayati önem taşıdığını belirten Prof. Dr. Gerek, uyku apnesi tanısı alan bazı kişilerin ehliyet yenileme sürecinde tedavi olduklarını belgelemek zorunda kaldıklarını söyleyerek “Özellikle kritik işler yapanların kaliteli uyuması çok önemli” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 12 At 19.38.04" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-12-at-193804.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Uzmanından uyarılar</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Mustafa Gerek programın sonunda horlama ve uyku apnesiyle ilgili şu uyarılarda bulundu:</p>

<ul>
 <li>Uyku kalitenize dikkat edin.</li>
 <li>Uyuduğunuz ortamın sıcaklığına, karanlığına ve sessizliğine önem verin.</li>
 <li>Horluyorsanız bu gerçeği kabul edin ve tedavi olun.</li>
 <li>Eşiniz sizi horladığınız için uyarıyorsa mutlaka çözüm arayın.</li>
</ul>

<p>Uyku apnesinin tedavi edilmediğinde yaşam süresini kısaltabildiğini belirten Prof. Dr. Gerek, sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<blockquote>
<p>”Uyku apnesi kader değildir. Tedavi edilebilir, kontrol edilebilir bir rahatsızlıktır ve tedavisi hayat kurtarır. Uyku apnesi ile yaşamaya devam edilirse kalp hastalığı, yüksek tansiyon gibi ciddi sağlık sorunları ortaya çıkabilir. Son dönemde kardiyoloji klinikleri de uyku apnesine çok önem veriyor. Çünkü kalp hastalıklarının pek çoğu uyku apnesi sebebiyle ortaya çıkabiliyor.”</p>
</blockquote>

<blockquote>
<p>”Uyku insan sağlığı açısından çok önemli. Uyku apnesi hayatımızı doğrudan etkiler çünkü ömrümüzün üçte biri uykuda geçiyor. Hayatımızda uykunun çok özel bir yeri var.”</p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/horlama-ve-uyku-apnesi-hem-yasam-kalitesini-hem-de-sagligi-bozuyor</guid>
      <pubDate>Sat, 13 Jun 2026 09:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-12-at-193805.jpeg" type="image/jpeg" length="88170"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kanser tedavileri çocuk sahibi olmaya engel değil]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/kanser-tedavileri-cocuk-sahibi-olmaya-engel-degil</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/kanser-tedavileri-cocuk-sahibi-olmaya-engel-degil" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Murat Sönmezer, doğurganlığın korunması ve yardımcı üreme tekniklerindeki son gelişmeleri değerlendirerek, Türkiye’de düşen doğurganlık oranlarına dikkat çekti. Prof. Dr. Murat Sönmezer yumurta, sperm ve yumurtalık dokusu dondurma yöntemleri sayesinde kanser tedavileri sonrası ebeveyn olmanın mümkün olduğunu anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Prof. Dr. Murat Sönmezer doğurganlığın korunması ve yardımcı üreme tekniklerindeki gelişmeleri anlattı.</p>

<p>Prof. Dr. Sönmezer ülkemizdeki nüfus artış hızının endişe verici biçimde azaldığını söyledi.</p>

<h2><strong>Türkiye’de nüfus artış hızındaki düşüş alarm veriyor</strong></h2>

<p>Toplum nüfusunun kendini yenileyebilmesi için doğurganlığın aile başına 2,1 çocuk olması gerektiğini belirten Prof. Dr. Sönmezer, Türkiye’de bu oranın son yıllarda yaklaşık 1,5’e kadar gerilediğine dikkat çekti.</p>

<p>Nüfus artış hızındaki düşüşün temel nedenleri arasında ekonomik kaygılar, kariyer planlamaları ve çocuk sahibi olmanın ileri yaşlara ertelenmesinin bulunduğunu ifade eden Sönmezer, modern toplumlarda ilk anne olma yaşının giderek yükseldiğini söyleyerek şunları kaydetti:</p>

<blockquote>
<p>”Çocuk yapmak isteyenler de daha geç yaşlarda çocuk sahibi olmak istiyor. İlk çocuk doğurma yaşı modern dünyada, batı dünyasında sosyo ekonomik düzey yükseldikçe çok ileri yaşlara geliyor, sonra da insanlar tek çocukla kalıyorlar. İlk anne olma yaşı 20’lerden 35 e kadar çıktı.”</p>
</blockquote>

<h2><strong>Doğurganlığın korunması her geçen gün daha önemli hale geliyor</strong></h2>

<p>Geç yaşta yapılan evlilikler, çocuk sahibi olmanın ileri yaşlara ertelenmesi ve genç yaşlarda görülen kanser vakalarındaki artış nedeniyle doğurganlığın korunmasının günümüzde her zamankinden daha önemli hale geldiğini belirten Prof. Dr. Sönmezer, kanser başta olmak üzere doğurganlığı olumsuz etkileyebilecek tedavilere başlamadan önce yumurta, sperm ve yumurtalık dokusunun dondurulması sayesinde hastaların ilerleyen yıllarda çocuk sahibi olabildiğini söyledi.</p>

<p>Kadınların belirli bir yumurta rezervi ile dünyaya geldiğini belirten Prof. Dr. Sönmezer, yaş ilerledikçe hem yumurta sayısının hem de yumurta kalitesinin azaldığını ifade etti. Sönmezer, “Kadın gebe kaldığında ya da doğum kontrol hapı kullandığında adet görmese bile yumurta rezervi azalmaya devam eder. Yaş ilerledikçe gebelik elde etmek zorlaşırken anormal gebelik riski de artar” diye konuştu.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 08 At 14.55.46 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-08-at-145546-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Yumurta, sperm ve yumurtalık dokusu dondurulabiliyor</strong></h2>

<p>Kanser tedavilerindeki gelişmeler sayesinde hastaların yaşam sürelerinin uzadığını ancak uygulanan tedavilerin doğurganlığı olumsuz etkileyebildiğini belirten Sönmezer, bu nedenle doğurganlığın korunmasının tedavi sürecinin önemli bir parçası haline geldiğini söyledi.</p>

<p>Yumurta hücresi, sperm ve yumurtalık dokusunun eksi 196 derecede sıvı nitrojen içerisinde uzun yıllar saklanabildiğini belirten Prof. Dr. Murat Sönmezer, “Dondurma işlemi yapıldığında adeta zamanı durdurmuş oluyoruz. Örneğin 20 yaşında yumurtalarını donduran bir kadın, yıllar sonra anne olmaya karar verdiğinde 20 yaşındaki yumurtalarının kalitesiyle gebelik elde edebiliyor” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 08 At 14.55.45 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="667" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-08-at-145545-1.jpeg" width="959" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Prof. Dr. Sönmezer çocuk ve genç hastalarda karından yapılan işlemle doğurganlığı koruyarak Türkiye’de bir ilke imza attı.</strong></h2>

<p>Doğurganlığı koruyucu yöntemlerin yalnızca yetişkinlerde değil çocuk hastalarda da uygulanabildiğini belirten Prof. Dr. Murat Sönmezer, özellikle lösemi nedeniyle kök hücre nakli planlanan çocuklarda yumurtalık dokusunun dondurulmasının büyük önem taşıdığını söyledi.</p>

<p>Kanser dışında talasemi, bazı böbrek hastalıkları, sistemik lupus eritematozus, bazı kan hastalıkları ve genetik hastalıklarda da doğurganlığın korunabildiğini ifade eden Sönmezer, “Kanser ya da kanser dışı herhangi bir nedenle doğurganlığını kaybetme riski bulunan hem kadınlarda hem erkeklerde üreme kapasitesini koruyabiliyoruz” dedi.</p>

<p>Prof. Dr. Murat Sönmezer, yumurta toplama işleminin standart olarak vajinal yoldan gerçekleştirildiğini belirterek, özellikle çocuk hastalar ve genç kızlarda bu yöntemin aileler ve hastalar tarafından her zaman tercih edilmediğini, bazı hastaların ise işlem nedeniyle çekinceler yaşayabildiğini belirtti.</p>

<p>Bu ihtiyaçtan yola çıkarak yıllar önce yumurtalıklardaki yapışıklık nedeniyle karından yumurta toplamak zorunda kaldığı bir hastasına uyguladığı yöntemi geliştirdiğini anlatan Sönmezer, daha sonra bu tekniği doğurganlığını korumak isteyen genç hastalarda kullanmaya başladığını söyledi. Türkiye’de ilk kez karından yumurta toplama işlemini gerçekleştiren Prof. Dr. Murat Sönmezer, bugüne kadar yaklaşık <strong>800 çocuk ve genç hastada</strong> bu yöntemi başarıyla uyguladığını belirterek, bu alanda<strong> dünyadaki ilk bilimsel yayınlardan birine de imza attığını</strong> ifade etti.</p>

<p>Sönmezer, karından yumurta toplama yönteminin özellikle doğurganlığını kaybetme riski bulunan çocuklar ve genç kadınlar için önemli bir alternatif olduğuna dikkat çekti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 08 At 14.55.46 (3)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-08-at-145546-3.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Çiftler evlenir evlenmez test yaptırmalı</strong></h2>

<p>Çocuk sahibi olmayı hemen düşünmeseler bile evlenen çiftlerin doğurganlık durumlarını değerlendirmesi gerektiğini vurgulayan Sönmezer, kadınların <strong>AMH testiyle</strong> yumurtalık rezervlerini, erkeklerin ise <strong>sperm analiziyle </strong>üreme potansiyellerini öğrenebileceğini söyleyerek “Bugün düşük yumurtalık rezervine sahip bir kadın doğal yollarla gebe kalabilir. Ancak birkaç yıl sonra bu şansını tamamen kaybedebilir. Bu nedenle çiftlerin durumlarını erken dönemde bilmeleri çok önemli” diye konuştu.</p>

<p>Kadında basit bir AMH testi, erkekte ise sperm analizi ile olası sorunların önceden tespit edilebildiğini belirten Sönmezer, çocuk sahibi olmayı ileriki yıllara bırakmayı planlayan çiftlerin de bu testleri yaptırmasının önemli olduğunu söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 08 At 14.55.45" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-08-at-145545.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Sigara, kilo ve stres doğurganlığı etkiliyor</strong></h2>

<p>Yaşam tarzının doğurganlık üzerinde önemli etkileri bulunduğunu belirten Sönmezer, sigara kullanımı, sağlıksız beslenme, fazla kilo ve stresin hem kadınlarda hem erkeklerde üreme kapasitesini olumsuz etkilediğini söyledi.</p>

<p>Bir adet döneminde doğal yolla gebelik elde etme ihtimalinin yaklaşık yüzde 20 olduğunu belirten Sönmezer, düzenli adet gören kadınlarda yumurtlama döneminin doğru hesaplanmasının gebelik şansını artırabileceğini ifade etti.</p>

<p>Düzenli adet görmenin tek başına doğurganlığın normal olduğu anlamına gelmediğini vurgulayan Sönmezer, kadınların belirli aralıklarla yumurtalık rezervlerini kontrol ettirmeleri gerektiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 08 At 14.55.46 (1)-1" class="detail-photo img-fluid" height="665" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-08-at-145546-1-1.jpeg" width="962" /></p>

<h2><strong>Yardımcı üreme tekniklerinde başarı oranları yükseldi</strong></h2>

<p>Yumurta dondurma işlemlerinde kullanılan vitrifikasyon adı verilen hızlı dondurma yönteminin başarı oranlarını önemli ölçüde artırdığını belirten Sönmezer, günümüzde dondurulmuş ve çözülmüş yumurtalarla elde edilen gebelik oranlarının taze yumurtalarla elde edilen sonuçlara oldukça yaklaştığını söyledi.</p>

<p>Polikistik over sendromu gibi düzensiz adet gören kadınlarda yumurtlama takibi, zamanlanmış ilişki ve aşılama yöntemlerinin uygulanabildiğini belirten Sönmezer, aşılama tedavisinin genellikle üç denemeye kadar sürdürüldüğünü, sonuç alınamaması halinde tüp bebek tedavisine geçildiğini ifade etti.</p>

<p>Çocuk sahibi olmakta güçlük yaşayan çiftlerin umutsuzluğa kapılmaması gerektiğini belirten Sönmezer, “Bugün yardımcı üreme tekniklerinde elde edilen başarı oranları geçmişe göre çok daha yüksek. Zamanlanmış ilişki, aşılama ve tüp bebek uygulamaları sayesinde çok sayıda çift çocuk sahibi olabiliyor” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/kanser-tedavileri-cocuk-sahibi-olmaya-engel-degil</guid>
      <pubDate>Tue, 09 Jun 2026 09:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-08-at-145546.jpeg" type="image/jpeg" length="57017"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[KİM NE KADAR MAAŞ ALACAK? Temmuz zammı sonrası memur, emekli ve kamu çalışanı maaşları: 33 meslek için maaş tablosu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ara zam sonrası memur, emekli ve kamu çalışanı maaşları için yeni hesaplama yapıldı. Hakim, savcı, polis, öğretmen, hemşire, zabıta, itfaiyeci, infaz koruma memuru, mübaşir, vaiz, mühendis, kamu işçisi, SSK ve Bağ-Kur emeklisi maaşlarında güncel tablo ortaya çıktı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ara zam için milyonlarca memur, emekli ve kamu çalışanının beklediği maaş hesabı yeniden güncellendi. TÜİK’in 3 Temmuz'da enflasyon verisini açıklamasıyla birlikte 6 aylık zam oranı netleşirken, memur, memur emeklisi, SSK ve Bağ-Kur emeklileri için yeni maaş tahminleri de ortaya çıktı. Hakim, savcı, polis, öğretmen, hemşire, zabıta, itfaiyeci, infaz koruma memuru, vaiz, mühendis ve kamu işçisi gibi birçok meslek grubunda Temmuz sonrası beklenen maaşlar tek tek hesaplandı. İşte en güncel Temmuz zammı tablosu ve meslek meslek yeni maaş beklentileri...</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu</guid>
      <pubDate>Mon, 08 Jun 2026 15:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/kim-ne-kadar-maas-aliyor-emekli-memur-kamu-temmuz-zammi.webp" type="image/jpeg" length="26898"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kadınlar dikkat: 40 yaşından sonra mamografi şart]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/kadinlar-dikkat-40-yasindan-sonra-mamografi-sart</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/kadinlar-dikkat-40-yasindan-sonra-mamografi-sart" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu ‘Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi’ programına konuk olan Prof. Dr. Füsun Taşkın, meme kanserinde erken tanının hayati önemini vurguladı. 40 yaşından itibaren kadınların yılda bir kez mamografi yaptırması gerektiğini belirten Taşkın, düzenli taramaların meme kanserine bağlı ölüm riskini yüzde 40-45 oranında azalttığını ifade ederek gelişen görüntüleme yöntemleri ve kişiselleştirilmiş takiplerin erken tanıyı güçlendirdiğini ifade etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Radyoloji Uzmanı Prof. Dr. Füsun Taşkın, meme kanserinde erken tanının önemini ve son yıllarda görüntüleme teknolojilerinde yaşanan gelişmeleri anlattı. Taşkın, kadınların 40 yaşından itibaren yılda bir kez mamografi yaptırması gerektiğini vurgulayarak, düzenli taramanın meme kanserine bağlı ölüm riskini yüzde 40-45 oranında azalttığını söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 05 At 19.10.51" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-05-at-191051.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Yüksek riskli kadinlarda meme taramasına erken başlanmalı</strong></h2>

<p>Meme kanseri taramasında mamografinin altın standart yöntem olduğunu belirten Prof. Dr. Taşkın, bu yöntemin dünyada en fazla bilimsel çalışmaya konu olmuş görüntüleme sistemi olduğunu ifade etti.</p>

<p>Kadınların 40 yaşından sonra yılda bir kez mamografi yaptırması gerektiğini belirten Taşkın, çekilen görüntülerin mutlaka saklanmasını ve sonraki yıllardaki tetkiklerle karşılaştırılmasını önerdi. Taşkın, böylece memedeki çok küçük değişikliklerin daha erken fark edilebildiğini söyledi.</p>

<p>BRCA1 veya BRCA2 gen mutasyonu taşıyan ya da ailesinde yoğun meme ve yumurtalık kanseri öyküsü bulunan kadınların yüksek risk grubunda yer aldığını belirten Taşkın, bu kişilerde mamografinin yanı sıra meme ultrasonografisinin de takip programına eklenmesi gerektiğini ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yüksek riskli kadınlarda taramaların ailede görülen ilk meme kanseri vakasından 10 yıl önce başlatıldığını belirten Taşkın, “Ailede 35 yaşında meme kanseri görüldüyse, takiplerin 25 yaşında başlaması gerekir” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 05 At 19.10.52 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-05-at-191052-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Meme kanseri her zaman kitle olarak ortaya çıkmıyor</strong></h2>

<p>Meme kanserinin her zaman ele gelen bir kitle şeklinde ortaya çıkmadığını belirten Prof. Dr. Taşkın, özellikle erken evrede mikron düzeyindeki değişikliklerin görüntüleme yöntemleriyle saptanabildiğini söyledi.</p>

<p>Bu nedenle hiçbir şikâyeti olmayan kadınların da düzenli kontrollerini ihmal etmemesi gerektiğini vurgulayan Taşkın, genç yaşta ve yoğun meme dokusuna sahip kadınlarda mamografinin tek başına yeterli olmayabileceğini, bu durumlarda ultrasonografinin önemli katkı sağladığını kaydetti.<br />
<img alt="Whatsapp Image 2026 06 05 At 19.10.52" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-05-at-191052.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>15 dakikalık biyopsi tedavinin yol haritasını çiziyor</strong></h2>

<p>Görüntüleme sırasında şüpheli bir bulgu tespit edildiğinde biyopsinin büyük önem taşıdığını belirten Taşkın, ultrason eşliğinde yapılan meme biyopsilerinin hazırlık süreciyle birlikte yaklaşık 15 dakikada tamamlanabildiğini söyledi.</p>

<p>Doğru yapılan biyopsinin cerrahi planlamaya rehberlik ettiğini vurgulayan Taşkın, birçok hastada tek cerrahi girişimle başarılı sonuçlar alınabildiğini ifade etti.</p>

<h2><strong>Yeni nesil görüntüleme yöntemleri erken tanıyı güçlendiriyor</strong></h2>

<p>Son 10 yılda radyolojide çok önemli gelişmeler yaşandığını belirten Prof. Dr. Füsun Taşkın, gelişen ultrason teknolojileri sayesinde iyi ve kötü huylu oluşumların daha hızlı ve güvenilir biçimde ayırt edilebildiğini söyledi.</p>

<p>Dijital mamografiyle birlikte kullanılan tomosentez teknolojisinin memeden kesitsel görüntüler alınmasını sağladığını belirten Taşkın, özellikle yoğun meme dokusunda gizlenebilen oluşumların daha kolay tespit edilebildiğini ifade etti.</p>

<h2><strong>Kontrastlı mamografi MR’a alternatif olabiliyor</strong></h2>

<p>Kontrastlı mamografinin son yılların en önemli gelişmelerinden biri olduğunu belirten Prof. Dr. Taşkın, damardan verilen kontrast madde sayesinde şüpheli bölgelerin çok daha ayrıntılı değerlendirilebildiğini söyledi.</p>

<p>Bu yöntemin özellikle meme başı akıntısı olan, eline kitle gelen, muayenede şüpheli bulgu saptanan veya yüksek risk grubunda bulunan kadınlarda kullanıldığını belirten Taşkın, bazı hastalarda meme MR’ına olan ihtiyacı da ortadan kaldırabildiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 05 At 19.10.52 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-05-at-191052-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Ameliyat olamayan hastalarda yeni tedavi seçeneği</strong></h2>

<p>Meme kanseri tespit edildiğinde tümörün yanı sıra karşı meme ve koltuk altı lenf bezlerinin de değerlendirilmesi gerektiğini belirten Taşkın, doğru evrelemenin tedavi başarısında kritik rol oynadığını söyledi.</p>

<p>Yaş veya ek hastalıklar nedeniyle ameliyat edilemeyen bazı hastalarda tümörün dondurularak tedavi edilmesine olanak sağlayan yöntemlerin uygulanabildiğini belirten Taşkın, bu yaklaşımın uygun hastalarda hem hızlı iyileşme hem de kozmetik avantajlar sunduğunu kaydetti.</p>

<p>Programda kadınlara çağrıda bulunan radyoloji uzmanı Prof. Dr. Füsun Taşkın, “Memede çözümsüz kalan bir sorun yok. Meme kanseri erken tanındığında en başarılı şekilde yönetilebilen ve tedavi edilebilen kanser türlerinden biridir. Bu nedenle düzenli kontroller ihmal edilmemelidir” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/kadinlar-dikkat-40-yasindan-sonra-mamografi-sart</guid>
      <pubDate>Sat, 06 Jun 2026 09:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-05-at-191053.jpeg" type="image/jpeg" length="79660"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN DEĞERLİ TÜRK FUTBOLCULAR: İŞTE GÜNCELLENEN PİYASA DEĞERLERİYLE EN DEĞERLİ TÜRK OYUNCULAR]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[En değerli Türk oyuncular listesi yeniden güncellendi. Avrupa’da ve Süper Lig’de öne çıkan en değerli Türk futbolcular arasındaki sıralama değişirken, en değerli Türk futbolcuları kimler sorusu da yeniden gündeme geldi. Piyasa değeri artan yıldızlar, dikkat çeken performanslar ve yükselen genç yeteneklerle şekillenen en değerli Türk futbolcular güncel listesinde tüm detaylar bu fotogaleride.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>En değerli Türk oyuncular listesi bir kez daha güncellendi. Avrupa’nın önde gelen liglerinde forma giyen ve Süper Lig’de performansıyla öne çıkan isimlerin yer aldığı bu sıralama, en değerli Türk futbolcular arasındaki rekabeti net biçimde ortaya koyuyor. Piyasa değerleri, yaş, performans ve uluslararası etki kriterleri dikkate alınarak hazırlanan listede, en değerli Türk futbolcuları kimler sorusunun yanıtı dikkat çekiyor. İşte en değerli Türk futbolcular güncel listesi ve detayları…</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli</guid>
      <pubDate>Fri, 05 Jun 2026 10:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/en-degerli-turk-futbolcular-1.webp" type="image/jpeg" length="76890"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Osmaniye’de Ayçiçeği Tarlaları Sarıya Büründü: Kartpostallık Görüntüler Oluştu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/osmaniyede-aycicegi-tarlalari-sariya-burundu-kartpostallik-goruntuler-olustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/osmaniyede-aycicegi-tarlalari-sariya-burundu-kartpostallik-goruntuler-olustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Osmaniye’de yaz mevsiminin etkisini göstermesiyle birlikte ayçiçeği tarlaları sarının farklı tonlarına büründü. Geniş tarım arazilerinde açan ayçiçekleri, hem üreticilere hem de bölgeyi ziyaret eden vatandaşlara görsel bir şölen sundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kent genelinde özellikle kırsal bölgelerde bulunan tarım arazilerinde ekimi yapılan ayçiçekleri, güneşle birlikte yön değiştiren yapıları ve canlı renkleriyle dikkat çekiyor. Sarı ve yeşilin uyumuyla oluşan manzara, bölgeyi adeta açık hava stüdyosuna dönüştürdü.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Anadolu Ajansı</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Doğa</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/osmaniyede-aycicegi-tarlalari-sariya-burundu-kartpostallik-goruntuler-olustu</guid>
      <pubDate>Wed, 03 Jun 2026 11:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/ekran-resmi-2026-06-03-114633.png" type="image/jpeg" length="79991"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kars Sarıkamış’ta Angut Yavruları Yumurtadan Çıktı: Doğayla Buluşma Anları Görüntülendi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/kars-sarikamista-angut-yavrulari-yumurtadan-cikti-dogayla-bulusma-anlari-goruntulendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/kars-sarikamista-angut-yavrulari-yumurtadan-cikti-dogayla-bulusma-anlari-goruntulendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kars’ın Sarıkamış ilçesinde yumurtadan çıkan angut yavruları, doğal yaşam alanlarında anneleri eşliğinde doğayla buluştu. Türkiye’nin en yüksek yerleşim yerlerinden biri olan Sarıkamış’ta, kışın ardından canlanan sulak alanlar, yeni doğan yavrulara ev sahipliği yapıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sarıçam ormanlarıyla çevrili Sarıkamış, bozayı, kurt, tilki, yeşilbaş ördek ve angut gibi birçok yaban hayvanı türü için hem üreme hem de barınma alanı sunuyor. Bölgede yağmurların ardından oluşan Hamamlı Düzü’ndeki sulak alanlar, özellikle su kuşları için önemli bir yaşam merkezi haline geliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Anadolu Ajansı</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Doğa</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/kars-sarikamista-angut-yavrulari-yumurtadan-cikti-dogayla-bulusma-anlari-goruntulendi</guid>
      <pubDate>Wed, 03 Jun 2026 11:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/ekran-resmi-2026-06-03-114430.png" type="image/jpeg" length="86489"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[A MİLLİ TAKIMDAN DÜNYA SIRALAMASINDA SIÇRAMA! İşte kadro değeri, güncel kadro ve maç programı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[A Milli Futbol Takımı’nın 2026 Dünya Kupası yolculuğu başladı. İşte Montella’nın aday kadrosu, hazırlık maçları, D Grubu fikstürü ve ay-yıldızlıların piyasa değeri hakkında tüm detaylar!]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>A Milli Futbol Takımı, Vincenzo Montella yönetiminde 24 yıllık Dünya Kupası hasretini sona erdirerek 2026 FIFA Dünya Kupası yolculuğuna hazırlanıyor. Geçtiğimiz günlerde açıklanan geniş aday kadro, turnuva öncesi hazırlık maçları, grup fikstürü ve ay-yıldızlı ekibin toplam piyasa değeri futbolseverlerin gündeminde. İşte A Milli Takım’ın Dünya Kupası öncesi merak edilen tüm detayları…</p>

<h3></h3>

<h2></h2></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi</guid>
      <pubDate>Tue, 19 May 2026 21:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/amillitakim-1.webp" type="image/jpeg" length="70592"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN PAHALI OYUNCULAR! İşte güncel sıralamayla Süper Lig'in en değerli 20 futbolcusu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Süper Lig’de oyuncuların piyasa değerleri yeniden şekillendi. Güncel Transfermarkt verileri doğrultusunda ligde forma giyen futbolcular arasından en yüksek piyasa değerine sahip 20 isim belirlendi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Süper Lig ekiplerinde forma giyen oyuncuların piyasa değeri sıralaması da yeniden şekillendi. Güncel verilerle birlikte Süper Lig’in en değerli 20 futbolcusu netleşti. İşte listenin tamamı…</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri</guid>
      <pubDate>Mon, 18 May 2026 14:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/guncel-liste-super-lig-oyuncular.webp" type="image/jpeg" length="52528"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EMEKLİYE ÖTV’SİZ ARAÇ DÜZENLEMESİ 2026 SON DURUM: Emekliye ÖTV’siz araba şartları ve araç fiyatları]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Son dakika gelişmesi: emekliye ÖTVsiz araç düzenlemesi gündemde. ÖTVsiz araç fiyatları ve araç listesi 2026 detaylarıyla ÖTV indirimi ve muafiyet kapsamı netleşiyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Emekliye ÖTVsiz araç düzenlemesi 2026 yılında en çok konuşulan başlıklar arasında yer alıyor. Özellikle emekliye ÖTVsiz araç listesi 2026 kapsamında hangi modellerin yer alacağı ve kimlerin bu haktan yararlanabileceği araştırılıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari</guid>
      <pubDate>Sat, 16 May 2026 08:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-son-durum.webp" type="image/jpeg" length="93011"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[3. ODTÜ Jonglörlük Festivali'nde sanatçıların performansı beğeni topladı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ODTÜ Jonglörler Topluluğu tarafından düzenlenen 3. ODTÜ Jonglörlük Festivali, Başkentli sanatseverleri ve öğrencileri bir araya getirmeye devam ediyor. ODTÜ Büyük Spor Salonu ve çevresinde süren etkinlikler kapsamında, havanın kararmasıyla birlikte sahne alan sanatçılar, ateşle yaptıkları tehlikeli ve estetik gösterilerle geceyi aydınlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ODTÜ Jonglörler Topluluğu tarafından bu yıl üçüncüsü düzenlenen 3. ODTÜ Jonglörlük Festivali, ODTÜ Büyük Spor Salonu’nda tüm coşkusuyla devam ediyor. Festival programı kapsamında sahne alan sanatçıların gece karanlığında gerçekleştirdiği ateş gösterileri, izleyicilere adrenalin dolu anlar yaşattı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sanatçıların ateşli asalar ve çeşitli ekipmanlarla sergilediği estetik figürler, jonglörlük sanatının sınırlarını zorlayan performanslara sahne oldu. Hem teknik ustalığın hem de görsel sanatın harmanlandığı festival, Başkentli sanatseverler ve öğrenciler tarafından ilgiyle takip ediliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ahmet Çağatay Bayraktar</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi</guid>
      <pubDate>Sun, 03 May 2026 10:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/a-a-20260503-41275051-41275034-o-d-t-u-j-o-n-g-l-o-r-l-u-k-f-e-s-t-i-v-a-l-i.jpg" type="image/jpeg" length="12584"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ASGARİ ÜCRET VE EMEKLİ MAAŞLARINA ARA ZAM TALİMATI: İşte masadaki rakamlar]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye’de milyonlarca çalışan ve emekliyi doğrudan ilgilendiren maaş düzenlemelerine ilişkin yeni iddialar gündemde... Asgari ücret ve emekli maaşlarına ek zam yapılacağı söylentisi seçim hazırlıklarıyla birlikte ekonomi politikalarında değişim beklentisini artırdı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye’de milyonlarca çalışan ve emekliyi ilgilendiren maaş düzenlemeleriyle ilgili kulis bilgileri gündemi hareketlendirdi. Asgari ücret ve emekli maaşlarına ek zam yapılabileceği yönündeki iddialar, seçim hazırlıklarıyla birlikte ekonomi politikalarında değişim sinyali olarak yorumlanıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 14:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/emekli-asgariucretli-seyyanen-zam.webp" type="image/jpeg" length="93284"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN DEĞERLİ MİLLİ TAKIMLAR GÜNCEL LİSTE: Türkiye kaçıncı sırada?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2026’nın en değerli milli takımları açıklandı! Türkiye A Milli Takımı, kadro değerinde 40 milyon euroluk artışla büyük bir sıçrama yaptı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Uluslararası futbol arenasında milli takımların piyasa değerleri güncellendi. 2026 yılının Mart ayı itibarıyla açıklanan listede, Türkiye A Milli Futbol Takımı büyük bir çıkış yakalayarak dikkatleri üzerine çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Türkiye de sıralamada yer buldu</strong></h2>

<p>Genç ve Avrupa’da forma giyen futbolcuların değerindeki artış, bu sıçramanın en büyük nedenlerinden biri olarak gösteriliyor. Özellikle Arda Güler ve Kenan Yıldız gibi isimlerin performansları, milli takımın piyasa değerine ciddi katkı sağladı. İşte dünyanın en değerli milli takımları!</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada</guid>
      <pubDate>Mon, 23 Mar 2026 15:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/03/en-degerli-milli-takimlar-turkiye-kacinci.webp" type="image/jpeg" length="81417"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EMEKLİ BAYRAM İKRAMİYESİ 2026: SSK ve Bağ-Kur'lular ne kadar alacak, ikramiyeler ne zaman yatacak?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekli-bayram-ikramiyesi-2026-ssk-ve-bag-kurlular-ne-kadar-alacak-ikramiyeler-ne-zaman-yatacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekli-bayram-ikramiyesi-2026-ssk-ve-bag-kurlular-ne-kadar-alacak-ikramiyeler-ne-zaman-yatacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2026 emekli bayram ikramiyesi için beklentiler yükseldi. SSK ve Bağ-Kur emeklilerinin merak ettiği yeni ikramiye tutarına zam yapılıp yapılmayacağı gündemde. İşte Ramazan Bayramı öncesi ödeme takvimi, dul-yetim aylığı alanlara yapılacak ödeme oranları ve ikramiyeye ilişkin yasal düzenleme hazırlığına dair güncel detaylar...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Milyonlarca SSK ve Bağ-Kur emeklisi, Ramazan Bayramı öncesi ödenecek ikramiyenin 2026’da ne kadar olacağını merak ediyor. Son olarak 4 bin TL’ye yükseltilen bayram ikramiyesinde yeni bir artış yapılıp yapılmayacağı ve olası zam oranı, emeklilerin gündeminde ilk sırada yer alıyor. Özellikle maaş zamlarının ardından gözler, açıklanacak yeni ikramiye tutarına çevrildi.</p>

<h3></h3>

<h4></h4></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekli-bayram-ikramiyesi-2026-ssk-ve-bag-kurlular-ne-kadar-alacak-ikramiyeler-ne-zaman-yatacak</guid>
      <pubDate>Mon, 02 Mar 2026 19:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/03/emekli-bayram-ikramiyesi-ne-kadar-ne-zaman.webp" type="image/jpeg" length="85473"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SÜPER LİG'İN EN PAHALI 15 TRANSFERİ! İŞTE EN PAHALI YABANCI TRANSFERLER]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligin-en-pahali-15-transferi-iste-en-pahali-yabanci-transferler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligin-en-pahali-15-transferi-iste-en-pahali-yabanci-transferler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İşte Süper Lig'in en pahalı transferleri! En pahalı transferler Süper Lig tarihinde hangi yıldızlarla yapıldı? En pahalı yabancı transferler ve rekor bonservisler burada.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Transfer dönemleri, Süper Lig’de sadece kadroları değil gündemi de değiştiriyor. Kulüplerin milyonlarca euro ödeyerek kadrosuna kattığı yıldızlar; hem rekabetin seviyesini yükseltiyor hem de tartışmaları beraberinde getiriyor. Bu dosyada, en pahalı transferler Süper Lig tarihine geçen isimleri tek listede topladık. İşte Süper Lig en pahalı transferler sıralaması ve her bir hamlenin kısa hikâyesi…</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligin-en-pahali-15-transferi-iste-en-pahali-yabanci-transferler</guid>
      <pubDate>Wed, 28 Jan 2026 16:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/01/super-lig-tarihinin-en-pahali-transferleri-1.webp" type="image/jpeg" length="59197"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
