<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>24 Saat Gazetesi Ankara</title>
    <link>https://www.24saatgazetesi.com</link>
    <description>Ankara son dakika haberleri, asayiş, trafik kazası ve yangın olayları Gazeteciler Cemiyeti yayın organı 24 Saat'te. Günün maçı saat kaçta, ne zaman, hangi kanalda?</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.24saatgazetesi.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>24 Saat Gazetesi Ankara - Copyright © 2026. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Thu, 30 Jul 2026 16:29:06 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kurtulmuş'tan 'çerçeve yasa' açıklaması: "Çalışmalarda sona gelindi"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/kurtulmustan-cerceve-yasa-aciklamasi-calismalarda-sona-gelindi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/kurtulmustan-cerceve-yasa-aciklamasi-calismalarda-sona-gelindi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, "Terörsüz Türkiye" süreci kapsamında hazırlanan çerçeve yasa çalışmalarında sona gelindiğini açıkladı. Düzenlemenin genel veya kişisel af niteliğinde olmayacağını belirten Kurtulmuş, yasanın örgütün silah bırakması ve kendisini feshetmesinin resmen tespit edilmesinin ardından yürürlüğe gireceğini söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<section dir="auto">
<p>TBMM Başkanı <strong>Numan Kurtulmuş,</strong> Kastamonu'nun İnebolu ilçesinde düzenlenen İstiklal Madalyası takdim töreninde gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Kurtulmuş, "Terörsüz Türkiye" süreci kapsamında hazırlanan çerçeve yasa çalışmalarının son aşamaya geldiğini açıkladı.</p>

<h2><strong>"Çalışmaların hemen hemen sonuna gelindi"</strong></h2>

<p>TBMM'de partilerin uzlaşısıyla bir yasal düzenleme yapılmasını umut ettiklerini belirten Kurtulmuş, Türkiye'nin yaklaşık 50 yıldır mücadele ettiği terör sorununun sona erdirilmesini hedeflediklerini söyledi.</p>

<p>Kurtulmuş, şöyle konuştu:</p>

<p><i>"Bu milletin yaklaşık 50 yılına mal olan terörü artık tarihin çöplüğüne atıyoruz. Bunun için sürdürdüğümüz çalışmaların hemen hemen sonuna gelinmiştir. Ümit ederiz ki partilerimizin tamamının uzlaşısıyla ortaya çıkacak olan bir yasal düzenleme sürecini hep birlikte takip edeceğiz."</i></p>

<h3><strong>Kurtulmuş'tan "genel af" açıklaması</strong></h3>

<p>Kamuoyunda tartışılan "genel af" iddialarına da yanıt veren Kurtulmuş, hazırlanacak yasanın af niteliğinde olmayacağını vurgulayarak şöyle konuştu:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><i>"Ortaya konulacak olan bu yasa asla bir genel af mahiyetinde değildir, asla kişisel af mahiyetinde değildir. Geçici ve münhasıran örgütün lağvedilmesine ait bir yasa olacaktır."</i></p>

<p>Kurtulmuş, düzenlemenin ancak örgütün silah bırakması, kendisini tamamen feshetmesi ve bunun resmen tespit edilmesinin ardından yürürlüğe gireceğini söyledi.</p>

<h3><strong>"Yeni bir dönemin kapıları açılacak"</strong></h3>

<p>Hazırlanan yasal düzenlemenin tek başına bir amaç olmadığını belirten Kurtulmuş, asıl hedefin Türkiye'de yeni bir dönemin başlaması olduğunu ifade etti.</p>

<p>Kurtulmuş, "Yeni dönemin kapılarında silaha yer yok, kavgaya yer yok, tefrikaya yer yok" diyerek, etnik ve mezhepsel ayrımların olmadığı bir kardeşlik döneminin hedeflendiğini söyledi.</p>

<h3><strong>"Terör artık tarihin çöplüğüne gidecek"</strong></h3>

<p>Terörün Türkiye'ye ağır bedeller ödettiğini belirten Kurtulmuş, yaklaşık 50 yıldır devam eden terör sorununun sona erdirilmesinin amaçlandığını dile getirdi.</p>

<p>Kurtulmuş, yakın zamanda Cudi Dağı'nda düzenlenen Hz. Nuh'u anma programına da değindi. Geçmişte güvenlik gerekçeleriyle gerçekleştirilemeyen etkinliğe bu yıl binlerce kişinin katıldığını belirten Kurtulmuş, "Artık bu memleketin hiçbir dağında silahların ve bombaların sesi olmayacak" dedi.</p>
</section></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/kurtulmustan-cerceve-yasa-aciklamasi-calismalarda-sona-gelindi</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Jul 2026 16:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/thumbs-b-c-61f4d813c9942ab5c8dd6a96553bb01d.jpg" type="image/jpeg" length="69054"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Adidas hisseleri çakıldı! Rekor satışlara rağmen tarihi değer kaybı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/adidas-hisseleri-cakildi-rekor-satislara-ragmen-tarihi-deger-kaybi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/adidas-hisseleri-cakildi-rekor-satislara-ragmen-tarihi-deger-kaybi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Adidas hisseleri, şirketin ikinci çeyrekte rekor satış ve yüzde 14 büyüme açıklamasına karşın faaliyet kârının piyasa beklentisinin altında kalmasının ardından sert değer kaybetti. Adidas bilançosu sonrasında hisselerde yüzde 17'yi aşan düşüş yaşanırken, Dünya Kupası kampanyalarına yönelik artan pazarlama harcamaları ve yıllık faaliyet kârı hedefinde değişikliğe gidilmemesi dikkat çekti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Adidas </strong>bilançosu, yatırımcıların odağındaki gelişmeler arasında yer aldı. Alman spor giyim üreticisi, ikinci çeyrekte satışlarını rekor seviyeye taşırken gelir hedefini yükseltti. Buna karşın faaliyet kârının piyasa beklentisini karşılayamaması ve yıllık faaliyet kârı tahmininin korunması sonrası Adidas hisseleri gün içinde yüzde 17'nin üzerinde değer kaybetti.</p>

<h2><strong>Adidas hisselerinde tarihi düşüş yaşandı</strong></h2>

<p>Şirketin ikinci çeyrek finansal sonuçlarının açıklanmasının ardından Adidas hisseleri sert geriledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Gün içinde yüzde 17'yi aşan kayıp yaşayan hisseler, şirketin borsa tarihindeki en yüksek günlük değer kaybı olarak kayıtlara geçti.</p>

<p>Şirketin rekor satış rakamlarına ulaşması ve 2026 yılı gelir hedefini yukarı yönlü güncellemesi, piyasalardaki fiyatlamayı değiştirmedi.</p>

<h3><strong>Adidas bilançosunda faaliyet kârı beklentinin altında kaldı</strong></h3>

<p>Açıklanan verilere göre Adidas'ın ikinci çeyrek faaliyet kârı, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 5 artarak 574 milyon euro seviyesine yükseldi.</p>

<p>Piyasanın beklentisi ise 623 milyon euro olarak hesaplanmıştı.</p>

<p>Faaliyet kârındaki artışa rağmen faaliyet kâr marjı geçen yılki yüzde 9,2 seviyesinden yüzde 8,5'e geriledi.</p>

<p>Şirketin devam eden faaliyetlerinden elde ettiği net kâr ise geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 6 artış göstererek 398 milyon euro oldu.</p>

<h3><strong>Rekor satışlar gelir beklentisini aştı</strong></h3>

<p>Adidas satışları, ikinci çeyrekte güçlü performans sergiledi.</p>

<p>Döviz kuru etkilerinden arındırılmış satışlar yüzde 14 yükselirken, şirketin ikinci çeyrek geliri 6,74 milyar euro olarak gerçekleşti.</p>

<p>Bu rakam, 6,63 milyar euro seviyesindeki piyasa beklentisinin üzerinde yer aldı ve şirket açısından çeyreklik bazda rekor gelir olarak kaydedildi.</p>

<p>Doğrudan tüketiciye satış kanalında yüzde 25 büyüme yaşanırken, performans ürünlerinden elde edilen gelir yüzde 39 arttı.</p>

<p>Açıklanan verilere göre futbol ve koşu ürünleri, büyümeye en fazla katkı sağlayan ürün grupları arasında yer aldı.</p>

<h3><strong>Dünya Kupası kampanyaları giderleri artırdı</strong></h3>

<p>Şirketin finansal sonuçlarında öne çıkan başlıklardan biri de Dünya Kupası kampanyalarına yönelik harcamalar oldu.</p>

<p>Adidas'ın pazarlama giderleri geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 30 yükseldi.</p>

<p>Şirket, Dünya Kupası kampanya ve organizasyonları kapsamında bir önceki yıla kıyasla 212 milyon euro daha fazla pazarlama yatırımı gerçekleştirdi.</p>

<p>Ayrıca Adidas'ın, finalistler Arjantin ve İspanya'nın da aralarında bulunduğu 14 millî takımın sponsorluğunu üstlendiği belirtildi.</p>

<h3><strong>Dünya Kupası futbol ürünlerine talebi artırdı</strong></h3>

<p>Şirket tarafından paylaşılan verilere göre Dünya Kupası organizasyonu, mağaza trafiği ile futbol ürünlerine yönelik talebi destekledi.</p>

<p>Adidas'ın ABD'deki mağazalarında ziyaretçi sayısı, turnuvanın grup aşamasının ilk tam haftasında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 44,7 arttı.</p>

<p>Bununla birlikte, güçlü satış performansına rağmen yatırımcıların Dünya Kupası etkisinin yılın ikinci yarısında devam edip etmeyeceğine odaklandığı belirtilirken, büyümenin sürdürülebilirliğine ilişkin beklentiler hisse performansı üzerinde etkili oldu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya, Ekonomi, Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/adidas-hisseleri-cakildi-rekor-satislara-ragmen-tarihi-deger-kaybi</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Jul 2026 16:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/ekran-resmi-2026-07-30-161210.png" type="image/jpeg" length="28766"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[NATO: Polonya hava sahası ihlaliyle ilgili inceleme sürüyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/nato-polonya-hava-sahasi-ihlaliyle-ilgili-inceleme-suruyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/nato-polonya-hava-sahasi-ihlaliyle-ilgili-inceleme-suruyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[NATO, Polonya hava sahasının ihlal edilmesine ilişkin gelişmeleri takip ediyor. SHAPE, olayla ilgili incelemenin sürdüğünü ve yetkililerle temas halinde olduklarını bildirdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>NATO</strong> Avrupa Müttefik Kuvvetler Yüksek Karargahı (SHAPE), Polonya hava sahasının ihlal edilmesiyle ilgili gelişmelerin yakından takip edildiğini bildirdi. SHAPE Sözcüsü Martin L. O'Donnell, NATO'nun konuya ilişkin Polonyalı yetkililerle yakın temas halinde olduğunu açıkladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>O'Donnell, AA muhabirine yaptığı yazılı açıklamada, Polonya hava sahasına giren ve daha sonra Polonya topraklarına düştüğü belirtilen, türü henüz belirlenemeyen bir <strong>Rus füzesi</strong>ne karşı NATO ve Polonya hava savunma unsurlarının devreye alındığını aktardı.</p>

<h2><strong>NATO ve Polonya savunma sistemleri devreye girdi</strong></h2>

<p>SHAPE Sözcüsü O'Donnell, olay sırasında NATO kapsamında görev yapan iki savaş uçağı ile Polonya'ya ait F-16 savaş uçaklarının havalandırıldığını belirtti.</p>

<p>Açıklamada ayrıca NATO Çok Uluslu Çok Rollü Tanker Nakliye Birimine ait Airbus A330 yakıt ikmal uçağı, Polonya'ya ait Saab 340 Havadan Erken İhbar ve Kontrol (AEW) uçağı ile bir Mi-24 helikopterinin de görev aldığı bildirildi.</p>

<h3><strong>NATO olayla ilgili yetkililerle temas halinde</strong></h3>

<p>O'Donnell, "NATO, Polonya hava sahasının ihlal edilmesiyle ilgili olarak yetkililerle yakın temas halinde bulunuyor" dedi.</p>

<p>Avrupa Müttefik Kuvvetler Yüksek Komutanı (SACEUR) Orgeneral Alexus G. Grynkewich'in, Polonya Genelkurmay Başkanı Orgeneral Wieslaw Kukula ile NATO ve Polonya'nın müdahalesine ilişkin görüşme gerçekleştirdiği belirtildi.</p>

<p>Olayla ilgili incelemenin devam ettiği aktarılırken, NATO'nun ittifak topraklarını korumak için gerekli tedbirleri almaya devam edeceği vurgulandı.</p>

<h3><strong>Polonya'da enkaz parçaları bulundu</strong></h3>

<p><strong>Polonya</strong>'da, <strong>Rusya</strong>'nın <strong>Ukrayna</strong>'nın batısına yönelik yoğun füze saldırıları sırasında hava sahasına giren kimliği belirsiz cisme ait olduğu değerlendirilen parçaların bulunduğu açıklanmıştı.</p>

<p>Polonya İçişleri ve İdare Bakanlığından yapılan açıklamada, polis ekiplerinin bir tarlada yaklaşık 10 metre çapında bir çukur ile kimliği belirsiz cisme ait enkaz parçaları tespit ettiği bildirilmişti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/nato-polonya-hava-sahasi-ihlaliyle-ilgili-inceleme-suruyor</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Jul 2026 16:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/nato-polonya-hava-sahasinin-ihlaliyle-ilgili-yetkililerle-yakin-temas-icindeyiz-1.png" type="image/jpeg" length="66472"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bakan Gürlek duyurdu: 'Yargı Hizmetlerinin Etkinliği Büroları' kuruluyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/bakan-gurlek-duyurdu-yargi-hizmetlerinin-etkinligi-burolari-kuruluyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/bakan-gurlek-duyurdu-yargi-hizmetlerinin-etkinligi-burolari-kuruluyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Adalet Bakanı Akın Gürlek, Yargı Reformu Strateji Belgesi kapsamında adalet komisyonları bünyesinde "Yargı Hizmetlerinin Etkinliği Büroları" kurulacağını açıkladı. Büroların, vatandaşların yargı süreçlerinde yaşadığı gecikmeleri takip edeceği ve hazırlıkları süren "Alo Adalet Hattı"nın yerel altyapısını oluşturacağı belirtildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<section dir="auto">
<p>Adalet Bakanı <strong>Akın Gürlek</strong>, yargı hizmetlerinin daha hızlı, etkin ve verimli yürütülmesi amacıyla <strong>"Yargı Hizmetlerinin Etkinliği Büroları"</strong> kurulacağını açıkladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Gürlek, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, yeni büroların <strong>Yargı Reformu Strateji Belgesi</strong> kapsamında hayata geçirileceğini bildirdi.</p>

<h2><strong>Adalet komisyonları bünyesinde kurulacak</strong></h2>

<p>Gürlek'in açıklamasına göre bürolar, adli yargı ilk derece mahkemeleri ile bölge adliye ve bölge idare mahkemeleri adalet komisyonları bünyesinde oluşturulacak.</p>

<p>Yeni yapılanmanın mülhakat adliyelerini de kapsayacağı belirtildi.</p>

<h3><strong>Yargı süreçlerindeki gecikmeler takip edilecek</strong></h3>

<p>Gürlek, "Yargı Hizmetlerinin Etkinliği Büroları"nın, vatandaşların yargı süreçlerinde karşılaştığı gecikmeleri ve uygulamaya ilişkin sorunları yakından takip edeceğini ifade etti.</p>

<p>Hazırlık çalışmaları devam eden <strong>"Alo Adalet Hattı"</strong> için yereldeki kurumsal altyapının da bu bürolar aracılığıyla oluşturulacağını belirten Gürlek, bürolara yapılan başvuruların inceleneceği ve başvuru sahiplerinin süreç hakkında bilgilendirileceğini kaydetti.</p>

<h3><strong>Mahkemelerin dosya ve bekleme süreleri izlenecek</strong></h3>

<p>Gürlek, yeni büroların, mahkemeler ve Cumhuriyet başsavcılıklarının ortalama dosya görülme ve bekleme sürelerini düzenli olarak takip edeceği belirtti:</p>

<p><i>"Bürolarımız, tespit edilen sorunların çözümüne katkı sağlayacağı gibi yargıya intikal eden uyuşmazlıklar ve suça sebebiyet veren olaylar değerlendirilerek benzer sorunların tekrarının önlenmesine yönelik ilgili kurumlarla ortak çalışmalar gerçekleştirecektir. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde, Türkiye Yüzyılı’nı Adaletin Yüzyılı kılma hedefimiz doğrultusunda; insanı merkeze alan, erişilebilir, güvenilir ve etkin bir adalet sistemi için reformlarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz. Yargı Hizmetlerinin Etkinliği Bürolarının aziz milletimize ve yargı teşkilatımıza hayırlı olmasını diliyorum."</i></p>
</section></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/bakan-gurlek-duyurdu-yargi-hizmetlerinin-etkinligi-burolari-kuruluyor</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Jul 2026 15:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/12d58134-35d4-4518-abbe-894ec8875e2cjfif.jpeg" type="image/jpeg" length="99514"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Basın İlan Kurumu Genel Müdürü Çay’dan Ankara Valisi Canbolat’a ziyaret]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/basin-ilan-kurumu-genel-muduru-caydan-ankara-valisi-canbolata-ziyaret</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/basin-ilan-kurumu-genel-muduru-caydan-ankara-valisi-canbolata-ziyaret" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Basın İlan Kurumu Genel Müdürü Abdulkadir Çay, Ankara Valisi Yakup Canbolat ile makamında bir araya geldi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gerçekleştirilen görüşmede, Ankara ve çevresindeki basın kuruluşlarının mevcut durumu ele alındı. Basın İlan Kurumunun medya sektörüne yönelik yürüttüğü faaliyetler hakkında değerlendirmelerin yapıldığı ziyarette, yerel basının güçlendirilmesi ve sektörde nitelikli istihdamın artırılması amacıyla hayata geçirilebilecek kurumsal iş birlikleri de görüşüldü.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Vali Ziyareti 2 1024X682" class="detail-photo img-fluid" height="682" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/vali-ziyareti-2-1024x682.jpg" width="1024" /></p>

<p>Ziyaret, Genel Müdür Çay’ın Vali Canbolat’a hediye takdim etmesinin ardından çekilen hatıra fotoğrafıyla tamamlandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>BİK</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/basin-ilan-kurumu-genel-muduru-caydan-ankara-valisi-canbolata-ziyaret</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Jul 2026 15:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/vali-ziyareti-1.jpg" type="image/jpeg" length="74090"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Mersin Aydıncık'ta orman yangını: Ekiplerin müdahalesi sürüyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/mersin-aydincikta-orman-yangini-ekiplerin-mudahalesi-suruyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/mersin-aydincikta-orman-yangini-ekiplerin-mudahalesi-suruyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Mersin'in Aydıncık ilçesi Eskiyörük Karatepe mevkisinde, tarım ve yerleşim alanlarına yakın bölgede orman yangını çıktı. Ekiplerin yangına karadan müdahalesi sürüyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<section dir="auto">
<p><strong>Mersin'in Aydıncık</strong> ilçesi <strong>Eskiyörük Karatepe </strong>mevkisinde orman yangını çıktı. Tarım ve yerleşim alanlarına yakın bölgede çıkan yangına ekiplerin müdahalesi sürüyor.</p>

<h2><strong>Yangın yerleşim alanlarına yakın</strong></h2>

<p>Yangının çıktığı bölgede tarım alanları ve köy konutlarının yanı sıra ağıl türü yapılar da bulunuyor. Ekipler, yangının yerleşim alanlarına ulaşmaması için çalışmalarını sürdürüyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Rüzgarın etkili olması bekleniyor</strong></h3>

<p>Meteoroloji, bölgede bugün şiddetli rüzgar beklendiği uyarısında bulunmuştu. Kuzeyden güneye doğru saatte 50 ila 70 kilometre hızla esmesi beklenen rüzgarın yangının ilerleyişini etkileyebileceği değerlendiriliyor.</p>

<h3><strong>Ekiplerin müdahalesi sürüyor</strong></h3>

<p>Mersin Orman Bölge Müdürlüğü ekipleri, yangının rüzgarın etkisiyle büyümemesi ve yerleşim alanlarına ulaşmaması için karadan müdahale ediyor.</p>
</section></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel, Son Dakika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/mersin-aydincikta-orman-yangini-ekiplerin-mudahalesi-suruyor</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Jul 2026 15:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/mersin-de-orman-yangini-80-ev-ve-50-kisi-tahliye-edildijpg.webp" type="image/jpeg" length="94252"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Temmuz 2026 enflasyon beklentisi açıklandı: Gözler TÜİK'in açıklayacağı veride]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/temmuz-2026-enflasyon-beklentisi-aciklandi-gozler-tuikin-aciklayacagi-veride</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/temmuz-2026-enflasyon-beklentisi-aciklandi-gozler-tuikin-aciklayacagi-veride" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Temmuz enflasyon beklentisi, TÜİK'in 3 Ağustos Pazartesi günü açıklayacağı veriler öncesinde netleşti. AA Finans enflasyon beklenti anketine katılan ekonomistler, temmuz ayında aylık enflasyonun ortalama yüzde 1,82 olacağını öngörürken, yıllık enflasyonun ise sınırlı gerilemesini bekliyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>TÜİK temmuz enflasyonu</strong> öncesinde gerçekleştirilen AA Finans enflasyon beklenti anketi tamamlandı. Ankete katılan ekonomistler, temmuz ayına ilişkin aylık enflasyon tahminlerini paylaşırken, yıllık enflasyonda da haziran ayına göre sınırlı bir gerileme öngördü. Ankette ayrıca 2026 yıl sonu enflasyon beklentisine ilişkin ortalama tahmin de yer aldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Temmuz enflasyon beklentisi yüzde 1,82 oldu</strong></h2>

<p>AA Finans tarafından, Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) 3 Ağustos Pazartesi günü açıklayacağı temmuz enflasyon verileri öncesinde düzenlenen beklenti anketi, 17 ekonomistin katılımıyla tamamlandı.</p>

<p>Anket sonuçlarına göre ekonomistlerin temmuz ayına ilişkin aylık enflasyon beklentisi ortalama yüzde 1,82 olarak hesaplandı.</p>

<p>Katılımcıların tahminleri ise yüzde 1,35 ile yüzde 2,10 aralığında şekillendi.</p>

<h3><strong>TÜİK enflasyon verileri öncesi yıllık enflasyon tahmini paylaşıldı</strong></h3>

<p>Ankette ortaya çıkan ortalama tahmin doğrultusunda, haziran ayında yüzde 32,11 olarak açıklanan yıllık enflasyonun temmuz ayında yüzde 31,80 seviyesine gerilemesi bekleniyor.</p>

<p>Böylece ekonomistlerin ortak beklentisi, yıllık enflasyonda haziran ayına göre sınırlı bir düşüş yaşanacağı yönünde oluştu.</p>

<h3><strong>Ekonomistlerin 2026 yıl sonu enflasyon beklentisi belli oldu</strong></h3>

<p>AA Finans enflasyon beklenti anketi kapsamında ekonomistlerin 2026 yıl sonuna ilişkin tahminleri de paylaşıldı.</p>

<p>Buna göre, ankete katılan ekonomistlerin 2026 yıl sonu enflasyon beklentisi ortalama yüzde 29,55 olarak hesaplandı.</p>

<h3><strong>Haziran ayı TÜFE verileri hatırlatıldı</strong></h3>

<p>Anket sonuçlarıyla birlikte bir önceki aya ait enflasyon verilerine de yer verildi.</p>

<p>Buna göre, TÜFE haziran ayında aylık bazda yüzde 0,99 artış göstermişti.</p>

<p>TÜİK'in 3 Ağustos Pazartesi günü açıklayacağı temmuz enflasyon verileri, ekonomistlerin beklentilerinin ardından piyasalar tarafından yakından takip edilecek.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/temmuz-2026-enflasyon-beklentisi-aciklandi-gozler-tuikin-aciklayacagi-veride</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Jul 2026 15:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/thumbs-b-c-60a9d890c3357a249f38cfade508cbc6.jpg" type="image/jpeg" length="94378"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[AB: Ukrayna'ya 3,47 milyar avroluk yeni finansman sağlandı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/ab-ukraynaya-347-milyar-avroluk-yeni-finansman-saglandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/ab-ukraynaya-347-milyar-avroluk-yeni-finansman-saglandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Avrupa Birliği, Ukrayna'nın savunma ihtiyaçları kapsamında 3,47 milyar avroluk yeni finansman sağladı. Kaynağın İHA, füze, hava savunma sistemleri ve savaş uçağı tedarikinde kullanılması planlanıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Avrupa Birliği</strong> (AB), <strong>Ukrayna</strong>'nın acil askeri ihtiyaçlarına yönelik yeni finansman desteği sağladı. AB Komisyonu tarafından yapılan açıklamada, Ukrayna'ya toplam 90 milyar avroluk "<strong>Ukrayna Destek Kredisi</strong>" programı kapsamında 3,47 milyar avroluk ödeme gerçekleştirildiği bildirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Açıklamada, söz konusu finansmanın Ukrayna'nın savunma kapasitesini desteklemek ve savaş koşullarında ihtiyaç duyduğu ekipmanlara erişimini hızlandırmak amacıyla sağlandığı belirtildi.</p>

<h2><strong>Finansman savunma ekipmanları için kullanılacak</strong></h2>

<p>AB tarafından sağlanan kaynağın, Ukrayna'nın savunma ihtiyaçları kapsamında çeşitli askeri ekipmanların tedarikinde kullanılacağı aktarıldı.</p>

<p>3,47 milyar avroluk finansmanın <strong>insansız hava araçları (İHA)</strong>, uzun menzilli jet motorlu dronlar, füzeler, hava savunma sistemleri ve Gripen savaş uçaklarının alımında değerlendirilmesi planlanıyor.</p>

<p>AB Komisyonu, önümüzdeki haftalarda Ukrayna'ya dron, mühimmat, hava savunma sistemleri ve füze desteği için ek finansman ödemelerinin de onaylanacağını bildirdi.</p>

<h3><strong>Ukrayna destek kredisi 90 milyar avroluk bütçe içeriyor</strong></h3>

<p>AB'nin Ukrayna Destek Kredisi programı, ülkenin savunma kapasitesinin artırılması ve kamu hizmetlerinin sürdürülebilmesi amacıyla toplam <strong>90 milyar avro</strong>luk finansman sağlıyor.</p>

<p>Program kapsamında savunma kapasitesi ve savunma sanayisinin güçlendirilmesi için 60 milyar avro, devlet kurumlarının işleyişi ve temel kamu hizmetlerinin devamı için ise 30 milyar avro ayrıldığı belirtildi.</p>

<p>2026 yılı içerisinde Ukrayna'nın savunma sanayisini desteklemek amacıyla program kapsamında toplam 28,3 milyar avroluk kaynağın kullanılması bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/ab-ukraynaya-347-milyar-avroluk-yeni-finansman-saglandi</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Jul 2026 15:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/abden-ukraynaya-347-milyar-avro-savunma-destegi.png" type="image/jpeg" length="69352"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Burhanettin Bulut'tan YENİ Parti'nin resmi hesaplarına ilişkin uyarı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/burhanettin-buluttan-yeni-partinin-resmi-hesaplarina-iliskin-uyari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/burhanettin-buluttan-yeni-partinin-resmi-hesaplarina-iliskin-uyari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[YENİ Parti Adana Milletvekili Burhanettin Bulut, partinin resmi internet sitesi ve sosyal medya hesaplarını açıklayarak, bu adresler dışındaki hesaplardan gelebilecek üyelik ve bağış taleplerine itibar edilmemesi çağrısında bulundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<section dir="auto">
<p>YENİ Parti Adana Milletvekili <strong>Burhanettin Bulut</strong>, partisinin resmi internet sitesi ve sosyal medya hesaplarına ilişkin açıklama yaptı. Bulut, üyelik ve bağış işlemleri için yalnızca resmi internet sitesinin kullanılmasını isterken, parti adına açılan diğer hesaplardan gelen destek ve bağış taleplerine itibar edilmemesi çağrısında bulundu.</p>

<h2><strong>YENİ Parti'nin resmi sitesi açıklandı</strong></h2>

<p>Partisinin büyümesi ve iktidara taşınması için yurttaşlara çağrıda bulunan Bulut, üyelik ve bağış işlemleri konusunda yaşanan kafa karışıklığına dikkat çekti.</p>

<p>YENİ Parti'nin resmi internet sitesinin <strong>"yeni-parti.org.tr"</strong> olduğunu belirten Bulut, bu site dışında başka bir resmi internet sitelerinin bulunmadığını söyledi.</p>

<p>Bulut, resmi banka hesaplarının da internet sitesinde yer aldığını belirterek, kısa süre içinde açılacak üyelik işlemlerinin de aynı site üzerinden gerçekleştirileceğini ifade etti.</p>

<h3><strong>YENİ Parti'nin resmi sosyal medya hesapları</strong></h3>

<p>Bulut, parti adına çok sayıda internet sitesi ve sosyal medya hesabı açıldığını belirterek yurttaşları bu hesaplara karşı dikkatli olmaya çağırdı.</p>

<p>YENİ Parti'nin resmi sosyal medya hesaplarını da açıklayan Bulut, resmi hesapların şu adresler olduğunu belirtti:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<ul>
 <li><strong>"X:</strong> @yenipartiyiz</li>
 <li><strong>Instagram:</strong> @yenipartiyiz</li>
 <li><strong>Facebook:</strong> YENİ Partiyiz Resmi</li>
 <li><strong>YouTube:</strong> YENİ Partiyiz"</li>
</ul>

<h3><strong>"Destek ve bağış taleplerine itibar etmeyin"</strong></h3>

<p>Partinin resmi hesapları dışındaki adreslerden gelebilecek destek ve bağış taleplerine karşı uyarıda bulunan Bulut, bu hesapların parti tarafından işletilen resmi hesaplar olmadığını belirtti.</p>

<p>Bulut, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:</p>

<p><i>"Bunun dışında diğer sosyal medya hesaplarından destek talepleri, bağış talepleri gelirse mutlaka bunları bize bildirin ve bunlara itibar etmeyin. Destek hesapları elbette olacaktır, geçmiş dönemde olduğu gibi ama bu destek hesapları resmi hesaplar değildir."</i></p>

<p>Bulut, YENİ Parti'nin yurttaşların desteğiyle büyüyeceğini belirterek, <i>"YENİ Parti sizinle doğdu, sizinle büyüyecek ve iktidara yine sizinle birlikte yürüyecek. YENİ Partiyi hep birlikte büyütelim"</i> çağrısında bulundu.</p>
</section></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/burhanettin-buluttan-yeni-partinin-resmi-hesaplarina-iliskin-uyari</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Jul 2026 15:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/90d5468a-6d02-487b-a0d7-ab0df22cf133.jpg" type="image/jpeg" length="54026"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Merkez Bankası: Bankacılık sektörünün toplam mevduatı 32,4 trilyon liraya yükseldi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/merkez-bankasi-bankacilik-sektorunun-toplam-mevduati-324-trilyon-liraya-yukseldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/merkez-bankasi-bankacilik-sektorunun-toplam-mevduati-324-trilyon-liraya-yukseldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Merkez Bankası'nın haftalık verilerine göre bankacılık sektörünün toplam mevduatı 32,4 trilyon liraya yükseldi. Aynı dönemde toplam kredi hacmi de 26,3 trilyon lirayı aştı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye Cumhuriyet <strong>Merkez Bankası</strong> (TCMB), haftalık para ve banka istatistiklerini açıkladı. Verilere göre, bankacılık sektörünün toplam mevduatı 24 Temmuz ile biten haftada bir önceki haftaya kıyasla 483 milyar 358 milyon 688 bin lira artış gösterdi.</p>

<p>Toplam mevduat, söz konusu dönemde yüzde 1,5 yükselerek 31 trilyon 909 milyar 581 milyon 11 bin liradan 32 trilyon 392 milyar 939 milyon 699 bin liraya çıktı.</p>

<h2><strong>Yabancı para mevduatı 10,5 trilyon liraya ulaştı</strong></h2>

<p>Aynı haftada bankalardaki Türk lirası cinsi mevduat yüzde 1,6 artarak 17 trilyon 916 milyar 474 milyon 783 bin liraya yükseldi.</p>

<p>Yabancı para cinsinden <strong>mevduat</strong> ise yüzde 1,7 artışla 10 trilyon 499 milyar 925 milyon 50 bin liraya ulaştı. Bankalardaki toplam yabancı para mevduatı 262 milyar 211 milyon dolar seviyesinde gerçekleşirken, bunun 223 milyar 80 milyon dolarlık kısmı yurt içinde yerleşik kişilerin hesaplarında bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yurt içi yerleşiklerin toplam yabancı para mevduatında parite etkisinden arındırılmış verilere göre 24 Temmuz itibarıyla 2 milyar 361 milyon dolarlık artış kaydedildi.</p>

<h3><strong>Tüketici kredileri 6,6 trilyon lirayı aştı</strong></h3>

<p><strong>Bankacılık</strong> sektöründe yurt içi yerleşiklerin tüketici kredileri de haftalık bazda yükseldi. Tüketici kredileri yüzde 1,2 artarak 6 trilyon 669 milyar 951 milyon 347 bin liraya çıktı.</p>

<p>Tüketici kredilerinin 811 milyar 303 milyon 394 bin lirasını konut kredileri, 41 milyar 954 milyon 726 bin lirasını taşıt kredileri oluşturdu. İhtiyaç kredilerinin tutarı 2 trilyon 537 milyar 839 milyon 512 bin lira olurken, bireysel kredi kartları 3 trilyon 278 milyar 853 milyon 715 bin lira olarak gerçekleşti.</p>

<h3><strong>Toplam kredi hacmi 26,3 trilyon liraya ulaştı</strong></h3>

<p>Bankacılık sektörünün <strong>Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası</strong> dahil toplam kredi hacminde de artış yaşandı.</p>

<p>Toplam kredi hacmi, 24 Temmuz ile biten haftada 251 milyar 27 milyon 227 bin lira yükselerek 26 trilyon 47 milyar 377 milyon 797 bin liradan 26 trilyon 298 milyar 405 milyon 24 bin liraya çıktı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/merkez-bankasi-bankacilik-sektorunun-toplam-mevduati-324-trilyon-liraya-yukseldi</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Jul 2026 15:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/bankacilik-sektorunun-mevduati-gecen-hafta-artti-1.png" type="image/jpeg" length="52007"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Merkez Bankası verileri belli oldu: Yabancı yatırımcı Türk piyasalarında net alıcı oldu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/merkez-bankasi-verileri-belli-oldu-yabanci-yatirimci-turk-piyasalarinda-net-alici-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/merkez-bankasi-verileri-belli-oldu-yabanci-yatirimci-turk-piyasalarinda-net-alici-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TCMB haftalık menkul kıymet istatistiklerine göre yabancı yatırımcı, geçen hafta Türk varlıklarındaki alımlarına devam etti. En yüksek net alım devlet iç borçlanma senetlerinde (DİBS) gerçekleşirken, hisse senedi ve özel sektör borçlanma senetlerinde (ÖST) de yabancı yatırımcıların alım yaptığı görüldü.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye Cumhuriyet <strong>Merkez Bankası</strong> (TCMB) tarafından yayımlanan Haftalık Menkul Kıymet İstatistikleri, yabancı yatırımcıların Türk varlıklarındaki hareketini ortaya koydu. Açıklanan verilere göre, geçen hafta hisse senedi, devlet iç borçlanma senetleri ve özel sektör borçlanma senetlerinde net alım gerçekleşirken, yabancı yatırımcıların söz konusu varlıklardaki stok tutarlarında da artış kaydedildi.</p>

<h2><strong>Merkez Bankası haftalık menkul kıymet istatistikleri yayımlandı</strong></h2>

<p>Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, Haftalık Menkul Kıymet İstatistiklerini kamuoyuyla paylaştı.</p>

<p>Verilere göre, yurt dışında yerleşik yatırımcılar geçen hafta Türk finansal varlıklarına yönelik alımlarını sürdürdü. Açıklanan rakamlar, hisse senedi, devlet iç borçlanma senetleri ve özel sektör borçlanma senetlerinde net alım gerçekleştiğini gösterdi.</p>

<p>TCMB verilerine göre, yurt dışında yerleşik kişiler geçen hafta 38,9 milyon dolar tutarında hisse senedi satın aldı.</p>

<p>Aynı dönemde 805,5 milyon dolar tutarında devlet iç borçlanma senedi (DİBS) alımı gerçekleşirken, 137 milyon dolar tutarında özel sektör borçlanma senedi (ÖST) alımı yapıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Böylece haftalık dönemde en yüksek net alım devlet iç borçlanma senetlerinde kaydedildi.</p>

<h3><strong>Hisse senedi stokunda artış yaşandı</strong></h3>

<p>Açıklanan verilere göre, yurt dışında yerleşik kişilerin hisse senedi stoku da yükseldi.</p>

<p>24 Temmuz haftasında 41 milyar 110,8 milyon dolar seviyesinde bulunan hisse senedi stoku, açıklanan son verilerle birlikte 41 milyar 388,6 milyon dolara çıktı.</p>

<h3><strong>DİBS ve ÖST stokları yükseldi</strong></h3>

<p>TCMB haftalık menkul kıymet istatistikleri, devlet iç borçlanma senetleri ile özel sektör borçlanma senetlerinde de stok artışına işaret etti.</p>

<p>Buna göre, yurt dışında yerleşik kişilerin DİBS stoku 16 milyar 964,7 milyon dolardan 17 milyar 680,2 milyon dolara yükseldi.</p>

<p>Aynı dönemde ÖST stoku ise 3 milyar 901,4 milyon dolardan 4 milyar 24,3 milyon dolara çıktı.</p>

<p>Yayımlanan TCMB verileri, geçen hafta yabancı yatırımcıların hisse senedi, devlet iç borçlanma senetleri ve özel sektör borçlanma senetlerinde net alım gerçekleştirdiğini ve bu varlıklardaki stok büyüklüklerinin arttığını ortaya koydu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/merkez-bankasi-verileri-belli-oldu-yabanci-yatirimci-turk-piyasalarinda-net-alici-oldu</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Jul 2026 15:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/merkez-bankasi-faiz-karari-1.jpg" type="image/jpeg" length="60649"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ünlülere yönelik uyuşturucu soruşturmasında Tan Taşçı'nın testi negatif çıktı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/unlulere-yonelik-uyusturucu-sorusturmasinda-tan-tascinin-testi-negatif-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/unlulere-yonelik-uyusturucu-sorusturmasinda-tan-tascinin-testi-negatif-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ünlü isimlere yönelik yürütülen uyuşturucu soruşturması kapsamında numune alınan şarkıcı Tan Taşçı'nın yapılan uyuşturucu testinin negatif çıktığı öğrenildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ünlü isimlere yönelik yürütülen uyuşturucu soruşturması çerçevesinde Adli Tıp Kurumu'nda saç, idrar ve kan örnekleri alınan <strong>şarkıcı Tan Taşçı</strong>'nın uyuşturucu testine ilişkin sonuç netleşti.</p>

<p>Mustafa Kadir Mercan'ın paylaştığı bilgilere göre, mayıs ayında gözaltına alındıktan sonra serbest bırakılan Tan Taşçı'nın uyuşturucu madde testinin negatif çıktığı öğrenildi.</p>

<h2><strong>"Tüm kararlara saygı duyuyorum"</strong></h2>

<p>Mayısta gerçekleşen operasyonda ifadesi alındıktan sonra serbest bırakılan ünlü şarkıcı, şunları söylemişti:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><i>"Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hakkımda yürütülen soruşturma kapsamında bugün sabah saatlerinde ikametimde arama gerçekleştirilmiştir. Öğle saatlerinde gözaltı kararını öğrenmemizin ardından, avukatımla birlikte Bodrum İlçe Jandarma Komutanlığı’na kendi irademle müracaat ettim. SEGBİS sistemi üzerinden ifadem alınmış olup, sonrasında serbest bırakıldım. Soruşturma sürecine ilişkin verilecek tüm kararlara saygı duyduğumu belirtmek isterim."</i></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/unlulere-yonelik-uyusturucu-sorusturmasinda-tan-tascinin-testi-negatif-cikti</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Jul 2026 14:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/unlulere-yonelik-uyusturucu-sorusturmasinda-tan-tascinin-testi-negatif-cikti.png" type="image/jpeg" length="86394"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[YÖK: 208 üniversitenin COP31 hazırlıkları ortak platformda yürütülecek]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/yok-208-universitenin-cop31-hazirliklari-ortak-platformda-yurutulecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/yok-208-universitenin-cop31-hazirliklari-ortak-platformda-yurutulecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[YÖK, COP31 sürecine yönelik akademik hazırlıkları başlatıyor. Türkiye'deki 208 üniversitenin bilimsel, teknolojik ve toplumsal katkıları ortak bir model kapsamında değerlendirilecek.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Yükseköğretim Kurulu (<strong>YÖK</strong>); Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının katılımıyla <strong>COP31 </strong>sürecine yönelik akademik hazırlık çalışmalarını başlatıyor. Bu kapsamda 4 Ağustos'ta "COP31 Yolunda Bilim Diplomasisi: Akademi Lansmanı" gerçekleştirilecek.</p>

<p>YÖK'ten yapılan açıklamaya göre, Türkiye'nin ev sahipliğinde 9-20 Kasım tarihlerinde düzenlenecek COP31 öncesinde üniversitelerin bilimsel, teknolojik ve toplumsal katkılarının ortak bir yapı altında toplanması hedefleniyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>208 üniversitenin katkıları ortak modelde toplanacak</strong></h2>

<p>YÖK ev sahipliğinde gerçekleştirilecek lansmanda, Türkiye'deki 208 üniversitenin COP31'e sunacağı katkılara ilişkin ulusal akademik katılım modeli kamuoyuyla paylaşılacak.</p>

<p>Programa rektörler, COP31 koordinasyonundan sorumlu rektör yardımcıları ile araştırma, bilim, teknoloji ve yenilik alanlarında faaliyet gösteren kurumların temsilcileri katılacak.</p>

<p>Toplantıda üniversitelerin iklim değişikliği alanındaki araştırma projeleri, teknolojik çözümleri, uluslararası işbirlikleri ve COP31 öncesinde yürütülecek akademik çalışmalar değerlendirilecek.</p>

<h3><strong>Üniversiteler için ortak yol haritası hazırlanacak</strong></h3>

<p>COP31 kapsamında üniversitelerin bilimsel çalışmalarının daha etkin şekilde koordine edilmesine yönelik bir yol haritası oluşturulması planlanıyor.</p>

<p>YÖK tarafından başlatılacak süreçle, Türkiye'nin yükseköğretim ve araştırma kapasitesinin iklim değişikliğiyle mücadele alanında ortak bir akademik katkıya dönüştürülmesi amaçlanıyor.</p>

<p>Hazırlanacak modelin, COP31 sürecinde farklı ülkelerdeki üniversiteler ve araştırma kuruluşlarıyla yürütülecek akademik işbirliklerine de katkı sağlaması bekleniyor.</p>

<h3><strong>YÖK Başkanı Özvar'dan bilim ve işbirliği vurgusu</strong></h3>

<p>YÖK Başkanı Prof. Dr. <strong>Erol Özvar</strong>, lansman öncesinde yaptığı değerlendirmede, iklim değişikliğiyle mücadelede bilimin ve işbirliğinin önemine dikkat çekti.</p>

<p>Özvar, "İklim değişikliğiyle mücadelede en güçlü dayanağımız bilim, en etkili yöntemimiz işbirliği, en kalıcı mirasımız ise birlikte geliştirdiğimiz çözümler olacaktır"</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/yok-208-universitenin-cop31-hazirliklari-ortak-platformda-yurutulecek</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Jul 2026 14:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/yok-cop31-yolunda-bilim-diplomasisi-akademi-lansmani-duzenleyecek.png" type="image/jpeg" length="88100"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İsviçre Milli Günü Ankara'da kutlandı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/isvicre-milli-gunu-ankarada-kutlandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/isvicre-milli-gunu-ankarada-kutlandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İsviçre Milli Günü, Ankara’daki Büyükelçilik rezidansında düzenlenen resepsiyonla kutlandı. İsviçre'nin Ankara Büyükelçisi Guillaume Bertrand Scheurer'in ev sahipliğinde gerçekleştirilen davete, Dışişleri Bakan Yardımcısı ve Avrupa Birliği Başkanı Büyükelçi Mehmet Kemal Bozay'ın yanı sıra diplomatik misyon temsilcileri, iş insanları ve çok sayıda davetli katıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kutlamanın kökeni, İsviçre Konfederasyonu'nun 1291 yılında kurulmasına ve kuruluşun 600. yıl dönümünün ilk kez kutlandığı 1891 yılına dayanıyor. İsviçre Milli Günü, 1899'dan bu yana her yıl 1 Ağustos'ta kutlanıyor.</p>

<h3><img alt="Isvicre Milli Gunu (5)" class="detail-photo img-fluid" height="973" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/isvicre-milli-gunu-5.webp" width="1281" /></h3>

<h3><strong>Yapay zeka alanında iş birliği mesajı</strong></h3>

<p>Büyükelçi Guillaume Bertrand Scheurer, davetin açılış konuşmasında yapay zekanın önemine dikkat çekerek, “Uluslararası Cenevre, yapay zekanın insanlığa hizmet edecek şekilde şekillendirilmesi amacıyla hükümetleri, iş dünyasını, akademik çevreleri ve sivil toplumu bir araya getiren küresel bir yapay zeka yönetişimi merkezi haline geldi” dedi. Haziran 2027'de düzenlenecek Cenevre Yapay Zeka Zirvesi'ne doğru ilerlerken, büyükelçiliğin Türk ortaklarla birlikte “Cenevre'ye Giden Yol” başlıklı bir dizi etkinlik başlattığını belirten Scheurer, bu adımlarla inovasyon ekosistemlerini birbirine bağlamayı ve küresel yapay zeka tartışmalarını birlikte şekillendirmeyi amaçladıklarını kaydetti.</p>

<p><img alt="Isvicre Milli Gunu (2)" class="detail-photo img-fluid" height="781" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/isvicre-milli-gunu-2.webp" width="1280" /></p>

<h3><strong>Medeni Kanun ve Borçlar Kanunu'nun 100. yılı</strong></h3>

<p>İsviçre'nin bugün Türkiye genelinde faaliyet gösteren 200'den fazla şirketiyle Türkiye'deki altıncı büyük yabancı yatırımcı olduğunu belirten Scheurer, Türkiye ile İsviçre arasında her gün gerçekleştirilen 31 doğrudan uçuşun yılda 2,7 milyondan fazla insanı Zürih, Basel ve Cenevre'deki havalimanlarına taşıdığını kaydetti. Türkiye'nin, İsviçre kanunlarından doğrudan esinlenen Medeni Kanun ile Borçlar Kanunu'nu kabul etmesinin bu yıl 100. Yılını doldurduğunu hatırlatan Scheurer, bu hukuki mirasın iki ülke arasındaki güven ve iş birliğinin kalıcı bir sembolü olmaya devam ettiğini söyledi.</p>

<h3><img alt="Isvicre Milli Gunu (6)" class="detail-photo img-fluid" height="1034" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/isvicre-milli-gunu-6.webp" width="1280" /></h3>

<h3><strong>Bozay: Ticaret hacmi 18 milyar dolara ulaştı</strong></h3>

<p>Türkiye ile İsviçre arasındaki ilişkilerin 19. yüzyıla, Osmanlı İmparatorluğu'ndan Türkiye Cumhuriyeti'ne geçiş dönemine kadar uzandığını belirten Bozay, Lozan Antlaşması ve Montrö Sözleşmesi gibi Türkiye'nin kuruluşu ve egemenlik haklarıyla ilgili belgelerin İsviçre şehirlerinde imzalandığını hatırlattı. İsviçre ile ilişkilerin tarihine bakıldığında, 1912 yılında İsviçre Lokomotif ve Makine Fabrikası (SLM) ile yapılan ve Hicaz Demiryolu Projesi için 10 lokomotif inşasını kapsayan sözleşmenin demiryolu taşımacılığı alanındaki uzun süreli iş birliğinin ilk adımını oluşturduğunu belirten Bozay, bugün Kalkınma Yolu, Orta Koridor ve Hicaz Demiryolu gibi bağlantısallık projelerinin bu iş birliğini yeni bir boyuta taşıyacağını söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İkili ticaret hacminin 2025 yılında yaklaşık 18 milyar dolara ulaştığını belirten Bozay, İsviçre'den Türkiye'ye yapılan doğrudan yatırımların son 20 yılda 5 milyar doları aştığını kaydetti. Bozay, İsviçre'de yaşayan yaklaşık 200 bin kişiden oluşan Türk toplumuna da değinerek, bu toplumun iki ülke arasındaki bağların vazgeçilmez bir bileşeni olduğunu belirtti.</p>

<h3><img alt="Isvicre Milli Gunu (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1035" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/isvicre-milli-gunu-1.webp" width="1280" /></h3>

<h3><strong>Demirköz: Hiçbir tekno-otokrata boyun eğmemeliyiz</strong></h3>

<p>Konuşmaların ardından ODTÜ İVMER Müdürü ve Birleşmiş Milletler Uluslararası Bağımsız Bilimsel Yapay Zeka Kurulu üyesi Prof. Dr. Melahat Bilge Demirköz'ü kürsüye davet eden Büyükelçi Scheurer, Demirköz'ü “İsviçre-Türkiye iş birliğinin en iyi örneklerinden biri” olarak tanımladı ve kendisine Tell Ödülü'nü takdim etti.</p>

<p>Parçacık fiziğinde maddenin aşırı hızlarda çarpışması sonucu ortaya çıkanları incelediklerini belirten Demirköz, Birleşmiş Milletler Yapay Zeka Paneli'nde ise hızla ilerleyen teknolojinin insani değerlerle karşılaştığında doğuracağı sonuçları anlamaya çalıştıklarını söyledi. Bilim ve yapay zekada nerede durulduğunun, geleceğe hangi açıdan bakıldığımıza bağlı olduğunu vurgulayan Demirköz, “Bilim diplomasisi, teknolojinin yönümüzü belirlemesine izin vermekle değil, insani değerlerin, merakın ve uluslararası iş birliğinin ufka ilişkin bakışımızı belirlemesini güvence altına almakla ilgilidir” dedi.</p>

<p>Guillaume Tell'e de gönderme yapan Demirköz, “Hiçbir valinin şapkasına ya da hiçbir tekno-otokrata boyun eğmememiz, her zaman elmayı vurmaya çalışmamız ve asla, asla bir haberciye ihtiyaç duymamamız gerektiği konusunda Guillaume Tell'in de bizimle aynı fikirde olacağını hayal etmek isterim” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Isvicre Milli Gunu (4)" class="detail-photo img-fluid" height="833" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/isvicre-milli-gunu-4.webp" width="1280" /></p>

<p>Resepsiyonda, İsviçre'nin geleneksel üflemeli çalgılarından biri olan alphorn ile gerçekleştirilen canlı performans, davetliler tarafından ilgiyle dinlendi. Konuşmasında bu geleneksel iletişim aracına atıfta bulunan Scheurer, alphornun yüzyıllar boyunca dağlar ve vadiler arasında insanları birbirine bağlayan basit ama güçlü bir araç olduğunu belirtti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>M. Ferhat Yüksel</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/isvicre-milli-gunu-ankarada-kutlandi</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Jul 2026 14:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/isvicre-milli-gunu-3.webp" type="image/jpeg" length="23676"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[DİSK-AR açıkladı: Geniş tanımlı işsiz sayısı 11 milyonun üzerinde]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/disk-ar-acikladi-genis-tanimli-issiz-sayisi-11-milyonun-uzerinde</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/disk-ar-acikladi-genis-tanimli-issiz-sayisi-11-milyonun-uzerinde" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[DİSK-AR'ın Haziran 2026 işgücü verilerine ilişkin raporuna göre geniş tanımlı işsizlik yüzde 28,8'e, geniş tanımlı işsiz sayısı ise 11 milyon 643 bine ulaştı. Geniş tanımlı kadın işsizliği yüzde 37,4 olurken, resmi işsizlerin yüzde 82,9'unun işsizlik ödeneğinden yararlanamadığı belirtildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<section dir="auto">
<p><strong>Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu Araştırma Merkezi </strong>(DİSK-AR),<strong> Türkiye İstatistik Kurumu</strong>'nun (TÜİK) Haziran 2026 Hanehalkı İşgücü Araştırması verilerini değerlendirdi. Rapora göre, geniş tanımlı işsizlik oranı yüzde 28,8'e, geniş tanımlı işsiz sayısı ise 11 milyon 643 bine ulaştı.</p>

<p>TÜİK verilerine göre mevsim etkisinden arındırılmış dar tanımlı işsizlik oranı yüzde 7,6 olarak hesaplandı. Dar tanımlı işsiz sayısı ise 2 milyon 688 bin kişi oldu.</p>

<h2><strong>Dar ve geniş tanımlı işsizlik arasındaki fark açılıyor</strong></h2>

<p>DİSK-AR, dar ve geniş tanımlı işsizlik oranları arasındaki farkın giderek büyüdüğüne dikkat çekti.</p>

<p>Raporda, Ocak 2022'de yaklaşık 11 puan olan farkın Haziran 2026 itibarıyla 21,2 puana yükseldiği belirtildi. DİSK-AR, dar tanımlı işsizlik gerilerken geniş tanımlı işsizliğin yüksek seviyesini koruduğunu kaydetti.</p>

<p>Son iki yıllık dönemde dar tanımlı işsizlik oranının 1,6 puan azaldığı, geniş tanımlı işsizlik oranının ise 0,1 puan arttığı ifade edildi. Aynı dönemde dar tanımlı işsiz sayısı 571 bin kişi azalırken geniş tanımlı işsiz sayısı 162 bin kişi arttı.</p>

<h3><strong>5,1 milyon kişi iş aramaktan vazgeçti</strong></h3>

<p>Rapora göre geniş tanımlı işsizliğin yüksek seyretmesinde, zamana bağlı eksik istihdam ile iş aramayı bırakan ancak çalışmaya hazır olan kişilerin sayısındaki artış etkili oldu.</p>

<p>Haziran 2026 itibarıyla 3,9 milyon kişinin haftada 40 saatten az çalışmasına rağmen daha fazla çalışmak istediği belirtildi. Ayrıca 5,1 milyon kişinin çalışmak istemesine rağmen iş bulamadığı için iş aramaktan vazgeçtiği kaydedildi.</p>

<h3><strong>Geniş tanımlı kadın işsizliği yüzde 37,4</strong></h3>

<p>DİSK-AR'ın raporunda kadın işsizliğinin tüm göstergelerde erkeklerin üzerinde seyretmeye devam ettiği belirtildi.</p>

<p>Geniş tanımlı kadın işsizliği yüzde 37,4 olarak hesaplanırken, gençlerde dar tanımlı işsizlik oranı yüzde 12,8 oldu. Genç kadınlarda dar tanımlı işsizlik oranı ise yüzde 17,3 olarak açıklandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Resmi işsizlerin yüzde 82,9'u işsizlik ödeneği alamıyor</strong></h3>

<p>Raporda işsizlik ödeneğinden yararlanamayan resmi işsizlerin oranına da dikkat çekildi.</p>

<p>DİSK-AR'ın hesaplamalarına göre Haziran 2026 itibarıyla resmi işsizlerin yüzde 82,9'u işsizlik ödeneğinden yararlanamadı. Buna göre yaklaşık 2,2 milyon işsiz, işsizlik ödeneği alamadı.</p>
</section></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/disk-ar-acikladi-genis-tanimli-issiz-sayisi-11-milyonun-uzerinde</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Jul 2026 14:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2025/09/81443f4f-9a40-4697-b34a-800effc6a6e9.png" type="image/jpeg" length="62903"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fransa Cumhurbaşkanı Macron, Rusya'nın saldırılarına tepki gösterdi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/fransa-cumhurbaskani-macron-rusyanin-saldirilarina-tepki-gosterdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/fransa-cumhurbaskani-macron-rusyanin-saldirilarina-tepki-gosterdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Polonya hava sahasının ihlal edilmesine ilişkin açıklama yaptı. Macron, Rus saldırılarını kınarken Ukrayna ve müttefiklerine desteğin devam edeceğini belirtti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Fransa Cumhurbaşkanı <strong>Emmanuel Macron</strong>, Rusya'nın Polonya hava sahasını ihlal ettiği ve Ukrayna'ya yönelik saldırılarda bulunduğu yönündeki gelişmelerin ardından açıklama yaptı. Macron, Fransa'nın söz konusu saldırıları kınadığını belirterek, Ukrayna ve müttefiklerine verilen desteğin devam edeceğini ifade etti.</p>

<p>Macron, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundan yaptığı paylaşımda, Polonya hava sahasının ihlal edilmesine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Fransa Cumhurbaşkanı, Rusya'nın Ukrayna'daki sivilleri hedef alan saldırılarını da eleştirdi.</p>

<h2><strong>Macron'dan Rusya'ya Polonya hava sahası tepkisi</strong></h2>

<p>Macron açıklamasında, "Fransa, Polonya hava sahasını ihlal eden ve Ukrayna’daki sivilleri öldüren Rus saldırılarını şiddetle kınıyor" dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Fransa Cumhurbaşkanı, ülkesinin <strong>Ukrayna</strong>'ya ve <strong>Avrupa</strong>'daki müttefiklerine yönelik desteğinin süreceğini belirtti. Macron, yaşanan gelişmeler karşısında müttefiklerle dayanışmanın önemine vurgu yaptı.</p>

<h3><strong>Polonya'da enkaz parçaları tespit edildi</strong></h3>

<p><strong>Polonya</strong>'da, <strong>Rusya</strong>'nın Ukrayna'nın batısına yönelik yoğun füze saldırıları sırasında hava sahasına giren kimliği belirsiz bir cisme ait olduğu değerlendirilen parçalar bulundu.</p>

<p>Polonya İçişleri ve İdare Bakanlığından yapılan açıklamada, polis ekiplerinin bir tarlada yaklaşık 10 metre çapında bir çukur ve kimliği belirsiz cisme ait enkaz parçaları tespit ettiği bildirildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/fransa-cumhurbaskani-macron-rusyanin-saldirilarina-tepki-gosterdi</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Jul 2026 14:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/fransa-cumhurbaskani-macron-rusyanin-saldirilarina-tepki-gosterdi.png" type="image/jpeg" length="86651"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İBB Şehir Tiyatroları Açık Hava Yaz Oyunları başlıyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/ibb-sehir-tiyatrolari-acik-hava-yaz-oyunlari-basliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/ibb-sehir-tiyatrolari-acik-hava-yaz-oyunlari-basliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İBB Şehir Tiyatroları'nın Harbiye Cemil Topuzlu Açık Hava Sahnesi'nde düzenleyeceği Açık Hava Yaz Oyunları kapsamında "Haramiler" ve "Yoldan Çıkan Oyun" sahnelenecek. Biletler 4 Ağustos Salı günü saat 11.00'de satışa çıkıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İstanbul Büyükşehir Belediyesi <strong><a href="https://sehirtiyatrolari.ibb.istanbul/" rel="nofollow">Şehir Tiyatroları</a></strong>, her yaştan tiyatroseveri Harbiye Cemil Topuzlu Açık Hava Sahnesi'nde buluşturacağı "Açık Hava Yaz Oyunları" ile ağustos ayında sanatseverlerle buluşmaya hazırlanıyor. Sezon boyunca kapalı gişe oynayan ve izleyiciden büyük ilgi gören "Haramiler" ve "Yoldan Çıkan Oyun" adlı yapımlar, ağustos ayının sonunda açık havanın eşsiz atmosferinde sahnelenecek. Etkinliğin biletleri 4 Ağustos 2026 Salı günü saat 11.00’den itibaren satışa sunulacak.</p>

<p><img alt="Harami̇ler (2)" class="detail-photo img-fluid" height="1333" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/haramiler-2.JPG" width="2000" /></p>

<h2><strong>Musahipzade Celal klasiği Harbiye'de </strong></h2>

<p>Ağustos ayı boyunca Harbiye Cemil Topuzlu Açık Hava Sahnesi'nde seyirciyle buluşacak ilk yapım, Musahipzade Celal’in kaleme aldığı, Engin Alkan’ın uyarlayıp yönettiği <strong>"Haramiler"</strong> müzikali olacak. 25 Ağustos 2026 Salı günü saat 21.00’de sahnelenecek 16 yaş üzeri oyunda; Musahipzade Celal’in <i>Fermanlı Deli Hazretleri</i>, <i>Aynaroz Kadısı</i> ve <i>Atlı Ases</i> eserlerinden harmanlanan füzyon bir adaptasyon izleyiciye sunuluyor. Akrabası Şeyhülislam’ın kayırmasıyla devletin üst kademelerine yükselen Kadı Yakup Efendi’nin Saray’a uzanan ikbal yolculuğunun anlatıldığı oyunda; çürümüş bürokrasi, malı gasp edilen yetimler ve fırsatçı kadıların hikâyesi mizah ile müziğin harmanıyla sahneye taşınıyor. Yapımda Aslı Nimet Altaylar, Damla Cangül Yiğit, Elçin Atamgüç, Emre Ertunç, Enes Mazak, Eyşan Dönmez, Göksel Arslan, Melih Tuma, Müslüm Tamer, Pelin Budak, Reyhan Karasu, Yusuf Akçay ve Zafer Kırşan rol alıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Yoldan Çıkan Oyun (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1333" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/yoldan-cikan-oyun-1.JPG" width="2000" /></p>

<h2><strong>'Yoldan Çıkan Oyun' 27-28 Ağustos'ta </strong></h2>

<p>Açıkhava oyunlarının ikinci yapımı ise Henry Lewis, Jonathan Sayer ve Henry Shields’in yazdığı, Mehmet Ergen’in çevirdiği ve Lerzan Pamir’in yönettiği bol ödüllü komedi <strong>"Yoldan Çıkan Oyun"</strong> olacak. 27 ve 28 Ağustos 2026 tarihlerinde saat 21.00’de 13 yaş üzeri izleyicilerle buluşacak oyun, amatör bir tiyatro topluluğunun klasik bir cinayet oyununu sahneleme çabası sırasında yaşanan aksilikleri konu alıyor. Dekorun çökmesi, aksesuarların kaybolması ve unutulan repliklerle tam bir karmaşaya dönen gösteri, fiziksel komedi ile absürt mizahı bir araya getiriyor. Yapımda Berfu Aydoğan, Hasip Tuz, Hüseyin Tuncel, Onur Demircan, Selen Nur Sarıyar, Serdar Orçin, Tarık Köksal ve Volkan Öztürk sahne alıyor.</p>

<p><img alt="Yoldan Çıkan Oyun (2)" class="detail-photo img-fluid" height="1333" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/yoldan-cikan-oyun-2.JPG" width="2000" /></p>

<h3><strong>Biletler 4 Ağustos'ta satışa sunulacak</strong></h3>

<p>Açık Hava Yaz Oyunları'nın biletleri 4 Ağustos 2026 Salı günü saat 11.00’den itibaren kurumun resmi web sitesi sehirtiyatrolari.ibb.istanbul, biletinial.com platformu ve İBB Şehir Tiyatroları mobil uygulaması üzerinden temin edilebilecek.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ahmet Çağatay Bayraktar</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/ibb-sehir-tiyatrolari-acik-hava-yaz-oyunlari-basliyor</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Jul 2026 14:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/haramiler-10.JPG" type="image/jpeg" length="69750"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Vefatının ikinci yılında Genco Erkal için yapılan anıt mezar açılıyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/vefatinin-ikinci-yilinda-genco-erkal-icin-yapilan-anit-mezar-aciliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/vefatinin-ikinci-yilinda-genco-erkal-icin-yapilan-anit-mezar-aciliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türk tiyatrosunun unutulmaz ismi Genco Erkal, vefatının ikinci yıl dönümünde Zincirlikuyu Mezarlığı'ndaki anıt mezarının açılışıyla anılacak. Tören, 31 Temmuz Cuma günü saat 17.15'te düzenlenecek.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türk tiyatrosunun duayen ismi, usta oyuncu ve yönetmen <strong>Genco Erkal</strong>, aramızdan ayrılışının ikinci yıl dönümünde Zincirlikuyu Mezarlığı’nda düzenlenen özel bir törenle anılıyor.</p>

<p>İBB Kültür ve İBB Miras’ın katkılarıyla hayata geçirilen anıt mezarın açılış töreni, <strong>31 Temmuz Cuma günü saat 17.15’te</strong> merhum sanatçının kabri başında gerçekleştirilecek.</p>

<p>31 Temmuz 2024 tarihinde hayatını kaybeden usta tiyatrocunun anısını yaşatmak amacıyla tasarlanan anıt mezarın açılış töreninde sanatçının ailesi, dostları ve sevenleri bir araya gelecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Törende; Genco Erkal’ın kızı <strong>Ayşe Sümer</strong>, anıt mezarı tasarlayan mimar <strong>Tuncay Çavdar</strong> ve mimar <strong>Özcan Arca</strong> konuşmacı olarak yer alarak merhum sanatçıya dair duygu ve düşüncelerini paylaşacak.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ahmet Çağatay Bayraktar</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/vefatinin-ikinci-yilinda-genco-erkal-icin-yapilan-anit-mezar-aciliyor</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Jul 2026 13:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/079e3f85-cc3c-9ce4-e7ef-16c3d753979a.jpg" type="image/jpeg" length="53221"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Doruk Madencilik işçilerinden zincirli protesto: İşçiler ve sendika yöneticileri gözaltına alındı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/doruk-madencilik-iscilerinden-zincirli-protesto-isciler-ve-sendika-yoneticileri-gozaltina-alindi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/doruk-madencilik-iscilerinden-zincirli-protesto-isciler-ve-sendika-yoneticileri-gozaltina-alindi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eskişehir'de faaliyet gösteren Doruk Madencilik'te ödenmeyen ücret ve kıdem tazminatları nedeniyle eylem yapan Türkiye Maden-İş üyesi işçiler ile sendika yöneticileri, holding binası önündeki zincirli protesto sırasında gözaltına alınd]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<section dir="auto">
<p>Yıldızlar SSS Holding bünyesinde Eskişehir'de faaliyet gösteren <strong>Doruk Madencilik</strong>'te çalışan <strong>Türkiye Maden-İş</strong> üyesi işçiler, ödenmeyen ücret ve kıdem tazminatları için başlattıkları eylemlerini sürdürüyor. İşçiler ile sendika yöneticileri, holding binası önünde gerçekleştirdikleri zincirli protesto sırasında gözaltına alındı.</p>

<h2><strong>Madenciler holding binası önünde eylem başlattı</strong></h2>

<p><strong>Doruk Madencilik</strong>'te çalışan işçiler, kendilerine ödenmesi gereken ücret ve kıdem tazminatlarının ödenmemesi üzerine 27 Temmuz'da Yıldızlar SSS Holding binası önünde eylem başlattı.</p>

<p>İşçiler, haklarının ödenmesi talebiyle eylemlerini sürdürürken bugün sabah saatlerinde holding binası önünde zincirli protesto gerçekleştirdi.</p>

<h3><strong>İşçiler ile sendika yöneticileri gözaltına alındı</strong></h3>

<p>Zincirli protestonun ardından işçiler polis ablukasına alındı. Yaşanan arbede sırasında Türkiye Maden-İş üyesi işçiler ile sendika yöneticileri gözaltına alındı.</p>

<h3><strong>Ne olmuştu?</strong></h3>

<p>İşçilerin eylemi, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'nın gözetiminde 16 Haziran 2026'da imzalanan protokole rağmen ödemelerin yapılmaması üzerine başladı.</p>

<p>Protokol kapsamında 23 Temmuz'da yapılması gereken ödemelerin gerçekleşmemesi üzerine madenciler 27 Temmuz'da holding binası önünde eyleme geçti.</p>

<h3><strong>Bakanlıklar önünde de eylem yaptılar</strong></h3>

<p>Doruk Madencilik işçileri, holding binası önündeki eylemlerinin yanı sıra Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı önünde de protestolarını sürdürdü.</p>

<p>Madenciler, ödenmeyen ücret ve kıdem tazminatlarının ödenmesini talep ediyor.</p>

<p>İşçilerin dün Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı önünde gerçekleştirdiği eylem sırasında madencilerden biri fenalaşarak baygınlık geçirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Fenalaşan işçi, olayın ardından hastaneye kaldırılarak tedavi altına alındı.</p>

<h3><strong>İşçiler ücret ve kıdem tazminatlarını istiyor</strong></h3>

<p>Doruk Madencilik işçileri, imzalanan protokole rağmen kendilerine yapılması gereken ödemelerin gerçekleştirilmediğini belirterek eylemlerini sürdürüyor. İşçiler, ücret ve kıdem tazminatı alacaklarının ödenmesini talep ediyor.</p>
</section></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/doruk-madencilik-iscilerinden-zincirli-protesto-isciler-ve-sendika-yoneticileri-gozaltina-alindi</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Jul 2026 13:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/3858b2d8-5b30-4b1d-b0e8-af6d924df7a6jpg.webp" type="image/jpeg" length="56883"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gözaltına alınan Sinem Dedetaş'tan ilk mesaj: "Aklım ve kalbim Üsküdar'ın sokaklarında"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/gozaltina-alinan-sinem-dedetastan-ilk-mesaj-aklim-ve-kalbim-uskudarin-sokaklarinda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/gozaltina-alinan-sinem-dedetastan-ilk-mesaj-aklim-ve-kalbim-uskudarin-sokaklarinda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dün sabah düzenlenen operasyon kapsamında gözaltına alınan Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş, sosyal medya hesabından Üsküdarlılara mesaj gönderdi. Dedetaş, "Olmayı hak ettiğim ve hayal ettiğim yer elbette nezarethane değildi. Ama sağlığım yerinde çok şükür" dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Dün sabah düzenlenen operasyon kapsamında gözaltına alınan Üsküdar Belediye Başkanı <strong>Sinem Dedetaş</strong>, sosyal medya hesabından Üsküdarlılara mesaj gönderdi. Dedetaş, kendisine iletilen destek mesajlarının moral verdiğini belirterek, "Aklım ve kalbim Üsküdar'ın sokaklarında" ifadelerini kullandı.</p>

<h2><strong>"Bugün de aklım ve kalbim Üsküdar'ın sokaklarında"</strong></h2>

<p>Gözaltında bulunan <strong>Sinem Dedetaş</strong>'ın sosyal medya hesabından paylaşılan mesajda, Üsküdarlılara seslenildi.</p>

<p>Dedetaş mesajında, "Bu sabah yanınızda olamasam da her sabah olduğu gibi bugün de aklım ve kalbim Üsküdar'ın sokaklarında" ifadelerine yer verdi.</p>

<h3><strong>"Olmayı hak ettiğim yer elbette nezarethane değildi"</strong></h3>

<p>Çalışma hayatını gözden geçirdiğini belirten Dedetaş, nezarethanede bulunmasının hayal ettiği ve hak ettiğini düşündüğü bir yer olmadığını ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Dedetaş, mesajında şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>"Tüm çalışma hayatımı gözden geçirdiğimde, olmayı hak ettiğim ve hayal ettiğim yer elbette nezarethane değildi. Ama sağlığım yerinde çok şükür."</p>

<h3><strong>"Destek olmak moral veriyor"</strong></h3>

<p>Üsküdarlılardan gelen destek mesajlarının avukatları aracılığıyla kendisine ulaştırıldığını belirten Dedetaş, bu mesajların kendisini mutlu ettiğini ve moral verdiğini söyledi.</p>

<p>Dedetaş, "Sizlerin de vermiş olduğu destekleri avukat arkadaşlarımız bana ulaştırıyor, gerçekten çok mutlu oluyorum. Sizden haber almak, destek olmak moral veriyor" dedi.</p>

<h3><strong>"En yakın zamanda görüşmek ümidiyle"</strong></h3>

<p>Mesajını Üsküdarlılara sevgilerini ileterek tamamlayan Dedetaş, "En yakın zamanda görüşmek ümidi ve sevgilerimle" ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>Dedetaş'ın mektubunun tamamı şöyle:</strong></p>

<blockquote>
<p>"Sevgili komşularım,</p>

<p>Bu sabah yanınızda olamasam da her sabah olduğu gibi bugün de aklım ve kalbim Üsküdar’ın sokaklarında.Tüm çalışma hayatımı gözden geçirdiğimde, olmayı hak ettiğim ve hayal ettiğim yer elbette nezarethane değildi. Ama sağlığım yerinde çok şükür. Sizlerin de vermiş olduğu destekleri avukat arkadaşlarımız bana ulaştırıyor, gerçekten çok mutlu oluyorum. Sizden haber almak, destek olmak moral veriyor.<br />
En yakın zamanda görüşmek ümidi ve sevgilerimle."</p>
</blockquote>

<p><img alt="Ekran Resmi 2026 07 30 13.34.13" class="detail-photo img-fluid" height="1402" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/ekran-resmi-2026-07-30-133413.png" width="1334" /></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/gozaltina-alinan-sinem-dedetastan-ilk-mesaj-aklim-ve-kalbim-uskudarin-sokaklarinda</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Jul 2026 13:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/1500456c-1d0b-4f29-9e41-3672e4b3c587.jpg" type="image/jpeg" length="97490"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[MS tedavisinde yeni dönem: “Artık tekerlekli sandalyeye mahkûm olmak kader değil”]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi programına konuk olan Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, günümüzde geliştirilen yeni nesil tedaviler sayesinde MS’nin ilerlemesinin büyük ölçüde kontrol altına alınabildiğini belirterek düzenli tedavi gören hastaların iş, aile ve sosyal yaşamlarını sürdürebildiğini ifade etti. Mungan, “Artık tekerlekli sandalyeye mahkûm olmak kader değil.” mesajını verdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi programına konuk olan Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, Multipl Skleroz (MS) hastalığında tanı, tedavi ve yaşam yönetimine ilişkin önemli bilgiler verdi. Günümüzde MS tedavisinde çok önemli gelişmeler yaşandığını belirten Mungan, erken tanı, kişiye özel tedavi ve düzenli takip sayesinde hastaların büyük bölümünün aktif yaşamlarını sürdürebildiğini söyledi.</p>

<p><strong>Dünyada 2,8 milyon, Türkiye’de yaklaşık 83 bin kişi MS ile yaşıyor</strong></p>

<p>Multipl Skleroz (MS), dünyada yaklaşık 2,8 milyon, Türkiye’de ise 82–83 bin kişiyi etkileyen kronik bir nörolojik hastalık olarak biliniyor.</p>

<p>Hastalığın merkezi sinir sistemini etkilediğini anlatan Prof. Dr. Mungan, beyin ve omurilikteki sinir hücrelerini saran miyelin kılıfının, bağışıklık sistemindeki bozukluklar nedeniyle hasar gördüğünü belirterek şunları söyledi:</p>

<p>“Bağışıklık sistemindeki değişiklikler miyelin kılıfında yıkıma yol açıyor ve sinir hücreleri arasındaki iletiyi bozuyor. Bunun sonucunda da hastalık çok farklı belirtilerle ortaya çıkıyor.”</p>

<p>MS’nin bağışıklık sistemi hastalığı olduğunu ancak genetik ve çevresel faktörlerin de hastalığın oluşumu ve ilerlemesinde önemli rol oynadığını ifade eden Mungan, hastalığın kadınlarda erkeklere göre 2,5–3 kat daha sık görüldüğünü, özellikle 20–40 yaş arasında ortaya çıktığını söyledi.</p>

<p>Kadınlarda daha sık görülmesinin kesin nedeninin bilinmediğini belirten Mungan, “Östrojen ve diğer kadınlık hormonlarının bağışıklık sistemi üzerindeki etkileri nedeniyle özellikle doğurganlık çağında hastalık daha sık görülüyor.” dedi.</p>

<p>Mungan, son yıllarda tanı olanaklarının gelişmesi sayesinde ileri yaşta başlayan MS vakalarının daha sık tanı aldığını, nadir de olsa çocukluk çağında da görülebildiğini söyledi.</p>

<p>İlk belirti görme kaybı da olabilir, uyuşma da…</p>

<p>MS’nin çok farklı belirtilerle ortaya çıkabildiğini belirten Prof. Dr. Mungan, en sık görülen bulguların;</p>

<ul>
 <li>Görme kaybı,</li>
 <li>Çift görme,</li>
 <li>Kol veya bacakta uyuşma,</li>
 <li>Güçsüzlük,</li>
 <li>Denge bozukluğu,</li>
 <li>İdrar problemleri olduğunu söyledi.</li>
</ul>

<p>MR’da görülen plakların beynin veya omuriliğin hangi bölgesini etkilediğine göre belirtilerin değiştiğini belirten Mungan, “Plak hangi fonksiyonu etkiliyorsa hastanın şikâyeti de ona göre ortaya çıkıyor.” dedi.</p>

<p>Görme kaybı yaşayan hastaların çoğunlukla önce göz hastalıkları uzmanına başvurduğunu belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, göz muayenesinde sorun bulunmaması halinde hastaların nörolojiye yönlendirildiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.34 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234-1.jpeg" width="1920" /></p>

<p><strong>Tanıda MR ve nörolojik muayene belirleyici</strong></p>

<p>MS tanısında ayrıntılı klinik öykü ve nörolojik muayenenin vazgeçilmez olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hem beyin hem de omurilik MR’ının mutlaka çekildiğini ifade etti.</p>

<p>Son yıllarda güncellenen tanı kriterlerinde MR’ın çok daha belirleyici hâle geldiğini söyleyen Mungan, yardımcı tanı yöntemleri arasında VEP testi ile göz sinirlerindeki iletimin değerlendirildiğini anlattı.</p>

<p>Tanıda en önemli yardımcı yöntemlerden birinin ise beyin omurilik sıvısının incelenmesi olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, şöyle konuştu:</p>

<p>“Lomber ponksiyon yardımcı test olarak geçse de hemen hemen her hastada yapmak istiyoruz. Hem kesin tanı hem de ayırıcı tanı açısından çok önemli. Ayrıca hastalığın gelecekte nasıl seyredeceği konusunda da bize önemli bilgiler veriyor.”</p>

<p><strong>MS her hastada farklı seyrediyor</strong></p>

<p>Kesin MS tanısı alan hastalarda koruyucu tedavinin geciktirilmemesi gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Mungan, tedavi edilmediğinde hastalığın ilerleyerek kalıcı fonksiyon kayıplarına neden olabileceğini söyledi.</p>

<p>Atak dönemlerinde öncelikle yüksek doz kortizon tedavisi uygulandığını belirten Mungan, ardından hastalığın tipine uygun koruyucu tedavilerin planlandığını ifade etti.</p>

<p>MS hastalığının en sık görülen tipinin ataklar ve iyileşmelerle seyreden RRMS (Relapsing Remitting MS) olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hastaların yaklaşık yüzde 15–20’sinde ilerleyici tip MS görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Bazı hastalarda hastalığın en baştan ilerleyici seyredebildiğini, bazılarında ise yıllar içinde ilerleyici forma dönüşebildiğini belirten Mungan, “MS tamamen kişiye özgü seyreden bir hastalık. Hastaların düzenli izlenmesi ve hastalık tipinin doğru belirlenmesi tedavinin başarısını belirliyor.” dedi.</p>

<p><strong>Aynı hekim tarafından uzun süre takip büyük önem taşıyor</strong></p>

<p>MS’nin uzun yıllar takip gerektiren kronik bir hastalık olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hastaların tanı sonrasında sürekli doktor değiştirmemesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Kesin tanı konulduktan sonra hastaların aynı hekim tarafından izlenmesi tedavi başarısını artırıyor. Çünkü MS’de bireyselleştirilmiş tedavi çok önemli. Doktorun hastanın geçmişini, MR değişimlerini, atak sıklığını ve nörolojik durumunu yakından bilmesi gerekiyor.”</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.35" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001235.jpeg" width="1920" /></p>

<p><strong>Hastalar gerçek atak ile yalancı atağı karıştırabiliyor</strong></p>

<p>MS atağının belirtilerin 24 saatten uzun sürmesi olarak tanımlandığını belirten Prof. Dr. Mungan, optik nörit, güçsüzlük, uyuşma ve denge bozukluğunun gerçek atak belirtileri arasında yer aldığını söyledi.</p>

<p>Bunun yanında enfeksiyon, sıcak hava, yoğun stres, regl dönemi veya aşırı egzersiz gibi vücut ısısını artıran durumlarda yalancı atakların görülebileceğini belirten Mungan, bu nedenle hastaların önce ayrıntılı değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p><strong>Atak tedavisinde altın standart kortizon tedavisi</strong></p>

<p>MS ataklarında günlük 1000 mg kortizonun 5–7 gün, bazı hastalarda ise 10 güne kadar uygulanabildiğini belirten Prof. Dr. Mungan, kortizona yanıt alınamayan hastalarda ise plazmaferez tedavisinin uygulandığını söyledi.</p>

<p>Bu tedavinin özellikle üniversite ve şehir hastanelerindeki deneyimli MS merkezlerinde yapılabildiğini ifade etti.</p>

<p><strong>Akıllı ilaçlar umut veriyor</strong></p>

<p>Atak tedavisinin dışında hastalığın ilerlemesini durdurmaya yönelik çok sayıda tedavi bulunduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, Türkiye’de tedavilerin basamaklı sistemle uygulandığını söyledi.</p>

<p>Tablet, enjeksiyon ve infüzyon tedavilerinin bulunduğunu belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, yeni nesil bağışıklık sistemini yeniden yapılandıran tedavilere ilişkin şu bilgileri verdi:</p>

<p>“Hastaların akıllı ilaç olarak adlandırdığı yeni tedaviler sayesinde çok az doz uygulayıp hastaları uzun süre tedavisiz takip edebildiğimiz durumlar olabiliyor.”</p>

<p>Tedavi seçiminde hastanın yaşı, cinsiyeti, gebelik planı, mesleği, sosyal yaşamı ve hastalığın seyri gibi çok sayıda faktörün dikkate alındığını belirtti.</p>

<p><strong>MS hastaları evlenebilir, çocuk sahibi olabilir</strong></p>

<p>Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, MS hastalarının normal yaşamlarını sürdürebileceklerini belirterek şu önerilerde bulundu:</p>

<p>“MS hastaları evlenebilir, planlı gebelik gerçekleştirebilir ve doktorlarıyla koordineli şekilde çocuk sahibi olabilirler. Gebelik öncesinde hastalığın en az bir yıl stabil seyretmesini tercih ediyoruz.”</p>

<p>Ağır egzersizlerden kaçınılmasını öneren Mungan; yürüyüş, yüzme, yoga ve pilatesin uygun sporlar olduğunu söyledi.</p>

<p><strong>Akdeniz tipi beslenme öneriliyor</strong></p>

<p>Beslenmenin tedavinin önemli bir parçası olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, Akdeniz tipi beslenmenin önerildiğini söyledi.</p>

<p>Mungan, sebze, meyve ve balık ağırlıklı beslenmenin önemine dikkat çekerek D vitamini ve B12 eksikliklerinin mutlaka giderilmesi gerektiğini, balık tüketemeyen hastalarda ise omega-3 desteğinin yararlı olabileceğini belirtti. Prof. Dr. Mungan, “Miyelin kılıfının iyileşmesinde omega-3’ün önemli etkileri bulunuyor.” dedi.</p>

<p><strong>Sigara ve D vitamini eksikliği hastalığın en önemli çevresel sebepleri</strong></p>

<p>MS için kanıtlanmış iki önemli çevresel risk faktörü bulunduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, bunların D vitamini eksikliği ve sigara olduğunu belirterek, “Hastalar kesinlikle sigara içmemeli, sigara içilen ortamlarda da bulunmamalı.” dedi.</p>

<p><strong>MS hastaları yaz sıcaklarında dikkatli olmalı</strong></p>

<p>Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, MS hastalarının yaz aylarında çok daha dikkatli olmalarını belirterek sıcak ortamlardan kaçınmalarını söyledi.</p>

<p>Mungan:</p>

<ul>
 <li>Sıcak suyla banyo yapılmamasını,</li>
 <li>Hamam ve saunadan uzak durulmasını,</li>
 <li>Yazın 11.00–14.00 saatleri arasında güneşten kaçınılmasını,</li>
 <li>Bol su tüketilmesini,</li>
 <li>Hafif beslenilmesini önerdi.</li>
</ul>

<p><strong>Türkiye’de hastalar güncel tedavilere kolaylıkla ulaşıyor</strong></p>

<p>Dünyada kullanılan güncel MS tedavilerinin neredeyse tamamına Türkiye’de geri ödeme kapsamında erişilebildiğini belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, bunun hastalar açısından önemli bir avantaj olduğunu söyledi.</p>

<p>Ayrıca ilerleyen yaşlarda bağışıklık sisteminin daha sakin hâle gelmesi nedeniyle bazı hastalarda hastalığın da daha durağan seyredebildiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.34 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="684" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234-2.jpeg" width="1290" /></p>

<p><strong>Kök hücre mucize değil</strong></p>

<p>Kök hücre tedavisine ilişkin yanlış beklentilere dikkat çeken Prof. Dr. Mungan, şu değerlendirmede bulundu:</p>

<p>“Kök hücre tedavisi bağışıklık sistemini yeniden yapılandırmayı hedefliyor ancak hastalığı tamamen ortadan kaldırmıyor. Diğer tedavilere belirgin bir üstünlüğü de bulunmuyor. Mucize beklememek gerekiyor.”</p>

<p>Mungan, kök hücre tedavisinin özellikle ataklı MS grubunda daha etkili olduğunu, Türkiye’de ise yalnızca çok sınırlı sayıdaki merkezde uygulanabildiğini söyledi.</p>

<p><strong>Aktarlardan alınan ürünlerden uzak durun</strong></p>

<p>MS hastalarının Sağlık Bakanlığı onaylı ilaçlar dışında hiçbir ürünü kontrolsüz şekilde kullanmamaları gerektiğini belirten Prof. Dr. Mungan, “Hekimlerinizin önermediği bitkisel ürünleri ve aktarlardan alınan karışımları kesinlikle kullanmayın.” uyarısında bulundu.</p>

<p><strong>“MS tanısı alanlar umutsuzluğa kapılmasın”</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Programın sonunda MS tanısı alan hastalara seslenen Prof. Dr. Mungan, moral ve sosyal desteğin tedavinin önemli parçalarından biri olduğunu belirterek şu mesajı verdi:</p>

<p>“MS tedavi edilebilen ve ilerlemesi durdurulabilen bir hastalık. Hastalar düzenli takiplerini yaptırır, tedavilerini aksatmaz ve yaşam tarzlarına dikkat ederlerse bugün tekerlekli sandalyeye mahkûm olmaları artık neredeyse söz konusu olmuyor.”</p>

<p>Hasta yakınlarının desteğinin büyük önem taşıdığını belirten Mungan, hastaların iş yaşamlarından kopmamalarını, sosyal hayata katılmalarını ve hobi edinmelerini önerdi. Ayrıca bulundukları illerde Türkiye MS Derneği şubelerine başvurarak ücretsiz eğitim, yoga ve pilates programlarından yararlanabileceklerini söyledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 09:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234.jpeg" type="image/jpeg" length="93299"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fethi Akkoç: Kıbrıs’ın kaderi Londra’daki 24 saatlik diplomasi trafiğinde belirlendi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kıbrıs Barış Harekatı’nın 52. yıl dönümünde, harekat öncesindeki kritik diplomasi trafiğinin tanıklarından gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat’e konuştu. Akkoç, Başbakan Bülent Ecevit’in Londra’da gerçekleştirdiği 24 saatlik görüşmelerin Kıbrıs’ın kaderini belirlediğini anlattı. Ayrıntılar 24 Saat Kayıt'ta...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kıbrıs Barış Harekatı’nın 52. yıl dönümünde, harekatın diplomasi trafiğine tanıklık eden gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat’te yayınlanan Kayıt Dışı programına konuk oldu. Akkoç, harekat öncesinde Londra’da yürütülen kritik görüşmeleri, uluslararası diplomasinin perde arkasını ve bugüne kadar kamuoyunda çok az bilinen, kayıt dışı kalan ayrıntıları detaylarıyla anlatarak şu değerlendirmelerde bulundu:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“52 yıl önce, 20 Temmuz 1974’te Kıbrıs’a yapılan müdahalenin önce diplomasiyle, ardından askeri harekatla kazanıldığını yaşayarak öğrendim. Kıbrıs’ın kaderi, Başbakan Bülent Ecevit’in Londra’da İngiltere Başbakanı Harold Wilson, Dışişleri Bakanı James Callaghan ve daha sonra görüşmelere katılan ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Joseph Sisco ile yaptığı tam 24 saatlik temasların sonunda şekillendi.”</p>

<p>Akkoç, harekattan bir gün önce ABD’nin Yunanistan’daki askeri yönetime kritik bir uyarıda bulunduğunu da öne sürdü:</p>

<p>“ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Joseph Sisco, 19 Temmuz’da Yunanistan’a giderek cunta yönetimine, ‘Türkiye müdahale edecek. Sakın karşılık vermeyin. Karışırsanız Türkiye sizi de ezer. Biz Türkiye’nin yanındayız.’ mesajını iletti. Bu süreci bizzat yaşayarak ve görerek öğrendim.”</p>

<h2><strong>“Londra’ya özel uçakla gittik”</strong></h2>

<p>Akkoç, 17 Temmuz 1974’te Başbakan Bülent Ecevit başkanlığındaki heyetle birlikte Türk Hava Yolları’nın özel uçağıyla Londra’ya gittiklerini anlattı.</p>

<p>Heyette, Başbakan Yardımcısı ve İçişleri Bakanı Oğuzhan Asiltürk, Dışişleri Bakanlığı Yüksek Müşaviri Ümit Haluk Bayülken, Hukuk Müşaviri Namık Kemal Yolga ile dönemin Milli Savunma Bakanı ve Dışişleri Bakan Vekili Hasan Esat Işık’ın bulunduğunu belirten Akkoç, Dışişleri Bakanı Turan Güneş’in ise o sırada Çin’de resmi temaslarda olduğu için heyete katılamadığını ifade etti.</p>

<p>Basın mensupları olarak ise Hürriyet’ten Cüneyt Arcayürek, Milliyet’ten Orhan Tokatlı, Günaydın’dan Örsan Öymen, Tercüman gazetesi adına kendisi, Anadolu Ajansı Genel Müdürü Atilla Onuk ile TRT ekibinin yer aldığını söyledi.</p>

<h3><strong>“Dünyanın gözü Londra’daydı”</strong></h3>

<p>Akkoç, heyetin Heathrow Havalimanı’ndan doğrudan İngiltere Başbakanı Harold Wilson’ın konutuna geçtiğini belirterek, görüşmeleri dünyanın dört bir yanından gelen gazetecilerin takip ettiğini anlattı.</p>

<p>“Biz yalnız değildik. İngiliz gazeteciler başta olmak üzere dünyanın her yerinden basın mensupları Başbakanlık Konutu’nun önünde bekliyordu.”</p>

<h3><strong>“Sisco ile beş dakikalık kritik görüşme”</strong></h3>

<p>Görüşmelerin ardından Bülent Ecevit’in Joseph Sisco ile baş başa yaklaşık beş dakika süren özel bir görüşme yaptığını aktaran Akkoç, bu görüşmenin önemine dikkat çekti.</p>

<p>“Hasan Esat Işık’a ‘Bülent Bey nerede?’ diye sordum. ‘Sisco ile baş başa görüşüyor’ dedi. Saatime baktım, tam beş dakika sürdü. Görüşmenin ardından Bülent Bey son derece rahat ve memnun görünüyordu. Dünya basınına da gayet sakin ve güçlü bir açıklama yaptı.”</p>

<h3><strong>“Harekatın başlayacağını biliyorduk”</strong></h3>

<p>Londra temaslarının tam 24 saat sürdüğünü ifade eden Akkoç, Ankara’ya döndüklerinde harekat kararının artık kesinleştiğini hissettiklerini söyledi.</p>

<p>“Harekatın yapılacağını biliyorduk. Hazırlıkların tamamlandığını hissediyorduk ancak yalnızca başlama zamanı henüz net değildi.”</p>

<p>Akkoç, Joseph Sisco’nun ertesi gün yeniden Türkiye’ye geldiğini, ardından Yunanistan’a geçerek cunta yönetimiyle görüştüğünü ve aynı gün tekrar Ankara’ya döndüğünü belirterek, Yunanistan’a yapılan uyarının da bu diplomasi trafiğinin bir parçası olduğunu dile getirdi.</p>

<h3><strong>“Harekat haberi Güvenpark’ta duyuruldu”</strong></h3>

<p>20 Temmuz sabahı yaşanan anları da anlatan Akkoç, şunları söyledi:</p>

<p>“Cumartesi sabahı saat 06.00’da bütün bakanlar dışarı çıktı. Gazeteciler olarak biz de oradaydık. Başbakanın açıklama yapacağını düşünüyorduk. O sabah Güvenpark’a doğru yürürken Kıbrıs Barış Harekatı’nın başladığı resmen açıklandı.”</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 20:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/ppdvK1JySZk/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="70661"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ağrısız doğum lüks değil, anne adayının hakkı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Berrin Günaydın, doğum ağrısının modern anestezi yöntemleriyle güvenli biçimde azaltılabileceğini anlattı. Epidural analjezinin uygun koşullarda uygulandığında normal doğumu desteklediğini vurgulayan Prof. Dr. Günaydın, doğum ağrısının giderilmesinin bir lüks değil, anne adayının hakkı olduğunu söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan <strong>Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Berrin Günaydın doğum ağrısının azaltılması ile ilgili uygulanan yöntemleri anlattı. Prof. Dr. Günaydın</strong>, “Doğum ağrısını azaltmak mümkün. Epidural analjezi, doğru ekip ve uygun koşullarda hem anneye konfor sağlıyor hem de normal doğumu destekliyor” diye konuştu.</p>

<p>Doğum sancısı, anne adaylarının en büyük kaygılarından biri olmaya devam ediyor. Ancak günümüzde modern anestezi yöntemleri sayesinde doğum ağrısını büyük ölçüde azaltmak mümkün. Prof. Dr. Berrin Günaydın, halk arasında <strong>“ağrısız doğum”</strong> olarak bilinen uygulamanın çoğunlukla <strong>epidural analjezi</strong> ile yapıldığını belirterek, doğru koşullarda uygulandığında annenin doğuma bilinçli ve konforlu şekilde katılmasını sağladığını söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Günaydın, “Aslında tıpta kullandığımız doğru ifade ağrısız doğum değil, doğum ağrısının etkili şekilde azaltılmasıdır. Anne sancıları hisseder ancak dayanılmaz ağrı büyük ölçüde ortadan kalkar. Böylece doğuma aktif olarak katılır ve bebeğinin dünyaya gelişine tanıklık eder” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (3)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-3.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>"Obstetrik anestezi gelişmiş ülkelerde ayrı bir uzmanlık alanı"</strong></h2>

<p>Amerika Birleşik Devletleri ve İngiltere’de obstetrik anestezinin anesteziyolojinin özel bir çalışma alanı olarak kabul edildiğini belirten Prof. Dr. Günaydın, bu ülkelerdeki uygulamaları yerinde inceleyerek Gazi Üniversitesi’nde Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı ile 2004 yılında başlattıklarını söyledi.</p>

<p>Doğum ağrısının yönetiminde kadın hastalıkları ve doğum uzmanları ile anesteziyoloji uzmanlarının birlikte çalışmasının önemine dikkat çeken Günaydın, “Kadın doğum uzmanı ve anne adayının onayı olmadan epidural analjezi uygulanamaz. Bu nedenle anne adaylarının doğru bilgilendirilmesinde kadın doğum uzmanlarının rolü son derece önemlidir” diye konuştu.</p>

<h2><strong>"Ağrısız doğumda altın standart epidural analjezi"</strong></h2>

<p>Doğum ağrısını azaltmaya yönelik farklı yöntemler bulunduğunu ancak *altın standardın epidural analjezi olduğunu* vurgulayan Prof. Dr. Berrin Günaydın, yöntemin bel bölgesinden omuriliğin dışındaki epidural boşluğa yerleştirilen ince bir kateter aracılığıyla uygulandığını anlattı.</p>

<p>Günaydın “Düşük dozlarda lokal anestezik ilaçlar ve yardımcı ilaçlar kullanıyoruz. Amaç annenin ağrısını azaltırken hareket edebilmesini, doğuma aktif katılmasını ve bebeğin doğumuna bilinçli şekilde eşlik etmesini sağlamaktır” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>“Epidural felç yapmaz, bebeğe zarar vermez”</strong></h2>

<p>Toplumda *epiduralle* ilgili çok sayıda yanlış bilgi bulunduğunu belirten Prof. Dr. Günaydın, en sık karşılaştıkları soruların felç, kalıcı bel ağrısı ve bebeğe zarar verip vermediği olduğunu söyleyerek şunları kaydetti:</p>

<p>“Epidural uygulama omuriliğin içine değil, dışındaki güvenli alana yapılır. Deneyimli ekip ve uygun koşullarda uygulandığında son derece güvenli bir yöntemdir. Bilimsel çalışmalar epidural analjezinin kalıcı bel ağrısına neden olmadığını gösteriyor. Ayrıca kullanılan ilaçlar çok düşük dozlarda uygulanıyor. Amaç annenin rahatlamasıdır. Anne rahatladığında stres hormonları azalıyor, bu da bebeğin oksijenlenmesini ve doğum sürecini olumlu etkileyebiliyor.”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>"Sezaryen oranlarının düşürülmesine katkı sağlayabilir"</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Günaydın, bilimsel çalışmaların epidural analjezinin sezaryen oranını artırmadığını gösterdiğini belirterek, gelişmiş ülkelerde bunun tam tersine normal doğumu destekleyen önemli uygulamalardan biri olduğunu ifade etti. Günaydın şöyle konuştu:</p>

<p>“Amerika ve İngiltere’de sezaryen oranları yaklaşık yüzde 30 seviyelerinde. Bu ülkelerde doğumların büyük bölümü epidural analjezi ile gerçekleştiriliyor. Anne adayları bu konuda bilinçli olduğu için doğum ağrısının azaltılmasını talep ediyor. Normal doğumun desteklenmesi de sezaryen oranlarının düşmesine katkı sağlayabiliyor.”</p>

<p>Türkiye’de de öncelikle bu konuda farkındalığın artırılması gerektiğini belirten Günaydın, “Toplum bilinçlenmeden yalnızca hizmeti yaygınlaştırmak yeterli olmaz. Aynı zamanda bunu karşılayacak eğitimli ekiplerin ve uygun altyapının da hazır olması gerekir” diye konuştu.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-1.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>"Ağrısız doğum ekip işi"</strong></h2>

<p>Epidural analjezinin yalnızca bir anestezi uygulaması olmadığını belirten Prof. Dr. Günaydın, başarılı bir doğum yönetimi için kadın hastalıkları ve doğum uzmanı, anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanı, deneyimli hemşireler, uygun monitörizasyon ve teknik donanımın birlikte çalışmasının şart olduğunu söyledi.</p>

<p>Anne adaylarının gebelik boyunca düzenli olarak değerlendirildiğini ifade eden Günaydın, kan sulandırıcı ilaç kullananlar, bazı kanama-pıhtılaşma bozukluğu bulunanlar, girişim bölgesinde enfeksiyonu olanlar veya bazı özel nörolojik hastalıkları bulunan kişilerde epidural uygulanamayabileceğini belirtti. Uygun adaylarda ise anestezi değerlendirmesi ve bilgilendirilmiş onam sonrasında güvenle uygulanabileceğini kaydetti.</p>

<h2><strong>Sezaryende de önemli avantaj sağlıyor</strong></h2>

<p>Planlı sezaryenlerde tıbbi engel bulunmadığı sürece spinal, kombine spinal-epidural veya epidural gibi bölgesel anestezi yöntemlerinin tercih edilmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Günaydın, doğum sırasında epidural kateter takılmış bir gebenin acil sezaryene alınması gerekirse aynı kateter üzerinden anestezinin sürdürülebileceğini söyledi.</p>

<p>Ayrıca epidural kateterin sezaryen sonrasında da ameliyat ağrısının kontrolünde kullanılabildiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (4)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-4.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>“Doğum bir hastalık değil, hayatın en güzel mucizelerinden biridir”</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Günaydın, Dünya Anesteziyoloji Dernekleri Federasyonu’nun (WFSA) doğum ağrısının giderilmesini lüks değil, hasta hakkı olarak değerlendirdiğini, Amerikan Kadın Doğum Uzmanları Koleji’nin (ACOG) ise tıbbi engel bulunmayan gebelerde annenin doğum ağrısının giderilmesini istemesini tek başına yeterli bir tıbbi endikasyon olarak kabul ettiğini hatırlattı. Günaydın, şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>“Bizim amacımız kadınları epidurale yönlendirmek değil; doğru bilgiyi vererek bilinçli seçim yapmalarını sağlamaktır. Ağrısız doğum bir zorunluluk değildir ancak isteyen ve tıbbi açıdan uygun olan hiçbir anne adayının bu haktan mahrum bırakılmaması gerekir.”</p>

<p>Doğumun doğal bir süreç olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Günaydın, sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<p>“Doğum bir hastalık değil, hayatın en güzel mucizelerinden biridir. Biz anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanlarının görevi de bu mucizeyi anne ve bebek için daha güvenli, daha konforlu ve daha güzel bir deneyime dönüştürmektir.”</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Jul 2026 09:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-2.jpeg" type="image/jpeg" length="48680"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[“Diz ameliyatı sonrası kayak da yapılabilir, tenis de oynanabilir”]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Akkaya, diz ağrılarının ihmal edilmemesi gerektiğini vurgulayarak, yeni nesil cerrahi teknikler, kişiye özel implantlar ve yapay zekâ destekli rehabilitasyon sayesinde hastaların yeniden aktif yaşama dönebildiğini söyledi. Akkaya, uygun tedaviyle diz ameliyatı sonrası kayak, tenis ve koşu gibi sporlara yeniden dönüşün mümkün olduğunu belirtti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı <strong>Prof. Dr. Mustafa Akkaya</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu <strong>“Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi”</strong> programında diz eklemi hastalıkları ve diz cerrahisinde yaşanan yeni gelişmeleri anlattı.</p>

<p>Diz ağrılarının toplumda en sık ihmal edilen sağlık sorunları arasında yer aldığını belirten Akkaya, erken dönemde başvurulduğunda birçok sorunun ilerlemeden kontrol altına alınabileceğini söyledi.</p>

<p>Diz ekleminin çok özel bir anatomiye sahip olduğunu vurgulayan Akkaya, yanlış ya da gecikmiş tedavilerin hareket kabiliyetini ciddi şekilde etkileyebileceğini belirterek, “Yürüme her şeydir. İnsanların mobilize olması genel beden ve ruh sağlığı açısından çok önemli. İnsanlar yürüyemediklerinde sosyal hayattan kopuyor, kilo alımı artıyor ve başkalarına bağımlı hale gelebiliyorlar” dedi.</p>

<h2><strong>“Diz sorunları yaşa ve cinsiyete göre değişiyor”</strong></h2>

<p>Diz eklemi hastalıklarının yaşa, cinsiyete ve yaşam biçimine göre farklılık gösterdiğini ifade eden Prof. Dr. Akkaya, çocukluk döneminde daha çok travmaya bağlı diz kapağı çıkıkları ve yaralanmaların görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Orta yaş döneminde ise kadın ve erkeklerde farklı sorunların öne çıktığını belirten Akkaya, kadınlarda kas yapısındaki farklılıklar nedeniyle diz kapağı çevresindeki problemlerin daha sık yaşanabildiğini ifade etti.</p>

<p>“Merdiven inip çıkarken, çömelirken veya oturup kalkarken oluşan ağrılar ön diz ağrısının habercisi olabilir. Erken dönemde müdahale edilirse kıkırdak aşınması ilerlemeden önlem alınabilir.” diyen Akkaya, ihmal edilen problemlerin ilerleyen yaşlarda kireçlenmeye dönüşebileceğini söyledi.</p>

<p>Akkaya, erkeklerde ise spor yaralanmalarına bağlı menisküs yırtıkları ve ön çapraz bağ sorunlarının daha sık görüldüğünü belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Kadınlar ciltlerine gösterdikleri özeni dizlerine de göstermeli”</strong></h2>

<p>Menopoz döneminin diz sağlığı açısından kritik olduğuna dikkat çeken Akkaya, hormonal değişikliklerle birlikte kemik ve kıkırdak dokusunun da etkilendiğini söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Akkaya, “Kadınlar menopoza girdikten sonra ciltlerine gösterdikleri özeni dizlerine de göstermeliler. Çünkü dizler yaşam kalitesini etkileyen en önemli yapılardan biridir” dedi.</p>

<p>Akkaya, menopoz öncesi yapılacak kontroller sayesinde kıkırdak koruyucu tedavilerle diz sağlığının korunabileceğini belirtti.</p>

<h2><strong>“Her diz ağrısı ameliyat gerektirmez”</strong></h2>

<p>Diz tedavisinde son yıllarda rejeneratif tıp ve ortobiyolojik uygulamaların önemli gelişmeler sağladığını anlatan Prof. Dr. Akkaya, amaçlarının vücudun kendi iyileştirme kapasitesinden yararlanmak olduğunu söyleyerek “Kişinin iyileştirici kapasitesi aslında kendi vücudunda saklıdır. Erken evre kıkırdak hasarlarında kişinin kendi kök hücrelerinden yararlanılarak yapılan ortobiyolojik tedavilerle başarılı sonuçlar alınabiliyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya, rejeneratif ve ortobiyolojik tedaviler konusunda toplumda bilgi karmaşası yaşanabildiğine dikkat çekti.</p>

<p>Kök hücre tedavileri ile kandan elde edilen trombosit uygulamalarının farklı yöntemler olduğunu belirten Akkaya:</p>

<p>“Vücutta dolaşan kandan kök hücre elde etmek mümkün değildir. Kök hücreler, leğen kemiği gibi büyük kemiklerden ya da yağ dokusundan elde edilebilir. Kandan alınan ise kök hücre değil, trombosit dediğimiz kan hücreleridir.” dedi.</p>

<p>Menisküs ve kıkırdak dokularının iyileşme kapasitesinin sınırlı olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Akkaya:</p>

<p>“Kas dokusu kanlanması sayesinde kendini onarabilir ancak kıkırdak ve menisküs gibi dokular yeterli kan damarına sahip değildir. Bu nedenle erken evre hasarlarda uyguladığımız ortobiyolojik tedavilerle o bölgede iyileşmeyi destekleyecek bir ortam oluşturmayı hedefliyoruz.” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.58 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="730" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182958-1.jpeg" width="1194" /></p>

<h2><strong>“Sosyal medyada mucize tedavi gibi sunulan uygulamalara dikkat”</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya, menisküs ve kıkırdak tedavileri konusunda bilimsel gelişmelerin umut verici olduğunu ancak her yeni yöntemin “kesin tedavi” gibi sunulmaması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Menisküsün dışarıdan verilen maddelerle tamamen tedavi edilmesinin bugün için mümkün olmadığını belirten Akkaya:</p>

<p>“Biyoteknoloji çok hızlı ilerliyor. Kitosan içerikli jeller ve akıllı moleküllerle hasarlı bölgeyi hedefleyen çalışmalar devam ediyor. Gelecekte kıkırdak ve menisküs dokularına yönelik yeni tedavi seçenekleri mümkün olabilir.” dedi.</p>

<p>Ancak mevcut bilimsel aşamada tek bir enjeksiyonla tüm sorunları ortadan kaldıran bir tedavi yaklaşımının olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Akkaya:</p>

<p>“Henüz bir iğneyle menisküsü ya da kıkırdağı tamamen tedavi edebilecek noktada değiliz. Hastalar erken dönemde hekime başvurursa ortobiyolojik tedavilerle mevcut hasarın ilerlemesini yavaşlatmak ve eklemi korumak mümkün olabilir.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Akkaya, kıkırdak, menisküs ve eklem hasarlarında her hastaya özel değerlendirme yapılarak kişiselleştirilmiş tedavi planlanması gerektiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Ağrıyla ve ağrı kesicilerle yaşamak kader gibi görülmemeli”</strong></h2>

<p>Toplumda birçok kişinin uzun süre ağrı kesicilerle yaşamaya çalıştığını belirten Prof. Dr. Akkaya, bunun doğru bir yaklaşım olmadığını söyledi.</p>

<p>Diz cerrahisinde kişiye özel çözümlerin artık çok daha gelişmiş olduğunu ifade eden Akkaya, “Robotik cerrahi, kişiye özel protezler ve küçük implantlarla diz cerrahisinde ciddi yollar katettik. Hastalar erken başvurduklarında çok daha küçük ve kişiselleştirilmiş müdahalelerle sağlıklı bir yaşam sürdürebiliyor” dedi.</p>

<h2><strong>“Aynı ameliyatta her iki dize protez uygulanabilir”</strong></h2>

<p>Diz ve kalça protezleri konusunda hastaların endişe duymaması gerektiğini belirten Prof. Dr. Akkaya, uygun cerrahi teknik, kaliteli implant ve doğru rehabilitasyonla protezlerin uzun yıllar kullanılabildiğini söyleyerek, “Güncel çalışmalar uygun şekilde yapılan cerrahilerde implant kullanım süresinin 30 yıla ulaşabildiğini gösteriyor. Hastalar protez cerrahisinden korkmamalı ve ağrıyla yaşamayı kader olarak görmemeli” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Akkaya şunları söyledi:</p>

<p>“Eğer hasta biyolojik olarak aynı seansta iki dizine birden ameliyatı kaldırabilecek durumdaysa genel sağlık durumu buna elverişli ise aynı ameliyatta her iki dize birden ameliyat yapılabilir hatta tercih edilmelidir. Hastanın ihtiyacı varsa her iki dize de aynı anda tedavi uygulanmasının önemli avantajları var. Hasta bir kez ameliyat oluyor, bir kez rehabilitasyon desteği alıyor, hasta bakım desteği bir kez alınıyor, ameliyat maliyetleri önemli ölçüde azalıyor.”</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.58" class="detail-photo img-fluid" height="676" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182958.jpeg" width="1156" /></p>

<h2><strong>“Yapay zekâ destekli kişiye özel rehabilitasyon”</strong></h2>

<p>Cerrahi başarının yalnızca ameliyatla sınırlı olmadığını belirten Akkaya, ameliyat sonrası rehabilitasyon sürecinin de kişiye özel planlanması gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Ben hastalarıma yapay zekâ destekli kişiselleştirilmiş rehabilitasyon programı uyguluyorum” diyen Akkaya, hastanın yaşı, mesleği, beklentileri ve yapılan cerrahinin değerlendirilerek özel iyileşme programları oluşturulduğunu anlattı.</p>

<h2><strong>“Diz ameliyatı sonrası kayak da yapılabilir, tenis de oynanabilir”</strong></h2>

<p>Diz ameliyatlarından sonra hastaların aktif yaşama dönebileceğini vurgulayan Prof. Dr. Akkaya, “Bir hasta ameliyat öncesi kayak yapıyorsa ameliyat sonrası da kayak yapabilir hale getirmeyi hedefliyoruz. Uygun cerrahi teknikler ve implantlarla hastalar koşabilir, tenis oynayabilir, istedikleri gibi aktif biçimde hayatın içinde kalabilirler” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Gerekli sağlık koşullarını taşıyan hastalarda iki dizin aynı seansta ameliyat edilebildiğini de söyleyen Akkaya, bunun bazı hastalar için tek iyileşme ve rehabilitasyon süreciyle önemli avantaj sağlayabildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Diz sağlığı için önemli uyarılar</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya diz eklemlerini korumak için şu önerilerde bulundu:</p>

<p>• Herkes kendi vücudunu tanıyarak spor yapmalı, bilinçsiz ağır antrenmanlardan kaçınılmalı.<br />
• Spora başlamadan önce gerekirse profesyonel destek alınmalı.<br />
• Kadınlar menopoz öncesinde diz kontrollerini ihmal etmemeli.<br />
• Dizde kilitlenme ve takılma gibi mekanik sorunlar ciddiye alınmalı.<br />
• Gece ağrısı veya sürekli ağrı varsa ağrı kesicilerle süreç geçiştirilmemeli.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Akkaya ayrıca “Kaliteli ve bağımsız bir yaşam için hareket etmek, hareket edebilmek için de diz sağlığını korumak gerekiyor” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Jul 2026 09:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-3.jpeg" type="image/jpeg" length="41614"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Teknoloji hayatı kolaylaştırıyor, ruhu zorluyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/teknoloji-hayati-kolaylastiriyor-ruhu-zorluyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/teknoloji-hayati-kolaylastiriyor-ruhu-zorluyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu "Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi" programına konuk olan Psikiyatri Uzmanı Dr. Bilge Bilgin Kapucu, teknolojinin ruh sağlığı üzerindeki etkilerini değerlendirdi. Sosyal medyanın yalnızlaşma, kaygı ve dikkat dağınıklığını artırabileceğine dikkat çeken Kapucu, yapay zekanın insanın duygu dünyasını, klinik muhakemesini ve bir psikiyatristin şefkatini bütünüyle taklit edemeyeceğini vurgulayarak teknoloji kullanımında dengenin önemine işaret etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Psikiyatri Uzmanı Dr. <strong>Bilge Bilgin Kapucu</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “<strong>Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi</strong>”programına konuk oldu. Teknolojinin ruh sağlığı üzerindeki etkilerini değerlendiren Kapucu, sosyal medyanın yalnızlaşma ve kaygıyı artırabildiğini, yapay zekânın ise sağlık alanında önemli katkılar sunmasına rağmen insanın duygu dünyasını ve klinik değerlendirmesini bütünüyle taklit edemeyeceğini söyledi.</p>

<h2><strong>“Son 30-40 yılda toplum büyük bir değişim yaşadı”</strong></h2>

<p>Son 30-40 yılda teknolojinin yaşamın merkezine yerleştiğini belirten Dr. Kapucu, özellikle pandemi döneminde insanların zorunlu izolasyon nedeniyle teknolojiyle çok daha yoğun bir ilişki kurduğunu ifade etti.</p>

<p>Teknolojinin bir yandan insanların yalnızlık hissini azaltmasına yardımcı olduğunu, diğer yandan ise yalnızlaşmanın önemli nedenlerinden biri haline gelebildiğini söyleyen Kapucu, bu değişimin ruh sağlığı üzerinde de belirgin etkiler oluşturduğunu dile getirdi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 04 At 01.37.19" class="detail-photo img-fluid" height="718" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013719.jpeg" width="1290" /></p>

<h2><strong>“Ruhsal hastalıklar arttı”</strong></h2>

<p>Yapılan araştırmaların son 30 yılda ruhsal hastalıkların arttığını gösterdiğini belirten Kapucu, bunun yalnızca daha fazla kişinin sağlık hizmetine başvurması ve tanı almasıyla açıklanamayacağını söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Toplumdaki yaşam biçiminin ve sosyal normların değişmesinin de bu artışta etkili olduğunu ifade eden Kapucu, özellikle sosyal medyanın anksiyete ve yalnızlaşmayı artırabildiğine dikkat çekti.</p>

<p>Eskiden gençlerin ağırlıklı olarak yüz yüze sosyalleştiğini hatırlatan Kapucu, bugün dijital iletişimin gerçek sosyal ilişkilerin yerini almaya başladığını ve bunun ruh sağlığı açısından önemli sonuçlar doğurabileceğini vurguladı.</p>

<h2><strong>“İnsan beyni sadece matematikten ibaret değil”</strong></h2>

<p>Yapay zekânın çalışma prensibini de değerlendiren Kapucu, bu sistemlerin büyük veri ve matematiksel algoritmalar üzerine kurulu olduğunu söyledi.</p>

<p>Makine öğrenmesi ve derin öğrenme yöntemlerinin insan beynini taklit etmeye çalıştığını belirten Kapucu, psikiyatri uzmanları ve nörobilimcilerin bile beynin çalışma mekanizmasını tam olarak çözemediğini ifade etti.</p>

<p>İnsan beyninin yalnızca verileri işlemeyen, aynı zamanda bedenden gelen sinyalleri, hisleri ve duygusal deneyimleri de değerlendiren çok daha karmaşık bir yapı olduğunu söyleyen Kapucu, mevcut yapay zekâ sistemlerinin bu yönüyle insan beynini tam anlamıyla karşılayamadığını kaydetti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 04 At 01.37.19 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013719-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Yapay zekâdan yararlansanız da son sözü uzmana bırakın</strong></h2>

<p>Yapay zekânın birçok alanda başarılı sonuçlar ortaya koyduğunu belirten Kapucu, buna rağmen elde edilen bilgilerin mutlaka alanında uzman kişiler tarafından değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Yapay zekâya ne kadar veri yüklerseniz, size ancak o kadar sonuç verebilir.” diyen Kapucu, uzman denetimi olmadan kullanılan yapay zekâ uygulamalarında hata ve eksikliklerin ortaya çıkabileceğini ifade etti.</p>

<h2><strong>“Psikiyatristin bilgeliği ve şefkatini makinadan bekleyemeyiz”</strong></h2>

<p>Yapay zekânın artık hayatın bir parçası olduğunu belirten Kapucu, bunu reddetmenin ya da tamamen uzak durmanın gerçekçi olmadığını söyledi.</p>

<p>Radyoloji gibi alanlarda yapay zekânın tanıya önemli katkılar sunduğunu ifade eden Kapucu, psikiyatride ise tanının yalnızca verilerle değil, hekimin klinik deneyimi, gözlemleri, düşünceleri ve empatisiyle konulduğunu vurguladı.</p>

<p>Buna karşın yapay zekânın psikiyatride takip ve izlem süreçlerinde yararlı olabileceğini belirten Kapucu, konuşma hızı, rutin alışkanlıklar ve davranış değişiklikleri gibi verileri analiz ederek hastalığın seyri hakkında önemli geri bildirimler sağlayabileceğini söyledi.</p>

<p>Bazı kişilerin yargılanma korkusu, güven problemleri veya sosyalleşmeyi tercih etmemeleri nedeniyle zaman zaman bir psikiyatrist yerine yapay zekâ ile iletişim kurmayı seçebileceğini belirten Kapucu, buna rağmen hiçbir teknolojinin bir psikiyatri uzmanının bilgeliğini, klinik muhakemesini ve şefkatini yerine koyamayacağını ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 04 At 01.37.19 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013719-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Teknolojiye fazla maruz kalmak dikkat eksikliğine yol açıyor”</strong></h2>

<p>Teknolojinin hayatın vazgeçilmez bir parçası haline geldiğini ancak insanların gerçek sosyal ilişkilerini koruması gerektiğini vurgulayan Kapucu, yalnızlığın ruh sağlığını olumsuz etkileyen önemli faktörlerden biri olduğunu söyledi.</p>

<p>İnsanların kendilerine teknolojiden tamamen uzak, sakin zamanlar ayırmasının önemine dikkat çeken Kapucu, telefon, tablet ve bilgisayar bildirimlerine sürekli maruz kalmanın dikkat dağınıklığına ve kaygıya yol açabileceğini belirtti.</p>

<p>“Anı yaşayabilmek çok kıymetli” diyen Kapucu, ruh sağlığını korumanın en önemli yollarından birinin gerçek ilişkiler içinde kalmak ve teknoloji kullanımında dengeyi sağlayabilmek olduğunu sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/teknoloji-hayati-kolaylastiriyor-ruhu-zorluyor</guid>
      <pubDate>Sat, 04 Jul 2026 09:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013720.jpeg" type="image/jpeg" length="80268"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Duygularını kontrol edemeyenler dikkat! Borderline kişilik bozukluğu hayatınızı alt üst edebilir!]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/duygularini-kontrol-edemeyenler-dikkat-borderline-kisilik-bozuklugu-hayatinizi-alt-ust-edebilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/duygularini-kontrol-edemeyenler-dikkat-borderline-kisilik-bozuklugu-hayatinizi-alt-ust-edebilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı'nın sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Selçuk Aslan, borderline kişilik bozukluğuna ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Duygu düzenleme güçlüğü, dürtü kontrol sorunları ve sağlıksız ilişkilerin hastalığın en belirgin özellikleri arasında yer aldığını belirten Aslan, erken tanı, doğru psikiyatrik destek ve psikoterapinin yaşam kalitesini artırmada kritik rol oynadığını vurguladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı'nın sunduğu <strong>“Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi”</strong> programına konuk olan Psikiyatri Uzmanı <strong>Prof. Dr. Selçuk Aslan</strong>, <strong>borderline kişilik bozukluğunu</strong> tüm yönleriyle anlattı. Borderline kişilik bozukluğunun özellikle dürtü kontrolü, duygu düzenleme ve kişilerarası ilişkilerde ciddi sorunlara yol açtığını belirten Aslan, erken tanı ve uygun tedavinin bireyin yaşam kalitesini önemli ölçüde artırabileceğini söyledi.</p>

<h2><strong>Tanı 18 yaşından sonra konuluyor</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğunun toplumda çoğu zaman dengesiz davranışlar ve sürekli duygu değişimleri yaşayan kişiler için kullanılan bir tanımlama olduğunu belirten Prof. Dr. Aslan, kişilik yapısının 18 yaşına kadar gelişimini sürdürdüğünü söyledi.</p>

<p>Aslan, “18 yaşından önce kişilik henüz tam olarak oturmadığı için bu yaş grubundaki bireylere borderline kişilik bozukluğu tanısı konulmaz. Hastalıktan söz edebilmek için belirtilerin erişkin dönemde devam etmesi gerekir” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Ergenlik dönemindeki travmalar hastalığın temelini atabilir!</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğundan söz edebilmek için bireyde dürtü kontrol bozukluğunun da bulunması gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Aslan, bu kişilerde öfke, kaygı ve üzüntü gibi duyguların çok yoğun yaşandığını ve bu duyguları yatıştırmakta güçlük çektiklerini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Konuşma ve davranışlarda kendini kontrol edememe, kendine zarar verme eğilimi, eşyalara zarar verme ve öfke sırasında kontrolden çıkma gibi davranışların da görülebildiğini belirten Aslan, bu durumun bireyin günlük yaşamını ve sosyal ilişkilerini ciddi şekilde etkileyebildiğini ifade etti.</p>

<p><strong>Borderline kişilik</strong> özelliği taşıyan bireylerin zaman zaman çevrelerindeki insanların davranış kalıplarını benimsediklerini belirten Prof. Dr. Aslan, bunun karakterin tam olarak oturmamış olmasından kaynaklanabileceğini söyledi.</p>

<p>Bu bireylerde depresyon eğiliminin daha yüksek olabileceğini ifade eden Aslan, “Kendilerini boşlukta hissedebilirler. Yoğun mutsuzluk ve depresyon yaşayabilir, hatta intihar düşünceleri geliştirebilirler” diye konuştu.</p>

<p>Borderline kişilik bozukluğunun gelişiminde ergenlik döneminin kritik öneme sahip olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Selçuk Aslan, bu dönemde yaşanan travmaların kişilik yapılanmasını etkileyebileceğini söyledi.</p>

<p>Sınıf içinde küçük düşürülme, dışlanma, reddedilme ya da karşılıksız kalan duygusal ilişkilerin bireyde “sevilmiyorum” düşüncesini geliştirebildiğini belirten Aslan, “Sevilmediğini düşünen kişiler kabul görmek için aşırı verici davranabilir. Bu da onları maddi ve manevi olarak suistimale açık hale getirebilir” diye konuştu.</p>

<p>Bazı bireylerin zamanla dünyanın, insanların ve hatta kendilerinin kötü olduğuna yönelik inanç geliştirebildiğini belirten Aslan, bunun da yoğun mutsuzluk ve duygusal çöküşe neden olabileceğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07 (3)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-3.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Zeki oldukları halde iş ve sosyal yaşamda başarılı olamayabilirler</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğu olan bireylerin d<strong>uygularını kontrol etmekte zorlandıklarını</strong> söyleyen Prof. Dr. Aslan, grup uyumu, takım çalışması ve kurallara uyma konusunda da güçlük yaşayabileceklerini belirtti.</p>

<p>“Çok zeki ve yüksek potansiyele sahip olsalar bile duygu durumlarını ve davranışlarını yönetmekte zorlandıkları için bulundukları ortamlarda istedikleri başarıyı sürdüremeyebilirler” diyen Aslan, bu durumun işlevselliği önemli ölçüde bozduğunu vurguladı.</p>

<p>Prof. Dr. Aslan, <strong>otizmli bazı kadınlarda</strong> borderline kişilik bozukluğunu düşündüren davranışların görülebileceğini belirterek, özellikle duygusal ilişkilerde kendi haklarını ve çıkarlarını korumakta güçlük yaşayabileceklerini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Tedavide ilaç tek başına yeterli olmuyor</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğunda erken dönemde psikiyatrik destek alınmasının büyük önem taşıdığını söyleyen Prof. Dr. Aslan, <strong>ilaç tedavisinin</strong> duyguların dengelenmesine katkı sağladığını ancak tek başına yeterli olmadığını belirtti.</p>

<p>Aslan, “Mutlaka destekleyici psikoterapi uygulanmalı. Özellikle bilişsel davranışçı yaklaşımlar sayesinde kişiler duygu, düşünce ve davranış ilişkisini anlamayı, dürtülerini tanımayı ve duygularını yönetmeyi öğrenebilir. Terapi uzun vadede kişiye önemli bir içgörü kazandırır” dedi.</p>

<h2><strong>Aile tutumu kişilik gelişiminde belirleyici rol oynuyor</strong></h2>

<p>Gençlik döneminde ailelerin yaklaşımı, çocukların kişilik gelişimini doğrudan etkiliyor.</p>

<p>Gençlik döneminde ebeveyn tutumlarının kişilik gelişiminde belirleyici olduğunu ifade eden Prof. Dr. Aslan, ailelerin çocuklarına hem sorumluluk vermesi hem de kontrollü bir özgürlük alanı tanıması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Aslan, “Gençlerin hayatı deneyimlemelerine fırsat verilmesi, baskıcı olmayan ama tutarlı ve dengeli ebeveyn tutumları sergilenmesi kişilik gelişimini olumlu yönde destekler.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Aslan baskıcı ya da tamamen kontrolsüz tutumlar yerine dengeli ve tutarlı ebeveyn davranışlarının, gençlerin sağlıklı bir kişilik geliştirmesine katkı sağladığını kaydederek şunları söyledi:</p>

<blockquote>
<p>“Gençlik döneminde aile tutumları çok önem taşıyor. Ebeveyn davranışları çocukların kişilik yapısına uygun, dengeli ve tutarlı olursa çocuklar ve gençler daha az bocalar. Gençlere aşırı baskı kurmadan onlara alan açmak, sorumluluk vermek, kontrollü bir şekilde hayatı deneyimlemelerine fırsat tanımak kişilik gelişimini olumlu yönde destekler.”</p>
</blockquote>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-2.jpeg" width="1600" /></h2>

<h2><strong>Borderline ile bipolar bozukluk karıştırılabiliyor</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğunun toplumda zaman zaman <strong>bipolar bozukluk ile karıştırıldığını</strong> belirten Prof. Dr. Aslan, iki hastalığın birbirinden farklı olduğunu söyledi.</p>

<p>Aslan, “Bipolar bozuklukta duygu durum değişimleri haftalar ya da aylar sürebilen depresif ve manik dönemler halinde görülür. Borderline kişilik bozukluğunda ise duygu değişimleri çok daha hızlıdır ve çoğu zaman çevresel olaylarla tetiklenir. Bu nedenle doğru tanı, doğru tedavi açısından büyük önem taşır” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/duygularini-kontrol-edemeyenler-dikkat-borderline-kisilik-bozuklugu-hayatinizi-alt-ust-edebilir</guid>
      <pubDate>Tue, 30 Jun 2026 09:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-4.jpeg" type="image/jpeg" length="86620"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Meme kanseri tedavisine başarının anahtarı: Kişiye özel tedavi planlaması]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/meme-kanseri-tedavisine-basarinin-anahtari-kisiye-ozel-tedavi-planlamasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/meme-kanseri-tedavisine-basarinin-anahtari-kisiye-ozel-tedavi-planlamasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Ekmel Tezel, meme kanserinde artık tek tip tedavi döneminin geride kaldığını vurguladı. Erken tanının önemine dikkat çeken Tezel, tümörün moleküler özelliklerine göre kişiye özel tedavi planlamasının hem yaşam süresini hem de yaşam kalitesini artırdığını anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Meme kanseri, dünyada ve Türkiye’de kadınlarda en sık görülen kanser türü olmayı sürdürüyor. Yaşın ilerlemesiyle birlikte risk artarken, görüntüleme yöntemlerindeki gelişmeler sayesinde hastalık çok daha erken evrelerde tespit edilebiliyor.</p>

<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu <strong>”Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi”</strong> programına konuk olan Genel Cerrahi Uzmanı <strong>Prof. Dr. Ekmel Tezel</strong>, meme kanseri tedavisindeki güncel yaklaşımları anlatarak erken tanı, kişiye özel tedavi ve yaşam kalitesini koruyan cerrahi yöntemlerin önemine dikkat çekti.</p>

<h2><strong>Kanal içi kanserlerde başarı oranı yüzde 100’e yaklaşıyor</strong></h2>

<p>Yaş ilerledikçe meme kanseri görülme sıklığının arttığını belirten Prof. Dr. Tezel, son yıllarda mamografi ve diğer görüntüleme yöntemlerindeki gelişmeler sayesinde kanal içi kanserlerin daha sık tespit edildiğini söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Tezel, “Kanal içi kanser evre 0 (sıfır) olarak kabul ettiğimiz, <strong>duktal karsinoma in situ</strong> dediğimiz, tümör hücrelerinin henüz süt kanalları içinde hapsolduğu ve çevre dokulara yayılmadığı durumdur” dedi.</p>

<p>Bu evrede yakalanan hastalarda tedavinin oldukça başarılı olduğunu belirten Tezel, “Kanal içi kanserlerin tedavisi çok daha kolaydır ve hayatta kalma ihtimali neredeyse yüzde 100’dür” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.01 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150701-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Memeyi koruyan cerrahiler ön planda</strong></h2>

<p>Kanal içi kanserlerin çoğunlukla mamografide görülen <strong>mikrokalsifikasyonlar</strong> sayesinde saptandığını belirten Prof. Dr. Tezel, hastalığın yaygınlığına göre farklı cerrahi yöntemlerin tercih edildiğini söyleyerek şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p>“Kireçlenme yalnızca sınırlı bir bölgede ise memeyi koruyarak sadece o alanı çıkarıyoruz ve sonrasında radyoterapi uyguluyoruz. Eğer yaygın bir tutulum söz konusuysa memenin iç dokusunu boşaltıp protez yerleştiriyoruz. Bu durumda çoğu zaman radyoterapiye ihtiyaç kalmıyor.”</p>
</blockquote>

<h2><strong>Meme kanseri riskini artıran ve azaltan faktörler</strong></h2>

<p>Meme kanseri gelişiminde kadın olmak, yaşın ilerlemesi, erken adet görmek, geç menopoza girmek ve ailesel yatkınlık gibi değiştirilemeyen risk faktörlerinin bulunduğunu belirten Prof. Dr. Tezel, yaşam tarzının da önemli rol oynadığını vurguladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Beslenme alışkanlıkları, sigara ve alkol kullanımı ile dışarıdan alınan hormonların riski etkileyebildiğini ifade eden Tezel, <strong>östrojen hormonunun</strong> meme kanserinde önemli bir etken olduğuna dikkat çekti.</p>

<p>Menopoz döneminde kullanılan hormon replasman tedavilerinin mutlaka meme kontrolleri yapıldıktan sonra başlanması gerektiğini belirten Prof. Dr. Tezel, tedavi süresinin uzamasının riski artırabildiğini söyleyerek, “Menopoz semptomlarının kontrolü için yaklaşık iki yıllık kullanım çoğu zaman yeterli oluyor. Ancak bu süre beş yıl ve üzerine çıktığında meme kanseri riski artabiliyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Doğum kontrol hapları konusunda da benzer bir durumun söz konusu olduğunu belirten Tezel, uzun süreli kullanımın dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.05" class="detail-photo img-fluid" height="700" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150705.jpeg" width="1193" /></p>

<h2><strong>Meme kanserinde tedaviler artık tümörün kimliğine göre belirleniyor</strong></h2>

<p>Meme kanseri cerrahisinde son 30 yılda önemli değişimler yaşandığını belirten Prof. Dr. Tezel, son 10 yılda ise tedavilerin çok daha <strong>kişiselleştiğini</strong> söyledi.<br />
Daha önce moleküler alt tiplere göre değil de anatomik evrelere göre hastalara cerrahi tedavi, kemoterapi, ışın tedavisi önerildiğini belirten Prof. Dr. Ekmel Tezel şunları kaydetti:</p>

<blockquote>
<p>“Şimdi artık moleküler alt tipleri de işin içine kattık. Tümör çok küçük, koltuk altında bir metastaz varken eğer bu östrojene duyarlı bir tümör ve çoğalma hızı düşükse mesela ameliyattan çok büyük fayda görüyor. Eğer östrojen negatif ve akıllı ilaçtan fayda görecek yani HER2 reseptörü pozitifse onu hiç bir şekilde ameliyat etmeyip önce ilaç tedavisine, kemoterapiye gönderiyoruz. Üçlü negatif dediğimiz tümör tipi ise çoğu kez artık koltuk altı durumuna da bakmaksızın, öncelikle kemoterapi ile başlıyoruz tedaviye.”</p>
</blockquote>

<p>Prof. Dr. Ekmel Tezel meme kanserinde kişiye özel tedavilerin önemini vurguladı. Östrojen duyarlı ve çoğalma hızı düşük tümörlerde cerrahinin büyük fayda sağladığını belirten Tezel, bazı tümör tiplerinde ise ameliyatın ilk seçenek olmaktan çıktığını ifade etti.</p>

<p>Özellikle genç hastalarda uygulanan bu yeni tedavi yaklaşımlarının önemli avantajlar sağladığını belirten Prof. Dr. Tezel, şöyle konuştu:</p>

<blockquote>
<p>“Bu özellikle genç hastalarda görülen bir durum; bu meme kaybıyla sonlanmadığı gibi bu tedavi yöntemi daha da iyisi koltuk altındaki lenf bezlerini korumuş oluyoruz.''</p>

<p>''Meme kanseri tedavisinde amacımız hem daha uzun hem de daha kaliteli bir hayat sunmak o yüzden her hastaya özel değerlendirme ile kişiye özel tedavi planlaması yapıyoruz.”</p>
</blockquote>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.02 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="907" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150702-1.jpeg" width="1600" /></h2>

<h2><strong>Ameliyat öncesi işaretleme teknikleri başarıyı artırıyor</strong></h2>

<p>Meme kanseri cerrahisinde ameliyat öncesi yapılan işaretlemelerin cerrahi başarısını artırdığını belirten Prof. Dr. Tezel, tümör ve gerekli durumlarda lenf bezlerinin <strong>marker</strong> adı verilen özel işaretleyicilerle belirlenebildiğini söyledi.</p>

<p>Bazı hastalarda mamografi eşliğinde tel ile işaretleme de yapıldığını anlatan Tezel, bu yöntem sayesinde çıkarılacak dokunun sınırlarının çok daha doğru belirlenebildiğini ifade etti.</p>

<p>Modern meme cerrahisinin en önemli amaçlarından birinin <strong>gereksiz doku çıkarımını önlemek</strong> olduğunu belirten Prof. Dr. Tezel, ameliyat sırasında uygulanan sentinel lenf nodu biyopsisinin bu konuda önemli avantajlar sağladığını söyleyerek şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p>“Ameliyat sırasında özel bir boya veriyoruz. Boyanın ulaştığı ilk lenf bezlerini çıkarıp patologlarımız değerlendiriyor. Böylece tüm lenf bezlerininin tamamını almak zorunda kalmadan cerrahinin sınırlarını belirleyebiliyoruz.”</p>
</blockquote>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.02" class="detail-photo img-fluid" height="694" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150702.jpeg" width="1081" /></h2>

<h2><strong>Amaç sadece hayatı uzatmak değil, yaşam kalitesini de korumak</strong></h2>

<p>Meme kanseri tedavisindeki temel hedefin yalnızca hastalığı ortadan kaldırmak olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Tezel, yaşam kalitesinin korunmasının da en az tedavinin başarısı kadar önemli olduğunu söyleyerek, “Meme kanseri tedavisinde amacımız hem daha uzun hem de daha kaliteli bir hayat sunmak. Bu nedenle her hastayı ayrı değerlendiriyor ve kişiye özel tedavi planı oluşturuyoruz” diye konuştu.</p>

<h2><strong>“Bizi korkutan hastalık değil, hastalık hakkındaki düşüncemiz”</strong></h2>

<p>Tedavinin yalnızca cerrahi ve ilaçlardan ibaret olmadığını belirten Prof. Dr. Tezel, hasta-hekim iletişiminin önemine dikkat çekerek, “Bizi korkutan hastalık değil, hastalık hakkındaki düşüncemizdir. Tedaviye başlamadan önce hastanın duygu durumunu anlamak, kaygılarını dinlemek ve onu sürece hazırlamak son derece önemlidir” diye konuştu.</p>

<p>Tedavi sonrasında ilk 2-3 yıl altı ayda bir, daha sonra ise yılda bir kontrolün yeterli olduğunu belirten Prof. Dr. Tezel, yaşam tarzı değişikliklerinin de nüks riskini azaltabileceğini söyledi.</p>

<p>Düzenli yürüyüş yapmak, aktif kalmak, yoga ve pilates gibi hem fiziksel hem de zihinsel rahatlama sağlayan aktivitelerle ilgilenmek ve sosyal yaşamı sürdürmenin önemine dikkat çeken Tezel, hastaların yalnızca hastalık üzerine konuşulan ortamlarda bulunmak yerine farklı sosyal faaliyetlere katılmalarını önerdi. Tezel, “Ameliyatlar nasıl kişiye göre planlanıyorsa, ameliyat sonrası yaşam değişiklikleri de kişinin karakterine, beklentilerine ve yaşam biçimine göre planlanmalıdır” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.01" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150701.jpeg" width="1600" /></p>

<p>Prof. Dr. Tezel, gelecekte meme kanseri tedavisinde medikal tedaviler ve genetik temelli uygulamaların daha da ön plana çıkacağını belirterek, kişiye özel tedavi anlayışının giderek güçleneceğini sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/meme-kanseri-tedavisine-basarinin-anahtari-kisiye-ozel-tedavi-planlamasi</guid>
      <pubDate>Tue, 16 Jun 2026 09:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150702-2.jpeg" type="image/jpeg" length="98059"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Horlama ve uyku apnesi hem yaşam kalitesini hem de sağlığı bozuyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/horlama-ve-uyku-apnesi-hem-yasam-kalitesini-hem-de-sagligi-bozuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/horlama-ve-uyku-apnesi-hem-yasam-kalitesini-hem-de-sagligi-bozuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi programına konuk olan Sağlık Bilimleri Üniversitesi Rektör Yardımcısı ve Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Mustafa Gerek, horlama ve uyku apnesinin yalnızca uyku kalitesini değil, kalp sağlığından günlük yaşam performansına kadar pek çok alanı etkileyen ciddi bir sağlık sorunu olduğuna dikkat çekti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu <strong>Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi</strong> programına konuk olan <strong>Sağlık Bilimleri Üniversitesi Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı ve Sağlık Bilimleri Üniversitesi Rektör Yardımcısı Tabip Tuğgeneral Prof. Dr. Mustafa Gerek</strong>, horlama ve uyku apnesiyle ilgili önemli bilgiler verdi.</p>

<h2><strong>Horlama boşanma sebebi olarak kabul edilebiliyor</strong></h2>

<p>Horlamanın sanıldığından çok daha ciddi sonuçları olduğunu anlatan Prof. Dr. Mustafa Gerek, “Horlama çevreyi rahatsız eden, kişinin çoğunlukla farkında olmadığı çok ciddi bir sosyal problem. Erkeklerde daha sık, kadınlarda daha az görülüyor ama menopoz sonrası kadınlarda da horlama problemi artıyor. Yargıtay horlamayı boşanma sebebi olarak kabul ediyor” dedi.</p>

<p>Horlamanın yaşam kalitesini bozan, sağlığı olumsuz etkileyen önemli sorunların ve hastalıkların habercisi olabileceğini vurgulayan Gerek, bu nedenle horlamanın hafife alınmaması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Horlamanın özellikle yumuşak damak başta olmak üzere ağız ve burundan birlikte nefes alma sırasında yumuşak damağın dalgalanmasıyla ortaya çıktığını belirten Prof. Dr. Gerek, “Ama sadece yumuşak damak değil, ses teli seviyesine kadar hava yolundaki her türlü darlık ve problem gürültülü uyumaya yani horlamaya sebep olabilir” diye konuştu.</p>

<p>Uyku apnesinin hava yolunun tıkanmasına bağlı olarak ortaya çıktığını belirten Gerek, “Uyku apnesi solunum çabasına rağmen 10 saniye ya da daha fazla süreyle nefes alamama durumudur. Burada özellikle yumuşak damak ve dil çok önemli rol oynar” dedi.</p>

<p>Prof. Dr. Gerek, hastalığın oluşum mekanizmasını şöyle anlattı:</p>

<blockquote>
<p>“Eğer uyku apnesi 20-25 saniye civarında sürerse kandaki oksijen düzeyi düşmeye başlar. Karbondioksit düzeyi artmaya başladığında vücut kendini uyandırır, uyku yüzeysel hale gelir, kas gücü tekrar yerine gelir ve hava yolu açılarak solunum devam eder. Bu durum gece boyunca defalarca tekrarlanabilir. Eğer bu durum bir saat içinde 5’ten fazla tekrarlıyorsa buna uyku apnesi diyoruz.”</p>
</blockquote>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 12 At 19.38.04 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-12-at-193804-1.jpeg" width="1600" /></h2>

<h2><strong>Cep telefonuyla bile tespit edilebiliyor</strong></h2>

<p>Uyku laboratuvarlarının uyku apnesini en ideal biçimde değerlendiren merkezler olduğunu belirten Prof. Dr. Gerek, “Günümüzde cep telefonlarına yüklenen basit programlar bile uyku sırasında horlamayı, nefes alışverişini ve uykuda solunum durmasıyla ilgili kabaca bilgi verebiliyor. Ancak ideal olan, uyku laboratuvarlarında 50-60 parametreyi aynı anda değerlendirerek uyku bozukluklarına tanı konulmasıdır” dedi.</p>

<p>Uyku apnesinin uyku bozuklukları içerisinde yer alan önemli bir sorun olduğunu belirten Gerek, bir saat içindeki solunum durmalarının sayısı ve süresine göre hastalığın derecelendirildiğini söyledi.</p>

<p>Uyku insan yaşamında vücudun yenilendiği çok önemli bir süreç olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Gerek, kaliteli uykunun sağlığı olumlu etkilediğini, uyku bozukluklarının ise çok farklı hastalıklara yol açabileceğini ifade etti.</p>

<p>“Uyku apnesi belirli bir düzeye geldiğinde sabahları baş ağrısıyla uyanma, yorgun uyanma, dikkat eksikliği, konsantrasyon güçlüğü ve hafızayla ilgili çok önemli sorunlar ortaya çıkabiliyor” diyen Gerek, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>

<blockquote>
<p>“Uyku apnesi sorunu olanlar iş hayatında öğleden sonra uyuklamaya başlayıp verimsiz hale gelebiliyor. Araç kullananlarda gündüz ortaya çıkan trafik kazalarının çok önemli sebeplerinden birisi uyku apnesi. Bu hastalar dinlenemediği için dikkatleri dağılıyor. Trafik ışıklarında beklerken bile uyuyan hastalar var.”</p>
</blockquote>

<h2><strong>”Uykuda ölümlerin temel sebebi uyku apnesi”</strong></h2>

<p>Yaşam biçiminin de uyku apnesi üzerinde etkili olduğunu belirten Prof. Dr. Gerek, alkol kullanımı, sigara ve tok karnına uyumanın uyku sağlığını bozduğunu söyleyerek, “Bu faktörler uyku apnesi ile bir araya geldiğinde çok daha şiddetli sonuçlar ortaya çıkabiliyor” dedi.</p>

<p>Uyku apnesinin kalp sağlığıyla doğrudan bağlantılı olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Gerek, “Uyku apnesi süreleri uzunsa kalpte yavaşlama meydana geliyor. Bazı uykuda ölümlerin temel sebebi uyku apnesi” dedi.</p>

<p>Uyku apnesinin son yıllarda kardiyoloji kliniklerinin de özel olarak üzerinde durduğu bir konu haline geldiğini belirten Gerek, kalp hastalıklarının önemli bir bölümünün altında uyku apnesinin bulunabildiğini ifade etti.</p>

<p>Uyku apnesinin önlenebilir ve tedavi edilebilir bir rahatsızlık olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Gerek, “Uyku apnesi kader değil. Uyku apnesi önlenebilir ve tedavi edilebilir bir durum” dedi.</p>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 12 At 19.38.06" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-12-at-193806.jpeg" width="1600" /></h2>

<h2><strong>“Uyku apnesinin tedavisi çocuk yaş grubunda başlar”</strong></h2>

<p>Çocukluk dönemindeki problemlerin ilerleyen yaşlarda uyku apnesine zemin hazırlayabileceğini belirten Prof. Dr. Gerek, şu değerlendirmeyi yaptı:</p>

<blockquote>
<p>“Çocuğunuzun ileride uyku apnesi olmasını istemiyorsanız çocuk yaş grubunda uykusunda tıkanması, horlaması, gece terlemesi varsa, geniz eti ve bademcik büyüklüğü gibi problemler varsa lütfen bunu en erken yaşta tedavi ettirin. İleri yaştaki uyku apnesi çocukluk dönemindeki sorunların tedavisiyle engellenebilir. Hatta benim bir aforizmam var; uyku apnesinin tedavisi çocuk yaş grubunda başlar.”</p>
</blockquote>

<p>Çocukların uyku sırasında nefes alıp verdiğinin duyulmaması gerektiğini belirten Gerek, “Bebek gibi uyuyor benzetmesi sağlıklı bir havayolunun en önemli göstergesidir” dedi.</p>

<p>Erişkin yaşlarda günlük yorgunluklar ve farklı nedenlerle uyku kalitesinde bozulmalar meydana gelebildiğini belirten Prof. Dr. Gerek, eşlerin dikkatli olması gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Eğer eşiniz uykuda terliyorsa, üstünü çok açıyorsa, nefesi duruyorsa mutlaka bir kulak burun boğaz hekimine ya da uyku bozukluklarıyla ilgilenen bir uzmana başvurun. En azından uyku apnesi var mı yok mu diye test yaptırmaları ve muayene olmaları çok önemli” diyen Gerek, tedavinin son derece yüz güldürücü sonuçlar verdiğini belirtti.</p>

<p>Uyku apnesi ve horlama tedavisinde öncelikle laboratuvar ortamında tanı konulmasının hedeflendiğini belirten Prof. Dr. Gerek, bunun mümkün olmadığı durumlarda eşlerden video kaydı istediklerini söyleyerek, “Horlayan eşin videosunu izleyerek uyku sırasındaki tıkanmalar ya da nefes alışveriş biçimi değerlendirilebiliyor ve uyku apnesi olup olmadığı konusunda önemli fikir veriyor” dedi.</p>

<p>Prof. Dr. Gerek, detaylı muayenenin ardından hastaya özel tedavi planlaması yapılması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Horlama tedavisinde çoğu zaman cerrahinin ön plana çıktığını belirten Prof. Dr. Mustafa Gerek, burun tıkanıklığı, damak sarkıklığı gibi problemlerin cerrahi yöntemlerle giderilebildiğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ancak horlamanın tamamen ortadan kalkacağının garanti edilemeyeceğini belirten Prof. Dr. Mustafa Gerek, yorgunluk, alkol, antidepresanlar, kas gevşeticiler ve yatış pozisyonunun da horlamayı etkileyebildiğini ifade ederek “Uyku hijyenine uygun düzenlemeler horlamayı yüzde 85 oranında azaltabilir” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 12 At 19.38.05 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="687" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-12-at-193805-1.jpeg" width="1102" /></p>

<h2><strong>“Damat adayları evlilik öncesi tedavi arıyor”</strong></h2>

<p>Horlamanın sosyal hayatı da etkilediğini belirten Prof. Dr. Gerek, “Evlenecek çiftlerden özellikle damat adayları evlilik öncesi horlama sorununu gidermek için tedavi arayışına gidebiliyor” dedi.</p>

<p>Uyku apnesi tedavisinde<strong> PAP</strong> adı verilen pozitif basınçlı cihazların önemli bir yer tuttuğunu belirten Prof. Dr. Gerek, bu cihazların ayarlarının uyku laboratuvarlarında hastaya özel olarak yapıldığını söyleyerek şunları kaydetti:</p>

<blockquote>
<p>“Bu cihazların ayarları uyku laboratuvarında hastaya uygun biçimde düzenlenir. Cihazla birlikte uyku apnesinin kaybolup kaybolmadığına bakılır ve hastaya uygun biçimde yeniden düzenlenir. Hasta uyum gösterdiği takdirde uyku apnesi tedavisindeki öncelikli tercih bu cihazların kullanılmasıdır”</p>
</blockquote>

<p>Burunlarında ciddi kemik eğriliği bulunmayan, damaklarında aşırı sarkma olmayan ve bademcikleri çok büyük olmayan hastaların bu cihazlarla rahatlıkla uyuyabildiğini belirten Gerek, tedavide en önemli unsurun hastanın cihaza uyum sağlaması olduğunu söyleyerek, “Bu cihazlar eskiden çok daha büyük ve taşınması daha zor cihazlardı. Günümüzde ise neredeyse bir gözlük kabı büyüklüğünde, nemlendirme özelliği olan yeni nesil cihazlar kullanılıyor” diye konuştu.</p>

<p>Uyku apnesi tedavisinde ağız içinde kullanılan ve <strong>kişiye özel ölçülerle hazırlanan apareylerin</strong> de bulunduğunu belirten Prof. Dr. Gerek, bu sistemlerin dili öne doğru çekerek hava yolunu açık tutmayı amaçladığını söyledi.</p>

<p>Ancak bu apareylere uyumun her zaman kolay olmadığını belirten Gerek, “Özellikle öğürme refleksi güçlü olan kişilerde kullanımı zor olabiliyor. Ayrıca çene ekleminde ağrılara da yol açabiliyor” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 12 At 19.38.05 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-12-at-193805-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Uyku apnesinde cerrahi tedavi hastaya göre planlanıyor</strong></h2>

<p>Uyku apnesi tedavisindeki bir diğer seçeneğin cerrahi olduğunu belirten Prof. Dr. Gerek, her hastanın ihtiyacına göre farklı yöntemlerin uygulanabildiğini söyledi.</p>

<p>Burunda sorun varsa buruna yönelik, damakta sarkma varsa damağa yönelik, bademcik büyüklüğü varsa bademciklere yönelik cerrahilerin uygulanabildiğini belirten Gerek, dil kökü ve epiglot bölgesindeki problemlerin de uyku apnesine yol açabildiğini ifade ederek “Çocukluk döneminde bademcik ameliyatı olmuş kişilerde bile dil kökündeki lenfoid dokular büyüyerek hava yolunda darlığa neden olabilir. Bazen de epiglot kapağında deformasyonlar görülebilir. Bunların her biri için farklı cerrahi seçenekler bulunuyor” dedi.</p>

<h2><strong>Robotik cerrahi ve dil kökü implantları dikkat çekiyor</strong></h2>

<p>Robotik cerrahinin özellikle dil kökü ve epiglot bölgesindeki problemlerde kullanılabildiğini belirten Prof. Dr. Gerek, dil kökündeki yağ fazlalığını azaltan ve dokuları temizleyen yöntemlerin başarılı sonuçlar verdiğini söyledi.</p>

<p>Ayrıca damak seviyesinde klasik ameliyatların yanı sıra sütürlerle damağı asma tekniklerinin de uygulanabildiğini belirten Gerek, yeni geliştirilen implant teknolojilerine de dikkat çekerek şöyle konuştu:</p>

<blockquote>
<p>“Ülkemizde henüz deneysel seviyede uygulanan yöntemlerle dil köküne yerleştirilen implantlar bulunuyor. Uyku sırasında nefes durduğunda bu implantlar ilgili kası uyararak hava yolunun açılmasını ve yeniden nefes alınmasını sağlayabiliyor.”</p>
</blockquote>

<p>Bu tedavilerin Amerika Birleşik Devletleri’nde üç farklı firma tarafından uygulandığını belirten Gerek, Türkiye’de de deneysel çalışmaların sürdüğünü ancak maliyetlerinin oldukça yüksek olduğunu ifade etti.</p>

<h2><strong>Uyku apnesi tedavisinde zayıflama iğneleri de kullanılıyor</strong></h2>

<p>Uyku apnesinde kilo kontrolünün büyük önem taşıdığını vurgulayan Prof. Dr. Gerek, “Avrupa’da obezite sıralamasında Türkiye ilk sırada yer alıyor. Bu nedenle hastalarımızın öncelikle kilo vermesini istiyoruz” dedi.</p>

<p>Uyku apnesinin tıbbi tedavisinde kullanılan zayıflama iğnelerinin <strong>FDA onayı</strong> aldığını belirten Gerek, “Hastalar yüzde 10 kilo kaybederse uyku apnesinde belirgin düzelmeler görülebiliyor” diye konuştu.</p>

<p>Ancak bu ilaçların mutlaka endokrinoloji uzmanı kontrolünde kullanılması gerektiğini vurgulayan Gerek, “Hiç kimse gidip eczaneden bu ilaçları doğrudan alıp kullanmamalı” uyarısında bulundu.</p>

<h2><strong>Zayıflar da horluyor</strong></h2>

<p>Horlamanın yalnızca kilolu kişilerde görüldüğü düşüncesinin doğru olmadığını belirten Prof. Dr. Gerek, “Zayıf kişilerde de horlama görülebilir” dedi.</p>

<p>Bu kişilerde horlamanın en sık nedenlerinin burun kemiği eğriliği, damak sarkması ve bademcik büyüklüğü olduğunu belirten Gerek, uygun ameliyatlarla bu sorunların giderilebildiğini söyledi.</p>

<h2><strong>Bazı meslek gruplarında uyku testi zorunlu</strong></h2>

<p>Özellikle şoförler ve teknik cihaz kullanan kişiler için kaliteli uykunun hayati önem taşıdığını belirten Prof. Dr. Gerek, uyku apnesi tanısı alan bazı kişilerin ehliyet yenileme sürecinde tedavi olduklarını belgelemek zorunda kaldıklarını söyleyerek “Özellikle kritik işler yapanların kaliteli uyuması çok önemli” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 12 At 19.38.04" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-12-at-193804.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Uzmanından uyarılar</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Mustafa Gerek programın sonunda horlama ve uyku apnesiyle ilgili şu uyarılarda bulundu:</p>

<ul>
 <li>Uyku kalitenize dikkat edin.</li>
 <li>Uyuduğunuz ortamın sıcaklığına, karanlığına ve sessizliğine önem verin.</li>
 <li>Horluyorsanız bu gerçeği kabul edin ve tedavi olun.</li>
 <li>Eşiniz sizi horladığınız için uyarıyorsa mutlaka çözüm arayın.</li>
</ul>

<p>Uyku apnesinin tedavi edilmediğinde yaşam süresini kısaltabildiğini belirten Prof. Dr. Gerek, sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<blockquote>
<p>”Uyku apnesi kader değildir. Tedavi edilebilir, kontrol edilebilir bir rahatsızlıktır ve tedavisi hayat kurtarır. Uyku apnesi ile yaşamaya devam edilirse kalp hastalığı, yüksek tansiyon gibi ciddi sağlık sorunları ortaya çıkabilir. Son dönemde kardiyoloji klinikleri de uyku apnesine çok önem veriyor. Çünkü kalp hastalıklarının pek çoğu uyku apnesi sebebiyle ortaya çıkabiliyor.”</p>
</blockquote>

<blockquote>
<p>”Uyku insan sağlığı açısından çok önemli. Uyku apnesi hayatımızı doğrudan etkiler çünkü ömrümüzün üçte biri uykuda geçiyor. Hayatımızda uykunun çok özel bir yeri var.”</p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/horlama-ve-uyku-apnesi-hem-yasam-kalitesini-hem-de-sagligi-bozuyor</guid>
      <pubDate>Sat, 13 Jun 2026 09:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-12-at-193805.jpeg" type="image/jpeg" length="70908"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kanser tedavileri çocuk sahibi olmaya engel değil]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/kanser-tedavileri-cocuk-sahibi-olmaya-engel-degil</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/kanser-tedavileri-cocuk-sahibi-olmaya-engel-degil" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Murat Sönmezer, doğurganlığın korunması ve yardımcı üreme tekniklerindeki son gelişmeleri değerlendirerek, Türkiye’de düşen doğurganlık oranlarına dikkat çekti. Prof. Dr. Murat Sönmezer yumurta, sperm ve yumurtalık dokusu dondurma yöntemleri sayesinde kanser tedavileri sonrası ebeveyn olmanın mümkün olduğunu anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Prof. Dr. Murat Sönmezer doğurganlığın korunması ve yardımcı üreme tekniklerindeki gelişmeleri anlattı.</p>

<p>Prof. Dr. Sönmezer ülkemizdeki nüfus artış hızının endişe verici biçimde azaldığını söyledi.</p>

<h2><strong>Türkiye’de nüfus artış hızındaki düşüş alarm veriyor</strong></h2>

<p>Toplum nüfusunun kendini yenileyebilmesi için doğurganlığın aile başına 2,1 çocuk olması gerektiğini belirten Prof. Dr. Sönmezer, Türkiye’de bu oranın son yıllarda yaklaşık 1,5’e kadar gerilediğine dikkat çekti.</p>

<p>Nüfus artış hızındaki düşüşün temel nedenleri arasında ekonomik kaygılar, kariyer planlamaları ve çocuk sahibi olmanın ileri yaşlara ertelenmesinin bulunduğunu ifade eden Sönmezer, modern toplumlarda ilk anne olma yaşının giderek yükseldiğini söyleyerek şunları kaydetti:</p>

<blockquote>
<p>”Çocuk yapmak isteyenler de daha geç yaşlarda çocuk sahibi olmak istiyor. İlk çocuk doğurma yaşı modern dünyada, batı dünyasında sosyo ekonomik düzey yükseldikçe çok ileri yaşlara geliyor, sonra da insanlar tek çocukla kalıyorlar. İlk anne olma yaşı 20’lerden 35 e kadar çıktı.”</p>
</blockquote>

<h2><strong>Doğurganlığın korunması her geçen gün daha önemli hale geliyor</strong></h2>

<p>Geç yaşta yapılan evlilikler, çocuk sahibi olmanın ileri yaşlara ertelenmesi ve genç yaşlarda görülen kanser vakalarındaki artış nedeniyle doğurganlığın korunmasının günümüzde her zamankinden daha önemli hale geldiğini belirten Prof. Dr. Sönmezer, kanser başta olmak üzere doğurganlığı olumsuz etkileyebilecek tedavilere başlamadan önce yumurta, sperm ve yumurtalık dokusunun dondurulması sayesinde hastaların ilerleyen yıllarda çocuk sahibi olabildiğini söyledi.</p>

<p>Kadınların belirli bir yumurta rezervi ile dünyaya geldiğini belirten Prof. Dr. Sönmezer, yaş ilerledikçe hem yumurta sayısının hem de yumurta kalitesinin azaldığını ifade etti. Sönmezer, “Kadın gebe kaldığında ya da doğum kontrol hapı kullandığında adet görmese bile yumurta rezervi azalmaya devam eder. Yaş ilerledikçe gebelik elde etmek zorlaşırken anormal gebelik riski de artar” diye konuştu.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 08 At 14.55.46 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-08-at-145546-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Yumurta, sperm ve yumurtalık dokusu dondurulabiliyor</strong></h2>

<p>Kanser tedavilerindeki gelişmeler sayesinde hastaların yaşam sürelerinin uzadığını ancak uygulanan tedavilerin doğurganlığı olumsuz etkileyebildiğini belirten Sönmezer, bu nedenle doğurganlığın korunmasının tedavi sürecinin önemli bir parçası haline geldiğini söyledi.</p>

<p>Yumurta hücresi, sperm ve yumurtalık dokusunun eksi 196 derecede sıvı nitrojen içerisinde uzun yıllar saklanabildiğini belirten Prof. Dr. Murat Sönmezer, “Dondurma işlemi yapıldığında adeta zamanı durdurmuş oluyoruz. Örneğin 20 yaşında yumurtalarını donduran bir kadın, yıllar sonra anne olmaya karar verdiğinde 20 yaşındaki yumurtalarının kalitesiyle gebelik elde edebiliyor” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 08 At 14.55.45 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="667" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-08-at-145545-1.jpeg" width="959" /></p>

<h2><strong>Prof. Dr. Sönmezer çocuk ve genç hastalarda karından yapılan işlemle doğurganlığı koruyarak Türkiye’de bir ilke imza attı.</strong></h2>

<p>Doğurganlığı koruyucu yöntemlerin yalnızca yetişkinlerde değil çocuk hastalarda da uygulanabildiğini belirten Prof. Dr. Murat Sönmezer, özellikle lösemi nedeniyle kök hücre nakli planlanan çocuklarda yumurtalık dokusunun dondurulmasının büyük önem taşıdığını söyledi.</p>

<p>Kanser dışında talasemi, bazı böbrek hastalıkları, sistemik lupus eritematozus, bazı kan hastalıkları ve genetik hastalıklarda da doğurganlığın korunabildiğini ifade eden Sönmezer, “Kanser ya da kanser dışı herhangi bir nedenle doğurganlığını kaybetme riski bulunan hem kadınlarda hem erkeklerde üreme kapasitesini koruyabiliyoruz” dedi.</p>

<p>Prof. Dr. Murat Sönmezer, yumurta toplama işleminin standart olarak vajinal yoldan gerçekleştirildiğini belirterek, özellikle çocuk hastalar ve genç kızlarda bu yöntemin aileler ve hastalar tarafından her zaman tercih edilmediğini, bazı hastaların ise işlem nedeniyle çekinceler yaşayabildiğini belirtti.</p>

<p>Bu ihtiyaçtan yola çıkarak yıllar önce yumurtalıklardaki yapışıklık nedeniyle karından yumurta toplamak zorunda kaldığı bir hastasına uyguladığı yöntemi geliştirdiğini anlatan Sönmezer, daha sonra bu tekniği doğurganlığını korumak isteyen genç hastalarda kullanmaya başladığını söyledi. Türkiye’de ilk kez karından yumurta toplama işlemini gerçekleştiren Prof. Dr. Murat Sönmezer, bugüne kadar yaklaşık <strong>800 çocuk ve genç hastada</strong> bu yöntemi başarıyla uyguladığını belirterek, bu alanda<strong> dünyadaki ilk bilimsel yayınlardan birine de imza attığını</strong> ifade etti.</p>

<p>Sönmezer, karından yumurta toplama yönteminin özellikle doğurganlığını kaybetme riski bulunan çocuklar ve genç kadınlar için önemli bir alternatif olduğuna dikkat çekti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 08 At 14.55.46 (3)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-08-at-145546-3.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Çiftler evlenir evlenmez test yaptırmalı</strong></h2>

<p>Çocuk sahibi olmayı hemen düşünmeseler bile evlenen çiftlerin doğurganlık durumlarını değerlendirmesi gerektiğini vurgulayan Sönmezer, kadınların <strong>AMH testiyle</strong> yumurtalık rezervlerini, erkeklerin ise <strong>sperm analiziyle </strong>üreme potansiyellerini öğrenebileceğini söyleyerek “Bugün düşük yumurtalık rezervine sahip bir kadın doğal yollarla gebe kalabilir. Ancak birkaç yıl sonra bu şansını tamamen kaybedebilir. Bu nedenle çiftlerin durumlarını erken dönemde bilmeleri çok önemli” diye konuştu.</p>

<p>Kadında basit bir AMH testi, erkekte ise sperm analizi ile olası sorunların önceden tespit edilebildiğini belirten Sönmezer, çocuk sahibi olmayı ileriki yıllara bırakmayı planlayan çiftlerin de bu testleri yaptırmasının önemli olduğunu söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 08 At 14.55.45" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-08-at-145545.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Sigara, kilo ve stres doğurganlığı etkiliyor</strong></h2>

<p>Yaşam tarzının doğurganlık üzerinde önemli etkileri bulunduğunu belirten Sönmezer, sigara kullanımı, sağlıksız beslenme, fazla kilo ve stresin hem kadınlarda hem erkeklerde üreme kapasitesini olumsuz etkilediğini söyledi.</p>

<p>Bir adet döneminde doğal yolla gebelik elde etme ihtimalinin yaklaşık yüzde 20 olduğunu belirten Sönmezer, düzenli adet gören kadınlarda yumurtlama döneminin doğru hesaplanmasının gebelik şansını artırabileceğini ifade etti.</p>

<p>Düzenli adet görmenin tek başına doğurganlığın normal olduğu anlamına gelmediğini vurgulayan Sönmezer, kadınların belirli aralıklarla yumurtalık rezervlerini kontrol ettirmeleri gerektiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 08 At 14.55.46 (1)-1" class="detail-photo img-fluid" height="665" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-08-at-145546-1-1.jpeg" width="962" /></p>

<h2><strong>Yardımcı üreme tekniklerinde başarı oranları yükseldi</strong></h2>

<p>Yumurta dondurma işlemlerinde kullanılan vitrifikasyon adı verilen hızlı dondurma yönteminin başarı oranlarını önemli ölçüde artırdığını belirten Sönmezer, günümüzde dondurulmuş ve çözülmüş yumurtalarla elde edilen gebelik oranlarının taze yumurtalarla elde edilen sonuçlara oldukça yaklaştığını söyledi.</p>

<p>Polikistik over sendromu gibi düzensiz adet gören kadınlarda yumurtlama takibi, zamanlanmış ilişki ve aşılama yöntemlerinin uygulanabildiğini belirten Sönmezer, aşılama tedavisinin genellikle üç denemeye kadar sürdürüldüğünü, sonuç alınamaması halinde tüp bebek tedavisine geçildiğini ifade etti.</p>

<p>Çocuk sahibi olmakta güçlük yaşayan çiftlerin umutsuzluğa kapılmaması gerektiğini belirten Sönmezer, “Bugün yardımcı üreme tekniklerinde elde edilen başarı oranları geçmişe göre çok daha yüksek. Zamanlanmış ilişki, aşılama ve tüp bebek uygulamaları sayesinde çok sayıda çift çocuk sahibi olabiliyor” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/kanser-tedavileri-cocuk-sahibi-olmaya-engel-degil</guid>
      <pubDate>Tue, 09 Jun 2026 09:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-08-at-145546.jpeg" type="image/jpeg" length="96527"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[KİM NE KADAR MAAŞ ALACAK? Temmuz zammı sonrası memur, emekli ve kamu çalışanı maaşları: 33 meslek için maaş tablosu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ara zam sonrası memur, emekli ve kamu çalışanı maaşları için yeni hesaplama yapıldı. Hakim, savcı, polis, öğretmen, hemşire, zabıta, itfaiyeci, infaz koruma memuru, mübaşir, vaiz, mühendis, kamu işçisi, SSK ve Bağ-Kur emeklisi maaşlarında güncel tablo ortaya çıktı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Ara zam için milyonlarca memur, emekli ve kamu çalışanının beklediği maaş hesabı yeniden güncellendi. TÜİK’in 3 Temmuz'da enflasyon verisini açıklamasıyla birlikte 6 aylık zam oranı netleşirken, memur, memur emeklisi, SSK ve Bağ-Kur emeklileri için yeni maaş tahminleri de ortaya çıktı. Hakim, savcı, polis, öğretmen, hemşire, zabıta, itfaiyeci, infaz koruma memuru, vaiz, mühendis ve kamu işçisi gibi birçok meslek grubunda Temmuz sonrası beklenen maaşlar tek tek hesaplandı. İşte en güncel Temmuz zammı tablosu ve meslek meslek yeni maaş beklentileri...</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu</guid>
      <pubDate>Mon, 08 Jun 2026 15:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/kim-ne-kadar-maas-aliyor-emekli-memur-kamu-temmuz-zammi.webp" type="image/jpeg" length="56518"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kadınlar dikkat: 40 yaşından sonra mamografi şart]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/kadinlar-dikkat-40-yasindan-sonra-mamografi-sart</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/kadinlar-dikkat-40-yasindan-sonra-mamografi-sart" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu ‘Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi’ programına konuk olan Prof. Dr. Füsun Taşkın, meme kanserinde erken tanının hayati önemini vurguladı. 40 yaşından itibaren kadınların yılda bir kez mamografi yaptırması gerektiğini belirten Taşkın, düzenli taramaların meme kanserine bağlı ölüm riskini yüzde 40-45 oranında azalttığını ifade ederek gelişen görüntüleme yöntemleri ve kişiselleştirilmiş takiplerin erken tanıyı güçlendirdiğini ifade etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Radyoloji Uzmanı Prof. Dr. Füsun Taşkın, meme kanserinde erken tanının önemini ve son yıllarda görüntüleme teknolojilerinde yaşanan gelişmeleri anlattı. Taşkın, kadınların 40 yaşından itibaren yılda bir kez mamografi yaptırması gerektiğini vurgulayarak, düzenli taramanın meme kanserine bağlı ölüm riskini yüzde 40-45 oranında azalttığını söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 05 At 19.10.51" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-05-at-191051.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Yüksek riskli kadinlarda meme taramasına erken başlanmalı</strong></h2>

<p>Meme kanseri taramasında mamografinin altın standart yöntem olduğunu belirten Prof. Dr. Taşkın, bu yöntemin dünyada en fazla bilimsel çalışmaya konu olmuş görüntüleme sistemi olduğunu ifade etti.</p>

<p>Kadınların 40 yaşından sonra yılda bir kez mamografi yaptırması gerektiğini belirten Taşkın, çekilen görüntülerin mutlaka saklanmasını ve sonraki yıllardaki tetkiklerle karşılaştırılmasını önerdi. Taşkın, böylece memedeki çok küçük değişikliklerin daha erken fark edilebildiğini söyledi.</p>

<p>BRCA1 veya BRCA2 gen mutasyonu taşıyan ya da ailesinde yoğun meme ve yumurtalık kanseri öyküsü bulunan kadınların yüksek risk grubunda yer aldığını belirten Taşkın, bu kişilerde mamografinin yanı sıra meme ultrasonografisinin de takip programına eklenmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Yüksek riskli kadınlarda taramaların ailede görülen ilk meme kanseri vakasından 10 yıl önce başlatıldığını belirten Taşkın, “Ailede 35 yaşında meme kanseri görüldüyse, takiplerin 25 yaşında başlaması gerekir” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 05 At 19.10.52 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-05-at-191052-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Meme kanseri her zaman kitle olarak ortaya çıkmıyor</strong></h2>

<p>Meme kanserinin her zaman ele gelen bir kitle şeklinde ortaya çıkmadığını belirten Prof. Dr. Taşkın, özellikle erken evrede mikron düzeyindeki değişikliklerin görüntüleme yöntemleriyle saptanabildiğini söyledi.</p>

<p>Bu nedenle hiçbir şikâyeti olmayan kadınların da düzenli kontrollerini ihmal etmemesi gerektiğini vurgulayan Taşkın, genç yaşta ve yoğun meme dokusuna sahip kadınlarda mamografinin tek başına yeterli olmayabileceğini, bu durumlarda ultrasonografinin önemli katkı sağladığını kaydetti.<br />
<img alt="Whatsapp Image 2026 06 05 At 19.10.52" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-05-at-191052.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>15 dakikalık biyopsi tedavinin yol haritasını çiziyor</strong></h2>

<p>Görüntüleme sırasında şüpheli bir bulgu tespit edildiğinde biyopsinin büyük önem taşıdığını belirten Taşkın, ultrason eşliğinde yapılan meme biyopsilerinin hazırlık süreciyle birlikte yaklaşık 15 dakikada tamamlanabildiğini söyledi.</p>

<p>Doğru yapılan biyopsinin cerrahi planlamaya rehberlik ettiğini vurgulayan Taşkın, birçok hastada tek cerrahi girişimle başarılı sonuçlar alınabildiğini ifade etti.</p>

<h2><strong>Yeni nesil görüntüleme yöntemleri erken tanıyı güçlendiriyor</strong></h2>

<p>Son 10 yılda radyolojide çok önemli gelişmeler yaşandığını belirten Prof. Dr. Füsun Taşkın, gelişen ultrason teknolojileri sayesinde iyi ve kötü huylu oluşumların daha hızlı ve güvenilir biçimde ayırt edilebildiğini söyledi.</p>

<p>Dijital mamografiyle birlikte kullanılan tomosentez teknolojisinin memeden kesitsel görüntüler alınmasını sağladığını belirten Taşkın, özellikle yoğun meme dokusunda gizlenebilen oluşumların daha kolay tespit edilebildiğini ifade etti.</p>

<h2><strong>Kontrastlı mamografi MR’a alternatif olabiliyor</strong></h2>

<p>Kontrastlı mamografinin son yılların en önemli gelişmelerinden biri olduğunu belirten Prof. Dr. Taşkın, damardan verilen kontrast madde sayesinde şüpheli bölgelerin çok daha ayrıntılı değerlendirilebildiğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu yöntemin özellikle meme başı akıntısı olan, eline kitle gelen, muayenede şüpheli bulgu saptanan veya yüksek risk grubunda bulunan kadınlarda kullanıldığını belirten Taşkın, bazı hastalarda meme MR’ına olan ihtiyacı da ortadan kaldırabildiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 05 At 19.10.52 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-05-at-191052-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Ameliyat olamayan hastalarda yeni tedavi seçeneği</strong></h2>

<p>Meme kanseri tespit edildiğinde tümörün yanı sıra karşı meme ve koltuk altı lenf bezlerinin de değerlendirilmesi gerektiğini belirten Taşkın, doğru evrelemenin tedavi başarısında kritik rol oynadığını söyledi.</p>

<p>Yaş veya ek hastalıklar nedeniyle ameliyat edilemeyen bazı hastalarda tümörün dondurularak tedavi edilmesine olanak sağlayan yöntemlerin uygulanabildiğini belirten Taşkın, bu yaklaşımın uygun hastalarda hem hızlı iyileşme hem de kozmetik avantajlar sunduğunu kaydetti.</p>

<p>Programda kadınlara çağrıda bulunan radyoloji uzmanı Prof. Dr. Füsun Taşkın, “Memede çözümsüz kalan bir sorun yok. Meme kanseri erken tanındığında en başarılı şekilde yönetilebilen ve tedavi edilebilen kanser türlerinden biridir. Bu nedenle düzenli kontroller ihmal edilmemelidir” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/kadinlar-dikkat-40-yasindan-sonra-mamografi-sart</guid>
      <pubDate>Sat, 06 Jun 2026 09:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-05-at-191053.jpeg" type="image/jpeg" length="16638"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN DEĞERLİ TÜRK FUTBOLCULAR: İŞTE GÜNCELLENEN PİYASA DEĞERLERİYLE EN DEĞERLİ TÜRK OYUNCULAR]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[En değerli Türk oyuncular listesi yeniden güncellendi. Avrupa’da ve Süper Lig’de öne çıkan en değerli Türk futbolcular arasındaki sıralama değişirken, en değerli Türk futbolcuları kimler sorusu da yeniden gündeme geldi. Piyasa değeri artan yıldızlar, dikkat çeken performanslar ve yükselen genç yeteneklerle şekillenen en değerli Türk futbolcular güncel listesinde tüm detaylar bu fotogaleride.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>En değerli Türk oyuncular listesi bir kez daha güncellendi. Avrupa’nın önde gelen liglerinde forma giyen ve Süper Lig’de performansıyla öne çıkan isimlerin yer aldığı bu sıralama, en değerli Türk futbolcular arasındaki rekabeti net biçimde ortaya koyuyor. Piyasa değerleri, yaş, performans ve uluslararası etki kriterleri dikkate alınarak hazırlanan listede, en değerli Türk futbolcuları kimler sorusunun yanıtı dikkat çekiyor. İşte en değerli Türk futbolcular güncel listesi ve detayları…</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli</guid>
      <pubDate>Fri, 05 Jun 2026 10:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/en-degerli-turk-futbolcular-1.webp" type="image/jpeg" length="39005"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[A MİLLİ TAKIMDAN DÜNYA SIRALAMASINDA SIÇRAMA! İşte kadro değeri, güncel kadro ve maç programı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[A Milli Futbol Takımı’nın 2026 Dünya Kupası yolculuğu başladı. İşte Montella’nın aday kadrosu, hazırlık maçları, D Grubu fikstürü ve ay-yıldızlıların piyasa değeri hakkında tüm detaylar!]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>A Milli Futbol Takımı, Vincenzo Montella yönetiminde 24 yıllık Dünya Kupası hasretini sona erdirerek 2026 FIFA Dünya Kupası yolculuğuna hazırlanıyor. Geçtiğimiz günlerde açıklanan geniş aday kadro, turnuva öncesi hazırlık maçları, grup fikstürü ve ay-yıldızlı ekibin toplam piyasa değeri futbolseverlerin gündeminde. İşte A Milli Takım’ın Dünya Kupası öncesi merak edilen tüm detayları…</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3></h3>

<h2></h2></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi</guid>
      <pubDate>Tue, 19 May 2026 21:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/amillitakim-1.webp" type="image/jpeg" length="57504"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN PAHALI OYUNCULAR! İşte güncel sıralamayla Süper Lig'in en değerli 20 futbolcusu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Süper Lig’de oyuncuların piyasa değerleri yeniden şekillendi. Güncel Transfermarkt verileri doğrultusunda ligde forma giyen futbolcular arasından en yüksek piyasa değerine sahip 20 isim belirlendi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Süper Lig ekiplerinde forma giyen oyuncuların piyasa değeri sıralaması da yeniden şekillendi. Güncel verilerle birlikte Süper Lig’in en değerli 20 futbolcusu netleşti. İşte listenin tamamı…</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri</guid>
      <pubDate>Mon, 18 May 2026 14:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/guncel-liste-super-lig-oyuncular.webp" type="image/jpeg" length="65541"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EMEKLİYE ÖTV’SİZ ARAÇ DÜZENLEMESİ 2026 SON DURUM: Emekliye ÖTV’siz araba şartları ve araç fiyatları]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Son dakika gelişmesi: emekliye ÖTVsiz araç düzenlemesi gündemde. ÖTVsiz araç fiyatları ve araç listesi 2026 detaylarıyla ÖTV indirimi ve muafiyet kapsamı netleşiyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Emekliye ÖTVsiz araç düzenlemesi 2026 yılında en çok konuşulan başlıklar arasında yer alıyor. Özellikle emekliye ÖTVsiz araç listesi 2026 kapsamında hangi modellerin yer alacağı ve kimlerin bu haktan yararlanabileceği araştırılıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari</guid>
      <pubDate>Sat, 16 May 2026 08:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-son-durum.webp" type="image/jpeg" length="62814"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[3. ODTÜ Jonglörlük Festivali'nde sanatçıların performansı beğeni topladı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ODTÜ Jonglörler Topluluğu tarafından düzenlenen 3. ODTÜ Jonglörlük Festivali, Başkentli sanatseverleri ve öğrencileri bir araya getirmeye devam ediyor. ODTÜ Büyük Spor Salonu ve çevresinde süren etkinlikler kapsamında, havanın kararmasıyla birlikte sahne alan sanatçılar, ateşle yaptıkları tehlikeli ve estetik gösterilerle geceyi aydınlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ODTÜ Jonglörler Topluluğu tarafından bu yıl üçüncüsü düzenlenen 3. ODTÜ Jonglörlük Festivali, ODTÜ Büyük Spor Salonu’nda tüm coşkusuyla devam ediyor. Festival programı kapsamında sahne alan sanatçıların gece karanlığında gerçekleştirdiği ateş gösterileri, izleyicilere adrenalin dolu anlar yaşattı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sanatçıların ateşli asalar ve çeşitli ekipmanlarla sergilediği estetik figürler, jonglörlük sanatının sınırlarını zorlayan performanslara sahne oldu. Hem teknik ustalığın hem de görsel sanatın harmanlandığı festival, Başkentli sanatseverler ve öğrenciler tarafından ilgiyle takip ediliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ahmet Çağatay Bayraktar</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi</guid>
      <pubDate>Sun, 03 May 2026 10:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/a-a-20260503-41275051-41275034-o-d-t-u-j-o-n-g-l-o-r-l-u-k-f-e-s-t-i-v-a-l-i.jpg" type="image/jpeg" length="67085"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ASGARİ ÜCRET VE EMEKLİ MAAŞLARINA ARA ZAM TALİMATI: İşte masadaki rakamlar]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye’de milyonlarca çalışan ve emekliyi doğrudan ilgilendiren maaş düzenlemelerine ilişkin yeni iddialar gündemde... Asgari ücret ve emekli maaşlarına ek zam yapılacağı söylentisi seçim hazırlıklarıyla birlikte ekonomi politikalarında değişim beklentisini artırdı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye’de milyonlarca çalışan ve emekliyi ilgilendiren maaş düzenlemeleriyle ilgili kulis bilgileri gündemi hareketlendirdi. Asgari ücret ve emekli maaşlarına ek zam yapılabileceği yönündeki iddialar, seçim hazırlıklarıyla birlikte ekonomi politikalarında değişim sinyali olarak yorumlanıyor.</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 14:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/emekli-asgariucretli-seyyanen-zam.webp" type="image/jpeg" length="70700"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN DEĞERLİ MİLLİ TAKIMLAR GÜNCEL LİSTE: Türkiye kaçıncı sırada?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2026’nın en değerli milli takımları açıklandı! Türkiye A Milli Takımı, kadro değerinde 40 milyon euroluk artışla büyük bir sıçrama yaptı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Uluslararası futbol arenasında milli takımların piyasa değerleri güncellendi. 2026 yılının Mart ayı itibarıyla açıklanan listede, Türkiye A Milli Futbol Takımı büyük bir çıkış yakalayarak dikkatleri üzerine çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Türkiye de sıralamada yer buldu</strong></h2>

<p>Genç ve Avrupa’da forma giyen futbolcuların değerindeki artış, bu sıçramanın en büyük nedenlerinden biri olarak gösteriliyor. Özellikle Arda Güler ve Kenan Yıldız gibi isimlerin performansları, milli takımın piyasa değerine ciddi katkı sağladı. İşte dünyanın en değerli milli takımları!</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada</guid>
      <pubDate>Mon, 23 Mar 2026 15:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/03/en-degerli-milli-takimlar-turkiye-kacinci.webp" type="image/jpeg" length="31461"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EMEKLİ BAYRAM İKRAMİYESİ 2026: SSK ve Bağ-Kur'lular ne kadar alacak, ikramiyeler ne zaman yatacak?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekli-bayram-ikramiyesi-2026-ssk-ve-bag-kurlular-ne-kadar-alacak-ikramiyeler-ne-zaman-yatacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekli-bayram-ikramiyesi-2026-ssk-ve-bag-kurlular-ne-kadar-alacak-ikramiyeler-ne-zaman-yatacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2026 emekli bayram ikramiyesi için beklentiler yükseldi. SSK ve Bağ-Kur emeklilerinin merak ettiği yeni ikramiye tutarına zam yapılıp yapılmayacağı gündemde. İşte Ramazan Bayramı öncesi ödeme takvimi, dul-yetim aylığı alanlara yapılacak ödeme oranları ve ikramiyeye ilişkin yasal düzenleme hazırlığına dair güncel detaylar...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Milyonlarca SSK ve Bağ-Kur emeklisi, Ramazan Bayramı öncesi ödenecek ikramiyenin 2026’da ne kadar olacağını merak ediyor. Son olarak 4 bin TL’ye yükseltilen bayram ikramiyesinde yeni bir artış yapılıp yapılmayacağı ve olası zam oranı, emeklilerin gündeminde ilk sırada yer alıyor. Özellikle maaş zamlarının ardından gözler, açıklanacak yeni ikramiye tutarına çevrildi.</p>

<h3></h3>

<h4></h4></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekli-bayram-ikramiyesi-2026-ssk-ve-bag-kurlular-ne-kadar-alacak-ikramiyeler-ne-zaman-yatacak</guid>
      <pubDate>Mon, 02 Mar 2026 19:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/03/emekli-bayram-ikramiyesi-ne-kadar-ne-zaman.webp" type="image/jpeg" length="52791"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SÜPER LİG'İN EN PAHALI 15 TRANSFERİ! İŞTE EN PAHALI YABANCI TRANSFERLER]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligin-en-pahali-15-transferi-iste-en-pahali-yabanci-transferler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligin-en-pahali-15-transferi-iste-en-pahali-yabanci-transferler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İşte Süper Lig'in en pahalı transferleri! En pahalı transferler Süper Lig tarihinde hangi yıldızlarla yapıldı? En pahalı yabancı transferler ve rekor bonservisler burada.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Transfer dönemleri, Süper Lig’de sadece kadroları değil gündemi de değiştiriyor. Kulüplerin milyonlarca euro ödeyerek kadrosuna kattığı yıldızlar; hem rekabetin seviyesini yükseltiyor hem de tartışmaları beraberinde getiriyor. Bu dosyada, en pahalı transferler Süper Lig tarihine geçen isimleri tek listede topladık. İşte Süper Lig en pahalı transferler sıralaması ve her bir hamlenin kısa hikâyesi…</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligin-en-pahali-15-transferi-iste-en-pahali-yabanci-transferler</guid>
      <pubDate>Wed, 28 Jan 2026 16:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/01/super-lig-tarihinin-en-pahali-transferleri-1.webp" type="image/jpeg" length="85286"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
