<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>24 Saat Gazetesi Ankara</title>
    <link>https://www.24saatgazetesi.com</link>
    <description>Ankara son dakika haberleri, asayiş, trafik kazası ve yangın olayları Gazeteciler Cemiyeti yayın organı 24 Saat'te. Günün maçı saat kaçta, ne zaman, hangi kanalda?</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.24saatgazetesi.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>24 Saat Gazetesi Ankara - Copyright © 2026. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Mon, 24 Aug 2026 13:04:27 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EŞİK Platformu'ndan HÜDA PAR'ın yoğun bakım önerisine tepki: "İnsan hayatını riske atar"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/esik-platformundan-huda-parin-yogun-bakim-onerisine-tepki-insan-hayatini-riske-atar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/esik-platformundan-huda-parin-yogun-bakim-onerisine-tepki-insan-hayatini-riske-atar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[EŞİK Platformu, HÜDA PAR milletvekilinin yoğun bakım ünitelerinin kadın ve erkek hastalar için ayrılması yönündeki önerisine tepki gösterdi. Platform, “mahremiyet” gerekçesiyle gündeme getirilen uygulamanın bilimsel sağlık hizmetlerine ve laiklik ilkesine aykırı olduğunu savundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>EŞİK Platformu, <strong>HÜDA PAR milletvekilinin yoğun bakım ünitelerinin kadın ve erkek hastalar için ayrılması yönündeki önerisine</strong> tepki gösterdi. Platform, söz konusu önerinin sağlık hizmetlerinin bilimsel esaslardan uzaklaştırılması ve kamusal alanın cinsiyete göre ayrıştırılması anlamına geleceğini savundu.</p>

<p>Platformun sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, yoğun bakım ünitelerinde kadın ve erkek hastalar için ayrı alan oluşturulması önerisinin “mahremiyet” gerekçesiyle gündeme getirildiği belirtilerek, bu yaklaşım eleştirildi.</p>

<p><img alt="Eşik-2" class="detail-photo img-fluid" height="792" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/esik-2.png" width="1424" /></p>

<h2><strong>EŞİK Platformu: "Bilimsel sağlık hizmetine saldırıdır"</strong></h2>

<p>EŞİK Platformu, yoğun bakım ünitelerinin kadın ve erkek hastalar için ayrılmasının <strong>bilimsel sağlık hizmetleri ve Anayasa'nın laiklik ilkesiyle bağdaşmadığını</strong> öne sürdü.</p>

<p>Platform, kamusal hizmetlerin dini referanslara veya cinsiyete göre değil, bilimsel esaslar ve Anayasa'nın eşitlik ilkesi doğrultusunda yürütülmesi gerektiğini ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Açıklamada, sağlık hizmetlerinin cinsiyete göre ayrıştırılmasına yönelik girişimlerin kadınların kamusal alandaki varlığı açısından da değerlendirilmesi gerektiği savunuldu.</p>

<h3><strong>"Yoğun bakımda saniyeler önemli"</strong></h3>

<p>EŞİK Platformu, özellikle <strong>yoğun bakım ünitelerinde zamanın kritik olduğuna</strong> dikkat çekti.</p>

<p>Platformun paylaşımında, yoğun bakım gibi acil tıbbi müdahalelerin gerçekleştirildiği alanların “haremlik-selamlık” anlayışıyla bölünmesinin sağlık çalışanlarının müdahale süreçlerini zorlaştırabileceği ve insan hayatını riske atabileceği ileri sürüldü.</p>

<p>Açıklamada, <strong>"saniyelerin önemli olduğu hayati alanları 'haremlik-selamlık' uygulamalarıyla bölmek, acil tıbbi müdahaleleri zorlaştırır ve insan hayatını doğrudan riske atar"</strong> değerlendirmesine yer verildi.</p>

<h3><strong>"Haremlik-selamlık" uygulaması eleştirisi</strong></h3>

<p>EŞİK Platformu, tartışmanın yalnızca yoğun bakım üniteleriyle sınırlı olmadığını savundu.</p>

<p>Platform; eğitim, çalışma hayatı, toplumsal alan ve acil sağlık hizmetleri gibi farklı alanlarda <strong>“haremlik-selamlık” uygulamalarının</strong> gündeme getirilmesini eleştirdi.</p>

<p>Bu tür girişimlerin toplumun dini referanslara göre şekillendirilmesi arzusunun bir parçası olduğunu öne süren platform, kadınların kamusal alandaki varlığına yönelik müdahalelere karşı çıkılması gerektiğini belirtti.</p>

<h3><strong>EŞİK Platformu'ndan laiklik vurgusu</strong></h3>

<p>Paylaşımda sağlık hizmetlerine erişimin <strong>nitelikli, ulaşılabilir ve bilimsel esaslara dayalı politikalarla</strong> güvence altına alınması gerektiği vurgulandı.</p>

<p>EŞİK Platformu ayrıca Anayasal haklara, yaşam hakkına ve laiklik ilkesine sahip çıkılması çağrısında bulundu.</p>

<p></p>

<blockquote class="twitter-tweet">
<p dir="ltr" lang="tr">🔴 HÜDA PAR milletvekilinin yoğun bakım ünitelerinin kadın ve erkek hastalar için ayrılması yönündeki “mahremiyet” kılıflı teklifi, kadınların kamusal alandaki varlığına, bilimsel sağlık hizmetine ve Anayasal <a href="https://x.com/hashtag/laiklik?src=hash&amp;ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">#laiklik</a> ilkesine açık bir saldırıdır.<br />
<br />
👩🏼‍⚕️ Kamusal hizmetlerin ve…</p>
— esikplatformu (@esikplatformu) <a href="https://x.com/esikplatformu/status/2091758543229558922?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">August 24, 2026</a></blockquote>
<script async src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/esik-platformundan-huda-parin-yogun-bakim-onerisine-tepki-insan-hayatini-riske-atar</guid>
      <pubDate>Mon, 24 Aug 2026 12:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/yogun-bakimpng.webp" type="image/jpeg" length="19825"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Balçova Belediye Başkanı Onur Yiğit görevine iade edildi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/balcova-belediye-baskani-onur-yigit-gorevine-iade-edildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/balcova-belediye-baskani-onur-yigit-gorevine-iade-edildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İçişleri Bakanlığı, yürütülen soruşturma kapsamında geçici tedbir kararıyla görevden uzaklaştırılan Balçova Belediye Başkanı Onur Yiğit'in görevine iade edildiğini açıkladı. Yiğit hakkında adli kontrol, yurt dışına çıkış yasağı ve imza verme şartı uygulanmasına karar verilmişti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İçişleri Bakanlığı, soruşturma kapsamında geçici tedbir kararıyla görevden uzaklaştırılan <strong>Balçova Belediye Başkanı Onur Yiğit'in görevine iade edildiğini</strong> duyurdu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bakanlığın sosyal medya hesaplarından yapılan açıklamada, Yiğit hakkında verilen adli kontrol kararının ardından görevine iade sürecinin başlatıldığı belirtildi.</p>

<h2><strong>Onur Yiğit hakkında adli kontrol kararı</strong></h2>

<p>İçişleri Bakanlığı, açıklamasında <strong>Seferihisar Sulh Ceza Hakimliği'nin 22 Temmuz 2026 tarihli kararına</strong> dikkat çekti.</p>

<p>Söz konusu kararla Onur Yiğit hakkında adli kontrol tedbiri uygulanmasına karar verildi. Tedbirler kapsamında Yiğit'e <strong>yurt dışına çıkış yasağı</strong> getirildi ve ikametine en yakın kolluk birimine düzenli olarak imza verme şartı getirildi.</p>

<h3><strong>İçişleri Bakanlığı'ndan görev iadesi kararı</strong></h3>

<p>Bakanlığın açıklamasında, adli kontrol kararlarının ardından <strong>Anayasa'nın 127'nci maddesi</strong> uyarınca işlem yapıldığı belirtildi.</p>

<p>Açıklamaya göre İçişleri Bakanlığı'nın onayıyla Balçova Belediye Başkanı Onur Yiğit <strong>görevine iade edildi</strong>.</p>

<p>Böylece soruşturma kapsamında geçici tedbir kararıyla görevinden uzaklaştırılan Yiğit, belediye başkanlığı görevine yeniden dönmüş oldu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/balcova-belediye-baskani-onur-yigit-gorevine-iade-edildi</guid>
      <pubDate>Mon, 24 Aug 2026 12:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/801d82de-7ec0-4174-a22a-b6698610c501jpg.webp" type="image/jpeg" length="54910"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Menderes döneminde yaşanan kahve kıtlığı akademik makaleye konu oldu: "Kahve gitti, adı kaldı yadigâr"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/menderes-doneminde-kahve-kitligi-akademik-makaleye-konu-oldu-kahve-gitti-adi-kaldi-yadigar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/menderes-doneminde-kahve-kitligi-akademik-makaleye-konu-oldu-kahve-gitti-adi-kaldi-yadigar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tarih araştırmacısı Dr. Hilal İşçi Yiğit’in yayımladığı çalışma; muhalefetteyken İnönü’nün karne sistemini eleştiren Menderes iktidarının, 1950'lerdeki döviz krizi nedeniyle kahveyi muhtarlıklar eliyle vesikaya bağlamasını ve bu çelişkinin 1957 seçimlerinde sandığa yansımasını belgeliyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Dr. Hilal İşçi Yiğit tarafından 'Bellek Uluslararası Tarih ve Kültür Araştırmaları Dergisi’nde yayımlanan <strong><a href="https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/6291343" rel="nofollow">araştırmaya </a></strong>göre, Cumhuriyet döneminde yaşanan kahve kıtlıkları yalnızca bir tedarik sorunu olarak kalmamış, iktidarların meşruiyetini ve seçim sonuçlarını doğrudan etkileyen sembolik bir siyasal silaha dönüşmüştür.</p>

<p>Yiğit çalışmasında , Osmanlı'dan devralınan kahve kültürü Türkiye'de sadece bir içecek değil, misafirperverliğin ve kamusal sosyalleşmenin temel taşı olma özelliği taşıdığının altını çizdi. Ancak tamamen ithalata dayalı olması sebebiyle döviz ve ticaret krizlerinden ilk etkilenen ürünlerin başında geldi.</p>

<h2><strong>Bakliyattan kavurma "sahte kahve" </strong></h2>

<p>Makalede aktarılan verilere göre, II. Dünya Savaşı şartlarında İsmet İnönü hükümeti ithalat aksaklıkları sebebiyle kahveyi karneye bağladı. 1 Ocak 1946 tarihli resmi kararla ekmek karnelerindeki "K" kuponuyla yetişkinlere 2 ayda 300 gram kahve, "L" kuponuyla ise 25 gram çay verildi. Piyasadaki yokluk nedeniyle esnaf nohut, fasulye ve baklayı kavurarak "sahte kahve" üretti; zabıta denetimleriyle bu işletmelere cezalar kesildi. Dönemin yazarlarından Nadir Nadi ise kahveyi "döviz yutan bir saltanat mirası" olarak niteleyip tiryakileri eleştirdi.</p>

<h3><strong>Dış yardım reddi kahve krizini derinleştirdi</strong></h3>

<p>Araştırmada dikkat çekilen noktalardan biri; muhalefet yıllarında CHP’nin karne sistemini "yoksulluğun ve basiretsizliğin simgesi" diyerek sertçe eleştiren Adnan Menderes’in, iktidara geldikten sonra benzer bir karne uygulamasını bizzat başlatması oldu.</p>

<h3><strong>Ankara'da kahve vesika ile dağıtıldı</strong></h3>

<p>Çalışmaya göre, 1954 sonrası tarımsal üretimin düşmesi, dış yardım taleplerinin ABD tarafından reddedilmesi ve IMF'nin tasarruf baskıları Türkiye ekonomisini tıkadı. İthalat kısıtlamaları kahveyi karaborsaya düşürdü. Nisan 1955'te Brezilya'dan ithal edilen kahvelerin kurtlu çıkması sebebiyle gümrükten çevrilmesi krizi derinleştirdi; İzmir'de hane başı istihkak 50 grama indirildi.8 Ağustos 1956'da ise Ankara'da muhtarlar eliyle 100'er gramlık vesika (karne) dağıtımı resmen başladı.</p>

<h3><strong>İran futbol takımının kahve ikramı izdiham yarattı</strong></h3>

<p>Çalışma, dönemin basın arşivlerinden derlenen ve kahve krizinin gündelik hayattaki boyutunu sergileyen olaylara da yer veriyor. 16 Kasım 1957'de Bursa'ya gelen Tahran Üniversitesi futbol takımı oyuncuları, maç öncesi tribünlere 100'er gramlık paketler halinde çekilmiş kahve attı; taraftarların kapıştığı paketler stadyumda anında açık artırmayla satıldı. Ekim 1957 seçimleri öncesinde tansiyonu düşürmek amacıyla İsveç bandıralı Sameland gemisiyle 300 ton kahve ithal edildi; bunun 80 tonu İstanbul'a, 220 tonu ise diğer şehirlere 100'er gramlık kotalarla dağıtıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Kahve kıtlığı çay kültürünü getirdi</strong></h3>

<p>Piyasada "Alman formüllü Keyf" gibi suni kahve markaları boy gösterirken, dönemin mizah dergisi <i>Dolmuş</i>’ta Suat Yalaz’ın çizdiği "Kahfe Yok" karikatürü toplumsal tepkiyi özetledi. Araştırma, 1950'lerdeki bu uzun süreli kıtlığın Türk toplumunda kahvenin yerini büyük ölçüde çayın almasına zemin hazırladığını vurguluyor.</p>

<h3><strong>Kahve yetiştirme deneyleri 1950'lerde başladı</strong></h3>

<p>Araştırmada aktarılan tarihi belgelere göre, hükümet döviz çıkışını önlemek amacıyla yerli üretime yöneldi. 1953'te Antalya'da, 1957'de ise Tarsus Sulu Ziraat Araştırma Enstitüsü'nde <i>Coffea Arabica</i> türü fidanlarla deneme tarlaları kuruldu. Yurt dışından getirilen 35 fidandan 34'ü gümrük ambarlarında çürüdü; hayatta kalan tek fidan 1959'da 800 adet meyve verse de kışın $-4^\circ\text{C}$'ye düşen donda kurudu. 1958'de Kongo'dan ve 1960'ta Habeşistan'dan getirilen tohumlarla üretilen binlerce fidan Alanya, Anamur ve Arsuz'a dağıtıldı; ancak iklim koşulları elvermediği için çaydaki gibi sürdürülebilir bir milli üretim yakalanamadı.</p>

<h3><strong>1957 seçimlerinde kahve sloganlara yansıdı</strong></h3>

<p id="p-rc_d2bac69b9c1efeeb-461">Makalede yapılan söylem analizine göre, 1957 erken genel seçimleri Cumhuriyet tarihinin en sert kampanyalarından birine sahne oldu. Başbakan Menderes Trabzon'da İnönü için "İsmet Paşa hastadır, iktidar hastalığına müpteladır" derken; İnönü Konya'da "İktidardan sağlığımda çekilirseniz bu bir lütuf olur, ileride sizi savunabilecek tek kişi benim" yanıtını verdi.</p>

<p id="p-rc_d2bac69b9c1efeeb-462">Yiğit'in araştırmasına göre CHP, ekonomik krizi teknik istatistikler yerine doğrudan seçmenin mutfağındaki tecrübe üzerinden işledi. Kampanyada kullanılan <strong>"Kahve gitti, adı kaldı yadigâr..."</strong> afişi, DP'nin "bolluk ve kalkınma" vaatlerinin çöktüğünü gösteren en etkili propaganda aracına dönüştü.</p>

<p id="p-rc_d2bac69b9c1efeeb-463">Çalışmanın ortaya koyduğu sonuçlara göre, DP 1957 seçimlerinde iktidarını korusa da Ankara gibi stratejik merkezleri kaybetti ve ciddi bir oy erozyonuna uğradı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ahmet Çağatay Bayraktar</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/menderes-doneminde-kahve-kitligi-akademik-makaleye-konu-oldu-kahve-gitti-adi-kaldi-yadigar</guid>
      <pubDate>Mon, 24 Aug 2026 12:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/gemini-generated-image-x48sqcx48-1.jpg" type="image/jpeg" length="36738"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[23 ilde göçmen kaçakçılığı operasyonu: 31 şüpheli tutuklandı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/23-ilde-gocmen-kacakciligi-operasyonu-31-supheli-tutuklandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/23-ilde-gocmen-kacakciligi-operasyonu-31-supheli-tutuklandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Jandarmanın 23 ilde düzenlediği göçmen kaçakçılığı operasyonlarında 48 organizatör yakalandı. Şüphelilerden 31’i tutuklandı, 17’si hakkında adli kontrol şartı uygulandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Jandarma</strong> ekiplerince 23 ilde “Göçmen Kaçakçılığı ile Mücadele” kapsamında operasyonlar düzenlendi. Çalışmalarda 48 göçmen kaçakçılığı organizatörü yakalanırken, şüphelilerden 31’i tutuklandı, 17’si hakkında ise adli kontrol tedbiri uygulandı.</p>

<h2><strong>Operasyonlar havadan ve karadan yürütüldü</strong></h2>

<p>Operasyonlar, <strong>Jandarma Genel Komutanlığı Göçmen Kaçakçılığı </strong>ve İnsan Ticareti ile Mücadele Daire Başkanlığı ile Sahil Güvenlik Komutanlığı koordinesinde gerçekleştirildi.</p>

<p>Çalışmalarda <strong>İnsansız Hava Araçları (JİHA)</strong> ile havadan takip yapılırken, İl Jandarma Komutanlıklarına bağlı asayiş, otoyol ve komando timleri de karadan operasyonlara katıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>83 araç ve 18 bot ele geçirildi</strong></h3>

<p>Operasyonlarda <strong>göçmen</strong> kaçakçılığında kullanıldığı belirlenen 83 araç ile 18 bot ve bot motoru ele geçirildi.</p>

<p>Yakalanan<strong> şüpheli</strong>lerin işlemlerinin ardından adli süreç başlatıldı. Şüphelilerden 31’i çıkarıldıkları mahkemece tutuklanırken, 17 şüpheli hakkında adli kontrol hükümleri uygulandı.</p>

<h3><strong>Göçmen kaçakçılığıyla mücadele sürüyor</strong></h3>

<p>Jandarma tarafından yapılan açıklamada, düzensiz göç ve göçmen kaçakçılığı organizatörlerine yönelik çalışmaların sürdürüleceği belirtildi.</p>

<p><strong>Operasyon</strong>ların ülkenin huzuru, güvenliği ve kamu düzeninin korunması amacıyla gerçekleştirildiği aktarılırken, mücadelede insan haklarının, kamu düzeninin ve milli menfaatlerin esas alındığı ifade edildi.</p>

<p></p>

<blockquote class="twitter-tweet">
<p dir="ltr" lang="tr">23 ilde "Göçmen Kaçakçılığı ile Mücadele" kapsamında Jandarmamız tarafından düzenlenen operasyonlarda 48 göçmen kaçakçılığı organizatörü yakalandı.<br />
<br />
Şüphelilerden; 31'i tutuklandı. 17'si hakkında adli kontrol hükümleri uygulandı.<br />
<br />
Jandarma Genel Komutanlığı Göçmen Kaçakçılığı ve… <a href="https://t.co/pomCSVWPhD" rel="nofollow">pic.twitter.com/pomCSVWPhD</a></p>
— T.C. İçişleri Bakanlığı (@TC_icisleri) <a href="https://x.com/TC_icisleri/status/2091805281273413858?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">August 24, 2026</a></blockquote>
<script async src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/23-ilde-gocmen-kacakciligi-operasyonu-31-supheli-tutuklandi</guid>
      <pubDate>Mon, 24 Aug 2026 12:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/23-ilde-gocmen-kacakciligi-operasyonu.png" type="image/jpeg" length="83804"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Akademide ‘engelsiz kampüs’ çıkmazı: Rampa ve sarı çizgi var, strateji ve nitelikli istihdam yok]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/akademide-engelsiz-kampus-cikmazi-rampa-ve-sari-cizgi-var-strateji-ve-nitelikli-istihdam-yok</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/akademide-engelsiz-kampus-cikmazi-rampa-ve-sari-cizgi-var-strateji-ve-nitelikli-istihdam-yok" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye’deki üniversitelerde "engelsiz kampüs" adımları rampa ve sarı çizgi gibi biçimsel düzenlemelere sıkışırken, 60 bine yakın engelli öğrencinin yüzde 78'i açıköğretimde eğitim görmek zorunda kalıyor. Bağımsız bütçe ve etki ölçümü eksikliğinin derinleştirdiği kurumsal açmaz, engelli yükseköğretim mezunlarının hem sosyal kampüs yaşamına katılımını hem de nitelikli beyaz yaka istihdamına erişimini kısıtlıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p dir="ltr">Türkiye’deki yükseköğretim kurumlarında “engelsiz üniversite” uygulamaları rampa, sarı çizgi ve asansör gibi biçimsel düzenlemelere sıkışırken; stratejik planlama, bağımsız bütçe ve öğrenci deneyimini ölçen etki mekanizmaları yetersiz kalıyor. Engelliler erişim zorluğundan dolayı açıköğretim fakültelerini tercih etmek zorunda kalırken özel sektördeki engelli istihdamı mavi yakalı işlerle sınırlı kalıyor.</p>

<h2 dir="ltr"><strong>Engelli öğrencilerin yüzde 78'i açıköğretim ve uzaktan okuyor</strong></h2>

<p dir="ltr">Türkiye’de yükseköğretim kurumları, mevzuat gereği ve Yükseköğretim Kurulu’nun (<a href="https://www.yok.gov.tr/tr" rel="nofollow">YÖK</a>) yürüttüğü “<strong>Engelsiz Üniversite Ödülleri</strong>” kapsamında kampüs içi erişilebilirlik adımlarını artırıyor. Ancak akademik araştırmalar, vitrine yansıyan bu adımların gerisinde derin bir yönetim ve etki boşluğu bulunduğunu gösteriyor. YÖK verilerine göre Türkiye genelindeki üniversitelerde ön lisans, lisans ve lisansüstü dahil yaklaşık 60 bine yakın engelli öğrenci öğrenim görüyor. Bu öğrencilerin yaklaşık yüzde 78'i Anadolu, Atatürk ve İstanbul Üniversitelerinin açık ve uzaktan öğretim programlarına kayıtlı olarak eğitim hayatlarını sürdürüyor. Örgün eğitimdeki engelli öğrenci sayısı ise 13 binde sınırlı kalıyor. Açık ve örgün öğretim toplamında en büyük grubu kronik hastalığı olanlar ile fiziksel-ortopedik engelli öğrenciler oluşturuyor. Bunu sırasıyla görme engelli, işitme-dil-konuşma engelli ve dikkat, öğrenme güçlüğü yaşayan öğrenciler izliyor. Engellilerin karşı karşıya kaldığı eşitsizlik istihdamda da kendini gösteriyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p dir="ltr"><strong><a href="http://tuik.gov.tr" rel="nofollow">Türkiye İstatistik Kurumu</a></strong> (TÜİK) ve Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı (EYHGM) İstatistik Bülteni verilerine göre Türkiye genelinde çalışma çağındaki nüfusun işgücüne katılma oranı yaklaşık yüzde 53 bandındayken, engelli bireylerde bu oran yüzde 22,1 seviyesinde kalıyor. Kadın engellilerde bu oran yüzde 12,5’e kadar geriliyor. TÜİK İşgücü İstatistikleri genelinde lisans ve ön lisans mezunlarının istihdam oranı yüzde 70 düzeyindeyken; engelli hakları izleme raporları ve akademik araştırmalara göre engelli yükseköğretim mezunlarında bu oran yüzde 30 - yüzde 35 bandında kalıyor.</p>

<h3><strong>Engelliler için yaka renginde mavi beyazı geçti</strong></h3>

<p dir="ltr">EKPSS öncesinde, 2002 yılında kamuda istihdam edilen engelli memur sayısı 5 bin 777 iken; Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın resmî verilerine göre bu sayı 2025'te 82 bin 880’e ulaştı. ÖSYM verilerine göre her EKPSS döneminde (ön lisans ve lisans düzeyinde) on binlerce üniversite mezunu sınava başvurmakta; ancak merkezi atamalarda açılan yıllık toplam kontenjan genellikle bin 500 ila 3 bin kişi ile sınırlı kalıyor. Bu durum üniversite mezunlarının yıllarca kamu ataması beklemesine yol açıyor. Türkiye Engelliler Konfederasyonu raporlarına göre ise özel sektördeki engelli istihdamı ağırlıklı olarak beden işçisi, temizlik, servis ve destek personeli gibi mavi yaka kadrolarda yoğunlaşıyor. Mühendis, avukat, yazılımcı veya işletmeci gibi lisans mezunu engelliler, özel sektördeki kurumsal önyargılar ve fiziksel/dijital erişilebilirlik bariyerleri nedeniyle eğitimlerine uygun "nitelikli beyaz yaka" kadrolara erişmekte güçlük çekiyor.</p>

<p dir="ltr">Bilgi Sosyal Bilimler Dergisi’nde Uşak Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi’nden Arş. Gör. Dr. Duygu Ak Çetin’in yazdığı “<a href="https://dergipark.org.tr/tr/pub/bilgisosyal/article/1870268" rel="nofollow">Yükseköğretimde Erişilebilirlik: Uşak Üniversitesi Üzerinden Vaka Temelli Bir İnceleme</a>” başlıklı araştırma, Türkiye’deki üniversitelerin erişilebilirlik politikalarındaki açmazları gözler önüne serdi.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>Fiziksel düzenleme kampüse eşit dağılmıyor</strong></h3>

<p dir="ltr">Araştırmanın bulgularına göre; üniversitelerde kurulan Engelsiz Birim Koordinatörlükleri (EBK) aracılığıyla sınav uyarlamaları, oryantasyon ve danışmanlık gibi alanlarda kurumsal kapasite geliştirilmiş durumda. Buna karşın, kampüs genelinde mekânsal adalet sağlanamıyor.</p>

<p dir="ltr">Yeni inşa edilen fakülte binalarında standartlara görece uyulurken, eski yapılarda rampa, asansör, hissedilebilir yüzey (sarı çizgi), erişilebilir tuvalet ve otopark düzenlemelerindeki eksiklikler kronikleşiyor. Çalışma, fiziksel uygulamaların büyük oranda içselleştirilmiş bir erişilebilirlik politikasından ziyade, dışsal bir motivasyon aracı olan YÖK ödül kriterlerine endeksli kaldığına dikkat çekiyor.</p>

<h2 dir="ltr"><strong>Yerleşkede sosyo-kültürel faaliyetlere erişilebilirlik oranı yüzde 4,7’de kaldı</strong></h2>

<p dir="ltr">YÖK’ün 2024 yılı Engelsiz Üniversiteler Ödülleri verileri, erişilebilirliğin hangi alana sıkıştığını somut verilerle ortaya koyuyor. 112 üniversiteden yapılan bin 709 başvuru sonucunda verilen toplam bin 002 bayrağın 806’sını (yüzde 80,4) Mekânda Erişilebilirlik (Turuncu Bayrak) oluşturdu. Buna karşılık ders içerikleri, sınav uyarlamaları ve dijital platformları kapsayan Eğitimde Erişilebilirlik (Yeşil Bayrak) 149’da (yüzde 14,9), kampüs yaşamına katılımı ölçen Sosyo-Kültürel Faaliyetlerde Erişilebilirlik (Mavi Bayrak) ise yalnızca 47’de (yüzde 4,7) kaldı. Üstelik verilen bayraklar üniversitelerin tüm yerleşkesini değil, yalnızca başvuru yapılan tekil fakülte, meslek yüksekokulu veya idari binaları tescilliyor.</p>

<p dir="ltr"><strong>Engelli birimlerinin bağımsız bütçeleri yok</strong></p>

<p dir="ltr">Sorunun çözümündeki en önemli etkenlerden biri de mali yapıdaki belirsizlik. Üniversitelerin bütçelerinde "Engelli Birimi", "Erişilebilirlik" ya da "Engelsiz Kampüs" adıyla tanımlanmış bağımsız bir ana bütçe kalemi yer almıyor. Fiziksel rampa, asansör ve tadilat masrafları Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanlıklarının genel onarım bütçelerinden karşılanıyor. Engelsiz Birim Koordinatörlüklerinin doğrudan harcama yetkisine sahip bağımsız ödenekleri bulunmadığı için yazılım, materyal veya etkinlik talepleri Sağlık, Kültür ve Spor Daire Başkanlığı (SKS) ya da Rektörlük idari bütçelerine bağımlı kalıyor; bu da mali sürdürülebilirliğin ve harcama takibinin yapılmasını zorlaştırıyor.</p>

<h4 dir="ltr"><strong>Faaliyet çok, etki ölçümü yok</strong></h4>

<p dir="ltr">Araştırmanın dikkat çektiği bir diğer sorun ise mevcut denetim ve izleme mekanizmalarının yetersizliği. Üniversitelerin hazırladığı faaliyet ve kalite raporlarının yalnızca “yapılan işleri ve toplantı kararlarını belgelemekte” başarılı olduğu; buna karşılık atılan adımların engelli öğrencilerin gündelik kampüs yaşamı, akademik başarısı, dijital erişimi ve bağımsız hareket kabiliyeti üzerindeki somut etkilerini ölçecek nicel göstergelerden yoksun olduğu vurgulanıyor.</p>

<h2 dir="ltr"><strong>Öğrenci "pasif alıcı" değil, "ortak üretici" olmalı</strong></h2>

<p dir="ltr">Çalışmada, sorunun temelinde erişilebilirliğin kurumlar tarafından yalnızca teknik bir "tadilat" veya destek hizmeti olarak algılanması yattığı belirtiliyor. Mevzuatın varlığının tek başına kapsayıcılığı sağlamaya yetmediği; engelli öğrencilerin politikaların pasif yararlanıcıları olarak görülmekten çıkarılıp, karar alma ve planlama mekanizmalarına "ortak üretici" olarak doğrudan dahil edilmesi gerektiği ifade ediliyor.</p>

<h3 dir="ltr"><strong>Çözüm için dünya örnekleri: Sydney ve Monash modeli</strong></h3>

<p dir="ltr">Araştırma, Türkiye’deki yükseköğretim kurumlarının bu açmazı aşabilmesi için Avustralya ve Avrupa Yükseköğretim Alanı’ndaki kurumsal iyi uygulama modellerini işaret ediyor. Erişilebilirliğin, stratejik planlarda genel amaçlar altında eritilmek yerine; Avustralya’daki Sydney Üniversitesi ve Monash Üniversitesi örneklerinde olduğu gibi açık takvimi, sorumlu birimleri ve bütçesi olan bağımsız bir kurumsal eylem planı haline getirilmesi gerektiğine işaret edilen araştırmada erişilebilirliğin yalnızca bina girişleriyle sınırlı kalmaması; öğrenme yönetim sistemleri, ders materyalleri ve sınav yazılımları ekran okuyucu uyumluluğu ve evrensel tasarım ilkeleri doğrultusunda kurum çapında zorunlu standartlara bağlanması gerektiği belirtiliyor.</p>

<p dir="ltr">Bu sürecin sadece Engelli Öğrenci Birimi’ne bırakılmaması; Bilgi İşlem, Yapı İşleri, Kütüphane, fakülte yönetimleri ve Kalite Komisyonları arasında yatay bir koordinasyon ağı kurulması gerektiğine işaret ediliyor. Engelli öğrenci temsilcilerinin ve sivil toplumun kalıcı olarak yer aldığı kurullar oluşturulması; periyodik odak grup çalışmaları ve boylamsal etki anketleriyle uygulamaların başarısı sürekli denetlenmesinin önemine dikkat çekiliyor.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ahmet Çağatay Bayraktar</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Eğitim</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/akademide-engelsiz-kampus-cikmazi-rampa-ve-sari-cizgi-var-strateji-ve-nitelikli-istihdam-yok</guid>
      <pubDate>Mon, 24 Aug 2026 11:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/1c.jpg" type="image/jpeg" length="77069"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Umut Demirkır: Genç bir Türk yazar olarak var olabilmek çok zor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/umut-demirkir-turk-yazarlarin-oyun-yazdiktan-sonra-bir-kapi-bulmasi-cok-zor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/umut-demirkir-turk-yazarlarin-oyun-yazdiktan-sonra-bir-kapi-bulmasi-cok-zor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bilkent International Laboratory Theatre (BILT) bünyesinde sahneye taşınan ve yıllar sonra yeniden bir araya gelen iki kardeş arasındaki iletişimsizliği anlatan "İki" adlı oyun, tiyatroseverlerle buluştu. Oyunun yazarı Umut Demirkır, genç bir Türk yazarın önündeki zorluklara değinerek, "Bir oyun yazdıktan sonra tabii ki gidecek bir kapı arıyorsunuz. Türkiye'de bu zor. Türk ve genç bir yazar olarak var olabilmek çok zor" dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Çağdaş Türk tiyatrosunun yeni metinlerini desteklemeyi ve sahneye taşımayı amaçlayan BILT'in son yapımı "İki", iletişim kurmakta zorlanan iki kardeşin birlikte oynadıkları oyunlar aracılığıyla yeniden yakınlaşmasını ve geçmişte saklı kalan gerçeklerin gün yüzüne çıkmasını konu ediyor.</p>

<p><img alt="Umut Demirkir Iki Oyunu (2)" class="detail-photo img-fluid" height="1280" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/umut-demirkir-iki-oyunu-2.webp" width="1112" /></p>

<p><strong>"Karşımdaki kırılır" korkusu insanları susturuyor</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Oyunun yazarı Umut Demirkır'ın üç buçuk yıl önce kaleme aldığı oyunun adı, hem oyundaki iki kardeşten hem de metnin yalnızca iki saatte yazılmış olmasından geliyor. Oyunun merkezindeki iletişimsizlik temasının, insanların özellikle yakın ilişkilerinde kendilerini ifade etmekte yaşadıkları güçlüklerden beslendiğini belirten Demirkır, 'Karşımdaki üzülür, kırılır' düşüncesinin insanların söylemek istediklerini çoğu zaman doğrudan dile getirmelerini engellediğini söyledi.</p>

<p><img alt="Umut Demirkir Iki Oyunu (6)" class="detail-photo img-fluid" height="853" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/umut-demirkir-iki-oyunu-6.webp" width="1280" /></p>

<h2><strong>Mizah, iletişimsizliği aşmanın bir yolu</strong></h2>

<p>Mizahın ve oyunların iletişimsizliğin aşılmasında önemli birer araç olduğunu belirten Demirkır, çocuklukta yaşanan olayların yetişkinlikte nasıl anlatılabileceği üzerine düşündüğünü ifade etti. Çocuklukta konuşulmayan ancak insanların üzerinde bir yük olarak kalan olayların, karakterlerin çocukluklarına dönmesiyle açığa çıktığını belirten Demirkır, hikayeyi iki kardeşin gözünden kurduğunu söyledi.</p>

<p>Oyun yazarlığında son dönemde hafıza, bellek, geçmiş, şimdi ve iletişimsizlik konularına yoğunlaştığını söyleyen Demirkır, çocuklukta görülenlerle bugün yaşananların hafızada bıraktığı izlerin oyunlarının temelini oluşturduğunu belirtti. Çoğunlukla psikolojik gerçekçiliği olan metinlere yöneldiğini ifade eden Demirkır, geleneksel bir oyunun yanı sıra yapay zeka üzerine de bir oyun kaleme aldığını, farklı konulara rağmen metinlerinin ortak noktasının hafıza olduğunu söyledi.</p>

<p><img alt="Umut Demirkir Iki Oyunu (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1920" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/umut-demirkir-iki-oyunu-1.webp" width="1280" /></p>

<h3><strong>Genç bir Türk yazar olarak kapı bulmak çok zor</strong></h3>

<p>Türkiye'de yeni oyun yazarlarının metinlerini sahneye taşımasının kolay olmadığını belirten Demirkır, yarışmaların ve yurt dışı başvurularının yazarlar için önemli birer çıkış yolu olduğunu söyledi. Çok sayıda nitelikli metnin sahneye ulaşamadan çekmecelerde kaldığını dile getiren Demirkır, "Bir oyun yazdıktan sonra tabii ki gidecek bir kapı arıyorsunuz. Türkiye'de bu zor. Yarışmalar oluyor ya da oyunlarımızı yurt dışındaki yarışmalara gönderiyoruz. Türk yazarı olarak, genç bir yazar olarak var olabilmek çok zor" dedi.</p>

<h3><strong>Jason Hale: Sanatçılara alan yaratıyoruz</strong></h3>

<p>Bilkent Üniversitesi Tiyatro Bölümü bünyesinde 2019 yılında kurulan BILT'in genel sanat yönetmenliğini aynı zamanda Bilkent MSSF Tiyatro Bölüm Başkanı olan Jason Hale yürütüyor. Kurumun misyonunu anlatan Hale, "BILT, yeni Türk oyunlarını destekleyen, eğitimi ve profesyonel pratiği bir araya getirerek sanatçıların buluşabileceği ve önemli hikayeler anlatabileceği bir alan yaratma misyonunu sürdürüyor" dedi.</p>

<p><img alt="Umut Demirkir Iki Oyunu (4)" class="detail-photo img-fluid" height="1380" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/umut-demirkir-iki-oyunu-4.webp" width="1280" /></p>

<p>Demirkır'ın oyunu, BILT 2026 Tiyatro Metin Seçmeleri kapsamında gönderilen yaklaşık 50 oyun arasından seçilen altı metinden biri oldu. Okuma tiyatrosu formatında seyirciyle buluşturulan eserler arasından "İki", 2026 yılında sahnelenmek üzere seçildi. Jason Hale'ın yönetmenliğini üstlendiği oyunda Pelin Şahin Değirmenci ve Berkay Şekerci, iki kardeşi canlandırıyor. Gala gösterimiyle ilk kez seyirci karşısına çıkan "İki", 4 Eylül'de yeniden Bilkent Müzik ve Sahne Sanatları Fakültesi Ana Sahne'de izleyiciyle buluşacak.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>M. Ferhat Yüksel</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/umut-demirkir-turk-yazarlarin-oyun-yazdiktan-sonra-bir-kapi-bulmasi-cok-zor</guid>
      <pubDate>Mon, 24 Aug 2026 11:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/umut-demirkir-iki-oyunu-3.webp" type="image/jpeg" length="71899"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[CerModern’de SOLO dans zamanı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/cermodernde-solo-dans-zamani</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/cermodernde-solo-dans-zamani" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CerModern tarafından düzenlenen 9. SOLO Çağdaş Dans Festivali, Türkiye’nin de aralarında bulunduğu 14 ülkeden 21 dans sanatçısını 29-30 Ağustos tarihlerinde CerModern Açık Hava Sahnesi’nde sanatseverlerle buluşturacak. Programda solo performansların yanı sıra atölyeler, sanatçı söyleşileri, müzik seçkileri ve sosyal etkinlikler de yer alacak.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İlk kez 2018 yılında düzenlenen ve çağdaş dansın solo performanslarına odaklanan SOLO Çağdaş Dans Festivali, bu yıl dokuzuncu kez gerçekleştirilecek. Her yıl Türkiye’den ve yurt dışından solo dans sanatçılarını Ankara’da bir araya getiren etkinlikte, bu yıl Türkiye, Portekiz, İtalya, Fransa, Brezilya, İngiltere, Polonya, Gürcistan, Yunanistan, İspanya, Macaristan, Çekya, ABD ve Çin olmak üzere 14 ülkeden toplam 21 dans sanatçısı yer alacak.</p>

<p><img alt="Solo Dans Festi̇vali̇ (1)" class="detail-photo img-fluid" height="895" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/solo-dans-festivali-1.webp" width="1280" /></p>

<h2><strong>Beden ve bireysel ifade merkezde</strong></h2>

<p>Beden, bireysel ifade ve hareketi merkeze alan festival, solo performanslara odaklanıyor. Tek dansçının sahnede olduğu çalışmalar aracılığıyla farklı koreografik yaklaşımlar ve çağdaş dans pratikleri bir araya getiriliyor. Farklı coğrafyalardan çağdaş dans sanatçılarının çalışmalarını Türkiye’de izleyiciyle buluşturan etkinlik, uluslararası dans sahnesindeki güncel üretimlere de alan açıyor.</p>

<p><img alt="Solo Dans Festi̇vali̇ (2)" class="detail-photo img-fluid" height="859" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/solo-dans-festivali-2.webp" width="1280" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>CerModern, dokuz yıldır devam eden organizasyonun sanatçıların üretim süreçlerini paylaşmasına ve yeni işbirliklerinin gelişmesine zemin hazırladığını belirtiyor. Program danışmanlığını Deniz Alp, Özgür Adam ve Galip Emre yürütüyor. Koordinatörlüğü ise Esma Meydan üstleniyor.</p>

<p>29 Ağustos Cumartesi ve 30 Ağustos Pazar günlerinde gerçekleştirilecek etkinliğin biletleri satışa sunuldu. Tek günlük biletler 448 liradan, kombine biletler ise 672 liradan başlıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>M. Ferhat Yüksel</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/cermodernde-solo-dans-zamani</guid>
      <pubDate>Mon, 24 Aug 2026 11:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/solo-dans-festivali-3.webp" type="image/jpeg" length="62155"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fransa’da fırtına nedeniyle 16 vilayette turuncu alarm verildi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/fransada-firtina-nedeniyle-16-vilayette-turuncu-alarm-verildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/fransada-firtina-nedeniyle-16-vilayette-turuncu-alarm-verildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Fransa’nın güney ve güneydoğusunda etkili olan şiddetli fırtına nedeniyle 16 vilayette turuncu alarm verildi. Saatte 120 kilometreye ulaşan rüzgarlar hasara yol açarken, Landes vilayetinde 7 bin 500 hanede elektrik kesintisi yaşandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Fransa</strong>’nın güney ve güneydoğusunda etkili olan şiddetli rüzgarlar, bazı bölgelerde hasara yol açtı. Fransız meteoroloji ajansı <strong>Meteo-France</strong>, fırtına nedeniyle 16 vilayette alarm seviyesinin turuncuya yükseltildiğini duyurdu.</p>

<h2><strong>16 vilayette turuncu alarm verildi</strong></h2>

<p>Meteo-France tarafından yapılan açıklamaya göre, turuncu alarm çoğunluğu ülkenin güneyinde bulunan 16 vilayette uygulanıyor. Alarm verilen bölgeler arasında Ger, Lot, Lot-et-Garonne, Tarn-et-Garonne, Dordogne, Correze, Aveyron, Tarn, Haute-Garonne, Puy-de-Dome, Cantal, Allier, Herault, Gard, Bouches-du-Rhone ve Var bulunuyor.</p>

<p>Yetkililer, <strong>şiddetli rüzgarlar</strong>ın etkisini sürdürmesi nedeniyle söz konusu bölgelerde vatandaşların dikkatli olması gerektiğini bildirdi.</p>

<h3><strong>Rüzgar saatte 120 kilometreye ulaştı</strong></h3>

<p>Fırtına nedeniyle bazı bölgelerde rüzgarın hızı saatte 120 kilometreye kadar çıktı. Şiddetli rüzgarlar özellikle Var vilayetinde günlük yaşamı olumsuz etkiledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Var’da bazı yolların su altında kaldığı, elektrik kablolarının da zarar gördüğü belirtildi. Meydana gelen hasarlar nedeniyle ekiplerin bölgelerde çalışma yürüttüğü aktarıldı.</p>

<h3><strong>7 bin 500 hanede elektrik kesildi</strong></h3>

<p>Fırtınanın etkili olduğu bir diğer bölge <strong>Landes</strong> vilayeti oldu. Burada yaklaşık 20 kasabada toplam 7 bin 500 hanede elektrik kesintisi yaşandığı bildirildi.</p>

<p>Şiddetli rüzgarların yanı sıra yollarda da hasar meydana geldi. Hasar oluşan bazı güzergahların güvenlik gerekçesiyle trafiğe kapatıldığı kaydedildi.</p>

<p>Fırtınanın etkili olduğu bölgelerde ekiplerin hasar tespit ve müdahale çalışmalarını sürdürdüğü belirtildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/fransada-firtina-nedeniyle-16-vilayette-turuncu-alarm-verildi</guid>
      <pubDate>Mon, 24 Aug 2026 11:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/fransanin-guneyinde-firtina-hayati-olumsuz-etkiledi.png" type="image/jpeg" length="63595"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gaziantep Milletvekili Melih Meriç'i bıçaklayan Seydi Ahmet Keleş YENİ Parti'den ihraç edildi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/gaziantep-milletvekili-melih-merici-bicaklayan-seydi-ahmet-keles-yeni-partiden-ihrac-edildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/gaziantep-milletvekili-melih-merici-bicaklayan-seydi-ahmet-keles-yeni-partiden-ihrac-edildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gaziantep'te Yeni Parti Milletvekili Melih Meriç'i bıçakla ağır yaralayan ve çıkarıldığı mahkemece tutuklanan Seydi Ahmet Keleş, partisinden ihraç edildi. Yeni Parti Gaziantep İl Başkanlığı, ihraç kararının parti tüzüğü ve kurumsal sorumluluk ilkeleri çerçevesinde alındığını duyurdu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gaziantep'in Şahinbey ilçesine bağlı Akkent Mahallesi'nde 18 Ağustos'ta meydana gelen olayda, Yeni Parti Gaziantep Milletvekili Melih Meriç ile daha önce CHP Oğuzeli İlçe Başkanlığı görevinden istifa ederek Yeni Parti'ye katılan Seydi Ahmet Keleş (52) arasında tartışma çıkmıştı. Kavgaya dönüşen olayda Keleş tarafından bıçaklanan Milletvekili Meriç ağır yaralanmış, kaldırıldığı Gaziantep Şehir Hastanesi'nde acil ameliyata alınmıştı.</p>

<p>Bağırsaklarından operasyon geçiren ve hayati tehlikeyi atlatan Meriç, ailesinin talebi üzerine Sağlık Bakanlığı'na ait ambulans uçakla İstanbul Koç Üniversitesi Hastanesi'ne nakledilmişti.</p>

<h3><strong>Baba ve oğul tutuklanmıştı</strong></h3>

<p>Olayın ardından başlatılan adli soruşturma kapsamında gözaltına alınan şüphelilerden Seydi Ahmet Keleş ve oğlu Hakan Keleş "kasten öldürmeye teşebbüs" suçundan tutuklanarak cezaevine gönderilmiş, şüpheliler A.Ç., E.D. ve özel güvenlik görevlisi R.Ç. ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Yeni Parti İl Başkanlığı'ndan kesin ihraç açıklaması</strong></h3>

<p>Soruşturma süreci devam ederken, Yeni Parti Gaziantep İl Yönetim Kurulu toplandı. Yapılan değerlendirmelerin ardından Keleş'in partiyle ilişiğinin kesildiği bildirildi.</p>

<p>Yeni Parti Gaziantep İl Başkanlığı tarafından yapılan yazılı açıklamada şu ifadelere yer verildi:</p>

<blockquote>
<p><i>"Yeni Parti Gaziantep İl Yönetim Kurulu toplantısı gerçekleştirilmiş olup, toplantıda yönetim kurulu üyelerinin görev ve sorumluluklarına ilişkin görev dağılımı yapılmış ve ilgili görevler kendilerine tebliğ edilmiştir. Yeni dönemde Yeni Parti Gaziantep İl Başkanlığı olarak; temiz siyaset, şeffaf yönetim, liyakat ve hizmet anlayışı doğrultusunda çalışmalarımız kararlılıkla sürdürülecektir.</i></p>

<p><i>Gaziantep'imizin ve hemşehrilerimizin sorunlarına çözüm üretmek, vatandaşlarımızla güçlü ve sürekli bir iletişim içerisinde olmak ve halkımızın güvenine layık bir siyasi anlayışı ortaya koymak temel önceliklerimiz arasında olacaktır. İl Yönetim Kurulu toplantısında ayrıca Seydi Ahmet Keleş hakkında yürütülen değerlendirme ve süreç ele alınmıştır. Yapılan değerlendirmeler sonucunda, Seydi Ahmet Keleş'in Yeni Parti’den kesin ihracına İl Yönetim Kurulu tarafından karar verilmiştir. Söz konusu karar, parti tüzüğü, temel ilkeleri ve kurumsal sorumluluk anlayışı çerçevesinde alınmıştır."</i></p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/gaziantep-milletvekili-melih-merici-bicaklayan-seydi-ahmet-keles-yeni-partiden-ihrac-edildi</guid>
      <pubDate>Mon, 24 Aug 2026 11:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/56eb604f-26d1-4ec5-bf73-8af040b2d14b.webp" type="image/jpeg" length="67914"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İcra dairelerinde 8 ayda 6,5 milyon yeni dosya geldi: Toplam sayı 26 milyona ulaştı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/icra-dairelerinde-8-ayda-65-milyon-yeni-dosya-geldi-toplam-sayi-26-milyona-ulasti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/icra-dairelerinde-8-ayda-65-milyon-yeni-dosya-geldi-toplam-sayi-26-milyona-ulasti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Mersin Milletvekili Gülcan Kış, 1 Ocak - 21 Ağustos 2026 tarihleri arasında icra dairelerine gelen yeni dosya sayısının 6 milyon 555 bine, açık durumdaki derdest icra dosyası sayısının ise 26 milyona ulaştığını açıkladı. Türkiye'de günde ortalama 28 bin yeni dosyanın açıldığını vurgulayan Kış, vatandaşların temel ihtiyaçlarını karşılamak için borç batağına sürüklendiğini belirterek borç yapılandırması ve ücret artışı çağrısında bulundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) verileri doğrultusunda hazırladığı raporla icra dairelerindeki yoğunluğu ve yurttaşların derinleşen borç krizini kamuoyuyla paylaştı. Enflasyon nedeniyle alım gücünün hızla eridiğini ifade eden Kış, ekonomik göstergelerin vatandaşın aleyhine işlediğini dile getirdi.</p>

<h3><strong>"Günde yaklaşık 28 bin yeni icra dosyası açılıyor"</strong></h3>

<p>Yılın ilk 8 ayına ilişkin icra verilerini paylaşan Kış, dosya sayılarındaki artış hızına dikkat çekti:</p>

<blockquote>
<p><i>"Türkiye’de yılın 233 gününde 6 milyon 555 bin yeni icra dosyası açıldı. Bu tablo; her gün yaklaşık 28 bin, her saat 1.170, neredeyse her dakika 20 yeni icra dosyası anlamına gelmektedir. Geçen yılın aynı dönemine göre yeni dosya sayısı 97 bin arttı.</i></p>

<p><i>Aynı dönemde 4 milyon 550 bin dosya sonuçlandırılmasına veya işlemden kaldırılmasına rağmen icra dairelerinde açık bulunan toplam dosya sayısı 26 milyona ulaştı. Derdest dosya sayısı yalnızca son bir yılda 1 milyon 562 bin yükseldi. Vatandaşın yaşadığı büyüme refahın değil; borcun, faizin ve icra dosyalarının büyümesidir."</i></p>
</blockquote>

<h3><strong>İlk 6 ayda 1 milyon 117 bin kişi icralık oldu</strong></h3>

<p>Yılın ilk yarısında borcunu ödeyemediği için takibe düşen bireysel kredi ve kredi kartı kullanıcılarının sayısının katlandığını vurgulayan Kış, şu verileri aktardı:</p>

<blockquote>
<p>"Yılın ilk 6 ayında 638 bin kişi bireysel kredi, 836 bin kişi ise kredi kartı borcunu ödeyemediği için yasal takibe alındı. Tekilleştirilmiş verilere göre ilk 6 ayda toplam <strong>1 milyon 117 bin kişi</strong> icra takibine düştü.  Geçmiş yıllardan devredenlerle birlikte borcunu ödeyemeyen yurttaş sayısı <strong>4 milyon 400 bine</strong> ulaştı. Haziran sonu itibarıyla bankalar ve finans kuruluşlarının takibinde 2 milyon 769 bin, varlık yönetim şirketlerinin takibinde ise 2 milyon 314 bin kişi bulunuyor."</p>
</blockquote>

<h3><strong>"Asgari ücret ve emekli aylığı sefalet düzeyinde kaldı"</strong></h3>

<p>Enflasyon karşısında maaşların günden güne eridiğini belirten CHP'li Kış, ücret politikalarını eleştirdi:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<blockquote>
<p><i>"İnsanlar keyiflerinden borçlanmadılar; kirasını, faturasını, mutfak masrafını, çocuğunun eğitim ve sağlık giderini karşılayabilmek için kredi kartına sarıldılar. En düşük emekli aylığı 23 bin 552 lira iken açlık sınırı 37 bin liraya dayandı. Emeklinin aylığı açlık sınırının 13 bin 500 lira altında kalıyor.</i></p>

<p><i>Asgari ücretlinin cebinden yılın ilk yedi ayında enflasyonla 5 bin 576 lira alındı. Asgari ücret artık geçim ücreti değil, hangi faturanın ödenemeyeceğine karar verilen bir sefalet ücretidir. İcra dairelerindeki 26 milyon dosya, iktidarın uyguladığı ekonomi politikasının doğrudan sonucudur."</i></p>
</blockquote>

<h3><strong>TBMM'ye çağrı: "Faizler silinmeli, borçlar uzun vadeye yayılmalı"</strong></h3>

<p>Krizden çıkış için TBMM Başkanlığı'na sundukları kanun teklifini hatırlatan Kış, acil atılması gereken adımları sıraladı:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Borç Yapılandırması:</strong> Vatandaşların bireysel kredi ve kredi kartı borçları, yüksek faiz yükünden ve gecikme cezalarından arındırılarak ödenebilir koşullarda uzun vadeye yayılmalıdır.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Ücret İyileştirmeleri:</strong> Asgari ücret acilen ara zamla güncellenmeli, en düşük emekli aylığı en az açlık sınırı seviyesine çıkarılmalı ve kamu çalışanlarının enflasyon kayıpları telafi edilmelidir.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Gelir Dağılımı:</strong> Vatandaşı bankalara ve icra dairelerine mahkûm eden değil, gelirin adil bölüşüldüğü ve refahı artıran politikalar hayata geçirilmelidir.</p>
 </li>
</ul></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anka Haber Ajansı</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/icra-dairelerinde-8-ayda-65-milyon-yeni-dosya-geldi-toplam-sayi-26-milyona-ulasti</guid>
      <pubDate>Mon, 24 Aug 2026 11:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/03/icra-dosyalari-hizla-artiyor-1027680-5.webp" type="image/jpeg" length="19167"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kontakt lensle deniz  ve havuza girmeyin]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/kontakt-lensle-deniz-ve-havuza-girmeyin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/kontakt-lensle-deniz-ve-havuza-girmeyin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Doç. Dr. Başak Bostancı, işlemin tatilden hemen önceye bırakılmaması; deniz, havuz, seyahat planlarının iyileşme süreci dikkate alınarak, yapılması gerektiğini söyledi]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Yaz aylarında gözlük ve kontakt lens kullanımının oluşturduğu zorluklar, lazer göz cerrahisine olan ilgiyi artırabiliyor. Dünyagöz Suadiye Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Başak Bostancı, işlemin tatilden hemen önceye bırakılmaması; deniz, havuz, seyahat planlarının iyileşme süreci dikkate alınarak, yapılması gerektiğini söyledi. Yaz aylarında gözlük ve kontakt lens kullanımının yarattığı zorluklar, lazer göz cerrahisine olan ilgiyi artırabiliyor. Ancak uzmanlar, işlemin tatilden hemen önceye bırakılmaması; deniz, havuz, seyahat ve açık hava planlarının iyileşme süreci dikkate alınarak yapılması gerektiğini belirtiyor. Dünyagöz Suadiye Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Başak Bostancı, mevsimin tek başına lazer cerrahisine engel oluşturmadığını ancak uygulama tarihinin hastanın yaşam planına göre belirlenmesi gerektiğini ifade etti.<br />
<strong>Yaz Mevsimi Engel Değil</strong><br />
Doç. Dr. Bostancı, göz lazer ameliyatının yazın da yapılabileceğini, önemli olanın sıcaklık değil; ameliyat sonrası ilk haftalarda güneş ışınlarından (UV) korunmak, deniz-havuz gibi enfeksiyon risklerinden kaçınmak ve doktorun verdiği damlaları düzenli kullanmak olduğunu belirterek, şöyle dedi: "Lazer cerrahisi yaz aylarında da uygun hastalarda değerlendirilebilir. Burada önemli olan, ayrıntılı göz muayenesinin yapılması ve hastanın tatil programının işlem sonrası kontrol süreciyle birlikte planlanmasıdır. Deniz veya havuz tatilinden hemen önce yapılan uygulamalar, hastanın hekim önerilerine uyumunu zorlaştırabilir. Bu nedenle zamanlamayı son güne bırakmamak gerekir."<br />
Doç. Dr. Bostancı, lazer cerrahisinde amacın hastayı belirli bir yönteme yönlendirmek değil; göz yapısına ve ihtiyaçlarına uygun yöntemi belirlemek olduğunun altını çizerek, "SMILE PRO bazı hastalar için uygun bir seçenek olabilirken, başka bir hastada farklı bir yöntem daha doğru olabilir. Güvenli bir planlama için detaylı tetkik ve doğru hasta seçimi önceliklidir" diye konuştu.<br />
Hangi hastaya hangi lazer yönteminin uygulanabileceği konusunda önemli bilgiler veren Doç. Dr. Bostancı, şunları söyledi: "SMILE PRO, miyop ve astigmatın düzeltilmesine yönelik kullanılan, korneada flep oluşturulmadan küçük bir kesiden uygulanan lazer yöntemlerinden biri olarak öne çıkıyor. Ancak yalnızca göz numarası, hastanın yönteme uygun olup olmadığını belirlemek için yeterli olmayabiliyor. Kornea kalınlığı ve yapısı, göz numarasının son dönemde değişip değişmediği, göz kuruluğu, yaş ve eşlik eden göz hastalıkları ayrıntılı olarak değerlendiriliyor. Muayene sonucunda SMILE PRO, LASIK, PRK veya farklı bir yöntemin hasta için daha uygun olabileceğine karar verilebiliyor."<br />
<strong>Tatil Planı Hekim Önerisiyle Planlanmalı</strong><br />
Smile PRO'nun küçük kesili ve flepsiz yapısının, uygun hastalarda günlük yaşama dönüş sürecini destekleyebildiğini belirten Doç. Dr. Bostancı, "Ancak görmenin netleşme süresi ve göz yüzeyinin iyileşmesi kişiden kişiye değişebilir. İşlem sonrasında ilaçların düzenli kullanılması ve planlanan kontrollerin aksatılmaması gerekiyor. İlk dönemde göze su kaçırılmaması, gözün ovuşturulmaması ve tozlu ortamlardan korunması önerilebiliyor. Deniz ve havuza dönüş zamanı ise muayene bulgularına göre hekim tarafından belirleniyor. Hastalar çoğu zaman işlemin hemen ardından tüm yaz aktivitelerine dönebileceklerini düşünüyor. Oysa gözün iyileşmesi için belirli bir süreye ihtiyaç olabilir. Deniz, havuz, yoğun güneş ve spor planları hekimin önerdiği takvime göre düzenlendiğinde süreç daha sağlıklı ilerleyebilir" ifadelerini kullandı.<br />
Yaz döneminde lazer cerrahisini değerlendiren hastaların önemli bir bölümünün kontakt lens kullanıcıları olduğunu söyleyen Doç. Dr. Bostancı, şu uyarılarda bulundu: "Kontakt lensle denize veya havuza girmek, mikroorganizmaların göz yüzeyine taşınmasına ve ciddi enfeksiyonlara zemin hazırlayabiliyor. Bu nedenle lenslerin suyla temasından kaçınılması önem taşıyor."</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ramazan Atabey</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/kontakt-lensle-deniz-ve-havuza-girmeyin</guid>
      <pubDate>Mon, 24 Aug 2026 11:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/l-e-n-s2.jpg" type="image/jpeg" length="30168"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Merkez Bankası'nın enflasyon beklentisi anketinde yeni rakamlar açıklandı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/merkez-bankasinin-enflasyon-beklentisi-anketinde-yeni-rakamlar-aciklandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/merkez-bankasinin-enflasyon-beklentisi-anketinde-yeni-rakamlar-aciklandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) Sektörel Enflasyon Beklentileri anketinde 12 ay sonrası enflasyon beklentisi piyasa katılımcılarında yüzde 23,69'a gerilerken, reel sektör ve hanehalkında yükseldi. Hanehalkının beklentisi yüzde 45,58'e çıktı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Merkez Bankası</strong>, 2026 yılı ağustos ayına ilişkin <strong>Sektörel Enflasyon Beklentileri</strong> anketinin sonuçlarını yayımladı. Verilere göre gelecek 12 aylık döneme ilişkin enflasyon beklentileri piyasa katılımcıları, reel sektör ve hanehalkı gruplarında farklı yönlerde değişti.</p>

<h2><strong>Enflasyon beklentisi piyasa katılımcılarında geriledi</strong></h2>

<p>12 ay sonrası yıllık enflasyon beklentisi, ağustos ayında piyasa katılımcıları için bir önceki aya kıyasla 0,26 puan azaldı. Böylece piyasa katılımcılarının 12 ay sonrası enflasyon beklentisi yüzde 23,69 seviyesine geriledi.</p>

<p>Piyasa katılımcılarının beklentisindeki değişim, aynı dönemde diğer gruplarda görülen hareketten farklılaştı. Reel sektör ve hanehalkının gelecek 12 aya ilişkin enflasyon beklentileri ise ağustos ayında yükseldi.</p>

<h3><strong>Reel sektörün enflasyon beklentisi yüzde 32,80 oldu</strong></h3>

<p>Merkez Bankası verilerinde reel sektörün 12 ay sonrası yıllık enflasyon beklentisinde de değişim görüldü. Reel sektörün beklentisi, önceki aya göre 0,30 puan yükselerek yüzde 32,80 seviyesine ulaştı.</p>

<p>Böylece ağustos ayında reel sektörün enflasyon beklentisi, piyasa katılımcılarının beklentisinin üzerinde gerçekleşti. İki grup arasındaki beklenti farkı da verilerde ortaya çıktı.</p>

<h3><strong>Hanehalkının enflasyon beklentisi yüzde 45,58'e yükseldi</strong></h3>

<p>Hanehalkının 12 ay sonrası yıllık enflasyon beklentisi ağustos ayında artış gösterdi. Bir önceki aya göre 0,64 puan yükselen beklenti, yüzde 45,58 seviyesine çıktı.</p>

<p>Hanehalkının enflasyon beklentisindeki yükseliş, piyasa katılımcılarındaki düşüşün aksine gerçekleşti. Ağustos verilerinde hanehalkı, üç grup arasında 12 ay sonrası enflasyon beklentisi en yüksek kesim oldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Enflasyonun düşeceğini bekleyen hanehalkı oranı geriledi</strong></h3>

<p>Merkez Bankası anketinde hanehalkının gelecek döneme ilişkin enflasyon beklentileri de ölçüldü. Önümüzdeki 12 aylık dönemde enflasyonun gerileyeceğini öngören hanehalkı oranı, ağustos ayında bir önceki aya göre 0,78 puan azaldı.</p>

<p>Söz konusu oran yüzde 16,85 seviyesinde gerçekleşti. Böylece ağustos ayında hanehalkının enflasyonun önümüzdeki 12 aylık dönemde düşeceğini bekleyen kesiminin oranında aylık bazda gerileme kaydedildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/merkez-bankasinin-enflasyon-beklentisi-anketinde-yeni-rakamlar-aciklandi</guid>
      <pubDate>Mon, 24 Aug 2026 11:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/thumbs-b-c-0809d557450340cae9c5c841fd2c0856.jpg" type="image/jpeg" length="85248"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ABD’nin Nevada eyaletinde orman yangını: 42 bin kişi için tahliye emri verildi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/abdnin-nevada-eyaletinde-orman-yangini-42-bin-kisi-icin-tahliye-emri-verildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/abdnin-nevada-eyaletinde-orman-yangini-42-bin-kisi-icin-tahliye-emri-verildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD’nin Nevada eyaletinde 22 Ağustos’ta başlayan orman yangını yaklaşık 60 kilometrekarelik alana yayıldı. Yangın nedeniyle 42 bin kişi için zorunlu tahliye emri verilirken, Washoe County bölgesinde olağanüstü hal ilan edildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>ABD</strong>’nin <strong>Nevada</strong> eyaletinde 22 Ağustos’ta başlayan orman yangını, şiddetli rüzgarların etkisiyle geniş bir alana yayıldı. <strong>Reno</strong> kentinin kuzeybatısında başlayan yangının yaklaşık 60 kilometrekarelik alanı etkilediği bildirildi.</p>

<p>Yangının henüz kontrol altına alınamadığı belirtilirken, alevlerin ilerleyişi nedeniyle bölgede yaşayan binlerce kişi için tahliye kararı alındı.</p>

<h2><strong>42 bin kişi için zorunlu tahliye kararı</strong></h2>

<p>Yetkililer, yangının etkili olduğu bölgelerde 42 bin kişi için zorunlu <strong>tahliye</strong> emri çıkarıldığını açıkladı. Yaklaşık 45 bin kişinin yaşadığı komşu bölgelerdeki vatandaşlara da yangının seyrine karşı hazırlıklı olmaları ve gerektiğinde bölgeyi terk etmeleri uyarısı yapıldı.</p>

<p>Yangının yayılmasıyla birlikte çok sayıda konutun zarar gördüğü bildirildi. Olayda 3’ü ilk müdahale görevlisi olmak üzere toplam 6 kişinin yaralandığı aktarıldı.</p>

<h3><strong>Şiddetli rüzgar söndürme çalışmalarını zorlaştırıyor</strong></h3>

<p>Yetkililer, bölgede rüzgar yönünün sık sık değişmesinin yangınla mücadeleyi güçleştirdiğini belirtti. Alevlerin rüzgarın etkisiyle itfaiye araçlarının üzerinden sıçradığı ve bu nedenle ekiplerin sıcak noktalara ulaşmakta zorlandığı ifade edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yangının çıkış nedenine ilişkin yapılan değerlendirmede ise <strong>yangın</strong>ın insan kaynaklı olduğu açıklandı. Ekiplerin alevleri kontrol altına almak için çalışmalarını sürdürdüğü bildirildi.</p>

<h3><strong>Nevada’da olağanüstü hal ilan edildi</strong></h3>

<p>Nevada Valisi Joe Lombardo, yangının etkili olduğu<strong> Washoe County</strong> bölgesinde olağanüstü hal ilan etti. Lombardo ayrıca yangınla mücadele çalışmalarına destek sağlamak amacıyla eyaletin Ulusal Muhafızlarını görevlendirdi.</p>

<p>Bölgede tahliye edilen kişilerin güvenli alanlara yönlendirilmesi ve yangının yerleşim yerlerine daha fazla ilerlemesinin önlenmesi için çalışmalar devam ediyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/abdnin-nevada-eyaletinde-orman-yangini-42-bin-kisi-icin-tahliye-emri-verildi</guid>
      <pubDate>Mon, 24 Aug 2026 10:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/abdnin-nevada-eyaletindeki-orman-yangininda-42-bin-kisiye-tahliye-emri-verildi.png" type="image/jpeg" length="67584"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Trabzonspor'da Fabinho transferi tamam: Brezilyalı yıldız Trabzon'a geliyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/trabzonsporda-fabinho-transferi-tamam-brezilyali-yildiz-trabzona-geliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/trabzonsporda-fabinho-transferi-tamam-brezilyali-yildiz-trabzona-geliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Trabzonspor'un prensipte anlaşmaya vardığı Brezilyalı futbolcu Fabinho, kulübün paylaşımına göre Trabzon'a hareket etti. Bordo-mavili kulüp, futbolcunun Trabzon Havalimanı'nda karşılanması için taraftarlara çağrıda bulundu]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Trabzonspor</strong>'un <strong>transfer </strong>gündeminde yer alan Fabinho için yeni gelişme yaşandı. Brezilyalı futbolcunun uçakla Trabzon'a geldiği görüntüler kulübün NSosyal hesabından paylaşılırken, taraftarların saat 11.30'da Trabzon Havalimanı'nda buluşması istendi.</p>

<h2><strong>Trabzonspor Fabinho transferi için taraftara çağrı yaptı</strong></h2>

<p>Bordo-mavili kulüp, Fabinho'nun Trabzon'a gelişine ilişkin hazırlanan videoyu NSosyal hesabından yayımladı. Paylaşımda Brezilyalı futbolcunun uçakla Trabzon'a geldiği görüntülere yer verildi.</p>

<p>Trabzonspor tarafından yapılan paylaşımda, taraftarların futbolcuyu karşılamak üzere Trabzon Havalimanı'na davet edildiği belirtildi. Kulübün mesajında, "Fabinho geliyor. Saat 11.30’da Trabzon Havalimanı'nda tüm taraftarlarımızı büyük buluşmaya bekliyoruz" ifadeleri kullanıldı.</p>

<h3><strong>Fabinho'dan Trabzonspor taraftarlarına mesaj</strong></h3>

<p>Trabzon'a doğru yola çıkan Fabinho da kulübün paylaştığı videoda açıklamalarda bulundu. Brezilyalı futbolcu, Trabzon'da kendisini tanıdık bir yüzün beklediğini belirterek yolculuğunun sürdüğünü söyledi.</p>

<p>Fabinho videoda, "Trabzon'da beni tanıdık bir yüz bekliyor ve ben yoldayım. Bize her yer Trabzon" ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Trabzonspor'da Fabinho için karşılama hazırlığı</strong></h3>

<p>Trabzonspor ile prensipte anlaşmaya varan Fabinho'nun Trabzon'a gelişi için kulüp tarafından taraftarlara çağrı yapılmasıyla karşılamanın saati de duyuruldu. Kulübün paylaşımında buluşma noktası olarak Trabzon Havalimanı gösterildi.</p>

<p>Brezilyalı futbolcunun Trabzon'a gelişiyle ilgili görüntüler, Trabzonspor'un NSosyal hesabından taraftarlarla paylaşıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel, Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/trabzonsporda-fabinho-transferi-tamam-brezilyali-yildiz-trabzona-geliyor</guid>
      <pubDate>Mon, 24 Aug 2026 10:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/trabzonsporda-fabinho-transferi-tamam.png" type="image/jpeg" length="81922"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Merkez Bankası’nın ağustos verileri açıklandı: Finansal Hizmetler Güven Endeksi geriledi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/merkez-bankasinin-agustos-verileri-aciklandi-finansal-hizmetler-guven-endeksi-geriledi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/merkez-bankasinin-agustos-verileri-aciklandi-finansal-hizmetler-guven-endeksi-geriledi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) verilerine göre Finansal Hizmetler Güven Endeksi, ağustosta aylık bazda 4,6 puan azalarak 150,4 seviyesine geriledi. 150 finans kuruluşunun yanıtlarıyla hesaplanan endekste mevcut iş durumu ve hizmet talebine ilişkin değerlendirmeler düşüşte etkili oldu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>TCMB, ağustos ayına ilişkin <strong>Finansal Hizmetler İstatistikleri ile Finansal Hizmetler Güven Endeksi </strong>sonuçlarını yayımladı. Finans sektöründe faaliyet gösteren 150 kuruluşun anket yanıtlarının değerlendirilmesiyle oluşturulan Finansal Hizmetler Güven Endeksi, önceki aya göre 4,6 puan düşüş kaydederek 150,4 seviyesine indi.</p>

<h2><strong>Finansal Hizmetler Güven Endeksi ağustosta geriledi</strong></h2>

<p>Finansal Hizmetler Güven Endeksi'nin ağustos ayındaki değişiminde sektördeki kuruluşların mevcut faaliyetlere yönelik değerlendirmeleri etkili oldu. 150 kuruluşun ankete verdiği yanıtların ağırlıklandırılması sonucunda hesaplanan FHGE, aylık bazda 4,6 puanlık düşüş gösterdi.</p>

<p>Endeksin 150,4 seviyesine gerilemesiyle birlikte finans sektörünün mevcut faaliyetlerine ilişkin değerlendirmelerde önceki aya göre daha düşük bir görünüm ortaya çıktı. Endeksi oluşturan göstergelerin değişimi de bu hareketin temel unsurlarını oluşturdu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Mevcut iş durumu ve hizmet talebi geriledi</strong></h3>

<p>Finansal Hizmetler Güven Endeksi'ni oluşturan sorulara ilişkin yayılma endeksleri incelendiğinde, son üç aylık döneme yönelik iş durumu değerlendirmelerinin endeks üzerinde aşağı yönlü etki oluşturduğu görüldü.</p>

<p>Aynı dönemde finansal hizmetlere yönelik talebe ilişkin değerlendirmelerde de önceki aya kıyasla zayıflama yaşandı. Son üç aylık süreçte işlerin iyileştiğini ifade eden kuruluşların oranının azalması, FHGE'deki düşüşte etkili olan unsurlar arasında yer aldı.</p>

<p>Hizmet talebinin son üç aylık dönemde arttığını belirten kuruluşların değerlendirmelerinde görülen gerileme de endeksin ağustos ayındaki seviyesine yansıdı.</p>

<h3><strong>Finansal Hizmetler Güven Endeksi'nde gelecek dönem beklentisi yükseldi</strong></h3>

<p>Mevcut iş durumu ve son üç aylık hizmet talebine ilişkin değerlendirmeler zayıflarken, gelecek döneme yönelik beklentilerde farklı bir görünüm ortaya çıktı. Finans sektöründeki kuruluşların önümüzdeki üç aya ilişkin hizmet talebi beklentileri ağustos ayında güçlendi.</p>

<p>Gelecek üç aylık dönemde hizmet talebinin artacağını öngören kuruluşların oranındaki yükseliş, Finansal Hizmetler Güven Endeksi üzerinde yukarı yönlü etki yarattı. Böylece mevcut duruma ilişkin değerlendirmelerdeki gerilemeye karşılık gelecek döneme ilişkin beklentiler endeksi destekleyen unsur oldu.</p>

<h3><strong>TCMB finansal hizmetler verilerini açıkladı</strong></h3>

<p>TCMB'nin ağustos ayına ilişkin açıkladığı Finansal Hizmetler İstatistikleri ve Finansal Hizmetler Güven Endeksi verileri, finans sektöründe faaliyet gösteren kuruluşların mevcut durum ve gelecek dönem beklentilerine ilişkin değerlendirmelerini ortaya koydu.</p>

<p>Ağustosta 150,4 seviyesinde ölçülen Finansal Hizmetler Güven Endeksi, önceki aya göre 4,6 puan geriledi. Endeksteki değişimde son üç aylık iş durumu ve hizmet talebine ilişkin değerlendirmelerdeki zayıflama etkili olurken, gelecek üç aylık dönemde hizmet talebinin artacağı yönündeki beklentiler güçlendi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/merkez-bankasinin-agustos-verileri-aciklandi-finansal-hizmetler-guven-endeksi-geriledi</guid>
      <pubDate>Mon, 24 Aug 2026 10:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/merkez-bankasi-faiz-karari-1.jpg" type="image/jpeg" length="34414"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Tolga Akış'ın şikayeti sonrası gözaltına alınmıştı: Mesut Adlin serbest bırakıldı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/tolga-akisin-sikayeti-sonrasi-gozaltina-alinmisti-mesut-adlin-serbest-birakildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/tolga-akisin-sikayeti-sonrasi-gozaltina-alinmisti-mesut-adlin-serbest-birakildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Manifest grubunun kurucusu Tolga Akış ve eşi Gizem Kaya hakkında iddialarda bulunan fotoğrafçı Mesut Adlin, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na yapılan suç duyurusunun ardından gözaltına alındı. Adlin, emniyetteki işlemlerinin ardından serbest bırakıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Fotoğrafçı <strong>Mesut Adlin</strong>, Manifest grubunun kurucusu Tolga Akış ve eşi Gizem Kaya hakkında ortaya attığı iddialarla gündeme gelmesinin ardından gözaltına alındı.</p>

<p>Adlin'in emniyetteki ifade işlemlerinin tamamlanmasının ardından <strong>serbest bırakıldığı</strong> bildirildi.</p>

<h2><strong>Tolga Akış'ın avukatı suç duyurusunda bulunmuştu</strong></h2>

<p>Tolga Akış'ın avukatı Kaya Pulat, Adlin'in 20 Ağustos'ta yaptığı açıklamalar ve 21 Ağustos gecesi gerçekleştirdiği yayın sonrasında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunulduğunu açıklamıştı.</p>

<p>Pulat, suç duyurusunun <strong>"tehdit ve şantaj niteliğindeki eylemler"</strong> gerekçesiyle yapıldığını belirtmişti.</p>

<p>Suç duyurusunun ardından Mesut Adlin gözaltına alındı. Emniyette ifade veren Adlin, işlemlerinin tamamlanmasının ardından serbest bırakıldı.</p>

<h3><strong>Adlin videosunda neler iddia etti?</strong></h3>

<p>Adlin, YouTube'da yayımladığı yaklaşık 15 dakikalık videoda Manifest'in çalışma düzeni, grup üyelerinin sözleşmeleri, gelir paylaşımı ve özel hayatları hakkında çeşitli iddialar ortaya attı.</p>

<p>Fotoğrafçı, grup üyeleriyle <strong>10 yıllık sözleşmeler</strong> yapıldığını, Spotify ve YouTube gelirlerinin tamamının Tolga Akış'a bırakıldığını ve konser gelirlerinden grup üyelerine yüzde 10 pay verildiğini ileri sürdü.</p>

<p>Adlin'in iddialarıyla ilgili tarafların yanıtlarına kaynak metinde yer verilmedi.</p>

<h3><strong>Sueda Uluca ve Hilal Yelekçi hakkında da iddialar</strong></h3>

<p>Mesut Adlin, Manifest üyelerinin özel hayatlarına da Tolga Akış tarafından müdahale edildiğini öne sürdü.</p>

<p>Adlin, Sueda Uluca'nın Berkcan Güven, Hilal Yelekçi'nin ise Agah Uz ile ilişkileri üzerinden çeşitli iddialarda bulundu. İki ismin sevgililerinden ayrılmaları için mobbinge maruz bırakıldığını iddia etti.</p>

<p>Adlin'in bu iddiaları anlattığı video, YouTube tarafından Hizmet Şartları'nı ihlal ettiği gerekçesiyle kaldırılmadan önce <strong>yaklaşık 600 bin izlenmeye</strong> ulaşmıştı.</p>

<p>Fotoğrafçı ayrıca videoda Tolga Akış'ın eşi Gizem Kaya'ya ait olduğunu öne sürdüğü bazı mesajlaşmaları paylaşarak çeşitli iddialarda bulundu.</p>

<h3><strong>Mesut Adlin hakkında daha önce de iddialar gündeme gelmişti</strong></h3>

<p>Mesut Adlin ile Manifest'in yolları yaklaşık bir yıl önce ayrılmıştı.</p>

<p>Sosyal medyada Adlin'in reşit olmayan bir kişiyle yaptığı öne sürülen bazı mesajlaşmaların paylaşılmasının ardından fotoğrafçı hakkında çeşitli iddialar gündeme gelmişti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Manifest, yaşananların ardından Adlin ile yapılması planlanan çekimleri iptal ettiğini açıklamıştı.</p>

<p>Adlin ise hakkındaki iddiaları reddederek, karşısındaki kişinin yaşını öğrendiği anda iletişimi sonlandırdığını, kamuoyuna sunulan konuşmaların eksik şekilde paylaşıldığını ve kimseye rızası dışında ısrar etmediğini savunmuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/tolga-akisin-sikayeti-sonrasi-gozaltina-alinmisti-mesut-adlin-serbest-birakildi</guid>
      <pubDate>Mon, 24 Aug 2026 10:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/160e04f9-1c8b-4730-8cfe-9cb66e7e9a13jpg.webp" type="image/jpeg" length="46285"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İstanbul’da narkotik operasyonu: 3 şüpheli gözaltına alındı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/istanbulda-narkotik-operasyonu-3-supheli-gozaltina-alindi-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/istanbulda-narkotik-operasyonu-3-supheli-gozaltina-alindi-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul’un Kadıköy ilçesinde düzenlenen uyuşturucu operasyonunda 30 kilo 700 gram sıvı sentetik uyuşturucu, 640 gram toz narkotik madde ve 24 kilo 900 gram aseton ele geçirildi. Operasyonda 3 şüpheli gözaltına alındı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>İstanbul Emniyet Müdürlüğü</strong> Narkotik Suçlarla Mücadele Şubesi ekipleri, kentte uyuşturucu veya uyarıcı madde ticaretinin önlenmesine yönelik çalışmalarını sürdürdü. Bu kapsamda yürütülen çalışmalar kapsamında Kadıköy’de operasyon düzenlendi.</p>

<p>Ekipler tarafından dün gerçekleştirilen <strong>operasyon</strong>da 3 şüpheli gözaltına alındı. Operasyon sırasında yapılan aramalarda farklı türlerde uyuşturucu ve uyuşturucu yapımında kullanılabilecek maddeler ele geçirildi.</p>

<h2><strong>Kadıköy’de operasyon düzenlendi</strong></h2>

<p>Narkotik ekiplerinin çalışması kapsamında <strong>Kadıköy</strong>’de belirlenen adreslere operasyon gerçekleştirildi. Operasyonda gözaltına alınan 3 şüphelinin üzerlerinde ve adreslerinde arama yapıldı.</p>

<p>Aramalarda 30 kilo 700 gram sıvı sentetik uyuşturucu ele geçirildi. Ekipler ayrıca 640 gram toz narkotik madde ile 24 kilo 900 gram aseton bulunduğunu tespit etti.</p>

<h3><strong>Ele geçirilen maddelere el konuldu</strong></h3>

<p>Operasyonda ele geçirilen uyuşturucu maddeler ile diğer malzemelere ekipler tarafından el konuldu. Bulunan maddeler incelenmek üzere emniyete götürüldü.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Gözaltına alınan 3 <strong>şüpheli</strong> ise işlemleri için İstanbul Emniyet Müdürlüğüne götürüldü. Şüphelilerin emniyetteki işlemlerinin sürdüğü bildirildi.</p>

<p>Operasyonun, İstanbul’da uyuşturucu veya uyarıcı madde ticaretinin önlenmesine yönelik yürütülen çalışmalar kapsamında gerçekleştirildiği belirtildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/istanbulda-narkotik-operasyonu-3-supheli-gozaltina-alindi-1</guid>
      <pubDate>Mon, 24 Aug 2026 10:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/istanbulda-duzenlenen-uyusturucu-operasyonunda-3-supheli-yakalandi.png" type="image/jpeg" length="47017"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[23 Ağustos 2026 MasterChef'te kim elendi? Gül ve Koray arasındaki eleme düellosunu kim kazandı?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/23-agustos-2026-masterchefte-kim-elendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/23-agustos-2026-masterchefte-kim-elendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[MasterChef kim elendi sorusu, 23 Ağustos 2026 Pazar akşamı yayınlanan eleme bölümünün ardından yanıtını buldu. Gül, Koray, Ayşe, Simge, Recep, Enes, Şükran ve Armağan'ın mücadele ettiği gecenin ilk turunda patlıcan ana malzemesiyle yemek hazırlandı. Son etapta Gül ve Koray karşı karşıya gelirken, şeflerin değerlendirmesi sonucunda yarışmaya veda eden isim Gül oldu. Peki MasterChef Gül kimdir, kaç yaşında?]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>MasterChef kim elendi sorusunun yanıtı, 23 Ağustos 2026 Pazar akşamı TV8 ekranlarında yayınlanan bölümle belli oldu. Haftanın eleme potasında yer alan sekiz yarışmacı, MasterChef Türkiye'de kalabilmek için iki aşamalı mücadele verdi. İlk etapta hazırlanan tabakların değerlendirilmesinin ardından potadaki yarışmacı sayısı azaltılırken, gecenin son mücadelesi Gül ile Koray arasında gerçekleşti.</p>

<p>Şefler Danilo Zanna, Somer Sivrioğlu ve Mehmet Yalçınkaya'nın değerlendirmeleri sonucunda eleme gecesinin sonunda yarışmaya veda eden isim <strong>Gül</strong> olarak açıklandı. Böylece Gül'ün MasterChef Türkiye 2026 macerası sona ererken, Koray yarışmaya devam etme hakkı kazandı.</p>

<p>Hafta içerisinde oynanan dokunulmazlık ve eleme oyunlarının ardından Gül, Koray, Ayşe, Simge, Recep, Enes, Şükran ve Armağan eleme potasında yer almıştı. Sekiz yarışmacının performansını ortaya koyduğu gecede ilk etapta patlıcan ana malzeme olarak kullanıldı. Son aşamada ise Gül ve Koray, Danilo Şef'in verdiği rıccıola tabağını hazırlamak için karşı karşıya geldi.</p>

<h2><strong>MasterChef kim elendi?</strong></h2>

<p>23 Ağustos 2026 tarihli bölümün sonunda <strong>MasterChef'te elenen yarışmacı Gül oldu</strong>. Eleme gecesinin ilk etabında sekiz yarışmacı, patlıcanı ana ürün olarak kullanarak yaratıcı bir tabak hazırladı.</p>

<p>Yarışmacılara ilk yemek için 45 dakikalık süre verildi. Sürenin tamamlanmasının ardından şefler hazırlanan tabakları değerlendirdi. Bu değerlendirme sonucunda başarılı bulunan dört yarışmacı eleme tehlikesini atlattı ve gecenin son aşamasına kalan isimlerin sayısı dörde indirildi.</p>

<p>Eleme gecesinin belirleyici bölümü ise son etapta yaşandı. Gül ve Koray'ın karşı karşıya kaldığı final etabında yarışmacılardan Danilo Şef'in hazırladığı rıccıola tabağını en başarılı şekilde yorumlamaları istendi.</p>

<p>İkinci tur için verilen 55 dakikalık sürenin sona ermesinin ardından iki yarışmacının tabakları şefler tarafından değerlendirildi. Puanlama ve şeflerin yorumları sonucunda Gül'ün tabağı elenmesine neden oldu.</p>

<h3><strong>MasterChef Gül elendi</strong></h3>

<p>Eleme gecesinin son aşamasında Gül ve Koray, yarışmada kalabilmek için son kez tezgah başına geçti. İki yarışmacının hazırladığı tabaklar, teknik uygulama, lezzet ve sunum gibi unsurlar üzerinden değerlendirildi.</p>

<p>Danilo Şef'in rıccıola tabağının hazırlanmasının istendiği etapta yarışmacılar 55 dakika boyunca çalışmalarını sürdürdü. Sürenin tamamlanmasının ardından tabaklar şeflerin önüne geldi.</p>

<p>Yapılan değerlendirme sonrasında iki yarışmacı arasındaki mücadeleyi Koray kazandı. Böylece <strong>MasterChef Gül elendi </strong>ve yarışmanın 2026 sezonuna veda eden ikinci isim oldu.</p>

<p>Gül'ün elenmesiyle birlikte eleme potasında yer alan diğer yarışmacılar yoluna devam etti. Koray ise son etapta elde ettiği sonuçla yarışmadaki mücadelesini sürdürdü.</p>

<h3><strong>MasterChef Gül kimdir?</strong></h3>

<p>Gül, MasterChef Türkiye'nin 2026 sezonunda ana kadroda yer alan yarışmacılardan biri olarak yarıştı.</p>

<p>Program süresince farklı yemek ve tekniklerle şeflerin karşısına çıkan Gül, eleme gecesinde de iki ayrı etapta performans gösterdi. İlk turda patlıcanı ana ürün olarak kullanarak yaratıcı bir tabak hazırlayan yarışmacı, gecenin ikinci bölümünde ise Koray ile birlikte son etapta mücadele etti.</p>

<p>MasterChef'te yarışmacıların yalnızca ortaya çıkardıkları yemeğin lezzeti değil, aynı zamanda verilen görevi doğru yorumlamaları, teknik uygulamaları, zaman yönetimleri ve tabak sunumları da değerlendirmeye alınıyor. Gül de yarışmadaki yolculuğu boyunca bu kriterler üzerinden şeflerin değerlendirmesine tabi tutuldu.</p>

<p>23 Ağustos'taki eleme gecesinde ise son iki yarışmacı arasına kalan Gül, rıccıola tabağını hazırladı. Şeflerin değerlendirmesi sonrasında elenen isim olarak açıklanmasıyla yarışma serüveni sona erdi.</p>

<p><img alt="Masterchef Türkiye2" class="detail-photo img-fluid" height="442" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2025/11/masterchef-turkiye2.webp" width="765" /></p>

<h3><strong>MasterChef Gül kaç yaşında?</strong></h3>

<p><strong>MasterChef Gül kaç yaşında</strong> sorusunun kesin yanıtı konusunda kamuya açık, doğrulanmış bir bilgi bulunmadığı sürece yaş bilgisi vermek doğru olmayacaktır.</p>

<p>Yarışmacılar hakkında sosyal medya platformlarında veya çeşitli internet sayfalarında kişisel bilgiler paylaşılabilse de bunların tamamı resmî kaynak niteliği taşımıyor. Bu nedenle Gül'ün doğum tarihi veya yaşı konusunda doğrulanmamış bilgilerin kesin gerçek olarak aktarılmaması gerekiyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>MasterChef programında yarışmacılar hakkında zaman zaman kişisel ve mesleki bilgiler paylaşılabiliyor. Gül'ün yaşı ve doğum tarihiyle ilgili doğrulanabilir bir açıklama yapılması halinde bu bilgiler daha sonra güncellenebilir.</p>

<h3><strong>MasterChef Gül hayatı ve yarışmadaki performansı</strong></h3>

<p>MasterChef Gül hayatı, yarışmadan ayrılmasının ardından izleyicilerin araştırdığı konular arasında bulunuyor. Gül, 2026 sezonunda MasterChef Türkiye'nin ana kadrosunda yer alarak farklı etaplarda yemeklerini şeflerin beğenisine sundu.</p>

<p>Yarışmanın formatı gereği her hafta farklı görevlerle karşılaşan yarışmacılar, dokunulmazlık oyunları ve eleme etaplarında baskı altında yemek hazırlıyor. Bu süreçte süre yönetimi, malzeme kullanımı, teknik bilgi ve yaratıcılık yarışmacıların kaderini doğrudan etkileyebiliyor.</p>

<p>Gül de 23 Ağustos'taki eleme gecesine kadar yarışmadaki mücadelesini sürdürdü. Ancak eleme potasındaki performansı, yarışmanın devamı açısından yeterli olmadı.</p>

<p>İlk etapta patlıcanı ana malzeme olarak kullanan Gül, ikinci etapta ise rıccıola tabağını hazırlamak üzere Koray ile karşı karşıya geldi. Son değerlendirmede şeflerin tercihinin Koray'dan yana olması, Gül'ün yarışmaya veda etmesine yol açtı.</p>

<h3><strong>23 Ağustos MasterChef eleme gecesinde neler yaşandı?</strong></h3>

<p>23 Ağustos Pazar akşamındaki bölümde eleme potasında bulunan sekiz yarışmacı için kritik bir gece yaşandı. Gül, Koray, Ayşe, Simge, Recep, Enes, Şükran ve Armağan, yarışmanın ilk etabında mutfağa girerek hazırladıkları tabaklarla şeflerin karşısına çıktı.</p>

<p>İlk turda ana ürün olarak <strong>patlıcan</strong> kullanıldı. Yarışmacılardan bu malzemeyi merkeze alan yaratıcı bir yemek hazırlamaları istendi. 45 dakikalık sürenin ardından şefler tabakları değerlendirdi ve başarılı performans gösteren dört yarışmacı eleme potasından çıktı.</p>

<p>Gecenin ikinci aşamasında ise geriye kalan yarışmacılar arasından Gül ve Koray son düelloya kaldı. Bu aşamada Danilo Şef'in rıccıola tabağı yarışmacıların karşısına çıktı.</p>

<p>İki yarışmacı, 55 dakikalık süre içerisinde verilen tabağı hazırlamaya çalıştı. Süre sonunda şefler tarafından yapılan değerlendirmede iki tabak arasındaki farklar ele alındı.</p>

<p>Son kararın ardından Gül'ün MasterChef Türkiye 2026'ya veda ettiği açıklandı.</p>

<p><img alt="Masterchef Kim Elendi 22 Kasım 2025 Dün Gece Kim Gitti" class="detail-photo img-fluid" height="426" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2025/11/masterchef-kim-elendi-22-kasim-2025-dun-gece-kim-gitti.webp" width="640" /></p>

<h3><strong>MasterChef'te bu hafta kim gitti?</strong></h3>

<p>23 Ağustos 2026 Pazar günü yayınlanan bölümün ardından <strong>MasterChef'te bu hafta elenen isim Gül oldu</strong>. Eleme finalinde Gül ile Koray karşı karşıya gelirken, son etapta hazırlanan tabak şeflerin kararında belirleyici oldu.</p>

<p>Gül'ün elenmesiyle birlikte 2026 sezonundaki yarışmacı kadrosunda bir değişiklik daha yaşandı. Eleme gecesinden sağ çıkan Koray ise MasterChef Türkiye'deki yolculuğuna devam etti.</p>

<p>Yeni bölümlerde yarışmacıları dokunulmazlık, ödül ve eleme oyunları beklerken, sezon ilerledikçe rekabetin daha da artması bekleniyor. Yarışmacıların her yeni etapta şeflerin karşısına farklı görevlerle çıkması, kadronun zaman içinde yeniden şekillenmesine neden olacak.</p>

<h3><strong>MasterChef 23 Ağustos 2026 eleme sonucu</strong></h3>

<ul>
 <li>
 <p><strong>MasterChef'te elenen:</strong> Gül</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Eleme finalinde karşılaşan:</strong> Gül ve Koray</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>İlk etap ana malzemesi:</strong> Patlıcan</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>İlk etap süresi:</strong> 45 dakika</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Son etap tabağı:</strong> Danilo Şef'in rıccıola tabağı</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Son etap süresi:</strong> 55 dakika</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Yarışmaya devam eden:</strong> Koray</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>MasterChef Türkiye'ye veda eden:</strong> Gül</p>
 </li>
</ul></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nida Çitler</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/23-agustos-2026-masterchefte-kim-elendi</guid>
      <pubDate>Mon, 24 Aug 2026 10:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2025/11/masterchef-kim-gitti-29-kasim.jpg" type="image/jpeg" length="93870"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[KPSS giriş belgesi ne zaman açıklanacak 2026? KPSS yerleri açıklandı mı? ÖSYM sınav giriş belgesi ekranı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/kpss-giris-belgesi-ne-zaman-aciklanacak-2026</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/kpss-giris-belgesi-ne-zaman-aciklanacak-2026" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[KPSS giriş belgesi ne zaman açıklanacak 2026, KPSS yerleri açıklandı mı ve KPSS giriş yerleri nereden öğrenilecek? 2026-KPSS Lisans Genel Yetenek-Genel Kültür oturumu 6 Eylül 2026'da yapılacak. ÖSYM'nin 24 Ağustos itibarıyla yayımladığı duyurular arasında KPSS Lisans sınav giriş belgelerinin erişime açıldığına ilişkin bir ilan bulunmuyor. Adaylar, belge yayımlandığında sınav merkezi, bina ve salon bilgilerine ÖSYM AİS üzerinden ulaşabilecek.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>2026-KPSS Lisans sınavına hazırlanan adayların gözü, sınava kısa bir süre kala ÖSYM'nin yayımlayacağı <strong>KPSS giriş yerleri</strong> duyurusuna çevrildi. Adayların sınava hangi merkezde, hangi bina ve salonda gireceğini gösteren sınav giriş belgesinin erişime açılıp açılmadığı merak edilirken, ÖSYM'nin güncel duyurularında 24 Ağustos 2026 itibarıyla KPSS Lisans sınav giriş belgelerinin yayımlandığına ilişkin bir açıklama yer almıyor.</p>

<p>ÖSYM'nin resmi sınav takvimine göre 2026-KPSS Lisans Genel Yetenek-Genel Kültür oturumu <strong>6 Eylül 2026</strong> tarihinde gerçekleştirilecek. Alan Bilgisi oturumlarının ilk günü 12 Eylül, ikinci günü ise 13 Eylül 2026 olarak belirlendi. Her üç oturumun sonuç tarihi ise 7 Ekim 2026 olarak takvimde yer alıyor.</p>

<p>Bu nedenle arama motorlarında sıkça araştırılan <strong>“KPSS yerleri açıklandı mı?”</strong> sorusunun yanıtı, 24 Ağustos itibarıyla hayır şeklinde. ÖSYM'nin resmi duyuru listesinde sınav giriş belgelerinin erişime açıldığına dair yeni bir KPSS duyurusu bulunmuyor. Belgenin yayımlanmasıyla birlikte adayların sınava girecekleri bina ve salon bilgileri de netleşmiş olacak.</p>

<h2><strong>2026 KPSS yerleri açıklandı mı?</strong></h2>

<p>24 Ağustos 2026 itibarıyla <strong>2026 KPSS Lisans sınav giriş yerleri açıklanmadı</strong>. ÖSYM'nin resmi internet sitesindeki güncel duyurular arasında 2026-KPSS Lisans için sınava giriş belgelerinin erişime açıldığına ilişkin bir ilan bulunmuyor.</p>

<p>Adayların sınav günü kullanacağı belge, yalnızca sınava katılacakları merkezi değil, aynı zamanda atanmış oldukları bina ve salon bilgilerini de gösterecek. Bu nedenle adayların belgenin yayımlanmasının ardından AİS üzerinden bilgilerini kontrol etmesi gerekiyor.</p>

<p>ÖSYM, sınav giriş belgelerini kendi resmi kanalları üzerinden erişime açıyor. Daha önceki sınavlarda da giriş belgelerinin sınav tarihinden önce yayımlandığı görülüyor. Örneğin 2 Ağustos'ta yapılan 2026-ALES/2 için sınava giriş belgeleri 23 Temmuz'da erişime açılmıştı.</p>

<p>Ancak ALES örneğindeki uygulama, KPSS için kesin bir yayımlanma tarihi anlamına gelmiyor. Bu nedenle <strong>“KPSS giriş belgesi ne zaman açıklanacak 2026?”</strong> sorusuna kesin tarih vermek için ÖSYM'nin KPSS'ye ilişkin resmi duyurusunun beklenmesi gerekiyor.</p>

<p><img alt="SON DAKİKA: 2026 YKS yerleştirme sonuçları açıklandı! ÖSYM YKS rercih sonuçları sorgulama ekranı (ykssonuc.osym.gov.tr)" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/thumbs-b-c-f48a32d32839db65b7d2deff20496e17.webp" width="864" /></p>

<h3><strong>KPSS giriş belgesi ne zaman açıklanacak 2026?</strong></h3>

<p>ÖSYM tarafından 24 Ağustos itibarıyla 2026-KPSS Lisans sınav giriş belgelerinin hangi gün ve saatte yayımlanacağına ilişkin resmi bir duyuru yapılmış değil. Bu nedenle adayların belirli bir tarihi kesinleşmiş bilgi olarak değerlendirmemesi gerekiyor.</p>

<p>6 Eylül 2026'da yapılacak Genel Yetenek-Genel Kültür oturumuna iki haftaya yakın süre kalması nedeniyle sınav giriş belgesinin yayımlanması için süreç son aşamaya yaklaşmış durumda. Bununla birlikte belgenin yayımlanacağı gün ve saat yalnızca ÖSYM'nin açıklamasıyla kesinlik kazanacak.</p>

<p>Adayların özellikle sosyal medya veya farklı internet sitelerinde yayılan, ÖSYM tarafından doğrulanmamış tarihleri resmi açıklama olarak kabul etmemesi önem taşıyor. ÖSYM'nin duyuruları ve AİS sistemi, <strong>KPSS giriş yerleri</strong> konusunda esas alınması gereken resmi kaynaklar.</p>

<h3><strong>2026 KPSS Lisans sınavı ne zaman?</strong></h3>

<p>2026 KPSS Lisans kapsamında adayların gireceği oturumların tarihleri ÖSYM sınav takviminde açıklandı. Buna göre sınav programı şöyle:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Genel Yetenek-Genel Kültür:</strong> 6 Eylül 2026</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Alan Bilgisi 1. gün:</strong> 12 Eylül 2026</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Alan Bilgisi 2. gün:</strong> 13 Eylül 2026</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>KPSS Lisans sonuçları:</strong> 7 Ekim 2026</p>
 </li>
</ul>

<p>ÖSYM'nin 1 Temmuz'da yayımladığı başvuru duyurusunda da Genel Yetenek-Genel Kültür oturumunun 6 Eylül'de, Alan Bilgisi oturumlarının ise 12 ve 13 Eylül'de uygulanacağı belirtilmişti. Kurum ayrıca adayların 6 Eylül'deki Genel Yetenek-Genel Kültür oturumuna girmek zorunda olduğunu, Alan Bilgisi oturumlarından hangilerine katılacaklarına ise kendilerinin karar vereceğini duyurdu.</p>

<h3><strong>KPSS sınav giriş belgesi nereden alınacak?</strong></h3>

<p><strong>KPSS giriş belgesi</strong> yayımlandığında adaylar belgeye ÖSYM'nin Aday İşlemleri Sistemi üzerinden ulaşabilecek. ÖSYM'nin resmi AİS adresi üzerinden T.C. kimlik numarası ve aday şifresiyle sisteme giriş yapılması gerekiyor.</p>

<p>Belge erişime açıldığında adayların özellikle şu bilgileri kontrol etmesi önem taşıyor:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Sınava girecekleri il ve sınav merkezi</p>
 </li>
 <li>
 <p>Sınav binasının adı ve adresi</p>
 </li>
 <li>
 <p>Bina ve salon bilgisi</p>
 </li>
 <li>
 <p>Sınav tarihi ve oturum</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
 </li>
 <li>
 <p>Adayın sınav günü uyması gereken kurallar</p>
 </li>
</ul>

<p>Sınava girecekleri bina ve salonu önceden görmeleri, adayların sınav günü ulaşım planını buna göre yapabilmeleri açısından da önem taşıyor. Özellikle sınav merkezinin adayın ikamet ettiği bölgeden farklı bir noktada olması halinde ulaşım süresinin önceden hesaplanması gerekiyor.</p>

<p><img alt="SON DAKİKA: 2026 YKS yerleştirme sonuçları açıklandı! ÖSYM YKS rercih sonuçları sorgulama ekranı (ykssonuc.osym.gov.tr)-1" class="detail-photo img-fluid" height="866" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/osym-ve-merkezi-sinavlar-tarihi-kitabi-yayimlandi.png" width="1556" /></p>

<h3><strong>KPSS sınav giriş belgesinde hangi bilgiler bulunacak?</strong></h3>

<p>Sınava giriş belgesi, adayın sınav günü hangi binada ve salonda bulunacağını gösteren temel belgelerden biri olacak. <strong>KPSS sınav yerleri</strong> belgenin erişime açılmasıyla birlikte aday bazında görüntülenebilecek.</p>

<p>Sınav merkezi tercihi sırasında adayların belirttiği bilgiler ile ÖSYM'nin sınav organizasyonu kapsamında yaptığı yerleştirme sonucunda oluşan sınav binası aynı şey değil. Sınav giriş belgesi yayımlandığında adayın sınava gireceği kesin bina ve salon bilgisi netleşecek.</p>

<p>Bu nedenle adayların daha önce başvuru sırasında tercih ettiği sınav merkezini, sınav giriş belgesinde yer alacak kesin sınav yeriyle karıştırmaması gerekiyor.</p>

<h3><strong>KPSS sonuçları ne zaman açıklanacak?</strong></h3>

<p>2026-KPSS Lisans sonuç tarihi de ÖSYM'nin resmi takviminde yer alıyor. Buna göre Genel Yetenek-Genel Kültür ve Alan Bilgisi oturumlarına ilişkin <strong>KPSS Lisans sonuçları 7 Ekim 2026</strong> tarihinde açıklanacak.</p>

<p>Sonuçların açıklanmasının ardından adaylar puanlarını ÖSYM'nin sonuç sistemi üzerinden görüntüleyebilecek. Ancak sonuçların açıklanması, sınav giriş belgesinin yayımlanmasından farklı bir süreç. Bu nedenle adayların sınavdan önce öncelikle giriş belgesinin erişime açılmasını takip etmesi gerekiyor.</p>

<h3><strong>KPSS adayları ÖSYM duyurularını takip etmeli</strong></h3>

<p>2026 KPSS Lisans sınavına kısa süre kala adayların en çok merak ettiği konular arasında sınav yerleri ve giriş belgesinin yayımlanacağı tarih bulunuyor. 24 Ağustos itibarıyla ÖSYM'nin resmi duyuru sayfasında KPSS Lisans sınava giriş belgelerinin erişime açıldığına ilişkin bir duyuru bulunmuyor.</p>

<p>ÖSYM'nin resmi takviminde ise Genel Yetenek-Genel Kültür oturumunun 6 Eylül 2026'da yapılacağı kesinleşmiş durumda. Alan Bilgisi oturumları 12-13 Eylül'de, sonuçlar ise 7 Ekim'de açıklanacak.</p>

<p>ÖSYM tarafından kesin bir tarih açıklanmadığı için adayların resmi duyuruyu beklemesi gerekiyor. Belge yayımlandığında adaylar <strong>KPSS giriş yerleri</strong> bilgilerini AİS üzerinden kontrol ederek sınava girecekleri bina ve salonu öğrenebilecek.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nida Çitler</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Eğitim</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/kpss-giris-belgesi-ne-zaman-aciklanacak-2026</guid>
      <pubDate>Mon, 24 Aug 2026 10:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/images-2026-07-24t124606755.jpg" type="image/jpeg" length="38155"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Aziz İhsan Aktaş Davası’nda karar günü: 200 sanıklı dosyada hüküm açıklanıyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/aziz-ihsan-aktas-davasinda-karar-gunu-200-sanikli-dosyada-hukum-aciklaniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/aziz-ihsan-aktas-davasinda-karar-gunu-200-sanikli-dosyada-hukum-aciklaniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Aziz İhsan Aktaş'ın lideri olduğu öne sürülen suç örgütüne ilişkin 200 sanıklı davada karar günü geldi. Yaklaşık yedi aydır süren yargılamada mahkeme heyeti bugün hükmünü açıklayacak. Son tutukluluk incelemesinde Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara'nın da tahliye edilmesiyle dosyada tutuklu sanık sayısı 5'e düştü.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Ocak 2025'te başlatılan soruşturma kapsamında hazırlanan ve <strong>200 sanığın yargılandığı davada bugün karar açıklanacak.</strong></p>

<p>Soruşturmanın temelinde, Aziz İhsan Aktaş'ın liderliğini yaptığı öne sürülen suç örgütünün belediye başkanları ve belediyelerin üst düzey yöneticilerine rüşvet vererek ihaleleri organize ettiği iddiası yer aldı.</p>

<h2><strong>Soruşturma kapsamında çok sayıda belediye başkanı tutuklandı</strong></h2>

<p>Soruşturma kapsamında Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer, Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara, Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin, Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar ve Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar tutuklandı.</p>

<p>Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere hakkında ise ev hapsi kararı verildi.</p>

<p>Dokuz ay süren soruşturmanın ardından <strong>20 Ekim 2025'te 40'ı tutuklu 200 kişi hakkında 578 sayfalık iddianame</strong>hazırlandı. Gaziosmanpaşa Belediye Başkanı Hakan Bahçetepe'nin de aralarında bulunduğu dokuz kişinin dosyası ise ayrıldı.</p>

<p>İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi, tensip incelemesinde Ahmet Özer'in tahliyesine karar verdi ve ilk duruşmanın 27 Ocak 2026'da yapılmasını kararlaştırdı.</p>

<h3><strong>İlk celseye Aktaş'ın korumaları damga vurdu</strong></h3>

<p>Beş CHP'li belediye başkanının da aralarında bulunduğu 34 kişinin tutuklu bulunduğu dava, <strong>27 Ocak'ta Silivri'de </strong>başladı.</p>

<p>İlk duruşmada Aziz İhsan Aktaş'ın çok sayıda korumayla salona gelmesi ve hakim-savcıların kullandığı kapıyı kullanması tartışma yarattı. Aktaş'ın avukatı ise korumaların, suikast tehditleri nedeniyle devlet tarafından görevlendirilen resmi korumalar olduğunu söyledi.</p>

<p>Sanıkların büyük bölümü Aktaş'ı tanımadıklarını, ihalelerde usulsüzlük yapılmadığını ve işlemlerin yıllardır uygulanan yöntemlerle gerçekleştirildiğini savundu. Sanıklar ayrıca Sayıştay denetimlerinde de "usulsüzlük" tespit edilmediğini ileri sürdü.</p>

<p>Bazı sanıklar, etkin pişmanlıktan yararlanan kişilerin baskı ve tehditle kendileri aleyhinde ifade verdiğini iddia etti.</p>

<p>Rıza Akpolat ise ilk celsedeki savunmasında kendisine <strong>"CHP kurultayı aleyhinde konuş, Beşiktaş dosyasını temizleriz"</strong> denildiğini söyledi.</p>

<p>Etkin pişmanlıktan yararlanmasının ardından tahliye edilen Aziz İhsan Aktaş da savunma yaptı ve ifadelerinin baz kayıtlarıyla örtüştüğünü savundu.</p>

<p>İlk celse <strong>27 Şubat'ta</strong> tamamlandı. Zeydan Karalar'ın da aralarında bulunduğu 17 sanığın tahliyesine karar verildi.</p>

<h3><strong>İkinci celsede tanık ve gizli tanık ifadeleri tartışıldı</strong></h3>

<p>Davanın ikinci celsesi <strong>20 Nisan'da</strong> başladı. Duruşmaya dördü CHP'li belediye başkanı olmak üzere 16 sanık tutuklu olarak katıldı.</p>

<p>Celsede tanıkların yanı sıra "Yaprak" ve "XYZ49QP" kod adlı gizli tanıkların ifadeleri tartışıldı.</p>

<p>Tanıklardan birinin "gördüm", "duydum" ve "şu an aklıma gelmiyor" şeklindeki yanıtları üzerine Mahkeme Başkanı, verilen ifadelerin sonucunda bazı kişilerin tutuklanmış olabileceğine dikkat çekerek tanığa bunun vicdani boyutu olduğunu söyledi.</p>

<p>Etkin pişmanlıktan yararlanan İSFALT Genel Müdürü Burak Korzay ise <strong>"Şüphem var ama gözümle hiçbir şey görmüş değilim"</strong> dedi.</p>

<p>"Yaprak" kod adlı gizli tanık, savcılıkta verdiği ifadelerin duyduklarından ibaret olduğunu söyledi. "XYZ49QP" kod adlı gizli tanık da Aktaş'ın etkin pişmanlık ifadelerini kanıt olarak gösterirken, <strong>"Bizzat gördüğüm usulsüzlük yok"</strong>ifadelerini kullandı.</p>

<p>Sanık avukatları ise iddianamede "kopyala-yapıştır" bölümler bulunduğunu, lehe delillere yer verilmediğini ve iddiaları destekleyen somut delillerin yetersiz olduğunu savundu.</p>

<p>İkinci celse <strong>14 Mayıs'ta</strong> tamamlandı. Tahliye kararlarının ardından yedi sanığın tutukluluğunun devamına karar verildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Savcılık Aktaş için 280, Akpolat için 234 yıla kadar hapis istedi</strong></h3>

<p>Duruşma savcısı, <strong>14 Mayıs'ta</strong> açıkladığı esasa ilişkin mütalaasında sanıklar hakkında istenen cezaları da açıkladı.</p>

<p>Savcılık, Aziz İhsan Aktaş hakkında <strong>103 yıldan 280 yıla kadar</strong>, Rıza Akpolat hakkında <strong>86 yıldan 234 yıla kadar</strong>, Zeydan Karalar, Abdurrahman Tutdere, Utku Caner Çaykara, Kadir Aydar, Oya Tekin ve Celal Tekin hakkında ise <strong>4 yıldan 12'şer yıla kadar</strong> hapis cezası talep etti.</p>

<h3><strong>Üçüncü celsede son savunmalar yapıldı</strong></h3>

<p>Davanın üçüncü celsesi <strong>15 Haziran'da</strong> başladı. Üçü CHP'li belediye başkanı olmak üzere yedi tutuklu sanığın bulunduğu celsede sanıklar ve avukatları esasa ilişkin mütalaaya karşı son savunmalarını yaptı.</p>

<p>Aziz İhsan Aktaş, etkin pişmanlık kapsamında verdiği ifadelerin aleyhine kullanılmaması gerektiğini savundu.</p>

<p>Üçüncü celsenin son duruşması ise <strong>29 Temmuz'da</strong> görüldü. Mahkeme Başkanı, yaklaşık yedi aydır devam eden yargılamanın ardından kararın <strong>24 Ağustos'ta açıklanacağını</strong> duyurdu.</p>

<h3><strong>Karar öncesi bir tahliye daha</strong></h3>

<p>Karar öncesinde yapılan son tutukluluk incelemesinde <strong>Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara'nın tahliyesine</strong>karar verildi.</p>

<p>Böylece 200 sanıklı dosyada tutuklu sanık sayısı <strong>5'e düştü.</strong></p>

<p>Mahkeme heyetinin bugün hükmünü açıklaması bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Cumhuriyet</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/aziz-ihsan-aktas-davasinda-karar-gunu-200-sanikli-dosyada-hukum-aciklaniyor</guid>
      <pubDate>Mon, 24 Aug 2026 10:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/aziz-ihsan-aktas-savunma-yapti.jpeg" type="image/jpeg" length="35096"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sağlıklı ve uzun bir ömür için genç yaşlardan itibaren damar sağlığına yatırım yapmak gerekiyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/saglikli-ve-uzun-bir-omur-icin-genc-yaslardan-itibaren-damar-sagligina-yatirim-yapmak-gerekiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/saglikli-ve-uzun-bir-omur-icin-genc-yaslardan-itibaren-damar-sagligina-yatirim-yapmak-gerekiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Kliniği İdari ve Eğitim Sorumlusu Prof. Dr. Ayhan Tekiner, beyin anevrizmaları ve inmede erken tanının önemine dikkat çekti. Tekiner, sağlıklı ve uzun bir yaşam için damar sağlığının genç yaşlardan itibaren korunması, sigaradan uzak durulması, düzenli hareket edilmesi ve risk faktörlerinin kontrol altına alınması gerektiğini vurguladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “<strong>Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi</strong>” programının konuğu Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Kliniği İdari ve Eğitim Sorumlusu <strong>Prof. Dr. Ayhan Tekiner</strong> oldu. Programda beyin anevrizmaları, inme ve felç, risk faktörleri, erken tanının önemi ve korunma yolları ele alındı.</p>

<h2><strong>Ailesinde anevrizma öyküsü olanlar kontrollerini ihmal etmemeli</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Ayhan Tekiner, anevrizmanın beyin damarlarının belirli bölgelerinde oluşan balonlaşmalar olduğunu belirterek, hastalığın özellikle 40 yaşından sonra daha sık görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Doğuştan gelen yatkınlığın yanı sıra yaşam tarzına bağlı olarak damarların elastikiyetini kaybetmesinin anevrizma gelişiminde önemli rol oynadığını ifade eden Tekiner, anevrizma kanamalarının beynin etkilenen bölgesine göre ölümden kalıcı sakatlığa kadar uzanan ciddi sonuçlara yol açabileceğini vurguladı.</p>

<p>Erken tanının büyük önem taşıdığına dikkat çeken Tekiner, ailesinde anevrizma öyküsü bulunan kişilerin BT anjiyografi veya MR anjiyografi ile mutlaka değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Geçmişte 5 milimetrenin altındaki anevrizmalara çoğunlukla müdahale edilmediğini hatırlatan Tekiner, son yıllarda tedavi yöntemlerindeki gelişmeler sayesinde komplikasyon riskinin yüzde 1’in altına düştüğünü, bu nedenle uygun hastalarda daha küçük anevrizmaların da tedavi edilebildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 08 07 At 18.47.53" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184753.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Şah damarındaki plaklar inmenin en önemli nedenlerinden biri</strong></h2>

<p>Programda inme ve felç konusunda da önemli bilgiler veren Prof. Dr. Tekiner, beyni besleyen damarların sağlıklı olmasının hayati önem taşıdığını ifade etti.</p>

<p><strong>Şah damarı</strong> olarak bilinen <strong>karotis arterlerde</strong> oluşan plakların inmelerin yaklaşık yüzde 20-25’inden sorumlu olduğunu belirten Tekiner, obezite başta olmak üzere sağlıksız yaşam tarzının damar yapısını bozduğunu söyledi.</p>

<p>Fazla yağ dokusunun karaciğer aracılığıyla dolaşıma katılarak damar yapısını olumsuz etkilediğini ifade eden Tekiner, kötü kolesterol ile birleşen bu sürecin damar tıkanıklığına ve emboliye neden olabildiğini belirtti.</p>

<p>Yüksek tansiyon, diyabet, hareketsizlik ve ilerleyen yaşın da inme riskini artırdığını vurgulayan Tekiner, damar yapısındaki bozulmanın yalnızca beyni değil tüm organ ve sistemleri etkilediğini söyledi.</p>

<h2><strong>İnmede ilk 2 saat hayat kurtarıyor</strong></h2>

<p>İnme belirtilerinin fark edildiği anda vakit kaybetmeden 112 Acil Çağrı Merkezi’nin aranması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Tekiner, bulantı, kusma, bilinç kaybı, yüz felci, konuşma bozukluğu ve kol veya bacakta güç kaybı gibi belirtilerin acil değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Eskiden ilk 6 saatin kritik kabul edildiğini hatırlatan Tekiner, günümüzde özellikle <strong>ilk 2 saatin tedavi başarısı açısından çok daha önemli olduğunun</strong> altını çizdi.</p>

<p>Hastaneye zamanında ulaştırılan hastalarda uygun durumlarda damar açıcı tedavi uygulanabildiğini ya da pıhtının girişimsel yöntemlerle damardan çıkarılabildiğini belirten Tekiner, hızlı müdahalenin hastanın yaşamını ve yaşam kalitesini doğrudan etkilediğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 08 07 At 18.47.52 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184752-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>İnme tedavisi bir ekip işidir</strong></h2>

<p>İnme tedavisinde başarının hızlı ve koordineli çalışmaya bağlı olduğunu belirten Prof. Dr. Tekiner, hastanın 112 ekipleri tarafından en kısa sürede uygun hastaneye ulaştırılması, acil serviste zaman kaybetmeden değerlendirilmesi ve deneyimli ekipler tarafından müdahale edilmesinin hayati önem taşıdığını ifade etti.</p>

<p>Tüm sürecin kusursuz işlemesi halinde hastaya hastaneye ulaştıktan sonraki 10-15 dakika içerisinde müdahale edilebildiğini belirten Tekiner, bu sayede hastaların kalıcı hasar gelişmeden normal yaşamlarına dönebilme şansının önemli ölçüde arttığını söyledi.</p>

<h2><strong>Sigara ve elektronik sigara damar sağlığının düşmanı</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Tekiner, damar sağlığını korumak için halk arasında yaygın olan yanlış inanışlara da dikkat çekti.</p>

<p>Herhangi bir besinin tek başına kanı sulandırmasının mümkün olmadığını belirten Tekiner, sağlıklı ve dengeli beslenmenin damar yapısını korumanın temel şartı olduğunu söyledi.</p>

<p>Sigaranın damar sağlığının en büyük düşmanlarından biri olduğunu vurgulayan Tekiner, elektronik sigaraların da masum olmadığını, binlerce zararlı madde içerdiğini ve damar yapısını olumsuz etkilediğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 08 07 At 18.47.52" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184752.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Hareketli yaşam ve stres kontrolü sağlıklı yaşlanmanın anahtarı</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Ayhan Tekiner, sağlıklı damar yapısının genç yaşlardan itibaren korunması gerektiğini belirterek, obezite ile mücadele, düzenli fiziksel aktivite ve dengeli beslenmenin beyin ve damar hastalıklarından korunmada en etkili yöntemler arasında yer aldığını söyledi.</p>

<p>Uzun yolculuklarda belirli aralıklarla ayağa kalkıp yürünmesini öneren Tekiner, egzersize yeni başlayacak <strong>özellikle obezite, hipertansiyon ve diyabet hastalarının</strong> sabahın erken saatleri yerine <strong>öğleden sonra veya akşamüstünü </strong>tercih etmelerinin daha uygun olacağını ifade etti.</p>

<p>Geç saatlerde yemek yememek, yeterli sıvı tüketmek ve düzenli hareket etmenin damar sağlığını desteklediğini belirten Tekiner, stresin de kortizol salgısını artırarak tansiyon ve kan şekerini yükselttiğini, bunun da damar sistemi üzerinde olumsuz etkiler oluşturduğunu söyledi.</p>

<p>Uzun ve kaliteli yaşamın temelinde sağlıklı beslenme, hareketli yaşam, sigaradan uzak durma ve stresin kontrol altında tutulmasının bulunduğunu vurgulayan Prof. Dr. Tekiner, “Yalnızca uzun yaşamak değil, sağlıklı ve kaliteli bir yaşam sürmek için damar sağlığımıza genç yaşlardan itibaren yatırım yapmalıyız” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/saglikli-ve-uzun-bir-omur-icin-genc-yaslardan-itibaren-damar-sagligina-yatirim-yapmak-gerekiyor</guid>
      <pubDate>Sat, 08 Aug 2026 09:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184752-2.jpeg" type="image/jpeg" length="25455"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fethi Akkoç 24 Saat Kayıt'a anlattı: "Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/fethi-akkoc-24-saat-kayita-anlatti-nihat-erim-basbakan-olacagini-benden-ogrendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/fethi-akkoc-24-saat-kayita-anlatti-nihat-erim-basbakan-olacagini-benden-ogrendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat Kayıt'ta 12 Mart Muhtırası'na giden sürecin perde arkasını anlattı. Akkoç, darbenin arkasındaki uluslararası dengeleri, haşhaş krizi ve Sovyetler Birliği ile yürütülen sanayi hamlelerini değerlendirirken, "Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi" sözleriyle dikkat çeken bir tanıklığını da paylaştı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gazeteci Fethi Akkoç, 24Saat Kayıt'ta Türkiye'nin darbe süreçlerine ilişkin tanıklıklarını anlattı. 12 Mart Muhtırası'na giden süreci değerlendiren Akkoç, yaşadığı olayları ve perde arkasında yaşananları ilk kez ayrıntılarıyla paylaştı. Akkoç'a göre 12 Mart'a giden sürecin temelinde <strong>haşhaş ekimi, Sovyetler Birliği ile yürütülen ağır sanayi hamleleri ve uluslararası konjonktür</strong> yer alıyordu.</p>

<h2><strong>"Görüntüyle gerçek hiçbir zaman aynı değildi"</strong></h2>

<p>Akkoç, yıllar boyunca devlet yönetiminde görünenle yaşananın farklı olduğunu gözlemlediğini belirterek şöyle konuştu:</p>

<p><i>"Devletlerin yönetiminde ve siyasi olaylarda, hatta savaşlarda bile görüntüyle gerçeğin birbirinden farklı olduğunu, senaryoların önceden hazırlandığını yaşayarak gördük. 1950 yılından itibaren Amerika'nın desteğiyle iktidara gelen hükümetlerin, çizilen çizginin dışına çıktıkları zaman yine darbelerle görevden alındıklarını gördüm."</i></p>

<h3><strong>"Doğan Koloğlu bana 'Nihat Erim başbakan olacak' dedi"</strong></h3>

<p>Yeni İstanbul Gazetesi Ankara Bürosu'nda görev yaptığı dönemi anlatan Akkoç, Genel Yayın Müdürü Doğan Koloğlu'nun kendisine sürekli aynı bilgiyi doğrulatmaya çalıştığını söyledi.</p>

<p><i>"Doğan ağabey bana, 'Çok önemli bir yerden duydum. Nihat Erim başbakan olacakmış. Konuşabilir misin?' dedi. Ben de 'Nasıl sorayım? Demirel başbakan, İnönü muhalefet lideri. Böyle bir soru sorulur mu?' diye cevap veriyordum. Ama salı, çarşamba, perşembe aynı şey tekrarlandı."</i></p>

<h3><strong>"Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi"</strong></h3>

<p>Israrlar üzerine Nihat Erim'i aradığını söyleyen Akkoç, o telefon görüşmesini şu sözlerle anlattı:</p>

<p><i>"Telefonu çevirdim. 'Beyefendi hayırlı uğurlu olsun. Başbakan oluyormuşsunuz' dedim. Ama bunun benim sorum olmadığını, Genel Yayın Müdürü Doğan Koloğlu'nun sorusu olduğunu söyledim. Nihat Bey şaşırdı. 'Ya Fethi Bey, nereden çıktı bu?' dedi. Ben de kaynağı söylemedim. Çünkü telefonların dinlendiğini biliyorduk."</i></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Akkoç, yıllar sonra bu olayı değerlendirirken şu ifadeleri kullandı:</p>

<p><i>"Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi. O konuşmada bunu kendisinin de bilmediğini anladım."</i></p>

<h3><strong>"Telefon konuşmasını unutmamı rica etti"</strong></h3>

<p>Muhtıranın ardından yaşananları da anlatan Akkoç, Erim'in koruma müdürü aracılığıyla kendisine mesaj gönderdiğini belirtti.</p>

<p><i>"Koruma müdürü yanıma geldi. 'Sayın Nihat Bey'in size saygıları var, o telefon konuşmasını unutmanızı rica ediyor' dedi. Ben de 'O konuşmayı unuttum. Ama hükümet güvenoyu aldıktan sonra ilk demecini bana versin' dedim. İlk yazılı demecini bana gönderdi."</i></p>

<h3><strong>"12 Mart'ın üç temel nedeni vardı"</strong></h3>

<p>Akkoç, muhtıranın yalnızca iç politik gelişmelerle açıklanamayacağını belirterek <strong>üç temel neden sıraladı:</strong></p>

<p><i>"Birinci sebep haşhaştı. Amerika Demirel'e 'Haşhaşı kapat' diyordu. Demirel ise 'Daraltırım ama tamamen kapatamam' diyordu.</i></p>

<p><i>İkinci sebep Sovyetler Birliği ile yapılan ağır sanayi hamleleriydi. Türkiye'nin en büyük fabrikalarını Ruslara kurdurmuşlardı.</i></p>

<p><i>Üçüncü sebep ise Nixon'ın Çin ziyareti sonrasında Türkiye'ye yaptığı baskıydı. Tayvan'la ilişkilerin kesilip Mao'nun Çin'inin tanınması isteniyordu. Demirel bunu kabul etmedi."</i></p>

<h3><strong>"İlk kararname haşhaş yasağı oldu"</strong></h3>

<p>Akkoç, şöyle devam etti:</p>

<p><i>"Nihat Erim başbakan olduktan sonra imzaladığı ilk kararname haşhaş ekiminin yasaklanması oldu. Darbelerin temelinde, 1946'dan sonra çizilen çizginin dışına çıkan iktidarların değiştirilmesi anlayışı vardı."</i></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/fethi-akkoc-24-saat-kayita-anlatti-nihat-erim-basbakan-olacagini-benden-ogrendi</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Aug 2026 15:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/ekran-resmi-2026-08-05-160720.png" type="image/jpeg" length="54573"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[AĞUSTOS 2026 EMEKLİ BANKA PROMOSYONLARI: En yüksek ödemeyi hangi banka yapıyor?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/agustos-2026-emekli-banka-promosyonlari-en-yuksek-odemeyi-hangi-banka-yapiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/agustos-2026-emekli-banka-promosyonlari-en-yuksek-odemeyi-hangi-banka-yapiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ağustos ayının başlamasıyla birlikte bankaların 2026 yılı emekli promosyon kampanyaları yeniden gündeme geldi. SSK, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı kapsamında aylık alan vatandaşlar, maaşlarını hangi bankaya taşımalarının daha avantajlı olacağını araştırıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bankalar, maaşını üç yıl boyunca kendilerinden alma taahhüdü veren emeklilere nakit promosyon ödüyor. Bazı bankalar ise bu ödemeye otomatik fatura talimatı, kredi kartı kullanımı, hesap açılışı ve harcama kampanyaları gibi ek fırsatlar dahil ediyor. Böylece toplam kazanç tutarı bazı kampanyalarda 32 bin liraya kadar çıkabiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Peki, Ağustos 2026 döneminde en yüksek emekli promosyonunu hangi banka veriyor? Bankaların nakit promosyonları ile ek ödül kampanyalarında hangi koşullar aranıyor? İşte banka banka güncel promosyon tutarları...</p>

<h2></h2></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/agustos-2026-emekli-banka-promosyonlari-en-yuksek-odemeyi-hangi-banka-yapiyor</guid>
      <pubDate>Sun, 02 Aug 2026 20:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/emekli-maas-promosyonu-banka.webp" type="image/jpeg" length="90483"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kistik fibroziste erken tanı yaşamı değiştiriyor: "Yenidoğan tarama testlerinden kaçınılmamalı"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çocuk Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Hayriye Uğur Özçelik, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programında kistik fibrozise ilişkin önemli bilgiler verdi. Erken tanının tedavide başarıyı ve yaşam kalitesini artırdığını vurgulayan Özçelik, yenidoğan tarama testlerinin önemine dikkat çekerek ailelere “Testlerden korkmayın” çağrısında bulundu. Özçelik, modülatör tedavilerdeki gelişmelerin yanı sıra hastalığın yaşam boyu takip ve bakım gerektirdiğini anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Çocuk Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Hayriye Uğur Özçelik</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk oldu. Programda, yaşam boyu takip ve tedavi gerektiren kalıtsal hastalıklardan biri olan <strong>kistik fibrozis</strong> tüm yönleriyle ele alındı.</p>

<p>Kistik fibrozisin genetik geçişli, kalıtsal bir hastalık olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, hastalığın anne karnından itibaren gelişmeye başladığını söyledi. Hastalığın temelinde salgı yapan hücrelerde bulunan klor kanallarındaki bozukluğun yer aldığını ifade eden Özçelik, bu nedenle tüm salgıların normalden daha koyu ve yapışkan hale geldiğini kaydetti.</p>

<p><strong>En fazla akciğerleri etkiliyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin birçok organı etkileyebildiğini belirten Prof. Dr. Özçelik, en ciddi hasarın akciğerlerde oluştuğunu söyledi.</p>

<p>Akciğerlerde biriken koyu kıvamlı mukusun solunum yollarını tıkadığını, bu ortamda yerleşen mikropların temizlenememesi nedeniyle tekrarlayan enfeksiyonlar ve zamanla ilerleyici akciğer hasarı geliştiğini anlatan Özçelik, hastalığın yalnızca akciğerleri değil, üst solunum yolları ile mide-bağırsak sistemini de etkileyebildiğini ifade etti. Kistik fibrozisli hastalarda insülin direnci ve üreme sistemiyle ilgili sorunların da görülebildiğini belirtti.</p>

<p><strong>Akraba evlilikleri riski artırıyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin çekinik genlerle aktarılan bir hastalık olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Özçelik, özellikle akraba evliliklerinde hastalığın ortaya çıkma riskinin önemli ölçüde arttığını söyledi. Özçelik, bu nedenle genetik danışmanlığın ve akraba evliliklerinin azaltılmasının büyük önem taşıdığını vurguladı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.10 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134510-1.jpeg" width="1600" /></p>

<p><strong>Erken tanı tedavinin başarısını artırıyor</strong></p>

<p>Hastalığın ne kadar erken tanınırsa tedavinin o kadar başarılı olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, bu nedenle yenidoğan tarama programlarının büyük önem taşıdığını söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yenidoğan tarama testleri sayesinde hastalığın henüz belirti vermeden saptanabildiğini ifade eden Özçelik, erken dönemde başlanan tedavilerle organ hasarı gelişmeden hastalığın kontrol altına alınabildiğini kaydetti. Özçelik günümüzde bazı modülatör tedavilerin bebekler henüz bir aylıkken başlanabildiğini belirtti.</p>

<p><strong>“Yenidoğan tarama testlerinden korkmayın”</strong></p>

<p>Son yıllarda yenidoğan tarama testlerine yönelik çeşitli yanlış bilgilerin yayıldığını söyleyen Prof. Dr. Özçelik, ailelere önemli uyarılarda bulundu.</p>

<p>Bazı ailelerin bebeklerinden kan örneği alınmasını istemediğini belirten Özçelik, kan örneklerinin farklı amaçlarla kullanılacağı yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını, tüm sürecin devlet kontrolünde yürütüldüğünü ifade ederek ailelerin bu testleri mutlaka yaptırması gerektiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11" class="detail-photo img-fluid" height="695" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511.jpeg" width="1103" /></p>

<p><strong>Kistik fibrozis sürekli bakım gerektiriyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin yaşam boyu düzenli takip gerektiren bir hastalık olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Özçelik, tedavide en önemli basamaklardan birinin akciğer bakımının sağlanması olduğunu belirtti.</p>

<p>Ailelerin solunum fizyoterapisi ve günlük bakım için saatler harcadığını ifade eden Özçelik, hastaların sık akciğer enfeksiyonları nedeniyle zaman zaman hastaneye yatmak zorunda kaldıklarını söyledi. Özçelik, organlar hasar görmeden önce tedaviye başlanmasının yaşam süresi ve yaşam kalitesi açısından belirleyici olduğunu vurguladı.</p>

<p><strong>Modülatör tedavilerde yeni dönem</strong></p>

<p>Kistik fibrozis tedavisinde son yılların en önemli gelişmelerinden birinin modülatör tedaviler olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, bu ilaçların hastalığın temelindeki klor kanalındaki bozukluğu hedef aldığını söyledi.</p>

<p>İlk modülatör tedavilerin 2012 yılında kullanılmaya başlandığını, tedavilerin yıllar içinde gelişerek 2019 yılında üçlü kombinasyonlara ulaştığını belirten Özçelik, modülatör tedavilerin 2025 yılının Ağustos ayından itibaren geri ödeme kapsamına alınmasının hastalar açısından önemli bir dönüm noktası olduğunu ifade etti. Bu tedavilerin yüksek maliyetli olduğuna dikkat çeken Özçelik, ayrıca hastalığın hücresel mekanizmasını düzeltmeye yönelik yeni ilaçlarla ilgili faz 2 ve faz 3 klinik çalışmaların da sürdüğünü söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="688" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511-2.jpeg" width="1272" /></p>

<p><strong>Erkek hastalarda kısırlık sık görülüyor</strong></p>

<p>Prof. Dr. Özçelik, kistik fibrozisli erkeklerde kısırlığın oldukça yüksek oranlarda görüldüğünü belirterek, hastalığın yalnızca solunum sistemini değil, yaşamın birçok alanını etkileyen çok yönlü bir sağlık sorunu olduğuna dikkat çekti.</p>

<p><strong>Çocuklar sosyal yaşamda da zorlanabiliyor</strong></p>

<p>Sık öksürük ve balgam nedeniyle çocukların okul ve sosyal yaşamlarında güçlük yaşayabildiğini belirten Özçelik, tekrarlayan akciğer enfeksiyonları nedeniyle sık hastane yatışlarının eğitim hayatını olumsuz etkileyebildiğini söyledi.</p>

<p>Büyüme ve gelişmenin akranlarının gerisinde kalmasının hem çocukları hem de ailelerini psikolojik olarak zorlayabildiğini ifade eden Özçelik, günümüzde tedavide sağlanan gelişmeler sayesinde bu çocukların geleceğe çok daha umutla bakabildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.10" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134510.jpeg" width="1600" /></p>

<p><strong>Yaşam süresi önemli ölçüde uzadı</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin tanımlandığı ilk yıllarda hastaların büyük bölümünün iki yaşına ulaşamadan yaşamını yitirdiğini hatırlatan Prof. Dr. Özçelik, hastalığın 1938-1939 yıllarında tanımlandığını, 1989 yılında ise hastalığa neden olan genin keşfedildiğini söyledi.</p>

<p>Genetik keşfin ardından geçen süreçte tedavide büyük ilerlemeler kaydedildiğini belirten Özçelik, bugün erken tanı alan ve uygun tedavi gören hastaların yaşam sürelerinin ve yaşam kalitelerinin belirgin şekilde arttığını ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="727" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511-1.jpeg" width="1126" /></p>

<p><strong>İleri yaşta da tanı konulabiliyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin en sık <strong>beyaz ırkta</strong> görüldüğünü, siyah ırkta daha düşük, sarı ırkta ise daha nadir rastlandığını belirten Prof. Dr. Özçelik, hastalığın yalnızca çocukluk çağında görülmediğini de vurguladı.</p>

<p>Tekrarlayan akciğer enfeksiyonları, sürekli balgam çıkarma, büyüme geriliği bulunan çocukların mutlaka kistik fibrozis açısından değerlendirilmesi gerektiğini belirten Özçelik, bronş genişlemesi bulunan erişkin hastalarda da ayırıcı tanıda kistik fibrozisin mutlaka düşünülmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Literatürde 81 yaşında kistik fibrozis tanısı alan hastaların bulunduğunu hatırlatan Prof. Dr. Özçelik, aile öyküsü bulunan gebeliklerde ise anne karnında takip ile hastalığın erken dönemde saptanabildiğini sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali</guid>
      <pubDate>Sat, 01 Aug 2026 11:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134512.jpeg" type="image/jpeg" length="95274"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SÜPER LİG'DE TRANSFER FIRTINASI: Dört büyüklere kimler geldi, kimler gitti?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Süper Lig'de şampiyonluk yarışı transfer döneminden başladı! Galatasaray, Fenerbahçe, Beşiktaş ve Trabzonspor'un kadrosuna kattığı flaş isimler netleşti. İşte 4 büyüklerin dev transfer listesi ve oyuncuların detaylı analizleri.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Süper Lig'de yeni sezon hazırlıkları tüm hızıyla sürerken, şampiyonluk parolasıyla yola çıkan <strong>Galatasaray</strong>, <strong>Fenerbahçe</strong>, <strong>Beşiktaş</strong> ve <strong>Trabzonspor</strong>, kadrolarını dünya yıldızlarıyla güçlendirmeye devam ediyor. Milyonlarca taraftarın gözü kulağı son dakika transfer gelişmelerine çevrilmiş durumdayken, Avrupa devlerinden Süper Lig'e uzanan transfer trafiği de hız kazandı. Nathan Ake'den Mason Greenwood'a, Leandro Trossard'dan Vedat Muriç'e kadar yeşil sahalarda fırtına gibi esecek birçok önemli yetenek, yeni sezonda formalarını giymeye hazırlanıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti</guid>
      <pubDate>Fri, 31 Jul 2026 14:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/dort-buyukler-transfer-super-lig.webp" type="image/jpeg" length="93677"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[MS tedavisinde yeni dönem: “Artık tekerlekli sandalyeye mahkûm olmak kader değil”]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi programına konuk olan Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, günümüzde geliştirilen yeni nesil tedaviler sayesinde MS’nin ilerlemesinin büyük ölçüde kontrol altına alınabildiğini belirterek düzenli tedavi gören hastaların iş, aile ve sosyal yaşamlarını sürdürebildiğini ifade etti. Mungan, “Artık tekerlekli sandalyeye mahkûm olmak kader değil.” mesajını verdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi programına konuk olan Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, Multipl Skleroz (MS) hastalığında tanı, tedavi ve yaşam yönetimine ilişkin önemli bilgiler verdi. Günümüzde MS tedavisinde çok önemli gelişmeler yaşandığını belirten Mungan, erken tanı, kişiye özel tedavi ve düzenli takip sayesinde hastaların büyük bölümünün aktif yaşamlarını sürdürebildiğini söyledi.</p>

<p><strong>Dünyada 2,8 milyon, Türkiye’de yaklaşık 83 bin kişi MS ile yaşıyor</strong></p>

<p>Multipl Skleroz (MS), dünyada yaklaşık 2,8 milyon, Türkiye’de ise 82–83 bin kişiyi etkileyen kronik bir nörolojik hastalık olarak biliniyor.</p>

<p>Hastalığın merkezi sinir sistemini etkilediğini anlatan Prof. Dr. Mungan, beyin ve omurilikteki sinir hücrelerini saran miyelin kılıfının, bağışıklık sistemindeki bozukluklar nedeniyle hasar gördüğünü belirterek şunları söyledi:</p>

<p>“Bağışıklık sistemindeki değişiklikler miyelin kılıfında yıkıma yol açıyor ve sinir hücreleri arasındaki iletiyi bozuyor. Bunun sonucunda da hastalık çok farklı belirtilerle ortaya çıkıyor.”</p>

<p>MS’nin bağışıklık sistemi hastalığı olduğunu ancak genetik ve çevresel faktörlerin de hastalığın oluşumu ve ilerlemesinde önemli rol oynadığını ifade eden Mungan, hastalığın kadınlarda erkeklere göre 2,5–3 kat daha sık görüldüğünü, özellikle 20–40 yaş arasında ortaya çıktığını söyledi.</p>

<p>Kadınlarda daha sık görülmesinin kesin nedeninin bilinmediğini belirten Mungan, “Östrojen ve diğer kadınlık hormonlarının bağışıklık sistemi üzerindeki etkileri nedeniyle özellikle doğurganlık çağında hastalık daha sık görülüyor.” dedi.</p>

<p>Mungan, son yıllarda tanı olanaklarının gelişmesi sayesinde ileri yaşta başlayan MS vakalarının daha sık tanı aldığını, nadir de olsa çocukluk çağında da görülebildiğini söyledi.</p>

<p>İlk belirti görme kaybı da olabilir, uyuşma da…</p>

<p>MS’nin çok farklı belirtilerle ortaya çıkabildiğini belirten Prof. Dr. Mungan, en sık görülen bulguların;</p>

<ul>
 <li>Görme kaybı,</li>
 <li>Çift görme,</li>
 <li>Kol veya bacakta uyuşma,</li>
 <li>Güçsüzlük,</li>
 <li>Denge bozukluğu,</li>
 <li>İdrar problemleri olduğunu söyledi.</li>
</ul>

<p>MR’da görülen plakların beynin veya omuriliğin hangi bölgesini etkilediğine göre belirtilerin değiştiğini belirten Mungan, “Plak hangi fonksiyonu etkiliyorsa hastanın şikâyeti de ona göre ortaya çıkıyor.” dedi.</p>

<p>Görme kaybı yaşayan hastaların çoğunlukla önce göz hastalıkları uzmanına başvurduğunu belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, göz muayenesinde sorun bulunmaması halinde hastaların nörolojiye yönlendirildiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.34 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234-1.jpeg" width="1920" /></p>

<p><strong>Tanıda MR ve nörolojik muayene belirleyici</strong></p>

<p>MS tanısında ayrıntılı klinik öykü ve nörolojik muayenenin vazgeçilmez olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hem beyin hem de omurilik MR’ının mutlaka çekildiğini ifade etti.</p>

<p>Son yıllarda güncellenen tanı kriterlerinde MR’ın çok daha belirleyici hâle geldiğini söyleyen Mungan, yardımcı tanı yöntemleri arasında VEP testi ile göz sinirlerindeki iletimin değerlendirildiğini anlattı.</p>

<p>Tanıda en önemli yardımcı yöntemlerden birinin ise beyin omurilik sıvısının incelenmesi olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, şöyle konuştu:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“Lomber ponksiyon yardımcı test olarak geçse de hemen hemen her hastada yapmak istiyoruz. Hem kesin tanı hem de ayırıcı tanı açısından çok önemli. Ayrıca hastalığın gelecekte nasıl seyredeceği konusunda da bize önemli bilgiler veriyor.”</p>

<p><strong>MS her hastada farklı seyrediyor</strong></p>

<p>Kesin MS tanısı alan hastalarda koruyucu tedavinin geciktirilmemesi gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Mungan, tedavi edilmediğinde hastalığın ilerleyerek kalıcı fonksiyon kayıplarına neden olabileceğini söyledi.</p>

<p>Atak dönemlerinde öncelikle yüksek doz kortizon tedavisi uygulandığını belirten Mungan, ardından hastalığın tipine uygun koruyucu tedavilerin planlandığını ifade etti.</p>

<p>MS hastalığının en sık görülen tipinin ataklar ve iyileşmelerle seyreden RRMS (Relapsing Remitting MS) olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hastaların yaklaşık yüzde 15–20’sinde ilerleyici tip MS görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Bazı hastalarda hastalığın en baştan ilerleyici seyredebildiğini, bazılarında ise yıllar içinde ilerleyici forma dönüşebildiğini belirten Mungan, “MS tamamen kişiye özgü seyreden bir hastalık. Hastaların düzenli izlenmesi ve hastalık tipinin doğru belirlenmesi tedavinin başarısını belirliyor.” dedi.</p>

<p><strong>Aynı hekim tarafından uzun süre takip büyük önem taşıyor</strong></p>

<p>MS’nin uzun yıllar takip gerektiren kronik bir hastalık olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hastaların tanı sonrasında sürekli doktor değiştirmemesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Kesin tanı konulduktan sonra hastaların aynı hekim tarafından izlenmesi tedavi başarısını artırıyor. Çünkü MS’de bireyselleştirilmiş tedavi çok önemli. Doktorun hastanın geçmişini, MR değişimlerini, atak sıklığını ve nörolojik durumunu yakından bilmesi gerekiyor.”</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.35" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001235.jpeg" width="1920" /></p>

<p><strong>Hastalar gerçek atak ile yalancı atağı karıştırabiliyor</strong></p>

<p>MS atağının belirtilerin 24 saatten uzun sürmesi olarak tanımlandığını belirten Prof. Dr. Mungan, optik nörit, güçsüzlük, uyuşma ve denge bozukluğunun gerçek atak belirtileri arasında yer aldığını söyledi.</p>

<p>Bunun yanında enfeksiyon, sıcak hava, yoğun stres, regl dönemi veya aşırı egzersiz gibi vücut ısısını artıran durumlarda yalancı atakların görülebileceğini belirten Mungan, bu nedenle hastaların önce ayrıntılı değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p><strong>Atak tedavisinde altın standart kortizon tedavisi</strong></p>

<p>MS ataklarında günlük 1000 mg kortizonun 5–7 gün, bazı hastalarda ise 10 güne kadar uygulanabildiğini belirten Prof. Dr. Mungan, kortizona yanıt alınamayan hastalarda ise plazmaferez tedavisinin uygulandığını söyledi.</p>

<p>Bu tedavinin özellikle üniversite ve şehir hastanelerindeki deneyimli MS merkezlerinde yapılabildiğini ifade etti.</p>

<p><strong>Akıllı ilaçlar umut veriyor</strong></p>

<p>Atak tedavisinin dışında hastalığın ilerlemesini durdurmaya yönelik çok sayıda tedavi bulunduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, Türkiye’de tedavilerin basamaklı sistemle uygulandığını söyledi.</p>

<p>Tablet, enjeksiyon ve infüzyon tedavilerinin bulunduğunu belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, yeni nesil bağışıklık sistemini yeniden yapılandıran tedavilere ilişkin şu bilgileri verdi:</p>

<p>“Hastaların akıllı ilaç olarak adlandırdığı yeni tedaviler sayesinde çok az doz uygulayıp hastaları uzun süre tedavisiz takip edebildiğimiz durumlar olabiliyor.”</p>

<p>Tedavi seçiminde hastanın yaşı, cinsiyeti, gebelik planı, mesleği, sosyal yaşamı ve hastalığın seyri gibi çok sayıda faktörün dikkate alındığını belirtti.</p>

<p><strong>MS hastaları evlenebilir, çocuk sahibi olabilir</strong></p>

<p>Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, MS hastalarının normal yaşamlarını sürdürebileceklerini belirterek şu önerilerde bulundu:</p>

<p>“MS hastaları evlenebilir, planlı gebelik gerçekleştirebilir ve doktorlarıyla koordineli şekilde çocuk sahibi olabilirler. Gebelik öncesinde hastalığın en az bir yıl stabil seyretmesini tercih ediyoruz.”</p>

<p>Ağır egzersizlerden kaçınılmasını öneren Mungan; yürüyüş, yüzme, yoga ve pilatesin uygun sporlar olduğunu söyledi.</p>

<p><strong>Akdeniz tipi beslenme öneriliyor</strong></p>

<p>Beslenmenin tedavinin önemli bir parçası olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, Akdeniz tipi beslenmenin önerildiğini söyledi.</p>

<p>Mungan, sebze, meyve ve balık ağırlıklı beslenmenin önemine dikkat çekerek D vitamini ve B12 eksikliklerinin mutlaka giderilmesi gerektiğini, balık tüketemeyen hastalarda ise omega-3 desteğinin yararlı olabileceğini belirtti. Prof. Dr. Mungan, “Miyelin kılıfının iyileşmesinde omega-3’ün önemli etkileri bulunuyor.” dedi.</p>

<p><strong>Sigara ve D vitamini eksikliği hastalığın en önemli çevresel sebepleri</strong></p>

<p>MS için kanıtlanmış iki önemli çevresel risk faktörü bulunduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, bunların D vitamini eksikliği ve sigara olduğunu belirterek, “Hastalar kesinlikle sigara içmemeli, sigara içilen ortamlarda da bulunmamalı.” dedi.</p>

<p><strong>MS hastaları yaz sıcaklarında dikkatli olmalı</strong></p>

<p>Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, MS hastalarının yaz aylarında çok daha dikkatli olmalarını belirterek sıcak ortamlardan kaçınmalarını söyledi.</p>

<p>Mungan:</p>

<ul>
 <li>Sıcak suyla banyo yapılmamasını,</li>
 <li>Hamam ve saunadan uzak durulmasını,</li>
 <li>Yazın 11.00–14.00 saatleri arasında güneşten kaçınılmasını,</li>
 <li>Bol su tüketilmesini,</li>
 <li>Hafif beslenilmesini önerdi.</li>
</ul>

<p><strong>Türkiye’de hastalar güncel tedavilere kolaylıkla ulaşıyor</strong></p>

<p>Dünyada kullanılan güncel MS tedavilerinin neredeyse tamamına Türkiye’de geri ödeme kapsamında erişilebildiğini belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, bunun hastalar açısından önemli bir avantaj olduğunu söyledi.</p>

<p>Ayrıca ilerleyen yaşlarda bağışıklık sisteminin daha sakin hâle gelmesi nedeniyle bazı hastalarda hastalığın da daha durağan seyredebildiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.34 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="684" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234-2.jpeg" width="1290" /></p>

<p><strong>Kök hücre mucize değil</strong></p>

<p>Kök hücre tedavisine ilişkin yanlış beklentilere dikkat çeken Prof. Dr. Mungan, şu değerlendirmede bulundu:</p>

<p>“Kök hücre tedavisi bağışıklık sistemini yeniden yapılandırmayı hedefliyor ancak hastalığı tamamen ortadan kaldırmıyor. Diğer tedavilere belirgin bir üstünlüğü de bulunmuyor. Mucize beklememek gerekiyor.”</p>

<p>Mungan, kök hücre tedavisinin özellikle ataklı MS grubunda daha etkili olduğunu, Türkiye’de ise yalnızca çok sınırlı sayıdaki merkezde uygulanabildiğini söyledi.</p>

<p><strong>Aktarlardan alınan ürünlerden uzak durun</strong></p>

<p>MS hastalarının Sağlık Bakanlığı onaylı ilaçlar dışında hiçbir ürünü kontrolsüz şekilde kullanmamaları gerektiğini belirten Prof. Dr. Mungan, “Hekimlerinizin önermediği bitkisel ürünleri ve aktarlardan alınan karışımları kesinlikle kullanmayın.” uyarısında bulundu.</p>

<p><strong>“MS tanısı alanlar umutsuzluğa kapılmasın”</strong></p>

<p>Programın sonunda MS tanısı alan hastalara seslenen Prof. Dr. Mungan, moral ve sosyal desteğin tedavinin önemli parçalarından biri olduğunu belirterek şu mesajı verdi:</p>

<p>“MS tedavi edilebilen ve ilerlemesi durdurulabilen bir hastalık. Hastalar düzenli takiplerini yaptırır, tedavilerini aksatmaz ve yaşam tarzlarına dikkat ederlerse bugün tekerlekli sandalyeye mahkûm olmaları artık neredeyse söz konusu olmuyor.”</p>

<p>Hasta yakınlarının desteğinin büyük önem taşıdığını belirten Mungan, hastaların iş yaşamlarından kopmamalarını, sosyal hayata katılmalarını ve hobi edinmelerini önerdi. Ayrıca bulundukları illerde Türkiye MS Derneği şubelerine başvurarak ücretsiz eğitim, yoga ve pilates programlarından yararlanabileceklerini söyledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 09:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234.jpeg" type="image/jpeg" length="64607"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fethi Akkoç: Kıbrıs’ın kaderi Londra’daki 24 saatlik diplomasi trafiğinde belirlendi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kıbrıs Barış Harekatı’nın 52. yıl dönümünde, harekat öncesindeki kritik diplomasi trafiğinin tanıklarından gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat’e konuştu. Akkoç, Başbakan Bülent Ecevit’in Londra’da gerçekleştirdiği 24 saatlik görüşmelerin Kıbrıs’ın kaderini belirlediğini anlattı. Ayrıntılar 24 Saat Kayıt'ta...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kıbrıs Barış Harekatı’nın 52. yıl dönümünde, harekatın diplomasi trafiğine tanıklık eden gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat’te yayınlanan Kayıt Dışı programına konuk oldu. Akkoç, harekat öncesinde Londra’da yürütülen kritik görüşmeleri, uluslararası diplomasinin perde arkasını ve bugüne kadar kamuoyunda çok az bilinen, kayıt dışı kalan ayrıntıları detaylarıyla anlatarak şu değerlendirmelerde bulundu:</p>

<p>“52 yıl önce, 20 Temmuz 1974’te Kıbrıs’a yapılan müdahalenin önce diplomasiyle, ardından askeri harekatla kazanıldığını yaşayarak öğrendim. Kıbrıs’ın kaderi, Başbakan Bülent Ecevit’in Londra’da İngiltere Başbakanı Harold Wilson, Dışişleri Bakanı James Callaghan ve daha sonra görüşmelere katılan ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Joseph Sisco ile yaptığı tam 24 saatlik temasların sonunda şekillendi.”</p>

<p>Akkoç, harekattan bir gün önce ABD’nin Yunanistan’daki askeri yönetime kritik bir uyarıda bulunduğunu da öne sürdü:</p>

<p>“ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Joseph Sisco, 19 Temmuz’da Yunanistan’a giderek cunta yönetimine, ‘Türkiye müdahale edecek. Sakın karşılık vermeyin. Karışırsanız Türkiye sizi de ezer. Biz Türkiye’nin yanındayız.’ mesajını iletti. Bu süreci bizzat yaşayarak ve görerek öğrendim.”</p>

<h2><strong>“Londra’ya özel uçakla gittik”</strong></h2>

<p>Akkoç, 17 Temmuz 1974’te Başbakan Bülent Ecevit başkanlığındaki heyetle birlikte Türk Hava Yolları’nın özel uçağıyla Londra’ya gittiklerini anlattı.</p>

<p>Heyette, Başbakan Yardımcısı ve İçişleri Bakanı Oğuzhan Asiltürk, Dışişleri Bakanlığı Yüksek Müşaviri Ümit Haluk Bayülken, Hukuk Müşaviri Namık Kemal Yolga ile dönemin Milli Savunma Bakanı ve Dışişleri Bakan Vekili Hasan Esat Işık’ın bulunduğunu belirten Akkoç, Dışişleri Bakanı Turan Güneş’in ise o sırada Çin’de resmi temaslarda olduğu için heyete katılamadığını ifade etti.</p>

<p>Basın mensupları olarak ise Hürriyet’ten Cüneyt Arcayürek, Milliyet’ten Orhan Tokatlı, Günaydın’dan Örsan Öymen, Tercüman gazetesi adına kendisi, Anadolu Ajansı Genel Müdürü Atilla Onuk ile TRT ekibinin yer aldığını söyledi.</p>

<h3><strong>“Dünyanın gözü Londra’daydı”</strong></h3>

<p>Akkoç, heyetin Heathrow Havalimanı’ndan doğrudan İngiltere Başbakanı Harold Wilson’ın konutuna geçtiğini belirterek, görüşmeleri dünyanın dört bir yanından gelen gazetecilerin takip ettiğini anlattı.</p>

<p>“Biz yalnız değildik. İngiliz gazeteciler başta olmak üzere dünyanın her yerinden basın mensupları Başbakanlık Konutu’nun önünde bekliyordu.”</p>

<h3><strong>“Sisco ile beş dakikalık kritik görüşme”</strong></h3>

<p>Görüşmelerin ardından Bülent Ecevit’in Joseph Sisco ile baş başa yaklaşık beş dakika süren özel bir görüşme yaptığını aktaran Akkoç, bu görüşmenin önemine dikkat çekti.</p>

<p>“Hasan Esat Işık’a ‘Bülent Bey nerede?’ diye sordum. ‘Sisco ile baş başa görüşüyor’ dedi. Saatime baktım, tam beş dakika sürdü. Görüşmenin ardından Bülent Bey son derece rahat ve memnun görünüyordu. Dünya basınına da gayet sakin ve güçlü bir açıklama yaptı.”</p>

<h3><strong>“Harekatın başlayacağını biliyorduk”</strong></h3>

<p>Londra temaslarının tam 24 saat sürdüğünü ifade eden Akkoç, Ankara’ya döndüklerinde harekat kararının artık kesinleştiğini hissettiklerini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“Harekatın yapılacağını biliyorduk. Hazırlıkların tamamlandığını hissediyorduk ancak yalnızca başlama zamanı henüz net değildi.”</p>

<p>Akkoç, Joseph Sisco’nun ertesi gün yeniden Türkiye’ye geldiğini, ardından Yunanistan’a geçerek cunta yönetimiyle görüştüğünü ve aynı gün tekrar Ankara’ya döndüğünü belirterek, Yunanistan’a yapılan uyarının da bu diplomasi trafiğinin bir parçası olduğunu dile getirdi.</p>

<h3><strong>“Harekat haberi Güvenpark’ta duyuruldu”</strong></h3>

<p>20 Temmuz sabahı yaşanan anları da anlatan Akkoç, şunları söyledi:</p>

<p>“Cumartesi sabahı saat 06.00’da bütün bakanlar dışarı çıktı. Gazeteciler olarak biz de oradaydık. Başbakanın açıklama yapacağını düşünüyorduk. O sabah Güvenpark’a doğru yürürken Kıbrıs Barış Harekatı’nın başladığı resmen açıklandı.”</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 20:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/ppdvK1JySZk/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="86110"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ağrısız doğum lüks değil, anne adayının hakkı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Berrin Günaydın, doğum ağrısının modern anestezi yöntemleriyle güvenli biçimde azaltılabileceğini anlattı. Epidural analjezinin uygun koşullarda uygulandığında normal doğumu desteklediğini vurgulayan Prof. Dr. Günaydın, doğum ağrısının giderilmesinin bir lüks değil, anne adayının hakkı olduğunu söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan <strong>Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Berrin Günaydın doğum ağrısının azaltılması ile ilgili uygulanan yöntemleri anlattı. Prof. Dr. Günaydın</strong>, “Doğum ağrısını azaltmak mümkün. Epidural analjezi, doğru ekip ve uygun koşullarda hem anneye konfor sağlıyor hem de normal doğumu destekliyor” diye konuştu.</p>

<p>Doğum sancısı, anne adaylarının en büyük kaygılarından biri olmaya devam ediyor. Ancak günümüzde modern anestezi yöntemleri sayesinde doğum ağrısını büyük ölçüde azaltmak mümkün. Prof. Dr. Berrin Günaydın, halk arasında <strong>“ağrısız doğum”</strong> olarak bilinen uygulamanın çoğunlukla <strong>epidural analjezi</strong> ile yapıldığını belirterek, doğru koşullarda uygulandığında annenin doğuma bilinçli ve konforlu şekilde katılmasını sağladığını söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Günaydın, “Aslında tıpta kullandığımız doğru ifade ağrısız doğum değil, doğum ağrısının etkili şekilde azaltılmasıdır. Anne sancıları hisseder ancak dayanılmaz ağrı büyük ölçüde ortadan kalkar. Böylece doğuma aktif olarak katılır ve bebeğinin dünyaya gelişine tanıklık eder” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (3)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-3.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>"Obstetrik anestezi gelişmiş ülkelerde ayrı bir uzmanlık alanı"</strong></h2>

<p>Amerika Birleşik Devletleri ve İngiltere’de obstetrik anestezinin anesteziyolojinin özel bir çalışma alanı olarak kabul edildiğini belirten Prof. Dr. Günaydın, bu ülkelerdeki uygulamaları yerinde inceleyerek Gazi Üniversitesi’nde Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı ile 2004 yılında başlattıklarını söyledi.</p>

<p>Doğum ağrısının yönetiminde kadın hastalıkları ve doğum uzmanları ile anesteziyoloji uzmanlarının birlikte çalışmasının önemine dikkat çeken Günaydın, “Kadın doğum uzmanı ve anne adayının onayı olmadan epidural analjezi uygulanamaz. Bu nedenle anne adaylarının doğru bilgilendirilmesinde kadın doğum uzmanlarının rolü son derece önemlidir” diye konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>"Ağrısız doğumda altın standart epidural analjezi"</strong></h2>

<p>Doğum ağrısını azaltmaya yönelik farklı yöntemler bulunduğunu ancak *altın standardın epidural analjezi olduğunu* vurgulayan Prof. Dr. Berrin Günaydın, yöntemin bel bölgesinden omuriliğin dışındaki epidural boşluğa yerleştirilen ince bir kateter aracılığıyla uygulandığını anlattı.</p>

<p>Günaydın “Düşük dozlarda lokal anestezik ilaçlar ve yardımcı ilaçlar kullanıyoruz. Amaç annenin ağrısını azaltırken hareket edebilmesini, doğuma aktif katılmasını ve bebeğin doğumuna bilinçli şekilde eşlik etmesini sağlamaktır” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>“Epidural felç yapmaz, bebeğe zarar vermez”</strong></h2>

<p>Toplumda *epiduralle* ilgili çok sayıda yanlış bilgi bulunduğunu belirten Prof. Dr. Günaydın, en sık karşılaştıkları soruların felç, kalıcı bel ağrısı ve bebeğe zarar verip vermediği olduğunu söyleyerek şunları kaydetti:</p>

<p>“Epidural uygulama omuriliğin içine değil, dışındaki güvenli alana yapılır. Deneyimli ekip ve uygun koşullarda uygulandığında son derece güvenli bir yöntemdir. Bilimsel çalışmalar epidural analjezinin kalıcı bel ağrısına neden olmadığını gösteriyor. Ayrıca kullanılan ilaçlar çok düşük dozlarda uygulanıyor. Amaç annenin rahatlamasıdır. Anne rahatladığında stres hormonları azalıyor, bu da bebeğin oksijenlenmesini ve doğum sürecini olumlu etkileyebiliyor.”</p>

<h2><strong>"Sezaryen oranlarının düşürülmesine katkı sağlayabilir"</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Günaydın, bilimsel çalışmaların epidural analjezinin sezaryen oranını artırmadığını gösterdiğini belirterek, gelişmiş ülkelerde bunun tam tersine normal doğumu destekleyen önemli uygulamalardan biri olduğunu ifade etti. Günaydın şöyle konuştu:</p>

<p>“Amerika ve İngiltere’de sezaryen oranları yaklaşık yüzde 30 seviyelerinde. Bu ülkelerde doğumların büyük bölümü epidural analjezi ile gerçekleştiriliyor. Anne adayları bu konuda bilinçli olduğu için doğum ağrısının azaltılmasını talep ediyor. Normal doğumun desteklenmesi de sezaryen oranlarının düşmesine katkı sağlayabiliyor.”</p>

<p>Türkiye’de de öncelikle bu konuda farkındalığın artırılması gerektiğini belirten Günaydın, “Toplum bilinçlenmeden yalnızca hizmeti yaygınlaştırmak yeterli olmaz. Aynı zamanda bunu karşılayacak eğitimli ekiplerin ve uygun altyapının da hazır olması gerekir” diye konuştu.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-1.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>"Ağrısız doğum ekip işi"</strong></h2>

<p>Epidural analjezinin yalnızca bir anestezi uygulaması olmadığını belirten Prof. Dr. Günaydın, başarılı bir doğum yönetimi için kadın hastalıkları ve doğum uzmanı, anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanı, deneyimli hemşireler, uygun monitörizasyon ve teknik donanımın birlikte çalışmasının şart olduğunu söyledi.</p>

<p>Anne adaylarının gebelik boyunca düzenli olarak değerlendirildiğini ifade eden Günaydın, kan sulandırıcı ilaç kullananlar, bazı kanama-pıhtılaşma bozukluğu bulunanlar, girişim bölgesinde enfeksiyonu olanlar veya bazı özel nörolojik hastalıkları bulunan kişilerde epidural uygulanamayabileceğini belirtti. Uygun adaylarda ise anestezi değerlendirmesi ve bilgilendirilmiş onam sonrasında güvenle uygulanabileceğini kaydetti.</p>

<h2><strong>Sezaryende de önemli avantaj sağlıyor</strong></h2>

<p>Planlı sezaryenlerde tıbbi engel bulunmadığı sürece spinal, kombine spinal-epidural veya epidural gibi bölgesel anestezi yöntemlerinin tercih edilmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Günaydın, doğum sırasında epidural kateter takılmış bir gebenin acil sezaryene alınması gerekirse aynı kateter üzerinden anestezinin sürdürülebileceğini söyledi.</p>

<p>Ayrıca epidural kateterin sezaryen sonrasında da ameliyat ağrısının kontrolünde kullanılabildiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (4)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-4.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>“Doğum bir hastalık değil, hayatın en güzel mucizelerinden biridir”</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Günaydın, Dünya Anesteziyoloji Dernekleri Federasyonu’nun (WFSA) doğum ağrısının giderilmesini lüks değil, hasta hakkı olarak değerlendirdiğini, Amerikan Kadın Doğum Uzmanları Koleji’nin (ACOG) ise tıbbi engel bulunmayan gebelerde annenin doğum ağrısının giderilmesini istemesini tek başına yeterli bir tıbbi endikasyon olarak kabul ettiğini hatırlattı. Günaydın, şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>“Bizim amacımız kadınları epidurale yönlendirmek değil; doğru bilgiyi vererek bilinçli seçim yapmalarını sağlamaktır. Ağrısız doğum bir zorunluluk değildir ancak isteyen ve tıbbi açıdan uygun olan hiçbir anne adayının bu haktan mahrum bırakılmaması gerekir.”</p>

<p>Doğumun doğal bir süreç olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Günaydın, sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<p>“Doğum bir hastalık değil, hayatın en güzel mucizelerinden biridir. Biz anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanlarının görevi de bu mucizeyi anne ve bebek için daha güvenli, daha konforlu ve daha güzel bir deneyime dönüştürmektir.”</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Jul 2026 09:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-2.jpeg" type="image/jpeg" length="80208"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[“Diz ameliyatı sonrası kayak da yapılabilir, tenis de oynanabilir”]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Akkaya, diz ağrılarının ihmal edilmemesi gerektiğini vurgulayarak, yeni nesil cerrahi teknikler, kişiye özel implantlar ve yapay zekâ destekli rehabilitasyon sayesinde hastaların yeniden aktif yaşama dönebildiğini söyledi. Akkaya, uygun tedaviyle diz ameliyatı sonrası kayak, tenis ve koşu gibi sporlara yeniden dönüşün mümkün olduğunu belirtti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı <strong>Prof. Dr. Mustafa Akkaya</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu <strong>“Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi”</strong> programında diz eklemi hastalıkları ve diz cerrahisinde yaşanan yeni gelişmeleri anlattı.</p>

<p>Diz ağrılarının toplumda en sık ihmal edilen sağlık sorunları arasında yer aldığını belirten Akkaya, erken dönemde başvurulduğunda birçok sorunun ilerlemeden kontrol altına alınabileceğini söyledi.</p>

<p>Diz ekleminin çok özel bir anatomiye sahip olduğunu vurgulayan Akkaya, yanlış ya da gecikmiş tedavilerin hareket kabiliyetini ciddi şekilde etkileyebileceğini belirterek, “Yürüme her şeydir. İnsanların mobilize olması genel beden ve ruh sağlığı açısından çok önemli. İnsanlar yürüyemediklerinde sosyal hayattan kopuyor, kilo alımı artıyor ve başkalarına bağımlı hale gelebiliyorlar” dedi.</p>

<h2><strong>“Diz sorunları yaşa ve cinsiyete göre değişiyor”</strong></h2>

<p>Diz eklemi hastalıklarının yaşa, cinsiyete ve yaşam biçimine göre farklılık gösterdiğini ifade eden Prof. Dr. Akkaya, çocukluk döneminde daha çok travmaya bağlı diz kapağı çıkıkları ve yaralanmaların görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Orta yaş döneminde ise kadın ve erkeklerde farklı sorunların öne çıktığını belirten Akkaya, kadınlarda kas yapısındaki farklılıklar nedeniyle diz kapağı çevresindeki problemlerin daha sık yaşanabildiğini ifade etti.</p>

<p>“Merdiven inip çıkarken, çömelirken veya oturup kalkarken oluşan ağrılar ön diz ağrısının habercisi olabilir. Erken dönemde müdahale edilirse kıkırdak aşınması ilerlemeden önlem alınabilir.” diyen Akkaya, ihmal edilen problemlerin ilerleyen yaşlarda kireçlenmeye dönüşebileceğini söyledi.</p>

<p>Akkaya, erkeklerde ise spor yaralanmalarına bağlı menisküs yırtıkları ve ön çapraz bağ sorunlarının daha sık görüldüğünü belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Kadınlar ciltlerine gösterdikleri özeni dizlerine de göstermeli”</strong></h2>

<p>Menopoz döneminin diz sağlığı açısından kritik olduğuna dikkat çeken Akkaya, hormonal değişikliklerle birlikte kemik ve kıkırdak dokusunun da etkilendiğini söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Akkaya, “Kadınlar menopoza girdikten sonra ciltlerine gösterdikleri özeni dizlerine de göstermeliler. Çünkü dizler yaşam kalitesini etkileyen en önemli yapılardan biridir” dedi.</p>

<p>Akkaya, menopoz öncesi yapılacak kontroller sayesinde kıkırdak koruyucu tedavilerle diz sağlığının korunabileceğini belirtti.</p>

<h2><strong>“Her diz ağrısı ameliyat gerektirmez”</strong></h2>

<p>Diz tedavisinde son yıllarda rejeneratif tıp ve ortobiyolojik uygulamaların önemli gelişmeler sağladığını anlatan Prof. Dr. Akkaya, amaçlarının vücudun kendi iyileştirme kapasitesinden yararlanmak olduğunu söyleyerek “Kişinin iyileştirici kapasitesi aslında kendi vücudunda saklıdır. Erken evre kıkırdak hasarlarında kişinin kendi kök hücrelerinden yararlanılarak yapılan ortobiyolojik tedavilerle başarılı sonuçlar alınabiliyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya, rejeneratif ve ortobiyolojik tedaviler konusunda toplumda bilgi karmaşası yaşanabildiğine dikkat çekti.</p>

<p>Kök hücre tedavileri ile kandan elde edilen trombosit uygulamalarının farklı yöntemler olduğunu belirten Akkaya:</p>

<p>“Vücutta dolaşan kandan kök hücre elde etmek mümkün değildir. Kök hücreler, leğen kemiği gibi büyük kemiklerden ya da yağ dokusundan elde edilebilir. Kandan alınan ise kök hücre değil, trombosit dediğimiz kan hücreleridir.” dedi.</p>

<p>Menisküs ve kıkırdak dokularının iyileşme kapasitesinin sınırlı olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Akkaya:</p>

<p>“Kas dokusu kanlanması sayesinde kendini onarabilir ancak kıkırdak ve menisküs gibi dokular yeterli kan damarına sahip değildir. Bu nedenle erken evre hasarlarda uyguladığımız ortobiyolojik tedavilerle o bölgede iyileşmeyi destekleyecek bir ortam oluşturmayı hedefliyoruz.” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.58 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="730" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182958-1.jpeg" width="1194" /></p>

<h2><strong>“Sosyal medyada mucize tedavi gibi sunulan uygulamalara dikkat”</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya, menisküs ve kıkırdak tedavileri konusunda bilimsel gelişmelerin umut verici olduğunu ancak her yeni yöntemin “kesin tedavi” gibi sunulmaması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Menisküsün dışarıdan verilen maddelerle tamamen tedavi edilmesinin bugün için mümkün olmadığını belirten Akkaya:</p>

<p>“Biyoteknoloji çok hızlı ilerliyor. Kitosan içerikli jeller ve akıllı moleküllerle hasarlı bölgeyi hedefleyen çalışmalar devam ediyor. Gelecekte kıkırdak ve menisküs dokularına yönelik yeni tedavi seçenekleri mümkün olabilir.” dedi.</p>

<p>Ancak mevcut bilimsel aşamada tek bir enjeksiyonla tüm sorunları ortadan kaldıran bir tedavi yaklaşımının olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Akkaya:</p>

<p>“Henüz bir iğneyle menisküsü ya da kıkırdağı tamamen tedavi edebilecek noktada değiliz. Hastalar erken dönemde hekime başvurursa ortobiyolojik tedavilerle mevcut hasarın ilerlemesini yavaşlatmak ve eklemi korumak mümkün olabilir.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Akkaya, kıkırdak, menisküs ve eklem hasarlarında her hastaya özel değerlendirme yapılarak kişiselleştirilmiş tedavi planlanması gerektiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Ağrıyla ve ağrı kesicilerle yaşamak kader gibi görülmemeli”</strong></h2>

<p>Toplumda birçok kişinin uzun süre ağrı kesicilerle yaşamaya çalıştığını belirten Prof. Dr. Akkaya, bunun doğru bir yaklaşım olmadığını söyledi.</p>

<p>Diz cerrahisinde kişiye özel çözümlerin artık çok daha gelişmiş olduğunu ifade eden Akkaya, “Robotik cerrahi, kişiye özel protezler ve küçük implantlarla diz cerrahisinde ciddi yollar katettik. Hastalar erken başvurduklarında çok daha küçük ve kişiselleştirilmiş müdahalelerle sağlıklı bir yaşam sürdürebiliyor” dedi.</p>

<h2><strong>“Aynı ameliyatta her iki dize protez uygulanabilir”</strong></h2>

<p>Diz ve kalça protezleri konusunda hastaların endişe duymaması gerektiğini belirten Prof. Dr. Akkaya, uygun cerrahi teknik, kaliteli implant ve doğru rehabilitasyonla protezlerin uzun yıllar kullanılabildiğini söyleyerek, “Güncel çalışmalar uygun şekilde yapılan cerrahilerde implant kullanım süresinin 30 yıla ulaşabildiğini gösteriyor. Hastalar protez cerrahisinden korkmamalı ve ağrıyla yaşamayı kader olarak görmemeli” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Akkaya şunları söyledi:</p>

<p>“Eğer hasta biyolojik olarak aynı seansta iki dizine birden ameliyatı kaldırabilecek durumdaysa genel sağlık durumu buna elverişli ise aynı ameliyatta her iki dize birden ameliyat yapılabilir hatta tercih edilmelidir. Hastanın ihtiyacı varsa her iki dize de aynı anda tedavi uygulanmasının önemli avantajları var. Hasta bir kez ameliyat oluyor, bir kez rehabilitasyon desteği alıyor, hasta bakım desteği bir kez alınıyor, ameliyat maliyetleri önemli ölçüde azalıyor.”</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.58" class="detail-photo img-fluid" height="676" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182958.jpeg" width="1156" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>“Yapay zekâ destekli kişiye özel rehabilitasyon”</strong></h2>

<p>Cerrahi başarının yalnızca ameliyatla sınırlı olmadığını belirten Akkaya, ameliyat sonrası rehabilitasyon sürecinin de kişiye özel planlanması gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Ben hastalarıma yapay zekâ destekli kişiselleştirilmiş rehabilitasyon programı uyguluyorum” diyen Akkaya, hastanın yaşı, mesleği, beklentileri ve yapılan cerrahinin değerlendirilerek özel iyileşme programları oluşturulduğunu anlattı.</p>

<h2><strong>“Diz ameliyatı sonrası kayak da yapılabilir, tenis de oynanabilir”</strong></h2>

<p>Diz ameliyatlarından sonra hastaların aktif yaşama dönebileceğini vurgulayan Prof. Dr. Akkaya, “Bir hasta ameliyat öncesi kayak yapıyorsa ameliyat sonrası da kayak yapabilir hale getirmeyi hedefliyoruz. Uygun cerrahi teknikler ve implantlarla hastalar koşabilir, tenis oynayabilir, istedikleri gibi aktif biçimde hayatın içinde kalabilirler” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Gerekli sağlık koşullarını taşıyan hastalarda iki dizin aynı seansta ameliyat edilebildiğini de söyleyen Akkaya, bunun bazı hastalar için tek iyileşme ve rehabilitasyon süreciyle önemli avantaj sağlayabildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Diz sağlığı için önemli uyarılar</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya diz eklemlerini korumak için şu önerilerde bulundu:</p>

<p>• Herkes kendi vücudunu tanıyarak spor yapmalı, bilinçsiz ağır antrenmanlardan kaçınılmalı.<br />
• Spora başlamadan önce gerekirse profesyonel destek alınmalı.<br />
• Kadınlar menopoz öncesinde diz kontrollerini ihmal etmemeli.<br />
• Dizde kilitlenme ve takılma gibi mekanik sorunlar ciddiye alınmalı.<br />
• Gece ağrısı veya sürekli ağrı varsa ağrı kesicilerle süreç geçiştirilmemeli.</p>

<p>Akkaya ayrıca “Kaliteli ve bağımsız bir yaşam için hareket etmek, hareket edebilmek için de diz sağlığını korumak gerekiyor” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Jul 2026 09:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-3.jpeg" type="image/jpeg" length="44952"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Teknoloji hayatı kolaylaştırıyor, ruhu zorluyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/teknoloji-hayati-kolaylastiriyor-ruhu-zorluyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/teknoloji-hayati-kolaylastiriyor-ruhu-zorluyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu "Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi" programına konuk olan Psikiyatri Uzmanı Dr. Bilge Bilgin Kapucu, teknolojinin ruh sağlığı üzerindeki etkilerini değerlendirdi. Sosyal medyanın yalnızlaşma, kaygı ve dikkat dağınıklığını artırabileceğine dikkat çeken Kapucu, yapay zekanın insanın duygu dünyasını, klinik muhakemesini ve bir psikiyatristin şefkatini bütünüyle taklit edemeyeceğini vurgulayarak teknoloji kullanımında dengenin önemine işaret etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Psikiyatri Uzmanı Dr. <strong>Bilge Bilgin Kapucu</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “<strong>Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi</strong>”programına konuk oldu. Teknolojinin ruh sağlığı üzerindeki etkilerini değerlendiren Kapucu, sosyal medyanın yalnızlaşma ve kaygıyı artırabildiğini, yapay zekânın ise sağlık alanında önemli katkılar sunmasına rağmen insanın duygu dünyasını ve klinik değerlendirmesini bütünüyle taklit edemeyeceğini söyledi.</p>

<h2><strong>“Son 30-40 yılda toplum büyük bir değişim yaşadı”</strong></h2>

<p>Son 30-40 yılda teknolojinin yaşamın merkezine yerleştiğini belirten Dr. Kapucu, özellikle pandemi döneminde insanların zorunlu izolasyon nedeniyle teknolojiyle çok daha yoğun bir ilişki kurduğunu ifade etti.</p>

<p>Teknolojinin bir yandan insanların yalnızlık hissini azaltmasına yardımcı olduğunu, diğer yandan ise yalnızlaşmanın önemli nedenlerinden biri haline gelebildiğini söyleyen Kapucu, bu değişimin ruh sağlığı üzerinde de belirgin etkiler oluşturduğunu dile getirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 04 At 01.37.19" class="detail-photo img-fluid" height="718" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013719.jpeg" width="1290" /></p>

<h2><strong>“Ruhsal hastalıklar arttı”</strong></h2>

<p>Yapılan araştırmaların son 30 yılda ruhsal hastalıkların arttığını gösterdiğini belirten Kapucu, bunun yalnızca daha fazla kişinin sağlık hizmetine başvurması ve tanı almasıyla açıklanamayacağını söyledi.</p>

<p>Toplumdaki yaşam biçiminin ve sosyal normların değişmesinin de bu artışta etkili olduğunu ifade eden Kapucu, özellikle sosyal medyanın anksiyete ve yalnızlaşmayı artırabildiğine dikkat çekti.</p>

<p>Eskiden gençlerin ağırlıklı olarak yüz yüze sosyalleştiğini hatırlatan Kapucu, bugün dijital iletişimin gerçek sosyal ilişkilerin yerini almaya başladığını ve bunun ruh sağlığı açısından önemli sonuçlar doğurabileceğini vurguladı.</p>

<h2><strong>“İnsan beyni sadece matematikten ibaret değil”</strong></h2>

<p>Yapay zekânın çalışma prensibini de değerlendiren Kapucu, bu sistemlerin büyük veri ve matematiksel algoritmalar üzerine kurulu olduğunu söyledi.</p>

<p>Makine öğrenmesi ve derin öğrenme yöntemlerinin insan beynini taklit etmeye çalıştığını belirten Kapucu, psikiyatri uzmanları ve nörobilimcilerin bile beynin çalışma mekanizmasını tam olarak çözemediğini ifade etti.</p>

<p>İnsan beyninin yalnızca verileri işlemeyen, aynı zamanda bedenden gelen sinyalleri, hisleri ve duygusal deneyimleri de değerlendiren çok daha karmaşık bir yapı olduğunu söyleyen Kapucu, mevcut yapay zekâ sistemlerinin bu yönüyle insan beynini tam anlamıyla karşılayamadığını kaydetti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 04 At 01.37.19 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013719-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Yapay zekâdan yararlansanız da son sözü uzmana bırakın</strong></h2>

<p>Yapay zekânın birçok alanda başarılı sonuçlar ortaya koyduğunu belirten Kapucu, buna rağmen elde edilen bilgilerin mutlaka alanında uzman kişiler tarafından değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Yapay zekâya ne kadar veri yüklerseniz, size ancak o kadar sonuç verebilir.” diyen Kapucu, uzman denetimi olmadan kullanılan yapay zekâ uygulamalarında hata ve eksikliklerin ortaya çıkabileceğini ifade etti.</p>

<h2><strong>“Psikiyatristin bilgeliği ve şefkatini makinadan bekleyemeyiz”</strong></h2>

<p>Yapay zekânın artık hayatın bir parçası olduğunu belirten Kapucu, bunu reddetmenin ya da tamamen uzak durmanın gerçekçi olmadığını söyledi.</p>

<p>Radyoloji gibi alanlarda yapay zekânın tanıya önemli katkılar sunduğunu ifade eden Kapucu, psikiyatride ise tanının yalnızca verilerle değil, hekimin klinik deneyimi, gözlemleri, düşünceleri ve empatisiyle konulduğunu vurguladı.</p>

<p>Buna karşın yapay zekânın psikiyatride takip ve izlem süreçlerinde yararlı olabileceğini belirten Kapucu, konuşma hızı, rutin alışkanlıklar ve davranış değişiklikleri gibi verileri analiz ederek hastalığın seyri hakkında önemli geri bildirimler sağlayabileceğini söyledi.</p>

<p>Bazı kişilerin yargılanma korkusu, güven problemleri veya sosyalleşmeyi tercih etmemeleri nedeniyle zaman zaman bir psikiyatrist yerine yapay zekâ ile iletişim kurmayı seçebileceğini belirten Kapucu, buna rağmen hiçbir teknolojinin bir psikiyatri uzmanının bilgeliğini, klinik muhakemesini ve şefkatini yerine koyamayacağını ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 04 At 01.37.19 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013719-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Teknolojiye fazla maruz kalmak dikkat eksikliğine yol açıyor”</strong></h2>

<p>Teknolojinin hayatın vazgeçilmez bir parçası haline geldiğini ancak insanların gerçek sosyal ilişkilerini koruması gerektiğini vurgulayan Kapucu, yalnızlığın ruh sağlığını olumsuz etkileyen önemli faktörlerden biri olduğunu söyledi.</p>

<p>İnsanların kendilerine teknolojiden tamamen uzak, sakin zamanlar ayırmasının önemine dikkat çeken Kapucu, telefon, tablet ve bilgisayar bildirimlerine sürekli maruz kalmanın dikkat dağınıklığına ve kaygıya yol açabileceğini belirtti.</p>

<p>“Anı yaşayabilmek çok kıymetli” diyen Kapucu, ruh sağlığını korumanın en önemli yollarından birinin gerçek ilişkiler içinde kalmak ve teknoloji kullanımında dengeyi sağlayabilmek olduğunu sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/teknoloji-hayati-kolaylastiriyor-ruhu-zorluyor</guid>
      <pubDate>Sat, 04 Jul 2026 09:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-013720.jpeg" type="image/jpeg" length="20677"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Duygularını kontrol edemeyenler dikkat! Borderline kişilik bozukluğu hayatınızı alt üst edebilir!]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/duygularini-kontrol-edemeyenler-dikkat-borderline-kisilik-bozuklugu-hayatinizi-alt-ust-edebilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/duygularini-kontrol-edemeyenler-dikkat-borderline-kisilik-bozuklugu-hayatinizi-alt-ust-edebilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı'nın sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Selçuk Aslan, borderline kişilik bozukluğuna ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Duygu düzenleme güçlüğü, dürtü kontrol sorunları ve sağlıksız ilişkilerin hastalığın en belirgin özellikleri arasında yer aldığını belirten Aslan, erken tanı, doğru psikiyatrik destek ve psikoterapinin yaşam kalitesini artırmada kritik rol oynadığını vurguladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı'nın sunduğu <strong>“Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi”</strong> programına konuk olan Psikiyatri Uzmanı <strong>Prof. Dr. Selçuk Aslan</strong>, <strong>borderline kişilik bozukluğunu</strong> tüm yönleriyle anlattı. Borderline kişilik bozukluğunun özellikle dürtü kontrolü, duygu düzenleme ve kişilerarası ilişkilerde ciddi sorunlara yol açtığını belirten Aslan, erken tanı ve uygun tedavinin bireyin yaşam kalitesini önemli ölçüde artırabileceğini söyledi.</p>

<h2><strong>Tanı 18 yaşından sonra konuluyor</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğunun toplumda çoğu zaman dengesiz davranışlar ve sürekli duygu değişimleri yaşayan kişiler için kullanılan bir tanımlama olduğunu belirten Prof. Dr. Aslan, kişilik yapısının 18 yaşına kadar gelişimini sürdürdüğünü söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Aslan, “18 yaşından önce kişilik henüz tam olarak oturmadığı için bu yaş grubundaki bireylere borderline kişilik bozukluğu tanısı konulmaz. Hastalıktan söz edebilmek için belirtilerin erişkin dönemde devam etmesi gerekir” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Ergenlik dönemindeki travmalar hastalığın temelini atabilir!</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğundan söz edebilmek için bireyde dürtü kontrol bozukluğunun da bulunması gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Aslan, bu kişilerde öfke, kaygı ve üzüntü gibi duyguların çok yoğun yaşandığını ve bu duyguları yatıştırmakta güçlük çektiklerini söyledi.</p>

<p>Konuşma ve davranışlarda kendini kontrol edememe, kendine zarar verme eğilimi, eşyalara zarar verme ve öfke sırasında kontrolden çıkma gibi davranışların da görülebildiğini belirten Aslan, bu durumun bireyin günlük yaşamını ve sosyal ilişkilerini ciddi şekilde etkileyebildiğini ifade etti.</p>

<p><strong>Borderline kişilik</strong> özelliği taşıyan bireylerin zaman zaman çevrelerindeki insanların davranış kalıplarını benimsediklerini belirten Prof. Dr. Aslan, bunun karakterin tam olarak oturmamış olmasından kaynaklanabileceğini söyledi.</p>

<p>Bu bireylerde depresyon eğiliminin daha yüksek olabileceğini ifade eden Aslan, “Kendilerini boşlukta hissedebilirler. Yoğun mutsuzluk ve depresyon yaşayabilir, hatta intihar düşünceleri geliştirebilirler” diye konuştu.</p>

<p>Borderline kişilik bozukluğunun gelişiminde ergenlik döneminin kritik öneme sahip olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Selçuk Aslan, bu dönemde yaşanan travmaların kişilik yapılanmasını etkileyebileceğini söyledi.</p>

<p>Sınıf içinde küçük düşürülme, dışlanma, reddedilme ya da karşılıksız kalan duygusal ilişkilerin bireyde “sevilmiyorum” düşüncesini geliştirebildiğini belirten Aslan, “Sevilmediğini düşünen kişiler kabul görmek için aşırı verici davranabilir. Bu da onları maddi ve manevi olarak suistimale açık hale getirebilir” diye konuştu.</p>

<p>Bazı bireylerin zamanla dünyanın, insanların ve hatta kendilerinin kötü olduğuna yönelik inanç geliştirebildiğini belirten Aslan, bunun da yoğun mutsuzluk ve duygusal çöküşe neden olabileceğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07 (3)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-3.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Zeki oldukları halde iş ve sosyal yaşamda başarılı olamayabilirler</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğu olan bireylerin d<strong>uygularını kontrol etmekte zorlandıklarını</strong> söyleyen Prof. Dr. Aslan, grup uyumu, takım çalışması ve kurallara uyma konusunda da güçlük yaşayabileceklerini belirtti.</p>

<p>“Çok zeki ve yüksek potansiyele sahip olsalar bile duygu durumlarını ve davranışlarını yönetmekte zorlandıkları için bulundukları ortamlarda istedikleri başarıyı sürdüremeyebilirler” diyen Aslan, bu durumun işlevselliği önemli ölçüde bozduğunu vurguladı.</p>

<p>Prof. Dr. Aslan, <strong>otizmli bazı kadınlarda</strong> borderline kişilik bozukluğunu düşündüren davranışların görülebileceğini belirterek, özellikle duygusal ilişkilerde kendi haklarını ve çıkarlarını korumakta güçlük yaşayabileceklerini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Tedavide ilaç tek başına yeterli olmuyor</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğunda erken dönemde psikiyatrik destek alınmasının büyük önem taşıdığını söyleyen Prof. Dr. Aslan, <strong>ilaç tedavisinin</strong> duyguların dengelenmesine katkı sağladığını ancak tek başına yeterli olmadığını belirtti.</p>

<p>Aslan, “Mutlaka destekleyici psikoterapi uygulanmalı. Özellikle bilişsel davranışçı yaklaşımlar sayesinde kişiler duygu, düşünce ve davranış ilişkisini anlamayı, dürtülerini tanımayı ve duygularını yönetmeyi öğrenebilir. Terapi uzun vadede kişiye önemli bir içgörü kazandırır” dedi.</p>

<h2><strong>Aile tutumu kişilik gelişiminde belirleyici rol oynuyor</strong></h2>

<p>Gençlik döneminde ailelerin yaklaşımı, çocukların kişilik gelişimini doğrudan etkiliyor.</p>

<p>Gençlik döneminde ebeveyn tutumlarının kişilik gelişiminde belirleyici olduğunu ifade eden Prof. Dr. Aslan, ailelerin çocuklarına hem sorumluluk vermesi hem de kontrollü bir özgürlük alanı tanıması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Aslan, “Gençlerin hayatı deneyimlemelerine fırsat verilmesi, baskıcı olmayan ama tutarlı ve dengeli ebeveyn tutumları sergilenmesi kişilik gelişimini olumlu yönde destekler.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Aslan baskıcı ya da tamamen kontrolsüz tutumlar yerine dengeli ve tutarlı ebeveyn davranışlarının, gençlerin sağlıklı bir kişilik geliştirmesine katkı sağladığını kaydederek şunları söyledi:</p>

<blockquote>
<p>“Gençlik döneminde aile tutumları çok önem taşıyor. Ebeveyn davranışları çocukların kişilik yapısına uygun, dengeli ve tutarlı olursa çocuklar ve gençler daha az bocalar. Gençlere aşırı baskı kurmadan onlara alan açmak, sorumluluk vermek, kontrollü bir şekilde hayatı deneyimlemelerine fırsat tanımak kişilik gelişimini olumlu yönde destekler.”</p>
</blockquote>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 29 At 15.31.07 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-2.jpeg" width="1600" /></h2>

<h2><strong>Borderline ile bipolar bozukluk karıştırılabiliyor</strong></h2>

<p>Borderline kişilik bozukluğunun toplumda zaman zaman <strong>bipolar bozukluk ile karıştırıldığını</strong> belirten Prof. Dr. Aslan, iki hastalığın birbirinden farklı olduğunu söyledi.</p>

<p>Aslan, “Bipolar bozuklukta duygu durum değişimleri haftalar ya da aylar sürebilen depresif ve manik dönemler halinde görülür. Borderline kişilik bozukluğunda ise duygu değişimleri çok daha hızlıdır ve çoğu zaman çevresel olaylarla tetiklenir. Bu nedenle doğru tanı, doğru tedavi açısından büyük önem taşır” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/duygularini-kontrol-edemeyenler-dikkat-borderline-kisilik-bozuklugu-hayatinizi-alt-ust-edebilir</guid>
      <pubDate>Tue, 30 Jun 2026 09:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-29-at-153107-4.jpeg" type="image/jpeg" length="57478"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Meme kanseri tedavisine başarının anahtarı: Kişiye özel tedavi planlaması]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/meme-kanseri-tedavisine-basarinin-anahtari-kisiye-ozel-tedavi-planlamasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/meme-kanseri-tedavisine-basarinin-anahtari-kisiye-ozel-tedavi-planlamasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Ekmel Tezel, meme kanserinde artık tek tip tedavi döneminin geride kaldığını vurguladı. Erken tanının önemine dikkat çeken Tezel, tümörün moleküler özelliklerine göre kişiye özel tedavi planlamasının hem yaşam süresini hem de yaşam kalitesini artırdığını anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Meme kanseri, dünyada ve Türkiye’de kadınlarda en sık görülen kanser türü olmayı sürdürüyor. Yaşın ilerlemesiyle birlikte risk artarken, görüntüleme yöntemlerindeki gelişmeler sayesinde hastalık çok daha erken evrelerde tespit edilebiliyor.</p>

<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu <strong>”Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi”</strong> programına konuk olan Genel Cerrahi Uzmanı <strong>Prof. Dr. Ekmel Tezel</strong>, meme kanseri tedavisindeki güncel yaklaşımları anlatarak erken tanı, kişiye özel tedavi ve yaşam kalitesini koruyan cerrahi yöntemlerin önemine dikkat çekti.</p>

<h2><strong>Kanal içi kanserlerde başarı oranı yüzde 100’e yaklaşıyor</strong></h2>

<p>Yaş ilerledikçe meme kanseri görülme sıklığının arttığını belirten Prof. Dr. Tezel, son yıllarda mamografi ve diğer görüntüleme yöntemlerindeki gelişmeler sayesinde kanal içi kanserlerin daha sık tespit edildiğini söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Tezel, “Kanal içi kanser evre 0 (sıfır) olarak kabul ettiğimiz, <strong>duktal karsinoma in situ</strong> dediğimiz, tümör hücrelerinin henüz süt kanalları içinde hapsolduğu ve çevre dokulara yayılmadığı durumdur” dedi.</p>

<p>Bu evrede yakalanan hastalarda tedavinin oldukça başarılı olduğunu belirten Tezel, “Kanal içi kanserlerin tedavisi çok daha kolaydır ve hayatta kalma ihtimali neredeyse yüzde 100’dür” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.01 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150701-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Memeyi koruyan cerrahiler ön planda</strong></h2>

<p>Kanal içi kanserlerin çoğunlukla mamografide görülen <strong>mikrokalsifikasyonlar</strong> sayesinde saptandığını belirten Prof. Dr. Tezel, hastalığın yaygınlığına göre farklı cerrahi yöntemlerin tercih edildiğini söyleyerek şu ifadeleri kullandı:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<blockquote>
<p>“Kireçlenme yalnızca sınırlı bir bölgede ise memeyi koruyarak sadece o alanı çıkarıyoruz ve sonrasında radyoterapi uyguluyoruz. Eğer yaygın bir tutulum söz konusuysa memenin iç dokusunu boşaltıp protez yerleştiriyoruz. Bu durumda çoğu zaman radyoterapiye ihtiyaç kalmıyor.”</p>
</blockquote>

<h2><strong>Meme kanseri riskini artıran ve azaltan faktörler</strong></h2>

<p>Meme kanseri gelişiminde kadın olmak, yaşın ilerlemesi, erken adet görmek, geç menopoza girmek ve ailesel yatkınlık gibi değiştirilemeyen risk faktörlerinin bulunduğunu belirten Prof. Dr. Tezel, yaşam tarzının da önemli rol oynadığını vurguladı.</p>

<p>Beslenme alışkanlıkları, sigara ve alkol kullanımı ile dışarıdan alınan hormonların riski etkileyebildiğini ifade eden Tezel, <strong>östrojen hormonunun</strong> meme kanserinde önemli bir etken olduğuna dikkat çekti.</p>

<p>Menopoz döneminde kullanılan hormon replasman tedavilerinin mutlaka meme kontrolleri yapıldıktan sonra başlanması gerektiğini belirten Prof. Dr. Tezel, tedavi süresinin uzamasının riski artırabildiğini söyleyerek, “Menopoz semptomlarının kontrolü için yaklaşık iki yıllık kullanım çoğu zaman yeterli oluyor. Ancak bu süre beş yıl ve üzerine çıktığında meme kanseri riski artabiliyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Doğum kontrol hapları konusunda da benzer bir durumun söz konusu olduğunu belirten Tezel, uzun süreli kullanımın dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.05" class="detail-photo img-fluid" height="700" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150705.jpeg" width="1193" /></p>

<h2><strong>Meme kanserinde tedaviler artık tümörün kimliğine göre belirleniyor</strong></h2>

<p>Meme kanseri cerrahisinde son 30 yılda önemli değişimler yaşandığını belirten Prof. Dr. Tezel, son 10 yılda ise tedavilerin çok daha <strong>kişiselleştiğini</strong> söyledi.<br />
Daha önce moleküler alt tiplere göre değil de anatomik evrelere göre hastalara cerrahi tedavi, kemoterapi, ışın tedavisi önerildiğini belirten Prof. Dr. Ekmel Tezel şunları kaydetti:</p>

<blockquote>
<p>“Şimdi artık moleküler alt tipleri de işin içine kattık. Tümör çok küçük, koltuk altında bir metastaz varken eğer bu östrojene duyarlı bir tümör ve çoğalma hızı düşükse mesela ameliyattan çok büyük fayda görüyor. Eğer östrojen negatif ve akıllı ilaçtan fayda görecek yani HER2 reseptörü pozitifse onu hiç bir şekilde ameliyat etmeyip önce ilaç tedavisine, kemoterapiye gönderiyoruz. Üçlü negatif dediğimiz tümör tipi ise çoğu kez artık koltuk altı durumuna da bakmaksızın, öncelikle kemoterapi ile başlıyoruz tedaviye.”</p>
</blockquote>

<p>Prof. Dr. Ekmel Tezel meme kanserinde kişiye özel tedavilerin önemini vurguladı. Östrojen duyarlı ve çoğalma hızı düşük tümörlerde cerrahinin büyük fayda sağladığını belirten Tezel, bazı tümör tiplerinde ise ameliyatın ilk seçenek olmaktan çıktığını ifade etti.</p>

<p>Özellikle genç hastalarda uygulanan bu yeni tedavi yaklaşımlarının önemli avantajlar sağladığını belirten Prof. Dr. Tezel, şöyle konuştu:</p>

<blockquote>
<p>“Bu özellikle genç hastalarda görülen bir durum; bu meme kaybıyla sonlanmadığı gibi bu tedavi yöntemi daha da iyisi koltuk altındaki lenf bezlerini korumuş oluyoruz.''</p>

<p>''Meme kanseri tedavisinde amacımız hem daha uzun hem de daha kaliteli bir hayat sunmak o yüzden her hastaya özel değerlendirme ile kişiye özel tedavi planlaması yapıyoruz.”</p>
</blockquote>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.02 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="907" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150702-1.jpeg" width="1600" /></h2>

<h2><strong>Ameliyat öncesi işaretleme teknikleri başarıyı artırıyor</strong></h2>

<p>Meme kanseri cerrahisinde ameliyat öncesi yapılan işaretlemelerin cerrahi başarısını artırdığını belirten Prof. Dr. Tezel, tümör ve gerekli durumlarda lenf bezlerinin <strong>marker</strong> adı verilen özel işaretleyicilerle belirlenebildiğini söyledi.</p>

<p>Bazı hastalarda mamografi eşliğinde tel ile işaretleme de yapıldığını anlatan Tezel, bu yöntem sayesinde çıkarılacak dokunun sınırlarının çok daha doğru belirlenebildiğini ifade etti.</p>

<p>Modern meme cerrahisinin en önemli amaçlarından birinin <strong>gereksiz doku çıkarımını önlemek</strong> olduğunu belirten Prof. Dr. Tezel, ameliyat sırasında uygulanan sentinel lenf nodu biyopsisinin bu konuda önemli avantajlar sağladığını söyleyerek şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p>“Ameliyat sırasında özel bir boya veriyoruz. Boyanın ulaştığı ilk lenf bezlerini çıkarıp patologlarımız değerlendiriyor. Böylece tüm lenf bezlerininin tamamını almak zorunda kalmadan cerrahinin sınırlarını belirleyebiliyoruz.”</p>
</blockquote>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.02" class="detail-photo img-fluid" height="694" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150702.jpeg" width="1081" /></h2>

<h2><strong>Amaç sadece hayatı uzatmak değil, yaşam kalitesini de korumak</strong></h2>

<p>Meme kanseri tedavisindeki temel hedefin yalnızca hastalığı ortadan kaldırmak olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Tezel, yaşam kalitesinin korunmasının da en az tedavinin başarısı kadar önemli olduğunu söyleyerek, “Meme kanseri tedavisinde amacımız hem daha uzun hem de daha kaliteli bir hayat sunmak. Bu nedenle her hastayı ayrı değerlendiriyor ve kişiye özel tedavi planı oluşturuyoruz” diye konuştu.</p>

<h2><strong>“Bizi korkutan hastalık değil, hastalık hakkındaki düşüncemiz”</strong></h2>

<p>Tedavinin yalnızca cerrahi ve ilaçlardan ibaret olmadığını belirten Prof. Dr. Tezel, hasta-hekim iletişiminin önemine dikkat çekerek, “Bizi korkutan hastalık değil, hastalık hakkındaki düşüncemizdir. Tedaviye başlamadan önce hastanın duygu durumunu anlamak, kaygılarını dinlemek ve onu sürece hazırlamak son derece önemlidir” diye konuştu.</p>

<p>Tedavi sonrasında ilk 2-3 yıl altı ayda bir, daha sonra ise yılda bir kontrolün yeterli olduğunu belirten Prof. Dr. Tezel, yaşam tarzı değişikliklerinin de nüks riskini azaltabileceğini söyledi.</p>

<p>Düzenli yürüyüş yapmak, aktif kalmak, yoga ve pilates gibi hem fiziksel hem de zihinsel rahatlama sağlayan aktivitelerle ilgilenmek ve sosyal yaşamı sürdürmenin önemine dikkat çeken Tezel, hastaların yalnızca hastalık üzerine konuşulan ortamlarda bulunmak yerine farklı sosyal faaliyetlere katılmalarını önerdi. Tezel, “Ameliyatlar nasıl kişiye göre planlanıyorsa, ameliyat sonrası yaşam değişiklikleri de kişinin karakterine, beklentilerine ve yaşam biçimine göre planlanmalıdır” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 15 At 15.07.01" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150701.jpeg" width="1600" /></p>

<p>Prof. Dr. Tezel, gelecekte meme kanseri tedavisinde medikal tedaviler ve genetik temelli uygulamaların daha da ön plana çıkacağını belirterek, kişiye özel tedavi anlayışının giderek güçleneceğini sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/meme-kanseri-tedavisine-basarinin-anahtari-kisiye-ozel-tedavi-planlamasi</guid>
      <pubDate>Tue, 16 Jun 2026 09:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-15-at-150702-2.jpeg" type="image/jpeg" length="39763"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[KİM NE KADAR MAAŞ ALACAK? Temmuz zammı sonrası memur, emekli ve kamu çalışanı maaşları: 33 meslek için maaş tablosu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ara zam sonrası memur, emekli ve kamu çalışanı maaşları için yeni hesaplama yapıldı. Hakim, savcı, polis, öğretmen, hemşire, zabıta, itfaiyeci, infaz koruma memuru, mübaşir, vaiz, mühendis, kamu işçisi, SSK ve Bağ-Kur emeklisi maaşlarında güncel tablo ortaya çıktı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Ara zam için milyonlarca memur, emekli ve kamu çalışanının beklediği maaş hesabı yeniden güncellendi. TÜİK’in 3 Temmuz'da enflasyon verisini açıklamasıyla birlikte 6 aylık zam oranı netleşirken, memur, memur emeklisi, SSK ve Bağ-Kur emeklileri için yeni maaş tahminleri de ortaya çıktı. Hakim, savcı, polis, öğretmen, hemşire, zabıta, itfaiyeci, infaz koruma memuru, vaiz, mühendis ve kamu işçisi gibi birçok meslek grubunda Temmuz sonrası beklenen maaşlar tek tek hesaplandı. İşte en güncel Temmuz zammı tablosu ve meslek meslek yeni maaş beklentileri...</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-alacak-temmuz-zammi-sonrasi-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu</guid>
      <pubDate>Mon, 08 Jun 2026 15:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/kim-ne-kadar-maas-aliyor-emekli-memur-kamu-temmuz-zammi.webp" type="image/jpeg" length="98314"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN DEĞERLİ TÜRK FUTBOLCULAR: İŞTE GÜNCELLENEN PİYASA DEĞERLERİYLE EN DEĞERLİ TÜRK OYUNCULAR]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[En değerli Türk oyuncular listesi yeniden güncellendi. Avrupa’da ve Süper Lig’de öne çıkan en değerli Türk futbolcular arasındaki sıralama değişirken, en değerli Türk futbolcuları kimler sorusu da yeniden gündeme geldi. Piyasa değeri artan yıldızlar, dikkat çeken performanslar ve yükselen genç yeteneklerle şekillenen en değerli Türk futbolcular güncel listesinde tüm detaylar bu fotogaleride.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>En değerli Türk oyuncular listesi bir kez daha güncellendi. Avrupa’nın önde gelen liglerinde forma giyen ve Süper Lig’de performansıyla öne çıkan isimlerin yer aldığı bu sıralama, en değerli Türk futbolcular arasındaki rekabeti net biçimde ortaya koyuyor. Piyasa değerleri, yaş, performans ve uluslararası etki kriterleri dikkate alınarak hazırlanan listede, en değerli Türk futbolcuları kimler sorusunun yanıtı dikkat çekiyor. İşte en değerli Türk futbolcular güncel listesi ve detayları…</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli</guid>
      <pubDate>Fri, 05 Jun 2026 10:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/en-degerli-turk-futbolcular-1.webp" type="image/jpeg" length="55580"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[A MİLLİ TAKIMDAN DÜNYA SIRALAMASINDA SIÇRAMA! İşte kadro değeri, güncel kadro ve maç programı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[A Milli Futbol Takımı’nın 2026 Dünya Kupası yolculuğu başladı. İşte Montella’nın aday kadrosu, hazırlık maçları, D Grubu fikstürü ve ay-yıldızlıların piyasa değeri hakkında tüm detaylar!]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>A Milli Futbol Takımı, Vincenzo Montella yönetiminde 24 yıllık Dünya Kupası hasretini sona erdirerek 2026 FIFA Dünya Kupası yolculuğuna hazırlanıyor. Geçtiğimiz günlerde açıklanan geniş aday kadro, turnuva öncesi hazırlık maçları, grup fikstürü ve ay-yıldızlı ekibin toplam piyasa değeri futbolseverlerin gündeminde. İşte A Milli Takım’ın Dünya Kupası öncesi merak edilen tüm detayları…</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3></h3>

<h2></h2></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi</guid>
      <pubDate>Tue, 19 May 2026 21:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/amillitakim-1.webp" type="image/jpeg" length="90612"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN PAHALI OYUNCULAR! İşte güncel sıralamayla Süper Lig'in en değerli 20 futbolcusu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Süper Lig’de oyuncuların piyasa değerleri yeniden şekillendi. Güncel Transfermarkt verileri doğrultusunda ligde forma giyen futbolcular arasından en yüksek piyasa değerine sahip 20 isim belirlendi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Süper Lig ekiplerinde forma giyen oyuncuların piyasa değeri sıralaması da yeniden şekillendi. Güncel verilerle birlikte Süper Lig’in en değerli 20 futbolcusu netleşti. İşte listenin tamamı…</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri</guid>
      <pubDate>Mon, 18 May 2026 14:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/guncel-liste-super-lig-oyuncular.webp" type="image/jpeg" length="30825"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EMEKLİYE ÖTV’SİZ ARAÇ DÜZENLEMESİ 2026 SON DURUM: Emekliye ÖTV’siz araba şartları ve araç fiyatları]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Son dakika gelişmesi: emekliye ÖTVsiz araç düzenlemesi gündemde. ÖTVsiz araç fiyatları ve araç listesi 2026 detaylarıyla ÖTV indirimi ve muafiyet kapsamı netleşiyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Emekliye ÖTVsiz araç düzenlemesi 2026 yılında en çok konuşulan başlıklar arasında yer alıyor. Özellikle emekliye ÖTVsiz araç listesi 2026 kapsamında hangi modellerin yer alacağı ve kimlerin bu haktan yararlanabileceği araştırılıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari</guid>
      <pubDate>Sat, 16 May 2026 08:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-son-durum.webp" type="image/jpeg" length="62235"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[3. ODTÜ Jonglörlük Festivali'nde sanatçıların performansı beğeni topladı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ODTÜ Jonglörler Topluluğu tarafından düzenlenen 3. ODTÜ Jonglörlük Festivali, Başkentli sanatseverleri ve öğrencileri bir araya getirmeye devam ediyor. ODTÜ Büyük Spor Salonu ve çevresinde süren etkinlikler kapsamında, havanın kararmasıyla birlikte sahne alan sanatçılar, ateşle yaptıkları tehlikeli ve estetik gösterilerle geceyi aydınlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ODTÜ Jonglörler Topluluğu tarafından bu yıl üçüncüsü düzenlenen 3. ODTÜ Jonglörlük Festivali, ODTÜ Büyük Spor Salonu’nda tüm coşkusuyla devam ediyor. Festival programı kapsamında sahne alan sanatçıların gece karanlığında gerçekleştirdiği ateş gösterileri, izleyicilere adrenalin dolu anlar yaşattı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sanatçıların ateşli asalar ve çeşitli ekipmanlarla sergilediği estetik figürler, jonglörlük sanatının sınırlarını zorlayan performanslara sahne oldu. Hem teknik ustalığın hem de görsel sanatın harmanlandığı festival, Başkentli sanatseverler ve öğrenciler tarafından ilgiyle takip ediliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ahmet Çağatay Bayraktar</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi</guid>
      <pubDate>Sun, 03 May 2026 10:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/a-a-20260503-41275051-41275034-o-d-t-u-j-o-n-g-l-o-r-l-u-k-f-e-s-t-i-v-a-l-i.jpg" type="image/jpeg" length="17709"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ASGARİ ÜCRET VE EMEKLİ MAAŞLARINA ARA ZAM TALİMATI: İşte masadaki rakamlar]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye’de milyonlarca çalışan ve emekliyi doğrudan ilgilendiren maaş düzenlemelerine ilişkin yeni iddialar gündemde... Asgari ücret ve emekli maaşlarına ek zam yapılacağı söylentisi seçim hazırlıklarıyla birlikte ekonomi politikalarında değişim beklentisini artırdı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye’de milyonlarca çalışan ve emekliyi ilgilendiren maaş düzenlemeleriyle ilgili kulis bilgileri gündemi hareketlendirdi. Asgari ücret ve emekli maaşlarına ek zam yapılabileceği yönündeki iddialar, seçim hazırlıklarıyla birlikte ekonomi politikalarında değişim sinyali olarak yorumlanıyor.</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 14:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/emekli-asgariucretli-seyyanen-zam.webp" type="image/jpeg" length="65944"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN DEĞERLİ MİLLİ TAKIMLAR GÜNCEL LİSTE: Türkiye kaçıncı sırada?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2026’nın en değerli milli takımları açıklandı! Türkiye A Milli Takımı, kadro değerinde 40 milyon euroluk artışla büyük bir sıçrama yaptı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Uluslararası futbol arenasında milli takımların piyasa değerleri güncellendi. 2026 yılının Mart ayı itibarıyla açıklanan listede, Türkiye A Milli Futbol Takımı büyük bir çıkış yakalayarak dikkatleri üzerine çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Türkiye de sıralamada yer buldu</strong></h2>

<p>Genç ve Avrupa’da forma giyen futbolcuların değerindeki artış, bu sıçramanın en büyük nedenlerinden biri olarak gösteriliyor. Özellikle Arda Güler ve Kenan Yıldız gibi isimlerin performansları, milli takımın piyasa değerine ciddi katkı sağladı. İşte dünyanın en değerli milli takımları!</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada</guid>
      <pubDate>Mon, 23 Mar 2026 15:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/03/en-degerli-milli-takimlar-turkiye-kacinci.webp" type="image/jpeg" length="22243"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
