<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>24 Saat Gazetesi Ankara</title>
    <link>https://www.24saatgazetesi.com</link>
    <description>Ankara son dakika haberleri, kent gündemi, asayiş, trafik ve yangın gelişmeleri ile Türkiye gündeminden öne çıkan haberler Gazeteciler Cemiyeti yayın organı 24 Saat’te.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.24saatgazetesi.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>24 Saat Gazetesi Ankara - Copyright © 2026. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Mon, 02 Nov 2026 18:15:42 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İstanbul Barosu’nda devir teslim töreni: Ümit Kocasakal görevi İbrahim Kaboğlu’ndan devraldı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/istanbul-barosunda-devir-teslim-toreni-umit-kocasakal-gorevi-ibrahim-kaboglundan-devraldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/istanbul-barosunda-devir-teslim-toreni-umit-kocasakal-gorevi-ibrahim-kaboglundan-devraldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul Barosu’nun 128. Olağan Genel Kurulu’nda başkanlığa seçilen Ümit Kocasakal, düzenlenen törenle görevi Prof. Dr. İbrahim Özden Kaboğlu’ndan devraldı. Devir teslim töreninde hukukun üstünlüğü, yargı bağımsızlığı ve baronun kurumsal kimliği ön plana çıktı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İstanbul Barosu’nun 128. Olağan Genel Kurulu seçimlerinde başkanlık koltuğuna seçilen Ümit Kocasakal için Beyoğlu’ndaki baro binasında devir teslim töreni gerçekleştirildi. Törenle birlikte Kocasakal, başkanlık görevini Prof. Dr. İbrahim Özden Kaboğlu’ndan devraldı.</p>

<p>Törende konuşan Ümit Kocasakal, İstanbul Barosu’nun köklü geçmişine ve kurumsal önemine dikkat çekerek, seçim sürecini bir bayrak yarışı olarak değerlendirdi.</p>

<p>Hukukun üstünlüğü ve yargı bağımsızlığının avukatlık mesleği açısından taşıdığı öneme değinen Kocasakal, "Bir avukatın en önemli mesleki sorunu, yargı bağımsızlığı ve hukuk devletidir. Çünkü avukatlık ağacının yeşerebileceği tek toprak budur" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Baronun kurumsal kimliğinin ve itibarının kişisel görüşlerin üzerinde tutulması gerektiğini belirten Kocasakal, meslektaşlar arasındaki siyasi farklılıkların ortak mesleki hedeflere engel oluşturmaması gerektiğini vurguladı.</p>

<p>Kocasakal, "Avukatın kavgası bile avukata yaraşır biçimde olmalıdır. Farklı siyasi görüşlere sahip olabiliriz ama bunlar bir araya gelmemizi, bu anlamda mesleki sorunlar bakımından hiçbir biçimde engellemiyor" diyerek, görev süresince yaptığı çalışmalar nedeniyle Kaboğlu’na teşekkürlerini iletti.</p>

<h2><strong>Kaboğlu'ndan yeni yönetime proje ve dosya bilgilendirmesi</strong></h2>

<p>Başkanlık görevini devreden Prof. Dr. İbrahim Özden Kaboğlu da törende yaptığı konuşmada, kendi döneminde yürütülen çalışmalar hakkında Kocasakal’a bilgi verdi. Kaboğlu, tamamlanan ve devam eden projelerin yanı sıra kütüphane inşaatı ve gündemdeki dosyalarla ilgili ayrıntıları yeni başkanla paylaştı.</p>

<p>Görev süresindeki çalışmaların durumunu içeren dört sayfalık bilgi notunu Kocasakal’a teslim eden Kaboğlu, yeni yönetime başarı dileklerini iletti.</p>

<p>İstanbul Barosu’nun öneminin başkanların görev dönemleriyle sınırlı olmadığını ifade eden Kaboğlu, "İstanbul Barosu bizim görev dönemlerimizin ötesinde bir yapıya ve öneme sahiptir" dedi.</p>

<p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/istanbul-barosunda-devir-teslim-toreni-umit-kocasakal-gorevi-ibrahim-kaboglundan-devraldi</guid>
      <pubDate>Mon, 02 Nov 2026 18:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/11/ekran-resmi-2026-11-02-174955.png" type="image/jpeg" length="42841"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fenerbahçe'den Sergio Conceição hamlesi: Portekizli teknik adamın sözleşme şartları belli oldu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/fenerbahceden-sergio-conceicao-hamlesi-portekizli-teknik-adamin-sozlesme-sartlari-belli-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/fenerbahceden-sergio-conceicao-hamlesi-portekizli-teknik-adamin-sozlesme-sartlari-belli-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Teknik direktör arayışlarını sürdüren Fenerbahçe'nin, Sergio Conceição ile temas kurduğu öne sürüldü. Sarı-lacivertlilerin Portekizli çalıştırıcıya 1,5 yıllık sözleşme önerdiği, deneyimli teknik adamın ise 2,5 yıllık kontrat talep ettiği iddia edildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Fenerbahçe'de İsmail Kartal ile yolların ayrılmasının ardından teknik direktörlük koltuğuna kimin oturacağı merak konusu oldu. Son 5 resmi karşılaşmasında yalnızca 1 galibiyet alabilen sarı-lacivertli takımda, yeni teknik direktör için çalışmalar hız kazandı.</p>

<p>Yerli ve yabancı birçok teknik adamın gündeme geldiği süreçte, son olarak Suudi Arabistan ekibi Al-Ittihad'ı çalıştıran Sergio Conceição'nun ön plana çıktığı belirtildi. Fenerbahçe yönetiminin, Portekizli teknik direktörle görüşmelere başladığı öne sürüldü.</p>

<h2><strong>Fenerbahçe İle Conceıção Arasında Sözleşme Görüşmesi</strong></h2>

<p>A Spor'da yayımlanan habere göre Sergio Conceição, Fenerbahçe'nin teknik direktör adayları arasında ilk sırada yer alıyor. Taraflar arasındaki görüşmelerde sözleşme süresinin önemli bir başlık olduğu ifade edildi.</p>

<p>Haberde yer alan bilgilere göre 51 yaşındaki teknik adam, Fenerbahçe'den 2,5 yıllık sözleşme talep ediyor. Sarı-lacivertli yönetimin ise Portekizli çalıştırıcıyı 1,5 yıllık anlaşmaya ikna etmeye çalıştığı aktarıldı.</p>

<h2><strong>Porto'da 7 Sezonda 11 Kupa Kazandı</strong></h2>

<p>Teknik direktörlük kariyerine 2012 yılında Olhanense'de adım atan Sergio Conceição, daha sonra Academica Coimbra, Braga, Vitoria Guimaraes ve Nantes takımlarında görev yaptı.</p>

<p>Portekizli teknik adamın kariyerindeki en dikkat çekici dönem ise 2017 yılında Porto'nun başına geçmesiyle başladı. Porto'da aralıksız 7 sezon görev yapan Conceição, bu süreçte kulübüne çok sayıda kupa kazandırdı.</p>

<p>Deneyimli çalıştırıcı, Porto ile 3 Portekiz Ligi şampiyonluğu, 4 Portekiz Kupası, 3 Portekiz Süper Kupası ve 1 Portekiz Lig Kupası sevinci yaşadı. Böylece Portekiz ekibindeki görev süresini toplam 11 kupayla tamamlayarak kulüp tarihinin başarılı teknik direktörleri arasına adını yazdırdı.</p>

<h2><strong>Milan'da İtalya Süper Kupası'nı Kazandı</strong></h2>

<p>Sergio Conceição, Aralık 2024'te İtalya'nın köklü kulüplerinden Milan'ın teknik direktörlüğüne getirildi. Görevine kupa kazanarak başlayan Portekizli teknik adam, İtalya Süper Kupası'nı kazanarak takımına önemli bir başarı yaşattı.</p>

<p>Ancak ligde alınan sonuçların beklentilerin altında kalması üzerine Conceição, Mayıs 2025'te Milan'daki görevinden ayrıldı.</p>

<p>Kariyerinin son durağı Suudi Arabistan temsilcisi Al-Ittihad olan deneyimli teknik adam, burada da görev yaptı. Conceição'nun Al-Ittihad ile yollarının Haziran 2026'da ayrıldığı belirtildi.</p>

<p>Fenerbahçe'nin teknik direktörlük gündeminde yer aldığı öne sürülen Portekizli çalıştırıcıyla yapılacak görüşmelerin nasıl sonuçlanacağı merakla bekleniyor.</p>

<p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Tolga Çifci</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/fenerbahceden-sergio-conceicao-hamlesi-portekizli-teknik-adamin-sozlesme-sartlari-belli-oldu</guid>
      <pubDate>Mon, 02 Nov 2026 17:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/11/6ae88e99e406d7101f142d2fjpg-0000.jpg" type="image/jpeg" length="34238"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Borsa İstanbul'da altının kilogram fiyatı kaç liraya geriledi? - 2 KASIM 2026]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/borsa-istanbulda-altinin-kilogram-fiyati-kac-liraya-geriledi-2-kasim-2026</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/borsa-istanbulda-altinin-kilogram-fiyati-kac-liraya-geriledi-2-kasim-2026" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Borsa İstanbul'da standart altının kilogram fiyatı, günü yüzde 1,2 değer kaybıyla 6 milyon 272 bin liradan tamamladı. KMKTP'de altın işlemlerinin toplam hacmi 9,5 milyar lirayı aşarken işlem miktarı 1523,35 kilogram olarak kaydedildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Borsa İstanbul</strong> Kıymetli Madenler ve Kıymetli Taşlar Piyasası'nda (KMKTP) işlem gören <strong>standart altının kilogram fiyatı</strong>, önceki kapanışa kıyasla geriledi. Gün içinde 6 milyon 250 bin lira ile 6 milyon 320 bin lira aralığında işlem gören altın, seansı 6 milyon 272 bin liradan kapattı.</p>

<p>Cuma günü 6 milyon 350 bin lira seviyesinde kapanış yapan standart altının kilogram fiyatında böylece yüzde 1,2 düşüş kaydedildi.</p>

<h2><strong>Altının kilogram fiyatı 6 milyon 272 bin liraya geriledi</strong></h2>

<p>KMKTP'de standart altının kilogram fiyatı, gün boyunca farklı seviyelerde işlem gördü. Günün en düşük fiyatı 6 milyon 250 bin lira, en yüksek fiyatı ise 6 milyon 320 bin lira olarak belirlendi.</p>

<p>Seansın tamamlanmasıyla birlikte kilogram fiyatı 6 milyon 272 bin liraya indi. Böylece standart altın, cuma günkü 6 milyon 350 bin liralık kapanışına göre yüzde 1,2 değer kaybetti.</p>

<h3><strong>Altın piyasasında işlem hacmi 9,5 milyar lirayı aştı</strong></h3>

<p>Borsa İstanbul KMKTP'de gün boyunca gerçekleştirilen altın işlemlerinin toplam hacmi 9 milyar 548 milyon 681 bin 952,61 lira oldu. Piyasadaki işlem miktarı ise 1523,35 kilogram olarak hesaplandı.</p>

<p>Tüm metallerin dahil edildiği işlemlerde toplam hacim 9 milyar 615 milyon 286 bin 476,68 liraya ulaştı.</p>

<h3><strong>Altın borsasında en fazla işlem yapan kurumlar hangileri oldu?</strong></h3>

<p>Günlük işlem verilerine göre, Borsa İstanbul altın piyasasında en yüksek işlem hacmine sahip kurumlar arasında Kuveyt Türk Katılım Bankası ve Ahlatcı Döviz ve Kıymetli Madenler yer aldı.</p>

<p>En fazla işlem gerçekleştiren diğer kurumlar ise NMGlobal Kıymetli Madenler, Zirve Değerli Madenler ve Çakmakçı Kıymetli Madenler olarak sıralandı.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/borsa-istanbulda-altinin-kilogram-fiyati-kac-liraya-geriledi-2-kasim-2026</guid>
      <pubDate>Mon, 02 Nov 2026 17:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/altin-39.png" type="image/jpeg" length="37576"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İran'dan Hürmüz Boğazı iddiası: 9 günde 11 tanker alev aldı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/irandan-hurmuz-bogazi-iddiasi-9-gunde-11-tanker-alev-aldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/irandan-hurmuz-bogazi-iddiasi-9-gunde-11-tanker-alev-aldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hürmüz Boğazı'nın doğusunda bir petrol tankeri deniz mayınına çarparak alev aldı. İran Ordusu geminin seyir ve tanımlama sistemlerini kapattığını bildirirken, Devrim Muhafızları son 9 günde 11 tankerin yandığını ileri sürdü.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>İran</strong> Ordusu, <strong>Hürmüz Boğazı</strong>'nın doğusunda meydana gelen tanker yangınına ilişkin açıklama yaptı. İran Ordusu Deniz Kuvvetleri Halkla İlişkiler Birimi tarafından yayımlanan açıklamada, bir petrol tankerinin deniz mayınına çarpmasının ardından alev aldığı bildirildi.</p>

<p>Açıklamada, tankerin seyir ve tanımlama sistemlerini kapattığı, ardından yasaklı bölgede ilerlerken deniz mayınına çarptığı belirtildi. İranlı yetkililer, <strong>petrol tankeri</strong> sahiplerine yönelik uyarıda bulunarak belirlenen yasaklı alanlardan geçmeye çalışan gemilerin mayın tehlikesiyle karşılaşabileceğini kaydetti.</p>

<h2><strong>İran'dan tanker sahiplerine uyarı</strong></h2>

<p><strong>İran Ordusu Deniz Kuvvetleri Halkla İlişkiler Birimi</strong>, gemilerin seyir ve tanımlama sistemlerini kapatarak yasaklı bölgelerden geçmeye çalışmasının risk oluşturduğunu bildirdi.</p>

<p>Açıklamada, bu şekilde hareket eden tankerlerin deniz mayınlarına çarpma ihtimali bulunduğu vurgulandı. Tanker sahiplerine, söz konusu tehlikeye karşı dikkatli olmaları çağrısı yapıldı.</p>

<h3><strong>Devrim Muhafızları 11 tankerin alev aldığını öne sürdü</strong></h3>

<p>Öte yandan İran Devrim Muhafızları Deniz Kuvvetleri Komutanlığı da Hürmüz Boğazı'ndaki tanker yangınlarına ilişkin açıklama yayımladı. Açıklamada, <strong>ABD Merkez Kuvvetler (CENTCOM) </strong>Komutanı Brad Cooper'ın 25 Ekim'deki ziyaretinden sonraki 9 günlük süreçte 11 petrol tankerinin alev aldığı ileri sürüldü.</p>

<p>Devrim Muhafızları tarafından yapılan açıklamada, "CENTCOM Komutanı Brad Cooper'ın 25 Ekim'de Hürmüz Boğazı'na gerçekleştirdiği ziyaretten bugüne 9 günde Boğaz'da 11 petrol tankeri alev aldı. Bu tankerlerden bazıları denizin derinliklerine battı" denildi.</p>

<h3><strong>Hürmüz Boğazı'nda gerilim yeniden yükseldi</strong></h3>

<p>ABD ve İsrail, 28 Şubat 2026'da İran'a yönelik saldırılar başlattı. Saldırılar sırasında küresel petrol ihracatı ve tedarik zincirleri açısından önemli bir geçiş noktası olan Hürmüz Boğazı kapatıldı.</p>

<p>İran da Körfez ülkelerine ve bölgede ABD ile İsrail'e ait hedefler olduğunu belirttiği noktalara saldırılar düzenledi. Taraflar daha sonra <strong>ateşkes</strong> konusunda uzlaştı.</p>

<h3><strong>İslamabad Mutabakatı'nın uygulanması sekteye uğradı</strong></h3>

<p>Washington ile Tahran arasında 17 Haziran 2026'da imzalanan<strong> İslamabad Mutabakatı </strong>kapsamında askeri saldırıların durdurulması ve Hürmüz Boğazı'nın deniz trafiğine yeniden açılması için düzenlemelerin başlatılması kararlaştırıldı.</p>

<p>Ancak anlaşmanın uygulanması ve boğazdaki seyrüsefer konusunda yaşanan anlaşmazlıklar süreci olumsuz etkiledi. Uygulama daha sonra sekteye uğrarken, temmuz ayında çatışmalar yeniden başladı.</p>

<p>İran, ABD'nin 8 Temmuz'da saldırılarına yeniden başladığını duyurmasının ardından 12 Temmuz'da Hürmüz Boğazı'nı tekrar kapattığını açıkladı.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anadolu Ajansı</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/irandan-hurmuz-bogazi-iddiasi-9-gunde-11-tanker-alev-aldi</guid>
      <pubDate>Mon, 02 Nov 2026 17:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/11/iran-hurmuz-bogazinin-dogusunda-bir-petrol-tankeri-mayina-carpti.png" type="image/jpeg" length="74594"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ankara'da sanal devriye faaliyetlerinde 401 internet sitesi engellendi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/ankarada-sanal-devriye-faaliyetlerinde-401-internet-sitesi-engellendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/ankarada-sanal-devriye-faaliyetlerinde-401-internet-sitesi-engellendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ankara İl Jandarma Komutanlığının 26 Ekim-1 Kasım tarihleri arasında yürüttüğü sanal devriye çalışmalarında 761 sosyal medya hesabı ve internet adresi incelendi. Yasa dışı bahis, oltalama yoluyla dolandırıcılık ve müstehcen içerik barındırdığı belirlenen 401 siteye erişim engeli getirilirken, 4 şüpheli hakkında adli işlem başlatıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Ankara</strong> İl Jandarma Komutanlığının sanal devriye çalışmaları kapsamında, yasa dışı bahis, çevrim içi dolandırıcılık ve müstehcen içerik barındırdığı tespit edilen<strong> 401 internet sitesine erişim kısıtlaması </strong>uygulandı.</p>

<p>Edinilen bilgilere göre, 26 Ekim-1 Kasım döneminde gerçekleştirilen sanal devriye ve açık kaynak incelemelerinde toplam 761 sosyal medya hesabı ile internet adresi kontrol edildi.</p>

<p>Yapılan araştırmalarda 339 internet sitesinin yasa dışı bahis faaliyetlerine aracılık ettiği, 3 sitenin oltalama yöntemiyle kullanıcıları dolandırdığı, 59 internet sitesinde ise müstehcen paylaşımların yer aldığı tespit edildi. Belirlenen adresler, gerekli işlemlerin yapılması amacıyla Siber Güvenlik Başkanlığına iletildi ve bu sitelere erişim engeli getirildi.</p>

<p>Öte yandan, 2026 yılı içinde kayıtlara geçen faili meçhul siber suçların aydınlatılması için yürütülen soruşturmalar da devam etti. Bu çalışmalar sonucunda Sincan, Etimesgut ve Yenimahalle ilçelerinde meydana gelen nitelikli dolandırıcılık olaylarıyla bağlantılı olduğu belirlenen 4 şüpheli hakkında adli süreç başlatıldı.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/ankarada-sanal-devriye-faaliyetlerinde-401-internet-sitesi-engellendi</guid>
      <pubDate>Mon, 02 Nov 2026 17:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/11/214-sosyal-medya-hesabina-yasa-disi-bahisten-erisim-engeli-oqcmjpg.webp" type="image/jpeg" length="83779"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Orhan Kemal’in adı Beyoğlu'nda müzesinin bulunduğu sokağa verildi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/orhan-kemalin-adi-beyoglunda-muzesinin-bulundugu-sokaga-verildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/orhan-kemalin-adi-beyoglunda-muzesinin-bulundugu-sokaga-verildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Beyoğlu Belediye Meclisi, Türk edebiyatının usta yazarlarından Orhan Kemal'in adını yaşatmak amacıyla anlamlı bir karara imza attı. Orhan Kemal Müzesi'nin bulunduğu Kılıçali Paşa Mahallesi'ndeki Akarsu Yokuşu Sokak'ın adı, mecliste oy birliğiyle alınan kararla "Orhan Kemal Sokak" olarak değiştirildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Beyoğlu Belediye Meclisi, Türk edebiyatının önemli yazarlarından <strong>Orhan Kemal</strong>'in adının yaşatılması amacıyla hazırlanan sokak isim değişikliği teklifini kabul etti. Alınan kararla, Orhan Kemal Müzesi'nin bulunduğu sokak, bundan böyle yazarın adını taşıyacak.</p>

<p><img alt="1368375" class="detail-photo img-fluid" height="675" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/11/1368375.jpg" width="1200" /></p>

<h2><strong>Akarsu Yokuşu Sokak'ın adı Orhan Kemal sokak oldu</strong></h2>

<p>Beyoğlu Belediye Meclisi'nin 2026 yılı kasım ayı toplantısı, Belediye Başkan Vekili Sefer Karaahmetoğlu başkanlığında gerçekleştirildi.</p>

<p>Toplantıda, Kılıçali Paşa Mahallesi'nde bulunan Akarsu Yokuşu Sokak'ın adının değiştirilmesine ilişkin teklif görüşüldü.</p>

<p>Emlak ve İstimlâk Müdürlüğü tarafından hazırlanan teklifte, Orhan Kemal Müzesi'nin de bulunduğu sokağın adının "<strong>Orhan Kemal Sokak</strong>" olarak değiştirilmesi önerildi.</p>

<h3><strong>Beyoğlu Belediye Meclisi'nden oy birliğiyle karar</strong></h3>

<p>Türk edebiyatının usta kalemlerinden Orhan Kemal'in anısını yaşatmak amacıyla hazırlanan teklif, belediye meclisinde yapılan görüşmelerin ardından oy birliğiyle kabul edildi.</p>

<p>Kararla birlikte Orhan Kemal'in adı, eserlerinin ve edebî mirasının yaşatıldığı müzenin bulunduğu sokakta da ölümsüzleştirilmiş oldu.</p>

<p>Böylece Beyoğlu'ndaki Akarsu Yokuşu Sokak, yeni adıyla Orhan Kemal Sokak olarak anılacak.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/orhan-kemalin-adi-beyoglunda-muzesinin-bulundugu-sokaga-verildi</guid>
      <pubDate>Mon, 02 Nov 2026 17:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/11/orhan-kemalin-adi-muzesinin-bulundugu-sokaga-verildijpg.webp" type="image/jpeg" length="47150"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Özgür Çelik mazbatasını aldı: "YENİ Parti’ye geçişler 120’ye ulaşabilir"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/ozgur-celik-mazbatasini-aldi-yeni-partiye-gecisler-120ye-ulasabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/ozgur-celik-mazbatasini-aldi-yeni-partiye-gecisler-120ye-ulasabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[YENİ Parti İstanbul İl Başkanlığına yeniden seçilen Özgür Çelik, mazbatasını aldıktan sonra İBB Meclisi'ndeki siyasi gelişmelere ilişkin açıklamalarda bulundu. YENİ Parti'ye şu ana kadar 107 meclis üyesinin katıldığını belirten Çelik, önümüzdeki günlerde bu sayının 115-120'ye ulaşabileceğini söyledi. Çelik, DEM Parti ile İstanbul İttifakı kapsamındaki işbirliğinin ise devam edeceğini vurguladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>YENİ Parti İstanbul İl Başkanı <strong>Özgür Çelik</strong>, 17, 18 ve 24 Ekim tarihlerinde gerçekleştirilen il kongresinin ardından yeniden seçilerek mazbatasını aldı. Fatih İlçe Seçim Kurulu'nda düzenlenen mazbata törenine yeni yönetim kurulu, disiplin kurulu üyeleri ve kurultay delegeleri de katıldı.</p>

<p>Kongrede 74 bin 644 oy alarak yeniden il başkanlığı görevine seçilen Çelik, İstanbul'daki parti çalışmalarının yeni dönemde daha da güçleneceğini belirtti.</p>

<h2><strong>Özgür Çelik: 75 bin kişinin sandığa gitmesi büyük sorumluluk</strong></h2>

<p>İstanbul'da yaklaşık 130 bin parti üyesinin oy kullanma hakkına sahip olduğunu belirten Özgür Çelik, tek adaylı kongreye rağmen yaklaşık 75 bin kişinin sandığa gitmesinin önemli olduğunu söyledi.</p>

<p>Kongreye katılımın kendilerine büyük sorumluluk yüklediğini ifade eden Çelik, yağmurlu bir pazar gününde binlerce üyenin oy kullanmasının partiye duyulan güvenin göstergesi olduğunu dile getirdi.</p>

<p>Çelik, İstanbul'daki siyasi çalışmalarını bu sorumluluk bilinciyle sürdüreceklerini kaydetti.</p>

<h3><strong>YENİ Parti'de 8 Kasım'da genel başkanlık seçimi yapılacak</strong></h3>

<p>YENİ Parti'nin 8 Kasım'da gerçekleştirilecek genel başkanlık seçimine de değinen Çelik, İstanbul'un 39 ilçesiyle birlikte Türkiye'nin 81 ilinde sandık kurulacağını açıkladı.</p>

<p>Genel başkanın tüm parti üyelerinin katılımıyla belirleneceğini hatırlatan Çelik, üyeleri sandığa davet etti. Çelik, genel başkanlık seçiminin ardından Ankara'da kurultay gerçekleştirileceğini de bildirdi.</p>

<h3><strong>Özgür Çelik: Bu benim dördüncü il başkanlığı mazbatam</strong></h3>

<p>Mazbata töreninde geçmiş kongre süreçlerine de değinen Özgür Çelik, daha önce görev yaptığı siyasi partide üç kez il başkanlığı mazbatası aldığını, YENİ Parti çatısı altında ise ilk kez mazbata aldığını söyledi.</p>

<p>Son iki buçuk üç yıllık görev sürecinde yaşanan yargı müdahalelerini eleştiren Çelik, siyasi rekabetin yargı ve bürokrasi üzerinden şekillendirilmemesi gerektiğini savundu.</p>

<p>Parti binasına polis eşliğinde girilmesini de hatırlatan Çelik, siyasetin kendi koşulları içerisinde rekabet ederek ilerlemesi gerektiğini ifade etti.</p>

<h3><strong>İBB Meclisi'nde YENİ Parti'ye katılan üye sayısı 107 oldu</strong></h3>

<p>Özgür Çelik'in açıklamalarında öne çıkan başlıklardan biri de İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Meclisi'ndeki siyasi dengeler oldu.</p>

<p>YENİ Parti'nin kuruluşunun ardından belediye başkanları ve belediye meclis üyelerine parti değiştirmeleri yönünde herhangi bir baskı yapmadıklarını belirten Çelik, yerel yöneticilerin önceliğinin halka hizmet etmek olduğunu söyledi.</p>

<p>Ancak CHP'de yaşanan ihraç kararlarının ardından bazı belediye başkanları ve meclis üyelerinin YENİ Parti'ye katıldığını ifade eden Çelik, geçiş yapmak isteyen üyelere engel olmadıklarını dile getirdi.</p>

<p>İBB Meclisi'nde YENİ Parti'ye katılan üye sayısının 107'ye ulaştığını açıklayan Çelik, önümüzdeki günlerde yeni katılımların da gerçekleşebileceğini belirtti.</p>

<h3><strong>YENİ Parti'nin İBB Meclisi'ndeki üye sayısı 120'ye çıkabilir</strong></h3>

<p>Partiye yönelik geçişlerin devam edebileceğini söyleyen Özgür Çelik, önümüzdeki 10 günlük süreçte yeni katılımların yaşanabileceğini ifade etti.</p>

<p>Çelik, hafta sonuna kadar yeni geçişlerin beklendiğini belirterek İBB Meclisi'nde YENİ Parti'ye katılan üyelerin sayısının 115 ile 120 arasında olabileceğini söyledi.</p>

<p>Bu açıklama, İBB Meclisi'ndeki siyasi dengelerin önümüzdeki dönemde nasıl şekilleneceğine ilişkin tartışmaları da yeniden gündeme taşıdı.</p>

<p><strong>DEM Partili Meclis üyeleri kendi gruplarını oluşturabilecek</strong></p>

<p>Çelik, DEM Parti kökenli belediye meclis üyelerinin kendi partilerine katılma kararını da değerlendirdi.</p>

<p>2024 yerel seçimlerinde Kent Uzlaşısı kapsamında seçilen DEM Parti kökenli meclis üyelerinin, YENİ Parti'ye geçişlerin başlamasının ardından mevcut siyasi yapı içerisinde kalmak istemediklerini daha önce dile getirdiklerini belirten Çelik, ayrı bir siyasi grup oluşturulması ihtimalinin gündeme geldiğini söyledi.</p>

<p>DEM Partili üyelerin kendi siyasi grupları altında faaliyet gösterebileceğini ifade eden Çelik, bunun İstanbul'daki yerel yönetim işbirliğinin sona erdiği anlamına gelmediğini vurguladı.</p>

<h3><strong>"İstanbul İttifakı'nda bir problem yok"</strong></h3>

<p>DEM Parti ile yerel yönetimler düzeyinde kurulan işbirliğinin devam edeceğini belirten Özgür Çelik, farklı siyasi parti gruplarında bulunmanın ortak hareket etmeye engel olmadığını söyledi.</p>

<p>İBB Meclisi'nde kamu yararını ilgilendiren konularda birlikte hareket etmeyi sürdüreceklerini ifade eden Çelik, İstanbul İttifakı ve Kent Uzlaşısı kapsamında oluşturulan siyasi işbirliğinde herhangi bir sorun bulunmadığını dile getirdi.</p>

<p>Çelik, olası belediye meclisi seçimlerinde de 2024 yerel seçimlerinde ortaya konulan ittifak anlayışının korunmasının önemli olduğunu belirtti.</p>

<h3><strong>DEM Parti'den kent uzlaşısı kararı: Meclis üyeleri partiye katılacak</strong></h3>

<p>DEM Parti Demokratik Yerel Yönetimler Kurulu, 2 Kasım'da yaptığı açıklamayla 31 Mart 2024 yerel seçimlerinde Kent Uzlaşısı kapsamında seçilen belediye meclis üyelerinin DEM Parti'ye katılacağını duyurmuştu.</p>

<p>Açıklamada, meclis üyelerinin gerçekleştirdikleri toplantıda DEM Parti çatısı altında görev yapma yönünde irade ortaya koydukları ve bu talebin Merkez Yürütme Kurulu tarafından uygun bulunduğu belirtilmişti.</p>

<p>DEM Parti, üyelerin kendi partilerine geçmesinin Kent Uzlaşısı kapsamında oluşturulan ortak sorumlulukları ortadan kaldırmayacağını da vurgulamıştı.</p>

<p>İBB ve Mersin Büyükşehir Belediye Meclislerinde siyasi dengeleri etkileyebilecek kararın ardından, İstanbul'daki olası siyasi gelişmeler ve belediye başkanlığı seçimine ilişkin tartışmalar yeniden gündeme gelmişti.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/ozgur-celik-mazbatasini-aldi-yeni-partiye-gecisler-120ye-ulasabilir</guid>
      <pubDate>Mon, 02 Nov 2026 17:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/11/ozgur-celik-mazbatasini-aldi-ibb-meclisinde-yeni-partiye-gecisler-120ye-ulasabilir.jpg" type="image/jpeg" length="17564"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sosyal medyada eleştiri sınırı aşılıyor: "Dijital linç" ifade özgürlüğünü tehdit ediyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/sosyal-medyada-elestiri-siniri-asiliyor-dijital-linc-ifade-ozgurlugunu-tehdit-ediyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/sosyal-medyada-elestiri-siniri-asiliyor-dijital-linc-ifade-ozgurlugunu-tehdit-ediyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sosyal medyada tek bir paylaşımla başlayan tepkiler, kısa sürede dijital linç ve hedef göstermeye dönüşebiliyor. Peki eleştiri ile linç arasındaki sınır nerede başlıyor? Toplu tepkiler kişilerin özel yaşamını, mesleki itibarını ve ifade özgürlüğünü nasıl etkiliyor? Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölüm Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Rengim Sine Nazlı, dijital linç kültürünün nedenlerini ve sonuçlarını 24 Saat Gazetesi’ne anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Sosyal medya</strong>, geniş kullanıcı kitlesiyle gündelik yaşamın, sosyal ilişkilerin ve mesleki faaliyetlerin önemli bir parçası haline geldi. Ancak platformlarda paylaşılan içeriklerin kısa sürede yayılması, kişilerin geniş kitlelerin tepkisine açık olmasına da neden oldu. Bağlamından koparılan paylaşımlar, doğruluğu araştırılmadan verilen tepkiler ve toplu hedef göstermeler <strong>dijital linç </strong>tartışmalarını beraberinde getirdi.</p>

<p><strong>Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölüm Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Rengim Sine Nazlı</strong>, dijital linç olgusunun ortaya çıkış nedenlerini, toplumsal ve psikolojik etkilerini, gazetecilerin sorumluluklarını ve mücadele yöntemlerini anlattı.</p>

<p><img alt="Prof. Dr. Rengim Sine Nazlı" class="detail-photo img-fluid" height="1448" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/11/prof-dr-rengim-sine-nazli.jpeg" width="1086" /></p>

<h2><strong>Tek bir paylaşım kişiyi nasıl hedef haline getiriyor?</strong></h2>

<p>Sosyal medyanın çok geniş bir kullanıcı kitlesine ulaşarak gündelik yaşamın önemli bir parçasına dönüştüğünü belirten Nazlı, bu durumun kişilerin görünürlüğünü artırırken geniş kitlelerin tepkisine maruz kalma ihtimallerini de yükselttiğini ifade etti.</p>

<p>Sosyal ilişkilerin ve mesleki faaliyetlerin de sosyal medya ile iç içe geçtiğini aktaran Nazlı, paylaşılan içeriklerin bağlamından koparılarak hızla yayılabildiğine dikkati çekti. Öfke uyandıran bir paylaşımın, yaşanan olayın ayrıntıları anlaşılmadan binlerce kişinin tepkisini çekebildiğini kaydeden Nazlı, görünür olma isteği, kutuplaşma ve başkalarının tepkilerini doğru kabul etme eğiliminin de bu süreci hızlandırdığını aktardı.</p>

<p>Nazlı, “Tek bir paylaşımla başlayan hedef gösterme, kişinin özel yaşamından mesleki itibarına kadar uzanan sonuçlar doğurabiliyor” dedi.</p>

<h3><strong>Biriken toplumsal öfke tek kişiye yöneliyor</strong></h3>

<p>Toplumda biriken öfke ve gerilimlerin zaman zaman tek bir kişi üzerinden dışa vurulabildiğini söyleyen Nazlı, insanların bir gruba ait olduklarını göstermek veya ahlaken doğru tarafta bulunduklarını kanıtlamak amacıyla toplu tepkilere katılabildiğini dile getirdi.</p>

<p>Bu tür durumlarda başlangıçta belirli bir davranışa yönelik olan itirazın farklı bir boyuta taşınabildiğini aktaran Nazlı, sürecin kişinin bütünüyle değersizleştirilmesiyle sonuçlanabildiğini ifade etti.</p>

<h3><strong>Eleştiri hangi noktada hedef göstermeye dönüşüyor?</strong></h3>

<p>Eleştiri hakkı ile dijital linç arasındaki farkı açıklayan Nazlı, eleştirinin kişinin sözlerini ve davranışlarını sorgulamak anlamına geldiğini belirtti. Dijital linçte ise kişinin aşağılanması, susturulması veya toplumsal yaşamın dışına itilmesinin amaçlandığını kaydetti.</p>

<p>Tehdit edilmenin, özel bilgilerin yayılmasının ve başkalarının saldırıya çağrılmasının bu sınırın aşıldığını gösterdiğini ifade eden Nazlı, çok sayıda kişinin eleştiri yapmasının tek başına linç olarak değerlendirilmesinin doğru olmayacağını vurguladı. Her hakaretin nefret söylemi kapsamında ele alınamayacağını da aktaran Nazlı, nefret söyleminde kişinin kimliği veya ait olduğu grup üzerinden düşmanlaştırılmasının belirleyici olduğunu söyledi.</p>

<p><img alt="Nefret Söylemi Ve Dijital Linç 1" class="detail-photo img-fluid" height="1350" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/11/nefret-soylemi-ve-dijital-linc-1.png" width="2610" /></p>

<h3><strong>Ekran başındaki mesafe empatiyi zayıflatıyor</strong></h3>

<p>İnsanların sosyal medyada gerçek hayatta söylemekten kaçındıkları sözleri daha rahat dile getirmelerinde ekranın oluşturduğu mesafenin etkili olduğunu söyleyen Nazlı, kullanıcıların karşılarındaki kişinin duygularından ve söylediklerinin sonuçlarından uzak oldukları hissine kapılabildiğini ifade etti.</p>

<p>Anonimlik, hesap vermeyeceklerini düşünme ve benzer yorumlardan destek alma gibi etkenlerin de bu rahatlığı artırdığını aktaran Nazlı, karşıdaki kişinin yüzünü ve incindiğini görmemenin empati kurmayı zorlaştırabildiğini kaydetti.</p>

<p>Bu konuda dikkat edilmesi gereken noktaya değinen Nazlı, “Birine yüz yüze söyleyemeyeceğimiz sözleri sosyal medyada da söylemememiz gerektiğini akılda tutmanın faydalı olduğu kanaatindeyim” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Etkileşimi ön planda tutan öneri sistemlerinin çok sayıda yorum alan ve paylaşılan içerikleri daha fazla kullanıcının karşısına çıkarabildiğini belirten Nazlı, öfke ve çatışma yaratan paylaşımların da bu şekilde görünürlük kazanabildiğini söyledi.</p>

<p>Bir içeriği kınamak amacıyla yeniden paylaşmanın bile bazen söz konusu paylaşımın daha geniş kitlelere ulaşmasına katkıda bulunabildiğini ifade eden Nazlı, gazetecilikte çatışma, kriz ve olağandışılığın haber değerini artıran unsurlar arasında yer aldığını hatırlattı.</p>

<p>Bu nedenle öfke, korku veya merak uyandıran olumsuz haberlerin daha fazla dikkat çekebildiğini belirten Nazlı, sosyal medyada oluşan ilginin yorum ve paylaşımlara dönüşmesinin bu içeriklerin görünürlüğünü daha da artırabildiğini kaydetti. Ancak bir haberin ilgi çekici olmasının hedef gösteren bir dille sunulmasını haklı çıkarmayacağını vurguladı.</p>

<h3><strong>Dijital linç kişileri konuşmaktan ve paylaşım yapmaktan uzaklaştırıyor</strong></h3>

<p>Toplu hedef göstermenin kişilerin sosyal medyada kendilerini ifade etme ve içerik üretme biçimlerinde değişikliğe yol açabildiğini belirten Nazlı, yeniden saldırıya uğrama endişesi yaşayan kişilerin paylaşımlarını silebildiğini, yorumlarını kapatabildiğini veya bazı konularda konuşmaktan kaçınabildiğini ifade etti.</p>

<p>Bu baskının zamanla otosansüre ve dijital ortamdan uzaklaşmaya neden olabildiğini aktaran Nazlı, yaşananların aile yaşamı ve yakın ilişkiler üzerinde de etkili olabildiğini söyledi. Kişinin anlaşılmadığını düşünmesi, çevresine duyduğu güvenin azalması veya sevdiklerini korumak istemesi nedeniyle sosyal ilişkilerinden uzaklaşabildiğini ve yalnızlaşabildiğini belirtti.</p>

<p>Özellikle mesleki görünürlüğünü ya da gelirini dijital içerik üretimi üzerinden sağlayan kişilerin iş ilişkilerinin zarar görmesi ve gelir kaybı riskiyle karşılaşabildiğine dikkati çeken Nazlı, eski paylaşımların yeniden dolaşıma sokulmasının hedef gösterilmenin her an tekrarlanabileceği hissini güçlendirebildiğini dile getirdi.</p>

<p>Çok sayıda kişinin aynı iddiayı dile getirmesinin, söz konusu bilginin doğrulanmış olduğu izlenimini oluşturabildiğini belirten Nazlı, özellikle paylaşımların kişilerin mevcut inançlarıyla örtüşmesi halinde sorgulama ihtiyacının azalabildiğini ifade etti.</p>

<p>Grubun dışında kalmama ve başkalarından onay görme isteğinin de bu süreçte etkili olduğunu kaydeden Nazlı, bir iddianın yaygın olmasının doğru olduğunu göstermediğini vurguladı.</p>

<p>Bu durumun yalnızca sosyal medyaya özgü olmadığını belirten Nazlı, gündelik hayattaki insan ilişkilerinde de benzer eğilimlerin görülebildiğini söyledi. Sosyal medyanın ise bu davranışları daha görünür hale getirerek tepkilerin çok daha hızlı yayılmasına ve geniş kitlelere ulaşmasına imkân tanıdığını aktardı.</p>

<p><img alt="Nefret Söylemi Ve Dijital Linç 2" class="detail-photo img-fluid" height="1356" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/11/nefret-soylemi-ve-dijital-linc-2.png" width="2426" /></p>

<h3><strong>“Kamuoyunu bilgilendirmek ile öfkeyi körüklemek arasındaki ayrım korunmalı”</strong></h3>

<p>Gazeteciliğin sosyal medyada oluşan öfkeyi olduğu gibi büyüten bir araca dönüşmemesi gerektiğini belirten Nazlı, doğrulanmamış iddiaların haberleştirilmesinin, tek taraflı anlatımlar oluşturulmasının ve bir kişinin peşinen suçlu gösterilmesinin hedef göstermeyi güçlendirebildiğini ifade etti.</p>

<p>Gazetecilerin öncelikli sorumluluklarının bilgiyi doğrulamak, olayın bağlamını açıklamak ve ilgili kişiye yanıt hakkı tanımak olduğunu kaydeden Nazlı, özellikle toplumda yoğun öfke ve tepki uyandırabilecek olayların aktarılmasında başlık, görsel ve sözcük seçimlerinin dikkatle yapılması gerektiğini söyledi.</p>

<p>İddiaların kesinleşmiş olgular gibi sunulmaması gerektiğini vurgulayan Nazlı, kişilerin yakınlarını da hedef haline getirebilecek gereksiz kimlik ve özel yaşam bilgilerinin paylaşılmaması gerektiğine işaret etti.</p>

<p>Sosyal medyada yer alan suçlayıcı ifadelerin yalnızca alıntılanmasının bile hedef göstermeyi büyütebileceğini belirten Nazlı, ifadelerin başkalarına ait olmasının gazetecinin editoryal sorumluluğunu ortadan kaldırmadığını dile getirdi. Kamuoyunu bilgilendirmek ile öfkeyi körüklemek arasındaki ayrımın korunması gerektiğini ifade eden Nazlı, tıklanma kaygısının doğruluğun ve insan onurunun önüne geçmemesi gerektiğini kaydetti.</p>

<p>Haber başlıklarının, haber içeriğinde ortaya konulamayan bir suçluluğu veya kesinliği ima etmemesi gerektiğini belirten Nazlı, başlıkların olayın gerçek kapsamını yansıtmasının önemine değindi.</p>

<p>“Sosyal medya ayağa kalktı” gibi ifadelerle birkaç hesabın tepkisinin bütün toplumun görüşüymüş gibi gösterilmemesi gerektiğini söyleyen Nazlı, kişisel bilgilerin gereksiz yere paylaşılmaması gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Ayrıca aşağılayıcı ifadelerin ve görüntülerin yeniden dolaşıma sokulması sırasında bunların yol açabileceği zararların dikkate alınması gerektiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Nefret Söylemi Ve Dijital Linç 4" class="detail-photo img-fluid" height="664" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/11/nefret-soylemi-ve-dijital-linc-4.png" width="1356" /></p>

<h3><strong>Dijital linci önlemek için paylaşmadan önce doğrulama yapılmalı</strong></h3>

<p>Dijital linçle mücadelede en önemli adımlardan birinin paylaşım yapmadan veya tepki vermeden önce bilgiyi doğrulamak olduğunu belirten Nazlı, bir iddianın binlerce kez paylaşılmasının ya da güvenilen bir hesaptan gelmesinin doğruluğunu kanıtlamadığını söyledi.</p>

<p>İçeriğin ilk kaynağına ulaşılması, tarihinin ve bağlamının kontrol edilmesi gerektiğini aktaran Nazlı, görüntülerin kesilmiş olup olmadığının veya daha önce yaşanmış bir olaydan alınıp alınmadığının da sorgulanması gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Aynı iddiayı tekrarlayan hesapların sayısına odaklanmak yerine birbirinden bağımsız ve güvenilir kaynakların sunduğu kanıtların incelenmesi gerektiğini vurgulayan Nazlı, doğrulanamayan bir iddiayı yaymamanın da kullanıcıların sorumlulukları arasında bulunduğunu dile getirdi.</p>

<p>Platformların bilgiyi doğrulamayı kolaylaştıran araçlar sunması ve hedef gösterme bildirimlerine hızlı yanıt vermesi gerektiğini belirten Nazlı, kamu kurumlarının ise medya okuryazarlığı eğitimlerini ve erişilebilir destek mekanizmalarını güçlendirmesi gerektiğini kaydetti.</p>

<p>Bütün bu adımların ifade özgürlüğünü koruyacak şekilde atılması gerektiğine dikkat çeken Nazlı, müdahalelerin açık kurallara dayanması, ölçülü olması ve itiraza açık biçimde uygulanması gerektiğini ifade etti.</p>

<h3><strong>Dijital linçle mücadelede medya okuryazarlığı eğitimi öne çıkıyor</strong></h3>

<p>Bir kişinin hata yapmış olmasının sınırsız biçimde aşağılanmasını haklı çıkarmayacağını belirten Nazlı, hesap sormanın yanı sıra açıklama, düzeltme ve telafi imkânlarının da korunmasının önemli olduğunu söyledi.</p>

<p>Paylaşım yapmadan önce bilginin doğruluğunun, paylaşılmasının gerekli olup olmadığının ve bir başkasına nasıl zarar verebileceğinin değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Nazlı, kullanıcıların kendilerine şu soruları yöneltmesini önerdi:</p>

<p>“Bu bilgi doğru mu, bunu paylaşmak gerekli mi ve birine nasıl zarar verebilir?”</p>

<p>Medya okuryazarlığının örgün eğitimde zorunlu bir yer edinmesi gerektiğini düşündüğünü belirten Nazlı, bu eğitimin tüm yaş gruplarına uygun programlarla yaygınlaştırılmasının önemine dikkat çekti.</p>

<p>Bilgiyi sorgulama, doğrulama ve yapılan paylaşımların sonuçlarını değerlendirme becerilerini geliştiren eğitimlerin sosyal medyada karşılaşılan sorunların azaltılmasına önemli katkı sağlayabileceğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Nefret Söylemi Ve Dijital Linç 3" class="detail-photo img-fluid" height="896" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/11/nefret-soylemi-ve-dijital-linc-3.png" width="1638" /></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Eylül Kandemir</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/sosyal-medyada-elestiri-siniri-asiliyor-dijital-linc-ifade-ozgurlugunu-tehdit-ediyor</guid>
      <pubDate>Mon, 02 Nov 2026 17:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/11/nefret-soylemijpg.jpeg" type="image/jpeg" length="73263"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gazeteci Murat Çelik’in annesi son yolculuğuna uğurlandı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/gazeteci-murat-celikin-annesi-son-yolculuguna-ugurlandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/gazeteci-murat-celikin-annesi-son-yolculuguna-ugurlandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazeteciler Cemiyeti Üyesi Murat Çelik’in annesi, Cemiyet Yönetim Kurulu üyesi Özlem Akarsu Çelik’in kayınvalidesi Zeynep Parla Çelik, Karşıyaka Mezarlığı’nda son yolculuğuna uğurlandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gazeteciler Cemiyeti üyesi, Posta Gazetesi Köşe yazarı, Gazeteci Murat Çelik’in, dün yaşamını yitiren annesi Zeynep Parla Çelik, Karşıyaka Mezarlığı’nda son yolculuğuna uğurlandı. Zeynep Parla Çelik, 2020 yılında yaşamını yitiren eşi Mustafa Çelik’in yanına defnedildi.</p>

<p><img alt="Murat Çelik Annesi" class="detail-photo img-fluid" height="704" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/11/murat-celik-annesi.jpg" width="1250" /></p>

<p>Gazeteciler Cemiyeti üyesi, gazeteci Murat Çelik’in annesi, Gazeteciler Cemiyeti Yönetim Kurulu üyesi Gazeteci Özlem Akarsu Çelik’in kayınvalidesi Zeynep Parla Çelik, tedavi gördüğü hastanede dün yaşamını yitirmişti.</p>

<p><img alt="Murat Çelik Anne Cenaze2" class="detail-photo img-fluid" height="1126" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/11/murat-celik-anne-cenaze2.jpeg" width="2000" /></p>

<p>Çelik, bugün Karşıyaka Mezarlık Camii’nde kılınan cenaze namazı sonrası, yine Karşıyaka Mezarlığı’nda son yolculuğuna uğurlandı. Çelik, 2020 yılında yaşamını yitiren eşi Mustafa Çelik’in yanına defnedildi.</p>

<p><img alt="Murat Çelik Anne Cenaze3" class="detail-photo img-fluid" height="1126" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/11/murat-celik-anne-cenaze3.jpeg" width="2000" /></p>

<p>Cenaze törenine ailesi, sevenleri ile Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Nazmi Bilgin, Başkan Vekili Ayhan Aydemir, Başkan Yardımcıları Mustafa Yoldaş, Yusuf Kanlı, Ali Oruç, Mali Sekreter Ali Topçu, Yönetim Kurulu üyesi Güray Soysal, 24 Saat Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Göksel Bozkurt, Cemiyet üyeleri Erhan Karadağ, Yıldıray Aslan, Süreyya Oral, Haluk Yılmaz ve Cemiyet çalışanları; İYi Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, Ankara Büyükşehir Belediyesi'nden Bekir Ödemiş, RTÜK üyesi Gazeteci İlhan Taşçı, Prof. Dr. Esin Davutoğlu Şenol, TKDF Başkanı Canan Güllü, Yeni Parti Milletvekili Okan Konuralp, Gazeteciler Deniz Zeyrek, Çiğdem Toker, Mimarlar Odası eski başkanı Tezcan Karakuş Candan'ın da aralarında olduğu çok sayıda gazeteci, parti yöneticisi; bürokrat da katıldı.</p>

<p><img alt="Murat Çelik Anne Cenaze4" class="detail-photo img-fluid" height="1126" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/11/murat-celik-anne-cenaze4.jpeg" width="2000" /></p>

<h2><strong>Zeynep Parla Çelik kimdir?</strong></h2>

<p>12 Ekim 1947 yılında İstanbul’da doğan Zeynep Parla Çelik, Marmara Koleji’nin ardından Kadıköy Kız Meslek Lisesi’nden mezun oldu. 1969 yılında Mustafa Çelik ile yaşamını birleştiren Çelik, iki çocuk annesi idi. Seyahati ve yaşamı çok seven Çelik, bir süredir kanser tedavisi görüyordu.</p>

<p><img alt="Murat Çelik Anne Cenaze6" class="detail-photo img-fluid" height="1126" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/11/murat-celik-anne-cenaze6.jpeg" width="2000" /><img alt="Murat Çelik Anne Cenaze1" class="detail-photo img-fluid" height="1126" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/11/murat-celik-anne-cenaze1.jpeg" width="2000" /></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Sultan Özer</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/gazeteci-murat-celikin-annesi-son-yolculuguna-ugurlandi</guid>
      <pubDate>Mon, 02 Nov 2026 17:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/11/murat-celik-anne-cenaze.jpeg" type="image/jpeg" length="93896"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ankara’da narkotik operasyonu: 26 şüpheli hakkında işlem başlatıldı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/ankarada-narkotik-operasyonu-26-supheli-hakkinda-islem-baslatildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/ankarada-narkotik-operasyonu-26-supheli-hakkinda-islem-baslatildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ankara İl Jandarma Komutanlığı ekiplerinin kent genelinde düzenlediği uyuşturucu operasyonlarında 26 şüpheli yakalandı. Aramalarda çeşitli miktarlarda uyuşturucu, 5 kullanma aparatı, 1 ruhsatsız tabanca ve 42 fişek bulundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Ankara İl Jandarma Komutanlığı</strong> Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, kent genelinde uyuşturucuyla mücadele kapsamında operasyonlar düzenledi. Uyuşturucu madde ticareti yapan, nakleden ve kullanan kişileri hedef alan çalışmalarda 26 şüpheli yakalandı.</p>

<h2><strong>Operasyonlarda uyuşturucu ve silah ele geçirildi</strong></h2>

<p><strong>Operasyon</strong>lar sırasında çeşitli miktarlarda uyuşturucu madde bulundu. Ekipler ayrıca uyuşturucu kullanma aparatları, ruhsatsız silah ve mühimmata da el koydu.</p>

<p>Jandarma ekiplerinin gerçekleştirdiği aramalarda çeşitli miktarlarda uyuşturucu madde ile 5 uyuşturucu kullanma aparatı tespit edildi. Çalışmalarda 1 ruhsatsız tabanca ve bu silaha ait olduğu belirtilen 42 fişek de ele geçirildi.</p>

<h3><strong>26 şüpheli hakkında adli işlem başlatıldı</strong></h3>

<p>Uyuşturucuyla mücadele kapsamında yürütülen operasyonlarda yakalanan 26 şüpheli hakkında işlem başlatıldı. Şüphelilere ilişkin adli sürecin sürdüğü bildirildi.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anadolu Ajansı</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/ankarada-narkotik-operasyonu-26-supheli-hakkinda-islem-baslatildi</guid>
      <pubDate>Mon, 02 Nov 2026 16:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/11/ankarada-narkotik-operasyonu-26-supheli-hakkinda-islem-baslatildi.png" type="image/jpeg" length="83439"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Silivri Belediye Meclisinde parti değişikliği sonrası yer tartışması]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/silivri-belediye-meclisinde-parti-degisikligi-sonrasi-yer-tartismasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/silivri-belediye-meclisinde-parti-degisikligi-sonrasi-yer-tartismasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Silivri Belediye Meclisinin kasım ayı toplantısında, CHP'den ayrılarak Yeni Parti'ye katılan iki meclis üyesine salonda yer tahsis edilmemesi üzerine tartışma çıktı. Tarafların açıklamalarının ardından oturuma ara verildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Silivri Belediye Meclisinin </strong>kasım ayı olağan toplantılarının ilk birleşimi, Belediye Başkan Vekili Yalçın Ekici'nin yönetiminde gerçekleştirildi. Toplantıda, CHP'den istifa ederek Yeni Parti'ye geçen Cihan Demir ve Ebru Akgün Pekel'in oturma düzenine ilişkin itirazları gündeme geldi.</p>

<p>Demir ve Pekel, meclis salonunda Yeni Parti adına ayrılmış bir bölüm bulunmadığını belirterek duruma tepki gösterdi. Belediye Başkan Vekili Ekici ise iki üyenin parti değişikliği yaptıklarına ve grup oluşturduklarına ilişkin belediyeye resmi bir dilekçe sunmadıklarını söyledi. Ekici, yazılı başvuru yapılmadığı için kendilerine özel bir yer tahsis edilmediğini kaydetti.</p>

<p>Ekici, Demir ve Pekel'in mevcut toplantıda salonda uygun gördükleri bir yerde oturabileceklerini ifade etti. Bir sonraki birleşim öncesinde gerekli dilekçenin verilmesi durumunda ise Yeni Partili üyeler için yer düzenlemesi yapılacağını bildirdi.</p>

<p>Yeni Parti Meclis Üyesi Ebru Akgün Pekel, toplantı günü saat 10.00'da meclise geldiğini ve durumu görevli personele sözlü olarak aktardığını söyledi. Pekel, kendisine dilekçe sunması gerektiği konusunda herhangi bir bilgilendirme yapılmadığını dile getirdi.</p>

<h2><strong>Mecliste oturma düzeni üzerinden tartışma büyüdü</strong></h2>

<p>Karşılıklı açıklamaların sürmesi üzerine Belediye Başkan Vekili Ekici, Yeni Partili meclis üyelerinin tutumunu şov olarak nitelendirdi.</p>

<p>MHP Grup Başkanvekili Sultan Aşkın da konuya ilişkin söz alarak, Yeni Parti'ye mecliste yer ayrılması meselesini daha önce komisyon toplantısında dile getirdiğini aktardı. Aşkın, gerekli düzenlemenin yapılabileceğini belirtti.</p>

<p>Dilekçe şartına yönelik değerlendirmede bulunan Aşkın, bu konunun asıl meselenin önüne geçtiğini savundu. Meclis çalışmalarında Silivri'nin sorunlarının ele alınması gerektiğini vurguladı.</p>

<p>AK Parti Grup Başkanvekili Celalettin Yazıcı ise yaşanan durumun çözümü için belediye yönetimi veya Yeni Partili meclis üyeleri tarafından gerekli adımların atılmadığını ifade etti. Yazıcı, oturma düzeniyle ilgili anlaşmazlığın daha fazla uzatılmadan giderilmesi ve toplantının ilçenin gündemindeki konularla sürdürülmesi gerektiğini söyledi.</p>

<h3><strong>CHP ve Yeni Partili üyeler arasında da sözlü tartışma yaşandı</strong></h3>

<p>Toplantının ilerleyen bölümünde yer tahsisi konusunda yaşanan anlaşmazlık, meclis üyeleri arasında yeni bir tartışmaya dönüştü. CHP Grup Başkanvekili Önder Çolak ve CHP'li Meclis Üyesi Ender Unutan Ersözlü ile Yeni Partili Cihan Demir ve Ebru Akgün Pekel arasında, tarafların tartışma sırasındaki tutumları üzerine karşılıklı değerlendirmeler yapıldı.</p>

<p>Tartışmanın devam etmesi üzerine Belediye Başkan Vekili Yalçın Ekici, meclis oturumuna ara verilmesine karar verdi. Verilen aranın ardından Yeni Partili iki meclis üyesinin toplantıya geri dönmediği görüldü.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/silivri-belediye-meclisinde-parti-degisikligi-sonrasi-yer-tartismasi</guid>
      <pubDate>Mon, 02 Nov 2026 16:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/11/silivri-belediye-meclisinde-parti-degisikligi-sonrasi-yer-tartismasi.png" type="image/jpeg" length="97186"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yabancı yatırımcıların menkul kıymet işlemlerinde satış ağırlığı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/yabanci-yatirimcilarin-menkul-kiymet-islemlerinde-satis-agirligi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/yabanci-yatirimcilarin-menkul-kiymet-islemlerinde-satis-agirligi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), yurt dışı yerleşik yatırımcıların haftalık menkul kıymet hareketlerine ilişkin istatistikleri paylaştı. Verilere göre yabancı yatırımcılar, önceki hafta hisse senetleri ve borçlanma araçlarında toplam 569,1 milyon dolarlık net satış yaptı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Yabancı yatırımcılar, geçen hafta Türkiye piyasalarında toplam 569,1 milyon dolarlık net satış yaptı.</p>

<p>Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından açıklanan istatistikler, hisse senedi ve borçlanma araçlarında yabancı çıkışının sürdüğünü ortaya koydu. İşlemler sonucunda yurt dışı yerleşik yatırımcıların menkul kıymet varlıklarında da gerileme yaşandı.</p>

<h2><strong>Hisse senedi ve borçlanma araçlarında satış gerçekleşti</strong></h2>

<p>TCMB'nin yayımladığı Haftalık Menkul Kıymet İstatistikleri verilerine göre, yabancı yatırımcılar geçen hafta 100 milyon dolarlık hisse senedi satışı gerçekleştirdi.</p>

<p>Aynı haftada Devlet İç Borçlanma Senetlerinde (DİBS) 183,8 milyon dolarlık, Genel Yönetim Dışındaki Sektör İhraçlarında (ÖST) ise 285,3 milyon dolarlık net satış kaydedildi.</p>

<h3><strong>Yabancı yatırımcıların menkul kıymet varlıkları geriledi</strong></h3>

<p>Yabancıların hisse senedi portföyünün değeri, 23 Ekim haftasında 33 milyar 981,1 milyon dolarken takip eden haftada 31 milyar 569,3 milyon dolara indi.</p>

<p>Borçlanma araçlarındaki stoklarda da azalış görüldü. DİBS stoku 16 milyar 794,9 milyon dolardan 16 milyar 555,1 milyon dolara geriledi. ÖST stoku ise aynı dönemde 3 milyar 39,4 milyon dolardan 2 milyar 741,7 milyon dolara düştü.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/yabanci-yatirimcilarin-menkul-kiymet-islemlerinde-satis-agirligi</guid>
      <pubDate>Mon, 02 Nov 2026 16:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2025/08/yabanci-yatirimcidan-borsaya-6-haftadir-net-giris.jpg" type="image/jpeg" length="73403"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[2027 işsizlik maaşı zammı ne zaman belli olacak? En düşük işsizlik maaşı 2027'de kaç TL olacak? İşte tahmini rakamlar]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/2027-issizlik-maasi-zammi-ne-zaman-belli-olacak-en-dusuk-issizlik-maasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/2027-issizlik-maasi-zammi-ne-zaman-belli-olacak-en-dusuk-issizlik-maasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2027 yılı için asgari ücret görüşmeleri yaklaşırken işsizlik ödeneğinde uygulanabilecek artış oranları da hesaplanıyor. Yeni yılda işsiz kalanlara yapılacak ödemelerin alt ve üst sınırları, asgari ücretteki olası değişime göre yeniden şekillenecek. Peki, işsizlik maaşı hangi kriterlere göre belirleniyor ve yeni tutarlar ne zaman kesinleşecek?]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>2027 yılında uygulanacak işsizlik maaşı, asgari ücrette yapılacak artışın ardından yeniden belirlenecek. Asgari Ücret Tespit Komisyonu'nun aralık ayında başlaması beklenen görüşmeleri öncesinde, olası zam oranları üzerinden yeni yılın işsizlik ödeneği için hesaplamalar yapılıyor. Yüzde 28,4 ve yüzde 33,7 artış ihtimallerine göre en düşük ve en yüksek ödeme tutarlarının hangi seviyelere çıkabileceği öngörülüyor. Ancak bu rakamlar henüz kesinleşmiş değil.</p>

<h2><strong>2027 işsizlik maaşı ne kadar olacak?</strong></h2>

<p>İşsizlik ödeneğinin alt ve üst sınırları, asgari ücretteki değişime bağlı olarak güncelleniyor. 2026 yılında brüt asgari ücret 33 bin 30 TL, net asgari ücret ise 28 bin 75 TL 50 kuruş olarak uygulanıyor.</p>

<p>Mevcut brüt asgari ücret esas alındığında işsizlik ödeneğinin aylık alt sınırı 13 bin 212 TL, üst sınırı ise 26 bin 424 TL olarak hesaplanıyor. Bu tutarlar damga vergisi kesintisi öncesindeki miktarları ifade ediyor.</p>

<p>2027 yılı için henüz yeni asgari ücret açıklanmadı. Olası artış oranları üzerinden yapılan hesaplamalara göre brüt asgari ücretin yüzde 28,4 zamla yaklaşık 42 bin 409 TL'ye, yüzde 33,7 zamla ise 44 bin 160 TL'ye yükselmesi durumunda işsizlik ödeneğinin sınırları da değişecek.</p>

<p><img alt="Para Piyasası Fonlarından Elde Edilen Kazançlara Yüzde 10 Stopaj Kesintisi Uygulanacak" class="detail-photo img-fluid" height="870" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/para-piyasasi-fonlarindan-elde-edilen-kazanclara-yuzde-10-stopaj-kesintisi-uygulanacak.png" width="1566" /></p>

<h3><strong>2027 en düşük ve en yüksek işsizlik maaşı hesaplama</strong></h3>

<p>Asgari ücrete yüzde 28,4 veya yüzde 33,7 oranında artış yapılması ihtimallerine göre hesaplanan işsizlik ödeneği tutarları şöyle:</p>

<p><strong>Yüzde 28,4 zam senaryosu:</strong></p>

<ul>
 <li>
 <p>Tahmini en düşük işsizlik maaşı: 16 bin 835 TL</p>
 </li>
 <li>
 <p>Tahmini en yüksek işsizlik maaşı: 33 bin 670 TL</p>
 </li>
</ul>

<p><strong>Yüzde 33,7 zam senaryosu:</strong></p>

<ul>
 <li>
 <p>Tahmini en düşük işsizlik maaşı: 17 bin 530 TL</p>
 </li>
 <li>
 <p>Tahmini en yüksek işsizlik maaşı: 35 bin 60 TL</p>
 </li>
</ul>

<p>Bu rakamlar, belirtilen zam oranları esas alınarak yapılan tahmini hesaplamalardır. Kesin tutarlar, 2027 yılı asgari ücretinin açıklanması ve yeni ücretin yürürlüğe girmesiyle netleşecek. Bu nedenle söz konusu rakamlar kesinleşmiş ödeme miktarları olarak değerlendirilmemeli.</p>

<p><img alt="C8Ffc4Ac Fon Paralari Ne Zaman Odenecek Tasfiye Edilen Fonlara" class="detail-photo img-fluid" height="450" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/10/c8ffc4ac-fon-paralari-ne-zaman-odenecek-tasfiye-edilen-fonlara.webp" width="800" /></p>

<h3><strong>İşsizlik maaşı nasıl hesaplanır?</strong></h3>

<p>İşsizlik ödeneği, 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu kapsamında belirleniyor. Hesaplamada kişinin işsiz kalmadan önceki son dört aylık prime esas kazancı dikkate alınıyor.</p>

<p>Günlük işsizlik ödeneği, sigortalının son dört aylık prime esas kazançları üzerinden hesaplanan günlük ortalama brüt kazancının yüzde 40'ı olarak uygulanıyor. Ancak ödeme için yasal bir üst sınır bulunuyor. Aylık işsizlik ödeneği, brüt asgari ücretin yüzde 80'ini aşamıyor.</p>

<p>Hesaplanan tutardan damga vergisi kesiliyor; bunun dışında işsizlik ödeneğinden başka bir kesinti yapılmıyor. Dolayısıyla aynı dönemde işsiz kalan herkes aynı miktarda ödeme almıyor. Son dört aylık kazancı farklı olan kişilerin alacağı ödenek de değişebiliyor. Bununla birlikte hiçbir ödeme yasal üst sınırın üzerine çıkamıyor.</p>

<h3><strong>İşsizlik maaşı alma şartları neler?</strong></h3>

<p>İşsizlik maaşından yararlanmak için kişinin işsiz kalmış olması tek başına yeterli değil. Kanunda belirtilen işten ayrılma, hizmet süresi ve prim koşullarının karşılanması gerekiyor.</p>

<p>İşsizlik ödeneği alabilmek için aranan temel şartlar şöyle:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Kendi istek ve kusuru dışında işsiz kalmak.</p>
 </li>
 <li>
 <p>İş sözleşmesinin sona ermesinden önceki son 120 gün hizmet akdine tabi çalışmış olmak.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Son üç yıl içinde en az 600 gün işsizlik sigortası primi ödemiş olmak.</p>
 </li>
 <li>
 <p>İş sözleşmesinin sona ermesinden itibaren 30 gün içinde İŞKUR'a başvurmak.</p>
 </li>
</ul>

<p>Başvurunun süresi içinde yapılması önem taşıyor. Mücbir sebepler dışında 30 günlük sürenin geçirilmesi, hak kazanılan toplam ödeme süresinden gecikilen günlerin düşülmesine neden olabiliyor.</p>

<h3><strong>İşsizlik maaşı kaç ay boyunca ödeniyor?</strong></h3>

<p>İşsizlik ödeneğinin ne kadar süreyle alınacağı, işsiz kalmadan önceki son üç yılda ödenen işsizlik sigortası prim gününe göre belirleniyor. Prim gün sayısı arttıkça ödenek süresi de uzuyor.</p>

<p>Ödeme süreleri şöyle:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Son üç yılda 600 gün prim ödeyenlere 180 gün, yani 6 ay,</p>
 </li>
 <li>
 <p>900 gün prim ödeyenlere 240 gün, yani 8 ay,</p>
 </li>
 <li>
 <p>1.080 gün prim ödeyenlere 300 gün, yani 10 ay.</p>
 </li>
</ul>

<p>Bu süreler, gerekli diğer koşulları da karşılayan sigortalılar için geçerli. İşsizlik ödeneği, hak kazanılan süre boyunca ve mevzuatta belirtilen koşullar çerçevesinde ödeniyor.</p>

<p><img alt="Parayı En Çok Neye Harcıyoruz? İşte Türkiye’nin Harcama Haritası!-(copy)-(copy)" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/parayi-en-cok-neye-harciyoruz-iste-turkiyenin-harcama-haritasi.jpg" width="864" /></p>

<h3><strong>2027 işsizlik maaşı zammı ne zaman belli olacak?</strong></h3>

<p>2027 yılında geçerli olacak işsizlik maaşının kesin tutarları, asgari ücretin belirlenmesinin ardından hesaplanacak. Asgari Ücret Tespit Komisyonu'nun aralık ayında yapması beklenen toplantılarında işçi, işveren ve hükümet temsilcileri yeni dönem ücretini değerlendirecek.</p>

<p>2026 yılında net asgari ücret 28 bin 75 TL 50 kuruş olarak belirlenmişti. 2027 yılı için uygulanacak zam oranı ise henüz açıklanmadı. Yüzde 28,4 ve yüzde 33,7 oranları, yalnızca olası artışlara göre hazırlanan senaryoları gösteriyor.</p>

<p>Yeni asgari ücretin duyurulmasıyla birlikte işsizlik ödeneğinin en düşük ve en yüksek tutarları da yeniden hesaplanacak. Bu nedenle 2027 yılı için açıklanan tahmini rakamlar, resmî tutarlar belli olana kadar kesin ödeme miktarı olarak kabul edilmemeli.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nida Çitler</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/2027-issizlik-maasi-zammi-ne-zaman-belli-olacak-en-dusuk-issizlik-maasi</guid>
      <pubDate>Mon, 02 Nov 2026 16:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/11/issizlik-maasi.webp" type="image/jpeg" length="26526"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[JASAT koordinesinde Ankara'da operasyon: 124 hükümlü yakalandı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/jasat-koordinesinde-ankarada-operasyon-124-hukumlu-yakalandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/jasat-koordinesinde-ankarada-operasyon-124-hukumlu-yakalandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ankara'da JASAT ve İlçe Jandarma Komutanlıklarının koordinasyonunda düzenlenen operasyonlarda, farklı sürelerde kesinleşmiş hapis cezası bulunan 124 hükümlü yakalandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Ankara</strong>'da jandarma ekipleri, çeşitli suçlardan aranan hükümlülerin yakalanması amacıyla operasyonlar gerçekleştirdi. <strong>Jandarma Suç Araştırma Timleri (JASAT)</strong> koordinesinde, İlçe Jandarma Komutanlıklarının katılımıyla yürütülen çalışmalarda toplam 124 kişi yakalandı.</p>

<p>"Asayiş ve diğer suçlardan aranan" kişilere yönelik <strong>operasyon</strong>larda, hükümlülerin haklarında verilen hapis cezalarının sürelerine göre dağılımı da açıklandı.</p>

<h2><strong>Hapis cezası sürelerine göre dağılım açıklandı</strong></h2>

<p>Operasyonlarda 20 yıl ve üzerinde hapis cezası bulunan 1 kişi yakalandı. 10-20 yıl arasında cezası olan 6, 5-10 yıl arasında cezası bulunan 18 kişi de <strong>jandarma</strong> ekiplerince gözaltına alındı.</p>

<p>Yakalananlar arasında 2-5 yıl arası hapis cezası bulunan 50 kişi ile 2 yılın altında cezası olan 49 kişi yer aldı. Böylece operasyonlarda yakalanan hükümlü sayısı 124'e ulaştı.</p>

<h3><strong>Hükümlüler cezaevine gönderildi</strong></h3>

<p><strong>JASAT</strong> koordinesinde ilçe <strong>jandarma</strong> komutanlıklarınca yürütülen operasyonlarda yakalanan 124 hükümlünün jandarmadaki işlemleri tamamlandı. Hükümlüler, işlemlerinin ardından cezaevine gönderildi.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/jasat-koordinesinde-ankarada-operasyon-124-hukumlu-yakalandi</guid>
      <pubDate>Mon, 02 Nov 2026 16:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/11/baskentte-cesitli-suclardan-aranan-124-hukumlu-yakalandi.png" type="image/jpeg" length="87752"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Mekke Ortak Savunma Anlaşması teklifi bu hafta TBMM Genel Kurulu'nda görüşülecek]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/mekke-ortak-savunma-anlasmasi-teklifi-bu-hafta-tbmm-genel-kurulunda-gorusulecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/mekke-ortak-savunma-anlasmasi-teklifi-bu-hafta-tbmm-genel-kurulunda-gorusulecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması'na ilişkin kanun teklifinin 5 Kasım Çarşamba günü TBMM Genel Kurulu'nda görüşülmesi planlanıyor. Muhalefetin Türkiye'nin Yemen'deki savaşa dahil olabileceği ve ulusal çıkarların zarar görebileceği gerekçesiyle karşı çıktığı anlaşma, Meclis gündemine geliyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması'na ilişkin kanun teklifinin 5 Kasım Çarşamba günü TBMM Genel Kurulu'nda görüşülmesi planlanıyor. Muhalefetin Türkiye'nin Yemen'deki savaşa dahil olabileceği ve ulusal çıkarların zarar görebileceği gerekçesiyle karşı çıktığı anlaşma, Meclis gündemine geliyor.</p>

<p>AK Partili kaynaklardan edinilen bilgiye göre, TBMM Genel Kurulu'nda bu hafta <strong>Türk Kızılay Kanun Teklifi</strong>'nin görüşmelerinin tamamlanması ve teklifin yasalaşması öngörülüyor. Toplam 9 maddeden oluşan Türk Kızılay Kanun Teklifi'nin ilk üç maddesi kabul edilmiş, fonların tasfiyesine ilişkin kanun teklifinin ele alınması nedeniyle görüşmelere ara verilmişti.</p>

<p>TBMM Dışişleri Komisyonu'nun 27 Ekim'deki toplantısında kabul edilen Mekke Ortak Savunma Anlaşması'na ilişkin uygun bulma kanun teklifinin ise diğer gündem maddelerinin önüne alınarak 5 Kasım Çarşamba günü Genel Kurul'da görüşülmesi planlanıyor.</p>

<h2><strong>Hakan Fidan Meclis'te sunum yapacak mı?</strong></h2>

<p>Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın anlaşmayla ilgili TBMM Genel Kurulu'nda bilgi verip vermeyeceği de gündeme geldi.</p>

<p>AK Partili yetkililer, konu hakkında bugüne kadar çok sayıda tartışma yapıldığını ve bütün başlıkların açıkça konuşulduğunu belirtti. Yetkililer, şu aşamada Fidan'ın Genel Kurul'da sunum yapmasını gerektirecek bir durum bulunmadığını ifade etti.</p>

<h3><strong>Mekke Ortak Savunma Anlaşması neleri kapsıyor?</strong></h3>

<p>Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması, taraflardan birine yönelik dış kaynaklı silahlı saldırının tüm taraflara yapılmış kabul edilmesini öngörüyor.</p>

<p>Anlaşmada yer alan düzenlemelere göre:</p>

<ul>
 <li>Taraflardan birine yönelik dış kaynaklı silahlı saldırı, diğer taraflara yapılmış kabul edilecek.</li>
 <li>Diğer ülkeler, saldırıya uğrayan tarafa mevcut kapasiteleri ölçüsünde, askeri imkanlar dahil olmaküzere yardım sağlayacak.</li>
 <li>Üç ülke, anlaşmanın yürürlüğe girmesini takip eden ilk 10 yıl boyunca anlaşmadan ayrılamayacak.</li>
</ul><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel, Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/mekke-ortak-savunma-anlasmasi-teklifi-bu-hafta-tbmm-genel-kurulunda-gorusulecek</guid>
      <pubDate>Mon, 02 Nov 2026 16:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/11/da04cc7f-2a9c-4cc6-94bc-bcde351c2d23-w.jpeg" type="image/jpeg" length="84715"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[GSS primi 2027'de ne kadar olacak? 2027 GSS primi nasıl hesaplanır? Kimler ödeme yapmak zorunda?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/gss-primi-2027de-ne-kadar-olacak-2027-gss-primi-nasil-hesaplanir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/gss-primi-2027de-ne-kadar-olacak-2027-gss-primi-nasil-hesaplanir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Genel Sağlık Sigortası kapsamında kendi primini ödeyenleri 2027 yılında yeni bir artış bekliyor. Asgari ücretteki değişiklikle birlikte yeniden hesaplanacak GSS primleri için şimdiden tahminler gündeme geldi. Peki, yeni yılda aylık ödeme ne kadar olacak, GSS borcu bulunanları hangi değişiklikler bekliyor?]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Genel Sağlık Sigortası (GSS) kapsamında kendi primini ödeyen vatandaşlar, 2027 yılında uygulanacak aylık tutarı araştırmaya başladı. Yeni yılda brüt asgari ücrette yapılacak artışın GSS primlerine de yansıması bekleniyor. Brüt asgari ücretin 41 bin 500 TL olması senaryosuna göre aylık GSS primi 2 bin 490 TL'ye ulaşabilir. Ancak bu rakam henüz resmiyet kazanmadı.</p>

<p>2026 yılında aylık 1.981,80 TL olarak uygulanan GSS primi, brüt asgari ücretin yüzde 6'sı üzerinden hesaplanıyor. 2027 yılı için geçerli olacak tutar da yeni brüt asgari ücretin belirlenmesinin ardından netleşecek. Peki, 2027 GSS primi ne kadar olacak, prim borcu nasıl sorgulanır ve kimler Genel Sağlık Sigortası ödemek zorunda?</p>

<h2><strong>2027 GSS primi ne kadar olacak?</strong></h2>

<p>2027 yılı Genel Sağlık Sigortası prim tutarı henüz açıklanmadı. Yeni yıl için yapılacak hesaplamada brüt asgari ücret belirleyici olacak. Brüt asgari ücretin 41 bin 500 TL olarak belirlenmesi durumunda, yüzde 6'lık prim oranı üzerinden aylık ödeme 2 bin 490 TL'ye çıkacak.</p>

<p>Tahmini hesaplama şu şekilde:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Tahmini 2027 brüt asgari ücret: 41.500 TL</p>
 </li>
 <li>
 <p>GSS prim oranı: Yüzde 6</p>
 </li>
 <li>
 <p>Tahmini aylık GSS primi: 2.490 TL</p>
 </li>
 <li>
 <p>12 aylık tahmini toplam ödeme: 29.880 TL</p>
 </li>
</ul>

<p>Bu tutarlar, brüt asgari ücretin 41 bin 500 TL olacağı varsayımına dayanıyor. Dolayısıyla 2 bin 490 TL, kesinleşmiş 2027 GSS primi değil. Asgari ücretin açıklanması ve ilgili düzenlemelerin yürürlüğe girmesiyle yeni ödeme tutarı belli olacak.</p>

<p><img alt="AKP'li Usta açıkladı! GSS prim borçları silinecek" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2024/11/thumbs-b-c-4323bdcdfe029997cd4b30167a2e55d1.jpg" width="864" /></p>

<h3><strong>GSS primi nasıl hesaplanır?</strong></h3>

<p>Genel Sağlık Sigortası kapsamında primini kendisi ödeyen ve 60/1-g statüsünde bulunan kişiler için aylık prim, brüt asgari ücretin yüzde 6'sı üzerinden hesaplanıyor.</p>

<p>Hesaplamada kullanılan formül şöyle:</p>

<p><strong>Brüt asgari ücret × yüzde 6 = Aylık GSS primi</strong></p>

<p>2026 yılı için brüt asgari ücret 33 bin 30 TL olarak uygulanıyor. Bu tutarın yüzde 6'sı alındığında aylık GSS primi 1.981,80 TL oluyor.</p>

<p>2027 yılı için brüt asgari ücretin 41 bin 500 TL olması halinde ise hesaplama şöyle yapılacak:</p>

<p><strong>41.500 TL × 0,06 = 2.490 TL</strong></p>

<p>Bu nedenle yeni yıl için gündeme gelen 2 bin 490 TL'lik tutar, asgari ücret tahminine bağlı bir hesaplama olarak değerlendirilmeli.</p>

<p><img alt="GSS primlerine zam: Aralık ayı primleri zamlı ödenecek" class="detail-photo img-fluid" height="450" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2025/11/1764136470439-yeni-proje-2025-11-26-t-085426975.jpeg" width="800" /></p>

<h3><strong>2026 GSS primi ne kadar? 2027 tahminiyle karşılaştırma</strong></h3>

<p>2026 yılında kendi adına GSS primi ödeyen kişiler için aylık tutar 1.981,80 TL olarak uygulanıyor. 2027 yılı için 2.490 TL'lik tahminin gerçekleşmesi halinde aylık ödeme 508,20 TL artacak.</p>

<p>Yıllara göre öne çıkan aylık GSS prim tutarları şöyle:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>2025 Ocak-Kasım:</strong> 780,17 TL</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>2025 Aralık:</strong> 1.560,33 TL</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>2026 Ocak-Aralık:</strong> 1.981,80 TL</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>2027:</strong> 2.490 TL (41.500 TL brüt asgari ücret varsayımına göre tahmini)</p>
 </li>
</ul>

<p>2025 yılının aralık ayında yürürlüğe giren düzenlemeyle GSS prim oranı yüzde 3'ten yüzde 6'ya çıkarılmıştı. Bu değişiklik, kendi primini ödeyenlerin aylık ödeme tutarını artırdı. 2027 yılı için öngörülen 2.490 TL'nin gerçekleşmesi durumunda ise 2026 yılına göre yaklaşık yüzde 25,6 oranında artış yaşanacak.</p>

<h3><strong>GSS primi kimler tarafından ödenir?</strong></h3>

<p>Genel Sağlık Sigortası, Türkiye'de ikamet eden kişilerin sağlık hizmetlerinden yararlanabilmesini sağlayan sosyal güvenlik sisteminin bir parçası. Bir işte sigortalı olarak çalışmayan, emekli aylığı almayan veya başka bir sosyal güvence üzerinden sağlık hizmeti alma hakkı bulunmayan kişiler, mevzuattaki koşullara göre GSS kapsamına alınabiliyor.</p>

<p>GSS kapsamında prim ödeme yükümlülüğü doğabilecek kişiler arasında şunlar bulunuyor:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Herhangi bir işte sigortalı olarak çalışmayanlar</p>
 </li>
 <li>
 <p>SGK kapsamında emekli aylığı almayanlar</p>
 </li>
 <li>
 <p>Eş, anne veya baba üzerinden sağlık güvencesinden yararlanma hakkı bulunmayanlar</p>
 </li>
 <li>
 <p>Başka bir sosyal güvence kapsamında olmayanlar</p>
 </li>
 <li>
 <p>Gelir testi sonucunda prim ödeme yükümlülüğü bulunanlar</p>
 </li>
</ul>

<p>Ancak bu gruplarda yer alan herkesin mutlaka kendi cebinden GSS primi ödemesi gerekmiyor. Gelir testi sonucu ve kişinin sosyal güvence durumu, primin kim tarafından karşılanacağını belirliyor.</p>

<p><img alt="Sgk Bağkur Gss Borç Yapılandırma" class="detail-photo img-fluid" height="655" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/02/sgk-bagkur-gss-borc-yapilandirma.webp" width="1200" /></p>

<h3><strong>GSS gelir testi nedir, kimler ücretsiz sağlık hizmeti alabilir?</strong></h3>

<p>GSS gelir testi, kişinin ve ailesinin gelir durumunun belirlenmesi amacıyla yapılıyor. Test sonucunda hane içinde kişi başına düşen aylık gelir, brüt asgari ücretin üçte birinin altında kalırsa GSS primi devlet tarafından karşılanıyor.</p>

<p>Gelir testi başvurusu, kişinin ikamet ettiği yerdeki Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı üzerinden gerçekleştiriliyor. Yapılan değerlendirmede gelir şartının karşılandığı belirlenen kişiler, primlerini kendileri ödemeden Genel Sağlık Sigortası kapsamında sağlık hizmetlerinden yararlanabiliyor.</p>

<p>Geliri belirlenen sınırın üzerinde olan ve başka bir sosyal güvencesi bulunmayan kişiler ise mevzuattaki koşullara göre GSS primini kendileri ödemekle yükümlü olabiliyor.</p>

<p>Gelir testi yaptırmayan kişilerin de prim yükümlülüğü ve borç durumu ayrıca değerlendirilmesi gereken konular arasında bulunuyor. Özellikle geçmiş dönemlere ait GSS borcu olanların, gelir testi sonucunun borçlarına etkisini başvuru tarihini ve ilgili mevzuatı dikkate alarak SGK'dan öğrenmesi gerekiyor.</p>

<h3><strong>GSS borcu nasıl sorgulanır?</strong></h3>

<p>Genel Sağlık Sigortası kapsamında prim borcu bulunan vatandaşlar, güncel borç tutarlarını e-Devlet üzerinden görüntüleyebiliyor. Sorgulama işlemi için şu adımlar izlenebiliyor:</p>

<ol start="1">
 <li>
 <p>e-Devlet sistemine T.C. kimlik numarası ve şifreyle giriş yapılır.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Arama alanına “SGK Genel Sağlık Sigortası Tescil ve Prim Borcu Sorgulama” yazılır.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Açılan hizmet ekranından GSS tescil bilgileri görüntülenir.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Ödenmemiş prim dönemleri ve toplam borç tutarı kontrol edilir.</p>
 </li>
</ol>

<p>Borç sorgulamasında yalnızca toplam tutara değil, borcun hangi dönemleri kapsadığına da bakılması gerekiyor. Tescil bilgilerinde hata bulunduğunu düşünen veya gelir durumu nedeniyle prim ödeme yükümlülüğünün değişebileceğini değerlendiren vatandaşların SGK'ya başvurması önem taşıyor.</p>

<p><img 250="" alt="CHP Kütahya Milletvekili Ali Fazıl Kasap, sağlık raporlarından ücret alınmasına yönelik düzenlemeyi eleştirerek, " bu="" liral="" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2025/06/e6c3b694-8470-4f85-a980-9815ea68c25c.jpg" /></p>

<h3><strong>2027 GSS primi ne zaman belli olacak?</strong></h3>

<p>2027 yılı GSS priminin kesin tutarı, yeni yıl için geçerli olacak brüt asgari ücretin açıklanmasının ardından hesaplanabilecek. Asgari Ücret Tespit Komisyonunun Aralık 2026'da yapması beklenen görüşmeleri sonucunda belirlenecek yeni brüt ücret, GSS priminin hesaplanmasında da temel alınacak.</p>

<p>Brüt asgari ücretin yüzde 6'sı üzerinden hesaplanan aylık prim, yeni ücretin kesinleşmesiyle ortaya çıkacak. Bu nedenle 2 bin 490 TL olarak gündeme gelen tutar şimdilik tahmini niteliğini koruyor. Resmî açıklamanın ardından 2027 yılında GSS kapsamında kendi primini ödeyecek kişilerin aylık ve yıllık ödeme yükümlülüğü netleşecek.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nida Çitler</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/gss-primi-2027de-ne-kadar-olacak-2027-gss-primi-nasil-hesaplanir</guid>
      <pubDate>Mon, 02 Nov 2026 16:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2025/10/sgk-gss.webp" type="image/jpeg" length="81308"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SRC Kurye belgesi nedir, nasıl alınır? SRC Kurye belgesi kimlere zorunlu? Eğitim, sınav ve başvuru koşulları]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/src-kurye-belgesi-nedir-nasil-alinir-src-kurye-belgesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/src-kurye-belgesi-nedir-nasil-alinir-src-kurye-belgesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ticari gönderi taşıyan motokuryeler için SRC Kurye belgesi zorunluluğunda geri sayım başladı. Motosiklet ve moped kullanan sürücüleri kapsayan belge, 25 saatlik eğitim ve mesleki yeterlilik sınavının ardından alınabilecek. 1 Ocak 2027'de başlayacak uygulama öncesinde belgenin kapsamı, başvuru koşulları ve yaptırımlar öne çıkıyor. Peki, SRC Kurye belgesi ne işe yarıyor ve nasıl alınıyor?]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Motosiklet veya motorlu bisiklet (moped) kullanarak ticari gönderi taşıyan sürücüler için SRC Kurye belgesi zorunluluğunda geri sayım başladı. Yemek ve market siparişlerinin yanı sıra paket ve evrak dağıtımı yapan kuryeleri de kapsayan düzenlemede 1 Ocak 2027 tarihi öne çıkıyor. Bu tarihten itibaren ticari kurye faaliyetinde bulunacak sürücülerin mesleki yeterlilik belgesine sahip olması gerekecek.</p>

<p>SRC Kurye belgesi, ticari gönderi taşıyan sürücülerin mesleki bilgi ve yeterliliklerini belgeleyen bir sertifika niteliği taşıyor. Milli Eğitim Bakanlığı tarafından onaylanan program kapsamında 25 saatlik eğitim alan adaylar, mesleki yeterlilik sınavını geçmeleri halinde belge almaya hak kazanıyor. Peki, SRC Kurye belgesi tam olarak nedir, ne işe yarar ve başvurusu nasıl yapılır?</p>

<h2><strong>SRC Kurye belgesi nedir, ne işe yarar?</strong></h2>

<p>SRC Kurye belgesi, motosiklet veya motorlu bisiklet kullanarak ticari amaçla kurye taşımacılığı yapan sürücüler için düzenlenen mesleki yeterlilik belgesidir. Belge, sürücülerin yalnızca aracı kullanma becerilerini değil, kurye faaliyetinin gerektirdiği mesleki bilgi ve sorumlulukları da kapsıyor.</p>

<p>Kurye hizmeti sırasında gönderinin teslim alınması, taşınması ve alıcıya ulaştırılması gibi aşamalarda sürücülerin uyması gereken kurallar bulunuyor. SRC Kurye eğitimi de bu süreçlerde ihtiyaç duyulan yasal bilgi, güvenlik ve iletişim becerilerinin kazandırılmasını amaçlıyor.</p>

<p>Belge zorunluluğu; yemek ve market siparişi dağıtımı yapanların yanı sıra motosiklet veya mopedle ticari paket ve evrak taşıyan sürücüleri de kapsıyor. Dolayısıyla uygulama yalnızca çevrim içi yemek siparişi platformlarında çalışan kuryelerle sınırlı değil.</p>

<h3><strong>SRC Kurye belgesi ne zaman zorunlu olacak?</strong></h3>

<p>Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından yürütülen düzenleme kapsamında SRC Kurye belgesi için belirlenen tarih 1 Ocak 2027. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, mayıs ayında yaptığı açıklamada belgeye ilişkin hazırlıkların sürdüğünü duyurmuştu.</p>

<p>Belirlenen tarihten itibaren ticari kurye taşımacılığı yapacak sürücülerin gerekli mesleki yeterlilik koşullarını karşılaması gerekiyor. Bu nedenle motokuryelerin eğitim ve sınav süreçlerini son tarihten önce tamamlaması önem taşıyor.</p>

<p><img alt="1 milyonu aşkın kuryeyi ilgilendiriyor: SRC belgesi zorunluluğuna yeni düzenleme" class="detail-photo img-fluid" height="482" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/2021-ocak-a-a-23450446.jpg" width="750" /></p>

<h3><strong>SRC Kurye belgesi nasıl alınır?</strong></h3>

<p>SRC Kurye belgesi almak isteyen adayların Milli Eğitim Bakanlığı tarafından onaylanan kurs programına katılması gerekiyor. Toplam 25 ders saatinden oluşan eğitim sürecinde kurye faaliyetlerinin farklı aşamalarına ilişkin bilgiler veriliyor.</p>

<p>Eğitim programında ele alınan başlıca konular şöyle:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Kuryelerin yasal hak ve sorumlulukları</p>
 </li>
 <li>
 <p>İş sağlığı ve güvenliği</p>
 </li>
 <li>
 <p>Gönderi teslim süreçleri</p>
 </li>
 <li>
 <p>Müşteri iletişimi</p>
 </li>
 <li>
 <p>Motosiklet ve araç kontrolleri</p>
 </li>
 <li>
 <p>Trafik adabı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Hijyen kuralları</p>
 </li>
 <li>
 <p>İlk yardım</p>
 </li>
</ul>

<p>Eğitimini tamamlayan adaylar, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından düzenlenen mesleki yeterlilik sınavına katılıyor. Sınavda başarılı olanlar SRC Kurye belgesini almaya hak kazanıyor. Böylece belge edinme süreci, kurs kaydının ardından eğitim ve sınav aşamalarından oluşuyor.</p>

<h3><strong>SRC Kurye belgesi kimlere verilir?</strong></h3>

<p>Belgeye başvuracak kişilerin kullanacakları motosiklet veya mopede uygun geçerli bir sürücü belgesine sahip olması gerekiyor. Ayrıca ilgili mevzuatta belirtilen adli sicil koşulunun karşılanması isteniyor.</p>

<p>İlk kez SRC Kurye belgesi alacak adaylar için yaş şartı da bulunuyor. Buna göre başvuru yapacak kişilerin 66 yaşından gün almamış olması gerekiyor.</p>

<p>Adayların bu koşulları sağlamalarının ardından onaylı eğitim programını tamamlaması ve mesleki yeterlilik sınavında başarılı olması gerekiyor. Başvuru şartlarının tamamının karşılanması, belgenin alınabilmesi için gerekli aşamaları oluşturuyor.</p>

<h3><strong>SRC Kurye belgesi başvurusu için hangi evraklar isteniyor?</strong></h3>

<p>Kurs kaydı sırasında adaylardan kimlik, öğrenim, sürücü belgesi ve adli sicil bilgilerini gösteren evraklar talep ediliyor. Başvuru için gereken belgeler şöyle sıralanıyor:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>T.C. kimlik kartı:</strong> Kayıt sırasında aslı gösterilerek kontrol ediliyor ve iade ediliyor.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Sürücü belgesi:</strong> Kullanılacak motosiklet veya mopede uygun ehliyet sunuluyor.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Öğrenim belgesi:</strong> Diploma, diploma yerine geçen belge veya kamu kurumlarından alınan öğrenim durumunu gösteren belge gerekiyor.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Barkodlu adli sicil belgesi:</strong> İlgili mevzuattaki adli sicil koşulunun karşılandığını gösteren belge isteniyor.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Biyometrik fotoğraf:</strong> Son altı ay içinde çekilmiş bir adet fotoğraf sunuluyor.</p>
 </li>
</ul>

<p>Kayıt öncesinde kurs merkezinden evrakların güncel biçimi ve varsa ek belge talepleri öğrenilmeli.</p>

<p><img alt="Motokuryelere yeni düzenleme: BAĞ-KUR primleri otomatik kesilecek" class="detail-photo img-fluid" height="450" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/02/10954c6e-20dc-46a4-b064-d36a206be51d.webp" width="800" /></p>

<h3><strong>SRC Kurye belgesi olmayan motokuryelere ne kadar ceza kesilecek?</strong></h3>

<p>Belge zorunluluğuna uymayan sürücüler ve işletmeler için para cezası uygulanması öngörülüyor. Aktarılan ceza tutarlarına göre SRC Kurye belgesi olmadan çalışan sürücüye 4 bin 392 TL, işletmeye veya ruhsat sahibine ise 10 bin 666 TL ceza kesilebilecek.</p>

<p>Düzenleme, ticari kurye faaliyetinde bulunan sürücülerin yanı sıra kurye hizmeti sunan işletmeleri de ilgilendiriyor. İşletmelerin çalışanlarının belge durumunu takip etmesi, sürücülerin ise eğitim ve sınav süreçlerini zamanında tamamlaması gerekiyor.</p>

<h3><strong>SRC Kurye zorunluluğu yemek ve market siparişlerini etkiler mi?</strong></h3>

<p>SRC Kurye belgesi uygulaması, ticari gönderi taşıyan sürücülerin çalışma koşullarında yeni bir mesleki yeterlilik şartı oluşturuyor. Bu nedenle yemek ve market teslimatı yapan işletmelerin de kurye kadrolarını ve belge durumlarını gözden geçirmesi gerekecek.</p>

<p>Belge koşulunu karşılamayan sürücülerin ticari kurye faaliyetinde bulunamaması, işletmelerin personel planlamasını etkileyebilir. Ancak zorunluluğun teslimat sürelerine, sipariş yoğunluğuna veya hizmet ücretlerine nasıl yansıyacağı uygulama başladıktan sonra netleşecek.</p>

<p>1 Ocak 2027 öncesinde SRC Kurye belgesi almak isteyen sürücülerin kurs, eğitim ve sınav aşamalarını dikkate alarak başvuru işlemlerini tamamlaması gerekiyor.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nida Çitler</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/src-kurye-belgesi-nedir-nasil-alinir-src-kurye-belgesi</guid>
      <pubDate>Mon, 02 Nov 2026 16:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/01/1736158028172-yeni-proje-2025-01-06-t-130704254.jpeg" type="image/jpeg" length="61677"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Özgür Özel, BM Genel Sekreterliği adayı Feridun Sinirlioğlu'nu aradı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/ozgur-ozel-bm-genel-sekreterligi-adayi-feridun-sinirlioglunu-aradi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/ozgur-ozel-bm-genel-sekreterligi-adayi-feridun-sinirlioglunu-aradi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[YENİ Parti lideri Özgür Özel, Türkiye'nin BM Genel Sekreterliği için aday gösterdiği Feridun Sinirlioğlu'nu telefonla arayarak tebrik etti. Özel, Sinirlioğlu'nun adaylığına destek sağlamak amacıyla farklı ülkelerdeki sol, sosyal demokrat ve sosyalist parti liderleriyle temasa geçeceklerini bildirdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>YENİ Parti </strong>lideri <strong>Özgür Özel</strong>, Türkiye’nin Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreterliği için aday gösterdiği Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) Genel Sekreteri Feridun Sinirlioğlu’nu telefonla arayarak tebrik etti.</p>

<p>Görüşmede Özel, Sinirlioğlu’nun BM Genel Sekreterliği görevine seçilmesi için destek çalışması yürüteceklerini belirtti. Bu kapsamda BM üyesi ülkelerde görev yapan hükümet, hükümet ortağı ve muhalefet partilerindeki sol, sosyal demokrat ve sosyalist kardeş parti liderlerine mektup göndererek adaylık için destek talep edeceklerini ifade etti.</p>

<p>Feridun Sinirlioğlu ise adaylığına verdiği destek nedeniyle Özgür Özel’e teşekkür etti.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel, Politika</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/ozgur-ozel-bm-genel-sekreterligi-adayi-feridun-sinirlioglunu-aradi</guid>
      <pubDate>Mon, 02 Nov 2026 16:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/11/ekran-resmi-2026-11-02-161811.png" type="image/jpeg" length="31994"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[TOBB Nefes Kredisi 2026 başvuruları ne zaman başlıyor? TOBB Nefes Kredisi başvurusu nasıl yapılır?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/tobb-nefes-kredisi-2026-basvurulari-ne-zaman-basliyor-tobb</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/tobb-nefes-kredisi-2026-basvurulari-ne-zaman-basliyor-tobb" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TOBB Nefes Kredisi 2026 kapsamında KOBİ’lere yönelik yeni başvuru dönemi başlıyor. Yeni kredi diliminde firma başına limit 5 milyon TL’ye yükseltilirken önceki dönemde kredi kullanan işletmelere de belirlenen üst sınıra kadar ek finansman imkânı tanınacak. Başvuruların başlayacağı tarih ve krediye katılım koşulları belli oldu. Peki, Nefes Kredisi başvurusu nasıl yapılır?]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>TOBB Nefes Kredisi 2026 kapsamında KOBİ’lere yönelik yeni başvuru dönemi başlıyor. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) öncülüğünde, Kredi Garanti Fonu (KGF) teminatıyla yürütülen programda yeni kredi dilimi için başvurular 3 Kasım 2026 tarihinde alınmaya başlanacak. Yeni dönemde firma başına kredi limiti 5 milyon TL olarak belirlenirken ilave 50 milyar TL kredi kullandırılması hedefleniyor.</p>

<p>Önceki kredi döneminde finansman kullanan işletmeler de toplam kredi tutarını 5 milyon TL’ye tamamlayacak şekilde ek kredi için başvurabilecek. TOBB Nefes Kredisi, finansmana erişimde güçlük yaşayan küçük ve orta büyüklükteki işletmelere yönelik olarak uygulanıyor. Peki, Nefes Kredisi 2026 şartları neler, kimler başvurabilir ve başvuru işlemi nasıl yapılır?</p>

<h2><strong>TOBB Nefes Kredisi 2026 başvuruları ne zaman başlayacak?</strong></h2>

<p>TOBB Nefes Kredisi'nin yeni dönem başvuruları <strong>3 Kasım 2026 Salı günü</strong> başlayacak. KOBİ'ler, başvuru işlemlerini programa katılan bankaların şubeleri aracılığıyla gerçekleştirebilecek.</p>

<p>8 Haziran 2026 tarihinde kullanıma açılan önceki kredi döneminde bugüne kadar 45 milyar TL kredi kullandırıldığı açıklandı. Yeni dilimle birlikte işletmelere ilave 50 milyar TL finansman sağlanması hedefleniyor.</p>

<p>Yeni dönemde firma başına azami kredi limiti de 5 milyon TL'ye çıkarıldı. Önceki dilimlerde kredi kullanan işletmeler, daha önce kullandıkları tutar ile 5 milyon TL arasındaki fark kadar ilave kredi kullanma imkânına sahip olacak.</p>

<h3><strong>Nefes Kredisi 2026 şartları neler?</strong></h3>

<p>TOBB Nefes Kredisi'nden yararlanmak isteyen işletmelerin belirli üyelik, işletme büyüklüğü ve teminat koşullarını karşılaması gerekiyor. Başvuru yapacak firmaların TOBB'a bağlı oda veya borsalara aktif üyeliğinin bulunması ve KOBİ statüsünde olması temel koşullar arasında yer alıyor.</p>

<p>2026 Nefes Kredisi başvuru şartları şöyle:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>TOBB üyeliği:</strong> Ticaret Odası, Sanayi Odası, Deniz Ticaret Odası veya Ticaret Borsası'na aktif olarak kayıtlı üye olmak.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>KOBİ statüsü:</strong> Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından belirlenen KOBİ tanımına uygun olmak.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>KGF koşulları:</strong> Kredi Garanti Fonu'nun kefalet ve uygunluk şartlarını karşılamak.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Faaliyet ve belge koşulları:</strong> Başvurulan kredi için gerekli oda veya borsa belgelerini ve bankanın talep ettiği finansal evrakları sunmak.</p>
 </li>
</ul>

<p>Program kapsamında Tarım Kredi Kooperatifleri, Esnaf ve Sanatkarlar Kredi Kooperatifleri, döviz büroları ve faktoring şirketleri kapsam dışında tutuluyor.</p>

<p>İşletmelerin başvuru öncesinde hem üyesi oldukları oda veya borsadan hem de başvuracakları bankadan güncel koşulları öğrenmesi gerekiyor. KGF kefaleti, kredi başvurusunun otomatik olarak onaylanacağı anlamına gelmiyor. Banka ve KGF değerlendirmesi sonucunda kredi kullandırımı yapılabiliyor.</p>

<p><img alt="TOBB Nefes Kredisine kimler başvurabilir, hangi bankalardan başvuru yapılıyor, faiz oranı ne?" class="detail-photo img-fluid" height="400" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2025/10/2024-11-29-para-ekonomi-lira-aa.webp" width="740" /></p>

<h3><strong>TOBB Nefes Kredisi başvurusu nasıl yapılır?</strong></h3>

<p>Nefes Kredisi 2026 başvurusunda ilk adım, işletmenin bağlı bulunduğu oda veya borsadan gerekli faaliyet belgesini almak. Belgenin kredi başvurusu için düzenlenmiş olması gerekiyor.</p>

<p>Başvuru süreci şu adımlardan oluşuyor:</p>

<ol start="1">
 <li>
 <p><strong>Faaliyet belgesi alın:</strong> İşletmenin üyesi olduğu Ticaret Odası, Sanayi Odası, Deniz Ticaret Odası veya Ticaret Borsası üzerinden faaliyet belgesi temin edilmeli. Belgenin üzerinde “TOBB Nefes Kredisi İçindir” ibaresinin bulunması gerekiyor. İşlem, ilgili kurumun e-oda veya e-belge sistemi üzerinden ya da şahsen yapılabiliyor.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Gerekli evrakları hazırlayın:</strong> Faaliyet belgesinin yanı sıra bankanın talep ettiği vergi levhası, bilanço ve gelir tablosu gibi işletmeye ait finansal belgeler hazırlanmalı.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Anlaşmalı bankaya başvurun:</strong> Belgelerle birlikte programa katılan 8 bankadan birinin şubesine müracaat edilmeli.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Banka ve KGF değerlendirmesini bekleyin:</strong> Başvurunun ardından işletmenin finansal durumu ve kefalet koşulları inceleniyor. Onaylanan kredi, belirlenen koşullar çerçevesinde işletmenin hesabına aktarılıyor.</p>
 </li>
</ol>

<p>Başvuruların değerlendirilmesinde bankanın kredi politikaları ve KGF'nin kefalet koşulları da dikkate alınıyor. Bu nedenle gerekli belgelerin hazırlanması, kredi kullanımının kesinleştiği anlamına gelmiyor.</p>

<h3><strong>Nefes Kredisi 2026 kredi limiti ne kadar?</strong></h3>

<p>Yeni kredi diliminde işletme başına kullanılabilecek azami kredi tutarı 5 milyon TL olarak belirlendi. Önceki dönemde kredi kullanmamış işletmeler, şartları karşılamaları halinde bu üst limite kadar başvuru yapabilecek.</p>

<p>Daha önce Nefes Kredisi kullanan işletmeler için de ek finansman imkânı bulunuyor. Bu işletmeler, önceki dönemlerde kullandıkları toplam kredi miktarını 5 milyon TL'ye tamamlayacak şekilde yeni kredi talebinde bulunabilecek.</p>

<p>Örneğin önceki dönemde 2 milyon TL kredi kullanan bir işletme, diğer koşulları sağlaması ve başvurusunun onaylanması halinde 3 milyon TL'ye kadar ilave kredi için müracaat edebilecek. Bu tutar, 5 milyon TL'lik toplam üst limit üzerinden hesaplanıyor.</p>

<p><img alt="KOBİ'lere 100 milyar TL'lik kaynak: Yeni dönem TOBB Nefes Kredisi başvuruları başladı" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/kripto-para-transferlerinde-turk-lirasi-ruzgari.jpg" width="864" /></p>

<h3><strong>TOBB Nefes Kredisi faiz oranı ve vade süresi ne kadar?</strong></h3>

<p>Nefes Kredisi'nde uygulanacak faiz oranı, vade süresi, geri ödeme planı ve diğer finansman ayrıntıları başvuru sırasında bankalar tarafından açıklanan koşullara göre değerlendirilmelidir. Paylaşılan yeni dönem bilgilerinde bu başlıklara ilişkin kesin rakamlar yer almadığından, belirli bir faiz oranı veya vade süresi üzerinden hareket edilmemeli.</p>

<p>Kredi kullanmayı planlayan işletmelerin başvuru öncesinde bankalardan toplam geri ödeme tutarını, aylık taksitleri, varsa masraf ve komisyonları öğrenmesi gerekiyor.</p>

<p>TOBB Nefes Kredisi 2026 başvuruları 3 Kasım'da başlayacak. Kredi imkanından yararlanmak isteyen KOBİ'lerin öncelikle oda veya borsa üyeliklerini ve KGF uygunluklarını kontrol ederek gerekli belgeleri hazırlaması gerekiyor.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nida Çitler</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/tobb-nefes-kredisi-2026-basvurulari-ne-zaman-basliyor-tobb</guid>
      <pubDate>Mon, 02 Nov 2026 16:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2025/07/p-a-r-a2.jpg" type="image/jpeg" length="56771"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Emir Sarıgül'ün ifadesinin ardından 'Özel hakkında yeni soruşturma' iddiası]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/emir-sarigulun-ifadesinin-ardindan-ozel-hakkinda-yeni-sorusturma-iddiasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/emir-sarigulun-ifadesinin-ardindan-ozel-hakkinda-yeni-sorusturma-iddiasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Erzincan Milletvekili Mustafa Sarıgül'ün oğlu Emir Sarıgül'ün iddiaları üzerine YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel hakkında soruşturma başlatıldığı öne sürüldü. Cumhuriyet’in ulaştığı savcılık kaynakları ise söz konusu iddianın doğru olmadığını belirtti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Sarıgül ailesine yönelik yürütülen suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama soruşturmasında yeni bir gelişme yaşandığı iddia edildi.</p>

<p>Tutuklu bulunan Emir Sarıgül’ün savcılığa verdiği ek ifadede YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel hakkında ortaya attığı iddiaların ardından Özel hakkında yeni bir soruşturma dosyası açıldığı ileri sürüldü.</p>

<p><strong>DW Türkçe’den Alican Uludağ’ın haberine göre</strong> İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın, Emir Sarıgül’ün ek ifadesinde yer alan para teslimatı iddiaları üzerine Özel hakkında dosya açtığı iddia edildi. Dosyanın, milletvekilleri hakkındaki soruşturmaları yürütmekle görevli Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderilmesinin beklendiği öne sürüldü.</p>

<h2><strong>Savcılık kaynaklarından soruşturma iddiasına yanıt</strong></h2>

<p><strong>Cumhuriyet gazetesinin ulaştığı savcılık kaynakları ise </strong>Özgür Özel hakkında yeni bir soruşturma açıldığıyönündeki iddianın şu an için doğru olmadığını belirtti.</p>

<p>Böylece kamuoyuna yansıyan soruşturma iddiasına ilişkin farklı bilgiler gündeme geldi.</p>

<h3><strong>Emir Sarıgül’den 250 bin dolarlık para teslimatı iddiası</strong></h3>

<p>Emir Sarıgül, savcılığa verdiği ek ifadede babası Mustafa Sarıgül tarafından YENİ Parti’ye verildiğiniöne sürdüğü ödemelere ilişkin iddialarda bulundu.</p>

<p>Sarıgül, parti genel merkezinin iç tefrişatı için 250 bin doların Ankara Ümitköy’de bir restoran çıkışındaÖzgür Özel’e ait aracın arka bölümüne bırakıldığını iddia etti. Bu bilgiyi babasından duyduğunu öne sürdü.</p>

<p>Partiye ait otobüsün ses sistemi ve iç tasarımı için de 250 bin dolar veya Euro tutarında başka bir ödemeninÖzel’e elden verildiğinin kendisine anlatıldığını ileri sürdü.</p>

<p>Emir Sarıgül ayrıca son bir ay içerisinde 100 bin doların daha teslim edildiğini iddia etti.</p>

<h3><strong>YENİ Parti iddiaları reddetti</strong></h3>

<p>YENİ Parti Sözcüsü Zeynel Emre, daha önce yaptığı açıklamada Özgür Özel hakkındaki para teslimatı iddialarını reddetti. İddiaları "külliyen yalan" olarak nitelendiren Emre, parti otobüsüne ilişkin suçlamaların da gerçeği yansıtmadığını söyledi.</p>

<p>Partinin bütün harcamalarının ve faturalarının kayıt altında olduğunu belirten Emre, iddialara karşı hukukiyollara başvuracaklarını ifade etti.</p>

<h3><strong>Emir Sarıgül’ün ifadesinde miras anlaşmazlığı da yer aldı</strong></h3>

<p>Emir Sarıgül’ün ek ifadesinde ailesi içerisindeki miras anlaşmazlığına ilişkin iddialar da gündeme geldi.</p>

<p>Sarıgül, 1980 yılında öldürülen dedesi, eski İstanbul Milletvekili Abdurrahman Köksaloğlu’ndan annesine kalan mal varlığının, annesinin 1984 yılında hayatını kaybetmesinin ardından dörtte üçünün kendisine, dörtte birinin ise babası Mustafa Sarıgül’e kaldığını anlattı.</p>

<p>18 yaşına geldikten sonra miras payının kendisine devredilmesini istediğini ancak bu talebinin uzunyıllar karşılanmadığını öne süren Emir Sarıgül, yaşadığı maddi sıkıntıların ardından konuyu yenidengündeme getirdiğini belirtti.</p>

<p>Yaklaşık iki yıl önce Ankara’da babası Mustafa Sarıgül ile miras taksim sözleşmesi imzaladıklarını aktaran Sarıgül, anlaşma kapsamında bazı taşınmazların kendisine devredilmesinin kararlaştırıldığını ifade etti.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Cumhuriyet</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/emir-sarigulun-ifadesinin-ardindan-ozel-hakkinda-yeni-sorusturma-iddiasi</guid>
      <pubDate>Mon, 02 Nov 2026 16:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/10/746c8e13-70e4-487f-adfa-10ff0fcf71b1-w.png" type="image/jpeg" length="53394"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[KİM NE KADAR MAAŞ ALIYOR? 2026 sonbaharında memur, emekli ve kamu çalışanı maaşları: 33 meslek için maaş tablosu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-aliyor-2026-sonbaharinda-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-aliyor-2026-sonbaharinda-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Memur, emekli ve kamu çalışanı maaşları için yeni hesaplama yapıldı. Hakim, savcı, polis, öğretmen, hemşire, zabıta, itfaiyeci, infaz koruma memuru, mübaşir, vaiz, mühendis, kamu işçisi, SSK ve Bağ-Kur emeklisi maaşlarında güncel tablo ortaya çıktı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>2026'nın son aylarına girerken zam için milyonlarca memur, emekli ve kamu çalışanının beklediği maaş hesabı yeniden güncellendi. Hakim, savcı, polis, öğretmen, hemşire, zabıta, itfaiyeci, infaz koruma memuru, vaiz, mühendis ve kamu işçisi gibi birçok meslek grubunda yıl sonu maaşları tek tek hesaplandı. İşte en güncel zam tablosu ve meslek meslek maaş durumu...</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/kim-ne-kadar-maas-aliyor-2026-sonbaharinda-memur-emekli-ve-kamu-calisani-maaslari-33-meslek-icin-maas-tablosu</guid>
      <pubDate>Sat, 31 Oct 2026 21:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/kim-ne-kadar-maas-alacak.webp" type="image/jpeg" length="24832"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gençlerde gececilik ve ertelemecilik giderek artıyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/genclerde-gececilik-ve-ertelemecilik-giderek-artiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/genclerde-gececilik-ve-ertelemecilik-giderek-artiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Selçuk Aslan, gençlerde gececilik ve erteleme davranışlarının giderek yaygınlaştığına dikkat çekerek internet kullanımı, uyku yoksunluğu ve sosyal izolasyonun ruhsal ve fiziksel sağlık üzerindeki etkilerini değerlendirdi. Aslan, gençlerde motivasyon kaybı ve ertelemenin nedenlerine ilişkin önemli uyarılarda bulundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programının konuğu <strong>Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Selçuk Aslan</strong> oldu. Gençlerde giderek yaygınlaşan gece uyanık kalma ve erteleme davranışlarının ele alındığı programda Aslan, internet kullanımından uyku yoksunluğuna, obeziteden dikkat eksikliğine, sosyal izolasyondan depresyon riskine kadar önemli değerlendirmelerde bulundu.</p>

<h2><strong>Gençlerin yaklaşık yüzde 20’si geceleri uyanık kalıyor</strong></h2>

<p>Son yıllarda gençler arasında <strong>“gececiliğin”</strong> giderek yaygınlaştığını belirten Prof. Dr. Aslan, bunda internet ve teknoloji kullanımının önemli rol oynadığını söyledi.</p>

<p>Kişinin gece boyunca uyanık kalması ve ertesi gün kalkarak günlük yaşamına uyum sağlamakta zorlanmasının <strong>“gecikmiş uyku fazı sendromu”</strong> olarak tanımlandığını belirten Aslan, geçmişte yüzde 1-2 düzeylerinde görülen bu durumun günümüzde yüzde 10’lara kadar çıktığını ifade etti.</p>

<p>Hastalık boyutunda olmasa bile gençlerin yaklaşık yüzde 20’sinin geceleri uyanık kaldığını belirten Aslan, bu sürenin büyük ölçüde evde, internet başında ve sanal etkileşimlerle geçirildiğine dikkat çekti.</p>

<p>Gececilik davranışının yalnızca Türkiye’ye özgü olmadığını vurgulayan Aslan, dünyanın birçok ülkesinde benzer bir değişim yaşandığını söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 09 11 At 17.16.37" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/whatsapp-image-2026-09-11-at-171637.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Büyük kentler uyku yoksunu toplumlara dönüşüyor</strong></h2>

<p>Çalışma ve yaşam koşullarındaki değişimin de uyku düzenini etkilediğini belirten Prof. Dr. Aslan, özellikle büyük kentlerde insanların giderek “uyku yoksunu” hale geldiğine dikkat çekti.</p>

<p>Gece geç saatlerde yatıp sabah günlük yaşamın zorunlulukları nedeniyle erken kalkmak durumunda kalan çok sayıda kişinin 5-6 saatlik uykuyla yaşamını sürdürmeye çalıştığını belirten Aslan, yetişkinler için 6-9 saat arasındaki uykunun normal kabul edildiğini, sürekli 6 saatin altında uyuyan kişilerde ise uyku yoksunluğundan söz edilebileceğini ifade etti.</p>

<p>Daha düzenli bir uyku ritmi için sabah saat 07.00-08.00 civarında uyanmanın yararlı olabileceğini belirten Aslan, düzenli uyku alışkanlığının hem bedensel hem de ruhsal sağlık açısından önem taşıdığını söyledi.</p>

<h2><strong>Gece uyanık kalmak obezite riskini artırabiliyor</strong></h2>

<p>Gece uyanık kalmanın yalnızca uyku düzenini değil, beslenme alışkanlıklarını ve fiziksel aktiviteyi de etkilediğini anlatan Prof. Dr. Aslan, özellikle gençlerin gece boyunca daha fazla yemek yeme eğiliminde olduğunu ve bunun obeziteye zemin hazırlayabildiğini söyledi.</p>

<p>Uzun süre evden çıkmadan, gün ışığı görmeden, ihtiyaçlarını bulunduğu yere getirterek yaşayan, hareketsiz ve düzensiz beslenen bir yaşam biçiminin giderek daha görünür hale geldiğine dikkat çeken Aslan, toplumun bir bölümünün zamanının büyük kısmını evde geçirdiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 09 11 At 17.16.38 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/whatsapp-image-2026-09-11-at-171638-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Sadece sanal dünyada var olmak insanı doyuma ulaştırmıyor”</strong></h2>

<p>İnsanın ruhsal sağlığı açısından gerçek sosyal ilişkilerin önemini vurgulayan Prof. Dr. Aslan, yalnızca sanal dünyadaki etkileşimlerle sürdürülen bir hayatın kişiyi yeterince mutlu eden ve doyuma ulaştıran bir yaşam biçimi olmadığını söyledi.</p>

<p>İnsanların kendilerini iyi hissedebilmek için gerçek iletişime, gerçek insanlara ve yüz yüze ilişkilere ihtiyaç duyduğunu belirten Aslan, sosyal ilişkilerden uzaklaşıp sanal ortamlarda çok fazla zaman geçiren bireylerde bir süre sonra boşluk hissi, yaşamı sorgulama ve anlam arayışının ortaya çıkabileceğini ifade etti.</p>

<p>Bu sürecin motivasyon kaybı ve erteleme davranışlarıyla devam edebildiğini belirten Aslan, bazı kişilerde depresif belirtilerin de tabloya eklenebileceğini söyledi.</p>

<p><strong>“Sosyal beyin”</strong> kavramına dikkat çeken Aslan, insanı harekete geçiren ve motive eden önemli unsurlardan birinin toplum içinde diğer insanlarla kurduğu etkileşim olduğunu vurguladı.</p>

<h2><strong>Dikkat eksikliği olanlarda erteleme davranışı daha sık görülebiliyor</strong></h2>

<p>Erteleme davranışının nedenlerinin her bireyde ayrı değerlendirilmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Aslan, dikkat eksikliği bulunan bireylerde motivasyon kaybı ve erteleme eğiliminin daha kolay ortaya çıkabildiğini söyledi.</p>

<p>Araştırmaların dikkat eksikliği bulunan bireylerin gece uyanık kalmaya ve ertesi gün yapılması gereken işleri ertelemeye daha yatkın olabildiğini gösterdiğini ifade eden Aslan, bu nedenle sorunun yalnızca “isteksizlik” veya “tembellik” olarak değerlendirilmemesi gerektiğine dikkat çekti.</p>

<h2><strong>“Ertelemek insanın doğal bir eğilimi”</strong></h2>

<p>Ertelemenin belirli ölçülerde insanın doğal eğilimlerinden biri olduğunu belirten Prof. Dr. Aslan, kişinin konfor alanında kaldığı ve harekete geçmesini gerektiren koşulların azaldığı durumlarda erteleme davranışının daha kolay ortaya çıkabildiğini söyledi.</p>

<p>Ancak ertelemenin alışkanlık haline gelmesinin ruh sağlığını olumsuz etkileyebileceğini belirten Aslan, aşırı boş zaman ve sürekli düşünmenin olumsuz değerlendirmeleri artırarak kişiyi depresif bir duygu durumuna sürükleyebileceğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 09 11 At 17.16.38" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/whatsapp-image-2026-09-11-at-171638.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Önce eyleme geç, istek gelmesini bekleme”</strong></h2>

<p>Sosyal yaşamdan uzaklaşan ve hareketsizleşen bireylerin öncelikle fiziksel aktiviteye yönlendirilmesinin önemli olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Aslan, motivasyonun her zaman eylemden önce gelmesinin beklenmemesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Aslan, “Fiziksel aktivite için bu isteğin gelmesini beklemek yerine aktif olduğumuzda zaten kendimizi daha iyi hissediyoruz. Bilişsel davranışçı terapide söylediğimiz temel bir şey var; önce eyleme geç, istek gelmesini bekleme. Eyleme geçtikten sonra bir sonraki eylem için isteğin ortaya çıkması çok daha kolay olabiliyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Aslan, gececilik, sosyal içe kapanma ve erteleme davranışlarının günlük yaşamı belirgin biçimde etkilemesi durumunda deneyimli bir uzmandan destek alınmasının kişinin normal yaşamına uyumunu kolaylaştırabileceğini ifade etti.</p>

<h2><strong>Aileler gençlerle değerleri üzerinden iletişim kurabilir</strong></h2>

<p>İçe kapanan, sosyal yaşamdan uzaklaşan ve erteleme davranışı gösteren gençlere yaklaşımda ailelere de önemli görevler düştüğünü belirten Prof. Dr. Aslan, öncelikle gencin önem verdiği değerlerin anlaşılması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Güven, samimiyet, dürüstlük ve sahicilik gibi kavramların gençler açısından çok önemli olabildiğini belirten Aslan, gençlerin bu değerleri göremedikleri ve art arda hayal kırıklıkları yaşadıkları durumlarda vazgeçme ve geri çekilme davranışı gösterebildiklerini ifade etti.</p>

<p>Gençlik döneminin çevreden ve yaşanan deneyimlerden en fazla etkilenilen dönemlerden biri olduğunu vurgulayan Aslan, gençleri dijital ve kapalı ortamlardan çıkararak sosyal hayatın içine katacak kursların, programların ve etkinliklerin artırılmasının önemli olduğunu söyledi.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/genclerde-gececilik-ve-ertelemecilik-giderek-artiyor</guid>
      <pubDate>Sat, 12 Sep 2026 09:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/whatsapp-image-2026-09-11-at-171638-1.jpeg" type="image/jpeg" length="43999"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gazeteci Fethi Akkoç, 12 Eylül’ün perde arkasını anlattı: "Kanlı terör neden bir anda kesildi, açıklayamadılar"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/gazeteci-fethi-akkoc-12-eylulun-perde-arkasini-anlatti-partilerin-bir-babanin-uc-cocugundan-farki-yoktu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/gazeteci-fethi-akkoc-12-eylulun-perde-arkasini-anlatti-partilerin-bir-babanin-uc-cocugundan-farki-yoktu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[12 Eylül 1980 askeri darbesinin 46. yılında, dönemin tanıklarından gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat Kayıt’a konuştu. Darbe öncesinde yaşanan siyasi ve toplumsal atmosferi anlatan Akkoç, darbenin ardından değişen siyasi dengelere, Turgut Özal’ın yükselişine ve 1983 seçimlerine uzanan sürece ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Akkoç, darbe gerekçesi gösterilen şiddetin bir gün içinde sona ermesine dikkat çekerek “Kanlı terör neden bir anda kesildiğini açıklayamadılar” dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>12 Eylül 1980 askeri darbesinin 46. yılında, dönemin tanıklarından gazeteci <strong>Fethi Akkoç</strong>, 24 Saat Kayıt’a konuştu. Akkoç, darbe öncesindeki siyasi atmosferden Kenan Evren liderliğindeki askeri yönetimin uygulamalarına, Turgut Özal’ın siyasi geleceğinden 1983 seçimlerine uzanan süreçte yaşananları anlattı.</p>

<p>Akkoç, 12 Eylül öncesinde sağ ve sol görüşlü gençlerin sokaklara döküldüğünü, toplumun yaşanan şiddet olaylarından ciddi biçimde rahatsız olduğunu belirterek, darbenin ardından yaşananlara ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.</p>

<h2><strong>“Kanlı terör neden bir anda kesildiğini bir türlü açıklayamadılar”</strong></h2>

<p>12 Eylül öncesindeki atmosferi anlatan Akkoç, sağ ve sol görüşlü gençler arasındaki çatışmaların toplumu yorduğunu söyledi. Akkoç, darbenin gerekçesi olarak gösterilen olayların darbenin hemen ardından sona ermesine dikkat çekerek şöyle konuştu:</p>

<blockquote>
<p>“12 Eylül 1980 darbesi sırasında, 12 Mart öncesinde olduğu gibi sağcı ve solcu gençler sokağa dökülmüş, anarşi hortlamıştı. Vatandaş anarşiden, günlük olaylardan ve gençlerin birbirini öldürmesinden bıkmış, ciddi şekilde rahatsız hale gelmişti.</p>

<p>Ancak 12 Eylül darbesini yapanlar, darbeden bir gün sonra, darbe için gerekçe olarak gösterilen olayların ve kanlı terörün neden bir anda, bir gün içinde kesildiğini bir türlü açıklayamadılar.</p>

<p><i>Askeri müdahaleye uygun şartların oluşması için solcu ve sağcı gençleri sokaklara döküp kan akıtanlar, istediklerini maalesef yine elde etmişlerdi.</i>”</p>
</blockquote>

<h3><strong>"Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönmesini sağladılar"</strong></h3>

<p>Akkoç, 12 Eylül darbesinin ardından Türkiye’nin dış politikasında ve ekonomik yapısında önemli değişiklikler yaşandığını savundu. Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönüşünü de bu sürecin önemli başlıklarından biri olarak değerlendiren Akkoç, şöyle konuştu:</p>

<blockquote>
<p>“Askeri yönetimleri ve parlamento dışı hükümetleri, kendi istediklerini kabul ettirebilmek için uygun gören Amerikalılar, 12 Eylül darbesinden sonra Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönmesini sağladılar.”</p>
</blockquote>

<p>Akkoç, dönemin ekonomik gelişmelerine ilişkin ise tütün tekeli kanununun kaldırılmasını örnek gösterdi:</p>

<blockquote>
<p>“Ardından tütün tekeli kanunu kaldırılarak Türk tütünü yerine ithal Virginia tütünü getirildi ve Türk sigarası yerine Amerikan sigarası piyasaya girdi. Tütün tekeli kanununun kaldırılmasıyla da tütün satan bir ülke olan Türkiye, tütün ithal eder hale getirildi”</p>
</blockquote>

<h3><strong>“Türkiye’de siyasetin yeniden dizayn edilmesinin yolu açıldı”</strong></h3>

<p>12 Eylül darbesinin siyasi sonuçlarına da değinen Akkoç, başta Bülent Ecevit ve Süleyman Demirel olmak üzere siyasi parti liderlerine getirilen yasakların yeni bir siyasi yapılanmanın önünü açtığını söyledi:</p>

<blockquote>
<p>“12 Eylül darbesiyle başta Ecevit ve Demirel olmak üzere bütün siyasi partilerin yöneticilerine siyaset yasağı getirildi. Böylece Türkiye’de siyasetin yeni partiler ve yeni yüzlerle yeniden dizayn edilmesinin yolu açılmış oldu.”</p>
</blockquote>

<p>Akkoç, bu sürecin yalnızca Türkiye içindeki siyasi dengelerle açıklanamayacağını savunarak, dönemin MİT Ekonomik İşler Dairesi Başkanı Mahir Kaynak’ın açıklamalarına da dikkat çekti.</p>

<blockquote>
<p>“12 Eylül öncesinde Milli İstihbarat Teşkilatı’nda Ekonomik İşler Dairesi Başkanı olarak görev yapan Profesör Mahir Kaynak, Cumhuriyet gazetesinde Yüneyt Arcayürek’le yaptığı bir söyleşide, Demirel hükümetinin uyguladığı bağımsız ekonomik politika nedeniyle Amerikalılar tarafından devrileceğini bir ay önceden yönetime rapor olarak bildirdiğini açıklamıştı.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>Kenan Evren’in açıklaması: “Her türlü gayret gösterilecek”</strong></h3>

<p>Akkoç, 12 Eylül lideri Orgeneral Kenan Evren’in darbeden kısa süre sonra Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönüşü konusunda yaptığı açıklamayı da hatırlattı:</p>

<blockquote>
<p>“12 Eylül’ün lideri Orgeneral Kenan Evren, 15 Eylül tarihinde düzenlediği basın toplantısında Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönebilmesi için gerekli her türlü gayretin gösterileceğini açıkladı.</p>

<p>Türkiye’nin Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönüşünü alelacele veto etmeden kabul etmesiyle Türkiye, Yunanistan’la arasındaki Kıbrıs, 12 Adalar, kıta sahanlığı, Ege Denizi ve Fırat hattı problemlerinin çözümünde ve ayrıca Avrupa Birliği ile ilişkilerinde kullanabileceği çok önemli bir siyasi kozu kaybetmiş oldu.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>“Darbeciler siyasetçiden çok siyasetçi gibi davrandı”</strong></h3>

<p>Akkoç, 12 Eylül’ün dikkat çeken yönlerinden birinin de askeri yönetimin siyasi yapılanma konusunda izlediği yöntem olduğunu söyledi:</p>

<blockquote>
<p>“12 Eylül darbesinin bir başka önemli tarafı da darbeyi yapanların siyasetçiden çok siyasetçi, politikacıdan çok politikacı gibi davranmış olmasıydı.”</p>

<p>12 Eylül’den hemen sonra, 14-15 Eylül günlerinde Ankara kulislerinde Güven Partisi Genel Başkanı Profesör Turan Feyzioğlu’nun başbakan, Zeyyat Baykara’nın ise başbakan yardımcısı olacağı konuşulmaya ve tartışılmaya başlanmıştı.”</p>
</blockquote>

<p>O dönemde Tercüman gazetesinde çalıştığını belirten Akkoç, yaşananları şöyle anlattı:</p>

<blockquote>
<p>“Hiç unutmam, o dönemde çalıştığım Tercüman gazetesinde Avrupa baskılarına bakıyordum. Bu siyasi gelişmeler ve Feyzioğlu’nun başbakanlığı konusu tartışılırken köşe yazarı Kurtul Altuğ, Feyzioğlu’nun başbakan olacağını söylemişti. Ben de, ‘Askerler diğer darbelerden farklı olarak kamuoyuna, halka ve belli görevlerde bulunanlara karşı çok dikkatli davranıyorlar. Politikacıdan fazla politikacı gibi davranıyorlar’ dedim.</p>

<p>Üç milletvekili olan Güven Partisi’nin genel başkanını büyük tepki alacağı düşüncesiyle başbakan yapmadılar.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>"Ulusu’nun başbakanlığının açıklanmasıyla taşlar yerine oturmaya başladı"</strong></h3>

<p>Akkoç, 20 Eylül’de Bülent Ulusu’nun başbakanlığının açıklanmasıyla daha önceki siyasi senaryonun değiştiğini belirtti.</p>

<blockquote>
<p>“Feyzioğlu’nun başbakan olması mümkün değildi, yapmazlardı. Çünkü bu arada Ferit Melen hükümetinin senaryosunu uyguluyorlardı.</p>

<p>Ulusu’nun başbakanlığının açıklanmasıyla taşlar yerine oturmaya başladı. Demirel hükümetinin bakanlar üstü bürokratı Turgut Özal, darbecilerin kurduğu hükümette ekonomik işlerden sorumlu başbakan yardımcısı oldu. Yani adeta fiili başbakan durumuna geldi.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>“Özal mutlaka parti kuracaktı ve iktidara getirilecekti”</strong></h3>

<p>Akkoç, 12 Eylül sonrasında Türkiye’de yeni siyasi partilerin kurulacağına ilişkin kulislerin hızlandığını, bu süreçte Turgut Özal’ın da parti kuracağının konuşulduğunu söyledi.</p>

<p>1982 yılının Şubat ayında Almanya’da olduğunu belirten Akkoç, Tercüman gazetesinde Yavuz Donat’ın Özal’la yaptığı görüşmenin dokuz sütun manşetten yayımlandığını anlattı:</p>

<blockquote>
<p>“‘Özal'ın hiç kimse gocunmasın, parti kurmayacağım’ şeklindeki sözleri şok etkisi yarattı. Bu açıklama bende de şok etkisi yarattı. Benim değerlendirmeme göre Özal mutlaka parti kuracaktı ve iktidara getirilecekti.</p>

<p>Çünkü yeniden siyasi yapılanmaya gidileceği, bütün partilere, her partiye, her adaya ve her lidere izin verilmeyeceği biliniyordu. Benim tahminime göre Özal’ın parti kuracağı kesindi.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>"Özal bana, "Ben öyle söylemedim" dedi"</strong></h3>

<p>Ankara’ya döndükten sonra 28 Mart’ta Turgut Özal’dan randevu aldığını anlatan Akkoç, kendisine parti kurmayacağı yönündeki açıklamasını sorduğunu belirtti. Özal’ın sözlerinin yanlış değerlendirildiğini söylediğini aktaran Akkoç, görüşmeyi şöyle anlattı:</p>

<blockquote>
<p>“Özal bana, ‘Ben öyle söylemedim. Yavuz onu yanlış değerlendirmiş. O konuşmada ben de bugün için parti kurmayı düşünmüyorum dedim’ dedi.</p>

<p>‘Hiç kimse gocunmasın’ ifadesinin doğru olduğunu, ancak ‘Bugün için parti kurmayı düşünmüyorum. Ama gelecekte şartlar ne olur, onu bilemem’ şeklinde konuştuğunu söyledi. Yavuz Donat’ın sözlerini yanlış değerlendirdiğini belirtti. Ben beklediğim cevabı almıştım”</p>
</blockquote>

<h3><strong>"Turgut Bey’den açık cevabı orada almıştım"</strong></h3>

<p>Akkoç, görüşmede Özal’a 12 Mart ve 12 Eylül dönemlerinde üst düzey görevlerde bulunmasını da sorduğunu anlattı:</p>

<blockquote>
<p>“Ardından Özal’a, ‘Efendim, 12 Mart darbesi sırasında da Planlama Müsteşarıydınız. 12 Eylül darbesi sırasında yine Planlama Müsteşarıydınız. Burada daha yetkili şekilde, bakanlar üstü bürokrat unvanınız vardı. Bu sadece tesadüf mü?’ diye sordum. Özal bu soru karşısında şaşırdı ve “Tesadüfler var” dedi. Görüşmenin en dikkat çekici bölümü Özal’ın darbeler hakkındaki değerlendirmesiydi, bana "27 Mayıs’ da, 12 Mart da, 12 Eylül de neticeleri itibarıyla Türkiye’yi kurtarmak için yapılmıştır. 12 Eylül ise diğerlerinden daha farklıdır ve başarılıdır" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Turgut Bey’den açık cevabı orada almıştım. Çünkü orada diğer bütün darbelere sahip çıkıyor, 12 Eylül’e ise ayrıca sahip çıkıyordu. 12 Eylül’ü diğerlerinden daha başarılı olarak değerlendiriyordu.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>"Partilerin bir babanın üç çocuğundan farkı yoktu"</strong></h3>

<p>Akkoç, 12 Eylül sonrasında eski siyasi liderlerin yasaklı olduğu ve yeni siyasi yapılanmanın şekillendirildiği dönemi de anlattı:</p>

<blockquote>
<p>“Seçim ortamına girildiğinde eski liderler yasaklıydı. Bütün partilerin liderleri yasaklıydı. Eski liderlere yakınlığıyla bilinen kişiler dahi veto edildi. Partiler veto edildikçe üç partinin seçime girmesine izin verildi: Anavatan Partisi, Milliyetçi Demokrasi Partisi ve Halkçı Parti.”</p>

<p>Milliyetçi Demokrasi Partisi’nin başında Turgut Sunalp vardı. Askerlerin ‘abi’ dedikleri, çok sevdikleri ve ordu içerisinde çok sevilen bir liderdi Turgut Paşa.</p>

<p>Anavatan Partisi’nin başında başbakan yardımcısı vardı, yani askerlerin kurduğu hükümetin başbakan yardımcısı Turgut Özal’dı. Halkçı Parti’nin başında ise Başbakanlık Müsteşarı Necdet Calp vardı.</p>

<p>Yani biri askerlerin çok yakın gördüğü bir isim, biri başbakan yardımcısı, diğeri de Başbakanlık Müsteşarıydı. Partilerin bir babanın üç çocuğundan farkı yoktu.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>“Özal’ın vetosu orada önlendi”</strong></h3>

<p>Akkoç, diğer siyasi aktörlerin veto edildiğini, hatta eski siyasi liderlerle yakınlığı bulunan isimlerin de seçim sürecinin dışında bırakıldığını belirtti:</p>

<blockquote>
<p>“Diğer partilerin hiçbiri seçime sokulmadı, veto edildi. Hatta eski partilerle ve eski liderlerle yakınlığı bilinen kişiler de veto edildi. İsmet Paşa’nın oğlu Erdal İnönü bile veto edildi. Konseyde görev yapan komutanlar ve generaller, Anavatan Partisi’nin ve Turgut Özal’ın veto edileceğini düşünüyorlardı. Açıkçası ‘Olmaz, getirilmez, olmaz’ diyorlardı.</p>

<p>Veto işlemleri 30 Eylül’e kadar yapıldı. 15 Eylül tarihinde Amerikalı üst düzey bir yetkili geldi ve Evren’le görüştü. Özal’ın vetosu orada önlendi.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>“MDP beklenirken Turgut Özal iktidara geldi”</strong></h3>

<p>Akkoç, 1983 seçimlerine giden süreçte askeri yönetimin beklentisinin Milliyetçi Demokrasi Partisi’nin iktidara gelmesi yönünde olduğunu ancak sonuçların farklı çıktığını belirtti:</p>

<blockquote>
<p>“MDP’nin iktidara getirileceği beklenirken Turgut Özal iktidara geldi. Yeni yapılanma böylece gerçekleşti. 12 Eylül de görevini bu şekilde yerine getirmiş oldu.”</p>
</blockquote><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/gazeteci-fethi-akkoc-12-eylulun-perde-arkasini-anlatti-partilerin-bir-babanin-uc-cocugundan-farki-yoktu</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 16:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/ekran-resmi-2026-09-07-155535.png" type="image/jpeg" length="92033"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Katarakt ameliyatı için görmenin tamamen kaybolmasını beklemek gerekmiyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/katarakt-ameliyati-icin-gormenin-tamamen-kaybolmasini-beklemek-gerekmiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/katarakt-ameliyati-icin-gormenin-tamamen-kaybolmasini-beklemek-gerekmiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazeteci Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Göz Hastalıkları Kliniği Eğitim Sorumlusu Prof. Dr. Ayşe Burcu, katarakt ve tedavisindeki güncel gelişmeleri anlattı. Burcu, katarakt ameliyatı için görmenin ileri derecede azalmasının beklenmesine gerek olmadığını belirterek, ameliyat zamanının hastanın görme düzeyi, günlük yaşamı ve ihtiyaçlarına göre belirlenmesi gerektiğini vurguladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gazeteci Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programının konuğu <strong>Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Göz Hastalıkları Kliniği Eğitim Sorumlusu Prof. Dr. Ayşe Burcu</strong> oldu. Katarakt hastalığı ve tedavisindeki son gelişmelerin ele alındığı programda Burcu, kataraktın nedenlerinden ameliyat zamanına, yeni nesil merceklerden ameliyat sonrası dikkat edilmesi gerekenlere kadar önemli bilgiler verdi.</p>

<h2><strong>Katarakt yaşlanmanın belirtilerinden biri</strong></h2>

<p>Kataraktın, gözün içindeki saydam merceğin zaman içerisinde elastikiyetini ve saydamlığını kaybetmesi sonucu ortaya çıktığını belirten Prof. Dr. Burcu, bu süreci cildin kırışması ve saçların beyazlaması gibi yaşla birlikte gelişen değişikliklere benzetti.</p>

<p>En sık görülen katarakt türünün yaşa bağlı katarakt olduğunu ifade eden Burcu, genetik yatkınlığın hastalığın daha erken yaşlarda ortaya çıkmasına neden olabileceğini söyledi.</p>

<p><img alt="figen balcı" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-14-53.jpg" width="1920" /></p>

<h2><strong>Güneş ışınları zarar veriyor!</strong></h2>

<p>Katarakt gelişiminde güneş ışınlarının önemli bir etken olduğunu belirten Burcu, beslenme ve yaşam koşullarının da hastalığın gelişim sürecini etkileyebildiğini kaydetti.</p>

<p>Kataraktın nadiren çocukluk çağında da görülebildiğini anlatan Burcu, annenin hamilelik sırasında geçirdiği bazı enfeksiyonlar, genetik faktörler, travmalar ve özellikle uzun süreli kortizon kullanımının katarakt gelişimine yol açabileceğini ifade etti.</p>

<h2><strong>Diyabet kataraktın daha erken ortaya çıkmasına neden olabiliyor</strong></h2>

<p>İleri yaşlarda özellikle diyabetin kataraktın daha erken ortaya çıkmasında önemli bir risk faktörü olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Burcu, diyabetin ameliyat süreci ve sonrasında da dikkate alınması gereken önemli bir hastalık olduğunu söyledi.</p>

<p>Diyabetli hastalarda göz sağlığının yakından takip edilmesi gerektiğini belirten Burcu, ameliyat sonrasında da güneş ışınlarından iyi korunmanın önemine dikkat çekti.</p>

<p>Katarakt gelişimini mümkün olduğunca geciktirmek için sağlıklı yaşam alışkanlıklarının önemini vurgulayan Burcu, karbonhidrat ve şeker tüketiminin sınırlandırılması, Akdeniz tipi beslenme, yüksek ultraviyole korumasına sahip kaliteli güneş gözlüğü ve gerektiğinde şapka kullanımının göz sağlığını korumaya yardımcı olduğunu ifade etti.</p>

<p><img alt="figen balcı" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-13-58.jpg" width="1920" /></p>

<h2><strong>Ameliyat için kataraktın ilerlemesini beklemek gerekmiyor</strong></h2>

<p>Katarakt ameliyatının zamanlamasının hastanın görme düzeyi, günlük yaşamı ve ihtiyaçlarına göre belirlenmesi gerektiğini söyleyen Prof. Dr. Burcu, geçmişte olduğu gibi görmenin ileri derecede azalmasını beklemenin artık gerekli olmadığını belirtti.</p>

<p>Hastanın görmesi iyiyse, katarakt günlük yaşamını etkilemiyorsa ve gözlükle yeterli görme keskinliği sağlanabiliyorsa ameliyatın bekletilebileceğini ifade eden Burcu, buna karşılık kataraktın kişinin yaşam kalitesini ve günlük faaliyetlerini etkilemeye başlaması halinde ameliyatın planlanabileceğini söyledi.</p>

<p>Katarakt ameliyatını gereğinden fazla geciktirmenin de doğru olmadığını vurgulayan Burcu, ileri derecede sertleşmiş kataraktın cerrahiyi zorlaştırabileceğini ve komplikasyon riskini artırabileceğini kaydetti.</p>

<p><img alt="figen balcı" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-26-11.jpg" width="1920" /></p>

<h2><strong>Yeni ameliyat yöntemleri ile hastalar daha hızlı iyileşiyor</strong></h2>

<p>Kataraktın günümüzde tek tedavisinin cerrahi olduğunu belirten Prof. Dr. Burcu, cerrahi tekniklerde son yıllarda önemli gelişmeler yaşandığını söyledi.</p>

<p>Geçmişte çok daha büyük kesilerle gerçekleştirilen ameliyatların artık oldukça küçük kesilerden yapılabildiğini anlatan Burcu, bu gelişmenin hem cerrahi süreci kolaylaştırdığını hem de hastaların ameliyat sonrasında günlük ve sosyal yaşamlarına daha hızlı dönmelerine olanak sağladığını ifade etti.</p>

<p>Katarakt ameliyatında göz içine yerleştirilen merceklerin biyolojik uyumluluğu yüksek materyallerden üretildiğini belirten Burcu, bu merceklerin kullanım ömrünün yaklaşık 100 yıl olduğunu ve normal koşullarda hastanın ilerleyen yıllarda merceğinin değiştirilmesinin gerekmediğini söyledi.</p>

<h2><strong>“Akıllı mercek” seçiminde hastanın ihtiyacı belirleyici</strong></h2>

<p>Halk arasında “akıllı mercek” olarak bilinen yeni nesil göz içi merceklere de değinen Prof. Dr. Burcu, bu merceklerin yakın, orta ve uzak mesafelerde dengeli görme sağlamayı hedeflediğini söyledi.</p>

<p>Katarakt ameliyatında tek odaklı veya çok odaklı merceklerin tercih edilebildiğini belirten Burcu, mercek seçiminde hastanın günlük yaşamının, mesleğinin ve görme beklentisinin çok iyi değerlendirilmesi gerektiğinin altını çizdi.</p>

<p>Uzak, orta ve yakın mesafeyi mümkün olduğunca gözlüksüz görmek isteyen hastalarda üç odaklı merceklerin tercih edilebildiğini, uzak görüşün öncelikli olduğu hastalarda ise tek odaklı merceklerin daha uygun olabileceğini anlatan Burcu, bu durumda yakın gözlüğüne ihtiyaç duyulabileceğini söyledi.</p>

<p>Ameliyat sonrasında bebeklik dönemindeki gibi kusursuz bir görüş beklentisinin gerçekçi olmayacağını belirten Burcu, en doğru yaklaşımın hastanın beklentisini iyi anlamak ve ihtiyacına uygun merceği seçmek olduğunu vurguladı.</p>

<p><img alt="figen balcı-1" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-14-44.jpg" width="1920" /></p>

<h2><strong>Her katarakt ameliyatı sadece damla anesteziyle yapılmıyor</strong></h2>

<p>Katarakt ameliyatlarında hastanın durumuna göre farklı anestezi yöntemlerinin uygulanabildiğini anlatan Prof. Dr. Burcu, ameliyata uyum sağlayabilecek hastalarda damla anestezisinin yeterli olabildiğini söyledi.</p>

<p>Yoğun kaygısı bulunan, işitme sorunu veya ameliyat sırasında iletişimi güçleştirecek özel bir durumu olan hastalarda sedasyon ya da farklı anestezi yöntemlerinin tercih edilebildiğini belirten Burcu, çocuk hastaların ise genel anestezi altında ameliyat edildiğini ifade etti.</p>

<p>Yeni cerrahi tekniklerle çok küçük kesilerden ameliyat yapılabildiği için geçmişte olduğu gibi gözün uzun süre kapatılmasının her hastada gerekli olmadığını belirten Prof. Dr. Burcu, bazı hekimlerin gözü hiç kapatmayabildiğini, bazılarının ise bir veya iki gün süreyle koruma önerebildiğini söyledi.</p>

<p>Ameliyat sonrası hijyenin büyük önem taşıdığını vurgulayan Burcu, özellikle ilk 48 saatin dikkat gerektirdiğini, yaklaşık 10 gün boyunca ameliyat edilen göz ve çevresinin doğrudan suyla temasından kaçınılması gerektiğini ifade etti.</p>

<h2><strong>“İki gözü aynı anda ameliyat etmeyi tercih etmiyoruz”</strong></h2>

<p>Her iki göze aynı anda katarakt ameliyatı yapmayı rutin olarak tercih etmediklerini belirten Prof. Dr. Burcu, bir gözün ameliyatından en az üç gün sonra, genellikle de yaklaşık bir hafta içerisinde diğer gözün ameliyat edilebildiğini söyledi.</p>

<p>Genel anestezi alması gereken ve ikinci kez anestezi uygulanmasının sağlık açısından risk oluşturduğu çok özel hastalarda iki gözün aynı seansta ameliyat edilebildiğini belirten Burcu, bu durumda ikinci göze geçilirken tamamen yeni bir ameliyat yapılıyormuş gibi cerrahi hazırlığın ve kullanılan malzemelerin yenilendiğini anlattı.</p>

<p><img alt="figen balcı" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-29-56.jpg" width="1920" /></p>

<h2><strong>Katarakt tekrarlamaz</strong></h2>

<p>Katarakt ameliyatından sonra hastalığın yeniden oluşmadığını vurgulayan Prof. Dr. Burcu, bazı hastalarda iyileşme sürecinde göz içindeki arka kapsülde opaklaşma gelişebildiğini söyledi.</p>

<p>Halk arasında zaman zaman “katarakt yeniden oluştu” veya “gözde kireçlenme oldu” şeklinde ifade edilen bu durumun kataraktın tekrarlaması anlamına gelmediğini belirten Burcu, arka kapsül opasitesi olarak adlandırılan tablonun basit bir lazer işlemiyle giderilebildiğini ifade etti.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/katarakt-ameliyati-icin-gormenin-tamamen-kaybolmasini-beklemek-gerekmiyor</guid>
      <pubDate>Sat, 05 Sep 2026 09:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/09/vmix-capture-28-temmuz-2026-11-35-52.jpg" type="image/jpeg" length="37766"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EMEKLİ PROMOSYONLARI 2026 EYLÜL GÜNCEL LİSTE: En yüksek ödemeyi hangi banka yapıyor?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekli-promosyonlari-2026-eylul-guncel-liste-en-yuksek-odemeyi-hangi-banka-yapiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekli-promosyonlari-2026-eylul-guncel-liste-en-yuksek-odemeyi-hangi-banka-yapiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bankaların 2026 yılı emekli promosyon kampanyaları yeniden gündemde. SSK, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı kapsamında aylık alan vatandaşlar, maaşlarını hangi bankaya taşımalarının daha avantajlı olacağını araştırıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Eylül ayının son günlerinde bankaların emekli müşterilere yönelik promosyon kampanyaları yakından takip ediliyor. ING, Akbank, İş Bankası, QNB, Vakıf Katılım, Garanti BBVA ve kamu bankalarının açıkladığı fırsatlarda maaş miktarına göre farklı ödeme seçenekleri bulunuyor. Bazı kampanyalarda doğrudan nakit promosyonun yanı sıra kart harcaması, otomatik ödeme talimatı ve çeşitli bankacılık ürünlerinin kullanılması karşılığında ek avantajlar da sunuluyor. İşte Eylül 2026 itibarıyla bankaların açıkladığı emekli promosyonları...</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekli-promosyonlari-2026-eylul-guncel-liste-en-yuksek-odemeyi-hangi-banka-yapiyor</guid>
      <pubDate>Mon, 31 Aug 2026 16:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/eylul-ayi-emekli-maas-promosyonu.webp" type="image/jpeg" length="61839"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sağlıklı ve uzun bir ömür için genç yaşlardan itibaren damar sağlığına yatırım yapmak gerekiyor]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/saglikli-ve-uzun-bir-omur-icin-genc-yaslardan-itibaren-damar-sagligina-yatirim-yapmak-gerekiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/saglikli-ve-uzun-bir-omur-icin-genc-yaslardan-itibaren-damar-sagligina-yatirim-yapmak-gerekiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Kliniği İdari ve Eğitim Sorumlusu Prof. Dr. Ayhan Tekiner, beyin anevrizmaları ve inmede erken tanının önemine dikkat çekti. Tekiner, sağlıklı ve uzun bir yaşam için damar sağlığının genç yaşlardan itibaren korunması, sigaradan uzak durulması, düzenli hareket edilmesi ve risk faktörlerinin kontrol altına alınması gerektiğini vurguladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “<strong>Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi</strong>” programının konuğu Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Kliniği İdari ve Eğitim Sorumlusu <strong>Prof. Dr. Ayhan Tekiner</strong> oldu. Programda beyin anevrizmaları, inme ve felç, risk faktörleri, erken tanının önemi ve korunma yolları ele alındı.</p>

<h2><strong>Ailesinde anevrizma öyküsü olanlar kontrollerini ihmal etmemeli</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Ayhan Tekiner, anevrizmanın beyin damarlarının belirli bölgelerinde oluşan balonlaşmalar olduğunu belirterek, hastalığın özellikle 40 yaşından sonra daha sık görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Doğuştan gelen yatkınlığın yanı sıra yaşam tarzına bağlı olarak damarların elastikiyetini kaybetmesinin anevrizma gelişiminde önemli rol oynadığını ifade eden Tekiner, anevrizma kanamalarının beynin etkilenen bölgesine göre ölümden kalıcı sakatlığa kadar uzanan ciddi sonuçlara yol açabileceğini vurguladı.</p>

<p>Erken tanının büyük önem taşıdığına dikkat çeken Tekiner, ailesinde anevrizma öyküsü bulunan kişilerin BT anjiyografi veya MR anjiyografi ile mutlaka değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Geçmişte 5 milimetrenin altındaki anevrizmalara çoğunlukla müdahale edilmediğini hatırlatan Tekiner, son yıllarda tedavi yöntemlerindeki gelişmeler sayesinde komplikasyon riskinin yüzde 1’in altına düştüğünü, bu nedenle uygun hastalarda daha küçük anevrizmaların da tedavi edilebildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 08 07 At 18.47.53" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184753.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Şah damarındaki plaklar inmenin en önemli nedenlerinden biri</strong></h2>

<p>Programda inme ve felç konusunda da önemli bilgiler veren Prof. Dr. Tekiner, beyni besleyen damarların sağlıklı olmasının hayati önem taşıdığını ifade etti.</p>

<p><strong>Şah damarı</strong> olarak bilinen <strong>karotis arterlerde</strong> oluşan plakların inmelerin yaklaşık yüzde 20-25’inden sorumlu olduğunu belirten Tekiner, obezite başta olmak üzere sağlıksız yaşam tarzının damar yapısını bozduğunu söyledi.</p>

<p>Fazla yağ dokusunun karaciğer aracılığıyla dolaşıma katılarak damar yapısını olumsuz etkilediğini ifade eden Tekiner, kötü kolesterol ile birleşen bu sürecin damar tıkanıklığına ve emboliye neden olabildiğini belirtti.</p>

<p>Yüksek tansiyon, diyabet, hareketsizlik ve ilerleyen yaşın da inme riskini artırdığını vurgulayan Tekiner, damar yapısındaki bozulmanın yalnızca beyni değil tüm organ ve sistemleri etkilediğini söyledi.</p>

<h2><strong>İnmede ilk 2 saat hayat kurtarıyor</strong></h2>

<p>İnme belirtilerinin fark edildiği anda vakit kaybetmeden 112 Acil Çağrı Merkezi’nin aranması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Tekiner, bulantı, kusma, bilinç kaybı, yüz felci, konuşma bozukluğu ve kol veya bacakta güç kaybı gibi belirtilerin acil değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Eskiden ilk 6 saatin kritik kabul edildiğini hatırlatan Tekiner, günümüzde özellikle <strong>ilk 2 saatin tedavi başarısı açısından çok daha önemli olduğunun</strong> altını çizdi.</p>

<p>Hastaneye zamanında ulaştırılan hastalarda uygun durumlarda damar açıcı tedavi uygulanabildiğini ya da pıhtının girişimsel yöntemlerle damardan çıkarılabildiğini belirten Tekiner, hızlı müdahalenin hastanın yaşamını ve yaşam kalitesini doğrudan etkilediğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 08 07 At 18.47.52 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184752-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>İnme tedavisi bir ekip işidir</strong></h2>

<p>İnme tedavisinde başarının hızlı ve koordineli çalışmaya bağlı olduğunu belirten Prof. Dr. Tekiner, hastanın 112 ekipleri tarafından en kısa sürede uygun hastaneye ulaştırılması, acil serviste zaman kaybetmeden değerlendirilmesi ve deneyimli ekipler tarafından müdahale edilmesinin hayati önem taşıdığını ifade etti.</p>

<p>Tüm sürecin kusursuz işlemesi halinde hastaya hastaneye ulaştıktan sonraki 10-15 dakika içerisinde müdahale edilebildiğini belirten Tekiner, bu sayede hastaların kalıcı hasar gelişmeden normal yaşamlarına dönebilme şansının önemli ölçüde arttığını söyledi.</p>

<h2><strong>Sigara ve elektronik sigara damar sağlığının düşmanı</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Tekiner, damar sağlığını korumak için halk arasında yaygın olan yanlış inanışlara da dikkat çekti.</p>

<p>Herhangi bir besinin tek başına kanı sulandırmasının mümkün olmadığını belirten Tekiner, sağlıklı ve dengeli beslenmenin damar yapısını korumanın temel şartı olduğunu söyledi.</p>

<p>Sigaranın damar sağlığının en büyük düşmanlarından biri olduğunu vurgulayan Tekiner, elektronik sigaraların da masum olmadığını, binlerce zararlı madde içerdiğini ve damar yapısını olumsuz etkilediğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 08 07 At 18.47.52" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184752.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Hareketli yaşam ve stres kontrolü sağlıklı yaşlanmanın anahtarı</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Ayhan Tekiner, sağlıklı damar yapısının genç yaşlardan itibaren korunması gerektiğini belirterek, obezite ile mücadele, düzenli fiziksel aktivite ve dengeli beslenmenin beyin ve damar hastalıklarından korunmada en etkili yöntemler arasında yer aldığını söyledi.</p>

<p>Uzun yolculuklarda belirli aralıklarla ayağa kalkıp yürünmesini öneren Tekiner, egzersize yeni başlayacak <strong>özellikle obezite, hipertansiyon ve diyabet hastalarının</strong> sabahın erken saatleri yerine <strong>öğleden sonra veya akşamüstünü </strong>tercih etmelerinin daha uygun olacağını ifade etti.</p>

<p>Geç saatlerde yemek yememek, yeterli sıvı tüketmek ve düzenli hareket etmenin damar sağlığını desteklediğini belirten Tekiner, stresin de kortizol salgısını artırarak tansiyon ve kan şekerini yükselttiğini, bunun da damar sistemi üzerinde olumsuz etkiler oluşturduğunu söyledi.</p>

<p>Uzun ve kaliteli yaşamın temelinde sağlıklı beslenme, hareketli yaşam, sigaradan uzak durma ve stresin kontrol altında tutulmasının bulunduğunu vurgulayan Prof. Dr. Tekiner, “Yalnızca uzun yaşamak değil, sağlıklı ve kaliteli bir yaşam sürmek için damar sağlığımıza genç yaşlardan itibaren yatırım yapmalıyız” dedi.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/saglikli-ve-uzun-bir-omur-icin-genc-yaslardan-itibaren-damar-sagligina-yatirim-yapmak-gerekiyor</guid>
      <pubDate>Sat, 08 Aug 2026 09:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-07-at-184752-2.jpeg" type="image/jpeg" length="88572"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fethi Akkoç 24 Saat Kayıt'a anlattı: "Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/fethi-akkoc-24-saat-kayita-anlatti-nihat-erim-basbakan-olacagini-benden-ogrendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/fethi-akkoc-24-saat-kayita-anlatti-nihat-erim-basbakan-olacagini-benden-ogrendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat Kayıt'ta 12 Mart Muhtırası'na giden sürecin perde arkasını anlattı. Akkoç, darbenin arkasındaki uluslararası dengeleri, haşhaş krizi ve Sovyetler Birliği ile yürütülen sanayi hamlelerini değerlendirirken, "Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi" sözleriyle dikkat çeken bir tanıklığını da paylaştı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gazeteci Fethi Akkoç, 24Saat Kayıt'ta Türkiye'nin darbe süreçlerine ilişkin tanıklıklarını anlattı. 12 Mart Muhtırası'na giden süreci değerlendiren Akkoç, yaşadığı olayları ve perde arkasında yaşananları ilk kez ayrıntılarıyla paylaştı. Akkoç'a göre 12 Mart'a giden sürecin temelinde <strong>haşhaş ekimi, Sovyetler Birliği ile yürütülen ağır sanayi hamleleri ve uluslararası konjonktür</strong> yer alıyordu.</p>

<h2><strong>"Görüntüyle gerçek hiçbir zaman aynı değildi"</strong></h2>

<p>Akkoç, yıllar boyunca devlet yönetiminde görünenle yaşananın farklı olduğunu gözlemlediğini belirterek şöyle konuştu:</p>

<p><i>"Devletlerin yönetiminde ve siyasi olaylarda, hatta savaşlarda bile görüntüyle gerçeğin birbirinden farklı olduğunu, senaryoların önceden hazırlandığını yaşayarak gördük. 1950 yılından itibaren Amerika'nın desteğiyle iktidara gelen hükümetlerin, çizilen çizginin dışına çıktıkları zaman yine darbelerle görevden alındıklarını gördüm."</i></p>

<h3><strong>"Doğan Koloğlu bana 'Nihat Erim başbakan olacak' dedi"</strong></h3>

<p>Yeni İstanbul Gazetesi Ankara Bürosu'nda görev yaptığı dönemi anlatan Akkoç, Genel Yayın Müdürü Doğan Koloğlu'nun kendisine sürekli aynı bilgiyi doğrulatmaya çalıştığını söyledi.</p>

<p><i>"Doğan ağabey bana, 'Çok önemli bir yerden duydum. Nihat Erim başbakan olacakmış. Konuşabilir misin?' dedi. Ben de 'Nasıl sorayım? Demirel başbakan, İnönü muhalefet lideri. Böyle bir soru sorulur mu?' diye cevap veriyordum. Ama salı, çarşamba, perşembe aynı şey tekrarlandı."</i></p>

<h3><strong>"Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi"</strong></h3>

<p>Israrlar üzerine Nihat Erim'i aradığını söyleyen Akkoç, o telefon görüşmesini şu sözlerle anlattı:</p>

<p><i>"Telefonu çevirdim. 'Beyefendi hayırlı uğurlu olsun. Başbakan oluyormuşsunuz' dedim. Ama bunun benim sorum olmadığını, Genel Yayın Müdürü Doğan Koloğlu'nun sorusu olduğunu söyledim. Nihat Bey şaşırdı. 'Ya Fethi Bey, nereden çıktı bu?' dedi. Ben de kaynağı söylemedim. Çünkü telefonların dinlendiğini biliyorduk."</i></p>

<p>Akkoç, yıllar sonra bu olayı değerlendirirken şu ifadeleri kullandı:</p>

<p><i>"Nihat Erim başbakan olacağını benden öğrendi. O konuşmada bunu kendisinin de bilmediğini anladım."</i></p>

<h3><strong>"Telefon konuşmasını unutmamı rica etti"</strong></h3>

<p>Muhtıranın ardından yaşananları da anlatan Akkoç, Erim'in koruma müdürü aracılığıyla kendisine mesaj gönderdiğini belirtti.</p>

<p><i>"Koruma müdürü yanıma geldi. 'Sayın Nihat Bey'in size saygıları var, o telefon konuşmasını unutmanızı rica ediyor' dedi. Ben de 'O konuşmayı unuttum. Ama hükümet güvenoyu aldıktan sonra ilk demecini bana versin' dedim. İlk yazılı demecini bana gönderdi."</i></p>

<h3><strong>"12 Mart'ın üç temel nedeni vardı"</strong></h3>

<p>Akkoç, muhtıranın yalnızca iç politik gelişmelerle açıklanamayacağını belirterek <strong>üç temel neden sıraladı:</strong></p>

<p><i>"Birinci sebep haşhaştı. Amerika Demirel'e 'Haşhaşı kapat' diyordu. Demirel ise 'Daraltırım ama tamamen kapatamam' diyordu.</i></p>

<p><i>İkinci sebep Sovyetler Birliği ile yapılan ağır sanayi hamleleriydi. Türkiye'nin en büyük fabrikalarını Ruslara kurdurmuşlardı.</i></p>

<p><i>Üçüncü sebep ise Nixon'ın Çin ziyareti sonrasında Türkiye'ye yaptığı baskıydı. Tayvan'la ilişkilerin kesilip Mao'nun Çin'inin tanınması isteniyordu. Demirel bunu kabul etmedi."</i></p>

<h3><strong>"İlk kararname haşhaş yasağı oldu"</strong></h3>

<p>Akkoç, şöyle devam etti:</p>

<p><i>"Nihat Erim başbakan olduktan sonra imzaladığı ilk kararname haşhaş ekiminin yasaklanması oldu. Darbelerin temelinde, 1946'dan sonra çizilen çizginin dışına çıkan iktidarların değiştirilmesi anlayışı vardı."</i></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/fethi-akkoc-24-saat-kayita-anlatti-nihat-erim-basbakan-olacagini-benden-ogrendi</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Aug 2026 15:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/ekran-resmi-2026-08-05-160720.png" type="image/jpeg" length="27293"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kistik fibroziste erken tanı yaşamı değiştiriyor: "Yenidoğan tarama testlerinden kaçınılmamalı"]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çocuk Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Hayriye Uğur Özçelik, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programında kistik fibrozise ilişkin önemli bilgiler verdi. Erken tanının tedavide başarıyı ve yaşam kalitesini artırdığını vurgulayan Özçelik, yenidoğan tarama testlerinin önemine dikkat çekerek ailelere “Testlerden korkmayın” çağrısında bulundu. Özçelik, modülatör tedavilerdeki gelişmelerin yanı sıra hastalığın yaşam boyu takip ve bakım gerektirdiğini anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Çocuk Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Hayriye Uğur Özçelik</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk oldu. Programda, yaşam boyu takip ve tedavi gerektiren kalıtsal hastalıklardan biri olan <strong>kistik fibrozis</strong> tüm yönleriyle ele alındı.</p>

<p>Kistik fibrozisin genetik geçişli, kalıtsal bir hastalık olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, hastalığın anne karnından itibaren gelişmeye başladığını söyledi. Hastalığın temelinde salgı yapan hücrelerde bulunan klor kanallarındaki bozukluğun yer aldığını ifade eden Özçelik, bu nedenle tüm salgıların normalden daha koyu ve yapışkan hale geldiğini kaydetti.</p>

<p><strong>En fazla akciğerleri etkiliyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin birçok organı etkileyebildiğini belirten Prof. Dr. Özçelik, en ciddi hasarın akciğerlerde oluştuğunu söyledi.</p>

<p>Akciğerlerde biriken koyu kıvamlı mukusun solunum yollarını tıkadığını, bu ortamda yerleşen mikropların temizlenememesi nedeniyle tekrarlayan enfeksiyonlar ve zamanla ilerleyici akciğer hasarı geliştiğini anlatan Özçelik, hastalığın yalnızca akciğerleri değil, üst solunum yolları ile mide-bağırsak sistemini de etkileyebildiğini ifade etti. Kistik fibrozisli hastalarda insülin direnci ve üreme sistemiyle ilgili sorunların da görülebildiğini belirtti.</p>

<p><strong>Akraba evlilikleri riski artırıyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin çekinik genlerle aktarılan bir hastalık olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Özçelik, özellikle akraba evliliklerinde hastalığın ortaya çıkma riskinin önemli ölçüde arttığını söyledi. Özçelik, bu nedenle genetik danışmanlığın ve akraba evliliklerinin azaltılmasının büyük önem taşıdığını vurguladı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.10 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134510-1.jpeg" width="1600" /></p>

<p><strong>Erken tanı tedavinin başarısını artırıyor</strong></p>

<p>Hastalığın ne kadar erken tanınırsa tedavinin o kadar başarılı olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, bu nedenle yenidoğan tarama programlarının büyük önem taşıdığını söyledi.</p>

<p>Yenidoğan tarama testleri sayesinde hastalığın henüz belirti vermeden saptanabildiğini ifade eden Özçelik, erken dönemde başlanan tedavilerle organ hasarı gelişmeden hastalığın kontrol altına alınabildiğini kaydetti. Özçelik günümüzde bazı modülatör tedavilerin bebekler henüz bir aylıkken başlanabildiğini belirtti.</p>

<p><strong>“Yenidoğan tarama testlerinden korkmayın”</strong></p>

<p>Son yıllarda yenidoğan tarama testlerine yönelik çeşitli yanlış bilgilerin yayıldığını söyleyen Prof. Dr. Özçelik, ailelere önemli uyarılarda bulundu.</p>

<p>Bazı ailelerin bebeklerinden kan örneği alınmasını istemediğini belirten Özçelik, kan örneklerinin farklı amaçlarla kullanılacağı yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını, tüm sürecin devlet kontrolünde yürütüldüğünü ifade ederek ailelerin bu testleri mutlaka yaptırması gerektiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11" class="detail-photo img-fluid" height="695" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511.jpeg" width="1103" /></p>

<p><strong>Kistik fibrozis sürekli bakım gerektiriyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin yaşam boyu düzenli takip gerektiren bir hastalık olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Özçelik, tedavide en önemli basamaklardan birinin akciğer bakımının sağlanması olduğunu belirtti.</p>

<p>Ailelerin solunum fizyoterapisi ve günlük bakım için saatler harcadığını ifade eden Özçelik, hastaların sık akciğer enfeksiyonları nedeniyle zaman zaman hastaneye yatmak zorunda kaldıklarını söyledi. Özçelik, organlar hasar görmeden önce tedaviye başlanmasının yaşam süresi ve yaşam kalitesi açısından belirleyici olduğunu vurguladı.</p>

<p><strong>Modülatör tedavilerde yeni dönem</strong></p>

<p>Kistik fibrozis tedavisinde son yılların en önemli gelişmelerinden birinin modülatör tedaviler olduğunu belirten Prof. Dr. Özçelik, bu ilaçların hastalığın temelindeki klor kanalındaki bozukluğu hedef aldığını söyledi.</p>

<p>İlk modülatör tedavilerin 2012 yılında kullanılmaya başlandığını, tedavilerin yıllar içinde gelişerek 2019 yılında üçlü kombinasyonlara ulaştığını belirten Özçelik, modülatör tedavilerin 2025 yılının Ağustos ayından itibaren geri ödeme kapsamına alınmasının hastalar açısından önemli bir dönüm noktası olduğunu ifade etti. Bu tedavilerin yüksek maliyetli olduğuna dikkat çeken Özçelik, ayrıca hastalığın hücresel mekanizmasını düzeltmeye yönelik yeni ilaçlarla ilgili faz 2 ve faz 3 klinik çalışmaların da sürdüğünü söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="688" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511-2.jpeg" width="1272" /></p>

<p><strong>Erkek hastalarda kısırlık sık görülüyor</strong></p>

<p>Prof. Dr. Özçelik, kistik fibrozisli erkeklerde kısırlığın oldukça yüksek oranlarda görüldüğünü belirterek, hastalığın yalnızca solunum sistemini değil, yaşamın birçok alanını etkileyen çok yönlü bir sağlık sorunu olduğuna dikkat çekti.</p>

<p><strong>Çocuklar sosyal yaşamda da zorlanabiliyor</strong></p>

<p>Sık öksürük ve balgam nedeniyle çocukların okul ve sosyal yaşamlarında güçlük yaşayabildiğini belirten Özçelik, tekrarlayan akciğer enfeksiyonları nedeniyle sık hastane yatışlarının eğitim hayatını olumsuz etkileyebildiğini söyledi.</p>

<p>Büyüme ve gelişmenin akranlarının gerisinde kalmasının hem çocukları hem de ailelerini psikolojik olarak zorlayabildiğini ifade eden Özçelik, günümüzde tedavide sağlanan gelişmeler sayesinde bu çocukların geleceğe çok daha umutla bakabildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.10" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134510.jpeg" width="1600" /></p>

<p><strong>Yaşam süresi önemli ölçüde uzadı</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin tanımlandığı ilk yıllarda hastaların büyük bölümünün iki yaşına ulaşamadan yaşamını yitirdiğini hatırlatan Prof. Dr. Özçelik, hastalığın 1938-1939 yıllarında tanımlandığını, 1989 yılında ise hastalığa neden olan genin keşfedildiğini söyledi.</p>

<p>Genetik keşfin ardından geçen süreçte tedavide büyük ilerlemeler kaydedildiğini belirten Özçelik, bugün erken tanı alan ve uygun tedavi gören hastaların yaşam sürelerinin ve yaşam kalitelerinin belirgin şekilde arttığını ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 31 At 13.45.11 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="727" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134511-1.jpeg" width="1126" /></p>

<p><strong>İleri yaşta da tanı konulabiliyor</strong></p>

<p>Kistik fibrozisin en sık <strong>beyaz ırkta</strong> görüldüğünü, siyah ırkta daha düşük, sarı ırkta ise daha nadir rastlandığını belirten Prof. Dr. Özçelik, hastalığın yalnızca çocukluk çağında görülmediğini de vurguladı.</p>

<p>Tekrarlayan akciğer enfeksiyonları, sürekli balgam çıkarma, büyüme geriliği bulunan çocukların mutlaka kistik fibrozis açısından değerlendirilmesi gerektiğini belirten Özçelik, bronş genişlemesi bulunan erişkin hastalarda da ayırıcı tanıda kistik fibrozisin mutlaka düşünülmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Literatürde 81 yaşında kistik fibrozis tanısı alan hastaların bulunduğunu hatırlatan Prof. Dr. Özçelik, aile öyküsü bulunan gebeliklerde ise anne karnında takip ile hastalığın erken dönemde saptanabildiğini sözlerine ekledi.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/kistik-fibroziste-erken-tani-yasami-degistiriyor-yenidogan-tarama-testlerinden-kacinilmamali</guid>
      <pubDate>Sat, 01 Aug 2026 11:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-07-31-at-134512.jpeg" type="image/jpeg" length="23710"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SÜPER LİG'DE TRANSFER FIRTINASI: Dört büyüklere kimler geldi, kimler gitti?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Süper Lig'de şampiyonluk yarışı transfer döneminden başladı! Galatasaray, Fenerbahçe, Beşiktaş ve Trabzonspor'un kadrosuna kattığı flaş isimler netleşti. İşte 4 büyüklerin dev transfer listesi ve oyuncuların detaylı analizleri.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Süper Lig'de yeni sezon hazırlıkları tüm hızıyla sürerken, şampiyonluk parolasıyla yola çıkan <strong>Galatasaray</strong>, <strong>Fenerbahçe</strong>, <strong>Beşiktaş</strong> ve <strong>Trabzonspor</strong>, kadrolarını dünya yıldızlarıyla güçlendirmeye devam ediyor. Milyonlarca taraftarın gözü kulağı son dakika transfer gelişmelerine çevrilmiş durumdayken, Avrupa devlerinden Süper Lig'e uzanan transfer trafiği de hız kazandı. Nathan Ake'den Mason Greenwood'a, Leandro Trossard'dan Vedat Muriç'e kadar yeşil sahalarda fırtına gibi esecek birçok önemli yetenek, yeni sezonda formalarını giymeye hazırlanıyor.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/super-ligde-transfer-firtinasi-dort-buyuklere-kimler-geldi-kimler-gitti</guid>
      <pubDate>Fri, 31 Jul 2026 14:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/dort-buyukler-transfer-super-lig.webp" type="image/jpeg" length="94464"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[MS tedavisinde yeni dönem: “Artık tekerlekli sandalyeye mahkûm olmak kader değil”]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi programına konuk olan Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, günümüzde geliştirilen yeni nesil tedaviler sayesinde MS’nin ilerlemesinin büyük ölçüde kontrol altına alınabildiğini belirterek düzenli tedavi gören hastaların iş, aile ve sosyal yaşamlarını sürdürebildiğini ifade etti. Mungan, “Artık tekerlekli sandalyeye mahkûm olmak kader değil.” mesajını verdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi programına konuk olan Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, Multipl Skleroz (MS) hastalığında tanı, tedavi ve yaşam yönetimine ilişkin önemli bilgiler verdi. Günümüzde MS tedavisinde çok önemli gelişmeler yaşandığını belirten Mungan, erken tanı, kişiye özel tedavi ve düzenli takip sayesinde hastaların büyük bölümünün aktif yaşamlarını sürdürebildiğini söyledi.</p>

<p><strong>Dünyada 2,8 milyon, Türkiye’de yaklaşık 83 bin kişi MS ile yaşıyor</strong></p>

<p>Multipl Skleroz (MS), dünyada yaklaşık 2,8 milyon, Türkiye’de ise 82–83 bin kişiyi etkileyen kronik bir nörolojik hastalık olarak biliniyor.</p>

<p>Hastalığın merkezi sinir sistemini etkilediğini anlatan Prof. Dr. Mungan, beyin ve omurilikteki sinir hücrelerini saran miyelin kılıfının, bağışıklık sistemindeki bozukluklar nedeniyle hasar gördüğünü belirterek şunları söyledi:</p>

<p>“Bağışıklık sistemindeki değişiklikler miyelin kılıfında yıkıma yol açıyor ve sinir hücreleri arasındaki iletiyi bozuyor. Bunun sonucunda da hastalık çok farklı belirtilerle ortaya çıkıyor.”</p>

<p>MS’nin bağışıklık sistemi hastalığı olduğunu ancak genetik ve çevresel faktörlerin de hastalığın oluşumu ve ilerlemesinde önemli rol oynadığını ifade eden Mungan, hastalığın kadınlarda erkeklere göre 2,5–3 kat daha sık görüldüğünü, özellikle 20–40 yaş arasında ortaya çıktığını söyledi.</p>

<p>Kadınlarda daha sık görülmesinin kesin nedeninin bilinmediğini belirten Mungan, “Östrojen ve diğer kadınlık hormonlarının bağışıklık sistemi üzerindeki etkileri nedeniyle özellikle doğurganlık çağında hastalık daha sık görülüyor.” dedi.</p>

<p>Mungan, son yıllarda tanı olanaklarının gelişmesi sayesinde ileri yaşta başlayan MS vakalarının daha sık tanı aldığını, nadir de olsa çocukluk çağında da görülebildiğini söyledi.</p>

<p>İlk belirti görme kaybı da olabilir, uyuşma da…</p>

<p>MS’nin çok farklı belirtilerle ortaya çıkabildiğini belirten Prof. Dr. Mungan, en sık görülen bulguların;</p>

<ul>
 <li>Görme kaybı,</li>
 <li>Çift görme,</li>
 <li>Kol veya bacakta uyuşma,</li>
 <li>Güçsüzlük,</li>
 <li>Denge bozukluğu,</li>
 <li>İdrar problemleri olduğunu söyledi.</li>
</ul>

<p>MR’da görülen plakların beynin veya omuriliğin hangi bölgesini etkilediğine göre belirtilerin değiştiğini belirten Mungan, “Plak hangi fonksiyonu etkiliyorsa hastanın şikâyeti de ona göre ortaya çıkıyor.” dedi.</p>

<p>Görme kaybı yaşayan hastaların çoğunlukla önce göz hastalıkları uzmanına başvurduğunu belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, göz muayenesinde sorun bulunmaması halinde hastaların nörolojiye yönlendirildiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.34 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234-1.jpeg" width="1920" /></p>

<p><strong>Tanıda MR ve nörolojik muayene belirleyici</strong></p>

<p>MS tanısında ayrıntılı klinik öykü ve nörolojik muayenenin vazgeçilmez olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hem beyin hem de omurilik MR’ının mutlaka çekildiğini ifade etti.</p>

<p>Son yıllarda güncellenen tanı kriterlerinde MR’ın çok daha belirleyici hâle geldiğini söyleyen Mungan, yardımcı tanı yöntemleri arasında VEP testi ile göz sinirlerindeki iletimin değerlendirildiğini anlattı.</p>

<p>Tanıda en önemli yardımcı yöntemlerden birinin ise beyin omurilik sıvısının incelenmesi olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, şöyle konuştu:</p>

<p>“Lomber ponksiyon yardımcı test olarak geçse de hemen hemen her hastada yapmak istiyoruz. Hem kesin tanı hem de ayırıcı tanı açısından çok önemli. Ayrıca hastalığın gelecekte nasıl seyredeceği konusunda da bize önemli bilgiler veriyor.”</p>

<p><strong>MS her hastada farklı seyrediyor</strong></p>

<p>Kesin MS tanısı alan hastalarda koruyucu tedavinin geciktirilmemesi gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Mungan, tedavi edilmediğinde hastalığın ilerleyerek kalıcı fonksiyon kayıplarına neden olabileceğini söyledi.</p>

<p>Atak dönemlerinde öncelikle yüksek doz kortizon tedavisi uygulandığını belirten Mungan, ardından hastalığın tipine uygun koruyucu tedavilerin planlandığını ifade etti.</p>

<p>MS hastalığının en sık görülen tipinin ataklar ve iyileşmelerle seyreden RRMS (Relapsing Remitting MS) olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hastaların yaklaşık yüzde 15–20’sinde ilerleyici tip MS görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Bazı hastalarda hastalığın en baştan ilerleyici seyredebildiğini, bazılarında ise yıllar içinde ilerleyici forma dönüşebildiğini belirten Mungan, “MS tamamen kişiye özgü seyreden bir hastalık. Hastaların düzenli izlenmesi ve hastalık tipinin doğru belirlenmesi tedavinin başarısını belirliyor.” dedi.</p>

<p><strong>Aynı hekim tarafından uzun süre takip büyük önem taşıyor</strong></p>

<p>MS’nin uzun yıllar takip gerektiren kronik bir hastalık olduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, hastaların tanı sonrasında sürekli doktor değiştirmemesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Kesin tanı konulduktan sonra hastaların aynı hekim tarafından izlenmesi tedavi başarısını artırıyor. Çünkü MS’de bireyselleştirilmiş tedavi çok önemli. Doktorun hastanın geçmişini, MR değişimlerini, atak sıklığını ve nörolojik durumunu yakından bilmesi gerekiyor.”</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.35" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001235.jpeg" width="1920" /></p>

<p><strong>Hastalar gerçek atak ile yalancı atağı karıştırabiliyor</strong></p>

<p>MS atağının belirtilerin 24 saatten uzun sürmesi olarak tanımlandığını belirten Prof. Dr. Mungan, optik nörit, güçsüzlük, uyuşma ve denge bozukluğunun gerçek atak belirtileri arasında yer aldığını söyledi.</p>

<p>Bunun yanında enfeksiyon, sıcak hava, yoğun stres, regl dönemi veya aşırı egzersiz gibi vücut ısısını artıran durumlarda yalancı atakların görülebileceğini belirten Mungan, bu nedenle hastaların önce ayrıntılı değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p><strong>Atak tedavisinde altın standart kortizon tedavisi</strong></p>

<p>MS ataklarında günlük 1000 mg kortizonun 5–7 gün, bazı hastalarda ise 10 güne kadar uygulanabildiğini belirten Prof. Dr. Mungan, kortizona yanıt alınamayan hastalarda ise plazmaferez tedavisinin uygulandığını söyledi.</p>

<p>Bu tedavinin özellikle üniversite ve şehir hastanelerindeki deneyimli MS merkezlerinde yapılabildiğini ifade etti.</p>

<p><strong>Akıllı ilaçlar umut veriyor</strong></p>

<p>Atak tedavisinin dışında hastalığın ilerlemesini durdurmaya yönelik çok sayıda tedavi bulunduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, Türkiye’de tedavilerin basamaklı sistemle uygulandığını söyledi.</p>

<p>Tablet, enjeksiyon ve infüzyon tedavilerinin bulunduğunu belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, yeni nesil bağışıklık sistemini yeniden yapılandıran tedavilere ilişkin şu bilgileri verdi:</p>

<p>“Hastaların akıllı ilaç olarak adlandırdığı yeni tedaviler sayesinde çok az doz uygulayıp hastaları uzun süre tedavisiz takip edebildiğimiz durumlar olabiliyor.”</p>

<p>Tedavi seçiminde hastanın yaşı, cinsiyeti, gebelik planı, mesleği, sosyal yaşamı ve hastalığın seyri gibi çok sayıda faktörün dikkate alındığını belirtti.</p>

<p><strong>MS hastaları evlenebilir, çocuk sahibi olabilir</strong></p>

<p>Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, MS hastalarının normal yaşamlarını sürdürebileceklerini belirterek şu önerilerde bulundu:</p>

<p>“MS hastaları evlenebilir, planlı gebelik gerçekleştirebilir ve doktorlarıyla koordineli şekilde çocuk sahibi olabilirler. Gebelik öncesinde hastalığın en az bir yıl stabil seyretmesini tercih ediyoruz.”</p>

<p>Ağır egzersizlerden kaçınılmasını öneren Mungan; yürüyüş, yüzme, yoga ve pilatesin uygun sporlar olduğunu söyledi.</p>

<p><strong>Akdeniz tipi beslenme öneriliyor</strong></p>

<p>Beslenmenin tedavinin önemli bir parçası olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, Akdeniz tipi beslenmenin önerildiğini söyledi.</p>

<p>Mungan, sebze, meyve ve balık ağırlıklı beslenmenin önemine dikkat çekerek D vitamini ve B12 eksikliklerinin mutlaka giderilmesi gerektiğini, balık tüketemeyen hastalarda ise omega-3 desteğinin yararlı olabileceğini belirtti. Prof. Dr. Mungan, “Miyelin kılıfının iyileşmesinde omega-3’ün önemli etkileri bulunuyor.” dedi.</p>

<p><strong>Sigara ve D vitamini eksikliği hastalığın en önemli çevresel sebepleri</strong></p>

<p>MS için kanıtlanmış iki önemli çevresel risk faktörü bulunduğunu belirten Prof. Dr. Mungan, bunların D vitamini eksikliği ve sigara olduğunu belirterek, “Hastalar kesinlikle sigara içmemeli, sigara içilen ortamlarda da bulunmamalı.” dedi.</p>

<p><strong>MS hastaları yaz sıcaklarında dikkatli olmalı</strong></p>

<p>Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, MS hastalarının yaz aylarında çok daha dikkatli olmalarını belirterek sıcak ortamlardan kaçınmalarını söyledi.</p>

<p>Mungan:</p>

<ul>
 <li>Sıcak suyla banyo yapılmamasını,</li>
 <li>Hamam ve saunadan uzak durulmasını,</li>
 <li>Yazın 11.00–14.00 saatleri arasında güneşten kaçınılmasını,</li>
 <li>Bol su tüketilmesini,</li>
 <li>Hafif beslenilmesini önerdi.</li>
</ul>

<p><strong>Türkiye’de hastalar güncel tedavilere kolaylıkla ulaşıyor</strong></p>

<p>Dünyada kullanılan güncel MS tedavilerinin neredeyse tamamına Türkiye’de geri ödeme kapsamında erişilebildiğini belirten Prof. Dr. Semra Öztürk Mungan, bunun hastalar açısından önemli bir avantaj olduğunu söyledi.</p>

<p>Ayrıca ilerleyen yaşlarda bağışıklık sisteminin daha sakin hâle gelmesi nedeniyle bazı hastalarda hastalığın da daha durağan seyredebildiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 21 At 00.12.34 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="684" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234-2.jpeg" width="1290" /></p>

<p><strong>Kök hücre mucize değil</strong></p>

<p>Kök hücre tedavisine ilişkin yanlış beklentilere dikkat çeken Prof. Dr. Mungan, şu değerlendirmede bulundu:</p>

<p>“Kök hücre tedavisi bağışıklık sistemini yeniden yapılandırmayı hedefliyor ancak hastalığı tamamen ortadan kaldırmıyor. Diğer tedavilere belirgin bir üstünlüğü de bulunmuyor. Mucize beklememek gerekiyor.”</p>

<p>Mungan, kök hücre tedavisinin özellikle ataklı MS grubunda daha etkili olduğunu, Türkiye’de ise yalnızca çok sınırlı sayıdaki merkezde uygulanabildiğini söyledi.</p>

<p><strong>Aktarlardan alınan ürünlerden uzak durun</strong></p>

<p>MS hastalarının Sağlık Bakanlığı onaylı ilaçlar dışında hiçbir ürünü kontrolsüz şekilde kullanmamaları gerektiğini belirten Prof. Dr. Mungan, “Hekimlerinizin önermediği bitkisel ürünleri ve aktarlardan alınan karışımları kesinlikle kullanmayın.” uyarısında bulundu.</p>

<p><strong>“MS tanısı alanlar umutsuzluğa kapılmasın”</strong></p>

<p>Programın sonunda MS tanısı alan hastalara seslenen Prof. Dr. Mungan, moral ve sosyal desteğin tedavinin önemli parçalarından biri olduğunu belirterek şu mesajı verdi:</p>

<p>“MS tedavi edilebilen ve ilerlemesi durdurulabilen bir hastalık. Hastalar düzenli takiplerini yaptırır, tedavilerini aksatmaz ve yaşam tarzlarına dikkat ederlerse bugün tekerlekli sandalyeye mahkûm olmaları artık neredeyse söz konusu olmuyor.”</p>

<p>Hasta yakınlarının desteğinin büyük önem taşıdığını belirten Mungan, hastaların iş yaşamlarından kopmamalarını, sosyal hayata katılmalarını ve hobi edinmelerini önerdi. Ayrıca bulundukları illerde Türkiye MS Derneği şubelerine başvurarak ücretsiz eğitim, yoga ve pilates programlarından yararlanabileceklerini söyledi.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/ms-tedavisinde-yeni-donem-artik-tekerlekli-sandalyeye-mahkum-olmak-kader-degil</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 09:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-21-at-001234.jpeg" type="image/jpeg" length="91350"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fethi Akkoç: Kıbrıs’ın kaderi Londra’daki 24 saatlik diplomasi trafiğinde belirlendi]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kıbrıs Barış Harekatı’nın 52. yıl dönümünde, harekat öncesindeki kritik diplomasi trafiğinin tanıklarından gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat’e konuştu. Akkoç, Başbakan Bülent Ecevit’in Londra’da gerçekleştirdiği 24 saatlik görüşmelerin Kıbrıs’ın kaderini belirlediğini anlattı. Ayrıntılar 24 Saat Kayıt'ta...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kıbrıs Barış Harekatı’nın 52. yıl dönümünde, harekatın diplomasi trafiğine tanıklık eden gazeteci Fethi Akkoç, 24 Saat’te yayınlanan Kayıt Dışı programına konuk oldu. Akkoç, harekat öncesinde Londra’da yürütülen kritik görüşmeleri, uluslararası diplomasinin perde arkasını ve bugüne kadar kamuoyunda çok az bilinen, kayıt dışı kalan ayrıntıları detaylarıyla anlatarak şu değerlendirmelerde bulundu:</p>

<p>“52 yıl önce, 20 Temmuz 1974’te Kıbrıs’a yapılan müdahalenin önce diplomasiyle, ardından askeri harekatla kazanıldığını yaşayarak öğrendim. Kıbrıs’ın kaderi, Başbakan Bülent Ecevit’in Londra’da İngiltere Başbakanı Harold Wilson, Dışişleri Bakanı James Callaghan ve daha sonra görüşmelere katılan ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Joseph Sisco ile yaptığı tam 24 saatlik temasların sonunda şekillendi.”</p>

<p>Akkoç, harekattan bir gün önce ABD’nin Yunanistan’daki askeri yönetime kritik bir uyarıda bulunduğunu da öne sürdü:</p>

<p>“ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Joseph Sisco, 19 Temmuz’da Yunanistan’a giderek cunta yönetimine, ‘Türkiye müdahale edecek. Sakın karşılık vermeyin. Karışırsanız Türkiye sizi de ezer. Biz Türkiye’nin yanındayız.’ mesajını iletti. Bu süreci bizzat yaşayarak ve görerek öğrendim.”</p>

<h2><strong>“Londra’ya özel uçakla gittik”</strong></h2>

<p>Akkoç, 17 Temmuz 1974’te Başbakan Bülent Ecevit başkanlığındaki heyetle birlikte Türk Hava Yolları’nın özel uçağıyla Londra’ya gittiklerini anlattı.</p>

<p>Heyette, Başbakan Yardımcısı ve İçişleri Bakanı Oğuzhan Asiltürk, Dışişleri Bakanlığı Yüksek Müşaviri Ümit Haluk Bayülken, Hukuk Müşaviri Namık Kemal Yolga ile dönemin Milli Savunma Bakanı ve Dışişleri Bakan Vekili Hasan Esat Işık’ın bulunduğunu belirten Akkoç, Dışişleri Bakanı Turan Güneş’in ise o sırada Çin’de resmi temaslarda olduğu için heyete katılamadığını ifade etti.</p>

<p>Basın mensupları olarak ise Hürriyet’ten Cüneyt Arcayürek, Milliyet’ten Orhan Tokatlı, Günaydın’dan Örsan Öymen, Tercüman gazetesi adına kendisi, Anadolu Ajansı Genel Müdürü Atilla Onuk ile TRT ekibinin yer aldığını söyledi.</p>

<h3><strong>“Dünyanın gözü Londra’daydı”</strong></h3>

<p>Akkoç, heyetin Heathrow Havalimanı’ndan doğrudan İngiltere Başbakanı Harold Wilson’ın konutuna geçtiğini belirterek, görüşmeleri dünyanın dört bir yanından gelen gazetecilerin takip ettiğini anlattı.</p>

<p>“Biz yalnız değildik. İngiliz gazeteciler başta olmak üzere dünyanın her yerinden basın mensupları Başbakanlık Konutu’nun önünde bekliyordu.”</p>

<h3><strong>“Sisco ile beş dakikalık kritik görüşme”</strong></h3>

<p>Görüşmelerin ardından Bülent Ecevit’in Joseph Sisco ile baş başa yaklaşık beş dakika süren özel bir görüşme yaptığını aktaran Akkoç, bu görüşmenin önemine dikkat çekti.</p>

<p>“Hasan Esat Işık’a ‘Bülent Bey nerede?’ diye sordum. ‘Sisco ile baş başa görüşüyor’ dedi. Saatime baktım, tam beş dakika sürdü. Görüşmenin ardından Bülent Bey son derece rahat ve memnun görünüyordu. Dünya basınına da gayet sakin ve güçlü bir açıklama yaptı.”</p>

<h3><strong>“Harekatın başlayacağını biliyorduk”</strong></h3>

<p>Londra temaslarının tam 24 saat sürdüğünü ifade eden Akkoç, Ankara’ya döndüklerinde harekat kararının artık kesinleştiğini hissettiklerini söyledi.</p>

<p>“Harekatın yapılacağını biliyorduk. Hazırlıkların tamamlandığını hissediyorduk ancak yalnızca başlama zamanı henüz net değildi.”</p>

<p>Akkoç, Joseph Sisco’nun ertesi gün yeniden Türkiye’ye geldiğini, ardından Yunanistan’a geçerek cunta yönetimiyle görüştüğünü ve aynı gün tekrar Ankara’ya döndüğünü belirterek, Yunanistan’a yapılan uyarının da bu diplomasi trafiğinin bir parçası olduğunu dile getirdi.</p>

<h3><strong>“Harekat haberi Güvenpark’ta duyuruldu”</strong></h3>

<p>20 Temmuz sabahı yaşanan anları da anlatan Akkoç, şunları söyledi:</p>

<p>“Cumartesi sabahı saat 06.00’da bütün bakanlar dışarı çıktı. Gazeteciler olarak biz de oradaydık. Başbakanın açıklama yapacağını düşünüyorduk. O sabah Güvenpark’a doğru yürürken Kıbrıs Barış Harekatı’nın başladığı resmen açıklandı.”</p>

<p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/kayitdisi-sohbetler-gazeteci-fethi-akkoc</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 20:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/ppdvK1JySZk/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="10374"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ağrısız doğum lüks değil, anne adayının hakkı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Berrin Günaydın, doğum ağrısının modern anestezi yöntemleriyle güvenli biçimde azaltılabileceğini anlattı. Epidural analjezinin uygun koşullarda uygulandığında normal doğumu desteklediğini vurgulayan Prof. Dr. Günaydın, doğum ağrısının giderilmesinin bir lüks değil, anne adayının hakkı olduğunu söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Figen Balcı'nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan <strong>Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Berrin Günaydın doğum ağrısının azaltılması ile ilgili uygulanan yöntemleri anlattı. Prof. Dr. Günaydın</strong>, “Doğum ağrısını azaltmak mümkün. Epidural analjezi, doğru ekip ve uygun koşullarda hem anneye konfor sağlıyor hem de normal doğumu destekliyor” diye konuştu.</p>

<p>Doğum sancısı, anne adaylarının en büyük kaygılarından biri olmaya devam ediyor. Ancak günümüzde modern anestezi yöntemleri sayesinde doğum ağrısını büyük ölçüde azaltmak mümkün. Prof. Dr. Berrin Günaydın, halk arasında <strong>“ağrısız doğum”</strong> olarak bilinen uygulamanın çoğunlukla <strong>epidural analjezi</strong> ile yapıldığını belirterek, doğru koşullarda uygulandığında annenin doğuma bilinçli ve konforlu şekilde katılmasını sağladığını söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Günaydın, “Aslında tıpta kullandığımız doğru ifade ağrısız doğum değil, doğum ağrısının etkili şekilde azaltılmasıdır. Anne sancıları hisseder ancak dayanılmaz ağrı büyük ölçüde ortadan kalkar. Böylece doğuma aktif olarak katılır ve bebeğinin dünyaya gelişine tanıklık eder” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (3)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-3.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>"Obstetrik anestezi gelişmiş ülkelerde ayrı bir uzmanlık alanı"</strong></h2>

<p>Amerika Birleşik Devletleri ve İngiltere’de obstetrik anestezinin anesteziyolojinin özel bir çalışma alanı olarak kabul edildiğini belirten Prof. Dr. Günaydın, bu ülkelerdeki uygulamaları yerinde inceleyerek Gazi Üniversitesi’nde Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı ile 2004 yılında başlattıklarını söyledi.</p>

<p>Doğum ağrısının yönetiminde kadın hastalıkları ve doğum uzmanları ile anesteziyoloji uzmanlarının birlikte çalışmasının önemine dikkat çeken Günaydın, “Kadın doğum uzmanı ve anne adayının onayı olmadan epidural analjezi uygulanamaz. Bu nedenle anne adaylarının doğru bilgilendirilmesinde kadın doğum uzmanlarının rolü son derece önemlidir” diye konuştu.</p>

<h2><strong>"Ağrısız doğumda altın standart epidural analjezi"</strong></h2>

<p>Doğum ağrısını azaltmaya yönelik farklı yöntemler bulunduğunu ancak *altın standardın epidural analjezi olduğunu* vurgulayan Prof. Dr. Berrin Günaydın, yöntemin bel bölgesinden omuriliğin dışındaki epidural boşluğa yerleştirilen ince bir kateter aracılığıyla uygulandığını anlattı.</p>

<p>Günaydın “Düşük dozlarda lokal anestezik ilaçlar ve yardımcı ilaçlar kullanıyoruz. Amaç annenin ağrısını azaltırken hareket edebilmesini, doğuma aktif katılmasını ve bebeğin doğumuna bilinçli şekilde eşlik etmesini sağlamaktır” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>“Epidural felç yapmaz, bebeğe zarar vermez”</strong></h2>

<p>Toplumda *epiduralle* ilgili çok sayıda yanlış bilgi bulunduğunu belirten Prof. Dr. Günaydın, en sık karşılaştıkları soruların felç, kalıcı bel ağrısı ve bebeğe zarar verip vermediği olduğunu söyleyerek şunları kaydetti:</p>

<p>“Epidural uygulama omuriliğin içine değil, dışındaki güvenli alana yapılır. Deneyimli ekip ve uygun koşullarda uygulandığında son derece güvenli bir yöntemdir. Bilimsel çalışmalar epidural analjezinin kalıcı bel ağrısına neden olmadığını gösteriyor. Ayrıca kullanılan ilaçlar çok düşük dozlarda uygulanıyor. Amaç annenin rahatlamasıdır. Anne rahatladığında stres hormonları azalıyor, bu da bebeğin oksijenlenmesini ve doğum sürecini olumlu etkileyebiliyor.”</p>

<h2><strong>"Sezaryen oranlarının düşürülmesine katkı sağlayabilir"</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Günaydın, bilimsel çalışmaların epidural analjezinin sezaryen oranını artırmadığını gösterdiğini belirterek, gelişmiş ülkelerde bunun tam tersine normal doğumu destekleyen önemli uygulamalardan biri olduğunu ifade etti. Günaydın şöyle konuştu:</p>

<p>“Amerika ve İngiltere’de sezaryen oranları yaklaşık yüzde 30 seviyelerinde. Bu ülkelerde doğumların büyük bölümü epidural analjezi ile gerçekleştiriliyor. Anne adayları bu konuda bilinçli olduğu için doğum ağrısının azaltılmasını talep ediyor. Normal doğumun desteklenmesi de sezaryen oranlarının düşmesine katkı sağlayabiliyor.”</p>

<p>Türkiye’de de öncelikle bu konuda farkındalığın artırılması gerektiğini belirten Günaydın, “Toplum bilinçlenmeden yalnızca hizmeti yaygınlaştırmak yeterli olmaz. Aynı zamanda bunu karşılayacak eğitimli ekiplerin ve uygun altyapının da hazır olması gerekir” diye konuştu.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-1.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>"Ağrısız doğum ekip işi"</strong></h2>

<p>Epidural analjezinin yalnızca bir anestezi uygulaması olmadığını belirten Prof. Dr. Günaydın, başarılı bir doğum yönetimi için kadın hastalıkları ve doğum uzmanı, anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanı, deneyimli hemşireler, uygun monitörizasyon ve teknik donanımın birlikte çalışmasının şart olduğunu söyledi.</p>

<p>Anne adaylarının gebelik boyunca düzenli olarak değerlendirildiğini ifade eden Günaydın, kan sulandırıcı ilaç kullananlar, bazı kanama-pıhtılaşma bozukluğu bulunanlar, girişim bölgesinde enfeksiyonu olanlar veya bazı özel nörolojik hastalıkları bulunan kişilerde epidural uygulanamayabileceğini belirtti. Uygun adaylarda ise anestezi değerlendirmesi ve bilgilendirilmiş onam sonrasında güvenle uygulanabileceğini kaydetti.</p>

<h2><strong>Sezaryende de önemli avantaj sağlıyor</strong></h2>

<p>Planlı sezaryenlerde tıbbi engel bulunmadığı sürece spinal, kombine spinal-epidural veya epidural gibi bölgesel anestezi yöntemlerinin tercih edilmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Günaydın, doğum sırasında epidural kateter takılmış bir gebenin acil sezaryene alınması gerekirse aynı kateter üzerinden anestezinin sürdürülebileceğini söyledi.</p>

<p>Ayrıca epidural kateterin sezaryen sonrasında da ameliyat ağrısının kontrolünde kullanılabildiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 17 At 17.16.43 (4)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-4.jpeg" width="1920" /></p>

<h2><strong>“Doğum bir hastalık değil, hayatın en güzel mucizelerinden biridir”</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Günaydın, Dünya Anesteziyoloji Dernekleri Federasyonu’nun (WFSA) doğum ağrısının giderilmesini lüks değil, hasta hakkı olarak değerlendirdiğini, Amerikan Kadın Doğum Uzmanları Koleji’nin (ACOG) ise tıbbi engel bulunmayan gebelerde annenin doğum ağrısının giderilmesini istemesini tek başına yeterli bir tıbbi endikasyon olarak kabul ettiğini hatırlattı. Günaydın, şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>“Bizim amacımız kadınları epidurale yönlendirmek değil; doğru bilgiyi vererek bilinçli seçim yapmalarını sağlamaktır. Ağrısız doğum bir zorunluluk değildir ancak isteyen ve tıbbi açıdan uygun olan hiçbir anne adayının bu haktan mahrum bırakılmaması gerekir.”</p>

<p>Doğumun doğal bir süreç olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Günaydın, sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<p>“Doğum bir hastalık değil, hayatın en güzel mucizelerinden biridir. Biz anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanlarının görevi de bu mucizeyi anne ve bebek için daha güvenli, daha konforlu ve daha güzel bir deneyime dönüştürmektir.”</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/agrisiz-dogum-luks-degil-anne-adayinin-hakki</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Jul 2026 09:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-171643-2.jpeg" type="image/jpeg" length="25587"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[“Diz ameliyatı sonrası kayak da yapılabilir, tenis de oynanabilir”]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Akkaya, diz ağrılarının ihmal edilmemesi gerektiğini vurgulayarak, yeni nesil cerrahi teknikler, kişiye özel implantlar ve yapay zekâ destekli rehabilitasyon sayesinde hastaların yeniden aktif yaşama dönebildiğini söyledi. Akkaya, uygun tedaviyle diz ameliyatı sonrası kayak, tenis ve koşu gibi sporlara yeniden dönüşün mümkün olduğunu belirtti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı <strong>Prof. Dr. Mustafa Akkaya</strong>, Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu <strong>“Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi”</strong> programında diz eklemi hastalıkları ve diz cerrahisinde yaşanan yeni gelişmeleri anlattı.</p>

<p>Diz ağrılarının toplumda en sık ihmal edilen sağlık sorunları arasında yer aldığını belirten Akkaya, erken dönemde başvurulduğunda birçok sorunun ilerlemeden kontrol altına alınabileceğini söyledi.</p>

<p>Diz ekleminin çok özel bir anatomiye sahip olduğunu vurgulayan Akkaya, yanlış ya da gecikmiş tedavilerin hareket kabiliyetini ciddi şekilde etkileyebileceğini belirterek, “Yürüme her şeydir. İnsanların mobilize olması genel beden ve ruh sağlığı açısından çok önemli. İnsanlar yürüyemediklerinde sosyal hayattan kopuyor, kilo alımı artıyor ve başkalarına bağımlı hale gelebiliyorlar” dedi.</p>

<h2><strong>“Diz sorunları yaşa ve cinsiyete göre değişiyor”</strong></h2>

<p>Diz eklemi hastalıklarının yaşa, cinsiyete ve yaşam biçimine göre farklılık gösterdiğini ifade eden Prof. Dr. Akkaya, çocukluk döneminde daha çok travmaya bağlı diz kapağı çıkıkları ve yaralanmaların görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Orta yaş döneminde ise kadın ve erkeklerde farklı sorunların öne çıktığını belirten Akkaya, kadınlarda kas yapısındaki farklılıklar nedeniyle diz kapağı çevresindeki problemlerin daha sık yaşanabildiğini ifade etti.</p>

<p>“Merdiven inip çıkarken, çömelirken veya oturup kalkarken oluşan ağrılar ön diz ağrısının habercisi olabilir. Erken dönemde müdahale edilirse kıkırdak aşınması ilerlemeden önlem alınabilir.” diyen Akkaya, ihmal edilen problemlerin ilerleyen yaşlarda kireçlenmeye dönüşebileceğini söyledi.</p>

<p>Akkaya, erkeklerde ise spor yaralanmalarına bağlı menisküs yırtıkları ve ön çapraz bağ sorunlarının daha sık görüldüğünü belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Kadınlar ciltlerine gösterdikleri özeni dizlerine de göstermeli”</strong></h2>

<p>Menopoz döneminin diz sağlığı açısından kritik olduğuna dikkat çeken Akkaya, hormonal değişikliklerle birlikte kemik ve kıkırdak dokusunun da etkilendiğini söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Akkaya, “Kadınlar menopoza girdikten sonra ciltlerine gösterdikleri özeni dizlerine de göstermeliler. Çünkü dizler yaşam kalitesini etkileyen en önemli yapılardan biridir” dedi.</p>

<p>Akkaya, menopoz öncesi yapılacak kontroller sayesinde kıkırdak koruyucu tedavilerle diz sağlığının korunabileceğini belirtti.</p>

<h2><strong>“Her diz ağrısı ameliyat gerektirmez”</strong></h2>

<p>Diz tedavisinde son yıllarda rejeneratif tıp ve ortobiyolojik uygulamaların önemli gelişmeler sağladığını anlatan Prof. Dr. Akkaya, amaçlarının vücudun kendi iyileştirme kapasitesinden yararlanmak olduğunu söyleyerek “Kişinin iyileştirici kapasitesi aslında kendi vücudunda saklıdır. Erken evre kıkırdak hasarlarında kişinin kendi kök hücrelerinden yararlanılarak yapılan ortobiyolojik tedavilerle başarılı sonuçlar alınabiliyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya, rejeneratif ve ortobiyolojik tedaviler konusunda toplumda bilgi karmaşası yaşanabildiğine dikkat çekti.</p>

<p>Kök hücre tedavileri ile kandan elde edilen trombosit uygulamalarının farklı yöntemler olduğunu belirten Akkaya:</p>

<p>“Vücutta dolaşan kandan kök hücre elde etmek mümkün değildir. Kök hücreler, leğen kemiği gibi büyük kemiklerden ya da yağ dokusundan elde edilebilir. Kandan alınan ise kök hücre değil, trombosit dediğimiz kan hücreleridir.” dedi.</p>

<p>Menisküs ve kıkırdak dokularının iyileşme kapasitesinin sınırlı olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Akkaya:</p>

<p>“Kas dokusu kanlanması sayesinde kendini onarabilir ancak kıkırdak ve menisküs gibi dokular yeterli kan damarına sahip değildir. Bu nedenle erken evre hasarlarda uyguladığımız ortobiyolojik tedavilerle o bölgede iyileşmeyi destekleyecek bir ortam oluşturmayı hedefliyoruz.” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.58 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="730" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182958-1.jpeg" width="1194" /></p>

<h2><strong>“Sosyal medyada mucize tedavi gibi sunulan uygulamalara dikkat”</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya, menisküs ve kıkırdak tedavileri konusunda bilimsel gelişmelerin umut verici olduğunu ancak her yeni yöntemin “kesin tedavi” gibi sunulmaması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Menisküsün dışarıdan verilen maddelerle tamamen tedavi edilmesinin bugün için mümkün olmadığını belirten Akkaya:</p>

<p>“Biyoteknoloji çok hızlı ilerliyor. Kitosan içerikli jeller ve akıllı moleküllerle hasarlı bölgeyi hedefleyen çalışmalar devam ediyor. Gelecekte kıkırdak ve menisküs dokularına yönelik yeni tedavi seçenekleri mümkün olabilir.” dedi.</p>

<p>Ancak mevcut bilimsel aşamada tek bir enjeksiyonla tüm sorunları ortadan kaldıran bir tedavi yaklaşımının olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Akkaya:</p>

<p>“Henüz bir iğneyle menisküsü ya da kıkırdağı tamamen tedavi edebilecek noktada değiliz. Hastalar erken dönemde hekime başvurursa ortobiyolojik tedavilerle mevcut hasarın ilerlemesini yavaşlatmak ve eklemi korumak mümkün olabilir.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Akkaya, kıkırdak, menisküs ve eklem hasarlarında her hastaya özel değerlendirme yapılarak kişiselleştirilmiş tedavi planlanması gerektiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-2.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>“Ağrıyla ve ağrı kesicilerle yaşamak kader gibi görülmemeli”</strong></h2>

<p>Toplumda birçok kişinin uzun süre ağrı kesicilerle yaşamaya çalıştığını belirten Prof. Dr. Akkaya, bunun doğru bir yaklaşım olmadığını söyledi.</p>

<p>Diz cerrahisinde kişiye özel çözümlerin artık çok daha gelişmiş olduğunu ifade eden Akkaya, “Robotik cerrahi, kişiye özel protezler ve küçük implantlarla diz cerrahisinde ciddi yollar katettik. Hastalar erken başvurduklarında çok daha küçük ve kişiselleştirilmiş müdahalelerle sağlıklı bir yaşam sürdürebiliyor” dedi.</p>

<h2><strong>“Aynı ameliyatta her iki dize protez uygulanabilir”</strong></h2>

<p>Diz ve kalça protezleri konusunda hastaların endişe duymaması gerektiğini belirten Prof. Dr. Akkaya, uygun cerrahi teknik, kaliteli implant ve doğru rehabilitasyonla protezlerin uzun yıllar kullanılabildiğini söyleyerek, “Güncel çalışmalar uygun şekilde yapılan cerrahilerde implant kullanım süresinin 30 yıla ulaşabildiğini gösteriyor. Hastalar protez cerrahisinden korkmamalı ve ağrıyla yaşamayı kader olarak görmemeli” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Akkaya şunları söyledi:</p>

<p>“Eğer hasta biyolojik olarak aynı seansta iki dizine birden ameliyatı kaldırabilecek durumdaysa genel sağlık durumu buna elverişli ise aynı ameliyatta her iki dize birden ameliyat yapılabilir hatta tercih edilmelidir. Hastanın ihtiyacı varsa her iki dize de aynı anda tedavi uygulanmasının önemli avantajları var. Hasta bir kez ameliyat oluyor, bir kez rehabilitasyon desteği alıyor, hasta bakım desteği bir kez alınıyor, ameliyat maliyetleri önemli ölçüde azalıyor.”</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.58" class="detail-photo img-fluid" height="676" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182958.jpeg" width="1156" /></p>

<h2><strong>“Yapay zekâ destekli kişiye özel rehabilitasyon”</strong></h2>

<p>Cerrahi başarının yalnızca ameliyatla sınırlı olmadığını belirten Akkaya, ameliyat sonrası rehabilitasyon sürecinin de kişiye özel planlanması gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Ben hastalarıma yapay zekâ destekli kişiselleştirilmiş rehabilitasyon programı uyguluyorum” diyen Akkaya, hastanın yaşı, mesleği, beklentileri ve yapılan cerrahinin değerlendirilerek özel iyileşme programları oluşturulduğunu anlattı.</p>

<h2><strong>“Diz ameliyatı sonrası kayak da yapılabilir, tenis de oynanabilir”</strong></h2>

<p>Diz ameliyatlarından sonra hastaların aktif yaşama dönebileceğini vurgulayan Prof. Dr. Akkaya, “Bir hasta ameliyat öncesi kayak yapıyorsa ameliyat sonrası da kayak yapabilir hale getirmeyi hedefliyoruz. Uygun cerrahi teknikler ve implantlarla hastalar koşabilir, tenis oynayabilir, istedikleri gibi aktif biçimde hayatın içinde kalabilirler” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Gerekli sağlık koşullarını taşıyan hastalarda iki dizin aynı seansta ameliyat edilebildiğini de söyleyen Akkaya, bunun bazı hastalar için tek iyileşme ve rehabilitasyon süreciyle önemli avantaj sağlayabildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 10 At 18.29.57 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-1.jpeg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Diz sağlığı için önemli uyarılar</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Mustafa Akkaya diz eklemlerini korumak için şu önerilerde bulundu:</p>

<p>• Herkes kendi vücudunu tanıyarak spor yapmalı, bilinçsiz ağır antrenmanlardan kaçınılmalı.<br />
• Spora başlamadan önce gerekirse profesyonel destek alınmalı.<br />
• Kadınlar menopoz öncesinde diz kontrollerini ihmal etmemeli.<br />
• Dizde kilitlenme ve takılma gibi mekanik sorunlar ciddiye alınmalı.<br />
• Gece ağrısı veya sürekli ağrı varsa ağrı kesicilerle süreç geçiştirilmemeli.</p>

<p>Akkaya ayrıca “Kaliteli ve bağımsız bir yaşam için hareket etmek, hareket edebilmek için de diz sağlığını korumak gerekiyor” ifadelerini kullandı.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Yıldız</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/video/diz-ameliyati-sonrasi-kayak-da-yapilabilir-tenis-de-oynanabilir</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Jul 2026 09:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-182957-3.jpeg" type="image/jpeg" length="86075"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN DEĞERLİ TÜRK FUTBOLCULAR: İŞTE GÜNCELLENEN PİYASA DEĞERLERİYLE EN DEĞERLİ TÜRK OYUNCULAR]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[En değerli Türk oyuncular listesi yeniden güncellendi. Avrupa’da ve Süper Lig’de öne çıkan en değerli Türk futbolcular arasındaki sıralama değişirken, en değerli Türk futbolcuları kimler sorusu da yeniden gündeme geldi. Piyasa değeri artan yıldızlar, dikkat çeken performanslar ve yükselen genç yeteneklerle şekillenen en değerli Türk futbolcular güncel listesinde tüm detaylar bu fotogaleride.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>En değerli Türk oyuncular listesi bir kez daha güncellendi. Avrupa’nın önde gelen liglerinde forma giyen ve Süper Lig’de performansıyla öne çıkan isimlerin yer aldığı bu sıralama, en değerli Türk futbolcular arasındaki rekabeti net biçimde ortaya koyuyor. Piyasa değerleri, yaş, performans ve uluslararası etki kriterleri dikkate alınarak hazırlanan listede, en değerli Türk futbolcuları kimler sorusunun yanıtı dikkat çekiyor. İşte en değerli Türk futbolcular güncel listesi ve detayları…</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-turk-futbolcular-iste-guncellenen-piyasa-degerleriyle-en-degerli</guid>
      <pubDate>Fri, 05 Jun 2026 10:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/en-degerli-turk-futbolcular-1.webp" type="image/jpeg" length="18045"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[A MİLLİ TAKIMDAN DÜNYA SIRALAMASINDA SIÇRAMA! İşte kadro değeri, güncel kadro ve maç programı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[A Milli Futbol Takımı’nın 2026 Dünya Kupası yolculuğu başladı. İşte Montella’nın aday kadrosu, hazırlık maçları, D Grubu fikstürü ve ay-yıldızlıların piyasa değeri hakkında tüm detaylar!]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>A Milli Futbol Takımı, Vincenzo Montella yönetiminde 24 yıllık Dünya Kupası hasretini sona erdirerek 2026 FIFA Dünya Kupası yolculuğuna hazırlanıyor. Geçtiğimiz günlerde açıklanan geniş aday kadro, turnuva öncesi hazırlık maçları, grup fikstürü ve ay-yıldızlı ekibin toplam piyasa değeri futbolseverlerin gündeminde. İşte A Milli Takım’ın Dünya Kupası öncesi merak edilen tüm detayları…</p>

<h3></h3>

<h2></h2><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ziya Burak Erol</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/a-milli-takimdan-dunya-siralamasinda-sicrama-iste-kadro-degeri-guncel-kadro-ve-mac-programi</guid>
      <pubDate>Tue, 19 May 2026 21:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/amillitakim-1.webp" type="image/jpeg" length="86672"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN PAHALI OYUNCULAR! İşte güncel sıralamayla Süper Lig'in en değerli 20 futbolcusu]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Süper Lig’de oyuncuların piyasa değerleri yeniden şekillendi. Güncel Transfermarkt verileri doğrultusunda ligde forma giyen futbolcular arasından en yüksek piyasa değerine sahip 20 isim belirlendi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Süper Lig ekiplerinde forma giyen oyuncuların piyasa değeri sıralaması da yeniden şekillendi. Güncel verilerle birlikte Süper Lig’in en değerli 20 futbolcusu netleşti. İşte listenin tamamı…</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/transfer-donemi-bitti-iste-guncel-siralamayla-super-ligin-en-degerlileri</guid>
      <pubDate>Mon, 18 May 2026 14:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/06/guncel-liste-super-lig-oyuncular.webp" type="image/jpeg" length="21493"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EMEKLİYE ÖTV’SİZ ARAÇ DÜZENLEMESİ 2026 SON DURUM: Emekliye ÖTV’siz araba şartları ve araç fiyatları]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Son dakika gelişmesi: emekliye ÖTVsiz araç düzenlemesi gündemde. ÖTVsiz araç fiyatları ve araç listesi 2026 detaylarıyla ÖTV indirimi ve muafiyet kapsamı netleşiyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Emekliye ÖTVsiz araç düzenlemesi 2026 yılında en çok konuşulan başlıklar arasında yer alıyor. Özellikle emekliye ÖTVsiz araç listesi 2026 kapsamında hangi modellerin yer alacağı ve kimlerin bu haktan yararlanabileceği araştırılıyor.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-sartlari-fiyatlari</guid>
      <pubDate>Sat, 16 May 2026 08:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/emekliye-otvsiz-arac-duzenlemesi-2026-son-durum.webp" type="image/jpeg" length="22008"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[3. ODTÜ Jonglörlük Festivali'nde sanatçıların performansı beğeni topladı]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ODTÜ Jonglörler Topluluğu tarafından düzenlenen 3. ODTÜ Jonglörlük Festivali, Başkentli sanatseverleri ve öğrencileri bir araya getirmeye devam ediyor. ODTÜ Büyük Spor Salonu ve çevresinde süren etkinlikler kapsamında, havanın kararmasıyla birlikte sahne alan sanatçılar, ateşle yaptıkları tehlikeli ve estetik gösterilerle geceyi aydınlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ODTÜ Jonglörler Topluluğu tarafından bu yıl üçüncüsü düzenlenen 3. ODTÜ Jonglörlük Festivali, ODTÜ Büyük Spor Salonu’nda tüm coşkusuyla devam ediyor. Festival programı kapsamında sahne alan sanatçıların gece karanlığında gerçekleştirdiği ateş gösterileri, izleyicilere adrenalin dolu anlar yaşattı.</p>

<p>Sanatçıların ateşli asalar ve çeşitli ekipmanlarla sergilediği estetik figürler, jonglörlük sanatının sınırlarını zorlayan performanslara sahne oldu. Hem teknik ustalığın hem de görsel sanatın harmanlandığı festival, Başkentli sanatseverler ve öğrenciler tarafından ilgiyle takip ediliyor.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ahmet Çağatay Bayraktar</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/3-odtu-jonglorluk-festivalinde-sanatcilarin-performansi-begeni-topladi</guid>
      <pubDate>Sun, 03 May 2026 10:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/05/a-a-20260503-41275051-41275034-o-d-t-u-j-o-n-g-l-o-r-l-u-k-f-e-s-t-i-v-a-l-i.jpg" type="image/jpeg" length="99372"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ASGARİ ÜCRET VE EMEKLİ MAAŞLARINA ARA ZAM TALİMATI: İşte masadaki rakamlar]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye’de milyonlarca çalışan ve emekliyi doğrudan ilgilendiren maaş düzenlemelerine ilişkin yeni iddialar gündemde... Asgari ücret ve emekli maaşlarına ek zam yapılacağı söylentisi seçim hazırlıklarıyla birlikte ekonomi politikalarında değişim beklentisini artırdı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye’de milyonlarca çalışan ve emekliyi ilgilendiren maaş düzenlemeleriyle ilgili kulis bilgileri gündemi hareketlendirdi. Asgari ücret ve emekli maaşlarına ek zam yapılabileceği yönündeki iddialar, seçim hazırlıklarıyla birlikte ekonomi politikalarında değişim sinyali olarak yorumlanıyor.</p>

<p></p>

<p></p>

<p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/asgari-ucret-ve-emekli-maaslarina-seyyanen-zam-talimati</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 14:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/04/emekli-asgariucretli-seyyanen-zam.webp" type="image/jpeg" length="62775"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN DEĞERLİ MİLLİ TAKIMLAR GÜNCEL LİSTE: Türkiye kaçıncı sırada?]]></title>
      <link>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2026’nın en değerli milli takımları açıklandı! Türkiye A Milli Takımı, kadro değerinde 40 milyon euroluk artışla büyük bir sıçrama yaptı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Uluslararası futbol arenasında milli takımların piyasa değerleri güncellendi. 2026 yılının Mart ayı itibarıyla açıklanan listede, Türkiye A Milli Futbol Takımı büyük bir çıkış yakalayarak dikkatleri üzerine çekti.</p>

<h2><strong>Türkiye de sıralamada yer buldu</strong></h2>

<p>Genç ve Avrupa’da forma giyen futbolcuların değerindeki artış, bu sıçramanın en büyük nedenlerinden biri olarak gösteriliyor. Özellikle Arda Güler ve Kenan Yıldız gibi isimlerin performansları, milli takımın piyasa değerine ciddi katkı sağladı. İşte dünyanın en değerli milli takımları!</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kağan Karacehennem</span>
            </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.24saatgazetesi.com/foto-galeri/en-degerli-milli-takimlar-guncel-liste-turkiye-kacinci-sirada</guid>
      <pubDate>Mon, 23 Mar 2026 15:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://24saatgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/24saatgazetesi-com/uploads/2026/03/en-degerli-milli-takimlar-turkiye-kacinci.webp" type="image/jpeg" length="74842"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
