Ters gelen işlerimiz oldukça çok

Güray SOYSAL HANGİ 30 AĞUSTOS…

Abone Ol
Güray SOYSAL

HANGİ 30 AĞUSTOS…

Yıllardır buradan seslenip, Başkent Ankara’nın spor tesisi fukaralığını dile getirmeye çalışırım. Ortaya çıkan gerçekte, bu haykırışıma kulak asanın olmadığı… Canları sağ olsun. Geçen yıllar Başkentlilerin bu isteklerine zamanında yüksek makamlardan ses geldi, ancak Ankara’da yerel seçim kaybedilince, onlarda kulaklarının üstüne yattı. Son ses, müteahhit, iş adamı, AKP’nin eski Milletvekili, şimdinin ise Ankaragücü Kulübü Başkanı Faruk Koca’dan gelmişti. Koca, 30 Ağustos’ta 19 Mayıs Stadının temelinin atılacağını müjdelemişti. Sevinmiştik… Sonra… 30 Ağustos’tan sonra Eylül ayı da bitmek üzere iken, 19 Mayıs Stadının arazisinde en ufak bir kıpırdanış olmadı. Yoksa… Koskoca Başkan Faruk Koca 30 Ağustos 2022’yi mi kasdetti, bilemiyorum.. Belki de biz Ankaralılar yanlış anladık.

SİZ MÜTEAHHİTLİĞİNİZE BAKIN

Şenol Güneş Milli Takımı bıraktı. Yapması en doğru işi gerçekleştirdi. Son Hollanda maçındaki “kepaze futbol” ve “skorun rezaletliği” karşısında söylenecek lafım yoktu. Tanıdığım Şenol Güneş, mertçe ortaya çıktı ve “Bu işi daha fazla uzatmanın anlamı yok” diyerek görevi bıraktı. Ancak.. Şenol Güneş gitmesi ile Türk futbolunun kurtulacağını zannedenler yine yanlış yapmaya başladılar. Şenol Güneş ayrılmasından sonra futbolumuz bir adım ileriye gidemeyecek. Çünkü… İşin başındakiler, daha yukarıdakilerin talimatlarını yapmak zorunda kalıyorlar. İş adamlığında zirveye çıkan ve üsttekilerin desteği ile günümüzde parlayanların, futbollumuzu ne hale getirdiğini görüyoruz. Anlayacağınız… Herkes işini yapmalı. Şu gerçeği görmemiz gerekir… Futbolumuz ileri gitmesi, müteahhitlerin işi olmadığını bir kez daha anlamalıyız.

ŞENOL GÜNEŞ 2-1 GALİP

Şimdi herkesin tu kaka yaptığı Şenol Güneş, 40 yıldan bu yana Türk futboluna hizmet veriyor. Bu hizmetin karşılığında Trabzon’da ve Tepecik’de Şenol Güneş ismi Statlarda yaşıyor. Türk futbollunun ustası Fatih Terim ismi ise sadece Başakşehir Stadında yaşıyor. Fatih Terim’in memleketindeki Adana’daki eski Stadında ismi ise, yenisi yapılınca bir anda yok oldu. Durum böyle olunca… Şenol Güneş, Fatih Terim’e karşı 2-1 galip gerçeği ortaya çıktı.

PARA İÇİN GERÇEKLER KAYBOLUYOR

Futbolumuzu ortaya çıkartan kulüplerimiz, şimdilerde verilen izin sonunda esas isimlerini kaybetmeye başladı. Nasıl mı? Bakınız yıllardır tanıdığımız ve bildiğimiz kulüpler, buldukları para karşılığından gerçek hüviyetlerinden uzaklaşıyor. Öyle ki… Gerçek isimleri, para karşılığı öyle bir durum alıyor ki, sponsorların hüviyetleri gerçeklerin önüne geliyor, artık. Kulüplerin desteklenmesine karşı değilim. Ama, öyle bir ipin ucu kaçıyor ki, gerçek isimler hep sonradan gelen paraların altında eziliyor.

ATLETLER VEFALI ÇIKTI

Atletlerin, vefa duygusunu hala gündemde tutmasına bayılıyorum. İşte buna son örnek… Türkiye’nin maraton markası İsmail Akçay adına yapılan yol koşusunun 13’üncüsü Balıkesir’de gerçekleştirildi. Yaklaşık 12.5 kilometrelik parkurda yapılan yarışta 200’ün üzerinde atlet yarıştı. Bu organizasyonu bıkıp usanmadan yapan eski atletlere minnettarım. Böylesine büyük insanlar, bilhassa yaşarken anılması vefa duygusunun en üstünde yer alıyor. Tebrikler…

PROFESYONEL TAKIMLARIN STATLARI YOK

Şimdi bu başlığı gördüğünüzde “öyle saçmalık olur mu” diye benim saçmaladığımı düşünebilirsiniz. Ama… Gerçek öyle değil… Geçen haftaki maç programına baktığınızda bazı takımların başka statlarda oynadığını göreceksiniz. Mesela… Karagümrük İstanbul Atatürk Stadında, Alanyaspor Bahçeşehir Okulları Stadında, Altınordu Bornova’da, Manisa FK. Akhisar’da Etimesgutspor Sincan’da, Karşıyaka İzmir Atatürk Stadında, Iğdırspor Van’da, Çankaya FK. son ana kadar nerede oynayacağı belli değildi. Bitmedi… Altındağspor Çubuk’ta, Başkent Göggözspor Polatlı’da oynuyor. Şimdi… Bu kulüpler profesyonelliklerini gösterirken kendilerine ait statlarının olması mecburiyetine uymak zorunda. Ancak… Bu şartlar, göz ardı edilip, dost-ahbap ilişkisi ile idare ediliyor. Anlaşılan… İdari maslahatçılığın daniskası Futbol Federasyonunda gerçekleşiyor.

Unutulmayanlar: HAMİT KAPLAN

20 Eylül 1934 yılında Amasya’nın Hamamözü ilçesinde dünyaya gelen güreşimizin efsanesi ismi serbest ve grekoromen stilde güreş yaptı. 1956’da Melbourne olimpiyatında 87 kiloda altın madalya kazandı. Başarılarının arasında, 1960’da Roma’da gümüş, 1964 Tokyo Olimpiyatlarında bronz madalyaları da var. Akdeniz Oyunlarında çok sayıda şampiyonluğu bulunan Hamit Kaplan 1952'de dünya şampiyonu ve Olimpiyat ikincisi olan, akrabası ve hocası Adil Candemir'in yardımları ve öğretileri ile minder güreşlerinde başarılı oldu. 1965'e kadar süren kariyerinde Dünya ve Olimpiyat şampiyonluklarına imza attı. 1965 senesinde güreşi bıraktı ve ticaret hayatına atıldı. 5 Ocak 1976 tarihinde geçirdiği bir trafik kazası sonucunda, 41 yaşında öldü.