Beyin göçü durdurulamıyor

Gelişmekte olan ülkelerin en önemli sorunlarının başında beyin göçü geliyor. Göç alan ülkeler arasında Amerika, Kanada, Avustralya ilk sıraları alırken, Türkiye ise göç veren ülkelerin ön sıralarında yer alıyor. Siyasi sebepler başta olmak üzere, sosyoekonomik ve kültürel nedenlerden kaynaklı göç, iktidar ile muhalefet arasında tartışmaya neden oldu

CENGİZ ALDEMİR
ANKARA-Göç ile ilgili yapılan araştırma ve raporlar, özgürlük ve ekonomik refah garantisi veren gelişmiş ülkelere yönelimlerin arttığını gösteriyor. Nitelikli insan gücü açığının artarak süreceği gerçeği bilinmesine rağmen gelişmiş ülkelerde çalışmaya iten nedenlerin başında, siyasi sebepler ve sosyoekonomik sorunlar geliyor. Özgürlükler, bilimsel çalışmalara yeterli kaynağın ayrılmaması, fikir üretiminin ve buluşun yeteri kadar desteklenmemesi gibi sorunlar da göçünü hızlandıran sebepler olarak görülüyor.
Milli Eğitim Bakanlığı verilerine göre, öğrencilerin özellikle ABD, Almanya’ya ve Türk Cumhuriyetlerine gittikleri saptandı. Resmi burslu öğrencilerin neredeyse tamamına yakını ABD ve İngiltere’ye gönderilirken, özel öğrenciler ise coğrafi yakınlık ve eğitim masraflarının düşüklüğünü göz önünde tutarak Türk cumhuriyetlerini tercih ediyor.
İNTERNETİN BEYİN GÖÇÜNE ETKİSİ YÜKSEK
UNESCO, OECD gibi uluslararası kuruluşların raporlarında, internet vasıtasıyla iletişimin artması sonucu, yurt dışında eğitim görüp de dönmeyenlerin sayısının her geçen gün artığı bilgisi yer alıyor. Internet ile Türkiye’de herhangi bir kurumda çalışan bilim insanı bile yurt dışındaki Ar-Ge şirketlerine başvurabiliyor. Ayrıca yüksek nitelikli işgücü kaybı kamu yatırımlarında düşük geri dönüş oranına da yol açıyor.
“AKP POLİTİKALARI BEYİN GÖÇÜNÜ ARTIRDI”
CHP’nin Beyin Göçü Raporuna göre, 2017 yılında 113 bin 326 kişi Türkiye’yi terk etti. CHP Bilim Platformu tarafından hazırlanan “AKP’nin Yol Açtığı Büyük Beyin Göçü” başlıklı politika notuna göre, yurt dışına göç eden yurttaşların sayısının bir yılda yüzde 63 arttığı, göç edenlerin yaş aralığının 20-34 olduğu, göç eden nitelikli insan gücü ve iş insanı nedeniyle Türkiye’nin yaşadığı kaybın 220 milyar lira olduğu belirtildi.
Notta, göç nedenlerinin ilk sırasında ‘siyasi sorunların’ geldiği, yurtdışına göç eden kadınların oranının yüzde 37’den yüzde 42’ye çıktığı bilgisi yer alıyor. Göç edenler arasında eğitimliler ile kentlilerin geniş yer tuttuğu ve 2017’de 5 binden fazla milyoner, son 3 yılda ise 13 bin girişimci ve iş insanının Türkiye’yi terk etti bilgisine yer veriliyor. Yalnızca 20 OECD ülkesine göç etmiş yurttaşlar üzerinden ülkenin gördüğü zararının 220 milyar dolar olduğu ve 2016 yılında yurtdışında çalışmaya giden 24 bine yakın kişinin binden fazlasının da mühendis olduğu belirtiliyor.
“BEYİN GÖÇÜ GELİŞMİŞ ÜLKELERİN ÇIKARINA HİZMET EDİYOR”
Beyin göçü veren ülkelerin yüksek maliyetler ödediğini ifade eden ve konuyu meclis gündemine de taşıyan CHP Kırklareli Milletvekili Turabi Kayan, her öğrencinin ortalama dört yıl eğitim gördüğü göz önüne alındığında, bir öğrencinin dört yıllık maliyetinin en az 200 bin dolar civarında olduğunu vurguluyor. Göçün gelişmiş ülkelere hizmet ettiğini kaydeden Kayan, OECD’nin beyin göçü raporuna dikkat çekti.
24 Saat Gazetesine konuşan Kayan, “Bilim adamları yeteneklerini değerlendirebileceği en iyi çalışma şartlarını isteme hakkına sahiptirler. Ulusalcı açıdan bakıldığında, bölgeler arasında gelişmişlik adil olarak dağılmadığından uluslararası bakış açısıyla ters düşüyor. İki bakış açısı da göz önüne alındığında, ‘bilim adamlarının hareketliliği ve bilimin evrenselliği, tüm ulusların refahı için mi yoksa gelişmiş ülkelerin zenginliğine katkıda bulunmak amacı ile mi kullanılmaktadır?’ sorusuna yanıt aramak gerekiyor. Öncelik tabi ki kendi gelişmişliğimiz olmalıdır. Türkiye’nin kuruluş felsefesinde de bu yatmaktadır. AKP iktidarı bu sorunu çözmek yerine beyin göçünü hızlandırıyor“ dedi.
ÖZTÜRK: “SİYASİ KARARLAR ETKİLİYOR”
Sorunun siyasi, sosyal, kültürel ve ekonomik nedenlere dayandığını belirten bir diğer isim ise İyi Parti Denizli Milletvekili Yasin Öztürk oldu. 24 Saat’e konuşan Öztürk, Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk’un, “Türkiye’nin beyin göçü vermesinde fayda var. Bundan korkmayalım” sözleri ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, “Eğitim için Batı’ya gidenler ajan oluyor” açıklamalarını hatırlattı.
İktidarın beyin göçü politikalarını eleştiren Öztürk, ülkenin gelişen dünya ile entegre olmasını ve itibarını düşürdüğünü kaydetti. Öztürk, beyin göçünün neden ve sonuçlarını şöyle sıraladı:
“- Düşük ücretli olarak insanların çalıştırılması. – Vergilerin çok yüksek olması. – Kaynakların yetersiz ve yüksek fiyatlarda olması. – Ekonomik istikrarsızlığın oluşmasının endişeye neden olması. – Siyasi kararların akademiyi doğrudan etkilemesi. – Bilim ve teknoloji alanına gerekli yatırımların yapılamaması. – İşsizlik oranlarının her geçen gün artması. – Sanayi alanında gerekli yatırımların yapılmaması.
Beyin göçünün sonuçları
-Bilimin gelişmesinde geri kalmışlık tehlikesi ve tehdidi oluşmakta.
– Teknolojinin gelişmesinde geri kalmışlık tehlikesi ve tehdidi oluşmakta.
– Toplumda kültürel infialin oluşmasına neden olmakta.
– Eğitim ve sağlık başta olmak üzere hizmet alanlarında geri kalmışlık tehdidin oluşması.
– AR-GE ve Akademik çalışmaların yapılmamasına neden olmakta.
– Kültür değerlerinin aktarılması gibi faaliyetlerin yapılamamasına neden olmaktadır.”