Dijital bağımlılık tehdit mi? (2)

Prof Ulukol: Dijital detoks gerekli

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi öğretim üyesi Prof Betül Ulukol, “Avrupa’da, neredeyse nüfusun tamamı internet kullanıyor ama daha bilinçli kullanıyorlar. Bizler ise bilinçli kullanmıyoruz. Avrupa’da son derece yaygın şekilde medya, internet detoksu yapıyorlar. Biz de bunu örnek olabiliriz.” dedi

AYLA GANİOĞLU / ANKARA – Meclis araştırma komisyonuna sunumda bulunan Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi öğretim üyesi Prof Betül Ulukol, 24 Saat Gazetesi’nin sorularına karşılık, “Bağımlılıktan söz edebilmek için kişilerin günlük hayatındaki fonksiyonları engelleyecek ve onların yerine geçecek bir hale gelmesi gerekir. Çok bilgisayar başında kalma, sürekli video izleme, oyun oynama, cep telefonu sürekli kullanım. Yemekteyken bile, günlük işinizi, okul hayatınızı olumsuz etkileyecek ölçüye geliyorsa bir bağımlılıktan söz edilebilir” dedi.
Prof Ulukol, ailelerin genelde bağımlılık değil başka şikayetlerle geldiğini ve bu sorunun varlığını belirlediklerini ifade etti. Prof Ulukol, “Bazen içine kapanık, sadece telefon ve oyunla meşgul olanlar varsa bağımlılık riskini görüyor, uyarıyoruz. Anne babaların da bu konuda eğitilmesi gerekiyor. Konuşurken, bir lokantaya gittiklerinde hemen çocukların eline cep ya da tablet verip, bunlarla oyalanırken kendi yemeklerini yemek istiyorlar. Farkına vardan bağımlılığa yolaçıyorlar. Bağımlık için başvurularda, okul başarısızlığı, arkadaş ve aile ilişkileri bozulmuş olanları görüyoruz” dedi.
Prof Ulukol, yasağın işe yaramadığını belirterek, internetin artık hayatın bir parçası olduğunu ve belli kurallar içinde kullanılması gerektiğini söyledi. Prof Ulukol, anne babaların başka yasaklama yerine, başka uğraşlar bularak, spor ve sanat gibi alanlara yönlendirerek bu alışkanlıklarını azaltma yolunu deneyebileceklerini dile getirdi.
Prof Ulukol, “Okullarda eğitimde yapılanlardan çok ailelerin medya kullanım alışkanlıklarını gözden geçirmeleri gerekir. Çocuklara mutlaka medyaya alternatif bir şey sunmak lazım. Bu teknolojileri yalnızca oyalanmak için kullanmak yerine, üretici olmalarını sağlamak çok önemli bunlarla. Bilgisayar sadece tüketici değil, üretici olarak kullanılabilmeli. Açık havada yapılan etkinlik, spor faaliyetleri de önemli. Açık havanın özendirilmesi gerekir”dedi.
Prof Ulukol, Türkiye’nin internet kullanımıyla ilgili kritik noktada olduğunu belirterek, “Avrupa’da, neredeyse nüfusun tamamı internet kullanıyor ama daha bilinçli kullanıyorlar. Bizler ise bilinçli kullanmıyoruz. İşini internetten yapanlar dahil, internet detoksu yapıyorlar. Bu gerekli. Günün belli saatlerinde kullanmıyorlar. Hafta sonu kullanmıyor mesela ya da ayda bir hafta ellerine almıyorlar. Son derece yaygın şekilde medya, internet detoksu yapıyorlar. Biz de bunu örnek olabiliriz” dedi.
“ÇOCUKLARI EKRANLAR BÜYÜTÜYOR”
Bilişim Teknolojileri Eğitimcileri Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Burcu Yılmaz, 24 Saat’e konuştu. Yılmaz, çocukların artık yetişkinler tarafından değil “ekranlar tarafından büyütüldüğünü” söyledi.
Yılmaz, “Aslında bağımlılık bir sonuçtur diyebiliriz. Sağlıklı bireylerin bağımlı olması pek de muhtemel değildir. Ama aile, arkadaş ilişkileri sağlıklı olmayan kişilerin sosyal medyaya kendilerini kaptırması, başarı güdüsünü sporda sanatta ya da okulda tatmin edemeyen çocukların level (seviye) atlayarak bunu karşılamaya çalışması, güvenle sokakta oynama, arkadaşlarıyla vakit geçirme imkanı sağlayamadığımız çocuklarımızın çevrimiçi oyunlarda varlık göstermesi; bir şiir, bir kek, bir resim gibi bir ürün koyamayan kişilerin takdir için sosyal medyada fotoğraf paylaşıp durması gibi aslında bağımlılıklar kötü giden, yanlış olan birçok hayat probleminin bir sonucudur” dedi.
Yılmaz, günümüzdeki bu önemli soruna rağmen bilişim teknoloji dersleri öğretmenlerinin 20 yıldır eğitim sisteminde var olma savaşı verdiğini söyledi. Yılmaz, bilişim bağımlılığıyla mücadele için topyekûn bir seferberlik gerektirdiğini ve şu anda yapılanların beklentileri karşılamaktan uzak olduğunu söyledi.
“YASAK ÇÖZÜM DEĞİL”
Eğitim-Bir-Sen Genel Başkan Vekili Latif Selvi, asıl önemli olanın, çocukların teknolojiyi kullanmalarından uzaklaştırılması değil teknolojiyi doğru kullanıp yararlanabilmelerinin nasıl sağlanacağı olduğunu söyledi.
Selvi, MEB’in, bir öğrenciye ait bir verinin ya da görüntünün izni olsun ya da olmasın bir başkası tarafından paylaşılmasıyla ortaya çıkacak hak ihlalinin önüne geçilmesi bakımından alınması gereken tedbirler aldığını belirtti
Selvi, internetin okullarda yasaklanması ile ilgili bir konuyu elbette ki hiç desteklemediklerini, çünkü çocukların kültürel ve sosyal faaliyetlerden haberdar olmalarını ve bu yönlerde eğilim göstermeleri gerektiğini söyledi.